DEVLET MEMURLARI KANUNU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DEVLET MEMURLARI KANUNU"

Transkript

1 Kapsam: DEVLET MEMURLARI KANUNU Kanun Numarası : 657 Kabul Tarihi : Yay. R. Gazete : Tarih : Sayı : Madde 1 - (Değişik : KHK 12/1 md.; Aynen kabul, /1 md.) Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır. Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır. 657 SAYILI YASA NIN UYGULANACAĞI KURUMLAR 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, bu Yasa nın hangi kurum çalışanlarına uygulanacağı ya da uygulanmayacağı hususunda kurumları bütçe türlerini esas almıştır. 657 sayılı Yasa nın, yasanın yürürlüğe giriş tarihi itibariyle mülga 1050 sayılı Yasa ya uygun olarak kapsamı Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar olarak belirlemiştir. Ancak, 2006 yılında yürürlüğe giren 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu nda kamu idarelerinin bütçe türlerinde değişikliğe gidilmiştir. Anılan Yasa nın 12 nci maddesi; genel yönetim kapsamındaki idarelerin bütçeleri; Merkezî yönetim bütçesi (Genel bütçe, özel bütçe, düzenleyici ve denetleyici kurum bütçesi), Sosyal güvenlik kurumları bütçeleri, Mahallî idareler bütçeleri, olmak üzere üç türlüdür. Devlet Memurları Kanunu kapsamına alındığından, adı geçen kurum ve kuruluşlarda çalışan memurlara, bu Yasa hükümleri uygulanacaktır. Temel ilkeler : Madde 3 - Bu kanunun temel ilkeleri şunlardır : Sınıflandırma : A) (Değişik : /2 md.) Devlet kamu hizmetleri görevlerini ve bu görevlerde çalışan Devlet memurlarını görevlerin gerektirdiği niteliklere ve mesleklere göre sınıflara ayırmaktır. Kariyer : B) Devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamaktır. Liyakat : C) Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır. İstihdam şekilleri : Madde 4 - (Değişik : KHK 12; Değiştirilerek kabul : /1 md.) Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.

2 A) Memur : Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır. Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır. B) Sözleşmeli personel : Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir. (36 ncı maddenin II - Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz.) Ancak, yabancı uyrukluların; tarihi belge ve eski harflerle yazılmış arşiv kayıtlarını değerlendirenlerin mütercimlerin; tercümanların; Millî Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde öğretmenlerin; dava adedinin azlığı nedeni ile kadrolu avukat istihdamının gerekli olmadığı yerlerde avukatlarını, (...) kadrolu istihdamın mümkün olamadığı hallerde tabip veya uzman tabiplerin; Adli Tıp Müessesesi uzmanlarının; Devlet Konservatuvarları sanatçı öğretim üyelerinin; İstanbul Belediyesi Konservatuvarı sanatçılarının; bu Kanuna tâbi kamu idarelerinde ve dış kuruluşlarda belirli bazı hizmetlerde çalıştırılacak personelin de zorunlu hallerde sözleşme ile istihdamları caizdir. (Ek paragraf : 4/4/ /4 md.) Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler ve bu hususlara ilişkin esas ve usûller Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu nun gün ve 674/344 sayılı Kararında, sözleşmeli statünün bu kadar yaygınlaştığı bir ortamda idarî takdirin hizmetin sürekliliği ile sınırlı olduğunu, yenilememe keyfiyetinin mutlaka kamu yararına icra edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Buna göre sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin idarî tasarruf rastgele ortaya konulamayacaktır ve bu tasarruf idarî yargı denetimine tabidir. C) Geçici personel : Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Dairesinin ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir. D) İşçiler : (Değişik birinci cümle : 4/4/ /4 md.) (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Tesis edilen sınıflar: Madde 36 - (Değişik : KHK 12; Değiştirilerek kabul : /1 md.) Bu Kanuna tabi kurumlarda çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir.

3 ORTAK HÜKÜMLER Sınıfların öğrenim durumlarına göre giriş ve yükselebilecek derece ve kademeleri aşağıda gösterilmiştir. Giriş Yükselinebilecek Öğrenim durumu Derece Kademe Derece Kademe İlkokulu bitirenler Son Ortaokulu bitirenler Son Liseyi bitirenler Son Lise dengi mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler Son 2 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler Son 3 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler Son 4 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler Son 5 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler Son 6 yıl süreli yüksek öğrenimi bitirenler Son C) 1 - THS girenlerden memurluğa girmeden önce yurtiçinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel müesseselerde ifa edenlerle memuriyetten ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memuriyete girmek isteyenlerin teknik hizmetlerde geçen süresinden bu Kanun ve bu Kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürenin tamamıyle geri kalan sürenin 3/4' ü toplamı memuriyette geçmiş sayılarak, bu süreler her yılı bir kademe ilerlemesi ve 2 - SHS ve Y.Sağlık.H sınıfına girenlerden her üç yıl için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir. memurluğa girmeden önce yurt içinde veya yurt dışında mesleklerini serbest olarak veya resmi veya özel kurumlarda yapanlarla, memurluktan ayrıldıktan sonra bu işlerde çalışarak yeniden memurluğa girmek isteyenlerin sağlık hizmetlerinde geçen süresinden, bu Kanun ve bu Kanunun 87 nci maddesinde sözü edilen kurumlarda geçen sürelerinin tamamı ve geri kalan sürelerinin 3/4'ü toplamı memurlukta geçmiş sayılarak bu sürelerin her yılı için bir kademe ilerlemesi ve her üç yılı için bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir. 3 - A.H.S girenlerin memuriyete girmeden önce veya memurluktan ayrılarak serbest avukatlıkla geçirdikleri sürelerin 3/4'ü memuriyette geçmiş sayılarak, bu sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine ve her üç yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir. 4 - Basın Kartları Yönetmeliğine göre, basın kartına sahip olmak suretiyle gazetecilik yaparak memurluğa girenlerin; meslekleriyle ilgili görevlerde istihdam edilmeleri şartiyle, fiilen gazetecilik yaparak geçirdikleri sürenin 3/4' ü fiilen memuriyette geçmiş sayılarak, bu sürenin her yılı bir kademe ilerlemesi ve her üç yılı bir derece yükselmesi verilmek suretiyle değerlendirilir. 5 - Özel okullarda öğretmenlik veya yöneticilik yaptıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığı emrinde memuriyet kabul edenlerin özel okullarda geçen hizmet sürelerinin 2/3 ünün her yılı bir kademe ilerlemesine ve her üç yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde değerlendirilir. Yukarıdaki fıkralara göre, değerlendirilecek hizmet süresinden sadece özel sektörde geçen süre 12 yılı geçemez. Teknikerlere Giriş Derecelerine İlaveten Bir Derece Daha Verilir mi?

4 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 36 ncı maddesinin Ortak Hükümler başlıklı (A) bendine göre, Lise dengi mesleki veya teknik öğrenimi bitirenler, 12 nci derecenin 2 nci kademesinden işe başlarlar. Yine, anılan Yasa nın aynı maddesinin (A) bendinin 4 üncü sırasına göre, Teknik Hizmetler Sınıfında görev almak şartıyla..., teknikerler ve yüksek teknikerler,... mezun olanlar öğrenimlerine göre tespit edilen giriş derece ve kademelerine bir derece eklenmek suretiyle bulunacak derece ve kademelerden hizmete alınacağı hükme bağlanmıştır. Madde hükmünden anlaşılacağı üzere, teknikerlere Teknik Hizmetler Sınıfında görev almak koşuluyla normal giriş derece ve kademelerine ilaveten 1 derece daha verilmesi yasa gereğince mümkündür. Öğretmen vekilliğinde geçen süreler kademe ilerlemesinde ve derece yükseltilmesinde göz önünde bulundurulur mu? Öğretmen vekilliğinde geçen süreler, kazanılmış hak aylığının yükseltilmesinde, yani memurun kademe ilerlemesinde ve derece yükseltilmesinde dikkate alınmaz. Ancak, 657 sayılı Yasa nın Öğrenim durumu değişmeyenlerin derece ve kademelere intibak ları başlıklı değişik Ek Geçici 2 nci maddesinde tarihi ile tarihi arasında görevde bulunmaları nedeniyle intibakı yapılmış olanlar ile den tarihine kadar olan sürede göreve alınanlardan bu madde gereğince değerlendirmeye esas alınan, hizmetlerde öğrenim durumları değişmemiş olanların derece ve kademelere intibakının yapılabileceği hükme bağlanmış, aynı maddenin (B) bendinde ise 18 yaşın bitirilmesinden sonra 87 nci maddede belirtilen kurumlarda geçen başarılı hizmet sürelerinin intibakta değerlendirilebilmesi kabul edilmiştir. Bu hükme göre; tarihinden önce öğretmen vekilliğinde geçen sürelerin intibakta değerlendirilmesi gerekmekte ise de, o tarihten sonra öğretmen vekilliğinde geçen sürelerin değerlendirilmesine olanak tanıyan bir yasa hükmü çıkarılmamıştır. Bu nedenle, öğretmen vekilliğinin intibakta değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır. Ancak, bu süreler memurun fiilî emeklilik süresinin hesaplanmasında dikkate alınmaktadır. Sigortaya ve Bağ-Kur a tabi olarak geçen hizmet süreleri memuriyette kademe ilerlemesinde ve derece yükselmesinde değerlendirilir mi? Sigortaya ve Bağ- Kur a tabi olarak geçen hizmet süreleri 2829 sayılı Kanuna göre sadece emeklilik fiilî hizmet süresinin hesabında dikkate alınır. Kademe ilerlemesinde ve derece yükselmesinde ise değerlendirilmez. Bu genel kuraldır. Bağ- Kur a tabi olarak geçen sürelerin intibakta değerlendirilmemesi mutlaktır. Sigortaya tabi hizmetlerin intibakta değerlendirilmesine olanak sağlayan zaman zaman bazı kanunlar yayınlanmaktadır. Nitekim, bununla ilgili olarak en son 241 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname'nin 15 inci maddesiyle 657 sayılı Kanuna Ek Geçici Madde eklenmiştir. Getirilen bu hükümle kararnamenin çıkış tarihi olan tarihinden itibaren 1984 yılı sonuna kadar devlet memuriyetine geçmek için başvuranların ve yine aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de tarihleri arasında devlet memuriyetine geçmiş olanların işçi statüsünde geçen sürelerinin intibakta değerlendirilmesine olanak tanınmıştır. Bu hüküm Ek Geçici Madde olarak çıktığından, belirtilen tarihlerde bu durumda olanlar bundan yararlanmışlardır. O tarihten bu güne kadar da bu nitelikte bir kanun çıkmamıştır. Özetle diyebiliriz ki, Devlet memurluğuna girenlerin işçi statüsünde sigortalı olarak geçen sürelerinin intibakta değerlendirilmesine imkân veren genel nitelikte bir kural yoktur. Zaman zaman çıkan kanunlarla bu imkân geçici olarak tanınmaktadır. Ancak Teknik Hizmetler, Sağlık ve Avukatlık Hizmetleri Sınıfı mensuplarının mesleklerini serbest olarak yürütmüş oldukları sürelerin intibakta değerlendirilmesine olanak tanıyan daimi hüküm mevcuttur. Ancak, bunlarla ilgili hüküm uygulanırken dikkat edilmesi gereken husus mesleklerini ifa etmiş olmalarıdır. Yoksa her hangi bir çalışma süresi değerlendirilmez. Mesleklerini ifa etmek te buna ait öğrenimlerini bitirdikten sonra mümkün olur. Örneğin, bir Endüstri Meslek Lisesi mezunu okulu bitirmeden önce işçi statüsünde bir müessesede çalışmış olabilir. Okulu bitirip henüz meslek sahibi olmadığından, bu kimsenin o tür hizmetleri intibakta değerlendirilmez.

5 Uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, kendi isteği ile sözleşmesini feshedip, Devlet memurluğuna giren lise mezunu bir memurun intibakı ne şekilde yapılır? 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yaptıktan sonra kendi isteği ile ayrılanların, Devlet memurluğuna atanmaları mümkündür. Bilindiği üzere, 3269 sayılı Yasa nın 16 ncı maddesi;... Uzman çavuşlar 10 uncu derecenin birinci kademesinden; uzman onbaşılar ise, 11 inci derecenin birinci kademesinden giriş yaparlar... hükmünü taşımaktadır. Oysa, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 36 ncı maddesine göre lise mezunları 13 üncü derecenin 3 üncü kademesinden göreve başlarlar. Buna göre uzman erbaşların intibakı; 657 sayılı Yasa nın ilgili hükümleri çerçevesinde yapılacaktır. Bu bağlamda 657 sayılı Yasa nın 71 inci maddesinin son fıkrasında; Eski sınıflarında, görev alacakları yeni sınıfa göre memurluğa daha yüksek bir derece ve kademeden başlamış olup da sınıf değiştirenlerin yeni görevlerindeki ilk ilerleme süreleri eski sınıflarında kazandıkları derece ve kademelere tekabül eden süre kadar uzatılır ve bu süre tamamlanıncaya kadar kendilerine sınıf değiştirmeleri sırasında bulundukları derecede kademe ilerlemesi verilmez. hükmü, 92 nci maddesinde; İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler... hükmü, 74 üncü maddesinde; sayılı Kanuna tabi olmayan personelden, hizmete giriş dereceleri 36 ncı madde ile tespit edilen giriş derecelerinin üzerinde olanların ilk ilerleme ve yükselmeleri için kanuni bekleme sürelerine yukarıda yazılı dereceler arasındaki sürelere tekabül eden süre kadar ilave edilir. hükmü mevcuttur. Öte yandan, Devlet Personel Başkanlığı nca tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa Tabi Olarak İstihdam Edilen Uzman Erbaşların Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Atanmalarına İlişkin 2000/2 No'lu Tebliğ de; uzman erbaşların kamu kurum ve kuruluşlarına memur olarak atanabilmesinin; azami adaylık süresi kadar uzman erbaş statüsünde çalışmış olmaları şartına bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda; 3269 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak görev yaptıktan sonra kendi isteği ile ayrılanların; ayrıldıkları tarihte hak etmiş oldukları aylık derecelerine eşit bir derecenin aynı kademesine memur olarak atanmaları, 657 sayılı Yasa ya göre başlamaları gereken dereceden, atandıkları dereceye kazanılmış hak aylık derecesi itibariyle ulaşıncaya kadar terfi etmeden beklemeleri gerekmektedir. Nitekim, Devlet Personel Başkanlığı nın Türkiye Belediyeler Birliği ne muhatap tarih ve 1269 sayılı görüşünde de; Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, Uzman Erbaşlıktan kendi isteği ile ayrılanların ayrıldıkları tarihte hak etmiş oldukları aylık derecelerine eşit bir derecenin aynı kademesine asli memur olarak atanmaları; ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde öğrenim durumu itibariyle tespit edilen giriş derece ve kademelerin üzerinde bir derece ve bir kademe ile Uzman Erbaşlık görevine başlatılanların, atandıkları kadroda, ilk kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi için kanuni bekleme sürelerinin, fazladan kazanılan derece ve kademeye tekabül eden süre kadar uzatılması ve bu süre tamamlanıncaya kadar da atandıkları derece kademe ilerlemesi yaptırılmaması gerektiği mütalaa edilmektedir. denilerek, konuya açıklık getirilmiştir.

6 YÜKSELİNEBİLECEK DERECENİN ÜSTÜNDE BİR DERECEYE YÜKSELME: Madde 37 - (Yeniden düzenleme KHK 243/2 md.) Bu kanun hükümlerine göre öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecelerin dördüncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son altı yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan son sicil notu olumlu bulunanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir. Tablo : Memurların Öğrenim Durumları İtibariyle KHA larının Yükselebileceği Derece ve Kademeler Öğrenim Düzeyi Mem. Giriş D/K Tavan Derecesi KHA 37. md. Yüksel. uygulaması Yeni D/K İlkokul 15/1 7 7/4 6/1 6/9 Ortaokul 14/2 5 5/4 4/1 4/9 Lise 13/3 3 3/4 2/1 2/6 Mes. ve teknik lise 12/2 3 3/4 2/1 2/6 Devlet Memurları Yasası nın 36 ncı maddesindeki tabloda memurların öğrenim durumlarına göre, memurluğa giriş ve yükseliş derece ve kademeleri gösterilmiştir. Örneğin; İlkokulu bitirenler 15/1 ile memuriyete girer, 7 nci derecenin son kademesine (7/9) kadar yükselir. Ortaokulu bitirenler 14/2 ile girer, 5 inci derecenin son kademesine (5/9) kadar yükselirler. Liseyi bitirenler 13/3 ile girer, 3 üncü derecenin son kademesine (3/8) kadar yükselirler. Mesleki veya Teknik Lise mezunları 12/2 ile girerler, 3 üncü derecenin son kademesine (3/8) kadar yükselirler. Yüksek okulu bitirenler, bitirdikleri yüksek öğrenimin iki (10/2), üç (10/3), dört (9/1), beş (9/2) veya 6 yıllık (9/3) olmasına göre belirtilen derece ve kademelerden Devlet memurluğuna girip, 1 inci derecenin 4 üncü kademesine kadar yükselirler. İşte Devlet Memurları Yasası nın 243 s. KHK ile yeniden düzenlenen 37 nci maddesi, 36 ncı maddenin yüksek dereceleri için koymuş olduğu sınırlamaya İlk, Orta ve Lise mezunları yönünden bir istisna getirmiş ve yükselinebilecek derecenin üstünde bir dereceye yükselme olanağı tanımıştır. Bu maddeye göre; öğrenim durumları, hizmet sınıfları ve görev unvanları itibariyle azami yükselebilecekleri derecenin 4 üncü kademesinden aylık almaya hak kazanan ve son altı yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanlardan son sicil notu olumlu bulunanların kazanılmış hak aylıkları kadro şartı aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilir. Örneğin; Ortaokul mezunu bir memur 5/4 e, Lise mezunu da 3/4 e gelmişlerse, son altı yılık sicil notu ortalamaları 90 ve daha yukarı ve son yıla ait sicili de olumlu ise bunlar kadro aranmaksızın bir üst dereceye yükseltilmektedir. MEMURUN BAŞKA SINIFTA VE DERECESİNİN ALTINDA BİR GÖREVDE ÇALIŞTIRILMIYACAĞI:

7 Madde 45 - (Değişik : KHK/12; aynen kabul : /1 md.) Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz. (Değişik : /2 md.) 5 inci ve daha aşağı derecelerdeki kadrolara, derece yükselmesi için gerekli nitelikleri haiz memur bulunmaması hallerinde, 36 ncı maddede belirtilen öğrenim durumları itibariyle tespit olunan yükselinebilecek dereceyi aşmamak ve karşılık gösterilecek kadro derecesi kazanılmış hak aylık derecelerinin üç üst derecesinden fazla olmamak kaydıyla, bu dereceler karşılık gösterilerek, kendi derecesi ile aynı sınıftan memur atanması mümkündür. Bu gibiler, işgal ettikleri kadroda kazanılmış derece ve kademelerinin aylığını almaya devam ederler ve kazanılmış aylıklarındaki kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi genel esaslara göre yapılır. Karşılık gösterilen kadrolar, ilgililer için kazanılmış hak teşkil etmez. Belediyelerin, açıktan atama yapılacak kadrolar için izin alıp almayacağı? Belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinin boş kadrolarına açıktan ve naklen atamalar için herhangi bir yerden izin alınmasına gerek yoktur. Konuya ilişkin İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü genelgesi aynen aşağıya alınmıştır: T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Sayı : B.05.0.MAH / /06/2009 Konu : Özel Kalem Müdürü (GENELGE 2009/50). VALİLİĞİNE Özel kalem müdürlükleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesinde sayılan istisnai memurluklardan olup, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre, Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu in üzerinde sayılan belediyelerde özel kalem müdürü istihdam edilebilmektedir. Belediyeler ve belediyelerin bağlı kuruluşlarında özel kalem müdürlüğü kadrolarına yapılacak açıktan ve naklen atamaların, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmasını sağlamak üzere, aşağıda belirtilen usul ve esaslara göre hareket edilmesi uygun bulunmuştur. Özel kalem müdürlüğü kadrolarına atanacakların, öncelikle belediyede çalışan memurlar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memurlar arasından seçilmesi esastır. Memurlar arasından yapılacak atamalarda, Bakanlığımızdan izin alınmayacaktır. Özel kalem müdürlüğü kadrolarına yapılacak açıktan atamalar, Bakanlığımız izni ile yapılacaktır. Bu kadrolara yapılacak açıktan atamalarda, kadro derecesi ve görevin özellikleri de dikkate alınarak yükseköğrenim mezunlarına öncelik verilecektir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 59 uncu maddesi kapsamında tanınan atama yetkisi, sınırsız bir yetki olmayıp, bu yetkinin memuriyete sınavsız girişin bir yönetimi gibi kullanımına hukuken imkan bulunmamaktadır. Bu sebeple, özel kalem müdürlüğü kadrolarına atanacakların seçiminde, belediye başkanlarının bir seçim dönemi boyunca çalışabilecekleri ehliyet ve liyakat sahibi kişileri seçmeleri esastır.

8 Personel giderleri, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde öngörülen oranları aşan belediyelerde, özel kalem müdürlüğü kadrolarına yapılacak açıktan ve naklen atamalarda, 5393 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinde öngörülen usule göre Bakanlığımızdan izin alınacaktır. 23/02/2007 tarihli ve 2007/25 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılmıştır. Genelgenin, özel kalem müdürü istihdam eden büyükşehir belediyesi, il belediyesi ve nüfusu nin üzerindeki diğer belediyelere duyurulması hususunda; Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim. DAĞITIM : (81) İl Valiliği Beşir ATALAY Bakan Belediye itfaiye eri kadroları için duyuru * * * Belediyeler ilk defa itfaiye eri kadroları için açacakları sınavla ilgili kurumlarındaki kadro sayısı ile aranan nitelikleri belirten ilanı; - Belediyenin kendi internet sitesinde, - İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde, - Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerin en az birinde, - Bir mahalli gazetede, ilan ederler. * * * Belediyelerin itfaiye eri alımına ilişkin örnek memur alım ilanı aşağıya alınmıştır: İLAN... BELEDİYE BAŞKANLIĞI NDAN 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 48 inci maddesinin (A) fıkrasında belirtilen genel şartlara ve Belediye İtfaiye Yönetmeliği nin 15 inci maddesindeki İtfaiye Erliğine atanma şartlarına göre, Belediyemizde boş bulunan aşağıda unvanı, sınıfı, derecesi ve adedi belirtilen İtfaiye Eri kadrolarına, açıktan atama yolu ile personel alınacaktır. ALINACAK MEMUR KADROLARINA AİT BİLGİLER : Unvanı Sınıfı Kadro Derecesi İtfaiye Eri GİH 11 3 İtfaiye Eri GİH 10 2 İtfaiye Eri GİH 9 1 Adedi Öğrenim durumu Cinsiyeti Lise ve dengi mes. lisesi Erkek - Kız 2 yıllık yük. okul Erkek - Kız 4 yıllık yük. okul Erkek - Kız En az KPSS Puanı GENEL VE ÖZEL ŞARTLAR

9 a) Lise ve dengi meslek liseleri, iki yillik meslek yüksek okulu mezunu veya 4 yillik yüksek okul (Fakülte) mezunu olmak, b) Sağlık açısından kapalı mekan, dar alan ve yükseklik gibi fobisi olmamak kaydı ile İtfaiye teşkilatının çalışma şartlarına uygun olmak c) Tartılma ve ölçülme aç karnına, soyunuk ve çıplak ayakla olmak kaydı ile erkeklerde en az 1,67 m boyunda kadınlarda en az 1,60 m boyunda olmak ve boyun 1 m den fazla olan kısmı ile kilosu arasında (+,-) 10 kg dan fazla fark olmamak. (Boy ve kilo tespiti Belediyemiz İtfaiye Müdürlüğünde yapılacaktır.) ç) Erkek adaylarda (E) sınıfı ehliyet tercih sebebidir. d) Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan Kamu Personeli Seçme (KPSS) sınavlarına girmiş ve KPSSP93 puan türünden 100 tam puan üzerinden en az 60 puan almış olmak. BAŞVURU YERİ VE ŞEKLİ Sınava başvurular,.../.../2008 Pazartesi günü başlayıp,../../2007 Cuma günü saat 17:00 de sona erecektir. Başvurular,... Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü... Cad. No adresine şahsen yapılacak olup, posta ile yapılacak başvurular kabul edilmeyecektir. BAŞVURU İÇİN GEREKLİ BELGELER Başvuru sırasında İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünden alınacak iş talep formu aday tarafından eksiksiz ve okunaklı bir şekilde tükenmez kalemle doldurulmak suretiyle aşağıdaki belgeler eklenecektir. 1 - Nüfus Cüzdanı sureti (T.C.kimlik numaralı), 2 - Öğrenim durumlarını gösterir belgenin aslı veya noter tasdikli sureti. 3 - Son altı ay içerisinde çekilen 2 adet vesikalık fotoğraf, 4 - KPSS Sınav Sonuç Belgesi, 5 - Cumhuriyet Başsavcılığından sabıka kaydının olmadığına ilişkin adli sicil belgesi, 6 - Erkek adaylar için Askerlik Terhis Belgesinin aslı veya tasdikli sureti, 7 - Görevini devamlı yapmaya engel bir durum olmadığına ilişkin beyanı. SINAV YERİ VE TARİHİ Sözlü mülakat sınavı, İtfaiye Müdürlüğünün... Caddesinde bulunan Belediyemiz İtfaiye Hizmet Binasında../../2007 Pazartesi günü saat : 10:00 da başlayıp,../../2007 Cuma günü 17 :00 de sona erecektir. SINAVA GİRİŞ BELGESİ KPSS Başarı puanına göre en yüksek puanlı adaydan başlamak üzere boş kadro sayısının üç katı kadar aday sınava çağırılacak olup, sınava çağrılan adayların listesi Başkanlığımız ( ) internet sitesinde yayınlanacaktır. Sınava çağrılan adaylar için sınava giriş belgesi düzenlenecektir. Sınava giriş belgeleri.../.../2007 tarihleri arasında İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünden alınacaktır. Sözlü sınava girmeden önce İtfaiye Müdürlüğüne başvurmak suretiyle boy ve kilo tespiti yaptırılarak Sınava giriş Belgesi ekinde kendilerine verilen Boy ve Kilo Tespit Formunu onaylatacaklardır. Boy ve Kilo tespit formu onayı olmadan adaylar sözlü sınava alınmayacaktır. Adaylar sınavda bu belgelerle ile birlikte kimlik tespitinde kullanılmak üzere nüfus cüzdanı ya da sürücü belgesi gibi fotoğraflı geçerli bir kimlik belgesini de yanında bulunduracaklardır. Sınava katılmayacak müracaat sahiplerine herhangi bir bildirimde bulunulmayacaktır. SINAV KONULARI Sözlü sınav mülakat şeklinde yapılacak olup, adaylar aşağıdaki konulardan mülakata tabi tutulacaklardır :

10 a) Genel Kültür b) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası c) Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi ç) 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu d) Mahalli İdarelerle ilgili temel mevzuattan oluşur. SINAVIN ŞEKLİ VE DEĞERLENDİRME Başvuran adaylar,../../2007 Pazartesi günü... Caddesinde bulunan Belediyemiz İtfaiye hizmet binasında saat 10:00 da, Sözlü Sınav Komisyonu huzurunda dayanıklılık testi ve mülakat sınavına tabi tutulacaklardır. İtfaiye Eri giriş sınavı, sözlü ve dayanıklılık testi olmak üzere iki aşamada yapılacaktır. Sözlü ve dayanıklılık sınavlarından 100 tam puan üzerinden en az 70 puan almak gerekir. Sözlü sınav ile dayanıklılık sınavı notunun aritmetik ortalamasının (Kurum sınavı başarı puanının) %50 si ile KPSS puanının %50 si alınmak suretiyle giriş notu belirlenir. Giriş sınavında en yüksek puan alan adaydan başlanarak yapılan sıralamaya göre oluşturulan liste Başkanlıkta uygun yerlere asılarak ve Belediyemiz internet ( adresinde duyurulur. Ayrıca, sınav sonucu sözlü sınava giren tüm adaylara yazılı olarak bildirilir ve başarılı olan adaylardan atanmaları için gerekli olan belgeler istenilir. Sınavı kazananlar arasından atanacak boş kadro sayısı kadar asil ve yedek aday belirlenir. Asil adaylardan göreve başlamayanların yerine başarı sırasına göre yedek adaylardan atama yapılacaktır. Tebligatta belirtilen süre içinde atamanın yapılabilmesi için gerekli belgeler ve işlemleri Belediyemiz İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne teslim etmeyen adayların atamaları yapılmayacaktır. Süresi içinde yapılmayan ve internet ortamında yapılan müracaatlar geçersizdir. İlan olunur. DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMA Belediyelerde istihdam edilecek memurlar da dahil, Devlet memurluğuna alınmaya ilişkin usul ve esaslar 1965 yılında yürürlüğe konulan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve bu Kanununa istinaden çıkarılmış olan yönetmelik ve diğer düzenleyici metinlerde yer almıştır. Devlet memurluğuna alınmaya ilişkin hususlar, 657 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilecektir. KAMU GÖREVLERİNE İLK DEFA ATANACAKLAR İÇİN YAPILACAK SINAVLAR HAKKINDA GENEL YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : , No : 2002/3975 Dayandığı Kanunun Tarihi : , No : 657 Yayımlandığı R. Gazetenin Tarihi : , No : Kapsam Madde 2 - Bu Yönetmelik; a) A Grubu Kadrolar; Başbakanlık, bakanlıklar, bunların müsteşarlık, başkanlık ve bağımsız genel müdürlük düzeyindeki bağlı ve ilgili kuruluşları ile bağlı ortaklıklarındaki, özel yarışma sınavına tabi

11 tutulmak suretiyle girilen ve belirli bir yetişme programı sonrası yeterlik sınavına tabi tutulan mesleklere ilişkin kadro ve görevler ile il özel idareleri ve belediyelerin teftiş kurullarına, b) B Grubu Kadrolar; Kadroları 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listelerde yer alan, genel ve katma bütçeli kurumlarla bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, kanunlar ile kurulan fonlar ve kefalet sandıkları, il özel idareleri ve belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında yukarıda (a) bendinde belirtilmiş olan meslekler dışında, ilk defa kamu hizmeti ve görevlerine atama yapılacak kadro ve görevlere, atanacaklar için yapılacak işlem ve sınavları kapsar. Duyurma: Madde 47 - (Değişik : /13 md.) Devlet Personel Başkanlığı atama yapılacak boş kadroların sınıf ve derecelerini, kadroların bulundukları kurum ve yerlerini, kadrolara alınacak personel sayılarını, alınacak personelin genel ve özel şartlarını, en son başvurma tarihini, başvurulacak mercileri, sınav yerlerini ve zamanlarını ve gerek görülen diğer bilgileri başvurma süresinin bitiminden en az 15 gün önce Resmi Gazete, radyo, televizyon ve ülke çapında tirajı yüksek gazetelerden asgari biri ve uygun görülecek diğer araçlar ile duyurur. Sınavsız atama yapılacak yerlere kadro adedinden fazla istekli bulunduğu takdirde açılacak sınavın gün ve yeri yukarıdaki şartlara uygun olarak ayrıca duyurulur. BELEDİYELERE MEMUR ALIMI Belediye memurları 1975 yılından itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Yasası kapsamına alındıklarından, ilk defa işe alınacaklar hakkında da bu Yasa ve Yasa ya dayanarak çıkarılmış bulunan yönetmelik hükümleri uygulanmaktadır. Belediye mevzuatında yer alan memur alımlarıyla ilgili hükümler ise artık uygulanmamaktadır. Zira, bu konuda 657 sayılı Yasa nın 237 nci maddesi, bu Yasa ya tabi personel bakımından, söz konusu Yasa nın yürürlüğe girdiği tarihten önce atama, işe alma, yer değiştirme ve özlük hakları ile ilgili tüm hükümlerin yürürlükten kalkacağını hükme bağlamıştır. Bu nedenle, belediyelerde de ilk defa işe alınacak personel hakkında 657 sayılı Yasa hükümleri uygulanmaktadır. Devlet Memurları Yasası nın 50 nci maddesine göre, Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak memuriyet sınavına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır. Bu bakımdan, belediyelerde ilk defa bir göreve atanacak olanların da, diğer memurlar gibi merkezi sistem yeterlik ve yarışma sınavına girmeleri ve kazanmış olmaları gerekmektedir. Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte yapılan bu değişiklikle, mahalli idarelerin kadrolarına ilk defa atanacaklar için uygulanacak sınav yönetmeliğinin İçişleri Bakanlığı nca çıkarılacağı öngörülmüş; bu kapsamda anılan Bakanlık ça hazırlanan Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav Yönetmeliği, 11 Nisan 2007 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. İşte belediyelere memur alımı bu Yönetmelik hükümlerine göre yapılmaktadır. Söz konusu Yönetmeliğe göre; mahalli idareler, sınavla eleman alacakları kadroları ve niteliklerini belirledikten sonra, atama yapılacak kadro sayıları ile bu kadroların; sınıf, unvan, dereceleri ile belirlenen KPSS taban puanı ve türünü, müracaat edecek adayda aranacak nitelikleri; sınavın yeri, zamanı, türü (yazılı, sözlü, uygulama), sınav konularını, atanacak kadro sayısı ve değerlendirme yöntemi gibi hususlar kendi internet sitesinde, Türkiye genelinde yayın yapan gazetelerin en az birinde, bir mahalli gazetede ve İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü nün resmi internet sitesinde ilan etmek suretiyle adaylara duyuracaklardır. Ancak, söz konusu Yönetmeliğin uygulanması, Danıştay kararı ile tarihinden geçerli olmak üzere yürütülmesi durdurulmuştur. Belediyelerin, açıktan atama yapılacak kadrolar için izin alıp almayacağı?

12 Belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinin boş kadrolarına açıktan ve naklen atamalar için herhangi bir yerden izin alınmasına gerek yoktur. Konuya ilişkin İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü genelgesi aynen aşağıya alınmıştır: T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü Sayı : B.05.0.MAH /903/ /02/2007 Konu : Atamalar. GENELGE 2007/25...VALİLİĞİNE (İl Mahalli İdareler Müdürlüğü) Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik, 22/02/2007 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Bu çerçevede, açıktan ve naklen atamalara ilişkin olarak uygulamaların aşağıdaki şekilde yapılması uygun bulunmuştur. 1 - Belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerinin boş kadrolarına yapılacak atamalar Yönetmelik hükümlerine göre izin alınmaksızın yapılacaktır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 59 uncu maddesi kapsamında bulunan özel kalem müdürlüğü kadrolarına yapılacak atamalarda Bakanlığımızdan izin alınacaktır sayılı Belediye Kanunu nun 49 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen oranları aşmış olan belediye ve bağlı kuruluşları, açıktan ve naklen atamalar ile sözleşmeli ve geçici işçi pozisyonlarında yapılacak işe almalarda aynı Kanun un Geçici 1 inci maddesine göre Bakanlığımızdan ilave personel istihdamı izni alacaklardır. 3 - İl Özel İdarelerinin boş kadrolarına yapılacak açıktan ve naklen atamalar da, İl Özel İdareleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına İlişkin Esaslar çerçevesinde izin alınmaksızın yapılacaktır. 4-15/01/2007 tarihli ve 2007/8 sayılı Genelgemiz yürürlükten kaldırılmıştır. İl özel idareleri, belediye ve bağlı kuruluşları ile mahalli idare birliklerine duyurulmasını rica ederim. GENEL VE ÖZEL ŞARTLAR: (İmza) İçişleri Bakanı Madde 48 - (Değişik : /14 md.) Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır. A) Genel şartlar: 1. Türk Vatandaşı olmak, 2. Bu Kanunun 40 ncı maddesindeki yaş şartlarını taşımak, 3. Bu Kanunun 41 nci maddesindeki öğrenim şartlarını taşımak,

13 Genel olarak ortaokulu bitirenler memur olabilirler. Ortaokul mezunlarından istekli bulunmadığı takdirde ilkokulu mezunları da memurluğa alınabilir. Bazı sınıflarda kimi görevlere, belli meslek dallarını, fakülte veya yüksek okul ya da öğrenim dallarını bitirmiş olanlar atanabilirler. Yüksekokul mezunu olduğu halde açılan sınava lise mezunu olarak girip, sınavı kazanan kimsenin durumu, 657 sayılı Yasa nın 98 inci maddesine göre görevine son verilmesini gerektirir mi? Konuya ilişkin çeşitli görüşler bulunmaktadır. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü'nce İzmir Valiliğine verilen tarih ve BÜMKO-KY sayılı görüşte özetle; Öğrenim durumlarını gizleyerek idareyi yanıltmış olmaları nedeniyle haklarında 657 sayılı Yasa nın 125 inci maddesine göre disiplin hükümlerinin uygulanması ile birlikte, kazanılmış hak aylığının, alınacak onayla asıl öğrenimi için öngörülen giriş derecesine yükseltilmesi ve onayın alındığı tarihi takip eden aybaşından itibaren de bu derece ve kademe üzerinden aylıklarının ödenmesi gerekmektedir. denilmiştir. Keza, Danıştay 5 inci Dairesinin tarih ve E.1987/1673, K.1988/773 sayılı Kararı nda; Yüksekokul mezunu olduğu halde açılan sınava ilişkin formda kendisini lise mezunu olarak gösteren ve sınavı kazanan davacının, bu davranışı 657 sayılı Yasa nın 98 inci maddesine göre görevine son verilmesini gerektirmez. hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili yargı kararı ve Bakanlık görüşünün birlikte değerlendirilmesinden; yüksekokul mezunu olduğu halde açılan sınava lise mezunu olarak girip, sınavı kazanan bir kimseye hakkında idareyi yanılttığı için, 657 sayılı Yasa ya göre disiplin hükümlerinin uygulanması ile birlikte, 657 sayılı Yasa nın 98 inci maddesine göre görevine son verilemeyeceği anlaşılmaktadır. 4. Kamu haklarından mahrum bulunmamak, 5. (Değişik : /317 md.) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak, 6. Askerlik durumu itibariyle; a) Askerlikle ilgisi bulunmamak, b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak, c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak, üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydı ile görevini devamlı yapmasına engel olabilecek vücut veya akıl hastalığı veya vücut sakatlığı ile özürlü bulunmamak. B) Özel şartlar: 1. Hizmet göreceği sınıf için 36 ve 41 inci maddelerde belirtilen öğretim ve eğitim kurumlarının birinden diploma almış olmak, 2. Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak. Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülebilmesi için bu kesimde istihdam edilecek personelde belirli niteliklerin aranması, bunların hizmete alınma ve atanmalarının objektif kurallara bağlanması personel ilkelerinin temel ilkelerindendir.

14 Ülkemizde Devlet ve diğer tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetleri, Devlet memurları eliyle gördürülür. Kamu hizmetlerini yapacak memurların seçiminde objektif kurallar koymak suretiyle liyakatli ve yetenekli kimselerin seçimini sağlamak gereklidir. İyi bir devlet yönetimi, kamu hizmetlerinin iyi bir şekilde görülmesi, ehliyetli, yetenekli ve karakterli personelle mümkündür. Sınav şartı: Madde 50 - (Değişik : KHK 243/6 md.) Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır. Sınavların yapılmasına dair usul ve esaslar ile sınava tabi tutulmadan girilebilecek hizmet ve görevler ve bunların tabi olacağı esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenir. (Değişik : KHK 572/14 md.) Özürlüler için sınavlar, özürlü kontenjanı açık olan kurum ve kuruluşlarca ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavla eş zamanlı, böyle bir sınava ihtiyaç duyulmamışsa, özürlü kontenjanı açığı bulunduğu sürece ayrı zamanlı olmak üzere özür grupları ve ulaşılabilirlikleri gözönüne alınarak yapılır. (Ek : KHK 572/14 md.) Özürlüler için sınavlar, özürlü grupları dikkate alınarak sınav sorusu hazırlamak ve değerlendirmek üzere özel sınav kurulu teşkil edilerek ayrı yapılır. 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın tarih ve 243 sayılı KHK ile değişik 50 nci maddesi, Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şart koşmuş, sınavların yapılmasına ilişkin usul ve esaslar ile sınavsız girilebilecek hizmet ve görevler ile bunların tabi olacağı esasların ise Devlet Personel Başkanlığı nca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenmesini öngörmüştür. Bilindiği üzere, 6 Ocak 1985 tarih ve 85/10260 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konan İlk Defa Devlet Kamu Hizmeti ve Görevlerine Devlet Memuru Olarak Atanacaklar İçin Mecburi Yeterlik ve Yarışma Sınavları Genel Yönetmeliği uyarınca, ilk defa devlet memurluğuna atanacakların yarışma ya da yeterlik sınavları, kurumsal sistem e göre yapılmakta iken, anılan Yönetmelik te 11/10/1999 tarih ve 99/13781 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan değişiklikle merkezi sistem geçilmiştir. Buna göre; kamu kurum ve kuruluşlarında (Belediye ve İl Özel İdareleri dahil) Devlet memuru olarak çalışmak isteyenlerin yazılı sınavları, yılda ikiden fazla olmamak üzere ülke çapında merkezi olarak Devlet Personel Başkanlığınca Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) na yaptırılır. Merkezi sınav, hizmet sınıfları veya memuriyet unvanları itibariyle aynı sınavda ayrı bölümler halinde yapılabilir. Merkezi sınavda başarılı sayılmak için 100 tam puan üzerinden en az 70 puan almak zorunludur. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı nca, sınava katılanların aldıkları puanlar adreslerine gönderilir. Başarılı olanların listesi en yüksek puandan başlayarak oluşturulur ve Devlet Personel Başkanlığı na gönderilir. Başarılı olanlara ilişkin liste, Devlet Personel Başkanlığı nca 15 gün içinde bu Yönetmeliğin 8 inci maddesine göre duyurulur. Merkezi sınavda başarılı olmak Devlet kamu hizmetinde görev almada tek başına bir hak teşkil etmez. Kamu kurum ve kuruluşları merkezi sınav sonucuna göre atama yapacakları kadrolarının sayısını, unvanını, sınıf ve derecesini ve atanacaklarda aranacak şartları Devlet Personel Başkanlığı na bildirirler. Kamu kurum ve kuruluşlarının bildirdiği atama yapılacak boş kadrolar ve atanacaklarda aranacak şartlar Devlet Personel Başkanlığı nca, bu Yönetmeliğin 8 inci maddesine göre duyurulur. Merkezi sınavda başarılı olup duyurulan boş kadrolara atanma şartlarını taşıyanlar, atanmak istedikleri kurumun adını ve kadro unvanını belirterek Devlet Personel Başkanlığı na başvururlar. Devlet Personel Başkanlığı, kurum ve unvan tercihleri ile kurumların aradıkları nitelikleri de dikkate alarak başvuranlardan merkezi sınav başarı sırasına göre atanma hakkını elde edenleri tespit ederek ilgili kuruma ve adaya bildirir.

15 Kamu kurum ve kuruluşlarından teşkil edilen sınav komisyonları, Devlet Personel Başkanlığı nca bildirilen adayları değerlendirerek görevin gerektirdiği nitelikleri taşımadıkları anlaşılanları gerekçeleri ile birlikte bu Başkanlığa bildirirler. Devlet Personel Başkanlığı bunların yerine dördüncü fıkradaki usule göre atanma hakkını elde eden adayları ilgili kuruma bildirir. Özel mevzuatı uyarınca yarışma ve yeterlik sınavları ile girilen meslekler için, ÖSYM ye yazılı sınav yaptırılması kaydıyla, kendi tüzük ve yönetmelik hükümleri uygulanır. Ancak, bu meslekler için yapılacak sınavlara, merkezi sınav sonuçlarına göre de aday çağrılabilir. Yıl içerisinde yapılacak merkezi sınavın sayısı, gerektiğinde hizmet sınıfları ve benzeri nitelikteki memuriyet unvanları için ayrı ayrı ve farklı tarihlerde sınav yapılması, sınavın geçerlilik süresi, sınav sorularının konusu, sayısı ve ağırlıkları, katılanların öğrenim düzey ve nitelikleri itibariyle sınıflandırılması, merkezi sınavın bölümleri ile diğer usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ile Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı nın görüşü alınmak suretiyle Devlet Personel Başkanlığı nca belirlenir. Kamu kurum ve kuruluşlarının bu maddeye ilişkin mevcut düzenlemeleri ile Yönetmeliğin bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz. DEVLET MEMURLUĞUNA ALINMA Devlet Memurluğuna Alınma Hakkında Tebliğ (Tebliğ No : 2004/2) 1 Vatandaşlarımızın, doğrudan Devlet Personel Başkanlığına yapmış oldukları başvurularda ya da Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Başbakanlık ve Bakanlıklara yapmış oldukları başvurulardan bu Makamlarca Devlet Personel Başkanlığına intikal ettirilenlerde ağırlıklı olarak yer alan Devlet memurluğuna alınma taleplerine ilişkin olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüş olup, kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur statüsünde çalışmak isteyen vatandaşlarımızın bu açıklamalar çerçevesinde hareket etmeleri gerekmektedir. 1. İlk Defa Devlet Memurluğuna Alınma 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında; Devlet kamu hizmet ve görevlerine Devlet memuru olarak atanacakların açılacak Devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve sınavı kazanmaları şarttır. hükmüne, ikinci fıkrasında ise; "Sınavların yapılmasına dair usul ve esaslar ile sınava tabi tutulmadan girilebilecek hizmet ve görevler ve bunların tabi olacağı esaslar Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir genel yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, tarihli ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin 7 nci maddesinde; ÖSYM, KPSS ye başvuru tarihini ve başvurunun ne şekilde ve nereye yapılacağını Resmi Gazete de ve Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı ilk üç gazetede farklı tarihlerde ilan vermek suretiyle duyurur. hükmü, 13 üncü maddesinde; (A) grubu kadrolarına atama için seçme yapacak kamu kurum ve kuruluşları, yürürlükteki mevzuata uygun olarak açıktan atama izni alınmış kadro ve pozisyonların sayı, sınıf, unvan ve dereceleri ile genel ve kendi mevzuatındaki koşulları ve belirlenen KPSS taban puanını, Resmi Gazete de ve Türkiye genelinde yayınlanan tirajı en yüksek ilk beş gazetenin en az birinde ilan vermek suretiyle adaylara duyurur. hükmü, 14 üncü maddesinde ise; Adayların öncelikle bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yapılacak KPSS ye girmeleri ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının belirleyeceği bir taban puanın üzerinde KPSS puanı almış olmaları şarttır. hükmü yer almaktadır. Ayrıca, aynı Yönetmeliğin 22 nci maddesinde; Kamu kurum ve kuruluşlarının usulüne uygun olarak açıktan atama izni alınmış ve koşulları belirlenmiş (B) grubu boş kadrolarının sınıf, unvan, derece ve sayısı ile bu kadrolar için aranacak nitelikleri kapsayan bilgiler, DPB adına ÖSYM tarafından ilan 1 Devlet Personel Başkanlığı tarafından hazırlanan bu Tebliğ, 5 Haziran 2004 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

16 edilir... hükmü, 23 üncü maddesinde ise; "Adaylar, ÖSYM tarafından (B) grubu kadrolara; KPSS puanları, tercihleri, kadro sayıları ve koşulları göz önünde tutulmak suretiyle yerleştirilir." hükmü bulunmaktadır. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdam edilmek isteyenlerin, öncelikle Kamu Personel Seçme Sınavına (KPSS) katılmaları ve sınav sonucuna göre aldıkları puan doğrultusunda (A) grubu kadrolar için kamu kurum ve kuruluşlarının; (B) grubu kadrolar için ise ÖSYM Başkanlığının ilanlarını takip ederek, bu kamu kurum ve kuruluşlarına veya adı geçen Başkanlığa başvuruda bulunmaları gerekmektedir. 2. Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınmaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; "Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda % 3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır." hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan, tarih ve sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmeliğin 2 nci maddesinde; Sürekli olarak çalışma gücünden en az % 40 oranında yoksun olduğunu, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte belirlenen sağlık kuruluşlarınca verilecek resmi sağlık kurulu raporu ile belgeleyenler bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanırlar. hükmü, 7 nci maddesinde; Sakatlar için ayrılan kadrolara 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 41 ve 48 inci maddelerinde belirtilen şartlar dikkate alınarak sınavla atama yapılır. hükmü, 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; Kurumlarca, sakatlara tahsis edilen boş kadrolara, ilk defa Devlet memuru olarak atanacaklar için açılan sınavla eş zamanlı veya özürlü açığı bulunduğu sürece her yılın Nisan-Mayıs, Temmuz - Ağustos, Ekim - Kasım dönemlerinden bir veya bir kaçında sınav yapılır. hükmü, üçüncü fıkrasında ise; Sakatlar için dönemler itibariyle yapılacak sınavlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 46 ve 47 nci maddeleri gereğince Devlet Personel Başkanlığınca duyurulur. hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, özürlü vatandaşlarımızdan kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na tabi memur olarak istihdam edilmek isteyenlerin, özürlü kontenjanı kapsamındaki kadrolar için ilan edilecek sınavlara başvurmaları ve ilgili kurum veya kuruluşça yapılacak sınavda başarılı olmaları gerekmektedir. 3. Memurluktan Çekilenlerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 92 nci maddesinin birinci fıkrasında; İki defadan fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71 inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler. hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki hüküm çerçevesinde, daha önce 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak çalışmış olup da iki defadan fazla olmamak üzere kendi istekleriyle memuriyetten çekilen veya bu Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan, yeniden memurluğa dönmek isteyenlerin, atanmak istedikleri kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gerekmektedir. Bu durumda olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdamları; durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır. 4. Sözleşmesini Fesheden Uzman Erbaşların Devlet Memurluğuna Alınmaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 92 nci maddesinin son fıkrasında; 657 sayılı Kanuna tabi olmayan personelden kendi istekleri ile görevinden çekilmiş olanlar, boş kadro bulunmak ve gireceği sınıfın niteliklerini taşımak kaydı ile bu Kanuna tabi kurumlardaki memuriyetlere atanabilirler. hükmü, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu nun 5 inci maddesinde ise; Uzman erbaşlar 2 yıl süre ile sözleşme

17 yaparak göreve başlarlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Bunlardan istihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların müteakip sözleşmeleri 1 yıldan az, 5 yıldan fazla olmamak şartıyla azami 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir. hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa Tabi Olarak İstihdam Edilen Uzman Erbaşların Diğer Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Atanmalarına İlişkin 2000/2 No'lu Tebliğde; 3269 sayılı Kanuna göre Uzman Erbaş kadrolarında istihdam edilmeleri sebebiyle 657 sayılı Kanunun 54 üncü maddesi de dikkate alınarak azami adaylık süresi kadar çalışmış ve kendi istekleriyle sözleşmelerini feshetmiş olmak kaydıyla Uzman Erbaşların, 657 sayılı Kanunun 97 nci maddesinde belirtilen sürelere tabi olmaksızın yürürlükteki Başbakanlık genelgeleri çerçevesinde açıktan atama izni alınması suretiyle aynı Kanunun 92 nci maddesine göre koruma ve güvenlik görevlisi kadroları ile kurumların görevde yükselme yönetmeliklerinde bu düzeyde belirledikleri diğer kadrolara atanmaları hizmet ihtiyaçları göz önünde bulundurularak kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır. denilmektedir. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununa tabi uzman erbaş olarak en az 2 yıl süreyle çalışmış olup, kendi istekleriyle sözleşmelerini feshetmiş olanlardan, kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na tabi memur olarak istihdam edilmek isteyenlerin, atanmak istedikleri kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gerekmektedir. Bu durumda olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na tabi memur olarak istihdamları; durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır. 5. Emeklilerin Yeniden Devlet Memurluğuna Alınmaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 93 üncü maddesinde; T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan (5434 sayılı Kanunun 104 üncü maddesine göre emeklilikle ilgili görevlere yeniden atanamayacaklar hariç) sınıfında yazılı nitelikleri taşımakta bulunanlar Kanunun 92 nci maddesi hükümlerine göre kurumlarda boş kadro bulunmak şartıyla yeniden memurluğa alınabilirler. hükmü yer almaktadır. Yukarıdaki hüküm çerçevesinde, T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli olanlardan, yeniden memurluğa dönmek isteyenlerin, atanmak istedikleri kamu kurum ve kuruluşlarına başvurmaları gerekmektedir. Bu durumda olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdamları; durumlarına uygun boş kadro bulunması ve hizmetlerine ihtiyaç duyulması halinde, emeklilerin yeniden hizmete alınmalarına ilişkin engelleyici hükümler de (Örneğin: 2004 Mali Yılı Bütçe Kanununun 32 nci maddesinin (f) bendi) dikkate alınarak başvuracakları kamu kurum ve kuruluşlarının takdirinde bulunmaktadır. 6. Terör Eylemleri Nedeniyle Şehit ve Malul Olanların Yakınlarının ve Çalışabilecek Durumdaki Malullerin Devlet Memurluğuna Alınmaları tarihli ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Terör Eylemleri Nedeniyle Şehit ve Malul Olanların Yakınlarının ve Çalışabilecek Durumdaki Malullerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında İstihdamı Hakkında Yönetmeliğin "Başvuruda Bulunabilecekler" başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Başvurularda çalışabilir durumdaki malulün kendisi; şehit veya çalışamayacak durumdaki malulün eşi; eşinin olmaması veya talepte bulunmaması halinde, herhangi bir kamu kurum veya kuruluşunda memur, sözleşmeli personel veya sürekli işçi kadrolarında çalışmayan çocuklarından biri; çocukları da yoksa veya yaşları itibariyle çalışamayacak durumda iseler; herhangi bir kamu kurum ve kuruluşunda memur, sözleşmeli personel veya sürekli işçi kadrolarında çalışmayan kardeşlerinden birinin talebi esas alınır. hükmü, 7 nci maddesinin birinci fıkrasında ise; Bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanmak isteyen hak sahipleri, EK: 2 deki Başvuru formu ile ikamet ettikleri veya şehitlik ya da malullük olayının meydana geldiği yerin Valilik veya Kaymakamlığına başvururlar. İkamet edilen yerin Valilik veya Kaymakamlığına yapılan başvurular, ilgili Valilik veya

18 Kaymakamlıklarca şehitlik ya da malullük olayının meydana geldiği yerin Valilik veya Kaymakamlığına gönderilir. Bu gibi hallerde, olayın meydana geldiği İl veya İlçede oluşturulan Hak Sahibi Tespit Komisyonu tarafından Durum Belgesi düzenlenir ve Bakanlığa gönderilir. hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasında; Bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanmak isteyen hak sahipleri, şehitlik veya malullük olayının meydana geldiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde başvuruda bulunmak zorundadırlar. Bu süre içerisinde yapılmayan başvurular dikkate alınmaz. hükmüne, ikinci fıkrasında; Ancak, olay tarihi itibariyle ve müteakip 5 yıl içerisinde istihdam edilebilecek hak sahibi bulunmaması halinde yukarıdaki süre, şehit veya malulün yaşı küçük çocukları veya kardeşlerinden birinin 18 yaşına girdiği tarihten itibaren başlar. hükmüne, üçüncü fıkrasında ise; "Geçmişte meydana gelen olaylar için bu süre Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdaki hükümler çerçevesinde; belirtilen şartları taşıyanlardan, kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak istihdam edilmek isteyenlerin, İçişleri Bakanlığına gönderilmek üzere hak sahibinin tespit edilebilmesi için ikamet ettikleri veya şehitlik ya da malullük olayının meydana geldiği yerin Valilik veya Kaymakamlığına başvurmaları gerekmektedir. Özürlülerin devlet memurluğuna alınmaları: Madde 53 - (Yeniden düzenleme : 12/2/ /3 md.) (Değişik birinci fıkra : 1/7/ /20 md.) Mevzuata uygun olmak kaydıyla; özürlülerin mesleklerine uygun münhal kadrolara atanması, mesleklerini icra veya infaza yardımcı araç ve gerecin kurumlarınca temin edilmesi esastır. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, mesleklerini icra ve infazda hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceği, zihinsel özürlülerin hangi görevlere atanmasında asgari eğitim şartından istisna edileceği hususları Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir. (Ek : 30/5/ KHK - 572/15 md.) Kurum ve kuruluşlar bu Kanuna göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. %3'ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (taşra teşkilatı dahil) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır.(özür oranı en az %40) (Ek : 30/5/ KHK - 572/15 md.) Kurum ve kuruluşlar, çalıştırdıkları ve işten ayrılan özürlü personel sayısını üç ayda bir Devlet Personel Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür. Bu Kanun kapsamındaki kurum ve kuruluşlarda, ikinci fıkrada tespit edilen oranda özürlü personel çalıştırma yükümlülüğünün yerine getirilmesinin takip ve denetiminden Devlet Personel Başkanlığı sorumludur. Anayasanın verdiği direktifler doğrultusunda istihdamı gerektiren bütün alanlarda düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır. Devlet Memurları Kanununun tarih ve 2593 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 53 üncü maddesine göre, Sakatların Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, Maliye, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir. denilmektedir. Burada sözü geçen yönetmelik tarih ve 83/6526 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilip, tarih ve sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Sakatların Devlet Memurluğuna Alınma Şartları ile Hangi İşlerde Çalıştırılacakları Hakkında Yönetmelik adını taşıyan bu yönetmelik, çeşitli tarihlerde yapılan değişikliklerden sonra yerini tarih ve 2004/7754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilip, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe konulan Özürlülerin Devlet Memurluğuna Alınma Şartları İle Yapılacak Yarışma Sınavları Hakkında Yönetmelik e bırakmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin 2 nci maddesine göre, 657 sayılı Yasa ya göre Devlet memuru istihdam eden kamu kuruluşları ile il özel idareleri ve belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı müessese, işletme ve döner sermayeli kuruluşların bu Yönetmelik hükümleri çerçevesinde özürlü istihdam etmeleri,

19 Yönetmeliğin 4 üncü maddesine göre; doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yetenekleri bakımından özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %40 ve üzerinde olduğunu, 6/2/1998 tarihli ve 98/10746 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri gereğince, sağlık kuruluşlarınca verilecek sağlık kurulu raporu ile belgeleyen özürlülerin, bu Yönetmelik hükümlerinden yararlanacağı, Yönetmeliğin 5 inci maddesi gereğince; özürlülere ayrılacak kadroların tespitinde, ilgili kurum veya kuruluşun, taşra teşkilatı dahil, bütün dolu memur kadro sayısının % 3 ünü dikkate alacakları, hizmet gereklerine göre özürlülere tahsis edeceği kadroları, farklı hizmet sınıfları itibariyle hazırlamak zorunda oldukları, özürlülerin istihdam edileceği uygun boş kadro bulunmadığı takdirde genel hükümlere göre boş kadroda unvan değişikliği yapılarak gerekli kadroların temin edileceğini hükme bağlamıştır. Yönetmeliğin 7 nci maddesine göre; kamu kurum ve kuruluşlarınca, özürlü açığı bulunduğu sürece, her yılın; Nisan - Mayıs, Temmuz -Ağustos, Ekim - Kasım dönemlerinden bir veya birkaçında sınav yapılmak suretiyle, özürlülere tahsis edilen boş kadroların ilgili mevzuatına göre doldurulmasının zorunludur. Yönetmeliğin 8 inci maddesi; özürlüler için dönemler itibarıyla yapılacak sınavların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 46 ve 47 nci maddeleri gereğince Devlet Personel Başkanlığınca duyurulacağını, Kamu kurum ve kuruluşlarının, sınava girmek için belirlenen son başvuru tarihinden en az bir ay önce olmak kaydıyla, Nisan - Mayıs dönemi sınavları için en geç Mart ayı, Temmuz - Ağustos dönemi için en geç Haziran ayı, Ekim - Kasım dönemi için en geç Eylül ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığı nda olacak şekilde özürlü memur alınacak kadroların sınıf, unvan ve derecelerini, sayısını, bu personelde aranacak genel ve özel şartları, en son başvurma tarihini, başvurulacak mercileri, sınav tarihleri ile diğer bilgileri bildireceğini, kurumlarca sınav duyurusuna ilişkin talepte bulunulurken işin özelliği gerektirmediği sürece özür grupları arasında bir ayırım yapılmayacağını ve özürlülük oranına da bir üst sınır getirilemeyeceğini öngörmektedir. Yönetmeliğin 11 inci maddesine göre; Devlet Personel Başkanlığı nca dönemler itibarıyla yapılacak sınav duyurularını müteakip, müracaatların söz konusu duyuruda belirtilen ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına yapılacağı, müracaatlar sırasında ilgilinin beyanının esas alınarak, İş Talep Formu ve son üç ay içerisinde çekilmiş bir adet orijinal vesikalık fotoğraf ile sağlık kurulu raporunun fotokopisi dışında başka hiç bir belge istenilmeyeceğini hüküm altına almıştır. Özürlü sınavları çoktan seçmeli test şeklinde yapılacaktır. Bu sınavlarda ayrıca sözlü sınav yapılmaz. Sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilir. Her özür grubu ve öğrenim durumuna göre başarı sıralaması en yüksek puandan başlanarak kendi grubu içinde Özür Grupları ve Öğrenim Durumları İtibarıyla Başarı Sıralaması Cetveli ne göre ayrı ayrı düzenlenecektir. Duyurudaki her unvanlı kadro için talep edilen öğrenim durumları itibarıyla, özür gruplarındaki başarı puanları da dikkate alınmak suretiyle son bir sıralama yapılarak sınav ilanında belirtilen boş kadro sayısı kadar aday başarılı sayılacaktır. Sınav sonuçları, ilgili kurum tarafından sınav bitim tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde ilan edilecek ve sonuçlar ilgililere yazı ile bildirilecektir (Yön., md.20). Duyurusu yapılan kadrolara, başarı sırasına göre ataması yapılacakların en geç 15 gün içinde atanacağı kadroya ilişkin kurumca istenilen belgelerle birlikte kuruma başvurmaları gerekir. Yönetmeliğin 24 üncü maddesine göre; kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, özürlülerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve özürlülerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için özür durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç-gereçleri temin etmek zorundadır. Belirli bir mesleği olan özürlülerin meslekleri ile ilgili işlerde çalıştırılmaları esastır. Belirli bir mesleği olmayan veya mesleğine uygun kadro bulunmayan özürlüler, özür durumlarına göre, yapabilecekleri hizmetlere ait mevcut kadrolarda çalıştırılır. Özürlüler, özürlülüklerini artırıcı veya ek özür getirici işlerde çalıştırılamazlar (Yön., md.25).

20 Belediyeler ve il özel idarelerinin, bu kadrolara yapılacak açıktan atamalar için, genel kural olan açıktan atama izni alınmasına ilişkin prosedüre göre sakatlar için yapılacak atamalarda uymak zorunda olmayıp, başka bir deyişle özürlü memur alımı için ayrıca açıktan atama izni almalarına gerek yoktur. Zira, gerek 1997 yılında 16 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile bu konuda verilen genel izin her yıl tekrarlanmak suretiyle uzatılmakta, gerekse Devlet Personel Başkanlığının tarihli görüşünde de, özetle özürlü memur ataması için açıktan atama izni alınmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Dolayısıyla, özürlü kişilerin memurluğa açıktan atamalarında izin alınmasına gerek yoktur. Adaylığa kabul edilme: ADAYLIK Madde 54 - (Değişik : /19 md.) Sınavlarda başarılı olanlardan Devlet memurluğuna girmek isteyenler başarı listesindeki sıraya ve 47 nci maddeye göre ilan edilen kadro sayısı kadar, kurumlarınca memur adayı olarak atanırlar. Aday olarak atanmış Devlet memurunun adaylık süresi bir yıldan az iki yıldan çok olamaz ve bu süre içinde aday memurun başka kurumlara nakli yapılamaz. Kademelerde ilerleme şartları: Madde 64 - Devlet memurunun kademede ilerlemesi için aşağıdaki şartların bulunması lazımdır: A) Bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmış olması, B) O yıl içinde olumlu sicil almış bulunması, C) Bulunduğu derecede ilerliyebileceği bir kademenin bulunması, (Ek : 29/1/ KHK 243/9 md.) Devlet memurlarından 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı olanların aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. (Ek : 9/4/ KHK 418/4 md.; İptal : Ana.Mah. nin 5/2/1992 tarih ve E.1990/22, K.1992/6 Sayılı Kararı ile; yeniden düzenleme : 18/5/ KHK 527/ 4 md.) Ancak, 72 nci madde gereğince belirli bir süre görev yapmak üzere mecburi olarak sürekli görevle atanan Devlet memurlarından kalkınmada 1 inci derecede öncelikli yörelerde bulunanlara (Erzurum ve Artvin İlleri dahil) bu yörelerde fiilen çalışmak suretiyle başarılı geçirilen her iki yılın karşılığında aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere ayrıca bir kademe ilerlemesi daha verilir. Yıllık izinde geçirilen süreler fiilen çalışılmış sayılır. İki yıldan az süreler dikkate alınmaz. Kadrosuzluk sebebiyle derece yükselmesi yapamayanların aylıkları: Madde 67 - (Değişik : 29/11/ KHK 243/10 md.) Diğer şartları taşımakla birlikte üst derecelerde (...) kadro olmadığı için derece yükselmesi yapamayan memurların kazanılmış hak aylıkları, öğrenim durumları itibariyle yükselebilecekleri dereceyi aşmamak şartıyla işgal etmekte oldukları kadroların üst derecelerine yükseltilir. Derece yükselmesinin usul ve şartları: Madde 68 - (Değişik : 12/2/ /5 md.) A) Derece yükselmesi yapılabilmesi için: a) (Değişik: 26/6/ KHK 241/4 md.) Üst dereceden boş bir kadronun bulunması, b) Derecesi içinde en az 3 yıl ve bu derecenin 3 üncü kademesinde 1 yıl bulunmuş, c) Kadronun tahsis edildiği görev için öngörülen nitelikleri elde etmiş, d) Sicil bakımından üst dereceleri yükselebilecek nitelikte bulunduğunun saptanmış, olması şarttır.

21 B) (Değişik : 4/5/ KHK 199/1 md.) Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı hariç, sınıfların 1, 2, 3 ve 4 üncü derecelerindeki kadrolarına, derece yükselmesindeki süre kaydı aranmaksızın, atanmasındaki usule göre daha aşağıdaki derecelerden atama yapılabilir. Ancak, bu şekilde bir atamanın yapılabilmesi için ilgilinin; a) 1 nci dereceli görevlerden ek göstergesi 5300 ve daha yukarıda olanlar için en az 12 yıl, b) 1 ve 2 nci derece görevlerden ek göstergesi 5300 den az olanlar için en az 10 yıl, c) 3 ve 4 ncü dereceli görevler için en az 8 yıl, (Ek fıkra: 26/8/ KHK - 501/1 md.; İptal Anayasa Mahkemesinin 6/10/1993 tarihli ve E.1993/32, K.1993/32 sayılı kararı ile) (Değişik : 27/6/ KHK - 375/7 Md.) tarih ve 217 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesi kapsamına dahil kurumlarda fiilen çalışmış olması ve yüksek öğrenim görmüş bulunması şarttır. Ancak dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenim görenler için yukarıdaki sürelere ikişer yıl ilave edilir. Yasama Organı Üyeliğinde, kanunlarla kurulan fonlarda, muvazzaf askerlikte ve okul devresi dahil yedek subaylıkta ve uluslararası kuruluşlarda geçen sürelerin tamamı ile yüksek öğrenim gördükten sonra özel kurumlarda veya serbest olarak çalıştıkları sürenin 6 yılı geçmemek üzere 3/4'ü yukarıdaki sürelerin hesabında dikkate alınır. Bu bent hükümlerine göre atananlar atandıkları kadronun aylık (Ek gösterge dahil) ve diğer haklarından yararlanırlar. Bu suretle üst dereceye atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her 3 yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak ve emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükselmesinde gözönüne alınır. Ancak atandıkları kadro aylıkları, başka görevlere atanma halinde kazanılmış hak sayılmaz. MEMURLARIN KURUMLARINCA GÖREVLERİNİN VE YERLERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ: Madde 76 - (Değişik : 30/5/ KHK/12; Aynen kabul : 15/5/ /1 md.) Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler. Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle beraber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir. VEKALET GÖREVİ VE AYLIK VERİLMESİNİN ŞARTLARI: Madde 86 - (Değişik : 30/5/ KHK/12; değiştirilerek kabul : 15/5/ /1 md.) Memurların kanuni izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları halinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabilir. Bir görevin memurlar eliyle vekaleten yürütülmesi halinde aylıksız vekalet asıldır. Ancak, ilkokul öğretmenliği (Yaz tatili hariç), tabiplik, diş tabipliği, eczacılık, köy ve beldelerdeki ebelik ve hemşirelik, mühendis ve mimarlık, veterinerlik, köy ve kasaba imamlığına ait boş kadrolara Maliye Bakanlığının izni (mahallî idarelerde izin şartı aranmaz) ile, açıktan vekil atanabilir.

22 Aynı kurumdan birinci fıkrada sayılan ayrılmalar dolayısiyle atanan vekil memurlara vekalet görevinin 3 aydan fazla devam eden süresi için, kurum dışından veya açıktan atananlarla kurum içinden ilkokul öğretmenliğine atanan öğretmenler ile veznedarlık görevine atananlara göreve başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı ödenir. Bu Kanuna tabi kurumlarda çalışan veteriner hekim veya hayvan sağlık memurları, veteriner hekim veya hayvan sağlık memuru bulunmayan belediyelerin veterinerlik veya hayvan sağlık memurluğu hizmetlerini ifa etmek üzere bu hizmetlerle ilgili kadrolara vekalet aylığı verilmek suretiyle atanabilirler. Yukarıda sayılan haller dışında, boş kadrolara ait görevler lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekaleten gördürülebilir. Bu Kanuna tabi kurumlarda, malî, nakdi ve ayni sorumluluğu bulunan saymanlık kadrolarının boşalması halinde bu kadrolara işe başladıkları tarihten itibaren vekalet aylığı verilmek suretiyle memurlar arasından atama yapılabilir. Sicil dosyası: Madde Her Devlet memurunun bir sicil dosyası bulunur. Sicil amirleri tarafından düzenlenecek sicil raporları ile varsa müfettişler tarafından verilen denetleme raporları ve memurların mal beyannameleri sicil dosyalarına konulur. Özlük ve sicil dosyasının önemi: Madde Devlet memurlarının ehliyetlerinin tesbitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye çıkarma veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde özlük ve sicil dosyaları başlıca dayanaktır. Sicil amirleri: Madde (Değişik : KHK 243/19 md.) Sicil raporu vermeye yetkili sicil amirleri, kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle 121 inci maddede öngörülen yönetmeliğe uygun olarak çıkarılacak özel yönetmeliklerde belirlenir. Kurumların taşra teşkilatlarında bulunan memurların sicil amirleri Vali ve Kaymakamlardır. (Ek : KHK 309/1 md.) Ancak, birden fazla il de faaliyet gösterecek şekilde bölge müdürlükleri olarak teşkilatlanmış olan kurumlardan hangileri hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmayacağı Bakanlar Kurulu nca belirlenir. Sicil raporlarında belirtilecek hususlar : Madde Sicil amirleri, belli zamanlarda düzenliyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tesbit ederler. Madde (Mülga : KHK 368/2 Md.) Sicil raporlarının doldurulması: Madde Sicil amirleri maiyetlerindeki memurların sicil raporları ile birlikte, bunların genel durum ve davranışları bakımından da olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında mütalaalarını bildirirler. Memurların uyarılmaları : Madde Devlet memurlarının yetersizlikleri halinde sicil raporlarında yazılı bulunan kusur ve eksiklikleri, uyarılmaları bakımından, gizli bir yazı ile atamaya yetkili sicil amirleri tarafından kendilerine bildirilir. İtiraz hakkı :

23 Madde nci maddeye göre kendisine tebligat yapılan Devlet memurları, buna karşı tebliğ tarihinden itibaren en çok bir ay içinde aynı amirlere itiraz edebilirler. (Değişik : KHK 243/20 md.) Atamaya yetkili amirler itirazla ilgili kararlarını iki ay içinde ilgiliye yazı ile bildirirler. Olumlu ve olumsuz sicil : Madde (Değişik : KHK 243/21 md.) Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 100 üzerinden 60 ve daha yukarı olanlar olumlu sicil almış sayılırlar. Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 60 ın altında olanlar olumsuz sicil almış sayılırlar. Sicil amirleri hakkında, daha üst amirlerce düzenlenecek sicil raporlarında, maiyetlerinde çalışan memurların sicil notu takdirindeki başarı dereceleri gözönünde bulundurulur. Olumsuz sicil : Madde (Değişik : KHK 243/22 md.) İki defa üst üste olumsuz sicil alan memurlar başka bir sicil amirinin emrine atanırlar, burada da olumsuz sicil almaları halinde memuriyetle ilişkileri kesilerek haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanununun emeklilikle ilgili hükümleri uygulanır. Sicil yönetmeliği : Madde (Değişik : KHK 243/23 md.) Devlet memurunun mesleki ehliyetinin tesbiti amacı ile sicilinde bulunacak bilgiler, ayrılış sicilinin verileceği haller, sicil raporlarının şekli, taşıyacağı sorular, düzenleme zamanı, uygulanacak not usulü ve bunların derecelendirilmesi, muhafaza ile görevli makamlara dair esaslar ile itiraz ve bunu inceleyecek merciler; Vali ve Kaymakamların hangi memurların birinci, ikinci ve üçüncü sicil amirleri olduğu, hangi memurlar hakkında da ek sicil raporu verecekleri ve diğer hususlar genel yönetmelikle düzenlenir İNCİ MADDELERİN AÇIKLAMASI I. MEMURLARIN SİCİL YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ Sicil işlemleri memurların bir yıl içindeki tutum, davranış, yetenek ve görevlerindeki başarı ve verim derecelerini belirlemek için yapılan genel bir değerlendirmedir. Değerlendirme, kişinin işteki başarı derecesi, genel durum ve davranışları hakkında bir yargıya varma işlemidir. Değerlendirme, Türk kamu kesiminde her yıl Aralık ayının ikinci yarısında sicil amirlerince Gizli Sicil Raporlarının doldurulması suretiyle yapılır. Devlet Memurları Yasası, değerlendirmenin esaslarını göstermektedir. Buna göre, değerlendirme, yükseltilecek Devlet memurlarının ayırdedilmesinde, emekliye ayırmada, hizmetle ilişkisinin kesilmesinde ve görev değiştirmelerde başlıca dayanaktır (DMK, md. 111). Değerlendirme, ilke olarak gizli sicil raporlarına dayanmaktadır. Memurların değerlendirilmesi, sicil amirleri tarafından yapılmaktadır. II. SİCİL AMİRLERİ Devlet Memurları Yasası nın tarih ve 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 121 inci maddesi, Devlet memurlarının mesleki ehliyetinin tespiti amacı ile sicilinde bulunacak bilgiler, ayrılış sicilinin verileceği haller sicil raporlarının şekli, taşıyacağı sorular, düzenlenme zamanı, uygulanacak not usulü ve bunların derecelendirilmesi, muhafaza ile görevli makamlara dair esaslar ile itiraz ve bunu inceleyecek merciler, Vali ve Kaymakamların hangi memurların birinci, ikinci ve üçüncü sicil amirleri olduğu, hangi memurlar hakkında ek sicil raporu verecekleri ve diğer hususların bir Yönetmelikle düzenlenmesini öngörmüş, bunun üzerine Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği, 18 Ekim 1986 tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak

24 yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik, 657 sayılı Yasa nın değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanır tarihli ve 243 sayılı KHK nin siciller konusunda getirdiği önemli bir değişiklik de, memurların son değerlendirmelerini yapan Değerlendirme Kurulları nın kaldırılmış olmasıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın tarih ve 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 112 nci maddesi uyarınca, sicil raporu vermeye yetkili sicil amirleri, kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği ne uygun olarak çıkarılacak özel yönetmeliklerde belirlenir. Kurumların taşra teşkilatlarında bulunan memurların sicil amirleri Vali ve Kaymakamlardır. Ancak, birden fazla ilde faaliyet gösterecek şekilde bölge müdürlükleri olarak teşkilatlanmış olan kurumlardan hangileri hakkında ikinci fıkra hükmü uygulanmayacağı Bakanlar Kurulu nca belirlenmektedir. III. SİCİL RAPORLARI Sicil amirleri düzenleyecekleri sicil raporlarında, memurların yeterlik derecesini not esasına göre değerlendirirler (DMK,md.113). Sicil amirleri, sicil raporlarında, astlarının genel durum ve davranışları bakımından olumlu ve olumsuz nitelikleri, kusur ve eksiklikleri hakkında görüşlerini de bildirirler (DMK, md.115). Bu görüşler, not (puan) takdirinde dikkate alınır. A. SİCİL RAPORLARININ DOLDURULMA ZAMANI Devlet memurlarının gizli sicil raporları, her yılın Aralık ayının ikinci yarısı içinde doldurulur. Raporların ilgililerce en geç 31 Aralık günü, tatile rastladığı takdirde müteakip çalışma günü mesai saati sonuna kadar bunları muhafaza ile görevli makamlara teslim edilmesi şarttır. Her ne sebeple olursa olsun sicil raporlarını birinci fıkrada belirtilen tarihlerden sonra teslim edenler hakkında idari soruşturma açılır. Aday memurların sicil raporları işe başladıkları tarihi takip eden birinci yılın dolmasından sonraki 15 gün içinde, 2 yıl süre ile adaylığa tabi tutulan aday memurların ikinci yıl sicilleri aynı şekilde doldurulur. Bir yıldan çok iki yıldan az bir süre ile adaylığa tabi tutulan memurların ikinci sicil raporları, adaylıklarının kaldırılmasının söz konusu olduğu tarihte doldurulur (DMSY, md.12). B. SİCİL RAPORU DOLDURMAK İÇİN GEREKLİ SÜRE Bir memur hakkında sicil raporu doldurulabilmesi için, ilgili sicil amirlerin yanında en az altı ay süreyle çalışmış olmaları gereklidir. Üç sicil amiri bulunan memurlar hakkında sicil verecek amirlerden bir veya ikisinin bulunmaması halinde mevcut amirlerin raporuna itibar edilir. İki sicil amiri bulunan memurlar hakkında da yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlarda birinci veya ikinci sicil amirlerinin dolduracağı sicil raporu o yıl için geçerli sayılır. Bir sicil amiri bulunan memurlar hakkında o sicil amirinin değerlendirmesine göre işlem yapılır. Sicil amirlerinin hiçbirinin bulunmaması veya sicil verecek süre görevde kalmamaları halinde, sicil raporları sonradan göreve atananlar veya vekilleri tarafından üç aylık bir sürenin sonunda derhal doldurulur. Bu uygulama sonunda da memura o yıl içinde sicil raporu verme imkanı bulunmazsa sicil raporu, düzenleme döneminde üç aydan az olmamak üzere memurla en fazla çalışan sicil amiri tarafından doldurulur. Sicil amirinin yanında çalışırken alınan mazeret izinleri ile yıllık izinler ve doktor veya sağlık kurulu raporuna dayanan hastalık izinleri, hizmetiçi eğitimde geçen süreler, sicil raporu düzenlenmesi için gereken 6 aylık süreye dahildir. Şu kadar ki, amirin yanında 3 ay fiilen çalışmış olmak şarttır. Hizmetiçi eğitimin veya hastalığın sicil raporu doldurmak için gerekli sürenin geçmesine imkan vermeyecek kadar uzun sürmesi dolayısıyla memur hakkında sicil raporu doldurmak imkanının

25 bulunmaması halinde, bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok üç yılın sicil notlarının ortalaması esas alınır (DMSY, md.13). Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği nin 13 üncü maddesi ve Danıştay 8 inci Dairesi nin tarih ve E.1995/2664, K.1997/4231 sayılı Kararı uyarınca; memurun, sicil amirinin yanında en az 3 ay çalışmış olma koşulu bulunduğundan, 3 aydan az bir süre sicil amiri yanında çalışan bir memur hakkında (örneğin, 2 yıl önce bir kurumdan istifa eden bir memur 15 Ekim de X belediyesinde göreve başladığı kabul edildiğinde, 2,5 ay bu belediyede çalıştığı dikkate alınırsa) bir defaya mahsus olmak üzere geriye doğru en çok 3 yılın sicil not ortalamaları alınarak sicil notu doldurulur. C. GÖREVDEN AYRILIŞ HALİNDE SİCİL RAPORLARININ DOLDURULMASI Bir görevde 6 ay veya daha fazla bir süre bulunup başka göreve atananların sicil raporları, bunların atamalarından önceki sicil amirlerince ayrıldıkları tarihi takip eden onbeş gün içinde doldurulur ve yeni görev yerlerine gönderilmek üzere ilgili makamlara teslim edilir. Sicil raporlarının doldurulması zamanı gelmeden ve yeni sicil amirine sicil raporu doldurmak için yeterli süre kalmadan görevlerinden ayrılan sicil amirleri en az 6 ay beraber çalıştıkları memurların sicil raporlarının kendilerine ait bölümünü görevlerinden ayrılmadan önce doldurarak sicil raporlarını saklamakla görevli makamlara teslim ederler (DMSY, md.14). Ç. NOT USULÜ VE DEĞERLENDİRME Sicillerin not esasına göre değerlendirilmesi yöntemi Devlet Memurları Yasası nın 113 üncü maddesi kabul edilmiştir. Anılan maddede, Sicil amirleri, belli zamanlarda düzenliyecekleri sicil raporlarında, memurların liyakat derecesini not esasına göre kıymetlendirerek tesbit ederler. hükmü yer almıştır. Not usulü ve değerlendirmeye ilişkin olarak Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği nde yer alan esaslar şöyledir: Sicil amirleri, sicil raporunun memurların mesleki, yöneticilik ve yurt dışı görevlerdeki ehliyetlerinin belirlenmesini sağlayan sorunların her birini, ihtiva ettikleri unsurları esas almak suretiyle 100 tam not üzerinden değerlendirir ve sorulara verdikleri notların toplamını soru sayısına bölerek memurların sicil notunu tespit ederler. Her bir sicil amirince bu şekilde belirlenen sicil notlarının toplamının sicil amiri sayısına bölünmesi suretiyle de memurların sicil notu ortalaması bulunur ve buna göre sicil notu ortalaması; a) 60 dan 75 e kadar olanlar orta, b) 76 dan 89 a kadar olanlar iyi, c) 90 dan 100 e kadar olanlar çok iyi, derecede başarılı olmuş olumlu; 59 ve daha aşağı not alanlar ise yetersiz görülmüş olumsuz sicil almış sayılır (DMSY, md.16). Sicil notu ve ortalaması hesaplanırken kesirler tam sayıya tamamlanır. 6 yıllık sicil notu ortalamasının kesirli çıkması halinde, bunun tam sayıya tamamlanması gerekir (Danıştay İdari Dava Daireleri, tarih ve E.1994/780, K.1996/258). Hizmet özelliklerinin gerektirmesi ve Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşünün alınması kaydıyla, kurumlar Devlet Memurları Sicil Raporunun Sicil Amirlerinin Memurun Mesleki Ehliyeti Hakkında Notlar bölümünde soru ilave edilebilir. İlave edilen sorular da 100 not üzerinden değerlendirilir. Sicil amirleri memurun görevde gösterdiği başarıyı değerlendirirken; 1. Sorumluluk duygusu, (görev ve yetki alanına giren işleri kendiliğinden, zamanında ve doğru yapma, takip edip sonuçlandırma alışkanlığı)

26 2. Görevine bağlılığı, iş heyecanı, teşebbüs fikri, 3. Mesleki bilgisi, yazılı ve sözlü ifade kabiliyeti, kendini geliştirme ve yenileme gayreti, 4. İntizam ve dikkati, 5. İşbirliği yapmada ve değişen şartlara, görevlere uymada gösterdiği başarı, 6. Tarafsızlığı, (görevini yerine getirirken, dil, ırk, cins, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ayrılıklarından etkilenmeme) 7. Disipline riayeti, 8. Amirlerine, mesai arkadaşlarına, iş sahiplerine karşı tutum ve davranışı, 9. Görevini yerine getirmede çalışkanlığı, kabiliyeti ve verimliliği, hususlarını dikkate alırlar. D. MEMURLARIN GENEL DURUM VE DAVRANIŞLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Sicil amirleri sicil raporunu doldurdukları her memuru; a) Dış görünüşü (kılık kıyafet), b) Zeka derecesi ve kavrayışı kabiliyeti, c) Azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlilik ve beşeri münasebetlerdeki başarısı, d) Alkol, kumar, vb. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme gibi halleri, e) Güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşarı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışları, bakımından genel bir değerlendirmeye tabi tutarlar. Sicil döneminde edinilen bilgi ve müşahedelerden yararlanılarak yapılacak değerlendirme sonuçlarına göre memurların olumlu ve olumsuz yönleri, kusur ve noksanları hakkındaki düşünceler sicil raporunun şahsiyet değerlendirilmesine ait bölüne ayrı, ayrı açık ve gereğine göre kısa veya teferruatlı olarak yazılır. Sicil amirlerinin memurların genel durum ve davranışları hakkındaki düşünceleri, not takdirlerinde dikkate alınır (DMSY, md.17). E. SİCİL AMİRİNİN SORUMLULUKLARI Sicil amirleri sicil raporlarını itinalı, doğru ve tarafsız bir şekilde düzenlerken; Devlete sadakat ve bağlılığı, memuriyet sıfatının gerektirdiği şeref ve itibar ile hizmetlerin süratli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini, güvenilir ve yetenekli memurların yükselmelerini, diğerlerinin ise kamu hizmetlerinden uzaklaştırılmaları gerektiği esas alınır. Sicil amirlerinin maiyetlerinde çalışan memurları değerlendirmedeki başarıları üst sicil amirleri tarafından kendisinin değerlendirmesinde de dikkate alınır. Garez veya özel amaçla sicil raporlarını gerçeğe aykırı doldurdukları anlaşılan sicil amirlerinin cezai sorumlulukları saklıdır (DMSY, md.19). Sicil amirlerinin, memur sicil raporlarını doldururken, bazen objektif hareket etmedikleri görülmektedir. Nitekim, yılı memuriyet hizmeti olan ve yıllarca olumlu sicil almış olan memurlara bile olumsuz ya da çok düşük sicil notu verilebilmekte, bunun nedeni olarak da yetersizliği ve bilgisizliği gösterilebilmektedir. Bu duruma, özellikle belediyelerde daha sık rastlanmaktadır. Bu da tabii ki, belediye başkanlarının seçimle işbaşına gelip, belediyedeki memurları yeterince tanımadan değerlendirme yapmış olmalarından kaynaklanmaktadır. Kimi sicil amirleri, kendi siyasi görüşüne uymayan ya da kişisel husumeti olan memurlara, sicilini bozmak kastıyla olumsuz sicil notu verebilmekte, bu da iş verimini azaltıp huzursuzluğa neden olmaktadır. Bu nedenle, sicil amirleri, sicil notlarını doldururken objektif hareket etmeli, taraflı değerlendirmelerden kaçınmalıdır. Memurlar ile amirleri arasında, siyasi, fikri veya görev nedeniyle bazı görüş ayrılıkları olması mümkündür. Ancak, bu durum düzenlenecek sicil raporları üzerinde etkili olmamalıdır. Esasen aksine

27 bir davranış, sicil amirlerinin cezai sorumluluklarına neden olabilecektir. Zira, böyle bir değerlendirmede Danıştay sicilin hissi olarak düzenlendiğine karar vermiştir. Danıştay 5 inci Dairesinin tarih ve E.1976/1706, K.1976/9703 sayılı Kararında; 23 yıllık memuriyet döneminde 22 yıl olumlu sicil alan davacının bir yıl içinde yetersiz duruma düştüğünün kabulü mümkün olamayacağı gibi, sicil amiri ile arasında meydana gelen olaylar karşısında ilgilinin sicilinin hissi nedenlerle düzenlendiği sonucuna varıldığına hükmedilmiştir. Yargı Kararları * Her yıl için yeniden düzenlenen ve ilgili kamu görevlisinin o yıl içindeki kişisel yapısı ile hizmete ilişkin bilgi, beceri ve çalışmalarının yetkili amirlerce değerlendirilmesini içeren sicil raporlarında yer alan soruların nitelikleri itibariyle gözlem ve kanaate dayalı cevapları gerektirmesine ve idareye bu sorulara verilen cevapların gerçekliğini somut bilgi ve belgelerle kanıtlama zorunluluğu yükletilememesine karşılık, sicil raporlarının özellikle ilgilinin yürüttüğü görevdeki bilgi ve başarı düzeyi, iş disiplini ve verimliliği gibi konularla ilgili sorularına verilen cevapların olumsuz olması halinde bu değerlendirmeye yol açan nedenlerin ve bu olumsuzluğun hizmete etkisinin somut olarak ortaya konulması gerektiği açıktır. (Danıştay 5.D tarih ve E.1991/2111, K.1993/794) * 23 yıllık memuriyeti döneminde 22 yıl olumlu sicil alan davacının bir yıl içinde yetersiz duruma düştüğünün kabulü mümkün olamayacağı, sicil amiri ile arasında meydana gelen olaylar karşısında ilgilinin sicilinin hissi nedenlerle düzenlendiği sonucuna varıldığı. (Danıştay 5.D tarih ve E.1976/1706, K.1976/9703) F. DEĞERLENDİRMELERİN GENEL NİTELİĞİ VE GEÇERLİ SAYILMAYACAĞI HALLER Her derecedeki sicil amirlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Yasası ve Sicil Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak memurlar hakkında sicil raporlarında yaptıkları değerlendirmeler birbirinden bağımsız ve 16 ncı madde hükümlerine göre etkili ve geçerlidir. Memurların sicil notu, sicil amirlerince takdir olunan notların aritmetik ortalamasına göre tespit edilir. Ancak, birinci ve ikinci sicil amirlerince yapılan değerlendirmelerin memurun sicilinin olumlu veya olumsuz olmasına tesir etmesi veya ortalama sicil notu aralarında 10 veya daha fazla fark olması halinde varsa üçüncü sicil amirinin kanaatine müracaat edilir ve üçüncü sicil amirinin değerlendirmesi esas alınır. Üçüncü sicil amiri bulunmadığı takdirde, ikinci sicil amirinin değerlendirmesi ile yetinilir. Bir sicil amirinin bulunması halinde, birinci sicil amirinin değerlendirmesine göre işlem yapılır. Garez veya özel maksatla memur hakkında gerçeğe aykırı değerlendirme yaptığı anlaşılan sicil amirinin değerlendirmesi geçersiz sayılarak, memur hakkında varsa diğer sicil amir veya amirlerinin değerlendirmesine göre, yoksa o sicil döneminde son üç yılın aritmetik ortalaması esas alınarak buna göre işlem yapılır. Gerçeğe aykırı olarak memur lehine yapıldığı anlaşılan değerlendirmeler de geçersiz sayılır. Nitekim, Danıştay 5 inci Dairesi tarih ve E.1977/1580, K.1978/3284 sayılı Kararı nda; çalışmalarını yakından tanıyan birinci sicil amiri tarafından olumlu görüş belirtilen davacının sicilinin, ikinci sicil amirince herhangi bir kanıt gösterilmeden olumsuz doldurulmasının objektif olmadığı gerekçesiyle iptaline hükmetmiştir. Bu takdirde sicili olumsuz doldurulan memur hakkında diğer değerlendirmelere; başka değerlendirme yapılmamışsa memurun son 3 yıla ait sicil raporlarının; hakkında daha az sayıda sicil raporu doldurulmuş olanların mevcut sicil raporlarının ortalamasına göre işlem yapılır (DMSY, md.20). Sicil amirlerinin, memurların sicil raporlarını doldururken bazen objektif hareket etmedikleri görülmektedir yıl memuriyet hizmeti olan ve olumlu sicile sahip memurlara olumsuz ya da çok düşük sicil notu verilebilmekte, bunun nedeni olarak da yetersizlik ve bilgisizliği gösterilebilmektedir. Bu hususa diğer kurumlarda da rastlanılmakla birlikte, belediyelerde daha sıklıkla rastlanmaktadır. Bunun nedeni, belediye başkanlarının seçimle işbaşına gelip, belediyedeki

28 memurları yeterince tanımadan değerlendirme yapmalarından kaynaklanmaktadır. Bazı sicil amirleri, kendi siyasi görüşüne uymayan, ya da şahsi husumeti olan memurlara, sicilini bozmak kastıyla olumsuz sicil notu verebilmekte, bu da iş verimini azaltıp huzursuzluğa neden olmaktadır. Sicil amirleri sicil notlarını doldururken, objektif hareket etmeli, taraflı değerlendirmelerden kaçınmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere sicil amirleri sicil raporlarını doldururken, Devlet Memurları Sicil Yönetmeliği nin 17 nci maddesine uygun olarak, sicil raporlarını doldururken, memurun dış görünüşü (kılık, kıyafet), zeka derecesi ve kavrayış kabiliyeti, azim ve sebatkarlık, dürüstlük, sır saklamada güvenirlik ve beşeri ilişkilerdeki başarısı, alkol, kumar, vb.. alışkanlıkları memuriyetle bağdaşmayacak ölçüde sürdürme gibi halleri, güvenilir olmama, şahsi menfaatlerini aşırı ölçüde düşünme, yalan söyleme, dedikodu yapma, kıskançlık, kin tutma gibi kötü huy ve davranışlarını dikkate almalıdırlar. Bunların dışındaki nedenlerle sübjektif değerlendirme yapılması, amirlere karşı saygı ve güveni ortadan kaldıracağından bundan şiddetle kaçınılmalıdır. G. YETERSİZ MEMURLARIN UYARILMALARI Memurun olumlu sicil alabilmesi için, sicil raporundaki sicil notu ortalamasının 100 üzerinden en az 60 olması gereklidir. Sicil raporlarındaki sicil notu ortalaması 60'ın altında olan olumsuz sicil almış sayılır (DMK. md. 119). Sicil amirleri hakkında, daha üst amirlerce düzenlenecek sicil raporlarında, maiyetlerinde çalışan memurların sicil notu takdirindeki başarı dereceleri gözönünde bulundurulur. Yetersiz olarak değerlendirilmiş bulunan memurlar, bu duruma neden olan kusur ve eksikliklerini gidermeleri için, sicil raporlarının bunların muhafazası ile görevli makamlara en son teslim tarihini izleyen bir ay içinde, atamaya yetkili amirlerce gizli bir yazı ile uyarılır (DMK, md. 117; DMSY, md.21). Ğ. UYARILAN MEMURLARIN İTİRAZ HAKKI Uyarılan memurlar, uyarı yazısını tebellüğ ettikleri tarihi takip eden 1 ay içinde atamaya yetkili amirlerine itirazda bulunabilirler (DMK, md. 118; DMSY, md.22). İtirazlar, sadece uyarı yazısında belirtilen kusur ve noksanlara karşı yazılı olarak yapılır. İtirazlar atamaya yetkili amirlerce veya bunları görevlendirilecekleri ve itiraz edilen değerlendirmeyi yapan sicil amirleriyle aynı veya daha üst derecede bulunan bir memur tarafından incelenebilir. İnceleme, gereğine göre memurun özlük ve sicil dosyası ile konuyla ilgili diğer belgeler incelenerek tamamlanır. İnceleme sonucuna göre atamaya yetkili amir kararını inceleme için kendine verildiği tarihten itibaren iki ay içerisinde ilgiliye bildirilir. Memur, inceleme sonucu verilen karardan tatmin olmazsa ya da olumsuz sicil nedeniyle yaptığı itiraza 60 gün içinde idareden bir cevap alamazsa, idari yargıda iptal davası açarak hakkını arayabilir. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması durumunda, dava açma süresi işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. Memur, sicil amirinin itiraz talebini reddetmesi veya cevap vermemesi durumunda, bizzat menfaati ihlal edilen olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası nın 7 ve 11 inci maddeleri gereğince 60 gün içinde idare mahkemesine başvurması gerekir. H. İKİ DEFA ÜST ÜSTE OLUMSUZ SİCİL ALANLAR İki defa üst üste olumsuz sicil alan memurlar başka bir sicil amirinin emrine atanırlar. Burada da olumsuz sicil almaları halinde memuriyetle ilişkileri kesilerek haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır (DMK, md.120 ; DMSY, md.24). Burada üst üste iki defa olumsuz sicil alan memurun hangi sicil amirine atanacağına karar verme yetkisi idareye (ita amirine) aittir (Danıştay 5. Dairesi nin gün ve E.1987/2249, K.1987/1231).

29 İki defa olumsuz sicil alan memurun görevine son verilebilir mi? İki defa olumsuz sicil alan memurun, son bir kez daha denenmek üzere bir başka sicil amirinin yanında çalıştırılıp, denenmeden görevine son verilebilmesi mümkün değildir. Nitekim, Devlet Personel Başkanlığı nın konu ile ilgili tarih ve sayılı görüşünde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun değişik 120 nci maddesinde; İki defa üst üste olumsuz sicil alan memurlar başka bir sicil amirinin emrine atanırlar, burada da olumsuz sicil almaları halinde memuriyetle ilişkileri kesilerek haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanununun emeklilikle ilgili hükümleri uygulanır. hükmü mevcuttur. Bu nedenle, adaylık devresi hariç olmak kaydıyla, iki yıl üst üste olumsuz sicil alan memurun başka bir sicil amirinin yanında denenmeksizin, memuriyetine son verilmesi kanunen mümkün bulunmamaktadır. denilerek, duruma açıklık getirilmiştir. I. SİCİL NOTUNUN KADEME İLERLEMESİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ Devlet Memurları Yasası nın 37 ve 64 üncü maddesine göre; 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve daha yukarı memurların aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. 6 yıllık sicil notu ortalaması 90 ve üzerinde olan devlet memurlarına bir kademe ilerleme verilmesi uygulaması, memurlar arasında huzursuzluğa neden olabilmektedir. Bu uygulama her ne kadar sicil amirlerinin takdirine kalmış bir husus ise de, kademe ilerlemesi alanlarla, alamayanlar arasında senin hakkın değildi, benim hakkımdı gibi gereksiz tartışmalara neden olabilmektedir. İster objektif, isterse sübjektif nedenlerle 90 ın altında sicil notu alıp, bir kademe ilerlemesinden yararlanamayan memurlar, eğer kendilerine haksızlık yapıldığı kanaatine girerlerse, 90 ın üzerinde not alanlarla aralarında yukarıda belirtilen türden ya da daha ağır tartışmalar ortaya çıkabilecek, bu da iş kalitesi ve verimini düşürecektir. Her ne kadar bir kademe maddi olarak memurun maaşına fazla etki etmese de, bunun manevi hazzı çok yüksektir. Bunun dışında birçok kurumda memurların hemen tamamına yakınına, sicil amirleri tarafından, 90 ın üzerinde sicil notu verildiği bilinmektedir. Bu nedenle 657 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin 2 nci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmelidir: Devlet memurlarından 6 yıl üst üste olumlu sicil notu alanların aylık derecelerinin yükseltilmesinde dikkate alınmak üzere bir kademe ilerlemesi uygulanır. Bu şekildeki bir düzenleme ile devlet memurlarından 6 yıl üst üste olumlu sicil almış olanların tamamı ödüllendirilmiş ve Anayasamızdaki eşitlik ilkesi de zedelenmemiş olacaktır. Ayrıca, olumsuz sicil alan Devlet memurlarının dava hakları vardır. Oysa, 90 ın altında ancak olumlu sicil notu alan memurların bu hakları yoktur. Dolayısıyla 6 yıllık sicil notu 90 ve üzerinde olanlara bir kademe ilerlemesi uygulaması dava hakkı olmadığından suiistimale daha açık bir uygulamadır. Memurlar ile amirleri arasında, siyasal, fikri veya görev nedeniyle bazı görüş ayrılıkları olabilir. Hatta bunlar birbirlerine kırgın dahi olabilirler. Ancak, bu durum düzenlenecek siciller üzerinde etkili olmamalıdır. Sicil amirleri, bu durumu yani sicil düzenleyecek olmalarını memurlar üzerinde deyim yerindeyse Demokles in kılıcı gibi kullanmamalıdırlar. Aksine bir davranış, sicil amirlerinin cezai sorumluluklarına neden olabilecektir. Zira, böyle bir değerlendirmede Danıştay sicilin hissi olarak düzenlendiğine karar vermiştir. Danıştay 5. Dairesinin gün ve E.1976/1706, K.1976/9703 sayılı Kararında, 23 yıllık memuriyet döneminde 22 yıl olumlu sicil alan davacının bir yıl içinde yetersiz duruma düştüğünün kabulü mümkün olamayacağı gibi, sicil amiri ile arasında meydana gelen olaylar karşısında ilgilinin sicilinin hissi nedenlerle düzenlendiği sonucuna varıldığına hükmedilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın, 117 nci maddesi sicilleri yetersiz olan memurların uyarılmalarını öngörmüştür.

30 Yetersiz olarak değerlendirilmiş bulunan memurlar, bu duruma yol açan kusur ve noksanlarını gidermeleri için, sicil raporlarının bunların muhafazası ile görevli olan makamlara en son teslim tarihini takip eden bir ay içinde, atamaya yetkili amirlerce gizli bir yazı ile uyarılırlar. Her hukuki işlemde olduğu gibi, memurların olumsuz sicil almaları durumunda, itiraz hakları mevcuttur. Zira, daha önceki başlıklarda da değinildiği üzere, sicil amiri, sicil raporunu doldururken kin ve garez ile davranabilir veya böyle davranmasa bile yetersiz sicil aldığı kendisine tebliğ edilen memur, böyle bir durumu hak etmediğini düşünebilir. İşte bu ve daha değişik nedenlerle, yetersiz sicil alan memur buna itiraz etmek isteyebilir. Bu husus, 657 sayılı Kanunun 118 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu durumda, uyarılan memurlar, uyarı yazısını tebellüğ ettikleri tarihi takip eden 1 ay içinde atamaya yetkili amire (belediyelerde belediye başkanlarına) itirazda bulunabilirler. Atamaya yetkili amir (belediye başkanı), itirazla ilgili kararlarını iki ay içinde ilgiliye yazı ile bildirirler. Olumsuz sicili veren atamaya yetkili amir olan belediye başkanı dahi olsa, yine itiraz ona yapılacak, doğrudan doğruya idari yargı mercilerine başvurulamayacaktır sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası nın 11 inci maddesi hükmü uyarınca; 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır Bu duruma göre, olumsuz sicili veren belediye başkanı dahi olsa ona itiraz edilecek, iki ay içerisinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın olumsuz olması durumunda idari dava açılabilecektir. Üst makam olarak veya bizzat sicili düzenleyen olarak belediye başkanına yapılan itiraz dava açma süresini durdurur. Bu bağlamda konuya ışık tutması açısından; Danıştay 5. Dairesinin gün ve E.1989/531; K.1990/1649 sayılı kararı aşağıya aynen alınmıştır: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 117 nci maddesinde Devlet memurlarının yetersizlikleri halinde sicil raporlarında yazılı bulunan kusur ve eksikliklerinin, uyarılmaları bakımından gizli bir yazı ile atamaya yetkili sicil amirleri tarafından kendilerine bildirileceği, aynı Yasanın 118 inci maddesinde de 117 nci maddeye göre kendilerine tebligat yapılan devlet memurlarının buna karşı tebliğ tarihinden itibaren en çok bir ay içinde aynı amirlere itiraz edebilecekleri, atamaya yetkili amirlerin bu itirazla ilgili kararlarını iki ay içinde ilgililere yazı ile bildirecekleri hükümleri yer almıştır. Sözü geçen maddelerle olumsuz içerikli sicillere itiraz, itiraz mercii ve itirazın tabi olacağı süre yönlerinden özel bir düzenleme yapılmış olduğunu vurgulamak gerekir. Kendilerine 117 nci madde kapsamında tebligat yapılanlara, tebligat konusu işlemin usule ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, yasal süre içinde doğrudan doğruya iptal davası açmak ya da sözü geçen işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir işlem yapılmasını sağlamak amacıyla atamaya yetkili amire itirazda bulunmak seçenekleri tanınmış bulunulmaktadır. İtiraz yoluna başvurulması halinde yetkili amire, konuyu inceleyip değerlendirmesi ve sonuçlandırması için, en çok iki aylık bir süre tanınmaktadır. Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinin 21, 22 ve 23 üncü maddelerinde de aynı yolda hükümlere yer verilmektedir. 117 ve 118. maddelerdeki düzenlemenin yalnızca sicilleri kapsayan özel niteliğinden dolayı, 118. madde uyarınca yapılan itirazın 2577 sayılı Yasanın 11 inci maddesi kapsamında düşünülmesine

31 ve bu itirazın gerek tabi olacağı süre gerek dava süresine etkisi yönlerinden anılan Yasanın 11 inci maddesine göre değerlendirilmesine olanak yoktur. Bir başka anlatımla, kendisine 117 nci madde uyarınca tebligat yapılan ilgilinin tebligat konusu işleme karşı doğrudan doğruya iptal davası açmayarak itiraz yoluna başvurması halinde, 60 günlük dava süresi itirazının reddine ilişkin işlemin tebliği tarihinden, itirazı cevap verilmemek suretiyle reddedilmişse iki aylık cevap süresinin bittiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak olup itiraza konu işlemin tebliğ tarihi ile itiraz tarihi arasında geçen sürenin dava süresinin hesabında dikkate alınmasına, konunun özel hükümlerle düzenlenmiş olması nedeniyle, yasal olanak bulunmamaktadır. Olayda, yılı sicilinin olumsuz olduğu ve bu sebeple terfiinin yapılamayacağı hususunun tarihinde tebliği üzerine davacının 657 sayılı Yasanın 118 inci maddesi uyarınca, gününde itirazda bulunduğu, bu itirazın reddi yolundaki günlü işlemin, görevli bulunduğu... Müdürlüğünce tarihinde örneği çıkartılarak kendisine tebliğ edildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmış olup buna göre tarihinde açılan dava süresinde olduğundan idare mahkemesince aksi yolda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulüyle... İdare Mahkemesinin günlü, E.1988/541, K.1988/952 sayılı Kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/c fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin değişik 3. fıkrası uyarınca dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine... karar verildi. IV. BELEDİYELERDE DURUM Belediyelerde Sicil Amirlerini Kim Belirler, Sicil Yönetmeliğini Kim Yapar? Yukarıda açıkladığımız gibi, sicil işlemleri 657 sayılı Yasa nın üncü maddelerinde düzenlenmiştir. Belediyelerin, 121 inci madde gereğince genel yönetimce çıkarılan yönetmelik gereği, 112 nci madde uyarınca ayrıca bir özel yönetmelik çıkararak sicil amirlerini belirlemeleri gerekir. Belediye meclislerince görüşülüp kabul edilen bu yönetmelik uygulanmalıdır. Belediye memurları da 1975 yılında Devlet Memurları Yasası kapsamına alınmışlardır. Ancak, Yasa çıkarılırken sadece genel idare personelini esas aldığından, belediyelerin özelliği ve özerkliği göz önünde tutulmadığından ve bu hususlar hakkında hükümler konmadığından, belediye memurları bakımından bazı eksiklikler ortaya çıkmıştır. Örneğin, küçük belediyelerin büyük çoğunluğunda tek sicil amiri uygulaması devam etmektedir. Personel durumu ikili veya üçlü sicil sistemi uygulamaya elverişli değildir. Bu tek sicil amiri de belediye başkanıdır. Oysa, Yasa nın 120 nci maddesinde iki defa olumsuz sicil alan memurun başka bir sicil amirinin yanına atanacağına ilişkin hüküm konmuştur. Bu nedenle, tek sicil amiri olan belediyelerde bu hükmün gereğini yerine getirmek mümkün değildir. Bu da uygulamada sıkıntı yaratmaktadır. Bilindiği gibi, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 112 nci ve 121 inci maddeleri uyarınca il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar tarafından hazırlanacak olan sicil yönetmeliğinin Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşünü müteakip yürürlüğe konulması gerekmektedir. Ancak, başta belediyeler olmak üzere diğer mahalli idare birimlerinin sayıca fazla olması nedeniyle, İçişleri Bakanlığı nca Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı nın görüşü alınarak Mahalli İdarelerce Yürürlüğe Konulacak Sicil Amirleri Yönetmelik Taslağı ve buna ek Sicil Amirleri Çizelgeleri yeniden hazırlanmıştır. Yargı Kararları * Tek bir olaya dayanılarak sicilin bu olaydan etkilenmeyecek hanelerinin de olumsuz olarak doldurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı hk. (Danıştay 5. D ; E.1992/2111, K.1993/794) * Sicil raporlarının doldurulması sırasında olumsuz kanaate yol açan ve aynı zamanda disiplin suçu oluşturan olguların somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerekir.

32 (Danıştay İdari Dava Daireleri ; E.1999/962, K.2000/1039) * * * Takdirname: Madde Görevinde olağanüstü gayret ve çalışması ile başarı sağlıyan memurlara merkezde atamaya yetkili amirler, illerde valiler ve kaymakamlar tarafından takdirname verilebilir. Takdirname sicile geçer. AÇIKLAMA Başarılı Devlet memurlarını ödüllendirmek, hizmette verimliliğin sağlanmasını amaçlayan bir uygulamadır. Üstün başarılı bir görevliyi takdir etmek, hem görevlinin yeni gayret ve başarılarına vesile, hem de diğer görevliler için bir teşvik unsuru olmaktadır. Başarılı Devlet memurlarının ödüllendirilmesi, takdirname verilmesi, para ödülü ya da fazladan bir kademe veya derece ilerlemesi yaptırılması suretiyle olmaktadır. Bilindiği gibi, görevlerini başarı ile yürüten Devlet memurlarına takdirname verilebilmektedir. Takdirname, memurlar üzerinde manevi bir haz yaratır, onları daha çok ve şevkle çalışmaya teşvik eder. Devlet Memurları Yasası nın 122 nci maddesine göre, görevlerinde üstün gayret gösteren ve çalışmalarıyla başarı sağlayan memurlara, merkezde atamaya yetkili amirler, illerde valiler, ilçelerde kaymakamlar tarafından takdirname verilebilir. Maddedeki merkez deyiminden Ankara da bakanlıklar teşkilatını ve ayrıca merkezi Ankara dışında kurulan kurumların merkezinin bulunduğu yerin anlaşılması gerekmektedir. Merkezde yalnızca atamaya yetkili amirler takdirname verebilmektedirler. Bunlardan başka amirlere takdirname verme yetkisi tanınmamıştır. Bununla birlikte, atamaya yetkili olmayan amirlerin, takdirname verilmesini atamaya yetkili amirlere teklif edebilmeleri mümkündür. Takdirname verilebilmesi hususunu düzenleyen bir diğer yasa da, 5442 sayılı İl İdaresi Yasası dır. Bu Yasa nın 20 nci maddesine göre, Valiler gereken hallerde İl mensuplarına takdirname verirler. Tayinleri merkeze ait olanlar hakkındaki takdir ve tecziye muamelelerini ilgili makamlara bildirirler. Yine aynı Yasa nın 31 inci maddesi (İ) bendi son fıkrasına göre de, Kaymakam İlçe mensuplarına takdirname de verebilir. hükmündedir. Yasa hükmünden anlaşılacağı üzere; illerde valiler, ilçelerde ise kaymakamlar tüm memurlara takdirname vermeye yetkili kılınmışlardır. Valiler ve kaymakamlar, atamaya yetkili oldukları veya sicil amiri oldukları memurlara takdirname vermekle sınırlı kılınmamışlardır. Valiler ilde, kaymakamlar ilçede bulunan atamaları kendilerine ait olan veya olmayan, sicil amiri oldukları veya olmadıkları tüm memurlara takdirname verebilirler. Özel kuruluş ve görev yasalarında da takdirname vermeye ilişkin hükümler bulunmaktadır. Devlet memurları Yasası na göre, takdirnameler sicile geçer. Takdirnamenin sicile geçmesi, onun sicil hükmünde olduğu sonucunu doğurmaz. Takdirname vermenin ölçütü olağanüstü gayret göstermek ve çalışma ile başarılı olmak tır. Ne var ki, uygulamada bu ölçütlere uyulabildiğini söylemek mümkün değildir. Nitekim çok başarılı, üretken ve olağanüstü gayretli memurlara takdirname vermek yerine, siyasi ve hissi mülahazalarla hiçbir özelliği olmayan memurlara takdirname verilebilmektedir. Devlet Memurları Yasası nda takdirnamenin, memurun statüsünde oynayacağı rol belirtilmemiştir. Ancak, madde gerekçesinde,... Takdirnamenin memurun yükselmesinde, tabiatıyle, rol oynayacağı belirtilmemiştir.

33 Takdirnamenin aynı durumda bulunan memurlar arasında tercih nedeni olacağı kuşkusuzdur. Ödül : Madde (Değişik : KHK 243/24 md.) Bağlı bulundukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları görülen Devlet memurlarına bağlı veya ilgili Bakanın uygun görmesi üzerine bir mali yıl içinde bir aylıkları tutarını, Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil memurlarla Maliye ve Gümrük Bakanlığında Gümrük işlerinde görevli memurlara iki aylıkları tutarını aşmamak üzere ödül verilebilir. Bunlardan uygun görülenlere ilgili Bakanın teklifi ve Başbakanın tasvibi ile bir aylıkları tutarında daha ödeme yapılabilir. Bu maddeye göre bir mali yıl içinde ödüllendirileceklerin sayısı, kurumun yılbaşındaki serbest kadro mevcudunun binde onundan, Maliye ve Gümrük Bakanlığına tahsis edilmiş serbest kadrolar ile Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ve Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolar için binde yirmisinden fazla olamaz. AÇIKLAMA Devlet memurları için öngörülen ödül sistemlerinden biri de para ödülü dür. 123 üncü madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, ödül, bağlı bulundukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışma sonucunda emsaline göre başarılı görev yaptıkları görülen Devlet memurlarına verilmektedir. Ödül, bağlı veya ilgili Bakanın uygun görmesi üzerine verilir. Ödülün miktarı, Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil memurlarla Gümrük memurlarına bir malî yıl içinde iki aylıkları tutarını, bunlar dışındaki memurlara verilecek ödül ise, bir aylık tutarını geçemez. Ancak, Emniyet mensupları ile Gümrük memurlarından uygun görülenlere ilgili Bakanın teklifi ve Başbakanın tasvibi ile bir aylık tutarında daha ödül verilebilir. Devlet Memurları Kanunu, bir malî yıl içinde ödüllendirilecek memur sayısını da belirlemiştir. Buna göre, bu sayı, kurumun yılbaşındaki serbest kadro mevcudunun en çok binde onudur. Maliye Bakanlığına tahsis edilmiş serbest kadrolar ile Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfı ve Emniyet Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolar için bu sayı en çok binde yirmi olarak tespit edilmiş bulunmaktadır. Konu ile ilgili birçok Sayıştay kararı mevcuttur. Konuya ışık tutması açısından bu kararlarından bazıları aşağıya alınmıştır. Sayıştay 7 nci Dairesi nin tarih ve 7233 sayılı Kararı nda, 657 sayılı Kanunun 123. maddesinde; Bağlı bulundukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları görülen Devlet memurlarına, bağlı veya ilgili bakanın uygun görmesi üzerine bir mali yıl içinde bir aylık tutarını aşmamak üzere ödül verilebilir. denilmektedir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, ödül verilebilmesi için ilgili veya bağlı bulunulan bakandan uygun görüş alınmalıdır. İçişleri Bakanı ndan uygun görüş alınmaksızın ödül verilebilmesi mümkün olmadığından sorumlularına müştereken ve müteselsilen ödettirilmesine karar verildi. denilmektedir. Ayrıca, Sayıştay 4 üncü Dairesi nin tarih ve sayılı Kararı nda; 657 sayılı Yasa ya tabi personele verilen ödüllere taban ve kıdem aylığı dahil edilmemesi gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve Sayıştay kararları gereğince ve prosedürüne uyulmak koşuluyla memurlara parasal ödül verilebilir. Ayrıca, DMK nın 123 üncü maddesinde yer almamakla birlikte, özel kanunlarla memurlara ödenmesi öngörülen ödüllerin ödenmesine devam edilecektir. Bu kapsamda 5393 sayılı Belediye Kanunu nun 49 uncu maddesinin son fıkrası; Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek

34 üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir. hükmünü taşımaktadır. Bu fıkra hükmü uyarınca, sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak üzere, belediyelerde çalışan diğer memurlara, başarı durumlarına göre yılda iki defa ikramiye verilmesine imkân sağlayan bir hüküm getirilerek belediyelerde nitelikli personel çalıştırılmasının özendirilebileceği düşünülmüştür. Buna göre; sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç belediye memurlarına, başarı durumlarına göre toplam memur sayısının yüzde onunu ve Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının (20.000) gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmemek üzere, hastalık ve yıllık izinleri dâhil olmak üzere, çalıştıkları sürelerle orantılı olarak encümen kararıyla yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilir. Büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde bu rakam olarak uygulanır. Bu kapsamda belediyelerde çalışan memurlara ikramiye ödenebilmesi için bazı koşulların öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Buna göre; 1. İkramiye ödenecek personelin sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar dışında kalan memurlardan olması gerekir. 2. İkramiye ödemesi, memurların başarı durumuna göre yapılacaktır. Bu düzenlemenin amacı; başarılı memurları teşvik etmek ve ödüllendirmek olduğundan, bu ikramiye sadece başarılı memurlara verilebilecektir. Başka bir deyişle, bu ikramiyeden amaç, 657 sayılı Yasa'nın 123 üncü maddesi dışında belediye memurlarının ayrıca ödüllendirilmesidir. Burada hemen aklımıza bu ikramiyenin hangi memurlara hangi kriterlerle verileceği sorusu gelebilir. Hiç kuşkusuz çalışkan, başarılı ve liyakatli memurlara verilecektir. Ancak, memurların başarısı nasıl tespit edilecek, başarının kriteri ne olacaktır? Tabii ki sicil ile olacaktır. Memurların sicil notları kıyaslanacak, daha yüksek sicil almış olanlar daha başarılı olarak ikramiyeden yararlanacaklardır. Buna göre memurların başarı durumu, bir önceki yıl çalışmalarına göre değerlendirilmiş olacaktır. İçinde bulunan yıldaki başarı durumuna göre belediye memurlarına ikramiye verilemeyecektir. 3. İkramiye ödenecek memur sayısı, belediyede çalışan toplam memur sayısının %10'unu geçemeyecektir. Burada amaç, başarılı memurların teşviki olduğu için, düzenleme %10 oranı ile sınırlanmıştır. İkramiye, belediyede çalışan toplam memur sayısının %10 una kadar olan başarılı memurlara verilecektir. Başarılı memurların tespitinde, %10'un hesabında, "Çalışan toplam memur sayısı" ifadesi yer aldığı için belediyedeki toplam kadro sayısının değil, çalışan toplam memur sayısının esas alınması gerekmektedir. Bir örnek verecek olursak; toplam 100 memur kadrosu bulunan bir belediyenin dolu memur kadrosu 70 ise, %10 hesabında; 100 değil, 70 esas alınacak ve başarılı 7 memura ikramiye verilebilecektir. 4. Ödenecek ikramiyenin miktarı; Devlet memurlarına uygulanan aylık katsayının gösterge rakamı, büyükşehir belediyelerinde ise gösterge rakamı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçemeyecektir. Buna göre; mali yılının ikinci yarısı için büyükşehir belediyelerinde x 0,05592 = 1.484,58 YTL'yi, mali yılının birinci yarısı için diğer belediyelerde x 0,05592 = 989,72 YTL'yi, geçemeyecektir. Bu kapsamda verilebilecek ödül, 2008 mali yılının ikinci yarısı için Bakanlar Kurulunca belirlenen yeni aylık katsayı oranında artırılacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; bu miktarların üst sınırlar olduğu, belediyelerin isterlerse kendi bütçe imkanlarına göre, bu miktarların altında bir miktar da belirleyerek ikramiye verebileceğidir. Örneğin büyükşehir belediyesi dışındaki bir belediye, isterse 2008 yılının birinci

35 yarısında, başarılı memurlarına 989,72 YTL yerine 800 YTL gibi bir rakamı ikramiye olarak verebilecektir. 5. Ödenecek ikramiye çalışılan sürelerle orantılı olarak hesaplanacaktır. Belediyelerde çalışan memurlara ödenecek ikramiye, memurun yıl içinde çalıştığı süre ile orantı kurularak hesaplanacaktır. Memurun çalıştığı bu süreye hastalık ve yıllık izinleri dahil edilecektir. Memurun hastalık ve yıllık izinleri dışında çalışmadığı süreler varsa, bu sürenin hesabında dikkate alınmayacaktır. Örneğin, bir önceki yıl başından itibaren altı ay aylıksız izin kullanmış olan başarılı bir memura iki ikramiye ödemesi yapılamayacaktır. Bu memura ancak bir ikramiye (en fazla x = 989,72.- YTL) ödenebilecektir. Çünkü, ikramiye çalışılan sürelerle orantılı olarak hesaplanmak zorundadır. 6. İkramiye ödenmesi belediye encümeni kararı ile yapılacaktır. 7. Belediye memurlarına yılda en fazla iki kez ikramiye ödenebilecektir. Yargı Kararları * 657/123 e göre verilen ödül, başarılı görev yapmanın karşılığı olduğundan ve bu da 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 29/1 maddesinde belirtilen faydalı olan iş ve faaliyetlerin teşvikine yönelik bulunduğundan, gelir vergisinden istisna edilmesi gerekir. Bu nedenle kesilen gelir vergisinin ilgilisine iadesinin uygun olacağına karar verildi. (Sayıştay 1. D tarih ve sayılı Kararı) * 657 sayılı Kanuna tabi personele verilen ödüllere taban ve kıdem aylığı dahil edilemez. Hesap işleri müdürü... ile gelir müdürü...; Belediye gelirlerini arttırmada ve toplamada gösterdikleri gayretli çalışma ve üstün başarılarından dolayı 657 sayılı D.M.K.nun (değişik KHK 243/24 md) 123 ncü maddesi uyarınca birer aylıkla ödüllendirilmiş, ancak ödeme sırasında taban ve kıdem aylığı ödül kapsamına dahil edildiği tespit edilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun (Değişik KHK 243/24 md) ödül başlıkla 123 ncü maddesinde; Bağlı bulundukları kurumlarda olağanüstü gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı görev yaptıkları görülen devlet memurlarına bağlı veya ilgili bakanın uygun görmesi üzerine bir mali yıl içinde bir aylık tutarını,... aşmamak üzere ödül verilebilir.... denilmektedir. Bu hüküm karşısında, ödülün miktarının bir aylık tutar olduğu anlaşılmaktadır. Aynı Kanunun (Değişik /56 md.) Memurlara ödenecek aylık tutarlar başlıklı 155 nci maddesinde; Bu Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan sınıflara ait gösterge tablosundaki rakamların, genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktar, sınıfların derece ve kademelerindeki memurların aylık tutarlarını gösterir. denilmekte ve yine aynı Kanunun (değişik /1 md.) 43 üncü maddesinde ise göstergelerin aylık ve ek göstergelerden oluştuğu belirtilmiş bulunmaktadır. Bu hükümler karşısında aylık kavramının gösterge (ek gösterge dahil) rakamlarının genel bütçe kanununda o yıl için tesbit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarı ifade ettiği açıktır. Savunmada, fazla ödemelerin tahsil olunacağı ifade edilmekte ise de, tahsilata ilişkin bilgi ve belge ibraz olunmadığından, hesap işleri müdürü... ile gelir müdürü... ye birer

36 aylık ödül hesaplanmasına, taban ve kıdem aylığın dahil edilmesi sonucu mevzuata aykırı olarak harcanan,...- Liranın tazminine, (Sayıştay 4. Daire, tarih ve tutanak sayılı Kararı) Disiplin amiri ve disiplin cezaları: * * * BÖLÜM : 7 Disiplin Madde (Değişik birinci fıkra : 29/11/ KHK 243/25 md.) Disiplin amirleri; kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tesbit edilecek amirlerdir. (Değişik : /30 md.) Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir. Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller: Madde (Değişik : /31 md.) Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: A - Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak. B - Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak, b) Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek, c) Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, e) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,

37 f) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek, g) İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak, h) İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak, ı) Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak, j) Verilen emirlere itiraz etmek, k) Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak, l) Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak. m) (Ek : 17/9/ /1 md.) Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek. C - Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak, b) Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, c) Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak, d) Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak, e) Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek, f) Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, g) İkamet ettiği ilin hudutlarını izinsiz terketmek, h) Toplu müracaat veya şikayet etmek, ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, j) Yasaklanmış her türlü yayını görev mahallinde bulundurmak. D - Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek, b) Özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek, c) Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak, d) Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak, e) Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak, f) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, g) (Mülga : 17/9/ /33 md.) h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak, ı) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak, j) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,

38 k) Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak, l) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, m) Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek, n) Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak, o) Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak. E - Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: a) İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak, b) Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek, c) Siyasi partiye girmek, d) Özürsüz olarak (...) (1) bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, e) Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak, f) Amirine ve maiyetindekilere fiilî tecavüzde bulunmak, g) Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak, h) Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak, ı) Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek, j) Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak, k) 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek. Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir. Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir. Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4'ü - 1/2 si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır. (1) Bu aradaki kesintisiz 10 gün veya ibaresi tarih ve K.H.K.- 243/26. md. ile metinden çıkarılmıştır.

39 Yukarıda yazılı disiplin kovuşturmasının yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ayrıca ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez. Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar: Madde (Değişik birinci fıkra : KHK 243/27 md.) Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra,atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. (Değişik fıkralar : /32 md): Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır. Zamanaşımı: Madde (Değişik : /33 md.) Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama,aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, b) Memurluktan çıkarma cezasında altı ay içinde disiplin kovuşturmasına, Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Karar süresi: Madde (Değişik : /34 md.) Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde soruşturma dosyası, kararını bildirmek üzere yetkili disiplin kuruluna 15 gün içinde tevdi edilir. Disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir. Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır. Yüksek disiplin kurullarının karar usulü, memurun hakkı: Madde (Değişik : /35 md.) Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Savunma hakkı: Madde Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmıyan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi:

40 Madde Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahküm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz. (Ek : /1 md.) 160 sayılı Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinde sayılan kuruluşlarda çalışan personel hakkında; görevden doğan veya görevi sırasında işledikleri suçlarla kişisel suçları sebebiyle Cumhuriyet savcıları veya askeri savcılar veya sorgu hakimlikleri veya Memurin Muhakematı hakkında Kanun uyarınca yetkili kurullarca yapılan soruşturma sonunda düzenlenen takipsizlik, meni muhakeme, iddianame, talepname veya lüzumu muhakeme karar suretleri ile ilgili mahkemelerce verilen kesinleşmiş karar suretleri bu personelin bağlı olduğu bakanlık veya kurum veya kuruluşa gönderilir. Uygulama: Madde (Değişik : /36 md.) Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları sıralı sicil amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesini durdurma cezası verilenler, valilik, büyükelçilik, müsteşar, müsteşar yardımcılığı, genel müdürlük, genel müdür yardımcılığı ve daire başkanlığı görevlerine atanamazlar. Atamaları Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılanlar hakkında da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. Disiplin cezalarının bir süre sonra sicilden silinmesi: Madde (Değişik : /37 md.) Disiplin cezaları memurun siciline işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının sicil dosyasından silinmesini isteyebilir. Memurun, yukarıda yazılan süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar sicil dosyasına işlenir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının sicilden silinmesinde disiplin kurulunun mütalaası alındıktan sonra yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. Disiplin kurulları ve disiplin amirleri: Madde (Değişik : /2 md.) Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur. (Değişik : /38 md.) Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. İtiraz: Madde (Değişik : /39 md.) Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, varsa bir üst disiplin amirine yoksa disiplin kurullarına yapılabilir. Aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.

41 İtiraz süresi ve yapılacak işlem: Madde (Değişik : /40 md.) Disiplin amirleri ve disiplin kurulları tarafından verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz halinde, itiraz mercileri kararı gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabul edebilecekleri gibi cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. İtiraz edilmeyen kararlar ile itiraz üzerine verilen kararlar kesin olup, bu kararlar aleyhine idari yargı yoluna başvurulamaz. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin,kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadırlar. Kaldırılan cezalar sicilden silinir. DİSİPLİNLE İLGİLİ NCI MADDELERİN AÇIKLAMASI Toplumsal yaşamın temelini, düzenli işlemesini ve sürekliliğini sağlayan en önemli unsurlardan biri disiplindir. Kamu hizmetlerinin hızlı, verimli ve kamu yararını sağlayacak biçimde yapılması için, örgütlenme ve çalışma düzenine yönelik kuralların belirlenmiş olması gerekir. Bu hizmetler asli olarak memurlar eliyle yapıldığından, belirlenen bu kurallar, memurların uymaları gereken kurallar olarak karşımıza çıkmaktadır. Disiplin kurallarına uymayanlara, diğer bir deyişle disiplin suçu işleyen memurlara yasalarda öngörülen disiplin cezaları verilir. Çünkü, devlet memurlarının hakları yanında yükümlülükleri ve yasaklılık halleri vardır. İşte disiplin; çalışma düzeninin sağlanıp sürdürülmesi, devletin onur ve saygınlığının korunması bakımından kamu hizmetlerinde etkinliği, sürati ve verimi sağlayan bir araçtır. I. DİSİPLİNLE İLGİLİ MEVZUAT Devlet memurları ile ilgili disiplin hükümleri esas itibariyle 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 124 ilâ 136 ncı maddelerinde yer almıştır. Ancak, kamu kesimindeki bazı mesleklerin (subaylık, polislik gibi) kendine has özellikleri olduğundan, bu mesleklerin mensupları için özel yasalarında değişik cezalar öngörülmüştür. Bunu gözönünde tutan Devlet Memurları Yasası, Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümlerini ve disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerini saklı tutmuştur. (657 sayılı Yasa, md.125 ve 126). Anayasa da da disiplinle ilgili kurallar yer almıştır (T.C. Any., md.129). Buna göre, disiplin cezası verilebilmesi için mutlaka ilgiliye savunma hakkı tanınması gereklidir. Yargı denetimi konusunda ise Anayasa, uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili disiplin suçları hariç, diğer suçların yargı denetimi dışında bırakılamayacağını kurala bağlamıştır. 657 sayılı Yasa nın 134 üncü maddesine dayanılarak çıkarılan tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik 657 sayılı Yasa nın değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanmak üzere hazırlanmıştır. Görüldüğü gibi, disiplinle ilgili kurallar, başta Anayasa olmak üzere Devlet Memurları Yasası ve bu yasaya dayanılarak çıkarılan yönetmelik ve özel yasalarda yer almıştır. II. DEVLET MEMURLARI YASASI NA GÖRE DİSİPLİN Disiplini, Devlet memurlarının, yurt içinde veya dışında kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin emrettiği ödevleri yerine

42 getirmesi, uyulmasını zorunlu kıldığı hususlara uyulması, yasakladığı işleri yapmaması şeklinde tanımlamak mümkündür. Aksi davranış disiplinsizlik halinin doğmasına neden olur ki, bu takdirde disiplin suçlarından birisi işlenmiş demektir. Devlet memurlarına disiplinsizlik halinde durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre yasada gösterilen disiplin cezalarından birisi verilir. Disiplin hükümlerinin kimlere uygulanacağı ve kapsamı Devlet Memurları Yasası nın 1 inci maddesiyle tespit edilmiştir. Bu Yasa nın; Genel ve Katma Bütçeli kurumlar, il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya beden terbiyesi bölge müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir. Kendi özel yasaları hükümlerine tabi olacaklar aynı maddenin son fıkrasında sayılmıştır (Üniversite öğretim üyeleri, hakim ve savcılar, subay ve astsubaylar gibi). Devlet Memurları Yasası nın 4 üncü maddesinin (A) bendinde; Memur : Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerinde genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler şeklinde tanımlanmıştır. O halde, disiplin cezalarının Devlet Memurları Yasası kapsamına dahil memurlar hakkında uygulanacağı tabiidir. Burada disiplin cezalarına geçmeden önce disiplin suçu kavramına da değinmekte yarar görülmektedir. III. DİSİPLİN SUÇLARI Disiplin suçları kavramı mevzuatla açık bir tanıma kavuşturulmamıştır. Disiplin suçu teşkil eden eylemlerin niteliğini, cezalardan hareket ederek anlamak mümkündür. Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 124 üncü maddesinde disiplin cezaları, Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre verilecek cezalar olarak tanımlanmıştır. Demek ki, bu hükme göre memurun; - Mevzuatın emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmemesi, - Uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmaması, - Yasakladığı işleri yapması, hallerinde disiplin suçu işlemiş olur ki, bu da kendisine 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarının verilmesini gerektirir. Devlet Memurları Yasası nda, geçmiş çalışmaları olumlu, iyi veya pekiyi derece sicil almış memurların, daha sonraki disiplin aykırılıkları için verilecek disiplin cezalarında bir derece hafif olanının uygulanabileceği konusunda yönetime bir serbesti de tanınmıştır. IV. DİSİPLİN CEZALARI A. DİSİPLİN CEZASI KAVRAMI Disiplin cezaları, kamu düzenini devam ettirmek, onun verimli, süratli ve yararlı bir biçimde çalışmasını sağlamak için kamu personeli hakkında uygulanacak idari ceza yaptırımlarıdır. Disiplin cezalarına geçmeden önce idari cezayı kısaca açıklamakta yarar vardır. İdari ceza, idare edilenleri idare alanındaki hukuka uygun davranmaya, idari borç ve ödevleri yerine getirmeye ve yasaklara uymaya zorlayan cezalar olup, geleceğe yönelik etki yaparlar. Prof. T. Bekir BALTA bu tür

43 cezaları kurumsal ve kamusal olarak ikiye ayırmaktadır. Kurumsal olanlar kamu görevlilerine uygulanan cezaları, kamusal olanlar ise, meslek kurumlarının mensuplarına uygulanan cezaları kapsar. İdarenin en belirgin özelliği müeyyide uygulayabilmesi olduğuna göre, gerek kurumsal gerek kamusal cezalar idare açısından büyük ağırlık taşırlar. Bu cezaların en büyük özelliği de önceden yayımlanmış bir hukuk kuralına uygun olmalarıdır. Disiplin cezaları kurumsal cezalardandır. Prof. S. Sami ONAR disiplin cezalarını Memurun mesleki hayat ve vazifesinde görülen yolsuzluklara karşı kendisine tatbik edilen bir kısım zecri müeyyideler olarak tanımlamaktadır. Bu cezalar hizmet ve memur statüsüne, yani objektif hukuk kaideleri ile tespit edilen hareket kaidelerine muhalefet edilmesi ve bunların ihlali karşısında tatbik edilen terhibi (çok korkutucu) ve tenkili (uzaklaştırıcı), zecri müeyyidelerden ibaret olmaları bakımından ceza kanunlarının koyduğu cezalara benzerler. 2 Prof. GÖZÜBÜYÜK ise disiplin cezalarının Memurların birlikte bulunmasının ve düzenli olarak çalışmalarının sağlanabilmesi için uygulanan yaptırımlardan biri olduğunu ve bir kurumda çalışan memurların, kurumun düzenini bozucu davranışlarına karşı verilen cezalar olduğunu belirtmektedir. 3 Yukarıdaki tanımların disiplin cezalarını tam anlamıyla ifade edip etmediği tartışılabilir. Çünkü her iki tanım disiplin cezalarını kurum ve meslek çerçevesinde mütalaa etmektedir. Oysa disiplin suçu teşkil eden eylemlerden bir kısmının kurum ve görevle doğrudan ilgisi yoktur. Memurun tüm yaşantısı, kurum ve görev dışındaki bazı davranışları da çok zaman suç kapsamındadır. Türk Hukuk Lügatı nda disiplin cezaları, Amme hizmetlerinin layık olduğu önem ve doğrulukta görülmesi için memurlar üzerinde ıslah, ikaz, bazen de tasfiye maksadıyla konan belirli tedbir ve kaidelerdir. biçiminde tanımlanmıştır. Yukarıda verilen tanım ve açıklamaları da göz önüne alarak disiplin cezalarını şöyle tanımlayabiliriz: Disiplin cezaları: Kamu hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesini sağlamak, teşkilat düzenini devam ettirmek, devletin onur, saygınlık ve güvenirliliğini korumak amacıyla, kanunla belirlenmiş memuriyet statüsü dışındaki yasak fiil ve davranışlarda bulunan personel hakkında uygulanan idari ceza tedbirleridir. B. DİSİPLİN CEZALARININ NİTELİĞİ Disiplin cezalarının niteliğini daha iyi anlayabilmemiz için genel ceza kavramı ile bir karşılaştırma yapmak gerekir. Bilindiği gibi, ceza hukuku ile bir kişinin toplum düzenine karşı işlediği fiilleri, disiplin cezaları ile kurum düzenini bozucu fiiller yaptırıma tabi kılınmıştır. Bir fiil hem toplum düzenini hem de kurum düzenini bozucu suçlar doğurmuşsa her iki noktadan cezalandırılabilir. Disiplin Hukukundaki fiiller ile ceza hukuku kapsamına giren fiiller ve sonuçları arasındaki ilişkileri kısaca şöyle özetleyebiliriz: 1. Ceza Yasası ile konulan cezalar (ölüm cezası, ağır hapis, hapis vs.) kamu düzeninin (toplum düzeninin) korunmasına yöneliktir. Disiplin cezalarının esas amacı ise memurların düzenli çalışmalarını sağlamaktır. 2. Ceza yasaları ile getirilen cezalar toplum düzenine karşı işlenen fiillere uygulanacak yaptırımlar oldukları için ağırdırlar. Kişinin temel hak ve özgürlüğüne derece derece kısıtlamalar getirir. Oysa, disiplin cezaları memurun yalnız mesleki yaşamı ve mesleki hakları ile ilgili sonuç doğururlar. 2 Onar, S.Sami, İdare Hukukunun Umumi Esasları, 3. Baskı, Hak Kitabevi, Cilt: 2, İstanbul 1966, s A. Şeref Gözübüyük, a.g.e., s.201

44 3. Ceza yasaları ile konulan cezalar memur olsun olmasın herkese uygulanır. Disiplin cezaları ise yalnız memurlara ve kamu görevi yapanlara uygulanır. 4. Bir fiil hem ceza hukuku hem disiplin yönünden kovuşturulabilir. Böyle bir durumda ceza hukuku genel esaslarına göre bir kişiye aynı fiilden iki ayrı ceza verilmez kuralı uygulanmaz. Zira bu kovuşturmaların hem amacı, hem sahası, hem de sonuçları farklıdır. 5. Genel olarak ceza kovuşturmasının sonucu, disiplin kovuşturması yapılıp ceza verilmesini etkilemez. Ancak, ceza kovuşturması sonunda adli mercilerce, disiplin suçu teşkil ettiği ileri sürülen fiilin yokluğuna veya failin bu fiilî işlemediğine karar verilmiş ise bu çeşit kararlar disiplin mercilerini bağlar. Disiplin cezasının mesnedini teşkil eden suçun varit olmadığının mahkeme kararı ile saptanması halinde disiplin cezası uygulanamaz (Dava Daireleri Kurulu tarih ve 735/677 sayılı karar). 6. Cezayı hakim, disiplin cezasını ceza vermeye yetkili amir ve kurullar tespit eder. Başka bir ifadeyle, cezalar adli kararlardır. Disiplin cezaları ise idari yargı kararı değil, idari bir işlem niteliğindedir. Bu sebeple idari yargıya başvurma temyiz davası şeklinde değil, iptal davası olarak açılır. (Danıştay Dava Daireleri Kurulu /253 sayılı karar) 7. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi disiplin suç ve cezaları için de geçerlidir. Yukarıda özetlemeye çalıştığımız bu farklılıklardan da anlaşılacağı üzere disiplin cezaları, ceza hukukundaki anlamı ile birer ceza ve cezaları doğuran tasarruflar da yargısal tasarruf değildir. Daha önce de belirttiğimiz gibi, disiplin cezaları kamu hizmetinin düzgün yürümesini sağlamak için memura uygulanan ve esasen hiyerarşi kudretine dayanılarak alınmış idari önlemlerdir. 4 C. DİSİPLİN CEZALARININ ÖZELLİKLERİ Disiplin cezalarının belli başlı özellikleri şöyle sıralanabilir: 1. Disiplin cezaları memurun özgürlüğüne ilişkin değildir. 2. Hizmetten ayrılmış olanlara uygulanmaz. Ancak uygulanmaması disiplin mercilerince karar verilemeyeceği anlamına gelmez. 3. Disiplin cezaları verildikten sonra, ceza vermeye yetkili olanlarca geri alınmaz. 4. Disiplin cezasının çeşidinin tespitinde, fiilin ağırlık derecesine ve durumun niteliğine göre bir derece aşağısını vermede yetkili merciin takdir hakkı vardır. 5. Disiplin cezaları sebebe dayanan, sebebi belli olan idari tasarruflardandır. 6. Disiplin cezaları idari yargı kararı değil, idari bir işlemdir. 7. Disiplin cezalarında erteleme söz konusu değildir. 8. Disiplin cezaları yalnızca kamu görevlilerine uygulanır. 9. Disiplin cezaları aksine özel bir hüküm yok ise, genel af kanunları ile ortadan kalkmaz. 10. Disiplin cezasının sonuçları memurun haklarının geri verilmesi yoluyla giderilemez. Ancak kanunda yazılı sebeplerle ve süreler sonunda sicilden silinebilir. 11. Disiplin suçlarında tekerrür ceza tayininde etkilidir. D. DİSİPLİN CEZALARI İLE CEZA YASALARININ BELİRLEDİĞİ CEZALAR ARASINDAKİ BAĞLANTI Ceza yasalarının belirlediği cezalar ile disiplin cezası arasındaki farklara rağmen, suçla disiplin cezasını gerektiren fiil arasında bir bağlantı vardır. Bu bağlantı suç teşkil eden fiilin, failin mensup olduğu grup bakımından disiplin cezasını da gerektirmesi durumunda ortaya çıkar. Bu gibi durumlarda üzerinde durulması gereken hususlardan biri de, ceza kovuşturması ile disiplin soruşturması arasındaki ilişkilerdir. 4 Dündar, Erol, Milli Eğitim Teşkilatı Mensuplarına İlişkin Disiplin Cezaları ve Yargı Denetimi, Danıştay Dergisi, sayı 68-69, 1988

45 Bağlantıdan dolayı ortaya çıkan sorunları ve çözümlerini şöylece sıralayabiliriz: 5 1. Adli (Ceza) kovuşturmaya başlanması durumunda, disiplin kovuşturmasının durdurulmasının gerekip gerekmediği sorunu Mevzuatımızda disiplin cezasını gerektiren bir suçtan dolayı adli kovuşturmaya başlanmışsa, disiplin kovuşturmasının durdurulması ve adli kovuşturmanın sonucunun beklenmesi zorunlu değildir. Nitekim, 657 sayılı Yasa nın 131 inci maddesinde; Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun, Ceza Kanunu na göre mahkum olması veya olmaması halleri ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz. hükmü yer almaktadır. Bu bakımdan iki kovuşturma, prensip olarak, birbirinden bağımsızdır. Şu halde, idarece memur hakkında bir disiplin cezasına karar verilmemesi, adliyenin harekete geçmesine ve memur hakkında ceza verilmesine engel olmayacağı gibi, memurun beraat etmesi onun hakkında bir disiplin cezası uygulanmasına engel olmaz. Bununla birlikte aynı Yasa nın 140 ıncı maddesinde : Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler. hükmü yer almıştır. Görülüyor ki, bu madde ceza kovuşturması ile disiplin cezası arasında bir ilişki kurmaktadır. Ancak belirtelim ki, disiplin cezası uygulaması istenen memur hakkında isnad edilen suçu işleyip işlemediğinde tereddüt ediliyorsa, bu durumda en iyi uygulama davanın sonucunun beklenilmesidir. 2. Genel affın disiplin kovuşturmasına etkisi Genel af yasaları, mahkemelerce verilmiş bulunan mahkumiyet kararlarını ortadan kaldırmakta, işlenmiş olan eylemin işlenmediği sonucunu doğurmazlar. Genel afla suçun veya cezanın düşmesi, disiplin cezasının verilmesine engel değildir. Ancak, 657 sayılı Yasa nın 143/c maddesinde: c) Hükümden evvel haklarındaki kovuşturma genel af ile kaldırılanlar, Bu kararların kesinleşmesi üzerine haklarındaki görevden uzaklaştırma tedbiri kaldırılır. Buradan anlaşılıyor ki, genel af ancak hükümden önce bir etki yapabilmekte, fakat kesin hükümden sonraki genel affın artık disiplin cezalarına herhangi bir etkisi olmamaktadır. 3. Ceza soruşturmasının zamanaşımı ile düşmesinin disiplin kovuşturmasına etkisi Ceza soruşturmasının zamanaşımı ile düşmesinin disiplin kovuşturmasına hiçbir etkisi yoktur. Eylem disiplin cezasını gerektirir nitelikte ise ceza verilebilir. Ancak, mahkumiyet şartını gerçekleşmesine dayanılarak ceza verilemeyeceği doğaldır. 4. Beraat, mahkumiyet, tecil, düşme ilamlarının disiplin cezalarına etkisi Ceza mahkemesi vermiş olduğu kararla, aynı zamanda disiplin suçu sayılan fiilin belli bir kişi tarafından işlenmiş olup olmadığına karar verir. Suçluluk belirlenmiş ise, bu karar disiplin kurulunu bağlar. Disiplin kurulu artık fiilin o kişi tarafından işlenmemiş olmasına karar veremez. Mahkumiyet kararı ile suç belirlenmiş olduğundan, kurul da buna göre kararını verecektir. 5 Kemalettin Alikaşifoğlu,Gerekçeli Açıklamalı İçtihadlı Devlet Memurları Kanunu, İkinci Bası, Ankara 1979, s

46 Beraat kararında ise durum değişik sonuçlar yaratabilir. Şöyle ki: Bir memur (sanık) hakkında iddia edilen suçun işlenmemiş olduğu gerekçesiyle Ceza Mahkemesince beraat kararı verilmiş ise, bu karar bağlayıcı olur ve disiplin kurulları bu suçu memurun işlediğini kabul ederek disiplin cezası veremez. Ancak, Danıştay içtihatlarına göre, delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verilmesi durumunda, böyle bir beraat kararının disiplin cezası verilmesi konusunda mutlak bir bağlayıcılığı bulunmadığı ve disiplin soruşturmasında toplanan kanıtlara göre disiplin cezası verilebileceği yönündedir. 6 Son olarak mahkeme, ilişkiyi suç saymıyor, örneğin bir memur aleyhine rüşvetten dava açılıyor. Olayı mahkeme bir alacak, borç ilişkisi kabul ederek beraat kararı veriyor, fakat bilindiği gibi iş sahiplerinden borç alınması disiplin cezasını gerektirir bir davranıştır. O halde böyle davada beraat eden bir memur, mutlaka disiplin cezası alacaktır. Disiplin kurullarının, iş sahiplerinden borç para, hediye almak gibi nedenlerle memurlara uyguladığı pek çok disiplin cezası vardır. Mahkumiyet, beraat kararları yanında şikayete bağlı suçlarda şikayetin bulunmaması veya geri alınmasında kamu davası düşmektedir. Bu durumda disiplin cezası uygulaması ne olacaktır? Tabidir ki, Disiplin Kurulları mahkeme kararına bağlı kalmadan sonuca varacaktır. Tecil ve para cezalarının da, mahkumiyet kararı gibi disiplin cezalarına etki yapmaktadır. Ancak, sicillerin temiz olması daha alt derecede bir disiplin cezası almaları sonucu yaratabilir. E. DİSİPLİN CEZALARININ ÇEŞİTLERİ İLE CEZA UYGULANACAK FİİL VE HALLER Devlet memurlarına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller 657 sayılı Yasa nın 125 inci maddesinde sayılmıştır. Buna göre; Devlet memurlarına, durumun niteliğine ve ağırlığına göre aşağıdaki disiplin cezaları verilecektir. 1. Disiplin Cezalarının Çeşitleri a) Uyarma 657 sayılı Yasa nın 125/A maddesine göre; uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezası, disiplin amirleri (belediyelerde belediye başkanları) tarafından uygulanır. Disiplin amiri tarafından verilen uyarma cezasına karşı bir üst disiplin amirine, yoksa disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Uyarma cezası, belediyelerde en üst disiplin amiri durumunda olan belediye başkanı tarafından verilmiş ise, itirazın doğruca Disiplin Kuruluna yapılması gerekir. Uyarma cezası için idari yargıya başvurma yolu söz konusu değildir. Çünkü 1982 tarihli T.C. Anayasası nın 129 uncu ve 657 sayılı Yasa nın 135 inci maddesi uyarınca uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yoluna başvurulamaz. Burada sadece, Danıştay ın 1982 yılından önceki uygulamada görüşünü yansıttığı için şu kararına yer veriyoruz. Danıştay Kararı * İki kez uyarma cezası ile cezalandırılan davacıya, uyarmayı gerektiren üçüncü eyleminden ötürü bir derece ağır kınama cezasının verilmesi gerekirken; bu tarihte üçüncü kez uyarma cezası verilip bu üç uyarma cezasının sonra birleştirilmesi suretiyle kınama cezası verilmesinde isabet bulunmadığı. (Danıştay 5. D ; E.1970/3706, K.1971/6914) b) Kınama 6... Bir kamu görevlisinin üzerine atılı disiplin suçu aynı zamanda Ceza Yasasına göre de suç niteliğinde ise ve ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediğinin saptandığı gerekçesiyle ilgili beraat etmişse, bu beraat kararının disiplin hukuku yönünden de bağlayıcılığı olacağı açıktır... Ceza davası sonucu davacı hakkında verilen beraat kararının delil yetersizliğine dayandırılması karşısında, anılan beraat kararı disiplin hukuku yönünden bağlayıcı bulunmamaktadır. Dava konusu olayın disiplin hukuku açısından soruşturma dosyasında mevcut bilgilere göre değerlendirilmesi gerekmektedir... (D. 10. D gün ve E.1987/1637, K.1989/1877 sayılı Kararı)

47 657 sayılı Yasa nın 125/B maddesine uyarınca; kınama, memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Disiplin amirlerince verilen kınama cezasına karşı itiraz, varsa bir üst disiplin amirine, yoksa Disiplin Kuruluna yapılabilir. Kınama cezası, belediyelerde en üst disiplin amiri durumunda olan belediye başkanı tarafından verilmiş ise, itirazın doğruca Disiplin Kuruluna yapılması gerekir. Bu arada konu ile ilgili bazı Danıştay kararlarından söz etmek yerinde olacaktır. * Kesin olmayan iddialara dayanılarak kınama cezası verilemeyeceği. (Danıştay 5.D ; E.1971/11320, K.1972/3839) * Suçun işlendiği ileri sürülen pazar günü görevli bulunmadığı anlaşılan davacıya, böyle bir günde görev yapmadığı ileri sürülerek kınama cezası verilemeyeceği. (Danıştay 5.D ; E.1974/8242, K.1977/4295) Yukarıdaki iki karar, Danıştay ın görüşünü yansıtması bakımından söz konusu edilmiştir. Çünkü, daha önce belirttiğimiz gibi, 1982 Anayasası nın 129 uncu maddesiyle, uyarma ve kınama cezalarına karşı yargı yolu kapalı tutulmuştur. 657 sayılı Yasa nın 2670 sayılı Yasa ile değişik 135 inci maddesi uyarınca da, uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, ancak varsa bir üst disiplin amirine yoksa Disiplin Kurullarına yapılabilir. Anlaşılacağı üzere, uyarma ve kınama cezalarına karşı idari yargıya başvurmak, Anayasa nın 129 ve 657 sayılı Yasa nın 135 inci maddeleri uyarınca mümkün değildir. İlk bakışta, bu husus kanunların Anayasa ya uygunluğu açısından tutarlı gibi gözükmektedir. Oysa, konuya uyarma ve kınama cezalarının da idari bir işlem olduğu açısından bakılacak olursa, durum değişmektedir. Çünkü, Anayasa nın Yargı Yolu başlığını taşıyan 125 inci maddesinde aynen, İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır... hükmü mevcuttur. Bu açıdan bakıldığında, konu Anayasa nın bu iki maddesi arasındaki çelişkiyi açıkça ortaya koymaktadır. Bu itibarla, konunun Anayasamızda ifadesini bulan temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet ilkelerinin gereklerine uygun olarak yeniden ele alınıp, uyarma ve kınama cezaları için de yargı yolunun açılması yerinde olacaktır. c) Aylıktan Kesme 657 sayılı Yasa nın 125/C maddesine göre; Aylıktan kesme, memurun brüt aylığından 1/30 ilâ 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan kesme cezası uygulanan memur aylığından yapılan kesinti nereye yatırılır? 657 sayılı Yasa nın 125/C maddesine göre; aylıktan kesme cezası uygulanan memur aylığından yapılan kesinti, T.C. Emekli Sandığı na yatırılır. Çünkü, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu nun 14 üncü maddesinin (g) bendine göre, İştirakçilerin aylık veya ücretlerinden kurumlarınca kesilen inzibati para cezaları Sandığın gelirleri arasında sayılmaktadır. Yargı Kararları * Görev sırasında amirine bağırıp çağırmak hürmetsizliktir. (Danıştay 5.D ; E.1965/4205, K.1968/156) * Aylıktan kesinti yapılabilmesinin, ancak mevzuatın açıkca düzenlediği hallerde mümkün olacağı. (Danıştay 5. D ; E.1977/83, K.1977/4322) * Bir memurun idareye verdiği zarardan dolayı hakkında yargı kararı bulunmadan aylığından herhangi bir kesinti yapılamayacağı. (Danıştay 5.D ; E.1975/9257, K.1979/1132) * Aynı İle bağlı ilçeye gidilmesinin, il sınırlarının terk edilmesi anlamına gelmeyeceği.

48 (Danıştay 5. D ; E.1991/1695, K.1992/322) d) Kademe İlerlemesinin Durdurulması 657 sayılı Yasa nın 125/D maddesine göre; Kademe ilerlemesinin durdurulması, fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır. Şunu da belirtelim ki, öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademesinde bulunan (örneğin yüksek okul mezunları için 1. Derece, 4. Kademe) Devlet memurlarının kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4 ü -1/2 si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali kontrol Genel Müdürlüğü nün 19 Kasım 1998 tarih ve / sayılı görüşünde; memurun brüt aylığından yapılacak kesintinin hesabında ek gösterge, taban aylığı, kıdem aylığı, yabancı dil tazminatı, makam tazminatı ile zam ve tazminatlar toplamının aylık ile birlikte dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. e) Devlet Memurluğundan Çıkarma 657 sayılı Yasa nın 125/E maddesi uyarınca; Devlet memurluğundan çıkarma, ilgilinin bir daha memurluğa atanmamak üzere memurlukla ilişiğinin kesilmesidir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı, idari yargı mercilerinde dava açılması dışında bir olanak bulunmamaktadır. Ceza mahkumiyetine dayalı ehliyetsizliklerin ortadan kalkmasını sağlayan memnu hakların iadesi kurumu, bu disiplin cezasından dolayı görevine son verilenler hakkında uygulanamaz. Devlet memurluğundan çıkarma cezası, memurun sicilinden hiçbir surette silinmez ve ayrıca Devlet personel Başkanlığına bildirilir. Memurluktan ceza almak suretiyle çıkarılan ne kadar süre geçerse geçsin, yeniden memurluğa atanamaz. Durumuyla ilgili bilgi, şayet görevine son verildiği kuruma atanmak istiyorsa kendi dosyasından, başka bir kurumda görev almak istiyorsa Devlet Personel Başkanlığından öğrenilir. Bu şekilde görevine son verilen bir memur, ancak idari yargıdan işlemin iptaline ilişkin karar aldıktan sonra eski görevine atanır. Aynı suçtan dolayı hürriyeti bağlayıcı ceza nedeniyle kamu haklarından yasaklanan ve aynı zamanda memurluktan çıkarma cezası alan bir memur, memnu hakkın iadesi kararı almışsa, adli yargıdan aldığı bu karar, disiplin cezasının sonucunu etkilemez; bu kişiler yeniden göreve dönemezler. Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ile ilgili görüşler * Görevden Çıkarma Cezasına karşı mahkemece yürütmenin durdurulması kararı verilen personelin, göreve başlatılması gerektiği bilahare daha sonra dava sonucuna göre işlem tesis edilmesinin gerektiği hk sayılı Kanunun 22 nci maddesi gereğince... İl Müdürlüğü emrine şef olarak atamasının yapılması önerilen ın A.Ş. Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken görevden çıkarma cezası aldığı ve cezaya karşı İdare Mahkemesince yürütmenin durdurulması kararı verildiğinden bahisle ilgilinin atamasının yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşünün sorulduğu ilgi yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, tarih ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2 nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmış, 138 inci maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları, bu organların ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir şekilde değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği öngörülmüştür. Buna paralel olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrasında da; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye ve eylemde bulunmaya mecburdur... denilmek suretiyle idarenin yargı kararlarının gereği olan işlem ve eylemleri gecikmeksizin yerine getirmesi gerektiği zorunluluğu bir kez daha vurgulanmıştır. Diğer taraftan

49 mahkemelerce verilen yürütmenin durdurulması kararları yapılan idari işlemi dava sonuçlanıncaya kadar hükümsüz hale getirmektedir. Bu itibarla, ilgiliye verilen Görevden Çıkarma Cezasına karşı Mahkemece yürütmenin durdurulması kararı verildiğinden ilgilinin göreve başlatılması gerektiği ancak daha sonra dava sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği mütalaa edilmektedir (Devlet Pers. Başkanlığı, ). Yargı Kararları * Disiplin cezası tayin edilirken, ilgilinin mevzuata uygun olarak savunmasının alınması gerekir ve ceza atamaya yetkili amir yerine başkası tarafından verilemez. (Danıştay Mürettep D. Kararı, , E.1978/7902, K.1980/448) * Disiplin cezalarında lehte olan hükümler uygulanır, özel düzenleme genel düzenlemeden önce gelir. (Danıştay Mürettep D. Kararı, , E.1978/7264, K.1980/1166) * Ceza vermeye yetkili amirin kararı ile ilgili disiplin kurulunun görüşü arasında uyuşmazlık olması halinde, kesin karar bu kurula aittir. (Danıştay Mürettep D. Kararı, , E.1979/2035, K.1980/1874) * Tam gün olarak toplam 20 gün devamsızlığı olmayan, ancak görevden uzak kaldığı saatlerin toplamı 20 günü geçen memur 657 sayılı Yasa nın değişik 125 inci maddesinin E-d fıkrası uyarınca, Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla çıkarılamaz. (Danıştay 1.D., , E.1983/309, K.1983/323) * Başarılı ve sicili temiz olan görevlilere, bir alt ceza uygulanmama nedeninin açıklanması gerekir. (Danıştay 8.D , E.1991/1399, K.1991/1677) * Belediye personeli hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesine, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu yetkili olduğundan, belediye disiplin kurulunca verilen çıkarma cezasında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. (Danıştay 8. D , E.1995/4567, K.1996/3513) * Devlet memurluğundan çıkarma cezasının atamaya yetkili amirin isteği üzerine memurun bağlı bulunduğu yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği, yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisinin olmadığı (Danıştay 8. D , E.1995/4285, K.1997/3869) * Disiplin kurulunca aynen kabul edilen ceza, atamaya yetkili amir tarafından değiştirilemez. (Danıştay 12.D , E.2003/497, K.2003/672) 2. Disiplin Cezalarının Verilmesinde Gözönünde Bulundurulacak Hususlar a) Tekerrür : Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. b) Aynı derece cezanın üçüncü uygulanması : Aynı derecede cezayı gerektiren, fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir. c) İyi sicil alan memurlar : Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek disiplin cezalarında bir derece hafif olanı uygulanabilir. d) Benzer fiil ve haller : Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelikleri ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.

50 e) Kademe ilerlemesinin durdurulmasında özel durum : Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4'ü ilâ 1/2 si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir. f) Özel kanun hükümlerinin saklı tutulması : Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır. Yargı Kararları * Tekerrür nedeniyle bir derece ağır ceza verilirken, işlenilen suçun niteliği hangi cezayı gerektiriyorsa bu cezanın bir derece ağırının verilebileceği, yoksa her suç işlenişinde önceki cezanın bir üstü cezanın verilemeyeceği. (Danıştay 8.D , E.1994/1293, K.1994/680) F. ÖZEL KANUNLARA GÖRE DİSİPLİN SUÇ VE CEZALARI 657 sayılı Yasanın Değişik 125 inci maddesinde Devlet memurlarına uygulanacak disiplin cezalarının çeşitleri ile disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller sayılmıştır. Anılan Yasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında ise, Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır. denilmiştir. Özel kanunların disiplin suç ve cezalarından, özellikle belediyelerde çalışan memurları yakından ilgilendiren temel kanun ve yönetmeliklere aşağıda yer verilmiştir. 1. Mal Bildirimi Yasası nda Yer Alan Suçlar 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu nun 17 nci maddesine göre; - Mal bildiriminde bulunmayanlar, gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunanlar ile haksız edinilen malı kaçıran veya gizleme suçları, - İrtikap, - Rüşvet, - İhtilas (nitelikli zimmet) ve zimmete para geçirme, - Görev sırasında veya görevden dolayı kaçakçılık, - Resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, - Devlet sırlarının açıklanması veya açıklanmasına sebebiyet verme, suçlarından veya bu suçlara iştirak etmekten sanık olanlar hakkında 4483 sayılı Yasa hükümleri uygulanmaz. Cumhuriyet Savcısı bu suçların işlendiğini öğrendiğinde, sanıklar hakkında doğrudan doğruya ve bizzat soruşturmaya başlamakla birlikte, durumu atamaya yetkili amirine veya 8 inci maddede sayılan mercilere bildirir. Eğer suç irtikap, rüşvet alıp verme, zimmete para geçirme, alım satıma fesat karıştırma gibi doğrudan 3628 sayılı Yasa kapsamına giren suçlar ise, muhakkik tarafından düzenlenen soruşturma raporu ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilir. Soruşturma, Başsavcılıkça sürdürülür. 2. Kefalete ilişkin suçlar tarih ve 2489 sayılı Kefalet Kanununun 10 uncu maddesi uyarınca; kefalete bağlı memur ve müstahdemlerin maaş veya ücretlerinden kefalet karşılığını miadında kesmiyen veya kesip de bir ay içinde Kefalet Sandığı hesabına yatırmıyan muhasiplerin ceza olarak maaş veya ücretlerinin dörtte biri ve tekrar yapıldığı halde yarım maaş veya ücretleri kesilerek Sandık hesabına irat kaydolunur Harcıraha ilişkin suçlar

51 tarih ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 60 ıncı maddesi gereğince; bu kanuna göre tahakkuk edecek, istihkakın miktarını artıracak şekilde-maddi hatalar hariç-hilafı hakikat beyanname verenler hakkında, mensup oldukları kurumların inzibat, memurin, müdürler komisyonları gibi salahiyetli heyet ve makamlarının kararı ile ve işlenen suçun mahiyet ve şümülüne göre rütbe veya sınıf tenzili veya ihraç cezalarından her hangi biri tatbik olunur ve bu gibilerin bu suretle aldıkları fazla harcırah, Devlet özel idare ve belediyelerce Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Kanununa göre ve bu kanuna tabi diğer kurumlarca da umumi hükümlere tevfikan tahsil olunur. Suçlu hakkında idarece ittihaz olunan inzıbati kararlar cezai takibata mani olmayıp bu gibiler hakkında ayrıca hukuku amme davası ikame ve kanuni takibat icra olunur. 4. Tebligata ilişkin suçlar tarih ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre; diğer kanunlarda özel hüküm bulunması halinde veya tehirinde zarar umulan işlerde veya aynı yerde bulunan 1 inci maddede yazılı daire ve müesseseler arasında veya bu daire ve müesseselerde bulunan şahıslara yapılacak tebligat, kendi memurları veya mahalli mülkiye amirinin emriyle zabıta vasıtasıyla yaptırılır... (md.2) Bu kanunun tatbikinde vazifeli bulunan memur ve hizmetliler ile mahalle, köy muhtar ve ihtiyar heyeti ve meclisi azaları işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin mahiyet ve derecelerine göre Türk Ceza Kanunu nun Devlet memurlarına ait hükümleri ile cezalandırılırlar. Yukardaki fıkra hükmüne göre yapılacak takibat inzibati ceza tatbikine mani değildir (md.52). 5. Sayıştay denetimine tabi bilgi, belge ve defterlerin verilmemisine ilişkin suçlar tarih ve 832 sayılı Sayıştay Kanunu nun 51 inci maddesi uyarınca; hesabını kanun hükümleri dairesinde zamanında ve tam olarak vermiyen saymanlarla; Sayıştay denetimine giren daire ve kurumlar görevlilerinden, denetleme ve yargılama sırasında, istenilen her çeşit bilgi, belge ve defterleri vermiyen ve denetleme ve yargılamayı güçleştirenlerin aylıkları, Sayıştay ın istemi üzerine ilgili dairelerince, hesabını veya istenen bilgi, belge ve defterleri eksiksiz verinceye kadar yarım olarak ödenir ve yarım aylık kesilmeye başlandığı tarihten itibaren saymanlar en çok üç ay, diğer görevliler ise Sayıştay ca belli edilen süre içinde yine hesabını veya istenilen bilgi, belge ve defterleri vermez veya denetleme ve yargılamayı güçleştiren sebepleri ortadan kaldırmazlarsa bu defa ilgili dairelerince tayinlerindeki usule göre işten el çektirilerek haklarında gerekli kovuşturma yapılır. Sayıştay ilamlarının infazını izlemiyenler hakkında da aynı hükümler uygulanır. 6. İhaleye ilişkin suçlar tarih ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu nun 86 ncı maddesi uyarınca; ihale, muayene ve kabul komisyon veya heyetlerinin başkan ve üyeleri ile diğer ilgililer, görevlerini kanuni gereklere göre tarafsızlıkla yapmadıkları ve taraflardan birinin zararına yol açacak ihmal ve kusurlu hareketlerde bulunduklarının tespiti halinde haklarında disiplin cezası uygulanacağı gibi, fiil ve davranışlarının özelliğine göre ceza kovuşturması da yapılır. Ayrıca, tarafların bu yüzden uğradıkları zarar ve ziyan da kendilerine ödettirilir. 7. Olağanüstü Hal Kanunu kapsamına giren suçlar tarih ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu nun 32 nci maddesine göre; bölge valisi ve görevlendirilmeleri veya görevli olmaları halinde il valisi, adli ve askeri personel hariç olmak üzere bölgelerinde çalışan ve Devlet Memurları Kanunu kapsamına giren bütün personele bu Kanun uyarınca verilen görevleri yapmamaları veya savsaklamaları veya alınan tedbirlere uymamaları halinde, tabi oldukları disiplin mevzuatında bu fiillerin disiplin cezasını gerektirip gerektirmediğine bakılmaksızın, durumun ağırlığını dikkate alarak uyarma, kınama ve aylıktan kesme disiplin cezalarını doğrudan doğruya vermeye ve uygulamaya yetkilidirler.

52 Bölge ve il valisi, adli ve askeri personel hariç olmak üzere birinci fıkra kapsamı dışında kalan kamu görevlileri ile diğer görevliler hakkında da yukarıda belirtilen eylemlerinden dolayı brüt aylık ücretlerinin 1/30-1/8 arasında belirleyeceği miktarda ücret kesme cezası uygulayabilirler. 8. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamına giren suçlar tarih ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu nun 70 inci maddesine göre; kamu zararı 7 oluşturmamakla birlikte bütçelere, ayrıntılı harcama programlarına, serbest bırakma oranlarına aykırı olarak veya ödenek gönderme belgelerindeki ödenek miktarını aşan harcama talimatı veren harcama yetkililerine, her türlü aylık, ödenek, zam ve tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemeler toplamının iki katı tutarına kadar para cezası verilir. G. DİSİPLİN SORUŞTURMASI 1. Genel Olarak Kamu hukukunda belli bir yaptırım uygulanabilmesi için belli bir soruşturma yöntemi uygulamak gerekir. Disiplin cezası uygulaması da böyledir. Çünkü idare tahminlere veya şüphelere dayanarak işlem tesis edemez. Böyle olunca bir fiilin disiplin suçu teşkil edip etmediğini tespit etmek ve yetkili merciin ceza tayinine imkan sağlamak için soruşturma yapılması zorunludur. Anayasamızda ve 657 sayılı Yasada soruşturma veya kovuşturmanın nasıl yapılacağına ilişkin açık bir hüküm yoktur. Ancak, 657 sayılı Yasa nın 124 ve 127 nci maddelerinde kovuşturma, soruşturma yapılması, soruşturma dosyası, soruşturma evrakı, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun savunma için belli bir süre vermesi gibi ifadelerden bir soruşturma zarureti ortaya çıkmaktadır. Soruşturma, suç konusu olayı incelemek, muhbir veya şikayetçinin (müştekinin) ihbar ve iddialarını saptamak, olayla ilgili tüm kanıtları toplamak, gerekiyorsa bilirkişi incelemesi yaptırmak, kendisine suç atılan kişinin savunmasını almak suretiyle yapılacaktır. Ancak disiplin amirlerinin, denetlemeleri sırasında işlendiğini tespit ettiği suçlarda mutlaka bir soruşturma gerekmez. Amir yazılı tebliğ ve yazılı savunma alıp ceza uygulayabilir. Bu hallerde olayla ilgili tutanak tutulması (tespit için) itiraz hallerinde yararlı olacak bir yöntemdir. Daha önce belirttiğimiz gibi, Kanunda soruşturma veya kovuşturmanın nasıl yapılacağına ilişkin bir hüküm yoktur. Burada da genel olarak, disiplin soruşturmalarında, ceza soruşturmalarındaki usule ait genel hükümlerin geçerli olduğu söylenebilir. Diğer bir deyişle, disiplin soruşturması yapılmasında Memurların ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanmasında Hakkında Yasa ile Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası nın cezai soruşturmalar sırasında başvurulan hükümleri, disiplin soruşturmalarında da başvurulacak belli başlı dayanaklar olmaktadır. Fakat soruşturmayı yapan memurların yargılanmalarına dair olan kanun hükümlerine göre sahip olduğu yetkilerin tamamını burada kullanamaz. (Örneğin tanığı yemine zorlayamaz) Anayasamızın 129 uncu maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Anayasanın anılan maddesi ve Devlet Memurları Kanunu nun 130 uncu maddesine göre, Devlet memurundan savunma alınmadan disiplin cezası verilmesi mümkün değildir. Bu bir Anayasal zorunluluk olup, hakkında disiplin soruşturması yapılan memura, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az 7 Kamu zararı; kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir. Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir (5018 s. Yasa, md.70).

53 olmamak üzere savunma yapması için süre tanıması gerekmektedir. Bu süre içinde savunmasını vermeyen memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılacaktır. Savunma konusunda önemli bir noktayı daha belirtmeliyiz. Savunma nasıl alınacaktır? Savunmayı, soruşturmayı yapan makamın veya yetkili disiplin kurulunun alması gerekir. Soruşturmayı yapan ibaresi ile re sen disiplin cezası vermeye yetkili amirler olarak anlaşılmasının gerektiği konusunda Danıştay 3 üncü Dairesinin gün ve E.1973/272, K.1973/169 sayılı Kararı mevcuttur. 657 sayılı Yasa nın, yukarıda belirttiğimiz 130 uncu maddesinde, memurun savunma yapması için belli bir sürenin verilebileceği yazılıdır. Bu süre, 7 günden az olmamak üzere soruşturmayı yapan veya yetkili disiplin kurulunca verilir. Bu süre içinde savunma yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Ancak, savunma hakkından vazgeçmiş sayılma, memurun işlediği suçu ikrar anlamına gelmez; suçluluğuna elde mevcut bilgi ve belgelere göre karar verilecektir. Soruşturma sırasında soruşturmacının memuru sorguya çekip ifadesini alması ile, soruşturma sonunda olay delilleri ile ortaya çıktıktan sonra, savunmasını alması farklı sonuçlar doğurduğundan, soruşturma dosyasında memurun sorguya çekildiğine ilişkin ifade zaptı olsa dahi, Danıştay süre verilerek alınmış savunmanın varlığını mutlaka aramaktadır. Ceza verilmesinden önce yapılacak işlerin neler olduğunu açıklığa kavuşturabilmek için kovuşturma (takibat) ve soruşturma (tahkikat) kavramlarını açıklığa kavuşturmak gerekir. Türk Hukuk Lügatındaki tanımlamaya göre; Tahkikat (soruşturma), suç işlemiş zannı altında bulunan bir kimsenin suçla münasebet derecesini meydana çıkarmak üzere zabıtaca takibine başlanmasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar geçen araştırma ve derinleştirme safhalarını kapsayan bir deyim dir. Takibat (kovuşturma) ise bir kimse hakkında bir suçtan dolayı yapılan adli bir işlem dir sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun 2 nci maddesine göre soruşturma; Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, Aynı Kanun un 2 nci maddesine göre kovuşturma; İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi, ifade eder. Bu tanımlara göre soruşturma (tahkikat) gerek kamu davası açılmadan önceki işlemleri gerek dava görülürken yapılan işlemleri yani suç iddiasının başlangıcından hükmün verilip kesinleşmesine kadar geçen tüm iş ve işlemleri içine alır. Kovuşturma (tahkikat) ise soruşturmanın belli bir aşamasını kapsar ve istisnaları olmakla birlikte kamu davası açılması ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir. Tanımları disiplin işlemleri yönünden açıklarsak; disiplin soruşturması kurumun disiplin suçu işlendiğini öğrenmesi üzerine, o fiili işleyen memur hakkında bir müfettiş veya muhakkik görevlendirmesi ile başlar. Bu amaçla görevlendirilen müfettiş veya muhakkikin bir disiplin cezası verilmesi talebi ile hazırladığı dosyayı ceza vermeye yetkili mercie sunmasından sonra kovuşturma aşamasına geçilir. Disiplin soruşturmasının yapılış süresi ile ilgili özel bir hüküm yoktur. Ancak zamanaşımı ile ilgili 127 nci maddede; fiilin işlenişinden itibaren 2 yıl içinde bir ceza verilmediği takdirde, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı bildirildiğinden, bu sürenin soruşturma süresini dolaylı olarak etkilediğini söyleyebiliriz. Yargı Kararları * Disiplin cezası tayin edilirken, ilgilinin mevzuata uygun olarak savunmasının alınmasının gerekeceği hk. (Danıştay Mürettep D , E.1978/7902, K.1980/448)

54 * Yapılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen ekspertiz raporunda, ifade zaptındaki yazıların davacı elinden çıkmadığı kanısına varıldığı bildirildiğinden,savunma alınmadan adı geçene uygulanan disiplin cezasında mevzuata uyarlık bulunmadığı. (Danıştay 5.D , E.1981/2907, K.1984/2816) * Üst disiplin amirince, soruşturmacı tayin edilmeden ve usulüne uygun bir soruşturma yapılmadan doğrudan savunma alınarak verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı. (Danıştay 8. D , E.1996/1973, K.1997/1778) 2. Soruşturmaya Başlama 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 125 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen memurların bu tutum ve davranışlarının öğrenilmesinden itibaren belli bir süre içinde yetkili makamın soruşturma emri ile disiplin soruşturmasına başlanması gerekir. Memurların disiplin cezasını gerektiren fiil ve davranışları; - Yetkili amirin bizzat tespit etmesiyle, - Başka merciler tarafından yetkili amire bildirilmesiyle, - Herhangi bir şikayet veya ihbar yoluyla, - Bir teftiş veya inceleme sırasında, - İdari veya adli soruşturma sonunda, öğrenilmesi suretiyle ortaya çıkmış olabilir. Bu suçlar her ne şekilde öğrenilmiş olursa olsun, soruşturmaya yetkili makamın emri ile başlanabilir. Belediyelerde, disiplin soruşturmasını açtırmaya yetkili olanlar; disiplin amirleri (uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları için), atamaya yetkili amirler (belediye başkanları) ve bakandır. Devlet memurlarından 657 sayılı Yasa nın 125 inci maddesinde belirtilen fiil ve davranışları işleyenler hakkında, bu fiil ve davranışların işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 1 ay içinde, b) Memurluktan çıkarma cezasında 6 ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanması gerekir. 3. Disiplin Soruşturma Onay ve Görev Emirleri Disiplin suçunun öğrenilmesi üzerine 657 sayılı Yasa nın 127 nci maddesinde belirtilen süre içinde ilgili memur hakkında disiplin soruşturmasına yetkili makamın (disiplin amirleri, atamaya yetkili amirler ve bakanın) onayı ile başlanılır sayılı Memurların ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre yargılanmasına karar verilen memur hakkında da gerek görüldüğü takdirde ayrıca yetkili makamın onayı ile disiplin soruşturması da yapılabilir. Disiplin suçu işleyen bir memur hakkında disiplin soruşturması açılmadan doğrudan savunma almak suretiyle disiplin cezası uygulamak mümkün değildir. Nitekim bu husus, Danıştay 10 uncu Dairesinin gün ve E.1989/2100 ve K.1989/2239 sayılı Kararında, Davacının, hakkında herhangi bir disiplin soruşturması açılmaksızın, doğrudan disiplin amirince savunması alınarak aylık kesimi cezası ile cezalandırılmasında isabet bulunmadığı şeklinde açıkça belirtilmiştir. 4. Soruşturmanın Yürütülmesi Disiplin Soruşturması, suç konusu olayı incelemek, muhbir veya şikayetçinin ihbar ve iddialarını tesbit etmek, olayla ilgili bütün delileri toplamak, gerekiyorsa bilirkişi incelemesi yaptırmak, kendisine suç isnat edilen memurun savunmasını kanunda belirtilen zaman içinde ve şekilde almak suretiyle yapılır. 5. Soruşturmacı ve Yetkileri

55 Müfettiş ve kontrolörler tarafından yapılan soruşturmaların dışındaki tüm disiplin soruşturmalarında, soruşturma yapmakla görevlendirilen tüm soruşturmacıların memuriyet statüsünün, hakkında soruşturma yapılan memurdan üst düzeyde olması veya en azından eşit düzeyde bulunması gerekmektedir. Zira bu husus, Danıştay 2 nci Dairesince verilen gün ve E.1993/286 ve K.1993/239 sayılı Kararında, Memur hakkında soruşturmayı yapacak olan soruşturmacının memurla eş düzeyde veya üst düzeyde bir görevde bulunması gerektiği ve memurun maiyetinde bulunan kişinin o memur hakkında soruşturma yapamayacağı şeklinde kararlaştırılmıştır. Eski 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası nda değişiklik yapan 3206 sayılı yasa hükmünden sonra, ilk soruşturma usulü kaldırıldığından, soruşturmacılar tarafından yapılan soruşturma Cumhuriyet Savcıları tarafından yapılanlara paralel hale getirilmiştir. Bu nedenle, özel yasalarla Cumhuriyet Savcılarına özel olarak tanınmış (Adli Tıp Kurumu ndan yararlanma gibi) yetkiler dışında soruşturmacı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasası ile Cumhuriyet Savcılarına tanınan yetki ve görevleri yerine getirebilmektedir. Anılan Yasa hükmünde tanınan yetkileri şöylece sıralayabiliriz: 1. Tanığın çağrılması ve ifadesinin alınması (CMK, md.43), 2. Tanığın zorla getirtilmesi (CMK, md.44), 3. Bilirkişi atanması ve ücretinin takdiri (CMK, md.63-72), 4. Keşif yapılması (CMK, md.83), 5. Arama yapılması (CMK, md ), 6. Sanığın savunmasının alınması (CMK, md.149), 7. Kolluğa talimat yazılması ve kolluğa soruşturma yaptırılması (CMK, md.161, 164). Yukarıda belirtilen yetkilerden keşif ve arama yapılması sadece gecikmesinde sakınca görülen hallere münhasır olup, uygulanması sorumluluk ve karışıklık yaratan bir ortam ile sonuçlandırıldığından, bu konuda Cumhuriyet Savcılıklarına talepte bulunularak işlemin Cumhuriyet Savcılıklarınca yürütülmesinin sağlanması daha uygun olacaktır. Sanığın savunmasının alınması doğrudan ifadesinin alınması (sözlü usule başvurma) veya sanığın yazı yazılıp savunmasının talep edilmesi (yazılı savunma) olmak üzere 2 türlü uygulanabilmektedir. Her iki durumda da sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu ndaki hakları mutlaka hatırlatılmalıdır. Bu yönteme paralel olarak, hakkında soruşturma yapılan memura ilişkin soruşturmacı tarafından düzenlenecek ifade tutanağı, tespit veya sair tutanaklarda yeminli katip bulundurulması zorunludur. Tanıklara ilişkin ifade tutanaklarında, yeminli katip bulundurulması zorunluluğu yoktur. Bunun için herhangi bir güvenilir memura usulen yemin ettirilmesi yeterlidir. Burada önemli olan diğer bir husus da, hakkında disiplin soruşturması yapılan kişinin ifadesi alınmadan, disiplin raporu düzenlenemeyeceğidir. Savunma istemine ilişkin talebin, savunması istenilen kişiye tebliği üzerine ilgili savunma vermeyebilecektir. Ancak bu takdirde ilgili, savunma vermekten çekilmiş sayılacaktır. 6. Disiplin Soruşturması Yapılan Memurdan Savunma Alınması Gerek Anayasa nın 129 uncu maddesinde, gerekse 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 130 uncu maddesinde, Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memurun, bu hakkından vazgeçmiş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Belirtilen hükümlere göre savunması alınmadan bir memur hakkında disiplin cezası vermek mümkün değildir. Soruşturma ile ilgili olarak Anayasa nın 129 ve Devlet Memurları Yasası nın 130 uncu maddeleri uyulması zorunlu iki esas getirmiştir. Buna göre: 1. İsnat olunan suçun, memura açık ve yazılı olarak bildirilmesi,

56 2. Suçlanan memurun savunması mutlaka istenmesi ve bunun için memura tebliğinden itibaren en az 7 günlük bir süre tanınması, gerekir. Bu hususlara uyulmadan verilen disiplin cezaları, yargı mercilerince iptal edilmektedir. Böyle bir duruma düşmemek için dikkat edilmesi gereken en önemli husus, hakkında suç isnad edilen memura en az 7 gün süre (bu süreden fazla süre tanımak mümkündür.) tanınarak yazılı savunmasının talep edilmesi ve bunların yapıldığının belgelendirilmesi gerekir. Bu konu ile ilgili olarak Danıştay 3 üncü Dairesince verilen gün ve E.1973/272 ve K.1973/269 sayılı kararda, Soruşturma sırasında müfettiş veya muhakkiklerce alınan savunma ve sanık ifadelerinin savunma olarak kabul edilemeyeceği ne karar verilmiştir. Danıştay Mürettep Dairesinin gün ve E.1978/7902, K.1980/448 sayılı kararı uyarınca, disiplin cezası tayin edilirken, mutlaka ilgilinin mevzuata uygun olarak savunmasının alınması gerekir. Aynı konuda, Danıştay 3 üncü Dairesince verilen gün ve E.1982/2516, K.1983/2568 sayılı Kararda, Yapılan bilirkişi incelemesi sonunda düzenlenen ekspertiz raporunda, ifade zaptındaki yazıların davacı elinden çıkmadığı kanısına varıldığı bildirildiğinden, savunma alınmadan adı geçene uygulanan disiplin cezasında mevzuata uyarlık bulunmadığı na karar vermek suretiyle işlemi iptal etmiştir. Buna göre disiplin soruşturması yapanların veya yetkili disiplin kurullarının hakkında suç isnat edilen memurlardan savunma olarak ifade şeklinde veya yeterli süre tanınarak yazılı tebligat yapılmadan savunma alma yoluna gitmemeleri gerekir. 7. Soruşturma Raporu Düzenlenmesi Yetkili makamın onayına istinaden görevlendirilen soruşturmacılar (muhakkikler) yapılan soruşturma sonunda ulaşılan sonucu ve teklifleri kapsayan bir soruşturma raporu düzenleyeceklerdir. Disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen disiplin raporlarında genel olarak şu bölümler bulunur: alır. Başlangıç bölümü: Görevlendirme ve soruşturma emri belirtilir. Soruşturma dışında bırakılan konular: Soruşturma dışında bırakılan konular ve nedenleri yer Haklarında soruşturma yapılanlar: Haklarında disiplin soruşturması yapılan kişi ya da kişiler ve unvanları belirtilir. İnceleme ve soruşturma: Soruşturma emrinde yer alan inceleme ve soruşturma konuları sıralanır. Yapılan inceleme ve soruşturmalar: Soruşturmaya nasıl başlandığı, iddialar ve inceleme, muhbir ve müştekiler (şikayetçi), tanık ve sanık ifadeleri özetlenir, toplanan belgeler ve görülen kayıtlarla ilgili açıklamalar sıralanır. Tahlil ve münakaşa: Toplanan bilgi ve belgeler alınan ifadeler değerlendirilerek karşılaştırılır ve iddialarla ilgili kusur olup olmadığı tartışılır. Sonuç ve öneriler bölümü: İddialarla ilgili olarak ulaşılan sonuç belirtilir. Kusurlu hallerin gerektirdiği cezalar ve yasal dayanakları belirtilir. Sübuta ulaşmayan iddialar ayrı ayrı belirtilir. Aynı kişi ile ilgili birden fazla kusur söz konusu ise, teklif edilen cezaların en ağırı ile tevhiden diyerek cezalandırılır. Mali ve idari yönünün olup olmadığı da belirtilmelidir. İstifa ve emeklilik gibi durumlarda disiplin teklifi mutlaka getirilmelidir. Ğ. CEZA KOVUŞTURMASI İLE DİSİPLİN KOVUŞTURMASININ BİRARADA YÜRÜTÜLMESİ Devlet memuru hakkında disiplin kovuşturması yapılmış olması, fiilin genel hükümler kapsamına girmesi halinde, sanık hakkında ceza kovuşturması açılmasına engel teşkil etmez. Diğer bir ifadeyle,

57 Ceza Yasası yönünden suç işleyenler hakkında, disiplin kovuşturması sürdürülüyor ise, kovuşturma durdurulmaz. Nitekim, 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın 131 inci maddesi, Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun Ceza Kanunu na göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz. hükmünü getirmiştir. Gerçi, ilk bakışta ceza hukukundaki Bir kişiye aynı fiilden iki ayrı ceza verilmez. ilkesine uygun düşmemektedir. Ancak bu ilke; amaç, alan ve sonuçları yönünden farklılığından uygulanmamaktadır. Ceza hukukunda cezayı adli yargı verirken, disiplin cezasını da idari yetkililer vermektedir. Yani idari bir işlemdir. Yargı kararı değildir. Bu nedenle idari yargıya başvurma, temyiz davası şeklinde değil, iptal davası olarak açılır (Danıştay Dava Daireleri Kurulu nun gün ve 143/253 sayılı kararı). Genel olarak ceza kovuşturmasının sonucu, disiplin cezasını etkilemez. Ancak, ceza kovuşturmasının sonucunda adli yargıda, disiplin suçu oluşturduğu ileri sürülen olayın yokluğuna veya kişinin olayı işlemediğine karar verilirse bu çeşit kararlar disiplin yetkililerini bağlar. Danıştay Dava Daireleri Kurulu nun gün ve 735/677 sayılı kararı, Disiplin cezasının mesnedini teşkil eden suçun varit olmadığının mahkeme kararı ile saptanması halinde disiplin cezası uygulanmaz görüşünün bağlayıcı olduğunu unutmamak ve uygulamak gerekir. Yargı kararından sonra verilecek disiplin cezalarında bu uygulamanın kolaylığı açıktır. Ancak, bazı durumlarda yargılama bitmeden verilecek bir disiplin cezasının, yargılama sonucuna göre, memurun disiplin cezası ile cezalandırılmasını gerektirmeyen bir suça mahkum olması halinde giderilmesi zor sonuçlar doğurması olasıdır. Danıştay 10 uncu Dairesinin gün ve E.1984/907, K.1984/1860 sayılı kararında; Olaydan dolayı yargılanıp beraat eden davacının, söz konusu olayda görevi kötüye kullanma suçunu işlediğini kabule olanak bulunmamakta; üzerine atılı suçu işlemediği anlaşılan davacının görevine son verme cezasıyla cezalandırılmasında mevzuata uyarlık görülmemektedir. diyerek işlem iptal edilmiştir. Bu gibi olaylarda memurun mağduriyeti önlenememektedir. Bu sürede adli yargıdaki yargılama süresi ile doğru orantılıdır. Ceza mahkemesinin aklama kararı, eylemin o kimsece işlenmediğine değil de, işlenmekle birlikte, yasada yazılı suçun oluşmadığı gerekçesine dayanıyorsa komisyon ceza verebilir. Yeterli kanıt bulunmaması halinde beraatine hükmedilebilir. Bu kimseye disiplin suçu sayılıyorsa ceza verilebilecektir. Yargı Kararları * Adli yargıda beraat etmiş olmak, disiplin cezası verilmesini engelemez. Adli kararların idari tasarruflara tesiri söz konusu edilemeyeceği cihetle, davalının mahkemeden beraat kararı almış olması, daha önce idari soruşturma üzerine verilmiş olan meslekten ihraç kararının ortadan kaldırılmasını gerektirmeyeceğine karar verilmiştir. (Danıştay 5. D. 1974/410) * 657 sayılı Kanunun, 131 inci maddesinin, ceza kovuşturması veya ceza mahkemesi kararının, hiçbir suretle disiplin kovuşturması ve disiplin cezasını etkilemeyecek şekilde uygulanması gerektiği. (Danıştay 3. D , E.1979/187, K.1979/253) * Davacının, isnat olunan suçtan dolayı adliye mahkemesinde beraat etmesinin veya ceza davasının ortadan kaldırılmasının, aynı suçtan dolayı disiplin cezası uygulamasını engellemeyeceği. (Danıştay Mürettep D , E.1978/10229, K.1980/1124)

58 * Haklarında tesis edilen göreve son verme, görevden çekilmiş sayılma ya da benzeri işlemlerin yürütmenin durdurulması kararıyla durdurulması üzerine, görevine döndürülen memurlara fiilen görev yapmadıkları döneme ait özlük hakları ödenmelidir. (Danıştay 1. D , E.1983/116, K.1983/144) * Tutuklanan ve gözaltına alınan bir memuru bu süre zarfında mazeretsiz olarak gelmediğini kabul edip, görevden çekilmiş saymak mümkün değildir. (Danıştay 5. D , E.1981/2907, K.1984/2816) H. DİSİPLİN CEZASI VERMEYE YETKİLİ AMİR VE KURULLAR Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları Disiplin Amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki Disiplin Kurulunun kararı alındıktan sonra Atamaya Yetkili Amirler (belediyelerde belediye başkanı) tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise amirlerin (belediyelerde belediye başkanlarının) bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir. Bu arada belirtelim ki, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesine göre; Mahalli idarelerde görevli memurların kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili işlere, ilgili Disiplin Kurulu (Örneğin belediyelerde Belediye Disiplin Kurulu) bakacak, inceleyip karara bağlayacaktır. Bu memurların Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile ilgili işleri ise İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunda görülecektir. Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunun ayrı bir ceza belirleme yetkisi yoktur; Cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler. Özel yasaların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümleri saklıdır. Nitekim, 5442 sayılı İl İdaresi Yasası nın 13 üncü maddesinin (C) fıkrası: Vali (adli ve askeri daireler hariç) Bakanlıklar ve tüm tüzel kişiliği haiz genel müdürlüklerin il teşkilatında çalışan bütün memur ve müstahdemlerine Memurin Kanunu ndaki usulüne göre savunmasını aldıktan sonra uyarma, kınama ve beş günlüğe kadar aylıktan kesme cezaları vererek uygular. Valilerce re sen verilen cezalar kesindir. Bu cezalar tebliğ tarihinden itibaren sicile geçer. hükmünü taşımaktadır. Benzer bir yetki de yine kaymakamlar için söz konusudur. Nitekim, aynı Yasası nın 31 inci maddesinin (İ) fıkrasında; Kaymakamlar (adli ve askeri teşkilat hariç) ilçenin idare şube başkanlarıyla ikinci derecedeki memurlarına, genel ve özel kolluk amir ve memurlarına Memurin Kanunu ndaki usulüne göre savunmasını aldıktan sonra uyarma,kınama cezalarını verir ve uygular. Kaymakamlarca re sen verilen cezalar kesindir. Bu cezalar tebliğ tarihinden itibaren sicile geçer. hükmü yer almaktadır. Vali ve kaymakamlar, 5442 sayılı Yasa nın disiplin amiri olarak kendilerine verdiği bu yetkiyi il ve ilçelerde kullanabilmektedirler. Yargı Kararları * Disiplin amirinin hem soruşturmacı, hem de ceza veren konumunda olabileceği. (Danıştay 8. D , E.1991/1310, K.1992/215) İ. DİSİPLİN CEZALARINDA KARAR YÖNTEMİ VE SAVUNMA HAKKI Disiplin amirleri, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını, soruşturmanın tamamlandığı tarihten itibaren onbeş gün içinde vermek zorundadır (Devlet Memurları Yasası, m.128/1). Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde, soruşturma dosyası, kararını (görüşünü) bildirmesi için onbeş gün içinde yetkili amirce disiplin kuruluna gönderilir. disiplin kurulu, soruşturma

59 dosyasını aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde görüşünü bir karar halinde bildirir (657 sayılı Yasa, m.128/2). Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirlerince yaptırılan soruşturmaya ait dosya, Yüksek Disiplin Kurulunca kendisine verildiği tarihten itibaren en çok altı ay içinde karara bağlanmak gerekir (657 sayılı Yasa, 128/3). Devlet memurları hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Savunma kamu hukukundan kaynaklanır. Savunma hakkı, disiplin kovuşturmasında memura tanınan bir güvence olarak personel hukukumuzda yer almıştır. Buna göre, bu hak bir kamu görevlisine disiplin cezası verilebilmesi için, isnat olunan suçun ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesi ve savunma için belli bir süre tanınması gerektiğini ifade eder. Nitekim, Devlet Memurları Yasası nın 130/2 nci maddesi, Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili Disiplin Kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. hükmü ile bu haklar güvence altına alınmıştır. Söz konusu maddedeki soruşturmayı yapan deyimi müfettiş veya muhakkik değildir. Danıştay, soruşturma sırasında müfettiş veya muhakkiklerce alınan savunmayı ve sanık ifadelerini savunma olarak kabul etmemektedir. Danıştay 3 üncü Dairesi nin gün ve E.1973/272, K.1973/269 sayılı Kararında, Soruşturmayı yapan ibaresi ile re sen disiplin cezası vermeye yetkili amirler olarak anlaşılması gerektiği açıklanmıştır. Bu durumda, daha önce de belirttiğimiz gibi muhakkik veya müfettiş dosyayı tamamlayıp, yetkili mercie verecek ve savunmayı 7 günden az olmayan süre tanıyarak soruşturmayı yapan ya da Disiplin Kurulu yazılı tebligat yapmak suretiyle isteyecektir. Şunu da belirtelim ki, savunma hakkından vazgeçmiş sayılma, memurun suçu kabulü anlamına gelmeyip, karar eldeki bilgi ve belgelere göre verilecektir. Daha önce belirttiğimiz gibi, aynı olaydan ötürü memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmemekte, memurun Ceza Yasası na göre beraat etmiş olması veya mahkum olması, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel teşkil etmemektedir (DMK, md.131) J. DİSİPLİN KARARLARINA KARŞI İTİRAZ VE BAŞVURMA YOLLARI Disiplin cezalarına itiraz usulü Devlet Memurları Yasası nın 135 ve 136 ncı maddelerinde süre ve yer olarak ayrı ayrı hükme bağlanmıştır. Disiplin cezalarına karşı biri idari, diğeri yargısal olmak üzere iki türlü başvurma yolu vardır. İdari yoldan itiraz, disiplin amirlerince verilen disiplin cezaları için söz konusudur. Buna göre, Devlet memurları disiplin amirlerince verilen uyarma ve kınama cezasına itiraz varsa bir üst disiplin amirine, yoksa Disiplin Kurullarına yapılır (DMK, md.135). İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Bu tür kesinleşmiş disiplin cezalarına karşı yargı organlarına başvurma hakkı yoktur (T.C. Any., md.129). İdari yoldan itirazlar, yani disiplin amirleri ve disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazlarda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren 7 gündür. Bu süre içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir ve idari yargı yoluna gidilemez (DMK, md.136). İtiraz üzerine; itiraz mercileri, kararı gözden geçirerek verilen cezaları: a) Aynen kabul edebilir, b) Hafifletebilir, c) Tamamen kaldırabilir (DMK, md.136/3). İtiraz üzerine verilen kararlar kesinleşmiş olur. İdari yargı yoluna başvurulamaz. İdari yoldan itiraz durumunda, itiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadır.

60 Yargısal başvuru ise, idari yargı organlarına yapılır. Bu organlar; İdare Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Danıştay dır. Aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir (DMK, md.135). İdari yargıya başvurma süresi 60 gündür. Bu süre içinde, başvuru yapılmaması halinde, disiplin cezaları kesinleşir. Şunu da belirtelim ki, cezaların uygulanması için cezanın kesinleşmesi gerekir. K. DİSİPLİN KARARLARININ UYGULANMASI Disiplin cezaları Yasa nın 132 nci maddesine göre, verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları sıralı sicil amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığı na bildirilir. Cezanın uygulanmasına, yargıya başvurmak engel değildir. Kendilerine disiplin cezası olarak aylıktan kesme veya kademe ilerlemesini durdurma cezası verilenler, daire başkanlığı dahil daha üst görevlere atanamazlar. Ayrıca, atamaları Bakanlar Kurulu kararı ile yapılan görevlere de getirilemezler. Memurların, kusurlu eylem ve davranışlarından ötürü kendilerine uygulanan disiplin cezaları; 1. Verilen cezanın tebliğinden önce memurun ölmesi, 2. Lehte yeni bir kuralın konması, 3. Cezanın değişmesi ve eylemin disiplin kusuru olmaktan çıkması, 4. Zamanaşımı, 5. Disiplinle ilgili af yasaları, ile ortadan kalkar. L. DİSİPLİN CEZALARININ SİCİLDEN SİLİNMESİ Devlet Memurları Yasası nın 133 üncü maddesi disiplin cezalarının bir süre sonra sicilden silinmesini hükme bağlamıştır. Söz konusu Yasa hükmüne göre; Disiplin cezaları memurların sicillerine işlenir. Ancak, Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memurlar, belli bir süre sonra kendilerine verilen disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini talep edebilirler. Buna göre; a) Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 yıl sonra, b) Aylıktan kesme ve kınama cezalarının uygulanmasından 10 yıl sonra, atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezaların sicil dosyasından silinmesini isteyebilir. Bu durumda memurun yukarıda belirtilen süreler içerisindeki davranışları, bu isteğini haklı kılacak nitelikte görülürse, isteğinin yerine getirilmesine karar verilerek bu karar sicil dosyasına işlenir. Kademe ilerlemesinin durdurulma cezasının sicilden silinmesinde Disiplin Kurulunun görüşünün alınması şarttır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasının sicilden silinmesi ise mümkün değildir M. DİSİPLİN SORUŞTURMA CEZALARINDA ZAMANAŞIMI Zamanaşımı konusu Devlet Memurları Yasası nın 127 nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, 125 inci maddede sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 1 ay içinde disiplin soruşturmasına,

61 b) Memuriyetten çıkarma cezasında 6 ay içinde disiplin kovuşturmasına, başlanmadığı takdirde, disiplin cezası verme yetkisi zaman aşımına uğrar. Disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren en geç 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde, ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrar. V. DİSİPLİN AMİRLERİ 657 sayılı Devlet Memurları Yasası nın disipline ilişkin hükümleri 2670 sayılı Yasa ile değiştirilirken disiplin amirliği müessesesi ilk defa personel hukukumuzda ihdas edilmiştir. Disiplin amirlerinin, kurumların kuruluş ve görev özellikleri dikkate alınarak Devlet Personel Başkanlığı nın görüşüne dayanılarak özel yönetmeliklerinde tayin ve tespit edileceği Devlet Memurları Yasası nın 124 üncü maddesinde hüküm altına alınmış; aynı Yasa nın 134 üncü maddesinde de Disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumluluklarının Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. Anılan madde hükmü uyarınca çıkarılması gereken yönetmelik Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik adıyla Bakanlar Kurulu nca gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Yasa da 1986 yılında yapılan değişiklikler, Yönetmelik hükümlerine işlenerek gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Bu meyanda, belediyelerin de 124 üncü maddeye göre, kuruluş ve özelliklerini dikkate alarak bir yönetmelik hazırlamaları ve belediye meclisince müzakere ve kabul edilecek bir yönetmelikle Disiplin Amirlerini belirlemeleri gerekir. 8 Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı ve müteakip maddelerinde Disiplin Amirleri ile ilgili düzenleme yapılmıştır. 1. Disiplin Amirlerinin Belirlenmesi Disiplin amirlerinin tayin ve tespitine ilişkin esaslar, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde gösterilmiştir. Bu maddeye göre, disiplin amirlerinin, bu Yönetmelik teki esaslara uyulmak suretiyle, özel yönetmeliklerle belirlenmesi esası getirilmiştir. Buna göre; Başbakan ve bakanlar, başında bulundukları Başbakanlık ve Bakanlık teşkilatı ile bunlara bağlı kuruluşlarda görevli bütün memurların disiplin amiridirler. Bu sıfatla haiz oldukları yetkileri her derecedeki memurlar hakkında doğrudan kullanabilirler. Başbakanlık ve bakanlıklarda, bunların bağlı kuruluşlarında ilgisine göre: Başbakanlık Müsteşarı, Bakanlık Müsteşarları, Başbakanlık veya Bakanlıklara bağlı kuruluşların başında bulunan; Müsteşar, Genel Müdür, Başkan, Genel Sekreter ve Müdürler; İllerde Valiler, ilçelerde Kaymakamlar; Bölge kuruluşu olan kurumlarda Bölge Müdürleri; Belediyelerde Belediye Başkanları; Yurt dışı teşkilatlarında Misyon Şefleri buralarda görevli bütün memurların en üst disiplin amiridirler. Daha alt düzeydeki disiplin amirlerinin astlık üstlük sıralaması bu esaslara göre saptanır. En üst disiplin amirleri, haiz oldukları yetkileri her derecedeki memurlar hakkında doğrudan kullanabilirler. Ayrıca, disiplin işlerinde denetimi, etkin ve süratli bir uygulamayı sağlamak amacıyla, yukarıda sayılan disiplin amirlerinin 1 inci sicil amiri oldukları memurlar ve Bakanlıkların doğrudan Bakana bağlı birimlerinin başında bulunan memurlar ile yukarıda sayılan disiplin amirleri kapsamına girmemekle birlikte 1 inci sicil amiri Bakan olan memurlar kendilerine sicil yönünden veya idari bakımdan bağlı memurların disiplin amiridirler. Kurumların gerekçeli tekliflerinin Devlet Personel Başkanlığınca uygun bulunması halinde daha alt seviyedeki idari kademelerin başında bulunan memurlara da disiplin amirliği yetkisi tanınabilir. 8 Bu madde uyarınca belediyelerin düzenlemeleri gereken Disiplin Amirleri Yönetmeliğinin hazırlanmasında rehberlik etmek üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan bir yönetmelik taslağı, anılan Bakanlıkça tarih ve 573 (87) sayılı Genelge ile valiliklere gönderilmiştir.

62 Disiplin işleri ile ilgili uygulamalarda, Taşra teşkilatında: Kaymakamlar ilçe, Valiler il; Bölge Müdürleri bölge; Belediye Başkanları belediye teşkilatında diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler. Daha alt seviyedeki disiplin amirlerinin birbirlerine göre sırası bu esaslara göre tespit edilir. Merkez teşkilatında; Başbakanlık Müsteşarı Başbakanlık ta, Bakanlık müsteşarları bakanlıklarda; Başbakanlık ve bakanlıklara bağlı kuruluşların Müsteşar, Genel Müdür ve Başkanların kurumlarında; Merkez teşkilatındaki diğer disiplin amirlerine göre en üst disiplin amiridirler. Daha alt düzeydeki disiplin amirlerinin birbirlerine göre sırası bu esaslara göre tespit edilir. 2. Disiplin Amirlerinin Yetkileri Disiplin amirleri; kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla yasaların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 657 sayılı Yasa da yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye, Özel kanunların disiplin işleriyle ilgili olarak verdiği yetkileri kullanmaya, Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarınca reddedilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile devlet memurluğundan çıkarma cezaları yerine, red kararlarının alındığı tarihi izleyen 15 gün içinde 657 sayılı Devlet Memurları Yasası ile Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik te belirtilen usul ve esaslara uyulmak kaydıyla başka bir disiplin cezası vermeye, Bir üst disiplin amiri sıfatıyla uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları gözden geçirerek verilen cezayı aynen kabule, hafifletmeye veya tamamen kaldırmaya, yetkilidirler. 3. Disiplin Amirlerinin Sorumlulukları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde, disiplin amirlerine genel ve özel olarak iki şekilde sorumluluk yüklenildiği görülmektedir. a) Genel Sorumlulukları Disiplin amirleri, disiplin işlerinde kendilerine 657 sayılı Devlet Memurları Yasası ile özel yasalarla verilen yetkileri kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla; memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınan hakları göz önünde tutan, hakkaniyet ve eşitliği esas alan bir tutum ve davranış içinde kullanmak ile yükümlüdürler. Örneğin, aynı eylemi yapan memurlardan sadece birinin cezalandırılması veya haklı nedenle idareyi dava eden memura disiplin cezası verilmesi halinde, disiplin cezası veren amirin bu eylemden dolayı sorumlu olması gerekir. b) Özel Sorumlulukları 1. Memurların uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma cezalarından biriyle cezalandırılması gereken disipline aykırı davranışlarını öğrendikleri tarihten itibaren kanunen belli süreler içinde disiplin soruşturmasını başlatarak, gerekli cezayı uygulayarak, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğramasını önlemek, 2. Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı tarihi izleyen 15 gün içinde vermek, 3. Uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazları, cezalara ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde inceleyerek sonuçlandırmak, zorundadırlar. 4. Sicil Amirlerinin Yetkileri Disiplin Amiri olarak tespit edilmeyen sicil amirleri sicil yönünden kendilerine bağlı memurların disipline aykırı davranışları hakkında varsa sıralı üst sicil amirleri yoluyla, yoksa doğrudan ilgili

63 Disiplin Amirlerine başvurabilirler. Disiplin Amirleri başvurular hakkında gerekli soruşturmayı yaptırıp sonucuna göre hareket ederler. Yurt dışında misyon şefleri, Bakanlıkların ve diğer kurumların yurt dışı teşkilatında görevli tüm memurların disipline aykırı davranışları hakkında Dışişleri Bakanlığı na başvurarak ilgili kurumca soruşturma yapılmasını isterler. İlgili kurumlarca yapılan soruşturmanın sonucundan Dışişleri Bakanlığına bilgi verilmesi zorunludur. VI. DİSİPLİN KURULLARI 657 sayılı Yasa nın 2381 sayılı Yasayla değişik 134 üncü maddesinin 1 inci fıkrası: Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim Müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur. hükmünü taşımaktadır. Aynı maddenin 2670 sayılı Kanunla değişik 2 nci fıkrası; Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Bakanlar Kurulunca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. hükmünü ihtiva etmektedir. Bu fıkra hükmüne göre başlangıçta sözünü ettiğimiz tarihli Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik Bakanlar Kararı ile çıkarılmış olup, yönetmelik disiplin amirleri yanında disiplin kurulları ile ilgili hususları da düzenlemiştir. A. DİSİPLİN KURULLARININ KURULUŞUNA İLİŞKİN ESASLAR 1. Yüksek Disiplin Kurulu Başbakanlık ile Bakanlıkların ve bunlara bağlı müsteşarlık, genel müdürlük ve başkanlıkların merkezlerinde kurumlarınca bir Yüksek Disiplin Kurulu kurulur. a) Yüksek Disiplin Kurulu bir başkan ve dört üye olmak üzere beş kişiden oluşur. b) Kurul Başkanlığına; Başbakanlık ve Bakanlıklarda müsteşarlar, Bunlara bağlı kurumlarda ise, bu kurumların başında bulunan Müsteşar, Genel Müdür veya Başkan, Görevlendirilir. c) Kurul üyeliklerine; - Kurumların üstlendikleri ana görevlerle doğrudan ilgili birim veya birimlerin başında bulunanlardan biri, - Hukuk biriminin başında bulunan, - Personel biriminin başında bulunan, - Teftiş veya tetkik hizmetlerini yürüten birimlerin başında bulunanlardan biri olmak üzere, Toplam dört üyeden oluşturulur. 2. Merkez Disiplin Kurulu Başbakanlık ile Bakanlıkların ve bunlara bağlı müsteşarlık, genel müdürlük ve başkanlıkların kurum merkezlerinde kurumlarınca bir Merkez Disiplin Kurulu kurulur. a) Merkez disiplin kurulu bir başkan ve dört üye olmak üzere beş kişiden oluşturulur. b) Kurul başkanlığına; Yüksek Disiplin Kurulu başkanlığı görevini yürütenin en yakın yardımcıları arasından biri görevlendirilir. c) Kurul üyeliklerine ;

64 - Kurumların üstlendikleri ana görevlerle doğrudan ilgili birim veya birimlerin başında bulunanlardan birinin en yakın yardımcılarından biri, - Hukuk biriminin başında bulunanın en yakın yardımcılarından biri, - Personel biriminin başında bulunanın en yakın yardımcılarından biri, - Teftiş veya tetkik hizmetlerini yürüten birimlerin başında bulunanlardan birinin en yakın yardımcılarından biri üye olarak, görevlendirilir. Yüksek Disiplin Kurulu ve Merkez Disiplin Kurulunun başkan ve üyeleri Başbakanlık ve Bakanlıklarda müsteşarlar, bunlara bağlı kuruluşlarda kurumların başında bulunan müsteşar, genel müdür ve başkanların teklifi ve ilgili bakanın onayı ile görevlendirilir. Personel, hukuk, teftiş veya tetkik hizmetlerini yürüten birimlerden bir veya birkaçı bulunmayan kurumların Merkez Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeliklerine, ana görevlerle doğrudan ilgili birimlerden görevlendirme yapılır. Hizmet özellikleri veya kadro unvanlarındaki değişiklik sebebiyle Merkez Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarının başkan ve üyelerini yukarıda belirtilen esaslara uygun şekilde tespit edemeyen kurumlar, Devlet Personel Başkanlığının olumlu görüşü üzerine; beş kişiden oluşmak ve ilgili bakanın onayını almak kaydıyla farklı yapıda kurabilirler. Merkez Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeliklerinden birinin kurumların üstlendikleri ana görevlerle ilgili birim veya birimler den seçileceği belirtilmiştir. Burada sözü edilen ana görevlerle ilgili birim veya birimler, Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkındaki 3046 sayılı Yasa ya göre ana hizmet birimleridir. Aynı Yasa nın 7 nci maddesi ise, ana hizmet birimlerinin her bakanlığın hizmet ve görev özelliklerine ve alanlarına göre, bu bakanlıklara ait kuruluş yasalarıyla düzenleneceği hükmünü amirdir. Örneğin, İçişleri Bakanlığı kuruluş yasası olan 3152 sayılı Yasa da bu bakanlık için tespit edilen ana hizmet birimleri; - İller İdaresi Genel Müdürlüğü, - Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü, - Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, - Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, - KİHBİ Dairesi Başkanlığı, - Dernekler Dairesi Başkanlığı dır. 3. İl Disiplin Kurulu Valinin veya görevlendireceği vali yardımcısının başkanlığında, a) Hukuk İşleri Müdürü, b) Defterdar, c) Milli Eğitim Müdürü, ç) Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürü, d) Tarım Orman ve Köyişleri Müdürü, e) Bayındırlık ve İskan Müdüründen oluşur. 4. İl Milli Eğitim Gençlik ve Spor Disiplin Kurulu Valinin veya görevlendireceği bir Vali Yardımcısı Başkanlığında, a) İl Milli Eğitim Gençlik ve Spor Müdürü, b) İl Hukuk İşleri Müdürü,

65 c) İlk Öğretim Müfettişleri Kurulu Başkanı, ç) Valilin görevlendireceği, 1. İlköğretim Okulu Müdürlüklerinden bir üye, 2. Orta Öğretim Kurumları (Liseler) Müdürlerinden bir üyeden oluşur. 5. Bölge Disiplin Kurulu Bölge Müdürü (Başkan) veya görevlendireceği bir Bölge Müdür Yardımcısının başkanlığında; a) Sosyal ve idari hizmetleri yürütmekle görevli amir, b) Personel veya ünite amiri veya benzer hizmetleri yürütmekle görevli amirden kurulur. 6. Anayasa Mahkemesi 1. Disiplin Kurulu: Genel Sekreter Yardımcısının Başkanlığında; a) Anayasa Mahkemesi Başkanınca görevlendirilecek bir Başkâtip, b) Levazım Müdürü, c) Zabıt Kâtipleri ve Personel Müdürlüğü memurları arasından Anayasa Mahkemesi başkanınca görevlendirilecek birer kişiden, 2. Yüksek Disiplin Kurulu: Genel Sekreter ve en kıdemli Raportörün Başkanlığında; a) Anayasa Mahkemesi Başkanınca görevlendirilecek iki Raportör, b) Kararlar Müdürü, c) Personel Müdürü veya en kıdemli Başkâtipler, 7. Mahalli İdarelerin Disiplin Kurulları Mahalli idarelerin disiplin kurulları, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik te il özel idareleri, belediyeler ve mahalli idare birlikleri için ayrı ayrı belirlenmiştir. Söz konusu Yönetmeliğe göre, mahalli idare disiplin kurullarının oluşumu aşağıdaki şekilde olacaktır; a) İl Özel İdaresi Disiplin Kurulu Valinin veya genel sekreterin başkanlığında; - İl Hukuk İşleri Müdürü (yoksa, Valinin il idare kurulu üyeleri arasından görevlendireceği bir kişi), - Vali tarafından belirlenecek bir birim müdürü, - İl Daimi Encümeni üyelerinin kendi aralarından bir yıl için seçecekleri iki üyeden kurulur. b) Belediye Disiplin Kurulu 1. Belediyelerde Belediye Başkanının veya görevlendireceği yardımcısının başkanlığında; Encümenin atanmış üyelerinden kurulur. 2. Büyükşehir Belediyelerinde; Genel Sekreter ve Başkanın görevlendireceği Genel Sekreter Yardımcılarından birinin başkanlığında; - Hukuk Müşaviri veya görevlendirilecek bir avukat, - Personel Şube Müdürü, - Kararlar Şube Müdürü, - Fen İşleri Daire Başkanlığından görevlendirilecek bir Şube Müdüründen oluşur. c) Birlik Disiplin Kurulu

66 Mahalli idare birliklerinin disiplin kurulu, Birlik Encümeni dir. d) Mahalli İdarelerin Yüksek Disiplin Kurulu Mahalli idarelerin Yüksek Disiplin Kurulu İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruludur. Ancak, bu hükme gün ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan bir değişiklikle, Büyükşehir belediye başkanlıklarında bu kurullar Büyükşehir Belediye Encümeninden teşekkül eder. denilerek bir istisna getirilmiştir. Esasen bu durum bir istisna olmayıp, 657 sayılı Yasa nın 134 üncü maddesindeki, Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere kurum merkezinde bir yüksek disiplin kurulu ile her ilde, bölge merkezinde ve kurum merkezinde birer disiplin kurulu bulunur. hükmünün esprisine tamamen uygundur. Zira bu hükme göre, Yasa kapsamına giren memurların disiplin işlerinde yetkili olabilecek disiplin ve yüksek disiplin kurullarının oluşumunda kurum esası getirilmiştir. B. Kurullarda Görevlendirilemeyecek Olanlar Yönetmeliğin 5 inci maddesine göre, Haklarında aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası uygulanmış olanlar, bu cezaları on yıl sonra sicillerinden silinmiş olsa dahi, Disiplin Kurullarında görevlendirilemezler. Disiplin Kurullarının teşkilinde açıklandığı üzere, kurulun bir kısım başkan ve üyeleri ilgili Bakan veya Valinin veya Bölge Müdürünün onayı ile birden çok kişiler arasından seçilerek görevlendirilmektedirler. Onay makamının, seçimini yaparken bu hususu gözönünde bulundurması gerekir. Ancak, Yönetmelikle görevlendirilen kurul başkan ve üyelerinde bu koşulun aranmasına imkan bulunmamaktadır. Örneğin İl Disiplin Kurulunda yönetmelikle görevlendirilen Hukuk İşleri Müdürü, Defterdar, Milli Eğitim Müdürü gibi görevlililerden bu koşul aranmaz. Buna karşılık, İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunda valinin görevlendireceği okul müdürlerinden bir üyenin seçiminde, onay makamı valinin disiplin cezası almamış bir okul müdürünü görevlendirmesi gerekecektir. C. Kurul Toplantılarına Katılamayacak Olanlar Yönetmeliğin 6 ncı maddesi ile Disiplin Kurullarının başkan ve üyelerinin, a) Kendilerine, eşlerine, ikinci dereceye kadar olan (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımlarına, b) Disiplin cezası verilmesini teklif ettiklerine, c) Disiplin soruşturması yaptıklarına, d) Atanmasına yetkili oldukları memurlara, ait işlerle ilgili kurul toplantılarına katılamayacakları hükme bağlanmıştır. Danıştay 5 inci Dairesi gün ve E.1974/10222, K.1976/1267 sayılı kararında, disiplin soruşturmasını yapan kimsenin, Disiplin Kurulunda görevlendirilmesini şekil yönünden iptal ederek bu kuralı uygulamıştır. 4. Üyelerin Görev Süresi Disiplin Kurullarının Başkan ve üyelerinin görevlendirme süresi 2 yıldır. Süresi dolanların yeniden aynı süre ile görevlendirilmeleri mümkündür. a) Yönetmelikle görevlendirilen kurul başkan ve üyeleri için süre söz konusu olamaz. Asli görevleri devam ettiği sürece Disiplin Kurulundaki görevleri de devam eder. b) Mahalli idarelerin seçimle gelen Disiplin Kurulu üyelerinin görev süresi yönetmeliğin başka bir maddesinde tespit edildiği üzere bir yıldır.

67 Demek oluyor ki bu durumda iki yıllık süre Bakan veya Vali ya da Bölge Müdürünün onayı ile birden çok kişiler arasından seçilerek görevlendirilenler için söz konusu olabilmektedir. Görevlendirilenlerin iki yıl süre ile bu görevi yapmaları, onay makamının değiştirememesi bu kişilere güvence sağlamakta kurulların tarafsızlığına gölge düşürmemektedir. İki yıllık süre memurluğun sona ermesine veya ilgili memurun yer değiştirmesine engel teşkil etmez. 5. Kurulların Görev Alanları a) Başbakanlık ve Bakanlıklar ile bunlara bağlı kuruluşlarda görevli memurların kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bağlı bulundukları kurumların Merkez Disiplin Kurullarınca; Devlet memurluğundan çıkarma cezası bağlı bulundukları kurumların Yüksek Disiplin Kurullarınca incelenip karara bağlanır. b) İlçe ve illerde Milli Eğitim Bakanlığı na bağlı teşkilatta çalışan öğretmen, yönetici, uzman ve uzman yardımcısı ile gezici öğretmenlerin kaymakam ve valilerce doğrudan verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazları İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca karara bağlanır. c) Başbakan, Bakanlar ve en üst disiplin amirlerince doğrudan verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı ilgili memurlarca yapılan itirazlar, cezayı veren amirin esas görev yerindeki Disiplin Kurulunca karara bağlanır. d) İl özel idarelerinde, belediyelerde, bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda ve bu kurumların kurdukları birliklerde görevli memurların kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili işleri ilgisine göre Özel İdare, Belediye veya Birlik Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunca incelenip karara bağlanır. Büyükşehir belediyelerinde çalışan memurlar hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verme yetkisi ise Büyükşehir Belediyesi Yüksek Disiplin Kurulu na aittir. e) Bakanlar Kurulunca veya ortak karar ile atanan memurlara ilgili bakan tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı itirazlar ilgisine göre Başbakanlık, Bakanlık veya bunlara bağlı kurumların Disiplin Kurullarınca incelenerek karara bağlanır. f) Devlet Bakanlıklarında görevli memurların disiplin işleri Başbakanlığın yetkili kurulunca görülür. g) Kefalet sandıkları, döner sermayeli kuruluşlar ile kanunlarla kurulan fonlarda görevli memurların disiplin işlerinde bu kuruluşların bağlı oldukları kurumlardaki kurullar yetkilidir. h) Özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili kurullarla ilgili hükümleri saklıdır. 6. Kurulların Toplantı ve Çalışmalarına İlişkin Esaslar Disiplin Kurulu başkanı kurulda raportörlük görevini yapmak üzere bir üyeyi görevlendirir. Üyeler kendilerine havale edilen dosyaları yedi gün içinde incelerler. Kurul Başkanı ayrıca; a) Toplantı gündeminin düzenlenip ilgililere dağıtılmasını, b) Toplantının belirli gün, saat ve yerde yapılmasını, c) Kurul çalışmalarının gereği gibi yürütülüp sonuçlandırılmasını, sağlar. 7. Toplantı Yeter Sayısı Kurulların toplantı yeter sayıları aşağıdaki gibidir: a) Üç kişilik kurullar üye tam sayısı ile toplanırlar, b) Üye sayısı üçten fazla olan kurullar salt çoğunlukla toplanır, c) Kurulların başkan ve üyelerinin görev başında bulunmamaları halinde Kurula vekilleri, seçimle gelenlerin ise yedekleri katılır.

68 d) Kurulların başkanlarının yukarıda açıklanan kurul toplantılarına katılamayacak kişilerden olması halinde, başkanlık görevi en kıdemli üye tarafından yürütülür. Burada en kıdemli üye deyimi karışıklığa meydan verebilecek veya tespiti her zaman mümkün olamayacak nitelikte olduğundan kıdemin hangi esasa göre belirleneceğinin açıklığa kavuşturulmasında yarar görülmektedir. Kurul üyelerinin kurul toplantılarına katılamayacak kişilerden olması halinde toplantıya katılamayan üyeler toplantı yeter sayısının tespitinde gözönünde bulundurulmaz. 8. Disiplin Kurullarının Karar Süresi ve Yöntemi Disiplin Kurulları ; a) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili işlerde soruşturma dosyasını aldıkları tarihten itibaren otuz gün içinde, b) Uyarma ve kınama cezalarına karşı yapılan itirazlar ile ilgili işlerde itiraz dilekçesi ile cezaya ilişkin karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde, Kararlarını verir. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili kararlar, soruşturma dosyasına göre verilir. 9. Yüksek Disiplin Kurullarının Karar Süresi ve Yöntemi Yüksek Disiplin Kurullarının karar yöntemi ve bu Kurulda memurun hakları Devlet Memurları Yasası nın 129 uncu maddesinde belirtilmiştir. Buna göre; a) Amirlerin memurluktan çıkarma cezasına ilişkin talepleri, soruşturma dosyasının memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kuruluna tevdiinden itibaren 6 ay içinde karara bağlanır. b) Yüksek Disiplin Kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesi sırasında gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her çeşit evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Burada bir noktayı da hatırlatmak gerekir ki, hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur da, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye Yüksek Disiplin Kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Bu hakkın kullandırılması zorunludur. Danıştay 10 uncu Dairesi nin gün ve E.1984/1949, K.1984/1948 sayılı kararında hakkını kullanma olanağı tanınmaması bozma nedeni sayılmıştır. 10. Disiplin Kurullarının Görüşme Yöntemi a) Disiplin Kurullarında raportörün açıklamaları dinlendikten sonra işin görüşülmesine geçilir. b) Konunun aydınlandığı ve görüşmelerin yeterliliği sonucuna varılınca oylama yapılır. c) Kurullar oy çokluğu ile ve açık oyla karar verirler. Oylamada çekimser kalınmaz. Başkan oyunu en son kullanır. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın oyu üstün sayılır. d) Karar başkan tarafından açıklanır. Karar özeti başkan ve üyeler tarafından imzalanan bir tutanakla tespit edilir. 11. Kararların Yazılması ve Tebliği Yönetmeliğe göre kararlar, karar tarihini izleyen 7 gün içinde, gerekçeli olarak ve oybirliği veya oy çokluğu ile alındığı da belirtilerek raportörlerce tarafından yazılır; başkan ve üyelerce imzalanır. Karşı oy kullananların görüşlerine de kararda yer verilir. Disiplin amirlerince verilen disiplin cezaları bu amirler, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası atamaya yetkili amirler ve memuriyetten çıkarma cezasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararı Kurul Başkanı tarafından, Kararların verildiği tarihi izleyen en geç 15 gün içinde ilgililere tebliğ edilir.

69 MAHALLİ İDARELER PERSONELİNİN GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK (İçişleri Bakanlığı nca hazırlanan bu Yönetmelik, tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde, hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak, mahalli idarelerde görev yapan Devlet memurlarının görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam Madde 2 - (1) Bu Yönetmelik, il özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapan personelden, görevde yükselme suretiyle atanacaklar ile en az ortaöğretim düzeyinde mesleki ve teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara, unvan değişikliği suretiyle atanacakları kapsar. Dayanak Madde 3 - (1) Bu Yönetmelik, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 22/2/2005 tarihli ve 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 15/3/1999 tarihli ve 99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar Madde 4 - (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Alt görev: 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha alt hiyerarşi içindeki görevleri, b) Alt hizmet grubu: Hizmet grubu içindeki aynı düzey unvanlardan oluşan grupları, c) Aynı düzey görev: Hiyerarşi, görev, yetki ve sorumluluk açısından aynı grupta ya da grup içinde alt gruplar olması halinde aynı alt grupta gösterilen görevleri, ç) Bakanlık: İçişleri Bakanlığını, d) Görev unvanı: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan görev grupları içinde belirtilen görev unvanlarını, e) Görevde yükselme: Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde sayılan üst görevlere, aynı veya başka hizmet sınıflarından yapılacak atamaları, f) Görevde yükselme eğitimi: Görevde yükselmeye ilişkin olarak Bakanlık veya Bakanlığın izin verdiği kurum tarafından verilecek eğitimi, g) Görevde yükselme sınavı: Görevde yükselme eğitimini tamamlayanların tabi tutulacağı yazılı sınavı, ğ) Hizmet süresi: 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) bendi hükümleri çerçevesinde; mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında fiilen çalışılan süreler, resmi veya özel müesseseler ve meslekleriyle ilgili serbest çalışılan süreler ile muvazzaf askerlikte geçen süreleri, h) Hizmet grupları: Benzer görevleri yapan, görev unvanlarından oluşan grupları,

70 ı) KPDS: Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavını, j) Mahalli idare: İl özel idareleri, belediyeler ve bu idarelerin bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese, işletme ve bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşları, k) Unvan değişikliği: En az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin kadrolara yapılan atamaları, l) Unvan değişikliği sınavı: Bu Yönetmelik kapsamındaki personelin, en az orta öğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanmaları için eğitime tabi tutulmaksızın alınacakları yazılı sınavı, m) Üst görev: 27/9/1984 tarihli ve 3046 sayılı Kanunda belirtilen hiyerarşik kademeler çerçevesinde daha üst hiyerarşi içindeki görevleri, ifade eder. İKİNCİ BÖLÜM Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi kadrolar Madde 5 - (1) Görevde yükselmeye tabi kadrolar şunlardır: a) Yönetim hizmetleri grubu; 1) Müdür, 2) Koruma ve güvenlik görevlisi amiri, şef, koruma ve güvenlik şefi, bando şefi b) Hukuk hizmetleri grubu; 1) Hukuk müşaviri, c) Bilgi işlem hizmet grubu; 1) Çözümleyici, ç) Araştırma ve planlama hizmetleri grubu; 1) Uzman, d) İdari hizmetler grubu; 1) Ayniyat saymanı, muhasebeci, kontrol memuru, eğitmen, 2) Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama kontrol işletmeni, veznedar, anbar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar, koruma ve güvenlik görevlisi, 3) Şoför. (2) Unvan değişikliğine tabi kadrolar şunlardır: a) Sanat tarihçisi, arkeolog, dekoratör, desinatör, ekonomist, ev ekonomisti, fizikçi, grafiker, heykeltraş, hidrobiyolog, hidrolog, istatistikçi, jeofizikçi, jeolog, jeomorfolog, kaptan, kimyager, laborant, matematikçi, mimar, mühendis, paleentolog, pilot, ressam, restoratör, şehir plancısı, teknik ressam, tekniker, teknisyen, topograf, peyzaj mimarı, ölçü ve ayar memuru, b) Antropolog, bakteriolog, biolog, çocuk gelişimcisi, diş protez teknisyeni, diyetisyen, ebe, fizikoterapist, fizyoterapist, hemşire, odyolog, pedagog, psikolog, radyoterapist, sağlık fizikçisi, sağlık memuru, sağlık teknikeri, sağlık teknisyeni, sosyal çalışmacı, tıbbi teknolog, veteriner hekim, veteriner sağlık teknikeri, veteriner sağlık teknisyeni, c) Sosyolog, programcı, kütüphaneci, mütercim, tercüman, avukat, imam, kameraman, çocuk eğitimcisi, çocuk eğiticisi, antrenör, fotoğrafçı, dalgıç, balık adam, bandocu, çocuk rehberi ve gözetimcisi. Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar

71 Madde 6 - (1) Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır. a) Son yılın sicil notu olumlu olmak ve son üç yıllık sicil notu ortalaması 76 puandan aşağı olmamak. b) Görevde yükselme eğitimini tamamlayarak, sınavında başarılı olmak. c) Bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara atanabilmek için son müracaat tarihi itibariyle en az bir yıl süreyle atamanın yapılacağı mahalli idarede çalışmış olmak. Ancak, yeni kurulan mahalli idarelerde görevde yükselme ile ilgili ilanlara başvuru olmaması halinde atamanın yapılacağı mahalli idarede bu süre şartı aranmaz. Görevde yükselme sınavına tabi olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar Madde 7 - (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan unvanlara görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda aşağıdaki özel şartlar aranır. a) Müdür kadrosuna atanabilmek için; 1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak, 2) Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak, 3) Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere atanabilmek için; yükseköğretim kurumlarının, kadronun görev alanı ile ilgili eğitim ve öğretimde bulunan en az dört yıllık bölümlerinden veya bu bölümlere denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarının ilgili bölümlerinden mezun olmak, 4) Teknik öğrenim gerektiren müdürlüklere yapılacak atamalar dışında, diğer müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle üç yılı uzman, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrosunda olmak kaydıyla en az on yıl hizmeti bulunmak, b) Koruma ve güvenlik görevlisi amiri kadrosuna atanabilmek için; 1) En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, 2) İlan edilen kadro sayısından daha az sayıda yüksekokul mezunu müracaat ettiği takdirde ortaöğrenim mezunu olmak, 3) Dört yıllık yükseköğretim kurumu mezunlarının en az dört yıl, iki ve üç yıl süreli yüksek öğretim kurumu mezunlarının en az beş yıl, ortaöğrenim mezunlarının ise en az sekiz yıl hizmeti bulunmak, 4) Son müracaat tarihi itibariyle üç yıl koruma güvenlik şefi olarak çalışanlara (b) bendinin (3) numaralı alt bendindeki süreler birer yıl eksik uygulanır. c) Şef kadrosuna atanabilmek için; 1) En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, 2) İlan edilen kadro sayısından daha az sayıda yüksekokul mezunu müracaat ettiği takdirde ortaöğrenim mezunu olmak, 3) Dört yıllık yükseköğretim kurumu mezunlarının en az dört yıl, iki ve üç yıl süreli yükseköğretim kurumu mezunlarının en az beş yıl, ortaöğrenim mezunlarının ise en az sekiz yıl hizmeti bulunmak, 4) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin (2) numaralı alt bendinde sayılan görevlerde en az üç yıl süreyle çalışmak, (d) bendinin (1) numaralı alt bendi ile ikinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan unvanlardan birini ihraz etmiş olmak, ç) Koruma ve güvenlik şefi kadrosuna atanabilmek için; 1) En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, 2) İlan edilen kadro sayısından daha az sayıda yüksekokul mezunu müracaat ettiği takdirde ortaöğrenim mezunu olmak, 3) Dört yıllık yükseköğretim kurumu mezunlarının en az dört yıl, iki ve üç yıl süreli yükseköğretim kurumu mezunlarının en az beş yıl, ortaöğrenim mezunlarının ise en az sekiz yıl süre ile koruma ve güvenlik görevlisi olarak çalışmak, d) Hukuk müşaviri kadrosuna atanabilmek için;

72 1) Hukuk Fakültesi mezunu olmak, 2) Avukatlık stajını yapmış olmak, e) Çözümleyici kadrosuna atanabilmek için; 1) Fakülte ya da en az dört yıllık yüksekokul mezunu olup Milli Eğitim Bakanlığından onaylı programcı sertifikasına sahip olmak, 2) En az iki bilgisayar işletim sisteminin uygulamasını bildiğini belgelemek, f) Uzman kadrosuna atanabilmek için; 1) Dört yıllık yükseköğrenim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurtdışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olmak, 2) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (b) bendine göre on yıllık hizmeti bulunmak, g) Ayniyat saymanı, kontrol memuru ve muhasebeci kadrolarına atanabilmek için; 1) En az iki yıllık yüksekokul mezunu olmak, 2) Dört yıllık yükseköğretim kurumu mezunlarının en az dört yıl, iki ve üç yıl süreli yükseköğretim kurumu mezunlarının ise, en az beş yıl hizmeti bulunmak, ğ) Eğitmen kadrosuna atanabilmek için; 1) Fakültelerin, yüksekokulların, meslek veya teknik liselerin ilgili bölümlerinden mezun olmak, 2) Fakülte ve dört yıllık yüksekokul mezunlarının en az üç yıl, iki yıllık yüksekokul mezunlarının en az dört yıl, meslek ve teknik lise mezunlarının en az altı yıl hizmeti bulunmak, h) Bando şefi kadrosuna atanabilmek için; 1) İki yıllık yüksekokul mezunlarının üç yıl, ortaöğrenim mezunlarının beş yıl bandocu olarak hizmeti bulunmak, ı) Bilgisayar işletmeni, veri hazırlama kontrol işletmeni, veznedar, anbar memuru, ayniyat memuru, belediye trafik memuru, bilet satış memuru, evlendirme memuru, gemi adamı, gişe memuru, memur, mutemet, sayaç memuru, tahsildar ve koruma ve güvenlik görevlisi kadrolarına atanabilmek için; 1) En az ortaöğrenim mezunu olmak, 2) Veri hazırlama ve kontrol işletmeni ile bilgisayar işletmeni kadrolarına atanabilmek için ayrıca Milli Eğitim Bakanlığınca veya bu Bakanlıkça izin verilen özel bilgisayar kurslarından belge almış olmak veya bitirdiği okulun ders müfredatında en az iki dönem bilgisayarla ilgili ders aldığını belgelemek, i) Şoför kadrosuna atanabilmek için; 1) En az ortaöğrenim mezunu olmak, 2) (E) tipi sürücü belgesine sahip olmak. (2) Sağlık hizmetleri sınıfında bulunan kadrolardan; a) Baştabiplik kadrosuna; uzman tabip veya tıp alanında doktora yapmış tabip ya da iktisat, işletme, kamu yönetimi, hukuk, maliye, sağlık yönetimi, muhasebe alanlarında lisans, yüksek lisans veya doktora eğitimi almış tabip olmak, b) Baştabip yardımcısı kadrosuna; uzman tabip, tabip, eczacı veya diş tabibi olmak, c) Başhemşirelik kadrosuna; yüksek hemşirelik okulu veya sağlık meslek lisesi mezunu olup mesleklerinde en az 10 yıl çalışmış olmak, şartıyla görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına tabi olmaksızın atama yapılabilir. Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak genel şartlar Madde 8 - (1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki genel şartlar aranır.

73 a) Son sicil notu 76 puandan aşağı olmamak, b) Unvan değişikliği sınavında başarılı olmak, c) Yükseköğrenim mezunu olanların 1-4 dereceli kadrolara atanmaları için 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen süre kadar hizmeti bulunmak. Unvan değişikliği sınavına tabi olan kadrolara atanacaklarda aranacak özel şartlar Madde 9 - (1) Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aşağıdaki özel şartlar aranır. a) Mühendis, mimar, peyzaj mimarı, sanat tarihçisi, arkeolog, dekoratör, desinatör, ekonomist, ev ekonomisti, fizikçi, grafiker, heykeltıraş, hidrobiyolog, hidrolog, istatistikçi, jeofizikçi, jeolog, jeomorfolog, kimyager, matematikçi, paleentolog, pilot, restoratör, şehir plancısı, antropolog, bakteriyolog, biyolog, diyetisyen, fizikoterapist, fizyoterapist, radyoterapist, pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı, veteriner hekim, sosyolog, kütüphaneci, çocuk rehberi ve gözetimcisi kadrolarına atanabilmek için; 1) Fakülte veya dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak, b) Avukat kadrosuna atanabilmek için; 1) Hukuk fakültesi mezunu olmak ve avukatlık stajını yapmış olmak, c) Mütercim ve tercüman kadrolarına atanabilmek için; 1) Fakülte veya dört yıllık yüksek okulların filoloji, mütercim ve tercümanlık bölümlerinden veya ilgili diğer bölümlerden mezun olmak, 2) KPDS de (A) düzeyinde başarılı olmak, ç) Hemşire, odyolog, sağlık fizikçisi, tıbbi teknolog, sağlık memuru, laborant, ebe, sağlık teknikeri, sağlık teknisyeni, veteriner sağlık teknisyeni, veteriner sağlık teknikeri, çocuk eğitimcisi, çocuk eğiticisi, çocuk gelişimcisi, diş protez teknisyeni, kaptan, ressam, programcı, kameraman kadrolarına atanabilmek için; 1) Fakültelerin, yüksekokulların veya meslek liselerinin ilgili bölümlerinden mezun olmak, d) Teknik ressam, topograf, teknisyen, ölçü ve ayar memuru kadrosuna atanabilmek için; 1) Fakültelerin, yüksekokulların, meslek liselerinin veya teknik liselerin ilgili bölümlerinden mezun olmak, e) Tekniker kadrosuna atanabilmek için; 1) En az iki yıl süreli mesleki veya teknik yükseköğretim mezunu olmak, f) Antrenör, fotoğrafçı, dalgıç, balık adam, bandocu kadrosuna atanabilmek için; 1) En az ortaöğrenim mezunu olmak ve özel mevzuatında öngörülen sertifikaya sahip olmak, g) İmam kadrosuna atanabilmek için; 1) İmam hatip lisesi veya ilahiyat fakültesi mezunu olmak ve kadronun gerektirdiği yeterlilik belgesine sahip olmak. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Görevde Yükselme Eğitimine İlişkin Esaslar Görevde yükselme eğitiminin ilanı ve başvuru Madde 10 - (1) Görevde yükselme suretiyle atama yapılacak boş kadroların sınıfı, unvanı, derecesi, hangi birimde bulunduğu, aranacak şartlar ve son başvuru tarihi ile eğitimin yeri ve zamanı görevde yükselme eğitim programının başlamasından en az bir ay önce bütün teşkilat birimlerine duyurulur. (2) Görevde yükselme eğitimine ilişkin duyuru üzerine başvuruda bulunanların dilekçeleri, ilgili birimler vasıtasıyla yetkili ve görevli birime iletilir. Aylıksız izinde bulunan kurum personeli, başvuru tarihinin son günü itibarıyla görevlerine dönmek istediklerine ilişkin dilekçe vermeleri halinde duyurulan kadrolar için başvuruda bulunabilir.

74 (3) Başvurular, ilanda belirtilmesi şartıyla elektronik ortamda da yapılabilir. Başvuruda bulunanların gerekli şartları taşıyıp taşımadıkları görevli birim tarafından incelenir ve eğitime katılması uygun görülen adaylara bu Yönetmeliğin ekinde yer alan fotoğraflı EK 3 de düzenlenen Eğitime Katılma Belgesi verilir. Görevde yükselme eğitimine katılması uygun görülmeyenlere ise durumu yazı ile bildirilir. (4) Görevde yükselme eğitimine katılacakların sayısı, atama yapılacak boş kadro sayısının üç katını geçemez. Üç katından az istekli bulunması halinde durumu uygun olan bütün personelin eğitime alınması sağlanır. Duyurulan kadro sayısının üç katından fazla personelin başvurması halinde, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK 1 de düzenlenen Personel Değerlendirme Formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle, toplam puanı en fazla olandan başlamak üzere kadro sayısının üç katı kadar personel belirlenerek eğitime alınır. Ancak, yapılan puanlama sonunda eşitlik olması halinde, sırasıyla öğrenim düzeyi yüksek, hizmet süresi fazla ve son sicil notu yüksek olana öncelik verilir. (5) Daha önce atanmak istediği kadro için düzenlenen görevde yükselme eğitimine katılan ve başarısız olan personel ile bu sınava katılmayan veya sınavda başarılı olup da müteakip sınava kadar atanmamış olan personel, yeniden görevde yükselme eğitimi ve sınavına katılmadan ilan edilen boş kadrolara atanamaz. Görevde yükselme eğitimine katılacakların belirlenmesi Madde 11 - (1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan memurların, görevde yükselme suretiyle atamalarının yapılması amacıyla, ilgili mahalli idareler her yılın Ocak ayı sonuna kadar görevde yükselme eğitimine tabi tutmak istedikleri personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirir. (2) Valiliklere gelen listeler birleştirilerek tek liste halinde en geç 15 Şubat tarihine kadar Bakanlığa gönderilir. (3) Görevde yükselme eğitiminin şekli, süresi, zamanı ve eğitim verecek kurum Bakanlık tarafından belirlenir. (4) Eğitime katılacakların listesi Bakanlık tarafından eğitimi verecek kuruma bildirilir. Görevde yükselme eğitiminin konuları Madde 12 - (1) Görevde yükselme eğitimi aşağıdaki konuları kapsar: a) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; 1) Genel esaslar, 2) Temel hak ve ödevler, 3) Devletin temel organları, b) Atatürk ilkeleri ve inkılâp tarihi ve ulusal güvenlik, c) Devlet teşkilatı ile ilgili mevzuat, ç) 657 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat, d) Türkçe dil bilgisi ve yazışmayla ilgili kurallar, e) Halkla ilişkiler ve davranış kuralları, f) Atama yapılacak kadroya ilişkin olarak, 5393 sayılı Kanun, 23/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5302 sayılı Kanun, 11/6/2005 tarihli ve 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu, 7/4/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanunu, 24/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, 10/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 22/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 22/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu, 29/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 15/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun, Etik davranış ilkeleri ile atama yapılacak görevin alanı ve niteliğiyle ilgili konular. (2) Görevde yükselme eğitim programlarının en az yüzde altmışı birinci fıkranın (f) bendinde belirtilen konulardan oluşur.

75 (3) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan personelin, görevde yükselme sınavına katılabilmesi için, (75) saatten az olmamak üzere düzenlenecek görevde yükselme eğitimine katılmaları zorunludur. Ancak, ilgili mevzuatı uyarınca, doğum, evlenme, ölüm ve hastalık sebebiyle verilmesi zorunlu olan izinlerde bu süre şartı aranmaz. Bu izinler dışında zorunlu olduğu belgelendirilen hallerde de toplam (10) saate kadar ayrıca izin verilebilir. Ancak, görevde yükselme sınavına katılabilmek için düzenlenecek görevde yükselme eğitim programının yüzde altmışına katılmak şarttır. Görevde yükselme sınavı DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına İlişkin Esaslar Madde 13 - (1) Görevde yükselme sınavı, görevde yükselme eğitim programının tamamlanmasından itibaren bir ay içinde Bakanlık tarafından, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına veya yükseköğretim kurumlarından birine yaptırılır. (2) Bu sınavda başarılı sayılmak için 100 puan üzerinden, en az 70 puan alınması zorunludur. (3) Yapılan sınav sonucunda başarılı bulunanlar arasından, başarı sıralamasına göre iki ay içinde ilan edilen kadro sayısı kadar atama yapılır. Görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavları sonucunda puanların eşit olması halinde, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan EK 1 de düzenlenen Personel Değerlendirme Formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle, toplam puanı en fazla olandan başlamak üzere atama yapılır. Ancak, yapılan puanlama sonunda eşitlik olması halinde, sırasıyla öğrenim düzeyi yüksek, hizmet süresi fazla ve son sicil notu yüksek olana öncelik verilir. (4) İlan edilen kadrolardan; a) Atanma şartlarını taşımadıkları için sınavların geçersiz sayılması veya bu sebeple atamaların iptal edilmesi; atanılan göreve geçerli bir mazeret olmaksızın süresi içinde başlanılmaması ya da atanma hakkından vazgeçilmesi, b) Emeklilik, ölüm, memurluktan çekilme veya çıkarılma; başka unvanlı kadrolara ya da diğer kurumlara naklen atanma, sebebiyle boş kalan veya boşalan kadrolara, sınavı kazandıkları halde daha önce ataması yapılamayan personelin, aynı unvanlı kadrolar için yapılacak müteakip sınava kadar, başarı sırasına göre atamaları yapılabilir. Görevde yükselme sınavının şekli ve konuları Madde 14 - (1) Görevde yükselme sınavı yazılı olarak yapılır. (2) Görevde yükselme sınavı soruları, bu Yönetmeliğin 12 nci maddesinde yer alan konulardan oluşur. Sınav kurulu ve görevleri Madde 15 (1) Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına ilişkin kurumunda işlemleri yürütmek üzere beş kişiden oluşacak sınav kurulu teşkil edilir. Sınav kurulu; atamaya yetkili amir veya görevlendireceği kişinin başkanlığında, personel birimi ve eğitim birimi temsilcileri ile atamaya yetkili amirce belirlenecek diğer üyelerden teşekkül eder. (2) Sınav kurulunu teşkil eden üyeler, görevde yükselme eğitimi ve sınavı ile unvan değişikliği sınavına alınacak personelden öğrenim, görev veya unvan bakımından daha düşük seviyede olamaz. (3) Sınav kurulunun başkan ve üyeleri eşlerinin, üçüncü derece dâhil kan ve ikinci derece dâhil kayın hısımlarının katıldıkları sınav için oluşturulan sınav kurulunda görev alamazlar. (4) Sınav kurulu; görevde yükselme eğitimi ve/veya unvan değişikliği sınavına alınacakları tespit etmek, sınavla ilgili işlemleri düzenli şekilde yürütmek, sınav sonuçlarının değerlendirilmesi sonucu başarı listesini düzenlemek, tutanakları düzenleyip imzalamak, başarı listesini ilan etmek ve ilgililere tebliğde bulunmak, itirazları inceleyip karara bağlamak ve sınavla ilgili diğer işleri yürütmekle görevlidir.

76 (5) Sınav kurulu, mahalli idarenin kendi bünyesinde çalışanlardan oluşturulamadığı takdirde, ilgili mahalli idarenin talebi üzerine, mahalli mülki idare amiri tarafından görevlendirilecek üyelerin katılımı suretiyle oluşturulur. (6) Görevde yükselme sınavı, Bakanlık tarafından, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına veya yükseköğretim kurumlarından birine yapılacak protokol hükümleri çerçevesinde ilgili kurumun tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre yaptırılır. Unvan değişikliği sınavı Madde 16 - (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen unvan değişikliğine tabi kadrolara; bu unvanları en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz etmiş bulunan personelin ataması, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde, unvan değişikliği sınavı sonucuna göre yapılır. Unvan değişikliği sınavı yazılı olarak yapılır ve eğitim programı uygulanmaz. (2) Unvan değişikliği sınavı; Bakanlık tarafından Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına veya yükseköğretim kurumlarından birine yaptırılır. Unvan değişikliği sınavı, büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan belediyeler için büyükşehir belediyeleri tarafından; büyükşehir belediye teşkilatı bulunan özel idarelerde ise il özel idareleri tarafından, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına veya yükseköğretim kurumlarından birine yaptırılabilir. (3) Bu sınavlara katılacaklarda, kurumda veya öğrenim durumları ile ilgili bulunmayan görevlerde belirli süre hizmet yapmış olma şartı aranmaz. (4) Yapılacak sınavda başarılı olabilmek için 100 üzerinden 70 puan alınması şarttır. Sınav sonuçlarının açıklanması ve belgelerin saklanması Madde 17 - (1) Yazılı sınav sonuçları, sınavı yapan kurum tarafından Bakanlığa bildirildiği tarihten itibaren en geç on gün içinde Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinde ilan edilir. Ayrıca sınav sonuçları ilgilisine yazılı olarak tebliğ edilmek üzere ilgili mahalli idarelere gönderilir. (2) Sınav sonuçları aynı görev ve unvan için yapılacak bir sonraki sınava kadar geçerlidir. (3) Sınava katılanların sınav sonuç belgeleri, ilgililerin özlük dosyalarında saklanır. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına itiraz Madde 18 - (1) Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavının yürütülmesine ilişkin işlemlere karşı ilgililer, işlemin tebliğ edildiği tarihten itibaren on gün içinde yazılı olarak sınav kuruluna itiraz edebilir. (2) Sınav kurulu, itirazları en geç on beş gün içerisinde karara bağlar ve ilgililere yazılı olarak bildirir. İtiraz üzerine sınav kurulunca verilen kararlar kesindir. (3) Sınavın, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığına, Milli Eğitim Bakanlığına veya yükseköğretim kurumlarından birine yaptırılması durumunda sınav sonuçlarına yapılacak itiraz, yetkili kılınan kurum tarafından kendi mevzuatı çerçevesinde karara bağlanır ve ilgililere bildirilir. Sınav sonuçlarının izlenmesi Madde 19 - (1) Sınav sonucuna göre yapılan atamalar, atamanın yapıldığı tarihten itibaren en geç bir ay içinde, Yönetmeliğin ekinde yer alan ve EK 2 de düzenlenen Görevde Yükselme Formuna işlenmek suretiyle Bakanlığa gönderilir. Hizmet grupları arasında geçişler BEŞİNCİ BÖLÜM Çeşitli ve Son Hükümler Madde 20 - (1) Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde düzenlenmiş olan hizmet grupları arasındaki geçişler aşağıdaki esaslar çerçevesinde yapılır.

77 a) Aynı hizmet grubunun alt hizmet grubu içinde kalmak kaydıyla, sınav yapılmaksızın ilgili personelin isteği ve atanılacak kadronun gerektirdiği özellikleri taşımak şartıyla diğer görevlere atama yapılabilir. b) Gruplar arası görevde yükselme niteliğindeki geçişler ve alt gruptan üst gruplara geçişler görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabidir. Mahalli idarelerde ve diğer kamu/kurum ve kuruluşlarında, daha önce bulunulan görevler ile bu görevlerle aynı düzey görevlere veya alt görevlere, görevde yükselme eğitimi ve sınavına tabi tutulmadan atama yapılabilir. c) Bu Yönetmelik kapsamı dışında bulunan daha üst görevlerde, en az altı ay süreyle çalışmış olanlar, aranan şartları taşımaları kaydıyla, bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde yer alan yönetim, araştırma-planlama ve hukuk hizmetleri gruplarında gösterilen kadrolara sınavsız atanabilir. Bu Yönetmelik kapsamındaki diğer kadrolara sınavsız atanmak için altı ay çalışmış olmak şartı aranmaz. ç) İstisnai memurluklarda çalışanlar veya çalışmış olanlar, bu Yönetmelik kapsamındaki kadrolara, atanacakları kadro için öngörülen şartları taşımaları kaydıyla sınavsız atanabilir. Zabıta ve itfaiye personeli Madde 21 - (1) Zabıta ve itfaiye personelinin görevde yükselme işlemleri, ilgili mevzuat hükümlerine göre yürütülür. Kazanılmış haklar Madde 22 - (1) Bu Yönetmelik kapsamında bulunan unvanları, daha önce ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak kazananların ve bu kadrolara atananların hakları saklıdır. Yürürlükten kaldırılan mevzuat Madde 23 - (1) 2/2/2000 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Geçici hükümler Geçici Madde 1 - (1) Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 18/4/1999 tarihinde görevde bulunan ve aynı tarih itibarıyla iki yıllık yükseköğrenim mezunu olanlar, diğer koşullara sahip oldukları takdirde 7 nci maddenin uygulanması bakımından dört yıllık yükseköğrenim mezunu kabul edilir. (2) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 2009 yılı için ilgili mahalli idareler, Temmuz ayının sonuna kadar görevde yükselme eğitimine tabi tutmak istediği personelin niteliklerini ve sayısını valiliklere bildirir. Valiliklere gelen başvurular, tek liste halinde en geç 15 Ağustos 2009 tarihine kadar Bakanlığa gönderilir. Bakanlık bu listeleri birleştirerek eğitim verecek kuruma iletir. Yürürlük Madde 24 - (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme Madde 25 - (1) Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.

78

79

80

81 SÖZLEŞMELİ PERSONEL ÇALIŞTIRMA ESASLARI Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin hususlar, 49 uncu maddenin 3, 4 ve beşinci fıkralarında belirtilmiştir. Ayrıca, sözleşmeli personel istihdamı ile ilgili ayrıntılı bilgiler, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü nün tarih ve B.05.0.MAH /11493 sayılı Genelgesi ile tarih ve B.05.0.MAH /15409 sayılı Genelgesi (2006/91) nde de yer almıştır. Söz konusu Genelgelere göre; Belediyeler ve mahalli idare birlikleri ile bunların bağlı kuruluşları tarafından 5393 sayılı Belediye Kanunu nun 49 uncu maddesi çerçevesinde sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek kişiler hakkında kurumlar ile ilgililer arasında imzalanacak sözleşmelerde; - Tam zamanlı olarak istihdam edilecekler için Ek: 1 Sayılı Tip Sözleşme Örneğinin, - Kısmi zamanlı olarak istihdam edilenlerden halen bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalıştığını belgelendirenler için Ek : 2 Sayılı Tip Sözleşme Örneğinin, - Kısmi zamanlı olarak istihdam edilenlerden halen bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olarak çalışmadığını belgelendirenler için Ek : 3 sayılı Tip Sözleşme Örneğinin, kullanılması suretiyle sözleşme yapılacak ve aşağıdaki hususlara uyulacaktır: 1 - Belediyeler ve bağlı kuruluşları, 5393 sayılı Kanun un 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereğince sözleşmeli personel çalıştırılabilecek alanlarda boş kadro bulunması kaydıyla, İçişleri Bakanlığınca belirlenen alanlarda tam zamanlı sözleşmeli personel çalıştırılabilecektir. Söz konusu fıkra (f.3) kapsamına girmeyen alan ve kadro unvanlarında tam zamanlı sözleşmeli personel istihdamına gidilemeyecektir. 2 - Sözleşmeli personel olarak istihdam edilmek istenen kişilerin mesleki unvanlarına uygun boş kadro unvanı bulunmayan kurumlar, tam zamanlı sözleşmeli personel istihdam etmeyeceklerdir. 3 - Kısmi zamanlı sözleşmeli personel istihdamı sadece avukat, mimar, mühendis (inşaat veya harita mühendisi olmak kaydıyla) ve veteriner kadro unvanları ile sınırlanmış olduğundan, bu kadro unvanları dışında kısmi zamanlı sözleşmeli personel istihdamı yapılmayacaktır. Bu kadro unvanlarında ise sadece birer adet kısmi zamanlı sözleşmeli personel istihdam edilebilecektir. Kısmi zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılacak personelle yapılacak sözleşmelerde, ilgilinin haftanın ya da ayın hangi gün veya saatlerinde çalıştırılacağı belirtilecektir. Örneğin; haftada 2 tam gün veya haftanın Çarşamba ve Cuma günlerinde 2 şer saat ya da ayda 15 gün gibi. 4 - Sözleşmeli personele ödenecek ücret, ilgili kurumların meclisi tarafından ve 5393 sayılı Kanun un 49 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasındaki hükümler dikkate alınarak net tutar olarak tespit olunacaktır. Kurumların yetkili meclisleri tarafından ücret tespiti yapılmaksızın sözleşme imzalanmayacak ve sözleşmelerin başlangıç tarihi, meclis kararından daha önceki bir tarih olarak belirlenmeyecektir. İlgililere, sözleşmenin başlangıç tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak herhangi bir ücret veya başka bir mali hak verilmeyecektir. 5 - Ücretler, sözleşmede mutlaka net tutar olarak belirtilecek ve her ayın başında peşin olarak ödenecektir sayılı Kanun un 49 uncu maddesinin beşinci fıkrasında, sözleşmeli personel hakkında bu Kanun la düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanun un 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edileceklere ilişkin esas ve usulleri düzenleyen tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 10 uncu ve 11 inci maddelerinden ise, sözleşmeli personelin

82 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine tabi olacaklardır. Bu itibarla, yapılacak sözleşmelerde, sözleşmeli personelin Sosyal Sigortalar Kurumu dışında bir sosyal güvenlik kuruluşu ile ilişkilendirilmesi yönünde herhangi bir hükme yer verilmeyecektir. 7 - Kısmi zamanlı sözleşmeli personel olarak çalıştırılanlar için iş sonu tazminatı ödenmeyecek ve işsizlik sigortası primi yatırılmayacaktır. Bunlardan yaptıkları başka işler sebebiyle herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tâbi olanlar için sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primi yatırılmayacaktır. Ancak, kısmi zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılan personelin yaptıkları başka bir iş yoksa veya yaptıkları başka işler sebebiyle herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi değilseler, çalıştıkları günler için sosyal güvenlik primleri belediye tarafından yatırılacaktır. 8 - Başka bir kurumda kısmi zamanlı sözleşmeli personel olarak istihdam edilenlerle sözleşme yapılmayacaktır. 9 - Sözleşmeler bir bütçe yılı ile sınırlı olduğundan, sözleşmelerde sözleşmenin sona erme tarihi olarak bütçe yılın (takvim yılının) bitimini aşacak şekilde tarih belirlenmeyecektir. Tam ve kısmi zamanlı sözleşmeli personelin sözleşme süresi yıllık olup, takvim yılı ile sınırlıdır. Bu çerçevede 1 Ocak - 31 Aralık tarihleri arasında bir zaman diliminde yapılır. Dolayısıyla 31 Aralık tarihini geçecek şekilde sözleşme yapılamaz. Ancak, 31 Aralık tarihini geçmemek kaydıyla bir yıldan az süreli (3 ay, 6 ay 10 ay gibi) sözleşme yapılması mümkündür Kurumlar, işin yürütümünden kaynaklanacak hususlara ilişkin özel nitelikli hükümleri, sözleşmenin diğer esaslarına aykırı olmamak kaydıyla boş bırakılan madde içerisinde düzenleyeceklerdir Sözleşme süresinin bitmesine rağmen; tam zamanlı olarak istihdam edilenler için hastalık ve analık izni, kısmi zamanlı olarak istihdam edilenler için ise hastalık izni dolayısıyla ücret ödenmeye devam olunanların yerine bu süre içinde başka bir kişi kadrolu veya sözleşmeli olarak istihdam edilmeyecektir Yeni yılda da çalıştırılmaya devam edilmesi uygun görülenler için yeni yıl itibariyle hesaplanacak ücret tavanı aşılmamak kaydıyla, ücret tespitine ilişkin meclis kararı mutlaka Ocak ayı içinde alınacak ve sözleşmelerin yenileme işlemleri de yine Ocak ayı içerisinde tamamlanacaktır. Örneğin; 2008 yılında çalıştırılmış olanlardan 2009 yılında çalıştırılmaya devam olunacaklar hakkında tarihi itibariyle işten çıkış işlemi yapılmayacak, ancak bunların 2009 yılına ilişkin aylık net ücretleri Ocak 2009 da belirlenecek ve kendileriyle tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşme düzenlenecektir İçişleri Bakanlığına gönderilecek sözleşme örneklerine, sözleşmeli personel istihdamına dayanak teşkil eden kadro unvanının önceden hangi birime tahsis edilmiş olduğuna dair bir bilgi yazısı ile sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle ilgili idarenin memur kadrolarının kadro unvanı ve dereceler itibariyle dolu boş durumlarını gösteren cetveller ve sözleşmeli personele ödenecek ücretin tespitine ilişkin meclis kararı da eklenecektir Belediyeler ve belediyeye bağlı kuruluşları sözleşmeli personel istihdam ederken, 5393 sayılı Kanun un 49 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan personel giderleri için öngörülen oranları (%30 - %40) aştıkları takdirde, aynı Kanun un Geçici 1 inci maddesine uygun olarak İçişleri Bakanlığı ndan gerekli izni alarak sözleşmeli personel çalıştıracaktır. C. Sözleşmeli Personel Ücretleri Sözleşmeli personele yapılacak ödemelerde esas alınacak kurallar, 5393 sayılı Yasa nın 49 uncu maddenin 3, 4 ve beşinci fıkralarında belirtilmiştir. Üçüncü fıkraya göre; tam zamanlı sözleşmeli olarak istihdam edileceklere ödenecek net ücret, söz konusu kadro unvanı için 1 inci derecenin 1 inci kademesi esas alınmak suretiyle 657 sayılı Kanun a göre tespit edilecek her türlü ödemeler toplamının net tutarının, %25 fazlasını geçmemek üzere

83 belediye meclisi kararıyla belirlenecektir. İlgili kurumların yetkili meclisleri, bu tutarların altında ücret tespitine yetkilidir. Örneğin (A) Belediyesinde kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalıştırılan bir Avukata, 1 inci derecenin 1 inci kademesinde bulunan Devlet memuru emsali bir avukata ödenen net aylık ücreti (2009 Ocak döneminde 1.337,76 TL) ödenebileceği gibi, net ücret tavanı olan (1.672,20 TL) de ödenebilecektir. Sözleşmeli personelin ücreti net olarak belirlendiğinden, net ücret üzerinden brüt ücret bulunarak kesintiler (gelir vergisi, sosyal güvenlik primi vb.) belediye bütçesinden ödenecektir. Genel hükümlere göre 1 inci dereceden kadro ihdas edilemeyen kadro unvanları için ise, o kadro unvanından ihdası yapılmış en yüksek kadro derecesinin birinci kademesi esas alınacak ve yapılacak ödemenin azami tutarı yukarıda belirtilen usûle göre tespit olunacaktır. Kısmi zamanlı personele ödenecek net ücret ise, aynı unvanlı kadroların birinci derecesinin birinci kademesi için yapılması gereken bütün ödemeler toplamının net tutarının yarısını geçmemek ve çalıştırılacak süre ile orantılı olmak üzere belediye meclisi kararı ile tespit edilecektir. Örneğin (A) Belediyesinde kadro karşılığı sözleşmeli olarak çalıştırılan bir İnşaat Mühendisine, 1 inci derecenin 1 inci kademesinde bulunan Devlet memuru emsali bir inşaat mühendisine net ücret olarak (Örneğin, aşağıdaki tabloda gösterildiği üzere 2009 Yılı Temmuz döneminde 1.521,68 TL) ödendiğini varsayalım. Kısmi zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılacak inşaat mühendisine ödenebilecek azami tutar (1.521,28 : 2 = 760,84 TL) olacaktır. Buna göre; kısmi zamanlı sözleşmeli olarak çalıştırılacak inşaat mühendisine ödenebilecek azami net tutar 760,84 TL yi geçemeyecek ve çalıştırılacak süre ile orantılı olmak üzere belediye meclisi kararı ile tespit edilecektir. Bu durumda kısmi sözleşmeliye meclis kararıyla 760,84 TL verilebileceği gibi, daha aşağı bir tutar, örneğin 600 TL tutarında bir ücret de belirlenebilecektir. Sözleşmeli personel ücretlerinin belirlenmesine ilişkin temel kural böyle olmakla birlikte, belediyelere kolaylık olması açısından Maliye Bakanlığı nca Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki kez genelge ile duyurulmaktadır. Tablo 2 : Belediyelerde Çalıştırılacak Sözleşmeli Personel Ücretleri 5393 SAYILI KANUN ÇERÇEVESİNDE ÇALIŞTIRILACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN ÜCRET TAVANLARI (TL) ( tarihinden geçerli) Unvan Sınıf Derece 657 sayılı Kanun a göre net aylık tutar Kısmi Zam. sözleşmeli personel net ücret tavanı Tam Zamanlı Sözleşmeli Personel Net Ücret Tavanı Avukat AH 1/ ,32 700, ,40 Mimar TH 1/ ,68 760, ,10 Mühendis TH 1/ ,68 760, ,10 Veteriner SH 1/ ,05 710, ,31 Sözleşmeli personel ücretleri, sözleşmede mutlaka net tutar olarak belirtilecek ve her ayın başında peşin olarak ödenecektir. Ek ödeme 5393 sayılı Yasa nın 49 uncu maddesi hükümleri çerçevesinde çalıştırılacak personele her ne ad altında olursa olsun sözleşme ücreti dışında herhangi bir ödeme yapılmayacağı, ücret mahiyetinde aynî ya da nakdî menfaat temin edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır Ancak, kamu kurumlarında çalışan kamu görevlileri arasındaki ücret eşitsizliğini kaldırmaya yönelik çalışmalar kapsamında tarihli ve 5473 sayılı Yasa nın 1 inci maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ye eklenen ek 3 üncü maddeyle; kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre istihdam edilen memurlara tarihinden itibaren ek ödeme imkanı getirilmiş ve bundan değişik adlar altında ek ödemesi bulunmayan memurlar yararlanmışlardır.

84 5473 sayılı Kanun la getirilen ek ödeme, tarihine kadar devam etmiş, tarihinden geçerli olmak üzere yeni bir uygulamaya geçilmiştir. 24/7/2008 tarihli ve 5793 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun un 46 ncı maddesiyle 375 sayılı KHK nin ek üçüncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan " tarihleri arasında 950 gösterge rakamının, tarihinden itibaren ise 1850 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme yapılır." ibaresi "en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200 ünü geçmemek üzere her ay ek ödeme yapılabilir. şeklinde değiştirilerek, ödeme yapılacakların kapsamı da genişletilmiştir. Ayrıca, ek ödemenin oranı ile esas ve usulleri; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, personelin sınıfı, rütbesi, kadro veya görev unvanı, derecesi, atanma usulü ile emsali veya benzeri görev ve unvanlarda bulunan personele mali haklar kapsamında yapılan her türlü ödemeler dahil almakta oldukları toplam ödeme tutarları gibi kriterler birlikte veya ayrı ayrı dikkate alınarak, Maliye Bakanlığı nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenmesi öngörülmüş, bu kapsamda tarihli ve 2008/14012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Karar tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulmuştur. Bakanlar Kurulu Kararına göre; memurlara yapılacak ek ödeme, en yüksek Devlet memuru aylığına (ek gösterge dahil) Karar a ekli ek ödeme cetveli nde yer alan oranların uygulanması suretiyle hesaplanacaktır tarihli ve 2006/10603 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Değişik Adlar Altında İlave Ödemesi Bulunmayan Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararın 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi; Belediyeler, il özel idareleri ve mahalli idare birliklerinde ekli (II) sayılı Cetvelde belirtilen mevzuat hükümlerine göre istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşmeli olarak çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanı için "375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 3 üncü Maddesi Uyarınca Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Karar" ile tespit edilen tutarda, sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılır. şeklinde değiştirilerek, belediyelerde 5393 sayılı Belediye Kanunu nun 49 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre tam zamanlı olarak istihdam edilen sözleşmeli personele, sözleşmeli personel olarak çalıştırılmasına esas alınan kadro unvanı için Ek ödeme cetveli nde tespit edilen tutarda ek ödeme yapılması hükme bağlanmıştır. Bu kapsamda Kararname ye ekli ek ödeme cetvelinin 4 -Kadroları avukatlık hizmetleri sınıfında yer alan personel grubunda avukatlar için öngörülen %53 oranındaki ek ödeme tutarında tam zamanlı olarak çalıştırılan sözleşmeli avukatlara da sözleşme ücreti ile ilişkilendirilmeksizin her ay ek ödeme yapılacaktır. Buna göre tam zamanlı sözleşmeli avukata; ( ) = 9500 x 0, = 488,76 488,76 x %53 = 259,00 YTL ücret ödenecektir. Fazla mesai ücreti Sözleşmeli personele fazla mesai yaptırılması halinde, fazla mesai ücreti verilmesi mümkündür. Gerçi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü nün tarih ve B.05.0.MAH /11493 sayılı Genelgesi nin 6 ncı maddesinde; sözleşmeli personele fazla mesai yaptırılması halinde, fazla mesai karşılığı olarak herhangi bir ücret ödenemeyeceği hükmü yer almışsa da, konu hakkında Danıştay 11. Dairesi nin 2007/7443 sayılı Kararıyla anılan madde ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verildiğinden, sözleşmeli personele fazla mesai yaptırılması halinde, fazla mesai ücreti verilmesi mümkün hale gelmiştir. Sözleşmeli Personelin İş Sonu Tazminatı 5393 sayılı Kanun un 49 uncu maddesinin beşinci fıkrasında, sözleşmeli personel hakkında bu Kanun la düzenlenmeyen hususlarda vize şartı aranmaksızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenler hakkındaki hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 657 sayılı Kanun un 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edileceklere ilişkin

85 esas ve usulleri düzenleyen tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının değişik 7 nci maddesi; Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Ek : /10557 K.) (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gereğince malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İstihdamına ilişkin mevzuatında yer alan hükümler uyarınca ilgilinin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır. hükmünü öngörmektedir. Bu hükümlere göre, tam zamanlı sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken, usulüne uygun olarak ayrılanlara iş sonu tazminatı verilir. Örnek : (X) Belediyesi İnşaat Mühendisi (A.Y.) tam zamanlı sözleşmeli personel olarak 2 yıl 3 ay 20 gün çalıştıktan sonra, Yasa ve Esaslar a uygun olarak görevden ayrılmış, iş sonu tazminatı talep etmiştir. Bu İnşaat Mühendisinin iş sonu tazminatı şu şekilde hesaplanacaktır: Devlet Memurları Kanunu na göre; İnşaat Mühendisleri, Teknik Hizmetler Sınıfında görev aldıkları takdirde 8 inci derecenin 1 inci kademesinde göreve başlayacaklarından, iki yıl çalışmış olan örnekteki mühendisin iş sonu tazminatının hesaplanmasında 8/3 derece kademeye karşılık gelen gösterge rakamları esas alınacaktır. Buna göre, ilgilinin tazminatı; Gösterge aylığı = 690 x 0, = 36,92 Taban aylığı = x 0,7084 = 708,40 Kıdem aylığı = 2 x 20 x 0, = 2,14 Tazminat aylığı = [( ) x 0, x %40)] = 203,32 Aylık bağlamaya esas tutar = 36, ,40 + 2, ,32 = 950,78 2 yıl hizmete karşılık (950,78 x 2) = 1.901,56 3 ay hizmete karşılık (950,78 / 12 x 3) = 237,69 20 gün hizmete karşılık (950,78 / 365 x 20) = 52,10 Toplam (1.901, , ,10) = 2.191,35 Kesinti (%06) Damga Vergisi = 2.191,35 x %06 = 13, ,35-13,15 = 2.178,20 TL olacaktır. BELEDİYELERDE İŞÇİ ÇALIŞTIRILMASI

86 A. SÜREKLİ İŞÇİ ÇALIŞTIRILMASI Belediyelerde sürekli işçi kadrolarına yapılacak atamalar, tarihli ve 2009/15188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik 9 hükümlerine göre yapılmaktadır. Söz konusu Yönetmeliğin kapsam başlıklı 2 nci maddesinin 1/c bendi, belediyeler ve bunların kurdukları veya üye oldukları mahalli idare birlikleri ile bağlı kuruluşları, müessese ve işletmelerine sürekli veya geçici işçi alımını kapsamına almıştır. İşte belediyelerdeki sürekli işçi kadrolarına alınacak işçilerin, bu Yönetmelik hükümlerine göre açılacak sınava girip kazanmaları şarttır. Yönetmeliğin 6 ncı maddesine göre; belediyeler işçi ihtiyaçlarını, iş kolu, meslek pozisyonu, öğrenim, iş tecrübesi, ücret, sosyal yardımlar gibi ayrıntılarla yazılı veya elektronik ortamda işçinin çalıştırılacağı işyerinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il veya şube müdürlüğünden talep etmek ve bu Kurum tarafından gönderilenler arasından karşılamak zorundadır. Belediyeler işçi talep ederken, işçinin alınacağı mesleğin niteliğine göre özel şartlar belirleyebilir. Belediyelerin işçi talepleri Türkiye İş Kurumu internet sayfasında ilan edilir. Söz konusu talepler, Kurum tarafından uygun görülen diğer iletişim araçları ile de kamuoyuna duyurulabilir. Talebin ilanından itibaren, adaylara en az 10 günlük başvuru süresi tanınır. Kamu kurum ve kuruluşlarının işgücü taleplerine yapılan başvurularda kişilerin Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sisteminde kayıtlı olan adresleri dikkate alınır. Belediyelerin talebi hâlinde, kuraya tabi işgücü taleplerine, eğitim düzeyi kısıtlaması yapılmaksızın talep koşullarını taşıyanların tamamı başvurabilir. Yönetmeliğin 10 uncu maddesine göre; belediyelerin ortaöğretim ve daha yüksek eğitim düzeyindeki işçi talepleri KPSS puanıyla; ilköğretim ve daha alt eğitim düzeyindeki işçi taleplerine gönderilecek adaylar ise noter huzurunda çekilecek kura ile belirlenir. KPSS de başarılı olmak veya öncelikli gönderme hakkına sahip olmak, işe yerleştirmede tek başına bir hak teşkil etmez. Ortaöğretim ve daha yüksek eğitim düzeyindeki işçi taleplerine, ilgili KPSS puan türünden 60 ve üzeri puan almış olanlar başvurabilir. Bu kapsamdaki özürlülerin başvurabilmesi için KPSS ye girmiş olmaları yeterlidir; bunlar için herhangi bir puan barajı aranmaz. KPSS kapsamındaki taleplerle ilgili aday listeleri belirlenirken; ortaöğretim ve daha yüksek eğitim düzeyindeki taleplere, KPSS puanıyla başvuran talep şartlarına uygun adaylar arasından, en yüksek KPSS puanından başlanmak üzere açık iş sayısının üç katı ayrı liste hâlinde belediyeye gönderilir. Belediyelerce, ilköğretim ve daha alt eğitim düzeyinde istihdam edilecek işçilerle ilgili listeler, başvuranlar arasından çekilecek kura ile belirlenir. Kura çekimi iş ilanında belirtilen gün, saat ve adreste noter huzurunda yapılır. Adaylar, istemeleri hâlinde kura çekimini izleyebilir. Kamu kurum ve kuruluşlarınca, sınava alınacak asıl adayların listesi; Türkiye İş Kurumunun gönderdiği ve talep şartlarına uyan başvuru sahiplerinin tamamının yer aldığı listeler esas alınmak suretiyle, açık iş sayısının üç katı olarak kura çekimi sonucu belirlenir. Kura ile ayrıca, aynı sayıda yedek adayın isimlerini kapsayan bir liste oluşturulur. Türkiye İş Kurumu tarafından oluşturulan listeler, son başvuru tarihini izleyen günden itibaren beş iş günü içinde, sınav yapılmak üzere ilgili belediyeye gönderilir. Talepte bulunan belediye, Kurum tarafından gönderilen listelerdeki adayların genel ve özel şartları taşıyıp taşımadığını, sınavdan önce inceler; başvuru sahiplerine ilişkin ispatlayıcı belgeleri saklar. Belediye, durumu talep şartlarına uymayan adayları, isimleri ve belgeleriyle birlikte Kuruma ileterek, aynı sayıda ve aynı listeden, sıra gözetilerek bir defaya mahsus olmak üzere ek liste gönderilmesi talebinde bulunabilir. 9 Söz konusu Yönetmelik, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

87 Belediyenin yapacağı sınava, Kurum tarafından gönderilenlerden, açık iş sayısının altında katılım olması hâlinde, sınav yapılmadan önce kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine, başvuru yaptığı hâlde gönderilen listelere giremeyen en yüksek puanlı kişiden başlanmak suretiyle, Kurum tarafından açık iş sayısının üç katını tamamlayacak şekilde yeni bir liste gönderilir. Sınav gün, saat ve yeri, belediyece, Kurum tarafından gönderilen listelerde yer alan başvuru sahiplerine, sınav gününden en az 5 gün önce ulaşacak şekilde iadeli taahhütlü posta ile tebliğ edilir. Belediyeler işe yerleştirilecek kişileri, Kurum tarafından gönderilen listelerdeki adaylar arasında yapacağı sınav ile belirler. Sınav; yazılı veya sözlü yöntemlerinden biri veya ikisi kullanılarak, meslekî bilgi ve becerilere ilişkin konulardan yapılır. Sınav, belediyece, Kurum tarafından gönderilen listelerin ulaşmasını müteakip otuz gün içinde yapılır. Sınav kurulu kamu kurum veya kuruluşlarının atamaya yetkili amirinin görevlendireceği bir başkan ve dört üyeden oluşur. Sınav kurulu; sınavın yapılacağı yerleri önceden belirler, sözlü sınavlar hariç olmak üzere sınav sorularını ve cevap anahtarlarını hazırlar ve mühürlü bir zarfta saklar, sınav sonuçlarını değerlendirir. Adayın başarı puanı; hem yazılı hem de sözlü sınav yapılması hâlinde, adayın KPSS puanının %50 si, yazılı sınav puanının %30 u, sözlü sınav puanının %20 si; sadece yazılı ya da sadece sözlü sınav yapılması hâlinde adayın KPSS puanının %70 i, yazılı veya sözlü sınav puanının %30 udur. Başarı puanı en yüksek olan adaydan başlanmak suretiyle açık iş sayısı kadar asıl ve aynı sayıda yedek adayın isimlerini kapsayan bir liste belirlenerek ilan edilir. Sınav sonuçlarına ilişkin itirazlar sınav kurulunca incelenir. Yapılan sınav sonucunda, asıl ve yedek liste belirlenir. Sınav sonuçları, sınavın bitiminden itibaren yedi gün içinde talepte bulunan kamu kurum ve kuruluşları tarafından herkesin görebileceği bir yere asılmak, varsa internet sitesinde ilan edilmek suretiyle açıklanır. Sonuçlar sınava giren adaylara ayrıca yazılı olarak bildirilir. Sınavda başarılı olan adayların sınav sonuçları iadeli taahhütlü posta ile gönderilir. Belediyeler, sınavı asıl ve yedek olarak kazananlar ile başarısız olanları ve varsa sınava katılmayanları, sınav sonucunun açıklanmasını izleyen onbeş gün içinde liste hâlinde Kuruma bildirir. Asıl ve yedek listeden işe yerleştirilenler, yerleştirmeyi takip eden onbeş gün içinde Kuruma yazılı olarak bildirilir. Genel idare kuruluşlarından veya diğer mahalli idare kuruluşlarından belediyelere naklen işçi ataması yapılabilir mi? İşçi bir hizmet akdine dayanarak, herhangi bir işte ücret karşılığı çalışan kimsedir. İşçi ile işveren arasındaki ilişki bir özel hukuk ilişkisidir. Bu ilişkiyi de toplu iş sözleşmeleri belirlemektedir. Bu nedenle, hizmet akdi tarafları bağlar. Akitte belirli taraflardan birisinin ya da işyerinin değişmesi durumunda akit de feshedilmiş olur. Fakat genel idare ya da mahalli idare kuruluşlarında çalışan bir işçi naklini talep eder, hizmet akdini karşı taraf belediye yetkilileri de uygun bulur ve bunu bir protokolle belirlerse naklen işçi atanması mümkün olabilir. Aksi halde, mümkün değildir. B. GEÇİCİ İŞÇİ ÇALIŞTIRILMASI Belediyeler, işin gerek ve niteliğine göre mevsimlik veya kampanya işlerin gördürülebilmesi için geçici iş pozisyonlarında işçi çalıştırabilirler. Hizmetlerin, özellikle bahar ve yaz aylarında yoğunluk kazanması, belediyelerde bu tür işçi istihdamını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, kadro ihdasındaki kısıtlamalar, tasarruf genelgeleri ve mali faktörler nedeniyle uzunca süre belediyeler geçici işçi çalıştırma yolunu tutmuşlardır.

88 İş mevzuatında geçici işçilerle ilgili bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ancak, geçici iş konusu bir ayı geçmeyen çalışmalar biçiminde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bilindiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu nun 10 uncu maddesinde nitelikleri bakımından en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, 30 iş gününden fazla süren işlere de sürekli iş denileceği hükmü yer almıştır. Bu kapsamda, belediyelerde mevsimlik veya kampanya işlerde 30 iş gününden az süreli ve 30 iş gününden fazla süreli geçici işçi çalıştırılması uygulamasına uzunca yıllar devam edilmiştir. Uygulama bu şekilde devam ederken, 2007 yılında çıkarılan tarih ve 5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun la tarihinden itibaren kamu idare, kurum ve kuruluşlarında (belediyeler dahil) geçici iş pozisyonlarında işçi çalıştırılması uygulamasına son verilmiştir. Ancak söz konusu Yasa nın 3 üncü maddesine göre; mevsimlik ve kampanya işlerinde bir malî yılda 6 aydan az olmak üzere vize edilecek geçici iş pozisyonlarında işçi çalıştırılabileceklerdir. Bu şekilde çalıştırılacak işçiler için her malî yılda; belediyeler ile bunların müessese ve işletmelerinde (Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş olan şirketler hariç) ve mahallî idare birliklerinde, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin 24 üncü maddesi çerçevesinde yetkili meclislerinden geçici iş pozisyon vizesi alınması zorunludur. Söz konusu vize işlemi yapılmaksızın geçici işçi çalıştırılamaz ve herhangi bir ödeme yapılamaz. Geçici İş Pozisyonlarının Vizesi Geçici iş pozisyonlarında işçi çalıştırılması ve bunların vizesine ilişkin esaslar, Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğin 24 üncü maddesinde gösterilmiştir. Söz konusu maddeye göre; belediyeler ve mahalli idare birliklerinde kullanılacak geçici iş pozisyonları bu kurum ve kuruluşlar için norm kadro standartları cetvellerinde belirlenen memur norm kadro standardı toplamının %20 sini geçmemek üzere bulunacak sayının yuvarlanması ve tam yıl esasına göre hesaplanması sonucu adam/ay sayısına göre meclis tarafından yıllık olarak belirlenecektir. Oranların hesaplanmasında sonucun tam sayı çıkmaması durumunda, bulunan rakam kendinden büyük en yakın tam sayıya yuvarlanarak geçici iş pozisyonu sayısı tespit edilecektir. Belediye bağlı kuruluşlarında (İSKİ, ASKİ, EGO gibi) kullanılacak geçici iş pozisyonları ise, bu kuruluşlar için norm kadro standartları cetvellerinde belirlenen memur norm kadro standardı toplamının %10 unu geçemeyecektir. Söz konusu madde hükmüne göre; belediyeler adam/ay hesabına göre geçici işçi çalıştıracaklardır. Adam/Ay esası Adam (geçici işçi) ya da ay (çalışma süresi) değişkenlerinden birisini ya da ikisini birden değiştirmek suretiyle çok sayıda ve sürede geçici işçi istihdam etme imkanı veren ve çalıştırılan eleman sayısı ile çalışma sürelerinin çarpımının Ay cinsinden hesaplanmasından ibaret bir yöntemdir. Örneğin, D 4 ( ) Grubunda yer alan belediyelere norm kadro kapsamında 38 memur kadrosu tahsis edilmiştir. D 4 Grubundaki belediyelerin geçici iş pozisyonu, bu belediyeler için 38 olarak belirlenen memur norm kadro standardı toplamının; 38 x % 20 = 7.6 = 8 ini geçmeyecek ve tam yıl esasına göre hesaplanması sonucu; 8 x 12 = 96 adam/ay sayısına göre belediye meclisi tarafından yıllık olarak belirlenecektir. Buna göre, D 4 Grubundaki belediyelerde geçici iş pozisyonlarında 96 adam/ay dan fazla geçici işçi çalıştırılamayacaktır. 96 adam/ay üzerinden kaç kişinin çalıştırılacağı ise, geçici işçilerin bir yıl içinde kaç ay süreyle çalıştırılacağına göre belirlenecektir. Bu durumda 5620 sayılı Yasa nın 3

89 üncü maddesi gereği bir mali yılda 6 aydan fazla çalıştırılamayacağına göre, örneğin D 4 Grubundaki belediyeler en fazla; 96 : 5 ay 29 gün = 16 adam/ay mevsimlik işçi çalıştırabileceklerdir. Başka bir deyişle, D 4 Grubundaki belediyeler en fazla 5 ay 29 gün olmak üzere 16 işçi çalıştırabileceklerdir. Ancak, bu gruptaki belediyeler isterlerse; - 4 er ay süreli 24 işçi = ( 4 x 24 = 96 adam/ay) veya - 3 er ay süreli 32 işçi = ( 3 x 32 = 96 adam/ay) veya - Toplam 96 adam/ay geçmemek üzere farklı sayı ve sürelerde, geçici iş pozisyonlarında mevsimlik işçi istihdam edebileceklerdir. Belediyeler, İş Kurumu bulunan yerlerde, mevsimlik işçi ihtiyaçlarını Kurum a bildirmek ve işçilerini bu Kurum tarafından gönderilen adaylar arasından seçmek zorundadır. Sürekli işçi kadrosuna veya sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılamayan personel 5620 sayılı Kanun da belirtilen şartları taşımadıkları için sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılamayan personelin durumu, Kanun un Geçici 1 inci maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun un geçici 1 inci maddesine göre; 1. Bu Kanun un 1 inci maddesinde belirtilen şartları taşımadıkları için sürekli işçi kadrolarına veya sözleşmeli personel statüsüne geçişi yapılamayan geçici işçiler, belediyelerce bir malî yılda 6 aydan az olmak üzere ve usulüne göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında çalıştırılmaya devam olunabilir. Buna göre; Kanun da belirtilen şartları taşımadıkları için sürekli işçi kadrolarına geçişi yapılamayan geçici işçiler, 2007 ve izleyen yıllarda bir malî yılda en fazla 5 ay 29 gün olmak üzere ve belediye meclisince vize edilecek geçici iş pozisyonlarında çalıştırılmaya devam olunabilecektir. Bu şekilde her yıl azami 5 ay 29 gün çalıştırılıp, bu süreyi dolduran geçici işçilerin sözleşmeleri askıya alınarak, ertesi yıl tekrar işe alınmak üzere işten çıkarılacaktır. 2. Sözleşmeli personel statüsüne geçmeyi kabul etmeyenler, 2006 yılındaki çalışma sürelerini aşmamak kaydıyla bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen usûle göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında istihdam edilmeye devam olunurlar. Sözleşmeli personel statüsüne geçmeyi kabul etmeyip, mevcut statüsünde (geçici iş pozisyonlarında geçici işçi olarak) çalışmayı tercih ettiğini bildiren geçici işçiler ise, 2006 yılındaki çalışma sürelerini (Kanun da öngörülen mazereti nedeniyle 2005 yılındaki hizmet süresi dikkate alınanlar ise 2005 yılındaki hizmet süresini) geçmeyecek şekilde Kanun un 3 üncü maddesinde belirtilen usûle göre vizesi yapılacak geçici iş pozisyonlarında çalıştırılmaya devam edilecektir. Örneğin 2006 yılındaki çalışma süresi 10 ay olan geçici işçi, 2007 ve izleyen yıllarda en fazla 10 ay, 12 ay olan geçici işçi ise 12 ayı geçmeyecek biçimde çalıştırılabilecektir. Bu şekilde geçici iş pozisyonlarında istihdam edilmeye devam olunanların, bağlı bulundukları sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık veya emeklilik aylığı bağlanmasına hak kazanacakları tarihte, iş sözleşmeleri tüm yasal hakları ödenmek suretiyle sona erdirilecektir. Ayrıca, bu kapsamdaki geçici işçiler için vize edilen geçici iş pozisyonlarının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, bu pozisyonlar iptal edilmiş sayılacaktır. Geçici işçi olarak işe alınanların sürekli işçi kadrolarına sınavsız atanmaları mümkün değildir. Bu tür işçilerin de, diğer işçiler gibi, tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre açılacak merkezi sistem sınava girip kazanmaları şarttır. Yargı Kararları * Haklı olarak iş akdini sona erdiren işçi, kıdem tazminat hakkı bulunmakla birlikte, ihbar

90 tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde haklarının ödenmediği gerekçesiyle işten ayrılmak zorunda kaldığını ifade ettiği gibi, gerçekte işçilik hakları ödenmeyen işçinin akdini sona erdirme hakkı bulunmaktadır. Haklı olarak iş akdini sona erdiren işçinin kıdem tazminatı hakkı bulunmakla birlikte, akit kendisi tarafından sona erdirildiğinden, ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. (Yargıtay 9. H. D.'nin gün E.2002/1210, K.2002/9283 sayılı Kararı) * Emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve ilan reklam vergisi mükelleflerinin fiili olarak taranması, yoklamalarının yapılması, çağrı mektuplarının tanzimi, tebliği ve tahakkuk işlemlerinin memurlar eliyle yaptırılması gerekirken, bu işlerin hizmet alımı şeklinde ihale edilerek yaptırılmış olması mevzuata aykırıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 4 üncü maddesinde kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilmiştir. Yine 1982 Anayasasının 128 inci maddesine göre Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi gerekmektedir. Söz konusu düzenlemeler karşısında, yukarıda mahiyeti belirtilen işin, hizmet alımı şeklinde ihale edilerek yaptırılması mümkün değildir. (Sayıştay Temyiz Kurulu'nun gün ve Tutanak Sayılı Kararı) BELEDİYELERDE GEÇİCİ GÖREVLE PERSONEL GÖREVLENDİRİLMESİ Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, belediye başkanının talebi, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle, belediyelerin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirmelerde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında öngörülen şartlar dikkate alınır. Belediyelerde bu şekilde istihdam edilen personel kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü malî hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir. İzinli oldukları müddet, terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır ve terfi haklarını kazananlar başkaca bir işleme lüzum kalmaksızın terfi ettirilirler. Bu şekilde görevlendirilenler, görevlendirme süresinin sona ermesinden itibaren onbeş gün içerisinde yazılı olarak kurumlarına başvurmaları hâlinde en geç bir ay içerisinde kadrolarına veya müktesebine uygun başka bir kadroya atanırlar. Mühendislik Fakültesi mezunu olan ve öğretim görevlisi olarak görev yapan bir personelin 5393 sayılı Yasa nın 49 uncu maddesi hükmü çerçevesinde geçici olarak görevlendirilip görevlendirilemeyeceği? Konu ile ilgili olarak Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığınca İçişleri Bakanlığı na verilen tarih ve B.02.1.DPB.0.12/4110 sayılı görüşte; Mühendislik Fakültesi mezunu olan ve öğretim görevlisi olarak görev yapan bir personelin 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesi hükmü çerçevesinde geçici olarak görevlendirilip görevlendirilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği ilgi yazı incelenmiştir. Bilindiği üzere, 5393 sayılı Belediye Kanununun 49 uncu maddesinde; Kamu Kurum ve Kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, Belediye Başkanının talebi, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle, Belediyelerin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebilirler. Bu şekilde görevlendirmelerde 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 68 inci maddesinin (B) fıkrasında öngörülen şartlar dikkate alınır. Belediyelerde bu şekilde istihdam edilen personel kurumlarından izinli sayılırlar. Bu personelin görevlendirildikleri süre zarfındaki, görevlendirildikleri kadroya ait her türlü mali hakları ile kurumları tarafından karşılanması gereken sosyal güvenlik ve benzeri diğer hakları belediye tarafından ödenir. hükmü yer almaktadır. Mezkur hükme istinaden görevlendirileceklerin kamu kurum ve kuruluşlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur statüsünde istihdam edilmeleri ve bahse konu Kanunun 68 inci

91 maddesinin (B) fıkrasında öngörülen şartlan taşımaları gerekmekte olup, Belediye Kanununun anılan maddesindeki şartların sağlanmaması halinde söz konusu maddeye göre geçici olarak görevlendirme yapılamayacağı değerlendirilmektedir. denilmiştir. VII. BELEDİYELERİN YILIK TOPLAM PERSONEL GİDERLERİ Yasa ile getirilen önemli bir değişiklik de, belediye personel giderlerinin sınırlandırılması olmuştur. Şayet bu sınır aşılıyor ise, yeni personel alımı mümkün değildir. Yasa nın 49 uncu maddesinin 8 inci fıkrası, personel giderleri oranını tüm belediyeler için aynı tutmamış, bu oran; - Nüfusu e kadar olan belediyelerde %40, - Nüfusu ve daha yukarı olan belediyelerde %30, olarak belirlenmiştir. Madde hükmüne göre; belediyenin yıllık toplam personel giderleri, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu nda belirlenen yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın %30 unu, nüfusu in altında olan belediyelerde ise %40 ını aşamayacaktır. Bu durumda önce gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinden ne anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Gerçekleşen en son yıl bütçe geliri, kesin hesapla ortaya çıkar şeklinde kimi görüşler olmasına karşın, Kanun en son çıkarılan kesin hesap ifadesini kullanmamış, sadece gerçekleşen en son yıl bütçe geliri ifadesini kullanmıştır. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği nin 343 üncü maddesinde düzenlenen Bütçe Gelirleri Hesabı nın Aralık ayı mizanındaki alacak bakiyesi toplamı o yılın gerçekleşen bütçe gelirleri toplamını vermektedir. Bu çerçevede, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirleri toplamı bulunurken, anılan Yönetmeliğe ekli Örnek - 76 nolu, 31 Aralık itibariyle çıkarılan Aralık ayı Genel Mizanındaki Bütçe Gelirleri Hesabı nın alacak bakiyesi toplamı esas alınacaktır. Örneğin, 2010 yılı personel giderlerinin hesabında, 2009 yılı bütçe gelirleri esas alınacaktır. İşte bu şekilde bulunan miktarın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu nda belirlenen yeniden değerleme katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktar üzerinden %30 ve %40 personel gideri oranı hesabı yapılacaktır. Bunu örneklerle açıklamaya çalışalım. Örnek 1 : Nüfusu 10 binin altında olan bir belde belediyesinin 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle çıkarılan Aralık ayı mizanına göre gerçekleşen bütçe gelirinin TL ve 2010 Mali Yılı Bütçesinin Ekonomik Sınıflandırma 01-Personel Giderleri tertibine konulan ödenek toplamının ise TL olduğunu varsayalım. 213 sayılı Kanun uyarınca 2009 yılı için belirlenen yeniden değerleme katsayısı % 2,2 dir. Buna göre, bu belde belediyesinin 2010 yılı personel giderleri oranı şu şekilde hesaplanacaktır: A = Belediyenin Gerçekleşen En Son Yıl Bütçe Gelirleri Toplamı (2009) B = 2009 Mali Yılı Yeniden Değerleme Oranı %2,2 C = (A x B) ( x 1.022) D = Cari Yıl Bütçe Personel Giderleri Toplamı (2010) E = Personel Giderlerinin Gelirlere Oranı (C/D) ( / ) 48,92 Buna göre, bu belde belediyesinin personel giderlerinin, gelirlerine oranı %46,64 olduğu için, yasanın öngördüğü oranın üstündedir.

92 Örnek 2 : Nüfusu 10 binin üzerinde olan bir ilçe belediyesinin 31 Aralık 2008 tarihi itibariyle çıkarılan Aralık ayı mizanına göre gerçekleşen bütçe gelirinin TL ve 2009 Mali Yılı Bütçesinin Ekonomik Sınıflandırma 01-Personel Giderleri tertibine konulan ödenek toplamının ise TL olduğunu varsayalım. 213 sayılı Kanun uyarınca 2009 yılı için belirlenen yeniden değerleme katsayısı %2,2 dir. Buna göre, bu ilçe belediyesinin 2008 yılı personel giderleri oranı şu şekilde hesaplanacaktır: A = Belediyenin Gerçekleşen En Son Yıl Bütçe Gelirleri Toplamı (2008) B = 2008 Mali Yılı Yeniden Değerleme Oranı %7,2 C = (A x B) ( x 1.072) D = Cari Yıl Bütçe Personel Giderleri Toplamı (2009) E = Personel Giderlerinin Gelirlere Oranı (C/D) ( / ) Aslında bu ilçe belediyenin 2009 yılı azami personel giderlerinin; x = TL x %30 = TL olması gerekir. 32,64 Ancak belediyeler, bütçe hazırlarken personel giderleri ödeneğini mevcut personel sayısını göz önünde bulundurarak hazırladığı için, kimi zaman personel giderlerini ayrılması gerekenden fazla koymak zorunda kalabilmektedir. Nitekim, örnekteki ilçe belediyesinin personel giderlerinin, gelirlerine oranı %32,64 olduğu için, yasanın öngördüğü oranın üstünde çıkmaktadır. Bu durum meyanında yapılacak işlem Bakanlığın Genelgesinde şöyle açıklanmaktadır: Yıl içerisinde aylık ve ücretlerde beklenmedik bir artışın meydana gelmesi sonucunda personel giderlerinin söz konusu oranları aşması durumunda, cari yıl ve izleyen yıllarda personel giderleri bu oranların altına ininceye kadar yeni personel alımı yapılamayacaktır. Yeni personel alımı nedeniyle bu oranın aşılması sebebiyle oluşacak kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte belediye başkanından tahsil edilecektir. Ancak, Yasa nın Geçici 1 inci maddesi, 5393 sayılı Yasa nın yayımı tarihi olan 13 Temmuz 2005 tarihinde personel giderlerine ilişkin olarak 49 uncu maddede belirtilen oranları (%30 - %40) aşmış olan belediyelerde; bu oranların altına inilinceye kadar, boş kadro ve pozisyon bulunması ve bütçe imkanlarının yeterli olması kaydıyla tarihinde mevcut memur ve sözleşmeli personel sayısının %10 unu geçmemek üzere İçişleri Bakanlığı nca zorunlu hallere münhasır olacak şekilde verilecek izin dışında ilave personel istihdam edilemeyecektir. Geçici iş pozisyonları için önceki yıldan fazla olacak şekilde vize yapılamayacaktır sayılı Kanun un Yayımı Tarihinde Personel Giderleri % 30 ve % 40 Oranlarını Aşan Belediyelerde Yeni Personel İstihdamı Kanun un 49 uncu maddesinde yer alan personel giderlerine ilişkin % 30 ve % 40 oranları genel bir kural olmasına karşın, Kanun un Geçici 1 inci maddesinde bu genel kuralın bir istisnası yer almaktadır. Kanun un geçici 1 inci maddesinde yer alan istisnai hükme göre, boş kadro ve pozisyon bulunması ve bütçe imkanlarının yeterli olması kaydıyla mevcut memur ve sözleşmeli personel sayısının yüzde onunu geçmemek üzere İçişleri Bakanlığı nca zorunlu hallere münhasır olacak şekilde verilecek izin ile belediyeler ilave personel alabileceklerdir. Kanun un Geçici 1 inci maddesindeki %10 luk oranın kullanılmasında İçişleri Bakanlığı na yapılacak başvurularda;

93 1. 49 uncu maddede belirtilen şekilde hesaplanmış personel giderlerinin bütçe gelirlerine oranını, sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi itibariyle mevcut çalışan memur ve sözleşmeli personel (daimi ve geçici işçiler hariç) toplam mevcudunu, 3. Kanunun Geçici 2 nci maddesindeki % 10 luk oranın kullanılmasındaki zorunluluğu ve bütçe imkanlarının yeterli olduğunu açıklayan gerekçe raporunu, gösteren belgeler gönderilecektir. İçişleri Bakanlığı nca müracaatların değerlendirilmesi sonucunda, tarihi itibariyle mevcut memur ve sözleşmeli personel sayısının yüzde onunu (%10) geçmemek üzere uygun görülen oranda izin verilmektedir. İçişleri Bakanlığı nca, kadro ve pozisyon belirtilmeden toplam bir sayı olarak izin verilmekte, belediyeler de atamaya izin verilen personel sayısını geçmemek üzere mevcut boş kadrolarından uygun gördüklerine ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde atama yapabilmektedir. YILLIK İZİN Devlet Memurları Yasası nın değişik 102 nci maddesi hükmüne göre; - Hizmeti 1 yıldan 10 yıla kadar (on yıl dahil) olanlara 20 gün, - 10 yıldan fazla olanlara ise 30 gün, yıllık izin verilir. 154 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği nde; Yıllık izinlerde; uygulama birliğinin sağlanması, ihtilafların kısa sürede çözümlenmesi ve gereksiz yargılama gideri ödenmemesi bakımından; 1. Yıllık izin sürelerinin hesabında, hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet sürelerinin dikkate alınması, 2. Bakanlıkça daha önce bu Tebliğe aykırı olarak verilen görüşlerin dikkate alınmamasının gerektiği, açıklanmıştır. Bu durumda, yıllık izinlerin hesaplanmasına esas hizmet sürelerinin tespitinde, Hangi statüde olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile kamu kurum ve kuruluşlarında geçmese dahi Devlet memurlarının kazanılmış hak aylıklarında değerlendirilen hizmet süreleri ölçü olarak kabul edilecektir.

SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Söğüt Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara

Detaylı

SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Söğüt Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği ve

Detaylı

GENÇ BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

GENÇ BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI GENÇ BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Genç Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği ve Belediye

Detaylı

ARDEŞEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

ARDEŞEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI ARDEŞEN BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Ardeşen Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere, Belediye Zabıta Yönetmeliği

Detaylı

DOĞANHİSAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

DOĞANHİSAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI DOĞANHİSAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Doğanhisar Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk

Detaylı

ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ZABITA MEMURU ALIM İLANI. GİH Ortaöğretim kurumlarından (lise veya dengi okul) mezun olmak.

ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ZABITA MEMURU ALIM İLANI. GİH Ortaöğretim kurumlarından (lise veya dengi okul) mezun olmak. ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ZABITA MEMURU ALIM İLANI Ümraniye Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye Zabıta Yönetmeliği hükümlerine

Detaylı

ULUDERE BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

ULUDERE BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI ULUDERE BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Uludere Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye Zabıta Yönetmeliği

Detaylı

SULTANGAZİ BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

SULTANGAZİ BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Sıra No 1 2 SULTANGAZİ BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Sultangazi Belediyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk Defa

Detaylı

DERİK BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

DERİK BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI DERİK BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Derik Belediyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav

Detaylı

ÇOBANLAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

ÇOBANLAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI ÇOBANLAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Çobanlar Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği,

Detaylı

KIRKLARELİ İLİ LÜLEBURGAZ BELEDİYE BAŞKANLIĞI İTFAİYE ERİ ALIM İLANI

KIRKLARELİ İLİ LÜLEBURGAZ BELEDİYE BAŞKANLIĞI İTFAİYE ERİ ALIM İLANI KIRKLARELİ İLİ LÜLEBURGAZ BELEDİYE BAŞKANLIĞI İTFAİYE ERİ ALIM İLANI Lüleburgaz Belediyesi'ne 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği hükümlerine

Detaylı

TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TİSKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TİSKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI TRABZON BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ TİSKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav ve Atama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde; Genel Müdürlüğümüzün

Detaylı

ISPARTA İLİ KEÇİBORLU İLÇESİ SENİR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

ISPARTA İLİ KEÇİBORLU İLÇESİ SENİR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI ISPARTA İLİ KEÇİBORLU İLÇESİ SENİR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Isparta İli Keçiborlu İlçesi Senir Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak

Detaylı

İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Bozyazı Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara Dair Sınav

Detaylı

BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI BAĞCILAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Bağcılar Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere, Belediye Yönetmeliği

Detaylı

ÇANAKKALE BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE

ÇANAKKALE BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE ÇANAKKALE BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Çanakkale Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği

Detaylı

EYÜPSULTAN BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE ZABITA MEMURU ALIM İLANI. Adedi Niteliği Cinsiyet. Herhangi bir lisans programından mezun olmak.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE ZABITA MEMURU ALIM İLANI. Adedi Niteliği Cinsiyet. Herhangi bir lisans programından mezun olmak. EYÜPSULTAN BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE ZABITA MEMURU ALIM İLANI Eyüpsultan Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere, Belediye Yönetmeliği

Detaylı

Puan Cinsiyet Puan Türü. Kadın / Erkek. KPSSP3 Lisans düzeyinde eğitim KPSSP3. Kadın / Erkek. Kadın / Erkek KPSSP3

Puan Cinsiyet Puan Türü. Kadın / Erkek. KPSSP3 Lisans düzeyinde eğitim KPSSP3. Kadın / Erkek. Kadın / Erkek KPSSP3 MERİÇ BELEDİYESİ'NE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Meriç Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak istihdam edilmek üzere Belediye İtfaiye Yönetmeliği, Belediye

Detaylı

Puan. Türü. Şehir 1, Adana 2. Tarım/Ziraat. Ankara 3» P-94 Bahçıvan Konya Meslek Lisesi 4. Manisa 5. Kocaeli/Gebze

Puan. Türü. Şehir 1, Adana 2. Tarım/Ziraat. Ankara 3» P-94 Bahçıvan Konya Meslek Lisesi 4. Manisa 5. Kocaeli/Gebze Türk Standardları Enstitüsünden: PERSONEL ALIM İLANI Enstitümüz Merkez ve Taşra Teşkilatında idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilmek üzere sözlü sınavla aşağıdaki tabloda belirtilen programlardan

Detaylı

SİVAS BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

SİVAS BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI SİVAS BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Sivas Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu na tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği ve

Detaylı

SENİR BELEDİYESİ İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

SENİR BELEDİYESİ İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI SENİR BELEDİYESİ İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Senir Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara

Detaylı

TEBLİĞ. Devlet Personel Başkanlığından: KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ. (Devlet Memurluğuna AlInma) (Seri No: 1)

TEBLİĞ. Devlet Personel Başkanlığından: KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ. (Devlet Memurluğuna AlInma) (Seri No: 1) 28 Temmuz 2009 SALI Resmî Gazete Sayı : 27302 TEBLİĞ Devlet Personel Başkanlığından: KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ (Devlet Memurluğuna AlInma) (Seri No: 1) Kamu kurum ve kuruluşlarında, 657 sayılı Devlet

Detaylı

NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Mardin ili, Nusaybin Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Personel Genel Müdürlüğü Sözleşmeli (657 sk.4/b) Personel İstihdamı Sınav İlânı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Personel Genel Müdürlüğü Sözleşmeli (657 sk.4/b) Personel İstihdamı Sınav İlânı T.C. ADALET BAKANLIĞI Personel Genel Müdürlüğü Sözleşmeli (657 sk.4/b) Personel İstihdamı Sınav İlânı 1) Adlî yargıda görev yapmak üzere; EK-1/A, B, C listelerde yeri, sayısı, unvanı ve niteliği belirtilen,

Detaylı

NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI

NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI SIRA NO SINIFI KADRO UNVANI KADRO DERECESİ ADEDİ NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINA İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Mardin ili, Nusaybin Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa

Detaylı

1-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nda terfi ve intibakla ilgili maddelerin konu başlıkları ve özetleri:

1-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nda terfi ve intibakla ilgili maddelerin konu başlıkları ve özetleri: 1-657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nda terfi ve intibakla ilgili maddelerin konu başlıkları ve özetleri: Kanun Numarası: 657 Kabul Tarihi: 14.7.1965 Yayımlandığı Resmi Gazete: Tarih: 23.7.1965 - Sayı:12056

Detaylı

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: TEKNİSYEN GİRİŞ SINAVI İLANI

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: TEKNİSYEN GİRİŞ SINAVI İLANI TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: TEKNİSYEN GİRİŞ SINAVI İLANI Kurumumuzun merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 2014 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavına katılmış

Detaylı

GRUPLAR FAKÜLTE/BÖLÜM SAYI. Birinci Grup Hukuk, Siyasal Bilgiler, İktisat, İşletme ve İktisadi ve İdari Bilimler 35

GRUPLAR FAKÜLTE/BÖLÜM SAYI. Birinci Grup Hukuk, Siyasal Bilgiler, İktisat, İşletme ve İktisadi ve İdari Bilimler 35 TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTİHDAM UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI DUYURUSU Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatına sözlü sınavla Genel İdare Hizmetleri Sınıfında 6, 7 ve 8 inci dereceli

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ 30 Mayıs 2015 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı: 29371 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI DARPHANE VE DAMGA MATBAASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ

Detaylı

PTT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONEL ALIM İLANI

PTT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONEL ALIM İLANI PTT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONEL ALIM İLANI Şirketimiz Taşra Teşkilatına, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim

Detaylı

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU AÇIKTAN PERSONEL ALIM İLANI

BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU AÇIKTAN PERSONEL ALIM İLANI BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU AÇIKTAN PERSONEL ALIM İLANI Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, "İstatistikçi", " Mimar", "Mühendis", "Teknisyen", "Hemşire", "Arşiv Memuru", "Memur" ve "Sekreter"

Detaylı

Belediyelerde Özel Kalem Müdürü Atamaları

Belediyelerde Özel Kalem Müdürü Atamaları www.mevzuattakip.com.tr Belediyelerde Özel Kalem Müdürü Atamaları Bu makale, belediyelerdeki özel kalem müdürü kadrolarının hukuki durumu, bu kadrolara atama yapılması ve diğer hususları içermektedir.

Detaylı

b) Erkek adayların askerliğini yapmış veya en az 1 yıl tecil ettirmiş olması,

b) Erkek adayların askerliğini yapmış veya en az 1 yıl tecil ettirmiş olması, BİNGÖL VALİLİĞİNDEN KAMUOYUNA DUYURULUR 4/B SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI İçişleri Bakanlığı Bingöl Valiliği emrinde çalıştırılmak üzere ekli listede unvanı ve adedi belirtilen Sözleşmeli Personel Pozisyonlarına

Detaylı

İSTİHDAM UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI DUYURUSU

İSTİHDAM UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI DUYURUSU İSTİHDAM UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI DUYURUSU Türkiye iş Kurumu Genel Müdürlüğü Merkez Teşkilatına sözlü sınav ile Genel idare Hizmetleri Sınıfında 6, 7 ve 8 inci dereceli kadrolarda istihdam edilmek

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ALINACAK AVUKAT (KADROLU) İLANI (2015 7. DÖNEM)

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ALINACAK AVUKAT (KADROLU) İLANI (2015 7. DÖNEM) 1. GENEL HUSUSLAR T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ALINACAK AVUKAT (KADROLU) İLANI (2015 7. DÖNEM) a) Emniyet Hizmetleri Sınıfı Dışında Görevli Kadrolu ve Sözleşmeli Personel Yönetmeliği

Detaylı

ENGELLİ KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI (E-KPSS)

ENGELLİ KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI (E-KPSS) ENGELLİ KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI (E-KPSS) E-KPSS Nedir? E-KPSS (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı), Ortaöğretim, ön lisans ve lisans mezunu engellilerin engel grupları ve eğitim durumlarına göre yapılan

Detaylı

EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ MADEN MÜHENDİSİ UZMAN YARDIMCISI ALIMI DUYURUSU

EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ MADEN MÜHENDİSİ UZMAN YARDIMCISI ALIMI DUYURUSU EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ MADEN MÜHENDİSİ UZMAN YARDIMCISI ALIMI DUYURUSU 1- Aşağıda yer alan tabloda gösterildiği şekilde Ege İhracatçı Birlikleri Uzman Yardımcılığı kadrosuna 1 (bir) adet Maden Mühendisi

Detaylı

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL

Detaylı

ARÜ'den Duyurular ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN

ARÜ'den Duyurular ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN ARÜ'den Duyurular Avukat Alım İlanı Duyuru Tarihi : 05 Haziran 2018 ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Üniversitemiz Hukuk Müşavirliğinde istihdam edilmek üzere, 18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı

Detaylı

3) Doğum sebebiyle verilen aylıksız izin süresinin kıdem aylığına esas hizmet süresinin hesabında dikkate alınıp alınmayacağı,

3) Doğum sebebiyle verilen aylıksız izin süresinin kıdem aylığına esas hizmet süresinin hesabında dikkate alınıp alınmayacağı, İŞTE DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞININ GÖRÜŞÜ ÖZET: Doğum sebebiyle verilen aylıksız izin süresinin memurun kazanılmış hak aylığında dikkate alınıp alınmayacağı, intibak işleminin ne zaman yapılacağı, bu sürelerin

Detaylı

NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI' NDAN DUYURU NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI. Ekonomi, İktisat, İşletme,

NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI' NDAN DUYURU NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI. Ekonomi, İktisat, İşletme, SIRA NO SINIFI KADRO UNVANI KADRO DERECESİ ADEDİ NUSAYBİN BELEDİYE BAŞKANLIĞI' NDAN DUYURU Mardin ili, Nusaybin Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam

Detaylı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) ndan:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) ndan: Sayfa : 38 RESMÎ GAZETE 24 Mayıs 2013 Sayı : 28656 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) ndan: KAMU PERSONELİ GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun

Detaylı

AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU

AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU AKDENİZ İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU 1- Aşağıda belirtildiği şekilde Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Genel Sekreterliği'ne 3 (üç) Uzman Yardımcısı, 1 (Bir) Bilgisayar

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamına girenlerin;

YÖNETMELİK. MADDE 2 (1) Bu Yönetmelik, 2828 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamına girenlerin; 12 Haziran 2014 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29028 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Devlet Personel Başkanlığı) ndan: SOSYAL HİZMETLER KANUNU KAPSAMINDA TANINAN İSTİHDAM HAKKININ KULLANIMINA

Detaylı

8 Şubat 2016 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29618 YÖNETMELİK

8 Şubat 2016 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29618 YÖNETMELİK 8 Şubat 2016 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29618 YÖNETMELİK Savunma Sanayii Müsteşarlığından: SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN:

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: STAJYER SANATÇI VE TONMAYSTER GİRİŞ SINAVI İLANI Kurumumuz Ankara, İstanbul ve İzmir Radyolarında, istihdam edilmek üzere; sözlü-mülakat ve uygulamalı

Detaylı

Diyanet 1000 Personel Alacak

Diyanet 1000 Personel Alacak On5yirmi5.com Diyanet 1000 Personel Alacak Diyanet İşleri Başkanlığı 1000 adet sözleşmeli Kur'an kursu öğreticisi ve imam hatip alacak. Yayın Tarihi : 24 Mart 2012 Cumartesi (oluşturma : 10/9/2016) 633

Detaylı

BORÇKA KAYMAKAMLIĞI SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI

BORÇKA KAYMAKAMLIĞI SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI BORÇKA KAYMAKAMLIĞI SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI Borçka Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına aşağıda belirtilen nitelikte Sosyal Yardımlaşma

Detaylı

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN ALINACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN ALINACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN Sayfa / 5 İlanın Yayınlandığı Tarih : 0/07/03 Son Başvuru Tarihi : 4/07/03 ZAMAN GAZETESİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Üniversitemiz Hastanelerinde istihdam edilmek üzere, (giderleri döner

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatına Sözleşmeli (657 sk. 4/B) ve Kadrolu Personel Alımı Sınav İlânı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatına Sözleşmeli (657 sk. 4/B) ve Kadrolu Personel Alımı Sınav İlânı T.C. ADALET BAKANLIĞI Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatına Sözleşmeli (657 sk. 4/B) ve Kadrolu Personel Alımı Sınav İlânı 1) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu nun 4 üncü maddesinin (B)

Detaylı

632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER

632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER 632 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN UYGULANMASINA İLİŞKİN REHBER 2/6/2011 tarihli ve 632 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü Maddesinin (B) Fıkrası ile 4924 Sayılı Kanun Uyarınca Sözleşmeli Personel

Detaylı

İSTANBUL MADEN VE METALLER İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU

İSTANBUL MADEN VE METALLER İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU EK - 1 İSTANBUL MADEN VE METALLER İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU 1- Aşağıda yer alan tabloda gösterildiği şekilde İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri Genel

Detaylı

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ İKİNCİ BÖLÜM

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ İKİNCİ BÖLÜM 22 Şubat 2014 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28921 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: YÖNETMELİK ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 26953

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 26953 Resmi Gazete Tarihi: 31.07.2008 Resmi Gazete Sayısı: 26953 ÖĞRETİM ÜYESİ DIŞINDAKİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA YAPILACAK ATAMALARDA UYGULANACAK MERKEZİ SINAV İLE GİRİŞ SINAVLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Detaylı

PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI

PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI Şirketimiz Merkez ve Taşra Teşkilatına 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca 04/10/2013 tarih ve

Detaylı

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI YARIŞMA SINAVI İLE AVRUPA BİRLİĞİ İŞLERİ UZMAN YARDIMCISI ALIM İLANI

T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI YARIŞMA SINAVI İLE AVRUPA BİRLİĞİ İŞLERİ UZMAN YARDIMCISI ALIM İLANI T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI YARIŞMA SINAVI İLE AVRUPA BİRLİĞİ İŞLERİ UZMAN YARDIMCISI ALIM İLANI I. GENEL BİLGİLER Avrupa Birliği Bakanlığı Avrupa Birliği İşleri Uzmanlığı Yönetmeliği kapsamında Merkez

Detaylı

ALINACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN

ALINACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN İlanın Yayınlandığı Tarih : 24/12/2012 Son Başvuru Tarihi : 07/01/2013 Sayfa 1 / 10 SABAH GAZETESİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Üniversitemiz bünyesinde, (giderleri özgelirden karşılanmak üzere)

Detaylı

ÖRNEK: 1-2 yıllık Meslek Yüksekokulu mezunu olup teknik hizmetler sınıfında "Tekniker" kadro

ÖRNEK: 1-2 yıllık Meslek Yüksekokulu mezunu olup teknik hizmetler sınıfında Tekniker kadro DEVLET MEMURLARI KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO 142) 657 Sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin A/12 bendine 26.5.1975 tarih ve 1897 sayılı Kanunun birinci maddesiyle eklenen (d) fıkrasının uygulanmasına ilişkin

Detaylı

KAMU PERSONELĠ GENEL TEBLĠĞĠ (Son Hali) 1

KAMU PERSONELĠ GENEL TEBLĠĞĠ (Son Hali) 1 KAMU PERSONELĠ GENEL TEBLĠĞĠ (Son Hali) 1 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun uygulanmasında ortaya çıkan bazı tereddütlerin giderilmesine ve uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik açıklamalara aşağıda

Detaylı

Millî Savunma Bakanlığından: GENELKURMAY BAŞKANLIĞINDA İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SİLAHLI KUVVETLER UZMAN YARDIMCISI TEMİNİ YAPILACAKTIR 1.

Millî Savunma Bakanlığından: GENELKURMAY BAŞKANLIĞINDA İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SİLAHLI KUVVETLER UZMAN YARDIMCISI TEMİNİ YAPILACAKTIR 1. Millî Savunma Bakanlığından: GENELKURMAY BAŞKANLIĞINDA İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SİLAHLI KUVVETLER UZMAN YARDIMCISI TEMİNİ YAPILACAKTIR 1. GENEL: Genelkurmay Başkanlığı Merkez Karargâhına sözlü giriş sınavı

Detaylı

Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul Ve Esaslara İlişkin Soru Ve Cevaplar

Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul Ve Esaslara İlişkin Soru Ve Cevaplar İl Özel İdareleri, Beledıẏeler ve Bağlı Kuruluşların Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul Ve Esaslara İlişkin Soru Ve Cevaplar Sepra Eğitim Ve Danışmanlık Soru 1:

Detaylı

Dördüncü Ders: Türk Kamu Personel Rejiminin Özellikleri ve İstihdam Biçimleri. Dersin Amacı. Dersin İçeriği. Türk Kamu Personel Rejiminin Özellikleri

Dördüncü Ders: Türk Kamu Personel Rejiminin Özellikleri ve İstihdam Biçimleri. Dersin Amacı. Dersin İçeriği. Türk Kamu Personel Rejiminin Özellikleri Dördüncü Ders: Türk Kamu Personel Rejiminin Özellikleri ve İstihdam Biçimleri Dersin Amacı Bu dersin amacı, Türk kamu personel rejiminin özellikleri ve kamu kesiminde uygulanan istihdam biçimleri hakkında

Detaylı

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: KAMERA ASİSTANI GİRİŞ SINAVI İLANI

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: KAMERA ASİSTANI GİRİŞ SINAVI İLANI TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: KAMERA ASİSTANI GİRİŞ SINAVI İLANI Kurumumuzun merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 2014 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavına

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI ADLİ TIP KURUMU 2012 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV DUYURUSU

T.C. ADALET BAKANLIĞI ADLİ TIP KURUMU 2012 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV DUYURUSU T.C. ADALET BAKANLIĞI ADLİ TIP KURUMU 2012 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAV DUYURUSU 14.01.2006 tarihli ve 26049 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Adli Tıp Kurumu Personeli

Detaylı

FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN

FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN 657 sayılı Kanunun 4/B maddesi uyarınca, Üniversitemiz Hastanesinde görevlendirilmek üzere KPSS (B) gurubu puan sırası esas alınmak suretiyle Sözleşmeli Sağlık Personeli

Detaylı

YÖNETMELİK TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 8 Mart 2014 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28935 Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan: YÖNETMELİK TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

Detaylı

Sayfa : 2 RESMÎ GAZETE 1 Ekim 2016 Sayı : YÖNETMELİK

Sayfa : 2 RESMÎ GAZETE 1 Ekim 2016 Sayı : YÖNETMELİK Sayfa : 2 RESMÎ GAZETE 1 Ekim 2016 Sayı : 29844 YÖNETMELİK Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden: DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE İLK DEFA AÇIKTAN ATANACAK MÜHENDİS PERSONEL HAKKINDA SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 30590

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 30590 Resmi Gazete Tarihi: 09.11.2018 Resmi Gazete Sayısı: 30590 ÖĞRETİM ÜYESİ DIŞINDAKİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA YAPILACAK ATAMALARDA UYGULANACAK MERKEZİ SINAV İLE GİRİŞ SINAVLARINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR

Detaylı

T.C SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ISPARTA İLİ ŞARKİKARAAĞAÇ İLÇESİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI

T.C SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ISPARTA İLİ ŞARKİKARAAĞAÇ İLÇESİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI T.C AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ISPARTA İLİ ŞARKİKARAAĞAÇ İLÇESİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI BELİRSİZ SÜRELİ PERSONEL ALIM İLANI Isparta İli

Detaylı

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU

TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ PERSONEL ALIMI DUYURUSU 1- Türkiye İhracatçılar Meclisi Genel Sekreterliği ne Uzman Yardımcısı ve İdari Memur(Engelli) kadrolarıiçin aşağıda belirtilen kriterler çerçevesinde

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Araştırma ve Uygulama Hastanesi Sözleşmeli Personel Alım İlanı Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin olarak

Detaylı

657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI

657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AKDENİZ SU ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ÜRETME VE EĞİTİM ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA

Detaylı

TÜRKİYE HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI İLANI

TÜRKİYE HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI İLANI TÜRKİYE HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIMI İLANI Genel Müdürlüğümüz merkez ve taşra teşkilatında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli olarak

Detaylı

ENERJİ PİAYASASI DÜZENLEME KURUMU AVUKATLIK SINAV DUYURUSU

ENERJİ PİAYASASI DÜZENLEME KURUMU AVUKATLIK SINAV DUYURUSU ENERJİ PİAYASASI DÜZENLEME KURUMU AVUKATLIK SINAV DUYURUSU Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda boş bulunan 6 ncı dereceli 10 (on) Avukat kadrosu için giriş sınavı yapılacaktır. İ- SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI

Detaylı

ENERJİ PİAYASASI DÜZENLEME KURUMU AVUKATLIK SINAV DUYURUSU

ENERJİ PİAYASASI DÜZENLEME KURUMU AVUKATLIK SINAV DUYURUSU ENERJİ PİAYASASI DÜZENLEME KURUMU AVUKATLIK SINAV DUYURUSU Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda boş bulunan 6 ncı dereceli 10 (on) Avukat kadrosu için giriş sınavı yapılacaktır. İ- SINAVA BAŞVURU ŞARTLARI

Detaylı

T.C. TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BAŞKANLIĞI MERKEZ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SÜREKLİ İŞÇİ ALIMI

T.C. TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BAŞKANLIĞI MERKEZ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SÜREKLİ İŞÇİ ALIMI T.C. TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BAŞKANLIĞI MERKEZ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SÜREKLİ İŞÇİ ALIMI Türkiye İstatistik Kurumu merkez teşkilatı birimlerinde 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SERMAYE PİYASASI KURULU PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Resmi Gazete Tarihi: 04.04.2014 Resmi Gazete Sayısı: 28962 SERMAYE PİYASASI KURULU PERSONELİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği KAMUOYUNA DUYURU

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği KAMUOYUNA DUYURU 31.07.2008 KAMUOYUNA DUYURU Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Detaylı

DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ASİSTAN - STAJYER HAVA TRAFİK KONTROLÖRÜ GİRİŞ SINAVI DUYURUSU

DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ASİSTAN - STAJYER HAVA TRAFİK KONTROLÖRÜ GİRİŞ SINAVI DUYURUSU DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ASİSTAN - STAJYER HAVA TRAFİK KONTROLÖRÜ GİRİŞ SINAVI DUYURUSU KURUM VE ALINACAK POZİSYONA İLİŞKİN BİLGİLER Sınavı Açan Birim: Devlet Hava Meydanları İşletmesi

Detaylı

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: MALİ DENETÇİ YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI İLANI

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: MALİ DENETÇİ YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI İLANI TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: MALİ DENETÇİ YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI İLANI Kurumumuzun merkez teşkilatında istihdam edilmek üzere 2014 ve 2015 yıllarında yapılan Kamu Personeli Seçme

Detaylı

ARELSEM ve BİLİM İSTANBUL İŞBİRLİĞİ İLE

ARELSEM ve BİLİM İSTANBUL İŞBİRLİĞİ İLE ARELSEM ve BİLİM İSTANBUL İŞBİRLİĞİ İLE Kamu da Kariyer; Geleceğin Kamu Lideri İçin! KPSS KPSS Nedir? Kamu Personeli Seçme Sınavı Kamu kurumlarında görev alacak personeli belirlemek amacıyla yapılan bir

Detaylı

YÖNETMELİK BAKANLIKLAR VE BAŞBAKANLIK BAĞLI KURULUŞLARI AVRUPA BİRLİĞİ UZMAN YARDIMCILIĞINA GİRİŞ VE AVRUPA BİRLİĞİ UZMANLIĞI

YÖNETMELİK BAKANLIKLAR VE BAŞBAKANLIK BAĞLI KURULUŞLARI AVRUPA BİRLİĞİ UZMAN YARDIMCILIĞINA GİRİŞ VE AVRUPA BİRLİĞİ UZMANLIĞI 2 Aralık 2006 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 26364 YÖNETMELİK Başbakanlıktan: BAKANLIKLAR VE BAŞBAKANLIK BAĞLI KURULUŞLARI AVRUPA BİRLİĞİ UZMAN YARDIMCILIĞINA GİRİŞ VE AVRUPA BİRLİĞİ UZMANLIĞI YETERLİK

Detaylı

MERKEZ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SÜREKLİ İŞÇİ ALIMI

MERKEZ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SÜREKLİ İŞÇİ ALIMI Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığından: MERKEZ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE İSTİHDAM EDİLMEK ÜZERE SÜREKLİ İŞÇİ ALIMI Türkiye İstatistik Kurumu merkez teşkilatı birimlerinde 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili

Detaylı

T.C. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI

T.C. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI T.C. GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI BİLGİ İŞLEM DAİRESİ BAŞKANLIĞI SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı nda 657 sayılı Devlet Memurları

Detaylı

UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI DUYURUSU

UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI DUYURUSU UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI DUYURUSU Kurumumuzda münhal bulunan 4 (dört) adet mühendis (3 bilgisayar mühendisliği mezunu, 1 endüstri mühendisliği mezunu) kadrosu için, Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 31.07.2008 Resmi Gazete Sayısı: 26953

Resmi Gazete Tarihi: 31.07.2008 Resmi Gazete Sayısı: 26953 Resmi Gazete Tarihi: 31.07.2008 Resmi Gazete Sayısı: 26953 ÖĞRETİM ÜYESİ DIŞINDAKİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA NAKLEN VEYA AÇIKTAN YAPILACAK ATAMALARDA UYGULANACAK MERKEZİ SINAV İLE GİRİŞ SINAVLARINA İLİŞKİN

Detaylı

Genel şartlar MADDE 6 - (1) Bu yönetmelik kapsamındaki öğretim elemanı kadrolarına yapılacak atamalarda genel olarak;

Genel şartlar MADDE 6 - (1) Bu yönetmelik kapsamındaki öğretim elemanı kadrolarına yapılacak atamalarda genel olarak; Resmi Gazete Tarihi: 31.07.2008 Resmi Gazete Sayısı: 26953 ÖĞRETİM ÜYESİ DIŞINDAKİ ÖĞRETİM ELEMANI KADROLARINA NAKLEN VEYA AÇIKTAN YAPILACAK ATAMALARDA UYGULANACAK MERKEZİ SINAV İLE GİRİŞSINAVLARINA İLİŞKİN

Detaylı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan: TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU FON DENETÇİ YARDIMCILIĞI VE FON UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI İLANI

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan: TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU FON DENETÇİ YARDIMCILIĞI VE FON UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI İLANI Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan: TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU FON DENETÇİ YARDIMCILIĞI VE FON UZMAN YARDIMCILIĞI GİRİŞ SINAVI İLANI Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İstanbul Merkez teşkilatında istihdam

Detaylı

UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI BAŞVURU KILAVUZU Erzincan Üniversitesi

UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI BAŞVURU KILAVUZU Erzincan Üniversitesi UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVI BAŞVURU KILAVUZU Erzincan Üniversitesi Personel Dairesi Başkanlığı Ocak 2018, Erzincan 1 İçindekiler 1. SINAV TAKVİMİ... 2 2. UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ KAPSAMINDA ATAMA YAPILACAK KADROLAR...

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Adli Tıp Kurumu Sözleşmeli Personel İstihdamı Sınav İlanı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Adli Tıp Kurumu Sözleşmeli Personel İstihdamı Sınav İlanı T.C. ADALET BAKANLIĞI Adli Tıp Kurumu Sözleşmeli Personel İstihdamı Sınav İlanı 1)Adli Tıp Kurumu Taşra Teşkilatında 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren Sözleşmeli

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ALINACAK (SÖZLEŞMELİ) PİLOT İLANI (2015 2. DÖNEM)

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ALINACAK (SÖZLEŞMELİ) PİLOT İLANI (2015 2. DÖNEM) T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE ALINACAK (SÖZLEŞMELİ) PİLOT İLANI (2015 2. DÖNEM) 1. GENEL HUSUSLAR a) Emniyet Teşkilatında Emniyet Hizmetleri Sınıfı Dışında Görevli Kadrolu ve Sözleşmeli

Detaylı

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: YAPIM VE YAYIN ELEMANI GİRİŞ SINAVI İLANI

TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: YAPIM VE YAYIN ELEMANI GİRİŞ SINAVI İLANI TÜRKİYE RADYO-TELEVİZYON KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN: YAPIM VE YAYIN ELEMANI GİRİŞ SINAVI İLANI Kurumumuzun merkez ve taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 2014 yılında yapılan Kamu Personeli Seçme

Detaylı

T.C. BURDUR İL ÖZEL İDARESİ. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI

T.C. BURDUR İL ÖZEL İDARESİ. İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI 1- SINAVIN AMAÇ ve KAPSAMI: T.C. BURDUR İL ÖZEL İDARESİ İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğü SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI 1.1) İdaremizin ihtiyaç duyduğu Mühendislik branşlarında; 5302 sayılı İl Özel

Detaylı

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU

MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU 6219 MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ KANUNU Kanun Numarası : 2945 Kabul Tarihi : 9/11/1983 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 11/11/1983 Sayı : 18218 Yayımlandığı Düstur

Detaylı

30 Nisan 2015 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29342

30 Nisan 2015 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29342 30 Nisan 2015 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29342 YÖNETMELİK Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TAŞRA TEŞKİLATI PERSONELİNİN YER DEĞİŞTİRME SURETİYLE ATANMALARINA

Detaylı

HİZMET BİRLEŞTİRME İŞLEMLERİ

HİZMET BİRLEŞTİRME İŞLEMLERİ HİZMET BİRLEŞTİRME İŞLEMLERİ Hizmet birleştirilmesi; memurların memuriyete başlamadan önce veya memuriyetten ayrılarak T.C. Emekli Sandığı dışında herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna (Sosyal Sigortalar

Detaylı

PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI

PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI Şirketimiz Merkez ve Taşra Teşkilatına 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca 04/10/2013 tarih ve

Detaylı

SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARI 4924 SAYILI KANUNA TABİ SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ

SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARI 4924 SAYILI KANUNA TABİ SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARI 4924 SAYILI KANUNA TABİ SÖZLEŞMELİ SAĞLIK PERSONELİ ATAMA VE YER DEĞİŞTİRME YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 11.02.2015 Resmi Gazete Sayısı: 29264 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU

SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SOSYAL GÜVENLİK DENETMEN YARDIMCILIĞI SINAVI BAŞVURU E-KILAVUZU http://www.sgk.gov.tr/ MÜRACAAT VE SÖZLÜ SINAV TARİHİ MÜRACAAT TARİHLERİ SINAVA KATILACAKLARIN İLAN TARİHİ 24 Ekim

Detaylı