Türkiye Ekonomik Görünüm Raporu I

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye Ekonomik Görünüm Raporu I"

Transkript

1 Türkiye Ekonomik Görünüm Raporu I KESK-AR Yayınları - Şubat 2013 Enflasyon İşsizlik Cari Açık Gelir Dağılımı

2 KESK Adına Sahibi Lami ÖZGEN KESK Adına Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Baki ÇINAR KESK-AR Yayın Kurulu Prof.Dr. Korkut BORATAV Prof.Dr. Hayri KOZANOĞLU Prof.Dr. Aziz KONUKMAN Doç.Dr. Mustafa DURMUŞ Araştırmacı Yazar Mustafa SÖNMEZ Yayıma Hazırlayan Aslı AYDIN Dizgi-Tasarım Semahi AYDIN Yayın Yönetim Yeri Çehre Sokak 6/1 Gaziosmanpaşa/ANKARA Tel: Faks: Baskı Adedi: Mattek Matbaacılık Ağaç İşleri San. Sit (Eski 21. Cadde) Sokak No:35 Yenimahalle -İvedik- ANKARA Tel : (pbx) Fax : Şubat 2013

3 BAŞKA BİR DÜNYA, BAŞKA BİR TÜRKİYE MÜMKÜN! MERHABA! Dünya gelir ve servet paylaşımının emekçiler, ezilenler aleyhine yeniden düzenlendiği derin bir krizi yaşıyor. Kapitalizmin doğal yasaları sonucu 2007 yılında patlak veren ve hala devam eden kriz, 1929 dan bu yana sistemin en derin krizi olarak adlandırılıyor. Ekonomik, sosyal, politik, ekolojik ve toplumsal yönleriyle bir türlü aşılamayan kriz, büyük bir daralmaya doğru adım adım yaklaşan yeniden bir dip noktasının beklentisini hakim kılıyor. Sadece ekonomik alanda değil,, otoriter devlet yapılarının geliştirildiği politik alanlarda da hiyerarşiyi egemen kılıyor. Neoliberal politikaların işsizlik ve gelir dağılımını bozan düzeni, bugün kriz bahanesiyle de güçlendirilerek emekçilerin yoğun mücadeleler sonucu kazanılmış sosyal haklarını, geçmiş kazanımlarını ve ücretlerini, kemer sıkma gibi yöntemlerle geri almaya devam ediyor. Krizi fırsata dönüştürerek sömürü hacminin arttırılması bugün sermayenin yeniden birikim kabiliyetini sağlayacak tek çözüm olarak dayatılıyor. Dünya kapitalizminin kendine yeniden yön belirlediği süreçte, Türkiye nin geleceği ise AKP politikalarıyla çizilmeye devam ediyor. Kapitalizmin sömürü politikalarını bütünüyle benimsemiş olan AKP politikaları emeğin haklarını hedef alan saldırılarını arttırırken, bugün daha güçlü bir emek mücadelesi zorunlu hale geliyor. Dünya kapitalist sistemin bir kez daha sorgulandığı, neoliberalizmin eşitsizliklerine, adaletsizliklerine ve haksızlıklarına karşı direnişlerin farklı coğrafyalarda büyütüldüğü bir süreci yaşamaktadır. Başka bir dünya mümkün umudunun yeniden yeşerdiği, gelir ve servet paylaşımında söz yetki kararın talep edildiği mücadele ruhu her gün daha fazla büyümektedir. Krizin faturasını ödemeyeceğiz diyen emekçiler ve ezilenler alanları doldururken, örgütlenmenin, birlikte mücadele ihtiyacının her zamankinden daha fazla hissedildiği bir dönemdeyiz. Bu dönem, krizi fırsata çevirmeye kalkan egemenlerin karşısında, krizin aynı zamanda toplumsal muhalefetin yükseldiği, sınıf çelişkilerinin daha da berraklaştığı mücadele dönemleri olduğu gerçeğinin, sokaklarda küreselleşen kapitalizme karşı yükselen seslerle bir kez daha hatırlatıldığı dönemdir. Krizle birlikte burjuva medyasında yer alan haberlerin de işaret ettiği gibi Evet, Dünya üzerinde bir heyula dolaşıyor Emeğin, Mücadelenin Heyulası! Hazırlanan bu çalışmanın mücadelemizde aydınlatıcı olması dileklerimizle Yürütme Kurulu 1

4 2 Önsöz KESK Araştırma Birimi, KESK-AR çalışmaları kapsamında oluşturduğumuz İktisat Çalışma Grubu nun ilk çalışması olan Türkiye Ekonomik Görünüm Raporu, periyodik olarak Türkiye ekonomisinin emekçiler açısından bütünlüklü bir değerlendirmesini sunmayı amaçlamaktadır. Ana akım medyada adeta havada uçuşan ekonomik göstergelerin emek dünyasındaki gerçek karşılığını, Türkiye ekonomisindeki genel eğilimlerle birlikte yaklaşan tehlikeyi ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, Türkiye ekonomisinin güncel görünümünü dört ana başlık altında toplamaktadır. Birinci bölümde Türkiye ekonomisinin büyüme grafiği ve bu büyümenin ana kaynakları incelenmektedir. Büyümenin yapısı ve dinamiklerinin analiz edildiği bu bölüm, Kim için Büyüme? sorusunu cevaplamayı hedeflemektedir. İkinci bölümde ise Türkiye ekonomisinin en hastalıklı olduğu alanlardan biri cari açık ve dış kaynak bağımlılığı mercek altına alınmıştır. Sermaye girişlerine giderek daha fazla bağımlılığın arttıran politikalar somutlaştırılmakta, bu politikaların emekçilerin refahtan aldıkları pay üzerindeki etkileri incelenmektedir. Siyasi iktidarların, hükümetlerin sınıfsal tercihlerinin en somutlaştığı alanlardan biri olan bütçe üçüncü bölümde ele alınmıştır. Gelirlerin hangi kaynaklardan sağlanacağı ve bu kaynakların nerelerde ve nasıl kullanılacağını belirleyen bütçenin, kaynakların toplanmasından dağıtılmasına kadar son derece adaletsiz, sosyal bir tercihi yansıtmayan yapısı bu bölümün ana inceleme konusunu oluşturmaktadır. Bu kapsamda 2013 yılı bütçesinin detayları incelenmekte, toplumsal ihtiyaçlar göz önüne alınarak bütçenin niteliğinin ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Son bölüm emekçinin geçen yılını analiz etmekte, işsizlik, gelir dağılımı ve ücretler açısından bir yılını değerlendirmektedir. AKP hükümetinin güvencesizleştirme politikalarıyla yeniden dizayn edilmek istenen istihdam yapısının, emek dünyasındaki karşılığı ele alınarak bekleyen riskler ve tehditler ortaya konulmaktadır. Ekonomik gelişmeler ışığında emek için asıl meseleyi ortaya koymayı hedeflemekte olan Türkiye Ekonomik Görünüm Raporu nun ilkinin doyurucu ve aydınlatıcı olması dileklerimizle KESK-AR İktisat Çalışma Grubu *Prof.Dr. Korkut BORATAV *Prof.Dr. Hayri KOZANOĞLU *Prof.Dr. Aziz KONUKMAN *Doç.Dr. Mustafa DURMUŞ *Araştırmacı Yazar Mustafa SÖNMEZ

5 BÜYÜME TAVSADI AKP döneminde iç talebe dayalı, dış tasarrufları gözeterek uluslararası sermayeye bağımlı bir ekonomik büyüme modeli izlenmektedir. Emek gücü verimliliğini sömürü hacmini genişleterek sürekli arttırma girişimi, bu model içinde büyümenin en temel dinamiği haline dönüşmüştür. Son çıkan sendikalara ilişkin yasalar, istihdam biçimini yeniden neoliberal zeminde inşasını sağlayacak olan Ulusal İstihdam Stratejisi, bu girişimlerin hayata geçirildiği yakın dönemki hamleler olarak karşımıza çıkmaktadır. 3 AKP nin büyümesinde finansal işlemler vardır, çokuluslu şirketler vardır, devasa tekeller vardır, ama hiçbir şekilde emek gücünün payına düşen bir nimet yoktur! Gelir dağılımını daha da bozan, istihdam yaratmayan, topluma eşit düzeyde refah sağlamayan mevcut büyüme, sosyo-ekonomik kalkınma yaratmamaktadır. Dolayısıyla nicel anlamda ekonomik büyümeden bahsedilse bile niteliksel anlamda anlamlı bir büyümenin sağlanamadığı; dönemin paylaşım, bölüşüm ve dönüşüm gibi boyutları ele alındığında refahın neredeyse bir avuç insanın elinde toplandığı izlenmektedir. Dolayısıyla geçmiş dönemlerde de fetişleştirilmiş yüksek büyüme hızlarının gelir ve servet dağılımını bozan, toplumun altta kalan kesimlerinin yaşam koşullarını iyileştirmeyen bir özellikte olduğu unutulmamalıdır.

6 AKP herhangi bir parti için en ideal denilebilecek bir dönemde, toplumsal krizin zirve noktası, yani dip noktasına ulaştığı 2002 yılı sonunda iktidarı devralmıştır. Dolayısıyla geçen 10 yıllık süreç içindeki büyüme başarımını bu avantajdan yararlanarak kamuoyuna pazarlamaya çalışmıştır. Bu başarım yapaydır. Aynı dönemde G-20 nin içinde yer alan büyük çevre ekonomileri ile karşılaştırma yapılırsa, AKP nin yılları arasında, örneğin Çin, Hindistan ve Arjantin den daha kötü bir 9 yıllık başarım gösterdiği ortaya çıkacaktır. 4 Tablo 1: Büyüme Karşılaştırması Yılları Arası Büyüme Hızı (%) Çin 8,4 Hindistan 6,3 Türkiye 4,3 Büyüme giderek düşmektedir krizinden sonra ağır bir daralma ivmesi aşılmış görünse de, bu eğilim 2 yıl sonra tükenmiştir yılı Ekim ayı açıklanan büyüme rakamı üretimsiz bir büyüme gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermiştir çeyrekte büyüme yüzde 1,6 gerçekleşirken, sanayi üretimi Ekim ayında yüzde 5,8 daralmıştır. Pozitif büyüme iddiasına karşı gerçek anlamda üretimin artmadığı, üretimsiz bir büyümenin ortaya çıktığı bir kez daha görülmüştür. Büyüme denen olgu, egemen söylemin aksine AKP döneminde, ayak uydurulan neoliberal döneme de paralel geriye gitmiştir. Büyümenin bileşenlerine bakıldığında, uzun vadede karanlık bir tablo karşımızdadır. Bu tabloda ekonominin artık düşen büyüme rakamlarından ciddi bir dermanı olmadığı, sanayi üretiminin artmadığı açıkça görülmektedir.

7 Son çeyreklerde ekonomi ancak mevcut kaynaklarını ihracata yönlendirerek bu düşük büyüme oranlarını sağlamaktadır. Nihai yurtiçi talep, yani sade vatandaşların alım gücü gerilemektedir. Nihai yurtiçi talebin büyümeye katkısı eksidir. Sermaye birikim oranı bu toplumu bitkisel düzeyde yaşatacak bir düzeyde tıkanmış kalmıştır yılı Eylül ayından itibaren rakamlar incelendiğinde, iç talep bakımından Türkiye nin küçüldüğü görülecektir. Ancak altınla şişirilmiş sahte ihracat eklendiğinde bir büyüme ortaya çıkmaktadır. Yani Türkiye de yılları döneminin cilalı ama gerçekte parlak olmayan görüntüsüne rağmen, 2012 yılında aslında iç talebin küçüldüğü ortadadır. Mevcut politikalar ekseninde iç talepteki küçülmeyi dış ticaret, yani mal ve hizmet dengesi telafi etmektedir. Ancak burada da TÜİK büyük bir sorumsuzluk örneği göstererek, altın ihracatı fazlasını milli gelir hesaplarına katmıştır. Bu aslında istatistikî anlamda büyük bir sahteciliktir. TÜİK e sahte milli gelir hesabından vazgeçmelerini tavsiye ediyoruz, çünkü altın stoku transferi milli gelir hesabına girmez. Altın stok bir maldır, bir borç ödemedir. 5 Türkiye ekonomisi her açıdan dünya ekonomisinin durgun ortamından etkilenmektedir. Zaten öngörülen büyüme hızı yüzde 4-4,5 tur. Yani potansiyelimizin ancak bu aralıklarda olduğu zaten baştan kabul edilmekte, potansiyeli arttırmak için ortada bir gayret veya niyet bulunmamaktadır. Cari fiyatlarla 1998 yılından bu yana sabit sermaye birikim rakamının seyri incelendiğinde, 1999 yılında yüze 22,9, 2011 de yüzde 21,8 olduğu gözlemlenmektedir yılının Eylül ayında bu oran yüzde 18,1 olup, 9 aylık ortalamada ise yüzde 20,6 dır. Buradan şu sonuç çıkmaktadır: sermaye birikim oranı düşen bir Türkiye zaten potansiyel büyümesini arttırmayı da tahayyül etmemektedir. Oysaki Türkiye de yeterli işgücü, emek rezervi mevcuttur; bu durumda Türkiye de büyümenin önünü tıkayan emek değil, sermaye birikiminin kendisidir. Potansiyel büyüme hesabı, tüm kaynakların kullanılarak ne kadar büyüyebilineceğinin hesaplanmasıdır. Potansiyel büyüme, neoliberal dönemde aşağı çekilmiştir, yüzde 6,5 tan yüzde 4,5 a düşürülmüştür.

8 AKP hükümetinin ise bu potansiyeli büyütme, mevcut kaynakları çoğaltma gibi bir çabası bulunmamakta, Türkiye nin yüzde 4 ila 4,5 arasındaki bir büyümeye mahkum olduğu peşinen kabul edilmektedir. Dolayısıyla Orta Vadeli Programın hedefleri de göz önüne alındığında AKP, Türkiye için yüzde 4 ile 4,5 arasında seyredecek bir büyüme patikasını yeterli görmektedir. Bunun ötesinde bir büyüme, AKP zihniyetiyle şekillenen Türkiye nin gelecek tablosunda yoktur. Türkiye gibi olağanüstü toplumsal sorunlarla boğuşan çarpık bölüşüm ilişkileri nedeniyle emekçilerin bunalım içinde olduğu bir toplumda yüzde 4-4,5 arasına sıkışıp kalmış bir büyüme hızı halkımız tarafından kabul edilemez, reddedilmelidir. Bu büyümeyi topluma reva gören AKP hükümetine sözümüz: Bu Büyümeyle Ne Köy Olur, Ne de Kasaba! 6 Ekonominin kısa ve orta vadeli temel sorunu, büyüme sürecinin giderek artan oranlar ve boyutlarda dış kaynak hareketlerine bağımlı hale gelmesidir. Ağustos 2011 ile Haziran 2012 arasında dış dünyadan kaynak girişleri azalmış, Temmuz 2012 den sonra ise yeniden artmaya başlamıştır. AKP döneminde yerleşen mevcut ekonomik büyüme modelinde sürdürülebilirliğin sağlanması için her sene ithal edilen dış kaynağın daha da arttırılması ihtiyacı her geçen gün büyümektedir. Diğer bir ifadeyle, büyüme hızının sürdürülebilmesi için dışarıdan gelen kaynak girişinin sadece devam etmesi yeterli olmamakta, fonların artarak gelmesi bu ekonomik yapılanmanın ihtiyacı haline gelmektedir. Bu sayede dış kaynak bağımlılığının gün geçtikçe daha da derinleşmesi kaçınılmaz olmaktadır. Cari açık Türkiye de özellikle AKP döneminde sürdürülemez bir sürece girmiştir. Dış tasarruflara olan bağımlılık, büyüme hedefinin de aşağı doğru inmesine neden olmaktadır. İhracatçı bir ekonomi olma treni çoktan kaçmış, cari açığı daraltma hatta cari fazla verebilen bir ekonomi olma ihtimali çoktan yok olmuştur. Özellikle sanayi ihracatçısı bir ülke olmak artık AKP ile hayal olurken, sanayici olma iddiası havada kalmıştır. Geriye ise, içe dönük inşaat veya müteahhitlik işlerinin yapılması gibi işler kalmıştır. İç talep olarak konutu metalaştıran AKP nin ekonomi politikaları, şimdiye kadar tüm evlere çamaşır makinesi, bulaşık makinesi vb. sattıktan sonra şimdi de konut satmaya girişmektedir.

9 Böylece ihtiyaç duyduğu iç talebi yeniden yaratmayı hedeflemektedir. Fakat bu politikaların da artık açmaza girdiği ortadadır. İthalata olan bağımlılığın pekiştiği sanayi üretimi gibi konut ve inşaat sektörü de ithalata dönük girdilerle işlemektedir. Konut veya inşaat odaklı bir birikimde de, kullanılacak çimentodan enerjiye, demir çelikten diğer inşaat süreçlerindeki girdilere kadar ithalata bağımlılık hâkimdir. 7 Yatırımların dağılımında ithalat bağımlılığını pekiştiren inşaat sektörünün payının arttırılmasına dönük adımlar sıklaştıkça üretken yatırımların payı gerilemektedir. Önemli bir husus şudur ki, üretken yatırımlar istihdam sağlayan, döviz geliri getiren yatırımlar olurken, konut ve inşaat gibi AKP döneminde yatırım dağılımında öne çıkan sektörler döviz getirmeyen yatırımlardır. Yani reel yatırımların arttırılması borçlanmaya dayalıdır. İnşaat sektörünün tipik özelliği tasarruf sağlamamasıdır. Tasarruflardan fazla olan yatırım hacmi dış borçlanma anlamına gelmektedir ki, bu da 1998 Asya Krizi nin tipik patlama nedenidir. Hatırlanacaktır ki söz konusu bu dönemde döviz kurunun bir anda yükselmesi ile söz konusu tüm ülkeler batmanın eşiğine gelmişlerdir. Hükümet pompalama yolu ile büyümeyi sürdüremeyeceğini artık keşfetmiştir. Çünkü (I) kendisinin cankurtaran simidi olarak gördüğü

10 inşaat yatırımlarında inşaatın girdi bağlantılarının ithalat bağımlılığı nedeniyle problem yaratmakta olduğunu artık bilmektedir. (II) Tasarrufu aşan her yatırım hamlesi Türkiye nin dış açığını arttırmaktadır. Türkiye nin dış açığının da büyük bir bölümü borçlanarak finanse edilmektedir. Dolayısıyla döviz getirmeyen sektörlere yapılan yatırım, borçlanarak yapılıyor ise yeni bir balonlaşmanın ve olası bir krizin fitilinin yanması anlamına gelmektedir. Bunun yanında bugün AKP nin Ortadoğu ya emperyalist müdahalede üstlendiği misyon eşliğinde artan her güvenlik ve askeri sektöre ilişkin harcamalar yine iç talebin pompalanması, yapay bir talebin yaratılması anlamını taşımaktadır. Çünkü ne savunma, ne inşaat, ne polise verilen tahsisat döviz getirmemektedir. Fakat bu tür dış açık yaratıcı harcamalar arttığı anda dış açık fırlamaktadır. 8 AKP bütçenin dengede olmasıyla övünmektedir. Bütçe dengede deyip de o kadar cari açık vermek daha fazla dış borç demektir ve 2001 yılındaki gibi devletin özel sektörü kurtarma riskinin artması demektir. Çünkü doğrudan yatırım şeklinde gelen dış kaynak hacmi çok sınırlıdır ve geri kalanı ise borç yaratan niteliktedir. AKP döneminde kamu yatırımları da sürekli düşüş eğilimindedir. Milli gelir hesaplamasında 2011 yılında kamu yatırımlarının genel yatırımlardaki ağırlığı altıda bire düşmüştür. AKP ekonomisinde ekonomideki yapısal dönüşüm artık kamu yatırımlarında bir büyüme sağlama olanağı vermemektedir. Nitekim 2012 yılında kamu yatırımlarının yüzde 6,9 artması dahi ekonomiye bir ivme kazandıramamıştır yılında GSYH nin yüzde 20 si oranında özel sektör yatırımı, yüzde 4 ü oranında kamu yatırımı olarak gerçekleşmiştir. Kamu yatırımlarındaki bu düşüş, yapısal olarak kamunun büyümeye katkıda bulunma dermanının kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır. AKP iç talebe dönük, ithalata bağımlı bir formatın içinde bir çıkmaza girerken ümidini hala hanehalkı diye iktisat yazınında yer alan vatandaşın bugüne kadarki borçlanmasına bağlamaktadır. Vatandaşın eldeki gelirine göre bu kez daha artan boyutlarda borçlanmasının sonuçlarını, vatandaşlara yeni baştan bir borçlanmayı dayatmaktadır. Böylece 2013 yılı için koymuş olduğu yüzde 4 büyüme hedefine ulaşmayı tahayyül etmektedir. Geçen yılki OVP nin 2012 yılı bileşenlerine bakıldığında, iç talebe dayalı büyüme niyetine rağmen iç talebin büyümeye katıkısı eksi olmakta,

11 fakat buna rağmen AKP nin 2013 yılında iç talebe dayalı büyüyeceğiz iddiası devam etmektedir. İç talebe ilişkin tahminler ve hesaplamalar borçlanma kalemlerini de kapsamaktadır, doğrusu ise halkın harcanabilir geliri üzerinden yapılan hesaplama yöntemidir. Fakat AKP yönetiminde iç talep borçlanma mekanizmaları üzerinden sağlanabildiği için, kredi kartı başta olmak üzere tüketici kredileri üzerinden yapılan harcamalar iç talep hesaplamasına dahil edilmektedir. Merkez kapitalist ülkelerde borçlanmalar aslen konut alımları gibi mülk edinimi üzerinden gerçekleşirken, Türkiye de ise borçlu halkın büyük ölçüde günlük ihtiyaçlarını sürdürebilmek için borçlandığı görülmektedir. Türkiye de borcu olanla varlığı olan ayrışmaktadır. Batıda ise daha çok varlık sağlamak üzerine borçlanıldığı gözlemlenmektedir. Türkiye de borçluluk oranı giderek yükselmekte, halk borcunu ancak borçla kapatabildiği borç sarmalının içine itilmektedir. Kredi kartı, tüketici kredilerinin yanında eş-dosttan alınan borçlar hesaba katıldığında borçluluğun geleneksel kullanılan rakamların çok üzerinde olduğu görülecektir. 9 Türkiye de TL aralığında gelire sahip kesimler toplam tüketici kredisiyle yapılan harcamaların yüzde 38,8 ini oluşturmaktadır. Bu oranın 2007 yılında yüzde 25,4 seviyelerinde olduğu, geçen 5 yıllık zaman diliminde yoksulluk sınırının hatta açlık sınırının altında bir yaşam seviyesi sürdürmek zorunda kalan ailelerin günlük yaşamsal ihtiyaçlarında daha fazla borçlanmak zorunda kaldığı ortaya çıkmaktadır. Yine 2012 yılında TL arasında gelire sahip vatandaşların TL gelir elde eden vatandaşlara kıyasla 40 kat daha fazla borçlu olduğu görülmektedir. Nitekim bu oran, resmi rakamların bizlere sunduğudur. Fiili durumda ise bu oranın kayıt dışı kesimlerden, yakın çevreden devşirilen fonlarla çok daha yüksek boyutlara ulaştığı bilinmektedir. AKP hükümetinin umudu vatandaşın borçlanmasıdır. Borçlanma ekonominin büyüme çarklarını döndürücü bir kanal olarak kullanılmaktadır. AKP hükümetinin vatandaşları sürekli artan bir borç yükünün altına sokarken, günü kurtarma peşinde olduğu açıktır.

12 TÜRKİYE EKONOMİSİNİN EMPERYALİST SİSTEME KARŞI BAĞIMLILIĞI ARTMAKTADIR. Türkiye ekonomisinin dış bağımlılığı zaman içinde artmaktadır. Büyüme süreci, artık büyük ölçüde derecede dış kaynak hareketlerine bağımlı hale gelmiş; bunların içinde spekülatif, sıcak para öğelerinin, dış borçlanmanın, kayıt dışı sermaye girişlerinin ağırlığı artmış; cari açık kontrolsüz, abartılı boyutlara tırmanmış; ekonominin dışsal kırılganlığı artmış; AKP hükümeti ve T.C. Merkez Bankası (TCMB) bu bozukluklar karşısında çaresiz kalmıştır. Tablo 3: Ocak-Kasım, : Dış Kaynak Hareketleri ve Cari Denge Milyon Dolar Ocak-Kasım 2011 Ocak-Kasım 2012 Değişim, % Yabancı sermaye ,5 10 Cari denge ,7 Yerli sermaye ,9 Resmi rezerv hareketleri ,9 Kayıt dışı sermaye ,6 Toplam sermaye ,7 Borç yaratan yabancı sermaye ,3 Yabancı sıcak para ,1 Yerli sıcak para ,2 Doğrudan yatırım toplam ,3 Doğrudan yatırım -dışarı ,8 Doğrudan yatırım -içeri ,0 Bankaların rezerv hareketleri ,4 Notlar: Toplam sermaye=yabancı+yerli+kayıt dışı sermaye hareketleri; Resmi (TCMB ye ait) ve bankaların rezerv hareketlerinde - (eksi) işaret rezer v artışı + (artı) işaret rezerv azalması anlamındadır.

13 11 Büyüme, durgunlaşma, küçülme süreçlerini dış kaynak hareketleri belirlemektedir İstatistikler ortaya koyuyor ki, AKP li yıllarda, milli gelir hareketleri büyük ölçüde Türkiye ile emperyalist sistem arasındaki sermaye hareketleri tarafından belirleniyor. Tablo 3; sermaye hareketleri ve cari işlem dengesi üzerinde odaklanıyor ve 2012 nin Ocak-Kasım verilerini, bir önceki yılla karşılaştırıyor nin ilk altı ayında, bir önceki yıla göre gerileyen yabancı sermaye girişleri, Temmuz-Kasım aylarında canlanmış ve on bir ay içinde önceki yıla göre yüzde 27.5 oranında yükselmiştir. Buna karşılık, önceki yıl dış dünyadan Türkiye ye kaynak aktaran yerli şirket, banka ve bireyler, giderek bu akıma son vermişler; AKP iktidarına sürekli destek olan kayıt dışı sermaye girişleri de Ocak-Kasım 2012 de yüzde 43 oranında gerilemiştir. Bu üç öğeden oluşan toplam sermaye hareketleri 2012 de yüzde 10 civarında gerilemiş durumdadır. Büyüme hızının yıllarında 8.5 tan (tahminen) yüzde 3 e inmesinin ardındaki temel etken, toplam dış kaynak girişlerindeki bu gerilemedir.

14 12 Daha eski yıllara baktığımızda, en çarpıcı saptama 2009 krizinde gözlenmektedir. O yıl içinde yabancı sermaye girişleri (milyar dolar olarak), bir önceki yıla göre 50 milyardan, 2 milyara; toplam sermaye hareketleri ise 41 milyardan, 14 milyara düşmüş ve milli gelir yüzde 4.7 oranında küçülmüştür. Sermaye hareketlerindeki istikrarsızlık, ekonominin geleceğini öngörmemizi imkânsız hale getiriyor. Böylece, Türkiye nin kaderi uluslararası finans kapitale teslim edilmiş oluyor. Büyüme ivmesinin sürdürülmesi için, dış kaynakların girmeye devam etmesi değil, artarak girmesi zorunlu hale gelmiştir. Yabancı sermaye girişlerindeki artışlar, iç talebi canlı tutmakta; büyüme hızı sürdürülebilmekte; ancak her yavaşlama büyüme hızını da 2012 de olduğu gibi aşağı çekmekte; sert hareketler gerçekleştiğinde ise 2009 daki gibi ekonomi küçülmektedir. Öte yandan dış kaynaklarda ( deki gibi) uzunca süren canlanma konjonktürleri, sermaye birikimini ve iç tasarrufları yukarı çekmiyor; tam aksine bunları aşındırarak özel tüketimi kamçılıyor. Ekonominin büyüme potansiyeli yukarı bu nedenle yukarı çekilememekte; tam kapasite sınırlarına yaklaşıldıkça enflasyon, finansal balonlaşma ve artan dışsal kırılganlıklar gündeme gelmektedir. Toplumun kaderi sıcak ve kayıt-dışı paraya; dış borçlara teslim edilmiştir

15 AKP sözcülerinin öncelik verdikleri doğrudan yabancı yatırımlar, dış finansmanın sağlam kaynakları olarak gösterilir. Gerçekte ise bunlar, iddia edildiği gibi tümüyle üretimi besleyen, sermaye stokunu genişleten türden yatırımlar değildir. Mülkiyetin devrine, el değiştirmesine dönük tüm özelleştirmeler; büyük boyutlu borsa yatırımları, gayri menkul alımları da doğrudan yatırım olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla AKP nin özlediği, özendirdiği bu tür sermaye girişleri, toplumsal gönenci artıran yatırımlar olarak görülemez. Ancak doğrudan yatırımlar, finansal gerilim dönemlerinde ani çıkışlara yönelmezler ve (ilke olarak) dış borç yaratmazlar. Bu nedenle, bunların kısa vadede göreli olarak istikrarlı sermaye hareketleri olduğu kabul edilmelidir. Ne var ki, son on bir ayın yabancı sermaye girişlerine baktığımızda, bu tür yatırımların toplamın sadece yüze 19 unu oluşturduğunu ve bir önceki yıla göre bir hayli azaldığını gözlüyoruz. Buna karşılık, cari işlem açığının finansmanını sağlayan dış kaynak hareketleri büyük ölçüde spekülatif, sıcak paradan, dış borç yaratan öğelerden ve kayıt-dışı sermaye girişlerinden oluşmaktadır. 13 Kısa vadede faiz ve borsa getirileri ile döviz hareketleri arasındaki marjlardan yararlanmayı hedefleyen spekülatif, sıcak para girişleri, 2012 nin on bir ayı içinde, yabancı sermaye hareketlerinin yüzde 63 ünü oluşturmuş; bir yıl önceki yıldaki yüzde 42 lik orana göre önemli oranda artmıştır.

16 Türkiye ekonomisine ilişkin herhangi bir belirsizlik anında, girdiği hızla çıkabilecek olan ve bu nedenle ekonomiyi finansal bir krize sürükleme şantajına sahip olan sıcak paraya teslimiyet, ağır bir bağımlılık öğesidir. Bazı sıcak para türleri, örneğin devlet tahvillerine bağlanmış fonlar, aynı zamanda dış borç yaratır. Tabloda gözlendiği gibi son iki yıl içinde yabancı sermaye girişlerinin yaklaşık dörtte üçü dış borç yaratan kalemlerden oluşmuş; bunlar Ocak-Kasım 2012 de net 43 milyar dolara ulaşmıştır. Bu veriden hareketle Türkiye nin dış borç stokunun yılsonunda 350 milyar dolar eşiğine çıkması beklenmelidir. 14 En son (Haziran 2012 ye ait) dış borç tahminleri 325 milyar dolardır. Bu toplamın üçte ikisi özel sektörün borcudur. Bu borçlanmanın imalat sanayi ağırlıklı olmadığı; inşaat, emlak, iletişim, sivil havacılık gibi sektörlerde yoğunlaştığı gözlenmektedir. Borç yaratan dış kaynak girişlerinin, döviz yaratmayan veya dövizden tasarruf sağlamayan iç talep öğelerini beslemesi önemli bir kırılganlık kaynağıdır. Son dönemlerde, bir bölümü dış kredilerle beslenen; ancak yerli müşterilere TL karşılığı satılan konut yatırımlarının hızla artması örnek gösterilebilir. Bu tür yatırımlar nedeniyle dış borç yükü altına girmiş olan şirketler veya onlara aracılık etmiş olan bankalar, döviz fiyatlarındaki ani, hızlı artışlara karşı ağır risk altındadır. Bu olasılık, AKP hükümeti için bir kâbus senaryosudur. Dış borçlanmayla beslenen; ancak tamamlandıktan sonra ekonominin üretim kapasitesine, istihdama, net döviz kazançlarına kayda değer katkısı olmayan yatırımların varlığı, plansız gelişmenin tipik bir yansımasıdır. Kaynak: Hazine Müsteşarlığı verilerinden derlenmiştir.

17 Kayıt dışı sermaye girişleri, politik ve polisiye bir sorun haline gelmiştir. Tablo 3 de Ocak-Kasım 2011 ve 2012 dönemlerinde kayıt dışı para girişlerinin, doğrudan yabancı yatırımlara yakın bir düzeyde seyrettiği ortaya çıkıyor. Bu durum bu iki yılla sınırlı değildir. AKP nin on yıllık iktidarı boyunca 2006 hariç her yıl yüksek düzeyde kayıt dışı sermaye girişleri gerçekleşmiş; 2003 ile Kasım 2012 arasındaki net toplam giriş 42 milyar doları aşmıştır. (Bk. Tablo 3) Türkiye ekonomisini ayakta tutan bu belirsiz dış kaynağın açıklanması gerekiyor. Olay, artık ekonomik bir boyutu aşmış; bir vatandaşlık sorunu haline gelmiştir. İktidarı hangi esrarengiz, karanlık kaynaklar destekliyor? Arap coğrafyasıyla gizli-saklı ilişkiler akla geliyor. Karşılıksız, bedelsiz olması düşünülemez. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak öğrenme, hesap sorma hakkımız vardır. Türkiye İstatistik Kurumu ve Merkez Bankası na çağrımızdır! On yıl boyunca, 42 milyar doları aşkın kayıt dışı para girişlerinin kaynaklarını araştırınız; açıklayınız! 15 Cari açık sorunları giderek ağırlaşmıştır yılları arasında, Türkiye ekonomisinin dış açıkları sürdürülebilir boyutlardaydı. Ekonominin 1990 ve 1997 gibi yüzde 8-9 eşiğini aşan tempolarda büyüdüğü yıllarda, cari işlem açığının milli gelire oranı yüzde 2 nin altında kalıyordu. 1994, 1998 ve 2001 gibi ekonominin küçüldüğü yıllarda ise ödemeler dengesi cari fazla vermekteydi. AKP li yıllarda milli gelir hareketleriyle cari işlem açığı arasındaki bağlantı çarpıcı boyutlarda bozulmuş; adeta ipin ucu kaçmıştır. Örneğin 2009 da ekonomi daralırken 14 milyar dolarlık cari açık verilmiş; 2011 de yüzde 8.5 oranında büyüyen milli gelirin yüzde 10 una ulaşan 77 milyar dolarlık bir cari işlem açığı ile tüm zamanların rekoru kırılmıştır de dahi, tahminen yüzde 3 büyüyecek olan Türkiye ekonomisinin yüzde 7.5 oranında cari işlem açığı vereceği IMF tarafından öngörülmektedir. Türkiye ekonomisinin yapısal olarak ithalat bağımlılığı hastalıklı derecede artmıştır. Milli gelir hesaplaması yapıldığında, sanayi üretiminden katma değere giderken hâlâ 2002 nin girdi-çıktı tabloları kullanılmaktadır. Hâlbuki cari açığın tırmanması, ithalat bağımlılığının artması 2002 den sonra hızlanmıştır.

18 yılı verilerine göre ihraç edilen sanayi ürünlerinde dış girdilerin payı ortalama yüzde 65 idi. Bazı sektörlerde bu oran yüzde 85 lere ulaşmaktaydı. Daha önce Dış Ticaret Müsteşarlığı nın düzenli olarak yayımladığı ve bu bağımlılığı takip edebileceğimiz Dâhili İşlemler Rejimi bilgileri son iki yıldır kamuoyundan saklanmaktadır. 16 Bu duruma kısmen de dört TCMB uzmanının bir anket çalışması, (Bk. Ş.Saygılı, C.Cihan, C.Yalçın, T.H.Brand, Türkiye İmalat Sanayiinde İthal Girdi Kullanımı, İktisat, İşletme ve Finans, Aralık 2012) ışık tutmaktadır. Bu araştırmanın bulgularına göre, arasında sanayideki ithal girdi oranı yüzde 10 civarında artmıştır ve sonrasının milli gelir hesapları bu orana göre düzeltilse, GSYH içinde sınai katma değerin payları ile sanayinin, dolayısıyla milli gelirin büyüme hızları aşağı çekilecektir. Örneğin yüz liralık sanayi üretimi yapıldığı zaman ithal girdilerden dolayı ülke dışına aktarılan katma değer oranı yüzde 55 ten, yüzde 65 e çıkmışsa, bu dönüşüm, bazı ara malı üreticilerinin tasfiyesi, küçülmesi sonunda gerçekleşmiş olacaktır. Cari açıktaki sürekli artışın önemli nedenlerinden biri bu yapısal bozulmadır. Ekonominin dış şoklara karşı kırılganlığı artmıştır Türkiye nin büyüme sürecini canlı kılan spekülatif sıcak para akımlarını yöneten finans çevrelerinin kararlarında iki kırılganlık göstergesi önem taşımaktadır. Birincisi Hazine nin devlet borç senetlerini ödeyebilme kabiliyetidir. Bu kapsamda hükümet kamu açıklarını ve borç yükünü kontrol altında tutmaya çalışmakta, IMF patentli mali disiplin uygulamasına ağırlık vermektedir. Finans kapital, bu açıdan Türkiye yi riskli görmemektedir. Türkiye nin itibar notunu yükselten derecelendirme kuruluşu Fitch in kararını etkileyen gösterge budur. İkincisi olarak, devlet borçlarının TL ile ödeme gücü değil; döviz bütçesinin güvenilirliği, genel olarak Türkiye ekonomisinin dış (döviz) yükümlülükleri ile dış (döviz) varlıkları arasındaki makas önem taşır. Burada, sadece TC devletinin bütçe açıkları, borç yükü değil; buna ek olarak şirketlerin, bankaların, hatta bireylerin hem faiz yükümlülüklerinin karşılanması, hem de kritik dönemlerde borç anaparalarının pürüzsüz döndürülebilmesi ile ilgili göstergeler önem taşır. Örneğin, bir yıl içinde beklenen cari işlem açığının ve kısa vadeli dış borçların döndürülmesi için gereken dış finansman hesaplanır; bunu sağlayacak fon akımlarının

19 gerçekleşme olasılığı değerlendirilir. Risklerin ağır bastığı anda, Türkiye yabancı yatırımcılar için çekici bir plasman alanı olmakta çıkmaya başlar. Vadesi gelen borçların yenilenmesi güçleşir; olumlu konjonktür son bulmaya başlar. Bu ikinci çerçeve içinde kısa vadeli dış borçların düzeyi, artış hızı, rezervlere oranı ile TL nin nominal ve reel olarak değerlenme oranları, kırılganlık göstergeleri içinde yer alır. Neo-liberal modelin merkez bankaları için öngördüğü enflasyon hedeflemesi işlevine son zamanlarda finansal istikrarı gözetme hedefi eklendi. Bu, aslında, istikrarsız ve oynak sermaye hareketlerinin kontrol edilemeyeceği bir ortamda, finans kesimi, bankalar ve borçlular için ağırlaşan riskleri izleme, hafifletme gibi çok güç bir işlevdir. Ağustos 2011 den itibaren dış kaynak akımları daralmaya başladı; bu durum 11 ay sürdü ve TCMB yönetimi güçlüklerle karşılaştı. Tablo 4 te görüldüğü gibi, kısa vadeli dış borçlar sonraki dönemde hızla arttı; 100 milyar doları aştı. Döviz talebi, arzı aşmaya başladı sonlarına doğru TCMB bu iki yönlü baskı arasına sıkıştı; rezervlerden 15 milyar dolar harcayarak döviz kurunun tırmanmasını önledi başında ise, rezerv aşınmasını önlemek öncelik taşıdı. Batı kaynaklı likidite genişlemelerinin Türkiye ye de taşma beklentisi içinde, TCMB Başkanı, uluslararası finans kapitale, özellikle sıcak para akımlarını yöneten çevrelere, bu yıl TL değer yitirmeyecektir güvencesini verdi. Bankaların TL yükümlülükleri için TCMB de tutulması gereken zorunlu karşılıkların belli oranlarda dövizle ödenme kuralı getirildi (ROM= Rezerv Opsiyon Mekanizması). Bu uygulama sayesinde, Merkez Bankası bankaların dış rezervlerini kullandı; ayrıca 2012 nin ikinci yarısında artan yabancı sermaye girişlerinin de katkısıyla brüt rezervlerini yükseltti ve 2012 nin ikinci yarısında kısa vadeli dış borç/ rezerv oranlarının nispeten düzelmesi sağlandı. Tablo 4: Kısa vadeli dış borçlar, TCMB brüt rezervleri (milyon dolar) ve K.V. dış borç / rezerv oranları (%) 2010 Aralık 2011 Aralık 2012 Mart 2012 Haziran 2012 Eylül 2012 Kasım K.V. Dış borç Rezervler K.V.Borç/ Rezerv

20 Tablo 4, 2012 nin ilk yarısına kadar kısa vadeli dış borçlardaki tırmanmayı izleyemeyen rezerv hareketlerini ve K.V. dış borç/rezerv oranındaki bozulmayı ortaya koyuyor. ROM yönteminin uygulanması sonunda bankalardan yapılan aktarımlar, brüt rezervleri yukarı çekmiş; kritik oran kısmen düzelmiştir. Ne var ki, bu düzelme, TCMB nin öz varlıkları artırılarak gerçekleşmemiş; üstelik kısa vadeli borçlardaki hızlı artış süregelmiştir. 18 Bu ikinci dönemde, Avrupa Merkez Bankası ve FED den kaynaklanan likidite genişlemeleri, pek çok çevre ekonomisinde (ve Türkiye de) ulusal paraları hızla değerlendirdi. TCMB nin sıcak para girişlerini teşvik için, bu doğrultuda uluslararası piyasaya verdiği (ve yukarıda değinilen) güvencenin etkili olduğu ortadadır. Böylece, 2012 içinde reel olarak en fazla değerlenen ulusal paralardan biri TL oldu. Benzer gelişmelerle karşı karşıya kalan Brezilya, Güney Kore, Rusya, Hindistan gibi ülkeler, Batı merkez bankalarını, kendileri için önemli istikrarsızlık öğeleri yaratan kur savaşları na yol açtıkları için eleştirdiler. Kısa vade içinde yaşamayı bir hayat felsefesi haline getirmiş olan Türkiye de ise bu ortam AKP hükümetini rahatlattı. Ne var ki, Türkiye gibi yüksek, kronik dış açık veren ekonomilerde yerli paranın aşırı değerlenmesi karşısında, finans çevreleri her çıkışın, bir de inişi vardır beklentisine girerler. Batı daki parasal genişlemenin yavaşlayacağı beklentisi gündeme geldiğinde, rantiyelerin en çabuk çıkış yapacağı ülkeler, yerli paranın değerlenme hızlarına ve yukarıda değinilen kısa vadeli yükümlülüklerle ilgili göstergelere göre belirlenir. Önümüzdeki aylarda, uluslararası finans kapitalin ve rantiyelerin risk iştahı olumsuz seyretmeye başlarsa, en çabuk ve olumsuz etkilenecek çevre ekonomilerinin başında Türkiye gelmektedir. BÜTÇE HALKIN BÜTÇESİ DEĞİLDİR 2013 Merkezi Yönetim Bütçesi yüzünü egemenlere, sırtını yoksul halka ve emekçilere dönmüş bir savaş ve kriz bütçesidir. Aynı zamanda sermayeyi teşvik ederken halkı yoksullaştıran bir bütçedir Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi yaklaşık 404 milyar liralık bir harcama ve 370 milyar liralık bir gelirin, 19 milyar liralık bir faiz dışı fazlanın hedeflendiği bir iktisadi ve siyasi bir belge ve ekonominin bütünü ve toplumsal sınıf ve kesimler üzerinde önemli etkilere neden olacak

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2013 (SAYI: 49) 27.03.2013 GENEL DEĞERLENDİRME Reel sektör borçlanma ile döviz cinsinden risk biriktirmeye devam ediyor Dünya ekonomisinde olumlu yöndeki işaretler az da

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI İKİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7 Bu sayıda; Ağustos ayı dış ticaret verileri, Eylül ayı enflasyon verileri, Döviz yükümlülüklere uygulanan munzam karşılıkların düşürülmesine

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I

K R Ü E R SEL L K R K İ R Z SON O R N A R S A I TÜR Ü K R İ K YE E KO K N O O N M O İSİND N E D İKT K İSAT A P OL O İTİKA K L A AR A I KÜRESEL KRİZ SONRASI TÜRKİYE EKONOMİSİNDE İKTİSAT POLİTİKALARI Prof. Dr. Adem ahin TOBB-ETÜ Öğretim Üyesi 14 Mayıs 2010, İSTANBUL KRİZLER 2008 2001 İç Kaynaklı Finansal Derinliği Olan Olumlu Makro Ekonomik

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

SANAYİDE GELİŞMELER VE İSTİHDAM EĞİLİMLERİ. Esra DOĞAN, Misafir Araştırmacı. Damla OR, Yardımcı Araştırmacı. Yönetici Özeti

SANAYİDE GELİŞMELER VE İSTİHDAM EĞİLİMLERİ. Esra DOĞAN, Misafir Araştırmacı. Damla OR, Yardımcı Araştırmacı. Yönetici Özeti 15 Nisan 2014 SANAYİDE GELİŞMELER VE İSTİHDAM EĞİLİMLERİ Esra DOĞAN, Misafir Araştırmacı Damla OR, Yardımcı Araştırmacı Yönetici Özeti Ocak dönemine işsizlik ve tarım dışı işsizlik oranlarında; bir önceki

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK

AVRO BÖLGESİ NDE YENİ KORKU: DEFLASYON Mehmet ÖZÇELİK Mehmet ÖZÇELİK Bilgi Raporu Ekonomik Araştırmalar ve Proje Müdürlüğü KONYA Şubat, 2016 www.kto.org.tr 0 GİRİŞ 2008 küresel ekonomik krizinin ardından piyasalarda bir türlü istenilen hareketliliği yakalayamayan

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Çin Ekonomisi Nisan-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

Lojistik. Lojistik Sektörü

Lojistik. Lojistik Sektörü Lojistik Sektörü Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 014 1 Ulaştırma ve depolama faaliyetlerinin entegre lojistik hizmeti olarak organize edilmesi ihtiyacı, imalat sanayi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır.

Ekonomi. Dünya Ekonomisi. FED varlık alımlarını durdururken, Avrupa Merkez Bankası negatif faiz uygulamaya. başlamıştır. Ekonomi Dünya Ekonomisi 2007 yılında başlayan küresel krizin ardından, gelişmiş ekonomiler parasal genişleme ve varlık alımı politikalarını benimsemiştir. Sağlanan yoğun likidite ise reel getirisi daha

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI KKTC DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI 25.0 150 22.5 135 20.0 120 17.5 105 15.0 90 12.5 75 10.0 60 7.5 45 5.0 30 2.5 15 0.0 0 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7 9 11 1 3 5 7

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 01.01.2015 30.06.2015 DÖNEMİ ALTI AYLIK RAPORU Bu rapor Cigna Finans Emeklilik ve Hayat A.Ş. Para Piyasası Likit Kamu

Detaylı

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü

Haftalık Ekonomi ve Dış Ticaret Görünümü EYLÜL TÜRKİYE Geçtiğimiz haftada yurtiçinde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla II. Çeyrek verileri ile Temmuz ayı sanayi üretimi ve cari işlemler açığı verileri takip edildi. Tüik verilerine göre gayrisafi yurtiçi

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:4 Bu sayıda; Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard and Poor s (S&P) un yerel para cinsinden Türkiye nin kredi not artış kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Mart 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI ŞUBAT AYI İHRACAT

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org.

AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ. www.aydinticaretborsasi.org.tr info@aydinticaretborsasi.org. AYDIN T CARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE ARALIK 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Nisan 2013, No: 58 i Bu sayıda; Ocak ayı işgücü ve istihdam verileri; Ocak-Mart Merkezi Yönetim Bütçe Sonuçları, IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu değerlendirilmiştir.

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015

BASIN DUYURUSU PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Sayı: 2015-16. 3 Mart 2015. Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Sayı: 2015-16 BASIN DUYURUSU 3 Mart 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 24 Şubat 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 1,10 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 Temel Sorunlarımız- Yeni Riskler Sıcak paraya yaslanan büyüme modeli

Detaylı

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME

MİLLİ GELİR VE BÜYÜME EYLÜL Gayrisafi Yurtiçi Hâsıla (GSYH), yılının. çeyreğinde, önceki yılın aynı dönemine göre %, oranında büyüdü.. çeyrek gelişim hızı ise, %, e yukarı yönlü revize edildi. Böylece Türkiye ekonomisi, yılın

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- ŞUBAT 2016 (SAYI: 84) GENEL DEĞERLENDİRME 24.02.2016 Ekonomide Güven Azaldı, Riskler Arttı. Sanayinin Maliyetlerini Artıracak Uygulamalardan Kaçınılmalı Dünya ekonomisi 2015

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2013 (SAYI: 51) 28.05.2013 GENEL DEĞERLENDİRME Türkiye de işsizlik artışını önlemek için işletmelerin maliyetlerini aşağıya çekecek ve istihdamı özendirecek politikalar

Detaylı

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından

Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından 1 16-30 Eylül 2011 Sayı: 21 MÜSİAD Araştırmalar ve Yayın Komisyonu GÜNCEL EKO-YORUM: TÜRKİYE NİN KREDİ NOTU NİHAYET ARTIRILDI Türkiye nin TL cinsinden yatırım yapma açısından kredi notu, 20 Eylül de S&P

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Temmuz 2013, No: 65 i Bu sayıda; Mayıs ayı Sanayi Üretim Verisi, TCMB nin Dövize Müdahaleleri değerlendirilmiştir. i 1 Sanayi Üretimi Umut Vermiyor Mayıs

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 71 i Bu sayıda; 2013 2. Üç Ay Büyüme Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Yurtiçi talep coştu, stoklar patladı, büyüme tahminleri aştı Ekonomi

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE HAZİRAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

HER 100 LİRALIK ANAPARA ÖDEMESİNE KARŞILIK 120 LİRA BORÇLANDIK (MİLYAR TL) Ödeme Borçlanma Borç çevirme oranı

HER 100 LİRALIK ANAPARA ÖDEMESİNE KARŞILIK 120 LİRA BORÇLANDIK (MİLYAR TL) Ödeme Borçlanma Borç çevirme oranı Alaattin AKTAŞ l ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON İÇ BORÇ: Türkiye ekonomisinin en yumuşak karnı cari açıkla birlikte bütçe açığıydı. Yıllar yılı bu açıklardan söz ettik. Ama son yıllarda bütçede sağlanan

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2015 (SAYI: 73) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomide Durgunluk ve Güvensizlik İşaretleri Arttı Dünya ekonomisinde 2015 yılı da zorlu geçecek. Gelişmekte olan ülkelerin finansman

Detaylı

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler

AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH

Detaylı

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015

BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 Sayı: 2015-34 BASIN DUYURUSU 30 Nisan 2015 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 22 Nisan 2015 Enflasyon Gelişmeleri 1. Mart ayında tüketici fiyatları yüzde 1,19 oranında artmış ve yıllık

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde)

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde) Hazırlayan: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON STOPAJ DÜZENLEMESİ: TL mev. Vadesiz Vadeye göre pay (Yüzde) Bir Aya Üç Aya Altı Aya Bir Yıla ve Daha Uzun 2005 17,8 20,6 45,8 10,5

Detaylı

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER

TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU VE CARİ AÇIĞIN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ SEDA AKSÜMER İÇİNDEKİLER 1.GİRİŞ 2. TÜRKİYE NİN CARİ AÇIK SORUNU Asıl Tehlike Cari Açığın Finansmanı 3. ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIK SORUNU ve CARİ AÇIK İLİŞKİSİ 4.TÜRKİYE İÇİN CARİ AÇIK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ? 5.SONUÇ ve ÖNERİLER

Detaylı

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve her ay sonu itibarıyla güncellenmektedir. Son güncelleme tarihi: 1 ŞUBAT 2011 1

Detaylı

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR

T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 11 EKİM 2013 T.C. KALKINMA BAKANLIĞI 2014 YILI PROGRAMI GENEL EKONOMİK HEDEFLER VE YATIRIMLAR 11 EKİM 2013 İÇİNDEKİLER GENEL

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- EKİM 2015 (SAYI: 80) GENEL DEĞERLENDİRME 30.10.2015 Seçimden Sonra Kurulacak Hükümet Mevcut ve Gelecekteki Olası İşsizlik Artışına Yeni Strateji ve Tedbirlerle Cevap Vermeli

Detaylı

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014

Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ. Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Sayı: 2014 5 28 Ocak 2014 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 21 Ocak 2014 Enflasyon Gelişmeleri 1. Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde 0,46 oranında artmış ve yıllık enflasyon yüzde

Detaylı

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 İnşaat Sektörünün Ekonomiye Katkısı GSYH Payı 5,7% İstihdam Payı 7,0% 94,3% 93,0% Diğer Sektörler İnşat Diğer Sektörler İnşat İnşaat sektörü istihdamın yaklaşık

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin

Detaylı

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman

BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman BÜRO, MUHASEBE VE BİLGİ İŞLEM MAKİNELERİ İMALATI Hazırlayan M. Emin KARACA Kıdemli Uzman 516 1. SEKTÖRÜN TANIMI Büro, muhasebe ve bilgi işlem makineleri imalatı ISIC Revize 3 ve NACE Revize 1 sınıflandırmasına

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı