içindekiler ODYOLOJİ İşitme kayıplarında ileri ileri tanıda BERA testi GÖĞÜS HASTALIKLARI Astımın tek belirtisi uzun süre devam eden öksürük

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "içindekiler ODYOLOJİ İşitme kayıplarında ileri ileri tanıda BERA testi GÖĞÜS HASTALIKLARI Astımın tek belirtisi uzun süre devam eden öksürük"

Transkript

1

2 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 1 içindekiler BASINDA KADIKÖYŞİFA GÖĞÜS HASTALIKLARI Astımın tek belirtisi uzun süre devam eden öksürük İÇ HASTALIKLARI Yorgunluk hastalık mı? Hastalık işareti mi? ODYOLOJİ İşitme kayıplarında ileri ileri tanıda BERA testi KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM Gebelikte diyabet artıyor... ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ Karpal tünel sendromu NÖROLOJİ Migrende botox tedavisi BİRİM TANITIMI Hemşirelik Hizmetleri KLİNİK PSİKOLOJİ Gece alt ıslatma erkek çocuklarda daha çok... GENEL CERRAHİ Reflüye yol açan 10 yiyecek... KALİTELİ YAŞAM POLİKLİNİĞİ Akne, yara, yanık izleri ve çatlaklarla savaş... AĞIZ, DİŞ SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI Kırmızı estetik ile sağlıklı ve güzel DUYURU Hokus Pokus Çocuk Atölyesi KÜLTÜR SANAT BİZDEN HABERLER SİZDEN GELENLER Kurucumuz DR. AHMET EMİNOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı BUKET PİLAVCI Bülteni Hazırlayanlar AYŞEN ÖZKUL ŞENAY EKİZOĞLU GÖKÇE BABAYİĞİT FARUK GÜR İletişim Bilgileri Işıklar Cad. No: 31 Ataşehir, İstanbul Baskı Form-Ar Matbaacılık ve Ambalaj San. Tel:

3 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :12 Page 2 Merhaba, Geçtiğimiz sayıda, dergimizin içeriğinde yaptığımız değişikliklerle yeni konseptimiz hem çalışanlarımız, hem de hastalarımız tarafından çok olumlu şekilde değerlendirildi. Bu geri dönüşler bize daha da iyisini yapma heyecanı verdi. Bizim Şifa, farklı konulardaki sağlık bilgilerinin yanı sıra, bizi biz yapan özelliklerimizi yansıtmaya; etkinliklerimiz konusunda bilgiler paylaşmaya devam edecek. Keyifle okuyacağınızı umuyorum. Buket Pilavcı Genel Müdür

4 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 3 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 Basında KadıköyŞifa MAYIS 2012 HOSPITAL MANAGER 3

5 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 4 MAYIS 2012 COSMOPOLITAN MAYIS

6 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 5 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 GÖĞÜS HASTALIKLARI astımın tek belirtisi uzun süre devam eden öksürük olabilir PROFESYONEL OLARAK SPOR YAPAN ALLERJİK ASTIM HASTALARI OLDUĞU GİBİ GEÇ TANI VE YETERSİZ TEDAVİ NEDENİYLE BİRKAÇ ADIM ATMAKLA BİLE NEFES DARLIĞI ORTAYA ÇIKAN, SIK ASTIM KRİZLERİNE GİREN VE HAYATINI KAYBEDEN HASTALAR OLDUĞU UNUTULMAMALIDIR. Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Cengiz Şen ASTIM BELİRTİLERİ NELERDİR? Kimlerde alerjik astım araştırılmalıdır? Lütfen aşağıdaki soruları kendinize sorun. 1.Göğsünüzde dönem dönem hırıltı, hışıltı veya ıslık sesi duyuyor musunuz? 2.Özellikle geceleri ve / veya sabah uyandığınızda inatçı öksürüğünüz var mı? 3.Öksürük veya nefes darlığı nedeniyle uykunuz bölünüyor mu? 4.Koşarken veya hızlı hareket ederken öksürüyor ya da göğsünüzde hırıltı / hışırtı sesi duyuyor musunuz? 5.Şikayetleriniz mevsimlere göre değişiyor mu? 6.Sigara dumanı, yemek kokusu, boya veya ağır kokularla karşılaşınca öksürük, hırıltı / hışırtı veya nefes darlığı ortaya çıkıyor mu? 7.Soğuk algınlığı göğsünüze iniyor mu veya iyileşmesi 3 haftadan fazla zaman alıyor mu? 8.Bu belirtiler ortaya çıktığında herhangi bir ilaç kullanıyor musunuz? Bu ilaçtan sonra nefes darlığınız rahatlıyor mu? 9. Zaman zaman nefes darlığınız artıyor mu? 10. Uzun süre devam eden hapşırma, geniz akıntısı, burun veya boğazınızda kaşıntı gibi yakınmalarınız var mı? Yukarıdaki sorulardan herhangi birine evet yanıtı verdiğiniz takdirde, doktorunuza başvurun. Astım olup olmadığınız ne kadar erken öğrenirseniz, ilerde akciğerlerinizde oluşabilecek daha kötü hasarlardan kendinizi o kadar erken korumuş olursunuz. ASTIM YAYGIN BİR HASTALIK MIDIR? Astım dünyada 300 milyon, ülkemizde 3.5 milyon kişiyi etkilemektedir. Her yıl tüm dünyada kişi astım nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Çocukların % 2-15 ve yetişkinlerin % 2-5 inde astım hastalığı görülmektedir. ASTIM NEDİR? Astım, akciğerde bronş adı verilen hava yollarını etkileyerek nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi, öksürük gibi yakınmalara yol açan bir hastalıktır. Hava yollarında hem iltihaplanma, hem de tıkanma olmaktadır. Hastaların şikayetleri günden güne, hatta gün içinde değişiklik gösterebilmekte ve hatta dönem dönem tamamen ortadan kalkabilmektedir. SADECE ÖKSÜRÜK ASTIM BELİRTİSİ OLABİLİR Mİ? Astımın tek belirtisinin uzun süre devam eden kuru öksürük olabileceği unutulmamalıdır. ASTIM HANGİ YAŞLARDA ORTAYA ÇIKABİLİR? Hem çocuk hem de büyüklerde; yani her yaşta ortaya çıkabilmektedir. ASTIM TANISINDA ÖNEMLİ NOKTALAR NELERDİR? Astım tanısında anamnez yani hastalık ile ilgili belirtilerin neler olduğu ve nasıl seyrettiği çok önemlidir. Astım şüphesi olanlarda solunum fonksiyon testleri, alerji testi, olası başka hastalıkları ekarte etmek için radyolojik görüntüleme gibi incelemeler yapmak tanı konulmasına yardımcı olur. Şikayetlerin olmadığı dönemde hiçbir muayene bulgusu olmayabilir ve solunum fonksiyon testleri normal çıkabilir; solunum fonksiyon testlerinin normal çıkması ve muayene bulgusun olmaması astım tanısını dışlamaz. Bu nedenle astım şüphesi olan kişilerin uygun yöntemlerle takip edilmesinde fayda vardır. ASTIM BENZERİ BULGULAR VEREN BAŞKA HASTALIKLAR VAR MIDIR? KOAH (kronik obstruktif akciğer hastalığı), bronşektzi, akciğer dokusunu tutan hastalıklar, tüberküloz, akciğer kanseri, gırtlak kanseri, lenfoma, akut bronşit ve bronşiyolitler, reflü, kronik sinuzit, yabancı cisim aspirasyonu, üst hava yollarını daraltan hastalıklar, ses tellerindeki hastalıklar, kalp yetmezliği, hipertansiyon ve tiroid rahatsızlıklarında astıma benzeyen bulgular olabilir. ASTIM TEDAVİSİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR? Alerjik astım tedavisinde astımı tetikleyen faktörlere karşı önlem almak ve özellikle nefes yoluyla alınan ilaçları düzenli kullanmak önemlidir. ASTIMI TETİKLEYEN (HASTALARIN ŞİKAYETLERİNİ ARTIRAN VEYA ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLAYAN) FAKTÖRLER NELERDİR? Polen, hayvan tüyü ve ev tozu akarı gibi 5

7 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 6 alerjenler, ilaçlar (aspirin, bazı göz damlaları, ağrı kesici ilaçlar vb ), reflü, bazı besinler (karides, midye gibi kabuklu deniz ürünleri, şarap, bira, kurutulmuş meyveler, cips, hazır çorbalar) ağır kokular (boya, yemek kokusu,deterjan, çamaşır suyu vb), sigara dumanı, ev içi ve ev dışı hava kirliliği, viral veya bakteriyel enfeksiyonlar (grip, sinüzit, zatüre vb.) bazı meslek gruplarında maruz kalınan maddeler, aşırı stres veya üzüntü astımı tetikleyen faktörlerdendir. ASTIM RİSKİ TAŞIYAN MESLEK GRUPLARI HANGİLERİDİR? Fırıncılar (un, amilaz) çiftçiler (soya tozu) güzellik salonu çalışanları (persülfat), kaplamacılar (nikel tuzları) hastane çalışanları (dezenfektanlar), otomobil boyama (etonolamin), marangozlar (odun tozları, sedir meşe, çınar), gıda işleme, ipek işletmeciliği gibi birçok meslek grubunda astım gelişme riski mevcuttur. lütfen unutmayınız Astım tedavisinde; Düzenli olarak (şikayetiniz olmasa bile) doktorunuza önerilen aralıklarla görünmelisiniz. İlaçlarınızı düzenli kullanmalı; şikayetiniz olmasa bile doktorunuzun kontrolünde ilaçlarınızı kesmelisiniz. Astım tetikleyen alerji, infeksiyonlar, sigara dumanı, reflü, bazı ilaç ve besin maddeleri gibi etkenlere karşı gerekli önlemleri almalısınız. Belirli aralıklarla akciğer kapasitenizin belirlenmesi için solunum fonksiyon testi yaptırmalısınız. Şikayetlerinizde artma hissettiğinizde, doktorunuza danışmalısınız. GEBELİK DÖNEMİNDE ASTIM ÖNEMLİ Mİ? Gebelik sırasında en sık karşılaşılan solunum sistemi hastalığıdır. Astımın kontrol altında tutulması anne ve bebeğin sağlığı için çok önemlidir. Gebelik sırasında kullanılabilen astım ilaçları mevcuttur. ASTIM TEDAVİSİNDE HANGİ İLAÇLARI NE KADAR SÜRE KULLANMALIYIZ? Bronşlarınız açmak için kullanılan ve genellikle nefes yoluyla alınan ilaçlar kısa zamanda etkisini gösterecek ve daha rahat nefes alabileceksiniz. Ancak ilaçlarınızı uzun dönem kullanmanız gerekmektedir; zira astım rahatsızlığında hava yollarınızın daralmasının yanı sıra havayollarınızda iltihaplanma da önemlidir. Kullandığımız ilaçların bir kısmı hava yollarındaki iltihabı gidermektedir. Etkisi uzun dönemde ortaya çıkacağından dolayı bu tip ilaçları nefes yoluyla alır almaz nefesinizin rahatladığını HİSSETMEYEBİLİRSİNİZ. LÜTFEN İLACINIZI KESMEYİNİZ! Özetle astım tedavisinde hem bronşlarınızı açan ve etkisini hemen hissettiğiniz ilaçlar, hem de bronşlarınızdaki iltihabı gideren ve etkisi uzun dönemde ortaya çıkan ilaçları kullanmanız gerekmektedir. İlaçlarınızın erken kesilmesi hastalığınızın ilerlemesine sebep olabilecektir. 6

8 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 7 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 1 YORGUNLUK HASTALIK MI? İÇ HASTALIKLARI HASTALIK İŞARETİ Mİ? Çevremizde bu aralar yorgunum kelimesini sıkça duyar olduk. Son yıllarda ülkemizde yapılan taramalarda 100 kişiden 55 i çok yorgun olduğunu dile getiriyor. Yorgunluk, subjektif, kişinin algılaması ile ilgili bir yakınmadır, bu sebeple kişisel farklılıklar gösterir. Halsizlik, isteksizlik, güçsüzlük, yıpranmışlık, sıkıntı gibi tanımlamalar benzer durumu tanımlamak için sıklıkla kullanılır. Ancak, bazı hastalar egzersiz esnasındaki nefes darlığını veya bacaklardaki ağrıyı yorgunluk olarak dile getirebilir. Bu durumda tarif edilen yorgunluk bizim sıklıkla kullandığımız tanımın dışında kalp damar sisteminin hastalığının şikayet bulgusu olabilir. Bu sebeple güçsüzlük, yorgunluk gibi yakınmaların arkasında gerçekte anlatılmak istenenin ne olduğu netleştirilmelidir. Yorgunluk nedenleri nelerdir? Fizyolojik Yorgunluk Sağlık durumu normal olan kişilerde stres, yetersiz dinlenme, yetersiz uyku, diyet değişiklikleri veya aşırı aktivite durumunda görülür. Yaşlı hastalarda bu tip yorgunluk daha sıktır. Organik Yorgunluk Bu tip yorgunluk bazı hastalıklarla birlikte görülür. Orta ve ileri yaş hastalarda en sık karşılaşılan durumdur. Aile hikayesi, tam bir fizik muayene ve yapılan kan ve görüntüleme ile ilgili tetkikler sonrası nedeninin belirlenip, ilgili hastalığın tedavisi ile yorgunluk ortadan kaldırılabilir. Psikojenik Yorgunluk Genel olarak tüm yorgunlukların %50'sini oluşturur. En sık depresyonla birliktedir. Herhangi bir yaş gurubunda oluşabilir. Çoğunlukla gün içinde azalır. Duygu, düşünce ve stres durumuna paralel olarak şiddeti değişebilir. Kronik Yorgunluk Sendromu Kronik yorgunluk sendromu büyük ihtimalle yüzyılımızın yaygın hastalığı olacaktır. Yaşlılarda nadirdir. Yorgunluğu olan hastaların %30'unda organik veya psikolojik sebep bulunmaz. Tanı koyulana dek idiyopatik kronik yorgunluk olarak değerlendirilir. Bu olgularda motivasyon azlığı konsantrasyon yetersizliği, güçsüzlük, irritabilite vardır. Sıklıkla psikomotor yavaşlama vardır. Yorgunluk bir hastalık mı, yoksa bir hastalık işareti midir? Yorgunluk çoğunlukla bir hastalık bulgusu olmakla birlikte, kronik yorgunluk sendromu adı altında hastalığın kendisi de olabilir. Yorgunluk her türlü bakteriyel, viral ya da parazitik enfeksiyonun, kansızlık ve benzeri kan hastalığının, karaciğer ya da böbrek hastalığının, kandaki vitamin ve mineral eksikliklerinin, hormonal hastalıkların, beslenme ve uyku bozuklukları sonucunda oluşabilir. Özellikle tiroid hormon yetmezliği, böbrek üstü bezi yetmezliği, büyüme hormonu yetmezliği ve hipoglisemi gibi hormonal sebepler erken dönemde gözden kaçabilir. Kronik yorgunluk sendromunun tanısı içinse; tam bir klinik değerlendirme sonrası tanımlanamayan devamlı ve tekrarlayan yorgunluğun yeni ve bilinen bir zamanda başlaması, devamlılığı, sosyal ve iş hayatındaki aktivitelerde yavaşlamaya yol açması gerekir. 6 ay üzerinde devam eden durumlarda bu sendrom düşünülmelidir. Yorgunluk hangi durumlarda masum bir halin ötesine geçerek tehlike işareti olabilir? Yorgunluk yakınması; daha önce yaşanılmayan ölçüde yoğunsa, günlük aktiviteleri sınırlıyorsa, beraberinde başka yakınmalar mevcutsa, takipte olduğunuz kronik bir hastalığınız mevcutsa ya da aile hikayesi veya vücut yapısı nedeniyle bazı organik hastalıklar açısından risk grubunda bulunuyorsanız ve kendi çabalarınızla geçmiyorsa zaman kaybetmeden bir hekimle görüşmelisiniz. Yakınmanın tehlikeye işaret edip etmediği bazı tıbbi araştırmalar sonucunda netleşecek bir durumdur. Pek çok sinsi seyirli kanserin ilk bulgusu yorgunluk olabilmektedir. Ve bu durumda kilo kaybı, beslenme bozukluğu ve hastalığın tutulma bölgesi ile ilgili pek çok ek yakınma sonradan tabloya eklenebilmektedir. Yorgunlukla kronik yorgunluk arasındaki farklılıklar nelerdir? KRONİK YORGUNLUK sendromu sürekli ve tekrarlayıcı seyreden, bir çok sistemi etkileyen bir hastalığı tanımlamak için kullanılır. Tek bir sebebi yoktur. Bu hastalığın viral bir enfeksiyon tarafından çalışma dengesi bozulan beyin kaynaklı olduğu veya stres ve savunma sisteminde oluşan bozulmanın ve hedef sap- 7

9 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 8 masının içinde olduğu bir durum olduğunu kabul etmeliyiz. Kronik yorgunluğun en ayırt edici özelliği yatak istirahati ile geçmemesidir. Bu sürecin sonucu bitkinliktir. Kronik yorgunluk sendromunu gösteren belirtiler hangileridir? Fiziksel Tükenmişlik Bulguları Başka bir nedene bağlı olmayan, istirahatle geçmeyen, 6 aydan uzun süren, ortalama günlük aktiviteyi en azından %50 azaltacak derecede, sürekli ve tekrarlayıcı fiziksel ve mental bitkinlik hissi. Güçsüzlük, daha önce tolere edilebilen egzersizden sonra oluşan ve 24 saat ya da üzerinde devam eden bir durumdur. Enerji kaybı Yıpranma Hastalıklara karşı daha hassas olma Baş ağrıları Bulantı Kas krampları ve miyalji Bel ağrıları Denge kaybı Sindirim sorunları Uyku bozuklukları Çabuk yorulma Hafif ateş, üşüme Boğaz ağrısı Boyunda ağrılı lenf bezleri Açıklanamayan genelleşmiş kas zayıflığı Kaslarda katılaşma Geçici eklem ağrıları Farenjit Bazı hastalarda gribal enfeksiyon benzeri durumlar Duygusal Tükenmişlik Bulguları Işıktan rahatsızlık Düşünmede zorluk Göz önünde beneklerin uçuştuğu hissi Depresyon Umutsuzluk, unutkanlık Evde, işte gerginlik- tartışma artışı Kızgınlık Net görememe Huzursuzluk,sabırsızlık Nezaket, saygı gibi pozitif bulgularda azalma Zihinsel Tükenmişlik Bulguları Doyumsuzluk İşi bırakma Kendine ve işine karşı negatif yaklaşım Hafıza problemleri İşi savsaklama Kronik yorgunluk daha çok kimlerde görülür? Kronik yorgunluk sendromu A tipi agresif dediğimiz hırslı, titiz, mükemmelliyetçi, çabuk sinirlenen, tez canlı kişilik yapılarında daha çok görülür. Kentsel yaşam ve çalışma yoğunluğunun sonucu olarak bu toplumun bireylerinde daha sıktır. Doktorlar ve diğer yardımcı sağlık çalışanlarında, yönetici kadrosunda çalışanlarda, ekonomi alanında çalışanlarda daha yoğun görülür. Kadın cinsiyet erkeklerden daha fazla risk altındadır. Kronik yorgunluğun giderilmesi için yapılması gerekenler nelerdir? Kronik Yorgunluk Sendromunun tanı amaçlı kan testleri yoktur. Tedavi planı: Tatil Egzersiz (kas gevşemesine yardımcı, hafif egzersizler) Günlük istirahat sürelerini uzatma İlaç Vitaminler (günlük ihtiyaca göre) Psikoterapi (hayat tarzı değişikliği) Yorgunluğa neden olan sağlık sorunları neler olabilir? 1- Kan hastalıkları: kansızlık çeşitleri, kan kanserleri 2- Kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları: kroner kalp hastalığı, kalp yetmezlikleri, kalp ritim bozuklukları, kapak hastalıkları, periferik atar ve toplardamar problemleri 3- Solunum sistemi bozuklukları: uyku - apne sendromu, astım, KOAH gibi hastalıklar, akciğer kanserleri 4- Sindirim sistemi hastalıkları: mide-bağırsak kanamaları, iltihabi bağırsak hastalıkları, karaciğer yetmezliği(siroz), hepatitler, kanserler 5- Böbrek yetmezlikleri ve idrar yollarının böbreğin iltihabi ve kötü huylu hastalıkları 6- Hormonal hastalıklar: tiroid hormonu yetmezliği, böbreküstü bezi yetmezliği, şeker dengesizliği (tip2 diyabet, hipoglisemi), büyüme hormonu yetmezliği, östrojen- testesteron hormanlarında dengesizlik 7- Nörolojik hastalıklar 8- Vitamin mineral yetersizlikleri: B12, D vitamini yetersizliği gibi 9- Enfeksiyon hastalıkları Kişinin yorgunluğunun kaynağını anlamaya yarayan tahliller hangileridir? Yorgunluğu olan hastada yapılacak tetkikler: 1- Kan sayımı, sedimentasyon 2- Karaciğer fonksiyon testleri 3- Böbrek fonksiyon testleri 4- Kan şekeri, tiroid hormonları 5- Kandaki vitamin, mineral ve elektrolit düzeyleri 6- Ek yakınmalarla ve muayene bulguları ile karar verilecek görüntüleme yöntemleri Beslenme şekli yorgunluk nedeni olabilir mi? Kendini yorgun hissedenler nasıl beslenmelidir? İç Hastalıkları Uzm. Dr. İrfan Berber Beslenme şekli yorgunluk sebebi olabilir. Et ve kuru baklagilden fakir bir beslenme demir ve vitamin B12 eksikliği nedeni ile kansızlığa dolayısıyla yorgunluğa neden olabilir. Yoğun yağlı ve karbonhidratlı beslenme şekli hipoglisemiye, diyabete eğilim yaratacağından ve kilo fazlası oluşturacağından yorgunluk yaratabilir. Meyve ve sebzeden fakir beslenme folik asit, c vitamini, potasyum gibi pek çok mineral, vitamin eksiğine neden olabilir. Sıvı alımımızın yeterli ve dengeli olması oldukça önemlidir. Kafein ve çay tüketimine dikkat edilmelidir. Bu içeceklerin her birinin günde 2-3 fincandan fazla tüketimi yorgunluk nedeni olabilir. Her gıda grubunun dengeli alımı beslenmeden kaynaklanacak yorgunluğun önüne geçecektir. Dengesiz beslenme ile sıkı diyetler oldukça önemli bir yorgunluk nedenidir. Kendini yorgun hisseden kişiler gün içinde neler yapmalıdır? Yorgunluğu olan insanlar: Dengeli beslenmeli, fazla kilolarından kurtulmalı Yaşamlarını tekdüzelikten çıkaracak uğraşlar edinmeli Her sabah dakika kas gevşetici egzersizler yapmalı Uyku ritmine dikkat etmeli, günlük tem polarını düşürmeli Tatil fırsatlarını değerlendirmeli İş yerinde iş yükünü paylaşmaya yönelik çalışmalar yapmalı Organik nedenler olabileceği ihtimaline yönelik hekim desteği alınmalıdır. 8

10 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 9 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 ODYOLOJİ, SES VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI İŞİTME KAYIPLARINDA İLERİ TANIDA BERA TESTİ NİN ÖNEMİ Çocuğunuza seslendiğinizde tepkisiz mi kalıyor? Sizi rahatsız eden seslerin çocuğunuzu etkilenmediğini mi fark ettiniz? Bugüne kadar yaptırdığınız testlerde çocuğunuzda işitme kaybı tespit edilemediği halde siz yine de endişeleniyor musunuz? Öyleyse mutlaka bir Kulak Burun Boğaz hekimi ve odyoloji uzmanından çocuğunuzun işitmesi için gerekli değerlendirmeleri yapmaları için başvurun. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Odyoloji, Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı İrem Konakçı işitme kayıplarında ileri tanı için önemli rolü olan BERA Testi hakkında en önemli bilgileri derledi. Odyoloji, Ses ve Konuşma Bozuklukları Ünitesi Uzm. Ody. İrem Konakçı Her 1000 bebekten 3'ünde işitme kaybı görülüyor İşitme kaybı gözle görülebilen bir sorun olmadığından özellikle bebeklik döneminde fark edilmesi güç bir sorundur. Bu durum olası bir işitme kaybının fark edilip bir uzmana başvurulma sürecini geciktirmekte ve dolayısı ile erken tanının konmasına engel olmaktadır. Ülkemizde 1000 bebekten 3 ünde doğumsal işitme kaybı görülmektedir. Bu amaçla günümüzde ulusal yenidoğan işitme taraması programının da yaygınlaşması sebebi ile birçok bebek taburcu olmadan ya da doğumundan sonraki ilk bir ay içerisinde işitme tarama testleri yapılmaktadır. Tarama testlerinde hedeflenen bebeklerin olası işitme kayıplarının bir an önce belirlenerek 6 aydan önce işitme cihazı kullanmaya başlamasını sağlamaktır. İşitme kaybında teşhis nasıl konur? Tarama amaçlı kullanılan iki farklı cihaz bulunmaktadır. Otoakustik emisyon testinde bebeğin kulağına yerleştirilen bir prob ile kulağa gönderilen sesin, iç kulaktan yansımasını kaydetmeye dayalı, kısa sürede tamamlanabilen bir test yöntemidir. Tarama amaçlı kullanılan bir diğer cihaz ise tarama ABR (işitsel beyin sapı cevabı) dir. Tarama ABR (BERA) testinde işitsel sinir ve beyin sapı tarafından oluşturulan elektriksel aktivite kafa cildi üzerine yerleştirilen elektrot ile kaydedilmektedir. Yapılan tarama testlerinde şüpheli görülen durumlarda bebekler BERA (ABR) testine yönlendirilmektedir. İleri tanı aşamasında devreye odyoloji uzmanları girmekte ve tarama testinde şüpheli görülen durumu çeşitli test bataryalarını bir arada kullanarak değerlendirmektedir. BERA (İşitsel beyin sapı cevabı) Testi nedir? İşitsel beyinsapı cevabı anlamına gelen bu testin ismi genellikle BERA, ABR ya da BAEP olarak anılmaktadır. Diğer odyolojik testlerin sonuçları ile birlikte yorumlandığında işitmenin objektif değerlendirmesini sağlar ve yüksek tanısal değere sahiptir. Testin uygulanması kadar yorumlanması kısmı da çok büyük önem taşımaktadır. ABR testi Odyoloji uzmanları tarafından yorumlanması gereken alana dair bilgi ve tecrübe gerektiren çok özel bir testtir. BERA (ABR) Testi kimlere yapılır? ABR, hasta uyumu gerektirmediği için özellikle küçük çocuklar ve bebekler başta olmak üzere her yaş grubunda, diğer odyolojik testlere uyum gösteremeyen bilinci kapalı, herhangi bir farklı zihinsel engel, iletişim bozukluğu vb. durumu olan kişilere yapılabilmektedir. BERA (ABR) Testi nasıl yapılır? Bu test doğal uykuda ya da uyku hali sağlanarak yapılabilmektedir. Kişinin kafasının belirli bölgelerine elektrotlar yardımıyla kulaktan gönderilen ses karşı beyin sapında oluşan aktiviteler kaydedilir. Kayıtların uygun koşullarda alınması kadar doğru yorumlanması da önemli olduğu için, testin odyoloji uzmanları tarafından yapılması ve yorumlanması önem taşımaktadır. 9

11 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 10 Bebeğinizin sizi duyduğundan emin misiniz? Halen günümüzde çocukluk çağında işitme kaybı önemli bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Küçük yaştaki çocuklarda işitme kaybına konuşma problemleri de ekleneceğinden işitme kaybında erken tanı büyük önem taşımaktadır. İleri tanı amaçlı kullanılan BERA testi, işitme kayıplarının tanılanmasında önemli rol oynamaktadır. 10

12 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 11 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 GEBELİKTE DİYABET KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ARTIYOR! Tüm dünyada artan obeziteye paralel olarak Tip II; yani erişkin diyabeti ve gebelik diyabeti artıyor. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Prenatal Tanı ve Tedavi Merkezi nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Kafkaslı, gebelikte diyabet hakkında önemli bilgiler verdi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Prof. Dr. Ayşe Kafkaslı Gebelik diyabetine yol açan faktörler nelerdir? Gebelik diyabeti gelişiminde en önemli faktörler; anne adayının gebelik öncesi kilosu, 1. derece yakınlarında diyabet bulunması, varsa önceki gebeliklerinde diyabet tanısı konması veya 4 kilonun üzerinde bebek doğurmuş olmasıdır. Tüp bebek uygulamaları da gebelik diyabeti riskini arttırmaktadır. Bu risk faktörleri arasında obezite ön planda bulunmaktadır. Annenin kan şekeri bebeğin eşi (plasenta) aracılığı ile bebeğe aynı düzeyde geçer, yani anne ile bebeğin kan şeker düzeyleri benzerdir. Bunun anlamı; yüksek anne kan şekeri eşittir yüksek bebek kan şekeridir. Gebelikte Diyabet Tarama Testi ne zaman yapılmalıdır? Her hamile, eğer kilolu ise, ailesinde diyabet varsa veya önceki gebeliklerinde iri bebek doğumu, gebelik diyabeti tanısı almış ise ilk kadın doğum muayenesinde, eğer bu risk faktörlerini taşımıyorsa gebelik haftaları arasında mutlaka gebelikte diyabet tarama testi yaptırmalıdır. Gebelik diyabeti tanısı alan kişiler nasıl takip ve tedavi edilmelidir? Gebelik diyabeti tanısı alan hamileler diyet, egzersiz ve eğer gerekir ise ilaç tedavisi ile takip ve tedavi edilmelidirler. Bu süreçte kadın doğum hekimi, erişkin endokrinoloji uzmanı ve diyetisyenin ortak takip ve tedavisi ideal yaklaşımdır. Uygun takip ve tedavi ile anne adayı ve bebek sağlıklı bir gebelik süreci geçirebilirler. Hamilelik sırasında konu ile ilgili ekip tarafından anne adayının daha sık kontrolü gerekir. Unutmamak gerekir ki doğru tedavi ve takip ile anne adayının gebelik sonrasında da yaşam biçimi daha sağlıklı, bebeğin geleceği birçok riskten korunmuş olacaktır. Gebelik diyabeti; tanısı ilk kez gebelikte konan diyabettir. Gebelik sırasında anne adayında gebeliğin ilerleyen dönemlerinde tansiyon yüksekliği, iri bebek doğum, yenidoğanda ise anne karnında iken karşılaştığı yüksek kan şekeri nedeni ile kilolu doğma, doğumdan sonra kan şekerinde düşüklük, sarılık, 20 li yaşlarda diyabet, hipertansiyon ve obezite gibi sorunlara neden olabilir. 11

13 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 12 KARPAL TÜNEL SENDROMU Karpal tünel sendromu, median sinirin el bileği düzeyinde bası altında kalması sonucunda ortaya çıkan bir dizi belirti ve bulguları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. En sık saptanan sinir sıkışması olan karpal tünel sendromu ve dünyada en çok yapılan el ameliyatı olan karpal tünel sendromu cerrahisi hakkında detaylı bilgileri Wooridul Türkiye Kadıköy- Şifa Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ali Erdem Bagatur verdi. Ortopedi ve Travmatoloji Doç. Dr. A. Erdem Bagatur ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ Median sinir el bileğinden ele doğru ilerlerken karpal tünel (el bileği tüneli) adı verilen bir aralıktan geçer ve sıkışma bu tünel içinde olur. Karpal tünel sendromunda hastaların büyük çoğunluğunda belirgin bir neden saptanamaz. Karpal tünel sendromunun en sık rastlanılan belirtileri; başparmak, işaret parmağı, orta parmak ile yüzük parmağının yarısında uyuşma, ağrı ve duyu kaybıdır. Bu belirtilerin en önde gelen özelliği geceleri ortaya çıkarak ya da artarak hastayı uyandırmasıdır. Ağrı bazı hastalarda el bileği ve ön koldan dirseğe doğru yayılım gösterir. Hastalığın ileri evrelerinde sinirin ciddi bası altında kaldığı durumlarda elin avuç içi tarafında başparmağın hemen gerisinde de ağrı ile elde güç ve beceri kaybı ortaya çıkar ve bu bölgede belirgin kas zayıflaması görülür. Karpal tünel sendromu en sık yaşları arasındaki kadınlarda görülür ve genellikle çift taraflıdır. Karpal tünel sendromu tanısı, hastanın öyküsüyle birlikte fizik muayenesi sonucunda konulan klinik bir tanıdır. Karpal tünel sendromunun klinik tanısını doğrulayan ya da ayırıcı tanıda yardımcı olan bazı inceleme yöntemleri mevcuttur. Karpal tünel sendromunun standart inceleme yöntemi, sinir ileti çalışmaları ve iğne elektromiyografisinden (EMG) oluşan elektrodiagnostik incelemelerdir. Bu incelemeler ile sinirlerin elektrik iletme gücü ölçülür, böylelikle sinirde bir sıkışma olup olmadığı ve varsa tam hangi seviyede sıkışma olduğu saptanır. Karpal tünel sendromunun tedavisi cerrahi olarak median sinirin gevşetilmesi, sıkışmaya neden olan dokuların serbestleştirilmesidir. Ameliyat el bileğinin hemen alt tarafında yaklaşık 1,5-2 cm lik bir kesi ile yapılır ve genel anestezi gerektirmez. Ameliyattan hemen sonra hastaların tümünde belirtilerin tümü ya da çoğu hemen geçer ve hastalar belirgin olarak rahatlarlar. Uzun zamandır her gece elde ağrı ve uyuşma nedeniyle uyanan hastalar ameliyatın olduğu gece rahat uyumaya başlarlar. Sonucu etkileyen faktörler arasında hastanın yaşı, hastalığın süresi ve ameliyat öncesi belirtilerin şiddeti önemlidir. Hasta yaşının ilerlemesiyle, özellikle 65 yasından sonra, belirtilerde ve el fonksiyonlarında sağlanan iyileşme azalabilmektedir. Hastalığın ileri evrelerinde sıkışma nedeniyle sinirde hücre ölümü olabildiğinden, karpal tünel sendromu Geceleri elleriniz ağrıyor, uyuşuyorsa, karpal tünel sendromu olabilirsiniz.. tanısı konulduktan sonra en kısa zamanda ameliyat olunmalıdır. İleri yaştaki hastalarda (70 yaş üstü) bile sonuçlar çok tatmin edicidir. Bu nedenle, yaşı ve hastalık evresi ne olursa olsun karpal tünel sendromlu hastalarda cerrahi tedaviden kaçınılmamalıdır. 12

14 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 13 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 NÖROLOJİ MİGRENDE BOTOX REDAVİSİ... Her yetişkin hayatı boyunca az veya çok aralıklarla baş ağrısı çeker. Bazı vakalarda baş ağrısı çabuk iyileşirken bazılarında ise kronikleşir ve yaşam kalitesini düşürür. Bu vakaların çoğunda migren görülür. Pek çok tedavi şeklinin yetersiz kaldığı migren şikayetinde artık yeni bir tedavi şekli var. Botox ile migren tedavisi ağrı ataklarını azaltırken, yaşam kalitesini de yükseltir. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Hamit Toprak migren ve migrende Botox tedavisi ile ilgili en önemli soruları yanıtladı Nöroloji Uzm. Dr. Hamit Toprak Migren nedir, her baş ağrısı migren mi? Migren çoğunlukla başın bir tarafında, zonklamalı ve şiddetli ağrı biçiminde ortaya çıkan, belirgin bir nedeni bulunamayan bir hastalıktır ve diğer başın tümünü tutan baş ağrılarından farklı bir baş ağrısıdır. Migren baş ağrısına genellikle bulantı veya kusma eşlik eder ve bazı hastalar ayrıca ışık ve sese karşı duyarlılık da yaşayabilirler. Migren nedenleri nelerdir? Hastalar tarafından yaşanan ağrının zonklama tarzında olması nedeniyle ilk önceleri damarsal bir durum olduğu sanılan migren karmaşık bir beyin bozukluğudur. Modern görüntüleme tekniklerinin yardımıyla migrenin yalnızca beyin damarları ile ilgili değil, aynı zamanda beyni de doğrudan etkileyen bir hastalık olduğu anlaşılmıştır. Hangi faktörler migreni tetikler? Migren genellikle kalıtsaldır ve açlık, uykusuzluk, fazla uyku, psikolojik nedenler ve hormonal değişiklikler veya sıcak hava, parlak ışık, ağır kokular ve hava değişimi gibi çevresel bazı tetikleyici faktörler tarafından başlatılabilen bir hastalıktır. Migrenin görülme sıklığı nedir? Baş ağrısı her yıl erişkinlerin yaklaşık %50 sini etkilemekte. Bu hastaların yaklaşık %11 inin migren olduğu bilinmektedir. Türkiye'de kronik migren görülme sıklığı %1,7 dir. Kadınlarda erkeklere oranla yaklaşık 2-3 kez daha fazla görülen migren Dünya Sağlık Örgütü sıralamasında yaşamı olumsuz etkileyen hastalıklar arasında 19. sıradadır ve en yaygın hastalıklardan biri olan şeker hastalığının da önünde yer alır. Migrende çoğu tedavi şekli yetersizdir! Kaç tip migren vardır? Migren baş ağrısı atakların sıklığı ve yoğunluğuna bağlı olarak epizodik ve kronik migren olarak ikiye ayrılmıştır. Epizodik migren ayda en fazla gün migren atakları olarak tanımlamıştır. Kronik migren 5 ve üzerinde migren atak hikayesi olan kişilerde ayda en az 8 gün migren atağı olmak üzere toplam 15 gün veya daha fazla ortaya çıkan, aşırı ilaç kullanımı olmadan 3 aydan uzun süren ve başka bir bozukluğa bağlanamayan baş ağrısı olarak tanımlantır. Bu iki migren baş ağrısı durumu arasındaki temel farklar duyarsızlaşma ve aşırı uyarılma ile ilişkilidir. Bu durum epizodik ve kronik migrenli hastaların ele alınması sürecinde önemlidir. Kronik migren tedavisi nasıl yapılır? Kronik migren hastaların ve ailelerinin hayatı üzerinde yıkıcı bir etkiye sahip olabilecek maliyetli ve engelleyici bir bozukluktur. Kronik migreni olan hastalar, acil servis veya uzman hekim muayenelerine, epizodlu migreni olan hastalara göre daha çok giderler. Buna rağmen kronik migren hastalarının yaklaşık %80 ine doğru tanı konulamamakta veya doğru tanı konulsa bile bu hastalar doğru ve etkin tedavi görmemektedirler. Eskiden kronik migren tedavisinde antidepresan ilaçlar, bir takım tansiyon veya epilepsi ilaçları kullanılmaktaydı. Bugüne kadar kronik migrenli hastalar için az sayıda önleyici tedavi uygulanmıştır, ancak bu ilaçların migren atağını önleyici etkileri yetersiz kalmıştır. 13

15 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 14 Migrende Botox tedavisi nasıl uygulanır? Botox tedavisinin migren baş ağrısı sıklığını azalttığı kanıtlanmıştır ve bu durum hastalar için önemli faydalar sağlar. Botox çocuklar, gebelik ve emzirme döneminde olan kadınlar dışında tüm kronik migrenli hastalara uygulanabilir. Migren ataklarının önlenmesi amacıyla bazı baş, boyun ve omuz kaslarına çoklu enjeksiyondan sonra hastaların yaklaşık %70 i migrenli gün sayısında tedavi öncesine göre %50'den fazla azalma görmektedir. Ayrıca bu hastalarda aynı zamanda yaşam kalitesi ve baş ağrısına bağlı engellilik miktarında önemli iyileşmeler gözlenmektedir. Çalışmalar ve deneyimlerimiz Botox tedavisi sonucunda hastaların işlevlerinde, canlılığında, psikolojik durumunda ve genel yaşam kalitesinde önemli bir gelişme kaydedildiğini ortaya koymaktadır. Açlık ve uykusuzluk migreni tetikleyebilir! 14

16 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 15 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 HEMŞİRELİK HİZMETLERİ Sağlık bakım gereksinimleri zamana ve bireye göre değişiklik göstermektedir. KadıköyŞifa hemşireliğinin odağında, her zaman ve her koşulda, hasta ve ailesinin gereksinimlerini bütüncül ve insancıl yaklaşımlarla karşılayabilmek vardır. Hemşirelik bilimi; teorik, pratik ve eğitim ilişkisinin bir bütünüdür. Hemşirelerin, hemşirelik bilimi ile ilgili yetkinliklerini, mezuniyet öncesi eğitim süreçlerindeki teorik bilgiler, mezuniyet sonrası ise, çalıştıkları hastane ortamındaki klinik deneyimleri belirler. Bu anlamda, hemşirelerimiz için kurum içi eğitim programlarımız ve klinik deneyimlerimizi destekleyen, gelişime açık, çağın gereklerine uyum gösterebilen, sürekli iyileştirmeye odaklı bir hemşirelik yönetim felsefemiz vardır. Günümüzde hemşireler; sağlık bakımı vermenin yanı sıra profesyonel rolleri kapsamında, araştırma yapmakta, teoriler geliştirmekte, mesleki örgütlerde aktif olarak rol almaktadırlar. Kurumumuzda hemşirelerimizin, meslek olmanın gerekliliklerine uygun olarak bu rollerinin desteklenmesi hemşirelik süreçlerimizi olumlu olarak etkilemektedir. Tüm hemşirelik uygulamalarımız ilgili hemşirelik komitelerinde, farklı görüşler ve değerlendirmeler ışığında, multidisipliner olarak tartışılmaktadır. Süreçlerimizin ölçümünde kullandığımız kalite göstergelerimizin sonuçları, her dönemde titizlikle değerlendirilmekte ve iyileştirmeye açık alanlarımızın tespitinde kullanılmaktadır. Hemşireliğin gelişiminde aslı önemli nokta, bir yanda hızla eskiyen bilgilerin yerine, hızla çoğalan yeni bilgilerin konulabilmesidir. KadıköyŞifa hemşirelerinin, hem kurum içi, hem de kurum dışı eğitim ve bilimsel toplantılara katılımının teşvik edilmesi, desteklenmesi ve bunun her geçen gün arttırılarak sürdürülmesi bir kurum politikası olarak benimsenmiştir. Daha da önemlisi, hızla gelişen teknolojinin ve bilimin etkisi ile, kullandığı yöntemler her geçen gün gelişen hemşirelik uygulamalarının, Teknolojinin İnsana Dokunduğu Yer olan hastanemizde en üst düzeyde desteklendiğini ve hemşirelerin, sorumlulukları açısından Kanıta Dayalı Uygulamalar konusunda entegrasyonu çalışmalarının sürdürüldüğünü söyleyebiliriz. Tüm bunların bilincinde olarak, KadıköyŞifa Hemşirelik Hizmetleri Yönetimi; hemşirelerimizin yetkinliklerinin artırılması, profesyonel rolleri kapsamında uygulamalarının kabul edilmesi, kişisel gelişimleri ile bütüne katkılarının sağlanabilmesi, elde ettikleri bilgi ve deneyimlerini tüm değerli meslektaşları ile paylaşılabilecekleri platformların oluşturulmasına yönelik uygulamalarını sürdürme, yenilikçi ve mükemmeliyetçi bir anlayışla organizasyonu sağlama ve yönetme konusunda kararlı adımlar ile ilerlemekte ve bunu hedef edinmektedir. 15

17 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 16 16

18 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 17 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 KLİNİK PSİKOLOJİ GEcE ALT ISLATMA ERKEK çocuklarda DAHA çok GÖRÜLÜYOR En çok 5-8 yaş arasında görülen gece alt ıslatma sorunu hem çocuk hem de ebeveynler açısından oldukça zorlu bir süreçtir. Çocukta başarısızlık, beceriksizlik, özgüven kaybı ve utanç hissi yaratan bu durum, anne babalarda da bıkkınlığa kadar varabilir. Klinik Psikoloji Uzm. Psikolog Merve Büyükkucak Hangi durumlarda bir rahatsızlıktan söz edilebilir? Enürezis nocturnal olarak adlandırılan çocuklarda gece alt ıslatma, özellikle okul öncesi dönemde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bu durum, çocuğun gündüz ve gece idrar kontrolünü sağlayabileceği gelişimsel olgunluğa eriştiği kabul edilen 5 yaşından sonra, haftada en az 2 kere olmak üzere ve birbirini takip eden 3 ay süresince gerçekleştiğinde veya sosyal ya da akademik anlamda çocuğun yaşam kalitesini bozucu oranda sıkıntı ya da bozulmalara neden oluyorsa klinik bir tablo olarak değerlendirilir. Ne kadar yaygındır? Erkek çocuklarda kızlara oranla daha sıklıkla karşılaşılan bu sorunun 5 yaşındaki erkeklerde görülme sıklığı %7 iken, aynı yaş grubundaki kız çocukların sadece %3 ünde görülmekte, 10 yaşına geldiklerinde ise erkekler için bu oran %3 e, kız çocuklar için ise %2 ye kadar düşmektedir. Genetik geçirgenliğin oldukça etkin olduğu bu tabloda, gece altını ıslatan çocukların yaklaşık %75 inin birinci dereceden akrabalarında da bu sorunun yaşantılanmış olduğu, özellikle de her iki ebeveynin kendi öykülerinde benzer bir sorunun olmasının çocukta bu tablonun ortaya çıkma olasılığını ciddi oranda arttırdığı bilinmektedir. Kendiliğinden düzelir mi? Her ne kadar bu sorunun yıllar içerisinde kendiliğinden düzelebildiği ya da ergenlikle birlikte ortadan kalkabildiğine dair çeşitli görüşler bulunsa da, kendiliğinden geçmesini beklemek hem çocuk, hem de aile için devam eden bir aile içi sorun haline dönüşecek, normal dışı olan bu durumun ve ilgili sorunların inkar edilmesine sebep olacaktır. Bu nedenle zaman kaybetmeden öncelikle çocuğun alt ıslatmasına sebep olacak herhangi bir üriner sorunu olmadığından emin olmak ve bu amaçla ilgili tıbbi tetkiklerini yaptırmak önemlidir. Söz konusu durumun bir ilaç (ör: diüretikler) ya da medikal bir durumla bağlantılı olmadığı netleştirildikten sonraki adım sorunun psikolojik boyutlarını araştırmak olmalıdır. Kaldı ki bu durum, her koşulda bir süredir geceleri altını ıslatan bir çocukta başarısızlık, beceriksizlik, özgüven kaybı, öfke, kaygı ve utanç gibi çok çeşitli duygular uyandırabileceği gibi aynı zamanda ailesinden veya çevresinden alacağı tepkiler ya da bu sorundan ötürü yaşadığı çeşitli kısıtlamalar (ör: bir başkasının evinde kalamama vb.) sebebiyle çocuğun psikolojisini elbette ki olumsuz yönde etkileyecektir. Çoğunlukla ailelerin ya çevrelerinde, ya bir önceki çocuklarında şahit olmaları ya da kendi çocukluklarında gece alt ıslatma deneyimleri olması sebebiyle bu durumu belirli bir süre kabullendiklerini görmekteyiz. Ancak bunun, altını ıslatan çocuk için tekrar eden bir hüsran ve sürekli bir başarısızlık hissi uyandıran bir deneyim, aile açısından ise süregelen ve zaman zaman bıkkınlık seviyesine gelebilen bir zorluk oluşturduğu da gözden kaçırılmaması gereken bir gerçektir. Bazen ebeveynler tarafından yapılan konuşmalar, açıklamalar, tehdit ya da ödül - ceza gibi yöntemlerle ortadan kalkan durumlar olabildiği gibi, her türlü müdahale yöntemine direnen durumlar da olmaktadır. Uygun müdahaleler yapılmadığı noktada gece alt ıslatma probleminin ergenliğe hatta yetişkinliğe kadar uzanabilmekte olduğu da bilinmektedir. Nasıl ortaya çıkar? Semptomların başlangıç zamanına göre primer ve sekonder enüresis olarak iki farklı gece alt ıslatma probleminden söz etmek mümkündür. Primer enüresis olarak adlandırılan ve söz konusu çocuğun tuvalet alışkanlığı alıştırmalarının başından itibaren geceleri kuru kalmayı başarabildiği bir dönemin hiç olmadığı tipinde genetik faktörler daha baskındır ve bu sorunun arkasında sinir sisteminin yeterince gelişmemesi gibi fizyolojik sebepler bulunma ihtimali oldukça yüksektir. Çoğunlukla semptomların başlangıç zamanı çocuktan çocuğa göre değişiklik gösterse de en çok rastlanan durum normal gelişen çocukların tuvalet alışkanlıklarını kazanmalarının ve uzunca bir süre kuru kalabilmeyi başarmalarının ardından belirli bir süre sonra geceleri altlarını ıslatmaya başlamaları şeklinde görülmektedir. İkincil enüresis olarak adlandırılan bu sorunun başlama zamanı genellikle 5 ila 8 yaş arasına denk gelmektedir. Böyle durumlarda en sık görülen tetikleyicinin çocuk tarafından 17

19 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :22 Page 18 yaşantılanan üzücü, sarsıcı ve travmatik bir olay olduğu söylenebilir ki terapötik müdahaleye en rahatlıkla yanıt alabildiğimiz durumlar bunlardır. İkincil enüresise baktığımızda, aniden ortaya çıkan ve üzücü bir olayla tetiklenen alt ıslatmaların başında çocuğun bir kayıp yaşaması, özellikle de kendisine tuvalet alışkanlığı kazandırma konusunda aktif rol oynayan kişiden bir sebeple ayrılması sıkça görülen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Sevdiği kişiden ayrılmak ya da uzaklaşmak zorunda kalan çocuk, ki en çok bakıcı değişimleri esnasında, okula başlangıç aşamalarında, boşanma ya da ölüm vb. kayıpların sonrasında böyle durumlarla karşılaşabiliyoruz, gelişimsel anlamda daha ileri bir seviye olan tuvalet alışkanlığını bir kenara bırakarak daha çocuksu, gelişimsel olarak daha erken bir döneme dair olan bir davranışı sergilemeye başlar. Yani, gelişimsel olarak edindiği kademede bir adım geriler. Çocuk bu kayıpla ve kaybın yarattığı yoğun duygularla baş edebilme konusunda desteklendiğinde ve diğer sevgi ve ilgi kaynaklarına güvenli bir şekilde yönelebildiğinde bu semptomların yavaş yavaş ortadan kalktığı görülebilmektedir. Benzer şekilde bu semptomun zaman zaman kardeş doğumundan hemen sonra da ortaya çıkabildiğini görmekteyiz. Aileye yeni bir bebeğin gelmesiyle birlikte ister istemez ebeveynlerinin, özellikle de annenin ilgi ve sevgisinin kardeşine yoğunlaştığını gören büyük çocuk tıpkı küçük kardeşi gibi yeniden annesinden yakın bir ilgi görebileceğine inandığı alt ıslatma davranışına geri dönebilir. Özellikle de küçük yaştaki ilk çocukların annenin ilgi ve bakımını alabilmek adına kirli kalmak gerektiğine dair yanlış yorumlar geliştirebilmesi muhtemeldir. Böylelikle tıpkı kardeşinin altı temizlendiğinde gözlemlediği gibi annesinden aynı ilgi, bakım ve sevgiyi alabilmeyi amaçlayabilir. Gelişimsel anlamda daha önceki bir evreye geri dönerek yaşına göre daha bebeksi davranışlar sergilemeye başlayabilir. Böyle bir gerileme pekâlâ annenin sevgi ve ilgisini yoğun bir şekilde geri kazanmaya dair bir uğraş olarak yorumlanabilir. Eğer söz konusu çocuk bu kıskançlık duyguları ile başa çıkma konusunda yeterince desteklenemez, onun bu duygusal ihtiyacı ebeveynleri tarafından doğru yorumlanamaz ve buna müdahale edilemez ise bu semptomun ortadan kalkması oldukça uzun sürebileceği gibi bunun yanına yine yaşına göre daha bebeksi olarak kabul edilebilecek farklı birçok davranış da eklenebilir. Özellikle de bu ihtiyacın yanlış yorumlandığı ve ebeveynler tarafından kızgınlık ya da ceza ile karşılık bulduğu durumlarda bu davranışın ortadan kalkması oldukça güçleşebilir; anneye ve/veya kardeşe karşı öfke, kızgınlık ve saldırganlığa dönüşebilir. Ne yapmak gerekir? Çocuklarda gece alt ıslatmayı tetikleyen sebep her zaman bu kadar aşikâr olmayabilir; biz yetişkinlerin gözüne çok önemsiz gibi görünen herhangi bir olay, bir değişim çocuğun iç dünyasında tahminimizden çok daha önemli ve büyük bir etki yaratabilir. Buradaki uygun yaklaşım salt sorunun kaynağını bulmaya çalışmak yerine çocuğun yaşadığı duygusal zorluğu ve iç dünyasını anlamaya çalışmak ve onu bu zorlukla ilgili rahatlatabilmek olmalıdır. Yalnızca semptoma odaklanmak çocuğa anlaşılmadığını hissettirebileceği gibi, aynı zamanda bu davranışın aile üzerindeki gücünü göstererek, çocuğu davranışının devamı konusunda farkında olmadan daha da cesaretlendirebilecek bir faktör oluşturabilir. Tüm bunlar aslında söz konusu çocuğun hem yaşından hem de duygusal gelişiminin tam olarak olgunlaşmamasından ötürü dile getiremediği, söze dökemediği duygularını farklı bir düzlemde, davranışsal olarak sergilemesi anlamına gelmektedir. Bilindiği gibi dürtü kontrolü ile duygusal gelişim ve duyguların kontrolü gelişimsel anlamda bir paralellik içerir. Duygusal ifadenin en sağlıklı yolunun söz aracılığıyla olduğunu bilerek böyle önemli bir dönemde bu sorunu yaşayan çocukların duygusal gelişimlerine destek olmanın çok önemli olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada meseleye hem aileyi hem de çocuğu rahatlatacak ve ortadan kalkması gereken bir davranış problemi olarak bakmak yerine çocuğun duygusal gelişimine dair önemli bir müdahale ve katkı olarak bakmanın önemi tartışılmazdır. Eğer sizin çocuğunuz da benzer bir sorun yaşıyorsa, size anlatmak istediği mesajı görmezden gelmeyin. Gerekli tıbbi tetkikleri yaptırdıktan sonra mutlaka bir uzman psikologla görüşmeyi ihmal etmeyin. 18

20 sayi2:bizimşifa DERGİSİ :56 Page 19 BİZİM ŞİFA 2012 SAYI 2 GENEL CERRAHİ REFLÜYE YOL AÇAN 10 YİYECEK Mide Reflüsü olarak bilinen Gastro Özofageal Reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması nedeni ile oluşur. Reflü, asit, safra ve pankreas sıvısı içeren mide içeriğinin yemek borusuna gelmesi ve uzun süre temas etmesiyle yemek borusunun kendini bu mide içeriğinden koruma özelliğinin yok olmasından kaynaklanır. Erişkinlerin yaklaşık %20'sinde reflü görülür. Bir reflü hastası her zaman için beslenme konusunda kendi uzmanı olmalı ve kendisini en çok etkileyen gıdaları belirleyip bu gıdaları mümkün olduğunca diyetinden çıkarmalıdır. Her gıda her kişide aynı etkiyi yapmayacaktır. Yediğimiz gıdanın ne olduğunun yanı sıra, yediğimiz miktar, yediğimiz zaman ve yanında tükettiklerimiz, bu gıdaların etkisini değiştirecektir. Narenciye ve reflü Portakal, greyfurt ve ekşi mandalina ile limon klasik olarak relüyü tetiklerler. Çok asitli olduklarından bu gıdaların tüketilmesi mide ve göğüste yanmaya neden olabilir. Özellikle aç karnına yenmemelidirler. Miktar sınırlandırıldığı ve tok tüketildiği sürece çok sorun yaratmayabilirler. Domates ve reflü Likopen içermesi nedeni ile özellikle son yıllarda çok sağlıklı bir sebze olarak nitelendirilen domates asidik yapıda olduğundan özellikle yatkınlığı olan kişilerde reflüye neden olabilir. Aç karnına tüketilmesi reflüyü daha da artıracaktır. Pişmiş domatesin böyle bir etkisi yoktur. Baharatlar ve reflü Acı yeşil biber, kırmızı biber ve karabiber içeren gıdalar reflünün en büyük tetikleyicilerindendir. Baharatlar aşırı tüketildiklerinde reflüsü olmayan kişilerde dahi midenin savunma mekanizması olan alkali örtüye zarar verebilirler. Reflü hastalığı olan kişilerde ise asit salınımını artırarak göğüste yanmayı tetiklerler. Bu nedenle çoğu kez yanma hem mide hem de göğüste algılanabilir. Nane ve reflü Genel Cerrahi Op. Dr. Levent Eminoğlu Çoğu kez mide barsak hastalıklarında rahatlama ve tedavi amaçlı kullanılan nane aslında bir reflü tetikleyicidir. Yemek borusu ve mide arasındaki kapak düzeneğinde gevşemeye yol açtığından mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçışını artırır ve reflüyü başlatır. Özellikle mide içi basıncının arttığı yemek sonrası dönemde tüketilmemelidir. 19

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Gebelikte Beslenme Vitaminler

Gebelikte Beslenme Vitaminler Gebelik döneminizde dengeli bir beslenme alışkanlığı edindiğinizde, sıvıyı bol miktarda aldığınızda, doktorunuzun verdiği demir içerikli preparatları düzenli olarak aldığınızda, normal sınırlar içinde

Detaylı

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

Reflü Hastaları Ne Yapmalı? On5yirmi5.com Reflü Hastaları Ne Yapmalı? Reflü hastalarının, yaşam kalitelerini yükseltmek ve daha az sorun yaşamaları için yapabilecekleri basit çözümler var. Yayın Tarihi : 11 Ekim 2011 Salı (oluşturma

Detaylı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı

Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard

Detaylı

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

OKUL ÇAĞINDA BESLENME

OKUL ÇAĞINDA BESLENME OKUL ÇAĞINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi Nisan 2008-İZMİR ADÖLESAN DÖNEM 1. Biyolojik değişim BÜYÜME

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TC SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA KAMU HASTANELERİ BİRLİĞİ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ Aşırı sıcaklar çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir.sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir.

KULLANMA TALİMATI. NEROX-B12, 30 ve 60 tabletlik blister ambalajlarda sunulan B vitamini kompleksidir. KULLANMA TALİMATI NEROX-B12 film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir film tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı maddeler: Sitrik asit monohidrat,

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081

Sağlıklı Hamilelik BR.HLİ.081 Sağlıklı BR.HLİ.081 Sağlıklı Sağlıklı bir hamilelik geçirmek hamilelik öncesi dönemde sağlığınızla ilgili testleri yaptırmakla başlar. Bu nedenle çocuk istediğinize karar verdiğinizde önce bir kadın hastalıkları

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi TANIM Horlama ve buna eşlik eden solunum düzensizlikleri ile karakterize klinik tablolardır.

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi Hangi Böbrek Hastalarına Ruhsal Destek Verilebilir? Çocukluktan yaşlılığa

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?

DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki

Detaylı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Z. Ş İ M Ş E K, C. D E M İ R, Z. KEKLİK, B. K A R A, M. A K B A B A Toplumların üretim biçimi, erken

Detaylı

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME

GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME GEBELİKTE YETERLİ ve DENGELİ BESLENME NEDEN ÖNEMLİDİR? Hayat sağlıkla güzeldir BESLENME ve DİYET POLİKLİNİĞİ Gebelik öncesi ideal ağırlığında olan yetişkin kadınların ortalama 9-14 kg arasında (ayda 1-1,5kg)

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar

Kilo verme niyetiyle diyet tedavisinin uygulanamayacağı durumlar nelerdir? -Hamilelik. -Emziklik. -Zeka geriliği. -Ağır psikolojik bozukluklar Diyet denilince aklımıza aç kalmak gelir. Bu nedenle biz buna ''sağlıklı beslenme programı'' diyoruz. Aç kalmadan ve bütün besin öğelerinden dengeli biçimde alarak zayıflamayı ve bu kiloda kalmayı amaçlıyoruz.

Detaylı

ÖZEL ÖZKAYA HASTANE İŞLETMECİLİĞİ

ÖZEL ÖZKAYA HASTANE İŞLETMECİLİĞİ ÖZEL ÖZKAYA HASTANE İŞLETMECİLİĞİ Özel Özkaya Hastane İşletmeciliği olarak 2006 yılından itibaren Kızılay da bulunan Tıp Merkezlerimiz siz değerli hastalarımıza hizmet vermektedir. Merkezlerimiz ; - Milli

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI ANTHĐX 10 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablette 10 mg rupatadine eşdeğer 12,80 mg rupatadin fumarat bulunur. Yardımcı maddeler: Laktoz, mikrokristalin selüloz, kırmızı

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (Basur) Nedir? Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi

For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi For Sifa University Hospital Saç Ekimi Ünitesi www.sifa.edu.tr FUE SAÇ EKİMİ Saç ekimi, çeşitli nedenlerle saç açıklığı ya da seyrekliği oluşmuş alanlara, kişinin kendi saç köklerinin nakledilerek saçsız

Detaylı

GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA

GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA GECE YATAK ISLATMA-GÜNDÜZ ISLATMA GECE YATAK ISLATMA Gece yatak ıslatma sorunu insanlık tarihinde kayıtları bulunan en eski sağlık problemlerinden biridir. 5 yaşına gelmiş bir çocukta yatak ıslatma normal

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONRASI AĞRI Altı haftaya kadar karın alt bölgesinde aralıklı ağrılar

Detaylı

Meme Sağlığı Merkezi

Meme Sağlığı Merkezi Meme Sağlığı Merkezi BR.HLİ.100 Sevgili Hanımlar, Meme, sağlıklı neslin devamı için elzem bir organdır. Cinsel gücüyle ve süt yapma yetisiyle bu görevini yerine getirir. Biz kadınlar memelerimiz ile gurur

Detaylı

ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY)

ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) EĞİTİM MODÜLÜ I Kodlama İlkeleri 1 21-23 Haziran 2012 ANKARA UKAY KAPSAMI Ulusal Kaza Yaralanma

Detaylı

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065

MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 MERVE SAYIŞ 04150019305 TUĞBA ÇINAR 04140033048 SEVİM KORKUT 04140033017 MERVE ALTUN 04140019065 TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ HAYAT PROGRAMI (2014 2017) TÜRKİYE SAĞLIKLI BESLENME VE HAREKETLİ

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

ÇOCUKLARDA ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

ÇOCUKLARDA ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? Öğrencim ve Diyabet ÇOCUKLARDA ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? Şeker hastalığının (diyabet) en sık görülen belirtileri sık sık ve bol miktarda idrar yapma, çok su içme, iştah artmasına rağmen

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 KANSER NEDİR? Kanser; Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak

Detaylı

KAFEİN. HAZIRLAYANLAR Harun ÇOBAN Murat ALTINKAYA Soner SARUHAN

KAFEİN. HAZIRLAYANLAR Harun ÇOBAN Murat ALTINKAYA Soner SARUHAN KAFEİN HAZIRLAYANLAR Harun ÇOBAN Murat ALTINKAYA Soner SARUHAN KAFEİN NEDİR? Önemli fizyolojik etkileri olan alkoloid grubunun azotlu organik bir bileşiğidir. Kimyasal ismi trimethylxanthine dir ve formülü

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ Slayt No: 22 Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır. Bebekte kulak enfeksiyonları

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU KİŞİSEL BİLGİLER Adınız: Soyadınız: Doğum Tarihi: Doğum Yeri: Adres: (Ev) (İş) Telefon:(Ev): (İş) (Cep) E-mail: Eğitim Durumunuz: Mesleğiniz: KİLO

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MULTİ-B 250/250/1 mg efervesan tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. MULTİ-B 250/250/1 mg efervesan tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI MULTİ-B 250/250/1 mg efervesan tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir efervesan tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini, 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde (ler):

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

DONUK OMUZ. Ağrıyı Hafifletme ve Esnekliği Sağlama Yöntemleri

DONUK OMUZ. Ağrıyı Hafifletme ve Esnekliği Sağlama Yöntemleri Ağrıyı Hafifletme ve Esnekliği Sağlama Yöntemleri DONUK OMUZ Omzunuzda geçmeyen bir ağrı ve sertlik hissediyormusunuz? Eğer bu tarz bir şikayetiniz varsa, donuk omuz sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı 3. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi 23-27 Mart 2016, Muğla Uz. Ecz. Metin Deniz KARAKOÇ Denizli Devlet Hastanesi Hasta

Detaylı

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK

DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK DİABETLİ HASTALARDA CİNSEL SAĞLIK Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği OP. DR. ÜNSAL ÖZKUVANCI Genel bilgiler Şeker hastalığı bir çok organı etkilediği gibi cinsel fonksiyonları da olumsuz

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

Uygulama yirmi dakika sürüyor ve hemen normal yaşamınıza dönebiliyorsunuz. "Kaşlarımın arasındaki çizgi beni aslında olmasamda, kızgın gösteriyor.

Uygulama yirmi dakika sürüyor ve hemen normal yaşamınıza dönebiliyorsunuz. Kaşlarımın arasındaki çizgi beni aslında olmasamda, kızgın gösteriyor. Yüzümüzde aşırı çalışan mimik kasları dinamik yüz çizgilerine yol açıyor ve bizi olduğumuzdan daha yaşlı gösteriyor. Bu çizgilerin cerrahi ile giderilmesi çok zahmetli olabiliyor. Botoks maddesini yüzdeki

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VENDİOS 600 mg tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VENDİOS 600 mg tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VENDİOS 600 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her VENDİOS tablet 600 mg diosmin içermektedir. Yardımcı maddeler: Her VENDİOS tablet povidon, mikrokristalin selüloz, mısır nişastası

Detaylı

DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI. Mümkün olduğunca normal bir yaşam. Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg

DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI. Mümkün olduğunca normal bir yaşam. Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg DIABETES MELLITUS NEDİR? NEDENLERİ VE SONUÇLARI DEDBT01944 Lilly Deutschland GmbH Werner-Reimers-Straße 2 4 61352 Bad Homburg Mümkün olduğunca normal bir yaşam www.lilly-pharma.de www.lilly-diabetes.de

Detaylı

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU

Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU 173 Prof. Dr. Sedat BOYACIOĞLU Hiçbir canlının beslenmeden yaşamını sürdürmesi mümkün değildir. Bu, her yaşta olmak üzere, insanlar için de geçerlidir. Özellikle bebekler ve

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan ilaç dışında- kullanabilecekleri güvenilir bir antibiyotik

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı