İMEAK Deniz Ticaret Odası nın resmi yayınıdır. EYLÜL /2015 DERGİ KURULUŞ: İMEAK DTO / EYLÜL Sayısı BALIKÇILIK FAALİYETLERİ Ekİ dir

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İMEAK Deniz Ticaret Odası nın resmi yayınıdır. EYLÜL /2015 DERGİ KURULUŞ: 1984. İMEAK DTO / EYLÜL Sayısı BALIKÇILIK FAALİYETLERİ Ekİ dir"

Transkript

1 DERGİ KURULUŞ: 1984 EYLÜL /2015 İMEAK DTO / EYLÜL Sayısı BALIKÇILIK FAALİYETLERİ Ekİ dir Kapak fotoğrafı: MERAL ÇİNAR İMEAK Deniz Ticaret Odası nın resmi yayınıdır.

2

3 TÜRKİYE DE SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ Canlı deniz kaynakları, tüm denize kıyısı olan ülkelerin ekonomisine belirli bir yatırım ve çaba karşılığı sürekli girdi sağlayan önemli kaynaklardandır. Bunun bilincinde olan ülkeler, balık ticaretini asıl kaynak olarak benimsemişler ve ekonomilerine büyük ölçüde döviz girdisi sağlayarak, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yer almaktadırlar. Ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili bir yarımada oluşu, yurdun her yanında bulunan doğal göllerimiz, sayıları her geçen gün artan baraj ve göletlerimiz, balık yetiştiriciliğine uygun su kaynaklarımızla ülkemiz su ürünleri sektörü için önemli bir potansiyele sahip olmasına karşın, su ürünleri sektörü ulusal ekonomide yeterli düzeyde yer alamamıştır. Denizlerden besin elde etmenin yolu balıkçılıktır. Dengeli beslenmenin bilincinde olan uluslar, hayvansal protein kaynaklarını daha da zenginleştirmek için denizlerden yüksek oranlarda faydalanmanın yollarını sürekli aramakta özellikle geleceğe yönelik girişimlerini şimdiden faaliyete geçirmektedirler. Balıkçılık; beslenme açığının giderilmesi yanında, önemli sayıda insana istihdam sağlayarak sosyal ve ekonomik iki amacı yerine getirmektedir. Türkiye dünyadaki konumu nedeniyle zengin bir su ürünleri potansiyeline sahiptir. Ayrıca balıkçılık alanının büyük kısmını oluşturan farklı ekolojik özellikteki denizler, 8333 kilometrelik bir kıyı şeridine, su ürünleri üretim alanı olarak kullanılabilecek 178 bin kilometrekare doğal göllere ve 3442 kilometrekare baraj göllerine sahip bulunmaktadır. Deniz ve iç sularımızdaki canlı kaynaklar sonsuz değildir. Nüfus artışı, besin ihtiyacı ve bilinçli beslenme, teknolojide sağlanan gelişmeler ve çevre sorunları gibi nedenlerle sucul ortamlar üzerinde insan baskısı giderek artmaktadır. SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA ANLAYIŞI BENİMSENDİ Son yıllarda, diğer ülkelerdeki uygulamalara bağlı olarak ülkemizde de su ortamlarındaki canlı kaynakların işletilmesinde mümkün olduğunca çok avlamak ve pazarlamak yaklaşımından uzaklaşılarak, bu ortamlarda önemli bir bozulmaya neden olmayacağı öngörülen sürdürülebilir gelişme anlayışına yer verilmeye başlanmıştır. Sürdürülebilir gelişme ve kullanım, hemen bütün alanlarda çok güncel olmasına ve buna inanılmasına rağmen beklenen sonucu ne yazık ki sağlamaktan uzak görünmektedir. Bu nedenle sürdürülebilir gelişme ve yararlanma, artık yerini sürdürülebilir koruma anlayış ve yaklaşımına bırakmaktadır. Öncelikle, dünyadaki balıkçılık ve düzenleyici uygulamalar irdelendiğinde, artık hiçbir bölge ve suda yıpratılmamış -aşırı avlanmamış- stokun bulunmadığı görülür. Doğal olarak ülkemiz canlı kaynakları da bundan paylarına düşeni almışlardır. Avda zaman zaman görülen iyileşmeler genel eğilimin değiştiği anlamına gelemez. Günümüzde canlı kaynaklarının yönetimine sürdürülebilir koruma anlayışıyla yaklaşmak, seçilebilecek en akılcı yoldur. Bilimsel yaklaşım olmaksızın, ülkemizin üç tarafının denizlerle çevrili olması, zengin iç sular varlığı ve buna sürekli vurgu yapılmasının ne sürdürülebilir gelişmeye, ne de sürdürülebilir korumaya katkısı olabilir. Kuzeyde sıcaklığı ve tuzluluğu düşük (% ) Karadeniz, batı ve güneyde sıcaklık ve tuzluluğu yüksek Ege ve Akdeniz ile bir karışım bölgesi olan Boğazlar ve Marmara Denizi mevcuttur. Karadeniz de 247, Ege Denizi nde 300 ve Akdeniz de 500 balık türü bulunmaktadır. Ülkemizde ekonomik öneme sahip tür sayısı ise 100 civarındadır. Türkiye, dünya su ürünleri üretimi içerisinde % 0.04 lik paya sahiptir. Dünya su ürünleri üretiminde en büyük pay 16,6 milyon ton ile Çin e aittir. Çin i 8,8 milyon ton ile Peru, 4,5 milyon ton ile Endonezya, 4,4 milyon ton ile Japonya ve 4,3 milyon ton ile Şili izlemektedir. Türkiye ise son yıllarda 700 bin ton civarındaki toplam üretim ile ancak 30. sırada yer almaktadır. 3

4 2014 YILI SU ÜRÜNLERİ ÜRETİM MİKTARLARININ DAĞILIMI Kaynak:TÜİK Özellikle üretim miktarı olarak en büyük paya sahip olanlar Karadeniz de hamsi, istavrit, kefal; Akdeniz de sardalya, kefal; Ege Denizi nde sardalya, Marmara da hamsi, istavrit ve kefal gibi pelajik türlerdir. Karadeniz de avlanan balıkların % 63 ünü hamsi oluşturmaktadır. Sarıkanat ve istavrit balığı ise % 19 luk oranla ikinci sırada yer almaktadır. Dip balıklarından Karadeniz de kalkan, mezgit, barbunya, Ege ve Akdeniz de tekir, berlam, iskarmoz balıkları ön sırada yer almaktadır. Kum midyesi, kara midye, karides ve istiridye, Marmara Denizi ne özgü önde gelen türlerdir. Ahtapot, istiridye ve mürekkep balığı Ege balıkçısı için önemli gelir kaynaklarıdır. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü nce yayınlanan Türkiye Deniz ve İçsularında Ticari Amaçlı ve Amatör Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 3/1 ve 3/2 No lu Tebliğlere göre Türkiye, deniz ve içsularında avlanması tamamen yasak olan türler; yunuslar, foklar, deniz alaları, mersin balıkları, beni balığı, yağlı balık, pina (Pinna nobilis), denizatı (Hipocampus ramolusus), deniz kulağı (Tonna sp.), kırmızı deniz yıldızı (Echinnaster seositus), eşkina (Sciaena umbra), kırmızı ve siyah mercanlar, deniz kaplumbağası (Caretta carettta), deniz çayırları (Posidonia oceanica), Triton (Charonica tritonıs variegala) ve güneşlenen köpek balıklarının (Cetorhinus maximus) bütün karasularımızda avlanması yasaktır. Deniz üretiminin %50 si Doğu Karadeniz, %25 i Batı Karadeniz, %15 i Marmara, %10 u Ege ve Akdeniz den elde edilmektedir. Su Ürünleri Miktarı ve Değeri ( ) (Ton) Deniz Ürünleri Yetiştiricilik Üretimi Tatlısu Ürünleri 2002 (Ton ) (Ton) (Ton) Kaynak:TÜİK SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞI VE AV FİLOSU Su ürünleri üretimi, özellikle 1970 li yıllarda devlet tarafından sağlanan düşük faizli kredi ve gümrük muafiyetleri ile 4 gerek balıkçı teknesi sayısında, gerek av gücünde meydana gelen artışlar sonucu hızlı bir gelişme göstermiştir. 150 bin ton civarında gerçekleşen üretim, 700 bin tonun üzerine çıkmıştır. Karadeniz den elde edilen hamsi, toplam üretimin yarısından fazla bir kısmını karşılamaktadır. Hamsi, istavrit, sardalya, uskumru, lüfer, palamut, mezgit, kalyoz, barbunya, tekir ve kefal türleri

5 toplam üretimin %90 ından fazlasını karşılamaktadır. İç sulardan avcılık yoluyla elde edilen üretimin son 10 yılda toplam üretimin %7-10 unu karşıladığı görülmektedir. En büyük av sahası Van Gölü ve üretiminde en büyük pay bu gölde yaşayan en değişik tür olan İnci Kefali ne aittir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde enerji temini ve sulama amacıyla yapılmakta olan barajlar önemli bir üretim potansiyeli yaratacaktır. Devlet Planlama Teşkilatı ndan alınan verilerinden derlenen bilgilere göre; Türkiye de 2007 yılında kişi başına ortalama balık tüketimi 8 kg dır. Dünyada ise yılda kişi başına yılda ortalama 16 kilogram balık tüketilirken, Avrupa Birliği nde (AB) yıllık tüketim kişi başına 22 kilogram düzeyindedir. Kişi başına tüketim AB ülkeleri ile kıyaslandığında üretim yönünden 7. sırada bulunan Türkiye, AB sıralamasında tüketimde son sırada yer almaktadır. Bu rakamın ortalama 22 kg/yıl olan Avrupa ülkeleri düzeyine çıkarılması için yaklaşık ton olan üretimin, 2015 yılında iki katına yani en az 1,5-2 milyon ton düzeyine ulaşması gerekmektedir. Deniz ürünleri üretiminde ilk sırayı %62,43 luk oran ile Doğu Karadeniz Bölgesi almakta, onu % 15,49 ile Batı Karadeniz, % 8,20 ile Marmara, % 6,95 ile Ege ve % 6,93 ile Akdeniz Bölgesi izlemektedir. SU ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ 2014 YILINDA %11,6 AZALDI Su ürünleri üretimi 2014 yılında bir önceki yıla göre %11,6 azalarak 537 bin 345 ton olarak gerçekleşti. Üretimin %43 ünü deniz balıkları, %6,5 ini diğer deniz ürünleri, %6,7 sini iç su ürünleri ve %43,8 ini yetiştiricilik ürünleri oluşturdu. SU ÜRÜNLERİ AVCILIĞI 2014 YILINDA %19,2 AZALIRKEN, YETİŞTİRİCİLİK %0,7 ARTTI Avcılıkla yapılan üretim 302 bin 212 ton olurken, yetiştiricilik üretimi ise 235 bin 133 ton olarak gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı bir önceki yıla göre %21,5 azalırken, iç su ürünleri avcılığı %3 arttı. Yetiştiricilik üretiminin %46 sı iç sularda, %54 ü denizlerde gerçekleşti. Deniz ürünleri avcılığı ile yapılan üretimde ilk sırayı %48,6 lık oran ile Doğu Karadeniz Bölgesi aldı. Bu bölgeyi %22 ile Batı Karadeniz, %12,6 oranları ile Ege ve Marmara, %4,2 ile Akdeniz bölgesi izledi. Ülkemizin sahip olduğu bugünkü su ürünleri avlanma teknolojisi, mevcut su ürünleri stoklarımızın yıllık üretimlerinin avlayabilme kapasitesi üstünde bir durumda arz etmektedir. Av teknelerinin teknolojisinin gelişmesi; son model balık bulucuların (sonar), seyir ve navigasyon cihazlarıyla, geliştirilmiş gırgır ve trol ağları kullanılan kıyı balıkçılarımız da büyük miktarda standart dışı uzatma ağları da miktar ve özellik açısından çok farklı, sağlıklı bir kayıt ve kontrol altında olmayan av gücü geliştirildiği bilinmektedir. ÜLKEMİZ KARASULARINDA YAPILMAKTA OLAN BALIKÇILIK İKİ GRUBA AYRILIR. Artisanal Balıkçılık (Uzatma ağları, kıyı sürükleme ağları, pareketa, dalyan). Endüstriyel Balıkçılık (Gırgır-trol) Türkiye yi çevreleyen denizlerin birer yarı kapalı ve iç deniz görünümünde olmaları, Türkiye balıkçılığının kıyı (artisanal) ve kıyı ötesi (endüstriyel) balıkçılığı uygulamasına neden olmuştur. Açık deniz ve okyanus balıkçılığına dair bir gelişme henüz mevcut değildir. Balık avcılığında gırgır, trol, uzatma ağları, kıyı sürütme ağları, dalyanlar ve pareketalar yaygın olarak kullanılmaktadır. Balıkçılığın yönetiminde uygulanan diğer bir strateji de, stoklara ve özellikle ekosistemin diğer elemanlarına zarar veren av araç ve gereçlerinin yasaklanmasıdır. Örneğin; AB ye üye ülkelerde kıyı sürütme ağları, yüzer ağlar gibi ekosisteme zarar verdiği bilinen av gereçlerin kullanımı tamamen yasaktır. Trol ve gırgır gibi av araç ve gereçlerinin kullanımına da önemli sınırlamalar getirilmiştir. Genel eğilim, yakın kıyıda av miktarı ve üretkenliğinin sınırlı, fakat elde edilen ürünün pazar değerinin yüksek olduğu alanlarda endüstriyel balıkçılık sınırlanırken, geleneksel küçük ölçekli avcılık desteklenmekte ve özel koruma alanlarının oluşturulması ön plana çıkartılmaktadır. 5

6 Av filosundaki hızlı gelişmeye karşın denizlerden elde edilen üründe önemli bir artış görülmemektedir. Artan balıkçılık filosuna rağmen, elde edilen ürünün hem oransal, hem de birçok türde mutlak olarak azalmaya başlaması, avcılığın kar edilen bir uğraş olmaktan çıkmakta olduğunu göstermektedir. Bunun göstergesi harcanan birim çaba başına elde edilen gelirde azalma eğilimi olduğudur. Yapılan bir değerlendirmeye göre, av filomuz 1985 yılından bu yana aynı miktar balığı avlamak için daha fazla güç harcamakta, fakat daha az gelir elde etmektedir. Av filosundaki hızlı değişim, yakın bir gelecekte önemli ekonomik ve biyolojik kayıp ve sorunlara yol açmaya adaydır. Kesin ve ödünsüz uygulama ve yönlendirmeye duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Kaynak büyüklüğü ve işletenler arasında bir denge kurabilmek için kaynak büyüklüğünün kesin ve sürekli belirlenmesi gerekmektedir. Stok tahminleri ve etkin bir balıkçılık yöntemi bir ülke politikası halinde ele alınmalı, araştırmalar için gereken maddi kaynak ulusal bütçeden sağlanmalı, bunun yanında kaçınılmaz bir zorunluluk olarak sektörden beslenen bir araştırma fonu oluşturulmalıdır. Balıkçı Gemilerinin Boy Dağılımı (2014) AV GÜCÜ ARTARKEN, ÜRÜNDE BEKLENEN ARTIŞ YOK Avcılık yolu ile elde edilen üretim incelendiğinde, son 10 yılda iç sulardan elde edilen ürün miktarında önemli bir değişme olmadığı, üretimin bin ton arasında gerçekleştiği görülmektedir. Benzer tespiti denizlerden gerçekleştirilen üretim için de söylemek mümkün. Bu çerçevede artan av gücüne rağmen üründe beklenen artışın olmaması, hatta birim çaba başına ürünün azalması, avcılığın sürdürülebilirliği amacı ile filoya yeni tekne girişine izin verilmemesi uygulaması ile bir yandan örtüşmekte, diğer yandan da balıkçılık politikasında daha dikkatli olmayı gerektirmektedir. Mevcut fabrikaların kademeli kapasite sistemi, balıkçı gemilerinin pazar kaygısı olmadan çok fazla miktarda hamsi avlamalarına, bu durum ise stoklar üzerindeki av baskısının kontrolsüz ve hızla artmasına yol açmaktadır. Bu durumun sonucunda, kişi başına balık tüketiminin arttırılması için çaba harcanırken, insan gıdası olarak kullanılabilecek bir ürün, bu amaç dışında tüketilmektedir. Sürecin bu şekilde devam etmesinin, sorunları daha da çözülmez bir noktaya taşıyacağı dikkate alınarak, gecikmeksizin av araçlarının sınırlandırılmasından, üretim planlamasına kadar bir dizi tedbir gündeme alınmalıdır. BALIKÇI TEKNELERİNİN SAYISI ADEDE ULAŞTI 1980 yılından sonra, balıkçı teknelerinin sayı, boy ve motor güçlerinde önemli gelişmeler olmuştur de olan toplam tekne sayısı, yıllık ortalama % 2 lik bir artışla 1998 yılında adede ulaşmıştır. Günümüzde ise; 1998 yılına oranla % 87 lik artış sağlanarak, adede ulaşmıştır. Balıkçı teknelerinin % 83 ü kıyı balıkçılığı yapan 5-12 m. boyunda teknelerden oluşur. Bu teknelerin üretimdeki payı % 10 civarındadır. % 90 lık üretimi sağlayan teknelerin boyları m. arasındaki gırgır ve trol teknelerinden oluşur. Boyu 20 metrenin üzerinde olan balıkçı gemilerinin % 50 sinden fazlası Karadeniz de avlanmaktadır. Çoğu gırgır ve trol teknesi olan bu gemiler, bugün, genellikle yapıldıkları dönemdeki boylarının üzerindedirler. Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı YETKİLİ OTORİTE VE BALIKÇILIKLA İLGİLİ TÜM PAYDAŞLAR HAZIR OLMALIDIR AB uyum süreci içerisinde, balıkçılık alanında pek çok değişik ve dönüşüm gündeme gelecektir. Bugüne kadar ihmal edilmiş olan kayıtsız avcılık ve balık satışlarının önlenmesi, avcılık ve pazarlama faaliyetlerinin izlenmesi, gıda güvenliği ve kalite unsurlarının 6 ön planda tutulması, bu çalışmalar için mevcut idari yapının değiştirilmesi öngörüldüğünden, yetkili otorite ve balıkçılıkla ilgili tüm paydaşlar hazır olmalıdır. Çalışmaların ve sektörel planların bu gerçek gözetilerek sürdürülmesi, sancısız bir değişim ve dönüşümü mümkün kılacak, tam üyelik süreci çeşitli nedenlerle uzasa veya sürüncemede bırakılsa dahi, bu yöndeki ulusal program ve sektör çalışmaları, ülkemizin çıkarlarına uygun bir yaklaşım olacaktır. Balıkçılığımız, denizlerimizin sahip olduğu özellikleri ve verimliliği boyutlarında yapılabilmiştir. Ülkemizde bugün için yapılan balıkçılık tipi kıyı balıkçılığı (kısa mesafe balıkçılığı) ve sahil balıkçılığıdır (orta mesafe balıkçılığı). Kıyı ve kıyı ötesi balıkçılık karakterini taşıyan balıkçılık filomuzun ülkemiz

7 denizlerinde su ürünleri üretimini en çok etkileyen sorunlarından biri de, balıkçı barınakları, çekek yerleri ve limanlarıdır. Üretimde büyük paya sahip Karadeniz de 1640 km. uzunluğundaki kıyı şeridinde toplam 142 adet balıkçı barınağı ve çekek yeri mevcuttur. Marmara Bölgesi, İstanbul ilinde ise toplam 44 kıyı yapısı mevcut olup, bunların 8 adedi liman, 26 adedi barınak ve 10 adedi de çekek yeridir. Marmara Denizi Türkiye nin en küçük denizi olmasına rağmen toplam deniz balıkları üretimindeki payı Akdeniz den fazladır. Ege balıkçılığı Türkiye nin en uygun kıyılarına sahip olmasına rağmen kıta sahanlığının kademeli olarak derinleşmesi nedeniyle toplam deniz ürünleri üretimindeki payı %9 dur. İklim koşulları ve topografyanın karışımı sonucu balıkçılığa uygun birçok koy ve korunmuş alan mevcuttur. Marmara, Ege ve Akdeniz deki en verimli ikinci önemli verimli su ürünleri üretim avlama sahasıdır. Denizlerimizin derinliklerine göre, demarsal balıkların üretim alanları yaklaşık dağılım şöyledir: Karadeniz için, m. derinlikler = bin km² Marmara Denizi için, m. derinlikler = 6000 km² m. derinlikler = 1334 km² Ege Denizi için, m. derinlikler = km² m. derinlikler = km² Akdeniz için, m. derinlikler = 9400 km² m. derinlikler = 3320 km² Alanlarımız olan m. derinlikler toplamı kilometrekare diğer verimlilik tabakası olan m. derinlik alanları kilometrekaredir. Son 25 senedir ülkemiz iç suları ve denizel ortamlarda kültür balıkçılık aktiviteleri artarak devam etmekte ve yaklaşık bin ton balık/yıl üretim yapabilmektedir. Denizlerimizin coğrafi özellikleri bakımından genelde pelajik balık türleri avlanır. Pelajik balıklar diple satıh arasında yaşayan, satha yakın yerlerde genelde sürüler halinde dolaşan balıklardır. Su ürünleri üretim alanlarından üretim büyük ölçüde avcılık yolu ile yapılmaktadır. Ülkemiz de av teknolojisinin gelişmesi; balıkçı teknelerinde, teknolojik balık bulucu, seyir ve navigasyon cihazlarıyla, geliştirilmiş gırgır ve trol ağlarından oluşan bir tekne donanımını standart dışı uzatma ağları da miktar ve özellik açısından çok farklı, sağlıklı bir kayıt ve kontrol altında olmayan av gücünü geliştirmiştir sayılı Su Ürünleri Kanunu na göre su ürünleri avcılığında bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin kendileri ve üretimde kullanacakları gemiler için ruhsat tezkeresi alması zorunludur. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nca yapılan ruhsatlandırmalarda, 12 metre ve üzerindeki balıkçı gemilerine trol ve gırgır avcılık izni verilmekte, daha küçük boydaki gemilere ise bu izin verilmemektedir. BALIKÇI BARINAKLARI Balıkçılık faaliyetlerinde en önemli alt yapı olan 165 adet balıkçı barınağının % 35 i Karadeniz Bölgesi nde bulunmaktadır. Toplam olarak balıkçı barınağı, barınma ve çekek yerleri; Karadeniz de 149, Marmara da 53, Ege de 56, Akdeniz de 21, Göller Bölgesi 2 adet olmak üzere toplam 274 adettir. Balıkçı filomuzdaki sayısal ve kapasite artışlarına karşılık kıyı yapılarında alt ve üst yapı eksikliği üretimi olumsuz yönde etkilemektedir. Mevcut barınakların eksik olan alt ve üst yapı tesisleri tamamlanmalı, ihtiyaç duyulan yörelerde yeni barınaklar yapılmaktadır. Ülkemiz, denizleri ve iç su kaynakları ile önemli bir su ürünleri potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelden, kaynaklarımızı tahrip etmeden, koruma ve kontrol önlemlerini etkin kılarak, sürdürülebilir bir şekilde faydalanmak ve su ürünleri istihsalini arttırmak belli başlı amacımızdır. Su ürünleri istihsaline katkıda bulunan en önemli altyapıların başında ise, balıkçı barınakları gelmektedir. 7

8 Balıkçı barınakları, gerek balıkçılık faaliyetlerimizin ve gerekse bakanlık faaliyetlerinin yerine getirilmesi açısından hayati bir konuma ve öneme sahiptir. Bu yerler balıkçı teknelerinin korunma, barınma ve bakım-onarım amaçlı ihtiyaçlarının karşılandığı yerler olduğu gibi, balıkçı tekneleri tarafından avlanılan avcılık ürünlerinin karaya çıkış noktaları olarak da hizmet vermektedirler. Bu özellikleri dolayısıyla da, bakanlıkça yapılan su ürünleri koruma-kontrol hizmetlerine yönelik denetimler, yoğun olarak bu noktalarda yapılmaktadır. Balıkçı barınaklarının inşaatı ve inşaat sonrası yapılması gereken büyük onarımlar, tarım sektörünün yıllık yatırım programlarından sağlanan ödenekle Ulaştırma Bakanlığı DLH İnşaatı Genel Müdürlüğü nce gerçekleştirilmektedir. Balıkçı barınaklarının öncelikli amacı, her türlü balıkçı gemilerine hizmet vermektir. Bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nca, son yıllarda önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Bu kapsamda, barınakların gerçek ihtiyaç sahipleri olan Su Ürünleri Kooperatif ve Birliklerine, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu na tabi olmaksızın pazarlıkla kiraya verilme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Ancak, sayı olarak iyi bir durumda bulunan balıkçı barınaklarımızın bir kısmında, istenilen alt ve üst yapıların bulunmadığı ise bir gerçektir. Bundan sonra yapılacak planlamalarda, bu hususun göz önünde bulundurulması ve her türlü alt ve üst yapıya sahip balıkçı limanlarının yapılmasına ağırlık verilmesi bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır Yılları Arasında Yetiştiricilikten Sağlanan Üretim Miktarları (Ton) Türkiye de su ürünleri yetiştiriciliği 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu nun 13. maddesine göre Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izni ile yapılmaktadır. Bakanlık, su ürünleri yetiştiriciliğinin daha düzenli yapılmasını sağlamak, çevre etkilerini asgari seviyede tutmak, sağlıklı ve kaliteli üretimi gerçekleştirmek amacıyla Su Ürünleri Yetiştiriciliği Usul ve Esasları adlı tarih ve 8300 sıra no SÜDB/ sayılı genelge uygulaması yerine, Avrupa Birliği Ortak Balıkçılık Politikası Müktesebatı uyum kuralları çerçevesinde Su Ürünleri Yönetmeliği Tarih ve Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Su ürünleri yetiştiriciliği konusunda, teknolojik ve ekonomik ilerlemeler ile yetiştiriciliğimiz son 10 yılda hızla bir artış kazanmıştır, yetiştirilen türler piyasa koşulları ve pazar beklentilerine göre değişmekte olup, iç su balıklarında alabalık üretimi, denizlerde ise çipura ve levrek üretiminde önemli artışlar olmuştur. Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kiralama işlemleri ise, Su Ürünleri Kanunu ve Balıkçı Barınakları Yönetmeliği ne uygun olarak Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı nın olumlu görüşlerine dayanılarak Maliye Bakanlığı nca yapılmaktadır. 8 SU ÜRÜNLERİ YETİŞTİRİCİLİĞİ Ülkemiz gerek iç su, gerekse deniz kaynakları açısından su ürünleri yetiştiriciliğine çok uygun olup, büyük bir potansiyele sahiptir. Toplam su ürünleri kaynaklarımız yüzey alanları itibariyle orman alanlarımızdan fazla, tarım alanlarımıza ise hemen hemen eşittir. Ülkemizde iç su ürünleri yetiştiriciliği 1975 yılında sazan ve alabalık türlerinin yetiştiricilik tekniklerinin denetlenmesiyle başlamıştır. Ülkemizin coğrafi yapısı ve buna bağlı iklim koşulları nedeniyle birçok su ürününün yetiştirilmesine uygun imkanlara sahiptir. Bu sebeple yetiştiriciliğimizin büyük bir kısmını oluşturan alabalık, sazan yetiştiriciliğinin yanı sıra Yılan Balığı, Yayın Balığı gibi alternatif balıkların yetiştiriciliğine ekonomik açıdan önem verilmelidir. Mevcut potansiyelin üretime sokulması, ülke balıkçılığının gelişmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Su ürünleri yetiştiriciliğine ihtiyaç duyulan yavru, doğadan toplanarak kuluçkahanelerde üretilerek veya yurt dışından ithal edilerek sağlanmaktadır. İç su ürünleri üretim miktarı bir önceki yıla göre % 7,85 oranında azalarak yaklaşık 37,097 ton olarak gerçekleşmiş, önemli iç su ürünlerinden sazan balığı % 17,08 ve inci kefali % 19,45 oranında azalış göstermiştir. Yetiştirilen en önemli

9 İç su ve Denizlerimizde Türlere Göre Yetiştiricilik Üretimi Protokol 2004 yılında revize edilerek yarı yoğun ve geniş kapsamlı üretime de izin verecek şekilde genişletilmiştir. Üretici ve müteşebbislerin proje ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü nün işbirliği sonucu iç sularda, kafeslerde su ürünleri yetiştiricilik uygulamalarına yönelik tip projeler hazırlanmaktadır. Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı türler iç sularda % 43,32 ile alabalık, denizlerde % 32,37 ile levrek, % 20,81 ile çipuradır. Bugün su ürünleri üretiminin yaklaşık % 73,9 u deniz ürünleri, % 6,7 si iç su ürünleri ve % 19,5 u da yetiştiricilik ürünlerinden oluşmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliği konusunda, teknolojik ve ekonomik ilerlemeler ile yetiştiriciliğimiz son 10 yılda hızlı bir artış kazanmıştır. Yetiştirilen türler piyasa koşulları ve pazar beklentilerine göre değişmekte olup, iç su balıklarında alabalık üretimi, denizlerde ise çipura ve levrek üretimde önemli artışlar olmuştur. Ülkemizde bunun yanında karides, midye v.b. tür yetiştiricilikleri de yapılmaktadır. Bölgeler itibariyle yetiştiricilikte % 60 lık payla ilk sırada Ege Bölgesi gelmekte olup, bu bölgeyi Karadeniz Marmara, Akdeniz ve İç Anadolu izlemektedir. En düşük üretim % 2 ile Doğu Anadolu ve % 1 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde gerçekleşmiştir yılında Cumhuriyet tarihinde ilk defa su ürünleri yetiştiriciliği destekleme kapsamına alınmıştır yılında da yeni türlerin yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi amacıyla destekleme kapsamına alınmıştır. Ayrıca yavru balık temini de desteklenmektedir. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü nün (DSİ) mülkiyeti altında bulunan rezervuarlarda (baraj gölleri) kafeslerde su ürünleri yetiştiriciliği yapılmasının başlatılması amacıyla 1994 yılında DSİ ile Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü arasında bir protokol imzalanarak, uygulamaya konulmuştur. Su Ürünleri Yetiştiricilik Tesisleri (2014) Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı BALIĞIN ÖNEMİ GİTTİKÇE ARTMAKTADIR Dünya denizlerinde yapılan aşırı avcılık ve kirletmeden dolayı çoğu türün popülasyonunda büyük ölçüde azalma gözlenmiştir. Ayrıca dünya nüfusunun hızla artmasından dolayı kişi başına düşen protein miktarı da git gide azalmaktadır. Bu olayların hızlı bir şekilde gelişmesinden dolayı temel besin maddesi olarak bilinen balığın önemi gittikçe artış göstermektedir. Son 10 yıl içerisinde kültür balığı yetiştiriciliğinde özellikle Avrupa ülkelerinde büyük üretim artışları olmuştur. Balıkçılık kaynaklarının korunarak üretimin devamlılığının yanı sıra, yetiştiricilik yoluyla pazar ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmalar dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyümekte ve önem kazanmaktadır. Dünyada toplam su ürünlerinin üretiminde 9

10 yetiştiriciliğin payı % 30 dur. Yetiştiricilik alanında Türkiye de önemli gelişmeler sağlanmasına rağmen henüz dünya ortalamasına yaklaşılamamıştır. Su ürünleri talebinin gelecekte artacağı dikkate alınırsa, yıl sonra avcılık karşılanamayan açığın yetiştiricilik yoluyla karşılanabileceğine inanılmaktadır. Yetiştiricilik faaliyetlerinin sürdürülmesinde bugüne kadar karşılaşılan sorunlar dikkate alınarak, sürdürülebilir koruma çerçevesinde geleceğe sağlıklı bir çevre ve üretim anlayışının bırakılması insanlığın ortak asgari müştereki olmalıdır. Ülkemiz de, bu gelişmelerden yeteri kadar etkilenmiş ve özel sektörler sayesinde belirli bir üretim kapasitesine ulaşmıştır. Ancak, yapılan bu üretimler yeterli değildir. Bilindiği gibi ülkemizde çoğunlukla çipura ve levrek yetiştiriciliği yapılmaktadır. Özel sektör kuluçkahanelerinde çipura ve levrek üretimi başarılı bir şekilde sürdürülmekte ve istenilen miktarda yavru yetiştiriciliği için sağlanabilmektedir. Ancak bu yeterli görülmemelidir. Beslenmede çok önemli yer tutan balığın denizlerde gittikçe azalmasından ve insanların beslenme kaynaklarının azalmasından dolayı yeni türlerin (mersin balığı, somon, yılan balığı, yayın balığı v.b.) üretiminin yapılması gerekliliği doğmuştur. İşte bu şartlardan dolayı özel sektör kuluçkahaneleri yola çıkarak, yeni türler üzerinde çalışmalara başlamışlar ve sonuç olarak bazı türlerin üretimi gerçekleştirmişlerdir. Üretimi üzerinde durulan türler Mercan, Lahos, Sinarit ve Karides gibi doğal sularda popülasyonu azalmış ve ekonomik değeri yüksek olan türlerdir. Dünyada ve ülkemizde son yıllarda hızlı bir artış gösteren orkinos balığı pazarı ülkemize önemli ölçüde döviz girdisi sağlamaktadır. Ülkemizde Orkinos balığı çiftliği açma faaliyetleri ilk olarak 2002 yılında başlamıştır. 10 Yunanistan, İtalya ve Fransa ise, yakında bu faaliyete başlayacak diğer ülkelerdir. Orkinos çiftlikleri, ülkeler arasında yoğun bir ekonomik rekabete neden olduğu için giderek yaygınlaşmaktadır. Maliyeti çok yüksek olan bu çiftliklerin kısa sürede yüksek kar elde etmesi, birçok ihracatçı ve balıkçıyı bu yatırıma yönlendirmektedir. Fiyatların nispeten düşük olduğu yaz dönemlerinde orkinoslar denizden avlanılmakta, 3-6 ay süresince yemlenerek yağlandırılmakta ve piyasanın kar ve talep açısından en iyi olduğu dönemde satışa sunulmaktadır. Dünyada ton ve ton benzeri balıkların stoklarında ciddi boyutta azalma olduğundan, bu türleri koruma amaçlı uluslararası bir komisyon kurulmuştur. Merkezi İspanya da bulunan bu komisyon Uluslararası Atlantik Ton Balıklarını Koruma Komisyonu dur (ICCAT) yılında kurulan bu komisyonun, Amerika, Japonya, Kanada, İspanya, Fransa, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Cezayir, Libya vb. olmak üzere 34 üyesi bulunmaktadır. Türkiye, bu komisyona uzun yıllara dayanan ihmaller nedeniyle 2003 yılında üye olmuştur. UZUN MENZİL VE AÇIK DENİZ BALIKÇILIĞI Deniz balıkçılığı ülkemizin gelişmiş bir üretim kolu olarak temayüz ettiği son yıllarda, en verimli çağını yaşaması gerekirken, denizlerimizdeki artan kirlilik ve bilinçsiz avlanmalar sonucunda deniz balıkları ve deniz kabuklularındaki üretim her geçen gün azalmaktadır. Çok büyük değerlere ulaşan deniz balıkçılığındaki alt yapının ve gelişmiş insan gücünün kaybını önlemek ve ekonomiye olan katkısını arttırmak için en kısa zamanda okyanuslara açılarak, Açık Deniz Balıkçılığı na başlanması gerekmektedir. Açık deniz balıkçılığı, ülkelerin kendi deniz sınırları dışında genellikle okyanuslarda yaptıkları ve seyir süreleri aylarca devam edebilen bir deniz aşırı balıkçılık faaliyetidir. Okyanuslardaki ekonomik kaynaklar uluslararası sözleşmelerle sahildar devletler arasında paylaşılmıştır. Bu pastadan pay almak için uluslararası denizcilik konferanslarında etkin bir mücadele vermek ve aynı zamanda sahildar devletlerle ikili balıkçılık anlaşmaları yapmak gerekmektedir. Balıkçılık sektöründe karın paylaşılmasında uygulanan alışılmış sistem nedeniyle, üretim kapasitesi doğru olarak kayıtlara geçmemektedir. Resmi kayıtlarda gözükmese de, bunun tonu geçtiğini balıkçılar ifade etmektedirler. Mevcut kapasiteyi ve kullanımı arttırmak için ülkemiz balıkçılığını Açık Deniz Balıkçılığı na yönlendirmek gerekmektedir. TEHLİKE ÇANLARI MI ÇALIYOR? Ülkemiz nüfusunun 2023 yılında yaklaşık 86 milyonu bulacağı ve buna paralel olarak bugün ton civarında olan su ürünleri miktarımız yaklaşık olarak ton artışla tona ulaşacağı varsayımından hareket edilirse, söz konusu üretim artışının karşılanmasında kullanılacak yollardan birinin de Açık Deniz Balıkçılığı na geçmek olduğu görülmektedir. Diğer taraftan, hızla gelişen balıkçılık, balıkçı teknelerinin boyut ve tonajlarını büyütürken, balıkçılarımızın pek çoğu da telsiz, radar ve sonar cihazı gibi teknolojinin yeni ürünlerini temin eder hale gelmiştir. Ancak, bu gelişmiş cihazlar ve teknelerle bunların yüksek maliyetleri balıkçılarımızı her hal ve şartta her cins boy ve ebatta balığı avlamak ve pazara arz etmek mecburiyetiyle karşı karşıya bırakmıştır. Yatırımın maliyetini karşılamak, borç taksitlerini ödeme zorunluluğu rastgele ve bilinçsiz avlanmayı, yasak avcılığı teşvik etmiş, buna Karadeniz in kirlenmesi de eklenerek önce balık ve balık neslinin yok olması ve yakın gelecekte ise balıkçılık sektörünün büyük bir krizle karşı karşıya kalması tehlikesi baş göstermiştir.

11 *Yılları Arasında Yapılan Su Ürünleri İhracatı Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Yılı Konserve Üretim Dahil İspanya izlemektedir. Fransa ve Japonya ise diğer önemli pazarlarımızdır. Avrupa Birliği ülkelerine olan toplam ihracatımız incelendiğinde; bu pazar içerisinde İtalya % 30, İspanya % 20, Yunanistan ise % 17 oranında paya sahiptirler. Diğer bir ifadeyle Avrupa Birliği ne olan ihracatımızın % 67 si bu üç pazara yoğunlaşmış durumdadır. Su ürünleri ihracatımızın yöneldiği pazarlar her ne kadar AB ağırlıklı ise de, dünyanın her bölgesinde ihracat gerçekleştirilmektedir yılı verileri itibariyle Uzak Doğu pazarlarında; Japonya, Güney Kore, Tayvan, Orta Doğu; Lübnan, Cezayir ve Ürdün, Amerika Kıtası nda; ABD ve Kanada ihracatımızda önde gelen pazarlar olmuşlardır. İleriki yıllarda anılan pazarların daha da iyi değerlendirilebileceği ve diğer dünya pazarlarına olan ihracatımızın da beraberinde arttırılabileceği düşünülmektedir. Bilindiği üzere, açık deniz balıkçılığı Cebelitarık ötesi (okyanus) balıkçılığıdır. Ferdi değil, farklı ekiplerin kombine çalışmasıdır. Uzun süre denizde kalış ve av yapma söz konusudur. Dolayısıyla av, anında yarı mamul (dondurma şoklama) veya mamul hale getirilir. Bu ürün taşıyıcı ekiplerce en yakın ve bağlantısı yapılmış ülkelerin limanlarına ulaştırılır. Buradan alınan mamul pazarlama ekiplerince pazarlanır. Türkiye de av tekneleri buna göre dizayn edilmemiştir. Açık deniz için yapılacak teknelerin buna göre dizayn edilmesi, balıkçı ekiplerinin açık deniz balıkçılığı için eğitilmesi ve ilgili av-pazar ağının kurulması gerekmektedir. Bu nedenle; ülkemiz balıkçılık faaliyetlerinin arttırılması ve balıkçılık ekonomisinin canlandırılması maksadıyla uzun menzil balıkçılığı kapsamında liman ülkeleriyle ikili görüşmeler halindedir. Bu kapsamda ilk gelişme Türkiye-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Balıkçılık Anlaşması imzalanmasıdır. Ayrıca Cezayir ile balıkçılık anlaşması gündemdedir. Cezayir in Avrupa Birliği ülkelerine yakın olması ve canlı kaynakların bolluğu ülkemiz ihracatı açısından burasını önemli bir pazar haline getirmektedir. SU ÜRÜNLERİ İHRACATI Geçmiş yıllarda Türkiye su ürünleri ihracatının büyük bir bölümünü tazesoğutulmuş balıklar oluşturmaktaydı. Fakat günümüzde ihracat yapısının büyük bir kısmını konserve balıklar oluşturmaktadır yılında (Ton) olan ihracatımız 2010 yılında Tona ulaşarak, ihracatımız miktara göre son 4 yılda yaklaşık % 22 lik bir artış sağlanmıştır. Mevcut su ürünleri ihracatı rakamları incelendiğinde, ihracatımız geçtiğimiz yıllardaki miktar ve değerlere kıstasla artarak devam etmektedir. Ülkemiz su ürünleri ihracatına yöneldiği pazarlara bakacak olursak; 2005 yılı itibariyle ihracatımızda İtalya miktar ve değer olarak en büyük payı alan ülke olup, bunu miktarca Yunanistan değerce SU ÜRÜNLERİ İTHALATI Türkiye de işlenmiş ürünlerin, ithalat içindeki payı yıllar itibariyle giderek artmaktadır. Balık ithalatı Avrupa Birliği ülkelerinden özellikle Hollanda, İngiltere ve Norveç ile bazı Afrika ülkeleri Gana Fildişi sahilleri ve Uzakdoğu ülkelerinden Singapur, Tayland la yapılmaktadır. İthalatımızda yumuşakça (kalamar, sübye) ve kabuklular (ıstakoz, karides vb.) ikinci büyük payı oluşturmakta ve toplam ithalatımızın yaklaşık % 6.5 luk bir oranını teşkil etmektedir. İthalat daha çok Avrupa Birliği ve Uzakdoğu ülkelerinden işlenmiş ürünler olarak yapılmaktadır. İthalatta, dondurulmuş ve yarı işlenmiş ürünler önemli bir paya sahiptir. Konserveciliğe hammadde sağlamak amacı ile giderek artan miktarlarda dondurulmuş ton balığı ithal edilmektedir. Ancak, son yıllarda Avrupa Birliği nin uygulamış olduğu menşei kuralları nedeniyle, dondurulmuş ton balığı ithalatı Avrupa Birliği ne 11

12 * Yılları Arasında Yapılan Su Ürünleri İthalatı balık unu ve yağı fabrikalarında değerlendirilmekte, % 10 u ise insan tüketimine sunulmak üzere su ürünleri işleme ve değerlendirme tesislerinde kullanılmaktadır. İşleme sanayinde; dondurulmuş iç su ve deniz ürünü, ön pişirilmiş kerevit, ton, hamsi, sardalya, istavrit konservesi, tuzlanmış, salamura edilmiş hamsi, sudak filetosu, tütsülenmiş alabalık, yılan balığı, somon balığı gibi çeşitli ürünler, çeşitli soslar da kullanılarak üretilmektedir. Ülkemizde su ürünleri işleyen ve değerlendiren tesis sayısı giderek artmakta ve bu tesislerde, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, Su Ürünleri Yönetmeliği ve Avrupa Birliği direktif şartlarının yerine getirilmesi yönünde uyum çalışmaları yürütülmektedir. Kaynak: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı doğru yönelmiştir dönemi değerlendirildiğinde ithalatta ağırlıklı ürün grubunu dondurulmuş balıkların oluşturduğu, bunu yumuşakçaların ve balık filetolarının izlediği görülmektedir. Ürün grubu olarak, 2010 yılında Türkiye nin su ürünleri ithalatından en yüksek payı % 78 ile dondurulmuş balıklar almış ve bunu yumuşakçalar ve balık filetoları izlemiştir Yılında Ton olan ithalatımız 2010 yılında 80,726 Tona ulaşarak, ithalatımız miktara göre son 6 yılda yaklaşık % 30 luk bir artış sağlanmıştır. Türkiye sahip olduğu coğrafi yapı ve iklim koşulları ile gerek deniz 12 balıkçılığı, gerekse tatlı su balıkçılığı ve kültür balıkçılığı yönünden büyük bir potansiyele sahip ülkemizde kaynakların akıllıca ve planlı kullanılması halinde uluslararası rekabet ortamında konumunu güçlendirmesi mümkün olacaktır. SU ÜRÜNLERİ İŞLEME VE DEĞERLENDİRME SANAYİ Ülkemizde su ürünleri işleme sanayi giderek teknolojik gelişmeyi ve değişmeyi kullanmaya ve ülkemiz kaynaklarından gelen birçok su ürününü işlenmiş olarak pazara sunmaya başlamıştır. Su ürünlerinin büyük bir kısmı taze tüketim olarak sunulmakta, % 4 ü Son yıllarda ülkemizde özellikle su ürünleri işleme ve değerlendirme sanayinde önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bu gelişmeler Avrupa Birliği direktiflerine ve denetimlerine bağlı olarak Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından uygulanan Su Ürünleri Kalite Kontrolü Eylem Planı ile büyük bir ivme kazanmıştır. Bu ivme; av gemileri, yetiştirme çiftlikleri, işleme ve değerlendirme tesisleri ile yan sanayi kuruluşlarının iyileştirme ve modernleştirilmesini sağlamış, kalite ve hijyen açısından günümüz şartlarına uyumunu büyük ölçüde arttırmıştır. Teknik ve hijyen şartları açısından Avrupa ve dünya standartlarına uyum sağlayan tesis sayısı ise 78 tir. Bu tesislerin 15 tanesi ülkemizde tüketilmeyen ve dış pazarlara ihraç edilen çift kabuklu yumuşakçalar işlenmektedir. Ton balığı işlenmesine yönelik konserve sayısı 4 dür. İç sularda işleme ve değerlendirme tesislerinde kullanılan en önemli ürün sudak balığıdır. Kültür balıkçılığına paralel olarak başta somon ve alabalık olmak üzere bu ürünlerin füme ve fileto olarak değerlendirilmesine yönelik tesislerde devreye girmiştir. Kaynak: DTO Sektör raporu

13 KAÇAK AVCILIĞIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ İMEAK DTO Balıkçılık Meslek Komitesi Başkanı Murat Kul, Bugün baktığınız zaman tane yasa dışı avcı Marmara da çalışıyor. Kimse önüne geçemiyor dedi. Murat Kul, yasa dışı avcılığın büyük sorun teşkil ettiğini ve balıkçılar arasında ikilem çıkarmaya gebe olduğunu belirterek, bu duruma bir önlem alınması gerektiğini vurguladı. MURAT KUL DTO Balıkçılık Meslek Komitesi Başkanı Balıkçılık Meslek Komitesi Başkanı Murat Kul, balıkçılığa getirilen yasaklar ve bu yasakların uygulanabilirliğiyle ilgili Deniz Ticareti Dergisi ne konuştu. Deniz Ticaret Odası olarak çeşitli sorunlar için son yıllarda mütemadiyen Ankara ya başvurduklarını kaydeden Murat Kul, Yazısını yazıyoruz. Birlik olsun, dernek olsun, vakıf olsun anlatmaya çalışıyoruz. Son yıllarda hangi yasak geldi bize? Kıyıdan avlanma 24 metreye çıkarıldı. Eskiden bu 11 metreye kadardı Ocak ayına kadar, ondan sonra 18 metre olarak uygulanıyordu. Bu bize denize çıkmaya bir hafta kala söylendi. İnsanlar kredi almış, belli masraflar yapmış ve bir anda karşınıza böyle bir yasak geliyor. 24 metre yasağı ve çinakopun, lüferin avlanma boyutu gibi bir yasaklar geliyor. Siz bütün yatırımınızı ona göre yapmışsınız, milyon dolarlar harcamışsınız diyerek, balıkçıların zor durumda kaldığının altını çizdi. Bu tarz yasakların doğru zamanlarda bildirilmemesinin balıkçıyı zor durumda bıraktığını belirten Kul, Yurt dışında koruma alanları yapıldığında oradan gemi bile geçmediğini belirterek şunları söyledi: Bizim mesela Adalar Bölgesi ni koruma alanı ilan ettiler. Baktığınız zaman bu avcılığı yapan herkes orada. Böyle koruma alanı olmaz ki. O zaman belli bazı kişilere yasaklanmış gibi olur. Bu da balıkçı arasında ikilem çıkarır, kavga çıkarır. Kimse birbirini istemez olur. Yasa dışı trolcü orada. Bir yeri madem koruma altına aldınız, o zaman orayı korumak zorundasınız. Koruma yok ki. Koruyamadığınız yer de sizin değildir. Bütün yasa dışı avcılık orada devam eder. Bugün baktığınız zaman tane yasa dışı avcı Marmara da çalışıyor. Kimse önüne geçemiyor. Bunlar hep sorun. Türkiye deki balıkçılık yasaklarıyla başka ülkelerdeki yasakları da kıyaslayan Murat Kul, Yunanistan örneğini verdi. Yunanistan ın 12 ay çalıştığını ifade eden Kul, Mesela Yunanistan 12 ay çalışıyor. En kısa komşumuzdan çıkalım yola. Peki, biz ne yapmışız? 4,5 ay yasaklamışız avcılığı. Balıklar üresin 13

14 çoğalsın, doğurganlığı olsun. Bir şans vermişiz, neden, tekrardan avlamak için. Tamamen yok olmasın diye. Bu yasağı da yıllar önce biz koymuşuz, balıkçı istemiş diye konuştu ve dünyada hemen her ülkede avcılığın 12 ay sürdüğüne dikkat çekti. BALIK YEMEYİ ÖZENDİRMELİYİZ İnsanlara balık yemenin özendirilmesi gerektiğini söyleyen Murat Kul, Bu konuda çok eksik kalıyoruz. Bu hususta odanın da bize destek vermesi lazım. Denizden çıkan balığı insanlara daha ilkokul çağında tanıtmamız, anlatmamız lazım dedi. Balığın ucuz bir ürün olduğu algısının da kırılması gerektiğini belirten Kul, Bugün bir etin kilosunun TL olduğu yerde balığın kilosunun TL olması normaldir. Bizim ürünümüz ne ucuz, ne de pahalı bir ürün. Yani herkesin yiyebileceği bir üründür ve çok da sağlıklıdır şeklinde konuştu. Yeni sezonla ilgili balıkçıların öngörüsünden de bahseden Murat Kul, Eski balıkçılarımız nişan derler. Yani önceden balıkların durumunun yani sezonun nasıl olacağının anlaşılmasıdır. Palamut ve hamsi öncelikle güzel gözüküyor. Tabii bizim beklentimiz lüferin, çinakopun, sarıkanadın da olması. Yani inşallah olacaktır. Bizim sonuçta her şeyimiz kayıt altında. İnşallah herkes iyi olacak. Balıkçılar da kazanacak, halk da kazanacak. Çünkü balık çok pahalı bir ürün değil. Herkes tüketebiliyor ifadelerini kullandı. AB NİN YASAKLARI DENİZLERİMİZİN COĞRAFİ YAPISINA UYMUYOR Balıkçılara getirilen avlanma yasaklarının Avrupa Birliği kuralları örnek gösterilerek konulduğunu söyleyen Murat Kul, Bizim denizlerimizin coğrafi yapısı ve mevsimsel durumu nedeni ile AB kuralları ile tamamen uyuşmamaktadır. 14 AB ülkeleri daha çok trol avcılığı yapmakta ve farklı cins balıklar avlamaktadır. Bazı AB ülkeleri içsel yapısına göre, bu kanunlara şerh koyma hakkına sahiptir. Ülkemizde avlanamayan balıklar, yabancı ülkelerin sularına göç etmekte ve ekonomimiz ve balıkçımız büyük ölçüde zarar görmektedir dedi. Lüfer yasağı ile ilgili de konuşan Kul, şunları söyledi: Lüfer avlanma boyutu 14 cm olarak uygulanmaktaydı. İki sene önce çevre örgütleri tarafından kampanya başlatıldı. Çevre örgütlerinin baskıları ile bir gündem oluşturuldu. İzmir Bölgesi nden bir üniversite tarafından araştırılma yapıldı denilerek, lüfer boyutu balıkçıların denize çıkmasına bir hafta kala 20 cm ile sınırlandırıldı. Bu süreci Balıkçılık ve Su ürünleri Genel Müdürlüğü iki senelik deneme süreci olarak sözlü olarak beyan etti. Bizler balıkçılar olarak, lüferin eskisi kadar bol olmamasının hava şartları ve yasa dışı yapılan (Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı) trol avcılığından kaynaklandığını sebep olarak gösterdik. Bizler balıkçılar olarak iki sene içinde avladığımız balıkları ölçtük. Avladığımız balıklar çoğunlukla 18 cm aralığında gözükmektedir. Lüfer balığının cinsi dolayısı ile diğer balıklardan farklı olduğunu ve etobur bir yapıya sahip olduğunu belirten Kul, Kendinden küçük olan balıkları yemesi, ayrıca yavrusunu bile tüketmesinin ekolojik dengeyi etkileyeceğini belirttik. İki yıl içinde lüferde bir artış gözükmemektedir. Çinekop balığı ise yoğun bir şekilde devam etmektedir. Avladığımız balıkları denizde ölçme gibi bir ekipmanın olmadığından, balıkçılarımız Sahil Güvenlik Komutanlığı

15 ve Tarım Bakanlığı tarafından ağır cezalar almaktadır. Denizlerimize bir katkısı olmamakla birlikte, ekonomimiz zor duruma düşmüştür diye konuştu. BAKANLIK FİYAT POLİTİKASINI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRMELİ Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nın başlattığı uygulama ile av gücünü azaltmak için belli bir teşvikle tekneler satın alınmakta idi. Bu uygulama kapsamında 2014 yılı sonuna kadar 900 tane balıkçılık gemisi bu proje kapsamında balıkçılığın dışına çıkartıldı. Bunlara toplam 130 milyon lira para verildi. Bu gemilerin 25 tanesi üniversitelere, araştırma kuruluşlarına hibe edildi. Fakat bu ödeme daha çok küçük ölçekli teknelerin işine yaradı. Oysa bu balıkçıların denizlerde çok fazla av baskısı yok. Verilen fiyatlar büyük teknelerin değerlerinin altında kalınca balıkçılar teknelerini vermekten kaçındılar. Komite olarak bu fiyatın balıkçılarla biraraya gelinip gözden geçirilmesi ve farklı bir politika izlenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye denizlerinde endüstriyel balık avcılığının gırgır ve trol adı verilen balıkçı tekneleriyle yapılmakta olduğunu vurgulayan Murat Kul, gırgır av teknelerinin hızlı yüzen pelajik (göçmen) balıkları avlayan balıkçı tekneleri olduğunu belirtti. Kul; Bu teknelerin sularımızdaki boyutları, 20 m. ile 65 m. arasındadır. Teknelerin grostonları ise GRT arasında olup, beygir güçleri HP gücündedir. Murat Kul şöyle devam etti: Avcılık yapan gırgır tekneleri avlanan balıkları limana götürmek için en az bir adet taşıma teknesine sahiptir. Gırgır teknelerinin taşıdıkları gırgır ağının uzunluğu teknenin kapasitesine göre, 600 m m., ağın derinliği ise m. arasındadır. Teknenin güverte donanımı, hidrolik vinç ve powerblock (ağ sarma makarası), ağın uzunluğu kadar ( m.) çelik istinga teli bulunur. Teknenin üst güvertesinde su üstü radarı telsiz telefon (VHF), konum belirlemek için, GPS (satallite) seyir araçlarıyla, balık bulucu (echo sounder ve sonar) akustik aletler yer alır. Bu donanıma sahip, bir gırgır teknesinin maliyeti $ ile $ arasında değişmektedir. Gırgır balıkçı teknelerimizin yüzde 80 inin materyali sacdır. 1 BUÇUK MİLYON İNSANA İŞ VE AŞ SAĞLIYORUZ Murat Kul rakamlara da dikkat çekerek şunları söyledi: Balıkçılık sektörü; balıkçı gemisi (saç, ahşap) ve tekne yapan tersaneler, balıkçı motoru, seyir araçları, balık bulucu cihazların dış alımı yapan hizmet sektörü, balık ağı, ağ ipliği, yüzdürücü, batırıcı, naylon halat ve çelik halat sanayi, balık işleme, konserve, balık unu ve ambalaj sanayi, balık yemi sanayi, soğuk muhafaza, nakliye ve pazarlama, perakendecileri ve ihracatçılarıyla balığı avlayan tekne, av araçları, avlanan ürünün muhafaza, nakliye işlenmesi ve pazarlama gibi, bir dizi sektörle entegre olmuş ve bu sektörlerin lokomotifi durumundadır. Sektörel olarak sanayi kolları nedeniyle , kendisi ve denizlerde çalışanlarıyla ferde iş sağlayan, ülkemizde aile yapısını da göz önünde bulundurursak ferde iş ve aş sağlayan bir sektördür. RAKAMLARLA BALIKÇI TEKNELERİ Burada şunu vurgulamak gerekirse; sayısal olarak Türkiye de adet tekne olmasına rağmen üretimin ana ağırlığını yani yüzde 90 ını endüstriyel balıkçı teknesi dediğimiz gırgır ve trol balıkçılığı sağlar. Üretimin yüzde 90 ını sağlayan da; her birinin içinde en fazla 35 en az 15 kişinin bulunduğu 681 adet gırgır balıkçı teknesi, 512 adet trol teknesi ve bunlara bağlı olan 200 adet yardımcı teknelerdir. Geriye kalan tekne de, üretimin yüzde 10 unu oluşturan içlerinde 2 veya 8 kişi bulunan küçük ölçekli, kıyılarda avcılık yapan 1 ila 12 metre arasındaki teknelerdir. 15

16 TÜRKİYE DE BALIK TÜKETİLMİYOR Tam 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridiyle İngiltere, Fransa, Norveç gibi Avrupa ülkelerini uzak ara geride bırakan, Yunanistan ı ise ikiye katlayan Türkiye, balık tüketiminde çok gerilerde kaldı. Japonya da 70 kilo, İzlanda da 90 kilogram olan kişi başına yıllık ortalama balık tüketimi, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye de 6,5 kilogramda kaldı. KOMİTE TARAFINDAN YAPILAN ÇALIŞMALAR Balıkçılık Meslek Komitesi tarafından 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı nda, ülke balıkçılığını geliştirebilmek ve sektörün gelecekteki ihtiyaçlarına cevap verebilmek için değişikliği tespit edilen maddelerin düzenleme ve gerekçeleri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı na gönderildi. Mevzuat çalışmaları takip ediliyor. Ayrıca Ticari Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ de değişiklik yapılmasına ilişkin sektör görüşü Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı na bildirildi, alınan cevapta yapılan yasakların izlenmesine müteakip balık stoklarının incelenmesi neticesinde gerekli değişiklik yapılacağı bildirildi. Bu konudaki çalışmalar devam ediyor. Karadeniz Karaburun da bulunan balıkçı barınağının genişletilerek 50 m. ve üstü balıkçı gemileri için kullanıma hazır hale getirilmesi için revize plan değişikliği ile Kumkapı Balık Hali nin Gürpınar a taşınması sebebiyle Anadolu ve Avrupa Yakası nda balıkların karaya çıkartılma noktalarının belirlenmesi hususunda İstanbul Büyükşehir Belediye Ulaşım Daire Başkanlığı nezdinde çalışmalar devam etmektedir. Bakanlıktan özel izinli balıkçı gemilerinin orkinos çiftliklerinde hizmet gemisi olarak kullanılmasına izin verilmesi hususunda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nezdinde gerekli girişimlerde bulunuldu. Ziraat Bankası kredilerinin su ürünleri avcılığı ile uğraşan tekne sahipleri için ertelenmesi hususunda Ziraat Bankası A.Ş. ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nezdinde girişimler yapıldı. Gemilerin Gemi Adamları ile Donatılmasına İlişkin Yönerge nin 7 sayılı çizelgesinde yaptığımız değişiklik talebi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından uygun görüldü ve tarihli Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İMEAK Deniz Ticaret Odası nda 5 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen, balıkçılıkta yaşanan sorunların dile getirildiği ortak akıl toplantısına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı temsilcileri, sektör paydaşları, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, çevre örgütleri yoğun ilgi gösterdi. 16

17 DEVLET, ÜNİVERSİTELER VE BALIKÇILAR BİRLİKTE HAREKET ETMELİ İMEAK Deniz Ticaret Odası Balık Üretme ve Yetiştirme Çiftliği Meslek Komitesi Başkanı Ahmet Menekşe, sektörün ve balıkçıların sorunlarını anlattı. Menekşe, balıkçılıkla ilgili sorunların çözülmesi noktasında devletin, üniversitelerin ve balıkçılık mesleği temsilcilerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Balık Üretme ve Yetiştirme Çiftliği Meslek Komitesi Başkanı Ahmet Menekşe, Deniz Ticareti Dergisi ne konuştu. Türkiye denizlerindeki balıkların eskiye nazaran azalıp azalmadığıyla ilgili sorulara yanıt veren Ahmet Menekşe, Denizlerimizde tonajlar belli. Gidin resmi rakamlara bakın, rakamlar konuşsun. Kişilerin konuşmasından insanlar etkilenmemeli. Bilim demeli ki şu denizde şu var, bu denizde bu var. Ama ne yazık ki, bunu araştıracak bir imkanımız henüz yok dedi. Sektörle ilgili sorunların çözülmesi için devletin, üniversitelerin ve balıkçıların birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Menekşe, Biz birbirimizden koptuk, sıkıntı burada. Balıkçı, üniversite ve bakanlık birbirinden kopunca kimsenin kimseye güveni kalmadı. Ne bilim inandırıyor bizi, ne bilim balıkçıya inanıyor, bakanlık herkes kendi menfaatine göre konuşuyor, diyor. Hadi gelin bu işi ayıklayalım diye konuştu. Balıkların denizlerimizdeki yeterliliği ile ilgili elimizde yeterince veri var mı? Bizde var. Ama bize inanacaksınız. Önce yola çıkarken bize inanmanız gerekiyor. Bizim fotoğrafımızı çekerken ve söylediklerimizi yazarken size inandığımız gibi siz de bizim söylediklerimizin doğru olduğuna inanacaksınız. Ankara dan burası görünmüyor. Görünme şansı da yok. Bakın yalvarıyoruz gelin siz de görün diye. Biz anlatmayalım, siz görün, bakın ne yaşıyoruz, siz kuralı koyun. Deneme ölüye yapılır, kadavrayı kesersin, ciğeri nedir, böbreği nedir, antrenman yaparsınız. Sayın bakan dahi bize ne dedi; iki yıl deneyeceğiz, bize dua edeceksiniz, kofana (lüferin büyüğü) tutacağız, çok kofana olacak. Öyle anlatıldı. Bakan bilmez ki bunları, ekibi bilir. Ne bilsin adamcağız. DENİZCİLİK BAKANLIĞI OLMALI Sizin çözüm öneriniz nedir? Sorunları nasıl aşarız? Denizcilik Bakanlığı olmalı, bu bakanlığın altında da balıkçılık müsteşarlığı olmalı. Biz hep beraber olmalıyız. Karayı eşeleyeceksin, çapalayacaksın, verim olacak. Denizi eşelemeyeceksin. Tam tersi bir tezat var burada. Bir de nedir, balık yok. Bizim denizlerimiz yavru tuttuğu sene çok bol olur. Öbür yıl tekneleri satarsın hiç balık olmaz. Avlamadığın balık neye benzer biliyor musunuz? Tarlada duran karpuza, domatese benzer. Bu sene toplamayalım, seneye şu kadar alacağız domatesleri, karpuzları, var mı böyle bir şey? Yok. Varsa ispat edin. Tabii ki koruyacağız. Nereyi koruyacağız? Balığın yattığı yeri, balığın geçtiği yeri koruyacağız. Eğer bizim denizlerimizde bu kurallar doğru olsaydı, dünya da AHMET MENEKŞE DTO Balık Üretme ve Yetiştirme Çiftliği Meslek Komitesi Başkanı bugün çalışmıyor olurdu. Şu anda Bulgarlar çalışıyor, hiç yasak yapmadılar. Romenler çalışıyor, Ruslar çalışıyor, Gürcüler çalışıyor, Yunanistan da teknemiz var, oradaydım, onlar da çalışıyor. Arnavutluk çalışıyor, Suriye çalışıyor. Avrupalıların hepsi çalışıyor, bir biz çalışmıyoruz. Nedir bizim davamız? Peki, balıkları nasıl koruyacağız? Eğer bir balığı koruyacaksak, önce balığın yemini korumamız lazım. Bizim yaptığımız işlerde bir çupra levrek, 12 kilogram balıktan meydana geliyor. Doğadan 12 kilo balık alacağız, besleyeceğiz ve çupra, levrek tipi balıklar üreteceğiz. Doğadaki güzelim hamsiyi yiyelim, sardalyeyi yiyelim, istavriti yiyelim, neden bir kilo çupra levrek yapacağız diye, doğadaki 10 kilo balığı un fabrikalarında un yapıyoruz? Niye bunları hiç kimse konuşmuyor? Çarpıyoruz, bölüyoruz, bunun altından bu çıkıyor. Çünkü lüfer balığı, çinakop balığı, yasak yapılan balıklar etobur balıklardır. Bu balıklar 18 santime kadar büyüyecek. Bir dahaki sene 18 cm den devam edecek. Kışın balık büyümez. Büyümesi ikinci yıl devam eder. Bu sene 17

18 bol görünüyor yavru ama akıp gidiyor. Arnavutluk tayız, deniz lüfer dolu. Palamut var, her balık var, hiç de yasak yok. Nerede hata yapıyoruz? Çok zengin denizlerimiz var amaönce kuralları doğru koymalıyız. En önemlisi, koyduğumuzkuralı uygulamalıyız. Kuralı koyuyoruz gelip iki saat sonra talan ediyorlar. Buralarda hep troller çalışıyor. Yani yasak olan bölgeler, yasaksa yasak olmalı. Ayrıca gerçekçi yasaklar konulmalı. Dünyada ışıksız avcılık yapılan hiçbir ülke yok bizden başka. Bizim Karadeniz in bir özelliği var. Burada ışık yakmamak lazım. Şimdi Ege de Akdeniz de herkes yakıyor. Marmara da da belli mesafelerde müsaade edilmeli. Ama biz birbirimizden koptuk, sıkıntı burada. Tüm bu sorunlar, yetkili makamlarca bilinmiyor, pratikte ne yaşanıyor iyi anlatılamıyor mu? Balıkçı, üniversite ve bakanlık birbirinden kopunca kimsenin kimseye güveni kalmadı. Ne bilim inandırıyor bizi, ne bilim balıkçıya inanıyor, bakanlık herkes menfaatine konuşuyor, diyor. Hadi gelin bu işi ayıklayalım. Biz hep şunu söyledik, odada da toplantı yaptık, gelin üniversite, bakanlık ve biz, hep birlikte bir heyet kuralım. Danışma kurulumuz vardı, meselelerimizi buraya taşırdık, bir gün, iki gün tartışıp orta yolu bulurduk ve iyi bir karar çıkardı. Bir problem varsa, buna hemen müdahale edilirdi. Şimdi biz 4 yıllık bir kural koyduk. Bu ayet mi, bir yerden vahiy mi geldi, nedir bu 4 yıl? Şayet deprem olursa ne yapacağız? Çok balık oldu, ölsünler mi diyeceğiz? Artık bunları aşmamız lazım. Mesela Yunanistan da av yasağı yok mu? Yunanistan da kurallar var ama hiç yasak yok. Ne var orada? Gemimiz var,denizdeydim, çalışıyordum. Dışarıda kurumlar o kadar güçlü ki. Denize ağ attığın zaman, diyor ki, 18 kapasitenin üzerinde avcılık oldu, balıkları güvertesine alan herkes alsın gelsin, ağ atanlar balıkları canlı canlı bıraksın denize, bu akşam bir daha ağ atmayacağız, piyasa kaldırmıyor çünkü. Ne yapmamız lazım? Biz balıkları iyi avlayacağız, soğuk zinciri kuracağız. Bak gördüğünüz koca Rumeli Feneri. Kur burada tesisleri. Binlerce ton balığı paketle. İşte Norveç in koca uskumrusunu yiyoruz. Bak 1,5 sene önce avlanmış. Biz bunları yapamaz mıyız? Kuralları koyalım. Balıkların geçtiği yerleri koruyoruz, yasak. Ama 4,5 ay da yatıyoruz. Dünyada böyle bir ülke varsa gösterin, biz mesleği bırakalım. Yok böyle bir şey. Elbette denizlerimiz bu yasakların bazılarına uygun ve bunları destekliyoruz. Yumurta zamanı avlamayalım, göç yollarında avlamayalım diyoruz. Ama şimdi lüfer balığı yumurtasını döktü, gitti bütün balıkları da yedi. Geçerken öbür balıkları da ye git, diyoruz şimdi biz bu balığa. Böyle bir kural var mı? BU ŞARTLARDA LÜFER HİÇ OLMASAYDI DAHA İYİYDİ Lüferle ilgili sorun nedir? Bu teşkilatlar çıkıp bu balığı avlamalı. Gelin gösterelim size, lüfer balığı burada. Aslında bu şartlarda lüfer balığı hiç olmasa daha iyiydi. Hamsimizi, mezgidimizi, diğerlerini yiyip gidiyor. Bugün bir lüfer balığının ne kadar balık yediğini bilim konuşur. Ben de konuşurum ama ben yanılırım. Bilim bunu inceleyip anlatmalı. Lüfer balığı müthiş bir şekilde balık tüketip tahribat yapıyor. Çünkü lüfer balığı dişli balıktır. Doyduktan sonra da keserek gider. İstanbul insanı, deniz çocukları bunu daha iyi bilir. Çünkü oltaları yer. Bizim artık Fas tan, Moritanya dan, her taraftan haberimiz var. Gidip gördük de. Körü körüne konuşmuyoruz. Siz çiftlik komitesi başkanısınız, biraz da bu konudan bahsedelim mi? Türkiye de bizim aşağı yukarı 250 bin tonun üzerinde bir üretim balığımız var. Bu olmalı. Belirli türler var, mesela çupra balığını, levrek balığını avlamamız çok zor. Ama bunu yetiştirme kültürü çok uygun. Dünya bunu denemiş, ekonomik olarak da gayet iyi. Bunu yapmamız lazım. Ama nereye kadar? Eğer bir balık doğadan başka bir balık alıp beslenerek büyütülüyorsa burada frene basıp bir düşünmek lazım. Çünkü 250 bin ton balık üreteceğiz dediğiniz zaman, bu doğadan 3 milyon ton balık çekeceksinizanlamına gelir. Türkiye nin üretimi en fazla 700 bin tona çıkmıştır. Düşünün, Türkiye nin ürettiğinin dört misli balık, dünya denizlerinden bir şekilde çekilerek un yapılacak ve üreteceğiniz bu balıklara yedirilecek. Peki bunun başka bir yöntemi yok mu? Dünya değişik tipte yemleri araştırıyor. Ama yalnız şuna dikkat edin; bir beş yıl evvel yediğimiz çupra ve levreğin lezzetini bulamıyorsunuz. Bu durum balığın yediği yemle ilgili. Biz bu balıkları tabii ki üreteceğiz, daha değişik türleri de üretelim. Olmayan şeyleri, ekonomik şeyleri de üretelim. Ama her şeyi hesaplayarak yapmamız lazım. Zamanında koyların içinde sandıklarla iptidai yöntemlerle yapıldı bu iş. Yanlıştı ama bu bir geçiş dönemiydi. Şimdi Türkiye bayağı gelişti bu konuda, profesyonelleşti, kafesler büyüdü. Artık bu iş açıkta olabiliyor. Doğayı kirletme olayı da yok. O da güzel. Ama hesaplı hareket edilmeli. Yani ben ne kadar üretirsem üretirim diye bir şey olmamalı. Buna o zaman devletin bir kota koyması lazım? Elbette. Kendi kendine oluşabilecek bir şey değil bu. Doğadan alınan yemi yemeli ki balık olsun. Başka türlü olmuyor. Bizde çiftlik balıkçılığı yapan büyük dediğimiz kaç firma var? Kılıç var, Pınar var, piyasaya şimdi Sürsan girdi, o da 10 bin tonlara falan çıktı. Dardanel tekrar tamamen konserveye döndü. Çünkü bu külfetli bir

19 iştir, ekip işidir, ekibi iyi kuramazsanız yapamazsınız. Nasıl bir ekip gerekiyor bu iş için? Denizde doğmuş, 24 saat denizde yatıp kalkacak insanlar lazım. Biz burada teknede yatıyoruz, çünkü bu iş 24 saat başında beklemezseniz olmaz. Denizde 24 saatte çok şey değişir. DOĞANIN ALTINDAKİ HALI ÇEKİLMİŞ DURUMDA Çiftlik balıkçılığı ne kadar yaygın bir şekilde yapılıyor Türkiye de? Piyasaya sürüm ne kadar? İhracatı var mı? Yaklaşık 500 milyon doların üzerinde ihracatımız var. Bunun çoğu üretim balığı. Çupra, levrek, alabalık, bunlar yurtdışında tutulan balıklar. Devlet de zaten destekliyor ki, kilo başına para veriyor. Buraya kadar güzel ama iç piyasada ne kadarı kayıtlı bilemiyoruz tabii. Bu anlamda kayıtlar çok mühim. Yaklaşık 250 bin ton civarlarına dayandık diye biliniyor ama belki de daha fazla balık olabilir elimizde. Biz gramı gramına bir bilgiye sahip değiliz. Zaten kim bilebilir bunu. Ben her nekadar başkan olsam da, ne olduğunu ancak DTO ya gelen belgelere bakarak söyleyebilirim. Örneğin aslında üretimi 100 tonsa ama orada 50 yazıyorsa, biz ancak bu 50 yi biliyoruz. Ben her ne kadar çiftlik balıkçılığı komite başkanıysam da, denizden gelme bir insanım, benim özüm av balıkçılığı. Ben ayrıca orkinos balık çiftliği sahiplerinden de biriyim. Bu noktada her şeyi dengeli bir şekilde götürmek gerektiğine inanıyorum. Bir kural konmuş, orkinos balığı, 20 bin ton üzerinde üretilemiyor. Çünkü onun da tükettiği müthiş bir balık miktarı var. İlla suşi yiyeceğiz diye dünyada kotaları yükseltmenin bir anlamı da yok. Mesela kafesteki 100 ton balık, günlük 10 ila 15 ton arasında bir balık tüketiyor. Düşünün bir balık günde kendi kilosunun yüzde 10 u 15 i oranında bir balık tüketiyor ve başka hiçbir şey yemiyor. Ne yiyor, doğa balığı yiyor. Çupra, levrek de aynısı işte. Aslında bir bakımadoğanın altındaki halı çekilmiş durumda. Yani altı çekiliyor, biz üstten alkışlıyoruz. Haberimiz yok ki, bunun ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Siyaset çok etki altında kalıyor ve doğru yerine oturmuyor. En büyük sıkıntı bu. Yoksa biz oturduğumuz dalı kesecek insanlar gibi mi görünüyoruz?bu denizlerin sahipleri, bu kadar insan, balıkları hemen bir senede bitirelim diye düşünür mü hiç? LÜFER BALIĞININ YATAĞI MARMARAY IN GEÇTİĞİ YERDİR Balıklar en çok neden etkileniyor? Üreme oranları neye göre değişiyor? 1969 yılında denizde felaket balık oldu,1970 deise herkes teknesini sattı, çünkü hiç balık yoktu. Bizim denizlerimiz ana rahmi gibidir. Yavru tuttuk dolar. Ama bir de kirlettik mi! Boğaz trafiğini zaten görüyorsunuz. Balığın en çok korktuğu şey gürültüdür. Peki balık ne yapsın? Gece biz ışık çakarız, balık parlasın da sürüyü görelim diye. Burada ışıksız hiçbir yer yok. Balık tüm bunlara rağmen yine çok oluyor bizim denizlerimizde. Demek ki balık da, ortama adapte oluyor ve kendi kendini yenileyebiliyor, onun da kendine göre bir teknolojisi var, bizim bilemediğimiz. Yoksa bilimin dediği gibi olsa, buradan balık geçmemesi lazım. Ama bugün bu balıklar buradan bir şekilde geçiyor. Torikler Karadeniz e bir şekilde yumurtalarını döküyor. Denizde palamut yavrusu çok bol, güzel görünüyor. Çinakoplar çıktı yavrularını döktü, küçücük çinakoplargörünüyor. Doğa kendi dengesinisağlıyor. Biz ne kadar kirletsek de, pislik atsak da yine de yoluna devam ediyor. İnsanoğlu rahatlık aradıkça bunun bir külfeti var. Bakın denizleri limanladoldurduk. Yenikapı daki liman yapıldıktan sonra Yeşilköy de lüfer balığı yok oldu. Bir tane çıkıntı yaptınız, balık bunun kıyısından aştığı zaman doğru kanaldan Çanakkale ye kaçıyor. O kadar çok etki var ki. Karadeniz de kömür ocaklarından bin metre açıkta batan denizaltı bugün bin metre içeride. Bunlar bizim kalkan balıklarının, lüferin yataklarıydı. Keza Marmaray yapıldı, tabii ki yapılmalıydı ama bedelini biz ödememeliydik. Lüfer balığının yatağı Marmaray ın geçtiği yerdir. Biz o zaman toplantıda şunu söyledik; 19

20 bunu kazmayalım, dünya kazarak değil artık alttan geçerek gidiyor. O zaman Binali Bey bakanken toplantılara katıldık ve bunu dile getirdik. Eğer biz de öyle yapsaydık, boğazın dengesi değişmeyecekti. Akıntılar bile değişti. Çünkü bir set oluştu. Şimdi bunların bedelini kim ödeyecek, balıkçı. Yok böyle bir şey. Ama yapacak bir şey yok. Gidip de devlete baş mı kaldıracağız? Tabii ki hayır. Ama sonuna kadar hakkımızısavunacağız, gidip anlatacağız. 20 Sizin burada söylediğiniz şey çok güzel, üniversite, devlet ve meslekten uzmanların bir araya gelmesiyle oluşturulacak bir komisyon olmalı. Önceden vardı. Sonra düzen bozuldu. Çevresel kurumlar da vardı, sahil güvenlik de vardı, hep beraber sıkıntılı olan konularla ilgili çalışılırdı. Peki bunun yeniden hayata geçirilmesi için bir çaba gösterilmiyor mu? Birbirimize karşı güvenimizi kaybettik. Kapıları açtık, demokrasi dedik, herkes konuşsun dedik, ama burası özgürlük meydanı değil ki! Burası deniz, ülkenin denizi ve burada meslekler var. Kitapta yazmayan şeyler var. Kim çıkmış da Karadeniz in kitabını yazmış? Hangi balık nereden, nereye gider? Bilinmiyor. Ama sorun bizim balıkçı reislerine, yüzde 90 dediği olacaktır. Diyoruz ki bizde bu bilgi var, sizde bu bilim var, gelin hep beraber oturalım. Biz bunları anlatalım, siz de eylülde ava giderken gelin bizimle denize. Çıkalım biz size çinakopu gösterelim, lüferi gösterelim, büyüdükçe not alın. Ne tür notlar olurdu bunlar? Mesela, bir balığa her seferinde bir yavru bırakma hakkı verelim. Ayrıca Türkiye de sahillerde bütün balık çıkarma noktaları çok güzel disipline edilmeli. Lafla olmamalı, burada su ürünlerinden insanlar olmalı, bakanlıktan insanlar olmalı. Ne kadar balık boşaltacağı ile ilgili gemilere kota konmalı. Her balık için belli bir düzen hazırlanmalı. Biz şimdi güvenmiyoruz ki, inanmıyoruz ki yapılan işin doğruluğuna. Kaçak avcılık yapılıyor. Hiç umurumuzda değil. Neyine karışalım. O hikayedeki gibi, Nasrettin Hoca Timur un filini geri getirdiğinde bir baktı arkasında kimse yok, ne yaptı o zaman? Adam sana güvenmiyor ki peşinden gelmeyince. Toplumun düzeni bozuldu. Çünkü lider oldun mu, arkandaki orduyla lider olursun. ŞU GEMİDE 35 ADAM ÇALIŞIYOR. HER GEMİ BİR KÖY DEMEK Başka ne tür sorunlarla uğraşıyorsunuz? Biz de gemiciler kar payı ile çalışıyorlar. Yani çok kazanırsak çok alırlar, az kazanırsak az alırlar. Biz 24 saat çalışır, 24 saat yatarız. Sosyal Güvenlik Kurumu yla, Maliye Bakanlığı yla ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yla şimdiye kadar çok uğraştık. Sarı kağıdı olan tüm profesyoneller, gemilerde çalışan herkestarım Bağ-kur lu olmalı. Biz zaten bunları ödüyoruz. Hem devlete vergi vermeye, hem de her şeyi kayıt altına almaya çalışıyoruz. Ama bir yerlerde bir şekilde sorunları aşamıyoruz. Çünkü balıkçılık, balıkolamayacağından, mazot ve ağ bulunamayacağımızdan bitmeyecek. İnsandan dolayı bitecek, insan kaynağımız azalıyor. Niye azalıyor? Adamların emeklilikleri yok. Mesela şu gemide 35adam var. Her bir gemi, bir köy demek. Git Anadolu ya, 35 evli kaç tane köy var? Halen denizlerde çalışan insan kaynağımız ne kadar? Denizde 128 bin 130 bin civarında ruhsatlı çalışan var. Hadi bunun bin tanesi amatör diyelim, geriye kalır 100 bin insan. Bu 100 bin insanla oynamayalım. Ayrıca bu rakamı 4 ile çarpmak lazım, ne yapar, 400 bin insan. Müthiş bir rakam. Endüstriyi de saydığımızda 1 buçuk milyonu buluyor için hedef nedir? Biz inanıyoruz ki bu yıl palamudun tanesi 5 liraya düşecek. Ama zinciri kuramazsanız fiyat 15 liraya çıkar. Ondan sonra balıkçı, balığı pahalı satıyor denir. Böyle bir şey yok. O yüzden bu işin kurtuluşu bu sektörü ayakta tutmaktır. Bu sektör bu ülkenin protein ihtiyacını karşılıyor.sürek avı çabuk başlar ve çabuk biter. Lüferi de avlamalıyız, çinakopu da avlamalıyız. Herkes hamsi balığı avlarsa 1,5 ayda hamsi tükenir.

Su Ürünleri Avcılığı. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avcılık ve Kontrol Daire Başkanı Dr. M. Altuğ ATALAY

Su Ürünleri Avcılığı. Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avcılık ve Kontrol Daire Başkanı Dr. M. Altuğ ATALAY Su Ürünleri Avcılığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Avcılık ve Kontrol Daire Başkanı Dr. M. Altuğ ATALAY 23.12.2015 Aralık 2015 1 Su Ürünleri Potansiyeli Kaynak Sayı Alan (ha) Deniz 4 24 607

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ VE KÜLTÜR BALIKÇILIĞI

SU ÜRÜNLERİ VE KÜLTÜR BALIKÇILIĞI SU ÜRÜNLERİ VE KÜLTÜR BALIKÇILIĞI Türkiye kültür balıkçılığı için uygun iç sulara, tatlı sulara ve denizlere sahiptir. Kültür balıkçılığının geleceği tahminlerin ötesinde bir önem arz etmektedir. Dünyanın

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ TÜKETİMİ VE TANITIMI

SU ÜRÜNLERİ TÜKETİMİ VE TANITIMI MAKALE SU ÜRÜNLERİ TÜKETİMİ VE TANITIMI Hasan ERGÜN, SUMAE Tam 8 bin 300 kilometrelik kıyı şeridiyle İngiltere, Fransa, Norveç gibi Avrupa ülkelerini uzak ara geride bırakan, Yunanistan'ı ise ikiye katlayan

Detaylı

HAMSİ AVCILIĞI ve BAKANLIK UYGULAMALARI. Vahdettin KÜRÜM

HAMSİ AVCILIĞI ve BAKANLIK UYGULAMALARI. Vahdettin KÜRÜM HAMSİ AVCILIĞI ve BAKANLIK UYGULAMALARI Vahdettin KÜRÜM Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Ankara. Su Ürünleri Hizmetleri Dairesi Başkanı Giriş Karadeniz de avlanan balıklar

Detaylı

BALIKÇILIK ve SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

BALIKÇILIK ve SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ BALIKÇILIK ve SU ÜRÜNLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ III. SU ÜRÜNLERİ ÇALIŞTAYI 25.02.2015 ANTALYA 1 POTANSİYEL 2 SU ÜRÜNLERİ POTANSİYELİ Kaynak Sayı Alan (ha) Deniz 4 24 607 200 Doğal Göl 200 906 118 Baraj Gölü

Detaylı

TÜRKİYE DE SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ

TÜRKİYE DE SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ TÜRKİYE DE SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ VE ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ Nadir USLU Deniz Balıkları Grup Sorumlusu BSGM - Yetiştiricilik Daire Başkanlığı GFCM Paydaş Platformu İzmir, 10-14 Aralık 2013 1 TÜRKİYE DE SU ÜRÜNLERİ

Detaylı

Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Dönem / Sınıf Süre. Dersin Amacı. Dersin Tanımı Dersin Ön Koşulları

Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Dönem / Sınıf Süre. Dersin Amacı. Dersin Tanımı Dersin Ön Koşulları Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Dönem / Sınıf Süre Dersin Amacı Dersin Tanımı Dersin Ön Koşulları Ders İle Kazandırılacak Yeterlilikler Dersin İçeriği Yöntem ve Teknikler Eğitim Öğretim

Detaylı

EGE BÖLGESİ BALIKÇI GEMİLERİ VE BALIKÇILIK ALTYAPISI

EGE BÖLGESİ BALIKÇI GEMİLERİ VE BALIKÇILIK ALTYAPISI Yapım Matbaacılık Ltd., İstanbul, 1999 Editörler :A. İ. ALDOĞAN Y. ÜNSAN E BAYRAKTARKATAL G GEMİ İNŞAATI VE DENİZ TEKNOLOJİSİ TEKNİK KONGRESİ 99 BİLDİRİ KİTABI EGE BÖLGESİ BALIKÇI GEMİLERİ VE BALIKÇILIK

Detaylı

sonuç ve değerlendirme

sonuç ve değerlendirme 05 sonuç ve değerlendirme 348 349 350 5. SONUÇ VE DEĞERLENDİRME Ege Denizi balıkçılığı üretim miktarı, üretim değeri ve istihdam katkısı ile Türkiye balıkçılığı içinde ayrı bir öneme sahiptir. Bu çalışmada,

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNÜN, TARIM SEKTÖRÜ İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Kadir DOĞAN Giriş

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNÜN, TARIM SEKTÖRÜ İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Kadir DOĞAN Giriş Tarım İstanbul TKB İstanbul İl Müdürlüğü Yayın Organı, 80: 8-12 (2002) SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNÜN, TARIM SEKTÖRÜ İÇİNDEKİ YERİ VE ÖNEMİ Kadir DOĞAN 1 1. Giriş Tarım sektörü; uzun yıllar ekonominin lokomotifi

Detaylı

Mutlu Yaşam Bölgesi Batı Akdeniz SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU

Mutlu Yaşam Bölgesi Batı Akdeniz SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU Mutlu Yaşam Bölgesi Batı Akdeniz SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU Aralık, 2012 ÖNSÖZ Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Antalya, Isparta ve Burdur illerinin ekonomik kalkınmasını sağlamak amacıyla kurulmuş bir

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı,

Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Ekonomi Bakanlığı, 217 15 147 12 16 7 132 182 295 399 191 135 618 22 358 416 195 34 3 222 17 14 143 32 43 31 3 35 44 464 841 1.42 1.392 1.3 1.615 1.782 ZEYTİNYAĞI SEKTÖRÜN TANIMI SITC

Detaylı

AT - Üçüncü Ülkelerle Yapılan Balıkçılık İşbirliği Anlaşmaları tarih ve COM(2002) 637 sayılı Komisyon Tebliği

AT - Üçüncü Ülkelerle Yapılan Balıkçılık İşbirliği Anlaşmaları tarih ve COM(2002) 637 sayılı Komisyon Tebliği AT - Üçüncü Ülkelerle Yapılan Balıkçılık İşbirliği Anlaşmaları 23.12.2002 tarih ve COM(2002) 637 sayılı Komisyon Tebliği Topluluğun Ortak Balıkçılık Politikası çerçevesinde, üçüncü taraflarla yapılacak

Detaylı

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye Günümüzde çok amaçlı bir kullanım alanına sahip olan Mısır, Amerika Kıtası keşfedilene kadar dünya tarafından bilinmemekteydi. Amerika Kıtasının 15. yüzyıl sonlarında keşfedilmesiyle

Detaylı

TÜRKİYE Su Ürünleri Üretimi

TÜRKİYE Su Ürünleri Üretimi AKDENİZ GENEL BALIKÇILIK KOMİSYONU TOPLANTISI HOŞ GELDİNİZ TÜRKİYE Su Ürünleri Üretimi Yıllar Avcılık Yetiştiricilik Toplam (Ton) Miktar Oran Miktar Oran Ton % Ton % 2002 566.682 90,3 61.195 9,7 627.847

Detaylı

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ARALIK 2014 101-1 Süt Üreten Tarımsal İşletmelere Yönelik Destekler Tarımsal işletmelerin sürdürülebilirliklerini ve birincil ürünlerin üretiminde genel performanslarını geliştirmek,

Detaylı

Su Ürünlerinin Dünyada ve Türkiye deki Durumu. Özet. The Situation of Fishery at Turkiye and The World

Su Ürünlerinin Dünyada ve Türkiye deki Durumu. Özet. The Situation of Fishery at Turkiye and The World Su Ürünlerinin Dünyada ve Türkiye deki Durumu Mevlüt Murat ÇELİK Erzincan Üniversitesi, Tercan Meslek Yüksekokulu Su Ürünleri Programı, 24800, Erzincan, Türkiye e-mail: birkirim@hotmail.com Özet Bu çalışmada

Detaylı

İZMİR İN SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDEKİ YERİ, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

İZMİR İN SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDEKİ YERİ, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 2012 MART SEKTÖREL&BÖLGESEL İZMİR İN SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜNDEKİ YERİ, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Şebnem BORAN Su ürünleri sektörü, gerek istihdama olan katkısı gerekse de yarattığı katma değer ile stratejik

Detaylı

KAFES BALIKÇILIĞI Doç.DR.Suat DİKEL 2005 Ç.Ü.Su Ürünleri Fakültesi Yayınları No:18 Lotus Yayıncılık Adana

KAFES BALIKÇILIĞI Doç.DR.Suat DİKEL 2005 Ç.Ü.Su Ürünleri Fakültesi Yayınları No:18 Lotus Yayıncılık Adana Doç.DR.Suat DİKEL 2005 Ç.Ü.Su Ürünleri Fakültesi Yayınları No:18 Lotus Yayıncılık Adana 1 2 Doç.DR.Suat DİKEL 2005 Ç.Ü.Su Ürünleri Fakültesi Yayınları No:18 Lotus Yayıncılık Adana 3 4 Doç.DR.Suat DİKEL

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara

TÜRKİYE EKONOMİSİ. Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü. Ankara TÜRKİYE EKONOMİSİ Prof.Dr. İlkay Dellal Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü 1 Ankara Ülke Ekonomisinde Etkili Olan Faktörler Tarih Doğal Kaynaklar Coğrafi yer Büyüklük Arazi şekilleri

Detaylı

İzmir Balık Hali Toptancılarının Sorunları ve Çözüm Yolları

İzmir Balık Hali Toptancılarının Sorunları ve Çözüm Yolları İzmir Balık Hali Toptancılarının Sorunları ve Çözüm Yolları Elif UĞUR Son yıllarda, dünya kaynaklarının hızla tükenmeye başlaması, tarım arazilerinin giderek azalması, su kaynaklarının kirlenmesi; diğer

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU

SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU 1. Dünya Seramik Sektörü 1.1 Seramik Kaplama Malzemeleri SERAMİK SEKTÖRÜ NOTU 2007 yılında 8,2 milyar m 2 olan dünya seramik kaplama malzemeleri üretimi, 2008 yılında bir önceki yıla oranla %3,5 artarak

Detaylı

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE

BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE BOGAZ DA 30 BALIK TÜRÜ YOK OLMAK ÜZERE Portal : www.denizhaber.com.tr İçeriği : Denizcilik/Yelken Tarih : 09.02.2015 Adres : http://www.denizhaber.com.tr/bogazda-30-balik-turu-yok-olmak-uzere-haber-60283.htm

Detaylı

4. TEKİRDAĞ SU ÜRÜNLERİ VE BALIKÇILIK SEKTÖRÜNÜN REKABETÇİLİK ANALİZİ 4.1. Giriş

4. TEKİRDAĞ SU ÜRÜNLERİ VE BALIKÇILIK SEKTÖRÜNÜN REKABETÇİLİK ANALİZİ 4.1. Giriş 4. TEKİRDAĞ SU ÜRÜNLERİ VE BALIKÇILIK SEKTÖRÜNÜN REKABETÇİLİK ANALİZİ 4.1. Giriş Su ürünleri yetiştiriciliği; balık, yumuşakça, kabuklu, eklem bacaklılar ile sucul bitkilerin yetiştiriciliğini içine almaktadır.

Detaylı

Tablo : 2013 Yılı Dünya Su Ürünleri Üretimi (Milyon ton)

Tablo : 2013 Yılı Dünya Su Ürünleri Üretimi (Milyon ton) Tablo : 2013 Yılı Dünya Su Ürünleri Üretimi (Milyon ton) FAALİYET İÇSU DENİZ TOPLAM Avcılık 11.7 80.9 92.6 Yetiştiricilik 44.7 25.5 70.2 Toplam 56.4 106.4 162.8 Kaynak: FAO, TheState of World FisheriesandAquaculture

Detaylı

Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de

Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de Hangi balık ne zaman yenir? Çipura: Akdeniz ve Ege kıyılarında yaygın olan çipura ya seyrek de olsa Marmara da da rastlanır. Ege de Kasım, Akdeniz de ise Ekim ve Aralık ayları arasında üreme mevsimine

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE Su Ürünleri Mühendisleri Derneği Yayın Organı SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ TÜRK EKONOMİSİNİN NERESİNDE Kadir DOĞAN İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Laleli /İST. ÖZET Ülkemizde sahip olan geniş doğal

Detaylı

NAYLON İPLİK İTHALATINDA YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMAYA İLİŞKİN ÖZET SONUÇ RAPORU

NAYLON İPLİK İTHALATINDA YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMAYA İLİŞKİN ÖZET SONUÇ RAPORU EK-1 NAYLON İPLİK İTHALATINDA YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMAYA İLİŞKİN ÖZET SONUÇ RAPORU 1. SORUŞTURMAYA İLİŞKİN BİLGİLER 1.1. Başvuru ve Soruşturma Açılması Yerli üreticiler adına Suni ve Sentetik İplik Üreticileri

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ DIŞ PAZAR ARAŞTIRMASI Emine Çiğdem Kemahlı Civaner İGEME Tarım Dairesi Uzmanı Gıda Yük. Müh. 2. DÜNYADA SU ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ VE TİCARETİ

SU ÜRÜNLERİ DIŞ PAZAR ARAŞTIRMASI Emine Çiğdem Kemahlı Civaner İGEME Tarım Dairesi Uzmanı Gıda Yük. Müh. 2. DÜNYADA SU ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ VE TİCARETİ SU ÜRÜNLERİ DIŞ PAZAR ARAŞTIRMASI Emine Çiğdem Kemahlı Civaner İGEME Tarım Dairesi Uzmanı Gıda Yük. Müh. 1. ÜRÜNÜN TANIMI Su Ür ünleri: Denizler, iç sular ve suni olarak yapılmış havuz, baraj, gölet, dalyan

Detaylı

Çizelge 5. Edremit Körfezi su ürünleri kooperatifleri ve üye sayıları (Ceyhan ve diğ. 2006) S.S. Altınoluk Su Ür. Koop.

Çizelge 5. Edremit Körfezi su ürünleri kooperatifleri ve üye sayıları (Ceyhan ve diğ. 2006) S.S. Altınoluk Su Ür. Koop. Kış aylarında da hedef türler sardalye, hamsi, istavrit, tekir, barbun, ahtapot, sübye ve kalamar, tesadüfî türler ise çipura, mercan ve akyadır. Tüm türlerin para etmeyecek küçük bireyleri de ıskarta

Detaylı

2006 YILI EGE BÖLGESİ NİN 100 BÜYÜK FİRMASI

2006 YILI EGE BÖLGESİ NİN 100 BÜYÜK FİRMASI 2006 YILI EGE BÖLGESİ NİN 100 BÜYÜK FİRMASI Ege Bölgesi Sanayi Odası nın 1982 den beri sürdürmekte olduğu Ege Bölgesi nin 100 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışması, bölgemiz sanayiinin içinde bulunduğu duruma,

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU Resim 1: Bakanlığımızca Geliştirilen Yerli Hibritlerimiz (ATAK S). 1. Kanatlı sektörü ile ilgili üretim, tüketim ve istihdam Bakanlığımız, 1930 lu yıllarda

Detaylı

BuNLarI BiLiYOr muyuz?

BuNLarI BiLiYOr muyuz? BuNLarI BiLiYOr muyuz? D B Turmepa Kimdir? eniztemiz Derneği/ TURMEPA, ülkemiz kıyı ve denizlerinin korunmasını ulusal bir öncelik haline getirmek ve gelecek nesillere temiz denizlerin kucakladığı yaşanabilir

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

Balıkçılıkta Stok Yönetimi 29 Aralık 2011-28 Eylül 2012 vti Deniz Balıkçılığı Enstitüsü, Hamburg, Almanya

Balıkçılıkta Stok Yönetimi 29 Aralık 2011-28 Eylül 2012 vti Deniz Balıkçılığı Enstitüsü, Hamburg, Almanya Balıkçılıkta Stok Yönetimi 29 Aralık 2011-28 Eylül 2012 vti Deniz Balıkçılığı Enstitüsü, Hamburg, Almanya Dr. Savaş KILIÇ Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi Konyaaltı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER - ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler : 112 Armonize No : Sular : 2201 Meşrubat : 2202 Bira : 2203 Şarap : 2204 Konyak : 22082012, 22082062 Viski : 220830

Detaylı

ĠSTANBUL SU ÜRÜNLERĠ VE HAYVANSAL MAMULLER ĠHRACATÇILARI BĠRLĠĞĠ.

ĠSTANBUL SU ÜRÜNLERĠ VE HAYVANSAL MAMULLER ĠHRACATÇILARI BĠRLĠĞĠ. ĠSTANBUL SU ÜRÜNLERĠ VE HAYVANSAL MAMULLER ĠHRACATÇILARI BĠRLĠĞĠ www.iib.org.tr Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Ġhracatçıları Birliği İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği,

Detaylı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya da 400-450 un değirmeni olduğu biliniyor. Bu değirmenlerin yıllık toplam kapasiteleri 6 milyon tonun üzerine. Günde 100 tonun üzerinde üretim gerçekleştirebilen

Detaylı

ÖĞRENME FAALİYETİ 46

ÖĞRENME FAALİYETİ 46 ÖĞRENME FAALİYETİ 46 SU ÜRÜNLERİ ALANI AMAÇ Bu öğrenme faaliyeti ile su ürünleri alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Alan içerisinde; ekonomik değeri olan tüm

Detaylı

İSTANBUL İLİNDE SU ÜRÜNLERİ DENETİMLERİ. İL GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ

İSTANBUL İLİNDE SU ÜRÜNLERİ DENETİMLERİ. İL GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL İLİNDE SU ÜRÜNLERİ DENETİMLERİ İL GIDA, TARIM ve HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ Su ürünleri avcılığı ile ilgili usul ve esaslar, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu, Su Ürünleri Yönetmeliği ve bu yönetmeliğe

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER Hazırlayan Cengiz KARABAYIR İGEME Uzmanı 2011 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler

Detaylı

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013

ZEYTİNYAĞI SEKTÖR RAPORU-2013 Türkiye de Üretim Zeytin ağacında periyodisiteden dolayı zeytin üretimi yıllara göre inişli çıkışlı bir grafik izlemekte ve üretime bağlı olarak bir yıl düşük (yok yılı) bir yıl yüksek (var yılı) ürün

Detaylı

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 YILI DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılı Ocak-Mart döneminde, Türkiye deri ve deri ürünleri ihracatı % 13,7 artışla 247,8 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ. Hazırlayan Çiğdem CİVANER 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SU ÜRÜNLERİ. Hazırlayan Çiğdem CİVANER 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SU ÜRÜNLERİ Hazırlayan Çiğdem CİVANER T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SU ÜRÜNLERI TÜRKİYE'DE ÜRETİM Ülkemizdeki su ürünlerinin üretim alanı milyon hektarın üzerindedir.

Detaylı

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ Seramik sektörünün en

Detaylı

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU

SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU SU ÜRÜNLERİ SEKTÖR RAPORU Şebnem BORAN Yaşam döngüsü içinde insanların sağlıklı ve dengeli beslenmesi için su ürünleri önemli bir yer tutmaktadır. Yarattığı katma değer ve istihdama katkısı ile stratejik

Detaylı

TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ SU ÜRÜNLERİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Kuruluş Tunceli Üniversitesi Su Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi 03 Aralık 2009 tarih ve 27421 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe

Detaylı

2003 yılında tarımın milli gelirlerimizdeki payı yüzde 12,6 iken, 2006 yılında yüzde 11,2 ye indi.

2003 yılında tarımın milli gelirlerimizdeki payı yüzde 12,6 iken, 2006 yılında yüzde 11,2 ye indi. Tarım Sektörünün İhracattaki Yeri ve Önemi Şebnem BORAN Ülkemizde son yıllarda önceliğin sanayi sektörüne kayması sonucu ekonomimizde göreceli olarak tarım ürünlerinin ihracatımızdaki ağırlığı giderek

Detaylı

GEÇMİŞTEN GELECEĞE İSTANBUL BALIK HALLERİ

GEÇMİŞTEN GELECEĞE İSTANBUL BALIK HALLERİ GEÇMİŞTEN GELECEĞE İSTANBUL BALIK HALLERİ T.C. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI GIDA TARIM VE HAYVANCILIK DAİRE BAŞKANLIĞI SU ÜRÜNLERİ MÜDÜRLÜĞÜ Bizans tan Osmanlı ya Balık Halleri İstanbullumuz,

Detaylı

Hedef 1: KAPASİTE GELİŞTİRME

Hedef 1: KAPASİTE GELİŞTİRME Proje, Küresel Çevre Fonu (GEF) mali desteğiyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü tarafından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Gıda Tarım ve Hayvancılık

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2014 0 HUBUBAT ÜRÜNLERİN TANIMI Hububat grubu ürünler dünyada stratejik önemi en yüksek olan ürünler olup ilk çağlardan beri insanlar tarafından kültürü yapılarak

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER. Sektör Raporu

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER. Sektör Raporu ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER Sektör Raporu Sayfa 2 / 11 İÇİNDEKİLER 1. ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER 2.TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ 3.1.İHRACAT 3.2.İTHALAT 3.DÜNYA TİCARETİ KAYNAKÇA Sayfa 3 / 11 1. ALKOLLÜ

Detaylı

EGE SU ÜRÜNLERİ VE HAYVANSAL MAMULLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ

EGE SU ÜRÜNLERİ VE HAYVANSAL MAMULLER İHRACATÇILARI BİRLİĞİ EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ EGE SU ÜRÜNLERİ VE HAYVANSAL MAMULLER İHRACATÇILARI BİRLB RLİĞİ EGE İHRACATÇI I BİRLB RLİKLERİ Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, i, Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde yer alan

Detaylı

T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013

T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013 T.C. Ekonomi Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü Ankara 08.01.2013 Konu : 390319000000 GTİP no lu GPPS ve HIPS ithalatına % 3 oranında gümrük vergisi uygulanmasının kaldırılma talebi Sayın Bakanlığınızın,

Detaylı

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU TÜRKİYE DE ÜRETİM VE TÜKETİM Sağlıklı beslenme konusunda her geçen gün daha da duyarlı davranmaya başlayan tüketiciler kırmızı ete alternatif olarak, daha az yağlı ve daha ucuz

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU

KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU KANATLI ET SEKTÖRÜ RAPORU DÜNYA ÜRETİMİ VE TİCARETİ Dünyada 0207 Gümrük Tarife Pozisyonlu (GTP) kanatlı eti ve ürünleri üretiminde başı çeken ülkeler sırasıyla ABD (17,5 milyon ton), Çin Halk Cumhuriyeti

Detaylı

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ

ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ ANTEP FISTIĞI DÜNYA ÜRETİMİ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) nün en güncel verileri olan 2010 yılı verilerine göre; dünyada Antep fıstığı üretiminde lider durumda bulunan ülke İran dır. Ancak

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER SITC No : Alkolsüz içecekler : 111 Alkollü içecekler : 112 Armonize No : Sular : 2201 Meşrubat : 2202 Bira : 2203 Şarap : 2204 Konyak : 22082012, 22082062 Viski : 220830 Cin

Detaylı

Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Mevzuat

Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Mevzuat Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Mevzuat Nadir BAŞÇINAR KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Çamburnu, Trabzon Alternatif İçsu Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı, Antalya 11-13 Ocak 2016 1380 SU ÜRÜNLERİ KANUNU

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU

SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU SAĞLIK SEKTÖRÜ RAPORU İçindekiler DÜNYA ÜRETİMİ... 3 DÜNYA TİCARETİ... 4 TÜRKİYE DE İLAÇ ve ECZACILIK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 5 Türkiye de Sağlık Harcamaları... 5 TÜRKİYE DE DIŞ TİCARET... 6 İhracat... 7 İthalat...

Detaylı

EYLÜL 2017 AYLIK İHRACAT RAPORU

EYLÜL 2017 AYLIK İHRACAT RAPORU EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği EYLÜL 2017 AYLIK İHRACAT RAPORU TÜRKİYE GENELİ DURUM: İlk 9 aylık dönemde geçen seneye göre Türkiye İhracatı %12 artış sağlamış olup

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

Dünya Bakliyat Pazarı ve Son Gelişmeler

Dünya Bakliyat Pazarı ve Son Gelişmeler Dünya Bakliyat Pazarı ve Son Gelişmeler Bakliyat üretiminde artış trendi sonraki yıllarda da devam etmiş, 2013 yılında 77,2 milyon tona, 2014 yılında da 77,6 milyon tona çıkmıştır. Bu artışta hem ekim

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi. HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 TEMMUZ AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ağustos 2017 1 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2017 TEMMUZ İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk 7 Ayında

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 ŞEKERLİ VE ÇİKOLATALI MAMULLER SITC No : 062-073 Armonize No : 1704-1806 TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye de şekerli ve çikolatalı mamuller sektörünün başlangıcı,

Detaylı

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI 2015 TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI TÜRKİYE DE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ Ülkemiz coğrafi özellikleri bakımından her türlü hayvansal ürün üretimi için uygun

Detaylı

Ayakkabı Sektör Profili

Ayakkabı Sektör Profili Ayakkabı Sektör Profili Elif UĞUR Ayakkabı, çok eski çağlarda insanların zorlu coğrafya ve iklim koşullarında ayaklarını muhafaza etmek ve zarar görmelerini engellemek amacıyla kullanılırken günümüzde

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014

ÇİMENTO SEKTÖRÜ 10.04.2014 ÇİMENTO SEKTÖRÜ TABLO 1: EN ÇOK ÜRETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) TABLO 2: EN ÇOK TÜKETİM YAPAN 15 ÜLKE (2012) SEKTÖRÜN GENEL DURUMU Dünyada çimento üretim artışı hızlanarak devam ederken 2012 yılında dünya

Detaylı

17.05.2013 CUMA İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

17.05.2013 CUMA İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 17.05.2013 CUMA İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Katip Çelebi ye Bakanlıktan araştırma gemisi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından

Detaylı

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ

TÜRKİYE'NİN DIŞ TİCARETİ 0 MEYVE SULARI Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları Ürün Adı GTİP No Portakal Suyu (Dondurulmuş) 200911 Diğer Portakal Suları 200912, 200919 Greyfurt Suyu 200921, 200929 Diğer Turunçgil

Detaylı

EKMEĞİ SUDAN ÇIKARMAK VARKEN BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİNDE AKP HAVANDA SU DÖVDÜ

EKMEĞİ SUDAN ÇIKARMAK VARKEN BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİNDE AKP HAVANDA SU DÖVDÜ Umut Oran Basın Açıklaması 20.7.2014 SU AKTI AKP BAKTI EKMEĞİ SUDAN ÇIKARMAK VARKEN BALIKÇILIK VE SU ÜRÜNLERİNDE AKP HAVANDA SU DÖVDÜ Türkiye geleceğin sektörü olan balıkçılıkta potansiyelini kullanamıyor

Detaylı

MEYVE SULARI DÜNYA TİCARETİ. Dünya İhracatı. Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları

MEYVE SULARI DÜNYA TİCARETİ. Dünya İhracatı. Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları 0 MEYVE SULARI Tablo 1. Meyve Suyunun Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları Ürün Adı GTP Portakal Suyu (Dondurulmuş) 2009.11 Diğer Portakal Suları 2009.12, 2009.19 Greyfurt Suyu 2009.21, 2009.29 Diğer

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı,

Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti-Ekonomi Bakanlığı, 2013 0 HUBUBAT ÜRÜNLERİN TANIMI Hububat grubu ürünler dünyada stratejik önemi en yüksek olan ürünler olup ilk çağlardan beri insanlar tarafından kültürü yapılarak

Detaylı

HAZİRAN 2016 Gebze Ticaret Odası Ticaret Bölümü

HAZİRAN 2016 Gebze Ticaret Odası Ticaret Bölümü HAZİRAN 2016 Gebze Ticaret Odası Ticaret Bölümü Sayı: 2016/1 TÜRKİYE DE VE DÜNYA DA BOYA SEKTÖRÜ Son dönemde dünya boya sanayisi önemli değişikliklere sahne olmaktadır. Sektörde konsantrasyon, uzmanlaşma,

Detaylı

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ

TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ 2013 ARALIK EKONOMİ TÜRKİYE DIŞ TİCARETİNDEN İZMİR İN ALDIĞI PAYIN ANALİZİ Erdem ALPTEKİN Giriş İzmir, 8.500 yıllık tarihsel geçmişe sahip, birçok medeniyetin birlikte hoşgörüyle yaşadığı, oldukça zengin

Detaylı

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER

ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER ALKOLLÜ VE ALKOLSÜZ İÇECEKLER Tablo 1. Alkollü ve Alkolsüz İçeceklerin Gümrük Tarife Pozisyonları Alkolsüz İçecekler Ürün Adı GTP Mineral ve Gazlı Sular 2201 Meşrubat 2202 Alkollü İçecekler FERMENTE ALKOLLÜ

Detaylı

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU

HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU HİDROLİK PNÖMATİK SEKTÖRÜ NOTU Akışkan gücü, basınçlı akışkanların, ister sıvı ister gaz halinde olsun, enerjilerinden faydalanarak elde edilen güçtür. Sıvı veya gaz, yada somut olarak su veya hava, ancak

Detaylı

İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ

İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ Büyük tarımsal ekonomiler sıralamasında 7. sırada yer alan ülkemiz tarımının milli gelire, istihdama ve dış ticarete katkısı giderek artmaktadır. Tarım sektörü; 2008 yılında

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ. Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1

HALI SEKTÖRÜ. Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu. TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği. Page 1 2017 HALI SEKTÖRÜ Nisan Ayı İhracat Bilgi Notu TDH AR&GE ve Mevzuat Şb. İTKİB Genel Sekreterliği Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2017 NİSAN AYI İHRACAT PERFORMANSI 2017 yılı Ocak-Nisan döneminde Türkiye nin toplam

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

DENİZ TİCARETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HABER BÜLTENİ

DENİZ TİCARETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HABER BÜLTENİ DENİZ TİCARETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HABER BÜLTENİ 15.8.216 Yük İstatistikleri, Temmuz 216 Yük elleçlemesi %1, arttı Sayı:Y-7 Limanlarımızda gerçekleşen toplam yük elleçleme miktarı 216 yılı Temmuz ayında bir

Detaylı

ANKET-FİRMA. Soruları yanıtlarken firmanızla/sektörünüzle ilgili olmadığını düşündüğünüz sorulara yanıt vermeyiniz.

ANKET-FİRMA. Soruları yanıtlarken firmanızla/sektörünüzle ilgili olmadığını düşündüğünüz sorulara yanıt vermeyiniz. Sayın Yetkili, ANKET-FİRMA Bilindiği üzere, 2012 yılı Temmuz ayında, ülkemiz ile Japonya arasında Ekonomik Ortaklık Anlaşması (EOA) imzalanması imkanını araştırmak üzere bir Ortak Çalışma Grubu (OÇG) kurulması

Detaylı

Dış Ticaret Verileri Bülteni

Dış Ticaret Verileri Bülteni (Milyar $) 3 216 Ağustos - 216 TÜİK dış ticaret verilerine göre ihracat 216 yılı Ağustos ayında, 215 yılının aynı ayına göre %7,7 artarak 11 milyar 867 milyon dolar, ithalat %3,7 artarak 16 milyar 554

Detaylı

TABLOLAR DİZİNİ...İ 1. AMAÇ, KAPSAM, YÖNTEM... 1 2. TÜRKİYE VE DÜNYADA SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 2. Avlanan Su Ürünleri Miktarındaki Gelişmeler...

TABLOLAR DİZİNİ...İ 1. AMAÇ, KAPSAM, YÖNTEM... 1 2. TÜRKİYE VE DÜNYADA SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 2. Avlanan Su Ürünleri Miktarındaki Gelişmeler... İÇİNDEKİLER TABLOLAR DİZİNİ...İ 1. AMAÇ, KAPSAM, YÖNTEM... 1 2. TÜRKİYE VE DÜNYADA SU ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ... 2 2.1 AVCILIK... 2 Avlanan Su Ürünleri Miktarındaki Gelişmeler... 2 Su Ürünleri Dış Ticareti...

Detaylı

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter 2013 yılı, dünya ekonomisi için finansal krizin etkilerinin para politikaları açısından

Detaylı

Türkiye de ve Dünyada Makarnalık (Durum) Buğdayı Pazarı

Türkiye de ve Dünyada Makarnalık (Durum) Buğdayı Pazarı Türkiye de ve Dünyada Makarnalık (Durum) Buğdayı Pazarı Makarna ve bulgurun üretiminde ana hammadde olarak kullanılan durum buğdayına olan talep giderek artmaktadır. 2013/14 sezonunda dünya durum buğdayı

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

alt pozisyonunda yer alan gri çimento ürünü ise sektörde en çok ihraç edilen üründür.

alt pozisyonunda yer alan gri çimento ürünü ise sektörde en çok ihraç edilen üründür. ÇİMENTO HS No: 2523 Çimentonun ana hammaddeleri; kireçtaşı (kalker), kil ve marn (doğadaki kalker ve kil karışımı kayaca) dır. Ülkemiz söz konusu hammaddeler (özellikle kalker) açısından zengin kaynaklara

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü. Sayı: B.18.0.ÇYG.0.06.03-140.08-51662 06/06/2011 Konu: Yetki Devri Genelgesi

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü. Sayı: B.18.0.ÇYG.0.06.03-140.08-51662 06/06/2011 Konu: Yetki Devri Genelgesi Sayı: B.18.0.ÇYG.0.06.03-140.08-51662 06/06/2011 Konu: Yetki Devri Genelgesi GENELGE (2011/9) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç MADDE 1- (1) Bu Genelgenin amacı; Türkiye nin yargılama yetkisine

Detaylı

31 Mart 2013 PAZAR. Resmî Gazete. Sayı : YÖNETMELİK. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: HAYVAN ISLAHI KOMİTESİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI

31 Mart 2013 PAZAR. Resmî Gazete. Sayı : YÖNETMELİK. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: HAYVAN ISLAHI KOMİTESİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI 31 Mart 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28604 YÖNETMELİK Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından: HAYVAN ISLAHI KOMİTESİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak

Detaylı

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KURU İNCİR. Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Hazırlayan Çağatay ÖZDEN 2005 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KURU İNCİR Türkiye de Üretim İncir, ilk kültüre alınan meyvelerden birisi olarak, anavatanı

Detaylı