İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU KOMİSYONU III. ULUSAL SAĞLIK HUKUKU SEMPOZYUMU MARMARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜK BİNASI. 30 Kasım 2007

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU KOMİSYONU III. ULUSAL SAĞLIK HUKUKU SEMPOZYUMU MARMARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜK BİNASI. 30 Kasım 2007"

Transkript

1 İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU KOMİSYONU III. ULUSAL SAĞLIK HUKUKU SEMPOZYUMU MARMARA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜK BİNASI 30 Kasım 2007 Av. SUNAY AKYILDIZ- Sayın Dekanım, sayın yönetim kurulu üyelerim, değerli katılımcılar; İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu olarak düzenlediğimiz sempozyumların 3. süne hoş geldiniz. Bu yıl Marmara Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan toplantımızda sağlık hukuku alanında temel başlıklar ve ülkemizin sağlık sistemine ilişkin gündem konularımız var. Avrupa Birliği uyum sürecinde Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilmekte olan sağlıkta dönüşüm projesinin alt başlıklarından biri bildiğiniz gibi hasta haklarıdır ve bu alanda çalışmalar 2003 yılından bu yana devam etmektedir. Ancak hâlâ ülkemizde bir hasta hakları yasası yoktur, ancak yasası olmayan ve 1998 tarihli yönetmelikle mevzuatımıza giren hasta hakları için 2005 tarihinde Hasta Hakları Uygulama Yönergesiyle hasta hakları kurulları oluşturulmuştur. Sempozyumda öncelikle bu yokluğu, hasta hakları yasasının yokluğunu ve elbette bunun önemli bileşeni sağlık hakkının önemini dile getirmeyi isteyerek konuşmama devam ediyorum. Hasta hakları cephesinde hâlâ Sağlık Bakanlığı verilerine göre 81 ilde 415 devlet hastanesinde hasta hakları kurulları uygulama yapmakta ve hasta hakları şikayetlerini yerinde incelemektedir. Bu elbette olumlu bir gelişme, ama yeterli değil, çünkü bizler açısından, hukuk açısından bu kurullarda avukat yoktur, oysa kurulların oluşumunda mutlaka sağlık hukuku bilen ve baro kanalıyla görevlendirilecek avukatların yer alması zorunludur. Ancak bu sayede kurullar adil, şeffaf ve hasta hakkı ihlallerini önleyici şekilde çalışacaklar ve vatandaşlarımıza hak arama yolu açılacaktır. Yine her birimizi yakından ilgilendiren sağlık hakkıyla ilgili olarak da kısaca Anayasamızın 17. ve 56. maddelerinde ifade bulan sağlık hakkı ve sosyal

2 2 devlet kavramı 59. ve 60. hükümetler döneminde sağlıkta dönüşüm programı adı altında yeniden biçimlendirilmeye çalışılmaktadır ve ülkemize genel sağlık sigortası ve sağlıkta dönüşüm programıyla getirilmek istenen kelime prime dayanan, ödeme gücüne dayanan bir sistemdir. Böyle olunca da değerli katılımcılar sağlıkta dönüşüm projesi eşittir sağlığın piyasa koşullarına terk edilmesidir ve sağlıkta özelleştirmeye geçiş sürecidir. Oysaki sağlık hizmetlerinin özel sektöre devri sosyal devlet ilkesi gereği Anayasamıza aykırıdır, tüm dünyada küresel sermayenin etkisiyle sağlık hizmetleri hızla ticarileşmektedir ve bu noktada bize düşen temel insan hakkı olan sağlık hakkının korunmasıdır. Önemine dikkat çekmek istediğim bu iki konuyla birlikte diğer konu ve başlıklar sempozyumumuzda iki gün boyunca tartışılacak, çözüm ve öneriler sunulacaktır. Barom ve komisyonum adına öncelikle bize bu güzel binada, tarihi binada sempozyum gerçekleştirme imkânı sunan Marmara Üniversitesi Rektörlüğüne teşekkür ediyorum, yine tüm değerli katılımcılara ve sempozyumda tebliğ sunacak tüm konuşmacılara teşekkürle sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Hoş geldiniz. SUNUCU- Yine açılış konuşmasını yapmak üzere İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Mehmet Durakoğlu nu kürsüye davet diyorum. Av. MEHMET DURAKOĞLU- Sayın Dekan, değerli hocalarım, değerli meslektaşlarım; İstanbul Barosu adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Baro Başkanımız Kazım Kolcuoğlu nun şu günlerde yargının siyasallaşması ve yargıç atamalarıyla ilgili yeni bir yasa görüşmesinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunması nedeniyle Ankara daki bu girişimler yüzünden bu oturuma katılamamış olmasının üzüntülerini iletmek istiyorum. Değerli katılımcılar; bu sözlerden sonra izin verirseniz öncelikle böyle bir mekânın tahsisinde mekânın tahsisinden öte de Baroyla işbirliğinin sağlanması nedeniyle Sayın Dekanın şahsında Marmara Üniversitesi rektörlüğüne de Baro adına teşekkürlerimizi iletmek istiyorum. İlk teşekkür belki özel gibi nitelenebilir, ama 3. sünü başarıyla gerçekleştirdiğimiz 3. Ulusal Sağlık Hukuku Sempozyumuna bizleri vardıran Sağlık Hukuku Komisyonumuza da teşekkür etmek istiyorum, Sayın Başkanına ve üyelerine.

3 3 Anayasasında sosyal devlet ilkesini tanımlamış bir ülkede sağlık kavramının olağanüstü önemli olması gerekir. Gerçekten de sağlık dediğimiz zaman sosyal devletin tanımı içerisinde onun kavrayışı içerisinde önemli bir yer tutması beklenen bu olgunun yeterince anlaşılmadığı gerçeğiyle karşı karşıyayız. Biz aslında bu işini sosyal boyutunun ötesinde bir de hukuki boyutuyla meşgulüz, böyle baktığımızda biraz evvel Sayın Komisyon Başkanımızın da ifade ettiği gibi hasta hakları bağlamında yerleştirilmeye, bir bilinç ve bilgi vermeye çalıştığımız hasta hakları bağlamında ciddi bir mesafe kaydettiğimizi söyleyebilmek gerçekten de güçtür. Bu bağlamda şimdi geldiğimiz nokta belki de hem üniversitelerimize hem de Baromuzu özellikle hasta hakları bağlamında özel bir çalışmaya itiyor. Sanıyorum 3. Ulusal Sağlık Sempozyumunda bu kavramın özel olarak ele alınıyor olmasının da bu anlamda ciddi bir duyarlılığı ifade ettiğini fark etmemiz gerekiyor. Gerçekten de yasası olmayan, özel hastanelerde henüz kurulları oluşmayan, daha ötesinde bilgi ve bilincini aşılayamadığımız hasta hakları konusunun hak ettiği etkinlik düzeyine ulaşabilmesi sanıyorum ki böyle düşünsel çerçeveli sempozyumlarla, panellerle, konferanslarla mümkün olacaktır. Bu nedenle bu sempozyumun diğerlerinde olduğu gibi hepimiz için hayırlı olmasını diliyorum, meslektaşlarımızla, konuyla ilgilenen sağlık hukuku personeline, sağlık alanında çalışan herkesi bilgiler biriktirmesini diliyorum. İstanbul Barosu adına hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum, sağ olun. SUNUCU- Teşekkür ederim. Son açılış konuşmasını yapmak üzere Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Gökhan Altaylı yı kürsüye davet ediyorum. Prof. Dr. GÖKHAN ALTAYLI- Marmara Üniversitesi adına İstanbul Barosunun düzenlemiş olduğu 3. Ulusal Sağlık Hukuku Sempozyumuna hoş geldiniz diyorum. Sayın Rektörümüz Profesör Doktor Necla Turan idari ve akademik görevleri dolayısıyla bu toplantıya katılamadığından dolayı rektör başdanışmanı sıfatıyla da onun adına da size hoş geldiniz diyorum. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi benim dekanlık dönemimde ki bir yılı tamamlıyor, İstanbul Barosuyla atbaşı giden aynı konu, aynı içerikteki çalışmalara ev sahipliği yaptı ve destek verdi. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesi içinde

4 4 rektörlüğe bağlı olarak bir Sağlık Hukuku ve Etik Araştırma ve Uygulama Merkezi geçtiğimiz ay itibarıyla kurulmuş bulunmaktadır. Bu sevindirici bir gelişimdir, zira İstanbul Barosu bizden çok önce başlatmış olduğu atılımlar biz bilim dünyasında İstanbul Üniversitesinin dışında Marmara Üniversitesinde hiç değilse yansımasını bulmuş bulunmaktadır. İstanbul Barosu bünyesi içinde kurulmuş olan ve başkanlığını Avukat Suna Akyıldız ın yapmış olduğu Sağlık Hukuku Komisyonu bugüne kadar 3 sempozyum düzenlemiştir. Biz merkez kurmadan evvel Hukuk Fakültesi olarak da 2 sempozyum düzenledik, 2 uluslararası sempozyum düzenledik ve 2 uluslararası sempozyumu da hem CD anlamında basarak hem de kitap anlamında basarak sizlerin yararlandırmasına ve hizmetine sunduk. İnşallah üçüncüsünü de gerçekleştirmek üzereyiz, planlaması bitti, uluslararası sempozyumun konusunu biraz daha sofistike, daha derin seçtik. Konusu ilaç hukuku, haksız rekabet ve rekabet hukuku. Yaklaşık ilgili rekabet kurulu ve ihale kurumu üyeleri de dahil olmak üzere 15 civarında katılımcıyla birlikte bilimsel anlamda tebliğ olmak üzere bir sempozyum düzenliyoruz. Tarih itibarıyla kesin tarihi belli olmadı, ama Nisan ayı içinde bunun duyurusunu İstanbul Barosu aracılığıyla siz değerli öğretim elemanları ve avukatlara ve değerli katılımcılara ulaştırmaya çalışacağız. Çalışmaların bir başka yönü daha var, sağlık hukuku gelişimini öyle bir noktaya getirdi ki biz sadece Üniversite bünyesinde Hukuk Fakültesi destekli bir araştırma merkezi kurmakla yetinmedik. Bir yıl boyunca da dekanlık dönemimde yaklaşık 15 e yakın öğretim üyesini yurtdışına gönderdik, 2 ay, 3 ay, 6 ay, 4 ay sürelerle, bunlar bir kısmı yurtdışında, bir kısmı döndü ve bu dönenler de sağlık hukukuna birer tebliğ ve bir bilimsel makaleyle yine katkıda bulunacaklar. Faaliyetlerimizi de bununla sınırlamadık, bir başka faaliyetimiz var, bir ilaç firmasının sponsorluğunda değişik bölgelerde, 7 gün boyunca 7 bölgede sağlık elemanlarını özellikle bilgilendirmek ve aydınlatabilmek amacıyla bir paneller dizisi düzenledik ve paneller dizisi de 1 ve 2 olarak basıldı, onu da yayın hayatıyla birlikte ilgililere sunmaya çalıştık. Bu yayınlarla ilgilenen veya isteyen olursa Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden talepte bulunursa kendilerine birer tane elimizdeki mevcutlar itibarıyla göndermeyi arzu etmekteyiz.

5 5 Sözümü fazla uzatmak istemiyorum, ama İstanbul Barosunu ve özellikle İstanbul Barosu bünyesinin içinde kurulan Sağlık Hukuku Komisyonunu kutlar ve bu sempozyumda, bu panelde katılımcı olarak iştirak eden arkadaşlara başarılar dilerim. Önemli olan toplum ve milletin aydınlanması, bilgi sahibi olması, hukukunun ve hukuk düzeninin kendisine verdiği sınırları bilmesi, teşekkür ederim. SUNUCU- Teşekkür ederiz. Değerli katılımcılar; sempozyumun birinci oturumuna başkanlık etmek üzere İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Mehmet Durakoğlu nu, tıp hukukunda tarih gezisi başlıklı tebliğini sunmak üzere Doktor Fail Çelik i, tıp etiğinin bakış açısıyla hasta hakları konulu tebliğini sunmak üzere Profesör Doktor Şefik Görkey i, Sağlık Hakkı Hareketi Derneği Başkanı Doktor Mustafa Sütlaş ı sağlıktaki değişikliklerin ülkemizde sağlık hakkına etkisi başlıklı sunumuyla bizleri aydınlatması için davet ediyorum. Av. MEHMET DURAKOĞLU- Evet, epeyce de zaman kaybettik galiba, çok da uzatmadan hemen başlayalım istiyorum. Arkadaşlarımız bana bir kolaylık vermiş, konuşmacıların süreleri belli, ne zaman başlayacakları belli, onu biraz kaydırmış olduk. İkinci oturuma vakitlice başlayabilmek adına ben konuşmacılardan burada yazan sürelerden beşer dakika kısmalarını rica ederek başlamak istiyorum. Arkadaşımızın da belirttiği gibi ilk konuşmacı Doktor Faik Çelik, tıp hukukunda tarih gezisi; buyurun Sayın Çelik. Dr. FAİK ÇELİK- Sayın Başkan, değerli konuklar; İstanbul Barosunun gelenekselleşen ulusal sağlık hukuku sempozyumlarından bir tanesinde sizlerle birlikte olmaktan çok büyük onur duymaktayım. Bu sempozyum dizisinin bence en büyük yanı hekimlerle hukukçuları birleştirmesi; Sayın Dekanı demin büyük bir keyifle dinledim, çok güzel faaliyetler var, ama bu faaliyetlerin olmazsa olmaz iki ayağından bir tanesi eksik olursa bir yerlere varmakta sıkıntı çekeriz. Bunu sağlayan İstanbul Barosu ve bünyesindeki Sağlık Hukuku Komisyonuna çok teşekkür ediyorum. Şimdi tıp hukuku diye bir kavram var, ama bunun tarihsel bir gelişimini söylemek biraz fantastik bir şey olacak. Ancak insanlıkla yaşıt olan tıp ve tıp uygulamalarının, hekimlik uygulamalarının mutlaka süreç içinde birtakım kuralları, uygulamaları, yaptırımları, hatta yasaları olmuştur. Ben sezi şöyle birçok eskilere

6 6 götürüp bunları toparlamak istiyorum, yani hukuk tarihçesi içinde bir tıp hukuku tarihi olarak değerlendirmeyelim, genel bir bakış olarak kısa bir gezi yapmak istiyorum. Çok eskilere gidersek, günümüzden 4500 yıl öncesine Mısır ın Firavun Zoster zamanındaki en büyük devlet adamı, aynı zamanda tıp bilgini İmhotep in meşhur Corpisermeticum isimli kitabında bir buyruk ki o zaman bu bilgiler, bu kitaptaki yazılanlar ki bir devlet adamının, üst düzey devlet adamının bilgileri buyruk anlamındaydı, şöyle bir buyruğu var: Hastanın ödeme gücünün üstünde ücret istenmeyecek. Bilinen tarihi yazılı, ilk, bırakın tıbbı, ilk hukuk belgesi budur, şu ana kadar bilinen, günümüzden 2600 yıl öncesine uzanıyor. Söylemiştim, o zamanın kitapları buyruk niteliğinde, o Antik Mısır da doktorlar tapınaklarda düzenlenen deney, uygulamalar ve bunların sonucunda elde ettikleri bilgileri bir kitap halinde, kurallar bütünü halinde topluyorlar ve hekim bu kurallara uyduğu sürece hastanın ölmesi, iyileşmemesinden sorumlu tutulmuyor. Ancak bu kitaplar ki İmhotep in kitabı, bir önceki slaytta gördüğünüz gibi bunlara bir örnektir, bu kitaptaki kurallara eğer uyulmazsa hekim sorumlu tutuluyor, ancak cezada tazminat esas oluyor. Bugünün aslında birebir aynısı, yani birinci bölüm tıp bilgilerinde standartlara uymak, nedir? Komplikasyon. İkinci bölümse; standartlardan sapma, özen eksikliği, dikkatsizlik, hatalı teşhis, tedavi, hatalı uygulama, male practice, işte günümüzden 4000 sene önce Mısırlılar bunu çok güzel ortaya koşmuşlar ve kurallara da bağlamışlardır. Biz bugün hâlâ debeleniyoruz, Yüksek Sağlık Şurası, Adli Tıp, adli bilirkişiler hâlâ debeleniyoruz, aslında bizden 4000 sene önce insanlar bunu ortaya koymuşlar. Hepinizin bildiği daha yakın bir tarihe geliyoruz, milattan önce 1700, 1500 lere tekabül eden bir dönemde yoğun bir şekilde uygulanan Babil civarındaki krallıklarda Hammurabi Yasaları. Aslı Louvre Müzesi nde, 2*15 santimlik büyük bir stel üzerinde, gördüğünüz gibi Hammurabi soldaki küçük, kısa boylu olan, tanrıdan buyrukları alıyor, büyük bir sütun üzerinde işlenmiş, Akadca, çivi yazısıyla yazılmış yasalar. Bu yasalar toplam 282 yasa, ama 10 tanesi bizimle, tıp hukukuyla çok yakından ilgili, bu 10 tanesi özellikle de burada cerrah diye yazdım, manipülasyon, kesme, biçme, bıçak gibi aletle tıp uygulamalarında bulunan kişilere ait. Şimdi burada size çok çarpıcı bir örnek vereceğim, tarihte iki yasa var ki belirli meslek mensuplarının mesleki uygulamalarından dolayı cezalandırıldığı, biri Hammurabi Yasaları, kimleri cezalandırıyor? İnşaatçıları, mühendisleri, mimarları, iki; hekimleri ki

7 7 rahip hekim, dahiliyecileri değil de cerrahları, maniple edecek hekimleri, bir üçüncüsü de veterinerleri, hayvan hekimlerini, hayvanlara bakan hekimlere, üç meslek grubunu cezalandırıyor. Bir başka yasa daha var, şu anda yeryüzünde üç meslek grubunu cezalandıran bir yasa daha var, gene inşaatçıları, müteahhitleri, mühendisleri, hekimleri, bizleri, sağlık çalışanlarını ve veterineri çıkarmışlar, onların yerine teknoloji gereği şoförleri koymuşlar. Bu yasa da bizim yeni Türk Ceza Kanunumuz, Hammurabi den bu yana böyle bir geri dönüş içindeyiz, Hammurabi Kanunlarından üç taneye hemen bakalım, 218. madde diyor ki; bir doktor, operatör, bıçağıyla, yani bisturi veya bıçak neyse, bir yarık açarsa ve hastayı öldürürse ya da bıçakla bir tümörü açıp gözü çıkarırsa doktorun elleri kesilir, kısasa kısas. Hukuk mantığı burada çok net, kısasa kısas, ama Mısır da neydi? Tazminat, çok önemli bir fark var. İkincisi 219. madde, bir doktor operatör bıçağıyla hür bir adamın, tabii burada da köle ve hür olmak çok önemli, diyelim ki kölesinde bir yarık açarsa ve onu öldürürse o zaman o kölenin yerine bir başka köleyle cezasını ödemiş oluyor. Bir diğer madde, bir doktor eğer öldürdüğü veya gözünü çıkardığı kişi köleyse bunun değerinin yarısını ödüyor. Bu yasalar bugün Türk Ceza Kanununda neredeyse kısasa kısas gibi devam ediyor. Daha yakına geliyoruz, aşağı yukarı gene tarihdaş olan Hammurabi den daha önce başlayıp, ama o dönemi de kapsayan dönemde Anadolu da yaşayan büyük medeniyet, belki bizim atalarımız, Hatti lerin devamı olan Hitit lerdeyse bilirkişilik müessesesini görüyoruz yasalarda, kişilerin zararlarının karşılanmasına yönelik bir tazminat miktarının belirtilmesi var. Şimdi burada da gene çarpıcı, bakın; Mısır da kısasa kısas yok, ortada var, gene Anadolu da bir hümanist yaklaşımla tazminat, yani hekime bir zarara uğratma, onun gözünü, elini kesme gibi bir uygulama yok. Daha hızla yakınımıza geliyoruz, Hindistan a geliyoruz, orada Manu Kanunları ve Züraastra Kanunları var. Manu bildiğiniz gibi Hint mitolojisinde Âdem demek, yani ilk insan kabul ediliyor. Zuraasbrey se Hindistan daki yüzlerce dini inanıştan bir tanesidir. Ancak bunların koyduğu kurallarda da son derece net olarak tanıklık prensibine çok önem vermişler ve de eğer hekimde bir sorumluluk varsa bunun sorumluluğunu bir jüri değerlendirsin demişler ve gerçekten günümüz için anlamlı bir model oluşturmuşlardır.

8 8 Daha yakına, Roma ya geliyoruz; günümüzden 2500 yıl öncesine kadar o dönemde yaşamış olan Pompillius un yazdığı ve de kabul edilen yasalar var. Burada doğum sırasında ölen kadınların hemen karnının açılması şartı konuluyor, yine bu dönemlerde zihinsel özürlülerin ceza sorumlulukları düzenlenmiş, hastasının ölümüne neden olan hekimin de cezalandırılması prensibi kabul edilmiştir. Aynı mealde 200 sene sonra Roma Kanunları gündeme geliyor, Roma Kanunlarındaysa yine aynı gebelik süresinin 300 günü aşamayacağı, aşarsa karnın açılıp bebeğin çıkarılması, ama bu bebeğin de, uterustaki bebeğin de medeni haklarının olduğu vurgulanmış, keza çocuklarda ergenlik öncesi ceza indirimi, ölülerin defninde uygulanacak kurallar son derece net olarak belirlenmiştir. Burada şunu hemen ek bir bilgi olarak sunmak istiyorum izninizle; sezaryen kelimesi, yani seksio kelimesi, İmparator Sezar ın bu yöntemle doğmasından gelmemektedir, işte bu söylediğimiz Roma Kanunları ve önceki Pompillius Kanunlarında varolan anne karnında 300 günü geçerse bebeğin çıkarılması veya anne karnında ölen bebeğin çıkarılarak anneni gömülmesi gibi birtakım yasaları Sezar kanun haline getirmiş ve yayınlamıştır, bundan dolayı Sezar Kanunları içinde bu karnı açıp, uterusu açıp bebeği çıkarmak olduğu için seksio sezaryen zaten budur ve sezaryen adı buradan gelmektedir. Yakınımıza geliyoruz, hukukla çok ilgisi yok, ama hukukla etiği de birbirinden ayırmamız mümkün değil, ben bunlara benzemeyen tek yumurta ikizleri diyorum, bunlar tek yumurta ikizleri, ama hakikaten benzemiyor, birbirlerinin böyle yerini dolduruyorlar. Ancak bu etik bilgileri de bilirsek hukuka yol göstermiş oluyor diye düşünüyorum, yani hukukun çıkışının etik olduğunu söylersem çok mu iddialı konuşmuş olurum bilmiyorum, ama tıp için bu böyledir. Burada gördüğünüz gibi hastalığın tedavisinde bütün güç ve düşüncemle onların yararına ayarlayacağım, benden istense bile hiç kimseye zehir vermeyeceğim, ötenazi yasağı, taş sancısı çekseler bile hiç kimseye mesane ameliyatı yapmayacak, bunu söz konusu işlerle uğraşanlara bırakacağım, uzmanlığa saygı, artı üstüne vazife olmayan, yeteneksiz, ehliyetsiz işlere karışmama, mesleğimi yerine getirirken ve başka zamanlarda toplum arasında gördüğüm ve işittiğim, gizli kalması gereken konularda ağzımı sıkı tutacak ve bunları sır olarak saklayacağım ki hasta haklarının en önemli gündemini oluşturan mahremiyet.

9 9 Biraz hızlı geçelim, zamandan da tasarruf; Alman İmparatoru Şarlman milattan sonra 800 lerde bir insan sağlığı için çok net, açık kanıtlar istiyor ki bu da tıp hukukunda gerçekten bizi son derece yönlendiren bir istem, bir yasa. Çünkü açık kanıtlar olursa, yani hukuki kurallar, standartlar olursa işler daha sağlıklı gidiyor ve birtakım kurallar koyuyor. Yine etik yönü olmasıyla birlikte, ama bizim için kanun niteliğinde olan İslam tıbbının çok önemli isimlerinden İspanya da Cordoba da, Endülüs te doğan Ebû l Kasım Ez Zahrevi El Bukasis in sözlerini hatırlatmak istiyorum. Herkes cerrahlara, bize yüklenir, bu da Ebû l Kasım Ez Zahrevi de bize yüklenmiş, sanki dahiliyeciler çok masum gibi; cerrahlar tanrının gözü üzerinizdedir, sizin gerçekten gerekli olduğu için mi para aşkı için mi ameliyat yaptığınızı bilir diyor. Ancak gerçekten bu ayrımdan ben son derece rahatsızım, hekimin cerrahı dahiliyecisi yoktur, neci olursa olsun vicdanla baş başa kalan bir hekim vardır. Tıp hukukunda iki üç kilometre taşı var, izninizle onları da bitirip son slaytıma geliyorum; bir tanesi 1905 teki More Williams davası, sağ kulak yerine sol kulağın ameliyat edilmesi çok önemli bir bizim deyimimizle içtihattır ve ondan sonra örnek teşkil etmiştir daki Nothing Sinclain davası da yine aydınlatılmış onam yönünden son derece değerli bir yasadır. Bu yasalar tıp hukukunda gerçekten kilometre taşları olmuştur, daha sonra Avrupa Birliğinin ana sözleşmesi, Roma 2002 ve de en son çıkan ve ülkemizde de 2003 yılında kabul edilip 2004 sonunda, 2005 başında yürürlüğe giren meşhur Oviyede Sözleşmesi nin yasallaşmış hali vardır, ama burada da üzülerek söylüyorum, Sayın Başkan da konuşmasında ifade etti, bu yasanın emredici hükmü vardır, amir hükmü vardır, nedir? Hasta hakları yasayla güvence altına alınmalıdır, yani hasta hakları kanunu çıkmak zorundadır, ama hâlâ çıkmamıştır, bunun gibi birtakım uyum yasaları çıkmamıştır, sadece Avrupa Birliği istedi diye çıkarılmış, öyle orada durmaktadır. Meşhur TCK mızı, Hakan Hakeri Bey burada mı, olmasını çok isterdim, çünkü bu 83. maddenin mimarı kendisidir, kendisiyle çok tartıştım, bu Türk Ceza Kanununda hekimler için gerçekten çok üzücü bir maddedir. Bakarsanız bir trafik suçunda bu son derece uygundur, başka bir konuda bunu uyarlayabilirsiniz, ama bu maddenin Türk Ceza Kanundaki gerekçesine bakarsanız aynen şöyle yazar: Acil serviste bir hekim acil servise gelmen hastaya bakmazsa madde 83 den yargılanır, yani 20, 25 yıl, müebbet hapis yerine lütfetmişler, 20, 25 yıl hapis cezası, kasten öldürme hekimle bağdaşmayan bir

10 10 olaydır. Bunu düşünmek gerçekten vahimdir, hiçbir hekim hastasını kasten, ihmal veya başka bir nedenle öldürmez, öldürürse hekim değildir. Dolayısıyla bu madde bir kara deliktir TCK da ve gene bir kara delik, bizi muhbir hekimler olmaya zorlayan, hekimleri âdeta devletin kolluk kuvvetlerini görevi yapmaya zorlayan meşhur 280. madde de tıp hukukunda kilometre taşları olarak yerini alacaktır. Ben sözlerimi bu konuda ülkemizde çok büyük emekler veren Sayın Profesör Köksal Bayraktar, Sayın Profesör Doktor Mehmet Ayan, Çetin Aşçıoğlu ve 4. grupta da siz varsınız, Sunay Hanım var, Baronun değerli yöneticileri var, genç arkadaşlarımız var, tıp hukukuna gönül verenlere ithaf etmek istiyorum. Teşekkür ederim. Av. MEHMET DURAKOĞLU- Çok teşekkürler Sayın Çelik, özellikle vakit açısından da uyduğunuz için. Şimdi Profesör Doktor Şefik Görkey; tıp eğitimi bakış açısıyla hasta hakları, buyurun Hocam. Prof. Dr. ŞEFİK GÖRKEY- Efendim tekrar hoş geldiniz. Sayın Çelik in çok güzel sunumundan sonra önceden konuşmamıştık, ama aslında benim söyleyeceklerimle çok güzel bir birlikteliği de oldu. Ben konuma geçmeden önce tıp ve hukuk disiplinlerinin birlikteliklerinin önemi adına birkaç söz söyleme istedim ve onu planlamıştım. Sayın Çelik in sunumu bunun uzun geçmişini getirdi, ancak akademik anlamda bizim ülkemizde bunu gerçekleştirmekte oldukça geç kaldığımızı ben hep üzülerek düşünürdüm. Bu son yıllardaki tıp hukuku alanında yapılan sempozyumlar, toplantılar, gerek Baromuzun gerek hukuk fakültelerimizin çalışmaları gerçekten çok heyecan verici. Çünkü bu kadar iç içe olan iki disiplin gerçekten ülkemizde birbirinden çok kopuktu, ben 85 li yıllarda doktora yapmaya başladığım zaman kendi literatürümüzü tanımaya çalışıyorum, bizim alanımızda, yani tıp deontolojisi alanında kaynak gösterilen tek hukuk kaynağı Reşat Atabek le Sayın Melih Sezer in makalesiydi, ama daha sonra ben baktığım zaman hukuk dergilerine aslında hukukçularımızın çok daha erken dönemlerde organ aktarımı, yapay döllenme, üreme yardımcı teknolojilerle ilgili çok nitelikli makaleler yazdıklarını gördüm, ancak bizler, yani deontoloji alanında çalışanlar bundan tamamen bihaber kalmışız, bu gerçekten bizim adımıza çok büyük bir eksikliktir. Bu kopukluk beni hep

11 11 üzmekteydi, Haydarpaşa Kampusunda görev yapan bir öğretim üyesi olarak fakülteden her gün girdiğim zaman kampusun sol tarafı aynı binada hukuk fakültesi, sağ tarafı tıp fakültesi, ama bu birlikteliği tek bina içinde bile sağlayamadığımıza hep çok üzülürdüm. Bunu artık aştığımızı görüyorum, çok da güzel bir dinamizm görüyorum, bu gerçekten çok heyecan verici, bugün hem üniversitemizin rektörlük binasında olmaktan hem de sanıyorum konuşmacılar arasında tek Marmara Üniversitesi mensubu benim, onun için bir kez daha üniversitemiz adına da size hoş geldiniz demek istiyorum. Şimdi konumun başlığında benden hasta haklarını sunmam istenmişti, konumun başlığını özellikle tıp etiğinin bakış açısıyla hasta hakları diye sınırlamak istedim. Çünkü hasta hakları dediğimiz zaman bunun tıp etiği kadar belki ondan daha da fazla bir hukuk boyutu var, hukukçulara hukuk anlatmak benim haddim değil, içinde hak olan bir konudan söz ediyoruz. Dolayısıyla ben bizim, yani tıp etiğinin bakış açısıyla hasta haklarını sınırlayarak size sunmaya çalışacağım. Hasta haklarının gelişimine baktığımız zaman bizim kendi literatürümüzde, yani tıp etiği literatüründe Fransız İhtilali sonrasındaki bir genelgeden söz edilir, Amerika Birleşik Devletlerindeki ülke içerisindeki gelişmeler, daha sonra uluslararası alandaki gelişim, bunu hepimiz biliyoruz, burayı çok kısa geçeceğim. Çok söylendi ve hepimiz biliyoruz, sonra da Türkiye'deki gelişimden kısaca söz etmeye çalışacağım. Şimdi bizim literatürümüzde Corc Annas kendisi hukukçudur, ama Boston da tıp etiğiyle ilgili bir birimde çalışır, o yazdığı bir makalede hasta haklarıyla ilgili, hasta haklarının tarihçesini çalıştığı bir makalesinde Fransız İhtilalinden sonra yayınlanan bir genelgeye dayandırır ve burada her yatakta bir hastanın yatacağı ve hasta yatakları arasında belli bir mesafe olacağının belirtildiğini söyler. Ancak biz aynı zamanda tıp tarihi de çalıştığımız için bu biraz haklardan ziyade hastalığın bulaşmasını önlemek için alınmış bir kural gibi geliyor bana, onun için pek aynı fikirde değilim, ama belki şuna katılmak mümkün: Kaynaklar aslında modern tıbbın merkezinin, yani tıbbın uygulama alanının özel hekim muayenehanelerinden hastanelere kaymasıyla birlikte hasta haklarından daha çok söz edilmeye başlandığını söylüyor, sanırım kabaca bunu referans alabiliriz. Amerika Birleşik Devletlerindeki gelişime gelince, bunu referans almanın sebebi de daha sonra diğer

12 12 ülkeleri ve uluslararası alanı da etkilediği içindir, burada da hasta haklarını başlatanlar hastalar değil, hasta haklarının şekillenmesinin, netleşmesinin yolunu açan o dönemde ülke içerisinde alınan bazı mahkeme kararları ve Amerikan Hastaneler Birliğinin daha sonra yayınladığı bir bildirge oluyor. Bu ülke içerisinde hasta haklarının ilk söz edildiği kararlar da özellikle ruhsal bozukluklarla ilgili yataklı tedavi kurumlarında olan hastaların bu bakımevlerindeki hastaların haklarından ilk kez söz edilmeye başlanıyor. Örneğin elektrokonvesif tedavilere karşı hastaların direnmesi veya toplum içinde oldukları zaman topluma zararı olmayacağı hekimler tarafından söylenen hastaların zorunlu olarak yatışlarına karşı çıkılmasıyla birlikte ilk kez bu hastaların haklarından söz edilmeye başlanıyor. Daha sonra bunun ardından 1970 li yıllarda sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı diye bir hareket başlıyor ve bu tanım çok benimseniyor ve giderek kısa süre sonra gerek yasalarda gerek mahkemelerin kararlarında böyle bir tanım kullanılmaya başlıyor, sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı diye bir tanımdan söz edilmeye başlanıyor. Buna paralel olarak en önemli konulardan biri, bizim tıp etiğinde en çok sözünü ettiğimiz konulardan biri bilgilendirilmiş veya aydınlatılmış onam hakkı da gene 1972 den itibaren birtakım mahkeme kararlarında özellikle vurgulanmaya başlıyor ve yine bu mahkeme kararlarında hekim hasta ilişkisinin bir iş ilişkisi olmayıp güvene dayanan bir ilişki türü olduğu özellikle vurgulanıyor. Yine bu kararlarda ki bunlar hep sonraki yıllarda bizim literatürümüzü de etkileyecek, hasta hakları konusundaki yazılardaki terminolojiyi de etkileyecek kavramlar var. Hekim hasta ilişkisi mahkemelerdeki metinlerde özel eğitim görmüş, konusunda deneyimli ve devlet tarafından tıbbı uygulama yetkisi verilmiş bir kişiden, yani hekimden -hekimi bu şekilde tanımlıyor- hasta olan kişinin yardım talep etmesi olarak tanımlanıyor. Yine bu ilişkinin hastanın talebine yanıt verecek hekime de hastasına karşı sorumluluklar yüklediği ve bu sorumluluklar arasında da hekimin tedaviye başlamadan önce hastasına basit de olsa bir bilgi vererek onun aydınlatılmış onamını almasının gerektiğinden söz edilmeye başlanıyor. Tüm bu uygulamalar giderek aydınlatılmış onamın hukuk açısından da etik açısından da geçerli olması için olmazsa olmaz neler olması gerekiyor, bu bilginin sınırı nerede, en azından ne tür bilgileri içermesi gerekiyor, bunlar da adım adım netleşmeye

13 13 başlanıyor. Bunun hastaya hekim tarafından planlanan tedavi, bu tedavinin risk ve faydaları, bu tedavinin dışındaki diğer tedavi seçenekleri, bu seçenek olan diğer tedavilerin risk ve faydaları, başarı olasılığı ve temel olası sorunlar, yani komplikasyonlar konusunu içermesi gerekiyor lerden önce hekimler tarafından çok da fazla önemsenmeyen aydınlatılmış onam bir anlamda bu ülkedeki mahkeme kararlarıyla hekimlerin gündemine giriyor ve kısa sürede de hekim ve hastalar tarafından da bir etik kural olarak benimseniyor ki buna kısa süre sonra hastanın özerkliği kavramı da eklenecektir. Amerikan Hastaneler Birliğinin Hasta Hakları Bildirgesine gelince, o da 1973 de çıkarılmış bir bildirge, ben aslında burada anlatılanlarla olayın arkasındakinin biraz farklı olduğunu düşünüyorum, örneğin bu bildirgenin hazırlanma gerekçesini şöyle açıklıyorlar: Bu bildirgeyi hastaneye yatırılan hastaların ortalama bir hafta hastanede kaldığı, sunum başında belirttiğim gibi sağlık hizmetleri sunumunun özel muayenehaneden hastanelere kaydığını da düşünürsek, bu sürenin ortalama süresi hastanede bu kadar, hastaların genelde kendi haklarını savunamayacak kadar hasta olmaları, bununla ilgilenecek durumda değiller, sağlıklı bireylerinse hastaların haklarından daha çok onların barınması, eğitimi, sağlık hizmetlerinde ırk ayrımı gibi konularla ilgilendiği ve hasta hakları olarak tanımlanan konulardan uzak olduğu gerekçesine dayandırıyorlar. Ancak ben bunun gerekçesini burada yazılanların dışında biraz farklı bir amacı da olduğunu düşünüyorum, çünkü bana göre Hastaneler Birliğinin bu bildirgesinin burada yazılı olmayan, arka yüzündeki amacı hastaların haklarını biz bilelim, ne olduklarını öğrenelim, bunları ihlal etmeyelim veya etmemeye çalışalım ki arkasından gelecek tazminat davalarından kendimizi koruyalım olduğunu düşünüyorum. Bildirgenin içerisindeki temel haklarsa o dönemde kabaca şu şekilde sıralanıyor: Tedavi bakım sürecinde hastanın saygı görme hakkı, bilgilenme ve aydınlatılmış onam hakkı, tedaviyi ret hakkı, hastanın mahremiyet hakkı, tıbbi bakımın devamlılığını bekleme hakkı ve kendi faturasını inceleme ve bu konuda açıklama isteme hakkı gibi birtakım hakları sıralıyorlar. Tabii bu Amerika daki durum birkaç yıl sonra Avrupa yı da etkiliyor, bizim hepimizin bildiği bu hasta haklarıyla ilgili bildirgeler var, ama onlardan biraz daha önce biz bundan genelde pek söz etmiyoruz,

14 14 Avrupa Konseyi içerisinde 1975 de bir rapor hazırlanıyor. Bu rapor yaşamlarının son döneminde olan hastalarla ilgili bir rapor, yalnız burada konumun dışına biraz çıkarak bir parantez açmak istiyorum, Avrupa Konseyinin aslında tıp ve tıp etiğiyle ilgili ve kuşkusuz tıp hukukuyla da örtüşen konularda zaman zaman yayınladığı birtakım önerileri var. Bunu recomandeyşın karşılığı kullanıyorum ve Avrupa Konseyi kendisine üye olan ülkelerde bu raporlar veya öneriler yayınlandıktan sonra çıkacak yasaların bu çerçevede olmasını istiyor veya en azından bekliyor. Şimdi bu önerilerin listesine baktığımız zaman burada epeyce bir çeşitlilik görüyoruz, işte yaşamlarının son dönemlerinde olan hastalardan başlayıp., hastalara kadar, en son klonlanmanın yasaklanmasına kadar pek çok sözleşme veya öneri görüyoruz. Şimdi bunlardan bazılarını Türkiye hemen takip etmiş, yasalaştırmış, Türkiye'de yürürlüğe sokmuş, bunun ilk akla geleni Organ Aktarımı Yasası, 1978 de Avrupa Konseyi bir öneriler dizisi getiriyor ve bir yol sonra Türkiye bunu Türkiye'de 1979 da Organ Aktarımı Yasasını çıkartıyor, İngiltere den, Yunanistan dan çok daha önce, yalnız bunun içerisine son anda iki tane tıp etiğine uymayan madde maalesef konulmuş. Birincisi insan bedeni üzerinde harabat yapmayan dokuların alımında ölen kişinin yakınının izninin aranmaması ve genellikle indirekt olarak, dolaylı olarak kornea kast edilerek konulmuş bir madde, ikincisi doğal afet durumunda ölen kişinin yakınının iznini almadan ölen kişiden organ alma için cerrahlara izin ve yetki veriyor. Bunlar Avrupa Konseyi nin önerileri içerisinde yok, tıp etiği açısından da biz bunları kabul edemiyoruz. Bu tür bazı şeyler var, Biyotıp Sözleşmesini kabul ettik imzaladık, tamam, ama onun dışında pek çok öneriler ülkemizde tartışılmadı. Benim beklentim bu heyecan verici platformdan tıp hukuku adına bu önerileri gündeme getirerek incelemek, ülkemizin koşulları ve değerleri açısından da gözden geçirmek ve gündeme getirmek. Büyük bir parantez oldu, ama bunu burada sizlerle paylaşmak istedim. Bu raporların, önerilerin erken örneklerinden bir tanesi de yaşamlarının son dönemindeki hastalarla ilgili raporu oluşturuyor ve bu rapor burada hastaların acılarının giderilmesi, ölüm sürecindeki hastaların bu sürece hazırlanması, hastaların talep etmeleri halinde hastalıkları ve planlanan tedavi konusunda tam olarak aydınlatılmaları, hastanelerin de daha insancıl ve hastaların onurlarına daha fazla

15 15 saygı gösterilmesini güvence altına alan kurumlar olarak tanınmasını bekliyor ve istiyor. Bunun ötesinde hastaların özgürlük haklarından söz ediyor, bireysel onur hakkından söz ediyor, bilgilenme hakkı, uygun tedavi hakkı, acı çekmeme haklarından söz ediyor ve hastaneye girerken gerçekleştirilen rutin uygulamalar, yöntemler, kurumun sahip olduğu cihazlar konusunda özel olarak bilgilendirilmesi gerektiğinden de söz ediyor. Benim bildiğim kadarıyla bu rapor ülkemizde pek fazla tartışılmadı. Onun arkasından daha uluslararası anlamda bildirgeler geliyor, biliyorsunuz 81 de Lizbon Bildirgesi, Amsterdam Bildirgesi ve daha sonra bazı kaynaklar Bali Bildirgesi der, ama doğrusu Lizbon Bildirgesinin gözden geçirilmiş halidir, bunlardan ülkemizde çok söz edildi, ayrıntılarına girmeyeceğim, tekrar olmasını istemiyorum. Fakat burada tartışmamız gereken veya üzerinde düşünmemiz gereken bir konu bizim de tercüme ederek yasalaştırdığımız Hasta Hakları Yönetmeliği Amsterdam Bildirgesinin örneğidir, onun da orijinal adı Avrupa da Hasta Haklarının Geliştirilmesi Bildirgesidir. Ben bu bildirgeyi hazırlayan komisyonun başkanıyla bir toplantıda tanıştım ve kendisine özellikle de getirilen standartlar o yıllar için oldukça yüksek, yani bu standartlara Pakistan da veya Nijerya da ulaşmak hasta hakları açısından mümkün değil, ama neden bu kriterleri Avrupa coğrafyasıyla sınırladınız diye sordum. Hemen bana hiç merak etmeyin, biz Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Komisyonu olarak biz Türkiye içinde görüyoruz dedi. Benim eleştirim o değil, benim eleştirim bu kriterlerin tüm dünyadaki hastalar için geçerli olması gerekir, çünkü siz böyle bir çizgi çizdiğiniz zaman diğer ülkeler o an o standartlar içerisinde olmasalar da bu standartlara ulaşmak için bir çaba göstermeyeceklerdir. Şimdi Türkiye'deki gelişmelere geldiğimiz zaman benim derleyebildiğim ve görebildiğim kadarıyla ilk toplantı Türk Tabipleri Birliğinin öncülüğünde oluşturulan Hasta Hakları Etkinlik Gurubu tarafından 4 5 Kasım 1996 tarihinde Ankara da toplandı ve bu konuda hasta hakları konusunda bir duyuru yayınladı. Ondan bir süre sonra 2 3 Mayıs 1997 tarihinde Türk Tabipleri Birliğiyle yine Uluslararası Hukuk Bilim ve Etik Kurumu İstanbul'da birlikte bir toplantı gerçekleştirdi,, konulu bir toplantı gerçekleştirdi ve bunun sonucunda bir sonuç bildirgesi ilan edildi. Sayın Sütlaş ın o sırada ben bu bildirgenin çıkması için çok uğraştığını hatırlıyorum, ben

16 16 atlamış olabilirim, katıldığım toplantıları söylüyorum, eksiğim varsa lütfen tamamlayın, ama o toplantıdaki elinizde kâğıtla buradan bir bildirge çıkarmamız gerektiği anlamında sizin çabanızı ben çok net hatırlıyorum. Bu bildirgede tüm sağlık çalışanları ve örgütleri, toplumun duyarlı kesimleri, politikacılar ve yöneticiler, toplumsal işbölümünün bütün gurupları, kamuoyunu uyaracak ve oluşturacak iletişim organlarının temsilcileri, hizmetin alıcıları hasta haklarının yerleşmesi ve yaygınlaşması için üzerlerine düşen tüm hak ve ödevleri yerine getirmeye çağırılmıştır. Eksiğim var mı? Dr. MUSTAFA SÜTLAŞ- Henrich Böll Vakfının aynı yıl Mart başında Ankara da yine konunun taraflarını topladığı ve sonunda da yine bir belgenin olduğu bir toplantı daha var, ama üst üste gelmesi zaten aynı yıl içinde Türkiye'deki ilk hasta hakları örgütlenmesi gerçekleşti. Prof. Dr. ŞEFİK GÖRKEY- Tamam, peki, benim ve sizin de katıldığınız bir diğer toplantı da buydu. Yalnız o Henrich Böll Vakfı değil, Frederic Herbert Vakfı, 1997 de Frederic Herbert Vakfı bir toplantı yaptı ve burada da kapsamlı bir rapor hazırlanarak sunuldu ve tartışıldı, hatta bu rapor daha sonra sizin tarafınızdan kitaplaştırıldı. Bu tartışma ortamından sonra da yönetmelik Nisan 1998 tarihinde tartışmaya açıldı, 1 Ağustos 1998 tarihinde de yasalaşarak yürürlüğe girdi, ama Amsterdam Bildirgesiyle karşılaştırdığımız zaman bu bildirgenin bir tercümesi olduğunu görüyoruz, bunu da maalesef özellikle 1979 dan itibaren bizim alanımızdaki yasal düzenlemelerde böyle benim çok katılamadığım bir alışkanlık olmaya başladı. Yani 1979 öncesinde genel anlamda hukuk ve yasalar içerisindeki yasalarda, ama spesifik anlamda Deontoloji Tüzüğü, vesaire birtakım klasik yasal metinlerimiz vardı, 79 dan itibaren organ Aktarımı Yasasıyla birlikte spesifik konularda yasalar veya yönetmelikler çıkmaya başladı. Bunlardan bazıları gerçekten çok nitelikli, ama bazıları da tamamen tercüme, yani bizim ülkemizin gerçeklerine uyup uymadığı hiç tartışılmadan, gözden geçirilmeden, alelacele tercüme edilip yasalaştırılmış metinler. Sonuç olarak hekim hasta ilişkisi paranın temel alınıp gözetildiği bir iş değil, güvene dayanan bir ilişki türüdür. Günümüzde hastaların kendilerini tüketici, müşteri,

17 17 hastanelerinse kendilerini özel girişimci olarak görmeye başladıkları yanlış bir süreç maalesef başlamıştır. Hastaların kendilerine sunulan tedavi seçeneklerini maliyet, sağlık sigortalarının kapsamında olup olmaması çevresinde değerlendirerek seçim yapması düşüncesi yanlış bir düşüncedir. Bu uygulamada tedavinin seçimi hasta ve hekim tarafından değil, diğer şahıslar tarafından yapılmaktadır ve tedavinin niteliğinden çok maliyetine odaklanılmaktadır, bu çok yanlış bir şey, çünkü bizim temel kaygımız hastanın faydası olmalıdır. Bu tüm tarihsel süreç de dahil, aynı zamanda tıp tarihiyle de uğraştığım için Sayın Çelik in söylediği süreçler içinde de kast ediyorum tarihsel süreç derken, günümüzde ülkemizde de, dünyada da hekim hasta ilişkisi için çok farklı ve tehlikeli bir dönüm noktasıdır. Hekim hasta ilişkisini bir iş ilişkisi temeline dayandırma girişimi sadece hastalar için değil hekimler için de ürkütücü ve kabul edilemez bir gelişmedir. Günümüzde hasta haklarının temel odaklanması gereken konu tedavinin düzenlenmesi sürecinde karar gücünün sigorta şirketlerinden hekim ve hastalara yönlendirmenin yolunu aramaktır. Hekim hasta ilişkilerinde alınan kararlar ekonomik çıkar kaygısından uzaklaştırılıp hekim ve hastanın üzerinde uzlaşacağı bir karara dönüştürülmelidir, kuşkusuz burada da temel kaygı hastanın faydası olacaktır. Ülkemizde hasta hakları konusundaki tartışmalarda da bu boyut göz ardı edilmemelidir düşüncesindeyim, ilginize bir kez daha teşekkür ediyorum. Av. MEHMET DURAKOĞLU- Evet, Değerli Hocamıza biz de teşekkür ediyoruz. Vakit konusunda da tam istediğimiz noktadayız, sanıyorum ikinci oturum da zamanında başlamış olacak. Doktor Mustafa Sütlaş; sağlıktaki değişikliklerin ülkemize sağlık hakkına etkisi. Bir sivil toplum örgütü olarak Sağlık Hakkı Hareketi Derneği Başkanı olarak yavaş yavaş galiba ısınıyoruz, buyurun efendim. Dr. MUSTAFA SÜTLAŞ- Herkese merhaba, ben de teşekkür ediyorum. İzniniz olursa bu açılıma kadar teşekkürümü biraz ayrıntılandırıp bir noktanın altını çizmek istiyorum. Bu konunun tarafları sadece sağlıkçılar, hukukçular değil, bir de esas bu konunun varlık nedeni olan hizmetten yararlananlar, vatandaş, sağlıklı olan insanlar, fakat bizim Türkiye'de bir alışkanlığımız var, bu alışkanlığımızın görüntüsü resme baktığımız vakit şöyle: Sağlık alanının taraflarından karar verenler,

18 18 uygulayıcılar, kamu sektörü ve özel sektör şu anda hükümetin programında, 58, 59, 60. Hükümetlerin programlarında ne yazarsa yazsın şöyle bir tutum içindeler, kendi fikirlerinden olmayanlara kendilerinin düzenlediği, bulunduğu yapılarda söz hakkı vermiyorlar. İkinci kesimi bu alanın sağlıkçılar, sağlık çalışanları; onlar da yıllardan beri bu işin içinde, bu süreçte değişik biçimlerde yer aldılar, büyük bir mücadele verdiler ve gerçekten alanın belki de en geniş, en derinlemesine birikimine sahip kesimler, ama hekim ve sağlıkçı olmalarından kaynaklanan bir alışkanlıkla söz ettiğim esas bu hizmetten yararlanan kesimi bazen unutuyorlar, bazen önemsemiyorlar. Hukukçular; gerçekten o nedenle teşekkür ediyorum, ben Kasım başında Ankara da bir sempozyuma katıldım, şimdi İstanbul'da Sevgili Sunay ın yıllardır çabasıyla katılmaya gayret ettiğim sempozyumlarının üçüncüsündeyim, burada hizmetten yararlanan kesim onların örgütleri, olabildiğince yer almaya çalışıyor. Ankara da Antalya AYAD ın Başkanı vardı, geçen yılki toplantılarda yine hasta haklarıyla ilgili örgütlenmeler vardı. Şimdi bunu gerçekten kırmak, bunu gerçekten değiştirmek, bozmak, yeniden şekillendirmek ihtiyacındayız. Karar vericiler var, uygulayıcılar var, akademi var, hukukçular var, sağlık alanıyla ilgili bu meselenin bir tarafında, ama öbür tarafında gerçekten bu hizmetten yararlanan kesimler var, bu kesim eskiden olduğu gibi o kadar da örgütsüz değiller. Baktığımız vakit insan haklarıyla örgütlerin bu alana dair meseleleri dert ettiğini görüyoruz, hasta dernekleri var, Şizofreni Dostları Derneği gibi değişik, gerçekten hastaların kurduğu, işlettiği dernekler var, federasyonlara kadar varan örgütlenmeler içindeler. EMES Derneği gibi değişik hastalık dernekleri var, o alanın iki tarafını bir arada içlerinde barındırarak bunların da çok ciddi çabaları var ve 10 yıllık bir süreden beri de Türkiye'de hasta haklarını, sağlık hakkını dert edinen örgütler var. Eğer bu alanda bir değişikliği gerçekleştireceksek bunların bir arada bir şeyler yapması gerekir. Sevgili Şefik e teşekkür ediyorum, Türkiye'deki en önemli toplantılardan bir tanesinde benim de hasbelkader katkıda bulunduğum o toplantının bildirgesinde en önemli altı çizilen noktalardan bir tanesi buydu. Şimdi bu sadece bizim bulduğumuz, bizim keşfettiğimiz, bizim ifade ettiğimiz bir şey de değil, Roma Sözleşmesi diye bildiğimiz bu Avrupa da hasta haklarının geliştirilmesine ilişkin ana sözleşmenin bir katılım dönemi vardır, oldukça da ayrıntılı

19 19 düzenlenmiştir. Burada nasıl, kimlerin, hangi bağlamda, neleri yapacaklarını da çok ayrıntılı olarak gündeme getirmiştir. Belki biliyorsunuz, ikiz sözleşmeler diye anılan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin hemen arkasından onu tamamlayan uluslararası, Türkiye'nin de kabul ettiği bir çift sözleşme vardır; Ekonomik Sosyal Haklar Sözleşmesinin imzalayan ülkelerce belirli aralıklarla raporlanması gerekir. Türkiye bu raporları hasbelkader zaman zaman yapmıştır, bu yıl ilk defa bir sivil raporla buradaki gelişimlerin ortaya konulmasına dair 3, 4 yıl süren bir çabanın sonucunda bir faaliyet sürdürülüyor. Yine bu yıl sevindirici bir şey, yasama faaliyetin sürdüren Türkiye Büyük Millet Meclisi bir ilke imza atıyor, şimdiki başkanının kişisel çabalarıyla yasama faaliyete sivil toplumun görüşünün yeterince yansımadığı noktasından hareketle yine 16 Kasımda, bundan yaklaşık 10 gün kadar önce Ankara da sivil topluma açık çağrı yaparak bir toplantı yaptı, bununla ilgili bir birim oluşturuyor. Şimdi gerçekten de durum bu, bu meseleyi eğer birlikte ele almazsak, akademisiyle, hukukçularıyla, sağlıkçılarıyla, hizmeti planlayan, kuralını bağlayan ve uygulayanlarıyla birlikte burada bir adım atma şansımız ne yazık ki çok yok, bu nedenle ben gerçekten bir kere daha hem Derneğim adına hem de burada eski bir hekim olarak, ama bir yıldır hekimlik yapmayan ve bu noktada birtakım faaliyetleri sürdüren bir insan olarak İstanbul Barosuna ve bu toplantıyı düzenleyenlere teşekkür ediyorum. Bu teşekkürden sonra aslında hepinizin bildiği birkaç temel noktaya değinip Sevgili Sunay ın benim işimi kolaylaştırarak açılış konuşmasında ifade ettiği şeyleri zamanım yettiği oranda bir parça ayrıntılandırmaya çalışacağım. 61 Anayasasının 49. maddesi sağlık hakkı başlığıyla devlet herkesin beden, ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbi bakım görmesini sağlamakla ödevlidir diyordu. 82 Anayasası bunu biraz farklı biçimde ifade etti, ama bence her şeye rağmen bunun içindeki bir cümlenin, 56. maddedeki bir cümlenin, eğer doğru okunursa, oradaki sözcüklere iyi dikkat edilirse bu görevin 82 Anayasasında da sürdüğünü görebiliriz. Devlet herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak amacıyla sağlık kuruluşlarını tekelden planlayıp hizmet vermesini düzenler; kamu ve özel kesimin eliyle yapar diye devam ediyor.

20 20 Biraz daha geriye gideceğimiz bir taslak var önümüzde, 2007 AKP nin henüz daha kamuoyuyla paylaşmadı, ama herkesin bildiği taslağın 49. maddesinde de yine bu hak aslında hak olarak kabul ediliyor, herkes sağlık ve sosyal güvenlik haklarına sahiptir diyor. Konuyu bilmemekten kaynaklanan kelime düşüklükleri, vesaire var, ama bu taslak bile bunun devletin bir görevi olduğunu da ortaya koyuyor. Bunları niye söylüyorum? Çünkü birazdan söz edeceğimiz o sağlıktaki dönüşüm uygulamaları aslında hâlâ geçerli olan mevzuattaki düzenlemelerin tersine, zıddına, aksine uygulamalar da ondan. Bu sadece yasal düzenlemeler itibarıyla değil, 1990 tarihli, 1991, başka Anayasa Mahkemesi kararları da var, siz bunları benden daha iyi biliyorsunuz, gerekçe bölümlerinde söz edilen kısımları bunun, sağlık hakkının bir hak olduğunu ve bunun gereği olan hizmetleri yapmanın da devletin görevi olduğunu net olarak ortaya koyuyor. Şöyle bir ibareyi sizlerle beraber okuyabiliriz: Kişilerin kutsal olan can ve sağlığının korunması en önemli bir ödev olarak Anayasa koruyucu tarafından devlete verilmiş olup diye devam eden bir cümle. Şimdi sağlık hakkının iki tane bileşeni var, bir tanesi sağlıklı olma hakkı; insanlar verili halinde bir sağlıklılık durumundalar, iyilik halindeler, ama hem insanların hem onların bir araya gelip oluşturdukları organizasyon olan devletin bu durumun devam ettirilmesiyle ilgili birtakım görevleri var. Ancak bunların içinde bir alt başlık, önemli bir başlık daha var, yani iyilik halindeyiz, ama iyilik halimizin devam etmesi için de sağlığın genel tanımında olduğu gibi bazı hizmetlere, bazı yararlanmamız gereken olanaklara ihtiyacımız var. Bunların ayrıntısına girmiyorum, ama bunlardan bir tanesi de sağlık hizmetlerinden yararlanmaktır, şimdi sağlık hizmetlerinden yararlanmak günümüzde hastalıkların tanısı ve tedavisi hizmetlerinden yararlanma biçiminde algılanıyor, bunun altını çiziyorum, bu doğru değil. Bu bizim hasbelkader; bir şekilde gidişten etkilenerek zımnen kabul ettiğimiz bir durum, ama sağlık eşittir hastalık tanı tedavisi demek değil, sağlık hizmeti eşittir hastalıkların tanı, tedavi hizmetleri demek değildir. Sağlığın korunması var, geliştirilmesi var, daha iyi kılınması var, olumsuzlukların önlenmesi için birtakım görevleri var. Ben sunumumu başka bir şekilde yapacaktım, sonra çok şov olur diye vazgeçtim, bu salonda klima var, bu klima hepinizin çok iyi bildiği gibi içinde bir filtresi olan bir alet, o filtre belli aralıklarla temizlenmezse bir bakteri yine astım dediğimiz hastalığa yol açan bazı canlı organizmaları da içerebiliyor. Şu andaki modele benzer

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1

Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 Dünya Hekimler Birliği, Hasta Hakları Bildirgesi 1 34. Dünya Hekimler Toplantısı nda kabul edilmiş (Lizbon, Portekiz, Eylül/Ekim 1981), 47. Dünya Hekimler Birliği Kurultayı nda değişikliğe uğramış (Bali,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER OFİSİ YÖNERGESİ BİRİNCİ KISIM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Rektörlüğe bağlı olarak görev yapan ve Rektör Yardımcısı

Detaylı

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.]

[Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] [Dünya Tabipler Birliği nin Eylül 1995, Bali, Endonezya da yapılan toplantısında kabul edilmiştir.] Giriş Hekimler, hastaları ve geniş toplum kesimleri arasındaki ilişkilerde son yıllarda önemli değişikler

Detaylı

Önümüzdeki aylarda hizmete açılacak olan Türkiye Cumhuriyeti Kamu Hastaneleri Kurumu Karabük İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi ne

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı

Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Salih AKYÜZ Hasta ve Çalışan Hakları ve Güvenliği Derneği Başkanı Hak Kavramı Herhangi bir varlığın, kanuni veya ahlaki gerekçelerle, sahip olması veya yapabilmesi olağan şeyler.. Hak Kavramı Kazanımlara

Detaylı

Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı

Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı Bilgilendirilmiş Onam Alımı ve Hukuki Anlamı Dr. Osman Celbiş Adli Tıp Profesörü, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Şekil Değiştiren Hekimlik Sanatı İnsanlık tarihi ile başlayan süreç içerisinde belli kurallar

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ Sayı: 2015-93 Tarih: 30/01/2015 Konu:Fiili hizmet süresi zammı kanun teklifi hk. Sayın: Nurettin DEMİR CHP İzmir Milletvekili Sağlık hizmeti sunumunda görev alan sağlık çalışanları 5510 Sayılı Kanun da

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

ANTALYA MURATPAŞA BELEDİYE MECLİSİNİN 05.03.2014 TARİH VE 105 SAYILI KARARI

ANTALYA MURATPAŞA BELEDİYE MECLİSİNİN 05.03.2014 TARİH VE 105 SAYILI KARARI 05.03.2014 TARİH VE 105 SAYILI KARARI Gündemin 2. Maddesi Karar No. 105 Özü: İsim Verme Komisyonu raporu doğrultusunda Şirinyalı Mahallesi eski Lara Caddesi-İsmet Gökşen Caddesi kesişimindeki parka Gezi

Detaylı

HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI

HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI Yard. Doç. Dr. Hamide TACİR Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi HASTANIN KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEME HAKKI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...xi GİRİŞ...1 Birinci Bölüm HASTANIN KENDİ

Detaylı

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ DIŞ İLİŞKİLER BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 Bu Yönerge, Cumhuriyet Üniversitesi nin ulusal ve uluslararası akademik

Detaylı

Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip

Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip FAALİYET RAPORUMUZ Milliyetçi Hareket Partisi Balıkesir Milletvekili ve aynı zamanda Tıp Doktoru olan Sayın Recep Çetin 06.08.2015, Saat:14:00'te Balıkesir Tabip Odamızı ve Balıkesir Dişhekimleri Odasını

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

Sigorta Sektörü Açısından Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması Dr. Halit Başkaya

Sigorta Sektörü Açısından Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması Dr. Halit Başkaya Sigorta Sektörü Açısından Kişisel Sağlık Verilerinin Korunması Dr. Halit Başkaya TANIM Kişisel Veri (*): Belirli veya kimliği belirlenebilir gerçek ve tüzel kişilere ilişkin bütün bilgiler Ad, soyad Doğum

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Giresun Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma

Detaylı

Kongrenin açılışı Prof. Dr. Osman Küçük tarafından yapıldı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Fahrettin Keleştemur yaptığı konuşmasında

Kongrenin açılışı Prof. Dr. Osman Küçük tarafından yapıldı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Fahrettin Keleştemur yaptığı konuşmasında Fotograflar Yurdakul Kayacan 13. Dünya At Hekimleri Birliği Kongresi (WEVA) başladı Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Türkiye Jokey Kulübü nün ev sahipliğinde düzenlenen 13. Dünya At Hekimleri

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

YENİ TIBBİ YÖNTEMLERİN HUKUKA UYGUNLUĞU

YENİ TIBBİ YÖNTEMLERİN HUKUKA UYGUNLUĞU Dr. MEHMET EMİN ÖZGÜL Pamukkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Hukuk Bilimleri Anabilim Dalı Öğretim Elemanı YENİ TIBBİ YÖNTEMLERİN HUKUKA UYGUNLUĞU

Detaylı

Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu

Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu Kök Hücre Çalýþmalarý ve Hukuki Boyutu KÖK HÜCRE ÇALIÞžMALARI VE HUKUKÝ BOYUTU Hakan Hakeri ÖZET Kök hücre çalä±åÿmalarä± tä±p alanä±nda yeni uygulamalardan biri olarak görülmektedir. Her ne kadar bu çalä±åÿmalar

Detaylı

03.02.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ

03.02.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 03.02.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ İKÇÜSEM de Hukuk ve Sağlık Profesyonelleri Bir Arada Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması ve yoğunlaşması bu hizmetlerden kaynaklanan hukuki konuları da beraberinde getirmektedir.

Detaylı

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir.

Hekim, Tıp Fakültesinden mezun olarak, diploma sahibi olan kişidir. UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNİN TIBBİ MÜDAHALE YETKİSİ ve HUKUKİ SORUMLULUKLARI Uz.Dr. Ziya T. GÜNEŞ-Sağlık Hukuku Yüksek Lisans Programı Tıbbi Müdahale; Meslek icrasına yetkili bir sağlık personeli tarafından,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

16.03.2015 Sayı: 2015-6

16.03.2015 Sayı: 2015-6 Yönetim Kurulu Başkan Dr.Bülent Alıcı Başkan Yardımcısı Dr.Serdar Tekgül BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE 16.03.2015 Sayı: 2015-6 Genel Sekreter Dr. Cem Akbal Sayman Dr. Adil Esen TALEPÇİ Başkanlığı

Detaylı

Yüksek öğretimdeki Yabancı öğrenciler için özel

Yüksek öğretimdeki Yabancı öğrenciler için özel Yüksek öğretimdeki Yabancı öğrenciler için özel Fransa Ya HOŞGeldiniZ! 2014/2015 Fransa ya eğitim görmeye gelmiş bir öğrenci olarak, hastalık halinde sağlık harcamalarınızın geri ödenebilmesi için sağlığınızın

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar Serdar Katipoğlu giriş Aydınlanma dönemin insanlığa ve uygarlığa kazandırdığı ve bizim de bugün içinde sektör olarak çalıştığımız kütüphaneler 90 lı yıllardan beri kendi

Detaylı

MALKARA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

MALKARA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK MALKARA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1-

Detaylı

E T İ K HASTA HAKLARI

E T İ K HASTA HAKLARI E T İ K ve HASTA HAKLARI ETİK NEDİR? KURAMSAL AHLAK NEDİR? Etik değerler evrenseldir ve her ülkede geçerliliği olan kurallardır. T I P E T İ Ğ İ ( DEONTOLOJİ ) Deonto : Görev, Yükümlülük Logia : Bilgi

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02.

MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler. Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği Resmi Gazete Yayım Tarih ve Sayısı : 05.02. MESGEMM İSG/Mevzuat/Yönetmelikler İçindekiler Birinci Bölüm - Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Amaç ve kapsam Madde 2 Dayanak Madde 3 Tanımlar İkinci Bölüm - Konseyin Kuruluş Amacı, Oluşumu ve

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ

MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ MADDELER T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GENÇLİK MECLİSİ YÖNETMELİĞİ AMAÇ Madde 1 İstanbul Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı AVRUPALI HUKUKÇULAR EĞİTİM PROGRAMLARI

T.C. BAŞBAKANLIK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı AVRUPALI HUKUKÇULAR EĞİTİM PROGRAMLARI AVRUPALI HUKUKÇULAR EĞİTİM PROGRAMLARI GENEL BİLGİLER Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızla ilgili çalışmalar yapmak ve sorunlarına çözüm üretmek Başkanlığımızın başlıca görev alanları içerisinde yer almaktadır.

Detaylı

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com

Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği. www.irisakademi.com Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi Yönetmeliği www.irisakademi.com Resmi Gazete Tarihi:05.02.2013 Resmi Gazete Sayısı:28550 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

TEGEP te Neler Oluyor?

TEGEP te Neler Oluyor? Gündem Mayıs 2013 02 TEGEP te Neler Oluyor? Eğitim ve gelişim alanında referans olabilecek çalışmalar kapıda! 07 TEGEP - ASTD İşbirliği 05 Zirvede Buluşalım! 09 Tegep Eğitim Profesyonellerini Geliştiriyor

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YENİ TÜRK TİCARET KANUNU İsmail YÜCEL İç Ticaret Genel Müdür V. 8 Şubat 2012 Yeni Türk Ticaret Kanunu - Şeffaflık, - Hesap Verebilirlik, - Kurumsallaşma, - Elektronik Ortamda Hukuki İşlem Tesis Edebilme

Detaylı

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Yönetmelik 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 İpek Üniversitesinden: YÖNETMELİK İPEK ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK

AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK AKADEMİK ZAMMI ADIMDA ALDIK BİR SORUNU DAHA ÇÖZÜME KAVUŞTURDUK Üniversitelerde idari ve akademik personeli bir bütün olarak görüyoruz. 666 Sayılı KHK ile idari personelin ek ödeme oranlarında artış gerçekleştirilirken,

Detaylı

Hasta ve Hasta Yakını Yönetimi: Şiddet ve Şikayetten Korunma

Hasta ve Hasta Yakını Yönetimi: Şiddet ve Şikayetten Korunma Hasta ve Hasta Yakını Yönetimi: Şiddet ve Şikayetten Korunma Yrd. Doç. Dr. Nezih VAROL Halk Sağlığı ve Adli Tıp Uzmanı SAHUMER Sağlık Hukuku Merkezi- Genel Müdür Pediatri de HASTA...? HASTA YAKINI...?

Detaylı

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi?

Organ bağışında bulunan herkesin organları kullanılabilir mi? Organ Doku Birimi ve Bağış Organ Bağışı Başka Hayatlara Can Katmaktır Organ bağışı nedir? Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra

Detaylı

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER

EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER EIPA LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİĞİ KAPSAMINDA GERÇEKLEŞTİRİLEN FAALİYETLER I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar

Detaylı

Sağlık Sektörü Penceresinden DİJİTAL ORTAMDA VERİ GİZLİLİĞİ VE YÖNETİMİ

Sağlık Sektörü Penceresinden DİJİTAL ORTAMDA VERİ GİZLİLİĞİ VE YÖNETİMİ Sağlık Sektörü Penceresinden DİJİTAL ORTAMDA VERİ GİZLİLİĞİ VE YÖNETİMİ Av. Ceylin Beyli, LL.M CBL Avukatlık Bürosu 2013 Temel Sorunlar Sağlık verilerinin korunması konusunda, Sağlık Sektörüne ilişkin

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

YÖNETMELİK. Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 13 Ekim 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29144 Gaziosmanpaşa Üniversitesinden: YÖNETMELİK GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PALYATİF BAKIM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

ALT BAŞLIKLAR DİPLOMASİ. -Sosyal Medya ve Diplomasi. -Kamu Diplomasisinin Gelişimi. - Diplomasinin 11 Eylülü : Wikileaks. -Önleyici Diplomasi

ALT BAŞLIKLAR DİPLOMASİ. -Sosyal Medya ve Diplomasi. -Kamu Diplomasisinin Gelişimi. - Diplomasinin 11 Eylülü : Wikileaks. -Önleyici Diplomasi Kongre Kapsamı Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Öğrenci Kongresi, uluslararası ilişkiler ve diğer ilgili bölümlerde öğrenimlerini sürdürmekte olan lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

SayınBakanım, Sayın Valim, Sayın TK Başkanım, Sayın Büyük Şehir Belediye başkanım, Sayın Rektörüm, DeğerliMeslektaşlarım Sayın Basın Mensupları, Ve Sevgili Konuklar, Yıldız Teknik Üniversitesi çatısı altında

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz.

11- Tasarlayacağımız yer hakkında bilgilere nasıl ulaşabiliriz? Yanıt-11 Lütfen şartnameyi bir kez daha inceleyiniz. Değerli Akademisyen ve Öğrenciler. Çalışmaların son teslim tarihinin 15 Haziran 2012 olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz. Basılı şartname sayfa 10 daki 1 Ağustos günü deyişini lütfen dikkate almayınız.

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ ETKİNLİK YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ ETKİNLİK YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ ETKİNLİK YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç MADDE1-(1) Bu yönergenin amacı Üsküdar Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilecek bilimsel, sanatsal, kültürel, sportif her tür etkinliğin planlanmasına

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7 YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7 Biliyorsunuz, 19 Haziran da yeni teşvik sistemine ilişkin gerekli yasal prosedürler tamamlandı ve konuya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı -2012 yılının başından itibaren geçerli

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HASTANE ETİK KURULU YÖNERGESİ. Birinci Bölüm Amaç, Kapsam, Dayanak

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HASTANE ETİK KURULU YÖNERGESİ. Birinci Bölüm Amaç, Kapsam, Dayanak ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HASTANE ETİK KURULU YÖNERGESİ Birinci Bölüm Amaç, Kapsam, Dayanak Amaç MADDE 1- Bu yönergenin amacı, Uludağ Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ DENEY HAYVANLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ DENEY HAYVANLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ANADOLU ÜNİVERSİTESİ DENEY HAYVANLARI ARAŞTIRMA VE UYGULAMA BİRİMİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönerge, birimin yönetim organlarına ve görevlerine ilişkin

Detaylı

6514 Sayılı «Tam Gün» Kanunu ile Devlet Üniversite Hastaneleri İçin Ge?rilen Düzenlemeler

6514 Sayılı «Tam Gün» Kanunu ile Devlet Üniversite Hastaneleri İçin Ge?rilen Düzenlemeler 6514 Sayılı «Tam Gün» Kanunu ile Devlet Üniversite Hastaneleri İçin Ge?rilen Düzenlemeler Hüseyin Çelik T.C. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Üniversite Hastaneleri Birliği ToplanNsı 31.1.2014- Ankara

Detaylı

HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ

HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ HASTA HAKLARI KAVRAMI VE TARİHSEL GELİŞİMİ Hak sözcüğü, hukuka uygunluk, adalet; hukukun, adaletin gerektirdiği ve birine ayırdığı şey diye tanımlanmaktadır. Hasta hakları, esasta insan haklarının sağlık

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

YÖNETMELİK. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan:

YÖNETMELİK. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan: YÖNETMELİK Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumundan: ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BİLİM KURULU ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir.

KURULUŞ: Madde 2. Ankara Barosu Avukat Hakları Merkezi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararı ile kurulur ve üyeleri atama yolu ile belirlenir. ANKARA BAROSU AVUKAT HAKLARI MERKEZİ YÖNERGESİ (2012) AMAÇ Madde 1. Bu Yönergenin amacı Avukat Hakları Merkezi'nin kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemektir.

Detaylı

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği), Türkiye'de çağdaş insan kaynakları yönetimi anlayışlarının yaygınlaştırılmasına ve gelişimine liderlik eden, bu konuda ülkemizin

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler

İçindekiler. Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler w İçindekiler Hakkımızda Misyon Vizyon TKYD Üyelik Ayrıcalıkları Faaliyetler Çalışma Grupları Eğitim Programları İhtisas Programları Anadolu Seminerleri Kurumsal Yönetim Kütüphanesi Yayınlar Zirve ve Paneller

Detaylı

Neden TSEV eğitimlerini tercih etmeliyim?

Neden TSEV eğitimlerini tercih etmeliyim? 1. Neden TSEV eğitimlerini tercih etmeliyim? 2. TSEV eğitimleri ücretli midir? 3. Eğitim programlarınız ne kadar sürüyor? 4. Eğitim programlarınızın zaman planı nasıl? 5. TSEV, kuruma özel eğitimler düzenliyor

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Arkitera Mimarlık Merkezi AŞ Adına Sn. Ömer Yılmaz dikkatine,

Arkitera Mimarlık Merkezi AŞ Adına Sn. Ömer Yılmaz dikkatine, Arkitera Mimarlık Merkezi AŞ Adına Sn. Ömer Yılmaz dikkatine, Mimarlık ortamında nesnel haberleşme olanağı sağlayan ve doğruları savunmak özbakışıyla önemli bir görevi üstlenen kuruluşunuzun internet sitesinde

Detaylı

TTB-UZMANLIK DERNEKLERİ EŞGÜDÜM KURULU- XIII. TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ KURULTAYI KATILIM RAPORU TTB-Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu- XIII.

TTB-UZMANLIK DERNEKLERİ EŞGÜDÜM KURULU- XIII. TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ KURULTAYI KATILIM RAPORU TTB-Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu- XIII. TTB-UZMANLIK DERNEKLERİ EŞGÜDÜM KURULU- XIII. TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ KURULTAYI KATILIM RAPORU TTB-Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu- XIII.Tıpta Uzmanlık Eğitimi Kurultayı, İstanbul Tabip Odası nın ev

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

YÖNETMELİK İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Ocak 2013 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 28524 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinden: YÖNETMELİK İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç,

Detaylı

DERNEKLERi FEDERASYONU

DERNEKLERi FEDERASYONU AiLE HEKiMLERi DERNEKLERi FEDERASYONU İçindekiler: Askerlik Muayeneleri Portör Muayeneleri AHEF Sağlık Raporu Talepleri ilgili görüş Sayı: 124 Tarih: 04.07.2012 Konu: Askerlik Muayeneleri SAĞLIK BAKANLIĞI

Detaylı

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

- SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR SGK Başkanı Yadigar Gökalp İlhan 3. Yaş Baharı Kongresine Katıldı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: - SOSYAL GÜVENLİK KURUMU NUN SAĞLIK ALANINDA ÜSTLENDİĞİ ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLER BULUNMAKTADIR

Detaylı