BİLİŞİM-İNTERNET SUÇLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİLİŞİM-İNTERNET SUÇLARI"

Transkript

1 1 of :37 BİLİŞİM-İNTERNET SUÇLARI Bahçeşehir Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi İstanbul Basın Savcısı Cevat ÖZEL Bilişim-İnternet Suçları başlıklı sunum iki ana bölümden ibaret olup ilk bölümde bilişim suçları,ikinci bölümde ise bilişim suçları ile alakası ve iletişim aracı olması yönünden internet konusu incelenmeye çalışılacaktır. I-BİLİŞİM SUÇLARI Dört ayrı alt başlık altında sunulacak olan bu bölümde önce bilişimin tarifi yapılacak,daha sonra sırası ile Türk Ceza Kanunu ndaki düzenleme,bilişim suçları ile ilgili Yargıtay kararları ve Türk Ceza Kanunu 2000 Tasarısı ile getirilmeye çalışılan düzenleme ile ilgili bilgiler ve eleştiriler sunulacaktır. A-Tarifi Bilişim kelimesi muhtelif sözlüklerde; İnsanların; teknik,ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişimlerinde kullandıkları,bilimin dayanağı olan bilginin,özellikle elektronik makinalar aracılığıyla düzenli ve akılcı biçimde işlenmesi,bilginin elektronik cihazlarda toplanması ve işlenmesi bilimi,informatik olarak açıklanmaktadır. Bu alanda yapılan ve suç olarak tanımlanan ihlaller; a-bilgisayar suçu, b-bilgisayarla ilgili suç, c-bilgisayar suçluluğu, d-elektronik suç, e-bilgisayar vasıtası ile işlenen suçlar, f-bilişim suçları ya da suçluluğu, g-bilişim ihlali, gibi değişik terimlerle ifade edilmeye çalışılmaktadır. Günlük hayatta çoğunlukla bilişim ile bilgisayar kelimeleri eş anlam ifade ediyormuş gibi kullanılıyor ise de bu bir yanılgıdan ibarettir.zira sözlüklerde bilgisayarın tanımı; Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi önceden verilmiş bir programa göre yapıp

2 2 of :37 sonuçlandıran,bilgileri depolayan elektronik araç,elektronik beyin,kompütür olarak verilmekte olup, yukarıdaki iki tanımın birbirleri ile örtüşmediği açık olarak görülmektedir.bilişim kelimesi,bilgisayardan faydalanılarak bilgilerin depolanması,işlenerek başkalarının istifadesine sunulur hale getirilmesi ve iletilmesi faaliyetini,bilgisayar ise bu faaliyetin gerçekleştirilmesinde en önemli etken olan cihazı ifade etmektedir. Bilgisayar suçları ya da bilişim suçları konusunda herkesin ittifak ettiği bir tarif yoksa da en geniş kabul gören tarif Avrupa Ekonomik Topluluğu Uzmanlar Komisyonu nun Mayıs 1983 tarihinde Paris Toplantısı nda yaptığı tanımlamadır.bu tanımlamaya göre bilişim suçları; Bilgileri otomatik işleme tabi tutan veya verilerin nakline yarayan bir sistemde gayri kanuni,gayri ahlaki veya yetki dışı gerçekleştirilen her türlü davranış tır. Tarifinde olduğu gibi bilişim suçlarının tasnifinde de bir birlik yoktur.konu ile ilgilenen kimi uzmanlar bu kapsama girmesi muhtemel fiilleri saymakla yetinmekte ve gruplara ayırarak tasnife gerek görmemekte,bazı uzmanlar ise bu suçları iki,üç ya da dört ana başlık altında incelemektedir. Üyesi bulunduğumuz Avrupa Ekonomik Topluluğu ise bir tavsiye kararında bu suçları beşe ayırmıştır.bunlar sırası ile; 1-Bilgisayarda mevcut olan kaynağa veya herhangi bir değere gayri meşru şekilde ulaşarak transferini sağlamak için kasten bilgisayar verilerine girmek,bunları bozmak,silmek,yok etmek, 2-Bir sahtekarlık yapmak için kasten bilgisayar verilerine veya programlarına girmek,bozmak,silmek,yok etmek, 3-Bilgisayar sistemlerinin çalışmasını engellemek için kasten bilgisayar verilerine veya programlarına girmek,bozmak,silmek,yok etmek, 4-Ticari manada yararlanmak amacı ile bir bilgisayar programının yasal sahibinin haklarını zarara uğratmak, 5-Bilgisayar sistemi sorumlusunun izni olmaksızın,konulmuş olan emniyet tedbirlerini aşmak sureti ile sisteme kasten girerek müdahalede bulunmaktır. B-Türk Ceza Kanunu ndaki düzenleme Bilişim suçu kavramı Türk Ceza Hukukuna ilk defa 1991 yılında 3756 sayılı Kanunla girmiş olup Bilişim Alanında Suçlar başlığı altında Türk Ceza Kanunu nun 525 inci maddesinin (a-b-c-d) bentlerindeki düzenlemeleri yapan Yasa koyucumuzun bilişim alanı ihlallerini bilişim suçu olarak isimlendirmeyi tercih ettiği görülmektedir. 525 inci maddenin (d) bendi,bilişim suçu işleyenler hakkında verilmesi gereken (kamu hizmetinden veya meslek veya sanat veya ticaretten muayyen bir süre yasaklanma) şeklindeki fer i ceza ile ilgili olup (a),(b) ve (c) bentlerinde tarifi yapılıp müeyyideleri gösterilen beş ayrı suç tipinden bahsetmek mümkündür.bunlar sırası ile; 1-Sistemde yer alan ve sır teşkil eden bilgiyi hukuka aykırı olarak elde edip öğrenmek,(a-1) 2-Başkasına zarar vermek için sistemde bulunan bilgileri kullanmak,nakletmek,çoğaltmak,(a-2) 3-Başkasına zarar vermek veya kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadı ile sistemi ve unsurlarını tahrip etmek,değiştirmek,silmek,sistemin işlemesine engel olmak,yanlış biçimde işlemesini sağlamak,(b-1) 4-Sistemi kullanarak kendisi veya başkası lehine hukuka aykırı yarar sağlamak,dolandırıcılık,(b-2)

3 3 of :37 5-Sistemi kullanarak sahtecilik yapmaktır.(c) C-Bilişim suçları ile ilgili Yargıtay kararları Birden ziyade karşı mağdura karşı işlenen bilişim suçlarında TCK.nun 71.maddesi hükmü gözetilerek mağdurlardan her birine yönelik eylemlerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Y.6.C.D / Sanığın pompacı olarak çalıştığı petrol istasyonundan kredi kartı ile petrol alan müştekinin unuttuğu kartla,müşteki adına değişik tarihlerde petrol almış gibi fişler düzenleyip imzalayarak borçlandırmak suretiyle bankadan tahsil ettiğinin iddia edilmesi karşısında,eylemin sübutu halinde TCK.nun 3679 sayılı Yasa ile değişik 504/3.maddesinde öngörülen suçu oluşturup oluşturmadığı ve delilleri takdir ve tartışmasının üst dereceli ağır ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Kabule göre de;tck.nun 525/b-2.maddesine uyan suçların asliye ceza mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Y.6.C.D / (Bu içtihat Karacabey Sulh Ceza Mahkemesinin bilişim suçundan verdiği bir mahkumiyet kararı ile ilgilidir.) Her ne kadar TCK.nun 119.maddesi uyarınca ön ödeme nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararları temyiz incelemesine tabi değilse de müdahil vekillerinin itirazları suç vasfına yönelik bulunması nedeniyle yapılan incelemede: İddianamede sanığın CINE-5 yayınlarını bir cihazla izinsiz çözerek şifresiz olarak kamuya açık ve aleni biçimde toplu şekilde gösterip izlettirmekte olduğundan TCK.nun 525/b-son maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış,sanık dekoder sahibi olmadığını,iş yerinde CINE-5 yayınlarını şifresiz olarak başkalarına izlettirmediğini savunmuş,samsun 3.Noterliğinin gün ve sayılı düzenleme şeklindeki tespit tutanağında ise, gününde Samsun Pazar Mahallesi,Çiftehamam Caddesi,Lezzet Pazarlama Kantariye ve Gıda Maddeleri,Lezzet Bisküvileri Karadeniz Bölge Bayisi işyerinde şifresiz olarak televizyonda kalabalık bir müşteri grubuna Fenerbahçe-Galatasaray lig maçının izletildiği saptanmıştır. Öncelikle yukarıda adı geçen işyeri sahibi ve izlettiren kişinin sanık olup olmadığı araştırılarak,sahibi ve izlettiren kişinin sanık olduğunun belirlenmesi halinde,noter tesbitinde belirtilen şifresiz olarak maç izlettirmenin ne anlama geldiği,dekoderin takılı bulunup bulunmadığı,takılı ise dekoderin sanığa veya başkasına ait olup olmadığı,takılı değilse CINE-5 yayınındaki şifrenin ne şekilde çözüldüğü,başka bir araçla kullanılıp kullanılmadığı,çanak antenle izleme hususunun bulunup bulunmadığı araştırılarak sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken noksan inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / A-Teknisyen olan sanığın çalıştığı X-Bar tipi telefon santralında bazı telefonların sliv tellerini kopartarak kontür yazılmasını engelleme ve zaman zaman bu kontürleri elle küçük miktarlarda ilerletip durumu gizlemek ve başkalarına çıkar sağlamaktan ibaret eylemlerinde, sliv teli-kontür düzeneğinin bilişim suçlarının konusu olan bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş sistem olup olmadığının bilirkişiye başvurularak araştırılması ve sonucuna göre: 1)Böyle bir sistem olduğunun saptanması durumunda TCK.nun 525/b,80; 2)Başlı başına bir sistem olmamakla birlikte sisteme veri yerleştirme input görevi yaptığının saptanması halinde ise Yasada sözü edilen sistemin dar manada bir bilgisayar mı,yoksa fizik ve soyut ögelerle birbirini tamamlayan geniş anlamda bir bilişim sistemi mi olduğunun tartışılması ve: a-sistemin dar manada ve fiziki olarak bilgisayar anlamına geldiğinin kabulü durumunda sistemin dışında kalan veri yerleştirme düzeneklerindeki eylemlerin bilişim suçu sayılmadığından sanığın

4 4 of :37 eyleminin TCK.nun 240,80; b-yasada sözü edilen sistemin geniş anlamda bilişim sistemi olduğunun kabulü durumunda ise sisteme veri input sağlayan düzeneklerin de sistemde yer alacağı,dolayısıyla sanığın eyleminin TCK.nun 525/b,80; 3)(Sliv teli-kontür) düzeneğinin ne Yasanın öngördüğü anlamda başlı başına bir sistem,ne de böyle bir sisteme veri input sağlayan bir öge olduğunun saptanamaması durumunda ise eylemin yine Yasanın 240,80.maddelerine gireceği gözetilmeden eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle yazılı biçimde (TCK.525/b,80) hüküm kurulması, B-Kabule göre de TCK.nun 525/d.madde ve fıkrası gereğince meslek ya da sanattan yasaklama cezası verilmemiş olması. C-Katılan idare vekiline maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi yasaya aykırıdır. Y.4.C.D / Hükümlünün haksız olarak ele geçirdiği müştekiye ait kart ile şifreyi kullanarak para çekme makinasındaki kredi hesabından para çekmesi suretiyle oluşan suç için;süreklilik gösteren Dairemiz içtihatları ve YCGK.nun gün ve 2000/ sayılı kararında belirtildiği gibi TCK.nun 525/b- 2.madde ve fıkrası yerine aynı Yasanın 491/3 maddesi ile ceza tayini yasaya aykırıdır. Y.11.C.D / /991 1-Sanığın,komşuları bulunan Aysun Mercan ve Uğur Belge ye bankalardan gelen hesap bildirim cetvellerini ele geçirerek bu belgelerdeki bilgilerden yararlanıp,evinde bulunan enkodem cihazı ile kendisine ait kredi kartının manyetik şeridini yeniden kotlamak suretiyle ve internet yoluyla yurt dışındaki şirketlerden mal siparişinde bulunduğu ileri sürüldüğüne göre: Öncelikle,İletişim Fakültesi öğretim üyesi,elektronik yüksek mühendisi ve Banka ve Kredi Kartları Merkezinde bu işlerde bilgi ve uzmanlığı bulunan üç kişilik bir bilirkişi kurulu oluşturularak sanığın eyleminde TCK.nun 525/a ve (b) bentlerinde gösterilen; a-bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutmuş bir sistemden programları,verileri veya diğer herhangi bir unsuru hukuka aykırı olarak ele geçirmek, b-bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemde yer alan bir programı,verileri veya diğer herhangi bir unsuru başkasına zarar vermek üzere kullanmak, c-başkasına zarar vermek veya kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla,bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemi veya verileri veya diğer herhangi bir unsuru kısmen veya tamamen tahrip etmek veya değiştirmek veya silmek veya sistemin işlemesine engel olmak veya yanlış biçimde işlemesini sağlamak, d-bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş bir sistemi kullanarak kendisi veya başkası lehine hukuka aykırı yarar sağlamak, Durumlarından herhangi birinin veya birkaçının bulunup bulunmadığı kesinlikle tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdiri gerekli iken,uzman olmayan bilirkişinin beyanına dayanılarak eylemin dolandırıcılığa kalkışma olarak kabulü ile TCK.nun 504/3,61,522.maddeleri ile uygulama yapılması, 2-Kabule göre de;değerin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve paranın satın alma gücüne göre pek fahiş olduğunun gözetilmemesi yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Sanığın işletmecisi olduğu otelde kime ait olduğu belirlenemeyen dekoderle CINE-5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile abonelik sözleşmesi olmayan şifresiz yayın izletmek şeklinde oluşan eyleminin hukuki mahiyet arzettiği gözetilmeden beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Hizmetli olarak çalıştığı bankanın bilgisayar sistemine girerek usulüne uygun açılmış bir maaş kredi limitli bankomat hesabının kredi limitini yükseltmek ve ayrıca kendi adına usulsüz olarak bankomat 7/24 hesabı açmak suretiyle haksız yarar sağladığı oluşa uygun olarak kabul edilen sanığın eyleminin

5 5 of :37 TCK.nun 525.maddesinin 1.fıkrasındaki suça uygun bulunduğu gözetilmeden,aynı maddenin 2.fıkrasıyla hüküm kurulması, 2-Sanığın bir suç işlemek kararı ile kanunun aynı hükmünü birinci bentte açıklanan iki ayrı eylemiyle ihlal ettiği anlaşıldığı halde teselsül hükmünün uygulanmaması yasaya aykırıdır. Y.11.C.D / Sanığın,sözleşme ile evinde kullanmak üzere aldığı dekoderi bu sözleşme hükümlerine aykırı olarak başka yerde istifadeye sunmaktan ibaret eyleminin hukuki nitelikte bulunduğu düşünülmeden yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-Kabule göre;tck.nun 525/b-2.maddesinde öngörülen cezanın süresine göre,aynı Yasanın 119.maddesinin olayda uygulama yerinin bulunmadığının gözetilmemesi yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Sanıkların Yapı Kredi Bankasına ait bankamatiğin paranın çıkmakta olan bölümüne yapışkan bant yapıştırmak suretiyle paranın çıkmasını engellemek ve sonradan buradan almak üzere yakında beklemekten ibaret eylemlerinin bilgileri otomatik işleme tabi tutmuş sisteme teknik anlamda bir müdahale sayılmayacağı gözetilmeden ve bankamatiğin bulunduğu yerin bina vasfında bulunup bulunmadığı da araştırılıp sonucuna göre;tck.nun 492/1,491/İlk maddelerinin tatbiki olanağı da karar yerinde tartışılmadan aynı Yasanın 525/b.maddesi ile uygulama yapılması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Sanığın yarar sağlamak amacı ile çalıştığı bankada bilgileri otomatik işleme tabi sistemde prestige card limitini yükseltip temin ettiği kart ve şifresi ile ATM lerden birden çok para çektiği,kredi limitini yükseltmek suretiyle sistemi değiştirip yanlış işlemesini sağladığı dosya kapsamından anlaşılmasına göre kül halindeki eylemlerin TCK.nun 525/b-1,525/d,80.maddelerine uyduğu gözetilmelidir. Y.6.C.D / Sanığın haksız olarak ele geçirdiği başkasına ait bankamatik kartı ile ATM den para çekmek istediği,ancak,şifreyi bilmemesi karşısında eyleminin TCK.nun 493/2,61.maddelerine uyan suçu oluşturduğu düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / TCK.nun 525.maddesinde yazılı suçlara ilişkin kamu davasına bakma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık,sanığın sabit görülen eyleminin TCK.nun 491/ilk maddesindeki hırsızlık suçunu mu,yoksa TCK.nun 525/b-2.maddesinde düzenlenen bilişim suçunu mu oluşturduğu hususundadır tarih ve 2/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı nın gerekçesi ve tüm yargı mercilerini bağlayıcı nitelikteki kabulü karşısında;somut olayda sanığın,telsiz telefonuyla müdahilin frekansına girmek suretiyle konuşma yapmak eylemenin Bilişim alanında suçlar başlığı altında 3756 sayılı Yasayla yeniden düzenlenen TCK.nun 525.maddesine göre değil,491/ilk maddesine göre cezalandırılması gerekmektedir.esasen,tck.nun sonradan değişik biçimde düzenlenmiş 525.maddesinde,telsiz telefon vasıtasıyla yapılan kaçak konuşmaların bu madde metnine dahil edilip yaptırıma tabi tutulduğuna ilişkin bir ibare de mevcut değildir. Y.C.G.K /

6 6 of :37 Dava konusu olayda,sanığın çalıntı kredi kartı ile ve kart sahibinin imzasını taklit ederek değişik mağazalardan alışveriş yapmak suretiyle kendisine ve suç ortağına hukuka aykırı yarar sağladığında kuşku bulunmamakla beraber,kredi kartı gösterilmek ve bu kartın geçerliliği belirlendikten sonra sahte imza atılarak yapılan alışverişte TCK.nun 525/b. maddesindeki suçun teşekkülü için aranan sistemi kullanma şartının yerine getirildiğini söylemek mümkün değildir.eylemin bilişim suçu kabul edilebilmesi için aranan husus sistemin kullanılması olup,olayımızda kredi kartının verdiği güvenden istifade ile mağazanın dolandırıldığı,kredi kartının bir kimlik kartı gibi kullanıldığı,yoksa kanun vazıının amaçladığı anlamda bir sistem kullanılmasının söz konusu olmadığı görülmekle itirazın kabulü ve itiraza atfen ikinci eylem için suç vasfının dolandırıcılık olacağı kanaatına varılmıştır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulu Kararı /106 Sistem-12 santralına bağlı ve numaralı telefonların,bilgisayarda bilgilerini değiştirip verilen yeni komut sonucunda kontürlerini durdurarak santral disk ve belleğinde de herhangi bir kayıt tutulmamasını sağlayan sanığın eyleminin TCK.nun 525/b-1,251.maddelerine uyan özel suç niteliğinde olduğu gözetilmeden genel hüküm niteliğinde olan aynı Yasanın 240/1.maddesi ile karar verilmesi yasaya aykırıdır. Y.4.C.D / Şifrenin müdahil şirkete ait dekoder dışında özel bir alet yardımıyla çözüldüğü saptanmadığına göre,abonelik sözleşmesi ile alınan dekoderi sözleşme hükümlerine aykırı olarak başka yerde istifadeye sunmaktan ibaret eylemin hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden sanığın hükümlülüğüne karar verilmesi, Kabule göre de; a)uygulanan maddede öngörülen cezanın süresine göre sanığa TCK.nun 119.maddesi uyarınca ön ödeme önerisinde bulunulmaması, b)yasa maddesindeki seçimlik cezalardan biri yerine her ikisinin uygulanması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / CİNE-5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ile abonelik sözleşmesi bulunmayan U.T isimli otelde CINE-5 yayınının izlettirildiği noter aracılığı ile tespit ettirilmiş ise de,bu suretle kullanmanın şifre çözülmek suretiyle olup olmadığı saptanamadığına göre,abonelik sözleşmesi ile alınan dekoderin,sözleşme hükümlerine aykırı olarak başka yerde istifadeye sunulmasından ibaret eylemin hukuki nitelikte bulunduğu düşünülmeden yazılı biçimde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Sanık,olay günü oynanan Fenerbahçe-Samsunspor maçının naklen yapılan canlı yayınını çanak anten vasıtasıyla uydudan alarak Giresun daki vericilere yansıttığını savunmuş bulunması karşısında;mahallinde konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılarak,dekoder kullanılmaksızın CINE-5 yayınının bu suretle elde edilmesinin imkan dahilinde olup olmadığı ve ayrıca dekoder abonesi bulunup bulunmadığı saptanıp,sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / Santral işletme mühendisi A.G.Ö. da dinlenmesi ve sanıkların kabulleri gibi bilgisayara verilmemesi gereken komutlarla dairelere yazım yapmadan,telefonları kentler arası ve 900 lü konuşmalara açıp açmadıklarının saptanması ve sonucuna göre eylemlerinin TCK.nun 525/b.maddesine girip girmediğinin tartışılması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması yasaya aykırıdır. Y.4.C.D /

7 7 of :37 Sanığın kamu kurumundan sayılan Ziraat Bankası ile özel banka niteliğindeki Vakıflar Bankasının muhtelif şubelerindeki banka görevlilerini hile ve desiseler yaparak hataya düşürüp daha önce hayali isimlerle açtırdığı hesaplara havale yoluyla para aktarılmasını sağlayarak karşılığını vezneye yatırmadan sahibi olduğu bankamatik kartı ile çekmek suretiyle gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemlerinin TCK.nun 504/7,80. ve 503/1,80.maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 525/b.maddesi ile yazılı şekilde uygulama yapılması yasaya aykırıdır. Y.6.C.D / D-Türk Ceza Kanunu Tasarısındaki Düzenleme Türk Ceza Kanunu Tasarısının İkinci Kitabının İkinci Kısmının Dokuzuncu Bölümü Bilişim Alanında Suçlar başlığını taşımakta olup bu bölümde 345 inci madde ile başlayıp 351 inci madde ile sona eren yedi ayrı madde mevcuttur.tasarının 345 inci maddesinin gerekçesinde bilişim alanı; verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemler olarak tarif edilmektedir.halen yürürlükte olan 525 inci maddede yer alan bilgileri otomatik olarak işleme tabi tutmuş sistem tabirinden vazgeçilerek aynı anlamı taşımak üzere bilişim sistemi sözcüklerinin kullanılmasının uygun görüldüğü de yine gerekçedeki açıklamadan anlaşılmaktadır inci maddenin birinci fıkrası,ne maksatla olursa olsun hukuka aykırı olarak sisteme girilmesini suç olarak kabul ettiğinden sisteme haksız olarak genel kasıtla girilmesi suçun oluşması için kafidir,failin belirli ve özel bir saikle hareket etmesi aranmamaktadır. Maddenin ikinci fıkrası yeni bir suç türü ihdas etmemekle birlikte ilk fıkraya bağlı bir ağırlaştırıcı sebebi düzenlemektedir.failin hangi nedenle olursa olsun sisteme haksız ve kasıtlı bir şekilde girmesi sonucu sistemde bulunan veriler imha edilir veya değiştirilirse sadece bu neticeden dolayı fail daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaktadır.burada failin sisteme girmesi ve bu girme sonucunda verilerin imha edilmesi ya da değiştirilmesi kafi olup failin ayrıca bu neticeyi isteyip istememesi önemli değildir. Üçüncü fıkraya göre, sisteme haksız olarak girmeye teşebbüs edilmesi halinde de faile suç tamamlanmış gibi ceza verilmesi söz konusudur.diğer bir deyişle fail suça teşebbüs halindeki genel indirim maddeleri olan Tasarı nın 37 veya 38 inci maddelerindeki indirimlerden yararlanamaz. Bilindiği gibi Türk Ceza Kanunu nun 525 inci maddesi fikri hakları değil,sistem içerisindeki verileri ve dolayısı ile veri sahiplerinin hukuki menfaatlerini korumaktadır,aynı anlayışın yeni değişiklikle de korunduğunu 345 inci maddenin gerekçesinden anlıyoruz.çünkü gerekçede açıkça Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu nda yer alan ve sistem içindeki programlara ilişkin hükümler saklıdır. denilmek sureti ile Tasarı daki bilişim suçları ile ilgili maddelerin fikri hakların ihlali hallerinde uygulanamayacağı kabul edilmiş bulunmaktadır.gerçekten de 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu nun 4630 sayılı Yasa ile değişik Tanımlar başlıklı 1/B maddesinin (g),(h),(ı) bentlerinde Bilgisayar programı, Arayüz, Araişlerlik kavramlarının açıklamaları yapılmış, Fikir ve Sanat Eserlerinin Çeşitleri başlıklı bölümde yer alan 2 nci maddede bilgisayar programları ve hazırlık tasarımları ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılmıştır.dolayısı ile bilgisayar programları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu nun koruması altına alınmıştır ncı maddenin 1 inci fıkrası, bilişim sistemlerine yönelik olarak işlenen bozma,engelleme gibi ızrar fiillerini özel bir suç haline getirmektedir.burada koruma altına alınan şey;bilişim sisteminin, diğer bir deyişle bilgisayarın fiziki varlığı ve sistemin işlemesini sağlayan bütün diğer unsurlardır. İkinci fıkrada ise bilişim sistemine veri sokulması,verilerin yok edilmesi,değiştirilmesi suç haline getirilmiş olup bu fıkranın uygulanabilmesi için failin bu neticelerin gerçekleşmesine yönelik özel bir kasıtla hareket etmesi gerekmektedir.345 inci maddenin ikinci fıkrasında fail,özel bir kasıtla istemediği ancak sisteme haksız olarak girmesi sebebi ile gerçekleşmesine neden olduğu neticeden dolayı cezalandırılırken burada gerçekleşmesi için özel bir kasıtla hareket ettiği ve gerçekleştirdiği yukarıda sayılan fiillerden dolayı

8 8 of :37 cezalandırılmaktadır. Üçüncü fıkrada ise failin,yukarıdaki iki fıkrada sayılan eylemleri ile; başkasının zararına,kendisinin veya başkasının yararına haksız maddi yarar elde etmek için bilişim sistemine girmesi hali cezalandırılmaktadır. 346 ncı maddenin ilk fıkrasındaki ceza miktarı bir yıldan üç yıla kadar hapis,bir milyar liradan beş milyar liraya kadar ağır para cezası olup,bu fıkradaki eylemin haksız bir çıkar sağlamak amacı ile gerçekleştirilmesi ve dolayısı ile eylemin üçüncü fıkraya uyması durumunda, ağırlaştırıcı hal sebebi ile ceza miktarının; iki yıldan altı yıla kadar hapis ve iki milyar liradan on milyar liraya kadar ağır para cezasına çıkarıldığı görülmektedir. İkinci fıkradaki ceza miktarı ; üç yıldan altı yıla kadar hapis ve üç milyar liradan on milyar liraya kadar ağır para cezası olmasına rağmen,üçüncü fıkradaki haksız çıkar sağlama eyleminin ikinci fıkradaki hale uygun olarak işlenmesi ve ağırlaştırıcı sebebin gerçekleşmesi durumunda, ikinci fıkrada öngörülenden daha az hapis ve ağır para cezasının asgari had olarak tayin edilmesini anlamak mümkün değildir.yukarıda da ifade edildiği gibi üçüncü fıkradaki hapis cezasının asgari haddi iki yıl,ağır para cezasının asgari haddi ise iki milyar liradır ve bu miktarlar ikinci fıkradaki asgari hadlerin de altındadır. 346 ncı maddedeki suçlara teşebbüs halinde de faile suç tamamlanmış gibi ceza verilecek,fail Tasarının 37 veya 38 inci maddelerindeki indirimlerden istifade edemeyecektir nci maddede iki ayrı suç tipi mevcuttur: Bunlardan birincisi;bilişim sistemi marifeti ile ve özel bir kasıtla hukuk alanında fail tarafından hedeflenen bir neticeye ulaşmak için bilişim sistemine veri yerleştirmek,var olan verileri tahrif etmek sureti ile sahte belge oluşturmaktır.suçun teşekkülü için failin belgeyi oluşturması yeterlidir,belgenin oluşturulması ile suç tamamlanır,ayrıca kullanılması gerekmez.sahte belgeyi gerçekleştiren fail ayrıca bunu kullanmışsa kullanmış olmasından ötürü ikinci bir ceza verilmez. İkinci suç tipi ise,sahte belgeyi oluşturan fail dışındaki bir başka kişinin sahte olduğunu bilerek belgeyi kullanması halidir. Bu maddedeki ceza miktarı bir yıldan üç yıla kadar hapistir.sahtecilik yapma kasıt ve gayesi olmasa bile benzer fiilleri üç yıldan altı yıla kadar hapis ve üç milyar liradan on milyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandıran 346 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki cezadan az ceza tertip edildiği görülmektedir.sahte belge tanzim etme niyeti olmaksızın bilişim sistemine hukuka aykırı olarak veriler sokan,mevcut verileri yok eden,değiştiren kişiye daha ağır ceza,sahte belge tanzim etmek için bu fiilleri işleyen kişiye daha az ceza verilmesi pek mantıklı görülmemektedir.belki 346 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki düzenleme başkasının bilişim sistemine girilmesi,347 nci maddedeki düzenleme ise kişinin kendi bilişim sistemine girmesi ve sahte belge oluşturması ile ilgilidir ancak madde metinleri ile gerekçelerinden bu neticeye varmak zor gözükmektedir.kişi,başkasının bilişim sistemine girerek de sahte belge tanzim edebilir,bu ayırımın net bir şekilde yapılmasının daha uygun olacağı şüphesizdir. 4-Tasarı nın 348 inci maddesinde, 345 ve 346 ncı maddelerde düzenlenen suçları işleyen kişiler hakkında bu maddelerde yazılı olan hapis ve para cezalarına ek olarak verilmesi gereken,fer i ceza olarak nitelediğimiz kamu hizmetinden veya meslek veya sanat veya ticaretten altı aydan üç yıla kadar yasaklanma, suçta kullanılan kurumların iki aydan bir yıla kadar kapatılması, fiillerin işlenmesinde kullanılan araçların veya suçtan meydana gelen şeylerin müsaderesi veya mülkiyetinin devlete geçirilmesi tedbirlerine yer verilmektedir. 347 nci maddede zikredilen sahtecilik suçunun işlenmesi durumunda fer i ceza uygulamasının bulunmaması,bu uygulamanın 345 ve 346 ncı maddelere hasredilmesi dikkat çekicidir,348 inci maddenin gerekçesinde bu hususta bir açıklama bulunmamaktadır.

9 9 of :37 5- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması başlıklı 349 uncu maddenin kaleme alınmasının amacı,bu maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere;bu kartların haksız,hukuka aykırı olarak kullanılması suretiyle bankaların veya kredi sahiplerinin zarara sokulmasını,bu yolla çıkar sağlanmasını önlemektir. Bilindiği gibi banka kartı,bankanın kurduğu bilişim sistemine hukuka uygun olarak girmeyi,kart sahibince bilinen bir numara marifetiyle banka görevlisinin katkısı olmadan kart sahibinin kendi hesabından para çekmesini sağlamaktadır. Kredi kartı ise,banka ile müşterisi arasında yapılmış bir akit gereğince kişinin bankadan önceden koşulları saptanan kredi olanağını kullanmasını sağlayan bir araçtır. Madde gerekçesine göre aşağıda zikredilen iki hal gerçekleştiğinde birinci fıkradaki suç oluşur: a-başkasına ait banka ya da kredi kartının,her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesinden sonra,sahibinin rızası hilafına kullanılması,başkasına kullandırtılması,bu suretle failin kendisine ya da bir başkasına haksız yarar sağlaması, b-sahibine verilmesi gereken bir banka ya da kredi kartının bunu elinde bulunduran kimse tarafından kullanılması ya da bir başkasına kullandırtılması. İkinci fıkra ise,ilk fıkrada sayılan eylemlerin esasen mevcut olan banka ya da kredi kartlarının tahrif edilerek kullanılması veya bu kartların sahtecilik sureti ile yapılarak kullanılması hallerini cezalandırmaktadır. Bu maddedeki düzenleme ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu nun tarih,2000/6-62 esas,2000/72 sayılı kararındaki anlayış madde metni haline getirilmiş bulunmaktadır.bu kararın konusunu teşkil eden olay kısaca şöyledir: Bu olayda sanık müştekiye ait banka kredi kartını haksız olarak eline geçirmiş,şifresini de öğrenerek bir bankanın üç ayrı şubesine ait ATM lerden muhtelif tarihlerde para çekmiştir,istanbul 1.Ağır Ceza Mahkemesi banka kartını TCK.nun 493/2.maddesinde zikredilen sair alet kapsamında mütalaa ederek bu madde uyarınca sanığı cezalandırmış,yargıtay 6.C.D. mahkeme kararını onamıştır.bu onama kararına karşı itiraz yoluna başvuran Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; banka kartının sair alet olarak kabul edilemeyeceğini,olayın TCK.nun 525 inci maddesine uyduğunu ileriye sürerek konunun Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelmesini sağlamıştır.genel Kurul ise yukarıda tarih ve sayısı verilen kararında;atm olarak adlandırılan sistemin işlemesi için iki unsura gereksinim bulunduğunu,bunlardan birincisinin kart,diğerinin ise şifre olduğunu,atm makinalarının bir bilgi işlem sisteminin ünitesi olarak kabul edilmesi gerektiğini,sistemi harekete geçirmede kullanılan kartların geleneksel hırsızlık suçları bakımından söz konusu olan sair alet sayılamayacağını,olayın TCK.nun 525/b-2 madde ve fıkrasına uyduğunu gerekçeleri ile ileriye sürerek Başsavcılığın itirazını kabul etmiş ve böylece aynı görüşteki Yargıtay 11.C.D. nin bir başka olayla ilgili olarak verdiği içtihattaki anlayışı kabul etmiştir.bu genel kurul kararı oy çokluğu ile verilmiş bir karar olup 349 uncu maddedeki düzenleme bu konudaki tartışmaları tamamen ortadan kaldırıcı mahiyette olmakla isabetli bir tasarruf olarak gözükmektedir. 6- Suç işlemek için örgütlenme başlıklı 350 nci madde örgütlü suç cürmünün özel bir halini düzenlemekte olup, Dokuzuncu Bölümde sayılan suçları işlemek üzere ikiden fazla kişinin bir araya gelerek bu suçları işleme gayesi ile bir veya birden çok maddi nitelikte hazırlık yapmalarını ağırlaştırıcı hal olarak kabul edip cezalandırmaktadır inci madde, 345,346,347,349 ve 350 nci maddelerde tarifi yapılan suçların işlenmesi halinde tüzel kişileri de sorumlu tutmaktadır. Tasarı nın İkinci Kısım İkinci Bölümü Tüzel Kişiler başlığını taşımakta olup bu bölümde yer alan 25 ve 26 ncı maddelerdeki düzenlemeye göre;fiili işleyenin sorumluluğu baki kalmak üzere özel hukuk

10 10 of :37 tüzel kişileri,kanunun ayrıca belirttiği hallerde,organ veya temsilcilerinin tüzel kişi yararına işledikleri suçlardan dolayı sorumludurlar.fiili işleyen kimse hakkında hükmedilmesi gereken para,müsadere veya mülkiyetin Devlete geçirilmesi cezaları tüzel kişi hakkında da uygulanır.fiili işleyen kişi hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezalarla,kamu hizmetlerinden yasaklanma,bir meslek veya sanat veya ticaretin icrasının durdurulması cezalarının süresini aşmamak kaydı ile tüzel kişinin çalışmadan yasaklanıp yasaklanmayacağına,yasaklanacaksa bunun süresinin ne olacağına mahkemece karar verilebileceği gibi, tüzel kişinin beş yılı geçmemek üzere atanacak denetçilerin kontrolu veya yöneticilerin eliyle çalışmalarını sürdürmesine de karar verilebilir. Tasarı nın 2 nci Kitap 1 inci Kısım 8 inci Bölümü Hayatın Gizli Alanına ve Özel Hayata Karşı Suçlar başlığını taşımakta olup bu bölümde yer alan 195 ve 196 ncı maddelerdeki düzenlemeler de bilişim suçu kapsamında değerlendirilebilir.bu iki maddenin Bilişim Alanında Suçlar başlıklı bölüm içerisine alınması belki daha uygun olurdu inci maddenin gerekçesinde de ifade edildiği üzere,günümüzde kişilerle ilgili kayıtların bilgisayar ortamına geçirilip muhafaza edilmesi uygulamasına; hastaneler,sigorta şirketleri,bankalar,kredili alışveriş yapan mağazalar ve benzeri kuruluşlar sıkça başvurmaktadır.bu özel bilgilerin rıza hilafına ilgisiz kişilerin eline geçmesi ve kullanılması, hem bu bilgileri muhafaza eden kurumu ve hem de haklarındaki bilgiler bilgisayar ortamında muhafaza edilen kişiler yönünden sakıncalar doğurabilir.avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 1973 ve 1974 yıllarında özel sektör ve kamu sektöründeki elektronik bilgi bankalarında uygulanacak ilkeleri gösteren iki tavsiye kararı kabul etmiş,avrupa ülkelerinin bir çoğu 1970 li yılların sonunda bu ilkeler doğrultusunda verilerin korunması ile ilgili özel yasaları kabul ederek yürürlüğe koymuşlardır.özel yasaların kabul edilmesi de yetmemiş,avrupa Konseyi nin sürdürdüğü çalışmalar sonucunda Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulması Karşısında Bireylerin Korunması na ilişkin bizim de taraf olduğumuz 108 sayılı Sözleşme 28 Ocak 1981 tarihinde imzaya açılmıştır. 195 inci maddenin 1 numaralı fıkrasının ilk paragrafında,kişinin rızası hilafına veya kanunun öngördüğü şekil ve usullere uyulmaksızın kişisel verilerin bilişim sistemine yerleştirilmesi veya işlenmesi eylemi suç haline getirilmektedir. İkinci paragrafta,verilerin hileli veya kanun dışı yollarla elde edilmesi hali ceza artırım sebebi olarak kabul edilmiştir. 2 numaralı fıkranın birinci paragrafı,kanuna uygun olarak bilişim sistemlerine yerleştirilen veya işlenen kişisel verilerin, muhafazaları için gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmaması sureti ile bu bilgilerin başkalarının eline geçmesine,bozulmasına veya zarar görmesine neden olanları cezalandırmaktadır. Bu fıkranın ikinci paragrafı, fiilin taksirle işlenmesi durumunda failin ağır para cezası ile cezalandırılması gerektiğini hüküm altına almıştır. Maddenin (3) numaralı fıkrası, yasaların öngördüğü haller saklı kalmak üzere,kişilerin ahlaki niteliklerinin,siyasi,felsefi veya dinsel görüşlerinin,ırki kökenlerinin,sendikal bağlantılarının,cinsel yaşamları ve sağlık durumları ile ilgili bilgilerin kişisel veri olarak sisteme yerleştirilip işlenmesini hapis cezası ile tecziye etmektedir ncı maddenin (1) numaralı fıkrası,kişisel verilerin yetkisiz kişilere verilmesini,açıklanmasını,çeşitli özel maksatlarla kullanılmasını ve ele geçirilmesini, (2) numaralı fıkrası ise,kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verilerin sistem içinde muhafaza edilmeye devam edilmesini,yok edilmemesini cezalandırmaktadır. II-İNTERNET Bilindiği gibi bilişim suçunun işlenebilmesi için ana unsurlardan bir tanesi bilgisayar dediğimiz

11 11 of :37 cihazdır.bu cihaz internet kullanımı için de gereklidir.yukarıda bilişim suçu olarak açıklamaya çalıştığımız fiiller internet vasıtası ile de işlenebilir. Tasarı da bilişim suçları ayrı bir bölüm halinde yer almasına rağmen bu bölümde yer alan maddelerde veya bağımsız bir bölüm olarak internetten hiç bahsedilmemesi dikkat çekici önemli bir eksiklik olarak görülmektedir. Diğer taraftan internet,sözlüklerde; Duygu,düşünce veya bilgilerin;telefon,telgraf,televizyon,radyo gibi akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması,bildirişim,haberleşme,komünikasyon olarak tarif edilen iletişim faaliyetinin en önemli araçlarından birisidir. Tasarı nın Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinin 11 inci bendinde Basın ve yayın yolu ile kavramının anlamı;basın ve yayın yolu ile veya her türlü görsel ve işitsel iletişim araçlarıyla yapılan yayın olarak tarif edilmesine rağmen bu tanım içerisinde internetin ayrıca zikredilmemesi tatbikatta karışıklıklara ve şüphelere neden olabilecek gibi gözükmektedir.çünkü Tasarı nın 170/5-6,178/son,188 /3,190/2,357/3,377/2,471/2 nci maddelerinde açık olarak suçun basın ve yayın yoluyla işlenmesi ağırlaştırıcı sebep olarak kabul edilmişken,291/2 nci madde ile buraya atıf yapan 292 nci maddenin son fıkrasında her türlü kitle iletişim araçları,ses kayıt bantları,sesli veya sözlü yayın araçları,internet,plak,elle çoğaltılarak yayınlanan veya dağıtılan yazılar,genel yerlerde levha ve ilan asma faaliyetleri ağırlaştırıcı sebep kabul edilmiş,358/2 nci maddede basın ve görsel veya işitsel yayın tabirinin kullanılması tercih edilmiş,426/4 ncı madde ile 430/4 uncu maddelerde ise basın veya görsel veya işitsel yayın yolu ile veya internet marifetiyle suçun işlenmesi ağırlaştırıcı sebep olarak madde metni içerisine yerleştirilmiştir.bu durumda sanki internet,4 üncü maddenin 11 numaralı bendinde tanımı yapılan basın ve yayın araçları dışında bir araçmış gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Bu sakıncayı gidermek için Tasarı nın 4/11.bendindeki Basın ve Yayın Yolu İle tabiri yerine İletişim Araçları İle tabirinin kullanılması,teknolojinin devamlı gelişme gösterdiği,önümüzdeki yıllarda yeni iletişim araçlarının keşfedilebileceği ihtimalinden hareketle,iletişim faaliyetinin bir ucu açık olacak şekilde ileriye yönelik tarifinin yapılması, günümüzde mevcut olan iletişim araçlarının interneti de kapsayacak şekilde sayılması,iletişim araçları ile suçun işlenmesi halinde cezaların ağırlaştırılması düşünülen maddelerde bu araçları tek tek saymak yerine sadece bu tabirin kullanılmasının daha uygun olacağı düşünülmektedir. İletişimle ilgileri bakımından Tasarı nın 199/2,218/7,293 ve 312 nci bahsetmek gerekir. maddelerinden Basit hırsızlık başlıklı 199 uncu maddenin 2 nci fıkrasında telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanma cezalandırılmıştır ki bu düzenleme maddenin muadili olan TCK.nun 491 inci maddesinde bulunmamaktadır,bu tür olayların gittikçe artış göstermesi sebebi ile isabetli olmuştur. Nitelikli dolandırıcılık başlıklı 218 inci maddenin 7 nci bendine (bilişim sistemi) nin de ilave edilmesi ile bu sistemler aracı kılınarak işlenen ve giderek artış gösteren suçların takibinde önemli faydalar sağlanacaktır. TCK.nun 162 nci maddesinin muadili olarak getirilen Kanunun cürüm saydığı yayının nakli başlıklı 293 üncü maddedeki düzenleme,alman Teleservisler Yasası nın Sorumluluk başlıklı 5 inci maddesinin 2 nci bendindeki düzenleme ile paralellik arzetmektedir.şöyle ki;293 üncü maddenin ilk fıkrasına göre Kanunun cürüm saydığı bir yayını,herhangi bir iletişim aracı ile nakleden,asıl yayını yapan gibi cezalandırılır. 5 inci maddenin 2 numaralı bendine göre ise Servis sağlayıcılar,kullanıma hazır tuttukları yabancı içeriklerden dolayı,ancak bu içeriğin bilgisine sahip oldukları ve bu içeriklerin kullanımının önlenmesi teknik olarak mümkün ve kendilerinden beklenebilir olduğu durumda sorumludurlar. Her iki halde de nakledilen yayının

12 12 of :37 içeriğine katılıp katılmamak önemli olmadığı gibi,yayında ileriye sürülen fikirlere iştirak edilmediğine dair kayıt ilave edilse bile sorumluluk mevcuttur.burada önemli olan içeriğine vakıf olarak bir yayını nakletmektir. Kamu haberleşmesini bozma başlıklı 312 nci madde,tck.nun 391 inci maddesinde zikredilen telgraf,telefon ve telsiz gibi muhabere araçlarını tek tek saymak yerine telli veya telsiz her türlü kamu haberleşme araçları tabirini kullanmıştır ki ileride keşfedilmesi mümkün yeni haberleşme araçlarını da içine alacak bir düzenleme olması itibariyle doğru bir tercihtir. İnternetle işlenen suçlarda yetkili mahkemeyi tayin bakımından da önem arzeden Yer bakımından uygulama başlıklı 6 ncı maddenin ilk fıkrasının 2 nci cümlesinden bir nebze bahsetmek gerekir.bu cümleye göre Eylemin kısmen veya tamamen Türkiye de yapılması veya neticenin Türkiye de gerçekleşmesi halinde suç,türkiye de işlenmiş sayılır. Bu düzenlemeye göre aşağıdaki üç halde de suç Türkiye de işlenmiş sayılacaktır: a-internete girişin ve neticenin Türkiye de gerçekleşmesi, b-internete girişin Türkiye de olması,neticenin yabancı bir ülkede gerçekleşmesi, c-internete girişin yabancı bir ülkeden olması,neticenin Türkiye de tahakkuku. İlk halde fiil ve netice Türkiye de gerçekleştiği,dolayısı ile fail ve mağdur Türkiye de oldukları için yetki bakımından herhangi bir sorun çıkması düşünülemez.ikinci halde fail Türkiye de,mağdur yabancı ülkede,üçüncü halde ise fail yabancı ülkede,mağdur ise Türkiye de bulunduğu için yetki ihtilaflarının çıkması kaçınılmazdır.dolayısı ile son iki hal için bu alanda mutlaka uluslar arası sözleşmeler yapılması gerekir. Bu cümle,türkiye nin yetki alanını ülke çapında düzenler gibi görünmekte ise de,türkiye de milli sınırlar içerisinde internet suçları bakımından hangi adli merciin yetkili olacağı konusunu halletmekten uzaktır.yasal bir düzenleme yapılıncaya kadar ceza mevzuatında genel olarak (Yetki) konusunu düzenleyen CMUK.nun 8 inci maddesindeki düzenlemeden de istifade edilerek tatbikatta şu şekilde hareket edilmesi uygun görülmektedir: a-failin ve internete giriş yerinin belli olduğu,servis sağlayıcı şirket çalışanlarının herhangi bir şekilde suç faili olmadığı durumlarda internete giriş yeri adli mercii, b-servis sağlayıcı şirket çalışanlarının suç faili olduğu durumlarda şirket merkezinin bulunduğu yer adli mercii, c-takibi şikayete bağlı hakaret ve sövme cürümlerinin internet vasıtasıyla işlenmesi durumunda suç mağdurunun ihtiyarına göre; aa)mağdurun ikamet ettiği ya da sakin olduğu yer adli mercii (istisnai yetki), bb)olayın özelliğine göre yukarıda iki şık halinde yazılı olan yerlerdeki adli mercilerden herhangi biri. Avustralya lı bir iş adamı ile ilgili olarak Amerikan finansal haber şirketi tarafından internette yayınlanan bir makalede bu iş adamına hakarette bulunulduğundan bahisle açılan hakaret davası ile ilgili olarak Avustralya Yüksek Mahkemesinin, davanın Amerika da değil,müştekinin bulunduğu Avustralya nın Victoria eyaletinde görülmesine karar verdiği bu ay içerisinde günlük gazetelerde çıkan haberlerden anlaşılmakta olup bu karar dahi görüşümüzü teyit etmektedir. İnternetin iletişim aracı olması onun çeşitli fonksiyonlarından sadece bir tanesidir,basının da en

13 13 of :37 önemli işlevlerinden bir tanesi budur.diğer bir deyişle internet ve basın, kitle iletişim aracı olmaları bakımından sadece bu noktada ortak bir zeminde buluşmaktadırlar.belki bu nedenle internetin diğer fonksiyonları göz ardı edilerek internet ortamında işlenen suçlara Basın Kanunu hükümlerinin uygulanabileceğini söyleyenler ve savunanlar vardır.bu görüşte olanlar her iki yayının dokularının ve tekniklerinin farklı olduğunu gözden kaçırmaktadırlar.basın Kanunu ancak tabı aletleriyle yani matbaa makinalarıyla çoğaltılabilen basılı eserlere uygulanabildiği halde dijital,sayısal bir yayın türü olan internette basılı eser bulunmamaktadır.internet kullanıcısının eli altındaki yazıcı marifetiyle bir web sayfasının içeriğini kağıda dökmesi,bunu çoğaltması matbaa aletiyle çoğaltma sayılamaz.burada dikkat edilmesi gereken ikinci nokta,internet yayınını gerçekleştiren kişi ya da kişilerle bu yayında hiçbir dahli olmayan,sadece internet yayınından istifade etmeye çalışan internet kullanıcısının aynı safta yer almamalarıdır.basılı eserin yayınını gerçekleştiren yazı sahibi,sorumlu müdür,yayınlatan gibi süjeler ise basılı eser neticesini meydana getirmek bakımından fikir ve eylem birliği içerisindedirler.sonuç olarak internet kullanıcısının başkaları tarafından basılan bir gazeteyi,dergi ve kitabı alıp okuyan insandan farkı yoktur.basın Kanunu nun 16 ncı maddesine göre cezai sorumluluk asıl olarak yazı ya da eser sahibine,sorumlu müdüre,yayınlatana,bunlar bulunamadığı takdirde ise sırası ile basana,satana ve dağıtana aittir.internet ortamında ise sayılan bu süjelerin karşıtı olan, kendilerine sorumluluk yüklenebilecek kişi ya da kişiler bakımından bir paralellik ve örtüşme sadece Basın Kanunu ndaki yazı ya da eser sahibiinternetteki içerik sağlayıcı bakımından söz konusudur. Bu yanlış görüşten hareketle 4756 sayılı Yasanın 26 ncı maddesi ile 5680 sayılı Yasaya eklenen Ek Madde 9 la; internet ortamında yayınlanan hür türlü yazı,resim,işaret,sesli veya sessiz görüntü ve benzerleri ile yalan haber yapılması,hakaret ve benzeri fiillerin işlenmesi durumunda 5680 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.dış alemde 5680 sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak gazete,dergi,kitap şeklinde yayınlanan basılı eserlerin hiçbir değişiklik ve ekleme yapılmadan aynen internet ortamına aktarılması durumunda Ek Madde 9 daki düzenlemeye ihtiyaç olmadan hem hukuk ve hem de ceza davalarında 5680 sayılı Yasanın uygulanmasının imkan dahilinde olacağını düşünüyorum.çünkü 5680 sayılı Yasanın 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasına göre; Basılmış eserlerin herkesin görebileceği veya girebileceği yerlerde gösterilmesi veya asılması veya dağıtılması veya dinletilmesi veya satılması veya satışa arzı (neşir) sayılır. Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat a göre neşir kelimesinin manası;neşretmek,yaymak,bir haberi faşetmek,herkese duyurmak,şayi kılmak,izhar etmektir.internetin yaptığı işlerden biri de budur.maddenin yazılış tarzı hemen 17 nci maddenin değiştirilen yeni halini çağrıştırmakla birlikte,kullanılan kelimeler arasında birebir örtüşme olmadığı görülmektedir.17 nci maddede...yalan haber,hakaret,sövme ve her türlü fiil... den bahsedilirken,ek Madde 9 da...yalan haber,hakaret ve benzeri fiil... den söz edilmektedir.ek Madde 9 da sövme kelimesine yer verilmediği gibi, her türlü fiil yerine benzer fiil kelimeleri kullanılmıştır.ek Madde 9,doğrudan 5680 sayılı Yasanın 17 nci maddesini telaffuz etmeden tümü ile 5680 sayılı Basın Kanunu hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir ki bu da dikkat çekicidir.acaba bu bir zuhul eseri midir,yoksa bilinçli olarak yapılan bir düzenleme midir?ek Madde 9 un da 17 nci maddede olduğu gibi,internet ortamında gerçekleşen yalan haber,hakaret ve benzeri fiillerden doğacak maddi ve manevi zararları karşılama ile ilgili hususları düzenleme gayreti içerisinde olduğu muhakkaktır.yapılan bir yayın sebebi ile özellikle manevi zararın tazmini için Basın Kanunu nda bu zararı kısmen de olsa giderici mahiyette olmak üzere 17 inci maddede zikredilen tazminat davası yanında,mevkutelerle ilgili olarak 18 inci maddede zikredilen mahkumiyet kararının yayınlatılması,19 uncu maddede zikredilen cevap ve düzeltme hakkının kullanılması gibi hukuki müesseseler de vardır,acaba Ek Madde 9,kullandığı genel ifade ile 18 inci ve 19 uncu maddelerin de internet ortamında uygulanabileceğini mi söylemek istemektedir?18 inci maddenin uygulanması ile alakalı olarak ; İnternette yapılan bir yayın sebebi ile kişilik haklarına tecavüzde bulunulduğu iddiası ile şikayette bulunan ve yapılan yargılama sonucunda lehine karar alan kişi,bu karara ilişkin kesin hükmün internet ortamında yayınlanmasını ve manevi zararının bu şekilde bir ölçüde giderilmesini talep eder ve bu talebi kabul edilirse bu kesin hükmün internet ortamında yayınlanmamasından kim sorumlu tutulacak,bu karar internet ortamında nasıl yayınlanacaktır?keza 19 uncu maddede düzenlenen cevap ve düzeltme hakkının kullanılması ile ilgili olarak ; tekzip metninin yayınlanmasına ilişkin karar alan kişinin bu talebi internet ortamında nasıl yerine getirilecek,tekzip metninin yayınlanmamasından kim ya da kimler sorumlu tutulacaktır?bu konularda bir açıklık olmaması tatbikatçıların farklı uygulamalarına yol açabilecek niteliktedir.

14 14 of :37 Basın Kanunu,2 nci maddesinde ifade edildiği üzere, yazılar ve resimler hakkında uygulanabilir,halbuki Ek Madde 9 da bunların dışında..işaret,sesli veya sessiz görüntü ve benzerleri... nden de bahsedilmektedir.bunlar hakkında Basın Kanunu nun uygulanması mümkün olmadığı için Ek Madde 9 un 17 nci maddeye ve bu maddenin de Basın Kanunu ndaki sorumluları belirleyen 16 ncı maddeye yaptığı göndermenin, işaret,sesli veya sessiz görüntü ve benzerleri... açısından hiçbir kıymeti yoktur.zira internet ortamında işaret,sesli veya sessiz görüntü veya benzerleri ile yapılan haksız fiillerin sahipleri hakkında Basın Kanunu nun genel sistematiği içerisinde sorumluları belirlemek ve haklarında uygulama yapmak imkansızdır.internete mahsus,bu yayının tekniğine ve şartlarına uygun ayrı bir düzenleme yapmak şarttır. Ek Madde 9 un,açıkça belirtmemekle birlikte 17 nci maddeye ve bu maddenin de 16 ncı maddeye yaptığı gönderme sebebi ile;internet ortamında aynen yayınlanan mevkuteler,kitaplar ve sair basılı eserler bakımından yazar,sorumlu müdür,yayınlatan (naşir) gibi sıfatları taşıyan kişiler hakkında tazminat davaları açılabilir.dış alemde gazete,dergi ve kitap olarak somut bir şekilde görüp hissedebildiğimiz,okuduğumuz basılı eserleri internet ortamına aynen aktaran ve bir anlamda teknik bir görev ifa eden insanların bu yayınların içeriklerinden hiçbir şekilde cezai açıdan sorumlu olmamaları gerekir.zira bu insanlar,dış alemden sanal aleme aktarımını yaptıkları metinlerin içeriklerine vakıf değillerdir.bu mantıktan hareketle dış alemde aylık dergi olarak basılıp satışa arzedilen bir basılı eserin internet ortamında aynen yayınlandığı bir olayda,içeriği itibari ile suç teşkil eden bir yazı sebebi ile derginin sorumlu müdürü ve yazı sahibi hakkında kamu davası açılmış,dergiyi internet ortamına aktaran kişi ile ilgili herhangi bir işlem yapılmamıştır.belki bu kişilerin belli olmaması,bu kimseler aleyhine Türk Mahkemelerinde dava açılamaması gibi istisnai durumlarda Basın Kanunu nun 16 ncı maddesinde olduğu gibi bir sorumluluk sistemi kabul edilebilir ve ancak bu şartların tahakkuku halinde internet ortamına aktaran,içeriğine vakıf olarak kullanıcıların istifadesine sunan kişilerin sorumluluğu cihetine gidilebilir,tabii ki bütün bunlar yasal düzenleme gerektirir. Dış alemde gazete,dergi,kitap olarak gördüğümüz basılı eserlerin aynen aktarılmaması,fazladan yazılar eklenmesi ve bunlarda da suç teşkil eden ibareler bulunması hali de düzenlenmeye muhtaçtır.zira bu durumda sorumlu müdür veya yayınlatan kişi; kendisinin ancak gazete,dergi ve kitapta yazılı olan kısımlardan sorumlu tutulabileceğini,bunların dışında ekleme yapılarak internet ortamında yayınlanması durumunda sorumlu olamayacağını savunabilir,bunun haklı bir savunma olduğu şüphesizdir.bu durumda ekleme yaparak internet ortamına aktaran kişi ya da kişilerin sorumluluğu söz konusudur. Günümüzde medyada tekelleşme ya da kartelleşme olarak ifade edilen rahatsız edici durumun bir sonucu olarak bir çok basın mensubunun çalıştıkları yayın kuruluşlarından ayrılmak zorunda kaldıkları bilinen bir vakıadır.bu insanlardan bir kısmı internet ortamında alternatif medya olarak da adlandırılan internet gazeteciliği yapmaktadırlar.ek Madde 9 un 17 nci maddeye yaptığı gönderme bu gazetecilerin yaptığı yayın faaliyetini düzenlemekten çok uzaktır.çünkü bu yayın alanında 5680 sayılı Yasa anlamında mevkute sahipliği,sorumlu müdürlük ya da naşirlik sıfatları yoktur.dolayısı ile bu kişilerin,yaptıkları yayın sırasında tazminat davasına konu teşkil edebilecek bir haksız fiil işlemeleri durumunda Ek Madde 9 un,17 ve 16 ncı maddelerin tatbik kabiliyeti yoktur. İnternetle ilgili bir düzenleme yapmaya çalıştığı anlaşılan 4756 sayılı Yasanın 14 üncü maddesi ile değiştirilen 3984 sayılı Yasanın 31 inci maddesi üzerinde de durmak gerekir. 31 inci maddenin (Sorumluluk) olan madde başlığı (Program Hizmetinin İçeriği ve Yeni Yayın Tekniklerinin Kullanımı) olarak değiştirilmiş,evvelce iki cümleden ibaret tek bir fıkradan ibaret olan maddeye ikinci fıkra eklenerek; Her türlü teknoloji ile ve her türlü iletişim ortamında yapılacak yayın ve hizmetlerin usul ve esasları,haberleşme Yüksek Kurulu nun belirleyeceği strateji çerçevesinde Üst Kurul ca tespit edilip,haberleşme Yüksek Kurulu nun onayına sunulur.bu yayın ve hizmetlerin mevzuata uygunluğu Üst Kurul ca denetlenir. hükmü getirilmiştir.fıkra metni içerisinde geçen (her türlü teknoloji),(her türlü iletişim ortamı) tabirlerinin internet yayınlarını da kapsadığı düşünülmekle birlikte 3984 sayılı Yasada hüküm bulunmasına ve geniş maddi olanaklarına rağmen,özel radyo ve televizyonları bütünüyle izleyemeyen Üst Kurul un, internet yayınlarını nasıl izleyip denetleyeceği merak

15 15 of :37 konusudur.bir takım müeyyideler içeren 3984 sayılı Yasanın 33 üncü maddesinde bu Kanunda belirtilen esaslara aykırı yayın yapan özel radyo ve televizyon kuruluşlarından bahsedilmekte olup internetten söz edilmemektedir.bu durumda 33 üncü maddenin önceden tespit edilmiş ilkelere aykırı yayın yapan internet kuruluşlarına uygulanması mümkün görülmediği gibi aynı Yasanın 1 inci maddesi açıkça Bu Kanunun amacı,radyo ve televizyon yayınlarının düzenlenmesidir. demekte,internet yayınını çağrıştıran herhangi bir düzenlemeye yer vermemektedir.zaten internet yayınlarına has herhangi bir yayın ilkesi de tespit edilmiş değildir ki bunlara aykırılık söz konusu olsun.31 inci maddenin ikinci fıkrası ile yapılmak istenilen değişikliğin hangi amaca hizmet ettiği anlaşılamamaktadır. Business Week isimli Amerikan dergisinin son sayılarından birindeki verilere göre;2000 yılında 650 olan online kumar site sayısı bugün 1500 civarındadır.yalnız Amerika da bu yıl 1.5 milyar dolarlık kumar oynanmıştır.temmuz ayında çocuk pornosu ile ilgili site sayısı 800 olup 150 FBI ajanı bu işi önlemek ve takip etmekle görevlendirilmiştir.abd Sermaye Piyasası Kurulu,finansal dolandırıcılıkla ilgili günde 500 şikayeti almaktadır.fikri ve sınai hak ihlalleri nedeni ile Amerikan bilgisayar yazılımcıları,müzik şirketleri ve film stüdyolarının yıllık zararı 9 milyar dolar civarında olup Amerika da bu işleri on çete,on bini aşkın web sitesinde yürütmektedir.internet ortamında sahte pasaport,kimlik,sürücü ehliyeti belgeleri hazırlayan siteler mevcut olduğu gibi yasak ilaçları temin eden 400 den fazla site mevcuttur,teröristler interneti iletişim,araştırma,yeni üye ve maddi kaynak temini için kullanmaktadırlar.internetin karanlık yüzü olarak da adlandırılabilecek olan bu yasa dışı faaliyetler 2002 yılı için ABD de 36.5 milyar dolarlık büyük bir meblağa ulaşmıştır. Benzer suçlar bu kadar yoğunlukta olmasa bile ülkemizde de işlenmektedir.ülkemizde bu alanda yapılmış istatistik veriler içeren bir çalışma bulunmamakla birlikte gerekli önlemlerin alınması ve yapılması zaruri görülen yasal çalışmalara hazırlık teşkil etmesi bakımından bu çalışmanın bir an önce yapılması şarttır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bu konuda ilk şikayet 1998 yılı içerisinde gelmiş,tanınmış bir politikacı internette kendi adına porno site açıldığı şikayeti ile başvurmuştur.daha sonraki tarihlerde elektronik postalarla hakaret,bir internet sitesinde bir banka aleyhine yayın yapılması sureti ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu na muhalefet, elektronik posta adresi ve şifresi öğrenilen müşteki tarafından gönderiliyormuş gibi başkalarına elektronik postalarla hakaret ve tehditte bulunulması,bir servis sağlayıcı şirkete ait alışverişle ilgili web sitesinin hack edilmesi,bayan olan müştekinin telefonları,adresi ve kimliğinin,diğer özelliklerinin bir internet sitesinde ilan tarzında verilerek müştekinin telekız ve lezbiyen olarak tanıtılması,böylece yoğun bir telefon trafiği ile karşı karşıya bırakılarak taciz edilmesi,erkek olan müştekinin kimliği,telefonları ve adresinin bir internet sitesinde yayınlanarak homoseksüel olarak tanıtılması ve bayan müşteki olayında olduğu gibi bu ilanın gerçekliğine inanan kişilerin yoğun telefon bombardımanına tabi kılınarak rahatsız edilmesi,bir internet haber sitesinde kamu görevlisine yaptığı görevden dolayı haber verme sınırları aşılarak hakarette bulunulması,bir başka sitede İçişleri Bakanlığının,diğer bir sitede dört ayrı Anayasal kuruluşun tahkir edilmesi,müstehcen yayın yapılması fiillerinin internet aracı kılınarak işlendiği,bu fiillerden yarısından fazlasının hakaret suçlarına ait olduğu gözlenmiştir.başsavcılığımıza son olarak yetkisizlik kararı ile intikal eden evrakta ise bayan olan müştekinin baş resmi tamamen çıplak bir başka kadının fotoğrafına monte edilerek internet ortamında yayınlanmış,müştekinin kimlik ve adres bilgileri de verilerek her türlü davete açık olduğu izlenimi uyandırılmıştır.izmir ilinde ikamet eden müşteki, şikayetini bulunduğu yer Savcılığına yapmış,servis sağlayıcı şirketten IP numarasından istifade ile kullanıcının kimlik bilgileri bu Savcılıkça talep edilmiş,bağlantı tarihi ve saatleri bildirilmediği için bilgi verilemeyeceği ifade edilmiş,bu eksiklik bir sonraki müzekkere ile giderilmiş ancak bu defa da servis sağlayıcı şirket, istenilen bilgileri uzun süre muhafaza edemediklerinden bahisle menfi cevap vermiştir.daha sonra bu evrak servis sağlayıcı şirketin İstanbul da olduğundan bahisle Başsavcılığımıza gönderilmiş,tetkikinde şirket yetkililerinin sanık sıfatı ile ifadelerinin alınmış olduğu görülmüştür.konu hakkında bilgi ve tecrübesi bulunmayan kamu görevlileri tarafından bu suçun takibinin mümkün olamayacağını bu evrak bize açıklıkla göstermektedir.bir defa servis sağlayıcı şirketten bilgi talep edilirken mutlaka IP numarası,bağlantı tarih ve saatleri bildirilmelidir.hem de bu iş hiçbir gecikmeye mahal verilmeden en seri vasıta ile yapılmalıdır.elektronik posta,faks veya APS kullanılabilir.aksi halde servis sağlayıcı şirketler uzun süre bu bilgileri muhafaza etmediklerinden ve kendilerini buna zorlayan yasal bir hüküm de bulunmadığından müsbet cevap vermeyebilirler.bir servis

16 16 of :37 sağlayıcı şirketten internet bağlantısı satın alan abonenin yaptığı hukuka aykırı bir eylemden dolayı servis sağlayıcı şirketi sorumlu tutmak ceza hukuku açısından mümkün değilken şirket yetkililerinin sanık sıfatı ile ifadelerinin alınması da yanlıştır.bu olaydaki servis sağlayıcı şirketin durumu ile, abonelerine telefon hizmeti veren ancak onların yaptıkları telefon konuşmaları sırasında işledikleri suçlardan mesul tutulması mümkün olmayan Telekom arasında hiçbir fark yoktur. Sahte elektronik posta olarak dilimize çevrilebilecek olan fake maillerle internet kullanıcılarının kullanıcı adlarının ve şifrelerinin arzuları hilafına başkaları tarafından çalınması,dialer programları ile kullanıcıların yine kandırılarak haberleri olmadan mevcut dial-up bağlantılarının kesilip ISS numaralarının yurtdışındaki paralı 900 lü hat numaraları ile internete bağlanması sureti ile milyarlarca lira tutarında telefon faturaları ile karşı karşıya bırakılmaları sureti ile mağdur edilmeleri olaylarının bilişim suçunu teşkil ettiği düşünülmekle birlikte Başsavcılığımıza bugüne kadar herhangi bir şikayet vukubulmamıştır.keza istenilmeyen elektronik postaların düzenli olarak gönderilmesi olarak adlandırılabilecek olan spam olayı ile ilgili müracaat da olmamıştır.eski başbakana yazar kasa fırlatma olayının faili tarafından Başbakanlığın internet sitesine devamlı olarak gönderilen elektronik postalar sebebi ile bu kişi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca TCK.nun 547.maddesi uyarınca işlem yapıldığı bilinmektedir.bu maddeye göre; Her kim,itidal ve muvazene haricinde veya çirkin ve ayıp görünen sair herhangi bir hal ile başkasını alenen incitir veya huzur ve rahatını ihlal ederse on beş güne kadar hafif hapse veya otuz liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahkum olur yılı için bu para cezasının asgari haddi liradır,2003 yılı için bu miktara % 59 nisbetindeki yeniden değerleme oranının ilavesi gerekir ki bu takdirde asgari had liraya yükselir. Berlin Eyalet Mahkemesi nin tarih,16 O 421/00 sayılı kararına konu teşkil eden olayda,internette ücretsiz piyango oyunu düzenleyen davalı tarafından, web sayfası düzenleyicisi olan davacının e-posta adresine piyango oyununun reklamı gönderilir,davacı ise bundan hoşlanmaz ve davalı şirketi bir daha göndermemesi konusunda uyarır,davacı da bunu kabul ederek bir daha gönderirse cezai şart da ödemeyi kabul eder.buna rağmen e-postaların gönderilmeye devam edilmesi üzerine davacı mahkemeye müracaatla ihtiyati tedbir kararı alır.30 Haziran tarihli bu ihtiyati tedbir kararına göre...e-posta yoluyla davacının adresine reklam gönderilmesi için,davacı ya söz konusu mesaja önceden onay vermiş olmalı veya rıza göstereceği tahmin edilebilmelidir. Eyalet Mahkemesi ihtiyati tedbir kararını onaylamış;davalının e-posta yoluyla reklam göndermekle,davacının genel şahsiyet hakkını ihlal ettiğini,davacının rızası bulunduğu hususunda kanaat oluşturamadığını,oluşturabilseydi bu ihlalin ancak o zaman hukuka uygun olacağını kabul etmiştir. Bu tür etkinliklerde devamlı dile getirildiği gibi; aslında, internet aracı kılınarak işlenen bilişim suçlarında ve suçun bir iletişim vasıtası olan internetle işlenmesi halinin suçun unsuru ya da ağırlaştırıcı sebebi sayıldığı Türk Ceza Kanunu ndaki ve diğer özel yasalardaki suçlarla mücadelede o kadar çaresiz değiliz.interneti kullanarak suç işleyen kişinin kimliğine ve sayısal ortamdaki verilere ve dolayısı ile delillere ulaşmayı mümkün kılıcı tedbirlerin alınması halinde bu mücadelede daha iyi neticeler alınacağı muhakkaktır.bu alandaki suçlulukla mücadele ile görevli ve eğitilmiş Devlet örgütlerinin yanısıra özel sektörün de konunun içine çekilmesi ve birlikte hareket edilmesi zaruridir.hatta bu da yetmez.internetin uluslar arası karakteri gözönünde tutularak uluslar arası işbirliği mutlaka sağlanmalıdır. Bunun için internet yayınının gerçekleştirilmesinde katkıları olan servis sağlayıcı,erişim sağlayıcı,içerik sağlayıcı gibi süjelerin sorumluluk alanları mutlaka bir yasa ile işin tekniği ve uluslar arası yönü de gözden kaçırılmadan belirlenmeli,içerik sağlayıcılar dışında bu alanda suç teşkil eden fiillerden dolayı kimin ya da kimlerin sorumlu olacağı tespit edilmeli, internet ortamında haksız fiil işleyen kişilerin kimlik ve adres bilgilerine,şikayet edilen yayınların içeriğine adli makamların ulaşmasını temin edici hükümler getirilmeli,bu bağlamda servis sağlayıcı şirketlere bu bilgileri bir müddet saklama ve adli makamların talebi halinde verme mükellefiyeti yüklenmelidir.delillendirmeyi,faile ulaşmayı,diğer bir deyişle fiil ile fail arasındaki irtibatı sağlayıcı hükümler getirilmediği takdirde dünyanın en iyi yasası da kabul edilse sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağı gerçeği gözden uzak tutulmamalıdır.verilerin internet ortamında uzun süre saklanmasının güçlüğü ve büyük mali külfet getireceği dikkate alınarak bu süre ile

17 17 of :37 şikayet ve dava zamanaşımı süreleri kısa tutulabilir. Bu yasal düzenleme eksikliği sebebi ile Yargıtay 4.H.D., tarih,2001/ sayılı kararıyla ve aşağıdaki gerekçe ile internetteki bir yayının durdurulması ile ilgili mahalli mahkeme kararını bozmak zorunda kalmıştır: İnternetteki yayınlar nedeniyle yapılacak işlem konusunda henüz yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.halbuki,mahkeme kararlarının bağlayıcı sonucunun gerçekleşebilmesi için kararın infaz edilebilir olması ve böylece yaptırımının da uygulanması gerekmektedir.şu aşamada,internette yapılan bir yayının gönderilenler de dahil olmak üzere internetten çıkarılması veya yayının durdurulması konusunda bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.bu bakımdan verilecek kararın infaz edilebilme ve sonuçsuz kalma olgusu tartışılabilecek bir durum arzetmektedir.bu da yargı kararının etkisiz kalmasını ve böylece tartışılabilir hale gelmesi sonucunu doğurabilir.bu nedenle buna ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken,bunun yerine yazılı olduğu üzere kabul kararı verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. Lehinde ve aleyhinde görüşler ileri sürülen bu içtihada aykırı olarak İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tarihinde verilen, bir internet sitesindeki belirli bir yayının durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının,kararda zikredilen o yayın yerine tüm yayının durdurulması şeklinde infaz edildiğini bilgilerinize sunarken içtihatta serdedilen görüşün doğru olup olmadığını takdirlerinize bırakıyorum. Son olarak sözünü etmek istediğim husus internet bakımından da önem arzeden çocukların cinsel yönden istismarına yönelik çocuk pornografisidir.bu konuda ülkemizin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi nin 34.maddesindeki yükümlülüğümüzü yerine getirdiğimiz söylenemez.bu fiil,uluslar arası düzeyde ağır bir suç olarak kabul edilip uzun süreli hapis cezası da dahil olmak üzere ağır yaptırımlarla karşılanırken,ülkemizde genel olarak müstehcen yayınları düzenleyen,müeyyide olarak sadece para cezasını ihtiva eden TCK.nun 426.maddesi hükümleri uygulanmaktadır.oysa 34.maddeye göre ülkemiz bu tür faaliyetlerin engellenmesi amacı ile ulusal düzeyde ve çok taraflı ilişkilerde her türlü önlemi alma mükellefiyeti altındadır.avrupa Konseyi nin 19 Eylül 2001 tarihinde siber suçlarla ilgili olarak hazırladığı Siber Suç Sözleşmesi Taslağı nın 9.maddesi Çocuk pornografisi ile ilişkili suçlar konusunu düzenlemektedir.henüz bu Sözleşme Türkiye tarafından kabul edilmemekle birlikte bu maddede ortaya konulan esaslardan da yararlanarak çocuk pornografisi ile ilgili,ağır müeyyideler içeren düzenleme yapılması gerekir. YARARLANILAN KAYNAKLAR: 1-Türk Ceza Kanunu Tasarısı (2000) 2-Bilgisayar Suçları-Dr.R.Yılmaz Yazıcıoğlu-ALFA E-Akademi Mart 2002 Yrd.Doç.Dr.Murat Doğan a ait Berlin Eyalet Mahkemesi kararı çevirisi

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Esas Sayısı : 2009/16 Karar Sayısı : 2009/46 Karar Günü : 12.3.2009 İTİRAZ

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI

BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI Dr. Ziya KOÇ Hakim TCK NIN 245. MADDESİNDE DÜZENLENEN BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR... xvii Birinci Bölüm KAVRAM-TANIM, KART ÇEŞİTLERİ,

Detaylı

denetim mali müşavirlik hizmetleri

denetim mali müşavirlik hizmetleri SİRKÜLER 25.11.2013 Sayı: 2013/020 Konu: 90 SAYILI K.H.K. NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI NEDENİYLE ŞİRKETLERİN ORTAKLARINA, ÇALIŞANLARINA, İŞTİRAKLERİNE VE DİĞER TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE FAİZ KARŞILIĞI VERDİKLERİ

Detaylı

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ Kanun Adı : Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 SayIlI Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi HakkInda Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye BakanIığının Teşkilat ve Görevleri

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33 Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR 03.02.2012 tarih ve Mükerrer 28193 sayılı Resmi Gazete de 5941 Sayılı Çek Kanunu

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından: 1. Giriş 1.1. Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 663 sayılı KHK Md.11 Sağlık Bakanlığı bilişim uygulamalarını yürütmek üzere doksanlı

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYETİN KONUSU : Telefon Şirketi abonesi olduktan 4 gün

Detaylı

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA

: Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA Esas No : 1995/1983 Karar No: 1997/519 Temyiz İsteminde Bulunan :. : Türk Dişhekimleri Birliği : Av.Tezcan ÇAKIR Meşrutiyet Cd. N:3/15 - ANKARA İstemin Özeti : Dişhekimi olan davacıya, Türk Dişhekimleri

Detaylı

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1)

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) 21 Ocak 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28889 Sermaye Piyasası Kurulundan: TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal

Detaylı

BILIŞIM VE HUKUK. Köksal & Genç Avukatlık Bürosu

BILIŞIM VE HUKUK. Köksal & Genç Avukatlık Bürosu BILIŞIM VE HUKUK Köksal & Genç Avukatlık Bürosu İçerik Bilişim suçları İnternette telif hakkı ihlalleri Güvenli internet kullanımı Kavramlar Veri Bilgi Program Bilgisayar Çevre Birimleri Yayın Bilişim

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

TAŞMAN & ŞANVER. Persembepazarı Cd. No 9 Kat: 5 / 402-404 Karaköy / İstanbul Tel: 90-212-245-4245 Fax : 90-212-245-4233 inbox@sanver.gen.

TAŞMAN & ŞANVER. Persembepazarı Cd. No 9 Kat: 5 / 402-404 Karaköy / İstanbul Tel: 90-212-245-4245 Fax : 90-212-245-4233 inbox@sanver.gen. TAŞMAN & ŞANVER Persembepazarı Cd. No 9 Kat: 5 / 402-404 Karaköy / İstanbul Tel: 90-212-245-4245 Fax : 90-212-245-4233 inbox@sanver.gen.tr BÜLTEN ELEKTRONİK İMZA Elektronik imza nedir? Başka bir elektronik

Detaylı

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/37 İstanbul,28 Mart 2005 KONU : Özel Maliyet Bedelleri

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İKİNCİ DAİRE KARARI Esas No 2013/149. Karar No 2013/1034 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu İkinci Dairesi aşağıda isimleri yazılı üyelerin katılımı ile tarihinde toplandı....eski Hâkimi hâlen emekli... (... ) ile... Hâkimi... (...) hakkında, Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA

UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - Uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde aracı elinde bulunduran işleten sayılır. Aracı işleten ise, kusursuz sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumludur. Finansal

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8:

YENİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: ESKİ METİN Yönetim Kurulu Madde 8: Şirketin işleri ve idaresi Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca Genel Kurul tarafından Hissedarlar arasından seçilecek 7 üyeden oluşan bir Yönetim Kurulu tarafından

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2010 T.C. Resmi Gazete Yayın Tarihi 24 Aralık 2009 PERŞEMBE Sayı : 27442 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN

ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN 12247 ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 6563 Kabul Tarihi : 23/10/2014 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 5/11/2014 Sayı : 29166 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 55 Amaç

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. [11].

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. [11]. 5. TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE BİLİŞİM SUÇLARI 5.1. Türk Ceza Kanunu nda Düzenlenen Bilişim Suçları TCK da bilişim suçları, esas olarak bilişim alanında suçlar ve özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan: Kurulun; 19/03/2015 tarihli ve 5523-99 sayılı Kurul Kararı ile Adalet Akaryakıt Taşımacılık Isı Sistemleri Ambalaj Petrol Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret

Detaylı

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir.

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir. SERMAYEYE EKLENEN K.V.K. NUN 5/1-e MADDESİNDE SAYILI KIYMETLERİN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN İSTİSNA KAZANÇLARIN İŞLETMENİN 5 YIL İÇİNDE TASFİYESİ KARŞISINDA VERGİSEL DURUM 1. KONU Bilindiği üzere 5520 sayılı

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1)

PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) Sermaye Piyasası Kurulundan: Amaç ve kapsam PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış

Detaylı

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Detaylı

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572

D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2011/10572 D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/10572 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Vekili ;Av. Nurten Çağlar Yakış Selanik Cad. No:19/1 - Kızılay/ANKARA Davalı

Detaylı

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME Tüzel Kişilik MADDE 4 Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

TÜRKİYE DE BİLİŞİM SUÇLARI. azırlayanlar: Hüsamettin BAŞKAYA Semih DOKURER hbaskaya@egm.gov.tr semih@egm.gov.tr

TÜRKİYE DE BİLİŞİM SUÇLARI. azırlayanlar: Hüsamettin BAŞKAYA Semih DOKURER hbaskaya@egm.gov.tr semih@egm.gov.tr mniyet Genel Müdürlüğü TÜRKİYE DE BİLİŞİM SUÇLARI azırlayanlar: Hüsamettin BAŞKAYA Semih DOKURER hbaskaya@egm.gov.tr semih@egm.gov.tr SUNUM PLANI Hukuk ve Suç nedir? Bilişim Suçu ve unsurları nelerdir?

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

YURT İÇİNDE İHRAÇ EDİLECEK KİRA SERTİFİKASI İZAHNAMELERİNİN VEYA İHRAÇ BELGELERİNİN ONAYLANMASI İÇİN GEREKLİ BELGELER(*)

YURT İÇİNDE İHRAÇ EDİLECEK KİRA SERTİFİKASI İZAHNAMELERİNİN VEYA İHRAÇ BELGELERİNİN ONAYLANMASI İÇİN GEREKLİ BELGELER(*) EK/1 YURT İÇİNDE İHRAÇ EDİLECEK KİRA SERTİFİKASI İZAHNAMELERİNİN VEYA İHRAÇ BELGELERİNİN ONAYLANMASI İÇİN GEREKLİ BELGELER(*) 1) VKŞ ve fon kullanıcılarını tanıtıcı bilgiler. 2) VKŞ nin yürürlükte bulunan

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

: Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Yayımlanmıştır.

: Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Yayımlanmıştır. Sirküler No : 2014/82 Sirküler Tarihi : 25.11.2014 Konu : Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun Yayımlanmıştır. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 5 Kasım 2014 tarih ve 29166 sayılı

Detaylı

464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Resmi Gazetede Yayımlandı

464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Resmi Gazetede Yayımlandı 464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Resmi Gazetede Yayımlandı Duyuru No: 2015/80 İstanbul, 28/12/2015 24/12/2015 tarihli ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu

Detaylı

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA Ali Kemal TERZİ 65 * Mustafa GÜNÖZ 66 ** I-GİRİŞ Fazla çalışma kavramı, özellikle İş Kanununda tüm tarafların üzerinde durduğu ve uygulamada en çok tartışılan

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005

İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN. Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 İCRA VE İFLÂS KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 5311 Kabul Tarihi : 2.3.2005 MADDE 1.- 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 10/a maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki

Detaylı

01.03.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/44

01.03.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/44 01.03.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/44 KONU: Elektronik fatura düzenlemeleri ile elektrik ve gaz dağıtım şirketleri için getirilen, abone ve tüketim bilgilerinin

Detaylı

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ Đnternete erişime ilişkin yasaklamalara sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede alınmayan

Detaylı

5549 sayılı RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

5549 sayılı RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN 5549 sayılı SUÇ GELİRLER RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN TCK & 5549 sayılı Kanun Aklama suçuyla mücadelenin iki temel boyutu bulunmaktadır. Önleyici tedbirler Caydırıcı tedbirler TCK &

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

YÖNETMELİK. MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 9/5/2013 tarihli ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır. 3 Haziran 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 29019 Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan: YÖNETMELİK BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU POSTA SEKTÖRÜNDE İDARİ YAPTIRIMLAR YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

Detaylı

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI

T.C. DANIŞTAY BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2004/4439 İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI İTİRAZ YOLUYLA ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURULMASI KARARI Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi tarafından, 5.5.2004 günlü, 25453 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık ve Yardımcı Sağlık Personeli Tarafından

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 28350 YÖNETMELİK GENEL SAĞLIK SİGORTASI VERİLERİNİN GÜVENLİĞİ VE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN BİRİNCİ BÖLÜM

Resmî Gazete Sayı : 28350 YÖNETMELİK GENEL SAĞLIK SİGORTASI VERİLERİNİN GÜVENLİĞİ VE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN BİRİNCİ BÖLÜM 11 Temmuz 2012 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 28350 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: GENEL SAĞLIK SİGORTASI VERİLERİNİN GÜVENLİĞİ VE PAYLAŞIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU TAVSİYE KARARI : M.B.B

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU TAVSİYE KARARI : M.B.B T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :01.2013/684 KARAR TARİHİ : 27/02/2014 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : B.B VEKİLİ/TEMSİLCİSİ : M.B.B ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU ŞİKAYET BAŞVURU TARİHİ : 16.09.2013

Detaylı

KAŞ BELEDİYESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK, TANIMLAR VE TEMEL İLKELER

KAŞ BELEDİYESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK, TANIMLAR VE TEMEL İLKELER KAŞ BELEDİYESİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK, TANIMLAR VE TEMEL İLKELER Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Kaş Belediye Başkanlığı Yazı

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

KAYITLARINI ELEKTRONİK ORTAMDA OLUŞTURMASI, MUHAFAZA VE İBRAZ ETMESİ GEREKEN MÜKELLEFLER

KAYITLARINI ELEKTRONİK ORTAMDA OLUŞTURMASI, MUHAFAZA VE İBRAZ ETMESİ GEREKEN MÜKELLEFLER KAYITLARINI ELEKTRONİK ORTAMDA OLUŞTURMASI, MUHAFAZA VE İBRAZ ETMESİ GEREKEN MÜKELLEFLER İbrahim ERCAN* 1- GİRİŞ Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu nun(t.c.yasalar, 1961) Mükerrer 242 nci maddesi

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

Sirküler Rapor 1804.2014/108-1

Sirküler Rapor 1804.2014/108-1 Sirküler Rapor 1804.2014/108-1 DANIŞTAY IN TAKAS DURUMUNDA ÖDENDİĞİ YASAL BELGE VE DEFTERLERLE KANITLANAMAYAN KDV NİN İNDİRİLECEK KDV OLARAK DİKKATE ALINMAMASI İLE İLGİLİ KANUN YARARINA BOZMA KARARI ÖZET

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013 ĐKĐNCĐ DAĐRE BEŞERLER YAPI SAN. VE TĐC. A.Ş. / TÜRKĐYE (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG 24 Eylül 2013 Đşbu karar nihai olup, şekli düzeltmelere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayrıresmi

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

SİRKÜLER NO: 70/2014 İstanbul, 05.11.2014. KONU: Elektronik Ticarete İlişkin Bazı Düzenlemeler Yapıldı

SİRKÜLER NO: 70/2014 İstanbul, 05.11.2014. KONU: Elektronik Ticarete İlişkin Bazı Düzenlemeler Yapıldı MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO: 70/2014 İstanbul, 05.11.2014 KONU: Elektronik Ticarete İlişkin Bazı Düzenlemeler Yapıldı ÖZET: 05.11.2014 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan 6563 sayılı Elektronik Ticaretin

Detaylı

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 5) DE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 5) DE DEĞİŞİKLİK YAPILDI Sirküler Rapor 20.11.2013/199-1 MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 5) DE DEĞİŞİKLİK YAPILDI ÖZET : Mali Suçları Araştırma Kurulu Genel Tebliği (Sıra No: 10) ile Mali Suçları Araştırma

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi

Anahtar Kelimeler : Merciine Tevdi Kararı, Süre Aşımı Dava Açma Süresi Onbeşinci Daire Yargılama Usulü Kararları İdare Mahkemesi'nce verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK

8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK 8 Nisan 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29678 YÖNETMELİK Millî Savunma Bakanlığından: ASKER KİŞİLERİN KITA, KARARGÂH VE KURUMLARDA YA DA GÖREV ESNASINDA VEYA GÖREV YERLERİNDE ÖLÜMÜ HÂLİNDE YASAL MİRASÇILARINI

Detaylı

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU A) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ndan doğan sorumluluk Yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ( TTK ) doğan sorumluluğu, hukuki ve cezai sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Detaylı

FK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.

FK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. SİRKÜLER NO:2015/47 30/Nisan/ 2015 İçindekiler: * Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 1 Mayısta yürürlüğe giriyor. ELEKTRONİK TİCARETİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN GİRİYOR: 1 MAYISTA YÜRÜRLÜĞE

Detaylı

SİRKÜLER (2012/23) İDARİ PARA CEZALARINDA İNDİRİM

SİRKÜLER (2012/23) İDARİ PARA CEZALARINDA İNDİRİM SİRKÜLER (2012/23) KONU : 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu hükmleri uyarınca kesilen İdari Para Cezalarında İndirim. Bilindiği üzere yukarıda bahsi geçen kanunun 102. Maddesinin

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir.

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Sayın MeslektaĢımız; 03.05.2013 Sirküler, 2013/15 KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı nın 30 Nisan 2013 tarih ve 64 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri nde, ileri

Detaylı

GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A. : Görevi Kötüye Kullanma (Her iki sanık yönünden) SUÇ TARİHİ : 2014

GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A. : Görevi Kötüye Kullanma (Her iki sanık yönünden) SUÇ TARİHİ : 2014 T.C. ORHANELİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİ DOSYA NO : 2015/24 Esas KARAR NO : 2015/170 [C.SAVCILIĞI ESAS NO] : 2014/311 GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A HAKİM : NURDAN ÖZKAN 125242 KATİP : ZEYNEP

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI : S.K

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI : S.K T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO :02.2013/560 KARAR TARİHİ:26/02/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE : S.K : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü

Detaylı

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT

MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT YARGITAY Hukuk Genel Kurulu ESAS: 2014/77 KARAR: 2015/1712 MÜFETTİŞİN ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL ETMESİ NEDENİYLE TAZMİNAT Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1)

MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1) MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1) (23.07.2015 tarih ve 29423 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmış, güncellenen hali) Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na 1 Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler Suç :1- Hüseyin ÇAPKIN- Suç Tarihinde

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

T.C. UYUŞMAZIHK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 1995/87 MRAR NO : 1996/34. ÖZET : TRT kurumunun, Futbol Federasyonundan

T.C. UYUŞMAZIHK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 1995/87 MRAR NO : 1996/34. ÖZET : TRT kurumunun, Futbol Federasyonundan T.C. UYUŞMAZIHK MAHKEMESİ HUKUK BÖLÜMÜ ESAS NO : 1995/87 MRAR NO : 1996/34 ÖZET : TRT kurumunun, Futbol Federasyonundan yayın yetki belgesi almadan maç yayınlaması sonucu sebep olduğu zararın ödenmesi

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

İNTERNET ÜZERİNDEN SATIŞ YAPANLARIN E.ARŞİV UYGULAMASINA GEÇME ZORUNLULUĞUNA İLİŞKİN KAPSAM GENİŞLETİLDİ:

İNTERNET ÜZERİNDEN SATIŞ YAPANLARIN E.ARŞİV UYGULAMASINA GEÇME ZORUNLULUĞUNA İLİŞKİN KAPSAM GENİŞLETİLDİ: TARİH : 24/12/2015 SİRKÜLER NO : 2015/94 İNTERNET ÜZERİNDEN SATIŞ YAPANLARIN E.ARŞİV UYGULAMASINA GEÇME ZORUNLULUĞUNA İLİŞKİN KAPSAM GENİŞLETİLDİ: 433 Sıra No lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde elektronik

Detaylı

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ

TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ TDUB - BİLGİ NOTU BİLİRKİŞİLERİN BELİRLENMESİ VE GÖREVLENDİRİLMESİ Türk Adli Yargı (Hukuk Yargısı ve Ceza Yargısı) ve İdari Yargı sistemlerinde Bilirkişilerin Belirlenmesi ve Görevlendirilmesi hakkında

Detaylı