Halk Sinifi 2. (Halk Için Kurtulus dergisi egitim yazilari) haziran. yayincilik

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Halk Sinifi 2. (Halk Için Kurtulus dergisi egitim yazilari) haziran. yayincilik"

Transkript

1

2 Halk Sinifi 2 (Halk Için Kurtulus dergisi egitim yazilari) haziran yayincilik

3 haziran yayincilik Egitim Dizisi -1 Halk Sinifi - 2 Birinci Basim Tarihi : 2003 Baski : Maya Matbaas i Tel : HAZIRAN YAYINCILJK Koçibey Sok. Yücel Ishani. No: 22/23 Fatih/ISTANBUL

4 Halk Sinifi 3 Yayinevinden Iki cilt halinde yayma hazirladigimiz bu kitapta, 1996, 1997 ve 1998 yillarinda, 100 bölüm halinde Kurtulus dergisinde, "Halk Sinifi" yaz i dizisinde yayinlanan egitim yazilari bulunmaktadir. Ele alinan konularin bir çogu elbette "özet" niteliginde, konunun en temel yanlarini yansitmaktadir. Bugün de hala güncelligini koruyan "Halk Sinifi" konulari, asgari bir egitimi esas almakta, mücadelenin asgari ihtiyaçlarina cevap olmaktadir. Kimi bölümlerin sonunda yer alan "Sinif kitapligi" bölümlerinde de iste bu nedenle konuya iliskin kaynaklar önerilmistir. Bilgi, güçlü bir örgütlenmenin, güçlü bir devrimci kisiligin olusmasinin vazgeçilmez kosuludur. Halk egitimine ve kadrolasmasina, yasadigi ülkeyi ve sorunlarin kaynagini çözümleyebilen devrimcilerin yetismesine katki sunmas i dilegimizle.

5 Halk Sinifi 5 Burjuva Medya ve Psikolojik Savas Geçen gün Sabah gazetesinin 3. sayfasini açar açmaz öyle bir öfkelendim ki, haberin (yazilanlara haber de denmezdi ya) tamamini bile okumaya tahammül edemedim. Pek adetim olmadigi halde gazeteyi burusturup attim. Sabanci eylemini gerçeklestirdigi iddia edilen devrimcilerden biri hakkinda asagilik, rezilce bir iftira daha yazmislardi. Tabii ilk kez yazmiyorlar böyle bir seyi. Televizyonlarin, gazetelerin çok büyük bir bölümü adeta halka karsi kullanilan bir silah durumunda... Biz gazetelere, kupürlere bakarken Selim Abi çalismayi baslatti. - Evet arkadaslar, görüyorum ki, herkes getirdigimiz gazetelere, gazete kupürlerine bakip sinirleniyor. Böyle iste. Psikolojik savastan oldukça sik söz ediyoruz degil mi? Askeri anlamda savas kursunlarla, bombalarla yü rütülüyor, psikolojik savassa esas olarak burjuva medya arac iligiyla. Bu nedenle ikisi birbiriyle içiçedir. Bugünkü konumuz da bu. Yalniz ben konuya geçmeden önce bir sey daha belirtecegim. Aslinda çok ilginçtir; Sabanc i eyleminin üzerinden o kadar zaman geçti, ama kar-sidevrimciler hala bu eyleme saldirmaktalar, eylemin yarattigi büyük et kiyi, sempatiyi nasil olur da zay iflatiriz çabas i içindeler. Burjuvazi bu açidan hakkaten hirsli, kinci. Biz bile yapt igimiz eylemleri bir süre sonra unutuyoruz, oysa propaganda açisindan gerçekten çok güçlü eylemlerimiz var, sürekli gündemde tutmamiz gereken eylemler. Karsi-devrim ise unutmuyor, her vesileyle bu eylemleri karalamaya çalisiyor. Iste Sabanci eylemi. Önce komplo teorileriyle karalamaya çalistilar. Sonra bir haini kullandilar. Ama hepsi ters tepti. Yine de iste saldirilarini sürdürüyor. Bir gram da olsa zarar verirsem, birilerinin aklina bir nebze de olsa süphe düsür-sem kardir diyor. Ve bu karsidevrimci propaganda da yine "medya" denilen araçtan sürdürülüyor. Evet, kimdir bu medya, neyin nesidir, neyi niye yapiyor? Evet, Ömer seni dinliyorum: - Önce bir kavramdan baslayalim. Bu "medya" kavrami aslinda dilimiz de oldukça yeni bir sey. Basin yayin araçlarinin, gazete, televizyon, radyo vb.nin tümü için kullaniliyor. Tabii bizim burada esas sormamiz gereken sudur: Medya zulüm düzeninin neresinde yer aliyor? Emperyalizmin, oligarsinin yapmak istediklerinden birisi de moral degerlerini ve umudunu kaybetmis, sinmis, kültürel yozlasmaya ve bozulmaya ugramis bir toplum yaratmaktir. Çünkü, ancak böyle bir toplum emperyalizmin, oligarsinin vahsice sömürüsüne boyun eger. Oligarsinin, bunlari saglayabilmekte en az polisi, askeri kadar önemli bir araci da burjuva medyadir. Dolayisiyla burjuva medya yayin politikasini, neyi yaz ip neyi yazmayacagini polis seflerinden, MIT'cilerden, generallerden, kontr-gerilla seflerinden aldigi direktiflere, MGK kararlarina göre belirliyor. Bu isi yaparken asil olarak sunlara yöneliyor:

6 Halk Sinifi 6 - Bilinç bulanikligi yaratip halkin bilincini çarpitmak, - Su ya da bu konudaki tepkileri yumusatip düzen içi kanallara akitmak, - Kitlelerin fazla düsünmelerine firsat birakmadan kosullanmalar ve yargilar yaratmak, - Gerçekleri yalnizca kendi isine geldigi gibi vererek oligarsinin ideolo jisini, politikalarini kitlelerin günlük yasamina sokabilmek. Bunlari daha da çogaltabiliriz tabii. Bu saldiri politikasinda burjuva medya psikolojik savasin silahi olurken ayni zamanda ideolojik mücadeleyi de beraberinde yürütüyor. Bu ideolojik mücadelenin amaci ise, iki nok tada özetlenebilir: Birincisi, düzene karsi devrimci mücadeleyi "mahkum" etmek, ikincisi, burjuvazinin kültürünü, yasam tarz ini yerlestirebilmektir. Bu noktada da tabii ki burjuva medya asil olarak devrimcilere yöneliyor. - Bazen okumasak mi acaba diyorum. - Tabii bu da bir yöntem Erdal. Ama tartistigimiz psikolojik savas ve ide olojik mücadele açisindan çözüm bu degil. Elbette magazinden baska bir sey yazmayan ivir zivir gazeteleri, programlari izlememeli, izlenmemesini saglamaya çalismaliyiz. Keza halk hareketi gelistikçe burjuva basina karsi boykot dahil çok çesitli biçimlerde pratik tavirlar da gelistirebiliriz. Ancak su an biz diger yönüyle ele aliyoruz. Gazete ya da televizyon, bir biçimiy le izliyoruz, halk da izliyor. Somut durum bu olduguna göre, asil olarak bu açidan ne yapabiliriz diye düsünmek durumunday iz. Evet, burjuva medya karsisinda ne yapacagiz, nelere dikkat edecegiz? - Sanirim ilk önemli nokta izlediklerimizi dogru degerlendirebilmektir. Ikincisi de saldirilar, demagojiler karsisinda duyarli davranmaktir. - Evet, Selma'nm belirttigi bu iki nokta çok önemli. Konuya bunlari aça rak, örnekleyerek devam edelim. Evet, devam edebilirsin Ömer. - O zaman ilk bakacagimiz sunlar: burjuva medyayi nasil takip ediyor, düsman cephesindeki gelismeleri nasil degerlendiriyor ve ne tür sonuçlar çikariyoruz? Düsmanin ne tür politikalar üretip, taktikler denediginin istihba ratini oralardan çikartip karsi taktikler gelistirilmesine kafa yoruyor muyuz? Ilk önce söyle düsünelim. Haberleri izlerken veya basini okurken o haberle ne yapmak istedikleri üzerine düsünüyor ve yorumluyor muyuz? Yoksa haberlere söyle bir göz atip ayni teraneler deyip es mi geçiyoruz? Çogunlukla ikincisini yapiyoruz. Düsman hareketimize, önderligimize mi saldiriyor, nasil olsa cevap verirler diyoruz. Düsman yeni bir uygulama mi baslatiyor? Nasil olsa sürecin tahlilini yapan, politika üretenler var, bir yayinimiz var, oradan okurum diye düsünüyoruz. Iste yanlis bir sekillenis burada basliyor: SeJdllenisten öte tembellik, politika üretme sorumlulugunu üzerinde hissetmeme. Peki yayinimiz elimize ulasmadiginda politikalari, gelismeleri tepeden birileri mi aktaracak bizlere? Ya örgütsel baglar da koptuysa? Tabii burada bir parantez açip suna da deginmeliyiz: Kendi yayinimizi nasil okuyoruz? Bunda da haz irlopçuluk yaptigimizin örnekleri az degil. Okuyup geçiyor, kavramaya, yorumlamaya çalismiyoruz. Bunu yapmadigimiz için de politika üretmiyor, politik degerlendirmeler yapamiyo-

7 Halk S n f 7 ruz. Yani, haz rlopçuyuz, düflünce tembeliyiz. Tabii böyle olunca, kaç n lmaz olarak düflünmeyen, yaratamayan, süreçten kopuk, politikalar m z hayata geçirmede isteksiz, burjuvazinin ideolojik sald r lar na cevap vermede hantal, duyars z insanlar haline gelinecektir. - Bunu biraz daha açmakta yarar var. Geliflmeleri izlemek zorunday z. Ancak geliflmeleri takip etti imizde yaflad m z dünyay ve ülkeyi tan yabiliriz. Burjuva medya deyip geçmeyelim. Her türlü haberi, burjuva kurumlar n haz rl klar n izleyip ne diyorlar, nas l bir politika izliyorlar, devrimci mücadeleye nas l yöneliyorlar, iç çeliflkileri neler? sorular n n cevaplar n da bunlarda buluruz. Haberlerin verilifl biçiminde bizi ve halk yönlendirmek istedikleri noktay yakalayabilmeli ve an nda de erlendirme yapabilmeliyiz. Deyim yerindeyse biz haberin arkas n okuyabilmeliyiz. Politik üretkenli in temeli de biraz budur. Yapt m z e itim çal flmalar n, prati imizi günlük yaflant m zla ve geliflmelerle birlikte de erlendirdi imizde eksik de olsa, yetersiz de olsa mutlaka bir politik üretkenlik ortaya ç kacakt r. Politika ürettikçe tart flacak, düflüncelerimizi daha da zenginlefltirece iz. Okumayan-araflt rmayan-tart flmayan bir devrimci zaman n baflka fleylerle geçiriyor, devrimin sorunlar yla ilgilenmiyordur. Oysa bir devrimcinin ben politika üretemiyorum, süreci de erlendiremiyorum demeye hakk yoktur. Geliflmeler çok aç k ve net olarak ortadad r. Klasik deyiflle "sokaktaki vatandafl" bile geliflmeleri bir çok yönüyle tahlil ediyor. Burjuva bas nda yaz lanlar politik hale getiremiyorsak, halk kitlelerine giderken de bu düzen flöyle, bu düzen böyle der, bildik fleyleri okuruz. Düflman cephesindeki geliflmelerden, politikalardan bihaber oluruz. Oysa halka giderken bizim gündeme, düzen politikalar na iliflkin alternatif politikalar m z mutlaka olmal d r. Geliflmeleri takip etmek, kavramak durumunday z. Kahvedeki adam n gündemini, nabz n da baflka türlü yakalayamay z. Parti bizden, haz r politika bekleyen, memur insanlar olmam z de il, politika üreten olmam z istiyor. Bir kadro, hiç bir ba n n olmad koflullarda süreci do ru de- erlendiren ve sürecin önünü açabilecek politikalar ortaya koyabilendir. Ne yap laca n bilemiyorum deyip bekleyemeyiz. Güncel anlamda da flöyle bir gerekçemiz olmamal d r; zaman yok, TV izleyemedim, gazete okuyamad m. Geliflmeleri mutlaka bir yolunu bulup izlemeliyiz. Politika üretmek ve kendimizi politik hale getirmek için bunu baflarmak zorunday z. - Bir de flu hemen hepsinin a z ndan düflürmedi i tarafs zl k meselesi var. Tabii yalan söylüyorlar. Her haber yorum maksatl d r. Tarafs zl k diye bir fley yoktur ve burjuva bas n da "objektif gazetecilik" falan dese de tarafl d r. Örne in 1 May s 1997 ve ngiltere deki seçimler ayn gündü ve ngiltere deki seçimler ilk haber, ikinci haber 1 May s olarak verildi. Burjuva medya bu iki haberi niçin yar flt r yordu? Çünkü 1 May s halk kitlelerine alternatif gösteriyor. Oysa medya 1 May s yerine dünyada "sol" rüzgarlar n esti ini bilinçlere sokarak Türkiye de de böyle bir geliflmenin olmas gerekti ini vurguluyor ve düzen solunu alternatif gösteriyor. Türkiye'deki solculara da diyor ki, böyle olursan z sizi destekleriz! flte bugün ÖDP vb.

8 8 Halk S n f reformistlerin geldi i durum ortadad r. Avrupa da estirilen sol-reformist rüzgara kendisini kapt rm fl, düflman cephesiyle ittifaka girmeye çal fl yor. Niye? Çünkü burjuvazi onun gündemine çoktan girmifl. Alternatifi CHP ile ittifakta görüyor ve halk n tepkilerini düzen içine çekiyor. - Yeniden burjuva bas na dönersek... Genifl kesimler burjuva bas n n as l niteli ini görmekte zorlanabilirler de. Çünkü bu gazete ve televizyonlar, bir yandan devrimcilere sald r rken, sanki ayn zamanda demokratikleflmeyi savunup, düzeni elefltiren bir görünümdedirler. Mesela en baflta s k s k bas n özgürlü ü savunucusu kesilirler. Bas n n hür oldu u, halk n haber alma özgürlü ünün engellenemeyece i üzerine programlar yaparlar. Gerçekten ülkemizde bas n hür ve özgür mü? Burjuva bas n-yay n kurulufllar hür ve özgür bas ndan yana m d rlar? Halk n haber alma özgürlü- ünü savunurlar m? Tabii ki bu sorulara olumlu cevap vermek imkans zd r. Özellikle bu noktadaki tav rlar, oligarfli içi çeflitli çat flmalar nedeniyle m zra n ucunun biraz da kendilerine dokunmas n n sonucudur, baflka da bir fley de il. B rakal m RTÜK'ün, polisin bask lar n, burjuva medya, sansürü öncelikle kendi kendine uygulamakta, halk n haber alma özgürlü ünü kendi eliyle k s tlamaktad r. Hatta k s tlaman n da ötesinde haberlerin özünü burjuvazinin ç karlar olufltururken, yalan, çarp tma her yönteme baflvurulmakta, bunun çerçevesini ise kontrgerilla belirlemektedir. Yine 1 May s' örnek verebiliriz. Bildi imiz gibi 1 May s öncesi tüm medya kurulufllar na Genelkurmay taraf ndan kapsaml bir brifing verildi. Brifing etkisini hemen gösterdi. Medya bir kampanya bafllatarak halk n meydanlara akmas n, alanlar zaptetmesini mümkün oldu unca engellemeye çal flt. Yasad fl terör örgütleri provokasyon peflinde türünden haberlerle, önceki y l n çat flma, ölüm görüntüleriyle halk üzerinde korku ve tedirginlik yaratmaya çal flt. Medya kendine ö retilenleri çok iyi kavram fl ve uyguluyordu. Mesela o zamanki baz gazetelerden kesti imiz kupürler burada:...geçen y l 1 May s eylemini kana bulayan radikal sol gruplar 1 May s öncesi güç ve eylem birli i oluflturmak için toplan yorlar Nisan 1997 tarihli Zaman'dan bu. Hürriyet'te, Sabah'da ayn içerikli haberler... Bak n mesela bir tane daha: Dev-Sol lideri Dursun Karatafl Yo un Bak mda... Bu da 16 Nisan 1997 Gözcü'den. Bak n görüyor musunuz, ne kadar çok yönlü sald r p etkilemeye çal fl yorlar. - Asl nda bas n ve TV'lerin kontrgerilla taraf ndan nas l yönlendirildi ini anlamak için 1 May s'lara bakmak bile yeterlidir. Mesela MGK n n fiubat ay raporu olarak aç klad ve hayata geçirilmesini hükümetten istedi i halka karfl Sistemli Psikolojik Harekat n ilk ad mlar da 1 May s öncesi bu tür kontra haberlerle at lm fl oluyordu. Yine ad geçen raporda hükümete medyay daha etkin kullanma tavsiyesi iletilmiflti. Bu kadar da de ildi. Bir yandan korku ve panik havas yarat rken di er yandan da devletin estirdi i terörü gizlemeye, bas lan yüzlerce evi, derne- i, gözalt lar yok saymaya çal fl yordu. 1 May s' yans t rken de misyonunu sürdürmüfltü: Ekrandan yans yan MGK sendikac lar n n, reformistlerin

9 Halk S n f 9 görüntüleriyle polisin, jandarman n görüntülerinden ibaretti. Onbinlerce insan ise çok küçük marjinal gruplar olarak verilmek istendi. Medya yine tek ilkesine sar lm flt : Saklayabildi ini sakla, saklayamad n çarp t. - Yaln z 1 May s de il. Oligarflinin hangi manevras varsa, hangi sald r - s oluyorsa, onda mutlaka bu burjuva medyan n bir pay, rolü vard r. Mesela hapishanelere yönelik sald r ve katliamlar... Hapishanelere yönelik politikalar nda her katliam öncesi süreçte medya koro halinde hapishaneleri hedef göstermifltir. Dikkat edin, Eskiflehir tabutluklar n n aç lmas, Buca, Ümraniye katliamlar ya da Ölüm Orucu direniflinden önce hep; Hapishaneleri örgütler yönetiyor, Hakimiyet teröristlerin elinde, Hapishaneler örgütlerin e itim kamplar, Eylem talimat hapishaneden gibi haber ve yorumlarla hapishaneleri hedef göstererek bask ve katliamlara zemin haz rlam fllard r. Hapishaneleri dilinden düflürmeyen medya, katliam sonras suçlular n hesap vermesi noktas nda tek bir haber yapmak bir yana, katliam n suçlusu olarak da katledilen, sald r ya u rayan devrimci tutsaklar göstermifltir. Ve katliam sonras nda her gün tan k oldu umuz hapishane haberleri bir anda kesilmifltir. - Gazetelerin bu ifllevine de inirken, tabii onlar n köfle yazarlar na da de inmek gerekiyor. Bunlar sald r n n bir anlamda koç bafllar d r. Burjuvazinin ideologlar d r. Ço u dolar üzerinden maafllarla çal fl rlar. Maafllar n 12 bin dolardan 65 bin dolara kadar oldu u belirtilmektedir. Kaç milyarlar ediyorsa art k?.. Korumalarla dolafl rlar. Çünkü halktan aynen iflkenceciler gibi korkarlar. Çünkü do rudan ellerine copu almasalar da, yazd klar yla o copun kullan lmas n savunur, kullan ld nda onu saklama ve aklama görevini üstlenirler. Mesela bak n Emin Çölaflan bir seferinde ne yazm fl; nan lmaz görüntüler. Dünyan n hiçbir ülkesinde görülmesi mümkün olmayan olaylar. San klar mahkeme heyetine karfl sald r ya geçiyor. Sloganlar at l yor. (...) Bana -hangi rejimle yönetiliyor olursa olsun- dünyada tek ülke gösterin ki mahkeme salonlar nda böylesine utanç verici olaylar olsun. Gösteremezsiniz." Minik kufl uyla kontrgerilladan, M T ten haber uçuran bu sat l k kalem, pek ço u gibi devrimcilere düflmand r ve korkar. Korkusu büyüdükçe de bir fleyler yap n diyerek ç rp n r. Ayn yaz ya devam ediyor: Adliyede olay ç karman n cezas a rd r. Her yerde a rd r. Bizde s f rd r. Sald r n, katledin diyor. Mahkeme ve hastanelere gidifl gelifllerde, ringde, koridorlarda tutsaklar n öldürülesiye dövüldü ünden, darac k bir hücrede, t k fl t k fl 8-9 saat ayakta bekletildi inden, yani yaflananlardan habersiz de ildir. Mahkemelerdeki adaletsizlikten, tamamen keyfi flekilde verilen onlarca y ll k hapislerden habersiz de ildir. Yetmez diyor. Daha fazlas n yap n diyor. - Ama Susurluk'tan sonra biraz de ifltiler mi ne? diye sordu Serpil. - Evet U ur ne diyorsun bu soruya? - Valla bence de ifliklik yok. Ama Susurluk süreci burjuva medyay da-

10 10 Halk S n f ha tam tan mak, düzen aç s ndan tafl d ifllevi net olarak görmek aç s ndan önemlidir. Susurluk kazas sürecine kadar devleti, devletin büyüklü- ünü a z ndan düflürmeyen, yalanlar, çarp tmalar ile kontrgerillan n güçlü bir dayana olan medya kazayla birlikte bir anda demokrasi flampiyonu kesildi. Y llard r yazd klar yla devletin bir numaral savunucular ndan olan Oktay Ekfli 5 Kas m 96'daki Hürriyet'te bak n nas l yaz yor? Böylece anlad k ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti maalesef bo az na kadar cinayete, uyuflturucu kaçakç l na, gasp ve flantaja batm fl bir örgüt konumuna sokulmufltur. Devlet Çetesi, Kaza Devlet Çetesi ni Çarpt, Karapara Kavgas, Art k Hiçbir fiey Eskisi Gibi Olmayacak türünden yaz lar, manfletler, medyan n ortak sloganlar olarak günlerce tekrarland. Ne olmufltu da medya de iflmiflti? Asl nda de iflen bir fley yoktu. Yaln zca sömürünün ve terörün daha disiplinli hale getirilmesini istiyor, tekeller d fl ndaki güçlerin tasfiyesini amaçl yorlard. Bak n akl mda kalan bir fley vard : Susurluk kazas sonras ATV Ana Haber Bülteni nde stanbul Barosu eski baflkan Turgut Kazan n Abdullah Çatl için katil demesi sonucu Ali K rca, Hakk nda mahkeme karar olmayan birine katil demek do ru olmaz. Cinayet san demek daha do ru olur diyerek Abdullah Çatl a avukatl k yapm flt. Ama ayn Ali K rca flehit olan ya da tutsak düflen devrimcilerin haberini DHKP-C li teröristler yakaland, DHKP-C ye büyük darbe, Teröristler ölü ele geçirildi sözleri eflli inde büyük bir zevkle vermektedir. Medya bütün bu süreç boyunca, bir kaç istisna program d fl nda çetelerin kime karfl kuruldu unu, kullan ld n görmezden geldi. Hiçbiri ç k p da Bu bin operasyon nedir?, Kay plar, katliamlar, faili meçhuller bu operasyonlar n içinde mi?, Kimle, ne zaman, nerede yap ld? demedi. Nitekim geçen y l sonundaki Çankaya Zirvesi'nden sonra medya, burjuva anlamda da olsa muhalif kimli ini b rakm fl, manfletleri ve haberlerini h zla de ifltirmifltir. Olay ve suçlar birkaç kiflinin üzerinde döndürülmeye bafllam fl, karanl k iliflkilerin "araflt r lmas " yerini "olay soruflturuluyor, alacakaranl k ayd nlan yor" türü oyalamalara b rakmaya bafllam flt r. Olay oldu u gibi ortada dururken, hatta soru iflaretlerine her gün yenileri eklenirken medya MGK kararlar do rultusunda Müslüm Gündüz leri, Fadimeleri adeta zorla gündem yapmaya çal fl yor, di er yandan Susurluk la ilgili geliflmeleri, yüzbinlerin kat ld 5 Ocak Ankara mitinginde oldu u gibi, 1-2 dakikal k haberlerle geçifltirmeye çal fl yordu. Medya da, kontrgerillas, MGK s, Özel Tim i, Meclis i, polisiyle devlet aklans n ve olay en az zararla kapans n istiyor. Çankaya zirvesi sonras nda MGK politikalar n n belirlenmesi ve medyaya biçilen misyon üzerine bundan sonraki rotalar n n ne olaca n en özlü ifadeyle 28 Aral k 1996 tarihli Hürriyet Gazetesinde Ertu rul Özkök yaz yordu; Özkök, Demirel in a z ndan "Bakanlar Kurulu siyasi bir müessesedir. Ama MGK devlettir ve Türkiye nin en iyi çal flan müessesesidir. Her defa-

11 Halk S n f 11 s nda bir tebli verirler. Bunlar fevkalade iyi tebli lerdir diyerek MGK n n ifllevini ve yönetimdeki esas söz sahibi oldu unu aç klad ktan sonra kendi yorumunu yaz yor; Çok de il bundan bir y l öncesine kadar MGK Türkiye de tart fl lan bir müesseseydi... Ben eskiden beri bu kurumun önemine inand m... "Susurluk olay ne devletin, ne de güvenlik birimlerinin sorguland bir olayd r. Türkiye de bu birimlerin teröre karfl yapt mücadele hem bas n n hem de halk n takdirini kazand. Aç n gazeteleri, Dev-Sol operasyonlar ndan sonra verilen manfletlere bak n. stiklal marfl okuyan vatandafllar n foto raflar n görün. Baz çevrelerde yarg s z infaz elefltirileri yap l rken bile flu bas n Özel Harekat mensuplar na ve yöneticilerine sahip ç km flt r. Ertu rul Özkök, MGK'n n medyaya verdi i görevle devleti aklamaya çal fl rken, di er yönden de kontrgerilla fleflerinin medyaya yönelik suçlamalar karfl s nda sitem edip katliamlar savunduklar n belirtiyor. Televizyon ve gazete arac l yla milyonlarca insana hitap eden medya siyasal olarak da belli bir güç durumundad r. Ve bu gücü esas olarak MGK n n çizdi i politikalar do rultusunda kullanmaktad r. Çiller'in k zg nl kla da olsa söyledi i "hükümetleri medya patronlar kurdurup, indiriyor" türü sözleri bir yan yla bunu ifade ediyor. Dünden bugüne medyan n de- iflmeyen tek gerçe i halk n karfl s nda yer almak, psikolojik savafl n bir unsuru olmak olmufltur - Burjuva medya, bazen ç kar na göre muhaliftir ama muhalefetin her zaman düzen partileri kanal nda geliflmesini ister. Yine Susurluk süreci somut örnektir. "1 Dakika Karanl k" eyleminin ilk bölümüne haberlerini, filmlerini yar da keserek naklen yay nlarla yer veren medya, kontrgerillan n kulak çekerek hizaya sokmas yla, eylemin ikinci ve 30 Eylül'den bu yana süren üçüncü bölümüne hemen hemen hiç yer vermedi. Çünkü eylemde bu noktadan itibaren devrimcilerin damgas vard. Halk kitlelerinin ilgi alan n baflka fleylere yönlendirmeye çal flarak polisin yer yer eyleme sald rmas n n zeminini de haz rlad. Karartma eylemleriyle canlanan kitle hareketi Gazi, 16 Mart ve Newroz da yakalanan ülke genelindeki kitlesellik ile doruk noktas na ulaflt. Cephe nin giderek halk kesimleri taraf ndan daha çok tan nmas ve benimsenmesi, Cephe ye yak nl k duymaya ve giderek Cepheliler in ça r lar yla harekete geçmeye bafllamas üzerine Medya yine as l yüzüyle sahneye ç kt. Eylemin, Cephe'nin halk kitleleri nezdindeki meflrulu unu bozmaya yönelik kontrgerilla kaynakl haberler gazetelerde, ekranlarda boy göstermeye bafllad. Bu defa hedef özel olarak Cephe'ydi. Zaman, Aksiyon gibi sözde "dinci"lerinden Radikal, Cumhuriyet gibi sözde "solcu"lar na kadar Sabanc 'n n cezaland r lmas gibi eylemlerimize, önderli imize karartma eylemlerinde giderek öne ç kan Halk Meclislerine karfl iftirayla, demagojiyle sald r ya geçtiler. - Evet, meselenin özü budur: devrimciler karfl s ndaki tav r.

12 12 Halk S n f 19 Nisan 1992 tarihli Hürriyet gazetesinde belki baz lar n z n hat rlayaca bir demeç vard : Çok iyi bir hava yakalad k. Hükümetin deste i tam. Parlamento arkam zda. Bas n deste imiz var diyordu Necdet Menzir. Neydi bu bas n deste i? Bugüne kadar yüzlercesine tan k oldu umuz yalanlar, çarp tmalar, iftiralar ve katliam, infaz flakflakç l ndan olufluyordu bu destek. Mesela 18 Nisan 92 tarihli Sabah' n flu bafll kuflkusuz Menzir'in de çok hofluna gitmifltir; Vatandafllar n alk fl polisi de duyguland rd. Önce operasyona kat lan Terörle Mücadele Ekipleri otomatik silahlar n havaya kald rarak atefllediler. Gördü ünüz gibi operasyon üslerde bitmifl, burjuva bas n n sayfalar nda devam ettiriliyordu. Her iki operasyonu da yöneten kontrgerillayd. Bas n, katliam n kutlamas n yapacak kadar insanl ktan ç km fl katilleri masum, katliam hakl ve meflru gösterme, halk n devrimcilerin karfl s nda, polisin yan nda oldu u görüntüsü verme görevini üstleniyordu. Direniflin gücünü, etkisini gizlemek de medyan n göreviydi. Bas n, Nisan operasyonu sonras nda Evden bol miktarda havyar ve viski ç kt haberleriyle de bu görevi yerine getiriyordu. Evet bu medya böyle bir medyayd iflte: da da flehit düflen bayan gerilla için tam bir utanmazl kla Ölü olarak ele geçirilen difli teröristin üzerinden uyuflturucu madde ve do um kontrol haplar ç kt diye yazabilen de, Ümraniye katliam s ras nda Gazi olaylar n bahane eden 500 kiflilik militan grup, Ümraniye de polise atefl aç nca çat flma ç kt " diye yazan da bu medyayd. - kiyüzlülük ve çarp tma öylesine boyutlarda ki, elinize iki gazete al p bak yorsunuz birinin ak dedi ine di eri kara diyor. Ve sahiplerine bak yorsunuz ayn kifli. Dinç Bilgin ler, Ayd n Do an lar. Ayn bas n patronu, hem bulvar gazetesi, hem islami çevrelere hitap eden, hem muhalif, sol gözüken, hem de devlet politikalar do rultusunda yay n yapan baflka gazeteler ç karabilmektedir. Hesapta farkl e ilimdeki gazeteler, ama sahipleri ayn holding. Amaçlar farkl kesimlere hitap ederek onlar düzen s n rlar içerisinde tutmakt r. Tabii di er bir boyutu da, daha çok kar için her türlü "müflteriye" seslenmektir. Cem Uzan lar, Ayd n Do an lar, Dinç Bilgin ler, Enver Ören ler düzen çark n n parças de il, kendisidirler. Aralar ndaki görünürdeki fark, düzene muhalif olma noktas nda de il, düzenden daha fazla ç kar sa lama noktas ndaki görüfl fark d r. Çünkü hepsinin bu düzenden ç karlar vard r ve hepsi bu düzenin devam n isterler. Çünkü düzen kendileridir. Ve bu yüzden de as l dertleri devrimcilerledir. Devrimden ve devrimcilerden korkar, onlar n yokedilmesini isterler. Çetelerle belki devletin mal n yeme konusunda çeliflkileri vard r ama bu noktada hemfikirdirler. - Evet, sonuç olarak söylersek; Bu tablodan bak ld nda burjuva bas - n n her haberini, her yorumunu ideolojik mücadelenin ve psikolojik savafl n bir parças olarak görmemiz gerekti i de ortaya ç k yor. Her çat flman n, her infaz n, her yakalanma, her cezaland rma, her mahkeme haberi

13 Halk S n f 13 mutlaka bu çerçevede yaz l r. Haber çok "masum" bile görünse, özel bir yorum yapmam fllarsa bile kulland klar kelimeler yine devrimcilere yönelik bir sald r, karalama içerir. Bu sald r bazen "sol"cu yazarlar arac l yla çok daha inceltilmifl yöntemlerle yap l r. Bunlar n psikolojik savafl n, ideolojik mücadelenin biçimleri oldu unu bilip, kitlelerin, hatta devrimcilerin üzerindeki etkisini küçümsememeliyiz. Devrimcilere, hareketimize, önderli imize, di er yoldafllar m za, eylemlerimize yönelik aç k, do rudan sald - r, karalama, iftiralarda, biz de olabildi ince do rudan, aç k eylemler, tepkiler örgütlemeli (ki bunlar telefon etmekten gösteri yapmaya kadar çok çeflitli biçimlerde olabilir), bunun d fl nda da bulundu umuz her yerde, o alandaki insanlar n izledikleri haberlere, gazetelere göre, karfl bir ideolojik mücadele gelifltirmeli, bunu günlük sohbetlerin, çal flmalar n bir parças haline getirmeliyiz. Önemsememezlik, ancak onlar n ifline yarar; e er flöyle flöyle bir haber yap yor, flunu yaz yorlarsa, ondan mutlaka düzen aç s ndan bir yarar bekliyorlard r. Onlar n beklediklerini bulamamas, onlar n ulaflt kitleye bizim de ulaflmam zla mümkündür. Bugün bas n-yay n sektöründe, gücü elinde tutan esas iki medya patronu vard r. Ayd n Do an ve Dinç Bilgin... Bunlardan sonra Erol Aksoy, Enver Ören ve Uzanlar gelir. Dinç Bilgin; Sabah, ATV, Yeni Yüzy l, Aktüel gibi bas n-yay n organlar n n içinde bulundu u Medya Holding Afi nin yüzde 59.9 hissesine sahiptir. Holding ayn zamanda yay n da t m, matbaac l k, spor yay nlar ve benzeri flirketleri de bünyesinde bulundurmaktad r. Kanal-D, Milliyet, Hürriyet, Tempo, Posta gibi bas n-yay n organlar n bünyesinde bulunduran Do an Holding; banka ve sanayi sermayesiyle bütünleflmifltir. Holding bas n-yay n flirketlerinin yan s ra Ray Sigorta, Ticaret Sigorta, Alternatif Bank, Mil-Pa, Do an otomobilcilik, Otogar Pazarlama, Difafl, Otogar, Falcon Elektronik, Mil-Pa Turizm gibi flirketleri de bünyesinde bar nd r yor. C NE 5 ve Show TV, 1992 y l nda Erol Aksoy un di er yat r mlar n n da bulundu u Avrupa-Amerikan ortakl AKS Reklamc l k ve Yay mc l k Afi nin giriflimiyle kuruldu. Erol Aksoy un ad hayali ihracattan alt n kaçakç l na kadar birçok kirli ifllerle birlikte an l yor. Uzan'lara ait olan nter Star televizyonu da, ayn ailenin mar Bankas ve Ada Bank na s rt n dayayarak varl n sürdürüyor. Pazarlamac l kla büyüyen bir bas n tekeli de hlas Holding ad yla faaliyet yürüten Enver Ören Grubu dur. Bünyesinde Türkiye Gazetesi, TGRT, hlas Haber Ajans, Türkiye Gazetesi Hastanesi, hlas Marmara Evleri, hlas Organizasyon Afi, Kristal Su-Cola, hlas Bas n Tan t m, hlas Motor, hlas Fuarc l k, hlas D fl Ticaret, hlas Özel Koleji, hlas Kimya, hlas Kargo, hlas Turizm Organizasyon gibi flirketleri bar nd r r.

14 14 Halk S n f 55 Okumak, Okutturmak ve Yaz Yazmak Bu hafta ders konumuzu önceden belirlemeden topland k. Böyle olmas n Selim Abi istedi. Herkes gelip çal flma için masan n bafl na topland - m zda hala merakla birbirimize bak p nedenini tahmin etmeye çal fl yorduk. - Sizi epeyce merakland rd m biliyorum, diye söze bafllad Selim Abi. Ama flimdi yine söylemeyece im. Onun yerine size bir kaç soru soray m. lk soru: Herkes dergiyi okudu mu? Son say y demiyorum, onu daha yeni ald n z tamam n okuyamam fl olabilirsiniz. Geçen haftakini okudunuz mu onu soruyorum. Selim Abi bu soruyu sorunca üç afla befl yukar konuyu daha önceden neden belirlemedi imizi anlad k. Bu haftaki konu ya dergiyle, okumayla ilgiliydi ya da dergide geçen bir konuyla. S rayla hepimiz soruyu cevaplad k. Ço umuz tamam n okumufltuk. Ama tamam n okumayanlar m z, az çok eksik b rakanlar m z da vard. Fatma Abla, Erkan, Serpil baz sayfalar, bende iki yaz y okumam flt m. Neden sorusuna hepimizin flöyle ya da böyle bir mazereti vard elbette ama tabii hiç biri asl nda gerekçe olmamas gereken fleylerdi. - Arkadafllar, ileri sürdü ünüz gerekçelerin hiçbirinin gerçekçi olmad - n sizde biliyorsunuz. Bunlar daha önce de konuflmufltuk. Mesela zaman bulamad m, iflimiz çok yo undu mazeret olamaz. Neden olamaz? Herkesin ifli yo un, di er arkadafllar n çok mu bol zaman oluyor? Peki çok daha yo un iflimiz oldu u zaman ne yapaca z? O zaman okumaktan hepten mi vazgeçece iz? Ha zaman de il de belki dergiyi rahat okuyamayaca m z bir ortamda, yerde bulunabiliriz veya ne bileyim bulundu umuz yerde yoktur falan o zaman bir ölçüde bu anlafl labilir. Ama bunlar da bizim için geçerli de il. Kald ki öyle bile olsa ne yap p edip okuman n koflullar n yaratmay düflünmeliyiz ki hepinizin de öyle yapaca ndan eminim. Ama bizim ki daha çok ya tembellikten ya da onunla ba lant l olarak daha çok meselenin ideolojik boyutunu iyi kavrayamamaktan dahas belki de önemsememekten kaynaklan yor. Halbuki ideolojik mücadelenin önemini biliyorsunuz, daha geçen dersimizde burjuvazinin medyay nas l ideolojik mücadele arac olarak kulland n iflledik. Düflman halk n beynini teslim almak için elinde ne imkan varsa hepsini sonuna kadar kullan - yor. Bizim ise imkanlar m z çok daha s n rl, binbir zorlukla, düflman n o kadar bask ve terörü alt nda onca emek harcanarak ç kard m z dergimizi b rak baflkas na okutmay kendimiz bile do ru dürüst okumazsak bunun mant kl bir izah olur mu? Söz konusu olan sadece Kurtulufl da de il, di- er alan yay nlar n da takip etmeliyiz ama özellikle Kurtulufl'u, kitap, broflür gibi yay nlar m z ne yap p edip havada karada okumak durumunday z. Bundan sonra böyle bir durumla karfl laflmayal m. Olursa da yapan ar-

15 Halk S n f 15 kadafla bir yapt r m uygulayal m. - Ben bu konuda kendi deneyimimle ilgili bir fleyler ekleyebilir miyim? - Tabii Ömer, daha iyi olur. - Mesela ben dergiyi ilk okumaya bafllad m zaman ne varsa hepsini okurdum. Ama sonra biraz bir fleyler ö rendikten sonra seçmeci davranmaya bafllad m. Tabii hepsini okuduktan sonra illaki ilk sayfadan bafllay p sonuna kadar s rayla gitmek gerekmiyor. Belli bir öneme göre okuyaca - m z yaz lar s raya koyabiliriz. Bende öyle yapmaya bafllad m ama sonra önemli gördü üm yaz lar okuyup en sona b rakt klar m yahu onu okumasam da bir fley olmaz diye düflünmeye bafllad m. Tabii bafllang çta bir fley olmaz diye düflünmüyordum. Gevflek davran p kendimce de mazeretler bulup daha sonra okurum diyordum. Tabii sonra sonra derken öbür say ç k nca kalan yaz lar hiç okumamaya bafllad m. En son da dedi im gibi bu baz yaz lar önemsiz görüp bilinçli olarak bunlar okumasam da bir fley olmaza dönüfltü. - Evet, senin bu eski haline benzeyen tiplere s k rastlan r. Kabataslak biraz bir fleyler ö rendi mi tamam bu kadar yeter fazlas n, detaylar ö renip ne olacak der. Durun bakal m önce küçük bir anket yapal m. Öncelikle hangi yaz lar okuyoruz, hangilerinin sona b rak yoruz ya da okumuyoruz. Hangi tür yaz lar hoflumuza gidiyor, ilgimizi çekiyor, hangilerini zoraki okumufl olmak için okuyoruz? Hepimiz önümüzdeki ka tlara Selim Abi'nin sordu u sorulara göre bir s ralama yap p verdik. - Evet üç afla befl yukar tahmin etti im gibi. Daha önceki gözlemlerden de sabittir genellikle flöyle bir yaklafl m vard r: mesela baflyaz, Parti- Cephe aç klamalar gibi yaz lar öncelikle ve hemen herkes taraf ndan okunur. Bunda anormal bir durum yok. Öyle de olmal. Sonra genellikle o haftaki gündemle ilgili haberler okunur. Haber derken hepsi de il tabii mesela diyelim Susurluk ilgili eylemler, geliflmeler, iflte diyelim gündemimizde Gazi anmas vard r onunla ilgili olanlar okunur bunlar da normal. Normal olmayan fludur: Mesela ö rencidir diyelim gençlikle ilgili haberleri, geliflmeleri, yorumlar okur ama mesela iflçilerle ya da memurlarla ilgili olanlar ya atlar ya da flöyle gözünün ucuyla bir bakar geçer. Yanl fl olan iflte budur. E er böyle davran yorsak bu sadece okuma anlay fl m zla, al flkanl m zla ilgili de ildir esas olarak devrimcili i kavray fl m zda bir eksiklik var demektir. Oysa yaflam bütündür, mücadele bütündür, yaflam n her alan nda sürer. Devrimcilik de öyledir. Herhangi bir alanda çal fl yor olabiliriz, do al olarak o alanla ilgili yaz lara daha çok ilgi gösterebiliriz ama bu di er alanlarla ilgili olanlara kay ts z kal nmas n gerektirmez. E er kay ts z kal yorsak, baflka yerlerde ne olup bitiyor, geliflmeler nedir diye merak edip okumuyorsak bu çarp kl k sadece okumayla s n rl de ildir. Prati imizde çal flmam zda da alan flovenizmi dedi imiz bir çarp kl k var demektir. Di er alanlarla dayan flmay birlikte hareket etmeyi de düflünmüyoruz demektir. Oysa iyi bir devrimci olmak istiyorsak di er alanlarda, ülkenin

16 16 Halk S n f tümünde hatta dünyada ne olup bitti ine vak f olabilmeliyiz. Bunlara ne kadar çok vak f olabilirsek ufkumuz da o denli genifller, düflman daha iyi tan r, ne yapmaya çal flt n anlar o denli daha do ru kararlar verebiliriz. Ayr ca bugün buradaysak yar nda burada olaca m z n bir garantisi mi var? Pekala okurken pek ilgi göstermedi imiz o alanlardan birinde bir görev de üstlenebiliriz. O zaman ne olacak? Sudan ç km fl gibi bir de o alan tan mak için vakit kaybedece iz. Evet Selma sen ne düflünüyorsun bu konuda? - fiunu hepimiz biliyoruz. Devrimci mücadelenin önemli araçlar ndan birisi de yay n faaliyetidir. Kitlenin e itiminde bir araçt r. Sürecin politik olarak do ru de erlendirilmesinde yol gösterir, perspektif sunar, haberleri en do ru biçimiyle oradan ö reniriz, ayn zamanda ideolojik mücadele arac d r. Öncelikle flöyle düflünmeliyiz: dergide yaz lan hiçbir yaz amaçs z de ildir. Burjuva dergisi de il bu sayfalar bofl kalmas n diye herhangi bir fleylerle doldurulsun. E er yaz lm flsa gerekli görüldü ü için ö renmemiz için yaz lm flt r, emek verilmifltir. O halde onu herhangi bir dergi, yay n gibi düflünemeyiz. Bir de flöyle bir yan var: bizi hareketle, Parti-Cephe'yle bütünlefltiren, birlefltiren bir iflleve sahip. Biz hareketin bir parças olarak eylemlerimizle, gösterilerimizle, çal flmalar m zla, sorunlar m zla, taleplerimizle, Parti de sundu u perspektifiyle, çeflitli olaylar yorumlamas yla, yol göstericili iyle bir aile olarak oraday z. En somut biçimiyle bizi yaz yor, anlat yor. Mesela dergimiz, gazetemiz çeflitli nedenlerle aksad nda ya da ihtiyaç duydu umuz yaz lar n eksikli ini gördü ümüzde kendimizi sürecin gerisinde kalm fl gibi hisseder, kayg lan r z. Aksad nda derken de flunu unutmamam z gerekiyor. Bu aksakl k hemen hiç bir zaman derginin ç kmamas ndan dolay olmaz. Olursa genellikle da t mdan falan kaynaklan r. Bazen polis büroyu basar herkesi gözalt na al r ama ne yap l p edilip o dergi yine ç kar, bize ulaflt r l r. O zaman biz de ona o de eri de vermeliyiz. - Ben baflta de indi imiz bir noktaya biraz daha ek yapmak istiyorum. Selim Abi'nin de indi i gibi düflman sahip oldu u kitle iletiflim araçlar - n n s n rs z olanaklar yla her saniye halk n bilincini köreltme, yalan ve demagojiyle kitleleri etkisinde tutma faaliyetine her dönem büyük a rl k veriyor. Halk iktidara gelmeden de devrimciler hiçbir zaman düflman n sahip oldu u ölçüde olanaklara sahip olamayacakt r. Buna karfl n gizlenmeye çal fl lan sömürü ve zulmün yaratt sonuçlar, kitlelerin yaflam nda yans - mas n buldukça, devrimcilerin bilinçlendirme faaliyetlerinin de sonuç al - c olmas zorunludur. flte bu noktada yay nlar m z gerek düflman n ideolojik sald r lar na, gerekse de solun çarp k, dogmatik ideolojik tutarl l ktan uzak yaklafl mlar yla mücadele etmede en önemli araçlardan biridir. ktidar hedefli mücadelemizde, ilerledikçe güçsüzleflmekte olan solun ve ilerlemeyi engellemeye çal flan düflman n ideolojik sald r lar da artacak, bu alanda da mücadele k zg nlaflacakt r. Savafl m zda sa a sola savrulmadan

17 Halk S n f 17 ilerlerken kitlelerin düflman n bu sald r lar ndan etkilenmesinin önüne geçmek, solun yan lg lar n gösterip, devrimci çizgiye çekebilmek için bu silah kullanmay çok iyi ö renmeli ve kullanmal y z. Yaln z ideolojik mücadele sadece sola karfl ya da düflman aç k sald r - lar n karfl sürdürülmez. Ayn zamanda saflar m zda yaflad m z onlarca sorunun, yap lamayan ifllerin, yerine getirilemeyen görevlerin dolay s yla geliflmenin önündeki engellerin temelinde burjuva ideolojisinin uzant lar vard r. flte dergi burjuva ideolojisinin içimizdeki bu uzant lar na, küçük burjuva zaaflar m za karfl mücadelede de bize yol gösterir. Buradan fluna gelece im. Dergiyi, di er yay nlar m z da mutlaka okumak gerekir ama sorun sadece okumakla da bitmiyor. Nas l okudu umuz, okudu umuzdan neyi ne kadar anlad m z, onun da ötesinde ç kard m z sonuçlar kendi yaflam m zla, çal flmam zla ne kadar bütünlefltirebildi imizdir esas önemli olan. Yoksa dergi sadece insanlar bilgilensin diye ç kar lm yor. flin bu yan da var elbette ama as l olan mücadeleye katk d r, onu gelifltirmeye hizmet etmektir. Dolay s yla okuduklar m z kendi e itimimizin bir arac olarak, üzerinde düflünerek, vermek istedi i sonuçlar ç kar p kavrayarak ve bunlar yaflam m zla, prati imizle karfl laflt r p bütünlefltirerek ele almal y z. - Evet dergiyi, yay nlar m z neden aksatmadan. Daha dikkatli okumam z gerekti i üzerine epeyce laf ettik ama birde meselenin öbür boyutu var. Bu yay nlar sadece biz okuyal m diye ç kar lm yor. Biz flöyle yada böyle bulup okuruz esas sorun halk n en genifl kesimlerine de bunlar ulaflt rmak. Mesela bizde epeyce bir mesafe kaydetmifltik ama epeydir bir süredir bir statüko olufltu san yorum dergi da t m nda iliflkilerimizin geliflmesine paralel bir art fl yok. Arada bir da t mda aksamalar, gecikmeler de oluyor. Öyle de il mi Ömer? - Do ru as l olarak da bizden kaynaklan yor tabii. Da t mla görevlendirdi imiz baz arkadafllar n denetimini gevflek tuttuk, arada bir benden kaynaklanan gecikmelerde oldu. - Bu iflin üzerinde çok daha ciddi durmal y z. Elbette denetim önemli ama bunu yan nda görevlendirdi imiz arkadafllar bu konuda e itmeliyiz. Sadece bu görevli olanlarla da s n rl de il tabii her okurumuzu ayn zamanda bir da t mc yapabilmeyi hedeflemeliyiz. Düflünün her okurumuz kendisinden baflka bir iki kifliye daha okutmaya bafllasa okur sayas ikiye üçe katlan r. Ama dedi im gibi önce meseleyi kavratmal y z. Her gün birçok insanla konuflur, perspektifimizi, düflüncelerimizi, yap - lacak çal flmalar tart fl r z. Yeni bir insan saflar m za katabilmek için gerçekleri, do rular kavratmaya çal fl r, bunun için defalarca anlat r z. Duydu umuz, yaflad m z olaylar aktar r, sonuçlar ç karmaya çal fl r z. fiimdi bir yandan bunlar yaparken halk bilgilendirmede, e itmede, ideolojimizi kavratmada ve iliflkimizi gelifltirmede önemli bir ifllev gören dergimizi da- t p okutmaya gerekli önemi vermemek kendimizle çeliflmek olmaz m? Belki bir çok okurumuzla çok defa dergide yaz lanlar n ancak birkaç sayfa-

18 18 Halk S n f s kadar oturup ya da ayaküstü tart fl yoruz. Halbuki orada hafta boyunca okunabilecek bizim anlatt m zdan, anlatabilece imizden çok konu var. Okuman n önemi üzerine o kadar tart fl yoruz peki baflka insanlar n üstelik örgütlemeye çal flt m z insanlar n buna ihtiyac yok mu? Anadolu'nun baz ilçelerinde, da t m n engellendi i yerlerde insanlar bir dergi alabilmek, ona ulaflabilmek için ne zahmetlere katlan yor, dört befl saat yol tepen oluyor, oysa bizim elimizde haz r dergi var, da tabilece imiz insanlar da var ama flu veya bu gerekçeyle bu görevi gerekti i gibi yerine getirmiyoruz. Olmaz bize yak flmaz bu. Dersten sonra tekrar iliflkilerimizi, da- t m a m z gözden geçirelim. Aksakl klar nereden kaynaklan yor bunu çözelim. Gerekiyorsa yeni bir düzenlemeye gidelim. Ama hepimiz birden bu ifle el at p önümüze bir hedef koyarak da t m art rmak için bir program ç karal m. Zaten yürüyüfller flimdilik sona ermiflken bu arada örgütlenmeye, e itime, kadrolaflmaya daha fazla zaman ay r p a rl k vermeliyiz. Neyse bunlar daha sonra tekrar konufluruz. fiimdi esas konumuza dönelim. Evet art k bizde diyorum yazma ifline bafllasak. - Ne yazmas Selim. - Dergiye yaz yazma Fatma Abla. Ömer'le daha önce az buçuk bu ifli yapmaya çal fl yorduk, bizde aksatt k. fiimdi hep beraber bu ifle bafllayal m. Siyasi arenada varoldu umuzdan bugüne kadar binlerce haber/yorum, yüzlerce perspektif, süreç de erlendirmesi, flehitlerimizin anlat m, kültür-sanat, mizah vb. yaz larla yay nlar m z sürdürürken büyük bir ço- unlu umuz onca yaz n n nas l olup da yaz ld n, kimlerin yazd n pek düflünmemizdir. Yaz yazma iflini hep bu alanda uzmanlaflm fl birilerinin ifli olarak düflünmüflüzdür. Yaz yazmay kendimizden uzak bir ifl olarak görmüflüzdür. Dahas, içinde yer ald m z bir eylemin haberini göremeyince hiç düflünmeden niye ç kmam fl diye sorar z. Oysa niye ç kmad n, niye yaz lmad n n yan t, ayn soruyu kendimize yöneltti imizde aç kça ortaya ç k yor. Yazd k m, ilettik mi, bilgilendirdik mi? Bu sorular karfl s nda ilk tepkimiz yine düflünmeden benim iflim de il, ben yazamam, yaz yazma ifli bana göre de il vb. diyerek ifli baflkalar na havale etmektir. Oysa b rak n ülkeyi oturdu umuz ilde bile her gün bir fleyler oluyor. Bazen ayn gün onlarca eylem, gösteri oluyor, halk n yaflad farkl farkl sorunlar oluyor. fiimdi s n rl olanaklara da sahip oldu umuz düflünülürse bu onlarca yere onlarca muhabir nereden bulunacak. Bulunsa bile sadece bu ifl için o kadar insan istihdam etmek gereksiz. - Belki hakl s n da Selim, bu ifl o kadar kolay m, ben hayat m da o tür bir yaz hiç yazmam fl m. - Valla bana da çok zor bir ifl gibi geliyor Selim Abi. - Gözünüzde büyütüyorsunuz da ondan Serpil. Herkes yazabilir. Üstelik bu bilip bilmemek, isteyip istememek meselesi de de il. Bunlar her devrimcinin yaflam n n, çal flmas n n do al bir parças ve görevleridir. Asl nda hiç yaz yazmam fl da de ilizdir. Mesela hiç mi mektup yazmad k. Mek-

19 Halk S n f 19 tup yazarken düflüncelerimizi, duygular m z ifade ediyoruz da dergiye yazarken mi bunu yapamayaca z? Üstelik okuyorsunuz iflte dergimizde ç - kan yaz lar öyle entelektüel dille yaz lm fl fleyler mi? Baflkalar yla nas l konufluyorsak, tart fl yorsak, nas l sözlü olarak anlat yorsak onu konufltu umuz gibi yaz yla ifade edece iz. Üstelik anlatma, tart flma konusunda aktif olan her devrimcinin, bunlar yaz ile çok daha genifl kesimlere, bire bir ulaflamayaca binlerce insana aktarmak olana n niçin de erlendirmesin? Meselenin özünde yaz yazman n nas l bir ifllevi oldu u konusunda düflünmemek vard r. Düflünülürse, istenirse yap l r. Ömer de önceleri böyle düflünüp ayak diriyordu ama ifle bafllay nca o kadar zor olmad n o da gördü. Mesela evvelki sene mahallede su ile ilgili kad nlar n bir gösterisi olmufltu. Onun haberini de Ayfle'ye yazd rm flt k. - lk kalemi elime al nca ben de epeyce u raflt m. 4-5 kez yaz p yaz p iptal ettim. Sonra Selim kalemi b rak ne olup bitti bana anlat dedi. Gayet rahat anlatt m. Sonra bana anlatt klar n hiç de ifltirmeyi düflünmeden aynen ka da yaz dedi. Öyle yap nca daha rahat yazd m sonra üzerinde düzeltme yap p gönderdik. - Demek ki hiç de düflündü ünüz gibi zor ifl de ilmifl. Ömer sen devam et istersen. - Büyük ço unlu umuz yaz yazma konusunda ben yapamam" derken iyi, baflar l, bütünlüklü, be enilecek bir yaz y yazamayaca m z düflünerek daha bafltan yaz yazma iflini tümüyle kendi d fl m zda görürüz. yi yazmak, yaz konusunda yetkinleflmek do ufltan bir yetenek de il, emek ile, çaba ile, kolektif tart flma ile araflt rma, bilgilenme ve srar ile mümkündür. Ama, b rakal m iyi, baflar l bir yaz y, alan m zda her tür geliflmeyi, olaylar haber haline getirmek için bile u raflmay z. Birbirimize anlat rken anlatt klar m z n önemini biliriz. Yazmaya gelince o kadar da önemli de- il deriz. Yani kendimiz için önemli gördü ümüz bir konuyu binlerce insanla paylaflman n önemini düflünmeyiz. Örne in flehit yoldafllar m z tan yan, onlarla birlikte çal flm fl ya da bir süre iliflkisi olmufl olanlar m z, an - lar n, flehitlerimizin tan k olduklar yönlerini, örgütle ve kitlelerle paylaflmamay nas l aç klayabilir. Yaflad m z bir çok tan kl, paylafl m, deneyimi kendimize saklamak gibi bir hakk m z olabilir mi? - E er biraz düflünürsek görülece i gibi, yazd m z her fley, ama her fley mutlaka bir ifle yarayacakt r. Çünkü mücadelenin içindeyiz, halk n içindeyiz. Dolay s yla olup biten her fley bizi de, dergiyi de, Parti'yi de ilgilendirir. Yazd klar m z n illaki aynen dergide ç k p ç kmamas da önemli de il. Bazen bir baflka yaz ya konu ya da malzeme olacakt r, bir çal flmada anlat lacak örnek bir olay olacakt r, bazen de bir perspektif yaz s n n ana konusunu oluflturabilecektir. Belki ileride ifle yarayacak bir bilgi olabilecektir. Tabii meseleyi sadece haber boyutuyla da düflünmemek gerekir. Mesela bizde de oldu u gibi çal flma yürütülen hemen ço u alanlarda, birimlerde günlerce tart fl lan, açt veya açabilece i olumsuzluklara önlem al nmaya çal fl lan zaaflar, eksiklikler olur. Bunlar giderilmeye çal fl l r.

20 20 Halk S n f Örne in, iliflkilerde bir sorun ç km flt r, uzun uzun yoldafll k iliflkileri üzerine konuflulur, tart fl l r. Örgüt insan gibi düflünme, sahiplenme vb. bir çok aç dan ele al n p detayland r l r. Hangi boyutta yaflan yordu sorunlar. Neresini ne kadar aflabildik, kavratabildik gözden geçirilir. Tüm bunlar yaflan r ama ayn ya da benzer sorunlar n baflka alanlarda, birimlerde de yafland veya yaflanabilece ini biliriz ama bunlar n tümünün ayn zamanda bir yaz konusu olabilece ini düflünmüyoruz. Neden olmas n? Oysa deneyimlerimizi, sorunlar ve üretebildi imiz çözüm yollar n yaln zca kendi birimimizde paylaflmakla kalmay p tüm insanlar m za aktarmak, yaflanabilecek sorunlar n çözümüne küçük de olsa katk da bulunmak, iç e itimimizi zenginlefltirecek, kollektif kültürümüzü gelifltirecektir. Bu sayededir ki her yazd m z yaz yeni bir bak fl aç s, de erlendirme ve sonuçlar ç karmam za katk sunabilir. - Birde meselenin katk da bulunman n, paylaflman n yan nda kendimizi gelifltiren boyuta da var. Yazarken ayn zamanda ö renir gelifliriz. - Ömer deneyiminden ders ç karm fl. Hadi devam et o zaman. - Hangi kapsamda olursa olsun bir konuda yazarken en basit haliyle bile düflüncemizi yo unlaflt r r z. Neyi, ne kadar biliyor, neyi bilmiyor oldu- umuzu çok aç k görürüz. Bu sonuç bile geliflmemizin bafllang c d r. Bilmedi imizi ö renmek, bir yaz için ön bilgileri toparlamak, bilgi birikimlerimizi sürekli zenginlefltirecektir. Yaz ya aktar rken yorumlamak, de erlendirmelerimizin tutarl l n, eksikli ini görmek, do ru düflünceyi kavramak için çaba içine girmemizi sa layacakt r. Do ru ve sistemli düflünebilme, olaylar çok yönlü de erlendirebilme, aralar ndaki ba lant lar kurabilme yetene imizi gelifltirecektir. Ayn zamanda yazd kça ufkumuz geniflleyecek, gözlemci sorgulay c yanlar m z ve duyarl l m z artacakt r. Hiç kimseyle paylaflma koflullar n n olmad durumda bile yaz yazmak kendimizi tan mam zda, eksiklerimizi, yanl fllar m z görmemizde bize yard mc olacakt r. Haf zada kalan haliyle düflünceler yüzlerce etken ile farkl lafl r, geliflir ya da geriler. Yazmak düflüncelerimizi somutlamak ve kal c hale getirmektir. Bir süre sonra geriye dönüp bakt m zda geçmiflte yaz y yazd m z zaman neyi ne kadar, nas l kavram fl oldu umuzu, flimdi ise ayn konu hakk nda ne düflündü ümüzü çok daha net görebiliriz. - Siz flimdi ne kadar m r n k r n etseniz de esas nda yazma faaliyetinden uzak duran bir devrimci düflünülemez. Mücadelenin herhangi bir sürecinde faaliyet yürüttü ümüz herhangi bir görev nedeniyle mutlaka elimize ka d kalemi almak zorunday z. En yal n haliyle düflündü ümüzde bile her durumu sözlü ifade etme olana m z n olmad görülecektir. Bir flekilde yaz l aktarmak durumunda oldu umuz bir çok iliflki biçimiyle karfl - laflabiliyoruz. En basitinden mesela meclis çal flmas n ele alal m. Burada mecliste görevli arkadafllar m z var. Yar n bir bildiri vb. Bir fley yazmak zorunda kald n zda ne yapacaks n z. fiimdiye kadar o ifli Ömer'le ben üstlendik ama bu hep böyle gidecek anlam na gelmez, gelmemeli de. Biz olmad m zda ne olacak? Olsak bile mecliste çal flma yürüten her arkadafl -

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz -

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - Saymadan Saymak Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - lan say 1 2... n say s na eflittir. Yani, tan m gere i, n! = 1 2... (n-1) n dir. n!, n fortoriyel diye okunur. Örne in,

Detaylı

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI Sayın İlgili; Bu anket çalışması, akılcı ilaç kullanımı konusunda mevcut durumun değerlendirilmesi

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Tavla ve Bilimsel Düflünce

Tavla ve Bilimsel Düflünce Tavla ve Bilimsel Düflünce Y llar önce çok satan bir gazetemiz Türkiye Tavla fiampiyonas düzenlemiflti. Bizde tavlac çok. fl yerlerinde bile tavla oynan r ülkemizde. Bile ine güvenen kat ld flampiyonaya.

Detaylı

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir:

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir: Yak nsamak B u yaz da, ilerde s k s k kullanaca m z bir olguyu tan mlayaca z ve matemati in en önemli kavramlar ndan birine (limit kavram na) de inece iz. Asl nda okur anlataca m kavram sezgisel olarak

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

skandinav mesleki güvenlik ortam anketi

skandinav mesleki güvenlik ortam anketi NOSACQ-50- Turkish skandinav mesleki güvenlik ortam anketi Bu anketin amac bu i yerindeki güvenlikle ilgili görü lerinizi almakt r. Cevaplar n z bilgisayara i lenecek ve güvenilir biçimde tutulacakt r.

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ DUYGU UYSAL 0852051 19 ARALIK 2011 PAZARTESİ Bugün sabah 9 dan akşam 10 a kadar dışarıda kalacaktım. Bu yüzden evden çıkmadan çok fazla parfüm sıkmıştım. Evden çıkarken ablam bütün evin benim parfümüm

Detaylı

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM), TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE Ü N T E L E N D R L M fi Y I L L I K P L A N ARAÇ GEREÇLER, YÖNTEM VE Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, proje ve performans formlar, resim kâ - d, boya, sözlük, yaz m k lavuzu Gözlem ve inceleme, tart

Detaylı

Yüzde Yüz Sonlu Sonsuz Oyunlar

Yüzde Yüz Sonlu Sonsuz Oyunlar Yüzde Yüz Sonlu Sonsuz Oyunlar T avla Üzerine Bir Soru adl yaz da kuramsal olarak sonsuz bir oyun olan tavlan n gerçekte, yani uygulamada, sonsuz olup olmad sorusunu sorduk. Bu yaz da kuramsal olarak sonsuz,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

Uzem Eğitmen Girişi. Şekil 1. Sisteme girdikten sonra Şekil 2 deki ekran karşımıza çıkacak. Bu ekrandaki adımları kısaca tanıyalım.

Uzem Eğitmen Girişi. Şekil 1. Sisteme girdikten sonra Şekil 2 deki ekran karşımıza çıkacak. Bu ekrandaki adımları kısaca tanıyalım. Uzem Eğitmen Girişi Sisteme eğitmen olarak giriş yapabilmek için http://uzem.uskudar.edu.tr adresini internet tarayıcımızın adres satırına yazdıktan sonra Şekil 1 deki ekranda ilgili alanlara kullanıcı

Detaylı

Havayolu Pilotlarının Sırları

Havayolu Pilotlarının Sırları Havayolu Pilotlarının Sırları Ercan Caner, Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin yanı sıra, uçak ve helikopter lisanslarına sahip olan Caner, BİTES Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Firmasında

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek De iflimi Yönetmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015

Prof. Dr. Bilal Sambur ile Medya ve Dindarlık Üzerine 08/04/2015 Medya İslam ı ile karşı karşıyayız Batıda tırmanışa geçen İslamofobinin temelinde yatan ana unsurun medya olduğu düşünülüyor. Çünkü medyada yansıtılan İslam ve Müslüman imajı buna zemin hazırlıyor. Sosyal

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Cemal Amca n n Zarlar

Cemal Amca n n Zarlar Cemal Amca n n Zarlar B aflkomiserlikten emekli alt kat komflumuz Cemal Amca tavlaya çok düflkündü. Emekli olmazdan önce haftasonlar n bahçede tavla oynayarak geçirirdi. Hafta içindeyse haftasonunu iple

Detaylı

Seks, yemek ve oyun do al zevklerdendir. Her memeli hayvan

Seks, yemek ve oyun do al zevklerdendir. Her memeli hayvan Beyin Cimnastikleri (I) Seks, yemek ve oyun do al zevklerdendir. Her memeli hayvan hofllan r bunlardan. lk ikisi konumuz d fl nda. Üçüncüsünü konu edece iz. 1. lk oyunumuz flöyle: Afla daki dört kibrit

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

Osmancık İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi

Osmancık İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi Ünite Planı Öğretmenin Adı, Soyadı Okulunun Adı Okulunun Bulunduğu Mahalle Okulun Bulunduğu İl Emine ÇELİKCİ Osmancık İsmail Karataş Sağlık Meslek Lisesi Koyunbaba mahallesi ÇORUM Ünit Bilgisi Ünite Başlığı

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu.

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu. Önündeki deftere, son yazdıklarına baktı ve sayfayı delmeye kararlıymış gibi, bastıra bastıra sildi. Az ötede duran kitabı önüne çekti ve elindeki kurşunkalemi

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar Koçluk Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zay f yanlar

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL

ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL ÜRÜNÜN ADI : FOLLOWER ÜRÜN: AKÜLÜ BAVUL Ürün Nedir? FOLLOWER, Akülü tekerlekli bir bavuldur. Ürünün mini boyu, orta boyu, büyük boyu vardır. Ürünün içine konulan küçük bir akü ile bavul güç kullanmadan

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Merhaba 3 Amaç 4 Hedef Kitle 5 Sayfa çerikleri ve lgili Bafll klar 6 Banner Kullan mlar Plan 01 7 Plan 02 8 Plan 03 9 Plan 04 10 Plan 05 11 Banner Ölçüleri ve Format Bilgileri Leader Board 12 Leader Board

Detaylı

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım.

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım. Projeniz için atezer i seçtiğiniz için teşekkür ederiz. Lütfen bu formun içerisinde projenizle ilgili olan kısımları doldurun, bu projenizi daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. İyi sonuçlar elde etmek

Detaylı

BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal

BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal BİT ini Kullanarak Bilgiye Ulaşma ve Biçimlendirme (web tarayıcıları, eklentiler, arama motorları, ansiklopediler, çevrimiçi kütüphaneler ve sanal müzeler vb.) Bilgi ve iletişim teknolojileri, bilgiye

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

BİLGİSAYAR TABANLI OKURYAZARLIK PROGRAMI. Temelleri, Uygulaması, Geleceği. 16 Mayıs 2012

BİLGİSAYAR TABANLI OKURYAZARLIK PROGRAMI. Temelleri, Uygulaması, Geleceği. 16 Mayıs 2012 BİLGİSAYAR TABANLI OKURYAZARLIK PROGRAMI Temelleri, Uygulaması, Geleceği 16 Mayıs 2012 Türkiye nin yetişkinler için ilk bilgisayar tabanlı okuryazarlık programı www.acevdeokuyaz.org Neden Bilgisayar Tabanlı

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

Bilgi A ac n n Kültürel Miras E itimleri başlığı alt nda, gençlerin dile gelen yap lar n öykülerine kulak kesildi i Kentin ncir Çekirdekleri projesi

Bilgi A ac n n Kültürel Miras E itimleri başlığı alt nda, gençlerin dile gelen yap lar n öykülerine kulak kesildi i Kentin ncir Çekirdekleri projesi Bilgi A ac n n Kültürel Miras E itimleri başlığı alt nda, gençlerin dile gelen yap lar n öykülerine kulak kesildi i Kentin ncir Çekirdekleri projesi var. Proje Tan t m Neler Yapaca z? Proje, gençlerin,

Detaylı