SONSÖZ. Sonsöz Sizin. Diplomatik bağlar. GÜNÜN SÖZ Ü KÖTÜLER kendilerine tahammül edildikçe daha çok AZARLAR. 18 c. İki yanlış, bir doğru etmez

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SONSÖZ. Sonsöz Sizin. Diplomatik bağlar. GÜNÜN SÖZ Ü KÖTÜLER kendilerine tahammül edildikçe daha çok AZARLAR. 18 c. İki yanlış, bir doğru etmez"

Transkript

1 youtube.com/c/sonsozgazetesi06 SAYFA S.3 Sonsöz Sizin Sonsöz Türkiye nin tüm sorunlarını özgür ve özerk yayınlayan, vatandaşın haber alma hakkı çerçevesinde gerçekleri yazan ve sonsözün vatandaşın olduğu ilkesini savunan günlük siyasi gazetedir. HAVA DURUMU GÜNDÜZ 18 c ANKARA 4 GECE c Y E RE FARUK GÖKYURT ÖZEL HABER Böyle vergiler sadece Türkiye de var SAYFA S.2 - SAYFA S.3 SA L I L S. 10 S. 8 Çankaya park, Uğur Mumcu parkı oluyor SAYFA S.3 Bağdat Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne konfederasyon önerdi iddiası SAYFA S.4 Balık yağı sarkmayı önlemeye yardımcı olabilir K KÜL T ÜR SANAT S. 7 Zeki Müren'in şarkılarını filarmoni orkestrası seslendirecek Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile karşılıklı restleştik. Türkiye Kürdistan a yaptığı gibi Amerika ya karşı da yaptırımlar uygulayacak mı? Birkaç gün önce hiç olmadığımız kadar yakın durumda olduğumuz ABD yle de fena halde düşman olduk galiba MEHMET ALİ YULA S.6 CNN INTERNATIONAL DAN VİZE KRİZİ YORUMU: Diplomatik bağlar gerginleşti SAYFA S.4 GÜNÜN SÖZ Ü KÖTÜLER kendilerine tahammül edildikçe daha çok AZARLAR CHP'Lİ ÖZEL'DEN 'VİZE KRİZİ' AÇIKLAMASI: İki yanlış, bir doğru etmez - SAYFA S.4 Aladağ'daki yurt faciası sanıklarının yargılanması devam ediyor SAYFA S.3 Her 5 kişiden birinde görülen kabızlığı önlemek mümkün MEHMET AKGÜN ÖZEL HABER - SAYFA S.2 Ahmet Saruhan

2 2 Güncel Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Atilla Serter vergi zamları ile ilgili olarak Vergi elbette olmalı dünyanın her yerinde vergi var. Avrupa da da var Asya da da var. Ama böyle vergiler ancak Türkiye de var. Yani ver verebildiğin kadar vergisi hatta Deli Dumrul vergisi dedi FARUK GÖKYURT ÖZEL HABER Günümüzde her 5 kişiden birinde görülen ve kişinin günlük yaşamını felce uğratan kabızlık, önlenebilir bir rahatsızlık. Basit önlemlerle kabızlığın engellenebileceğini söyleyen Dr. Buğra Buyrukçu, gazetemize verdiği söyleşide kabız olanlara da önemli tavsiyelerde bulundu. F KABIZLIKTA DOĞAL TEDAVİ AKUPUNKTURDUR - KABIZ İSENİZ BÖYLE BESLENİN KABIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİLER VE ÇAYLAR KABIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİSEL ÇAY TARİFE -1- KABIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİSEL ÇAY TARİFE -2- MEHMET AKGÜN ÖZEL HABER KABIZLIĞA İYİ GELEN BİTKİSEL ÇAY TARİFE -3-

3 Karga bana dedi ki Suriye de başlangıç noktasına dönülüyor! Güncel 3 Suriye de iç savaş 6 yıl önce başlamıştı. Bugüne kadar 100 bini sivil olmak üzere 400 binden fazla kişi öldü. Ülke nüfusunun yarısı göç etmek zorunda kaldı, bunlardan milyonlarcası Türkiye, Lübnan ve Ürdün e göç etti, sığınmacı konumuna düştü. İç savaşın başlama nedeni aralarında DEAŞ ve Kürtlerin de olduğu kimi dini ve etnik grupların yönetimi ele geçirmek istemesiydi. DEAŞ, Suriye ve Irak ta şeriat düzeni kurmak istiyordu. Kürtler ise Büyük Kürdistan hayali için harekete geçmişlerdi. ++ Bugün gelinen noktada Suriye yi parçalamak isteyenlerin niyetinin kursaklarında kaldığı anlaşılıyor. Esad ın önümüzdeki dönemde Suriye nin tamamında kontrolü ele geçirmesi söz konusu. Yani bir yerde Suriye de 6 yıl önceki düzene dönülüyor. Bir başka deyişle yüzbinlerce insan boşu boşuna hayatını kaybetti, milyonlarca insan boşu boşuna yerinden yurdundan oldu, büyük acılar çekti. ++ Suriye deki iç savaşta galiba silah tüccarları dışında kazanan olmadı. 6 yıl önce iktidarda olan Esad yine iktidarda ama elinde yakılmış, yıkılmış, ekonomisi çökmüş, yaralı, adeta kan ağlayan bir ülke var. Rusya başından beri Esad yönetiminin iş başında kalmasını savundu ve bunun için çalıştı. Ne var ki artık Esad eski Esad değil, Suriye eski Suriye den çok uzak ABD, Suriye de kaybedenler arasında yer alıyor. Böl, parçala, yönet anlayışı Irak ta olduğu gibi burada da iflas etti.. ++ Suriye deki iç savaşın bir diğer kaybedeni kuşkusuz Türkiye dir. Suriye nin bölünmemesinin yolunun Esad yönetiminin devam etmesinde olduğunu ne yazık ki çok geç anladık. Bu yüzden Irak sınırımızda olduğu gibi Suriye sınırımızda da önemli sıkıntılar yaşadık, büyük göç dalgasıyla karşı karşıya kaldık, askeri harcamalarımızı önemli ölçüde artırdık. ++ Suriye de iç savaşın sonuna yaklaşılıyor. Başta süper devletler olmak üzere bütün devletlerin 6 yıldır süren bu savaştan çıkarması gereken dersler var. En önemli ders galiba şu: Bir damla insan kanı, milyonlarca varil petrolden daha değerlidir. TÜRK ASKERİ SINIRI GEÇTİ Türk Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK) 8 Ekim Pazar günü itibariyle İdlib'de keşif faaliyetlerine başlandığı bildirildi. 7 TUTUKLU 7 SANIK ASLİ KUSURLU GİYİM VE ULAŞIM MADDE FİYATLARINDA ARTIŞ YAŞANDI Türkiye deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 717 TL, yoksulluk sınırı ise 4 bin 847 TL olarak belirlendi. - Yıl: 43 Sayı: EKİM 2017 SALI

4 4 Güncel 3. Boyut Rolümüzü çaldırdık Tehlikeli sularda yüzmek bazen güzel gelebilir ama uzatmamak gerekir. Ya da o sularda uzun kalabilmek için çok dikkatli ve tedbirli olmak gerekir. Tehlikeli sularda pek çok köpek balığı var. Kafesin içindekileri bile parçalamışlardı. Siz önce önlem alsanız bile bir yerden açık vermek mümkündür onun için önünü arkasını sağını solunu iyi görmek lazım, iyi planlamak lazım yoksa en iyisi fazla uzatmadan tehlikeli sulardan çıkmak lazım. Amaç Kerkük ve Türkmenler olsaydı şimdiye kadar Van Şat (one shut) dedikleri gibi gidip duruma müdahale edilip gelinirdi. Amaç, şov yapmaksa zaten Türkiye nin başına ne geldiyse bu şovlardan gelmedi mi diye de düşünmek gerekir. Türkiye hali hazırda NATO üyesi. Atatürk yıllar öncesinden geleceği görmüş ve ona göre müttefiklerini belirlemiş. Hatta etrafında hiç düşman bırakmamış herkesle iyi ilişkiler içerisine girmiş. Özellikle güçlü kuvvetli ülkelerle kavga etmek yerine karşılıklı dostluklar kurmuş. Ülkemiz bunun faydasını da görmüş. Bugün Türkiye nin etrafında hemen hiç dost kalmadı. Rahmetli Turgut Özal'ın oğlu patronumuzken özel bir konuşmaya tanık olmuştum. Çok kısaydı belki ama netti. Rahmetli Özal Irak'ta Türkiye'nin her zaman Amerika ile beraber hareket etmesi gerektiğini yoksa Türkiye'nin rolünü derhal bir başkasının üstleneceğini söylemişti Herkes İncirlik Üssü'nün Amerikalılara kullandırılmasına karşıydı. Yahut böyle bir dalga yaratılmıştır. İşte o sırada Adana İncirlik üssü Amerikalara açılmıştı ve hareket yapılıyordu gerçi ilk atışlar Suudi Arabistan dan yapılmıştı ama İncirlik üstü de kullandırılmıştı ve halk bunu bilmiyordu. O yıllarda Star TV Almanya'dan yayın yapıyordu. Üç tane haber spikeri 10 saat arayla çalışıyorduk. Genelde akşam ve gece nöbetlerine ben kalıyordum. Bir tane çevirmenimiz vardı. Ben de gece geldiğimde ekip olmadığı için haber kaynakları WTN ve ITN'den gelen önemli haberleri başlık olarak kullanıyordum. 20 li yaşlardaysanız ve başınıza sizden tecrübeli bir müdür de yoksa eğer gelen haberin ülke çıkarları ile iletisini pek çözemeyebilirsiniz benim durumumda böyleydi. Edindiğim haberi fazla süzgeçten geçiremeden aktarmaya çalışıyordum haber atlatmak uğruna. Türkiye'deki tek rakibimiz bizden çok çok güçlü olan TRT ydi tabii ki. Neyse Adana İncirlik üstünün kullanıldığı haberini DİPLOMATİK BAĞLAR GERGİNLEŞTİ ben vermiştim. Ertesi günü ortalık karışmıştı. Bizim kanala Rahmetli Turgut Özal kızmış bu haberi niye veriyorsunuz diye. Hatırlanacağı gibi oğlu Ahmet Özal Cem Uzan ile patronumuzdu. Cem Uzan ın aldığı uyarıyla bağırıp çağırdığını, haberleri kimin hazırladığını sorduğunu çok sinirlendiğini gündüz işe gelen Almanya genel müdürümüz rahmetle Reyman Somer'den duyduk. Sağ olsun beni koruyup bir de uyardı ve hatta bir saatte de bana ders verdi. Nelere dikkat etmem gerektiğini ülkemin menfaattarından ve bazı dengelerden filan bahsetti, o haberin sunmamam gerektiğinden bahsetti. Ben o gün büyüdüm aslında çünkü o güne kadar bunun saklanacağını bilmiyordum. Yıllarca İncirlik üstünden uçaklar havalanır diye duyardık, o yüzden bana normal gibi gelmişti o haberi vermek. Nereden bilebilirdim ki, İncirlik üstünün kullanıldığının kamuoyundan saklandığını? Ondan sonra neredeyse her haber için panik atak olmuştum. Kafamda beliren onlarca, "acaba" sorularıyla. O yıllarda da habercilik zordu elbette, bu yıllarda da. Ama en zoru şimdi. Gelelim Turgut Özal hakkında her şeyi bildiğini, o böyle derdi, şöyle yapardı diyenlere... Acaba gerçekten ne düşündüğünü biliyorlar mıydı? Öyle olsaydı Turgut Özal'ın söylediği şeyi anlarlardı. O günkü fikri, bugün gelinen noktayı açıklamış olmuyor mu? Şimdi düşünün bakalım rolümüzü kimler çaldı? - CNN INTERNATIONAL DAN VİZE KRİZİ YORUMU: - 'AMERİKA'NIN VİZE YASAKLAMASI ABARTILI TEPKİ' BAŞKAN BUSH, PAPAZ SORUNUNU "ÜÇ KEZ DİLE GETİRDİ" 'GERGİNLİK POLİTİKASI' - Başkalaşım AKP metal, vatandaş mental yorgunluk yaşıyor Partisinin başına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın başlıca hedefi 2019 yerel, milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimleri. Bunun için ilk başta tüm bakanlıklardan altı ay içinde yeni yol haritası yani ile iç ve dış kamuoyuna anlatılacak yeni başarı hikâyelerinin ortaya çıkarılmasını istiyor. Diğer yandan partisi örgütlenmesini de gençleştirme politikasıyla yenileceğini mesajını veriyor ve gerekçesini de metal yorgunluğa bağlıyor. Teknik anlamda metal yorgunluk sürekli olarak çalışan veya belirli bir miktar yükün sürekli uygulanması sonucu metal malzemelerin istenilen dayanım özelliğini yitirmesi şeklinde tanımlanıyor. Örneğin bir makinenin parçalarının durduk yere kopması; yapısının bozulması metal yorgunluk olarak açıklanıyor. Metal yorgunluğu aşmak için o makinenin parçalarının yenilenmesi gerekiyor. Bu tanım AKP örgütleri için deyim yerindeyse cuk oturuyor Ama bizce AKP kadar vatandaş da metalden çok mental (aklî) yorgunluk var. Mental yorgunluk da kısaca akıl, zihin yorgunluğu olarak tanımlanıyor. Sorunlara çözüm bulamamanın getirdiği çaresizlik, zihnin aynı konulara takılarak âdeta patinaj yaparak çıkmazlara sürüklenmek, kafayı bir yerlere takmak, bıkkınlık, ileriye dönük plan yapamamak gibi ana başlıklarla ifade ediliyor. Kimileri bunu tükenmişlik sendromu, kimileri de depresyon başlangıcı olarak da açıklıyor. İktidar partisi örgütlerinde, yerel yöneticilerde metal yorgunluğu kendini 16 Nisan referandumunda gösterdi. Ancak 80 milyon insanın mental yorgunluğuna bakmak gerekir. Ekonomik sıkıntılar, belirsizlikler, geleceğe yönelik kaygılar, yarın değil birazdan ne olacak sorusu bu mental yorgunluğu sürekli artırıyor. Bireysel sosyal, siyasi, hukuki, kültürel ve ekonomik güvensizlikler ve bunlara yönelik tehditler, yürütülen politikaları benimsememek ve bundan zarar görmek akli yorgunluğu kökleştiriyor. Bu görüşleri 30 Mayıs 2017 tarihindeki Metal değil mental yorgunluk yaşanıyor başlıklı yazımızda sizlerle paylaşmıştık. Bize göre, geçen dört aydan fazla süreye bakınca, vatandaşın bu durumun değişmediği gibi mental yorgunluğun hele Eylül ayında daha da arttığını gördük. İptal edilen TEOG sınavları, petrol vanalarını, sınır kapılarını kapattım, kapatıyorum tartışmasına rağmen yapılan Kuzey Irak referandumu, Almanya seçimleri, istifa eden, ettirilen ve ettirilecek belediye başkanları, makul seviyelere çekileceği söylenen vergi artışları, daha da kötüleşen bozuk gelir dağılımı, bakanbaşdanışman polemikleri, limitleri aşan iç borçlanma ve buna bağlı yüzde 10 nun üzerine yerleşen enflasyon ve tırmanışa kredi/mevduat faiz oranları, ev yapımı sigara, rakı üretiminin patlaması ve en son ABD vize yasağı mental yorgunumuzu katladı ve tedavisi olmayan mevsim hastalığı gibi kronikleşiyor. İktidar isim değişiklikleriyle vitrin düzenlemesi planlıyor. Ancak, hangi gelir grubunda olursa olsun, vatandaşın yaşadığı ve yaşayacağı sıkıntılara rahatlatıcı çözüm getirilmedikçe, piyasalara, cüzdanlara yönelik ikna edici, güven artırıcı politikaları acilen yürürlüğe koyulmadıkça; siyasi istikrarın yerini siyasi belirsizliğin alması kaçınılmaz olacaktır. Zaman iktidara gelmek ve iktidarlarını korumak isteyenlerin aleyhine çalışıyor. Sonuçta vatandaş metal/mental yorgunluğa çözümler getirir. Bunun için son 35 yıllık siyasi hayatımıza bakmak yeterli.

5 Yaşam 5 Söz Hakkı Amerika ya da yaptırım var mı? Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile karşılıklı restleştik. Türkiye Kürdistan a yaptığı gibi Amerika ya karşı da yaptırımlar uygulayacak mı? Örneğin İncirlik üssünü Almanya ya yaptığımız gibi kapatacak mı? Aksaz deniz üssünü Amerikan gemilerine kapatacak mı? Suriye deki IŞİD mücadelesinden çekilecek mi? Ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan ın da katıldığı imza töreni ile 1 milyar dolar tutarında 40 adet Boeing Dreamliner yolcu uçağı almaktan vazgeçecek mi? Türkiye ile Amerika arasında bugün gelinen kopmayı son 15 yılda yani AKP iktidarı döneminde yaşanan ilişkiler ile anlatayım. 25 Şubat 2003'te Amerika nın Irak ı işgali sırasında İncirlik i kullanma talebi, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması için Hükümet'e yetki verilmesi konusundaki başbakanlık tezkeresi Meclis te bir grup AKP linin muhalefete katılması ile 1 Mart 2003 de reddedildi. Türkiye-Amerika gerilimi başladı. 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak ın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri tarafından Türk Özel Kuvvetleri Bürosu na baskın yapıldı ve 11 Türk askeri başlarına çuval geçirilip kelepçelenerek esir alındı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ün olayını öğrendiğinde, esir alınan askerler için Mukavemet etmesinler dediği ortaya çıktı. Ve Türkiye ile Amerika arasında yıllara dayalı müttefiklik yerini soğuk savaş benzeri diplomatik krizlere bıraktı. Türkiye-Amerika gerilimi arttı. Gelelim Fethullah Gülen Terör Örgütünün (FETÖ)15 Temmuz kahpe darbe girişimi sonrası yaşanan önemli gelişmelere. Türkiye ısrarla Fethullah Gülen in iadesini istedi, Amerika da ısrarla, yargı kararı olmadan iade etmem dedi. Yargıladı mı? Hayır, Gülen hakkında Amerika da dava bile açılmadı. Türkiye-Amerika gerilimi arttı, arttı. Türkiye ile İran arasında yapılan ticaret ile Amerikan ambargosunu ve Birleşmiş Milletler kararını ihlal ettiği gerekçesi ile önce Reza Zarrab sonra Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla tutuklandı. Amerikan yargısı dönemin ekonomiden sorumlu bakanı Zafer Çağlayan hakkında da tutuklama kararı verdi. Erdoğan Amerikan ambargosunu Türkiye nin uygulamadığını ve Çağlayan ın hükümet kararlarını uyguladığını açıkladı. Türkiye-Amerika gerilimi arttı, arttı, arttı. Türkiye Rakka da IŞİD e karşı Amerika ile ortak askeri harekat yapmak istemesine rağmen Amerika kendisine PKK terör örgütünün Suriye uzantısı PYD/YPG yi müttefik aldı. Türkiye nin ısrarlı tepkilerine rağmen Amerika PYD/ YPG ye TIR dolusu askeri malzeme ve zırhlı araçlar verdi, vermeye de devam ediyor. Türkiye-Amerika gerilimi arttı, arttı, arttı, arttı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rus yapımı S-400 füze savunma sisteminin satın alınması konusunda imzaların atıldığını ve Türkiye'nin kapora ödemesini Moskova'ya gönderdiğini açıkladı. NATO ve Amerika tepki gösterdi. Türkiye-Amerika gerilimi arttı, arttı, arttı, arttı, arttı Aralık 2013 öncesi FETÖ şüphelisi polis müdürleri ve Zekeriya Öz ile irtibatı tespit edilen ABD nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin etmek ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından mahkeme tarafından tutuklandı. Türkiye-Amerika gerilimi arttı, arttı, arttı, arttı, arttı, arttı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ın İran dönüşü yaptığı açıklamada, "30 milyar dolarlık hedef gündemimizin ana belirleyici maddesi oldu. Merkez Bankalarımızın riyasetinde ve bankaların kendi aralarındaki finans sektörüne bir canlanma, hareketlilik getirme kararına vardık. Ekonomik ilişkilerimizi mevcut kur baskısından kurtarmak suretiyle yerli parayla alış veriş yapma fikrini hayata geçirme kararını verdik" dedi. Eyvah, dedim ve yazı işlerinde çalışan arkadaşlarımın yanına giderek şunları söyledim. Türkiye ile İran dolar ile değil milli paraları ile 30 milyar dolarlık ticaret yapacaklar. Dünyada her doların transferi Amerika dan geçerken, İran ile Türkiye bu sistemden ayrılıyorlar ki Amerika dan bir tepki çok yakında gelir. Ve Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AKP Afyonkarahisar kampında iken açıklandı. ABD Büyükelçiliği resmi Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye'den yapılan vize başvurularının askıya alındığını bildirdi. Türkiye-Amerika gerilimi arttı, arttı, arttı, arttı, arttı, arttı, arttı ve PATLADI. Bodrum'da AKUT'tan temsili kurtarma operasyonu kaybeden 'BEN DE HERKES GİBİ OKULA GİTMEK İSTİYORUM' - Çocuklarından birini kaybeden ve 2'si kız 4 çocuğu bulunan Şefik Yalçın'ın, kızı Suzan'ı sık sık hastaneye götürmesi ve düzenli bir işte çalışamaması nedeniyle aile, bir yandan da yoklukla mücadele ediyor. 'SUZAN'IN BU EVDE OTURMASI BİLE ZARARLI'

6 6 Ekonomi SABIRLIK Antalya'nın Gazipaşa İlçesi'nde örtü altı salatalık hasadı başladı. İlk salatalıklar iç piyasaya sürülürken, fiyatlar üreticiyi memnun etmedi. Geçen yıl 1.70 liraya alıcı bulan erkenci salatalık bu yıl kuruşa düştü. Gazipaşa Hal ve Komisyoncular Dernek Başkanı Hamdi Fidan, fiyatların yükselmesini umduklarını söyledi. 'FİYATLAR YÜZÜMÜZÜ GÜLDÜRMÜYOR' 'İHRACATIMIZ DAHA BAŞLAMADI' Patates ekimi yapan çiftçilerin pazar 'PAKETLEME, FİYATI ARTTIRDI' Gerilimsiz yaşayamıyoruz! Birkaç gün önce hiç olmadığımız kadar yakın durumda olduğumuz ABD yle de fena halde düşman olduk galiba Ve yeni bir gerilimimiz oldu Hızla ortaya çıkan sonuçlara bakarsak, durum hiç de iç açıcı değil Her şey, ABD nin Türkiye'den yapılan vize başvurularını askıya alındığını açıklamasıyla başladı Bu karara gerekçe olarak personel güvenliği gösteriliyordu Buna hemen karşılık verildi ve Türkiye de Washington büyükelçiliği aracılığıyla ABD vatandaşlarının vize ve e-vize başvurularını askıya aldığını duyurdu Gerilimin ilk etkisi, Türk lirasının dolar karşısında sert düşüş yaşaması ve Dolar ın uluslararası piyasalarda 3.71 seviyesinde çıkmasıydı Hemen peşinden de, Euro uluslararası piyasalarda 4,4453 liralık tarihi rekor düzeye çıktı İlgisi ve bilgisi olmayan biri şöyle bir bakacak olsa, Türkiye ye gerilimsiz yaşayamayan ülke sıfatını yakıştırır her halde Ama bizim yeteri kadar gerilimimiz vardı ABD yle İlk başta, her yere uzayabilecek Zarrab Krizi var Sonra Fettulah Gülen in iadesi ve Korumalar krizi geliyor Kamuoyu nun dikkatinden kaçmış olsa da, ABD'de özel yetkili savcının Başkan Donald Trump yönetimi aleyhine açtığı Rusya bağlantısı dosyasına AKP hükümetinin de dâhil edilmesi var Trump'ın 21 gün Ulusal Güvenlik Danışmanlığını yapıp sonra istifa etmek zorunda kalan Flynn'e verilen lobicilik paraları ve AKP hükümeti bakanlarının Flynn'le yaptığı toplantılar mercek altında Bir Amerikan Konsolosluğu çalışanın gözaltına alınması ise ipi koparmaya yetti Türkiye'deki Büyükelçiliklerde görev yapan yerel personelin doğrudan Dışişleri Bakanlığı'na bildirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmuyor. Sadece o söz konusu ülkeden gönderilen, o ülke vatandaşı personel Dışişleri Bakanlığı'na bildiriliyor ve diplomatik dokunulmazlıktan yararlanıyor Ancak çalışan yerel personelin sosyal güvenlik kaydı resmen SGK'ya bildiriliyor ve yabancı temsilcilikler işveren olarak yer alıyorlar ABD nin bu kadar sert tepki vermesinin nedeni ise benzer olaylardan korunmak için yapılmış gibi görünüyor Nitekim bir Konsolosluk personeli için daha gözaltı kararı olduğu ve bu kişinin sırf bu nedenle Konsolosluk binasından çıkamadığı yolunda bilgiler var Eğer ABD ile bu krizin Türkiye nin Batı dan kopup Rusya nın yanında yer almasıyla sonuçlanacağını düşünenler varsa, kendilerini boş ümitlere kaptırmasınlar bu arada NATO üyesi olup blok değiştirmeye karar vermiş bir Türkiye ile NATO dan dışlanmış bir Türkiye arasında büyük fark var Herkesin ağırlığı mevcut durumuna göre çünkü Ah, bir de bunları Türkiye nin dış politikasını yönlendirenlere anlatabilseydik keşke..! Akbank ta finansal koordinasyon Türker

7 7 Kültür - Sanat HİTİT BARAJI DSİ'NİN YAPTIĞIYLA AYNI Çorum'daki Alacahöyük kazılarında ortaya çıkarılan 'Dünyanın çalışan en eski barajı' unvanına sahip Hitit Barajı'nın 'Arkeopark' projesinin yüzde 90'ı tamamlandı.

8 8 Sağlık - Eğitim dedi. Pi Balık yağı sarkmayı önlemeye yardımcı olab l r - - FAZLA KİLO, SİGARA GİBİ FAKTÖRLER SARKMAYA NEDEN OLABİLİR - - ola- - lar. DOĞAL YAĞLAR TÜKETIN - Emrah KARAKÜTÜK

9 BAŞKENT MEKTUBU Kel Ali nin bağı..! Dış Haber 9 Öncelikle adı Ali olanlardan özür dilerim. Kel Ali nin bağı tabiri Anadolu nun çoğu yerinde kullanılır. Kel Ali nin bağında, üzümün yanı sıra, kavun, karpuz, kabak, şemşamer (Gün döndü) fasulye gibi ürünler olurmuş. Birisine Halin nedir, işler nasıl? diye sorulduğunda, Kel Ali nin bağı gibi cevabını verirse, ikinci bir soruya hiç hacet kalmaz olur. Bizim yazılı ve görsel medyamız, Maşallah, Kel Ali nin bağı misali yayınlarına devam ediyor. Hepsinde de haberler hemen hemen aynı şekilde yer almaktadır. Gazetelerin üçüncü sayfaları kan ve gözyaşıyla doludur. Cinayetler, tacizler hepsi 32 kısım tekmili birden boy göstermektedir. Birinci sayfalarda politik yazılar, Ali şunu dedi, Mehmet bunu dedi. Bu parti şöyle dedi öbürü cevap verdi. Allah aşkına gına geldi, gına Bu memlekette hiç mi güzel olaylar yok? Güzelliklere imza atan, örnek olan yığınla insan varken onlar neden haber olmazlar? Haber olmak için illa menfi işler mi yapmak gerekiyor? Gazetelerin dördüncü sayfalarını da, iyiliklere ayırsak kötü mü olur? Haberlerde birinci sırayı politika, ikinci sırayı da kadın cinayetleri ve trafik kazaları kaplamaktadır. Artık köşe yazarlarının dışında okunacak sütunlar yok denecek kadar azalmıştır. İnsanın yeter artık diyesi geliyor. Magazin haberlerine hiç değinmek istemiyorum..! Falanın gezdiği kişiyi bırakması, filanın verdiği frikik nasıl bir haber değeri taşır? Onu da magazin müdürlerine sormalı Masa başlarında, ajans haberleriyle gazete çıkartmak modası devam etmektedir. Ağırlıkta olan haberlerde kan, gözyaşıdır. Hurufat devrinde makasçılar vardı, kes yapıştır, kes mürettibe ver, ne olur iğneyi birazda kendimize batırabilsek mesele kalmaz da, böyle gelmiş böyle gider diyerekten yazımızı noktalayalım. ( AKARYAKIT SATIN ALINACAKTIR ( THE GUARDİAN: DER SPİEGEL: DİE WELT: LE MONDE: THE NEW YORK TİMES: ALJAZEERA: BBC: CNN: BLOOMBERG: CHİNA DAİLY:

10 10 Yerel EN POLİTİK İnsan olmak ya da terbiye de ilk adım Kendisinden yola çıkmayan insan, hiç bir zaman yola çıkmış sayılmaz. Gerçekten de böyledir. Cemiyeti terbiye etme iddiasında nice insan vardır ki; kendilerini bu terbiyeden vareste tutarak, bu iddianın ilk şartını ihmal etmek gafletine düşmüşlerdir. Her yolculuk evvela bir vasıtaya binmekle başlar, sonra safha safha yolculuğun diğer kısımları gelir. Bugün kendi nefsini dizginleyemeyen bir insan; kendisini bu yolculuğa başlamış nasıl addedebilir ki? Bu yolculuğun tek vasıtası vardır: O da kişinin evvela kendini inşa etmesi hadisesidir. Cemiyetten önce; kendilerine, terbiye edilmesi lazım gelen bir unsur olarak bakmayanlar, cemiyeti bulandırmaktan öteye gidemezler. Ünlü filozof Konfüçyüs: ''Öldürmeyen her darbe insanı yüceltir.'' diyor. Doğrudur, insan acılarla büyür, onlara tahammül göstermekle yücelir. Tarihte cemiyetin dizginlerini eline geçirebilmiş kıymetlerin, ulu ruhların hemen tamamı çilelerin demirden cenderesinden geçebilmiş insanlardır. Hayatı Sadece bir zevk eğlence vasıtası olarak görenler arasından tek bir irade kahramanı çıkmış değildir. Zaten insan olmanın en önemli şartlarından biride, sızılı bir yüreğe, hisseden, duyan bir kafaya sahip olmaktır. İnsan dediğin kafasında gönlünde sadece kendisine ait dertleri taşımamalıdır. İnsan odur ki; topyekun insanlığın çilelerini gönlünde ve kafasında depolamasını bilen, kendisi için değil ama cemiyet için ağlayan adamdır. Bugün Dünya da ''Ah... Ne hisli bir yüreğim var. Neden dünyadaki her acılı insana annelik yapıyor yüreğim? Neden gündüzlerde gecenin gelişini görecek kadar meyus bakıyor gönlüm? Neden şu ağlayan çocuklara ağlıyor gözlerim? Neden şu üşüyen ayaklarla donuyor ayaklarım?" Sorusunu soranlar var olmadıkça anlamlı bir hayatımız olmayacaktır. ''Sen her acıya annelik, sahiplik yapan vicdanım, birazcık olsun sadece kendine bakmayacak mısın? Bir defa olsun taşlaşmayacak mısın?" ''Allah'ım yoksa saadet denilen şey taşlaşmak mıdır?'' sorusunu soranlar insandır dünya da, ''Hayır, hayır yalın ayak gezenler oldukça taşlaşamam. Ekmeğini katıksız yiyenler var oldukça hissizleşemem! İnsanlar gözyaşı döktükçe mesut olamam!" Saadeti kendini hissetmekte bulanlara yazıklar olsun, yazıklar olsun kainatın acılarını yüreğine sığdıramayanlara! Bugünün dünyasında mesut olmak ancak vicdansız olmakla mümkün. Vicdanı olanların acılar içinde yaşamasından daha tabii ne olabilir ki! Vicdanı olanlara, insan kalanlara, kendisinden yola çıkıp, cemiyet dertlerini dertlenen yüce kıymetlere, ne kadar insanım sorusunu soranlara selam olsun. Taşdelen: ODTÜ, Yüzüncüyıl ve İşçi Blokları nın arasında kalan bu bölge bir mücadele bölgesidir. Denizlerin diktiği ağaçların yanı başında Uğur Mumcu Parkı çok güzel olacak TAŞDELEN: ATATÜRK E VE ATATÜRKÇÜ AYDINLARIMIZA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ PARKIN GİRİŞİNE UĞUR MUMCU ANITI ANKARA NIN EN BÜYÜK PARKLARINDAN dan gidi bu Ankara'da Müze MÜZEDE NELER VAR? OKUMA EVİ HİZMET VERİYOR DEMİREL'DEN DAVET BULMACANIN ÇÖZÜMÜ

11 SPOR dedildi T gemspor 3'te 3 yaptı Dede ÖZEL HABER Şansla, balla bu kadar olur! Ve denizin bitip, ayakların dibe değdiğini İzlanda maçıyla birlikte herkes gördü. Şakşakçılar, eyyamcılar, çıkarcılar, yalakalar ve yancılar yani seyahat çantaları (!) da dahil olmak üzere artık ulusça bu işin bu mantıkla, bu federasyonla ve de pek tabi ki bu isimlerlerle gitmeyeceği gün gibi açığa çıktı. İnanın içim o kadar rahat ki, son bir yıl içinde bu anlamda en az 7-8 yazı yazdım. Sadece Lucescu için bile üç yazı kaleme almışım. Ancak neylersin ki, bir yerlerimizi de yırtsak, Yıldırım Demirören kendi bildiğini okuyor. En baştan ve bir kez daha söyleyelim; Yıldırım başkan çok yıprandın. Kaptan köşkünde oturduğun Futbol Federasyonu su alıyor yani batıyor. Bundan daha kötü bir tablo olabilir mi? Yanlış anlaşılmaması için altını çizeyim. Federasyon batıyor derken maddi anlamda bir suçlama, yani yolsuzluktan bahsetmiyorum. Sadece yerlerde sürünen futbolumuz ve içindeki ögelerden bahsediyorum. Çok çabuk, hemen yani acilen; Beyin fonksiyonlarının yeterliliğinden bile şüphe ettiğim Lucescu yu hemen ilk uçakla Bükreş e gönderin. Daha sonra ceketinizi alıp kamuoyundan özür dileyerek o koltuktan kalkın. Neresinden tutup, nesini anlatayım, bir milli takım düşünün ki, başında başarılı olma ihtimali hiç olmayan, geçmişteki başarılarının arkasındaki bir Rumen, kadrosunda Ay Yıldızlı formanın ağırlığını kavrayamamış bir futbolcu grubu ve tüm bu oluşumun başında da beceri yoksunu bir federasyon. ACI, ANCAK GERÇEK 2016 Avrupa Futbol Şampiyonasına, dünya üzerinde bir kez daha görülmesi neredeyse imkansız bir şans zinciriyle gittiğimizde de aynı şeyleri söylemiş ve yazmıştım. Bu işler gölde balık tutmaya benzemez. Tepeden tırnağa dek oluşturulacak bir sistematiğe gereksinimimiz var. Milli takımın başkanından futbolcusuna, teknik adamından kondisyonerine, malzemecisinden çaycısına kadar komple revizyon şart. Bakın, çok net bir biçimde, altını çizerek belirteyim; Şayet İzlanda yı yenseydik te görüş ve düşüncelerimde herhangi bir değişiklik olmayacaktı. Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, şansla, balaa bu işler yürümez. Yürüse de işte bu kadar yürür. Bir yer gelir ve lastik patlar. Nitekim patladı işte Hani eskilerin deyimiyle, Takke düştü, kel göründü. Bakalım bekleyip, neler olacağını hep birlikte göreceğiz. Demirören koltuğunda oturmayı sürdürebilecek mi? Lucescu göreve devam edebilecek mi? Ruhsuz insanlardan oluşan futbolcular yeniden o şerefli formayı giyebilecekler mi? Dediğim gibi hep birlikte göreceğiz. Hoşçakalın

12 Balık sezonu açıldı, Derya kuzuları tezgahlarda yerini aldı. Özellikle mevsim balıklarının bolluğuyla fiyatının uygunluğu da bizleri sevindiriyor Karaca Kardeşler Balık Lokantası Gayret Mah. Asımbey sk. No: 4/15 Tel: