TÜRK KÜTÜPHANECİLER DERNEĞİ - HALKLA İLİŞKİLER SÜREKLİ GRUBU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TÜRK KÜTÜPHANECİLER DERNEĞİ - HALKLA İLİŞKİLER SÜREKLİ GRUBU"

Transkript

1 TÜRK KÜTÜPHANECİLER DERNEĞİ - HALKLA İLİŞKİLER SÜREKLİ GRUBU İletişim Adres Necatibey Cad., Elgün Sok., 8/ Kızılay, Ankara TÜRKİYE Telefon +90(312) Faks +90(312) E-posta/ Web Editörler: Nermin Çakmak Evrim Metin Tasarım: Nermin Çakmak Osman Ersoy ile ilgili çok şey söylenebilir. Mesleğimizin ilk profesörü, TKD Ankara Şubesi nin bir numaralı üyesi, TKD nin yurt genelinde örgütlenme döneminin ilk Genel Başkanı gibi. Osman Ersoy un Türk Kütüphaneciliğine hizmeti yalnızca öğretim üyeliği ve Türk Kütüphaneciler Derneği yöneticiliği ile sınırlı değildir. Türk Kütüphanecilik hareketinin hemen her evresinde O nun çabası ve katkısı vardır. Bunlardan daha da önemlisi bizlere sevgi, saygı ve beyefendilikte örnek olmuştur. Fakat ben daha çok tanıdığım Osman Ersoy dan söz edeceğim. Osman Ersoy ile TKD Ankara Şubesi Yönetim Kurulu na seçildiğim yıllarda tanıştım. Kendisinin öğrencisi olmamıştım ama yazılarından biliyordum. Derneğe insanları zorla getirmeye çalıştığımız bir dönemde, Osman Ersoy un hemen hemen her hafta sonu bizleri yalnız bırakmaması, tatlı sohbetleri Ona karşı olan sevgi ve saygımı bir kat daha artırmıştır. Ankara Şubesine aidatlarını düzenli olarak öder, öyle ki; bazen yılda iki kez ödediği olurdu. Yaptığımız bütün etkinliklere sağlığı bozulana kadar katıldı. Hatta bir keresinde Ankara Şubesi nin iki yıllık dönem boyunca yaptığı bütün etkinliklerine katıldığı için, Ankara Şubesi Genel Kurulu nda kendisine, bir buket çiçek vermiştim. O da, kendisini yakından tanıyanların bileceği gibi tüm nezaketi ile çiçekleri hocamız Sayın Yaşar Tonta ya verdi. Bu çiçekleri, hanım efendiye benden ilet demişti. Yine bir kütüphane haftasında, bir arkadaş benim yanıma gelerek Osman Hoca seni çağırıyor dedi. Masasına gittim. Hocam beni çağırmışsınız dedim. Sayın başkan seni işten çıkartmışlar? Evet, Hocam dedim. Neden bana söylemedin? Pazartesi Korkut un yanına git görüş, dedi. İşte tanıdığım Osman Ersoy alçak gönüllü, en önemlisi de insan gibi insandı. Ali Fuat Kartal TKD Genel Başkanı

2 2 OSMAN ERSOY HOCAMIZIN ANISINA Ama Osman Hoca Öldü Yasin EROL* * Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü e-posta : Ama Andre Breton öldü demişti Aragon. Çünkü ona bu ilhamı aynı sözcüklerle veren Andre Breton'dan başkası değildi. Apollinaire öldüğünde, Aragon'a Andre Breton aynen şöyle seslenmişti: Ama Apollinaire öldü... Ölüm işte, sözün ıssızlaştığı çöle döndüğü ya da kendini başka bedenler üzerinde sınarcasına tekrara düştüğü yer. Galiba insan, bedenen yok olmak ve bedenen varken de hatırlanmamanın kara yazgısına bağlanmak üzere iki türlü ölüyor. Çoğu kişi kendi hayatını bir başkası gibi yaşadığını bilmeden, kendine has özellikleri törpülemeyi marifet sayarak gözün, midenin ve türlü ilkel yanlarının hatırını kırmayarak yaşadığı için sadece yaşamış olarak bedenen yok olup gidiyor. İronik ama ölümün hakkını vererek ölenler sadece onlar oluyor. Oysa ölümün hakkını vermemek, ölümden alacaklı olmak yaşamın olmazsa olmazı gerekiyor. Sıradan ölümlerinin dışında bir de öldüğü halde bir türlü hayatın yakasından düşmeyen ölümler var ki bu ölümler, daha çok aykırı hayatları seçen ya da yalnızlığa itilmiş yazarçizer ve düşünür takımından olan insanlara nasip oluyor. Garip bir kısır döngü içerisinde, hayattan vazgeçmelerine karşın hayatın onlardan vazgeçememesi yüzünden çoğu kimse Tolstoy u, Newton u, Shakspeare i, Nazım Hikmet i, Yahya Kemal i, Ahmet Hamdi Tanpınar ı unutmuyor Çoğu kimse dışında kalan bazı kimseler; Yaşadığımı itiraf ediyorum diyeni; öldük ölümden bir şey umarak... hevesiyle öleni; üstü kalsın cesaretini göstererek ölümü bedenine buyur edeni saf deli, süzme cahil ya da değerli olduğunu düşünen önemli kimse eşrafından olduğu için unutup gidiyor. Ama ben unutmadım. Puslu bir cumartesi sabahıydı ve en son yıllar önce ellerini tutup, Hocam beni hatırladınız mı? Öğrencinizdim dediğim Osman Hocanın cenazesinin önündeydim. Ah ölüm, ah acınası ölüm, gördüklerimizi önüne katıp götüren ölüm, yüreğim kocamış bir taş gibi seninle doluyken, cami avlusunda güvercinlerin bu göğü bırakıp bir başka göğe doğru kanat çırpması neden? Her kütüphaneci bir noktaya kadar mimar sayılır. Okurun yolunu bulması kendi rafını keşfetmesi ve yaşaması için koleksiyonunu orkestra gibi kurar diyor Michael Melot. Melot un kütüphane ve kütüphaneci denkleminde kurmayı dilediği fiziksel ve ruhsal uyumluluğun bir benzerini, seksenli yılların kasvetli sonlarına doğru Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde, öğrencileri üzerinde Osman Ersoy da kurmak istedi. İlk dersti ve sınıftaki çoğu kişi nedense sincaba benziyordu. Onlar kadar tedirgin, onlar kadar ürkek, onlar kadar oturdukları sıralarda ağaçlara tünemişlerdi sanki. Osman Hoca, irili ufaklı küçük kasabaların, gecenin sonuna doğru ışıkları sarıya dönen kentlerin kokusunu, çekingenliğini üzerinde bir üniforma gibi taşıyan öğrencilerini bir süre süzdükten sonra; Çocuklar, kütüphaneci olmak sadece dört yıl bu bölümü okumakla olmaz. Kütüphaneci olmak, kütüphaneci gibi yiyip içmek kütüphaneci gibi düşünmek kütüphaneci gibi yürümekle olur. İnsanlar peşinizden baktığı zaman evet, bu adam kesinlikle bir kütüphaneci, demeli sizin için. demişti Bu sözlerinden sonra, hoyrat bir acının dörtnala at sürdüğü yüzünde, bazen umudun bazen de umutsuzluğun bağdaş kurup oturduğu, yeşil karışımı bir sadelikle bakan gözleri bir yanıp bir söndü. Korku ve merak karışımı bir dikkatle kendisini dinleyen öğrencilerinin sözlerine güleceğinden adı gibi emindi. Biz o zamanlar gaipler taifesinden uslu çocuklar olduğumuz için hocamızı haklı çıkarmak gayretiyle güldük: Ölümün şaka ile kuma olduğunu bilmeden ve ölüm daha bize ağır sınavlara tabi derslerini vermemişken. Ama Osman hocanın derslerinin ağırlığı onun çok hafif renginde de gizliydi. Biz anlıyor muyduk o dersleri yoksa anlıyor gibi mi yapıyorduk, tam hatırlayamıyorum; ama o dersleri ders zilinin paydosundan neredeyse 20 yıl sonra ancak anlayabileceğim aklıma gelmezdi. Hem de bir cami avlusunda, yine hocanın karşısında, hem de o dersi içimde tekrar ede ede... Sonra yıllar geçti ve büyümek denilen zahmetli şey sayesinde vasat bir yüreğin söylediklerine inanıp akıllı(!) adamlar olduk. Gittikçe tenhalaşan ruhlarımızı gizlemek, çığlıklarını elaleme duyurmamak için de, içinde kaybolup gideceğimiz kalabalıklar yarattık. Önemli gün ve Ben Nasılım Haftalarında rastlantı ya da inatla edindiğimiz iş,

3 3 kariyer gibi apoletlerimizi birbirimize göstermek için yüksek tavanlı, bol ışıklı salonlara doluştuk. O salonlar, bir düşünürün dediği gibi, ışığı var ama aydınlık yok salonları. Yabancılaşma denilen boğuk, muğlâk ve kabalaştırmayı her şart altında değişik kılıklarda buyur eden mülkiyet ilişkilerini insani ilişkilerin yerine oturttuğumuz o günlerden sonra, acaba kaçımız Osman Hocayı hatırlayarak karşıdan gelen kendimizi kütüphaneci gibi gördük? Acaba kaçımız kendimize, ağır bir vebal gibi boynumuzda taşıdığımız geçmişe bakarken ölmeden evvel ölen kişi olduğumuzu görmeyi denedik? Yeri geldiğinde sadece bir söz olan o günlerden ve o sözlerden sonra, bu güne kaç harften oluşan bir geçmiş kaldı elimizde? Bir cumartesi günüydü, cami avlusuydu, Osman Hocam bir tabutta yatıyordu ve gökyüzü güvercinlerin kanat vuruşlarıyla doluyken aklımdan İnsan eşref-i mahlûkattır, derdi babam/ bu sözün sözler içinde bir yeri vardı/ ama bir eylül günü bilek damarlarımı kestiğim zaman/ bu söz asıl anlamını kavradı dizeleri geçiyordu. İnternet Sosyal Ağları Halkla İlişkilere Yardımcı Olabilir mi? Şenol KARADENİZ* * Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü e-posta : Bireyler arasındaki kişisel ya da mesleki ilişkilerin oluşturduğu ağlar sosyal ağ olarak adlandırılmaktadır. Sosyal ağları, birbiriyle doğrudan veya dolaylı olarak etkileşim halinde olan kişiler oluşturmaktadır. Teknolojik gelişmeler günümüzde sosyal ağları sanal ortamlara taşımıştır. İnternetteki sosyal ağların yaşamdaki sosyal ağlardan bazı farklılıkları bulunmaktadır. Gerçek yaşamda grupların içine girmede zaman zaman güçlükler yaşanırken, internet ortamında kişilerin sosyal ağlarına girmek daha kolay olabilmektedir. Gerçek yaşamdaki sosyal ağlar sürekli görüşülen kişilerden ve daha güçlü bağlantılardan oluşurken internette nadir görüşülen kişilerin ağlara daha kolay kabul edildiğini söylemek mümkündür. Sosyal ağ hizmetlerinde genellikle, kişisel ya da mesleki bilgilerin paylaşabileceği "profil" adı verilen bir alana kaydolunur. Bazı ağ hizmetleri, fotoğraf göndermeye, web günlüğü yayınlamaya ve benzer ilgili alanları bulunan kullanıcı gruplarına katılmaya izin verir. En çok ziyaret edilen sosyal ağların başında Facebook gelmektedir. Adonomics tarafından yayınlanan Facebook değerlendirme raporuna göre (http://adonomics.com), Facebook un en son tek tek kayıtlı üye kullanıcıları baz alınarak elde edilen bilgilere göre, dünyada 60 milyon aktif kullanıcısı bulunmaktadır. Bunun yaklaşık reklam ve değeri de 18 milyar dolardır. Pek çok firma için önemli bir kazanç kapısı haline gelebilecek olan Facebook, sosyal ağlar arasında kısa bir süre içinde çok önemli bir konuma ulaşmıştır. Yeni kişilerle tanışmak ve iletişim kurmak için ortam yaratması gibi avantajları nedeniyle internetteki sosyal ağlar, toplum tarafından kısa süre içinde kabul görmüştür. Bu durum sosyal ağları yeni bir kitle iletişim aracı olarak yeni bir boyuta taşımaktadır. Halkla ilişkilerin hedef kitle ile olumlu her türlü etkileşim gerçekleştirmeye yönelik çabalarına şimdilerde; web siteleri oluşturmak, örgüt içi iletişimi sağlamaya dönük olarak intranet ten yararlanmak, başta medya kuruluşları olmak üzere, örgütün yoğun iletişim içinde bulunduğu gruplarla internet aracılığıyla iletişime geçmek, kurumların ürün ve hizmetlerinden yararlananların görüşlerinden ve önerilerinden yararlanılabilecek sohbet odaları ve internet günlükleri oluşturmak, hedef kitle ile daha hızlı iletişim kurmak için e-posta ve e-bülten kullanmak gibi çabalar da eklenmektedir. Sosyal ağlarda üyeler için çeşitli uygulamalar (applications) gerçekleştirilmektedir. Bu uygulamalarla firmalar, kendi ürün ve hizmetlerine yer vererek pazarlama faaliyetlerini geliştirebilmeye, sosyal sorumluluk projelerini geniş kitlelere yaymaya imkanı bulabilirler. Örneğin NY Times, Facebook a üye olup, kendi markasına özel uygulama yaratmıştır. Haber testleri hazırlatıp Facebook üyelerine NY Times IQ nuz Kaç başlıklı uygulamasını yüklettirip, testi uygulayarak arkadaşlarına dağıtmasını teşvik ederek pazarlama iletişimi faaliyetlerine Facebook dan da devem etmektedir.

4 4 (http://www.facebook.com/apps/application.php?id= &ref=s). Ünlü Televizyon Kanalı CBS News (http://www.insidefacebook.com/2007/09/13/mediacompanies-dont-understand-facebook/) üyelerin ana profil sayfalarına CBS News uygulamasını yükleyerek, sürekli son dakika haberlerini alabilmelerini ve başka Facebook üyelerine göndermelerini sağlamaktadır. Kütüphaneler, kullanıcılarının gereksinimlerindeki bu tür farklılaşmaların farkına varıp bu ağlar dahilinde, onlar için yeni hesaplar yaratabilirler. Örneğin kullanıcılara demografik özelliklerine ve daha önceki kaynak taramalarına göre yeni kaynaklar önerilebilir, kullanıcılar kütüphanenin yeni hizmetleri ve kaynaklarından bu ağlar aracılığıyla haberdar edilebilirler. Facebook ta kütüphane ile ilişkili çok sayıda grup bulunmaktadır. Ayrıca yine bir çok kütüphane geliştirdikleri uygulamalar ile Facebook içerisinde kataloglarına erişimin yanında verilen diğer hizmetlerin taranabilmesine de olanak sağlamıştır. Aynı şekilde Türkiye deki kütüphanecilik ile ilgili en geniş tabanlı sivil toplum kuruluşu olan Türk Kütüphaneciler Derneği nin (TKD) de Facebook içerisinde(http://www.facebook.com/groups.php?ref =sb#/group.php?gid= ) Uygulama bazında olmasa da Grup olarak bir alana sahip olması başlangıç olarak memnuniyet vericidir. TKD Grubundaki 300 civarında üyenin birçoğunun meslek mensubu olmaması TKD nin meslek dışı kişilere de mesajlarını iletebilmesine olanak sağlamaktadır. Herkese açık olan grubun üyeleri, video, fotoğraf ya da yorumlarını paylaşabilmektedirler. Kütüphanecilik, arşivcilik, belge ve bilgi hizmetleri alanlarındaki mevcut katılım ve paylaşımı geliştirici bir rol oynayacağı düşünülen Facebook TKD Grubu nun, sadece meslek içi kişileri değil kitap, kütüphane ve okuma konularında duyarlı herkese hitap edebilmesine yönelik çalışmaların devam ettirilmesi, TKD nin halkla ilişkiler çabalarına katkı sağlayacaktır. 60.Frankfurt Kitap Fuarı ve Konuk Ülke İsmail ARAYICI* * Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü e-posta : Genel Başkanımız Ali Fuat KARTAL ile birlikte Ülkemizin Konuk Ülke olarak katıldığı 2008 Frankfurt Kitap Fuarı nda incelemelerde bulunmak ve Ankara da düzenlediğimiz kitap fuarını tanıtmak üzere Ekim 2008 tarihleri arasında düzenlenen 60. Frankfurt Kitap Fuarı na katıldık. Türkiye nin Frankfu rt Kitap Fuarı n da Konuk Ülke olma süreci 2005 yılında başladı ve 2006 yılında sonuçlandı yılından bu yana aralıksız sürdürülen Frankfurt Kitap Fuarı dünyadaki kitap fuarlarına da ilham kaynağı olması nedeniyle, adeta kitap fuarlarının anası olarak kabul edilmektedir. 60 yıldır ortaya koyduğu çalışma anlayışı, kendi ilkelerine bağlılığı, konuk ülke olarak davet ettikleri ülkelerdeki siyasal gelişmeleri de yakından takip etmesi sadece kitap eksenli bir fuar olmanın ötesine geçmiş, ülkelerin kültürel ve siyasal yaşamlarını da tartışmaya açmıştır. Bunun en önemli örneklerinden bir tanesi İspanyayı konuk ülke yaptıktan iki yıl sonra Katalanları konuk ülke yapması gibi. Bu anlamda Türkiye nin 2008 de konuk ülke olarak davet edilmesinde ve temanın da Bütün Renkleriyle Türkiye olarak belirlenmesinde de Türkiye nin AB üyeliği süreci, azınlık haklarının tartışılması gibi iç meselelerin dünya kamuoyu nezdinde tartışılmasının istenmesi etkili olmuş olabilir. Dolayısıyla da şu anda bu konuda kesin bir yargıya varmak mümkün değildir. Hem önümüzdeki süreçte bu konudaki tartışmalar, hem de Türkiye den bir kaç yıl sonra hangi ülke ve/veya ülkelerin konuk ülke olarak davet edildiğini görmek lazım. Bir de bu işi profesyonelce takip eden kişi ya da kuruluşların gözlem ve değerlendirmelerinin kamuoyunca paylaşılması sonucu ortaya çıkacaktır.

5 5 Türkiye Cumhuriyet in ilk yıllarında Hasan Ali YÜCEL döneminde dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesinde önemli çalışmalar yapılmış onlarca cilt eser Türk okurlarla buluşturulmuştur. Bütün bu özverili çalışmalara rağmen 1950 li yıllara kadar Türkiye de basılan kitap çeşidinin civarında olduğu bilinmektedir. Bütün bu yetersizliklerin yanında bir de Türkiye 85 yıllık Cumhuriyet Tarihi boyunca üç kere askeri dönem geçirmiş, demokrasisi kesintiye uğramış, bir çok yazarı, şairi, çizeri, sanatçısı gözaltına alınmış ve binlerce kitap yasaklanmıştır. Bu olumsuz gelişmeler ülkemizin yayıncılık ve edebiyat alanında gelişmesinin önünde engel oluşturmuştur. Ancak 1990 lı yılların başında demokrasinin kurum ve kurallarıyla işlemeye başlaması sonucunda, yayınevi sayısı artmış, yazar sayısı artmış buna paralel olarak da Türkiye de okur sayısı artmıştır. Gelinen noktada Türkiye de yılda ortalama bin çeşit kitap yayınlanır olmuştur. Ülkemizdeki yayıncılığın gelişmesi dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi Türk Yayıncılığının da dışarıya açılma zorunluluğunu beraberinde getirmiştir. Özellikle Avrupa da yaşayan 4 milyon Türk vatandaşının istek ve ihtiyaçları bu yaygınlığın Avrupa da başlayıp dünyaya yayılmasını sağlamıştır. Bu bağlamda bazı ülkelerin üniversitelerinde Türkoloji Enstitüleri kurulmuştur. Özellikle Türkiye 1989 yılından başlayarak 2008 yılına kadar kesintisiz olarak Frankfurt Kitap Fuarı na katılmıştır. Yaklaşık 20 yıllık süre içerisinde bu fuara katılım Türk yayıncılığına önemli katkı sağlamıştır. Hem Kültür ve Turizm Bakanlığı, hem de yayıncılar ve Telif Ajansları, yazarlar diğer fuarlara da katılıp, adeta ulusal yayıncılığımızın profesyonelce yurtdışında pazarlama gayreti içerisinde olmuşlardır. Ulusal yayıncılığımızın yurtdışına açılma çabası Kültür ve Turizm Bakanlığını harekete geçirmiş dünyanın birçok ülkesinde uygulanan Çeviri Destek Projesi nin bir örneği TEDA Türk Edebiyatının ve Dilinin Dışa Açılımı olarak adlandırılan proje hayata geçirilmiştir. Bu projeyle birlikte önceki yıllarda sadece 3 olan telif ajansı sayısı 7-8 kadar çıkmış ve telif piyasası artık bir sektör olmaya başlamıştır. Türk yayıncılığındaki olumlu gelişme ve çabalar 2006 yılında Orhan pamuk aracılığı ile ülkemize Nobel Edebiyat Ödülü olarak dönmüştür. Dolayısıyla da artık Türk yayıncılığında çıta yükseltilmiş, ulusal ve uluslararası bütün organizasyon ve çalışmaların daha profesyonel yapılma zorunluluğu kendiliğinden doğmuştur. Konuk ülke olarak katıldığımız 2008 yılı Frankfurt Kitap Fuarı na Orhan PAMUK damgasını vurmuştur. Bu fuar katılımımız hem AB sürecine önemli katkı sağlamış, hem de Avrupa da yaşayan Türk ve Türk asıllı AB vatandaşlarına önemli moral ve motivasyon sağlamıştır. Milyon Euro lar harcanarak gerçekleştirilen bu organizasyonun layıkıyla yapılıp yapılmadığı da sanırım uzun süre tartışılacaktır. Genel Başkanımız Ali Fuat KARTAL la fuarı ziyaret etmemiz derneğimiz için de önemli kazanımlar sağlamış, yerli ve yabancı birçok katılımcılarla görüşmeler yapılmış, Ankara da Eylül Fuarcılıkla birlikte organize ettiğimiz 3. Ankara Kitap Fuarı nın tanıtımı yapılmış fuara katılmaları istenmiştir. Derneğimiz açısından fuarın en ilginç diyaloğu ise Ali Fuat KARTAL ve Orhan PAMUK arasında yaşanmıştır. Isparta İli Sütçüler İlçe Kaymakamı nın Orhan PAMUK un ilçedeki kütüphanelerden kendi kitaplarının toplatılması girişimine sadece Türk Kütüphaneciler Derneği nin tepki göstermesine oldukça duygulandığını ve bu durumdan memnun olduğunu ifade etmiştir. Etkinliklerimiz HIG in BBY Öğrencileri İle Buluşması II Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Ziyaretleri Sefer YAZICI* * TBMM Kütüphane Dokümantasyon - Tercüme Müdürlüğü / Referans Hizmetleri e-posta : Üniversitelerin yeni eğitim ve öğretim yılına başlamasıyla birlikte TKD

6 6 Halkla İlişkiler Grubu, Bilgi ve Belge Yönetimi bölümlerine yaptığı ziyaretlere tekrar başlamıştır. Derneğimizin ve HİG in tanıtımının yanı sıra öğrencilerde mesleki dayanışma bilincinin yerleşmesine katkıda bulunmayı amaçlayan ziyaretlerimize öğrencilerimizin yoğun ilgisi gelecek adına bizi mutlu etmektedir. Bu kapsamda, tarihinde Hacettepe Üniversitesi nde; tarihinde de Ankara Üniversitesi nde 1. sınıf öğrencileriyle bir araya geldik. TKD Genel Başkanı Sayın Ali Fuat KARTAL ın da katıldığı ziyaretlerimizde, mesleki eğitimlerine yeni başlayan öğrencilerimizin heyecanlarına ortak olduk. Bize ders saatlerinde bu imkanı sağlayan Sayın Doç. Dr. Fatoş SUBAŞIOĞLU na, Arş.Gör. Esin Sultan Oğuz a ve Uzm. Faik Demirbaş, a teşekkür ederiz. Haberler Türk Kütüphanec iler Derneği 23. Genel Kurul u tarihinde Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi toplantı salonunda üyelerimizin katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Kurul sonrasında yapılan seçimlerde seçilerek görev alan meslektaşla rımızı kutlar, mesleğimize ve derneğimize sağladıkları emeklerinden dolayı teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dileriz. Görev dağılımını aşağıdaki tabloda görebilirsiniz. Ali Fuat KARTAL Yönetim Kurulu Başkanı Çalakalem Küçüklüğüm ve Küçük Prens TBMM Ebru KAYA Yayın İşlerinden Sorumlu Bşk. Yrd. Bilkent Üniversitesi Ahmet KARATAŞ Şubelerden Sorumlu Bşk. Yrd A. Ü. Fen ve Müh. Fak. Mehmet SOLUK Sürekli Gruplardan Sorumlu Devlet Arşivleri Bşk. Yrd Gn. Md Ahmet Emre AYDIN Sayman TÜBİTAK ULAKBİM M.Tayfun GÜLLE Yazman İGEME Emre H. AKBAYRAK İsmail ARAYICI Esin Sultan OĞUZ Dış İlişkilerden Sorumlu Üye ODTÜ Basın vehalkla İlişkilerden Sorumlu Üye Projelerden Sorumlu Üye Kültür Bakanlığı Fatih ERDOĞAN e-posta : HacettepeÜniv ersitesi Çocukluğumun ilk anlaşılmazlıklarından biriydi; Turna kuşu ile Turna balığı Bu ikisine neden aynı ismi vermiş olabilirlerdi, bilmiyorum, ama Turna kuşunu hiç görmedim. Görmedim ama sanki görmüşüm gibi tanıdık gelmesi herhalde türkülerden dolayı: Turnalar uçun Yayladan geçin Yarimi seçin turnalar Yanılmıyorsam, Turnalar değil de, Durnalar diye söyleniyordu. Hayır, çocukluğumun geçtiği o göçmen mahallesinin hızla çoğalan nüfusunun kullandığı dil nedeniyle değil. Onlarınki farklıydı. Örneğin günebakan veya ayçiçeği onlar için gündöndü ydü ama öylece kullansalar kim ne diyebilir? Israrla gündendi der dururlardı da, o her şeyi düzeltmeye çalıştığım doğrucu yaşlarımda ne çok iş edinmişimdir arkadaşlarımın gündendi lerini gündöndü yapmayı. Turna kuşu görmedim, ama

7 7 Küçükçekmece Gölü nün müdavimi birkaç balıkçıdan kim bilir hangisinin oltasının ucunda ilk kez görmüştüm Turna balığını.küçükçekmece Gölü nde hâlâ Turna balığı var mı bilmiyorum. Yalnızca Turna değil, irili ufaklı kayaların altına sığışıp duran birçok balık vardı o zamanlar gölde. Üstelik yazları yüzerdik de. Yani yüzülürdü o yıllarda ve yüzerken dibi görülürdü. Öyle ki, sabahın çok çok erken saatlerinde bir iki kez balık tutmaya meraklı komşularımızdan birinin peşine takılıp sandalla özellikle Atom Enerji sahiline doğru kürek çektiğimizde gölün kumlu zemininin sandalın altından hızla akıp gittiğini kendi gözlerimle görmüş olmasam asla inanmazdım. Atom Enerji dediğim de şu ünlü Küçükçekmece Nükleer Araştırma Merkezi. Yarımburgaz a doğru giderken, Halkalı sahiline yakın. Nükleer sözcüğünün bilimkurgusal çağrışımları ne denli heyecan vericiyse, şu anda özellikle temiz olduğu için gölün o meşum santralın yaslandığı sahilinde yüzmeye gittiğimizi düşünmek öyle ürpertiyor içimi. Ne radyoaktivite bilinci vardı büyüklerimizde o zaman, ne de Çernobil vb yaşanmıştı Gölün asıl heyecan verici hikayesi ise bildik bir efsaneydi. Daha göl yokken, bir sıcak günde yaşlı bir adamcağız oralardan geçmektedir. Evlerin kapısını çalıp su ister, ama her nedense kimse adamcağıza su vermez. Yalnızca birisi dışında. O birisine yaşlı adam şöyle der: Hemen pılını pırtını topla ve yükseklere kaç! Adam söyleneni yapar ve çok geçmeden şimdiki gölün bulunduğu çukurluğa, yani köyün bulunduğu yere sular dolar. Herkes boğulur. Bu efsaneyi kim anlattı bilmiyorum, ama şunu da eklemeyi unutmadı: Bazı güneşli günlerde gölün dibinde kalmış olan köydeki caminin minaresinin ucu parıldar! Bu, benim ilk tadına vardığım edebi metinlerden biriydi ve sık sık gölün ortalarına doğru bakıp o minarenin ucunu görmeye çalıştığımı çekinmeden itiraf edebilirim.gölde yüzülürdü. Yüzülürdü, ama Kanarya nın nüfusu bir elin parmaklarını henüz aşmış olduğundan güneşli bir günde sahili dolduran herkes birbirini tanırdı. Dolayısıyla da, bıçkın delikanlılardan Vural (yoksa Özal mıydı?), biraz kilolu komşu hanım elleriyle göbeğine sular atarak kendini alıştıra alıştıra göle girmeye çalışırken, Teyzeee! Girme göl taşıyor! diye bağırdığında, bütün Kanarya bunu birbirine anlatıp birkaç akşam eğlenebiliyordu. Gölün doğu tarafı Menekşe deresiyle Küçükçekmece üzerinden Marmara ya bağlanır. İşte bu sahil, Menekşe deki Haylayf plaji gibi tesis lere sahip değilse de, doğal bir plajdı. Sahil boyunca uzanan demiryoluyla göl arasındaki böğürtlen çalılıkları doğal tuvalet ve çöplük olarak kullanılırdı. Bu yüzden de külotlarıyla ya da külotsuz (mayo pek yoktu) göle koşturan çocuklar, kulakları sağır eden sinek bulutu vızıltılarını yararak böğürtlen yemeye çalışırlardı. Ve sık sık da ölürlerdi Evet, ölürlerdi, çünkü demiryolunu iki yandan kuşatan böğürtlen çalılıklarının birinden ötekine koşarken trenin geldiğini duymazlardı. Açılışı yapılırken trampet çaldığımız Kanarya tren istasyonunun peronunda görmüştüm ilk kez demiryolu kurbanını. Çocuk değildi. Üzerine beceriksizce örttükleri gazetenin altından kafatası görülüyordu. Kanarya halkının hemen hemen tümü trenci ydi. Trencilik, yani kondüktörlük, biletçilik, yani TCDD memurluğu o sırada çoğu Balkan göçmeni olan nüfusun tek güvenilir iş alanıydı. Bu nedenle de bütün erkekler akşam beş olup da mesaileri bitince havalı üniformalarıyla bayırın başında belirirler ve sokakta oynayan çocuklarını (nedense hep azarlar tonda) Ge-Breee! (Gel buraya!) diye eve çağırırlardı. Ve içerlerdi, en çok da rakı, hatta belki de sadece rakı. Ama sanılmasın ki hepsi ayyaş gezerdi. Fazla öttüğü için horozunun kafasını eliyle koparıp atıveren Salih dışındakilerden hiçbiri içip de taşkınlık yapmazdı. Ancak sokak düğünlerinde köçekle oynarken coşup da fazla havaya giren erkekler daha sonra birkaç gece karıları tarafından yataktan atılma cezası alırlardı. Göçmenler çoğaldıkça önce bir nalbur, sonra bir iki bakkal ve nihayet Migros arabası o tanıdık melodisiyle geldi. Kanarya nın ilk ilkokulu yapıldığında ise ikinci sınıftaydım ve birinci sınıfın bir bölümünü Küçükçekmece İlkokulu nun bahçesindeki barakada, bir bölümünü de Kanarya daki kahvehanede okumuştuk. Kahvehane, çünkü kişiyi oturtabilecek sayıda sandalye ancak orada bulunabilmişti. Kanarya İlkokulu yapıldı, ama sanılanın tersine hemen çevresini kitapçılar, kırtasiyeciler almadı. Kitap okuyan bir nüfus değildi bu gelenler çünkü. Yeni bir coğrafyada yeni bir hayat kurmuşlardı ve en acil beklentileri, bir daha yerlerinden yurtlarından olmayacakları bir hayatı kurmaktı. Bu beklentileri öyle güçlüydü ki, en yoksul olanları bile neredeyse marazi bir tutunma dürtüsüyle evlerinin bahçelerine hemen dikebildikleri kadar çok sayıda bitkiyi dikip canla başla büyütmeye çabalıyorlardı. Kitap, yalnızca Binbir Çeşit Tuhafiye de satıldı uzun bir

8 süre. Bugünkü çocukların sahip olabildiği televizyon, bilgisayar, şu bu yok. Bir çocuğun öğrenme ve merak güdüsünü doyurmak için yalnız ve yalnız işte bu Binbir Çeşit Tuhafiye nin yalnızca bir raf dolusu kitabı ne kadar yeterli olabilirdi? Her gün gidip, İhsan Amca, yeni kitap geldi mi? sorusuna bezgince gülümseyen İhsan Amca ne yapsın? Oradan satın aldığım kitapları birkaç kez okudum. Okudukça yeni kitaplara olan isteğim alevlendi. İhsan Amca, yeni kitap Bir gün, (kim olduğunu hatırlamayı ne kadar isterdim) biri bana kütüphaneden söz etti. Küçükçekmece de bir kütüphane varmış! Küçükçekmece ile Kanarya arası bugün artık çok kısa, hatta artık birleştiler, ama trene tek başımıza binmemiz yasak olduğundan yürümekten başka çaremiz yoktu. Sanırım, izin almadan yola çıktım. O zamanlar belki hepsinin adını bildiğim kır çiçekleriyle kaplı tepelerden yürüye yürüye Küçükçekmece ye ulaştım. Kütüphaneyi kime ve nasıl sorarak bulduğumu hatırlamıyorum. Burası şu nedenle önemli ki, müthiş utangaç bir çocuk olarak benim, tanımadığım birilerine adres sormuş olmam, o kütüphaneyi bulma isteğimin ne kadar güçlü olduğunu düşündürüyor bana şimdi. Kütüphaneyi buldum. Mevsim kış mıydı yaz mıydı, kırk yıla yakın bir zaman geçtiği için hatırlamıyorum, ama kapı yarı açıktı. Hafifçe ittim. İnce bir iniltiyle açıldı. Beni karşılayan kütüphaneci genç bir kız olmalıydı, ya da belleğim öylesini uygun buluyor olabilir, ama erkek olmadığından eminim. Hoş geldin! dedi. Hoş bulduk. Ne istiyorsun? Tuhaf bir soruydu. Ne isteyebilirdim? Biraz daha yürüdüm. Sağda bir masa, solda ise soluğumu kesecek kadar çok kitabın bulunduğu bir duvar dolusu raf. Büyülenmiştim. Ne istiyorsun? sorusu bir kez daha yankılandı beynimde. Kitap! dedim kısık bir sesle. Ne isteyebilirdim ki? Hangi kitap? dedi kütüphaneci. Hangi kitap? Hangi kitap? Upuzun bir yol katedip gelmiştim ve kendimi birden o masallardaki, hani sihirli sözü hatırlayıp söylemeniz gereken bir an vardır ya işte tam öyle bir anda kekelerken buldum. Prensesi kurtarmak, ya da hazinenin yerini bulmak için söylenmesi gereken sihirli söz! Hangi kitap? Ben belli bir kitabın peşinde değildim ki, kitapların peşindeydim. Gülümseyen ifadesiyle gözlerini dikmiş cevabımı bekleyen kütüphaneci ablaya nasıl derdim ben o kitapların Hepsini istiyorum diye. 8 Diyemezdim. Bir kitap ismi vermek zorunda hissediyordum kendimi. Ama ya doğru cevabı veremezsem? Ya adını verdiğim kitap orada yoksa ve kütüphaneci abla bana, Haydi bakalım istediğin kitap yokmuş, güle güle! derse? Gözlerim karardı mı bilmiyorum, çünkü böyle anlarda hep kararırdı, ama birden aklıma evde o sıralar sıkça okuduğum bir çizgi-roman adı geldi: Küçük Prens! Ama Exupéry nin Küçük Prens i değil (onu bilmiyordum bile), Peyo nun çizdiği düpedüz bir çizgi-roman Küçük Prens! dedim. Belki okumadığım maceralarını bulurum diye. Kütüphaneci abla gülümsedi, Var, dedi ve rafa uzanıp bana Antoine de Saint- Exupéry nin Küçük Prens ini uzattı. Bu mu? dedi. Kitabı elime aldım. Açtım. Evet, bunda da resimler vardı, ama asla bir çizgi-roman değildi. Yani benim istediğim kitap değildi. Ne demeliydim? Bu değil! dersem ve başka bir kitap adı veremezsem korkusuyla yalan söylemeyi seçtim. Evet, dedim ve hemen önümdeki masaya oturup okumaya başladım. Altı yaşındayken Gerçek Öyküler adlı, balta girmemiş ormanlardan söz eden bir kitapta korkunç bir resim görmüştüm. Boa yılanının bir hayvanı nasıl yuttuğunu gösteriyordu.. 1 Kitap bu satırlarla başlıyordu ve müthiş ilginç geldi bana bir anda. Devamını okumak istedim, ama kütüphaneci ablanın sorusuyla başımı kaldırdım: Burada mı okuyacaksın? Şaşırdım. Okuyamaz mıyım? dedim. Okuyabilirsin, dedi. Ama istersen eve de götürebilirsin. Eve mi? Kitap benim mi oldu? Hayır, dedi kütüphaneci abla. Seni üye yaparım. Okuyup geri getirirsin ve ben sana başka bir kitap veririm. Başımı kaldırıp kitaplarla dolu rafta gezdirdim gözlerimi. Binbir Çeşit Tuhafiye nin küçük rafından oluşturduğum kitaplığımla karşılaştırınca nasıl da muhteşemdi ve bu abla aslında bana aynen şunu söylüyordu: Bütün bunlar senin sayılır! O gün iki şey oldu. Bir, bir anda kim bilir kaç tane kitabım oldu. Üstelik hiç para vermeden. İki, Küçük Prens i tanıdım. Yıllar sonra bu kitabı çevirip yayımlamak işte bu nedenle benim için önemliydi 1 Saint-Exupéry, Antoine de. Küçük Prens. Çev.: Fatih Erdoğan. Mavibulut Yayınları, Baskı. S. 9.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni

Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Sevgili Medine Abla - O Artik Bir YIBO Öğretmeni Bu akşam gönüllümüz sevgili Medine Hakkâri de YIBO da gönderdiğiniz kitapları almış telefonla selam ve sevgilerini yolladı tüm ILKYAR gönüllülerine ve bağışçılarına...

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu

Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu Bodrum a gönül veren ünlüler Trafo da buluştu Bodrum Ticaret Odası (BODTO) ve Bodrum Belediyesi tarafından ortaklaşa düzenlenen organizasyon ile yaşamının bir bölümünü Bodrum da geçirmiş ve Bodrum a gönül

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor

Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un davetiyle Bodrum a gelen Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor. Van Mustafa Cengiz Ortaokulu Mor Menekşeler

Detaylı

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-2014

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-2014 Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı Yeni Kütüphane Binası Anketi-214 Projesi üzerinde çalışılan yeni kütüphane binası ile ilgili öğrenci, akademik ve idari personel

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun.

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Nasıl Çalışır? Herhangi bir yere giderken yolda acıktınız ve yemek yemeniz gerekiyor. Yemek bütçenizi 20 TL olarak belirlediniz ancak

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12. TOBB İLKOKULU SAYI 3 Mart 2015 Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.tr TOBB ilkokulu Hanımefendilerden Anlamlı Ziyaret Sayın Valimizin eşi Hanife YAZICI ve beraberinde

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR İnsan Okur Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 2 Süleyman Bulut İnsan Okur 4 Süleyman Bulut İnsan Okur Süleyman Bulut Ben küçükken, büyükler hep aynı soruyu sorardı: Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır.

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır. .com Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır. ilkok 2/... Sınıfı Türkçe Dersi Değerlendirme Sınavı Adı-Soyadı:... Yaşayabilmek için oksijene ihtiyaç vardır. Oksijen sayesinde karadaki

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ

BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ BASIN YAYIN BİRLİĞİ OCAK-ŞUBAT 2015 ETKİNLİK BÜLTENİ 1. 2014 Türkiye Kitap Pazarı İstatistikleri Açıklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı ISBN Ajansı, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ve Yayımcı Meslek

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ KÜTÜPHANESİ VE HİZMETLERİ

ÖZEL EGE LİSESİ KÜTÜPHANESİ VE HİZMETLERİ T.C MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖZEL EGE LİSESİ TÜRKÇE YILLIK PROJE ÇALIŞMASI ÖZEL EGE LİSESİ KÜTÜPHANESİ VE HİZMETLERİ HAZIRLAYANLAR Dilay BİÇER Engin YAZAR Aslı SAĞGÜL Sınıf/ Şube : 4/B Rehber Öğretmen :

Detaylı

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1

* Kuruluşunuzun Adı. 1) STK ya İLİŞKİN BİLGİLER 2) 1. BAĞLANTI KİŞİSİNE İLİŞKİN BİLGİLER. Page 1 1. Hayata Destek Derneği (HDD), Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı (MAG), Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MK) bir araya gelerek Sivil Toplum Afet Platformunu (SİTAP) kurmak üzere çalışmalara

Detaylı

6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 6. BÖLÜM: BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Bu bölümde araştırma bulgularının değerlendirilmesine yer verilecektir. Yerleşik yabancılara yönelik demografik verilerin ve ev sahibi ülkeye uyum aşamasında gereksinim

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

SEVGİNİN GÜCÜ yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden

SEVGİNİN GÜCÜ yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden Kavrama 1 ECE KAVRAMA 21102516 TURK 101 Ali TURAN GÖRGÜ SEVGİNİN GÜCÜ 1918 yılında Manisa da doğan İlhan Berk, Türk şiirinin en üretken, usta şairlerinden biridir. Şiirlerinde genellikle değişim içinde

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

www.yerel.tv BOSS PRP GROUP kuruluşudur.

www.yerel.tv BOSS PRP GROUP kuruluşudur. Seyretmek için nedeniniz var www.yerel.tv bir BOSS PRP GROUP kuruluşudur. Atatürk Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Gardenya 5 Plaza Kat: 5 Ataşehir İstanbul Tel.: +90 216 455 98 44 Faks : +90 216 548 19 72

Detaylı

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU 25 Ders 3 İnsan Bir gün ağaçtan küçük bir çocuk oyan, ünlü bir ağaç oymacısı hakkında ünlü bir öykü vardır. Çok güzel olmuştu ve adam onun adını Pinokyo koydu. Eserinden büyük gurur duyuyordu ama oyma

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi

Kahraman Kit ve Akıllı Can. Technical Assistance for Promoting Registered Employment. Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

TÜRKİYE'NİN EN KAPSAMLI GENÇLİK ARAŞTIRMA RAPORU YÜZLERCE GENCİN ÖNÜNDE AÇIKLANDI

TÜRKİYE'NİN EN KAPSAMLI GENÇLİK ARAŞTIRMA RAPORU YÜZLERCE GENCİN ÖNÜNDE AÇIKLANDI Basın Bülteni 16 Mayıs 2017 TÜRKİYE'NİN EN KAPSAMLI GENÇLİK ARAŞTIRMA RAPORU YÜZLERCE GENCİN ÖNÜNDE AÇIKLANDI Türkiye de bugüne kadar gerçekleştirilmiş en kapsamlı araştırma olan Türkiye deki Gençlerin

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Öykü ORMANDAKİ DEV. 4. basım. Resimleyen: Reha Barış

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Öykü ORMANDAKİ DEV. 4. basım. Resimleyen: Reha Barış Resimleyen: Reha Barış Süleyman Bulut ORMANDAKİ DEV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 4. basım Süleyman Bulut ORMANDAKİ DEV Resimleyen: Reha Barış Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR. Alfabe

MERAKLI KİTAPLAR. Alfabe MERAKLI KİTAPLAR Alfabe Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya

Detaylı

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015

2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni. Sayı:1 Nisan 2015 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı Kütüphane Bülteni Sayı:1 Nisan 2015 1 KİTAP VE KÜTÜPHANENİN ÖNEMİ 3 2014-2015 KÜTÜPHANE ORYANTASYONUMUZ 5 KÜTÜPHANEMİZ 8 OKUMA ŞENLİĞİMİZ 10 BRITANNICA ONLINE 12 SEVİM AK

Detaylı

STRES ATMAYA GELDİLER, DENİZ TEMİZLİĞİ YAPTILAR

STRES ATMAYA GELDİLER, DENİZ TEMİZLİĞİ YAPTILAR STRES ATMAYA GELDİLER, DENİZ TEMİZLİĞİ YAPTILAR Bodrum a 3 günlük şirket etkinliğine gelen çalışanlar deniz dibi temizliği gerçekleştirdi. Otomotiv sanayinin köklü firmalarından Farplas, çalışanları için

Detaylı

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki...

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki... Bir şairin seyir defteri Prof. Dr. Göksel Altınışık Gelinciğin Yalnızlığı Bir ömrü damıtsak ne kalır geriye? Benimkinden, en azından şu ana dek yaşanan kadarından, sözcükler kalıyor. Bir mucize bu benim

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an Ece Şenses 21001982 ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an oldu mu hiç? Louvre müzesi benim için tam olarak böyle oldu. Sadece benim

Detaylı

#1 Leading Turkish-American web portal www.turkishny.com

#1 Leading Turkish-American web portal www.turkishny.com TRUSA NY CORP. 1711 Kings Highway, 2 nd Fl, Brooklyn, NY 11229 TEL 1-718-375 7904 FAX 1-718-375 7906 Amerika dan yaptığı yayınlar ile başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya ulaşan Turkishny.com, Türk- Amerikan

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Öykü ASLAN KRAL KORK. Resimleyen: Sedat Girgin

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Süleyman Bulut. Öykü ASLAN KRAL KORK. Resimleyen: Sedat Girgin Süleyman Bulut ASLAN KRAL KORK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Resimleyen: Sedat Girgin Süleyman Bulut ASLAN KRAL KORK Resimleyen: Sedat Girgin Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Son

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı

Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Bilgi İşlem Daire Başkanlığı Merhaba Sevgili Arkadaşlar Sevgili Genç Arkadaşlar, İnternetten yararlanmak sizin temel hakkınızdır. İnternet sizi istediğiniz yere götüren uçan halı

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Byron Unger ve Lazarus Uyarlayan: Bob Davies ve Tammy S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI Ders ismi Ders kodu Dönem Teori+Pratik Kredi AKTS EĞİTİM FELSEFESİ SNF114 1 2+0 2 3 Ön Şartlı Ders(ler)

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Yeri Ve Önemi Sunumumuza Bir Soru İle Başlayalım Laptop Tablet Masaüstü Pc Akıllı Telefon Soru1: Hangisini Kullanıyorsunuz? Laptop Tablet Masaüstü Pc Akıllı Telefon Soru2:

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

SİTEMİZE EKLENEN METİN KİTABIM-1 VE METİN KİTABIM-2 ADLI DÖKÜMANLARI OKURSAK HEM OKUMA HIZIMIZ ARTACAK HEM DE OKUDUKLARIMIZI ANLAYACAĞIZ.

SİTEMİZE EKLENEN METİN KİTABIM-1 VE METİN KİTABIM-2 ADLI DÖKÜMANLARI OKURSAK HEM OKUMA HIZIMIZ ARTACAK HEM DE OKUDUKLARIMIZI ANLAYACAĞIZ. OKUMAYA YENİ GEÇEN ÖĞRENCİLERİMİZ İÇİN KOLAYDAN AZ DA OLSA ZORA DOĞRU METİNLERİ ÇOK UZUN OLMAYAN BOL GÖRSELLİ AMA AZ SORULU BİR KİTAP HAZIRLADIM SİZLERE. SİTEMİZE EKLENEN METİN KİTABIM-1 VE METİN KİTABIM-2

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş KURABİYE EV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Refik Durbaş KURABİYE EV Resimleyen: Burcu Yılmaz www.cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

Torba Cafe Plaj hizmete açıldı

Torba Cafe Plaj hizmete açıldı Torba Cafe Plaj hizmete açıldı Bodrum yarımadası genelinde hizmet veren Bodrum Belediye A.Ş. kafelerine bir yenisi daha eklendi. Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un da katılımıyla kafelerin 17 ncisi

Detaylı

Kütüphan-e Türkiye Projesi

Kütüphan-e Türkiye Projesi Kütüphan-e Türkiye Projesi Sunum Planı Haziran dan bu yana yapılan çalışmalar Tanıtım Çalışma Grubu Eğitim Çalışma Grubu BİT Çalışma Grubu Etki Değerlendirme Çalışma Grubu Aralık ayı bölge toplantıları

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER I-II

HALKLA İLİŞKİLER I-II Editörler Yrd.Doç.Dr. Gonca Yıldırım & Seçil Utma HALKLA İLİŞKİLER I-II Yazarlar Yrd.Doç.Dr.Gonca Yıldırım Yrd.Doç.Dr.İlker Özdemir Hasan Çiftçi Hatice Aydoğmuş Özcan Kahraman Koktürk Melis Yalçın Seçil

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman

Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Tanrı Herşeyi Yarattığı Zaman Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: Byron Unger ve Lazarus Uyarlayan: Bob Davies ve Tammy S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

Fransa da ki saldırıya Bodrumdan tepki

Fransa da ki saldırıya Bodrumdan tepki Fransa da ki saldırıya Bodrumdan tepki Gazeteciler Günü Trafo da Kutlandı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Bodrum da görev yapan gazetecilerle Trafo Bodrum

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Bir küçücük aslancık varmış

Bir küçücük aslancık varmış Hopla Topla Geldik bir oyunun sonuna Bak çok dağılmış oda Oyun bitince etrafı Toparlamak lazım sonra Bebekler rafa haydi Arabalar kutuya haydi Tüm oyuncaklar dolaplara Hadi hop hop Hadi hopla topla Odanı

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Yeme Davranışlarının SAĞLIK ETKİLERİ. Ziyneti Kocabıyık Türkiye Gazetesi Sağlık Editörü

Yeme Davranışlarının SAĞLIK ETKİLERİ. Ziyneti Kocabıyık Türkiye Gazetesi Sağlık Editörü Yeme Davranışlarının SAĞLIK ETKİLERİ Ziyneti Kocabıyık Türkiye Gazetesi Sağlık Editörü Bu yılın konusu yeme davranışının etkileri Bu yılın cevap aranan soruları ise: Toplum sağlığının iyileştirilmesinde

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

Hürriyet yazarı Gila Benmayor,bugünkü yazısını TURMEPA nın bir araştırmasından yola çıkarak kaleme almış.

Hürriyet yazarı Gila Benmayor,bugünkü yazısını TURMEPA nın bir araştırmasından yola çıkarak kaleme almış. İçinden deniz geçen sohbetlerin ana konusudur denizciliğimiz ve denize bakışımız. Yelkene ilgi yok. Basın yelken haberlerine yer vermiyor diye yakınırız. Peki deniz bu ilgiden payına düşeni alıyor mu?

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

Prof. Dr. K. Gülbün Baydur'a Armağan

Prof. Dr. K. Gülbün Baydur'a Armağan Prof. Dr. K. Gülbün Baydur'a Armağan Prof. Dr. K. Gülbün Baydur a Armağan Yayına Hazırlayanlar Özgür Külcü, Tolga Çakmak ve Nevzat Özel Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Ankara, 2012

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması Türkiye nin ilk ve öncü dijital ajansı adinteractive in Türk internet kullanıcısının davranış alışkanlıklarına ışık tuttuğu araştırması İnteraktif

Detaylı