ISBN :

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ISBN : 978-605-857-261-4"

Transkript

1

2 ISBN : Baskı Tasarım : İmak Ofset Basım Yayın Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna, Bahçelievler / İSTANBUL Tel: Sertifika No : : Prestij Grafik, Reklamcılık Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Nurullah KARADEMİR, Saliha KAHRAMAN, Elif TAK Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna, Bahçelievler / İSTANBUL Tel: Baskı Tarihi : Ekim 2013 Bu kitabın yayın hakları Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi ne ve hazırlayanlara aittir. İzinsiz, kısmen veya tamamen çoğaltılıp yayınlanamaz.

3 ÖNSÖZ Evren atomlardan değil, hikâyelerden meydana gelmiştir. diyen M. Rukeyser, bu sözüyle hikâyenin müthiş gücüne dikkat çeker. Hikâyelerimiz hayatlarımızdır. Hüzünlerimiz, acılarımız, küçük sevinçlerimiz ve heyecanlarımız gizlidir içlerinde. Bizi biz yapar öykülerimiz, hayatı öğretir. Hastalıkların da hikâyesi vardır. Daha çok anlayış, daha çok ilgi, daha çok özen görmek isteyen hassas ve kırılgan insanlar vardır bu öykülerde. Hastalık hikâyeleri çok şey öğretir bizlere. Bu gerçeğin bilincinde olan Doktor Latham Hastalarımız bizlere kitaplarımızdan daha çok şey öğretir. diyerek tıp bilimine farklı bir bakış açısı getirmeye çalışmış ve hastalık hikâyelerinin tıp eğitimini tamamlayıcı bir unsur olduğunu ifade etmiştir. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığı ile üniversitenin Kültür-Sanat ve Edebiyat Kulübü öğrencilerinin birlikte düzenlediği Hastalık Hikâyem adlı ödüllü yarışma, hem sağlık çalışanlarını hem de hikâyelerini paylaşmak isteyenleri bir araya getirdi. Yarışmaya 61 ilden 2 ay içerisinde gönderilen 438 hikâye ön jüri üyeleri Yrd. Doç. Dr. Cemil Gülseren, Uzm. Dr. Atilla Özcan, Öğr. Gör. Salim Durukoğlu, Öğr. Gör. Hümeyra Yuva ve Kevser Akın tarafından değerlendirilerek jüri üyelerine sunuldu. Prof. Dr. Mukaddes Eşrefoğlu, Prof. Dr. Mahmut Kaplan, Prof. Dr. Hasan Kavruk, Prof. Dr. Nil Sarı, Prof. Dr. Cengiz Yakıncı, Yrd. Doç. Mehmet Emin Ağar ve Yrd. Doç. Mahmut Gürgan ın bulunduğu jüri, hikâyelerin son değerlendirmelerini yaparak dereceleri belirledi. Birinciliği Bir Dilek Tut hikâyesiyle Dr. Halil Buluç, ikinciliği Vâde ve de Vedâ hikâyesiyle Kaya Uluata, üçüncülüğü Atrial Septal Defekt hikâyesiyle İlkiftar Ezberci alırken; Jüri Özel Ödülünü Son Eylül Akşamı hikâyesiyle Tamer Kütükçü aldı. III

4 Yeşilay Özel ödüllerinin de verildiği yarışmada Oğuzhan Durgan Madde Bağımlılığı Ruhun AIDS Olmasıdır, Önder Kurt Bir Nevi İntihar ve Prof. Dr. Göknur Aktay Ödünç Morfin adlı hikâyeleriyle ödüle layık görüldüler. Yarışmada derece alanlara ödülleri 14 Mart 2013 tarihinde Bezmiâlem Vakıf Üniversitesinde düzenlenen Tıp Bayramı etkinliğinde takdim edildi. Elbette ki bu projede asıl amaç insanları yarıştırmak değildi. Hastalıkları hikâye yoluyla anlatma fikrini bir yarışma yoluyla insanlara duyurmak, bu sayede daha güzel hikâyelerin ortaya çıkmasını sağlamaktı. Yarışmaya gönderilen hikâyelerin 87 adedini Hastalık Hikâyem I ve Hastalık Hikâyem II olmak üzere iki kitap halinde sizlerle buluşturuyoruz. Yarışmaya, hikâyenin sıcaklığına kucak açan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Akça ya, Mütevelli Heyeti Üyelerine, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Ahmet Belce ye, Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Dik e ve yarışmaya hikâyeleriyle katkı veren tüm katılımcılara, emeklerini esirgemeyerek hikâyeleri değerlendiren ön jüri ve jüri üyelerine, emeği geçen üniversite çalışanlarına sağlık eğitimine verdikleri katkılardan dolayı teşekkürlerimizi sunuyor, yarışmamızın başladığı günden bugüne proje için bizlerden desteklerini esirgemeyen Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen e şükranlarımızı iletiyoruz. Elbette başlanılan bir işi sonuçlandırmak yapılan işi taçlandırır. Yarışmanın sonucunu görmek şüphesiz ki bizleri mutlu ediyor ancak hastalık hikâyelerini konu alan yarışmaların bir sona bağlanmadan, kısa sürede tüketilen bir fikir olmadan, giderek yaygınlaşmasını ümit ediyoruz. Tıp eğitimine katkı sunduğunu düşündüğümüz bu hikâyelerin eğitim dışında hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanlarının ilişkilerini istenilen düzeye getireceğine, daha da geliştireceğine de inanmaktayız. Hep birlikte daha iyiye, daha güzele ulaşmak dileğiyle Prof. Dr. Cengiz Yakıncı Prof. Dr. Hasan Kavruk IV

5 SUNUŞ Doktor olmak daha ilk adımı olan kayıt gününden sonra hastaları dinlemektir. Onlarla yaşamaktır. Onları anlamaya çalışmaktır. Anlamanın yollarından en etkilisi ise; onun haliyle hâllenmektir. Nasraddin Molla nın vecizesiyle Damdan düşeni anlamak için damdan düşen olmaktır. Bazen hastalar hekimin kendisine vakit ayırmadığından, kendilerini ifade edemediklerinden bahseder. Bazen de hekimler vakit verilse de hastaların kendilerini ifade edemediklerinden yakınırlar. Biz bu eserde fırsat verilirse hastalara kendilerini, yaşadıklarını nasıl edebi ve etkili anlatabildiklerini, hislerini aktarırken bizi nasıl hislendirebildiklerini gördük. Okurken zaman zaman gözyaşlarınızı tutmakta zorlanacağınız bu hikâyelerin her biri bir roman veya tiyatro eseri olabilecek niteliktedir. Hepimiz ya hastayız ya hasta yakını ya da tedavi ediciler. Bu hikâyelerden hepimizin öğreneceği çok şey var. Oku, Şayet Sana Bir Hisli Yürek Lazımsa Oku, Zira Onu Yazdım İki Söz Yazdımsa M. Akif Şiir tadında hikâyelerle her zamankinden daha çok hisli yüreğe ihtiyacımız olan çağımızda size de bir şeyler sunabilirsek bahtiyar olacağız. Prof. Dr. Saffet Tüzgen Rektör V

6

7 Son Hastalık Hikâyem Çoğu hastalık benzer belirtilerle başlar. Başınız ağrır, halsiz düşersiniz, ateşiniz yükselir ve peşi sıra iştahsızlık çalar kapınızı. Teşhis koyan çok olur. Çoğu teşhis en basit sanılan hastalık üzerine yoğunlaşır. Üşütmüşsündür der biri, bir diğeri çok çalışmanın ve bedenine iyi bakmamanın cezasını çektiğinizi söyler. Dinlenmeniz tavsiye edilir, biraz da ter atarsanız hiçbir şeyciğinizin kalmayacağını söyler sizi sevenler. Aynı şeyleri duysanız da her defasında, hastalığı basitleştirdiği için bu cümleler, bir nebze de olsa rahatlarsınız. Basit bir hastalığın belirtileri olsun diye dua edersiniz Allah a. Ama her zaman bir soğuk algınlığının, inatçı bir gribin belirtileri olmayabilir yaşadıklarınız. Bunu öğrendiğinizde zor zamanların sizi yokladığını anlarsınız Hafta sonu tatilimin ilk günü. Saat yi gösteriyor. Şehir dışından kuzenlerim gelmiş evime. Kısa bir ziyaret yapıp gitmeyi planlıyorlar. Uzun uzun konuşmak istiyorum onlarla ama bir kelime konuşacak gücü bulamıyorum kendimde. Yoğun bir yorgunluk hissediyorum bedenimde. Utana sıkıla kalkıyorum koltuğumdan. -Hadi siz gidersiniz, deyip bugüne kadar yapmadığım bir davranışla misafirlerimi öylece bırakıp odama geçiyorum. Yatağa uzanıp uyumaya çalışıyorum. Uykuya daha dalamadan gitmek için ayağa kalktıklarını duyuyorum, onları yolcu etmek için yatağımdan kalkmak yerine, yattığım yerden el sallıyorum onlara. -Güle güle. Biraz dinlenirim, bir ter atarım geçer, diyorum, ama öyle olmuyor. Gece, sabaha kadar baş ağrım giderek şiddetleniyor. Baş ağrım yetmiyormuş gibi VII

8 titreme ve ateş de yapışıyor yakama. Bir hafta önce oğlum aynı şikâyetleri yaşamıştı, piyasada farklı bir virüs var herhalde. Ben de atlatırım, diye avutuyorum kendimi... Sabah kahvaltı edemediğim gibi, ateşim de 38 leri zorluyor. Ateş düşürücüler, ağrı kesiciler hiçbir iyileşme sağlayamıyor. Herhalde şiddetli üşütmüşüm, diyorum içimden. Eşim, küçük oğlumun yanıma gelmekten çekindiğini, -Babama bir şey olacak diye çok korkuyorum, dediğini iletiyor bana. Kötü olduğumu hissettirmemeye çalışıyorum onlara ama olmuyor. 85 lik anamın gözü yaşlı. Her hastalığımda yanı başımda bulduklarım yine yanı başımdalar. Ya soğuk kompres yapıyorlar ya da şifa niyazıyla dudakları kıpırdıyor. Kızıma bir özür borcum var, diyorum, on gün önce onu aynı pozisyonda bırakıp Edirne ye gezmeye giderken hata yaptığımı düşünüyorum, vicdan azabı çekiyorum. Evdeki farklı yorumları dinliyorum zaman zaman. Anam, -Kendini çok yordun, hastalardan kapmışsındır, diyor en sıcak ses tonuyla. Çocuklarım -Yediğin mi dokundu baba? diye soruyorlar korkuyla karışık bakışlarla. Doktor oğlum, -Tansiyonun düşmüştür, bir şey almadın, şekerin düşmüştür. Baş ağrısının sebebi bu olabilir, deyip serum takıyor, ama o da fayda etmiyor. En sevdiğim yemekleri görmek bile midemi bulandırmaya yetiyor. Ateşim 39 derecelere dayanırken titreme de şiddetini arttırıyor. Dayanılmaz baş ağrısına bir de öğürmeler eklenince -Beni hastaneye götürün, demek zorunda kalıyorum. Gider, biraz rahatlar, saat daki toplantıya katılırım diye planlıyorum içimden. Saat e yaklaşınca evdeki hesabın hastaneye uymadığını anlıyorum, planladığım gibi gitmiyor hiçbir şey. Göklerden gelen bir karar olduğunu unutuyorum, kendi planlarımı yaparken. Genel dâhiliye muayenesi yapılıyor; dalak, kalp, karaciğer, akciğer normal görünüyor. LAP 1 yok deniyor, enfeksiyon 1 LAP: Lenf Bezlerinde Büyüme VIII

9 hocası çağrılıyor. Hiçbir enfeksiyon bulunamıyor. Her şey normal. Tüm bunlar yapılırken ateşim 39 dereceden aşağıya düşmüyor. Yorgan istiyorum, üzerime onca yorgan atıldığı halde titremelerim azalmak yerine artmaya devam ediyor. Titrememe şahit olan doktorlar, soğuk duş tavsiye ediyorlar. -Zangır zangır titrerken soğuk duş da ne oluyor? Bu nasıl bir felakettir? diyorum memnuniyetsiz bir sesle. İşkence bununla da bitmiyor, soğuk su ile yıkanmış ıslak bir pijama giydiriyorlar üstüme. Kısa bir süre sonra enteresan şekilde üşümem geçiyor, titremem son buluyor. Islak gömleğin üzerimde kurumaya başladığını hissediyorum. Her doktor ayrı ayrı kan tahlili yaptırıyor, dört ayrı yerden on dört tüp kan alıyorlar. -Teslim olduk, ne yapalım, elden bir şey gelmez, diyorum, sığınıyorum yaradana Hastanede hemşire çocuklar heyecanlanıyorlar, damarlarım ince, kanüller bozuk, serum gitmiyor, yeni damar yolu, derken damarlarımın haritası çıkartılıyor. İlk sonuçlar on beş dakika sonra, ıslak gömleğim üzerimde kururken gelmeye başlıyor. -Bir cerrahi müdahale yaptırdın mı? diyorlar. Aklıma iki gün önceki diş kaplamalarım geliyor. Kuvvetle muhtemel yaşadığım durumun ona bağlı olduğu yorumu yapılıyor. Septisemi teşhisi konuyor. Ben, birçok enfeksiyonun en ağır son tablosu olan ve genellikle yapılan tedavilere cevap vermeyen bir durum olduğunu bildiğim bu hastalık tablosu karşısında sarsılmıyorum ama ciddi şekilde tedirgin oluyorum. En azından yaşadıklarımın adı konduğu için biraz rahatlıyorum. Serumlar, 2x2 gram Seftiriaxon, Daptomisin gibi adını bilmediğim yeni antibiyotikler ve günde üç dört kere uygulanan Parol enjeksiyonları arasında evime kaçma hayalleri kurarken ben, kendimi bir anda iki gün önce hasta tedavisi için geldiğim yataklı serviste buluyorum. Meğer hastalara ne kadar çok şey yapılıyormuş: saat başı kulaktan hararet, koldan nabız-tansiyon takipleri, her gün rutin yapılanlara ek olarak yeni kan almalar, IX

10 bunlar da yetmiyormuş gibi tıkanan kanüller, gitmeyen serumlar, yenilenen damar yolları Azıcık sitem etsem de içimden hastalar için çalışan bu insanlar için dua ediyorum en samimi hislerimle. Onca koşuşturmaya rağmen hiç şikâyet etmiyorlar. Bugün Perşembe Kahvaltı edebiliyorum artık. Ateşim 38,3 ü geçmedi. Hastalığım direniyor vücudumu terk etmemek için, âdeta çarpışarak çekilen bir düşman gibi son kozlarını oynuyor. Onu alt edebileceğime inanıyorum artık. Daha önce yaşadığım Hepatit C, Prostat Ca dan sonra bu üçüncü zaparta! Biliyorum ki son olmayacak ve yine biliyorum ki merhametlilerin en merhametlisi olan sevgili kaldıramayacağım yükü yüklemeyecek omuzlarıma. Sığınıyorum ona her zaman yaptığım gibi. İbadet ve hizmet ömrüne talibim. Rabbena âtina fid-dunya haseneten ve fil-ahirati hasene Prof. Dr. Saffet TÜZGEN X

11 Bir Dilek Tut İÇİNDEKİLER Dr. Halil Buluç... 1 Vade ve De Veda Kaya Uluata Atrial Septal Defekt İlkiftar Ezberci Son Eylül Akşamı Tamer Kütükçü Madde Bağımlılığı Ruhun AIDS Olmasıdır Oğuzhan Durgan Bir Nevi İntihar Önder Kurt Ödünç Morfin Göknur Aktay Perde Zümrüt Karatekin Kaçışı Bitirmek Ömer Çelik Bana El Sallayın Çocuklarım İbrahim Şaşma XI

12 Beyaz Melek Nurcan Akyıldız Bir Prensesin Kalp Sesleri Nurgül Baldemir Sevgiyle Dirilen Hayat Celalettin Kurt Vertigo Ayşe Kurun Terminal Seher Keçe Türker Bir Çift Göz Serap Uslu Dudu Gelin Orhun Veli Batu Gölgelerin Ardında Zehra Akca Guguk Kuşu Naile Duman Fahri Dilmaç Yoğun Bakım Ünitesi Salim Nizam XII

13 Mikail in Çalar Saati Zeynep Karabulut Eşek Kafalı Hatice Tuba Direk Noksan Orantı Süeda Soydaner Kavuniçi Elif Akpınar Pastanecinin Oğlu Tevfik Hatipoğlu Beyaz Patiğin Siyah Desenleri Tuba Yeşim Mutlu Kördüğüm Sevda Balkan Kadın Dediğin Pınar Gürbüzoğlu Şefkat Hikâyesi Tolga Dündar Viyadük Çekimseri Misli Baydoğan XIII

14 Elveda Deme Ayla Abak Şakacı Parmaklar Semra Erdoğan A Şehrinden B Şehrine Varamamak Semih Tali Ellerim Ağlıyor Şeymanur Gürses Ben Bir Devim Alpin Köprü Benim Başıma Gelmez! Yasemin Karaman Kurttekin Basri Amca Sait Can Kutsal Ajan Koray Yalçınkaya Ve Perde Banu Ayten Akın Neden Zeynep Yağmur XIV

15

16

17 Bir Dilek Tut BİR DİLEK TUT * Dr. Halil Buluç Yaşamımda ilk defa şu an, tanımadığım bu şehirde, bilmediğim, bana yabancı bir hastane bahçesinde, bu ıslak, anlamsız, üşümüş, eskimiş tahta bir belediye bankında otururken kendimi bu kadar tükenmiş, bu kadar çaresiz, bu kadar yorgun hissediyorum. Çünkü son yirmi yılda yaşananların bütün suçlusu benim. Engin in bana baktığı ilk anı hatırlıyorum. O mavi gözleriyle bana baktığında Allah a, yeniden bana bu duyguyu yaşattığı için şükretmiştim. Allah biliyor hep, uzun saçlı kıpır kıpır bir oğlan çocuğum olsun istemiştim, kızım Deniz den sonra. İlk doğum günü hâlâ dün gibi hafızama kazınmış öylece duruyor. Deniz okuldan gelmiş, Engin i kucağına almış. Erdal işten izin alıp yanımıza kaçmış. İlk doğum günü: ben, Erdal, Deniz ve Engin Dört kişilik düşüm tam anlamıyla mükemmel. Keşke zamanı o anda durdurma gücüm olsaydı! Zaman ilerledi ve ilerledikçe Engin büyümeye başladı. Onu o kadar çok seviyorduk ki bazı terslikleri görmezden geldik. Engin in diğer çocuklardan daha geç yürümeye başlamasını, diğerlerinden daha çabuk yoruluyor oluşunu fark edemedik. Engin beş yaşına basmak üzereydi fakat yerden kalkarken çok zorlanıyordu, bunu ilk Can la oynarlarken * Hastalık Hikâyem Yarışması Birincisi 1

18 Hastalık Hikâyem I fark etmiştim. Engin, Can ı yakalayamıyordu, yerden kalkarken önce emekler gibi elleri ve dizlerini sonra ellerinden güç alarak belini yükseltiyordu, en son ellerini diz kapaklarına koyup ayağa kalkabiliyordu. Gowers Belirtisi, doktor dilinde bu hareketler topluluğuna verilen isimdi. Bu belirti üstümüze çökmeye hazırlanan lanetin ilk işaretiydi. Ertesi gün Erdal la birlikte ortopedi polikliniğine gittiğimizde, yıllarca sürecek hastane maratonuna başladığımızdan bihaberdik. Engin de kalça çıkıklığı veya onun gibi bir rahatsızlığın olduğunu düşündük. Hastane içinde gün boyu süren uzun bir koşuşturmaca, alınan kanlar Ve günün sonunda doktorun karşısındaydık. Doktor bize ortopedik açıdan bir sorun olmadığını, fakat üç kan değerinin -ALT, AST ve CKyüksek olduğunu, kas gelişimiyle ilgili bir sorun olabileceğini, yapılacak detaylı değerlendirmeden sonra daha sağlıklı ve kesin bir sonuca ulaşabileceğimizi söyledi, ardından bizi çocuk nörolojisinin olduğu bir kliniğe yönlendirdi. Yuvarlak cümlelerle konuşmuş, kesin bir yargıya varmak istememişti ama sesinde en ufak bir umut kırıntısı da hissedilmiyordu. Hastaneye gelirken hissettiğimiz tedirginlik katlanarak artmıştı. Eve dönerken Engin, arka koltukta olanlardan habersiz etrafı seyrediyordu. Erdal da ben de o gece hiç uyuyamamıştık. Kas hastalığı Bunun ne anlama geldiği hakkında en ufak bir fikrimiz bile yoktu. Bir ara Erdal a Ne yapacağız şimdi? diye sorduğumda, ağzından cılız bir Bilmiyorum! dökülebildi. Ertesi gün çocuk nörolojisinde sıra beklerken etrafımızdaki insanları izliyorduk. Nereye gelmiştik biz böyle, etrafımız tekerlekli sandalyeye bağımlı zihinsel engelli çocuklar ve onların aileleriyle doluydu. Yaklaşık iki saatlik bir beklemenin ardından yeniden başka bir doktorun karşısındaydık. Doktor anlattıklarımızı sabırla dinledi; bizim için çok olağan dışı ve hayatımızı değiştiren olaylar onun için çok sıradandı. Bu, yüzünden anlaşılıyordu. Bize 2

19 Bir Dilek Tut Engin in musküler distrofi grubundan bir hastalığı olabileceğini söyledi, bu hastalığın değişik varyasyonları olduğunu, bilinen en iyi iki tipinin Duchenne ve Becker tipleri olduğunu, Becker in daha yavaş ilerlediğini anlattı. İlerlemek... Daha da kötüye mi gidecekti? Bize tahlillerden sonra daha net konuşulabileceğini söyledi. Allah ım nasıl bir eziyetti bu? Genetik tahliller, kas biyopsileri, yeniden alınan kanlar Uzun bir günün sonunda yeniden kendimizi doktorun karşısında ağzından dökülecek kelimelere odaklanmış hâlde bulduk. Önünde duran tahlil sonuçlarına bakarken nereden başlayacağını bilemiyor gibi görünüyordu. Önce başımızdaki lanetin adını söyledi: Duchenne Musküler Distrofi. Bunun X kromozomuna bağlı çekinik geçen genetik bir hastalık olduğundan bahsetti. Kısaca bendeki bir genden dolayı bu hastalık oluşmuştu. Benim taşıyıcı olduğumu, muhtemelen benim ailemde de bu hastalık riskini taşıyan veya hastalığı yaşayanların da olabileceğini söyledi. Yani suçlu bendim. Bana bu hastalığın her doğumda bir görüldüğünü söyledikten sonra taşıyıcı kadının doğursa bile hastalıklı bir bebek doğurma riskinin dörtte bir olduğunu ve hastalığın sadece erkek çocuklarda görüldüğünü anlattı. Darbeler ardı ardına geliyordu. Eğer daha önce olay fark edilseydi amniyosentez yöntemi ile yani hamileyken karnımdan su alınıp genetik olarak çalışılarak daha erken tanı koyulabileceğini söyledi. Erken tanının, hastalığın ilerlemesini durdurmada bir faydası olup olmadığını sorduğumda, ilerlemeyi durduramayacağını ama en azından anne karnındayken gebeliğin sonlandırılabileceğini anlattı. Sonlandırmak mı? Ben oğlumu isteyerek doğurmuştum. Hangi anne çocuğu daha karnındayken kendi isteği ile ölmesini kabul edebilirdi ki? Konuşmaya devam etti; belki steroit tedavisine daha erken başlanabileceğini ama bunun mucizevi bir tedavi olmadığını, sadece hastalığın gidişatını 3

20 Hastalık Hikâyem I yavaşlatabildiğini belirtti. Sesi ciddi ve otoriterdi, kelimelerini büyük bir dikkatle seçiyor, yanlış bir kelime kullanmamaya özen gösteriyordu. Bize kas biyopsisindeki tanıyı ve genetik tahlili gösterdi: Xp21. Bütün yaşananlar bu aptal iki harf ve iki rakamla ifade edilen gen yüzündendi. Doktor konuşmaya devam ettikçe daha ne kadar kötü olabilir ki diye düşünürken dibe vurmaya devam ediyorduk. Hastalık beş evreden oluşuyordu. İlk evrede CK denen enzim başta olmak üzere AST, ALT denen enzimler de yükseliyordu. Hastalık gözle görülür bir bulgu vermiyordu genelde. İkinci evrede yürümekte ve yerden kalkmakta zorlanıyorlar ve Gowers Belirtisi ortaya çıkıyordu. Doktor, hasta çocukların baldırlarının aşırı şiş görünebileceğini söyledi, buna onlar psödohipertrofi yani sahte şişlik adını veriyorlardı. Kasların yıkımından dolayı oluyormuş, bizse Engin in o kasları sayesinde futbolcu olabileceğini düşünmüştük hep. Üçüncü evrede merdiven çıkamaz ve yerden kalkamaz hâle geliyorlar ve genelde bu evrede tekerlekli sandalyeye bağımlı hale geliyorlardı. Dördüncü evrede doktor postür kaybı oluşabileceğini, bu evrede ortopedik girişimlere ihtiyaç duyulabileceğini söyledi. Allah ım daha kaç evresi vardı bunun Doktor derin bir nefes aldı ve konuşmaya devam etti. Son evrede hastalarda artık solunum güçlüğü gelişiyor, nefes almakta zorlanıyorlar, ya kalp ile ilgili problemlerden ya da solunum sıkıntısına bağlı ikincil sebeplerden hayatlarını kaybediyorlardı. Erdal da ben de o an ağlamaya başlamıştık, kendimizi tutamıyorduk. Ben kucağımda Engin uyurken hüngür hüngür ağlıyordum. Doktor çeşitli gen tedavi yöntemlerinin denenmeye çalışıldığını, çok zor ve uzun bir sürece girdiğimizi ve asla umutsuz olmamamız gerektiğini söyledi. Erdal bütün bunların ne kadar süreceğini sorduğunda ise doktor kesin bir cevap veremeyeceğini ama yüzde seksen 4

21 Bir Dilek Tut ya da doksan oranında yirmili yaşların başında hayatlarını kaybettiklerini, bazı formlarında ise zekâ geriliğinin de tabloya eşlik edebileceğini söyledi. Artık konuşmanın bitmesi için Allah a dua ediyordum. İlk yıllar benim için çok zor geçti. Erdal durumu kabullenmek yerine inkâr yolunu seçti, Engin in hastalığını kabul edemiyordu. Doktor doktor geziyorduk ama hepsi aynı cümlelere farklı yorumlar getiriyorlardı. Çok yalnız kalmıştım, bütün yük benim omuzlarıma binmişti. Erdal da ben de kendimizi toparlayamıyorduk. Bizi kendimize getiren Deniz oldu. Ortaokula giden bir kız çocuğu bizim yapamadığımızı yaptı. İkimizi de karşısına alıp bir güzel azarladı. Engin in artık okula gitmesi gerekiyordu ve bu da bizim sorumluluğumuzdaydı. Hastalığın sonuna o kadar çok odaklanmıştık ki Engin in büyüdüğünü gözden kaçırıyorduk. O günden sonra bütün hayatımızı Engin e göre şekillendirmeye başladık. Okula onu ben götürüp getiriyor, onunla birlikte derse giriyordum. Sanki yeniden ilkokula başlamıştım. Sınıfının en başarılı çocuklarından biriydi. Engin yürüme yeteneğini tamamen kaybettiğinde, evi onun tekerlekli sandalyesiyle rahat dolaşabileceği şekilde düzenledik. Engin e on ikinci yaş gününde ablası bir teleskop aldı. İnanılmaz bir çocuktu, astronomiye olağanüstü bir merakı vardı. Yıldız isimleri, hikâyeleri O nun ve dolayısıyla ailemizin yeni hobisi olmuştu. Ne kadar istemesek de Engin in hastalığı dört dörtlük bir biçimde, doktorunun anlattığı gibi ilerlemeye devam ediyordu. Steroit hapları, iğneleri, geçirilen ortopedik operasyonlar... Hepsi sadece Engin in hayat kalitesini artırmak ve -belki- bir tedavi bulunana kadar ona zaman kazandırmak içindi. Erdal yurt içi, yurt dışı tedavi yöntemlerini araştırıyor, bizim gibi ailelerle konuşuyordu. Bulduğu umut kırıntılarıyla soluğu Hasan 5

22 Hastalık Hikâyem I Bey in odasında alıyor, adam da her seferinde aynı kibarlıkla bütün bu araştırmaların daha başlangıç seviyesinde olduğunu, sadece bizim değil dünyanın dört bir yanında binlerce ailenin bu tedavilerin bir sonuca varmasını beklediğini söyleyip Erdal ı eve gönderiyordu. Engin in on beşinci yaş günüydü; hepimiz o günkü meteor yağmurunu ve Engin in doğum gününü kutlamak için onun odasındaydık. Âdet yerini bulsun diye Engin her birimizden her yıldız kaydığında birer dilek tutmamızı istedi. Ben bu lanete bir çare bulunmasını dilemiştim. Erdal, Deniz in İngiltere deki yüksek lisans başvurusunun kabul edilmesini, Deniz ise kardeşinin yaşayacağı süre boyunca hep mutlu olmasını dilemişti. Engin o gün ne dilediğini hiç kimseye söylemedi. Ağzından laf almak için aylarca uğraştım ama hiç faydası olmadı. O günden sonra hastalık bütün gücüyle saldırmaya devam etti, zaman geçtikçe daha çok güçleniyor, bize daha sert vuruyordu. Engin okulu bırakmıştı. Bütün gününü futbol maçlarını takip ederek, oyun oynayarak, bilgisayarın başında geçiriyordu. Zaman geçtikçe her iki elinin sadece işaret parmağını kullanabiliyor ve bileğini oynatabiliyordu. Tekerlekli sandalyesinde oturmakta zorlanıyor, aşağıya kayıyor, gün içinde onu defalarca düzeltmek gerekiyordu. Can sık sık Engin i ziyarete geliyordu, bilgisayarda birlikte oyun oynuyorlar, futbol maçlarından bahsediyorlardı. Can kocaman yüreği olan küçük bir adam olmuştu. Engin i çocukluğundan beri hiç yalnız bırakmamıştı, artık ailemizden biriydi. Deniz üniversiteye gittiğinde Engin ablasını özler, kendini yalnız hisseder sanmıştım ama öyle olmadı. Can, Engin in sahip olmadığı erkek kardeşiydi. On sekiz yaşından itibaren Engin akşamları uyuduğunda solunum sıkıntısı çekmeye başlamıştı. Doktorlar, yatarken daha rahat nefes alabilmesi için pozitif basınç veren bir solunum 6

23 Bir Dilek Tut cihazına ihtiyacı olduğunu ve durumun ilerleyen günlerde daha da kötüleşebileceğini söylediler. Her gece Erdal ile nöbetleşe saatte bir kalkıyor, Engin in nefes alıp almadığını kontrol ediyorduk. Her sabah onun tekrar nefes alabildiğini görmek bize verilmiş en güzel armağandı. Bu durum bir buçuk yıl kadar devam etti. Engin artık yirmi yaşına geliyordu. Bir sabah Engin i maskesinden ayırdığımda, iç çekme tarzında soluk almaya çalışıyor ama beceremiyordu, kendinde değildi. Bana cevap veremiyordu. Engin i alıp ambulans ile hastaneye götürdüler. Sonun başlangıcına geliyorduk artık. En zoru da buydu, oğlumdan ayrı kalmak Son on dokuz yıldır her sabaha Engin ile birlikte uyanmıştım. İmzalatılan ve anlam veremediğim bir sürü kâğıt, yapılan açıklamalar, hepsi boş geliyordu. Ben sadece oğlumu görebilmek istiyordum. Bize anlatılan Engin in dışarıdan destek almadan solunumunu sürdüremeyeceği ve bunun için de yoğun bakıma yatırılması gerektiğiydi. Ama bir sorun vardı, yoğun bakımda yer olmadığı için Engin i başka bir hastaneye sevk etmeleri gerektiğini söylediler. Biz de Engin in arkasından yola koyulduk. Erdal ve ben çok acı çekmiştik ama en kötüsünü daha görmemiştik. Engin i sadece günde beş dakika görebiliyordum, bütün günü sadece o beş dakika oğluma ne söyleyeceğimi düşünerek geçiriyordum. Doktorlar artık entübasyon süresinin, yani boğazındaki tüpün çok uzun süredir kaldığını ve operasyon ile trakeostomi açılması gerektiğini söylediler. Engin in boğazına nefes alabilmesi için bir delik açacaklardı. O ameliyat kaçınılmaz sonu biraz daha ötelemişti sadece. Engin in ölümünün bir hafta öncesinde doktorlar artık her an buna hazır olmamız gerektiğini söylediler. 7

24 Hastalık Hikâyem I Sabah beşte gelen bir telefon ve ardından buradayım, oğlumu almak için sabah serinliğinde bu ıslak bankta oturmuş bekliyorum ve merak ediyorum, bu kadar ağır bir cezayı hak edecek ne yapmış olabilirim diye Omzuma dokunan elle irkildim, gelen Can dı. Başımız sağ olsun dedikten sonra elindeki zarfı uzattı. Bunu Engin size vermemi istemişti, ben Erdal Amcanın yanına gideyim, yalnız okumak istersiniz. dedikten sonra hastanenin içine doğru ilerledi. Zarfın üzerinde Hayatımdaki Kadınların En Güzeline yazıyordu. Anne, Benim hastalığımdan kendini sorumlu tuttuğunu ve çok üzüldüğünü biliyorum. Ben etrafımda olup bitenlerin hep farkındaydım ve benim için yaptıklarınıza minnettarım. Bu kadar sevgi dolu ve beni bu kadar seven bir ailenin içinde büyüdüğüm için kendimi şanslı hissediyorum. Kısa bir hayatım olmuş olabilir ama senin sayende asla kötü bir hayatım olmadı. Anne, sen hep benim sahip olamadıklarıma takıldın, ben ise sahip olduklarım ile mutluydum; beni seven güzeller güzeli bir ablam vardı mesela, Can gibi bir dost edinmeyi bile başardım. Yıldızları seyrettim geceler boyu, insanları da izledim penceremden, emin ol gördüğüm insanların hiçbirinin ne senin kadar mükemmel bir anneleri ne de benim kadar mutlu bir hayatları vardı. Lütfen anne, benim için artık üzülme. On beşinci yaş günümde ne dilediğimi hep merak ettin biliyorum, ablamın da babamın da dileklerini zorla öğrendin. Ben de şimdi sana benimkini söylüyorum, ben gittikten sonra mutlu olmanı diledim anne. Söz ver anne ben gittikten sonra mutlu olmayı deneyeceğine söz ver. Babam, ablam ve kendin için ne olur anne mutlu ol. Oğlunun senden son isteği budur. 8

25 Bir Dilek Tut Seni hep sevmiş olan oğlun Engin. O gün tutulan dileklerin hepsi gerçekleşmişti. Belki bir gün, Allah benim gibi annelerin dualarını da kabul eder, benim dileğim de gerçek olur. 9

26 Hastalık Hikâyem I VADE VE DE VEDA Kaya Uluata Gece ve korku Gece ve hasta Gece ve ıstırap Ah, siyah! Burada bir uyumayan var, şurada da ve orada. Onlar ki fecir vaktinin ilk iplikleri geceye döküldüğü anda, bir kavak ağacının rüzgârına kulak verip yorgun bakışlarını gökyüzüne çevirirler ve birbirlerini tanırlar. Belli ki gecenin karanlığından gökyüzüne doğru döşenen kandil basamakları acıyla çıkılıyor. Acının olduğu yerde gaflet yoktu ve acı müdahildi. O kadar ki gecenin sırrına vâkıf olanlar mutlu uyuyanlar değil, mutsuz uyanıklar. Gecenin sırrı kapılarını ancak acı çeken kalplere açıyor. Bu yüzden geceler uykudan çok uyanıklık taşıyor (Nazan Bekiroğlu) Beynim oksijen tüpünden gelen fokurtulara eşlik ediyor, kaynıyor. Yine 437 numaralı oda Yine gece Ve yine uyanığım Giyotin gibi inmeye çalışan göz kapaklarımı indirip * Hastalık Hikâyem Yarışması İkincisi 10

27 Vade ve De Veda öldürmemeliyim onlu anları. Oysaki o, bir an önce geçmesini istiyor zamanın. Ne de olsa tam beş saattir, akışı zamana göre ayarlanan koca serumun bitmesini, her damlasında sabır çekerek bekliyor. Ne kadar yorulduğu ve bitkin olduğu yüzünden okunuyor. Kalbi sanki boynunun sağ tarafında belirginleşen damarda atıyor. Oksijen tüpüne rağmen, iğnenin deliğinden nefes alıyor. Oturur vaziyette uyuduğu için yatakta göğsü hırçın dalgalar gibi yükselip alçalıyor. Gözüm bir dalıp bir çıkıyor göğsünün derinliklerine Çocukluğumda da annem her hastalandığında o uyurken nefes alıp veriyor mu, diye göğsüne takılırdı gözüm. Boğulmamak için başka bir zamanın boşluğuna bırakıyorum kendimi. Yaşadığımız mutlu günleri, anıları hatırlıyorum. Aldığım her nefesin öznesi annem Kızımın adaşı annem Bir gülüşüne bin kurban olduğum, hayatımın coşkusu, sevinci, bayramı, kısaca bütün renkleri annem Fakat nereden bilirdim bütün renklerin gecenin karanlığında silindiğini. Güzel annem Elleri kınalı annem Tam bir yıl oldu, bu hastalığın teşhisinin suratımıza tokat gibi inmesi. Kalp yetmezliği, son aşama. Bütün benliğimi bir acı kuşattı. Beynimle bedenim arasındaki fay hattı yarıldı, kendimi atıp da ölmek istediğim uçurumlar oluştu yüreğimde, depremler yaşanıyor bedenimde, can evim yerle bir, ayakta durmakta zorlanıyorum. Sözcükler yumruk gibi boğazıma düğümleniyor, ne yutabildiğim ne de çıkartabildiğim sözcükler. Sadece boşluğa bırakabildiğim gözyaşı Doktorunun dediğine göre en iyi hâli buymuş ve gitgide kötüye gidecekmiş. Kalbi çok büyümüş. Hastalığı kabullenmesi ve böyle yaşamaya alışması gerekiyormuş. Böyle yaşamak? Yıllardır kıt kanaat yaşamaya çalışmıyor muydu, yüreği başından beri büyük değil miydi ki zaten? Herkese ama herkese yeten sevgi ve şefkat dolu yüreği kendine nasıl yetmezdi? Niye 11

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM

ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM ALTIN KALPLİ ÖĞRETMENİM Bu zamana kadarki okul hayatım boyunca birçok öğretmenim oldu. Şu an düşündüğüm zaman, aslında her birinden bir şeyler öğrendiğimi ve her birinin hayatımın şekillenmesinde azımsanmayacak

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. 4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım. Heyecanımız dorukta! Çanta, önlük, ders malzemeleri, kışlık giysiler, ayakkabı.

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ

NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ Acıbadem Bodrum Hastanesi Başhekimi Dr. Aydın Aksoy: HASTAMIZ UÇAK AMBULANS İLE İSTANBUL A TRANSFER EDİLMİŞTİR 17 Ocak 2014 tarihinde Acıbadem Bodrum Hastanesi Acil Servisi

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Kemal Akyer: 18 Ocak 2011 Çarşamba

Kemal Akyer: 18 Ocak 2011 Çarşamba Vergi borcum benim belimi büküyor Yarış sahalarında fırtınalar estiren bir isimdi... Taa ki o talihsiz gün gelip kapıya dayanıncaya kadar... Bugün sağlık sorunlarıyla mücadele eden Yalçın Akağaç aynı mücadeleyi

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi... Tam da doğru yere kurulmuş... Her taraf fabrika, her taraf atölye, her taraf işyeri... El cerrahisinde müthiş gelişmiş bir hastane... Çünkü iş kazalarının çok olduğu bir

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR

HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR HİPERTANSİYON VE İLAÇLAR Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Hedef kan basıncı değerlerine ulaşmak için başarılı bir tedaviye gerek vardır. Başarılı tedavi 2 kısımdan oluşur: 1.Yaşam düzeninin değiştirilmesi 2.İlaç

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

Yazarla ilgili detaylı bilgiye www.sayasa.com adresinden erişilebilir.

Yazarla ilgili detaylı bilgiye www.sayasa.com adresinden erişilebilir. Didem Kanca Üstay, 1977 yılında İstanbul da doğdu. Lisans diplomasını 1998 yılında Amerika da Georgetown Üniversitesi nden aldı. 1998-2000 seneleri arasında tıp fakültesi lisans ders lerini tamamladı.

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi

Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Kanserli Hastalar Tarafından Sık Sorulan Sorular Hem. Dr. SONGÜL KAMIŞLI Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Prevantif Onkoloji A.B.D. Psikososyal Onkoloji Birimi Hastaların Soruları Tıbbi tedavi Otonomi

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Iron Butt Reports - 09 July 2011 İstanbul (Kağıthane) Bolu Çankırı Yozgat Sivas Erzincan Bayburt Artvin Rize Trabzon 1.767 Km Henüz yola çıkmadan önce Kağıthane deki evin önünde sanırım saat 02:20 civarı. Yola çıkmanın heyecanı ile yanlızca

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor.

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor. Kepçe kulak genellikle olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Hâlbuki çok doğru değil. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın aslında kulak büyüklüğü olarak

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Peki, nedir bu momofobi?

Peki, nedir bu momofobi? Günlük hayatta birçok işlerini telefonla halleden çocuklar, doğal olarak akıllı telefonlara bağımlı olmaları da normal olacaktır. Bu çocuklar kazara telefonlarını kaybederler ya da telefonları bozulursa

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İngiltere de Şubat ayından beri yüksek ateş, epileptik atak ve şiddetli ağrı şikayeti İle defalarca İngiltere deki hastanelere

Detaylı

Anjiyografi Bilgilendirme Formu

Anjiyografi Bilgilendirme Formu Anjiyografi Bilgilendirme Formu BR.HLİ.082 Koroner anjiyografi nedir? Koroner anjiyografi, özel bir kamera ile kalbinizin atar damarlarının röntgen film çekimi ile incelenmesidir. İşleminiz kateter laboratuvarında

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı