SAFİYE ALAGÖZ (KAKİOĞLU)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SAFİYE ALAGÖZ (KAKİOĞLU)"

Transkript

1 Iğdır Sevdası SAFİYE ALAGÖZ (KAKİOĞLU) Mert olacaksın mert! derdi dedem Bitlisli Mehmet. Bu onun yaşam felsefesiydi. Korku bilmez, otorite tanımazdı. Gözü pek, eli açık, gönlü genişti. Sınır ticareti umuduyla gelip yerleştiği Iğdır a saplanıp kalmıştı. Çocukları büyümüş, ailesi genişlemiş, kendisi de güçten takatten düşmüştü artık. Bitlisli Mehmet, yaşam zevklerine önem veren yanıyla, büyük şehrin eğlence kültürünü Safiye Alagöz gönlünden eksik etmeden, dobra dobra yaşamasını bilmişti. Rahmetli dedem biz torunları olarak beni yanına çağırmıştı. Elinden düşürmediği Kuran ı açtı, içinden beyaz bir kağıt çıkardı. Oku! dedi. Ticari deyimlerle süslenmiş can sıkıcı bir mektuptu. Zorlukla okuyup bitirdikten sonra, Aferin torunum! Okuman gayet iyi, derslerini ihmal etme! demiş, cebime harçlık koyup yolcu etmişti. Ruhun şad olsun dedem! Hayatım 1938 Iğdır doğumluyum. Babam, halk arasında Bitlisli Mehmet lakabıyla tanınırdı. Sınır ticareti nedeniyle 1937 yılında Erzurum dan Iğdır a gelip yerleşmişti. İlkokulu Iğdır da bitirdim. Iğdır eşrafından Hacı Ömer Şark ın oğlu Hüseyin Bey le evliyim. Üçü oğlan, dokuz çocuk annesiyim. Bitlisli Mehmet Kakioğlu Mehmet Kakioğlu Babam Mehmet Kakioğlu, 1901Varto doğumludur. Muhacirlik yıllarında ( Osmanlı-Rus savaşı) ailesi Bitlis i terk edip Varto ya yerleşmişti. Babamın aile şeceresi, üç-dört baba geriye gidildiğinde, Özbekistan ın Buhara şehrinden gelme, Türk kökenli üç kardeşin hikâyesine dayanır. İsimleri sırasıyla Kaki, Kıki ve Erbatan olan bu kardeşler, bilmediğimiz bir nedenle göç edip Osmanlı Devletine sığınmışlar, hükümet de onları Bitlis ilinde iskân ettirmişti. Yoksul fakat çalışkan bu üç kardeş kısa sürede bölgenin en 171

2 Safiye Alagöz önemli tacirleri olmuşlardı. Onların torunları olan babam, amcam Davut Ağa ve İsmail Şefkatli kendi zamanlarında Doğu Anadolu nun en önemli tacirleri olarak bu aile geleneğini devam ettirdiler. Farız Ağa nın Nüfus Cüzdanı 1 Temmuz 1324 (1908) yılında, El Gâzî Sultan Abdülhamit Han II döneminde, Dahiliye Nezareti (İç İşleri Bakanlığı) tarafından dedem Farız Ağa adına düzenlenmiş olan nüfus cüzdanında şu bilgilere yer verilmiş: Soyadı ve adı: Baba adı: Anne adı: Doğum tarihi ve yeri: Dini: Mesleği: Kaç eşli: Boyu: Göz rengi: Ten rengi: Vilayeti: Mahalle: Mesken türü: Kakizâde, Farız Mustafa Zendi 1279 (1863), Nilis İslâm Manifaturacılık Bir eşli Uzun Mavi Beyaz Varto Gümgüm Hane Dedem Farız Ağa nın Davut ve Hüseyin adlı iki kardeşi varmış. Hüseyin, aileden kopup Diyarbakır a gidip yerleşmiş. Davut ve Farız kardeşler 172

3 Iğdır Sevdası ise Erzurum merkezde dükkan açıp birlikte ticarete atılmışlar. Mavi gözleri, beyaz sakallıyla dedem Farız, mülayim karakterde ve sofilik yanı ağır basan birisiymiş. Günün büyük kısmını kasada oturarak geçirirmiş. Ayrıca garip bir giyim kuşam zevki varmış. Yeşil bir entari, cüppe ve bunların üstüne de bir şalvar giyermiş. Mistik bir havada her gün bir kez cami ve mezarlık arasında gider gelirmiş. Farız Ağa nın tek oğlu olan babam, sosyal yanı güçlü ve ticarete yetenekliymiş. Amcası Davut Ağa yla birlikte, el ele verip birlikte toptancılık ve sınır ticareti işine girmişler. Rusya ya bakır, yağ, deri, yün, canlı hayvan ihraç edip karşılığında şeker ve tekstil ürünleri ithal ediyorlarmış. Kısa sürede amca-yeğen Erzurum un en zenginlerinden Mehmet Kakioğlu (Sağda) olmuşlar. Hatta babam, Erzurum a ilk otomobili getirdiği zaman, Vali ve tüm bürokratlar gelip merakla bu arabayı seyretmişler. Ancak bu ticaret ortaklığı, Varto Kürt ayaklanması nedeniyle, bu bölgedeki borçlarını tahsis edememeleri yüzünden 1930 lu yılların ortalarına doğru iflasla sonuçlanmıştı. Babam, sınır ticaretine devam etmek için Iğdır a, Davut amcam da Ağrı ya gidip yerleşmişdi. Babam, Iğdır da Reşit Keki, Zeki Keki, Cevdet Ergin ve İsmail Şefkatli yle birlikte sınır ticareti yaptı ancak savaş nedeniyle Markara köprüsü kapanınca bu sefer askeriyeye iaşe müteahhitliği yaparak geçimini sağladı. Yaşar Kaki Davut Ağa nın oğlu Yaşar Kaki, DP döneminde Maliye Bakanlığı Özel Kalem Müdürlüğü görevine getirilmişti(1954). Yaşar Bey in başından ilginç bir olay geçmişti. Koyu DP li olan Yaşar Bey, şans eseri, 1960 İhtilalinden bir gün önce Bakan Hasan Polatkan la söz düellosuna girmişti. Ertesi gün Bakana kızdığı için işine gitmemişti. O gün de İhtilal olmuş, tüm DP kadroları işten alındığı halde Yaşar Bey e dokunmamışlardı. Yaşar Bey, bu görevini aralıksız olarak 1977 yılına kadar devam ettir- 173

4 di, emekli oldu. Safiye Alagöz Babam ve annemin tanışması Babam Doğu bölgesindeki il ve ilçeleri dolaşır, bakır toplarmış. Bir gün yolu Hınıs a düşmüş. İşlerini yoluna koyduktan sonra bir arkadaşının evine davet olmuş. Çapkınlığı elde bırakmayan babam, bahçede oturup elinde dürbünle su başında kilim yıkayan kızları dikize almış. Annemi o şekilde görüp beğenmişti. Hüsnü Bingöl o zamanlar Hınıs ta görevliymiş. Annemin düğün merasiminde babam ve Hüsnü Bey tanışıp dost olmuşlar. Çok geçmeden Hüsnü Bey de, Hınıslı Mehmet Ağa nın (Güner) kızıyla evlenince, iki aile bir bakıma akraba gibi olmuşlar. Iğdır a doğru Ailem Iğdır a ilk geldiğinde, Hükümet Konağının (Vali Konağı) olduğu yerde, Obalı Hacı Nağdali isminde biri- (1) Naciye Hun, (2) Fetullah Kakioğlu sine ait bir evi kiralamışlardı. Ben bu evde 1938 yılında dünyaya gelmişim. Bu evde iki yıl kaldıktan sonra, Aziz Gökbakan a ait daha sonra Aziz Güveren in satın aldığı- İdirmava daki eve taşındık. İçinde çocukluğumun geçtiği bu ev pembe taşlardan örülü bir Ermeni yapısıydı. Bağır Aras ve eşi Salto Halanın evleri uzağımızda değildi. Evlerimiz arasında dar bir patika yol vardı. Gönlümüz istediğinde birbirimize gidip gelirdik. Ailenin en küçüğü olduğumdan her yere girip çıkar, bununla kalmaz büyükler bahçede veya balkonda oturup sohbet ettiklerinde onları zevkle pür dikkat dinlerdim. Yıllar geçtiği halde bu konuşmalar canlılığından hiçbir şey kaybetmeden hafızamda kalmış. Aziz Gökbakan, babamın kuzeni Zülfinaz Hanım la evliydi yılında, Aziz Gökbakan, evde tadilat yapınca, biz o yılı nişanlım Hüseyin Bey in evinde geçirmiştik. Evlendikten sonra (1956) babam, Şarabanı Halaya ait bir evi kiralayıp orda birkaç yıl kaldı yılında Iğdır depremi olunca, devlet ortaokul binasını PTT binasının yeri ve karşısı- güvenlik nedeniyle kapattı. Babamın yakın dostu olan kaymakam, bir gün babama, Mehmet Efendi, gel tahta ve ağaç ihtiyacını vereyim, kendine ortaokulun bahçesinde bir ev yaptır demiş. Böylece babam, 174

5 Iğdır Sevdası bugün Maliye müdürlüğüne ait, Ermeniden kalma taş evde iskân edilmişti. Annem bu evde 9 Temmuz 1967 tarihinde yakalandığı akciğer kanserinden kurtulamayarak vefat etti. Babam 1971 yılında Mal müdürlüğüyle anlaşmazlığa düşüp evi boşaltmak zorunda kaldı. Aynı mahallede bir yıl kadar kirada kaldıktan sonra Mecit Hun la aynı bahçe içerisinde ev inşa edip oraya taşındı. Babam 17 Nisan 1971 tarihinde vefat etti. Babam Mehmet Kakioğlu Babam, açık sözlü, dobra ve cesur birisiydi. Kimsenin minneti altında kalmak istemezdi. Arkadaşlığa önem verir, zayıfları ve yoksulları korurdu. Son derece gururluydu. Bu yüzden başta Soldan Sağa Naciye Hun, Safiye Alagöz, Nazire Kakioğlu, Zinnet Kakioğlu (Oturan) Atilla Hun (Ayakta), Selahattin Hun Hüsnü Bey olmak üzere Iğdır daki bürokrat ve ileri gelenler, babamın dostluğuna önem verir, onu sevip sayarlardı. Ne yazık ki sosyal yaşama ve zevklerine son derece düşkün babam, talihsiz bir sağlık sorunu nedeniyle yaşamının son 15 yılını eve kapanarak geçirmek zorunda kalmıştı. Babamın sağ yanağında doğuştan siyah bir ben vardı. Bir gün jiletle bu beni kesip attı. On yıl boyunca bu yara zaman zaman iltihaplanıp sorun yarattı. Sülük tedavisi acısını biraz dindiriyordu ama yara her yıl nüksediyordu. Bir gün bu müzmin yara kansere çevirdi. Ankara da yapılan bir ameliyatla bu kanserli parça yanağından çıkarıldı ama yüz güzelliğini de kaybetmişti. Babam görünüşüne ve giyim kuşamına önem veren birisiydi. Bu olay onun sosyal yaşamını etkilemiş, eve kapanmasına neden olmuştu. Annemin Ailesi Aslen Cibranlı aşiretine mensup olan dedem Emin Bey, uzun yıllar nüfus müdürlüğü görevini yürütmüştü. En son tayini Hınıs a çıkmış, emekli olduktan sonra da bu ilçeye yerleşmişti. Anneannem Asiye Hanım, aslen Ahlatlı olup Ali Bey namında zengin bir tüccârın kızıymış. Annem 1899 (1315) tarihinde Hınıs ta dünyaya gelmişti. 175

6 Safiye Alagöz Belkıs Hanım 1920 li yıllarda Erzurum dan Muş a kadar geniş bölgede astığı astık kestiği kestik, aslen Malazgirtli Derviş Ağa isimli bir eşkıya varmış. Bir gün nasıl olmuşsa Hınıs ilçesinde ikâmet eden Belkıs teyzemi görüp ona âşık olmuş. Ancak dedem, kızını bir eşkıyaya vermeyi şiddetle reddetmiş. Derviş Ağa, yanına adamlarını alarak sevgilisinin evini kuşatmaya almış, Ya Belkıs ı alırım ya da hepinizi öldürürüm! diye tehdit etmiş. Dedem, çıkış yolu bulamayınca, bir küp altını başlık parası olarak şart koşmuş. Derviş Ağa, parayı verip teyzemi düğünsüz derneksiz baba evinden çıkartıp gözden kaybolmuş. Ailesi yıllarca Belkıs tan haber alamayınca, öldüğünü zannedip, umutlarını kesmişler. Aradan yıllar geçmişti lı yılların ortalarına doğru bir zamandı. Kardeşi Belkıs ın kaçırılması sırasında genç kız olan annem, evlenmiş, Iğdır a yerleşmişti. Bir gün, yaşlı bir kadın, evimizin kapısını çalıp, sadaka istedi. Annem, kadını bahçe içindeki evimize davet edip, kendisine yemek ikram etti. Konuşma sırasında, yaşlı kadının Malazgirtli olduğunu öğrenince, annem heyecanla, Derviş Ağa ismini hiç duydun mu? diye sordu. Kadın, Derviş Ağa ismini duymayan mı vardı. Azılı bir eşkıyaydı. Bir gün öldürüp kafasını kestiler dedi. Annem, Belkıs teyzemin izini bulmak umuduyla, Onun karısı benim kız kardeşimdi. Ailesi hakkında bir bilgin var mı? diye sordu. Yaşlı kadın, Tek bildiğim, Yusuf adlı bir oğlunun Malazgirt te bir kahve işlettiğidir dedi. Bir ev kadını olan annemin o yılların koşulları altında Malazgirt e gidip, kız kardeşinin izini sürmesi imkansızdı. Sorgulama ve merak öylece kapanmıştı. 176

7 Iğdır Sevdası Ertuğrul Tığlay İstanbul Küçükçekmece belediye başkanlığı yapmış Ertuğrul Tığlay la anne tarafından akrabayım. Babası Sadi Bey, annemle öz amca çocuklarıydılar. Babası erken yaşta vefat edince ninem, Sadi Bey i kendi himayesine alıp büyütmüştü. Yıllar sonra Sadi Bey, veteriner oldu, Iğdır da görev yaptı. Ertuğrul Tığlay da o yıllarda Iğdır da dünyaya gelmişti. Kardeşlerim Ağabeyim Fetullah, 1936 Erzurum doğumludur. İlk ve ortaokulu Iğdır - da, liseyi Zonguldak ve Çankırı da okudu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunudur. Ağabeyim, öğrencilik yıllarında MTTB nin yönetim kurulu üyesi ve Fakülte öğrenci derneği başkanıydı. Siyasal konulara ilgisi nedeniyle ABD Cumhurbaşkanı Johson, İnönü, Gürsel, Demirel ve Türkeş gibi dönemin önemli şahsiyetlerini yakından tanıma şansı olmuştu. Onlarla birlikte çektirdiği resimler baba evimizin duvarlarını süslerdi. Ağabeyime, İktisat Fakültesinde öğrenim yapma fikrini Haydar Behramoğlu vermişti. Eğer çalışarak okumak istiyorsan bunun için en uygun yer İstanbul ve en uygun bölümde İktisat Fakültesidir, demesi üzerine ağabeyim İstanbul a gitmişti. Ağabeyim, Fakülteden mezun olduktan sonra yayın hayatına ve matbaacılık dünyasına girdi. Karma Ekonomi adlı bir dergi çıkardı. Ortaklarıyla anlaşmazlığa düşünce, bu kez Türkiye Konferanslar Dergisi adlı ikinci bir dergiyi yayın hayatına soktu. Kayı Matbaacılık AŞ kurarak, kartvizit, davetiye türünden basım işleriyle uğraştı. Değerli insan rahmetli Enver Aytekin le beraber Sosyal Yayınlar da hizmet verdi. Fransız Doğu dilleri uzmanı J.Blau nun Kürtçe- Fransızca sözlüğünü okurlarına, Kürtçe-Türkçe-İngilizce-Fransızca olarak hazırlayıp kazandırdı. 177 Soldan Sağa Safiye Alagöz, Muhsine Kaya, Naciye Hun Fetullah Kakioğlu

8 Safiye Alagöz Ağabeyimin, Kaan ve Dilan isminde iki çocuğu var. Tıp Doktoru olan Kaan ve Jeoloji mühendisi olan Dilan İstanbul da ikamet etmektedirler. Nazire Ablam 1928 yılı Erzurum doğumludur. 6-7 yaşlarında Saniye Hanım adlı bir lise hocasının gözetiminde bir mahalle evinde dini eğitim almıştı. Bu gibi okullar devlet tarafından yasaklanmıştı. Nitekim bir gün polisler mahalle okulunu basıp Saniye Hanım ı döverek götürmüşler, okulu da kapatıp önüne bir bekçi dikmişler. Saniye Hanım la devam eden bir yıllık Kuran eğitimi Nazire Ablamın aynı zamanda tüm hayatım boyunca önüne çıkan tek eğitim fırsatıydı. Ondan sonraki yıllar, kendi kendisine Polis Mehmet Kaya ve Kızları Meral İle Nihal dini bilgisini artırdı, bunu manevi bir zenginliğe dönüştürdü. Nazire Abam, evlenmedi. Kuaförlük ve terzilik yaparak hayatını kazandı yılından beri kardeşim Fetullah la birlikte İstanbul da ikâmet etmektedir. Muhsine Ablam, 1927 Erzurum doğumludur yılında Iğdır da görev yapan polis Mehmet Kaya yla evlendi. Uzun yıllar Zonguldak ta ikamet etti, sonra Elazığ a yerleşti. Meral, Nihal, Seval ve Serap isminde dört kız çocuğu annesidir. Meral Hanım, Atilla Hun un eşidir. Çocukluk Yıllarım Bağır Emmi ve Salto Hala Salto Hala oturaklı, konuşmasını bilen, doğru sözlü bir kadındı. İnsanlara yardım elini uzatmayı severdi. Onun kişiliğinde en çok sevdiğim yanı geçmişe dair anlattığı olaylar ve bunu anlatış tarzıydı. Her kelimesi anlam ve duygu yüklüydü. Salto halanın anlattığına göre Rus döneminde İdirmava caddesinin iki tarafından arx denilen küçük dereler akarmış. O zamanlar evlerde su 178

9 Iğdır Sevdası olmadığı için insanlar içme suyunu bu derelerden temin eder, kezâ bulaşık ve çamaşırlarını da bu suyla yıkarlarmış. Yolun sol tarafındaki dereyi Müslümanlar, sağ tarafındakini de Ermeniler kullanırmış. Çocukluğumun geçtiği ev ve etrafındaki binalar eskiden askeriyeye aitmiş. Ağrı İsyanı yıllarında buralar gözetim ve cezaevi olarak kullanılmış. İsyan bölgesinden getirilen çoluk çocuk, kadın ve erkekler buralarda bir müddet göz hapsine alınır, sonra da bilinmeyen yönlere gönderilirmiş. Salto Halanın çok sert ve acımasız bir kaynanası varmış. Ne zaman ekmek pişirse, Salto hala gizliden 4-5 ekmeği çarşafının altına Safiye Alagöz ve Atilla Hun saklar, tutukluların olduğu binaya yakın gidermiş. Ekmeği dilimler, güzel yüzlü çocuklara pay edermiş. Iğdır ın ilk traktörlerinden birisini, belki de ilkini Bağır Aras getirtmişti. Rus malı, palet üzerinde hareket eden bu traktör, Aralık taki çeltik fabrikasının motorunu çalıştırıyordu. Traktör şehir merkezine geldiğinde, herkes merakla seyre giderdi. Bu garip makineye halk arasında Deccalin eşeği lakabı verilmişti. Bağır Emminin Fahrettin ve Mazlum adında iki oğlu vardı. Mazlum, liseyi İstanbul da bitirdikten sonra Amerika ya gitmiş, orada Claudet isimli bir kadınla evlenmişti. Bu evlilikten iki kızı olan Mazlum Amerika da vefat etti. Yıl 1953 veya 1954 olmalıydı. İlkokulu henüz bitirmiş, ortaokula da kaydımı yaptırmıştım. Bir gün, Mazlum un hanımıyla beraber Türkiye ye geldiği, özel arabasıyla İstanbul dan Iğdır a doğru yola çıktığı haberi ortalıkta dolaştı. Bütün mahalle heyecanlanmıştı. Yıllardır görmedikleri Mazlum, Amerikalı bir gelinle baba evine geliyordu! Tüm hazırlıkları yapıldı. Çilli yoluyla gelecek olan Mazlum u karşılamak için hep birlikte bir traktörün römorkuna tıka basa doluşup yola çıktık. 179

10 Römorka sıkışanlar arasında ben, Bağır Emminin evinde kiracı olan Naciye Ablam, Gökbakan ailesinden İsmet ve Pakize hanımlar ve kuzenim Zülfinaz Hanım da vardı. Traktör bizi Orgof a kadar götürdü. Orada römorktan inip Mazlum u beklemeye koyulduk. İkindi olduğu halde gelip giden yoktu. Çocuklar açıkmış ağlıyorlardı. Bizim yakınımızda siyah çadırlarını açmış Kürt çadırları vardı. Safiye Alagöz Soldan Sağa Nazire Kakioğlu, Muhsine Kaya Zinnet Kakioğlu, Mehmet Kaya, Naciye Hun Çocuklar Safiye Alagöz, Fetullah Kakioğlu, Muammer Kaya Bizlere bolca yoğurt ve ekmek ikram ettiler. Karnımızı bir güzel doyurup beklemeye devam ettik. Çok geçmeden dağın yukarılarında üzerinde batan güneşin ışıklarının yansıdığı, Mazlum un özel arabası göründü. Bağır Emmi heyecanla: Aha Mazlum un arabası!, diye bağırdı O gece bütün Iğdır ayaktaydı. Olağanüstü bir gündü. Herkes gelip merakla Amerikalı geline göz atıyor, Mazlum la sohbet ediyordu. Belediye bile bu coşkudan etkilenmiş, normalde gece yarısı sönen elektrikleri o gün sabaha kadar açık bırakacağını ilan etmişti. Mahalledeki bu heyecan Mazlum un kaldığı 4 gün boyunca devam etmişti. Sabah olunca Bağır Emmi bir öküz kurban etti. Biz çocuklar dinmek binmeyen bayram havasından neşeli ortalıkta dolaşıp duruyorduk Yeğenim Selahattin in ayaklarında kendi paramla aldığım yandan açmalı ve düğmeli güzel bir çift ayakkabı vardı. Claudet in kızı Aysel bu ayakkabıya heveslenmişti. Ağlamaya başladı. Ama kimse niçin ağladığını bilmiyordu. Annesi gelince durum açıklığa kavuştu. Ayakkabıları çıkartıp Aysel e giydirdik. Amerikalı kız taşra ayakkabısıyla mutlu olup sesini kesti. Claudet Hanım, kimsenin görmediği bilmediği şeyler yiyordu. Valizinden, yıllar sonra konseve olduğunu anladığımız küçük teneke kutular çıkartıyor, kaynamış suya atıyor, sonra da açıp yiyordu. Hepimiz şaşkın şaşkın onun yemek yemesine bakıyorduk. Bazen de bir toza 2-3 yumurta sarısı atıp şekerle bulamaç haline getirip onu yerdi. Salto Halam ve diğer komşular Claudet Hanım ın ikram- 180

11 Iğdır Sevdası larını domuz eti korkusuyla kabul etmezdi. Bir gün de Claudet Hanım beyaz bir tozu Salto Halamın avuçlarına döktü. Merakla başlarına üşüştük. Salto Hala nın eli suya değer değmez toz köpürmeye başladı. Balon gibi şişen köpükleri elimize alıp sevinçle oynamaya başladık. Ancak yıllar sonra bu sihirli beyaz toz un bildiğimiz çamaşır tozu olduğunu anlayacaktım. Dört gün hızla gelip geçmişti. Mazlum u Amerika ya hüzünlü bir törenle uğurladık. Bağır Emminin yüreği yaralıydı. Bir akşam Mecit Abinin evine gelip birlikte balkona oturdular. Yıllardır bir baba olarak Mazlum a yaptığı fedakarlığın faturasını çıkarmak istiyordu. Mecit Abi eline kağıt kalem aldı, söylenenleri yazdı. Falanca tarihte şu kadar altın, falanca tarihte bu kadar altın derken uzun bir liste çıktı. Salto Hala da elli altınını oğlunun okuması uğruna feda etmişti. Anlaşılan bu fedakar aile Mazlum un okuması için bütün servetini harcamıştı. Ancak Mazlum, bir meslek sahibi olacağına bir çay bahçesi işletmeyi kendisine yeterli bulmuştu. Bağır Emmi evladının gönülden ırak olmasına mı üzülsün, yoksa onun başarısızlığına mı, bilemiyordu. Salto Halayla Naciye Ablamın evleri iç içeydi. Yemekler bir gün Salto Halanın evinde, bir gün de ablamda pişerdi. Bağır Emmi ve Mecit Abi balkondaki masada, kadınlar ve çocuklar da içerideki yer sofrasında otururlardı. Bağır Emminin özel bir kileri vardı. Yazdan biriktirdiği her türden meyve ve sebzeyi orada saklardı. Biraz eli sıkı olduğundan anahtarı kimseye vermez, üzerinde taşırdı. Kış aylarında meyve tam kıymete binerdi. Bazı akşamlar Salto Hala beni de yanına alır, erkenden uykuya dalmış Bağır Eminin cebinden anahtarı aşırırdı. Benim görevim gaz lambasını taşıyıp aydınlık etmekti. Salto Hala ki- 181 Mazlum Aras, Eşi Claudet ve Küçük Aysel

12 Safiye Alagöz lerin kapısını açar, kovaları meyveyle doldururdu. Usulca kapının asma kilidini tekrar yerine takıp eve dönerdik. Salto Hala kova dolusu meyveyi çocukların önüne boşaltır, tembih ederdi: Sakın meyveyi dışarda yemeyin. Kabukları da ortalığa atmayın! Satılda (kovada) bir şey kalmayanda yine getiririm. Dört beş gün sonra kova boşalınca: Satıl boşalıptı! Allah kerimdi! Bağır indi birazdan yatar! derdi. Böylece tekrar hırsızlığa (!) giderdik. Bir gün Salto Hala Bağır Emmi ye: Bağır, sen de Mecit in uşaxlarına bir şey verirsen! Ne verecem! Anahtar sendedi da! Bağır Aras ın Balkonu Soldan 2. Naciye Hun 3.Nazire Kakioğlu 5. Claudet Aras - Safiye Alagöz (Oturan) Çocuklar Soldan Sağa Aysel Aras, Selahattin Hun ve Atilla Hun. Bağır Emmi Salto Haladan önce vefat etti. Iğdırmava mezarlığına defnedildi. Salto Hala Erzurum da vefat etti, vasiyeti üzerine orada gömüldü. Mazlum ARAS Mazlum Aras ın hayatı bir Iğdır masalıdır. Mazlum Aras, doğduğu topraktan genç yaşta ayrılmış, vatandan uzaklaşmış, kader rüzgârı onu Amerika ya savurmuştu. Iğdır o güne kadar hiç bir evlâdını bu kadar uzağa fırlatmamıştı. O başka bir gezegene gitmiş gibi Iğdırlının gönlünde yer etmiş, her kalpten bir parçayı kendisiyle götürmüştü. Claudet le evliliği masal motifini tamamlamış, böylece ismi ayrılıklar ve hasretlikler çekmiş Iğdır insanın simgesi olmuştu. Kim bilir kaç yürek onun kaderi için gizliden ağlamış, onu kendi canından bir parça bilip yaşamını düşlemişti. 50 li yıllarda Iğdır, Mazlum Aras ismiyle oturup kalkmıştı. Her sohbette o vardı; her söz onun adıyla güzelleşir, onun adıyla mistik bir anlama kavuşurdu.. 182

13 Iğdır Sevdası Iğdır, masal kahramanını Ağustos sonu 1952 yılında hasretle bağrına basmıştı ama ancak kısa bir süre için... Uzakların cazibesi onu çağırıyordu. Sevdiklerine umut verip, bir daha gelmemek üzere okyanusları aştı, geride bıraktığı hasret ve göz yaşıydı. Mazlum Aras, Otelciler Kralı olarak ün yapıp, fani dünyadan ayrıldı ama onun ismi Iğdır sevdasının en güzel sayfası olarak hep bizimle yaşayacak. Gezgin Sadun Boro, 1966 yılında, teknesiyle dünya turuna çıkar. Yolu, Karaip denizindeki St. Lucia adasına düşer. Muz ve hindistan cevizi memleketi bu küçük adada, sahil üzerinde otel işleten bir Türk le tanışır. Sadun Boro kitabında o bölümü şöyle yazar: Karaip te Bir Türk ün Oteli Marigot koyu metrelik bir girişten sonra genişleyerek, bir milden fazla içeri doğru giren bir koy. Bunun nihayetinde daracık bir boğaz daha var. Bu boğazın iki tarafında palmiye ağaçları, yarı bellerine kadar denize eğilmiş, sakin suda kendi akislerini seyreder. Yapraklarına sürtünerek birkaç yüz metre kutrunda bir havuzdan farksız olan ikinci koya geçip demirledik. Altımızda üç kulaç su, masmavi, billur gibi, dipte yatan zincirin baklalarını sayacak kadar berrak... Bu gölün etrafını hindistancevizi, palmiye, muz ağaçlarıyla kaplı tepeler çevrelemiş. Yamaçta, birkaç villa ağaçlar arasına saklanmış, açık deniz gözükmüyor bile. Zaten eski yelken devrinde korsan tekneleri gelip burada saklanırmış. Hatta, dışarıdan gözükebilecek uzun direklerini ağaç yaprakları ile sararak gizlerlermiş. Bir müddet güvertede oturup bu güzelliği seyrettik. İnsanın, daha güzel bir yeri tahayyül etmesi bile zor. Bu cennetin ortasında Kısmet (teknenin adı) dolgun bir kadın göğsünü süsleyen bir pırlanta gibi kaldı. Bota atlayıp, girişteki büyük koyun sahilindeki otele gittik. Yerli malzeme ile sazdan yapılmış Amerikan barı, lokanta ve yanında güneşlenmek için balkonu, kazıklar üzerinde denize doğru çıkmış. Arkadaki yamaçta ikişer, odalı bungalolar, rengârenk çiçek ve koca ağaçlar arasına serpilmiş. Bir garsonla otelin sahibini çağırttık. Biraz sonra esmer, orta boylu tam bir Ana- 183 Soldan Sağa Müjgan Bingöl, Nazire Kakioğlu ve Şükran Bingöl

14 dolu çocuğu koşarak geldi. Önce bizi, sonra Kısmet teki bayrağı görünce ne söyleyeceğini şaşırıp gözleri dolu dolu oldu... Mazlum Aras, yirmi yıl evvel tahsil için geldiği Amerika da yerleşip evlenmiş. Geçen yıl tatilini geçirmek için uğradığı St. Lucia da Marigot koyuna hayran olup, bir ortak ile beraber oteli satın almış. Pek sevimli ve biraz da Türkçe bilen karısı ve iki kızı ile beraber şimdilik burada yerleşmişler. Bizi iki gün, bu cennetten kalma köşede misafir ettiler. Daha uzun kalmamız için ısrarlarına rağmen, vakit ilerliyor programımıza uymamız lazım. İstemeye istemeye ayrıldık. Safiye Alagöz Hüsnü Bingöl le aile dostluğumuz Hüsnü Bey Terekeme asıllıydı. Hınıs tan evlendiği için Hınıslı olan annemin ailesiyle tanışıyordu. Hüsnü Bey, annemle babamın düğün yemeğine davet edilenler arasındaymış. Yemek sırasında başından ilginç bir olay da geçmişti. Fazıl Ağa nın oğlu Memet in evlendiğini duyan Hüsnü Bey lacivert renkte pırıl pırıl bir takım elbiseyle konuk masasındaki yerini almış. O gün misafirlere Bitlis yöresinin ünlü yemeği, içi erimiş yağ dolu köfteler ikram ediliyormuş. Hüsnü bey köftenin içinde sıvı yağ olduğundan habersiz, iştahla ısırmış. Bir fıskiye gibi fışkıran yağ ceketini boydan boya kaplamış. Lekenin temizlenmesi mümkün olmadığından Hüsnü Bey ertesi gün terziye gidip aynı kumaştan ikinci bir ceket daha diktirmiş. Hüsnü Bey aile dostumuzdu. Özellikle annemi çok severdi. İki aile sık sık bir araya gelir, birlikte yer içerlerdi. Hasta olduğu zaman mutlaka birkaç askeri anneme gönderirdi: Kumandanımız hasta! Yemek istiyor! Hüsnü Bey, annemin yemeklerine tutkundu. Böyle günlerde annem çiğ denden (buğday) yoğurt çorbası yapar, demir kalıplardan çıkmış kıtır kıtır tatlıları bir sepete koyup gönderirdi. Buna karşılık annemin ne zaman yardıma ihtiyacı olsa, odun mu kırılacak, çarşı pazardan malzeme mi taşınacak Hüsnü 184 Soldan Sağa Nazire Kakioğlu, Hüseyin Alagöz, Safiye Alagöz, Atilla Hun ve Zinnet Kakioğlu (Oturan)

15 Iğdır Sevdası beyden yardım isterdi. Birkaç asker daşkalarla malzemeleri eve taşır, evin diğer ihtiyaçlarına yardımcı olurlardı. Bir gün Hüsnü Bey kendisine hediye edilmiş değerli bir tespihi anneme uzattı: Zinnet Hanım! Ben namaz kılmıyorum. Al şu tespihi, namaz kıldığın zaman sahibine dua et! Hüsnü Bey, Mecit Hun un oğlu Atila yı çok severdi. Mecit Abi, ilk evlendiğinde Şeyh Xano nun evine yerleşmiş, Atila da o evde dünyaya Naciye Hun gelmişti. Kapı komşu olan Hüsnü Bey in kızları, Şükran ve Müjgan, Atila yı gelip evden alır, Hüsnü Bey e götürürlerdi. Naciye Ablam, Atila yı geri getirme işini bana vermişti. Yine bir gün Atila yı getirmek için Hüsnü Bey in evine gitmiştim. Evden içeri girince unutamadığım bir sahneyle karşılaştım. Hüsnü Bey ellerini havaya uzatmış, 1-2 yaşındaki Atila yı hoplatıp duruyordu. Atila nın belden aşağısı çıplaktı. Birden çocuk, kendini tutamayıp Hüsnü Bey in göğsüne sağanak halinde boşanıverdi. Hüsnü Bey yaramaz çocuğu, havada tutarak kendinden uzaklaştırdı, sakin ses tonuyla: Şükran, kızım! Bir bez getir, oğlanın sidiği göğsüme değdi! dedi. Hüsnü Bey in evine çeşit çeşit lokumlar, çikolatalar gelirdi. Paketler açılmadan öylece üst üste dururdu. Atila geldiği zaman bunlardan birini kapar, koşar adım dışarıya yönelirdi. Hüsnü Bey de şakadan: Ulan! Sen bizim payımızı da alıyorsun, gel beraber yiyelim! diye bağırırdı. Paketi birlikte açarlar, o ancak bir tane alır, gerisini yine Atila aceleyle kapıp, koşarak oradan uzaklaşırdı. Şeyh Xano nun eviyle Hüsnü Bey in evi aynı bahçeye bakardı. Birisinin penceresinden diğerinin odaları rahatlıkla görünürdü. Odanın birisine de tavandan asma beşik kurulmuştu. Naciye Ablam ev işleriyle meşgul olduğunda Atila yı beşiğe kor, işinin başına dönerdi. Bir gün Hüsnü Bey pencereden Atila nın beşikten düştüğünü görmüş. Ayağında terliğiyle koşturmuş. Naciye ablamı bu tedbirsizliği nedeniyle azarlamış. Atila yı eline alıp: 185

16 Safiye Alagöz Oğlumu artık sizlere vermiyorum! demiş. Hüsnü Bey in zindanı diye tabir edilen yer, evinin tam karşısında, küçük penceresi olan tek odalı bir damdı. Çocuk olarak hatırımda kalan, bir gün getirilen iki Rus oldu. Birisi genç, saçları dümdüz ve düzgün taralı, diğeri de yaşlıydı. Hüsnü Bey onlarla Rusça veya Ermenice konuşuyordu. Tutuklular ayakları zincire vurulu akşamları zindan önüne çıkarılır, güneşlenmele- Naciye Hun rine izin verilirdi. Bir gün annem bir aile toplantısında Hüsnü Bey e: Hüsnü bey siz bu adamlara ne yapıyorsunuz? Dövüyor musunuz? Gerektiğinde elbette. Konuşmuyorlar ne yapalım! Heriz Hanım Heriz adında Erzurumlu bir kadın vardı. Kocasının adı da Mikail idi. Hüsnü Bey bu adamı düzenli olarak Rusya ya casusluk amacıyla gönderirdi. Görevinin tehlikeli olduğunu bilen adam bir gün karısına: Hanım! Eğer bir gün geri dönmesem, beni yedi yıl bekle! Ondan sonra evlenmek hakkındır Gerçekten de korkulan başa gelmişti. Adam dördüncü kez Rusya ya doğru yola çıkmış ve bir daha geri gelmemiş. Komşumuz Heriz Hanım iki oğluyla kocası döner diye bekledi. Evli olan Fazıl Baykal gönlünü Herız Hanım a kaptırmıştı. Ona evlenme teklifinde bulunmuş ama Hayır! cevabı almıştı. Bir gece Fazıl Baykal gizliden Heriz Hanımın evine geliyor, pencereyi tıklatıyor. Korkuya kapılan Heriz Hanım bağırınca komşulardan Ağacan Emmi yardıma koşmuştu. Sabah olunca Heriz Hanım babamın yanına gelip, Fazıl Bey in evlilik teklifiyle ilgili akıl danıştı. Babam bunu makul karşılayınca, Herız Hanım, Fazıl Bey e ikinci eş olarak gitti. Fazıl Bey, daha sonra iki hanımından boşanarak Hüseyin Sönmez in kızı Azer Hanım la evlendi. Aziz Gökbakan ve Cevdet Ergin Aziz Gökbakan aslen Eleşkirtlidir. Davut Ağa nın kızı Zülfinaz Hanım la evlenmişti. Iğdır da manifatura mağazası vardı. Su ambarının olduğu 186

17 Iğdır Sevdası (1) Naciye Hun, (2) Nazire Kakioğlu, (3) Safiye Alagöz, (4) Süheyla Hun, (5) Mücahit Hun, (6) Ahmet Hun mevkide geniş gayri menkulleri vardı. Oğlu İsmet Gökbakan, Toprak Bank Şube müdürü olarak görev yapmaktadır. Aslen Vanlı olan Cevdet Ergin babamın samimi dostuydu. Iğdır daki evini Enver Usta ya satıp, ilçeyi terk etti. Fedakar bir insan: Abla Dedem Farız Ağa Erzurum da oturuyordu. Annem de yeni evlenmiş ilk çocuğuna hamileymiş. Bir gün babaannem (Reyhan Hanım) Erzurum da dolaşırken temiz giyimli bir kadın kendisinden sadaka istemiş. Babaannem bu duruma içerlermiş: Bak kızım! Gelinim yakında doğuracak.gel onun ev işlerine yardım et! diye teklifte bulunmuş. Aile içinde kendisine Abla lakabını taktığımız bu kadın anneme yardımcı olarak geldi, ölünceye kadar da bizi terk etmedi. Asıl adı Mahide idi. Evlenmiş fakat çok despot bir kocanın elinde acı çekmişti. Doğan iki çocuğunu da kaybedince evinden kaçmış, bazen dilenerek bazen ev işlerine yardım ederek geçimini sağlamıştı. Abla, hizmetçiden çok bir kardeş gibi ailemizin bir parçası olmuştu. Bizden gördüğü sevgi yüzünden asla ayrılmak istemedi. Hatta ailemiz Iğdı- 187

18 r a taşınacağı zaman, babam Abla nın erkek kardeşini yanına çağırmış: Biz uzaklara, Rusya sınırına gidiyoruz. Kardeşini yanına al, demişti. Safiye Alagöz Abla Hanım, kardeşine şöyle demiş: Onlar benim hem annem hem babam. Eğer onlara bir şey olacaksa varsın Solda Hüseyin Alagöz ve Sağda Fetullah Kakioğlu bana da olsun. Böylece hep birlikte Iğdır a doğru yola çıkmışlar. Abla Hanım, giyim kuşamına, temizliğine son derece düşkündü. Çalışkan, becerikli bir kadındı. Onun sayesinde annem ev işlerinden neredeyse muaftı. Çamaşır ve bulaşık yıkamaz, halı temizlemez, ev süpürmezdi. Zamanın çoğunu elinde çantası, yanında üç kızı tanıdık eş dost evlerini ziyarete giderdi. Bunların arasında kasabanın hakim, savcı ya da askeri üst rütbelilerin evleri yada Hüsnü bey, Aziz Gökbakan gibi yakın aile dostları vardı. Annemi gören tasasız bir bürokrat hanımı zannederdi. Abla Hanım da evde kalır, henüz bir çocuk olan Fetullah la yeni doğmuş olan bana bakardı. Abla Hanımın bu fedakarlığı ona hepimizin gözünde ayrıcalıklı bir yer kazandırmıştı. Babam bile ona karşı son derece saygılıydı. Aralarında bu nedenle resmiyet bile vardı. Abla Hanım ölünceye kadar babamın yanında yüzündeki peçeyi kaldırmadı. Babam da hiçbir zaman onun kalbini kıracak bir şey söylemedi. Herkese sinirlenebilirdi ama Abla Hanıma asla! Yolculuğa çıkacağı zaman da, ilk Abla Hanım a bir ihtiyacı olup olmadığını sorardı. Mahide yarın Gaziantep e gideceğim. Ne ihtiyacın var! O da utangaç fakat gururla, Hanım bilir diyerek annemin karar vermesini isterdi. Abla Hanımın ayakkabı, fistan gibi ihtiyaçları olurdu. Babam yolculuktan geldiği zaman ilk onun hediyesini verirdi. Ayrıca incik boncuk gibi süs takılarını hediye kutusuna ilave ederdi. O da bir çocuk mutluluğuyla hediyesini alır, sevildiği sayıldığı bir ailesi olduğu için mutlu olurdu. Abla Hanım evin eşyalarına son derece titizdi. Her şeyin yerli yerinde olmasına özen gösterirdi. Annemin Erzurum dan getirdiği değişik mutfak eşyaları vardı. Arada bir komşular gelir havan, kevgir gibi o zamanlar kimsede olmayan bu aletlerden ödünç almak isterlerdi. Annem, Abla Hanım ın korku- 188

19 Iğdır Sevdası Iğdır Ortaokulu (1)Fetullah Kakioğlu, (2) Medet Serhat, (3) Nizamettin Kaya, (4) Oruç Demirel, (5) Cengiz Taner, (6) Fahrettin Karadeniz sundan bunları kimseye ödünç veremezdi. O yıllar çeşme suyu yoktu. İçme suyu ilkel bir damıtma yöntemiyle elde edilirdi. Bunun için bahçenin bir köşesinde tahtalardan kare şeklinde bir bölme yapılmıştı. Üzerine, içi silindirik, en altında küçük bir delik özel bir taş konurdu. Dereden getirilen çamurlu sudan üç dört kova buraya boşaltılırdı. Deliğin altına da ağzı geniş bir testi konurdu. Çamur ve tortusundan süzülen berrak su damlaya damlaya testiye dolardı. Bu bizim içme suyumuz olurdu. Bu kocaman siyah taşı her üç günde bir temizlemek gerekirdi. Bu zahmetli işi de Abla Hanım yapardı. Çamaşır ve banyo suyu elde etmek için de sular kocaman bir fıçıya doldurulur birkaç gün dinlenmeye terk edilirdi. Çamur ve tortu çöker, kısmen berrak olan suyla ihtiyacımızı karşılardık. Evin bulaşığı dere boyunda yıkanırdı. Elektrik yoktu. Mutfağımızda gaz lambası, oturma odasında lüks lambası yanardı. Giriş kapısına yakın bir yerde gelecek bir misafiri karşılamak için idare lambası hazır bulunurdu. Ailemize büyük emeği geçmiş Abla Hanım evimizde vefat etti, Iğdır a defnedildi. Ruhu şad olsun. Mecit Hun un evliliği Yaş sırasına göre kardeşlerimin isimleri şöyledir: Muhsine, Nazire, 189

20 Safiye Alagöz Naciye, Fetullah ve ben. Mecit Abi bir gün kasabanın bir köşesinde mavi gözlü dünya güzeli kardeşim Nazire yi görüp tutulmuştu. Dayısı Hacı İsa yı devreye sokup, evlilik konusunda babamın fikrini almış. Babam eve gelip Nazire Ablama durumu anlatınca, o da kesin bir ifadeyle: Ben bir Kürde gitmem! demişti. Bu olayın üzerinden birkaç ay geçmiş. Başkatip Ahmet Bey in kızı Şöhret Hanım ın nişan ve düğün merasimi yapılıyordu. Annem de üç kızını alıp düğün yerine gitti. Ablalarım çıkıp oynamışlar. Mecit Hun dikkatlice onları izliyormuş. Nazire ve Muhsine Ablalarımı tanıyormuş ama Naciye Ablamın kim olduğu konusunda bilgisi yokmuş. Düğün müziğini organize eden Toycu İsmail e gitmiş: Az önce üç kız oynadı. İkisi Mehmet Efendi nin kızlarıydı, ya öbürü? O da Mehmet Efendi nin kızı! Benim bildiğim Mehmet Efendi nin iki kızı var! Mehmet Efendinin dört kızı, bir oğlu var! Senin gösterdiğin üçüncü kızdır. Adı da Naciye! Komşumuz olan Toycu İsmail ertesi gün anneme gelmişti: Zinnet hanım Mecit Hun un gönlü senin xırda (küçük) kızındadır. Yok! Yok!, demiş annem gülerek. O Nazire yi istiyor. Karıştırıyorsun! Mecit Abi dayısı Hacı İsa yı yine devreye sokmuş: Dayı, madem Nazire yi vermiyorlar, o zaman Naciye yi iste! Topal Ömer le Mehmet Efendi nin arası iyidir. Belki o yardımcı olur! Bütün bu gelişmeler olurken Iğdır da polis olarak görev yapan Elazığlı Mehmet Kaya Muhsine Ablama elçi göndermişti. Hüsnü Bey ve Hacı Ömer Şark, ilçe merkezinde babamı, kızını polis Mehmet Bey e vermesi için ikna ederler. Ama her üçü de biliyor ki asıl zorluk annem Zinnet Hanımı ikna etmekmiş. Bir akşam Hüsnü Bey ve Hacı Ömer Şark evlilik sözü almak için eve 190 Solda Fetullah Kakioğlu ve Sağda Baycan(Fazıl Baykal ın Kayın Biraderi)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

Ali Aydın ALİ AYDIN Ali Aydın Hayatım 236

Ali Aydın ALİ AYDIN Ali Aydın Hayatım 236 ALİ AYDIN Iğdır da 40 lı veya 50 li yıllarda resim çektirmişseniz fotoğraf büyük ihtimalle Musa ve kardeşlerin imzasını taşıyordur. Iğdır a stüdyo anlamında ilk fotoğrafçı dükkanını kuran Aydın kardeşler,

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal KADİR BAYKAL Kadir Baykal Baykallar, Iğdırmava nın köklü ve güçlü ailesi olarak 20 yy Iğdır ına damgasını vurmuş; kendi içinde değerli girişimci ve siyaset adamları çıkarmıştır. Bunlardan özellikle Fazıl

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma ALİ ASKER SAYAN Iğdır Sevdası 1905 den itibaren, siyasi nüfuzu ve örgütçü kişiliğiyle ön plana çıkan Hacı Ekber Tufan, Milli Mücadele yıllarında çaba ve enerjisini Iğdır ın kurtuluşu yolunda harcamış,

Detaylı

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK Geçen gün amcam bize koca bir kutu çikolata getirmişti. Kutudaki çikolataların her biri, değişik renklerde parlak çikolata kâğıtlarına sarılıydı. Mmmh, sarı kâğıtlılar muzluydu,

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok benim kahraman dedem Kelimeleri zıt

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ ANNEX 6. Çocuk Tablo ve Grafikler 2006/2007 Tarlabaşı Kayıtlar

TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ ANNEX 6. Çocuk Tablo ve Grafikler 2006/2007 Tarlabaşı Kayıtlar TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ ANNEX 6 Çocuk Tablo ve Grafikler 2006/2007 Tarlabaşı Kayıtlar Cinsiyet Frekans % Kadın 126 51,8 Erkek 117 48,2 Toplam 243 100,0 Doğum Yeri Frekans % İstanbul 150 61,7 Doğu-Güneydoğu

Detaylı

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır.

.com. Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır. .com Haftanın Diğer Çalışmaları En Kısa Zamanda Yayınlanacaktır. ilkok 2/... Sınıfı Türkçe Dersi Değerlendirme Sınavı Adı-Soyadı:... Yaşayabilmek için oksijene ihtiyaç vardır. Oksijen sayesinde karadaki

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 163 FEDAKÂRLIK VE DUYARLILIK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 09 1 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın

Detaylı

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı?

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı? OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı.

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı. OKUMA ANLAMA ÇALIŞMASI 1 OYUNCAK AYI Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı Songül ile birlikte oynadılar. Sorular:

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler. ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz. Sesinizi

Detaylı

5. SINIF TÜRKÇE NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ

5. SINIF TÜRKÇE NOKTALAMA İŞARETLERİ TESTİ 1- Bir gün Nasreddin Hoca şehre gelip bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış ( ) Gece yarısı arkadaşı sormuş ( ) ( ) Hocam ( ) uyudunuz mu ( ) ( ) Buyurun bir şey mi var ( ) ( ) Biraz borç para isteyecektim

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25

ÝÇÝNDEKÝLER. Diyalog Tamamlama...24 2. Haftanýn Testi...25 ÝÇÝNDEKÝLER A. BÝRÝNCÝ TEMA: BÝREY VE TOPLUM Küçük Cemil...11 Bilgi Hazinemiz (Hikâye Yazmaya Ýlk Adým)...14 Güzel Dilimiz (Çaðrýþtýran Kelimeler - Karþýlaþtýrma - Þekil, Sembol ve Ýþaretler - Eþ Anlamlý

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir.

Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Adım-Soyadım:... Oku ve renklendir. Gemiyle bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın? O zaman geminin üzerindeki çiçeklerden 2 tanesini yeşile, bir tanesini pembe renge boyamalısın. Geminin pencereleri açık mavi

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN ilkok Adı-Soyadı:... Yukarıdaki resmi inceleyelim. Sonrasında aşağıdaki yönergelere göre, çocukları numaralandıralım ve soruları cevaplayalım. Deniz

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon

DESTANLAR VE MASALLAR. Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE. Masal. KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon DESTANLAR VE MASALLAR Masal Muhsine Helimoğlu Yavuz HILE İLE DILE KÜRT MASALLARI Resimleyen: Claude Leon Yayın Yönetmeni: Samiye

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Küçüklerin Büyük Soruları-3

Küçüklerin Büyük Soruları-3 Küçüklerin Büyük Soruları-3 Yayın no: 185 ALLAH IN GÜZEL İSİMLERİNİ NEDEN ÖĞRENMELİYİM? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen/kapak: Zafer Yayınları Isbn: 978 605 4965 09 0 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor?

1 Anne çocuğuna ne öğütlüyor? . Sınıfı Hatırlıyorum Türkçe Noktalama İşaretleri 1. Hafta Aşağıdaki şiiri iki defa okuyunuz. Verilen soruları cevaplandırınız. TEMİZ ÇOCUK Temiz çocuk hasta olmaz. Gönlü acı ile dolmaz. Hiçbir vakit benzi

Detaylı

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber Beykoz Yerel Basını: "Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ" Tüm Ülkede kutlanan Öğretmenler Günü Beykoz'da da coşkuyla kutlanırken, bu özel günde öğretmenlerimiz için çeşitli etkinlikler ve ziyaretler

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileğiyle... Emrah& Elvan PEKŞEN ilkok Adı-Soyadı:... Yukarıdaki resmi inceleyelim. Sonrasında aşağıdaki yönergelere göre, çocukları numaralandıralım ve soruları cevaplayalım. Deniz

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Adı-Soyadı:... Önce kelimeleri tek

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

Cümle içinde isimlerin yerini tutan, onları hatırlatan sözcüklere zamir (adıl) denir.

Cümle içinde isimlerin yerini tutan, onları hatırlatan sözcüklere zamir (adıl) denir. ZAMİR (ADIL) Kitapları dolabın diğer rafına koyalım. Bunları dolabın diğer rafına koyalım. Yukarıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri inceleyelim: ilk cümlede "kitap" sözcüğü bir varlığı kar şıladığından

Detaylı

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi. Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Kendim yanarım aşk ile gayre zararım yok. Ser tâ be kadem ateşim amma şererim yok. Yâri ararım devrederek hâne be hâne

Kendim yanarım aşk ile gayre zararım yok. Ser tâ be kadem ateşim amma şererim yok. Yâri ararım devrederek hâne be hâne Kendim yanarım aşk ile gayre zararım yok Ser tâ be kadem ateşim amma şererim yok Yâri ararım devrederek hâne be hâne Yâr ise benim hâneme gelmiş haberim yok. Said Paşa Meşhur bir ressam günün birinde dünyanın

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI UÇAN BALONLAR VE SİHİRLİ ELLER SINIFLARI NİSAN AYI EĞİTİM PROGRAMIMIZ

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI UÇAN BALONLAR VE SİHİRLİ ELLER SINIFLARI NİSAN AYI EĞİTİM PROGRAMIMIZ DERİNSU ANAOKULU 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI UÇAN BALONLAR VE SİHİRLİ ELLER SINIFLARI NİSAN AYI EĞİTİM PROGRAMIMIZ NİSAN AYINDA DOĞAN ÖĞRENCİLERİMİZ Hazırlayan: Sezin TOPALOĞLU AYIN PROJE KONUSU AYIN

Detaylı

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, elinde boş bir çuval, alanın ortasında öylece dikiliyordu.

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

Şerif Kocadon için mevlit

Şerif Kocadon için mevlit Şerif Kocadon için mevlit 85 yaşında aramızdan ayrılan Bekir Şerif Kocadon için evinde mevlit okundu. Bodrum eşrafından merhum Mehmet Kocadon un oğlu, Fatma Kocadon un eşi; Bodrum Belediye Başkanı Mehmet

Detaylı

Mutlu Haftalar! Mutlu Ramazanlar! ilkokul1.com

Mutlu Haftalar! Mutlu Ramazanlar! ilkokul1.com Mutlu Haftalar! Mutlu Ramazanlar! ilkokul1.com Emrah & Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Adı-Soyadı:... yalancı

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam

SÖZCÜKTE ANLAM. Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam SÖZCÜKTE ANLAM 1 Gerçek Anlam Yan Anlam Mecaz Anlam Terim Anlam Sözcükler Arasý Anlam Ýliþkileri Anlam Olaylarý Söz Öbeklerinde Anlam BADEM AÐACI Ýlkbahar gelmiþti. Hava bazen çok güzel oluyordu. Güneþ

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır?

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır? 1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır? 1. A. Şehirde yaşıyanlar bazı kurallara uymak zorunda. 2. B. Suriye, Türkiye nin güney komşusudur. 3. C. Kırlarda benbeyaz papatyalar vardı.

Detaylı

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım. Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.

Detaylı

Elvan & Emrah PEKŞEN

Elvan & Emrah PEKŞEN Bu hafta için 5 güne 5 değerlendirme hazırlıyoruz. İlk üçünü paylaşıyoruz. 2 Tanesi de çarşamba sitemizde! Puanlama Aşağıda... 1. Sınav Test Soruları 5 puan 6x5=30 Harf,hece tablo 1 puan 45x1=45 Sayı okuma

Detaylı