BİLİM VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMİŞLİĞİN MATEMATİKSEL TEMELİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİLİM VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMİŞLİĞİN MATEMATİKSEL TEMELİ"

Transkript

1 BİLİM VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMİŞLİĞİN MATEMATİKSEL TEMELİ Prof.Dr.Necdet BİLDİK CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ MATEMATİK BÖLÜMÜ OCAK, 2012

2 BİLİM VE TEKNOLOJİDEKİ GELİŞMİŞLİĞİN MATEMATİKSEL TEMELİ 1.1. BİLİM NEDİR? Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgisel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir ereğe yönelen bir süreci Evrenin ya da olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi. Türlü duygusal yaşantıların mantıkça bir örnek düşünce dizgesine uydurulması için gösterilen çabalara verilen ad. Neden, merak ve amaç besleyen bir olgu olarak günümüze kadar birçok alt dala bölünmüş, insanların daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına, var olmayan olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olan genellemedir. Sanat tarafından temelleri atılmış olan ve her aşamada sanat ve yaratıcılıkla beslenerek insanların hayat koşullarını iyileştirmek için yapılan çalışmaların bütünüdür.

3 Temelde, deney ve gözleme dayalı bilgi bütünüdür. Araştırma bulgularına dayanarak, neden-sonuç niteliğinde ilişkiler bulmaya çalışan, olay ve olguları yöntemlere dayalı olarak çözümleyip genellemelere ulaşmaya çalışan sistematik bilgiler bütünüdür. Her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabasıdır. Gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır TEKNOLOJİ NEDİR? Teknoloji (Latince texere fiilinden türetilmiştir; örmek, oluşturmak (construct ) anlamına gelir ). İnsanın bilimi kullanarak doğaya üstünlük kurmak için tasarladığı rasyonel bir disiplindir (Simon, 1983, s.173 ).

4 Somut ve deneysel anlamda temel olarak teknik yönden yeterli küçük bir grubun örgütlü bir hiyerarşi yardımıyla bütünün geri kalanı (insanlar, olaylar, makineler vb. ) üzerinde denetimi sağlamasıdır (McDermott, 1981, s.142 ). Bilimin uygulamalı bir sanat dalı haline dönüşmesidir. Uygulamalı sanat terimi Fransız sosyolog Jackques Ellul tarafından kullanılmış ve kısaca technique olarak isimlendirilmiştir. O, teknolojiyi bir technique uyarınca yapılmış bir makine olarak görmüş ve bu technique nin ancak küçük bir bölümünün makine tarafından ifade edilebildiğinden bahsetmiştir. Belirli bir teknik sayesinde sadece makinenin değil, bu makineye ait öğretimsel uygulamalarında gerçekleştirilebileceğinden söz etmiştir. Sonuç olarak davranış bilimi ile öğretim teknolojileri arasındaki ilişki, doğal bilimlerle mühendislik teknolojisi arasındaki ya da biyoloji ile Sağlık teknolojisi arasındaki ilişkiyle benzer hatta aynıdır (Saettler, 1968, ss. 5-6 ). Sistemler, işlemler, yönetim ve kontrol mekanizmalarıyla hem insandan hem de eşyadan kaynaklanan sorunlara, bu sorunların zorluk derecesine, teknik çözüm olasılıklarına ve ekonomik değerlerine uygun çözüm üretebilmek için bir bakış açısıdır (Finn, 1960, s.10 ).

5 Bilim ve Teknolojinin farklılığını belirtmek için ilk nükleer denizaltıyı yapan ve serbest bir eğitim eleştirmeni olan Amiral Hyman Rickover şöyle söylüyor: Bilim ve Teknoloji birbirine karıştırılmamalıdır. Bilim doğadaki görüngülerin (fenomenlerin ) gözlenerek, zaten var olan doğru ve gerçeklerin ortaya çıkarılması ve bu gözlemler sonucunda elde edilen verilerin düzenlenerek gerçeklerin ve bunlar arasındaki ilişkilerin ortaya konulduğu teorilerin oluşturulmasıdır. Teknoloji asla bilim için bir otorite olamaz. Teknoloji insan aklını ve vücudunu güçlendirmek, üstün kılmak için geliştirilecek aletler, teknikler ve yöntemler üzerinde durur. Bilimsel yöntem insan faktörünün tamamen dışlanmasını gerektirir, şöyle ki; gerçeği arayan kimse, kendinin ya da diğer insanların hoşlanacağı veya sevmeyeceği şeylerle, popülist değerlerle ve herhangi bir çıkar uğruna çalışmaz. Diğer yandan teknoloji fikir (bilim) değil de hareket olduğundan, eğer insani değerler göz ardı edilirse tamamıyla tehlikeli bir sonuca da yol açabilir (Knezevich & Eye, 1970, s.17 ).

6 İnsanlık tarihi matematiğin tarihi ile birlikte başlamıştır. Eğer matematik tarihi içerisinde gelişmemiş olsa idi bu gün muhtemelen insanlık da yerinde sayıyor olacaktı. Matematik; aklın kullanımında önemli bir araç olup hem aklı disipline etmekte önemli bir oynar hem de bütün bilimlerin yol göstericisi rolündedir. Sonuçta matematiğin gelişmesi insan aklının gelişmesine neden olmaktadır. Günümüz ileri teknolojisine ancak matematik sayesinde ulaşılabilmektedir. Örneğin uzaya ve gezegenlere gidiş, uydular aracılığı ile dünyanın her tarafı ile ses ve görüntü bağlantısı, her türlü geometrik dizaynda planları çizilen evler, gökdelenler, vb. Ancak tüm teknolojik gelişmeler genelde matematiğin önemli bir dalı olan uygulamalı matematik sahasında sürdürülebildiği gibi fizik, kimya, biyoloji, ekonomi, sosyalbilimler, tıp(psikiyatri, kardiyoloji, mühendisliğinin çeşitli dallarında (fizik, kimya, jeoloji, jeofizik, harita, bilgisayar, elektik-elektronik, endüstri, çevre, vb.) alanların yanı sıra askeri alanlarda da yer almaktadır. Diğer yandan teorik ve soyut matematik sahasında yapılan bazı çalışmaların uygulama alanları bulunmaya çalışılmakta hatta beklenmedik bir anda uygulanabileceği ortaya çıktığında ise tartışılmaktadır. Bunlara yine somut bir örnek ise Topoloji sahasında son zamanlarda oldukça önem kazanmaya başlayan digital topolojinin ortaya çıkışıdır. Bunun yanında topolojide oldukça önemli olan sabit nokta teorisi ekonomi sahasında uygulama alanı bulmaktadır. Teorik olarak yapılan çoğu araştırmalar uygulama alanı bulunmayan veya olduğu düşünülmeyen çalışmalar olarak kalmaktadır. Hangi bilim dalında olursa olsun yapılması istenen çalışmalar önce kâğıt üzerinde düşünülmekte daha sonra uygulamada yerini almaktadır.

7 HİÇBİR ARAŞTIRMA, MATEMATİK İSPATTAN GEÇMEDİKTEN SONRA BİLİM ADINI ALMAYA LAYIK OLAMAZ. LEONARDO DA VINCI MATEMATİK NEDİR? Matematik Terimleri Sözlüğü'nde Matematik; "Biçim, sayı ve çoklukların yapılarını, özelliklerini ve aralarındaki ilişkilerini akıl bilim yoluyla inceleyen, sayı bilgisi, cebir, uzay bilim gibi dallara ayrılan bilim" olarak tanımlanmaktadır. Ancak Matematik nedir? sorusunu tek bir tanımla tam olarak yanıtlamak oldukça güçtür. O halde evrensel bir dil olan Matematiği tanımını bir cümle ile ifade etmek o kadar da kolay olmasa gerek!

8 Bu düşünüş ile; Matematik bir disiplindir. Matematik bir bilgi alanıdır. Matematik, bir iletişim aracıdır. Her bir bilim dalının bir dili olduğu gibi matematiğinde kendine özgü bir dili vardır. Matematik, ardışık ve birebirine bağlı bir zincirdir. Dolayısı ile birbiri üzerine kurulur. Matematik, varlıkların kendileriyle değil, aralarındaki ilişkilerle ilgilenir. Matematik, birçok bilim dalının kullandığı bir araçtır. Matematik, insan yapısı ve insan beyninin yarattığı bir soyutlamadır. Matematik, bir düşünce biçimidir. Matematik, mantıksal bir sistemdir. Matematik, matematikçilerin oynadığı bir oyundur. Matematik, kapalı bir kutu olup, içine girilmeyi bekleyen bir hazinedir. Matematik, bir anahtardır. Matematik, bir değerdir. Matematik; dil, ırk, din ve ülke tanımadan uygarlıklara zenginleşerek geçen sağlam, kullanışlı evrensel bir dildir. Birey için, toplum için, bilim için, teknoloji için vazgeçilmez değerdedir. Yayılma alanına ve derinliğine sınır konamayan bir bilimdir, bir sanattır. Matematik, insan aklının yarattığı en büyük ortak değerdir. Evrenselliği onun gücüdür. Çağları aşarak bize ulaşmıştır. Çağları aşarak, yeni kuşaklara da ulaşacaktır. Büyüyerek, gelişerek, insanlığa hizmet edecek; her zaman taptaze ve doğru kalacaktır.

9 Matematik, insanın düşünce sistemini düzenler. Matematik, insanın doğru düşünmesini, analiz ve sentez yapabilmesini sağlar. Matematik, doğruyu, gerçeği görmek, iyi düşünmek, sonuca giderek kazanmak, yani rahat bir hayat geçirmek demektir ve hayatımızda devamlı olarak mevcuttur. Kısaca Matematik bir yaşam biçimidir. MATEMATİK VE YAŞAM Öğrenciler genelde oldukça sıkıcı olduğu iddia edilen matematik hakkında "Hali hazırda öğretilen ya da öğretilmeye çalışılan bu soyut bilgiler ileride ne işime yarar? " diye düşünür. Hatta kimi zaman bazı soruları anlayarak çözme yerine, daha kolay nasıl sonuca ulaşılır tarzında pratik yollar aramaya çalışılır. Bazen problemin sonuçları arzu edildiği gibi çıkmadığında yani çözüme ulaşılamadığında ise öfkelenir, hatta sık olmasa da o problemi bir daha ele bile almayız. Ama gerçekte durum hiç de öyle olmamalıdır. Mantıksal bir zincir takip edilebilinirse problemin çözümü rahatlıkla yapılabilecektir. Buradan hareket ile matematik hayatın ta kendisidir diyebiliriz. İnsanoğlunun genlerinde, DNA ların dizilişinde bile matematiksel bir düzen vardır. Terzi elbiseyi diker iken bir model ortaya koymakta, fırıncı ekmeği yaparken tüm katkı malzemelerini belli bir ölçüde katmakta, ayakkabıcı kalıbı belli boyutta yapmakta, tornacı tüm hünerini göstererek ve geometri ve simetriyi kullanarak malzemelere şekil vererek üretmektedir. Adını sayamadığımız onlarca mesleklerin hepsinde matematik iyi bilinmek zorundadır. Tüm alışverişlerimizde ödenecek tutarlarda ve onların karşılaştırmalarında hep ölçülerle karşılaşırız. Zaman birimleri ise tamamen hayatımızın bir parçası durumuna gelmiştir. Hatta ordularımızın onluk düzeni bile başlı başına bir matematiktir.

10 Evlerimizin mimarisi, trafik akışı, köprü, kanalizasyon ve su şebekeleri, elektrik-su tesisatı bile matematiğe bağlıdır. Tıpta Sinirbilim alanında üç boyutlu uzayda fonksiyonel beyin görüntülemesi yine matematik ile gerçekleştirilmektedir. Yani matematiğin felsefesi hayatın ta kendisidir. Sonuçta matematik böyle bir bakış açısından değerlendirilerek ortaya konulmalı ve tüm öğrenicilere bu tarzda aktarılmalıdır. Bu yönde bir uygulama gerçekleştirildiği takdirde bir pek çok yanlış da kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Bilindiği üzere uygulamalı bilim dallarının pek çoğunda, örneğin, mühendislik, fizik v.b. pek çok dalda ele alınan problemlerin matematiksel modellenmesine bir diferansiyel denklem karşılık gelir. Ayrıca, pek çok fiziksel olayda bir sistemin mevcut andaki durumu geçmiş durumuna bağlı kalınarak da ifade edilebilir. Söz konusu sistemin hareketi hakkında yorum yapabilmek için onu temsil eden diferansiyel denklem ve denklemin çözümleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Aşağıdaki denklemler gecikmeli diferansiyel denklemler için birer örnektir:

11 GENEL ÖRNEKLER x ( t) f ( t, x( t), x( t ( t)) ; ( t) 0 x ( t) f ( t, x( t ), x( t )) 1 2 ; 1, 2 0 x ( t) f ( t, x( t), x ( t), x( t ( t), x ( t ( t)) ÖRNEKLER 3 x '( t) 2 x( t ) x( t 1) 2 2 x '( t) x( t cos t) 1 t x '( t) 5 x( t) 2 x( ) 2 x ''( t) 3 x '( t 2) 7 x( t 3) 2t 5 Yukarıdaki örneklere bakıldığında gecikmeli diferansiyel denklemler, bilinmeyen fonksiyon ve onun türevleri (en yüksek türev hariç) ve t anından önceki anlara bağlı olarak ortaya çıkan diferansiyel denklemlerdir. Bu saha ile ilgili matematik literatürüne bakıldığında 1960 lardan bu yana gecikmeli diferansiyel denklemlerin çözümlerinin kararlılık ve sınırlılık durumlarını ele alan değişik çalışmalar yapılmıştır. Krasovskii(1963),Yoshizawa(1966),Hala(1977), Burton(1985), t

12 Ancak literatür tarandığında bu uygulama alanlarının çok daha geniş alana yayıldığı rahatlıkla görülebilir. Bulaşıcı hastalıkların yayılımını inceleyen modellemesiyle Kermack ve McKendrick (Hairer et al.2000), makinelerin çalışırken çıkardığı gürültülerin giderilmesi amacıyla yaptığı modellemeyle (Asl & Ulsoy, 2003), enzimlerin kinetiğini inceleyen çalışmalarıyla Okamoto ve Hayashi (Hairer et al.2000), bir virüs tipine karşı bağışıklık sisteminin gösterdiği tepkiyi modelleyen çalışmasıyla Marchuk (Hairer et al. 2000), Solow (1966) un bir şehrin ekonomik büyümesini inceleyen çalışması (Boucekkine et al. 1996), Grossman (1998) ın HIV in bulaşıcılığını modelleyen çalışması (Baker et al. 1999), Glass ve Mackey (1979) in memelilerde solunum bozukluğundan kaynaklanan rahatsızlıklar üzerindeki çalışmalarında yaptıkları modellemeleri (Kuang,1993), Caberlin (2002), biyolojik sistemlerin matematiksel modellemeleri ile ilgili çalışması gibi pek çok uygulama alanı mevcuttur.

13 UYGULAMA ALANLARI Bu kısımda gecikmeli diferansiyel denklemlerin kullanıldığı fiziksel ve biyolojik sistemler üzerine örnekler verilerek neden gecikmeli diferansiyel denklem teorisine ihtiyaç duyulduğu açıklanmaya çalışılacaktır. Literatürde sıkça kullanılan örnekler üzerinde durulacaktır. Gecikmeli diferansiyel denklemlerin nümerik çözümleri için pek çok yazılım gerçekleştirilmiştir. [Paul,1991, 1995,2000; Shampine &Thompson,2000a,b] KARIŞIM PROBLEMİ Gecikmeli diferansiyel denklemler üzerinde literatürde yapılacak araştırmalarda karşımıza ilk çıkacak problem, Driver(1964) ın tuzlu su karışım problemidir. İçinde B litre tuzlu su karışımı bulunan bir tank düşünelim. Tankın üstünden dakikada q litre saf su tanka boşaltılmaktadır. Karışım sürekli karıştırılıp, tankın altında bulunan bir musluktan, yine dakikada q litre olmak üzere dışarı akmaktadır.,t anında karışımdaki tuz miktarını ( ) kg olarak göstersin. Karıştırma işleminin sürekli ve tank içinde homojen bir biçimde gerçekleştiği kabul edilirse, tank içinde litre başına yt () ( kg ) B yt () oranında tuz bulunur. Dakikada q litre karışım tanktan boşaltıldığına göre, belli bir t anında tank içindeki tuz miktarının değişimini modelleyebiliriz. yt () y ( t) q, B diferansiyel denklemi ile

14 Ancak Driver ın da belirttiği üzere, gerçekte karıştırma işlemi yapılırken depo içinde her yerde tuz oranının sabit olmayacağı, yani homojen bir dağılımın asla mümkün olmayacağı açıktır. Bu durumda depoyu terk eden tuz oranı da daha önceki bir andaki olacaktır. Sistem yeniden modellendiğinde, gecikmeli denklem elde edilir. yt ( ) y () t q B ( ) t anında, orana bağlı POPÜLASYON DİNAMİĞİ İzole edilmiş bir ortamda, bir hayvan kolonisinin herhangi bir t popülasyonu yt () olarak aşağıdaki gibi belirlenir. anındaki ile gösterilirse, popülâsyonun büyümesi matematiksel y '( t) y( t), t t y( t0) y0 0 (3)

15 Bu diferansiyel denklemin çözümü, y( t) y. e t 0 şeklindedir ve popülasyonun üstel sınırsız artış sağladığı açıkça görülmektedir. Bundan dolayı, belli bir zaman sonra aşırı artan popülasyon sonucu kıtlık oluşacak ve kolonide ani ölümler görülecektir. Bu popülasyon modellemesinin sadece doğumlarla ilgili olduğu düşünülmektedir. Ancak kolonideki ölümlerin popülasyon dinamiğini etkileyeceği düşünülmelidir. Bu nedenle sistemi, yt () y '( t) 1 y( t), t t p y( t0) y0 0 (4) biçiminde modellemek daha doğru olacaktır. (4) denkleminde () 1 yt p değeri, biyolojik anlamda sistem dengesini sağlayan faktör olarak verilir. Bu başlangıç değer probleminde ve kabul edilirse çözüm aşağıdaki gibi olacaktır. p değerleri pozitif sabit olarak yt () y0( t). e y p t 0 t 1 ( e 1) (5) y0 bu çözümde 1 p ise, t 0 iken çözümün y() t y e t 0 haline dönüştüğü kolaylıkla görülebilir. Ancak y0 0 başlangıç değeri için t iken denge noktası p ye yakınsar. Şimdi topluluktaki nüfus değişiminin o andaki nüfus ile değil de, belirli bir süre ( ) önceki nüfus ile orantılı olduğunu kabul edelim. Bu durumda aşağıda verilen gecikmeli diferansiyel denklem elde edilir. yt ()

16 yt ( ) y '( t) y( t) 1, t t0 p y( t0) ( t), t0 t t0, 0 0 (6) Bu denklemi literatürde sıkça geçmektedir. Wright (1946), 1 ve p 1 için bu denklemin özel halini aşağıdaki gibi alarak incelemiştir. 0 y '( t) y( t) 1 y( t 1), t t y( t) ( t), t 0, 0 0 (7) Burada Wright (1946), nın almış olduğu özel değerler için, (7) denkleminin bir çözümünün bulunabileceğini göstermiştir. Diğer yandan 1 0, e olduğu görülür. Ayrıca için, (7) denkleminin çözümlerinin monoton 1, e 2 olduğunda bu p 1 etrafında salınım göstermektedir. Her iki durumda da t iken çözüm p ye yakınsar. Şekil 1 ve Şekil 2 bu iki durumu açıkça göstermektedir. Bunun yanında Wright (1946), nın her değeri için çözüm bulmanın da mümkün olmadığını ispatlamıştır.

17 Şekil1 yt ( ) 0.1 ve yt ( ) 2 ve 1 0, e için (7) Denkleminin Çözümleri Şekil2 yt ( ) 0.1, yt ( ) 2 ve 1, e 2 için (7) Denkleminin Çözümleri

18 Popülâsyon dinamiğinde av-avcı problemi olarak tanımlanan modellemeler içinde gecikmeli diferansiyel denklem sistemleri kullanılır. Şimdi izole bir ortam içerisinde, belli bir bir türün popülâsyonu y () t 1 ile avcı popülasyonu da t anındaki av olarak belirlenen y () t 2 ile gösterilsin. Eğer ortamda avcı olarak belirlenen türün hiç bulunmadığı farz edilirse, av olarak belirlenen türün popülâsyonunda bir artış olacağı mutlaktır. Eğer artış oranı değişimi c11 0 olarak kabul edilirse av türünün popülasyondaki y '( t) c y ( t) ile ifade edilebilirdir. Şimdi avcı olarak belirlenen türün, besin kaynağının av olarak belirlenen tür olduğunu varsayalım. Bu durumda avcı olarak belirlenen türün popülasyondaki artışı, av olarak belirlenen türün popülasyonuyla ters orantılıdır. Bu durumda modelleme olmak üzere, c12 0 y '( t) c y ( t) c y ( t) y ( t) biçiminde yazılabilir. İzole ortamda av olarak belirlenen türün hiç olmadığı varsayılırsa, buna karşın avcı olarak belirlenen türün popülâsyonunda mutlak bir azalma olacaktır. Bu durum c21 0 olmak üzere y '( t) c y ( t) şeklinde ifade edilebilirdir. Benzer biçimde av-avcı popülâsyonu arasındaki ilişki göz önünde bulundurulduğunda ve c 22 pozitif sabitler olmak üzere c 11, c 12, c 21 y1 '( t) c11 y1 ( t) c12 y1( t) y2( t) y2 '( t) c21y2 ( t) c22 y1( t) y2( t) biçiminde gösterilir.

19 Böylece en basit haliyle av-avcı probleminin modellemesi bu diferansiyel denklem sistemi ile yapılmış olur. Bu denklemde Son olarak av-avcı türlerinin sadece belli bir t y (0) 0 1 ve y (0) 0 2 dır. anındaki popülâsyonlarını değil de, belli bir süre önceki popülâsyonları göz önüne alınırsa, daha gerçekçi bir modelleme yapılmış olur. Bu durumda denklem sistemi y1 () t y1 '( t) c11 1 y1( t) c12 y1( t) y2( t) p y2 '( t) c21y2 ( t) c22 y1( t ) y2( t ) (8) şekline dönüşür. TIP American Cancer Society e göre sadece Amerika da her yıl bir milyonun üzerinde insana kanser teşhisi konulmakta ve in üzerinde insan kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu nedenle tüm dünyada bilim adamlarının kanser hücrelerinin çoğalmasını ortaya koyan modelleme yapma çalışmaları hiç de şaşırtıcı değildir. Bu konuda Villasana & Radunskaya(2003) tarafından yapılan bir çalışma, kanser hücrelerinin çoğalması ve bağışıklık sistemi hücreleri ile Hy-droxy AraC ve Paclitaxel gibi özel bazı ilaçların kanser hücrelerinin çoğalması üzerindeki etkilerini inceleyen bir matematiksel modelleme sunmaktadır. Bu çalışmanın daha önceki çalışmalara göre en önemli farkı, modelleme yapılırken gecikmeli diferansiyel denklemlerin kullanılmasıdır.

20 KONTROL SİSTEMLERİ Geri beslemeli kontrol sistemlerinin hemen hemen tümünde gecikme zamanı bulunur. Bu nedenle kontrol sistemlerinin tasarımında gecikmeli diferansiyel denklemlerin kullanılması çok sık rastlanılan bir durumdur. Gecikmeli diferansiyel denklem kullanılarak bir kontrol sisteminin modellenmesine ilk örneklerden biri, Minorsky nin II. Dünya Savaşı sırasında gemilerin dalgalardan dolayı sağa sola yalpalanmasını önleyebilmek için yaptığı çalışmadır. Bu modele göre,, geminin denge durumunda bulunduğu normal pozisyon ile yana yatma durumunda ki pozisyonu arasındaki açıyı göstermektedir. Ayrıca Minorsky nin yaptığı modellemeye göre; gemi, denge durumunda kalabilmek için ağırlık sağlaması amacıyla içi suyla doldurulup boşaltılabilen tanklar içermektedir. Bununla birlikte geminin yana yatmasını engelleyebilmek için suyun bir tanktan diğerine pompalanarak boşaltılmasını sağlayan bir mekanizma bulunmaktadır. Böylece dalgaların gemi üzerindeki etkisi ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Doğal olarak, bu mekanizmanın çalışması belli bir t anında aniden gerçekleşen bir olay değildir. Yani suyun bir tanktan diğerine boşaltılabilmesi için belli bir süre geçmesi gerekir. Bu süre ile gösterilecek olursa, geminin dengede kalabilmesi, geminin t anındaki durumuna bağlıdır. Minorsky, tüm bunları göz önünde bulundurarak yapmış olduğu modelleme sonucu aşağıdaki denklemi elde etmiştir. m ( t) b ( t) q ( t ) k ( t) 0, t 0 ( t) ( t), t 0

21 ELEKTRODİNAMİK Aralarında belli bir mesafe bulunan iki elektronun birbiriyle etkileşimi ele alındığında elektronların ışık hızıyla () c, bir yörünge etrafında hareket ettiklerini düşünelim. Bundan dolayı elektronların hareketlerini belli bir anında gerçekleşen anlık bir olay gibi düşünmek mümkün değildir. Bu nedenle belli bir daha önceki bir t anında elektronlardan birinin diğeri üzerindeki etkisi, t anındaki etkisi tarafından üretilir. Daha kolay anlaşılabilmesi için, bu iki elektronun yörüngelerinin sadece doğrultusunda olduğunu düşünelim ve sırasıyla x () t 1 ile x () t 2 x t ekseni de bu iki elektronun t anındaki konumlarını belirtsin. Şimdi ikinci elektronun birinci elektron üzerindeki etkisini inceleyelim. Şekil de gösterildiği gibi elektronun t 21 Şekil3 İki Elektronun Birbirleri Üzerindeki Etkisi t anında, ikinci elektronun etki alanı, bu anındaki konumunun etkisiyle x () t 1 konumuna erişir. Burada 21 gecikme miktarının sabit olmadığı ve t ye bağlı olarak değiştiği açıktır. Bu durumda aşağıdaki denklem sağlanır. c. x ( t) x ( t )

22 Aynı şekilde birinci elektronun ikinci elektron üzerindeki etkisi göz önüne alındığında benzer bir denklem üretilir. Bu durumda 12, birinci elektronun ikinci elektron üzerindeki etkisini üreten gecikme miktarı ve 21 de ikinci elektronun birinci elektron üzerindeki etkisini üreten gecikme miktarı ise bu takdirde modelleme aşağıdaki gibidir. c. 21( t) x1 ( t) x2( t 21) c. 12( t) x2( t) x1 ( t 12) TOPOLOJİ NEDİR, BİLİM VE TEKNOLOJİYE NASIL UYGULANIR? Topoloji matematiğin tümünde en aktif alanlardan biridir. Geleneksel olarak, topoloji, cebir ve analizin yanı sıra teorik matematiğin üç önemli alanından biri olarak kabul edilmektedir. Topoloji kısa bir süre önce uygulamalı matematiğin önemli bileşenlerinden biri haline gelmiş ve pek çok matematikçi ve bilim adamı gerçek dünyadaki yapıları ve fenomenleri modellendirmek ve anlamak için topoloji kavramlarından faydalanmaya başlamışlardır. Topoloji kelimesi Yunanca bir yer anlamındaki (topus) kelimesinden türetilmiştir. Matematik teki topoloji eskiden yer çalışması olarak tanımlanırdı; diğer adı da analysus situstu. Kelime anlamıyla topoloji pozisyonun veya lokasyonun incelenmesi anlamındadır. Topoloji şekilleri ve bu şekillerin özelliklerini, bunlara uygulanan deformasyonları, bunların arasındaki eşlemeleri ve bunlardan oluşan kompozisyonları inceler. ó

23 Başlangıçta topoloji, Geometrinin branşı olarak kabul edilmiş ve ilerlemesini de bu dalda gerçekleştirilmeye çalışmıştır. Geometride katı cisimler üzerinde çalışılırken topolojide esneyebilen köşesi kesin olmayan şekiller üzerinde yoğunlaşmıştır. Geometride mukayese yapmak için önce iki cismin büyüklüğü göz önüne alınır. Geometride iki cisim eğer yer değiştirme sonucunda aynı kalıyorsa iki cismin denk olduğunu söylenir. Bir cisim; yırtmadan, kesip çıkarma yapmadan eğerek bükerek esneterek veya büzerek bir şekilden diğer şekle dönüştürülüyorsa bu takdirde topolojik olarak bunların denk olduğu ifade edilir. Böylece günümüzden bir örnek verecek olursak evlerimizde kullanılan çamaşır makineleri ve fırınlarda yapılan ekmekler birer topolojik yapılardır. Topoloji genellikle lastik-levha geometrisi olarak tanımlanır. Geleneksel geometride çemberler, üçgenler, düzlemler ve polihedralar gibi nesnelerin sert olduğu ve noktaların arasında iyi tanımlanmış mesafeler ve kenarları veya yüzeyleri arasında iyi tanımlanmış açılar olduğu kabul edilir. Ancak topolojide mesafelerin ve açıların konuyla ilgisi yoktur. Topolojide nesneler deforme olabilen lastikten yapılmış gibi kabul edilir. Nesnelerin eğrilmesine, bükülmesine, esnetilmesine, küçültülmesine veya bir şekilde deforme olmasına müsaade edilir ancak nesnelerin parçalanmasına müsaade edilmez. Şekil1.1 de geometrik açıdan birbirinden çok farklı dört şekilde görülmektedir, ancak topolojide bu dört şekil de birbirine eşdeğer kabul edilir. Lastikten yapılmış olursa bu dört şekilden herhangi biri deformasyonla diğeri haline gelebilir. Şekil4 Bir topolog açısından bu dört nesne denktir

24 Şekil 5 de topolojik açıdan farklı iki nesne (halka ve küre) yer almaktadır. Müsaade edilen topolojik bir şekilde bir küreyi bir halka haline getiremeyiz bu yüzden bu iki nesne topolojik açıdan birbirinin eşdeğeri değildir. Şekil5 Halka ve küre topolojik açıdan denk değildir. Genellikle bir topoloğun bir simit ile bir kahve fincanını birbirinden ayırt edemediği söylenir. Burada söylenmek istenen, topolojide bir kahve fincanının bir simidin şeklinde deforme edilebileceğidir (Bkz. Şekil 6). Bu nesneler topolojik açıdan denktir. Şekil6 Bir kahve fincanı ve bir simit topolojik açıdan denktir.

25 Bu lastik-levha geometrisinin gerçek dünya uygulamalarında nasıl bir işe yarayabileceğini merak edilebilir bir konudur. Buradaki fikir son derece basittir. Genellikle, belli bir durumda, önemli olan özellikler, bir nesneyi sert kabul ettiğimizde muhafaza olan özelliklerin aksine bir nesneyi deforme edilebilir bir nesne olarak kabul ettiğimizde muhafaza edilen özelliklerdir. Bir topolog bir simit ile bir kahve fincanını birbirinden ayırt edemez ancak bir topolog bu şekillerin ortak olan özelliklerini tespit edebilir ve kullanabilir. Şimdi kısaca topolojideki birkaç konuya ve bu konuların bu metinde sunulan uygulamaların bazılarında nasıl bir rol oynadığına bakalım. Topolojik Uzaylar ve Fenotip Uzaylar: Topolojide incelenen nesneler topolojik uzaylar olarak adlandırılır. Bu uzaylar, açık cümleler ile noktalar arasındaki yakınlık kavramının ele alındığı noktalar kümeleridir. Doğru, çember, düzlem, küre, halka ve Mobius şeridi topolojik uzayların örnekleridir (Bkz. Şekil 7). Şekil7 Farklı topolojik uzaylar.

26 Evrimsel biyolojide genotip ve fenotip kavramları önemli kavramlardır. Her canlı organizma, içeriden kodlanmış, kalıtsal bilgilerin (genotip) fiziksel gerçekleşmesidir (fenotip). Bir fenotipten diğerine evrimsel değişim, karşı gelen genotiplerde meydana gelen ve mutasyon adını alan değişikliklerle ortaya çıkar. Bir fenotipin diğerine ne kadar yakın olduğunu ve bir genotip mutasyonunun bir fenotipi bir başka fenotipe dönüştürmesi ihtimalinin ne olduğu sıkça ele alınan problemlerdir. Bir Coğrafi Bilgi Sistemindeki İç Sınır ve Bölge İlişkiler: Bir topoloji uzayında verilen bir küme ile bağlantı kurulan iki önemli küme, o kümenin içi ve sınırıdır. X uzayında bir A kümesi varsa A kümesinin içini A daki yakın noktaların çevrelediği noktalar olarak düşünürüz, A nın sınırını ise hem A nın içindeki noktaları hem de A nın dışındaki noktalar cümlesini düşünürüz. (Bkz. Şekil 1.5). Şekil8 A kümesinin içi ve sınırı

27 Bir coğrafi bilgi sistemi (GIS)(Geographic Information System), coğrafi verileri saklayan ve manipüle eden bir bilgisayar sistemidir. Bir GIS, Planlanan Coltonian Deponisi Alexandria koruma alanı ile çalışmakta mıdır? gibi soruları yanıtlayabilmelidir. Bir GIS in böyle bir soruya yanıt verebilmesi içinde GIS in arazi bölgeleri arasındaki ilişkiler spektrumunu ayırt edebilmesi ve belli bir bölge çiftinin yerine getirdiği belli bir ilişkiyi tespit edecek araçlara sahip olması gereklidir. Örneğin A ve kümelerinin yalnızca sınırları kesişiyorsa bu takdirde A ve B nin birbirine temas ettiğini söyleriz. Şekil 8 de bu ilişki açıkça gösterilmektedir. B AB, den ayrıdır. AB ye, temas eder. AB, ye eşittir. AB, nin içindedir. AB, yi içerir. A ile B çakışır. Şekil9 A ve B kümeleri arasındaki muhtemel ilişkiler

28 MANİFOLDLAR VE KOZMOLOJİ Bir n boyutlu manifold yerel olarak n boyutlu Öklid uzayına benzeyen bir topolojik uzaydır. Örneğin, 1 boyutlu manifold yerel olarak bir doğruyu, 2 boyutlu manifold yerel olarak bir düzlemi ve 3 boyutlu manifold ise yerel olarak 3 boyutlu uzayı andırır ve bu şekilde devam eder. 2 boyutlu manifolda yüzey de denir. Küre ve halka yüzeye örnek olarak verilebilirdir. Bir yüzeydeki her bir nokta topolojik olarak düzlemdeki bir açık kümeye eşdeğer olan bir açık kümenin içindedir (Bkz.Şekil 10). Şekil10 Yerel olarak bir yüzey ve bir düzlem aynı görünürler. Yüzeylerde yaşayanlar, aslında bir düzlemde yaşadıklarını düşünebilirler. Çünkü yerel olarak onların gördükleri düzlemde olmasına rağmen yüzeyde de bulunmalarıdır. (Bu durum, Edwin Abbot un eğlenceli On Dokuzuncu Yüzyıl kitabı Flatland: A Romance of Many Dimension da incelenmiştir). Bununla birlikte, yüzeyde yaşayanlar, dünyalarının özelliklerini incelemiş olsalardı genel şeklini anlayabilir ve bu yüzden bir yüzeyin düzlemden farkını düşünebilirlerdi. Aynı şekilde, yaşadığımız evreni üç boyutlu Öklid uzayı olarak hissetmemiz doğaldır. Çünkü bu evreni yerel olarak bu şekilde algılarız. Kozmologlar, evrenin genel yapısının görünümünün tüm özelliklerini inceleyerek tam şeklini tespit etmeye çalışırlar.

29 DNA Deoksiribonükleik asit (DNA), milyonlarca atomdan meydana gelmiş uzun, ince bir moleküldür. Bu uzun dizi hücrenin çekirdeğinin içine doldurulur ve bu durum 200 kilometrelik dolaşmış bir misinanın bir basket topunun içine doldurulmasına benzer. Temel yaşam süreçlerinin işlemesi için hücrenin biyolojik mekanizmasının DNA molekülüne erişmekte ve bu molekülü manipüle etmekte serbest olması gereklidir. Bu nedenle, hücrenin DNA yı etkin bir şekilde çözme kabiliyeti beka açısından elzemdir. Hücrenin çekirdeğinin içinde enzim adı verilen ve biyolojik araç görevini gören moleküller vardır. Bu enzimlerden bazıları DNA içinde geçiş değişiklikleri yaparak çözülmesine imkân tanırlar. Bir enzim, DNA dizisini kendi üzerinden geçtiği bir yerde keser ve sonra tekrar kendisine bağlar ve bu şekilde karşı türden bir geçiş olur. Son dönemde bulunan ve enzimlerin hareket etmesini engelleyen yeni kemoterapi (kimyasal tedavi) maddeleri kanserli DNA ların kendilerini yeniden yaratmalarını önlemektedir.

30 SABİT NOKTALAR VE EKONOMİ Uzayda kendisine fonksiyon ile eşleştirilmiş belli bir nokta varsa bir topolojik uzayı kendisine eşleştiren bir fonksiyonun sabit bir noktası vardır. Örneğin, Şekil 1.10 daki fonksiyonunun sabit noktasıdır. p noktası, aynı şekilde yer alan f Şekil11 Bir f fonksiyonunun p sabit noktası vardır. Sabit nokta teorisi, topolojinin önemli bir alanıdır ve Bir topolojik uzayı kendisine eşleştiren hangi fonksiyonların sabit bir noktası vardır? ve Hangi topolojik uzaylarda, uzayı kendisine eşleştiren her sürekli fonksiyonun sabit bir noktası vardır? gibi sorulara yanıt arar. Bu alanda en iyi bilinen sonuç Brouwer Sabit Nokta Teoremidir. Bu teorem kapalı bir n boyutlu topun üzerindeki her sürekli fonksiyonun sabit bir noktası olduğunu ileri sürer. Örneğin, birinci boyutta kapalı bir aralıktan kendisine giden her fonksiyonun sabit bir noktası olduğunu, ikinci boyutta bir diskten kendisine giden her sürekli fonksiyonda sabit bir nokta olduğunu söyler ( bkz. Şekil 12).

BÖLÜM 4: MADDESEL NOKTANIN KİNETİĞİ: İMPULS ve MOMENTUM

BÖLÜM 4: MADDESEL NOKTANIN KİNETİĞİ: İMPULS ve MOMENTUM BÖLÜM 4: MADDESEL NOKTANIN KİNETİĞİ: İMPULS ve MOMENTUM 4.1. Giriş Bir önceki bölümde, hareket denklemi F = ma nın, maddesel noktanın yer değiştirmesine göre integrasyonu ile elde edilen iş ve enerji denklemlerini

Detaylı

BÖLÜM 1: MADDESEL NOKTANIN KİNEMATİĞİ

BÖLÜM 1: MADDESEL NOKTANIN KİNEMATİĞİ BÖLÜM 1: MADDESEL NOKTANIN KİNEMATİĞİ 1.1. Giriş Kinematik, daha öncede vurgulandığı üzere, harekete sebep olan veya hareketin bir sonucu olarak ortaya çıkan kuvvetleri dikkate almadan cisimlerin hareketini

Detaylı

18.034 İleri Diferansiyel Denklemler

18.034 İleri Diferansiyel Denklemler MIT AçıkDersSistemi http://ocw.mit.edu 18.034 İleri Diferansiyel Denklemler 2009 Bahar Bu bilgilere atıfta bulunmak veya kullanım koşulları hakkında bilgi için http://ocw.mit.edu/terms web sitesini ziyaret

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ ALT ÖĞRENME. Örüntü ve Süslemeler

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ ALT ÖĞRENME. Örüntü ve Süslemeler 2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KONULARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ SÜRE ÖĞRENME Ay Hafta D.Saati ALANI EYLÜL 2 Geometri 2 3 Geometri 2 Geometri 2 Olasılıkve ALT

Detaylı

HAREKET HAREKET KUVVET İLİŞKİSİ

HAREKET HAREKET KUVVET İLİŞKİSİ HAREKET HAREKET KUVVET İLİŞKİSİ Sabit kabul edilen bir noktaya göre bir cismin konumundaki değişikliğe hareket denir. Bu sabit noktaya referans noktası denir. Fizikte hareket üçe ayrılır Ötelenme Hareketi:

Detaylı

VEKTÖR UZAYLARI 1.GİRİŞ

VEKTÖR UZAYLARI 1.GİRİŞ 1.GİRİŞ Bu bölüm lineer cebirin temelindeki cebirsel yapıya, sonlu boyutlu vektör uzayına giriş yapmaktadır. Bir vektör uzayının tanımı, elemanları skalar olarak adlandırılan herhangi bir cisim içerir.

Detaylı

Newton un ikinci yasası: Bir cisim ivmesi cisim üzerine etki eden toplam kuvvet ile doğru orantılı cismin kütlesi ile ters orantılıdır.

Newton un ikinci yasası: Bir cisim ivmesi cisim üzerine etki eden toplam kuvvet ile doğru orantılı cismin kütlesi ile ters orantılıdır. Bölüm 5: Hareket Yasaları(Özet) Önceki bölümde hareketin temel kavramları olan yerdeğiştirme, hız ve ivme tanımlanmıştır. Bu bölümde ise hareketli cisimlerin farklı hareketlerine sebep olan etkilerin hareketi

Detaylı

MATEMATiKSEL iktisat

MATEMATiKSEL iktisat DİKKAT!... BU ÖZET 8 ÜNİTEDİR BU- RADA İLK ÜNİTE GÖSTERİLMEKTEDİR. MATEMATiKSEL iktisat KISA ÖZET KOLAY AOF Kolayaöf.com 0362 233 8723 Sayfa 2 içindekiler 1.ünite-Türev ve Kuralları..3 2.üniteTek Değişkenli

Detaylı

GPS Nedir? Nasıl Çalışır?

GPS Nedir? Nasıl Çalışır? GPS Nedir? Nasıl Çalışır? Atalarımız kaybolmamak için çok ekstrem ölçümler kullanmak zorunda kalmışlardır. Anıtlar dikerek yerler işaretlenmiş, zahmetli haritalar çizilmiş ve gökyüzündeki yıldızların yerlerine

Detaylı

18.034 İleri Diferansiyel Denklemler

18.034 İleri Diferansiyel Denklemler MIT AçıkDersSistemi http://ocw.mit.edu 18.034 İleri Diferansiyel Denklemler 2009 Bahar Bu bilgilere atıfta bulunmak veya kullanım koşulları hakkında bilgi için http://ocw.mit.edu/terms web sitesini ziyaret

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

MIT 8.02, Bahar 2002 Ödev # 2 Çözümler

MIT 8.02, Bahar 2002 Ödev # 2 Çözümler Adam S. Bolton bolton@mit.edu MIT 8.02, Bahar 2002 Ödev # 2 Çözümler 22 Şubat 2002 Problem 2.1 İçi boş bir metalik küre içerisindeki bir noktasal yükün elektrik alanı - Gauss Yasası İş Başında Bu problemi

Detaylı

BÖLÜM I GİRİŞ (1.1) y(t) veya y(x) T veya λ. a t veya x. Şekil 1.1 Dalga. a genlik, T peryod (veya λ dalga boyu)

BÖLÜM I GİRİŞ (1.1) y(t) veya y(x) T veya λ. a t veya x. Şekil 1.1 Dalga. a genlik, T peryod (veya λ dalga boyu) BÖLÜM I GİRİŞ 1.1 Sinyal Bir sistemin durum ve davranış bilgilerini taşıyan, bir veya daha fazla değişken ile tanımlanan bir fonksiyon olup veri işlemde dalga olarak adlandırılır. Bir dalga, genliği, dalga

Detaylı

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KAZANIMLAR

2013 2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KAZANIMLAR KASIM EKİM EYLÜL Ay Hafta D.Saat i 0 04 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF MATEMATİK DERSİ KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE SÜRE ÖĞRENME ALANI ALT ÖĞRENME ALANI Örüntü Süslemeler si KAZANIMLAR.Doğru, çokgen

Detaylı

18.701 Cebir 1. MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu

18.701 Cebir 1. MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu 18.701 Cebir 1 2007 Güz Bu malzemeden alıntı yapmak veya Kullanım Şartları hakkında bilgi almak için http://ocw.mit.edu/terms ve http://tuba.acikders.org.tr

Detaylı

17. yy. Dehalar Yüzyılı

17. yy. Dehalar Yüzyılı 17. yy. Dehalar Yüzyılı 20. yy a kadar her bilimsel gelişmeyi etkilediler. 17. yy daki bilimsel devrimin temelleri 14.yy. da atılmıştı fakat; Coğrafi keşifler ile ticaret ve sanayideki gelişmeler sayesinde

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

S. N ala l n n T OP OP A B Ğ Fatih i h A BL B AK K

S. N ala l n n T OP OP A B Ğ Fatih i h A BL B AK K DİJİTAL GÜVENLİK SİSTEMLERİ VE PGP S. Nalan TOPBAĞ nalan@turksis.com Fatih ABLAK fatih@turksis.com ŞİFRELEME VE ALGORİTMALARI Şifreleme : Bir bilginin içeriğini başkalarının anlayamayacağı hale getirilmesidir.

Detaylı

Üstel ve Logaritmik Fonksiyonlar

Üstel ve Logaritmik Fonksiyonlar Üstel ve Logaritmik Fonksiyonlar Yazar Prof.Dr. Vakıf CAFEROV ÜNİTE 5 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; üstel ve logaritmik fonksiyonları tanıyacak, üstel ve logaritmik fonksiyonların grafiklerini

Detaylı

Açık Anahtarlı Kriptografi ve Uygulamalar

Açık Anahtarlı Kriptografi ve Uygulamalar Uygulamalı Matematik Enstitüsü Kriptografi Bölümü Orta Doğu Teknik Üniversitesi SEM Seminerleri 29 Ocak 2013 Temel Kavramlar Temel Amaçlar Gizlilik Bilgi istenmeyen kişiler tarafından anlaşılamamalıdır.

Detaylı

MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu. 5.62 Fizikokimya II 2008 Bahar

MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu. 5.62 Fizikokimya II 2008 Bahar MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu 5.62 Fizikokimya II 2008 Bahar Bu materyallerden alıntı yapmak veya Kullanım Şartları hakkında bilgi almak için http://ocw.mit.edu/terms ve http://tuba.acikders.org.tr

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

11.1 11.2. Tanım Akışkanların Statiği (Hidrostatik) Örnekler Kaldırma Kuvveti. 11.3 Örnek Eylemsizlik Momenti. 11.4 Eylemsizlik Yarıçapı

11.1 11.2. Tanım Akışkanların Statiği (Hidrostatik) Örnekler Kaldırma Kuvveti. 11.3 Örnek Eylemsizlik Momenti. 11.4 Eylemsizlik Yarıçapı 11.1 11. Tanım Akışkanların Statiği (Hidrostatik) Örnekler Kaldırma Kuvveti 11.3 Örnek Eylemsizlik Momenti 11.4 Eylemsizlik Yarıçapı 11.5 Eksen Takımının Değiştirilmesi 11.6 Asal Eylemsizlik Momentleri

Detaylı

Projenin Adı: Metalik Oranlar ve Karmaşık Sayı Uygulamaları

Projenin Adı: Metalik Oranlar ve Karmaşık Sayı Uygulamaları Projenin Adı: Metalik Oranlar ve Karmaşık Sayı Uygulamaları Projenin Amacı: Metalik Oranların elde edildiği ikinci dereceden denklemin diskriminantını ele alarak karmaşık sayılarla uygulama yapmak ve elde

Detaylı

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar HESAP Hesap soyut bir süreçtir. Bu çarpıcı ifade üzerine bazıları, hesaplayıcı dediğimiz somut makinelerde cereyan eden somut süreçlerin nasıl olup da hesap sayılmayacağını sorgulayabilirler. Bunun basit

Detaylı

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 10.12.2009 TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI

9. SINIF. NET ÖLÇME ve DEĞERLENDİRME MERKEZİ 10.12.2009 TARİHLİ GENEL DEĞERLENDİRME SINAVI - 03 (GDS - 03) KONU DAĞILIMLARI Paragraf 4 Sözcükte Anlam 3 Edebi Türler 1 Noktalama 2 Dillerin Sınıflandırılması 1 Şiir Bilgisi 9 İletişim 1 Dilin İşlevleri 2 Ses Olayları 1 Dil Dışı Göstergeler 1 TÜRKÇE Yazım Kuralları 2 Dil ve Kültür

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

18.701 Cebir 1. MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu

18.701 Cebir 1. MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu 18.701 Cebir 1 2007 Güz Bu malzemeden alıntı yapmak veya Kullanım Şartları hakkında bilgi almak için http://ocw.mit.edu/terms ve http://tuba.acikders.org.tr

Detaylı

Cebirsel Fonksiyonlar

Cebirsel Fonksiyonlar Cebirsel Fonksiyonlar Yazar Prof.Dr. Vakıf CAFEROV ÜNİTE 4 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; polinom, rasyonel ve cebirsel fonksiyonları tanıyacak ve bu türden bazı fonksiyonların grafiklerini öğrenmiş

Detaylı

Matematiksel Modelleme Etkinlikleri. Yrd. Doç. Dr. Nuray Çalışkan-Dedeoğlu Matematik Eğitimi ndedeoglu@sakarya.edu.tr

Matematiksel Modelleme Etkinlikleri. Yrd. Doç. Dr. Nuray Çalışkan-Dedeoğlu Matematik Eğitimi ndedeoglu@sakarya.edu.tr Matematiksel Modelleme Etkinlikleri Yrd. Doç. Dr. Nuray Çalışkan-Dedeoğlu Matematik Eğitimi ndedeoglu@sakarya.edu.tr THE BLIND MEN AND THE ELEPHANT John Godfrey Saxe's (1816-1887) Kafdağında Altı adam

Detaylı

Fizik 101-Fizik I 2013-2014. Dönme Hareketinin Dinamiği

Fizik 101-Fizik I 2013-2014. Dönme Hareketinin Dinamiği -Fizik I 2013-2014 Dönme Hareketinin Dinamiği Nurdan Demirci Sankır Ofis: 364, Tel: 2924332 İçerik Vektörel Çarpım ve Tork Katı Cismin Yuvarlanma Hareketi Bir Parçacığın Açısal Momentumu Dönen Katı Cismin

Detaylı

Cismin Ağırlığı Düzlemsel Alanda Ağırlık Merkezi - İntegrasyon Yöntemi Örnekler Düzlemsel Eğride Ağırlık Merkezi - İntegrasyon Yöntemi

Cismin Ağırlığı Düzlemsel Alanda Ağırlık Merkezi - İntegrasyon Yöntemi Örnekler Düzlemsel Eğride Ağırlık Merkezi - İntegrasyon Yöntemi 4. 4. Cismin ğırlığı Düzlemsel landa ğırlık erkezi - İntegrasyon Yöntemi Düzlemsel Eğride ğırlık erkezi - İntegrasyon Yöntemi 4.3 Bileşik Plak ve Teller 4.4 Pappus Guldinus Teoremleri 4.5 Üç Boyutlu Cisimlerde

Detaylı

x 2i + A)( 1 yj 2 + B) u (v + B), y 1

x 2i + A)( 1 yj 2 + B) u (v + B), y 1 Ders 11: Örnekler 11.1 Kulplarla inşalar Bu bölümde kulpları birbirine yapıştırıp tanıdık manifoldlar elde edeceğiz. Artık bu son ders. Özellikle dersin ikinci bölümünde son meyveleri toplamak adına koşarak

Detaylı

2014 - LYS TESTLERİNE YÖNELİK ALAN STRATEJİLERİ

2014 - LYS TESTLERİNE YÖNELİK ALAN STRATEJİLERİ 2014 - LYS TESTLERİNE YÖNELİK ALAN STRATEJİLERİ YGS sonrası adayları puan getirisinin daha çok olan LYS ler bekliyor. Kalan süre içinde adayların girecekleri testlere kaynaklık eden derslere sabırla çalışmaları

Detaylı

AKSARAY KANUNİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 11.SINIFLAR ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI TEKNİKLER

AKSARAY KANUNİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 11.SINIFLAR ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI TEKNİKLER AKSARAY KANUNİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ 015-01 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MATEMATİK DERSİ 11.SINIFLAR ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SÜRE: MANTIK(30) ÖNERMELER VE BİLEŞİK ÖNERMELER(18) 1. Önermeyi, önermenin

Detaylı

Bu durumu, konum bazında bileşenlerini, yani dalga fonksiyonunu, vererek tanımlıyoruz : ) 1. (ikx x2. (d)

Bu durumu, konum bazında bileşenlerini, yani dalga fonksiyonunu, vererek tanımlıyoruz : ) 1. (ikx x2. (d) Ders 10 Metindeki ilgili bölümler 1.7 Gaussiyen durum Burada, 1-d de hareket eden bir parçacığın önemli Gaussiyen durumu örneğini düşünüyoruz. Ele alış biçimimiz kitaptaki ile neredeyse aynı ama bu örnek

Detaylı

8.04 Kuantum Fiziği Ders XII

8.04 Kuantum Fiziği Ders XII Enerji ölçümünden sonra Sonucu E i olan enerji ölçümünden sonra parçacık enerji özdurumu u i de olacak ve daha sonraki ardışık tüm enerji ölçümleri E i enerjisini verecektir. Ölçüm yapılmadan önce enerji

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

Karabük Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi...www.IbrahimCayiroglu.com. STATİK (2. Hafta)

Karabük Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi...www.IbrahimCayiroglu.com. STATİK (2. Hafta) AĞIRLIK MERKEZİ STATİK (2. Hafta) Ağırlık merkezi: Bir cismi oluşturan herbir parçaya etki eden yerçeki kuvvetlerinin bileşkesinin cismin üzerinden geçtiği noktaya Ağırlık Merkezi denir. Şekil. Ağırlık

Detaylı

ÜNİTE. MATEMATİK-1 Yrd.Doç.Dr.Ömer TARAKÇI İÇİNDEKİLER HEDEFLER DOĞRULAR VE PARABOLLER

ÜNİTE. MATEMATİK-1 Yrd.Doç.Dr.Ömer TARAKÇI İÇİNDEKİLER HEDEFLER DOĞRULAR VE PARABOLLER HEDEFLER İÇİNDEKİLER DOĞRULAR VE PARABOLLER Birinci Dereceden Polinom Fonksiyonlar ve Doğru Doğru Denklemlerinin Bulunması İkinci Dereceden Polinom Fonksiyonlar ve Parabol MATEMATİK-1 Yrd.Doç.Dr.Ömer TARAKÇI

Detaylı

Ders 8: Konikler - Doğrularla kesişim

Ders 8: Konikler - Doğrularla kesişim Ders 8: Konikler - Doğrularla kesişim Geçen ders RP 2 de tekil olmayan her koniğin bir dönüşümün ardından tek bir koniğe dönüştüğü sonucuna vardık; o da {[x : y : z x 2 + y 2 z 2 = 0]} idi. Bu derste bu

Detaylı

3. Ünsal Tülbentçi Matematik Yarışması Mayıs 2014 8.Sınıf Sayfa 1

3. Ünsal Tülbentçi Matematik Yarışması Mayıs 2014 8.Sınıf Sayfa 1 . Alanı 36 5 olan bir ABC ikizkenar üçgeninde ==2 ise bu üçgende B den AC ye inilen dikmenin ayağının C noktasına olan uzaklığı nedir? ) 2,8) 3) 3,2 ) 3,7 ) 4, 2. Ayrıt uzunlukları 4, 0 ve 4 5 olan dikdörtgenler

Detaylı

Muhammed ERKUŞ. Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK

Muhammed ERKUŞ. Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK Hazırlayan: Sunan: Muhammed ERKUŞ Sefer Ekrem ÇELİKBİLEK 20047095 20043193 FİBONACCİ SAYILARI ve ALTIN ORAN Fibonacci Kimdir? Leonardo Fibonacci (1175-1250) Pisalı Leonardo Fibonacci Rönesans öncesi Avrupa'nın

Detaylı

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir? İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ 22.10.2013 MEKANİK ANABİLİM DALI Dr. Dilek OKUYUCU Mekanik Nedir? Mekanik: Kuvvetlerin etkisi altında cisimlerin davranışını inceleyen bilim dalıdır. FİZİK Mekanik

Detaylı

Fizik 101: Ders 21 Gündem

Fizik 101: Ders 21 Gündem Fizik 101: Ders 21 Gündem Yer çekimi nedeninden dolayı tork Rotasyon (özet) Statik Bayırda bir araba Statik denge denklemleri Örnekler Asılı tahterevalli Asılı lamba Merdiven Ders 21, Soru 1 Rotasyon Kütleleri

Detaylı

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü-Fizik Bölümü

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü-Fizik Bölümü Massachusetts Teknoloji Enstitüsü-Fizik Bölümü Fizik 8.01 Ödev # 8 Güz, 1999 ÇÖZÜMLER Dru Renner dru@mit.edu 14 Kasım 1999 Saat: 18.20 Problem 8.1 Bir sonraki hareket bir odağının merkezinde gezegenin

Detaylı

DİNAMİK (2.hafta) Yatay Hareket Formülleri: a x =0 olduğundan ilk hız ile yatay bileşende hareketine devam eder.

DİNAMİK (2.hafta) Yatay Hareket Formülleri: a x =0 olduğundan ilk hız ile yatay bileşende hareketine devam eder. EĞİK ATIŞ Bir merminin serbest uçuş hareketi iki dik bileşen şeklinde, yatay ve dikey hareket olarak incelenir. Bu harekette hava direnci ihmal edilerek çözüm yapılır. Hava direnci ihmal edilince yatay

Detaylı

MATEMATÝK TEMEL SEVÝYE DEVLET OLGUNLUK SINAVI. Testin Çözme Süresi: 180 dakika ADAY ÝÇÝN AÇIKLAMALAR - YÖNERGE DEVLET SINAV MERKEZÝ ADAYIN ÞÝFRESÝ

MATEMATÝK TEMEL SEVÝYE DEVLET OLGUNLUK SINAVI. Testin Çözme Süresi: 180 dakika ADAY ÝÇÝN AÇIKLAMALAR - YÖNERGE DEVLET SINAV MERKEZÝ ADAYIN ÞÝFRESÝ ADAYIN ÞÝFRESÝ BURAYA YAPIÞTIR DEVLET OLGUNLUK SINAVI DEVLET SINAV MERKEZÝ MATEMATÝK - TEMEL SEVÝYE MATEMATÝK TEMEL SEVÝYE Testin Çözme Süresi: 180 dakika Haziran, 2009 yýlý BÝRÝNCÝ deðerlendiricinin þifresi

Detaylı

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Tanımlayıcı İstatistikler ve Grafikle Gösterim Grafik ve bir ölçüde tablolar değişkenlerin görsel bir özetini verirler. İdeal olarak burada değişkenlerin merkezi (ortalama) değerlerinin

Detaylı

Murat Kaya / Rehber Öğretmen www.psikorehberim.com 1

Murat Kaya / Rehber Öğretmen www.psikorehberim.com 1 MATEMATİK Sayılar 9 6 7 6 9 8 9 7 8 6 8 9 6 4 5 Üslü-Köklü İfadeler 4 5 4 2 2 1 1 3 2 4 2 4 2 4 2 Oran ve Orantı 1-3 1 1 1 2-1 2 1 1-1 1 Çarpanlara Ayırma 3 3 2 3 1 3-3 1 1 4 4 4 4 1 Denklemler-Problem

Detaylı

6.12 Örnekler PROBLEMLER

6.12 Örnekler PROBLEMLER 6.1 6. 6.3 6.4 6.5 6.6 6.7 Çok Parçalı Taşıyıcı Sistemler Kafes Sistemler Kafes Köprüler Kafes Çatılar Tam, Eksik ve Fazla Bağlı Kafes Sistemler Kafes Sistemler İçin Çözüm Yöntemleri Kafes Sistemlerde

Detaylı

YILDIZLARIN HAREKETLERİ

YILDIZLARIN HAREKETLERİ Öz Hareket Gezegenlerden ayırdetmek için sabit olarak isimlendirdiğimiz yıldızlar da gerçekte hareketlidirler. Bu, çeşitli yollarla anlaşılır. Bir yıldızın ve sı iki veya üç farklı tarihte çok dikkatle

Detaylı

Varsayımlar ve Tanımlar Tekil Yükleri Aktaran Kablolar Örnekler Yayılı Yük Aktaran Kablolar. 7.3 Yatayda Yayılı Yük Aktaran Kablolar

Varsayımlar ve Tanımlar Tekil Yükleri Aktaran Kablolar Örnekler Yayılı Yük Aktaran Kablolar. 7.3 Yatayda Yayılı Yük Aktaran Kablolar 7.1 7.2 Varsayımlar ve Tanımlar Tekil Yükleri Aktaran Kablolar Örnekler Yayılı Yük Aktaran Kablolar 7.3 Yatayda Yayılı Yük Aktaran Kablolar 7.4 Örnekler Kendi Ağırlığını Taşıyan Kablolar (Zincir Eğrisi)

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Bölüm 2 CEBİR 43

İÇİNDEKİLER. Bölüm 2 CEBİR 43 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 SAYILAR 13 1.1 Doğal Sayılar 15 1.1.1. Tek ve Çift Sayılar 15 1.1.2. Asal Sayılar 15 1.1.3 Doğal Sayıların Özellikleri 15 1.1.4 Doğal Sayılarda Özel Toplamlar 16 1.1.5. Faktöriyel

Detaylı

Diğer sayfaya geçiniz. 2013 - YGS / MAT TEMEL MATEMATİK TESTİ. olduğuna göre, a kaçtır? olduğuna göre, m kaçtır?

Diğer sayfaya geçiniz. 2013 - YGS / MAT TEMEL MATEMATİK TESTİ. olduğuna göre, a kaçtır? olduğuna göre, m kaçtır? TEMEL MATEMATİK TESTİ 1. Bu testte 40 soru vardır. 2. Cevaplarınızı, cevap kâğıdının Temel Matematik Testi için ayrılan kısmına işaretleyiniz. 1. 3. olduğuna göre, a kaçtır? olduğuna göre, m kaçtır? A)

Detaylı

5 kilolitre=..lt. 100 desilitre=.dekalitre. 150 gram=..dag. 1. 250 g= mg. 0,2 ton =..gram. 20 dam =.m. 2 km =.cm. 3,5 h = dakika. 20 m 3 =.

5 kilolitre=..lt. 100 desilitre=.dekalitre. 150 gram=..dag. 1. 250 g= mg. 0,2 ton =..gram. 20 dam =.m. 2 km =.cm. 3,5 h = dakika. 20 m 3 =. 2014 2015 Ödevin Veriliş Tarihi: 12.06.2015 Ödevin Teslim Tarihi: 21.09.2015 MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA OKULLARI 1. Aşağıda verilen boşluklarara ifadeler doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız. A. Fiziğin ışıkla

Detaylı

Müziğin Alfabesi Notalardır. =

Müziğin Alfabesi Notalardır. = TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ Müziğin Alfabesi Notalardır. = Nota: Seslerin yüksekliklerini (incelik/kalınlık) ve sürelerini göstermeye yarayan işaretlerdir. Müziğin alfabesini, yani notaları öğrenmek için çeşitli

Detaylı

Çoklu Zeka Kuramı - Zeka Tipleri

Çoklu Zeka Kuramı - Zeka Tipleri Çoklu Zeka Kuramı - Zeka Tipleri Howard Gardner "Çoklu Zeka Kuramı" nı ortaya atmadan önce insanların zeki olup olmadığı matematik, geometri ve mantık sorulardan oluşan IQ testleri ile ölçülmekteydi. Fakat

Detaylı

Ali Sinan Sertöz. Tarih: 5 Şubat 1998, Antalya

Ali Sinan Sertöz. Tarih: 5 Şubat 1998, Antalya SEMİNER Ali Sinan Sertöz 1 KONİ KESİTLERİ Tarih: 5 Şubat 1998, Antalya 1.1 Başlangıç Koni kesitleri ilk kez eski Yunan da ortaya çıkmıştır. MÖ 350 yıllarında yaşamış olan Menaechmus un koni kesitlerini

Detaylı

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ. Anten Parametrelerinin Temelleri. Samet YALÇIN

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ. Anten Parametrelerinin Temelleri. Samet YALÇIN AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ Anten Parametrelerinin Temelleri Samet YALÇIN Anten Parametrelerinin Temelleri GİRİŞ: Bir antenin parametrelerini tanımlayabilmek için anten parametreleri gereklidir. Anten performansından

Detaylı

Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç

Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç Bartu İNCE Yiğit TUNÇEL Berkay Necmi TAMCI Yusuf Kaan UZAR Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç TRİGONOMETRİ TANIMI Trigonometri, üçgenlerin açıları ile kenarları arasındaki bağıntıları konu edinen matematik

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Gezgin Satıcı Problemi 9. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Gezgin Satıcı Problemi Soru n tane şehri olan bir

Detaylı

11.Konu Tam sayılarda bölünebilme, modüler aritmetik, Diofant denklemler

11.Konu Tam sayılarda bölünebilme, modüler aritmetik, Diofant denklemler 11.Konu Tam sayılarda bölünebilme, modüler aritmetik, Diofant denklemler 1. Asal sayılar 2. Bir tam sayının bölenleri 3. Modüler aritmetik 4. Bölünebilme kuralları 5. Lineer modüler aritmetik 6. Euler

Detaylı

ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler

ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler ADC nin belki de en önemli örneği çözünürlüğüdür. Çözünürlük dönüştürücü tarafından elde edilen ikili bitlerin sayısıdır. Çünkü ADC devreleri birçok kesikli adımdan birinin

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Bölüm 3: Vektörler. Kavrama Soruları. Konu İçeriği. Sunuş. 3-1 Koordinat Sistemleri

Bölüm 3: Vektörler. Kavrama Soruları. Konu İçeriği. Sunuş. 3-1 Koordinat Sistemleri ölüm 3: Vektörler Kavrama Soruları 1- Neden vektörlere ihtiyaç duyarız? - Vektör ve skaler arasındaki fark nedir? 3- Neden vektörel bölme işlemi yapılamaz? 4- π sayısı vektörel mi yoksa skaler bir nicelik

Detaylı

7. BÖLÜM İÇ ÇARPIM UZAYLARI İÇ ÇARPIM UZAYLARI İÇ ÇARPIM UZAYLARI İÇ ÇARPIM UZAYLARI .= 1 1 + + Genel: Vektörler bölümünde vektörel iç çarpım;

7. BÖLÜM İÇ ÇARPIM UZAYLARI İÇ ÇARPIM UZAYLARI İÇ ÇARPIM UZAYLARI İÇ ÇARPIM UZAYLARI .= 1 1 + + Genel: Vektörler bölümünde vektörel iç çarpım; İÇ ÇARPIM UZAYLARI 7. BÖLÜM İÇ ÇARPIM UZAYLARI Genel: Vektörler bölümünde vektörel iç çarpım;.= 1 1 + + Açıklanmış ve bu konu uzunluk ve uzaklık kavramlarını açıklamak için kullanılmıştır. Bu bölümde öklit

Detaylı

Şimdi de [ ] vektörünün ile gösterilen boyu veya büyüklüğü Pisagor. teoreminini iki kere kullanarak

Şimdi de [ ] vektörünün ile gösterilen boyu veya büyüklüğü Pisagor. teoreminini iki kere kullanarak 10.Konu İç çarpım uzayları ve özellikleri 10.1. ve üzerinde uzunluk de [ ] vektörünün ile gösterilen boyu veya büyüklüğü Pisagor teoreminden dir. 1.Ö.: [ ] ise ( ) ( ) ve ( ) noktaları gözönüne alalım.

Detaylı

GENETİK ALGORİTMALAR. Araş. Gör. Nesibe YALÇIN BİLECİK ÜNİVERSİTESİ

GENETİK ALGORİTMALAR. Araş. Gör. Nesibe YALÇIN BİLECİK ÜNİVERSİTESİ GENETİK ALGORİTMALAR Araş. Gör. Nesibe YALÇIN BİLECİK ÜNİVERSİTESİ GENETİK ALGORİTMALAR Genetik algoritmalar, Darwin in doğal seçim ve evrim teorisi ilkelerine dayanan bir arama ve optimizasyon yöntemidir.

Detaylı

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014

Bilimsel Yasa Kavramı. Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel Yasa Kavramı Yrd.Doç.Dr. Hasan Said TORTOP Kdz.Ereğli-2014 Bilimsel yasa her şeyden önce genellemedir. Ama nasıl bir genelleme? 1.Bekarla evli değildir. 2. Bahçedeki elmalar kırmızıdır 3. Serbest

Detaylı

KAYNAK: Hüseyin (Guseinov), Oktay. 2007. "Skaler ve Vektörel Büyüklükler."

KAYNAK: Hüseyin (Guseinov), Oktay. 2007. Skaler ve Vektörel Büyüklükler. KAYNAK: Hüseyin (Guseinov), Oktay. 2007. "Skaler ve Vektörel Büyüklükler." Eğitişim Dergisi. Sayı: 15 (Mayıs 2007). SKALER VE VEKTÖREL BÜYÜKLÜKLER Prof. Dr. Oktay Hüseyin (Guseinov) Hayvanların en basit

Detaylı

Mekanik. 1.3.33-00 İp dalgalarının faz hızı. Dinamik. İhtiyacınız Olanlar:

Mekanik. 1.3.33-00 İp dalgalarının faz hızı. Dinamik. İhtiyacınız Olanlar: Mekanik Dinamik İp dalgalarının faz hızı Neler öğrenebilirsiniz? Dalgaboyu Faz hızı Grup hızı Dalga denklemi Harmonik dalga İlke: Bir dört köşeli halat (ip) gösterim motoru arasından geçirilir ve bir lineer

Detaylı

A B = A. = P q c A( X(t))

A B = A. = P q c A( X(t)) Ders 19 Metindeki ilgili bölümler 2.6 Elektromanyetik bir alanda yüklü parçacık Şimdi, kuantum mekaniğinin son derece önemli başka bir örneğine geçiyoruz. Verilen bir elektromanyetik alanda hareket eden

Detaylı

11. SINIF ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVLARI LİSTESİ / DİL VE ANLATIM

11. SINIF ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVLARI LİSTESİ / DİL VE ANLATIM SINAVLARI LİSTESİ / DİL VE ANLATIM * Metinlerin Sınıflandırılması Anlatım Türleri Mektup Anı (Hatıra) Biyografi (Hayat Hikayesi) Otobiyografi Gezi Yazısı Ses Bilgisi Zarf (Belirteç) Anlatım Bozuklukları

Detaylı

04 Kasım 2010 TÜBİTAK ikince kademe seviyesinde Deneme Sınavı (Prof.Dr.Ventsislav Dimitrov)

04 Kasım 2010 TÜBİTAK ikince kademe seviyesinde Deneme Sınavı (Prof.Dr.Ventsislav Dimitrov) 04 Kasım 010 TÜBİTAK ikince kademe seviyesinde Deneme Sınavı (Prof.Dr.Ventsislav Dimitrov) Soru 1. Şamandıra. Genç ama yetenekli fizikçi Ali bir yaz boyunca, Karabulak köyünde misafirdi. Bir gün isimi

Detaylı

12. SINIF / ÜNİVERSİTE HAZIRLIK YGS DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE TESTİ

12. SINIF / ÜNİVERSİTE HAZIRLIK YGS DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE TESTİ YGS DENEME SINAVLARI DAĞILIMI / TÜRKÇE TESTİ 01 Sözcükte ve Söz Öbeklerinde Anlam 02 Cümlede Anlam İlişkileri / Kavramlar 03 Cümle Yorumu 04 Anlatım ve Özellikleri 05 Anlatım Türleri 06 Sözlü Anlatım 07

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ: 19.03.2014 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ 1.YAZILI KONULARI 4. Ünite Kur an-ı Kerimin Temel Eğitici Nitelikleri İslam Dininin Temel Kaynağı Kur an

Detaylı

13. Karakteristik kökler ve özvektörler

13. Karakteristik kökler ve özvektörler 13. Karakteristik kökler ve özvektörler 13.1 Karakteristik kökler 1.Tanım: A nxn tipinde matris olmak üzere parametrisinin n.dereceden bir polinomu olan şeklinde gösterilen polinomuna A matrisin karakteristik

Detaylı

KESİN PROJE RAPORU PROJENİN ADI PROJEYİ HAZIRLAYANLAR BABÜR NEDİM ÇAĞATAY OKUL ADI VE ADRESİ DANIŞMAN ÖĞRETMEN

KESİN PROJE RAPORU PROJENİN ADI PROJEYİ HAZIRLAYANLAR BABÜR NEDİM ÇAĞATAY OKUL ADI VE ADRESİ DANIŞMAN ÖĞRETMEN KESİN PROJE RAPORU PROJENİN ADI HANGİ ADAYI SEÇELİM? PROJEYİ HAZIRLAYANLAR BABÜR NEDİM ÇAĞATAY OKUL ADI VE ADRESİ ÖZEL KÜLTÜR FEN LİSESİ ATAKÖY 9.-10. KISIM, 34156 BAKIRKÖY - İSTANBUL DANIŞMAN ÖĞRETMEN

Detaylı

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin

Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin Beyin Cimnastikleri (I) Ali Nesin S eks, yemek ve oyun doğal zevklerdendir. Her memeli hayvan hoşlanır bunlardan. İlk ikisi konumuz dışında. Üçüncüsünü konu edeceğiz. 1. İlk oyunumuz şöyle: Aşağıdaki dört

Detaylı

Elipsoid Üçgenlerinin Hesaplanması Yedek Hesap Yüzeyi olarak Küre

Elipsoid Üçgenlerinin Hesaplanması Yedek Hesap Yüzeyi olarak Küre Jeodezi 7 1 Elipsoid Üçgenlerinin Hesaplanması Yedek Hesap Yüzeyi olarak Küre Elipsoid yüzeyinin küçük parçalarında oluşan küçük üçgenlerin (kenarları 50-60 km den küçük) hesaplanmasında klasik jeodezide

Detaylı

MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ

MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ Dr. Serdar YILMAZ MEÜ Fizik Bölümü Ses dalgalarının özellikleri 2 MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ Matematik, yaşamı anlatmakta kullanılır. Matematik yoluyla anlatma, yanlış anlama ve algılamayı engeller. Yaşamda

Detaylı

B: Bu şekildeki her bir nokta dikdörtgenin noktalarını temsil eder.

B: Bu şekildeki her bir nokta dikdörtgenin noktalarını temsil eder. 2. ÇOK KATLI İNTEGRALLER, DİFERENSİYEL DENKLEMLERE GİRİŞ 2.1. Çok Katlı İntegraller 2.1.1. İki Katlı İntegraller Fonksiyonu bir B bölgesinde sınırlı yani için olsun. B bölgesi alt bölgelere ayrılırsa;

Detaylı

5. Salih Zeki Matematik Araştırma Projeleri Yarışması PROJENİN ADI DİZİ DİZİ ÜRETEÇ PROJEYİ HAZIRLAYAN ESRA DAĞ ELİF BETÜL ACAR

5. Salih Zeki Matematik Araştırma Projeleri Yarışması PROJENİN ADI DİZİ DİZİ ÜRETEÇ PROJEYİ HAZIRLAYAN ESRA DAĞ ELİF BETÜL ACAR 5. Salih Zeki Matematik Araştırma Projeleri Yarışması PROJENİN ADI DİZİ DİZİ ÜRETEÇ PROJEYİ HAZIRLAYAN ESRA DAĞ ELİF BETÜL ACAR ÖZEL BÜYÜKÇEKMECE ÇINAR KOLEJİ 19 Mayıs Mah. Bülent Ecevit Cad. Tüyap Yokuşu

Detaylı

EKVATORAL KOORDİNAT SİSTEMİ_devam. Serap Ak

EKVATORAL KOORDİNAT SİSTEMİ_devam. Serap Ak EKVATORAL KOORDİNAT SİSTEMİ_devam http://star-www.st-and.ac.uk/~fv/webnotes/chapter5.htm http://star-www.st-and.ac.uk/~fv/webnotes/chapter4.htm Gök küresinde bulunan önemli yıldızların ekvatoral koordinatları

Detaylı

ŞİFRELEME, ŞİFRE ÇÖZME VE ŞİFRE KIRMA

ŞİFRELEME, ŞİFRE ÇÖZME VE ŞİFRE KIRMA İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUVARI ŞİFRELEME, ŞİFRE ÇÖZME VE ŞİFRE KIRMA 1. DENEYİN AMACI Bu deney, gizliliğin ve güvenliğin sağlanması için

Detaylı

8.333 İstatistiksel Mekanik I: Parçacıkların İstatistiksel Mekaniği

8.333 İstatistiksel Mekanik I: Parçacıkların İstatistiksel Mekaniği MIT Açık Ders Malzemeleri http://ocw.mit.edu 8.333 İstatistiksel Mekanik I: Parçacıkların İstatistiksel Mekaniği 2007 Güz Bu materyallerden alıntı yapmak ya Kullanım Şartları hakkında bilgi almak için

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

GÜNEŞ ENERJİSİ VE FOTOVOLTAİK PİLLER SAADET ALTINDİREK 2011282004

GÜNEŞ ENERJİSİ VE FOTOVOLTAİK PİLLER SAADET ALTINDİREK 2011282004 GÜNEŞ ENERJİSİ VE FOTOVOLTAİK PİLLER SAADET ALTINDİREK 2011282004 GÜNEŞİN ÖZELLİKLERİ VE GÜNEŞ ENERJİSİ GÜNEŞİN ÖZELLİKLERİ Güneşin merkezinde, temelde hidrojen çekirdeklerinin kaynaşmasıyla füzyon reaksiyonu

Detaylı

Toplam İkinci harmonik. Temel Üçüncü harmonik. Şekil 1. Temel, ikinci ve üçüncü harmoniğin toplamı

Toplam İkinci harmonik. Temel Üçüncü harmonik. Şekil 1. Temel, ikinci ve üçüncü harmoniğin toplamı FOURIER SERİLERİ Bu bölümde Fourier serilerinden bahsedeceğim. Önce harmoniklerle (katsıklıklarla) ilişkili sinüsoidin tanımından başlıyacağım ve serilerin trigonometrik açılımlarını kullanarak katsayıları

Detaylı

TOPOĞRAFYA Temel Ödevler / Poligonasyon

TOPOĞRAFYA Temel Ödevler / Poligonasyon TOPOĞRAFYA Temel Ödevler / Poligonasyon Yrd. Doç. Dr. Aycan M. MARANGOZ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ JDF 264/270 TOPOĞRAFYA DERSİ NOTLARI http://geomatik.beun.edu.tr/marangoz http://jeodezi.karaelmas.edu.tr/linkler/akademik/marangoz/marangoz.htm

Detaylı

Elektrik Yük ve Elektrik Alan

Elektrik Yük ve Elektrik Alan Bölüm 1 Elektrik Yük ve Elektrik Alan Bölüm 1 Hedef Öğretiler Elektrik yükler ve bunların iletken ve yalıtkanlar daki davranışları. Coulomb s Yasası hesaplaması Test yük kavramı ve elektrik alan tanımı.

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Ürün Detayları 2015-2016 EGO0-11.06DS 11. SINIF DENEME SINAVLARI SORU DAĞILIMLARI. Eğitim doğamızda var

Ürün Detayları 2015-2016 EGO0-11.06DS 11. SINIF DENEME SINAVLARI SORU DAĞILIMLARI. Eğitim doğamızda var . 99 // 11. Sınıf Programı - Dil ve Anlatım // 01 Metinlerin Sınıflandırılması 02 Anlatım Türleri 03 Öğretici Metinler (Mektup) 04 Öğretici Metinler (Günlük) DİL ve ANLATIM DİL ve ANLATIM 05 Ses Bilgisi

Detaylı

MAT223 AYRIK MATEMATİK

MAT223 AYRIK MATEMATİK MAT223 AYRIK MATEMATİK Geometride Kombinatorik 11. Bölüm Emrah Akyar Anadolu Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü, ESKİŞEHİR 2014 2015 Öğretim Yılı Köşegenlerin Arakesiti Geometride Kombinatorik

Detaylı

BÖLÜM 1: TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM 1: TEMEL KAVRAMLAR BÖLÜM 1: TEMEL KAVRAMLAR Hal Değişkenleri Arasındaki Denklemler Aralarında sıfıra eşitlenebilen en az bir veya daha fazla denklem kurulabilen değişkenler birbirine bağımlıdır. Bu denklemlerden bilinen

Detaylı

OKUL ADI : ÖMER ÇAM ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI : 2015 2016 DERSİN ADI : MATEMATİK SINIFLAR : 9

OKUL ADI : ÖMER ÇAM ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI : 2015 2016 DERSİN ADI : MATEMATİK SINIFLAR : 9 OKUL ADI : ÖMER ÇAM ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI : 015 01 1 Eylül 18 Eylül Kümelerde Temel Kavramlar 1. Küme kavramını örneklerle açıklar ve kümeleri ifade etmek için farklı gösterimler.

Detaylı

Tablo (2): Atıştırma Sayısı ve Günlük Sınav Sayısı Atıştırma Sınav Sayısı (X) 0 0.07 0.09 0.06 0.01

Tablo (2): Atıştırma Sayısı ve Günlük Sınav Sayısı Atıştırma Sınav Sayısı (X) 0 0.07 0.09 0.06 0.01 Ortak Varyans ve İstatistiksel Bağımsızlık Bir rassal değişken çifti istatistiksel olarak bağımsız ise aralarındaki ortak varyansın değeri 0 dır. Ancak ortak varyans değerinin 0 olması, iki rassal değişkenin

Detaylı