KİTAB-I MÜBHEM v

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KİTAB-I MÜBHEM v0.2 12.08.2015 1"

Transkript

1 KİTAB-I MÜBHEM v

2 İçindekiler BAŞLARKEN...4 DİNLERİN ABC si...5 MORONİ ve ALTIN TABLETLER...7 TAHRAN DAN AKKA YA ASRIN MÜCEDDİDİ...8 BİLİM - KURGU...9 DİNLERİN GÖSTERDİĞİ...10 TARİHİ GERÇEKLİK...11 BEBEK İSA...20 YEDİ UYURLAR...22 ZÜLKARNEYN...27 SÜRYANİCE...30 MÜŞRİKLER NE KADAR PUTPERESTTİ...33 MAĞARA ARKADAŞLARI...35 İBRAHİM...36 LUT UN KIZLARI...39 HAMAN...41 LOKMAN...43 HABİL ve KABİL...44 HARUT MARUT...46 ADEME SECDE...48 İDRİS...50 ÜZEYİR...51 BEKKE

3 YUNUS...53 YANLIŞ MERYEM...55 AŞAĞILIK MAYMUNLAR...59 HURUF-U MUKATAA...60 MAİDE...61 KAYIP MERDİVEN...63 YUSUF...64 ALLAH YOLUNDA ÖLENLER...66 KALPLERİN SÜNNET EDİLMESİ...68 CENNET VE HURİLER...69 ÇARMIHTAKİ İSA?...73 FURQAN...75 MUHAMMED...77 TARİHİN GÖSTERDİĞİ...78 BİLGİNİN PEŞİNDE...82 İSLAM KOZMOLOJİSİ...85 İNSANIN KÖKENİ...88 BİLİMİN GÖSTERDİĞİ...90 İSLAM ve TASDİK EDİLEN...90 KADIN...94 EŞCİNSELLİK...99 MÜRTED AHLAKIN GÖSTERDİĞİ BİTİRİRKEN

4 BAŞLARKEN İslam ın doğuşu öncesi Kuran denizlerin dibinde yatan bir taşın içinde gömülü varlık atomundan, mahrekinde tayin olunmuş gayesine doğru cevelan eden seyyareye kadar her şeyi hikâye etmektedir. İnsan kalbinin en ücra ve loş köşelerini tetkik eder, müminin ve kâfirin ruhlarına en fark edilmeyecek kımıldanışları yakalayan bir bakışla dalar. İnsanlığa bugünkü vazifelerini öğretmek için, yerine göre beşer tarihinin en eski devirlerine döndüğü gibi en uzak istikbale de uzanır 1 Bu satırlar İslam coğrafyasında Kuran için kaleme alınmış övgü dolu binlerce satırdan sadece birkaçı ama Müslümanların Kuran a genel bakış açısını güzel özetleyen bir metin. Kuran Müslümanlar için insan ve kâinatın geçmiş ve geleceğini anlatan, bir medeniyetin ve ahlakın temeli olmuş, bu medeniyetin yetiştirdiği insanların benlikleri ve kişiliklerinin ister istemez bir parçası haline gelmiş, üzerinde ve üzerinden nice kavgalar verilmiş bir metin. Herhangi bir kitap değil tartışmasız olarak Tanrı kelamı. Tarihte çok az kitabın bıraktığı etkiyi bırakmış, çok az kitaba nasip olmuş bir hegemonya kurabilmiş bir kitap. Kendi iddiasına göre apaçık bir kitap ama buna rağmen yeterince anlaşılmamış, birbirlerine tamamen zıt yorumlara ve okumalara geçit vermiş; geçmiş ve geleceğe dönük sırlara, batini anlamlara, derin katmanlara sahip olduğuna inanılan enigmatik bir kitap. İşte bu muammalarla dolu kitabı okuyan herkesin aklına düşebilecek bazı temel soruları soran ve cevaplarının peşine düşen bir araştırma bu elinizdeki. Sorduğu her sorunun cevabını mutlak 1 Malik Bin-Nebi, Kuran-ı Kerim Mucizesi, Türkiye Diyanet Vakfı, 1989, s136 4

5 olarak verebilme gibi çok büyük bir iddia sahibi değil elbette lakin bulduğu bazı cevapların da tatminkâr olacağı kanaatindeyim. Bu çalışma ömrünün büyük bir kısmını dine adamış, dindar olarak geçirmiş geri kalanını da adama niyetindeki halinden memnun müminler için, kaybedecek çok şeyi olanlar için değil; sadece dinle daha yeni haşır neşir olmaya başlamış içten içe şüphe duyan, soru soran kafası karışık gençler için kaleme alınmıştır. Başlamadan bir-kaç not: Bu sorulara cevap ararken İslam dininin özellikle Türkiye bağlamında önerdiği ve ürettiği teolojiyi de irdeleyebilmek adına asıl konumuz bu olmasa da- bazı tanınmış tele-vaizlerin önermeleri, tavsiyeleri, yorumları oldukça kullanışlı bir alan açıyor. Bu vaizlerden alıntılar yapmanın iki çarpıcı faydası var kanımca; birincisi İslam adına konuşan bu kişilerin yazarken kısmen süsledikleri, maskeledikleri, yumuşattıkları kimi zaman tevil ettikleri görüşlerinin en çıplak en tabi haliyle dışa vurumuna şahit oluyoruz, ikincisi ise birbirleriyle olan ihtilaflarına, çelişkilerine ve aralarındaki varsayılan kalite, ciddiyet ve etki farkına rağmen hepsinin aslında gerçeklerden ne kadar uzakta seyrettiklerini görüyoruz. Çalışma boyunca parantezsiz ve duru Türkçesi yüzünden ayet çevirileri için aksi belirtilmediği takdirde Yaşar Nuri Öztürk çevirisi kullanıldı. Eski Ahid ve Yeni Ahid çevirileri için ise genellikle sitesinden faydalandım. DİNLERİN ABC si 5

6 İsa cüzamlıyı iyileştiriyor (16. Yüzyıl) Dinlerden bahsedeceksek sıkıcı da olsa ister istemez bir tanımla başlamamız gerekiyor, ama din aslında hiç de kolay tanımlanabilecek bir mefhum değil. Bugüne dek farklı disiplinlerden pek çok farklı tanım yapılmış; kimileri dinlerin barındırdıkları mitleri, kişisel aşkın tecrübeleri kimileri de hiyerarşileri, kuruluşları, ahlaki prensipleri veya ritüelleri ön plana çıkarmış2. Din kavramı bu birbirinden oldukça farklı pek çok fenomeni barındıran bir şemsiye tabir olsa da ve bunlardan bazılarına sahip olup da bazılarına sahip olmayan dinler olsa da oldukça geniş bir daireyi kapsayan Daniel Denett in tanımı ile yola koyulabiliriz sanıyorum3: takipçilerinin bir veya birden fazla- doğaüstü faile iman ettiği ve bu fail veya faillerin tasdiğini aradığı sosyal sistemler. Bu gibi bir geniş çerçeveli bir tanım bile din saydığımız bazı oluşumları dışarıda bırakabilir ve yeterince açıklayıcı olamayabilir ama konumuz için kâfi kapsayıcılıktadır. Ve elbette ülkemizde din deyince aklımıza önce ülkenin çoğunluğunun mensubu olduğu İslam daha sonra da tarihi ve coğrafi bağlarından ötürü diğer İbrahimi dinler olan Hristiyanlık ve Musevilik gelir. Biraz daha düşünürsek belki yaygınlığından, bilinirliğinden dolayı Budizm ve Hinduizm gibi büyük doğu dinlerini de listeye ekleyebiliriz. Oysa mevcut dinlerin sadece yaptığımız tanımın sınırlarını zorlamadan tanıma sadık kalsak bile- bundan çok daha kabarık bir listesi var. Ve bu her geçen gün yeni dinlerin doğmasıyla ve bazı eski dinlerin tarihe karışmasıyla oldukça dinamik olarak güncellenen bir liste. Yeni ortaya çıkan bir dinin başarılı olup olamayacağını (başarıyı toplumda karşılık bulup yayılması ve nesilden nesile aktarılması, uzun vadede hayatta kalması olarak tanımlarsak) kestirmek elbette güç lakin yapılan bazı araştırmalar bu manada başarılı sayılabilecek hemen tüm dinlerin genellikle içinde doğdukları 2 David Eller, Christianity Does Not Provide the Basis for Morality, The Christian Delusion, Prometheus Books, 2010, s187 3 Daniel C Dennett, Breaking the Spell, Penguin Books, London, 2007, s9 6

7 dinlerin, düşüncelerin, akımların bir ölçüde devamı olduklarını ama bir dereceye kadar da onlarla aralarında bir gerilim ve çatışma barındırdıklarını gösteriyor. İşte din tanımının bu genişliği yüzünden ele aldığımız tanımı açabilmek için alışık olduğumuz çerçevenin biraz dışına çıkıp, her gün dindar bir insan olmasanız bile bir dereceye kadar muhatap olduğunuz saydığımız dinler dışında bazı hikâyeleri duymakta fayda var. Bu aynı zamanda konumuz olan İslam ve Kuran a geçmeden önce cevabını arayacağımız bazı soruları somutlaştırmamızı sağlayacak. MORONİ ve ALTIN TABLETLER 1823 de Moroni adında bir melek Joseph Smith i ziyaret eder ve müteakip ziyaretlerinden sonra onu en sonunda Altın Tabletlere yönlendirir. Rivayete göre tabletler bir çeşit hiyeroglif ile yazılmışlardır ve melek Moroni Smith e bunları okuma ve tercüme etme yeteneği bahşeder4. Meleğin izniyle tabletleri tercüme edebilir ama herhangi birine göstermesi yasaklanmıştır. Smith, uzun çalışmalar sonunda yardımcısı Martin Harris e 116 sayfa dikte ettirmiştir ki Harris başka kopyası olmayan bu sayfaları kaybeder Bir rivayete göre Harris in evini ipotek edip Smith in peşine bu şekilde takılmasına kızan eşi sayfaları saklamış ve Smith e sayfaları tekrar üretmesi için meydan okumuştu5-. Melek Moroni bunun üzerine tabletleri de tercüme yeteneğini de Smith in elinden alır de tabletler Smith e geri verilir ve tercüme çalışması bu kez Oliver Cowdery nin yardımı ile yeniden başlar. Smith bir yardımcıya ihtiyaç durmaktadır zira az da olsa okuması olsa da yazamamaktadır. Bu özelliği çok sonraları Muhammed peygamber ve İslam örneğinde olduğu gibi bazı Mormonlarca kurulan dinin sahihliğine delil olarak gösterilmiştir 6. Yoğun çalışmalar neticesinde tercüme tamamlanır; artık yeni bir kutsal metin ortaya çıkmış ve yeni bir din kurulmuştur. Yeni dinin en büyük kutsal kitabı ise Smith in aldığı, tercüme ettiği vahiylerden oluşan Mormon kitabı idi. Tabletler ise Moroni tarafından cennete aslında ait oldukları yereçıkartılır. Kitap başka şeylerin yanında Amerika kıtasının bilinmeyen tarihini, kurulan-yıkılan medeniyetleri anlatmaktaydı7. Bu anlatıya göre Babil sürgününden önce Musevi bir aile inşa ettikleri gemi ile Batı daki vaat edilmiş topraklara, Amerika ya gelir. Zamanla Nephitler ve Lamanitler isimleriyle ikiye bölünen aileden Nephitler doğru yolda -Musa nın kanunları ile- yaşamaya devam ederler; tarımla, hayvancılıkla uğraşır metal işlerler. Lamanitler ise Tanrı buyruklarına uymayı bırakır bu yüzden de derileri kararır! Savaşlarla ve gelip giden peygamberlerle örülü bu tarihte suyun öte yanında cereyan eden olayların akisleri de görülür; örneğin İsa dirilişinden sonra Amerika da da belirir ve 12 havari atar.8 Bilinen tarihe, arkeolojik verilere taban tabana zıt; anakronik maddi hatalarla dolu, hiç bir kanıta dayanmayan bu akıl almaz derecede saçma anlatı kitleleri Smith zamanında etkiledi; bugün de etkilemeye devam etmekte. Smith, gençliğinden beri define avcılığına ve dine olan düşkünlüğünü akıllıca mezcetmiş (tabletlerin altın olması boşuna değildi); insanlara tartışacakları üzerinde akıl yürütecekleri değil iman edip kabul edecekleri, takip edecekleri bir fantezi sunmuştu. Erişebildiği bölük pörçük bilgileri, Eski Ahit i, Yeni Ahit i ve özellikle Amerika kıtasındaki yerlilerin İsrail in kayıp kavmi olduğuna dair yazılmış dönemin popüler4 Fawn M. Brodie, No Man Knows My History, Vintage Books, 2009, s39 Christopher Hitchens, God Is Not Great, Atlantic Books, London, 2008, s163 6 Hitchens, age, s164 7 Ninian Smart, The World s Religions, Cambridge University Press, London, 1995, s359 8 Brodie, age, s48 5 7

8 amatör tarih kitaplarını9 kullanarak meydana getirdiği vahiylerle peygamber rolüne soyunmuş bir şarlatandı. Ama başarmıştı; zira hem karizmatik, insanları etkileyen biriydi hem de hitap ettiği kitle yeni bir fanteziye, kendilerini daha Batı ya yeni topraklara taşıyacak yeni bir lidere açtı10. Böylece aynı coğrafyada aynı tarihlerde ortaya çıkan benzeri peygamberler tarihten elenip, izleri silikleşirken Smith becerileri sayesinde aralarından sıyrılıp kalıcı olmayı başarabildi. Mormonizm bugün anlattığı tarihin bütün kurgusallığına, akıl dışılığına rağmen- çoğunluğu Amerika da yaşamakta olan on beş milyon civarında mümin i olan güçlü ve etkin bir din olarak varlığını sürdürmekte. TAHRAN DAN AKKA YA Aynı yıllarda bize çok daha yakın bir coğrafyada da yeni bir din filizleniyordu. Mehdiliğini 1844 de ilan eden Bab ın mehdilik serencamı Şah ın ordusu tarafından kuşatılıp, Tebriz de kursuna dizilinceye kadar sürse de takipçilerine liderlik eden Bahaullah 1863 de sürgündeyken Bab in müjdelediği kişinin kendisi olduğunu ilan edip peygamberliğe soyundu11. Babilerin atanmış lideri Subh-i Azal ile aralarında liderlik konusunda tartışma cıktıysa da (lider ölünce cemaat içinde yeni lider seçme, biat etme tartışmaları, bölünmeler elbette Bahaîliğe has değildi) hayatı boyunca karizması sayesinde Babilerin çoğunu yanına çekmeyi başardı ve topluluk bundan böyle Bahaîler olarak anılmaya başlandı. Bahaullah ın Tahran zindanlarında başlayan macerası Osmanlı topraklarına sürgünle devam etti. Buradan da Bağdat, İstanbul, Edirne gibi değişik bölgelere sürgün edildi ve hayatının büyük kısmını Osmanlı topraklarında geçirdi. Muhammed Peygamberin varsayılan örneğini izleyip çeşitli dini ve politik figürlere misyonunu mektuplarla ilan etti. Son durağı 1892 de Akka şehri oldu. Üzerinde kök saldığı Ortadoğu coğrafyasının tüm dini mirasına sahip çıkıyordu Bahailik; bütün İbrahimi dinleri kabul edip bunlardan uygun bulduğu prensipleri sentezliyordu. Onlara göre zaten bütün dinler izafiydi, aynı hakikatin farklı yüzleri, tecrübeleriydi. Kodlamaya çalıştığı eklektik ahlaki sistemle ırkçılığın her türlüsüne, sınıflara, kast sistemlerine ve cinsiyete dayalı hiyerarşilere karşı çıkıp dünyayı tek bir ülke ve bütün insanları onun vatandaşı olarak gören zamanı ve coğrafyasının çok ötesinde oldukça barışçı, modern, eşitlikçi bir dindi lakin belki tam da bu yüzden- takipçileri tarih boyunca büyük zulümlere, sürgünlere uğradı12. Bugün dünyanın hemen her yerine dağılmış vaziyette beş milyonun üzerinde Bahaî yaşamaktadır. 14. ASRIN MÜCEDDİDİ İslam ın içinden Bahaîliğin doğmasından sonra daha bir kaç on yıl geçmişti ki bu sefer Hint Müslümanları arasında yeni bir hareket doğdu; 1889 da Mirza Gulam Ahmed asrın muceddidi ve beklenen Mehdi olduğunu ilan ederek Mesiyanik bir hareket başlattı. Mehdilik iddiasının yanında Hristiyanlar ve Museviler tarafından beklenen Mesih olduğunu ve aynı zamanda Krishna nın en son avatarı da olduğunu iddia ediyordu13. Madem İsa Mesih Musa dan 14 asır 9 Brodie, age, s45 Hitchens, age, s Smart, age, s Smart, age, s Arthur Jeffery, Eclecticism in Islam, The Muslim World, Volume 12, 1922, s ; Smart, age, s

9 sonra gelmişti ve elbette yeni Mesih de Muhammed den 14 asır sonra gelecekti. Zaten Kuran ayetleri ve hadisler de açık bir şekilde Gulam Ahmed i işaret ediyordu! Mehdi olarak kâfirlere karşı savaş vermesi gerekirken barıştan yana tavrını koyuyor, Mehdiliği Hristiyanlık ve Sufi eklektizmi ile yorumluyordu14. Diğer Müslümanlarca özellikle son peygamber Muhammed den sonra peygamberlik iddiasında bulunmasından dolayı heretik ve kâfir ilan edildi15; kendisi ve takipçileri için ölüm fetvaları bile çıkartıldı. İngilizlere karşı yürütülen cihadı baltalamak amacıyla onlar için çalıştığı iddia edildi. İsa nın ise gökyüzüne yükselmediğini, bir yolculuk sonunda Keşmir de öldüğünü söylediği için Hristiyanların da tepkisini çekti deki ölümüne dek büyük bir coğrafyada faaliyetlerini sürdürdü. Bugün Ortodoks İslam tarafından İslam içinde kabul edilmeyen hatta Pakistan da İslam ın bir formu olduğunu iddia etmesi yasak olan- Ahmediyye akımına mensup on milyonun üstünde insan yaşamaktadır. Mensupları halen İslam coğrafyasında büyük baskılar görmektedir17. BİLİM - KURGU Rob Hubbard 1950 yılında insan zihni üzerinde devrim niteliğinde olduğunu iddia ettiği yepyeni bir bilim olan Dianetics sistemi ile ortaya çıktı18. Bir nevi kişisel gelişim ve terapi sistemi olan Dianetics e göre bilinçaltına işlenen acı dolu travmatik anlar ( engram lar) insanda zihinsel rahatsızlıklardan fiziksel problemlere dek bir çok soruna neden oluyordu 19. Dianetics, auditing - denetleme denilen sorgulama temelli bir süreçle engramların kökenine inmeyi, travmatik anların etkisini yok ederek insanı bunların zihinsel ve bedensel etkilerinden kurtarmayı, insan potansiyelini geliştirmeyi vaat ediyordu. Kendisini kimi zaman nükleer fizikçi, mühendis, felsefe alanında doktora sahibi, savaş kahramanı ya da bir gezgin gibi tanıtan Hubbard aslında hiç bir işte tutunamamış patolojik bir yalancı, hikâye anlatmasını seven bir hayalperesti; başarılı sayılabileceği tek işi ise dönemin popüler dergilerine çok miktarda bilim-kurgu hikâyeleri yazmaktı20. Zamanın diğer bilim-kurgu yazarları gibi de fanteziye, büyüye, paranormale, okkultizme merak salmış ve bunlarla uğraşan çevrelerle ilişki kurmuştu21. Dianetics hem kendi okumalarını hem de bu çevrelerle olan ilişkisinden edindiği bilgileri içeriyordu, üzerine de bolca bilimsel terim boca edilmişti; kullanılan yöntemler ise yeni değildi daha önce Freud ve Jung tarafından da benzeri yöntemler tecrübe edilmiş ama bırakılmıştı22. Dianetics in çok satması, popüler olması için tüm koşullar hazırdı: II. Dünya savaşı sonrası Amerika sında insanlar yeni bir arayışa girmiş hem değişik Kiliselerin, dini akımların ve psikologların kapılarını aşındırıyor hem de kişisel gelişim kitapları, New Age hareketleri bu canlı markette alıcı buluyordu. Böyle bir ortamda Dianetics en çok satan kitaplar listesine girmiş, etkisi hızla yayılmaya başlamıştı; insanlar evlerinde Dianetics partileri verip birbirlerini 14 Jeffery, agm Smart, age, s Smart, age, s Religion in Indonesia, Economist, 8-17 Ağustos 2015, s51 18 Hugh B. Urban, Church of Scientology: A History of a New Religion, Princeton University Press, Oxfordshire, 2011, s3 19 Urban, age, s46; Janet Reitman, Inside Scientology The Story of America s Most Secretive Religion, Mariner Books, New York, 2013, s25 20 Urban, age, s32 21 Urban, age, s28 22 Reitman, age, s

10 oyun oynar gibi audit ediyordu23. Bilim insanları ve kuruluşları kitabın tezlerine karşı çıksalar da ülke çapında Dianetics merkezleri kuruldu ama aynı hızla organizasyon ekonomik olarak çöktü ve iflas etti. Hubbard, 1952 de Dianetics in isim hakkı dâhil her şeyi kaybetmişti24. Fakat bu kadar verimli bir yazarın, hayalperest bir maceracının küllerinden yeniden doğması gecikmedi. Hubbard su sefer yeni bir sistemle, Scientology ile ve daha büyük iddialarla ortaya çıkmıştı, buna göre her insan bir thetan a, bir nevi ölümsüz ruha sahipti. Theatanlar zamanın varoluşundan önce var olan kozmik ruhlardı ve kendi kurdukları kâinata simdi sıkışmışlar, bedenden bedene geçtikçe biriken engram lar yüzünden güçlerini unutmuşlardı25. İşte Scientology nin amacı benzer bir denetleme sureciyle insanın içinde saklı olan süperinsanı, Tanrı-insanı özgürleştirerek gerçek potansiyele ulaştırmaktı ki bu 40 li yıllarda Hubbard in da yazdığı ucuz bilim-kurgu öykülerinin sıkça işlenen temalarından birisiydi.26 İşini bu sefer baştan sıkı tutan Hubbard dönemin pazarlama ve reklam tekniklerini de kullanarak yeni sistemini (vergi indirimlerinden de yararlanabilmek için) bir din olarak yakından kontrol edilen bir bayilik sistemi ile yaymaya başladı27. Scientology bugün sahte-bilimin ve dinin tuhaf bir karışımı olarak kimi ülkelerde tehlikeli bir kült olarak görülmesine rağmen kimi ülkelerde din statüsünde kabul edilmekte ve mensuplarının sayısı tam olarak bilinmese de büyük bir maddi güce hükmetmektedir. DİNLERİN GÖSTERDİĞİ Kurucularının bu enteresan hayat hikâyelerinden ve herkesin bildiği ana akım dinler dışında kalan din lerden bahsettikten sonra ister istemez aklımızda beliren bazı soruları şimdi dillendirebiliriz: Bahaullah ın, Mirza Gulam ın, Joseph Simith in, Rob Hubbard ın kurduklarına din diyebiliyor muyuz? Bir hareketin ne zaman içinde doğduğu dinin bir mezhebi, bir yorumu, heretik bir hali olarak kaldığına ne zaman yeni bir din ya da bir kült olarak adlandırılacağına dair belirgin sınırlar, tanımlamalar var mı? Yoksa yapacağımız her tanımlama girişimi bir noktada izafi kalmaya mı mahkûm? Bu ve benzeri soruları kestirmeden kendi semavi dininizi referans alıp cevaplayabilirsiniz; hepsini kurmaca, aldatmaca olarak görebilirsiniz. Gerçekten Simith in düzmece tarih anlatılarının, Hubard ın sahte-bilim zırvaları ve ucuz bilim-kurgusunun, Bahaullah ın dinler üstünde her dinin zamanın ruhuna uygun olarak iyi diye nitelendirebilecek parçalarıyla yeni bir yapay din kurma çabasının, Mirza Gulam ın kendisini Mehdi-Mesih ilan edişinin; hepsinin bir kurmaca olduğunu, ilahi kökenlerinin olmadığını ispat etmek zor olmayabilir. Bunun bir nedeni de seçtiğimiz bu örneklerin görece yakın tarihlerde yaşamış olmaları ve bu yüzden de rasyonel akıl tarafından bilimsel metotlarla sorgulanmaya daha açık, daha korunmasız olmaları. Doğuşlarının, kutsal metinlerinin ve kurucularının hayat hikâyelerinin detaylı olarak bilinmesi, tarihi seyirlerinin adım adım takip edilebilmesi. Fakat bu saydığımız dört hareketin de ilahi kökenlere sahip olmaması hakikati bazı insanları tabii ki durdurmuyor; tüm bunlara rağmen milyonlarca insan bu dinlere iman etmeye devam ediyorlar. Müntesipleri bu dinler uğruna tüm servetlerini harcamaya, sürgün edilemeye, 23 Reitman, age, s27 Reitman, age, s38 25 Reitman, age, s40 26 Urban, age, s79 27 Reitman, age, s

11 işkenceye, gerekirse hayatlarını vermeye devam ediyorlar. Bunları yapmak durumunda olmayanlar da bu dinlerin oluşturduğu sanal koruma alanı içindeki yapay habitatlarında gerçeklerden bihaber yaşamaya devam ediyorlar. Peki ya iman ettiğiniz İslam. Bunlarda öte, bunlardan ayrı, semavi bir hakikat mi? Doğuşunun ve kurucusunun tarihin nispeten daha derinliklerinde coğrafyanın ücra bir köşesinde yatıyor olması İslam a doğal bir koruma kalkanı mı sunuyor? Yoksa doğuşundan asırlar sonra artık elimizde bu korumayı aşabilecek bazı araçlar var mı? Ya da bu koruma ve varsayılan gerçekliği saydığımız dinlere nazaran çok daha büyük bir coğrafyada çok daha fazla müntesibe sahip olmasından mı kaynaklanıyor? Örneğin İslam ın vazettiği tarih Smith in anlattığı tarihe nazaran ne kadar doğru? Kuran ın bize aktarılan kendi tarihi (hem metnin içinde anlatılan tarih, çeşitli halklar ve peygamberlerin kıssaları hem de metnin oluşum tarihi) ne kadar doğru? Yoksa herkesçe malum meşhur kıssalar yalnızca ders vermek, mesaj iletmek için kurgulanan meseller, mitolojik hikâyeler mi? Peki ya kitabın kendi oluşum tarihi bize İslam geleneğinin anlattığıyla ne ölçüde örtüşmekte? Ya da insan doğası ve evren hakkında Kuran ın bize sunduğu bilgi seti Scientology den daha mı akla yatkın; günümüz biliminin sunduğu portreye daha mı uygun? Scientology yi tehlikeli bir kült olarak nitelendirirken İslam ı saygın bir din yapan ne? Kuran ın 16 asır öncesinden önerdiği ahlak ve hukuk çerçevesi, tasdik ettiği davranışlar Bahaullah ın eklektik ama çağının ötesine seslenmeye çalışan kurgusundan, önerdiği ilkeler örgüsünden daha mı üstün, günümüz insanına daha mı çok hitap ediyor? Peygamberin peygamberlik iddiası Mirza Gulam Ahmed in iddialarından daha mı geçerli? Bütün bu soruları sormaya ve bazılarının cevaplarını da vermeye çalışalım. TARİHİ GERÇEKLİK 11

12 Adem ve Havva 1509 (Lucas Cranach) Bugün Batı da Museviliğin ve Hrisiyanlığın hem doğuşları, gelişimleri hem de kutsal metinlerinin, önemli kişilerinin ve kutsal objelerinin tarihi gerçekliği hakkında değişik disiplinlerden inanılmaz zengin bir literatür oluşmuş durumdadır. Sadece ilgi çekici bir-kaç örnek verelim: alanlarında oldukça ün yapmış İsrailli arkeologlar uzun yıllar boyunca kutsal metinlerinde aktarılan Exodus-Çıkış hikâyesinin arkeolojik kanıtlarını Sina ve Kenan da aradılar. Yigeal Yadin ve Neil Silberman in vardığı sonuç şuydu: Ne Mısır dan kaçış ve çıkış hikâyesinin ne de çölde hele kırk sene ve Eski Ahid in hesabıyla bir milyona yakın insanın- dolaşmasının bilimsel bir kanıtı, geçerliliği vardı. (Mısır kaynaklarının da böyle bir hikâyeden haberi yoktu) Vadedilmiş topraklar ise işgal edilmemişti, Yahudiler Mısır a gitmemiş ve dönmemişlerdi; bilakis binlerce senedir burada zaten kesintisiz yaşayan Yahudi topluluklarının kanıtları vardı28. Anlaşılan Musa adında bir tarihi figür yaşamış olsa bile bize anlatıldığı şekliyle tüm Musa miti çok daha sonra yaratılmıştı. Örneğin Musa nın bebekken bir sepete konarak ırmağın akıntısına bırakılarak Firavun un hışmından kurtulması motifi Akad kralı Sargon un benzer efsanesinde vardı; kültürel difüzyonun bölgenin yüksek kültürü Sümer-Babil den tarihin köşesinde yaşayan İbranilere doğru olması kaçınılmazdı Paul Tobbin, The Bible and Modern Scholarship, The Christian Delusion, Prometheus Books, 2010, s155; Hitchens, age, s Tobbin, agm, s154 12

13 Yahudilerin bu yüksek kültürden, onun mitlerinden sürgün dönemi sırasında ne kadar etkilendikleri elbette 19. yüzyıldan itibaren çiviyazısının sökülmesi ve akabinde bulunanokunan sayısız tabletle gerçekleşti. Örneğin o zamana değin orijinal bir İbrani anlatısı sanılan Nuh tufanının Gılgamış Destanı ndan alınmış olduğu ortaya çıkmıştı; destanda anlatılanlar Tekvin deki tufan hikâyesinin orijinaliydi30: buna göre ölümsüzlüğü arayan Gılgamış bunu elde eden tek insanı Utnapisthim i bulmuştu; Utnapisthim ona Tanrıların nasıl insanlığı yok etmek için bir tufan gönderdiğini, kendisine verilen emirle yaptığı gemiyle kurtulduğunu ve ailesini, hayvanları kurtardığını, geminin en sonunda nasıl bir dağ zirvesine oturduğunu anlatmaktaydı31. Filistin, Suriye ya da Anadolu da olmayan büyüklükte sel felaketleri aşağı Mezopotamya nın jeolojisi için normaldi ve burada kurulan tarıma dayalı büyük şehirler, devletler bundan etkileniyordu elbette ama ne tüm bölgeyi etkileyen tek ve büyük bir felaketin izi vardı ne de kültürel süreklilikte büyük bir kopukluk, kırılma tespit edilebiliyordu32. Tufan miti bölgede tekrar tekrar anlatılıyordu, Babil in Utnapisthim inin kökeninde de benzer bir hikâye ile Asur un Artahasis miti onun da kökeninde ilk Nuh Sümer in Ziusudra sının miti vardı33. Mit yeni kültür ve coğrafyalarda tekrar tekrar üretilirken içinde bulunduğu yeni fonlardan motifler alıyordu, örneğin Tekvin deki şeklinde Nuh en son gemiden bir güvercin saldığında güvercin ağzında bir zeytin ağacı dalıyla geliyordu; yani mitin orijinal coğrafyasına değil yeniden üretildiği Filistin e ait olan simgesel bir ağaçla34. Museviliğin daha yakın tarihlerinde bile problemler devam etmekteydi; evet Davud ve oğlu Süleyman belki gerçekten yasamışlardı ama ne Eski Ahid de bahsedilen geniş ve güçlü imparatorluklarının tarihi-arkeolojik bir izi vardı ne de meşhur Süleyman Mabedi nin; hepsi bir Altın Çağ miti çerçevesinde sonradan üretilmişti35. Bu tarihsel problemlerin yanında ve bunun sonucu olarak eldeki Eski Ahid metni tek bir Tanrı nın vahiyleri olmaktan öte aslında birbirleriyle çatışan-savaşan bir metinler derlemesi olduğunu her yönüyle ele vermekteydi; örneğin bir yerde açık bir şekilde ırkçılık yapılırken başka bir kısımda buna karşı çıkılıyordu36. Tarih olarak günümüze çok daha yakın Hristiyanlık üzerine çalışmak ise herhalde daha kolaydı zira hem mevcut kanonik37 kabul edilen İnciller birbirleri ile çelişki içindeydiler (hem de hemen her temel detayda: Hristiyanlık dininin temeli sayılabilecek İsa nın Bakire Meryem den doğmasından, soyağacına, Mısır a kaçıştan İsa nın çarmıha gerilmesine ve sonrasında dirilmesine38); hem de iyi kayıt altına alınmış bir zaman-mekân dilimine ait olduğundan diğer tarihi kaynaklarla karşılaştırınca ortaya problemler, somut maddi hatalar çıkmaktaydı. Bu kıssalarda hikâyeyi gerçekçi bir tarih zeminine oturtmak, inandırıcılığı arttırmak amacıyla Tobin in deyimi ile tarih çıpası olarak kullanılan olgular gerçek belgelerle kıyaslandığında Tobbin, agm, s152 Tufan miti ile ilgili en ironik problem kendini hayvanların kurtarıcısı olarak konumlandırıp takdim eden insanın aslında yeryüzündeki pek çok hayvan türünün yok olmasından sorumlu olmasıdır. Bkz. Yuval Noah Harari, Sapiens A Brief History of Humankind, Vintage Books, London, 2014, s Stephanie Dalley, Myths from Mesopotamia, Oxford University Press, Oxford, 2008, s Samuel Noah Kramer, Tarih Sümerle Başlar, Kabalcı Yayıncılık, İstanbul, 2014, s187; Metin And, Minyatürlerle Osmanlı-İslam Mitologyası, YKY, İstanbul, 2013, s Dalley, age, s6 35 Tobbin, agm, s Tobbin, agm, s Bart D. Ehrman, Lost Christianities The Battles for Scripture and the Faiths We Never Knew, Oxford University Press, New York, 2003, s13: Kanonik İnciller de bir metinler savaşının galipleri oldukları için tasdik edilen Ortodoks metinler olmuşlardı, kaybedenler Heretik olarak kabul edildiler. 38 Hitchens, age, s

14 tarihlerde, isimlerde, coğrafyalarda tutarsızlıklar kolayca ortaya çıkmaktaydı; bu tarih çıpalarını kaldırdığınız zaman ise elinizde sadece inşa edilmiş mitler kalmaktaydı. Örneğin Yeni Ahid e göre Yahudilerin kralı Herod (Hirodes) Mesih in doğduğunu haber alınca kim olduğunu tespit etmeye çalışmış, bunu başaramayınca da iki yaşından küçük bütün erkek bebeklerin öldürülmesi emrini vermişti: Hirodes, yıldızbilimciler tarafından aldatıldığını anlayınca çok öfkelendi. Onlardan öğrendiği vakti göz önüne alarak Beytlehem ve bütün yöresinde bulunan iki ve iki yaşından küçük erkek çocukların hepsini öldürttü. MATTA (2/16) Oysa Herod un hükümdarlığı döneminde yaptığı bütün zalimlikleri, bütün erkek çocukların öldürülmesinin yanında çok küçük kalacak işlerini bile detayları ile anlatan dönemin büyük tarihçisi Josephus un (ö. 100) eserlerinde ve diğer kaynaklarda- böyle bir katliam emri yoktu. Mit açıkça Musa nın bebekken zalim Firavun dan kurtulması miti örneklenerek inşa edilmişti39. Mark ın anlattığı meşhur kıssa da benzer bir mit inşasıydı. Buna göre ise Roma valisi Pontius Pilate nin gelenek gereği bir suçluyu affetmesi gerekiyordu; Pilate, İsa nın mı yoksa katil Barabbas ın mı serbest bırakılmasını istediklerini sorduğunda Yahudiler Barabbas ı seçmişti. Böylece tarih boyunca üstlerine yapışacak olan bir suçlamaya- İsa nın öldürülmesine neden oldular. Oysa ne tarihi dokümanlara göre böyle bir gelenek vardı ne de tarihin anlattığı Pilate hüküm giymiş bir katili serbest bırakacak biriydi40. Bütün mit Musevilerin Kefaret Günü ayinlerinde (Yom Kippur) bir günah keçisinin salınması bir diğerinin kanının akıtılarak kurban edilmesi geleneği üzerine kuruluydu41; bir tarafta Tanrı nın oğlu İsa-Mesih obur tarafta adı Barabbas olduğu söylenen (Aramice Tanrı nın oğlu) bir katil vardı. Katil Barabbas salınırken masum İsa toplumun günahlarının kefareti olarak çarmıha geriliyordu, kanı akıtılıyordu. Metinler üzerindeki çalışmalar da enteresan sonuçlar vermekteydi. Örneğin İsa nın herkesçe malum en ünlü kıssalarından birinde (Yuhanna 8/3-11); zina işlemiş bir kadın İsa ya getirilir ve karar vermesi istenir: Musa, Yasada bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin? Bunları İsa yı denemek amacıyla söylüyorlardı; Onu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı. İsa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu. Durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve İçinizde kim günahsızsa, ilk taşı o atsın! dedi. Sonra yine eğildi, toprağa yazmaya başladı. Bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp İsa yı yalnız bıraktılar. Kadın ise orta yerde duruyordu. İsa doğrulup ona, Kadın, nerede onlar? Hiçbiri seni yargılamadı mı? diye sordu. Kadın, Hiçbiri, Efendim dedi. İsa, Ben de seni yargılamıyorum dedi. Git, artık bundan sonra günah işleme! Bart Ehrman metin üzerinde yaptığı çalışmayla şu sonuca varmıştı; bu hikâye Yuhanna nın en eski nüshalarında yoktu, öncesinde ve sonrasında geçen hikâyelerden üslup olarak çok farklıydı ve bu İncil e yabancı birçok kelime ve tamlama içeriyordu. Metne sonradan dâhil edildiği aşikârdı Tobbin, agm, s Richard Carrier, Why The Resurrection Is Unbelievable, The Christian Delusion, Prometheus Books, 2010, s155; Hitchens, age, s Carrier, agm, s Hitchens, age, s122; Carrier, agm, s

15 Bu zengin literatürden asıl konumuz İslam a, Kuran ın kendi tarihi ve Kuran daki tarih konularına dönersek ülkemizde yapılan çalışmaların bizi büyük bir hayal kırıklığına uğratması kaçınılmazdır. Yayıldığı devasa coğrafya ve hüküm sürdüğü çağlar itibari ile İslam ister istemez en senkretik dinlerden biri olarak gelişmiştir. Senkretizmi farklı inanç sistemlerinin etkileşime girerek karışması yeni inanç öğeleri ya da örüntülerinin ortaya çıkması olarak tanımlayan 43 Süreyya Su, kitabında senkretizmi daha çok halk İslam ı bağlamında ele alsa da biz odağımızı İslam ın kaynağına ve doğuşuna çevireceğiz. Zira iddiamız sadece zaman içerisinde yayıldığı değişik coğrafyalarda iletişime girdiği inançlarla ortaya çıkardığı melezleşmelerle değil İslam ın doğuşu ve kaynağı itibari ile de senkretik olmasıdır. Hayatın tabi akışı içerisinde normal olarak ortaya çıkan melezleşmeleri bile hurafe veya batıl itikat diye niteleyip kabul etmeyen44 geleneksel İslam temsilcileri ve Sünni çevrelerinin İslam ın kaynağına dair yapılan tartışmalara katkı sağlaması beklenemez elbette. Türkiye özelinde bu konuda ilahiyat çevrelerinden çok cılız örnekler dışında genel temayül konunun etrafında dolaşmak olarak nitelenebilir. Örneğin İslam mitolojisi ile ilgili çok değerli makaleler, çalışmalar üretmekte olan Ahmet Yaşar Ocak İslam Mitolojisini şöyle tanımlamaktadır:...bu terimin ilk kelimesi olan İslam dan kasıt şüphe yok ki, Kuran-ı Kerim de yazılı olup, Peygamber in tebliğ edip hayata geçirdiği, İslam ın ana inanç, ibadet, ahlak ve muamelat kurallarından oluşan çerçevesi, kısaca bizatihi İslam dini değil, fakat Peygamber in vefatı sonucu onun kişisel karizmasının ortadan kalkmasının ardından, eski kavmi zihniyetlerin yeniden devreye girmesiyle başlayan tarihsel süreç içinde oluşan İslam anlayışı ve bu anlayışın yarattığı kültürdür 45 Buradaki kaçınılmaz strateji bellidir: önce İslam ın çerçevesi çizilir; bu çerçeve ve içindekiler dokunulmazdır, İslam mitolojisinin konusu ise ancak bu çerçevenin etrafında ve sonrasında gelişenler olabilir ve Ocak ın çalışmaları da bu minvalde gelişmiştir46. Çerçevenin içinde örneğin Kuran da mitoloji olup olmadığı sorusu ise hassastır47. Bu konuda Ocak Mekkeli aristokratların Kuran kıssalarını duyduklarında verdikleri tepkiyi yine Kuran dan aktarır: Ayetlerimiz onlara okunduğunda şöyle derler: "Tamam, işittik. İstersek bunun gibisini elbette ki söyleriz; öncekilerin masallarından başka şey değil ki bu!" ENFAL (8/31) YNO Öncekilerin masalları seklinde çevrilen ifade yani esaritu l-evvelin Kuran da bu bağlamda 9 surede geçmektedir ve Ocak a göre Kuran zaten yeni bir şey getirmediğini öncekileri tashih ettiğini söylemektedir48. Ama elbette bu kısa cevap tatminkâr olmaktan uzaktır; bilakis daha çok soru doğurmaktadır: örneğin Kuran ın gerçekten böyle bir tashih iddiası var mıdır? Eğer 43 Süreyya Su, Hurafeler ve Mitler Halk İslamında Senkretizm, 2011, İstanbul, s14 Su, age, s15 45 Ahmet Yaşar Ocak, İslam ın Temel İnançları Etrafındaki Mitolojik Kültür: İslam Mitolojisi Yahut İslam İlahiyatının İhmal Edilmiş Önemli bir Sorunsalı, Türkiye Sosyal Tarihinde İslam ın Macerası, Timaş Yayınları, İstanbul, 2010, s95 46 Bu konudaki bazı eserleri için bkz. Ahmet Yaşar Ocak, Bektaşi Menakıbnamelerinde Tenasüh İnancı, Türkiye Sosyal Tarihinde İslam ın Macerası, Timaş Yayınları, İstanbul, 2010, s81-95; Tarih ve Efsanenin Bir Kavsak Noktası: Türk Folkloründe Kesikbaş, age, s69-81; Hızır-İlyas Kültü, Kabalcı Yayınları, İstanbul, Ocak, age, 2010, s Ocak, age, 2010, s

16 öyleyse ve bunlar birer alegori, mitolojik hikâye olamayacağına göre alegori olsaydı ortada bir tashih etme iddiası olamazdı- Kuran kıssaları tarihi hakikatlere ne derece uyumludur? Ve Biblikal kıssalara göre ne bakımdan daha doğrudur? Muhatapları her seferinde bu kıssaları tanıdıklarını beyan ettiklerine ve Kuran da bunu reddetmediğine göre burada başka bir ihtimal var mıdır? Ocak bu sorularla geleneksel Müslüman ilahiyatçıların ilgilenmediğini günümüz bilim insanlarının ise somut sonuçlara henüz ulaşamadığını iletmektedir, lakin Batılıların yaptığı bazı çalışmaların bu meseleye katkı sağlayacak durumda olduğunu bildirip bu ipucuyla konuyu kapatmaktadır49. Bu konuda kalem oynatan az sayıdaki Müslüman ilahiyatçının cevabı Ocak ın ve geleneğin cevabından farklı değildir. Buna göre Kuran Allah kelamıdır, anlatılan kıssalar tartışmasız tarihi hakikatlerdir, gerçekten yaşanmış olaylardır ve Kuran mitolojik unsur içermez; kıssaların bir takım mitolojik anlatılara yer yer paralellik gösterdiği kabul edilebilirse bile bu mezkûr mitolojik anlatılara kadim zamanlarda karışmış ilahi hakikatlerin varlığı ile açıklanır50. Kuran ın içeriğinde, kıssaların bazılarında mitoloji olabileceğini kabul eden çok az sayıda İslam âlimi vardır lakin hem görüşleri genel bir kabul görmemiştir hem de böyle bir durumda hangi kıssanın gerçek tarihi olayları hangisinin mitolojik anlatıları içerdiğini ayırt etme gibi bir problem doğmaktadır; ayrıca Kuran ın kendisi -tüm İslam âlimlerinin de yorumladığı gibibunların hakikat ve gerçek tarih olduğu iddiasındadır51. Neyse ki Ocak ın verdiği ipucunu takip edersek görmekteyiz ki Batı da gerek akademik çevrelerde yapılan bilimsel çalışmalarla gerek Hristiyanlık adına saldırı veya savunma amacıyla üretilen eserlerle -ve elbette bu ikisinin kesiştiği durumlarla- çerçeve nin içi hakkında yani İslam ın doğuşu, kaynakları, gelişimi, Kuran ın dili, kıssaların kökenleri, Kuran ve Hadislerin tarihi gerçekliği üzerine zengin bir literatür oluşmuştur. Ne yazık ki Eski Ahid ve Yeni Ahid üzerine yapılan örneklerini verdiğimiz çalışmalardan İslam a zarar vermeyecek olanlar ideolojik bir silah olarak kullanmak amacıyla yararlı görüldüklerinden İslami kesimlerce tercüme edilip kullanılırken İslam ve Kuran üzerine gelişen bu literatür ise büyük oranda Türkçeye çevrilmemiş, sadece ilgililerin ulaşabildiği bir biçimde kalmıştır. Batı da Ortaçağlar boyunca Muhammed AntiChrist olarak, İslam ise Kutsal Kilisenin karşısında şeytanın kurduğu din, kullandığı araç olarak kabul edilmiştir52; ancak 19. yüzyıldan itibaren bu bağnaz, yüzeysel fikirlerin dışında daha ciddi tenkitler yazılmaya başlanmıştır. Abraham Geiger'in 1833'de yayınlaman Muhammed Yahudilikten Neler Aldı eseri genellikle modern Kuran araştırmalarının başlangıcı olarak kabul edilmektedir. Eserinin başlığının belirttiği gibi Geiger Kuran ı Muhammed in eseri olarak görmekte ve temasta bulunduğu 49 Ocak, age, 2010, s109 Hatice Arpagus, Mitoloji, Kur ân-ı Kerîm Kıssaları ve Kültürel Miras, M.Ü. İlâhiyat Fakültesi Dergisi 25, 2003, s10; Ahmet Yazıcı, Süleyman Ateş in Görüşleri Bağlamında Kuran Kıssaları, Journal of Islamic Research, 2011, ; Şinasi Gündüz, Kuran Kıssalarının Kaynağı Eski Ahit Mi?, Ondokuz Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi No:10, 1998, s88; İdris Şengül, Kur'ân Kıssalarının Tarihi Değeri, Diyanet İlmi Dergi 32-4, 1998, s66-68; Şehmus Demir, Mitoloji, Kur ân Kıssaları ve Tarihi Gerçeklik, Beyan Yayınları, 2003, İstanbul, s74 & Arpagus, agm, s9; Yazıcı, agm, s , Şengül, agm, s72-73; Gündüz, agm, s53-54; Demir, age, s ; Örneğin İslam tarihinde olmayan böyle bir uç görüş, içeriden bir eleştiri Mısır lı Halefullah tarafından 1947 de dillendirilmiş ve büyük tepki toplamıştır. Buna göre bazı kıssaları hakikat, Habil-Kabil, Adem-İblis veya Ashab-ı Kehf gibi bazı kıssaları mitolojik-alegorik unsurlar içeren kıssalar olarak sınıflamıştır. El-Ezher de tezi kendisinin savunmasına fırsat vermeden- reddedilmiştir. 52 Giulio Basetti-Sani, The Qu ran in the Light of Christ, Win Press, 2000, s

17 Yahudilerden büyük oranda etkilendiğini iddia etmekteydi53. Kuran ın Eski Ahid e göre farklılaştığı noktaları ise ya Muhammed in ya da haber kaynağı olan Medineli Yahudilerin bilgisizliğiyle açıklamaktaydı54. Geiger'in tezleri için temel aldığı paradigma ve tarih sahnesi ise İslami geleneğin kurduğu sahneydi. Bu sahneye göre Kuran ın ortaya çıkışı ve İslam ın gelişimi hakkında İslam kaynaklarının hepimizce malum bir hikâyesi vardır: Arabistan ın o güne dek tarihin dışında-kenarında kalmış uzak bir köşesinde, Mekke de bir tacir olan Muhammed peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkar. Cebrail vasıtasıyla aldığı ilk vahiyden sonuncuya kadar hepsi eksiksiz bir bicimde korunur, düzenlenir ve kendisinden sonrakiler tarafından çeşitli aşamalardan geçerek bugünkü bildiğimiz metin olarak ortaya çıkar55. Batı da 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlanan Kuran ve İslam çalışmalarından, Noldeke den Pretzl e kadar hemen bütün ilk dönem araştırmacıları da Geiger gibi elbette vahyi ve peygamberliği kabul etmeseler de- İslami kaynakların bu bildiğimiz paradigması içinde kalarak Kuran ın kökenlerini açıklamaya çalıştılar56. Buna göre Muhammed in asırlar sonra kaleme alınan hayat hikâyesini baz alarak Kuran ve peygamberin hayatını birlikte değerlendirmekteydiler; Reynolds bunu açıklamak için Kuran ın ilk vahyedildiği varsayılan ayetlerini örnek verir: Yaratan Rabbinin adıyla oku/çağır! İnsanı, embriyodan/ilişip yapışan bir sudan/sevgi ve ilgiden/husûmetten yarattı. Oku! Rabbin Ekrem'dir/en büyük cömertliğin sahibidir. O'dur kalemle öğreten! İnsana bilmediğini öğretti. İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar: Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür. Oysaki dönüş yalnız Rabbinedir! ALAK (96/1-8) YNO Bu ayetler İslami kaynaklara göre peygambere Hira dağında Cebrail vasıtasıyla vahyedilmiş ve peygamberliğinin başlangıcı olmuştur; klasik ilk dönem Batılı Kuran araştırmacıları da bu paradigmayı kabul eder, peygamber bu ayetleri Hira da vahiy yoluyla aldığını iddia etmiştir vahiy ve peygamberliği doğru olmasa bile-57. Oysa geleneğin ilk vahiy hikâyesi de sorunlarla doludur: bu hikâyenin rivayetleri parçalandığında dört unsur göze çarpar58: İnziva motifi: Muhammed in zamanını Hira dağında geçirmesi, dua edişi, inzivaya çekilişi Oku motifi: Cebrail in gelişi ve inen ilk ayetler Ufuk motifi: Ufukta görülen, yer ile gök (dünya ile cennet) arasında tahtında oturmuş ya da ayakta dikilmekte olan- Cebrail in Muhammed in peygamberliğini teyit etmesi Waraqa motifi: Peygamberin yaşadıklarını anlatmasından sonra gelişenler ve Waraqa nın bilge kişi konumu ile peygamberliğini teyit etmesi Gelenek59 tarafından bu dört motif sırasıyla oynanarak, bazen biri veya bir-kaçı dışarıda bırakılarak farklı isnat zincirleriyle değişik kombinasyonlar halinde tekrar tekrar üretilmiş, 53 Reuven Firestone, The Qu ran and the Bible: Some Modern Studies of Their Relationship, Bible and Quran Essays in Scriptual Intertextuality, Society of Biblical Literatüre, 2003, Atlanta, s7 54 Firestone, agm, s9 55 Demir, age, s Gabriel Said Reynolds, Qur anic Studies and Its Controversies, The Quran In Its Historic Context, Routledge, London, 2008, s9; Fred M Doner, The Qur an in Recent Scholarship: Challenges and desiderata, The Quran In Its Historic Context, Routledge, London, 2008, s29; Fred M Doner, The Historian, the believer and the Qur an, The Quran In Its Historic Context 2, Routledge, London, 2011, s26 57 Reynolds, agm, s9 58 Tor Andrae, The Legend of Muhammad s Call to Prophethood, Koranic Allusions, Prometheus, New York, 2013, s401 17

18 dolaşıma sokulmuştur. Öyle ki ufukta görülenin aslında bizzat Allah ın kendisinin olduğu (tahtta oturması nedeniyle) ya da bu motifin Kuran ın başka bir suresiyle ilgili olduğu iddia edilmiştir. Ya da inen ilk surenin Alak değil Fatiha ya da başka bir sure (Sure 74,73, 68 veya 95) olduğu iddiaları vardır60. Gelenek ilk kurucu mitlerden ilk sure ve inişi, Muhammed in peygamberliğinin başlangıcı hakkında bile net olmaktan uzaktır. Görüldüğü üzere bu paradigma İslam kaynakları ve geleneği baz alındığında bile sorunlu alanlarla doludur61: metnin dili, nüshalar arasındaki ufak-tefek farklar, barındırdığı yabancı kelimeler, metnin bir araya getirilmesi süreci, kanonik bir nüsha haline gelmesi, sonradan eklenen noktalamalar, değişik okuma biçimleri, şu an elimizdeki nüsha ile varsayılan ilk nüsha arasında inşa edilen tarihsel bağ gibi. Öte yandan Reynold a göre her ne kadar aralarında pek çok hususta bir fikir birliği olmasa da revizyonistler diye tanımlanabilecek daha yeni çalışmaların ortak bir özelliğinden bahsedilecekse bu da mezkûr paradigmayı reddetmeleri yani Kuran ve peygamberin hayat hikâyesi arasındaki bağın hayali olduğu, sonradan inşa edildiğini iddia etmeleridir 62. Oysa yine aynı örnekten gidersek- Hira dağı hikâyesi ve Cebrail in gelmesi, tüm anlatı mezkûr ayetleri açıklayabilmek, tarihsel bir bağlama oturtabilmek amacıyla da kaleme alınmış olabilir. Bu çerçeveden bakıldığında ilk ayetler olarak nitelenen Alak suresi tek başına okunduğunda- herhangi bir Hristiyan duasından çok farklı değildir. İşte Kuran ın kökenlerine böyle daha geniş bir pencereden bakan bazı araştırmacılar 1970 lerden itibaren (Gunter Luling 1974, John Wansbrough 1977, Patricia Crone-Micheal Cook 1977) çok daha tartışmalı, geleneksel İslami çerçeveyi kullanmayan, yenilikçi teoriler geliştirmişlerdir63. Kendi aralarında da bir bütünlük oluşturmaktan uzak ve de birbirleriyle çelişkileri olan bu araştırmalar başlangıçta büyük dirençle karşılansa, teorilerinin bir kısmı sonrasında çürütülse de yeni fırsatlara, olasılıklara kapı açar. Örneğin Luling e göre Kuran aslında dört katmanlı bir metindir; ilk katman Mekke nin Hristiyanlarınca oluşturulmuş ilahilerden ibarettir64, ikinci katman Muhammed in zamanında İslamlaştırılmış ilahiler kitabının parçalardır, üçüncü katman Muhammed zamanında üretilmiş İslami metindir son metin ise Muhammed sonrası dönemde Müslümanlarca oluşturulmuştur. Orijinal Kuran a elimizdeki metinden yola çıkıp bir yeniden inşa çalışması ile ulaşmak mümkündür Luling e göre. Öte yandan Wansbrough, böyle bir orijinal Kuran metninin olmadığını; aslında Mekke nin ve Muhammed in İslam ın doğuşu ile olan tüm ilgisinin bir mit olduğunu iddia eder 65; Wansbrough a göre Kuran metninin kanonik hale gelmesi 8. Veya 9. Yüzyılda tektanrılı dinlerinin, mezheplerin birbirleriyle tartışmalarının sürdüğü mümbit bir çevrede olmuş olmalıydı66: Abbasi Irak ında yeni gelişen monoteist Arap dini Hristiyanlık ve Museviliğin 59 Çalışma boyunca gelenek ten kastım Kuran metninden çok sonra peygamberin hayat hikâyeleri, hadis çalışmaları, yapılan Kuran tefsirleri ile birlikte inşa edilen bildiğimiz İslam varyasyonlarıdır. Elbette tarihi süreç içerisinde Şii, Sünni, Mutezile gibi değişik gelenekler oluşmuştur; bazıları günümüze dek erişmiş bazıları ayakta kalmayı başaramamıştır. Aksi belirtilmediği takdirde kelime Müslümanların çoğunluğunun mensubu bulunduğu Sünni gelenek için kullanılmıştır. 60 Andrae, agm, s Claude Gilliot, Reconsidering the Authorship of Qur an; Is the Qur an partly the fruit of a progressive and collective work?, The Quran In Its Historic Context, Routledge, 2008, s93 62 Reynolds, s9 63 Doner, 2008, s30 64 Doner, 2008, s32 65 Reynolds, s11 66 Doner, 2011, s27 18

19 meydan okuyuşu yüzünden kendini ayrıştırabilmek için kendi kutsal metnini, tarihini ve peygamberini yaratmıştı. Wansbrough ın geç kanonik hale geliş iddiaları genel olarak kabul görmese de destekçiler de bulur; bunlardan biri İsrailli bir arkeolog olan Yehuda Nevo dur de ölen Nevo ve onun teorilerini sunan Koren geç inşa teorisini arkeolojik kanıtlarla desteklemeye çalışır. Buna göre Muhammed ve dört halife, İslam ın içinde geliştiği varsayılan putperest çevre tamamen mittir68. Muaviye diğerlerinin içinde biraz öne çıkmış bir kabile lideridir. Araplar ancak Bizans ın bölgeden kontrollü geri çekilmesiyle yükselişe geçerler, ilk dönem paralarında Bizans ikonografyası devam etmektedir, bu ancak Abdul Melik devrinde ortadan kalkar69. Bu dönemde Araplar arasında iki din anlayışı vardır; halk özellikle Bedeviler- hala putperestken Arap elitleri arasında sonrasında İslam a evirilecek ilkel bir monoteizm gelişmektedir. Christoph Luxenbergh takma adıyla yazan bilim insanı ise Kuran ın tarihsel bağlamından ziyade diline; yaklaşık bir asır önce Mingana ya da Hirscfeld gibi araştırmacıların iddia ettikleri Aramice-Süryanice etkisine odaklanır70. Alphonse Mingana daha 1927 de şunu ileri sürmüştür71: bilinen ilk Arapça kitap olan Kuran ın yazarı-yazarları grameri ve kelime haznesi oturmamış bir dille dini konseptler üzerine yazmaya çalışıyordu; doğal olarak çevredeki grameri oturmuş, derin bir dini bir literatür geliştirmiş dil olan Süryaniceden hem terminoloji hem de üslup olarak büyük oranda etkilendi, faydalandı. Luxenbergh ise 2004 de yayımlanan The Syro-Aramaic Reading of the Koran adlı eserinde ve bunu takip eden makalelerinde Süryanice etkisini en uç noktalara taşıdı; buna göre Arapça konuşan Hristiyanlar Aramik/Süryani metinleri kullanıyorlardı, bu da Süryani Hristyanlığının İslam ın gelişimi üzerindeki etkisi ve Kuran daki Aramice kelime haznesi ile birlikte düşünüldüğünde ilk Arapça metin olan Kuran ın aslında Aramice-Arapça karma bir metin olarak okunması gerekliliğini ortaya koymaktaydı72. Anlamları karışık ya da yanlış yorumlandığını iddia ettiği ayetleri böyle bir okumaya tabi tutan Luxenbergh in çözümlemelerinden biri oldukça popüler oldu, kamuoyunda tanınmasını sağladı. Bu çözümlemeye göre örneğin cennetteki bakireleri temsil eden huri kelimesi aslında Aramice okunduğunda cennetteki vaadin, ayetlerde kastedilenin aslında beyaz üzümler olduğu ortaya çıkıyordu. Luxenbergh de böylece Luling e göre daha objektif ve metodik bir hata düzeltme süreciyle elimizdeki metnin altındaki orijinal Hristiyan öze sahip metne ulaşmaya çalışır73. Akademik çevrelerden yer yer metotlarına, Aramice-Arapça karma dil tanımının belirsizliğine, amatörlüğüne ve iddialarını tarihsel bir bağlama oturtmamasına şiddetli itirazlar gelse de tezlerine destek verenler, en azından öne sürdüğü bunca karmaşık çözümlemenin tek tek ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğine, bazı okumaları reddedilse bile bazı okumalarının kabul edilmesi gerektiğine inanlar da vardır74. Nihai olarak İslam geleneği bile Kuran metninin bir evrim yaşadığına ve bir ön-metne işaret etmektedir. Bazı ilk yorumcuların da apaçık olduğu iddia edilen metnin bazı kısımlarını anlamadıkları malumdur; Gilliot şu örneği aktarır75: Cennette bir ırmağın ismi olarak yorumlanan kewser kelimesi için Kurtubi (ö 1273) 17 yoruma yer verirken Ibnü l l-nakib (ö 1298) 26 yoruma yer vermiştir. Yorumlardan biri bir Mutezile teologu Ibn Kaysan a aittir; ona 67 Reynolds, s13 Doner, 2011, s28 69 Reynolds, s14 70 Gilliot, s96 71 Alphonse Mingana, John Rylands Library Bulletin, Manchester, 1927, volume 11, s Reynolds, s15 73 Doner, s34 74 Guillaume Dye, Traces of Bilingualism/Multilingualism in Qur ānic Arabic, s1 75 Gilliot, agm, s

20 göre seçim-seçenek manasına gelen bu kelime ilk metinlerden alınmadır. Maturidi (ö 944) de aynı görüştedir; ona göre eski metinlerden gelme bu kelime çoğunluğun inandığı gibi bir ırmak ismi olamaz zira müminlere bile bundan çoğunu vaat eden Allah peygamberine bir ırmak vaadi yapmış olamaz. Bir başka örnek huruf-u mukataadır, bazı surelerin başında yer alan bu şifresi çözülememiş harfler için müfessirler ellerinde yeterli veri olmadığından hayal güçlerini ve mantıklarını kullanmak durumundadır; Taberi bu harflerin ne olabileceğine dair 26 yorum aktarır76. Örnekleri çoğaltmak mümkün; son bir örnek daha aktaralım: Sâbiîlik, Kuran da adı Hristiyanlık ve Musevilik ile birlikte inananlardan olarak geçen bir dindir ama bu isimle kastedilenlerin kim olduğu bilgisi erken bir dönemde kaybedilmiştir, Taberi bu konuda sekiz değişik görüş aktarır77. Öyle ki İslam imparatorluğu geliştikçe imparatorluk bünyesine katılan coğrafyalardaki çeşitli putperest topluluklar bu muteber konumu elde etmek için bu belirsizlikten faydalanarak gerçek Sâbiîlerin kendileri olduğunu iddia etmişlerdir78. Yani daha en erken dönem müfessirleri ellerindeki metni bütünüyle okumaktan - anlamaktan acizdirler, ortada zincirinin halkaları kopmamış sağlıklı bir bilgi aktarımı yoktur; en temel kavramların, kelimelerin anlaşılması için peygamberin hayatı geriye dönük olarak inşa edilir, her vahiy bir olayla-durumla örtüştürülür; yine de açıklanamayan kelimeler, ayetler için de bol bol yorum üretilerek zengin bir gelenek icat, nihayetinde yeni bir din inşa edilir. Çalışmalar farklı kollardan yürüdüğü için de ister istemez anlatılan hikâyede birçok çelişki ortaya çıkar. Aşağıda Kuran a hem klasik geleneksel paradigmayı kullanarak getirilen eleştirilerden hem de daha yeni revizyonist diye nitelenen çalışmalardan örnekler aktaracağım. Bu çalışmalardan, eleştirilerden bir kısmı asırlar önce de fark edilmiş, dile getirilmiş eleştiriler bir kısmı ise yeni bulunan dokümanlar, paralel okumalar, yeni değerlendirmeler ışığında ortaya konan hipotezler. Bir kısmı güçlü kanıtlara sahip artık oturmaya, kabul görmeye başlamış yorumlar, bir kısmı ise üzerinde araştırmaya, kanıt aramaya ihtiyaç duyulan hipotezler. BEBEK İSA Erişkinliklerinde olağanüstü şeyler yaptıkları, mucizeler gösterdikleri varsayılan peygamberlerin, velilerin, azizlerin çocukluklarının da sıradan geçmiş olduğu düşünülemez elbette. Bu yüzden pek çok sıra dışı şahısın bebeklik ya da çocukluk çağında gösterdiği olağanüstülüklere odaklanan eserler de kaleme alınmıştır79. 2.yüzyılda yazıldığı sanılan The Infancy Gospel of Thomas İsa nın diğer İncillerde yer almayan bebeklik ve çocukluk çağında gösterdiği mucizeleri anlatan bir kitaptır. Madem Tanrı nın oğlu İsa bir yetişkin olarak bunca mucize göstermiştir o zaman çocukluğu nasıldı sorusuna verilen hayal mahsulü yanıtların derlemesidir80. Mucizevî güçlerle sahip İsa aynı zamanda çabuk kızan bir çocuktur, kendisine sokakta yanlışlıkla çarpıp geçen bir çocuğa Daha ileri gitmeyesin der ve çocuk oracıkta düşüp ölür; çocuğu elbette daha sonra diriltir81. Zamanla güçlerini iyilik yapmak için kullanmaya başlar. Baştan sona mitolojik unsurlarla dolu kurgusal bir kitaptır. İste buradaki hikâyelerden birine göre beş yaşındaki İsa çamurla oynamaktadır ve 12 serçe heykeli yapar. Fakat Şabat günü onun oyun oynamasını çekemeyen bir Yahudi çocuk onu babası Yusuf a şikâyet eder. Yusuf da gelip İsa ya kızarak neden Şabat da oynadığına dair 76 Gabriel Said Reynolds, The Qur an and Its Biblical Subtext, London, Routledge, 2011, s19 Reynolds, age, 2011, s20 78 Kevin Van Bladel, The Arabic Hermes, Oxford University Press, 2009, s Bu gelenek çerçevesinde Muhammed Peygamberin çocukluğu hakkında da pek çok hikâye üretilmiştir. 80 Ehrman, age, s Ehrman, age, s

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 MİT VE DİN İLİŞKİSİ (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Mit ve Din Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin ya da halkların oluşumu gibi yaratılış veya türeyiş gibi temaları içerirler.

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI

BESMELE VE ALLAH LAFZ-I CELÂLİ'NİN SAYIMLARI Bu yazı www.multimediaquran.com sitesinin sahibi hacı Mehmet Bahattin Geçkil tarafından hazırlanmıstır. 11-15-2015. Herhangi bir medyada yayınlanması halinde yukarıdaki bilginin referans olarak verilmesi

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir.

KİTAPLARA İMAN. 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. TEMEL DİNİ BİLGİLER KİTAPLARA İMAN 1 Vahiy nedir? Allah Teâla nın Cebrail (aleyhisselam) vasıtasıyla peygamberlerine bildirdiği ilahî emirlerdir. 2 Kutsal kitap neye denir? Allah ın emir ve yasaklarını,

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul

Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI. ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 115 Yardımsever Arkadaşınız UNITE OGRENCI RAPORLARI VE YANIT KAĞITLARI Yerel ICI Bürosu Adresi: ICI P.K. 33 Bakırköy / İstanbul 116 ÖĞRENCİ RAPORU HAKKINDA TALİMATLAR Her üniteyi çalıştıktan sonra o ünitenin

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ Thekla, genç ve güzel bir kadın... Hem de bakire... Aynı Meryem gibi.. Halk bu yüzden, Thekla nın yaşadığı yeraltı kilisesine, Meryemlik demiş. Thekla nın yaşadığı, sonunda

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

SALİME LEYLA GÜRKAN. 1997, Religious Studies, Lancaster University. 1991, İlahiyat Fakültesi, Marmara Üniversitesi.

SALİME LEYLA GÜRKAN. 1997, Religious Studies, Lancaster University. 1991, İlahiyat Fakültesi, Marmara Üniversitesi. SALİME LEYLA GÜRKAN İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi İcadiye Bağlarbaşı Cad. 40, Üsküdar İstanbul 34662 - Türkiye Tel: 0216 4740850 / dah. 1238 E- mail: slgurkan@29mayis.edu.tr salime.leyla@isam.org.tr Eğitim:

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu

Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu Question Kur an ın varlık mertebelerini beyan eder misiniz ve ilahi vahiyde lafızların yerinin ne olduğunu belirtir misiniz? Kur an ın lafızdan soyut olduğu bir merhale var mıdır? Answer: Her şeyin lâfzî

Detaylı

e-imza Prof. Dr. Şükrü ŞENTÜRK Rektör a. Rektör Yardımcısı

e-imza Prof. Dr. Şükrü ŞENTÜRK Rektör a. Rektör Yardımcısı Evrak Ana. Üni. Tarih Evrak ve Sayısı: Tarih 14/06/2016-E.5655 ve Sayısı: 15/06/2016-E.37386 T. C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı *BD8107914312* Sayı :76144028-821.99-

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III Bölüm I Çocuk Edebiyatı ve Gelişimle İlgili Temel Kavramlar 15 Fiziksel (Bedensel)Gelişim 20 İlk Çocukluk Döneminde(2-6)Fiziksel Gelişim 21 6-12 Yaş Arası Fiziksel Gelişim 23 12-18

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DİNLER TARİHİ II ILA316 6 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Sevan Nişanyan a Cevap 3

Sevan Nişanyan a Cevap 3 Sevan Nişanyan a Cevap 3 Sevan Nişanyan beyefendi, Anadolu topraklarını ve Türkçeyi çok sevdiğini; fakat İslamiyet, buraları kirletmiştir; onun için ben bütün gücümle bunu kaldırmaya çalışacağım, diye

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Peygamber ve Peygamberlere İman

Peygamber ve Peygamberlere İman Peygamber ve Peygamberlere İman İslam da inanç esaslarından biri de peygamberlere inanmaktır. Allah ın sözlerini bizlere ulaştıran peygamberlere inanmak, Allah a imanın gereğidir. Peygamber, Allah tarafından

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

HZ. NUH VE TUFAN BAĞLAMINDA KADİM MEZOPOTAMYA HAVZASINDA İKİNCİ MEDENİYET İNŞÂSI. Cudi Dağı nın doruklarının 2017 metrelik tepesinde Sefine makamı

HZ. NUH VE TUFAN BAĞLAMINDA KADİM MEZOPOTAMYA HAVZASINDA İKİNCİ MEDENİYET İNŞÂSI. Cudi Dağı nın doruklarının 2017 metrelik tepesinde Sefine makamı HZ. NUH VE TUFAN BAĞLAMINDA KADİM MEZOPOTAMYA HAVZASINDA İKİNCİ MEDENİYET İNŞÂSI Cudi Dağı nın doruklarının 2017 metrelik tepesinde Sefine makamı Mezopotamya coğrafyası medeniyetlerin hafızasında derin

Detaylı

Mezhepler, bir dinin mensupları için alt kimlik ifadeleridir. Mezhepler beşeri nitelikli oluşumlardır; din ile özdeştirilemezler.

Mezhepler, bir dinin mensupları için alt kimlik ifadeleridir. Mezhepler beşeri nitelikli oluşumlardır; din ile özdeştirilemezler. İSLAM DÜŞÜNCE TARİHİNDE MEZHEPLER Prof. Dr. Mehmet Saffet Sarıkaya RAĞBET YAYINLARI TANITIM: Mezhep, insanların yaşadıkları sosyal çevrede sinin ana kaynaklarını anlama ve uygulamada ortaya çıkan farklılıkların

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

Herkes bir arayış içinde

Herkes bir arayış içinde Euzubillahimineşşeytananirracim Bismillahirrahmanirrahim Herkes bir arayış içinde Ayberk Efendi Berlin 2oo8 La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim. Meded ya Sultanul Evliya, meded ya Şeyh Nazım

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

FOCUS ON LANGUAGE and MULTI MEDIA LANGUAGE ASSISTANT

FOCUS ON LANGUAGE and MULTI MEDIA LANGUAGE ASSISTANT June21,2011 ADEEPAPPROACH TOTURKISH SUGGESTIONCARDFORSELF DIRECTEDLEARNING CARDNUMBER:7 THEME:DİNVEFELSEFE RELIGIONANDPHILOSOPHY (Sufilik,İslâmiyeteGiriş,FârâbiveÇokkültürlülük) (Sufism,IntroductiontoIslam,Farabiand

Detaylı

Arkadaşınız Kutsal Ruh

Arkadaşınız Kutsal Ruh Yardımsever Arkadaşınız Kutsal Ruh 2 Yardımsever Arkadaşınız Kutsal Ruh L. Jeter Walker ICI University Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır. Çeviren: Hande Taylan Redaktör: Doug Clark ICI University

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İslam Tarihi II ILH 214 4 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı

Yard.Doç. Aralık 2000 İstanbul Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi. Doktora Ekim 1998 M.Ü.S.B. E. Temel İslam Bilimleri Hadis Anabilim Dalı Adı Soyadı: Mustafa KARATAŞ Ünvanı: Doç.Dr. Ana Bilim Dalı: Hadis Ana Bilim Dalındaki Konumu: Öğretim Üyesi E-Posta: mkaratas@istanbul.edu.tr Web: www.mustafakaratas.com ÖĞRENİM DURUMU VE AKADEMİK ÜNVANLAR

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

SON GÜN. için/içinde KURAN-HABER DE EZAN MUCĐZESĐ

SON GÜN. için/içinde KURAN-HABER DE EZAN MUCĐZESĐ SON GÜN için/içinde KURAN-HABER DE EZAN MUCĐZESĐ Ezan Mucizesi 1 Burada, yüce Al-lah tarafından hz. Muhammede (a.s.) öğretilip hediye edilmiş olan o mübarek Ezanda saklı olan 19 kodlu, en muazzam Simetrik

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

Bize Bursa ya ve Türkiye ye yaptığı katkılar dolayısıyla; Teşekkürler GÖKÇELİK

Bize Bursa ya ve Türkiye ye yaptığı katkılar dolayısıyla; Teşekkürler GÖKÇELİK Muhasebe ve Vergi Bölümü öğretim elemanları Öğr.Gör.Tezcan AYDIN, Öğr.Gör.Ercan BAYCAN VE Öğr.Gör.N.Şebnem ÖZCAN ın gözetim ve katılımıyla Muhasebe ve Vergi Uygulamaları programı 2. Sınıf öğrencilerinin

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

İmam Abdüsselam Yasin Derneği, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesiyle ortaklaşave Dayanışma

İmam Abdüsselam Yasin Derneği, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesiyle ortaklaşave Dayanışma The Foundation for Research in Islamic Sciences İmam Abdüsselam Yasin Derneği, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesiyle ortaklaşave Dayanışma İMAM ABDÜSSELAM YASİN NİN NEBEVİ YÖNTEM NAZARİYESİNDE DEĞİŞİM;

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

"Medeniyet" Üsküdar'da tartışılacak

Medeniyet Üsküdar'da tartışılacak On5yirmi5.com "Medeniyet" Üsküdar'da tartışılacak Bağlarbaşı Kültür Merkezi 9-10 Şubat tarihlerinde 'Yüceltme ve Reddiye Arasında Medeniyeti Anlamak' başlıklı uluslararası bir sempozyum yapılacak. Yayın

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI

GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI GEREDE MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI IV. ÜNCÜ DÖNEM (EKİM-KASIM-ARALIK AYLARI) VAAZ PROGRAMI TARİH GÜN VAKİT ADI SOYADI UNVANI VAAZIN KONUSU VAAZIN YAPILDIĞI YER 3.10.2014 CUMA ÖĞLEDEN ÖNCE HASAN İZMİRLİ İlçe Müftüsü

Detaylı

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

3 Hedef 3 Görev BÜLTEN. 2014 Seçimleri İçin İSTANBUL AZİZ BABUŞCU B İ L G İ. NOTU FİLİSTİN MESELESİ 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI 2 de 8 de 11 de AK 8de YIL: 2012 SAYI : 166 10-17 ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 10 da AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI 2014

Detaylı

MARUF VAKFI İslam Ekonomisi Enstitüsü

MARUF VAKFI İslam Ekonomisi Enstitüsü MARUF VAKFI İslam Ekonomisi Enstitüsü İslam ekonomisi çalışmanın gerekliliği Ekonomik mükellefiyetler ibadetin önemli bir bölümüdür. Kur an da bu konuyla alakalı en az 250 ayet bulunmaktadır. Hz. Peygamber

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Pavlus un. Seyahatleri

Çocuklar için Kutsal Kitap. sunar. Pavlus un. Seyahatleri Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Pavlus un Şaşõrtan Seyahatleri Yazarõ: Edward Hughes Resimleyen: Janie Forest Uyarlayan: Ruth Klassen Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children www.m1914.org

Detaylı

NEBE SURESİ VE SVALBARD KÜRESEL TOHUM DEPOSU

NEBE SURESİ VE SVALBARD KÜRESEL TOHUM DEPOSU NEBE SURESİ VE SVALBARD KÜRESEL TOHUM DEPOSU NEBE SURESİ (78) 78:15. Size taneler, bitkiler, yetiştirmek için 78:16. Ve ağaçları (birbirine) sarmaş dolaş bahçeler. 78:17. Şüphesiz ayrışma (kıyamet) günü

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998

Lisans Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 1994. Y. Lisans S. Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler /Temel İslam Bilimleri/Hadis 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı ve Soyadı :Muammer BAYRAKTUTAR 2. Ünvanı : Yrd. Doç. Dr. 3. Görevi : Öğretim Üyesi/Dekan Yrd. 4. Görev Yeri : Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 5. İletişim : muammerbayraktutar@hotmail.com

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı