ADÖLESAN GEBELERDE ÖZ BAKIM EĞĠTĠMĠNĠN ÖZ BAKIMA BENLĠK SAYGISINA VE BEDEN ĠMAJINA ETKĠSĠ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ADÖLESAN GEBELERDE ÖZ BAKIM EĞĠTĠMĠNĠN ÖZ BAKIMA BENLĠK SAYGISINA VE BEDEN ĠMAJINA ETKĠSĠ"

Transkript

1 ADÖLESAN GEBELERDE ÖZ BAKIM EĞĠTĠMĠNĠN ÖZ BAKIMA BENLĠK SAYGISINA VE BEDEN ĠMAJINA ETKĠSĠ Gülbeyaz BARAN DURMAZ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Tez Danışmanı Doç. Dr. Fatma GÜDÜCÜ TÜFEKCĠ Doktora Tezi 2013

2 T.C ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ ADÖLESAN GEBELERDE ÖZ BAKIM EĞĠTĠMĠNĠN ÖZ BAKIMA BENLĠK SAYGISINA VE BEDEN ĠMAJINA ETKĠSĠ Gülbeyaz BARAN DURMAZ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Doktora Tezi Tez Danışmanı Doç. Dr. Fatma GÜDÜCÜ TÜFEKCĠ ERZURUM 2013

3 T.C. AT A TURK UNiVERSiTESi SAGLIK BiLiMLERi ENSTiTUSU C::OCUK SAGLIGI VE HASTALIKLARI IIEMSiRELiGi ANABiLiM DALI ADOLESAN GEBELERDE OZ BAKIM EGiTiMiNiN OZ BAKIMA BENLiK SA YGISINA VE BED EN imajina ETKiSi Glilbeyaz BARAN DURMAZ Tez Savunma Tarihi: TezDam mam Jiiri Uyesi Jiiri Uyesi Jiiri Uyesi Jiiri Uyesi : Do9. Dr. Fatma GUDOCO TOFEKCi (Atatlirk Universitesi) : Do9. Dr. Duygu ARIKAN (Atatlirk Universitesi) : Do9. Dr. Ay~egi.il isler (J\kdeniz Universitesi) Yrd. Do9. Dr. Sibel KlJ(,:lJKOGLU (Atattirk Universitesi) ( Yrd. Do9. Dr. Aynur I\ YTEKiN (1\tati.i rk Universitesi) Onay Bu 9ah~ma yukanclaki j i.iri tarafmdan I... o'" to ra Tczi olarak kabul edilmi~tir. Lf.~~ Prof. Dr: Yavlz Sclim SAG AM Enstiti.i t-.1 LidLiri.i Dol<tor-1 'l't z! Erzurm ' -~ )1:'

4 İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR. ÖZET ABSTRACT SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ. TABLOLAR DİZİNİ... III IV V VI VII 1. GİRİŞ GENEL BİLGİLER Adölesan Dönem Adölesan Gebelikler Adölesan Gebeliklere Türkiye ve Dünya dan Genel Bir BakıĢ Adölesan Gebeliklerin Nedenleri Adölesan Gebeler ile ilgili BirleĢmiĢ Milletler ve Ulusal Yasalar Adölesan Gebelik Sorunları Adölesan Gebeliklerin Sonuçları Adölesan Gebelerle ilgili Uygulanan Politikalar Adölesan Gebelerde Öz Bakım Adölesan Gebelerde Beden Ġmajı Adölesan Gebelerde Benlik Saygısı Adölesan Gebelerde HemĢirenin Sorumluluğu MATERYAL VE METOT AraĢtırmanın ġekli AraĢtırmanın Yapıldığı Yer ve Zaman AraĢtırmanın Evreni ve Örneklemi 36 I

5 3.4. Veri Toplama Araçları Verilerin Toplanması AraĢtırmanın DeğiĢkenleri Verilerin Değerlendirilmesi AraĢtırmanın Etik Yönü AraĢtırmanın Sınırlılıkları ve Genellenebilirliği BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ VE ÖNERİLER 54 KAYNAKLAR EKLER. EK I. ÖZGEÇMĠġ EK II. KĠġĠSEL BĠLGĠ FORMU EK III. ÖZ BAKIM GÜCÜ ÖLÇEĞĠ (ÖBGÖ) EK IV. ROSENBERG BENLĠK SAYGISI ÖLÇEĞĠ (RBSÖ) 70 EK V. BEDEN ĠMAJI ÖLÇEĞĠ (BĠÖ) 71 EK VI. GÖNÜLLÜLERĠN BĠLGĠLENDĠRĠLMESĠ VE RIZASININ ALINMASI PROTOKOLÜ EK VII. ETĠK KURUL ONAYI EK VIII. ARAġTIRMANIN YAPILDIĞI KURUMLARI ĠZĠN YAZILARI... EK IX. ÖZBAKIM EĞĠTĠM KĠTAPÇIĞI II

6 TEŞEKKÜR AraĢtırmamın her aģamasında bilgi ve deneyimlerini benimle paylaģan, değerli katkılarıyla rehberlik eden kıymetli danıģman hocam Doç. Dr. Fatma GÜDÜCÜ TÜFEKCĠ ye, Tezimin değerlendirilmesinde değerli görüģ ve katkılarından dolayı kıymetli hocalarım Doç. Dr. Duygu ARIKAN a,yrd. Doç. Dr. Sibel KÜÇÜKOĞLU na ve Aynur AYTEKĠN e Tez savunma sınavıma zaman ayırarak, beni onurlandıran değerli hocam Doç. Dr. Doç. Dr. AyĢegül ĠġLERE e, Tezimin istatistiksel analizlerinde bilgi ve tecrübelerini benimle paylaģan, canım ablam Yrd. Doç.Dr. Medine BARAN a, Birlikte zevkle çalıģma imkânı bulduğum değerli meslektaģlarım hemģirelere ve ebelere, AraĢtırmaya katılmayı kabul eden ve önemli katkılar sağlayan sevgili genç anne adaylarına, Hayatımın her döneminde yanımda olan, sabırla ve sevgiyle beni destekleyen canım annem ve babama, kardeģlerime ve arkadaģlarıma, değerli eģim Hasan DURMAZ a ve bebeğime çok teģekkür ederim. Gülbeyaz BARAN DURMAZ III

7 ÖZET Adölesan Gebelerde Öz Bakım Eğitiminin Öz Bakım Benlik Saygısı ve Beden İmajına Etkisi Amaç. Adölesan gebelerde öz bakım eğitiminin öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajına etkisini belirlemektir. Materyal ve Metot. AraĢtırma, Diyarbakır Ġl Merkezi nde sosyo-ekonomik düzeyi düģük olan bölgelerdeki altı aile sağlığı merkezinde Ağustos 2012-Haziran 2013 tarihleri arasında yaģ arası 66 adölesan gebe ile öntest-sontest yarı deneme modeli olarak gerçekleģtirilmiģtir. AraĢtırma verilerinin toplanmasında KiĢisel Bilgi Formu, Özbakım Gücü Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Beden Ġmajı Ölçeği kullanılmıģtır. AraĢtırmacılar tarafından hazırlanan Öz Bakım Kitapçığı ile adölesan gebelere öz bakım eğitimi yapılmıģtır. Veriler bilgisayar ortamında değerlendirilmiģ, ortalama, yüzdelik, t testi ve korelasyon analizleri uygulanmıģtır. Etik ilkelere bağlı kalınmıģtır. Bulgular. Adölesan gebelerin öz bakım gücü, benlik saygısı düzeyleri ve beden imajı algılarının öz bakım eğitiminden sonra arttığı, öz bakım gücü ile benlik saygısı düzeyleri arasında ve beden imajı ile benlik saygısı düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir iliģki olduğu saptanmıģtır (p<0.05). Sonuç. Adölesan gebelerin izlendiği kurumlarda gebelik öncesinde baģlayarak doğum sonu döneme kadar öz bakımlarını geliģtirmek ve yükseltmek için programların oluģturulması ve sürekliliğinin sağlanması, bu programların özellikle kırsalda yaygınlaģtırılması, yapılacak araģtırmalarda, adölesan sağlığı için risk oluģturan gebeliğin adölesanlardaki diğer yönlerinin incelenmesi önerilmiģtir. Anahtar Kelimeler: Beden Ġmajı, Benlik Saygısı, Eğitim, Adölesan Gebe, Öz Bakım Gücü, HemĢire IV

8 ABSTRACT Influence of Self-Care Training to on Self-Care Self-Esteem and Body Image in Pregnant Adolescents Aim. The purpose of the present study was to determine the influence of self-care training given to pregnant adolescents on self-care ability, self-esteem and body image. Materials and Method. The study was carried out as a pretest-posttest semiexperimental model with 66 pregnant adolescents aged between 12 and 19 registered to 6 Family Health Centers between August 2012 and June 2013 in regions with a low socio-economic level in the central town of Diyarbakır. In order to collect the research data, the Personal Information Form, Self-care Agency Scale, Rosenberg Self-Esteem Scale and Body Image Scale were used. The pregnant adolescents were given self-care trainings and the Self-Care Booklet. The data evaluated in computer environment, for the analyses of the data, mean scores, percentages, t-test and correlations were used. Ethical principles adhered. Results. It was found out that the pregnant adolescents perceptions of body image, their self-esteem levels and their self-care abilities increased following the self-care training given and that there was a significantly positive relationship between self-care ability and self-esteem levels and between body image and self-esteem levels (p<0.05). Conclusion. As a suggestion to be put forward depending on the findings obtained, in institutions where pregnant adolescents are observed it is important to organize programs for the purpose of developing pregnant adolescents self-care levels from the pre-pregnancy period till the postnatal period, to maintain the sustainability of these programs and to spread these programs especially in country sides. In addition, in future studies to be conducted, other aspects of adolescents pregnancy that pose a risk for their health could be examined. Key Words: Body Image, Self-Esteem, Training, Adolescent Pregnant, Self-Care Ability, Nurse V

9 SİMGELER VE KISALTMALAR DİZİNİ BİÖ CEDAW CYBE ÖBGÖ RBSÖ SODEV TBMM : Beden Ġmajı Ölçeği : Committee on the Elimination of Discrimination against Women : Cinsel Yolla BulaĢan Hastalıklar : Öz Bakım Gücü Ölçeği : Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği : Sosyal Demokrasi Vakfı : Türkiye Büyük Millet Meclisi TGCSÜSA : Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı AraĢtırması TNSA UNFPA WHO : Türkiye Nüfus ve Sağlık AraĢtırması : United Nations Population Fund : World Health Organization VI

10 TABLOLAR DİZİNİ Tablo No Sayfa No Tablo 4. 1.Adölesan Gebelerin Sosyodemografik Özelliklerine Göre Dağılımı..44 Tablo Adölesan Gebelerin Evlilik Ġle Ġlgili Özelliklerine Göre Dağılımı..45 Tablo Adölesan Gebelerin Gebelik Özelliklerine Göre Dağılımı...46 Tablo Adölesan Gebelerin EĢlerinin Eğitim ve Mesleki Özelliklerine Göre Dağılımı...47 Tablo Adölesan Gebelerde Öz Bakım Gücü Düzeylerinin Eğitim Öncesi ve Sonrası KarĢılaĢtırması...47 Tablo Adölesan Gebelerde Benlik Saygısı Düzeylerinin Eğitim Öncesi ve Sonrası KarĢılaĢtırması 48 Tablo Adölesan Gebelerde Beden Ġmajı Düzeylerinin Eğitim Öncesi ve Sonrası KarĢılaĢtırması 48 Tablo Adölesan Gebelerde Eğitim Sonrası Öz bakım Gücü, Beden Ġmajı ve Benlik Saygısı Düzeyleri Arasındaki ĠliĢki VII

11 1. GĠRĠġ Adölesan gebelikler erken evlilik veya erken yaşta cinsel ilişki sonucu oluşan önemli bir halk sağlığı sorunudur. 1 Oniki-ondokuz yaş arası gebelikler adölesan gebelikler olarak tanımlanmıştır. 2 Dünyada yaş grubu adölesanların doğurganlık oranları ortalama %11 dir. Afrika da bu oran %50, Latin Amerika da ise %18, Çin de ise %2 dir. Ancak adölesan doğurganlığı gelişmekte olan ülkelerde de azımsanacak sayıda değildir. Japonya da bu oran 90 lı yıllarda 4.6 iken, günümüzde 30.1 e yükselmiştir. 2,3 Taylan da gebe adölesan oranı %25.9 dur. 4 Bangladeş, Brezilya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Ütopya, Hindistan, Nijerya ve Amerika da (yaklaşık %50) adölesan gebelik ve doğum oranı halen en yüksek ülkeler olmaya devam etmektedir. 2,3 Gelişmiş ülkelerdeki adölesan gebeliklerin çoğu evlilik dışı, istenmeyen ve planlanmamış gebeliklerdir. 4 Ülkemiz genç nüfusu yüksek olan bir ülkedir. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması nın bulgularına göre nüfusun %21.6 sı adölesan olup, gebeliklerin %8-12 si adölesan çağda gerçekleşmektedir. Artan kentleşme ve eğitim sürelerinin uzaması nedeniyle kadınlar arasında ortalama ilk evlilik yaşı yirmi yıl önce 19.5 iken 2008 de yaklaşık 22 ye yükselmiştir. Bu gebeliklere sıklıkla Türkiye nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde rastlanmaktadır. 5,6 Yapılan bir araştırmada, Diyarbakır da erken yaş evliliği sıklığı %42.4 bulunmuştur. 7 Mardin de yapılan bir araştırmada ise bu oran %56.1 olarak saptanmıştır. Adölesan gebeliklerin oranı sosyoekonomik nedenlere bağlı olduğu kadar kültürel değerlere de bağlıdır. 8 Türkiye nin orta ve doğu bölgelerindeki kırsal kesimlerde ve aynı zamanda bazı kentsel bölgelerde kızların okulu 15 yaşında hatta daha erken yaşlarda terk etmeleri ve ebeveynlerinin kendileri için seçecekleri erkeği reddetme hakkına sahip olduklarını bile bilmeksizin baba evinde kısmetlerini beklemeleri normal sayılmaktadır. Bu tür 1

12 bölgelerde aileler, kızlarının evlenmesini, kızlarının bir erkeğin koruması altına alınmasını sağlamanın ve böylece onu cinsel saldırılardan veya diğer istenmeyen cinsel ilgi biçimlerinden korumanın ve böylece ailenin namusunu korumanın veya kızlarının çocuk doğurma süresini uzatmanın bir yolu olarak görmektedirler. Ebeveynler başlık parası da alabildikleri için evliliklerin %17 si bu şekilde gerçekleşmiştir. Başlık parası ile yapılan evlilik oranı kırsal bölgelerde %24 tür. 3 Yoksulluk da erken evliliği teşvik edici bir etkendir. Aileler, kızlarının yeni ailelerinin ona daha iyi ekonomik koşullar sağlayabileceği düşüncesi, evde bir boğazın eksilmesi ve başlık parası alınması erken evliliği destekleyen yoksullukla ilgili faktörlerdendir. Çok erken yaşta evliliklerin en sık gerçekleştiği toplum kesimlerinin, kadınların toplumsal statüsünün en alt düzeyde olduğu, eğitim düzeyinin düşük seviyelerde seyrettiği ve eğitimde cinsiyet eşitsizliğinin en fazla olduğu toplum kesimleri olduğu düşünülmektedir. Erken yaşta evlilik akraba, çoğunlukla kuzenler arasında, beşik kertmesi, kızın, erkek kardeşinin evlendiği kızın erkek kardeşiyle evlenmek zorunda bırakıldığı berdel şeklinde gerçekleşmektedir. Erken evlilik, çocukları haklarından mahrum bırakmanın yanı sıra bazen doğan çocukların nüfusa kayıt ettirilmemesi veya eşinin cinsel saldırıdan davalık olması gibi ikincil sonuçlara da yol açmaktadır. 3 Her gebelik sağlıklı kadınlar için bile olsa, psikososyal yönden riskli bir dönemdir. Kişilik ve duygu yaşantısı bozuk, yetersiz, bedensel ve ruhsal açıdan çocuksu kadınlarda gebelik süreci daha güç yaşanmaktadır. Yaşanan psikolojik sorunlar gebeliğin evrelerine göre değişiklik gösterebilir. Birinci trimestirde zıt duygular yaşanır, sıklıkla hafif düzeyde depresif ruh hali ortaya çıkar. İkinci trimestirde fiziksel değişiklikler ambivalans duyguların ortadan kalkmasını hızlandırır. Gebelik benimsenmiş olsa bile, duygu ve mizaç değişiklikleri, problem çözme becerilerinde 2

13 yavaşlama ya da değişiklik, aşırı duyarlılık, alınganlık, huzursuzluk, ani kızgınlık, büyük mutluluk gibi bazı şaşırtıcı değişimler görülebilir. Üçüncü trimestirde ise fiziksel rahatsızlık ve gebeliğin artan yükü ve sorumluluğu nedeniyle gebe kadının psikolojik olarak doğuma hazırlanma gereksinimi ortaya çıkar. 9,10 Öz bakım, birçok faktörün etkisiyle değişmekle birlikte, bireyler hayatlarının bazı dönemlerinde öz bakımlarını yerine getirememekte; yenidoğanlar, çocuklar, adölesanlar, yaşlılar, hasta ve sakat insanlar öz bakımlarında tamamen ya da kısmen yardıma ihtiyaç duymaktadırlar. Yaşamı, sağlık ve iyilik durumunu sürdürmek için bireylerin kendisi tarafından başlatılan ve gerçekleştirilen etkinlikler olarak açıklanan öz bakım; insanlarda kişisel merak, eğitim ve deneyimlerle öğrenilmiş davranışlardır. 11 Hemşireliğin amacı, insanoğlunun sınırlılıklarının üstesinden gelmek, bireye öz bakımını başarabilmesi için yardım etmek, ailesini içine alarak uygun hemşirelik eğitimi ve danışmanlığı ile öz bakımını sağlamada ve yönetmede yeterli hale getirmektir. 11 Orem, insan ve çevre arasında karşılıklı etkileşim olduğunu savunmaktadır. İnsanın eşsiz bir üniter varlık olduğunu, asla çevresinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etmiştir. Teorisinde, hemşireliğin paradigmasını oluşturan insan, sağlık, çevre ve hemşirelik kavramlarının tanımlarını da bu görüş doğrultusunda yapmıştır Benlik saygısı, kişinin kendini değerlendirmesi sonunda ulaştığı benlik kavramını onaylamasından doğan beğeni durumudur. 15 Benlik saygısı yüksek olan adölesanların kendilerine olan güvenleri artmakta, kendi geleceklerini daha iyi belirleyebilmekte, sorunlarıyla daha etkin baş edebilmekte ve sorunlarının çözümünde daha başarılı oldukları belirlenmiştir. 16 Benlik kavramının önemli bir parçası olan beden imajı ise bireyin bedeni ile ilgili olarak bilinçli ve bilinçsiz duygu, düşünce ve algılarını içerir ve benlik kavramıyla doğrudan ilişkilidir. 10 Gümüş ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada evlenme yaşı küçük ve akraba evliliği olan gebelerde benlik saygısı daha 3

14 düşük düzeydedir. Bununla beraber evlilik yaşı, evlenme süresi ve akraba evliliği durumu beden imajı üzerinde anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Gebelik özelliklerine göre gebelerin benlik saygısı ve beden imajları değerlendirilmeye alındığında, gebelik sayısı, gebelik haftası, gebeliğin planlı olup olmadığı, düşük, kürtaj, ölü doğum ve sağlık sorunu varlığı, kilo sorunu, gebelik sırasında diyet yapma durumu, bebeğin cinsiyetinin önemi ve emzirme isteği gebelerin benlik saygısı ve beden imajında anlamlı farklılık yaratmamıştır. 10 Bu araştırma için yapılan ön çalışmada, ülkemizde adölesan gebelik oranları yüksek olduğu, bu gebeliklerin erken yaşlarda evlenme, sosyoekonomik durum ve eğitim seviyesinin düşük olması ile ilişkili olduğu görülmüştür. 1,5,17 Sonuç olarak, Türkiye de adölesan gebeliklerin oranları ve nedenlerini yönelik çalışmalar olmasına karşın 1,5,17, adölesan gebelerin öz bakım, benlik saygısı ve beden imajlarına yönelik herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırma, adölesan gebelerde öz bakım eğitiminin öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajına etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın hipotezleri: Hipotez 1. Adölesan gebelerde öz bakım eğitimi öz bakım gücünü artırır, Hipotez 2. Adölesan gebelerde öz bakım eğitimi beden imajı algısını olumlu yönde artırır, Hipotez 3. Adölesan gebelerde öz bakım eğitimi benlik saygısını artırır, şeklinde kurulmuştur. 4

15 2. GENEL BĠLGĠLER 2.1. Adölesan Dönemi Adölesan kelimesi adolescere teriminden türetilmiş olup Latince de erişkinliğe doğru büyümek manasına gelmektedir. Bu dönem çocukluk ile erişkinlik arasındaki fiziksel, cinsel, sosyal ve psikososyal geçiş dönemidir. Bu dönemde görülen fiziksel ve cinsel gelişim ergenlik olarak da adlandırılır. 18 Adölesan dönem zorlu bir dönem olmakla beraber, birçok adölesan bu güçlüklerle baş edebilir. Ancak bazı adölesanların bir kısmı bu dönemin zorlukları ile baş edememektedirler. Bundan dolayı adölesanın psikososyal gelişiminin bilinmesi ve değerlendirilmesi karşılaştığı sorunların tanımlanması ve çözüm önerisi oluşturulması açısından önemlidir. 19 Bazı yazarlar ise adölesan dönemi üçe ayırmışlardır. Bu gruplama şöyledir; 1. Erken adölesan dönem (10 13 yaş) 2. Orta adölesan dönem (14 16 yaş) 3. Geç adölesan dönem (17 19 yaş) Erken Adölesan Dönem Erken adölesan dönemde pubertenin başlaması ile oluşan fiziksel değişimler ve bu değişimlere paralel olarak psikososyal değişimler gözlenmektedir. Adölesan bu dönemde temel olarak fiziksel değişimleri anlamaya ve bağımsızlığını kazanmaya çabalamaktadır. Puberte ile birlikte, ancak kızlarda erkeklere göre bir iki yıl önce psikososyal ve duygusal değişimler ortaya çıkar. 18,19 Erken adölesan dönem, aileye olan bağımlılığın-bağımsızlık davranışı şeklinde değiştirilmesi çabalarının başlangıcıdır. Ailenin aktiviteleri ile daha az ilgilenme ve ailenin eleştiri ya da tavsiyelerine uymada isteksizlik gösterme, başka bir desteğe sahip olmadan aileden ayrılma ortamı oluşturma ve bunun da aile içinde bazı sorunlara yol 5

16 açması, duygusal dalgalanmalar, kendini ifade etme yeteneğinde artma, aile dışında yeni insanlar arama gibi davranışlar sergilenmektedir. Adolesdan aileden uzaklaşmaya başlar ve böylece arkadaşlarının yanında kendini daha iyi hissetmeye başlarlar. Aynı cinsiyetten arkadaş edinme, arkadaşlarına karşı çok fazla duygusal ve hassas olma, aynı zamanda homoseksüel olma korkusu ya da ilişkileri konusunda kaygı duyma, bazen karşı cinsiyetten arkadaşlıklar kurabilmektedir. Fiziksel büyümenin hızlı olması ile bilişsel özelliklerde de gelişme gözlenir. Bu dönemde, adölesan gelecek için hazırlanmakta ve başarılı olması beklenmektedir. Soyutluk kavramını anlama, sıklıkla hayal kurma (yalnız başına hayal kurulması sağlıklı olmamakla beraber; hayal kurmanın ifade etme, problemleri çözme, yaşamın farklı yönlerini yaratma gibi yararlar sağladığı bilinmektedir), gerçek dışı ideallere sahip olma (pilot olma isteği gibi), otoriteyi sorgulama, aile ya da öğretmenin dayanma derecesini test etme, daha fazla özel bir yaşama sahip olma isteği, bu dönemde günlük tutma çoğunlukla çok önemlidir. 18,19 Cinsel isteklerin ortaya çıkması, açık saçık konuşma ve şakalar yapma eğiliminin artması, kendi değer yargılarını geliştirme, isteklerini kontrol edememe, bu da risk alma davranışlarına yol açabilir. Var olan durumunu abartmak, kendini çok yalnız hissetmek, problemlerinin çok büyük olduğunu düşünmek bu dönemde sıklıkla görülür. 18,19 Orta Adölesan Dönem Orta adölesan dönemde, aileler ile olan çatışmalar fazlalaşmaktadır. Bu süreçte, daha yoğun duygular yaşanır ve akranların etkisi artmıştır. Kendi kültürel yapısı içinde yoğun bağlanmalar yaşama, arkadaşların değerleri ve giysileri ile uyum içinde olma, arkadaşları ile ortak şifreler oluşturma, aileden uzaklaşma, duygusal beraberliklerin artması, flörtünün olması, cinsel deneyim yaşama, cinsel ilişkisinin olması, kulüp, takım, çete gibi farklı gruplara girmektedir. 18,19 6

17 Soyut kavramlarda gelişme olur, yeni bir kişilik geliştirir. Kendi amaç ve duygularında açıklık gelişir, başkalarının duygularını değerlendirme becerisi gelişir, entelektüel kapasitede artma ve yaratıcılık başlar, daha az idealistik beklentiler (bu grupta, orta ve az düzeyde beceriye sahip olan adölesanlar, kendi kapasitelerinin düşük olduğu düşüncesi ile kendini değersiz görme sorunu yaşayabilirler), risk alma alma eğilimi, ölümsüz olduğunun ispatına ait duygulara sahip olmaktadır. Birçok pubertal değişim sonuçlanmıştır, değişimlerini daha az sorgulamaktadır. Bedenini kabul etmiştir ve bu dönemde rahatlar. Bedenine daha fazla vakit ayırır ve çekici görünmek için çok fazla zaman harcar. 18,19 Geç Adölesan Dönem Bu dönem kişilik ile mücadele edinilen ve ayrılık dönemidir. Eğer erken ve orta adölesanda destekleyici bir aile ve arkadaş grubunda bulunduysa bu dönemi de başarı ile geçirecek ve erişkin dönem için sorumluluklarını üstelenebilirler. 18,19 Bu dönemde sakinleşme ve tekrar aileye bağlanma vardır. Aile ile olan ilişkiler değişmiş, ailenin önemi ve değeri daha fazla anlaşılmıştır. Ailenin önerileri tekrar kabul edilmeye başlar. Bu dönemde bazı adölesanlar erişkin sorumluluklarını üstlenemezler, aile ya da arkadaşlara bağımlı kalmak isteyebilirler. Kendine yetmeyi erteleme, kelimeleri daha iyi kullanma ve kendini daha iyi ifade etme, daha tutarlı ilgilere sahip olma, tek başına karar verebilmektedirler. Akranlar daha az önemli olmaya başlamıştır, kendi değer ve düşünceleri vardır. Arkadaş olduğu bir kişi ile daha uzun zaman geçirilir. Tek kişi ile yaşanan bu ilişkide daha fazla paylaşma, deneyim kazanma ve ifade edebilme yer alır. Genellikle duygusal bir beraberlik olan akranlarla iletişim tercih edilir. 18,19 7

18 Bu dönemde kişilik gelişimi, gerçekçi düşüncenin gelişmesi, sınırlılık koyabilme, geciktirme, uzlaşma becerilerini geliştirme, amaçlarına ulaşma ve ekonomik olarak bağımsızlık sürecine başlama, dini, manevi ve cinsel değerlerini tekrar süzgeçten geçirme gibi kişisel değişiklikler görülmektedir. Adölesanların hepsi gelişimleri sırasında psikososyal gelişim evrelerine bire bir uymamaktadır. Fakat birçok adölesan bu süreci yaşamaktadır. Büyüme ve gelişmeleri tamamlanmıştır. Anormallik olmadığı sürece sorun olmamaktadır. 18, Adölesan Gebelikler Dünya Sağlık Örgütü adölesanı çocukluktan erişkinliğe geçiş olarak tanımlamış ve yaşlar arasında olduğunu belirtmiştir. Adölesan gebelikler, on-ondokuz yaş arasındaki kadınların gebeliği anlamına gelmektedir. Bazı yazarlar yaş arasındakileri adölesan, yaş arasındakileri ise erken adölesan olarak ikiye ayırır. Ülkeler arasında adölesan gebelik hızlarının karşılaştırılmasında genel olarak yaş arasındaki adölesan gebeliklerle ilgili veri kullanılmaktadır. 2 Yapılan çalışmalar adölesan gebeliklerin oluşmasında menarş yaşı, seksüel ilişki sıklığı, ırk, etnik durum, evlilik durumu, aile yapısı, çiftlerin iletişimi, eğitim ve iş durumu, sosyo-ekonomik düzey ve sosyal destek kaynaklarının etkisi olduğunu ortaya çıkarmışlardır. 7 Adölesan gebelikler Evlilik İçi Adölesan Gebelikler ve Evlilik Dışı Adölesan Gebelikler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 20 Evlilik Ġçi Adölesan Gebelikler Gençlerin erken evlendirilmekten, erken yaşta doğum yapmaktan korunma hakları vardır. Birleşmiş Milletler, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesinin temel ilkelerinden biri, çocukların ne zaman ve kiminle evleneceklerine, ne zaman ve kaç adet çocuk sahibi olacaklarına, cinselliklerini ne zaman ve nasıl yaşayacaklarına kendilerinin karar verme hakkına sahip olmalarıdır. 20,21 8

19 Ancak toplumun kadına sunduğu rol ve beklentiler, kadının eğitim ve çalışma gibi statüsünü artıracak olanaklardan yoksun kalmasına ve erken evlilik yapmasına neden olmaktadır. Bu da erken gebeliği hazırlayan önemli bir faktördür. 22 Türk Medeni Kanunu nun 124. maddesine göre erkek ve kadın 17 yaşını doldurmadan evlenemez, 143. maddesine göre ise dini nikah ancak resmi nikah kıyıldıktan sonra kıyılabilir. Türk Ceza Kanunu nun 230. maddesine göre ise resmi nikah olmadan dini nikah yapan ve yaptıranlar iki-altı ay hapis cezası öngörülmektedir. Buna rağmen ülkemizde de resmi olmayan küçük yaşta ve zorla evlendirmeler olabilmektedir. Bu çocuklar genellikle imam nikahı ile evlendirilmektedirler. 23 Samsun da adölesan gebelerde yapılan bir çalışmada adölesan gebelerin %31.4 ünün ilk evlenme yaşının yaş aralığında olduğu tespit edilmiştir. 24 Denizli de yapılan bir çalışmada yaş kadınların %6.4 ünün evli olduğu, %4.9 unun en az bir gebelik yaşamış olduğu rapor edilmektedir. Buna göre evli adölesanların %76.7 si gebe kalmaktadır. 25 Ülkemizde yaş arasındaki tüm kadınların en az bir canlı doğum yapma oranı %4 dür. Aynı yaş grubundaki kadınların %9.6 sı evlidir ve %40.7 si en az bir canlı doğum yapmıştır. Ancak bu gruptaki kadınların %20 si bu gebeliği istemediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca bu kadınlarda 100 gebelikten 10 u isteyerek düşükle sonlanmıştır. Genç yaştaki kadınlar diğer kadınlara göre daha sık doğum aralığına sahiptir. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2003 e göre yaş grubunda 23 aydan kısa doğum aralığı oranı %60.8 iken yaş grubunda %34.6 dır. İki yıldan daha kısa doğum aralığından sonra doğan çocuklarda bebek ölüm hızı binde 51 e yükselmektedir. Erken yaşta olan evlilikler, doğurganlık süresinin uzamasına ve daha fazla doğum yapılmasına da neden olmaktadır. 6 9

20 Adölesanlar istenmeyen gebeliklerini sonlandırmak için isteyerek düşük yapmaktadırlar. Aydın da yapılan bir çalışmada ilk gebeliğini 18 yaş altında yaşayanlarda %63.4 ü istenmeyen gebelik yaşarken, 18 yaş üzerinde gebe kalanlarda bu oran %43.5 olarak sunulmuştur. 20 Türkiye de yaş grubundaki evli kadınlarda isteyerek düşük oranı %3- %12.4 olarak bildirilmiştir. Adölesanlarda istenmeyen gebelik oranının daha yüksek olmasının yanında, isteyerek düşük sonucunda pelvik enfeksiyon, infertilite ve ölüm riski de daha yüksektir. 6 Evlilik DıĢı Adölesan Gebelikler Kentsel yerleşim alanlarında hızlı büyüme, göçler, savaşlar, düşük sosyoekonomik durum, zayıf aile bağları, seksüel aktif arkadaşının olması gibi nedenler, gençlerin daha erken yaşta cinselliği yaşamalarına neden olmaktadır. 20 Bunun yanında sosyal değişimler birçok toplumda daha geç evlenmeye neden olmaktadır. Sonuç olarak gençlerin cinselliği aktif olarak geçirebileceği uzun bir dönem vardır. Ancak güvenli cinsel yaşamın olmaması nedeniyle istenmeyen gebelikler oluşmaktadır sayılı Türk Ceza Kanunu na göre 15 yaşını dolduran gençle cinsel ilişki kuran kişi, şikayet üzerine cezalandırılmaktadır. Bu durumda şikayet olmadan yaşanan cinsel ilişkiye hak tanınmaktadır. 26 Adölesanlar, gebelik ile ilgili şaşkınlıklarını attıktan sonra, kısa sürede gebeliğin geleceği ile ilgili kararı vermelidirler. Bu dönemde adölesana vereceği kararda yardımcı olunmalıdır. Adölesan, gebeliğin sürmesine ya da düşüğe karar verebilir. Bu kararda adölesanın gelecek ile ilgili planları, evli olup olmaması ve yeterli derecede anne-baba desteği alıp almaması etkindir. Aile ve sağlık personeli ikilem yaşayan adölesana psikolojik destek ve bilgi sağlayarak uygun kararı vermesinde ve olayı en az travmayla atlatmasında yardımcı olmalıdır

21 Gebeliği sürdürecek adölesanlar, doğum öncesi bakım için yönlendirilmelidir. Abortus kararında ise işlem sonrası kontrasepsiyon için danışmanlık yapılmalıdır Adölesan Gebeliklere Türkiye ve Dünya dan Genel Bir BakıĢ Adölesan gebelikler, dünyada adölesan nüfusunun %20 sini oluşturmaktadır. Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. 27 Tüm dünyada çok sayıda adölesan cinsel ilişki yaşamaktadır. Hane halkı araştırma verilerine göre gelişmekte olan ülkelerde (Çin hariç) kızların %11 i, erkeklerin ise % 6 sı 15 yaşından önce cinsel deneyim yaşadığını belirtmiştir. 3 Adölesan gebelikler 19 yaş ve daha küçük yaştaki, halen yeryüzünde sık olan gebeliklerdir. Bazı kaynaklarda erken yaş evlilikleri bir diğer ifade ile çocuk gelinler olarak da tanımlanmaktadır yılında yaklaşık 52 milyon genç kız evlenmiştir. Halen yeryüzünde her gün 25 bin adölesan evlendirilmektedir ve bu sayının 2012 sonuna doğru 100 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu nun (UNFPA) Genç Yaşta Evlendirilmek: Çocuk Evliliklerine Son Ver isimli son raporuna göre eğer hiçbir önlem alınmazsa, çocuk evlilikleri önümüzdeki 10 sene içerisinde giderek artacaktır yılında ilk kez, 11 Ekim tarihi Dünya Kız Çocukları Günü olarak kutlandı. Bu günün vesilesiyle çocuk evliliklerine dikkati çeken Birleşmiş Milletler, eğitimin çocuk evliliklerine son vermedeki önemine vurgu yapmıştır. 27 Çocuk yaşta evlilikler, gebelik ve doğum sırasında komplikasyon olasılığını artırırken, tüm dünyada 15 ile 19 yaş arasındaki kızlar arasında başlıca ölüm nedenleri arasındadır. Kendi doğurganlıkları üzerinde yeterince denetim sahibi olamama, ergen yaşlardaki pek çok genç kızı güvensiz yöntemlerle çocuk düşürmeye yöneltmekte, bu da ciddi yaralanma ve ölüm riskini artırdığı gibi söz konusu kızları yasalarla karşı karşıya getirmektedir. Onbeş-ondokuz yaş grubu adölesanlarda, yılları arasında, her 11

22 yıl yaklaşık 14 milyon doğum gerçekleşmiş ve 12.8 milyonu gelişmekte olan ülkeler de oluşmuştur. 27 Dünyada yaş grubu adölesanların doğurganlık oranları ortalama 54 tür. Bütün ülkelerde adölesan gebelikler artmaktadır. Afrika da bu oran 115, Latin Amerika da ise 75 tir. 28 Ancak adölesan doğurganlığı gelişmekte olan ülkelerle sınırlı değildir. 29 Japonya da bu oran 90 lı yıllar da 4.6 iken, günümüz de 30.1 e yükselmiştir. İngiltere, Kuzey İrlanda ve Amerika Birleşik Devletleri nde ise bu oran 48.7 dir lı yıllardan itibaren düşme eğilimi göstermesine rağmen, ABD gelişmiş ülkeler arasında adölesan gebelik ve doğum oranı halen en yüksek ülke olmaya devam etmektedir. 30 Dünyada adölesan nüfusu yıldan yıla bir milyarı aşmakta, her 1000 adölesandan 60 ı bu grubun içinde yer almakta, anne olmakta ve dünya yüzeyindeki yaklaşık tüm doğumların onda biri olan 17 milyon bebek adölesan anneden doğmaktadır. 31 Kenya da yapılan bir çalışmada, adölesan erkeklerin %13.7 si, adölesan kızların %14.9 unun cinsel ilişki yaşadığı bulunmuştur. 32 Ülkemizde ise Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2008 verilerine göre yaşlarında çocuk doğurmaya başlayanın yüzdesi Türkiye de 5.9; güneyde ise 4.5 dir. Ayrıca 1990 larda adölesan fertilite oranı %90 civarındadır. Günümüzde yaş grubundaki tüm kadınların %6 sı gebe kalmaktadır. Bu yaş grubunda doğurganlık hızı 1988 de % 45, 1998 de % 60, 2008 de % 35 tir. 6 Her yıl yaş grubunda olan 16 milyon adölesan doğum yapmakta ve 5 milyonu ise düşükle sonlanmaktadır. Bugün dünyada her on adölesandan biri anne olmaktadır. Tüm doğumların %11 ini adölesan anneler yapmaktadır. Bu annelerin %23 ü gebelik ve doğuma bağlı hastalığa maruz kalmaktadır. Bu doğumların %95 i düşük ve orta gelir düzeyindeki ülkelerde olmaktadır

23 Ülkemizde adölesan gebelik oranı 46 dır ve toplam nüfusun büyük bir kısmı adölesan gebeler tarafından dünyaya getirilmektedir. Bu durum dünya ülkeleri gibi ülkemiz için de çok önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. 22 Denizli de yapılan bir araştırmada adölesanların yaklaşık %6.4 evli, %4.9 unun gebe, %23.3 ünün ilk çocuğuna hamile olduğunu, %4.8 inin doğum yaptığı saptanmıştır. Yaşın küçük olması, eğitimsizlik ve işsizlik adölesan anneler için risk grubu olduğu saptanmıştır. 25 Diyarbakır Doğum Evi Hastanesi nde yapılan çalışmada doğum yapan kadınların %10.3 ünün adölesan olduğu saptanmıştır. Aynı çalışmada kadınların %59.7'sinin ilk evlenme yaşlarının 18 ve altı olduğu görülmüştür. 34 Yine aynı ilde sosyo-ekonomik yönden az gelişmiş bir semtte yapılan çalışmada kadınların sadece %14'ünün 19 yaş ve üzerinde evlendikleri saptanmıştır. Mardin de yapılan başka bir çalışmada kadınların %56.1 inin ilk evlenme yaşlarının 18 ve altı olduğu bulunmuştur. 8 Bolu daki kadınlar için ilk evlenme yaşı %19.2 olup bu ortalama kent merkezinde %19.9 a kadar çıkmakta, köylerde de %18.6 ya inmektedir. Kent merkezi ortalaması ile köyler ortalaması arasındaki fark bir yıldan az olup, bu fark istatistiki olarak anlamlıdır. 35 Keskinoğlu ve arkadaşlarının ege bölgesinde yaptığı bir çalışmada adölesan gebelik sıklığı %11.8 olarak bulunmuştur. 36 Adölesan döneminde evlilikler özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde yaygındır ve kadın sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Türkiye de yasalar ile yasaklanmış olmasına ve insan hakkı ihlali olduğu genel olarak kabul edilmiş olmasına karşın, erken yaşta evlendirme, kuma, berdel gibi uygulamalar ile birlikte görülebilmekte, bu tür durumlara maruz kalan kız çocukları, fiziksel ve psikolojik sağlık riskleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. 18 Adölesanlar, toplumun önemli bir kısmını oluşturmakla birlikte, bir o kadar da önemli oranda ihmale uğrayan gruplardan biridir. Adölesan grup, fiziksel, ruhsal ve 13

24 sosyal durumlarında daha fazla sorunla karşılaşabilen ve bu durumlarında meydana gelen değişikliklerden daha fazla etkilenebilen grup olmaktadır ki, bu sorunları çözmekte zaman zaman çaresiz kalmaktadırlar Adölesan Gebeliklerin Nedenleri Doğu ve Güneydoğu illerine özgü sayılan töre, namus ve akraba evliliği gibi nedenlerin Batı ve İç Anadolu Bölgelerine gelindiğinde yerini ekonomik nedenlere bırakabileceği tahmin edilmektedir. Aynı şekilde, kırsal kesimde okullaşma oranının düşüklüğü ve ücretsiz kadın emeği kullanımı gibi nedenler öne çıkarken, kentlerde yoksulluk ve çocukların kimlik kargaşaları ile ilgili nedenler olmaktadır. 18 Ertem ve arkadaşlarının Mardin de yaptıkları bir araştırmada aile tipi, babanın eğitim durumu, kadının eğitim durumu, yaşadığı yer (kırsal kesim), feoadal yapı ve etnik/kültürel faktörler adölesan evlilikleri arttıran etkenler olarak bulunmuştur. 8 Toplumların yapısına göre değişen evlenme yaşı, eğitim düzeyi, sosyoekonomik durum, aile yapısı, dini inançlar, geleneksel davranış ve tutumlar ile aile planlaması hizmetlerine ulaşma durumu adölesan gebeliklerin meydana gelmesine yol açan etkenler arasında yer almaktadır. 28 Adölesan dönemde, evlenmeden önce cinsel ilişkide bulunmak sanayi toplumlarında daha fazla görülmekte, bunun sonucu olarak da adölesan gebelikler ve okulda başarısızlık gibi sosyal problemler meydana gelmektedir. 18 Evlilik öncesi ve gebelikten korunmadan yapılan cinsel ilişki, CYBE riskini, istemeden meydana gelen gebelikleri ve isteyerek yapılan düşük sayısını artırmaktadır. 21 Türk Medeni Kanunu nun belirlediği 124. Maddesinde ( Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça evlenemez ) evlenme yaşından önce yapılan evlilikler, erken yaş evliliği olarak değerlendirilmektedir. Erken yaş evliliği ile hukuki anlamda 14

25 değil, aslında sosyolojik anlamda bir evlilikten söz edilmektedir. Türkiye de erken yaş evlilikleri, resmi nikah olmadan genellikle dini nikah şeklinde yapılan evliliklerdir. 18,23 Ekonomik Nedenler Adölesan gebeliklerin gelişmesinde yoksulluğun çok önemli bir etkisi vardır. Genellikle adölesan gebeliklerin en fazla olduğu yerler düşük ekonomik şartlara sahip yerlerdir. 27,28,30 Aileler, kızları ekonomik bir yük olarak görmektedirler ve bu yüzden kızlarına yeni ailelerinin onlara daha iyi ekonomik koşullar sağlayabileceğini umuyorlardır. Aileler için kız çocuğu er geç bir gün evlenip evi terk edecektir, bu yüzden kız çocuğuna sağlanan beslenme, eğitim ve giyim gibi pahalı gereksinimlerin karşılanması gereksiz görülmektedir. Kız çocukları ailelerde ekonomik bir yük olarak görülmektedir. Aileler başlık parası yoluyla gelir getirmek için kızlarını çocuk yaşta evlendirmektedir. Baba evinde çektiği maddi sıkıntılardan kurtulacağını hayal eden kızlar evliliği bir çıkış yolu olarak görmektedirler. 27,28 Ekonomik durumu kötü olan kalabalık ailelerde kız çocuklarının evlenmeye zorlandığı, her bir kız çocuğun aileyi ekonomik yükten kurtaracağı düşüncesinin hakim olduğu görülmektedir. 35 Gelir düzeyi düşük aileden gelen adölesan kızların, zengin aileden gelen adölesan kızlara göre daha çok ve korunmasız cinsel ilişkide bulundukları, gebelik risklerini daha az bildikleri, bunun sonucunda da adölesan dönemde gebe kaldıkları bilinmektedir. 29 Ayrıca fakir ve eğitim düzeyi düşük aileden gelen adölesan kadınlar, çocuk yaşlarda iken cinsel ya da fiziksel istismara maruz kalmışlar ve genellikle anneleri de adölesan yaşta doğum yapmışlardır. 27 Adölesan evliliklerin sebepleri, bazı ülkelerde şaşırtıcı durumdadır. Örneğin Bangledaşta çeyiz parası artar düşüncesi, genç kızın koyu tenli olması ve düşük sosyoekonomik durum erken evlilikleri artıran nedenler arasındadır. Ütopyada ebeveynler 15

26 kızlarını evlendirme nedeni olarak ekonomik yükten kurtulmak ve rahatlamak olarak belirtmişlerdir. Malezya ve Hindistanda özellikle tarımla uğraşan kesimlerde erken evliliğin en önemli belirleyicisi yoksulluktur. 28 Gelenek ve Görenekler Erken yaş evliliklerinde, akraba evliliklerinin payı da yüksektir. Bu evliliklerde, beşik kertmesi gibi uygulamaların yanı sıra, mülkiyet ve miras ile ilgili düzenlemeler de rol oynamaktadır. 27 Eğitim Düzeyi Okula devam etmenin neredeyse istisna olduğu bölge ve kesimlerde, evlilik, kız çocukları için kaçınılmaz bir seçenek olarak görülmektedir. 35 Türkiye de 18 yaşın altındaki evliliklerin %50 si okuma-yazma bilmeyenler arasında yaşanırken %31.7 si okur-yazar fakat hiç okula gitmeyen çocuklardır. Eğitimsizlik erken yaş evliliklerin hem sebebi hem de sonucudur. Kız çocuklarının eğitimleri aileleri tarafından nişanlama veya evlendirme gerekçesiyle yarıda kesilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının verilerine göre erken evlilik ve nişanlama nedeniyle eğitime devam etmeyenlerin %94.7 si kız öğrencilerdir. 35 Eğitim seviyesi düşük ailelerin çocuklarında erken evlilikler sık görülmektedir. Kadınların eğitim düzeylerinin yükselmesi ilk evlilik yaşını daha da yükseltmekte, orta ve üstü eğitimli kadınlarla eğitimsiz kadınlar arasında ilk evlenme yaşı arasındaki fark, 3 yıla yaklaşmaktadır. 35 Türkiye de kız çocuklarının okula gidememesi ve erken yaşta yapılan evlilikler en çok doğu ve kırsal kesime özgü bir sorun olarak görülse de, diğer şehirlerimizin sosyo-ekonomik düzeyi düşük yerleşim birimlerinde de benzer sorunlar yaşanmaktadır

27 Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon 11 Ekim 2012 Dünya Kız Çocukları Günü nedeni ile yayınladığı mesajında Kız çocukları okullara gidebildiğinde ve erken yaşta evlendirilmekten kaçabildiğinde, kendileri ve aileleri için daha iyi bir yaşam inşa edebilme fırsatına sahip olabiliyorlar dedi. Gelişmekte olan ülkelerde son 40 yıl, gelişmiş ülkeler de son yüzyıl için de okula gitme oranı artmıştır. 27 Bu artış adölesanların cinsel ilişkilerine toplumsal yaptırımlar getirmekte ve adölesanların evliliği ertelemelerini sağlamaktadır. Aynı zamanda evli kızların evlendiklerinde de eğitimlerinin desteklenmesi gerekmektedir. Örneğin İranda genç evli kadınlar için okullar kurulmuştur. 37 Kadının ÇalıĢmaması Ülkemizde kadınların işgücüne katılım oranları, dünya ortalamasının altındadır. Ayrıca, bu oranın düzenli olarak düştüğü de gözlenmektedir. 35 Ekonomik bağımsızlığının olmaması, özellikle yoksul ailelerde kız çocuklarının erken evlendirilmesine, evliliğin bir anlamda geçim yolu olarak görülmesine neden olmaktadır. 27,35 Kadın ve Ġnsan Hakları Ġhlali Kız çocukları kendilerini koruyamayacak yaşta ve eğitimsiz olarak evlendirildiklerinde eşlerinden fiziksel, sözel, duygusal ve cinsel şiddet görmektedirler. Erken yaşta gerçekleştirilen evlilikler kadının statüsünü düşüren ve çocukların temel haklarını geleceğini ellerinden alan bir sorundur. 27 Adölesanlarda Kimlik KarmaĢası Eğitim, meslek edinme, topluluk aktivitelerine katılma, spor gibi faaliyetler, bu geçişi kolaylaştıran etkenlerdir. Bunların olmadığı ya da yetersiz kaldığı durumlarda, ergenlikten yetişkinliğe geçiş, çok daha sancılı olmaktadır. Bu geçişin yollarından biri, evlilik ve çocuk sahibi olmaktır

28 2.5. Adölesan Gebeler ile ilgili BirleĢmiĢ Milletler ve Ulusal Yasalar 1948 yılından beri Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar çocuk evliliklerini durdurmak için çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. 38 İnsan Hakları Beyannamesinin 16. Maddesine göre Yetişkin erkeklerle kadınların, ırk, uyrukluk ya da din bakımından herhangi bir sınırlama yapılmaksızın, evlenmeye ve bir aile kurmaya hakkı vardır. Diğer bir ifade ile çocuk evliliklerine izin vermiş olan herhangi bir ülke, insan haklarını ihlal etmiş olacaktır (İnsan hakları evrensel bildirgesi). Ancak ilgili taraflardan birinin hayat arkadaşıyla ilgili bilinçli bir karar vermek için yeterince olgun olmaması halinde iradenin özgür ve tam olamayacağı kabul edilmiştir. Türkiye nin desteklediği, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi nin (CEDAW) 16.2 sayılı maddesinde Çocuğun erken yaşta nişanlanması veya evlenmesi hiçbir şekilde yasal sayılmayacak ve evlenme asgari yaşının belirlenmesi ve evlenmelerin resmi sicile kaydının mecburi olması için, yasama dahil gerekli tüm önlemler alınacaktır denilmektedir. Çocuk evliliği çok büyük oranda kız çocuklarını etkilemekte, onları ailelerinden ve arkadaşlarından ayırmakta, çocukluklarını ellerinden almakta, ev içi şiddete maruz bırakmakta ve gelişimlerini ve eğitimsel, sosyal ve mesleki alanda sahip oldukları fırsatları tehlikeye atmaktadır. Çocuk evliliği çoğunlukla erken ve sık gebeliklere yol açmakta ve anne ve çocuk ölüm riskini artırmaktadır. 39 Türkiye de evlenme yaşı daha önce erkekler için 17, kızlar için 15 iken, Türk Medeni Kanunu nda yapılan kapsamlı değişikliklerin yürürlüğe girdiği 2002 yılından bu yana hem kızlar hem de erkekler için 17 olarak belirlenmiştir. 18 yaşından küçüklerin evlenmek için ebeveynlerinin onayını almaları gerekmektedir. Olağandışı koşullarda hakim onayıyla 16 yaşında evlenmeye izin verilmektedir. Çocuğun cinsel ilişkiye rıza gösterdiğinin varsayılabilmesi için gereken asgari yaş 15 tir. Artan kentleşme ve eğitim 18

29 sürelerinin uzaması nedeniyle kadınlar arasında ortalama ilk evlilik yaşı yirmi yıl önce 19.5 iken 2008 de yaklaşık 22 ye yükselmiştir. 6 Ancak çocuk evliliği, özellikle de 18 yaşından küçük kızların evliliği, bu bölgelerle sınırlı olmamakla birlikte Doğu da ve kırsal bölgelerde ve erkek çocuklarında erken yaşta evlenme eğiliminde oldukları bazı Roman topluluklarında kabul edilebilir, normal ve hatta arzu edilir bir durum olarak görülebilmektedir. 39 Bazı uç durumlarda evlilik yaşının 12 ye kadar düştüğü bildirilmektedir. 6 Erken evlilikler, resmiyetin söz konusu olmadığı ve yasal anlamda bağlayıcı hakları beraberinde getirmeyen evlilikler biçiminde gerçekleşmektedir. 39 Ceza Kanunu, resmi evlilik töreninin gerçekleştirilmediği durumlarda dini evlilik törenlerinin yapılmasını yasaklamakta ve 2-6 aylık hapis cezaları öngörmektedir [230.madde]. Ancak bu hüküm uygulanmamaktadır. Erken dini evlilikler, genç gelinin (veya damadın) 17 yaşına (veya hakimin onayı olması halinde 16 yaşına) erişmesiyle birlikte resmi törenle resmi hale getirilebilmekte veya getirilmeyebilmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye deki evli çiftlerin %86 sı hem dini hem de resmi törenle evlenmiş, geri kalanların çoğunluğu yalnızca resmi tören yapmıştır. Bununla birlikte, %3.7 si (kırsal bölgelerde ise %5.1 i) yalnızca dini törenle evlenmiştir ve bu oran Doğu bölgelerinde, özellikle de Güney Doğu Anadolu da belirgin bir artış göstererek %16.1 e ulaşmaktadır. 39 Birçok ülkelerde yasal evlilik yaşı 18 olmasına rağmen, bazı ülkelerin zayıf yasalarından dolayı erken evliliğin önüne geçilememiştir. Örneğin Nijerya da %77, Çad da %71, Mali de %63, Kamerun da %61 ve Mozambik te %57 oranında adölesan gebelik görülmektedir. 28 Ütopya nın bazı bölgelerinde kızların %50 si, Mali de %39 u 15 yaşından önce evlenmişlerdir. Hatta bir kız çocuğu doğarken bile kiminle evleneceği daha anne karnındayken bellidir ve bu kız çocuğu 7 yaşına gelince koca evine gönderilir

30 Erken evlilikler becerileri, kaynakları, bilgiyi, sosyal destek, hareketlilik ve özerkliği kısıtlar, erken yaşta evlenen kızlar genellikle kocalarına veya aileye göre ilişkide daha az güce sahipler. Adölesan gebeler ayrıca boşanma, istismar, şiddete, terk edilmeye karşı son derece savunmasızdırlar. Şiddet ekonomik, fiziksel, psikolojik ve cinsel istismar şeklindedir. Özellikle Şili, Peru, Malezya, Meksika, Panama, Papua Yeni Gine, Amerika Birleşik Devletleri bilinen cinsel istismarın üçte ikisi 15 yaşından küçük kızlardır. Örneğin Haiti de yaş arasında evlenen kızların %25 i evliliklerinde şiddete maruz kalmaktadırlar. Annenin fiziksel güçsüzlüğü nedeniyle zayıf çocuk, ölü çocuk oranı artmaktadır. Sosyal iyileşmeler, refah, eğitim düzeyi arttıkça evlilik yaşı da artacaktır. 28 Adölesanlar, fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan daha fazla sorunla karşılaşabilen, bu durumlarında meydana gelen değişikliklerden çok fazla etkilenebilen gruplardır ve bu sorunları çözmekte genelde çaresiz kalmaktadırlar Adölesan Gebelik Sorunları Biyolojik Sorunlar Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) (World Health Organization-WHO) göre düşük eğitim düzeyi ve kırsal alanda yaşama adölesan gebelik ve doğumları artırmaktadır. Gelişmemiş vücut yapısı, yoksulluk, çalışmama/işsizlik, sağlık hizmetlerine ulaşamamada adölesan gebelik için önemli risk faktörleridir. 20 Erken gebeliklerde ölüm ve hastalıklar fazladır. 28 Adölesanlar cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBE) açısından da daha fazla risk altındadırlar. 28 Bunun nedeni hem genital olgunlaşma tamamlanmadığından koruyucu bariyerlerin yetersiz olması, hem de bu yaş grubunda CYBE ve korunma konusunda bilgi eksiği bulunmasıdır. Ülkemizde 15 bölgede, 1629 kişide yapılan Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Araştırması nda (TGCSÜSA), yaş 20

31 grubu kızların %22.7 si CYBE yi duymamış, duyanların ise sadece %38.9 u korunmak için kondom kullanmak gerektiğini belirtmişlerdir. CYBE in birçok gebelik komplikasyonlarına neden olduğu bilindiğine göre, adölesan gebeliklerin riskinin bu açıdan da arttığı düşünülmelidir. 19 Samsun da yapılan bir çalışmada 18 yaş ve altı gebelerde doğumların yarıdan fazlasının sezeryan ile sonlandığı, sezeryan endikasyon nedeni olarak ise yarıdan fazlasında sefalopelvik uygunsuzluk bildirilmektedir. 24 Fakat yapılan başka bir araştırmada ise adölesan gebelerde sezeryan oranı yetişkin annelere oranla düşük çıkmıştır. 41 Adölesan anneler çocuğun sağlığı ve gelişimi konusunda da riskli davranmakta, gebelikte sigara içimi, bebeğini emzirmeme ve çocuğunu okul öncesi eğitime göndermeme davranışını daha fazla göstermektedirler. 19 Genç yaşta anne olmak anne ve bebek ölümleri için en yaygın risk faktörlerindendir. Ülkemizde yaş evli kadınlar yaş evli kadınların %2.5 ini oluşturduğu halde, gebeliğe bağlı ölümlerin %5.9 u yaş grubundadır yaş grubunda gebeliğe bağlı ölüm oranı canlı doğumda 15.7 iken, yaş grubunda bu oran 18.7 ye çıkmaktadır. 6 DSÖ ne göre yirmi yaş altındaki anne bebeklerinde, perinatal bebek ölüm oranı, yaş anne bebeklerine göre %50 daha fazladır. 2 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması (TNSA) 2008 e göre bebek ölüm hızı 1000 bebekte 17 iken 20 yaş altı annelerde bu oran 1000 bebekte 33 e yükselmektedir. 6 Ülkemizde Denizli de yapılan bir çalışmada; evlilik öncesi aile içi şiddet gören, ailesi adölesan evliliğe karşı olmayan, eşi veya kendisi ortaokul ve altı eğitim gören, sosyal güvencesi olmayan, kişi başı 200 dolardan az aylık geliri olan, bir odada ortalama birden fazla kişi yaşayan, kız kardeşinde, arkadaşlarında ve akrabalarında 21

32 adölesan evlilik veya gebelik öyküsü olanlarda adölesan gebeliğin daha yüksek olduğu bildirilmektedir. 42 Sağlıklı gebelerde adölesan olma, biyolojik immatürite nedeniyle gebeliği hem anne hem de bebek açısından risk oluşturan önemli bir faktördür. Yapılan çalışmalarda annede ve bebekte komplikasyon görülme oranının adölesan annelerde önemli oranda yüksek olduğu görülmüştür. Adölesan gebelikte özellikle anemi, postpartum kanama ve depresyon gibi ruhsal sorunlar sık görülmektedir. 2 Bazı çalışmalarda adölesan annelerde servikovajinal enfeksiyonlar, preeklampsi, eklampsi, perine yırtığı, epizyo açılması, Apgar 1-5 değerlendirmesi, doğum ağırlığı ve gebelikle ilgili komplikasyonlar daha fazla görülmüştür. 43,44 Adölesan gebelerde gebelik komplikasyonları ve prenatal sorunlara daha sık rastlanır. 28 Ayrıca adölesan gebelerde emosyonel stres ve sosyal sorunlar daha sıktır yaş grubundaki gebelerde obstetrik riskler anne yaşından daha çok, yetersiz beslenme, yoksulluk, kötü sağlık koşulları, sigara, alkol, ilaç gibi kötü alışkanlıklar ve genital enfeksiyon nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Preterm doğum, gelişme geriliği, preeklemsi en sık karşılaşılan obstetrik sorunlardır. 28 Adölesan gebenin büyümesi sürdüğü için besin maddelerini gelişmekte olan fetüs ile paylaşmak zorundadır. Bu nedenle fetüste düşük doğum ağırlığı ve gelişme geriliği olur. Ayrıca ikinci gebelik adölesan yaşta olursa prematürite ve düşük doğum ağırlığı riski yüksektir. 28 Avrupa Ülkelerinde adölesan gebelikler daha çok düzensiz yaşamı olan ve evlilik dışı ilişkilerde, istenmeyen gebeliklerdir. Adölesan gebeler hem biyolojik hem de ruhsal gelişimlerini tamamlamamışlardır. Bu yüzden hem bireysel hem de toplumsal sorunlar yaşamaktadırlar. 17 Ülkemizde ise hem kırsal kesimde hem de sonradan kente göç etmiş sosyoekonomik durumu bozuk gruplarda adölesan gebeliklere daha sık rastlanmaktadır. Bu gebelerin çok büyük oranı evli ve düzenli 22

33 yaşamı olan kadınlardır. İlaç, içki ve sigara alışkanlıkları ise hemen hemen hiç yoktur. 22 Fakat yurtdışında yapılan çalışmalarda adölesan gebelerin 15 yaşına kadar; %37.9 unun geçmiş yıllarda sigara, %9.1 nin kenevir, %10.1 nin alkol içtiğini ifade etmektedirler. Aynı çalışmada adölesan gebelerin geçmişine bakıldığında %23.4 ünün en az bir defa okuldan kaçtığı tespit edilmiştir. 45 Aynı zamanda Amerikan Birleşik Devletlerin de yapılan çalışmalarda adölesan gebelerin esrar, kokain, alkol ve sigara içme sıklığı yaşlı gebelere oranla yüksek çıkmıştır. 2 Malatya da 610 lise öğrencisini içeren bir çalışmada beslenme, sosyal uyum, psikolojik ve cinsel konularda erkeklerin kızlardan daha fazla sorun yaşadığı belirlenmiştir. Ayrıca grupta sigara içime (%33) ve kendine zarar vermeyi düşünme (%47.5) gibi çok önemli sorunlar saptanmıştır. 46 Psikososyal Sorunlar Her adölesan için aynı şekilde bir adölesan psikososyal gelişimi tanımlamak olası değildir. Adölesanlar homojen bir grup olmayıp, biyolojik ve duygusal olarak çok farklılıklar göstermektedirler. Çocukluktan erişkin döneme geçiş sırasında devamlı ve tek bir yol izlenmemektedir; biyolojik, sosyal, duygusal ve entelektüel büyüme birbirinden farklı hızlarla oluşmaktadır. 47 Bu nedenlerden dolayı adölesan gebelerin uygun antenatal bakımı almaları yönünde aile bireylerini de içerecek şekilde motive edilmeleri son derece önemlidir. 48 Kendisinin ve bebeğinin bakımında yetersiz kalan, çocuk büyütmenin maddi ve manevi yükünü taşıyamayan genç anne çocuklar, hem kendilerini hem de çocuklarını ihmal etmekte ve örseleyebilmektedirler. Böyle seyretmesi, hem annenin, hem de çocuğun psikolojik yıpranmasına neden olmaktadır. Erken evlilikler, erkek çocuk için de psikolojik açıdan örseleyicidir. Erken yaşta çocuk sahibi olma ve babalık duygusunu yaşama, çoğu zaman aile içinde rol çatışmalarına neden olmaktadır. Bunun en önemli nedeni, çocuk ile baba arasında yaş farkının azlığıdır. Henüz kendisi de çocuk olan baba 23

34 için hem ailesine bakmak ve geçindirmek, hem de baba olma sorumluluğunu üstlenmek, son derece ağır yüklerdir. Erken yaşta evlilik yapan bireylerin aile kurmanın ve genç yaşta anne-baba olmanın sorumluluğunu almakta ve taşımakta zorlanmaları sonucunda, aile içi geçimsizliklerin arttığı, boşanmaların arttığı, kadına yönelik fiziksel, duygusal, cinsel ve sosyal şiddetin arttığı görülmektedir. 28,35 Bu olumsuz etkiler kişinin kendisi, çocukları, aile ve toplumlar için olumsuz sonuçları beraberinde getirecektir Adölesan Gebeliklerin Sonuçları Erken evlilikler, biyopsikososyal gelişimini tamamlamamış olan adölesanın eğitim görmesini ve meslek sahibi olmasını engeller. Ayrıca adölesana yaşının üzerinde sorumluluklar yükler ve resmi nikah yapılmasını engeller. 1 Erken gebelik, fiziksel komplikasyonlarının yanında eğitimsizlik, çalışmama gibi birçok sosyal problemlere de neden olmaktadır. Eğitim süresinin artışıyla adölesan doğurganlık arasında güçlü bir ilişki vardır. Eğitimsizlerde adölesan gebelikler daha fazla görülürken, adölesan gebelikler annelerin eğitimlerine devam etmelerine engel olmaktadır. Türkiye de beş yıldan daha az eğitim almış yaş grubu kadınların % 7 si anne olmuş ya da ilk çocuğuna gebe iken, en az lise eğitimi alan kadınlarda bu oran % 4 e düşmektedir. 6 Çocuk ölüm oranları da adölesan gebelerde artmaktadır. Çolak ın da makalesinde bahsettiği gibi Keskinoğlu ve arkadaşlarının Diyarbakır da yaptığı araştırmada adölesan gebelerin yaklaşık 1/3 ünün ilkokul mezunu dahi olmadıkları saptanmıştır. 20 Eğitimsiz kadınlarda erken gebelik artarken, bebek ölümleri de yüksek oranda görülmektedir. Neonatal ölüm hızı eğitimsiz kadınlarda binde 23 iken lise ve üzeri eğitim alanlarda binde 9 a düşmektedir. 6 Keskinoğlu ve arkadaşlarının Diyarbakır da yaptığı araştırmada adölesan gebelerin tümünün evli olduğu, büyük 24

35 oranda geniş aile olarak eşinin ailesinin evinde yaşadığı ve çalışmadığı tespit edilmiştir. 20 Adölesan annelerin çocuklarında da sosyal sorunlar daha fazla yaşanmaktadır. Adölesan annelerin çocukları, erişkin annelerin çocuklarıyla karşılaştırıldığında daha zayıf bilişsel, akademik ve davranışsal becerilere sahiptir. 20 Yirmi yaş altı anne çocukları 30 yaş üzeri annelerin çocuklarıyla karşılaştırıldığında, kötü sonuçlarının kat daha fazla olduğu görülmüştür. Bu çocuklarda anksiyete bozukluğu, majör depresyon ve intihar girişimi gibi mental sağlık sorunlarının daha fazla görüldüğü, madde kullanımı, suç işleme oranlarının daha yüksek olduğu, eğitim başarılarının düşük, okulu terk etme oranlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. 48 Kadının bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan gelişimini tamamlamadan gebe kalması durumunda hem anne hem de bebek olumsuz etkilenmektedir. 49 Ayrıca adölesan gebelerde cinsel gelişiminin tamamlanmaması ruhsal olarak anksiyete, korku, heyecan, umutsuzluk ve stres gibi duygu durum bozuklukları, çok fazla görülmektedir. Özellikle toplum içinde adölesanların stres düzeyi belirgin bir şekilde yüksek olduğu görülmektedir. 31 Yapılan çalışmalarda adölesan annelerin ruhsal durum bozukluklarının yetişkin annelere göre daha fazla olduğunu rapor etmişlerdir. 31,45 Örneğin İngiltere de 1994/1995 yılları arasında yeni doğum yapmış anneyi içeren kohort tarzı bir çalışmada yetişkin annelere göre ruhsal bozukluk oranı adölesan annelerde daha yüksek çıkmıştır. 50 Brezilyada yapılan randomize kontrollü bir çalışmada 120 adölesan gebenin %23.3 ü anksiyete, %20.8 i depresyon ve %16.7 sinde intihar etme düşüncesinin olduğu tespit edilmiştir. 31 Adölesan annenin yaşadığı evin fiziksel durumu, eğitim uyaranlarının düşüklüğü ve zayıf kalitede aile çocuk ilişkisi nedeniyle çocuk olumsuz etkilenmektedir. Aynı 25

36 zamanda istismar ve ihmal de önemli risklerdir. Çocuk istismarı ve annenin ilk doğumunu yaptığı yaş arasında pozitif bir korelasyon olduğu gösterilmiştir. 20 Erken yaşta evlilik, kişilerin (hem kadınların hem de erkeklerin) seçeneklerini azaltmakta, kendilerini geliştirmelerini imkansız hale getirmektedir. Bu da hem bireysel düzeyde hem de toplumsal düzeyde, insani gelişmenin gerilemesine neden olmaktadır Adölesan Gebelerle ilgili Uygulanan Politikalar Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), Nisan 2008 de çocuk evliliği konusunda farkındalığı artırmak ve üç ilde toplum liderlerini eğitmek için bir kampanya başlatmıştır. Yeni kurulan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, Mayıs 2009 da çocuk evliliği konusunda araştırma yapacak beş kişilik bir alt komisyon kurmuştur. Komisyon, 2011 in ilk aylarında detaylı bulgular ve yasaların uygulanması başta olmak üzere bir çok öneriyi de içeren raporunu sundu. Yoksulluğun ve cinsiyet eşitsizliklerinin azaltılması ve orta öğretim katılımının artırılması çabaları, erken evliliğin azaltılması konusunda fayda sağlamalıdır. Ayrıca, mevcut durumun daha ayrıntılı biçimde gösterilmesi ve analiz edilmesi, mevcut evlilik istatistiklerinin daha ayrıntılı olarak incelenmesi gerekmektedir. 39 Çocuk evliliğiyle doğrudan ilişkili stratejiler şu özellikleri içerebilir: toplumsal seferberlik, erkekler dahil olmak üzere dikkatle seçilecek gruplar arasında çocuk evliliğinin olumsuz etkileri hakkında farkındalık yaratma, ilkokullarda medeni haklarla ilgili eğitim ve din görevlileriyle, toplum liderleriyle ve toplum tabanlı işbirliği. Aynı zamanda, mevcut mevzuat ve onun uygulanması konusunda da tartışma gereklidir. Bu arada, 18 yaşından önce evlenmiş olan ve birlikte yaşayan kız ve erkeklere gerekli destek sağlanmalıdır

37 2.9. Adölesan Gebelerde Öz Bakım Öz bakım, etkileşim, iletişim ve kültür yolu ile öğrenilen bir davranıştır ve zamanla gelişir. Bireyin yaşamı, sağlığı ve iyiliğini sürdürmek için sağlık etkinliklerini yerine getirmesi ya da gerçekleştirmesi öz bakım olarak tanımlanırken, ilgili etkinlikleri gerçekleştirme yeteneği öz bakım gücü (self-care agency) olarak tanımlanmaktadır. Bireyler ilgili aktivitelerde, üzerlerine düşeni yerine getirmedikleri zaman öz bakım yetersizliği ortaya çıkmakta ve arzulanan öz bakım davranışı geliştirememektedirler. 11,51 Orem e göre çocuklar, adölesanlar ve yaşlılar öz bakımlarını yerine getirebilmek için desteğe ihtiyaçları vardır. 51 Literatür bilgilerine bakıldığında gebe adölesanların ve yetişkin gebelerin öz bakım gücünü geliştirmeye yönelik ve etkilerini araştıran çok az çalışma mevcuttur. Bireyin öz bakım gereksinimlerini karşılama güdüsel olmaktan çok, kültürel kökeninden kaynaklanan öğrenilmiş bir davranış olmalıdır. Öğrenme bir çevrede oluştuğuna göre, bireyler büyüme ve gelişme düzeyine göre ne yapıp yapmayacaklarını zaman içinde öğrenirler. Böylelikle kendi kendilerine bazı sorunların üstesinden gelmede ve eyleme geçme gibi çeşitli davranışları geliştirirler. 51 Yaş, cinsiyet, gelişimsel durum, sosyoekonomik durum, aile gibi etmenler öz bakım gücünü etkileyebilir. 11,52 Adölesan döneminde ergen, bedensel, duygusal ve zihinsel yönden çok hızlı gelişmektedir. Bazı ergenler gelişen bedenleriyle ilgili utanç veya rahatsızlık duyarlar. Bu gelişimsel dönem özellikleri nedeni ile ergenler, üzerlerine düşen aktiviteleri yerine getiremezler ve bunun sonucunda öz bakım yetersizliği ortaya çıkar. Ergenlikte gelişim özellikleri nedeniyle öz bakım yetersizlikleri oluşur. 53 Tüm bunlara gebelik de eklenirse iş kaçınılmaz hale gelir. Gebelik fizyolojik bir olay olmasına rağmen yaşamın diğer dönemlerine göre hastalık ve ölüm riskinin daha yüksek olduğu bir süreçtir. Gebelik kadının biyo-fiziksel, 27

38 psikolojik ve sosyo ekonomik boyutlarını etkileyerek yaşam aktivitelerine ilişkin sorun yaşamasına ve dolayısı ile öz bakım gücünün azalmasına neden olabilir. 54 Gebelikte fizyolojik değişiklikler meydana gelir ve bunun sonucunda gebenin bakım gereksinimleri artmakta ve gebelerin kendi bakımlarına daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir. Gebenin gebeliği süresince hastalıklardan korunması, sağlıklı bir gebeliğin sürdürülmesi ve sağlıklı bir yeni doğanın meydana gelmesi için öz bakım davranışını yerine getirmesi gerekir. 52,55 Gebelikte öz bakım gücünün yükseltilmesi hususunda hemşirelere önemli görevler düşmektedir. Kadın doğum polikliniklerinde ve ana-çocuk sağlığı alanında çalışan ebe ve hemşirelerin öz bakımda görevi, gebelere eğitim vermek ve bakımı öğretmektir. Bu öğretmede gebelikteki öz bakımın önemi ve öz bakımı olumsuz yönde etkileyen faktörlerin neler olduğu ele alınmalıdır. 55 Gebelik döneminde kadın sağlığının bozulması ve bakım gereksinimlerini karşılayamaması durumunda yardıma gereksinim duyabilir. Bu noktada hemşirenin rolü ve amacı bireye kendi kişisel bakımını yapar hale gelinceye dek yardımcı olmak ve en kısa sürede onun kendi bireysel bakımını üstlenmesini ve gereksinimlerini karşılayabilmesini sağlamaktır. Hemşirelerin sağlık bakım alanında değişen ve gelişen rollerinin gereği öz-bakım kavramı üzerinde önemle durulan bir konuma gelmiştir.. Gebe kadının gebelik sürecini sağlıklı bir biçimde yönetebilmek ve prenatal bakım gereksinimlerini karşılayabilmek için yeterli seviyede öz bakım gücüne sahip olması gerekmektedir Adölesan Gebelerde Beden Ġmajı Beden imajı, bebeklikte gelişmeye başlayan, özellikle adölesan döneminde önem kazanan, yaşam boyu gelişen ve değişen bireyin kendi bedeni ile ilgili öznel algılamasını içeren dinamik bir kavramdır

39 Bu dönemde ergen bedensel, ruhsal ve zihinsel yönden çok hızlı değişir. Ericson a göre bu dönem, gencin kendini ve toplumdaki rollerini tanıdığı dolayısıyla rol karmaşası yaşadığı bir dönemdir. Yoğun stres yaşadığı durumlar ise vücut imajı, okul başarısı, aile, kardeş, arkadaş ilişkiler, mali sorunlar, meslek seçimi ve geleceği ile ilgili belirsizliklerdir. 56 Beden imajı, bedenin öznel ve bireysel algısı olup kişiliğin temel bileşenlerinden biri olarak tanımlanmaktadır. Kişinin fiziksel kendiliğinin zihinsel bir fotoğrafı, kendiliğin gözle görünen kısmı, özellikle ergenlikte kendiliğin simgesi olarak nitelenen beden imajı, kendilik algısıyla bağlantılı olarak ele alınmaktadır. Beden imajının bireyin bedeninden hoşnut olmasıyla ilişkili olduğu ve fiziksel değişikliklerin hızlı yaşandığı bir dönem olan ergenlikte önemli olduğu vurgulanmaktadır. Fiziksel görünüm, kişinin kendini değerlendirmesi kadar, sosyal değerlendirilmesi açısından da güçlü bir uyaran faktör olması nedeniyle beden imajını etkilemektedir. Beden imajı, fiziksel kendiliğin görünümü olarak da tanımlanmaktadır. 57 Gebe kadınlarda beden imajının gelir durumuna göre farklılık gösterdiği, geliri yetersiz olanların beden algısının daha olumsuz olduğu saptanmıştır. Gebenin sağlık güvence durumu ve gelir durumu benlik saygısı düzeyinde; yaşı, sağlık güvence durumu, eğitim durumu ve aile yapısı ise beden imajında bir farklılık yaratmamıştır. Bunun yanında evlilik yaşı, evlenme süresi ve akraba evliliği durumu beden imajı üzerinde anlamlı farklılık yaratmamıştır Adölesan Gebelerde Benlik Saygısı Benlik, içinde bulunduğu, yaşadığı kültür ortamından aktarılan, kişiliğini oluşturacak iletileri, önce içe-atım (intra-jection) adını alan savunma düzeniyle içine alır. İçe atılan iletilerin taşıdığı bilgiler, değerler, önce benliğin içinde yabancı bir cisim 29

40 gibi arlığını sürdürür, daha sonra özdeşleşme (identification) adını alan savunma düzeni aracılığıyla benliğin bir parçası olur. 58 Benlik saygısı ise benlik kavramının, benlik imgesinin beğenilip benimsenmesi benlik saygısını (self-esteem) oluşturur. Benlik saygısı, kişinin kendini değerlendirmesi sonunda ulaştığı benlik kavramını onaylamasından doğan beğeni durumudur. Kendini olduğu gibi, gördüğü gibi kabullenmeyi, özüne güvenmeyi sağlayan olumlu bir ruh halidir. 15 Adölesanların bireysel olarak kendilerini yeterli algılamalarında benlik saygılarının düzeyi önemlidir. Benlik saygısı yüksek olan adölesanların kendilerine olan güvenleri artmakta, kendi geleceklerini daha iyi belirleyebilmekte, sorunlarıyla daha etkin baş edebilmekte ve sorunlarının çözümünde daha başarılı oldukları gözlenmektedir. 16 Gebelik döneminde anne adayının yaşadığı psikososyal sorunların anne ve bebeğin sağlığını olumsuz olarak etkilediği bilinmektedir. 59 Kadının ruhsal durumu ve hayatı, gebeliğin gidişini etkilediği gibi; gebeliğin kendisi de ruhsal, duygusal yaşantılar üzerinde önemli yansımalar yaratır. Bu dönemde bazı gebelerde daha önceki yaşamlarına ilişkin nörotik belirti ve kaygılar azalır, bazılarında kendine güven, varlığını ortaya koyma, seçkinlik ve değer duygusu oluşur, bazılarında ise ruhsal yaşantı ve çatışmalar ortaya çıkarak duyarlılık, çocuksu davranışlar, korku ve panik gelişebilir. Kadının bu korku ve endişelerle baş edebilmesi için öncelikle kendisine ilişkin olumlu bakış açısına sahip olması gerekir. 10 Kişilik yapısının temel özelliklerden biri olan benlik kavramı, bireyin kendisi ile ilgili farkında olduğu tüm bilgileri kapsar ve bireyin davranışlarını etkileyerek yön verir. Çocuk doğurma ve anne olma, bir kadının önemli özelliklerinden biri olmakla birlikte gebelik sürecinde yaşanan fiziksel, psikolojik ve sosyal değişiklikler kadınların 30

41 beden ve ruh sağlığını olumsuz etkileyerek bu dönemin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesinin önüne geçilmektedir. Benlik kavramının önemli bir parçası olan beden imajı ise bireyin bedeni ile ilgili olarak bilinçli ve bilinçsiz duygu, düşünce ve algılarını içerir ve benlik kavramıyla doğrudan ilişkilidir. 10 Gümüş ve arkadaşlarının yaptığı çalışmadaki bulgulara göre evlenme yaşı küçük ve akraba evliliği olan gebelerde benlik saygısı daha düşük düzeydedir. Bununla beraber evlilik yaşı, evlenme süresi ve akraba evliliği durumu beden imajı üzerinde anlamlı farklılık oluşturmamıştır. Aynı araştırmanın bulgularına göre eş özelliklerinden, eşin eğitim durumu ve eşle ilişkinin niteliği gebelerin benlik saygısı üzerinde anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmüştür. Bu bulgular eşinin eğitim düzeyi düşük ve eşiyle ilişkilerini kötü olarak tanımlayan gebelerin benlik saygısının daha düşük olduğunu göstermiştir. Ayrıca eşiyle ilişkilerini kötü olarak tanımlayan gebelerin beden imajının da daha olumsuz olduğu görülmüştür. Eşin yaşı ile gebenin benlik saygısı ve beden imajı arasındaki ilişkiler anlamlı bulunmamıştır. Eşin doğum şekli isteği ve eşin emzirmeye tutumu gebenin benlik saygısı ve beden imajı üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır. 10 Gebelik özelliklerine göre gebelerin benlik saygısı ve beden imajları değerlendirilmeye alındığında, gebelik sayısı, gebelik haftası, gebeliğin planlı olup olmadığı, düşük, kürtaj, ölü doğum ve sağlık sorunu varlığı, kilo sorunu, gebelik sırasında diyet yapma durumu, bebeğin cinsiyetinin önemi ve emzirme isteği gebelerin benlik saygısı ve beden imajında anlamlı farklılık yaratmamıştır. Aynı çalışmada evlenme yaşı küçük ve akraba evliliği olan gebelerde benlik saygısı daha düşük düzeydedir

42 2.12. Adölesan Gebelerde HemĢirenin Sorumluluğu Adölesan gebeler yetişkin gebelerden daha fazla risk altındadırlar. Gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemleri adölesanlarda komplikasyon gelişir. Bu nedenle adölesanların gebelikleri boyunca yetişkin gebelerden farklı olarak özel bir bakıma ihtiyaçları vardır. Adölesan gebeliklerin diğer yetişkin gebelere göre risk taşımasına karşın, çok fazla önemsenmediği söylenebilir. 60 Hemşire ve ebe nin adölesan döneminin genel gelişim sürecini bilmesi, adölesanların davranışlarını değerlendirmesine yardımcı olmalıdır. 19 Adölesanlar gebe kaldıklarında yetişkin kadınlar gibi iyi bir fiziksel bakıma ihtiyaçları vardır. Bulantı, kusma, göğüs ağrısı, bel ağrısı ve yorgunluk gibi belirtiler erişkin kadınlar ve adölesanlar için aynıdır. Tüm bu gebeliğe özgü olası sorunların giderilmesine yönelik bilgiler verilmeli, iyi ve sık sağlık kontrolleri planlanmalıdır. 60,61 Fiziksel bakım yetişkinlerle aynı olsa da psikolojik ve emosyonel yönden destek için ekstra bakıma ihtiyaçları vardır. Doğum öncesi bakım fiziksel kontrollerin yanı sıra, anne adayının psikolojik yönden doğuma hazırlanmasını ve eğitilmesi gerekir. Adölesan gebeye anlayışla yaklaşılıp gerekli cesaretin verilmesi gereklidir. Gebelikten sonraki yaşamında sevgi ile yaklaşılıp gebe adölesana gerçek bir yaşam isteği verme konusunda yardımcı olunmalıdır. Bebek bakımı konusunda anne bilgilendirilmeli, anne gibi bebek ve babanın da iyi bir bakım alması sağlanmalıdır. 60 Hemşire adölesan gebeye emzirme, bebek bakımı, beslenme ve bebekteki hastalık belirtileri konusunda bilgiler verilmelidir. Hemşire, adölesan gebeyi diğer adölesan gebelerle yan yana getirerek yaşadıklarının yalnız kendine özel olmadığı hissini adölesan gebeye hissettirmeli ve ortak baş etme grupları oluşturmalıdır. Hemşire, adölesan gebedeki kaygının fiziksel belirtilerini gözlemlemelidir. Bunlar metabolik 32

43 süreçte yaygın artış, uyku bozuklukları, kas gerginliği, yerinde duramama, pupillalarda dilatasyon, kararsız ses tonudur. 60 Hemşire, adölesan gebeye; hormonların etkisiyle, hassas, alıngan, kaygılı olabileceği açıklamalıdır. Bu durumlar ise güçsüzlük, kuvvetsizlik hissi, iştahsızlık, panik, el ve ayaklarda terleme, soğukluk ve çaresizlik duygularıdır. Hemşire, gebeliği boyunca adölesanın sağlığını en iyi durumda korumalı, yükseltmeli ve sağlıkla ilgili sorunlarını azaltmalıdır. Gebelik ve lohusalık egzersizlerini öğreterek doğuma ve lohusalığa en iyi şekilde hazırlanması sağlamalıdır. 60 Hemşire, adölesan gebeye gebelikte beslenme ile ilgili bilgiler de verilmelidir. Bu bilgiler adölesanın gebeliği sırasında alması gereken besinleri içermeli ve ekonomik durumuna uygun bir beslenme planlanmalıdır. 60 Adölesanlarda beden imajı çok önemlidir ve bedenlerinde olan değişikliklere alışmak istemezler. Hemşire, gebeliğe özgü olan bedensel değişikliklerin doğumdan sonra eski halini alacağı konusunda adölesanı desteklemelidir. 60,62 Hemşire, adölesanın değişen vücuduna ve fetüs gelişmesinin artarak devam etmesine uyum sağlamasına teşvik etmelidir. 60 Hemşire, adölesan gebeye alkol, sigara, hap ve uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkların bebeğe vereceği zararlar konusunda bilgilendirmeli ve alışkanlıkların bırakılması konusunda desteklemelidir. 60 Hemşire, adölesan gebeye kendini önemli hissedebilmesi için sorumluluk vermelidir. Hemşire, adölesan gebeye psikososyal destek vermeli ve toplumla olan ilişkilerinde yardımcı olmalıdır. 60 Adölesan annelere verilecek olan bu eğitimler ve danışmanlık hizmetleri ile adölesan annenin öz bakım gücü arttırılarak, hem adölesan annenin hem de bebeğin daha sağlıklı ve mutlu olması sağlanmış olacaktır. 61 Adölesan gebeliklerin önlenmesi 33

44 için erken yaşta evliliklerde oluşan problemler hakkında gençler ve aileleri bilgilendirilmelidir. Hemşire, diğer aile üyelerini de eğitim planlamalıdır. Adölesan gebenin eşi mümkün olan her zaman onunla birlikte doktora gitmelidir

45 3. MATERYAL VE METOT 3.1. AraĢtırmanın ġekli Bu araştırma, adölesan gebelere verilen öz bakım eğitimin öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajına etkisini belirlemek amacı ile ön test-son test yarı deneme modeli olarak yapılmıştır AraĢtırmanın Yapıldığı Yer ve Zaman Araştırma, Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı olarak, Diyarbakır İl Merkezi nde sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan altı bölgedeki 12 Aile Sağlığı Merkezinden (ASM) her bölge için kura ile belirlenen altı ASM de (Yenişehir 3, Yenişehir 10, Sur 9, Sur 13, Kayapınar 9 ve Bağlar 11 No lu ASM), Ağustos Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma, ASM deki ev halkı tespit fişine kayıtlı yaş arası adölesan gebeler ile yürütülmüştür. Diyarbakır İl Merkezi nde Yenişehir Toplum Sağlığı Merkezi ne (TSM) bağlı 14, Kayapınar TSM ne 16, Bağlar TSM ne 22 ve Sur TSM ne 13 olmak üzere 65 tane ASM bulunmaktadır. Araştırmaya dahil edilen ASM ler: -Yenişehir 3 nolu ASM bölge nüfusu 9000 olup, tespit edilen gebe ve birinci trimestirde olan adölesan sayısı 5 tir. 3 doktor 3 hemşire görev yapmaktadır. -Yenişehir 10 nolu ASM bölge nüfusu olup, tespit edilen gebe ve birinci trimestirde olan adölesan sayısı 13 dür. 3 kişiye ulaşılamamıştır. 3 doktor 3 hemşire görev yapmaktadır. -Sur 9 nolu ASM bölge nüfusu olup, tespit edilen gebe ve birinci trimestirde olan adölesan sayısı 19 dur. 2 kişiye ulaşılamamıştır. 4 doktor 4 hemşire görev yapmaktadır. -Sur 13 nolu ASM bölge nüfusu 9200 olup, tespit edilen gebe ve birinci trimestirde olan adölesan sayısı 15 dir. 3 doktor 3 hemşire görev yapmaktadır. 35

46 -Kayapınar 9 nolu ASM bölge nüfusu olup, tespit edilen gebe ve birinci trimestirde olan adölesan sayısı 12 dir. 4 kişiye ulaşılamamıştır. Bu merkezde 3 doktor 3 hemşire görev yapmaktadır. -Bağlar 11 nolu ASM bölge nüfusu olup, tespit edilen gebe ve birinci trimestirde olan adölesan sayısı 8 dir. 5 doktor 5 hemşire görev yapmaktadır. Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin orta kısmında yer alır ve Güneydoğu Torosların kollarıyla çevrilidir. Yüzölçümü km 2 olan Diyarbakır'ın 2000 yılı nüfus sayımına göre toplam nüfusu 'dur. İlin ekonomisi petrol, turizm, tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Diyarbakır'ın önemli bir yer altı zenginliği petroldür. Çok eski çağlardan beri surlarla çevrili bir yerleşim yeri olan Diyarbakır, Dicle Nehri'nin yukarı havzasında, Anadolu, İran ve Mezopotamya'dan gelen tarihi ticaret yollarının kavşak noktasında yer almaktadır AraĢtırmanın Evreni ve Örneklemi Araştırmanın evrenini Ağustos Nisan 2013 tarihleri arasında belirtilen altı aile sağlığı merkezine başvuran, gebeliği birinci trimestirde olan, iletişime ve işbirliğine açık tüm gebe adölesanlar (12-19 yaş) oluşturmuştur. ASM lerine kayıtlı adölesan gebelerin tümü araştırmaya dahil edilmiştir. ASM başvuran gebeliğinin birinci trimestirinde olan toplam 72 adölesan gebe olduğu saptanmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul etmeyen (2) ve sağlık problemi olan (4) gebe adolesan araştırma dışı bırakılmış, toplam 66 adölesan gebe ile çalışılmıştır Veri Toplama Araçları Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Öz Bakım Gücü Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Beden İmajı Ölçeği kullanılmıştır KiĢisel Bilgi Formu (KBF) (EK II): Araştırmacı tarafından literatüre 10 dayanılarak hazırlanan bu formda, gebe ve eşinin özelliklerini (adölesan gebenin yaşı, 36

47 eğitimi, çalışma durumu, ailenin gelir durumu, sağlık güvencesi, aile tipi, evlilik sayısı, nikah durumu, akrabalık durumu, eşinin yaşı, eğitim durumu, mesleği), evliliği isteme durumu, gebeliğin özelliklerini (gebeliğin planlanma durumu, düşük, ölü ve kürtaj sayısı) belirleyen toplam 21 soru bulunmaktadır Öz Bakım Gücü Ölçeği (ÖBGÖ) (EK III): Kearney ve Fleischer tarafından 1979 yılında geliştirilen ölçek bireylerin öz bakım eylemleri ile ilgilenme durumları ve kendilerini değerlendirmeleri üzerine odaklanan ölçek 43 maddeden oluşmaktadır. Nahcivan tarafından 1993 yılında Türk toplumuna uygulanarak 35 madde olarak düzenlenmiştir. Ölçek likert tipi 5 basamaklıdır. Bireylerin ölçekteki ifadeleri kendilerinin yanıtlaması istenmektedir. Ölçekteki her bir ifadeye sırasıyla 0,1,2,3,4 puan verilmektedir. İfadelerden 8 i (3,6,9,13,19,22,26,31) negatif olarak değerlendirilmekte ve puanlama tersine döndürülmektedir. En düşük puan 35 olup öz bakım gücünün en düşük derecesini, en yüksek puan ise 140 olup öz bakım gücünün en büyük derecesini oluşturmaktadır. Ölçek 4 özellik üzerinde temellendirilmiştir. Bunlar durumlar karsısında aktif veya pasif yanıt, motivasyon, sağlık uygulamaları bilgisi ve bireyin kendine duyduğu değer olarak sıralanmıştır. 51 Ölçeğin geçerlik katsayısı.92 olarak bulunmuştur. Ölçeğin bu araştırmadaki cronbach alpha değeri.84 dür Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) (EK IV): Rosenberg tarafından 1965 yılında geliştirilmiştir. Ölçek çoktan seçmeli sorulardan yapılanmış 12 alt kategoride toplam 63 sorudan oluşmakta olup, ilk 10 maddesi benlik saygısını ölçmek için kullanılmaktadır. Ölçekte bazı maddeler negatif olarak puanlanmakta ve yüksek değerler yüksek benlik saygısını göstermektedir. Ülkemizde geçerlik ve güvenirlik çalışması Çuhadaroğlu (1986) tarafından yapılmıştır Ölçeğin güvenirlik, geçerlilik kat sayısı.77 olduğu belirlenmiştir. Puanlama şu şekilde yapılmaktadır: 1., 2. ve 3. sorular, 4. ve 5. sorular, 9. ve 10. sorular birlikte değerlendirilmektedir. İlk üç 37

48 sorudan herhangi ikisinden puan alıyorsa (2/3) bu kümeden bir puan almış olur. 4. ve 5. sorudan herhangi birinde puan alan şıklardan birini işaretlemişse yine bu kümeden de bir puan alır. 9. ve 10. sorular da 4. ve 5. gibi değerlendirilir. 6., 7. ve 8. soruların her biri kendi başlarına puan alır. Böylece testi dolduran kişi tüm sorulardan puan aldığı zaman maksimum puanı 6 olmaktadır. 0-1 puan yüksek, 2-4 puan orta ve 5-6 puan düşük benlik saygısı düzeyi olarak saptanmıştır. 66 Başka bir literatürde puanlama şöyle hesaplanmıştır;1, 2, 4, 6 ve 7. sorular çok doğru= 3, doğru= 2, yanlış= 1, çok yanlış= 0 puan olarak hesaplanmış, 3, 5, 8, 9 ve 10.sorular çok doğru= 0, doğru= 1, yanlış= 2 çok yanlış= 3 puan olarak hesaplanmıştır. Puanlama en düşük puan 0, en yüksek puan 30 olup, arası normal, 15 puan altı ise benlik saygısı düşük olarak değerlendirilmiştir. 65 Ölçeğin bu araştırmadaki cronbach alpha değeri.58 dir Beden Ġmajı Ölçeği (BĠÖ) (EK V): 1953 yılında Secord ve Jourand tarafından geliştirilmiştir. Hovardaoğlu (1989) tarafından geçerlik ve güvenilirliği yapılarak Türk toplumuna uyarlanmıştır. 57 Ölçek 40 madde içermekte olup, her bir madde bir organ ya da vücudun bir bölümü (kol, bacak, yüz gibi) ya da bir işlevi (cinsel faaliyet düzeyi gibi ) ile ilgilidir. Her bir madde için 1 den 5 e kadar değişen puanlar alan ve Hiç Beğenmiyorum, Beğenmiyorum, Kararsızım, Beğeniyorum ve Çok Beğeniyorum şeklinde yanıt seçeneği bulunan ölçeğin toplam 40 ile 200 arasında değişmekte olup, alınan puanın yüksekliği doyum düzeyinin yüksekliğini gösterir. 22 Ölçeğin cronbach alfa değeri.92 ve bu araştırmadaki cronbach alpha değeri.94 dür Öz Bakım Eğitim Kitapçığı (EK VII): Adölesan gebelerin öz bakım sürdürebilmeleri için Gelişiminiz ve Sağlığınız Bebeğinizin Gelişimi ve Sağlığı ile Eş Değerdir adlı literatür bilgisi doğrultusunda ve kuramcı Orem e göre hazırlanmış ve adölesan gebenin öz bakımı ile ilgili bilgiler içeren bir eğitim kitapçığıdır. 38

49 Eğitim kitapçığının içeriğinde; öz bakımın öneminden, öz bakım gücü, öz bakım gereksinimleri (evrensel öz bakım gereksinimleri; hava su ve besin, atıklar, hareket ve dinlenme, yalnızlık ve toplumsal etkileşim, yaşam ve iyiliğe yönelik tehditler, normal durumda olma, gelişimsel öz bakım gereksinimleri), sağlıktan sapmada öz bakım gereksinimleri, öz bakım yetersizliği gibi bilgiler içermektedir Sunu: Öz Bakım Eğitim Kitapçığı power point sunusuna dönüştürülmüş ve adölesan gebelere sunulmuştur Verilerin Toplanması İlk olarak, aile sağlığı merkezlerinin kayıtlarından gebeliği birinci trimestirde olan adölesanların adres ve telefonları elde edilmiştir. Telefonla iletişim kurularak araştırmanın amacı ve yapılacak eğitim konusunda bilgi verilmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve dahil edilme kriterlerine uyan adölesan gebelere ev ziyareti randevu alınarak, birinci trimestirin sonunda gerçekleştirilmiştir. Bu ilk karşılaşmada, adölesan gebelere kişisel bilgi formu, ÖBGÖ, RBSÖ ve BİÖ uygulanmıştır. Ölçeklerin uygulanmasından sonra adölesan gebelere araştırmacı tarafından hazırlanan sunu ve soru-cevap tekniği ile öz bakım eğitimi yapılmış ve Gelişiminiz ve Sağlığınız Bebeğinizin Gelişimi ve Sağlığı ile Eş Değerdir öz bakım eğitim kitapçığı verilmiştir. Ayrıca, araştırmacı istedikleri anda iletişim kurmaları için telefon numarası bırakılmıştır. Eğitimi pekiştirmek için ikinci trimestirin sonunda ve üçüncü trimestirin ortasında adölesan gebelere iki ziyaret gerçekleştirilmiştir. Üçüncü trimestirin ortasındaki yapılan ziyarette pekiştirme eğitiminden sonra son ölçümler için ÖBGÖ, RBSÖ ve BİÖ uygulanmıştır. 39

50 Eğitim Araştırmada, 4.5 aylık zaman dilimi içerisinde, üç defa yüz yüze ve en az bir defa telefonla, bireysel olarak, sunu, soru-cevap ve kitapçık ile yapılan öz bakım eğitiminin adölesan gebelerde öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajını yükseltmesi hedeflenmiştir. Hazırlık: Literatür bilgisi doğrultusunda ve kuramcı Orem e göre öz bakım doğrultusunda, adölesan gebenin öz bakımı ile ilgili bilgileri içeren Gelişiminiz ve Sağlığınız Bebeğinizin Gelişimi ve Sağlığı ile Eş Değerdir isimli öz bakım eğitimi kitapçığı ve sunusu hazırlanmıştır. Kitapçık ve sunuda, öz bakımın önemi, öz bakım gücü, öz bakım gereksinimleri, sağlıktan sapmada öz bakım gereksinimleri ve öz bakım yetersizliği anlatılmıştır. Kitapçık hazırlanırken adolesan grubun gelişimsel özellikleri dikkate alınmıştır. Görsel bölümler adölesan yaş grubu ve aynı zamanda gebe olan figürler kullanılmıştır. Planlama: Eğitim için üç yüz yüze görüşme ve en az bir telefon görüşmesi planlanmıştır. Uygulama: Üç yüz yüze ve üç telefon görüşmesi ile gerçekleştirilmiştir. 1. Görüşme: Gebeliğin birinci trimestirinin sonunda yapılmıştır. Karşılıklı tanışmadan sonra araştırma hakkında bilgi verilmiş, ön test için veri toplama araçları olan KBF, ÖBGÖ, RBSÖ ve BİÖ uygulanmıştır. Daha sonra projektörle öz bakım sunusu yapılmış, soru-cevap tekniği ile sunulan bilgiler pekiştirilmiştir. eğitim kitapçığı tanıtılmış ve adölesan gebelerin soruları yanıtlanmıştır. Peşinden İstedikleri zaman telefonla arayabilecekleri belirtilmiş ve ziyaret bitirilmiştir. Bu ilk görüşmelerin süresi dk arasında değişmiştir. İlk görüşmeden sonra ikinci görüşmeye kadar gebe adölesanlar 1-3 defa araştırmacıyı telefonla arayıp bilgi edinmişlerdir. 40

51 2. Görüşme: Gebeliğin ikinci trimestirinin sonunda gerçekleştirilmiştir. Öz bakım ile ilgili broşüründeki bilgilerin uygulanması, herhangi bir sorun olup olmadığı sorularla değerlendirilmiştir. Tekrar projektörle öz bakım sunusu yapılmış, soru-cevap tekniği ile eksikler tamamlanmış, adolesan gebelerin soruları yanıtlanmış ve eğitim pekiştirilmiştir. İstedikleri zaman telefonla arayabilecekleri belirtilmiş ve ziyaret bitirilmiştir. Bu ikinci görüşmelerin süresi dk arasında değişmiştir. 3. Görüşme: Gebeliğin üçüncü trimestirinin ortasında gerçekleştirilmiştir. Herhangi bir sorun olup olmadığı sorularla değerlendirilmiş, soru-cevap tekniği ile eksikler tamamlanmış ve adolesan gebelerin soruları yanıtlanmıştır. Son test için veri toplama araçlarından ÖBGÖ, RBSÖ ve BİÖ uygulanmıştır. İstedikleri zaman telefonla arayabilecekleri belirtilmiş ve ziyaret bitirilmiştir. Bu üçüncü görüşmelerin süresi dk arasında değişmiştir. Telefon görüşmeleri: Başlangıçta en az bir telefon görüşmesi planlanmış, eğitim sürecinde telefon görüşmeleri bir-üç arasında değişmiştir. Telefon görüşmelerinde adolesan gebeler sadece eğitim içeriği ile ilgili sorun ve konuları değil, aynı zamanda özel hayatlarındaki konu ve sorunları da paylaşmıştır AraĢtırmanın DeğiĢkenleri Bağımlı değiģkenler; öz bakım, benlik saygısı ve beden imajı düzeyleridir. Bağımsız değiģken; öz bakım eğitimidir Verilerin Değerlendirilmesi Verilerin kodlanması ve uygun istatistiksel analizler bilgisayar ortamında yapıldı. Verilerin değerlendirilmesinde; Sosyo-demografik özelliklerin ve gebelikleri ile ilgili bilgilerin belirlenmesinde yüzdelik dağılım, 41

52 Öz bakım, benlik saygısı ve beden imajı puan ortalamalarının ön test ve son test karşılaştırmalarında t testi, Öz bakım, benlik saygısı ve beden imajı son test puan ortalamaları arasındaki ilişkinin belirlenmesinde korelasyon analizi uygulanmıştır AraĢtırmanın Etik Yönü Araştırmanın yapılabilmesi için ilgili kurumdan yasal izin ve Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Etik Kurulu ndan etik onay (sayı: 3/1.2 ve tarih: ) alınmıştır. Araştırma grubu kriterlerini taşıyan anne adaylarına çalışmanın amacı açıklanmış, soruları yanıtlamış ve sözlü/yazılı onayları alınmıştır. Adölesan gebelere, verdikleri bilgilerin gizli tutulacağı, başka hiçbir yerde kullanılmayacağı ve istedikleri anda çalışmadan ayrılma hakkına sahip oldukları açıklanmıştır. Araştırmada insan olgusunun kullanımı, bireysel hakların korunmasını gerektirdiğinden ilgili etik ilkeler olan Bilgilendirilmiş Onam İlkesi, Gönüllülük İlkesi ve Gizliliğin Korunması İlkesi yerine getirilmiştir AraĢtırmanın Sınırlılıkları ve Genellenebilirliği Araştırmada, diğer aile üyelerinin de katıldığı bir eğitim ortamı oluşturulamadığı için sadece adolesan gebelerle çalışılmıştır. Araştırmanın sonuçları bu araştırmaya katılan adölesan gebelere genellenebilir. 42

53 ARAġTIRMA PLANI ADÖLESAN GEBELERDE ÖZ BAKIM EĞĠTĠMĠNĠN ÖZ BAKIMA BENLĠK SAYGISINA VE BEDEN ĠMAJINA ETKĠSĠ Ön Test- Son Test Yarı Deneme Modeli Yer ve Zaman Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsüne bağlı olarak, Diyarbakır İl Merkezi nde sosyo-ekonomik düzeyi düşük olan altı ASM de, Ağustos 2012-Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma, ASM deki ev halkı tespit fişine kayıtlı adölesan gebeler ile yürütülmüştür. Evren ve Örneklem Ağustos Nisan 2013 tarihleri arasında belirtilen altı aile sağlığı merkezine başvuran, gebeliği birinci trimestirde olan, iletişime ve işbirliğine açık tüm gebe adölesanlar (12-19 yaş) (72 adölesan) oluşturmuştur. Araştırmaya katılmayı kabul etmeyen (2) ve sağlık problemi olan (4) gebe adolesan araştırma dışı bırakılmış, toplam 66 adölesan gebe ile çalışılmıştır. Veri Toplama Araçları KBF, ÖBGÖ, RBSÖ, BİÖ, Öz Bakım Eğitim Kitapçığı, Öz Bakım Sunusu Veri Toplama ASM kayıtlarından adres ve telefonlar alındı, Telefonla iletişim araştırmanın amacı ve yapılacak eğitim konusunda bilgi verildi. Eğitim; 4.5 aylık zaman dilimi içerisinde, üç defa yüz yüze ve en az bir defa telefonla, bireysel olarak, sunu, soru-cevap ve kitapçık ile yapılan öz bakım eğitiminin adolesan gebelerde öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajını yükseltmesi hedeflendi. Uygulama; Eğitim için üç yüz yüze görüşme ve bir-üç telefon görüşmesi oldu.1. GörüĢmede, gebeliğin birinci trimestirinin sonunda, karşılıklı tanışma, araştırma hakkında bilgi, ön test için KBF, ÖBGÖ, RBSÖ ve BİÖ uygulama, öz bakım sunusu, soru-cevap ile pekiştirme, eğitim kitapçığı tanıtımı ve soruları yanıtlama (60-90 dk). 2. GörüĢme, gebeliğin ikinci trimestirinin sonunda, öz bakım eğitimini soru-cevap ile değerlendirme, öz bakım sunusu, eksikler tamamlama, soruları yanıtlama (20-50 dk). 3. GörüĢme, gebeliğin üçüncü trimestirinin ortasında, öz bakım eğitimini soru-cevap iledeğerlendirme, öz bakım sunusu, eksikler tamamlama, soruları yanıtlama, son test için veri ÖBGÖ, RBSÖ ve BİÖ uygulama (20-40 dk). DeğiĢkenler Bağımlı değiģkenler; öz bakım, benlik saygısı ve beden imajı düzeyleri Bağımsız değiģken; öz bakım eğitimi Veriler bilgisayar ortamında analiz edildi. Araştırma için yasal izin ve etik onay alındı, yazılı onam uygulandı. 43

54 4. BULGULAR Adölesan gebelere verilen öz bakım eğitiminin öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajına etkisini belirlemek amacı ile yapılan araştırmada, aşağıdaki bulgular elde edilmiştir. Tablo Adölesan Gebelerin Sosyodemografik Özelliklerine Göre Dağılımı Özellikler S % Yaş Ortalaması: 17.91±1.106 Öğrenim Durumu Okur-yazar Değil Okur-yazar İlkokul Mezunu Ortaokul Mezunu Lise Mezunu Sosyal Güvence Durumu Bağ-Kur SSK Yeşil kart Yok Aile Tipi Çekirdek Geniş Gelir Durumu Gelir Giderden Fazla Gelir Gider Dengeli Gelir Giderden Az Toplam

55 Adölesan gebelerin yaş ortalaması 17.91±1.106 olarak bulunmuştur. Adölesan gebelerin hepsi ev hanımı olup, %40.9 unun ortaokul mezunu, %59.2 sinin yeşil kartlı, %68.2 sinin geniş aileye mensup, %51.5 nin gelir giderine eşit (Tablo 4. 1), %59.1 inin resmi nikahlı olduğu, %65.2 sinin akraba olmadığı, %24.2 sinin istemeyerek evlendiği ve %45.5 i eşi ile ilişkisini çok iyi olarak değerlendirdiği (Tablo 4. 2) saptanmıştır. Tablo Adölesan Gebelerin Evlilik ile İlgili Özelliklerine Göre Dağılımı Özellikler S % Nikâh Durumu Resmi ve Dini Dini EĢi ile Akrabalık Durumu Var Yok EĢi ile Evlenmeyi Ġsteme Durumu Evet Hayır EĢi ile ĠliĢki Durumu* Çok iyi İyi Orta Toplam * Adölesan Gebelerin hiç biri kötü seçeneğini işaretlememiştir. Araştırmada, adölesan gebelerin %69.7 sinin ilk gebeliği, %.54.5 inin gebeliğini planladığı, %13.6 sının daha önce düşük yaptığı, %7.6 sının kürtaj yaptığı, %3 nün ölü doğum yaptığı, %93.9 unun herhangi bir sağlık sorununun olmadığı, %83.3 ünün gebeliğin cinsellikte sorun teşkil etmediği, %81.8 inin kilo sorunu yaşamadığı tespit edilmiştir (Tablo 4. 3). 45

56 Tablo Adölesan Gebelerin Gebelik Özelliklerine Göre Dağılımı Özellikler S % Gebelik Durumu Birinci İkinci Üçüncü Gebeliği Planlama Durumu Evet Hayır DüĢük Yapma Durumu Evet Hayır Kürtaj Olma Durumu Evet Hayır Ölü Doğum Durumu Evet Hayır Sağlık Sorunu Olma Durumu Evet Hayır Cinsel Sorunu Olma Durumu Evet Hayır Kilo Sorunu Olma Durumu Evet Hayır Toplam

57 Adölesan gebelerin eşlerinin %36.4 ünün ilkokulu mezunu, %84.8 si serbest meslek (lokanta işçisi, kahve işçisi, inşaat işçisi, fırında işçi, berber çırağı, mevsimlik işçi) ile uğraştığı belirlenmiştir (Tablo 4. 4). Tablo Adölesan Gebelerin Eşlerinin Eğitim ve Mesleki Özelliklerine Göre Dağılımı EĢin Özellikleri S % Eğitim Durumu* Okuryazar İlkokul Mezunu Ortaokul Mezunu Lise Mezunu Üniversite Mezunu Mesleği İşsiz Memur Serbest Meslek Toplam *Okuz-yazar olmayan bulunmamaktadır. Adölesan gebelerin öz bakım gücü düzeylerinin öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi (83.26±19.42) ve sonrası (96.15±15.29) öz bakım gücü düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.001). Gebe adölesanlara verilen öz bakım eğitimi öz bakım gücünü arttırmıştır (Tablo 4. 5). Tablo Adölesan Gebelerde Öz Bakım Gücü Düzeylerinin Eğitim Öncesi ve Sonrası Karşılaştırması Öz Bakım Gücü Min-Maks. x ± SD t p Ön test ± Son test ±

58 Adölesan gebelerin benlik saygısı düzeylerinin öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi (18.74± 3.88) ve sonrası (20.86±4.66) benlik saygısı düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.01). Gebe adölesanlara verilen öz bakım eğitimi benlik saygısını arttırmıştır (Tablo 4. 6). Tablo Adölesan Gebelerde Benlik Saygısı Düzeylerinin Eğitim Öncesi ve Sonrası Karşılaştırması Benlik Saygısı Min-Maks. x ± SD t p Ön test ± Son test ±4.66 Adölesan gebelerin beden imajı algılarının öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi (123.12±31.13) ve sonrası (152.77±24.44) beden imajı algısı arasındaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir (p<0.01). Gebe adölesanlara verilen öz bakım eğitimi beden imajını arttırmıştır (Tablo 4. 7). Tablo Adölesan Gebelerde Beden İmajı Düzeylerinin Eğitim Öncesi ve Sonrası Karşılaştırması Beden Ġmajı Min-Maks. x ± SD t p Ön test ± Son test ± Adölesan gebelerin öz bakım eğitimi sonrası öz bakım gücü ve benlik saygısı düzeyleri arasında (r=.439**, p<.001), beden imajı ve benlik saygısı düzeyleri arasında (r=267*, p<.05) pozitif yönde bir ilişki saptanmıştır. Bununla beraber, adölesan gebelerin eğitim sonrası beden imajı ve öz bakım gücü düzeyleri arasındaki ilişki anlamsız bulunmuştur (p>0.05). 48

59 Tablo Adölesan gebelerde Eğitim Sonrası Öz bakım Gücü, Beden İmajı ve Benlik Saygısı Düzeyleri Arasındaki İlişki (n= 66) Öz Bakım Benlik Saygısı Beden Ġmajı Öz Bakım - r=.439 (**), p=.000 r=.200, p=.107 Benlik Saygısı r=.439 (**), p= r=.267 (*), p=.030 Beden Ġmajı r=.200, p=.107 r=.267 (*), p= **0.01 düzeyinde anlamlı *0.05 düzeyinde anlamlı 49

60 5. TARTIġMA Sağlıklı davranışların en riskli olduğu dönem ergenlik dönemidir. Birey bu dönemde bağımsızlığını ve sosyal üretkenliğini kazanarak, hızlı fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişmeler yaşar. Bu yaştakileri yetişkinlerden ayıran en önemli özellik, riskli davranışlara yönelmeleridir. Riskli davranışlar diğer yaş gruplarına göre bu dönemde daha yaygındır ve ergenin gelecekteki sağlık durumu üzerinde etkili olabilmektedir. 67 Ergenlik riskli davranışları nedeniyle öz bakım yetersizlikleri oluşabilmektedir. Öz bakım gücünün yüksek olması ergenlerin beden sağlığını olumlu yönde etkilediği bilinmektedir. 52 Adölesan gebelere verilen öz bakım eğitiminin öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajına etkisini belirlemek amacı ile yapılan araştırmada elde edilen sonuçlar ilgili literatürle tartışılmıştır. Araştırmada, adölesan gebelerin öz bakım gücü düzeylerinin öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi (83.26±19.42) ve sonrası (96.15±15.29) öz bakım gücü düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.001, Tablo 4. 5). Bu sonuç, Adölesan gebelere verilen öz bakım eğitimi öz bakım gücünü artırır hipotezini desteklemiştir. Ulusal ve uluslararası literatürde, gebe adölesanlarda öz bakım gücünü artıracak hemşirelik girişiminin sınandığı bir çalışmaya rastlanmıştır. Yapılan bir çalışmada, adölesan annelere verilen eğitiminin öz güven ve öz bakım gücüne etkisi incelenmiş, eğitim öncesi ve sonrası öz bakım gücü düzeyleri arasındaki fark anlamsız bulunmuştur. 62 Bu sonuç araştırmamızdaki bulgu ile farklılık göstermektedir. Ulusal literatürde tanımlayıcı çalışmalar mevcuttur. Adölesan gebelerin öz-bakım gücünün incelendiği bir çalışmada, öz bakım gücü düzeyi (76.38±19.91), 67 gebelerde sosyo-demografik özellikler, öz bakım gücü ve yaşam kalitesi ilişkisi konulu çalışmada belirlenen, 19 yaş ve altı gebelerin öz bakım (80.3±10.1) düzeyi 68 50

61 araştırmamızdaki adölesan gebelerin eğitim öncesi öz bakım düzeyi ile benzerlik göstermektedir. Ayrıca, erişkin gebelerin öz-bakım etkinliklerini yerine getirme potansiyeli ya da yeteneklerinin sorgulandığı tanımlayıcı bir çalışmada saptanan öz bakım düzeyi (92.0±18.9). 54 ve erişkin gebelik sayısının öz bakım gücüne etkisinin incelendiği tanımlayıcı diğer bir çalışmada belirlenen öz bakım gücü düzeyi (93.2±19.0). 55 araştırmamızdaki adölesan gebelerin eğitim sonrası bakım düzeyi (96.15±15.29) ile benzerlik göstermektedir. Bu araştırma sonuçları adölesan gebelerde öz bakım desteği ve hemşirelik girişimini gerekliliğini göstermesi açısından önemlidir. Araştırmada, adölesan gebelerin benlik saygısı düzeylerinin öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi ve sonrası benlik saygısı düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu saptanmıştır (p<0.001, Tablo 4. 6). Bu sonuç adölesan gebelere verilen öz bakım eğitimi benlik saygısını artırır hipotezini desteklemiştir. Literatürde, öz bakım eğitiminin benlik saygısına etkisi ile ilgili çalışmalara rastlanmamıştır. Ülkemizde yapılan, gebelikte benlik saygısı ve beden imajı ile ilişkili özelliklerin tanımlandığı bir çalışmada, evlenme yaşı küçük olan gebelerin benlik saygısının daha düşük düzeyde olduğu belirlenmiştir. 10 Bu sonuç, araştırmamızın sonucunu destekler niteliktedir. Benlik saygısı, "sosyal bir aşı" olarak kavramsallaştırılmıştır. 69 Çocuk doğurma ve anne olma, bir kadının önemli özelliklerinden biri olmakla birlikte, gebelik sürecinde yaşanan fiziksel, psikolojik ve sosyal değişiklikler kadınların beden ve ruh sağlığını olumsuz etkileyerek bu dönemin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesini engellemektedir. 70 Gebelik döneminde meydana gelen bu değişiklikler nedeni ile kadının benlik saygısının azalabileceği belirtilmiştir. 71,72 Döneminin gelişimsel özelliklerinin gereği olarak kimlik ve bağımsızlık arayışında olan adölesanın bir de bir dizi bedensel ve ruhsal değişiklik oluşturan gebeliği yaşamak zorunda kalması benlik 51

62 saygısı açısından risk taşıdığı anlamına gelmekte ve bu yönde desteklenmeleri gerekli kılmaktadır. Araştırmada, adölesan gebelerin beden imajı algılarının öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi (123.12±31.13) ve sonrası (152.77±24.44) beden imajı algısı arasındaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir (p<0.01, Tablo 4. 7). Bu sonuç Adölesan gebelere verilen öz bakım eğitimi beden imajı algısını olumlu yönde artırır hipotezini desteklemiştir. Bazı değişkenlere göre evli adölesanların beden imajının incelendiği, Ankara da yapılan bir çalışmada, gebe adölesanların beden imajı algı düzeyi (195.37±29.31) araştırmamızdaki gebe adölesanların hem eğitim öncesi ve hem de sonrası beden imajı algı düzeylerinden oldukça yüksek bulunmuştur. 9 Bu sonuç, bölgesel farklılıktan kaynaklanmış olabilir. Erişkin gebelerin gebelik sürecinde beden imajını algılama durumlarının incelendiği bir çalışmada, ilk gebelik yaşı düştükçe beden imajı algısının düştüğü saptanmıştır. 73 Bu sonuç, araştırmamızdaki eğitim öncesi beden imajı algı düzeyini destekler niteliktedir. Başka çalışmada ise erişkin gebe kadınlar beden imajlarının bozulduğunu, kendilerini olduklarından daha iri hissettiklerini veya partnerlerinin onları çirkin bulduğunu ifade etmişlerdir. 74 Gebelik döneminde meydana gelen değişiklikler kadının kendisini farklı algılamasına, beceriksiz, hantal, sakar, çirkin, cazibesiz hissetmesine neden olabilir. Bu değişimler sonucu kadının beden imajı olumsuz yönde etkilenebilir. 71,72 Bu yönde desteklenmeleri gerektiğini söyleyebiliriz. Araştırmada, adölesan gebelerin öz bakım eğitimi sonrası öz bakım gücü ve benlik saygısı düzeyleri arasında (r=.439, p<.001), beden imajı ve benlik saygısı düzeyleri arasında (r=267, p<.05) pozitif yönde anlamlı bir ilişkinin olduğu saptanmıştır. Bununla beraber, adölesan gebelerin eğitim sonrası beden imajı ve öz bakım gücü düzeyleri arasındaki ilişkinin anlamsız olduğu tespit edilmiştir (p>0.05). Öz bakım gücü ile benlik kavramının incelediği bir çalışmada, öz bakımın benlik saygısı ile 52

63 ilgili olduğu, benlik saygısı düzeyi arttıkça kişinin öz bakım gücünde de artış olduğu belirlenmiştir. 75 Bu sonuç araştırmamızın sonucu ile uyumludur ve öz bakım gücü düzeyi yüksek olan adölesan gebelerin benlik saygılarının da yüksek olduğu saptamıştır. Kişilik yapısının temel özelliklerden biri olan benlik kavramı, bireyin kendisi ile ilgili farkında olduğu tüm bilgileri kapsar ve bireyin davranışlarını etkileyerek yönlendirir. 76 Benlik kavramının önemli bir parçası olan beden imajı ise bireyin bedeni ile ilgili olarak bilinçli ve bilinçsiz duygu, düşünce ve algılarını içerir ve benlik kavramıyla doğrudan ilişkilidir. Beden imajı, bebeklikte gelişmeye başlayan, özellikle adölesan döneminde önem kazanan, yaşam boyu gelişen ve değişen bireyin kendi bedeni ile ilgili öznel algılamasını içeren dinamik bir kavramdır. 77,78 53

64 6. SONUÇ VE ÖNERĠLER Adölesan gebelere verilen öz bakım eğitiminin öz bakım gücü, benlik saygısı ve beden imajına etkisinin incelendiği araştırmada aşağıdaki sonuçlar elde edilmiş ve öneriler sunulmuştur. Sonuçlar: * Adölesan gebelerin yaş ortalamasının 17.91±1.106, hepsinin ev hanımı, yarıdan fazlasının ilkokul mezunu, yeşil kartlı, geniş aileye mensup, gelir giderine denk, resmi nikâhlı olduğu ve eşi ile ilişkisinin iyi olduğu, dörtte birinin istemeyerek evlendiği, * Adölesan gebelerin yarıdan fazlasının ilk gebeliği, gebeliğini planladığı, dörtte birinin daha önce düşük, kürtaj ve ölü doğum yaptığı, çoğunluğunun herhangi bir sağlık sorunun olmadığı, gebeliğin cinsellikte sorun teşkil etmediği ve kilo sorunu yaşamadığı, * Adölesan gebelerin öz bakım gücü düzeylerinin öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi ve sonrası öz bakım gücü düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu (p<0.001), * Adölesan gebelerin benlik saygısı düzeylerinin öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi ve sonrası benlik saygısı düzeyleri arasındaki farkın anlamlı olduğu (p<0.01), * Adölesan gebelerin beden imajı algılarının öz bakım eğitiminden sonra arttığı, eğitim öncesi ve sonrası beden imajı algısı arasındaki farkın anlamlı olduğu, (p<0.01), * Adölesan gebelerin öz bakım eğitimi sonrası öz bakım gücü ve benlik saygısı düzeyleri arasında, beden imajı ve benlik saygısı düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. 54

65 Öneriler: *Adölesan evlilikler ve gebeliklerin önlenmesi için sosyal politika ve projelerin geliştirilmesi, *Adölesan gebelerin izlendiği kurumlarda gebelik öncesinde başlayarak doğum sonu dönemi içine alan sürede, aile merkezli bakım uygulamaları çerçevesinde bütün aile üyelerinin katıldığı bir eğitimle öz bakım, benlik saygısı, beden imajının geliştirilmesi ve yükseltilmesi için programların oluşturulması ve sürekliliğinin sağlanması, bu programların özellikle kırsalda yaygınlaştırılması, *Yapılacak araştırmalarda, adölesan sağlığı için risk oluşturan gebeliğin adölesanlardaki diğer yönlerinin incelenmesi önerilebilir. 55

66 KAYNAKLAR 1. Öner S, Yapıcı G. Adölesan gebeliklere bakış. Türkiye Halk Sağlığı Dergisi. 2010, 1: World Health Organization. Adolescent Pregnancy. Issues in Adolescent Health and Development.Department of Child and Adolescent Health and Development. ancy/en/index.html. 5 Mayıs The United Nations Children's Fund. Türkiye de Çocukların Durumu Raporu Mayıs Areemit R, Thinkhamrop J, Kosuwon P, Kiatchoosakun P, Sutra S, Thepsuthammarat K. Adolescent pregnancy: Thailand's national agenda. Journal of Medical Association of Thailand, 2012, 7: Demirgöz M, Canbulat N. Adölesan gebelik. Türkiye Klinikleri Dergisi, 2008, 6: Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması. 11 Mayıs Acemoğlu H, Ceylan A, Saka G, Ertem M. Diyarbakırda erken yaş evlilikleri. Aile ve Toplum Dergisi, 2005, 2: Ertem M, Saka G, Ceylan A, Değer V, Çiftçi S. The factors associated with adolescent marriages and outcomes of adolescent pregnancies in Mardin Turkey. Journal of Comparative Family Studies, 2008, 3: Gözüyilmaz A, Baran G. Body image in married adolescents according to some variables. The 2011 Barcelona European Academic Conference, 2011,1:

67 10. Gümüş AB, Çevik N, Hataf SH, Biçen Ş, Keskin G, Tuna AM. Gebelikte benlik saygısı ve beden imajı ile ilişkili özellikler. Anadolu Tıbbi Araştırmalar Dergisi, 2011,1: Orem DE. Self-care Deficit Theory of Nursing: Concepts and Applications, 7 th ed. USA, Dennis CM Mosby-Year Book Inc, 2001: Fawcett, J. Contemporary Nursing Knowledge: Analysis and Evaluation of Conceptual Models of Nursing, 2 th ed. USA, Davis Company, 2005: Converse M. Nursing theory as practice guide: a totallity paradigm perspective of Orem s self- care deficit nursing theory. Nursing Science, 2006, 431: Avdal EÜ, Kızılcı S. Diyabet ve öz bakım eksikliği hemşirelik teorisinin kavram analizi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 2010, 3: Altun E. Adölesan Gebelere Verilen Planlı Eğitimin Benlik Saygısı ve Bebeği Algılaması Üzerine Etkisi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü Hemşirelik Anabilim Dalı. Doktora Tezi, İstanbul: İstanbul Üniversitesi, Çetin H, Çavuşoğlu H. Yetiştirme yurdunda ve aileleri ile yaşayan adölesanların benlik saygıları ve psikolojik belirtilerinin karşılaştırılması. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Elektronik Dergisi, 2009, 2: Şen S, Kavlak O. Çocuk gelinler: erken yaş evlilikleri ve adölesan gebeliklere yaklaşım. Aile Toplum ve Eğitim-Kültür ve Araştırma Dergisi, 2011, 7: Melekoğlu R. Adölesan Gebelikler: Maternal ve Fetal Sonuçlar. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı. Uzmanlık Tezi, Adana: Çukurova Üniversitesi,

68 19. Özcebe H, Ünalan T, Türkyılmaz AS, Coşkun Y Türkiye Gençlerde Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı Araştırması. 14 Ocak Çolak Ü. Türkiye deki adölesan gebelikler. 7Mayıs Polat O, Topuzoğlu AY, Gezer T. 100 soruda CSÜS ve Cinsel İstismar Rehberi, 1.baskı. İstanbul, Forart Matbaa, 2006: Gökçe Ö. Adölesan gebelikler. 12 Mayıs Türk Medeni Kanunu. T.C.Resmi Gazete, Sayı: 4721, Kabul Tarihi: 22 Kasım Canbaz S, Sunter AT, Cetinoglu CE, Peksen Y. Obstetric outcomes of adolescent pregnancies in Turkey. Advances Therapy, 2005, 22: Özşahin A, Zencir M, Gökce B, Acımış N. Adolescent pregnancy in West Turkey. Cross sectional survey of married adolescents. Saudi Medical Journal, 2006, 27: Türk Ceza Kanunu. T.C.Resmi Gazete, Sayı: 5237, Kabul Tarihi: 26 Eylül United Nations Population Fund. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı. 22 Kasım Mathur S, Greene M, Malhotra A. Too young to wed: the lives, rights and health of young married girls. International Center for Research on Women, 2003, 1: Başer M. Adölesan cinselliği ve gebelik. Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 2000, 4:

69 30. Ventura SJ, Freedman MA.Teenage childbearing in the United States, Medical Subject Headings, 2000,19: Caputo, VG, Bordin, AI.Mental health problems among pregnant and nonpregnant youth. Revista de Saúde Pública, 2007, 41: Ojwang SB, Maggwa AB. Adolescent sexuality in Kenya. East African Medical Journal, 1991, 68: T.C. Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü. Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı No:5:B. 30 Nisan Saka G, Ertem M, İçlin E. Diyarbakır doğum evi hastanesinde doğum yapan gebelerde risk faktörleri: ön çalışma. Perinataloji Dergisi, 2001, 9: Bolu İl İnsan Hakları Komisyonu. Erken Yaşta Evlilikler Raporu Haziran 2009, 21 Kasım Keskinoğlu P, Bilgiç N, Piçakçiefe M, Giray1 H, Karakus N, Gunay T. Perinatal outcomes and risk factors of turkish adolescent mothers. Journal of Pediatric Adolescent Gynecology, 2007, 20: Greene ME, Rasekh Z, Amen KA, Chaya N, Dye J. In this generation: sexual and reproducti ve health policies for a youthful world. 15 Eylül Nour NM. Health consequences of child marriage in africa. Emerging Infectious Diseases, 2006,11: The United Nations Children s Fund. Çocuk Evlilikleri Bruce J, Clark S. Including married adolescents in adolescent reproductive health and HIV/AIDS policy. 13 Mayıs

70 41. Zeteroğlu I, Sahin K, Gol. Cesarean delivery rates in adolescent pregnancy. The European Journal of Contraception and Reproductive Health Care, 2005, 10: Gökçe B, Özşahin A, Zencir M. Determinants of adolescent pregnancy in an urban area in Turkey: a population-based case-control study. Journal Biosocial Science, 2007, 39: Kovavisarach E, Chairaj S, Tosang K, Asavapiriyanont S, Chotigeat U. Outcome of teenage pregnancy in Rajavithi Hospital. Journal of The Medical Association of Thailand, 2010, 93: Qazi G.Obstetric Characteristics and complications of teenage pregnancy, Journal of Postgraduate Medical Institute, 2011, 02: Woodward LJ, Fergusson DM. Early conduct problems and later risk of teenage pregnancy in girls. Development and Psychopathology, 1999, 11: Geçgil E, Yıldız S. Adölesanın sağlık davranışları ve sorunları. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Dergisi, 2006, 13: Kütük S. Adölesan gebelik riskleri ve sorunları. Türk Aile Hekimi Dergisi, 2012, 16: Fergusson DM, Horwood LJ, Ridder EM. Show me the child at seven II: Childhood intelligence and later outcomes in adolescence and young adulthood. Journal of Child Psychology Psychiatry, 2005, 46: Kahraman S. Kayseri İl Merkezindeki Adölesan Gebelerin Yaşam Kalitesinin Yaş Grubu Gebelerle Karşılaştırılması, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, Kayseri: Erciyes Üniversitesi, Moffitt TE. Teen-aged mothers in contemporary Britain. Journal of Child Psychology and Psychiatry, 2002, 43:

71 51. Nahçıvan N. Sağlıklı Gençlerde Öz-Bakım Gücü ve Aile Ortamının Etkisi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı. Doktora Tezi, İstanbul: İstanbul Üniversitesi, Simmons SJ. The health-promoting self-care system model: direction for nursing research and practice. Journal of Advanced Nursing, 1990, 15: Ergün SA, Yılmaz E, Dağdeviren Z, Dinçer Ş. Mesleki eğitim ve çıraklık merkezinde eğitim gören ergenlerin öz bakım gücünün incelenmesi. Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, 2009, 10: Yılmaz SD, Beji NK. Gebelikte öz bakım gücünün değerlendirilmesi. Genel Tıp Dergisi, 2010, 20: Eryılmaz G, Erci B, Engin R. Gebelik sayısının öz-bakım gücüne etkisi. Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 1999, 2: Ertem Ü, Yazıcı S. Ergenlik döneminde psikososyal sorunlar ve depresyon. Aile ve Toplum Eğitim Kültür ve Araştırma Dergisi, 2006, 3: Örsel S, Canpolat BN, Akdemir A. Diyet yapan ve yapmayan ergenlerin kendilik algısı, beden imajı ve beden kitle indeksi açısından karşılaştırılması. Türk Psikiyatri Dergisi, 2004, 15: Köknel Ö. Kültür ve Gençlik Sorunları içinde: Catic NT (Editör). Anne Baba Tutumları, 2.baskı. İstanbul, Timaş Yayınları, 2011: Karlsson DE, Ostergen PO. Psychosocial factors, lifestyle, and fetal growth. European Journal of Publich Health, 2003, 13: Yiğitoğlu S. Adölesan Gebe ve Eşlerinin Antenatal ve Postnatal Kaygı Düzeyleri ile Evlilikte Uyumları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, İzmir: Ege Üniversitesi,

72 61. Bulut S, Gürkan A, Sevil Ü. Adölesan gebelikler. Aile ve Toplum Dergisi, 2008, 13: Kalpal B. Adölesan Annelere Verilen Eğitiminin Öz Güven ve Öz Bakım Güçlerine Etkisinin İncelenmesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Programı Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, İzmir: Ege Üniversitesi, Küçük N. Talasemi Majörlü Adölesanlarda Beden İmajının Benlik Saygısına Etkisi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul: Marmara Üniversitesi, Pınar R. Obezlerde depresyon, benlik saygısı ve beden imajı. Cumhuriyet Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 2002, 1: University of Maryland Department of Sociology. The Rosenberg Self-Esteem Scale. Mayıs Çuhadaroğlu F. Değişen toplumda adölesanın yeri ve kimlik krizleri. 2.Uluslar arası adölesan ve sorunları kongresi içinde Program ve Sunu Özetleri Kitabı, Kapadokya, 2001: Aslan B.D. Adölesan Gebelerin Öz-Bakım Gücünün İncelenmesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, Konya: Selçuk Üniversitesi, Altıparmak S. Gebelerde sosyo-demografik özellikler, öz bakım gücü ve yaşam kalitesi ilişkisi. TAF Preventive Medicine Bulletin, 2006, 6: Favara M. Is self-esteem a "double edged sword"? Self-esteem and the onset of adolescent sexual activity. 16 Mayıs

73 70. Özkan S. Kadın Hastalıkları ve Doğumun Psikiyatrik Yönleri içinde: Özkan S (Editör). Psikiyatrik Tıp: Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi, 1.baskı. İstanbul, Roche Müstahzarları Sanayi AŞ Yayınları, 1993: Taşkın L. Doğum ve Kadın Sağlığı Hemşireliği, 2. Baskı. Ankara, Sistem Ofset Matbaacılık, 2002: Goodwin A, Astbury J, McMeeken J. Body image and psychosocial well-being in pregnancy: A comparison exercisers and non-exercisers. Australian and New Zealand Journal of Obstetrics and Gynaecology, 2000, 40: Özorhon EY. Gebelerin Gebelik Süresince Beden İmajlarının Belirlenmesi. Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Yüksek Lisans Tezi, Erzurum: Atatürk Üniversitesi, Olsson A, Lundqvist M, Faxelid E, Nissen E. Women's thoughts about sexual life after childbirth: focus group discussions with women after childbirth. Scandinavian Journal of Caring Science, 2005, 19: Whetstone, WR. Perceptions of self-care in East-Germany: a cross-cultural empirical investigation. Journal of Advanced Nursing, 1987, 12: Yörükoğlu A. Gençlik Çağı Ruh Sağlığı Eğitimi ve Ruhsal Sorunlar, 10. Baskı. İstanbul, Özgür Yayınları, 1998: Davis DC. The discomforts of pregnancy. Journal of Obstetric, Gynecologic & Neonatal Nursing, 1996, 1: Öz F. Sağlık Alanında Temel Kavramlar, 2.baskı. Ankara, İmaj İç ve Dış Ticaret AŞ Yayınları, 2004:

74 EK I KĠġĠSEL BĠLGĠLER ÖZGEÇMĠġ Adı Soyadı : Gülbeyaz BARAN DURMAZ Doğum Tarihi : Doğum Yeri : Diyarbakır Medeni Hali : Evli Uyruğu :T.C. Adres : Dicle Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksekokulu DİYARBAKIR Tel : Faks : E mail : EĞĠTĠM Lise :Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi 2000 Lisans :Dicle Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu (2005) Yüksek Lisans 1 : Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ( ) Yüksek Lisans 2 :Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı ( ) Doktora : Atatürk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı ( ) YABANCI DĠL BĠLGĠSĠ İngilizce : Orta Derece (ÜDS , Aralık 2010) ÜYE OLUNAN MESLEKĠ KURULUġLAR : 64

75 EK II KĠġĠSEL BĠLGĠ FORMU Adres: Telefon No:.. Adınız:. 1. YaĢınız: Öğrenim durumunuz nedir? a) Okur-yazar değil b) Okur-yazar c) İlkokul d) Ortaokul e) Lise f) Üniversite 3. Mesleğiniz nedir? a) Ev hanımı b) Memur c) Serbest Meslek d) Diğer 4. Gelir durumunuz nedir? a) Gelir giderden fazla b) Gelir gider dengeli c) Gelir giderden az 5. Sağlık güvenceniz var mı? a) Bağ-Kur b) SK c) Emekli sandığı d) Yeşil kart e) Yok 6. Aile tipiniz nedir? a) Çekirdek aile 65

76 b) Geniş aile 7. Evlilik sayısınız nedir? a) Birinci evlilik b) İkinci evlilik 8. Nikah durumunuz nedir? a) Resmi nikah b) Dini nikah 9. EĢiniz akrabanız mı? a) Evet b) Hayır 10. EĢinizin eğitim durumu nedir? a) Okur-yazar değil b) Okur-yazar c) İlkokul d) Ortaokul e) Lise f) Üniversite 11. EĢinizin mesleği nedir? a) İşsiz b) Memur c) Serbest Meslek d) Diğer 12. EĢinizle iliģkiniz nasıldır? a) Çok iyi b) İyi c) Fena değil d) Kötü 13. EĢinizle isteyerek mi evlendiniz? a) Evet b) Hayır 14. Bu Sizin Kaçıncı gebeliğiniz? a) Birinci b) İkinci c) Üçüncü 66

77 15. Gebeliğinizi planladınız mı? a) Evet b) Hayır 16. Daha önce düģük yaptınız mı? a) Evet b) Hayır 17. Kürtaj oldunuz mu? a) Evet b) Hayır 18. Ölü doğumunuz var mı? a) Var b) Yok 19. Sağlık sorununuz var mı? a) Var b) Yok 20. Cinsel sorununuz var mı? a) Var b) Yok 21. Kilo sorununuz var mı? a) Var b) Yok 67

78 Beni çok tanımlıyor Beni tanımlıyor Fikrim yok Beni tanımlamıyor Beni hiç tanımlamıyor EK III ÖZBAKIM GÜCÜ ÖLÇEĞĠ Aşağıda kendi sağlığınıza karşı tutumlarınız hakkında 35 ifade bulunmaktadır. Lütfen her bir ifadeyi dikkatlice okuyunuz ve sizi en doğru biçimde tanımlayan ifadeyi işaretleyiniz. Duygularınızı en iyi ifade eden açıklamanın karşısına (X) işareti koyunuz. Her cümleyi cevapladığınızda emin olunuz. ĠFADELER 1.Eğer sağlığım söz konusu ise bazı alışkanlıklarımı memnuniyetle bırakabilirim. 2.Kendimi beğeniyorum. 3.Sağlığımla ilgili ihtiyaçlarımı istediğim gibi karşılamak için Yeterli enerjiye genellikle sahip değilim. 4.Sağlığımın kötüye gittiğini hissettiğim zaman, ne yapmam gerektiğini biliyorum. 5.Sağlıklı kalmak için ihtiyacım olan şeyleri yapmaktan gurur duyarım. 6.Kişisel ihtiyaçlarımı ihmal etmeye meyilliyim. 7.Kendime bakamadığım zaman yardım ararım. 8.Yeni projelere başlamaktan hoşlanırım 9.Benim için yararlı olduğunu bildiğim şeyleri yapmayı çoğunlukla ertelerim. 10.Hasta olmamak için bazı önlemler alırım. 11.Sağlığımın daha iyi olmasına çaba gösteririm 12.Dengeli beslenirim 13.Beni rahatsız eden konularda fazla bir şey yapmadan sürekli yakınırım 14.Sağlığıma dikkat etmek için daha iyi korunma yolları araştırırım. 15.Sağlığımın çok iyi bir düzeye ulaşacağına inanıyorum. 16.Sağlığımı korumak için yapılan çabaların tümünü hak ettiğime inanıyorum. 68

79 17.Kararlarımı sonuna kadar uygularım. 18.Vücudumun nasıl çalıştığını anlıyorum. 19.Sağlığımla ilgili kişisel kararları nadiren uygularım. 20.Kendimle dostum 21.Kendime iyi bakarım. 22.Sağlığımın iyi olması benim için tesadüfü bir durumdur. 23.Düzenli olarak istirahat ederim ve beden hareketleri yaparım. 24.Çeşitli hastalıkların nasıl meydana geldiğini ve ne çeşit etkileri olduğunu öğrenmek isterim. 25.Yaşam bir zevktir. 26.Aile içindeki görevlerimi yeterince yerine getiremiyorum. 27.Kendi davranışımın sorumluluğu üstlenirim. 28.Yıllar geçtikçe, daha sağlıklı olmak için gereken şeylerin farkına vardım. 29.Sağlıklı kalmak için ne çeşit yiyecekler yemem gerektiğini biliyorum. 30.Vücudumun çalışması ile ilgili her türlü şeye ilgi duyuyorum. 31.Bazen hastalandığımda, Hastalıklarımı önemsemez ve geçmesini beklerim. 32.Kendime bakmak için bilgilenmeye çalışırım. 33.Ailemin değerli bir üyesi olduğumu hissediyorum. 34.Son sağlık kontrolümün tarihini hatırladığım gibi, gelecek sağlık kontrolümün de tarihini biliyorum. 35.Kendimi ve ihtiyaçlarımı oldukça iyi anlarım. 69

80 EK IV ROSENBERG BENLĠK SAYGISI ÖLÇEĞĠ Sevgili Anne Adayı, Lütfen aşağıda yer alan ifadelerin size ne ölçüde uygun olduğunu, aşağıdaki ölçeği dikkate alarak ifadenin yanındaki bölmeyi işaretleyin. Teşekkürler. ĠFADELER Çok doğru Doğru YanlıĢ Çok yanlıģ Kendimi en az diğer insanlar kadar değerli buluyorum. Bazı olumlu özelliklerim olduğunu düşünüyorum. Genelde kendimi başarısız bir kişi olarak görme eğilimindeyim. Ben de diğer insanların birçoğunun yapabildiği kadar bir şeyler yapabilirim. Kendimde gurur duyacak fazla bir şey bulamıyorum. Kendime karşı olumlu bir tutum içindeyim. Genel olarak kendimden memnunum. Kendime karşı daha fazla saygı duyabilmeyi isterdim. Bazen kesinlikle kendimin bir işe yaramadığını düşünüyorum. Bazen kendimin hiç de yeterli bir insan olmadığını düşünüyorum. 70

81 Hiç Beğenmiyorum Pek Beğenmiyorum Kararsızım Oldukça Beğeniyorum Çok Beğeniyorum EK V BEDEN ĠMAJI ÖLÇEĞĠ Aşağıdaki sorularda bir vücut özelliğiniz hakkındaki duygularınızı en iyi anlatan ifadenin altına ( X ) işareti koyunuz. ĠFADELER Saçlarım Yüzümün rengi İştahım Ellerim Vücudumdaki kıl dağılımı Burnum Fiziksel gücüm İdrar dışkı düzenim Kas kuvvetim Belim Enerji düzeyim Sırtım Kulaklarım Yaşım Çenem Vücut yapım Profilim Boyum Duyularımın keskinliği Ağrıya dayanıklılığım Omuzlarımın genişliği Kollarım Göğüslerim Gözlerinim şekli Sindirim sistemim Kalçalarım Bacaklarım Dişlerimin şekli Cinsel gücüm Ayaklarım Uyku düzenim Sesim Sağlığım Cinsel faaliyetlerim Dizlerim Vücudumun duruş şekli Yüzümün şekli Kilom Cinsel organlarım Hastalığa direncim 71

82 EK VI ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ SAĞLIK BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ ETĠK KURUL BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE TEZ BAġVURU FORMU (GÖNÜLLÜLERĠN BĠLGĠLENDĠRĠLMESĠ VE RIZASININ ALINMASI PROTOKOLÜ) Değerli Anne Adayı, Bu çalışmanın amacı, gebe adölesanlara verilen öz bakım eğitiminin öz bakıma, benlik saygısına ve beden imajına etkisini belirlemektir. Ölçeklerin doldurulma aşamasından sonra adölesan gebelere araştırmacı tarafından hazırlanan öz bakım ile ilgili eğitim (temizlik, diş bakımı, meme bakımı, giyim, günlük hareketler, geziler) verilip, eğitimin sonunda araştırmacı tarafından hazırlanmış olan eğitim kitapçıkları adölesan gebelere dağıtılacaktır. Verilen eğitimin adölesan gebelerde bir davranış değişikliği meydana getirebilmesi için 15 gün sonra ikinci görüşmenin yapılmasına karar verilecektir. Bu eğitimler esnasında herhangi bir sorunla karşılaşmayacaksınız. Bu çalışmaya Ağustos 2012-Nisan 2013 tarihleri arasında aile sağlık merkezlerine kayıtlı adölesan annenin katılması hedeflenmektedir. Çalışmaya katılım konusunda zorunluluğunuz yoktur. Topladığımız bilgiler bu araştırma dışında başka bir amaçla kullanılmayacaktır. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim. AraĢtırmacı Gülbeyaz BARAN DURMAZ 72

83 EK VII ETĠK KURUL ONAYI 73

84 EK VIII ARAġTIRMANIN YAPILDIĞI KURUMLARI ĠZĠN YAZILARI 74

85 EK IX EĞĠTĠM KĠTAPÇIĞI GELİŞİMİNİZ VE SAĞLIĞINIZ BEBEĞİNİZİN GELİŞİMİ VE SAĞLIĞI İLE EŞ DEĞERDİR Doç. Dr. Fatma GÜDÜCÜ TÜFEKCİ Arş. Gör. Gülbeyaz BARAN 75

86 ÖNSÖZ Özbakım "bireylerin kiģisel olarak yaģamlarını, sağlık ve iyiliklerini korumak için kendilerine düģen sorumlulukları yapmaları" Ģeklinde tanımlanmaktadır. Özbakımın sağlanması için bireylerin eylem yapma yeteneği ile çeģitli gereksinimleri arasındaki dengeyi devam ettirmesi gerekmektedir. Bu gereksinimlerden biri de geliģimsel özbakım gereksinimleridir. Gebelik dönemi de geliģimsel bir durum olup, öneminden dolayı ayrı incelenmesi gerekir. Bu dönemde diğer geliģimsel dönemlerde olduğu gibi gebelerin sağlıklarını olumsuz etkileyecek zararlardan uzak kalması önemlidir. Bu zararlar arasında gebenin kendine bakımı önemlidir. Bu dönem, adölesan gebelerde bir kat daha artmaktadır. Adölesan gebe bu dönemde kendisinin ve bebeğinin olmak üzere iki geliģim aģamasını birlikte tamamlamaya çalıģmaktadır. Bu kitapçık gebe adölesanlarda özbakım düzeyini artırmak, benlik saygısı ve beden imajına desteklemek amacıyla hazırlanmıģtır. 76

87 SAĞLIKLI BÜYÜMEK VE GELİŞMEK HER ERGENİN HAKKIDIR! 77

88 ÖZBAKIM SAĞLIKLI BÜYÜME VE GELİŞMENİN EN ÖNEMLİ FAKTÖRLERİNDEN BİRİDİR ÖZBAKIM Öz-bakım, yaģamınız ve sağlığınızı sürdürmeniz için sizin baģlattığınız ve gerçekleģtirdiğiniz etkinliklerdir. Öz-bakım, kendi sağlığınıza sürekli katılmanızdır. Öz-bakım, sağlığınız için gerekenleri baģkalarının yapmasını beklemeniz değil, kendinizin bir Ģeyler yapmanız ve bu konuda çaba sarf etmenizdir. 78

89 Özbakım uygulamalarınızda Bana yararı ne olacak? Ben yapabilir miyim? Sorularını yanıtlamalısınız! 79

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi

Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri. Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetle Mücadele Projesi Aile İçi Şiddetin Kadın Sağlığına Etkileri 1 Öğrenim Hedefleri Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının, yaşam dönemlerine göre kadın sağlığına olan etkilerini açıklar, Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ile kadına

Detaylı

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMİ Uygulama Milli Eğitim Bakanlığı (Örgün /Yaygın eğitim) Pilot Uygulamalar (ERDEP) Sivil toplum kuruluşları (Akran eğitim

Detaylı

Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler

Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler Aşırı doğurganlığın anne ve çocuk sağlığına etkileri İstenmeyen gebelikler ve isteyerek düşükler Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD 10.05.2010 1 Amaç : Tıp Fakültesi Dönem III öğrencileri, aşırı doğurganlık,

Detaylı

M2 S1. Üreme Sağlığı. Tanım, Üreme Hakları, Bütüncül Yaklaşım. Doç. Dr. Günay SAKA 12 Mayıs 2011

M2 S1. Üreme Sağlığı. Tanım, Üreme Hakları, Bütüncül Yaklaşım. Doç. Dr. Günay SAKA 12 Mayıs 2011 M2 S1 Üreme Sağlığı Tanım, Üreme Hakları, Bütüncül Yaklaşım Doç. Dr. Günay SAKA 12 Mayıs 2011 M2 S6 Üreme Sağlığına Yönelme Bükreş konferansı (1974) II. Nüfus Konferansı (1984 Meksika) Kadın ve çocuklara

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU

SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı SEÇMELİ DERS ÖNERİ FORMU Dersin adı Üreme Sağlığı Anabilim dalı Sorumlu öğretim üyesi E-posta adresi Halk Sağlığı Prof.Dr.Haldun SÜMER

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

07.11.2014. Ana Sağlığını Etkileyen Faktörler ve Alınacak Önlemler

07.11.2014. Ana Sağlığını Etkileyen Faktörler ve Alınacak Önlemler 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 2. Hafta ( 22 26 / 09 / 2014 ) 1.) KADIN ve ANASAĞLIĞINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ve ALINACAK ÖNLEMLER 2.) KADIN ve ANA SAĞLIĞI İLE İLGİLİ ÖLÇÜTLER Slayt No: 2

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri

Türkiye de Doğurganlık Tercihleri 2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması İleri Analiz Çalışması Türkiye de Doğurganlık Tercihleri Dr. Pelin Çağatay Melike Saraç Emre İlyas Prof. Dr. A. Sinan Türkyılmaz 10 Eylül 2015, Hilton Oteli, Ankara

Detaylı

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR

YAŞAM BOYU DÖNEMLERİNE GÖRE KADIN CİNSİYETİNİN KARŞILAŞTIĞI SORUNLAR / OLAYLAR Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet gelir, eğitim düzeyi fark etmeksizin farklı toplum ve kültürlerin yaşadığı ortak bir sorundur ve dünyadaki bütün kadınlar kocaları, babaları, kardeşleri

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır Ruhsal Travma Değerlendirme Formu APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır A. SOSYODEMOGRAFİK BİLGİLER 1. Adı Soyadı:... 2. Protokol No:... 3. Başvuru Tarihi:...

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2. Bölge Toplantısı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. Alanur Çavlin Dr. Pelin Seçkiner 5 Şubat 215 Swiss Otel Büyük Efes, İzmir Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun ve kadınların

Detaylı

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER

TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER g TR63 BÖLGESİ MEVCUT DURUM ANALİZİ DEMOGRAFİK GÖSTERGELER TABLOLAR Tablo 1. TR63 Bölgesi Doğum Sayısının Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)... 1 Tablo 2. Ölümlerin Yaş Gruplarına Göre Dağılımı (2011)...

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - NİSAN 2014 AİLE İÇİ ŞİDDET Çocuğun sağlıklı bir gelişim göstermesi ve sağlam bir kişilik kazanması için

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Ulusal Toplantı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. A. Sinan Türkyılmaz Doç. Dr. Alanur Çavlin 2 Aralık 214, Rixos Grand Ankara Oteli, Ankara Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

İsmet Koç ve Erhan Özdemir

İsmet Koç ve Erhan Özdemir DOĞURGANLIK 4 İsmet Koç ve Erhan Özdemir Bu bölüm, günümüzdeki ve tamamlanmış doğurganlığın düzeyi, örüntüsü ve değişimi ve ilgili göstergeleri incelemenin yanında, doğum aralıklarını, doğurganlığa başlama

Detaylı

ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN

ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN ADOLESAN VE PERİMENOPOZDA İNFERTİLİTE TEDAVİSİ YAPILMALI MIDIR? Prof. Dr. Yusuf ÜSTÜN ADOLESAN Çocukluktan erişkinliğe geçiş süreci DSÖ 10-19 yaş arasını kapsar Menarş sonrası ilk 2 yıl anovulatuar siklustan

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde.

Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Dünya nüfusunun 1.2 milyarını adolesanlar oluşturmaktadır (dünya tarihindeki en yüksek rakam..) Bu nüfusun %85 i gelişmekte olan ülkelerde. Yaşadıkları toplumlardaki birbirinden çok farklı politik, ekonomik,

Detaylı

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Uzm Psk. Nuray ÖZBEN AVŞAR ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav? Çocuklar hızla büyüyor, çocukluk dönemini bitirip ilk erişkinlik olan ergenlik dönemine adımlarını atıyorlar. Ergenlik çağında fiziksel

Detaylı

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Zorbalık Türleri Nelerdir? Zorbalık Türleri Nelerdir? Fiziksel İlişkisel Sözel Siber Siber Zorbalık elektronik iletişim araçları yoluyla tehdit etmek ve kötü sözler içeren mesajlar göndermek internet ortamında dedikodu yapmak ya

Detaylı

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ANNE ÖLÜMLERİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ANNE ÖLÜMLERİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ANNE ÖLÜMLERİ Dr. İbrahim PADIR İstanbul, 2015 Kavramlar ve Tanımlar Gebeliğe bağlı ölüm, bir kadının gebelik süresince, doğumda ya da gebeliğin sonlanmasından sonraki 42 gün içinde

Detaylı

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar

EFA 2008 Küresel İzleme Raporu. 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Küresel İzleme Raporu 2015 e Kadar Başarabilecek miyiz? Önemli Noktalar EFA 2008 Raporu bir orta dönem değerlendirmesidir. 2000 yılından bu yana gerçekleşen önemli gelişmeler 1999-2005 yılları

Detaylı

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI HAZIRLAYAN MUHAMMED PAMUK DİĞER DÖKÜMANLARIMIZI REHBERLİK İÇİN YAPILMIŞ YAZILIMLARIMIZI GÖRMEK İÇİN FACEBOOK GRUBUMUZA BEKLERİZ. LİNK: https://www.facebook.com/groups/teknorehbe

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU OKUL KORKUSU Her yıl milyonlarca çocuk okula başlayıp, neşeyle devam ederken

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

Şanlıurfa il merkezinde Suriyeli mülteci kadınların üreme ve ruh sağlığı ihtiyaçları; Suriyeli mültecilerin sağlığını geliştirme modeli

Şanlıurfa il merkezinde Suriyeli mülteci kadınların üreme ve ruh sağlığı ihtiyaçları; Suriyeli mültecilerin sağlığını geliştirme modeli Şanlıurfa il merkezinde Suriyeli mülteci kadınların üreme ve ruh sağlığı ihtiyaçları; Suriyeli mültecilerin sağlığını geliştirme modeli Prof.Dr. Zeynep ŞİMŞEK Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı

Detaylı

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven

Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi. Ebe Huriye Güven Gebelere Antenatal Dönemde Verilen Eğitimin Fetal Bağlanma, Doğum Algısı ve Anksiyete Düzeyine Etkisi Ebe Huriye Güven Gebelik dönemi fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlerin yaşandığı ve bu değişimlere

Detaylı

KARDEŞ KISKANÇLIĞI KARDEŞ KISKANÇLIĞININ NEDENLERİ

KARDEŞ KISKANÇLIĞI KARDEŞ KISKANÇLIĞININ NEDENLERİ KARDEŞ KISKANÇLIĞI Kıskançlık, sevilen birinin başkası ile paylaşılmasına katlanamamaktır. kıskançlığın içgüdüsel yani doğuştan getirdiğimiz genlerimize şifrelenmiş olduğu ileri sürülmektedir. Yaşamın

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması

2013 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 213 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 3. Bölge Toplantısı TNSA-213 Sonuçları Doç. Dr. Alanur Çavlin Dr. Tuğba Adalı 19 Şubat 215 Greenpark Otel, Diyarbakır Sunuş Planı Hanehalkı nüfusunun ve kadınların

Detaylı

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA

Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 2011 Harran Üniversitesi-UNFPA Mevsimlik Tarım İşçilerinin ve Ailelerinin İhtiyaçlarının Belirlenmesi Araştırması 211 Harran Üniversitesi-UNFPA Hizmet için kanıt oluşturan sonuçlar açısından Hizmetleri planlama ve uygulama açısından

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Doç. Dr. Fatih Öncü Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikolojik taciz Bedensel Ruhsal Bedensel ve ruhsal Çalışma hayatında mobbing veya psikolojik

Detaylı

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ

SİGARA BIRAKMA SÜRECİ SİGARA BIRAKMA SÜRECİ DOÇ DR ZEYNEP AYFER SOLAK EÜTF GÖĞÜS HASTALIKLARI AD Çevresel ve sosyal faktörler. Medya, merak, aile. Sosyoekonomik yapı. Kültürel yapı Davranışsal ve psikolojik faktörler. Öğrenme.

Detaylı

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul

28.02.2011 1. Çocuk Hakları Kongresi, 25-27 Şubat 2011, Istanbul Okulöncesi Eğitimde Fırsat Eşitliği Uzm. Dilek EROL SAHĐLLĐOĞLU MEB Öğretmenim Anaokulu Müdür Yardımcısı 1 Sunu Planı Okulöncesi Eğitimin Tanımı Okulöncesi Eğitimin Önemi Eğitim Hakkı Sayılarla Okulöncesi

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

VIII. BÖLÜM- DOĞUM. 8. Doğum

VIII. BÖLÜM- DOĞUM. 8. Doğum VIII. BÖLÜM- DOĞUM 8. Doğum Türk Medeni Kanunu nda kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başladığı ve ölümle son bulduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla kültürel öğrenme süreci doğumla başlar.

Detaylı

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti?

HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? HIV/AIDS epidemisinde neler değişti? Dr. Gülşen Mermut Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji ABD EKMUD İzmir Toplantıları - 29.12.2015 Sunum Planı Dünya epidemiyolojisi

Detaylı

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ Sağlıklı Kentler Birliği Eğitim Prgramı Prof. Dr. SABAHAT TEZCAN Haccettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Tıp Fakültesi Halk Sağlığı

Detaylı

GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR. Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009

GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR. Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009 GÜÇ KOŞULLAR ALTINDAKİ ÇOCUKLAR Doç. Dr. Günay SAKA DÜTF HSAD Mart 2009 1 Amaç: Bu dersi sonunda dönem III öğrencileri güç koşullar altındaki çocukların korunmasına yönelik müdahaleler konusunda bilgi

Detaylı

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi

raşitizm okul çağı çocuk ve gençlerde diş çürükleri büyüme ve gelişme geriliği zayıflık ve şişmanlık demir yetersizliği anemisi büyüme ve gelişme geriliği diş çürükleri zayıflık ve şişmanlık okul çağı çocuk ve gençlerde demir yetersizliği anemisi 0-5 Yaş Grubu Çocuklarda iyot yetersizliği hastalıkları vitamin yetersizlikleri raşitizm

Detaylı

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM VE DOĞUMA YARDIM 10

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM VE DOĞUMA YARDIM 10 DOĞUM ÖNCESİ BAKIM VE DOĞUMA YARDIM 10 Banu Akadlı Ergöçmen ve Yadigar Coşkun Anne ve çocuk sağlığı açısından önemli bir konu olan doğum öncesi bakım ve doğuma yardıma ilişkin olarak TNSA-2003 den elde

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 KADINA YÖNELİK ŞİDDET 2 Şiddet Nedir? Sahip olunan güç veya kudretin, yaralanma ve

Detaylı

PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ. Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği

PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ. Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği PERİNATOLOJİ ve ÖNLENEBİLİR ANNE ÖLÜMLERİ Dr. Şevki ÇELEN ZTB Kadın Sağlığı EAH Perinatoloji Kliniği Perinatoloji Yüksek riskli gebelik Maternal ve fetal sağlığı tehdit eden, mortalite ve morbidite olasılığını

Detaylı

Kadın Sağlığına Genel Bakış. Dr. Nuran Elmacı

Kadın Sağlığına Genel Bakış. Dr. Nuran Elmacı Kadın Sağlığına Genel Bakış Dr. Nuran Elmacı Kadınların Sağlık Sorunları Doğurganlık Doğum - Doğum yardımı Aile planlaması Menopoz Kısırlık Kanserler Kadına yönelik Şiddet Kadınlar yedi milyara yaklaşan

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞU ANLAMAK Prof. Dr. Sirel Karakaş Neurometrika Medikal Tıp Teknololojileri Ltd. Şti Nöropsikoloji ve Psikofizyoloji Derneği Başkanı Uslarası Kıbrıs Üniversitesi

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım

Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Risk Altındaki Çocuklara Yaklaşım Prof. Dr. Betül Ulukol Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Risk Yüksek riskli gebeliklerin sonucu dünyaya gelenler Özel sağlık gereksinimi olan

Detaylı

ÖRGÜTLENME: Engeller ve Çözüm Önerileri Ebelik Yönü

ÖRGÜTLENME: Engeller ve Çözüm Önerileri Ebelik Yönü ÖRGÜTLENME: Engeller ve Çözüm Önerileri Ebelik Yönü Yrd. Doç. Dr. Nazan KARAHAN Ebeler Derneği Başkanı Karabük Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Ebelik Bölüm Başkanı DSÖ ve UNİCEF, UNFPA ve ICM Ana-çocuk

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

BASIN AÄIKLAMASI TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ KADIN SAĞLIĞINA ZARARLI

BASIN AÄIKLAMASI TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ KADIN SAĞLIĞINA ZARARLI Cuma, 07 Mart 2008 12:11 BugÄn, altı buçuk milyarı aşan dänya näfusunun yarısı kadındır. Kadınlar, ne yazık ki sadece "kadın" olmaktan kaynaklı, sosyal, siyasal ve ekonomik olarak, her dñnem ve pek Çok

Detaylı

HAYALLERİNİ SÖNDÜRME ( ANNE- BABA İZNİYLE MUTLU EVLİLİKLERE)

HAYALLERİNİ SÖNDÜRME ( ANNE- BABA İZNİYLE MUTLU EVLİLİKLERE) TC ARDAHAN VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HAYALLERİNİ SÖNDÜRME ( ANNE- BABA İZNİYLE MUTLU EVLİLİKLERE) Proje Sahibi: Proje Yürütücüsü: Projenin Uygulama Dönemi :İl Milli

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA

SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ. Prof. Dr. Erdal ZORBA SAĞLIKLI YAŞAM VE EGZERSĐZ Prof. Dr. Erdal ZORBA GEÇMĐŞTEN GÜNÜMÜZE SAĞLIK Geçmişte sağlığın tanımı; hastalıklardan uzak olma diye ifade edilirdi. 1900 lerin başında ölümlerin büyük bir kısmı bakteri ve

Detaylı

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir? Özgüven Nedir? Özgüven; kendimiz ve yeteneklerimiz hakkında pozitif ve gerçekçi bir anlayışa sahip olduğumuz anlamına gelmektedir. Diğer taraftan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik,

Detaylı

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ

İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ İLK 1000 GÜNDE UYGULANAN BESLENME POLİTİKALARI VE GELECEK NESİLLERE ETKİSİ Dr. Sema ÖZBAŞ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Çocuk ve Ergen Sağlığı Daire Başkanı Sağlık Bakanlığı Teşkilat Şeması Türkiye Halk

Detaylı

Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek

Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek Tüm Güzellikler Çocuklarla Gelecek Bir ülkenin geleceği çocuklarıdır. Siz onları ne kadar üretken, donanımlı ve yurtsever yetiştirirseniz; devlet o denli vatandaşına adil, güçlü ve kalıcı olacaktır. Türkiye

Detaylı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ DEKANLIĞI AİLE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ (Sertifika Proğramı) Programın Amacı: 04 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Aile Danışmanlığı Yönetmeliği

Detaylı

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Görüşmecinin Adı- Soyadı:

Detaylı

hamilelik ayrılma Aile arabuluculuk evlilik boşanma yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması doğum

hamilelik ayrılma Aile arabuluculuk evlilik boşanma yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması doğum evlilik ayrılma arabuluculuk yasal birlikte yaşam eş çocukların karşılanması hamilelik doğum boşanma Aile Biz birlikte yaşıyoruz ama evlenmek istemiyoruz. Bu mümkün müdür? Evet. Belçika da, birçok çift

Detaylı

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ Sosyal fobi, bireyin sosyal ortamlarda herhangi bir eylem yaparken utanç duyacağı duruma düşeceğini düşünerek nedensiz kızarma,

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU! Risk Faktörleri BİRECİK RAM Tedavi İçin Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar. Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen,

Detaylı

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI Bilgisayar ve internet kullanımı teknoloji çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönemde, artık hayatın önemli gereçleri haline gelmiştir. Bilgiye kolay, hızlı, ucuz ve güvenli

Detaylı

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar

Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Kadınların Ġstihdama Katılımı ve YaĢanan Sorunlar Lütfi ĠNCĠROĞLU Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Yardımcısı GiriĢ Nüfusunun yarısı kadın olan ülkemizde, kadınların işgücü piyasasına

Detaylı

Dünya Nüfus Dinamikleri

Dünya Nüfus Dinamikleri KONU BAŞLIKLARI Türkiye'nin, KKTC nin Nüfus Yapısı ve Genç İnsanların Yeri Gençlerde CS/ÜS Etkileyen Fiziksel ve Psiko-Sosyal Sorunlar Gençlerde Sık Görülen CS/ÜS Sorunları, Koruma, Önlem ve Çözümleri

Detaylı

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU

EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Standard Eurobarometer European Commission EUROBAROMETRE 71 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU BAHAR 2009 ULUSAL RAPOR ÖZET TÜRKİYE Standatd Eurobarometre 71 / Bahar 2009 TNS Görüş ve Sosyal Bu araştırma Avrupa

Detaylı

İNFERTİL ÇİFTLERDE, İNFERTİLİTE TEDAVİSİ ESNASINDA ERKEKLERDEKİ PSİKOSOSYAL DURUMUN İNCELENMESİ

İNFERTİL ÇİFTLERDE, İNFERTİLİTE TEDAVİSİ ESNASINDA ERKEKLERDEKİ PSİKOSOSYAL DURUMUN İNCELENMESİ T.C AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İNFERTİL ÇİFTLERDE, İNFERTİLİTE TEDAVİSİ ESNASINDA ERKEKLERDEKİ PSİKOSOSYAL DURUMUN İNCELENMESİ Nilüfer TOK KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM HEMŞİRELİĞİ

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU 2013-2014 PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Bireyin çocukluktan yetişkinliğe geçerken biyolojik, psikolojik ve sosyal yönden geliştiği bireyselleştiği, toplumsallaştığı

Detaylı

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI

AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI AİLE HAYATI, PLANLAMASI VE ANA ÇOCUK SAĞLIĞI Aile nedir? Toplum içindeki en küçük sosyal kurumdur. Çekirdek aile Ana, baba ve çocuklardan oluşur. Geniş aile ise çeşitli akrabalardan oluşur. Aile kurumunun

Detaylı

T. C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU

T. C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU T. C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU Öğretmenlerin Ve Anne-Babaların Öz-Yetkinlik İnançları, Tükenmişlik Algıları Ve Çocukların Problem Davranışları Proje Yürütücüsü: Prof.

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI 7-19 YAŞ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMI HAKKINDA GENEL BİLGİLER VELİ DAVETİYESİ.doc NEDEN ANNE BABA EĞİTİMİ? 7-19 Yaş Aile Eğitimi Programı ailelerin

Detaylı

Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır.

Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır. halk için Cinsel haklar / üreme hakları insan haklarıdır. Bu haklar varolusumuzdan, ileri gelir. Tüm cinsel haklar / üreme hakları yasalarla koruma altına alınmıstır., Hazırlayan : Eylem Karakaya. Illüstrasyonlar

Detaylı

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI Alzheimer hastalığı (AH) ilk kez, yaklaşık 100 yıl önce tanımlanmıştır. İlerleyici zihinsel işlev bozukluğu ve davranış değişikliği yakınmaları ile hastaneye yatırılıp beş yıl

Detaylı

DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış

DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış Ders 8 : Doğumlar Doç. Dr. Didem Danış Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ddanis@gsu.edu.tr Ders 8 : Doğumlar Bu derste ele alınacak konular -

Detaylı

AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR

AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR AVRUPA ÇEVRİMİÇİ ÇOCUKLAR (EU KIDS ONLINE) PROJESİ ve SONUÇLAR Projenin Amacı Çocuklar ve çevrimiçi teknolojiler konusunda Avrupa çapındaki sosyal, kültürel ve düzenleyici etkilerin neler olduğunu belirlemek

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon

Obezite Nedir? Harun AKTAŞ - Trabzon Obezite Nedir? Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer almaktadır. Obezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması

Detaylı

Türkiye nin Çocuk İhmali: Son 5 Yıldaki Bebek Ölümleri ve Koruyucu Hizmetlerden Yararlanmamada Eşitsizlikler

Türkiye nin Çocuk İhmali: Son 5 Yıldaki Bebek Ölümleri ve Koruyucu Hizmetlerden Yararlanmamada Eşitsizlikler Türkiye nin Çocuk İhmali: Son 5 Yıldaki Ölümleri ve Koruyucu Hizmetlerden Yararlanmamada Eşitsizlikler Prof.Dr.Muzaffer Eskiocak Trakya Üni.Tıp Fak. Halk Sağlığı Anabilim Dalı Bu yazı Türkiye de son 5

Detaylı

TÜRKİYE DE DOĞUM ve DOĞUM SONU HİZMETLERDEN YARARLANMA. Prof. Dr. Ayşe Akın Doç. Dr. Şevkat Bahar Özvarış

TÜRKİYE DE DOĞUM ve DOĞUM SONU HİZMETLERDEN YARARLANMA. Prof. Dr. Ayşe Akın Doç. Dr. Şevkat Bahar Özvarış TÜRKİYE DE DOĞUM ve DOĞUM SONU HİZMETLERDEN YARARLANMA Prof. Dr. Ayşe Akın Doç. Dr. Şevkat Bahar Özvarış I. GİRİŞ Doğumun sağlıklı koşullarda ve bir sağlık personelinin yardımıyla yaptırılmasının ve doğum

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Çağdaş Eğitim *Toplumların ihtiyaç ve beklentileri durmadan değişmiş, eğitim de değişen bu

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM FAKÜLTESİ DOÇ.DR. ZEHRA ALTINAY SINIF YONETIMI Bu derste, Sınıf ortamı ve grup etkileşimi Grup türleri Grup ve lider Liderlik türleri Grup içi etkileşimin hedefleri

Detaylı