ünite ÖĞRETİCİ METİNLERİ İNCELEME YÖNTEMİ ÖĞRETİCİ METİN TÜRLERİNİ TANIMA VE KARŞILAŞTIRMA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ünite ÖĞRETİCİ METİNLERİ İNCELEME YÖNTEMİ ÖĞRETİCİ METİN TÜRLERİNİ TANIMA VE KARŞILAŞTIRMA"

Transkript

1 4 ünite ÖĞRETİCİ METİNLERİ İNCELEME YÖNTEMİ ÖĞRETİCİ METİN TÜRLERİNİ TANIMA VE KARŞILAŞTIRMA

2 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler ÖĞRETİCİ METİNLERİ İNCELEME YÖNTEMİ Belirli bir mant k düzeni içinde planlanan, yazar n söyleyeceklerini do rudan yarg lar, önermeler biçiminde aktard, okurun anlat lanlar alg lamada güçlük çekmedi i, anlat lanlar n gerçek yaflamla, d fl dünyayla özdeflleflen bir nitelik tafl d metinlere ö retici metin denir. Bir metnin ait oldu u dönemin siyasî, sosyal, kültürel, ahlakî, dinî, askerî özelliklerinin tümünü yans tmas yla o dönemin zihniyeti ortaya ç km fl olur. Yazar metnini olufltururken hem kendinden önceki hem de döneminin tüm birikimlerinden yararlan r. Yazar kendi bak fl aç s na, düflüncelerine göre do ru ve yanl fllar belirler. Okura bilgi vermek ve baz fleyleri ö retmek için kendinden önceki zihniyetleri elefltirir ya da onlar destekler. Yazar n gördü ü ve yaflad olaylar yazd metinleri etkiler. Bir gazete haberinden makaleye, bir denemeden elefltiriye, bir an dan yaflamöyküsüne kadar her metnin ö rettiklerinin gerçek yaflamla do rudan bir ilgisi vard r, bunlar gerçek yaflamda denetleyebiliriz, yaflam m za uygulayabiliriz. Bu nedenle ö retici boyutlu yaz lara kullanmal k metinler de diyebiliriz. Her ö retici metin bir amaca yöneliktir. Bu, bir düflünceyi aç klama, bu durumu, olguyu çözümleme, bir kavram belirleme fleklinde olabilir. Yazar n amac okurlar n bilgi da arc n zenginlefltirme, onlar yaflamlar na uygulayabilecekleri birtak m bilgilerle donatmad r. Kimi zaman da yazar okurlar n yerleflik inanç, kan ve tutumlar n de ifltirmek ister. flte bu amaçlarla oluflturulan yaz lara ö retici nitelikli metin diyoruz. Ö retici metinler de kendi içinde çeflitli türlere ayr larak grupland r l r. Örne in makale, f kra, deneme gibi yaz lar gazete ve dergi yaz lar olarak bilinir. Bir bölümü de gerçek bir yaflam ve yaflant dan kaynaklanan an, günlük, yaflamöyküsü gibi türlerden oluflur. Ö retici metinleri de önceki ünitelerde verdi imiz metin inceleme yöntemine benzer bir yöntemle inceleyece iz. A. Metin ve Zihniyet Ö retici metinler, yaz ld dönemin kültür ve sanat anlay fl ndan, siyasi ve ekonomik ortam ndan, toplum olaylar ndan do rudan etkilenen yaz lard r. Yukar da da belirtti imiz gibi bunlar n gerçek yaflam ve yaflant larla do rudan ilgisi vard r. Bunlarda yaflananlar, var olan duygu ve düflünceler ele al n r. Do al olarak da bu metinler, ait olduklar dönemin adeta yaz l belgesini oluflturur. Ö retici metinler ait oldu u dönemin kültür ve sanat hayat ndan da izler tafl r. Ö retici metinlerde yazar n döneminin kültür ve sanat hayat yla olan iliflkisi de yaz lar na yans r. Ö retici metinlerde tercih edilen estetik be eniler, temalar, yap, kullan lan dilin özellikleri de dönemini yans t r. Böylece eser, metni kaleme alan yazar n ve eserin ortaya ç kt dönemin izlerini tafl r. B. Plan (Metnin Yap s ) Ö retici metinlerin oluflturulmas nda bir yap birimi olarak paragraf önemli bir rol oynar. Paragraf, kendi içinde içerik, dil anlat m ve anlam bak m ndan bütünlük oluflturan cümleler toplulu udur. Ö retici metinlerde her paragraf metnin bir yönüne fl k tutar, konuya tan m, örnek ve karfl laflt rma gibi yollarla aç kl k kazand r r, metnin bütünsel yap s n oluflturan parçalardan birini meydana getirir. Metindeki bütün paragraflar bir araya getirildi inde yaz ; anlam, konu ve iletilmek istenen mesaj yönünden tamamlanm fl, vermek istedi i duygu ve düflünceyi eksiksiz anlatm fl olur. Paragraf n yaz içindeki yeri ve de eri dikkate al nd nda, ö retici metinlerin genel olarak girifl, geliflme ve sonuç bölümlerinden oluflan bir yap üzerinde kuruldu u söylenebilir. Ancak bütün metinlerde böyle bir yap n n oldu unu söylemek güçtür. Metnin konusuna, türüne, yazar n bak fl aç s ve anlat m flekline göre metinlerde farkl yap lanmalara da rastlanabilir. Genel bir yap incelemesinde metinde yer alan paragraflar n girifl, geliflme 318

3 ve sonuç mant çerçevesinde düzenlendi ini söyleyebiliriz. Girifl bölümünde, metinde anlat lacak konunun ne oldu u, yazar n ne anlataca hakk nda okur bilgilendirilir. Geliflme bölümünde konuya ayr nt l bir bak fl getirilir, konu de iflik yönleriyle irdelenir. Bu yap l rken de örnek, tan m, tanık gösterme ve karfl laflt rma gibi anlat m yollar na baflvurularak konunun daha somut olması ve kolay anlafl l r hale gelmesi sa lan r. Yazar, konuyla ilgili bilgi birikimini, konuya bak fl aç s n bu bölümde neden ve niçin sorular na cevap olacak flekilde ortaya koyar. Sonuç bölümünde ise geliflme bölümünde bütün ayr nt lar yla ele al nan konu derlenip toplanarak özetlenir, metnin vermek istedi i mesaj somut bir biçimde okura iletilir. C. Metin ve Ana Düflünce Olaya dayal edebi metinlerde okura ve izleyiciye verilmek istenen ileti, dolayl yoldan verilir. Bir olay anlat larak, olay arac l yla bir mesaj iletmek ve ders vermek amaçlan r. Ö retici metinlerde ise okura verilmek istenen ileti genellikle do rudan verilir. Bu iletiye ana düflünce denir. Baflka bir deyiflle ana düflünce metnin yaz l fl amac d r. Çünkü yazar, bir yaz yı okura bir mesaj sunmak, belli bir düflünceyi onun da görmesini ve ona inanmas n sa lamak amac yla kaleme sar l r. ÜNİTE -4 Öğretici Metinler Biz, ö retici metinlerin al fl lm fl yap s n böyle belirlesek de bu metinlerde yazar n amac ve hedef ald okur kitlesi de metnin yap s n n oluflmas nda önemli bir rol oynar. Ayr ca kullan lan düflünceyi gelifltirme yollar ile metnin yap s aras nda do rudan bir ilgi vard r. Ortaya konan, savunulan as l düflüncenin yan nda birtak m yard mc düflünceler yer al r. Yazar bu yard mc düflünceleri etkin ve somut k lmak için farkl düflünceyi gelifltirme yollar na baflvurur. Söz gelimi okurun kan lar n de ifltirmek, onlara farkl bir bak fl aç s kazand rmak isteyen bir yazar, karfl ç kt düflünceyi ortaya koyarken nedenlerini ve niçinlerini belirtir. Bunlar çeflitli örnek, belge, tan k, karfl laflt rma gibi yollarla, tart flmac bir anlat m içinde ortaya koyar. Ard ndan kendine göre do ru olan, okurun da kabul etmesini istedi i düflünceyi aç klar. Bir de klasik müzi in tarihi, nas l geliflti i ve hangi dahileri yetifltirdi i konusunda bilgi veren bir metin düflünelim. Yazar burada bir görüflü savunmak ya da elefltirmek gibi bir amaç tafl maz. Metnin bilgi vermek, okuru bu konuda ayd nlatmak gibi amac oldu undan aç klay c anlat m biçimini kullan r. Her metin tamamlanm fl bir bütündür. Kimi metinlerde girifl, geliflme ve sonuç bölümleri birer paragraftan oluflurken, kimilerinde de birden çok paragraftan oluflur. Ancak metnin uzunlu u ne olursa olsun, metni oluflturan paragraf birimleri aras nda s k bir anlam ba vard r. Bütünsel bir yap ya kavuflmufl bir metinden bir paragraf ç karmak ya da ona bir paragraf eklemek mümkün de ildir. Ana düflünce metnin girifl, geliflme ve sonuç bölümlerinde yer alan bir paragraf n içinde yer alabilece i gibi, metnin bütününe de sindirilmifl olabilir. "Bu metinde yazar n as l söylemek istedi i nedir?" sorusuna al nacak yan t, metnin ana düflüncesini ortaya koyar. flte metnin bütününün iletmek istedi i düflüncenin en k sa ve en yo un ifadesine ana düflünce denir. Görüldü ü gibi ana düflünce, metinde anlat lanlar n tümünü kapsayan bir yarg d r. Metinlerdeki ana düflünceler ele al nan konuya göre farkl özellikler tafl r. Ana düflünce toplumsal bir soruna parmak basan bir yarg cümlesi olabilece i gibi, soyut bir kavramla ilgili bir yarg ya da siyasi bir düflünceyi ortaya koyan, teknik bir geliflmeden söz eden yarg da olabilir. Bir metnin ana düflüncesini bulmak için, metinde ele al nan konuyu do ru saptamak gerekir. Ard ndan yazar n konuya bak fl ve onu de erlendirifl durumu belirlenerek konuyla ilgili vermek istedi i düflünceye ulafl l r. Bir metnin ana düflüncesini belirleyen en önemli etkenlerden biri de yarat ld dönemdir. Dönemin zihniyeti, konuya bak fl aç s ana düflüncenin oluflmas nda önemli bir rol oynar. Çünkü ayn konuyla ilgili de iflik dönemlerde yaz lm fl yaz larda birbirine taban tabana karfl t ana düflüncelerin (ileti) olufltu u da bir gerçektir. Bir metnin konusu ne olursa olsun metinde sunulan ana düflüncenin özü de iflmez, okuyucu metinde anlat lanlar yazar n vermek istedi i flekilde anlar ve ana düflünce her okur taraf ndan ayn flekilde anlafl l r. Ana düflünce yaz n n türüne göre okura farkl flekillerde iletilir. Örne in makalede sa lam ve somut verilerle ortaya konan ana düflünce, söylefli türünde, okurla bir sohbet havas yarat larak verilir, denemede ise okura farkl do rular ve bak fl aç lar n n da olabilece i sezdirilerek sunulur ana düflünce. 319

4 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler D. Dil ve Anlat m Ö retici metinlerin dil ve anlat m özelli i, yazar n dili kullanma yetene ine ve biçimine; metnin türüne göre de ifliklik gösterir. Yazar n dili kullanma flekli, yaratt üslup özelli i elbette onun yaz lar n n belirleyici özelliklerinden biridir. Ayr ca metnin türü de dil ve anlat m fleklini belirlemede önemli bir etkendir. Örne in bilimsel konulu bir makalede mizahi bir anlat m olmaz ya da cinayetle ilgili bir haber yaz s, gülmeceli ve alayl bir anlat m tarz yla oluflturulmaz. Bir metnin dili, anlat lmak istenen düflünceye, seçilen anlat m türüne (makale, f kra, deneme, elefltiri, an vb.) ve hedeflenen okur kitlesine göre de iflir. Makale, elefltiri, biyografi gibi ö retici metinlerde dil genel olarak göndergesel iflleviyle kullan l r. Bu metinlerde amaç bilgi ve haber vermek, ikna etmek, kan lar de ifltirmek, uyarmak ve düflündürmektir. Bu nedenle dil, sade ve aç k bir biçim; anlat msa ciddi ve a rbafll bir nitelik tafl r. Yazar bu metinlerde sanat yapma, imgesel bir anlat m yaratma kayg s gütmez. Örne in bir makalede mecaza, benzetmeye ve e retilemelere yaslanan bir dil görülmez. Yazar anlatmak istedi i konuyu ve düflünceyi aç k ve anlafl l r bir biçimde ortaya koyar. Deneme, sohbet ve mektup gibi ö retici türlerde dilin kullan m biraz daha farkl l k gösterir. Yazar, okura do rudan bilgi verme amac tafl mad ndan kuru, cans z ve ö retici bir dil ve anlat m kullanmaz. Okurun sezgilerine seslenmek, onu düflündürmek için anlat mda bir derinlik oluflturur, bunu da dili daha etkili ve imgesel bir boyutta kullanarak gerçeklefltirir. Bu tür metinlerde dil ço unlukla sanatsal iflleviyle kullan l r. Ayr ca usta bir yazar n kaleminden ç km fl bu tür yaz lar, okurda önemli bir dil zevki de yarat r. Örne in bir deneme ustas, çok basit ve herkesin bildi i bir konudan söz ederken bile kendini tatl tatl okutmay baflar r, bu da yazar n dili kullanma konusundaki yetkinli ini ortaya koyar. Ö retici metinlerin dili, seslendi i okur kitlesine göre de farkl l k gösterir. Örne in gazetede yer alan bir köfle yaz s, e itim düzeyi ve birikimi ne olursa olsun, tüm insanlara hitap eder. Bu yüzden dili oldukça aç k ve yal n; anlat m ysa her türlü süsten ve sanatl söyleyiflten uzakt r. Oysa bir t p dergisinde yer alan makale, o alanda bilgi sahibi olan, uzman kiflilere seslendi i için yazar, terimleri çok s k kullan r, anlam n ancak o kesimin bilece i sözcüklere yer verir, bilimsel bir anlat m tarz yarat r. Yazar n bak fl aç s, dünya görüflü ve yaflam alg lama flekli de metnin dili ve anlat m üzerinde önemli bir etkendir. Ayn konu üzerinde yazan iki yazar n konuya bak fl aç s ve konuyla ilgili izlenimleri çok farkl olabilir. Bu da onlar n dil ve anlat mlar na yans r. Örne in ekonomik kriz yaflayan bir ülkede yazar n biri umutsuz bir bak fl aç s yla olumsuzluklar tek tek s ralayarak okurda büyük bir karamsarl k ve hayal k r kl yarat rken, bir baflka yazar, her türlü olumsuz koflula ra men okurun yüre inde yeni yeni umutlar n filizlerini yeflertir ve ona yaflama sevinci, mücadele gücü afl lar. Bu da gösterir ki yazarlar n farkl bak fl aç lar olabilir, bu bak fl aç lar onlar n dili ve anlat m na yans r. Bir yaz n n dili ve anlat m tarz, yazar n dil konusundaki bilgisine ve yetene ine de ba l d r. Kimi yazar anlataca konuyu ne kadar iyi bilirse bilsin, o konu üzerinde ne kadar araflt rma yaparsa yaps n, dili iyi kullanmazsa okurun ilgisini çekemez, okur o yaz y okurken s k l r. Örne in an türünde kitap yazan bir sanatç, yazd klar n bir roman tad nda okura sunar, okur onu zevkle, bir ç rp da okur. Bir baflka yazar da yaflanan olaylar kuru ve monoton bir anlat mla kaleme al r, okur o geçmifli çok merak etse de bir süre sonra s k larak kitab b rakabilir. E. Metin ve Gelenek Ö retici metinlerin hemen hemen tamam yaz ld dönemden izler tafl r ve gelene e göre fleklilenir. Dönemin siyasi, toplumsal ve kültürel koflullar metinlerde do rudan ya da dolayl biçimde kendini gösterir. Ayr ca dönemin yayg n olan kitle iletiflim araçlar da ö retici metinlerde yans mas n bulur. Türk edebiyat nda ça dafl anlamda ö retici metin gelene i Tanzimat la bafllar. Dönemin yazarlar ndan fiinasi nin Tercüman- Ahval gazetesinde yay mlad Mukaddime adl yaz, ilk makale örne i olarak kabul edilir. Ö retici metin türleri edebiyat m zda zaman içinde geliflmifl, yeni metin türleri ortaya ç km flt r. Bu da gösteriyor ki ö retici metinlerin yazarlar, bir taraftan gelenekten yararlanarak yaz lar n oluflturmufl, di er taraftan da yaratt klar yeni metin türleriyle gelene i zengilenlefltirerek gelecek kuflaklara b rakm fllard r. 320

5 Ö retici metinler, yaz ld dönemin siyasi ve sosyal ortam n do rudan ve dolayl olarak yans t r, çünkü toplumun yaflad önemli olaylar yazar da ister istemez etkileyecektir. Örne in Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruldu u y llarda ö retici metinler, milli duygular yans tmaya, yap lan yenilikleri halka tan tmaya ve benimsetmeye yönelmiş, demokrasinin gereklili ini ve güzelli ini anlatm fllard r. Yine bu dönemde yaz lan an kitaplar n n birço u Kurtulufl Savafl n ve Atatürk ü anlatmay ön planda tutmufltur. Yaz lan makalelerin birço unda dil devriminin önemi üzerinde durulmufl, ça dafl uygarl k düzeyine nas l ç k laca konusunda kafa yorulmufltur. Yazar n yaflad dönemin kültürel ortam ve dil anlay fl da yazd metinlerde kendini göstermifltir. Örne in Milli edebiyat dönemindeki yabanc sözcüklerden ar nm fl, halk n kulland günlük konuflma dilini yaz dili haline getirme e ilimi, dönemin ö retici metinlerinde de yans mas n bulmufltur. Bu dönemde yaz lan yaz larda dil oldukça sade ve anlafl l r biçimde kullan lm flt r. Kitle iletiflim araçlar da dönemin ö retici metinleri üzerinde etkili olmufltur. Örne in özel gazetenin yayg nlaflmas yla birlikte makalenin yan s ra gazete çevresinde oluflan metin türleri de ço alm flt r. F kra, deneme, söylefli, elefltiri gibi birçok ö retici metin türü ortaya ç km flt r. Ça m zda ise telefon, internet gibi iletiflim araçlar n n varl, mektup türünün kullan m n azaltm flt r. Sonuç olarak Türk edebiyat nda ö retici metin gelene i gerçek anlamda biraz geç de bafllam fl olsa sa lam ve zengin bir birikim oluflturmufltur. Günümüz sanatç lar bu gelenekten beslenerek yaz lar n oluflturmakta, ça n koflullar n da bu gelene e ekleyerek birikimi gelifltirip zenginlefltirmektedir. F. Anlam Edebi metinler göndergesi kendi içinde olan metinlerdir. Bu metinlerden ç kar lan anlam ve yorum kifliden kifliye de iflir, yazar n metne yükledi i anlamla, okurun metinden ç kard anlam aras nda çok büyük farkl l klar oluflabilir. Ö retici bir metnin (deneme, f kra, makale, elefltiri vb.) ise bilgi vermek, ayd nlatmak, bir konuya aç kl k getirmek gibi amaçlar vard r. Yazar haz rlad metni bu amaçlardan biri do rultusunda kaleme alm flt r. Metin boyunca da bu amac n metne yüklemeye çal fl r. Her metin, yazar n n ona yükledi i anlamı tafl r, ancak ö retici metinleri edebi metinlerden ay ran fark da yazar n yaz s na yükledi i anlamla, okurun o metinden ç kard anlam n hemen hemen ayn olmas d r. Çünkü ö retici metinlerde amaç okurun düfl gücüne seslenmek, bir imge yaratmak de ildir. Ö retici yan a r basar, bu yüzden de yazar okura metnin anlam n aç kça, kolay anlafl lacak bir flekilde sunar. Bu aç klamalar birer örnekle somutlaflt r rsak edebi metinle, ö retici metin aras ndaki anlam ve yorum farkl l aç kça ortaya ç kar: Genel anlamda tar m, topra ve tohumu kullanarak bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretilmesi ve bunlar n çeflitli aflamalarda de erlendirilmesidir. Bir makaleden ald m z bir cümleyi de erlendirelim. Bu cümleden ç kar lacak anlam herkes için ayn olur, çünkü cümlenin tek anlam vard r, bu anlam da kifliden kifliye de iflmez. Yazar n cümleye yükledi i anlamla okurun cümleden ç kard anlam ayn d r, tar m n tan m yap lm flt r. Oblomov için bu h rkan n paha biçilmez say s z de erleri vard ; yumuflakt, uysald, vücut onu hiç duymuyordu, efendisinin en küçük hareketine uysal bir köle gibi boyun e iyordu. Bir romandan ald m z bu k sac k bölüm, anlat m ve bak fl aç s yla öznel bir nitelik tafl r, bir h rkan n ait oldu u kifli için ne kadar önemli oldu u anlat l rken mecazlara baflvurulmufl, yorum yap lm flt r. Okurda bir yorum, bir anlamlandırma yaratacak bir anlatıma başvurulmuştur. Bu örnekler de gösteriyor ki edebi metinlerin de eri farkl anlamlara imkân vermesidir. Bunu sa layabilmek için de çok anlaml bir yap oluflturur, sözcükleri s k s k yan anlamlar yla kullanarak anlam zenginlefltirir, ayr ca cümle çeflidinden, söz dizimine kadar çok de iflik anlat mlar gerçeklefltirir, dil bilgisi kurallar na ba l, ayn nitelikte cümleleri pefl pefle kullanmaz. Oysa bilimsel metinler tek anlaml d r; bu metinlerden her okuyucu ayn anlam ç kar r. Sözcükler bilinen anlamlar yla kullan l r. Metnin anlam, yoruma gerek b rakmayacak kadar aç k ve anlafl l rd r. Görüldü ü gibi ö retici metinlerin anlam zamana, mekâna, kiflilere göre de iflmez. Yazar n yaz s nda vermek istedi i düflünce ve ileti, farkl anlamlara ve yorumlara izin vermeyecek kadar aç k, anlafl l r ve nettir. ÜNİTE -4 Öğretici Metinler 321

6 ÜNİTE - 4 G. Metin ve Yazar yorum çok farkl olacakt r. Bu, okurun metinden elde edece i Ortaya ç kan her metin, onu yorumun zamana ve kiflinin bak fl aç s na göre de iflebilece ini yaratan kiflinin, yani yazar n n kiflili inden birtak m izler tafl r. Yazarlar n da e itimleri, bilgi ve Öğretici Metinler birikimleri, düflünce ve inançlar, çevreleri ve dünya görüflleri birbirinen farkl d r. Bu farkl l klar az ya da çok onlar n yazd metinlere gösterir. Ayr ca okurun ilgisi ve metni yorumlamas mekâna göre de de iflir. Gürültülü veya sıkıcı bir ortamda okunan bir kitabın vereceği zevk ile rahat, huzurlu bir ortamda okunan kitabın zevki de yorumu da farklı olacaktır. Ayr ca insan ilk kez okudu u bir metne hayranl k duyabilir, metin ilgisini ciddi olarak çekebilir, fakat ayn insan belli bir kültürel birikime ulaflt ktan sonra o metinden aynı tadı alamaz, metin, okuru ilk etkilediği gibi etkileyemez. de yans r. Yazar n yaflam nda iz b rakan olaylar, beklentileri, korkular ve özlemleri bir flekilde yazd metinde dile gelir. Ayn zamanda metni yarat rken yaflad ruh hali de metne yans r, okur metni okurken yazar n n hangi psikoloji içinde bulundu unu az çok fark eder. Ö retici metinlerde yazar n ele ald konu, ortaya koydu u görüfl ve tezler, metnin dili ve anlat m, do rudan yazarla metin aras ndaki iliflkiyle ilgilidir. Bu nedenle yazar tan mak, onun dünya görüflünü bilmek, bir metnin anlamland r lmas n ve Ö retici metinlerin yorumu yazar n dil ve üslup özelliklerine de yorumlanmas n kolaylaflt r r. ba l d r. Dilini ak c, etkili kullanan; anlat m na derinlik kazand ran Yazar n metinde öne sürdü ü görüfllere, savundu u tezlere bir yazar n yaz lar farkl bak fl aç lar na, de iflik yorumlara ve ve ç kard sonuçlara okur kat lmayabilir. Bunun de iflik ne- tart flmalara yol açabilir. denleri vard r: Yazar n dünya görüflü, konuya bak fl aç s ve Metnin anlafl l p yorumlanmas nda okurun bilgi düzeyi ve me- de erlendirme flekli, dil ve anlat m özellikleri gibi nedenlerle oku- tinde anlat lan konuya duydu u ilgi de belirleyici bir role sa- run yazar benimsemesi zorlaflabilir. hiptir. Örne in fizik hakk nda bilgisi olmayan ve bu konuya ilgi duymayan birinin Newton üzerine yaz lm fl bir makaleyi okumas, anlamas ve yorumlamas zor olur. Yine toplumdaki siyasi H. Yorum Ö retici metinler kendi anlamlar d fl nda, farkl anlamlar yüklenen yaz lar de ildir. Ancak bu metinlerin yaz ld dönemde yaratt etki ve gördü ü ilgi zamanla farkl laflabilir. de iflip Örne in Ömer Seyfettin in Genç Kalemler dergisinde yay mlad Yeni Lisan adl makale (1911), o y llarda büyük bir ilgiyle karfl lanm fl ve ateflli tart flmalara yol açm flsa da, ayn metin, bugünün okurlar taraf ndan çok basit ve s radan bir tez olarak yorumlanabilir. Ö retici metinlerden ç kar lan anlam ve yorum okuyan kifliye, metnin okundu u zamana ve mekâna göre de iflir. Örne in Montaigne i lise y llar nda ödev gere i okuyan bir ö rencinin ald tat ve denemelerden ç kard yorum çok yüzeysel ve s radanken, ayn kiflinin bu denemeleri ileriki yafllarda okumas yla ona yükledi i anlam, ondan ald zevk ve ulaflt 322 geliflmelere ilgi duymayan, siyaseti sevmeyen birinin bir gazetenin köfle yaz s nda siyasi ortam n de erlendirilmesini okumas beklenemez, bundan bir anlam ve sa l kl bir yorum ç karmas da mümkün olmaz.

7 ETKİNLİK - 1 Aşağıdaki özelliklerin öğretici metin ile mi, edebi metinle mi ilgili olduğunu belirleyerek işaretleyiniz. Özellikler Öğretici Metin Edebi Metin a. Kurmaca değildir, gerçekler dile getirilir. b. Okuyucuya estetik zevk vermek amacıyla yazılır. ÜNİTE -4 Öğretici Metinler c. Sade bir dille yazılır, üslup kaygısı yoktur. ç. Dil göndergesel işleviyle kullanılır. d. Ağırlıklı olarak öyküleyici ve betimleyici anlatım türüyle kaleme alınır. e. Gerçekliği değiştirerek veya yorumlayarak verir. f. Hissettirmek, çağrıştırmak, sezdirmek esasına dayanır. g. Bir güzellik ortaya koymayı amaçlar. ğ. Hayatın gerçeklerini, bilimsel gerçekleri, tarihi olayları anlatır. h. Öğretmek, açıklamak, bilgi vermek, göstermek ön plandadır. ı. Dil ögelerine yan anlam değeri yüklenir. i. Dil şiirsel işlevde kullanılır. j. Bilgiler kesindir, tartışmaya açık değildir. k. Hayal gücünden yararlanılır. l. Sözcükler gerçek anlamında kullanılır. m. Yoruma açıktır. n. İnandırıcılık adına belgelerden yararlanılır. o. Yazar, kurduğu dünyaya okuru çekmek ister. ö. Yapısı olay, kişi, yer, zaman unsurlarından oluşur. p. Anlatıcı gerçek kişidir. r. Ağırlıklı olarak açıklayıcı, tartışmacı anlatım biçimleri kullanılır. 323

8 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler ETKİNLİK - 2 Öğretici metinlerle ilgili olarak verilen aşağıdaki bilgileri doğru/yanlış olarak değerlendiriniz. a. Öğretici metinler dönemlerinin sanat, kültür ve toplum hayatını yansıtan birer belge niteliğindedir. ( ) b. Aynı döneme ait öğretici metinlerde düşünce farklılığı yoktur. ( ) c. Bir metnin hangi dönemde yazıldığını anlamak için metnin diline, yapısına, konusuna ve dönemin zihniyetini yansıtan ifadelere bakmak gerekir. ( ) ç. Dönemin tarihi gerçeklerinden yola çıkılarak oluşturulan metinler felsefi metinlerdir. ( ) d. Öğretici metinler okura hoşça vakit geçirtmek, okurda estetik haz uyandırmak için yazılır. ( ) e. Öğretici metinlerde metnin yapısını, ileti etrafında birleşen anlamlı kümeler oluşturur. ( ) f. Öğretici metinlerde paragraflar metnin birimlerini oluşturur. ( ) g. Öğretici metinlerin tümü aynı yapıya sahiptir. ( ) ğ. Öğretici metnin ana düşüncesini bulmak için Yazar metinde ne anlatıyor? sorusunu sormak gerekir. ( ) h. Ana düşünce, metnin bütününde verilmek istenen düşüncenin en kısa ve yoğun ifadesidir. ( ) ı. Öğretici metinlerde sanatlı ve ağır bir dil kullanılır. ( ) i. Öğretici metinler dönemin zihniyetini yansıtır. ( ) j. Öğretici metinler yazarın amacına göre belirlenen bir yapıyla oluşturulur. ( ) k. Öğretici metinler, okurun yorumuna açıktır. ( ) l. Öğretici metinlerde anlam, kişiden kişiye değişiklik gösterir. ( ) m. Öğretici metinlerde metnin yazarı ile metin arasında bir ilişkiden söz edilemez. ( ) n. Öğretici metinlerde gerçeklik dönüştürülerek verilir. ( ) o. Anlatmaya bağlı edebi metinler, öğretici metinlere göre daha nesnel olduğundan belge niteliği taşır. ( ) ö. Öğretici metinlerde sözcükler ağırlıklı olarak gerçek anlamında kullanılır. ( ) p. Öğretici metinlerin anlatım özelliği seçilen konu, zihniyet ve hedef okur kitlesi ile anlatım türüne göre değişir. ( ) r. Farklı türdeki öğretici metinlerin dil ve anlatım özellikleri aynıdır. ( ) s. Öğretici metinler giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşan bir bütünlük gösterir. ( ) ş. Öğretici metinler serim, düğüm, çözüm bölümlerinden oluşur. ( ) t. Öğretici metinlere ekleme, çıkarma yapmak anlamı bozmaz. ( ) u. Makale, deneme, fıkra, anı, gezi yazısı, öğretici metinler içinde yer alır. ( ) 324

9 Tarihi Metinler Tarihi metinlerle, konusunu tarihten alan edebî metinler birbirinden çok farkl d r. Tarihi metinlerde yaflanm fl gerçeklikler nesnel bir çerçeve içinde aktar l r. Konusunu tarihten alan bir edebî metin ise okuyucuya bir gerçekli i aktarmay amaçlamaz, imgeler arac l yla okura edebî bir zevk sunmaya çal fl r, estetik bir duygu kazand r r. Söz gelimi tarihsel bir olay konu eden roman, öykü, tiyatro gibi türler, tarih de il, sanat eseridir. Tarihi metinler kendi içinde siyasi tarih, uygarl k tarihi ve kültür tarihi gibi çeflitli türler oluflturmufltur. Felsefi Metinler Örnek Bilimsel Metinler Gazete Çevresinde Gelişen Metinler Kişisel Hayatı Konu Alan Metinler 1. Tarihi Metinler Tarihte yaflanm fl olaylar belgelere dayand rarak anlatan ö retici metinlere genel anlamda tarih veya tarihi metin denir. Bu metinler toplumlar, uluslar n kurulufllar n, yaflad klar savafllar, bar fllar, siyasi ve sosyal olaylar, yaratt klar uygarl klar zaman ve yer göstererek anlat r. Görüldü ü gibi tarihi metinlerin temelinde geçmiflte yaflanm fl olay ve olgular vard r, bu metinlerin temel kayna insan n ve toplumlar n tarihidir. VAKA HAYR YE NED R? Osmanl Devleti nde XIV. yüzy lda kurulan Yeniçeri Oca n n kald r lmas olay (15 Haziran 1826). Duraklama devrinden sonra bozulmaya bafllayan Yeniçeri Oca, özellikle III. Selim in slahat giriflimlerinden Nizam Cedid e karfl, direniflleriyle devletin varl yönünden tehlikeli olmaya baflladı. Ç kan olaylar sonucunda III. Selim öldürüldü. Alemdar Mustafa Pafla n n yard m yla tahta geçen II. Mahmud, askeri alanda köklü bir de ifliklik yapmak istiyordu. Osmanl Devleti 1768 den beri yapt savafllarda yenilgilere u ram fl ve toprak kaybetmiflti. Ayr ca, yeniçerilerin devlet ifllerine kar flmalar, ayaklanmalar, askerlik alan nda yeni bir düzenin gereklili ini ortaya koyuyordu. Bu konuyla ilgili çal flmalara hemen baflland. Sadrazam Alemdar Mustafa Pafla, Sekban Cedid Oca n kurdu. Levend ve Üsküdar k fllalar ndaki yeni oca n askerleri, Bat ya uygun e itilmeye baflland. Yeniçeri Oca na da bir düzen verilmek istendi. Sadrazam Alemdar Mustafa Pafla n n çabalar, yeniçerilerin ayaklanmas ve Alemdar n ölümüyle sonuçsuz kald. Bu olaydan sonra yeniçeriler, olmad k zorbal a bafllad lar. Halk, yeniçerilerden y lg n duruma geldi. Yunan ayaklanmas ndaki baflar s zl k, devletin de art k Yeniçeri Oca na güvenemeyece ini gösterdi. Bunun üzerine devletin ileri gelenleriyle yap lan görüflmeler sonunda, Eflkinci ad yla yeni bir askeri birli in meydana getirilmesi kararlaflt r ld. A a Kap s nda, al nan bu kararlara göre: Tarihi metinlerde amaç, okura izlenim kazand rmak, onun düfl gücüne seslenmek de il, geçmifl yaflant larla ilgili bilgi vermektir. Bilgiler de belgelere ve neden sonuç iliflkisine dayand r larak 1. stanbul daki her yeniçeri ocağından belli miktarda (150 kiflilik) asker ç kacak, 2. Eflkinci odalar na yeni subaylar tayin edilecek, 325 Öğretici Metinler ÖĞRETİCİ METİNLER aktar l r. Bu yüzden de tarihi metinlerin anlat m n n çok aç k, yal n ve ciddi bir üslupla yaz lmas na özen gösterilir. ÜNİTE -4 ÖĞRETİCİ METİN TÜRLERİNİ TANIMA VE KARŞILAŞTIRMA

10 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler 3. Subaylar n tayininde Yeniçeri A as caize denilen paray almayacak, 4. Eflkincilerin e itimlerine özen gösterilecek. Yeniçeriler, kurulan bu askeri düzene karfl tepki gösterdiler. Nizam Cedid in tekrar kurulmakta oldu u ve Yeniçeri Oca n n kald r laca ortal a yay ld. 15 Haziran 1826 günü, yeniçeriler kazanlar n Atmeydan na ç kararak yeni düzene karfl olduklar n aç klad lar. Yeni düzen için fetva veren din adamlar na karfl düflmanca hareketlerde bulundular. Yeniçerilerin ayaklanmas karfl s nda, baflta sadrazam olmak üzere devlet ileri gelenleri sarayda topland lar. Sadrazam Mehmet Selim S rr Pafla, padiflahtan Sancak- fierif'in ç kar lmas n istedi. Ayn zamanda devletin emrindeki tersane eminine, topçubafl ya, humbaarac bafl ya, askerleriyle haz r olmalar emredildi. Gerekli karfl tedbirler al nd ktan sonra, asilere dileklerinin ne oldu u soruldu, yeni askeri düzeni savunanlar n kendilerine verilmesini söylediler. Yeniçerilerin bu istekleri kabul edilmedi ve asilere karfl harekete geçildi. stanbul halk, Sancak- fierif'in alt nda toplanmaya bafllad. Topluluk Sultanahmet Camisi ne gelince burada ayaklanan yeniçerilere karfl bir bast rma hareketi düzenlendi. Hüseyin Pafla topçu askerleriyle, Divan Yolu ndan, zzet Mehmed Pafla da humbarac, la mc, kalyoncu erleriyle Saraçhane yönünden, Atmeydan nda savunmaya geçen Hüseyin Pafla komutas ndaki kuvvetler, asileri zor duruma düflürdü. Topçu yüzbafl s Kara Cehennem brahim A a n n gayretiyle yeniçeri k fllalar kuflat ld ; Yeniçerilere teslim olmalar teklif edildi; bunun kabul edilmemesi üzerine k fllan n büyük kap s top at fl yla y k ld. Yeniçeriler canlar n kurtarmak için kaç flmaya bafllad lar. Böylece Yeniçeri Oca k sa bir süre içinde ortadan kald r ld. II. Mahmud, bir hatt hümayunla Yeniçeri Oca n n kald r ld n ilan etti (1826). Olay, hay rl oldu u gerekçesiyle Vaka i Hayriye olarak an lm flt r. olup iki sözcü ün birleflmesinden (philia=sevgi) ve (sophia=bilgi) oluflmufl, bilgi sevgisi anlam na gelen bir sözcüktür. Bu anlamda felsefe bilgiyi arayan, bilgiyi seven gibi bir öze sahiptir. Felsefe insan yaflam n n anlam n, varl k ve de erleri araflt r r, bunlarla ilgili sorular sorarak, cevaplar na ulaflmaya çal fl r. Görüldü ü gibi felsefi metinler kavramlara dayan r. Düflünceler kavramlar arac l yla verilmeye çal fl l r. Varl k, bilgi, de er felsefenin araflt r p inceledi i üç temel konudur. Felsefi metinler bu üç konuyu ele al r, bunlarla ilgili sorunlar ortaya koyar, bunlarla ilgili aç klamalarda ve de erlendirmelerde bulunur. Felsefe, insanlar soru sormaya, kuflku duymaya ve elefltirel bir bak fl yaratmaya ça r r; bu yollarla da insan düflüncesini gelifltirmeyi amaçlar. Düflünmeyen, soru sormayan, olup bitenleri akl n süzgecinden geçirerek de erlendirmeyen bir insan n düflünme yetene i geliflemez, insan insan yapan en önemli bir meleke de ortadan kalkm fl olur. Felsefi bir metinle, felsefenin tarihini inceleyen bir metin birbirinden çok farkl d r. Bu iki metin türünü kar flt rmamak gerekir. Örnek NSANIN SORUMLULU U E er gerçekten varolufl, özü önceliyorsa, insan, oldu u fleyden sorumludur. Bu flekilde, varoluflçulu un ilk giriflimi, her insan oldu u fleyin sahibi olma haline getirmektir ve varoluflunun tüm sorumlulu unu kendine dayand rtmakt r. Ve, insan kendinden sorumludur dedi imiz zaman, insan n yaln zca kendinden de il, tüm insanlardan sorumlu oldu unu söylemek istiyoruz. 2. Felsefi Metinler Felsefe konular n ele alan, felsefeyle ilgili sorunlar hakk nda bilgi veren ö retici metinlere felsefi metin denir. Felsefe Yunanca Asl nda, olmak istedi imiz insan yarat rken ayn zamanda insan n olmas gerekti ini umdu umuz flekildeki bir imgesini de yaratmayan hiçbir eylemimiz yoktur. fiunu veya bunu olmay seçmek, ayn zamanda seçti imizin de erini de do rulamak demektir; çünkü hiçbir zaman kötülü ü seçemeyiz; seçti imiz her zaman iyiliktir ve hiçbir fley herkes için iyi olmadan bizim için iyi olamaz. Di er taraftan e er varolufl özü önceliyorsa ve imgemizi biçimlendirdi imiz anda var olmak istiyorsak, bu imge hem herkes için, hem de tüm dönemimiz için geçerlidir. Böylece sorumlulu umuz, onu var sayabilece imizden çok daha büyüktür; çünkü tüm insanl kapsamaktad r. E er iflçiysem ve komünist olmak yerine H ristiyan bir sendikaya kat lmak istiyorsam, bu 326

11 kat l mla boyun e menin temelde insana uygun gelen bir çözüm oldu unu, insan n krall n n yeryüzünde olmad n belirtmek istiyorsam yaln zca kendi durumumu ortaya koymuyorum: Herkes için boyun e mifl olmak istiyorum, böylece tutumum insanl n tümünü ba lam flt r. Jean Paul SARTRE 3. Bilimsel Metinler Bilimsel alanlardaki geliflmeleri duyurmak, bilimsel bulufllar yaymak amac yla haz rlanm fl, bilimsel araflt rmalar, incelemeleri, raporlar içeren metinlere bilimsel metin denir. Bilimsel metinlerin haz rlan fl ndaki temel amaç, bilim dünyas nda olup bitenleri duyurmak, bilim alan nda yap lan çal flmalara katk da bulunmakt r. Bu alanda yaz lar haz rlayan kifliler, bilimsel e itimden geçmifl, alanlar nda uzmanlaflm fl insanlard r. Bilimsel makaleler, konferans ve tart flma raporlar, bilimsel toplant larda konuflulanlar n özetleri, tezler bu metin türü içinde de erlendirilir. Bilimsel metinlerin girifl bölümünde üzerinde bilgi verilecek ve tart fl lacak konunun ne oldu una dair kolay anlafl l r nitelikte bir bilgi verilir. Yap lan araflt rmalar n amac, boyutlar ve sonuçlar ndan k saca söz edilir. Geliflme bölümünde yöntem üzerinde durulur; neyin, nas l ve niçin kullan ld hakk nda ayr nt l bir bilgi verilir; rapor sunulur. Sonuç bölümündeyse araflt rma sonuçlar ortaya konur, bu sonuçlar n geçerli ve geçersiz yanlar belirtilir, sonuçlar de erlendirilip güncellefltirilir, daha önce yap lm fl ve o dönemde yap lan ayn konuyla ilgili araflt rmalar n ne oldu u ve sonuçlar karfl laflt r l r. Daha sonra sunulan bu bilgiyle ilgili tart flmalar yap l r. Örnek ENERJ DÖNÜfiÜMLER VE ENERJ N N KORUNUMU Etraf m zdaki enerji türleri, sürekli bir de iflim halinde olup birbirine dönüflebilmektedir. Örne in bir cismi yerden al p yüksek bir rafa koyan adam n cisme aktard enerjinin kayna, besinlerde var olan kimyasal enerjidir. E er cisim raftan düflerse sahip oldu u potansiyel enerji, kinetik enerjiye dönüflür. Bu dönüflümü sa layan yerçekim kuvvetidir. Cisim, yukar ç karken adam, yere düflerken yerçekimi cisim üzerine ifl yapm flt r. Sonuçta bu iki ifl birbirine eflittir. ÜNİTE -4 Öğretici Metinler Enerji dönüflümlerine çok say da örnek verilebilir. Bir örnek daha vererek farkl enerji türlerine de de inelim. Örne in bir barajda su biriktirmekteki amaç, çekim potansiyel enerjisi depolamakt r. Su, borularla afla ya ak t l rsa potansiyel enerji kinetik enerjiye dönüflür. Bu enerji, bir türbini döndürerek ifl yapar. Dönen türbin dinamo yard m yla elektrik enerjisine dönüflür. Bu elektrik enerjisi; enerji hatlar ile evimize tafl narak evimizde lambalarda fl k, ütümüzde s enerjisine dönüflür. Enerjinin baflka biçimlere dönüflmesinde, dönüflümün sonundaki toplam enerji dönüflümün bafl ndaki toplam enerjiye eflittir. Yani enerji kaybolmaz. Bu sonucu k saca flöyle ifade edebiliriz: Enerji ne yarat labilir ne de yok edilebilir. Enerjinin bir türünde azalma olursa, baflka bir türünde eflit miktarda artma olur. Bu ifadeye enerjinin korunumu yasas denir. Enerji yoktan var edilemez. Ancak var olan enerji, baflka türlere dönüfltürülebilir. Do ada bu dönüflümü sa layan birçok enerji kayna vard r. Bunlardan baz lar do ay bozmadan kullan labilir. Örne in günefl enerjisi, rüzgâr enerjisi, su enerjisi gibi. Bu tür enerjileri istenilen yararl enerji flekline dönüfltürmek yeni teknolojiler gerektirir. O nedenle bu tür enerjiler günümüzde pek az kullan lmaktad r. Ancak kömür, petrol ve do al gaz enerji kaynaklar flu anda bol bulunmas na karfl l k ne yaz k ki s n rl d r. Bu nedenle bilim adamlar temiz ve verimli enerji kaynaklar ndan yararlanman n yeni yollar n aramaktad r. Bu çerçevede maddeyi oluflturan atomlar n içindeki çok büyük enerjiyi aç a ç karma ve kullanma çal flmalar devam etmektedir. Atomun çekirde indeki bu enerjiye nükleer enerji denir. 327

12 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler GAZETE ÇEVRESİNDE GELİŞEN METİNLER GAZETE ÇEVRESİNDE GELİŞEN METİN TÜRLERİ Makale Fıkra Eleştiri Deneme Makalenin halk ayd nlatmak, yönlendirmek ve çeflitli konularla ilgili kamuoyu oluflturmak gibi bir görevi vard r. Özellikle gazete makalelerinin genifl bir okur kitlesi üzerinde ö retici ve e itici bir ifllevi vard r. Makale Yaz lar n n Yap s : Makale türündeki yaz lar incelendi inde bunlar n biçimsel olarak üç bölümden olufltu u görülür: Birinci bölümde konu veya sorun tan t l r, önemi belirtilir ki, bu bölüme makalenin girifl bölümü denir. kinci bölümde ele al nan konu veya sorun anlat l p aç klan r, benimsenen düflünce savunulur; yap lan aç klamalar örnek, belge, say sal verilerle daha anlafl l r ve inand r c bir boyut kazan r; bu bölüme makalenin geliflme bölümü denir. Üçüncü bölümde ise yap lan aç klamalar, gösterilen kan tlar ve kullan lan veriler fl nda, genel bir yarg ya ulafl l r, anlat lanlar bir sonuca ba lan r, bu bölüme makalenin sonuç bölümü denir. Sohbet Röportaj Haber yazısı Mülâkat Makalenin Özellikleri: Makale yazar ele ald düflünceyi kan tlarla desteklemeli, her iddias na kan t göstermeli, ortaya att fikirleri her yönüyle de erlendirmelidir. Makalenin k sa olmas gibi bir koflulu olmad ndan ele al nan düflünce ayr nt l olarak ifllenir. Yazar, öne sürdü ü düflünceleri savunur, tart fl r ve buradan bir sonuca ulafl r. Makale, nesnel bir bak fl aç s yla ve ciddi bir üslupla kaleme al n r, makaledeki ifadeler aç k, sade ve anlafl l r olur. Makale Türleri: Makaleler bilimsel ve gazete makaleleri olmak üzere iki grupta toplan r. Bu grupland rmadaki ölçüt, makalelerin yay mland klar yerlerdir. Bilimsel makaleler genel olarak akademik alanlarda yay mlanan dergilerde yer al r. Belirli bir alanda uzmanlaflm fl bilim adamlar taraf ndan yaz l r. Gazete makaleleri ise gazetelerde yer al r. Gazetelerde yay mland için de genel olarak güncel bir konuyu ele al r. Bu makalelerin halk ayd nlatmak ve bilgilendirmek gibi bir ifllevi vard r. Üsluplar bilimsel makalelere göre daha anlaşılır, keskin ve dikkat çekicidir. A. Makale Bir görüflü aç klamak, bir konuda bilgi vermek, bir düflünceyi desteklemek ya da elefltirmek amac yla yaz lan ve bir bütünlük gösteren yaz lara makale denir. Makaleler bilimsel makaleler ve gazete makaleleri olmak üzere iki grupta toplan r. ster bilimsel isterse gazete makalesi olsun makalede temel unsur belli bir düflünce veya görüfltür. Yazar, makalesinden seçti i bir konuda belirli bir düflünceyi, görüflü veya bir gerçe i savunmak ve okuyucuya benimsetmek ister. Bu amaçla belgelerden, say sal verilerden, inceleme ve araflt rmalardan yararlan r. 328 Makalenin Türk Edebiyat nda Geliflimi: Bizde ilk gazete 1831 de yay mlanan Takvim i Vakayi dir. Devletin resmi bir yay n organ olan bu gazeteyi 1840 ta ç kmaya bafllayan Ceride i Havadis izlemifltir. Ülkemizde ilk özel gazete fiinasi ve Agah Efendi nin birlikte ç kard Tercüman Ahval dir. Bu gazetede haberler yan nda güncel konu ve sorunlara iliflkin makale niteli inde yaz lara da yer verilmifltir. lk makale örne ini de fiinasi, Tercüman Ahval gazetesinde yay mlad Mukaddime adl yaz s yla vermifltir.

13 fiinasi nin 1862 de ç kard Tasvir i Efkâr ikinci özel gazete olup, bu gazetede siyasal ve toplumsal makalelerin yan nda edebiyatla ilgili makalelere de yer verilmifltir. Tanzimat döneminde bafllayan Türk gazetecili i, 1908'de ve bunu izleyen y llarda önemli bir geliflme göstermifltir. Bu dönemde Tanin gazetesinde Hüseyin Cahit Yalç n, Vakit gazetesinde Ahmet Emin Yalman ve As m Us gibi gazeteciler, baflmakaleleri ile ün yapm fllard r. Yine rade i Milliye, Akflam ve Vakit gibi gazetelerde yay mlanan makaleler, bu türün geliflmesine önemli katk larda bulunmufltur. Cumhuriyet döneminin ilk y llar nda çeflitli gazetelerde yay mlanan baflmakaleleriyle dikkati çekenler aras nda Falih R fk Atay, Hüseyin Cahit Yalç n, Ali Naci Karacan say labilir. Daha yak n zamanlarda makaleleri ilgiyle okunan yazarlar aras nda Abdi pekçi, Necmettin Sadak, Nadir Nadi, Oktay Ekfli ve Güneri Civao lu akla gelen ilk isimlerdir y llar nda aç lm flt r. Görülüyor ki, Paris in bir parças n bugünkü güzel ahenkli haline getirmek için afla yukar dört yüz y l boyunca bilginin ve sanat n egemenli i alt nda sürekli gayretler harcanm fl, devlet yönetimi çok kez müstebit hükümdarlar elinde bulundu u halde keyfi davran fllardan kaç n lm flt r. Durum, hemen bütün Avrupa kentlerinde ayn d r. ÜNİTE -4 Öğretici Metinler Örnek PLAN VE POL T KA ÜSTÜNE Planl devlet yönetimi yeni bir kavramsa da devlet yönetimi deyimi ta ilk ça lara kadar dayan r. Eski Yunanca ve Lâtincede politika sözcü ü hem yönetim, hem de (devlet = kent) anlamlar na gelir. O zaman n devletleri site "s n r n pek aflmad için" polis sözcü ü, her iki kavram birden anlatmaya yetiyordu ve o zamanki kentlerin, bugün hayranl kla kal nt lar n seyretti imiz, kendilerine özgü bir planlar vard. Demek oluyor ki, flehir kuruluflu ve belki de flehir hayat ölçüleri içinde plan fikri büyük medeniyetlere yabanc de ildi. Osmanl cada medeniyet (uygarl k) ve Medine (fiehir Kent)de ayn kökten gelmez mi? Bu k sa giriflten maksad m, planl flehir yönetiminden habersiz yaflayan ülkelerde planl devlet yönetimine s çraman n pek güç olaca n ilgililere duyurmakt r. Ortaça karanl nda kilise yobazlar n n bask s ile bin y ll k uykuya dalan Avrupa, Renaissance la beraber hayata gözlerini açt zaman ilk ifl olarak flehir kent kuruluflunu ak l yolu ile düzenlemeye koyulmufltur. Güçlü krallar ve prensler bilginleri, sanatç lar desteklemişler, bugünkü büyüklü küçüklü merkezlerin serpilip geliflmesine yol açm fllard r. Paris te Louvre saray n n orta kap s ndan Champs Elysees ye do ru bakt n z zaman önünüzde Carrousel tak n, daha ötede Concorde dikilitafl n, Marly atlar n, Etoile zafer tak n düz bir çizgi üzerine dizilmiflçesine birbiri arka s ra görürsünüz. Bu eserler sanki bir kafadan ç km fl, tek bir plana uyularak bir hizaya oturtulmufl gibidir. Oysa, yaln z Louvre saray n n tamamlanmas XIII. Louis ye kadar bir kuflak sürmüfltür. Carrousel meydan n XIV. Louis, Concorde meydan n XV. Louis, Etoile an t n I. Napoleon yapt rm flt r. Bu an t n etraf ndaki büyük caddeler III. Napoleon zaman nda ünlü flehirci Haussman taraf ndan kinci Dünya Savafl 'ndan sonra Alman flehirleri yar yar ya, kimi yerde daha fazla y k lm flt. Bunlardan Müniche ilk gidiflimde dehflet içinde kalm flt m. "Buras n ne zaman, nas l onaracaklar?" diye düflünüyordum. Münich e ikinci u ray fl mda harabeler ortas nda sergi gördüm. fiehrin ileride alaca biçimi ana çizgileri ile belirten bir pland. Bu henüz iflgal alt ndaki bölgede, türlü imkâns zl klara ra men Almanlar kollar s vam fllar, i ne ile kuyu kazarcas na çal fl yorlard. Bugün savafl y k nt lar n n yüzde sekseni onar lm flt r. Tarihsel özelli i oldu u gibi korunmakla beraber Münich eskisine k yasla daha elveriflli, daha konforlu, daha modern bir kent olmufltur. Nüfusu y lda ortalama otuz bin kadar artan flehirde henüz ev s k nt s çekiliyor, fakat bir tek gecekondu yok. Susuz, elektriksiz, hele kanalizasyonsuz bir yerde insanlar n bar nabilece i düflüncesini Alman kafas alm yor. Fazla nüfusa eski k fllalarda, hatta eski cezaevlerinde yer gösteriyorlar. Pek s k fl rlarsa uygun yerlere belediye geçici barakalar konduruyor. Fakat fertlerin kendi bafllar na gecekondu yapmalar na katiyen göz yumulmuyor. Y ll k nüfus art fl göz önüne al narak, Münich dolaylar nda yüz bin nüfuslu dokuz ekleme flehir (Almanlar bunlara satelit flehir diyorlar) projesi yap lm fl ve nâz m planda yerini alm flt r. Bu flehirlerden ilkinin bitmek üzere oldu unu gördüm. Münich in karakterini bozmamak ve ileride bir tafl y n haline gelmesini önlemek amac ile bilim ve sanat el ele vermifl ve son derece çekici bir plan haz rlanm flt r. Yüzer bin nüfuslu satelit flehirler genifl yollarla merkeze ba lanacak, bu flehirler aras nda, ço u bizim Gülhane Park 'n n birkaç büyüklü ünde parklar, yeflil sahalar, spor ve e lence yerleri bulunacakt r. Satelit flehirlerin kurulufl temposu Münich deki nüfusun art fl temposuna göre ayarland için Bavyera baflkenti, bu plan sayesinde, afla yukar yüz y l süre ile rahata kavuflmufl demektir. 329

14 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler Evet; polis, politika, kent, devlet, yönetim, medine, medeniyet bütün bu sözcükler aras nda yak n bir akrabal k bulundu unu biliyoruz. Bilmedi imiz, ça dafl uyarl k düzeyine ulaflmaya gayret ederken "planl devlet yönetimi" davas n "planl kent yönetimi" davas ndan hiçbir flekilde ay ramayaca m z gerçe idir. "Türkiye planlı kalk nacak ya, vars n Bursa, stanbul, Ankara gibi kentler flimdilik kendi hallerine kals n!" diyemeyiz. Dâvay bu aç dan ele almak olaylara ters yönden bakmak, davran fl m z birtak m ak l d fl ilkelere uydurmaya kalkmak anlam na gelir. Türkiye yi planla kalk nd rmak istiyorsak, daha önce hiç de ilse ayn zamanda, Türk kentlerini de planlı gelifltirmek zorunda oldu umuzu unutmayal m. fiehirlerimiz ve kasabalar m z Ortaça da horul horul uyuyup dururken, biz devlet olarak sanki onlar n toplam ndan baflka bir fleymifliz gibi, hangi plan uygular, nas l kendimize gelebiliriz? Nadir NADİ (27 May stan 12 Marta, s ) Örnekler çerisi Karanl k Diye... Hoca, evinin bodrumunda yüzü ünü yitirmifl. Orada biraz aray p bulamay nca kap s n n önünde aramaya bafllam fl. Komflusu sormufl: Ne ar yorsun Efendi? Yüzü ümü düflürdüm de... demifl. Nerede yitirdin yüzü ü? çerde. Öyleyse ne diye burada ar yorsun? çerisi çok karanl k, görünmüyor. Onun için burada ar yorum. Cenaze Bize Geliyor! Nasreddin Hoca penceresinin önünde oturmufl soka a bakarken, sokakta bir cenaze alay belirmifl. Cenazenin arkas ndan giden akrabalar dövünüyorlarm fl: Karanl k yerlere gidiyorsun! Gitti in yerde ne fl k var ne atefl!.. Ne yiyecek var ne içecek!.. Hoca, kar s na: Bu makalede yazar, yaz s na planl devlet yönetimi kavram n aç klayarak bafll yor. Bu paragraf, makalenin girifl bölümüdür. kinci paragraftan itibaren, yazar düflüncesini ortaya koyuyor ve bunu yaparken de Paris ve Münih flehirlerini örnek gösteriyor; bu bölüm, makalenin geliflme bölümüdür. Son iki paragraf ise makalenin sonuç bölümünü oluflturuyor. Yazar bu bölümde görüflünü kesin bir dille ortaya koyuyor. Türkiye nin planl kalk nmas için öncelikle kentleri planl gelifltirmeliyiz. ana düflüncesi de makalenin son bölümünde yer al yor. B. F kra F kran n dilimizde iki anlam vard r: Birincisi güldürü ve mizah ögelerine dayanan küçük hikâye; ikincisi ise siyasal ve güncel konular üzerinde yaz lm fl, gazete ve dergilerde yay mlanan k sa yaz lar. Bunlar gazete f kras fleklinde de nitelendirilir. Güldürücü f kralar, genellikle nükteli, e lendirici bir anlat mla k sa ve özlü biçimde bir görüflü belirtir, bir ders ya da ö üt verir. Küçük hikâye biçiminde olan bu f kralar ço unlukla anonim bir nitelik tafl r. Bu tür f kralar n, kahramanlar n davran fl ve düflünceleri, tafl d klar mizah ögeleri ve dil bak m ndan ulusal kültürü yans tan bir yanlar vard r. Nasrettin Hoca, ncili Çavufl ve Bekri Mustafa f kralar bu f kra türünün en güzel örnekleridir. Hatun, demifl, kalk kap y sürgüle. Bu cenaze mutlaka bizim eve geliyor! Gazete f kralar ise gazete ve dergilerin belirli sütunlar nda yay mlanan, daha çok güncel konular ele alan k sa yaz lard r. Bunlara köfle yaz s da denir. Gazete ve dergilerde f kra yazarl yapanlar, olaylar n ak fl karfl s nda çok de iflik konulara de inirler. Bu nedenle siyasal, toplumsal ve kültürel geliflmeleri ve etkinlikleri günü gününe izlerler. Bu yazarlar ele ald klar konu ve sorunlar inceleyerek kiflisel görüfl, düflünce ve önerilerini k sa, fakat etkili bir biçimde ortaya koyarlar. Bu f kralarda k sa ve yo un bir anlat m vard r. Yazar n üslubu f krada rahatl kla sezilebilir. Yazar, f kras n mizahi, alayc veya ciddi bir anlat mla kaleme alabilir. F kra yazar, ele ald konuda kiflisel düflüncesini aç klar, bir düflünceyi savunma ya da çürütme amac tafl maz, dolay s yla da kan tlar sunmas gerekmez. Fıkra, güncel konuları ele aldığı için kalıcı değildir.! F kra ve Makale Aras ndaki Farklar: Makalede ortaya konan düflünce kan t ve belgeler fl nda etkin bir flekilde savunulur; oysa f kra yazar yaln zca kiflisel düflüncelerini aç klar, kan tlamaya yönelmez. Makaleler bir konuyu ve düflünceyi ayd nlatmak, bilgilendirmek 330

15 amac yla yaz ld ndan resmî ve anlafl l r bir üslupla kaleme al n r. F krada ise yazar n bireyselli i ön planda oldu u için farkl üslup özellikleri görülebilir. F kra sorgulay c, aç klay c bir bak fl aç s tafl mad ndan makaleye göre daha k sa bir yaz türüdür. Türk Edebiyat nda F kra: Türk edebiyat nda gazete f krac l n n ortaya ç k fl n, özel gazetenin yay mlanmas yla bafllatmak gerekir. Tanzimat tan sonra fiinasi ve Nam k Kemal in yay mlad k sa makaleler f kra niteli i tafl sa da f kran n ayr bir tür olarak geliflmesi Servet i Fünun edebiyat dönemine denk düfler. Ahmet Rasim bu dönemin en tan nm fl f kra yazar d r. Daha sonra Ahmet Haflim ve Refik Halit Karay f kra türünün yayg nlaflmas nda önemli roller oynam fllard r. Cumhuriyet döneminde di er yaz türlerinde verdikleri eserler yan nda f kralar yla da tan nm fl yazarlar m z aras nda Y. Kadri Karaosmano lu, H. Edip Ad var, Faz l Ahmet Aykaç, Peyami Safa, Falih R fk Atay, Burhan Felek, Y. Ziya Ortaç akla gelen ilk isimler olur. Son y llarda f kra yazarl n bir u rafl olarak benimseyen sanatç lar m z n bafl nda Haldun Taner, Oktay Akbal, lhan Selçuk, Mümtaz Soysal ve Çetin Altan gelir. Örnek LAFB L M Küçük yafltan beri tan d m z sanat yap tlar vard r. Okul s ralar nda belletilen bu yap tlar n ço unu anlamadan be enmek zorunda kal r z. Don Kiflot, Romeo-Jülyet, Hamlet ve benzerlerinin ö rencilere yans yan yanlar nelerdir? Don Kiflot, bu yönden daha talihlidir. Ufla fianso Pança ile flafl las serüvenlere at lan flövalye özentisi, her yafltan ve bafltan insan n hofluna gider. Yelde irmenlerini düflman san p sald ran k l çl, m zrakl bir garip savaflç n n düflsel yaflam, ço u kifliye ilginç gelir. Romeo-Jülyet, gerçek içeri iyle de il, ac l aflk n n etkisiyle sarar genifl y nlar. Hamlet ten akl m zda, bir mezar, bir mezarc, bir de kuru kafa kalm flt r: Olmak veya olmamak! flte bütün sorun. Yeryüzünün tüm felsefesi bu tümceye s m flt r. Ö retmeninden ö rencisine, gencinden yafll s na de in herkes Hamlet in büyüklü ünden söz açar. Çünkü bu yap tlar n yüceli i, bizlere dersliklerde afl lanm flt r. Bir ö renci Hamlet e yönelik s nav sorusunu flöyle yan tlayabilir mi: Hamlet, de eri pefl para etmez bir eski oyundur. lkeldir, ça d fl kalm flt r. Bu ö renci s n fta çakt r l r ve Hamlet in yüceli ini yaflam ndan bir y l ödeyerek ö renir. Ne var ki, kuflaktan kufla a okullarda belletilen ço u sanat yap t n n gerçek niteliklerini bellemek baz koflullara ba l d r. Romeo-Jülyet i anlamak için oyunda yer alan iki soylu ailenin niçin birbirine kin güttü ünü aç klamak gerekmez mi? Romeo nun büyükleriyle, Jülyet inkiler niçin düflmand lar? Ya da bugün Güneydo u Anadolu da baz aileler neden kan davas güderler? Ça dafl bilimsellikle ele al nmadan fiekspir in yap t yerli yerine oturtulamaz. Yeryüzü tarihindeki toplumsal geliflmede feodal aflaman n ekonomisini, siyasas n, kurallar n, ahlak n bilmekle amaca var labilir. Topra a dayal sosyal düzenin oluflturaca çeliflkilerle düflmanlaflan iki ailenin çocuklar birbirine vurulmufllar, ortaya bir Romeo-Jülyet ç km flt r. Ya Don Kiflot? Okullarda çocuklar m za nas l aç klayaca z bu ünlü yap t? Burjuva s n f nedir, feodal s n flar ne demektir? Sorular n n karfl l n okullarda ö retmezsek, Don Kiflot u kavramak olas m d r? Feodalitenin yavafl yavafl gücünü yitirdi i bir toplumda gezginci flövalyelik de yok olmaktad r. T pk at arabas n n yerini otomobilin ald ortamda nalbantl k mesle inin yok olmas gibi. Ama geçmiflin kahramanl k öykülerine vurgun bir adam, kendi düflsel dünyas n n kurgular na dayanarak serüvenlere at l yor. fiövalyeli in parasal dünyas na geçilmektedir. Ç karlar n de iflime u rad bir yeni dünyada Don Kiflot un savlar ve eylemleri gülünç düfler. Ama iliflkiler bu ikisi aras nda nas l oluflmufltur? Sorular n aç klamazsak, onlar da bir ömür boyu Don Kiflot u salt yüzeysel aç dan de erlendirmeye çabalayacaklard r. Hamlet, insan ruhunun açmazlar n sergileyen, çeliflkilerle, dolu bir kifliliktir. Acaba çeliflki yasalar n iyice bellemeden Hamlet i anlar m y z? Evreni kapsayan ve de iflimi sa layan çeliflkilerin itici gücünü iyi bellemeliyiz. Evrensel çeliflkinin toplumlara sosyal s n flar biçiminde yans d n ö renmeliyiz. Toplumda her s n f n insan, içinde yaflad koflullara göre flartlan r, duyar, ö renir, düflünür, davran r. Evrenin, do an n, toplumun bir parças olan insan n hem bedeni hem ruhu çeliflkilerle doludur. Beden nas l yaflam ve ölümü içeriyorsa, ruhun yap s nda yaflanan ortam n ürünleri çeliflkilerle kendini gösterir. nsan kiflili inde çeliflkilerin belirmesi ve çeflitli dalgalanmalarla ruhsal bunal mlar oluflturmas do ald r. Çeliflkiler yasas n n evrensel kurallar n ö renmeden, Hamlet, ço umuza bilmece gibi gelecek ve sonra ö retmenden duyulacak sözler, bir kulaktan girip ötekinden ç kacakt r... lhan SELÇUK ÜNİTE -4 Öğretici Metinler 331

16 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler C. Elefltiri Bir edebiyat ya da sanat eserini çeflitli yönleriyle inceleyerek tan tmak; anlafl lmas n sa lamak, sanat eserlerini olumlu ve olumsuz yanlar yla de erlendirmek amac yla haz rlanan yaz lara elefltiri denir. Elefltiri türünde örnek veren sanatç ya da elefltirmen ad verilir. Eski Türk edebiyat nda elefltiriye tenkit ve bu alanda sürekli yazan sanatç ya da münekkit ad verilirdi. Görüldü ü gibi elefltiri, edebiyat ve sanat eserlerini tan tma, aç klama ve yarg lama iflidir. Elefltirmen de baflkalar n n yaratt eserleri yarg lama görevini üstlenen kiflidir. Elefltiri yaz lar nda bir edebiyat ve sanat eseri tan t l r, biçim ve öz yönünden tafl d özellikler incelenir, yap t n sanat ve edebiyat dünyas içindeki yeri ve önemi belirtilir, yeterli ve yetersiz yanlar ortaya konur. K saca yap t üzerinde çeflitli de erlendirmeler ve yorumlar yap l r. yi bir elefltirinin yap labilmesi için elefltirmenin flu noktalar dikkate almas gerekir: Sanat ve edebiyat alan ndaki de iflmeleri ve geliflmeleri yak ndan izlemeli, ça dafl ak mlar bilmelidir. Yaln zca kendi ülkesindeki de il, yabanc ülkelerdeki sanat ve edebiyat hareketleri konusunda bilgi sahibi olmal d r. Ele ald esere de iflik aç lardan bakabilmek için tarih, toplumbilim, estetik ve psikoloji gibi bilim dallar nda temel bilgilere sahip olmal d r. Ön yarg lardan uzak olmal, yorum ve de erlendirmelerinde olabildi ince nesnel davranmal d r. Elefltirilerini belirli kal plar çerçevesinde yapmamal, yazara, esere ve döneme göre de iflik elefltiri kal plar üretebilmelidir. Elefltirinin Önemi: Ö retici yaz türleri içinde elefltirinin önemli bir yeri vard r. Biz okuyucu olarak sanat ve edebiyat eserlerini gerekti i gibi de erlendiremeyebiliriz. Yazar ve flairlerin vermek istedi i iletiyi, duygu, düflünce ve tezi belki de tam olarak kavrayamay z. Bir fliir, öykü ya da roman n, bu sanatlar içindeki yerini, de erini, sanatsal bütünlük içindeki önemini görmekte güçlük çekebiliriz. flte elefltiri türündeki yaz lar, bu aç lardan okura yol gösterip yard mc olurlar. Okuyucuya yeni bak fl aç lar kazand r p yeni ufuklar açarlar. Sanat ve edebiyat eserlerini aktif ve elefltirel bir gözle okumalar n sa larlar. Türk Edebiyat nda Elefltiri: Eski edebiyat m zda baz flair ve yazarlarla ilgili ilk elefltiri örnekleri, dönemin edebiyat tarihleri olarak da kabul edilen tezkire lerdir. Bunlar hem say ca azd r, hem de flairlerin ça dafllar için söyledikleri fleyler çok yüzeysel, basit yergilerdir. Edebiyat m zda elefltiri alan nda daha yeni ve geliflmifl örnekler Tanzimat döneminde bafllam flt r. lk elefltiriyi fiinasi Edebiyat m z Hakk nda Baz Mülahazat fiamildir adl yaz s yla yazm flt r. Onu Nam k Kemal Tahrib i Harabat ve Takip adl elefltirileriyle izlemifltir. Daha sonraki y llarda Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci aras nda bafllayan edebiyat tart flmalar elefltiri türünün geliflmesine katk da bulunmufltur. Servet i Fünun döneminde elefltiri alan nda büyük bir canl l k yaflanm fl, Hüseyin Yalç n elefltiri alan nda döneme damgas n vurmufltur. Ancak, Bat l anlamda elefltiri türü edebiyat m zda 1908 den sonra geliflmeye bafllam flt r. Fuat Köprülü, Ali Canip Yöntem gibi sanatç lar ça dafl bir elefltiri anlay fl yaratm flt r. Cumhuriyet döneminden elefltiri alan ndaki yaz lar daha çok fliir, roman, tiyatro ve sinema sanat üzerinde yo unlaflm flt r. Bu döneme elefltiri alan nda damgas n vuran en önemli sanatç Nurullah Ataç t r. Ayr ca Mehmet Kaplan, Vedat Günyol, Lütfi Ay gibi yazarlar m z da eserleriyle elefltiri türünün geliflmesine katk da bulunmufllard r. Günümüzde elefltiri yaz lar yla tan nan sanatç lar aras nda Adnan Berk, Rauf Mutluay, Mehmet Fuat, Metin And, As m Bezirci, Fethi Naci, Emin Özdemir i gösterebiliriz. Yap ta Dönük Elefltiri Bu tür elefltiride elefltirmen metnin yap s n, bu yap y oluflturan ögeleri kavray p aç klamaya çal fl r. Başka bir deyiflle sanatç seçti i konuyu iflleyip öze ya da içeri e dönüfltürürken nas l bir yol izlemifl? Yap t n dokusunu oluflturan ögeler (konu, anlat m biçimi, olay örgüsü, simgeler, kifliler aras ndaki iliflkiler ve çat flmalar) nas l verilmifl? Elefltirmen bu sorular üzerinde düflünür. Bunlar bir bütün olarak de erlendirir. Sanatç n n seçti i malzemeyi nas l biçimlendirdi ini araflt r r. Bu biçimlendirmeyi bütüncü bir yaklafl mla de erlendirir. Yap t ve yarat n n yap s n oluflturan ögelerin birbirleriyle ba nt lar n, bunlar n ifllevlerini ve yap t n oluflumuna katk lar n inceler. Böylece biçim, de erlendirmede anahtar kavram olur. Bunun için de yap t ve yarat ya dönük elefltiriye biçimci elefltiri, yeni elefltiri, nesnel elefltiri... gibi adlar verilir. Yap t ve yarat ya dönük ya da biçimci elefltiri yaklafl m n örneklendirmek için Berna Moran n O. Velik Kan k n bir fliiri üzerinde yapt bir denemenin bir bölümünü buraya al nt layal m: 332

17 Örnek K TABE SENG MEZAR III Tüfe ini deppoya koydular, Esvab n baflkas na verdiler. Art k ne torbas nda ekmek k r nt s, Ne mataras nda dudaklar n n izi; Öyle bir rüzgâr ki, Kendi gitti, smi bile kalmad yadigâr Yaln z flu beyit kald, Kahve oca nda, el yaz s yla: Ölüm Allah n emri, Ayr l k olmasayd. K sa, sade bir fliir; anlat m da bir aç klamay gerektirmeyecek kadar aç k. Fakat flairce söylenmifl bir fliirse, yap s nda kendine özgü bir fleyler olsa gerek. fiiir bir erin ölümü hakk nda. Mehmetçiklerin ölümü üzerine, ço unlukla onlar n kahramanlığın, fedakârl n, vatanseverliklerini belirten çok fliir yaz lm flt r. O. Veli ise erin ölümünü baflka bir aç dan ele al yor. Binlerce erden biridir o; ölümü önemsenmez; esvab bir baflkas na giydirilir ve yeri doldurulur. Fakat asl nda o da bir insand r; sevdikleri, özlemleri, ac lar olan bir insan. fiair bunlar do rudan do ruya söylemiyor tabii, ama k sac k bir fliir içinde dolayl bir yoldan anlat yor. Erin ölümü karfl s ndaki kay ts z, duygusuz tutumu da erin insan veya birey yönünü de dolayl bir yoldan anlatmak için flair, erden geriye kalanlar kullan yor. fiiirini bunlar üzerine kuruyor diyebiliriz. fiiirin ilk sekiz m sras nda geriye kalanlar (tüfek, esvap, torba, matara); bireyli i olmayan bir eri, sonraki m sralar ise bir bireyi belirliyor. fiöyle ki birinci k s mda ölenin kendi hakk nda hiçbir bilgi verilmemifl. Niçin ve nas l ölmüfl? Hastal ktan m, bir kazada m, yoksa savafl rken mi ölmüfl, bilmiyoruz. ç dünyas na, düflüncelerine, duygular na ait bilgiden vazgeçtik, gerçekten kendisine ait hiçbir özelli in sözü edilmiyor. Tersine, onun varl n belirleyen fleyler, asl nda kendisine ait olmayan baflka binlerce erin kulland teçhizat: asker elbisesi, tüfek, matara ve torba. Erin kiflisel olmayan bu eflya ile belirlenmesi, ona bireyli i olmayan asker gibi kay ts zca bak ld n ve ölümünün de böyle karfl land n anlatmak için bir sanat gereci olarak kullan lm fl. Tüfek depoya konulmufl, esvab baflkas na giydirilmifltir; art k ne mataras vard r ne torbas. Bunlar ortadan kalkt m er de ortadan siliniyor; ismi bile kalm yor yadigâr. Berna MORAN D. Deneme Özgürce seçilen bir konuda yaz lan, düflünsel yanlar olan, bir konuflma havas içinde biçimlenen orta uzunluktaki düz yaz biçimine deneme denir. Denemede konu sınırlaması yoktur, denemeci özgürce seçer konusunu. Ölüm, sevgi, düflünce, do a sevgisi, al flkanl klar m z, giyim kuflam gibi her fley deneme konusu olabilir. Bu aç dan deneme okunurken bir yandan okuyucu roman ve öykü okur gibi hoflça vakit geçirir, bir yandan da denemenin düflünsel yap s ndan çok fley ö renir. Çünkü bilimsel bir havaya bürünmeden, bilgiçli e kaçmadan bir söylefli havas içinde tatl tatl bir ö reticilik vard r denemede. Denemeci kendiyle konufluyormuş gibi, dertlefliyormufl gibi yazar denemesini. Örne in, deneme türünün kurucusu ve dünya edebiyat ndaki en büyük temsilcisi olan Montaigne denemelerini bu yolla yazm flt r. Montaigne nin denemelerinde en çok iflledi i konu kendisidir, ancak kendisini anlatırken bütün insanlar n içine ayna tutmufl, bütün insanl anlatarak evrensel bir boyut yaratm flt r. Bir denemesinde söyledi i flu sözlerle de bunu itiraf etmifltir: Baflkalar insano lunu yetifltiredursun ben onu anlat yorum ve kendimde, pek fena yetiflmifl bir örne ini gösteriyorum. Bu örne e biçim vermek elimde olsayd onu elbet oldu undan çok baflka türlü yapard m. Bir defa yap lm fl art k. fiunu söyleyeyim ki kendimi anlat rken söylediklerim de iflik ve de iflken olmamakla birlikte hiçbir gerçe e ayk r de ildir. Her insanda insanl n bütün halleri vard r. Denemeci anlatt n içtenlikle, tam bir aç k yüreklilikle anlatan kiflidir. Anlatt klar n n inand r c l da bu içtenli inden gelir, yoksa belgeler, örnekler ve tan klara dayand r lan bir yaz biçimi de ildir, deneme. Öne sürdü ü bir düflünceyi kan tlama zorunlulu u yoktur denemecinin. Denemeyi makale ve elefltiriden ay ran en önemli niteli i de budur zaten. Çünkü denemenin amac bilgilendirmek ve ö retmek de ildir. Onu bilimsel içerikli yaz lardan, araflt rmalardan ve felsefi yaz lardan ay ran yönleri de buradad r. Denemeci ne bir bilim adam ne de bir felsefecidir. Belki o da ÜNİTE -4 Öğretici Metinler 333

18 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler denemelerini yazabilmek için birtak m ö retilerden, bilgilerden, bilimsel verilerden yararlanabilir; ama onlar yaz s nda do rudan kullanmaz, s radan bir yaflant ya dönüfltürerek sunar; gerçe i, bilgiyi yaflant ya dönüfltürür denemeci. Denemeyi makale ve f kradan ay ran yanlardan biri de denemecili in büyük bir yarat c l k gerektirmesi, anlat m n inceliklerini tan mas, anlat lanlar özenle seçebilmesidir. Türk Edebiyat nda Deneme: Edebiyat m zda bugünkü anlam yla deneme türündeki ilk yaz lar 20. yüzy l n bafllar nda görülür. Fecr-i Ati dönemi sanatç lar ndan Ahmet Haflim, edebiyat m zda bir türün öncüsü olarak kabul edilir. Onun Bize Göre ve Gurabhane i Laklakan adl eserlerindeki yaz lar n n bir bölümü deneme türünün özelliklerini tafl r. Ancak, denemenin ba ms z bir tür özelli i kazanmas nda ve yayg nlaflarak sevilmesinde Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin ve Sabahattin Eyübo lu önemli bir rol oynam flt r. Edebiyat m zda özellikle son y llarda deneme türündeki yaz larda büyük bir art fl gözlenmektedir. Günümüzde deneme niteli i tafl yan yaz lar yla dikkati çeken yazarlar aras nda Melih Cevdet Anday, Vedat Günyol, Salah Birsel, Adnan Binyazar, Nermi Uygur ve Oktay Akbal s ralayabiliriz. Denemenin Dünya Edebiyat ndaki Geliflimi: Frans z yazar Montaigne in ilk iki cildi 1580 de, üçüncü cildi de 1595 te yay mlanan Essais (Denemeler) adl ünlü eseri, hem deneme türünün öncüsü olmufl hem de Montaigne denemenin en büyük temsilcilerinden biri kabul edilmifltir. Montaigne den sonra deneme türünde eser veren ünlü edebiyatç lardan biri de ngiliz yazar F. Bacon olmufltur. Bacon, Denemeler adl yap t yla deneme türüne biçim, anlat m ve içerik yönünden farkl nitelikler kazand rm flt r. Ça dafl dünya edebiyat nda denemeleriyle ün yapan santç lar içinde T. S. Eliot ve A. Huxley yi söyleyebiliriz. Örnek MUTLULUK ARAYICILARI Mutlu de iliz, öyleyse mutluluk diye birfley yoktur, onu ancak özleyebiliriz. Anton Çehov, Üç K z Kardefl adl oyununda kahramanlar ndan birine böyle söyletir. Rusya taflras n n kasvetli gecelerinden birinde üç k z kardefl pencereden ya an kara bakar, bakar, bir anlam ararlar yaflamda, bir güzellik, bir de er... Bulamazlar, bulamayacaklard r da! Yaln z üç k z kardefl de il, Çehov un bu oyunundaki, baflka yap tlar ndaki kifliler de, Tüm sanatç lar, düflünürler mutluluk diye bir fleyi ararlar, ararlar... Bulduklar anda yitirirler. Daha do rusu bir sis, bir düfl oldu unu anlarlar sonunda. Mutluluk, bir aray fl, bir özleyifl olmal derler kendi kendilerine... Gazetede okudum, Amerikal ünlü araflt rmac, Dr. Gallup, insan mutlulu unun nedenlerini bulmak amac yla genifl bir soruflturmaya giriflmifl. Ben, böyle soruflturmalardan bir sonuç al naca na inananlardan de ilim. Diyelim, bin kifliye, yüz bin kifliye, bir milyon kifliye sordular: Mutlulu un nedenini anlat r m s n? Alacaklar yan tlar flunlar olabilir: Mutluluk, zenginliktir, sa l kt r, aflkt r, uzun yaflamd r, ünlü olmakt r, vb. Ya da hepsini birden kendi kiflili inde toplamakt r, hem zengin, hem sa lam, hem sevmifl sevilmifl, hem de uzun yaflam fl, ün kazanm fl olmakt r. Baflka ne diyecekler? Herkes kendine göre, özlemine, elinde olmayana, kültürüne, düzeyine göre bir mutluluk biçimler, onu özler, sorulunca da onu söyler... Hani, ünlü masaldaki tek gömlekli çoban n mutlulu unu özlemesi gibi padiflah n... Yitirilecek bir fleyi olmamak da bir mutluluk nedeni olabilir. Zengin param çal nacak diye; güzel sevgilisi olan, bir gün onu baflkas elimden alacak diye; sa lam kifli, ya hastalan rsam diye; ünlü biri, günü gelir tan nmaz olursam diye üzülecek, korkacak, yaflad anlar n tad, k sacas mutluluk sayd fley de yitip gidecek elinden... Gallup, diyor ki: nsanlar n mutlulu unun ne dereceye kadar onlar n maddi koflullar na ba l oldu unu ortaya ç karmaya çal flaca z. Kiflilerin korku ve umutlar, dinsel inançlar, kad n n dünyadaki yeri hakk ndaki düflüncelerinden hareket ederek onlar nelerin mutlu etti ini bulmal. Gallup un araflt rmas yaln z kapitalist ülkelerde de il, sosyalist düzenin egemen oldu u yerlerde de sürdürülecekmifl. Mutluluk nedir? Bir Çin flairi, Li Ta Po ya göre fludur: Bana, mutluluk nedir, diye mi soruyorsunuz siz? Size yolu sorduktan sonra flark m r ldanarak yürüyüp giden küçük bir k z." Haf z a göre ise, Dostlar, bir flarap testisi, bofl zaman, bir kitap, çiçekler aras nda bir köflecik. Felicien Marceau ya göre, Ne istedi ini bilmek ve onu olanca gücüyle istemek. Jokai ye göre, En azla yetinmek. Tolstoy a göre, Bende olanlar sevmek, olmayanlar n üzerine düflmemek. Eflâtun a göre, Bilge ve iyi olmak. Aisklos a göre, Dengini bulmak. Sürer gider mutlulu un tan mlar... Be en be endi ini!... Bak n, bunca ünlü kifli kendilerine göre anlatm fllar mutlulu u. Biraz da kuflkuyla, inanmazl kla... Var m d r öyle bir fley? diye- 334

19 rek. Ah, olsayd, ne güzel olurdu, diye iç çekecek! Kimi de kesin mi kesin, örne in Napolyon: Mutlulu a asla inanmad m. demifl kesmifl. Maugham ise, Dünyada herkese yetecek kadar mutluluk yoktur. buyurmufl. ngiliz yazar ekmek, su, hava gibi fley say yor mutlulu u. Yetmiyor o zaman da! Dünyada açl k çeken milyonlar, var. Karn aç kifli mutluluk nedir arar m, düflünür mü? Bir dilim ekmek buldu unda mutludur. Baflka biri ise, sabah akflam üç ö ün yer, gezer, tozar, akflamüstü ufka bakar, Ah can m çok s k l yor, çok mutsuzum! diye iç geçirir. Kendi aç lar ndan ikisi de hakl d r mutsuzlu unda... O aç kifliyi al n besleyin, ayn koflullara getirin, bir gün o da batan günefle bak p Bu akflam çok mutsuzum. demeyecek mi acaba? Mutluluk bir düfl, bir hayal, bir insan icad... Elle tutulmayan fleylerden her zaman kuflku duymal. Dünyam z n korkudan, açl ktan, ezilmifllikten kurtulmas d r her fleyden önce önemli olan. Bir yanda ölüler, bir yanda diriler / gel keyfim gel demiflti Anday bir fliirinde. Onun gibi bir yanda açlar, bir yanda toklar, bu durum ortadan kalkmadan tüm insanl k belirli bir eflitlik düzeyine, ekonomik bir kurtulufla, ç k fla ulaflmadan mutluluk aray c lar havanda su döven, renkli kelebekler avlayan kimseler olmaktan ileri gidemeyeceklerdir. Ama Ben mutluyum. diyenler de vard r elbet. Paras var diye, kar s güzel diye, evi rahat diye, yar n güvenli diye, en iyi yemekleri yiyorum diye!... Bireysel bencilliklerim gere i gibi doyuruldu diye... Bunun ad mutluluk olmamal derim ben. En güzel sözü, Albert Camus söylüyor Veba s nda: Bir insan n tek bafl na mutlu olmas utan lacak bir fleydir. Oktay AKBAL E. Sohbet (Söylefli) Herhangi bir konuyla ilgili duygu ve düflüncelerin, biriyle konufluyormufl gibi, bir sohbet havas içinde, fazla derinlefltirilmeden anlat ld düflünce yaz lar na sohbet denir. Sohbetin havas insanlar aras ndaki gerçek anlamdaki sohbeti yans t r. Yazar, okur karfl s ndaym fl ve onun yak n bir arkadafl ym fl, onunla konuyu karfl l kl konufluyormufl gibi oluflturur yaz s n. çoklu u, sorulu cevapl bir anlat m, içten bir tutum, günlük konuflma dilinin yal nl ve do all n kullanma sohbet türünün di er özellikleridir. Hitap sözleri, deyimler, ünlem ve sözde soru cümleleri sohbet türündeki yaz larda s k s k karfl m za ç kar. Ayr ca okura hoflça vakit geçirtmek isteyen yazar, mizah ögelerine, f kralara yaz s nda yer verebilir. Edebiyat m zda Sohbet Türü: Ahmet Rasim ve fievket Rado sohbet türüne önem veren yazarlar m z n bafl nda gelir. Suut Kemal Yetkin ve Nurullah Ataç da sohbet türünde yaz lar yazm fl sanatç lar m zd r. Örnek FIRILDAK SARISI nsan n en iyi dostu, ölmüfl olan dostudur. der Gabriel Garcia Marquez, Yüzy ll k Yaln zl k ta. Sokrates in: Dostlar m, dostluk diye bir fley yoktur. özdeyifline az biraz yeflil fl k tutan bir sözün gerçe i, k sac k yaflamlar boyunca, birçoklar n ürpertmifltir. Ben dostluktan çok dostluk sözünden irkilirim. Dostum! Ne demek o! Birinin önüne yem dökmek ki bafltan aya a. Durumunu bu aynal, bu tavl sözlerle ayarlamak isteyenler oldu mu, onlar n sesini iflitmekle duda m yar l r. fiöyle düflünün: Bugün size dostum diyen, dün baflkas na demifltir, yar n baflkas na diyecektir. Gelin görün ki insanlar dostlu a çokça düflkündürler. Ona dört elle sar lmakla bafllar na devlet kuflu konacak san rlar. Sultan brahim in baflvezirlerinden Hezarpare (Binparça) Ahmet Pafla güllük, gülistanl k günlerinde bir tek dost tutamad n ancak ayaklar flalvarl, bafllar yüksek serpufllu ocak a alar ndan kellesini kurtarmak için o lanlar yla stanbul sokaklar na düfltü ü vakit anlayabilmifltir. Hofl, Ahmet Pafla insan n kendisine i renmeden elini uzatabilece i kiflilerden de ildir. Vezirli i s ras nda Topkap Saray 'n n Ayasofya ya bakan birinci kap s n n önünü stanbullular n kelleleriyle doldurmufl, padiflah n samurlar içinde gününü gün etmesi için bütün ulusu, bol kepçe, soyup so ana çevirmifltir. ÜNİTE -4 Öğretici Metinler Sohbette gündelik olaylardan, sanat ve edebiyattaki de iflmelere; s radan bir durumdan de er yarg lar m za ve günün modas na, siyasete kadar her türlü konudan söz edilir. Sohbet türündeki yaz larda düflüncelerin bir derinli i yoktur. Yazar, konuyla ilgili kiflisel görüfl ve düflüncelerini kesin bir yarg ya ulaflmadan, okuyucusuyla konuflur gibi ortaya koyar. Devrik cümle kullan mlar n n 335

20 ÜNİTE - 4 Öğretici Metinler Ahmet Refik, Samur Devri ad ndaki o güzelim kitab nda onun yedi i naneleri çok alengirli bir biçimde anlat r. Ahmet Refik e göre ayn fleyleri Naima Tarihi nde de okuyabilirsiniz Pafla n n kona her türlü giysi ve her türlü sürünecek ve tak nacak ile doluymufl. Akla gelmeyecek en bulunmaz eflya onun evinde, bohçalar içinde, padiflah n buyru unu beklermifl. Çünkü Deli brahim gece, sarayda ay parças kad nlar n kollar nda kendinden geçerken baflvezirlerine adam salar, o dakika memnun etmeyi diledi i gözdesi için arma anlar istetirmifl. Binparça Ahmet Pafla da befl kese inci dendi mi befl kese inci, bin miskal klaptan dendi mi bin miskal klaptan fl p diye gönderirmifl. Hasekilerin siyah ve kumral saçlar için kullanacaklar t r flahiler büyük zeytinya fliflelerinde, güzel kokulu amber flamamalar atlas keseler içinde ç karm fl bu yolculuklara. Öda ac n n da yirmi kilodan az olmamas na pek dikkat edilirmifl. K sacas, zal ml k, yolsuzluk, rüflvet, hapis, iflkence, Pafla n n mutsuz halka s k s k uygulad fleylermifl. Nedir, baflvezir bu yezitlikleri, hay nl klar yan s ra birçok kiflileri nimete bo maktan da geri kalmam flt r. Ama halk ezeleyen her zorba gibi o da sonunda can derdine düfler. Sokak sokak gezeleyen Pafla ya ilk flamar Süleymaniye deki bir dosttan gelir. Pafla y evine almayacakt r. kinci tokad ise Deli Birader Ahmet A a indirir. Gerçi Deli Birader onu küçük bir süre evinde tutar ama Pafla n n kendisine s nd n n duyulmas üzerine m z kç l k eder. Üçüncü miralaya ise Uzun Ali A a yeltenir. Ali A a dünya kallefli, söz pehlivan d r. Baflveziri sayg yla karfl lar. Ama flu zehir zemberek sözleri sunmay da savsaklamaz: Seni saklamak, u runda bafl vermek kolayd r. Ama biz ünlü adamlar z. Sizin yak nlar n zdan oldu umuzu herkes bilir. Bizde oldu unuzu düflünüp ilkin bizim evi ararlar. Tanr göstermesin ele geçerseniz iyi olmaz. Tan nmam fl birinin evinde saklanmaz daha do rudur. Son ve büyük kalleflli i ise Murat Pafla türbesi dolaylar nda oturan Hac Behram al r üstüne. Ete ini öperek Pafla y evine buyur ettikten sonra, defterinin dürülmesi için Sofu Mehmet Pafla ya haber uçurur. Burada biraz durup Ahmet Pafla n n yan lg s üzerine bir büyülteç tutabiliriz. Do rusu Pafla n n yan lg s padiflahlar n, krallar n, baflbu lar n, beylerin, fleyhlerin, prenslerin, kontlar n, baronlar n, markilerin, dukalar n yan lg s ndan baflkas de ildir. Tarih gösterir ki buyurganlar, zorbalar, baflbu lar, firavunlar, bütün o derisine s mayanlar çevrelerini dolduran kifliler üzerinde yüzde yüz yanl fl kan lara var rlar. Gönlü karalar, gönlü bol sand klar gibi üçkâ tç lar da can dostu bellerler. Salah B RSEL F. Röportaj Bir doğruyu, bir gerçe i, araflt rma, inceleme, gezip görme ve soruflturma yöntemiyle haz rlanan yaz lara röportaj denir. Röportajda gerektikçe foto raf n tan kl na, deste ine baflvurulur. Böylece okuyucu yaflam n içine girer, yaz n n yans tt gerçeklerle yüz yüze gelir, ö rendiklerini yaflayarak, görerek ö renir. Yaflatarak ö retme, okuyucuyu yaflam n içine sokma röportajlar n belirleyici bir özelli idir. Röportaj gazetecili in önemli bir yan n oluflturur. Bilgiyi, haberi, gerçe i, aç k, yal n ve çarp c bir dille okura ileten yaz türüdür. Okuyucuyu s kmadan, kendini ilgi ve merak içinde okutan; gücünü ve inand r c l n belgelerden alan bir ö retici yaz türüdür. Roman, öykü ve tiyatroda bir yaflam gerçe inden yola ç k l r. Ne var ki yazar bu gerçe i kendi hayal dünyas nda de ifltirir ve gelifltirir, ona yepyeni yorumlar katar. Röportajda ise bu özellikler yoktur. Röportaj yaln zca yaflam n gerçeklerini, olaylar ve sorunlar oldu u gibi gösterir, bununla da yetinmeyerek bunlar n ard nda yatanlar, gerçe in görünmeyen yüzlerini, bunu oluflturan etkenleri de verir. Röportaj haber yaz s ndan ay ran temel nokta budur. Üzerinde durdu u konuyu çok yönlü bir biçimde araflt r r röportajc. Salt izlenimleriyle, gözlemleriyle yetinmez. Üzerinde çal flt konuyla ilgili kendinden önce kimler ne söylemiflse onu bulur, okur, not al r. Foto raflar çeker, teyplerden yararlan r, ses kay tlar yapar. Amaç gerçe i çarp tmadan, konuyu düfl gücüyle renklendirmeden vermektir. Röportaj, bir tek konuda yaz lm fl bir tek yaz olabilece i gibi, ayn konuda haz rlanm fl bir yaz dizisi fleklinde de olabilir. Toplum gündemini oluflturan önemli bir sorun röportaj konusu olabilir, halk n ilgisini çeken birçok yerel ve özel olaylar da röportaj n konusuna girer. Hatta uluslararas nitelik tafl yan çeflitli olaylar da röportaj konusu olarak ele al nabilir. Ancak röportaj bir gazete yaz s oldu u için, ele al nan konunun ilginçli inin yan nda güncel olmas da gerekir. Türk Edebiyat nda Röportaj: Edebiyat m zda bugünkü anlamda röportaj türündeki yaz lara 20. yüzy l n bafllar nda rastlan r. Bu alandaki öncülerin bafl nda da Ruflen Eflref Ünayd n gelir. Yazar, edebiyat ve gazetecilik alan nda ün yapm fl on sekiz kifliyle konuflarak sorular sormufl, ald cevaplarla bir yaz dizisi haz rlam flt r. Bu yaz dizisini 1918 de "Diyorlar ki" adl bir kitapta toplam flt r. Yaflar Nabi Nay r n Edebiyatç lar m z Konufluyor, Falih R fk Atay n Kaybolmufl Makedonya, Abdi pekçi nin Dünyan n Dört Buca ndan, Yaflar Kemal in Bu Diyar Bafltan Bafla adl eserleri röportaj türünde akla gelen ilk örneklerdir. 336

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,

Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi özcan DEMİREL 1750 Üniversiteler Yasası nın 2. maddesinde üniversiteler, fakülte, bölüm, kürsü ve benzeri kuruluşlarla hizmet birimlerinden oluşan özerkliğe ve kamu

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti?

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Bütün Dünya da yazmaya bafllad m ilk y llarda, Kraliçe Marie Antoinette in, Frans z Devrimi s ras nda, Ekmek

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Bu doğrultuda ve 2104 sayılı Tebliğler dergisine göre Türkçe dersinde şu işlemlerin yapılması öğretmenden beklenir.

Bu doğrultuda ve 2104 sayılı Tebliğler dergisine göre Türkçe dersinde şu işlemlerin yapılması öğretmenden beklenir. Kök Kavramı Örneklerle Konu Anlatımı 1 TÜRKÇE DERSİNDE ATATÜRKÇÜLÜK 2104 sayılı Tebliğler dergisinde yayımlanan Temel Eğitim ve Orta Öğretim Kurumlarında Atatürk İlke ve İnkılaplarının Öğretim Esasları

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Oktay Akbal. Büyük Yap tlar m z. Cumhuriyet Dönemi Edebiyat n n Temsilcilerinden, Cumhuriyet Ayd nlanmas n Canla Baflla Savunan Bir Ayd n

Oktay Akbal. Büyük Yap tlar m z. Cumhuriyet Dönemi Edebiyat n n Temsilcilerinden, Cumhuriyet Ayd nlanmas n Canla Baflla Savunan Bir Ayd n Büyük Yap tlar m z Konur Ertop Cumhuriyet Dönemi Edebiyat n n Temsilcilerinden, Cumhuriyet Ayd nlanmas n Canla Baflla Savunan Bir Ayd n Oktay Akbal Cumhuriyetle yafl t olan Oktay Akbal, Cumhuriyetin getirdi

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK 2009 8.SINIF SBS SINAV SORUSU 6. Yukarıdaki tablo 1906 yılında Osman Hamdi Bey tarafından yapılmıştır. Tablonun adı Kaplumbağa Terbiyecisi dir. Bu tabloyla ilgili aşağıdaki

Detaylı

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir:

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir: Yak nsamak B u yaz da, ilerde s k s k kullanaca m z bir olguyu tan mlayaca z ve matemati in en önemli kavramlar ndan birine (limit kavram na) de inece iz. Asl nda okur anlataca m kavram sezgisel olarak

Detaylı

İlkadım Birey Tanıma Envanteri

İlkadım Birey Tanıma Envanteri İlkadım Birey Tanıma Envanteri İLKADIM Birey Tanıma Envanteri; Birey tanıma teknikleri kapsamında hazırlanmıştır. İlkokul 3. ve 4. sınıf ve Ortaokul 5.6.7.8.sınıf, ile Lise Haz.9.10.11. ve 12.sınıf aralığındaki

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ DÖNEM İÇİ UYGULAMA YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Yönergenin Amacı, Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir?

KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU), Vitamin Ortaokul Kurumsal üyesi olan özel okullarda, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin bilişsel süreçler çerçevesinde

Detaylı

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz -

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - Saymadan Saymak Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - lan say 1 2... n say s na eflittir. Yani, tan m gere i, n! = 1 2... (n-1) n dir. n!, n fortoriyel diye okunur. Örne in,

Detaylı

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE Ü N T E L E N D R L M fi Y I L L I K P L A N ARAÇ GEREÇLER, YÖNTEM VE Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, proje ve performans formlar, resim kâ - d, boya, sözlük, yaz m k lavuzu Gözlem ve inceleme, tart

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını,

a) Birim sorumluları: Merkez çalışmalarının programlanmasından ve uygulanmasından sorumlu öğretim elemanlarını, NİĞDE ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, Niğde Üniversitesine bağlı olarak kurulan

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Muş Alparslan Üniversitesi Uzaktan

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

FELSEFE GRUBU ÖĞRETMENİ

FELSEFE GRUBU ÖĞRETMENİ TANIM Çalıştığı eğitim kurumunda, öğrencilere, felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık ile ilgili eğitim veren kişidir. A- GÖREVLER KULLANILAN ARAÇ, GEREÇ VE EKİPMAN Felsefe, psikoloji, sosyoloji ve mantık

Detaylı

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar Koçluk Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zay f yanlar

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

4. Ünite Ö retmen K lavuz Kitab

4. Ünite Ö retmen K lavuz Kitab . Ünite Ö retmen K lavuz Kitab S n f: 1 : Matematik Ünite Numaras : 1 Ünite Süresi: ders saati / GEOMETR Örüntü ve Süslemeler Örüntü ve Süslemeler EK M EYLÜL Do al Do al 1. Bir örüntüdeki iliflkiyi belirler..

Detaylı

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet Tasarım Raporu Grup İsmi Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK Kısa Özet Tasarım raporumuzda öncelikle amacımızı belirledik. Otomasyonumuzun ana taslağını nasıl oluşturduğumuzu ve bu süreçte neler yaptığımıza karar

Detaylı

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim

PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI. GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim PATOLOJİ DERNEKLERİ FEDERASYONU ETİK YÖNERGE TASLAĞI GEREKÇE: TTB UDEK kararı gereğince, Federasyon Yönetim Kurulunun önerileri doğrultusunda bu çalışma yapılmıştır. GENEL KONULAR: Madde 1.Tanım: 1.1.

Detaylı

Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim

Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim Afyon Kocatepe Üniversitesi Yabancı Dil Hazırlık Sınıfı Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, Afyon Kocatepe Üniversitesi zorunlu yabancı dil hazırlık sınıfının eğitim-öğretim

Detaylı

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans

Detaylı

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi 3 Bas n, milletin müflterek sesidir. Bir milleti ayd nlatma ve irflatta, bir millete muhtaç oldu u fikrî g day vermekte, hulâsa bir milletin

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu

Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu Bu bölümde; Fizik ve Fizi in Yöntemleri, Fiziksel Nicelikler, Standartlar ve Birimler, Uluslararas Birim Sistemi (SI), Uzunluk, Kütle ve

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Tasarım Psikolojisi SEÇ356 Seçmeli 2 0 0 2 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2

1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 İÇİNDEKİLER 1. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.1. GİRİŞ... 2 1.2. NİTEL ARAŞTIRMALARDA GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK SORUNLARI... 2 1.3. NİTEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ... 2 1.3.1. ÖRNEK OLAY (DURUM ÇALIŞMASI) YÖNTEMİ...

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ 22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Yrd.Doç.Dr. Kemal ÜÇÜNCÜ Orman Endüstri Makinaları ve İşletme Anabilim Dalı 1. Proje Konusunun

Detaylı

SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN

SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN SPROGVURDERING OG SPROGSCREENING AF 3-ÅRIGE BØRN Århus Kommune Børn og Unge Århus Belediyesinde Yaşayan 3 Yaşındaki çocuklar için Dil Durum Değerlendirmesi/Dil Tarama Testi Önsöz Sevgili ebeveynler İyi

Detaylı

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır?

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır? Nisan, 01.04.2013 OTĠZM, EĞĠTĠM HAKKI VE UYGULAMALARI Nisan ayı otizm farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Gün, ay ve yıl olarak belli amaçlara hasredilen tema lar, toplumda dikkat çekmek, konunun önemini

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI

MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI I. AMAÇ ve KAPSAM MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ AKADEMİK DEĞERLENDİRME VE TEŞVİK ESASLARI Madde 1. Bu esasların amacı, Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğretim elemanlarının ulusal ve uluslararası düzeyde

Detaylı

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi 1 10 Ocak Çal flan Gazeteciler Günü Bas n, milletin müflterek sesidir. Bir milleti ayd nlatma ve irflatta, bir millete muhtaç oldu u fikrî

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı