Tahakkuk Tahkim Tahakkuk Tahkim

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Tahakkuk Tahkim Tahakkuk Tahkim"

Transkript

1 T Taban Fiyat [Alm. Mindestpreis] [Fr. Prix minimum] [ ng. Minimum price] Taban fiyat veya asgari fiyat, üreticiye mal n devletin tespit ve ilan etti i fiyattan, görevli kurulufla satma olanak ve garantisini veren fiyatt r. Üretici, ilan edilen taban fiyat üzerinden devletin destek al mlar yapaca- n bildi inden veya böyle bir garantiye sahip oldu undan, serbest piyasada al c lar karfl s nda pazarl k gücü kazanmaktad r. Dolay s yla üreticiler, piyasada taban fiyat n n üstünde fiyat veren al c lara ürünlerini satma olana n bulmaktad r. Devlet veya görevlendirilen kurulufl taban fiyat belirlerken üreticinin maliyetini, enflasyonu ve ihracat olanaklar n dikkate almaktad r. Bu nedenle taban fiyat piyasa fiyat n n üstünde kalmakta ve üreticilerin gelir düzeyinin düflmesi önlenmektedir. Devletin genellikle, ürünün piyasa fiyat yla taban fiyat aras ndaki fark üstlendi i ve yükü türeticilere yans tmad görülmektedir. Destek al mlar yla görevli kurulufl, taban fiyat n alt nda iç ve d fl piyasaya mal satabilir. Bu yüzden u rad zarar Hazine den veya Merkez Bankas kaynaklar ndan karfl lan r. Türkiye gibi çal flan nüfusun yar ya yak n n n tar m kesiminde bulundu u ülkelerde taban fiyat lar n belirlenmesinde, oy kaybetme kayg s yla siyasal bask lar etkili olmaktad r. Ayr ca bu ülkelerde tar msal istatistikler güvenilir ve düzenli olmad ndan tar m ürünlerinin birim maliyetlerini do ru olarak hesaplamak mümkün olmamaktad r. Bat Avrupa ülkelerinde taban fiyat tespitinde iki farkl yaklafl m vard r. Almanya, sveç ve Norveç te taban fiyat n belirlenmesinde tar m ürünü üreticisinin tüm giderlerden sonra, belli bir gelir düzeyine kavuflmas esas al nmaktad r. Oysa Hollanda, Belçika ve Avusturya da tüm üretim giderleri dikkate al narak ürünün birim maliyeti hesaplanmakta ve piyasa fiyat n n bu maliyetin alt na düflmesi önlenmektedir. Türkiye de meyve ve sebze d fl nda kalan tar m ü- rünlerinin yüzde 90 a yak n bölümü taban fiyat lar kapsam na girmektedir. Son y llarda kademeli olarak baz destekleme al mlar n kald rma yönünde çal flmalar bafllam flt r. Destekleme al m na giren ilgili kamu kurulufllar, kooperatif, üretici, tüccar ve üniversite temsilcilerinin görüflleri al narak Bakanlar Kurulu nca kararlaflt r ld ktan sonra görevli kurulufla ilan edilen taban fiyat üzerinden al mlar yapmas talimat verilmektedir. (Bkz. Asgari Fiyat, Fiyat Desteklemesi) E. Tokgöz/N. Elhüseyni Tacir [Alm. Kaufmann] [Fr. Commercant] [ ng. Merchant, merchantile trader ] Ticaretle u raflan kimselere denir. Tacir ya bir gerçek kifli ya da bir tüzel kiflidir. Gerçek kifli tacir, bir ticari iflletmeyi k smen de olsa kendi ad na iflleten kimsedir. (TK m.14 f.1) Ticari iflletmeyi k smen de olsa kendi adlar na iflletmeyenler tacir say lmazlar. Bir kimse bir ticari iflletmeyi fiilen iflletmeye açmam fl olsa bile, bir ticari iflletmenin aç ld n herhangi bir flekilde halka bildirmifl veya ticari iflletmesini ticaret siciline kaydettirmifl bir tacir say l r. (TK m.14 f.2) Küçük ya da k s tl bir kimseye ait bir ticari iflletmeyi bu kimseler ad na iflleten kanuni temsilci tacir say lmaz; tacir s fat yine küçük ya da k s tl ya aittir. Ancak kanuni temsilci cezai hükümler yönünden tacir gibi sorumlu olur. (TK. m. 15) Baz kimselerin tacir olmalar yasakt r ya da izne tabidir. Ancak söz konusu kifliler gerekli flartlar yerine getirmeden ya da yasak olmas na ra men bir ticari iflletme açacak olurlarsa, üçüncü kiflilere karfl tacir gibi sorumlu olurlar. (TK. m. 16) Ayn flekilde kocas n n iznini almadan bir ticari iflletme açan evli kad n da Ticaret Kanunu hükümlerine göre tacir say l r. Tüzel kifli tacirlere gelince, bir tüzel kifli, flu üç özellikten birini tafl rsa tacir say l r: 1) Bir ticaret ortakl ; 2) amac na ulaflmak için ticari iflletme iflleten bir dernek; 3) kamu tüzel kiflileri taraf ndan özel hukuk kurallar na göre iflletilme ya da ticari bir flekilde iflletilmek üzere kurulmufl bir iflletme. ster gerçek kifli, ister tüzel kifli tacir olsun, bir tacir olman n sonuçlar (TK m. 20 vd.)flunlard r: 1) Ticaret unvan seçip kullanmak. 2) flâsa tabi olmak. 3) Ticari defter tutmak. 4) Ticaret siciline kaydolmak. 5) Ticaret ya da sanayi odalar na kaydolmak. 6) Basiretli bir tacir gibi hareket etmek. 7)Yapt ifllerde ticari ifl karinesinin do mas. 8) Ücret ve cezai flart n indirilmesini isteyememek. 9) Fatura ve teyit mektubu vermek. 10) Ticari örf ve âdete mutlak olarak tabi olmak. 11) Ticari iflletmesiyle ilgili ifllerde ücret istemek. Buna karfl l k afla daki hükümler ancak iki taraf da tacirse uygulan r: 1) htar ve ihbarlar n yaz l flekilde yap lmas. (TK m. 20 f.3) 2) K s m k s m ifa edilecek borçlarda, bir ihtiyazi kayd n ileri sürülmeyerek k smi ifan n kabul edilmesi halinde, borcun geri kalan k sm da ifa e- dilmez ise, fesih hakk n n sadece bu geri kalan k s m i- çin kullan lmas. (TK m. 25 f. 1) 3) Ticari al m sat mlarda ay p ve temerrüt hükümlerine iliflkin TK m. 25 f. 2 ve 3 deki hükümlerin uygulanmas. 4) Ticari defterlerle ispat hükümlerinin uygulanmas. M. Dural 1179

2 Tahakkuk Tahakkuk [Alm. Taxierung] [Fr. Constatation] [ ng. Accrual] Devlete ait alaca n ya da borcun kesinleflmesidir. Kamu giderlerinin tahakkuku; kamu kurulufllar na sat n al nmas taahhüt edilen mal ve hizmetlerin kurulufla teslim edilmesinden sonra devletin borcunun hesaplanmas d r. Giderlerin tahakkuku, masraf tahakkuk memurlar nca yap l r. ta amiri, tahakkuk memurunca saptanan bu devlet borcunu onaylad ktan sonra, kurulufla yap lan ifl dolay s yla devletin borcu kesinleflmifl, devlet dairesine ifl yapan kifli (istihkak sahibi) alacaklanm fl o- lur. Tahakkuk iflleminin yap labilmesi için sat n al nan mal ve hizmetin kamu kurulufluna teslim edilmesi ya da özel bir yasa ile yap lmas gerekli ifllerden olmas (personel ayl klar, devlet borcu ve taksitleri gibi) zorunludur. Vergi tahakkuku ise, tarh ve tebli edilen bir vergi borcunun ödenmesi gereken aflamaya gelmesi olarak tan mlanabilir. Vergi borcunun idare ile mükellef aras nda ihtilafl k sm tahsilini durdurur. Vergi borcu; ihtilaf n yarg organlar nca karara ba lanmas ndan sonra kesinleflmifl say l r. Tahakkuku tahsile ba l vergilerde, verginin tahsili tahakkukunu da içine al r. Ö. F. Bat rel Tahkim Tahkim [Alm. Schiedsverfahren] [Fr. Arbitrage] [ ng. Arbitra - tion] Tahkim usulüne baflvurma hukukun çeflitli bölümlerinde uygulama alan bulmaktad r. Özellikle milletleraras hukukta ve iç hukukta özellikle usul hukukunda tahkim koflulunun tafl d de er önemlidir. Milletleraras hukuk yönünden, somut bir uyuflmazl n taraf n oluflturan devletlerin, sorunun bar flç yollarla halli için bir hakemin verece i karar üzerinde anlaflmalar mümkündür. Bu takdirde devletler aras ndaki uyuflmazl k, çözüm amac yla, hakeme havale edilmifl o- lur. Bunun d fl nda henüz somut bir uyuflmazl k do madan, ç kabilecek olas uyuflmazl klar n çözümlenmesi konusunda, devletler aras nda aktedilecek anlaflmalarda da, taraflar n hakeme baflvurmalar n sa layan ve taraflar bu konuda borç alt na sokan hükümlere çok s k rastlanmaktad r. Anlaflman n bu hükmüne tahkim veya hakem koflulu denmektedir. ç hukuk bak m ndan tahkim kurumunun tafl d ö- nem, kiflilerin aralar ndaki uyuflmazl, dava yoluna baflvurmadan, seçtikleri özel kifliler arac l yla çözmek istediklerinde ortaya ç kmaktad r. Bu amaçla Hukuk U- sulü Muhakemeleri Kanunu nda tahkim bafll alt nda özel hükümler öngörülmüfl bulunmaktad r. Buna göre taraflarca seçilen kifli veya kiflilere hakem ad verilmektedir. Bir uyuflmazl n giderilmesinde, ö- nemli baz olay veya olgular n hukuki yönden tespiti ve de erlendirilmesi faaliyetiyle s n rl olmak üzere seçilen uzmanlara, uygulamada hakem bilirkifli ad verilmektedir. Özellikle ticari uyuflmazl klar n hallinde, örne in sigorta sözleflmeleri çerçevesinde yap lan delil anlaflmalar yla, hasar n tespiti için seçilen bu kimseler, uyuflmazl - n çözümü ile görevlendirilmediklerinden, hakem s fat n tafl mazlar. Ancak bu uzmanlar n düzenledikleri raporlar n, yarg yeri için ba lay c bir özellik tafl mas, bu kimseleri ola an bilirkiflilerden farkl bir duruma sokmaktad r. Tahkim, zorunlu ve ihtiyari (seçimlik) tahkim olmak üzere ikiye ayr lmaktad r. Zorunlu tahkim, özel yasalar gere ince baz kamusal kurulufllar aras ndaki uyuflmazl klar n giderilmesi halinde, Toplu fl Sözleflmesi, Grev ve Lokavt Kanunu nun öngördü ü baz durumlarda, Noterlik Kanunu ve Avukatl k Kanunu çerçevesinde ve di er özel yasalarla düzenlenmifl uyuflmazl klarda uygulama alan bulmaktad r. Bir uyuflmazl n tahkim usulüyle çözülebilmesi i- çin, ön koflul olarak uyuflmazl n taraflar aras nda bir tahkim anlaflmas n n yap lmas gerekir. Taraflar, ancak üzerinde serestçe tasarrufta ve düzenlemelerde bulunabilecekleri konular üzerinde tahkim anlaflmas yapabilirler. (HUMK m. 518) Örne in, boflanma ve ayr l k, nesep (soydanl k), nafaka, iflâs gibi konular ile çekiflmesiz yarg (nizas z kaza) gibi taraflar n üzerinde serbestçe tasarrufta bulunam yacaklar konularda, tahkim anlaflmas yoluyla çözüme gidilmesi olanaks zd r. Tahkim anlaflmas n n konusu yönünden ç kan uyuflmazl n çözüm yeri, o uyuflmazl kla ilgili yetkili ve görevli mahkemedir ve bu konuda basit yarg lama usulü uygulan r. (HUMK m. 519) Tahkim anlaflmas iki türlü gerçeklefltirilebilir. Ayr ba ms z bir sözleflme tarz nda düzenlenebilece i gibi, taraflar aras nda aktolunmufl as l sözleflmeye konulacak bir tahkim koflulu ile de yap labilir. Görüldü ü gibi ister tahkim sözleflmesi, ister tahkim koflulu fleklinde yap ls n, durumda taraflar aras nda, tahkim anlaflmas ndan ayr olarak somut bir iliflkinin, örne in, sigorta, sat m, kira, ba fllama gibi as l sözleflmenin varl zorunludur. Tahkim anlaflmas, yaz l flekle ba l d r. Yaz l flekle uyulmadan yap lan tahkim anlaflmas geçersiz olup, hukuki sonuç do urmaz (HUMK m. 517) Taraflar aras ndaki uyuflmazl n çözümü için, hakemlerin görevlendirilmesi gerekmektedir. Bu husus ise, uyuflmazl k vukuunda, taraflarla hakemler aras nda aktolunacak ayr bir anlaflma ile gerçeklefltirilir. Tahkim anlaflmas ndan ayr olarak, taraflarla hakemler aras nda yap lan bu anlaflmaya hakem sözleflmesi ad verilmektedir. Hakemlerin göreve bafllamalar n sa layan hakem sözleflmesi bir flekil kofluluna ba l k l nmam flt r. Hukuki mahiyeti bir hayli tart flmal olmakla birlikte vekalet veya hizmet sözleflmesi niteli inde oldu u kabul edilmektedir. Hakemlik görevinin görülmesi, buna karfl l k onlara bir ücretin ödenmesini birlikte getirir. Hakem ücreti ya hakem sözleflmesinde veya taraflarla hakemler aras nda gerçeklefltirilen ayr bir ücret sözleflmesinde saptanabilir. Bir sözleflme olmaks z n ücretin hakemlerce tek ta- 1180

3 Tahmin Hatas rafl tespiti caiz de ildir. Ücret sözleflmesinin yap lmam fl olmas halinde; hakemler, görevleri sona erdikten sonra görevli ve yetkili mahkemede dava açarak, ücretlerini talep edebilirler. Hakem olabilmek için, medeni haklar kullanma ehliyetine sahip bulunmak yeterlidir. Bu koflulu gerçeklefltiren her gerçek ya da tüzel kifli hakem olarak tayin olunabilir. Yabanc lar n hakem olarak atanmas na mani bir düzenleme bulunmamaktad r. Hakemlerin taraflar ile onlar n temsilcileri d fl ndan seçilmeleri gerekir. Tahkim anlaflmas nda kimlerin hakem olaca belirtilebilece i gibi, bunun ileride taraflarca belirlenmsi de kararlaflt r labilir. kinci durumda bir uyuflmazl k ç k nca, taraflardan biri uyuflmazl n çözümü amac yla bir hakem tayin ederek, bunu karfl tarafa bildirir ve onun da hakemini tayin etmesini talep eder. Muhatap yaz l bildirimden bafllayarak yedi gün içinde hakemini tayin etmezse, di er taraf n baflvurusu üzerine, karfl taraf n hakemi görevli ve yetkili mahkeme taraf ndan tayin edilir. (HUMK m. 520/c. 2) Tahkim anlaflmas nda hakemlerin tayini ile ilgili bir hüküm yoksa, uyuflmazl k halinde, bir taraf n baflvurusu üzerine, görevli ve yetkili mahkeme, taraflar dinledikten sonra, uyuflmazl çözmek üzere üç hakemi tayin eder. (HUMK m. 520/c. 1) Eski hukukumuzda, has mlar n husumet ve davalar n fasl için âhar kimseyi hâkim ittihaz etmeleri biçiminde tan mlanan tahkim üç ayr biçimde uygulama alan bulmufltur. Bunlar, tahkim-i bil mekân, tahkim-i delât-il hâl ve tahkim-i hâl den ibarettir. Birinci durumda, uyuflmazl k halinde o yöredeki hükmün esas a- l nmas gerekir. Yani hadisenin vuku buldu u mekân n medâr n n hüküm say lmas gerekir. kinci durumda ise hal in hakem ittihaz olunmas yoluna gidilir. Üçüncü durumda ise hâl i haz r hakem addolunmaktad r.. Ulusan Tahmin Hatas (Bkz. Aral k Tahmini, Tahminler, Güven S n rlar, Reg - resyon) Tahmini Maliyet [Alm. Vorkalkulierte Kosten, Geschätzte Kosten] [Fr. Coût estimé] [ ng. Estimated cost] Maliyet muhasebesindeki kay t ve birim maliyetleme sistemi öncelikle üretim tipine ba l olarak belirlenir. Maliyet muhasebesinde kullan lan rakamlar n fiili veya tahmini olmas na göre de farkl l k söz konusudur. Tahmini maliyet kavram, fiili olmayan rakamlara dayanan maliyetleri ifade etmektedir. Fiili maliyetlerin, faaliyetlerin sonucunda elde edilmesi, zaman nda önlem alma olana n engellemektedir. Bu nedenle fiili maliyetler yetersiz kalmaktad r. Geçmifl dönemlerin sonuçlar na ve ilerideki olas geliflmelere göre istatistiksel yöntemlerle önceden saptanan maliyetlere tahmini maliyetler denir. F. Bilgino lu Tahminler [Alm. Schätzungen, Schätzwerte] [Fr. Estimation] [ ng. Estimation, Estimate] Endüktif istatisti in temel u rafl lar ndan birini oluflturan örne e ait özellikler (istatistikler) yard m yla ana kitlenin özellikleri (parametreleri) hakk nda genelleme yapma ifllemleri tahmin teorisi kapsam na girmekte, bu amaçla kullan lan de erlere ise tahmin ad verilmektedir. Ana kitle hakk nda bilginin olmad durumlarda a- na kitlenin ortalamas, oran, varyans veya medyan ile ilgili, isabet dereceleri önceden belirlenebilen tahminler ileri sürülebilmektedir. malat aras ndan tesadüfi flekilde seçilen bir grubun verilerine dayanarak firman n mamullerinin kusurlu oran n n tahmin edilmesi veya tüketici anketleri yard m yla bir mal n piyasas n n belirlenmesi, tahminlerin baflar yla kullan ld alanlara örnektir. Endüktif istatisti in kapsam na giren di er konularla ayn do rultuda, tahmin konusu da bir istatisti in örnekleme bölünmesi kavram na dayanmaktad r. Ana kitle i- çinden seçilebilecek belirli say da birimden oluflan (n birimlik) tüm örneklerin ortalama, oran, varyans ve benzeri özelliklerinden oluflan örnekleme bölünmesine ait her de er ana kitle içinden seçilmifl bir örne e ait olaca ndan, bu de erin ayn zamanda ana kitle parametresine de yak n olmas beklenecektir. Bu prensipten hareketle tahminlerin iyi birer tahmin olabilmeleri için gerekli olan ve afla da k saca aç klanm fl olan baz özellikler ileri sürülmüfltür. 1) Kusursuzluk (Unbiasedness) E er bir istatisti in matematik ümidi (beklenen de- eri) tahmin edilmek istenen ana kitle parametresine e- flitse, söz konusu istatistik ana kitle parametresine eflitse, söz konusu istatistik ana kitle parametresinin kusursuz bir tahmini durumundad r. Bu koflul, bir istatisti in örnekleme bölünmesinin ortalamas n n ayn zamanda ana kitle parametresine eflit oldu u durumda gerçekleflmektedir. Sözgelimi, örnek ortalamas olan X in matematik ümidi ana kitle ortalamas na eflit oldu undan, E (X) = µ örnek ortalamas ana kitle ortalamas n n kusursuz bir tahminidir. Örnek varyans (s 2 ) sadece örnek mevcudu büyük ise ana kitle varyans n n (σ 2 n n) kusursuz bir tahmini olmakta, aksi halde düzeltilmifl varyans (s^ -2 ) kusursuz olabilmektedir: E (s^ -2 ) = σ 2 Öte yandan düzeltilmifl standard sapma (s^) ana kitle standard sapmas n n (σ n n) kusursuz bir tahmini de ildir: E (s^ ) σ Tahminler 2) Tutarl l k (Consistency) Örnek mevcudu yeterince büyük (n 30) ise istatistiklerin (X, s 2, medyan vb.) örnekleme bölünmeleri normal bölünmeye yaklaflmakta, buna ek olarak (n) büyüdükçe örnekleme bölünmesinin de iflkenli ini ölçen standart hata küçülmektedir. Standard hatan n küçülme- 1181

4 Tahminler si ise örnek de erlerinin ana kitle de erine yaklaflmas anlam na gelmektedir. Dolay s yla örnek mevcudu (n) a- na kitle mevcudu (N e) yaklaflt kça (n N), örnek istatisti i de ana kitle parametresine yaklaflacakt r. Söz konusu örnek istatisti i örnek ortalamas ise, X µ (n Ν) olacakt r. Bu özelli e sahip tahminler tutarl tahminler olarak tan mlanmaktad r. 3) Etkinlik (Efficiency) ki ayr istatisti e ait örnekleme bölünmelerinin ortalamalar n n (matematik ümitlerinin) eflit oldu u durumda nispeten küçük varyansa sahip istatistik etkin olarak kabul edilmektedir. Bir baflka anlat mla tahmin edilmesi istenen parametre ana kitle ortalamas (µ) ise, hangi örnek istatisti ine iliflkin de erler µ ya daha yak n biçimde toplanm fl ise, o istatisti in etkinli i fazla olacakt r. Örne in, X ve medyan n örnekleme bölünmelerinin ortalamalar ana kitle ortalamas olan µ ya eflittir. Bu nedenle gerek medyan, gerekse aritmetik ortalama ana kitle ortalamas n n kusursuz birer tahminidir. Ancak aritmetik ortalamalar n varyans medyanlar n varyans ndan daha küçük oldu undan aritmetik ortalama etkin, medyan ise etkin bir tahmin de ildir. 4) Yeterlilik (Sufficiency) Bir tahminin iyi bir tahmin olarak nitelendirilmesi i- çin gerekli olan ve R.A. Fisher taraf ndan gelifltirilmifl bir baflka özellik, tahminin hesaplanmas nda örnekteki bilgilerin tamam n n kullan l p kullan lmad ile ilgilidir. Buna göre örnek ortalamas (X), örnek oran (p) ve örnek varyans (s^ -2 ), ana kitle ortalamas n n (µ nun), o- ran n n (π nin) ve varyans n n (σ 2 ) yeterli birer tahmini olmaktad r, buna karfl l k mod ve medyan örnekteki bütün de erler dikkate al narak hesaplanm fl olmad klar ndan µ nun tahmini olarak yeterli de ildir. Tahminler maksimum muhtemellik metoduna uygun olup olmamalar yönünden de incelenebilirler. Bu yaklafl mda parametrenin alabilece i çeflitli de erlerden hangisinin örnek yard m yla elde edileni vermesi ihtimalinin en yüksek oldu una bak lmakta ve o de er parametrenin tahmini olarak kabul edilmektedir. Bu metotla elde edilen tahminler tutarl l k, etkinlik ve yeterlilik kriterlerine uygun olmakla beraber her zaman kusursuz de- ildir. Ana kitle parametrelerinin tahmininde bafll ca iki tür yaklafl mdan yararlan lmaktad r: 1) Tek de er (nokta) tahminleri ve 2) Aral k tahminleri. Örne e ait bir de er (X, p, s 2 vb.) yukar daki kriterlere uydu u sürece ana kitle parametresinin iyi bir tahminidir. Ancak tek bir de- er tahminleri tahminin isabet derecesini belirtemediklerinden, parametrenin belirli bir aral k içinde bulunmas ihtimalini veren güven aral tahminlerine daha s k baflvurulmaktad r. (Bkz. Aral k Tahmini, Güven S n rla - r, Maksimum Muhtemellik Metodu, statistik, Aritmetik Ortalama, Da lma, Örnekleme Teorisi, Mod, Medyan, Beklenen De er, Örnekleme Hatas, Ana Kitle, Örnek) B. A. Köksal Tahmin Teorisi [Alm. Schätzungtheorie] [Fr. Theorie d estimation] [ ng. Estimation theory] nceleyece imiz birimler toplulu unun (ana kütle) herhangi bir parametresini (aritmetik ortalama, varyans vs.) hesaplamak için tüm birimlerini incelememiz gerekecektir. Bu ifllem özellikle birim say s n n çok olmas nedeni ile masrafl ve zaman al c olmaktad r. Di er taraftan, baz durumlarda ise tüm birimlerin incelenmesi imkâns zd r. Böyle durumlarda ana kütle olarak adland raca m z bu birimlerden az say da (örnek olarak adland - raca m z) birimi seçerek, ana kütle parametrelerini tahmin edebiliriz. Yap lacak bu tahminin gerçek de erlerden sapaca aç kt r. Bu sapman n kontrol edilmesi ve yap lacak tahminin en uygun tahmin olabilmesi flartlar tahmin teorisi ile ortaya konmufltur. Herhangi bir parametrenin tahmin de eri olarak, nokta tahmini ve aral k i- çi tahmin olmak üzere iki farkl tahmin yap labilir. Nokta Tahmini: Ana kütlenin parametresi, örnek yard m ile bir tek de er olarak tahmin edilir. Ana kütle parametresi (aritmetik ortalama, varyans vs) için örnek istatisti i ile (örnek aritmetik ortalamas, örnek varyans vs.) bir de er tahmin edilir. Yap lan nokta tahmininin iyi olabilmesi için belirli ö- zellikleri tafl mas gerekir. Bu dört özellik k saca flöyle a- ç klanabilir. -Sapmas zl k: Ana kütle parametresi (O ) n n örnek yard m ile tahmininin (O ^) oldu unu varsayal m. N birimli ana kütleden (n) birimli çok say da örnek seçilebilir (O ^) n n sapmas z bir tahmin olmas için bu farkl örneklerden elde edilecek tahminlerin matematik ümidinin (O ) ya eflit olmas gerekir. E(O ^) = O Tahsil - Tutarl l k: (n) birimli örnekten tahmin edilen örnek istatisti i O ^, (n) nin büyümesi ile (O ) ya yaklafl yorsa, O tutarl bir tahmin edicidir. - Etkinlik: Ayn ana kütle parametresinin tahmini i- çin iki örnek istatisti i kullan l yorsa, bunlardan varyans küçük olan daha etkindir. - Yeterlilik: Bir tahminin yeterli olmas için tahminin hesaplanmas nda tüm örnek bilgilerinin kullan lmas gereklidir. Aral k çi Tahmin: Yap lan nokta tahminine güvenlik kazand rmak için aral k içi tahmin yap l r. Belirlenen güven olas l ile iki de er belirlenerek, ana kütle parametresinin bu de erler aras nda de iflmesi beklenmektedir. Aral k içi tahminin avantaj, tahminin hangi olas l k de erine göre kesinlik kazanaca n n bilinmesidir. fi. Ba rkan Tahsil [Alm. Einnahmenrechnung] [Fr. Recouvrement de l im - pôt] [ ng. Basis of cellected income, Cash basis] Tahsil, sözlük anlam nda (para) alma, toplama (ve ayr - ca, ö renim) demektir. 1182

5 Tahsil Cirosu Gelir vergisinde belirli gelir unsurlar n n elde edilmifl say lmalar ve böylece matrah hesaplamas na dahil olmalar için para veya para ile ölçülür menfaatler fleklinde tahsil edilmifl bulunmalar flart aran r. Bu ilkeye tahsil esas denir. Buna karfl l k, belirli gelir unsurlar nda, tahsilat olay n n gerçekleflip gerçekleflmedi ine bak lmaks z n, o menfaat için alacakl duruma girmek, menfaatin elde edilmifl olmas n sa lar ve henüz tahsil e- dilmemifl mebla vergi hesaplamas na dahil olur. Tahsil esas n n geçerli oldu u gelir unsurlar ücretler, serbest meslek kazançlar ve gayrimenkul sermaye i- ratlar d r. Tahsil, fiilen veya hesaben gerçekleflebilir. Bilgileri dahilinde bulunmak flart yla, kiflilerin namlar na, kamu müesseselerine, icra dairelerine, bankalara, noterlere veya postaya para yat r lm fl olmas veya do an alaca n bir baflka kimseye temliki tahsil hükmündedir. A. Tezel Tahsil Cirosu Cironun temlik için de il, tahsil ya da tevkil amac yla yap lmas fleklidir. TK m. 600 ile düzenlenmifltir. Bu maddeye göre senet üzerinde Bedeli tahsil içindir, Vekaleten, Kab z içindir ifadeleri ya da sadece vekil edilmeyi ifade eden, mesela Vekilim Gönül H z r a ö- deyiniz gibi bir cironun bulunmas na tahsil cirosu denir. Yap lan cironun tahsil cirosu say labilmesi için bu amaçla yap ld n n ciro fleklinden aç kça anlafl lmas gerekmektedir. Tahsil cirosu ile senedin hamili olan kifli sadece vekil hamil durumundad r. Senetten do an ve senedi takip eden bütün haklar temsilcisi-vekil s fat yla kullanabilir. Senedi ancak tahsil cirosu ile bir baflkas na ciro edebilir. Baflka bir ciroyla ciro etme hak ve yetkisine sahip de ildir. C. Ersoy Tahsis [Alm. Zweckbindung] [Fr. Allocation] [ ng. Earmar - king] Belirli vergi gelirlerinin belirli kamu hizmetlerinin maliyetinin karfl lanmas nda kullan lmas d r. Bu vergilere tahsisi vergiler denir. Tahsis yap lmas n n temel gerekçesi, kamusal kaynaklar n etkin kullan m d r. Vergilemede istifade (faydalanma) yaklafl m n n bir gere i olarak, fertlerin (vergi mükellefleri) rasyonel tercihte bulunmalar n ve topluma götürülecek kamu hizmet ve projelerinin fayda ve maliyetlerini de erlendirmelerini sa lar. Adem-i tahsiste ya da kamusal fonlar n bütün kamu hizmetlerinin karfl l oldu u durumda, fertlerin belirli kamu hizmetlerinden tüketim miktar n ayarlamas ve tüketiminden (kamu ve özel) en çok faydaya ulaflmas mümkün olmamaktad r. Tahsis yap lmas n n bir di er nedeni de, esnek talebi olan kamusal hizmetlerin arz n s n rlamas d r. Kamu gelirlerinde tahsis kural na uyulmay nca, talep bir hiz - met demetine yönelece inden belirli mükelleflerin talep Tahvil etmedi i hizmetlerin miktar olarak fazla arz na ve sonuçta etkisizli e yol açm fl olmaktad r. Tahsis konusundaki en önemli s n rlama, tahsis yap - lacak kamusal hizmetlerin bölünebilir, faydas ölçülebilir ve tüketimde rakip olabilen mallardan olmas ve vergi ile hizmetin iliflkilendirilebilmesidir. Faydas ülke çap nda bölünmez olan pür kamu mallar nda tahsis kural n n ifllemesi olanaks zd r. (Bkz. Büt - çeleme lkeleri, Toplumsal Mal ve Hizmetler, Yar toplumsal Mal ve Hizmetler) Ö. F. Bat rel Tahvil [Alm. Schuldverschreibung, Obligation] [Fr. Titre de rente, Obligation] [ ng. Debenture bonds] Kamu tüzel kiflileri ile anonim ortakl klar n yapacaklar istikrazlar için ç kard klar de erleri eflit, metinleri ayn borç senetleridir. Hazine taraf ndan ç kar lan tahviller e- sas nda k sa vadeli tasarruf bonolar niteli indedir. Bunlar 2794 say l kanunla kurulan Amortisman Sand taraf ndan 4120 ve 4195 say l kanunla de ifltirilmifl 4058 say l kanunun verdi i yetkiye dayanarak ç kar l r ve Hazine kefaleti alt ndad r. Anonim ortakl klarda tahvil ç karma, ortakl n sermaye bulmak için baflvurdu u bir yoldur. Tahvil bir tür emre yaz l bonodur. Tahvil sahipleri ortakl a karfl tahvilde yaz l olan miktar kadar alacakl olduklar için, ortakl n iflâs ya da tasfiyesi halinde alacaklar n, pay sahiplerinden önce elde ederler. Tahvil miktar, esas sermayenin ödenen ve tasdik edilen son bilançoya göre mevcudiyeti anlafl lan miktar geçmez. (TK m. 422) Bir defa tahvil ç kar ld nda, bunlar n bedelleri tamamen a- l nmad kça yeniden tahvil ç kar lamaz. (TK m. 421) Tahvil ç karmak için genel kurul karar flartt r. Genel kurulda toplant nisab bu karar için, pay sahiplerinin en az üçte ikisi, karar nisab, mevcut reylerin ço unlu udur. (TK m f.2 ve f.son) Tahvil halka sunulacaksa, karar izahname ile birlikte duyurulduktan sonra tahvil ç kar l r. (TK m. 424, 425) Tahvili cazip hale getirmek için baz özel tahvil tipleri ç kar labilir. Primli tahviller, yani itibari de erinin alt nda bir bedelle sat lan tahviller, ikramiyeli tahviller, teminatl tahviller, anonim ortakl n kâr na kat lma imkân n veren tahviller, bu özel tür tahvillere örnek olarak gösterilebilir. Tahvil sahiplerine haklar n teflvik eden k ymetli evrak niteli inde senetler verilir. (TTK m. 427) Bu senetlerde izahnamedeki hususlar, borcun ve faizin nas l ödenece i belirtilir ve ortakl k ad na yetkili iki kifli taraf ndan imza edilir. Tahviller nama ve hamiline yaz l olabilir. (TTK m. 425 f.5, 428) Nama yaz l tahviller için bir defter tutulur. (TTK m. 428) Tahvil sahipleri kendi aralar nda bir tahvil sahipleri genel kurulu olufltururlar. Bu genel kurulu, yönetim kurulu ya da denetçiler toplant ya ça r r. Ayr ca tedavüldeki tahvil sahiplerinin en az beflte birinin iste i üzerine de yönetim kurulu tahvil sahipleri genel kurulunu top- 1183

6 Taiyo Kobe Bank Ltd. lant ya ça rmaya mecburdur. TK m. 429 ve 367 ye göre, tahvil sahipleri, bu istekleri yerine getirilmezse, mahkeme karar yla da tahvil sahipleri genel kurulunu toplant ya ça rabilirler. Tahvil sahipleri genel kurulunun yetkileri flunlard r: 1) Tahvil sahiplerine ait özel bir teminat varsa bunun kald r lmas ya da azalt lmas na karar vermek. 2) Faiz vadelerinde de ifliklik yapmak, faiz miktar n indirmek ya da ödeme flartlar n de ifltirmek. 3) tfa müddetlerini uzatmak ve ödeme flartlar n n de ifltirmek. (Bkz. Hazine Kefaletini Haiz Bonolar) M. Dural/N. Elhüseyni Taiyo Kobe Bank, Ltd. (Bkz. Sakura Bank Limited) Takas [Alm. Aufrechnung] [Fr. Compensation] [ ng. Set-off] Takas, birbirine karfl ayn cinsten edimleri borçlanan taraflar, söz konusu karfl l kl borçlar fiilen ödemek yükünden kurtaran bir yöntemdir. (A), (B) ye 5 milyon TL, (B) de (A) ya 6 milyon TL borçlu ise, (B) nin (A) ya 6 milyon TL verip sonra ondan 5 milyon TL almas na gerek kalmadan, (B) nin (A) ya yapaca 1 milyon TL tutar ndaki ödeme borcun ödenmesi için yeterlidir. Borçlar Kanunu nun maddelerinde borcun takas yoluyla sona ermesine iliflkin hükümler yer almaktad r. Takas n gerçekleflebilmesi için gerekli koflullar flunlard r: 1) Alacaklar n karfl l kl olmas (mütekabiliyet): Bundan, iki taraf n karfl l kl olarak birbirlerinden alacakl ve borçlu olmalar anlafl l r. Taraflardan herhangi birinin üçüncü bir kifliden olan alaca takasa konu olamaz. Keza, kefilin kefaletten do an borcu ile as l borçlunun alacakl dan alaca aras nda da karfl l kl l k unsuru bulunmaktad r. (BK m. 119) 2) Alacaklar n ayn nitelikte olmas (mümaselet): Takastan söz edebilmek için alacaklar n ayn nitelikte olmas da aran r. Bu özellik, parça borçlar nda aç kça göze çarpar. Parça borçlar söz konusu oldu unda, ayn türden, fakat farkl nitelikte fleylerin takasa konu oluflturabilmesi mümkün de ildir. Ancak, esas borcun bir giderim borcuna dönüfltü ü durumlarda takas yap labilir. Bu durum, K m. 198 de iflâs halinde ayr ca öngörülmüfltür. 3) Karfl l kl alacaklar n muaccel olmas (muacceli - yet): Takas n uygulanabilmesi için, alacakl taraf ndan i- fas istenebilir bir alaca n varl gereklidir. lke olarak takas, alacaklar n her ikisinin de muaccel olmas halinde mümkündür. Ancak takas ileri süren taraf bak m ndan, alaca muaccel hale gelmifl bulunan taraf n borcu daha sonra muaccel olacaksa, yani borcu müeccel ise, o buna karfl n takas beyan nda bulunabilir. Borçlunun iflâs halinde halinde, alacakl lar henüz muaccel olmayan (müeccel) alacaklar n müflisin kendilerinde olan alaca ile takas edebilirler. Takas fllemleri 4) Alacaklardan her birinin geçerli bulunmas ve da - va hakk ile donat lm fl olmas gerekir. Takas n yap labilmesi için, takas ileri süren taraf n i - rade aç klamas na gerek vard r. Bu aç klamaya takas beyan ad verilmektedir. Bu beyan tek tarafl ve yenilik do urucu bir nitelik tafl r. BK nun 122/II. maddesi hükmüne göre, karfl l kl borçlar takas edilebilecekleri andan itibaren, en az borç nispetinde düfler. Borçlar, takas beyan n n yap ld anda de il, takas koflullar n n do du u anda düflmüfl say l r. Örne in, takas aç klamas 1 Haziran 1995 te yap lmas - na ra men, takas koflullar 1 May s 1995 te gerçekleflmiflse, karfl l kl alacaklar 1 May s 1995 tarihinde sona ermifl say lacakt r.. Ulusan Takas fllemleri [Alm. Liquidation, Abrechnung, Ausgleichsgeschaefte] [Fr. Opérations de compensation ] [ ng. Clearing opera - tions] T. C. Merkez Bankas flubelerindeki takas odalar nda yap lan takas ifllemi flöyledir: Diyelim ki Ziraat Bankas na ait 24 milyon TL lik çek ile Akbank a ait 32 milyon TL lik çek fl Bankas taraf ndan; buna karfl l k fl Bankas na ait 14 milyon TL lik çek de Ziraat Bankas taraf ndan ödenmifltir. a) Ziraat Bankas ve Akbank çekleri kendisine ibraz edilen fl Bankas, çek tutarlar n n müflterilerinin cari hesaplar na yazmak üzere kasa tahsil fifli keserek bu çekleri vezneye gönderir. Yani, kasa hesab na 24 milyon TL borç, müflteri cari hesab na 24 milyon TL alacak, yine kasa hesab na 32 milyon TL borç, müflteri cari hesab na 32 milyon TL alacak yazar. Çeklerin yaz ld takas defterine imzas al nmak suretiyle ve her banka için ayr ayr düzenlenecek bordrolarla birlikte çekler Takas Odas na götürülmek üzere ilgili memura teslim edilir. b) Ayn gün Takas Odas na gönderilmesi mümkün olmayan çekler, para yerine kasada b rak lam yaca ndan akflam kesilecek bir kasa borç fifliyle, senet cüzdan -tahsil olunacak çekler hesab na 56 milyon TL borç, kasaya 56 milyon TL alacak geçirilir, ertesi gün Takas Odas na gönderilir ve kasa hesab na 56 milyon T. borç, senet cüzdan -tahsil olunacak çekler hesab na 56 milyon TL alacak verilerek kapat l r. c) Merkez Bankas n n Takas Odas nda toplanan muhtelif bankalar n birbirlerine ait çekleri, yine Merkez Bankas arac l yla ilgili bankalara teslim edilir. fl Bankas ve Ziraat Bankas taraf ndan ödenmifl o- lan çeklere ait takas ifllemleriyle ilgili Merkez Bankas nca bu bankalar n takas ve cari hesaplar na flu kay tlar yap l r: Ziraat Bankas - takas hesab na 24 milyon TL borç, fl Bankas -takas hesab na 24 milyon TL alacak, Akbank - takas hesab na 32 milyon TL borç, 1184

7 Takasl D fl Ticaret fl Bankas - takas hesab na 32 milyon TL alacak, fl Bankas - takas hesab na 14 milyon TL borç, Ziraat Bankas - takas hesab na 14 milyon TL alacak, di er taraftan fl Bankas - takas hesab na 42 milyon TL borç, fl Bankas - cari hesab na 42 milyon TL alacak, Ziraat Bankas - cari hesab na 10 milyon TL borç, Ziraat Bankas - takas hesab na 10 milyon TL alacak, Akbank - cari hesab na 32 milyon TL borç, Akbank - takas hesab na 32 milyon TL alacak geçirilmifl olur. Takas ifllemleriyle ilgili kay tlar Merkez Bankas taraf ndan önce her bankan n takas hesab na yap l r ve bu hesab n bakiyesi o bankalar n cari hesab na aktar - l r. d) Böylece fl Bankas, takas memuru ile göndermifl oldu u di er bankalara ait 56 milyon TL tutar ndaki iki çeki teslim edip, yerine kendisine ait 14 milyon TL.l k çeki alarak geri dönmüfl olmaktad r. Gönderilen ve Merkez Bankas ndan getirilen çekler aras ndaki fark, art veya eksi olufluna göre kesilecek bir kasa ödeme veya tahsil fifliyle geçici ve arac hesaplar takas hesab na kaydedilir ve ayr ca bu bakiye düzenlenecek bir muhasebe fifliyle T.C. Merkez Bankas hesab na aktar l r. Yani, geçici ve arac hesaplar - takas hesab na 42 milyon TL borç, kasa hesab na 42 milyon TL alacak, T.C. Merkez Bankas 42 milyon TL borç, geçici ve arac hesaplar - takas 42 milyon TL alacak verilir. e) Di er taraftan Ziraat Bankas nca ödenmifl olup, takas memurunun Takas Odas ndan getirdi i 14 milyon TL lik çek de kasadan geçirilerek müflteri hesab n n borcuna yaz l r. Böylece müflteri cari hesab 14 milyon TL borç, kasa hesab 14 milyon TL alacak verilir. (Bkz. Takas Odas, Geçici ve Arac Hesaplar ) S. Kocaimamo lu Takasl D fl Ticaret [Alm. Aussenhandel mit Tausch] [Fr. Clearingng ducom merce extérieur] [ ng. Barter in freign trade ] Ödemelerde denge sa lamak için ihracat teflvik edecek ve ithalat gereklere göre az çok s n rlayacak önlemler de gereklidir. Bu önlemlerden biri de ithalat do rudan ihracatla karfl layan takas yöntemidir. Amaç döviz ödemek zorunda kalmaks z n d flar dan gerekli mallar sa lamakt r. Bu arada baz ihraç mallar n n sürümü de sa lanmaktad r. Takas sisteminin ana ilkesi, ihracatç n n ihraç etti i mal bedeli kadar ithal hakk na hasip olmas ve ithalatç - n n da ithal etti i mal de erince mal ihraç etmek zorunda bulunmas d r. Fakat genellikle bir kimsenin ayn zamanda hem ithalatç, hem de ihracatç olmas çok güçtür. Bu iki faaliyet dal ayr bilgi ve uzmanl a gerek göstermektedir. fiu halde gerek teorik takas modelinde, gerekse uygulamada karfl l kl iki ülke ve bu ülkelerde birer ithalatç ile birer ihracatç ele al nmaktad r. A ülkesinde, B ülkesinden f nd k ithal etmek isteyen bir ithalatç n n bu mal takasla getirece i ve karfl l kl ihracat için de bir makine ihracatç s ile anlaflt varsay ls n. Bu ithalatç ve ihracatç ya B ülkesinde de f nd k satacak bir ihracatç ile makine alacak bir ithalatç karfl düflmektedir. A ülkesindeki makine ihracatç s B ülkesindeki makine ithalatç s na mal satarak elde etti i ithal hakk n kendi ülkesindeki f nd k ithalatç s na bedeli karfl l nda devreder. B ülkesindeki f nd k ihracatç s da A ülkesindeki f nd k ithalatç s na mal satarak elde etti i ithal hakk n kendi ülkesindeki makine ithalatç s na bedeli karfl l nda devreder. Böylece, karfl l kl ithal ve ihraç de erleri ayn ise, döviz transferi gerekmeksizin d fl ticaret gerçekleflmifl olur. Durum afla daki flemada aç kça görülmektedir. A ülkesi F nd k ithalatç s Para Makine hracatç s Mal Mal Takasl D fl Ticaret B ülkesi F nd k ihracatç s Para Makine ithalatç s Takas yöntemi ya bir devletin kendili inden ald kararla ya da iki ülke aras nda yap lan anlaflmalarla gerçekleflebilir. Kendili inden al nan kararla kurulan takas sistemi çeflitli flekillerde olabilir. Bu flekillerin en genifl kapsaml s, mal ve ülke belirlenmeksizin ithalata, ancak karfl l nda ihracat yapmak kofluluyla izin verilmesidir. Mallar n uluslararas piyasaya satmakta güçlüklerle karfl laflan ülkelerin baflvurduklar bu genel yolun amac ithalat için döviz transferi gere ini azaltmakt r. Belirli mallar n ithali için belirli mallar n ihrac n zorunlu k lan ya da belirli ülke veya ülkelerden yap lacak ithalat n ancak belirli mallar n ihrac yoluyla yap lmas - na izin veren takas yöntemleri de vard r. ki ülke aras nda yap lan anlaflmalara dayanan takas sistemlerinin de çeflitli flekilleri vard r. Takas sistemi, güçleflmifl olan uluslararas iliflkilerin kurulmas n kolaylaflt r r. Ayn zamanda ihrac güç mallar n sürümünü sa lar. Bununla birlikte takas, trampan n bütün sak ncalar n tafl r. Örne in, karfl l kl olarak belirli mallar, veya de ifltirilmesi istenen mallar alacak veya satacak ithalatç ve ihracatç lar her zaman bulmak kolay olmayabilir. Ayr ca, al m sat m istekleri karfl l kl birbirini tutan ithalatç ve ihracatç lar bulunsa bile, sat lmak ve sat n al nmak istenen mal bedelleri birbirini tutmayabilir. Bu nedenlerle k sa sürede ilkel takas sisteminden vazgeçilmifl ve daha esnek bir istem olan kliring rejimine gidilmifltir. (Bkz. Kliring) E. Alkin 1185

8 Takas Odas Takas Odas [Alm. Abrechnungsstelle] [Fr. Chambre de compen sati - on] [ ng. Clearing house ] Takas Odas, nakit tedavülünü en az bir hadde indirmek üzere bankalar aras nda kendi üzerlerine keflideli çeklerin mahsup ifllemini yapan bir kurulufltur. Merkez Bankas n n kontrolü alt ndad r. Bankalar ile di er mali kurulufllar ve borsalar aras ndaki kliring (takas) ifllemlerinin yap ld yere Takas O- das denir. Takas odalar bugün Türkiye de sadece stanbul, Ankara ve zmir de vard r. Takas Odas nda her üye bankan n bir masas veya bürosu bulunur. Bankalar, müflteriler taraf ndan kendilerine verilen ve baflka bir banka taraf ndan ödenecek olan çekleri, di er bankalar taraf ndan tahsil edilmek üzere yollanan çeklerle karfl laflt rarak takas ederler. Takas sonunda alacakl ç kan bankan n alaca ya derhal ödenir ya da ertesi günkü takasta göz önüde tutulmak üzere borç ve alacak verilir. Takas n tekni ine bir örnek olmak üzere dört banka aras nda bir takas iflleminin (rakamlara dayanarak) yap ld n varsayal m: (000 TL) Yandaki Bankalardan Alacakl A B C D Bankalar Bankas Bankas Bankas Bankas Toplam A Bankas B Bankas C Bankas D Bankas Mecburi Ödeme Takas olmasayd ; A bankas n n B, C, D bankalar na TL yi tahsil için ayr ayr baflvurmas, B, C, D bankalar n n da ayn flekilde hareket ederek TL nin A bankas taraf ndan ödenmesini istemeleri gerekirdi. Halbuki A bankas gerçekte TL. alacakl durumdad r. Hiçbir banka takasa baflvurmazsa TL lik ödeme ifllemi cereyan eder. Bu bak mdan bankalar alacaklar n karfl l kl olarak takas edecek olurlarsa; A Bankas B Bankas ndan TL. A Bankas C Bankas ndan TL. B Bankas C Bankas ndan TL. B Bankas D Bankas ndan TL. C Bankas D Bankas ndan TL. D Bankas A Bankas ndan TL. Toplam TL. almas gerekecektir. Gerçekte her banka Takas Odas na giren bankalar n toplam na karfl alacak ve borçlar n karfl laflt raca ndan ancak TL lik bir ödeme yap lacakt r. Çünkü; (000 TL) Bankalar Tutar Bakiye Borçlu Alacakl Borçlu Alacakl A Bankas B Bankas C Bankas D Bankas bulundu una göre, bakiyeler toplam TL para ödenmesine ihtiyaç oldu u anlafl l r. S. Kocaimamo lu Talebin Fiyat Elastikli i (Bkz. Talep Elastikli i) Talep Talebin Gelir Elastikli i [Alm. Einkommenselastizilät der Nachfrage] [Fr. Elasti - cité de la demande] [ ng. Income elasticty of demand] Kiflilerin gelirlerindeki herhangi bir de iflmenin de mal n talep edilen miktar n etkileyece i kesindir. Talep edilen miktardaki % de iflme e y = Gelirdeki % de iflme oran, bize söz konusu mal n talebinin gelir (Y) elastikli ini verecektir. q/q q Y e y = = Y/Y Y q Z. Tunca Talep [Alm. Nachfrage] [Fr. Demande] [ ng. Demand] Bir mal n talebi, çeflitli fiyatlarda al c lar n o maldan sat n almaya raz olduklar miktarlard r. Bir baflka tan mla talep, sat n alma gücü ile desteklenmifl sat n alma arzusudur. Herhangi bir mal n talebinden söz edilirken ancak, 1) belirli bir piyasada, 2)belirli bir fiyatta, 3) belirli bir zamandaki talepten söz edilebilir. Örne in buzdolab talebi tanedir dersek, bu cümle bir anlam tafl mayacakt r. Bu miktar buzdolab n n hangi piyasada, hangi fiyatta ve ne kadar sürede talep e- dildi inin belirtilmesi gerekir. O halde bu tan ma uygun olarak, stanbul piyasas nda 80 milyon liradan bir ayda adet buzdolab talep edilmektedir diyebiliriz. Bir al c n n talebini belirleyen etkenler, yani ba ms z de iflkenler, 1) sat n al nacak mal n fiyat (P n ) 2) di er tamamlay c ve sahip mallar n fiyatlar (P 1..., P n-1 ), 3) al c n n geliri (Y), 4) al c n n zevk ve al flkanl klar (T) olarak s ralanabilir. fiu halde herhangi bir N mal n n talebi bu de iflkenlerin bir fonksiyonu olarak yaz labilir. T n = (P ni P 1...P n-1 ; Y;T) 1186

9 Talep-Arz Enflasyonu Ba ms z de iflkenlerden herhangi birinin ba ml de iflken T (Talep) üzerindeki etkisini belirleyebilmek i- çin di er ba ms z de iflkenler sabit (de iflmez) kabul e- dilir. Talep ile Mal n Fiyat Aras ndaki liflki : T n =f(p n ) Talep analizinde, talep ile sat n al nacak mal n fiyat aras ndaki iliflki söz konusudur. fiu halde biz di er mallar n fiyatlar n, tüketicinin gelirini ve zevklerini sabit kabul ediyoruz. Bu koflullar alt nda genellikle izlenen; mal n fiyat artt kça talebin azald, mal n fiyat düfltükçe talebin artt d r. fiu halde talep ile fiyat aras nda negatif bir iliflki vard r. Afla daki flekilde fiyat dikey eksende, sat lan mal miktar ise yatay eksende gösterilmifltir. Talep Elastikli i Talep enflasyonu derin enflasyoncu beklentiler yaratt takdirde, talep art fllar durduktan sonra arz enflasyonu haline dönüflebilir. Toplam talep art fllar n n toplam talep e risi AD yi sa yukar ya (AD 1 ) e kayd rd n, üretimin ise (Y F ) de sabit kald n varsayal m. Toplam talep e risi AD den (AD 1 ) e kayd ktan ve fiyat düzeyi (P 0 ) düzeyinden (P 1 ) de karar k ld ktan sonra yeni enflasyon olmamaktad r. Fakat enflasyoncu beklentiler insanlar n kafas nda yer etmiflse, firmalar ve sendikalar fiyatlar ve ücretleri art rmaya devam edebilirler. Bu takdirde AS toplam arz e risinin yatay kesimi (P 2 ) ye kayacak ve arz taraf ndan kaynaklanan bir enflasyon olacakt r. Fiyatlar artarken (AD 1 ) talep e risi üzerinde üretim (Y F ) den (Y 1 ) e ve daha sonra (Y 2 ) ye gerileyecektir. (Bkz. Enf - lasyon, Sürekli Enflasyon) D. Demirgil Talep Elastikli i [Alm. Nachfrageelastizität] [Fr. Elasticité de la deman - de] [ ng. Elasticity of demand] Mal n fiyat ndaki bir de iflmeye karfl l k, talep edilen miktar n n nas l bir de iflme gösterdi i talebin fiyat e- lastikli i, ya da k saca talep elastikli i kavram ile a- ç klanabilir. Bir baflka deyiflle talep elastikli i, mal n miktar ndaki yüzde de iflmenin, mal n fiyat ndaki yüzde de iflmeye oran d r. e p (talep elastikli i) = Miktardaki yüzde de iflme Fiyattaki yüzde de iflme fiekilde mal n çeflitli fiyatlarda talep edilen miktarlar görülmektedir. Mal n fiyat (P 1 ) iken sat lan miktar (Oq i ) olmakta, fiyat (P 2 ) ye düfltü ünde ise sat lan miktar art fl göstererek (Oq 2 ) olmaktad r. Bu son derece do- al bir olayd r. Örne in manavdan 150 bin liraya 2 kilo domates al yorsak, domates fiyat 50 bin liraya düfltü- ünde, e er ihtiyaç var ise 3 ya da 4 kilo almam z mümkündür. Mallar n fiyatlar uczulad nda bunlardan sat n al nan miktarlar da artar. Z.Tunca Talep-Arz Enflasyonu [Alm. Nachfrage Angebot Inflation] [Fr. Inflation de - mande offre] [ ng. Demand-supply inflation] Acaba fiyatlardaki herhangi bir de iflme, bütün mallar n talebini ayn flekilde mi etkilemektedir? Örne in, lüks bir (A) mal fiyat ndaki ve zorunlu (B) mal fiyat ndaki ayn oranl bir art fl, bunlar n talep edilen miktarlar n ayn oranda m azaltmaktad r? Bu soruya hepimiz ilk bak flta hiç kuflkusuz Hay r diyece iz. O halde fiyat art fllar karfl s nda talebin farkl tepki göstermesi neden kaynaklanmaktad r? ktisat biliminde bu sorunun cevab talep elastikli i kavram ile aç klanmaktad r. Yukar daki örne i ele al rsak, zorunlu bir mal olan B mal - n n talep elastikiyeti, yani talep e risinin e imi düflük oldu undan, fiyat art fl bu mal n talebini lüks mal olan A mal na oranla daha az etkileyecektir. Fiyatlardaki bir art fl talep edilen miktarda bir azalmaya neden oldu undan (ya da tam tersi), asl nda talep elastikli i negatif iflaret tafl r, ancak bu iflaret ço u kez ihmal edilir. fiu halde mutlak de er olarak talep elastikli ini afla- daki flekilde tan mlayabiliriz. q, miktardaki art fl (azal fl ), P, fiyattaki azal fl (art fl ) göstermektedir. q ep = - q q P = P P q P Talep elastikli i, talep e risinin e iliminin tersinin P/Q ile çarp m na eflittir. (fiekil 1) 1187

10 Talep Elastikli i Talep Elastikli i % 5 1 e p = = < 1 % 10 2 P 1 P 2 P q T 0 α q 1 q 2 Q fiekil 1 Esas olarak üç tip elastiklikten söz edebiliriz. fiekil 2 de (a) elastik olan, (b) birim elastik olan, (C) ise elastik olmayan talep e rilerini göstermektedir. fiekilden de görülebilece i gibi (a) halinde fiyatlardaki küçük bir yüzde de iflme mal n talep edilen miktar nda daha büyük bir de iflmeye neden olmaktad r. Ve bu nedenle de talep elastikli i 1 den büyüktür. (e p >1) (b) durumunda ise fiyatlardaki yüzde de iflme talep olunan miktara aynen yans maktad r ve bu nedenle talep elastikli i 1 e eflittir (e p =1) Üçüncü durumda, yani (c) halinde ise fiyattaki yüzde de iflme talep edilen miktar kendisindeki de iflmeden daha az etkilemektedir ve bu nedenle de talep elastikiyeti 1 den küçüktür. (e p <1) fiimdi bu üç durumu örnekle aç klayal m. Bilindi i gibi, talep elastikli i formülü e p = q/q P/P idi; a) fiyattaki de iflme % 10 miktardaki de iflme % 20 ise, % 20 e p = = 2>1 % 10 b) fiyattaki de iflme % 10, miktardaki de iflme de % 10 ise, % 10 e p = = 1 % 10 c) fiyattaki de iflme % 10, miktardaki de iflme de % 5 ise, olmaktad r. Firman n elde etti i has lat (R) sat lan mal n fiyat i- le miktar n n çarp m oldu una göre, fiyat düfltü ünde has lat art yorsa talep elastikli i 1 den büyük, has lat de- iflmiyorsa, talep elastikli i 1 e eflit, e er has lat azal - yorsa talep elastikli i 1 den küçüktür. R = P. q fiekil 2 nin (a) durumunu örnek olarak alal m. Burada önce P 1 fiyat ndan q 1 kadar mal sat lmakta ve Oq 1 ap 1 alan kadar has lat elde edilmektedir. Fiyat P 2 ye düfltü- ünde ise q 2 miktar nda mal sat lm fl ve firman n has lat Oq 2 bp 2 kadar olmufl, yani artm flt r. fiu halde talep e- lastikli i 1 den büyüktür. Ancak fiekil 2 ye dikkat edilecek olursa talep elastikli inin talep e risinin tümü için geçerli olmad görülür. Gerçekten flimdiye kadar anlat lan elastiklik, e rinin belli bir noktas ndaki elastikliktir. Ancak anlamada kolayl k sa lamak amac yla zaman zaman bir do ru i- mifl gibi gösterilmektedir. Kald ki bir do ru fleklinde göstersek dahi elastiklik, do runun de iflik yerlerinde farkl olacakt r. fiekil 3 te TT talep fonksiyonu bir do ru oldu undan, e imi her noktada ayn d r, fakat talep elastikli i P Q fiekil

11 Talep Elastikli i her noktada farkl d r. Örne in fiyat 8 den 7 ye düflerse, talep edilen miktar 1 den 2 ye ç kmaktad r. fiu halde elastiklik q/q 1/1 e p = = = 8 P/P 1/8 yani e p > 1 dir. Oysa fiyat 2 den 1 e düflerse, sat n al nan miktar 7 den 8 e ç kmaktad r. fiu halde bu noktadaki elastiklik q/q 1/7 2 e p = = = P/P 1/2 7 yani e p < 1 dir. Bu nedenle do rusal bir talep fonksiyonunda yüksek fiyatlarda talep elastikli i yüksek, düflük fiyatlarda ise talep elastikli i düflüktür. fiu halde talep elastikiyeti talep e risinin belli bir Talep Enflasyonu noktas ndaki elastikiyettir diyebiliriz. Ya da baflka bir deyiflle, ancak belli bir fiyattaki elastikiyetten söz edilebilir diyebiliriz. Elastikiyetler her noktada farkl olmas na ra men, talep fonksiyonu bir do ru olarak gösterildi inde, fiekil 4 teki (a) halinde, do runun her noktas ndaki elastikiyetin 1 den büyük, (b) halinde ise 1 den küçük oldu u görülür. Talep Elastikli ini Belirleyen Etkenler: a) E er bir mal zorunlu ise, yani mutlak tüketilmek zorunda ise bu mal n fiyat ndaki de ifliklik, talep edilen miktar fazla etkilemeyecektir. Örne in ekmek, tuz bu tür zorunlu mallard r ve bunlar n fiyatlar artsa dahi tüketiciler bunlar n tüketimini fazla k samazlar: Bu nedenle zorunlu mallar n talep elastikli i düflüktür. Oysa lüks mallar için tam tersi geçerlidir, yani lüks mallar n talep elastikli i yüksektir. b) Herhangi bir mal n fiyat artt zaman bu mal yerine baflka mallar kullanmak olana varsa, yani mal baflka bir mal ile ikame edilebiliyorsa, bu mal n talep e- lastikli i yüksektir. Örne in, tereya fiyatlar artt zaman halk margarin tüketmeyi tercih edebilir. Bu durumda tereya talebinin fiyat elastikli inin yüksek oldu u söylenebilir. c) Mala harcanan para, gelire oranla az ise elastikli- i de azd r. Çünkü kiflilerin toplam harcamalar içinde çok az bir yer tutan herhangi bir mal n fiyat ndaki bir yükselme, kifliye hiç etki yapmayacakt r ve o mal yine eskisi kadar tüketilebilir. Fakat kiflinin bütçesinde yeri büyük olan mallar n fiyatlar yükselirse o kifli söz konusu maldan daha az tüketmek zorunda kalacakt r. d) Dayan kl mallar n da talep elastikli inin yüksek oldu u söylenebilir. Örne in, otomobil fiyatlar artt nda kifliler mal yenilemek yerine daha uzun süre kullanmay tercih edebilirler. Ancak bir önceki ifadede oldu u gibi mala yap lan harcama gelire oranla az bir yer tutuyorsa, mal dayan kl mal olsa dahi talep elastikli i az olacakt r (Bkz. Talep, Rakip Mallarda Talep, Tamamla - y c Mallarda Talep, Talep Kaymas, Talebin Gelir Elas - tikli i) Z. Tunca P P P1 T P1 P2 P3 P4 T T P2 P3 P4 Q 0 T Q fiekil 4 Talep Enflasyonu [Alm. Nachfrageinflation] [Inflation de demande] [ ng. Demand-inflation] Ekonominin genel dengesinin bozularak toplam-talep düzeyindeki art fllar n önemli ve sürekli fiyat art fllar na neden olmas durumunda talep-enflasyonundan söz edilir. Bir ulusal ekonomide hem gelir ve istihdam düzeyini, hem de fiyatlar genel düzeyini belirleyen en önemli etkenler aras nda baflta toplam-talep ile toplam-arz düzeyleri gelmektedir. Toplam talep düzeyinin, bir önceki döneme göre yüzde 20 artt bir dönemde, toplam mal ve hizmet arz da ayn oranda art r labilmiflse genel fiyat düzeyinin de iflmemesi, baflka bir deyiflle enflasyon oran n n s f r olmas gerekir. Buna karfl l k, toplam talep düzeyindeki art fllar n toplam arzdaki art fllardan daha h zl olmas halinde fiyat art fllar kaç n lmaz olur. Özellikle tam-is - tihdam gelir düzeyine ulafl ld için veya belirli miktarda bir iflsizlik ve kapasite alt çal flma durumunun varl

12 Talep Enflasyonu na ra men çeflitli darbo azlar nedeniyle üretimde gerçek art fllar sa lanamam fl ise, ekonomideki toplam efek - tif talep düzeyini h zla flifliren, geniflletici bir para politikas izlenmesi afl r -talep ten kaynaklanan h zl bir fiyat art fl na yol açacakt r. Böyle bir duruma k saca talep enflasyonu ad verilir. K sa-dönemde toplam-arz düzeyinde önemli art fllar gerçeklefltirilemeyece i için, bir ulusal ekonominin k - sa-dönem genel denge koflullar n belirleyen ve o ekonomide enflasyon oran n n ne olaca n ortaya koyan etken daha çok toplam-talep düzeyi olmaktad r. Bir ulusal ekonomide toplam arz e risinin k sa dönemde bir miktar esnek oldu unu kabul etsek bile, top - lam talep e risinde parasal genifllemeden do acak bir yukar do ru kay fl olay n n üretim düzeyini ve enflasyon oran n nas l etkiledi ini ve ekonominin geneldenge durumunu nas l de ifltirdi ini bir diyagramla da göstererek konuya aç kl k kazand r labilir. P Y t Talep Gelir liflkisi Bu diyagramda dikey eksen enflasyon oran n, yani k sa dönemdeki fiyat art fl h z n, yatay eksen ise üretim ve gelir (output) düzeyini (Y) göstermektedir. Toplam talep e risi (AD 1 ) ile toplam arz e risinin (AS) kesifltikleri E 1 noktas, ele ald m z ekonomide enflasyon oran n % 10 belirlemektedir. Denge noktas olan (E 1 ) in tam-istihdam gelir düzeyi ini gösteren Y t çizgisinin sa- nda olmas, bafllang ç enflasyon h z n n, yani (P 1 ) in belirli bir büyüklükte olmas n aç klamaktad r. Ayn diyagramda toplam talep e risi nin yukar do ru kaymas n n etkileri de gösterilmifltir. Afl r talep yarat lmas nedeniyle toplam talep fledülünün yukar do ru kaymas, yani AD 1 den AD 2 ye ç kmas bir yandan ekonomide bir miktar gelir ve üretim art fl na yol açarken, bir yandan da talep enflasyonu yaratarak fiyat art fllar n h zland rmakta ve ekonomiyi daha üst düzeyde yeni bir denge noktas na (E 2 ye) ulaflt rmaktad r. Hiç kuflkusuz, ekonominin k sa-dönem denge noktas n n de iflmesine yol açan enflasyonist talep genifllemesinin hangi kaynaklardan beslendi i, önümüzdeki y llarda da devam edip etmeyece i konusundaki beklentiler ileride gerçekleflecek enflasyon oran üzerinde çok önemli etkiler yapabilir. Beklentiler enflasyonun h zlanaca yönünde ise efektif talepteki art fllar devam eder. Harcamalar h zlan r, paradan kaç fl ve kredi kullanma e- ilimindeki art fllar para arz n etkiler. Böylece talep enflasyonu h zlanarak sürüp gider ve önlenmesi her geçen gün daha da güçleflir. B. Üstünel Talep Fazlas [Alm. Nachfrageüberschuss] [Fr. Exces de demande] [ ng. Excess demand] Cari fiyat n denge fiyat n n alt nda bulundu u durumda ortaya ç kar. Walras a göre, talep fazlas oldu unda baz al c lar daha yüksek fiyatlar ödemeyi teklif ederek cari fiyat n denge fiyat na do ru yükselmesine yol açmakta, böylelikle de talep fazlas n azaltmaktad r. AS P 2 %20 P 2 E 2 P 2 %10 P 1 E 1 AD 2 P 1 O 1 D 1 Y 0 D ve O Yt Y 1 Y 2 AD 1 K sa Dönemde Enflasyon Oran n n Belirlenmesi ve Toplam Talep Art fl n n Enflasyona Etkisi Cari fiyat (P 1 ), denge fiyat (P 0 ) ile gösterilirse P 1 < P 0 durumunda talep fazlas E(p) E 1 (P 1 ) = D 1 (P 1 ) - O 1 (P 1 ) olur. D(P 1 ) = P 1 (fiyat düzeyinde talep edilen miktarlar) O(P 1 ) = P 1 (fiyat düzeyinde arz edilen miktarlar) olur. S. Abaç Talep Gelir liflkisi [Alm. Nachfrage-Einkommen Verhältnis] [Fr. Relation demande-revenu] [ ng. Demand-income relation] Kiflilerin gelirlerindeki herhangi bir art fl, do al olarak birçok mal n talebinde de bir art fla neden olur. Bununla birlikte kiflilerin gelirlerindeki art fla ra men, baz mallar n talebinde bir de iflme gözlenmeyebilir. E er o mala duyulan ihtiyaç tamamen tatmin edilmifl ise gelirler ne kadar artarsa arts n mal n talebi artmayacakt r. Örne in bir ailenin gelirindeki bir azal fl ya da art fl o ailenin ayl k tuz talebini fazla etkilemeyecektir. Zira tuza harcanan para aile geliri içinde az bir yer tutmaktad r. Ancak birçok baflka mallarda daha de iflik bir durum izlenebilir. Gelir artt kça kifliler daha iyi ve daha kaliteli mallar tüketmeye yönelirler; bir aile biriminin gelir düzeyi yükseldi inde daha önce margarin yiyen aile tereya tüketimine yönelebilir. flte kiflilerin geliri artt kça daha az tükettikleri mallara düflük mallar denir. 1190

13 Talep Kaymas Aile biriminin geliri Zevklerin de iflmedi i ve bütün fiyatlar n sabit oldu- u bir dönemde gelirdeki art fllar, birçok mal n talep edilen miktar n, flekildeki X mal örne inde oldu u gibi, sürekli olarak artt r r. fiekildeki Y mal örne inde oldu u gibi baz mallar n talebi belli bir noktaya kadar artar (flekilde b noktas ) ve bu noktadan sonra de iflmez. Yu k a r - daki tuz örne i bu duruma uygundur. Düflük mallara örnek ise Z mal d r. Bu mal n talebi gelir artt kça belli bir (a) noktas na kadar art fl göstermekte ve bu noktadan sonra artan gelir ile birlikte bu mala olan talep azalmakt a d r. (Bkz. Talep, Rakip Mallarda Talep, Ta m a m l a y c M a l l a rda Talep, Piyasa Talep E risi, Talep Kaymas, Ta - lep Elastikli i, Talebin Gelir Elastikli i, Düflük Mallar) Z. Tunca Talep Kaymas [Alm. Nachfrageäderung ] [Fr. Déplacement de la de - mande] [ ng. Demanrd shift] Bir al c n n talebini belirleyen etkenlerden di er mallar n fiyatlar ndaki, al c n n gelirindeki, al c n n zevk ve al flkanl klar ndaki de ifliklikler, talep e risini sa a ve sola kayd r r. E er geliflme olumlu ise e ri sa a, olumsuz ise sola kayacakt r. Gelir art fl genellikle talep edilen mal miktar nda bir art fla yol açar. fiu halde gelirler artt nda ayn fiyatta daha çok mal talep edilecektir. fiekildeki T 1 T 1 talep e risinin gelir art fl ile birlikte sa a kaymas ve T 2 T 2 fleklini almas ile birlikte (O a ) fiyat nda talep edilen miktar (O b ) d e n (O c ) ye ç karak (bc) kadar bir art fl göstermifltir. Gelirler artt nda talep edilen miktarda art fl olmazsa fiyatlar artacakt r. Yani e er gelir artt ve talep e risi sa a sayd - halde, yine eskisi kadar, yani (O b ) kadar mal talep edilirse bu kez fiyat (O e ) olacakt r. Tali Mamullerin Maliyetlemesi Gelirler azalm fl olsayd talep e risi sola kayacak veya ayn fiyatta daha az mal talep edilecek ya da ayn miktar mal daha ucuza sat n al nacakt r. Di er mallar n fiyatlar ndaki de iflmelerin söz konusu mal n talebine etkisi, bu mal ile di er mallar aras ndaki iliflkiye ba l d r. E er bu mallar otomobil ve benzin örne inde oldu u gibi tamamlay c mal niteli inde iseler, benzin fiyatlar ndaki art fl otomobil talebi e risini sola kayd racak ve ayn fiyattan daha az araba sat lacakt r. E er mallar birbirlerine rakip mallar ise, yani ikame iliflkisi içinde ise, pirinç ve makarna örne inde oldu u gibi, pirinç fiyatlar ndaki art fl makarnan n talep e risini sa a kayd racak ve ayn fiyattan daha çok makarna talep edilecektir. Zevklerdeki de iflmenin mal n talebi üzerindeki etkisi son derece kolay aç klanabilir. E er zevklerde söz konusu mal lehine bir geliflme var ise, mal n talep e risi sa- a kayacak ve ayn fiyattan daha çok mal talep edilecektir. E er tüketicilerin tercihleri mal aleyhine gelifliyorsa, tam tersi olacakt r. (Bkz. Talep, Rakip Mallarda Talep, Tamamlay c Mallarda Talep, Talep Kaymas ) Z. Tunca Tali Hesap [Alm. Sekundaeres Konto] [Fr. Sous-Compte] [ ng. Sub - sidiary account ] Bir toplay c (cami) ana hesab n, kendisini oluflturan maddeler hakk nda daha ayr nt l bilgi edinmek üzere tali derecede, yani ikinci derecede ayr lan bölümlerine tali hesap denir. Bunlar adeta ayr birer hesapm fl gibi tutulur. Örne in senetler cüzdan ana hesab n n tali hesaplar ; iskonto senetleri, muhabirlerdeki senetler, tahsil olunacak çekler gibi k s mlard r. Yine örne in ayniyat mevcutlar ana hesab ; k rtasiye, matbua, damga pulu ve benzeri tali k s mlara ayr l r. Hesaplar, çeflitli s n f ve gruplara ayr lmakla beraber teklik ve çokluk ifade etmelerine göre: bireysel hesaplar (ferdi veya tali) kolektif hesaplar (cami veya toplu hesaplar) olmak ü- zere ikiye ayr l rlar. S. Kocaimamo lu Tali Mamuller [Alm. Nebenprodukten, Nebenerzeugnisse] [Fr. Produits secondaires] [ ng. By-products, Subsidiary products] Kimya, yüksek f r n gibi baz üretim kollar nda, ayn maddelerden, ayn safhada ve teknik zorunluluk sonucunda birden fazla ürün elde edilebilir. Üretimin ve iflletmenin as l amac n ve de erce de önemli k sm n oluflturan ürünler esas ürünler, birlikte elde edilen di er ürünler ise tali ürünler veya tali mamuller diye adland r l r. (Bkz. Tali Mamullerin Maliyetlemesi) F.Bilgino lu Tali Mamullerin Maliyetlemesi [Alm. Kostenermittlung für Nebenprodukten] [Fr. Coût des sous-pyroduits] [ ng. Costing of by-products] 1191

14 Tamamlay c Mallar Safha maliyeti uygulanan baz sanayi kollar nda, teknik zorunluluk olarak birden fazla mamul elde edilebilmektedir. Üretimin konusunu ve de erce de önemli k sm n oluflturan esas mamullerle birlikte elde edilen tali mamullerin maliyetlerinin hesaplanmas nda bafll ca 3 yöntem uygulanabilir: 1) Tali mamullerin sat fl has lat n n esas al narak, gelir tablosuna gitmesi veya imalat n toplam maliyetinden düflülmesi. 2) Tali mamuller için piyasa de erlerinin esas al nmas ile maliyetleme yap lmas. 3) Tali mamul maliyetlerinin piyasa de erlerinden geriye do ru hesaplanmas. (Bkz. Tali Mamuller) F. Bilgino lu Tamamlay c Mallar [Alm. Komplementärgüter] [Fr. Biens complémentaires] [ ng. Complementary goods] Talep ve tüketimi birbirine ba l olan mallard r. Otomobil fiyatlar düflerken, otomobil talebiyle birlikte talep e- dilen benzin miktar da art yorsa, otomobil ve benzin tamamlay c mallard r. D. Demirgil Tamamlay c Mallarda Talep [Alm. Nachfrage in Komplementärgüter ] [Fr. Demande des biens complémentaires] [ ng. Demand of comple - mentary goods] Herhangi bir mal n kullan lmas s ras nda di er bir mal n da kullan lmas gerekiyorsa, bu iki mal tamamlay c mallard r. Örne in, çay ve fleker, otomobil ve benzin bu tür mallard r. Bu durumda Z mal n n (çay) fiyat ndaki bir düflüfl, bu mal ile birlikte kullan lan X mal n n (fleker) talebini de art racakt r. fiekilde oldu u gibi dikey eksende çay fiyat (Z mal ) ve yatay eksende fleker miktar (x mal ) gösterilecek olursa; çay fiyat (OP 1 ) den (OP 2 ) ye düfltü ünde, çay i- le birlikte kullan lan fleker talebinin de (Oq1) den (Oq2) ye ç kt görülecektir. (Bkz. Talep, Rakip Mal - larda Talep, Piyasa Talep E risi, Talep Kaymas, Talep Elastikli i) Z. Tunca Tam Cir o [Alm. Vollindossmant] [Fr. Endossement plein, Endosse - ment régulier] [ ng. Endorsement in full, Special endor - sement] Tam Maliyet Analizi K ymetli evrak üzerine cirantan n imzas ndan baflka, yeni hamilin ad n n ve aç k adresinin de yaz lmas suretiyle yap lan ciroya denir. Ciro, k ymetli evrak üzerine (arkas na) ya da evraka ekli (ba l ) alonj denen kâ da a- lacakl s ya da son cirantas taraf ndan herhangi bir kay t ve flart tafl maks z n yaz lmak ve imzalanmak suretiyle yap l r. Bu ciro fleklinde yeni hamilin ad ve adresi yaz labilece i gibi, sadece imza atmak suretiyle de ciro yap labilir. K ymetli evrak üzerindeki ciroda kime ciro edildi inin belirtildi i ciroya tam ciro ya da kapa - l ciro, sadece imza at lmak suretiyle yap lan ciroya ise beyaz ciro ya da aç k ciro denir. (Bkz. Ciro, Beyaz Ciro) C. Ersoy Tam stihdam [Alm. Vollbeschäftigung] [Fr. Plein emploi] [ ng. Ful - lemployment] Bir ülkede, emek dahil mevcut üretim faktörlerinin tam olarak kullan lmas halidir. Bu durumun tersi eksik istih - dam olup, üretim faktörlerinin eksik kullan lmas halini göstermektedir. Friksiyonel iflsizlik olarak tan mlad m z ve toplam iflgücünün % 3 ü civar nda olan bir k s m tam istihdam tan m na dahildir. Klasiklerden Jean Baptiste Say, mahreçler kanunu ile ekonominin daima tam istihdam düzeyinde olaca n iddia etmifltir. Kapitalist ekonomilerin eksik istihdam halinde dengede olabileceklerini John Maynard Keynes öne sürmüfltür. Eksik istihdam dengesinde olan bir ekonomiyi tam istihdam haline getirebilmek için, devlet yat r mlar na a rl k vermek Keynes in tavsiye etti i politikan n esas n oluflturmaktad r. Tam istihdam ile eksik istihdam aras ndaki fark deflasyoncu aç k ad n almaktad r. Bu a- ç a eflit bir devlet harcamas yap ld takdirde, çarpan vas tas yla milli gelirde çok daha büyük bir art fl meydana gelmektedir. Tam istihdam ile fiyatlar aras nda bir iliflki olaca n gene Keynes iddia etmifltir. Toplam talep ve gelir art fllar n n etkisiyle tam istihdam s n r na yaklafl ld kça, fiyatlar n yükseldi i görülmektedir. Bu tür fiyat art fllar - n n ekonomideki dar bo azlardan kaynakland n iddia eden Keynes bu sürece benzer enflasyon ad n vermifltir. Daha sonralar baz ekonomistler toplam arz fonksiyonunu Keynes çi saha, ara saha ve klasik saha olarak üçe ay rm fllard r. Ara sahada toplam talep e rilerinde meydana gelen her art fl reel milli geliri art r rken fiyat düzeyini de yükseltmektedir. Tam istihdam düzeyine var ld ktan sonra toplam talepteki her art fl fiyat düzeyini yükseltmekte, reel gelirde bir art fl mümkün olmamaktad r. (Bkz. Eksik stihdam, Mahreçler Kanunu) D. Demirgil Tam Maliyet Analizi [Alm. Vollkostenanalyse] [Fr. Analyse du plein coût] [ ng. Full cost analysis ] Gerçek dünyada firmalar n marjinal analiz yapamaya- 1192

15 Tam Maliyet Analizi caklar aç kt r. Teoride, marjinal maliyet ve marjinal gelirlerin izlenmesi kolay gibi görünse de, uygulama alan nda firmalar n üretim fonksiyonlar n n ve dolay s yla maliyet fonksiyonlar n n cebirsel bir ifadeye uygun bir yol izlemediklerini biliyoruz. Çünkü ne kullan lan üretim faktörleri sonsuz küçük birimlerle art r labilmekte, ne de azalan verim halinin aç k bir flekilde ortaya ç k fl için gerekli koflullar belirmektedir. fiu halde, gerçek yaflamda firmalar, kâr maksimizasyonu için daha pratik bir yol izlemek zorundad r. Kullan lan bu pratik yönteme tam maliyet kural diyoruz. fiimdi bu basit kural aç klamaya çal flal m. fiekil 1 Firmalar, üretimlerine göre maliyetlerinde ne yönde ve ne büyüklükte de ifliklikler meydana geldi ini izleyebilmek için, üretim birimi bafl na düflen de iflir maliyetlerini (ortalama de iflir maliyet) dikkate al rlar ve bu maliyet yükünün üstüne, de iflmez maliyetleri karfl layabilecek bir eklemede bulunurlar. Tam rekabet koflullar - n n bulunmad gerçek dünyada firmalar, kendi istemleri d fl nda belirlenen fiyat veri olarak al p ortalama kâr marjlar n hesaplayacaklar na, yukar daki yöntemle hesaplad klar ortalama maliyet üzerine düflündükleri kâr yüzdesini ekleyerek uygulayacaklar fiyatlar tespit e- derler. flte bu yönteme tam maliyet yöntemi diyoruz. fiekil 2 fiimdi tam maliyet yönteminin, marjinal analizinin verdi i sonuçlardan farkl dengelere yol aç p açmad - n tart flal m. Firman n üretim fonksiyonu ve dolay s yla maliyet fonksiyonu cebirsel bir ifadeye uyan düzgün bir seyir izlemiyorsa, tersine kullan lan üretim faktörleri ö- zellikle kapasite genifllerken blok blok art r l yorsa, bir TamMükellefiyet bloktan di erine atlamadan önce ortalama maliyet e risi ile marjinal maliyet e risinin birbirine çak fl k ve yatay eksene paralel olarak seyredecekleri aç kt r. Çünkü kullan lan her bir faktör bloku s n rlar içinde ortalama de- iflir maliyetler, de iflmez kalmaktad r. Üstelik bu ortalama maliyet düzeyi, kâr oran n da kapsamaktad r. fiu halde tam maliyete eflit düzeyde uygulanan fiyat, yine MC = MR koflulunu sa lamaktad r. Tam maliyet yaklafl m n n geometrik yorumu, tam rekabet ve rekabetin bulunmad durumlar için s ras yla fiekil 1 ve fiekil 2 de kabaca verilmifltir. E. Alkin Tam Mükellefiyet [Alm. Unbeschränkte Steuerpflicht] [Fr. Contribution d impôt non limitée] [ ng. Unlimited tax liability] Tam mükellefiyet, gelir vergisi ve kurumlar vergisinde, vergilendirilme alan n n belirlenmesi ile ba lant l bir kavramd r. Sorun, gelir vergisi ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye s n rlar içinde veya d fl nda elde ettikleri kazanç ve iratlar n ne flekilde kavranaca d r. Tam mükellefiyete tabi olanlar n gerek Türkiye s - n rlar içinde, gerekse bu s n rlar d fl ndaki ülkelerde elde ettikleri gelir ve kazançlar n tamam Türkiye de beyan edilerek vergilendirilir. Kural olarak, yurtd fl nda elde edilmifl gelir ve kazançlar için yabanc ülkelerde ö- denmifl bulunan vergiler, Türkiye de tüm gelir üzerinden hesaplanan gelir vergisinin veya kurumlar vergisinin yabanc ülkede elde edilen gelir ve kazançlara isabet eden k sm ndan indirilir. Ancak, bu flekilde indirilece i hesaplanan miktar, Türkiye de hesaplanan tüm gelir vergisinin veya kurumlar vergisinin, yabanc ülkelerde elde edilen gelire ve kazanca isabet eden k sm ndan fazla ise, aradaki fark göz önüne al nmaz. Yani yabanc ülkedeki vergi tarifesi Türkiye ye nazaran daha yüksek ise, aradaki bu fark Türkiye deki hesaplanan tüm vergiden indirilmez. Tam mükellefiyete tabi olmak için aran lan k staslar gelir vergisi ve kurumlar vergisinde ayr ayr d r. Gelir vergisinde tam mükellefiyete tabi olmak için temel k stas, Türkiye de yerleflmifl olmakt r. Medeni Kanun çerçevesinde ikametgâh Türkiye içinde bulunanlar ister vatandafl, ister yabanc olsunlar Türkiye ye yerleflmifl say l rlar ve tam mükellefiyete tabidirler. Ayr ca ikametgâh flart na bak lmaks z n, Türkiye de bir takvim y - l içinde devaml olarak alt aydan fazla oturanlar da Türkiye de yerleflmifl say l rlar ve tam mükellefiyete tabi olurlar. Türkiye den geçici ayr lmalar bu süreyi kesmez. Ancak, baz yabanc lar, Türkiye de alt aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye de yerleflmifl say lmazlar, yani tam mükellefiyete tabi olmazlar. Bu yabanc lar flunlard r: Belli ve geçici görev için Türkiye ye gelen ifl, bilim ve fen adamlar, uzmanlar, memurlar, bas n ve yay n muhabirleri ve durumlar bunlara benzeyen di er yabanc lar; tahsil, tedavi, istirahat veya seyahat maksad ile gelen yabanc lar ya da tutukluluk, hükümlülük veya has- 1193

16 Tam Öngörülebilen Enflasyon tal k gibi elde olmayan sebeplerle Türkiye de al konulmufl veya kalm fl yabanc lar. Ayr ca, resmi dairelere ve müesseselere veya merkezi Türkiye de bulunan teflekkül veya teflebbüslere ba l olup, bunlar n iflleri dolay s yla yabanc ülkelerde oturan Türk vatandafllar da tam mükellefiyete tabidir. Ancak, bu kifliler bulunduklar ülkelerde elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden o ülkede gelir vergisi ya da benzeri bir vergiye tabi tutulmufllar ise, bu kazanç ve iratlar n art k Türkiye de beyan etmezler. Bu kiflilerin tam mükellefiyete tâbi olmalar n n pratik sonucu, oturduklar yabanc ülke d fl ndaki yabanc ülkelerde elde ettikleri kazanç ve iratlar n, Türkiye de vergilendirilmesidir. Kurumlar vergisinde tam mükellefiyetin belirlenmesi için ikili bir k stas kullan l r. Kurumun (1) kanuni merkezi veya (2) ifl merkezinden bir tanesi veya her ikisi Türkiye de bulunuyor ise, o kurum tam mükellefiyete tabi olur. Kanuni merkez kurumun kurulufl statüsünde (esas mukavele, nizamname, kanun) merkez olarak belirlenen yerdir. Kurumlar vergisi mükelleflerinin hukukilik kazanmalar, hukuki bir iradeye ba l oldu una göre, bu i- radede merkez olarak b elirlenen yer ve bizatihi iradenin olufltu u ülke, o kurumun kanuni merkezi say l r. fl merkezi kavram, kanuni merkez kavram na göre soyut bir kavramd r. fl merkezi, ifl bak m ndan ifllemlerin bilfiil topland ve kurumun idare edildi i merkezdir. Di er bir ifade ile, ifl merkezi, kurumun sevk ve idaresinin yo unlaflt, üst bilgilerin topland ve kararlar n al nd merkez olarak belirlenebilir.yönetim kurulunun bulundu u yer, ifl merkezi olarak kabul edilebilir. (Bkz. Dar Mükellefiyet) A. Tezel Tam Öngörülemeyen Enflasyon Tam-Öngörülebilen Enflasyon [Alm. Gauz vorsehbare Inflation] [Fr. Inflation parfaite - ment auticipé] [ ng. Perfectly anticipated inflation ] Ekonomik çözümlemeleri verilerin de iflmedi i (statik) varsay mlardan kurtar p, en az ndan baz verilerin sürekli de iflebilece i (dinamik) daha gerçekçi bir temele o- turtmak istedi imiz zaman, gelecek dönemlerle ilgili ön - görüler ve beklentiler büyük bir önem kazan r. Bu yarg, özellikle enflasyon ile ilgili çözümlemeler söz konusu oldu unda a rl k kazanmaktad r. Çünkü, h zl talep enflasyonunun sürüp gitti i bir ekonomide, belirli bir dönemde gerçekleflecek enflasyon oran, büyük ölçüde, o dönemde gerçekleflmesi beklenen de iflmelerin etkisi alt nda belirlenir. Böyle oldu u için de, söz konusu de- iflmelerin önceden tam olarak bilinebilmesi ya da ön - görülmesi büyük bir önem tafl maktad r. Enflasyon olay n bu aç dan ele ald m z zaman, önceden tam-öngörülebilen enflasyon ile önceden tam öngörülemeyen enflasyon aras nda bir ayr m yap lmas gerekmektedir. Bu ayr m, özellikle enflasyonun toplumsal maliyeti konusundaki tart flmalarda gündeme gelecektir. Konuyu bir örnekle açmaya çal flal m: Diyelim ki bir ulusal ekonomi y lda yüzde 20 lik bir enflasyon ortam içinde yafl yor ve daha uzunca bir süre ayn oranda enflasyonun sürüp gidece i biliniyor. Baflka bir deyiflle, ilgili her kesimin beklentisi, önümüzdeki y llarda fiyat art fl h z n n de iflmeyece i yönünde. Bu durumda, bek - lentiler ve öngörülen enflasyon h zlar tam olarak ger - çekleflirse, bu tür enflasyona tam-öngörülebilen enflas - yon denebilir. Bu tür enflasyonun toplumsal maliyeti göreli olarak çok düflük düzeylerde olabilmektedir. Çünkü, toplumda herkes gelecek dönemin enflasyon h z n tam ve do ru olarak öngörebiliyorsa, uzun dönemli sözleflmelerini ona göre ayarlayarak enflasyondan do acak reel gelir kayb na u ramamas n n yollar n arayacakt r. Örne in, iflçiler toplu sözleflmelerinde parasal ücret düzeyini öngörülen enflasyon oran nda art rma koflulunu öne süreceklerdir. Tafl nmazlar n kiraya verenler y ll k kira art fllar n en az ndan beklenen enflasyon oran düzeyinde tutmaya çal flacaklard r. Mevduat sahipleri ve uzun dönemli kredi verenler ile bu kredileri kullananlar hem ana paran n, hem de y ll k faiz gelirinin enflasyon oran nda düzeltilmesi ilkesi üzerinde ortak bir anlay fla varacaklard r. Bu koflullar alt nda, hiç kuflkusuz enflasyonun top - lumsal maliyeti çok büyük ölçüde azalt labilecektir. Dolay s yla, fazla önemli olmayan baz sak ncalar bir tarafa b rak l rsa, bu tür bir enflasyon hiçbir toplumsal s n - f n y k m na veya önemli ölçüde bir enflasyon vergisi ödemesine yol açmayacakt r. (Bkz. Tam-Öngörüleme - yen Enflasyon) B. Üstünel Tam-Öngörülemeyen Enflasyon [Alm. nicht geuz vorsehba ve luflation] [Fr. Inflation im - pafaitement auticipée] [ ng. Imperfectly anticipated inf - lation] Enflasyon oran n n önceden kestirilebildi i durumlardan farkl olarak, her dönemde, önceden tam olarak tahmin edilemeyen, beklenmedik de iflmeler göstermesi söz konusu ise, bu tür enflasyona tam-öngörülemeyen ya da noksan-öngörülen enflasyon ad verilir. Enflasyon oran n n beklenmedik s çramalar göstermesi halinde ise, bu ekonomik hastal n toplumsal maliyeti çok yüksek olabilecektir. Ça dafl toplumlar n çok karmafl k bir ekonomik ve kurumsal yap ya sahip olmalar ve her kesimin enflasyonist fiyat art fllar karfl s nda de iflik tepkiler gösterip, farkl uyum çabalar içine girmeleri, gelecek dönemlerde enflasyon h z n n ne olabilece i konusundaki öngörülerin tam ve mükemmel olmas n hemen hemen olanaks z k lmaktad r. Özellikle, siyasal istikrars zl klar n ve ekonomi politikas n oluflturup uygulayan kurumlar n s k s k de iflen tutumlar n n da etkisiyle, gelecek dönemlerde gerçekleflebilecek enflasyon oran n do ru o- larak kestirmek son derece güçleflebilmektedir. Bu durumda, tam-öngörülemeyen enflasyon ortam içinde, örne in % 30 da gerçekleflebilecek bir enflasyon h z, afl r beklentiler nedeniyle daha h zl fiyat ayarlamalar na, ücret art fllar na ve spekülatif stoklamalara yol açarak enflasyonun daha da h zlanmas gibi sak ncal bir sonuç yaratabilmektedir. 1194

17 Tam Rekabet Öte yandan, gerçekleflen enflasyon, genel beklentinin çok üstünde de olabilmektedir. Bu durumda beklen - meyen ölçüde h zl enflasyon, yanlar nda para tutanlar n önemli kay plara u ramas na neden oldu u için paradan kaç fl olay na yol açabilmekte, ayr ca, bu tür bir enflasyon iki y l veya daha uzun bir süre için toplu sözleflme imzalam fl bulunan iflçi kesiminin reel ücretlerinin gerilemesine, uzun dönemli kira sözleflmesi yapan tafl nmaz mal sahipleri ile sermaye piyasas ndan tahvil veya hisse senedi alanlar n beklenmedik kay plarla karfl laflmas na neden olmaktad r. Böylece, enflasyonun ulusal ekonomide kaynak da l m n bozarak üretimde etkinli in azalmas yönündeki olumsuz sonuçlar yan nda, gelir ve bölüflümde etkinli in azalmas yönünde de bir toplumsal maliyeti ortaya ç kmaktad r. Uzunca bir süre h zl enflasyon dönemi yaflayan ülkelerden baz lar - srail ve baz Latin Amerika ülkeleri - bu tür enflasyonun toplumsal maliyetini azaltmak için, baflta ücret ve maafllar olmak üzere, kiralar, faizleri ve benzeri önemli gelir kategorilerini endeksleme yoluna gitmifllerdir. Böylece tam-öngörülemeyen türden bir enflasyon, beklenmedik fiyat art fllar na yol açt zaman, fazla gecikmeye yer b rakmadan, bafll ca gelir gruplar - n n durumlar n otomatik olarak ayarlamay amaçlayan bir yöntem gelifltirilmeye çal fl lm flt r. Sanayileflmifl ülkelerin ço unlu u ise, böyle yayg n bir endeksleme yönteminin seçilmesi halinde enflasyonla savafl m n büsbütün güçleflece ini ileri sürerek ekonomide fiyat istikrar - n daha etkin ve daha genifl kapsaml politika paketlerini uygulamaya koyarak sa lama yolunu seçmifllerdir. Söz konusu istikrar politikalar bir yandan fiyat art fllar n frenlerken, öte yandan ekonomik durgunlu a, üretim azalmas na ve iflsizlik oran n n artmas na yol açsa bile bunu kaç n lmaz saym fllard r. (Bkz. Tam Öngörüle - bilen Enflasyon) B.Üstünel Tam Rekabet [Alm. Vollständi e Konkurrenz, Vollkommener ettbeerb] [Fr. Concurrence parfaite ] [ ng. Pure competition, Per - fect competition] Piyasa yap lar n n en soyutu tam rekabet koflullar n n bulundu u piyasad r. Bu öyle bir piyasad r ki görünmez el denen objektif bir iflleyifl ekonomik sorunlar n en mükemmel çözümünü sa lar. Ancak dünya üzerinde böyle bir piyasa yoktur. Bunun anlat lmas n n amac ; sadece teorik alanda var olan piyasadan sapmalar n daha i- yi görülebilmesini ve tam rekabet koflullar ortadan kalkt nda, ortaya ç kan eksik rekabet piyasalar nda ekonomik sorumlar n çözümünün mükemmel olmaktan ne ölçüde uzaklaflt n n anlafl labilmesini sa lamakt r. Tam rekabet koflullar afla da s ralanm flt r: 1) Al c ve sat c lar fiyat etkilemeyecek kadar çok say dad r (atomisite kural ). 2) Mal ve hizmetler homojendir. Yani efl kalitede ve standartt r. 3) Mallar bölünebilir niteliktedir. 4) Piyasada haber al fllar mükemmeldir. Al c ve sat c lar piyasadaki bütün ifllemler hakk nda tam bir bilgi sahibidir. 5) Piyasaya girifl ç k fl tamamen serbesttir. Görüldü ü gibi böyle bir piyasa mevcut de ildir. Ancak dünya döviz piyasas belki yaklafl k bir örnek olarak düflünülmektedir. Yukar daki koflullar alt nda mal ve hizmetlerin piyasadaki fiyat n ve üretilecek miktar n talep ve arz belirler. (Bkz. Talep, Arz, Rekabet.) Z. Tunca Tam Rekabette Denge Modeli (Bkz. Arz ve Talep Kanunu) Tam Rekabette Firma Dengesi [Alm. Betçriebsgleichgeicht in vollkommener Wettberb] [Fr. Equilibre de la firme sons concurrence parfaite ] [ ng. Equilibrium of the firm under perfect competition] Tam rekabette firma dengesi k sa dönem ve uzun dönem olarak incelenir. Tam rekabette firma k sa dönemde kâr edebilir, zarar edebilir veya s f r kâr eder. Sanayiye girifl ve ç k fl serbestisi oldu u için, uzun dönemde kâr gören firmalar n girmesiyle arz genifller, fiyatlar düfler, kâr marj daral r ve s f ra düfler. Bu durumda fiyat, uzun dönem ortalama maliyetlerin minimumuna eflit olur. K sa dönemde zarar oldu u zaman baz firmalar söz konusu sahadan uzaklafl r, arz azal r, fiyatlar yükselir, kalan firmalar n zarar azal r ve s f ra düfler. Fiyat bu durumda uzun dönem ortalama maliyet minimumuna eflit olur. (Bkz. Firma Dengesi) D. Demirgil Tam Rekabette Firma Gelirleri (Bkz. Firma Gelirleri ) Tarafs z Arabulucu Tarafs z Arabulucu [Alm. Unparteiische schlichter ] [Fr. M diateur imparti - al] [ ng. Mediator, Arbitrator] 5 May s 1983 tarihinde yürürlü e giren 2822 say l Toplu fl Sözleflmesi, Grev ve Lokavt Kanunu nun yeni kurdu u toplu ifl uyuflmazl klar n n bar flç yollardan çözümü sistemi içinde arabuluculuk bafll ca yeri almakta ve sistemin temelini oluflturmaktad r. Yeni düzenleme yürürlükten kalkan 275 say l Toplu fl Sözleflmesi, Grev ve Lokavt Kanunu ndan farkl olarak uzlaflt rma sistemini tamamen ortadan kald rm fl, anlaflmay üçüncü bir makam n karar na de il, taraflar n kendisine b rakm flt r. Taraflar n anlaflamamas halinde tarafs z bir niteli e sa - hip olan arabulucu, anlaflma sa lama yolunda taraflara yard mc olacakt r. Yeni sistenm içinde uyuflmazl n giderilmesinde taraflar n aralar nda anlaflamamalar ha - linde arabuluculu a gidilmesi zorunlu bir yol görülmüfl ve bu kuruma resmi bir nitelik verilmifltir. Arabuluculuk, uyuflmazl n çözümünde birer bask 1195

18 Tam Rekabette Firma Gelirleri arac olarak düflünülen grev ve lokavt gibi ifl mücadelesi yollar n n aç k oldu u durumlarda söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle ola an bar flç çözüm yolu olarak nitelendirilebilir. Kanunun ifl mücadelesini yasaklad veya ertelemesine olanak verdi i durumlarda ise Yüksek Hakem Kurulu nun çözüm konusunda yetkili oldu u görülmektedir. Arabuluculuk sisteminin iflletilmesi bak m ndan yasa baz koflullar getirmektedir. Bu koflullar bafll ca iki durumda incelenebilir. Bu iki durumun ortaya ç kard özellikler içinde arabuluculuk, isteme ba l arabuluculuk (ihtiyari arabuluculuk) ile zorunlu veya resmi arabuluculuk diye ikiye ayr labilir. steme ba l arabuluculuk (ihtiyari arabuluculuk ); Toplu ifl uyuflmazl n n taraflar, toplu görüflmenin bafllad tarihten itibaren otuz gün geçmesine ra men aralar nda anlaflamam fllarsa, taraflardan her biri görüflmelere yasan n 59. maddesine göre düzenlenen resmi listeden veya liste d fl ndan bir arabulucunun kat lmas n, uyuflmazl n kapsad iflyerleri veya iflletmelere göre yetkili Bölge Çal flma Müdürlü ü veya Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl ndan isteyebilir. Baflvuruyu alan görevli makam arabulucu tayini için taraflar alt iflgünü içinde toplant ya ça r r. Taraflardan biri veya her ikisi bu toplant ya kat lmazsa veya toplant da arabulucu tayini hususunda aralar nda anlaflma sa lanamazsa, görevli makam, resmi listeden bir arabulucuyu taraflardan en az birinin huzurunda ad çekmek sure t i y l e tespit eder. (TSGLK m. 22/1) Zorunlu veya resmi arabuluculuk: Toplu görüflmenin bafllad tarihten itibaren altm fl gün geçmesine ra men anlaflma sa lanamam flsa, görevli makam, baflvuru üzerine veya resen alt iflgünü içinde 15. maddede öngörülen mahkemeye baflvurmak suretiyle resmi listeden bir arabulucunun tayinini talep eder. (TSGLK m. 22/2) Görüldü ü gibi yasa arabuluculuk sisteminin iflletilmesi bak m ndan toplu görüflmenin bafllad tarihten itibaren iki süreyi esas alm flt r ve süreler arabuluculuk türünün belirlenmesinde temel etken olmaktad r. Toplu görüflmenin bafllamas tarihinden itibaren otuz günlük sürenin bir anlaflma sa lanamadan geçmesi halinde, taraflardan biri resmi listeden veya bu liste d fl n - da bir arabulucunun görüflmelere kat lmas n isteyebilecektir. Karfl taraf n bu isteme kat lmamas veya arabulucuda anlaflma olmamas halinde ise, taraflardan en az birinin huzurunda ad çekme suretiyle arabulucu saptanabilecektir. Bu yolun iflletilmesinde en az taraflardan birinin isteminin olmas gerekmekte ve arabulucunun resmi listeden olmas zorunlulu u kifli üzerinde anlaflma olmas halinde aranmamaktad r. Toplu görüflmenin bafllamas tarihinden itibaren 60 günlük sürenin bir anlaflma sa lanamadan geçmesi halinde ise, görevli makam istem üzerine, böyle bir istem yoksa resen alt ifl günü içinde yetkili mahkemeden resmi listeden bir arabulucu tayini - ni ister. Bu durumda arabulucu taraflar n istemleri olmasa dahi devreye girmektedir. Arabulucunun görevi: Yeni kanunun en önemli özelli i arabulucunun görevini kesin süreye ba lamas nda Tarh ve uyuflmazl n uzun süre devam ettirilmemesinde kendini göstermektedir. Kanunun 23. maddesine göre resmi arabulucunun görevi onbefl gün sürer. Bu süre taraflar n anlaflmas ile en çok alt iflgünü uzat labilir ve görevli makama bildirilir. Altm fl günlük süre dolmadan devreye giren bir ihtiyari arabulucunun görevi ise göreve bafllad tarihten ve en çok altm fl günlük sürenin sona ermesi halinde resmi arabulucu için öngörülen sürenin sona ermesi tarihine kadar devam eder. Arabulucu taraflar n anlaflmaya varmas için her türlü çabay harcar ve ilgililere öneride bulunur. (m. 23/2) Uzlaflt rma kurulunda oldu u gibi bir karar vermesi aranmaz. Sadece uyuflmazl n çözümünde yol gösterici ve yard mc olur. Resmi arabulucunun istedi i her türlü bilgiyi gerek taraflara, gerekse di er bütün ilgililere vermeye mecburdur. (m. 59/3) Arabuluculuk süresinin sonunda anlaflma olmam fl - sa, arabulucu üç iflgünü içinde uyuflmazl belirleyen bir tutanak düzenler ve bu tutana uyuflmazl n sona erdirilmesi için gerekli gördü ü tavsiyeleri de ekleyerek görevli makama tevdi eder. Görevli makam bu tutana en geç alt iflgünü içinde taraflara tebli eder. (m. 23/4) Taraflar n bu uyuflmazl k tutana n almalar ndan sonra kanunun öngördü ü bar flç yollarda baflar sa lanamamas nedeniyle grev ve lokavta gitme haklar do ar. Arabulucunun taraflar n anlaflmas n sa lamas halinde ise toplu ifl sözleflmesi ba tlan r. Arabuluculuk teflkilat : Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl na ba l olarak kurulacak resmi arabuluculuk teflkilat n n kurulufl ve iflleyifline iliflkin esaslar ile resmi arabuluculuk yapabileceklerin listesinin düzenlenme esaslar ve resmi arabuluculara ödenecek ücretlerin alt ve üst s n rlar n n bir tüzükle düzenlenece i kanunun 59/2 maddesinde ayr ca belirtilmifltir. Resmi arabulucular n ücretlerinin teflkilata ba l bir fondan ödenece i ve arabulucuyu tayin eden mahkemenin uyuflmazl n önemini ve görev süresini dikkate alarak ücreti belirleyece i ve söz konusu teflkilat n arabulma faaliyetine giriflilen her uyuflmazl kta vard sonuçlar en k sa zamanda ve uygun vas talarla kamuoyuna aç klayabilece i de gene ayn maddede belirlenmifltir. Taraflar n anlaflarak tayin edecekleri arabulucunun ücreti ise kendileri taraf ndan serbestçe saptanabilecek ve bunlar n resmi listeden seçilmifl olmalar zorunlulu u da aranmayacakt r. D.Ulucan Tarh [Alm. Veranlagung ] [Fr. Evaluation de l impôt] [ ng. Assessment] Vergi alaca n n, vergi kanunlar nda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi taraf ndan hesaplanmas d r. Bu hesaplama, vergi alaca n miktar itibariyle tespit eden idari bir ifllemdir. Verginin tarh edilmesi, tan mdan da anlafl laca gibi iki unsuru gerektirir. Bunlardan birincisi vergi kanunu, i- kincisi idari ifllemdir. Bunlara vergi yasalar na her y l hayatiyet veren bütçe kanununu da eklemek mümkün- 1196

19 Tar m Ekonomisi dür. Tarh idari bir ifllem olmakla beraber, vergi oranlar veri olarak al nd için, temel sorun matrah n tespit ve takdiridir. Vergi matrah belirlendikten ve ihtilafs z olduktan sonra vergi borcunun hesaplanmas, oranlar n matraha uygulanmas n ifade eden bir aritmetik ifllemdir. Tarh yöntemlerini, idarenin matrah takdir ve tespitine ya da mükellefin vergiye tabi matrahlar beyan etmesine göre ikiye ay rmak mümkündür. darenin tarh usulleri ise idarece takdir, d fl belirtiler (karine) usulü ve gö - türü usul olmak üzere üçe ayr labilir. Bu yöntemlerde s - ras yla idarenin etkinli i ve rolü giderek azal r. darece takdir usulünde, idare bireysel vergi matrahlar n takdir komisyonlar arac l ile belirlerken d fl karineler usulünde bu matrahlar temsil etti i varsay lan baz d fl belirtiler kullan larak matrahlar n takdiri yoluna gidilir. Götürü usulde, nesnel olarak belirli mükellef gruplar itibariyle vergi matrahlar saptan r ve buna göre vergi sal n r. Ça dafl tarh yöntemi olan beyana dayal tarh yönteminde mükelleflerin beyanname ile bildirdikleri matrahlar üzerinden vergi tarh edilir. Bu tarh yöntemi mükellefin dürüstlü üne ve vergi bilincine ba l oldu undan i- darece tahkik yöntemi ile, beyan edilen matrahlar n do rulu u araflt r l r. Beyanlarda eksiklik olmas ve bu eksikli in belgelere ve kanuni ölçülere dayan larak tespiti halinde, ikmalen vergi tarh yap l r; beyanda bulunulmamas ya da beyan n kabul edilmemesi halinde re sen vergi tarh ifllemi uygulan r. Ö. F. Bat rel Tar m Ekonomisi [Alm. Landwirtshaftslehre] [Fr. Economie rurale ] [ ng. Agricultural economy] Tar msal faaliyet ilke olarak insan n beslenme, giyinme ve bar nma ihtiyaçlar n karfl lamak amac yla do al kaynaklar ifllemeye yönelik tüm u rafllar n kapsar. Modern ekonomilerde tar m sektörü çiftçilik, hayvanc l k, bal kç l k, avc l k ve ormanc l k alt sektörlerinden oluflur. Tar m ekonomisi bu temel tar msal faaliyetlerin mikro ve makro düzeyde ihtiyaçlara en iyi biçimde cevap vermesini belirleyecek iliflkileri araflt rmakta, tan mlamakta ve analiz etmektedir. II. Dünya Savafl sonras dönemde büyüme, kalk n - ma, sanayileflme gibi konularda ortaya konan yeni kavram ve kuramlar, ekonomi biliminin yeni uygulama alanlar n n ortaya ç kmas na olanak vermifltir. Tar m ekonomisi bu uygulama alanlar n n belki de en önemlisidir. Günümüzde hemen bütün iktisat ö retim programlar nda tar m ekonomisi ad alt nda ba ms z bir ders okutulmaktad r. Bu bilim dal do al koflullar n egemen oldu u tar m sektörüne özgü ekonomik analiz araçlar gelifltirmektedir. Örne in, hemen her ülkede devletin tar m ürünleri piyasas na çeflitli nedenlerle müdahale etmesi, destek al mlar veya taban fiyat belirlemeye kalkmas ; fiyat kuram n n bütünüyle ifllemesini mümkün k lmamaktad r. E. Tokgöz Tar m Kesiminde Fiyat Teflekkülü Tar m Kesiminde Fiyat Teflekkülü [Alm. Preisbildung in Landwirtschafft] [Fr. Determina - tion des prix dans le secteur agricole ] [ ng. Price deter - mination in the agricultural sector ] Tar m ürünlerinin arz k sa dönemde hemen hiç de ifltirilemez. Di er bir deyiflle, k sa dönemde tar msal mal arz elastikli i, yaklafl k olarak s f ra eflittir. Tar m ürünleri talebi ise, gerek besin maddeleri, gerek tar msal hammaddeler için, düflük bir elastikli e sahiptir. Bu durumda arzdaki de iflmeler tar msal mal fiyatlar n ve tar msal mal üreticilerinin gelirlerini genifl çapta etkiler, fiekil, arz art fl n n yaratt fiyat ve gelir düflüflünü göstermektedir. Arzdaki QQ kadar bir art fl veya inelastik arz e risinin S den S ye kaymas, fiyat P den P ye, gayri safi sat fl gelirini de OPEQ den OP E Q ye düflürmektedir. Bu durumda, üreticinin u rad kayb gidermek için devlet, tar msal mal piyasas na müdahale edebilir. Bu müdahale üç flekilde olur: Arz n s n rlanmas, destekleme al mlar, sübvansiyon. Devlet tar msal üretimi denetleyerek, arz art fllar n n önüne geçip fiyat ve gelir düflmelerini önleyebilir. Bu tür müdahale özellikle geliflmifl ülkelerde uygulanmaktad r. Ekim alanlar n n daralt lmas yoluyla arz n k s lmas amac n güden tar msal politikada baflar kazanmak bir hayli güçtür. Geliflmekte olan ülkelerde daha kolay uygulanan bir yol, destekleme al mlar d r. Devlet, arz art fl halinde fiyat düflmelerini önlemek için yüksek fiyattan destekleme al m na giriflebilir. Bu durumda di er al c lar da devletin uygulad fiyata uymaya mecbur kalacaklard r. hrac olanakl mallar n üretimini teflvik için de destekleme al mlar na baflvurulabilir. Devletin sat fl fiyat na müdahale etmeyip tar msal mal üreticisine birim bafl na belirli bir düzeyde parasal yard mda bulunmas na prim veya sübvansiyon politikas ad verilir. Özellikle stok yap lmas güç olan tar msal mallarda destekleme al mlar yerine sübvansiyon politikas na baflvurulur. Bununla beraber sübvansiyon politikas n n destekleme al mlar ndan daha güç bir uygulama oldu u da aç kt r. (Bkz. Destekleme Politikas, Tar m Ü - rünlerinde Sübvansiyon) E.Alkin 1197

20 Tar m Kredi Kooperatifleri Tar m Kredi Kooperatifleri [Alm. Ländliche Kreditgenossenschaften] [Fr. Coopera - tives agricoles de credit] [ ng. Agricultural credit coo - peratives] Tar m kredi kooperatifleri, Türkiye de tar msal ürünlerin pazarlanmas nda küçük birimlere bölünmüfl tar m üreticilerinin finansman bak m ndan güçlendirilmesi için kurulmufl ve Ziraat Bankas kredileriyle çal flan kooperatiflere verilen add r. Son verilere göre say ca a ulaflan tar m kredi kooperatiflerinin 1 milyon 580 bin orta vard r. Zirat Bankas arac l yla bu kooperatiflere aç lan kredilerin toplam 1994 y l itibariyle 21 trilyon TL ye varmaktad r. Son y llarda tar m kredi kooperatiflerinin pazarlamada güçlükler yaflamas nedeniyle, taban örgütlenmesine dayanan köy kalk nma kooperatiflerinin ortaya ç kt görülmektedir. Ülke çap ndaki tar m kredi kooperatefleri Nisan 1972 de yürürlü e giren yasayla 16 böle birli ini kapsayan Türkiye Tar m Kredi Kooperatifleri Merkez Birli i (TKKMB) bünyesinde toplanm flt r. Kooperatiflere ve bölge birliklerine finans kayna sa laman n yan s ra toplam üretim araçlar ve tüketim maddeleri al m, ürün de erlendirme gibi ifllerle de u raflan TKKMB nin karma yem, g da ve bitkisel ya, kimyevi gübre, tar msal i- laç, lastik, ambalaj ve tar msal makine gibi sanayi dallar nda çeflitli ifltirakleri vard r. K. Mortan/N. Elhüseyni Tar m Paritesi [Alm. Agrarpreisparität ] [Fr. Parité d Agricultur e] [ ng. Agricultural parity ] Tar m üreticilerinin ald klar fiyat n, daha do rusu pazarlad klar ürüne karfl sa lad klar de erin tar m üretimi için kulland klar girdi ve benzerleri için ödedikleri fiyata göre azal fl ya da art fl n araflt ran orand r. Bu amaçla belli bir baz y l al narak, yüzde fleklinde çiftçinin eline geçen paran n girdiye göre azal fl ya da art fl ortaya ç kar l r. Bu kuflkusuz bir indeks fleklinde olur. Paritedeki olumsuz de ifliklikler devletin fiyat destekleme program n etkiler. Devlet gerek destekleme al mlar, gerek garanti fiyatlar veya fiyat destekleriyle üreticinin reel gelirini art rmaya çal fl r. K. Mortan Tar msal Kazanç Tar msal flgücü Fazlas [Alm. Landwirtschaftlicher Arbeitsüberschuss] [Fr. Surplus de la main oeuvre agricole ] [ ng. Agricultural labour surplus ] Tar m kesiminde faaliyet gösterdi i halde, üretimden çekildi i takdirde tar msal üretimde hiçbir azalmaya yol açmayaca tahmin edilen iflgücü miktar na tar msal ifl - gücü fazlas denir. Tar msal iflgücü fazlas tar m n ekonomide hakim sektör olmaya devam etti i geliflmekte olan ülkelerde görülür. Geliflen ekonomilerde tar msal üretim birimini esas itibariyle ailelerin teflkil etmesi tar msal iflgücü fazlas n n oluflmas nda büyük bir rol oynar. Tar msal yap içindeki genifl aile sistemi, üretimin organizasyonu de- iflti inde iflsiz kalabilecek insanlar n (eksik istihdamda olarak) bu sektörde birikmesine yol açar. Bu kimseler yard mc aile bireyleri statüsü içinde aile gelirinden pay almaya devam eder. fiu halde tar msal iflgücü fazlas esas itibariyle halihaz r tar m ailesi birimlerine göre tar m arazisinin s n rl oluflundan do maktad r. Ailenin ekonomik kaynaklar n n tüm aile bireylerine bir y l boyunca tam istihdam olana sa lamada yetersiz kalmas, di er taraftan aile bireylerinden baz lar n n tar msal faaliyetin durgun oldu u aylarda baflka mesleklerde ve baflka iflkollar nda çal flma olana bulamamas tar msal iflgücü fazlas n n miktar n art rmaktad r. Bir ülkede tar msal iflgücü fazlas n n varl, o ekonomide eksik istihdam olay n n cereyan etti ini gösterir. Eksik istihdam n cari oldu u bir tar m ekonomisinde, eksik istihdam ya tamamen mevsimlik bir karakter gösterecektir veya mevsimlik eksik istihdam n yan nda, ayr ca kronik eksik istihdam da bulunacakt r. Kronik eksik istihdam bütün bir y l boyunca tar m kesiminde ât l olan iflgücü say s n gösterir. Tar msal faaliyet genellikle mevsim koflullar na s k bir biçimde ba l oldu undan kurakl k ve kötü mahsul y llar nda her iki eksik istihdam flekli bir arada bulunacakt r. Tar mdaki kronik eksik istihdam n saptanmas için tar msal faaliyetin en yo un oldu u aylarda fiilen çal fl - lan saatlerin toplam n n potansiyel çal flma saatleri toplam n n alt nda kal p kalmad na bakmak gerekir. Zira bu sektörde eksik istihdam kiflisel olmay p o sektörde çal flanlara yay lm fl durumdad r. Tar msal iflgücü fazlas n n saptanmas konusundaki di er bir görüfl de tar msal üretimin verimlili inin dikkate al nmas d r. Bu yöntemde y ll k üretim hacmi veya yararlan lan toprak ve di er kaynaklar n miktar veri olarak kabul edilmektedir. Söz konusu üretim miktar n veya tar msal üretime elveriflli kaynaklar tam kullanabilmek için, tam süreli istihdama tabi tutulacak ve ortalama bir verimlilikle çal flacaklar n say s hesaplanmaktad r. Bu say, üretime fiilen kat lanlar n say s ndan ç - kar lmak suretiyle tar msal iflgücü fazlas saptanmaktad r. Ancak hangi yöntem kullan l rsa kullan ls n ölçüm yap lan ülkenin koflullar n n dikkate al nmas gerekir. Ülkemizde 1994 y l na iliflkin veriler tar m kesiminde 9,6 milyon kiflinin çal flt n, tar msal iflgücü fazlas - n n yaklafl k 1,9 milyon kifli oldu unu göstermektedir. (Bkz. Eksik stihdam) G. Kutal Tar msal Kazanç [Alm. Einkünfte aus Land-und Forstwirtschaft] [Fr. Ga - ins agricoles] [ ng. Agricultural profits, Income from agriculture and woodland ] Gelir vergisinin konusunu oluflturan kazanç türlerinden biridir. Tar msal kazanc n temel özelli i biyolojik süreçleri içeren bir üretim faaliyeti sonunda elde edilmesidir. O kadar ki, do a ile ilgili olmakla beraber tafl oca, tu

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda. BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012

Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda. BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012 Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012 Türev ürünlerin vergilendirilmelerine iliflkin aç klamalar n yap ld Maliye Bakanl Genel

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

T evsik zorunlulu u Maliye Bakanl taraf ndan kay t d fl ekonomi ile

T evsik zorunlulu u Maliye Bakanl taraf ndan kay t d fl ekonomi ile mali ÇÖZÜM 133 ALACA IN TEML K HAL NDE VE AYNI ÖDEMELERDE TEVS K ZORUNLULU U Memifl KÜRK* I-G R fi: T evsik zorunlulu u Maliye Bakanl taraf ndan kay t d fl ekonomi ile mücadele amac yla getirilen uygulamalardan

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015

İŞLETMENİN TANIMI 30.9.2015 Öğr.Gör.Mehmet KÖRPİ İŞLETMENİN TANIMI Sonsuz olarak ifade edilen insan ihtiyaçlarını karşılayacak malları ve hizmetleri üretmek üzere faaliyette bulunan iktisadi birimler işletme olarak adlandırılmaktadır.

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda BFS - 2011/08 stanbul, 25.08.2011 Sermaye Piyasas Kurulunun afla da yer alan 10.08.2011

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern

Detaylı

Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9))

Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9)) Sirküler 2016 / 019 Referansımız: 0259 / 2016/ YMM/ EK Telefon: +90 (212) 29157 10 Fax: +90 (212) 24146 04 E-Mail: info@kutlanpartners.com İstanbul, 08.03.2016 Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar

Detaylı

Para Arzı. Dr. Süleyman BOLAT

Para Arzı. Dr. Süleyman BOLAT Para Arzı 1 Para Arzı Bir ekonomide dolaşımda mevcut olan para miktarına para arzı (money supply) denir. Kağıt para sisteminin günümüzde tüm ülkelerde geçerli olan itibari para uygulamasında, paranın hangi

Detaylı

BİLGİ NOTU 12.04.2016/2016-05

BİLGİ NOTU 12.04.2016/2016-05 BİLGİ NOTU 12.04.2016/2016-05 NAKİT SERMAYE ARTIŞLARINDA İNDİRİM UYGULAMASI Kurumlar Vergisi Kanunu nun Diğer İndirimler başlıklı 10. Maddesine eklenen (ı) bendi hükmü ile; finans, bankacılık ve sigortacılık

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL TESİSLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönergenin amacı, İstanbul Üniversitesi Sosyal Tesislerinin kuruluşu ile çalışma usul

Detaylı

Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016

Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016 SİRKÜ : 2016/09 KAYSERİ Konu : Nakit Sermaye Artırımlarında Vergi Avantajı (2) 08.04.2016 04.03.2016 tarih ve 29643 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurumlar Vergisi 1 Seri No.lu Genel Tebliğinde Değişiklik

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

MERKEZ YÖNET M KAPSAMINDAK KAMU DARELER NDE DÖNEM SONU LEMLER. Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman. www.omerdag.net

MERKEZ YÖNET M KAPSAMINDAK KAMU DARELER NDE DÖNEM SONU LEMLER. Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman. www.omerdag.net MERKEZ YÖNET M KAPSAMINDAK KAMU DARELER NDE DÖNEM SONU LEMLER Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman I. Geçici Mizandan Önce Yap lacak lemler a) Faiz Tahakkuklar Dönen ve duran varl klar ana hesap grubu içindeki

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

Soru ve Cevap. ÇÖZÜM Say : 93-2009 SORU 1:

Soru ve Cevap. ÇÖZÜM Say : 93-2009 SORU 1: Soru ve Cevap SORU 1: Hisse devir sözleflmesinin noterde onaylanmas aflamas nda al nacak noter harc n n flirket sermayesinin tamam üzerinden mi yoksa sat n al - nan toplam hisse bedeli üzerinden mi tahsil

Detaylı

MAHALL DARELERDE DÖNEM SONU LEMLER. Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman. info@omerdag.net

MAHALL DARELERDE DÖNEM SONU LEMLER. Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman. info@omerdag.net Slide 1 MAHALL DARELERDE DÖNEM SONU LEMLER (Belediyeler, il özel idareleri, ba l idareler ve mahalli idare birlikleri) Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman info@omerdag.net Slide 2 I. Geçici Mizandan Önce Yap

Detaylı

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler 2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar Konsolide Olmayan Veriler Rakamlarla Halkbank 70 y l Kooperatif ve KOB kredilerinde 70 y ll k tecrübe ve genifl müflteri taban Halkbank n rekabette kuvvetli yönleridir.

Detaylı

ISL107 GENEL MUHASEBE I

ISL107 GENEL MUHASEBE I ISL107 GENEL MUHASEBE I Doç.Dr. Murat YILDIRIM muratyildirim@karabuk.edu.tr 8. HAFTA Menkulkıymetleraşağıdaki amaçlardoğrultusunda edinilebilir. Güvenlik Amacı: işletmeler sahip oldukları nakit mevcutlarının

Detaylı

TAHAKKUK VE DÖNEMSELL K LKELER

TAHAKKUK VE DÖNEMSELL K LKELER TAHAKKUK VE DÖNEMSELL K LKELER Altar Ömer ARPACI* I - G R fi 213 say l Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesinde, vergi alaca n n do umunu vergiyi do uran olay n vukuu veya hukuki durumun tekemmülüne ba

Detaylı

½üpheli alacaklar, nitelik ve

½üpheli alacaklar, nitelik ve YURTDI½INDAN OLAN ALACAKLARDA ½ÜPHEL ALACAK KAR½ILI¼I UYGULAMASI Beytullah YURTTUTAN Gelirler Kontrolörü 1- G R ½: ½üpheli alacaklar, nitelik ve miktar itibariyle ¾üpheli duruma giren, fakat de ersiz hale

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES

YARGITAY 14. HUKUK DA RES YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM), TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar

Detaylı

AMME ALACAKLARINDA TERKİN TUTARI

AMME ALACAKLARINDA TERKİN TUTARI AMME ALACAKLARINDA TERKİN TUTARI TABLO IV- MUHASEBE KAYITLARINDAN ÇIKARILACAK ALACAKLAR 1. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesi gereğince; 1.1. 213 sayılı Vergi

Detaylı

GROUPAMA EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU

GROUPAMA EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 1 OCAK - 31 ARALIK 2012 DÖNEMİNE AİT VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Yat r m Ortakl klar nda Vergi Rejimi. BFS - 2008/13 stanbul, 10.06.2008

Yat r m Ortakl klar nda Vergi Rejimi. BFS - 2008/13 stanbul, 10.06.2008 Yat r m Ortakl klar nda Vergi Rejimi BFS - 2008/13 stanbul, 10.06.2008 Menkul K ymet Yat r m Ortakl klar, Sermaye Piyasas Mevzuat gere ince sadece portföy iflletmecili i faaliyetlerinde bulunmakta ve buradan

Detaylı

4 Mart 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29643 TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: KURUMLAR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 1) NDE

4 Mart 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29643 TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: KURUMLAR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 1) NDE 4 Mart 2016 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29643 TEBLİĞ Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı) ndan: KURUMLAR VERGĠSĠ GENEL TEBLĠĞĠ (SERĠ NO: 1) NDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ (SERĠ NO: 9) MADDE

Detaylı

YARGITAY 6. HUKUK DA RES

YARGITAY 6. HUKUK DA RES YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş ALTERNATİF İKİNCİ ESNEK (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU

KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş ALTERNATİF İKİNCİ ESNEK (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU KATILIM EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş ALTERNATİF İKİNCİ ESNEK (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU TANITIM FORMU ÖNEMLİ BİLGİ BU TANITIM FORMUNDA YER ALAN BİLGİLER, SERMAYE PİYASASI KURULU TARAFINDAN 23.12.2015 TARİH

Detaylı

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TETAŞ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YÖNERGE 10 BÜTÇE YÖNERGESİ T E T A Ş TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET VE TAAHHÜT ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BÜTÇE YÖNERGESİ TÜRKİYE ELEKTRİK TİCARET

Detaylı

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği

SİRKÜLER 2009 / 32. 1- İşsizlik Ödeneği Almakta Olan İşsizleri İşe Alan İşverenlere Yönelik Sigorta Primi Desteği KONU SİRKÜLER 2009 / 32 Sigorta Primi Desteklerine Yönelik Yeni Düzenlemeler (5921 Sayılı Kanun) Genel Olarak İşsizlikle mücadeleye yönelik bir yasal düzenleme olarak nitelendirilebilecek olan 5921 Sayılı

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Toplu İş Hukuku. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ

Toplu İş Hukuku. Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ Toplu İş Hukuku Prof. Dr. Murat ŞEN Arş. Gör. Yusuf GÜLEŞCİ TİS nde - EHLİYET ve - YETKİ Ehliyet TİS yapma ehliyeti, hukuken geçerli bir TİS nin tarafı olabilmeyi ifade eder. 1. İşçi Tarafının Ehliyeti

Detaylı

YARGITAY 20. HUKUK DA RES

YARGITAY 20. HUKUK DA RES YARGITAY 20. HUKUK DA RES 2386 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 20. HUKUK DA RES E: 2006/7421 K: 2006/10706 T: 17.07.2006 TÜKET C HUKUKU TÜKET C HAKLARINA L fik N DAVALAR HER K

Detaylı

BANKA MUHASEBESİ 0 DÖNEN DEĞERLER HESAP GRUBU

BANKA MUHASEBESİ 0 DÖNEN DEĞERLER HESAP GRUBU BANKA MUHASEBESİ 0 DÖNEN DEĞERLER HESAP GRUBU 0 DÖNEN DEĞERLER Dönen değerler bilançonun aktifinde yer alan, likiditesi en yüksek varlık grubu olup bu hesap grubunda yer alan hesapların ortak özelliği

Detaylı

KURUMLAR VERG S KANUNUNDA YAPILAN DE fi KL KLER KURUMLAR VERGİSİ

KURUMLAR VERG S KANUNUNDA YAPILAN DE fi KL KLER KURUMLAR VERGİSİ KURUMLAR VERG S KANUNUNDA YAPILAN DE fi KL KLER KURUMLAR VERGİSİ 165 166 ndirilecek Giderler: Madde 14 - Ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazanc n n tespitinde, mükellefler afla daki giderleri de ayr

Detaylı

ING Portföy Yönetimi Anonim Şirketi. 1 Ocak- 30 Eylül 2009 ara hesap dönemine ait özet finansal tablolar

ING Portföy Yönetimi Anonim Şirketi. 1 Ocak- 30 Eylül 2009 ara hesap dönemine ait özet finansal tablolar ING Portföy Yönetimi Anonim Şirketi 1 Ocak- 2009 ara hesap dönemine ait özet finansal tablolar İçindekiler Sayfa Özet bilanço 1 Özet kapsamlı gelir tablosu 2 Özkaynak değişim tablosu 3 Nakit akım tablosu

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES Copyright Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas A.fi. Aral k 2010 çindekiler

Detaylı

YARGITAY 18. HUKUK DA RES

YARGITAY 18. HUKUK DA RES YARGITAY 18. HUKUK DA RES 2792 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 18. HUKUK DA RES E: 2007/6261 K: 2007/6898 T: 12.07.2007 KAT MÜLK YET HUKUKU ORTAK YERLER KAT MAL KLER N N VE YÖNET

Detaylı

Ödettirilecek tazminat miktarı

Ödettirilecek tazminat miktarı ASKERİ OKULLARA ALINAN ÖĞRENCİLER İLE SİLAHLI KUVVETLER HESABINA FAKÜLTE VE YÜKSEK OKULLARDA OKUYAN ÖĞRENCİLER İÇİN YÜKLENME SENEDİ DÜZENLENMESİNE VE BU OKULLARDAN ÇEŞİTLİ SEBEPLERLE AYRILACAK ÖĞRENCİLERE

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ:

KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ: KOOPERATİFLER HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ: Soru: Bir yapı kooperatifi kaç kişi ile kurulur? Cevap: Bir yapı kooperatifi en az 7 gerçek ve/veya 1163 sayılı Kooperatifler kanununda belirtilen tüzel kişilerce

Detaylı

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Girifl Kapsam Tan mlar Muhasebe Standartlar yla lgisi Uygulama Tart flma Aç klama Yükümlülü ü Standartlardan Ayr lma Hükümleri Yürürlük

Detaylı

EK-1. bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı faizlerin tahsilinden vazgeçilir.

EK-1. bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla bu alacaklara bağlı faizlerin tahsilinden vazgeçilir. EK-1 Madde 17 fıkra 9: a) 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Kanun kapsamında, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) tarafından 31/12/2010 tarihinden önce

Detaylı

2009 2010 Dönemi Piyasa Yapıcılığı Sözleşmesi

2009 2010 Dönemi Piyasa Yapıcılığı Sözleşmesi 2009 2010 Dönemi Piyasa Yapıcılığı Sözleşmesi Sözleşmenin tarafları Madde 1) İşbu Sözleşme, İsmet İnönü Bulvarı No:36, 06510 Emek / Ankara adresinde mukim Hazine Müsteşarlığı (bundan sonra kısaca Müsteşarlık

Detaylı

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI YAZILAR TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI PROF. DR. ERDO AN MORO LU (*) Türk Borçlar Kanunu Tasar s ndan sonra Türk Ticaret Kanunu Tasar s da Türkiye Büyük Millet Meclisi ne sunulmufl bulunmaktad

Detaylı

SAYI: 2012/11 Ankara,14/12/2012 KONU: Kur Farklarının KDV Karşısındaki Durumu Hk. SİRKÜLER

SAYI: 2012/11 Ankara,14/12/2012 KONU: Kur Farklarının KDV Karşısındaki Durumu Hk. SİRKÜLER MASTER VERGİ DANIŞMANLIĞI VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ. SAYI: 2012/11 Ankara,14/12/2012 KONU: Kur Farklarının KDV Karşısındaki Durumu Hk. SİRKÜLER Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak yapılan

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda

Detaylı

TMS 17 K RALAMA filemler. Doç. Dr. Fatih YILMAZ stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Muhasebe Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 17 K RALAMA filemler. Doç. Dr. Fatih YILMAZ stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Muhasebe Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 1. B Ö L Ü M TMS 17 K RALAMA filemler Doç. Dr. Fatih YILMAZ stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Muhasebe Anabilim Dal Ö retim Üyesi 183 11. Bölüm, TMS-17 Kiralama fllemleri 11.1 STANDARDIN AMACI Bu

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

MUHASEBE VE DENETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ)

MUHASEBE VE DENETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ) MUHASEBE VE DENETİM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI (TEZSİZ) 8.2. Ders İçerikleri 8.2.1. Zorunlu Dersler MLY 101 Denetim Ticari faaliyetler ile ilgili olayların önceden saptanmış ölçütlere uygunluk derecesini araştırmak

Detaylı

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU

KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: Bilindi i üzere 3065 say l Katma De er Vergisi Kanununun Verginin konusunu teflkil eden ifllemler bafll

Detaylı

SİRKÜLER 2013/23. : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek

SİRKÜLER 2013/23. : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek SİRKÜLER 2013/23 SİRKÜLERİN Tarihi : 02.05.2013 Konusu Mevzuat Yasal Dayanak : Vadesi Gelmemiş İleri Tarihli Çeklere Senetler Gibi Reeskont Uygulanabilecek : 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu : 30.04.2013 Tarih

Detaylı

Eylül 2009 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler

Eylül 2009 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler Finansal Sonuçları Konsolide Olmayan Veriler Ülke Çapında Yaygınlık Halkbank 2008 y lsonundan itibaren açt 28 yeni flube ile flube a n geniflletmeye devam etmektedir. Yurtiçi flube say s 650 ye ulaflm

Detaylı

Politika Notu. Yönetişim Etütleri Programı. Ekim 2005. Özelleştirme Gelirlerinin Kullanımı

Politika Notu. Yönetişim Etütleri Programı. Ekim 2005. Özelleştirme Gelirlerinin Kullanımı e c o n o m i c p o l i c y r e s e a r c h i n s t i t u t e ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Politika Notu Ekim 2005 Özelleştirme Gelirlerinin Kullanımı Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi

Detaylı

S igortan n tan m Türk Ticaret Kanununda yap lm flt r. Türk Ticaret Kanununda

S igortan n tan m Türk Ticaret Kanununda yap lm flt r. Türk Ticaret Kanununda mali ÇÖZÜM 189 S GORTA ACENTELER VE KATMA DE ER VERG S KARfiISINDAK DURUMLARI Memifl KÜRK* I-G R fi: S igortan n tan m Türk Ticaret Kanununda yap lm flt r. Türk Ticaret Kanununda Sigorta " Bir akittir

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Özet şeklinde bilgiler

Özet şeklinde bilgiler Kurzhinweise in türkischer Sprache TR İşçi Temsilciliği seçiminin açılışı ve yapılış usulü hakkında Özet şeklinde bilgiler Bu nedenle yakında İşçi Temsilciliğinin seçimi yapılacaktır. Şu an okumakta olduğunuz

Detaylı

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 30 HAZİRAN 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

OYAK EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 30 HAZİRAN 2006 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR GRUPLARA YÖNELİK ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR 1 OCAK 2006 30 HAZİRAN 2006 DÖNEMİNE AİT BAĞIMSIZ SINIRLI DENETİM RAPORU 1. Oyak Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Esnek Emeklilik Yatırım Fonu'nun

Detaylı

İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASIYA ÖNSÖZ ÖNSÖZ KISALTMALAR VII XIX

İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASIYA ÖNSÖZ ÖNSÖZ KISALTMALAR VII XIX İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASIYA ÖNSÖZ ÖNSÖZ KISALTMALAR V VII XIX 1. GİRİŞ VE GENEL HÜKÜMLER 1 I. KIYMETLİ EVRAKIN TANIMI VE UNSURLARI 1 A. Senet 1 B. Hak 2 C. Hak İle Senedin Kaynaşması 3 II. KIYMETLİ EVRAKIN

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

SİRKÜ : 2015/04 KAYSERİ Konu : 2015 Yılındaki Asgari Ücret Tutarları ile. 14.01.2015 Bu Konuyla İlgili Diğer Değişiklikler

SİRKÜ : 2015/04 KAYSERİ Konu : 2015 Yılındaki Asgari Ücret Tutarları ile. 14.01.2015 Bu Konuyla İlgili Diğer Değişiklikler SİRKÜ : 2015/04 KAYSERİ Konu : 2015 Yılındaki Asgari Ücret Tutarları ile 14.01.2015 Bu Konuyla İlgili Diğer Değişiklikler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 2015 yılı

Detaylı

Kontratl Hofl Geldiniz Paketleri Kampanya Taahhütnamesi

Kontratl Hofl Geldiniz Paketleri Kampanya Taahhütnamesi KONTRATLI HOfi GELD N Z PAKETLER KAMPANYA TAAHHÜTNAMES TURKCELL LET fi M H ZMETLER A.fi. ye; Turkcell letiflim Hizmetleri A.fi. ( flbu Taahhütnamede k saca TURKCELL olarak an lacakt r) nin 22.06.2010 tarihinden

Detaylı

G elir Vergisi Kanununun 40, 63 ve 89 maddelerinde yer alan hükümler,

G elir Vergisi Kanununun 40, 63 ve 89 maddelerinde yer alan hükümler, B REYSEL EMEKL L K S STEM LE fiahis S GORTALARINA YAPILAN PR M ÖDEMELER N N GEL R VERG S MATRAHININ TESP T NDE G DER VEYA ND R M OLARAK DE ERLEND R LMES fienol ÇET N Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I-

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

GALATA YATIRIM A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU SAN-EL MÜHENDİSLİK ELEKTRİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 22-11-2013 Fiyat Tespit Raporu DEĞERLENDİRME RAPORU İş bu rapor, Galata Yatırım A.Ş. tarafından, Sermaye Piyasası Kurulu nun 12/02/2013 tarihli ve 5/145 sayılı kararında yer alan; payları ilk kez halka

Detaylı

VOB-DOLAR/ONS ALTIN. VOB-DOLAR/ONS ALTIN VADEL filem SÖZLEfiMES

VOB-DOLAR/ONS ALTIN. VOB-DOLAR/ONS ALTIN VADEL filem SÖZLEfiMES VOB-DOLAR/ONS ALTIN VOB-DOLAR/ONS ALTIN VADEL filem SÖZLEfiMES Copyright Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas A.fi. Aral k 2010 VOB-DOLAR/ONS ALTIN VADEL filem SÖZLEfiMES V A D E L fi L E M V E O P S Y O

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61 T.C YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/1737 Karar No. 2013/7836 Tarihi: 15.04.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/1 İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61 YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASINDA YAŞLILIK

Detaylı