Dostluk ve barışın rallisi: Orient Ralli

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Dostluk ve barışın rallisi: Orient Ralli"

Transkript

1 KARİYER GÜVENMEKLE BAŞLAR HER ŞEY Dostluk ve barışın rallisi: Orient Ralli Gezi Durdukça yosundan yeşil, kulaç attıkça mavi: Datça Hayat Hayatımız dizi! English Summary of Contents

2 Yolunuz açık, seyahatiniz güvenli olsun... Bu sene kış diğer yıllara nazaran biraz daha uzun sürmüş olsa da, güneşli günler yüzünü göstermekte geç kalsa da birçok kişi tatil planlarını yaptı, rotalarını belirledi. Yollara çıkmanın, bir senenin yorgunluğunu üzerimizden atmanın tam vaktidir şimdi. Üstelik önümüzde sevdiklerimizle de bir araya gelebileceğimiz, biraz olsun hasret giderebileceğimiz iki bayram var. Bu da daha çok yolculuk yapacağımız anlamına geliyor. Daha çok yolculuksa, daha fazla dikkat demek Zira basın yayın organlarındaki haberler hepimizin malumu. Ülkemizdeki yollarda, özellikle bayram ziyareti dönüşlerinde çok fazla kaza meydana gelmekte. Can ve mal kaybına neden olan bu kazalardan korunabilmenin başlıca yolu, tedbir almak, kurallara uymak ve dikkatli olmaktan geçiyor. Aracınızın bakımı ile birlikte muayenesini zamanında ve düzenli olarak yaptırarak, tedbir almanın ilk adımını atmak mümkün... Bizleri son derece memnun eden bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak isterim. Bildiğiniz gibi, 6552 sayılı kanunla araç muayenesinde gecikme yaşayanlar için özel bir uygulama getirildi ve 30 Haziran a kadar araçlarını muayene ettirenler af kapsamına alınarak gecikme cezalarında önemli bir indirime gidildi. Bu uygulamadan yararlanmak isteyen sürücülerimiz, Eylül 2014 ten itibaren istasyonlarımıza gelerek araçlarının muayenesini yaptırdı. 15 Haziran 2015 e kadar bu uygulamadan yararlanan araç sahibinin sayısı 1,8 milyon oldu. Araç sahiplerinin göstermiş oldukları ilgiye gerek şahsım, gerekse TÜVTÜRK adına çok teşekkür eder, tüm araç sahiplerinin bundan sonraki yıllarda da aynı hassasiyeti göstermelerini temenni ederim in ilk yarısındaki bir diğer önemli gelişme, TÜVTÜRK Akademi de gerçekleşti. Kurumumuz çatısı altında bulunan ve hem kurum için hem de sektöre yönelik eğitim çalışmaları gerçekleştiren TÜVTÜRK Akademi, 2015 yılının başından itibaren SRC5 Tehlikeli Madde Taşımacılığı Sürücü Mesleki Yeterlilik Belgesi verme yetkisi kazandı. Tehlikeli madde taşımacılığı konusundaki bu uygulamayla birlikte, yollarımızın daha güvenli hale gelmesine katkı sağlamak adına yepyeni bir adım atmış bulunmaktayız. TÜVTÜRK Akademi eğitim portföyünü geliştirerek orta ve uzun vadede önemli bir eğitim merkezi olmayı hedefliyor. Bu tatil döneminde hem dinlenip hem de eğleneceğiniz, tazelenip yenileneceğiniz güzel günler dilerim. Tabii güvenliği ve dikkati elden bırakmadan Bu vesileyle herkesin Ramazan Bayramı nı kutlar, sevdikleriyle birlikte nice bayramlar geçirmelerini umut ederim. BU TATIL DÖNEMINDE HEM DINLENIP HEM DE EĞLENECEĞINIZ, TAZELENIP YENILENECEĞINIZ GÜZEL GÜNLER DILERIM. TABII GÜVENLIĞI VE DIKKATI ELDEN BIRAKMADAN BU VESILEYLE HERKESIN RAMAZAN BAYRAMI NI KUTLAR, SEVDIKLERIYLE BIRLIKTE NICE BAYRAMLAR GEÇIRMELERINI UMUT EDERIM. KEMAL ÖREN TÜVTÜRK CEO

3 26 Kariyer 18 Tarihten 22 Söyleşi İçindekiler TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL Hayat 30 Otomobil HABERLER Dünyada ve Türkiye de öne çıkan haberler... HAYAT Televizyon ekranlarının vazgeçilmez unsuru haline gelen diziler, hem kişisel hem de toplumsal yaşamımızı derinden etkiliyor. TARİHTEN Centilmenlik tarihte mi kaldı? Hayır. Çünkü Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki fair-play hikâyeleri, hâlâ çok canlı ve unutulmaz. Ezeli rekabet içindeki ezeli dostluk örnekleri SÖYLEŞİ 34 GEZİ 46 UZMAN GÖZÜYLE 52 ÇOCUK Starlık mertebesini önemsemeyen Mert Fırat, önemli olanın biriktirmek ve üretmek olduğunu düşünüyor. KARİYER Stephen M. R. Corey ve Rebecca R. Merrill in kaleme aldığı Her Şeyi Değiştiren Tek Şey Güven adlı kitap, güvenin insanlık tarihinin ortak bir değeri olduğunu gösteriyor. MOTOSİKLET Havalar ısındı. Motosiklet tutkunları, yollara çıkmaya başladılar. Motosikletlerimizi ve ruhumuzu özgür bırakma vakti geldi! Doğanın tarihle, yeşilin maviyle, koyların kayalarla kol kola girdiği Datça, kelimenin tam anlamıyla cennetten bir yer izlenimi yaratıyor bakmasını bilen gözlerde. YEMEK Tüm yemekler bir yana, mutfağımızın haklı gururu zeytinyağlılar başka yana. SAĞLIK Gıda zehirlenmeleriyle ilgili sorularımızı, Acıbadem Etiler Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Melis Torluoğlu yanıtladı TÜVTÜRK eğitmenleri, ağır vasıtalarla ilgili genel bilgi vererek, bu araçların muayenesine dair bilinmesi gerekenleri İstasyon okurlarıyla paylaştılar OYUN 2015 in ilk yarısını tamamladığımız şu günlerde, hem mevcut hem de yeni oyunlarla ilgili son bilgileri derledik SOSYAL MEDYA Türkiye 4 milyon 3 bin üyeyle LinkedIn in en hızlı büyüyen ülkesi oldu. Bireysel kullanıcılardan sonra markaların da yer aldığı LinkedIn, büyüme hızını sürdürüyor Çocukları kimi zaman eğlendirecek, kimi zaman da hayrete düşürecek bilgiler... KÜLTÜR-SANAT Kültür ve sanat camiasından yeni haberler, pırıltılı yaşamlar... ORİENT RALLİ Allgäu Orient Ralli ye katılan NTV muhabiri Fulya Canşen, izlenimlerini İstasyon okurlarına aktarıyor. TÜVTÜRK HABERLER ENGLISH SUMMARY İmtiyaz Sahibi TÜVTURK Kuzey Taşıt Muayene İstasyonları Yapım ve İşletim A.Ş. Adına Kemal Ören Yönetim Yeri Büyükdere Caddesi, No: 255 Kat: Maslak-Şişli-İSTANBUL Yayın Yönetmeni Sema Uludağ Yayın Koordinatörü M. Koray Özcan (Sorumlu Müdür) Görsel Yönetmen Erhan Teksöz Yapım Yeri Doğuş Grubu İletişim Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. Doğuş Power Center Ahi Evran Polaris Caddesi No: 4 Maslak İstanbul Tel: (Santral) Baskı yeri Ömür Matbaacılık A.Ş. Beysan Sanayi Sitesi Birlik Cad. No: 20 Haramidere-Beylikdüzü- İstanbul Tel: Yayın Türü Üç aylık yaygın süreli yayın, TÜVTÜRK Araç Muayene İstasyonları kurumsal yayınıdır, parayla satılmaz. 4 İSTASYON İSTASYON 5

4 HABERLER HAZIRLAYAN: TÜMAY YAZICI YAŞINI DEĞIL, VÜCUT YAŞINI SÖYLE Hemen herkesin yapabileceği birkaç basit test sayesinde, hem kendinizin hem de çevrenizdekilerin vücut yaşını rahatlıkla hesaplayabilirsiniz? n Birçoğumuz yaş aldıkça görünümümüzü akranlarımızla karşılaştırmaya başlarız. Kimseye söylemesek bile, benden daha genç görüyor, benden daha kilolu, bana oranla daha hareketli gibi tanımlamalar zihnimizde dolanır durur. Oysa insanın sahip olduğu yaşla vücut yaşı her zaman birbirini tutmayabilir. 40 yaşındaki biri çok daha yaşlıymış izlenimi verirken, 70 yaşında olmasına rağmen 50 lerin başlarında görünenlerin sayısı hiç de az değil. Peki, vücut yaşını hesaplamak mümkün mü? Çalışmak sizi yormasın! Biyolojik yaşın, takvim yaşından fazla olabileceğini belirten Yaşlanma Uzmanı Prof. Robert Weale nin savından hareket eden İngiliz Daily Mirror gazetesi, okurları için hayli ilginç bir test hazırladı. Testin amacı biyolojik yaşın hesaplanması. Biz de söz konusu testten bazı bölümleri bu sayfaya taşımak istedik. İşte herkesin rahatlıkla uygulayabileceği testten bazı bölümler. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi çekin ve bir dakika boyunca bu şekilde tutun. Bıraktığınızda derinizin eski halini ne kadar sürede aldığına bakın. 1-2 saniyede alıyorsa 30 lu yaşlardasınız demektir. Eğer 3-4 saniyede alıyorsa 40 lı, 5-10 saniyede alıyorsa 50 li, saniyede alıyorsa 60 lı, saniyede alıyorsa 70 li yaşlardasınızdır. Bu süre 45 in üzerindeyse vücut yaşınız 80 lerdedir. Herkesin malumu, yaşlandıkça tepki hızı da azalır. Tepkinizi ölçmek için yazı yazdığınız elinizi açın ve bir yakınınızdan 45 santimetrelik cetveli, elinizin üzerinde tutmasını isteyin. Yakınınız cetveli bıraktığında onu yakalamaya çalışın ve yakaladığınızda neresinden tuttuğunuza bakın. Tuttuğunuz yer 14 cm ye kadarsa 20 li yaşlar, ise 30 lu yaşlar, santimetreyse 40 lı yaşlar, santimetreyse 50 li yaşlar, 40 santimetre ve üzerindeyse 60 lı yaşlardasınız. Beden yaş alır da zihin durur mu? Durmaz elbette. Zihninizin kaç yaşında olduğunu hesaplamak için 100 den geriye yedişer yedişer saydığınızda bunun ne kadar zaman aldığını ölçün. Bu süre 20 saniyeden kısaysa 40, 25 saniyeden uzunsa yaşlarındasınız demektir. Zihninizin yaşını ölçmek için bu yeterli değil derseniz, basit bir test daha yapabilirsiniz. Bir dakika içinde kaç tane meyve ve sebze ismi sıraladığınızı hesaplayın. 60 yaşın altındakiler, en az 15 ismi bulabilirler. Gelelim denge testine Sol ayağınızı 45 derece eğik halde tutarak sağ ayağınız üzerinde ne kadar durabildiğinize dair süre tutun. Bu hareketi birkaç dakika arayla üç kez tekrarlayıp ortalamasını alın. Ortalama duruş saniyeniz 70 ve üzeriyse 20 li, ise 30 lu, ise 40 lı, ise 50 li, ise 60 lı, ise 70 li, 19 dan azsa 80 li yaşlardasınızdır. Tüm bu açıklamaların ardından hâlâ bir çırpıda bu ya da şu yaştayım diyebilir misiniz? Yaşınızı söylemeden önce bir kez daha düşünün deriz KERAMET IĞNEDEN KORKMAKTA Dünyanın en genç milyarder kadını Elizabeth Holmes, tüm servetini kişisel çabasıyla elde etti. Onu 19 yaşında üniversiteyi terk edip iş dünyasına itense, kendisinin de kâbusu olan, iğne korkusuna karşı pratik buluşu oldu. YAZI: MUSTAF ALKAN n Dünyanın en genç milyarder kadını Elizabeth Holmes in başarı hikâyesi, diğer onlarca hikâyeden çok daha farklı dersek, yeridir. Zira onu en zengin unvanına kavuşturan korkusu oldu. 30 lu yaşların başındaki bu Amerikalı kadın, iğneden çok korkuyordu. Hastanelerin ve laboratuvarların kan alma yöntemleri, Holmes i henüz 19 yaşındayken harekete geçirdi. Fikrini uygulayabilmek için babasının özel üniversite harcı için ayırdığı 30 bin Dolar ı kullanan Holmes, sivrisinek ısırığı kadar bile acıtmayan, parmakta hemen kapanan küçük bir yuvarlak yara açan ve birkaç saniyede tamamlanan kan alma yöntemini geliştirdi. Bu basit fikir ve girişim ruhu, onu bugün 4,5 milyar Dolar lık servete ulaştırdı. Ama bu unvan, onun umurunda değil. Günde neredeyse 16 saat çalışan, kıyafete fazla kafa yormamak için genelde siyah tercih eden Holmes ün amacı, insanların günlük yaşamını kolaylaştırabilecek nesne ve yöntemler yaratabilmek. Holmes ü Forbes un en zenginler listesine taşıyan hikâyesi, kişisel bir yüzleşmeyle başlıyor. Danimarka asıllı babası, ABD nin uluslararası felaket bölgelerindeki insani yardımlarını koordine eden USAID de çalışan Holmes, yoksul Afrika ve Asya ülkelerinde geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarında hayatını dünyanın yardıma muhtaç insanlarına adamaya karar verdiğini söylüyor. Üniversite çağına geldiğinde tıp eğitimi almanın bu amaca en uygun yol olduğu- na kanaat getirmiş. Ancak fakültedeki ilk yılında, doktor olamayacağını anlamış. Çünkü iğne görmeye bile dayanamıyordum, diye anlatıyor yaşadığı sıkıntıyı Holmes ve şöyle devam ediyor: Yardım gönüllüsü olmak yerine, her insanın yaşamını kolaylaştıran bir yöntem geliştirmenin daha iyi olabileceğine fark ettim. Ama Elizabeth Holmes sadece kan alma yöntemiyle milyarder olmadı. O, tam bir icat fabrikası; tıbbi biyoloji ve medikal teknolojiler alanın da tam 84 patenti var. Holmes ün çoğunluk hisselerine sahip olduğu, sağlık testleri firması Theranos, bugün basit kan testinden gelişmiş gen testine binden fazla farklı tıbbi tahlil gerçekleştiriyor. Theranos otomasyon, basitleştirilmiş ancak katı kuralları olan süreçleri ve hızı sayesinde tahlil maliyetlerini yarı yarıya azaltıp ABD nin yıllık 61 milyar Dolar lık tıbbi tahlil pazarında üçüncü büyük oyuncu oldu. Şimdiyse Theranos Wellness Center adını verdiği bir tıbbi tahlil laboratuvarları zinciri oluşturmak için harekete geçti. Genç girişimcinin hedefi, ABD de her 10 kilometrede bir Theranos laboratuarı kurmak. Ama bununla yetinecek gibi görünmüyor; kafasında yeni icatlar var. Mesela şu sıralar mühendisleriyle birlikte giyilebilir teknolojiler üzerinde çalışıyor. Amacı, bakıma muhtaç olanların sağlığını takip edip gerekli ilaçları metabolizmaya veren bir ceket geliştirmek Kısacası Holmes, derman peşinde koşan yaşlıların, hastaların ve bakıma muhtaçların dualarını alabilecek tam bir hayırlı evlat. n Günümüz iş dünyasında her şey tabiri caizse jet hızında ilerliyor. Artan rekabet koşulları herkesi son sürat çalışmaya mecbur bırakıyor. Buna bir de gündelik hayatın rutin işleri eklendiğinde, yorgunluk kaçınılmaz olarak kendini gösteriyor. BBC Dergi de yayınlanan bir haberse, ipleri tekrardan elimize almamız gerektiğini hatırlatacak nitelikte. Derginin, profesyonellerin buluşma platformu LinkedIn sosyal iletişim ağında bulunan, kişisel gelişim uzmanlığı ya da koçluk yapanlara danışarak hazırladığı habere göre, çalışma yaşamındaki en önemli unsurlardan biri gerçekten gerekli mi, sorusunu sorabilmekten geçiyor. Zira bu soru, zamanı daha verimli kullanmayı olanaklı kılıyor. LinkedIn deki uzmanlar, insanın kendisine bilinçsiz düşünme zamanı tanımasının önemine de vurgu yapıyor. Karmaşık sorunlarla ilgili en iyi kararların ancak bu şekilde verilebileceğini belirten uzmanlar, önemli kararlar alırken verileri ve olguları inceleyip ardından kısa süreliğine yürüyüşe çıkmak, egzersiz yapmak, kontrolün beyinden çıkıp bedene geçmesini sağlayacak bir işle uğraşmak gibi başka bir konuda yoğunlaşmanın yaratıcılıkta etkili olduğuna dem vuruyor. Kimsenin 7/24 çalışmaması gerektiğini söyleyen uzmanlardan bazıları, mutluluğun reçetesini de veriyor. Reçeteye göre bedene iyi bakmak; yiyip içilen şeylere dikkat etmek; fiziksel, ruhsal ve duygusal ihtiyaçlara cevap verebilecek gıdaları tüketmek önemli. Mutsuzluğun nedeni çok! n Mutluluğun ya da mutsuzluğun tamamen psikolojik nedenlerden kaynaklandığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Uzmanlar yediklerimizden oturuş şeklimize kadar birçok nedenin mutsuzluğa vesile olabileceği kanaatinde. İşte o nedenlerden birkaçı Düzenli olarak meyve ve sebze tüketmemek. Çok çalışmak ve uykusuz kalmak. Yeterince güneş ışığından faydalanamamak. Q10 enziminin alınmaması. Ekmek yememek. Sinir sistemini rahatlatan magnezyumun eksik alınması. Merkür ü siyaha kim boyadı? n Bilime ve başka gezegenlere meraklı olanlar bilirler; Merkür ün yüzeyi siyahtır. Uzun zamandır bu konuda incelemeler yapan biliminsanları, sonuçları Nature Geoscience dergisinde yayınlanan bir çalışmaya imza attılar. Bugüne kadar söz konusu gezegenin siyah görünmesinin en önemli sebebi olarak milyarlarca yıldır etrafından kuyruklu yıldızların geçmesi gösteriliyordu. Siyahlığın kuyruklu yıldızlardan savrulan karbon tozlarından kaynaklandığını düşünen araştırmacılar, önce Merkür ile gelip geçen kuyruklu yıldızlardan oluşan bir model oluşturdular. İkinci aşamadayda şeker kaplı (karbon) volkanik kaya parçalarına ateş etmek suretiyle, savrulan karbonun karartıcı etkisini doğruladılar. 6 İSTASYON İSTASYON 7

5 HABERLER HAZIRLAYAN: MÜFİT YILMAZ GÖKMEN PANIĞE GEREK YOK, BAVULUNUZ TAKIPTE Havaalanlarında bavulunu kaybetme endişesine kapılmayan var mı? Görünen o ki, artık böyle bir sorun yaşanmayacak. Zira IoT ve Samsonite ın işbirliğiyle geliştirilen teknoloji sayesinde, akıllı bavulunuz havaalanında sizi takip edecek. n Alıcılara sahip internete bağlı cihazları temsil eden IoT (Nesnelerin İnterneti), birkaç yıl içinde binbir çeşit ürünle hayatın her alanına yayılacak. Elektronik devi Samsung ve çanta-bavul üreticisi Samsonite ise özellikle sık seyahat edenleri rahatlatacak bir ürün geliştirmeye çalışıyor. Wi-Fi bağlantı özelliğiyle sunulacak olan akıllı bavullar, havaalanlarında yaşanan beklenmedik sürprizleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor. GPS çipleri sayesinde, kaybolan, karışan ve çalınan valizlerin yeri kolayca tespit edilebilecek. Samsonite, akıllı bavul sistemi için birçok havaalanıyla işbirliği yapmayı planlıyor. Böylece, yolcular havaalanına geldiği anda kimlik ve uçuş bilgileri bavuldaki çiplerden okunacak ve bavul check-in gerektirmeden uçağa yükleme yapan araçlara konacak. Söylentilere göre, Samsonite ın bavullarına eklemeyi planladığı bir diğer teknoloji, itiş sistemi. Tekerleri üzerinde otonom olarak hareket edecek bavullar, yolcuları yüklerini çekiştirme derdinden ebediyen kurtarabilir. Moto X devlere meydan okuyor n Lenovo tarafından satın alındıktan sonra eski günlerine dönüş sinyali veren Motorola, amiral gemisi Moto X in 2015 modelini henüz duyurmadı. Teknoloji dünyasına sızan bilgilerse telefonun yüksek bütçeli rakiplerini oldukça zorlayacağını gösterdi. Söylentilere şöyle bir kulak kabarttığımızda, Moto X in LG G4 te bulunan Snapdragon 810 işlemcisine sahip olacağını, 4 GB RAM bulunduracağını ve 32 ile 64 GB dâhili belleğe sahip iki model olarak sunulacağını duyabiliriz. Yeni telefon almayı düşünenler varsa, ufak bir not düşelim: Snapdragon 810, 4K Ultra HD videoları, 3D mobil oyunları, yüksek çözünürlüklü fotoğrafları rahatlıkla kaldıran, mobil iletişim ve uzun batarya ömründe tatmin edici performans sunan bir işlemci. Moto X in 5,2 inç Quad HD (2560x1440) çözünürlükte AMOLED ekrana sahip alacağı iddiası doğruysa, Moto X, gözleri kamaştıran bir telefon olacak diyebiliriz. Windows 10, bedava güncellemeyle gelecek n Microsoft un yaz aylarında sunması beklenen yeni nesil işletim sistemi Windows 10 hakkında yeni bilgiler beliriyor. Microsoft un indirme sayısını artırmak için aldığı karar kapsamında, Windows 10, güncellemesi Windows 7, 8 ve 8,1 kullanıcıları için bedava olacak. Spartan kod adlı tarayıcısının ismini de Edge olarak belirleyen Microsoft, yapay zekâsıyla Apple Siri yi geride bırakan akıllı asistanı Cortana yı da Windows 10 la beraber sunacak. Xbox Live entegrasyonunun olacağını da düşündüğümüzde, Windows 10 Microsoft ekosistemini bir araya getirmek için iyi tasarlanmış bir ürün olarak beliriyor. Tek aksilik, Windows 10 un mobil cihazlara masa üstünden daha sonra sunulacak olması. Mobil cihazlardaki kullanımını artırmayı başarırsa, Microsoft özellikle akıllı asistan ve arama motoru kullanımında rakiplerini zorlamaya başlayabilir. GoPro sanal gerçekliğe adım atıyor n Aksiyon kameraları sektörünün bir numarası GoPro, teknoloji devleri gibi zaman kaybetmeden sanal gerçeklik (VR) alanına girdi. Fransız VR yazılımı üreticisi Kolor u satın alan GoPro, elektronik devleri Samsung ve LG gibi bir başlık üretmeyecek. Tersine VR dönüşümü tamamen yazılım alanında yaşanacak. GoPro, VR alanındaki yeniliğini küresel içerik olarak tanımlıyor. Adından da anlaşılacağı gibi artık GoPro ile çektiğiniz video ve fotoğrafları 360 derecelik panoramalar haline getirebileceksiniz. Dahası, videoları Küçük Gezegen, Panini ve Balık Gözü gibi farklı görüntü ayarlarında izleyebileceksiniz in ilk çeyreğinde 1,3 milyon kamera satan GoPro, 7 bin 500 Dolar lık Herocast kamerasıyla medya kuruluşlarına canlı yayın imkânı da verecek. VR başlıklarının ardından yazılımların da getireceği yeniliklerle, gerçekliğin hızla bir illüzyona dönüştüğüne tanık olabiliriz. APPLE ÇİN DE ORMANLARI KORUYACAK Yeşile yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Apple, Çin deki prestijini artırmak için elinden geleni yapıyor. CEO Tim Cook un ağzından açıklanan en son proje, Çin de kâğıt üretimi için kullanılan ormanları koruma altına almak. n Sadece ürettikleriyle değil, çevreye yönelik yatırımlarıyla da ilgi çeken Apple, en çok iş yaptığı ülkeler arasında bulunan Çin de yeni bir yatırıma imza atıyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) ile yapılacak işbirliği kapsamında Apple, kâğıt üretiminde kaynak olarak kullanılan ağaçların yer aldığı tam 1 milyon dönümlük araziyi yenilenebilir ormanlara dönüştürecek. WWF ye verilecek destekle, Apple ürünlerinin kaplanmasında da kullanılan ormanlar, kâğıt üretimine kaynak oluşturmaya devam edecek, ancak ağaçların azalması önlenecek. Apple, giderek büyüyen yeşil dostu projeleriyle Oculus tan beklenen açıklama geldi n Sanal gerçeklik (VR) başlıklarının öncüsü Oculus Rift, VR başlığının ön siparişlerine 2015 in sonunda, dağıtımınaysa 2016 ın ilk çeyreğinde başlayacağını duyurdu. İlk olarak 2012 de geliştirici kiti olarak ortaya çıkan ve belli sanayilerle kısıtlı bir niş ürünü olarak kalan Oculus Rift, rakip firmaların video oyun sektörü için yaptığı hazırlıklardan geri kalmamak için son kullanıcıyla buluşmuş olacak. Oculus u harekete geçiren gelişmelerden biri şüphesiz Sony nin PlayStation 4 için geliştirdiği Project Morpheus başlığını 2016 ın ilk yarısında sunacağını açıklaması oldu nın sanal gerçekliğin yılı olacağına şüphe yok, ama oyun bağımlılarını önemli bir noktada uyarmakta fayda var. İnsan beyni Oculus Rift ve Samsung Gear VR gibi başlıklara, aralıksız kullanımda maksimum 30 dakika dayanabiliyor. küresel ısınmaya karşı koymak istediğini geçmişte yaptığı çalışmalarla göz önüne sermişti. Şirket, bu yılın başında yaptığı açıklamada, Kaliforniya eyaletinde 2 bin 900 dönüm arazide güneş santrali kurulacağını duyurmuştu. 280 MW kapasiteli santral, 60 bin haneyi aydınlatacağı gibi inşa edilecek ve Apple ın yeni kampüsüne de elektrik sağlayacak. Apple ın Austin, Teksas taki MacPro fabrikası, yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçen en yeni tesis olmuştu. Apple, ABD dışındaki ilk güneş santralini de yine Çin de inşa edecek. Çengdu kentinde yapılacak santral, 40 MW kapasitesiyle Apple ın mağaza ve bürolarının Sürücüsüz otomobil varken kamyon neden olmasın? yanı sıra hanelere elektrik sağlayacak. Apple, ABD deki mevcut enerji ihtiyacının yüzde 100 ünü, yurtdışındaki operasyonlarınınsa yüzde 87 sini yenilenebilir enerjiden karşılıyor. Şirket, bu sayede arasında karbon salınım oranını yüzde 7 azaltmayı başardı. Apple, 2016 da Çin deki mağaza sayısını 40 a çıkarmayı hedefliyor in ilk çeyreğinde Çin deki gelirlerini bir yıl önceki aynı döneme oranla yüzde 157 artıran ve 16,1 milyar Dolar a çeken firma, Çin in yanı sıra Almanya, İngiltere, Avustralya, İspanya ve İtalya da da güneş santrali yapmayı planlıyor. n Otonom araçların hayatımıza getireceği faydaları yıllardır konuşuyoruz. Trafik kazalarını en az yüzde 90 azaltması beklenen akıllı asistan destekli otonom otomobiller, aynı zamanda küresel ısınmaya karşı en büyük kozumuz olacak. Otomotiv devleri, birbiri ardına prototiplerini sunarken, Alman otomotiv firması Daimler, ilk sürücüsüz kamyonu tanıttı. Freightliner Inspiration adı verilen kamyon, Almanya da tamamladığı 16 bin kilometrelik deneme sürüşünün ardından, ABD nin Nevada eyaletinde ilk kez trafiğe çıkacak. Denemelerde Inspiration ın yakıt tasarrufu ve güvenliği analiz edilecek. Daimler, kara nakliyatının 2050 de üç katına çıkacağını not düşerek ağır yük kamyonlarının geleceğin ihtiyaçlarına göre geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor. İsveç firması Scania ise konvoy halinde ilerleyebilecek sürücüsüz hafif yük kamyonları geliştirmeye çalışıyor. 8 İSTASYON İSTASYON 9

6 HAYAT HAYATIMIZIN TAM ORTASINDAKİ KURGUSAL GERÇEKLİK DIZILER Her şey tek bir televizyon kanalıyla başladı. Yayıncılığın ilk yıllarında, tek kanallı dönemde hayatımızın ufacık bir alanını işgal eden diziler artık trafik de dâhil olmak üzere her yerde yanımızda. 10 İSTASYON İSTASYON 11

7 HAYAT BIZIM HAYATIMIZ DIZI 2000 YILI. FRANSA DAYIM... TÜRK DIZILERINDEKI KADIN IMGELERI VE BUNLARIN TÜRKIYE VE FRANSA DAKI GÖÇMEN IŞÇILER TARAFINDAN YORUMLANMA BIÇIMLERINI KONU ALAN DOKTORA TEZIMIN SAHA ÇALIŞMALARI IÇIN ORADAYIM. SAYISIZ GÖRÜŞME YAPIYORUM BU ÇALIŞMA KAPSAMINDA. VE GIRIŞTEKI YORUM DA 40 LI YAŞLARINDA, EVLI, ÜÇ ÇOCUKLU, KÜÇÜK BIR KONFEKSIYON ATÖLYESI SAHIBI BIR ERKEKTEN GELIYOR. HENÜZ FARKINDA DEĞIL AMA, UZUN YILLARDIR ORADA YAŞAYAN TÜRKIYE KÖKENLI BU IŞLETMECI ILE YAPTIĞIMIZ GÖRÜŞME SIRASINDA AĞZINDAN DÖKÜLÜVEREN BU YORUM, KISA SÜREDE TÜM TOPLUMA MAL OLACAK... Yazı: Doç.Dr. HÜLYA UĞUR TANRIÖVER Fotoğraflar: SANER ŞEN Aynı yıl yayımlanan bir gazete röportajında, sahibine atıfla kullandığım bu saptamaya kısa bir Google araştırmasıyla pek çok makale ve metinde rastlayabilirsiniz bugün... O, Fransa da yaşayan, tatillerde Türkiye ye gelen bir insan ve çizdiği profil de, diziler konusunda dile getirilen bazı genel geçer açıklamaların aslında doğru olmadığının bir kanıtı niteliğinde. Neden mi? Bir zamanlar dizileri kadınların sevdiği tür olarak niteleyen, hatta içselleşmiş bir cinsiyetçilikle gündüz kuşağı dizilerine pembe dizi adı veren veya sinema, sergi, konser gibi etkinliklere katılmayan, kitap okumayan, orta alt sınıfların sevdiği bir tür olarak niteleyen zihniyetin ciddi bir yanılgı içinde olduğu artık sayısız veriyle apaçık ortada. Evet, dünyanın birçok başka ülkesinde olduğu gibi, Türkiye de de, erkeklerin çok kitap okuyan ya da film festivallerinin zor bulunan biletleri için uzun saatler kuyrukta bekleyecek kadar sinefillerin dahi TV dizilerini izlediği bilinen bir gerçek. Aslında Bizim hayatımız dizi iki taraflı okunabilir bir yorum aynı zamanda. Yani bir anlamıyla hayatlarımız dizi, diğer açıdan bakıldığında da diziler hayatımız. Hal böyle olunca hem gündelik hayatımıza, hem de sosyal bilimlerin birçok dalının tam orta yerine yeni bir sosyolojik olgu damgasını vurmuş oluyor: Diziler. Günümüzde Türkiye de diziler gerçek anlamda bir toplumsal kültürel fenomen veya antropolog Marcel Mauss un deyimiyle bir bütüncül olgu boyutuna bürünmüş durumda. Mauss bu kavramı tüketim, moda ve iletişim gibi, bir toplumun tüm özelliklerinin ve dinamiklerinin açıklanabileceği durumlar için kullanıyor. Günümüzde diziler de diğer sayılanlar gibi bir bütüncül olgu olarak karşımıza çıkıyor. Bu kadar temel ve tüm toplumu ilgilendiren bir olguyu, farklı yönleriyle incelemeden anlamaya çalışmak nafile bir çaba olur. Öyleyse, ayrıntılara girelim. Dizilerin metinsel özellikleri, izleyicilerin bu özellikleri ve genel olarak dizileri nasıl algıladığı ve nasıl kullandığı, yani gündelik yaşamlarına nasıl eklemledikleri, televizyon ve film endüstrisinin dev bir alt sektörü olarak dizi yapım/yayın gerçekleri gibi faktörlerin tümü bu fenomenin ortaya çıkışında rol oynuyor. Televizyonun Türkiye ye gelişi Batı dakine oranla çok geç gerçekleşti. Deneme yayınlarını ve birkaç saatlik ilk yayınları saymazsak, Türkiye nin gerçek anlamda televizyonla tanışması 70 li yıllara rastlıyor. Yapılan çalışmalar, Türkiye de televizyon yayıncılığının emekleme yıllarından itibaren dramaların (filmler, diziler, televizyon filmleri) çok önemli bir yere sahip olduğuna işaret ediyor. Özgün ve yerli program yapımının az olduğu ilk yayın yıllarında, TRT nin satın aldığı yabancı diziler, deyim yerindeyse izleyiciyi ekran başına kilitliyor. Hatta toplumsal tarih bağlamında belli zaman dilimlerini Aşk Gemisi yılları veya Dallas yılları olarak adlandıranlar bile var. Görevimiz Tehlike ya da Kaçak dizilerinin yayınlandığı zamanlar ise, -günümüzde bazı maçların veya dizilerin finalinin yayın saatinde olduğu gibi- caddelerin boşaldığı ve herkesin evinde ekran başına geçtiği saatler. (Bu ilgi, TRT nin önceliği yerli televizyon draması yapımına vermesinde belirgin bir etken oldu.) Yerli dizilerle tanışmamız, televizyon yayınlarının 1974 yılından itibaren nitelik ve nicelik olarak gelişme gösterdiği döneme denk geliyor. İlk Türk dizisi Kaynanalar ın TRT tarafından üretildiği dönemde yine TRT, Yeşilçam ın ünlü yönetmenlerini Türk edebiyatı kaynaklarını kullanarak televizyona dizi ve film üretmeye davet ediyor te Halit Refik in çektiği ve 33 er dakikalık 6 bölümden oluşan Aşk ı Memnu bu şekilde vücut buluyor ve yayınlanıyor. Ancak yerli dizilerin gerçek anlamda yığınların ilgi odağı olması, 1986 yılında yeni açılan TRT 2 kanalında gösterime giren Perihan Abla dizisiyle başladı denebilir. Perihan Abla nın toplumla bütünleşmesini ve bunun etkilerini, dizi bitiminde çekimin yapıldığı sokağa bu adın verilmesinde ve Kuzguncuk un eskiden orta halli bir mahalleyken aniden emlak piyasalarının gözdesi haline gelmesinde görebiliriz. Perihan Abla ile başlayan bu İstanbul un eski semtlerini yeniden gözde kılma ve mahalle kültürünün yeniden yükselmesi furyası sonrasında Samatya, Çengelköy gibi başka semtler de ünlerini pekiştirdi. Hayatımızı bir su, Perihan Abla yı ise suya atılan bir taş gibi düşünün. Bu taş suya değdikten sonra gündelik hayatta olanlar o temas noktasından yayılmaya başlayan, giderek genişleyen halkalara benziyor. Diziler hayatımızın orta yerine onyıllar önce düştü ve etkiledikleri alan her geçen gün genişleyerek bugünkü halini aldı. Arap Dünyası nda Nour adıyla yayınlanan ve efsaneleşen Gümüş dizisinin çekildiği Abut Yalısı aynen bir müze gibi turistlerin ziyaretine açıldı, Kapadokya bölgesi Asmalı Konak sayesinde ticari gelirini artırdı. Yabancı turistlerin gözdesi olan Kapadokya yı Türkiye de yaşayanların bu dizi sayesinde keşfettiğini söylemek yanlış olmaz. Turizm şirketleri Pargalı İbrahim in doğduğu Yunanistan, Parga ya Muhteşem Yüzyıl turları düzenliyor, Pargalı nın dizideki ölüm sahnesini izleyenler Fındıklı da olduğu tahmin edilen kabrini ziyaret edip dualar ediyor. Sıla tokası ve Dadı bornozuyla başlayan moda, Hürrem Sultan kaşıklarını ya da Bihter çizmelerini semt pazarlarına taşıdı. Dahası, 2011 de yaptığımız bir saha çalışması sırasında gördüm ki izleyiciler, özellikle de yüksekokul mezunları dizilerin arka jeneriklerinden sponsor firmaları takip ediyorlar. Yapımcı ve üreticiler ise bu durumu deyim yerindeyse kurumlaştırmaya başladı bile. Umutsuz Ev Kadınları nın elbiselerinin satışa sunulması bunun en bariz kanıtı. Dizilere duyulan ilgi, özellikle 1990 larda ticari yayıncılığa geçişle arttı ve bu dönemden sonra TV dizisi formatı Türkiye de genel izleyiciye yönelik yayın yapan ücretsiz kanalların önemli bölümünü taşıyan program türüne dönüştü. Yerli dizi yayınlayan yedi kanalda, prime time da bir haftada yayınlanan dizi sayısı hızla artış gösterdi yılında bu alanda ilk çalışmalarımı yapmaya başladığımda haftada yaklaşık dizi yayınlanırken, bu rakam yıldan yıla düzenli biçimde arttı; 2008 de 57 diziyle en üst noktaya ulaştı. Ancak izleyen yıllarda belli bir azalma göstererek, 2010 dan bu yana ortalamayla devam ediyor Mart ayının ikinci haftasında, bu sayı 9 kanalda haftada 46 diziydi. Tabii tekrarları saymazsak. Bu 46 dizinin 41 i haftada bir sıklıkla, diğer 5 i ise her gün ya da haftada birkaç gün yayınlanıyor. Ayrıca yine her gün yayınlanan 2 gündüz kuşağı dizisini de eklersek, aslında ekranlarımızda bir haftada 48 yeni bölüm olduğunu görüyoruz. Son yıllardaki yapım sayısında artış olmaması dizilerin bir duraklama dönemine girdiğini mi düşündürdü? Yanılıyorsunuz. Yayınlandıkları saat açısından diziler eskisinden de çok yer kaplıyor ekranlarda. İlk dönemlerde dizi bölümleri ortalama dakikayken, günümüzde, bir önceki bölümün özeti ve reklam aralarıyla birlikte bu süre neredeyse 2 saati buluyor, hatta popüler dizilerde bu süre daha da uzuyor. Süre göz önüne alınarak yapılan bir inceleme genel içerikli yayın yapan ve akışlarında dizilere yer veren kanallarda bu dizilerin ezici bir yayın süresi üstünlüğüne sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye de televizyon yayıncılığı açısından dizilerin tahtını, bazı dönemlerde hafifçe sallayan bir başka yapım türü de yarışma programları. Televizyon sosyolojisi alanında başlı başına bir araştırma dalı oluşturan bu yayınlar da, aynen diziler gibi farklı türlere ayrılıyor ve özellikleri doğrultusunda hitap ettikleri izleyici kitleleri de farklılaşıyor. Yetenek yarışmaları, ekstrem sporların yumuşatılmış biçimlerini kapsayan yarışmalar, komedi ögeleri içeren oyun nitelikli yapımlar ve tabii bu türün olmazsa olmazı bilgi yarışmaları. Önceleri hemen hemen tamamı yabancı formatların uyarlaması olan bu yarışmalar alanında artık Türkiye ye özgü formatlar da var. Yarışmalar dizilerle karşılaştırıldığında, aralarındaki en temel fark, en azından büyük bölümünün maliyet açısından daha kârlı olması. Pek çok kanal ekonomik zorluk dönemlerinde bu tür düşük maliyetli içeriklere yöneliyor. Bazen geniş kitlelerin bağrına bastığı bu yarışmalar Bu yıl dizilerin modası geçti, artık yarışmalar ön planda algısı yaratıyor. Benzeri bir durum geçtiğimiz yıl da söz konusuydu. Ama bunun bir illüzyon olduğunu belirtmekte yarar var. Halen ekranlarımızda, her hafta 46 dizi gösterilirken, yarışma programı sayısı sadece sekiz. Üstelik bunlardan dördü sadece yarışma, talk show gibi yapımlar yayınlayan tematik bir kanalda yer alıyor. Diziler, aynen sinema filmleri gibi hem medya haberlerinin konusu oluyor, hem de akademik alanda bilimsel çalışmaları besliyor. Araştırmalar, sinemada daha çok gülmeyi tercih eden popüler Türk filmi izleyicilerinin, diziler söz konusu olduğunda, tercihlerini eski Yeşilçam geleneğindeki ağlamaktan yana kullandıklarını gösteriyor de yaptığım çalışmada her iki diziden birinin türü dram veya melodramdı. Mart 2015 te ise, tarihi nitelikli veya polisiye birkaç yapımı saymazsak, yerli dizilerin neredeyse tamamı dram türünde. Birkaç yıl öncesine kadar ikinci gözde tür olan komedi dizileri yerlerini artık TV skeçlerine bıraktı. Biçimsel ve içerik söylem özellikleri açısından diziler Köyden şehre göç olgusunu temsil eden Nuri Kantar ve ailesi 1974 yılında milyonların hayatına girdi ve yaklaşık 30 yıl boyunca evlere konuk oldu. 950 bölümüyle Türkiye de en uzun süre yayında kalan dizi Kaynanalar dı. 12 İSTASYON İSTASYON 13

8 HAYAT RTÜK tarafından yayımlanan Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması (2012) verilerine göre en çok televizyon izlenen saatler genellikle dizilerin yer aldığı aralığı. Bu saatlerde trafikte, vapurda veya başka bir yerde olmak dizileri takip etmenin önünde bir engel değil. konusunda yapılacak ilk saptama yıllar içindeki gelişimleri doğrultusunda giderek çeşitlendikleri. İlk dönemlerin, daha çok klasik Yeşilçam kalıplarından beslenen yapımlarına karşın, artık oldukça farklı, hatta kimi zaman yenilikçi diyebileceğimiz anlatı, öyküleme, karakter ve teknik nitelikli yapımlar ekranlarda yer buluyor. Dizilerin bağımlılık yaratmasının nedenlerinden biri, çoğunun tefrika nitelikli olması. Yani her bölüm bir öncekinin devamı ve öykünün anlaşılabilmesi için sürekli izlenmesi gerekiyor yılında yaptığım bir çalışmada Gaziantepli bir kadın izleyici, Özetler iyi oldu, demiş ve ardından da eklemişti: Eskiden bir bölüm kaçırdık mı, ona buna yalvarırdık anlatsın diye. Günümüzde ise internet erişiminin artması, artık neredeyse kaçırılan bölüm kavramının da ortadan kalkması sonucunu doğurdu. Ne var ki sevilen dizinin son bölümünü anlatmak/anlattırmak, yalnızca kaçıran izleyicilerin bir alışkanlığı değil. Bizim kültürümüzde, aynen eskiden Türk filmleri konusunda olduğu gibi, aslında izlediğimiz bir bölümü, bir de güzel anlatan arkadaşımızdan dinleyerek yorum yapmak hâlâ yaygın bir davranış. Dizilerde çoğul olay örgüsünde, iççe geçen paralel veya sarmal öyküler temeli oluşturuyor. Tüm öyküyü tekelinde bulunduran sivrilmiş, tek bir karaktere pek rastlayamıyoruz. Bu çoğul karakter çoğul olay örgüsü, farklı izleyicilerin, farklı dizi karakterleri ve durumlarıyla özdeşlik kurmasını sağlıyor. Melodram ya da polisiye gibi egemen tür özelliğinin yanı sıra diğer türlerden de yararlanan dizilere sıkça rastlıyoruz. Dramlarda bazen komedi ögeleri kullanılıyor ya da polisiyelerde melodramatik insan hikâyelerine yer veriliyor. Ama bu durum sadece bize özgü değil. ABD yapımı olay yeri inceleme dizilerinde de rastlanan bu özellik, dizinin ömrünün uzamasında da önemli bir etken: Uzun yıllardır popülerliğini koruyan Arka Sokaklar dizisi bunun başarılı bir örneği. Zamanla düz anlatım tekniklerinden sinema anlatımına yaklaşarak daha sofistike tekniklere yer veren yapımların birkaç istisna dışında aile odaklı olduğunu görüyoruz. Bu dizilerin ortak mesajı: Mutluluk aile ortamında bulunur, tüm sorunlar aile içi ya da onun bir uzantısı olan mahalle türü topluluklarda çözülür. Her ne kadar bazı Amerikan dizilerinde kötü ailelere rastlansa da, aslında orada bile bir örtük söylemden söz edilebilir. Bu diziler gerçekte kötülüğün aileden değil aşırı zenginlikten ve para iktidar hırsından kaynaklandığına işaret eder. Türkiye deyse bazı tarihi veya polisiye yapımlar dışında, dizilerin tamamı bir orta sınıfa övgü niteliğinde. Son dönemlerde daha sık görülen zenginliğin, lüksün sergilendiği yapımlar ise daha çok izleyicinin seyir zevkine ve özlemlerine hitap ediyor. Asıl mesajsa aşırı zenginliğin mutsuzluk getirdiği. Diziler bu mesajı taşıyor olmasına rağmen ağır yoksulluk koşulları dizilerde kendisine yer bulamıyor pek. Dahası, görece daha yoksul yaşamları yansıtan dini veya uhrevi mesajlı dizilerde bile, parasızlık kendi başına bir sorun olarak işlenmiyor. Neden mi? Çünkü diziler birer sığınak. Ve eğlence odaklı endüstri izleyicilerin kaçmak, unutmak istedikleri gerçeklerle onların canını sıkmak istemiyor. Cinsiyet rolleri, iktidar meseleleri, aşk ilişkileri ya da genel olarak toplumsal konularda, diziler genelde kemik- HAYATIMIZI BIR SU, PERIHAN ABLA YI ISE SUYA ATILAN BIR TAŞ GIBI DÜŞÜNÜN. BU TAŞ SUYA DEĞDIKTEN SONRA GÜNDELIK HAYATTA OLANLAR O TEMAS NOKTASINDAN YAYILAN HALKALARA BENZIYOR. leşmiş, basmakalıp bir söylem taşıyor. Kadın ve erkek rolleri geleneksel cinsiyetçi modellere göre kurgulanıyor. İyi ve kötü karakterler arası dağılımda, iyiler geleneksel; yenilikçi, farklı, eşitlikçi olanlarsa genellikle kötü olarak konumlandırılıyor. Dizilerde öne çıkan ahlak anlayışına göre, aşk ve çocuk doğurma uğruna binbir badire atlatan kadınlara karşılık, kötü kadınlar çocuklarını terk ediyor. Buna karşılık son dönemlerde, özellikle de kadın kuruluşlarının, medya analizlerinin ısrarlı eleştirilerinin ve olasılıkla dizi sektöründe çalışan kadınların çoğalmasının da etkisiyle, bazı güçlü ve geleneksel kalıpları kıran kadın karakterlere de rastlanmaya başlandı. Benzer biçimde, kadınları ilgilendiren can alıcı bazı konuları da görmeye başladık dizilerde. Fatmagül ün Suçu Ne? tecavüzü, Küçük Gelin erken yaşta evlendirilen kız çocukları sorununu gündeme taşıdı. Kurtlar Vadisi gibi milliyetçi değerlerin ön planda tutulduğu dizilerde ise genelde egemen olanların dışındaki kültürel, dini, etnik gruplar ya yok sayılıyor ya da olumsuz bir biçimde sunuluyor. Özellikle farklı cinsel yönelime sahip kişiler, dizilerin asla görünmeyen lanetli insanları olmaya devam ediyor, daha da kötüsü, alay konusu olabiliyor veya nefret söyleminin öznesi olabiliyorlar. Diziler kimi zaman bir meslek grubunu olumsuz tanıttığı için, kimi zaman cinsiyetçi söylemi meşrulaştırdığı için, kimi zaman tarihsel olayları yanlış aktardığı için eleştiri oklarının hedefinde olabiliyor. Özellikle de televizyon yayıncılığını düzenlemekle yükümlü Radyo Televizyon Üst Kurulu nun (RTÜK), yayın içeriklerini cezalandırmada kullandığı kimi ölçütler uzmanlar tarafından eleştiriliyor ve aslında başka sorunlara işaret ettiğinin altı çiziliyor. Örneğin RTÜK ün Türk aile yapısına aykırı ya da çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek gibi ölçütlerinin çok genel ifadeler olması, sansür tehlikesini de beraberinde getiriyor. Nitekim sektörde çalışanların aktardıklarına göre, başta belli kanallara yönelik dizilerde olmak üzere, kimi yapımlarda, özel bir kısıt olmamasına karşılık ya sorun yaşanırsa diye, kılık kıyafetin hatta olay örgüsünün değiştirildiği durumlar, dizi sektöründe otosansür olgusunun da varlığına işaret ediyor. Peki diziler neden bu kadar çok seviliyor? Özel olarak bu metin türleri üzerine, daha genel düzlemde de medya, sinema, kurmaca üzerine sosyal bilimlerin pek çok alanında yapılan çalışmaların hacmi ve nitelikleri düşünüldüğünde bu sorunun yanıtı hiç de basit değil lerde ünlü Dallas dizisini inceleyen İletişimbilimci Elihu Katz ve Tamar Liebes, farklı ülke izleyicilerinin beğeni nedenlerini araştırdıklarında, bu nedenlerin birbirinden ne kadar ayrıştığı ortaya çıktı. Örneğin dönemin Sovyet Rusya sında dizi adeta, Bakın, kapitalist toplumlar ne kadar yozlaşmış mesajı verdiğinden ötürü ilgi görmüştü. Ancak, her ne kadar bir yan- Dizilerle birlikte pek çok yan meslek de sokaklarda kendine yer buldu. Roma da turistlerle fotoğraf çektiren gladyatörlerin muadili, çok da uzak olmayan bir geçmişte İstiklâl Caddesi nde Muhteşem Yüzyıl esintili kostümlerle dolaşıp, isteyenlerle fotoğraf çektiren insanlardı. 14 İSTASYON İSTASYON 15

9 HAYAT Huzur Sokağı dizisinin başrol oyuncularından Selin Demiratar çekime hazırlanıyor. Her hafta ekranlarda yerini almak zorunda olan dizilerin oyuncuları gece gündüz, yaz kış demeden kimi zaman saatlerce aralıksız çalışabiliyor. dan tür ve mecra, öte yandan kültürel, toplumsal ve hatta siyasal özellikleri nedeniyle farklı bir metin türü olsalar da, dizilere duyulan ilgiyi anlamanın çıkış noktası, kurmacaya dayalı anlatıların oluşturdukları cazibe olmalı. Gündelik dilde söyleyecek olursak, sonuçta televizyon dizisi bir hikâyedir ve insanlar hikâye anlatmayı da dinlemeyi de sever. Gündelik yaşamdaki iletişim biçimlerine baktığımızda, aslında aile içinde, arkadaş gruplarında, hatta iş ortamlarındaki konuşma ve sohbetlerin mutlaka birilerinin hikâyelerine dayandığını görmek mümkün. Dedikodu sözcüğünün işaret ettiği de aslında yine aynı olgu. Diziler, izleyicilere hem belli ölçüde gerçekçi, hem de ulaşılması zor hayatlar sunuyor. Bir başka deyişle masalla gerçeğin kesişme noktasında konumlanıyorlar. Başarılarının en temel dayanağı da bu özellik. Ancak benzer özelliklere sahip başka kültür ve sanat ürünleri yerine dizilerin tercih edilmesinin nedenlerini, ilk ortaya çıkış dönemlerindeki toplumsal siyasal, hatta ekonomik konjonktürle ve toplumumuzda özel yaşamın ve boş zaman etkinliklerinin düzenlenmesinde aramak gerek. Türkiye nin yoğun siyasal çatışmalara sahne olduğu 70 li yıllar ve ardından gelen askeri darbe dönemi, insanların sokaktan eve çekilmelerine neden olmuş, bu doğrultuda yeni başlayan televizyon yayınları ilgi odağı haline gelmişti. Buna, ciddi ekonomik krizlerin eğlence ve kültürel etkinliklere ayrılan bütçeleri kısıtladığı ve daha önce en popüler eğlence olan sinemanın endüstriyel anlamda ağır darbe aldığı 90 ların sonu iklimini de eklersek, evde, bedava ve sevilen biçim ve içeriklere uygun yapımların izlenmesinin neden tercih edildiğini anlamak mümkün. Öyle ki, 80 li yıllarda sıkça kullanılan bir deyimi hatırlamakta yarar var: PTT. Yani pijama, terlik, televizyon. Televizyon artık evin rahatlığı ve konforunu bütünleyen bir öge olarak içselleştirilmiş bir şekilde karşımıza çıkıyor. Türkiye de dizilere olan ilgi, yaşam biçimleriyle de bağlantılı. Ailenin en egemen kurum ve değer olduğu bu coğrafyada, içerik olarak da aileleri konu alan, her yaş ve nitelikten aile bireyine bir arada hitap etme özelliği taşıyan yapımların başarılı olması şaşırtıcı değil. Sanılanın aksine televizyon dizileri insanları sadece ekranla iletişim kurmaya iterek yalnızlaştırmıyor. İzleyicilerine hem birlikte izleme olanağı, hem de bu izleme pratiği dolayısıyla birbirleriyle iletişim kurma olanağı sunuyor deki araştırmanın bulguları dizi izleyicilerinin yüzde 72 sinin, sevdikleri yapımları aile bireyleriyle izlediklerini gösteriyor te Çocukların Medyayı Alımlama ve Kullanım Biçimleri araştırmamızda da, çocukların kendilerine yönelik çizgi film ve yapımları izlemekle birlikte, anne babaları ve kardeşleriyle dizileri seyretmeyi de çok sevdiklerini belirledik dan beri yürüttüğümüz farklı araştırmalarda elde ettiğimiz veriler, ailece televizyon izlemenin belli ritüellerinin olduğunu ve geçmişten günümüze bu ritüellerin değişmediğini, hatta iyice yerleşikleştiğini gözler önüne seriyor; herkesin belli bir koltuğunun olması, çay zamanının veya kuruyemiş servisinin önceden planlanması gibi... Bu ritüellerin en yenisi ise mobil teknolojilerle hayatımıza girdi. Özellikle gençlerin televizyon izleme pratiği sosyal ağlarda hemen o anda katılma/yorumlama/beğenme yle besleniyor. Bu yeni pratiğin de altını çizdiği gibi, dizilerin sade- ce ne anlattıkları değil, bu anlatılanların izleyiciler tarafından nasıl algılandığı ve yorumlandığı da önemli. Belli ihtiyaçların karşılanmasında veya gündelik pratiklerde insanların dizileri nasıl kullandığı çoğu zaman ihmal edilen çok önemli bir soru. Örneğin, söylemindeki bazı ögeler nedeniyle ciddi boyutta eleştirilmesine karşın Kurtlar Vadisi nin ergenlik dönemindeki erkek çocuklar tarafından sevilme nedenleri arasında, babalarıyla birlikte izleme olanağı yaratarak ihtiyaç duydukları iletişimi kurmada yardımcı olması yer alıyor. Bazı izleyici gruplarının, yaptıkları muhalif veya oyuncul okumalarla (Dallas dizisinin kadın izleyiciler tarafından alımlanma biçimlerini inceleyen iletişim bilimci Ien Ang ciddi durumları eğip bükerek, komikleştirerek anlamını saptırmaya ve eleştirmeye dayalı okuma biçimini oyuncul olarak adlandırır) sadece dizileri değil, sosyal ya da siyasal olguları bile eleştirdikleri söylenebilir. Örneğin, eleştiriler karşısında Onlar konuştukça ben inadına daha çok sevdim Hürrem i, diyen izleyici, Muhteşem Yüzyıl ın eleştiri oklarının hedefi olmasının ardından eskisinden de yüksek reyting almasını bu şekilde açıklamış oluyor. Diziler dediğimizde, son yıllarda mobil ortamlar ve internete biraz pay kaptırmış olsa da, reklam pastasının büyük bölümünü tekelinde bulunduran televizyonu, hatta aslında daha da geniş anlamda medya ve film endüstrisini ekonomik ve politik açıdan da incelememiz gerekiyor. Günümüzde diziler genel izleyiciye yönelik ulusal televizyon kanallarının neredeyse varlık nedeni olmuş durumda. Medyanın pek sevdiği deyimle, diziler bu kanalların amiral gemisi. Reklam payları nedeniyle kanallar arasında yoğun bir rekabet yaşanıyor. Bu durum kimi zaman gözde dizilerin bir kanaldan diğerine yüksek meblağlarla transfer edilmesine yol açıyor. Kanallar arası kıyasıya rekabetin ve bu rekabetin etkilerinin tartışılacak birçok yönü var elbette. Bunlardan biri bu rekabetin dayandırıldığı izleyici ölçüm sistemi ya da gündelik tabirle reyting ölçümleri. Kanallar arası rekabet koşulları her dönem, prime time da en az bir programın, dolayısıyla da çoğu kanal açısından bir dizinin gözde olmasına dayandırılıyor. Her gün reyting birincisi olmak kanalların hayallerini süslese de, böylesi bir süreklilik mümkün olamıyor. Bu nedenle, genel yayın politikaları doğrultusunda kanallar yayınladıkları diziler arasında kendi iç dengelerini kurma yoluna gidiyor. Örneğin, en yüksek reytingi almasa da kimi diziler, özellikle çocuklar, ev kadınları gibi belirgin bir hedef kitleye yönelik yapımlar, ortalama bir sırada kalmaları kaydıyla uzun süre ekranda kalma şansı bulabiliyor. Reklam planlamacıları meşhur pasta nın paylarını bu rakamlara göre yaptıkları için, sistemin doğruluğu değilse de dürüst uygulanma koşulları yıllar içinde çok tartışıldı, sonunda ölçüm kuruluşu değiştirildi. Bilimsel geçerlilikten söz edersek, çok sayıda araştırma bu tür ölçümlerin yöntem olarak yanıltıcılığına ve yetersizliğine ilişkin saptamalarda bulundu. Ama hâlâ her gün öğlene doğru, bir gece önce dizisi yayınlanan prodüktör, yönetmen, senarist, oyuncu, hatta en teknik görevdeki set çalışanı bile yürek çarpıntısıyla kaçıncı olduklarını beklemeyi sürdürüyor. Çalışanların temel sorunlarından biri her dizi bölümünün yaklaşık 2 saat sürmesi, dizi ekiplerinin bir haftada, normal, hatta uzun bir sinema filmi kadar kapsamlı bir işi bitirmek zorunda kalıyor olmaları. Gerek sinema, gerek yeni kurulan oyuncular sendikasının kimi girişimleri olduysa da sorun hâlâ çözülmüş değil. Sadece bazı zengin yapımlar çift ekip çalışarak, bazıları da eli çabuk yönetmenlerle anlaşarak geçici çözümler üretiyor. Bir sinema emekçisinin Neden herkes birlik olup tepki vermiyor? Hollywood bile grev yaptı, sorgulamalarına verilen yanıtlarsa çaresizliğe işaret ediyor: Her gün sinema bölümlerinden mezun yüzlerce genç geliyor piyasaya, tek dertleri sektöre girebilmek. Biz greve gitsek, alır yerimize üç-dört genç, tekniğe ağırlık verir, bir biçimde çıkarır işi ortaya... Dizi sürelerinin uzunluğunun bir başka göstergesi de ihraç edilen yapımların neden olduğu sorunlar. Evet, dizilerimizin yurtdışından bu denli talep görmesinden dolayı mutlu ve gururluyuz. Zira Türkiye en azından yakın coğrafyanın yeni Brezilyası artık. Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik in ifadesiyle 2004 yılında 10 bin Dolar ı bulmayan dizi/film ihracat rakamı, 2012 yılı sonu itibarıyla 200 milyon Dolar a yaklaştı. DIZILERIN ORTAK MESAJI: MUTLULUK AILE ORTAMINDA BULUNUR, TÜM SORUNLAR AILE IÇI YA DA ONUN BIR UZANTISI OLAN MAHALLE TÜRÜ TOPLULUKLARDA ÇÖZÜLÜR. Bakanlarımız Arap ülkelerine resmi ziyaretlerde toplantı saatlerinin mevkidaşlarının izlediği Türk dizilerine göre ayarlandığını anlatıyor. Ama bizim dışımızdaki ülkelerde 2 saatlik bölüm diye bir kavram olmadığı için, o ülkenin televizyoncuları her bölümü uygun biçimde tekrar bölmek için uğraş veriyor. Son haberlere göre Hollywood a bile dizi sattık! Türkiye nin yerini bile bilmeyen bir sürü yabancı izleyici artık Türkiye menşeli bir dizide kim kime âşık biliyor. Dahası, Türk dizilerinin, özellikle Arap ülkelerinde kadınların özgürlük arayışlarında örnek oluşturduğu, hatta Arap Baharı nı tetikleyen nedenler arasında sayılabileceği öne sürülüyor. Elbette bu konuda güvenilir bilimsel araştırma verileri olmaksızın söz konusu saptamalar birer varsayımın ötesine geçemez. Ama kesin olan bir şey var: Ülkemizin her yanında, herkes dizileri seviyor... Kimileri aynı bölümü tekrar tekrar izleyebiliyor. Yaz aylarında bazı kanallar sabahtan akşama eski dizi bölümleriyle kapatıyor günlerini... Dizi sevmeye bir diyeceğimiz yok elbette, hatta 90 larda batma noktasına gelen sinemamızın yeniden toparlanmasında bu yan sektörün önemli payı olduğu da gerçek. Ama ömür de evde geçmez ki! İnsanların şehre inmesi, hayatla iç içe olması, sokağa, kıra çıkması gerek. Özetle, hayatımız dizi ama dışarıda da dizi dizi hayatlar var... Sadece tiyatroda, konserde, müzede değil. Sokaklar, kırlar, kısacası gerçek hayat da masal anlatıcılarını, senaryo yazarlarını kıskandıracak hikâyelerle dolu.. 16 İSTASYON Bu konu National Geographic Türkiye dergisinden özetlenerek alınmıştır, NG Türkiye abone hattı: veya İSTASYON 17

10 TARİHTEN Centilmenlik mazide mi kaldı? Hayır. Çünkü Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray arasındaki fair-play hikâyeleri hâlâ çok canlı ve unutulmaz. Ezeli rekabet içindeki ezeli dostluk örnekleri... Türk spor tarihinin öne çıkmış üç büyük kuvveti, Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, İstanbul da doğdular, tüm ülkeye maloldular. Her biri birer asırlık bu üç kulüp, bugün gelinen noktada gerek yöneticileri, gerek futbolcuları, gerekse taraftarlarıyla kimi zaman centilmenlik ve sportmenliğe yakışmayacak hareketlerde bulunsalar da; tarihleri boyunca ahlâklı sporcu olmanın örneklerini sergilemişlerdi. Futbol sezonunun kapanmasının üzerinden sadece günler geçmiş olsa da tüm futbolcu, yönetici ve futbolseverlerin dikkatine... Karma diziliş Tarih 15 Haziran Yer Fenerbahçe Stadı. Beşiktaş ve Fenerbahçe, Uçan Kaleci Cihat Arman (FB) ve Baba Hakkı Yeten in takım kaptanlığında bir derbiye çıkıyorlar. Futbolcular kendi takım sıralarıyla değil, karma diziliş içinde İSTASYON İSTASYON 19

11 TARİHTEN İstanbul Karması nda yanyana: Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaraylı futbolculardan oluşan İstanbul Karması 1955 te Dolmabahçe Stadı nda. Arka sıra: Lefter (FB), M.Ali Has (FB), Recep Adanır (BJK), Rober (GS), Şükrü (FB), Müzdat (FB), Bülent Eken (GS). Ön sıra: Eşref (BJK), Aliİhsan (BJK), Canavar Burhan (FB), Fahrettin (BJK). Fener den Galatasaray tebriği Derginin hemen her sayısında yer alan Galatasaray Özel Bölümü nde yayınlanmış Galatasaray kutlaması. Öz Fenerbahçe, 27 Haziran Sayı: 68 Galatasaray formalı Fenerliler Fenerbahçeli futbolcular, Galatasaray forması ile 1925 te Taksim Stadı nda bir karma maça çıkıyorlar. Arka sıra: Mehmet Nazif (GS),Ulvi Yenal (GS), Kemal Rıfat (GS), Zeki Rıza Sporel (FB), Mehmet Leblebi (GS), Kadri Göktulga (FB). Ön sıra: Aslan Nihat Bekdik (GS), Sabih Arca (FB), Alaaddin Baydar (FB), Bedri Gürsoy (FB), Müslih Peykoğlu (GS). Fener ve Cimbom flamaları birarada 1940 lı yıllara kadar sıklıkla kutlanan Fenerbahçe-Galatasaray Bayramı nda, her iki kulübün yönetici, üye ve sporcuları, o güne özel eğlence ve müsabakalardan önce, kulüp flamaları eşliğinde geçit resmi yapardı. 17 Mayıs Fenerbahçe ve Galatasaray birleşiyordu Fener-Saray kulübü Türk sporunda en eski ve keskin rekabet, kuşkusuz Fenerbahçe-Galatasaray arasında. İlginç olan nokta ise, bu rekabetin son derecede içtenlikle başlamış ve milli duygularla yoğrulmuş olması. O kadar ki, kuruluşlarının erken dönemlerinde, de iki kulüp başkanının imzaladıkları bir belgeyle birleşme kararı bile alınır. İstanbul Futbol Ligi nin devam ettiği 1910 da, organizatörlerin tümünün, bu ligi oluşturan kulüplerin de çoğunluğunun yabancı ya da azınlık oluşu, Türk kulüpleri için bir handikaptı. Nitekim sezonu başlarken haksız bir olay yaşanmış, Galatasaray Futbol Takımı oyuncularından bek Adnan Bey (Pirioğlu) sert oynuyor suçlamasıyla Union Club (Kulüpler Birliği) tarafından, Başkan James Lafontaine imzalı bir belge ile kadro dışı bırakılmıştı. Bu karara karşı çıkan Galatasaray Kulübü nün lige katılımı engellenmiş ve sarı-kırmızılı ekip kendini ligin dışında bulmuştu. Bu durum Fenerbahçe Kulübü nü de rahatsız etmiş, bunun üzerine Fenerbahçe ile Galatasaray kulüpleri toplanarak birleşme kararı almışlardı. Gerekli tüzük kısa sürede hazırlanmış, 26 Ağustos 1912 günü, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Galip Bey (Kulaksızoğlu) ile Galatasaray Kulübü Başkanı Ali Sami Bey in (Yen) imzaları eşliğinde, kulüp mühürlerinin bulunduğu 17 maddeden oluşan bir protokol imzalanmıştı. Osmanlı Olimpiyat Komitesi ne bildirilen protokolün orijinali halen Galatasaray Kulübü Müzesi ndedir. Bu başvurunun ligi düzenleyen heyet tarafından öğrenilmesiyle birlikte, o yıllarda futbolu kontrol eden yabancı ve azınlık çevreleri telaşlanmış; hemen ertesi yıl Galatasaray Kulübü yeniden lige alınmıştı. Gerçi o yıllarda düşünülen Fener-Saray emeli yıllar sonra farklı bir şekilde gerçekleşmiş; Fenerbahçe ile Galatasaray, 1934 te Türkiye ye davet ettikleri yabancı takımlara karşı Fenerbahçe-Galatasaray Karması olarak oynamışlardı. Bu karmanın forması ise, iki kulübün renklerinin karışımı olan lacivert-sarı-kırmızı olmuştu. Hadi yatağa, yarın bizle maçınız var Ali Sami Yen uyardı, Fener kazandı Kadıköy de oturan ve aynı zamanda av meraklısı olan Fenerbahçeli ve Galatasaraylı futbolcularla yöneticiler, Göztepe nin üst bölümlerinde, şimdiki Kayışdağı semtinin ormanlık ve avlık bir alan olduğu dönemlerde; yörede müşterek bir ev kiralamışlardı. Tatil günlerinde, gündüzlerini avlanarak, gecelerini ise av sohbetleriyle geçiriyorlardı. İşte böylesi sohbetlerin koyulaştığı bir gece; bir ara cebinden köstekli saatini çıkarıp bakan Galatasaray Kulübü Kurucu Başkanı Ali Sami (Yen), telâşla doğrulup Fenerbahçe nin golcüsü Said Salâhaddin e şöyle der: Said, vakit hayli geç olmuş... Yarın bizimle maçınız var. Hemen çık ve yat. Said Bey hemen uykuya çekilir. Ertesi gün Fenerbahçe maçı 2-0 kazanır. Gollerin ikisini de Said Bey atmıştır. İlk Beşiktaş-Fenerbahçe derbisi Rakip eksik, biz de 1 kişi çıkaralım Tarih 28 Kasım Yer Taksim Stadı. İngiliz hakem Mr. Allen in yönettiği bu tarihi maçın ilk yarısı sona ermiş, her iki takımdan da birer oyuncu atılmıştır. Takımlar ikinci yarıya çıktıklarında, Beşiktaş takımında oyundan atılan Şahap Bey in sahada bulunduğunu gören hakem, Sizi sahadan atmıştım. Lütfen çıkınız dediğinde, hakeme itiraz eden Beşiktaşlı Refik Osman Top da oyundan atılmış ve Beşiktaş 9 kişi kalmıştır. Bunun üzerine, Fenerbahçe kaptanı Zeki Rıza Bey (Sporel), hakemin yanına gelerek Dokuz kişilik bir takıma karşı, bizim on kişi oynamamız olmaz. İzninizle biz de dokuz kişiyle devam edeceğiz diyerek, kendi solaçıkları Seyfi Bey i soyunma odasına göndermiştir. Neticede, her iki takımın da dokuzar kişi ile devam ettiği bu ilk Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini, sarı-lacivertliler 4-0 kazanmıştır. Metin Oktay ın jübilesi Galatasaray ve Milli Takım ın unutulmaz yıldızı Metin Oktay ın jübilesinde, Fenerbahçeli Can Bartu Galatasaray, Metin Oktay ise Fenerbahçe forması ile oynamıştı. 23 Ağustos 1969, İnönü Stadı. 1-1 lik birlik ve beraberlik İkiye bölünen kupa O zamanki adı Dolmabahçe olan İnönü Stadyumu nda, 30 Mart 1958 tarihinde Başbakanlık Kupası oynanıyor. Dönemin başbakanı Adnan Menderes de maçı izliyor. Maç 1-1 biter ve uzatmalar sonucunda da skor değişmez. O zamanlar penaltı uygulaması da yok ve yere atılan paranın da dikine düştüğü rivayet ediliyor! Başbakan Menderes ise o gün bu işi sonuçlandırmak istiyor. Hemen bir usta çağrılır ve kupa ortadan ikiye bölünür. Bugün kupanın bir yarısı Galatasaray Müzesi nde, diğer yarısı ise Fenerbahçe Müzesi nde duruyor. Dünyada başka örneği yok hatırası Başbakanlık Kupası maçı öncesinde Fenerbahçe-Galatasaray futbolcuları, Adnan Menderes ve kupayla poz veriyorlar. Kupa henüz tek parça. Nam-ı diğer Yarım Kupa lardan biri bugün Fenerbahçe diğeri Galatasaray Müzesi nde. 20 İSTASYON Bu konu NTV Tarih dergisinden özetlenerek alınmıştır. İSTASYON 21

12 SÖYLEŞİ Yetenekli üretken ve sözünün eri Starlık bir illüzyon; kendinizi kaptırırsanız kimyanız da, psikolojiniz de bozulabilir. Bu sözler, tiyatro, sinema ve televizyon dünyasının en yetenekli oyuncularından Mert Fırat a ait. Starlık mertebesini pek de önemsemeyen Fırat, önemli olanın biriktirmek ve üretmek olduğunu düşünüyor. RÖPORTAJ: MURAT PAK FOTOĞRAFLAR: IBRAHIM AKGÜN Mert Fırat bugün bir gazeteci ya da televizyoncu olarak karşımızda bulunabilirdi. Çünkü İsveç te üniversitede medya ile ilgili bir bölümde okuyordu. Ama o yıllarda bir vesileyle tiyatroda zaman geçirmeye başladı ve sonrasında da sahneden hiç kopmadı. İsveç ten sonra Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi nde Tiyatro Bölümü nde okudu Fırat. Okul bitince de İstanbul a geldi. Aslında onu İstanbul a gelince tanımaya başladık. İlksen Başarır ın çektiği Başka Dilde Aşk filmiyle de dikkatleri çekti. Sonrasında oyunlar, diziler ve filmler... Bugün sinemamızdaki en yetenekli erkek oyunculardan biri olarak kabul ediliyor. Çağan Irmak la Dedemin İnsanları, Yılmaz Erdoğan la Kelebeğin Rüyası, Erden Kıral la Gece de çalıştı. İlksen Başarır la ise Başka Dilde Aşk ın yanı sıra Atlıkarınca, Erkek Dünyası, Bir Varmış Bir Yokmuş gibi filmlere imza attı. Önceleri Oyun Atölyesi, sonrasında Moda Sahnesi nde tiyatrodan hiç kopmadan oyunlarla karşımıza çıkıyor. Mesela bu sezon Parkta Güzel Bir Gün, Bütün Çılgınlar Sever Beni gibi oyunlarda izledik. Televizyondaysa İntikam dan sonra yine Star TV de yayınlanan Serçe Sarayı nda seyircinin karşısına çıktı. Aynı anda birkaç işi yapma becerisi olan Mert Fırat için dinlemekle üretmek aynı şey. Bunun için sıkça karşımıza çıkıyor. Hal böyle olunca da üreterek dinleniyor. Fırat ile hem İstanbul da geçen dokuz yılın muhasebesini yaptık hem de starlığa karşı duruşunu konuştuk... Okul bitince Ankara dan İstanbul a geldiniz. Epey zaman oldu, nasıl geçti yıllar? Okuldan mezun olur olmaz İstanbul a geldim, dokuz yıl olmuş. Bu yılların iyi ve hatta dolu dolu geçtiğini söyleyebilirim. Hemen hemen her yıl bir filmim oldu. Dönem dönem diziler çektim. Tiyatroya hiç ara vermedim. Zaten ilk kez 2000 de İsveç te sahneye çıktım, sonra 2001 de Ankara Devlet Tiyatrosu na Suç ve Ceza oyunuyla sözleşmeli olarak girdim. Üniversite sınavı için verdiğim molayı saymazsak, o tarihten bu yana sahnedeyim. Bu şekilde değerlendirince 15 yıldır kesintisiz tiyatroda olduğumu söyleyebilirim. Hiç fena değil (gülüyor). 22 İSTASYON İSTASYON 23

13 SÖYLEŞİ Aslında İsveç te medyayla ilgili bir bölüm okuyorsunuz. Yani bir gazeteci ya da televizyoncu olabilir misiniz? İsveç te ikinci sınıftayken bir tiyatroda figüranlık yapıyordum. Tiyatroda geçirdiğim vakitlerde çok mutlu olduğumu anladım o zaman. Sonra okul bitmeden Türkiye ye döndüm. Biraz böyle başladı hikâye. Sonra kendimi Dil Tarih te, tiyatro okurken buldum işte. Ankara dan İstanbul a gelmek kaygı verici miydi? Tabii kaygı duyuyorsunuz. Okul bitmiş, İstanbul gibi bir cangılın içine giriyorsunuz. Ama çok sevdiğim arkadaşlarım, dostlarım vardı burada. Çoğu Dil Tarih tayfasıydı. İlk geldiğim zaman güzel bir arkadaş çevresinin arasına düştüm. Bu korunaklı bir alan yarattı açıkçası. Mesela ilk iki yıl, çok da İstanbul da yaşıyor gibi hissetmedim kendimi. Bir de biz arkadaşların, birbirimize karşı acımasız bir tavrı vardır. Kimse kimsenin kendini salmasına, bırakmasına izin vermediği gibi, en ufak bir şeyde de acımasızca eleştirir. Bu da sizi sürekli diri tutuyor. yapısını deşifre etmeye çalışıyorum. Bunu da söyleşi yaparken falan herkesin anlayabileceği, bir yerden empati kurabileceği bir şekilde yapmaya çalışıyorum. Bu da sözünün eri algısı yaratıyor. Bir şey söylemenin bin bir yolu var. Yani üslup önemli... Ben genel olarak hayatta bağcıyı dövmenin değil, üzüm yemenin derdindeyimdir. Sinemada İlksen Başarır ile çektiğiniz filmler var. Senaryoyu birlikte yazıyorsunuz. Yapımcılığını yapıyorsunuz. Bir de başka yönetmenler çalıştığınız filmler var. Diğer yönetmenlerle çalıştığınız filmlerde sadece oyuncu olarak bulunmak sizi zorluyor mu? İlksen ile ilk filmim Başka Dilde Aşk tı. Bu filmin hem senaryo hem de yapım ayağında yer aldığım için zaten yönetmenler tarafından eli kalem tutuyor, film yapımcı kafası da olan biri algısı yaratmış oldum. Açıkçası bu algının bir zararı da olmadı. Benimle çalışmak isteyen yönetmenler, genelde bu algıya sırtını dayanarak bana yaklaştılar. Yani senaryo üzerinde oturup konuşabiliyorduk, fikrimi söyleyebiliyordum. Burada derdim planlanmış bir yapıya müdahale etmek değil, müdahil olmak. Müdahil olduğunuz zaman filmle kurduğunuz aidiyet daha da güçlü oluyor. Bir de insanlar fikrinizi soruyor o zaman, ben de söylüyorum. Açıkçası bunun yararını da çok gördüm. Mesela Kelebeğin Rüyası filminde Yılmaz Abi (Erdoğan) ile oturup saatlerce konuştuk. Konuşmak, fikirlerinizi söylemek, karşılıklı diyalog, yaptığınız işi zenginleştiriyor. Dolayısıyla benim için önemli olan bir filme sadece oyuncu olarak dâhil olmak değil, iyi bir filme katkı sunmaktır... Ama İlksen ile yaptığımız filmler bizim dertlerimiz, tasalarımızla ilgili; orada filmin her şeyi ile ilgileniyoruz. Bununla birlikte bize de bir katkı sunmak isteyen olursa, ona her zaman açığız. SONUÇTA SANATIN TOPLUMSAL BIR KARŞILIĞI OLMALI. BUNUN IÇIN SÖZÜ OLAN INSANLARA DA ULAŞMAYA ÇALIŞAN FILMLER YAPMAYA GAYRET EDIYORUZ. BIZIM FILMLERIMIZIN BAŞARISI DA SANIRIM BURADAN KAYNAKLANIYOR. Peki dinlenmeyi özlemiyor musunuz? Valla garip gelecek ama benim için dinlenmek üretmekle eşdeğer. Ben oynarken, film çekerken, senaryo yazarken dinleniyorum. Ne zaman dinlenmiyorum derseniz, dizi yaparken. Çünkü haftanın beş-altı günü sürekli çalışıyorsan üretmeye, bir şey okumaya zaman kalmıyor. O yüzden dizileri haftada üç-dört gün çalışabileceğim bir tempoda götürmeye çalışıyorum ki, üretmeye de zamanım kalsın. İyi bir oyuncusunuz, yakışıklısınız, sözünüzü de sakınmıyorsunuz. Bütün bunlar bir dengede gidiyor. Nasıl yapıyorsunuz? Aslında sözümü sakınmamam, beni yakışıklıymış gibi gösteriyor (gülüyor). Bunlar birbiriyle alakalı sanırım. Ben genelde kişileri değil, fikirleri hedef alıyorum. Kimi fikirlerin hastalıklı Ana akım filmlerde de izledik sizi,bağımsız filmlerde de. Bir ayrım yok sanırım sizin için... Türkiye de filmleri tanımlarken aslında bir sıkışma var. Bizi, bağımsız sinemaya aslında piyasacı zihniyet itiyor. Bağımsız sinema ötekileşmiş sinemaya dönüştürülüyor. Oysa öyle bir şey yok. Ben filmleri genelde birbirinden ayırmıyorum. Benim için iyi film, iyi filmdir. İyi film, dünyanın her yerinde seyircisine ulaşır. Ama bizde ayrıca şöyle bir durum da var; anlatımı, niyeti ne olursa olsun, ister ana akım ister bağımsız olsun, nitelikli filmler hak ettiği seyirciye ulaşamıyor. Çünkü bir dağıtım problemimiz var. Ama ben bunun da kırılacağını düşünüyorum. Yani sadece festivallere ya da sadece izle ve tüket anlayışına uygun film çekmenin uzun vadede sinemaya bir faydası olmuyor. Siz İlksen Başarır ile bir ara ton tutturmaya çalışıyorsunuz anladığım kadarıyla? Biz şuurumuzu yitirmezsek, sadece sanat için sanat iddiası olan filmler yapmak niyetinde değiliz. Sonuçta sanatın toplumsal bir karşılığı olmalı. Bunun için, sözü de olan insanlara ulaşmaya çalışan filmler yapmaya gayret ediyoruz. Bizim filmlerimizin başarısı da sanırım buradan kaynaklanıyor. İlksen Başarır ile yaptığınız filmlerde, daha kentli, orta sınıf dünyasından hikâyeler anlatıyorsunuz. Bunun sebebi nedir? Türkiye de ya da dünyada da öyle, orta sınıfta bir şeyler değiştiği zaman aslında toplumda bir dönüşüm olma ihtimali yüksek. Son yıllardaki gelişmeler de bunu doğruluyor açıkçası. Mesela bir engelli zaten engelli olmanın sorunlarını yaşıyor, biliyor. Bilmeyen orta sınıf... O da bilsin diye Başka Dilde Aşk ı çektik. Yani biz o dünyaya dokunmak, o dünyanın dönüşmesine katkı sağlamak istiyoruz. Çünkü bir şey değişecekse orta sınıfın uyanmasıyla, ezberlerinin bozulmasıyla değişecek her yerde. Çünkü zaten alt sınıf hayatı çok sert yaşıyor ve her şeyin de farkında. Siz kabul etmeseniz de bir starlık payesi biçiliyor size. Starlar genelde fiziksel albenisi yüzünden tercih edilir. Size ise oyunculuk üzerinden bu paye veriliyor... Bunun farkındayım. Ama ben bunun zamanla geçeceğini düşünüyorum. Öyle de oluyor zaten. Yani yükseldiğiniz bir zaman oluyor, sonra basamakları pıt pıt iniyorsunuz. Sonra yaşınız geliyor. Yani ben starlığın da bir illüzyon olduğunu düşünüyorum. Kaptırırsanız kendinizi kimyanız da psikolojiniz de bozulabilir. Önemli olan biriktirmek ve üretmek... Üretmenin verdiği bir huzur ve heyecan var. Ben bunu kaybetmemeyi isterim. Çağdaş sanata olan ilginiz nereden geliyor? Görsel olan her şeyden etkilendiğimizi düşünüyorum. Sadece çağdaş sanat değil, Ankara da Ulus Pazarı nı ya da İstanbul da Eminönü nü gezmenin de bizi etkilediğini düşünüyorum. Çünkü imajların bizde uyandırdığı fikirler, ilhamlar bize bir şey yazdırıyor, oynatıyor. Bazen bir tabloda bir oyunu görüyorum. Bir eserde bambaşka bir fikir görüyorum. Yani sadece çağdaş sanat değil, görsel sanatla ilgilenmeyi seviyorum. Mesela Video Art, sinemacıların mutlaka takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. Hiç aklınıza gelmeyecek kamera açıları, anlatımları görmeniz mümkün orada. Bence yönetmen Gaspar Noe, Video Art tan epey besleniyor. Bunun için sergilere giderim. Bazen bir günlüğüne Viyana ya sergi görmeye gitmişliğim bile oluyor. Kimleri takip ediyorsunuz? Daha çok müzeleri ve küratörleri takip etmeye çalışıyorum. Galeri geziyorum. Gençlerin yaptıklarını merak ediyorum ve sanatçıların retrospektiflerini görmeye gayret ediyorum. 24 İSTASYON İSTASYON 25

14 KARİYER Güvenmekle başlar her şey Bütün bireylerde, ilişkilerde, takımlarda, ailelerde, kurumlarda, uluslarda, ekonomilerde, dünyanın her medeniyetinde ortak olan bir şey vardır: Güven Stephen M. R. Corey ve Rebecca R. Merrill in kaleme aldığı Her Şeyi Değiştiren Tek Şey Güven adlı kitap da bu durumu son derece net biçimde aktarıyor. Güven sahip olduğunuz veya olmadığınız soyut, hayali bir nitelik değildir; güven yaratabileceğiniz; pragmatik, maddi, elle tutulur bir değerdir. Bu sözler, Stephen M. R. Corey ve Rebecca R. Merrill in yazdığı, Hiçbir şey güvenin hızı kadar hızlı değildir üst başlıklı, Her Şeyi Değiştiren Tek Şey Güven kitabından alındı. İnsanlık tarihi boyunca birçok şey değişti. Birçok soyut ya da somut kavram, tabiri caizse zaman aşımına uğradı. Ancak güven gerek kişisel, gerekse iş yaşamında değişmeyen ender değerlerden biri olageldi. Tam da bu nedenle, hayatımızı şekillendiren bu kavramı Corey ve Merill in kitabının özetiyle bir kez daha hatırlamak istedik. İşte söz konusu kitaptan önemli bölümler Basit bir ifadeyle, güven inanmak, güvensizlik kuşku duymaktır. Bir insana güvendiğinizde, ona -karakter bütünlüğüne, kabiliyetlerine- inanırsınız. Bir insana güvenmediğinizde ise, ondan -bütünlüğünden, gündeminden, kabiliyetlerinden ve geçmişinden- kuşku duyarsınız... Bütün ilişkiler güven üstüne inşa edilir ve sürdürülür. Güvensizlik yüzünden de yıpranır ve yıkılırlar. Aslında güven eksikliği, kötü ilişkinin tanımıdır Güven, çoğu kişinin görüş alanının dışında kalır. Güvenin bütün ilişkilerde, bütün kuruluşlarda, bütün etkileşimlerde ve hayatın her anında ne kadar yaygın bir şekilde mevcut olduğu hakkında hiçbir fikirleri yoktur. İster yüksek, ister düşük olsun güven, kurumsal başarının formülündeki gizli değişkendir. Geleneksel iş formülüne göre, stratejinin yürütmeyle/uygulamayla çarpımı, sonuca eşittir. Stratejiniz ve yürütmeniz çok iyi olabilir, ama gene de güven eksikliği yüzünden raydan çıkabilirsiniz. Veya güven öyle bir sinerji yaratabilir ki, bütün parçaların toplamından daha büyük olur. Güven kötü bir stratejiyi her zaman kurtaramasa da, güvensizlik -neredeyse her zaman- iyi bir stratejiyi yoldan çıkarır. Bütün paydaşların nezdinde güven oluşturmak, güveni büyütmek, genişletmek ve gerektiğinde geri kazanmak, yeni küresel ekonominin anahtar liderlik yeterliliğidir. GÜVENI OLUŞTURAN BEŞ DALGA Güven, en güçlü şevk ve ilham biçimlerinden biridir. İnsanlar kendilerine güvenilsin isterler. Güvene karşılık verir, güvenle gelişirler. Çoğumuz güvenin karakterle ilgili olduğunu düşünürüz. Karakter kesinlikle temel ve esastır. Fakat güvenin yalnızca karaktere dayalı olduğu düşüncesi bir efsanedir. Olaya şöyle de bakabiliriz: Etik, güvenin temelini oluşturur ancak kendi başına yetersizdir. Etik olmadan güven olmaz, ama güven olmadan etik olabilir. Etiği de kapsayan güven, esastır. Karakter de, yetkinlik de gereklidir. Karakter sabittir, yetkinlikse koşulların gerektirdiği şeye bağlıdır. Güvenin beş dalgası diye adlandırdığımız unsurlar, suya atılan bir taşın meydana getirdiği dalga etkisi benzetmesinden türemiştir. Birinci dalga olan özgüven, kendimize olan güvenimizi ve başkalarına güven telkin etme yeteneğimizi kapsar. Bu dalgadaki ana ilke inanılırlıktır. İkinci dalga olan ilişkide güven deki ana ilke, tutarlı davranıştır. Kurumsal güven üçüncü dalgada bulunur; liderlerin eğitim kurumları ve aileler de dâhil her çeşit kurumda ve diğer mikro birimlerde güveni nasıl sağlayacaklarıyla ilgilidir. Dördüncü dalgada bulunan piyasa güveni ninde önemli olan ündür ve ün, şirketinizin markasını kapsar, müşterilerin, yatırımcıların ve piyasadaki diğer kişilerin güvenini yansıtır. Beşinci ve son dalga olan Toplumsal Güven ise genel olarak toplumla ilgili bir değer yaratmakla ilgili olup altında yatan temel ilke katkıdır. Beş dalga modelini, güvenin hayatımızı nasıl etkilediğini gösteren bir metafor olarak kullanıyorum. Model kendimizle başlıyor, ilişkilerimizle devam ediyor, kurumlarımıza doğru genişliyor, piyasa ilişkilerimize yayılıyor ve geniş anlamda küresel toplumumuzu içine alıyor. İlk dalga olan özgüven, güvenilirlik ve inanılırlığı temel alır. İnanılırlığın da dört özü vardır. Bütünlük ilk özdür. Pek çok kişi için bütünlük, dürüstlük demektir. Bütünlük dürüstlüğü içerir, ama ondan çok daha fazlasıdır. İçi dışı bir olmaktır. İnançlarına ve değerlerine uyacak şekilde hareket etme cesaretine sahip olmaktır. Ağır 26 İSTASYON İSTASYON 27

15 KARİYER BAŞKALARINA GÜVENMEK, HEM ONLARIN HEM DE BIZIM IÇIMIZDEKI ATEŞI YENIDEN TUTUŞTURUR. İLIŞKILERE MUTLULUK, YAPILAN IŞLERE SONUÇ, HAYATA INANÇ KATAR. HEPSININ ÖTESINDE, HAYATIMIZIN TÜM BOYUTLARINDA OLAĞANÜSTÜ BIR KAZANÇ YARATIR GÜVENIN HIZI. güven ihlallerinin çoğu, bütünlüğün ihlal edildiği durumlardır. Bütünlüğü oluşturan temel unsurlarsa uyum, tevazu ve cesarettir. Bütünlüğünüzü artırmanın yolu, kendinize söz verip tutmaktan, bir değere inanmaktan ve açık olmaktan geçer. Kişisel bütünlüğünüz arttıkça -daha dürüst, uyumlu, alçakgönüllü ve cesur oldukça- inanılırlığınız da artacak ve başkalarına güven vereceksiniz. Güven oluşturmada bütünlük kadar niyet de önemlidir. Niyet, saiklerimiz (hareket nedenlerimiz), gündemlerimiz ve bunların sonucundaki davranışlarımızla alakalıdır. Saiklerimiz açık ve netse ve ortak çıkara dayalıysa, güven gelişir. Karşımızdaki insanın gizli bir gündemi olduğunu seziyorsak veya çıkarlarımıza aykırı hareket ettiğine inanıyorsak, onun yaptığı şeyden şüpheleniriz. Temelde niyet bir yürek meselesidir. Ama üzerinde çalışabileceğiniz ve düzeltebileceğiniz bir şeydir. Niyetimizi düzeltmek için en iyi üç hızlandırıcı: Saiklerinizi İnceleyin ve Arındırın, Niyetinizi Açıklayın, Bolluğu Seçin. Bolluk, bir zihin yapısıdır, bir varoluş tarzıdır. Aynı zamanda başkalarının gözünde daha güvenilir ve inanılır olabilmek için niyetimizi düzeltmenin temel öğesidir. Güveni oluşturan unsurlardan bir diğeri de yetkinliktir ve yetkinliğin beş boyutu vardır: Yetenekler, tutumlar, beceriler, bilgi ve tarz. Yetkinliklerinizi artırmanın ilk yolu öncelikle güçlü yönlerinizi öne çıkarmaktan geçer. İkinci yolu ise geçerliliğinizi korumaktan ki, bunun için ömrünüz boyunca eğitime açık olmanız gerekir. Son olarak da nereye gideceğinizi bilmeniz gerekir ve bu yetkinlik karakterle birleştiğinde, ortaya insanların mecbur oldukları için değil, içlerinden geldiği için izledikleri, inanılır bir lider çıkar. Başkalarının gözünde inanılır hale gelmek için sadece sonuç almak yetmez, insanların o sonuçları fark etmeleri de gerekir. Sonuçları başkalarına uygun bir şekilde iletebilmek önemlidir. GÜVEN VEREN 13 DAVRANIŞ İlişkide güvenin temel ilkesi davranışlardır. Bu ilke, dünyanın her yerinde en çok güven duyulan liderlerin ve insanların paylaştığı 13 davranışla ilgilidir. Bu davranışlar çok güçlüdür, çünkü karşılıklı güven ilişkilerine hükmeden ilkelere dayanırlar, eyleme geçirilebilirler ve evrenseldirler. Sözünü ettiğimiz 13 davranış şunlardır: Açık Konuşmak, Saygı Göstermek, Saydamlık Yaratmak, Hataları Telafi Etmek, Sadakat Göstermek, Sonuç Üretmek, Daha İyisini Yapmak, Gerçeklikle Yüzleşmek, Beklentilere Açıklık Getirmek, Sorumluluk Göstermek, Önce Dinlemek, Sözünü Tutmak, Güven Göstermek. Güven her şeyi etkileyen gizli değişkendir. Kuruluşlarda güvenin gizli kalmasının nedeni, liderlerin bunu günlük davranışlarının temeli olan sistemlerde, yapılarda, süreçlerde, kurallarda ve çerçevelerde aramamasıdır. Onların bütün dikkati belirtilere odaklıdır. Yapı ve sistemlerin güveni destekleyen ilkelerle uyumlu olmaması, çalışanlar için olumsuzluk yaratır. Simgeler güçlüdür. Bir resim, bin kelimeye bedeldir de- nir, simgeler için de aynısı geçerlidir. Çok şeyi birçok kişiye çok hızlı bir şekilde iletirler. Eğer şirketinizdeki simgeler güvensizlik -veya olmasını istediğinizden daha az güven- doğuruyor ve iletiyorsa, kurumsal kimliğe bürünerek dört öze dönülmelidir. Bütünlüğü artırmak için, kurumsal misyonunuzu ve değerlerinizi geliştirip yeniden yaratabilir ve herkesi bu sürece dâhil edebilirsiniz. Kurumsal niyeti iyileştirmek için, misyon ve değerlerinizin güveni geliştiren ilkeleri yansıtmasını sağlayabilirsiniz. Kurumsal yeterlilikleri artırmak için, kurumunuzdaki yapı ve sistemlerin (işe alma ve ücretlendirme de dâhil), bugünün piyasasında rekabet edebilmek için gereksindiğiniz yetenekleri elinizde tutmanızı sağlayacak şekilde tasarlanmasına yardım edebilirsiniz. Kurumsal sonuçları geliştirmek için, kademeli hedefleri ve herkesin beraberce hareket etmesini içeren bir sistem sayesinde, arzulanan sonuçlarla ilgili ortak vizyonun yaratılmasına yardımcı olabilirsiniz. Liderler, insanların güvenilmez olduğuna inanıyorlarsa, hiyerarşi, çok sayıda yönetim kademesi ve hantal süreçler gibi, bu inancı yansıtan sistem ve yapılar kurarlar. Bu sistem ve yapılar da sonuçta, liderlerin insanların esasen güvenilir olmadığı algısını doğrulayan güvensiz davranışların üretilmesine yardımcı olur. Bu kısır döngü haline gelir. Piyasa güveniyse marka veya ünle ilgilidir. Ün ün diğer adı marka dır, marka nın diğer adıysa piyasa güveni. Ün kazanmakta veya kaybetmekte güvenin hızı inanılmazdır. Warren Buffet, İtibar kazanmak 20 yıl alır, kaybetmek içinse beş dakika yeterlidir der, ancak yeni küresel ekonomide artık iyi bir ün sahibi olmak yirmi yıl gerektirmeyebilir. Ama Buffet ın parmak bastığı nokta hâlâ geçerlidir, bütün itibarınızı bir anda kaybedebilirsiniz... Suyu en son balıklar keşfeder sözünün anlamını düşünmek gerekir. Balıklar için su, sadece sudur. Suyu o kadar benimsemişlerdir ki, varlığını fark etmezler bile; ta ki kirlenene veya yok olana kadar. Benzer şekilde, biz insanlar da güveni en son keşfederiz. Güven toplumsal dokumuzun vazgeçilmezidir. Ona dayanırız. Hep var olacağını düşünürüz; ta ki kirlenene ve yok olana kadar. O zaman su balıklar için ne kadar gerekliyse, güvenin de bizim için o kadar gerekli olduğunu kesin bir şekilde fark ederiz. Güven olmazsa, toplum işlevini yitirir ve neticede kendini yok eder. Toplumsal güvenin temel ilkesi katkıdır. Değeri yok etmektense yaratmak, sadece almaktansa aldığının karşılığını vermek niyetidir. Günümüzde bireyler kadar, işletmeler de GÜVENLE İLGİLİ EFSANELER VE GERÇEKLER Efsane Güven soyuttur. Güven yavaştır. Güven sadece dürüstlük üzerine inşa edilir. Güven ya vardır ya yoktur. Bir kez kaybedildiğinde, güven yeniden kazanılamaz. Güven öğretilemez. İnsanlara güvenmek çok risklidir. Herkesin güveni ayrı ayrı kazanılır. Gerçek Güven somuttur, gerçektir ve sayıya dökülebilir. Hiçbir şey güvenin hızı kadar hızlı değildir. Güven hem karaktere hem de yetkinliğe dayanır. Güven hem yaratılabilir hem de yok edilebilir. Zor olsa da, güven çoğu durumda yeniden kazanılabilir. Güven etkili bir biçimde öğretilebilir ve yüceltici, stratejik bir avantaj haline gelebilir. İnsanlara güvenmemek daha büyük bir risktir. Bir kişinin güvenini kazanmak, birçok kişinin güvenini kazandırır. katkının değerini fark ediyorlar. Bir liderin ilk görevi güven aşılamaktır. Bunu yapabilmek, aslında bir yöneticiyle bir lider arasındaki en önemli farktır. İnsanlara anlamlı sorumluluklar vererek içlerindeki en iyi yanları ortaya çıkarmak ve hem yaratıcılığı hem de yeni imkânları tetikleyecek yüksek bir güven ortamı yaratmaktır. Hepimizin içinde doğuştan gelen bir güvenme eğilimi var. Çocukken çoğumuz, naif, masum, kırılgan ve safdildik. Yaşam deneyimleriyle birçoğumuz -bazen haklı nedenlerle- daha az güvenme eğilimi göstermeye başladık. Bugünün küresel ekonomisinde güvenin zenginlik için elzem olduğunu görmezden gelemeyiz. Özel ve aile ilişkilerimizdeyse güven, hoşnutluk ve mutluluk için gereklidir. Başkalarına güvenmek, hem onların hem de bizim içimizdeki ateşi yeniden tutuşturur. İlişkilere mutluluk, yapılan işlere sonuç, hayata inanç katar. Hepsinin ötesinde, hayatımızın tüm boyutlarında olağanüstü bir kazanç yaratır güvenin hızı. 28 İSTASYON İSTASYON 29

16 MOTOSİKLET Rüzgârla dans etme vakti Havalar ısındı. Motosiklet tutkunları yollara çıkmaya ve tatil rotaları belirlemeye başladılar. Motosikletleri ve ruhunuzu özgür bırakma vakti geldi! HAZIRLAYAN: FATIH YURDAKUL E trafınızdakiler, trafikte evlerine gitmek için insanüstü bir çaba sarf ederken, iki teker üzerinde yaptığınız bu yolculuk sizin için sadece basit bir seyahat değil. İster evinize, isterseniz işinize, isterseniz de arkadaşlarınızla buluşmaya gidin, motosikletin üzerinde özgürce rüzgârla dans ederken hiçbir şey umurunuzda olmayacak. Evet, artık havalar ısındı ve meraklı sürücülerin tam motosiklet havası dediği mevsimi yaşıyoruz. İster gece, ister gündüz olsun, o tatlı rüzgârın üzerinizde bırakacağı keyfi yaşamanın zamanı geldi. Motosiklet bir kere binildiğinde vazgeçilmez bir tutkuya dönüşüyor. Aynen kaptanların denize çıkmaktan vazgeçemedikleri gibi... Karada geçen her günü, denize çıkacağı zamanı sayarak geçiren bir kaptan gibi, muhtemelen siz de motosikletinize rahatça bineceğiniz günleri hayal ederek beklediniz. Ama artık zamanı geldi. Motosikletinizin örtüsünü kaldırın, biriken tozları silin ve motosikletinizi yeni maceralara doğru severek hazırlayın. Önünüzde henüz sayfaları boş bir roman var ve bunu motosikletinizle birlikte yazacaksınız. 30 İSTASYON İSTASYON 31

17 MOTOSİKLET Çevreye zarar yok. Park sorunu yok. Önünüzde henüz sayfaları boş bir roman var ve bunu motosikletinizle birlikte yazacaksınız. MOTOSIKLET TÜRLERI Tarzınıza, kullanım alanınıza ve deneyiminize göre motosiklet çeşitleri sizi bekliyor. Scooter: Onun için motosikletlerin en küçüğü diyebiliriz. Küçük otomobiller gibi genelde kısa mesafe kullanım rahatlığı ve şehir içi rahat manevralarıyla ünlüdür. Tabii 50 cc den başlayıp 600 cc ye ulaşan kuvvetli modelleri var. Touring: Her açıdan uzun yol için tasarlanmış motosikletlerdir. Rahat bir selenin altında daha büyük bir bagaj bulunur. Ayrıca GPS ten radyoya kadar, daha fazla donanıma sahiptir. Chopper: Öncelikle sesiyle dikkatinizi üzerinde toplayan chopper motosikletler, büyük gövdelere sahiptir. Selesi yere daha yakındır ve bu yüzden kullanımı diğerlerine göre daha rahattır. Racing: Onlar isminde de anlaşılacağı gibi yarış ve hız için yaratılmış motosikletler. Onlarda konfor aramayın, ama heyecan standart. Cross: Yol dışına çıkıp arazide dolaşmaktan hoşlanıyorsanız bolca çamur içinde debelenmek için cross motosikletleri tam size göre. Enduro: Bu motosikletler yarı arazi yarı yol motosikleti olarak geçerler. Ağır arazi şartlarına girmedikçe bu motosikletle farklı maceralara atılabilirsiniz. HANGI TÜR MOTOSIKLETIN ÜZERINDE OLDUĞUNUZ VE NEREYE DOĞRU YOL ALDIĞINIZ FARK ETMEZ. ASLOLAN YOLDA YAŞADIĞINIZ ÖZGÜRLÜK DUYGUSUDUR. Bu satırlara kadar anlattıklarımız sizde herhangi bir duyguya yol açmamışsa, muhtemelen daha önce motosiklet kullanmamışsınız demektir. Bu konu üzerine filmler ve belgeseller çekildi; tamam ama neden motosiklet kullanıyoruz?. Bu aslında neden âşık oluyoruz? sorusuna çok benziyor, çünkü motosiklet bir tutku ve çılgınlık. Motosiklet kullananların bu tercihinde sadece trafikten kaçmak ve kolay park yeri bulmak gibi gerekçeler olduğunu sanıyorsanız, büyük bir yanılgı içerisindesiniz. Sizin otomobiliniz sadece işe gitmek için az tüketmeye çalışan homurtulu bir dizel olabilir, ama motosiklet tutkunlarının kullandığı araç onlarla konuşan bir dost. DERTLER BIR YANA, MOTOSIKLET BIR YANA! Motosiklet tutkunlarının ilginç insanlar olduğu konusunda hemen hepimiz hemfikir sayılırız. İşin ilginç yanı, motosiklet kullanmak başlı başına farklı bir olgudur. Trafikte etrafınıza bir bakın; otomobil içerisinde kaç kişi telefonla konuşuyor veya telefonuyla oynuyor. Onları boş verin, onların hiçbiri streslerinden ve sıkıntılarından kopabilmiş değil. MOTOSIKLETE BINMEK IÇIN BEŞ HARIKA NEDEN Özgürlük hissi: Yaşınızın, sosyal durumunuzun, cinsiyetinizin veya cüzdanınızın kalınlığının önemi yok... Özgürlüğe giden yol motosikletten geçiyor. Çevrecilik: Tamam, motosikletin az tüketmesi önemli ama aynı zamanda çevreye verdiği kirlilik oranı da otomobillere göre beş kat kadar daha az. Ancak motosiklet tutkunları için durum öyle mi? Vizörü kapattığınız an, ne kadar hızlı ve nerede gittiğinizin önemi yok. Siz ve motosikletiniz baş başa kalıyorsunuz. Sizi iş stresine sokan patronunuz, yoğun iş gündeminiz kalın bir perdenin arkasında yok olup gidiyor. İşin garip tarafı, birçok motosiklet kullanıcısı sürüşlerinden sonra kendilerini dinlenmiş olarak nitelendiriyor. Bu açıdan bakıldığında motosiklet kullanmanın bir terapi olduğu dahi söylenebilir. Elbette motosiklet kullanmanın romantik yanlarından söz etmek oldukça keyifli, ama diğer yandan motosiklet kullanmanın zorluklarından ve risklerinden de bahsetmek gerek. Her şeyden evvel belli bir konsantrasyon ve fiziksel güç istiyor. Motosikleti hiçbir zaman otomobil gibi arkanıza yaslanıp rahat bir biçimde kullanamazsınız, dikkatiniz her zaman tam olmalı. Motosiklete binmeden önce yapmanız gerekenler, otomobile göre çok daha fazla ve eğer birini arkanızda taşıyorsanız, bu durum tüm sürüş karakterinizi değişecektir. Belki de motosiklet, zorlukları olduğu için bu kadar özel ve farklı. Trafiksiz bir dünya: Artık randevularınıza gecikmeyeceksiniz ve anlamsız saatlerde yola çıkmanıza gerek yok. Trafik sıkışıklığı olmayan dünyaya hoş geldiniz. Park sorunu mu? O da ne... Yeni dostlar: Yanınızdan geçen motosikletli tayfasına imrenerek bakmanıza gerek yok. Sizi de yeni dostluklar bekliyor. Görülmedik seyahatler: Motosikletle seyahat ederken gerçekten yaşadığınızın ve yolculuk yaptığınızın farkına varacaksınız. Motosikletin en şaşırtıcı noktalarından biri de birleştirici özelliği. Hayatta birbiriyle asla karşılaşmayacak ve sohbet etme şansı olmayacak insanlar, motosiklet kulüpleri sayesinde bir araya geliyor ve kadim bir dostluk oluşturuyorlar. Hem de motosikletlerinin ne kadar pahalı olduğunun, pozisyonunun ve zenginliğinin hiçbir önemi olmaksızın. Bu noktada motosiklet sınıflar arasındaki duvarları kaldırmasıyla sadece bir araç olmadığını açıkça gösteriyor. Motosikletin özgürlük olduğunu düşünenler kadar, son derece tehlikeli bir ulaşım aracı olduğuna inananların sayısı da hayli fazla. Üstelik böylesi bir fikre sahip olanlar, haksız da sayılmazlar. İşte tam da bu nedenle, yola çıkmadan önce herkesin aklında olması gereken birkaç hayati noktayı hatırlatmakta fayda var. MOTOSIKLETE BINMEDEN ÖNCE AKLINIZDA OLSUN! Motosiklette en önemli nokta tabii ki doğru ekipman. T-shirt, kot pantolon ve rahat bir ayakkabı havalı görünse de motosiklette bir felakete yol açabilir. Sizi olası darbelerden, rüzgârdan ve uçuşan böceklerden koruyan iyi bir kask çok önemli. Daha fazla koruma içinse ceket, eldiven, pantolon giyilmeli. Yazın dahi! İkinci nokta ise defansif olmak. Yapılan araştırmalar, otomobil ve motosikletler arasında yaşanan kazalarda suçlu tarafın yüzde 60 oranında otomobil olduğunu gösteriyor. Özellikle otomobil sürücüleri tarafından son derece revaçta olan akıllı telefon kullanma merakını da eklersek, motosiklet sürücülerinin daha da dikkatli olması gerektiği çok açık. Motosikletinizle özgürlüğün tadını çıkarmak üzere yola çıkmadan önce, bu yolculuğa gerçekten hazır olup olmadığınızı kontrol etmenizde fayda var. Bunun için de sürüşten önce mutlaka motosikletinizin etrafında bir tur atın. Işıklandırmalarının ve kornanın çalışması hayati derecede önemli. Ayrıca lastikler, zincir, şaft ve frenler de kontrol edilmeli. Aşınmış lastikler ve frenlerse sandığınızdan daha fazla risk teşkil eder. Her ne kadar yaz mevsimindeysek de havaların durumu malum. Pek güven teşkil etmiyor. Yağışlı havalar ve kaygan yolların hata yapma olasılığınızı artırdığını aklınız- Ayakları yerden kesmenin en güzel aracıdır motosikletler. Tabii tüm güvenlik önlemlerini aldıktan sonra dan çıkarmayın. Yağış aynı zamanda vizörün arkasından görüş açınızı hayli azaltır. Ayrıca etrafta oluşacak su spreyi sebebiyle diğer araçların da sizi görmesi zorlaşır. Lastiklerinizin yol tutuşuysa, özellikle de performanslı motosikletlerde kullanılan az oluklu bir lastikle iyice düşecektir. Bu tür şartlarda mümkünse yola çıkmamak gerek. Eğer mecbursanız, gaz pedalına ve frenlere nazik davranmalısınız. Ayrıca dengenizi bozabilecek yandan gelecek rüzgârlara da her zaman hazırlıklı olun. Son tavsiyemizse yoldaki tehlikelere dikkat etmeniz. Motosiklet otomobile göre yerle daha az temas noktasına sahip olduğu için yolda karşınıza çıkabilecek ıslak bir alan, tozlu yollar, çukur veya yaprak birikintisi ölümcül bir tehlikeye dönüşebilir. Özellikle virajın ortasında karşılaşabileceğiniz su birikintileri, çiçek sulaması sırasında ıslanan yollar, motosiklet kullanıcılarının her an tetikte olmasını gerektiriyor. Tüm bu önlemleri aldıktan sonra biz sizi fazla tutmayalım Zira kontağı çevirip özgürlüğe adım atma vaktidir şimdi. 32 İSTASYON İSTASYON 33

18 GEZİ Durdukça yosundan yeşil, kulaç attıkça mavi Doğanın tarihle, yeşilin maviyle, koyların kayalarla kol kola girdiğini Datça, kelimenin tam anlamıyla cennetten bir köşe izlenimi yaratıyor bakmasını bilen gözlerde. Her biri sanat eseri gibi duran taş evleri ve güler yüzlü insanları da cabası YAZI: TÜMAY YAZICI Datça Adına şiirler yazılan, hikâyeler anlatılan yüz ölçümü küçük, namı büyük ilçe. Çok yakın zamana kadar Muğla nın Bodrum veyahut Fethiye ilçeleri kadar dikkat çekmeyen, tabiri caizse içini sadece meraklısı na açan bu ilçe, son zamanlarda hayli popüler hale geldi. Koyları, doğası, tarihi yeni yeni keşfedilmeye başlandı. Dalaman Havaalanı ndan başladığımız seyahatimizde virajlı yollar, tanıklık edeceğimiz güzelliğin ne olduğunu daha iyi farkına varmamız için aracımızın hızını keserken, hiçbir şeyi kaçırmak istemeyen gözlerimiz pürdikkat kesiliyor. Bir yanımızda dağları, diğer yanımızda denizi arkadaş edinerek yaklaşık bir buçuk saat boyunca yol alıyoruz. Uçaktan indikten sonra otomobille gidilen bir buçuk saatlik yolun uzun ve yorucu olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Doğanın yarattığı büyü, zaman algısını da ortadan kaldırıyor. Betonun ve trafiğin içini sıkışmış büyük kent insanları için bunlar kaçırılmaması gereken anlar Sözün özü Dalaman Datça yolunda önce gözler mest olup huzura erişiyor, ardından da beden ve ruh. Yol akıp giderken Datça tabelaları da sıklaşmaya başlıyor. Geride bıraktığımız her bir kilometre, o ana kadar bulanık halde zihnimizde dolaşıp duran Can Yücel in dizelerini daha da netleştiriyor. Bazı yerler vardır, ev sahipliği yaptığı ünlülerden bağımsız yâd edilemez. Örneğin Bodrum bunlardan biri... Bodrum la ilgili bir cümle kuracaksanız, aklınızdan Cevat Şakir i, nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı nı geçirmeden o cümleyi kuramazsınız. Datça da öyle Datça ya dair bir şey söyleyecekseniz, Can Yücel den bağımsız söyleyemezsiniz. Eksik kalır, yarım olur. Sevenlerinin ona verdiği isimle Can Baba, Datça üzerine birçok şey anlattı şiirlerinde. Biz de başlığımızı onun şiirinden alıntılayarak attık zaten: Durdukça yosundan yeşil / Kulaç attıkça mavi. Ömrünün son yıllarını bu küçük beldede geçirdi ve Mekânım Datça olsun diyerek, hayata gözlerini yumduğunda oraya gömülmeyi vasiyet etti. Can Yücel in dostları ve sevenleri, kendisini evinin bahçesindeki mezarı başında ziyaret ediyor artık. Dillerinde, onun şiirleri Bir yanına Akdeniz i, diğer yanınaysa Ege yi alan Datça nın tarihçesi, neredeyse insanlık tarihi kadar eskilere dayanıyor. Bu güzel ilçenin tarih boyunca kimleri ağırladığını anlayabilmek için, Datça nın merkezinden tarihi yeri Knidos a kadar yaklaşık 33 kilometre boyunca yol almak gerekir. Knidos bir nevi açıkhava müzesi. Çeşitli kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre Batı dan göç eden Dorlar, MÖ 12 nci yüzyılda Rodos ve Syme üzerin- 34 İSTASYON İSTASYON 35

19 GEZİ Knidos bugün hem geçmişe hem de bugüne selam duruyor. Bir genç kendini mavi sulara bırakırken Datça da gündelik yaşam da devam ediyor. Kâh bir hediyelik eşya dükkânında, kâh bir restoranda... den bugün Datça (Reşadiye) diye anılan yarımadaya gelir ve MÖ 8 inci yüzyılda Eski Knidos olarak bilinen ilk kenti kurar. İlk yerleşimin ardından denizden ve deniz ticaretinden daha fazla yararlanmak isteyen Eski Knidoslular, Tekir Burnu ndaki kenti tüm ayrıntıları göz önünde tutarak inşa ederler. Altyapıyı oluşturan, tapınaklar yapan ve tapınaklara koyulacak heykelleri satın alan Eski Knidoslular, Ege ile Akdeniz i kavuşturan burnun ucundaki adayı da göz ardı etmezler. Adayla ana kara arasındaki denizi doldurarak iki liman oluştururlar. Güneydeki büyük limanı ticari amaçla, kuzeydeki küçük limanıysa savaş gemileri için kullanırlar. Antik dönemde önemli bir ticaret merkezi haline gelen kent, kültür ve sanat alanında da isminden sık sık söz ettirir. Milattan Önce 4 üncü yüzyılın önemli mimarlarından Praxiteles in, Knidos Aphrodite Tapınağı için yaptığı Knidos Afrodit i, arkeolojide son derece önemli. Çünkü bembeyaz paros mermerinden yapılan bu eserle Afrodit, ilk kez çıplak bir şekilde gösterilir. Ünü dört bir yana yayılan heykeli görmek için dünyanın dört yanından tüccar ve gemiciler kenti ziyarete gelir. Dönemin tek ünlü sanatçısı Praxiteles değil. İskenderiye Feneri nin mimarı Sastatos, gezegenlerin aynı merkeze bağlı olarak hareket eden yuvarlaklar olduğunu belirten astronom Eudoxos da Knidos ta yaşayanlar arasında. Knidos ta biri 20 bin, diğeri ise 5 bin kişilik olan iki amfiteatr var. Limanın kuzeyindeki yamaca kurulan ve müzeye gelen ziyaretçileri karşılayan 5 bin kişilik amfitiyatronun Helenistik döneme ait olduğu ve Roma döne- Bir yerle ilgili söylenecek onlarca tumturaklı söz olabilir. Bir yer, sayfalar dolusu anlatılabilir; hakkında günlerce konuşulabilir. Ama aslolan orayı yaşamaktır. Ve aslolan her şeyden azade Datça da var olmaktır. minde yapılan eklemelerle zenginleştirildiği de tarih sayfalarına düşen notlar arasında. Yarımadada nüfus, MÖ 7 nci yüzyılda artar. Ticaret gelişir, Knidoslular toprağın bereketinden daha çok faydalanmaya başlar. Yarımadanın nüfusu o dönemde, bine kadar çıkar. Halk denizci, tacir, çömlekçi, köylü ve kölelerden oluşur. Köylülerin büyük kısmı bağcılıkla uğraşır. Çömlekçiler de hediyelik eşya üretir. Yarımada halkı savaşmayı sevmediği için yaklaşık 1400 yıl yıkım görmez. Ortaçağ ile birlikte yağma başlar. Hayat dolu Knidos zaman içerisinde unutulur ve terk edilir. O zamanlar unutulan kent, günümüzde özellikle yurtdışından Datça ya gelen turistlerin uğramadan geçmedikleri bir bölge. MAVI SULARA KUCAK AÇAN BÜKLER Palamut Bükü, Hayıt Bükü, Eski Datça, Mesudiye, Reşadiye... Bunlar Datça ya gidenlerin görmeden dönmemesi gereken yerlerin başında geliyor. Her biri, uzun yazılara konu olabilecek denli önemli değerler taşıyor. Ancak malum, sayfa sayımız sınırlı. Dolayısıyla da kısa kısa tanıtmak zorunluluğu var. Daha ziyade tekne turlarına katılanların veya yatlarıyla seyahat edenlerin uğrak yerlerinden olan Palamut Bükü, iki kilometre boyunca uzanan plajıyla meşhur... Hemen denizin kıyısına kurulmuş küçük bir çay bahçesinde mola verdiğinizde, çay bardağınızı, elinizi suya soktuğunuzda dokunabileceğinizi sandığınız balıkların şerefine kaldırabilirsiniz. Yöre sakini çocukların birbiri peşi 36 İSTASYON İSTASYON 37

20 GEZİ Begonvillerle kaplı dar sokakları, geceleri ışıl ışıl olan liman bölgesi, rüzgârın hiç eksik olmadığı Kızlan daki yeldeğirlenleri... Bunlar Datça nın alametifarikaları... Datça yı Datça yapan değerlerden sadece birkaçı... sıra iskeleden denize atladığı Palamut Bükü nde, rahatsız edici hiçbir sese yer yok. Buna bir de ılık ılık esen rüzgârın dağlardan kopup getirdiği kekik kokusu eklendiğini düşünün Huzur bu olsa gerek; dinginlik bu. Palamut Bükü nden Mesudiye ye doğru yola koyuluyoruz. Mesudiye, yerli ve yabancı turistlerin tatil rotasının gözde duraklarından biri. Bunun nedeni de Kızıl, Hayat ve Ova adını taşıyan üç büke sahip olması. Her üç bük de gözlerden uzak, sessiz ve sakin bir tatil geçirmek isteyenlere hitap edecek nitelikte. Bu özellikleriyle biraz olsun Hayıt Bükü nü anımsatıyorlar. Turistler için ahşap evlerin konaklama hizmeti verdiği bu bük, özellikle son yılların gözde tatil beldelerinden. Datça, rüzgârın hiç eksik olmadığı bir iklime sahip, ilçenin en rüzgârlı bölgesiyse, Kızlan. Buranın alametifarikası iki büyük yel değirmeni. Yel değirmenlerinden biri, özel mülkiyet ve ev olarak kullanılıyor. Bir yel değirmenini yaşanacak mekân haline dönüştürmek de bambaşka bir hayalin ürünü olsa gerek Datça nın içinde dolaşmaya devam ediyoruz, bu kez rotamızda ilçenin merkezi olarak nitelendirebileceğimiz, Ilıca Gölü nün de bulunduğu liman bölgesi var. Datça Belediyesi nin yayınladığı rehberden edindiğimiz bilgiye göre Ilıca, yıllarca su değirmeni olarak işlev görmüş. Ilık suyunda kaplumbağalar yüzmüş. Şelalesinde ücretsiz masaj yaptırmak mümkünmüş, belki de bu nedenle kimileri göle Bizans Havuzu ismini layık görmüş. Ilıca Gölü nün bulunduğu liman bölgesi, ilçenin merkezi olarak değerlendirildiğinden sıra sıra lokantalara ev sahipliği de yapıyor. Kahvaltıdan akşam yemeğine her öğünde Datça nın eşsiz lezzetlerini tatmak mümkün bu lokantalarda. Kahvaltının baş tacı elbette ki bal; zira bilindiği üzere Datça doğası ve tarihiyle olduğu kadar balı, kekiği ve bademiyle de meşhur bir ilçe... Bu lezzeti yaşadığınız yere de taşımak isterseniz, bavulunuzda hayli geniş bir yer ayırmanızı tavsiye ederiz. Emin olun, pişman olmayacaksınız. GÜLER YÜZLÜ INSANLARIN DIYARI Eski Datça nın daracık sokaklarında ilerliyoruz. Taş evlerin hemen hepsi mimarlarının adını saygıyla yâd etmeye değecek nitelikte. Bahçe duvarlarının üzerinden begonviller sarkıyor. Begonvillerin arasında kediler dolaşıyor. Kanımızca Türkiye nin en özgür kedileri Datça da yaşıyor. Yaşı ne olursa olsun, sokakta rastladığımız herkes, selam verip halimizi hatırımızı soruyor. Buraya gelenlerin kendini yabancı hissetmesi neredeyse mümkün değil. Yolda rastladığımız yaşlı bir nine, hoş gelmişsiniz, gezin dolaşın, burası dünyanın en güzel yeri diyor gülümseyerek. Bu sıcaklık aklımıza meşhur bir sözü de getiriyor: TANRI UZUN YAŞAMASINI ISTEDIĞI KULLARINI DATÇA YA GÖNDERIRMIŞ. ESKI DATÇA YI GÖRDÜKTEN SONRA BU SÖZÜN DOĞRULUĞUNU IDRAK EDIYORUZ. HAVASI, SUYU, GÜLER YÜZLÜ VE SICAKKANLI INSANLARIYLA ESKI DATÇA, KELIMENIN TAM ANLAMIYLA DERTLERDEN ARINMA YERI. Tanrı uzun yaşamasını istediği kullarını Datça ya gönderirmiş. Eski Datça yı gördükten sonra bu sözün doğruluğunu idrak ediyoruz. Havası, suyu, güler yüzlü ve sıcakkanlı insanlarıyla Eski Datça, dertlerden arınma yeri çünkü. Eski Datça yı dolaşırken, bölge halkı arasında Kocaev olarak bilinen Mehmet Ali Ağa Konağı na uğramamak olmaz. Reşadiye Mahallesi nin en yüksek noktasından denize doğru bakan görkemli yapı, 1800 lü yılların başlarında, Tuhfezade Mehmet Ali Ağa nın babası Mehmet Halil Ağa tarafından yaptırılır. Konak, yalnız Datça da değil, bütün Akdeniz bölgesinde günümüze ulaşabilmiş en eski birkaç sivil mimari örneğinden biri olmasıyla da önem taşıyor. Geniş bir arazi içinde, bin metrekarelik kullanım alanıyla iki katlı bir yapıdan oluşan konak, 2007 den itibaren otel hizmeti vermeye başladı ve bu andan itibaren dünyanın seçkin otellerinden biri olarak kabul edildi. Badem, zeytin ve limon ağaçlarının gölgesinde yer alan ve bir zamanlar seçkin konukların ağırlandığı Mehmet Ali Ağa Konağı, dillere destan Başoda sı, özgün ahşap doğramaları ve 1831 yılından kalma kalem işleriyle müze niteliğini de taşıyor. Konağın klasik çizgideki diğer beş odasıyla modern çizgilerin hâkim olduğu ek binalardaki 13 taşoda, tatillerini bambaşka bir anlayışla geçirmek isteyenlere hitap ediyor Her güzel şeyde olduğu gibi, Datça seyahatinde de sona geliyoruz artık. Ne diyordu Can Yücel bir dizesinde; O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler / Arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer... Datça gidip görenin arkasında önemli bir boşluk bırakan nadir yerleşim birimlerinden biri... Yeter ki, görmesini bilen gözlerle bakalım ona. Ve tekrar buluşuncaya kadar Can Baba nın şu dizelerini tutalım aklımızda: Datça olacak Datça / Kadınların yarımadası / Boşuna değil o dediğim / Burası Afrodiça / Ve gördüğüm her şey / Sevda, aşk ve tazelik / Ve zeytinlerden ve yaşamaktan / Başka bir şeyi olmayanların yeri. 38 İSTASYON İSTASYON 39

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S

Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S Pepee den Önce Pepee den Sonra P.Ö- P.S KİM BU PEPEE? YIL 2007, Bir düşümüz var: Türk çizgi filmi yapmak Bu da düşümüzün rakamsal temeli: Türkiye de milyonlarca çocuk var. Binlerce yıllık anlatı kültürü

Detaylı

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni

17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni 17 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni Mobil RTB Harcamaları %459 Artış Gösterdi emarketer tahminlerine göre RTB harcamaları (tüm reklam çeşitleri dahil) 2018 yılında toplamda $12 milyar a ulaşacak.

Detaylı

09.08.2011 TURKCELL. Bireysel Pazarlama Basın Toplantısı. Emre SAYIN Genel Müdür Yardımcısı

09.08.2011 TURKCELL. Bireysel Pazarlama Basın Toplantısı. Emre SAYIN Genel Müdür Yardımcısı 09.08.2011 TURKCELL Bireysel Pazarlama Basın Toplantısı Emre SAYIN Genel Müdür Yardımcısı TURKCELL MOBİL PAZARDA LİDER Abone Pazar Payı(%) 56% 55% 56% 56% 56% 57% 56% 56% 55% 55% 55% 54% 54% 54% 27% 27%

Detaylı

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ

KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ KÜLTÜREL YAPILANMA GRUBUNUN (KYG) DEĞERLENDİRME ANKETİ Kasım, 2006 Değerli Arkadaşlar, Bildiğiniz gibi 7 Temmuz, 2006 da başlayan ve 27 Ağustos 2006 da tamamlanan Kültürel Yapılanma Grubumuzu ve Etkinliklerini

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Çocukların Medya Tüketimleri ve Yaşam Tarzları. Nobody s Unpredictable

Çocukların Medya Tüketimleri ve Yaşam Tarzları. Nobody s Unpredictable Çocukların Medya Tüketimleri ve Yaşam Tarzları 1 Nobody s Unpredictable Çocukluk Affan Dede ye para saydım,. Havuzda su şırıl şırıldır Zıpzıplarım pırıl pırıldır. Ne güzel güzel dönüyor çemberim; Hiç bitmese

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 21 Ekim 2005 A company of ( Kadınlar dan hatırlatma) Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef

Detaylı

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler,

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler, EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI Sevgili öğrenciler, Günümüz dünyasında teknoloji hızla ilerlemektedir. Dünya çeşitli teknolojik araçlar sayesinde küçülmekte ve bu sayede bilgiye ulaşmak

Detaylı

Festivalin Tarihçesi

Festivalin Tarihçesi Festivalin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11 yıl boyunca dünyadan ve

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam

Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam Yer yüzündeki en küçük, en hafif Handycam Sayı: 20 Bu Ay... Dünya nın en küçük ve hafifi çok havalı Taşınabilir High Definition İhtişamı BRAVIA D3000 Serisi ile Tanışın Cyber-shot ile su altı keyfi Anılarınızı

Detaylı

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek

Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek Tarih: 19.01.2013 Sayı: 2014/01 İSMMMO dan Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı Raporu Türkiye nin geleceğini 25 milyonluk kitle belirleyecek İSMMMO nun Türkiye nin Yaratıcı Geleceği / Y Kuşağı adlı

Detaylı

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399

Birinci Medya Reklam. Markanıza Değer KATALIM. Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 HABER PORTALINIZ www.kibrisgenctv.com Kıbrıs ta Birinci, Akdeniz de bir inci 90.0* 96.6 Mağusa Yeni Nesil TV - GençTVExpress Apple Ipad Online SMS EXPRESS CEP ABONE 2399 Birinci Medya Reklam Markanıza

Detaylı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullanıp attığımız bazı ANA SINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86

Buruşuk Ömer Destanı. www.tersisler.org 0212 881 11 58 0212 883 16 86 Buruşuk Ömer Destanı 1900 yılları Türkiye sinden günümüze 100 yıllık süreci konu almaktadır. İstanbul da konakta yaşayan aile ilişkileri örgüsü; arka planında Türkiye de ve dünyada yaşanan toplumsal değişim

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu

DESKPORT. Bilișim Hizmetleri. 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu 2014 Yılı Hizmet Tanıtım Kataloğu info@deskport.net BİZ KİMİZ? Biz Kimiz? Deskport Bilişim ekibinin karakteristik özellikleri olan; özgüven, çalısma azmi, tecrübe ve liderlik vasıflarımızla amacımız, müşterilerimizi

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması

İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması İnteraktif Türkler 2009 İnteraktif Mecra Kullanım Araştırması Türkiye nin ilk ve öncü dijital ajansı adinteractive in Türk internet kullanıcısının davranış alışkanlıklarına ışık tuttuğu araştırması İnteraktif

Detaylı

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık?

Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Neden Sosyal Medyanın Geleceği Reklam Değil, Yayıncılık? Bu pazarlamacılar, sosyal medya 'uzmanları' ve PR uzmanlarının her gün konuştuğu konu; Sosyal medyanın geleceği nasıl gözüküyor? 1. Geleneksel medya,

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Q7 nin durumu arap saçı. Ben 3 milyona razıyım dedi.

Beşiktaş Gazetesi. Q7 nin durumu arap saçı. Ben 3 milyona razıyım dedi. Q7 nin durumu arap saçı BEŞİKTAŞ IN sorunlu yıldızı Quaresma konusunda ilginç gelişmeler yaşanıyor... Belirsizlik sürüyor. Quaresma nın yıllık geliri 4 milyon 250 bin euroyu buluyordu. Quaresma Beşiktaş

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ NE HOŞGELDİNİZ NE HOŞGELDİNİZ Sevgili Öğrencilerimiz; 2008 yılında kurulan Gümüşhane Üniversitesi nin dünyaya açılan penceresi sloganıyla kısa sürede büyük gelişim sağlayan Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi,

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl 8. düzenlenen Felis Ödülleri medya planlama stratejilerini ödüllendirmesinin yanı sıra bu yıl genişleyen

Detaylı

DEĞERLİ İŞ ORTAĞIMIZ,

DEĞERLİ İŞ ORTAĞIMIZ, SAFEPLAN DEĞERLİ İŞ ORTAĞIMIZ, FİLO YÖNETİMİ KONUSUNDA HİZMET SAĞLAYICI MARKA OLARAK HEDEFİMİZ, KİRALIK ARAÇLARINIZI MAKSİMUM FAYDAYLA KULLANMANIZDIR. BU SEBEPLE FİLONUZUN BAKIM VE ONARIM İHTİYAÇLARINI

Detaylı

Tanıtım Kitapçığı. Gayrimenkul Sektörü Değişime Startkey Çatısı Altında Hazırlanıyor

Tanıtım Kitapçığı. Gayrimenkul Sektörü Değişime Startkey Çatısı Altında Hazırlanıyor Tanıtım Kitapçığı Gayrimenkul Sektörü Değişime Startkey Çatısı Altında Hazırlanıyor Değerli Girişimcilerimiz STARTKEY, 2013 yılında, gayrimenkul sektöründe 10 yılı aşkın zamandır deneyime sahip olan Yönetim

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz.

2010 2012 ETKİNLİK RAPORU. 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. ÇOCUK İSTİSMARINI VE İHMALİNİ ÖNLEME DERNEĞİ 2010 2012 ETKİNLİK RAPORU 29.1.2010 tarihli olağan Genel Kurulda bizlere bu derneği adımıza yaraşır bir biçimde yönetmek üzere görevlendirdiniz. Bu nedenle

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΑΝΩΤΕΡΗΣ ΚΑΙ ΑΝΩΤΑΤΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΥΠΗΡΕΣΙΑ ΕΞΕΤΑΣΕΩΝ ΠΑΓΚΥΠΡΙΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ 2013 ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 10 Ιουνίου 2013 ΩΡΑ: 11.00 14.15 ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ

Detaylı

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ SAHA ÇALIŞMASI ÖRNEKLEM SAYISI CSG STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ BİLGİ DİREN GÜNEŞ. 2007 Kırmızı Balık/ Kurmaca/ Kısa Film. 2008 Ağla/Yanım/ Belgesel Film. 2009 İstanbul u Dinliyorum/ Belgesel Film

ÖZGEÇMİŞ BİLGİ DİREN GÜNEŞ. 2007 Kırmızı Balık/ Kurmaca/ Kısa Film. 2008 Ağla/Yanım/ Belgesel Film. 2009 İstanbul u Dinliyorum/ Belgesel Film ÖZGEÇMİŞ BİLGİ DİREN GÜNEŞ EĞİTİM Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İletişim Tasarımı İstanbul Kültür Üniversitesi 2011 Yüksek Lisans İletişim Tasarımı İstanbul Kültür Üniversitesi 2014 (Tez Aşamasında)

Detaylı

13. yıl. Reklam. Kiti 10

13. yıl. Reklam. Kiti 10 13. yıl Reklam Kiti 10.. içindekiler Hakkımızda 1 Cinsiyet Dağılımı 2 Yaş Grubu 2 Eğitim Durumu 3 Çalışılan Departman 3 Ünvan Dağılımı 4 Çalışılan Bölüm 4 Çalışan Sayısı Ortalaması 5 Sektörel Dağılım 5

Detaylı

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı:

Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Sinema Bilim Dalı Doktora Programı: Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Programı: Sinema alanında bilgi sahibi, yüksek lisansını tamamlamış araştırmacıların sinema bilimine katkı sağlayacak, sinemayı sanatsal, estetik

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Voiturette. Peel P50. - Isetta

Voiturette. Peel P50. - Isetta Öyle bir otomobil olsun ki... Vergisi az olsun. Yakıt tüketimi de! Kolay park edilsin. Dar sokaklara girebilsin. Böyle bir otomobil nasıl olabilir? Elbette, küçük!.. Küçücük!.. Ve karşınızda mini otomobiller!

Detaylı

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları

Ericsson Consumer Lab - 2008 / Türkiye Sonuçları Ericsson Consumer Lab Türkiye Raporu 2008 Yiğit Kulabaş Ericsson Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ericsson Consumer Lab Pazar Araştırması ve Tahminleri 2008 Araştırmaları Ülke: Görüşme Sayısı: Seçki: Arjantin

Detaylı

NEDİR? You know nothing müstakbel sponsor, you know nothing... yet

NEDİR? You know nothing müstakbel sponsor, you know nothing... yet NEDİR? KafeinSiz.Com, İnternet yayıncılığında yeni bir dönem başlatan Altın Örümcek ödüllü müzik sitesi EnjoyRock.com ve on binlerce kullanıcıya ulaşan KafeinSiz İnternet Mecmuası yayınlarının devamıdır.

Detaylı

GENÇLER ARASINDA İNTERNET BAĞIMLILIĞI FARKINDA MIYIZ?

GENÇLER ARASINDA İNTERNET BAĞIMLILIĞI FARKINDA MIYIZ? farkında mıyız? GENÇLER ARASINDA İNTERNET BAĞIMLILIĞI FARKINDA MIYIZ? genclerfarkindamiyiz.com İnternet Medya ve Bilişim Federasyonu (İMEF) tarafından yürütülecek olan Gençler Arasında İnternet Bağımlılığı-

Detaylı

2009 Özel Ekler Listesi

2009 Özel Ekler Listesi Listesi Lig Fikstürü.............................. sayfa 3 Düğün İlavesi............................. sayfa 4 Sevgililer Günü Duyuruları............. sayfa 5 İletişim İlavesi............................

Detaylı

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülten Sayı:2 ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ Hızla gelişen dünyada teknolojik ürünler hayatımızın büyük bir kısmını kapsamakta. İş ortamında

Detaylı

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun.

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Nasıl Çalışır? Herhangi bir yere giderken yolda acıktınız ve yemek yemeniz gerekiyor. Yemek bütçenizi 20 TL olarak belirlediniz ancak

Detaylı

SPOR PROGRAMLARINDAN OLUŞAN SPOR REKLAM PAKET KAMPANYAMIZ

SPOR PROGRAMLARINDAN OLUŞAN SPOR REKLAM PAKET KAMPANYAMIZ SPOR PROGRAMLARINDAN OLUŞAN SPOR REKLAM PAKET KAMPANYAMIZ PROGRAM ADI: PROGRAM GÜNÜ: FUTBOL GECESİ - CÜNEYT ŞEN PAZARTESİ-23:10 PROGRAM ADI: PROGRAM GÜNÜ: GOL SALI-20:30 PROGRAM ADI: PROGRAM GÜNÜ: TOP

Detaylı

EYLÜL 2011 YIL: 15 SAYI: 10 KDV DAHİL 10 TL. Medya Kit 11

EYLÜL 2011 YIL: 15 SAYI: 10 KDV DAHİL 10 TL. Medya Kit 11 EYLÜL 2011 10 YIL: 15 SAYI: 10 KDV DAHİL 10 TL Medya Kit 11 içindekiler Hakkımızda 1 Cinsiyet Dağılımı 2 Yaş Grubu 2 Eğitim Durumu 3 Çalışılan Departman 3 Ünvan Dağılımı 4 Çalışılan Bölüm 4 Çalışan Sayısı

Detaylı

ÖNEMLİ ANLARI KAZANMAK: Her zaman doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmak.

ÖNEMLİ ANLARI KAZANMAK: Her zaman doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmak. ÖNEMLİ ANLARI KAZANMAK: Her zaman doğru zamanda doğru mesajla doğru insana ulaşmak. Bugün bildiğimiz anlamıyla online olma dönemi sona erdi. Artık online olmuyoruz, online yaşıyoruz ; her zaman açığız,

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi11 EKİM Antalya kampı başladı

Beşiktaş Gazetesi11 EKİM Antalya kampı başladı Antalya kampı başladı SPOR KARAKARTALLAR, lige hazırlıklarını milli maç için verilen aranın ardından Antalya kampında sürdürüyor. Siyah-Beyazlı ekip Xanthe Resort Hotel de akşam idmanı ile antrenmanlara

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Beşiktaş'a lüks otobüs

Beşiktaş Gazetesi. Beşiktaş'a lüks otobüs Beşiktaş Gazetesi Günlük web Gazetesi 24.07.2012 Beşiktaş'a lüks otobüs Beşiktaş A Takımı'nın ulaşım sponsoru olan Aytur Turizm, Siyah-Beyazlı ekibi taşıyacak olan otobüsü Beşiktaş'a teslim etti. Kartal

Detaylı

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013

TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ 09.05.2013 TUTUNDURMA PAZARLAMA İLETİŞİM MODELİ Tutundurma, mal ya da hizmetleri satışını arttırabilmek için, alıcıları satın almaya ikna edebilmeye yönelik satıcı tarafından başlatılan tüm çabaların koordinasyonu

Detaylı

HRdergi Okur Profili Anketi Sonuçları

HRdergi Okur Profili Anketi Sonuçları HRdergi Okur Profili Anketi Sonuçları 2008 içindekiler Hakkımızda 1 Cinsiyet Dağılımı 2 Yaş Grubu 2 Eğitim Durumu 3 Çalışılan Departman 3 Ünvan Dağılımı 4 Çalışılan Bölüm 4 Çalışan Sayısı Ortalaması 5

Detaylı

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Üniversite Sanayi İşbirliğinde Yaklaşımlar 29 Mart 2013 Elazığ Önsöz Çeşitli

Detaylı

DÜĞÜN GÜNÜM PROGRAMI

DÜĞÜN GÜNÜM PROGRAMI DÜĞÜN GÜNÜM TV PROGRAMI HEDEF KİTLE Potansiyel Hedef Kitle 14 yaş ve üstü A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Programın Hedef Kitlesi 14-65 yaş A,B,C,D,E özellikle kadın TV. izleyicisi Potansiyel

Detaylı

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ UYGULADIĞI EĞİTİM, ULUSAL TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYON KURULU (UTEAK) TARAFINDAN AKREDİTE EDİLEN ÜLKEMİZDEKİ SAYILI TIP FAKÜLTELERİNDEN BİRİSİ http://tip.marmara.edu.tr

Detaylı

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU

OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU OSNABRÜCK KARDEŞ KENT ELÇİMİZ VE ÇANAKKALE BELEDİYESİ KÜLTÜR SANAT BİRİMİ TEMSİLCİMİZ RESMİ TOPLANTIMIZDA KONUĞUMUZ OLDU Osnabrückte bulunan Rotary Kulüplerimiz ile iletişimimizi güçlendirme programı hazırlayan

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Pratik ev Fikirleri ve Alışveriş Dergisi

Pratik ev Fikirleri ve Alışveriş Dergisi YAYIN BİLGİLERİ Yayın yılı: Yayın periyodu: Tirajı: Okur Sayısı: 2006 Aylık 4,50 59.738 80.000 PRATİK EV FİKİRLERİ&ALIŞVERİŞ DERGİSİ TL EKİM 2013 Reklamın Görülme Sayısı: 205.000 4.50 TL Yayın Direktörü

Detaylı

yıllık yaklaşık 80 milyon TL lik gelir de, 1 Haziran 2014 tarihinden itibaren Şirketimize ait gelir olarak kaydedilmeye başlandığından

yıllık yaklaşık 80 milyon TL lik gelir de, 1 Haziran 2014 tarihinden itibaren Şirketimize ait gelir olarak kaydedilmeye başlandığından Borsa İstanbul A.Ş. Reşitpaşa Mahallesi Tuncay Artun Caddesi Emirgan 34467 İstanbul 08/09/2014 İlgi: BİAŞ 4- GDD- 133.04-2707 Konu: Borsanız Yönetim Kurulu Kararı İlgi yazınızla, Yönetim Kurulunuzun 04/09/2014

Detaylı

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor!

MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! BASIN BÜLTENİ MediaCat Felis 2013 Ödülleri ne Başvurular Başlıyor! MediaCat dergisi tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenen Felis Ödülleri ne başvurular 8 Temmuz Pazartesi günü başlıyor. Başvuruda bulunmak

Detaylı

Türkiye nin Teknoloji Kültürü Dergisi!

Türkiye nin Teknoloji Kültürü Dergisi! YAYIN BİLGİLERİ Aylık Tirajı: 22.360 Okur Sayısı: 148.000 EKİM 2013 TEKNOLOJİ KÜLTÜRÜ AYLIK YAYINDIR ISSN:1300-9419 112415 YıL:18 7.00 TL 10 2013 ÇALINAN & KAYBOLAN CİHAZINIZI BULUN En iyi izleme yazılımları

Detaylı

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com

4. Mavi Yakalılarda İK Yönetimi Zirvesi www.hrdergi.com Örme, boyama, ev tekstili ve hazır giyim konularında üretim yapmaktadır. Birlikte çalıştığı fason firmalarla birlikte yaklaşık 10.000 kişiye istihdam imkanı yaratan Yeşim Tekstil, kendi alanında dünyanın

Detaylı

4k ultra HD teknolojisi. Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır

4k ultra HD teknolojisi. Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır 4k ultra HD teknolojisi Odak noktamız her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlamaktır 2 teknolojisi Her yerde her ayrıntıyı görmenizi sağlıyor Büyük bir alanı kapsamak ve uzun bir mesafeden nesneleri tanımlamak

Detaylı

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ Geleceğe ışık tutan, Başöğretmen Atatürk ün emanetine sahip çıkıp, eserinin üzerine imza atan, bilgiyi öğretmekten

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Oyder Toplu Sms Gönderimi MART 2014

Oyder Toplu Sms Gönderimi MART 2014 Oyder Toplu Sms Gönderimi MART 2014 OTOMOTİV SEKTÖRÜ Satışlarınızı ve karlılığınızı arttıracak kampanyaları hedef kitlenize toplu SMS ile duyurabilirsiniz, Müşterilerinizi özel günlerini, doğum günlerinin,

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

Doğruların buluştuğu adres...

Doğruların buluştuğu adres... M E D I A Doğruların buluştuğu adres... İletişim Sanattır Firmaların kıyasıya rekabet ettikleri Etnik Pazar sürekli yeniliklere açıktır. Reklam stratejileri yapılırken hedef kitlenin doğru bir şekilde

Detaylı

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy,

Vizyon Tarihi: 12 Temmuz 2013 Yönetmen: Shawn Levy Oyuncular: Vince Vaughn, Owen Wilson, Rose Byrne, Max Minghella, Will Ferrel Yapımcı: Shawn Levy, Billy (Vince Vaughn) ve Nick (Owen Wilson) dijital dünyaya yeni adım atan iki eski kafalı satışçıdır. Senelerdir emek verdikleri şirketin artık teknoloji karşısında ayakta duramaması nedeniyle kapatılması,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

SERVER TANFER. Yazılım Ürünleri Satış Müdürü IBM Türk

SERVER TANFER. Yazılım Ürünleri Satış Müdürü IBM Türk SERVER TANFER Yazılım Ürünleri Satış Müdürü IBM Türk Rethink IT. Reinvent Business. Onur Buçukoğlu Tivoli Ürün Yöneticisi, Orta ve Doğu Avrupa / Türkiye / Rusya Başlıca Üç Dönüşüm Gerçekleşiyor Akıllı

Detaylı

TrueView ile Video için Google AdWords.

TrueView ile Video için Google AdWords. TrueView ile Video için Google AdWords. Reklam videonuzu izleyen kişilerş için ödeme yapın. YouTube'un Boyutu ve Kapsamı. #1 Çevrimiçi video sitesi #2 En büyük arama motoru (Google'dan sonra) #3 En büyük

Detaylı

Geleneksel Gymkhana Etkinliği

Geleneksel Gymkhana Etkinliği Riders of Bilkent Bilkent Üniversitesi nin ilk resmi motosiklet topluluğu olan Riders of Bilkent, 2012 yılı sonbaharında kurulmuş ve bünyesinde gerek okulda faal halde motosiklet kullanan insanları birleştirmeyi,

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

Neden Daha Fazla Satın Alalım?

Neden Daha Fazla Satın Alalım? Neden Daha Fazla Satın Alalım? Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Giderek artan bilinçsiz tüketim ve üretim çevreyi olumsuz etkiliyor.

Detaylı

10 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni

10 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni 10 Haziran 2014 DenizBank Güncel Haber Bülteni Apple dan Bitcoin Açılımı Apple, App Store kılavuzunda yenilemeye giderek sanal para birimlerini kabul edebileceğini belirtti. TechCrunch un farkettiği yenilikte

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları

Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı 2013 / 2014 SAYI: 19. Haftanın Bazı Başlıkları 2013 / 2014 SAYI: 19 İklim Değişikliği Konferansı Haftanın Bazı Başlıkları Tekfen Filar Mini Resim Yarışması Sonuçlandı Hayatın İçinde Öğreniyoruz İklim Değişikliği Konferansı Tanıdık ve Tanıttık Uludağ

Detaylı

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi

Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi Rutinler temamız kapsamında sabah sporu yaptık, grup sohbetleri ile paylaşımlarda bulunduk. Sabah sporunda reçel yaptık, hayali reçellerimizi pişirdik. Topla tanışma oyunları oynadık. Heykel ol, adını

Detaylı

Yeni Veriler, İnternet'teki Video Reklamların Üzerinde Düşünme, Tercih Edilirlik, Satın Alma Amacı ve Satışları Teşvik Ettiğini Gösteriyor

Yeni Veriler, İnternet'teki Video Reklamların Üzerinde Düşünme, Tercih Edilirlik, Satın Alma Amacı ve Satışları Teşvik Ettiğini Gösteriyor Yeni Veriler, İnternet'teki Video Reklamların Üzerinde Düşünme, Tercih Edilirlik, Satın Alma Amacı ve Satışları Teşvik Ettiğini Gösteriyor Yazan: Mike Giordano, Celie O Neil-Hart, Howard Blumenstein Yayınlanma

Detaylı

HOG (Harley Owners Group) Genel Tanıtım/2013 yılı Organizasyon ve Etkinlikler

HOG (Harley Owners Group) Genel Tanıtım/2013 yılı Organizasyon ve Etkinlikler HOG (Harley Owners Group) Genel Tanıtım/2013 yılı Organizasyon ve Etkinlikler İçindekiler HOG Genel /Kuruluş ve Amaç HOG Üye Profili Ladies of Harley 110. Yıl Sponsorluklar HOG 2013 Planlanan Gezi ve Organizasyonlar

Detaylı