ANLATIM BİRİMİ OLARAK PARAGRAF PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCELER SORUYA CEVAP OLUŞTURMAK ÜZERE HAZIRLANAN PARAGRAFLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANLATIM BİRİMİ OLARAK PARAGRAF PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCELER SORUYA CEVAP OLUŞTURMAK ÜZERE HAZIRLANAN PARAGRAFLAR"

Transkript

1 6 ünite PARAGRAF BİLGİSİ ANLATIM BİRİMİ OLARAK PARAGRAF PARAGRAFTA YAPI PARAGRAFIN KONUSU PARAGRAFTA BAKIŞ AÇISI PARAGRAFTA BAŞLIK PARAGRAFTA ANA DÜŞÜNCE PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCELER SORUYA CEVAP OLUŞTURMAK ÜZERE HAZIRLANAN PARAGRAFLAR PARAGRAF ÇEŞİTLERİ PARAGRAFTA DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI METİN BİLGİSİ METİN VE PARAGRAF

2 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi 1. anlatım birimi olarak paragraf Sözcük bir kavramı, cümle bir yargıyı, paragraf ise bir düşünceyi anlatmada kullanılan birimdir. O halde paragraf nedir, sorusuna verilecek en basit cevap, Paragraf bir düşünce birimidir. olur. Paragrafı yazılı bir metnin bir bölümü, en küçük parçası olarak da açıklayabiliriz. O halde paragraf, yazının konusuyla ilgili yalnız bir düşüncenin yer aldığı veya konunun bir yönünün anlatıldığı anlatım birimidir. Bunu bir şemayla gösterecek olursak Neden Bir Yazıda Paragraf Yapılır? Paragraflara bölünmeden, satır başı yapılmadan, yazılan bir yazı, okumayı güçleştirir ve anlamayı yavaşlatır. Düşüncelerin belirli bir düzen içinde kümelenmesini engeller. Oysa bir yazıyı paragraflara bölmek; Yazının okumasını kolaylaştırır. Yazının daha iyi anlaşılması sağlanır. Yazıda yer alan her düşünceyi okura iletme, onun dikkatini çekme en kestirme yoldan gerçekleştirilir. Sesler t r m i e Yazı daha ilginç olur, okurun dikkatini canlı tutar. Paragraf Nasıl Oluşturulur? Sözcük Sözcükler terim bilim dil terim nesnel Bir paragraf, cümlelerin belirli bir konu çevresinde ve belirli bir düzen içinde bir araya getirilmesiyle oluşur. Paragrafı oluşturan cümlelerin düşünce yönünden sağlam, noktalama işaretlerine ve dil bilgisi kurallarına uygun olması yeterli değildir. Paragraf kendi içinde bir bütünlük oluşturmalı, paragrafı meydana getiren cümleler arasında yapı ve anlam yönünden bir uyum olmalıdır. Aşağıda yer alan iki örneği bu açıklamalar ışığında değerlendirelim: Cümle Cümleler Paragraf Bilim dili terimlerden oluşur. Çünkü terimlerle kurulur. Terimlerin de açık, anlaşılır, aydınlık olması gerekir. Terimlerle oluşur. Bilim dili, nesnel bir dildir. Bilim dili nesnel bir dildir. Çünkü terimlerle kurululr, terimlerden oluşur. Terimlerin de açık anlaşılır ve aydınlık olması gerekir. ler 1. Onun için hakikat, en üstün kıymettir. Fikirler, üzerinde düşünülmeyince basmakalıp hâle gelir; bir nevi batıl inanç şekline girer. Aydın, karşılaştığı her meseleyi yeniden irdeleyen insandır. Aydın, başkalarından önce kendi kendine karşı hür olan insandır. 2. Özgürlüğün yokluğu, kişiyi gerçek düşünceden ve gerçeklerden uzaklaştırır. Onu çeşitli saplantılara yöneltir. Artık o kişi, düşüncenin başkalarında uyandıracağı etki ve tepkiyi bilemez, düşüncesinin doğruluğunu, yanlışlığını, yani asıl değerini anlayamaz. Düşüncelerinin değerini ölçemediği için düşünce saydığı şeyler, onda birer saplantıya dönüşür ve her şeyi onların ardında görmeye başlar. Böylece özgürlüğün olmadığı toplumlarda düşünceler değil, saplantılar egemen olur. (Emin ÖZDEMİR) 254

3 Yukarıdaki örneklerde yer alan birinci parçayı ele alalım. Bu parçada yer alan bütün cümleler dil bilgisi kurallarına uygun oluşturulmuş, herhangi bir anlam yanlışı da taşımamaktadır; ne var ki cümleler arasında anlam akışında bir kopukluk oluşmuş, bu parçayı anlamak da anlamlandırabilmek de zordur. Ayrıca parçayı oluşturan cümleler arasında bir yapı bütünlüğü de bulunmamaktadır. Birbirine bağlanmayan bu cümlelerle bir paragraf değil, karmaşık bir yığın oluşmuştur. İkinci örnekte yer alan paragrafı okuduğumuzda şunu görüyoruz: Paragrafı oluşturan her cümle bir önceki ve bir sonraki cümleyle hem anlam akışı hem de biçimsel yönden bağlantılıdır. Bu nedenle de paragrafı okumak da onu anlamlandırabilmek de ele alınan konuyu kavramak da daha kolay gerçekleşiyor. Üstelik paragrafın her cümlesi dil bilgisi kurallarına uygun dizilmiş, gerekli yerlerde noktalama işaretleri kullanılmış, anlam yönünden de herhangi bir kusur taşımamaktadır. O halde birinci örneğe bir cümle yığını, ikinci örneğe "bir paragraftır dersek yanlış olmaz. Paragraf - Cümle İlişkisi Nasıl Kurulur? Paragraf, belirli bir düşünceyi tam olarak anlatabilmek için cümlelerin bir araya getirildiği bir birimdir. Bu nedenle, Paragrafın içinde yer alan her cümle aynı konuyu çeşitli yönleriyle ortaya koymalıdır. Bu parçanın birinci cümlesinde, dilin diğer insanlarla iletişim kurmak için kullanıldığı belirtilmiş, ikinci cümlede dilin kullanan kişi için de bir iletişim aracı olduğu söylenmiş, üçüncü cümlede dilin duygu ve düşünceleri anlatmada üstlendiği görevden söz edilmiş, dördüncü cümlede dilin karşılıklı kurulan iletişimde bir araç olduğu, beşinci cümlede ise dilin hem duygu ve düşünceyi oluşturduğu hem de bir iletişim aracı olduğu tekrar vurgulanmıştır. Böylece her cümle aynı konuyu ortaya koymuş, aynı düşünceyi desteklemiş ve cümleler arasında anlam akışı ve bütünlüğü sağlanmıştır. Bu paragrafı oluşturan cümleler arasındaki biçimsel bağlantıyı incelersek, birinci cümle dil kavramını doğrudan söylerken ikinci cümlede kavramın yerini bu zamiri tutmuş, üçüncü cümlede çünkü bağlacı da ikinci cümledeki yargıyı açıklamıştır. Dördüncü cümle, üçüncü cümleye geliştirdiğimiz düşünceler kelime grubunun tekrarıyla bağlanmıştır. Beşinci cümle böylece sözüyle konuyu toparlayıp bir sonuca bağlamıştır. Görüldüğü gibi paragrafı oluşturan cümleler hem anlam hem de yapı yönünden birbiriyle bağlantılıdır. Aşağıdaki örneği inceleyerek paragrafı oluşturan cümleler arasında konu, anlam, anlam akışı ve yapı yönünden bir bağlantı olup olmadığını belirtiniz. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi Paragrafın her cümlesi aynı düşünceyi desteklemeli ve açıklamalıdır. Paragrafın her cümlesi, kendinden önceki cümleyle yapı yönünden bir bağlantı kurmalı; bağlaç, edat, zamir ya da kelime gruplarıyla birbirine bağlanmalıdır. Aşağıdaki paragrafı bu açıklamalar çerçevesinde inceleyelim: Kararsız, ürkek, çekingen, mızmız insanlar vardır. Tembellik,işten nefret etmek, yerinden kımıldamamak, yarını düşünmemek, hayvanlar gibi yaşamaktır. Softalık, bir düşünce, bir bilgi kanseri diye anlatılabilir. Bugün hemen hemen babaların birçoğu, çocuklarından yakınırlar. Reşat Nuri Güntekin, edebiyat sanatının her şeyden önce bir dil sanatı olduğunu bilen bir yazardır. Dil, başkalarının düşüncelerini, duygularını öğrenmede kullandığımız temel araçlarımızdan biridir. Bu, kendi düşüncelerimiz için de geçerlidir. Çünkü, düşüncelerimizi dilin toprağında oluşturur, geliştiririz. Geliştirdiğimiz düşünceleri de yine dilin yardımıyla başklarına iletiriz. Böylece dil, hem düşünceyi oluşturup geliştirir hem de düşüncenin başkalarına aktarılmasını sağlar. Paragrafın bir düşünce birimi olduğunu belirtmiştik. Bu yönden paragrafta yer alan her cümle birbirine zincirlenmeli, bir anlam bütünlüğü oluşturulmalıdır. Bu da cümle düzeniyle ilgilidir. Her cümle, kendinden öncekine hem dil hem de düşünce yönünden bağlanmalıdır. Bir cümleden diğerine geçerken doğal geçişler sağlanmalı, anlam akışı bozulmamalıdır. 255

4 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi Aşağıdaki paragraf cümlelerinin yerleri değiştirilmiş olarak verilmiştir, cümleler arasındaki dil ve düşünce bağlantısı kopmuş, cümle düzeni bozulmuştur. Ama hepsi de aynı konuya ve aynı düşünceye yöneliktir. Bu cümleleri dikkatlice okuyarak dil ve düşünce bağlantısına göre yeniden düzenleyip sağlam bir paragraf kurmaya çalışalım: 1. Zamanla bunlar değişir, bunların yerini yenileri alır. 2. Hatta zaman zaman, yaşamda olduğu gibi sanatta da Ben bu yazarın, bu ressamın nesini sevmişim? diye eski bir aşka dudak bükülebilir. 3. Sonra onlar da değişir. 4. Herkesin kendisine yakın bulduğu ressamlar, yazarlar, şairler, besteciler vardır. terim haline sokmakla yazı dili ne bilime gider, ne de felsefeye (7) Bilginlerin, filozofların dili, halkın dilinden ancak bazı özel terimlerle, o da Türkçe kök ve eklerle üretilen ve tam yerinde kullanılan terimlerle ayrılmak zorunda kalabilir. (8) Türk geleneğine aykırıymış konuşur gibi yazmak, halk dilini ilim diline karıştırmak. Yerleri değiştirilmiş, aralarındaki dil ve düşünce bağıntısı kaldırılmış bu karışık cümleleriyle bile paragrafın bir anlamı var. Eğer biz okurken cümleler arasındaki boşlukları tamamlar, biraz kendimizi zorlarsak, konuyu ve anlatılmak isteneni bulabiliriz. Ne ki, bu kendimizi zorlayış, okumayı ve anlamayı güçleştirir, okuma zevkimizi öldürür. Bu paragrafı, cümlelerin arasındaki anlam ve dil bağlantılarına göre yeniden düzenleyip aşağıdaki esas biçimiyle karşılaştıralım: 5. Sanatta ölene değin bir yapıta ya da sanatçıya bağlı kalmaktan söz edilemez. Paragrafı düzenlersek; (4) Herkesin kendisine yakın olduğu ressamlar, yazarlar, şairler, besteciler vardır. (1) Zamanla bunlar değişir, bunların yerini yenileri alır. (3) Sonra onlar da değişir. (5) Sanatta ölene değin bir yapıta ya da sanatçıya bağlı kalmaktan söz edilemez. (2) Hatta zaman zaman, yaşamda olduğu gibi sanatta da Ben bu yazarın, bu ressamın nesini sevmişim? diye eski bir aşka dudak bükülebilir. (1) Oysaki asıl Türk geleneği, Türk düşüncesinin konuşulan, yaşayan dile dayandığı ölçüde ortaya çıkıyor, çıkacak. (2) Bizde gerçekten bir uçurum vardı bu iki dil arasında (3) O kadar ki, hâlâ aramızda düşündüğünü konuşur gibi yazmaya çabalayanları kötüleyen, lekeleyen kültürlü kişiler var. (4) Halk çoğunluğunun diliyle kitapların dili arasında ayrılığın göze battığı yerde milli kültür gelişemiyor demektir. (5) Bunca gayretimize rağmen bu uçurumu kaldırma işinin başında sayılırız. (6) Yoksa, "baktım" yerine atfınazar ettim, "gördüm" yerine rüyet ettim, diye bütün kelimeleri 4. Halk çoğunluğunun diliyle kitapların dili arasındaki ayrılığın göze battığı yerde milli kültür gelişemiyor demektir. 2. Bizde gerçekten bir uçurum vardı bu iki dil arasında. 5. Bunca gayretimize rağmen bu uçurumu kaldırma işinin başında sayılırız. 3. O kadar ki, hâlâ aramızda düşündüğünü konuşur gibi yazmaya çabalayanları ayıplayan, kötüleyen, lekeleyen kültürlü kişiler var. 8. Türk geleneğine aykırıymış konuşur gibi yazmak, halk dilini ilim diline karıştırmak. 1. Oysaki asıl Türk geleneği, Türk düşüncesini konuşulan, yaşayan dile dayandığı ölçüde ortaya çıkıyor, çıkacak. 7. Bilginlerin, filozofların dili halkın dilinden ancak bazı özel terimlerle, o da Türkçe kök ve eklerle üretilen ve tam yerinde kullanılan terimlerle ayrılmak zorunda kalabilir. 6. Yoksa baktım yerine atfınazar ettim gördüm yerine rüyet ettim diye, bütün kelimeleri terim haline sokmakla yazı dili, ne bilime gider ne de felsefeye. Görülüyor ki cümleler arasında anlam ve dil yönünden geçişler sağlanıyor, bağlantılar kuruluyor. Bu da paragrafa bir bütünlük kazandırıyor. Zihnimiz bir cümleden diğerine geçerken duraksamıyor, böylece anlatılanı da kolayca kavrıyoruz. 256

5 ŞİMDİ TEST ZAMANI (I) Adalar, İstanbul a coğrafya bakımından hem yakın hem de aradaki deniz mesafesinden ötürü ondan uzaklaşmış, bağımsızlığını ilan etmiş bir yerdedir. (II) Yıllar boyunca kâh bir sürgün merkezi, şehrin azınlık kültürünün hayatın sürdürdüğü bir yerleşim birimi, kâh modern hayatın gürültüsünden bunalmış binlerce insanın kaçtığı bir huzur bulma alanını işaret etti. (III) Edebiyatımızda ada anlatısını başlı başına bir izlek haline getirmiş ilk yazar Sait Faik ti. (IV) Adalar daki dünyayı kendi içsel ve kolektif deneyimlerinden çıkardığı parçalarla birleştiriyordu. (V) Bu parçalar bazen sert, kabuk gibi bir gerçekliği anlatıyor bazen de gözden kaçmış, duyulur duyulmaz tebessüme yol açan hikâyelerden oluşuyordu. (VI) Adalar ı canlı kanlı bir varlık haline getiren Sait Faik in yolundan giden nice yazarımız oldu. Yukarıda parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralı cümlelerin hangisiyle başlar? A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI. 3. Aşağıdaki cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense ilk cümle hangisi olur? A) Hayatın bir fotoğrafını sunamaz, onu kendi yorumuyla verir. B) Fakat bu gerçeklik, herkesin algıladığı gerçeklik değildir. C) Sanatçı bunları kendi süzgecinden geçirir, ayıklar ve yeniden yaratır. D) Durum böyle olsaydı sanatçıyı ayırt eden nitelik de ortadan kalkmış olurdu. E) Sanat doğayı, insanı, kısaca gerçekliği yansıtır. 4. I. Gürültülü ve tozu dumana katan otobüsten son durakta iniyorum, karşıya geçiyorum. II. III. IV. Kapının açılmasıyla salonun sıcak havası yüzüme çarpıyor. Evin büyük balkonunda binbir çeşit çiçek, ortalığa nefis bir koku yayıyor. Duvarda yağlı boya tablolar, pencere önünde kurulu bir yemek masası, önünde zengin sayılabilecek kaset ve cd lerle donatılmış müzik seti... V. Eski yapıdan bozma, koskocaman camdan bir yapının önünde durup zile basıyorum. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi 2. I. Bu canlılığı devrik cümle kurmaya elverişli olmasına borçludur. II. III. IV. İki kişinin konuşması anlamına gelen Grekçe bir kelimedir diyalog. En çok dram edebiyatında görülen diyalog, üsluba canlılık katar. Edebi terim olarak roman, hikâye ve tiyatro gibi türlerde kahramanların karşılıklı konuşmalarının olduğu gibi yazılmasını ifade eder. V. Eskiden beri birçok yazar düşüncelerini diyalog şeklinde yazarak okuyucuları etkilemişlerdir. Yukarıda numaralı cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense sıralama nasıl olur? A) I - V - IV - III - II B) V - I - III - II - IV C) II - IV - III - I - V D) IV - I - III - II - V E) II - IV - I - III - V Yukarıda numaralı cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense sıralama nasıl olur? A) I - V - II - IV - III B) V - I - III - II - IV C) II - IV - III - I - V D) I - II - III - IV - V E) V - II - IV - III - I 5. (I) Genç arkadaşlarla edebiyattan konuşuyorduk. (II) Söz döndü dolaştı romana geldi. (III) Öyle anlaşılıyor ki, günümüzün romanı gerçekten edebiyatsever gençleri çokça etkilemiyor. (IV) Popüler yazarları okumuşlar, ama pek benimseyememişler. (V) Bugünün romanı uzak kalmış onlara. (VI) Dün den ne okuduklarını sordum, yanıtlar düşündürücüydü. (VII) Sözgelimi Sabahattin Ali okumamışlar. Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangisi çıkarılırsa parçanın anlamında bir daralma olmaz? A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI. 257

6 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi 6. (I) Bir yazarın kendi kitabı hakkında yazı kaleme alması pek görülmüş şey değildir, etik de değildir aynı zamanda. (II) Kitaplarımız raflardaki yerini alır ve biz yazarlar kitabın kaderini belirleyecek eleştirmenlerin kitabımız hakkında neler yazacağını merak ve sabırsızlıkla, solgun bir ümitle, tedirginlikle bekleriz. (III) Zaten var olan sistemde, yeni yayımlanan kitabınız hakkında iki yazı çıkması geçer, üç yazı çıkması iyi, dört yazı kaleme alınması ise pek iyi dir. (IV) Biz yazarlar teşekkür beklemeyiz, takdir kelimesi ve belgesi de lügatimizde bulunmaz. (V) Kelebek ömürlüdür kitaplar, okurlarsa çoğu kez ben de dahil balık hafızalı. (VI) Yazarsa kitabını hiç unutmamaya ve içinde taşımaya devam eder. Yukarıda parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralı cümlelerin hangisiyle başlar? A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI. 8. I. Bu itibarla edebiyatın halk kitlelerine bir şeyler söylemesi lazım. II. III. IV. Onların anlayabilmesi için de edebiyatın kendi meselelerinden bahsedilmesi lazım. Söyledikleriyle okur - yazarları halka doğru götüren bir edebiyat isterim ben de; yani edebiyatın çoğunluğa hitap etmesini, onu çoğunluğun anlamasını. Sanılanın aksine sanatla edebiyat birbirinin içinde yer almaz. V. Edebiyatla sanatın farkı şudur: Fikir sanatta yer alamaz; ama edebiyat fikre dayanır. Yukarıda numaralı cümlelerden bir paragraf oluşturulmak istense sıralama nasıl olur? A) III - II - I - IV - V B) IV - V - I - III - II C) IV - V - II - I - III D) V - IV - III - II - I E) II - IV - I - III - V 7. (I) Edebiyatımızda bazı yazarlar belli bir dönemin acılarına saplanıp kalmış gibi geliyor bana. (II) Oysa edebiyat daha mistik, daha kapsamlı bir bakışın ürünüdür; dönemler gelip geçer, fikirler ve ideolojiler değişir, zaman hepimizin üzerini toprak yığınlarıyla örterek eser gider. (III) Benim için anlatılamayacak olanın anlatılması değerli oldu hep, bu çabaya gönül verdim. (IV) Zaten herkesin bildiği, benim söylememle de artı bir değer kazanmayacak olan olaylar, dönemler, tutumlar üzerinde bir yazar olarak durmak istemedim. (V) Bunu iyi, hem de çok iyi yapan yazarlarımız var; ben edebiyatta kendi yolumu seçtim: (VI) Kelimelere dökülmesi zor olanı kelimelere dökmeyi... Yukarıdaki numaralı cümlelerin hangisi çıkarılırsa parçanın anlamında bir daralma olmaz? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 9. I. Edebiyat dünyayı anlatsa da yazar dünyadan kopmadan bu işi beceremez. II. III. IV. Edebiyat deneyim işidir; yaşananları anlamak, deneyime dönüştürmek zaman ister. Aynı zamanda yazar olmaya niyetli kişi, kendinden önceki pek çok yazarı da okumuş, sindirmiş olmalıdır. Edebiyat müziğe benzemez; yazın alanında bir çırpıda mükemmellik yaratacak harika çocuklar yoktur. V. Edebiyatta özgünlük, ancak birçok farklı akımı ve yazarı tanıdıktan sonra elde edilebilen bir şeydir. Edebiyatta birikimin önemi konulu bir paragraf oluşturulmak istense numaralı cümlelerin hangisi paragrafta yer almaz? A) I. B) II. C) IV. D) V. E) VI. 258

7 2. PARAGRAFTA YAPI Bir paragrafta yer alan cümleler arasındaki anlam ve dil ilişkisi, paragrafın yapısını belirler. Yazının bütününde olduğu gibi paragrafta da bir düşünce ortaya konur, birlik ve bütünlük göz önünde tutularak paragraf bu düşünceyi belirgin kılma etrafında gelişir. O halde bir düşüncenin paragraf halinde ortaya konması, bir plan yardımıyla olabilir. Bu plan paragrafın yapısını oluşturur. Bir paragrafın planı, bir yazının, bir kompozisyonun planından farklı değildir. Yazı ya da kompozisyonda nasıl ki giriş, gelişme ve sonuç bölümleri varsa, bir paragraf da bu üç bölümün kaynaşmasından oluşur. Paragrafın bu bölümlerinin kendine özgü özellikleri ve işlevleri vardır. Paragraf giriş bölümü gelişme bölümü Paragrafta yer alan diğer cümleler anlam, biçim ve anlam yönünden giriş cümlesine bağlıdır. Aşağıdaki cümleleri anlam ve biçimce bağımsız olup olmadığına ve genel bir anlam içerip içermediğine, bir konudan tam olarak söz açıp açmadığına göre inceleyelim. Hangilerinin paragrafın ilk cümlesi olabileceğini gösterelim: ler İşi hemen öğrendiğini ve usta olduğunu sananların çoğu, toy ve genç yazarlardır. Geçmişe özlem, yaşlılarda pek sık görülen bir olgudur. İnsanlığın gelişmesi, teknolojinin bilinçli olarak kullanılmasına bağlıdır. Sanat yapıtlarının büyüklüğü, gerçekliği, alıcısını, izleyisini, okuyucusunu değiştirmesindendir. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi sonuç bölümü Şimdi bu bölümleri, özelliklerini ve işlevlerini sırayla tanıyalım: A. PARAGRAFIN GİRİŞİ BÖLÜMÜ Giriş bölümü genel olarak paragrafın birinci cümlesi, bazen de birinci ve ikinci cümlesinden oluşan kısımdır. Giriş bölümü şu iki durumdan birini ortaya koyar: 1. Paragrafta ne anlatılacağını, ne üzerinde durulacağını; yani konuyu ortaya koyar. 2. Konuyla birlikte yazarın kişisel bakış açısını, ana düşünceyi ortaya koyar. Giriş cümlesi bağımsız bir cümle özelliği taşır. Kendisinden önce bir cümlenin ya da cümlelerin söylendiği izlenimini uyandırmaz. Ama, çünkü, oysa, ancak gibi bağlayıcı unsurlar giriş cümlesinde yer almaz; çünkü bu bağlaçlar, bir önceki cümleyle biçimsel yönden bir bağlatı kurar. Bir konuya başlangıç yaptığı için paragrafta ne üzerinde durulacağını, ne anlatılacağını çok açık seçik olarak ortaya koyar. Daha çok genellemeler, genel anlamlar taşır, bir cümleyle bir düşüncenin ve konunun kapsamını açıklar, bu nedenle de yoğun anlam içeren bir cümle niteliğindedir. Tümdengelim (bütünden parçaya doğru bir geçiş) yöntemiyle kurulan paragraflarda giriş cümlesi paragrafta savunulacak görüşü, yani ana düşünceyi ortaya koyar. (Düşünce paragraflarına bakınız.)? Yukarıda verilen cümleler, bir paragrafın giriş bölümünü oluşturmaya uygun cümlelerdir. Bunun nedenlerini açıklayınız. ler Öykülerinde de buna benzer kurgu bozuklukları ve dil yanlışları görülür. Oysa her sanat eseri okuyucuya bilgi vermek amacıyla yazılmaz. Ama bu sözlerle sanatçının baskı altında tutulması gerektiğini savunmuyorum. Oysaki söz konusu olan bizim geleceğimizdir, bunu unutmayın.? Yukarıda yer alan cümleler, bir paragrafın giriş bölümünde yer almaya uygun değildir. Bunu nedenleriyle açıklayınız. Bir paragrafın giriş bölümü şu şekillerde karşımıza çıkabilir: Konuyla ilgili bir atasözü, bir özdeyişten yararlanma Komşu, komşunun külüne muhtaçtır. derler. Bu insanların geneli için doğru bir söz olsa gerek. Betimlemeden (tasvirden) yararlanma Saçları sıfır traşlı, kırmızı yanaklı bir oğlan, pencerenin yanında, bir ot mindere bağdaş kurmuş, kitap okuyor. 259

8 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi Karşılaştırmalardan yararlanma Bir paragrafı anlayarak okuma, bence bir matematik problemini çözmeye benzer. Sorulardan yararlanma Bu memleket niçin bizim? Dört yüz atlıyla Orta Asya dan gelip fethettiğimiz için mi? Sözlük tanımından yararlanma Türkçe sözlük demokrasiyi şöyle tanımlıyor: Demokrasi (demos: halk, kratos: iktidar) halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi. B. PARAGRAFIN GELİŞME BÖLÜMÜ Giriş bölümünde ortaya konan duygu, düşünce ya da konunun işlendiği, incelendiği ve ayrıntılarıyla ele alındığı bölümdür. Paragrafın ilk ve son cümlesi dışında kalan cümle ya da cümleler topluluğu gelişme bölümünü oluşturur. Duygu ve düşüncelerin belli bir düzene göre açılarak geliştirildiği bölümdür. Giriş bölümünde ortaya konan konu, gelişme bölümünde yardımcı düşüncelerle işlenir. Aşağıdaki paragrafın başına gelebilecek cümleyi belirleyelim: Sait Faik "Kumpanya" adlı öyküsünde oyuncuların ruhsal durumlarından söz eder. Salah Birsel, kahvelerde oturarak çayhanelerin toplumsal ve bireysel yaşamımızda oluşturduğu birliktelikleri kurcalar. Emile Zola, "Meyhane" adlı romanında işçilerin, alkol cehenneminde boğulmalarını anlatır. Her yapıt farklı yaşamları sergilerken yazarlarla kendimizin dışındaki yeni yaşamlarla açılırız. Bu paragrafın başına getirilebilecek en uygun cümlenin ne olduğunu düşünelim. Paragrafın diğer cümlelerinde yerli ya da yabancı her yazarın, yaşamın farklı bir alanını ve değişik nitelikteki insanları anlattığı yönünde bir düşünce geliştirilmiştir. Paragrafın başına getirebileceğimiz cümle de buna yönelik olmalıdır. Bu veriler ışığında paragrafın başına "Her yazar, yaşamı farklı bir yanından yakalar." cümlesi getirilebilir. Bir şeyi açıklamak ya da açıkça ortaya koymak değil, o şeyi gizlemek için var edilir şiir. Bu anlamda belki, bilimle, bilimsel düşünceyle bir karşıtlığı bile söz konusudur. Şöyle de söyleyebilirim: Bilim açıklar, şiir gizler.bu nedenle şiir dili biraz simgesel, biraz büyüleyici, biraz da mitolojiktir.? Bu paragrafın başına getirilebilecek en uygun cümle aşağıdakilerden hangisidir, belirtiniz. leme, tanık gösterme, karşılaştırma gibi düşünceyi geliştirme yollarına başvurularak bu bölümde konu açıklanır, konunun anlaşılması ve inandırıcılık kazanması sağlanır. Gelişme bölümünde yer alan cümleler paragrafta işlenen konu ve konuya bakış açısı yönünden birbiriyle bütünlük oluşturmalıdır, aksi halde düşünce ve anlatım akışı bozulur. Gelişme bölümü, paragrafta işlenen duygunun ya da düşüncenin sınırlarının belirlendiği, çizildiği bölümdür. Bu bölümde yer alan cümleler hem giriş cümlesine hem de birbirine cümle kuruluşu, dil bilgisi kuralları, üslup ve anlam akışı yönünden bağlı olmalı, birbirini tamamlar nitelikler göstermelidir. Eğer belirtilen bu özelliklerden birinde bir boşluk, kopukluk oluşursa ya düşüncenin akışı bozulur ya da ikinci bir paragraf başlamış, yeni bir konuya geçilmiş olur. Aşağıdaki paragrafta gelişme bölümünde boş bırakılan yere hangi cümlenin getirileceğini belirleyelim: Edebiyatın anahtarı, aracı dildir. Dil ile insan inancını, acısını, neşesini, öfkesini anlatır. Çeşitli duygular, dilin gelişmesine, yeni kavramlar, kelimeler kazanmasına yardımcı olmuştur. Onun sayesinde yaşam bulur, gelişir, yayılır. Şiirler, romanlar, masallar oluşur. 1. Şiir, ne zaman konu sıkıntısına düşse, anlam kapalılığına sığınmaya başlar. 2. Ben her zaman, şiirin bir gizlilik olduğunu düşünmüşümdür. 3. Şiirde anlam aramak, bir kuşu, bir parça eti için öldürmeye benzer. Bu parçanın giriş bölümünde edebiyatın dil aracılığıyla var olduğu belirtilirken gelişme bölümünde "insanın dile duyduğu ihtiyaç ortaya konmuş, sonuç bölümünde bütün edebiyat türlerinin dille oluştuğu belirtilmiştir. O halde boş bırakılan yere Edebiyat dilin ürünüdür. cümlesi getirilmelidir. 260

9 Aşağıda bazı cümlelerinin yeri değiştirilmiş bir paragraf verilmiştir. Bu cümlelerden anlamlı bir bütün oluşturabilmek için hangi cümlelerin yerlerinin değiştirilmesi gerektiğini bulalım. (I) Abdülhak Hamit büyük sanatçı, gerçekten ona çok şey borçluyuz. (II) Kapıları zorlamış, yollar açmıştır; okur yazar kesimden onun adını bilmeyen yok. (III) Buna rağmen onda bugün söylenmiş gibi taze; üniversiteden köy kahvesine kadar her yerde dolaşan dokunaklı sözler bulabilirsiniz. (IV) Bir de Yunus Emre'yi düşünün Hamit ten yedi yüz yıl önce konuşmuş. (V) Böyle iken, hangi şiiri, hangi sözü orta malı olabilmiş, köyümüzden kentimize ağızdan ağıza dolaşabilmiş! Paragrafın birinci cümlesinde Abdülhak Hamit in değerli bir sanatçı oluşundan söz edilirken ikinci cümlede neden değerli olduğundan ve tanınmışlığından söz edilmiş. III. cümleye hem "Buna rağmen" sözüyle başlanmış hem de "sözlerinin her yerde bilindiğinden" söz edilmiş. O halde bu cümle anlam akışını bozmuştur. Buna göre III. cümlenin buraya gelmemesi gerekir. Sonuç olarak paragrafı III. cümle ile V. cümlenin yerlerini değiştirerek okuduğumuzda hem mantık sıralaması hem de anlamı akışı yönünden oluşan sorunu ortadan kaldırmış oluruz. Öncelikle verilen cümlenin niteliğine bakarsak çocukların bir durumdan olumsuz etkilendiklerinden söz edilmiş. Paragrafın I. cümlesini okuduğumuzda çocukların olumsuz etkilendikleri durumun ne olduğunu anlıyoruz: ailenin yok olması. II. cümlede ailenin çözülmesinde anne ve babanın etken olduğu belirtilirken III. cümle çünkü açıklama bağlacıyla başlıyor, ama II. cümleyi açıklamıyor. II. cümleden sonra "Doğal olarak bu durumda olan çocuklara oluyor." cümlesi getirilirse III. cümle bunun nedenini ortaya koyar, paragrafın anlam akışı ve bütünlüğü sağlanmış olur. Aşağıdaki parçayı iki paragrafa bölelim ve ikinci paragrafın kaç numaralı cümleyle başlaması gerektiğini belirtelim: Kültürel birlikten yoksunluk, toplumdaki bireyler arasında duygu kopukluğu yaratır. (I) Bir toplum, duyarlılıkta, coşkuda ortak yaratımdan yoksunsa, o toplumda ulusal dayanışmadan söz edilemez. (III) Bunun yarattığı boşluk, başka kültürlerin işgal alanı haline gelirse, toplumsal yozlaşma başlar. (IV) Bunun sonucu olarak da yozlaşan bir toplumda ne duyguda ne düşüncede ne de beğenide birlik ve bağımsızlık sağlanabilir. (V) Sanatçı, halkı, içinde yaşadığı toplumu yazarken farkında olmadan kendi kültürünün izlerini eserine taşır. (VI) Hiçbir sanatçı, hiçbir edebiyatçı eserini yaratırken kendi kökeninden ayrılamaz. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi Doğal olarak bu durumda olan yine çocuklara oluyor. cümlesinin aşağıdaki paragrafta hangi cümleden sonra getirilmesi gerektiğini bulalım: (I) Modern toplumda ailenin giderek çözüldüğü, sosyal bir olgu olarak çoktan kayıtlara geçti.(ii) Anne ve baba arasındaki iletişimsizlik, her birinin bir ucunu çektiği kurumun temelini sarsıyor. (III) Çünkü bu çekişme içinde çocuklarla da iletişim kurmak zor oluyor. (IV) Onların minik ruhlarında kopan fırtınalardan habersiz yürüyüp gidiyoruz. Bu paragrafı okuduğumuzda giriş cümlesinde numara kullanılmadığını görürüz. Bu cümle paragrafın konusunu açıklar ve kültürel birliğin oluşmadığı bir toplumda duygu ve düşüncede de birlik olamayacağı düşüncesini ortaya koyar. Paragrafın I. II. III. ve IV. cümlelerinde ise bunun yaratacağı sorunlardan ve olumsuz sonuçlardan söz edilir. Oysa V. cümle her sanatçının eserinde ait olduğu toplumun kültüründen izler bulunduğu yönünde konuyla ilgili farklı bir yöne, değişik bir alana yöneliyor. Gelişme bölümünün konunun sınırlarını da çizen bir bölüm olduğunu hatırlarsak V. cümleyle yeni bir paragrafa geçildiğini söyleyebiliriz. 261

10 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi ETKİNLİK - 1 a. Aşağıdaki parçayı okuyarak soruları cevaplandırınız. Türk sineması kendini aşma çabasında, bir canlanma içinde görülüyor. Birkaç yönetmenle de olsa yurt dışında kendisinden söz ettiriyor. Değişik ülkelerin film festivallerinde ödüller alabiliyor. Sinema adına umut verici gelişmeler oluyor. Yalnız bunlar henüz istenilen düzeyde ve kendine dünyada yer edinecek boyutta görünmüyor. Sinemanın bunu sağlayacak ürünler ortaya koymaya maddi olanakları, dolayısıyla teknolojik alt yapısı yetmiyor. 1. Parçanın giriş ve gelişme bölümlerini ayırınız. 2. Giriş bölümüyle gelişme bölümündeki cümleleri anlam kapsayıcılığı yönünden karşılaştırınız. 3. Giriş bölümünde belirtilen konunun hangi yollarla açıklandığını belirtiniz. 4. Gelişme bölümündeki cümlelerin yapı ve anlamca birbirine nasıl bağlandığını gösteriniz. b. Aşağıdaki parçada kaç numaralı cümlenin anlam akışını bozduğunu altındaki kutucuğa yazınız. (I)Romancı, konusunu ve kahramanlarını yazmaya başlamadan önce iyice düşünmeli, araştırmalı ve incelemelidir, aksi halde eserinin kalıcı olmasını beklememelidir. (II) Büyük romancıların hepsi bir roman için yıllar süren zahmetli araştırmalara girişmişler ve sonra masaya oturmuşlardır. (III) Bir roman kahramanının pişmesi için gerçeklerle yüzleşmesi gerekir. (IV) Bizde ise yazarlarımız kapanıyor odalarına ve üç beş ayda bir roman çıkarıyorlar. (V) İyi bir tanıtımla romanları iyi de satıyor belki, ama ya geleceğe kalmak? (VI) İşte bu imkansız gibi görünüyor. c. Aşağıdaki paragrafta dil ve düşünce akışının sağlanabilmesi için nasıl bir değişiklik yapılması gerektiğini bulunuz, altındaki kutucuğa yazınız. (I) Bundan birkaç yüzyıl önce biri sarayı, diğeri de halkı eğlendiren iki tür sanat varmış: Divan ve Halk sanatı. (II) Birincisi bin bir incelikle, hünerle dolu bir sanat, bilgili sanatçıların elinden çıkma; amacı saray ve çevresini eğlendirmekmiş.(iii) Halka yakın, basit, yapmacıksız, cana yakın bir sanatmış bu. (IV) Ancak divan sanatı, halka hitap etmiyor, bir şey diyemiyormuş. (V) Halk da ne yapsın, kendi sanatını yaratmış. (VI) Böylece hem içini dökmüş, hem de eğlenmiş. d. Çünkü insanlar romanı okurken yeniden yaratır. cümlesi, aşağıdaki paragrafta numaralı cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir, belirleyiniz, altındaki kutucuğa yazınız. (I) Roman, sanatlar içinde, belki de insanı en çok etkileyen sanattır. (II) Okuyuculara, yapıtı yeniden yaratma olanağını yalnız ve yalnız roman verir. (III) Okuyucu, romanlarda kendi yaratıcılığının farkına varır. (IV) Bu, insan için en büyük mutluluktur. (V) Bu nedenle eğitim düzeyi ne olursa olsun her insana roman okutmak gerekir. e. Aşağıdaki parçayı iki paragrafa bölünüz ve ikinci paragrafın kaç numaralı cümleyle başladığını altındaki kutucuğa yazınız. İnsan, geçmişiyle hesaplaşarak gelişir. (I) En ileri ulusların geçmişlerini en iyi bilen uluslar olması da bundandır. (II) Geçmişe bağlı kalmak, toplum için ne kadar zararlıysa geçmişi yok saymak da o derece zararlıdır. (III) Ölenle ölünmez, ama ölenlerin anıları bizimle yaşar. (IV) Bütün mesele geçmişin bize yük olması değil, tersine yükümüzü azaltmasıdır. (V) Bilim ve sanat da tohumları nereden gelirse gelsin ancak geçmişiyle uzlaşarak yaratıcı olabilir. 262

11 C. PARAGRAFIN SONUÇ BÖLÜMÜ Giriş bölümünde ortaya konan, gelişme bölümünde ayrıntılarıyla işlenen duygu, düşünce ve olayın bir sonuca bağlandığı, bununla ilgili bir karara varıldığı bölümdür. Kısaca ele alınan konu hakkında son sözün söylendiği bölümdür. Sonuç bölümü genel olarak paragrafın son cümlesi olarak belirlenir. Sonuç cümlesi paragrafta söylenenlerin derlenip özetlendiği bir cümle olmalıdır. Son cümleden sonra o paragrafa herhangi bir cümlenin ilave edilmesi mümkün olmamalıdır. Sonuç cümlesi genellikle paragrafı özetleyen bir ifade ile başlar. Bu nedenle İşte, özetle, sonuç olarak, demek oluyor ki, kısaca, yani, sözün özü" gibi ifadelerle başlayan cümleler sonuç cümlesi olmaya uygundur. Sonuç cümlesi kendinden önceki cümlelerde yer alan düşünceleri belli bir yargıya bağlayarak sonuçlandırır. 2 numaralı bölüm gelişme bölümüdür. Bu bölümde yurt ve ana dil kavramlarının ne olduğu açıklanmış, iki kavram arasında bağlantılar kurularak bu sözle Albert Camus un ne demek istediği açıklanmıştır. 3 numaralı bölüm sonuç cümlesidir. Bu bölümde, paragrafın yazarı Albert Camus un görüşünü desteklemiş, kendisinin de aynı görüşte olduğunu belirterek, paragrafı bitirmiştir. Aşağıdaki paragrafın sonuna getirilebilecek cümleyi saptayalım: 1600 lerde devrimi Fransa yapmıştı ve dünyayı o idare etti lerde sanayi devriminin lideri İngiltere ydi ve oraya "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" dediler. Bugün ise bilgi devrimini Amerika yapıyor ve emin olun ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi Bu cümle kendinden önceki cümleye dil ve anlam akışı yönünden bağlı bir cümledir. Aşağıdaki paragrafın bölümlerini inceleyelim: (1) Benim gerçek yurdum Fransızcadır, ana dilimdir. demiş ünlü yazar Albert Camus. (2) Yurt insanın kendini güvende hissettiği, kimliğini, kişiliğini sürdürebildiği, kendini gerçekleştirebildiği, varlığını kanıtlayabildiği alan, yer diye tanımlanabilir. Dil, bireye toplumun bağışladığı en güzel yurttur. Dil, tarihtir, coğrafyadır, tüm değerlerin yaşandığı alandır. Duyarlığımızı, düşüncelerimizi, yaratıcılığımızı besleyen en bereketli toprak... Geçmişi, geleceği, sonsuzu kucaklayan bir dünya. Yaşadığı topraklardan kopabilir insan, ama dilinden koparılamaz. Konuşabildiği sürece, dil toprağında her şeyi yeniden yaratabilir. (3) Yerden göğe haklı Camus, insanın gerçek yurdu dilidir. Bu paragrafta 1 numaralı bölüm giriş bölümüdür. Bu bölümde Albert Camus un bir sözünden alıntı yapılarak yurt - ana dil kavramları üzerinde durulacağı belirtilmiştir. Bu paragrafta büyük yenilikleri ve gelişmeleri yaratan devletlerin dünyaya hükmettiği, liderliği elinde tuttuğu geçmişten günümüze doğru Fransa ve İngiltere üzerinden örnekler verilerek belirtilmiştir. Günümüzde ise bu özelliği taşıyan ülkenin Amerika olduğu belirtilmiş ve emin olun sözüyle paragraf kesilmiştir. Buna göre bu paragrafı tamamlayan en uygun cümle "dünyayı yöneten ve ona şekil veren Amerika olacak. cümlesi olmalıdır. Aşağıda verilen paragrafı tamamlayacak cümleyi belirleyelim: Gençleri, o ilk gençlik dönemlerinde dizginlemek, yönlendirmek oldukça zor. Oysa bu dönemde izlenecek verimli bir program, harika sonuçlar verir. Bunu gence anlatsanız bile, öylesine bir çevre var ki, gencin bu kararlılığı uzun soluklu sürdürmesi imkansız. Sinemalar, bilgisayar oyunları, spor aktiviteleri, flört ilişkileri. Tüm bunların arasından genci çekip çıkarmak ailenin tek başına başarabileceği bir iş değil. 263

12 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi Bu parçada gencin bu durumuna aile dışından birinin veya bir kurumun da destek olması yönünde bir öneride bulunacak her cümle, tamamlayıcı cümle niteliği taşıyacaktır. Buna göre; "Bu, toplumsal bir projeyle gerçekleştirilebilir ancak." "Buna çevrenin de büyük bir destek vermesi zorunludur." "Devletin bu konuda kapsamlı bir proje geliştirmesi gerekir." Cümleleri paragrafı tamamlayacak niteliktedir. Oysa, Dikkat edilirse parça oysa bağlacıyla kesilmiş, paragrafı tamamlayacak cümle, daha önceki cümlelerin anlamca benzeri olamaz. Ya tam tersi bir görüş öne sürülmeli ya da daha öncekilere karşı olumsuz bir sonuca ulaşılmalı. O halde Böyle bir yumurtaya ulaşmak için birkaç fırın ekmek yemeleri gerekir. dersek paragrafı doğru bir biçimde tamamlamış oluruz. "Bu durum dünyadaki toplumsal gelişmelerin bir sonucudur, yapılacak fazla bir şey yoktur." dersek bu paragrafı tamamlama niteliğini taşımayan bir anlatım yapmış oluruz.! Tümevarım (özelden genele) yöntemiyle yazılmış paragraflarda sonuç cümlesi hem konuyu özetler hem de yazarın konuyla ilgili vermek istediği mesajı (ana düşünceyi) içerir. Aşağıdaki parçayı bu bilgi çerçevesinde değerlendirelim: Öyküde, yalnızlığını ve sevgi ihtiyacını yaralı bir martıya yönelten öykü kahramanı, martıyı sadece kendisine alıkoymak için onun kanatlarını kesmekte buluyor çareyi. Böylece yazar, insanın yalnızlığının boyutlarını vurgularken bir yandan da Bu parçada yazar yalnızlığın insana neler yaptıracağını vurgulamıştır. Bu yüzden parça "sevginin bencilliğini gösteriyor." cümlesiyle tamamlanabilir.! Bir bağlaçla kesilen paragraflarda (fakat, ama, lakin, çünkü vb.) bu bağlacın anlamı ve işlevi dikkate alınarak sonuç cümlesi tespit edilir. Aşağıdaki parçayı bu bilgi doğrultusunda değerlendirelim: İşi hemen öğrendiğini ve usta olduğunu sananların çoğu toy ve genç yazarlardır. Şiire, hikâyeye, romana yeni başlamış bu gençler, daha ilk ürünleriyle altın yumurtayı yumurtladıklarını zannederler. Oysa Bir edebiyat eserinin kalıcılığını sadece kullanılan dile bağlamak doğru değildir. Dil kadar, seçilen konunun işlenişi de önemlidir. Ne var ki, bazılarına göre bir eserin yarınlara ulaşabilmesinin ölçüsü, dil ve işleyişten daha çok, seçilen konudur. Konunun toplumca sevilip benimsenmesi gerekir. Fakat, bu da her zaman için yeterli değildir. Yayımlandığı günlerde konusu yönünden çok beğenilen, el üstünde tutulan bir eser geleceğe kalmayabilir. Çünkü bir eserin kalıcı olması, dili ve işlenişi kadar içeriğinin de yeni olmasını gerektirir. Paragrafın giriş ve gelişme bölümlerinde bir yapıtın kalıcı olmasının dile mi konuya mı bağlı olduğu yönünde bir tartışma açılmış, kimi cümleler dildeki yetkinliğin önemine, kimisi de seçilen konunun yeni olması gerektiğine değinmiştir. Paragrafın son cümlesinde bu iki görüş bir potada eritilip kalıcı olmanın hem dile hem de konuya bağlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece yazar kalıcılığın her iki niteliğe de bağlı olduğu görüşünü bir sonuca bağlayarak ortaya koymuştur. 264

13 ŞİMDİ TEST ZAMANI Aşağıdakilerden hangisi giriş cümlesi olmaya en uygundur? A) Çoğunluğun beğenisini göz ardı ettiği, bu tavrından da anlaşılıyor. B) Bir yapıtın başarısı çevirmenin, o dilin inceliklerini bilmesi yanında bu özellikleri taşımasına da bağlıdır. C) Çeviri yapmak bir yapıtı bütünüyle değiştirmek anlamına gelmez. D) Kısaca çevresi ile beraber kendisini değerlendiren insan gerçek hayatı tanıyabilir. E) Sanatçı bu gerçeklikten hareket etse de kendinden bir şeyler katar yapıtına. 2. Romanlarımın konusu ne olursa olsun karakterleri doya doya, bire bir duyarak ve yaşayarak yazıyorum. Önceliğim kahramanlarımın ruh dünyalarını, hayatı özümseyişlerini anlamak ve onlara inanmaktan geçiyor. Seçimleri, eylemleri, sözcükleri ne kadar kabul edilemez, ne kadar yanlış da olsa Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) karakterleri doğru olarak anlatabilmek için önce onları anlamam ve onlar gibi düşünmem gerekiyor. B) okurun kendini onların yerine koyabilmesi için onlara ön yargısız yaklaşaması gerekir. C) hayatın içinde yer aldıklarını bu göstermez mi? D) onlar da kendilerini tanımaya çalışırken hata yapabilirler. E) bir sanatçı olarak okurlarıma doğru olanı gösterme çabasında değilim. 3. (I) Tiyatro, içinde yeşerdiği toplumu yansıtan ve geleceğe ışık tutan bir araçtır. (II) Toplumun kendi üretimidir bir bakıma. (III) Toplumu kendi sorunlarıyla yüzleştirir, onlarla bu sorunları tartışır. (IV) Tiyatro toplumu bilinçlendirir, düşünce özgürlüğünü yaşatır. (V) Farklı ulusların bir araya gelmesini sağlar. (VI) Ve en önemlisi de insanı çok yakından tanıtır. Bu da bize gösteriyor ki tiyatro eğitici bir sanattır. Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır? A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI. 4. Birçok sanatçımız gibi onun da edebiyata ilgisi şiir yazmakla başladı. (I) İlk şiirlerinden itibaren şiirde serbet ölçüyü ve anlamdan çok duyguyu kullandı. (II) İlk şiir kitabı 1974 te yayımladığında epey olumlu eleştiriler de aldı. (III) Romanlarıyla Cumhuriyet sonrası Türk romancılığının köşe taşlarından biri oldu. (IV) Romanlarında yaşadığı dönemin insanlarını tüm çarpıcılığıyla aktardı. (V) Bu başarısında gazeteciliğinin de büyük payı oldu. Bu parçadaki numaralı yerlerin hangisine Sonra nedense şiirle ilgisini kesip romana ve gazete yazılarına başladı. cümlesinin getirilmesi uygun olur? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 5. Bir başka deyişle sanat yapıtının başarısı izleyicisini, okurunu değiştirmesindedir. Bir resme bakmış, bir müziği dinlemiş, bir filmi seyretmiş, bir romanı okumuş olan insan, o resimden, müzikten, filmden, romandan önceki insan değilse, artık bu yapıtlar sanat yapıtı olmaya hak kazanmıştır. Kendilerinden beklenen görevi yerine getirmiş ve sanat dünyasındaki yerlerini almışlardır. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur? A) Çoğunluğun beğenisini göz ardı etmeyen sanatçı başarıya yaklaşır. B) Bir sanat eseri, herkese aynı zevki verebiliyorsa kalıcılığı yakalar. C) Bir sanat eseri, yaratıcısını ne kadar yansıtıyorsa o kadar gerçektir. D) Sanatçı ulusaldan evrensele ulaşmayı başarmışsa zamanın tozlu sayfalarında kalmaz. E) Sanat eseri alıcı sını bir adım öteye taşıyorsa büyüktür. 6. Her öykü kitabı, içindeki öyküler kadar dünyalar barındıran bir evrendir. (I) Bir solukta okunamamaları da bundan kaynaklanır öykü kitaplarının. (II) Beğendiğiniz bir öykünün tadını çıkarmadan, üzerine düşünmeden ikinci bir öyküye geçemezsiniz. (III) Bir başka öyküye geçtiğinizde ise artık yeni bir dünyadasınız demektir. (IV) Öyküler arasındaki bağları, mekanlar ya da kişiler aracılığı ile kurmaya çalışırken aslında okunmuş bir öyküden kalan izleri yeni öyküye taşıyarak okurun ilgisini canlı tutmaya çalıştım. (V) Çalıştım, diyorum; çünkü bu durum yazma serüvenim içinde kendiliğinden oluştu. Yukarıda parça iki paragrafa bölünmek istense, ikinci paragraf numaralı cümlelerin hangisiyle başlar? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi 265

14 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi 7. Yazı yazmanın hem kolay hem de zor yanları vardır. Kolaydır, insanda hemen bir şeyler yazılabileceği hissi uyandırır. Üzerinde özel bir çaba harcandığını hissettirmez. Bazen güzel bir mektup yazan aynı zamanda bir kitap yazabileceğini düşünür. Oysa kendiliğinden gelmiş bir istekle mektup yazan başka, sanat yapan başkadır. Çünkü Yazı yazmanın zorluğu da burada başlar. Bu parçanın boş bırakılan yerine düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi en uygundur? A) sanat, kendi yazma disiplinini de beraberinde getirir. B) sanat eseri, yaratıcısının yansımasıdır. C) her edebi tür kendi dünyasının özelliklerini taşır. D) sanat yapıtını anlamlandırmak, yaşadıklarımızla sınırlı kalır. E) sanatın gerçeği ile yaşamın gerçeği birbirine çok benzer. 10. Türü ne olursa olsun her edebiyat ürünü düşsel bir yaratıdır. Sanatçı, bilinen gerçeklerle kaynaştırarak büyülü, düşlerle dolu bir evren yaratır. Bu söz evreninde yaşadıklarınızla benzerlikler görebilirsiniz. Ama dış dünyada algıladığımız gerçeklikler sanatçının düş gücüyle zenginleşmiştir. Bu yüzden Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) söz konusu gerçeklik herkesin algıladığı gerçekliktir. B) yaşam ile edebiyat arasında bire bir aynılıktan söz edilemez. C) sanat, gerçekliği anlamamızı ve yaşamamızı sağlar. D) gerçekliği algılamanın sanat dışında farklı yolları vardır. E) hayatın gerçeklerini elde edebilenler, yazar olmaya soyunurlar. 8. (I) Tiyatro insana ruhsal varlığını, duygularını hatırlatır. (II) İnsanın hayatla olan bağlantılarını deşer, anlık da olsa hayata tutunmasını sağlar. (III) Batı dünyası bu durumun farkında olduğu için savaş sonralarında çok sayıda tiyatro binası yaptırmıştır. (IV) Sanatı yok edersiniz ondan beslenen insan mekanikleşir, duygusuzlaşır. (V) Bu da insanı büyük bir yalnızlığa sürükler. Bu parçadaki numaralı cümlelerin hangisi, düşüncenin akışını bozmaktadır? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 9. Gönülden yazılan her kitap, her roman, hatta her paragraf bir "güneş parçası"dır. Griliklerin, yavanlıkların, hırçınlıkların ve can sıkıntılarının arasından süzülür geçer ışık hüzmesi gibi. Açar içimizi, aydınlatır zihnimizi. Bir de başka açılardan bakarız hayata. Çıkarız alışkanlıklarımızdan, sıyrılırız şu kabuktan. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisini getirilemez? A) Gerçekleri görmek isteyen insan, kendi dünyasına çekilmelidir. B) Okumak, hayatımızı aydınlatan bir eylemdir. C) Bazen gönlümüzün göğünde gri bulutlardan başka şey görmeyiz ya, işte o vakitler kitaba sığınma vaktidir. D) Bir kitabın sayfalarına sığındığınızda karamsarlığınız dağılmaya başlar. E) Kitapların samimiyetine sığınmaktır, insanı dünyanın karanlığına boğulmaktan kurtaran (I) Ağlamak, sanılanın aksine çaresizlik, zayıflık, güçsüzlük demek değildir bence. (II) Gariptir belki ama ben ne zaman ağlayan birini görsem, içim gerçekten acısa dahi bir miktar da sevinirim. (III) Çünkü üzülmeyi becerebilen bir kişi, sevmeyi de bir o kadar iyi becerebilir. (IV) Ağlayabilen bir insan gülmenin o mükemmel değerini belki de daha iyi anlayabilir. (V) Ağlayan bir kişi gördüğünüzde samimi birkaç sözünüz, sıcak dokunuşunuz ya da uzattığınız bir mendil ona verilecek en büyük destektir. (VI) Bunlar, bin türlü sözcük, davranıştan belki de daha önemli, daha değerlidir. Yukarıdaki parça, iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralı cümlelerin hangisiyle başlar? A) II. B) III. C) IV. D) V. E) VI. 12. Aşağıdakilerden hangisi, giriş cümlesi olmaya en uygundur? A) Çocuk öyküleri yazmak tam da bu nedenle güçtür, zorlayıcıdır. B) Neyse ki çocukların dilinden anlayan, çocukluğunu hâlâ yitirmemiş yazarlarımız var. C) Kitabın resimleri, öykünün ritmine, doğal ve yalın yapısına uygun çizimleriyle dikkati çekiyor. D) Sanki bir film izliyormuşsunuz gibi sizi görsellikle buluşturan harikulade bir yapısı var. E) Çocukların yalın öyküleri, yetişkinler için sıradışı olabilir, ne de olsa çoğunun eşi benzeri yaşanmamıştır.

15 3. PARAGRAFIN KONUSU Konuşma da yazma da bir kimseye duygu, düşünce, dilek, tasarı, olay hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma ihtiyacından doğar. Öyleyse anlatımın oluşması için üzerinde söz söyleyeceğimiz veya yazacağımız bir duygu ya da bir düşüncenin bulunması gerekir. Üzerinde duracağımız, yazacağımız, söz söyleyeceğimiz şeyin anlatım dilindeki adı, konudur. Bir yazıya temel olabilecek her şey paragrafın konusu olur. (Duygu, düşünce, görüş, istek, olay, olgu, durum vb.) Paragrafın ilk cümlesinde eleştiri ile gelişme arasında bir ilişkinin olduğundan söz ediliyor. Diğer cümlelerde eleştirinin edebiyatın ve toplumun gelişmesindeki önemli rolünden söz edilerek Batı ülkelerindeki gelişmeyi eleştiriye önem vermelerine bağlayıp bu ülkeleri örnek göstermiş oluyor. O halde paragrafın bütününden hareket ederek eleştirinin gelişmeye katkısı paragrafta ele alınan konudur diyebiliriz. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi Her paragrafta ele alınan, üzerinde söz söylenen bir konu vardır. Paragrafta sık sık kullanılan kavramlar hangi konunun işlendiğini gösteren ipuçlarıdır. Paragrafın bütününde ne anlatılıyor, neyden söz ediliyor, ne üzerinde duruluyor? sorularına alınacak cevap, paragrafın konusunun belirlenmesini sağlar. Konu ile ana düşünce birbirinden farklı kavramlardır. Konu anlatılan şey, ana düşünce ise bununla ilgili olarak okura iletilmek istenen mesaj demektir. Paragrafın konusu bir cümleyle ifade edilebileceği gibi bir söz ve söz öbeği şeklinde de ifade edilebilir. Örneğin Çocukluk döneminin saflığı, öğrenme güçlüğünü ortadan kaldırma yolları, dikkatsizliğin sonu gibi kavramlar bir paragrafın konusunu belirleyen ifadeler olabilir. Paragrafta ne anlatılacağı, ne üzerinde durulacağı, yani paragrafın konusunun ne olduğu, genel olarak giriş bölümünde ortaya konur. Aşağıdaki parçada ne üzerinde durulduğunu belirleyelim: Eleştiri ile gelişme arasında bir ilişki olduğunu Batı edebiyatının temellerini incelediğimde daha iyi anladım. Batı edebiyatının bugünkü seviyeye gelmesinde eleştirinin katkısı inkâr edilemez. Edebiyatın insan kişiliği üzerindeki etkisini ise biliyoruz. Edebi bir tür olarak eleştirinin sorgulayan, ayıklayan insanın yetişmesinde büyük bir katkısı olmuştur. Orta çağın karanlığında sefaleti yaşayan Batı nın bugünün efendisi olduğunu dikkate alırsak siz de bana katılırsınız sanıyorum. Aşağıdaki parçada ne anlatıldığını, neyden söz edildiğini saptayalım: Bir roman, tek bir çeviri ile on beş günde bile sahibini dünyaya tanıtabilir. Üç beş senelik bir didinme, iki - üç sergi, bir ressam ya da heykeltraşı uluslarası sanat dünyasında bir anda ünlendirebilir. Fakat aynı şey bir şair için tesadüflerin en büyüğü olur. Bu, şiirin çeviriye uygun bir tür olmamasından kaynaklanmaktadır. Paragraf baştan sona okunduğunda diğer sanat dallarının uluslarası ün kazanmasında şiirden daha şanslı oldukları belirtiliyor, şiirin uluslararası alanda ün kazanamaması başka dillere çevrilmesindeki zorluklara bağlanıyor. O halde bu paragrafın konusu çeviri güçlüğünün, şiirin evrensel bir boyut kazanmasını engellediği olur. 4. PARAGRAFTA BAKIŞ AÇISI Her paragrafta ele alınan bir konu, bu konuya belli bir bakış açısı, bu konuyu belli bir yönden değerlendirme şekli vardır. Yazarın konuyu nasıl ve hangi yönden ele alıp değerlendirdiğine dikkat edilerek bakış açısı belirlenir. Bir paragrafın konusu ve konuya bakış açısı belirlenmeden paragrafın ana düşüncesi doğru saptanamaz. Her paragrafın tek bir konusu ve konuya bir tek bakış açısı vardır. Aynı paragrafta iki konu işlenemeyeceğine göre, bir konuya yönelik birden çok bakış açısı da olmaz. Bakış açısı, yazarın konuya karşı takındığı öznel bir tavır, kişisel bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım eleştirel, destekleyici, alaycı, reddedici bir şekilde karşımıza çıkabilir. 267

16 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi Aşağıdaki parçada, yazarın özellikle neyi eleştirdiğini belirleyiniz. İlk romanlar, genellikle, bir kap içinde sıkıştırılmış havanın patlaması gibi, yoğun bir birikimin ortaya çıkması olarak etkileyici olabilir. Yazar, böylelikle bir rahatlama duygusu hissedebilir. Bir yazarın bir kitabını okuyup beğeniyorsunuz; ondan sonrakinin ilkinden daha iyi olmasını bekliyorsunuz, ama olmuyor. Tıpkı bir maç iyi, bir maç kötü oynayan fultbolcu gibiler. Puslu Kıtalar Atlası ndan sonra yazarın ortaya koyduğu ürünler kötü değil; ama ben nedense onların da ilk kitabı gibi olmasını, hatta onları aşmasını beklerdim. 5. paragrafta başlık Her yazı bir konuyu işler ve konusuna göre bir başlık alır. Bir yazıyı okumadan önce onun başlığına bakarız. O halde bir yazının okunmaya değer olup olmadığını belirleyen en önemli unsurlardan biri başlıktır. Başlık, okuyucuya yazıda ne anlatıldığını ve yazının amacını sezdiren bir ön uyarıcıdır. Başlık, konu - ana düşünce uyumunda aranmalıdır. Başlık çarpıcı ve ilgi çekici bir nitelik taşır. Mümkün olan en az kelimeyle başlık oluşturulur. Paragrafın bütününe bakıldığında yazarların ilk kitaplarında yakaladıkları başarıyı diğer kitaplarında yakalayamadıklarından söz ediliyor, bir eser de bu duruma örnek olarak veriliyor. Paragrafın yazarı, sanatçıların ilk kitaplarında gösterdiği gücü ve buna verdiği emeği diğer kitaplarında ortaya koyamadıkları yönünde bir değerlendirme yaparak kendi eleştirisini, bakış açısını ortaya koyuyor. Aşağıdaki parçada sözü edilen sanatçının başarılı olmasını sağlayan en önemli özelliğin ne olduğunu belirleyelim: Edebiyatımızın, edebiyatla, şiirle dolu hikâyelerini en çok o yazdı diyebilirim. Yazarın sizi kendine bağlayan, size içini döktüğünü belli eden bir büyüsü var ki işte bu tarafını kimse taklit edemedi, edemez de.çünkü o, bu ustalığa, yüreğindekileri olduğu gibi anlatmasıyla ulaştı. Kişiliğiyle birlikte getirdi o erdemi, gene birlikte götürdü. Bu özelliğiyle de ölümünden sonra da büyüdü. Bu paragrafın yazarı, sözü edilen sanatçının başarısındaki en önemli özelliğin insanları etkileyen, içten bir anlatımının olmasından kaynaklandığını öznel bir bakış açısı çerçevesinde değerlendirmiştir. Aşağıdaki paragrafın başlığını tespit edelim: Maviye sanat, karaya para demek istiyorum. Neden derseniz, acımtrak olacağını önceden bildiğim bu yazının adında olsun biraz renk olması hoşuma gidiyor. Her rengin bir güzelliği olup kırmızının, sarının, yeşilin her birine ayrı bir destan yazılabilir. Kırmızıya öfke, sarıya dert, yeşile umut demiş insanoğlu. Her rengin bir başka tadı, yerine göre bir başka derinliği olabilir. Ama her canlının iliklerine işleyen ölüm karasına, yüz karasına, kasvet karasına bire bir gelen renk mavidir. Karanlığı asıl yenen mavidir, güneş değil. Paragrafta çeşitli renklerin insanın duygularında yarattığı etki ve çağrışımlardan söz edilmektedir, ancak iki renk üzerinde özellikle durulmuş, bu iki rengin birbirine olan karşıtlığından söz edilerek yazar mavi den yana bir tavır koymuştur. Bu paragrafın başlığı Mavi ve Kara ya da Renklerin Çağrışımı olarak seçilebilir. Aşağıdaki paragrafın başlığını belirleyelim: On dakika sonra itfaiye yetişmeseydi veya gecikseydi, bütün bina kül olacaktı. Alevleri bir türlü durduramıyorduk. Son on yıldır özellikle plastik boyayla çalışıyordum. Plastik boya, yağlı boya, vernik... Hepsi de kolay tutuşur. Tablolarım yanıyordu, tıpkı senfonik bir konser gibi, renkli renkli yanıyorlardı. Paragrafın girişinde çıkan yangından ve yarattığı panikten söz edilirken gelişme bölümünde kişinin neyle, hangi araçlarla çalıştığı ve ne iş yaptığından söz ediliyor. Sonuç bölümünde ise tablolarım yanıyordu sözünden yangının bir resim atölyesinde çıktığı anlaşılıyor. O halde Resim Atölyesinde Yangın paragrafa konabilecek en uygun başlık olur. 268

17 6. paragrafta ana düşünce Her yazıda, yazarın okura söylemek ya da gözlemleri yoluyla anlatmak istediği bir duygu ya da düşünce vardır. Yazar bu duygusunu ya da düşüncesini, destekleyici nitelikte yardımcı düşüncelerle açıklar. Paragrafta birlik, her cümlenin ana düşünce cümlesine sıkı sıkıya bağlanmasıyla oluşur. Başka bir ifadeyle bu yardımcı düşünceler, okuru, yazıda anlatılmak istenen ana düşünceye götürür. O halde her paragrafın bir ana düşünce etrafında oluştuğunu söyleyebiliriz. Ana düşünce, bir paragrafın yazılış amacı, yazarın ele alıp anlattığı konuyla ilgili okura vermek istediği mesajdır. Ana düşünce bulunurken sırasıyla şu sorulara yanıt aranmalıdır: 1. Bu paragrafın konusu nedir? 2. Konu hangi boyutuyla ele alınmıştır? 3. Konunun bu boyutuyla ilgili yazarın iletmek istediği nedir? Aşağıdaki parçada vurgulanmak istenen düşünceyi belirleyelim: Ülkemizde son otuz - kırk yılda eleştiri alanında bir atılım gerçekleştirildi. Eleştirinin bugünkü durumunu görenler seviniyor. Sağlıklı düşünen hiçbir kafa, artık nesnel ve bilimsel varlığını yadsımıyor. Eleştirmenler kişisel beğenilerini, öznel yargılarını bir yana bırakıyor, eseri çözümlüyor, inceleyip nesnel ölçütlerle onu değerlendiriyor. Bireysel beğeni, ölçüt ve yargılarını, bilimsel bilgilerle yeniden oluşturmanın gerekliliğine inanıyorlar. Paragrafta ülkemizde eleştirinin gelişimi üzerinde durulmuştur. Son yıllarda eleştirinin tarafsız ve bilimsel bir boyuta taşındığı, bunun da doğru olduğu ortaya konmuştur. O halde parçada Yapıta yönelik nesnel eleştiri bizim ülkemizde de gelişip yerleşmiştir. ana düşüncesine ulaşılabilir. Dikkat edilirse paragrafta ana düşüncenin belli bir yeri yoktur. Parçayı okuduktan sonra böyle bir yargıya ulaşılabilir. ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi! Paragrafın ana düşüncesini buldurmaya yönelik soru kökleri şunlardır: Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir? Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? Bu parçaya dayanarak aşağıdaki genellemelerden hangisine varılabilir? Bu sözleri söyleyen kişinin anlatmak istediği nedir? Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir? Bu parçada yazarın iletmek istediği aşağıdakilerden hangisidir?! Bir paragrafta bulunan kısaca, özetle, çünkü, işte, bu nedenle, bu yüzden, yani, demek ki gibi dil birimleri paragrafın ana düşüncesini bildiren unsurlardır. Paragrafın okunmasında bu dil birimlerini önemsemek, ana düşünceyi belirlemeye yardımcı olur.! Paragraflarda ana düşünce cümlesinin belli, değişmez bir yeri yoktur. Paragrafın giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinde yer alabileceği gibi, kimi zaman biçimsel olarak paragrafın hiçbir yerinde bulunmaz. Paragrafın tümüne sindirilmiş olabilir. Aşağıdaki parçanın ana düşüncesini saptayalım: Dost, insanın en büyük dayanağıdır. Acımıza kendi acısı gibi ortak olur. Sevincimizi de kendi sevinci sayar. Oysa dostu olmayan birini düşünelim. Bu dostsuz insandan daha yalnız kim vardır? Bir derdini açamaz, bir sıkıntısını söyleyemez. Çünkü insan dostlarıyla birlikte acılarını, sıkıntılarını unutur. Bu paragrafta dostluk kavramı üzerinde durulmuş, dostluğun ne kadar önemli olduğu yönünde bir bakış açısı yaratılmıştır. Paragrafta dostluk kavramıyla ilgili olarak vurgulanmak istenen nedir, sorusu yöneltilirse Dost, insanın en büyük dayanağıdır. genel yargısına ulaşılır. Dikkat edilirse ana düşünce paragrafın giriş bölümünde yer almaktadır. Aşağıdaki parçada yazarın vermek istediği temel düşünceyi tespit edelim: Otuz yıldır İstanbul dayım. Şimdiye kadar altı tane kayığım oldu. Profesyonel balıkçılarla balığa çıkıp ağ çekiyorum. Denizi bu kadar yaşadıktan sonra deniz üzerine çok daha sağlam hayal kurabilirim. Yani hayal zenginliği, eşittir yaşam zenginliğidir diyorum Ne kadar çok yaşamış, kendini olgunlaştırmış, doğayla, insanla zenginleşmişsen roman yaratısında da o kadar zengin olabilirsin. Parçayı dikkatlice okuduğumuzda yazarın Hayal zenginliği, eşittir yaşam zenginliğidir diyorum. sözü dikkatimizi çeker. O halde yazarın paragrafta vermek istediği temel düşünceyi Romancının hayali, kendisi hayatla iç içe olduğu ölçüde gelişir. şeklinde belirleyebiliriz. 269

18 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi ETKİNLİK - 2 a. Aşağıdaki parçanın konusunu belirleyerek altındaki boş bırakılan yere yazınız. Severim yolculuğu, gördüğüm yerler güzel olsun, olmasın. Zaten güzel yer hangisidir, hangisi güzel değildir, anlayamıyorum. Tabiat güzelliği işlemiyor bana, bunun için de tabiatta ne varsa, deniz, dağ, bayır, orman, çırılçıplak uzanıp giden toprak, hepsini seviyorum. Güzellik aramadan, salt tabiat olduğu için, var olduğu için seviyorum. b. Aşağıdaki parçanın konusunun, numaralı sözlerden hangisi olduğunu gösteriniz. Televizyon kanallarındaki bazı programlar felaket çığırtkanlığı ve acı bezirgânlığı yapıyor. İşleri güçleri insanları korkutup yürekleri sızlatmak. Yangınlar, cinayetler, hastane acil servisindeki görüntüler, trafik kazaları... Yayıncılık değil bu. Hiç de büyük ustalık, büyük başarı değil böyle görüntüleri izleyiciye sunmak. On yaşındaki çocuğu gönderseniz hastane kapısına, insanı üzecek ve ürpertecek bir görüntü yakalar. İnsanın sinirlerini bozmaktan başka bir işe yaramıyor bu programlar. 1. Gerçeklerin saptırılarak izleyiciye sunulması 2. Ürkütücü görüntülerle insanların duygusal yönden sömürülmesi 3. Televizyonların şiddet görüntüleriyle kamuoyu üzerinde baskı yaratması 4. Niteliksiz programlarla seyircinin televizyonda uzaklaştırılması 5. Televizyon yayınlarının tarafsız bir bakış açısıyla yapılmaması c. Aşağıdaki parçanın ana düşüncesinin kaç numaralı cümlede yer aldığını belirleyiniz ve altındaki kutucuğa yazınız. (I) İnsan olayları değerlendirirken çoğu kez herkesin kendisi gibi düşündüğünü sanır. (II) Fakat aslında hiç kimse bunu yapamaz. (III) Her insan değerlendirdiği her varlıkta yeni ve farklı şeyler bulur. (IV) Nasıl sanatçılar aynı notalarla farklı besteler ortaya koyarlarsa bu da böyledir. (V) Bu koşullar bizler için de geçerlidir. d. Aşağıdaki parçada anlatılmak isteneni, numaralı cümlelerden hangisinin ifade ettiğini bulunuz, kutucuğa yazınız. Sanatın en büyük düşmanı, kuralcılık ve basmakalıpçılıktır. Özgürlüğe getirilen tüm tanımlamaların özgürlüğü sınırlandırdığı ne kadar açık bir gerçekse sanata getirilen kurallar da sanatı o kadar sınırlar. Sanatta önemli olan ifade özgürlüğü, söyleyiş serbestliğidir. Herkesin kendine göreliğidir asıl kutsal olan şey. 1. Sanatçı eserlerinde dışsal sınırlamalara değil, içsel özgürlüklere dayanmalıdır. 2. Sanatçının kültürü ve birikimi yaratacağı eserlere de yansır. 3. Sanatçı eserlerinde gerçeğe bağlı ve dürüst olmalıdır. 270

19 ŞİMDİ TEST ZAMANI Yazarın bizzat kendi hikâyesini anlatmak için kaleme aldığı her metne sonsuz bir hürmetim var. Kolay değil çünkü kendinle kâğıt üzerinde hesaplaşmak, içini ters yüz etmek, yazdıkça soyunmak, o kadar ki tamamen çıplak ve savunmasız kalmayı göze almak. Kurgu ya da gerçek, herhangi bir olayı hikâyeleştirmenin zaten başlı başına zahmetli bir şey olduğunu düşünüyorum. Kaldı ki kişinin kendi hikâyesini anlatabilmesi, doğduğu günden beri tanımakla yükümlü olduğu bu yabancı hakkında birkaç söz söyleyebilmesi ve bunu yaparken samimi kalabilmesi çok daha zorlu, can acıtan bir şey olmalı. 3. Önce yazarın kendi dili olmalı, kendi sözlüğü, yazınsal sözlüğü olmalı. Hemen her yazınsal türün de ayrı bir sözlüğü, ayrı bir biçemi... Romanda geçen kişinin yetişip gelişmesi, dünya görüşü, insan anlayışı doğrultusunda bir anlatım biçimi geliştirmeli. Öyle bir biçim ki buna biçem de diyebiliriz, başka dile çevrilse bile özelliğinden, özgünlüğünden çok şey yitirmesin. Bu parçanın başlığı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Edebi Eserin Kalıcılığı B) Çeviri Eserlerde Dil C) Yazar ve Özgünlük D) Yazar ve Anlatım Biçimi E) Yazınsal Türlerin Nitelikleri ÜNİTE -6 Paragraf Bilgisi Bu parçada yazar, aşağıdakilerin hangisinden bahsetmektedir? A) İnsanın kendini tanımasının zor olduğundan B) Kurgusal bir anlatı oluşturmanın güçlüklerinden C) Kişinin hayat hikâyesini yazıya dökmesinin zorluğundan D) İnsanın canını yaksa da kendisiyle hesaplaşmasının gerekliliğinden E) Yazarın kendini anlatırken aslında diğer insanları da anlatmak zorundan olduğundan 2. İnsan her gün, eşiyle uyuşmazlığından çocuklarıyla yaşadığı çatışmaya, akan çatıdan mutfaktaki yangına, komşusuzluktan komşululuğa... büyük küçük olaylar yaşar; çoğunlukla da yaşadıklarını değişik yollarla birilerine aktarırlar. Bunlar yalnızca bazı toplumsal kesimleri ilgilendirirse de sanatçıyı bunların hepsi ilgilendirir. Çünkü sanatçı yaşadığı gezegenden gayriresmi olarak sorumlu olan kişidir; ayrıca baktığını görmekle de yükümlüdür. Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) İnsanoğlu yaşadığını, gördüğünü çevresiyle paylaşmak ister, çünkü sosyal bir varlıktır. B) İnsan günlük yaşamda birçok sorunla karşılaşır, bunların üstesinden gelmek için edebiyata sığınır. C) Sanatçılar da diğer insanlar gibi yaşam içerisinde çok çeşitli sorunlarla karşılaşabilir. D) Bir sanatçı başarılı olmak istiyorsa eserini yaşamın gerçekliğiyle beslemelidir. E) Sanatçı tüm insanlar gibi yaşamın içindedir, onu diğerlerinden ayıransa farklı bir duyarlılığa sahip olmasıdır. 4. Yazar olma hayalimi gerçekleştirmek, sadece yazarak yaşamak için gereken özgüvenden yoksundum. Yazmak ve para kazanmak benim için uzun zaman bir araya getiremeyeceğim iki eylemdi. Ancak yavaş yavaş anladım ki eğer ikisini yan yana götürmeye devam edersem, daima bana maddi güvence sağlayan işlere öncelik vereceğim, bana mutluluk verenlere değil. Yirmi yıldan sonra her şeyi birden riske atmaya karar verdim. Evet, hayat sonucunu bilmediğimiz bir bahistir; ama günlerin anlam ve mutluluk doluysa kazanmışsın demektir. Oysa toplumsal kabul gördüysen; ama yaptığın iş sana mutluluk vermiyorsa bu, kaybettiğini gösterir. Bu parçada yazarın asıl anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir? A) Bir yazarın sadece kalemiyle geçimini sağlaması oldukça zordur. B) Kişi tüm risklere rağmen hayatına anlam katan şeyleri yaparsa mutluluğa ulaşır. C) Yazar olmayı isteyen kişi zorluklarla mücadeleyi göze almış demektir. D) Toplumda kabul görmeyen insan, yalnızlık içinde mutsuz olur. E) Hayallerini gerçekleştirme lüksüne pek çok insan sahip değildir. 271

20 ÜNİTE - 6 Paragraf Bilgisi 5. Bir yazarı ancak başka yazarların etkilediği savına katılmıyorum. Çoğu yazar, kendi zamanının dilini yansıtmak için çalışır. Evde, sokakta, medyada konuşan insanları takip ederler. Eğer belirli bir dönemde yazarlar aynı dili konuşuyorsa bu, birbirleri üzerindeki etkiden değil, daha çok bu ortak etki alanından kaynaklanır. Eski yazarları örnek almaya gelince: Şimdi yaşadığımız dünya, o zaman konuşulan bir dille anlatılamaz. Bu sözleri söyleyen yazarın anlatmak istediği aşağıdakilerden hangisidir? A) Sanatçıları etkileyen asıl unsur yaşadıkları zaman ve içinde bulundukları ortamdır. B) Sanatçı başkasından etkilenmeden, kendi kalemiyle yazmalıdır. C) Bir yazar, sözcükleri seçerken yazdığı edebi türün özelliklerini göz önünde bulundurmalıdır. D) Yaşadığı zamanı yansıtmayan bir yazar, okuruna ulaşamaz. E) Aynı dönemin yazarları aynı dili kullanmak zorundadır. 7. (I) Bir insanda sanat gücü varsa onun yaşam çevresi içerisinde geçen her şey sanatı için faydalıdır. (II) İstanbul da yaşamayıp Avrupa da çok lüks bir hayat yaşasaydım, o zaman da orada gördüklerimi yazacaktım. (III) Bana İstanbul un yoksul semtleri hakkında çok yazıyorsun, diyorlar. (IV) Ben gerçeklerin üzerimde bıraktığı izlenimleri yazıyorum. (V) Sanatçı hangi ortamda yaşıyorsa onu yansıtır. Bu parçadaki numaralı cümlelerden hangisi ana düşünceyi vermektedir? A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 8. Yazarken beni etkileyen başlıca kaynaklar arasında klasikler yok. Beni yazma konusunda tetikleyen şeyler sosyoloji inceleme kitapları ve filmler oluyor genellikle. Yaratmaya çalıştığım atmosfer ve tansiyon yükseltme teknikleri konusunda çoğunlukla sinemadan besleniyorum. Konu seçimi ve arka plandaki fikir konusunda genellikle sosyoloji kitaplarından... Ancak yazdıklarımın ve bugün yazılan diğer kitapların edebiyat alanında nerede durduğunu belirleyen en etkili referans hâlâ klasiklerdir. Sonuçta bir kitaba "yenilikçi", deneysel", "sıradışı", derken aslında hep klasikleri referans alıyoruz. 6. Öyle insanlar var ki hangi kitabın çok satacağına dair listeler hazırlıyorlar. Daha kapağını açmadığı, iki satırını okumadığı yazarları pazarlamak için böyle bir yola başvuruyorlar. Bir sürü dergide de kimin bir numara olduğuna dair yazılar çıkıyor. Kim bilebilir bunu Allah aşkına? Kimin iyi, kimin kötü yazar olduğunun anlaşılması için yüz yıl geçmesi lazım. İnsanın ömrü kısa, sanatın ömrü uzundur. Bugün çok popüler olan, kitapları peynir ekmek gibi satılanlar gün gelir unutulabilir. Kenarda köşede kalmış bir yazar ise belki de dahidir, kimsenin haberi yoktur. Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir? A) Sanatın ticari bir meta gibi pazarlanmasının doğru olmadığı B) Dergi yazarlarının tarafsız bir şekilde tanıtım yapması gerektiği C) Sanat eserinin değerinin ancak zamanla anlaşılabileceği D) Yazarlar arasındaki çekişmenin edebiyatı geliştireceği E) Eleştiri yapmanın kolay bir iş olmadığı 272 Bu parçanın başlığı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır? A) Klasik Eserlerin Nitelikleri B) Klâsiklerin Etkisi C) Edebî Eser ve Sinema D) Sosyolojinin Edebiyata Yansıması E) Edebiyatçı ve Özgünlük 9. Hayatınızı güzelleştirme, derinleştirme sorumluluğu size aittir. Küçük bir adım atın. Bir kitapçıya gidin ve raflar arasında dolaşın. Şöyle bir bakın, karıştırın sayfaları. Gazete ve dergilerdeki kitap tanıtım yazılarını okuyun. Zenginleşeceksiniz. Sonra paylaşın çevrenizdekilerle. Daha da zenginleşeceksiniz. Kendinizi yaşamaya mahkum ettiğiniz akvaryumdan çıkın ve dünyaya bakın. Bu parçada aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmaktadır? A) Kitapların hayatımıza katacakları B) İnsanın kendi hayatında söz sahibi olması C) Paylaşımın insan ilişkilerindeki önemi D) Yazılı basının kitap tanıtımındaki rolü E) İnsanın yaşamın gerçekliğiyle karşılaşması

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ

PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ Paragrafın Bölümleri Hikâye, deneme gibi yazıların giriş, gelişme, sonuç bölümleri olduğu gibi paragrafın da vardır. a. Paragrafın giriş bölümü: Giriş cümlesi, paragrafın ilk cümlesidir.

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme Đyi bir başarı için gerekli olanşartlar Çocuğunu desteklemek isteyen annebabalar için çeşitli tavsiyeler Elisabeth Grammel und Claudia Winklhofer Übersetzung: Abdullah

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA 1 Ders

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI-I ÇERÇEVE PROGRAMI. :Tercih Özel Öğretim Kursu :Kesikkapı Mah. Atatürk Cad. No.

ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI-I ÇERÇEVE PROGRAMI. :Tercih Özel Öğretim Kursu :Kesikkapı Mah. Atatürk Cad. No. ÖZEL ÖĞRETİM KURSU TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI-I ÇERÇEVE PROGRAMI 1.KURUMUN ADI 2.KURUMUN ADRESİ 3.KURUCU TEMSİLCİSİ ADI :Tercih Özel Öğretim Kursu :Kesikkapı Mah. Atatürk Cad. No.79 Fethiye /MUĞLA :ARTI ÖZEL

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ * Koyu renkle yazılmış kazanımlar; ulusal sınavlarda (SBS...gibi) sınav sorusu olarak çıkabilen konulardır; diğer kazanımlarımız temel ana dili becerilerini geliştirmeye

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE KISA DÖNEMLİ MATERYAL YÖNTEM- i doğru kullanır. 1 2 3 4 Söylenen sözcüğü tekrar eder. Gösterilen ve söylenen nesnenin adını söyler. Gösterilen nesnenin adını söyler. Resmi

Detaylı

Çocuklar Tatilde! Plansız tatil olmaz! Spor ve oyun iç içe Kitaplar her zaman en iyi dostlarımız!

Çocuklar Tatilde! Plansız tatil olmaz! Spor ve oyun iç içe Kitaplar her zaman en iyi dostlarımız! Çocuklar Tatilde! Biten ders yılının ardından, çocukların sabırsızlıkla ve özlemle beklediği yaz tatili başlıyor. Tatil dönemleri çocuklara dinlenmek, eğlenmek ve yeni deneyimler kazanmak için harika fırsatlar

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

İŞTİP TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE UYGULAMADA OLAN TÜRKÇE - MAKEDONCA MATERYALLER. 1.Giriş

İŞTİP TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE UYGULAMADA OLAN TÜRKÇE - MAKEDONCA MATERYALLER. 1.Giriş İŞTİP TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE UYGULAMADA OLAN TÜRKÇE - MAKEDONCA MATERYALLER 1.Giriş Son dönemde Türkiye ile Makedonya arasında her alanda iş birliği gelişti ve bunun neticesi

Detaylı

KAZANIMLAR OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ

KAZANIMLAR OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ EYLÜL 1-2 (16-27-EYLÜL 2013) DOĞA VE EVREN İSTİKAL MARŞI-İKİNDİLER Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği İLKÖĞRETİM SI 1. Okuma kurallarını uygulama:1.5 Okuma yöntem ve tekniklerini kullanır.2. Okuduğu metni

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYIN KURULU Hazırlayanlar Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYINA HAZIRLAYANLAR KURULU Kurumsal Yayınlar Yönetmeni Saime YILDIRIM Kurumsal Yayınlar Birimi Dizgi & Grafik Mustafa

Detaylı

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI Türk ve dünya edebiyatında ortaya konan eserler, amaçları ve içerikleri açısından farklı özellikler taşırlar. Bu eserler genel olarak üç ana başlıkta toplanır. Ancak son dönemde bu sınıflandırmaların sınırları

Detaylı

4. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

4. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 4. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ TEMALAR 1. TEMA: BİREY VE TOPLUM 2. TEMA: DEĞERLERİMİZ 3. TEMA: ATATÜRK 4. TEMA: ÜRETİM-TÜKETİM VE VERİMLİLİK 5. TEMA: SAĞLIK VE ÇEVRE 6. TEMA: YENİLİKLER VE GELİŞME 7. TEMA:

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu 3. Yazma 3. SAYFA HABERİNDEN ŞİİRE 3. Sayfa Haberinden Haydar ERGÜLEN İN «Elmanın E si» Adlı Şiire SERDAR SOLKUN GALATASARAY LİSESİ TDE ÖĞRETMENİ Grup: Ortaöğretim öğrencileri ( Hazırlık sınıfları ve 9.

Detaylı

TURKCEDERSĠMĠZ.COM 2014-215EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI TÜRKÇE DERSĠ 5. SINIF ÜNĠTELENDĠRĠLMĠġ YILLIK PLANI KAZANIMLAR METİNLER ÖLÇME DEĞ.

TURKCEDERSĠMĠZ.COM 2014-215EĞĠTĠM ÖĞRETĠM YILI TÜRKÇE DERSĠ 5. SINIF ÜNĠTELENDĠRĠLMĠġ YILLIK PLANI KAZANIMLAR METİNLER ÖLÇME DEĞ. BİREY VE TOPLUM 15 26 EYLÜL (12 SAAT) PARA CÜZDANI (ÖYKÜLEYİCİ METİN) OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ 11. Kurallarını Uygulama 1. k için hazırlık 2. amacını belirler. 3. amacına uygun yöntem belirler.

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 CÜMLE ANLAMI...16 Öznel ve Nesnel Anlatým...16 Neden - Sonuç Ýliþkisi...16 Amaç - Sonuç Ýliþkisi...16 Koþula

Detaylı

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ 3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ TEMA Kim Olduğumuz ÜNİTE ADI Bütünün Parçasıyım TARİH 28 Ekim 6 Aralık 2013 SORGULAMA HATLARI Ait Olduğumuz Gruplar İnanç ve Değerler İnanç ve Değerlerin Davranış

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜRKÇE DERSİ 2. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI ATATÜRKÇÜLÜK, ARA DİSİPLİNLER VE DİĞER DERSLERLE İLİŞKİLENDİRME

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜRKÇE DERSİ 2. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI ATATÜRKÇÜLÜK, ARA DİSİPLİNLER VE DİĞER DERSLERLE İLİŞKİLENDİRME AFFETMEK BÜYÜKLÜK- TÜR (Dinleme Metni) TRAFİK BİREY TOPLUM 5 EYLÜL - 0 EKİM 6 ders saati MİSAFİR AĞIRLAMAK UĞURLAMAK ÖĞRETMENİM N ADI 0-05 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜRKÇE DERSİ. SINIF ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK

Detaylı

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6 AYDINLATMA Aydınlatma konularında bir yazı dizisine başlarken, önce, bu sözcükten ve aydınlatma tekniği kavramından, bu gün ve en azından altmış yıldır, ne anlaşıldığını ve ne anlaşılması gerektiğini açıklığa

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI 6+1 Analitik Yazma Modeli ile Düşlerimin Peşinde Selda AKTAŞ Nergiz İLİMEN ÇALIŞMANIN AMACI Öğrencilerin sıkıcı, kendini tekrarlayan, monoton yazılar yazmak yerine özgün, akıcı,

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Türk Dili II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (x ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

Nasıl Daha İyi Öğrenirim?

Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Farklı Öğrenme Yöntemleri Öğrenciler farklı yöntemlerle öğrenirler. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir: okuyarak ve okuduğunu hatırlayarak, önemli bölümlerin altlarını çizerek,

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMASI OYUN ETKİNLİĞİ Okul öncesi öğrencilerimiz bu ay; sınıflarında bulunan dramatik oyun, müzik, blok, kitap, kukla, fen-doğa, eğitici oyuncak ve sanat merkezlerinde serbest oyunlar oynadılar. Bu oyunlar, öğrencilerimizin

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KEPEZ İZMİRLİOĞULLARI ORTAOKULU 7. SINIF İNGİLİZCE DERS İŞLEME YOL HARİTASI

2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KEPEZ İZMİRLİOĞULLARI ORTAOKULU 7. SINIF İNGİLİZCE DERS İŞLEME YOL HARİTASI EKİM 2 & 4 EKİM EKİM 1 4 412 EYLÜL 3 AY HAFTA SAAT 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KEPEZ İZMİRLİOĞULLARI ORTAOKULU 7. SINIF İNGİLİZCE DERS İŞLEME YOL HARİTASI UNITE 1 HEDEFLER KAZANIMLAR Okuduğu metnin konusunu

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları

Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları Dinleme, Okuma, Konuşma, Yazma Kuralları ÇALIŞMA KAĞIDI - 1 Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların başına, yanlış olanların başına ise çiziniz. İlk cümle size yardımcı olmak için örnekte gösterilmiştir.

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

ZAMBAK 3.Sınıf Hayat Bilgisi Konu Başlıkları

ZAMBAK 3.Sınıf Hayat Bilgisi Konu Başlıkları ZAMBAK 3.Sınıf Hayat Bilgisi Okul Heyecanım 1 10. kazanımlar Okul Heyecanım 11 20. kazanımlar Okul Heyecanım 21 30. kazanımlar Benim Eşsiz Yuvam 1 6. kazanımlar Benim Eşsiz Yuvam 7 20. kazanımlar Benim

Detaylı

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ

ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ ÖZEL EFDAL ANAOKULU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM DÖNEMİ DENIZYILDIZI GRUBU KASIM AYI BÜLTENİ BU AY ÖĞRENDİKLERİMİZ ATATÜRK Atatürk kim olduğunu hatırladık Atatürk ün hayatını inceledik. Atatürk ün kişisel

Detaylı

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Hazırlanan Öğrencinin; Adı: Soyadı: Doğum Tarihi: Yaşı: Öğrencinin Ailesine Ait Bilgiler: ADI- SOYADI BABA ANNE MESLEĞİ ADRES

Detaylı

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK

ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK ÖZEL KIRAÇ ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DEĞERLER EĞİTİMİ RAPORU (NİSAN 2015) KARŞILIKSIZ İYİLİK YAPMAK 5.sınıf öğrencileriyle Karşılıksız İyilik Yapmak ne demektir? sorusu üzerine sınıfta beyin

Detaylı

Danışman Olarak Hemşire

Danışman Olarak Hemşire ÜNİTE 6 Danışman Olarak Hemşire Bu üniteyi çalıştıktan sonra, Amaçlar Danışmanın ne olduğunu, Danışmanın yararlarını, Danışmanın kimlere yapılabileceğini? Danışmanın tekniklerini, öğrenmiş olacaksınız.

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ - Gizli ilimler Sitesi

ÇOCUK PSİKOLOJİSİ - Gizli ilimler Sitesi Çocuklar ne zaman konuşmaya başlamalıdırlar? İlk anlamlı kelime ne zaman çıkartılmalıdır? İki kelimelik, üç kelimelik cümlelere geçiş hangi yaş dönemine rastlar? Bunlar ve benzeri sorular hemen tüm annelerin

Detaylı

PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ

PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ KAVRAMLAR *Büyük küçük orta *Sivri-küt *Önünde-arkasında *Alt-üst-orta *Altında-üstünde-ortasında *Arasında *Renk kavramı: Kahverengi, gri *Sayı

Detaylı

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK?

ARALIK AYINDA NELER YAPTIK? OYUN ETKİNLİĞİ Çocukların kendilerini, duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri oyun etkinliklerine yer verildi. Eğitici oyuncak merkezi, evcilik merkezi, kukla merkezi, blok merkezi, müzik merkezi,

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

küçük şeyler Eylül 2007

küçük şeyler Eylül 2007 KÜÇÜK ŞEYLER AKADEMİSİ; ÜSTÜN DÖKMEN YAŞAM BOYU GELİŞİM VE EĞİTİM AKADEMİSİNİN BİR MARKASIDIR. www.ustundanismanlik.com.tr www.küçükşeyler.com.tr www.kucukseyler.k12.com.tr ANKARA: Binsesin Sitesi 107.

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI Dersin adı: TÜRK DİLİ-1 Dersin kodu: TRD 151 AKTS kredisi: 2 1. yıl 1. yarıyıl Lisans Zorunlu 2s/hafta Teorik:

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015 )

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015 ) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (30 Mart 15 Mayıs 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 1. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I SANAT METİNLERİ ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA HAFTA 8 Eylül-

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

ÇİÇEK GRUBU 2013-2014 HAZİRAN AYI BÜLTENİ YAZ MEVSİMİ BABALAR GÜNÜ DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ TATİL Yaz mevsiminde havada meydana gelen değişiklikler neler? Yaz mevsiminde hayvanlarda ne gibi değişiklikler olur?

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Zambak 3. Sınıf Hayat Bilgisi

Zambak 3. Sınıf Hayat Bilgisi Zambak 3. Sınıf Hayat Bilgisi Okul Heyecanım 1-10. kazanımlar Okul Heyecanım 11-20. kazanımlar Okul Heyecanım 21-30. kazanımlar Benim Eşsiz Yuvam 1-6. kazanımlar Benim Eşsiz Yuvam 7-20. kazanımlar Benim

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül-16 Ekim 2015 )

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül-16 Ekim 2015 ) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (07 Eylül-16 Ekim 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı