HÜSNÜTABİAT MATBAASI İSTANBUL 19 80

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HÜSNÜTABİAT MATBAASI İSTANBUL 19 80"

Transkript

1

2

3 HÜSNÜTABİAT MATBAASI İSTANBUL 19 80

4 ÖNSÖZ Ülkemiz % 2,5 gibi hızlı bir nüfus artış hızı ile karşı karşıya bulunmaktadır. Kişi başına refah düzeyinin artırılabilmesi için nüfus plânlamasmm önemi ve gerekliliğini savunan görüş karşısında nüfus artışına uygun bir ekonomik ve sosyal gelişmenin sağlanması tezi de savunulmaktadır. Konuya kamu oyunun dikkatini tekrar çekmek ve sorunu çeşitli yönleriyle tekrar de alarak değerlendirmek amacıyle düzenlediğimiz bu toplantıya değerli katkılarda bulunan başta panelistler olmak üzere konuşmacılar ve panelin düzenlenmesinde emeği geçen Odamız demanlarmdan Sabiha GÜZEL'e teşekkür ederim. Genel Kâtip

5 PANEL BAŞKANI Prof. Dr. Haluk CiLLOV PANELİSTLER (*) Prof. Dr. Erdoğan ALKÎN Prof. Dr. Nusret EKÎN Doç. Dr. Sunday ÜNER Dr. Vedat YEĞÎNSU Prof. Dr. Erol ZEYTİNOĞLU (*) Soyadı itibariyle alfabetik sıraya göre.

6 BAŞKAN : Praf. Dr. HALUK CİLLOV (İstanbul Üniversitesi İktisat Fak.) Ticaret Odası tarafından düzenlenen, nüfus plânlaması seminerini açıyorum. Hepinizi saygı ile selamlarım. Nüfus konusu, günümüzde çok önem kazanmış bir konu bildiğiniz gibi. i Filvaki bu konu, evvelce, bugünkünden daha fazla önemli idi, biraz önemini arttırdı. Fakat bu gibi şeylere alışmamız lâzım. Biliyorsunuz dünyada, zamanımızda daha ziyade nüfus meselesi, bugün, günün konusu olmakta durumunu sürdürüyor. Dünya nüfusu hakkında bir iki söz söylemek lâzım gelirse; 1800 de dünya nüfusu yaklaşık 1,5 milyar iken, 1950 de 2,5 milyara yükselmiş, binaenaleyh yaklaşık 1,5 asırda (150 senede) dünya nüfusu tam bir misli artmış. Şimdi nüfusun artması için öyle 150 sene beklemeye lüzum yok. Halen dünya nüfusu 4,5 milyar civarında, binaenaleyh 50 senede bir misli artmış bulunuyor. Bundan sonra bu tempo devam ederse 50 seneyi de beklemeey ihtiyaç kalmıyacak, senede dünya nüfusu bir misli artacak ve böylece 2000 yılında dünya nüfusu 6 milyar 200 milyon olacak. Bu noktaya kadar mesele yok, ancak mesele şurada çıkıyor. Bu dünya nüfusundaki artış her ülke gurubunda aynı dengede olmuyor. Ufak bir rakkam vereyim iktisaden geri kalmış memleketlerde halen dünya nüfusu'3 milyar civarında, 20 sene sonra 5 milyarı aşacak 2 milyar artacak, 20 senede iktisaden geri kalmış ülkeler, İleri gitmiş ülkeler halen dünya yaklaşık 1 milyar 100 bin, 20 sene sonra bunların nüfusu sadece 1 milyar 200 bin olacak. Şimdi dengesizlik burada kendini gösteriyor. Bu ülkeler arasında Türkiye'yi ele a'lalım, konumuz bilhassa Türkiye. Burada rahatlıkla söyliyebilirsiniz, Avrupa'da bilhassa dünya arasında Türkiye neden nüfus artışında başta gidiyor, doğumlarda başr ta gidiyor. Rekor diyebilirsiniz rahatlıkla. Nüfusumuz 1975 te 40 milyon civarında tespit edilmişti, içinde bulunduğumuz yıl Türkiye nüfus sayımı yapılacak rakkammm 45 milyon civarmda olacağını tahmin ediyoruz da 10 sene sonra nüfus 58 milyona yük-

7 selecek ve 2000 yılında da Türkiye nüfusu 70 milyona ulaşacak. Tabiî nüfus artışı sevinilecek bir şey, herşeyin artışı gibi, nüfusta da artış, istiyoruz. Yalnız bugün iktisatçılar, sosyologlar, tıp mensupları, birçok kişiler; nüfus artışının acaba bu kadar makbul olup olmadığını tartışıyorlar. Yani nüfus artarken; acaba bu artan nüfusun medenî insanlar seviyesinde beslenmeleri, eğitilmeleri ve iş sahibi olmaları mümkün olabiliyormu? Olabiliyorsa problem yok. Olamıyorsa ne yapmak lâzım? İşte nüfus plânlaması meselesindeki konu bugün de huzurunuzda, bu konuyu tartışacağız. Bizi buraya davet eden ve bu toplantıyı hazırlayan, İstanbul Ticaret Odasının Yönetim Kurulu Başkan Vekili Sayın Yaşar Ünal Beyefendi bir açış konuşması yapacak. YAŞAR ÜNAL : (İ.T.O. Yönetim Kurulu Başkan Vekili) Sayın başkan, panelimize iştirak eden değerli misafirler, sayın basın mensupları panelimize hoş, geldiniz, hepinizi saygı ile selâmlıyorum. Bugün nüfus artışı dünyayı tehdit eden pekçok sorundan biridir. Enerji, besin ve parasal sorunlar daha ağırlıktaysa da, nüfus artışı bugünkü hızıyla devam etmesi halinde, gelecekte tüm ekonomik ve sosyal sorunların kaynağı olacaktır. Bu konudaki Dünya çapındaki ilgi. Birleşmiş Milletlerin 1974 yılını «Dünya Nüfus Yılı» ilân etmesi ve düzenlediği uluslararası bir konferansla problemi bir dünya sorunu olarak ortaya çıkarması ve çözüm yolları üzerinde dutulmasıyla başlamıştır. Uluslararası Gıda ve Tarım Örgütünce (F.A.O.) dünya nüfusu konusunda yapılan bir ön tahmin araştırmasına göre 2000 yılında dünya nüfusunun 1980 yılma göre 1% 40 artarak 4,33 milyardan 6,06 milyara yükseleceği ileri sürülmüştür yılında Dünya nüfusu 4 milyar 33 miyondur. Bu nüfusun 910 milyonluk bölümü % 21,1 ile Çin'değ 1 milyar 170 milyonu '% 27 si sanayileşmiş ülkelerde, 2 milyar 25 milyonu '% 51,9'u gelişmekte olan ülkelerde bulunmaktadır. F.A.O. nun tahminine göre 2000 yılında ise Çin'de yaşayanların 1 milyar 150 milyona, dünya nüfusunun '% 19 u, sanayileşmiş, ülkelerde yaşayanların sayısı milyara dünya nüfusunun '% 22,1, gelişmekte olan ülkelerde yaşayanların sayısı 3 milyar 570 milyona dünya nüfusunun '% 58,9 na yükselecektir. Gelişmekte olan ülkelerin payında hızlı artış olacaktır. Diğer taraftan ülkemizde nüfus artışı % 2,5 gibi, özellikle ÖECD ülkeleri arasında en yüksek orana sahiptir yılında Türkiyenin nüfusu 45 milyon dolayında olup Dünya

8 nüfusunun,% 1,04 ünü oluşturmaktadır yılında ise ülkemiz nüfusunun 75 milyona yükseleceği tahmin edilmektedir. Bu durumda 2000 yılında dünya nüfusu içindeki payımız % 0,24 yükselmiş olacaktır. Dünya genel nüfus artışı 1980 yılma göre 2000 yılında % 40 artarken Türkiye'deki rakkam % 66,7 olacaktır. Tabii kaynakların sınırlı ve günden güne azalma göstermesi ve yeni kaynaklar arama çabası sürdürülürken bugünkü nüfus artışının devam edeceğini düşünmek hatalıdır. Her ne kadar nüfus artışının leyh ve aleyhinde olan görüşler mevcut ise de kalkınma sürecinde bulunan ülkemiz için de artış hızının yüksek olması nedeniyle soruna eğilmemizi zırunlu kılmaktadır. Ekonomik kalkınmamızı gerçekleştirmemizdeki en etkin güçrasyonel yatırımlar ise de kalkınma hızının belirmesinde nüfus artışının ters etkisi gerçek kalkınma hızını belirlemekte büyük önem kazanmaktadır. Nüfus faktörünü zorlayan yatırım kaynakları ile birlikte ele alındığında kalkınmanın sadece yatırımlarla değil, aynı zamanda nüfus artışının yavaşlatılmasına da bağlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Ülkemiz ekonomisinin iyileştirilmesine Oda olarak bu soruna eğilmeyi bir görev kabul ederek, konuyu değerli uzmanların görüşleri açısından ortaya koyup, birlikte çözüm getirilmesine bir katkıda bulunmak dileğimizdir. Bu vesile ile tüm konuşmacılara, gösterdikleri yakın ilgiden dolayı Sayın Basın ve TRT mensuplarına ve Siz Sayın izleyicilere en derin saygı ve şükranlarımı arz ederim. Panele iştirak eden arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim. Prof. Dr. EROL ZEYTÎNOĞLU : (İstanbul iktisadî ve Ticarî ilimler Akademisi) Saym Başkan ve değerli dinleyicilerim, Türkiye'de nüfus hareketleri, nüfus sayımları ile izlenmektedir. Türkiye' de nüfus sayımlarının 16. cı yüzyıla kadar_uzayan bir geçmişi vardır. Bazı düşünürlere göre Türkiye'de ilk nüfus sayımı Osmanlı imparatorluğu döneminde ve III. Selim zamanında yapılmış. Bazı düşünürler ise Osmanlı zamanında yapılan ilk nüfus sayımmm III. Murat devrinde olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ancak, bilebildiğimiz bilgilere göre; 1831 yılında Rumeli ve Anadolu sancakları kasabalarında yalnız erkek nüfusun sayılması amacı ile bir sayımın yapıldığını

9 bilmekteyiz yılında yapılması düşünülen bir başka sayım ise, başarısızlıkla sonuçlanmıştır yılında temettü vergisinin konulması amacı ile bina sayımı yapılmış ve bu sayıma paralel olarak nüfus sayımı da beraberinde yapılmıştır yılında yalnız Anadolu ve Suriye'nin nüfus sayımı, 1874 yılında yalnız Tuna vilâyetinin nüfus sayımı yapılmış, 1878 yılında yalnız îstanbufu kapsayan bir nüfus sayımı yapılmış ki, bu nüfus sayımı o zamanki koş,ullar içinde 6 ay kadar sürmüş ve bu sayıma Trablus ve Arabistan gibi yerler dahil edilmemiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan tüm nüfus sayımları belirli amaçlara' yönelik olduğu için, bugünkü nitelikle nüfus sayımı kabul edilebilmesi mümkün değildir. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu Döneminde yapılan tüm nüfus sayımlarının başlıca iki amacı vardı ki, bunlardan bir tanesi askere gidecek erkek nüfusu saptayabilmek, ikincisi vergi verebiliecek olan kişileri saptayabilmek idi. Bu nedenle, Türkiye'de ilk bilimsel nitelikteki nüfus sayımı, Cumhuriyet döneminde yapılmaya başlanmış ve ilk nüfus sayımı 28/Ekim/1927 tarihinde yapılmıştır. Bundan sonra 53 sayılı Devlet istatistik Kanunu gereğince, sonu O ve 5 ile biten her beş yılda bir nüfus sayımları muntazam bir şekilde yapılmış ve en son nüfus sayımının 28/Ekim/ 1975 tarihinde yapılmış olduğunu görüyoruz. 28/Ekim/1927 yılında Cumhuriyet döneminde yapılan ilk nüfus sayımı sonunda Türkiye' nin nüfusu 13 milyon 648 bin 270 kişi olarak saptanmıştır. İkinci nüfus sayımı 20/Ekim/1935 yılında yapılmış nüfusun 16 milyon 158 bine yükseldiği görülmüş, yıllık artış hızı '% 0,21 olarak saptanmıştır i izleyen her 5 yılda bir nüfus sayımının yapıldığını ve bütün nüfus sayımlarının ekim ayma tesadüf ettirildiğini görmekteyiz. Türkiye'de nüfus sayımlarının Ekim ayında yapılmasının başhca nedeni, Ekim ayının Türkiye'de, özellikle yaz döneminde kırlardan ayrılmış olan nüfusun; çalışmak amacı ile kentlere gitmiş olan nüfusun tekrar kırlara avdet ettiği bir zaman olması ve yazlık uğraşıların genellikle son bulması ve ayrıca ulaşım imkânlarının ekim ayında en elverişli olmasından ileri gelmektedir. Türkiye'nin nüfusu ilk bilimsel sayımın yapıldığı 1927 yılında 13 milyon iken 1975 yılında yaklaşık olarak 3 kat bir artışla 40 milyon 197 bine ulaşmış bulunmaktadır. Türkiye nüfusu 1927 yılında 16 milyondan 1975 yılında 40 milyonu aşarken, bu artışın yalnızca nüfusun doğal çoğalmasından değil, bazı diğer nedenlerden de ileri geldiğini belirtmek zorunluluğu vardır. Öncelikle söylemek lâzım

10 gelirse 1927 sayımı çeşitli etkenlerle tam sağlıklı olarak yapılmamıştır. Bu nedenle 1927 yılında saptanmış olan 13 milyonluk nüfus sayısına itibar edebilmek ve doğruluğunu ileri sürebilmek oldukça güçtür. Özellikle o dönemde, o yıllarda nüfus sayımı yapabilecek okur yazar kişilerin yetersiz oluşu, bu nüfus sayımının sağlıksız olmasına neden olmuş den sonra, önemli ölçüde göç hareketleri olmuş ve bu göç hareketleri 1935 nüfus sayışının yükselmesine neden olmuştur yılları arasında önceki döneme kıyasla '% 0,20 oranında bir artış kaydetmiş ancak, bu artışta o tarihte Hatay ilinin Türkiye'ye dahil edilmiş olması da yer almaktadır dönemi 2. ci Dünya Savaşının başlaması ve bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak göç hareketlerinin durması ve nihayet savaşm getirdiği yokluk nedeniyle çocuk yapmaktan kaçınılması çocuk yapmaya uygun erkeklerin silah altına amması nüfus artış hızının Cumhuriyet döneminde en düşük düzeyde olmasına neden olmuş ve 1940'tan 1970'e kadar Türkiye'nin nüfus artışı % 1 oranına düşünüştür. 1945'i izleyen yıllarda savaşın doğurduğu nedenlerin yavaş yavaş ortadan kalkması Türkiye nüfusunun yeniden artmasına neden olmuş % 0, 'a kadar yükselen bir artış hızı ile nüfus 1975 yıhnda 41 milyona yaklaşmış bulunmaktadır. Türkiye'nin bugünkü nüfus artış hızını muhafaza etmesi halinde 2000 yılında Türkiye nüfusunun 90 milyonu geçeceğini söyleyebilmekteyiz. Buna mukabil Avusturya nüfusunun 2 kat olabilmesi için 140 yıl geçmesi gerekmektedir. Bu zaman, Belçika için 117 yıl, İsviçre için 117 yıl, İngiltere, Yunanistan, Danimarka ve Portekiz için bugünkü artış, hızlarına göre 100 yıldır. Oysa Türkiye, 25 yıl sonra bugünkü nüfusunun iki katma ulaşabilecektir. Nüfus artış hızı veya nüfus artışı doğum ve ölüm oranlarının etkisi altındadır. Türkiye'de nüfus artışının en önemli nedeni doğum oranlarının yüksek, ölüm oranlarının düşük bir düzeyde bulunmasıdır. Kuşkusuz Türkiye için nüfus yönünden olmasa dahi övünülecek bir husus olması gerekir. Türkiye'de doğum oranları döneminde % 0,40 gibi diğer ülkelere göre kıyasla oldukça yüksektir. Örneğin Belçikada aynı dönemle doğum oranı % 0,16, Danimarka'da % 0,14, Fransa'da % 0,17, Batı Almanya'da'% 0,17 Yunanistan'da % 0,16, Türkiye'nin % 0,40 oranına karşılık. Ancak lerdeki bu % 0,40 lık oranın döneminde % 0,37, döneminde ise % 0,37 ye düştüğünü görüyoruz. Çok az ölçüler içersinde olsa da, son 15 yıl içersinde doğum oranında bir azalma vardır. Ancak buna paralel olarak

11 ölüm oranmda da bir azalma gözükmektedir. Örneğin, döneminde genel ölüm oranı % 013,5 iken Türkiye'de bu oranın döneminde % 012,1, döneminde ise %010,8 düşmüş. Doğum oranlarında, ölüm oranlarına paralel olarak meydana gelen bu azalma; nüfus artış hızının azalmamasma neden olmaktadır. Türkiye' deki doğum oranının % düzeyinde seyretmesine karşılık, diğer ülkelere kıyasla yaklaşık 3-4 misli daha fazla doğum oranına dahil bulunmaktadır. Türkiye'deki doğum oranının diğer ülkelere kıyasla fazla olmasının kuşkusuz sosyolojik, ekonomik ve psikolojik bazı nedenlerden ileri geldiğini belirtmek lâzım gelir. Ancak ülkedeki doğum oranı da bölgeler itibarı ile farklılık arzeder, gerice olarak nitelendirdiğimiz ülkenin geri kalmış yörelerinde doğurganlık oranı % 0,61-66 ya kadar yükselmekte, buna mukabil gelişmiş diyebileceğimiz yörelerde ise doğurganlık oranı % a kadar azalmaktadır. Görüyoruz ki, geri kalmış yörelerde doğum oranı daha yüksek, ileri gitmiş yörelerde ve özellikle kentlerde doğum oranı daha az olmaktadır. Bu nedenle Türkiye'de kırsal kesimde bir ailenin sahip olduğu çocuk sayısı, canlı ve cansız olarak sahip olduğu çocuk sayısı ortalama 6, 12 iken, bu rakam kentsel kesimde 3,88 e düşmektedir. Yaklaşık olarak yarı yarıya bir azalma söz konusudur. Doğu Anadolu'da çocuk sayısı 7,43 e çıkarken, İzmir'de 2,91 e, İstanbul'da 2,65 e düşmektedir. Ortalama çocuk sayısı, eğitim düzeyi ve fertlerin gelir düzeyi ile çok yakından ilgili bulunmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre; evli kadınların % 68 ini oluşturan ve okur yazar olmayan kadınlarda canlı doğum sayısı 4,2 iken, bu miktar okur yazarlarda 3,2 ye, ilkokul öğrenimi yapan kadınlarda ise 2,8 e düşmektedir. Orta okul ve lise mezunlarında 2 ye, yüksek öğrenim yapmış kadınlarda ise 1,4 e düşmektedir. Şu halde, Türkiye'de sadece ilkokulu bitirmiş olmak bile doğum oranını '% 033 oranına dü-. sürmekte, yüksek öğrenim görmüş olmak ise doğum oranının '% 67 azalmasına neden olmaktadır. Gelir düzeyleri de Türkiye'deki doğum, oranlarını etkilemekte, yüksek gelir düzeyinde doğum oranı azalmakta, düşük gelir düzeyinde ise doğum oranı yükselmektedir. Yapılan diğer bir araştırmaya göre, Tarım kesiminde çalışan ailelerde canlı doğum sayısı ortalama 4,4 e kadar çıkarken, serbest meslek sahiplerinde ve üst idari kesimlerde çalışanlarda bu sayı ortalama olarak 2,3 olarak görülmektedir. Böylelikle Türkiye'de fertler gelir ve eğitim düzeyleri dü-

12 zeldikçe, geleneksel bir takım düşüncelerden ayrılmakta, kendileri ve çocukları için yeni değer yargılarım içeren daha yüksek bir yaşam düzeni arzulamakta ve dolayısıyle daha az sayıda çocuğa sahip olmak istemektedirler ve böylelikle nüfus artış hızı Türkiye'nin az gelişmişliğini muhafaza ettiği sürece,gerek eğitim yönünden, gerekse gelir dağılımı; nüfus artış hızının bu nedenlerle devam edeceğini ve bugün ulanmış olduğu % 0,27 Uk düzeyi muhafaza edebileceğini söyliyebiliriz. Teşekkür ederim. Prof. Bı\ EEBÜiĞAN ALKİN (istanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi) : Sayın Başkan, saym konuklar, hatırlayacaksınız, 1971 yılında kurulan hükümetin bir üyesi, batı ülkeleri ile Türkiye arasında bir kıyaslama yaparken; Türkiyenin örneğin, İtalya'ya 2000 filanca yılında refah düzeyi açısından ulaşabileceği şeklinde bir cümle sarf etmişti ve büyük yankılar uyandırmıştı. Bu tip spekülasyonların anlamsız olduğu şeklinde birçok yorumlar yapılmıştı. İleriye ait spekülasyonlarda tabiidir ki birçok yanılgı payları olabilir. Örneğin; acaba nüfus artış hızı önümüzdeki yüzyıl içersinde aynı düzeyde kalabilir mi? Bu tartışıldığında, bu tür ileriye dönük uluslararası refah mukayeselerinin anlamsız olabileceği de söylenebilir. Ancak dilerseniz, aynı tür bir fikir jimnastiğini geriye doğru yapmakta br sakınca yok. Bunun da, tartışılabilecek çok eksik yönleri olabilir amma, bu fikir jimnastiğini de örneğin, şöyle düşünelim; Türkiye 1950 den bu yana nüfusu % 2,5 artan değil de, genellikle Avrupa ortalamasına yakın bir düzeyde, yani % 1 artan bir ülke olsaydı, bugünkü refah düzeyi kişi başına ne olabilirdi? Eğer 1950 nin nüfus rakamından başlayıp her yıl yüzde 1 artış üzerine ekliyecek olursak kaba bir hesapla Türkiye'nin 1979 yılında nüfusu 45 milyon değil, 28 milyon olacaktı ve kişi başına gelir de % 60 daha fazlası ile 1600 dolar dolayında bulunacaktı. Yani kişi başına refah, bugünkünün % 60 daha üzerinde bulunabilecekti. Bir de gelişmiş ülke için geriye dönük bir tahmin, bir fikir jimnastiği yapmaya çahşalım; Almanya'nın 1950 deki nüfusundan başhyarak, eğer Almanya'nın nüfusu arasmda % 0, arasında biraz daha yüksek, arasında %0,8 artmayıp da Türkiye gibi '% 2,5 artsaydı ne olurdu? 1979 yılındaki tahminlere göre, Amanya'nm nüfusu yaklaştık 62 milyon. Nüfusu Türkiye gibi % 2,5 artmış olsaydı, bugünkü nüfusu 112 milyon olacaktı ve kişi başına geliri de 8500 dolar dolayında değil de, onun yarısından biraz daha az 4200 dolar yarı yarıya gerçekleşmiş olacak-

13 tı. Dilerseniz, bir örnek daha vereyim; Batmm çok zengin ülkelerinden değil de, biraz geriden takip eden bir batı ülkesi italya'dan bahsederken durum daha da ilginç. Eğer İtalya'nın nüfusu 1950 den bu yana Türkiye nüfus artış hızıyla artmış olsaydı, İtalya'nın kişi başına geliri 1600 dolar dolayında kalacaktı. Yani Türkiye'nin nüfusu % 1 artmış olsaydı varabileceği refah düzeyi, İtalya'nın refah düzeyi ile 1979 yılında aynı bulunacaktı. Bu tür fikir jimnastiğine çeşitli eleştiriler yöneltilebilir. Örneğin; nüfusla ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiler, batmm 19. cu yüzyıldaki geliş^nesi iktisat tarihçileri tarafından başka gözle inceleniyor. Eğer biz bu incelemelerde ortaya çıkan bulguları, şu fikir jimnastiğine uygulayacak olursak, büyük eleştiri noktaları ortaya çıkar. İngiltere 19 cu yüzyılın başından itibaren hızlı bir nüfus artışına girdi. Bulgulara göre; İngiltere'deki teknolojik gelişmenin ve çağdaşlaşma sürecinin ortaya çıkışında, bu nüfus artışının önemli bir etkisi vardır. Yani nüfus artışı, ekonomiye olumsuz etki yapacağına olumlu etki yapmış ve ekonomi sürüklenmiştir. Sanayi devrimi içersinde, aynı şey Fransa için de söylenebilir, hatta 19 cu yüzyılın sonlarında Almanya'nın siyasal birliğini kurup sanayiini geliştirmesinde aynı tür olumlu bir etkisinin ortaya konduğunu söyleyebiliyoruz. Demekki bu eleştiriyi, eğer Türkiye örneğinde, demin yaptığımız fikir jimnastiğinde kullanacak olursak, hemen ortaya çıkacak eleştiri noktası açıktır. Türkiye'nin nüfusu % 2,5 yerine % 1 artmış olsaydı; bugünkü Global gayri safi millî hasılanın rakkamlarma varmak olanaksız olacaktı. O halde, yaptığımız fikir jimnastiği yanlıştır, yani Türkiye nüfusu % 1 artmış olsaydı nüfus belki bugün 28 milyon olacaktı ama, global gayri safi millî hasılanın bugünkü düzeyinde çok daha altında, kişi başına 1600 dolarlık millî hasıla tutturulamıyacaktı. Bu bir eleştiri, buna cevabımız var. İkinci bir eleştiri şöyle gelebilirdi; genellikle Dünya bankası son 2-3 yıldır Türkiye'yi çok ilginç bir örnek olarak ele alıyor. Dışa bu kadar kapalı bir ekonominin, normal olarak 30 yıl içersinde '% 6 dolayında bir büyüme hızı sağlıyabildiği hemen hemen dünyada tek örnek ve bunu genellikle Dünya bankasının uzmanları iç piyasanın hızla genişlemesine bağlıyorlar. Öyle bir ekonomik yapı ki, dışa hiç açık olmadığı halde, içerdeki piyasanın hızla genişlemesini, nüfus artışı dolayisiyle bu büyüme hızı olanağını Türkiye'ye vermiştir. Bu eleştiriye de verilecek cevabımız var; yani bu bulgu, bu Dünya Bat.- kası uzmanlarının bulgusu, yahut sezgisi, bize adeta üstü kapalı olarak şunu söylemek istiyor: Türkiye'de nüfus artışı bu kadar hızlı olmasaydı, iç piyasa bu kadar büyümeseydi zaten, Türkiye^deki glo-

14 bal gayri safi millî hasıla rakkamı bu dolaylara varmıyacaktı. Bu eleştiriye de söyliyecek bir iki sözümüz var. Şimdi efendim, birinci eleştirimizi ele alalım. Îngiltere-Fransa gibi bugünün gelişmiş ülkelerinin 19 ncu yüzyılda gelişmesine nüfus artışı çok önemli bir dürtü vermiştir. Teknolojik gelişmeyi, çağdaşlaşmayı, şehirleşmeyi yaratmıştır, köylü nüfusun şehirlere gelip çağdaşlaşma sürecine girnîesini sağlamıştır ve bu şekilde İngiltere hızla sanayileşmiştir. Yalnız, aynı iktisat tarihçileri, ayni nıifus bilginleri az gelişmiş ülkelerin gelişme sürecine baktığının tam tersine bir yol görüyorlar. Yani bugün az gelişmiş ülkelerin tarih içersinde nüfus artışından aldıkları dürtü tam olumlu değil, tam aksine az gelişmiş ülkelerin nüfus artışı teknolojik gelişmeyi engellemiştir. Maalesef hızlı şehirleşme çağdaşlaşmayı sağlıyamamıştır, tam aksine çağdaşlaşmayı oldukça geri plânda bırakmıştır, bu bir cevap. Şu halde bununla uzantılı olarak ikinci eleştiriye bir cevap verebiliriz; Türkiye'nin büyümesi özellikle 1950 den bu yana nüfus artış hızının yüksek olmasından dolayı piyasa genişliğinin ortaya çıkmasından kaynaklanmıştır ve % 6,5 düzeyinde büyümüştür. Bence Türkiye' deki nüfus artışının büyümeye bu teşviki, bu uyarıyı, bu dürtüyü vermesi yanında, neleri engellediğini de çok iyi bilmemiz gerekiyor. Deminki fikir jimnastiğine bir anlık fikir olarak döneyim. Türkiye nüfusu 1950 den bu yana % 1 artsaydı kişi başına refah düzeyinin bugünkünün % 60 üstünde olacağını söylerken çok kaba bir hesap yaptık. Yani sadece var olan gayri safi millî hasıla rakkamlarım nüfus sayısına bölerek bu rakkama vardık. Oysa nüfus atışanm bu şekilde yavaş gelişmesinin Türkiye'ye getirebileceği çok daha olumlu etkiler çok daha büyük katkılar olabilecekti. Bunun üzerinde fazla durmadık. Hepimiz bulunduğumuz, yaşadığımız devirde, çevremizdeki hızlı nüfus artışının getirdiği sorunları biliyoruz. Sayın Hocam Cillov'un da yayınlarında sık sık vurguladığı bir takım olumsuz yanlara az önce değindim. Ekonomik olumsuz yönleri burada size çok kısa, şu 15 dakikalık sırnrlı süre içersinde sıralamaya çalışayım. Hızlı nüfus artışı ekonomik açıdan ne gibi olumsuz yönler ortaya çıkarmıştır. Türkiye' de örneğin bağımlılık oranını yükseltmiştir. Bağımlılık oranı olarak 5unu kastediyoruz; 15 yaştan küçük, 64 yaştan büyük çalışabilir nüfus sınırları dışında oranların toplamı'% 85 e kadar çıkmıştır. Bu çok ürkütücü bir rakkam. Eğer biraz gevşek, biraz sansasyonel bir yorum yapmamı dilerseniz şöyle söyleyebiliriz; Türkiye'de i% 15 kişi çalışıp % 85 kişiyi beslemektedir, diyebiliriz. Bu çok büyük, ağır bir yük,

15 ikincisi, Saym Ekin'in konusuna pek girmemek için şöyle bir değinip geçeceğim. % 2,5 nüfus artışmm yaratabileceği emek arzı artışını düşünebiliyor musunuz? Bu kadar büyük emek arzı artışını karşılıyabilecek bir ekonomik faaliyet var mıdır? Yoktur. Dünya üstünde bütün hızlı gelişmekte olan ülkeleri düşünün, Japonya, Kore gibi, bugünün zengin ülkelerini düşünün A.B.D., Almanya, Fransa gibi hızlı kalkman. Onların herhangi birisi için, her halde '% 2,5 nüfus artışı kâbus olurdu. Çünki nüfus artışının, hemen hemen aynı oranda dürttüğü emek arzı artışı var. Bunu massedebilecek herhangi bir ekonomik faaliyet yoktur. Türkiye'de ne yaparsanız yapın, kaynakları ne kadar yatırımlara ve üretime ayırırsanız ayırın % 2,5 artan bir emek arzını massedemezsiniz, ekonomide. Eğer masseder gibi gözüküyorsanız ki, bu da savunuluyor, bazı ülkelerde massedebildiği söyleniyor, bunun arkasında bir yanlışlık vardır. Büyük bir kısmı gizli işsizdir. Olanaksızdır, '% 2,5 artan bir emek arzını massedebiecek bir ekonomik faaliyet yoktur. Üçüncü olarak, Türkiye'de hep bir tüketim savurganlığından bahsediyoruz. Acaba bunun arkasında, yılda % 2,5 artan nüfusun hiç bir etkisi yok mudur? Nüfus artışı onun aşağısında % 2,5 tüketime bir hız katmaktadır ve dolayısıyle tasarrufu büyük oranda sınırlamaktadır. Ekonomi politikasının yanlışlıklarının tasarrufları sınırladığı, tüketimi uyardığını biliyoruz, ama onların da altında bir temel zemin farkı, % 2,5 artan nüfus artışı ekonomi politikasını ne yaparsanız yapın, bu % 2,5 hızlı nüfus artışının tüketime önemli oranda bir uyarı getirdiği açık. Yine Hocamın yayınlarında öne sürmüş olduğu ilginç bulgulardan bir tanesi var; biliyorsunuz nüfus artışı hızlı olunca kamu kesiminin ekonomik yatırımlar yanında, çok yoğun demografik yatırımlar yapması gerekmektedir. Okul hastane gibi. Hatta ekonomik gibi gözüken birçok yatırımların temelinde demografik unsurlar yatar. % 20 yatırım oranı desek bir tahmine göre, bu % 20 toplam yatırım oranının en aşağı % 8 demografik yatırım olarak ortaya çıkmaktadır. Yani çok hızlı dönemde dolaylı olarak üretime katkıda bulunabilecek, ama kısa dönemde bizim için çok güncel bir olay bu, kısa dönemde üretime doğrudan katkıda bulunabilecek bir yatırım değildir. Üretime doğrudan katkıda bulunabilecek yatırımlar, bu düzeyi % 2, gayri safi millî hasılanın % 12 si dolayında kalmaktadır ki, bu büyük bir süredir. Türkiye gibi yatırımı zor yapan ülkeler açısından kaba bir hesapla demin yaptığım gibi, hızlı nüfus artışı kişi başına gelir artışını büyük ölçüde sınırlamaktadır.

16 Toplam safi millî hasıla % 6-6,5 düzeyini aşsa bile, kişi başına refah artışını bulmak için bundan % 2,5 mutlaka indirmemiz gerekmek, tedir. Öte yandan hızlı nüfus artışı, hem ülkeler arasındaki gelir dağılımını yozlaştırmaktadır, hem de nüfusu hızlı artan ülkelerin içersinde gelir dağılımını yozlaştırmaktadır. Birleşmiş Milletlere bağlı kuruluşlar ne yaparlar? Kuzey - Güney diyalogu nasıl sonuçlar getirmeye çalışırsa çalışsın, ne yaparsa yapsın, ülke içersinde Hükümetler ne tür ekonomi politikası uygularsa uygulasm, % 2,5 gibi artan bir nüfus gelir dağılımı muhakkak olacaktır, hızlı olacaktır, hızlı nüfus artışına sahip ülkeler Dünya üretim dağılımını ve refah dağılımını mutlaka bozacaklardır. Bu kaçınılmaz, ne yaparsanız yapın, bunun ayrı özel birçok ayrıntılarına girmek istemiyorum. Son bir cümle olarak şunu söylemek istiyorum; eğer Türkiye'de nüfus sorunu ideolojik ve politik yönleri ile tartışmaya devam ederse sanırım bir sonuca varmanın olanağı yoktur. Nüfus artışının yanında olun, karşısında olun ama bunun ideolojik ve politik yanları kadar, teknik yanlarını da olumlu veya olumsuz tartışmazsak bu konuda bir karara varmamıza olanak bulunmaz ve bir anlamlı, duyarlı nüfus politikası izlemenin olanağı kalmaz. Teşekkür ederim. Prof. Dr. NUSRET EKİN (İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi) : Sayın başkan, sayın hocam, değerli konuklar, değerli öğrenciler; nüfus sorununda hemen peşinen söyliyeyim, benim oyum olumsuzdur. Türkiye'nin ekonomik ve sosyal gelişmesinde halen ülkeyi tehdit eden veya tahdit eden iki obur var. Bu oburlardan bir tanesi içte, bir tanesi dışta. İçteki obur nüfus, dıştaki obur petrol fiyatlarıdır. Bu iki doymak bilmeyen obur, gerçekten hali hazır ekonomik sosyal gelişmemizi gündemde baş, köşeyi işgal eden iki önemli sorun niteliğindedir. Biz petrolü bir tarafa bırakarak nüfus sorunlarına döndüğümüz zaman, sosyal açıdan satır başları olarak hudutlu zamanımız içinde birkaç noktaya müsaade ederseniz değinmekle yetineceğim. Bir tanesi nüfus patlaması dediğimiz olay, Türkiye nüfus patlaması bakımından 19. uncu asrı 20. nci asırda yaşıyor. Doğum oranlarına etki yapan faktörler başka, ölüm oranlarına etki yapan faktörler başka. Bu ikisinin başkalığı, Türkiye'de genişleyen bir açık yaratıyor, % 3 1er civarında. Bu tipik bir nüfus patlaması olayıdır.

17 İkinci dikkatimizi çeken olay; bu nüfus sorununun iç ve dış boyutlarıdır. Dış boyutları derken şunu kastediyorum; yurt dışından yurda göçler ki, bunların miktarı bir milyon civarındadır. Cumhuriyetin ilanından bu tarafa bir de sevindirici bir boyutu var. Dış göçler son 20 senede yaşadığımız olay. Bu aşağı yukarı 1 milyon civarında. Bu demokratik yapımızı engelleyen çok önemli bir olay. Yurt dışı iş gücü akımı durdu biliyorsunuz krizinden sonra durdu. Batı emek piyasaları muslukları kapadı. Ama bakıyorlar, bir gizli göç sürüp gidiyor. Almanya Türkiye'den hiç işçi almıyor, her yıl bin işçi almış muamelesi görülüyor. Çünki anne baba ora. da. Anna baba orada olunca çocuk yapıyor ve her yıl bin genç, Alman emek piyasalarına giriyor. Bütün göç teorilerini alt üst eden bir olay. Almanlar şaşkın, muslukları kapattık yerler ıslak, bir türlü suyun arkası gelmiyor. 65 milyonluk refah içinde bir Almanya, bizim 1 milyonluk nüfusumuzun bin artışınla baş edemezken; her gün 6 bin artan yani, bu sabah 6 bin çocuk doğdu, bu nüfus sorununu nasıl çözeceğiz diye şikâyet ediyorlar. Nedir bu Türkler yahu, her dakika çocuk yapıyorlar falan. Üçüncü oyun; arap Dünyası vs. de yeni bir takım modeller var. Karı koca gitmiyor bin işçimiz var, fakat sadece erkekler gittiği için demokratik etkileri ayrıca tartışılabilir. Üçüncü boyut, bu artış, hızını düşürmek için, yapılan öneriler, aile plânlaması, doğum kontrolü ve nüfus plânlaması vs, sloganları tutmuyor. Kadm kanser oluyor, bir takım tedbirler getirmek lâzım spiraller vs. teknik boyutlarını pek bilmiyorum. İltihaplar oluyor, bilmem neler oluyor, karna kaçıyor veya tenbihler, radyo vs. başarılı olamıyor. Çünkü köklü başarılar, nüfus plânlamasında aslında teke irca edilecek, gelir faktörüne bağlıdır. Almanya'da nüfus plânlaması aile plânlaması yok. Ekonominin kendi iç dinamizmi, gelir, eğitim, kentleşme o sorunu orada ek tedbirler almadan çözmüş. Biz gelirimizi artırmadan nüfusumuzu kontrol etmek isteyince çok başarılı olamıyoruz. O halde, köklü yaklaşımlar gelir artışına yönelik bir Türkiye'nin kendi iç dinamiği ile nüfus artışını çözmesi gibi soruna dönüşüyor. Dördüncü nokta olarak, Türkiye'nin yarısı çocuk!% 40-45'i 15 yaşıin altında okulda, sağda solda çobanlık yapıyor, çiklet satıyor. Bakıma, tüketime muhtaç bir nüfusun yarısı, üretim faaliyetlerinin dışında. Bu yüzden bağımlılık oranları çarpıcı bir biçimde fevkalâde ^ IQ ^

18 yüksek. Yani üretici nüfusun bakmakla yükümlü olduğu nüfus gurupları fevkalâde yüksek. Bir önemli başka nokta; bu çocuk ve genç yaştaki nüfusun büyük boyutlara ulaşmasından dolayı meselâ; batıda veya gelişmiş herhangi bir toplumda, bu % civarında oan potansiye emek arzı yani dediğimiz, çalışabilir çağda dediğimiz nüfus, Türkiye'de '% dolaylarında. Cesaretleri kırılmış işçiler vs. bu '% 40 lara düşüyor. Yani Türkiye'de her 100 kişiden 40'ı çalışabilir, onu da çalıştırabilirsek bir emek arzı yapısı gösteriyor. Bir başl^a ilginç nokta; yerini alma oranları, yani 65 yaşını doldurup yaşlanan emek piyasasından çekilenin yerine kaç kişi emek piyasasına giriyor acaba? Bakıyoruz; yaşlanan bir kişiye mukabil, 15 yaşma gelip emek piyasasına girmeye hazırlanan kişi var. Yani musluğun altı bir damla üstü on damla, kap şişiyor. Bu yerini alma oranlarında büyük dengesizlikler var. Bu da nüfus yapısının bir özelliği oluyor. Hele kırsal kesimde bu oran, her 10 kişinin yaşlanmasına mukabil her yıl 129 kişi emeklerini piyasaya arz etmektedirler. Kanımca, bir başka ilginç nokta; Türkiye'nin her yıl emek piyasasına dalga dalga, gittikçe büyüyen dalgalar halinde soktuğu gençler sorunu. Bunların miktarı konusunda hesap yapmak fevkalâde güç. Klâsik hesaplar, bir kısmı demode olmuştur bin civarında her yıl ve gittikçe büyüyen dalgalar halinde gençlerin emek piyasasına ilk defa iş bulmak için girdiklerini görüyoruz. Eğitimdeki ertelemelere rağmen, bu gençlerin emek piyasalarına her yıl bin civarında girmelerine rağmen, bakıyoruz; yurt dışı iş gücü akımı 20 senede 500 bin olmuş. Yani 20 senede Avrupa ve Arap emek piyasalarına yolladığımız işçi miktarı, bizim her yıl emek piyasalarına giren gençlerimiz miktarı kadar. O halde, dış göçte bir istihdam politikası olamaz, olmamıştır, îç piyasa acaba böylemi? Elimde bir rakkam var, doğru tahmin ediyorum, 3 günde doğan çocuğa 300 günde iş bulabiliyoruz yılında sigortalı işçi sayısında artış sadece 14 bindir. Kamu ve özel sektörde 14 bin, bir yılda sigortalı işçi sayısı, bizde 3 günde doğan çocuk sayısı kadardır. Bir başka nokta. Demografik yatırımlar sorunu. Sayıp Alkin kardeşim talihsizlik benim için, hemen onu gayet çarpıcı bir biçimde sizlere sundu. Biz her şeyimizi her yıl'% 3-2,5 artırımak kra- 17 K. :2

19 vatımızı, ayakkabımızı, çantamızı, helvamızı, patatesimizi % 3 arttırmak zorundayız, sırf sıfırlamak için. Yani ülkenin gelişme seviyesini beüi düzeyde tutmak için, her şeyimizi % 3 arttırmak zorundayız. Bu demografik yatırımlar okul, mesken, sağlık tesisleri vs, gibi gehri arttırmayan, fakat tüketimi arttıran yatırım hareketlerini göstermektir. Bir başka tartışılabilir nokta, yine değinildiği için üzerinde durmıyacağım. Ekonominin net artış hızıdır. Sayın Alkin buna çok güzel çarpıcı örnekler verdi. Bizim aslında kalkınma hızımız, o hedefimiz olan % 7 filan değil % 4 tür, % 7'yi gerçekleştirirsek tabi. Sıfır olması da, menfiye düşen bir kalkınma hızını beraberinde getirmektedir. Türkiye'de bu nüfus yapısı içinde nüfusun % 60'ı kırsal kesimde oturmaktadır. Bizim nesiler, Türk topumunun tarihinin hiç bir döneminde görmediği, sosyal gelişmeye şahit olmaktayız. Belki hiç bir kavimler göçünde olmıyacak kadar keskin bir biçimde geniş kitleler, toplumsal yapıyı değiştirmektedir. Tabi bizim istihdam sorunlarını bir de bu boyutla görmek lâzım. Sadece köyde doğan, köyde yaşayan, şehirde doğan şehirde yaşayan demek değildir. Bütün sorunları, dinamik bir kentleşme olgusu içinde değerlendirmemiz lâzım. Maydanozu ile, tavuğu ile, gece kondularda kırsal kesimi adeta taklit edercesine, onun güvenliğine sığmırcasma, apartman katlarında tavuk yetiştirircesine, kırsal kesimin bütün özelliklerini kentin güvensizliği içinde tekrar ederek yaşanan, bir örgütlenmemiş kesim, bir marjinal sektör sorunudur. İstihdam problemleri açısından tebliğimizin göndemindedir. Böylece, Türkiye gecekondulaşan, kasabalaşan bir kentleşme, sağlıksız bir kentleşme ile kendisini ortaya koymaktadır. Nüfusun biliyorsunuz, büyük şehirlerde % 60 civarında bir bölümü gecekondularda oturmaktadır. Devlet (kamu) veya diğer sektörler barınma ihtiyacını karşılıyamazsa, her gece uyuyan bir insan kaynanası ile, çocuğu ile, karanlık olunca uyuma zorunda olan bir insana barınma ihtiyacı sağlıyamazsa, bunu kendi kendine yapacaktır. Gecekondulaşma dediğimiz olay ayrı şey. İstihdam için de geçerli. Eğer ekonominin büyümesi sağlıklı istihdam koşulları yaralamazsa, o gecekondu barmma gibi, gecekondu istihdamında kendi kendine yaratacaktır. Ya jiklet satacaktır, ya tombalacılık yapacaktır, yahutta işte sigara vs, satacaktır. Barmma ihtiyacı ve geçinme ihtiyacı, benzer tipte iki kesim oluşturmaktadır: Gecekondu barm-

20 ma ve gecekondu istikdam.. Nihayet son bir özellik olarak tartışmalar var; nedir uğraşıp duruyorsunuz nüfusla, ;%2,5 ğu 1,5 ğa indirme yerine % 7,9 a çıkarın tartışması var. Çok da revaçta olabilir. Ben şahsen ikisinin de yapılmasına taraftarım. Bu toplum kentleşme sürecine girmekle, çağdaşlaşma sürecindedir. Buna demokrasisi ile, siyasî boyutları ile ve istihdamı ile sağlıklı bir düzene hem geliri, hem de nüfus artışını kontrol eden bir yapıyla ulaşılır, teşekkür ederim. Dr. VEDAT YB&ÎNSU (Doğum ve Kadın Hastalıkları Mütehassısı, Aile Plânlaması Derneği Üyesi) : Teşekkür ederim saym başkan ve değerli konuklar. İngiliz papazı Tomas Robert Malthus, İnsanlar kendilerini kurtaramadıkları cinsel iç tepkileri yüzünden mantıksızca çoğalıyorlar ve sefalete düşüyorlar diyor - Victor Hugo şöyle diyor. Bir milletin büyüklüğü nüfusunun çokluğu ile değil akıllı ve faziletli insanî arın sayısı ile belli olur, yani kalitatif üremenin üzerine bizim dikkatlerimizi çekiyor ki ben de bunun savunucusuyum. Ekonomi insan ve insanın yarattığı araç ve gereçlerin gücüne dayanmaktadır, şu halde ekonomik gelişmenin birimi insan, insanı insan olarak değerlendirip doğumundan üretken döneme gelene kadar o ulusun gereksinmelerine göre yetiştirmek ve niteliklerine uygun yerde kullanabilmektir. Azami randıman alabilecek bir varlık olabileceği aşikârdır, öyle ise ekonomik gelişme ile insanın yakın ilişkisi düşünülerek her ikisi arasında bir denge kurma zorunluluğu kendiliğinden doğmaktadır. O halde annenin döl yatağına yerleşmeden insan varlığının esas hayat belirtisi oluşturan hücreler üzerinden ele alınması biyolojik sağlık gereğinin önemini ortaya çıkarmaktadır. İnsanlarda soy çekimini gerçekleştiren nüvo yapısındaki gen denen biyolojik üretim parçacıklarıdır, insanın özelliklerini soylarına aktarır bu genlerin bir kısmı iyi özellikleri taşıdığı gibi bir kısmı da kötü özellikleri taşımaktadır. Şunu açıklıkla belirtmek gerekir ki neslin korunması morfolojik yapısı kötü genlerin gelecek nesillere aktarılmaması için gerekli önlemlerin alınması ile mümkündür. Kalitatif bozulma sonucu üreyen insanların çoğalması dünyada hatalı insanların nedeni olacaktır. İnsanların üremesi bu gibi

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Ülkelerin veya hükümetlerin,bilinçli olarak, Nüfusun niceliği ( sağlık ve doğurganlık), Niteliği ( eğitim) ve Dağılımını(kır

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 15 Aralık 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm OPEC in piyasaların yön bulmasındaki etkisi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta OPEC ABD de arzın artması ve küresel tüketim beklentilerin azalmasını beklediklerini

Detaylı

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi

Türkiye 2025 yılına gelindiğinde, dünyada önemli ülkelerden biri olacak. - Haberler - Gizli ilimler Sitesi 2025 yılına gelindiğinde Türkiye küresel büyümeye katkıda bulunan önemli ülkelerden biri olacak. Türkiye'nin küresel büyümeye katkı yapabilmesi için ''teknoloji kabulü ve faktör yeniden dağıtımı yoluyla

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 26 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU İsviçre Merkez Bankası negatif faize devam edecek İsviçre Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Fritz Zurbruegg, "Faiz oranlarını para politikası bunu gerektirdiği

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN  TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN SYMES IN " TÜRKİYE DE ENFLASYON DİNAMİKLERİ: FIRSATLAR VE RİSKLER KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI 10 Nisan 2015 İstanbul, Martı Otel Sayın Misafirler, Değerli Katılımcılar

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 OECD 2013 EĞİTİM GÖSTERGELERİ RAPORU: NE EKERSEN ONU BİÇERSİN (4) Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 5 Ocak 2014 Geçtiğimiz üç hafta boyunca 2013 OECD Eğitim Göstergeleri

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı

İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm. Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı İzmir İktisat Kongresi, 30-31 Ekim 2013 Oturum 7D: Tarım ve Gıda Sektöründe Dönüşüm Panel Başkanı: Vedat Mirmahmutoğlları, GTHB Müsteşarı Panelistler: Erdoğan Güneş (Ankara Üniversitesi), Abdullah Kutlu

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Ulusal Toplantı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. A. Sinan Türkyılmaz Doç. Dr. Alanur Çavlin 2 Aralık 214, Rixos Grand Ankara Oteli, Ankara Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 23 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Almanya sanayi üretimi endeksi beklenenin altında kaldı Almanya da bugün açıklanan PMI İmalat Sanayi Endeksi, küresel ekonomik daralmanın ülke ekonomisine

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014 ÇİMENTO SEKTÖRÜ TABLO 1: EN ÇOK ÜRETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) TABLO 2: EN ÇOK TÜKETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) SEKTÖRÜN GENEL DURUMU Dünyada çimento üretim artışı hızlanarak devam ederken 2012 yılında dünya

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Tıp sürekli ilerliyor sözündeki aslan payı bize göre; Tıbbi Malzeme Alt Sektörüne ait. Nitekim; tıbbi malzemeden yoksun sağlık sektörünün eli

Detaylı

Çin in Avrupa da Pazar Kaybı Devam Ediyor Yazar: Mithat Aracı/Da Kong

Çin in Avrupa da Pazar Kaybı Devam Ediyor Yazar: Mithat Aracı/Da Kong Çin in Avrupa da Pazar Kaybı Devam Ediyor Yazar: Mithat Aracı/Da Kong 2013 yılının bu ilk Çorapland dergisiyle başlayarak, sizlere, bu güne kadar yalnızca pamuklu soket segmenti vasıtasıyla analiz ettiğim

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2. Bölge Toplantısı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. Alanur Çavlin Dr. Pelin Seçkiner 5 Şubat 215 Swiss Otel Büyük Efes, İzmir Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun ve kadınların

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE CANSEN BAŞARAN- SYMES IN

TÜSİAD YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE CANSEN BAŞARAN- SYMES IN TÜSİAD YÖNETİM KURULU ÜYESİ VE ŞİRKET İŞLERİ KOMİSYONU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN- SYMES IN FİKRİ VE SINAİ MÜLKİYET HAKLARI SEMİNERLERİ 09 Aralık 2013 Trabzon Sanayi ve Ticaret Odası, Trabzon Değerli Konuklar,

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Tarımın Geleceği. Nisan 2011

Dünyada ve Türkiye de Tarımın Geleceği. Nisan 2011 Dünyada ve Türkiye de Tarımın Geleceği Nisan 2011 Sayın Bakanım (Tarım Bakanı ordaysa), Değerli katılımcılar, Hanımefendiler, beyefendiler, Hepinizi saygıyla selamlıyor, bu önemli etkinlik vesilesiyle

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Artan Sağlık Harcamaları Temel Sağlık Göstergelerini Nasıl Etkiliyor? Selin Arslanhan Araştırmacı

Artan Sağlık Harcamaları Temel Sağlık Göstergelerini Nasıl Etkiliyor? Selin Arslanhan Araştırmacı Artan Sağlık Harcamaları Temel Sağlık Göstergelerini Nasıl Etkiliyor? Selin Arslanhan Araştırmacı TEPAV Değerlendirme Notu Temmuz 1 19 191 19 193 19 195 19 197 19 199 199 1991 199 1993 199 1995 199 1997

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış

DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış Ders 7 : Türkiye de Demografik Dönüşüm Doç. Dr. Didem Danış Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ddanis@gsu.edu.tr Ders 7 : Türkiye de Demografik

Detaylı

İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI

İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI İSLAM KALKINMA BANKASI SERMAYE PİYASASI KURULU ORTAK KONFERANSI DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın Başbakan Yardımcım, Sayın Hazine Müsteşarım, Yurt dışından gerek

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ

TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ TEKNOLOJİ EKONOMİ POLİTİKA - III TÜRKİYE DEKİ AR-GE VE YENİLİK FAALİYETLERİ Musa Yaşar Bilimsel ve teknolojik faaliyetler, ülkelerin kalkınmasında büyük bir öneme sahip olup, ulusal gelirden bu tür faaliyetlere

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

ÜNIVERSITE BURSU VEREN KURUMLAR HANGILERIDIR? BURS SARTLARI NE...

ÜNIVERSITE BURSU VEREN KURUMLAR HANGILERIDIR? BURS SARTLARI NE... ÜNIVERSITE BURSU VEREN KURUMLAR HANGILERIDIR? BURS SARTLARI NE... Portal : www.meydangazetesi.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 01.10.2015 Adres : http://www.meydangazetesi.com.tr/aktuel/universite-bursu-veren-kurumlar-hangileridir-burs-sartlari-nelerdir-bu

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Araştırma Notu 15/180

Araştırma Notu 15/180 Araştırma Notu 15/180 22 Nisan 2015 ÇOCUKLARIN YARISI MADDİ YOKSUNLUK İÇİNDE Seyfettin Gürsel *, Gökçe Uysal ve Mine Durmaz Yönetici Özeti Avrupa Birliği standartlarına göre 2013 yılında Türkiye de 0-15

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz.

5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil yardımıyla gösteriniz. 1. Emeğin marjinal ürününün formulü nedir? 2. İşçi fazlasının formulü nedir? 3. İşveren fazlasının formulü nedir? 4. İş fazlasının formulü nedir? 5. İşçi fazlasını, işveren fazlasını ve iş fazlasını şekil

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu?

Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Avrupa Birliği Lizbon Hedefleri ne UlaĢabiliyor mu? Yrd. Doç. Dr. Elif UÇKAN DAĞDEMĠR Anadolu Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü Öğretim Üyesi 1. GĠRĠġ Avrupa Birliği (AB)

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1

Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi. bilgilendirme notu. Sayfa 1 Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği AİFD Türkiye 2006 Yılı İlaç Harcamaları Değerlendirmesi bilgilendirme notu Sayfa 1 İçindekiler: Konu Sayfa Genel Değerlendirme: Türk ilaç piyasasında neler oldu?... 3

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir.

1960 ile 2012 arasında ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir. MESAJ 1 GEÇTIĞIMIZ ONYILLARDA KAYDEDILEN ISTIKRARLI BÜYÜME TÜRKIYE YI YÜKSEK GELIR EŞIĞINE GETIRIRKEN, REFAH PAYLAŞILMIŞ VE ORTA SINIFIN BÜYÜKLÜĞÜ IKI KATINA ÇIKMIŞTIR. 1960 ile 2012 arasında ortalama

Detaylı

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Mehmet ATASEVER Mayıs, 2015 Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

1. Yatırımın Faiz Esnekliği

1. Yatırımın Faiz Esnekliği DERS NOTU 08 YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ, PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİKLERİ, TOPLAM TALEP (AD) EĞRİSİNİN ELDE EDİLİŞİ Bugünki dersin içeriği: 1. YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ... 1 2. PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ

Detaylı

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ

SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ SN. YETKİLİ DİKKATİNE 25.08.2015 KONU: 2016 YILI YAPI-İNŞAAT VE ELEKTRİK FUARLARI SİRKÜ BİLGİLENDİRMESİ Türkiye milli katılım organizasyonunun, T.C. Ekonomi Bakanlığı'na izin başvurusu yapılmış olup, Türkel

Detaylı

27.06.2014 27.06.2014. Grafik:1 EURO REFİNANSMAN FAİZİ. Grafik:2 NORVEÇ FAİZ ORANI. Kaynak: Bloomberg

27.06.2014 27.06.2014. Grafik:1 EURO REFİNANSMAN FAİZİ. Grafik:2 NORVEÇ FAİZ ORANI. Kaynak: Bloomberg EUR/NOK Avrupa Merkez Bankası 5 Haziran da yapmış olduğu Para Politikası Toplantısında refinansman faizini %0,25 seviyesinden %0,15 seviyesine düşürdü. Mevduat faizini de %0 seviyesinden %-0,10 düzeyine

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Araştırma Raporu. GK7 Sosyal ve Kültürel Komite. Yoğun Nüfus Artışı Kaynaklı Ortaya Çıkan Açlık ve Yoksulluk. Pozisyon: Başkan.

Araştırma Raporu. GK7 Sosyal ve Kültürel Komite. Yoğun Nüfus Artışı Kaynaklı Ortaya Çıkan Açlık ve Yoksulluk. Pozisyon: Başkan. Forum: Sorun: Yazar: GK7 Sosyal ve Kültürel Komite Yoğun Nüfus Artışı Kaynaklı Ortaya Çıkan Açlık ve Yoksulluk Deniz Kuter Pozisyon: Başkan Araştırma Raporu Giriş Bu seneki tartışma konularımızdan biri

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 211 Harran Üniversitesi-UNFPA Hizmet için kanıt oluşturan sonuçlar açısından Hizmetleri planlama ve uygulama açısından

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor!

Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Dünya ekonomisinde kartlar yeniden karılıyor! Çin ABD savaşı kızışıyor. AB ile TTIP görüşmelerini sürdüren ABD`nin, TPP`yi olumlu sonuçlandırarak, Çin`in bölgede artan etkinliğini dengelemek açısından

Detaylı

Aralık. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Aralık. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 15 Aralık Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Moody s gelişmekte olan ülkeleri uyardı Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody s yayımladığı son raporunda FED in bu hafta faiz artırması halinde

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı