Ankara da Temel Atma Töreni

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ankara da Temel Atma Töreni"

Transkript

1 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 1 İrtibat: İST DAKİ SİVAS PLATFORMUNDA ÖNEMLİ BİR SUNUM: TARLALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ PROJESİ PİLOT UYGULAMA SİVAS TA! Ankara da Temel Atma Töreni Ankara da DİVRİĞİ VAKFI İLE TAŞAL GRUP İNŞAAT LTD. ŞTİ, 2012 yılının Eylül ayı gibi kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmış, sözleşme sonrası gerekli yasal işlemler sonucu inşaat ruhsatı alınmış,05/01/2013 tarihi itibari ile değerli vakıf üyeleri ve hemşerilerimizin katılımı ile temel atmakla, birlikte kurban kesilmiş ve törene katılan tüm Divriğili dostlarımıza Karasar Köy Derneği nde pilav ikram edilmiştir. İstanbul Sivas platformunun, Mecidiyeköy kültür merkezinde, 06 Ocak 2013 günü düzenlediği proje tanıtım toplantısına çok sayıda Sivas Merkez ve ilçelerinden katılım oldu. Projeyi hazırlayan ve sunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 8 yıldır müsteşarlığını yapan hemşerimiz, ziraat yüksek mühendisi Sn. Vedat Mirmahmutoğulları.Heyecanlı sunumu dikkati çekti. İnandırıcılık kazandırdı. Konu özetle şöyle:amaç, mevcut yasalarda bölüne bölüne çok küçülmüş olan tarım arazisinin, tarlaların tapusu mal sahiplerinde kalmak üzere, sınırlarının ortadan kaldırılarak komple ekilip biçilmesi...birbirleriyle sınırdaş, aynı ürün ekilebilecek ne kadar tarla varsa birleştirilerek, tapuda parsel gözüken arazi 4-5 parsel olarak mütalaa edilecek;şirketler aracılığı ile profesyonelce tarıma kazandırılacak.köyünde yaşayan vatandaş öncelikle istihdam edilecek, gurbetteki mülk sahipleri de şirketin yıllık kazancından payına düşeni alacak. MUSTAFA TARAKÇI * Özgeçmiş HADİ BAKALIM 2012 nin son gününde Ulusal gazetelerin birinde manşet olarak PKK/Kürt meselesi verilmişti: Masada takvim var deniliyor, ardından da şu ifadeler kullanılıyordu: İmralı yla yürütülen ve ana gündem maddesi PKK nın silah bırakması olan temaslarda bir takvim belirlendi. (Devamı,s.8 de) Hangi arazide en iyi hangi ürün yetişirse o ekilecek, ziraat mühendisleri aracılığıyla modern tarım yapılacak. Ekilmeyen arazi bu suretle ülke ekonomisine yeniden kazandırılmış olacak. Türkiye nin öncelikle bir tarım ülkesi olduğu yeniden hayata geçirilecek. Bu proje ülke çapınca 2. Büyük alana sahip Sivas ta ilk olarak hayata geçirilmek isteniyor. Toplantıda hazır bulunan Ak Parti Genel Başkan yardımcısı, Koyulhisarlı hemşerimiz Sn. Ekrem Erdem, yaptığı kapanış konuşmasında bu projeye olan inancını ve projenin arkasında olduğunu belirtti. Bu proje, kurulacak şirketler vasıtasıyla hayata geçirilecek. Bu şirketlere 6. Bölge teşvik primleri verilecek. Gerekirse yabancı şirketlerde bu sahada çalışabilecekler. Şirketlerin öncelikle yöre insanı tarafından kurulması ve yönetilmesi özendirilecek. Konunun hayata geçirilmesinde, gurbetteki köy derneklerinin, federasyonların, Sivas Platformunun, diğer sivil toplum kuruluşların önemine vurgu yapıldı. Soru-cevap periyodunda söz alan hemşerimiz Prof. Dr. Mahir Tevrüz; projeyi destekleyen ifadeler kullandı. Ayrıca bu konunun yalnız tarımda değil, hayvancılıkta da uygulanmasına dikkat çekti. Akıncılar, Koyulhisar, Suşehri, Yıldızelili hemşerilerimiz proje hakkında duydukları memnuniyeti ifade ettiler. Ancak, bu projenin hayata geçirilmesi için yasal düzenlemeler yapılmasını ihtiyaç olabileceğini vurgulayanlar da oldu. Röportaj: MEHMET BIYIK Her insan kendi ismini taşıyan bir okul olmasını ister. Divriği ye bir okul daha kazandırmak gayreti içindeyiz. Milli eğitim ve üniversite ile görüşmelerimiz devam ediyor. Henüz bir karara varmış değiliz... Mehmet Bıyık Konu ile ilgili olarak Vakıf Başkanı Sayın Cemal Karahalil şu bilgileri vermiştir: Tuzluçayır daki arsamızda,her katta 2 daire olmak üzere yapılacak toplam 10 dairenin 4 ü Vakfımıza ait olacaktır. Dairelerin satışından elde edilecek gelirle, Divriği de Divriği Belediyemizin açmış olduğu ihaleden aldığımız arsanın (eski hastane yakını) üzerine bakıma ihtiyacı olan yaşlılarımızın kalan yaşamlarını huzur ve güven içerisinde geçirecekleri YAŞLILAR EVİ, misafirlerimizin konaklayacağı DİVRİĞİ KONUKEVİ yaptırmayı, kalacak parayla da ANKARA da, gücümüz oranında Derneklerimizle ortak arazi alıp, içerisinde sosyal tesislerimizin de olacağı DİVRİĞİ ormanı ve Piknik alanı yapmayı planlıyoruz. Yeni Divriği Gazetesi olarak bu düşünce ve faaliyetin hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz. KÖMÜR YARDIMI Divriği Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından ilçemiz köy ve mahallelerinde kayıtlı ihtiyaç sahibi, yaşlı, özürlü, öğrenci, şehit ve gazi ailelerinden oluşan 400 haneye 600 ton kömür yardımı yapılmıştır. 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 1 ÜCRETSİZDİR

2 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 2 İrtibat: Çarşamba Pazarı Akarsu Divriği den Bildiriyor: Divriği'de yoğun kış şartlarının etkileri görülmeye devam ediyor. 9 Ocak 2013 Çarşamba günü ilçe pazarı oldukça cansız geçti. Yolların kapalı olması nedeniyle birçok pazar esnafı pazar yerine gelemedi. Satış yapan birkaç esnafın haricinde neredeyse kimse yoktu. Alış-veriş için gelen insan sayısı da çok azdı. Fiyatlarda bir hayli yükselme oldu. Hamsi 5, marul 2,5, kestane 7,5-10, domates 3-4, portakal 1-1,5, muz 5, nar 2,5, salatalık 2, karnabahar 2 TL'den pazar kasalarına çıktı. Divriği'nin pazarı meşhurdur. Tıklım tıklım olan, yoğun alışverişlerin yaşandığı Çarşamba Pazarı'nın neredeyse boş olması enteresan karşılandı... DİVRİĞİ DE KIŞ-2013 Akarsu Divriği den bildiriyor 2012 de Divriği ye iyi kar yağmıştı. Çarşı içinde cm. ye varan kar kalınlığı vardı. Arabalar yollarda kalmıştı. Bu sene de kış kendini iyice gösterdi.7,8,9,10 Ocak 2013 günleri aralıklarla yağan kar bazı ağaç dallarının ağırlığa dayanamayıp kırılmalarına sebep oldu. Edinilen son bilgilere göre kar kalınlığının yer yer bir metreye ulaştığı, Divriği de adeta dayatın durma noktasına geldiği doğrultusunda... Öğretime ara varildi. Araç trafiği nerdeyse durdu. Çoğu köyle irtibat kesildi. İlçe Özel İdare Müdürlüğü nün yoğun gayreti,ulaşıma kapanan 30 kadar köyün yollarının kısa sürede açılacağına işaret gibi... Sokaklarda insan görmek neredeyse imkansız. Çarşı esnaflarından Yeşil Divriği Pide Fırını sahibi olan Dağıstan Yıldırım la yapmış olduğumuz sohbette pide satışının yarı yarıya düştüğünü, işlerde azalma olduğunu öğrenildi. Çarşıdaki diğer dükkan esnaflardan Fuat Dağdelen,Çarşı nın boş olmasında köylerden gelenin olmamasının da rolü olduğunu söyledi. Şoför esnaflarından Naci Küpeli, yoğun kar yağışı dolayısıyla taksilerle işe çıkamadıklarını, mahalle aralarına araçlarla giremediklerini, hatta zaman zaman siftah etmeden günü bitirdiklerini söyledi. DİVRİĞİDE DOĞAYA YEM BIRAKMA Akarsu Divriği den bildiriyor Divriği İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekiplerince tarihinde ağırlaşan kış şartlarından olumsuz etkilenen kuşlar ve diğer yabani hayvanlar için doğaya yem bırakıldı. Divriği İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürü Hasan Hüseyin Özdemir in yaptığı açıklamada; her yıl olduğu gibi Maltepe Köyü anayol güzergâhı, Yazı Köyü anayol güzergâhı ve çevresine ekiplerimizce olumsuz hava koşullarından etkilenen kuşlar ve yabani hayvanlar için yem bıraktıklarını söyledi. Kış aylarında yaban hayvanlarının aç kalmaması için ilçemizde yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Yem bırakmak için belirlenen noktalar var. Yem bırakma işlemini yerleşim yerlerinden uzak, yaban hayvanlarının yoğunlukla yaşadığı yerlerde yapıyoruz. Şu an yapılan bu çalışmalarda özellikle geçmiş yıllara oranla azalan keklik populasyonunun artacağını düşünüyoruz. Özdemir, sürdürülebilir bir yaban hayatı için bu tür çalışmalara önem verdiklerini kaydetti. Genel Yayın Yönetmeni ve Yayın Koordinatörü MUSTAFA TARAKÇI Mizanpaj: Mutlucan AYDIN Bünyamin ŞAHİN Halkla İlişkiler-Tanıtım: Ayla YERLİKAYA VERGİ DAİRESİ: Göztepe VERGİ KİMLİK NO: OCAK 2012 SAYI:43 SAYFA 2 ÜCRETSİZDİR

3 15 OCAK 2013 SAYI:43 SAYFA 3 İrtibat: SİVAS-ANKARA, SİVAS-İZMİR, SİVAS-ANTALYA Müsteşar Soluk tan yılın ilk müjdesi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşarı hemşerimiz Habib Soluk, Sivaslılara yılın ilk müjdesini verdi. Sivas-İstanbul karşılıklı uçak seferlerinin halen devam ettiğini ve vatandaşlardan ciddi bir talep gördüğü için doluluk oranlarının yüzde yüzlere kadar çıktığını belirten Soluk, 2013 yılında ilimizden yeni uçukların başlayacağının da müjdesini verdi. Hazırlanan uçuş programı kapsamında Şubat veya Mart ayında Sivas tan daha önce iptal edilen Ankara ile birlikte Antalya ve İzmir e uçak seferlerinin başlayacağını müjdesini veren Soluk, İstanbul un yanı sıra en fazla Sivaslı bulunan illerimizin başında İzmir ve Antalya da geliyor. Buradaki hemşerilerimizin sılasına özlemini gidermesi, ilimizdeki hemşerilerimizin ise gurbetteki yakınlarını ziyaret edebilmesi için uzakları kısaltarak uçuş planları hazırladık. Şubat ayının sonunda veya Mart ayının başında Sivas tan İstanbul un yanı sıra Ankara ya, İzmir e ve Antalya ya uçak seferleri başlayacak dedi. UÇAĞINIZA SAHİP ÇIKIN Sivas tan İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya ya yapılacak uçak seferlerinin aksatılmadan devam etmesi halinde yurtdışı uçuşlarının da başlayabileceğini dile getiren Soluk, Sivaslıların uçağa sahip çıkmalarını istedi. Soluk, uçakların doluluk oranına göre uçuşların devam edip etmeyeceğine karar verildiğini belirterek, Şirketler uçakları boş olduğu durumda uçuşları iptal ediyor, ancak talep olduğu takdirde yeni seferler dahi koyabiliyor. Benim Sivaslı hemşerilerimden istediğim uçağa talep ve ilgi göstermeleridir dedi Yalnız din kardeşi değiliz! HABER/ANALİZ: M.T.-İst. Başbakan Erdoğan 29 Aralık 2013 günü Şanlıurfa daydı. Şanlıurfa nın bağımsız bir belediye başkanı olmasına karşın, çok kalabalık bir kitle Erdoğan ı dinlemeye gelmişti. Morali yerinde gözüken ve bazı kelimelerin üstüne basa basa konuşan Başbakan, önemli bir tespit ve yaklaşımı dile getirdi. Tartışmaya değer bu sözleri aşağıya aldım: Ne Arap ın Kürt e, ne Kürt ün Türk e, ne Türk ün Kürt e üstünlüğü yoktur. Hepimiz kardeşiz. Birbirimizi paradan, puldan, makamdan, ırktan dolayı sevmeyeceğiz. Sadece Yaradan dan ötürü seveceğiz. Mesele budur. Bizi birbirimize bağlayan en güzel bağ, mensubu olduğumuz İslam dır, o kardeşliktir. Bu yaklaşımla Sayın Başbakan, Türk-Kürt kardeşliğini yalnız bir parametreye, yani İslam a İndirgemekle biraz haksızlık eder gibi olmaktadır. Kardeşliğimizin başka gerekçeleri, başka nedenleri de vardır. Mutlaka din kardeşliği çok önemlidir ama bütünü anlatmaya yetmez! Kardeşliğimizin tam ifadesi kültür dür. Kültür kardeşliğidir. Zira kültür ün içinde kuşkusuz din vardır. Ama dinden başka tarih, ortak geçmiş, gelenek görenekler, güzel sanatlar, ahlak, hukuk, vatan sevgisi, yaratılan ortak edebiyat, müzik, tiyatro, sinema, ortak hukuk içinde yaşama, alınan benzer terbiye,ve eğitim; düşmana karşı birlikte hareket etme... Tüm bu ve buna benzer özellikler kültür olgusunun birer parçası... Biz, din, tarih ve kültür kardeşiyiz dense mesele daha iyi tanımlanmış olacak. Tüm bu ortak özelliklerimiz varken, bu topraklar da 1000 yıldır ortak bir kaderi paylaşıyorken,ortak ticari faaliyetler, hısımlık ilişkilerimiz varken,tüm bunları bir kenara itip din kardeşiyiz demek uygun ve yeterli değildir. Bu yaklaşım her şeye din odaklı bakmayı da beraberinde getirir ki bu da laik düşünmeye, laik yaşam biçimine aykırıdır. Din vardır ve lüzumludur. Ancak, gerek toplumların, gerekse ailelerin ilişkilerinde din her şey değildir. O kadar çok insan var ki hiçbir dini eylem ve söylem içinde olmadan yıllardır yaşayıp gidiyor... İYİ Kİ BU GAZETEYİ ÇIKARIYORUZ! 06 Ocak 2013 günü Mecidiyeköy çok katlı otoparkın üst katında, Sivaslı hemşerilerimizin pek çoğunun şu veya bu nedenle gitmiş olduğu sosyal tesis konferans salonu girişinde; köylerde tarlaların birleştirilerek topluca ziraata açılması konferansı öncesi hemşerimiz Sn. Prof. Dr. Mahir Tevrüz ile sohbet ediyoruz. Konuşmamızın bir yerinde, güzel bir gazete çıkardığımı söyleyip, beni tebrik ettikten sonra şu bilgiyi vermesi, onca emeğin heba olmadığı konusunda güzel bir örnekti, bana büyük cesaret ve mutluluk verdi: Geçen sayımızda Divriği ye yapılacak TOKİ evlerinin 8 kat olacağını belirtmiş, onun 4/5 kata indirilmesini istemiştik. Mahir hocamız bu haberi okuduktan sonra tutmuş Belediye Başkanını telefonla aramış; böyle böyleymiş demiş. Ne güzel değil mi? İşte bu gazete bunun için var. İyi ki bu gazeteyi çıkarıyoruz. İyi ki sizlerde okuyorsunuz. Teşekkürler REKLAMIN ÖNEMİ! Son günlerde İstanbul un önemli caddelerinde HABERTÜRK GAZETE ve Televizyon unun yazarlarını ve ekran yüzlerini gösterir afişler var. İki yıldır Yeni Divriği İnternet Gazetesi ne emek verenler olarak, bu reklamlarla, büyük küçük bütün medya unsurlarının dertlerinin ortak olduğunu gördük. Demek, TV olarak aldıkları reklam gelirleri; Gazete olarak aldıkları gazete ücret ve reklam gelirleri yeterli gelmiyor ki, reklamla reklam kazanma yoluna gidiyorlar! Yeni Divriği İnternet Gazetesi eski sayılarını okumak için Sitesini tıklayınız. ŞİİR YARIŞMASI DİVRİĞİ Konulu şiir yarışması düzenlenmiştir. Divriği nin özellik ve güzelliklerinin yansıtıldığı,azami5 dörtlük veya 30 satırı geçmeyecek şiirler değerlendirilmeye alınacaktır. Şairlerimizin Divriği doğumlu ve şiirin yeni kaleme alınmış, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış olması aranacaktır. 1nci,2nci,3ncü seçilen şiirlere gazetemizde de yayınlanacak onur belgesi verilecektir. Yarışma Ocak 2013 ayı için geçerlidir. Sonuçlar 1 Şubat 2013 tarihli sayımızda yayınlanacaktır. ÖZEL NOT Gazete yönetimi olarak aşağıdaki hemşerilerimizin özellikle katılımımı arzu ediyoruz: İsmail Aydoğmuş, Mahir peşken, Hasan Kocabaş, Arzu Karaca, Sefer Kocakaya,Ahmet Yozgatlı, Mustafa Şekerci, Ali Höbek,Divriği deki Liselerin edebiyat öğretmenleri ve öğrencileri, MYO nun Divriği doğumlu öğretim üyeleri ve öğrencileri DEĞERLENDİRME KURULU: Mustafa Akgün, İsmail Aydoğmuş, Ali Haydar Yalçın, Ahmet Yozgatlı, Mustafa Tarakçı 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 3 ÜCRETSİZDİR

4 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 4 İrtibat: YARIM ASIRLIK GAZETE: YEŞİL DİVRİĞİ! (İkinci ve son Bölüm) Fatma Pekşen den SÖYLEŞİ Muhakkak arşiviniz vardır. İlk çıkan gazete duruyor mu? Eski sayılardan yararlandığınız oluyor mu? Ne yazık ki ilk çıkan gazetemiz durmuyor. Üç dört yıllık arşivimiz, o yıllarda Iğımbat tan gelen ve birkaç kişinin boğulmasıyla neticelenen selde yok oldu, suya kapılıp gitti. Ben şahsen çok merak ediyorum bu ilk sayıları. İhsan Çalapverdi ağabey, kendisinde ciltlenmiş halde Yeşil Divriği Gazetesi nin eski sayılarının bulunduğunu söyledi çok mutlu oldum. Bazı kütüphanelerde de ilk sayılardan varmış. İlk günden beri aboneliğini sürdüren var mı? Vardır elbette. Birden aklıma gelmiyor ama çok sadık okuyucularımız var. Kutlu Özen, Samim Başbuğ, Necati Yüksel, Sabri Koz, Ahmet Yozgatlı bunlardan bazıları. Ellerine gazete ulaşmadığı zaman, telefon açıp ahvalini soranlar var. Hatta büyük şehirlerde, apartmanlardaki posta kutularında bizim gazeteyi görünce, birbirleri ile hemşeri olduklarını anlayıp dostluk kuranlar oluyormuş. Daha önce birbirini tanımazken, gazete aracığıyla kaynaşmış olmaları bizi mutlu kılıyor elbette. Ne gibi tepkiler alıyorsunuz? Olumlu ya da olumsuz Olumlu yönde oluyor ekseriyetle. Kötü bir durum yaşamadık şimdiye kadar. En uzak aboneniz nerede? Yani en uzak hangi şehre ya da ülkeye gidiyor Yeşil Divriği? Abonelerimiz arasında Türkiye dışında Almanya, Hollanda, Fransa baş sırayı alıyor. Amerika bile var. Amerika dan Ali Mansuroğlu na her sayısı muhakkak gidiyor. Nerde basılıyor? Siyah-beyaz olanı biz burada kendi matbaamızda basıyoruz. Renkli olan özel basımları ise Ankara da bastırtıyoruz. Kaçıncı kuşak gazeteye emek vermekte şimdi? Babam gazetenin kurucusu ve emekçisi olarak halen çalışıyor. İki kız kardeşim, eşim ve ben de emek veriyoruz. Dedem Mahmut Bozkurt da 1975 ten 1990 a kadar Divriği nin Sesi Gazetesi ni çıkardı. Dedemi de hesaba katarsak üçüncü kuşağız şu anda. Kız kardeşlerimden Hâkime Fazilet Özdoğan bizden emekli olmasına rağmen, hâlâ muhabirlik yapıyor. Bolu Mudurnu da evli olan, oradaki bir hastanede hemşirelik yapan diğer kız kardeşim Adalet Elifhan Nural da evlenene kadar gazeteye hizmet etti. Eşim Özlem Tan Bozkurt gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yürütüyor. Torunlar içinde gazetecilik eğitimi gören, görmek isteyen var mı? Henüz yok. Ama zaten otomatik olarak gazete havasını solumuş oluyorlar. Eğitimini alsalar da almasalar da içinde bir şekilde yer alıyorlar zaten. Gazeteyi doldurmak zor olmuyor. Haberler, spor haberleri, köşe yazarları, kayıp ilanları, duyurular, tebrikler, ihaleler vs derken bazen yer yeterli gelmiyor bile. Yazarlarımız elbette ki sevilerek okunuyorlar. Emek verilip hazırlanmış yazılar, geleceğe önemli bir miras olarak kalacak düşüncesindeyim. Gazete için haber yaparken başınıza gelmiş kötü bir olay var mı? Çok ağır bir şey atlatmadık ama bir keresinde bir haber için Arege Köyü ne gidiyorduk. Mahmut Pancaroğlu nun cipi içindeydik. Köye az bir mesafe kala, coşkun akan derenin içinden geçerken cip takla atarak devrildi. Herkes dışarı çıkabilmiş, ben çıkamadım. Kendimi de kaybetmişim. Muraaat Muraaattt! sesleriyle kendime geldim. Canımı dışarı zor attım. Komik, unutamadığınız bir olay yaşadınız mı peki? Bazen oluyor. Ben İzmir de Belediye Gazetesi ni çıkarırken bir gün parkta oturuyordum. Baktım yan tarafta bir adam bulmaca çözüyor. Çözdü çözdü, bir yere geldi takıldı kaldı. Uğraşıyor uğraşıyor bulamıyor. Ben dayanamayıp cevabını söyledim. Ters ters baktı bana. Sen nereden biliyorsun? dedi. Ben de o bulmacayı hazırlayan benim dedim. Gülüştük. Gene 70 li yıllarda bir köyde cinayet işlenmiş. Savcı, jandarma, polis kalabalık bir ekiple olay mahalline gitmiş. Babam Hayber Bozkurt da yanlarında tabii. Ölmüş olan adam yerde yatıyormuş. İki kaşının ortasında da kurşun deliği varmış. Kendilerini götüren şoför, saf saf Allah gözünü korumuş. Ya bir de gözüne isabet etseydi! deyince, cenaze sahipleri de dâhil herkes kahkahalarla gülmüş. Gazete haberi için en meşakkatli olarak nerelere gittiniz peki? Endişe, korku yaşadığınız oluyor mu? Oluyor elbette. Eski dönemlerde teröristler tarafından yol kesmeler yaşandı meselâ. Tünel içinde iki tren çarpışıyor. Maden de ağır bir kaza oluyor. Yangın, toprak kayması filan oluyor. Hepsine de gitmek durumunda kalıyorsunuz. Tehlikeyi göze alıyorsunuz ister istemez. Aslında Divriği sakin bir yer. Ağır vakalar olmuyor. Coşku da oluyordur muhakkak Olmaz mı? Meselâ Sadık Özgür Hastanesi nin temel atma töreni çok görkemli, sevinçli oldu. Günün bitmesini istemedik. Zaten tarihi bir yer olması sebebiyle ilçemizin ziyaretçisi hiç eksik değil. Çeşitli toplantılara ev sahipliği yapıyor. Ulucamii yi, türbeleri, konakları, çeşmeleri görmeye gelenler oluyor. Doğa turizmi, inanç turizmi ivme kazanıyor. Böyle olunca da gazetemizin ziyaretçisi de eksik olmuyor. Hepsine de yetişmeye çalışıyoruz. Matbaa da olduğu için işlerimiz çok oluyor. Ben şahsen kimsenin hazır haberine itibar etmiyorum. Gidip direkt kendim gözlemleyerek yazıyorum. Keşke başka meslekte olsaydım diye pişmanlık duyduğunuz oldu mu hiç? Hayır. Olmadı. Ama kolay bir mesleği icra etmediğimizi de özellikle vurgulamak isterim. Gazetede yayınlanan yazı artık sizden çıkmış oluyor. Sorumluluğunu taşımak durumundasınız. Ayrıca matbaanın çalışmalarını yürütmek durumundayız. Kartvizit, davetiye, ilân, broşür, katalog, takvim filan hepsi de kafa yorulması gereken çalışmalar. İmlâ hataları, bozuk ifadeler, yanlış tarihler olmamalı. Bunca çalışmanın yanı sıra Divriğispor basın sözcülüğü var, TRT muhabirliği var. Özellikle yaz aylarını daha yoğun yaşıyoruz. Zaman zaman sizden, yani Bozkurt Matbaası ndan çıkmış olan kitaplara rast geliyoruz. Bu yönünüz de mi var? Okul yıllarındayken edebiyatım iyiydi. Amcalarımdan birisi şairmiş, genç yaşta vefat etmiş. Yazıya, kaleme yatkınlığımız var. Divriği Kaymakamlığı nın Mâzi ve Âti nin Gözdesi: Divriği kitabını çıkardık en son. Bunun gibi başka çalışmalarımız da var. Sizce gazetecilik erkek mesleği mi? Bayan eleman kalıcı oluyor mu? Öyle bir ayrım yapamam elbette. Bizimki biraz aile mesleği gibi. Eşim ve kız kardeşlerim dışında bayan elemanımız olmadı. Staj için gelen kız öğrenciler oluyor o kadar. Ekseriyetle erkek çalışanımız oldu. Haber mi sizi buluyor, siz mi haberi buluyorsunuz? Ekseriyetle biz buluyoruz. Sayfa sayımız çok fazla değil zaten, dolması zor olmuyor. Gazete aracılığıyla kayıp bulma, eski dostunu bulma gibi hayırlı işlere vesile oldunuz mu hiç? Yakınlarda hatırlamıyorum ama olmuştur muhakkak Kaç sefer özel sayı çıkardınız peki? Bu özel günler nelerdi acaba? Haftalık 1500 adet Yeşil Divriği Gazetesi basıyoruz. Sekiz tane ilçe kütüphanesine gönderiyoruz. Resmi dairelere gönderiyoruz. Sivas ta Vilayet e, Karayolları na, Vakıflar a, Devlet Su İşleri ne, Divriğili bürokratlara, Sivas milletvekillerine gönderiyoruz. Aboneler var zaten. Özel sayılarda ise 4000 i aşkın okura ulaştırıyoruz. Özel sayılar, gazetenin kuruluş yıldönümü, Demir-Çelik Madeni nin kuruluş yıldönümü, Maden Festivali gibi özel durumlarda basılıyor daha çok. On ila yirmi sayfayı buluyor bu da. Murat bey bizi misafir ettiğiniz için teşekkür ediyor, yeni yaşınızı kutluyor, nice elli yıllara diyoruz. Ben de size Yeşil Divriği Gazetesi adına teşekkür ediyorum. MEHMET BIYIK Makine Müh./ İş Adamı *Her insan kendi ismini taşıyan bir okul olmasını ister. Divriği ye bir okul daha kazandırmak gayreti içindeyiz. Milli eğitim ve üniversite ile görüşmelerimiz devam ediyor. Henüz bir karara varmış değiliz. * Divriği de sanayileşmekten çok tarım, hayvancılık, turizm konusunda bir şeyler yapmak lazım! Bu konuda Divriği deki hemşerilerimizle hemfikir olmamız lazım! *Kaymakam Bey devletin temsilcisi. Onun görevi ayrı. Bana göre Belediye Başkanı Divriği nin sahibi olmalı. Hepimizin önüne düşmeli. MUSTAFA TARAKÇI: Divriği nin önde gelen iş adamlarından Mehmet Bıyık, çokları tarafından tanınır. İş dünyası içinde olduğunuz bilinir. Bıyık soyadı Divriği de saygın bir soyad dır. Sizinle epey bir süredir tanışıyoruz. Okurlarımızın sizi tanıması açısından kendinizden biraz söz eder misiniz? Divriği den ne zaman ayrıldınız, tahsil ve iş hayatınız,aileniz? MEHMET BIYIK: Divriğiliyim. Divriğili olmak bir özelliktir, güzelliktir. Kara Mahmut Mahallesi nde doğdum.1948 doğumluyum. Ortaokul u Nuri demirağ orta Okulu nde okudum.sonra, sivas ta Sanat Okulu nu bitirdim.istanbul Yıldız teknik Üniversitesi mezunuyum.makine Mühendisiyim. Mezun olduktan sonra bir süre Sivas ta Karayollarında çalıştım. Sonra İstanbul da 5 yıl kadar özel sektörde çalıştım. Daha sonra kendi işimi kurdum. Sanayiciliğe başladım. MUSTAFA TARAKÇI: Tarih verecek olursak? MEHMET BIYIK: 1972 de mühendis oldum. 91 yılında yedek parçacılık üzerinde, Karaköy de serbest ticarete başladım.daha sonra bir gurup, çoğu Divriğili arkadaşla Düzce deki,ito Kilit Fabrikası nı satın aldık. 16 yıl bu fabrikayı işlettik. MUSTAFA TARAKÇI: Bizim Divriğililer daha çok Kale Kilit i tanır, İTO KİLİDİ pek tanımayız. Aynı şeyler mi üretiyordunuz? Aranızda rekabet var mıydı? (DEVAMI MÜTEAKİP SAYFADA) 01 OCAK 2013 SAYI: 42 SAYFA 4 ÜCRETSİZDİR

5 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 5 İrtibat: MEHMET BIYIK: İTO NUN %90 ürünü Kale Kilit in ürünlerine benzerdi. Aramızda tatlı bir rekabet vardı ama farklı pazarlara yönelik satış yapıyorduk. Piyasada çeşitlilik yaratıyorduk. Sonra bu fabrikayı elden çıkardık. Yabancı bir şirkete devrettik. MUSTAFA TARAKÇI: Peki gelen parayı ne yaptınız? Nereye yatırdınız? (Gülüşmeler) MEHMET BIYIK: İthalata başladım. Uzak doğudan, İtalya dan ithalat yapıyoruz. 2 oğlumda işin içinde. Asıl onlar işi yürütüyorlar. Ben koordinatörüm. Kendi adımıza yurt dışında mobilya, metal mobilya aksamı üretiyoruz. Yaylar, menteşeler, mobilya aksesuarı... Çin den ithal ettiğimiz mallarda oluyor. Çoğunlukla yurt dışında ürettiğimiz kendi mallarımızı pazarlıyoruz. MUSTAFA TARAKÇI: Marka adınız ne Mehmet Abi? Kusura bakma samimiyetimize sığınarak Abi diyorum. Bey demek aramızı açıyor gibi! MEHMET BIYIK: Yok, dediğin gibi ben memnun oluyorum. Divriği de biz Abi, Dayı, Amca tabirlerini çok kullanırız. Markamızın adı FORS. 7-8 pazarlamacımız var. Gaziantep, Ankara, İzmir Bölge Pazarlama sorumlularımız var. Onlara bağlı elemanlar hırdavatçılara mallarımızı ulaştırıyorlar. MUSTAFA TARAKÇI: Birden iş âlemine girdik. Ben Bıyık ailesinden biraz daha söz etmek istiyorum? MEHMET BIYIK: Babam şoför, Sabri Bıyık. Ben Sabri Bıyık ın oğluyum. Abim Yusuf Bıyık halen Divriği de nakliyecilik ve inşaat malzeme satışıyla uğraşıyor. MUSTAFA TARAKÇI: Ben Yusuf Abi yi, marangoz Fatih Bıyık ı iyi tanıyorum. Yusuf Abi çay ısmarlamadan bırakmazdı. Sohbeti tatlıydı. Fatih te Divriği de yegâne marangozumuz. MEHMET BIYIK: Mustafa Bey, Divriği ler güzel insanlardır. Birbirleriyle dalaşmazlar, kıymet bilirler, hoşgörülü, geçimli insanlardır. Ben bir şeyi söylemeyi unuttum: Mezun olur olmaz iş bulamadım. Az parayla da çalışmak istemedim. Divriği ye eve döndüm. Kamyon şoförlüğü yapmaya başladım. Annem bir gün bana: Oğlum, komşular senin için okulu bitirememiş, mühendis olamamış diyorlar; git kendi işini yap! dedi. Onun üzerine Sivas ta kara yollarında mühendis olarak göreve başladım. Sonra İstanbul iş hayatı başladı. 2 oğlum var, 2 side işin başındalar. Evlendiler, gelinimin biri Amerikalı, çocuklar Beykoz Acarkent te biz Erenköy de oturuyoruz. İş yerimiz Kurtköyde... MUSTAFA TARAKÇI: Mehmet Abi, sizinle İstanbul da Divriği Çalıştay ında, Sivas Hizmet Vakfında beraber oluyoruz. Divriği sevdanızı yakından bilenlerdenim. Divriği sizin için ne ifade ediyor? MEHMET BIYIK: Divriği de olmak bir ayrıcalıktır. Divriği nin her tarafı aynı özellik ve güzelliktedir. Karamahmut, Arhusu, Erşün, Güllübağ, İmamoğlu, Abuçimen fark etmez... Köylerimizde Divriği den ayrılmaz bir parçamız! Divriğililer kendilerini memleketlerine borçlu hissederler. Bizde vefa borcu gelişmiştir. Divriği ye hizmet etmek yalnız para vermekle de olmaz. Sizde önemli bir hizmet veriyorsunuz. Büyük hizmet veriyorsunuz... Divriği yi bu günkü durumundan daha ileriye götürecek gayret ve uğraş işinde olmalıyız diye düşünüyorum. MUSTAFA TARAKÇI: Bu güzel düşüncelerinize katılmamak mümkün değil. Aynı duygular içindeyiz. Bizimde Divriği de evimiz, bahçemiz, dükkânımız, babamızın, ecdadımızın mezarı var. Komşularımız, akrabalarımız var. Bende elimden geldiği kadar, dilimin döndüğü, kalemimin yazdığı kadar Divriği ye hizmet etmek istiyorum. MEHMET BEY: Divriği de sanayileşmekten çok tarım, hayvancılık, turizm konusunda bir şeyler yapmak lazım! Bu konuda Divriği deki hemşerilerimizle hemfikir olmamız lazım! Onlara bu konuda gerekirse ilave eğitim vermek, yönlendirmek lazım. Sivas ta epey bir süre yaşadım. Sivas a göre iklimimiz çok güzel. Tarım var hayvancılığa iklimimiz müsait. Eskiden evlerde en az 1er inek, birkaç tavuk vardı; bunlar tarihe karıştı. Ama bu eksikliği kapatacak yeni yöntemler geliştirmeliyiz. Üretimden uzaklaşmamamız lazım. MUSTAFA TARAKÇI: Divriği nin ekonomik kalkınmasında motor güç olarak halkı yönlendirme açısından Kaymakam Bey i mi yoksa Belediye Başkanı nı mı önde görürsünüz? MEHMET BIYIK: Kaymakam Bey devletin temsilcisi. Onun görevi ayrı. Bana göre Belediye Başkanı Divriği nin sahibi olmalı. Hepimizin önüne düşmeli. Ne yapılacaksa ona önder olmalı. Sivas taki kurum ve kuruluşlarla irtibat halinde olmalı. Kaymakamlarda ilgili olabilirler, ama bana göre Belediye Başkanları bu konuda daha ilgili olmalı. MUSTAFA TARAKÇI: Bizde olabildiğinde Divriği nin sorunlarına dikkat çekmeye çalışıyoruz. Kamuoyunu yönlendirmeye gayret ediyoruz. Son olarak zannederim okudunuz Yeni Divriği İnternet gazetemizde TOKİ NİN DİVRİĞİ DE YAPACAĞI 8 KATLI APARTMANLARA DİKKATİ ÇEKTİK. MEHMET BIYIK: Okudum. Duyarlılığınızı tebrik ederim. Bana göre de hem 8 kat, hem de seçim yeri problemli. İstasyon bölgesi, Arhusu etekleri, Güllübağ bölgesi, TOKİ inşaatları için bana göre daha uygundu. Arsa parası vermeyelim diye ulaşım sorunu yaratmaya gerek yok. Zaman içinde vatandaşa o daha pahalıya mal olacak. Bademlik bölgesi yamaç, kışın 5 derece soğuk, yazın 5 derece serin olan yerler. Yol sıkıntısı var. Divriği de üniversite ve yüksekokul öğrencisi ağırlamakta çok önemli öğrenci kapasitesine ulaşılırsa çok iyi olur. MUSTAFA TARAKÇI: 10 yıl sonra Maden verimli olmaktan çıkacak kişi işsiz kalacak veya başka yerde işine devam edecek. Bu nedenle Divriği nin eğitim ve kültür şehri, turizm şehri olması önem arz ediyor. Bu konuda olumlu gelişmeler var. CÜREK in yeniden kazanılması, Sağlık Bilimleri Meslek Yüksek Okulu açılması ve yeni hastane ile entegre çalışması gibi önemli gelişmeler var. Turizm konusunda da malumunuz Safranbolu, Beypazarı nı örnek alıyoruz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? MEHMET BIYIK: Divriği nin konaklama yerine, iyi bir yemek yerine, temiz tuvaletlerine ihtiyaç var. Bazı iş adamı dostlarım var. Onların misafiri olup memleketlerine gidiyorum. Bende onları Divriği ye davet etmek istiyorum. Ama nerede yatacaklar? Nerede yemek yiyecekler? Çarşıda tuvalet yeri olarak mahcup olur muyum? Diye, düşünmeden edemiyorum. Temiz ve bakımlı bir tuvalette çok önemli. MUSTAFA TARAKÇI: Divriği Hizmet Vakfı gayretlerimiz var. Mahir Hoca mızın önerisi ile bir hazırlık başlattık. Böyle bir oluşumun fikri çatısını oluşturuyoruz. Bu vâkıfa bağlı çarşı içinde konaktan bozma güzel bir mekanda lokanta ile Cürek te 5-6 lojmanı Apart Otel e dönüştürerek bu vakfın kontrolüne sokmayı düşünüyoruz. Sizin de Divriği ye okul yaptırma düşünceniz var. Bu herhalde Turizm Otelcilik Yüksek Okulu olacak? MEHMET BIYIK: Her insan kendi ismini taşıyan bir okul olmasını ister. Divriği ye bir okul daha kazandırmak gayreti içindeyiz. Milli eğitim ve üniversite ile görüşmelerimiz devam ediyor. Henüz bir karara varmış değiliz. MUSTAFA TARAKÇI: Bizde 2 yıldır Yeni Divriği İnternet Gazetesi çıkarmanın gayreti içindeyiz. Divriğilileri Divriği den uzaklaştırmamaya çaba gösteriyoruz. Görebildiğimiz sorunlara dikkati çekiyor, has bel kader kimi zamanda çözüm önerileri sunuyoruz. Sizde iyi bir Yeni Divriği İnternet Gazetesi okurusunuz. Bu konuda değerlendirmenizi merak ediyorum? MEHMET BIYIK: Sizin bu hizmetiniz küçümsenemeyecek bir hizmet, çok önemli. Divriği ile ilgili önemli konuları gündeme getiriyor; halkımızı bilinçlendiriyorsunuz. Sizinde bu gayretiniz bana göre okul yaptırmak kadar önemli! Bu nedenle sizi kutluyorum. MUSTAFA TARAKÇI: Çok teşekkür ederim. Lütfedip geldiniz, zaman ayırdınız, birlikte güzel bir akşam yemeği yedik. Divriği için güzel düşüncelerinize bir Divriğili olarak teşekkür etmeme lütfen izin veriniz. İyi ki varsınız! Divriği için çarpan kalbiniz yorulmasın, daha nice yıllar çalışmaya devam etsin... MEHMET BIYIK: Divriği ve Divriğililere hizmet ettiğiniz için bende size teşekkür ederim. Maddi, manevi her konuda yanında olduğumu bilmenizi isterim. MUSTAFA TARAKÇI: Tekrar teşekkür ederim. 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 5 ÜCRETSİZDİR

6 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 6 İrtibat: 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA6 ÜCRETSİZDİR

7 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 7 NURİ DEMİRAĞ VE AİLESİ (ÖNCEKİ ANLATIMIN DEVAMI) GAZETECİ MEMET AMCA (9/1) Aşağı çarşının renkli bir siması olma özelliğini uzun yıllar korumuştu Gazeteci Memet Amca. Ufak tefek bir adamdı ve başındaki kasketi nasıl taşıdığına hayret edeceğiniz kadar da cansız görünümlüydü. Divriği nin tek gazetecisiydi ve bence bu işe layık, bu işi en iyi yapabilecek insanda oydu. İyi insanlar, kendiişlerini en iyi yapan insanlardır... Boyacı, ayakkabıyı iyi boyuyor, çoraplara siyah dağıtan süngerden pay ayırmıyorsa ve ayakkabılar yüz metre öteden, ben buradayım dercesine pırıl pırıl parlıyorsa boyacı hedefine ulaşmış demektir. Gazeteci Memet Amca, bütün müşterilerin hangi gazeteyi aldığını çocuğunun ismi gibi iyi bilir,müşteri uzaktan göründüğünde gazetesini hazırlardı. Gazeteleri, dergilerin birçoğunu okur, siyasetten, tarihten, yeni keşiflere kadar birçok konuda fikrinden istifade edilirdi. Bu kadar çok gazete ve dergi, okumaktan bihaber insanların elinde olsaydı acırdım doğrusu.müşteri olmadığı zamanlar onu daima bir şeyler okur vaziyette görürdünüz.bu yüzden çok okumaktan olsa gerek gözleri her zaman biraz kanlı,kirpikleri seyrek ve cansız dururdu. Küçücük dükkana çeşit çeşit gazete ve dergiyi sığdıramaz, karışıklıktan kendini kaybedecek gibi olurdu.bir de gazete iadelerini zamanında yapmadığı için midir nedir,dükkan bazı günler daha da dolu olur,kendi bile içeri giremez dışarıdan satış yapardı. Gazeteci deyince, Divriği nin tek posta arabası sahibi Fahri Amcayı, Kurugöllügilin Fahri Amcayı unutmamak lazım. Divriği ye öğlen saatlerinde gelen Posta Trenini bekleyenlerin içinde mutlaka Fahri Amca da olurdu. En az 1.90 boyunda, ince,sarı saçlı,yeşil veya mavi gözlü,kırmızı yüzlü bir adamdı...daha sonraları kovboy filmi seyrettiğimde hep bu posta arabası ve Fahri Amca aklıma gelmiştir. Biriktirdiği 56 Osmanlı altınıyla sigara kâğıdı üretimi işine girdi. İlk Türk sigara kâğıdını, "Türk Zaferi"ni üretti. İşgal İstanbul'unun acı ve karanlık günlerinde "Türk Zaferi Sigara Kâğıdı" kalitesiyle çok beğenilip rağbet gördü ve Mehmet Nuri Bey'e iyi bir gelir sağladı. Ama iş hayatında asıl başarıyı Cumhuriyet'in ilanından sonra yakaladı yılında, demiryolu yapımıyla görevlendirilen Fransız şirketi üstlendiği işi bırakınca, girişimciliği sayesinde aslında hiç anlamadığı bu işi üstlendi. Devlet memuru olarak çalışan kardeşi Abdurrahman Naci Bey'i memurluktan istifa ettirdi ve birlikte çalışmaya başladı yılında, "Boğaz Köprüsü" projesini başlattı, bu iş için Amerika'dan konusunda uzman mühendisler getirtti. Dört yıl sürecek çalışmalarının sonucunu yaver Salih Bozok aracılığıyla Atatürk'e sundu. Ancak bu proje reddedildi. Bu durum bile Mehmet Nuri Bey'i durduramadı. Önce Samsun'dan Erzurum'a kadar demiryolu yaptı. Arkasından Fevzipaşa-Diyarbakır, Afyon-Antalya, Sivas-Erzurum, IrmakFilyos hatlarında 1012 kilometrelik demiryolu inşa etti. Bursa'da SümerbankMerinos Fabrikası'nın yapımına girişti. Aynı yıl Atatürk başarılarından dolayı ona ve kardeşi Abdurrahman Naci Bey'e "Demirağ" soyadını verdi. Ardından İzmit Seka Kâğıt Fabrikası'nın temeli atıldı. İstanbul'a yapılacak olan meyve-sebze hali inşaatı da Demirağ kardeşlere verildi. Mesude Demirağ'la evlenen Mehmet Nuri Demirağ'ın zaman içinde Galip ve Kayı Alp adlı iki oğlu, Mefkure, Şukufe, Süveyda, Süheyla, Gülbahar ve Turan Melek adlarında kızları dünyaya geldi. Havacılık literatürüne girdi 1936'da, Beşiktaş-Serencebey'deki evde "Nuri Demirağ Uçak Atölyesi"ni kurdular. Fabrika için de doğdukları şehri, Divriği'yi düşündü. Ama hesapları tutmadı. İki kardeş arasında siyaseten de bir ayrılık baş gösterdi. Mehmet Nuri Demirağ, Türk havacılık sanayisinin ilk temellerini tek başına atmış oldu. Besiktaş-Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi'nin yanında Tayyare Etüd Atölyesi'ni kurdu. Bu atölye kısa bir sürede dev bir fabrika haline geldi. Yeşilköy'de Elmas Paşa Çiftliği'ni havaalanı yapmak üzere satın aldı. Burada 1000x1300 metre boyutlarında düz bir havaalanı yaptırdı. Bunun bir benzeri sadece Hollanda Amsterdam'daydı. Türk Hava Kurumu yılı içinde yeni fabrikaya 10 okul uçağı ve 65 planör siparişi verdi ama daha sonra bilinmeyen nedenlerle Mehmet Nuri Demirağ'ın fabrikalarına sipariş vermiş olduğu bu uçakları almaktan vazgeçti. Bu arada üretilen uçaklar dünya havacılık sektöründe, yolcu uçakları kategorisinde A sınıfına alınmıştı. 1942'de, sadece inşaatını üstlendiği Sivas Çimento Fabrikası hizmete girmişti. Hükümetten gereken desteği alamayan Mehmet Nuri Demirağ'ın memleketi Divriği'de yapmayı planladığı Gök Üniversitesi, 100 bin kişilik Sanayi Kenti, Örnek Köy Projeleri hep kâğıt üzerinde kaldı yılında, Demirağ'a ait uçak pisti, fabrika ve etüd merkezinin bulunduğu alan istimlak edildi. Bunun üzerine Mehmet Nuri Demirağ, 1945'te çok partili hayata geçişte Milli Kalkınma Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı ve genel başkanlığını üstlendi. Parti 1946'da, ilk çok partili seçimlere katıldı ancak başarı gösteremedi. Demirağ, 1948'de, Milli Kalkınma Partisi'nin propagandasını yapmak için bir radyo istasyonu kurmak istedi fakat buna da izin verilmedi. Demirağ'ın partisi günden güne eriyerek siyasi hayattan tamamen silindi. Milletvekilliği hevesinden vazgeçmeyen Demirağ, 1954 seçimlerinde Demokrat Parti'den Sivas'tan bağımsız aday gösterildi. Sivas milletvekili olarak TBMM'ne girdi.(son) TAM MANASI SAYI:43 İBRETLİK BU GENÇLERİ EVLERİNE GÖTÜRSÜNLER, DERSLERİNE ÇALIŞACAKLARMIŞ Cumhuriyetin 10. yıl balosunda Atatürk çok güzel dans eden genç bir çifte gıpta ile bakar. Danstan sonra da bu çifti sohbet için yanına çağırır. Önce hangi okulda okuduklarını sorar. Genç kız bir yabancı okulda okuduğunu söyler, sonra delikanlı ile ilgilenir, o da bir başka okulda okuyordur. Daha sonra Atatürk malum sorularını sormaya başlar: Sakarya Savaşı ne zaman oldu? Kurtuluş Savaşı nı kaç döneme ayırabiliriz? Türk devriminin esası nedir? vb. Gençler kem küm etseler cevap veremeseler sorun kalmayacaktır; oysa gençler hem bilgisiz, hem de bilgisizliğini önemsemeyen bir şımarıklık içindedirler. Efendim bize okulda yalnız Fransız devrimini okuttular. Türk devrimini hiç okutmadılar, derler. Bunun üzerine Ata nın yüzü değişir. O an bir şey söylemez ama aradan zaman geçtikten sonra gençleri tekrar yanına, oldukça sakin bir köşedeki bara çağırır. Orada onlara şunları söyler: Bütün bu şenlik ve eğlence Kurtuluş Savaşı nı ve Türk devrimlerini yapanların ya da bunlarda biraz çaba ve fedakârlık payı bulunanların hakkıdır. Siz savaşa katılmamış olabilirsiniz. Yaşınız buna müsait olmayabilir, fakat o işi yapanların arasına girebilmeniz için o işlerin nasıl yapıldığını bilmeniz gerekmektedir. Daha sonra yaverine döner: Bu gençleri evlerine götürsünler, derslerine çalışacaklarmış. Emir derhal ve kimseye sezdirilmeden yerine getirilir ONU BİLDİĞİM İÇİN BÖYLE KONUŞUYORUM Atatürk bir akşam sofrasından aniden kalkar. Ankara Palas ın sağındaki lokantaya gitmeye karar verir. Yanında Kılıç Ali de vardır. Lokantaya o günlerde Ankara da bulunan Fransa nın komiseri Ponçet de vardır. Kendisine hazırlanmış menüye oturmayarak salonun ortasına doğru yeni bir masa hazırlanmasını emreder. Masaya Ponçet i de davet eder. Lokantaya daha sonra Nuri Conker ve Diyarbakır milletvekili Kazım Paşa da gelmişlerdir. Onları da masaya buyur eder. O günlerde Fransızların Hatay meselesinden dolayı zorluk çıkarmaları Atatürk ü üzmektedir. Bir ara Fransız Ponçet e dönerek Hatay işi benim şahsi davamdır. Beni üzüyorsunuz, korkarım ki, beni bu meselenin halli için başka tedbirler almaya mecbur bırakacaksınız, der. Atatürk bu sözleri oldukça yüksek sesle ve Türkçe söyler, önündeki herkes bu sözleri duyar. Orada bulunanlardan bir avuç ayağa kalkarak heyecanlı bir sesle, Atam, üzülme, arkanda biz varız, der. Bu sözleri işiten Atatürk sofradan gençlere doğru bakar,kaşları kalkmış, bakışları keskinleşmiştir. Biliyorum çocuğum, onu bildiğim için böyle konuşuyorum, der. Veranda: Ahşap çardak Müzakere: görüşme Vuslat: Sevgiliye kavuşma Hicran: Ayrılığın verdiği büyük üzüntü, keder Manidar: anlamlı Promosyon: Özendirme Delalet: kılavuzculuk, aracılık/iz Darülfunun: üniversite Ayaz: Kuru soğuk/avlu, açık arsa Azmettirmek: bir suçu veya işi yapmasına karar verdirmek 15 OCAK 2013 İrtibat: SAYFA 7 ÜCRETSİZDİR

8 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 8 İrtibat: MUSTAFA TARAKÇI Yrd. Doç. Dr./ Em. Kur. Alb. Alb. HADİ BAKALIM 2012 nin son gününde Ulusal gazetelerin birinde manşet olarak PKK/Kürt meselesi verilmişti: Masada takvim var deniliyor, ardından da şu ifadeler kullanılıyordu: İmralı yla yürütülen ve ana gündem maddesi PKK nın silah bırakması olan temaslarda bir takvim belirlendi. Hedef 2013 yılının ilk aylarında kamuoyunun karşısına bir çözüm bildirisiyle çıkmak. Öcalan la 4 saat görüşülmüş;mit yetkilileri hükümet adına örgüte silah bıraktırılması hedefiyle masaya oturmuş,;öcalan ise Örgütle doğrudan temas kurmam sağlanmalı, infaz koşullarım iyileştirilmeli demiş... Derken,3 Ocak 2013 günü BDP Milletvekilleri Ahmet Türk ve Ayla Akad, İmralı ya giderek Öcalan ile 2.5 saat görüştüler ve olup bitenleri Diyarbakır da diğer partililerle paylaştılar. Büyük bir olasılıkla Ocak ayı içinde görüşmeler bir noktaya ulaşacak, Öcalan ın belirleyeceği bir isim Kamuoyuna bir açıklamada bulunacak. Bu gelişmeler sağduyu sahibi, barış ve demokrasiden yana çoğu insanımızın yüreğine su serpti. Anaların gözyaşları dursun, bunca kayıp yeter,1000 yıldır beraber yaşadığımız bu topraklar hepimizin müşterek vatanı, şu veya bu gerekçelerle kardeş kardeşin kanını döküyor. Bu ne dine ne de vicdana sığar. Emperyalistlerin kirli oyunlarına daha fazla gelmeyeli m,o tuzaktan çıkalım artık! 30 yıldır dökülen kan, harcanan para yeter ; diyen insanlarımızın bu gelişmeleri memnuniyetle izlediğini tahmin ediyorum. Bunlardan biri de benim. Yıllardır Barış en büyük tasarruftur, Türk ve Kürt halkları kardeştir diyorum. Misak-ı Milli de Türk Halkı olarak, Anadolu da yeni bir devlet kurmak istediğimizde, Kurucu Lider Gazi Mustafa Kemal, Kürtleri Araplardan ayrı tutmuş, onların bizim sınırlarımız içinde kalmasında büyük çaba göstermiştir. Lozan görüşmelerinde Kerkük- Musul bölgesinin milli sınırlarımız içinde kalma isteğinin temelinde bu düşünce de vardır. Mamafih istenen olmamış, Kuzey Irak o günlerde İngilizlerin himayesine bırakılmıştır. Ancak, bugün artık dün değildir. Şiddetle bir yere varılamayacağı anlaşılmıştır. Et ile kemik gibi iç içe girmiş Türk ve Kürt halkı birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Bir bölgede ayrılık olsa diğer bölgelerdeki Kürt varlığının geleceği meçhuldür. Bu gerçeğin herkes farkındadır. Demokrasi ve özgürlük adına ne verilebilecekse verilebilir. Dağdan inme, silah bırakma karşısında sembolik cezalar da anlayışla karşılanmalıdır. Tüm bunları söylerken bunca şehit kanı ne olacak? Şehit analara ne diyeceğiz? Gibi sorular akla gelebilir. Ancak şunu unutmayalım; bir dönem karşıdakilerin kayıplarına da insafsızca davrandık, kelle dedik, leş dedik, bunlar da doğru değildi.onların kayıplar da bizim kayıplarımızdı.kürtler şu veya bu şekilde eğitimine, istihdamına el atmadığımız yurttaşlarımızdı...bu bağlamda kendimizi, kendi hükümetlerimizi sütten çıkmış ak kaşık göremeyiz. Son tahlilde şu noktaya gidilirse çok daha isabetli olur diye düşünüyorum: Sayın Başbakan sözün gelişi, BDP Milletvekillerini kâğıttan kaplan gibi görse de, onları gaileye almasa da bu doğru değil. Onlar seçimle meclise girmiş, halk temsilcileridir. Öcalan da seçeceği sözcüyü BDP den seçse isabet olur diye düşünüyorum.selahattin Demirtaş veya Ahmet Türk bu temsil için uygun isimler.. Bu arada Kandil i de ikna etme yolları aranmalıdır. Hadi Bakalım, kolay gelsin... Başınızı ağrıttım ama, bu konu üzerinde ne kadar dursak az. Bu bizim en büyük sorunumuz... İNANÇ, SİYASETİN KONUSU DEĞİLDİR. mustafa tarakçı AHMET YOZGATLI Öğretmen (E) Divriği Tabiat Varlıklarını Koruma Derneği Bşk. Yrd. DİVRİĞİ ÇALIŞTAYI Divriği Çalıştayı 2013 yılının ilk toplantısında Ankara daki hemşehrilerimizle tanışma toplantısı yaptı. Toplantıya: İstanbul grubundan: Prf.Dr. Mahir Tevrüz,Tarihçi yazarımız Necdet Sakaoğlu, Mimar Basri Hamulu,Divriği Tabiat Varlıklarını Koruma ve Sosyal yardımlaşma Derneği Bşk. İhsan Çalapverdi,Ahmet Yozgatlı, Divriği Kültür Derneği eski başkanlarından Rıza Gürünlü,Divriği Gazetesi yayıncısı Yahya Kemal Bayar. Ankara grubundan: Divriği Vakfı Başkanı: Cemal Karahalil, Vakıf üyelerinden Muharrem Köse, Mehmet Diktaş, Baki Karahan, Muharrem Erdoğan. Ankara Kültür Derneği yönetim kurulu üyelerinden: Başkan Metin Aktan, Hasan Yıldız, Sencer Göktaş,Şahin Küçük, ve Akşam Gazetesi Cumhurbaşkanlığı Muhabiri Ali Ekber Ertürk katılmışlardır. Tanışmalardan sonra Prf.Dr. Mahir Tevrüz Divriği Çalıştayı neden kurulduğu ve projeleri hakkında bilgi verdi,daha sonra Divriği nin yapılanması ve tarihi dokusu hakkında bilgi verdi.divriği nin geleceğinin turizm ve eğitimle olacağını belirtti.kendisinin eğitime ağırlık verdiği bu konuda Sağlık Bilimleri Meslek Yüksekokulu kurulması konusunda çalışmalar yaptığını,yeni yapılan hastanenin de bu konuda kullanıma açılabileceğini belirtti,ayrıca okul binasının yer konusunun halledilebilmesi için yapılan çalışmaları bildirdi. Bu okulun yapılması için hemşerimiz Evkur şirketler gurubunun sahibi Hasan Kan ile yaptıkları görüşmelerde mutabık kaldıklarını söyledi. Turizm için, Turizm Meslek Lisesi ve Turizm Yüksek Okulu mutlaka açılmalı bu lise için Ticaret Lisesinin uygun olduğunu bildirdi. Bütün bu okulların öğrencilerinin yerleşecek yer olarak Cürek Öğrenci Yerleşkesi olarak yapılanması konusunda bilgi verdi. Basri Hamulu: Dünya 500 külliyesinin biri bizde, Türkiye deki 16 Selçuklu camisinden biri bizde, Türkiye de tek arslanbuçlu kalenin biri bizde, yine Türkiye de en çok Kümbetin bizde olduğu belirterek Divriği nin yapı dokusu hakkında bilgi verdi. Turizmin olabilmesi için o bölgede yatacak ve yiyecek konularının mutlaka halledilmesi gerektiği, Divriği de yatacak ve yiyecek yer konularının halledilmesi halinde zaten profesyonel turizm şirketlerinin kimseye ihtiyaç duymadan turist getireceğini belirtti. Necdet Sakaoğlu: Kümbetlerin Orta Asya da Kurgan kültüründen geldiği, kümbetlerdeki 8 köşeli olmasının 8 cenneti temsil ettiğini Divriği deki kümbetlerin ve Kalelerin tarihçelerini günümüzdeki önemini anlattı Divriği de kaybettiğimiz değerler nelerdir? Hangilerini geri kazanabiliriz? Eldeki değerlerimizin korunması nasıl olmalı? Divriği turizme nasıl kazandırılır? Konuları hakkında bilgi verildi GÜZEL YURDUMUZUN ÜZERİNDE BARUT DUMANLARI DAĞILMALI, ÇİÇEK KOKULARI OKŞAMALI YÜZÜMÜZÜ... (Güneri Civaoğlu,Milliyet,13 Kasım 2012) 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 8 ÜCRETSİZDİR

9 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 9 İrtibat: ''BİZ'' ve ''ÖTEKİLER'' ŞENGÜL DURAN GENÇDAL Divriği ÖDP eski İlçe Bşk. ''BİZ'' ve ''ÖTEKİLER'' yaşamın her alanında tavırlarımızı belirleyen olgulardır. Günden güne körüklenen ve gıdasını en çok da siyasilerden alan bu ayrışma maalesef en çok yine ''BİZ'' ve'' ÖTEKİLERİ'' yaralıyor, bazen yaralamakla kalmıyor birer, onar, yüzer yok ediyor... Öteden beri süregelen yanılgılar hiç değişmiyor. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu kadar nefretten de ibaret olduğunu düşünmeden edemiyor insan. Geçmişten ne aktarıldıysa ne anlatıldıysa hiç sorgulamadan doğruluğundan emin olmadan, adeta babadan kalma miras düşüncelerle çocuklara bırakılacak kadar değerli görüldü yanılgılar. O canım çocuklara aşılandı bu zehirli düşünceler. Ne de olsa bugünün küçüğü ama yarının büyüğü olacaklardı. Kalıtsal, ezberletilmiş, geleneksel düşmanlıklar yaratıldı. İnsanoğlu da galiba var olduğundan beri en çok bu alışkanlıklarına ve geleneklerine sadık kalabildi yüzyıllardır. ''Kendi gibi düşünmeyeni ''ÖTEKİ'' görme yanılgısı...kendinden olmayan her topluluğa her düşünceye her türlü zulmü, zafer olarak gördü ''BİZ''.Bir yerde çoğunluk demekti, güç demekti ''BİZ'' Ve bunun sarhoşluğunu hep sapıtarak yaşadı tarih boyunca. Akıl almaz davranışlar içerisine girdi ve zulmün bütün fantezilerini yaşadı, yaşattılar. ''ÖTEKİ'' nin hep sürgün yaşaması bundandır. Sürgün yaşamak istemeyenler boynu bükük ''BİZ''oldular. Bu hep böyle sürdü sürüyor. Eleştirel bir çabaya kalkışmadan, yenilenme ve yorumlamadan çok uzak, bütün gayretler kendi ''BİZ''imizin haklılığını ispatlamak için oldu hep. Tamamen eşitlik anlayışından uzak kin ve nefret temelli, ''BİZ'' ve öteki olmanın aşırı incinmişliği, kırılganlığını ve kızgınlığını içinde ve yüzünde taşıyan sahipsiz ve savunmasız bırakılan ''ÖTEKİ'' Hem iktidar hemde muhalefet eliyle adeta beslenilip büyütülen bu iki kavram her ikisinin de her daim işine geldi. Maksat ayrıştırarak, kutuplaştırarak daha rahat siyaset alanları yaratmak. Bu iktidar içinde muhalefet içinde hep aynı oldu. Baskı altında tutulan insanlar, davranışları kısıtlanan toplumlar ne kültürel, ne sanatsal ne de sosyal alanda zenginlik gösteremezler. Kopyalanarak çoğaltılmış, birbirinin benzeri niteliksiz bir insan yığınından öteye geçemezler. Gündelik şiddetin içinde boğulan insanlar birde yönetimler altında ezilirler. Genele egemen olanlar kendi dışındaki düşünceleri, yaşam biçimlerini kendi egemenlikleri için hep bir tehdit olarak görürler.''öteki''nin düşman, hain, istenmeyen olarak görülmesi bundandır. Böyle toplumlarda ''ÖTEKİ'' hiç bitmez. Hal böyle olunca da ''BİZ'' her zaman ayrıcalıklı bir yerde durur, üst kimlik görür kendini. Bu üst kimlik öyle bir beladır ki aslında kişiyi tüm değer yargılarından uzak tutar, bütün sözcükler fütursuzca dökülür ağzından, hiçbiri yerini, anlamını bulamamış sözcükler. Sevgiden, hoşgörüden uzak acıdan, gözyaşından bihaberdir. Yitip giden ''ÖTEKİ'' nin bir değeri yoktur ''BİZ'' için, adeta bir böcek gibi görür onu, ezilmesi yok olması gereken bir böcek. Hiç aklına bile gelmez oysa o da bir ananın çığlıklarıyla dünyaya gelmiş, bir babanın alınteriye büyümüş, umut olmuş yarın olmuş, kardeşleriyle, sevdiğiyle yeni bir bedene can olmuş... Aydınlık bir dünya için çok acil barış politikalarına ihtiyaç var fakat öyle görülüyor ki tüm dünyayı etkisi altına alan bu zulüm dalgası her şeyi yok ederek hızla yol alıyor. Geriye bir sürü yaşanmamışlıklar,acı, gözyaşı ve kan bırakıyor. ''yaratılanı yaratandan ötürü sevmek'' lafta kalmasın kimsenin kimseden yok bir farkı.bu dünya ezelden beri pek çekmiş insanoğlunun kahrını, asırlar süren savaşlar olmuş, insanlar hep göç etmek zorunda kalmış gittiği yerde kimliğini gizlemek zorunda kalmış zulmün karşısında hayatta kalabilmek için zalimin tarafına geçmiş. Taşlarla, sopalara başlayan tanklarla, tüfeklerle, gaz bombalarıyla, odalarıyla devam eden şimdilerde daha teknolojik aşamalarla yok etme politikalarına karşı söyleyecek bir tek sözüm var. Siz siz olun ne ''BİZ'' olun ne ''ÖTEKİ'' olun. İllaki bir saf tutacaksanız her zaman ezilenin, zorda olanın, darda kalanın, medet umanın yanında olun. Dünyada tadılacak en güzel duygu bu inanın. Geriye kalan herşey YALAN... DÜRÜSTLÜK, BİR YÖNETİCİDE BULUNMASI GEREKEN EN ÖNEMLİ VASIFTIR. GERİSİ TEFERRUATTIR mustafa tarakçı KONUK YAZAR Kışın Ortasından Bakmayın siz kışın ortasından diye başlık attığıma; mevsim olarak tam ortasındayız ama durum öyle anlı şanlı, eski zaman kışlarından gibi de görünmüyor. Hava durumu raporlarına göre, kar yağışlı denilen günlerimizde bile, uzun süre, güneşle bulut, harmandalı oynayarak dolandı tepemizde. Sanki böyle yaparak işinin uzmanı hava tahmincilerinin yalanını çıkaracak. Mucidi kimdir bilemiyorum ama kış için, nicedir dikkatimi çeken bir ifade dolaşmaya başladı medya dünyamızda: Beyaz kabus. Kar a kabus. Beyaz zulüm. Olumsuz hava şartları. Memleket kara teslim oldu, vs. Sormak istiyorum bu ibareyi uyduranlara: Allahaşkına ocak ayında, şubat ayında şeftali çiçekleri mi açmalı, güller tomurcuğa mı durmalı? Ekin mi derilmeli, denize mi girilmeli? Öteden beri denilmez mi, kış kışlığını, kuş kuşluğunu yapar diye. Dört mevsim niye var olmuş? Dünya var olalıberi şaşmaz bir nizamda süren baharlar, güzler, yazlar, kışlar, döneminin getirdiği doğal halleri ortaya koymayacak da ne yapacak? Bir başka deyişle, olumsuz hava şartları tabirinin doğru olması için bunun tam tersinin olması gerekmez mi? Harmana kar yağar, ilkbaharda ayva yetişir, sonbaharda çiğdemler çiçeğe durur, zemheride de gül şurubu kaynatılırsa işte o zaman durumda tuhaflık olur. Ekranlarımızdan izliyoruz. Daha kar dört parmak kalınlığında olmadan üstteki anlattığım gibi yaygaralar ortalığı kaplıyor. Beyaz kabus, olumsuz hava şartları, kara teslim ve benzerleri. Dünyaya yaşamak için gelmiş cümle canlının ihtiyacı için lazım gelen suyun kış hali değil de nedir kar? Yağmur da dolu da kar da suyun halleridir sonuçta. Dönemine, mevsimine göre biçim biçim yeryüzünü öpecektir. İnsana da hayvana da nebatata da can suyu olacaktır. Sorarım, barajlarımızın, ekinlerimizin, kış uykusuna yatanlarımızın yüzleri başka türlü nasıl gülecektir ki? Evet, öteden beri kış memleketinde yaşayanlar, altı ay karı buzu kalkmayanlar için durum pek kolay değildi ama bu hiç de kabus haline getirilmezdi. Odunun kurusunu, etin/bulgurun irisini de kışa saklamayı bilirdi insanımız, kış ortasında kardan tünellerle mektebine çarşısına gitmeyi de. Pekmezin en hasıyla kar helvası yapmayı da becerirdi, karın üstüne oturttuğu leğenler dolusu tel helvasını çekip çoluk çocuğunun, eşinin dostunun yüzünü güldürmeyi, ağzını tatlandırmayı da. Köklü bir kış hazırlığı yapan insanımız için artık geleneksel hale gelmiştir kilerlerin, odunlukların, kömürlüklerin -icap ettiğinden de fazla- doldurulması. Korkmaz öyle adam kapan soğuklardan; otur otur bitmeyen, tükendi söz, karardı köz, kalkın gidin siz, yatacağız biz li gecelerden. Tuzundan gazına, kemikli kıymasından çırasına her biri şeyini gücünün yettiğince kış için saklamayı becermiştir. Beyaz kâbus, kara kâbus ve benzerleri... Kenesinden domuzuna, kuş gribinden fare virüsüne envai tür kâbusun (!) türetildiği, evhamlı insanlar yığınağı haline getirildiğimiz bir zaman diliminde, canım kışa, canım kara dil uzatanları anlamakta zorlanıyorum. Geniş ailelerin tarihe karışması, dededen, nineden toruna intikal eden sözlü kültürün dumura uğramasıyla, iki adımlık okullara bile servis araçlarıyla gidilir hale gelinmişse, çocuklarımızın geleceği açısından durup düşünmeli diyorum. Ekran karşısına kilitlenip, sanal aileler, sanal dostlarla hemhal olalı, yirmilik oğlumuzun bahtiyarlığından, seksenlik ninemizin telli duvaklı izdivacını görmeye değin uzanan çizgideki çöpçatanlığımızın boyutlarını şöyle bir ele almalı diyorum. N oldu bize? Daha düne kadar rahmet yağıyor diye yere göğe sığdıramadığımız, bereket diye bağrımıza bastığımız kara, yağmura nasıl dil uzatır olduk? Nasıl böylesine şikayetçi bir toplum haline geldik. Şükrümüz sabrımız hangi kovuğa saklandı? Kara kabus derken, masallarla, manilerle, bilmecelerle, şaşırtmacalarla bezeli sözlü kültürün birebir yaşandığı soba/ocak başı sohbetlerini mi göz ardı etmeli, tam anlamıyla doğal ürün olan kavurgaların, çirlerin, pestillerin resmi geçit yaptığı kış çerezlerini mi? Kartopu oyunlarını, özellikle de erkek çocukların üstünden inmediği kızakları, kardan adamları, eldivenleri, bereleri, atkıları, çilli yünle örülmüş hırkaları, su çekmiş botları, kar tatillerinde bile içeride oturamayıp karla güreş tutanları nereye oturtmalı ki? Ressamın tuvaline, fotoğrafçının objektifine, edibin kalemine, sevdalının yüreğine konuk olan, kışın sakalları gibi saçaklardan sarkan buzları, sıyırgı denilen aletlerle kürünen karları, bu mevsimde değil de ne zaman görmeli? Fatma Pekşen DİVRİĞİ NİN KAYBEDECEK ZAMANI YOKTUR! 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 9 ÜCRETSİZDİR

10 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 10 İrtibat: Türkiye'de Bulunan 11 UNESCO Dünya Mirası 11/1 Kapadokya ve Göreme Milli Parkı (1985) Göreme ve Kapodokya Milli Parkı, 6 Aralık 1985 tarihinden bu yana doğal ve kültürel varlık olarak Dünya Miras Listesi'nde yer almaktadır.kapadokya 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.insan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler, bölgeyi Roma İmparatorluğu'nun baskısından kaçan Hristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir. Kapadokya bölgesi, başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış bir bölgedir. Volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısı içerisinde Bizans Kilise mimarisi ve hristiyan tarihinden önemli bir devri sergilemektedir. Bölgenin özelliklerinden burada yaşayanlar savaşların etkilerinden, merkezi idarenin otoritesinden uzak kalmayı başarabilmişlerdir. Ana ulaşım yollarına uzaklığı ve engebeli bir alan olması, gizlenmek isteyen veya dini inzivaya çekilenler için uygun korunma yeri olmuştur. Manastır hayatı 3. yüzyıl sonları ile 4. yüzyıl başlarında başlamış ve hızla yayılmıştır. Manastırlar, kiliseler, şapeller, yemekhaneler ve keşiş hücreleri, depo ve şarap yapım yerleri bulunan mekanlar oyulmuş, duvar resimleri ile süslenmiştir. EN BÜYÜK 10 SAVAŞIMIZ ( Özet Bilgi) 1.MALAZGİRT MEYDAN MUHAREBESİ (1071) 2.KÖSEDAĞ SAVAŞI (1243) 3.ANKARA SAVAŞI (1402) 4.İSTANBUL UN FETHİ (1453) 5.ÇALDIRAN MEYDAN MUHAREBESİ (1514) 6.MOHAÇ MEYDAN MUHAREBESİ (1526) 7.93 HARBİ ( ) 8.ÇANAKKALE SAVAŞI (1915) 9. SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ (1921) 10. DUMLUPINAR ZAFERİ( BÜYÜK TAARRUZ) (1922) ANKARA SAVAŞI Osmanlı sultânı Yıldırım Bâyezîd ile Tîmûr Han ın 1402 senesinde Ankara da yaptıkları muhârebe. Yıldırım Bâyezîd Han; Niğbolu zaferiyle Rumeli de Osmanlı hâkimiyetini tesis ettikten sonra, Anadolu da birliği sağlamak için harekete geçti. Bu niyetle Aydın, Menteşe, Karaman ve İsfendıyaroğulları beyliklerine son verdi. Ancak, bu beyliklerin başındaki beyler, Asya da kuvvetli bir devlet kurup, batıya yönelen Tîmûr Han a sığındılar. Aynı şekilde Tîmûr Han ın hükümdarlığına son verdiği Karakoyunlu beyi Kara Yûsuf ile Tebriz hükümdarı Ahmed Bey de Yıldırım Bâyezîd e sığınmıştı. Tîmûr Han a sığınan Anadolu beyleri, Osmanlı sultânı hakkında; Tîmûr Han ın önünden kaçan beyler de Yıldırım Bâyezîd e Tîmûr la ilgili olmadık şeyler söyleyip kötüleyerek, her İki müslüman Türk hükümdarının arasını açtılar. Tîmûr Han, Yıldırım Bâyezîd e mektup göndererek kendisine sığınanların iadesini istedi. Yıldırım Bâyezîd, Tîmûr Han ın isteğini kabul etmeyince savaş kaçınılmaz oldu. Tîmûr Han, kuvvetli bir ordu ile, Anadolu içlerine doğru harekete geçti. Bunu haber alan Yıldırım Bâyezîd de, İstanbul kuşatmasını kaldırarak, kuvvetlerini Bursa da toplamaya başladı. Bursa dan hareket eden Osmanlı ordusu, iki koldan yürüyerek Ankara önüne geldi. Bu sırada Tîmûr Han Sivas ı ele geçirmişdi. Onun, Sivas da olduğunu haber alan Yıldırım Bâyezîd, Akdağmadenî ve Kadışehri dağlık mıntıkasında mevzi almak istedi. İki ordunun öncü kuvvetleri Sivas ve Tokat bölgelerinde karşılaştılar. Tîmûr Han Kayseri ye doğru yürüdü. Tîmûr Han, Bâyezîd î kendisine doğru çekmek istediyse de duruma vâkıf olan Yıldırım Bâyezîd bu oyuna gelmedi ve yapacağı taarruzun zamanını bekledi. Tîmûr Han, Kırşehir üzerinden hızla Ankara önlerine gelerek kaleyi kuşattı. Kale muhafızı Yâkûb Bey, kaleyi şiddetle müdâfaa etti. Tîmûr Han, Osmanlı ordusunun geleceğini tahmin ettiği yolu iyice tahkim etti. Osmanlı ordusu ise onun hiç beklemediği taraftan ve tahmininden çok erken Ankara önlerine geldi. Osmanlı ordusunun merkezinde sultân Yıldırım Bâyezîd bulunuyordu.sağ cenahta bulunan Anadolu birliklerine vezir Tîmûrtaş Paşa, sol cenahta yer alan Rumeli birliklerine şehzâde Süleymân Şah kumanda ediyordu. İhtiyat kuvvetlerinin başında da Şehzâde Mehmed Çelebi bulunuyordu. Osmanlı askerinin sayısı yetmiş binden fazla idi. Tîmûr Han, ordusunun merkezinde yer almıştı. Sağ cenaha üçüncü oğlu Mîranşah, sol cenaha ise dördüncü oğlu Şahruh Mirza kumanda ediyordu. Zırhlı otuz iki fil, ordunun önünde dizilmişti. İkiye ayrılmış olan merkez kuvvetlerin sağ tarafına Tîmûr Han ın ikinci oğlu Ömer Şeyh Mirza, sol tarafına ise Emir Celâl İslâm kumanda ediyordu. Akkoyunlu sultânı Osman Bey ile Emîr Cihân Şah ın tümenleri sağ cenahın önünde yeralmıştı. Mutahharten Bey, Karamanoğlu, Aydınoğlu, Menteşeoğlu, Germiyanoğlu, Saruhanoğlu ve Candaroğlu, sağ cenahta yer almışlardı. Çağatay sultânı Mahmûd Han, Timur un yanında idi. Muhârebe günü sabah namazından sonra Yıldırım Bâyezîd, askerlerine veciz bir hitabede bulundu. Fakat karşı taraf da sünnî müslüman ve Türk olduğu için, askerin, hıristiyan ordularına karşı gösterdiği başarıyı gösteremiyeceği ortada idi. İki ordu, Ankara nın kuzey doğusundaki Çubuk ovasında 28 Temmuz 1402 târihinde karşılaştı. Burada, o devrin en büyük kumandanlarından ikisi arasında târihin en büyük savaşlarından biri oldu. Fil görmemiş Osmanlı atları ürktü. Osmanlı ordusundaki Kara tatarların aniden Tîmûr tarafına geçmesi taarruz gücünü kırdı. Bu sırada Osmanlı ordusundaki Karaman, Candar, Germiyan, Aydın, Menteşe ve Saruhanlı sipahileri karşı tarafta bayrak açmış olan beylerini görünce, Tîmûr Han ın tarafına geçtiler. Yıldırım Bâyezîd in yanında az bir asker kaldı. Osmanlı ordusunun bir kısmı geri çekildi. Yıldırım Bâyezîd gün batarken üç bin kişi ile Çataltepe de muhârebeye devam ediyordu. Burada süren üç saatlik vuruşmadan sonra mağlûbiyeti anlayınca etrafındaki askerleri yararak kurtulmak istedi. Yıldırım Bâyezîd in atı yaralanınca oğlu ile beraber esir alındı. Tîmûr Han kendisini iyi karşıladı ve tesellide bulundu. Bir Osmanlı pâdişâhına yaraşır şekilde, izzet ve ikrâmda bulundu.ancak, esaret zilletini çekemeyen Yıldırım Bâyezîd Han, kederinden ve nefes darlığından kırk dört yaşında vefât etti. Tîmûr Han ölüm haberini alınca; Yazık oldu, büyük bir mücâhid kaybettik demekten kendini atamadı. Ankara savaşı ortaçağın en büyük meydan muhârebesidir. İki yüz binden fazla Türk askeri birbiri ile savaşmıştır. Anadolu topraklarında iki müslüman devlet arasında yapılmış olan büyük meydan muhârebelerindendir. Ankara savaşının önemli neticeleri arasında; Anadolu-Türk birliğinin parçalanması, Bizans ve İstanbul fethinin elli yıl daha uzaması ve Osmanlı Devleti nin gelişmesinin en azından yarım asırdan daha fazla gecikmesi sayılabilir. 15 OCAK 2013 SAYI: 43 SAYFA 10 ÜCRETSİZDİR

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep 09 Kasım 2015 Haber Linki: http://www.egehabergazetesi.com/halil-kurttan-esnafi-sevindirecek-talep/1651/ Ekonomi nin candamarını oluşturan Esnaf ve Kobi ler Karabağlar

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI

GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ANAOKULU LKOKUL ORTAOKUL ANADOLU L SES FEN L SES CEM L ALEVL KOLEJ GAZ ANTEP KOLEJ VAKFI ÖZEL OKULLARI ÖĞRENCİNİN Adı : Soyadı : Sınıfı : Eylül 2013 Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe 2 Eylül 2013 Pazartesi

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı

Şerafettin TUĞ Kaymakamı T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI İLÇE YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ SAYI :BO54VLK4354802.880,01/ 1462 08.09.2010 KONU :19 Eylül 2010 Gaziler günü... GAZİEMİR Gaziemir İlçesi 19 Eylül 2010 Gaziler Günü Anma Tören Programı

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

81 İl Müdürü Ankara da (1)

81 İl Müdürü Ankara da (1) 81 İl Müdürü Ankara da (1) SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONELİMİZ OLMADAN BİZİM GERÇEK BİR BAŞARIYA ULAŞMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL. PERSONELİMİZE DEĞER VERMEMİZ GEREKİYOR -CEZALANDIRMA,

Detaylı

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.

TOBB İLKOKULU E-BÜLTEN. Mart 2015. TOBB ilkokulu SAYI 3. Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12. TOBB İLKOKULU SAYI 3 Mart 2015 Telefon: 0 (464) 213 05 46 Faks: 0 (464) 213 05 46 E-posta: 703285@meb.k12.tr TOBB ilkokulu Hanımefendilerden Anlamlı Ziyaret Sayın Valimizin eşi Hanife YAZICI ve beraberinde

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri

Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri Avrupa nın gıpta ettiği Nu. D.38 den TSK nın gururu Hürkuş a Türk Savunmayii nin İlkleri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın Hürkuş'un açılış töreninde Havacılık ve savunma sanayiine isimlerini silinmeyecek

Detaylı

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI. 2014 Yılı Faaliyet Raporu YOZGAT TİCARET VE SANAYİ ODASI 2014 Yılı Faaliyet Raporu Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Oda Faaliyetlerimiz 69 Slayt 31.01.2014 AB Slovenia Projesi Denetimi 03.01.2014 Belediye Başkan Adayı Kazım

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ

KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ KÜLTÜR MİRASI DİVRİĞİ KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI YARIŞMA ŞARTNAMESİ YARIŞMANIN AMACI: İlçe merkezi ve köylerinde bulunan tarihi ve kültürel varlıkların tanıtımı, korunması, gelecek nesillere aktarılması,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU Tarih: 15 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 60 Katılımcı listesindeki Sayı: 57 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1 Y A K A M O Z G A Z E T E S İ HAZİRAN 2013 EĞERCİ İLKOKULU / ORTAOKULU YIL: 2 SAYI: 4 OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ Saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili öğrenciler

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası

Öğrenmek İstiyorum Kampanyası Öğrenmek İstiyorum Kampanyası TRABZON DA KAMPANYAYA İLGİ ARTIYOR sağlık üreme sağlığı bilgilerinin girmesine yönelik olarak başlanan Öğrenmek İstiyorum Kampanyası kapsamında Trabzon da ilgi gün geçtikçe

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN 2013 ÖNSÖZ 2013 2014 Eğitim - Öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

KILIÇ İNŞAAT www.kilicinsaatsamsun.com

KILIÇ İNŞAAT www.kilicinsaatsamsun.com KILIÇ İNŞAAT www.kilicinsaatsamsun.com HAKKIMIZDA Kılıç Eğitim Araçları Mobilya İnşaat Mimarlık Mühendislik Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adı ile hizmet vermektedir. 1974 yılında Hüseyin KILIÇ

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ

UKBA. e Bülten TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE UKBA DERNEĞİ AMERİKA DA SOHBET MECLİSLERİ KURDU KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ UKBA e Bülten UKBA - ULUSLARARASI KARDEŞLİK BARIŞ VE AHLÂK DERNEĞİ YAYIN ORGANI EYLÜL - ARALIK 2012 SAYI / 1 TACİKİSTAN DAN TÜRKİYE YE KARDEŞLERİMİZLE PİKNİKTEYİZ ŞEMSEDDİN BEKTAŞOĞLU İLE HİNDİSTAN DAYIZ

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :1. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar da

Detaylı

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır.

İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. İSTANBUL UN DÜNYA YA AÇILAN KAPISI BAYRAMPAŞA da yaşamak bir ayrıcalıktır. Bayrampaşa da yaşamak neden ayrıcalıktır? Konum olarak İstanbul un en merkezi ilçelerinden biri. Avrupa nın en büyük 2.Otogarı

Detaylı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı

Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Bir Kadın 3 Sanat Sergisi açıldı Muğla Valisi Amir Çiçek in katılımı ile Menteşe Belediyesi nin katkıları ile Konakaltı Kültür Merkezi nde gerçekleştirilen törenle sanatçı Eda Özdemir in Bir Kadın Üç Sanat

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ Önceki gün vefat eden gazeteci yazar Bülent Akkurt Bodrum da dostları, yakınlarının kollarında son yolculuğuna defnedildi. Bülent Akkurt un yazıları bir

Detaylı

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi.

Bir bankamızın 11 Haziran tarihinde düzenlediği Kentsel Dönüşüm Projesi konulu önemli bir toplantı, Odamız Merkezinde gerçekleştirildi. Sayın Meclis Başkanım, Değerli Meclis Üyelerimiz, Konuşmama başlarken Sayın Defterdarımızı Meclis toplantımızda görmekten duyduğumuz memnuniyetimizi belirtir, Kendisine huzurunuzda; bizlere gösterdiği

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar Belediyesi Farkındalık Yaratacak

Detaylı

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2012 2013 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ SAMSUN Ö N S Ö Z 2012 2013 eğitim öğretim yılına sizlerle başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. Tüm eğitim

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

PET HOLDİNG`den BODRUM`a 23 Nisan Armağanı

PET HOLDİNG`den BODRUM`a 23 Nisan Armağanı 23.04.2010 PET HOLDİNG`den BODRUM`a 23 Nisan Armağanı Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı... KUTLU OLSUN, NİCE... NİCE... NİCE... Türkiye nin en köklü Petrol Madencilik - İnşaat- Turizm ve

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK

TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK TED KAYSERİ KOLEJİ VAKFI VELİ VE ÖĞRETMENLERİNDEN SOMA YA EL VER KAMPANYASINA BÜYÜK DESTEK Türk Eğitim Derneği Genel Merkezi nin Soma nın Evlatları Artık Hepimizin Evladı başlığı ile başlatılan Soma ya

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

EVDE ÇOCUK BAKIM PROJESİNİN TANITIMI İZMİR DE GERÇELEŞTİRİLDİ.

EVDE ÇOCUK BAKIM PROJESİNİN TANITIMI İZMİR DE GERÇELEŞTİRİLDİ. EVDE ÇOCUK BAKIM PROJESİNİN TANITIMI İZMİR DE GERÇELEŞTİRİLDİ. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) ve Avrupa Birliği (AB) ile ortaklaşa finanse edilen ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

ARHAVİ SPOR KULÜBÜNE ANLAMLI DESTEK

ARHAVİ SPOR KULÜBÜNE ANLAMLI DESTEK ARHAVİ SPOR KULÜBÜNE ANLAMLI DESTEK Artvin ilini temsilen Bölgesel Amatör Liginde (BAL) mücadele eden ve ilin tek temsilcisi olan Arhavi spor kulübü almış olduğu başarılı sonuçların meyvesini maddi ve

Detaylı

Park Ayazma Villaları için start verildi

Park Ayazma Villaları için start verildi Park Ayazma Villaları için start verildi 01 Haziran 2015 Haber Linki: http://www.buyuktire.com/haber-5982- %E2%80%98park_ayazma_villalari%E2%80%99_icin_start_verildi.html Batı Koop. tarafından Tire Maltepe

Detaylı

www.yerel.tv BOSS PRP GROUP kuruluşudur.

www.yerel.tv BOSS PRP GROUP kuruluşudur. Seyretmek için nedeniniz var www.yerel.tv bir BOSS PRP GROUP kuruluşudur. Atatürk Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Gardenya 5 Plaza Kat: 5 Ataşehir İstanbul Tel.: +90 216 455 98 44 Faks : +90 216 548 19 72

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

İstanbul, AK Parti ile güzel

İstanbul, AK Parti ile güzel İstanbul, AK Parti ile güzel Aralık 05, 2013-5:15:52 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul adayının yine Kadir Topbaş olduğunu söyledi. İstanbul'da iki dönem Büyükşehir Belediye

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI

T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI T.C. GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI Benim Naçiz Vücudum Elbet Bir Gün Toprak Olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır. K.Atatürk ATATÜRK ÜN EBEDİYETE İNTİKALİNİN 71. YILDÖNÜMÜ ANMA TÖRENİ

Detaylı