SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ DERS NOTU Mart 2014

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ DERS NOTU Mart 2014"

Transkript

1 SOSYAL BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ DERS NOTU Mart 2014 Değerli öğrenciler sizler için hazırlanan bu notta aşağıdaki konulara ilişkin bölümler bulunmaktadır. 1. İletişim nedir? İletişim süreci ve öğeleri nelerdir? 2. İletişim türleri nelerdir? 3. Yeni iletişim teknolojileri / araçları nelerdir? 4. E yayıncılık / dijital yayıncılık nedir? E yayıncılıkta iş modelleri nelerdir? Geleneksel ve yeni e yayıncılık araçları nelerdir? E yayıncılığın avantaj ve dezavantajları nelerdir? UYARI : BU DERS NOTLARI ÇAĞRI HİZMETLERİ PROGRAMI ve İŞLETME YÖNETİMİ PROGRAMI ÖĞRENCİLERİ İÇİN HAZIRLANMIŞTIR. Ders notunuzdaki konuları örnekleri ile beraber düşünmeye gayret gösteriniz. Bir şeyleri ezberlemekten ziyade öğrenmeye anlamaya gayret edin. Sınavlarında başarılar dilerim. İLETİŞİM TANIMLARI BÖLÜM 1 İLETİŞİM NEDİR? İletişimle ilgili literatürde yaklaşık 200 e yakın tanım bulunmaktadır. Öğr. Gör. Ömer Faruk ÖZGÜR Communication kavramı köken olarak com ile ile beraber anlamına gelen kelime ve union birlik anlamına gelen iki kökün birleşmesi ile communication ile birleşme veya ile beraberlik anlamını taşır. Aynı kökten community ( cemaat) ve communion ( Cemaatle birleşme) kavramları da gelir. Bazı iletişim tanımları şöyledir: Düşüncenin sözel olarak karşıdakilerle değiş tokuşu. İki kişinin birbirini anlaması, insanın karşıdakine kendisini anlatabilmesi. Duyguların, bilgi ve becerilerin aktarılma süreci. Kaynaktan çıktıktan sonra iletiyi alan için bir uyaran olan davranış. Kaynağın karşı tarafı etkilemeyi amaçlayan davranışı. Duygu, düşünce, ya da bilgilerin usa gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması( TDK ) Mesaj alıp gönderme, karşılıklı anlam alışverişi, paylaşımıdır. Kaynak ve alıcı arasında, bir kanal aracılığıyla anlaşılabilir mesajların alınıp yollanması sanatıdır. İletişim, bilginin, fikirlerin, duygunun, becerinin vb nin simgeler kullanılarak iletimidir. ( Berelson ve Steiner ) İletişim anlam arama çabasıdır; insanın başlattığı, kendisini ve çevresini yönlendirecek ve değişim ihtiyacını karşılayacak şekilde uyarıları ayırt etmeye ve örgütlemeye çalıştığı üretken bir edimdir( Barnlund,). İletişim esas olarak simgeler aracılığıyla bir kişiden ya da gruptan diğerine ( veya diğerlerine ) bilginin, fikirlerin, tutumların veya duyguların iletimidir. İletişim sayesinde dünyayı anlamlı kıldığımız ve bu anlamı başkalarıyla paylaştığımız insani bir süreçtir( Masterson. Beebe ve Watson, 1983). İletişim beraberlik, anlaşma, paylaşmadır. İletişim bir süreçtir. 1

2 Süreç zaman ve yer içinde mesaj göndericilerini ve alıcılarını bağlama hizmetini gören faaliyettir ( Dillman ). Sosyal psikolojide iletişim: sosyal içinde yaşayan psikolojik bireyin kendini ve dışını algılaması ve karşılıklı etkileşimde kendini ifade etmesi ile anlamlandırılır. İLETİŞİM SÜRECİ veya İLETİŞİM MODELİ İLETİŞİM SÜRECİNDEKİ ÖĞELER : İletişim sürecindeki öğeleri kısaca açıklamak gerekirse ; Kaynak veya ( Gönderici) : Karşı tarafa mesaj göndermek isteyen, iletişimi başlatan kişi, kişileri kurumlardır. Alıcı veya ( Hedef ) : Mesajın ulaşması amaçlanan kişi, kurum ya da topluluktur. Mesaj veya ( İleti ) : Kaynak, alıcıya göndermek istediği bilgiyi, fikri, düşünceyi ya da duyguyu bir mesaj haline getirir. Mesaj, kaynak kodlayıcının fiziksel bir ürünüdür; kaynağın iletmek istediği anlamı temsil eder ve büyük ölçüde alıcıya ulaşacak anlamı belirler. Kodlama : İletişimde bulunmak isteyen kişi (kurum ya da topluluk), mesajını yazarak, konuşarak, belirli semboller, işaretler kullanarak, belirli bir davranış veya tutum içine girerek ya da jestlerini ve mimiklerini kullanarak ifade edebilir. Buna mesajı kodlama denir. Mesaj kodlama, bir anlam sistemidir ve mesajın nasıl düzenleneceğini saptar. Kod Açma: İletişim sürecinin tamamlanabilmesi için, kodlanıp gönderilen mesajın karşı tarafa ulaşması ve karşı tarafça aynı biçimde anlaşılması gerekir. Bu da mesajın açıklanmasıdır. Bu sürece kod açma veya kod çözme denilir. Kanal veya ( Araç ) : Kaynak, kodladığı mesajı alıcısına belirli bir araçla, iletişim kanalını kullanarak iletir. Kanal, mesajın iletilmesini sağlayan ortamdır. Bu ortam ışık dalgaları, ses dalgaları, radyo dalgaları, telefon kabloları ya da sinir sistemi olabilir. Araç ise, kanal aracılığıyla iletilecek mesajı sinyale dönüştüren teknik ya da fiziksel nesnedir. 2

3 Ses, gazete, dergi, kitap, broşür, mektup, film, radyo, televizyon, telefon, bilgisayar ve modem, faks vb. birer iletişim aracıdır. İletişim sürecinde kullanılan kanal ve iletişim aracı, yazılı, sözlü, sözsüz, görsel, simgesel ya da elektronik gibi farklı iletişim yöntemlerini oluşturur. Geri Bildirim veya ( Geri Besleme ) veya ( Dönüt ) : Alıcı, mesajın kodlarını çözdükten ve ona bir anlam verdikten sonra bir kaynak durumuna dönüşür. Başka bir deyişle, alıcı, almış olduğu mesajı yanıtlamak üzere seçtiği bir kanaldan, bir iletişim aracı kullanarak bu kez kendisi bir gönderici olarak yeni bir mesaj hazırlar ve bu mesajı kaynağa iletir. Buna geribildirim adı verilir. İletişim sürecinin tamamlanmasını sağlayan unsur, kaynağın gönderdiği mesajın alıcıya tam ve doğru biçimde ulaşıp ulaşmadığını açıklayan geribildirimdir. Çünkü iletişimde amaç karşılıklı anlama, kabul etme ve işbirliğini sağlamadır. Gürültü : Bazen mesajın tam olarak anlaşılmasına engel olan kişisel iletişim kanalını etkileyen fiziksel mesajın kodlanmasından kaynaklanan anlam bilimsel (semantik), zamansal faktörler gibi etkenlerle iletişim başarıyla sonuçlanamaz. Bu gibi unsurlara gürültü denir. İletişim sonucunun başarılı olup olmadığı ise, geribildirim sayesinde ortaya çıkar. Örneğin, yolda karşılaştığınız bir kişiye bir adres soruyorsunuz. Ama o kişiden yanıt alamıyorsunuz. Bunun nedeni, kişinin sizin söylediklerinizi duymaması olabilir (kişisel faktör) ya da kişi sizin konuştuğunuz dili bilmiyordur (kabul alanı dışında). Peki, bu kişilerin mesajınızı alamadığını nasıl anlayacaksınız? Tabii ki geribildirim sayesinde. O kişilerin mimikleri, el kol hareketleri ya da hiç bir tepki vermemeleri size geribildirim sağlayacaktır. BÖLÜM 2 İLETİŞİM TÜRLERİ İLETİŞİM TÜRLERİ Yönüne Göre İletişim Türleri 1) Tek Yönlü İletişim 2 ) Çift Yönlü İletişim Düzeylerine Göre İletişim Türleri 1 ) Toplumun tümünü içeren düzey 2 ) Örgütsel düzey 3 ) Gruplar arası düzey 4 ) Kişilerarası düzey 5 ) Kişisel düzey GRUP İÇİ İLİŞKİLERİNİN YAPISINA GÖRE İLETİŞİM TÜRLERİ 1 ) İnformel İletişim ( Resmi Olmayan İletişim Biçimsel Olmayan İletişim) 2 ) Formel İletişim ( Resmi İletişim Biçimsel İletişim ) Formel İletişim ( Dikey / Yatay / Çapraz İletişim ) şeklinde üçe ayrılabilir, veya Formel İletişim ( Yukarıdan Aşağıya Aşağıdan yukarıya / Yatay / Çapraz ) şeklinde dörde ayrılabilir. KULLANILAN İLETİŞİM KANALINA / ARACINA GÖRE İLETİŞİM 1 ) Görsel İletişim 2 ) Yazılı İletişim 3

4 ZAMAN VE MEKÂN İTİBARİYLE İLETİŞİM 1 ) Yüz yüze iletişim 2 ) Uzaktan İletişim KULLANILAN KODLARA GÖRE İLETİŞİM 1 ) Sözlü İletişim 2 ) Sözsüz ( Beden Diliyle İletişim ) 3 ) Yazılı İletişim KULLANILAN TEKNOLOJİYE GÖRE İLETİŞİM 1) Kablolu İletişim 2) Kablosuz iletişim 3) Uydu İle İletişim TEK YÖNLÜ İLETİŞİM Alıcıdan kaynağa geri dönüş zayıftır. Genellikle yukarıdan aşağıya iletişim görülür. ÇİFT YÖNLÜ İLETİŞİM Alıcıdan kaynağa geri dönüş kuvvetlidir. Çift yönlü iletişimde kaynak ve alıcı / hedef rollerini değiştirirler. Tek ve Çift Yönlü İletişimin Karşılaştırılması Tek yönlü iletişim, daha hızlıdır. Çift yönlü iletişimde, daha sağlıklı iletişim kurulur. Çift yönlü iletişimde, hedef güven duygusu içindedir. Çift yönlü iletişim, gürültü ve dış etkilere daha fazla maruz kalır. Çift yönlü iletişim, daha demokratiktir. TOPLUMSAL İLETİŞİM Amaçları ; toplumu bilgilendirme, bir konuyu anlatma, birilerini suçlama veya koruma gibi durumlarda da görülür. Kitle iletişim araçları öncesi, ağızdan ağıza, kulaktan kulağa vb Sonra gazete, radyo, televizyon, internet vb kullanılır oldu. ÖRGÜTSEL İLETİŞİM Hem örgüt içinde, hem de örgüt dışında ve diğer örgütlerle iletişim GRUPLAR ARASI İLETİŞİM İki veya daha fazla kişiden oluşan grupların arasındaki iletişim KİŞİLER ARASI İLETİŞİM İki veya daha fazla kişinin birbiri ile iletişimi 4

5 KİŞİSEL İLETİŞİM / KENDİSİYLE İLETİŞİM Kendi iç dünyasına yönelme, Kendini tanıma ve anlama INFORMEL ( RESMİ OLMAYAN ) İLETİŞİM Formel iletişimin yanında, alternatif bir iletişim alanıdır. Dedikodu ve söylenti şeklinde FORMEL ( RESMİ ) İLETİŞİM TÜRLERİ A ) Yukarıdan Aşağıya İletişim Hiyerarşik yapı içinde, emir komuta zinciri, üstlerden astlara Genellikle yazılı iletişim kullanılır B ) Aşağıdan Yukarıya İletişim : Çalışanların üstleriyle, yazılı veya sözlü iletişime geçmesi Aşağıdan yukarıya doğru iletişimde bazı engeller: a) Üst yönetime kolayca ulaşamama b ) Bilgilerin farklılaşması c ) Yöneticinin bu iletişim tipine karşı olması d ) Çalışanların statüleri e ) İşletmenin gelenekleri C ) YATAY İLETİŞİM Aynı statüdeki kişilerle iletişim. D ) ÇAPRAZ İLETİŞİM Mesaj doğrusal yönde değil, çapraz olarak akmaktadır. GÖRSEL İLETİŞİM Televizyon, internet gibi araçlarla yapılan iletişim YAZILI İLETİŞİM Yazı yoluyla kurulan iletişim YÜZ YÜZE İLETİŞİM Kişilerin aracısız olarak yüz yüze iletişim kurmaları Geri besleme daha yüksek ve hızlı olur UZAKTAN İLETİŞİM Teknolojik aracılarla kurulan iletişim Telefon, e posta, internet gibi araçlar kullanılmaktadır. SÖZLÜ İLETİŞİM Sözel unsurların kullanıldığı iletişim. Yüz yüze konuşma veya telefonla konuşma sözel iletişim örnekleridir. 5

6 SÖZSÜZ BEDEN DİLİYLE İLETİŞİM Jest, mimikler yardımıyla iletişim YAZILI İLETİŞİM Yazı aracılığıyla kurulan iletişim. Mektup, e posta, dilekçe vb. yazılı araçlarla kurulan iletişim. KULLANILAN TEKNOLOJİYE GÖRE 1) Kablolu / Telli İletişim : Birden fazla iletişim aracının kabloyla birbirine bağlanması ile iletişim 2) Kablosuz / Telsiz iletişim : İletişim araçlarının kablo vasıtası olmadan, kablosuz şekilde kurduğumuz iletişim. Cep telefonu ile kurulan iletişim, veya kablosuz internet bağlantıları ( wireless) gibi. 3) Uydu İle iletişim : Uydu araçları kullanılarak gerçekleştiren iletişim. Uydu telefonları, uydu internet gibi. DERS NOTLARININ BUNDAN SONRAKİ BÖLÜMLERİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİNİN YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ ADLI E KİTABINDAN ALINMIŞTIR. T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2925 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1882 KİTABIN TAMAMINA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞILABİLİR. BÖLÜM 2 İLETİŞİM ve YENİ İLETİŞİM İLETİŞİM ARAÇLARI TARİHİ İletişim olgusunun temelinde paylaşma ihtiyacının giderilmesi isteği bulunur. İlk çağ insanlarının mağara duvarlarına yaptığı çizimler, kazımalar, boyamalar, resimler günümüze kadar ulaşmıştır. Çevrelerindeki yaşam, hayvanlar, doğadan ve gündelik yaşamdan bazı ipuçları günümüze kadar bu resimler sayesinde ulaşmıştır. Ateş ve dumanın da o dönemlerde iletişim aracı olarak kullanıldığı, uzak yerleşimlerdeki insanların, duman kullanarak, haberleşmeyi sağladıkları bilinmektedir. Yazının henüz bilinmediği çağlarda insanlar, bir çakıl taşını, kırık bir dalı ya da şimdi hayalini kuramayacağımız türde bir malzemeyi, iletişim aracı olarak kullanmışlardır. Belki bir düşmanın varlığını haber vermek için, belki bir vahşi hayvanın bölgede olduğunu anlamak, ya da anlatmak için kullanmış olabilirler. Afrika tamtamlarının işitsel iletişim araçlardan biri olduğu da bilinir. Çağımıza daha yakın ancak yine yazının olmadığı tarihlerde Bizans İmparatoru, İmparatorluk sınırlarında düşmanın sınırdan geçtiğini haber alabilmek için bir ateş ve fener hattı kurdurmuştur. Benzeri basit yöntem Papalık seçimlerinde kullanılmaya devam etmektedir. Papalık seçimleri sırasında, yeni Papa nın kim olacağı belirlenemediği sürece oy pusulaları siyah duman çıkaracak şekilde yakılmaktadır. Vatikan'ın bacalarından çıkan siyah duman, halef belirlenemediği anlamına gelir. Seçim sonuçlandığına Vatikan'ın bacalarından beyaz duman çıkartılarak "yeni Papa seçildi" mesajı verilir. Bu örnekte görüldüğü gibi, duman ve dumanın rengi, üzerinde uzlaşılan iki görüşten birini anlatmak, bir mesaj vermek için kullanılmıştır. İnsan bu basit anlatımı geliştirmenin yollarını bulmuştur. Daha detaylı mesajlar ve bilgi eklemek istemiştir. Yazının bulunmasından önce bilginin aktarılabileceği bir yöntem olan söz, insan hafızasından destek almaktaydı. Bununla ilgili bir hikâye vardır. İ.Ö. 490 yılında bir maraton koşucusu, Yunanlılar ın Perslere karşı kazandığı zaferi anlatmak için 42,195 kilometre boyunca koşar. Ülkesinin zaferini bir nefeste anlatır, ama bitkinlikten orada ölür. Taşıdığı haberle bütünleşen maratoncunun, haberini ulaştırdıktan sonra ölümü simgesel olarak, sözün uçuculuğunu da anlatmaktadır. İnsanın hafızasına kayıtlı bir mesaj, insan hayatta kaldığı sürece var olabilir. Yazı bu mesajın kaydedilmesine aracılık eder. Yazının bulunuşu ile haberi uzaklara ulaştırmayı sağlayan hayvanların ehlileştirilmesi aynı dönemlere denk gelmektedir. At, bir koşucuya göre iki kat daha hızla, haberi bir noktadan diğerine taşıyabilir. Ya da bir Hecin devesi, çölde günde 80 kilometre yol gidebilir. Örneğin; Persler, mesajlarını göndermek için at ve devenin yanı sıra posta güvercini de kullanıyorlardı. Güvercinlerin kullanımı İslam Fetihleri sırasında artmışsa da Haçlı orduları, İslam Orduları nın posta güvercini kullanımından fayda gördüklerini öğrenmişlerdir. Ancak güvercinler sınırlı miktarda mesaj taşıyabilmeleri ve düşman ordularının şahinleri tarafından yakalanınca mesajın açığa çıkması, şifrenin icat edilmesine de neden olmuştur. Bu durum günümüzün şifre ve şifre çözümünün de başlangıcı olarak kabul edilebilir. Tarihte bilinen en eski resmi posta merkezi nin Pers Ahameniş İmparatorluğu zamanında olduğu sanılmaktadır. Bu uygulama daha sonra Helen, Roma ve Bizans İmparatorlukları na daha sonra da Müslüman dünyasına yayılmıştır. Gün geçtikçe sözün egemenliğinden yazının egemenliğine geçilmiş, sözle yapılan anlaşmalar, yerini yazıya bırakmaya başlamıştır. İlkçağ medeniyetlerinden beri haberin dolaşabileceği, insanların daha yoğun şekilde bulunduğu, panayır, agora, forum, tapınak gibi yerler bulunurdu. Eski Yunan ve Roma da günün haberleri pazar yerinde ya da agorada ilan edilirdi. Bir tür resmi gazete duvara asılır ve Romalılar ın okuması için sunulurdu. Bugünkü gazetelerin atası 6

7 sayılabilecek, bu duvarlara asılan el yazması ilanlarda, senato kararları, mal fiyatları gibi çoğunluğu ilgilendiren haberler bulunurdu. XV. ve XVI. yüzyıl boyunca günümüzde okuduğumuza yakın gazetelerin elyazması olan öncülleri gelişmeye devam etmiştir. Zamanla bilgi dolaşım ağı kurulmuştur. Almanya ve İtalya nın büyük iş merkezlerinden ekonomik ve politik durum hakkında çıkan haberler, arka arkaya eklenerek çoğaltılmaya başlanmıştır. Bu sırada bu gün Fransa nın Almanya sınırında bulunan Strasbourg da 1438 de Johannes Gutenberg metal harflerle basım tekniği bulmuş ve matbaaya uygulamıştır. Ancak bu noktada hatırlanması gereken, matbaanın ilk kez kullanımının Uzakdoğu da olduğudur. İlk matbaa, ağaç oyma tekniği ile M.S. 593 yılında Çin de kurulmuştur. İlk basılı gazete ise M.S. 700 yılında Pekin de çıkmıştır. Gutenberg in daha sonra tipo baskı olarak adlandırılan matbaa tekniği, sanayi devrimiyle birlikte yerini modern baskı makinalarına bırakmış ancak matbaacılık endüstrisinin de temeli olmuştur. İkinci Beyazıt, Engizisyon dan kaçan Yahudiler i topraklarına kabul ettiği zaman, beraberlerinde matbaacılık tekniğini de getirmişlerdir. Böylece Osmanlı İmpratorluğu nda ilk matbaa İspanyol göçmen David Samuel İbn Nahmias kardeşler tarafından 1493 yılında, kurulmuştur, Tevrat ve dini kitaplar basmalarına izin verilmiştir. Bu matbaadan 234 yıl sonra İbrahim Müteferrika, Lale Devri olarak bilinen dönemde 1727 yılında matbaa kurmuştur. Müteferrika nın matbaasında basılan ilk kitap, Kitab-ı Lügat-ı Vankulu dur (Vankulu Sözlüğü). Batı da basılı ilk kitap 1473 te Lyon da yayınlanmıştır. Kitap basımını takiben basılı haberler ortaya çıkmıştır. Başlangıçta belli bir düzeni olmayan bu yayınlar XV. yüzyıl sonlarından XVI. yüzyıl başına kadar basılı haberin ilk evresi olarak kabul edilebilir. Fransa da düzensiz olarak yayınlanan gazetelere occasionnel adı verilir. İtalya da gazetelere bozuk para anlamına gelen gazetta kelimesinden türeyen gazette adı verilir. Dünya tarihi açısında bakıldığında ise ilk haber toplama ve dağıtma gazetesi sayılabilecek araç, M.Ö. 59 yılında Roma Senatosu nca çıkarılıp, dağıtılan, okuma bilen Romalılar ın okuma bilmeyenlere yüksek sesle okudukları, Acta Diurna dır. Basılı haberin ikinci evresi olarak kabul edilebilecek olan gelişme, yayınların belli bir düzenliliğe ulaşmasıdır. Bu, haberi üreten, haber, ve okuyucu arasında belli bir bağın oluştuğunun göstergesi olarak da kabul edilebilir. İlk süreli yayın olarak gelecek yıl anlamına gelen Almanak gösterilebilir. İlk takvim ise, Mainz da çıkmıştır ve tarihi; 1448 dir. Gerçek anlamda süreli yayının doğuşu XVII. Yüzyılın başları kabul edilebilir. Bu türün ilk örneği olarak Hollanda da, başlangıçta düzensiz olsa da, 1605 Mayıs ayından itibaren çıkan Nieuwe Tydinghen gösterilebilir. Basının XVIII. yüzyıla kadar yaşadığı gelişme elbette toplumsal yaşam, ekonomi ve politika ile de iç içe geçmiştir. Basının bir güce dönüştüğü, devletin yönetim kademeleri kadar, ekonomi çevreleri tarafından da fark edilmiştir. Hatta basının dördüncü güç olarak adlandırılması bu döneme rastlar. Bu terimi ilk kullanan İngiliz politika yazarı Edmund Burke dur. Burke bu terimi, yasama, yürütme ve yargı dan sonra kitleleri baskı altına alma, yönetme ve yönlendirme potansiyeli olan basın için kullanmıştır. Günümüzde de medyanın dördüncü güç olduğu görüşü kabul görmektedir. Gazetelerde, sadece genel haber değil, cemiyet haberleri ve kamu işleri üzerinde ağırlığını koymaya çalışan fikir yazıları da bulunuyordu. Ancak zamanla, reklam, gazetelerin yazılı içeriği ile ticari reklamın sınırlarının inceldiği örtük reklam, tefrika olarak bilinen arkası yarın hikâyeleri gazete sayfalarında kendisini göstermeye başlamıştır. Balzac, George Sand, Victor Hugo, Alexandre Dumas gibi zamanın büyük Fransız romancılarının eserlerinin de bu şekilde yayınlandığı bilinir. Tefrika romanların, ertesi gün merak uyandıracak şeklide bitirilmesi, günümüzde televizyon dizilerinden bildiğimiz yaklaşımın öncüsü sayılabilir. İletişim araçları ve gazetecilik tarihi ile ilgili daha fazla bilgiye Jean- Noel Jeanneney in, Esra Atuk tarafından çevrilmiş, Yapıkredi Yayınları ndan 1998 de çıkan, Başlangıcından Günümüze Medya Tarihi, adlı kitabı okuyabilirsiniz. Yaşamın temel öğelerinden biri harekettir. Ancak insanlar uzun yıllar nesneleri yüzey üzerine hareketli kaydedememiş, durağan şekilde kaydetmişlerdir. Mağara resimlerinden beyaz perdeye hareketli görüntünün yansıması için yüzyıllar geçmiştir. Beyaz perdeye ışık ve optik yoluyla resimlerin yasıtılabilmesi o dönemde büyük merak uyandırmış, toplumun ilgisini çekmiştir. Bu tarihe kadar yüzey üzerine yansıtılabilen görüntüler, durağan görüntüler olmuştur. Ancak 1800 lü yıllara gelindiğinde insan yaşamını değiştiren birçok buluşun yapıldığı dönemde, hareketli görüntü adına bir buluş gerçekleştirilmiştir. Bu buluş kameradır. Kameranın gelişim sürecinde de hareketin algılanması çok önemlidir. Ayrıca görüntüde hareketin oluşumu da, en az onun kadar önemli bir olaydır. Fotoğraf makinesi aracılığı ile görüntünün kaydının yapılabilmesi 1850 li yıllarda olabilmiştir. Fotoğraf makinesi aracılığı ile ışık ve optik yoluyla, ışığa duyarlı yüzeye görüntü kaydedilebilmiştir. Fotoğraf tekniği, hareketi kaydetme çalışmalarında da kullanılmıştır. Bu sayede görüntünün kaydedileceği yüzeyin geliştirilmesi için de çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmaların ilk döneminde, cam yüzeyler ya da maden alaşımlı levhalar kullanılmıştır. Selüloit tabanlı yüzey 1888 de geliştirilmiş ve iki yıl içinde üretimi başlamıştır. Selüloit tabanlı bu malzeme film olarak adlandırılmıştır. Kamera ise kabaca, görüntüden yansıyan ışığı kaydeden cihaz olarak tarif edilebilir. Görüldüğü gibi ihtiyaçlar icatları, icatlar da yeni ihtiyaçları beraberinde getirmiştir. Kamerayı takiben filmin icadı, hareket halindeki nesnelerin durağan görüntülerinin peş peşe kaydedilmesi için yapılacak çalışmaların öncüsü olmuştur. Görüntünün bir zemine kaydı, kayıt yapılan zeminin geliştirilmesi, hareketli görüntünün yansıtılabileceği aracın icat edilmesi birbirini takip eden birbirinden beslenen ve uzun zaman içinde gerçekleşen olaylardır. Halka açık 7

8 ilk başarılı film gösterimin tarihi ise, 1895 dir. Auguste ve Louis Lumiere adlı iki Fransız kardeş, geliştirdikleri sinematograf ile Paris te perdeye yansıtarak ilk film gösterimini gerçekleştirilmiştir. Lumiere kardeşler 35 mm film şeridi kullanan ve aynı zamanda gösterici olarak çalışan bir kamera icat etmişlerdir. Kamera, 35 mm kameralar uzun yıllar kullanılmış, çekimler ve gösterimler yapılmıştır. Dünya çapında ilgi çeken sinema İkinci Dünya Savaşı zamanlarına kadar büyük ilgi görmüştür. İkinci Dünya Savaşı ndan sonra da televizyon çalışmaları hızlanmıştır. Zamanla ihtiyaçlar doğrultusunda gelişen teknoloji, teknoloji aracılığı ile de geliştirilen görüntü alma, kaydetme, saklama teknikleri çeşitlenmiştir. Kameralar sadece görüntüyü saptama ile kalmamıştır. Boyutları, özellikleri değişmiş, kullanım ihtiyaçlarına göre de kameralar geliştirilmiştir. Öte yandan, gelişmeler gerçekleşirken teknolojinin de gelişmesi devam ettiği için kameralar ile birlikte kullanılan sistemler de çeşitlenmiştir. Açık Öğretim Fakültesi yayınlarından 2010 yılında çıkan, Hakan Uğurlu nun Editörlüğünü yaptığı Kamera Tekniğine Giriş adlı kitabın ikinci bölümünde film ve video kameraları ile ilgili detaylı bilgi bulunmaktadır. Genel hatları ile tarif edilmeye çalışıldığında telefonun farklı mekânlarda bulunan kişiler arasında, karşılıklı ve anında mesaj alışverişine, diğer deyişle iletişime, olanak sağlayan araçlardan biri olduğu söylenebilir. Teknik olarak sadece bir iletişim ve enformasyon aracı olarak görünebilir, ancak aynı zamanda kültür, kimlik, siyaset ve ekonomi alanlarında rolü bulunan bir araçtır. Daha önce bazı denemeler olmuşsa da Graham Bell in, 10 Mart 1876'da telefonu icat ettiği kabul edilir. Böylece iletişim devriminin önünün açıldığı söylenir. Telefon yaklaşık 100 yıl boyunca gelişimini sürdürmüş ancak kablosu olduğu için her zaman bir yere bağlı olarak kullanılmıştır. Finlandiya ve İsveç gibi coğrafi nedenlerle kablo döşeme sıkıntısı yaşayan ülkelerin alternatif arama çabasıyla telefon, kablosuz hale gelmiştir. Yüzlerce kilometre fiyort ve binlerce adaya sahip Kuzey Avrupa ülkeleri alternatif iletişim yöntemleri aramışlardır ve 1989 yıllarında yapılan yoğun çalışmalar sonuç vermiş, 1991 yılında Finlandiya'nın yerel GSM (Global System for Mobile Communication) operatörü Radiolinja üzerinden yine Finlandiya'nın iletişim kuruluşu olan Nokia nın 1011 modeli ile ilk cep telefonu görüşmesi gerçekleştirilmiştir. İlk dolaşım (roaming) anlaşması Telecom Finlandiya ile İngiliz Vodafone firmaları arasında yapılmıştır ve iki ülke arasında cep telefonu görüşmeleri mümkün olmuştur yılı ilk SMS in de (Kısa Mesaj Servisi) gönderildiği yıldır. Türkiye'de ise, ilk GSM operatörü Turkcell dir ve 1994 yılının Mart ayında hizmete başlamıştır. Dolayısıyla, bu anlamda yeni bir iletişim aracın kullanımı eskiden olduğundan daha hızlı bir şekilde Türkiye de gerçekleşebilmiştir. Konuşma ve veri hizmetlerinin daha hızla aktarımını sağlayan bir iletişim sistemi, 3G olarak adlandırılmaktadır. İlk ticari örnekleri 2001 yılında Japonya da, 2003 yılından itibaren de Avrupa da kullanılmaya başlanmıştır. 3G Türkiye de ise, 30 Temmuz 2009 tarihinde kullanılmaya başlamıştır yılında yapılan ilk cep telefonu görüşmesinde telefonlarının teknik fonksiyonları öncelikle, iki kullanıcı arasında sesli görüşmeye imkân verecek şekilde tasarlanmıştır. İlk görüşmeden günümüze kadar, cep telefonları sadece ses iletmekle kalmamış, görüntülü iletişimin yanı sıra, konuşma, mesaj yazma, not tutma, müzik dinleme, radyo dinleme, dosya alışverişi, video çekme, video alışverişi, ses kaydı, fotoğraf çekme, fotoğraf alışverişi, internete bağlanma, televizyon izleme, bankacılık işlemleri, oyun gibi özellikleri kullanmaya olanak veren donanımlarla geliştirilerek piyasaya sürülmeye devam etmektedir. Elbette cep telefonları ile yapılanlar ve yapılabilecek olanlar kullanılan telefon modeli ve servis sağlayıcısına göre de değişim göstermektedir. Gazete, telefon ve sinema birer iletişim aracı olarak varlığını sürdürürken, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı arasındaki yıllarda önemli bir iletişim aracı olan radyo ortaya çıkmıştır. Yazılı basın radyonun ortaya çıkışına kadar egemenliğini sürdürmüştür. Teknik olarak radyonun ortaya çıkışını hazırlayan alt yapı telsiz telgraftır yılında ışık dalgalarına ek olarak elektromanyetik dalga teorisini kuran İskoçyalı James Clark Maxwell dir. 23 yıl aradan sonra Alman Heinrich Hertz, kendi adını verdiği dalgaları bulur ve üretir. 3 yıl sonra da bir Fransız tarafından elektromanyetik dalga iletkeni geliştirilir. İlk antenin yapımı ise 4 yıl daha gerektirecektir. Aynı yıla denk gelen 1894 yılında Marconi isimli İtalyan bilim insanı, Bologna da Mors alfabesi ile iki uzak nokta arasındaki haberleşmeyi gerçekleştirir. Hertz dalgalarının insan sesi taşıyabildiklerinin görülmesi için de yıllar gerekmiştir. Telsiz telgraf için kullanılan teknik alt yapı sonraki yıllarda telefon için de kullanılacaktır. Bu tarihler ve icatlar arasındaki yıllar, radyonun ortaya çıkış sürecinin seyrini ve günümüzde kullanılan iletişim araçlarındaki teknolojik gelişmelerin hızını kavrayabilmek açısından önemlidir. İnsan sesinin aktarılabildiği ilk bağlantının hangi yılda ve hangi iki nokta arasında gerçekleştirildiğini araştırınız. Radyonun ilk kullanımı, askeri amaçlı, gemiden gemiye ve gemiden karaya iletişim içindir. Radyonun kitle iletişim aracı olarak kullanımı, 1920 yılından sonraya denk gelmektedir yılından beri sürekliliği olmayan söz, müzik, haber yayınları yapılıyorsa da, ilk sürekli radyo yayını ABD de 2 Kasım 1920 yılında geçekleştirilmiştir. Diğer ülkelerde de radyo yayınları çok geçmeden başlamıştır. İngiltere de Fransa da ve Sovyetler Birliği nde 1922; Almanya da 1923 yılında başlamıştır. Türkiye de de 1927 yılında, önce Ankara, sonra İstanbul da başlamıştır. İletişim tarihinde, bir kitle iletişim aracı olan radyonun, yayınlarıyla insanların haber alma, eğlenme, mal ve hizmetlerden haberdar olma ihtiyaçlarına karşılık vermeye başladığı, eğitim ve kültür aldıkları söylenebilir. Ancak o yıllarda, radyonun günümüzdeki kadar yaygın olmadığı, yayın kanallarının ve yayın saatlerinin günümüzdeki gibi çok ve çeşitli olmadığını hatırlamak gerekir. 8

9 Radyo yayıncılığı ile ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek için Aysel Aziz in Turhan Kitabevi nden 2006 yılında çıkan, Televizyon ve Radyo Yayıncılığı kitabını okuyabilirsiniz. Radyonun gücünün anlaşılmasına katıda bulunan bir olay vardır. 31 Ekim 1938 yılında, 23 yaşında olan, daha sonraki yıllarda adını sinemacı olarak duyuracak olan, Orson Welles adlı bir genç, daha önce yayınlanmış, H.G. Wells tarafından yazılan Dünyalar Savaşı adlı bir romanı, radyo yayını için uyarlar. Kitap, Marslılar ın Dünya ya gelişini konu almaktadır. Welles, eseri dramatikleştirmek ister. Bu nedenle CBS radyosundan yapacağı yayın için Marslılar ın Dünya ya gelişini haber veren çarpıcı bir anons hazırlar. Bunun bir kurgu olarak algılanacağına inanarak, gerçek yayın izlenimini vermek, inandırıcı etki yaratmak için yayını keser, Marslılar ın Dünya yı işgal ettiğini, artık dua etmekten başka çare kalmadığını anons eder. Bu yayını dinleyen New York halkında bir panik oluşur. Araçlar yollarda büyük kuyruklar oluşturur. Dua etmek için kiliselere gidenler, sevdiklerine ulaşmaya çalışanlar, gazetelerden haberi doğrulamaya çalışanlar kentte bir karmaşa oluşturur. Bu olay radyonun etkileme gücünü anlatmak için önemli bir örnek olarak günümüzde de anılmaktadır. Televizyona gelince; başlangıçta radyonun bir tür uzantısı gibi değerlendirilebilir. Kaba bir bakış açısıyla, radyo ile aynı işlevleri yerine getirirken görüntüyü devreye sokmuştur. Elbette televizyonun ilk icat edildiği yıllarda görüntü kalitesini günümüzde gördüklerimizle kıyaslamamak gerekir. İnsanlar yıllardır bulundukları yerden başka bir yere resim gönderebilmeyi hayal ediyorlardı. Fotoğraflar gönderebilen belinograf günümüzdeki faks makinesi mantığı ile çalışan, noktacıklar ile ileten bir araçtı. Televizyon, ışık enerjisinin, elektrik enerjisine çevrilmesi tekniğine dayanır. Televizyon kelimesi Tele, visio kelimelerinin birleşmesi ile oluşan uzaktan görme, uzağı görme anlamlarını taşır. Ekranda görüntünün daha seçik görülebilmesi için, aynı anda birçok ülkede araştırma ve geliştirme çalışmaları yapılmıştır. Yapılan çalışmalar ve denemelerden sonra ilk düzenli televizyon yayını İngiltere de 1936 yılında gerçekleştirilmiştir. Yapılan yayının, alıcı sayınının az olması nedeniyle, büyük bir kitleye ulaştığı söylenemez. Ancak İngiltere de başlayan yayın İkinci Dünya Savaşı na kadar sürmüş, yılları arasında bir kesintiye uğramıştır. Bu sırada Amerika daki televizyon istasyonu ve alıcı sayısı artmıştır. O Amerika daki televizyon alıcı sayısı 35 milyon olarak hesaplanırken, Türkiye de televizyonla ilgili çalışmalar 1965 yılında başlayacaktı. Türkiye de İstanbul Teknik Üniversitesi nde küçük bir deneme istasyonu kurulmuş, kapsama alanı küçük bir bölgeye yayın yapılmıştır yılında ilk siyah-beyaz deneme yayını Ankara dan yapılmıştır yılında ise İstanbul, Çamlıca daki deneme istasyonu devreye girerek Ankara daki yayınları aktarmaya başlamıştır. Türkiye çapında yayın 1972 yılında gerçekleşebilmiştir. Türkiye de renkli televizyon yayınları 1 Temmuz 1984 tarihinden sonra başlamıştır. Türkiye de radyo ve televizyon yayıncılığı 1990 yılına kadar, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu TRT tarafından yürütülmüş, bu tarihten sonra Avrupa dan, kiralanan uydular aracılığıyla Türkiye üzerine yayın yapan özel televizyonlar kurulmuş, kısa süre içinde yurt çapında izlenmeye başlamıştır. İletişim araçlarının tarihsel süreci elbette yukarıda anlatılanlarla sınırlı değildir. Üstelik iletişim araçları ile ilgili gelişmeler hızla devam etmektedir. Her gün iletişim alanında yenilikler olmaktadır. İletişim araçlarının kullanım özellikleri artmakta, bu yeni özellikler, yeni kullanım ve yaşam şekilleri yaratmaktadır yıl öncesine kadar bankada yapılacak bir iş için bankaya gitmek gerekirken, günümüzde bir bilgisayar ya da bir telefon aracılığı ile bankada yapılacak birçok işlem bankaya gitmeden de yapılabilmektedir. Bu kullanım şekillerinin artması ve çeşitlenmesi iletişim araçlarının dijital teknolojiyi kullanmaya başlamaları ile doğmuştur. Dijital teknoloji ile dijital ortamlardaki tüm enformasyonun tek bilişim ortamında kullanılması mümkün olmuştur. Dijital teknoloji kullanılmaya başlamadan önce okuyucu, dinleyici ya da izleyiciden yayın kaynağına doğru gönderilen geri bildirim gecikmeli olarak gerçekleşiyordu. Dijital teknoloji ve dijital ortamların devreye girmesi ile teknoloji sahipliğine ve araçların birbirleri ile veri alışverişi yapabiliyor olmasına bağlı olarak hız ve çeşitlilik kazanmıştır. İletişim ve yeni iletişim arasındaki bağlantıyı anlatmaya başlamadan, binlerce yıl önce Eski Mısır da tasarlanmış bir at arabası ile uzay mekiği tasarımı arasındaki bağa ait ilişkiyi aktarmak, birçok alanda olduğu gibi iletişim araçları alanında da sürecin nasıl birbirinden etkilendiğini kavramak açısından önemli görünmektedir. Amerika daki tren raylarının genişliği 4 feet 8,5 inch yaklaşık 1,5 metre (143,51 cm) dir. Yaklaşık değil de tam bir rakam olamaz mıydı? Bunun hikâyesi Eski Mısır daki at arabalarının yerde bıraktığı iz ile ilgilidir. İngilizler tren raylarını at arabalarının geçtiği yerlere döşemişlerdir. ABD nin de tren raylarını İngilizler döşemişledir. Uzay mekiği ile bağlantı bu noktada başlıyor. ABD de uzay mekiğinin yapıldığı yer (Utah) ile fırlatma üssü (Florida) arasında oldukça uzun bir mesafe bulunur. Uzay mekiğini oraya taşıyabilmek, trenle mümkün olabileceği için geçeceği tüneller de hesaba katılarak, tasarımı tren yolculuğuna uygun şekilde yapılmıştır (Aksu vd., 2011: 41). Bu gerçek hikâyeden anlaşılacağı üzere süreç içinde meydana gelen her tür icat tarihte bilinmeyen bir zamanda bir başka icadı ya da olayı etkileyebilmektedir. Telefonun mucidi sayılan Graham Bell aslında işitme engellilerin duymasını sağlamak için çalışmalar yapan bir kişiydi. Günümüze kadar yaşamış olsaydı icadının günümüz cep telefonlarının binlerce kilometre uzaktaki insanın sadece birbirini duymasını değil aynı zamanda görmesini sağlayacak bir alt yapının temel taşını koymuş olduğu görebilecekti. 9

10 İLETİŞİM VE YENİ İLETİŞİM İletişimin sadece insana özgü bir davranış olmadığı bilinir. Tüm canlılar iletişim kurmaktadır. Ancak insanlar arası iletişim, iletişim araçlarının ortaya çıkması ve çeşitlenmesi ile farklı boyutlar kazanmıştır. Bu anlamda önce iletişimin genel kavramlarını daha sonra da yeni olarak adlandırılan iletişimin ne olduğunu incelemek yerinde olacaktır. İLETİŞİM Kullanıldığı alana göre pek çok şekilde tanımlanan iletişim, en basit anlatımıyla, iletinin alıcıya aktarılması olarak açıklanabilir. Elbette bunun gerçekleşebilmesi için bir ileti, verici ve alıcıya ihtiyaç vardır. Bu süreç, sadece insanlar arasında değil, tüm canlılar arasında bulunmaktadır. Dumanın, tam-tam seslerinin görsel ve işitsel iletişim örnekleri olduğu daha önce belirtilmişti. Bu çeşit iletişim, tek yönlü iletişimin ilkel örneklerindendir. Yazının ve matbaanın icadı ile başlayan, yazılı basın döneminden önce de insanlar çağlar boyunca haberleşmiş, birbirleri ile iletişim kurmuşlardır. İnsanlar sahip oldukları bilgiyi paylaşmak istemişlerdir. Yaşadıkları olayları, öğrendikleri haberleri paylaşabilmek, başkalarının elinde bulunan haberleri öğrenebilmek ve yaymak arzusu duymuşlardır. Bireyler arası bir kişiden çok kişiye, çok kişiden bir kişiye veri akışını sağlayan araçlar genel olarak iletişim araçları olarak adlandırılabilir. Bununla beraber dans, resim, müzik, şarkı, konser, tiyatro, heykel, seramik vb. plastik ya da estetik her türlü sanat faaliyeti ve sanatçı aracılığı ile de iletişim sağlanabilir. Bu iletişimi sağlayan araçlar da sanatsal iletişim araçları olarak adlandırılır. Fuar, konferans gibi, etkinlikler de organizasyonel iletişim araçları olarak ayrılabilir. Gazete dergi, afiş, el ilanı, mektup, tabela, not, kitap gibi yazı ve çizgiler kaligrafik iletişim araçlarının parçalarıdır. Telefon, cep telefonu, internet, fax, telex gibi iletişim araçları, telekomünikasyon iletişim araçları olarak ayrılabilirler. Göze ve kulağa hitap eden, (multimedya) çoklu medya teknolojilerini kullanan sinema, radyo, televizyon, radyo/tv programları, ses/görüntü kasetleri, cd, vcd ve basılı materyal gibi araçlar görsel işitsel iletişim araçları arasında sayılabilir. Bu araçların karşı taraftan geri bildirim almaması durumuna tek yönlü iletişim denmektedir. Yeni medya ve multimedya kavramları birbirinden farklıdır. Multimedya, yeni medyanın oluşturduğu çoklu iletişim ortamı olarak açıklanabilir. Multimedya, yeni medya sayesinde vardır. Zaman boyutu bakımından da iletişim ortamları eş zamanlı (senkron) olan ve eş zamanlı olmayan (asenkron) olarak ikiye ayrılabilir. İletişim, kaynak ve alıcı arasında eş zamanlı bir süreç içine gerçekleşiyorsa, bu iletişim ortamının eşzamanlılık özelliğinden kaynaklanmaktadır. Telefon, canlı radyo programları ve televizyon programları, ICQ, MSN vb. karşı taraf ile anında iletişime olanak veren yazılımlar, eş zamanlı iletişim ortamları sınıfında sayılırlar. Eş zamanlılık özelliği bulunan iletişim ortamında etkileşimden bahsetmek de mümkündür. Kaynak ve alıcı arasında, iletişim belli bir zaman diliminde gerçekleşmiyor, araya zaman giriyorsa, bu, eş zamanlı olmayan iletişim olarak nitelendirilebilir. Kitap, gazete, CD, canlı olmayan radyo ve televizyon yayınları, elektronik posta vb. eş zamanlı olmayan iletişim ortamları olarak sayılabilir. YENİ İLETİŞİM İletişim araçları için kullanılan yeni sıfatı yoruma açık bir kavramdır. Alemdar ve Erdoğan (2005:445) a göre Eskiyi yeni kılıfla sunmada bulunan etken yollardan biri, eskinin önüne yeni koymaktır. Yeni eskiyince daha yeni, en yeni, en geliştirilmiş, mükemmelleştirilmiş gibi kavramlar kullanılır. Görüldüğü gibi, yeni; eskinin üzerine inşa edilen anlamını da taşımaktadır. Başka bir bakış açısıyla, yeninin içinde eskiyi bulmak mümkündür. Bir işin, oluşumun, cihazın önünde yeni kelimesinin kullanılması ile bir önceki gün aynı iş, oluşum ya da kullanılmakta olan cihaz eskimiş değildir. Bu bakımdan yeni, eskinin zıt anlamlısı olarak kullanılmamaktadır. En azından, bilgi ve iletişim teknolojileri için kullanılan yeni nin, eskinin tersi ya da zıt anlamlısını olarak kullanıldığı söylenemez. Bu bakış açısıyla yeni sıfatı bir dönüşümü de anlatmakta, bir sürece işaret etmektedir. Yeni kavramına, iletişim araçları açısından bakıldığında, her yeni teknolojinin bir öncekinin üzerinden yola çıktığı söylenebilir. İletişim araçlarının tarihsel süreci düşünüldüğünde, bu konu daha net anlaşılacaktır. Tam-tam seslerine göre; telgraf yenidir. Fotoğraf kamerasına göre; hareketli görüntünün kaydını yapabilen kamera yenidir. Analog sistemde yayın yapan televizyona göre; dijital teknoloji kullanarak yayın yapan yenidir. Ancak önemli husus, yeni olarak kabul edilen iletişim teknolojileri aracılığı ile eskisinden daha farklı yollardan iletişime, hatta etkileşime girilebilmesidir. Yeni iletişim araçlarının konumlandırılması eskiyi reddetmeden yapılmaktadır. Kullanım amaçları da bireyler arası iletişim ve kitle iletişiminin kimi özelliklerini barındırır. Her ikisine de yaklaştığı ve uzaklaştığı özellikleri bulunur. Bir başka ifadeyle, yeni iletişim teknolojileri ile iletişimde kullanılan kanallar, enformasyonun gönderilme hızı, kapasitesi, içerik üretim merkezi, etkileşim kapasitesi, iletişimin yönü, mekân ve zaman, saklama kapasitesi ve hizmet alanı, kullanıcının kullanım şekli ve var olan iletişim biçimleri farklılaşmaktadır. Yeni iletişim teknolojilerini iletişimin yönü, kullanıcı/izleyicinin konumu açısından ayırt eden yaklaşıma (Breitroise 1985: 78) göre; eski teknolojiler azınlığın çoğunlukla iletişime geçmesine izin verirken, yeni teknolojiler, çoğunluğun kendi istediği enformasyona ulaşmasına olanak vermektedir. 10

11 Üretici merkezli olan eski teknolojiler kullanıcı merkezli ve bilgisayar hafızasındaki enformasyona dayalı çoklu erişme dönüşmüştür. Yeni iletişim teknolojilerinin karşılıklı etkileşim özelliği bulunmaktadır. Çok sayıda kullanıcı grubu içinde, her bireye özel gönderim sağlama özelliği ile kitle iletişim sisteminin kontrolünün mesaj yapıcıdan, iletişim aracı tüketicisine doğru kaymasını sağlayabilmesidir. Yeni iletişim teknolojilerinin bir başka özelliği de birey için, bireyin tercih ettiği zamanda gönderi yapma ve alma olanağı sunmasıdır. Geleneksel olanlardan yola çıkarak günümüzde kullanılan mikroişlemciler, kablo televizyon, etkileşimli televizyon, cep telefonları, fiber optik, uydu yayıncılığı, teleteks, kelime işlemci, elektronik posta, video konferans ve bunların birbirleri ile veri alışverişinde bulunabilmelerinden ortaya çıkan sistemleri yeni iletişim araçları olarak adlandırabilmekteyiz. Matbaanın bulunmasından, internet çağına kadar olan bir dilimi anlatan Medyanın Toplumsal Tarihi isimli kitabın okunması, süreci anlamak açısından yararlı görünmektedir. İzdüşüm Yayınları ndan, 2004 yılında çıkan, İbrahim Şener tarafından dilimize çevrilen kitabın yazarları Asa Briggs ve Peter Burke dir. YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ KAVRAM OLARAK NE ANLATIR? Bilgi ve iletişim teknolojilerinde (BİT) yaşanan hızlı ilerleme ve genişleme, 20. yüzyılın sonlarında gerçekleştirilen önemli gelişmenin en belirgin işareti sayılmaktadır. Yaşanmakta olan bu hızlı ilerleme ve genişleme, toplumsal, siyasal ve ekonomik hayatta işleyişleri ve yöntemleri değiştirmiş, iktisadi ve sosyal hayatı derinden etkilemiştir. Birçok kavram ve kalıbın sorgulanmasına neden olmuştur. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler aynı zamanda küreselleşme olgusunun yayılmasının ardında yatan en önemli etkenlerden de biri olarak kabul edilmektedir. Yeni iletişim teknolojilerinin gündelik hayatta etkin olmaya başlamasından itibaren birçok önemli kavramla karşılaşılmaktadır. Bunlardan öne çıkan iki kavramdan biri etkileşim, diğeri yakınsamadır. Bu kavramları tanımlamak, yeni iletişim teknolojilerinin doğasını anlamak açısından gereklidir. ETKİLEŞİM Etkileşimlilik; kişinin olaylar karşısında pasif durumdan çıkıp aktif hale gelmesi olarak ifade edilebilir. Etkileşimlilikde kişinin harekete geçmesi önemlidir. Televizyon izleyicisi için bu durum programlara katılması olarak yorumlanabilir. Gazete okuyucusu için, haber kaynağı ile fikirlerini paylaşması, harekete geçmesi olabilir. Radyo dinleyicisi için dinlemekte olduğu programa telefonla bağlanması, elektronik posta (e-posta, , mail) yolu ile görüşünü bildirmesi olabilir. Daha genel bir ifade ile yayın kaynağı ile iletişime geçmesi, yayın akışını, seyrini değiştirmesi olarak tarif edilebilir. Etkileşim, karşılıklı hareket etme, birbirini etkileme anlamında kullanılan bir terimdir. Püsküllüoğlu, (1995: 571), etkileşimi karşılıklı olarak birbirini etkileme işi, neden ile sonucun karşılıklı ilişkisi olarak tanımlamaktadır. Önceleri tek yönlü olan yayıncılık, dijital teknolojinin kullanılmaya başlanmasından önce de dinleyici ya da izleyiciden yayın kaynağına doğru bir geri bildirim gönderebilmekteydi. Ancak bu geri bildirim, anında olamıyordu. Telefonun devreye girmesi, mesajın kaynaktan alıcıya ulaştığı anda yayıncılık anlamında da, yayın anında, yayın kaynağına ulaşabilmenin yolu açılmıştır. Canlı yayınlanan programlara telefon ile bağlanmak, anında etkileşimliliğin ilk örnekleri olarak anılabilir. Etkileşimli iletişim ortamlarında merkezileşmiş program ile kişiye özel mesaj göndermek ve gelen mesajı almak teknik olarak mümkündür. Bu şekilde her alıcının aynı zamanda potansiyel bir yayınlayıcı olabilmesi de mümkündür. Etkileşimin, izleyiciyi kullanıcıya dönüştüren bir kavram olduğu da söylenebilir. Kitlelerin hareketlendirilmesi mesajın ulaştırılması ile olasıdır. Etkileşimli iletişim ortamlarında ilgili tarafların eş zamanlı ya da eş zamansız olarak karşılıklı etkileşimine imkân veren teknik alt yapı bulunmaktadır. Etkileşim insan ilişkileri için kullanılabileceği gibi, teknolojik cihazlar içinde kullanılan bir sözcüktür ve yeni iletişim teknolojileri ile dünyayı birbirine bağlayan ağların arasındaki ilişkiyi de ifade eder. YAKINSAMA (YÖNDEŞME) Yakınsama kelimesi de, yöndeşme kelimesi de birbirine yaklaşma anlamında kullanılmaktadır. İngilizce convergence kelimesinin kavuşma, yakınsama olan Türkçe karşılığı, iletişim araç ve ortamlarının dijital teknolojiyi kullanmaya başlamalarını takiben yakınsama kelimesi aynı yönde olma anlamını karşıladığı için bu birlikteliği anlatması bakımından tercih edilir olmuştur. En basit anlatımıyla telefon, televizyon ve internetin, aynı cihazda kullanılması olarak ifade edilebilir. Günümüzde cep telefonuna, internete ve televizyona, dijital teknoloji aracılığı ile aynı hattan ulaşmak mümkündür. Uzaktan bakıldığında ayrı gibi görünen bu üç büyük teknolojik araç ve ortamın bir arada kullanılabiliyor olması yakınsama olarak adlandırılır. Bu birleşmenin arkasında da telekomünikasyon, medya ve bilgisayar teknolojilerinin altyapısının dijital olması yatmaktadır. Aynı veri tabanından enformasyon alışverişi yapılabilmektedir. Bilgisayar ve internet ortamında gerçekleştirilen birçok işlemi televizyon ekranı üzerinden yapmak, telekomünikasyon altyapısını kullanarak karşı taraf ile veri alışverişinde bulunabilmek mümkündür. Bu, yeni iletişim teknolojilerinin etkileşimlilik özelliği ile eskisinden çok daha hızlı, sistemli ve gelişkin olabilmektedir. İletişim teknolojilerinin gelişimi ve kullanımına bağlı olarak, özel ya da kamusal alanlar içinde tüm gündelik ya da toplumsal ilişkiler elektronik olarak izlenebilmeye açık hale gelmiştir. Dijitalleşmenin etkileri sadece teknolojik cihazlarda kendini göstermemiştir. İletişim araçlarının birbirleri arasında veri alışverişi yapabiliyor olması, sosyal ve toplumsal yaşamı, ekonomiyi, endüstriyi, hatta politikayı bile etkilemiştir. Teknolojik yakınsama yanı sıra endüstriyel yakınsama ve üretilen içeriklerin, sunulan-kullanılan hizmetlerin yakınsamasından da bahsedilebilir. 11

12 Konuyu biraz daha anlaşılır hale getirmek için dijital ağ denilen bu sistemi, teknolojik yakınsama, endüstriyel yakınsama, içerik ve hizmet yakınsaması olarak ayrımlayarak açıklamak yerinde olacaktır. Günümüzde bir noktadan başka bir noktaya iletişim kurmak için tam tam seslerinden ya da dumandan çok daha fazla seçenek bulunur. Mesaj iletmek için telefonu, bilgisayarı, televizyonu, DVD yi, oyun konsolunu, faks makinelerini, haberleşme uydularını, sayısal kameraları ve bir çırpıda akla gelmeyen bir çok iletişim aracını kullanmak mümkündür. Üstelik bir cihazı, bir iletişim aracını kendi işlevi dışında kullanmak da olasıdır. Alt yapısı dijital teknoloji olan cep telefonundan internete girmek, bilgisayardan televizyon izlemek, televizyon kumandası ile alışveriş yapmak gibi işlemler ve uygulamalar bu kullanım şekillerine örnek gösterilebilir. Bu cihazların kendi sınırlarını aşmaları, birini diğerinin yerine ya da birinin üzerinden diğerini yapabiliyor olma teknolojik yakınsama olarak açıklanabilir. Etkileşimli televizyon, dijital karasal radyo ve televizyon yayıncılığı, internet üzerinden yayın yapan radyolar ve televizyon (IPTV- İnternet Protokolü Televizyonu), hücresel mobil iletişim olarak adlandırılan cep telefonları, avuç içi, kucak, dizüstü ve benzeri adlarla anılan (PDA- Personal Digital Assistant), mobil televizyon gibi teknolojik uygulamalar üzerinden, diğer deyişle yeni medya, yeni iletişim teknolojileri üzerinden veri (metin, ses ve video) alışverişinin gerçekleşmesi teknolojik yakınsamanın günümüzde ulaştığı noktayı göstermektedir. Yeni iletişim teknolojileri yalnızca teknolojik bir değişimin göstergesi değildir. Ekonomik, politik, kültürel, sosyal ve toplumsal etkileri olduğu daha önce de belirtilmişti. Yeni iletişim teknolojilerinin endüstriyel anlamda yakınsaması, yeni iletişim teknolojileri ile ortaya çıkan yeni medya olgusu içerisinde bazı yakınlaşmaları, iç içe geçme durumunu da anlatmaktadır. Dijital teknolojinin ve iletişim araçlarının birbirinin üzerinden veri alışverişi yapabiliyor olması endüstriyel anlamda da sınırları bulanıklaştırmıştır. Farklı sektörler birbirinin içine girmeye başlamışlardır. Eskiden bir sinema filmi içerisinde animasyonun olması teknik olarak mümkün değilken, dijital teknoloji sayesinde bir filmin içerisinde çizgi karakterleri görebilmek mümkün olmuştur. Sinema endüstrisinde olan bir firmanın animasyon sektörü ile ortak çalışmalar yapması, hatta şirket bünyesinde, bu işi yapabilecek alt şirketler kurması ya da ortaklık yapması ya da bu, animasyon üreten şirketi satın alması endüstriyel yakınsamaya örnek gösterilebilir. Bir başka örnek de bir gazetenin dijital ortamda hazırladığı metni gazeteye basabiliyor, sosyal medya üzerinden paylaşabiliyor, televizyona ve internete servis edebiliyor olmasından kaynaklanan şirketler arası birleşmeleri ortaya çıkartmıştır. Eskiden bunlar, televizyon, gazete, radyo, haber ajansı gibi ayrı ayrı şirketlerden yürütülen işlerken, günümüzde yaptıkları iş birbirinin içine geçmiş, bu nedenle endüstriyel anlamda yaklaşmışlardır. Dijital ortamda veri paylaşımının kullanılmaya başladığı seksenli yıllarda elektronik para transferinin yapılabilmesi ticari anlamda yakınsamanın kapılarını aralamıştır. Sonraki on yıl boyunca gerçekleşen gelişmelerde ev ofislerin oluşarak, içerik ve hizmet üretmek yoluyla, ticarete dahil oldukları görülmüştür. İnternet servis sağlayıcılarının verdikleri web alanları, içerik ve hizmet üreticilerinin olanaklarını ve sınırlarını genişletmiştir. Ancak dijital tabanlı iletişim teknolojilerinin yakınsaması, içerik ve hizmet üreticilerini doğrudan hedef kitlelerine ulaşmalarının da yolunu açmıştır. Etkileşimli televizyon yayıncılığının tam anlamıyla devreye girmesinden sonra bu anlamda yapılabileceklerin hayallerle sınırlı olduğu düşünülebilir. Örneğin etkileşimli televizyondan izlenen bir haber program sırasında bahsi geçen bir kavram hakkında, televizyon kumandası aracılığı ile yine televizyondan bağlanılacak bir sanal kütüphaneden tarama yapılarak, o kavram hakkında açıklama okunabilecek ya da kavram hakkında örneklere ulaşılabilecek ya da benzer kavramlar sorgulanabilecek, o kavramı anlatan görsellere, videolara ulaşılabilecektir. Görüldüğü gibi birbiri içine geçmiş olan dijital tabanlı teknolojiler sadece bir teknoloji olmaktan öteye gitmiştir. Yeni iletişim teknolojilerinin yakınsaması sonucu birini diğerinden ayıran sınırlar silikleşmeye başladığı gibi, iletişim ortamlarının etkilediği ekonomik, endüstriyel, içerik ve hizmet üretimi gibi konularda da eskiden farklı alanlar olarak kabul edilen araç, oluşum ya da sektörler arasındaki sınırlar da silikleşmeye başlamıştır. MEDYA OKURYAZARLIĞI Dijital tabanlı teknolojiler ile gündelik yaşamın temel gereksinimlerini karşılamak, hem hayatı kolaylaştırmış hem de hızlandırmıştır. İletişim teknolojisindeki hızlı gelişim, ekonomik, kültürel ve sosyal alanda değişme neden olarak, toplumsal yaşamda varlığını hissettirmektedir. Toplumsal yaşamdaki değişim, günlük yaşam akışının değişmesine, farklı bakış açılarının oluşmasına neden olmakta, yeni yaşam tarzlarının ortaya çıkmasıyla da kendisini göstermektedir. Birçok insan için yeni iletişim teknolojileri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmaya devam etmektedir. İletişim teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak medya mesajlarına maruz kalma süresi, içerik üreticilerinin medya mesajlarıyla hedef kitleye ulaşmak için gösterdiği çaba artmış ve dijital ortamlar içerisinde bulunan içerik de çeşitlenmiştir. Medya mesajları çocuk genç - yaşlı, kadın - erkek demeden her kesimden insana farklı miktarlarda da olsa ulaşmakta, bireyin değer yargılarına, inançlarına, tutum ve davranışlarına etki edebilmektedir. Bu nedenle medya okuryazarlığının gerekli olduğu düşünülmektedir. Medya okuryazarlığı olarak dilimize çevrilen media literacy kavramı birçok şekilde tanımlanabilse de; metin, ses ve video gibi formatlarda insanların karşısına çıkabilen mesajlara ulaşma, bunları çözümleme, değerlendirme ve iletme yeteneği olarak tanımlanmaktadır (İnceoğlu, 2007: 21). Medya okuryazarlığındaki amaç; medya mesajlarının doğru algılanması, eleştirel bir bakış açısı geliştirilmesi, gerçek-kurgu ayrımının yapılabilmesi, medya aracılığı ile sunulan dünyanın gerçeği tam yansıtmayabileceğinin algılanması, medya mesajlarının taraflı olabileceğinin kavranması, medyanın yönlendirme ve yönetme aracı 12

13 olarak kullanılabileceğinin farkına varılabilmesi, medya kullanımının tek taraflı bir enformasyon akışı olmadığının bilinmesi, izleyici, kullanıcı, okuyucu, dinleyici tercihlerinin de mesaj kaynağı tarafından da toplanabileceğinin farkına varılması gibi hedefleri içermektedir. Özetle; medya okuryazarlığı, mesajın kaynağını sorgulayan, aldığı enformasyonu değerlendirip onu yerinde kullanabilen bireyler yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bireyleri yaşama hazırlamak ve topluma yararlı bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunmaya çalışan eğitimin medya okuryazarlığını geliştirme konusunda üzerine düşen görevleri tartışınız. Günlük yaşamda her gün birçok seçim yapmak, karar vermek zorunluluğu vardır. Birçoğu hayatı sürdürebilmek için, kimi zaman büyük, kimi zaman küçük kararlar, seçimlerdir. Doğru akıl yürüme, alınan kararların yapılan seçimlerin değerler bütünüyle uyumu ve ilişkisi, karar verecek olan kişi tarafından belirlenir. İletişim araçlarının haber alma, eğitim alma kaynağı olarak ya da boş zaman doldurma aracı olarak kullanımı sırasında, medya mesajına maruz kalma, yapılan seçimleri etkileyebilmektedir. Bilginin hızlı üretim ve dağıtımı, iletişim araçlarının da yakınsaması ile tüketimin hızını arttırmıştır. Yeni medyanın izleyiciye sundukları ticari metaya dönüşmüştür. İletişim araçları izlenirliklerini, takip edilirliklerini, okunurluklarını, kullanılırlıklarını, dinlenilirliklerini arttırmak için heyecan, eğlence, keyif verme aracı olma yönüne meyletmektedirler. Bu koşullar altında doğru bilgiye ulaşabilmek zorlaşmıştır. Bu açıdan, medya okuryazarlığının önemi artmıştır. Yeni iletişim araçlarını, amacı doğrultusunda kullanma ve medya mesajlarını yorumlama alışkanlığı küçük yaşlardan itibaren verilecek medya okuryazarlığı eğitimiyle mümkün olabilecektir. Mesaja, enformasyona ulaşabilme, maruz kaldığı mesajı bilinçle değerlendirme, eleştirebilme, çözümleme ve iletebilme becerisi sadece kişisel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Editörlüğünü Nurçay Türkoğlu ve Melda Cinman Şimşek in yaptıkları Kalemus yayınlarından 2007 yılında çıkan Medya Okuryazarlığı adlı kitap yukarıda bahsi geçen konu ile daha yakından ilgilenmek istenler için önerilebilir. YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN SAĞLADIĞI OLANAKLAR VE KISITLILIKLAR Yeni iletişim teknolojileri gelişim sürecinde birçok yeniliği ve insan yaşamı için kolaylığı getirirken, bazı kısıtlılıklar da yaratmaktadır. YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN SAĞLADIĞI OLANAKLAR Yeni iletişim teknolojilerinin enformasyona ulaşımı, enformasyonun üretilmesini ve paylaşılmasını sağlayan, her türlü görsel, işitsel, yazılı ve basılı araçlar olduğu hatırlanacak olur ise, hayatı kolaylaştıracak birçok yeniliği de getirdiği söylenebilir. Yeni iletişim teknolojilerine sağladığı olanaklar açısından bakıldığında, öncelikle enformasyona, mesaja ulaşmayı hızlandırdığı söylenebilir. Enformasyona hızlı ulaşabilmek maliyeti azaltır. Örneğin, mektupla yapılabilecek bir yazışmanın yeni iletişim araçları ile yapılıyor olması, hem zamandan, hem maliyetten kazandıracaktır. Kâğıt kullanımının azalması ile meydana gelen maliyet düşüşü çevre zararını azalabilir. Doküman yönetiminde de kolaylık sağlamaktadır. Yeni iletişim teknolojileri sağlık alanında birçok şekilde kullanılmaktadır. Röntgen, manyetik görüntüleme gibi işlemler, dijital ortamlarda yapılabilmekte ve alınan sonuçlar dijital ortamlarda paylaşılmaktadır. Bunu açmak için bir örnek verilecek olursa, bir hastanın İstanbul da çekilen röntgeni, Ankara da bulunan bir doktorun bilgisayarına gönderilebilir. Ya da laboratuvarında yapılan tahlil sonuçları doktorun masasındaki bilgisayardan görüntülenebilir. Üstelik hastanın geçmiş dönemlerdeki tahlillerine ait kayıtları da bilgisayarda depolandığı için karşılaştırılması mümkün olabilir. Hastanın ve hastalığın takibi için kullanılabilecek bu yöntemin, işlem takibi açısından bankalar tarafından kullanıldığı birçokları tarafından bilinir. Banka müşterisinin alışverişleri, ödemeleri, kredileri bankanın hesaplara girmeye yetki verilmiş çalışanları tarafından izlenebilir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Yeni iletişim teknolojileri sadece hastane, banka ya da iş yerine kullanılmamaktadır. Hayatın her alanında yeni iletişim teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Yakınsamanın da getirdiği yenilikler sayesinde her geçen gün kullanım olanakları artmaktadır. Görüldüğü gibi, iletişim araçlarındaki gelişmeler, cep telefonları, fakslar, bilgisayarlar, internet vb. bilgiye ulaşımı hızlandırmıştır. Bilgi ve iletişim teknolojisindeki gelişmeler, işlerin iş yerlerinde yapılması gerekliliğini de ortadan kaldırmaya başlamıştır. Bir bilgisayar ve internet bağlantısı ile ev ofis kavramı yaşama girmiştir. İletişim teknolojileri ile yapılan birçok iş için kent merkezinde bulunan ofise gitmeye zaman harcanması gerekmemektedir. Çoklu ortam ya da internet ile iletişim, toplumlar arasında oluşturduğu sanal ortam sayesinde zamanı ve uzamı birleştirmiş, bilgi edinme konusunda sınırların kalkmasına yol açmıştır. Elbette bütün bunların getirileri, sağladığı olanaklar kadar kaybettirdikleri ve ortaya çıkardığı kısıtlılıklar da sorgulanmaya değerdir. YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN ORTAYA ÇIKARDIĞI KISITLILIKLAR Yeni iletişim teknolojilerinin ve bunları kullanmaya olanak veren araçların hayatı kolaylaştırmak adına sağladığı birçok olanağın yanında yaşama getirdiği kısıtlılıklar da bulunmaktadır. Yeni iletişim araçlarına sahip olmak, kullanmak tamamen ücretsiz değildir. Üstelik her yerden aynı oranda, aynı hızda da ulaşmak mümkün değildir. Bu bir anlamda enformasyona erişimde eşitsizliği getirmektedir. TürkStat ın 2010 yılında haneler bazında gerçekleştirdiği BİT (Bilgi ve iletişim teknoloileri) erişim ve kullanım araştırmasına Türkiye de BİT donanımına sahiplik ve erişim açısından kırsal ve kentsel kesimler arasında büyük bir açık bulunmaktadır. 13

14 Kentlerde yaşayanların neredeyse yarısı internet erişimine sahipken, bu oran, kırsal kesimde ancak dörtte bire yaklaşmaktadır. Bilgisayar sahipliği için de, durum benzer görünmektedir. Ancak aynı rapora göre cep telefonu sahipliği konusunda açık, bu kadar fazla değildir (TurkStat, Hanelerde BİT Kullanımı, 2010). Yeni iletişim teknolojilerine sahip olanlar ya da kullanabilenler bu araçlardaki ortamları kullanarak sosyal gruplar oluşturulabilmektedir. Özellikle internette çeşitli gruplaşmalar bulunmaktadır. Ancak bunlar tek başlarına, tek yönlü incelenebilecek olgular değildir. Etkileri konusunda da çalışmalar yapılmasını gerektirecek kadar çeşitlenmişlerdir. Ayrıca yeni iletişim ortamları kişilerin birden fazla gruba üye olmalarına, sanal gruplarda, sanal kişilikler oluşturmalarına da ortam yaratmaktadır. Bir ya da birden fazla gruba üye olan bir kişi, başka bir grubun kurucusu olarak da yeni iletişim ortamlarında yer bulabilmektedir. Sosyal medya ya da sosyal ağ siteleri diğer deyişle, sanal ortamlar gerçek hayattakinden farklı ortamlardır ancak bunu yorumlayabilmek bir medya okuryazarlığı algılaması gerektirir. Bu nedenle özellikle çocukların internet erişimi ve kişisel bilgilerin paylaşımı, bu enformasyonun kötü niyetli kişilerin eline geçmesi ile doğabilecek, kişiyi yapmak istemediği işleri yapmaya zorlama, cinsel içerikli görüntü ya da mesajlara maruz kalma, yasadışı yazılımlar ya da virüslere maruz kalma, çocukların yabancılarla tanışıp konuşmaları konuları yeni iletişim teknolojilerinin zarar verebilecek yanlarından sayılmaktadır. Yeni iletişim teknolojileri, kopyalama yapmaya zemin yaratmaktadır. Bir müzik eserini, edebi bir eseri, fotoğraf ya da film gibi bir sanat ürününü çoğaltmak için kullanılabilir ancak kimi zaman izleyicisi ya da kullanıcısına ulaştırılması sırasında bu eserlere ait telif hakları hiçe sayılabilmektedir. Yeni iletişim teknolojileri teknik alt yapılarından kaynaklanan fark ile bireylere hizmet sunulmasına aracılık ederken, onlardan enformasyon da toplamaktadır. Çoğu zaman boş zaman etkinliklerinde kullanılan televizyon, günümüzde telekomünikasyon aracı işlevini de üstlenebildiği ve kumandası ile enformasyon akışına dâhil olunabildiği için, boş zamanlar dışında da kullanılabilmektedir. Bu özelliği kullanım alanını genişletmiş, sistemin kendisini yeniden üretmesini hızlandırmıştır. Yeni iletişim teknolojilerinin çift yönlü enformasyon akışına izin verişi, toplumsal denetimleri kolaylaştırmaktadır. Bireylere ait enformasyonların bir merkezde toplanabilmesi, bir güce kaynaklık etmektedir. Bireyin tüketim süreç ve alışkanlıklarının bilinmesi, tercihlerinin bilinmesi, yönetilmesini kolaylaştırmakta, bu enformasyonu elinde tutanı daha da güçlendirebilmektedir. Bu konuyu gözetim başlığında biraz daha açmakta fayda bulunmaktadır. GÖZETİM Modern hükümetlerin doğumları, ölümleri kaydetmeye, modern işletmelerin, çalışmayı izlemeye ve çalışanların ücret ve gelişmesinin doğru kayıtlarını tutmaya başlamasından bu yana, gözetimin yaygınlaşmaya başlamakta olduğunu savunan Lyon (1997: 17), bunun sadece bürokrasi olmaktan öte birşey olduğunu söylemektedir. Gözetimin var olan sosyal düzene uygunluğumuzla çok güçlü bir biçimde ilişkili olduğunu ve sosyal denetimin bir aracı olabileceğini ifade eder. Bilimin gelişmesi ile gözetimin araçları da artmaktadır lı yıllarda hız kazanan bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ve iletişim araçlarındaki gelişmeye paralel olarak, iletişim araçlarındaki yenilikler toplumsal ve bireysel birçok alana etki etmiştir. Bireyler enformasyonun büyük bir kısmını iletişim teknolojileri aracılığı ile alabilmektedir. Çeşitli ihtiyaçlarını, eskiye oranla daha fazla, iletişim araçları aracılığı ile giderebilmektedirler. Bu ihtiyaçlar bankacılık işlemleri olabileceği gibi, sosyalleşme ihtiyacı olarak dahi karşımıza çıkabilmektedir. Bilgisayar tabanlı teknolojiler ile gündelik yaşamın temel gereksinimlerini karşılamak hem hayatı kolaylaştırmış, hem de hızlandırmıştır. İletişim teknolojisindeki hızlı gelişim, ekonomik, toplumsal, kültürel ve sosyal alanda değişime neden olarak toplumsal yaşamda varlığını hissettirmektedir. Toplumsal yaşamdaki değişim, günlük yaşam akışının değişmesine, farklı bakış açılarının oluşmasına neden olmakta, yeni yaşam tarzlarının ortaya çıkmasıyla kendisini göstermektedir. Birçok insan için yeni iletişim teknolojileri günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası olmaktadır. Günlük yaşamda kullanılan iletişim teknolojileri ve onların etkileşimlilik özelliği, bireyler hakkında enformasyonun toplanabilmesini kolaylaştırmaktadır. Yeni teknolojilere sahiplik üreticilerin de beklediğinden büyük bir hızla yayılmıştır. Lyon (1997:17) a göre; Modern topluma katılmak, elektronik gözetim altında olmaktır. Enformasyonun toplanması, kaydedilmesi, ilişkilendirilmesi, gruplandırılması ve paylaşılabilmesi gözetime olanak sağlamaktadır. İnsanlar etkileşimli iletişim araçları ile denetlenebilir, gözetlenebilir hale gelmişlerdir. Özellikle gençler yeni iletişim teknolojilerini yadırgamadan kullanmaktadırlar. Hayatı kolaylaştırmak adına sunulan yeni iletişim teknolojileri kişilerin gündelik rutinlerinin, önceliklerinin, tercih ve alışkanlıklarının bilinmesine olanak sağlayacak verileri toplamaya aracılık etmektedir. Günümüzde dijital kodları kullanan tüm iletişim araçları birbirleri ile veri alışverişi yapabilmektedir. Bu sistem kullanıcıların gözetimini mümkün kılmaktadır. Yapılan bu gözetim, aynı zamanda sosyal denetime ve kişileri yönlendirmeye de olanak sağlamaktadır. Yeni iletişim araçları kullanıldıkça gözetim, sosyal hayatın içine işlemektedir. Yeni iletişim araçları ile toplanabilen enformasyonun rekabet avantajını ele geçirmek için şirketlerce talep edilen bir materyal olarak piyasa değeri bulunurken, yeni iletişim teknolojileri modern toplumlarda toplumsal normlara uyan nüfus yaratmak için kullanılır. Etkileşimli iletişim araçları, enformasyona ulaşmayı kolaylaştırdığı gibi, enformasyonun toplanmasını da kolaylaştırmaktadır. Geleneksel iletişim araçlarında yer almayan uzunlukta, sürede ve hızda bilgiye ulaşmayı da olanaklı kılarken kişisel enformasyonun toplanması, saklanması, işlenmesi ve dolaşıma sokulması anlamında da 14

15 farklılığı bulunmaktadır. Bilgisayar teknolojisi, merkezi tek yönlü geleneksel iletişim teknolojilerinden potansiyel olarak daha demokratik ve güçlendirici bir görünüme sahipse de bu yapısıyla Timisi (2003: 28) ye göre demokratik tartışma ve bir araya gelmeyi kolaylaştıran ve teşvik eden ortam olarak kabul edilir. Kişisel enformasyonun toplanabilmesi ile enformasyonu elinde toplayacak olanlar için ayrı bir güç kaynağı da oluşturmaktadır. Toplanan enformasyonun dünya çapında dolaşıma sokulabileceği de göz ardı edilmemelidir. Gözetim konusunu daha iyi kavrayabilmek için; Uğur Dolgun un Ekin Kitabevi nden 2005 yılında çıkan Enformasyon Toplumundan Gözetim Toplumuna adlı kitabı okuyabilirsiniz. Yeni iletişim araçları aracılığı ile gerçekleşebilen gözetim hakkında söylenebilecek en basit cümle bu araçları kullanmanın dijital bir iz bıraktığıdır. Bu ne demektir? Etkileşimli iletişim araçları, kullanılan her an, kullanıcı hakkında sisteme iz bırakmaktadır. Kullanıcının seçimleri, kullanma şekilleri, kullanma sıklığı gibi birçok konu sisteme enformasyon olarak kodlanmaktadır. Kullanıcı bunun kimseyi ilgilendirmeyebileceğini düşünülebilir. Bu enformasyonlar sınıflandırıldığında ya da ilişkilendirildiğine anlamlı verilere dönüşerek paylaşılabilmesi sayesinde ticari bir meta haline gelirler. Diğer bir ifadeyle, toplanan bilgi pazarlanabilir mala dönüşür. Kişilerin eğilimlerinin bilinmesi, sınıflandırılması, ilişkilendirilmesi, paylaşılması, bu kullanıcılara ait enformasyonun paraya dönüştürülmesi bir yana, bu eğilimlerden faydalanmayı düşünenlerin iştahını kabartacaktır. Örneğin kadına yönelik bir ürün pazarlayıcısı, doğrudan hedef kitleye reklam yapmak istediğinde sosyal medyada, sadece kadın kullanıcıya reklam gönderebilir. Benzer durum, ideolojik yaklaşımların benimsetilmesi için de kullanılabilir. Etkileşimli televizyon kullanıcısına daha önce izlediği filmi örnek alarak, hoşlanabileceği bir başka filmi önerebilir. Bunu yapmak için daha önceden kullanıcının sınıflandırılmış olması gerekir. Bu izleyici için iyi gibi görünebilir ancak dijital olarak iz bıraktığı, bu izin kaydedildiği, sınıflandırıldığı, ilişkilendirildiği, işlendiği ve paylaşılabileceği anlamına gelecektir. Hakkında her türlü enformasyonun toplandığı bireyler, kolaylıkla da yönetilebileceklerdir. ABD Teknoloji Değerlendirme Bürosu nun gözetim teknolojilerini hangi başlıklar altında sınıflandırdığını araştırınız LARDA YENİ İLETİŞİM ARAÇLARININ GENEL HATLARI 2010 lu yıllarda iletişim için söylenebilecek ilk söz, iletişimin miktarı artmıştır olabilir. Yakınsama ile birçok iletişim aracı eskisinden çok daha hızlı ve çok miktarda veri alış verişinde bulunabilmektedir. İletişim araçlarının kullanımı ve gönderilen mesajlar artık sadece insandan insana değil, insandan makineye, makineden insana, makineden makineye de olabilmektedir. Bir telefon ile evdeki çamaşır makinesi ya da fırına talimat verilebilmektedir. Ya da bir çamaşır makinesi, içine konan çamaşır miktarını ölçerek kullanacağı su miktarını belirleyebilmekte ya da dış hava koşullarını başka sistemlerden aldığı enformasyona göre değerlendirip çamaşırları kurutma derecesini belirleyebilmektedir. Bunlar makineler üretilirken içlerine konan gömülü iletişim sistemleri sayesinde gerçekleşebilmektedir. Anlaşılacağı üzere iletişim araçlarının dijital alt yapıyı kullanmaları insan yaşamında yerini bulan birçok yenilik de getirmiştir. Yeni iletişim ve kitle iletişim araçlarının toplumsal, ekonomik, siyasal ve bireysel yaşamı değiştirme potansiyeli yüksektir. Son yıllarda gündelik yaşamda kulaklara çalınan bir kaç kelimenin açılımını yapmakta fayda bulunabilir. Bunlardan biri web dir. Askeri amaçlar için geliştirilen internet bir süre sonra halkın kullanımına sunulmuştur. Kısa süre içinde de yaygın kullanılan bir iletişim ortamı haline gelmiştir. Web teknolojik bir ortamdır ve bunun da gelişim aşamaları bulunmaktadır. Web 1.0 olarak adlandırılan kavram, kabaca yılları arası, internet kullanıcılarının çoğunlukla (elektronik posta) yolu ile iletişim kurabildikleri dönemi anlatmaktadır. Elbette Web 2.0 olarak adlandırılacak gelişmeler ortaya çıkmadan önce bu kavram (yanında 1.0 olmadan) sadece web olarak adlandırılıyordu yılları arasındaki dönemde Web 2.0 enformasyonun aranabildiği, tüketilebildiği, üretilebildiği, trafiğinin olduğu kullanıcıların katılımının ve etkileşimin arttığı dönemi ifade etmektedir yılları arasındaki, aşamada webin 3.0 a doğru gittiği düşünülmektedir. Çünkü web 3.0 daki iletişim ortamının çevrimiçi sınırsız bilişim ve erişim ortamını hızlı olarak sunacağı, etkileşimliliğin çok boyutlu olacağı, üstelik akıllı olacağı, özgün yeniliklere açık ve saydam olacağı tahmin edilmektedir (Aksu vd., 2011: 132). Etkileşimliliğin sadece internete özgü olmadığı buraya kadar olan anlatımdan da anlaşılmıştır. Türkiye de yaygın şekilde kullanılan cep telefonlarında da benzer aşamalar gerçekleşmiştir. 3. nesil cep telefonu, 3G kavramı Türkiye de de duyulan ve kullanılmaya başlayan bir kavramdır. Tüm BİT cihazları arasında Türkiye de en fazla sahip olunan cep telefonudur. Yine TürkStat ın 2010 yılında haneler bazında gerçekleştirdiği BİT erişim ve kullanım araştırmasına göre; Türkiye de kentlerde yaşayanların yüzde 92,8 inde, kırsal kesimde yaşayanların yüzde 85 inde cep telefonu bulunmaktadır (TurkStat, Hanelerde BİT Kullanımı, 2010). İlk ticari örneklerin 2001 yılında Japonya da 2003 yılından beri Avrupa da kullanılmakta olan 3G olarak adlandırılan, konuşma ve veri hizmetlerinin daha hızlı aktarımını sağlayan bir iletişim sistemi Türkiye de 30 Temmuz 2009 tarihinde kullanılmaya başlamıştır. Cep telefonları ilk çıktığında sadece iki telefon cihazı arasında sesli bağlantı kurmak için kullanılmaktaydı, daha sonra buna SMS (Short Message Servis), Kısa mesaj özelliği eklendi. Bunlar; birinci nesil telefonlar olarak kabul edilir. İkinci nesil cep telefonları, fotoğraf ve video çekebilen, bunları MMS (Multimedia Message Service) ile gönderebilen, kablosuz ağ (WI-FI) desteği ile internette dolaşma teknolojisinin geliştirilmiş olduğu telefonlardır. Türkiye de de kullanıma açılmış olan iletişim sistemini kullanabilen üçüncü nesil, kablosuz cep telefonları teknolojisine verilen genel ad 3G dir. Bu sistemde büyük ebatlı müzik, resim ve video dosyalarını eskisine oranla 15

16 20 kat daha hızlı şekilde aktarmak mümkün olabilmektedir. İnternet sitelerindeki videolar, cep telefonu ekranından izlenebilir, cep telefonu ile kaydedilen video görüntüleri sosyal medya ortamında paylaşılabildiği gibi, anında görüntülü konuşma da yapmaya ya da cep telefonu ekranının çerçevesi içine girebilen görüntüyü yayına vermeye yetecek altyapısı bulunmaktadır. Nitekim 3G sisteminin Türkiye de kullanıma açıldığı ilk günlerde haber programlarda, habercilerin, haber saatinde, olay yerinden, cep telefonları aracılığı ile yayına görüntülü olarak katıldıklarına şahit olunmuştur. 3G telefon ve sistem aracılığı ile çekilen fotoğrafların bloglara aktarılması da mümkündür. Bankaların internet şubeleri aracılığı ile fatura ödeme, havale gibi birçok bankacılık işlemi banka şubesine gitmeden, telefon üzerinden de yapılabilmektedir. Devletin çeşitli kurumları ve belediyeler de internet üzerinden çeşitli siteler aracılığı ile bazı hizmetler sunmaya başlamışlardır. 3G uyumlu telefonlar e-devlet işlemlerini de yapmaya zemin sunmaktadır. Gazete, dergi, televizyon, radyo gibi, medya servislerinin online içeriğine ulaşmak da mümkün olmaktadır. İnternet üzerinde bulunan alışveriş sitelerinden alışveriş yapmak, sanal kütüphanelerden yararlanmak, online eğitim veren kuruluşların derslerine katılmak ve televizyon izleyebilmek de 3. nesil cep telefonları ile yapılabilecekler arasındadır. Yeni iletişim teknolojilerinin 2010 larda genel hatlarını çizerken ilerideki ünitelerde etraflıca üzerinde durulacak bazı araç ve ortamdan etkileşimli televizyon da, Türkiye de adı sıklıkla duyulmaya başlayan bir iletişim aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Etkileşimli televizyon, etkileşimli video ifadesi, insan ve bilgisayarlar arasındaki iki yönlü iletişimi anlatır. Bu iletişim, dijital altyapıyı kullanılarak, yayın teknolojisi ve video araçları ile yapılabilir. Bu etkileşimli televizyon izleyici/kullanıcıların televizyonda izledikleriyle iletişime geçebilmeleri için düşünülmüş tüm yöntemleri kapsamaktadır. Etkileşim kelimesinin İngilizcesi interactive dir ve televizyon kelimesinin kısaltması olan TV harflerinin önüne konan i harfi ile temsil edilir. İnteraktif TV, itv, idtv şekillerinde ifade edilen bu uygulamaların gerçek özelliği, izleyicinin izlediği içeriği değiştirebilmesinde yatmaktır. Etkileşimli Televizyon hakkında daha fazla bilgi edinmek için Ali Murat Kırık Tarafından yazılan ve Anahtar Kitaplar yayınevinden 2010 yılında çıkan Etkileşimli Televizyon adlı kitabı da okuyabilirsiniz. Televizyon yayınları için etkileşimlilik izleyicinin telefon ederek programlara katılımı ile başlamıştır. Etkileşimli televizyon, adından da anlaşılacağı gibi, izleyicinin o anda izlemekte olduğu programın içeriği ile etkileşime girerek içerik akışını etkileyebildiği ve hatta kişiselleştirebildiği televizyonculuk modeli diye tanımlanabilmektedir. Bilgi akışı sadece yayıncıdan izleyiciye değil, izleyiciden de yayıncıya doğru olabilmektedir. İzleyicilerin mevcut televizyon alıcılarını elden çıkarmaya gerek duymadan, alıcılarının önüne koyabilecekleri Set üstü kutu (Set Top Box, STB) adı verilen set üstü şifre çözücü cihazlar ile tüm iletim kanallarına uyumlu olarak, dijital yayınları almak mümkün olmaktadır. Gerek etkileşimli televizyon, gerekse 3G telefon için önemli olan iletişim ortamı internettir. Her geçen gün, bilgisayar ve internete sahip olanların sayısı katlanarak artmaktadır. Basit bir tanımlamayla internet, dünya üzerindeki milyonlarca bilgisayar ağını birbirine bağlayan çok büyük bir bilgisayar ağıdır. Buna ağlar ağı da denmektedir. Ağ, kaynakları ve enformasyonu paylaşabilen birbirleri ile birleştirilmiş donanımlara verilen addır. İnternet ağına bağlı olan bilgisayarlar veri alışverişi yapabilmektedirler. Bilgisayarlar arasındaki mesafenin uzak ya da yakın olmasının önemi kalmamıştır. İnternetin kullanım kolaylığı, iletişimde farkı bir boyut olarak karşımıza çıkmaktadır. Anında geri bildirim alınabilmesi nedeni ile etkileşimlilik özelliği bulunan internet, şimdiye kadar var olan iletişim biçimlerinden farklı bir ortam olarak kabul edilmektedir. Ülkeler arasındaki sınırları kaldırmış, küreselleşme sürecine ivme kazandırdığı kabul edilmiştir. Günümüzde sadece bilgisayar üzerinden değil, telefon, televizyon gibi dijital teknolojiyi kullanan etkileşimli iletişim ortamları üzerinden internet erişimi mümkündür. Ortaya çıkışından kısa bir süre içinde toplumsal ve kültürel alanda bir cazibe merkezi olan İnternet, sadece bir iletişim ve enformasyon aracı değildir. İnternet kültür, kimlik, siyaset ve ekonomi alanlarında rol sahibi olmuş bir iletişim ortamdır. Bu yeni kitle iletişim ortamının toplumsal, ekonomik, siyasal ve bireysel yaşamı değiştirme potansiyeli bulunmaktadır. İnternet iletişime imkân veren teknik bir altyapı sunduğu için kimi zaman iletişim aracı olarak da adlandırılmaktadır. İnternet gözetim konusunda da güçlü bir araçtır. Bir yandan demokratik katılıma olanak sağlarken öte yandan gözetim ve denetim aracı olabilmektedir. Etkileşime açık yapısı sayesinde büyük miktarlardaki verinin dünya çapında dolaşımına olanak sağlamakta, geniş kitlelere enformasyon iletmek için kullanılabilmektedir. Ancak bir yandan özgürlük aracı olarak düşünülürken öte yandan da denetlenebilir olması, daha önce de tartışıldığı gibi sanal ortamda iz bırakması nedeniyle özgürlükleri kısıtlayıcı yönleri de bulunmakta, kişilere ait enformasyonun toplanabilmesine zemin hazırlayarak bu bilgiyi toplayabilenleri güçlendirmektedir. İnternet ve yeni medyanın günümüzdeki gelişimini anlamlandırmak için Herşey Çıplak Bildiğiniz İnternetin Sonu adlı kitap önerilebilir yılında Media Cat yayınlarından çıkan kitabın üç yazarı bulunuyor. Halil Aksu, Uğur Candan, Mehmet Nuri Çankaya. Enformasyonun toplanmasına zemin hazırlayan, ancak toplumsal, kültürel ve sosyal alanda etkisini gösteren sosyal ağlar 2010 lu yılların ilgi çeken ortamlarındadır. İnternet bağlantısı ile içinde yer alınan sosyal ağlarda bireyler toplum yaşamının benzerini devam ettirmektedirler. Günümüzde sosyal ağlar, internet kullanıcılarının yaşamlarının bir parçası olmakta, sadece sosyalleşme aracı olarak değil, iş yerlerinde, okulda ve aile arasında da iletişim kurma yollarına ek olarak kullanıldığı görülmektedir. 16

17 Sosyal ağlar aracılığı ile yeni arkadaşlıklar edinilebildiği gibi, uzakta bulunan, eski ve yeni arkadaşlar ve aile fertleri ile iletişim kurulması mümkündür. Ancak medya okuryazarlığı konusunda gerekli donanıma sahip olmayan bireyler ve çocuklar için sosyal ağların sakıncalarının olabileceği unutulmamalıdır. Sosyal medya aynı yaklaşımı benimseyen insanların bir arada gruplar kurabileceği, gerçekleştirecekleri etkinlikleri duyurabilecekleri, düşüncelerini ifade edebilecekleri demokratik bir ortam olarak görülebilir. Öte yandan, kötü niyetli kişi ve grupların da kendi çıkarları doğrultusunda propaganda aracı olarak kullanabilecekleri bir ortamdır. Sanal ortamda sosyal, etkin, paylaşımcı olan kişilerin, bu ortamı kullanmak için internet ile geçirdikleri zamanın bir kısmını gerçek sosyal yaşamdan kullandıkları unutulmamalıdır. Bu ortamlarda geçirilen süreyi kişinin okuma, izleme, dinleme, seçme ve eleştirme becerilerini kullanarak dengelemesi gerekmektedir. Sosyal medya, sosyal ağlar, kişinin kendi görüşleri hakkında en çok enformasyon verdiği, iz bıraktığı ortamdır. Sosyal ağlarda yaptığı tercihler, beğendikleri, beğenmedikleri, izledikleri, izlemedikleri, hangi saatler arasında hangi sanal sosyal iletişimi kullandıklarına ait bilgilerin toplanabildiği bir ortamdır lu yıllarda iletişim araçlarının yukarıda sayılanlardan çok daha fazla çeşidi bulunmaktadır. Eyayıncılık, dijital radyo gibi internet teknolojisini ve dijital altyapıyı kullanan iletişim araç ve ortamları ve mobil yaşama ait ayrıntılı anlatımlar, açıklamalar bu kitabın diğer konuları arasında bulunmaktadır. İletişim, ilk insandan günümüze kadar her zaman var olmuştur. Kişinin kendisini ifade etmesi, çevresi ile bağlantı kurması, yaşadığı kültürü tanıması, kültürünü gelecek kuşaklara ve diğer kültürlere aktarabilmesi iletişimle mümkündür. İlk çağ insanların ateş ve dumanı kullanarak haberleşmeyi sağladıkları bilinmektedir. Yazının bulunmasından önce bilginin aktarılabileceği bir yöntem olan söz, insan hafızasından destek almaktaydı. Yazının bulunuşu ile haberi uzaklara ulaştırmayı sağlayan hayvanların ehlileştirilmesi aynı dönemlere denk gelmektedir. İlkçağ medeniyetlerinden itibaren, panayır, agora, forum, pazar, tapınak gibi insanların daha yoğun şekilde bulunduğu, yerleri, haber alışverişi yapmak için kullanmışlardır. İlk matbaa ağaç oyma tekniği ile M.S. 593 yılında Çin de kurulmuştur ancak, 1438 de Johannes Gutenberg metal harflerle basım tekniği bulmuş ve matbaaya uygulamıştır. Osmanlı İmparatorluğu nda ise, ilk matbaa 1493 yılında, kurulmuştur. Bu matbaadan yıllar sonra İbrahim Müteferrika, 1727 yılında bir matbaa kurmuştur ve Müteferrika nın matbaasında basılan ilk kitap, Kitab-ı Lügat-ı Vankulu dur. Batı da ilk kitap 1473 te Lyon da yayınlanmıştır. Kitap basımını takiben basılı haberler ortaya çıkmıştır. İnsanlar, Fransa da düzensiz olarak yayınlanan occasionnel adlı gazeteler ile, İtalya da bozuk para anlamına gelen gazetta kelimesinden türeyen gazette aracılığı ile basılı haberleri okuyabilmişlerdir. Haberi bir şekilde paylaşmayı, kâğıda aktarmayı başaran insan görüntüyü ve hareketi de aktarmak için çalışmıştır. Fotoğraf makinesi kamerası aracılığı ile görüntünün kaydının yapılabilmesi 1850 li yılarda olabilmiştir. Film olarak adlandırılan selüloit tabanlı malzeme ise 1888 yılında geliştirilmiştir. Görüntünün bir zemine kaydı, kayıt yapılan zeminin geliştirilmesi, hareketli görüntünün yansıtılabileceği aracın icat edilmesi birbirini takip eden, birbirinden beslenen ve uzun zaman içinde gerçekleşen olaylardır. Auguste ve Louis Lumiere adlı iki Fransız kardeş, geliştirdikleri sinematograf ile Paris te 1895 yılında perdeye yansıtarak ilk film gösterimini gerçekleştirmişlerdir. Sinema, İkinci Dünya Savaşı zamanlarına kadar büyük ilgi görmüş, İkinci Dünya Savaşı ndan sonra da televizyon çalışmaları hızlanmıştır. Kameralar sadece görüntüyü saptama ile kalmamıştır. Boyutları, özellikleri değişmiş, kullanım ihtiyaçlarına göre de kameralar geliştirilmiştir. Öte yandan, gelişmeler gerçekleşirken teknolojinin de gelişmesi devam ettiği için kameralar ile birlikte kullanılan sistemler de çeşitlenmiştir. Ancak iletişim devriminin önünün açıldığı zamanın Graham Bell in, 1876'da telefonu icat ettiği tarih olduğu söylenir. Telefon yaklaşık 100 yıl boyunca gelişimini sürdürmüş ancak kablosu olduğu için her zaman bir yere bağlı olarak kullanılmıştır. Yüzlerce kilometre fiyort ve binlerce adaya sahip Kuzey Avrupa ülkeleri alternatif iletişim yöntemleri aramışlardır yılında ilk cep telefonu görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Türkiye'de ise, 1994 yılında mümkün olmuştur. İletişim araçları açısından bakıldığında, her yeni teknolojinin bir öncekinin üzerinden yola çıktığı söylenebilir. Yeni olarak kabul edilen, iletişim teknolojileri aracılığı ile eskisinden daha farklı yollardan iletişime, hatta etkileşime girilebilmektedir. Yeni iletişim araçlarının konumlandırılması eskiyi reddetmeden yapılmaktadır. Kullanım amaçları da bireyler arası iletişim ve kitle iletişiminin kimi özelliklerini barındırır. Etkileşimli iletişim ortamlarında ilgili tarafların eş zamanlı ya da eş zamansız olarak karşılıklı etkileşimine imkân veren teknik alt yapı bulunmaktadır. Etkileşim, insan ilişkileri için kullanılabileceği gibi, teknolojik cihazlar için de kullanılan bir sözcüktür ve yeni iletişim teknolojileri ile dünyayı birbirine bağlayan ağların arasındaki ilişkiyi de ifade eder. Günümüzde cep telefonuna, internete ve televizyona, dijital teknoloji aracılığı ile aynı hattan ulaşmak mümkündür. Uzaktan bakıldığında ayrı gibi görünen bu üç büyük teknolojik araç ve ortamın bir arada kullanılabliyor olması yakınsama olarak adlandırılır lu yıllarda iletişimin miktarı artmıştır. Yakınsama ile birçok iletişim aracı, eskisinden çok daha hızlı ve çok miktarda veri alış verişinde bulunabilmektedir. Bunun sağladığı olanaklar kadar getirdiği kısıtlılıklar da bulunmaktadır. Çağımızda sürekli enformasyona maruz kalan insanların Medya okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmeleri gerekliliği doğmuştur. Medya okuryazarlığı 17

18 ile metin, ses ve video gibi formatlarda insanların karşısına çıkabilen mesajlara ulaşma, bunları çözümleme, değerlendirme ve iletme becerisinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. SIRA SİZDE YANIT ANAHTARI SIRA SİZDE 1 İnsan sesinin aktarılabildiği ilk bağlantı, 1908 yılında Fransa da Eyfel kulesi ile Villejuif arasında gerçekleştirilebilmiştir. SIRA SİZDE yılı Haziran ayından itibaren, Magic Box şirketinin, Star 1 adlı televizyon kanalı, uydu aracılığı ile Lichtenstein dan Türkiye ye Türkçe televizyon yayınları yapmaya başlamıştır. Daha sonra bu kanalların sayısı artmıştır. T.C. Anayasası nın devlet tekelini öngören, 1964 den beri var olan, 133. Maddesi 8 Temmuz 1993 de değiştirilmiştir. Anayasa nın 133. Maddesi: Radyo ve Televizyon istasyonlarını kurmak ve işletmek kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir. Devletçe kamu tüzel kişiliği olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı esastır. (http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/anayasa.uc?p1=133) SIRA SİZDE 3 Bireyleri yaşama hazırlamak ve topluma yararlı bireyler olarak yetişmelerine katkıdan bulunmaya çalışan eğitimin medya okuryazarlığını geliştirme konusunda üzerine düşen görevleri şöyle sıralanabilir: Eleştirel bakış açısı kazandırmak, okuma, dinleme, seçme ve izleme becerisini geliştirmek, dünyadaki gelişme ve değişmelere uyum sağlayabilen, medyaya katılımcı bireyler yetiştirmek. SIRA SİZDE 4 ABD Teknoloji Değerlendirme Bürosu, gözetim teknolojilerini beş başlıkta sınıflandırmıştır. (Lyon, 1997: 147). Telefon dinleme aletleri ve gizli mikrofonlar gibi minyatür ileticiler ile yapılan: işitsel gözetim, fotoğraflama, sokak ve alışveriş merkezlerinde de bulunan, hatta uydu ve gece görüş sistemi bulunan her türlü kamera ile yapılan; görsel gözetim, bilgisayar ve dijital tabanlı yöndeşmiş teknoloji üzerinden veri alışverişine imkân veren sistemler ile yapılabilen; veri gözetimi, manyetik, elektromanyetik, sismik, kızıl ötesi vb. cihazlarla yapılabilen; algılayıcı teknolojisi ve taşıt yeri saptama sistemi, poligraflar, insan sesindeki gerginlik analizi, dudak okuma, konuşma anlama gibi gözetim için kullanılabilecek olan sistemler; diğer aygıtlar olarak sınıflandırılmıştır. YARARLANILAN KAYNAKLAR Alemdar, K. ve Erdoğan İ. (2005). Öteki Kuram, Ankara: Erk Yayınları. Akçalı, İ. Selda. (2006). Gündelik Hayat ve Medya, Ankara: Ebabil Yayınları. Aksu, H., Candan,U. ve Çankaya, M. N. (2011). Herşey Çıplak, İstanbul: MediaCat.Aziz, Aysel. (2006). Televizyon ve Radyo Yayıncılığı, Ankara: Turhan Kitabevi. Blair, R. (1999). Digital Techniques in Broadcasting Transmission, Focal Press. Breitroise, H. (1985). The New Communication Technologies and the New Distribution of Roles. Der: Everet M Rogers. The Media Revolution in America and Western Europe. ABD: Ablex Publishing Corporation. Binark, M. ve Bek, M. G. (2010). Eleştirel Medya Okuryazarlığı, İstanbul: Kalkedon Yayınları. Briggs, A ve Burke, P. (2004). Medyanın Toplumsal Tarihi, İstanbul: İzdüşüm Yayınları. Dolgun, U. (2005). Enformasyon Toplumundan Gözetim Toplumuna, Ankara: Ekin Kitabevi. Eldeniz, L. (2003). Sayısal Görüntü Teknolojisinin Gelişimi ve Sayısal Televizyon. İstanbul: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü: Yayımlanmamış Doktora Tezi. İnal, K. (2009). Medya Okuryazarlığı Elkitabı. Ankara: Ütopya Yayınları. İnceoğlu, Y. (2007). Medya Okuryazarlığı. Editörler: N. Türkoğlu, M.C. Şimşek. İstanbul: Kalemus. Jeanneney, J. (1998). Başlangıçtan Günümüze Medya Tarihi. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. Lyon, D. (1997). Elektronik Göz. Türkçesi: Dilek Hattatoğlu. İstanbul: Sarmal Yayınevi. Püsküllüoğlu, A. (1995). Püsküllüoğlu, Ali. Türkçe Sözlük. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları. Türkoğlu, N. ve Şimşek, M. C. (2007). Medya Okuryazarlığı. İstanbul: Kalemus Yayıncılık. Yararlanılan İnternet Kaynakları Erişim, Erişim, TurkStat, Hanelerde BİT Kullanımı, 2010, Erişim:

19 DERS NOTLARININ BUNDAN SONRAKİ BÖLÜMLERİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİNİN YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ ADLI E KİTABINDAN ALINMIŞTIR. T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 2925 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 1882 KİTABIN TAMAMINA AŞAĞIDAKİ LİNKTEN ULAŞILABİLİR. BÖLÜM 3 E YAYINCILIK Elektronik yayıncılığın kısaltılmış hali olan e-yayıncılık; e-kitap, e-dergi, e-gazete, e-kütüphane ve dokümantasyon, gibi ortamlar aracılığıyla sunulan sayısal (dijital) bilgilerin/yayınların basımı, yayınlanması, dağıtımı, anında güncellenmesi ve gerektiğinde yeniden gözden geçirilmesi etkinlikleridir. Geleneksel yayıncılıkla karşılaştırıldığında, e-yayıncılığın kısa bir geçmişi vardır. Özellikle bilişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler sonucunda, 1980 li yılların başında yoğun olarak kullanılmaya başlayan e-posta mesajları, e-yayıncılığın ilk örneklerindendir. Bu tür e-posta mesajları, abonelere kayıtlı oldukları e-posta ( ) listeleri tarafından gönderilmekteydi. Hiç kuşkusuz ki söz konusu bu ilk e-posta mesajları; fotoğraf, şekil, tablo gibi herhangi bir görsel figürü içermeyen oldukça basit bir yapıda şekillendirilmiş gönderilerdi. E- yayıncılığın ilk örneklerinden olan e-postalar, aynı zamanda arşivleme olanaklarını da beraberinde getirdiler; ancak, bu mesajların sürekli olarak belli bir alanda depolanması ek bir çabayı da gerektiriyordu lerin sonunda 1990 ların başında CD-ROM ların e-yayıncılıkta kullanılmaya başlanmasıyla, bilgilerin dağıtılması, arşivlenmesi ve saklanmasında yeni bir dönem de başladı. CD-ROM lar kullanıcılarına, özellikle ansiklopedi, sözlük ve atlaslar için mükemmel kalitedeki resim, figür ve şekilleri düşük maliyetle; ama uzun yıllar boyunca saklama olanağını sundular. CDROM ların farklı biçimlerde güvenilir kullanım olanakları sunmasına karşın, özellikle kütüphanelerde her bir yayın için ayrı CD-ROM un yönetilmesi sorun yarattı. Kütüphaneler, çok sayıda yayını koleksiyonlarına eklemek, güncellemek ve kullanıcı tarafına da yüklemek için farklı CD-ROM LAN gibi farklı araçlar geliştirmek zorunda kaldılar yılına gelindiğinde, IEE (Institution of Electrical Engineers) tarafından Electronics Letters Online adında ilk e-dergi yayınlandı. Bu derginin Web üzerinden yayını ise yıllarında başladı. PDF (Portable Data Format) olarak yayınlanan bu ilk e-dergi, metnin içerisine bağlantıları da ekleyerek çoklu ortam araçlarını kullanmaya başladı. Böylece internet, bilim insanları ve uzmanlar için bilgilerin paylaşıldığı ve yayıldığı bir ortam haline geldi yılında Google, Kuzey Amerika ve Avrupa daki üniversitelerle iş birliği yaparak, basımı tükenmiş ve artık basımı yapılmayan yayınları sayısallaştırarak (dijital hale getirerek) herkesin kullanımına sundu lu yıllardaysa PDAs (Personal Digital Assistants), tablet bilgisayarlar, ipad, cep telefonları, vb. ortamlardan e-yayınlara kolaylıkla ulaşılmaya başlandı. Bir çeşit e-kitap formunda olan bu e-yayınlar artık ceplerimizde taşınır hale geldiler lu yıllarda ağlara bağlı bilgisayarlarda depolanabilen metin, görüntü, ses gibi çoklu ortam nesnelerini içeren belgeler, veri tabanları, tartışma listeleri, etkileşimli bilgi erişim hizmetleri ve elektronik bilgi hizmetleri farklı e-yayıncılık örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bununla birlikte, 2010 lu yıllarda internet in daha da hızla gelişmesi hem yayıncıların hem yazarların hem de okuyucuların rol ve sorumluluklarını değiştirmiştir. Günümüzde ise genç okuyucular, basılı yayınları okumaktansa, internet tabanlı bilgilerle etkileşmeyi yeğlemektedirler. Öte yandan, reklam ve halka ilişkiler alanında çalışanlar, e-yayıncılık hizmetlerinden yararlanma konusunda radikal adımlar atmaktadırlar. Daha da önemlisi, enformasyon simsarları, yayın evlerini pas geçerek, ticari ve edebiyat yapıtlarını internet üzerinden yayınlanmaya başlamışlardır. Aynı zamanda, neredeyse gazete ve dergilerin tümü internet üzerinden yayın yapmaktadırlar. Yukarıdaki açıklamaların çerçevesinde e-yayıncılık, kitapların, dergilerin ya da gazetelerin bir bilgisayarı kullanarak okunabilmesi için tasarlanmasıdır. Kısacası e-yayıncılık, bilginin elektronik biçimde yayınlanmasıdır. Bu bağlamda, e-yayıncılık modelleri, süreçleri ve özellikleri ile e-yayıncılıkta teknoloji sağlayıcılar ve yayın hakları konularının ayrıntılı olarak ele alınmasında yarar vardır. E-YAYINCILIK MODELLERİ Elektronik yayıncılığın kısaltılmış hali olan e-yayıncılık, basılı kopyaları (hard copy) kapsamayan bir yayıncılık türüdür. E-yayıncılık, yazarlar için yapıtlarını iletişim teknolojilerini kullanarak tüm dünyaya dağıtma, yayma, gerektiğinde arşivleme ve depolama olanaklarını sunan yeni bir seçenektir. Kısacası eyayıncılık; internet, optik diskler gibi bilgisayara dayalı depolama araçları yardımıyla, bilginin dağıtımı arşivlenmesi ve gerektiğinde güncellenmesi etkinliklerini kapsamaktadır. Günümüzde, e-yayıncılıkta üç farklı model kullanılarak e-yayınların dağıtımı, yayını, depolanması ve arşivlenmesi yapılmaktadır: 1) geleneksel model, 2) alternatif model ve 3) yıkıcı (subversive) model. Elsevier, Springer, Kluwer, IOP, APS gibi seçkin yayınevleri geleneksel modeli kullanmaktadırlar. HighWire, The European Journal of Comparative Law, JHEP Journal of High Energy Physics gibi diğer önemli yayınevleriyse alternatif modelden yararlanmaktadırlar. arxiv (daha önceleri Los Alamos National Laboratories, şimdi Cornell Üniversitesi ne bağlı olarak çalışmaktadır), Australian Journal of Human Rights, The European Legal Research Archive, vb. ise yıkıcı modeli temel almaktadırlar. Eyayıncılık süreçleri ve özelliklerinin daha iyi anlaşılabilmesi için, bu farklı üç modelin (geleneksel, alternatif ve yıkıcı) ayrıntılı olarak ele alınmasında yarar vardır. 19

20 2010 lu yıllarda geleneksel modeli kullanan yayın evlerinin, yaklaşık olarak ayrı konu başlığı altında yayınlanan dergileri bulunmaktadır. Bu çerçevede bakıldığında, çoğu yayınevinin basılı kopya (hard copy) yanında, internet üzerinden yayınladıkları elektronik baskılarının olduğu gözlenmektedir. Aslında, geleneksel modeli kullanarak e-baskı yapmak, geleneksel basılı kopya hazırlamaktan farklı bir süreci içermemektedir. Genellikle, basılı kopya olarak hazırlanmış olan yazılar, elektronik ortamda yayınlanmak için hazır duruma getirilirler. Elektronik basıma hazır hale getirilen yayınlar ise iki yolla okuyucularına ulaştırılmaktadırlar: 1) yayınevi sunucusuna (server) uzaktan erişme ya da posta ile gönderilmesi (CD-ROM vb.); ve 2) yerel olarak yüklenebileceği, depolanabileceği ve kullanılabileceği kütüphane sitelerine elektronik dosya ile transfer edilmesi. Geleneksel modelle üretilen e-yayınlar, basılı kopyalarında olduğu gibi, kalitesinden ödün vermedikleri, hakemli yayınlar oldukları ve yasal süreçleri benimsedikleri için ilgili bilim alanlarında kabul görürler. Geleneksel modeli kullanan e-yayıncılık teknolojileri, ekrandan okuma için mükemmel kalitede ürünler sunabilmektedirler. Bu çerçevede, e-yayın ağ (network) teknolojilerini kullanarak, sadece basılı kopyaya benzer kalitede ürün sunmakla kalmaz; aynı zamanda çoklu ortam, renk, dinamik bağlantılar, yazılım dağıtımı, vb. özellikleri kullanarak kendi özel değerlerini de oluşturur. Böylece, aynı yayının basılı kopyası ve e-yayını arasında herhangi bir fark kalmamaktadır. Aslında, çoğu yayınevi başlangıçta dosyaların bir ortamdan diğerine bire bir kopyasının aktarılabiliyor olmasından ve elektronik ortamdadağıtılmasından korkuyorlardı. Bu nedenle e- yayınevleri, elektronik yasal olmayan kopyalama sorununu önlemek için ya da daha zorlaştırmak için e-dergiye abone olmayı zorunlu hale getirdiler. Böylece, bir edergiye abone olarak, farklı yayınlara en az üç yıl boyunca ulaşmak o e-derginin yayın hayatındaki prestijini sağlama açısından önemli bir kural haline geldi. Bir başka değişle, çevrimiçi okuyucular üç yıl boyunca e-dergiye ulaştıklarında o yayınevine olan güvenleri de artmış oldu. Bu bağlamda yayın evleri, e-yayınları sürekli olarak arşivleme fikrini geliştirerek farklı bir adım atmış oldukları gibi, ister çevrimiçi olsun ister olmasın tüm okuyucularının güvenini kazanma konusunda yeni bir uygulamaya geçtiler Ekim ayında Elsevier yayınevi, geçmişe ilişkin 1200 dergiden oluşan koleksiyonunun, Aralık 2002 tarihine kadar tamamen elektronik olarak ulaşılabilecek hale geleceğini duyurdu. APS ve IOP yayınevleri de benzer şekilde büyük bir adım atarak, okuyucularına tamamen elektronik bir ortamda eyayınlarına ulaşma olanağı sundular. Bu durum şimdiye kadar, bilimsel bilgi dünyası için alışılagelmişin dışında bir olaydır lu yıllara gelindiğindeyse, bilim dünyasında önemli yeri olan, ABD de JSTOR ve Avrupa da da DIEPER dergilerinin eski yayınlarının tamamını elektronik ortama aktaramadıkları gözlenmektedir. Diğer taraftan, yapılan proje ve çalışmalarla, okuyucuların bu iki derginin bazı sayılarına serbest ulaşımları sağlanmıştır. E-yayıncılıktaki söz konusu bu gelişmeler, elektronik ortamda yayınlananların üç farklı yolla yönetilmesini gündeme getirmiştir. Büyük veri tabanları halinde oluşturulan e-yayınlara ulaşımın veri üstü veri (metadata) yöntemiyle ulaşılması ve tüm metin olarak görüntülenmesine olanak sağlanmıştır. Aynı zamanda, tüm e-yayınların büyük bir pota içerisine taşınması ve tüm referans kaynakların bu pota içine dinamik bağlantılarının sağlanması bir diğer yol olarak geliştirilmiştir. Böylece, e-yayıncılıkta kullanılan kullanıcı/okuyucu arayüzlerinin geliştirilmesine de olanak sağlanmıştır. Bu genişletilmiş bağlantı kapasitesine en iyi örnek, CERN Kütüphanesi ve kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan CrossRef tarafından kullanılan yeni araçlardır. Bunun ötesinde, e-yayınların yeniden organizasyonuyla ilişkili bir konu olan, e-yayınların şeklini bozmadır (de-structring). Diğer yeni bir olanaksa, yeniden yapılandırma (re-structring) durumudur. Yeniden yapılandırma, bir e-yayınında yer alan yapıtların yayın alanlarıyla birlikte seçilmesi ve yeniden kullanılma olanaklarını içermektedir. Günümüzde, basılı kopya olarak dergilerde yayınlanmış makaleleri, yeniden düzenleyerek yayınlayan yeni e-yayınlar bulunmaktadır. Bu yeni e-yayınlar, genellikle, okuyucularına bedava ulaşım olanağı sunmaktadırlar ve üstyazım (overlay) ya da sanal (virtual) dergiler olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu olumlu özelliklerinin yanında, geleneksel yöntemle yayınlanan e-yayınların bazı olumsuz yönleri de vardır. Bunlardan en önemlisi geleneksel yöntemle üretilen e-yayınların, özellikle, kütüphanelere olan maliyetidir. Kütüphanelerin, genellikle, normal basılı kopyalara ödediklerinden farklı olarak, e-yayınlar için üç farklı ücret daha ödemeleri gerekmektedir: 1) elektronik içerik ücreti, 2) platform ücreti (kütüphanenin e-yayın kullanıcı sayısı), ve 3) yıpranma ücreti (kütüphanenin aynı eyayına birden fazla kez üye olması). Bununla birlikte, bazı yayınevleri e-yayınlara abone olmak isteyen kütüphanelere indirim yapma konusunda da gönülsüz davranabilmektedirler. E-yayıncılıkta yararlanılan alternatif model, sadece, e-baskı söz konusu olduğunda kullanılır. Kalite açısından karşılaştırıldığında alternatif modelin ölçütleri, geleneksel modele göre, daha esnektir. Genellikle, kâr maçı güden şirketler alternatif modeli kullanarak e-yayınları üretmektedirler. Öte yandan, alternatif model; normal dokümanların ve telekomünikasyon süreçlerinin ikincil ürün olarak sunulduğu eyayıncılık teknolojileri ve yayıncılıkta yeni yolları kullanmaya gönüllü olan üniversite ve araştırma laboratuvarlarında çalışan yazarların, hakemlerin ve baş editörlerin kullandığı bir modeldir. E-yayıncılıkta alternatif modele en iyi örnek, Trieste deki SISSA laboratuvarı tarafından yayınlanan Journal of High Energy Physics (JHEP) dergisidir. Alternatif modeli kullanan e-yayınevleri, çok farklı ve sayıda güçlükle karşılaşabilmektedirler. Bu tür yayıncılıkta önemli olan, kendi ayakları üzerinde durabilen bir iş planının geliştirilmesidir. Örneğin, HighWire Press gibi bazı projeler, geleneksel aboneliklerinin ücretlerini oldukça düşürmüşlerdir. 20

21 JHEP, PRSTAB gibi diğerleri ise internet üzerinden ücretsiz yayın yapma ve bazı büyük organizasyonlardan destek alma yoluna gitmektedirler. New Journal of Physics gibi e-yayınlar, yeni ve eski fikirleri bir arada kullanarak, yazarlardan ücret alma gibi farklı çözümler üretmektedirler. Encyclopeadia Britannica gibi iğer e- yayınlar ise Web reklam alarak yayın hayatlarını sürdürmektedirler. Güvenilir yasal depoziti ödemek ve uzun dönemli arşivleme gereksinimi ise karşılaşılan diğer güçlükler arasındadır lu yıllarda gelişen bulut teknolojileri (cloud technologies) ile bu tür depolama ve arşivleme sorunları güvenli bir şekilde aşılmaya çalışılmaktadır. Genel bir politika olarak, alternatif modeli kullanan ve kâr amacı gütmeyen e-yayınlarda, yazarların yazılarını yayınlamaya teşvik edilmeleri oldukça uygun bir davranış biçimi olacaktır. Böylece, alternatif modeli kullanan e- yayınların tasarımı, yayınlanması ve arşivlenip depolanması çok pahalı bir lüks olmaktan çıkacaktır. Alternatif model, özellikle, basımları çok pahalı olan konferans bildirilerinin yayınlanmasında oldukça elverişli bir yoldur li yıllardan sonra giderek artan sayıda konferans (AACE, AECT, JHEP, CERN vb.), bildiri kitapçıklarını alternatif modeli temel alan e-yayın yoluyla basmayı tercih etmektedirler. Kısacası, alternatif modeli kullanarak e-yayın yapmanın bazı avantaj ve dezavantajları vardır: Örneğin, alternatif modelin en önemli avantajı EU, NSF, SPARC gibi kuruluşlardan sponsorluk alınarak baskı ücretlerinin düşürülebilir olmasıdır. Alternatif modelin en önemli dezavantajıysa, e-yayının uzun dönemli yayınlanabilmesi için garantili çözümlerin bulunması zorunluluğudur. Bu nedenle, genellikle, akademik çevreler alternatif modeli kullanarak yayın yapan e-yayınları desteklemeye gönüllü ve hazır değildirler. Yıkıcı model (subversive model), e-yayıncılıkta gelecekte istenebilecek ücretlerin kesilmesi ve ticari yayınevleri üzerinde bir baskı oluşturulmasından yanadır. Dahası, şu andaki haliyle yıkıcı model eş hakem değerlendirmeli geleneksel yayın sürecinin gerekliliğine de inanmamaktadır. Aynı zamanda, bağlantı sayısı, yayın indirme (download) sayısı, çevrimiçi notlar vb. gibi yeni geçerlik biçimleriyle yıkıcı model; e-yayın sürecinin hızını artırmakta ve işe yaramayan makalelerin okuyucuya ulaşmasını engelleyerek, bu bağlamda, zaman kaybını önlemektedir. Bu modelde yazarlardan, herkese açık olan e yayıncılıkta, tüm e-yayınlar elektronik yolla ilk kez dağıtıldıklarında gri alanyazın (gray literature) olarak anılırlar; çünkü ilk kez yayınlanan e-yayınlara geniş okuyucu kitlelerinin anında ulaşması her zaman kolay olmayabilir. Yıkıcı modelin editör kurulu, herhangi bir değerlendirme sürecini işe koşmadan, dergilerinin içeriğini ve arşivlerini güncelleme çabası içerisindedirler. Bu tür e-yayınlarda, sadece, içindekilerle e-arşivde yer alan yazılara bağlantılar vardır. Yıkıcı modelin okuyucuya kolay ulaşım sağlamasının yanında, e-yayınlar açısından iki önemli avantajı daha vardır: 1) e-yayına abone olanların ödeyecekleri ücret neredeyse sıfıra indirilmiştir ve 2) e- yayının Web sayfasında yayınlanması ve dağıtılmasıyla e-yayınına ulaşımda yaşanacak ertelemeler hemen hemen birkaç saat ile sınırlandırılmıştır. Bununla birlikte, yıkıcı modelle yayın yapan e-yayınların iki önemli dezavantajı vardır: 1) bu tür e-yayınların uzun dönemli olarak yaşamlarını sürdürmesi risk altındadır ve 2) akademik çevrelerde, herhangi bir hakem incelemesine ya da başka bir değerlendirmeye tabii olmadan yapılacak yayınların kalitesine ilişkin kuşkular vardır. Türkiye de geleneksel modeli kullanarak dağıtım yapan e-yayınlara örnek bulur musunuz? Hangi modeli kullanırsa kullansın, özellikle kullanıcıya sağladıkları ulaşım kolaylıkları ve ekonomik rahatlıklar nedeniyle, e-yayıncılığın kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır. Bu bağlamda, e-yayıncılık yapan yayınevlerinin rol ve sorumlulukları da değişmekte ve artmaktadır. Dahası, bu e-yayınevleri gri alanyazın denilen kendi kendine arşivleme sistemlerini de geliştirmek zorundadırlar. Söz konusu bu gelişmeler sonucunda, geleneksel olarak basılı kopya ile bilimsel yayın yapmaya devam eden yayınevlerinde gözlenebilecek ciddi sorunlar olacaktır. Gelecekte, sadece basılı kopya yapan ya da hem basılı kopya hem de e-yayın yapan yayınevlerinin sayısı oldukça azalacaktır; çünkü e-yayınlar yazarlara yeni iletişim ve bilişim teknolojilerini kullanarak yayın yapma olanaklarını sağlayan ortam ve araçları sunduklarından, ticari olmayan e yayınların (e-dergi, e-kitap, e-bildiri, vb.) sayısında hızlı bir artış yaşanacaktır. E-yayıncılıkla ilgili daha fazla bilgi edinmek için, Elektronik Yayıncılık ve Elektronik Bilgi Kaynakları adlı makaleye adresinden ulaşabilirsiniz. Yukarıda adı geçen e-yayın, hangi e-yayın dağıtım modelini (geleneksel, alternatif ya da yıkıcı) kullanarak, okuyucusuna ulaştırılmıştır? Neden? E-YAYINCILIKTA İŞ MODELLERİ Yukarıda açıklanan hangi dağıtım modelini kullanırsa kullansın, bir e-yayınevinin kendine uygun bir iş modeli mutlaka olmalıdır. Bu nedenle, e-yayınları üreten her bir e-yayınevi kendine en uygun eşsiz bir iş modelini seçmek ya da oluşturmak zorundadır. İş modeli, bir e-yayınevinin e-yayıncılıkta benimsediği politika, ölçüt ve vizyonudur. E-yayıncılıkta kullanılabilecek iş modellerinden bazılarından aşağıda söz edilmiştir: 1)Sayısal Dağıtım Platformu (Digital Distribution Platfrom): Bu iş modeli, aynı zamanda, içerik dağıtım, çevrimiçi dağıtım ya da elektronik yazılım dağıtımı olarak da adlandırılır. Sayısal Dağıtım Platformu (SDP), özellikle, 2000 li yıllarda ağların bant genişliği (bandwidth) kapasitelerinin gelişmesi sonucunda yaygın olarak kullanılır hale geldi. SDP genellikle, internet gibi bir çevrimiçi dağıtım ortamını kullanarak; diğer taraftan herhangi bir fiziksel medyayı kullanmadan, video oyunları, yazılımlar, video, ses vb. içeriklerden oluşan yayınların dağıtımını ifade etmektedir. 21

22 SDP, basılı kopya ya da DVD gibi geleneksel fiziksel dağıtım yöntemlerini pas geçerek dağıtım yapar. Çevrimiçi dağıtım kavramı; serbest ürünlerle, ürünler için indirilebilir (downloadable) eklentilere uygulanır. Bu kavram, aynı zamanda indirilebilir içerik olarak da bilinmektedir. Uygulama deposu, son kullanıcının özel bir işi başarabilmesi için tasarlanmış bir bilgisayar yazılımıdır (Örneğin, ofis yazılımları, grafik yazılımları vb.). SDP ler ağ üzerinden izlenebileceği gibi (streamed), kullanıcının istediği alana indirilebilecek şekilde de tasarlanmış olabilir. Böylece, SPD ler son kullanıcıya çevrimiçi içeriği istediği zaman isteği yerde ulaşma, içeriği istediği elektronik alana depolama ve arşivleme olanaklarını da sunmaktadır. Bu bağlamda, SDP ler, içerik dağıtım ağları (content delivery networks) olarak bilinen internet tabanlı özel ağlar üzerinden ya da eş düzeyler arası (peer-topeer) dosya paylaşımı teknolojileriyle içeriğinin dağıtımını yaparlar. 2) Çevrimiçi Reklamcılık (Online Advertising): Çevrimiçi Reklamcılık (ÇR), tüketicilerin ilgisini çekmek üzere pazarlama mesajlarının WWW ve internet üzerinden yayınlayan bir promosyon biçimidir. ÇR ler genellikle, arama motoru sonuç sayfalarında, bannerler şeklinde, bloglarda vb. inde görülebilirler. ÇR; sosyal ağ reklamları, reklam ağları, e-posta pazarlama (eposta spamlarını da içermektedir) ve çevrimiçi küçük (iş) ilanları gibi farklı biçimlerde de yayınlanabilirler. 3)Açık Erişim Yayıncılık (Open Access Publishing): Açık Erişim Yayıncılık (AEY), hakemli bilimsel dergilere internet üzerinden sınırsız ulaşımın sağlayan bir uygulamadır. AEY, giderek artan bir şekilde tezlerin, bilimsel içerikli yazıların ve kitap bölümlerinin yayınlandığı bir eyayıncılık iş modeli haline gelmiştir. AEY lerin iki çeşidi vardır: 1) ücretsiz AEY ler, kullanıcıdan herhangi bir ücret talep etmezler ve 2) libre AEY ler de ücretsizdir; ancak, ek olarak bazı kullanım haklarını içerir. 4)Açık İçerik (Open Content): Açık İçerik (Aİ), Açık Erişim Yayıncılığa benzer; fakat genellikle e-yayınların sürekli olarak gözden geçirilmesine de olanak sağlar. Böylece, yazarlar ve okuyucular bilimsel içerikli yazılarla sürekli iletişim içindedirler. Aİ fikri, aynı zamanda, öğrenme nesneleri ve e-öğrenme ortamlarında sağlanan kaynaklara kadar da genişletilebilir. Aİ ler kullanıcılara iki yol sunarlar: 1) Yeşil Açık İçerik Arşivleme (Green Open Access Archiving), kurumların depoladığı ve herkesin kullanımına ücretsiz olarak açık olan makalelerin ve yazarın yazılarını dergilerde kendileri tarafından arşivlediği bir modeldir. Bu modelde yazılar taslak olarak yayınlanabilir, hakem görüşüne sunulabilir ve hakem görüşleri alındıktan sonra güncellemeleri yapılabilir. Bu bağlamda, yayınevi yazara kendi kendine e- arşivleme yapması için olanaklar sunar. Söz konusu bu model 1994 yılında Stevan Harnard tarafından geliştirilmiştir ve 2) Altın Açık İçerik Yayıncılık (Gold Open Access Yayıncılık) ise yayınevinin Web sayfası üzerinden tüm makalelere açık içerik sistemiyle dolaysız ulaşım sağlandığı bir açık ulaşım dergisidir. Öte yandan, bazı hibrid açık ulaşım dergileri, sadece yazarlarına ve yazarlarının bağlı olduğu kurum ya da kuruluşlara belli bir açık ulaşım basım ücreti karşılığında, bu makalelere serbest ulaşımı sağlamaktadırlar. 5)Okuduğun Kadar Öde (Pay-Per-Read): Okuduğun Kadar Öde (OKÖ), televizyon yayıncılığından (İzlediğin Kadar Öde Pay-Per-View) ödünç alınmış bir kavramdır. E-yayına ulaşan son kullanıcılar kullandıkları ya da okudukları makale ya da yazı sayısı kadar eyayınevine ödeme yaparlar. Böylece, kullanıcı tüm e-yayını satın almadan kendisi için önemli olan bir ya da birkaç makalenin ödemesini yaparak ya çevrimiçi ya da yazıları kendi istediği bir elektronik ortama aktararak okur. 6)İsteğe Bağlı Basım (Print On Demand): İsteğe Bağlı Basım (İBB), e-kitap basımında yeni bir yöntemdir. İBB iş modelinde yayın bir kez ya da isteğe bağlı olarak basılır. Ayrıca, bu model eyayıncıları, çok sayıda kitabı aynı anda basıma hazırlama sıkıntısından da kurtarır. İBB teknolojisi, yazıcıların okuyabileceği karmaşık lazer baskı sistemleri ve elektronik olarak biçimlendirilmiş yazıları içerir. Çok sayıda yayınevi, bu modeli kullanarak az sayıda basımla kâr yapmayı ummaktadırlar. İBB iş modelinde kullanılan iş teknolojileri oldukça pahalı sistemlerdir. Örneğin, Lightning Source Inc. Bu konuda liderdir ve New York Times ın haberine göre her bir kitap için dört dolar ücret alacağını açıklamıştır. Daha fazla sayıda yayınevi bu modeli kullanmaya başladığında fiyatlar da düşecektir. İBB, günümüzde basılı kopyalardan elektronik basıma geçişte ara bir kuşak olma görevini üstlenmiştir. Diğer taraftan, İBB hala dağıtım ve yayın için kâğıdı kullandığından e-yayınlar kadar hızlı son kullanıcıya ulaştırılamamaktadır. Bu nedenle, özellikle elektronik okuma yazılımlarıyla e-kitap okuma araçlarındaki gelişmeler İBB nin popülaritesini azaltmıştır. Bununla birlikte, küçük yayınevleri geleneksel baskı makinelerini, İBB teknolojileriyle değiştirmişlerdir. Çok sayıda akademik yayınevi, bu sistemi kullanmak için sıraya girmişlerdir. Öte yandan, İBB modelinden sıkça yararlanan yayınevleri, genellikle, eski yayınları yeniden yayına hazırlamada ve araştırma pazar çalışmalarında kullanılan yayınları basmada bu iş modelini işe koşmaktadırlar. 7)Abonelikler (Subscriptions): Abonelik iş modelinde, kullanıcı bir hizmet ya da ürüne ulaşabilmek için bir abonelik ücreti ödemek zorundadır. Bu model, özellikle, gazete ve dergiler tarafından kullanılmaktadır. Bu modelde, bireylere bir ürünü satmak yerine, aylık ya da yıllık olarak bir hizmet ya da ürüne ulaşım ve kullanım pazarlanır. Opera, senfoni orkestrası vb. organizasyonların sezonluk bilet satışı da bu model üzerinden yapılır. Bununla birlikte; akademik çevreler, uydu, radyo, telefon kuruluşları, finans hizmetleri, geleneksel gazete ve dergiler, internet sağlayıcıları, yazılım sağlayıcıları, kablolu TV, vb. işletmeler de bu e-yayın modelini kullanmaktadırlar. Bu tür model, özellikle, bir markaya bağımlılığı sağlar ve artırır. Bu tür yayınlara abone olma ve aboneliğin devam ettirilmesi, internet üzerinden kredi kartı ile yapılan ödemelerle sağlanır. Günümüzde yaygın olarak kullanılmaya başlayan ücretsiz ayrıcalık (freemium free premium) modelinde, içeriğin 22

23 kullanıcılara bedava olarak sunulmasına karşın; e-yayının bazı özellikleri (örneğin, arşivlerden yararlanma) aboneliği gerektirmektedir. 8)Kendi Kedine Yayıncılık (Self-Publishing): Kendi Kendine Yayıncılık (KKY) modelinde, herhangi bir üçüncü parti yayınevi olmadan, yazarın yazılarını kendisinin yayınlaması ifade edilmektedir. KKY modelinde yazar, e- yayının iç ve dış tasarımından, biçiminden, ücretinden, dağıtılmasından, pazarlama ve halka ilişkilerinden, kısacası tüm e-yayın sürecinden sorumludur. Yazar, tüm bu işleri kendi başına yapabileceği gibi, dış kaynaklardan da yardım alabilir yılında ilk defa, KKY modeliyle yayınlanan e-yayın sayısı, geleneksel baskı ile yapılanların sayısını geçmiştir yılına gelindiğindeyse, tüm kitapların %76 sı elektronik ortamda KKY modeli kullanılarak yayınlanmıştır; bu nedenle, aynı tarihlerde yayınevleri basımını yaptıkları kitapların sayısını azaltma yoluna gitmişlerdir. Söz konusu bu gelişmede, teknolojide yaşanan ilerlemelerin etkisi büyüktür. Özellikle, KKY modeliyle; İsteğe Bağlı Basım (İBB) teknolojileri kullanan geleneksel yayınevlerinin ürettikleri kalitede, e-yayın yapılmasına olanak sağlanmıştır. Dahası, amazon.com gibi alışveriş siteleri elektronik perakendecilikte egemen güç oldular ve okuyucuların kitapevlerine gitmeden çevrimiçi ortamdan gerek basılı yayınlara gerekse eyayınlara ulaşmalarına elverişli etkileşimli ortamları sunmaya başlamışlardır. Bunun da ötesinde; tablet bilgisayarlar ve cep telefonlarındaki gelişmeler çok sayıda e-yayını taşınabilir ortamlarda arşivlenmesine, saklanmasına ve zaman ve mekândan bağımsız okunmasına yardımcı olmaktadırlar. KKY ın en belirgin özelliği ve avantajı, yazarların yazılarını sürekli ve düzenli güncelleyebilmeleri ve okuyucularına ulaştırabilmeleridir. Örneğin, Harry Potter serisi doğrudan yazarının Web sayfasından e-yayın olarak kullanıma sunulmuştur. Aynı şekilde, çok sayıda üretilen diğer e- yayınlar, genellikle e-kitap şeklinde, yayınevleri tarafından internet yoluyla okuyuculara ulaştırılmaya başlanmıştır. 9)Destek Almadan Yayıncılık (Non-Subsidy Publishing): Destek Almadan Yayıncılık (DAY) modelinde yazar, hiçbir şekilde e-yayın yapmak için para ödemez. Tüm hizmetler (ayrıntılı editörlük hizmetleri, yayına hazırlama, dağıtma vb.) e-yayınevi tarafından yazara ücretsiz olarak sunulur. DAY modelinde, yazara genelde şu hizmetler ücretsiz olarak sunulmaktadır: e-yayın; ciltli ve kapaklı geleneksel yayın; kitap tasarımı, biçimi ve dizgisi; yayının üretimi; telif ücretleri, yayınevi Web sayfasında tanıtıma sunulma ve yayınevi kataloğunda yer alma; yazar kopyası; ISBN alma; kapak tasarımı; editörlük hizmetleri; yayın hakkı başvurusu, dağıtma; vb. Yukarıda açıklanan e-yayıncılık iş modellerinden hangisi, e-yayınların yayınlanması ve düzenli olarak güncellenmesi açısından, daha esnek bir yapıya sahiptir? Neden? Açıklayınız. E-YAYINCILIK SÜRECİ E-yayınevleri, e-yayıncılık alanında başarılı olmak ve kaliteli ürünleri okuyucularına ulaştırabilmek için, bu süreçteki stratejilerini açıkça belirlemek zorundadırlar. Özellikle, e-yayınevleri bir e-yayın sürecinde aşağıdaki dört nokta için yayın politikaları geliştirmek zorundadırlar: 1) üyelerine kaliteli hizmetler sunmak ve bu hizmetleri gereksinimler ve beklentiler doğrultusunda güncellemek; 2) yararlandığın hizmet kadar ödeme yap anlayışını benimsemek ve geliştirmek; 3) kurumlar, kuruluşlar ve kütüphanelerle yapılacak iletişim ve etkileşimleri artırmak ve 4) e-yayın teknolojilerini edinmek, güncellemek ve bilginin dağıtımında etkin olarak kullanmak. Öte yandan, e-yayıncılık süreci, geleneksel yayıncılık sürecinden çok da farklı değildir. E-yayıncılık, geleneksel yayıncılıktan sadece iki noktada ayrılır: 1) e-yayıncılık süreci, sonul ürünü ortaya çıkarmada ofset baskı tekniğini kullanmaz ve 2) e-yayıncılık süreci, ürünün okuyuculara ya da kullanıcılara fiziksel yollarla ulaştırılmasıyla ilgilenmez; çünkü e-yayın, e-yayınevleri tarafından internet tabanlı olarak hizmete sunulur. 23

24 Bilimsel bir makaleyi, hakemli bir e-dergide yayınlama sürecinde hangi basamaklar vardır? Bu basamaklardan en önemli olan hangisidir? E-yayıncılık sürecinin, yıllar içerisinde gözlenen bilişim teknolojilerindeki gelişmelere göre, iki ana başlık altında incelenmesinde yarar vardır: a) Geleneksel e-yayıncılık b) Yeni medya ve e-yayıncılık GELENEKSEL E-YAYINCILIK Geleneksel e-yayıncılık, tarihsel olarak, internet ve diğer iletişim teknolojilerinin gelişmesiyle 1990 lı yılların başlarından 2000 li yılların başına kadar geçen sürede, ilk defa yoğun olarak kullanılmaya başlayan araç ve ortamlar yardımıyla yapılan e-yayıncılığı ifade etmektedir. Geleneksel yayıncılıkta üretilen elektronik içerikler, genellikle, tek yönlü, eş zamansız ve bilgisayar-insan etkileşimli ortamlardır. CD-ROM CD-ROM (Compact Disc Read-Only Memory), bilgi ve verileri kalıcı olarak kaydetmeye yarayan bir elektronik kayıt ortamıdır lı yıllarda, bir disketin kapasitesi, 1,44 MB idi. Sınırlı kapasiteleri yüzünden disketler aracılığıyla bilginin dağıtılması, yayılması, depolanması ve saklanması işi oldukça zordu. Örneğin, Windows gibi bir işletim sistemini kurmak için, yaklaşık disketi sürücüye takıp çıkarmak gerekiyordu. Aynı yıllarda, Sony ve Phillips tarafından kullanıma sunulan CD-ROM lar 650 MB lık kapasiteleriyle çeşitli formatlardaki ses ve görüntüyü içeren bilginin dağıtılması, yayılması, saklanması ve depolanmasında yeni bir dönemi başlattılar. Giderek satın alma maliyetlerinin düşmesi ve kaydedilebilir (CD-ROM) olma özelliğini kazanmalarıyla, ev kullanıcıları da bilgisayar ya da ağ üzerindeki bilgilerini yedeklemek ya da aktarmak için CD-ROM ları kullanmaya başladılar. Öte yandan, 2000 li yıllara gelindiğinde bilginin niteliği ve niceliğinde yaşanan gelişmeler sonucunda; CD-ROM ların bilgi depolama kapasiteleri sınırlı bir duruma geldi. Bu nedenle, e-yayıncılıkta giderek popülaritelerini yitirmeye başladılar. E-POSTA YAYINCILIĞI E-posta (elektronik posta, elektronik ileti), en genel tanımıyla, internet üzerinden gönderilen sayısal (dijital) mektuptur. Bilindiği üzere, e-postalara resim, müzik, video gibi her türlü dosya türü eklenebilir ve alıcının bilgisayarına aktarılabilir. İlk e-yayıncılık türlerinden olan e-posta yayıncılığı, yazılımı edinme ucuzluğu ve ileti göndermenin ücretsiz ve kolay olması nedeniyle, bilgi iletme, dağıtma ve depolamada yaygın olarak kullanılmaktadırlar lu yıllarda, özellikle, ortak ilgi alanı olan bilimsel ya da bilimsel olmayan gruplar, e- posta servisleri üzerinden listserverler aracılığıyla, e-yayınlarını sürdürmektedirler. PDF PDF (Portable Document Format; Taşınabilir Belge Biçimi), platformlar arası taşınabilir ve yazdırılabilir belgeler oluşturmak amacıyla üretilmiş sayısal bir dosya biçimidir. 24

YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ

YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ KISA ÖZET

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA I. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA I. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu. T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA I. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.tr İÇERİK Medya Nedir? Yeni Medya Nedir? MEDYA NEDİR? MEDYA Medya" araç,

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU. MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu. T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA IV. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.tr İÇERİK Yeni Medyanın Özellikleri YENİ MEDYANIN ÖZELLİKLERİ Etkileşim

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM

EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 1 EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE İLETİŞİM 2 ÖĞRETİM TEKNOLOJİSİ ve İLETİŞİM Öğretim teknolojisi, öğrenmenin amaçlı ve kontrollü olduğu durumlarda öğrenmeyle ilgili sorunların analizi ve çözümünde insanları, yöntemleri,

Detaylı

AĞ SĠSTEMLERĠ. Öğr. Gör. Durmuş KOÇ

AĞ SĠSTEMLERĠ. Öğr. Gör. Durmuş KOÇ AĞ SĠSTEMLERĠ Öğr. Gör. Durmuş KOÇ Ağ Ġletişimi Bilgi ve iletişim, bilgi paylaşımının giderek önem kazandığı dijital dünyanın önemli kavramları arasındadır. Bilginin farklı kaynaklar arasında transferi,

Detaylı

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013 TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ Tutundurma, mal ya da hizmetleri satışını arttırabilmek için, alıcıları satın almaya ikna edebilmeye yönelik satıcı tarafından başlatılan tüm çabaların koordinasyonu

Detaylı

İÜ Genel Sekreterlik İletişim Prosedürü

İÜ Genel Sekreterlik İletişim Prosedürü lik Sayfa No : 1/5 1. AMAÇ Bu prosedürün amacı, İstanbul Üniversitesi ndeki iletişim yöntemlerini ve sorumlulukları belirlemeye, iç ve dış iletişimin nasıl sağlanacağına ve mevcut iletişim ağının sağlıklı

Detaylı

Data fiyatlarının ucuzlaması ve 3G destekli modemlerin artması ile beraber; 2010 yılında mobil internet kullanımı, sabit internet kullanımını

Data fiyatlarının ucuzlaması ve 3G destekli modemlerin artması ile beraber; 2010 yılında mobil internet kullanımı, sabit internet kullanımını 3G THIRD GENERATION 3G, mevcut 2G şebekelerden çok daha hızlı data bağlantısı sunulabilen ve kullanıcıların video uygulamalarını kullanabildiği yeni nesil şebekedir. 3G tam olarak 3. nesil GSM hizmetleri

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Öğretim Teknolojisinin Kavramsal Çerçevesi Dr. Erinç Erçağ Kaynak: Editör: Prof. Dr. Hüseyin Uzunboylu - Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Eğitim Doğumdan

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1

Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1 Yrd. Doç. Dr. Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 1 Gökçe BECİT İŞÇİTÜRK 2 Kullanıcıların site içeriğini belirlemede rol oynadığı, Dinamik, Teknik bilgi gerektirmeyen, Çok yönlü etkileşim sağlayan,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Girdi ve Giriş Aygıtları

Girdi ve Giriş Aygıtları Girdi ve Giriş Aygıtları 1 Girdi nedir? Girdi, bilgisayarın belleğine girilen veri ve talimatlardır. 2 Giriş Aygıtları Nelerdir? Giriş aygıtı, kullanıcıların bir bilgisayara veri ve talimatları girmelerine

Detaylı

İnternet Nedir? 1. İnternet Teknolojileri. İçerik. İnternet Nedir? 2. Ders 1

İnternet Nedir? 1. İnternet Teknolojileri. İçerik. İnternet Nedir? 2. Ders 1 İnternet Nedir? 1 İnternet Teknolojileri Ders 1 Internet, teknik olarak, birçok bilgisayarın ve bilgisayar sistemlerinin birbirine bağlı olduğu, dünya çapında (170den fazla ülke arasında) yaygın olan ve

Detaylı

İnternet Teknolojileri. Ders 1

İnternet Teknolojileri. Ders 1 İnternet Teknolojileri Ders 1 İçerik İnternet nedir? İnternet in kısa tarihi Türkiye de internetin gelişimi World Wide Web İnternet Nedir? 1 Internet, teknik olarak, birçok bilgisayarın ve bilgisayar sistemlerinin

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi-NACE Kodları-J

İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi-NACE Kodları-J www.isvesosyalguvenlik.com Mevzuat Bilgi Kültür - Haber Platformu İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Listesi-NACE Kodları-J İŞYERİ TEHLİKE SINIFLARI LİSTESİ 18 Nisan 2014 Tarihli

Detaylı

Bilgi Çağında Kütüphane

Bilgi Çağında Kütüphane Bilgi Çağında Kütüphane Gürcan Banger 27 Mart 2006 Yunus Emre Kültür Merkezi Değişen Dünya 1950 li yıllara kadar üretim için sermaye, işgücü, enerji ve hammadde önemli girdiler olarak kabul ediliyordu.

Detaylı

MOBİL PAZARLAMA. -Doğrudan pazarlama faaliyetlerinden biri olarak kabul edilmesine rağmen tele pazarlamadan farklıdır, çünkü:

MOBİL PAZARLAMA. -Doğrudan pazarlama faaliyetlerinden biri olarak kabul edilmesine rağmen tele pazarlamadan farklıdır, çünkü: MOBİL PAZARLAMA -Doğrudan pazarlama faaliyetlerinden biri olarak kabul edilmesine rağmen tele pazarlamadan farklıdır, çünkü: MOBİL PAZARLAMA Doğrudan pazarlama faaliyetlerinden biri olarak kabul edilmesine

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U)

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U) 1 KISA

Detaylı

Bilgi Teknolojisinin Temel Kavramları

Bilgi Teknolojisinin Temel Kavramları Bilgi Teknolojisinin Temel Kavramları 1. Günlük yaşantıda bilgisayar hangi alanlarda kullanılmaktadır? 2. Bilgisayarın farklı tip ve özellikte olmasının sebepleri neler olabilir? Donanım Yazılım Bilişim

Detaylı

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MEDYA VE İLETİŞİM PROGRAMI YENİ MEDYA III. HAFTA Öğr. Gör. TİMUR OSMAN GEZER timurosmangezer@plato.edu.tr İÇERİK Yeni Medyayı Mümkün Kılan Teknolojik Özellikler Değişim Aracı

Detaylı

Internet Nedir? Devlet Kurumları. Internet Servis Sağlayıcılar. Lokal Ağ. Eğitim Kurumları. Kişisel Bilgisayar. Dizüstü Bilgisayar.

Internet Nedir? Devlet Kurumları. Internet Servis Sağlayıcılar. Lokal Ağ. Eğitim Kurumları. Kişisel Bilgisayar. Dizüstü Bilgisayar. İnternet Nedir? Internet Nedir? Internet, bilgisayar ağlarını kapsayan uluslararası bir ağdır. Farklı büyüklükteki ve tipteki birbirinden bağımsız binlerce bilgisayar ağından oluşur. Bu ağların her birinde

Detaylı

Bölüm I Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş

Bölüm I Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş Bölüm I Bilişim Teknolojilerine (BT) Giriş Son elli yılda bilim, teknoloji, ulaşım, haberleşme, iletişim, lojistik ve özellikle de Bilişim Teknolojilerindeki (BT) gelişmeler; 1. Yaşanan evde, 2. Çocukların

Detaylı

İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir.

İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir. PAZARLAMA İLETİŞİMİ İLETİŞİM NEDİR? İletişim: Bir düşüncenin, bilginin, haberin veya mesajın kişiler, gruplar ve örgütler arasında karşılıklı değiş tokuş sürecidir. -SÖZLÜ -SÖZSÜZ *İletişimden Söz Edebilmek

Detaylı

EĞİTİMDE BİLGİSAYAR UYGULAMALARI. Yrd. Doç. Dr. Halil Ersoy

EĞİTİMDE BİLGİSAYAR UYGULAMALARI. Yrd. Doç. Dr. Halil Ersoy EĞİTİMDE BİLGİSAYAR UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Halil Ersoy Sunum İçeriği Bilgisayar Nedir? Eğitim ve Öğretimde Bilgisayar Kullanımı Bilgisayar Destekli Öğretim ve Türleri Yönetimde Bilgisayar Kullanımı

Detaylı

MINELAB GPX ÜRÜNLERİ için Sahteciliğe karşı geliştirilen SON Yöntem

MINELAB GPX ÜRÜNLERİ için Sahteciliğe karşı geliştirilen SON Yöntem MINELAB GPX ÜRÜNLERİ için Sahteciliğe karşı geliştirilen SON Yöntem Gerçek Minelab ürünleriyle gerçek performans kampanyasının bir parçası olarak, GPX serisi dedektörlere yönelik SMS ile cihazın orijinalliğini

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER I-II

HALKLA İLİŞKİLER I-II Editörler Yrd.Doç.Dr. Gonca Yıldırım & Seçil Utma HALKLA İLİŞKİLER I-II Yazarlar Yrd.Doç.Dr.Gonca Yıldırım Yrd.Doç.Dr.İlker Özdemir Hasan Çiftçi Hatice Aydoğmuş Özcan Kahraman Koktürk Melis Yalçın Seçil

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

ÖĞRENCİLER İÇİN ÖĞRENME YÖNETİM SİSTEMİ KULLANMA KILAVUZU

ÖĞRENCİLER İÇİN ÖĞRENME YÖNETİM SİSTEMİ KULLANMA KILAVUZU ÖĞRENCİLER İÇİN ÖĞRENME YÖNETİM SİSTEMİ KULLANMA KILAVUZU ÖĞRENME YÖNETİM SİSTEMİ MOODLE Öğrenme Yönetim Sistemleri, Ağ üzerinden eş zamanlı olmayan öğrenme materyali sunma, sunulan öğrenme materyalini

Detaylı

İ.Ü. AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ Tanıtım Faaliyetleri Standartları Standardı

İ.Ü. AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ Tanıtım Faaliyetleri Standartları Standardı Dök. No: AUZEF-SS-2.1-10 Yayın Tarihi:30.06.2014 Rev.No:00 Rev Tarihi: Sayfa 1 / 8 1. AMAÇ... 3 2. KAPSAM... 3 3. SORUMLULAR... 3 4. TANIMLAR... 3 5. AUZEF Tanıtım Faaliyetlerin Standartları... 3 5.1.

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ŞEBİNKARAHİSAR MYO RADYO TELEVİZYON TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ŞEBİNKARAHİSAR MYO RADYO TELEVİZYON TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ŞEBİNKARAHİSAR MYO RADYO TELEVİZYON TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı Bölümün amacı Bölümün Hedefi Öğrenme Çıktıları RADYO TV TEKNOLOJİSİ Öğr.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Intel Eğitim Çözümleri. En İleri Teknolojilerle, Dijital Eğitimde Yeni Bir Döneme Geçin

Intel Eğitim Çözümleri. En İleri Teknolojilerle, Dijital Eğitimde Yeni Bir Döneme Geçin Intel Eğitim Çözümleri En İleri Teknolojilerle, Dijital Eğitimde Yeni Bir Döneme Geçin Intel Eğitim Çözümleri Gelişmiş Öğrenci ve Öğretmen Sınıf Yönetim Yazılımı GELIŞMIŞ ÖĞRENCI VE ÖĞRETMEN ETKILEŞIMI

Detaylı

geliştirmemize yardımcı olur.

geliştirmemize yardımcı olur. 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; PYP disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ

Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ BİLDİRİŞİM Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ 1 Hazırlayan: Rıza FİLİZOK Dil, bir bildirişim (COMMUNIQUER) aracıdır, düşüncemizin içeriğini karşımızdakine iletir. Bildirişim, araçsız gerçekleşmez. (Sezgilerimiz

Detaylı

30.12.2010 HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİNDE ARAŞTIRMA. SBR 215 Halkla İlişkiler ve İletişim

30.12.2010 HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİNDE ARAŞTIRMA. SBR 215 Halkla İlişkiler ve İletişim SBR 215 Halkla İlişkiler ve İletişim HALKLA İLİŞKİLER YÖNETİMİNDE ARAŞTIRMA Kamu kurumunun halkla ilişkiler uygulamasındaki aşamalar ile özel sektördeki aşamalar farklı ve değişik amaçlıdır. Özel kesimde

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (30 Mart 15 Mayıs 2015) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (30 Mart 15 Mayıs 2015) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat 2015 27 Mart 2015)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat 2015 27 Mart 2015) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat 2015 27 Mart 2015) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

ÖZEL ATAFEN İLKOKULU 1. SINIFLAR İNGİLİZCE VELİ BİLGİLENDİRME

ÖZEL ATAFEN İLKOKULU 1. SINIFLAR İNGİLİZCE VELİ BİLGİLENDİRME ÖZEL ATAFEN İLKOKULU 1. SINIFLAR İNGİLİZCE VELİ BİLGİLENDİRME Öğretmenlerimiz: Esra Akkoyun: 1 A/B Pelin Yaman: 1 C/D ATAFENDE İngilizce programı Avrupa Dil standartları ve çoklu zekâ kuramına uygun olarak

Detaylı

Mobil cihazlar insanlar için hayatı kolaylaştırıp; evde, ofiste ya da günlük yaşamda ihtiyaç duyulan her türlü bilgi, içerik ve uygulamaya istenilen

Mobil cihazlar insanlar için hayatı kolaylaştırıp; evde, ofiste ya da günlük yaşamda ihtiyaç duyulan her türlü bilgi, içerik ve uygulamaya istenilen 1 2 Mobil cihazlar insanlar için hayatı kolaylaştırıp; evde, ofiste ya da günlük yaşamda ihtiyaç duyulan her türlü bilgi, içerik ve uygulamaya istenilen yerden, istenildiği anda ulaşabilmeyi sağlamaktadır.

Detaylı

Bir başka benzer model ise DAGMAR dır. Tüketicinin benzer aşamalardan geçtiğini varsayar.

Bir başka benzer model ise DAGMAR dır. Tüketicinin benzer aşamalardan geçtiğini varsayar. İletişim mesajlarına gösterilen tepkiler açısından; amaçlar değişik modellerle açıklanmaya çalışılmıştır. A.I.D.A modeli olarak da adlandırılan bu model dört aşamalıdır.[8] 1. 2. 3. 4. Dikkat İlgi Arzu

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Sistemi nde Mobil Öğrenme Olanakları

Anadolu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Sistemi nde Mobil Öğrenme Olanakları Anadolu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Sistemi nde Mobil Öğrenme Olanakları Prof.Dr. Aydın Ziya ÖZGÜR Yrd.Doç.Dr. M. Emin MUTLU mdevlet 2009 1. Ulusal Mobil Devlet Konferansı 28-29 Mayıs 2009 Hilton Oteli,

Detaylı

11. KABLOLU VE KABLOSUZ İLETİŞİM

11. KABLOLU VE KABLOSUZ İLETİŞİM 11. KABLOLU VE KABLOSUZ İLETİŞİM Diyelim ki bir gezideyiz fakat diz üstü bilgisayarımızı evde bıraktık ve elektronik postamıza ulaşmak istiyoruz. Hiç problem değil; sadece mesaj alabilen ve internete bağlanabilen

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

Bilgi Toplumunda İnsan Nitelikleri, Yaşam Boyu Öğrenme, Bilgisayarın Eğitimde Kullanımı BDO Kuramsal Temelleri

Bilgi Toplumunda İnsan Nitelikleri, Yaşam Boyu Öğrenme, Bilgisayarın Eğitimde Kullanımı BDO Kuramsal Temelleri Bilgisayar 2 1. HAFTA Bilişim Teknolojilerinin Sosyal Yapı Üzerindeki Etkileri ve Eğitimdeki Yeri Bilgi Toplumunda İnsan Nitelikleri, Yaşam Boyu Öğrenme, Bilgisayarın Eğitimde Kullanımı BDO Kuramsal Temelleri

Detaylı

enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 1 GÖRENLER İÇİN... Zamandan ve mekandan bağımsız eğitim...

enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 1 GÖRENLER İÇİN... Zamandan ve mekandan bağımsız eğitim... enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 1 GELECEĞİ BUGÜNDEN GÖRENLER İÇİN... Zamandan ve mekandan bağımsız eğitim... enstituson:layout 1 5/4/10 11:03 AM Page 2 E-ENSTİTÜ SÖZLÜĞÜ Uzaktan eğitim: Farklı

Detaylı

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE YAZILIM

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ VE YAZILIM Bilgisayar : Kullanıcıdan aldığı bilgiyi işleyip, tekrar kullanıcaya sunan teknolojik alete denir.üç çeşit bilgisayar vardır.bunlar ; Masaüstü,Dizüstü,Tablet. Bilgisayarın Özellikleri : 1. Hızlıdır. 2.Hatasızdır.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

ORGANİK HABERLEŞME TEKNOLOJİLERİ

ORGANİK HABERLEŞME TEKNOLOJİLERİ Mobil pazarlama nedir? Mobil pazarlama, tüke4cide sa7n alma isteği yaratma amacıyla, mobil mecra üzerinden ve/ veya mobil ürünler kullanılarak yapılan faaliyetler olarak tanımlanmaktadır. Bir başka ifadeyle;

Detaylı

Bölüm 9. İletişim ve Ağlar. Bilgisayarların. Discovering. Keşfi 2010. Computers 2010. Living in a Digital World Dijital Dünyada Yaşamak

Bölüm 9. İletişim ve Ağlar. Bilgisayarların. Discovering. Keşfi 2010. Computers 2010. Living in a Digital World Dijital Dünyada Yaşamak İletişim ve Ağlar Bilgisayarların Discovering Keşfi 2010 Computers 2010 Living in a Digital World Dijital Dünyada Yaşamak İletişimler Bilgisayar iletişimi, iki veya daha fazla bilgisayarın veya aygıtın

Detaylı

Ağ Teknolojileri. Ağ Temelleri. Bir ağ kurmak için

Ağ Teknolojileri. Ağ Temelleri. Bir ağ kurmak için Ağ Teknolojileri Ağ Temelleri Bir ağdan söz edebilmek için en az 2 bilgisayarın birbirlerine uygun bir iletişim ortamıyla bağlanması gerekmektedir. Üst sınır yok! Dünyadaki en büyük bilgisayar ağı İnternet

Detaylı

2000 li yıllardan itibaren teknolojinin hızlı gelişiminden belki de en büyük payı alan akıllı telefon ve tabletler gibi kablosuz iletişim olanağı

2000 li yıllardan itibaren teknolojinin hızlı gelişiminden belki de en büyük payı alan akıllı telefon ve tabletler gibi kablosuz iletişim olanağı 2000 li yıllardan itibaren teknolojinin hızlı gelişiminden belki de en büyük payı alan akıllı telefon ve tabletler gibi kablosuz iletişim olanağı sağlayan cihazların daha iyi, hızlı ve ucuz modellerle

Detaylı

ÖZEL ANTALYA ANADOLU HASTANELERİ GRUBU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI DR.AHMET CÖMERT

ÖZEL ANTALYA ANADOLU HASTANELERİ GRUBU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI DR.AHMET CÖMERT ÖZEL ANTALYA ANADOLU HASTANELERİ GRUBU GENEL MÜDÜR YARDIMCISI DR.AHMET CÖMERT 1 ĠLETĠġĠM İki ya da daha fazla kiģinin düģünce ve fikir alıģveriģidir KonuĢma, hareket yada mimikler ile gerçekleģir. Bizim

Detaylı

İçerik. Öğretici TV. Öğretici Video 02.04.2012. İLETIŞIM TEKNOLOJILERININ ÖĞRETIMDE KULLANıLMASı. Öğretici TV ve Video

İçerik. Öğretici TV. Öğretici Video 02.04.2012. İLETIŞIM TEKNOLOJILERININ ÖĞRETIMDE KULLANıLMASı. Öğretici TV ve Video İçerik İLETIŞIM TEKNOLOJILERININ ÖĞRETIMDE KULLANıLMASı Öğretici TV ve Video Internet tabanlı öğretici TV ve video Mobil öğrenme ve araçları Karma öğrenme ve araçları Öğretici TV TV tek yönlü olarak kodlanmış

Detaylı

Bilgisayar Sistemleri ilk ortaya çıktığında...

Bilgisayar Sistemleri ilk ortaya çıktığında... Bilgisayar Ağları Bilgisayar Sistemleri ilk ortaya çıktığında... Merkezi yapıya sahip ENIAC (1945) ~167 m² 30 ton IBM 650 (1960) K.G.M Dk.da ~ 74000 işlem 12 yıl kullanılmıştır http://the eniac.com www.kgm.gov.tr

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI. Bilgisayar I ve Bilgi İletişim Teknolojileri Dersi Öğr.Gör. Günay TEMUR

TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI. Bilgisayar I ve Bilgi İletişim Teknolojileri Dersi Öğr.Gör. Günay TEMUR TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ KULLANIMI Bilgisayar I ve Bilgi İletişim Teknolojileri Dersi Öğr.Gör. Günay TEMUR BİLGİSAYARIN TANIMI VE TARİHÇESİ Bilgisayar, kullanıcıdan aldığı verilerle mantıksal ve aritmetiksel

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ. BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM T.C. ÇANAKKALE BELEDİYESİ BASIN, YAYIN ve HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönergenin amacı, Basın

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Kitabı Sunusu editör: emine cabı yazarlar filiz kalelioğlu, emine cabı, serpil yalçınalp, halil ersoy, ümmühan avcı

Detaylı

İletişimin Bileşenleri

İletişimin Bileşenleri Düşünce, bilgi ve duyguların; sözcük, yazı ve resim gibi semboller kullanarak anlaşılır hale getirilmesi, paylaşılması ve etkileşim sağlanmasıdır. İletişim Sürecinde; Dönüt (feedback) sağlanamıyorsa iletişim

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması Türkiye nin ilk ve öncü dijital ajansı adinteractive in Türk internet kullanıcısının davranış alışkanlıklarına ışık tuttuğu araştırması İnteraktif

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) FOTOĞRAF VE GRAFİK ALANI ANKARA 2007 AMAÇ ÖĞRENME FAALİYETİ -17 FOTOĞRAF VE GRAFİK Bu faaliyet sonucunda

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Bina Teknolojileri. Sintony 60: Güvenlik tasarım ile tanıştı

Bina Teknolojileri. Sintony 60: Güvenlik tasarım ile tanıştı Bina Teknolojileri Sintony 60: Güvenlik tasarım ile tanıştı Yaşam kalitesi İhtiyaçlarımı karşılayacak, evimin tasarımıyla uyumlu, kullanımı kolay ve güvenli bir çözüm istiyorum. İhtiyaç Evinizde yüksek

Detaylı

GROUPWARE ĐŞBIRLIĞI(COLLOBRATĐON) 24.11.2011 GROUPWARE NEDIR? ASENKRON GROUPWARE GROUPWARE SISTEMLERI 3 ÖNEMLI DĐCLE ERPOLAT 2007638007

GROUPWARE ĐŞBIRLIĞI(COLLOBRATĐON) 24.11.2011 GROUPWARE NEDIR? ASENKRON GROUPWARE GROUPWARE SISTEMLERI 3 ÖNEMLI DĐCLE ERPOLAT 2007638007 GROUPWARE GROUPWARE NEDIR? Groupware,grup çalışmalarını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir teknolojidir. Bu teknoloji, iletişim, işbirliği, koordinasyon, sorunları çözmek ve rekabet için kullanılmaktadır.

Detaylı

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu info@deskport.net BİZ KİMİZ? Biz Kimiz? Deskport Bilişim ekibinin karakteristik özellikleri olan; özgüven, çalısma azmi, tecrübe ve liderlik vasıflarımızla amacımız, müşterilerimizi

Detaylı

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir.

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Bilgi ve duygu üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir.

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

İşletme Bilgi Yönetimi. Doç. Dr. Serkan ADA

İşletme Bilgi Yönetimi. Doç. Dr. Serkan ADA İşletme Bilgi Yönetimi Doç. Dr. Serkan ADA Bilgi Toplanmış, organize edilmiş, yorumlanmış ve belli bir yöntemle etkin karar vermeyi gerçekleştirmek amacıyla ilgili birime sevkedilmiş, belirli bir amaç

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM...

ÖNSÖZ 5 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 5 Bölüm 1 İLETİŞİM SÜRECİ VE EĞİTİM... 13 İletişim Sürecinin Ögeleri... 13 İletişim Sürecinin İşleme Süreci... 14 Kod ve Kodlama... 14 Etkili İletişimde Kodlama ve Kod Açımlama... 15

Detaylı

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret

www.maviperde.com Elektronik ticaret e-ticaret www.maviperde.com 1995 li yıllardan sonra Dünyada ve Türkiye'de elektronik ticaretin ön plana çıkmasıyla ve gelecek yıllarda mekanik perde sistemi pazarının çoğunu elektronik ticaretle olacağı varsayımı

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

e-öğrenmede İçerik Üretimi ve Yönetimi

e-öğrenmede İçerik Üretimi ve Yönetimi e-öğrenmede İçerik Üretimi ve Yönetimi Öğr. Gör. Dr. M. Emin Mutlu Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi III. E-Learning Zirvesi 18 Mart 2004 e-öğrenme Öğretimde elektronik teknolojilerin kullanıldığı

Detaylı

Uzaktan Eğitimde Yayın Yolu ile Öğretim Ortamları ve Teknolojileri. Erdal Gökhan KAPUCUOĞLU Ali AKIN

Uzaktan Eğitimde Yayın Yolu ile Öğretim Ortamları ve Teknolojileri. Erdal Gökhan KAPUCUOĞLU Ali AKIN Uzaktan Eğitimde Yayın Yolu ile Öğretim Ortamları ve Teknolojileri 1 Erdal Gökhan KAPUCUOĞLU Ali AKIN İÇERİK Uzaktan Eğitimin Yayın Yolu ile Öğretilmesi İşitsel Teknolojiler Radyo Teyp-Ses Kaseti Telefon

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Havariler Çıkarcılar Sadıklar Eğitimliler Rehineler

Havariler Çıkarcılar Sadıklar Eğitimliler Rehineler İLETİŞİMDE HEDEF KİTLE VİZE 1 ) İletişimin sözlü, sözsüz ve yazılı olarak sınıflandırılmasında esas alınan ölçüt aşağıdakilerden hangisidir? Alıcı üzerindeki etki Grup içi konum Kullanılan kod sistemi

Detaylı

Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ. Akademik Bilişim 2013 1

Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ. Akademik Bilişim 2013 1 Öğr. Gör. Hakan YÜKSEL hakanyuksel@sdu.edu.tr SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ Akademik Bilişim 2013 1 İçerik Hareket Temelli İşlemler Temassız hareket algılayıcısı: Kinect Kinect Uygulamaları Kinect in getirdikleri

Detaylı

Basın ve Yayın Bölümü

Basın ve Yayın Bölümü Dünyada, ülkenizde ve yaşadığınız yerde olup bitenlerden haberdar olmak için bastıramadığınız bir merak ve ilginiz varsa, bir de öğrendiklerinizi paylaşmaktan keyif alıyorsanız ve bunu önemli görüyorsanız,

Detaylı

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ANABİLİMDALI İLKÖĞRETİM PROGRAM SINIF ÖĞRETMENLİĞİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR

T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ANABİLİMDALI İLKÖĞRETİM PROGRAM SINIF ÖĞRETMENLİĞİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR T.C. DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ANABİLİMDALI İLKÖĞRETİM PROGRAM SINIF ÖĞRETMENLİĞİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR HAZIRLAYAN KEMAL ÖZDEMİR 201291321308 KÜTAHYA@2012 Konu: Türkçe

Detaylı

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BALIKESİR / BANDIRMA İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ. Büro Yönetimi ve Resmi Yazışma Kuralları Kursu

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BALIKESİR / BANDIRMA İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ. Büro Yönetimi ve Resmi Yazışma Kuralları Kursu T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI BALIKESİR / BANDIRMA İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Büro Yönetimi ve Resmi Yazışma Kuralları Kursu Büro Yönetimi Öğretmeni Fatma GEZ TEKNOLOJİ TEKNOLOJİ NEDİR? Teknoloji insanoğlunun

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Felis Ödülleri ne başvurular 8 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Başvuruda bulunmak

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

TURİZM PAZARLAMASI REKLAM

TURİZM PAZARLAMASI REKLAM TURİZM PAZARLAMASI Turizm Pazarlamasında Tutundurma REKLAM Reklâm; belirli bir ücret karşılığında ve ücretin kimin tarafından ödendiği bilinecek biçimde; bir turizm işletmesinin ve turizm bölgesinin ürünlerinin

Detaylı

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları Ericsson Consumer Lab Türkiye Raporu 2008 Yiğit Kulabaş Ericsson Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ericsson Consumer Lab Pazar Araştırması ve Tahminleri 2008 Araştırmaları Ülke: Görüşme Sayısı: Seçki: Arjantin

Detaylı

1.GÜÇ HATLARINDA HABERLEŞME NEDİR?

1.GÜÇ HATLARINDA HABERLEŞME NEDİR? 1.GÜÇ HATLARINDA HABERLEŞME NEDİR? Güç hattı haberleşmesi, verinin kurulu olan elektrik hattı şebekesi üzerinden taşınması tekniğidir. Sistem mevcut elektrik kablolarını kullanarak geniş bantlı veri transferi

Detaylı

Etkinlik-Organizasyon Firmaları Sunumu. Powered by MyBilet

Etkinlik-Organizasyon Firmaları Sunumu. Powered by MyBilet Etkinlik-Organizasyon Firmaları Sunumu Powered by MyBilet Online yayın nedir? MyStreamTurkey teknolojisi ile, firmanız tarafından uygun bulunulan görsel içerik ile, ekibimiz tarafından firmanızın veya

Detaylı

KULAKLIĞIN TARİHÇESİ ADA KÖRÜKÇÜ 0510110041

KULAKLIĞIN TARİHÇESİ ADA KÖRÜKÇÜ 0510110041 KULAKLIĞIN TARİHÇESİ ADA KÖRÜKÇÜ 0510110041 KULAKLIK NEDİR? Kulaklık, 2 küçük hoparlörün kullanıcının kulağına yakın yerde durmasını sağlayan bir çevre birimidir. Genellikle kullanım amaçları, kullanan

Detaylı

Giriş Çıkış Birimleri:

Giriş Çıkış Birimleri: DONANIM VE YAZILIM Giriş Çıkış Birimleri: Bilgisayara dış ortamdan bilgi girilmesini sağlayan ve girilen bu bilgilerin bilgisayar tarafından işlendikten sonra, tekrar dış ortama çıkarılması için kullanılan

Detaylı

Bir bölgede başka bir bölgeye karşılıklı olarak, veri veya haberin gönderilmesini sağlayan.sistemlerdir.

Bir bölgede başka bir bölgeye karşılıklı olarak, veri veya haberin gönderilmesini sağlayan.sistemlerdir. 1.1.3. Scada Yazılımından Beklenenler Hızlı ve kolay uygulama tasarımı Dinamik grafik çizim araçları Çizim kütüphaneleri Alarm yönetimi Tarih bilgilerinin toplanması Rapor üretimi 1.1.4. Scada Sistemleri

Detaylı

İletişim. 2013-2014 Güz Yarıyılı Seçmeli Dersi /Öğr. Gör. Osman MESTAV

İletişim. 2013-2014 Güz Yarıyılı Seçmeli Dersi /Öğr. Gör. Osman MESTAV İletişim 2013-2014 Güz Yarıyılı Seçmeli Dersi /Öğr. Gör. Osman MESTAV İletişim Latince karşılığı communico kelimesidir ve paylaşma, ortaklaşma anlamına gelmektedir. İnsanlarla anlaşmak, bireyin kendini

Detaylı