DÜZENLEYEN KURUM Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Malatya Şubesi. SEMPOZYUM ORTAKLARI İnönü Üniversitesi Malatya Büyükşehir Belediyesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DÜZENLEYEN KURUM Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Malatya Şubesi. SEMPOZYUM ORTAKLARI İnönü Üniversitesi Malatya Büyükşehir Belediyesi"

Transkript

1

2 DÜZENLEYEN KURUM Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Malatya Şubesi SEMPOZYUM ORTAKLARI İnönü Üniversitesi Malatya Büyükşehir Belediyesi SPONSORLAR İnönü Üniversitesi Malatya Büyükşehir Belediyesi Astellas Pharma İlaç Tic. ve San. A.Ş. SEMPOZYUM DÜZENLEME KURULU Prof. Dr. Nusret AKPOLAT İnönü Üniversitesi Tıp fakültesi Patoloji A.D Prof. Dr. Mustafa ARSLAN İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi AD Doç. Dr. Abdullah ÇOLAK İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku AD Yard. Doç. Dr. Mehmet KARATAŞ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik AD SEMPOZYUM BİLİM KURULU Prof. Dr. Nusret AKPOLAT İnönü Üniversitesi Tıp fakültesi Patoloji A.D Prof. Dr. Cengiz ARA İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD Prof. Dr. Mustafa ARSLAN İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi AD Prof. Dr. Dilek CİNDOĞLU Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji AD Prof. Dr. Yaşar DOĞAN Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD Prof. Dr. Şinasi GÜNDÜZ Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü, Üsküp, Makedonya Prof. Dr. Nurçin GÜLHAŞ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD Prof. Dr. Hakan HAKERİ İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Prof. Dr. Ünsal ÖZGEN İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet YAMAN Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku AD Prof. Dr. Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi AD Doç. Dr. Abdullah ÇOLAK İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku AD

3 Doç. Dr. Sevtap METİN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi A.D. Doç. Dr. Suat KAMIŞLI İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD Doç. Dr. Zülküf KARA Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji AD Doç. Dr. Şükrü KARTALCI İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Yard. Doç. Dr. Ahmet EKŞİ Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi AD Yard. Doç. Dr. Hakan ERTİN İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi AD Yard. Doç. Dr. Mehmet KARATAŞ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik AD Dr. Ülfet GÖRGÜLÜ DİB Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı SEMPOZYUM ORGANİZASYON KOMİTESİ Prof. Dr. Nusret AKPOLAT İnönü Üniversitesi Tıp fakültesi Patoloji A.D Prof. Dr. Mustafa ARSLAN İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi AD Doç. Dr. Abdullah ÇOLAK İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku AD Yard. Doç. Dr. Mehmet ASLAN İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Hastalıkları AD Yard. Doç. Dr. Mehmet KARATAŞ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik AD Yrd. Doç. Dr. Ahmet Selim ÖZKAN İnönü Üniv. Anesteziyoloji ve Reanimasyon AD Yard. Doç. Dr. Nihat POLAT İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları AD Yard. Doç. Dr. Nusret SOYLU İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi AD Dr. Ertuğrul KURTOĞLU Malatya Devlet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı İhsan GENCAY Malatya Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Murat SEZİK Battalgazi Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü SEMPOZYUM BİLİMSEL SEKRETERYASI Yard. Doç. Dr. Mehmet KARATAŞ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik AD Tel: (1604) Gsm:

4 Tıp, Etik, Din, Sosyoloji ve Hukuk Bağlamında ORGAN NAKLİ Sorunlar ve Çözüm Önerileri Malatya 2014 Yayınlayan Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı İletişim İnönü Mh. Evliya Cd. No. 61 Malatya Tel Bel Yapım Selika Tasarım Uygulama Ahmet Yumbul Baskı ve Cilt Pınarbaş Matbaacılık Ltd. Şti Bütün hakları saklıdır. Yazılı izin olmadan, tanıtım amaçlı kısa alıntılar dışında hiçbir yolla çoğaltılamaz.

5 İÇİNDEKİLER İslam Dışı Dini Geleneklerde Organ Nakli İslam Hukuku Açısından Organ Nakli ve Beyin Ölümü İslam Hukuku Bakımından Organ Nakli Etrafındaki Tereddütler İslam Hukuku Açısından Yaşam Desteğinin Sonlandırılması Organ/Doku Nakli ve Hukuki Sorunlar Hayatın Sonu Ağırlıklı Biyo-Tıp Etiği Sorunları Organ Bağışı Nakli ve Transplantasyon Etiği: Etik Çerçeve ve Çözüm Tartışmaları Beyin Ölümü Tespiti ve Organ Nakli Sürecinde Yaşanan Etik Sorunlar/İkilemler Organ Nakli mi? Kimlik Transferi mi? Yüz Nakli ve Kişisel Kimlik Hasta Gözü İle Karaciğer Nakli Genel Cerrahi Pratiğinde Organ Nakli ve Sorunlar Beyin Ölümü Tanısında Kullanılan Testler Nörolojik Açıdan Beyin Ölümü Tespiti

6

7 HAYAT VE ORGAN NAKLİ Sempozyum konusu olarak organ nakli ni seçmemizin nedeni, bu konudaki kafa karışıklığının devam ediyor olmasıdır. Kafa karışıklığı toplumun tüm kesimlerinde, hatta din adamları ve hekimler arasında da devam etmektedir. Bu kesimlerden kimileri organ naklini desteklerken; diğerleri olumsuz yaklaşarak, neredeyse büyük günah ve gayri ahlâkî bir durum olduğunu iddia etmektedirler. Bu konuda bilen de bilmeyen de görüş beyan etmektedir. Organ naklinin gerekliliği veya önemi konusunda birçok tez ve karşı tez üretilebilir. Tüm bu teorik ve felsefik çerçevedeki tartışmalar bir tarafa, organ nakli ile yeniden hayata tutunmuş çocuğun gözündeki ışıltıyı, umudu görmek ve bu âna şahitlik etmek her türlü teorik tartışmayı anlamsızlaştırmaktadır. Felsefik teoremler, gerçek ile örtüşmedikleri sürece halkta karşılığını bulamayacak ve unutulmaya mahkûm olacaktır. Tüm bunları ifade ederken elbette organ naklinin kontrolsüz ve kuralsız olmasını savunmuyoruz. Tabiî ki, organ naklinin gerçekleştiği tüm aşamalarda ve ilgili taraflar arasında etik, dînî ve hukukî kurallara bütünüyle uyulmalıdır. Bu konuda hiçbir ödün verilmemelidir. Bu sempozyumu planlarken, organ naklinin dînî, etik, tıbbî, psikolojik, sosyolojik ve hukukî yönlerini içeren multi-disipliner bir tartışma ve çözüm ortamı oluşturmak istedik. Bundan önce yapılan bilimsel toplantıların en büyük eksikliği, organ nakli konusunu tek bilim disiplini içerisinde ele almalarıdır. Organ nakli konusunun, tüm tarafların bir araya geldiği, tartıştığı multi-disipliner bir yaklaşımla çözülebileceğine inanıyoruz. Davet edilen konuşmacıların hepsi kendi alanında yetkin kişiler olup organ nakli konusunda devam eden tartışmalara önemli açılımlar getireceklerdir. Bu sempozyumun temel amaçlardan biri de toplumda organ nakli konusunda farkındalığı arttırmaktır. Bu konuda yetkin olmayan insanların eksik/yanlış tespitleri ile değil; konunun uzmanları aracılığıyla toplumu bilgilendirmeyi hedefledik. Bu konudaki sorumluluğun büyük bir kısmı da basın-yayın organlarına düşmektedir. Basın, organ nakli konusundaki bilimsel toplantıların halka ulaşmasında aracılık etmeli ve bunu kendine vazife edinmelidir. Organ nakli konusunu seçmemizdeki diğer bir etmen, İnönü üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi nin organ nakli konusunda Türkiye ve dünyadaki haklı şöhretidir. Bu başarının tüm kahramanlarını tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen, başta düzenleme ve organizasyon kurullarına, her türlü maddi ve manevi desteğini esirgemeyen İnönü Üniversitesi Rektörlüğü ne ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığı na, teknik destekleri için Hayat Vakfı genel merkezine ve maddî destekleri için Astellas Pharma ya teşekkür ederim. Sempozyumun amacına ulaşmasını ve dünya bilim mirasına katkı sağlamasını diliyorum. Prof. Dr. Nusret AKPOLAT Hayat Vakfı Malatya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

8 İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE ORGAN NAKLİ Günümüz dünyasında tıp pratiğinin ayrılmaz bir parçası hâline gelen organ nakli, bütün dünyada olduğu gibi, Türkiye de de önemini korumaya devam ediyor. Bu arada, konu ile ilgili birtakım tartışmaların ve bu toplumsal kafa karışıklıklarının da yaşandığı görülmektedir. Toplumumuzda organ nakli, sosyolojik, dini, psikolojik, hukuki ve etik boyutları ile tartışılmaktadır. Konunun çok yönlü olması ve istimara açık olması nedeniyle organ naklinin toplumda doğru algılanması büyük önem arz etmektedir. Organ naklinin önemine inanmayan bir toplumda organ bağışının desteklenmeyeceğini ve bunun da organ naklinde başarısızlığa yol açacağını tahmin etmek zor değildir. Üniversitemiz ve Turgut Özal Tıp Merkezimiz, gerek dünyada gerekse Türkiye de özellikle karaciğer naklindeki başarısı ile ön plâna çıkmıştır. Bu nedenle organ nakli, Üniversitemiz için özel bir yere sahiptir. Hastanemizde sadece karaciğer nakli değil, onunla birlikte böbrek, kemik iliği ve kornea nakilleri de başarı ile yapılmakta olup, Türkiye ve dünyanın değişik bölgelerinden hasta kabul edilmektedir. Üniversitemizin, 2002 yılında gerçekleştirilen 3 ameliyat ile başlayan karaciğer nakli serüveni, bugün gelinen noktada, yılda ortalama nakil gerçekleştirme seviyesine çıkmıştır. Bu sayı ile Avrupa da birinci, dünyada ise ikinci sırada bulunuyoruz. Diğer nakillerde de Türkiye ortalamalarını yakalamaya çalışmaktayız. TÖTM organ nakil ekibinin bu başarısı nedeniyle organ nakli, hem hastanemiz hem de Üniversitemiz için bir prestij projesidir. Bu bağlamda organ naklini önemsiyor ve bu konuda yapılan ulusal ve uluslararası bilimsel toplantıları destekliyoruz. İnönü Üniversitesi olarak, Hayat Vakfı Malatya Şubesinin öncülük ettiği Organ Nakli Sempozyumu nu da aynı anlayışla desteklediğimizin bilinmesini istiyorum. Bu bilimsel toplantının amacına ulaşmasını diliyor, tüm konuşmacı ve katılımcıları saygı ile selamlıyorum. Prof. Dr. Cemil ÇELİK İnönü Üniversitesi Rektörü

9 İnönü Üniversitemiz, Hayat Vakfı Malatya Şubesi ve Malatya Büyükşehir Belediyemiz tarafından ortaklaşa düzenlenen Organ Nakli Sempozyumu na hoş geldiniz diyor, hepinizi en içten saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum. Öncelikle Sempozyumun karaciğer naklinde Avrupa birincisi olan Malatya/İnönü Üniversitemizde yapılmasından duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Bu şehir bunu çoktan hak etmişti. Sahip olduğu potansiyel ve başarıları ile daha fazlasını da hak ediyor. Malatyamızın birçok alanda olduğu gibi sağlık ve sağlık turizmi alanında da bir merkez, bir bölge şehri olması için Büyükşehir Belediyesi olarak elimizden gelen her türlü katkıyı vermeyi bir onur ve görev addedeceğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum. Bilindiği gibi organ nakli, bundan bir asır kadar önce tıp tedavi literatürüne giren ve bugün başarı oranı oldukça yüksek bir tedavi şeklidir. Bütün ilaç, tıbbi müdahale ve tedavi yöntemlerinin sonuçsuz kaldığı, tek seçenek olan organ naklinin görüldüğü durumlarda hayat kurtaran, adeta insanı yeniden hayata döndüren kurtuluş çaresidir. Canı korumak, İslam dinine göre korunması gereken 5 temel gayeden biri, en önemlisidir. Yüce dinimiz, cinsi, milliyeti, rengi, dini, konumu ne olursa olsun her insana insan olarak bakmış ve yaşama hakkı tanımıştır. İslam, tedaviye büyük önem vermiş, her insana tedavi olmada eşit haklar tanımış, bir insana hayat vermeyi bütün insanlığa hayat verme mesabesinde görmüştür. Yine dinimiz organ nakli ve bağışı konusunda Müslüman ile gayr-ı Müslim arasında hiçbir fark gözetmemiştir. Zira, sonuçta kurtarılacak olan insandır ve onun en değerli olan yaşama hakkıdır. Bugün resmi verilere göre ülkemizde 20 bini böbrek olmak üzere 30 bini aşkın vatandaşımız yaşamlarını devam ettirebilmek için organ beklemektedirler. Türkiye de hayatta iken organ bağışı yapan kişilerin oranı oldukça azdır. Öldükten sonra ise ailelerin nakle izin verme işlemi güçleşmekte, uzun zaman almaktadır. Bu nedenle daha çok hastaya yaşam umudu olabilmek için hayatta iken organ bağışı yapmayı kabul etmek, bu konuda gerekli sosyal bilinci oluşturmak durumundayız. Ülkemizde son yıllarda birçok alanda olduğu gibi organ nakli alanında da önemli ilerlemeler kaydedilmiş, bugün karaciğer ve böbrek naklinde % 90 ın üzerinde bir başarı yakalanmıştır. Öyleyse hastane köşelerinde aylarca, belki yıllarca gözyaşları içerisinde bekleyen annelere, babalara, yavrulara umut olmak, onlara hayat taşımak, biz sağlıklı insanların öncelikli görevleri arasında olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bizler de yakınlarımız da bir gün organ bekleyen bir hasta durumuna düşebiliriz. Her zaman mümkün olabilecek bu ihtimali düşünerek organ nakli konusunda daha duyarlı olmalı, çevremizi uyarmalı, ilimizde ve ülkemizde hasta olan, gelecek küçük bir haberi umutla bekleyen insanlar olduğunu unutmamalıyız. Bu duygu ve düşüncelerle ilimizde yapılan bu önemli ve anlamlı sempozyumda emeği geçenleri kutluyor, yararlı geçmesini diliyor, saygılar sunuyorum. Ahmet ÇAKIR Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı

10 İSLAM DIŞI DİNİ GELENEKLERDE ORGAN NAKLİ Prof. Dr. Şinasi Gündüz Uluslararası Balkan Üniversitesi Rektörü, Üsküp, Makedonya 10 Organ nakli konusundaki tıbbi gelişmelere paralel olarak dinî inançların organ bağışı ve nakli üzerindeki etkisine dair tartışmalar her geçen gün artış göstermektedir. Kan nakli konusundaki gelişmelerin birkaç yüzyıllık, organ naklinin ise kabaca yüzyıllık bir tarihe sahip olmasına rağmen, dinî kaynaklarda konuya ilişkin tartışmalara dayanak oluşturan etik kurallarla ilgili referanslar oldukça eskidir. Zira bilinen en erken dönemlerden itibaren bütün inanç sistemlerinin öğretileri arasında, bedenin gerçek sahibinin kim olduğu, beden ve uzuvlarımız üzerinde söz hakkının kimde olduğu, ihtiyaç sahibi olanlara yardım ya da bir hayatın kurtarılması için neyin ya da nelerin feda edilmesi gerektiği gibi konular önemli bir yer teşkil etmektedir. Dinî öğretiler arasında yer verilen bu konularla birlikte genel anlamda insan, insan bedeni ve insanın teolojik ve ahlakî sorumluluklarıyla öte dünya yaşamı konularına ilişkin bakış açıları organ bağışı ve nakli konusunda dindar bireyin tutum ve davranışları üzerinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Aşağıda değineceğimiz birkaç istisnai durum dışında dinlerin hemen hepsi, organ bağışının izin verilebilir bir durum olduğu görüşünde birleşir. Bununla birlikte yine dinlerin hemen hepsinde organ bağışı, teşvik edilen bir tutum ve davranış olmakla birlikte yapılması gereken dinî bir zorunluluk olarak görülmez (Kunin, 2005: 270). Diğer taraftan dinî gelenekler arasında organ naklinin şartları, ne şekilde ve nasıl olacağı ile hangi organların hangi durumlarda nakledilebileceği konularında ise çeşitli görüş ayrılıklarına rastlamak mümkündür. İnsanın kendi bedeni ve organları üzerinde tasarrufu konusunda inanç sistemleri arasında birtakım farklı perspektifler mevcut olsa da bütün dinî geleneklerin konu-

11 nun ele alınmasında birkaç ana husus etrafında bakış açılarını şekillendirdiği görülür. Bunlar; yaşamın kutsallığı, insanın kendisine ve sosyal çevresine karşı ahlakî sorumlulukları ve organlar üzerindeki tasarruf hakkının esas itibarıyla kime ait olduğu çerçevesindeki öğretilerdir. İnsan Yaşamının Kutsallığı Dinlerin tamamında genelde bütün yaşam, özellikle de insan yaşamı, korunup saygı duyulması gereken kutsal bir alan olarak görülür. İslam a göre en güzel surette yaratıldığı ve yeryüzünde bir halife olduğu belirtilen insan (Tîn, 4; Bakara, 30.), Kitabı Mukaddes e göre Tanrı suretinde yaratılan (Tekvin, 1/27) bir varlıktır. Bu özellik, ona diğer tüm varlıklardan ayırt edici bir kutsallık kazandırmaktadır. Bütün dinlerde hayatın devamını sağlamak ve bunun için gerekirse fedakarlıkta bulunmak bir görev ve sorumluluk olarak kabul edilir; insan yaşamına kastetmek ise büyük bir günah olarak değerlendirilir. Bu durum; hem insanın kendi yaşamına kastetmesi hem de başkalarının yaşamına kastetmesi konusunda geçerlidir. Örneğin İslam da insanın yaşam hakkı en temel haklar arasındadır; Kur an, bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmekle aynı olduğunu vurgular: Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini yaşatırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır (Mâide, 32). Bu doğrultuda İslam, bir yaşamı kurtarmaya çalışmayı da insanın sorumlulukları arasında temel bir ilke olarak kabul eder. Benzer şekilde insan yaşamının kutsallığı düşüncesi Yahudilik ve Hıristiyanlıkta da temel bir prensiptir. Yaşamın kutsallığı ile bir yaşam kurtarmanın kutsallığı Yahudi geleneğinde ön plana çıkarılan temel ilkeler arasındadır (Ahmad Khan (vd.), 2011: ). Cana kıymayacaksın ilkesi (Çıkış, 20/13) Hz. Musa ya verilen On Emir arasındadır. Yahudi kutsal metinlerinden Talmud da, bir hayatı yok edenin bütün dünyayı yok etmiş olacağı, bir hayatı kurtaranın ise bütün dünyayı kurtarmış sayılacağı belirtilir (Talmud, Sanhedrin 37a) ve dolayısıyla aslolanın hayatı sonlandırmak değil devam ettirmek olduğunun altı çizilir. Bu bağlamda organ nakli hayat kurtarmak ve hayatı devam ettirmek amacına yönelik olduğu için bu meşru bir şeydir. Yahudi geleneğinde bu durum Tanah daki şu ifade ile de irtibatlandırılır: İsyanlarınızı kendinizden uzaklaştırın. Yeni bir kalp, yeni bir ruh edinin. Neden öleceksin, ey İsrail halkı? Çünkü ben kimsenin ölümünden sevinç duymam. Egemen Rab böyle diyor. Öyleyse günahınızdan dönün de yaşayın! (Hezakiel, 18/31-32) Yaşamı devam ettirmek ve korumak esas olduğuna göre, dinlerde yaşamı bir şekilde sonlandırmak olarak değerlendirilebilecek tutum ve davranışlar meşru görülmez. Ni- 11

12 tekim bu çerçevede örneğin kürtaj ile bir yaşamı sona erdirmeye dinlerin hemen hepsi karşı çıkar. Ortodoks Yahudilikte, hamile kalan kadına yönelik ciddi sağlık durumu haricinde kürtaja izin verilmez. Hıristiyanlıkta da erken dönemlerden itibaren kürtaja karşı çıkıldığı ve kürtajın ciddi bir kötülük olarak değerlendirildiği görülür. Bununla birlikte ilerleyen dönemlerde çeşitli Hıristiyan kiliseleri arasında kürtaj konusunda farklı yaklaşımlar kendisini göstermiştir. Katolik kilisesi, Yeremya, 1/5 ten hareketle 1 insanın kişilik haklarının döllenme ile birlikte başladığını düşünür. Kilise birinci yüzyıldan itibaren kürtaj yaptırmayı ahlaka aykırı bulmuş ve yalnızca kürtaj yaptıranın değil bir şekilde kürtaj eylemine katılanların da ciddi bir suç işledikleri kanaatinde olmuştur. Sih dininde ve Zerdüştilikte de kürtaj, tanrının yaratma eylemine karşı bir müdahale olarak değerlendirildiğinden günah olarak görülür. Yaşamı devam ettirmenin ve korumanın önemi İncillerde de önemli emirler arasında sayılır (Markus, 10:19). Komşuyu ya da diğer insanları kendisi gibi görmek ve sevmek, insanlar arası ilişkilerde affetmeyi ve bağışlamayı ön plana çıkarmak, üzerinde ısrarla durulan hususlar arasındadır (Markus, 12:31). Hint dinleri ise yalnızca insan yaşamının değil genel anlamda bütün yaşamın kutsallığı üzerinde hassasiyetle durur. Nitekim bu konuda, hiçbir canlıya zarar vermeyeceksin şeklinde özetlenebilecek ahimsa ilkesi, doğal ve sosyal çevreye yönelik kişi davranışlarını kontrol altına alan önemli bir ahlakî ilke olarak karşımıza çıkar. Bu çerçevede örneğin kürtaj, hem Hinduizmde hem de Budizmde ahimsa ilkesinin ihlalidir. Hindu kutsal metinlerinden Manu Kanunları kürtajı kirlenme nedeni sayar. Kürtaj insanın yeniden doğma, ruh göçü çarkının kesilmesine yönelik bir günah olarak görülür. Benzer şekilde Hint dinlerinde bir yaşamı kurtarma ya da iyileştirme amacına yönelik olarak organ nakli de ahimsa ilkesi çerçevesinde değerlendirir. Birçok dinî gelenek insanın farklı özelliklerini dikkate alarak, insanın görünür varlığının ifadesi olan bedenin dışında onu diğer varlıklardan ayrıştırdığı düşünülen bir ruhun varlığını kabul eder. Bu bağlamda birçok dinî gelenek, özellikle Budizm, Hinduizm ve Sih dinî gibi Hint dinî gelenekleriyle Sâbiîlik ve Maniheizm gibi Gnostik gelenekler, insan benliğini oluşturan asli varlığın ruh olduğunu belirtir (Gündüz, 1995:100vd). Bunlar arasında reenkarnasyon öğretisine yer veren dinler, bedenin geçiciliğini ve ruhun sabitesini kabul ederler ve bu çerçevede ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını devam ettirdiği öğretisini savunurlar. Örneğin Sih dininde beden, ruhun yeryüzü seyahatinde büründüğü bir kabuktur ve ölüm ile birlikte bedenle ruh arasındaki bağ çözülmektedir (Gatred, vd., 2005: 562). İnsanda aslolanın ruhsal varlık olduğu ve ruh göçü sürecinde ruhun eski bedeni bırakarak yenisini kabul ettiği Hint kutsal metinlerinden Bhagavad Gita da (2/22) ise şöyle anlatılır: 1 Ana rahminde sana şekil vermeden önce seni tanıdım, sen doğmadan önce de seni kutsadım. 12

13 Kişinin eskileri çıkarıp yeni elbiselerine bürünmesi gibi, benzer şekilde ruh da eski ve gereksiz elbisesini (bedeni) bırakıp yeni fiziki bedenleri kabul eder. İslam dışı dinlerin ruh ve beden ayrımına yaklaşımları bir bütünlük arzetmez; ruh genel anlamda bedene göre genelde ön plana çıkarılıyor olsa da ruha göre bedenin konumu konusunda farklı yaklaşımlar mevcuttur. Bazı dinî gelenekler bedenin kutsallığını, esas itibarıyla insanın kendisine ait olmadığı, bir başka ifadeyle bedenin sahibinin insanın kendisi olmadığı ve ölüm sonrası dönemde bedenle birlikte dirilmeyi kabul ederler. Bazı gelenekler ise insanın yapısı ile ilgili öğretilerinde bedenin sıradanlığı hatta süfliliği/kötülüğü ve insanın gerçek benliğini oluşturan ruhu tutsak eden ve insanın içinde yaşadığı kötülük âlemine insanı bağlayan bir unsur olduğu tezini temel alırlar. İnsanın yapısı konusunda ruh ve beden ayrımına ve bunların karakterlerine yönelik bütün bu bakış açıları insan yaşamı ve organ nakli konusundaki farklı bakış açıları üzerinde etkili gözükmektedir. Organ Nakli Tartışmalarına Temel Alınan Kavram ve Değerler Bütün inanç sistemleri bedenimiz de dâhil sahip olduğumuz her şeyin bizlere birer emanet olarak verildiği, dolayısıyla gerek bedenimize gerekse sahip olunan diğer şeylere karşı bir sorumluluğumuzun bulunduğu kanaatindedir. Bu nedenle olsa gerektir ki İslam da dâhil birçok inanç sisteminde kişinin kendi bedenine yönelik olumsuz davranışları zulüm olarak değerlendirilir. Kur an, kişinin kendi yaşamına son vermesini, yani intiharı, karşılığı ebedi bir ceza olan büyük bir günah olarak değerlendirir (Nisâ, 29-30). Hıristiyanlık da bedenin asıl itibarıyla insana ait olmadığı kanaatindedir; beden Tanrı nın bir mabedi ve ruhun kalıbı/şeklidir: Bedeninizin, Tanrı dan aldığınız ve içinizdeki Kutsal Ruh un tapınağı olduğunu bilmiyor musunuz? Kendinize ait değilsiniz. Bir bedel karşılığı satın alındınız; onun için Tanrı yı bedeninizde yüceltin. (1 Korintoslular, 6/19-20) Dolayısıyla asıl itibarıyla insana ait olmayan bedenin günahla kirletilmemesi Hıristiyan ahlakının temelini oluşturur. Hıristiyanlık insan yaşamının Tanrı nın bir hediyesi olduğunu ve bunun üzerinde tasarruf hakkının insanın kendisinde değil Tanrı da olduğunu belirtir (Markwell, Brown, 2001: 189). Bu çerçevede ilahi bir bağış, bir ihsan olarak var edilen insana ve insan bedenine sıradan bir malzeme gibi davranmanın doğru olmadığı kanaati dile getirilir. Organ bağışı konusunda yürütülen tartışmalarda dinî geleneklerce çeşitli öğretilerin ön plana çıkarılmakta olduğu dikkati çeker. Bunlar esas itibarıyla dinlerin hakikat ve kurtuluş öğretileriyle sosyal sorumluluğa dayalı ahlakî ilkeler bağlamında ön plana çıkardıkları hususlardır. Bunlardan en dikkat çekici olanı bir yaşamın kurtarılmasına dair emirdir. Yaşamı insana bahşedilen ilahi bir hediye, bir ihsan olarak kabul eden 13

14 14 Organ Nakli Sempozyumu dinî gelenekler, bir yaşamı kurtarmayı üstün bir ahlakî meziyet olarak kabul eder. Bu çerçevede dinlerde yalnızca yaşamın kurtarılmasına değil, yaşamın iyileştirilmesine ve sürdürülmesine yönelik organ bağışı hayırlı/erdemli bir davranış olarak addedilir. Örneğin bir diğerinin yaşamını kurtarmak (pikuach nefeş) Yahudilikte önemli bir mitzvah (dinî emir), Torah daki bütün dinî emirler arasında öncelikli bir husus olarak kabul edilir. Öyle ki bu emrin, Şabat ı ya da Yom Kippur orucunu gözetmeden daha önemli olduğunun altı çizilir (Kunin, 2005: 270). Levililer, 19/16 da yer alan komşunun canına/kanına zarar vermeyeceksin ifadesine dayandırılan pikuach nefeş kuralı gereği, Talmud da bir diğerinin yaşamını kurtarmak için Şabat kuralının bile ihlal edilebileceğini belirten birçok durum sıralanır (Talmud, Yoma 84b). Organ bağışı ve nakli konusunda bir diğer önemli ahlakî ilke komşuyu sevme ve bencil olmama kuralıdır. Özellikle Hıristiyan geleneği organ nakli konusunda komşuyu sevme ve ona yardım etme ile bencil olmama ilkesine sıklıkla vurgu yapar. Organ bağışını ve naklini Hıristiyan sevgisinin bir tezahürü olarak kabul eder (Markwell, Brown, 2001: 191). Organ nakli konusunda bir diğer dikkat çekici kavram fazilet, iyilik ve ihsandır. Hinduizm de ihsanda bulunmak 10 temel faziletten birisidir. Sih dininde kişinin kendisini başkalarına adaması ve bu nedenle organlarını bağışlaması önemli bir erdemdir. Nitekim Gurular (Sih dinî önderleri), kendi yaşamlarını başkaları için feda etmişlerdir. Budizm de de kişinin bir başkasını kurtarmak için kendi organını feda etmesi büyük bir fazilet olarak kabul edilir. Nitekim Budist literatürü içerisinde yer alan Jataka Hikâyeleri, bizzat Buddha nın da bazıları için kendisini feda etme öykülerini anlatmaktadır. Caynizm ve diğer Hint geleneklerinde de organ bağışı büyük bir erdem olarak kabul edilir ve dolayısıyla keşişler ve dinî önderler tarafından teşvik edilir. Genelde tıp etiği özelde ise organ nakli konusunda Konfüçyanizm ahlak ve vicdan kavramlarını ön plana çıkarır. Konfüçyüsçü ahlak felsefesi bu konularda insan yaşamına saygı duymayı, hastaların iyileştirilmesi için her tedavi yönteminin uygulanması gerektiğini ve bu konuda tıbbi gelişmelerin yolunun açılmasını vurgular (Zhaojiang, 1995: ). Özellikle Budizm de organ bağışı konusunda dikkate alınan temel kavramlardan birisi ise acı ve ıstıraptır. Budizmin temel hakikat öğretisi acı ve ıstırabın gerçekliği ve bununla ilgili bilinçlilik hali ile acıyı yenmenin yolu üzerine kuruludur. Bu bağlamda bir kişinin acısını/ıstırabını ortadan kaldırmak amacıyla yapılan bir organ bağışı oldukça değerli bir tutum olarak görülür. Bununla birlikte Tibet Budistleri gibi akımlarda, özellikle ölüm sonrası organların çıkarılması konusunda dikkatli olunması gerektiği; zira solunum fonksiyonlarının durması sonrası da kişide bilinç/şuur halinin bir müddet sürüyor olduğu ve bu durumda iken organların alınmasına yönelik yapılacak bir

15 girişimin kişinin gelecek yaşamını derinden etkileyeceği savunulur. Organ Nakli Sempozyumu Bazı inanç sistemlerinde ise ölüm sonrası bedenin temizliğini kaybettiği düşüncesiyle, cesetle herhangi bir şekilde ilişki kurmanın kişide manevî bir kirlilik durumu oluşturacağı ileri sürülmektedir. Sâbiîlik gibi Gnostik geleneklerle Şintoizm gibi Uzakdoğu dinlerinde bu inanç doğrultusunda ölen kişinin bedeniyle temas kurmaktan uzak durulur (Gündüz, 1995:151). Bu durum, özellikle ölüm sonrası organ bağışı ve nakli konusunda bir çekince oluşturmaktadır. Örneğin bu bağlamda Şinto geleneğinde ölüm sonrası organ bağışına ve nakline mesafeli durulur ve bu gelenek bağlıları arasında bu tarz organ nakline nadiren rastlanılır; zira ölümle temizliğini kaybeden bedene ait uzuvların, bunların nakledileceği kişide de manevî bir kirlenmeye yol açacağı kanaati mevcuttur. Çeşitli inanç sistemlerinin organ bağışı ve organ nakli konusunu öte dünya inancı ve yeniden diriliş öğretisi açısından da değerlendirmekte oldukları dikkati çekmektedir. Bazı geleneklerde organ nakli konusunda organı alınan ya da organını bağışlayan bireyin eksik bir organla yeniden dirileceği düşüncesiyle nakil konusuna eleştiri getirilir. Bazı Katoliklerde görüldüğü gibi bazı kişiler, ölüm sonrası yeniden dirilişte vücutlarının eksik olacağı düşüncesiyle organ bağışına yanaşmazlar; ancak bu kanaat kilise tarafından desteklenmemektedir (Markwell, Brown, 2001: 191). Nitekim 1 Korintoslular, 15/50 2 gibi dinî referanslardan hareketle, yeniden dirilişin şimdiki bedenlerle değil, ölümsüz bedenle olacağı; ölümden sonraki bedenin çürümez olup, şu anki bedenin tohumundan geleceği, ancak farklı olacağı belirtilmektedir. Buna göre öte dünyada diriliş yeni bir bedenle olacağı için organ nakli öte dünya inancına bir karşıtlık oluşturmaktadır. Dolayısıyla bir kişinin herhangi bir uzvunu bağışlaması ahiret ve yeniden diriliş inancına aykırı değildir. Organ nakli konusunda özellikle doğu dinlerinde tartışmalara konu olan bir diğer önemli öğreti ise karma ve reenkarnasyondur. Hinduizm, Budizm, Jaynizm ve Sih dinî gibi Hint dinlerinde bu öğretiler, yalnızca organ nakli konusunda değil, hemen her konudaki tutum ve tavırda belirleyici bir rol taşımaktadır. Karma öğretisi; kişinin şu anki durumunun bir önceki dinî/ahlakî performansının bir sonucu olduğunu, şu anki performansının da ruh göçü sürecinde bir sonraki yaşamını belirleyeceğini savunmaktadır. Dolayısıyla bir kişinin şu an sahip olduğu vücudu ve bunun bir parçası olan organları üzerinde karma etkilidir. Karma inancı çerçevesinde Hint dinlerinde genel anlamda insanların faydasına olacaksa, bir sıkıntıyı ortadan kaldıracaksa ve iyilik içeriyorsa organ bağışı ve organ nakli takdir edilecek bir durum olarak değerlendirilir. Böylesi bir davranış, kişinin bir sonraki yaşamında daha iyi bir konumda yaşamını sürdürmesi 2 Kardeşler, şunu demek istiyorum, et ve kan Tanrı nın egemenliği ni miras alamaz. Çürüyen de çürümezliği miras alamaz. (1 Korintoslular 15/50). Ayrıca bkn. 2 Korintoslular 5/1. 15

16 konusunda yararlı bir tutum olarak görülür. Yine organ naklinde kişinin karmasının ya da bu karmanın ürünü olan bir uzvun bir anlamda bir başkasına aktarılması durumu söz konusudur. Bu bağlamda organ naklinde iyi bir kişinin organlarını bir başkasına bağışlaması, kendisine ait bir iyi karmayı bir başkasına nakletmesi, kişisel niteliklerini bir diğerine de aktarması olarak düşünülür (Hutchinson, Sharp, 2008). Böylelikle organlarını bağışlayan ve nakline sebep olan kişiler iyi karmayı kazanıp bununla başkalarını da iyileştirme ve temizleme gibi önemli bir görev üstlenmiş olurlar. Bununla birlikte bazı akımlar, karma ve reenkarnasyon inancı çerçevesinde ölümden sonra organlarının bedenlerinden ayrılmasını doğru bulmamakta ve organ nakline karşı çıkmaktadır. Bu çerçevede bazı kişiler, organ naklinde önceki yaşamında kötü bir karma durumunda yaşayan kişinin organının bir başkasına nakledilmesinin o kişiye bir olumsuzluk kazandıracağı kanaatiyle organ nakline olumsuz bakarken, Tantra geleneği bağlıları gibi bazı akımlar da cesedin rahatsız edilmemesi gerektiği kanaatinden dolayı organ bağışına karşı çıkmaktadırlar (Lecso, 1991). Yaşamsal Organlar ve Ölüm Sonrası Organ Bağışı Dinî geleneklerde hangi organların doğrudan yaşamla özdeşleştirildiği ya da hangi organların kişinin canlılığıyla doğrudan ilgili olduğu konusunda ileri sürülen görüşler organ nakli tartışmaları açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bilinen erken dönemlerden itibaren kanın, insandaki yaşamı ifade eden hayat sıvısı olarak değerlendirildiği bilinmektedir. Başta bazı yerli dinleri olmak üzere çeşitli geleneklerde kan, kişinin yaşamı ile özdeşleştirilmektedir (Bkn. Drower, 1956). Pagan geleneklerde görüldüğü gibi hayatla yakından ilişkili olan bu sıvı bazen tanrıların yiyeceği ya da içeceği olarak da tanımlanmıştır (Smith, 1894: ). Kitabı Mukaddes te ise kanın hayat içermekte olduğu ve canlılara yaşam verdiği ön plana çıkarılır (Tekvin, 9/4). Hayat sıvısı ve canlıların yaşam kaynağı olarak görülen kanın bağışında ve naklinde dinî geleneklerin büyük çoğunluğu dinen bir problem görmemektedir. Nitekim Yahudilik ve Hıristiyan gibi inanç sistemlerinde kan nakli konusunda bir sorun yoktur ve kan nakline izin verilir. Yahudilik, Torah da yenilmesinin /içilmesinin yasak olduğu belirtilen kanın (Levililer, 3/17; 17/10-12), nakli konusuna olumlu yaklaşmaktadır (Basalel, 2001: 460). Bununla birlikte 19. yüzyılda Charles T. Russell tarafından kurulan Yahova Şahitleri nin (Watch Tower Bible and Tract Society) kan nakli konusundaki yaklaşımı farklılık arzetmektedir. Bu konudaki görüşlerini Kitabı Mukaddes in çeşitli ifadelerine (Tekvin, 9/4, Levililer, 17/10-14 ve Resullerin İşleri, 15/28-29) 3 dayandıran Yahova Şahitleri nin 3 Yalnız kanlı et yemeyeceksiniz, çünkü kan canı içerir. Tekvin 9/4. İsrail halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan kim kan yerse, ona öfkeyle bakacağım ve halkı- 16

17 kan nakline karşı tutumları 1945 ten itibaren bilinmektedir. Bu cemaatin yalnızca kan nakli konusunda olumsuz bir tutum takınmakla kalmadığı, hatta bir ara aşı kullanımına karşı da bir tutum izlediği ve aşıyı bir suç olarak nitelediği, yine organ naklini de bir çeşit kanibalizm olarak tanımladığı aktarılmaktadır (Muramoto, 1998: 226). Yine aynı cemaatin 1973 e kadar serum kullanımına, 1978 e kadar hemofiliaklara ve 1978 e kadar da albümin kullanımına karşı çıktığı bilinmektedir (Muramoto, 2001: 969). Bununla birlikte günümüzde Yahova Şahitleri, organ nakli konusunu genel anlamda bir vicdan meselesi olarak adlandırmakta ve tam kan nakline karşı çıkmakla birlikte albümin, immuglobin ve benzeri bazı kan ürünlerinin nakline itiraz etmemektedir (Muramoto, 1998: ). Böbrek, pankreas, kalp, akciğer, karaciğer ve benzeri organların nakline ise genelde olumlu bakmaktadırlar (Detry, vd., 2005). Donörün canlı ya da ölü olması birçok dinî gelenek açısından organ bağışı ve nakli konusunda önemli olan bir husustur. Canlı donörün organ bağışı ve bu şekilde yapılan nakil konusunda yürütülen tartışmalar, aşağıda ele alacağımız şekilde daha ziyade ahlakî boyuttadır. Ölüm sonrası donörden yapılacak nakiller konusunda ise önemli tartışmalar yapılmaktadır. Bu tartışmaların eksenini ölüm hadisesinin tam olarak hangi durum ve şartlarda gerçekleşiyor olduğu hususu oluşturmaktadır. Kuşkusuz bu husus, aynı zamanda insan yaşamının, daha doğrusu canlılığının ne liği, nasıllığı ve hangi organların insanın temel yaşamsal organları olduğu konusuyla da yakından ilgilidir. Çağlar boyu ölüm hadisesi bedende hiçbir yaşam belirtisinin kalmaması, yani kalp atışı ve solunumun durması ile soğuk, katı ve donuk renkli bir hal alması durumu olarak düşünülmüştür. Günümüzde ise ölüm durumunun ne liği konusunda daha farklı görüş ve yaklaşımlar kabul görmektedir. Ölüm sonrası organ nakillerinde alınan organların canlılığını kaybetmemesinin önemli olması nedeniyle beyin ölümü denilen hadisenin gerçekleşmesi sonrası canlı ve sağlıklı organlar nakil için alınmaktadır. Çeşitli dinî gelenekler, böylesi durumlarda organların çıkarılması öncesi donörün tam anlamıyla ölü sayılıp sayılamayacağı tartışmasından hareketle buna eleştiri getirmektedir (Byrne, 1999: 62-66). Ölüm sonrası organ naklinde donörün ölümünün zamanı ve nasıl gerçekleştiği konusunda farklı görüşler dikkati çekmektedir. Bu çerçevede ölümün tam olarak hangi mın arasından atacağım. Çünkü canlılara yaşam veren kandır. Ben onu size sunakta kendinizi günahtan bağışlatmanız için verdim. Kan yaşam karşılığı günah bağışlatır. Bundan dolayı İsrail halkına, sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim. İsrail halkından ya da aralarında yaşayan yabancılardan kim eti yenen bir hayvan veya kuş avlarsa, kanını akıtıp toprakla örtecektir. Çünkü canlılara yaşam veren kandır. Bundan dolayı İsrail halkına, hiçbir etin kanını yemeyeceksiniz, dedim. Çünkü her canlıya yaşam veren kandır. Onu yiyen halkın arasından atılacaktır. Levililer 17/ Kutsal Ruh ve bizler, gerekli olan şu kuralların dışında size herhangi bir şey yüklememeyi uygun gördük: Putlara sunulan kurbanların etinden, kandan, boğularak öldürülen hayvanların etinden ve fuhuştan sakınmalısınız. Bunlardan kaçınırsanız, iyi edersiniz. Esen kalın. Resullerin İşleri 15/

18 şartlarda gerçekleşmiş sayılacağı ve bu bağlamda özellikle yaşamsal organlar olarak addedilen organların hangi şartlarda nakil için alınabileceği konusu ciddi tartışma konusu olmaktadır. Bu konuda özellikle kalp, akciğer ve benzeri hayati organların nakli tartışılmaktadır. Bütün dinler genel olarak ölüm hadisesinin yaşamın sona ermesi ile gerçekleştiği konusunda hemfikirdirler. Ancak bunun tam olarak ne zaman ve nasıl gerçekleşmekte olduğu konusunda farklı kanaatler söz konusudur. Örneğin Yahudi geleneğinde ölümün ne zaman gerçekleşiyor olduğu tartışmasının Talmud dönemlerine kadar gittiği bilinmektedir. Bu konuda Yahudi din adamları genelde iki ana görüş etrafında tartışmalarını yürütmektedirler. Bunlardan birisi yaşamın kalp atışlarının sona ermesi ile sona ermiş olacağıdır. Zira kalp, yaşamın aslî unsuru olarak görülür ve onun durması ile ya da çıkarılmasıyla kişinin yaşama tutunması sona erer (Pearl, 1990: 1369). İkinci görüşe göre ise nefes alıp vermenin tamamen durması ile yaşamın sona ermiş olacağıdır. Yahudi geleneğinde yaşamın ne zaman sona ermiş sayılacağı ile ilgili bu tartışma, esas itibarıyla yaşamın ne zaman ve nasıl başladığı tartışmalarıyla yakından ilgili gözükmektedir. Genelde Yahudi geleneğinde potansiyel anlamda yaşamın döllenme ile birlikte başladığı savunulmakla birlikte bazıları yaşamın fetüste kalp atışının başladığı dönemle birlikte düşünülmesi gerektiği kanaatindedirler (Steinman, 1995: 368). Yahudilikte olduğu gibi diğer birçok dinî gelenekte de insanın canlılığını gösteren temel organın kalp olduğu dile getirilir. Kişi hangi durumda olursa olsun şayet kalbi çalışıyorsa onun hâlâ canlı olduğuna hükmedilir ve bu nedenle, ölüm sonrası organ bağışıyla ilgili olarak kalbi bir şekilde çalışan kişinin organlarının alınmaması görüşü savunulur. Bu çerçevede bu dinî geleneklerde genel anlamda organ nakline olumlu bakılmakla birlikte kalp ve akciğer gibi hayatî organların nakledilmesine mesafeli durulur. Nitekim Ortodoks Yahudilikte, tam olarak ölüm gerçekleşmemişse, ölüm sonrası organları bağışlanmış bir kişinin kalbinin alınamayacağı belirtilir; kalbi bir şekilde hâlâ çalışıyor durumda olan kişinin ölmek üzere olan ancak henüz tıbben ölmemiş olan bir kişi olduğu kanaatiyle kalp nakillerine onay verilmez (Basalel, 2001: 459; Pearl, 1990: 1369). Katolik kilisesi de ölümden sonra yapılacak organ bağışının meşru olduğu hatta övgüye değer bir husus olduğu kanaatinde olmakla birlikte, organ naklinde tam ölümün gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizer (Katolik Kilisesi Din ve Ahlak İlkeleri, 2000: 528; Bruzzone, 2008). Bu gelenekte insan, beden ve ruhun birleşiminden meydana gelen bir bütün olarak tanımlanır ve bu bütün yapıda en ufak bir canlılık emaresi mevcutsa hayatın hâlâ devam ettiği ve henüz ölümün gerçekleşmediği düşünülür (Markwell, 2001: 190). Ölüm; beden ile yaşamın tamamen ayrılmış olması durumudur ve şayet bu konuda herhangi bir şüphe söz konusuysa organların çıkarılması ahlaken uygun 18

19 değildir ve buna izin verilmemelidir. Hayati organlar ancak tam ölümün gerçekleştirilmesi sonrası bağışlanabilir (Byrne, 1999). Diğer taraftan beyin ölümünün ölümün gerçek bir göstergesi olarak kabul edilmesi konusuna birçok dinî gelenek çekinceli yaklaşmaktadır. Yahudi geleneğinde beyin ölümü konusu oldukça tartışmalıdır (Kunin, 2005: 269). Katolik kilisesi ve diğer birçok dinî grup gibi Ortodoks Yahudilik de beyin ölümünü ölümün tam olarak gerçekleşmesi şeklinde görmez; solunum fonksiyonlarının ve kalbin durmasının ölüm kararı için gerekli şartlar olduğunu düşünür. Mahayana Budizmi de beyin ölümü kavramını kişinin gerçek ölümü olarak kabul etmez (Lecso, 1991). Buna karşın Yahudi geleneğinde bazı gruplar, kalp atışlarının ve solunum fonksiyonlarının durmasından bağımsız olarak beyin ölümü durumunda ölüm hadisesinin gerçekleşiyor olduğu fikrine destek vermektedirler. Benzer şekilde Protestan Hıristiyanlar da tıbben beyin ölümünün gerçekleşmesi durumunda, aile izin vermişse organların çıkarılabileceği düşünmektedir (Üçal, Malcolm, 2003: 552). Beyin ölümünü ölümün tam olarak gerçekleşmesi olarak kabul etmeyen dinî gelenekler bitkisel yaşam durumunda ötenazi ve benzeri yöntemlerle yaşamın sonlandırılmasına ve organların alınması da şiddetle karşı çıkmaktadırlar. Bu arada çeşitli Amerikan yerli gelenekleri ve Şintoistler gibi bazı akımlar, kişinin ölüm sonrası bedeninin manevi temizliğini kaybettiği gerekçesiyle ölü donörlerden yapılacak nakillere olumsuz bakmaktadırlar (Bruzzone, 2008). Organ bağışına ve nakline karşı çıkan bazı dinî cemaatler, organ naklinin insanın bütünlüğüne zarar verdiğini ileri sürdükleri bilinmektedir. Buna göre insan vücudu kişiye özeldir ve kişinin ölümüyle birlikte vücudun da bir bütün olarak defnedilmesi gerekir. Canlıdan ya da ölüden alınacak organlar ise insan bedeninde bir şekilde eksiklik oluşturmakta ve dolayısıyla insanın bütünlüğüne ve kutsallığına zarar vermektedir. Bu bakış açısına göre, hayatta iken ya da ölümü sonrası organlarını bağışlayan, ya da bir şekilde organları alınan kişilerin, ölümleri sonrasında bedenleri eksik olarak defnedilmekte ve bu durum onlar için manevi bir kirlenme nedeni olmaktadır. Dolayısıyla organ bağışı ve nakli dinen sakınca üretmektedir. Bu çerçevede Yahudi geleneği içinde bazı kişiler, Tesniye, 21:22-23 den hareketle ölünün bedenine saygı duyulması gerektiğini vurgulamakta ve organların bir başkasına nakledilmesinin bedene yönelik bu saygıya zarar vereceğini ileri sürmektedirler. Bu görüşe karşılık Yahudi geleneğine bağlı birçok din uzmanı, Şabat kuralından bile daha önemli görülen bir yaşamı kurtarmak ilkesi çerçevesinde başka bir kişiye nakledilen bir organın, her ne kadar gömülme emri dışında kalsa da o kişinin vücudunda yaşayacağı ve onun bir parçası olacağı düşüncesiyle bunun dinen bir sakınca oluşturmadığı kanaatini ifade etmektedir (Basalel, 2001: 459). 19

20 20 Organ Nakli Sempozyumu Organ Nakli ve Ahlakî Sorumluluklar Bütün dinlerde insanın gözetmesi gereken ahlakî sorumlulukları arasında yaşamın korunması ilkesi ilk sıralarda gelir. Yaşamın korunmasına yönelik olarak da iki temel ilke, yani (i) kişinin kendi yaşamını koruması ilkesiyle (ii) bir başkasının hayatını kurtarması ilkesi vurgulanır. Bu iki ilke kişinin kendisine ve sosyal çevresine yönelik ahlakî sorumluluğuna dair önemli bir çerçeve oluşturmaktadır. Organ nakli konusundaki bütün yaklaşımlarda bu iki temel ilke doğrultusunda bir yaklaşım ve tutum kendisini gösterir. Bu sorumluluklar bağlamında kuşkusuz ilk sırada geleni kişinin kendi yaşamını devam ettirmesi ve kendi yaşamının devamına yönelik sorumluluklarını yerine getirmesidir. Yaşamın kutsallığı ve bu kutsal alanın korunması gerektiği ilkesi doğrultusunda dinî gelenekler, kişinin yaşamını feda etmesini gerektiren ve kişiyi dinî literatürde şehitlik gibi bir payeye kavuşturan çok önemli nedenler olmadıkça kişinin önceliğinin kendi yaşamını korumak olduğunun altını çizerler. Bu nedenle şayet kişinin yaşamını tehlikeye düşürecekse ya da kişiyi sakat bırakacaksa organ bağışının meşru olmadığı belirtilir. Örneğin Talmud da bu konuda yer alan bir darbı meselde, çölde yalnızca kişinin kendisinin hayatta kalmasını sağlayacak miktarda suyu olduğu bir durumda, kişinin bu suyu başkasıyla paylaşıp ikisinin birlikte hayatlarını riske etmelerinin doğru olmadığı savunulmaktadır (Kunin, 2005: 269). Nitekim Yahudi halakah geleneğinde, hiçbir otorite bir başkasının yaşamını kurtarmak için kişinin kendisini kurban etmesini onaylamaz. Organ bağışının dinî bir zorunluluk, bir farz olarak kabul edilmemesinin altında yatan asıl neden kişinin kendi yaşamının kutsallığına riayet etme kuralıdır. Zira organ bağışı, yaşamı tehlikeye atmayacak oranda bile olsa kişide bir eksiklik ve bir yaralanma oluşturmaktadır. Dolayısıyla bu, izin verilebilir bir durum olmakla birlikte dinî bir zorunluluk olarak görülmez (Kunin, 2005: 270). Katolik kilisesine göre de organ nakli, bağışçının kendi yaşamını tehlikeye atmaksızın bağışı onaylaması ile yapılması koşuluyla kabul edilebilir bir durum olarak görülür. Dinî gelenekler organ bağışının her ne kadar kişide bir yaralanma ve bir eksiklik meydana getiriyor olsa da bunun kalıcı bir sakatlık ya da bir kişinin gündelik yaşantısını sağlık açısından etkileyecek bir eksikliğe yol açmaması gerektiği kanaatini dile getirirler. Bütün inanç sistemlerinde kişinin kendisini yaralaması, vücuduna şu ya da bu şekilde zarar vermesi ve bazı organlarını keserek ya da benzeri yollarla sakat bırakması yasaklanır; bu tarz davranışlar günah olarak değerlendirilir. Bu bağlamda organ naklinin bir şekilde dinin bu öğretisine karşı bir durum oluşturacağı kaygısı çeşitli dinî otoritelerce dile getirilir (Pearl, 1990: 1367). Örneğin organ naklinin kişinin sakat kalmasına ya da yaşamını kaybetmesine yol açmaması gerektiği konusuna Katolik kilisesi özellikle vurgu yapmak-

3-9 KASIM ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ HAFTASI ARTVİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ

3-9 KASIM ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ HAFTASI ARTVİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ 3-9 KASIM ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ HAFTASI ARTVİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ORGAN NAKLİ NEDİR? Hastalıklar nedeniyle görev yapamayacak derecede hasar gören organ yada organlar yerine, sağlam organ yada organların

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

ORGAN VE DOKU BAĞIŞI-NAKLİ

ORGAN VE DOKU BAĞIŞI-NAKLİ ORGAN VE DOKU BAĞIŞI-NAKLİ. BEYİN ÖLÜMÜ NEDİR? Beyin ölümü, beyin fonksiyonlarının geri dönüşümsüz olarak kaybolmasıdır. Beyin ölümü gerçekleşen kişide solunum ve dolaşım ancak yoğun bakım koşullarında

Detaylı

DOKU ORGAN BAĞIŞI. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

DOKU ORGAN BAĞIŞI. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı DOKU ORGAN BAĞIŞI Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Can Keskin ve Arş. Gör. Dr. Güven Gökgöz tarafından Prof.

Detaylı

ORGAN NAKLİNDE ETİK HAYDARPAŞA NUMUNE E.A.HASTANESİ ORGAN NAKLİ KOORDİNATÖRÜ NİLGÜN DAŞKIN

ORGAN NAKLİNDE ETİK HAYDARPAŞA NUMUNE E.A.HASTANESİ ORGAN NAKLİ KOORDİNATÖRÜ NİLGÜN DAŞKIN ORGAN NAKLİNDE ETİK HAYDARPAŞA NUMUNE E.A.HASTANESİ ORGAN NAKLİ KOORDİNATÖRÜ NİLGÜN DAŞKIN ETİK İnsanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları doğru-yanlış

Detaylı

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi?

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi? Organ Doku Birimi ve Bağış Organ Bağışı Başka Hayatlara Can Katmaktır Organ bağışı nedir? Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra

Detaylı

Beyin Ölümü ve Organ Bağışı Sürecinde E7k İkilemler

Beyin Ölümü ve Organ Bağışı Sürecinde E7k İkilemler Beyin Ölümü ve Organ Bağışı Sürecinde E7k İkilemler Mesleki yaşantımız sırasında karşılaştığımız soru ve sorunları irdelerken her zaman belirlenmiş kurallar yoktur. Burada ahlak ve vicdan ışığında sorun

Detaylı

TC GENELKURMAY BAŞKANLIĞI GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ KOMUTANLIĞI A N K A R A KADAVRA BAĞIŞ BROŞÜRÜ

TC GENELKURMAY BAŞKANLIĞI GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ KOMUTANLIĞI A N K A R A KADAVRA BAĞIŞ BROŞÜRÜ TC GENELKURMAY BAŞKANLIĞI GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ KOMUTANLIĞI A N K A R A KADAVRA BAĞIŞ BROŞÜRÜ İLETİŞİM ADRESİ GÜLHANE ASKERİ TIP FAKÜLTESİ, ANATOMİ ANABİLİM DALI, 06018, ETLİK/ANKARA ANATOMİ TEL:

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA ORGAN VE DOKU NAKLİNE İLİŞKİN BAZI HUKUKİ SORUNLAR

TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA ORGAN VE DOKU NAKLİNE İLİŞKİN BAZI HUKUKİ SORUNLAR Dr. Selin SERT - Alİ Hulkİ CİHAN LL. M. TÜRK MEDENİ HUKUKUNDA ORGAN VE DOKU NAKLİNE İLİŞKİN BAZI HUKUKİ SORUNLAR Üzerine Bir Deneme İstanbul 2013 Yayın No : 3006 Hukuk Dizisi : 1472 1. Baskı - Aralık 2013

Detaylı

ORGAN BAĞIŞI ve ORGAN/ DOKU NAKLİ

ORGAN BAĞIŞI ve ORGAN/ DOKU NAKLİ ORGAN BAĞIŞI ve ORGAN/ DOKU NAKLİ ORGAN BAĞIŞI Kişi hayatta iken, serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasının izin verilmesine

Detaylı

1. Elul Ayı ve önemini kavrar. 2.Roş A Şana ve yargının önemini kavrar.

1. Elul Ayı ve önemini kavrar. 2.Roş A Şana ve yargının önemini kavrar. KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE Öğrenme Alanı: Bayramlar ve Öğrettikleri, Tanah ve Tamuda ile Bilgelerimizin Yorumları 1. ÜNİTE: Yahudi Bayramları -1 Öğrencilerle Tanışma,

Detaylı

T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DİN VE TRAFİK SEMPOZYUM

T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DİN VE TRAFİK SEMPOZYUM T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DEKANLIĞI DİN VE TRAFİK SEMPOZYUM BİRİNCİ DUYURU Çağımızda trafik, fert ve toplum hayatının bir parçası haline gelmiştir. Bu zorunluluktan hareketle nakil ve

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

MEDİPOL MEGA ÜNİVERSİTE HASTANESİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ KONUSUNDA BİLGİ, İNANÇ VE TUTUMLARI

MEDİPOL MEGA ÜNİVERSİTE HASTANESİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ KONUSUNDA BİLGİ, İNANÇ VE TUTUMLARI MEDİPOL MEGA ÜNİVERSİTE HASTANESİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ORGAN BAĞIŞI VE NAKLİ KONUSUNDA BİLGİ, İNANÇ VE TUTUMLARI Kadavradan bulunan organların, bekleme listelerinin ihtiyacını karşılamaktan giderek uzaklaşması

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu

Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu KÖK HÜCRE ÇALIÞžMALARI VE HUKUKÝ BOYUTU Hakan Hakeri ÖZET Kök hücre çalä±åÿmalarä± tä±p alanä±nda yeni uygulamalardan biri olarak görülmektedir. Her ne kadar bu çalä±åÿmalar

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

BETİM ULUSLARARASI SAĞLIK ÖĞRENCİLERİ AKADEMİSİ 2016

BETİM ULUSLARARASI SAĞLIK ÖĞRENCİLERİ AKADEMİSİ 2016 BETİM ULUSLARARASI SAĞLIK ÖĞRENCİLERİ AKADEMİSİ 2016 Hasekisultan Mh Topçu Emin Bey Çıkmazı 4 Fatih İstanbul 0212 632 0369 0212 632 0328 betim.org.tr usap@hayatvakfi.org.tr HAYAT SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER

Detaylı

...Bir kitap,bir mesaj!

...Bir kitap,bir mesaj! ...Bir kitap,bir mesaj! Bu dünyada ne yapıyorum sorusuna yanıt veren bir kitap Tüm soru ve şüphelerınize yanıt verebilecek bir kitap. Bu kitap sizin doğal olarak Tanrı dan ayrı olduğunuzu anlatacak, ancak

Detaylı

HAYTAP Aciklamasi: Bakan Veysel Eroglu dogru soylemiyor, "STK" gorusleri umursanmadi... Son Güncelleme Cumartesi, 03 Kasım 2012 05:40

HAYTAP Aciklamasi: Bakan Veysel Eroglu dogru soylemiyor, STK gorusleri umursanmadi... Son Güncelleme Cumartesi, 03 Kasım 2012 05:40 Yasa degisiklik teklifine iliskin ACIKLAMADIR: Orman Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, kendi bakanlık burokratları tarafından hazırlanan yasa değişiklik teklifine ilişkin açıklamalarında "STK'lardan

Detaylı

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir.

Yukarıdaki soru, bu yazının meselesini tüm boyutlarıyla içermese de konuyla ilgili karşılaştığım soruların özünü teşkil etmektedir. Evlilik öncesi cinsel ilişki, bir mesele olarak, pek çok insan açısından spesifik bir önem taşımamaktadır. Ancak, konuyla ilgili bana gelen sorular, psikolojik danışma seanslarında karşılaştığım hikâyeler,

Detaylı

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI 1 KORUMANIN 4 RUHSAL Çoğu insan nasıl dua edeceğini bilemez. Bu yüzden size yardımcı olabilecek örnek bir dua metni hazırladım. Bu duayı sesli olarak okuyabilir ya da içinizden geldiği gibi dua edebilirsiniz.

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Geçmişten Günümüze Türkiye de Böbrek Transplantasyonu

Geçmişten Günümüze Türkiye de Böbrek Transplantasyonu Geçmişten Günümüze Türkiye de Böbrek Transplantasyonu Prof. Dr. Mehmet HABERAL, MD, FACS (Hon), FICS (Hon), FASA (Hon) Genel Cerrahi Profesörü Başkent Üniversitesi Kurucusu ve Kurucu Rektörü 22-26 Ekim

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

ORGAN NAKLİ: ELLİ YIL ÖNCESİNE KADAR BİR HAYALDİ

ORGAN NAKLİ: ELLİ YIL ÖNCESİNE KADAR BİR HAYALDİ ORGAN NAKLİ: ELLİ YIL ÖNCESİNE KADAR BİR HAYALDİ Son 50 yılda organ nakli hızla gelişti ve Türkiye de 2011 de 3.836 nakil yapıldı. Türkiye de yılda 20 bin, Çin de 2 milyon kişi organ bekliyor. Cerrahinin

Detaylı

UTERUS TRANSPLANTASYONU Etik ve Yasal Zorluklar. Celalettin GÖÇKEN

UTERUS TRANSPLANTASYONU Etik ve Yasal Zorluklar. Celalettin GÖÇKEN UTERUS TRANSPLANTASYONU Etik ve Yasal Zorluklar Celalettin GÖÇKEN Uterus Transplantasyonu Bağışlayanlar Açısından Risk Alıcılar Açısından Risk Doğacak Çocuklar Mevzuata Dair Zorluklar SONUÇ Uterus Transplantasyonu

Detaylı

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN ORGAN NAKLİ VE ORGAN BAĞIŞI KONUSUNDAKİ BİLGİ VE TUTUMLARI

LİSE ÖĞRENCİLERİNİN ORGAN NAKLİ VE ORGAN BAĞIŞI KONUSUNDAKİ BİLGİ VE TUTUMLARI LİSE ÖĞRENCİLERİNİN ORGAN NAKLİ VE ORGAN BAĞIŞI KONUSUNDAKİ BİLGİ VE TUTUMLARI Yrd. Doç. Dr. Gülcan Çetin Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanlar Eğitimi

Detaylı

Türkiye Doku ve Organ Nakli Koordinasyon Sistemi. Dilek Okutur BaĢkent Üniversitesi Ġstanbul AraĢtırma ve Uygulama Merkezi Hastanesi

Türkiye Doku ve Organ Nakli Koordinasyon Sistemi. Dilek Okutur BaĢkent Üniversitesi Ġstanbul AraĢtırma ve Uygulama Merkezi Hastanesi Türkiye Doku ve Organ Nakli Koordinasyon Sistemi Dilek Okutur BaĢkent Üniversitesi Ġstanbul AraĢtırma ve Uygulama Merkezi Hastanesi Neden Sistem? O Organ yetmezliği dil, din, ırk, cinsiyet, millet, zenginlik

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ

20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 4 Yılda 40 Kat Öğrenci Kuruluşundan bu yana geçen dört senede öğrenci sayısını kırka katlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türkiye nin ilk on üniversitesi

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

[Tıp Eğitiminde HIV/AIDS Üzerine Savunuculuk Projesi]

[Tıp Eğitiminde HIV/AIDS Üzerine Savunuculuk Projesi] [TıpEğitimindeHIV/AIDSÜzerineSavunuculuk Projesi] [HIV/AIDSkonusundaTıpEğitimiiçerisindeMüfredatÖnerileri] [AuthorName] ÖZET [TıpMüfredatıiçerisindeHIV/AIDS intıbbi,sosyal,etiketkileşimlerivebunun yanındahastahaklarıvehastayayaklaşımkonularındasadecebilgianlamında

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Organ bağışından organ nakline kadarki süreç. Ölüm halinin saptanması

Organ bağışından organ nakline kadarki süreç. Ölüm halinin saptanması Organ naklinde ölen bir insanın sağlıklı organları veya dokuları, ağır kronik hasta olan insanlara nakledilir. Bu operasyonun amacı, alıcının işlevini yerine getirmeyen organlarını değiştirmektir. Organ

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ETİK DAVRANIŞ İLKELERİ VE ETİK KOMİSYON YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı; Dokuz Eylül Üniversitesinde etik kültürünü

Detaylı

SayınBakanım, Sayın Valim, Sayın TK Başkanım, Sayın Büyük Şehir Belediye başkanım, Sayın Rektörüm, DeğerliMeslektaşlarım Sayın Basın Mensupları, Ve Sevgili Konuklar, Yıldız Teknik Üniversitesi çatısı altında

Detaylı

I. YARIYIL ORGAN NAKLİ. ODK 601 Teorik 2, Uygulama 2, 3 kredi. 1. Organ Nakli Tarihçesi. 2. Kalp Nakli. 3. Böbrek Nakli. 4.

I. YARIYIL ORGAN NAKLİ. ODK 601 Teorik 2, Uygulama 2, 3 kredi. 1. Organ Nakli Tarihçesi. 2. Kalp Nakli. 3. Böbrek Nakli. 4. T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ORGAN VE DOKU KOORDİNATÖRLÜĞÜ EĞİTİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL ORGAN NAKLİ ODK 601 Teorik

Detaylı

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.]

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] [Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] Giriş Hekimler, hastaları ve geniş toplum kesimleri arasındaki ilişkilerde son yıllarda önemli değişikler

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

Gün boyu devam eden Batı Karadeniz Acil Tıp Günleri: Karabük Sempozyumu katılımcıların katılım sertifikalarını alması ile sona erdi.

Gün boyu devam eden Batı Karadeniz Acil Tıp Günleri: Karabük Sempozyumu katılımcıların katılım sertifikalarını alması ile sona erdi. Üniversitemiz Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Koyuncu nun organizasyonluğunda Batı Karadeniz Acil Tıp Günleri: Karabük Sempozyumu Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Hamit Çepni

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması,

Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması, ORGAN NAKLİ VE ETİK ORGAN NAKLİ NEDİR? Vücutta görevini yerine getiremeyen bir organın yerine, canlı vericiden veya kadavradan alınan yeni ve sağlam bir organın cerrahi yöntemlerle nakledilmesi işlemidir.

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır.

Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. Son iki yılda ilaç endüstrisi ve başka kuruluşlarla gelir getirici ilişkim olmamıştır. TIP EĞİTİMİNDE SOSYAL PSİKİYATRİ Prof.Dr. Orhan DOĞAN Üsküdar Üniversitesi, İstanbul Tıp eğitiminde psikiyatri Tıp

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ PIHTI KAPLI YAPAY KALP KAPAKLARININ PIHTI ERİTİCİ İLAÇ İLE TEDAVİSİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ PIHTI KAPLI YAPAY KALP KAPAKLARININ PIHTI ERİTİCİ İLAÇ İLE TEDAVİSİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ PIHTI KAPLI YAPAY KALP KAPAKLARININ PIHTI ERİTİCİ İLAÇ İLE TEDAVİSİ İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum

Detaylı

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ

İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ İLETİŞİMDE TASARIM TASARIMDA İLETİŞİM KONULU ULUSLARARASI KATILIMLI SEMPOZYUM VE SERGİ GERÇEKLEŞTİ Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin

Detaylı

HACETTEPE ÜNIVERSITESI DOKU VE ORGAN NAKLI EĞITIM, UYGULAMA VE ARAŞTıRMA MERKEZI MÜDÜRLÜĞÜ. Dr. Fazıl Tuncay Aki

HACETTEPE ÜNIVERSITESI DOKU VE ORGAN NAKLI EĞITIM, UYGULAMA VE ARAŞTıRMA MERKEZI MÜDÜRLÜĞÜ. Dr. Fazıl Tuncay Aki HACETTEPE ÜNIVERSITESI DOKU VE ORGAN NAKLI EĞITIM, UYGULAMA VE ARAŞTıRMA MERKEZI MÜDÜRLÜĞÜ Dr. Fazıl Tuncay Aki Amaç Hacettepe Üniversitesinin ilgili bölüm, anabilim dalları ve ünitelerinin işbirliği ile

Detaylı

İş Yerinde Ruh Sağlığı

İş Yerinde Ruh Sağlığı İş Yerinde Ruh Sağlığı Yeni bir Yaklaşım Freud a göre, bir insan sevebiliyor ve çalışabiliyorsa ruh sağlığı yerindedir. Dünya Sağlık Örgütü nün tanımına göre de ruh sağlığı, yalnızca ruhsal bir rahatsızlık

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

ETİK VAKA TARTIŞMALARI. Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR HÜTF Tıp Tarihi ve Etik AD

ETİK VAKA TARTIŞMALARI. Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR HÜTF Tıp Tarihi ve Etik AD ETİK VAKA TARTIŞMALARI Öğr. Gör. Dr. Aslıhan AKPINAR HÜTF Tıp Tarihi ve Etik AD İstanbul da yaşayan AA rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmeye başladı. Hastayı muayene eden doktor tahlil ve film sonuçlarına

Detaylı

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir. SOSYAL FOBİ Sosyal ortamlarda başkaları tarafından inceleme altında tutulduğu korkusu performans gösterilmesi gereken durumlarda eleştirilme yada küçük düşme korkusunun yaşanmasıdır. Ve kişi bu korkunun

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

VIII. BÖLÜM- DOĞUM. 8. Doğum

VIII. BÖLÜM- DOĞUM. 8. Doğum VIII. BÖLÜM- DOĞUM 8. Doğum Türk Medeni Kanunu nda kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başladığı ve ölümle son bulduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla kültürel öğrenme süreci doğumla başlar.

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

II. ULUSLARARASI HELÂL ÜRÜN EKONOMİSİ SEMPOZYUMU

II. ULUSLARARASI HELÂL ÜRÜN EKONOMİSİ SEMPOZYUMU II. ULUSLARARASI HELÂL ÜRÜN EKONOMİSİ SEMPOZYUMU (GİYİM-KUŞAM) 6-7 MART 2016 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYE GİRİŞ Tarih boyunca insan, bedenini başkalarının bakışlarından saklayan kıyafetten arî olmamıştır.

Detaylı

16.03.2015 Sayı: 2015-6

16.03.2015 Sayı: 2015-6 Yönetim Kurulu Başkan Dr.Bülent Alıcı Başkan Yardımcısı Dr.Serdar Tekgül BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE 16.03.2015 Sayı: 2015-6 Genel Sekreter Dr. Cem Akbal Sayman Dr. Adil Esen TALEPÇİ Başkanlığı

Detaylı

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU

AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU AÇI OKULLARI ETİK MANİFESTOSU DEĞERLERİMİZ 1. Dürüstlük 2. Saygı 3. Sorumluluk 4. Üretkenlik 5. Farkındalık 6. Hoşgörü EVRENSEL DEĞERLERİMİZ 1. Evrensel kültür birikimine değer veririz. 2. Evrensel ahlak

Detaylı

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 34. Dünya Hekimler Toplantısı nda kabul edilmiş (Lizbon, Portekiz, Eylül/Ekim 1981), 47. Dünya Hekimler Birliği Kurultayı nda değişikliğe uğramış (Bali,

Detaylı

Adı Soyadı : AHMET GÜÇ. Akademik Unvanı : PROF. DR.

Adı Soyadı : AHMET GÜÇ. Akademik Unvanı : PROF. DR. Kişisel Bilgiler Adı Soyadı : AHMET GÜÇ Akademik Unvanı : PROF. DR. Doğum Yeri / Doğum Tarihi : TOSYA /98 Uyruğu : T.C. Cinsiyet : ERKEK Yabancı Diller : ARAPÇA, İNGİLİZCE Tel (İş) : 0 () 0000 (70) Faks

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ İ Bu yılki fuarda iyi bir tanıtım gerçekleştiren Kosovalılar, ülkelerine daha fazla turist gelmesiyle ekonomilerinin daha da gelişeceğine vurgu yaptılar. Sona eren Travel Turkey İzmir fuarının bu yılki

Detaylı

UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ

UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ SEVGİLİ ÖĞRENCİ- LERİMİZ... Liselerinizden mezun olup Üniversiteye başladığınız şu günler sizler için çok heyecan verici

Detaylı

SGK güvencesiyle hiç bir ücret ödemeden karaciğer nakli! Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Merkezi

SGK güvencesiyle hiç bir ücret ödemeden karaciğer nakli! Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Merkezi SGK güvencesiyle hiç bir ücret ödemeden karaciğer nakli! Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Merkezi Kent Hastanesi Karaciğer Nakli Merkezi Kent Hastanesi; uluslararası standartlarda yüksek hizmet kalitesi

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR...

SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN MUTLU BİR ÜZERİNDE YÜKSELİR... YAŞAM MUTLU BİR SAĞLAM BİR GEÇMİŞİN ÜZERİNDE YÜKSELİR... İnşaat dünyası yeni bir vizyonla tanışıyor. Bu bir yaşam ve gelecek vizyonu. Bu vizyonun geçmişinde güç, temelinde güven var. İş dünyasının ve Türkiye

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

Hemşirelik Öğrencilerinin Organ Nakli ve Bağışı Konusunda Bilgi ve Düşüncelerinin Belirlenmesi

Hemşirelik Öğrencilerinin Organ Nakli ve Bağışı Konusunda Bilgi ve Düşüncelerinin Belirlenmesi MAKÜ Sag. Bil. Enst. Derg. 2015, 3(2): 66-76 ARAŞTIRMA MAKALESİ / RESEARCH ARTICLE MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERGİSİ MAKÜ Sag. Bil. Enst. Derg. http://edergi.mehmetakif.edu.tr/index.php/sabed/index

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

Ondalık ve Oruç Adakları

Ondalık ve Oruç Adakları Ondalık ve Oruç Adakları 01135_186_Tithing.indd 1 Bütün ondalıklarınızı ambara getirin. Beni bununla sınayın diyor Her Şeye Egemen Rab. Göreceksiniz ki, göklerin kapaklarını size açacağım, üzerinize dolup

Detaylı

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele

( Mesnevi den 8 şirli) r H i k â y ele 8 Mesnevi den (şiirli) r l e H i k â e y ÖNSÖZ Hoşgörülülükte deniz gibi ol Mevlâna Celâleddîn Geleceğimizin teminatı olan kıymetli çocuklarımız, Geçmişimizde atalarımızın yaşadığı ve bu günlerde kaybolma

Detaylı

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI Prof. Dr. A. Can TUNCAY Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI İstanbul 2013 Yay n No : 2902 Hukuk Dizisi : 1427 1. Baskı - Nisan 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 -

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar,

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu nun desteğiyle, Enerji

Detaylı

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK

ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik Kavramı ETİK DEĞERLER VE DÜRÜSTLÜK Etik kelimesi köken olarak Eski Yunan'a kadar gider. Etik evrensel olarak kabul gören kurallardır. Etik; doğruyla yanlışı, haklı ile haksızı, iyiyle kötüyü, adil

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

bulunmaları ile ilişkili olarak görülebilse de farklı bireyler için çok farklı nedenlerle de açıklanabilir.

bulunmaları ile ilişkili olarak görülebilse de farklı bireyler için çok farklı nedenlerle de açıklanabilir. GENÇLİK DÖNEMİNDE AİLE İLE SORUNLAR Bu dönemde gençlerin aileleriyle sorun yaşarken aynı zamanda uğraşmakta oldukları başka önemli konular da olabilmektedir. Gençlik dönemi diğer dönemlerle kıyaslandığında

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı