Nepal Halk Cumhuriyeti

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Nepal Halk Cumhuriyeti"

Transkript

1 ±CMYK 30 y ld r bitirilemeyen proje: GAP Erdo an n aç klad GAP eylem plan yerel seçimler öncesi yap lan bir flovdan ibarettir. Fakat bu durum; GAP n enerji ve su potansiyeli nedeniyle büyük flirketlerin ilgisini çekti i gerçe ini de ifltirmemektedir. Sayfa 8 flçiye ve istihdama de il, Patrona kaynak paketi Uzun süredir gündemde olan ve kamuoyunda stihdam Paketi olarak bilinen fl Kanunu ve Baz Kanunlarda De iflikli Yap lmas Hakk nda Kanun Tasar s Mecliste görüflülerek yasalaflt. Sayfa 9 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin Sendikal ÇIKTI olmak suç mu? Say : 19 *Y l:1*13-26 Haziran 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Direnifl dayan flmayla büyür!.. flçi havzalar, baflta sendikal hak ve ekonomik taleplerle yükselen grev ve direnifllerle kayn yor. Bu direnifllerin büyütülmesi ve birlefltirilmesi önemlidir. Her yerde iflçi direnifli Acerer, fiahin Motor, Bossol Mimaysan, Telra, Yörsan vd. iflçilerinin direnifllerinden edinilen ortak izlenim coflku ve kararl l kken bu direnifllere son olarak zmit ve Adapazar nda lastik iflçileri de eklendi. Bursa da iflten ç kart lmalara karfl Büyükflehir Belediyesi önünde toplanan TÜMT S üyeleri ve iflten ç kart lan iflçilerin efl ve çocuklar ile birçok sendika, siyasi parti ve emek örgütünün kat l m yla kitlesel bir bas n aç klamas yap ld. Sayfa 4 Adanal o lu Belediyesine hofl geldiniz! Tersanelerde son haz rl klar flçi cinayetleriyle gündeme giren Tuzla tersanelerinde al nan 16 Haziran tarihinde yap lacak grevle dayan flmak tüm emekçilerin görevidir. Tuzla da en son cinayet Selahattin Tersanesinde ifllendi. Lastik iflçileri, Telra, Acerer, fiahin Motor, DESA, Tersane, Yörsan, Petkim, Ünilever, Bursa Belediyesi, TOK, Tega, Venüs Giyim, E-Kart Sistemleri Afi vd. iflçileriyle s n f dayan flmas n büyütelim! Hapishanede kad n olmak! Onurlu bir yaflam tercih ediyoruz Hapishaneler de mücadelenin bir mevzisidir. Tercih etmedi imiz bir mevzi ama s n f savafl m buralarda da devam ediyor. Peru Komünist Partisi nin kurucular ndan Jose Carlos Moriatequi nin dedi i gibi Bir devrimci için tutuklanmak basit bir ifl kazas d r. Sürgünleri, hapisleri, iflkenceleri göze alacak kararl insanlara sahip olmadan siyasal düzeni de ifltiremeyiz bilinciyle yaklaflabilirsek e er, ancak o zaman dikenli gül bahçeleri, gül bahçelerine dönüfltürebiliriz. Sayfa 12 Umudu bekleyen iflçilerin en çok kulland klar cümle; Her ifli yapar z abi! Deri iflçilerinin direnifli Ülkemiz iflçi s n f n n önemli direnifllerine imza atm fl ve bir gelenek yaratm fl olan deri iflçilerinin Düzce deki Desa grevi dayan flmayla büyürken, Düzce deki tüm emekçilere de örnek oluyor. Dünyan n en genç cumhuriyeti: Nepal Halk Cumhuriyeti NKP (Maoist) yeni anayasa ile birlikte de iflime önderlik edebilmesi aç s ndan devletin bafl olarak güçlü bir baflkana ihtiyaç oldu- unu vurgulamaktad r. Ancak yeni anayasa haz rlanana kadar, geçici anayasaya uygun olarak devletin bafl n n baflbakan olmas n ve baflkan n ise sembolik nitelikte olmas n kabul etmektedir. Ancak NKP (Maoist) seçimlerden net bir zaferle ç kmas na karfl n (NKP-Maoist 220, NK 110, BML 103 parlamenterle temsil ediliyor.) cumhurbaflkan n n kim olaca ve hükümetin nas l kurulaca üzerine NK ve BML gibi gerici partiler engeller ç karmaktad r. Sayfa 10 Kald r mda umudu bekleyenler Siyasal nedenlerle kopmaz bir ba içinde olan, ekonomik ve sosyal nedenlerle, evini, topra - n, ailesini ve daha bir dizi de erini memleketinde b rakarak gurbete ç kanlar, stanbul için kendilerine söylenen Tafl topra alt n sözüne art k hiç inanm yorlar! Çünkü stanbul onlar aç s ndan, yeni bir çilenin, daha da derinleflin yoksulluk ve sefaletin bafllang c olmakta. Sayfa 2 Mersin-Tarsus yoluna girin, 25 km ilerledikten sonra Adanal o lu Belediyesi yaz l tabeladan sa- a dönün. Birkaç sebze-meyve paketleme tesisinden sonra, uçsuz bucaks z narenciye bahçeleri çarpacakt r gözünüze. 5-6 km ilerledikten sonra Adanal o lu Belediyesi ne hoflgeldiniz! yaz l, biber amblemli tabela karfl lar sizi. Kasabay geçtikten sonra, bir süre daha narenciye bahçeleri ile karfl lafl rs n z. Hemen ard ndan seralar bafllar ve öylece uzan r birbiri ard na. Bu seralar n büyük k sm 1-2 kifliye aittir ve buralar kirac lar ifller. Sayfa 5 Çürümüfllük sistemin temelindedir! Sincan F Tipi Hapishanesi nde tutsak olan mesane kanseri Erol Zavar n serbest b rak lmas n isteyen Erol Zavar a Yaflama Hakk Koordinasyonu, insan haklar savunucular, devrimci ve demokratik kurumlar 31 May s günü Yüksel Caddesi nde ve Sincan F Tipi Hapishanesi önünde eylem yapt. Sayfa 6 flçi köylü den Zorluklar aflarak... Tüm yaflananlar s n f savafl m yasalar na uygundur. Ve her fleyin bilimsel bir aç klamas da vard r. Yeter ki bu yönlü sorgulama prati inde derinleflme becerisini gösterelim. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Gerçekçi olanlar imkans z istemeye devam ediyor! Sendikal hareketteki geri gidiflin bir örne i daha... Sayfa 3 Sayfa 4 Parti bilincinde gerileme ve k r lma Sayfa 11 Panik giderek büyüyor! Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Haziran 2008 Kald r mda umudu bekleyenler... Memleketinden kalk p gurbete gelenlerin ifl umuduyla, kar-k fl, so uk-s cak demeden bekledikleri bölgelerden biri de Tuzla Havzas nda. Buradaki tersanelerde çal flan iflçilerin büyük bir bölümünü oluflturan gurbetçi iflçiler, sadece tersanelerde de il, bulduklar her iflte çal fl yorlar. Art k y ld zlar kadar uzaks n umudum Çaresizlik ölüm kadar yak n Vazgeçmem senden unutma ki sak n Umudum umudum... (Mehmet U ur Demir) fl bekleyenlerden Halil Kabac da yine buradaki ço unluk gibi Urfa dan gelmifl. 8 çocu unu ve eflini b - rakm fl ard nda. fl buldukça onlara para göndermeye çal flt n söylüyor. Çal flma koflullar n ise fllerin en pisini ve kötüsünü bize yapt r - yorlar. Tersanede ifl bulursak, gemilerin en derinlik yerlerinde, en a r ifllerde bizi çal flt r yorlar. Uzun ifl saatlerine karfl n verdikleri yevmiye ise en fazla YTL sözleriyle aç kl yor. Hemen hiçbiri sigortal de il. Yani hiçbir sosyal güvenceleri yok. Bazen uzun süreli ifl bulacak olsalar da, patron ge- Sohbete Mehmet U ur Demir in hazin öyküsü ile devam ediyoruz. Mehmet 26 yafl nda ve 1.5 y ll k evli. Hayat n n gurbette geçti ini, evlendikten hemen sonra da gurbete geldi ini söylüyor. Bu arada bir de k - z olmufl. Ancak flu an 7 ayl k oldu unu söyledi i k z n n kalbi delikmifl ve tedavi ettirmek için oldukça fazla bir para gerekiyormufl. Yeflil kartlar varm fl, ancak tedavisini yeflil kartla yapm yorlarm fl. 30 bin YTL kadar para gerekti ini söylüyor. Bu paray, buradaki çal flma koflullar yla karfl laman n zor oldu unu biliyor. Eline geçen paray gönderiyormufl. Ancak çok az miktarlarda olan bu paralar ailesinin Siyasal nedenlerle kopmaz bir ba içinde olan, ekonomik ve sosyal nedenlerle, evini, topra n, ailesini ve daha bir dizi de erini memleketinde b rakarak gurbete ç kanlar, stanbul için kendilerine söylenen Tafl topra alt n sözüne art k hiç inanm yorlar! Çünkü stanbul onlar aç s ndan, yeni bir çilenin, daha da derinleflin yoksulluk ve sefaletin bafllang c olmakta. Memleketlerinde ifl bulamay p, bulduklar ifllerle ise kar nlar n bile doyuramayarak, binbir umutla stanbul a gelenler, insan n insan üzerindeki sömürüsünün en katmerli biçimiyle karfl lafl yorlar. Ne do ru düzgün bar nma koflullar ne de sürekli ifl bulabiliyorlar. Hemen hepsi, kelimenin tam anlam yla, geldiklerine bin piflman oluyorlar. Ancak geri döndüklerinde bekleyen sefalet, yoksulluk, yoksunluk, umutla geldikleri stanbul dan dönmelerini engelliyor. Umutsuz yerde umudu beklemeye devam ediyorlar. Umudu bekleyen gurbetçilere kentin dört bir yan nda rastlamak mümkün. Genelde toplu halde bekledikleri pazarlarda rastl yoruz onlara. Ancak bu pazarlar, meyve, sebze ve bilumum günlük ihtiyaç maddelerinin sat ld, bildik semt pazarlar de il. Memleketinden kalk p gurbete gelenlerin ifl umuduyla, kar-k fl, so- uk-s cak demeden bekledikleri bölgelerden biri de Tuzla Havzas nda. Buradaki tersanelerde çal - flan iflçilerin büyük bir bölümünü oluflturan gurbetçi iflçiler, sadece tersanelerde de il, bulduklar her iflte çal fl yorlar. fl bulmada en çok zorlananlar ise hiç kuflkusuz amele pazar da denilen, iflçi pazarlar nda ifl bekleyen iflçiler. çmeler Köprüsü nün üzerindeki çay ocaklar ndan birinin önündeki kald r m da, iflçi pazar ifllevi gören yerlerden biri. Sabah n sinden, akflam geç saatlere kadar ifl bekleyen iflçilerle dolu buradaki kald r m. Sabah erken saatlerde gide- nelde sigortalar n yat rm yormufl. Zaten ayda en fazla gün çal flt klar n söylüyorlar. O da flanslar yaver giderse! flçilerin bar nma koflullar da oldukça kötü. Eski binalar n bodrum katlar nda, küçücük rutubetli odalarda, çok say da insan bar nmak zorunda kal yormufl. Ma arada yafl yoruz. Köpek ba lasan durmaz diyor Kabac. Ayr ca kal nan yerlerde adeta tahtakurusu istilas varm fl ve bu nedenle hastalananlar n say s da oldukça yüksekmifl. Bir di er iflçi Musa Arslan ise, kendilerini buraya getiren nedenlere günlük ihtiyaçlar n bile karfl lamaya yetmiyormufl. Çaresiz bir umutla yola ç km fl z. Burada beklemek bizim için umut. Yani umudu bekliyoruz diyor ve devam ediyor: Bize stanbul un tafl topra alt n dediler. Ancak ne alt n bulduk ne de baflka bir fley. Mehmet okumay ve fliir yazmay sevdi ini söylüyor ve yaz n n girifline koydu umuz dörtlü ü söylüyor. stanbul a geleli 2 ay olan Ali Demir ise memlekette pamuk toplad - n, ellerine günde sadece 5-6 milyon yevmiye geçti ini söylüyor. Ali 23 yafl nda ve evli. rek, burada ifl bekleyen iflçilerle görüfltük. Ve bir dokunduk, bin ah iflittik. çmeler Köprüsü ndeki bu Pazar da bekleyen iflçilerin büyük ço- unlu u Urfa dan gelmifl. çlerinde uzun y llard r bu pazara gelen de var, birkaç ayd r burada olan da. Bulduklar ifller ya tersane ya da inflaat iflleri. Ancak bir gün ifl oluyorsa, üç gün olmuyormufl. Sabahtan akflama kadar yüzlerle ifade edilen say da bir iflçi sirkülasyonu yaflan yor burada. Bunlar n ise çok az bir bölümü o gün ifl bulabiliyor. Ya da kendilerini alacak birini! Hemen hepsi de ne ifl olursa yapar z diyorlar. (Kartal) Ali Urfa dan de il, Suriye den bir k zla evlenmek zorunda kald n söylüyor. Nedenini ise, memleketinde çok fazla bafll k paras istenmesi olarak aç kl yor. Diyor ki: Suriye de bafll k paras verilmiyor k za. Sadece milyon kadar bir süt paras vermek yetiyor. Bafll k paras n do ru bulmad n da sözlerine ekliyor. Eline biraz para geçerse burada durmayaca n, ailesinin yan na gidece ini söylüyor ve Bizim oralarda fabrikalar olsa, biz niye gelelim buralara diyor. Dünyan n ameleli ini biz yap yoruz Mehmet Kubac k ailesini b rak p gelenlerden. Henüz bir ayl k evli. Ancak hayat ndan memnun de il o da. fl bazen oluyor, bazen olmuyor. Bu devirde fakir iyice öldü. Zaman paras olan n zaman. Zengin yafl - yor, fakir ölüyor! Kald r mda umudu bekleyen iflçiler, 1970 lerde devletin kendilerine küçük miktarlarda arazi verdi ini, ancak sonraki y llarda a an n bast rarak, bu arazileri tekrar ellerinden ald n söylüyorlar. Yoksulluklar iyice art nca da gurbet yolu görünmüfl. Köyde kar n toklu una a aya çal flt klar n, burada ise hiçbir sosyal güvence olmadan, a r çal flma ve yaflama koflullar nda çal flmak zorunda b rak ld klar n söylüyorlar ve a alar, patronlar çok say da nüfusu geçindirecek kadar büyük zenginliklere sahipken, dünyan n ameleli ini biz yap yoruz diyorlar. Tersanelerde yaflananlara karfl da ilgisiz de iller. Burada ölenlerin hep yoksullar oldu unu söylüyorlar ve bunu da Tersanede hiç zengin çocu unun öldü ünü duydunuz mu? sözleriyle ifade ediyorlar. Tersanelerdeki tafleron sorununu, pazarda bekleyen iflçiler de yafl yor. Çünkü kendilerine ifl vermek için gelenlerin büyük bölümünü tafleronlar oluflturuyor. Tafleronlar pazarda anlaflt klar iflçilere, tersanede düzenli çal flan iflçilerden çok daha az yevmiye veriyorlar. Onlar da biliyorlar ki, bu insanlar günler, aylar, y llar boyu kald - r mda, çaresizlik içinde umudu beklemekteler. Ve çaresizliklerini bildikleri için de, onlar n umutlar n küçük paralara sat n almakta sak nca görmüyorlar. Köydeki a a ile flehirdeki patron aras nda fark yok! Umudu bekliyoruz isyan ediyor ve Memlekette binlerce dekar arazi bofl duruyor. Suriye s n r ndan, Hatay dan Mardin e kadar topraklar bombofl, sahipsiz. Ancak buralar may nl. May nlar temizleyip topraklar köylüye da tsalar, kimse gelmek zorunda kalmaz. Bölgedeki her bir a an n binlerce dönüm arazisi var. Her bir a an n evinin önünde her birinin de eri 100 milyondan fazla olan arabalar var. Biz ise bebelerimize mama paras bile bulam yoruz ve burada sürünüyoruz. Bu adalet midir? A alar n elindeki topraklar köylüye da t lsa, bizim de karn m z doyar, buralara gelmeyiz diyor. Konufltu umuz iflçilerin hemen hepsi de memleketinden ayn nedenlerle geldi i için, sorunun çözümüne iliflkin yaklafl mlar da ayn oluyor ve hepsi de, Toprak reformu yap ls n! diyor. Köydeki a a ile flehirdeki patron aras nda ise hiçbir fark olmad n söylüyorlar. Hatta baz lar buradaki patronlar n a adan bile zalim oldu unu düflünüyorlar. Biz konuflurken bir araba yaklafl - yor ve iflçiler arabaya hücum ediyor. Bir inflaat ifli için iflçi laz mm fl. Ancak sadece bir iflçi istiyorlar. Hemen hararetli bir pazarl k bafll yor. Pazarl k, genç bir iflçinin gelenlerin arabas na binmesiyle bitiyor ve di erleri üzgün bir flekilde araban n etraf ndan çekilmek zorunda kal yorlar. işçi-köylü den Zorluklar aflarak ilerleyelim! Egemenler iktidarlar n sürdürmek için yaln z zora-zorbal a baflvurmuyor. Bunun yan s ra en çok baflvurduklar silahlardan biri de kitlelere yalan söylemek ve onlar sürekli aldatmakt r. Bunun için eflitlik, demokrasi, kardefllik kavramlar n dönemlere uygun olarak kullanmaktad rlar. Yani iktidarlar n korumak için yalan ve aldatmacada hiçbir s n r tan m yorlar. Hiç flüphesiz tarihin yarat c s olan kitleler, de iflime inand klar ve bu u urda bedel ödemeye bafllad klar andan itibaren, sömürücü zalimler tüm aldatma, hile ve entrika planlar yla birlikte tarihin çukuruna gömülmekten kendilerini kurtaramazlar. Yeter ki, kitleleri aldatmak için sahneye as lan sahte perdeleri indirip arkas ndaki gerçekleri gösterme iradesi ortaya konulsun. Bu karanl k odadaki i neyi bulmak için önce odan n ayd nlat lmas gibidir. E er ezilenler kendi kaderlerini kendi ellerine alma yönelimi içine girmeye bafllarlarsa, egemenlerin ürettikleri tüm yalan bombalar ifllevsiz hale gelir. Yani s n f bilincinden yoksun, hurafelere ve zulme boyun e mifl y nlar ça m z n modern köleleri, üretilen yalan bombalar n tutsa d rlar. Tutsakl ktan kurtulufl sosyal pratikle kazan lacak bilinçle mümkündür. Çünkü; özgürleflmek, gerçeklerle yüzleflmek ve kaderini eline almak için etraf na örülmüfl tüm yalan duvarlar n paramparça etmekle sa lanabilir. Kaderini eline alan her ezilen, kendisinin ezenle eflit olmad n görecektir. Sömüren ile sömürülenin ayn haklara, ayn inanca sahip oldu u hikayesinin alt nda yatan gerçekli i görecektir. Bugün, egemen sömürücü s n flar ezilenlerin eme ini çalmakta, do ay tahrip etmekte, haks z savafllarla yüz binleri yok etmekte hiçbir s n r tan m yorlar. Dünden biraz farkl olan tek fley, tüm bu y k m eylemlerinin üzerine daha çok özgürlük ve demokrasi sosu dökmeleridir. Bu sos eflli inde söylenenler ile yap lanlar anlamak için baz gerçeklerin alt n çizmek gerekir. Bilindi i gibi, yay mlanan birçok istatistiksel bilgi malum kesimlerin denetimindedir. Buna ra men ortaya ç kan veriler korkunçtur. Bu demektir ki, art k m zrak çuvala s m yor. Gerçekler yaflanarak görülüyor, görmemeye direnenlerinde her geçen gün direncini k r yor. Bu iyi bir durumdur. Ezilenlerin, emekçilerin kendi kaderlerini çizmeye yönelmelerinin iflaretidir. Bu iflaretlerin baz pratik sonuçlar dünyan n farkl co rafyalar nda da görülmektedir. Ve mevcut geliflmeler önümüzdeki süreçte s n f savafl m aç s ndan daha olumlu geliflmelerin olaca n da gösteriyor. Çünkü; zenginlerle yoksullar aras ndaki uçurum giderek derinlefliyor. Yap lan araflt rmalara göre, katlanarak artan dünya zenginli i baz merkezi (emperyalist) ülkelere kayarken di er birçok ülkede kifli bafl na düflen milli gelir giderek azal - yor. Dünyan n en zengin üç kiflisinin serveti 48 ülkenin milli gelirinden daha büyüktür. Yaflanan bu fark yaln z emperyalist ve ba ml ülkeler aras nda yaflanm yor. Ayn zamanda kapitalist-emperyalist ülkelerdeki iflçi-emekçiler ile yönetenler aras ndaki gelir da l m da emekçiler aleyhine derinleflerek koflullar n daha da a rlaflmas na yol aç yor. Egemenler sosyal devlet, kalk nma demagojileriyle bir milyar insan açl k tehdidiyle yüz yüze getirdiler. Dünya nüfusunun % 20 sini teflkil ediyorlar. Ama dünya zenginli inin % 80 ini denetimlerinde bulunduruyorlar. Onlar n aç gözlülü ükâr h rs do ay tahrip etti-dengesini bozdu. Art k insanlar temiz su bulmakta zorlan yor. Ormanlar yok oluyor ve bununla beraber birçok canl türü de yok olup gidiyor. Bunun anlam do ada art k hiçbir fleyin eskisi gibi olamayaca d r. Yarat lan bu tablo kapitalist-emperyalist sistemin eseridir. Hala insanl n gelece ini bu sistem içinde gören, bu sisteme demokrasi gömle i giydirmeye kalkan tüm sol maskeli burjuva ve küçük burjuvalar bu tabloyu iyi okumal d rlar. Bu tabloyu iyi okumak, kapitalizmin önceli inin insan de il, kâr oldu- unu görmektir. Kapitalist-emperyalist burjuvazinin yalan üreten kiral k kalemflörlerin rüzgar n arkas na al p kapitalizmin uygarl ndan söz edenler, baflta Irak olmak üzere birçok ülkede yaflanan insan k y m n n nedenine bir yan t vermeleri gerekir. Her fleyi Bush ile aç klamaya kalkanlar, yeni haks z savafllarak y mlara davetiye ç kar yor demektir. Bush vb. sadece ve sadece kapitalist-emperyalist burjuvazinin dönemsel politikalar n n birer figüran d r. Ve bu onursuz kiflilikleri yaratan sistemin kendisidir. Emperyalistlerin ve iflbirlikçi-uflaklar n n krizlerini derinlefltirmek için örgütlenerek örgütleme, savaflarak ilerleme fliar na uygun hareket edilmelidir. Sürecin bize sundu u olanaklar militanca de erlendirme göreviyle yüz yüzeyiz. Koflullar n zorlu u, görevlerin a rl bize daha çok çal flmay, daha çok direngen davranmay dayat yor. Zorluklar, geriye düflüfller s - n f mücadelesinin do as nda vard r. Dolay s yla zorluklarla savaflmay, geriye düflüfller karfl s nda gelece i kazanma bilincini yitirmeyenler her zaman tarihin yürüyüflünü do ru alg layan ve bu yürüyüflte üzerlerine düflen sorumluluktan kaç nmayanlard r. K sacas ; tüm yaflananlar s n f savafl m yasalar na uygundur. Ve her fleyin bilimsel bir aç klamas da vard r. Yeter ki bu yönlü sorgulama prati inde derinleflme becerisini gösterelim. Unutmamak gerekir ki; bu yönlü ortaya konulan her çaba karamsarl a, umutsuzlu a s k lan bir kurflun gibidir. Ve gün, umutsuzlu u de il umudu büyütme günüdür.

3 13-26 Hazriran 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Egemen klikler aras hâkimiyet dalafl nda kullan lan silahlara her gün yenileri ekleniyor. K sa süre önce ortaya ç kan telekulak skandal bu dalaflta kullan lan en son silah olarak karfl m za ç k yor. Ancak dinleme meselesi egemen s n flar aç s ndan yeni bir yöntem de il. Bugün dünyan n birçok ülkesinde ayn yönteme baflvuruldu- u bilinmekle birlikte yine ayn günlerde ç kan haberlerle bir kez daha ortaya ç k yor. stihbarat amaçl izleme-dinleme, 2000 li y llar n neredeyse bafl ndan itibaren, anti-terör yasas kapsam nda, dünyan n birçok ülkesinde hayata geçirilmekte ve bu yönlü yasalar ç kar lmakta. AB ülkelerinin tamam na yak n bölümünde izleme-dinleme son birkaç y ld r art k ola an uygulamalar aras nda yer al yor. nternetten telefonlara kadar, her türden iletiflim arac, hem de çok say da istihbarat birimi taraf ndan, büyük ölçüde ayr bir izne bile gerek duyulmadan izleniyor. Terörle mücadele nin bir gere i olarak getirilen bu uygulaman n hedefinde ise, en baflta da sistem muhalifleri bulunuyor. Türkiye de 2005 te ç kar lan bir yasayla, istihbarat birimlerinin dinleme-izleme eyleminin önü tam olarak aç lm fl durumda. Yasan n geçmifli k sa süre öncesine dayansa da, özellikle de devrimci-ilerici-ayd n çok say da insan n ve de kurumun telefon vb. iletiflim araçlar n n y llardan beri dinlendi i bilinmektedir. CHP nin ikiyüzlülü ü CHP Genel Sekreteri Önder Sav n odas ndaki özel konuflman n yay mlanmas yla patlak veren ve de kamuoyunda telekulak krizi olarak adland r lan olaya gelecek olursak; bunu, yukar da da belirtti imiz gibi, egemen klikler aras dalafl n bir parças olarak görmek gerekmektedir. Bu kriz üzerinden yaygara koparan CHP de, dinleme vakas n n ne ilk ne de son olmad n bilmektedir. Meseleyi demokrasi ve iletiflim özgürlü ü üzerinden getirmesi ise, CHP nin bildik ikiyüzlülü ünden, kendine Müslüman oluflundan baflka bir anlam ifade etmemektedir. CHP nin tutumunun, ya da olaya tepkisinin, AKP nin, özellikle de kapatma davas nda oldu u gibi, demokrasi havarisi kesilmesinden bir fark yoktur. CHP çok aç k ki bu olay, AKP karfl s nda üstünlük sa lamaya dönük kullanmak istemektedir. Ellerindeki tüm silahlarla çat flan, her silah mübah gören egemen s n f odaklar, birbirlerine karfl ha bire karfl hamleye geçmekteler. Daha dinleme olay n n yank lar n n sürdü- ü günlerde türban de iflikli ine iliflkin al nan ret karar, laik klik ile dinci (ya da genel deyimle fleriatç ) klik aras ndaki tart flmalar biraz daha alevlendirdi. Erdo an ve ekibinin ald en büyük yenilgi olarak da getirilen, türbana ret karar, laik kesimin dinleme olay na bir misillemesi olarak da alg lanabilir. Karar n ard ndaki neden tek bafl na bu olmasa bile, gerek kendini Kemalizm in ve de dolay s ile laikli in bafll ca temsilcisi olarak gören CHP gerekse ayn çizgideki di er kesimler, bu ret karar ile birlikte üstünlük psikolojisine girdiler bile. Buna AKP ye dönük kapatma davas ndaki geliflmelere iliflkin giderek daha s kça yap lan kapat lmas kaç n lmaz yorumlar da eklendi inde laik kesimin bu psikolojisinin giderek daha olumlu yönde etkilendi- i söylenebilir. Tüm toplum dinlenmede Tekrar telekulak meselesine dönecek olursak. Zaten uzunca y llard r bir al flkanl k olarak sürdürülen dinleme meselesinin son kahraman Önder Sav olmas na karfl n, daha önceki günlerde Anayasa Mahkemesi Baflkan Vekili Osman Paksüt ün de dinlendi i ortaya ç km flt. Onu Önder Sav olay izledi. Sav n, CHP Genel Merkezi ndeki odas nda yapt özel konuflmalar n dinlendi ini ve bas na s zd r ld söylenmekte. Fakat dinleme olay n n sadece bu iki isimle s n rl olmad n, son aylarda gerçekleflen çeflitli operasyonlarla ba lant l yap lan yay nlarda, dinleme kay tlar - n n neredeyse yaz dizisi gibi ortada dolaflmas nda da görmekteyiz. Olay n biraz derinlefltirilmesiyle birlikte, karfl m za Ankara 11. A r Ceza Mahkemesi hâkiminin verdi i izleme karar ç k yor. Bu kararla birlikte, Emniyet Genel Müdürlü ü stihbarat Baflkanl n n ülke çap nda Egemenler aras dalaflta her silah art k mübah! tüm sabit ve mobil telefonlar, faks, internet vb. haberleflmesini izleme yetkisine kavuflturdu unu ö reniyoruz. Emniyetin bu izleme-dinleme yetkisi ise, her üç ayda bir yenileniyor ve neredeyse tüm ülke nüfusunun, tüm iletiflim faaliyeti s n rs z olarak izleniyormufl. Toplumu izleme-dinleme alt na alan bu uygulaman n jandarma-emniyet-m T üçlüsünün ve bunlara ba l çok say da birimin eliyle gerçeklefltirildi i ve toplamda 11 istihbarat kurumunun dinleme olay n n içinde oldu u düflünülüyor. Dinlemenin sadece topluma ve sistem muhaliflerine dönük olmad -, sistem içindeki güç odaklar n n da birbirlerini dinlemek için f rsat kollad n da bu son olaylar vesileyle bir kez daha ö renmifl bulunmaktay z. Çünkü geçmiflte de benzer olaylar n yafland bilinen bir gerçekliktir. Hizmetinde olduklar egemen güçlerin ç kard yasalarla birlikte, elleri rahatlayan ve tüm toplumu dinlemeye-izlemeye alan istihbarat birimleri aras nda da, daha fazla güce ve yetkiye sahip olmaya dayal çat flmalar n yafland ve bu çat flmalar n ürünü olarak da birbirlerini dinledi i de yine bilinmektedir. tiraz, dinlenmifl olmaya dönük de il! M T in bu klik dalafl nda hangi güç oda n n yan nda yer ald na dair çok net bir fley söylenemezken, özellikle de son dönemlerde daha aç k d fla vurmas ndan hareketle, jandarma ve emniyet aras nda bir kavga oldu unu söylemek çok da yanl fl olmayacak. Çünkü yine ayn günlerde ortaya ç kan bir belge, Emniyet Genel Müdürlü ü stihbarat Baflkanl na verilen izleme-dinleme yetkisinin, jandarmaya verilmedi ini göstermekte. Adalet Bakanl n n, Emniyet e verilen yetkiye itiraz etmedi i, ancak söz konusu jandarma oldu unda, anayasaya, demokratik düzene ve insan haklar na ayk r d r gibi bir gerekçenin ard - na s narak, jandarmaya verilmek istenen yetkiye itiraz etti ini ö reniyoruz. Bu yaklafl m ise, AKP nin Emniyet üzerinde ciddi bir denetim sa lad na iflaret etmektedir. Bu denetimin varl n gösteren tek veri elbette bu de ildir. Polisin toplumsal muhalefeti bast rmaya dönük tüm sald rganl - n n, polis yetkilerinin art r lmas yla birlikte, sokaktaki insan bile yarg s z infaza varan uygulamalar n n ve de en son 1 May s ta iflçi-emekçilere dönük gerçekleflen vahfli sald r lar - n n, AKP taraf ndan nas l da sahiplenildi ini görmekteyiz. AKP, polisin her türden insanl k d fl uygulamalar na karfl gö sünü siper etmekte sak nca görmemektedir. Bu cansiperane tutum ise, Emniyet ile hükümet aras ndaki ba lar n ne kadar güçlü oldu una yeterli bir kan t oluflturmaktad r. Polisi sonsuz yetkilerle donatmakta sak nca görmeyen AKP, onu ayn zamanda, hâkim s n flar aras ndaki iktidar kavgas nda da önemli bir silaha dönüfltürme gayretindedir. CHP nin bu dinleme meselesindeki itiraz n n özüne gelince, bu itiraz dinlenmifl olmaya dönük de ildir. Dinlemenin AKP denetiminde oldu u söylenen Emniyet taraf ndan yap lm fl olmas nad r. Çünkü 2005 te ç kar lan dinleme-izleme yasas n n alt nda, CHP nin de imzas vard r. Kendine dönük oldu unda temel hak ve özgürlüklerden, demokrasiden, özel hayat n gizlili i ilkesinden vb. kriterlerden dem vuran CHP, bugüne kadar ortaya ç kan ve ço unlu u devrimcilere, ilericilere dönük oldu u bilinen hiçbir dinleme vakas na, faflist do as gere i herhangi bir itirazda bulunmam fl, gündeme bile getirmemiflti. Son olarak söylemek gerekirse; ortaya ç kan bu telekulak krizi, tüm dünyada oldu u gibi, ülkemizde de hayata geçirilmeye çal - fl lan bask ve devlet terörü yasalar - n n bir parças olan, dinleme-izleme yasas n n egemenler aras ndaki dalaflta devreye sokulmas ndan baflka bir fley de ildir. Zaten kriz de bafllad gibi bitmifltir denebilir. Daha fazla kurcalamay ve ortaya karfl l kl olarak daha fazla kirli çamafl r n dökülmesini istememekteler. Onlar bu krizin devam nda da, bir yandan aralar ndaki çat flmada yeni yöntem ve silahlar devreye sokarken, di er yandan da iflçi-emekçilerin kabaran öfkesini birlikte bast rman n yollar n aramaktalar. Çünkü iflçi-emekçi y nlar dinlerken duyduklar seslerden dolay, art k ciddi bir panik yaflamaktalar! S n fsal Yaklafl m Gerçekçi olanlar imkans z istemeye devam ediyor! 60 l y llar n ikinci yar s na damgas n vuran ve daha çok gençlik (hatta ö renci gençlik) hareketi olarak kodlanan 68, k rk nc y ldönümünde genifl çapl de erlendirme ve tart flmalara neden oluyor. Bunun ülkemizde daha fazla yank bulmas nda ise hiç kuflkusuz Hat rla Sevgili isimli televizyon dizisinin uyand rd ilgi ve yaratt tart flma ortam belli bir rol oynad. Ancak, gerek diziye duyulan ilgi, gerekse de 40. y l nedeniyle 68 üzerinden yürütülen tart flmalar n daha fazla yank uyand rmas n, s n f mücadelesinde buldu u karfl l k ile birlikte ele almak gerekecektir. Bunun özgünlü ü elbette ki ülkemize aittir ve di er 68 mekanlar ndaki tart flma ve ilgi boyutlar ndan farkl laflmas da mücadelenin seyri ile ba lant l d r. 68 olarak an lmas, Avrupa daki gençlik hareketlerinin zirve yapt y l olmas ndan ötürüdür ki, bu konuda en önde an lmaya de er ülke olan Fransa daki ö renci eylemleri, May s 1968 de ç gibi büyüyerek devreye giren iflçi ve emekçilerin 10 milyonluk grevi (22 May s) ile buluflmufltur. Daha erken y llarda ABD de bafllay p, Kanada dan Japonya ya, talya dan Fransa ya, ngiltere den Almanya ya dünyan n belli bafll metropollerini saran ve sarsan ö renci ve emekçi eylemlerini paralel çizgilerde gelifltiren ve büyüten temel etken ise emperyalist-kapitalist sistemdeki bafll ca çeliflkilerin keskinleflmesi ve derinleflmesidir. 2. Emperyalist savafl ndan sonra ekonomik krizlere teslim olmadan nispeten daha dingin bir süreç yaflayan sistemin, sosyalist dünyayla bafla ç kmak için gelifltirdi i sosyal devlet ata yla örülü alt n y llar dönemi, 1960 lara kadar uzayamad. Sosyalist sistemde Stalin den sonra bafllayan geri dönüfl süreci ile birlikte ortaya ç kan sosyal-emperyalizmin keskinlefltirdi i emperyalist hegemonya mücadelesi; ezilen halk ve uluslar n Uzak Asya dan Latin Amerika ya, Ortado u dan Afrika ya yay lan baflkald - r s yla eflzamanl biçimde geliflme gösteriyordu. Ekonomik ve siyasi kriz, h zla sefalet ve zulüm cehennemine itilen kitlelerde isyan ateflini körüklüyor; bunun bask, sald r ve müdahaleleri do uran süreci, bütün ülkelerde s n f mücadelesini k zg n bir zemine kayd r yordu. Bu dönemin odak noktas haline gelen ülke Vietnam oldu. Kore deki bozgunun ard ndan, komünizme yeni bir mevzi kazand rmamak üzere var gücüyle Vietnam a yüklenen ABD emperyalizmi; tarihin gördü ü en afla- l k katliamlara imza atma pahas na giriflti i iflgal ve müdahaleye ra men komünistlerin önderli indeki devrim ve kurtulufl mücadelesi karfl s nda a r bir yenilgiye u rad ( ). Önce Fransa ard ndan da ABD nin 500 bini aflk n askerle sald rd ve 2. emperyalist savaflta kullan landan daha fazla bomba ya d rd Vietnam da direnen Ho fii Minh önderli indeki komünistler, ezilen halk ve uluslar n derin bir sempatisini kazand lar. Sovyetlerdeki geri dönüflün ard ndan sosyalizmin kalesi haline gelen ve k z l bayra yükseklerde tutma sorumlulu unu tek bafl na üstlenen Çin de Baflkan Mao, Vietnam daki savafl ve direniflin de en büyük ilham kayna yd. Ama bundan da öte o süreçte Mao Zedung önderli inde bir büyük devrime, Proleter Kültür Devrimi ne (1966) imza at l yor, burjuvazinin Sovyetler de elde etti i baflar ya güçlü bir karfl l k oluflturmas yla dünya halklar na moral ve umut afl lan yordu. Çin BPKD, onmilyonlar, yüzmilyonlar kucaklayan kitle hareketlerinin muazzam çeflitlilikteki eylemleri ve felsefesi ile ç r aç yor, burjuvaziye karfl mücadelede önemli bir mevzi ve güç kayna yarat yordu. Halk Savafl /gerilla savafl n n kuramc s ve komutan Mao nun çok yönlü katk lar yla donanan, modern revizyonizme karfl savafl mla güçlenen ML ideolojinin; savafl, direnifl ve mücadele ça r s bütün ülkelerde yank lanmaya bafllam flt. Komünistleri ve birçok ülkedeki devrimcileri saran Maoist ideoloji; silahl mücadele, direnifl ve baflkald r lar n bayra haline geldi. Etki alan, Halk Savafl n zafere tafl yan Vietnam, Laos, Kamboçya ile Hindistan dan Filipinler e isyan yang n n büyüten Asya ülkelerinden ibaret de ildi. Afrika dan Latin Amerika ya, Filistin den (1963) Türkiye ye (1971) ulusal ve sosyal kurtulufl hareketleri, silahl direnifller ve gerilla mücadelelerinde Mao nun damgas vard. Rus sosyal emperyalizminin vesayeti ve bürokratik kastla çeliflkileri derinleflen Küba devriminin önderlerinden kumandan Che Guevara; Afrika (Kongo, 1965) deneyinden sonra Latin Amerika çap nda devrim düflüne yeni bir halka eklemek amac yla solu u Bolivya da alm flt. Çok ciddi olumsuzluklara ve bir dizi soruna karfl n büyük bir azim ve dirençle silahl mücadeleyi gelifltirmeye çal fl rken 1967 de flehit düfltü. Che, devrimci yaflam ve kahramanca yürüttü ü savafl ve mücadele prati- iyle dünya halklar n n gönlünde emsalsiz bir yer edindi. Onu efsaneye dönüfltüren ve devrimci mücadelenin sembolü haline getiren; zaman ve ülke tan mayan büyük bir cüret ve cesaretle gerilla savafl n sürdürerek ölümsüzlü e yürümesiydi. ABD de Vietnam iflgal ve katliamlar na yönelik geliflen ve genifl kitleleri saran direnifl rüzgar, siyah halk n köleli e isyan dalgas yla bulufltu. Siyah hareketin önderlerinden Malcolm X (1965) ve Martin Luther King (1968) in katledilmesi atefle benzin dökülmesi anlam na geliyordu. Siyahlar ve ö renci gençli in baflkald r ya dönüflen eylemlerini bast rmak amac yla azg nca sald ran ABD gericili i, onlarca kifliyi katletme, yüzlercesini yaralama, binlercesini hapse atmas na karfl n baflar l olamad. 68 in isyan dalgas na ev sahipli- i yapan Avrupa daki gösteri ve direnifller böylesi bir dünya gerçekli inin eseriydi. Emperyalizme karfl komünist ve devrimciler önderli inde yürütülen savafl ve direnifllerden etkilenerek kendi zeminlerinde düzene baflkald r savafl m örgütleyen ö renci gençli in sürükledi i eylemler; hemen her ülkede ezilen kitlelerle bulufluyor, emekçilerin devreye girmesiyle sistemi sarsan bir içerik kazan yordu. Komünist önderlikten yoksun bütün bu kitle hareketleri, çeflitli ülkelerde küçük burjuva nitelikli silahl direnifl gruplar /örgütleri (K z l Tugaylar, RAF, K z l Ordu ) da yaratmakla birlikte, s n f mücadelesini daha ileriye tafl yacak bir karakter kazanamad. Emperyalistlerin imdad na yetiflen revizyonist ve reformistler, gerek çeflitli komünist etiketli partiler gerekse de sendika ve kitle örgütlerindeki etki güçleriyle, hareketin geriletilmesi ve bo ulmas nda gerici ve faflistlerle rol paylafl m na gittiler. Ülkemizdeki süreç elbetteki dünyadan ba ms z bir rota izlemiyor, ancak dünya metropollerinden ciddi ölçüde farkl laflan özgünlü ü, sürece her geçen y l daha fazla a rl n koyuyordu. Türkiye deki ö renci gençlik hareketi, 60 lar n ikinci yar s ndan itibaren ivme kazan rken, bundaki temel etkenin sosyo-politik süreç oldu u çok aç k biçimde görülebiliyordu. Yoksullu un ezilen kitleleri pençesinde inletti i, servet-sefalet uçurumunun iyice derinleflti i koflullarda, iflçi ve köylü y nlar ülkenin dört bir yan nda iflgal ve direnifl bayra etraf nda toplanmaya bafllad lar: Ülkemiz, özellikle son iki y l içinde gittikçe yayg nlaflan ve yo unlaflan iflçi, köylü hareketlerine sahne oldu. Grevler, fabrika ve toprak iflgalleri, ifl boykotlar, yürüyüfller, mitingler birbirini kovalad. ( brahim Kaypakkaya, Proleter Devrimci Ayd nl k say 5-19, May s 1970). flçi ve emekçilerin eylemler dizisi, 150 bin kiflilik direniflle Haziran da (1970) zirveye ç k yordu 68 le simgelenen iflçi, köylü ve gençlik baflkald r s n n 71 deki silahl mücadele hatt na evrilmesi ve 12 Mart askeri faflizminin a r darbe ve imhalar na karfl n k sa bir duraklama döneminin ard ndan 70 li y llar n ikinci bölümünde hakim s n flar daha çapl bir kuflatma alt na almas, Türkiye deki sürecin sosyo-ekonomik karakter örgüsünde karfl l k buluyordu. brahim Kaypakkaya yoldafl önderli inde Proletarya Partisi nin do umuna da zemin oluflturan koflullar; Kemalist-faflist diktatörlü ün hüküm sürdü ü ülkemizde, s n f mücadelesinin yükselmesi ve siyasi bilinci olgunlaflt rmas yla hükmünü do uruyordu. Kitlesel baflkald r ruhuyla 68 e büyük bir at l m kazand ran ö renci gençlik hareketinin, anti-emperyalist anti-faflist içerik ve devrimci karakteri, ülkedeki bu koflullar ve dünyadaki politik sürecin derin etkileriyle flekillenmiflti. Reformist ve revizyonistlerle giriflti i mücadelede, devrimci kimli in özüne sahip ç karak hareketi silahl mücadele kulvar na sokmaya çal flan 71 süreci, elbette ki daha ileri bir aflamay temsil ediyordu. Ne var ki iflçi ve köylü kitleleriyle buluflma derdinde olmayan küçük burjuvazinin yön verdi i ilk hareketlerin (THKO ve THKP-C) kaç n lmaz biçimde sürüklendi i açmaz ile komünistlerin (TKP/ML) belli taktik tespitlerdeki hatalar ve örgütsel darbeler sonucu u rad yenilgi, 71 i kesintiye u ratt. Ancak k sa bir sürede toparlanan komünist ve devrimci güçler, ekseninde flekillenen ihtilalci mücadele ruhunu yeniden aya a kald rmay baflaracaklard... Daha s k ve etkin ad mlarla yürütülen mücadele, genifl kitlelerde buldu u yank yla düflmana soluksuz günler yaflatmaya bafllad. 12 Eylül mimarlar n n, devrimin efli inde iken müdahalede bulunduklar na dair abart l aç klama, tehdit potansiyelinin ulaflt noktay göstermesi bak m ndan son derece anlaml yd. Nitekim faflist diktatörlü ün komünist, devrimci, demokrat, yurtsever bütün muhalif güçlere yönelik giriflti- i katliam ve sald r kampanyas, 12 Mart fersah fersah aflan bir a rl k tafl yordu. 12 Eylül döneminin devrimci cephede oluflturdu u gedikleri kapamak, yitirilen mevzilere hamle yapmak ve örgütsel y k m n üstesinden gelmek çok daha zordu. Ancak bask, sömürü ve zulmün süreklilik arz etti i ülkemiz koflullar nda, komünist ve devrimcilerin yeniden aya a kalkamamas gibi bir durum, ihtimal d - fl yd. Sorun, yenilgiye neden olan süreçleri sa l kl biçimde analiz ederek, do ru dersler ç karan bir muhasebe/yüzleflme ile yol alabilmeyi baflarabilmekti. Bunu baflard oranda s n f mücadelesinde inisiyatif üstlenenler, isyan ateflini yeniden tutuflturdular. Daha dezavantajl durumda ve daha zorlu flartlarda yürütülen mücadele hiç kuflku yok ki bugünlere tafl nacakt S n f mücadelesi olanca fliddetiyle sürmektedir. deolojik alan ise her zamanki gibi bu mücadelenin eksenini oluflturuyor. S n f savafl mlar tarihinde yerini alan süreçlere, kimlik ve eylemliliklere dair tart flma ve de erlendirmeler de bu çerçevede anlam kazan yor. 68 i yaln zca ya da esasta ö renci hareketi olarak tan mlayanlar, dünya ve ülke konjonktüründen soyutlayarak ele alanlar, milliyetçi renk katmaya çal flandan romantizm ve kültürel baflkalafl m zemininde bir aray fl süreci olarak de erlendirenine kadar sürecin temel de erleri ve ana renklerini bozmaya çal flanlar el ele vermifl durumdad r. Sürecin en önemli kazan m basama nda duran komünist hareketi ve önder(ler)ini yok saymakta en genifl ittifak oluflturma gururuna eriflenler ve ihtilalci gelene e öncülük etmifl devrimci önderlere, içi boflalt lm fl romantik kahramanl k öyküleriyle kati ölüm raporu vermeye çal flanlar baflar l olamayacakt r. Hakim s n flara teflrifatç l k ile devrimci de erlere tahrifatç l n bulufltu u zeminde 68 ve 71 in de erlerini ö ütme hesab yapanlar n, o süreçlerden arta kalan devflirmeleri cepheye sürmesi flafl rt c de ildir. Revizyonizm ve reformizmin (pasifizmden darbecili e, ekonomizmden parlamentarizme kadar her nevi) komünizm ve devrimci ideoloji karfl - s nda ald yenilginin rövanfl nda egemen s n flarla saf tutmas da anlafl l r olmal d r. S n f mücadelesinde kesinti yoktur. Umut her daim ayaktad r. Gerçekçi ol imkans z iste! parolas yla yol alanlar n, mutlak zafere do ru yolculuklar sürmektedir...

4 İşçi/köylü Antep te ulafl m zamm protesto edildi Antep te ulafl m ücretlerine yap lan yüzde 94 lük zam protesto edildi. 29 May s günü Zam Karfl t Mücadele Platformu taraf ndan örgütlenen eylem kitlenin da Yeflil Su önünde toplanmas ile bafllad. Çeflitli sendika, demokratik kitle örgütü ve Platformun kat l m ile düzenlenen eylemde emekçiler zamm n geri çekilmesini istediler. Yeflil Su önünden Adliye ye yürüyen kitle eylem boyunca Ulafl m hakk m z gasp edilemez, Ulafl m zamm n al bafl na çal, AKP sa l a zararl d r, Zam zulüm iflkence iflte AKP sloganlar n hayk rd. Yaklafl k 500 kiflinin kat ld eylemde yap lan bas n aç klamas nda, mazota yüzde 5 oran nda, otobüs ve minibüs ücretlerine ise yüzde 100 ü bulan zam yap ld na dikkat çekilerek buna sessiz kal nmayaca dile getirildi. Ulafl m zamm Genç-Sen taraf ndan da Gaziantep Üniversitesi nde düzenlenen bir eylemle protesto edildi. Paras z ulafl m istiyoruz yaz l pankart açan Genç-Sen üyeleri kampüs kap s na kadar yürüyerek burada bir bas n aç klamas yapt lar. Toplu tafl ma araçlar n bir gün süreyle boykot edeceklerini ifade eden ö renciler, aç klaman n ard ndan oturma eylemi yapt. (H. Merkezi) Bursa Büyükflehir Belediyesi nin kuruluflu olan Bursa Ulafl m Anonim fiirketi (BURU- LAfi) taraf ndan özellefltirme ad alt nda Evin Tafl mac l k A.fi isimli tafleron flirkete ihale edilen iflçiler, kölelik koflullar na dur demek için TÜMT S e üye olmak istemifllerdi. Ancak hem Belediye yöneticileri hem de Evin Tafl mac l k sahibi, örgütlülü e tahammül edemeyerek iflçilere gözda vermek amac yla çeflitli bask larla birlikte 10 sendikal iflçiyi iflten atm flt. Mahkeme ise iflten ç kartma karar n iptal etmiflti. Ancak belediye mahkeme karar n uygulamak yerine, yeni oyunlarla sahneyi bofl b rakmad. fiehir içi tafl mac l, Belediye ye ba l BURBAK arac l ile ihaleyle Halk Ulafl m isimli bir baflka tafleron firmaya verilerek sendikaya üye 140 iflçi 1 Haziran dan itibaren iflten ç kart ld. flten ç kart lmalara karfl Büyükflehir Belediyesi önünde toplanan TÜMT S üyeleri ve iflten ç - kart lan iflçilerin efl ve çocuklar ile birçok sendika, siyasi parti ve emek örgütünün kat l m yla kitlesel bir bas n aç klamas yap ld. flbafl yap ncaya kadar direneceklerini söyleyen iflçiler ad na aç klamay yapan TÜMT S Genel Sekreteri Gürel Y lmaz, sendikaya üye olan iflçilerin de özellefltirmenin ard ndan bask ya maruz kald - n ifade etti. Bask lara direnen iflçilerin bir bölümünün iflten ç - kar ld n n alt n çizen Y lmaz, Bunun üzerine mahkemeye baflvurduk. Mahkeme iflçiler lehine karar verdi. Belediye flehir içi ulafl m BURBAK arac l yla tekrar ihaleye ç kard. Tüm srarlar m za ra men ihaleyi alan kurulufl aç klanmad. 31 May s tarihinde ihaleyi ald n söyleyen Halk Ulafl m fiirketi adl bir firma ortaya ç kt. Yeni oldu u iddia edilen firman n yöneticileri ise Evin Tafl mac l k Tersanelerde son dönemde gerçekleflen ifl cinayetleri ile ad n duyuran Selah Tersanesi ne dönük kapatman n göstermelik oldu u ortaya ç kt ve tersane kapat ld ktan sadece 6 gün sonra tekrar aç ld. Böylece Tuzla da son sözü yine tersane patronlar söyledi ve ayn zamanda yasalar n emekçiden de- il, patronlardan yana düzenlendi i bir kez daha ortaya ç kt. Kapat lma karar n n ard ndan G SB R, Dok Gemi- fl ve Gemi Mühendisleri Odas taraf ndan provokatif bir eylem gerçeklefltirilerek, kapatmalar n sorumlusu yöneticileridir. flçilerimize yeni sözleflmeler dayatt lar dedi. Belediye önünde 2 Haziran dan bu yana eylemlerini sürdürmek isteyen iflçilere polis, 4 Haziran günü Valilik onay ile izin vermedi. Ancak sendika flehrin en kalabal k dört ayr noktas nda imza stantlar açt. flten ç kart lan iflçilere neden iflten ç kart ld klar n, patronlar n sendikal örgütlülükten neden korktu unu sordu umuzda flöyle yan tlar verdiler: Sendikal olmak örgütlü toplum demektir Do an Kaya: Ben daha öne flehirleraras otobüslerde çal fl - yordum. fiehirleraras çal flmak zordu. Ben de BURULAfi ta ifl buldum, emekli oluncaya kadar çal flaca m diye sevinirken, maalesef 2 y l sonra kap n n önüne koydular bizi. Nedeni ise sendikaya üye olmak, daha iyi koflullarda çal flmay istemek Sendikal olmak, örgütlü toplum demektir, olarak, tersanelerdeki sendikal örgütlenme çabalar gösterilmiflti. flçiler patronun zoruyla bu eyleme kat lmaya zorlanm fl ve ellerine Bölücüler defolun vb. pankartlar tutuflturularak, karfl karfl ya getirilmek istenmiflti. Tersane patronlar bu provokatif eylem öncesinde, ifl cinayetlerini d fl mihraklar ve PKK ye ba lamaya çal flan aç klamalarda bulunmufltu. Ancak bu yaklafl m burjuva-feodal bas - n nda bile alay konusu oldu. Sonraki günlerde ise, Çal flma Bakanl müfettiflleri Selah Tersanesi nde bir inceleme İşçi-köylü 4 Sendikal olmak suç mu? Bursa da iflten ç kart lmalara karfl Büyükflehir Belediyesi önünde toplanan TÜMT S üyeleri ve iflten ç kart lan iflçilerin efl ve çocuklar ile birçok sendika, siyasi parti ve emek örgütünün kat l m yla kitlesel bir bas n aç klamas yap ld. yaparak, tersanenin eksiklerinin giderildi ine karar verdi ve mührün sökülmesiyle birlikte, tersane yeniden aç ld. Tersanenin aç lmas na iliflkin son geliflme, Selah Tersanesi'nin kapat lmas karar n n asl nda, ifl cinayetlerine karfl artan tepkileri yat flt rmak ve medyada devletin Tuzla Tersaneler Bölgesi'ne yönelik yönetim zafiyeti içinde oldu una dair tart flmalar yat flt rmak için al nm fl bir karar oldu unu da göstermektedir. Ancak bu göstermelik uygulama, patronlar n bast rmas ile geri al nm flt r. (Kartal) örgütlü toplum da hakk n aramas n bildi i için istemiyorlar. Yani biz iflçileri köle gibi çal flt r p kârlar na kâr katmak istiyorlar. Mustafa Ot: Ben de 18 ayd r burada çal fl yorum. Bazen 12 saat çal flt m z oluyor. fl koflullar n n düzelmesi için örgütlü olmam z laz m dedik ve sendikaya üye olduk, yasal hakk m z arama yolunu seçtik. Bu, patronlar m z taraf ndan hofl karfl lanmad. Bizi gizlice tehdit ettiler, sendikadan ayr l n diye. Onlar n dayatt klar flartlarda çal flmam z istiyorlar. Ama biz bu bask ve tehditlere ra men y lmayaca z. Sendikal olarak ifle dönünceye kadar direnece iz. Burada flu an 125 arkadafl ma dur durumday z. Kiralar m z var, çocuklar m z okula gidiyorlar. Ben Büyükflehir Belediye Baflkan Hikmet fiahin e seslenmek istiyorum. Seçim döneminde ben insan ayr m, s n f ayr m yapmadan tüm Bursal - lara ayn mesafede hizmet edece- im diyordu, ancak seçimden sonra rantç lar mutlu ederken bizleri mutsuz etmek acaba baflkan n hofluna m gidiyor? Biz hangi suçu iflledik, sendikaya üye olmak suç mu? Belediye ve tafleron firmalar aras nda dönen ranta çomak soktu umuzdan dolay bizi iflten att lar. Mehmet Gezgin: Tabiri caizse biz ar kovan na çomak soktu umuz için bu haldeyiz. Çünkü Belediye ve tafleronun rant na çomak sokuyoruz. Bir tafleronu anlar m, özellefltirmeyi de anlar m, ama karfl m zdaki tablo vahim, dört tafleron firma Büyükflehir BURULAfi a, BURULAfi Deniz Tafl mac l a, Deniz Tafl mac l k Evin Tafl mac l a, Evin Tafl mac l k Halk Ulafl m a veriyor. Biz flimdi kiminle u raflaca z? Kime derdimizi anlataca z? Bursa kamuoyu bunu bilsin; akflama kadar milyon için direksiyon sall yorum, bununla ev kiras m verelim, ö rencimizi mi okutal m? Bizi h rs zl a itiyorlar. Onun için sendikaya üye olduk ve sendikal olarak ifle dönünceye kadar direnece iz. (Bursa) Ölüm Tersanesi yeniden aç ld Tersaneler iflçi kan na doymuyor! Tersane iflçilerinin, ardarda yaflanan ifl cinayetlerini önlemek ve kurals z çal flma koflullar n n ortadan kald r lmas için 16 Haziran da greve gitmeye haz rland günlerde, tersanelerden bir ölüm haberi daha geldi. Selahattin Tersanesi nde çal flan Hasan Turhan adl tersane iflçisi, 8 Haziran Pazar günü bir ifl cinayetine kurban gitti. Üzerine 600 kiloluk demir düflerek, yaflam n yitiren Turhan n ölümü, 9 Haziran da yap lan bir aç klamayla protesto edildi. Tersane önünde, Limter- fl taraf ndan yap lan aç klamada, ayn tersanede 17 fiubat ta da oksijen tüpünün patlamas sonucu Hasan Köse adl iflçinin ifl cinayetine kurban gitti i hat rlat larak, A r ve Tehlikeli flkollar Yönetmeli i gere i pazar günlerinin zorunlu tatil olmas gerekti i, ancak tersane iflçilerinin Cumartesi-Pazar demeden çal flt r ld dile getirildi. Tersane patronlar ve hükümetin ölümleri durdurmak için hiçbir önerisi ve çabas n n olmad da belirtilen aç klama, 16 Haziran da yap lacak olan greve kat l m ça r s yla sona erdi. (Kartal) Devrimci tutsaklardan greve destek! Devrimci tutsaklar (DHKP-C, Direnifl Hareketi, MKP, MLKP, T KB, TKEP/L, TKP/ML örgütleri ad na Fikret Akar, Murat Karayel, Ayhan Güngör, Hasan Polat, Erkan Altun, Nurettin Temel ve Ulvi Yalç n) yapt klar aç klama ile Tuzla da yaflanan ifl cinayetlerini k nad lar. Tersanelerde ucuz iflgücü sömürüsü, sigortas z ve sendikas z çal flt rma, kurals zl k ve kay t d fl l k iflçi ölümlerini kaç n lmaz k l yor. Haftada 70 saati bulan afl r çal flma süresi ve yo un ifl yükü nedeniyle iflçilerin iskeleden düflüp ölmesi s radanlafl yor fleklinde bafllayan aç klamada Limter- fl in ça r s yla ve tersane bölgesindeki di er devrimci demokratik iflçi kurum ve örgütlerinin kat l m yla fiubat tersane havzas fiili grevi iflçilerin yaflamlar n koruman n tek yolunun bu cinayet flebekesine karfl difle difl mücadele oldu unu göstermifltir. Ve 16 Haziran da grev bayra bir kez daha dalgalanacakt r, Tuzla tersanelerinde biz devrimci siyasal tutsaklar, tersane iflçilerinin devrimci-demokratik örgütlerinin Limter- fl Sendikas n n hakl mücadelesinin yan nda oldu umuzu belirtiyor, mücadelelerini destekliyoruz deniliyor. Ölümden öte yol yok Haziran 2008 Tersane iflçilerinin s kça yaflad ifl cinayetlerinin bir benzeri de, 5 Haziran Cuma günü, Tuzla Deri Organize Sanayi nde faaliyet yürüten Odabafl Deri de yafland. Hasan Koca adl iflçi, dolaptan malzeme almak isterken, dolab n üzerine devrilmesi sonucu yaflam n yitirdi. Koca n n yaflam n yitirdi i kaza, ancak birkaç saat sonra, di er iflçilerin Hasan Koca n n çal flt makinenin yan na gelmesi ve çal flmaya devam eden makinenin yan ndaki kanlar görmesiyle ortaya ç kt. Ayr ca Odabafl patronunun sendikal örgütlülü ü da tmak için iki ay önce iflyerini Uflak a tafl ma kâr ald ve geçen iki ayl k süre içinde iflyerinde ifl güvenli inin neredeyse tamamen ortadan kald r ld ö renildi. Deri iflçileri ve sendika yönetimi, Hasan Koca n n bu güvensiz ortam nedeniyle yaflam n yitirdi ini söylemekteler. Hasan Koca n n ifl cinayetine kurban gitmesi Deri- fl Sendikas taraf ndan yap lan bir eylemle protesto edildi. 8 Haziran günü saat da Deri Sanayi içindeki eski Traktörler Dura nda bir bas n aç klamas yap ld. Aç klamaya, 16 gündür direniflte olan Lever iflçilerinin yan s ra, TÜMT S sendikas yöneticileri, Uluslararas flçi Derne i, T B-DER gibi kurumlar da kat larak, destek verdiler. Bas n aç klamas, ifl kazalar nda yaflam n yitiren iflçilerin an s na yap lan bir sayg durufluyla bafllad. S k s k Önlemleri al n ölümleri durdurun, Zafer direnen emekçinin olacak gibi sloganlar n da at ld aç klamada, Deri- fl Sendikas yöneticileri taraf ndan yap lan konuflmalarda, ifl yerlerinde art k kurals zl n kural haline geldi ine de inilerek, iflçi ve emekçilerin aleyhine olan bu duruma karfl mücadele etmeye devam edilece ine vurgu yap ld. fl cinayetlerinin en yo un olarak tersanelerde yafland - n n da alt çizilen konuflmalarda, tersanelerde 16 Haziran da yap lacak olan greve kat l m ça r s da yap ld. (Kartal) Aile Hekimli i protesto edildi 21 May s 2008 Çarflamba günü Adana Tabip Odas ve SES Adana fiubesi nin ortak örgütledi i ve çeflitli demokratik kitle örgütlerinin destek verdi i bir bas n aç klamas yap ld. Aile Hekimli i uygulamas n n Adana da bafllamas yla ilgili olarak Reflatbey Sa l k Oca önünde kitlesel bir kat l mla yap lan eylemde s k s k Sa l k ocaklar kapat lamaz, Sa l kta y k m durdural m vb. sloganlar at ld. Ortak haz rlanan bas n metnini SES fiube Baflkan Dr. Mehmet Antmen okudu. Metinde; Sa l k çal flanlar n n çal flma ortam n bozan, halk m z n sa l k hizmetlerinden yararlanmas n engelleyen bu sistem bugün sorunsuz bir flekilde uygulanacakm fl gibi görünse de özellikle SSGSS nin yürürlü e girmesiyle çok ciddi sa l k sorunlar n n gündeme gelmesi kaç n lmazd r ifadelerine yer verildi. Aç klama alk fllarla ve sloganlarla sona erdi. (Adana YDG) zmir de TOK iflçileri ifl b rakt TOK nin zmir Konak ta yapt rd konutlar n inflaat nda çal flan ve 6 ayd r maafl alamayan 200 iflçi ifl b - rakt. Ba l bulunduklar Esha nflaat Tic. Ltd. fiti ne ve TOK ye isyan eden iflçiler, paralar ödenene kadar ifl bafl yapmayacaklar n belirtti. Güvencesiz bir flekilde gündelik iflçi olarak çal flt inflaatta alt ayd r paras n alamad n, çocuklar n n aç oldu unu belirten ve yaflad klar n D HA ya anlatan Mehmet Bilmez, Bu devletin paras m yok, biz iflçilerin maafllar n ödeyemiyor mu? Bizi ifle alan flirketle TOK aras nda yaflanan anlaflmazl n bedelini biz iflçilere ödetiyorlar dedi. Erdo an n TOK herkesi ev sahibi yapacak fleklindeki aç klamalar na tepki gösteren Hasan Yi it ise Herkesi ev sahibi yapacaklar n söylüyorlar ancak, biz iflçilerin evini bark n düflünmüyorlar dedi. (H. Merkezi) Emekçinin Gündemi Sendikal hareketteki geri gidiflin bir örne i daha... Emekçilere yönelik ciddi sald r - lar n artarak devam etti i bir süreçte, E itim-sen Genel Merkez Genel Kurulu nu gerçekleflirdi. Genel olarak denilebilir ki, E itim-sen kendi tüzü ünü hiçlefltirmenin yanl fl prati iyle, tüzük ihlalinin gölgesinde bir genel kurul gerçeklefltirmifltir. Asl nda bu ekstra bir de erlendirmeye ihtiyaç b rakt rmayacak kadar net bir ifadedir. Yukar da ifade etmeye çal flt - m z tüzük ihlali, anadilde e itim hakk n n ç kart lmas ile s n rl de ildir. Örne in, sendikan n muhtelif flube baflkanlar üçüncü dönem baflkanl klar n sürdürmektedirler. Oysa tüzük, üst üste iki dönem yönetici olanlar üçüncü dönem yönetici olamazlar diye aç k bir ifade tafl maktad r. fiu gerçekli i vurgulamakta yarar görüyoruz; Sendika yönetimi çal flanlar n tabandan gelen mücadele taleplerini ince ayarla törpülemektedir. Emekçiler mücadele bilinci ç tas n yükseltmifltir, geliflen sald r yasalar na karfl birikmifl h nc n aya a kalk fl olarak da görülebilir bu durum. Sendikalar bu aya a kalk fl ileriye tafl ma çal flmas içerisinde olmak yerine, ivme kazanan emek bilincini srarla kelepçelemektedir. SSGSS süreci (özellikle 14 Mart eylemi) ve 1 May s bu ifademizin en net kan tlar d r. Taban yönü net ve belli olan bir kalk - fla geçmifl, ancak konfederasyon ve sendika yöneticileri bunu engellemifl, çal flanlar n okullar ve öncüleri olma rollerini oynayamam fllard r. Bu gerçeklikleri faaliyetçilerinin, emekçilerin inanç ve güven problemi yaflamalar na neden olmufl ve örgütleriyle ba lar n giderek zay flatm flt r. Ne yaz k ki yöneticiler bu sürecin fark nda olduklar halde rahats z olmamakta, zaten önlem almay da ihtiyaç olarak görmemektedir. Genel olarak iflçi ve emekçiler sürdürülemez sald r ve sömürüye, ifl güvencesiz, sosyal güvencesiz çal flt r lmaya, iflsizlefltirilmeye karfl mücadele ederken konfederasyonlar statükoda srar etmekte, bu mücadeleye öncülük yapamamaktad r. Esneklefltirmeye, kurals zlaflt rmaya karfl yeni örgütlenme modelleri gelifltirememifl, do al sonuç olarak örgütlülü ünü geniflletememifl, mevcut örgütlülü ünü de koruyamam flt r. Özelde E itim-sen in gerçekli i de bundan ba ms z de- ildir. Yak n geçmiflteki E itim-sen kongresi yeni bir örgütlenme modeli ve yeni bir politik süreç konusunda aç l m yapamam flt r. Sermayedarlar sald r lar n s n f perspektifli emek örgütleri üzerine derinlefltirip yo unlaflt r rken, s n f n okullar, öncü örgütleri, sermayeye karfl ortak mücadele yerine, kendi iç mücadelelerinde enerji tüketimine devamda srar sürdürmektedir. Bu gidifl nereden bak l rsa bak ls n, sermayeye dolayl göz k rpmad r. S n f n bilincini belleksizlefltirme, mücadele kararl l n ve azmini tüketmektir. E itim-sen tüzük ihlalinin yap lmas na göz yumdu u ve politikan n hiç tart fl lmad, programlar n ittifaklar n n oluflturulamad bir genel kurulu daha geride b rak rken, bu yanl fll klar n sonuçlar n tafl yabilecek bir güçte olmad n n fark nda olamam flt r. Gruplar sendikan n tüm varl n araçlaflt rarak kendilerinin varl k ç karlar n sendika tüzü üne, politikas na, de er, kültür ve mücadele gelene ine bask n getirmifltir. Sendikal mücadelede s n f n ç - karlar n savunmada srar, evet ama sendikal politikan z, çal flma program n z, meflru, fiili mücadele çizginiz getirilip sendikal anlay fllar n grup ç karlar na hapis edilmifl olmas ve geçmiflte olan yanl fl çal flma bugün KESK içinde devam etmektedir. Burada iki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi; sendikalar içinde çal flmada s n f n genel ç karlar n n esas al nmas d r. Bu genel olarak söylenir ama yap lmaz. kincisi; s n f içinde çal flmada olabildi ince ortak ifl yapmay hedeflemek gerekiyor. Sald r lara karfl baflar n n önemli bir yan n örmüfl oluruz. Elbette bunu söylerken bunun ortak paydalar olanlar için oldu u gerçe ini biliyoruz. Referans m z iflçi s n f n 14 Mart ta soka a ç karan ve ortak mücadelesini örgütleyenler, 6 Nisan da s n f n ba ms z hareketini sa layanlar, referans m z 1 May s ta her fleye ra men direnenlerdir.

5 İşçi-köylü Haziran 2008 İşçi/köylü Adanal o lu Belediyesi ne hoflgeldiniz! Dersim de Çevre Günü aç klamas Milletin efendisi sizsiniz naralar at l r, seçim sand klar kurulurken, ucuz mazot, faizsiz ihtiyaç kredisi, do al afetlere karfl yard m sözleri verilir durmaks z n. Sonra sand k kurulur, yeni hükümet bafllar ifle, bir daha ne arayan olur ne de soran! Bir gün olur da biri ç kar ve verilen sözleri hat rlat rsa anas yla beraber kovulur, bu da yetmezmifl gibi her türden hakarete maruz kal r. Mersin-Tarsus yoluna girin, 25 km ilerledikten sonra Adanal o lu Belediyesi yaz l tabeladan sa a dönün. Birkaç sebze-meyve paketleme tesisinden sonra, uçsuz bucaks z narenciye bahçeleri çarpacakt r gözünüze. 5-6 km ilerledikten sonra Adanal o lu Belediyesi ne hoflgeldiniz! yaz l, biber amblemli tabela karfl lar sizi. Kasabay geçtikten sonra, bir süre daha narenciye bahçeleri ile karfl lafl rs n z. Hemen ard ndan seralar bafllar ve öylece uzan r birbiri ard na. Bu seralar n büyük k sm 1-2 kifliye aittir ve buralar kirac lar ifller. Bir yandan sera sahiplerine karfl ma dur kalan kirac lar, bir yandan da düflük tutulan ürün fiyatlar yüzünden s k nt çekmektedir. Öte yandan bölgede az msanmayacak kadar var olan küçük sera sahipleri de ayn s - k nt y yaflamaktad r. Onlar da kirac - lar gibi üretimde kullanacaklar araçlar alabilmek için binlerce YTL avans al yorlar. Bir k s r döngü halini alan bu durum kendili inden de il, özellikle Özal döneminde aç lan Sera Teflvik Kredileri ile bafllam flt r. Halk binbir umutla bu kredileri al p seralar n kurmufltur. Daha sonraki y llarda REFAH-YOL hükümeti kafl kla verecek ve halk buna güvenerek bu kredileri h zla çekecektir. Ancak daha sonra ANA-YOL hükümeti kurulacak ve kredilere efli benzeri görülmeyen faiz oranlar getirerek kafl kla verdi ini kepçelerle isteyecektir. Kredi borçlar n ödeyemeyecek duruma gelen halk, devletin koydu u icraya karfl difli ile t rna ile elde etti i mülklerini satarak ve tefecilerden ald borçlarla bir süre direnebilmifltir. Ancak devlete olan borç ödenmiflken bu sefer de tefecilere borçlanm flt r. Yani borcun yeri de iflmifltir sadece. Sonraki seçimlerde ise Adanal - o lu halk büyük umutlarla hemen hemen bütün oylar n Ecevit e vermifltir. Çok geçmeden halk, Ecevit in de di erlerinden fark olmad n, hatta ayn politikay daha da katmerlefltirerek uygulad n görmüfltür. Bu dönemde her yöne borçlanan halk, çareyi yine tarlalar n satmakta; satacak tarlas olmayanlar özellefltirilen bankalar n balland rarak verdi i tar m kredilerini çekmekte bulmufltur. Yani yine borçlanm flt r ve yine borcun yeri de iflmifltir sadece. Ecevit döneminde bir geliflme daha yaflanm flt r ki bu da bölgenin sosyal yap s nda bir krize yol açm flt r. Bölgeye Türkiye Kürdistan ndan mevsimlik iflçi göçleri bafllam flt r. Bu iflçiler kurduklar çad rlarda çok kötü koflullarda yaflamaya bafllam flt r. Ço u kendi topra n sat p para kazanmak umuduyla gelmifllerdir. Burada iflçilere ödeyecek paras olmayan küçük üreticilerin yan nda düflük ücretle çal flmak zorunda kalm fllard r. Zaten geri dönecek bir yerleri de kalmam flt r. Kapal bir kültüre sahip olan Adanal o lu nun Nusayri* halk çeflitli gerici çevrelerin yalan ve dolanlar na kanarak gelen Kürt iflçilere korku ile yaklaflm fllard r. Çünkü sözüm ona Kürtler nüfuz elde edecek ve Arap halk n n topraklar na el koyacaklar. Böylelikle ma dur durumda olan mevsimlik iflçi ve üretici ittifak n n oluflmas engellenmifltir. Sanki ma duriyetleri birbirlerinin suçuymufl gibi lanse edilmifltir. AKP hükümetinin bafla geçmesiyle de ard ard na ç kar lan vergiler ve daha da düflük tutulan sebze fiyatlar bölge halk n açl kla yüz yüze b rakm flt r. Her türlü tar m araç ve gerecini, Ülkenin birçok bölgesinde çeflitli etkinliklerle kutlanan Dünya Çevre Günü nde Dersim de saat da Sanat Soka- nda biraraya gelen, aralar nda Partizan, HKM, HÖC, TUDEF ve DHP nin de bulundu u ve E itim-sen in destek verdi i kurumlar taraf ndan bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Kat l m n olumlu oldu u eylemde dünyam zda ve ülkemizde ve özelde de Dersim de emperyalist-kapitalist sistemin do aya verdi i tahribat, Dersim de uygulanmaya çal fl - lan baraj projeleri, siyanürlü alt n aramac l ve orman yakmalar protesto edildi. Bas n aç klamas sloganlar ve alk fllarla sonland r ld. (Dersim/ flçi-köylü) zirai ilaç ve gübrelerini, sebze tohumlar n dolara endeksleyerek satan devlet; buna karfl n ürün fiyatlar - n düflük tutmufl ve Özal dan beri programlad klar tar m politikas n n sonucunu beklemeye bafllam flt r. Politika kendini deflifre etmifltir. Amaç tar m alan n daraltmak, modern teknik sera yapabilme imkân na sahip olanlar n d fl ndaki üreticileri topra iflleyemeyecek duruma getirmek ve bunlardan ucuz ifl gücü elde etmektir. Bölge halk da zaten örgütsüz ve küçük hesaplara göre kurulan kurulufllarda A partisi, B partisi tart flmalar alt nda oyalanmaktad rlar. Geçti imiz günlerde Mersin Ziraat Odas Adanal o lu nda bir eylem örgütlemifl ve var olan duruma tepki olarak kasabal lar taraf ndan birkaç küfe biber yak lm flt r. Eylemin ard ndan toplant ya geçilerek süreç tart fl lm flt r. Eylem ve toplant ya çok az üretici kat lm flt r. Bu kadar kötü durumda olan üreticiler nas l olur da eylem ve toplant ya kat l m göstermemifllerdir? Bu durum düflündürücüdür. Ancak irdeledi- imizde sorun çok aç kt r. Öncelikle genifl bir örgütlenme yap lmam flt r. Halk eylemden ayn gün haberdar olmufltur. Ayn zamanda son dönemlerde artan üretici eylemlerine canice sald ran kolluk kuvvetleri bölgede ufak bir radikal ç k fla dahi gerekeni yapaca n aç klam flt r. Kasaba içindeki eylem için dahi, Valilik ten izin alma zorunlulu u getirilmifltir. Aksi takdirde müdahale edeceklerini (sald racaklar n ) belirtmifllerdir. Örgütsüz durumda olan halk bu durumdan ürkmüfl. Ayn zamanda kasaba içinde az msanmayacak say - da kifli, biber yakmakla bir yere var laca n düflünmemektedir. Onlar, Mersin-Tarsus yolunun trafi e kapat lmas ve istekleri her ne pahas na olursa olsun yerine getirilinceye kadar eylemin sürdürülmesi gerekti i düflüncesindedir. Özellikle f nd k üreticilerinin eylemlerinden etkilenmifllerdir. Ancak yukar da da bahsetti imiz gibi halk örgütsüzdür ve halk ateflleyecek her hangi bir hareket mevcut de ildir. Ancak bu da göstermektedir ki öfke artmakta, gözler kararmaktad r! *** Nusayri*: Nusayrilik bütün çarp tmalara, karalamalara ra men günümüzde de varl n sürdüren Ehlibeyt ve On ki mamlara ba l bir Alevi inanc d r. (Mersin den bir K okuru) Emek ve Ekmek Meclisi KESK, D SK, Kristal- fl Eskiflehir fiubesi, ÖDP, EHP, KP, DSP, SHP, Tunceliler Kültür ve Dayan flma Derne i, Halkevleri, Ziraat Mühendisleri Odas, Mali Müflavirler Muhasebeciler Odas, Makine Mühendisleri Odas ve Ö renci Kolektifleri nin oluflturdu u Emek ve Ekmek Meclisi 5 Haziran dan itibaren uygulamaya giren ekmek zamm n n geri çekilmesi için 3 Haziran Sal günü, Adalar Migros önünde imza stand açarak bir kampanya bafllatt. Meclis ad na konuflan lker Köseo lu, 5 Haziran sabah Eskiflehirlilerin zaml ekmek fiyatlar yla uyanaca n belirterek ortalama yüzde 20 olacak zamla birlikte ekme in 65 kurufla al naca n söyledi. Köseo lu En temel g dam za gelen bu fiyat art fl 4 kiflilik bir ailenin bütçesine 40 liral k yeni bir yük getirmektedir. Asgari ücretle yaflamaya çal flan emekçiler, böylece ayl klar n n yüzde 10 unu g da tekellerine ve hükümetin kap s nda bekleyen sermaye çevrelerine kapt rm fl olacaklard r dedi. Köseo lu AKP hükümetinin IMF ve Dünya Bankas na ba ml uygulamalar n n tar mda üretimi her geçen gün düflürdü ünü, bu day ve un fiyatlar na yans yan bu durumun köylünün yoksullaflmas na, üretim yapamamas na ve k rdan kentlere göç etmesine neden oldu- unu belirtti. Köseo lu sözlerine Ç kar lan yasalarla, uygulanan sosyal ve ekonomik politikalarla kuru ekme e muhtaç b rak lan halk n flimdi de ekme ine göz dikilmifltir. Gün haklar m za, eme imize ve ekme imize sahip ç kma günüdür diye devam etti. Köseo lu ayr ca yap lan zamlar n geri çekilmesi, üreticiye daha fazla devlet deste inin sa lanmas, belediyenin ekmek zamm na karfl itiraz hakk n kullanmas, belediye ekmek büfelerinin ço alt l p üretilen ekmek say s n n art r lmas için halk imza kampanyas na deste e ça rd. Stant 10 gün boyunca Bir mza da Sen Ver. Ekmek Zamm Geri Çekilsin slogan yla aç k kalacak. (Eskiflehir den bir K okuru) Özellefltirmenin faturas iflçilere Geneti i De ifltirilmifl Organizmalara (GDO) karfl bafllat lan GDO ya Hay r kampanyas n n sembolü haline gelen M s r Balonu, Türkiye turu kapsam nda 14 Haziran da zmir de olacak. Kampanya yürütücülerinden Ziraat Mühendisleri Odas (ZMO) Bursa fiubesi Türkiye Kürdistan nda yaflanan kurakl ktan dolay var olan borçlar n ödemekte s k nt çeken köylüler, ellerindeki traktörleri sat l a ç - Kurakl k nedeniyle ifl yapamayan köylüler traktörlerini sat fla ç kard karmaya bafllad. Konuyla ilgili D HA ya aç klama yapan traktör galerisi sahibi Hasan Çiçek, Bu y l kurak geçti inden köylü periflan oldu. Borçlu olan köylüler var olan borçlar n ödeyebilmek için traktörlerini sat l a ç - kar yorlar. Sat l a ç kar lan traktörlere al c bulunamad gibi, traktörler para da etmiyor. 3 y l önceki traktörlerin fiyatlar, flimdikinden daha pahal yd. Köylü çok zor durumda diye konufltu. Var n yo unu tarlas na harcayan ve kurakl ktan dolay para kazanamad ndan borcunu ödeyebilmek için traktörünü sat l a ç karan Kadir Ada isimli köylü ise flunlar söyledi: Bu y l tarladan 50 bin YTL zarar ettim. Elimde kalan tek bir traktörümü 26 bin YTL ye alm flt m. fiimdi 16 bin YTL ye satmaya çal fl yorum. Ama al c bulam - yorum. Devlet ciddi anlamda köylüye destek ç kmal. Traktör satan çok, alan yok. Milletin cebinde para yok ki traktör als n. Zaten traktör köylünün ifline yar yor. Köylü traktörünü satt ktan sonra kim alacak? Oto galerisinin içerisi traktörlerle dolup taflt. Bu y l yaflanan s k nt gibi hiçbir zaman s k nt yaflamad k. (H. Merkezi) TEKEL in de iflik illerdeki alt fabrikas n sat n alan British American Tobacco (BAT), geçti imiz günlerde yapt aç klamayla, Samsun d fl ndaki bütün fabrikalar kapataca n duyurdu. Bunun gerçekleflmesi durumunda, 3 bine yak n TEKEL iflçisi iflsiz kalacak. TEKEL de örgütlü olan ve özellefltirme sürecindeki prati i ile s n f düflman bir tutum sergileyen Tek G da- fl Sendikas yöneticileri de, BAT yetkilileri ile görüfltüklerini ve yetkililerin kendilerine Samsun M s r Balonu zmir de... Bu y l kurak geçti inden köylü periflan oldu. Borçlu olan köylüler var olan borçlar n ödeyebilmek için traktörlerini sat l a ç kar yorlar. Yönetim Kurulu üyesi Arca Atay, GDO lu ürünlerin dünya açl na çare olamayaca na dikkat çekerek, Türkiye de Cargill Yasas olarak bilinen yasa ile GDO lu ürünlerin önü aç lm fl ve teflvik edilmifltir. Biz tohumun ve g dan n hakça paylafl lmas, g dan n demokratiklefltirilmesi ve halk n g da üzerinde egemenlik hakk n korumas için çaba göstermeye devam edece iz. Atay, M s r Balonu kampanyas yla dikkat çekmek istedikleri as l konunun, geneti i de ifltirilmifl organizmalar n her gün sofralar - m za konuk oldu u ve bu tür ürünlerin gelecekte nas l bir sa l k problemine yol açaca n n bilinmemesi oldu unu dile getirdi. Kampanyan n sembolü olarak M - s r seçmelerinin temel nedenini de m s r n, geneti iyle en çok oynanan tar msal ürün olmas ve insanl n yüzde 90 n besleyen 5 ana tar m ürününden biri olmas ndan kaynakland n belirten Atay, kampanya kapsam nda GDO lu ürünlerin dünya açl na çare olaca yönündeki propagandan n büyük bir yalan oldu unu aç a ç - karmak istediklerini söyledi. Atay, 1996 y l nda biyoteknolojik tar m yap lan alan miktar 1.7 milyon hektarken, bugün bu rakam 102 milyon hektar n üzerine ç km flt r dedi. (H. Merkezi) d fl ndaki bütün fabrikalar kapatacaklar n, Samsun'da ise en fazla 400 iflçiyi istihdam edeceklerini söylediklerini aç klamaktalar. Böylelikle özellefltirme sürecinde, hem hükümet, hem de hükümetle uzlaflma içinde olan sendika yönetiminin iflçiler için verdikleri iflsiz kalmayacaklar sözünün de sadece bir aldatmacadan ibaret oldu u ortaya ç km fl bulunmakta. TEKEL fabrikalar n n kapat lmas, sadece iflçiler aç s ndan de il, tütün üreticileri aç s ndan da büyük bir olumsuzlu u beraberinde getirmekte. Çünkü yaklafl k 1 milyon kifli geçimini tütün üretiminden sa l yor. Fabrikalar n kapat lmas, binlerce kiflinin büyük kentlere göçüne ve de iflsizler ordusuna yenilerinin kat lmas na da neden olacak. Türkiye de 2000 y l nda 558 bin civar nda tütün üreticisi bulunurken, bu say sonraki y llarda 220 bine düflmüfl durumda. Bu 220 bin kifli ise, aileleriyle birlikte 1 milyonluk bir nüfus oluflturmakta. TEKEL de ortaya ç kan bu son duruma iliflkin, Cevizli TEKEL de çal flan bir iflçinin görüflüne baflvurduk ve sürecin kendilerini nas l etkiledi ini ö renmeye çal flt k. Kendisinin bize verdi i bilgiye göre, fabrikalar n kapat laca haberi Cevizli TEKEL de de yank s n bulmakta gecikmemifl. Ancak henüz somut bir aç klama olmad için, geliflmelerin netleflmesini beklediklerini söylüyor. Sendikan n ise, uzunca süredir oldu u gibi bu süreçte de suskunlu unu korudu unu ve kendilerine herhangi bir aç klama yapmad n belirtiyor. Ald klar baz duyumlara göre; örne in Adana daki fabrikada çal flan iflçilerden evli olanlar n, skenderun a, yaprak bölümüne gönderilmesi söz konusuymufl. Zaten buradaki iflçilere söylenen de, ço unun yaprak bölümlerine gönderilece i fleklindeymifl. Yaprak bölümleri ise, fabrikalar kapat ld ktan belli bir süre sonra zaten bofla ç kaca için, bu durum iflçilerin k sa bir süre sonra iflsiz kalmalar anlam na gelmekte. (Kartal) Siverek te köylülerin fliar ; May n de il, su kanal döflensin! 31 May s Cumartesi günü Siverek te kurakl k sorununa dikkat çekmek ve tar m ve hayvanc l a darbe vuran politikalar uygulamay sürdüren AKP hükümetini protesto etmek amaçl bir miting düzenlendi. Kurakl k Kaderimiz De ildir fliar yla DTP taraf ndan düzenlenen mitinge, yaklafl k kifli kat ld. Yollarda mevsimlik iflçi olarak ölmek istemiyoruz, Çiftçiye destek verilsin, May n de il su kanallar döflensin, AKP felaketi gidecek, kurakl k gidecek yaz l dövizler tafl yan kitle s k s k Katil Erdo an, Biji Serok Apo, AKP Mitinge kat lan köylüler, Kurakl k kaderimiz de ildir diyerek hükümete öfkelerini gösterdiler. flafl rma bizi da a tafl rma sloganlar n att. Mitingde yap lan konuflmalarda Siverek te yaklafl k 1 milyon hektar arazinin zarar gördü ü ve bundan Siverek esnaf n n da çok etkilendi i belirtildi. Bölge insan n n yollarda yaflanan kazalarda mevsimlik iflçi olarak öldü ü vurgulan rken, Siverek teki su göletlerinin ise Bucak ve Gürp nar ailelerinin tekelinde oldu una da de inildi. AKP hükümetinin ve politikalar - n n s kça lanetlenildi i mitingde, bölgenin bir an önce afet bölgesi ilan edilmesi ve operasyonlar n durdurulup savafla aktar lan paran n köylüye aktar lmas gerekti i vurguland. (Amed YDG)

6 Dengê azadî İşçi-köylü 6 AKP ve CHP den Amed kuflatmas! Yerel seçimlerin yaklaflmas ile birlikte siyaset sahnesi de yavafl yavafl s n yor. Bölge turlar na bafllayan milletvekilleri ve siyasi parti temsilcileri, yeniden oy peflinde. Elektrikten ulafl ma, ekmekten do algaza hemen tüm tüketim malzemesine yap lan yüzde 100 ün üzerinde zamlar n ard ndan düzen partilerinin ifli zor görünüyor. Ancak onlar tüm aymazl klar n kuflanarak ziyaretlerini sürdürüyorlar. 28 May s ta Erdo an n Diyarbak r ziyaretinden sonra, Baykal da geçti imiz hafta beklenen ziyaretini gerçeklefltirdi. Zira, Erdo an n sarf etmekte eksik kald vaatleri, yalanlar söylemek Baykal a düflmüfltü. Mesele halk n daha çok ezilmesi, sömürülmesi olunca; demokratik, ekonomik ve politik haklar n n gasp olunca bu iki temsilcinin ne kadar da iyi uzlaflabildi i malumumuzdur. Malumumuz olan bir di er gerçek de, yine bu iki kiflinin halka yönelik sald r larda nas l a z birli i etti i, etle t rnak gibi oldu udur. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu nu jet h z yla, elbirli iyle Meclis ten geçirenler bunlar de il miydi? SSGSS Tasar s yasalafl rken de ufak tefek pürüzlerin d fl nda tüm noktalarda ortaklaflmam fllar m yd? Irak Kürdistan na operasyon yap lmas n öngören yetki belgesi aç s ndan da durum böyle de il miydi? Erdo an bildi iniz gibi! Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu nun yasalaflmas ile birlikte emeklilik yafl n n yükseltilmesi ve birçok sa l k hizmetinin sigorta kapsam nda al nmas önümüzdeki günlerde emekçileri sanc l günlerin bekledi ine iflaret ediyor. Ancak bu ayn zamanda egemenleri de zor günlerin bekledi inin bir göstergesi. Zira, yap lan araflt rmalar AKP nin oy oran nda önemli bir düflüfl oldu unu gösteriyor. Bir ara mazlum rolünü daha rahat oynamak için aç lan kapatma davas ndan da bekledi i sonucu alamayan AKP hükümeti, halk düflman yüzünün bedelini ödüyor. Bu tablo içinde de do al olarak seçim maratonuna bafllayan düzen partilerinin ilk hedefi zapt edilecek bir kale olarak gördükleri Türkiye Kürdistan oldu. Daha önce bölgeye yapt ziyaretlerde oldu u gibi son ziyaretinde de Erdo an önemli bir ç k fl yapt. Kabinedeki 11 bakan ile Amed e ç karma yapan Erdo an, bölgenin kaderini de ifltirece i iddia edilen GAP Eylem Plan n yeniden aç klad ve Kürt ulusal sorununa dair düflüncelerini özetledi. stiklal Marfl ndan al nt lar yaparak konuflma yapan Erdo an, Kürt ulusal mücadelesini terör olarak nitelendirdi, Tek dil tek millet tek devlet söylemini yineledi. Kürt ulusunun varl n inkâr etti, bol bol vaatlerde bulundu; Tar msal iflletmelere destek sa lanacak. Organik tar m faaliyetleri yayg nlaflt r lacak. 30 bin hektar may nl arazi temizlenerek organik tar ma kazand r lacak. Ad yaman da, Batman da erozyon kontrolü yapaca z. fianl urfa da 300 bin fidan üretiyoruz. Bin 75 adet yeni derslik yapaca z. Orta ö retimde okullaflma oran yüzde yüze ç kar lacak Oysa flu bir gerçek ki, Kürdün da a ç kmas n geri kalm fll yla ba daflt ranlar, T. Kürdistan na ekonomik yapt r mlarla bu iflin çözülebilece inden dem vurdular y llarca. Gelinen aflamada yine ortaya at lan GAP Projesi de bugüne kadar yaflananlarla birlikte ele al nd nda sonu belli bir skeç gibidir. Örne in bugüne kadar hedeflenen sulaman n sadece yüzde 15 i gerçeklefltirilebilmifl ve sulama kanallar b rakal m yoksul köylüyü, orta köylünün tarlas n n yan ndan bile geçmemifl, yoksul köylüler yine sistem partileri öncülü ünde ya mur duas na ç kart lm flt r. Devletin tek yat r m GAP de ildi tabi ki Özellikle 1980 sonras yerden mantar gibi biten askeri karakollar, polis, jandarma, asker sevkiyat, teknolojik araçlar, koruculuk, bir bütçe s n rlamas na tabi olmayan Özel Harp Dairesi ve onun örgütledi i J TEM benzeri örgütlenmeler, bombalar, silahlar, savafl uçaklar... flte devletin gerçek yat r m buydu. Bugün de de iflen bir fley yoktur. Bütçeden aslan pay n TSK henüz kimseye kapt rm fl de ildir. O en büyük denilen GAP a bile... Kald ki büyük bir gürültü ile Amed e gelen Erdo an bir avuç iflbirlikçi ve gözü, ak t lacak milyon dolarlarda olan patron d fl nda kimseden ilgi görmedi. Devlet, Kürt halk ndan duydu u korkuyu Amed i polis, asker, özel timler taraf ndan iflgal ederek de göstermifl oldu. CHP den timsah gözyafllar! Binlerce insan burada s k nt çekiyoruz. Bizim için bir fleyler yap n. Bir sizin giyiminize, bir de benim giyimime bak n. Babam f r nc, sabahtan akflama kadar ateflin içinde çal fl yor. Tarlada çal flan kad n iflçi: Binlerce insan burada s k nt çekiyoruz. Bizim için bir fleyler yap n. Bir sizin giyiminize, bir de benim giyimime bak n. Babam f r nc, sabahtan akflama kadar ateflin içinde çal fl yor. Deniz Baykal: Do ru, bütün bunlar biliyorum, bunun için buraday m. Tarlada çal flan kad n iflçi: Size inanm yorum sözle pilav piflmez. Deniz Baykal n T. Kürdistan na yapt ç karma s ras nda bas na yans yan bu konuflma, bölge insan n düzen partilerine özelliklede CHP ye yönelik tepkisini de gösteriyor. 4 5 Haziran tarihlerinde Urfa ve Amed e yönelik bir bölge turu düzenleyen Deniz Baykal da seçim telafl sard. Urfa ziyareti s ras nda yol boyunca tarlalarda çal flan iflçilerle konuflan Deniz Baykal, iflçilere CHP nin bölgeye yönelik yeni aç - l mlar n anlatt. Deniz Baykal n anlatt klar na inanmayan iflçiler Baykal la tart flt. Gezi s ras nda birçok yerde halk n protestolar ile karfl laflan Deniz Baykal, bekledi i ilgiyi görmedi. Kald otel ç k fl nda üzerine yumurta at larak protesto edilen Baykal, bölge insan na yeni vaatlerde bulundu ve Erdo an n kimi yalanlar - n da desteklemekten geri kalmad. Etnik kimlik insan n flerefidir diyerek önceki pratiklerini unutturmaya ve flirin görünmeye çal flan Baykal a tek bafl na yukar daki diyalog bile yeterli yan t vermektedir asl nda. Ancak klasik Kürt düflman söylemlerini gezi s ras nda s kça tekrarlayan Deniz Baykal Kürt ulusal Hareketi ni terör örgütü olarak nitelendirmekten de geri durmad. Hat rlanaca gibi CHP, 22 Temmuz seçimlerinde T. Kürdistan nda büyük bir hezimete u ram flt. S n r ötesi operasyon, Newroz sald r lar, fiemdinli olaylar nda MHP den daha geri tutumlar tak nm flt. Ancak aç kt r ki, Kürt halk Cumhuriyet Tank Partisi olarak nitelendirdi i CHP nin politikalar na tepki duymaktad r. Kamuoyunda aç ktan darbe ça r s yapan, orduyu göreve ça ran CHP nin Kürt halk n n sorunlar na e iliyor görünmesi ve döktü ü timsah gözyafllar inand r c l ktan uzakt r. Onlar s n f düflmanlar m zd r bizim. Ölüm tersanelerinde mahkumken çal flmaya biz, onlar kan içicilerimiz. Küçük ama eme imizin ürünü evlerimizi bafl m za y kan onlar. fl, afl, e itim, sa l k hakk m z talep ederken meydanlarda üzerimize panzer sürenler onlar. Anadilimizde hayk r rken kimli imizi kurflunlara hedef tutanlar onlar. Kolumuzu k - ran, bizlere onursuzlu u ve kölece bir yaflam dayatan onlar. Onlar bizim iflkencecilerimiz ve biz onlar affetmeyece iz Haziran 2008 HPG gerillalar na kitlesel cenaze töreni Mevsim de iflikli i ile birlikte operasyonlar na h z veren devlet gerillalar katlediyor ve ormanlar bombal yor. Geçti imiz haftalarda A r Gulizerk köyü k rsal nda ç kan çat flmada flehit düflen HPG li Hüsnü K pçak (Zagros Van) ile Zeynep Katar (Arjin Cem) binlerce kifli taraf ndan topra a verildi. Gerillalar n cenazeleri aileleri taraf ndan al narak Van n fiabaniye Mahallesi ndeki fiabaniye Camisi ne getirildi. Sar, k rm z, yeflil renklerle sar lan tabuta konulan cenazeler, binlerce kifli taraf ndan al narak mezarl a do ru yürüyüfle geçti. Cenazeler topra a verildikten sonra, özgürlük mücadelesinde yaflam n yitirenlerin an s na sayg duruflu yap ld. Cenaze töreninde konuflan DTP Van l Baflkan Vekili Selim Ertafl, gençlerin da lar tercih etmesinin nedeninin inkar ve imha sisteminin dayat lmas oldu unu söyledi. Ayr ca Tunceli merkeze ba l Çiçekli Köyü Jandarma Karakolu nun üst k sm nda yer alan ormanl k alanda askerlerin top at fl nedeniyle yang n ç kt. (H. Merkezi) Van da miting KESK in ald karar sonucu 7 Haziran 2008 Cumartesi günü Van merkezde bir bölgesel bir miting gerçeklefltirildi. Özgür ve Demokratik Bir Türkiye için, Kürt Sorununa Demokratik Çözüm fliar yla gerçeklefltirilen mitinge 80 bin civar nda insan kat ld. Mitinge kat lan Fatma Kurtulan konuflmas nda Newroz da Van da yaflanan olaylar n sorumlusu olan Van Valisi ve Van Emniyet Müdürü nün hala görevde olduklar - na dikkat çekti. Biz de Yeni Demokrat Gençlik olarak Söz, Yetki ve Örgütlenme Hakk m z stiyoruz! Yeni Demokrat Gençlik yaz l pankart - m z ve YDG flamalar m zla mitingde yerimizi ald k. Kitle tüm engelleme ve bask lara ra men büyük bir coflkuyla eylemi gerçeklefltirdi. Bizim aç m zdan da coflkulu geçen mitingde bizler s k s k Kürdistan faflizme mezar olacak, Faflizme karfl omuz omuza, Bilimsel paras z anadilde e itim, Biji b ratiya gelan, Anadil hakt r engellenemez sloganlar n att k. (Van YDG) Nas l ki bu ülkede emperyalist yasalar halk m z n uykuda oldu u saatlerde Meclis ten kolayca geçiriliyorsa; K z l rmak n zehirli suyu da son bir ayd r Ankara halk n n haberi olmadan musluklar m zdan geçiriliyor. Son y llarda s k s k gündeme getirilen baflkentin içme suyu problemine çözüm olacak projeler arayan Büyükflehir Belediyesi, önce Bolu-Gerede suyunu baflkente getirmek Kad köy de Bar fl mitingi Türkiye Bar fl Meclisi nin düzenledi i Bar fl ve Kardefllik Mitingi 1 Haziran da Kad köy de gerçeklefltirildi. Çok say da ilden de kat l m n oldu u mitingde, Tepe Nautilus önünde toplanan kitle, buradan yürüyüfle geçti. Yürüyüfl s ras nda, Bar fl Meclisi imzal ve üzerinde Art k yeter. Kürt sorununda demokratik çözüm istiyoruz yaz l bir pankart aç ld. Ayr ca mitinge kat - lanlar n Art k Yeter, Edi Bes e ve Türkçe ve Kürtçe Çözüm istiyorum yaz l dövizler tafl d gözlendi. Mitinge D SK ve KESK e ba l sendikalar, DTP, ESP, Küresel BAK, EMEP ve HD nin de aralar nda bulundu u onlarca kurum kat ld. Mitingde yap lan konuflmalarda, Kürt sorununda ölümden de il çözümden yana olundu u belirtildi. Mitingde s k s k Yaflas n halklar n kardeflli i, Katil Erdo an, Ölüm de il, çözüm istiyoruz, Biji serok Apo sloganlar at ld. (Kartal) Baflkentin Çernobil i K z l rmak! istemifl fakat bu projenin gerek maliyet gerekse zaman kayb na neden olaca n ileri sürerek kimyasal de erler bak m ndan uygun olmad birçok kurum taraf ndan dile getirilen K z l rmak suyu projesini uygulamay daha uygun görmüfltür. Yapt aç klamalarda K z l rmak tan getirilen suyun hiçbir flekilde sa l a zararl olmad - konusunda beyanlarda bulunan Gökçek: K z l rmak Suyu ndaki tek sorun sülfat oran n n yüksek olmas d r, buradaki sülfat oran, belirtilen dünya standartlar n n alt ndad r. Bu su kar ve ya mur sular ndan oluflan suyun lezzetine elbette sahip de ildir. Tad nda biraz kekrelik vard r. Hiçbir flekilde insan sa l için zararl de ildir diye konufltu. Haberin ç kmas n n ard ndan K r kkale Belediye Baflkan, K r kkale l Sa l k Müdürü ve K r kkale Yüksek htisas Hastanesi Baflhekimi ni telefonla arayarak, su kaynakl herhangi bir ishal olay n n yaflan p yaflanmad n sordu unu söyleyen Baflkan Gökçek, ald yan t n, 20 y ld r su kaynakl herhangi bir sa l k sorunun yaflanmad yönünde oldu unu kaydetti. Gökçek in a z ndan ç kan sözlerde sa l k sorunu olarak sadece ishal vakalar n dikkate almas ise hayli kayg uyand r c d r. Oysa nflaat Mühendisleri Odas, Kimya Mühendisleri Odas, Çevre Mühendisleri Odas ve Ankara Tabip Odas iflbirli i ile bir heyet oluflturulmufl, K z l rmak-kesik Köprü suyundan numune al nm fl ve ODTÜ Çevre Mühendisli i Bölümü nde tahliller yap lm flt r. Buna göre K z l rmak suyunda sülfat, sodyum ve klorür miktar, Dünya Sa l k Örgütü ve Sa l k Bakanl n n belirledi i s n rlar n üzerindedir. Önemli bir konu ise K z l rmak suyundaki insan sa l n tehdit eden de erlerin, vedik Ar tma Tesislerinde kullan lan teknoloji ile afla çekilemeyece i, zararl maddelerin ar t - lamayaca d r. * Hirfanl ve Kesikköprü Baraj Göllerinde yap lm fl olan kirlilik araflt rmalar kapsam nda bölge halk nda görülen rahats zl klar do rultusunda (epidemi esas al narak) belirlenen mikroorganizmalar ve içme suyu kirlilik parametrelerinde belirtilen indikatör mikroorganizmalar incelenmifl, baraj göllerinin bakteriyolojik aç dan k ta içi II. s n f su kalitesinde oldu u ve içme suyu olarak kullan lamayaca belirlenmifltir. * Kesikköprü Baraj ndaki su kalitesinin yükseltilmesi için; öncelikle Hirfanl Baraj su kalitesinin iyilefltirilmesi, bunun için de K z l rmak Nehri ne kar flan kirlenmelerin önlenmesi gerekmektedir. Turgut Reis Mahallesi nde, camekânl ma- azalar, gösteriflli ifl yerleri ve apartmanlar vard r. Bütün bunlar n ortas nda saklanmaya çal fl l r gibi duran Romanlar n yaflad bir yer vard r, ayr olarak. Onlar her zaman toplu yaflarlar. Evleri birbirlerine benzer, ufak ve gösteriflsiz. Ancak son zamanlarda Romanlar buralardaki evlerinden d flar at ld. Evler y k larak enkaz haline getirildi. Deprem o kadar büyüktü ki, sa lam kalan hiç bir ev yoktu. Ama kimse duymad bu depremi, kimse hissetmedi o y k m an n. Evleri y k l rken hiç kimse bakamad dozerlere, evleri y k lanlar s rtlar n dönüp ancak a layabildiler. Yaln zl - n resmini dozerler çizmiflti bile. Para çok güçlü idi ve sahibini de alçaltm flt. Para onlar hem kimsesiz hem de evsiz b rakt. Onlar sadece insanlar e lendirmek isteyen ve her zaman d fllanan insanlard. Tek suçlar Roman olmak de ildi asl nda, yoksul olmalar yd. Art k gidecek yerleri de yoktu. Y k lm fl duvarlarda onlar n nefleleri, hayatlar, izleri vard. fiimdi onlardan geriye kalan Turgut Reis Y k lmas n-romanlar yaz s. - Merhaba, Turgut Reis Mahallesi halk olarak bize evlerinizin neden y - * Hirfanl ve Kesikköprü Baraj Göllerinde Bacillariophyceae familyas ndan sulara hofl olmayan tat ve koku veren synedra sp. ve Asterionella sp. gibi alglerin ilkbahar aylar nda yo unlu u artmaktad r. Ayn zamanda filtre t kay c özellikleri olan bu algler ar tma tesislerinde filtrasyon problemlerine yol açmaktad r. * Mikrobiyolojik ölçüm sonuçlar da Hirfanl ve Kesikköprü barajlar sular n n bakteriyolojik aç dan k ta içi II. s n f su kalitesinde oldu u ve içme suyu olarak kullan lamayaca n göstermektedir. k ld n anlat r m s n z? - Bu evleri biz önceden alm flt k. Fakat Belediye mafyayla birlik yaparak evlerimizi ihaleye ç kard ve bize y l verdi. Biz de * Ankara için içme ve kullanma suyu planlamalar nda bu durumlar göz önüne al narak varsa K z l rmak d fl ndaki seçeneklerin tekrar de- erlendirilmesi yararl görülmektedir. (Turhan Çakar-Tüketici Haklar Derne i Baflkan ) Tüm bu araflt rmalara ra men Büyükflehir Belediye Baflkan, K z l rmak suyunun Ankaral - lar n musluklar ndan akmas nda bir sak nca görmemifl ve gelen tüm tepkilerin sadece ideolojik bir sald r dan ibaret oldu unu vurgulayarak yapt iflin hakl l n savunmufltur. Ancak bizler biliyoruz ki bu su kavgas ndan kimlerin rant sa lad aç kça ortadad r. Bunun en büyük göstergesi her gün yeni bir haz r su firmas n n ortaya ç kmas d r. Tabi bu su firmalar n n ortaya ç kmas ndan en büyük pay alan ise yine Belediye nin kendisidir. (Ankara) Devlet, fakirin yüzüne bile bakm yor! mahkemeye baflvurduk. Mahkeme 15 y ld r devam ediyordu. 1 sene önce bitti. Mahkemeyi biz kazand k. Yarg tay karar n bozulmayaca na dair bize belge bile verdi. Fakat sonra ne olduysa mafya, belediyenin arac l yla evimize el koydu. Her eve 20 bin YTL verdi. fiimdi evin arsalar n 100 bin YTL ye sat yor. - Peki, size bir adres gösteriyorlar m? - Yok! 20 bin YTL yi veriyorlar, ne haliniz varsa görün diyorlar. Oysa biz hiçbir fley de yapmad k onlara, evimizi y kt lar sesimizi ç karmad k. fiimdi ne yapaca z bilmiyoruz. Kimseden destek de görmedik. lk gelen gazeteciler de sizsiniz. Ama biz Romanlar hep d fllan yoruz. Seçim döneminde geldiler oy istemeye, zaten bir daha da gelmediler. fline gelince hat rlad, flimdi unuttu. fiimdi gidecek yerimiz de yok. 20 bin YTL ye ne yapabiliriz ki? Ev desen alamay z, kira desen nereye kadar? - Bunlar d fl nda hiç aç klama yap lmad m? - Yap ld. Deprem bölgesi mi ne dediler. Ama her taraf, her evi y karak zaten deprem alan na çevirdiler. fiimdi de kimse bize sahip ç km yor. Bu ülkede deprem görmek istemiyorsan, zengin olacaks n. Zenginsen istedi ini yapar, istedi in gibi yaflars n. Devlet fakirin, gariban n yüzüne bakm yor. (Mersin)

7 13-26 Haziran 2008 İşçi-köylü 7 Sincan a bir daha Zavar almaya gelece iz! Sincan F Tipi Hapishanesi nde tutsak olan mesane kanseri Erol Zavar n serbest b rak lmas n isteyen Erol Zavar a Yaflama Hakk Koordinasyonu, insan haklar savunucular, devrimci ve demokratik kurumlar 31 May s günü Yüksel Caddesi nde eylem yapt. Yüksel Caddesi ne yürüyüflle gelen kitle, sloganlarla Erol Zavar n b - rak lmas n istedi. Burada aç klamay kurumlar ad na Dr. Alp Ayan okudu. Okunan aç klaman n ard ndan avukat Selçuk Koza açl, tutsak anas Selvi Gülmez ve Erol Zavar n efli Elif Zavar birer konuflma yapt. Konuflmalar n ard ndan flair Mehmet Özer in okudu u fliirler ve kitlenin okudu u marfllarla Yüksel Caddesi ndeki eylem son buldu. Daha sonra otobüslere binilerek Sincan F Tipi ne do ru yola ç k ld. Hapishane önüne gelindi inde kitle otobüslerden inerek kortejler oluflturdu ve sloganlarla içeriye seslerini duyurmaya çal flt. Z lg tlar, alk fllar, sl klar ve sloganlarla seslerini içeriye duyurmay baflaran kitle, içeriden seslerine ses gelmesiyle daha gür bir flekilde slogan atarak içerdeki tutsaklara yaln z olmad klar n bir kez daha hat rlatt. Çavbella marfl n n hep bir a zdan okunmas n n ard ndan Erol Zavar n yazd - Ölümü ektim randevu yerine adl fliir okundu. Daha sonra ise Dr. Alp Ayan, Erol Zavar n hastal k sürecini ve flu anki durumunu anlatt. Burada okunan aç klamada; Zavar n tutsakl süresince 14 kez ameliyat oldu u dile getirildi. Ayr - ca Türk Tabipler Birli i nin (TTB), Adli T p Kurumu nun haz rlad rapora karfl alternatif bir rapor haz rlayaca ve bu rapor ile Cumhurbaflkanl na gidilece i belirtilerek, Sincan a bir daha gelece- iz, bu sefer Erol u almaya gelece iz denildi. Aç klaman n ard ndan Erol Zavar ile görüflmeye giden avukatlar Yetkili kimse yok denilerek Zavar la görüfltürülmediler. Gündo du Marfl n n hep bir a zdan söylenmesinin ard ndan at lan sloganlarla eylem son buldu. Erol Zavar a Yaflama Hakk Koordinasyonu ve nsan Haklar Derne- i nin ça r s yla gerçeklefltirilen eyleme aralar nda Partizan n da bulundu u birçok devrimci kurum ve kitle örgütü kat ld. (Ankara) Hapishanelerde yaflanan hak ihlalleri ile ve tecridi protesto eden tutsak yak nlar bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. 7 Haziran Cumartesi günü Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelen HD Cezaevi Komisyonu, TUYAB ve TUAD hapishanelerde tecridin sürdü ünü, hak ihlallerinin devam etti ini dile getirdi. Hapishanelerde tecride ve hak ihlallerine son yaz l pankart açan kitle Tecrit kald r ls n, Disiplin cezalar na son yaz l dövizlerle taleplerini dile getirdi. Galatasaray Meydan nda bas n aç klamas yapmak isteyen kitleye polis engel oldu. Beyo lu Emniyet Müdürlü ü nün stand n meydana açan polis, tutsak ailelerinin eylemini engellemeye çal flt. Polisle Halkın gündemi 10 saatlik sohbet hakk yok! yap lan tart flmalardan sonra bas n aç klamas caddenin karfl s nda gerçeklefltirildi. Tecride son, Hasta tutsaklar tedavi edilsin sloganlar n hayk ran tutsak aileleri ve insan haklar savunucular 10 kiflilik sohbet hakk n n sadece Tekirda F Tipi Hapishanesi nde uyguland n, di er hapishanelerde keyfi bir flekilde uygulanmad - n dile getirdiler. Aç k görüfllerin kamera ile izlenmek istendi ini ifade eden aileler bunun bir insan haklar ihlali oldu unu söyledi. Hapishanelerde yaflanan hak ihlallerinin ba ms z kurullarca izlenmesi gerekti inin alt n çizen aileler, tutsaklar n verdi i itiraz dilekçelerinin dikkate al nmad n da sözlerine ekledi. ( stanbul) Hayata Dönüfl te katillere de il, tutsaklara ceza! F ipi hapishaneleri hayata geçirmek amac yla gerçeklefltirilen 19 Aral k katliam davas nda katiller serbest b rak l rken tutsaklara ceza ya d. 19 Aral k 2000 de Hayata Dönüfl ad alt nda Türkiye genelinde 20 hapishaneye gerçeklefltirilen operasyonda 28 devrimci tutsak katledilmifl, onlarcas da yaralanm flt. Dört devrimci tutsa n öldürüldü ü Çanakkale Hapishanesi nde yaflanan operasyonla ilgili davada esas hakk ndaki mütealas n veren savc l k, katliamdan sa kurtulan tutsaklara a r cezalar istedi. Kaypakkaya Adana da coflkuyla an ld Komünist önder brahim Kaypakkaya y katlediliflinin 35. y l nda örgütledi imiz bir etkinlikle and k. 1 Haziran Pazar günü saat de bafllayan etkinli imize ÇHKM, Al nteri, DHP ve Kurtulufl destek verdi. Etkinli imiz Kaypakkaya flahs nda tüm devrim flehitleri için yap lan sayg durufluyla bafllad. Ard ndan YDG li arkadafllar m z n haz rlad ve Kaypakkaya n n hayat n ve mücadelesini konu alan bir yaz n n okunmas yla devam etti. Ard ndan YDG li bir arkadafl m z fliir okudu. fiiirden sonra Adana YDG Kültür Sanat Komisyonu nun haz rlad sinevizyon gösterisi yap ld. K sa bir aradan sonra ikinci bölümde etkinli imiz bir arkadafl m - z n kendisinin haz rlad Umut adl ve hücreleri konu alan tek kiflilik tiyatro gösterisi ile bafllad. Yaklafl k dakika süren gösteri oldukça ilgi toplad. Adana YDG bünyesinde oluflturulan Müzik Grubu nun haz rlad marfllar n okunmas n n ard ndan etkinli imiz sona erdi. (Adana YDG) Çanakkale A r Ceza Mahkemesi nde 27 May s günü görülen duruflmada Cumhuriyet Savc s Mehmet Çetinkaya 17 kifli hakk nda 15 ile 20 y l aras nda hapis cezas, di er tüm san klar hakk nda 6 aydan 3 y la varan hapis cezas istedi. 28 devrimcinin öldürüldü ü operasyonda devlet, öldürenleri de il tutsaklar san k sandalyesinde yarg l yor. ddianamede operasyonda kolluk güçleri taraf ndan öldürülen Fahri Sar ve lker Babacan Silahl isyan ve çat flma ortam nda ölen kifliler olarak geçiyor. Ancak Adli T p raporunda ölümlerle ilgili bulgular iddianame ile büyük bir çeliflki oluflturuyor. Adli T p yapt araflt rma sonucunda Fahri Sar n n Ölümünün ateflli silah mermi çekirde ine ba l ince ba rsak ve mezan yaralanmas, iç kanama, Sultan Sar n n Ölümünün künt bir cismin (Muhtemelen 4 cm çapl ) süratle gö üs ön duvar na çarpmas ile meydana gelen travmaya ) lker Babacan n Ölümünün bafla soldan giren muhtemelen göz yaflart c gaz bombas ile kafatas ve Ankara May s tarihleri 1995 y - l ndan bu yana Gözalt nda Kay plarla Mücadele Haftas olarak birçok etkinli e sahne olmakta. Bu y l da gözalt nda ve faili meçhul cinayetlerde yak nlar n kaybeden aileler gözalt nda kay plar n son bulmas n istedi. Gözalt nda Kay plarla Mücadele Haftas, Kay plara Karfl Uluslararas Komite (ICAD), HDi stanbul fiubesi ve Yak nlar n Kaybeden Ailelerle kaide k r klar beyin ve beyincik harabiyeti ile...) oldu u dile getirilmiflti. Görüldü ü gibi devletin kolluk güçleri taraf ndan öldürülen tutsaklar, iddianamede çat flma ortam nda ölen insanlar olarak yer almaktad r. Savc l k tüm san klar n hapishane idaresine silahl isyan etmekten 6 aydan üç y la kadar hapis cezas ile, 17 san k hakk nda 5237 say l yasa ile 15 y l ile 20 y l aras nda ceza istedi. Operasyonu gerçeklefltiren kamu görevlileri ve l Jandarma Komutan Ali Göksu hakk nda ceza verilmesine yer olmad na karar verdi. Savc l k haz rlad mütealada teraziyi öylesine kaç rm fl ki öldürülen tutsaklar hakk nda bile hapis istemekte. Dursun Önder 2003 y l nda yaflanan çat flma sonucu hayat n kaybetmifl olmas na ra men hakk nda a r hapis cezas istenmektedir. 28 Nisan 2006 da Ölüm Orucu nda yaflam n yitiren Fatma Koyup nar ve Ocak 2008 de trafik kazas nda hayat n kaybeden Ali Gündüz ün ise 3 y la kadar hapsi isteniyor. (H. Merkezi) Anadolu Üniversitesi ö rencileri haklar nda aç lan soruflturmalar k namak amac yla 4 Haziran Çarflamba günü, rektörlük binas önünde bir araya geldi. Burada kitle ad na konuflan Esra Sönmez, Türkiye nin dört bir yan nda üniversitelere yönelik sald r lar n Ankara, Bursa, stanbul, Antalya ve Sivas tan sonra Anadolu Üniversitesi nde de yafland n söyledi. Sönmez, bahar flenliklerinde ellerinde sat rlar, sopalar, b çaklar yla gelen grubun; eflit, paras z, bilimsel, anadilde e itimi savunan çetelere karfl bilimden yana tav r alan ö rencilere sald rd - n belirtti. Yard mlaflma ve Dayan flma Derne i'nin (YAKAY-DER) ortak eylemi ile bafllad. Cumartesi annelerinin verdi i mücadelenin simgesi haline gelen Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelen insan haklar savunucular ve aileler kay plar n ve faili meçhul cinayetlerin son bulmas n istedi. Gazi direniflinin ard ndan gözalt na al narak öldürülen Hasan Ocak n kardefli Maside Ocak gözalt nda kay plarla mücadelenin Hasan Üniversitelerde sald r lar sürüyor Sönmez, 50. y l nda demokrat kimli i ile bilinen Anadolu Üniversitesi nin, sald r ya u rayan yaklafl k 30 ö renciye soruflturma açt - n belirterek Soruflturma Komisyonu Baflkan Rektör Yard mc s Nüvit Gerek in sald r lar n planl ve programl flekilde yap ld - n onaylad halde, çeteler d - Kaybedilen gelece imizdir! Mersin YDG söz, yetki, karar hakk n istedi! Mu la da soruflturma terörü Ocak la beraber yeni bir boyut ald n dile getirdi. 18 May s günü Gazi Mezarl - nda biraya gelen kitle Hasan Ocak ve R dvan Karakoç u mezarlar bafl nda and. nsan Haklar Derne i stanbul fiubesi hafta boyunca foto raf sergisi düzenledi. Kay plara Karfl Uluslararas Komite (ICAD) y llar aras nda yaflanan kay plarla ilgili olarak Genelkurmay Baflkan, baflbakan ve Cumhurbaflkan gibi dönemin yöneticileri hakk nda suç duyurusunda bulundu. 27 May s günü Sultanahmet Meydan nda biraraya gelen kitle Kay p edenler yarg lans n yaz l bir pankart açarak sloganlar n hayk rd - lar. Aileler dönemin Genelkurmay Baflkan Do an Gürefl, Cumhurbaflkan Süleyman Demirel, Baflbakan Tansu Çiller, OHAL Valisi Hayri Kozakç o lu ve çiflleri Bakan Mehmet A ar hakk nda suç duyurusunda bulundular. YDG olarak Söz, Yetki, 19May s ta Karar ve Örgütlenme Hakk m z stiyoruz kampanyas çerçevesinde bir piknik düzenledik. Pikni e genifl bir kat l m sa lanamad, fakat genifl bir çerçevede 68 kufla önderleri ve özelde brahim Kaypakkaya ile ilgili süreç anlat ld. Daha sonra kampanyam z özgülünde çeflitli tart flmalar yürütüldü. Bilgi yar flmas n n da oldu- u piknikte e lenceli vakit geçirdik. (Mersin YDG) Geçen Kas m ay nda Mu la da YÖK ü protesto etmek için yap - lan bas n aç klamas na kat ld klar için 46 kifliye uzaklaflt rma verilmiflti. Okullar n kapanmas na 2 gün kala aç klanan kararda 35 ö renciye 1 dönem, 11 ö renciye 2 dönem uzaklaflt rma verildi. 4 Haziran 2008 de ö renilen sonuçlar üzerine sadece yasal olan bir bas n aç klamas na kat lmaktan bu kadar a r bir ceza verilmesine tepki amaçl Rektörlük binas n n önünde toplanan devrimci, demokrat ve yurtsever ö renciler rektörle görüflme talebinde bulundu. Rektörün il d fl nda olmas ndan kaynakl 3 temsilci arkadafl rektör vekiliyle görüfltü. Görüflme s ras nda rektör aray p ertesi gün için görüflme talebinde bulundu. Ertesi gün görüflülmek üzere eylem sonland r ld. (Mu la YDG) flar, bilim içeri dedikleri için soruflturma açt n söyledi. Sönmez yaflanan bu sald r lar sadece birebir sald r ya u ram fl arkadafllar m za de il, sisteme muhalif, e itimin ticarileflmesine karfl, bilimden yana olan tüm ilerici güçlere yap lm fl sald r d r dedi. (Eskiflehir den bir K okuru) Kay plar Haftas n n son gününde ICAD ve YAKAY-DER taraf ndan bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Galatasaray Lisesi önünde biraya gelen kitle burada bir oturma eylemi gerçeklefltirdi. Ankara HD Ankara fiubesi taraf ndan May s Kay plar Haftas nda kay plar n bulunmas için devletin üzerine düflen görevleri yerine getirmesine iliflkin toplanan imzalar 6 Haziran 2008 tarihinde Meclis e sunuldu. Dilekçeleri sunmak üzere, Meclis Dikmen kap s nda bir araya gelen HD üyeleri, nsan hakk yaflam hakk d r, Kay plar bulunsun hesaplar sorulsun sloganlar n att. Polisin yo un y nak yapt - eylemde aç klamay yapan HD Ankara fiube Yöneticisi Mehmet Ali Tosun, faili meçhul cinayetlerin ayd nlat lmas, gözalt ve kay plar n faillerinin aç klanmas ve yarg - lanmas n isteyerek, çat flmalardan do an ma duriyetlere dikkat çekti. HD yöneticileri daha sonra toplad klar imzalar Meclis nsan Haklar Komisyonu na iletilmek üzere, yetkililere teslim etti. Habip Gül in mezar na yönelik sald r ya k nama Ba ms z Devrimci S n f Platformu (BDSP), 30 May s 2008 Pazar günü Konak Kemeralt giriflinde, Ulucanlar katliam nda ölümsüzleflen Habip Gül ün Helvac Köyü ndeki mezar na yap lan faflist sald r y protesto etmek amac yla bir bas n aç klamas yapt. Kitle ad na okunan aç klamada Gül ün mezar na yap lan sald r n n asl nda devrime ve devrimci de erlere yönelik oldu u söylendi. ( zmir) Adana da gözalt terörü Adana TMfi nin gerçeklefltirdi i gözalt furyas na 2 Haziran 2008 tarihinde sabah saatlerinde bir yenisi daha eklendi. Adana da son y llar n en kitlesel ve coflkulu 1 May s mitingi bu y l gerçekleflmiflti. 1 May s n ard ndan bir ay geçmesine ra men DHP üyelerine yönelik bir operasyon bafllat ld. Sabah saatlerinde evleri bas lan birçok devrimci gözalt na al nd. Gözalt lar gün içerisinde de devam etti. fiu ana kadar gözalt na al - nanlar n say s n n 18 oldu u ve aranan insanlar n oldu u bildirildi. Gözalt sürecinden sonra mahkemeye ç kar lan 18 kifliden 4 ü tutuklanarak Adana Kürkçüler F Tipi Hapishanesi ne gönderildi. Di erleri tutuksuz yarg lanmak üzere serbest b rak ld. (Adana) Bayramtepe de brahim Kaypakkaya afiflleri yap ld Komünist önder brahim Kaypakkaya n n ölüm y ldönümü vesilesiyle Alt nflehir ve Bayramtepe de TKP/ML militanlar taraf ndan brahim Kaypakkaya ölümsüzdür- TKP/ML yaz l afifller yap ld. Elimize e-posta yoluyla ulaflan ve TKP/ML Semt Komitesi imzas n tafl yan habere göre yayg n bir flekilde yap lan afifllerin bir k sm ertesi güne kal rken bir k sm da kolluk güçleri taraf ndan sökülmüfltür. Ayr ca son zamanlarda özellikle Küçükçekmece Zab ta Ekipleri, ellerinde kova ve f rçalarla semtleri gezerek, emekçi semtlerdeki duvar afifllerini y rtarak, devrimcilere olan tahammülsüzlü ünü ortaya koymaktad r.

8 İşçi-köylü 8 Politik gündem Haziran 2008 Dünyan n birçok ülkesinde g da fiyatlar n n çok h zl yükselmesi sonucu açlar ordusuna yüz milyonlar eklendi. M s r, Pakistan, Endonezya, Özbekistan, Kamerun, Burkina Faso, Arjantin ve daha birçok ülkede açl k dolay s yla halklar n isyan n gördük. Haiti de bu isyanlar hükümetin devrilmesine yol açt. M s r da onlarca kifli polis kurflunuyla öldü, yüzlercesi hapse at ld. Güney Afrika da çekilen açl n sorumlusu olarak görülen yine Afrika kökenli onlarca göçmen linç edilerek öldürüldü. Kitlelerin açl k dolay s yla ortaya ç kan öfkeleri bazen hükümetlere karfl isyan olarak, bazen de Güney Afrika da oldu u gibi kendisi gibi açl k çekenlere yönelik fliddet olarak ortaya ç kmaktad r. Kapitalist-emperyalist sistemin iflleyiflini ve flu anda yaflanmakta olan ekonomik krizin henüz bafllang ç aflamas nda oldu umuzu düflününce, g - da krizinin 1980 li y llarda yaflanandan daha uzun sürece i, kitlelerin öfkesinin hem daha çok yayg n hem de daha derin ortaya ç kaca tespitini rahatl kla yapabiliriz. Birleflmifl Milletler (BM) ve Dünya Bankas (DB) acil toplant lar yapt - lar. Bu toplant lar n sonucunda BM Genel Sekreterinin baflkanl nda bir acil görev gücü oluflturulmas karar al nd. G da krizine karfl bu kadar h zl hareket etmeleri açl k çeken insanlar önemsemelerinden de il; halklar n öfkesinden duyduklar korkudan kaynaklanmaktad r. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon acil ihtiyaçlar n finansman n tam olarak sa layamazsak yayg n açl k, kötü beslenme ve görülmemifl ölçüde sosyal ayaklanma riskiyle karfl laflabiliriz ( /Milliyet) sözleriyle temsilcisi oldu u s n f n korkular n aç ktan d fla vurmufltur. Acil görev gücü; açl n-yoksullu- un yarat c s burjuvaziden toplayaca- paralarla okullarda çocuklara g da yard m yapmay ve fakir ailelere g da al m için nakit para da tmay hedefliyor. Burjuvazi açl ktan öldürme aflamas na getirdi i insanlara yard msever, iyi yüzünü gösteriyor. 27 May s günü R.T. Erdo an 12 bakan ve çok say da milletvekiliyle gitti i Diyarbak r da aylard r haz rl n n yap ld iddia edilen GAP Eylem Plan n aç klad. Erdo an n söylediklerine bak l rsa 3 y l içinde ne iflsizlik, ne yoksulluk, ne açl k kalacak! Bu projeyle gerek bölge insan m z, gerek Türkiye nin her taraf nda bütün milletimiz için talih de iflecek ve tarihe bir yeni dönemin bafllang c olacak önemli sonuçlar üretecektir. ( /Dünya Gazetesi) aç klamas n büyük bir flevkleheyecanl yapt Erdo an! Gerçekten böyle midir? Yani b rakal m tüm ülkeyi sadece T. Kürdistan aç s ndan ele al nd nda dahi talihin ve tarihin böyle köklü de iflimini sa layacak m d r GAP? Türkiye deki sosyo-ekonomik yap y, Türk egemen s n flar n n Kürt ulusal sorununa yaklafl m n, Türkiye nin emperyalizme göbekten ba ml l n bilen herkes bu soruya hemen hay r yan t verecektir. Ama biz yine de verilerle birlikte GAP gerçe ine biraz daha yak ndan bakmak istiyoruz. Demirel, Özal ve Ecevit. fiimdi de Erdo an n seçim flovu lk olarak ülkenin talihi ve tarihini de ifltirecek böylesine bir at l m için en az ndan AKP nin hükümet oldu u 6 y l boyunca neden bir giriflimde bulunmad n sormak gerekecektir. Finansman sorununu dünyadaki likidite bollu u nedeniyle en az yaflayabilecekleri bir dönemde yat r m yapmad klar GAP a; flimdi kendi ekonomi-maliye bakanlar - n n bile kriz geliyor, kredi sorunu yaflayaca z vb. söylemlerini art rd klar bir dönemde giriflimde bulunacaklar n söylemeleri bile asl nda en bafl ndan itibaren tüm bu yap lanlar n bir flov oldu unu göstermektedir. Erdo- an n bu flovu ayn gün TÜS AD n G da krizi: Bir tarafta afl r üretim ve stoklar, yapt aç klamalarla bofla ç kar ld zaten. TÜS AD n ayn gün düzenledi i seminerde Yönetim Kurulu Baflkan Arzuhan Do an Yalç nda hükümeti popülist politikalar uygulamakla suçluyor ve net bir flekilde hükümet kafl kla verdi ini kepçe ile alacak diyordu. Elbette ki aradaki bu söylem farklar ndan yola ç karak AKP, GAP ilerletmek, belediyelere yard m etmek isterken (yani iyi niyetliyken ) ifl çevreleri buna karfl ç k yor fleklinde yorumlayanlar ç kacakt r. Oysa buradan ç kabilecek tek sonuç AKP nin bitirme kudretinin olmad projeyi yerel seçimler öncesinde prim toplamak amaçl flov yapmak için gündeme getirdi idir. Erdo an n konuflmas nda aç klad bu y l GAP için ayr lacak 2.3 milyar YTL nin 1.3 milyar n n baflka bölgelere ve hizmetlere aktar laca haberi birkaç gün geçmeden ç kt gazetelerde. ( /Hürriyet, Erdal Sa lam). Yani mum yats ya kadar bile yanmad. Burada dikkat edilmesi gereken nokta da asl nda flu anda, g da k tl - n n olmad n n en yetkili ve en hay rsever(!) a zlardan itiraf edilmifl olmas d r. Para toplan p gerekli g - dalar büyük emperyalist flirketlerden sat n al nacak. Yani g da var ama g - day alacak para yok. Hay rsever BM ve DB yetkilileri; bu gerçe i gözden kaç rmak için pek bir çaba harcama ihtiyac duymuyorlar. Çünkü en temel ihtiyaçlar n dahi parayla karfl - lanmas gerekti ini düflünüyorlar-savunuyorlar. Son tahminlere göre dünyada tüm insanlar n ihtiyac ndan % 10 daha fazla oranda g da üretiliyor. Fakat aç olan veya yeterli beslenemeyen insan nüfusu dünya nüfusunun % 20 si oran nda. ( /Birgün/K. Çal flkan) Rekabetin, kâr h rs - n n, anarflik üretimin damgas n vurdu u kapitalist sistemin sonuçlar bunlard r: bir tarafta afl r üretim ve stoklar, di er tarafta açl k Dünya nüfusunun % 10 u yarat - lan gelirin üçte ikisinden fazlas n tüketiyor; en alt % 20 ise gelirden % 1 pay al yor. Her fleyin parayla yürüdü- ü kapitalist sistemde; en alt olarak kategorilendirilen kesimlerin hiçbir zaman yeterli g daya ulaflamayacaklar aç kt r. flsizlik gibi, savafl gibi açl k ve yoksulluk da bu sistemin do al bir sonucudur ve sistem de iflmedikçe ortadan kald r lamazlar. Bu olgular n hepsi sistem krize girdi inde daha da boyutlan r; t pk flimdi açlar n-yoksullar n say s n n h zla artmas gibi. BM G da ve Tar m Örgütünün (FAO) raporuna göre, artan g da fiyatlar yüzünden bu y l küresel g da ithalat geçen y la göre % 26 artarak bir trilyon dolar bulacak. thalat maliyetleri % 40 artaca için ekonomik olarak savunmas z ülkelerin etkilenece i vurgulanan raporda, ithalat maliyetlerinin yükseliflinin geliflmifl ülkeleri daha az etkileyece i ifade edildi. ( /Dünya Gazetesi) Raporda da ifade edildi i gibi g da krizinden esasta ekonomik olarak savunmas z ülkeler etkilendi. Bu ülkelerde tar m Bir uzun havad r GAP! GAP n geçmifli 1970 li y llara kadar uzanmaktad r. GAP, 1989 y l nda haz rlanan plana göre 2005 y l nda tamamlanm fl olacakt. Enerji aya nda 22 baraj, 19 hidroelektrik santralinin tamamlanaca belirtiliyordu. Gelinen aflamada enerji yat r mlar nda % 70 Otuz y ld r bitirilemeyen proje: GAP Yaflanan bu g da krizinin zaman ilerledikçe ülkemizi daha fazla etkileyece i aç kt r. Ekonomik kriz sonucu iflsizlik artt kça, g da fiyatlar bu flekilde artmaya devam etse deetmese de yeterli g - daya ulaflmak daha zor olacakt r. di er tarafta açl k oran nda hedefin gerçekleflti ini; sulamada ise 230 bin hektar yani % 13 oran nda bir gerçekleflme oldu unu ö reniyoruz. Gerekli teknolojik yat - r mlar yap lamad için de sulanabilen alanlarda taban suyu ve tuzlanmadan kaynakl a r tahribat var. (Veriler; /Dünya Gazetesi/T. Erten) Peki bu 30 y ll k sürecin sonunda; T. Kürdistan nda sosyo-ekonomik aç dan nas l geliflmeler oldu? Bu sorunun yan t n Mustafa Sönmez in Petrol- fl Sendikas için haz rlad 2008 Dünya Krizi ve Türkiye isimli rapordan yararlanarak verelim: * Türkiye; üyesi bulundu u Ekonomik Kalk nma ve flbirli ine üye ülkeler aras nda ilk s ray alacak kadar büyük ve derin bir bölgesel eflitsizlik oran na sahiptir. Özellikle Do u ve Güneydo u Anadolu Bölgesindeki illerde kifli bafl na düflen GSMH nin AB ortalamas n n % 7 si ile % 16 s aras nda de iflmektedir. AB ye üye ülkelerde en düflük oran % 32 ile Polonya d r. * 1987 den 2001 e Marmara Bölgesinin Türkiye nin milli gelirindeki pay % 35 ten % 38 e ç karken Do u ve Güneydo u illerininki ise % 6 civar ndad r. Türkiye nüfusunun % s burada yaflamaktad r. * Do u ve Güneydo u illerinde yaklafl k 11.2 milyon nüfusun iflsizlik ve yoksulluk sorununa çözüm üretilememifltir. AKP hükümeti döneminde de bütçeden aktar lm fl görünen kaynaklar; sivil nüfusun ifl ve afl beklentilerinden çok, bölgede savunma-güvenlik harcamalar nda, bölgenin pek yararlanmad enerji yat r mlar nda kullan lm flt r. Görüldü ü gibi enerji yat r mlar - n n % 70 i 30 y l içinde tamamlanm fl ama bunun bölge halk na bir faydas olmam flt r. Diyarbak r Belediye Baflkan Osman Baydemir Erdo an n konuflmas ndan sonra yapt aç klamada Bölgenin hidroelektrik ve di er enerji kaynaklar kullan larak üretilen Türkiye toplam elektrik enerjisinden 2006 da bölgenin 21 ilinin pay % 6.8 olarak belirlendi. zmir ilinin tek bafl na tüketti i oran % 9.5 tir diyerek GAP n enerji yat r mlar n n bölgeye, bölge insan na katk s olmad n aç kça ortaya koymufltur. Aksine yap lan barajlar, hidroelektrik santralleri bölgenin ekolojik dengesini bozmakta, tarihi ve kültürel de erlerini yok etmektedir. ürünlerinin fiyatlar birkaç kat artarken, ABD marketlerinde birçok mal n fiyat nda bir de iflim olmad n n, ABD lilerin sebze, meyve, et, süt ve süt ürünlerinin bal k ve di er deniz ürünlerinin Türkiye ile karfl laflt r ld - nda inan lamayacak ölçüde ucuz oldu unu; Güngör Uras n 15 Mart 2008 tarihli Milliyet teki köflesinden ö reniyoruz. Yani ABD; g da ürünlerinin tar mlar na büyük darbe vurulan yar -sömürge ülkelere pahal ya ihraç ederek kendi ülkesinin enflasyonunu dizginlemekte, krizinin faturas n bu ülkelerin halklar ndan ç karmaya çal flmaktad r. Dünya bu day ihracat nda % 37 ile birinci, pirinç ihracat nda ise % 13 ile üçüncü büyük ülke durumunda olan ABD nin raporda bahsi geçen bir trilyon dolardan en fazla pay alaca aç kt r. Tar m ürünlerinin fiyatlar dünyan n en büyük borsalar nda belirlenmektedir. Bu, fiyatlarda spekülasyonlar n belirleyici hale gelmesi demektir. ABD de patlayan konut balonundan sonra kârl yerler arayan sermaye, emtia borsalar na kaym flt r. Tar msal ürünlerde, petrolde, alt nda ve çeflitli emtialarda meydana gelen fahifl fiyat art fllar n n bafl nedeni budur. fiimdi bu yeni sektörlerde balon oluflmaya bafllam flt r. Bu balonun ne kadar fliflece ini ve ne zaman patlayaca n n flimdiden tahmin edilmesi zordur. Bu tamamen rekabetle, kâr h rs ile ilgilidir. Mevcut durumda en fazla kazanan olmak ve bunu yüz milyonlar n hayat pahas na yapmak; kapitalist-emperyalist sistemin özüdür. R. Tayyip Erdo an n GAP 5 y lda bitirece iz aç klamas karfl s nda çeflitli kurumlardan tepki aç klamalar gelmeye devam ediyor. Yaz l aç klama yapan ZMO fianl urfa fiube Baflkan Abdullah Melik, GAP ta projenin tamam yla gerçekleflmesi halinde 1 milyon 800 bin hektarl k alan n tar msal Burjuvazinin korkusunu yaflama geçirelim Burjuva bas nda sürekli tekrarlanan küresel s nma ve biyoyak t üretiminin g da krizine sebep oldu- u savlar üzerinde de k saca durmak gerekiyor. Küresel s nma sav - na ülkemizi örneklendirerek yan t verelim. Türkiye de tar mda d fla ba- ml l k süreci 2000 sonras nda h z kazanm flt r. Türkiye de son 2 y lda tar mla u raflanlar n say s 1,5 milyon azalm flt r. Tar m d fl nda kalan alanlar n yaklafl k yar s n bu day üretiminden vazgeçilen alanlar oluflturmufltur. Geçen y l yaflanan kurakl a ra men ekim alanlar nda daralma yaflanmas yd ; Türkiye kendi ihtiyac ndan fazla (22.2 milyon ton) bu day üretebilecekti. ( /Dünya Gazetesi/Tevfik Güngör) Çok aç kt r ki burjuvazinin iddia etti i ve gerçekleri gizlemek için sürekli gündemde tuttu u küresel s nma flu anda yaflanan g da krizinin esas nedeni de ildir. Bu belirlemeyi net bir flekilde yapmak önemlidir. Ama yine de varsayal m ki, flimdiki g da krizinin esas nedeni küresel s nma olsun. Bunun da yarat c lar ; daha fazla kâr için çevreyi, do ay önemsemeyen kapitalist üretim tarz de il midir? Biyoyak t üretimine gelirsek Biyoyak t üretimi için tar msal alanlarda ya oran fazla g dalar n ekilmesi, tar m alanlar n n daralt lmas, ayn tipte ekim yap ld için çölleflmeye sebep olmas, ihtiyaç olunan tar m ürünleri yerine belirli bir kesimin kullanaca yak ta dönüflmesi gibi nedenlerle dünya halklar için büyük bir tehlikedir. Ekimler, planland gibi yap l rsa on-on befl y la kadar ciddi bir sorun olarak karfl m za ç kacakt r. Fakat yaz boyunca anlatmaya çal flt m z gibi flimdiki g da krizinin esas sebebi, yar /sömürge, yar -feodal ülkelerin tar mda da d - flar ba ml hale getirilmesi ve bu ba ml l f rsat olarak kullanan burjuvazinin spekülasyonlarla fiyatlar fliflirmesidir. Yaflanan bu g da krizinin zaman ilerledikçe ülkemizi daha fazla etkileyece i aç kt r. Ekonomik kriz sonucu iflsizlik artt kça, g da fiyatlar bu flekilde artmaya devam etse de-etmese de yeterli g daya ulaflmak daha zor olacakt r. Burjuvazinin korktu u sosyal ayaklanma n n bafllar na gelmesi için mücadelemizi yükseltelim. Ne açl n, ne yoksullu un, ne iflsizli- in baflka çözüm yolu yoktur. GAP ne 5 y lda, ne de 12 milyar dolara biter! sulamaya aç laca n belirterek, flu an sadece 273 bin hektarl k alan n suland n, bunun 148 bin hektar - n n Harran Ovas nda oldu unu kaydetti. Yine bir aç klama yapan 12 ziraat odas baflkan da GAP projesi dar kapsaml d r ve çiftçilerin sorunlar na çözüm olmaz dediler. fiubeler ad na Diyarbak r da bir aç klama yapan fiemsi Bayraktar, köylülerin borçlar n n ertelenmesi, tohum deste inin verilmesi gerekti ini vurgulayarak, Ziraat Bankas n n köylü bankas rolünü kaybetti i ifade etti. Tar m ve Köy flleri Bakan Mehdin Eker in Bölgenin Afet bölgesi ilan edilmesi için insanlar n evsiz kalmas gerekir sözlerine at fta bulunan Bayraktar, Bölgenin Afet bölgesi ilan edilmesi için insanlar n ölmesi mi gerekir? dedi. (H. Merkezi) Yap lan yat r mlar büyük toprak sahiplerine gidiyor Erdo an aç klamas nda proje ile 1.8 milyon hektar alan n sulanmas n sa layacaklar n söyledi. Bu haber flimdi kurakl n pençesinde k vranan halk m za verilecek en iyi haberlerden biri!!! Bu yüzden özellikle ön plana ç - kart ld. Fakat biraz daha detaya indi imizde t pk enerji yat r mlar nda oldu- u gibi sulamada da halk m z n sorunlar n n çözülmeyece ini görüyoruz. Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Ö retim Üyesi Doç. Dr. Bülent Gülçubuk un GAP öncesi ve sonras nda toprak mülkiyet yap s ve bölüflüm iliflkilerinde de iflimler bafll kl araflt rmas nda Güneydo u Anadolu Bölgesi nde tar msal iliflkiler ve kalk nma dinamikleri aç s ndan en belirleyici parametre olan toprak mülkiyeti yap s nda 1973 ten bu yana hiç de ifliklik olmad vurgulan yor. Rapordaki flu tespit iddia edildi i gibi sulama ile ilgili çal flmalar n tamamlanmas n n kimin ifline yarayaca n aç kça ortaya koymaktad r: Bir yanda GAP n nimetlerinden yararlanan ve giderek vars llaflan bir büyük mülkiyet yap s, di er yanda say s giderek artan fakat topraks zlaflan bir nüfus yap s ortaya ç kmaktad r. Ayr ca küçük iflletme sahiplerinin de ço unlu u sulama yat r mlar ndan ya az ya da hiç yararlanamayacakt r. Çünkü bölgede sulamaya aç lacak alanlarda toprak sahibi iflletmelerin % 61.4 ü sulanacak arazinin ancak % 10.5 ini iflleyebilecektir. Buna karfl l k iflletmelerin % 6.2 si sulanacak arazinin yar s n iflleyecektir. Bölgede toprak mülkiyet yap s, sulamayla birlikte büyük iflletmeler lehine daha da geliflme gösterebilecektir. (Raporla ilgili bilgi; /Evrensel) Görüldü ü gibi ne enerji yat r - m ndan ne de su yat r mlar ndan küçük üretici ve bölge halk yararlanamamaktad r. B. Gülçubuk un yukar da bahsetti imiz raporunda küçük üreticilerin % 10.5 inin suya ulaflabilme olas l oldu u belirtilmifltir. Bu oran projenin tamamlanmas durumunda daha da düflecektir. Çünkü May s bafl nda meclisten geçen Yap- fllet-devret (Y D) Yasas ile tar mda sulama tesisleri de Y D kapsam na al nd. Sulama tesislerini DS de il özel sektör yapacak. Köylü ald suyun bedelini ödeyecek. ( /Cumhuriyet) Suyun fiyat n n gitgide artt düflünüldü- ünde; sadece büyük toprak a alar n n ve oraya yat r m yapan flirketlerin su kaynaklar ndan yararlanaca aç kt r. Bafltan da vurgulad m z gibi Erdo an n aç klad GAP eylem plan yerel seçimler öncesi yap lan bir flovdan ibarettir. Fakat bu durum; GAP n enerji ve su potansiyeli nedeniyle büyük flirketlerin ilgisini çekti i gerçe ini de ifltirmemektedir. Türkiye nin kullan labilecek suyunun % 20 sini F rat ve Dicle nehirleri oluflturuyor. Koç un dünyan n beflinci büyük salça fabrikas - n fianl urfa da kurdu u biliniyor. Bunun d fl nda Anadolu Grup; tar m ifline girece ini aç klad. Yani en fazla olabilecek olan çeflitli vergi indirimleriyle büyük iflletme kuracak olanlar n GAP n kalan n tamamlamalar d r. Zaten Y D yasas n n bu dönemde ç kart lma nedeni de budur! T. Kürdistan n n yeralt -yerüstü zenginliklerinin büyük sermaye gruplar na peflkefl çekilmesinin eylem plan d r bu plan.

9 13-26 Haziran 2008 İşçi-köylü 9 Politik gündem flsizli e ve istihdama de il patrona kaynak paketi Uzun süredir gündemde olan ve kamuoyunda stihdam Paketi olarak bilinen fl Kanunu ve Baz Kanunlarda De iflikli Yap lmas Hakk nda Kanun Tasar s Mecliste görüflülerek yasalaflt. Bu düzenleme ile flsizlik Fonundan patronlara aktar lacak paralar iflsizli e karfl mücadele ediyoruz yalanlar yla maniple edilmeye çal fl l yor. Patronlara aktar lacak kaynaklarla yeni istihdam olanaklar n n yarat ld propagandas ile halk nezdinde destek bulmaya çal fl yorlar. Bunda belli ölçülerde baflar l olduklar - n söylemek yanl fl olmaz. Zira istihdam paketi, konumuz itibariyle de flsizlik Fonunun patronlar n talan na aç lmas ciddi bir muhalefetle karfl laflmadan yasalaflt r ld. Bu yalan propagandalarla bizlerden nelerin gizlenmek istendi ine, iflsizlik sorununa ve buna ba l olarak flsizlik Fonu üzerinde oynanan oyunlarla nelerin amaçland na daha yak ndan bakmaya çal flal m. May s ay içinde aç klanan iflsizlik oranlar var olan gerçekli i çarp c bir flekilde aç klamaktad r. Ankara Ticaret Odas n n yapt Açl k ve Yoksulluk Araflt rmas n n sonuçlar na göre 11 milyon insan açl k s n - r n n, 53 milyon insan n da yoksulluk s n r - n n alt nda yaflad ortaya ç km flt r. Yani Türkiye de yaflayan her dört kifliden üçü yoksul ve aç durumdad r. Buna karfl n bu bir avuç toprak a as, komprador burjuva ve efendileri emperyalistler milyar dolarlar kasalar na indiriyorlar. Çünkü burjuvazi iflçi s n f n n yaratt art -de eri gasp etti i sürece kâr n ve sermaye birikimini art rabilir. Sermaye birikimi ve kâr n daha fazla art rmak için de iflsizler ordusuna ihtiyaç duyar. flsizler ordusu olmadan, azami kâr elde etmesi ya da sermaye birikimini art rmas güçleflir. flgücü pazar nda ne kadar ucuz iflgücü varsa, onlar n kâr o kadar büyük olur. AKP hükümeti toplu sözleflme dönemlerinde iflsizler ordusunu çal flanlar üzerinde bir tehdit unsuru olarak kullanarak bu tehditleri Baflbakan n a z ndan ifade etmekten çekinmemifltir. Baflbakan kamu toplu ifl sözleflmesi döneminde çal flanlar n ücret art fl taleplerini bask alt na almak için bugün çal flanlar n belki befl on misli daha çal flmaya amade milyonlarca iflsizin de oldu u hesaba katmal d r ( /Milliyet), sen flu anda iflin var çal fl yorsun. Bu ülkede befl milyon iflsiz var. Bunlar ne yapaca z? ( /Star) diyerek kendi yaratt klar iflsizler ordusunu, çal flan iflçiler üzerinde nas l bir tehdit ve bask arac olarak kulland klar n n çarp c örneklerini vermifltir. Yine ayn dönemde T SK (Türkiye flveren Sendikalar Konfederasyonu) Baflkan Refik Baydur da h z n alamayarak S f r zam tabi ki olabilir, hatta eksi zam da olur. flçi sendikalar n n art k çal flan iflçiye daha çok gelir sa lamak yerine, istihdam n sürdürülmesine dikkat etmesi gerekti ini ( /Hürriyet) söyleyerek iflsizli i çal flanlar üzerinde bask uygulamak için sonuna kadar kullanm flt r. Bu aç klamalar iflsizler ordusunun ücretler üzerinde nas l bask arac olarak kullan ld n en yal n haliyle ortaya koyuyor. Sistem için iflsizlik sadece çal flanlar üzerinde bir bask arac görevi görmüyor. Ayn zamanda halk n cebinden daha fazla kayna kendi cebine aktarma görevini de görüyor. flsizli i kullanarak, iflgücü maliyetinin düflürülmesini, vergi ve primlerin kendileri lehine azalt lmas n, ifl güvencesinin ortadan kald r lmas n, k dem tazminat n n yok edilmesini, fazla mesai ücretlerinin kald r lmas - n, a a babalar olan emperyalist flirketlerin daha fazla kâr elde etmeleri için önlerindeki tüm engellerin kald r lmas n istiyorlar. AKP nin hükümete geldi i ilk günden itibaren ekonominin büyüdü ü, geliflti i bu büyümenin nimetlerinin 2-3 y l içinde halka da yans yaca demagojisi o dönemler etkili olsa da yaflanan gerçekler karfl s nda art k AKP de bu konuda baflar s z oldu unu itiraf etmek zorunda kalm flt r sonras geliflti i ve büyüdü- ü söylenen ekonomi, komprador burjuvazinin ve emperyalist flirketlerin ekonomisiydi; halk n ekonomisi de ildi. Daha düflük ücretle daha uzun süreler çal flmak zorunda b rak lan iflçilerin yoksullu u ve sefaleti her geçen gün artt. Çokça bahsi edilen ekonomik büyümenin kayna asl nda budur. flsizli in ayn zamanda sistemlerini de tehdit etmesinden korkuyorlar. O yüzden yapt klar aç klamalarda iflsizli in kabul edilebilir düzeyde tutulmas gerekti ini söylüyorlar. Onlar n bahsetti i kabul edilebilir düzey sömürülerini en üst düzeyde sürdürürken herhangi bir tehlike ile karfl laflmamalar d r. Bunu yapt klar aç klamalarda aç kça ortaya koyuyorlar. T SK Baflkan Refik Baydur 16 Nisan 2003 teki Ekonomik ve Sosyal Konsey toplant s nda bir konuflmas nda ihtilali ordular de il, iflsizler yapar. Bu en büyük tehlike, bunu engelleyin (Petrol- fl Y ll Eylül 2003 Sayfa: 197) diyerek korkusunu ortaya koymufltur. Yine eski TÜS AD Baflkan Tuncay Özilhan flsizli in ulaflt boyutlar n açaca toplumsal yaralar, e er gerekli önlemler al nmazsa, hükümeti, fazla uzak olmayan bir vadede, siyasal bir gelecek hesab yapamaz hale getirecektir. Ülkeyi ise girdaba sürükleyecektir. (Petrol- fl Y ll Eylül 2003, Sayfa: 136) aç klamas yla iflsizli in kendileri için tehlike olmaktan ç kart lmas gerekti ini ifade etmifltir. Yani egemenler kâr n ve sermaye birikimini art rmak için iflsizler ordusuna ihtiyaç duyar ve bunun için her gün yeni iflsizleri iflgücü piyasas na katarken di er taraftan bu durumun kendisi için tehdit oluflturmas n engellemeye çal fl r. Bunun için düzenin tüm bask ve zor araçlar n devreye sokarlar. Bunlar yan nda iflçilerden gasp ettikleri art - de erin çok küçük bir k sm n çeflitli araçlarla iflsizlere vererek onlar n tepkilerini azaltmaya çal fl rlar. Bu aktar mlar n di er bir boyutu da, sistemin çal flan kesimi bask alt nda tutmas için iflsizler ordusunun hayatta kalmas na duydu u ihtiyaçt r. O yüzden iflsizlerin düzenli olmasa da açl k ve sefalet içinde ölmeden yaflayacaklar kadar bir gelire ulaflmalar n ister. Bu sayede hem hayatta kalmalar n hem de sisteme olan tepkilerini azaltmaya çal fl r. flsizlik Fonu uygulamas da bu amaçla uygulamaya konulan araçlardan bir tanesidir. Kapitalizmin ilk y llar ndan bu yana bu tür fonlar kullan lm flt r. flsizlik Fonu uygulamas kapitalist ülkelerde esasta bu görevi görürken bizimki gibi yar -sömürge, yar -feodal ülkelerde sermaye birikiminin yetersiz olmas nedeniyle bu tür fonlar devaml kapitalistlerin ç kar na onlara kaynak aktaran araçlar olarak kullan lm flt r. flçilerin sosyal sigortalar primlerinin devaml olarak kamu bankalar arac l yla kapitalistlere kredi ad alt nda kaynak aktararak peflkefl çekildi i ve bu paralar n bat r ld bugün herkesçe bilinen bir gerçek. Bu paralar n bu flekilde gasp edilmesi yan nda bu durum çarp t larak SSGSS nin de önemli gerekçelerinden biri haline getirilmifltir. Tam da Yavuz h rs z ev sahibini bast r r atasözüne uygun davran lm flt r. Yine tüm çal flanlardan kesilerek oluflturulan Zorunlu Mevduat Hesab Fonunda biriken paralar sistem sahiplerinin kullan m na sunulmufltur. Bu paralar n çal - flanlara geri ödenmesi gündeme geldi inde çal flanlar lehine komik faiz oranlar uygulanm fl ve paralar takside ba lanarak geri ödenmifltir. Zorunlu Mevduat Hesab Fonunda oynanan oyunun ayn s çal flanlar n maafllar ndan kesilerek oluflturulan Konut Edindirme Fonu için de geçerlidir. Baflbakan bu konuda övünerek yapt aç klamalarda bu fonda biriken paralar yak nda geri ödeyeceklerini aç klamaktad r. Bu paralar da di- er örneklerde oldu u gibi kufla çevrilerek geri ödenecektir. Bu örnekler ülkemizde oluflturulan bu tür fonlar n, hesaplar n esas amac n n kapitalistlere kaynak aktarmak oldu unu bir kez daha göstermifltir. Çal flanlar n yararlanacaklar n ilan ettikleri hak ve olanaklar n birer yalan oldu u, bu yalanlarla gerçek amaçlar n gizlemeye çal flt klar art k gizlenemez bir gerçektir. flsizlik Fonu vb. uygulamalar n kapitalist ülkelerde kapitalizmin ilk dönemlerinden itibaren oluflturuldu unu belirtmifltik. Türkiye de ise flsizlik Fonu 7 y l önce, 2001 y - l nda kuruldu. Kapitalizmin ilk y llar ndan beri uygulanan bir yöntem nas l oluyor da Türkiye de ancak 7 y l önce uygulamaya konuluyor? Bu sorunun yan t n Türkiye nin sosyo-ekonomik yap s nda aramak gerekiyor. Türkiye nin yar -feodal niteli i sonucu hem çal flan kesimin hem de iflsizlerin köylük bölgelerle olan ekonomik ba n n belli ölçülerde devam etmesi özellikle de iflsizlerin hayatta kalmalar n sa layacak olanaklara asgari oranda da olsa ulaflabilmelerinin koflullar n sa l yordu lerden itibaren köylük bölgelerden flehirlere belli dönemlerde h z kazanarak artan göç, 1990 lar sonras nda fliddeti her defas nda artmakla beraber gerçekleflme süreleri de k salan ekonomik krizlerle çok büyük bir ivme kazand. Kürt Ulusal Hareketi nin mücadelesi de T. Kürdistan ndaki göçler de önemli bir etkendir ekonomik krizleri ile flehirlerdeki ve köylük bölgelerdeki yoksulluk ve iflsizlik devasa boyutlara ulaflt. Krizden ç kman n kurtuluflu olarak sunulan IMF ve Dünya Bankas n n politikalar n n amac da k sa sürede genifl kesimler taraf ndan görülmüfl oldu. fiehirlerde özellefltirmeler ve kitlesel iflten ç karmalarla yoksulluk ve sefalet artt. Tar m n emperyalizmin ç karlar do rultusunda yeniden yap land r lmas politikalar sonucu da köylük bölgelerde yaflayanlar b rakal m flehirdeki iflsiz yak nlar na katk sunmay kendi yaflamlar n bulunduklar alanlarda sürdüremez hale geldiler. Ve flehirlerdeki iflsizler ordusuna kat lmak için flehirlere göç etmek zorunda kald lar. flsizlikteki bu art fl egemenlere çal flanlar üzerinde daha fazla bask kurmalar n n ve sömürülerini art rmalar n n olanaklar n da Büyüyen halk n ekonomisi de il, cebindeki deliktir! vermifl oldu. flsizler ordusunun yaflamlar n sürdürecek böyle önemli bir olanaktan büyük oranda uzaklaflmas, iflsizler ordusunun say s n n yaflanan göçlerle her geçen gün artmas onlar göstermelik olsa da iflsizlik fonu kurmak zorunda b rakt. Oluflturulan iflsizlik fonuna aktar lan paralar ve bunun sonucu iflsizlere ödenen cüzi paralar bir iyilik ve lütuf olarak sunuluyor. Bunun sonucunda da iflsizlerden bu iyili e karfl l k uslu durmalar, düzen karfl t hareketlerde bulunmamalar isteniyor. Gerçekte ise iflçiden al nan-gasp edilenlerle iflçilere kaynak aktar lmakta, bunu da sanki kendileri yap yormufl gibi yan lsamalar yaratarak bu gerçekli i gizlemeye çal fl yorlar. Bu vb. fonlar n esasta egemenlere kaynak aktarmak için oluflturuldu unu belirtmifltik. Bu yüzden iflsizlere belli bir süre maafl vermek için kurulan bu fondan iflsizlerin yararlanmas n engellemek için a r flartlar getirilmifltir. Bu a r flartlar afl p iflsizlik maafl almay baflaranlara da en fazla asgari ücretin net tutar kadar maafl ödenmifltir. Fonun kuruldu u 2001 y l ndan bugün fonda 33 milyar YTL birikmifltir. Yine ayn zaman diliminde iflsizlik maafl olarak sadece 1.6 milyar YTL ödenmifltir. Bu rakamlar iflsizlik maafl ödememede devletin ne kadar baflar l oldu unu göstermektedir. Fonda 33 milyar YTL nin birikmesi ile fonun as l kurulufl amac devreye sokulmufltur. Kapitalistlere, haz rlanan istihdam paketi ile yeni kaynaklar aktar lacakt r. Bu gerçe i gizlemek için de iflsizlikle mücadele ettiklerini, yeni ifl imkanlar yaratacaklar yalanlar n durup dinlenmeden her yerde anlat yorlar. flsizlik fonunun talan edilmesine dayanak yap lan gerekçeleri inceledi imizde söylenen yalanlar n maskesi düflmüfl olacakt r. TV lerde, gazetelerde milyonlarca iflsizin herhangi bir mesle i olmad, buna karfl l k patronlar n yetiflmifl, meslek sahibi iflçilere ihtiyac oldu u anlat l p, iflsizlere patronlar n ihtiyaç duydu u alanlarda e itim verilerek ifl bulunaca n n propagandas n yap yorlar. Bu yalan propagandan n tarihi neredeyse kapitalizmin tarihi kadar eskidir. Kapitalistler o günden bu güne devaml iflsizler ordusunun varl n üretim araçlar n n geliflmesine ayak uyduramad n söyledi i iflçi s n f n n teknik e itim yetersizli i ile aç klamaya çal flm flt r. Bugün de yap lan bunun ayn s d r. Oysa herkes taraf ndan bilinen di er gerçek üniversite, teknik okul mezunu ya da iyi ve aranan bir mesle e sahip olan iflsizlerin say s n n hiç de az olmad d r. TÜ K in 2007 Eylül ay raporunda yüksekö retim mezunu iflsizlerin toplam iflsizler ordusu içindeki pay n n % 11.5 oldu u aç klanm flt r. Yine % 11.9 oldu- u aç klanan lise mezunu iflsizlerin önemli bir bölümünü de meslek lisesi mezunlar oluflturmaktad r. Bu yalan propagandan n esas amac iflsizli in kayna n n kapitalizmin kendisi oldu unu gizlemektir. Böylece iflsizlerin öfkesinin sisteme yönelmesi engellenmek istenmektedir. Ne yaz k ki bu konuda egemenler önemli baflar lar elde etmifl bir durumda. AKP hükümeti de iflsizlik fonundan aktar lacak kaynaklarla meslek edindirme kurslar n n aç laca n, bununla da iflsizlere ifl bulma kap s n n aç laca n söylemektedir. Bu yalan n yukar da anlatmaya çal flt - m z ideolojik boyutu yan nda ayr ca somut bir hedefi daha vard r. Aç lacak meslek edindirme kurslar n n patronlar n ihtiyaç duydu- u meslek dallar nda olaca zaten biliniyor. Peki patronlar n ihtiyaçlar n neler belirleyecek? Bugün iflgücü piyasas nda patronlar istedikleri meslekte, istedikleri nitelikte iflgücü bulacak durumdalar, o zaman niye hala belli meslek dallar nda yeterli yetiflmifl iflgücü olmad n söylüyorlar. Herhangi bir meslek dal nda ne kadar çok iflsiz olursa kapitalistler o meslek dal nda halen çal fl yor olan iflçileri o kadar çok bask alt na al p, art -de er sömürüsünü art r p kârlar na kâr katacaklard r. flsizler için ise esasta bir de- ifliklik olmayacak, dün vas fs z bir iflsizken, yar n diplomal iflsiz olacakt r. Kapitalizm ise hem bask ve sömürüsünü art rarak hem de iflsizlerin ifl bulma umudunu canl tutmaya çal flarak kendisine yönelmelerini engellemeye çal flacakt r. Bu nedenle bu yasan n hedefleri aras ndan en önemli maddenin bu oldu unu söylemek yanl fl olmaz. Burjuvafeodal bas nda di er maddelere yönelik birçok elefltirel haber-yorum yer almas na ra men bu madde üzerinde olumlu haber-yorumlar n ç kmas da bu anlam yla anlafl l rd r. flsizlik Fonundan ayr ca mevcut çal flmalar na ele alarak yafl aras genç iflçi çal flt ranlara ve yafl s n r olmadan da kad n iflçi çal flt ran patronlara da kaynak aktar l - yor. Bu kapsamda yeni ifle al nacaklar n SSK primleri 5 y l boyunca kademeli olarak iflsizlik fonundan karfl lanacak. Bu oran her y l % 20 azalacak. Bu sayede patronlar ödemeleri gereken prim miktar n kasalar na kâr olarak koyabilecekler. Bu uygulama yasa yürürlü e girdikten sonra ifle al nacaklar için uygulanacak. Ancak getirilen istisna ile daha önce özellefltirilen iflletmelerde çal flan bu kapsamdaki iflçiler yeni ifle girmifl gibi de- erlendirilecek ve 5 y ll k sigorta primleri iflsizlik fonundan karfl lanacak. Bu örnek bile bu düzenlemenin hedefinin ne oldu unu aç kça ortaya koymaktad r. Bizler iflsizlik fonu vb. fonlar n bizim gibi ülkelerde esasta hangi amaca hizmet etti ini kitlelere canl örneklerle göstermeliyiz. Egemenlerin tek amac n n kârlar na kâr katmak oldu unu, bunu gerçeklefltirmek için de her türlü yolu denediklerini anlatmal y z. Bu amaçlar n gizlemek için, halk kand rmak için kulland klar yalanlar n arkas ndaki gerçekleri en net biçimde ortaya serebilmeliyiz. Ancak o zaman sistemin gerçekli ini kitlelere gösterebiliriz. Çünkü s n f mücadelesinde iflsiz milyonlar n örgütlenmesi ve mücadeleye kat lmas önemli bir yer tutmaktad r. Bu nedenle genifl iflsiz kitleler içinde bilinçlendirme ve örgütleme çal flmalar yürütmeliyiz. flsizlik Fonu vb. uygulamalar iflsizlerin sorunlar n çözmekten uzak uygulamalar olsa da çal flanlar n üretti i de- erlerle oluflturulan bu fonlar n patronlara talan edilmesine sessiz kal nmamal d r. Bu nedenle b k p usanmadan kitlelere bu tür uygulamalarla nelerin hedeflendi ini anlat p, örgütlemeye çal flmal y z. Bunun en temel yolu da onlar n içinde olup onlarla birlikte mücadele etmektir. Bu sayede hem kitlelerin bilincini daha ileriye tafl man n imkanlar na kavufluruz hem de güvenlerini kazanma noktas nda önemli bir ad m atm fl oluruz. Yani bizler iflsiz de iliz. Görev ve sorumluluklar m z bizi bekliyor.

10 Enternasyonal İşçi-köylü Haziran 2008 Dünyan n en genç cumhuriyeti: Federal Nepal Cumhuriyeti NKP (Maoist) in yay n organ Red Star (K z l Y ld z) gazetesinde BML ve NK n n engeller ç kararak NKP (Maoist) i ters köfleye yat rmak istedi ini ancak halk deste iyle NKP (Maoist) in bu çabalar bofla ç kar p onlar tecrit edece i yorumu yap lmaktad r. Nepal 28 May s tarihinde gerçekleflen Kurucu Meclis in ilk oturumu ile Federal Demokratik Cumhuriyet olarak ilan edildi. Bu kararla birlikte 240 y ll k monarfliye de son verildi. Seçimler Yeni Nepal in nas l olmas gerekti ine karar verme amac n tafl yordu ve devrimcilerin, ilericilerin ve cumhuriyetçilerin birleflik cephesinin zaferi ve monarflinin yenilgisiyle sonuçland. Yaklafl k 2 y ll k bir süre zarf nda yeni anayasan n yaz lmas na öncülük edecek olan Nepal Komünist Partisi (Maoist) seçim öncesinde yay mlad manifesto ile nas l bir Nepal için çal flaca n net flekilde ifade etmiflti. Baflkan n genel seçim yoluyla, baflbakan n ise yasama meclisi taraf ndan seçilece i, yar -feodal üretim yap s - n n y k laca, toprak devriminin gerçeklefltirilece i, az nl k milliyetlere kendi kaderlerini tayin hakk n n tan naca bir sistemle gerici monarflinin yaratt sorunlara çözüm bulunmas hedeflenmektedir. Ancak Kurucu Meclis in ilk oturumu dahi gelece in siyasal sisteminin nas l olmas gerekti i konusunda partilerin z t yaklafl mlara sahip oldu unu göstermektedir. Kurucu Meclis in ilk oturumunun sabah 11 de yap lmas gerekmesine karfl n yaklafl k 11 saat ertelenmesi ve monarflinin kald r lmas n kutlamak için toplanan kitlelere polisin sald rmas sürecin kolay geçmeyece inin göstergesidir. NKP (Maoist) yeni anayasa ile birlikte de iflime önderlik edebilmesi aç s ndan devletin bafl olarak güçlü bir baflkana ihtiyaç oldu unu vurgulamaktad r. Ancak yeni anayasa haz rlanana kadar, geçici anayasaya uygun olarak devletin bafl - n n baflbakan olmas n ve baflkan n ise sembolik nitelikte olmas n kabul etmektedir. Ancak NKP (Maoist) seçimlerden net bir zaferle ç kmas na karfl n (NKP-Maoist 220, NK 110, BML 103 parlamenterle temsil ediliyor.) cumhurbaflkan n n kim olaca ve hükümetin nas l kurulaca üzerine NK ve BML gibi gerici partiler engeller ç karmaktad r. Bu nedenle hem Kurucu Meclis in ilk oturumu zaman nda gerçekleflmedi hem de gazetemizin yay na haz rland güne kadar yeni hükümetin kurulmas mümkün olmad. NKP (Maoist) in yay n organ Red Star (K z l Y ld z) gazetesinde BML ve NK n n engeller ç kararak NKP (Maoist) i ters köfleye yat rmak istedi ini ancak halk deste- iyle NKP (Maoist) in bu çabalar bofla ç kar p onlar tecrit edece i yorumu yap lmaktad r. Seçimlerde en yüksek oyu alan partinin hükümeti kurmas n n temel bir demokratik kural oldu unu, yenilen partinin halen istifa edip yeni hükümet için yol açmamas n n, söz konusu partilerin anti-demokratik ve otoriter do alar ndan ve halen geçmiflin feodal parlamenter kurallar n yaflatmaya çal flmalar ndan kaynakland n belirtmektedir. 30 May s taki Cumhuriyet kutlamalar nda Prachanda yoldafl flu tespiti yapmaktad r: Ülkenin içindeki ve d fl ndaki tüm gericiler ve geleneksel güçler NKP (Maoist) in ve Nepal halk n n Kurucu Meclis seçimlerinde yenilece i ve gerici güçlerin iktidara gelece ini beklemekteydiler. Fakat Nepal halk yine bir mucize gerçeklefltirerek NKP (Maoist) i önderleri olarak seçti. NKP (Maoist) i yeni Nepal in ve FDC (Federal Demokratik Cumhuriyet) Anayasas - n n yaz lmas için önder olmas için destekledi. Bu, gericiler için sindirilmesi ve kabul edilmesi zor bir konudur. Bu nedenle yenilenler geçici anayasan n ve daha öncesinde yap lan anlaflmalar n hedeflerine ayk r flekilde umutsuzca oyunlar oynamaktalar. Baflbakan Koirala n n istifa etmemesi ve yeni hükümetin kurulmas için çal flmalar n bafllamamas üzerine 1 Haziran da aç klama yapan Prachanda flayet 2-3 gün içinde Maoistlere yeni hükümet için yol aç lmazsa flu anki hükümetten istifa edip sokaklara ç kacaklar n ilan etti. Buna karfl n 3 Haziran da ortak bir aç klama yay mlayan NK ve BML Maoistlerin hükümeti kurmak için inisiyatif almas ça r s nda bulundular. Ancak 7 Haziran tarihinde gerek baflbakan n görevden al nmas konusunda gerekse de yeni devlet baflkan n n kim olaca konusunda yeni önerilerde bulundular. Buna göre baflbakan n meclis ço- unlu u sa land takdirde düflürülebilece ini öneren gerici partiler devlet baflkanl na ise flu anki baflbakan ve NK lideri Koirala y önerdiler. Maoistler hükümetin s kça düflürülmesinin engellenmesi için önlemler al nmas kayd yla ilk öneriyi kabul ederken Koirala n n baflkanl na karfl ç kmakta ve baflkan n sivil toplum önderleri aras ndan seçilmesini desteklemektedir. Siyasi kilitlenmenin afl lmas için 3 temel partiden oluflan bir heyet 9 Haziran da toplanmaya ve ortak bir çözüm bulmak için çal flmaya bafllad. Kazan mlar m z Halk Savafl yla elde edilmifltir! NKP (Maoist) Merkez Komite üyesi Dharmendra Bastola ile röportaj: - Monarfli y k ld ve federal demokratik cumhuriyet kuruldu. Ancak neden siyasi süreç ileri do ru gitmiyormufl gibi görünüyor? - Siyasi süreç düz bir hatta gitmiyor, ancak siyasi süreç ileri do ru yol al yor. Siyasi sürecin nas l ilerledi ini 12 maddelik anlaflmadan Kurucu Meclis seçimlerinin tarihine ve Kurucu Meclis in ilk toplant s nda federal demokratik cumhuriyetin kurulmas na kadar görmek mümkündür, ancak siyasi süreç oldukça sanc l flekilde ilerlemektedir. lerliyor ancak düz bir hatta de il. Parlamenter partilerin karakteri onlar tarihi geriye, monarflik sisteme do ru çekmeye çal fl yor, partimizin karakteri ise bunlar y kmak için çal fl yor. Benzer flekilde, günümüz koflullar nda parlamenter partiler anayasaya yeni önerilerde bulunarak Yeni Demokratik Devrime giden yolu haz rlayacak olan anayasan n yaz lmas nda engeller yaratmak istiyorlar. Parlamenter partiler yar -feodal, yar -sömürge üretim biçimini ne pahas na olursa olsun korumak istiyorlar. Bizse bunlar y kmak için mücadele ediyoruz. Siyasi sürecin ilerlemiyor fleklinde görünmesinin nedenleri bunlard r. - Nepal Kongresi (NK) ve BML geçici anayasan n belirli maddelerine yönelik önerilerde bulunuyorlar. Bu yenilgiden sonra oyunun kurallar n de ifltirmek de il midir? Partiniz bu konuda anlaflacak m? - Kesinlikle hay r! E er baflkan n yürütme gücünü gelifltirecek önerilerle gelirlerse tabii ki olabilir. Ancak geçmiflteki gibi e er ülkeyi ço unluk-az nl k batakl na sürüklemek isterlerse ( ) oyunu sadece kendi istedikleri gibi de ifltirmek isterlerse partimiz anlaflmayacakt r. ( ) Önerileri ise oldukça ilginçtir. Geçici anayasada baflbakan n üçte iki ço unlukla de ifltirilebilece i yaz l d r. Kendileri iktidardayken bu madde ile ilgili hiç sorunlar yoktu. Çok da rahatt lar. Seçimlerde yenilince ise maddenin de ifltirilmesini istiyorlar. Burjuva demokrasinin ilk kurallar ndan biri seçimde yenilgiden sonra hemen istifa etmek ve en büyük partiye hükümeti kurmas için izin vermektir. Ancak parlamenter partiler yenilmelerine ra men zafer kazanm fl gibi davran yorlar. Partimiz her türlü otokrasiye ve despotizme karfl d r. - NKP (Maoist) Baflkanl k ve Baflbakanl k koltu u üzerine anlaflmay düflünüyor mu? - Hay r. Kesinlikle olmaz! Her fleyden önce günümüz koflullar siyasi istikrar temsil etmiyor, bu nedenle Meclisin ilk görevi anayasay yazmakt r. kincisi, hükümetin iki temel koltu u, Baflkan ve Baflbakan, iki parti aras nda bölünürse anayasay yazmak yerine parlamenter partilerin birbirleriyle kavga etti i parlamenter batakl a düflecektir. Üçüncüsü siyasal gerçekli in günümüzdeki karfl l nda Baflkan ve Baflbakanl k iki parti aras nda bölüflülürse gericilere ve feodal otokratlara iki parti aras nda oyun oynayabilecekleri alan açacakt r ve anayasa yazma sürecini zay flatacakt r. ( ) Bu koflullarda ulusumuz ulusa ve halka karfl disiplinli, kararl ve sorumlu bir hükümet talep etmektedir. Bu koflullarda önderli i yerine getirebilecek kapasiteye sadece partimiz sahiptir. Bu nedenle uzlaflmaya gerek yoktur. ( ) - O zaman partiler bu hareketleriyle Gericiler y k lana kadar iktidar b rakmayacaklard r sözünü mü kan tl - yorlar? - Tarihte hiçbir burjuvazi halka iktidar gönüllü flekilde b - rakmayacakt r. Bu nedenle Nepal de bu gerçeklikte bir istisna olmayacakt r. Dahas, bugüne kadar elde etti imiz Federal Demokratik Cumhuriyet dahil, her türlü siyasi kazan m büyük Halk Savafl n n kazan mlar d r. Bunun anlam fludur, yaklafl k 10 y l süren bir silahl mücadele sürecinden partimiz zaferle ç km flt r ve ard ndan masada zorlu bir siyasi mücadele süreci bafllam flt r ve partimiz onu da kazanm flt r. Bu nedenle unutulmamal d r ki Federal Demokratik Cumhuriyet feodal otokratlarca gönüllü flekilde verilmemifltir, zorla elde edilmifltir. - NK ve BML halk n iste ine karfl ç kar ve iktidar partinize b rakmazsa mücadelenin veya hareketin yeni bir raundu mu bafllayacak? - Sorun iktidar n partimize devri sorunu de ildir. Sorun iktidar n halka devri sorunudur. Partimizin görevi halka siyasi iktidar ele geçirmede önderlik etmektir. Ve NK ve BML halk n talebine karfl ç karlarsa halk - m z farkl düzeyde bir mücadeleye kesinlikle baflvuracakt r ve iktidar eline almak için zor kullanacakt r. Bir kez ideolojik ve siyasi aç dan silahlanm flsa, dünyada hiçbir güç halk n iktidar ele almas na engel olamaz. Bu Nepal için de geçerlidir.

11 13-26 Haziran 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Yaln zca batakl a karfl de il, yüzlerini batakl a do ru çevirenlere karfl da savaflmakta özgürüz!" Ustalardan ö renelim! "Kaynaflmam fl bir grup halinde, sarp ve zorlu bir yolda, birbirimizin ellerine s k s k - ya sar lm fl olarak ilerliyoruz. Düflman taraf ndan her yandan sar lm fl durumday z ve bunlar n atefli alt nda hemen hemen hiç durmadan ilerlemek zorunday z. Özgürce benimsedi imiz bir kararla, düflmanla savaflmak amac yla, daha bafl nda kendimizi tek bafl na bir grup olarak ay rd m z için ve uzlaflma yolu yerine mücadele yolunu seçmifl oldu umuz için, bizi suçlayan kimselerin bulundu u yak n m zdaki batakl a çekilmemek amac yla birleflmifl bulunuyoruz. Ve flimdi aram zdan baz lar flöyle ba rmaya bafll yorlar: gelin batakl a gidelim! Ve onlar ay plamaya bafllad - m z zaman da, karfl l klar flu oluyor: ne geri insanlars n z! Sizi daha iyi bir yola ça rma özgürlü ünü bize tan mamaktan utanm yor musunuz! Evet beyler! Yaln zca bizi ça rmakta de il, istedi iniz yere, hatta batakl a bile gitmekte özgürsünüz. Asl nda bize göre sizin gerçek yeriniz batakl kt r, oraya ulaflman z için size her türlü yard m yapmaya da haz r z. Yeter ki ellerimizi b rak n, yakam za yap flmay n ve o büyük özgürlük sözcü ünü kirletmeyin, çünkü biz de diledi imiz yere gitmekte özgürüz ; yaln zca batakl a karfl de- il, yüzlerini batakl a do ru çevirenlere karfl da savaflmakta özgürüz!" (Ne Yapmal?, Lenin, Sayfa: 17-18) Savafl n içerisinde flekillenen militanlar; Kavgada ölümsüzleflenler! smail Bulut ve Do an Karada Nedir militan durufl? En k sa tan m yla, s n f mücadelesinin yasalar na s - k s k ya ba l olmakt r. Düflman karfl s nda proleter ideolojiyi kan -can pahas na savunmakt r. En zor koflullarda dahi Proletarya Partisi nin görüfllerini emekçi kitlelere tafl mak ve onlar örgütlemektir. fiehitler verilecektir. fiehitler verilmeden hedefimiz olan ba ms zl k, halk demokrasisi ve sosyalizme ulafl lmas ve oradan da durmaks z n komünizme var lmas mümkün de ildir. Öyleyse flehit düflen yoldafllar m z için matem tutmaya hakk m z yok. fiahin ( smail) ve Topo (Do an) yoldafllara gerçek anlamda ve onlara yarafl r bir sevgi ve sayg göstermek istiyorsak, bunun yolu umutsuzlu a, karamsarl a, karars zl - a kap lmak ve yas tutmak de il, s n f düflmanlar m za olan kinimizi, davam - za olan inanc m z ve kararl l m z bir kat daha art rarak, flehitlerimizin b rakt k z l bayra savaflkan bir ruhla daha görkemli bir flekilde düflmana inat dalgaland rmak ve var gücümüzle partimiz TKP/ML yi desteklemek, ordumuz T KKO saflar nda savaflarak daha da boyutland rmakt r. ( smail Bulut ve Do an Karada n flehit düflmesinin ard ndan yay nlanan TKP/ML GBMK Bildirisi.) Daha önce de bu sayfalarda defalarca vurgulanan bir gerçek vard r; yukar daki al nt da oldu u gibi flehitlerimizi sahiplenmenin yolu militanca bir durufl ve kavgaya s k s k ya ba l olmaktan geçmektedir. Özellikle tasfiyeci sald r lar n (iç ve d fl) yo un olarak yafland dönemlerde daha önemle vurgulanmas gereken bir konudur bu. Kuruluflundan bu yana verdi i yüzlerce flehidinde flekillenen militanca durufl Proletarya Partisi nin yaratt kiflilik olarak örnek teflkil etmifltir devrimci hareket saflar nda. Nedir militan durufl? En k sa tan m yla, s n f mücadelesinin yasalar na s k s k ya ba l olmakt r. Düflman karfl s nda proleter ideolojiyi kan -can pahas na savunmakt r. En zor koflullarda dahi Proletarya Partisi nin görüfllerini emekçi kitlelere tafl mak ve onlar örgütlemektir. Bunu yaparken kuflkusuz ön planda tutmam z gereken bir husus vard r. Bizler faflizmin sald r lar n n azg nca yaflam buldu u, en küçük demokratik talebe bile azg nca sald r ld, katliamlar n, gözalt nda kay plar n, iflkencelerin s radanlaflt bir ülkede s n f mücadelesi vermekteyiz. Ve Gonzalo nun dedi i gibi yaflam m z parma m z n ucundaki tetiktedir. Bu teti e ne kadar hakim olabilirsek o anlamda yaflam bulabiliriz ve düflmana darbeler indirebiliriz. O halde savafl içerisinde kazanmam z gereken yeteneklerden birisi de teti e hâkim olan savaflç kiflilik ve iyi bir komutan olabilmektir. Gerilla mücadelesinin, Halk Savafl n n sadece (ama çok önemli) bir parças olarak düflündü ümüzde bu savaflç kiflili i ve komutanl sadece gerillayla s n rland rmamal y z. Herhangi bir iflçi grevinde, ö renci gençli in akademik-demokratik eylemlerinde, köylü eylemlerinde, hapishane direnifllerinde hep bu bilinçle hareket etmeliyiz. Bu anlamda tekrar vurgulama pahas na flehitlerimizin yaflamlar ndan ö renmesini bilmeliyiz. Her flehit yoldafl m z öne ç kan bir tak m özellikleriyle bizlere deneyim ve tecrübe b rakmaktad r. flte smail Bulut ve Do an Karada yoldafllarda öne ç kan en önemli özellik askeri anlamdaki yetkinlikleridir. Öyleki Do an Karada askeri alandaki yetkinli i ve baflar lar karfl s nda Diyarbak r da görevli bir düflman subay n bu da lar ikimize fazla, ya o ölecek ya da ben diyebilecek kadar acze düflürmüfltür. Bir savafl içersindeyiz. Ezenle-ezilenin savafl. Ve bunun için ad na Türkiye denen co rafyada 24 Nisan 1972 de Halk Savafl bafllat ld. Bu muharebenin savaflç kifliliklere, deneyimli komutanlara ihtiyac var. Askeri anlamda yetkinleflmek, ustalaflmak bir militan n temel hedeflerinden biri olmal d r. 36 y ll k tarihimizde bu anlamda yetkinleflmifl ve düflmana korku salm fl nice militandan bahsedebiliriz. Bu militan duruflun, ona yön veren ideolojinin savafla göre flekillenmesinin bir parças d r. Halk Ordusu saflar nda düflmana askeri darbeler vuran gerçekli in alt nda da bu yatmaktad r. flte bu militanlardan bir tanesi de Do an Karada d r. Bir yoldafl n n anlat m yla Atmaca misali av n seyredip büyük bir ustal kla yönelip sonuç alarak gerilla üslerine çekilirdi. O her sinsi ve kallefl pusuda grubuna kay p verdirmeden pusular yar p ç km flt r. Topo nun özellikle askeri konulardaki baflar s ve deneyimi, birikimi tamam yla mücadeleci bir yaflam sonucu elde edilmifl kazan mlard r. O da bunu biliyordu ve kan-can pahas na kazan - lan bu de erlerin koruyucusu, kollay c s ve uygulay c s yd. Savafl n temel prensiplerine ba l, onlar hayata yarat c bir flekilde uyarlayand. Bu anlat mda özellikle vurgulanmas gereken bir konu vard r ki, o da savafl n ancak savaflarak ö renilebilece i gerçe idir. Kazan lan her tecrübe ve deneyim bir tak m pratiklerin ürünüdür. Ve bu pratik olmaks z n kal c zaferler kazan lamayaca gibi birey de kendi prati i ve di er bireylerin pratiklerinden ö renerek çelikleflir, deneyim kazan r, kazand r r. flte Do an Karada yoldafl da savafl savaflarak ö renenlere örnek teflkil eden kifliliklerden birisi olarak ölümsüzleflti Halk Ordusu nun bir komutan iken. Ve bu savafl n içerisinde sadece askeri yeteneklerini gelifltirmekle kalmad. O mücadelenin bulundu u alanlar n bir okul olarak gördü ve bu okuldan en iyi biçimde yararlanarak kendini birçok konuda gelifltirmeyi baflard. Öyle ki Do an Karada mücadeleye ilk bafllad nda okuma-yazma bilmiyordu. yi silah kullanmay ö rendi i bu okulda ayn zamanda okuma yazma da ö renmiflti. Proletarya Partisi nin üyesi ve Halk Ordusu nun Karadeniz Alt Bölge Komutan yken Artvin fiavflat ta bomba yap m s ras nda elindeki bomban n patlamas sonucu 21 Haziran 1992 de flehit düfltü. Ayn olayda Do an Karada n yan nda bulunan Proletarya Partisinin önder kadrolar ndan smail Bulut da yaral olarak düflmana tutsak düfler. Küçük yafllar ndan beri gerillay tan yor olman n verdi i avantajla Proletarya Partisi saflar nda yerini alan smail Bulut, ortaokul y llar nda mücadeleye bafllam flt r. Bu süreçten sonra 83 y l na kadar milislik görevi yapan Dersim in fiahin i, gösterdi i geliflme sonucu 1984 y l nda Proletarya Partisi nin üyeli ine seçilmifltir y l ndaki konferans delegelerinin flehit düflmesinin ard ndan smail Bulut Konferans Asil Delegeli i ne seçilmifltir. 3. Konferans döneminde Proletarya Partisi nden ayr lan DABK saflar nda mücadele etmeye devam eder. Burada MK üyeli i ve Sekreter Yard mc l görevlerinde bulunur y l nda yaflanan birlikten sonra MK üyeli i ve AK sekreterli i görevlerini yürütür. Gerilla savafl ndaki baflar lar ve ustal ile halk n ve yoldafllar n n sevgisini kazan rken düflman n da kinini kazanm flt r. smail Bulut yoldafl askeri özelliklerinin yan s ra parti içi sorunlara olan duyarl l ile de ön plana ç k - yordu. Karadeniz da lar na aç lan gerilla birli i içerisinde yer alan yoldafl daha birkaç gün önce ç kan çat flmada gerilla birli inin eksilen cephaneli ini tamamlamaya çal fl rken Do an Karada n elindeki bomban n patlamas sonucu yaralanarak düflmana esir düfler. Ancak düflman n elindeyken, ölümsüzler kervan - na kat larak, tarihteki yerini al r. Aziz Akp nar: Proletarya Partisi saflar nda mücadele yürüten Aziz Akp nar, 17 Haziran 1978 de Tarsus ta polis taraf ndan katledildi. Aziz Araz: Proletarya Partisi saflar nda mücadele yürüten ve aslen Karsl olan Aziz Araz, Haziran la ilgili olarak yap lan eylemler s ras nda gözalt na al - narak T KB militan Songül Kayabafl ile birlikte iflkencede katledildi. flkenceyi örtbas etmek isteyen devlet hemen sahte bir rapor düzenleyerek Aziz Araz n hastanede yata ndan düflerek beyin kanamas sonucu yaflam n yitirdi ini iddia etti. Beyazda fiehitleri: TC güçlerinin bir ihbar sonucu Dersim in Hozat lçesi Beyazda mevkiinde kuflatt klar Halk Ordusu nun bir gerilla birli iyle ç kan çat flmada Hüseyin Gözlü flehit düflerken, M. fiefik Karaa aç a r yaral olarak düflman n eline geçer ve iflkencede katledilir. Mehmet fi. Karaa aç: 1956 Hozat do umlu olan Karaa aç, lise y llar nda Proletarya Partisi ile iliflkiye geçer. Proletarya Partisi leri Sempatizan olan Karaa aç, flehit düfltü ü ana kadar Halk Ordusu nun çeflitli kademelerinde komutanl k yapm flt r. Hüseyin Gözlü: Dersim Merkez Rayberler köyü do umlu olan Hüseyin Gözlü (Bozo) kendi köyünde tan flt Proletarya Partisi nin düflünceleri do rultusunda bir süre kuryelik görevi yapar. Daha sonra Halk Ordusu içerisinde faaliyet sürdüren Bozo, Proletarya Partisi sempatizan ve Halk Ordusu m nt ka komutanl yaparken Beyazda da ölümsüzleflir. Mehmet Kalkan: Proletarya Partisi sempatizan olan Mehmet Kalkan, 14 Haziran 1987 de Diyarbak r iflkencehanelerinde ser verip s r vermeme gelene inin sürdürücüsü olarak ölümsüzleflti. Pusula Parti bilincinde gerileme ve k r lma Egemenlerin ideolojik sald r lar ile birlikte kitlelerle genifl ve güçlü ba lar kurulamam fl olmas ndan da kaynakl s n flar savafl m ndan kopufllar n revaçta oldu u içinden geçti imiz süreçte Parti bilinci kavram üzerinde yap lacak ve yap lan tart flmalar önemlidir. Çünkü faaliyette yaflad m z birçok sorunun kayna - n parti bilincindeki gerilik ve k r lma oluflturmaktad r. Faaliyetimizin toplam incelenirse flayet; örgütsel, siyasal ve ideolojik alanlarda yaflanan sorun ve t kanmalar n ço unun temelinde parti bilincindeki yetersizli- in oldu u rahatl kla görülebilir. Peki nedir parti bilinci? Bu kavram her fleyden önce partinin s n f savafl na önderlik edecek, iktidar alacak yegane güç oldu una inanmay ifade etmektedir. Partinin ideolojik-politik ve örgütsel çizgisinin iktidar hedefine ulaflmadaki tek do ru yol oldu unu kavraman n, onun kararlar n, yönelimini benimseyerek uygulaman n, her koflulda ve her flartta sahiplenmenin ve koruman n, geçmiflten bugüne kan ve can bedeli yaratm fl oldu u de erleri koruman n ve büyütmenin özlü ifadesidir. Yani soyut bir inançtan, gönül ba ndan söz etmiyoruz, partinin s - n f mücadelesi içerisinde gelifltirilip, büyütülmesi ve korunmas ndan; iktidar hedefine ulaflmas için üzerimize düflen görev ve sorumluluklar n yerine getirilmesinden bahsediyoruz. Partinin s n f mücadelesi için olmazsa olmazl n n, ülkemizdeki s n f mücadelesine Proletarya Partisi nin önderlik edece i gerçe inin nas l anlafl ld ve kavrand önemlidir. Bunlar ezberledi imiz, kafa yormadan kulland m z, yaflamda ve pratik faaliyette somutlayamad m z kavramlar haline gelmifltir. Sorunumuz parti kavram n ve partinin rolünü tart flmak, yeniden tan mlamak veya bir kez daha tan mlamak sorunu de- ildir. Parti kavram n n yaflam m zda ve faaliyetimizde tafl d anlam n, kaplad yerin üzerinde durmaya ihtiyac m z var as l olarak. Faaliyet içerisindeki verimlili imiz, moral düzeyimiz, kararlar uygulama gücümüz, yoldafll k iliflkisindeki duruflumuz, kitle iliflkilerindeki tavr m z, kitlelere duydu umuz güven vb. noktalar esas al nacak kriterlerdir. Bu aç lardan bir çözümlemeye gidildi inde ciddi boyutlarda bir afl nma ve yozlaflman n yafland n görmek zor de ildir. Partiye güvensizlik, küçümseme, yoldafll k duygusundan yoksunluk, kitlelerle ba kurma çabas nda olmamak, kitlelere güven duymamak, s n f mücadelesinin keskinleflen gidiflat n okuyamayacak kadar körleflmek s kça karfl laflt m z tav rlard r. Ve bu durum partinin kitleleri örgütlemesinin, s n f savafl na önderlik etmesinin önünde engel oluflturmaktad r. S n f mücadelesinin genel seyri, Proletarya Partisi nin durdu u nokta, bu durumun as l kayna olmakla birlikte, durumun kendisi de süreklilik kazand kça, varolan kayna sürekli bir biçimde beslemekte, krizi derinlefltirmektedir. Yak n dönemde gündemimizde olmas bak m ndan parti de erlerine yaklafl m, bu de erleri sahiplenme ve koruma noktas ndaki duruflu irdeleyebiliriz. Tabi öncelikle parti de eri kavram ndan ne anlafl ld n netlefltirmek gerekiyor. Parti de eri daha çok maddi de erler biçiminde alg lanmaktad r. (Faaliyette kullan lan her türlü materyal ve malzeme vb.) Ancak bu, oldukça eksik bir yaklafl md r. Parti de erleri sadece maddi-teknik malzeme ve materyallerin toplam ndan oluflmaz. Partinin kadro ve militanlar ndan tutal m Partiye gönül vermifl, en ufak olana- n bile esirgememifl taraftar na kadar herkes partinin birer de eridir. S n f mücadelesinde uzun ve köklü bir geçmifle sahip olan Proletarya Partisi, inifl ve ç k fllarla dolu bu tarihsel kesitte büyük bedeller ödemifl, büyük de erler yaratm flt r. Sahip oldu u ilkeler, halk nezdinde yaratt güven ve sayg nl k, en zorlu koflullarda dahi silahl mücadele çizgisinden taviz vermeyen srarl duruflu, de erlerimizi yaratan kaynakt r. Yarat lan gelenek ve çizgi sayesinde geliflmifl, ço alm flt r de erlerimiz. Bu de erler baflta kurucu önderimiz olmak üzere, bütün önder ve kadrolar m z n, militanlar m - z n, Partiye gönül vermifl taraftar ve sempatizanlar n eme inin, bedellerinin toplam d r. Önder yoldafl n ve flehit düflmüfl yoldafllar m z n mücadele yaflamlar nda, düflman karfl s ndaki durufllar nda, Partinin ve Partiye ait bütün de erlerin can bedeli korunmas vard r. Bugün de erlerimize yaklafl m - m z, Partiyi koruma ve sahiplenmedeki duruflumuz olmas gereken yerde de ildir. Kuflkusuz ki, bütün bunlar s n f mücadelesinin genel atmosferinin, devrimci hareket içerisindeki tasfiyeci anlay fl ve pratiklerin birer yans mas d r. Ve elbette ki faaliyetçilerimizin birço u bu atmosferin havas n solumaktad r. Dolay s yla da yoldafllar m z n u runa canlar n verdikleri Parti de erleri, bizim gözümüzde basit bir eflya olabiliyor. Partinin sayg nl na, onuruna gölge düflürecek, zarar verecek pratiklere tahammül gösterebiliyoruz. Oysa bir çöpün yarat lmas nda bile onlarca yoldafl m z n eme i ve ödedi i bedeli anlamak gerekmektedir. Sonuç olarak; bütün bu pratiklerimizin tekabül etti i yer Parti bilinci dir. Bu sallant l, karars z durufl, Parti kavram n n silikleflmesinden kaynaklanmaktad r. Parti kavram silikleflti i içindir ki, parti ilkelerinin ve çizgisinin gerektirdi i yönde bir tutum al namamaktad r. Peki, ne yapaca z? Bu soruna nas l müdahale edece iz? Yitirdiklerimizi nas l bulaca m z n, nerede bulaca m z n tart flmas n yapmak zorunday z. Bunun yolu, yitirdi imiz de erleri yeniden kuflanmaktan geçiyor. Bunun için de ö renmeye, sahip oldu umuz tarihi bilmeye, s n f savafl n n bilgisine ihtiyac m z var. Faaliyetimizi, prati imizi bu bilgiler fl nda örmeye ihtiyac m z var. Partinin bir parças oldu umuzu ve Partinin de bizim parçam z oldu unu kavramaya ve hissetmeye ihtiyac m z var.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Haziran 2008 Onurlu ve kal c bir yaflam tercih ediyoruz Yorumsuz... Kad n tutsaklar olarak askerlerin yan nda muayene olmam z dayat l yor - Sa l k aç s ndan ne tür sorunlar yafl yorsunuz? Nilüfer fiahin- Muayene ve tedavi aflamas nda birçok sorunla yüz yüzeyiz. Revir muayenesinde bafll - yor ilk s k nt lar. Örne in bulundu- umuz hapishanede uzman hekim yok. Bu da ön muayenenin sa l kl yap lmamas demek. Çok yüzeysel bak yorlar hasta tutsaklara. Ayakta hasta dinlenir, el muayenesinden mümkün oldu unca uzak durulur. Bir-iki ilaç yaz l r ve geri gönderilir hücresine. Ciddi sa l k muayenesi, tahlil ve detayl tetkik için hastane koflullar gerekir. Ancak bunun için sevk yaz lmas gerekir, bu ise oldukça güçtür. Ço u zaman hastal k ilerledi inde sevk yap l r. Sevk yap ld - nda ise hasta tutsak için yeni bir zorlu süreç bafllar. Hastanede muayene, kelepçeliyken ve askerlerin yan nda yap lmak isteniyor. Bu flekilde muayeneyi temel insan haklar na ve hasta haklar na ayk r oldu u için kabul etmiyoruz. Muayene odas nda asker olmadan ve kelepçelerimiz aç larak muayene olmak istiyoruz. Ço u zaman bu talebimiz kabul edilmiyor. Normalde doktor askerleri ç karabilir ve kelepçelerimizi açt rabilir. Ama onlar da apoletler karfl s nda meslek eti ini unutuyor. Asker ç km yor ya da kelepçe aç lm yor ve muayene olmadan geri getiriliyoruz. Ayr ca bir noktay açmak istiyorum; muayene odas nda bulunan askerler erkek. Yani kad n tutsaklar olarak askerlerin yan nda muayene olmam z dayat l yor. - Sincan Kad n Hapishanesi kad nlara yönelik ilk tecrit hapishanesi. Ve yenileri de aç lacak. Neden ilk tecrit hapishanelerinden alt y l sonra ihtiyaç duyuldu buna? Necla Çomak- Bunun hem teknik hem de nihayetinde bir Ortado u ülkesi olmakla ilgisi var. Ayr kad n hapishanesi ve özellikle de özel güvenlikli bölümleri de içeren hapishaneler, hem 19 Aral k sonras hücre-tecrit politikas n hayata geçirecek yeter say da kad n gardiyan gerektiriyordu ve hem de gardiyanlar n e itimini. F Tipleri tecrit, iflkence ve politik kimli in soysuzlaflt r lmas amac n güden tredman ile hayat buldu. Kad nlar n F tiplerinde tecrit ve iflkenceye maruz kalmalar ilk etapta faflist devletin çok tercih etti i bir fley de ildi. Kad n olmam z, toplumun de er yarg - lar onlar engelledi. Zira tek bir hapishaneden de il, birçok hapishaneden bahsedilecekti. Do al olarak ayn zamanda birçok olay n bas na ve topluma yans mas F tipi cilas n bozabilirdi. Yani Hapishaneler de mücadelenin bir mevzisidir F Tipi F Tipi hapishanelerde devrimci tutsaklara yönelik sald r lar artarak devam ediyor. Bu sald r dalgas için de devrimci kad n tutsaklar da, hem politik bir tutsak hem de kad n olman n getirdi i zorluklara ra men direnifli büyütmeye çal fl yorlar. Bu yaflananlara daha yak ndan tan k olmak için hapishanelerdeki tutsak Partizanlar n kad n tutsaklarla yapt klar söyleflileri yay nl yoruz. faflist devlet biz devrimci kad nlar hücre-tecrit uygulamas yla (özel güvenlikli hapishane) tan flt rmas zaman ifliydi. - Bu hapishaneye ilk getirilen devrimci tutsaklardans n. O süreçten, yaflad klar n zdan bahseder misiniz? N.Ç. Art k hücre-tecrit-tredman uygulamal bir cezaevine getirildi imizi bize iflkence ve tehditle bildirdiler. lk giriflte soyarak arama, vajina ve anüs aramas yoluyla tecavüz giriflimi ve dayak en büyük gözda yd. Öncelikle devrimci kad n kimli imize sald rd lar. Teslim almay bu yolla denediler. Direnifl ve kararl duruflumuz, bunun olanaks zl n onlara gösterdi. Hücreye kadar kamera ve onlarca gardiyan eflli- inde ve dayakla götürülmek bize flu mesaji vermek amaçl yd : Burada biz güçlüyüz, flimdiden görün! Hücrelere ilk saatlerde tek konulmak yine yaln zl k ve korku vermeyi amaçl yordu. Bunlar n hepsi az-çok öngördü ümüz sald r lard, dolay s yla her aflamas nda direnifli nas l örece imizi de biliyorduk. Kuflkusuz koca cezaevinde üç devrimci kad nla bu denli u raflacaklar n sanm - yorlard. Daha ilk günden üçümüzün odalar aç ld ve beraber kald k. 8 günlük açl k greviyle, inat ve direniflimizi konuflturduk. Yine belli kazan mlar m z oldu. Geriye kalan, flimdiye kadar süren/sürüyor olanlar ise ad m ad m birlikte kazan lan taleplerdi. Ayakkab ç - kar lmas, sürgün hücreler vs. 30 günü aflan bir açl k grevi konusu olacakt. - fiimdiki durum nas l? N.Ç.- Aslolan devrimci irade ve direnifl gücünün ortaklaflmas ve kazanma inanc d r. 363 günlük açl k grevi ile ayakkab lar m z n bizim taraf - m zdan ç kar lmas ortadan kald r ld. Yan yana gelmek istedi imiz arkadafllar m zla ayn hücrede kalma talebimiz zamanla hayat buldu. Sürgün hücreler uygulamas kald r ld vs Uzman doktor gerekli! - Hapishanede ve hastanede politik kimli inizden ve/veya kad n kimli inizden dolay, sa l k ve tedavi konular nda farkl uygulamalara maruz kal yor musunuz? N. fi.- Hastanede kad n olmaktan dolay yaflad m z en ciddi sorun doktor d fl nda bir tak m insanlar n ve askerlerin yan nda muayene olmam - z n dayat lmas. Hiçbir yasal ve meflru gerekçesi yok ama uygulan yor. Devrimci olmak elbette farkl uygulamalara maruz kalmam za neden oluyor. Özellikle doktorlar faflistse askeri de k flk rtan tutumlarda bulunabiliyorlar. Revir muayenesinde ise en önemli sorunlar m zdan biri uzman doktor olmamas. Özellikle kad n hastal klar uzman olmas gerekiyor. Çünkü en yayg n yaflad m z sa l k sorunlar kad n hastal klar, muayene ve tedavi koflullar bak m ndan da en fazla s k nt yaflad m z hastal klar. Niye tedaviye getirdiniz? - Kendinizi tan t r m s n z? Gülflen Adet- Ben 1973 I d r do- umluyum. Kürt milliyetindenim. 20 yafl mda tutukland m ve 14 y ld r içerdeyim. PKK davas ndan müebbet cezas ald m. Nuriye Adet I d r do umluyum. 18 yafl nda tutukland m. Ben de müebbetten ceza ald m, 14 y ld r cezaevindeyim. - Sa l k sorunlar n zdan bahseder misiniz? G. A.- Çat flmalar n yo un yafland bir dönemde yakaland m. Birçok arkadafl gibi ciddi sa l k sorunlar yla içeri girdim. Kardan kaynakl ayaklar m yanm flt. O zaman doktorlar; E er ciddi bir tedavi görmezsen bu zamanla felce dönüflür demiflti. Sistemin tutsaklara yaklafl m biliniyor. Asmayal m da besleyelim mi mant yani. Nas l ki d flar da hak hukuk tan madan insanlar öldürülüyorsa, içerde de tedavi etmeyerek ölüme terk ediyor. N. A.- Yakaland mda yaral yd m. Tedavim yap lmad. Cezaevinde geçen 14 y l boyunca da birçok rahats zl k olufltu. Boyun, kol, difl, mide vb. Tüm rahats zl klar m tedavi edilmedi- inden vücut sa lam kalan yerleri de tehdit eder düzeye geldi. Bu durum, uzun y llard r cezaevinde olan tüm siyasi tutsaklar için geçerli. - Tedavi konusunda hapishanede ne tür sorun ve engellemelerle karfl lafl yorsunuz? G. A.- Bir kere cezaevinde insana insanca yaklafl lm yor. Kimli ine bak p ona göre yaklafl l yor. Gerek idare gerekse doktorlar senin rahats zl na de il, senin kim oldu una bak yor. N. A.- Zaten cezaevlerinde görev yapan doktorlar n birço u pratisyendir, cezaevlerinde uzman doktor yoktur. En ciddi rahats zl klar bile psikolojiktir deyip geçifltiriyorlar. - Özellikle son dönemlerde Kürt ulusuna yönelik devletin sald r lar artm fl durumda. T rmand - r lan flovenizmin ve milliyetçili in hapishane ve hastanede sa l k ve tedavi sorunlar na yans t lmas durumlar ile karfl laflt n z m? G. A.- Hiç kuflkusuz en çok biz, cezaevinde olan siyasi tutsaklar ma dur ediliyoruz. Bir örnek vermek istiyorum: Bir defas nda doktor dosyama bak p neden bunlar tedavi için bana getiriyorsunuz? diye askere ç - k flt. Ben devletin yerinde olsam hepsini gebertirdim. Bir de bunlar al p tedaviye getiriyorsunuz vb. yaklafl mlar yo un yaflan - yor. Bir di er çok s k karfl laflt m durum ise al p götürün, hiçbir fleyi yoktur demeleridir doktorlar n. Bu genel yaklafl md r. Sadece bana dönük de il, ço u arkadafl m z bu uygulamaya maruz kalm flt r. Hapishaneler mücadelenin bir mevzisidir - Siz de k saca kendinizi tan t r m s n z? Kaç y ld r tutsaks n z? Fadime Özkan: TKP/ML tutsa - y m. Üç y l oldu tutuklanal. * Batman Çay Mahallesi nde oturan Ceylan Aslan (15) ailesi ile yaflad evde ölü bulundu. Aslan n kendini asarak intihar etti i ileri sürüldü. Yahya Kemal Lisesi ö rencisi olan Ceylan Aslan kendini evinin tavan na tülbentle asm flt. * stanbul Tarlabafl Bulvar nda Kader ad ndaki bir kad n kimli i belli olmayan bir kifli taraf ndan kurflun ya muruna tutuldu. stanbul Tarlabafl Bulvar nda minibüs beklerken kimli i belirsiz bir kifli taraf ndan kurflun ya muruna tutulan kad n, gö sünden ve kolundan ald kurflunlarla a r yaraland. * Batman n Sason ilçesinde genç bir kad n n korucu olan babas na ait kalaflnikof silah yla intihar etti i ileri sürüldü. Çay rl köyü Kilis mezras nda Ayfer Bilmez ad ndaki genç kad n evinde ölü bulundu. Bilmez in korucu olan babas Süleyman Bilmez e ait otomatik silahtan ç kan kurflunla yaflam n yitirdi i ö renildi. Ailesi taraf ndan yap lan aç klamada, Bilmez in bunal ma girdi i ve evde yaln z kald bir s rada odaya kendini kilitleyip babas na ait otomatik silahla karn na atefl etti- i iddia edildi. - Daha önce tutuldu unuz hapishanelerde adli kad n tutuklularla da kald n z için onlar n gözlemleme ve tan ma koflullar n z oldu. Adli kad n tutuklular n tecrit koflullar ndan etkilenifllerini anlat r m s n z? F. Ö.- Adli kad n tutuklular bizler kadar s k bir tecrite maruz kalmamalar na ra men çok daha fazla etkileniyorlar. Tecritte mekân, iliflkide bulunulan insanlar ve nesneler afl r s n rland r lm flt r. Bundan kaynakl süreç içerisinde insanlar n an lar, düflünceleri silikleflmeye bafll yor, hayal gücü, ufku, dünyaya bak fl daral yor, yaflam rutinlefliyor. Devrimci tutsaklar bu durumdan daha az etkileniyor. Çünkü bedenen tutsak al nm fl olsalar da bilinçlerinde tutsak de iller. Yine d flar n n, mücadelenin bir parças olarak kendilerini yeniledikleri ve mümkün oldu unca mücadeleye katt klar için dünyalar da daralm yor. Adliler ise zaten darlaflm fl dünyalardan bu mekâna geliyorlar. Burada daha da daralt l yor, bunalt l yorlar. Bizlere dayat - lan bir dizi onursuz uygulama onlara da dayat l yor. Mesela ç plak arama, hücreye her girifl ç k flta üst ve ayakkab aramas gibi. Ayr ca her say mda onlar mutfa a toplay p asker misali bir, iki diye sayd r yorlar vs. Bu bask lardan onlar da rahats z oluyor, rencide oluyorlar ama korkutulduklar için karfl ç kam - yorlar. Bundan dolay, adlilerin büyük bölümü anti-depresan türü ilaçlar kullan yorlar. - Son olarak belirtmek istedi iniz bir fley var m? - Hapishaneler de mücadelenin bir mevzisidir. Tercih etmedi imiz bir mevzi ama s n f savafl m buralarda da devam ediyor. Peru Komünist Partisi nin kurucular ndan Jose Carlos Moriatequi nin dedi i gibi Bir devrimci için tutuklanmak basit bir ifl kazas d r. Sürgünleri, hapisleri, iflkenceleri göze alacak kararl insanlara sahip olmadan siyasal düzeni de ifltiremeyiz bilinciyle yaklaflabilirsek e er, ancak o zaman dikenli gül bahçeleri, gül bahçelerine dönüfltürebiliriz. Ne Okuyal m? Sandino nun k zlar ABD nin arka bahçesi olarak gördü ü, di er Latin Amerika ülkeleri gibi çok yoksul ve uzun y llar faflist diktatörlük taraf ndan yönetilmifl bir ülke Nikaragua. Keskin ekonomik ve siyasi çeliflkilerin yan nda yerliler üzerindeki yo un rkç bask alt nda yaflayan halk FSLN nin (Sandinist Halk Kurtulufl Cephesi) önderli inde büyük mücadelelere giriyor ve 1979 da Nikaragua Halk Devrimini gerçeklefltiriyorlar. Mücadele ve ard ndan kurulan halk hükümetinde kad nlar da oldukça etkin olarak yer al yor. Margaret Randall, bu süreçler içinde bulunan birçok kad nla görüflmesini Sandino nun K zlar adl kitapta toplam fl. Burjuva kökenli olan ndan emekçisine, yerlisine; savaflç s ndan komutan na, bakan olan na, rahibesine kadar de iflik kad nlar n devrimci mücadeleye kat l m, Nikaragua toplumunda kad nlar n durumu, kad n örgütlerinin ve mücadelesinin deneyimleri, diktatörlü ün kad nlara karfl tutumu, kad nlar n örgüt içinde yaflad zorluklar, mücadelenin onlara ve onlar n mücadeleye katt klar çarp c örneklerle aktar lm fl. Çok de iflik katmanlardan gelen bu kad nlar n kimi henüz 14 yafl nda, kimi diktatörlü ün a r iflkencelerinden zorlu hapishane süreçlerinden geçmifl. Kimi ilk kad n gerilla olman n mutlulu unu ve zorluklar n tatm fl Mücadelenin büyük gücü kad nlar n tüm enerjisini aç a ç kartm fl. Nikaragua Halk Devriminde Kad n Öyle ki henüz 7 yafl nda olan bir çocuk büyük bir örgütleyici ve eylemci olabiliyor. Ve bu nedenle 10 yafllar ndayken diktatörlükçe katlediliyor Say s z kad n, askerlerin tecavüzü sonucu çocuk dünyaya getiriyor ve bu çocuklar kad nlar n mücadeledeki srar - n n, direngenli inin bir simgesi olarak görüyorlar K zlar n n mücadelesinden etkilenerek mücadeleye giren analar, analar n mücadelesinden etkilenerek örgütlenen k zlar, ana k z n ayr, birbirinden habersiz örgütlenmesi, mücadelesi önünde engel oluflturdu unda eflini terk edip mücadeleyi tercih eden kad nlar, tutsak analar ve benzeri örnekleriyle kad nlar kitlesel olarak mücadele içine çekmeyi baflarm fl olan FSLN nin, kad nlar n hayat ndaki yaratt de ifliklikleri okura sunuyor kitap. Görkemli katk lar, üstün beceri ve sahipleniciliklerini, fedakarl klar n okuman n tad na varmak ayn zamanda devrim mücadelesinin önemli bir parças olan kad n mücadelesi hakk nda de iflik ülkelerin deneyimlerini izlemek isteyenler aç s ndan ilgiyle okunacak bir kitap Sandino nun K zlar. Margaret Randall n bu kitab Sosyalist Yay nlar ndan ç km fl ve 192 sayfadan olufluyor. Ayr ca kitab n sonunda, görüflme yap lan kimi insanlar n Nikaragua toplumuna ve gerillalara dair baz foto raflar da bulunuyor. Tecrit içinde tecriti yaflatmak istiyorlar - Kad nlar n erkeklerden farkl, özgün yanlar bulunmas aç s ndan tecrit ve tredman uygulamalar nda devletin, hapishane idaresinin farkl yaklafl mlar var m? -Fadime Özkan: Kad nlar n birinci tecriti ve duvarlar toplumun kad na bak fl ndan kaynakl kad n n beyninde ve d flar daki yaflam nda bafll yor. Hapishanedeki tecritle ikiye katlan yor. Kad nlar n daha fazla ezilmifl, hor görülmüfl olmalar ndan dolay genelde daha hassas ve duygu dünyalar daha k r lgan oluyor. Bu da, tecrit koflullar ndan daha fazla etkilenmelerini getiriyor. En önemlisi de burjuva-feodal sistemin anlay fl, ahlak yarg lar yla kad na sald r lar ve psikolojik bask daha fazla oluyor. Sen kad ns n, kad nlar uysal olmal, uysal ol, sesini ç karma biz de sana iyi davranal m, ceza vermeyelim yaklafl m yla yaklafl yorlar. Bir taraftan afla lamak, küçük düflürmek için onursuz uygulamalar dayat l rken di er taraftan bu tecrit uygulamalar n da yine namus bekçili i ne soyunarak yap yorlar. Örne in havaland rma ve hücrelerde ara koridorlara bakan pencereler var. Biz bu pencerelerden karfl m zdaki hücreler ve havaland rmalarda bulunan arkadafllar m z görüyorduk. Birbirimizi görmemizi engelleyerek tecridi daha da koyulaflt rmak için bu pencerelere resim yap flt rd lar. Buna gerekçe olarak ifade ettiklerinden biri de erkek gardiyan, personel varm fl ve kad nlar aç k giyiniyormufl, havaland rmaya iç çamafl r as l yormufl vs. Zihniyete bak n ki kendi gerici, feodal anlay fllar yla tecrit içinde tecriti yaflatmak istiyorlar. flin garip taraf resim yap flt r lan bu pencerelerin üst taraf nda yine içeriyi gören baflka pencereler var. Ama oralar yüksek oldu u için biz kullanamad m zdan oralar kapatmad lar. Yani alt pencereleri kapatarak namus bekçili ine soyunan idare üst pencerelerden gözetlemedenetleme yaparken namus bekçili- i görevi ni unutuyor!

13 13-26 Haziran 2008 İşçi-köylü 13 Erken kalkan Fransa n n * iktidara seslenifli: Ya sözünde dur ya da defol! Kolombiya Devrimci Silahl Güçleri-Halk Ordusu (FARC-EP) lideri Tirofijo (Att n Vuran) lakapl Manuel Marulanda Vélez, Belçika da faflist uygulama Belçika Anvars ta 31 May s 2008 tarihinde bir Partizan okuru gece saat 12:00 de yemek almaya gitti i dönerciden karga tulumba, tüm evraklar yan nda olmas na ra men oturumu olmad gerekçesiyle gözalt na al nd. O an orada olanlar n anlat mlar na göre, polislerden biri ka tlar n tamam dese de di er polis gözalt - na almas için yan ndakine bask uygulam flt r. 24 saat sonra b rak lmas gereken arkadafl m z ancak avukat n n çabas n n ard ndan serbest b rak lm flt r. (Belçika Partizan okurlar ) UMP nin tam tekmil iktidar ele geçirdi i flu ilk y lda baflta sol duygular tafl yan emekçiler olmak üzere UMP ye ve Sarkozy ye oy verenlerde memnuniyetsizlik büyümeye devam ediyor. Cumhurbaflkan Sarkozy ülkenin tek k l c haline dönüfltü- ünden bu yana, her sektörden hoflnutsuzluklar dile getiriliyor. Kimi somut sald r paketlerine karfl tepkiler soka a tafl narak örgütlenmektedir. Bütün bunlar, Fransa da henüz güçlü bir flekilde hissedilmeyen d flar daki derin krizin içeriye do ru gelen esintisinin kaç n lmaz sonucudur. Günümüzde bu hareketlili in reformist-revizyonist bir çizgi üzerinden yürütüldü ünün alt çizilmelidir. Bunun neticesindedir ki, mevcut hareketlilik kitlelerin somut taleplerini karfl layacak nitelikte de ildir. Olsa olsa, sermayenin kâr etme sürecinde kendisini etkilemeyece inden ötürü pek de vazgeçebilece i noktalar kald rabilir. ( CPE hareketi diye fifllenen F rsat Eflitli i Yasas na karfl tepkilerin vard sonuç bunun en aç k örne idir.) 22 May s Perflembe günü Fransa n n en büyük befl sendikas n n ça r s do rultusunda emeklili e yönelik sald r lar geri püskürtmek amac yla bir eylem günü örgütlendi. Fransa genelinde 153 flehirde örgütlenen yürüyüfllere 700 bini aflk n emekçi ve ö renci kat ld. Sendikalar, iktidar n emeklilik yasas üzerindeki de ifliklikler konusunda sunulacak alternatifte hemfikir olmad klar ndan ve bu konuda ciddi görüfl ayr l klar tafl d klar ndan ötürü günün fliar n gayet esnek bir flekilde ilan ettiler: Emeklili i korumak için alanlara! CGT, bir emekçinin 60 yafl ndan itibaren tam emekli say lmas n ve asgari düzeyde alaca emeklilik maafl n n genel asgari ücretle efl de erde olmas n talep ediyor. Devlet kasas ndan emeklilik için ayr lacak olas bir pay eksikli i gündeme geldi- inde bunu patronlar n elde ettikleri kârdan telafi etmelerini savunuyor. CFTC ise devletin daha fazla para kazanmak için daha fazla çal flmak fliar n desteklemekle yetinmiyor, emeklili in uzat lmas na sadece flimdi karfl ç kt n aç klamaktan da çekinmiyor. Sendikalar aras ndaki çatlaklardan memnun kalan iktidar bütünü (Cumhurbaflkan, Baflbakan, patronlar örgütü olan MEDEF...) karfl s nda etki yaratabilmenin koflulu olarak birlikteli i bozmamak için sendikalar bu süreci s k tutmaktan çok esnek b rakmay bu yüzden tercih ediyorlar. Devletin mazot zamm, denize çok geldi... Bu hareketlenmeye koflut olarak, genifl kitlelerin günlük sohbetlerine pek de girmeyen ancak iktidar oldukça tedirgin eden bir hareketlenme mevcut. Bu geliflmelerin mimarlar bal kç lard r. Yükselen mazot fiyat n n üretici güçlerde yaratt - tahribat n hat safhaya ulaflmas yla birlikte bal kç l k sektöründe öfke denizi taflmaya devam ediyor. Kimi yerlerde yak t fiyatlar n n indirilmesi talebiyle süresiz grev ilan edilirken (Finistere bölgesindeki Guilvinec Liman nda oldu u gibi), kimi limanlarda gemiler süresiz bir flekilde limana demirlendi. Guilvinec Liman, Fransa n n ilk s rada gelen bal kç l k liman olmas - na karfl n harekete yön vermektedir. 26 May s akflam 600 bal kç n n kat - l m yla gerçekleflen Eylem Genel Kurulu nda 242 oya karfl 301 oyla eylemin sürdürülmesi karar al nd. Ayn akflam, Yffiniac taki 12 nolu karayolunda (Fransa n n bat s nda bulunan Saint-Brieuc flehrine yak n) bal kç lar ve tar m iflçileri eylem birli i yaparak ad na Salyangoz Operasyonu dedikleri yol kesme eylemi gerçeklefltirdiler. 150 direniflçiyi çevik kuvvet gaz bombas kullanarak da tmaya çal flt. Ayd nlat c fiflek ve domateslerle karfl l k veren bal kç ve tar m iflçileri, seslerini gündeme tafl may baflararak eylemlerine son verdiler. Benzer bir eylem Quimper de de oldu. Bunun yan s ra Morbihan gibi farkl limanlarda da belirli firmalar n biriktirdi i bal k kasalar n kiflilik maskeli gruplar devirerek muhataplar olan Cumhurbaflkan Sarkozy ve Bal kç l k Bakan Barnier yi sözlerinde durmaya ça rd lar. Ayn taleple 23 May s ta yap lan Arcachon direnifli de çat flmal geçmiflti. Bu çat flmalar sonucunda 30 bal kç gözalt na al nm flt. 26 May s ta ise 23 bal kç direniflçilere destek vermek için o çat flmada biz de yer ald k diyerek karakola gittiler. Neticede onlar da gözalt na al nd. Bu olay n ard ndan Arcachon Liman bal kç lar yapt klar genel kurulda devleti sevindirmeyen bir karar ald lar: Eylemi sürdürmekle yetinmeyip, yayg nlaflt rmak! Nitekim dalga dalga yay lan bu eylemin bir sesi 27 May s günü spanya daki Katalonya bal kç lar ndan geldi ve Fransa daki meslektafllar n desteklemek amac yla onlar da ilk süresiz grevlerini ilan ettiler. * Sarkozy, Ben erken kalkan Fransa n n yan nday m der. Erken kalkan Fransa n n kendisine yan t elbette ki sokaklarda bellidir FARC önderi Tirofijo yaflam n yitirdi kalp krizi nedeniyle yaflam n yitirdi. Vélez in ölümüne iliflkin, FARC komutanlar ndan Timoleon Jimenez (Timochenko) taraf ndan yap lan aç klamada, Marulanda'n n yerine Alfonso Cano nun geçece i aç kland. Alfonso Cano'nun, 1993'te silahl mücadeleyi b rakmay savunan komünist partiyle yollar n ay rd ve 2000 y l nda tekrar kurulan Gizli Kolombiya Komünist Partisi nin de (PCCC) ideolo u oldu u söyleniyor. Manuel Marulanda Vélez takma ad yla tan nan ve yoldafllar n n silah kullanmadaki ustal ndan dolay "Tirofijo" (Att n Vuran) dedi- i Pedro Antonio Marín 13 May s 1930'da, Kolombiya'n n Quindío bölgesinde bir köylü ailesinin çocu- u olarak dünyaya geldi. Aktif yaflama, ö renimini tamamlamadan seyyar sat c olarak bafllad. 18 yafl nda, on dört kuzeniyle birlikte da a ç kt ve dönemin muhalefet merkezi olan Liberal Partiye destek olan bir gerilla birimi kurdu den 1958 e kadar, "La Violencia" (fliddet) denilen on y ll k iç savafl boyunca, köylülerin öz savunma gücü olan gerilla birliklerinde, Muhafazakar Partiye ba l güçlere karfl mücadele etti. Bu iki düzen partisinin anlaflarak, iç savafl sürecinde oluflan ba ms z silahl köylü yönetimlerini tasfiye etme giriflimlerine karfl ç kt ve bu süreçte kendi gerilla birimini da tmad. Sonraki y llarda Komünist Parti saflar na geçti. 27 May s 1964 de kurucu önderli ini yapt FARC (Kolombiya Devrimci Silahl Güçleri) i aflk n gerilladan oluflan ve ülkenin birçok yerleflim bölgesini elinde tutan, ülkenin en güçlü örgütü haline geldi. Stuttgart ta enternasyonal piknik FARC geçti imiz aylarda da önder kadrolar nda ciddi kay plar vermiflti. Önce Raul Reyes bir çat flmada yaflam n yitirmifl, ard ndan ise en genç lider van Rios bir ihanet sonucunda kendi korumas taraf ndan öldürülmüfl ve kan t olarak eli kesilerek ordu güçlerine getirilmiflti. Marulanda n n ölümüyle birlikte FARC n, liderlik düzeyinde ciddi bir yara ald söyleniyor. Fakat köklü bir gerilla örgütü olan FARC n, faflist Uribe hükümetinin iddia etti i gibi, bölünerek da laca- na ihtimal verilmiyor. 1 Haziran 2008 tarihinde Stuttgart ta faaliyet yürüten E itim Kültür Merkezi (Tohum, G K-DER, BS), Lüdwigsburg Kültür Merkezi, Anti-faflist Alman Gençli i ve Filistinli dostlar m zla birlikte enternasyonal bilinci yükseltmek ve sald r lara karfl ortak duruflu güçlendirmek amac yla Kornwestheim da bulunan Freizeit Park ta bir piknik düzenledik. Piknik alan ndaki ilk haz rl klar n ard ndan bir arkadafl taraf ndan aç l fl konuflmas yap ld. Kurumlar ad na kitle selamlanarak, gelifltirilen sald r lara ve dayatmalara karfl ortak mücadelenin önemi vurguland. Grup Esenyeller in sahne almas ile kitle cofltu. Ard ndan davul ve zurna ile halaylar çekildi. EKM ad na okunan mesajda; özelde göçmenlere yönelik gelifltirilen ekonomik, sosyal, kültürel, hukuki vb. sald r lara karfl enternasyonalist bilinçle karfl koyuflun örgütlenmesinin ve bunun soka n gücünü yükseltmek aç s ndan gereklili inin alt çizildi. Pikni e NKP(Maoist) ad na da bir temsilci kat ld. Temsilci arkadafl konuflmas nda özetle; Nepal deki son duruma ve içinden geçilen sürecin karmafl kl na de- inerek, emperyalist güçlerin özelde kendileri flahs nda ve genelde ise tüm komünistler flahs nda ideolojik sald r ya daha önem verdiklerinin alt n çizerek, kendilerine yönelik gelifltirilen bu tehlikenin önemini vurgulad. Ayr ca burjuva kliklerin, kral n vd. gerici emperyalist güçlerin geliflen bu sürece karfl ayak direme ve süreci bofla ç karmaya yönelik hamlelerine karfl kendilerinin de haz rl kl olduklar n ve bu haz rl klar n kitlesel örgütlülüklerinin düzeyine at fta bulunarak, silahlar tekrar kullanma noktas nda tereddüt tafl - mad klar n ve bu olas l a dönük haz rl kl olduklar n belirterek endifle edilmemesini söyledi. Söylefli soru cevap bölümüyle ve at lan enternasyonal sloganlarla coflkulu bir flekilde sürdü. Düzenlenen futbol turnuvas da etkinli e ayr bir nefle ve renk katt. Piknik kimi eksikliklerine ra men esasta verimli ve coflkulu geçti. (Stuttgart K okurlar ) Dünya Almanya Süt üreticileri ile süt fabrikalar aras nda, yüksek üretim fiyatlar na iliflkin süren görüflmelerden sonuç al namamas üzerine, binlerce köylü, süt araçlar n n girifl ve ç k fllar na izin vermedi. Eylemlere birçok bölgede polis sald rd. Örne in, Afla Saksonya Eyaleti nde gerçekleflen eylemlere yüzlerce polis sald rarak, eylemi da tt. Pakistan Çal flan Kad nlar Örgütü (WWO) ve Pakistan Sendikas Federasyonu (APTUF) ald klar ortak bir kararla, emek sömürüsüne karfl 23 May s ta bir protesto düzenlediler. Protestocu kad nlar, hükümetin kald rd yasa a ra men sendikalar yasaklamaya devam eden fabrika sahiplerine karfl sloganlar at p, üzerinde çeflitli sloganlar n yer ald çok say - da pankart tafl d lar. Kad n iflçiler yapt klar aç klamada, Raiwind Road daki bir fabrika sahibinin, 19 May s ta 150 iflçiyi sendika kurduklar suçlamas yla, önceden bildirmeden iflten ç kard n ve fabrikas n kapatt n belirttiler ve ayr ca kad n çal - flanlar n ücretlerinin ödenmedi ini vurgulad lar. Afrika Geçti imiz haftalarda, k flk rtmalar sonucu gerçekleflen göçmen karfl t sald r larda 50 den fazla göçmenin öldürülmesi, çeflitli kesimler taraf ndan protesto edilmeyi sürdürüyor. En son Güney Afrika n n baflkenti Johannesburg da biraraya gelen befl bini aflk n kifli, özellikle de yoksul bölgelerde gerçekleflen k flk rtmalara karfl eylem yapt. Arjantin Soya baflta olmak üzere, çok say da tar m ürünündeki vergilerin art - r lmas, Arjantinli köylüleri isyan ettirdi. Ülkenin dört büyük köylü örgütünün ald kararla say s z kentte eylemler yapan köylüler, uzlaflma sa lanmad takdirde eylemlerini süresiz olarak devam ettireceklerini aç kl yor. Eylemleri tetikleyen bafll ca neden, hükümetin Mart ay nda tar m ihracat ndaki vergileri % 9 dan % 44 e ç karmak istemesi oldu. Endonezya Endonezya da benzin fiyatlar n n % 30 oran nda artmas n protesto eden halk, soka a döküldü. Endonezya n n baflkenti Cakarta da gerçekleflen eylemlerde, polisle çat flan eylemcilerden yaklafl k 100 kadar tutukland. Endonezya hükümeti, artan petrol fiyatlar nedeniyle benzin fiyatlar - n % 30 oran nda artt rma karar ald. Devlet Baflkan taraf ndan yap lan aç klamada ise, küresel piyasalarda fiyat art fl nedeniyle benzin sübvansiyonlar n n sona erdirilece i belirtildi. Hükümet, sübvanisyonlar keserek ülkede yeni bir sosyal sigorta program oluflturaca n söylüyor. Evrensel Bak fl Panik giderek büyüyor! Emperyalist-kapitalist sistemin kâr h rs na ba l olarak ortaya ç kan ekonomik/siyasal kriz, tüm ülkelerin iflçiemekçi s n flar n n yaflam ve çal flma koflullar n her geçen gün daha da kötülefltirmekte. Ve giderek daha genifl y nlar, gerek son dönemde öne ç - kan ve do al afetlere ba lanmaya çal - fl lan g da krizinin gerekse bir bütün olarak ekonomik/siyasal krizin nedeninin, egemen s n flar n yüksek kâr h rs oldu unu bilince ç karmaktalar. Ancak mevcut geliflmelere bak ld nda, krizden etkilenenlerin sadece yoksul ülkelerin emekçi s n flar olmad çok net biçimde görülmektedir. Emlak krizi olarak ortaya ç kan, küresel ekonomik krizin derinleflmeye bafllad dönemden bu yana, her ay yaklafl k 200 bin Amerikal, ipotekli evlerini ellerinden ç karmak zorunda kal yor. Avrupa da g da fiyatlar, mazot fiyatlar na paralel olarak ola anüstü bir art fla geçmifl bulunuyor. Bunun sonucu olarak, tüm Avrupa, buradaki emekçilerin ard arkas kesilmeyen eylemleriyle sars l yor. G da krizinden en fazla etkilenen yoksul Asya ve Afrika ülkelerinde ise, temelinde, açl k, yoksulluk yatan çat flma ve isyanlar n boyutu giderek t rman - yor. Krizin sonuçlar n araflt ran her kesimden uzmanlar, yoksullar n durumunun, 1929 daki büyük krizde bile bu kadar h zl kötüleflmedi i tespitinde bulunuyorlar. Aç kalma korkusu insanl k tarihinin bafllang c ndan bu yana, insanlar n en büyük korkular ndan biridir. Açl - n insanlar aç s ndan yine insan kaynakl bir tehlikeye dönüflmesinin kökeni ise, özel mülkiyetin ortaya ç k fl - na dayanmaktad r. BM e ba l G da ve Tar m Örgütü 3 Haziran da talya n n baflkenti Roma da toplanarak, küresel bir krize dönüflen ve de giderek derinleflen g - da krizine çözüm arad! Yani krizi yaratanlar, krizi çözmeye çal flt! Bunun içindir ki, tar m arazilerinin g da yerine, biyoyak t üretimi için ayr lmas g da krizinin bafll ca nedenleri aras nda say lmas na karfl n, bu toplant da krizin temel nedeni srarla, Çin, Hindistan gibi nüfus art fl na ve buna ba l olarak fazla g da tüketimi olarak getirilmeye çal fl ld. Bu çaba çok aç k ki, mevcut krizin gerçek nedeninin, emperyalist-kapitalist sistemin ola anüstü kâr h rs oldu unun üzerini örtme, krizin sorumlulu unu üzerinden atma çabas yd. Ancak yine de gerçeklerin üzeri örtülemiyordu. G da ve Tar m Örgütü, artan fiyatlarla birlikte yoksul ülkelerin bu y l içinde en az % 40 daha fazla g da harcamas yapmak zorunda kalaca n tahmin ediyor. DB, IMF gibi emperyalist kurulufllar n temsilcileri ise, önümüzdeki süreçte yaklafl k 40 ülkede çat flmalar n ve istikrars zl n artaca n öngörüyorlar. Bu durum ç karlar n giderek daha fazla tehdit etti inden, ciddi bir tedirginlik içinde olduklar n da gizleyemiyorlar. Bu öngörü ise geçti imiz yüzy l n sonlar na do ru, yap lan 21. yüzy l, toplumsal çat flmalar n iyice artt bir yüzy l olacak yönlü tespitlerin do rulu una iflaret ediyor. Günümüzdeki geliflmelere bak ld nda, bu çat flmalar n beklenenden de h zl bir flekilde t rmanaca söylenebilir. Son dönemde yap lan araflt rmalar da bu olas l a iflaret ediyor. ABD, Avrupa ve Asya da yap lan bu araflt rmalar n sonuçlar na bak l rsa, genifl y nlar, kendi sefaletlerinin derinleflmesine karfl n, küçük bir elit az nl n eskisine oranla daha da zenginleflmesine, giderek daha büyük bir öfke duyuyor. Örne in spanya da halk n % 76 s sosyal eflitsizli in çok büyüdü ünü söylerken, ayn yaklafl mda olanlar n oran, Almanya da % 87, Çin de ise % 80. Krizleri çözme amac na hizmet etti i iddia edilen toplant lar, zirveler vb. biraraya gelifller ise inand r c l ktan uzak olmay sürdürerek, halklar n isyanlar n büyütmekten baflka bir fleye hizmet etmiyor. Öfkenin hedefindeki egemen s - n flar ise, gerek emperyalist ülkelerde gerekse ba ml ülkelerde, en faflistgerici kesimlerini ifl bafl na getirme, böylelikle emekçi halk y nlar üzerindeki denetim ve bask y art rma çabalar n, her zamankinden daha büyük gayretle sürdürüyorlar. Ömürlerini uzatman n yolunu, her tarih kesitinde oldu u gibi, yine zulmü ve zoru art rmakta buluyorlar. Ancak onlar da biliyorlar ki, halklar n kabaran öfkesi önünde durmak, kendileri aç s ndan giderek daha zorlu bir hal al yor. Çünkü, zora, zulme ve katliama dayal politikalar, özellikle de iflgal bölgelerinde, tüm böl-parçala-yönet k flk rtmalar na karfl n, iflgal karfl t direnifllerle bofla ç kart lmay sürdürüyor. Irak ve Afganistan halklar n n iflgal karfl t direniflleri gücünden bir fley yitirmezken, emperyalist-siyonist kuflatma alt ndaki Filistin halk n n, baflta FHKC gibi direnifl güçleri, aralar ndaki ittifaklar güçlendirdiklerini ilan ederek, yeni bir intifadan n, 3. intifadan n sinyallerini veriyor. Asya halklar, Maoist önderliklerle verdikleri Halk Savafllar ve bu savafllar n baflar lar yla, Maoist güzergah n, günümüzde ezilen halklar kurtulufla götürecek yegane çizgi oldu unun alt n çiziyor bir kez daha. Emperyalist metropollerdeki iflçiemekçilerin bu direnifllerden ald klar ilhamla gerçeklefltirdikleri grev vb. eylemler, emperyalizmin merkezlerini felce u ratmaya devam ediyor. En son tüm Avrupa ya yay lan mazot eylemleri, Almanya, Fransa, Yunanistan, spanya ve daha bir dizi AB ülkesinde gerçekleflen grev ve eylemler, son y l n en kitlesel eylemleri olma özelli i tafl yor. Emperyalizme ba ml ülkelerin emekçi y nlar n n, gerek sosyal y - k mlara, gerekse g da krizine karfl ayaklanmalar ise, sistem sahiplerini panikleten geliflmelerin bafl nda geliyor. Anlafl lan, 21. yüzy l n toplumsal çat flmalar yüzy l olaca tespitinin bu kadar k sa bir zaman diliminde hayat geçece ini onlar da hesaplam yordu. Bunun içindir ki, panikliyorlar ve bu panikleri giderek büyüyor!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Haziran Haziran n direngen ruhuyla, gelece i kazanmaya! Kültür-sanat Emperyalizmin, kapitalizmin geçifl sürecinden itibaren, sömürge, yar -sömürge ülkelerde, halklar n öz de erlerine her cepheden sald rd n biliyoruz. flgal, ideolojik olarak halklar teslim alma çabas d r. Çünkü ideolojik olarak teslim al nan bir halk, sosyalkültürel anlamda kitlelerden uzaklafl p, bireycili e, örgütsüzlü e mahkum edilir. Böylece nihai hedefe var lm fl olur. Yani iflgalin getirdi i, ya ma-talan ve katliamlar n sonucunda sosyal-kültürel ve siyasal olarak boyun e mek zorunda kal r. Böylece sömürü rahat bir yolla sürer. Tarihin bizlere birçok örne ini sundu u yozlaflma ve çeteleflmenin yeni bir evresini flu an ülkemizdeki palazlan fl yla görmekteyiz. Tam da bu yüzden yozlaflma ve çeteleflmenin nedenlerini do ru irdelemek durumunday z. Yozlaflman n alt nda yatanlar Bugün ülkemizde özelde gençlik kitlesi içinde bafl gösteren fakat tüm halk n içinde bar nabilen bir sorundur yozlaflma ve çeteleflme. Peki öyleyse sorunlar n üzerine nas l gidilmelidir? lk olarak flu çok aç kt r ki, sorunun veya sorunlar n üzerine kolektif bir çal flmayla sosyal-kültürel, politik-siyasal en önemlisi do ru bir ideolojik olarak gidilmesi gerekir. Bu, uzun bir yürüyüfltür. Ülkemiz çürümenin-ahlaks zl n, kültürel yozlaflman n verimli uygulama alan na çevrilmifl bir hale gelmifltir. Bu konuda özel görev Egemen s n flar n politikalar nda çatlakl klar n varl, emekçilerin eski biçimde yaflamak istememeleri, yan s ra egemen s n flar n eski biçimde yönetemeyecek duruma gelmeleri iflçi, köylü ve gençlik hareketlerine ivme kazand ran etmenlerdir. Emperyalist yasa sald r lar n n yo unlaflt günümüzde, Ordu, Manisa vd. illerdeki köylü mitingleri, 1 May s öncesi stanbul ve Türkiye nin birçok yerinde gerçeklefltirilen SSGSS karfl t eylemler girilen ç kmazlar n emekçiler nezdindeki yans mas d r. Bu direnifllerin Haziran Büyük flçi Direnifli nden bugüne gelifli, bizlere sistemin temellerinden de iflmedikçe, sistemin emekçilere yönelik artan sald r lar na paralel olarak bu direngenli in, eylemlerin, grevlerin büyüyerek devam edece ini göstermektedir Haziran Direnifli nin ard nda yatan kendine güven duygusunun, hakk n sokaklarda arama bilincinin, devletin kolluk güçleriyle çat flma içerisine girmekten çekinmeyen bir cesaretin ve militan cüretkârl n, 1968 baflkald r s n n bu topraklardaki bir uzant s oldu unu görmek gerekir. Ekonomik buhran n gittikçe derinleflti i, hakim s n flar n kendi aras ndaki çeliflkilerinin fliddetlendi i ve buna ba l olarak iflçi, köylü ve gençli in mücadelesinin yükseldi i bir ortamda, burjuvazi say l sendikal yasalar de ifltirerek iflçi s n f n n haklar n gasp edecek yeni bir yasa tasar s haz rl na giriflmiflti. Tasar, iflçilerin istedikleri sendikalara serbestçe üye olmalar n ve istemedikleri sendikalardan ayr lma haklar n güçlefltiren, toplu sözleflme ve grev haklar n büyük ölçüde k s tlayan hükümler içermekteydi. Sendikalar n ülke çap nda faaliyet gösterebilmesi için iflkolunda sigortal çal flan iflçilerin en az üçte birini örgütlemesi baraj getiriliyordu. Ayr ca konfederasyonlar n faaliyet gösterebilmesi için ülke çap nda sendikal iflçi say s n n üçte biri üyeye sahip olmas baraj konmufltu. Bu madde, D SK in üye say s n n bu oran n alt nda kald tespit edilerek konulmufltu. Yasa de iflikliklerinin mecliste kabul edilmesinin ard ndan, iflçi temsilcilerinin de genifl kat l m yla yap lan kalabal k toplant da D SK eylem karar ald. D SK in plan na göre miting 17 Haziran da yap lacakt. Ancak D SK in kanuna karfl ç kt ve protesto edece i haberi bir anda tüm fabrikalara, iflyerlerine, kahvelere ve hatta evlere kadar ulaflt nda, zaten istim üzerinde olan iflçi s n f kendili inden derhal sokaklara akt. Sonras nda direnifli bitirmelerini sal k veren de Kemal Türkler in radyodan yapt ; flçi kardefllerim, iflçi s n f n n bilinçli temsilcileri, anayasal haklar n z için direndiniz, direniyorsunuz. Anayasam z her türlü toplant ve yürüyüfllerin silahs z ve sald r s z olaca- n emreder. Bizler anayasaya s ms k ba l iflçiler oldu umuz için, hiçbir hareketimiz anayasaya ayk r olamaz. Bizim aram za çeflitli maksatlar güden kifliler, çeflitli k l klara bürünerek gözbebe imiz flerefli Türk ordusunun bir mensubuna kötü maksatlarla tafl atabilirler, tahrikler yapabilirler. D SK Genel Baflkan olarak sizleri uyar yorum konuflmas ile bu tarihsel ihanetin mimar D SK yönetimi olacakt. 15 Haziran günü, 115 iflyeri ve yaklafl k 75 bin iflçiyle bafllay p, 16 Haziran günü 168 fabrikay ve 150 bine yak n iflçiyi kucaklayan Haziran Direnifli, stanbul ve zmit yöresini kapsad. 15 Haziran sabah stanbul da, Gebze de, zmit te fabrikalar durdu. Her tarafta iflçiler çeflitli yürüyüfller ve mitingler düzenliyorlar ve kent merkezlerine do ru hareket ediyorlard. D SK in böylesi bir karar olmamas na ra men iflçiler bu protestolar kendi inisiyatifleriyle ve elbette ki öncü iflçilerin ve devrimcilerin yol göstermesiyle yaln zca ifl b rakmakla s n rlamam fllard. Ertesi gün Kartal da, Levent te ve Topkap taraf nda çat flmalar ç km fl, polis atefl açm flt. Ordu, tanklar yla ve z rhl birlikleriyle gösterilere müdahale etmeye çal fl yordu. Askerlerin oluflturdu u barikatlar afl - l yor ve polisle çat flmaya girifliliyordu. Kad - köy deki çat flmalarda, polisin açt atefl sonucunda üç iflçi öldürülmüfl, 200 iflçi yaralanm flt. Bu muazzam direniflin zay f karn ise akflam saatlerinde ordunun s k yönetim ilan etmesiyle aç a ç kt. D SK yönetiminin iflçileri sükûnete ça rmas n n ard ndan iflçiler fabrikalar na geri döndüler. Fakat baz fabrikalarda ifl durdurma ve ifl yavafllatma eylemleri devam etti. Fabrikalardaki direnifli ne asker ne de polis bask s engelleyemedi. Hareket iki günle s n rl kalmayacak, s - k yönetimin ilan na ra men 12 Mart 1971 e dek sürecek bir hareketin bafllang c olacakt. Üç ay süren s k yönetim sonunda iflten ç kar lan iflçi say s befl bini aflm flt. Yine de sistem baflar ya ulaflamad, yeni sendika yasas uygulamaya sokulamadan iptal edildi. flçi s n f n n tüm sendikal kazan mlar n ortadan kald rmak için sistem, 12 Eylül 1980 i beklemek zorunda kalacakt. flçilerin bu büyük direnifli, durgun bir denizdeki anl k bir dalgalanma olmaktan çok öte; y llara yay larak günümüzde de hala kendini gösteren bir direngenli in bafllang c üstlenenlerden bir tanesi de burjuva-feodal medyad r. Bu görev inkar edilemeyecek bir marifetle yerine getirilmektedir. Yozlaflman n temelinde yatan as l unsur ise feodalitedir. Feodalizm hem gericili in hem de sömürü alt nda yaflam n ta kendisidir. fiunu netlefltirmek gerekir; Yozlaflma ve çeteleflme e ilimi bireysel bir hareket, bir yönelim de ildir. deolojik politikalar n besledi i kültür ile alakal d r. Yani egemen s n flar ve onlar n gerici ideolojileri olarak görmedi imiz müddetçe, sorunun karfl s nda da yeterli çözüm ve prati i gelifltirmemiz olanaks zd r. Aksi halde durumu yaln zca küçük burjuva özentisine indirgemek, durumu ne kadar kavrad m z ve ne kadar üzerinde durup düflündü ümüzü ve durdurma çabam z gösterir. Emperyalist kapitalist sistem ve onlar n yerli uflaklar n n yaratt yozlaflma-çeteleflmenin (fuhufl, uyuflturucu vb. dahil) as l sorumlular yine kendileridir. Temel nedenleri ve temellerini burdan alan bir yükseliflin ürünü olarak kendili inden bir patlamayd. Bu genel direnifl içerisinde bizzat yer alan yoldafl brahim Kaypakkaya n n Haziran la ilgili ç kar mlar ise hala güncel birer kaynak olarak önümüzde durmaktad r. brahim Kaypakkaya bu direniflin sonuçlar n flöyle aç klar: Birincisi, Haziran direnifli, devrimin fliddete dayanaca n, bunun zorunlu ve kaç n lmaz oldu unu gösterdi. Günümüzde de emekçilere yönelik faflist sald r lar brahim yoldafl n o y llarda yapt bu saptaman n do rulu unu ve hala geçerli oldu- unu göstermektedir. Bunun en yak n kan t, 1 May s ta Taksim e ç kmak isteyen emekçilere uygulanan orant l güç gösterileridir. kincisi, halk n kurtuluflunu hâkim s n flar n ordusundan beklemenin ne derece ahmakça bir davran fl oldu unu gözler önüne serdi. Bugün hala s n r ötesi ve berisi operasyonlarla Kürt ulusuna ve en çok da Kürt emekçilerine sald r lar n pervas zca sürdüren faflit TCnin iyi çocuklar ndan halk n kurtuluflu için çözüm üretmesini beklemek olas de ildir. Üçüncüsü; Haziran, gerçek kahraman n kitleler oldu unu bir kere daha göstererek, bir avuç seçkin ayd n grubuna dayanarak devrim yapmay hayal eden bireyci küçük-burjuva ak mlar na a r bir darbe indirdi. Günümüzde sistemin emekçiler üzerindeki sald r lar na karfl ancak emekçilerin direngenli i cevap olabilecektir. DESA iflçilerinin iflten ç kartmalara ra men sürdürdü ü sendikalaflma mücadelesi, 4 bin lastik iflçisinin bafllatm fl oldu u grev, 6 Nisan daki SSGSS mitingindeki binlerce emekçi ve SSGSS ye karfl platformda yer almayan Türk- fl yönetimine ra men eylemde en kalabal k kortejleri olufltururak Emekçiler alanda, Türk- fl nerede? sloganlar ile hem yönetime hem de sisteme öfkelerini hayk ran Türk- fl e ba l sendikalar, Tuzla daki iflçi ölümlerine karfl ç kan Limter- fl önderli indeki tersane iflçilerinin aylard r süren direnifli ve bu direniflin Haziran ruhuyla sesini bir kez daha hayk raca 16 Haziran 2008 Yozlaflma bireysel bir e ilim de ildir! Kurtulufl ellerimizde, uzun bir yürüyüflle, cüreti kuflanan gençlik ile kültür devriminin gerçekleflece i alt nça dad r. iflsizlik, yoksulluk, açl k, iflgal ve nihayetinde sömürüdür. Ailenin hane içerisindeki emir komuta anlay fl ve buna müteakip gelen bask ve fliddet ise di er bir aya n oluflturmaktad r. Yozlaflma ve çeteleflmenin en önemli faktörlerinden biri de kültürdür. E er bir ülkede, toplumda kültürel zenginlik ve geliflme yoksa veya geliflmiyorsa o zaman orada yozlaflma ve çeteleflme var ve yay lmaktad r demektir. Bir fabrikada, tarladaki üretim, kültürün beslenip büyümesine en büyük nedenidir. Kültürü yenilemek, gelifltirmek zorundad r insanlar. Yenilenmeyen kültür oldu u yerde durmaz daima geriye do ru gider. Özü itibar yla yozlaflma yaln zca solvent, grevi, bugün emekçilerin sistemden rahats zl na karfl tepkisinin yans mas d r. Emekçilerin sisteme ve hâkim s n flar n sald r lar na karfl en küçük bir kazan m elde edebilmesi için bile kitlesel hareket etmesinin gereklili i gözler önüne serilidir. Dördüncüsü, direniflin bast r lmas, devrimin ilk bafllarda flehirlerde baflar ya ulaflamayaca n, flehirlerde zaman zaman ortaya ç kacak iflçi ayaklanmalar n n k rl k bölgelere çekilmedi i takdirde bast r lmaya mahkûm oldu unu gösterdi. Sistemin hâkimiyeti flehirlerde kendini en yo un flekliyle göstermektedir. Yar -feodal, yar -sömürge bir ülkede yaflamam zdan kaynakl olarak da k rl k bölgelerle büyük kentler aras nda birçok anlamda uçurumlar vard r. K rl k bölgelerdeki halk ve sistem aras ndaki çeliflkiler kendini can yak c bir flekilde var etmektedir ve bu nedenle de mücadele flehirlerin k rl k alanlardan kuflat lmas yla yürütülmedir. Beflincisi; Haziran dan sonra gelen ve üç ay süren s k yönetim, en zor flartlarda dahi mücadeleye devam etmenin ancak gerçekten devrimci bir örgütlenmeyle, kanund fl bir temel atarak ve çal flmalar bu temel üzerine infla ederek mümkün olabilece ini; legaliteye bel ba laman n, revizyonist örgütlenmenin, fliddetlenen s n f mücadelesi flartlar nda halk m za zarar vermekten baflka bir ifle yaramayaca n gösterdi. Ülkemizde komprodor burjuvazi ve toprak a alar ile halk y nlar aras ndaki uzlaflmaz çeliflki nedeniyle bu s n flar aras nda sürekli bir savafl m mevcuttur. Bu savafl mda ç kmaza düflen faflist yönetim, halk muhalefetini bast rmak için her türlü sald r ya baflvurabilmektedir. Bu nedenle; brahim yoldafl n 36 y ld r bize tuttu u fl kla illegalitenin önemini kavram fl bir flekilde s n f savafl m n yükseltmeliyiz. Alt nc s ; Haziran ülkemizde devrimin objektif flartlar n n ne kadar olgunlaflt n n somut bir delili oldu. Ülkemizde devrimci durum süreklidir, egemen s n flar n ihtiyac gün be gün de iflir. Özellikle iktidar oluflturan iki s n f n (komprador büyük burjuvazi ve büyük toprak a alar ) varl bunu tetikler. Bunun yan s ra bask alt ndaki s n flar n s k nt ve ihtiyaçlar normalden daha da öteye gitmektedir. Tüm bunlar n getirisiyle Lenin in de belirtti i gibi; bar fl zaman nda sömürüye raz olan y nlar n eylemlerinde s k nt l zamanlarda art fl varsa, devrimin objektif flartlar geliflmektedir. Buna dayanarak bakt m zda, tüm somut koflullar ülkemizde devrimin objektif flartlar n n varl n do rulamaktad r. Tüm bunlar bizlere çok aç k bir gerçe i gösteriyor ki; mücadele yolunda zafere ulaflmak için yap lmas gereken subjektif flartlar n bizler taraf ndan olgunlaflt r lmas d r Haziran büyük iflçi direniflini günümüzde yaflatacak olan yine emekçi y nlar n n y lmaz mücadelesi olacakt r. Yaflas n Haziran Büyük flçi Derinifli ve baflkald r ruhu! Yaflas n iflçi s n f n n uluslararas mücadele birli i! Birlik, mücadele, zafer! uçucu, uyuflturucu maddelerin kullan m ve fuhuflun geliflmesiyle alakal de ildir. Bu konuda yap lan birçok yasa vard r ama önüne geçilememektedir. Neden? Çünkü var olan kültürü yasalarla de il, tümden de ifltirmek gerekir. Yaflanan her olay münferit görmek, bana dokunmayan y lan bin yaflas n anlay fl ndan öte bireycilikten baflka bir anlam ifade etmez. S n fl toplumlarda, burjuvazinin modern-ça dafl küfesine s narak gelifltirdi- i bu maskeleme, yozlaflman n-çeteleflmenin ta kendisidir. Pazarlama anlay fl kapitalizmden bu yana emperyalizmin daima hedef ve arzusudur. Özgürlü ün ne anlam ifade etti ini en iyi gösteren fley kültürdür. Kültürü özgürce ifade edebilen toplumlar ancak özgür olabilir. Düflüncesini aktar m nda aman devlete laf gelmesin, k zmas nlar, incitme, vatan haini misin, bölücü vs. bulamaz, elefltiremezse, o toplum kendi içindeki kabu unu k ramaz ve giderek ürkekleflerek yaln zca kendi ç karlar n düflünerek yaflar. Toplumun geliflimi e itim, ö retim sistemiyle de kültürel zen- Dostum Dostum Senin için öldü diyorlar Kimsesiz bir sl k Dolan yormufl flimdi ötelerde Laf Deli saçmas Nas l görmüyorlar A z nda atefl tafl yan güvercinleri Ve seni bekleyen pencereleri Yoksul öykülerdir sadece Da larda biten Düfller esiri olmaz Kaybolan cümlelerin Yeter ki gelifli de olsun (bu) gitmelerin Dostum Senin için öldü diyorlar Sen denizlerden uzak durmay sevmezsin B rakmazs n bu flehri kendi bafl na Sokaklarda müebbet üflümeler Kol gezerken Ve geceleri Akrepler efelenirken Bahçeler papatyalara Koflmazs n Her ayr l n peflinden Yaflamak için bile olsa fiark lar senin dilinde yar m kalmaz Sen sokaklarda ölemezsin Tam olarak ezberlenemese de Hiçbir fliir Patikalar sadece senin sözünü dinler Da yolculuklar Yine bafllad klar yerde biter Kabu unu k rm fl nedenlerinle Sürersin ormanlar n K flk rt lm fl hayata Sesin dudaklarda Yal n bir ezgidir Bütün ça rmalar na Sen koflars n Uçurtmalar n Dostum Senin için öldü diyorlar Sen eklenmeyi sevmezsin hayata Biliyorum Böyle ulu-orta b rakmazs n Parçalanm fl testileri A r na gider öksüzlü ü rmaklara Yadigar diye de il Yeniden yaratmak için Dönerim sokaklara Avuçlar n yank dolu Peflinde/birikmifl yang nlarla Serçeler de kafa tutar ç lg n duygulara Dostum Kavga adam na Mutlu aflk yokmufl Yaran sakl yorum Gölgeden uzak düfller için Yüre in çimde bitimsiz Mavi Bir fliir Çarpt kça ço al yor Çocuklar Bu flehre senin sesini tafl yor Gelmek Bundan daha güzel olabilir mi? 24 May s 2003 Mircan Karaali ginli in göstergesidir. Kültürün, sanat, edebiyat vs. tüm alanlar nda özgürce hareketin ad demokrasinin di er ad d r. Yozlaflma ve çeteleflmeye karfl toplumun örgütlü kolektif tavr flartt r. Kültür sanat çal flmalar ile kitlelerle kucaklaflma, onlar do ru kültür ve sanat anlay fl ile buluflturmak için mücadele etmemiz gerekiyor. Örgütlü topluma öncülük edecek olan Proletarya Partisi nin s n f savafl m n do ru aktararak, yozlaflma ve çeteleflmenin as l nedenlerini aktarmak ve çözümün kendi ellerinde oldu unu, cüreti kuflanmalar gerekti- ini göstermek gerekiyor. Yoksa yayg n olan feodal burjuva medya deste i ile egemen hakim s n flar ve kliklerinin yozlaflma-çeteleflmeye karfl bir tav r koymazlar. Bugün itibar ile bir an önce kitlelere giderek kucaklaflma ve kolektif olarak sorunlara ulaflmaya öncülük etmek gerekmektedir. Kurtulufl ellerimizde, uzun bir yürüyüflle, cüreti kuflanan gençlik ile kültür devriminin gerçekleflece i alt nça dad r. (Bir K okuru)

15 13-26 Haziran 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Bunlar biliyor muyuz? * Dünyada 2000 e yak n halk ve 3000 e yak n dil var. * Tarih boyu yap lm fl savafllar n en uzunu ngiltere ile Fransa aras nda olmufltur. Bu savafl 115 sene ( ) sürmüfltür. * Kutup ay lar n n daha az enerji harcamak için (vücut s lar n korumak ) arka ayaklar n ön ayaklar n n izine bast klar n, * Örde in vakvaklamas n n yank yaratmad n ve bunu kimsenin aç klayamad n, * Dünya nüfusunun % 50 sinin hiç telefonla konuflmad n, *Gözlerimizin hiçbir zaman büyümedi ini ama burnumuz ve kulaklar m z n büyümesinin asla sona ermedi ini, * Filmlerde geri planda kalabal k oldu unda (parti vs gibi) insanlar n konufluyor görünmek için "walla, walla" dediklerini ve bu sahnelere "walla, walla sahneleri" dendi ini, * Kibrit kutusu büyüklü ündeki alt n külçesinin yufka gibi aç - larak bir tenis kortu büyüklü- üne kadar y rt lmadan uzat - labildi ini * Bir gram atomun, parçaland zaman ton kömürün yanmas s ras nda verdi i enerjiyi verdi ini, * Hamamböceklerinin yaklafl k olarak 250 milyon y ld r yaflad klar halde hiçbir de iflime u ramad klar n, * Çakma n kibritten önce bulundu unu, * Dünyada insan bafl na düflen kar nca say s n n bir milyon oldu unu... Gençlerin kabusu: ÖSS ye karfl eylemler! stanbul Üsküdar Sosyal Meskenler lkö retim Okulu nda yaflananlara dair - Kendinizi tan t r m s n z? - Ad m Erdal Beyazsaç, velisi oldu um 3. s n fa giden o lum Ça dafl Beyazsaç dolay s yla okulda yaflananlara tan k oldum. - Okulda ne gibi sorunlar yaflad n z biraz aç klar m s n z? - Okul müdür yard mc s beni arad ve telefonda o lunuz çok yaramaz, bundan dolay disipline verilecek dedi. Ben de okula, müdürün yan na gittim ve olay anlatt m. S n f ö retmeni geldi ve Ça dafl n çok yaramaz oldu unu söyledi. Ben de hocam daha önceki görüflmelerde neden bu olaylar söylemediniz diye kendisine sordum. Hoca iyi niyetimden dolay söylemedim dedi. Arkas ndan bir iddia ortaya att ve çocu unuz geçen sene bir ö renciye tecavüz etmeye kalk flt dedi. Ben de kendilerine hocam bu nas l bir iyi niyet ki bir çocu un zaaf n, hastal n saklad n z. Ben bunu iyi niyet belirtisi olarak görmüyorum dedim. Ve 8 yafl ndaki Duyuru Diyarbak r da yay nlar m za afla daki adresten ulaflabilirsiniz; Urartu Kelepir Kitabevi Ekinciler Cad. Kürüm Apt. Kat 1, No:1 (Emniyet Karfl s ) Ofis/Diyarbak r H A Z I R L A N I Y O R bir çocu un ne bilimsel olarak ne de fiziksel olarak bu ifli yapamayaca n ve planlayamayaca n, ayr - ca bu iddian n bir ö retim görevlisi taraf ndan ortaya at lmas n n çok sak ncal oldu unu söyledim. - Siz bu görüflmeden sonra ne gibi giriflimlerde bulundunuz ve okul idaresinden ne gibi tepkiler ald n z? - Olay n ertesi günü çocu umu okula yollad ktan sonra lçe Milli E itim Müdürlü ü nü arayarak bilgilendirdim. Ayn zamanda l Milli E itim Müdürlü ü ne, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ne (Ankara) ve E itim-sen e (Kad - köy) olayla ilgili dilekçe fakslad m. Akflam çocu um eve gelince sabah s n f na girer girmez d flar ç - kart l p ö retmen ve müdürle birlikte s n f n n de ifltirildi ini ö rendim. - fiu ana kadarki süreçte bu konuyla ilgilenen veya baflvurdu unuz dilekçelere herhangi bir cevap geldi mi? Yeryüzünün her metrekaresinde yaflayan insanlar için zaman n nas l yafland, nas l geçti- i sorusuna yan t elbette farkl olacakt r. Verilen yan t de iflse de ortak paydada topland noktalar statülerine paralel birleflecektir. Zaman; insan büyüten, gençlefltiren, olgunlaflt ran sonras nda toprakla buluflturan sürecin vazgeçilmez tan. Zaman a al flmak, onunla buluflup kol kola ilerlemekse ayr bir zevk, ayr bir güzellik olsa gerek. Bu güzelli in en onulmaz anlar nda; bu ifl buraya kadarm fl; hofl geldin ölüm dedi imiz birden fleytan n baca n k r p; bir kez UMUT YAYIMCILIK BÜROLARINDA Ç I K T I - Olay n üzerinden 2 gün sonra Ankara PSAKD telefon ederek, olay araflt racaklar n ve yan m zda olacaklar n söyledi. E itim-sen Kad köy fiubesi ise daha önce bu okulun Alevi çocuklar n fifllemesi dolay s yla gündeme geldi ini, bu olay n da araflt r laca- n ve gerekli ad m n at laca n söyledi. Bu kurumlar n d fl nda Özgür Radyo dan gelen arkadafllar benimle bu olayla ilgili röportaj yapt lar. Bunun yan nda sürecin bafl ndan beri flçi-köylü gazetesine duyarl tutumundan dolay teflekkür ediyorum. K gazetesinin deste i ve yaflad m z bu zor günlerimizde yan m zda olmas bizi çok onurland rd. - Peki bu sürece kadar yaflananlara dair sizin düflünceleriniz nelerdir? - Ben sosyal kimli imi hiç saklamad m. Fakat 40 yafl nda bir insan olarak bu ülkede yaflanm fl ve yaflat lm fl birçok olaya tan k oldum. Böyle utanç verici, bilimsel Hapishanelerde görüfl bir baflka olur daha okyanusu dalgalar na kavuflturan anlar Onlar de erli k lan zamanlar. Böylesi zamanlar. Böylesi çetrefilli zaman n yolculu una ç km fl olan devrimciler. Zaman baz, bize de güler, içimizde saklay p gizli tuttu umuz; umutlar m z, sevdalar m z, özlemlerimizi. Özcesi devrimcileri diri bir o kadar da canl tutan insan de erleridir. Biz devrimciler zamanla yar fl r z. Bunu dizginlemeye çal flsak da, y lk ya sal nm fl vahfli atlar misali o, bildi i tempoda ilerlemeye devam eder. Gelin görün ki, zaman baz mekanlarda öylesine de erlidir ki, onu ba lamak, bir dü meye dokunup durdurmak, o de erli anlar, Tarih: 29 Haziran 2008 Yer: Bafl büyük Muhtarl Piknik Alan (Maltepe) rtibat: ve fiziksel olarak hiçbir dayana olmayan bu olay n ö retim görevlileri taraf ndan gündeme getirilmesi e itimin ve e itim görevlilerinin durumunu oldu unun göstergesidir. Bizi endiflelendiren bir di er yan ise Milli E itim Müdürlü- ü bu olaya 15 gündür çözüm üretmedikleri gibi taraf olduklar - n da netlefltirmifltir. Ama bu ülkede birçok kurum ve kuruluflun ne kadar duyarl oldu unu ve bu konuda duyars z kalmayacaklar n bilmek bizlere güç vermektedir. Ben sizlerle okudu um bir kitab paylaflmak istiyorum. Kürt edebiyat n n en önemli isimlerinden Mehmet Uzun un kaleme ald bu roman 2000 y l nda bas ld. lk bas m ndan sonra ayn y l alt nc bas m - n yapt y l nda Aflk gibi ayd nl k, ölüm gibi karanl k ve Narçiçekleri romanlar nedeniyle yasad fl silahl terör örgütüne yard m etmekten yarg lan r ve beraat eder. Aflk gibi ayd nl k ölüm gibi karanl k roman n Kürtçe den çeviren Mahsun K z lkaya Gendafl Kültür Yay mc l - n fiubat 2005 y l nda 16. bas m n yapt Mehmet Uzun un bu roman nda Baz ve Kevok un yaflam öykülerini anlat r. Baz Kürtçe fiahin, Kevok ise Güvercin demektir. Baz bir sabah, Kevok un bütün yollar n tükendi i anda karfl s na ç kar. Roman bildik flekilde ilerlemiyor. Önce ölenler, esir al nanlar, yak lanlar oluyor. Sonra bunlar n öyküleri bafll yor. Baz, yak lan y k lan, talan edilen bir köyde Kürt köyünde iyi bir subay n al p yetimhaneye verilifliyle bafll yor öyküsü, önce itaat ö reniyor. Sonra itaat kültürüyle yozlaflan parlak, kariyerli bir subay oluyor. Türkiye Kürdistan nda köklerinden, geçmiflinden habersiz, köyleri yak yor, Özel Timlerle operasyonlara gidiyor. Kimi zaman Baz n komutanl nda Bu süreçten sonra olay n takipçisi olaca m, bu tür ö retim görevlilerine ve bunlar gibi düflünenlerle mücadele etmemiz gerekti ini düflünmekteyim. Siz de erli dostlar - m z ve K gazetesinin olaya bafl ndan beri olan duyarl l ve deste- inden dolay çok teflekkür ediyorum. - Bizimle bu röportaj yapt - n z ve sorunlar n z paylaflt - n z için bizler teflekkür ederiz. (1 May s Mahallesi K okurlar ) k sa süreli ine doyas ya yaflamak isteseniz de elinizden hiçbir fleyin gelmedi i, nas l gelip geçti ine inanamad n z anlar flte böylesi de erli anlar n yaflanmas zorunlulu u olan mekan; hapishaneler. Hapishane içindeki hücreler. Hücrelerin içindeki tutsaklar n ziyaret günleri. Ziyaret günlerine gelen ziyaretçiler. Mekan n içine s mayan, taflan bir top umudu, sevgiyi, bir top d flar y bize tafl yan ziyaretçilerimiz sevdiklerimiz Sizi, zaman n yolculu una çekmenin sebebi, on alt y l sonra belki de daha fazla anam, yoldafl m görmüfl olman n mutlulu u. Hiç beklemedi im bir anda ç k p ziyaretime gelmifl olmas beni, zaman içindeki yolculu umu sorgulamaya, bende ve ondaki de iflimleri fark etmeye zorlad. Ben onu görmeyeli o yafllanm fl. Bense yetiflkin bir kad n devrimci olmufltum. O yabanc de ildi benim kald m mekana, o lunu ziyarete gitmifl, aya n n tozu ile benim yan ma gelmiflti. O, bana bakarken ne kadar büyüdü ümüzü, bense yafll l m fark ettim. S n rl zamana s d ramad m z özlemimiz yar m kald. Doyas ya hasretlik gideremedik. Vars n olsun! Zamanla yar fla kafa tutan iki kad n devrimci y llar sonra, s n rl zamanlarda dahi buluflabiliyorsa, k s tlanan mekanda, daralt lan yaflamda, kab na s mayan öfkeyi, umudu afl - l yorsa, inad na vars n olsun! Biz k s tl zamanlar n coflkusuyla, çocukça, mutlu Do all nda, birbirimizi gözlerimizle daha çok öpüp koklar z. VARSIN OLSUN! (Sincan Kad n Hapishanesi nden bir tutsak Partizan) Roni mina evinê-tari mina mirine Aflk gibi ayd nl k ölüm gibi karanl k bir kaya dibinde, pusuda kimi zaman Ankara Üniversitesi nde okuyan Kevok ve sevgilisi Jir in okul yaflamlar na mücadele karfl s nda de iflen durufllar na, Jir sevdi ini, okulunu b rak p gerçek sevdi i da lara yolculuk ediyor. Kevok un gerilla olma öyküsü sevdas, gerilla birlikleri ile s n rdan Türkiye yolculuklar n do a ile mücadele eden gerilla birliklerinin zorlu yolculuklar ndan Bitlis teki çat flmaya Kevok un esir al nmas na kadar uzan yor. Baz köylülere iflkence yap yor. Yak yor halk n ac lar, gerila birliklerinin çat flmalar bizi o ana al p götürüyor. Baz nihayet Kevok la esaret sürecinde tan fl yor. Kendisinin bir Kürt oldu unu sonradan ö reniyor. Parçalanm fl kiflili- i ev yaflam nda öyle gerçekçi anlat l - yor ki Kevok bu zorlu s navdan aln - n n ak yla ç kam yor. Çözülüyor. Onlara ö retildi i üzere iki haftadan sonra ifle yaramayan yerleri söyleyebilirsin Kevok un verdi i tek yer Jir in katline sebep oluyor. Ac lar, zay fl klar, düflman n tuzaklar Mehmet Uzun un anlat - m yla daha gerçeklik kazan yor. Kevok ve Baz n sonu ne oluyor. Onlar hâlâ yafl yorlar m? Onlar nas l bir son bekliyor? Bu sorular n hepsine okudu unuzda yan t bulabilirsiniz. Belki de itaate kusur etmeyen komutan Baz firar ediyor. (Bir K okuru) Üniversiteye giriflin ÖSS ile belirlenmesinin haks z ve eflitsiz bir yöntem olmas ve e itimin ticarileflmesine hizmet etti i gerekçesiyle ÖSS nin kald r lmas talebiyle bir araya gelen bini aflk n liseli 7 Haziran da stanbul da Kad köy Meydan nda bir miting örgütledi. Coflkulu geçen yürüyüflte YDG, LÖB, SDG, Dev-Lis, Emek Gençli i gibi çok say da gençlik örgütlenmesi yer ald. Emek Gençli i ve Dev-Lis in kitlesel kat - l m gösterdi i mitingde YDG liler de Yaflas n paras z, bilimsel, anadilde, özerk, demokratik e itim mücadelemiz! pankart yla yer ald lar. Yol boyunca YDG imzal yaz lama, pullama ve kufllama yapan ve bildiri da tan YDG liler gençli e söz ve karar hakk için örgütlenme ça r s yapt lar. skele Meydan na yürüyen gençler Meydan da yapt klar konuflmalar ile ÖSS nin adaletsiz bir sistem oldu unu vurgulad lar ve demokratik, paras z, bilimsel e itim talebini dillendirdiler. Mitingde ayr ca bir tersane iflçisinin çocu u da konuflma yaparak tersanelerde yaflanan ifl cinayetlerinden bahsetti ve 16 Haziran daki grev için ça r da bulundu. Eylemde çok say da sendikan n yan s ra DTP milletvekillerinin dayan flma mesajlar da okundu. Eylem müzik grubunun söyledi i flark ve marfllarla sona erdi. Adana ÖSS kald r ls n! Üniversite Hakk m stiyorum diye hayk ran liseli gençler, nönü Park ndan slogan ve alk fllarla U ur Mumcu Meydan na yürüdü. E itim- Sen, Liseli Ö renci Birli i (LÖB), Dev-Lis, Ö renci Gençlik Derne i, Yeni Demokrat Gençlik ve Emek Gençli i taraf ndan ortak düzenlenen mitingde liseliler e itim hakk na sahip ç kt lar. En önde ÖSS kald r ls n! Üniversite hakk m istiyorum yaz l ortak pankart n n tafl nd mitingde, gençlik örgütleri kortejler oluflturdu, yürüyüfle geçti. Biz de Mersin den gelen arkadafllar m zla birlikte Yeni Demokrat Gençlik imzal E itim hakk na sahip ç k yaz l pankart m z açt k. Atatürk Caddesi nin bir fleridinin trafi e kapat ld yürüyüflün ard ndan U ur Mumcu Meydan na gelen ö renciler ad na Gamze Kaya bir aç klama yapt. Kaya, ÖSS nin seçmeci-elemeci niteli e sahip oldu unu ifade etti. Kaya, konuflmas nda s nav sisteminin de ifltirilmesine de de indi. S nav sistemi de iflliklerinin ö rencileri müjde fleklinde sunuldu unu ifade eden Kaya, ngiliz sistemi ad verilen bu uygulama ile girilen s nav say s artt r lacak, ö renciler için de iflen ise s nav say s ndan baflka bir fley olmayacak ve dershanelere yönelim daha da artacakt r dedi. Genç Umut, Liseli Arkadafl ve Enternasyonalist Gençlik in de destek verdi i miting konuflmalar n ard ndan at lan sloganlar ve çekilen halaylarla son buldu. (Adana YDG) Mersin 7 Haziran Cumartesi günü ESP, DGH, Emek Gençli i, Mersin LÖB, YDGM, DEV-L S, DSG, Özgür Lise, SDG ve YDG olarak ortak örgütlenen eylemde ÖSS ve AOBP kald r ls n! Eflit, paras z, bilimsel, anadilde e itim istiyoruz pankart aç larak E itim-sen önünden Taflbina önüne kadar yüründü. Taflbina önünde yap lan aç klamada En yak n - n zdakilere dahi rakip gözüyle bakt r l yor ve her geçen gün daha da yaln zlaflt r l yoruz Bu hale getirilirken bir de üstüne y - nla para ödemek zorunda b rak l yoruz denildi. Aç klamadan sonra ÖSS ye haz rlanan bir ö rencinin aile içinde yaflad sorunlar anlatan bir tiyatro gösterimi yap ld.

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: flçi havzalar öfkeyle kayn yor AKP hükümetinin 6 y ll k döneminde, özellefltirmelerle, emekçi düflman yasalarla iflsizlik ç gibi büyürken, çal flan iflçilerin durumu da gittikçe kötüleflti. Örgütlülük düflman patronlar da gücünü yine bu yasa ve kararlardan al yor. Bu da iflçi havzalar nda öfkeyi büyütüyor. Bu öfke bugün birçok iflyerinde grevlerle, eylemlerle ifadesini bulurken, s n f dayan flmas n n zorunlulu unu da ortaya koyuyor. Acerer iflçilerinin grevi sürüyor Yaklafl k 6 ay önce direnifle geçen Acerer iflçilerinin grevi sürüyor. Gebze havzas nda son dönemde ortaya ç kan çok say da direniflten biri olan Acerer direniflinde, patron oyalama taktiklerine baflvurarak direnifli bitirmeye çal fl yor. Acerer ve Gebze havzas ndaki di er direnifllerle ilgili görüflünü ald m z Birleflik Metal- fl Gebze fiube Sekreteri Kadir Acar, patrona art k güvenmediklerini, çünkü verdi i hiçbir sözü tutmad n söylüyor. Acar ayr ca, Birleflik Metal- fl e üye iflçilerin bulundu u fiahin Motor fabrikas ndaki direniflin de uzlaflmayla sonuçland bilgisini de veriyor. Ancak uzlaflma tam istenilen biçimde gerçekleflmemifl ve patron burada da tutars z davranarak, ilk bafllarda bulundu u taahhütlerin ço unu yerine getirmemifl. Buna ra men 30 kadar iflçi, sendikal olarak ifl bafl yapm fl ve bunun da önemli bir kazan m oldu unu söylüyor. Yine ayn bölgedeki bir di er direnifl olan Bossol Mimaysan da ise, iflten at lan 6 iflçi, patronla yap lan anlaflma sonucunda, direnifllerinin 35. gününde ifl bafl yapt lar. (Kartal) Türk- fl stanbul fiubeler Platformu grev ve direniflte olan iflçileri ziyaret ederek dayan flman n güzel bir örne ini sergiledi. fiubeler Platformu, 28 May s günü fiekerp nar da 18 gündür grevde olan Petrol- fl üyesi Nefle Plastik iflçilerini ziyaret etti. Petrol- fl 2 No lu fiube Baflkan Ecvet Efllegül grev hakk nda bilgi vererek örgütlülü e yönelik bir sald r oldu unu, haklar - n al ncaya kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi. Ard ndan Gebze de TÜMT S e üye olduklar için iflten at lan Ünilever iflçilerini ziyaret eden platform üyeleri, dayan flma sloganlar ile karfl land. fiubeler Platformu üyeleri ile sohbet eden direniflteki iflçiler yaflad klar sorunlar s n f kardeflleri ile paylaflt. Platform son olarak Deri- fl ve Teksif Sendikas na üye olduklar için iflten ç kar - Desa iflçileri: Gün geçtikçe umutlan yoruz Düzce halk bugünlerde kendileri için al - fl lmad k bir geliflme yafl yor. Bu al fl lmad k olay, Düzce Organize Sanayi nde bulunan DESA Deri fabrikas ndan sendikal olduklar için at lan iflçilerin bafllatt klar grev! Düzceliler özellikle de 12 Eylül AFC si sonras nda her türden hak arama mücadelesine yabanc laflt r lm fllar. zmit ten bafllayarak, Sakarya ya kadar uzanan bir kesimde oluflturulmaya çal fl lan gerici odaklar n temelleri burada da at lmaya çal fl lm fl uzun y llar boyunca. Çeflitli milliyetlerden emekçileri birbirine k rd rma çabalar son dönemde burada da hakim k l nmaya çal fl lm fl. Bu bilgileri DESA iflçileriyle görüflmek üzere gitti imiz Düzce de, halktan ald k. DESA direniflinin kendileri için al fl lmad k bir fley oldu unu söyleyen de yine onlar. Bunun içindir ki, direniflle ilgili en küçük geliflmeye karfl ilgililer. Tabii ki bu ilgiyi olumsuzlu a çevirme, grevi bölücü, terör vb. ilan etme çabalar da yine devrede. Özellikle de, sadece DESA patronu de il, bölgedeki neredeyse tüm patronlar bu konuda elbirli i etmekteler. Elbette yanlar na kolluk güçlerini alarak! Direnifl yerinde, iflçilerin alk fllar yla karfl lan yoruz. Sonraki saatlerde de, direnifl yerine ziyarete gelen herkesin alk fllarla karfl lan p-u urland na flahit oluyoruz. Yani iflçiler gelen-giden herkesi, duyduklar memnuniyetten dolay, alk fllarla karfl lay p, yine alk fllarla u urluyorlar. Direniflçiler ayn zamanda, içeri giren ya da fabrikadan ayr lan patronu da alk fll yorlar. Ancak bu alk fl farkl bir alk fl. Tamamen protesto amaçl! Karfl lamadan sonra, sendikac lar iflçilerle geliflmeleri konuflurken, biz de biraz daha geride duran kad n iflçilerle sohbete bafll - yoruz. lk konufltu umuz kad n iflçi, Sevil Çerçi. Sevil ayn zamanda iflten ç kar lan ilk iflçi. DESA da 20 ayd r çal fl yormufl. Direnifle iliflkin ilk sözleri: Gün geçtikçe umutlan - yoruz oluyor. Henüz patronla bir görüflme yokmufl. Ancak biz üyelikleri sürdürüyoruz. çerdeki iflçilerin yan m za gelmesi ise yasak. Fakat biz ço unlu un bizi destekledi ini biliyoruz diyor Sevil. Hatay n Samanda Belediyesi iflçileri uzun zamand r maafllar n tam alamad klar ve geriye dönük birikmifl alacaklar için 4 Haziran 2008 Çarflamba günü Hak Alma Yürüyüflü nde Hatay Valili i önüne kadar yürüdüler. D SK Genel- fl Sendikas Hatay fiubesi ne üye iflçilerin düzenledi i eylemde Belediye lan ve 31 gündür direniflte olan Desa Deri ve Venüs Giyim iflçilerini ziyaret etti. Platform üyelerini alk fl ve sloganlarla karfl - layan direniflteki iflçiler kararl l klar n dile getirdiler. Ziyarette konuflan Deri- fl Genel Teflkilatlanma Sekreteri Gürsel Mentefl Düzce de 1800 lü y llar aratmayan çal flma koflullar n n oldu unu, bu koflullar n ancak örgütlenerek ve mücadele ederek de ifltirilebilece ini söyledi. ( stanbul) Telefonlarla y ld rma çabas Direniflteki iflçilere son günlerde tehdit vb. taciz içerikli olanlar n yan s ra, direniflteki iflçileri kendi içlerinde bölmeyi, karfl karfl ya getirmeyi hedefledi i çok aç k olan mesajlar at ld n ö rendik. flçiler telefon numaralar n n sadece muhasebede bulundu unu, bunun için de bu mesajlar n patron taraf ndan att r ld ndan emin olduklar n söylüyorlar. Bu mesajlar n, taciz içerikli olanlardan biri de, Dilek Aktürk e gelmifl. Fabrikada, aç ld ndan bu yana çal flan Dilek, ayr ca 2 ayl k hamile. Dilek sendikal örgütlenmeyi bafllatanlardan biri oldu unu söylüyor. Fabrikada efliyle birlikte çal fl yorlarm fl. Örgütlenmeye bafllarken bu bizim anayasal hakk m z dedik. K sa sürede 41 kifliye ulaflt k. Ancak sendikalaflma aç a ç kt nda, iflten at lan 6. kifli oldum diyor. flçilerin ortalama maafl 450 yi geçmiyormufl. Patron y lda YTL zam yap - yormufl en fazla. Ancak bu zamm herkes alam yormufl. Sadece patrona ve ustalara yak n olanlara, patrona laf tafl yanlara verilen bir zamm fl. Süreçten ev yaflant lar n n büyük ölçüde etkilendi ini söylüyor, fakat ard ndan: Ama buradaki ortam çok güzel, arkadafllar yaln z b rakmak istemiyoruz. Ayr ca buras Düzce aç s ndan bir örnek teflkil ediyor. Bunun içindir ki, var gücümüzle çal fl yoruz diyor. Direnifle d flardan ilgi çok DESA iflçileri, grevleri süresince eylemlerini duyurmak için oldukça yo un bir çaba içindeler. Kentte bildiriler da t yorlar, yerel radyo ve TV leri dolafl yorlarm fl. ki hafta önce ise, ev ürünlerini satt klar bir de etkinlik gerçeklefltirmifller. Grevle birlikte ekonomik durumlar oldukça zora girince, gelir elde etmek için böyle bir yola baflvurmufllar. Bölgenin duyarl kesimleri oldukça yo un bir ilgi göstermifl. Zaten Düzce nin d fl ndan, Bolu, Ankara ve di er illerden çok say da ö renci, sendika, sa l kç vd. kesimler s k s k direnifl yerine ziyarete gelerek, destek oluyorlarm fl. Ancak direnifle ilgi duyan baflkalar da iflçileri Evimize götürecek ekmek bulam yoruz diyerek tepkilerini dile getirdi. Belediye iflçilerinin ailelerinin de kat ld, Art k yeter duyun bizi yaz l pankart n aç ld yürüyüfle birçok DKÖ zmir den DESA ya destek zmir Deri flçileri Dayan flma ve Yard mlaflma Derne i üyesi iflçiler, 2 Haziran 2008 Pazartesi günü Basmane Dericiler K raathanesi önünde, Desa Deri iflçilerinin direnifline destek olmak için bir bas n aç klamas yapt. Aç klamada, DE- SA iflçisinin, tersane iflçilerinin, YÖRSAN iflçilerinin yan nda olduklar vurguland. ( zmir) fiubeler Platformu direniflteki iflçileri ziyaret etti! Art k yeter, duyun bizi! de destek verdi. U ur Mumcu Bulvar ndan kortej oluflturularak Valilik önündeki Yunus Emre Park na kadar yüründü. flçiler ve eyleme destek verenler parkta beklerken sendika baflkanlar ve iflçiler bir grup var! Patronlarla kol-kola çal flan Bölge Jandarma, DESA ya adeta kamp kurmufl. Direniflin ilk günlerinde yaflanan gözalt - lar n ard ndan, iflçileri y ld ramayan jandarma, bu defada istihbarat birimleri arac l yla DESA dan ayr lm yormufl. Sivil ekipler ifl yerine girerek, iflçileri direnifle karfl k flk rtmak için tek tek iflçilerle görüflüyormufl. Ayr ca fabrikan n dört bir yan na kameralar, ses alma cihazlar yerlefltirilmifl, iflçiler sürekli dinleniyor, kameraya al n yormufl. Bunlar direnifl öncesinde olmayan fleylermifl. 6 yafl ndaki o lu Ayberk ile direnifle kat lan Emel Yavuz ve 14 ayd r fabrikada çal flan Meltem Sine de, direniflten oldukça umutlu olduklar n söyleyenlerden. Bunu ise flu sözlerle dile getiriyor Meltem: Bu ço umuzun ilk deneyimi. Ancak umutluyuz ve yapt m z n do ru bir fley oldu una inan yoruz. DESA iflçileri kötü örnek oluyor! Daha sonra direniflteki erkek iflçiler al - yor sözü. Onlar da oldukça coflkulu ve kararl lar. Jandarman n gerçeklefltirdi i gözalt - lar kararl l klar n daha da kamç lam fl. 1.5 y ll k fabrika iflçisi Kadir Topkara, 435 YTL maafla talim ettiklerini, fazla mesailerin ise, ço unlukla denklefltirme denilen yöntemle ödenmedi ini söylüyor. Bunun anlam, iflçi hafta içi izin al rsa, mesaisinin kesilmesi. 2 y ll k iflçi Hüseyin So an ise, patronun jandarma ile nas l bir iflbirli i içinde hareket etti inden, nöbetçi kulübesine konulan kamera ve ses alma cihaz ndan söz ediyor ve Bizi oturdu umuz yerden kovmaya çal fl yorlar. Bahçenin f skiyesini, ya murlu havalarda bile üzerimize s k - yorlar, tüm çöpleri bulundu umuz yere at yorlar diyor ve bir yandan da bu söylediklerinin gerçekleflti i anlarda çekti i resimleri gösteriyor. Hüseyin sözlerini flöyle sürdürüyor: Sanayideki ilk direnifl bu. Bunun için de patronlar bu aralar bir araya gelerek, bizim patrona destek veriyorlar. Çünkü buraya sendika gelirse, sanayideki di er fabrikalara da gelece inden korkuyorlar. Gerçekten de, sanayideki hiçbir fabrikada sendika yokmufl. Bu nedenle de DESA grevi tüm patronlar oldukça panikletmifl. Çünkü DESA iflçileri kötü örnek oluflturuyor! flçiler, maafllar n n yetmemesi nedeniyle, herkesin borç içinde yaflad n söylüyor. Ve hepsi de ekme i, tuzu bile bakkala borç yazd r yorduk. Kredi çekmeler bafllam flt. Bakkala olan ayl k ekmek ve makarna borcu bile 400 YTL yi geçiyordu. Herkes zaten iflas çekmiflti. fiu an çal fl p çal flmamak aras nda bir fark yok. Öyle de param z yoktu, böyle de yok. Ama böyle en az ndan haklar m z almak için direniyoruz diyorlar. Söylenenlere kat lan, iflçilerden Recep Geyir ise kendilerini sendikalaflmaya götüren bafll ca nedeni flu sözlerle aç kl yor: stedik ki insanlar keyfi olarak iflten ç karmak öyle kolay olmas n. nsanlara eflya muamelesi yap lmas n, korkutularak çal flt r lmas n. Bu arada içerdeki mesai saati doluyor. Çal flanlar n direniflteki iflçilerin yan ndan geçmesi, yan na gidip konuflmas, yani herhangi bir biçimde temas n engellemek için, servisler bahçeye geliyor. Böylece direniflteki iflçilerin o günkü mesaisi de bitiyor. Ve herkes, sendikan n düzenli olarak gönderdi i servise binerek, bir sonraki gün, fabrikada sabah mesaisinin bafllad saatte direnifl yerine gelmek üzere oradan ayr l yor. (Kartal) oluflturarak Vali ile görüflmeye gittiler. Vali nin yerinde olmamas nedeniyle Hatay Vali Yard mc lar ndan Ömer Bedrettin Sa söz ile görüflüldü. Görüflmeden sonra mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini, sorunlar n n çözümü için sonuna kadar mücadele edeceklerini belirttiler. (Mersin) Lever iflçileri grevde Gebze de bulunan Lever Fabrikas nda çal flan iflçiler, patronun örgütsüzlefltirme sald r lar sonucu iflten at l nca, direnifle geçtiler. TÜMT S üyesi olduklar için iflten ç kar lan 64 iflçinin direniflleri, devam ediyor. Direniflin 16. gününde görüfltü ümüz TÜMT S stanbul fiube Sekreteri Ali R za Atik, iflçilerin, iflyerinde iki ayr taflerona ba l olarak çal flt r ld klar n, bu tafleron firmalardan birinde sendikal örgütlenmenin ço unlu u sa lad n, ancak di erinde henüz ço unlu a ulafl lamadan, iflten at lmalar n gündeme geldi ini söyledi. Bu örgütsüzlefltirme sald r s n n tafleron firmalardan ziyade, do rudan Lever patronlar ndan kaynakland n da belirten Atik, Lever patronunun, iflçilerin at lmas için tafleronlara da bask yapt n vurgulad. PETK M iflçisi özellefltirmeye karfl! Socar-TURCAS ortakl konsersiuma sat larak özellefltirilmek istenen PETK M e iflçisi sahip ç kt. 29 May s Perflembe günü PETK M önünde biraraya gelen iflçiler, PETK M in özellefltirilmesinde son noktaya gelindi aç klamas yapan hükümeti protesto etti. flçiler sabah servislerle A kap s önünde topland. Yaklafl k kiflinin kat ld eylemde konuflan Petrol- fl Genel Baflkan Mustafa Öztaflk n, PET- K M in 20 y ld r özellefltirilmek istendi ini söyledi. Telra iflçileri haklar n istiyor! Çerkezköy de bulunan Profilo Telra da at lan iflçiler haklar n istiyor. Türk-Metal Sendikas n n örgütlü oldu u Profilo dan at lan iflçiler flirketin stanbul daki merkezi önünde bir bas n aç klamas yapt. 30 May s Cuma günü Profilo Al flverifl Merkezi önünde biraraya gelen iflçiler Profilo dan 700 iflçinin at ld n, bu iflçilerden 250 sinin haklar n n ödenmedi- ini dile getirerek okula giden çocuklar na harçl k veremeyecek duruma geldiklerini söylediler. Eczac bafl da sendika tahammülsüzlü ü Gebze Organize Sanayi Bölgesi nde faaliyet gösteren ve Eczac bafl Toplulu u içinde yer alan E-Kart Elektronik Kart Sistemleri A.fi de çal flan iflçiler eylem yapt. 28 May s günü Levent teki Eczac bafl Holding önünde biraraya gelen iflçiler, sendikalar n n muhatap olarak kabul edilmemesini protesto etti. Elektronik Kart Sistemleri A.fi de Bas n- fl Sendikas n n iflçileri üye yaparak yetkiyi almas na ra men patron, toplu sözleflme masas nda sendikay tan m yor. Eylemde konuflan Bas n- fl Sendikas Genel Baflkan Yakup Akaya, TÜS AD n 2006 y l nda Sendikal Haklar ve Küresel lkeler Sözleflmesini imzalad n ancak sendikay kabul etmedi ini söyledi. Lastik iflçileri grevde! Lastik iflkolunda örgütlü iflçiler patronlar n enflasyon oran nda zam yapmak istemesine karfl insanca yaflanacak bir ücret içini greve ç kt. Grevleri daha önce üç kez Milli güvenli i ve halk sa l n tehdit etti i gerekçesiyle yasaklanan lastik iflçileri, haklar n almak için yeniden greve ç kt. zmit ve Adapazar nda bulunan Goodyear, Brisa ve Pirelli lastik fabrikalar nda çal flan 4 bin iflçi 1 Haziran günü grev pankartlar n ast. D SK e ba l Lastik- fl Sendikas n n öncülü ünde gerçekleflen grevde sendika ilk alt ay için yüzde 12 lik, ikinci alt ay için enflasyon oran nda ve ikinci y l ise 6 ayl k dilimler halinde enflasyon art bir puan ücret art fl talep ediyor. Patronlar n teklifi ise % 4 civar nda. Grevlerinin 4. gününde fabrikalar n n önünde biraraya gelen Pirelli iflçileri davul zurna eflli inde halaylar çekerek sloganlar n hayk rd. Grevin 7. gününde görüfltü ümüz Lastik- fl Kocaeli fiube Sekreteri Seyit Aky ld z, gazetemize yapt aç klamada, flu an iflçilerin yasal haklar n kullanarak, kararl bir biçimde grevi sürdürdüklerini söyledi. Grevin 4 fabrikada, 2 fler kiflilik gözcülerin denetiminde sürdü ünü, iflverenlerin henüz olumlu bir ad m atmad n da sözlerine ekleyen Aky ld z, direniflte geri ad m at lmayaca n ve talepleri kabul edilinceye kadar da, fabrikalarda üretime izin vermeyeceklerini aç klad.

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi 3 Bas n, milletin müflterek sesidir. Bir milleti ayd nlatma ve irflatta, bir millete muhtaç oldu u fikrî g day vermekte, hulâsa bir milletin

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7

Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Genel S ra No: 108 2007/19 Cep Kitapl : XXV ISBN: 978-9944-234-20-7 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen Av. Coflkun Ongun Kapak: Can Eren Bask ve Cilt Can Matbaac l k Tel: +90 212 613 10 77-613 15 47 Birinci

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler 2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar Konsolide Olmayan Veriler Rakamlarla Halkbank 70 y l Kooperatif ve KOB kredilerinde 70 y ll k tecrübe ve genifl müflteri taban Halkbank n rekabette kuvvetli yönleridir.

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

HASAR TÜRLER NE GÖRE BAfiVURU ADETLER OCAK-ARALIK 2009/2010

HASAR TÜRLER NE GÖRE BAfiVURU ADETLER OCAK-ARALIK 2009/2010 2010 Y l nda Güvence Hesab na Yap lan lar Rekor Düzeyde Artt A. Kadir KÜÇÜK Güvence Hesab Müdürü üvence Hesab nda 2010 y l nda yap - G lan baflvurularda yüzde 111 gibi rekor bir art fl yaflan rken, toplam

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU EMO İZMİR ŞUBESİ 30. DÖNEM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KOMİSYON RAPORU 6 Şubat 2016 Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

Beraber biriktirdiklerimiz...

Beraber biriktirdiklerimiz... Haberler SABANCI HOLD NG'TEN YEN YATIRIM Sabanc Holding bünyesinde yer alan Ç MSA Çimento Sanayii ve Tic. A.fi. Kayseri Tesisi'nde gerçeklefltirilmesi planlanan yaklafl k 30 milyon dolar tutar ndaki yat

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Tarih yazan Gazi Osman Pafla Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl s ras nda Türk askerinin yazd

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1

FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1 FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1 FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 2 De erli arkadafllar m, Düzce deki üretim tesislerimizin temel atma törenini, 20 Eylül 2006 tarihinde gerçeklefltirece imizi bildirmekten

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi)

İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA. : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi) YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR. İSTANBUL ( ). İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA GÖNDERİLMEK ÜZERE ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALI : TMMOB Şehir Plancıları Odası (İstanbul Şubesi) :

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor Beden Ruh ile Bulufluyor Düzenli bir flekilde Yoga Hareketleri (Asanalar) yapan bir insan sadece her bir kas n esnetip güçlendirmekle kalmaz ayn zamanda daha iyi uyur metabolizmas n gelifltirir ve ideal

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES

5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES 5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES Yunus YELMEN * I-Girifl Sosyal güvenlik mevzuat uygulamas

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

BU DİRENİŞ DE GÖSTERDİ Kİ KAZANMANIN YOLU İCAZETÇİLİKTEN DEĞİL HAK ARAMADAN GEÇİYOR.

BU DİRENİŞ DE GÖSTERDİ Kİ KAZANMANIN YOLU İCAZETÇİLİKTEN DEĞİL HAK ARAMADAN GEÇİYOR. BELTAŞ İŞÇİLERİ DİRENDİ VE KAZANDI BU DİRENİŞ DE GÖSTERDİ Kİ KAZANMANIN YOLU İCAZETÇİLİKTEN DEĞİL HAK ARAMADAN GEÇİYOR. DİRENEN BELTAŞ İŞÇİLERİNİ KUTLUYORUZ CHP li belediye başkanının yönetimindeki BELTAŞ

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

SIVILARI ÖLÇME. Marketten litreyle al nan ürünlerden baz lar afla da verilmifltir.

SIVILARI ÖLÇME. Marketten litreyle al nan ürünlerden baz lar afla da verilmifltir. S v lar Ölçme MATEMAT K SIVILARI ÖLÇME Marketten litreyle al nan ürünlerden baz lar afla da verilmifltir. Baflka hangi ürünleri litreyle al rs n z? S v lar ölçme birimi litredir. Litre = L Arda, evlerindeki

Detaylı

PALANDÖKEN'E KATKILARIM

PALANDÖKEN'E KATKILARIM nsanlar Yaflad kça Mehmet Ünver PALANDÖKEN'E K fi SEL KATKILARIM lk kez seksenli y llar n ortas nda gitmifltim Palandöken Kayak Merkezi'ne. Da da özel sektöre ait küçük bir otel vard o zamanlar. Telesiyej

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu

Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu G R fi Girifl Bu kitapç k Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) taraf ndan, befleri t bbi ürünlerin güvenlili inin izlenmesi ve de erlendirilmesi hakk

Detaylı

Kontratl Hofl Geldiniz Paketleri Kampanya Taahhütnamesi

Kontratl Hofl Geldiniz Paketleri Kampanya Taahhütnamesi KONTRATLI HOfi GELD N Z PAKETLER KAMPANYA TAAHHÜTNAMES TURKCELL LET fi M H ZMETLER A.fi. ye; Turkcell letiflim Hizmetleri A.fi. ( flbu Taahhütnamede k saca TURKCELL olarak an lacakt r) nin 22.06.2010 tarihinden

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı