bir belge Türkiye, Hollanda, İngiltere ve Amerika'da Modern İtfaiye Teşkilatının Kuruluşu ve Harik (Yangın) Nizaoınameleri* Erkan Tural **

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "bir belge Türkiye, Hollanda, İngiltere ve Amerika'da Modern İtfaiye Teşkilatının Kuruluşu ve Harik (Yangın) Nizaoınameleri* Erkan Tural **"

Transkript

1 bir belge Yangın olur biz yangına gidemeyiz...!!! Türkiye, Hollanda, İngiltere ve Amerika'da Modern İtfaiye Teşkilatının Kuruluşu ve Harik (Yangın) Nizaoınameleri* Erkan Tural ** "Dünya Yangın İstatistikleri" bülteninin geçtiğimiz aylarda yayınlanan sayısındaki veriler gündelik hayatımızın çok da bilinmeyen bir yönüne rakam sağanakları altında ı şık tutuyordu. t Verilen istatistiklere göre yıl içerisinde yaşanan yangınların ülke bütçesine olan maliyeti yıllık suç ve trafik kazalarının verdiği zararın çok çok üstündedir. Yangına karşı organize mücadele şekli bir anlamda ulus-devlet oluşum süreci ile at başı gitmiş ve istisnalar haricinde çoğunlukla askeri bir hizmet olarak algılanmıştır. Fakat bu veri ne kadar gerçek olursa olsun özellikle 17. ve 18. yüzyıllardan itibaren tüm dünyayı anaforlanna katan endüstri devrimi, bu sektördeki gelişmeleri de kendi yörüngesine çekmiştir. Aşağıda da göstereceğirniz üzere Amerika ve Britanya'da itfaiye teşkilatının gelişiminde kapitalist sermaye ne kadar tetikleyici olduysa, Tulumba Ocağının yerine kurulan itfaiye teşkilatının gelişim evrelerinin hızlandırılmasında komprador burjuvazinin Bab-ı Ali üzerindeki baskısı da aynı ölçüde etkili olmuştur. çalışmamızın asıl ayağı, on sekiz ve on dokuzuncu yüzyıllar olup ve bu zaman sürecinde Amerika, Batı Avrupa ve Osmanlı İmparatorluğunda itfaiye teşkilatının kuruluşu ve gelişimine kıyaslamalı olarak bakılacaktır. Bu makale çerçevesinde Osmanlı örneğine daha geniş yer verilecek ve İstanbul örneğinden hareketle yangın söndürme gibi teknik bir konunun geçmişten günümüze değin aldığı şekil mümkün olduğunca ayrıntılı bir şekilde aktarılacaktır. Bu aktarım sırasında İstanbul'daki örneklerin günümüz Türkiye'deki itfaiye teşkilatı konusundaki birikimlerini paylaşma nezaketini gösteren Ankara!tfaiye Başkan 1ı~1 itfaiye Amiri Nurettin Ayvaz'a teşekkür ederim. Asistan, TODAİE ı Uluslararası yangın istatistiklerine karşılaştırmalı bir açıdan aynntılı tablolarla yer veren bültenin adresi için bkz. Çaldaş Yerel Yönetimler, Cilt 13 Sayı 1 Ocak 1004, s

2 68 Çağdaş Yere/ Yönetimler, 13 (I) Ocak 2004 okuyucusuna fazlasıyla hayali geleceğine kuşku yoktur, tıpkı eskilerin dediği üzere: "Geçmiş zaman oldur ki hayali cihan değer H. Ahşap Başkent İstanbul Osmanlı konut mimarisinin asıl malzemesi ahşap üzerine kurulmuştur. Bunun nedeni, üzerine üretilen söylencelerde de işaret edildiği üzere 1509 Eylülünde meydana gelen büyük İstanbul depremidir. "Küçük Kıyamet" olarak adlandırılan söz konusu deprem İstanbul'a tarihin en büyük zararını vermiş ve depremin şiddeti ile oluşan dev dalgalar surları aşarak suriçindeki pek çok yerleşim alanını yerle bir etmiştir. Bunun üzerine İstanbuIlular da kendilerince hem az masraflı hem de daha güvenli addettikleri ahşap yapılara yönelmişlerdi. 1 Fakat bu yönelim, İstanbulluIarın yakasını günümüze kadar bırakmayacak bir başka felakete, yani yangınlarla davetiye çıkarmıştır. "Yanan evlerin yeniden yapılması için harcanan para ile İstanbul 'un her evi altın çivilerle inşa edizirdi" gibi deyişlerin türemesine neden olan yangınların çoğu zaman kentin 2/3 'sini yok etmesine karşın ısrarlı bir şekilde ahşaptan tekrar tekrar inşa edilmesinin hem idari hem de ekonomik nedenleri olduğu görülüyor. Ekonomik nedenlerin en başında, halkın taştan ev yapacak maddi imkanlardan yoksun olması gelmektedir. Evlerin kagirden yapılmasını sağlayacak rezervlerin başkente uzak olması da başkentlileri acı acı düşündüren bir başka etmendir. Nakliye masrafları ile beraber inşaat maliyetlerinin yükselmesi İstanbul'u bir ahşap yapılar cennetine çevirmiştir. Diğer taraftan Deny, ahşap üzerindeki ısrarın idari baskılardan kaynaklandığını ileri Buna göre isyan günlerinde ayaklanmacılara doğal siper görevi görecek taş sürmüştür. yapıların kent içerisinde fazlalaşması ümeranın kabul edemeyeceği bir şeydi. Taş yapıların sadece cami, saray ve bazı "devletlu haneleri" ile sınırlı olması bu gerçeğin yansımasıydı (Deny, 1934: 832).3 Ergin ise ahşapta ısrar edilerek İstanbul 'u "kereste amban"na çevirecek bu durumu, "yöneticilerin kısa görüşlülüğü ve yerinde olmayan şefkati güya merhameti" ile açıklamaktadır (Ergin, 1949: 115). Kayıtlarda da görüldüğü üzere her yangın sonrası yayınlanan düzenlernede ucuz fiyatlarla ve hatta narh uygulamasına bile gidilmeyerek başkente çok ucuz fiyatlarla kereste ithali teşvik edilmiş ve kentin si Iueti bu malzeme ile şekillendirilmişti. 4 Z Kent mimarisinin en renkli ve gerçekçi tasvirlerini önceki yüzyılın ilk çeyreginde Türkiye'de bulunmuş olan Moltke vermiştir: "istanbul evleri hep tahtadan; hatta padişahın büyük saray/arı bile aslında geniş tahta barakalardan başka şeyler deği/dir. Taş bir temel üzerine ince kalaslardan zayıf, çoğu zaman pek yüksek bir iskelet kuruyor/ar, bunu tahtayla kapltyor, içini sıvıyor, damı kiremille örtüyorlar. Böylece kısa zamanda kocaman bir ev meydana çıkıyor. insanın adeta kibritten yapılmış diyeceği binlerce evin sık ve intizamsız bir şe kilde birbirine sokularak bir mil karelik alan kapladığı bir yerde yangının kudurganltğı kolayca tasavvur edilebilir "(Moltke, 1995: 95-6). 3 Ahmet Refik, kireç, tugla ve kiremit yoklugunu tarihte başka hiçbir kentin bu kadar hissetmedigini ileri sü rüyor (Ahmet Refik, i 93 i: 70). 4 Konut ısıtma sistemlerinin de giderek daha tehlikeli maddeler ile yapılması da bu ihtimali fazlalaştırmıştır. Soba ile oldukça sonralan tanışan İstanbullular önceleri mangal ile evlerini ısıtıyorlardı. 1859'dan sonra pet rol, i 853 'ten sonra da havagazının evlerde kullanılmaya başlanılması yangın oranının artmasına neden olmuş tur. Elektrigin evlerde kullanımına ise ı. Dünya Savaşı 'ndan sonra başlanmıştır (Ergin, i 949: ı 15).

3 Bir Belge 69 Evlerin dipdibe düzensiz bir şekilde inşa edilmesinin arkasında yatan neden ise suriçindeki yerleşimin dışarıya taşmasına konulan yasaklardır. Savunma amacıyla çıkarılan bu yasaknameler, dar sokaklı ve son derece sıkışık tasarımlı mahalle kompozisyonunu ortaya çıkarmıştır. Klasik Osmanlı ev mimarisinin iki özelliği yangın sırasında kenti kısa süre içerisinde yakıp kül edecek unsurlar içermekteydi. Şehnişin (pencere çıkması, balkon) ve çatı saçakları her ne kadar bu tasarımın, eşsiz estetik boyutlarını 0 luştursa da yangın sırasında balkoniarın malzeme naklini engellemesi ve saçakların da alevlerin bir evden diğerine hızlı bir şekilde yayılmasına yardımcı olması nedeniyle yönetmeliklerle önüne geçilmeye çalışılmıştır (Ahmet Refik, 1931: 69). Alına her türlü önlem ve neredeyse her yıl tekrar tekrar yayınlanan yasaknarnelere karşın 17. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında İstanbul 'u baştan başa yakıp kavuran 109 büyük yangının önüne geçilememiştir. 5 Konu üzerine araştırma yapan akademisyenler, kentin yangına olan nezaketini arttıran başka faktörler de ileri sürmüşlerdir. Bunlardan birisi Boğaziçi sırtlarından denize doğru esen rüzgarın yangını kısa sürede kentin çok çeşitli yerlerine yaymasıdıf. Yangın ihbar sisteminin de imparatorluk sonuna kadar aynı şekilde kalması bir başka faktördür. Yangın kuleleri esaslı bu sistem, kendine ait engin bir geleneğin de ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ama yine de teknoloji kullanımının tepe noktasında (aşağıda göstereceğimiz üzere telgraf ve telefon Batı'da 19. yüzyıldan itibaren yaygın bir kullanım imkanı bulmuştur) insanların hala koşarak yangını haber vermesi usulünün olumsuz etkileri kuşkusuz önemli bir alt başlık oluşturmaktadır.' Su şebekesinin bir türlü düzenlenemeyişi de İstanbulluların uzun seneler boyunca susuzluk çekmelerine neden olmuştur. Bizans döneminde ulaşılan teknoloji ile çok uzak mesafelerden getirilen sular, samıç ve kemerlerle kente bol miktarda dağıtılırken Osmanlı döneminde hızla artan nüfusa karşın su dağıtım teknolojisinin geliştirilmemesi pek çok olumsuzluğun peşi sıra yaşanmasına yol açmıştır. Deniz kenarında bir kentin sürekli olarak yanıp külolması bunun en basit göstergesidir.' s Yayınlanan fennanlar, binalann ne şekilde olacagına dair oldukça aynntıh açıklamalar getirirken özellikle bina saçaklarını Müslim ve gayr-ı Müslim tebaanın nasıl inşa edecegi detaylı bir şekilde belirtilmiştir. Müs lüman tebaaya gösterilen ayncalıkh tutum kendisini on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar muhafaza etmiştir (Ergin, 1995: ve ). 6 Sultanların güvenlik endişeleri de bu sistemin gelişmesine engel oluştunnuştur. Ömegin ii. Abdülhamid za manında yangınlann ihbar edilmesi için atılan top sultanın iznine baglanmıştır (Özsavcı, 1973: 5). Aynı şekil de i 860'lardan itibaren artan telgraf kullanımı aynı dönemde son derece sınırlandırılmış ve ihbar sistemi içe risinde kendisine yer bulamamıştır, bkz. Akyavaş, 2000: 116. Bununla beraber yabancı seyyah1ann on doku zuncu yüzyıl ortalanndaki ihbar sistemini övdükleri görülüyor. Ömegin Kırım Savaşı sırasında İstanbul'a ge len Baron Funtmagne hatıratında yangın kulesi ve onun çevresindeki sisteme övgüler sıraladıktan sonra "Bu konuda böylesine iyi teşkilatlanmış başka bir şehir var mı acaba?" diye sonnaktan kendini alamaz, bkz. Fontmagne, 1977, 126., İstanbul su şebekesinin düzenlenmesi için on dokuzuncu yüzyılın sonuna kadar beklemek zorunda kalmıştır. İstanbul'un su ihtiyacını karşılayacak Terkos ve Elmalı su şebekeleri yabancı şirketler ile Bab-ı ali arasında imzalanan protokoller ile temin edilmiş ve anlaşmaya eklenen maddelerde yangın sırasında su teminini kolay laştınnak için kentin bazı belli yerlerine çok sayıda yangın muslugunun inşa edilmesi karar altına alınmıştır (Özsavcı, 1973, 52-3). Her İstanbullunun su için bahçesine kuyu kazdıramayacagını bunun devlet ricali ko naklan ile sınırlandınldıgmı belirten Ahmet Refik, bu kişilerin de meydanlara çeşmeler yaptırdıgını yazıyor. Fakat daha sonra halk rüşvet, iltimas vs. gibi nedenlerle kendi evlerinde de kuyular açtınnış, bkz. Ahmet Re fik, 1931: 81. Mustafa Cezar ise Beyoglu'nun bu sıkıntıyı en az yaşayan semtlerden biri oldugunu bunun ne

4 70 Çağdaş Yerel Yönetimler, /3 (/) Ocak 2004 Aynı şekilde siyasi ya da kişisel hoşnutsuzlukların kundakçılık şeklinde kendini göstermesi de bir diğeridir. Fakat sanırız ki bunlardan en ilginei, "patlıcan mevsimi"nde sayılan hızlı bir şekilde artıp payitahtı yakıp kül eden yangınlardır. Araştırmacılar tarafından kesin bir şekilde kabul edilmese de yaz mevsimi ile bollaşan patlıcandan yapılan kızartmalardan etrafa sıçrayan kızgın yağ ve kıvılcımlar sebep olduğu yangınlann geniş bir literatür oluşturması ve nihayetinde yerli yabancı gözlemlereilerin eserlerinde mutlaka kendine yer bulması bunun bir göstergesidir (Ergin, 1995: 1080). Dergih-ı Ali Tulumba Ocağı Lale Devrinde ilk itfaiye teşkilatının kurulmasından önce İstanbul'daki yangınlann söndürülmesinden tüm ümera sınıfı sorumluydu. Yangın sırasında tüm devlet görevlileri işlerini bir tarafa bırakıp yangın yerine gidiyorlardı. Büyük yangınların söndürülmesinde padişahlar ve sadrazamlar dahi çalışıyorlardı. Yangının söndürülmesinde yararlılığı görülen kişilere yüksek bahşişlerin dağıtıldığı bu zamanlarda kullanılan teknoloji de son derece basitti. 8 Kova, çengel ve balta gibi malzemeden ibaret olan teknolojik yapı, yangının söndürülmesinden çok, etraftaki evlerin yıkılarak kontrol altına alma düşüncesinin tek çözüm yolu olarak uygulanması sonucunu doğurmuştur. Osmanlı İmparatorluğu'na tulumbayı getiren ve ilk defa kullanan kişi aslen Fransız olup İslamiyet'i kabul ettikten sonra Gerçek Davut ismini alan David'tir. 9 Ergin, David'in payitahta gelmeden önce Paris'te tulumbayı kullandığını ve hatta itfaiye teşkilatında çalışmış olabileceğini öne sürmektedir. Teknik olarak bu iki açıdan mümkün değildir. Birineisi aşağıda da göstereceğimiz üzere Paris'te tulumba kullanımı yaygın değildi ve daha sonra İstanbul'da kullanacağı gibi bir gelişmişlik düzeyinde değildi. İkincisi ise Paris 'te bu tarihlerde bir itfaiye teşkilatından bahsetmek son derece güçtür ve böyle bir teşkilatın vücut bulması için bir yüzyıl daha beklemek zorunda kalınmıştır. Çünkü ilk itfaiye teşkilatı Fransa 'ya Napoleon reformları ile girmiştir. LO Bu anlamda savımız David'in bu teknolojiyi Hollanda'da gördüğü ve öğrendiğidir. Çünkü aşağıda daha ayrıntılı bir şekilde göstereceğimiz üzere Amsterdam'da bu sıralarda tulumbacılık son derece gelişmiş bir sektör olduğu gibi Amsterdamlılar kendi itfaiye teşkilatını da kurmuş bulunuyordu. Davut'un kariyerini parlatan olaylar silsilesi, Venedik ile yapılan savaşlarla başlamıştır. Savaş boyunca sergilemiş olduğu teknik maharetleri, şöhretinin kısa sürede yönetiei zümre içinde yayılmasına neden olmuştur. Bir söydeninin de Saraylı kesimin modernleşme ile beraber Beyo~lu civannda yerleşmeye başladı~ını aynı şekilde kışla ve askeri okulların da bu civara taşındı~ını belirtiyor, bkz. Cezar, 1994: Bahşişin da~ıtımı ile sorumlu kişi Defterdar oldu~undan tüm yetkililerden önce onun yangın alanına ulaşması şart koşulmuştu (Karaı, 1988: i 04. i 6). Yüzyılın sonundan itibaren yeniçerilerin sırf bu bahşiş için kasıtlı olarak yangınlar çıkardı~ı ve bu yangınlar sırasında da etrafı ya~maladıklan belirtiliyor bkz. Dernschwam'dan aktaran And, 1993: 92; İnciciyan, 1976: 86 ve Deny, 1934: Tulumba kelimesi ıtalyanca "Tromba" kelimesinin bozulmuş hali olup yıllan arasında yazıldı~ı tahmin edilen Eyyubi'nin "Menakıb-ı Sultan Süleyman" imli eserinde su boşaltmaya yarayan bir alet olarak tarif edilmektedir. Evliya Çelebi seyahatnamesine de benzer anlamlarda kullanılmıştır aynca Kut'a göre tulumbacılan ilk resimleyen kişi de Levni'dir. Surname-i Vehbi isimli çalışmanın resimlerini yapan Levni, 157b ve 158a panolannda tulumbacılan resmetmiştir, bkz. Kut, 1979: IOfransa'da ilk itfaiye teşkilatının kurulması, 1810 yılında Avusturya'nın Paris Büyükelçili~inin yanmasından sonraya rastlamaktadır. Prens Schwarzenberg tarafından kuruluş hazırlıklan yürütülen teşkilat, i 8 Eylül 1811 'de "Batal1ion de Sapeurs-Pompiers de Paris" adı ile tamamen askeri bir hiyerarşi içinde kurulmuştur.

5 Bir Belge 71 lentiye göre Tersane fakat kesin olarak Tophane yangınlarında tulumbayı ilk defa kullanması ve faydalarının görülmesinden sonra David, günlük 120 akçe ile Tulumbacıbaşı tayin edilmiştir. Böylece sıralarında ilk teşkilatlanma başlatılmıştır. ll David'in emrine 60 akçeli bir kethüda, 20 akçeli bir katip, 26 akçeli bir çavuş, 24 akçeh bir çavuş yamağı ve 30 akçeli bir de odabaşı tayin edilmişti. 15 akçeli 50 nefer de bu zabitlerin emrine tahsis edilmişti. Neferler genelolarak acemi oğlanlarının güçlü kuvvedileri arasından seçilirken yangınlardaki yaralanmalarına göre tazminat alırlardı. Çalışamayacak durumda olanlar ise yönetmeliklerde belirtilen şartlara uyularak kadro dışına çıkarılırlardı. Teşkilatın kurulmasından sonra yaşanan organizasyon bozuklukları, tekrar bir gözden geçirmeyi zorunlu kılmıştı. Buna göre yangın sahasındaki su temin süresini kısaltmak ve herhangi bir karışıklığa meydan vermemek için sakalar haricinde resmi personelin yetiştirilmesine karar verildi. Ayrı bir üniformaya sahip olup tıpkı diğer tulumba neferleri gibi acemi oğlanlarından devşirilecek bu kişilerle personel sayısı artmaya başlamış ve 1724 yılında 86'ya ulaşmıştır. Bu rakamın 1750'lere doğru 150'ye tırmanmış olması, bu ocağa verilen önemin de bir göstergesi olmuştur. Tulumbacı Ocağı neferleri, Şehzadebaşı'ndaki acemi oğlanı kışlasında kalırken tulumbaların ve hortumlann tamiri için gerekli ödenek devlet tarafından karşılanmak kaydıyla tulumbacı-başının gerekçeli kararı ile tulumbacı karhanesinde yapılırdı. Tulumbaların inşa tekniği fazla değişmemekle beraber imparatorluğun sonuna değin 0 muzda taşınmıştır. David tarafından kullanılan ve "didon" adı verilen fazlasıyla ağır tulumbanın kısa sürede işlevsizleşmesi üzerine, 1737'de devrin tulumbacı-başısı Ali Sadık tarafından çift hazneli bir tulumba geliştirilmiştir. 18. yüzyılın ortalarına doğru ise tulumbalara hortumun eklenmesi ile yangın ile mücadelede daha etkin bir rol üst1enilmiştir. Tulumba Ocağı, başlangıçta sadece Yeniçeri Ocağı'na bağlı bir teşkilatken kısa süre içerisinde devletin diğer kurumlarına da yaygınlaştırılmış ve hatta sarayda dahi bir tulumba ocağı kurulmuştur. Tulumbaların kente dağılımında ise yeniçeri karakolları esas alınmıştı. Kolluk adı verilen bu birimlerde zabitan ve alt personelin (neferlerin) kalması için koğuşlar inşa edilmişti tarihinde İstanbul'un 51 kolluğunda 51 tulumba görev yapıyordu. Kolluklar, yangına ilk müdahalede bulunuyorlar, fakat kontrol altına alamazlarsa hızlı bir şekilde Tulumba Ocağı'nı durumdan haberdar ediyorlardı. İlk kuruluş yıllarında ocağın masrafları yeniçeri ağası tarafından karşılanırken 1760 tarihinden itibaren bu görev merkezi hazinenin (hazine-i amire) yükümlülükleri arasına konmuştur. II Tulumba ocag:ının kuruluşu için; İtfaiye Tarihçesi ve istatistig:i (1946: i) ve Özsavcı (1973: 62) 1714, Ünver (1973: 23) ve Ergin (1995: 1119) 1716, itfaiye Tarihçesi (1935: J) , itfaiye kitapçıg:ı (1936: 4 5) 1718, Ahmet Refik (1934: 14) 1719, inciciyan (1976: 70) , Kut, (1979: 773) ve Koçu (1985: 18) i 720 ve son olarak Orhonlu (1964: 51), tarihlerini vermektedirler. Biz yukandaki tarihi verirken Orhonlu'nun,... /719 yangınlannda teşkilatın henüz mevcut olmadığı ve buna mukabil ocak binasının /722 tarihinde tamir edildiği (Başvekalet Arşivi, Kamil Kepeci tasnifi, Ruznamçe defteri, no. 2049; MuzafferErdog:an, Lale Devri Miman Kayserili Mehmed Ag:a, İstanbul, 1962, s.26) göz önünde bulundurulursa tulumba ocağımn /133 (/720-/721) sıralarında kurulmuş olduğu söylenebilir" açıklamasını kendimize esas aldık (Orhonlu, 1964: 51).

6 72 Çağdaş Yerel Yönetim/er, l3 (i) Ocak yılında tarihimizde Vaka-yı Hayriye olarak bilinen dönemde Yeniçeri Ocağı kaldırılırken buna bağlı bir kurum olan Tulumba Ocağı'na da son verilmişti. Tulumba ocak ve kolluklanndaki tüm malzeme yeni kurulan ser-askerlik karargahına nakledmrken bunlann bakımına da asakir-i mansure ordusunun subaylar sorumlu tutulmuştu. Fakat geçiş döneminin düzenlemeleri henüz kurumlaşmamışken İstanbul'u yakıp kavuran Hocapaşa yangını, yürütülen çalışmalann hızlandırılmasına neden olmuştur.il Mansure ordusundan emekliye aynımak üzere bulunan iki subayın gözlemleri ve raporları ışığında askeri personel arasından taburlar oluşturularak teşkilatın askeri karakterine süreklilik kazandırılmıştı. Askeri personelin savaşlar nedeniyle sürekli olarak cephelere sevk edilmesi, hizmetlerin kusursuzlaşmasını engellemesi nedeniyle halktan kişiler de söz konusu taburlarda görevalmaya başladılar. Ocağın ismi kısa bir süre "yangıncı" olarak değiştirildi ve bu süre zarfında kurumlaşma yolunda önemli adımlar atıldı. Örneğin o cak müdürünün emri altına bir "harik müdürü" tayin edilirken teşkilat, Bab-ı ali, Seraskerlik ve mühimmat-ı harik bölgelerine göre üç kısma ayrıldı. On dokuzuncu yüzyılın ortalarına doğru İstanbul'daki toplam tulumba sayısı 31 idi ve müdür, kancacı, borucu, nöbetçi ağa, saka bölük-başısı, harik katibi ve su yolcusundan meydana gelen bir personel ile hizmet etmeye çalışıyordu. Bu dönemde yaşanan bir diğer önemli gelişme de mahalle tulumbacılarının ortaya çıkmasıdır. 13 Ergin ve Koçu, mahallelinin inisayitifi sonucu ortaya çıkan bu gönüllü tulumbacılann kuruluşunu Yeniçeri kınmı sonrası olarak gösterirken (Koçu, 1981: 8 ; Ergin, 1995: 1133), Orhonlu son derece ayrıntılı çalışmasında bunlann kuruluşunu "1868 Der-saadet İdare-i Belediyye Nizamnamesi"nin yayınlanmasına bağlamıştır (Orhonlu, 1964: 53). Bununla beraber konumuz açısından önemli olan nokta, 1868 Nizamnamesi ile mahalle tulumbacılığı belediyenin denetimine bırakıhrken, yangınlarda yardımı görülen bu birlikler belediyelerin koruması altına alınıp ve koğuşlar sağlanmasının yanında günlük iki ekmekle her sene elbise yardımı yapılmaya başlanmıştır. Özellikle Koçu'nun verdiği tulumbacı biyografiierinden insan malzemesini; hamal, kayıkçı, manav ve arabacı gibi alt gelir grubuna sahip kesiden sağlayan mahalle tulumbacıhğı, kendine özgü adabı ve jargonu ile İstanbul sosyal tarihinin en renkli galerilerinden birini oluşturmuştur (Koçu, 1981). Geleneksel orta oyununda küfiirbaz ve ayyaş bir tiplerne ile karşımıza çıkan tulumbacılar, ünlü edebiyatçımız Ulunay tarafından "kent şövalyeleri" olarak vaftiz edilmiştir (Ulunay, 1973: 3). Tulumbacılara karşı olan önyargının kuvvetli 12 Divanyolu - Rumkapı arasını etkisi altına alan yangından sonra kurulan kısa süreli tulumbalar ihtiyar zabitlerin reisliginde faaliyet göstermiştir, bkz. itfaiye Tarihçesi, As. Tbb matbaası, İstanbul, 1935, ss '1ı yıllarda İstanbul'u ziyaret eden Edmondo d'amicis'in Tulumbacılar betimlemesi oryantalist zihniyetin zirve noktasını oluşturur: "Köprü muhafızlarından biri "Tu/un/bacı" diye bağırdı. Bir kenara çeki/dik. Yarı çıp/ak, başı açık, göğsü kıllı, kan ter içindeki bu vahşi/er. dördünün omuzları üzerinde çocuk tabutuna benzeyen ufak bir tu/un/ba olan uzun saçlı, katil. hırsız suratlt, ihtiyarlar. gençler. cüce/er ve dev/er güruhu, çenge//i uzun sırıklar, urganlar baltalar ve kazma/arla göz/eri yuvalarından uğramış, saç/arı dağılmış, yamalı. yırtık e/biseleri uçuşarak, u/uyarak. so/uyarak yanımızdan geçtiler. Yüzümüze vahşi bir hayvan kokusu yayarak Ga/ata Caddesi 'nde kayboldu/ar. Uzaktan gelen son "Allah" feryadını duyduk ve her şey derin bir sessizfiğe gömüldü" (D' Amicis, 1986: 252) yıllan arasında İstanbul'da bulunan Neave'nin farklı olmayan izlenimleri için bkz. Neave, 1978: Koçu da İstanbul Tutumbacılan isimli eserinde bu tulumbacılann ayak takımından Bab-ı ali bürokratlanna kadar uzanan geniş yelpazesini aynntılı bir şekilde incelemiştir (Koçu, 1981: ). Ayrıca bkz. Sadri Sema, 1991' 54. Gelişen ulaşım ve haberleşme sistemleri ile gittikçe sistemin kenanna itilen hamal ve kayıkçılann bu alana gösterdikleri ilgi dikkat çekiyor (Deny, 1934: 833).

7 Bir Be/ge 73 oluşu bu mesleğin popüler olmasına mani olmamıştır (Koçu, 1981: 27). Bir işten çok spor olarak görülen ve dönemin gençleri tarafından büyük bir coşku ile yapılan tulumbacılıkla ilgili engin bir literatür oluşmuştur. l "' 1846 yılında Zaptiye Nezareti 'nin oluşturulması ve ocağın buraya bağlanması teşkilatın tarihinde yeni bir sayfanın açılmasına yol açmıştır. Nihayet geçen makalemizde de geniş bir şekilde incelediğimiz "1868 Der-saadet Belediyye Nizarnnamesi" ile şehremaneti ve belediye dairelerinin tekrar düzenlenip faaliyete başlaması ile teşkilatın görevi bu daire1ere bırakılmıştır. ls Yeni teşkilatlanma ocağa daha sivil bir hava katarken pek çok bölge ve dairede beledi çalışmaların atıl kalması, var olan itfaiye teşkilat çalışmalarını da aksatmıştır. Aynı nizarnname ile her mahallenin bir tulumba tedarik etme şartı ise mahalle tulumbacıhğı ve onun kent hayatına kazandırdığı yeni bir kültüre kapılarını aralamıştır. Modern İtfaiye Teşkilatının Kuruluşu 1870 Haziranında Beyoğlu'nda çıkan ve kısa sürede kentin geniş bir bölümünü etkisi altına alan büyük yangın, en büyük tahribatı bölgenin gayrı Müslim ve Levanten burjuva sınıfına indirmiştir. Yangının faturası çok büyük olmuş ve devlet kişiye para yardımında bulunmuştur. fakat modern itfaiye teşkilatının kuruluşuna yol açan gelişmeleri bu yangından en büyük zarar gören ve yukarıda belirttiğimiz komprador sınıf başlatmıştır. Yangından hemen sonra Sadrazam Rüştü Paşa 'yı ziyaret ederek zararlarını gösteren üç yüz bin lira değerindeki sigorta poliçelerini sunmuşlar ve bundan sonra böylesi büyük yangınların önüne geçilmesi için düzenli bir itfaiye teşkilatının kurulmasını talep etmişlerdir. Gayrı Müslim sermayedar kesimin beklentileri Bab-ı ali'ce olumlu karşılanmış ve ilk önce bir yangın nizarnnamesinin hazırlanması ardından da teşkilatlanmaya geçilmesi üzerinde çalışmalar başlatılmıştır. Teşkilatlanma çalışmaları Dahiliye Nezareti çatısı altında sürdürülmüş ve bu süreç i çerisinde pek çok Avrupa ülkesinde yürürlükte olan yangın teşkilat ve yönetmelikleri gözden geçirilmiştir. Nezaret bürokratlarının çalışmaları 1874 sonbaharına kadar sürmüş ve nihayetinde Macaristan'daki yangın pratiklerinin diğerlerinden üstünlüğü kabul edilmiştir. 16 Macaristan ile kurulan diplomatik temaslar sonrasında, Budapeşte itfaiye 14 Mahalle tulumbacılarından katkıları dolayısıyla esnaflardan alınan tezkere alınmazdı. Yangın sırasında işi güzü bırakı yangın yerine giden bu kişilerle beraber sakalar, dülgerler de hemen olay yerine giderek yangına müdahale ederlerdi (itfaiye Tarihçesi, 1935: 3). Ek gelir olarak tulumbacılık yapan bu kişilere istanbul esnafı sadece kavun, karpuz ve salatalık ve üzüm satmalarına izin vermişti. Sperco, ayrıca bu kişilerin yangın yerine büyük bir şamata ile gittikleri ve etrafı yagmaladıklarını belirtiyor (Sperco, 1989: 49). ıs Söz konusu nizamnameyi son makalemizde ayrıntılarıyla incelemiştik. Nizamnamenin on birinci maddesi gerekli düzenlemeleri yaparken tulumbaların bakımından sorumlu tutulmuşlardı. Bkz. On birinci Madde: Demir-i be/ediyye me 'murlarından sirknt ve ahz-ı n/şvetle müttehim o/anlan bila-istintak Şura-yı Devlet 'e gönderecektir. Vergi af ve tenzili ve mendji-i umumiye için /edel-hace alınacak em/ak tazmindtı deavisi ve mecalis-i belediyyeden icra ettirilen inşaat ve ameliyat müteahit/eriy/e de vair-i belediye arasında vuku bulan münazaat deavisini nı 'yet ile karar verir ve esnaf meclis/erinden verilecek i/dmall nizdm-ı mahsusuna bijteıjik rü J'et ey/er ve sanayi 'inin terakkiyaıını mucip olacak surelle esnaf nizamlarının tadil ve ıesviyesine ve harik tu/umbalarınm taht-ı intizamda bulunma/an zımnmda lazım gelen nizamatın tesisine ve asar-ı atika cemm 'iyle nıiize tertibine i '/ina ve dikkat eder". Erkan Tural, "Osmanlı Kenti, Romanov-Osmanlı Belediyeci Iigi ve 1868 Nizamnamesi", Çağdaş Yerel Yönelimler Dergisi, C. 12, S. 4, Ekim Macaristan ile burada kast ettigimiz Habsburg hanedanı tarafından yönetilen Avusturya-Macaristan İmparatorluğudur. Fakat özellikle 1848 devrimlerinin etkisi imparatorluğu uzun bir süre meşgul etmiş ve Kossuth ta

8 74 Çağdaş Yerel Yönetimler, /3 (/) Ocak 2004 Alay Kumandam Kont Edmond Szechenyi 'nin kurulacak teşkilatın başkanlığına getirilmesi uygun bulunmuştur. Szechenyi'nin denetiminde yapılan çalışmalar kısa süre içerisinde yeni bir teşkilatlanma ortaya çıkarmıştır (30 OcakI876). İstabul, Pera, Üsküdar ve İstanbulolmak üzere üç ana merkeze ayrılarak bu bölgelerde itfaiye taburları oluşturulmuştu. Tüm taburlar, İstanbul İtfaiye Alayım oluşturuyor bu alay da İstanbul Hassa Ordusu'nun bir kolunu teşkil ediyordu. Her taburun başına bir binbaşı sevk edilirken İtfaiye Alayının kumandanlığına getirilen Kont Szechenyi, feriklik payesi ile taltif edilmiştir. itfaiye teşkilatı 1887 sonrası düzenlemelerle daha da geliştirilmiştir. Bu dönemde hazırlıkları Kont tarafından yürütülen, fakat daha sonra Bahriye Nezareti 'ne bağlanan Bahriye itfaiye Teşkilatı kurulurken, mevcut taburlara eklenen iki tabur ile halihazırdaki personel kadrosu daha da genişletilmiştir. 17 Son yapılan düzenlemeler, tabur merkezlerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açmış ve bunun sonucunda Bab-ı ser-askeri, Taksim, Tersane ve Selimiye kışlaları yeni teşkilatlanmaya ev sahipliği yapmaya başlamıştır. 18 rafından yakılan ateş 1867 tarihinde her iki ulus arasında yapılan bir anlaşma ile neticelenmiştir. Buna göre Habsburg hanedanından büyük ölçekli bir imtiyaz koparan Macarlar, Osmanlı itfaiye teşkilatının oluşumu SIM rasında önemli kent projelerine imza atıyorlardı. Belirtilen tarihte Macarlar, Budin, Peşte ve Obuda kentleri, Budapeşte adında birleştirirken yeni kentte hizmete sokulan Avrupa'nın ilk yer altı metrosu adeta bu başanya vurulan bir mühendislik imzası anlamı taşımıştır, bkz. Vera Backsai, Town and Urban Society in Early Nineteenth Century Hungary, Akademiai Kiado, Budapest, Aynca bkz. Budapest : A History from ils Beginnings to 1998, (Ed.) Andras Gero and Janos Poor, Columbia University Press, New York, Dahiliye Nezareti tarafından Şura-yı devlefe sunulan gerekçeli açıklama ise şu şekildedir; "Malum- i hakayık melzum-ı ali buyurulduğu vechile Darü's-saltanat-ı aliyyede vuku bulmakda olan hariklerden bazısımn kesb-i imtidad ve cesamet etmesi esbab ve edevat-ı itfaiyyenin lüzum ve ihtiyac-ı hakikiderecesinde bulunmadığından neşet edüp bu noksanın ikmali ve emniyet-i mülkiye ve maliye-i ahalinin şu yüzden dahi istihsali mütehattim-i zimmet-i hükümet olduğu müsellematdan bulunduğundan bundan dört sene evvel mahsusan teşkil edilmiş olan komisyonun ol babda idib-ı hal ve masıahalı bi'l -etraf teemmül ve tedkik birle tertib ve tanzim eylediği nizamnamenin şimdiye değin mevki-i ti'l ü icraya konmaması maksad-ı mezhura daha masraf ve külfetsiz sureıde tarik-i vusul aramakdan neşet eylemiş ise de Cenab-ı Hak eyyam-ı ömr ü afiyet-i şahanelerini nücum-i sema ve mahlukat-ı arz umadan ezyed ve firavan buyursun, sekene-i pay-i taht-ı mülukanelerinin gül-i hin ve an-ı mamelek ve samanlannın arza-i ateş-i zarar-efşan ve nicelerinin dahi hakis-ter-nişin-i haybet ve hüsran olması merahim-i şamüe-i hazret-i padişahiye çes-ban olmadığından tedabir-i itiaiyyenin sür'at-i ittihaz ve icrası emr ü ferman-ı isabet-ıyan-ı cenab-ı cihan-bani iktiza-yı celilinden bulunmuş ve vakıa bu hususda edilecek masarif fedakarlık derecesine kadar götürüise bile istiksar olunamayacağı derkar bulundukdan ve tedabirmi mezkurenin merkez-i husule getirilmesinin Iüzum ve ehemmiyeti asar-ı fi'iliyye yani ekser ahyanda su'le-nümamyi zuhur olan harik beliyyesiyle sabit ve mütehakkık oldukdan maada Avrupa'mn ekser meşhur büldanında vuku-ı harik esbab-ı zahiriyyesinin başlıcalannın fıkdanıyla beraber mükemmel ve muntazam heyet-i itiaiyye mev-c ud iken kürre-i arzın en güzel noktasında bulunan ve makarri evreng-i hilafet ve saltanat-ı uzma olmakla enva-i şeref ve meziyete kesb-i iktiran eyleyen se-vad-ı a'zamda ol suretle bir heyetin adem-i vücudu layık ve şayan-ı aliye muvafık görünmemiş olmağın salifü'z-zikr komisyonun mukaddema kaleme almış okluğu mazbata ile nizamname-i mezhur bu kerre dahi ez-ser-i nev Encümen-i Mesveret-i Vükela'da der-mi yan olunmuş..." (Ergin, 1995: i 126-7). 17 Akyavaş, Kasımpaşa'da konuşlandınlan Bahriye Itfaiye taburu üzerinde ciddi bir kurumsal yetki kannaşasının yaşandığını Uıkat son noktada Bahriye Nazın'nın, Szechenyi'yi taburun hiçbir faaliyetine kanştınnamayı başardığını söylüyor, bkz. Akyavaş, 2000: Bununla beraber Kont, istediği tüm projeleri hayata geçirememiştir. Projelerinin büyük bir kısmının BabMI ali odalarında sürüncemede kalması üzerine Kont, "itfaiyenin ıslah ve tensiki hakkında yıllar yılı verdiğim raporlan ok ka ile satmış olsalardı yeni alat ve edevat alınırdı" deme noktasına getinniştir (Akyavaş, 2000: 118). Yapılan düzenlemeler sonucunda itfaiye teşkilatımn herşeyiyle mamur bir organizasyon haline geldiği de düşünülmemeli. Bu sıralarda İstanbul'da çıkan bir yangında hane sakinlerinin yanarak hayatlanm kaybetmesi

9 Bir Belge 75 ı 908 Devriminden sonra gerçekleştirilen geniş kapsamlı bürokratik düzenlemelerden itfaiye teşkilatı da payım almış ve taburlar daha küçük birimlere düşürüıerek müfreze şeklinde yeniden örgütlenmiştir. Buna göre itfaiye müfrezeleri, Fatih, Samatya, Arnavutköy, Yıldız, Şişhane, Dolmabahçe, Selamsız, Nuh-kuyusu, Kuzguncuk, Pangaltı Kadıköy, Üsküdar ve Sariyer karakollarına ayrıldılar. İlk defa bu dönemde itfaiye teşkilatı mekanize hale getirilmiş ve nakliye otobüsleri ile motorlu tulumbalar hizmete sokulmuştur. Ancak Balkan ve hemen arkasından gelen Birinci Dünya savaşları nedeniyle atılan adımlar daha ileriye götürülemediği gibi devrimden sonra zaten yaşlı personelini bürokratik düzenlemeye feda eden itfaiye Teşkilatı, bitmek bilmeyen savaşlar sonucunda da personelini cephelerde kaybetmiştir. Yine de Osmanlı'nın bu son döneminde belirtilmesi gereken şey, itfaiyenin kendi iç hiyerarşisini askeriyenin egemenliğinden kurtarmış olduğudur. Eğer süreç bu şekilde devam etseydi, sürekli hizmet ve deneyim esaslarını kendine şiar edinmiş bir kurumun askeriye tarafından idare edilmesi, hem bu hizmetleri kesintiye uğratacak hem de kariyer konusunda fazla bir gelecek vaad etmeyen bir kurumun askeriye içinde tutulması çeşitli memnuniyetsizliklere sebep olabilecekti. O nedenledir ki, itfaiye, kendi personelini kendi içerisinde şekillendirmeye başlamakla birlikte, yine de bir itfaiye Okulu'nun kurulması için cumhuriyet dönemini beklemek gerekecektir. Cumhuriyet Dönemi Kurtuluş Savaşı'ndan sonra yeni Türk devletine rengini verecek önemli reformlara geçilmeden önce Ankara hükümetinin itfaiye teşkilatı ile ilgili düzenlemeler yapması dikkat çekicidir. Yangın söndürme görevinin askeri değil beledi bir hizmet olduğunu düşünen hükümet bununla ilgili düzenlemelerin yapılması için 1923 haziramnda İstanbul şehreminliğini sorumlu tutarak gerekli ödeneğin emanet bütçesine göndermiş ve hazırlıkların tamamlanması için de üç aylık bir süre tanımıştır. Dönemin şehremini ve valisi Haydar Bey tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda İstanbul, Beyoğlu ve Üskü.dar merkezli bir teşkilatlanmaya gidilmiştir yılında hizmet vermeye başlayan modem İstanbul belediyesi itfaiye teşkilatının liralık bütçesi ertesi yıl ı ı 7.000'e ve 1936 yılında ise 'ya çıkarılmıştır. Bu artışta 1923'te 72 olarak kaydedilen büyük yangın sayısının 1935'te 554'e ulaşması da en büyük nedeni oluşturmuştur. 3 N isan 1930 tarihinde kabul edilen 1580 sayılı Belediye Kanunu ile de her belediyenin itfaiye teşkilatı oluşturması yasal güvence altına alınrmştır. Kanunun 15. maddesinin 22. fıkrasında sayılan yükümlülükleri yerine getirmek için ı 6. maddenin ı. fıkrasında her belediye bir itfaiye teşkilatı vücuda getirmek mecburiyetinde bırakılmıştır. Halihazırda İstanbul Büyükşehir Belediyesi 'ne bağlı olan itfaiye Okulu, 1937' den beri yurdun her tarafından gelen itfaiye erlerini dokuz ay süreyle teknik eğitim vermektedir. Bu yılların atılımcı şehremini Muhittin Üstündağ zamanında ise itfaiye teşkilatının modernizasyon çalışmalarına devam edilmiş ve aralarında bir adet otomatik merdiven olmak ü zere 51 parça makine hizmete sokulmuş ve böylece belediyeye bağlı araç sayısı 93'e çıgazetelere haber olmuş ve Basiretçi Ali Efendi konu ile ilgili yazdığı bir yazıda itfaiyecilerin bırakın kancalı merdiven sahip olmayı ha,]a ip merdivenler ve delik su kovaları ile iş görmeye çalıştıklarını söylemiş ve mahalle tulumbacılarına da lafı getirerek peynir ekmek karşılığında bu işi yapanlardan daha fazla şey beklemenin haksızlık olacağını belirtmiştir, bkz. Basiret, no: 806, 19 Şevval 1289 Basiretçi Ali Efendi, 2001:

10 76 Çağdaş Yerel Yönetimler. /3 (i) Ocak 2004 kanımıştır. Her grup ve müfrezede benzin depoları yapıldığı gibi itfaiye karargahlanna bahçe ve havuz yapımına da yine bu dönemde başlanmıştır yılı ile bir başka ö nemli gelişme yaşanmıştır. Milli Savunma Bakanlığı, bu tarihte kendisine bağlı deniz itfaiye teşkilatını İstanbul şehremanetine terk etme karan almış ve otuz dört yıllık kurumu belediyenin hizmetine tahsis etmiştir. itfaiye teşkilatı çalışanlarının kazalara karşı sigortalanmasına da yine Üstündağ döneminde başlanmıştır. İstanbul'un Fatih semtinde bir itfaiye direktörlük ve merkez grup binası ile bir itfaiye müzesinin açılışı da yine bu dönemde yapılmıştır. itfaiye bandosunun kuruluşu da yine aynı sıralarda gerçekleştirilmiştir. Yerli malını kullanım kampanyaları çerçevesinde Avrupa'dan ithal edilen bazı itfaiye gereçlerinin Türkiye'de imal e dilmesi için bir de sarçhane inşa edilmiştir. 9 Haziran 1958 tarihli "Sivil Müdafaa Kanunu" ile tabii afetler ve büyük yangınlara karşı halkın can, mal kaybını en düşük seviyeye çekilmesi için itfaiye teşkilatları sorumlu tutulmuştur. 15 Mayıs 1959'da yayınlanan "Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun"nun 4. maddesiyle de afet sonrasında gönüllü itfaiye birimlerinin kurulmasına onay verilmiştir. İstanbul dışında herhangi bir kentin bu makalede ve genelolarak daha önceki makalelerimizde yer almıyor oluşu kesinlikle bizim tasarrufumuzda olan bir şey değildir. Dikkat edileceği gibi, imparatorluk fazlasıyla İstanbul merkezli idare edilen bir yönetim a dabına sahipti ve yayınlanan nizarnnameler sadece ona hasrediliyor ancak idareyi derinden etkilemesi düşünülen durumlarda (maliye-askeriye gibi) imparatorluğun kalan topraklarına doğru genişletiliyordu. Buradan İstanbul için çıkarılan ve daha sonra uygulamaya geçirilen pratiklerin tüm imparatorlukta birebir uygulandığı şeklinde ampirik genellemelere gitmiyoruz sadece verilerin elde edilebilirliği açısından İstanbul üzerinde duruyoruz. Örneğin sadece itfaiye gibi bir konuda dahi Anadolu'nun ne gibi bir gelişme kaydettiği hala bir "terra incognita"dır. Buna karşın İzmir ve Ankara ile ilgili bize basit bir kıyaslama yapmak için izin vereceği ölçüde bir aktarım yapacağız. Ankara Ankara itfaiye Teşkilatı 'nın geçmişi, cumhuriyetin ilk yıllarında başlıyor. Kurtuluş Savaşı sırasında kurulan "itfaiye Bölüğü" araç ve gereçleri ile 1924 yılında Ankara Belediyesi'ne bırakılmıştır. Yine de adı geçen "İtfaiye Bölüğü"nün ilk kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi mevcut değildir. Yine de zamanımıza kadar ulaşmış ve Osman Zeki Bey'e verilmiş bir takdirnameden bölüğün "Müstakil itfaiye Bölüğü" adıyla hizmet verdiği ve 1922 yılı başlarında kurulduğu anlaşılmaktadır. Bölük, belediyeye geçtikten sonra asıl kurumlaşmasını tıpkı İstanbul gibi 30'lu yıllarda gerçekleştirmiş ve özellikle İstanbul itfaiyesinde de önemli hizmetlerde bulunmuş Albay Rüştü Başman'ın müdürlüğü sırasında önemli gelişmeler kaydetmiştir. İzmir Önemli bir ticaret kenti olan İzmir'de ise itfaiye teşkilatının kuruluşu 19. yüzyılın sonuna rastlamaktadır. Bilhassa tarihleri arasında yaşanan ve kenti baştan başa kül eden 12 büyük yangından sonra kentin ekonomik hayatına egemen olan Levanten

11 Bir Belge 77 kesimin öncülüğünde yangın sigorta şirketleri, kendi itfaiye teşkilatlarını oluşturmuşlardır (Baskın, 1941: 34). Müslüman kesim ise yangın ile mücadeleyi kendi gönüllü mahalle tulumbacıları ile giderme yoluna gitmiştir. İngiliz, Alman ve Fransız sermayelerine dayanan bu ilk sigorta şirketlerinin kurdukları tekel nedeniyle, Türk kesimi yetersizliklerinden sık sık şikayet etmelerine karşın mahalle tulumbacılığından modem itfaiye teşkilatına geçememişlerdir. 19 İzmir'deki sigorta kumpanyalarının kendi itfaiye bölüklerini buharlı tulumbalar ile donatırken aynı sıralarda şehremaneti itfaiye teşkilatının hala tulumbalarının eski tip ve omuzda taşınıyor olması yaşanan çelişkinin en güzel örneğini oluşturmuştur. İstanbul'un çok sonraları tanışacağı "tazyikli su"yun İzmir'de yüzyılın ortasından itibaren uygulanıyor oluşu ve kumpanyaların bunu kendi teknolojileri ile birleştirmeleri de yangınla mücadelede ö nemli bir mesafenin kat edilmesine neden olmuştur. Kurtuluş Savaşı sonrası İzmir'inde itfaiye teşkilatının gelişimi ekonomik zorluklar tarafından sınırlandırılmıştır. Yunanlılar kentten çekilirken çıkan yangında Türk mahallesi dışında kalan alanın %'ünün yanması kentin ekonomik varlığını tamamen ortadan kaldınnıştır (Yetkin-Yılmaz, 2002: 10-11; Baskın, 1941: 6-7). Bu nedenledir ki, kumpanyaların teçhizatları belediyeye devir edilmişse de savaş sonrası dönemde çıkan yangınların pek çok mal ve cana zarar vermesinden örnek bir kurumlaşmaya ulaşılamadığı sonucuna varılabilir. Yine de Cumhuriyet döneminin ilk belediye reisierinden olan Muammer Bey zamanında yapılan yatırımlar sonucunda itfaiye personel sayısı kırka çıkarılırken belli miktarlarda itfaiye gered de satın alınmıştır (Yetkin-Yılmaz, 2002: ıı) yılında İzmir, İstanbul ve Bursa'da yaşanan büyük çaplı yangınlar neticesinde Dahiliye Vekaleti, bir genelge yayınlamış ve bu genelge ile belediyelerin bütçelerine itfaiye için yeterli ödenek sağlaması, itfaiye elemanlarının yetiştirilmesi, uygun araçların sağlanması ve yangınlara kısa sürede müdahale edilmesi gereğini belirtmiştir (Yetkin Yılmaz, 2002: ı 2). Fakat tüm dünyayı etkisi altına alan ı 929 Ekonomik Bunalımı belediyenin pek çok projesi gibi itfaiye ile ilgili yatırımlarını da etkilemiş ve inşaatı süren itfaiye binasının bitirilmesi gecikmiştir. Bu nedenledir ki İzmir'de modem itfaiye teşkilatı asıl gelişimi için ekonomik bunalımın hafiflemesini beklemek zorunda kalmıştır. Hollanda Bourboun ve Habsburg hanedanıarı arasında 16. yüzyıl boyunca devam eden çekişmeler, Hollanda 'nın da parçasını oluşturduğu "aşağı ülkeleri" (günümüzün Hollanda, Belçika ve Lüksembourg'u) son derece olumsuz bir şekilde etkilemiştir. Öyle ki, bu sıralarda Amsterdam'da bulunan ünlü İngiliz yazar Defoe, kentin atıl halini "horoz ve tavuklarını bile doyurmaya yetmez" diyerek özetlemiştir. Amsterdam'ın bu durumdan sıyrılarak Braudel 'in adlandırmasıyla "yüksek voltajlı kentsel ekonomi"ye geçişi de söz konusu yüzyılın sonuna rastlamıştır. Oranj hanedanından William'ın İspanyol egemenliğine son vermesi (1578) ve kentin iç kanallarıyla denizin birleştirilmesi ve bu kömplekse büyük bir liman ve tersanenin 19 İtfaiye, kapitülasyonlar nedeniyle gelişimini tamamlayamayan kurumlarımızdan sadece bir tanesidir konu ile son yıllarda yapılmış en ayrıntılı çalışma için bkz. Mehmet Emin Elmacı, IL Meşrutiyetten Lozan'a KapitÜıasyonlar, D.E.Ü, A.i.i.T.E., yayımlanmamış doktora tezi, İzmir, Ayrıca bkz. Baskın, 1941: 35-6.

12 78 Çağdaş Yerel Yönetimler, /3 (i) Ocak 2004 eklenmesi ile gelecek yüzyılın en büyük deniz imparatorluğuna giden gelişmeleri başlatmıştır. Amstel nehrinin üzerinde giderek büyüyen kent, dönemin önemli ticaret kenti Anvers'i tahtından etmiş ve deniz aşm ticaretten elde edilen sermayenin itmesi ile Amsterdam 17. yüzyılın New York'u olmuştur. Dünyanın her tarafından insanların akın ettiği Amsterdam'ın nüfusu kısa süre içerisinde 'den 'e çıkmıştır. Kentin hızlı büyümesi itfaiye teşkilatının da daha kompleks bir mevcudiyet kazanmasına yol açmıştır. Aslında Amsterdam'daki gelişmeler de Osmanlı İmparatorluğu'ndan farklı olmamıştır. Örneğin kent, geçimini balıkçılık ve düşük miktarda tarımcılıktan sağlarken dönemin yöneticileri, yangınlara karşı benzer yasaknameler yayınlamış ve benzer uyarılarda bulunmuşlardı tarihli ilk yasaknamede, yangın durumunda ve yangına karşı neler yapılacağı özetlenirken, sorumluluklarını yerine getirmeyen kişilere ağır cezai yaptmmlar getirilmişti. Yangın gözedeme işi gönüllülük esası üzerinden yapılırken 1421 ve 1452 yangınlarının kentte yol açtığı büyük yıkım, konut mimarisinin değiştirilmesi zorunluluğuna yol açmıştır. Uygulamaya konan yönetmeliklerle evlerin ahşap ve sazdan yapılması yasaklanmış ve tamamen taş malzemenin kullanılması emredilmiştir. Her mesken sahibinin evinde kova ve merdiven bulundurması gerekliliği de bu yönetmeliklerce belirtilmiştir yılında yayınlanan diğer bir yönetmelik ise halkın yangın durumundaki görevlerini yeniden gözden geçirirken bu mücadelede kullanılacak malzeme, devrin teknolojik sınırlarını da gözler önüne sermiştir: Deri kovalar (kırba), kanca, balta, merdiven ve barut. 20 Kentin yüzyılortasından itibaren hızla büyümesi çıkan yangınlarla da daha etkili bir şekilde mücadele edilmesi gerekliliğini ortaya koymuştu yılında çıkan küçük çaplı bir yangın dahi kısa süre içerisinde kent merkezini ve bu arada belediye binasını yakıp kül etmesi ile ilk el tulumbaları Nuernberg 'ten ithal edilmiştir. Bu dönemde Almanya ve özellikle Nuernberg tulumba teknolojisinde gayet ileriydiler ve Avrupa 'nın bir çok merkezine tulumba ihraç ediyorlardı. Amsterdam'a ithal edilen 54 tulumba, 15 metreye kadar su basabilme özelliği ile zamanın en gelişmiş teknolojisine sahipti. Takip eden gelişmeler karşımıza Hollanda'nın simge ismi Jan van der Heiden'i çıkartmıştır. Ünlü ressam ve bilim adamı Heiden'i araştırmaları soncunda tulumba teknolojisi yüzyılın son çeyreğinde hayli geliştirilmiş ve ilk defa olarak hortum kullanımına başlanmıştır. Heiden'in başarıları, onun kısa sürede Amsterdam yangın tulumbaları mühendisliğine atanması ile sonuçlanmıştır. Yine aynı sıralarda Heiden, tüm pompaları birbirine bağlayarak eş zamanlı püskürtüıebilir ve taşınabilir yeni bir tulumba sistemi geliştirmiştir. Tüm bu gelişmeler neticesinde Hollanda 'nın ilk itfaiye teşkilatı, 1685 yılında Heiden'in önderliğinde kurulmuştur. Amsterdam'ın kaydettiği bu gelişmeler, Anglosaxon dünyasının uzağında kalmıştır. Bunun nedeni ise İngiltere ile Hollanda arasında tüm 17. yüzyıl boyunca deam eden siyasal mücadelelerde bulunabilir. Yaşanan savaşlar, fikirsel alışverişi de engellemiştir. Öyle ki aşağıda da göreceğimiz üzere Amerika, 20 Osmanlı uygulamalarından farklı olarak Hollandalılar, daha sonra görece~imiz gibi İngilizler ve Amerikalılar yangıola mücadelede barut kullanmışlardır. Barut'un kullanılış amacı balta veya kancadan farklı değildir. Yangının daha geniş bir alana yayılmasını engellemek için çevre yapılar yıkılarak veya havaya uçurularak boşahıhyordu. İstanbul gibi son derece sık ve yo~un bir yerleşim alanında barut kullanımının yaratacağı faciayı tahmin etmek güç değildir. Belki de bu nedenle hiçbir Osmanlı talimatnamesinde barut kullanımından bahsedilmemektedir.

13 Bir Belge 'de ilk tulumbayı İngiltere'den ithal ederken aldığı tulumbaların modelleri Hollanda da kullanılanların fazlasıyla gerisindeydi. Ancak Amsterdam'ın 18. yüzyıl başlarından itibaren eski gücünü kaybetmesi ve ingiltere'nin rekabeti altında ezilmesi teknolojik ufkunu da sınırlandırmıştır. Bu tarihten itibaren Hollanda teknoloji üreten değil ithal e den bir konuma düşmüştür. Örneğin ı 866 yılında itfaiye teşkilatının yeniden düzenlenmesi kapsamında İngiltere'den buharlı tulumbalar ithal edilmiştir. Aynı düzenlemeler bir başka önemli gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Bu tarihten itibaren Hollanda, İstanbul'da 1826 yılından beri mevcut olan gönüllü itfaiye ekiplerini oluşturmuştur düzenlemesi sonucunda 120 kişilik itfaiye ekibi dokuz hizmet bölgesine ayrılmış ve telgraf sistemi ile istihbarat ağlarını güçlendirmişlerdir. Bu düzenleme ile beraber itfaiye erlerinin dönüşümlü tam saat mesai uygulamasına da geçilmiştir tarihinde yayınlanan yönetmelikle Yeni Amsterdam İtfaiye Teşkilatı kurulurken eğitimleriyle, teknik donanımlarıyla Avrupa'nın en ileri itfaiye organizasyonu oluşturuldu yılında ilk Uluslararası Yangın Hizmetleri Kongresi'nin (CTIF) Amsterdam'da toplanması ve ilk başkanlığına Amsterdam itfaiye Teşkilatından Johannes Meier'in seçilmesi, yakalanan bu başarıların bir uzantısı olarak görülmüştür. Hollanda itfaiye Teşkilatı, 1900 tarihinde ilk elektrikli tulumbalarını hizmete sokarken, 1906'da kendi kendine çalışan buharh tulumbaları da donanımına eklemiştir. Petrol ile çalışan pompaların kullanımına 1916' da itibaren başlanırken daha sofıstike tulumbaların Almanya'dan ithal edilmesine, tüm dünyayı bir anda etkisi altına alan dünya savaşı engelolmuştur. Savaş sonrası yaşanan yıkım ve hızla artan nüfus, Hollanda belediyesini daha keskin önlemler almaya sevk etmiştir. Devletten sağlanan ödenekler itfaiye araç ve gereçlerine harcanmış ve bu kapsam içerisinde on iki motorlu tulumba ve dört döner merdiven hizmete koyulmuştu. Aynı dönemlerde istihbarat sisteminin geliştirilmesi adına çift frekansh radyo şebekesi ve telefon sistemi uygulmaya konmuş ve telefon ağı hızlı bir şekilde tüm merkezlere yayılmıştı 'larda teşkilatına sürat botlarını da ekleyen Hollanda itfaiye Teşkilatı en son arasında büyük bir düzenleme çalışmalarına sahne olmuş ve bunun sonucunda günümüzün 14 merkez istasyonlu yüksek teknik eğitim bilgisine sahip profesyonel itfaiye erlerine sahip Hollanda itfaiye Teşkilatı ortaya çıkmıştır. İngiltere 1066 yılında Britanya'da ilk itfaiye teşkilatı Roma İmparatorluğu zamanında kurulmuştu. İmparator Augustus tarafından organize edilen "Corps of Vigiles" isimli itfaiye teşkilatının Britanya'daki yaşam süresi imparatorluk ile kesişmiş ve 400'lü yıllarda Roma sancağının Britanya'dan çekilmesi ile beraber bu teşkilat da varlığını kaybetmiştir. Britanya istilasını tamamlayan Normanlar, yangınlara karşı ilk yasaknameleri takip e den dönemde yayınlamışlardır. Bu nameler özellikle mesken sahiplerinin gece yatarken ocaklarını söndürmeleri şeklinde tavsiyeler içerirken gece görevlilerce çalınan çan ile de (curfew beli) bu hatırlatma her gün tekrarlanıyordu. Britanya itfaiye tarihi için asıl dönüm noktasını 1666 Büyük Londra Yangını oluşturmaktadır. Yangının Londralılara olan maliyeti oldukça yüksekti. Kentin 5/6'i tahrip 0

14 80 Çağdaş Yerel Yönetimler, i3 (I) Ocak 2004 lurken l3.200 ev, 87 kilise ve kamu binalarının büyük bir kısmı yok olmuştu. ll Yangınından sonra dönemin İngiltere kralı II. Charles tarafından çıkarılan "Londra Kentini Yeniden İnşa Etme Yasası" ile sokakların genişletilmesi ve nehirlere kanallar açılması ve yapılara düzenleme getirilmesi gibi dönemine göre oldukça radikal atılımları barındıran yasa onaylandı. Bu süreç içerisinde oldukça devrimci uygulamalar gerçekleştirildi. Örneğin geleneksel kent perspektifinin baştanbaşa yırtılması, bunlardan sadece bir tanesiydi. Bu zamana kadar kent planlamasında riayet edilen kurallar, hızla yapılanma adına pragmatik kaygılarla göz ardı edilmiş ve hızla artan nüfusu ile Londra adeta Times nehrine doğru kat kat gelen deniz dalgalarına benzemişti. Yangın sonrasında yapılan düzenlemeler ile kent, dört ana bölgeye ayrılarak ve her bölgede 800 kova (kırba), 50 merdiven (10 tanesi 42 adımdan uzun olacaktı), 24 kazma, 40 kürek bulundurması yasalaştırıldı. Listeden de anlaşılacağı gibi kullanılan teknoloji hala çok ilkeldir. Fakat bu tarihten itibaren çok önemli gelişmeler kaydedilmeye başlanmıştır. Daha sofistike tulumbaların Hollanda' dan ithal edilmesi bu durumun göstergesi iken gelişmelerin yönünü tayin edecek olan asıl değişken, sigorta şirketlerinin kurulması olmuştur. Londra' da ilk sigorta şirketi 1681 yılında kurulmuş ve sayıları hızlı bir şekilde artış göstermiştir (Phoenix Fire Office, Hand in Hand Office ve Friendly Society bunların en geniş müşteri portföyüne sahip olanlarıydı). Şirketler 1700'lü yılların ortalarına gelindiğinde yirmi binin üstünde Londralıyı kendi müşterisi yapmıştı. Sigorta şirketleri önceleri sadece kapsamlarını konut sigortası ile sınırlarken 1708' den sonra her türlü taşınmazı da bu kapsama dahil etmişlerdi. Şirketler, maliyetlerini düşürmek için bir yandan yönetime baskı yaparak meskenlerin taştan yapılmasını yasalaştırırken diğer taraftan kendi itfaiye teşkilatlarını kurma yoluna gitmişlerdir. Böylece her sigorta şirketi kendi itfaiye teşkilatlarını kurarken, Kıta Avrupa'sından ithal ettikleri yangın ekipmanları ile de bu teşkilatlarını güçlendirmeye çalışmışlardır. İstanbul'da görüldüğü üzere bu şirketler de insan malzemesini liman hamalları ve nehir kayıkçılarından sağlamışlardır. Müşterilerinin evine kendi arınalarını çakan şirket itfaiyesi, yangın durumunda da sadece kendi müşterilerinin yardımına koşmuş ve faaliyetlerini salt müşterisinin hanesi ile sınırlamışlardı. Bu ise zamanla halkın tepkisine neden olmuştu yılı bu şirketler i çin bir dönüm noktası olmuştu. Az önce kısaca belirtilen nedenlerden dolayı halkın nezdinde sigortacılara karşı büyümeye başlayan hoşnutsuzluk bu tarihte tüm şirketlerin birleşmesi ile çözümlenmeye çalışılmıştır. Ortak hareket etmek, şirketlerin prestijini arttıracağı gibi kar marjlarını da yükseltecekti bu nedenlerle kurulan London Fire Engine Establishment'ın başına Edinburg yangın şefi James Braidwood'u getirmişlerdi. ll Braidwood'un faaliyetleri sonucunda l3 itfaiye merkezli ve tam saat çalışan itfaiye erleriyle son derece dinamik bir itfaiye teşkilatı oluşturulmuştu. Kaydedilen bu gelişmeler Britanya ekonomisini de güçlendirmiştir. Çünkü yangın sigortaları sadece insanların e- II Ünlü İngiliz devlet adamı Thomas More, sanki bir yüzyıl öncesinden bu felaketi tahmin etmiş gibi 1518 yılında kaleme aldıgı "Utopia" isimli çalışmada hayalini kurdugu kenti yangınlara karşı oldukça korunaklı bir şekilde kurgulamıştır;... başlangıçta ev/er çerden çöpten. alçacık bir kuliibeymiş, duvar/an kerpiç, saçakıt damlan saz/arla örülii)'miiş. Şimdiyse evler üç katlı taş ya da tuğla duvarlı, derli top/u ve içten sıva/ıdır. Tavan/ar düzdür, ucuz, yanmaz ve yağura karşı kurşundan daha dayanıklı bir madde i/e kaplıdır". Bkz. More, 1999: II Londra, itfaiye teşkilatını 1833 'te kurulma telaşı içindeyken Edinburg'ta i 824 ve Manchester' da 1828 tarih lerinde teşkilatlanmalarını tamamlamış bulunuyordu.

15 Bir Belge SI vinde rahat rahat uyumasını sağlamıyor aynı zamanda daha geniş ölçekli mal stoklanmasına da imkan tanıyordu. Bu ise, kapitalist yatırım ölçeğinin günden güne büyümesinin nedeni olmuştur. Aslında böylesi geniş çaplı organizasyonların oluşturulmasını teşvik edecek kentsel nedenler de bulunuyordu. Nüfusu I850'lerde 'e ulaşan Londra'da tam anlamıyla mimari bir kaos yaşanıyordu. Fabrikalarla evlerin içiçe geçtiği, en basit sağlık hizmetlerinin dahi yerine getirilemediği kamusal alanların sayısı giderek artan bloklar tarafından küçültülen tam bir anarşik görüntü arz ediyordu. Ünlü Alman edebiyatçı Heinrich Heine, Londra 'ya gelirken aklında kurduğu saraylar kısa sürede yerini taştan ev ormanıarına ve bunların arasında akan insan derelerine bırakmıştı. Bu sıkışık yapılanma yetkilileri her zaman çıkmaya namzet bir i 666 sendromu ile baş başa bırakmış ve daha ciddi önlemlerin alınması doğrultusunda teşvik edici olmuştur yılında çıkan ve Londra'ya çok pahalıya malolan Tooley Street yangınının sonuçları itfaiye teşkilatımn kaderini doğrudan etkilemişti. Yangın sonrasında sigorta şirketlerinin müşterilerinin zararlarını ödemekte zorlanması (iki milyon pound gibi bir bedel yüklemişti şirketlere) sigortacıları, prim vadelerini % 300 derecesinde arttırmaya yöneltmiştir ki bu uygulama Londra'daki gerilimi tırmandırmaktan başka bir şeye yaramamıştır. Sigorta şirketleri ile hükümet arasında gerçekleştirilen müzakereler sonucunda ilk önce bir Büyükşehir Eylem Kurulu 'nun kurulmasına (Metropolitan Board of Works) ve hemen ardında da Belediye itfaiye Teşkilatı'nın oluşturulmasına karar verilmiştir (locak 1866). Bu tarihten itibaren itfaiye teşkilatı, teknolojinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanmaya başlarken (buharlı pompaların, telgrafın kullanılması gibi) halkın aydınlatılması için de bir demek kurulmuştur (Society for the Protection of Life from Fire) yılında yaşanan büyük ekonomik sarsıntıdan sonra Avrupa sermayedarları, yeniden büyük ve bir o kadar da kar getiren kent alt ve üst yapı projelerine hız vermişlerdi. Örneğin 20. yüzyıla girerken Berlin, Paris ve Viyana tünellerinin tamamlanması, İngiltere'de yayınlanan 1885 tarihli "İşçi Sınıfına Konut Edindirme Yasası" gibi düzenlemeler kentlerin sınırlarını inanılmayacak ölçeklerde genişletti. Bu genişleme ise ister istemez kamu güvenliği ile ilgili düzenlemelerin ve yatırımların artırılması gereğini doğurmuştur. Yüzyılın başlangıcında adı "The London Fire Brigade" olarak değiştirilen Londra itfaiye Teşkilatı, bu nedenledir ki modernizasyon tedbirlerini ön plana çekmiş ve motorlu araç sayısı artırırken teşkilat içinde görev yapan at arabalarının sayısı en alt seviyeye çekmiştir (1902). Bu tarihten itibaren her kent ve kasabada itfaiye teşkilatları oluşturulmaya başlandı. Öyle ki 1938 itfaiye Yasası kabul edildiğinde tüm adada civarında itfaiye arabası mevcuttu. Bu yaygınlık halk nezdinde İstanbul'dakine benzer bir popülerlik yaratmış ve bununla ilgili son derece renkli bir kültür oluşmuştur. Örneğin Galler Prensi VIII. Edward'ın en yakın itfaiye istasyonunda yangın zamanlarında kullandığı bir itfaiyeci üniforması bulunuyordu yılında II. Dünya Savaşı 'nın çıkması üzerine Londra itfaiye Teşkilatı tekrar düzenlenmiş ve yedek itfaiye teşkilatı oluşturulmuştur. Savaş sonrasında kaza (county) temelinde tekrar organize edilen itfaiye teşkilatı 1974'00 1 Nisanında uygulamaya konan yerel yönetim düzenlemeleri sonucunda çok daha kapsamlı bir düzenlemeye alınmış ve bunun sonucunda da itfaiye alanlarının faaliyet sahaları ge

16 82 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (/) Ocak 2004 nişletilmiştir. ŞU anda İngiltere ve Galler bölgesinde uygulamada olan sistem, 54 metropolitan bölgede merkezi itfaiye teşkilatlarının kurulmasını kendisine esas almıştır. Yeni Dünya 1700'ıÜ yılların sonunda İngilizlere karşı bağımsızlık savaşı vermekte olan Amerikan kentleri, durağan, ölçek bakımından oldukça dar ve kullanılan teknoloji açısından son derece basitti. Avrupa ortaçağ kentlerinden kendilerine miras kalan köhneleşmiş legal prosedürler yumağına ilmik ilmik bağlanmış Amerikan kentlerinde yaşayanların statüsü yüzyılın sonundan itibaren tıpkı yaşadıkları çevre ile beraber değişmeye başlamıştır. Yeni dünyaya doğru günden güne artan göç sağanağı deli gömleği haline gelen bu prosedürlerin hızlı bir şekilde değiştirilmesine yol açmıştır. Yaşanan dönüşümden en önemli payı belediyeler almıştır. Öncesinin talimatlar yağdıran "atak" belediye anlayışı, yerini yurttaşı ön plana koyan "hizmet" temelli bir anlayışa bırakmıştır. Fiziki çevreyi ve onun geleceğini düşünerek hareket eden bu anlayış en basitinden bina inşa prosedürlerinde görülen kırtasiye dehlizlerine sakinlerini savursa da hep gelecek tasavvuru üzerinden hamlelerini atmaya devam etmiştir. Gittikçe gelişen Amerikan kentleri sakinlerine üç anlamda ciddi tehditler oluşturuyordu; a) Halihazırdaki nüfussal ve onunla beraber yapısal kompleksleşmenin artışı b) Kamu güvenliğine yönelik suç ve şiddetten yangınlara kadar pek çok sistem dışı gelişmenin fazlalaşması c) Tüm bunların sonucu olarak merkezi devlet yaptırımlarının olmazsa olmaz olarak görülmeye başlanması. Osmanlı ve Avrupa örneklerinde olduğu gibi Amerikan kentlerinde de yayınlanan yasaknameler insanları uyarırken onları kanca, balta veya su kova sı olarak görmekten vazgeçmemişti. Yine yukarıda da gösterdiğimiz üzere bu durum 18. yüzyıldan itibaren değişmeye başlamış ve kadrolu belediye personeli bu işleri kent sakinleri adına ve onlardan kesilen vergilerle yapmaya başlamışlardı. Kuşkusuz gerek itfaiye teşkilatı olsun gerek polis teşkilatı olsun bu alanlara yapılacak yatırımlar her zaman için halka ek vergi şeklinde döndüğünden bu organizasyonların en azından bu dönemlerde gelişme şansı son derece düşük olmuştu. Halkın tepkilerini oy sandığına tahvil eden belediye başkanlarının popülerliğini koruma düşünceleri ise her zaman için geniş bütçeli kurumlaşma projeleri ile çakışıp durmuştur. Bu nedenledir ki, yangınla mücadele görevi Amerika'da uzun yıllar gönüllü kulüpler taraftndan yürütülmüştür. Bu kulüpler ise, kentin etnik çeşitliliği paralelinde parçalara ayrılmış olduklarından sosyal gerilim zamanında kentlerin savaş meydanına dönüşmesinde kolaylaştırıcı etken olmuşlardır. Yüzyılın sonuna doğru buharlı tulumbaların Avrupa' da kullanılmaya başlanması ve bunların Amerika'ya da getirilmesi talepleri, kamuoyunda son derece hararetli tartışmalara neden olmuştur. Tulumbaların kendilerine ek vergiler yüklemesinden kaygılanan pek çok Amerikalı, gönüllü itfaiye kuıüplerini destekliyordu. Tartışma öyle bir hal almıştır ki, 1855 yılında New York'ta el tulumbası ile buharh tulumbanın su tazyiki yarışmaya konmuştu. Yarışmadan el tulumbası galibiyet ile çıksa da politik rüzgarların kendi tarafına doğru esmediği de ortadaydı. Kentlerin yeni efendileri olan sermayedar kesim, gerek mallarına karşı tehdit olarak algıladıkları amatör itfaiye kulüplerini ortadan kaldımlak gerekse de yatırımlarının ö nemli bir kısmını sigortacılığa kaydırdıklarından kent yönetiminde gittikçe artan nüfuz

17 Bir Belge 83 larını kullanarak bu merkezi itfaiye teşkilatların kurulmasına hız verdiler. Bu tarihten i tibaren itfaiye teşkilatlarının kökleşmesi ve taş malzemenin kullanılmasına yönelik imar kanunlarının gittikçe sertleştirilmesi tesadüften çok daha büyük anlamlar içermekteydi. Amerika kentleri ulaşım ve habercilik sektörlerine önemli yatırımlarda bulunurken bunların korunmasına yönelik adımları da atmaya başlamışlardır. Yerel idarelerin bu doğrultudaki politikaları, para ekonomisini daha da canlandırması haricinde egemenlerle olan ilişkilerini daha da sağlamlaştırmaya büyük katkıları olmuştur. Bu anlamda söz konusu yatırımları korumak için kuvvetlendirilmeye çalışılan itfaiye teşkilatları, kolaylıkla mallarını yağmacdardan kurtarmak için yaşadığı yerin çevresine yüksek duvarlar çeken bir ortaçağ tüccarı ile kıyaslanabilir. Bu çerçeve içinde verilen örneklerin somutlaştırılması için New York, Boston ve Şikago'daki gelişmeler gözden geçirilecektir. New York New York'ta ilk yangın talimatı, kentin bir Hollanda kolonisi olduğu ve New Amstardam adını taşıdığı 17. yüzyılda yayınlanmıştır tarihli talimat; sakinlerinden baca temizliğini ihmal etmemelerini, kova, kanca ve merdivenlerini her zaman için hazır halde bulundurmalarını emretmiş ve kent ahalisinden seçilecek sekiz kişinin dönüşümlü olarak yangınlara karşı uyanık olmalarını istemiştir. Bu tarihlerden bir süre sonra ilk organize yangın ekibini kurmuştur. Prowlers adı verilen bu ekip, her gece saat dokuzdan sabah şafak sökene kadar yangın ihtimaline karşı nöbette tutmuştur. Ekip, 1658 yılında yaptırdığı 250 deri kova (kırba) ile donanımlarını artırmayı düşünmüşlerdi yılında bir İngiliz kolonisi haline gelen ve adı New York olarak değişen kent uzun süreli bir geçiş döneminden sonra ilk itfaiye teşkilatını 1731 yılında kurmuştur. Londra'dan ithal edilen iki el tulumbası yeni kıtaya ulaşan ilk teknolojik araçlardan bir tanesiydi. Tulumbalar mevcut iki yangın ekibine dağıtıldığı gibi yayınlanan talimat ile yangın alarmından sonra, tüm kentlilerin beraber hareket etmeleri istenmiştir. Koloninin hızla büyümesi ve yangınlarda artış görülmesi üzerine koloni genel kurulu New York yangın departmanının kurulması kararını almıştır yılında kurulan departman gönüllülük esası üzerine çalışan kentlilerin desteği ile işletilmeye çalışılmıştır. Departman asıl gelişmesini bağımsızlık savaşının sona erdiği 1810'dan sonra göstermiştir. Fakat yukarıda da belirtildiği üzere kentlilerin kurumlaşma yönünde atılacak her adıma maddi kaygılar nedeniyle karşı çıkılması yüzünden ilk organize itfaiye teşkilatı sermaye kesiminin toplandığı Manhattan bölgesinde başlatılmıştır. iç savaşın 1865 yılında sona ermesi, aynı zamanda Brooklyn ve New York bölgelerinin de ortak metropolitan idare altında birleştirilmesi anlamına gelmiştir. Aynı yılın sonunda ise metropolitan idaresi altında çalışmalarını yürüten itfaiye teşkilatının 13 genel müdürü ve 552 memuru ve itfaiye eri bulunuyordu. Personel 24 saat üzerinden dönüşümlü olarak çalışıyor günlük üç saat yemek molalarına çıkıyor ve ayda bir gün de izin hakkını kullanıyordu. Ücretleri n rütbeye göre belirlendiği New York belediyesinde kurum içi ilk yönetmelikler de yine bu dönemde yayınlanmaya başlamıştır yılında büyük yangınlar ve bunların sigorta şirketlerine yüklediği büyük maliyetler itfaiye teşkilatının General Alexander Schaler denetiminde gözden geçirilmesine yol açmıştır. Düzenlemeler sonrasında teşkilat çok daha militer bir yapı kazanırken öncekinden çok daha profesyonel bir seviyeye ulaşılnuştır yılında personel sistemini

18 84 Çağdaş Yerel Yönetimler, /3 (/) Ocak 2004 liyakat kriterine göre düzenleyen New York itfaiye departmanı 1887 yılında kurulan ve "The Borough of Queens" olarak bilinen yönetsel düzenlemeler ile daha da profesyonel bir çizgiye ulaşmıştır. En son 1898' de tüm itfaiye ekipleri bir genel kurul çatısı altında birleştirilmiş ve bu yapılanma günümüze kadar muhafaza edilmiştir. Boston Boston'da yangınla ilgili ilk düzenleme 163 ı 'de yapılmış (sazdan çatı ve ahşaptan baca yapımı yasaklanmıştır) ve ilk yangın tulumbası 1653 yılında kullanılmıştır yılında kabul edilen imar yasası ile evlerin tuğla ve çatıların kiremitten yapılması şart koşulurken aynı yıl ilk itfaiye teşkilatı kurulmuştur yılında Boston'un itfaiye sayısı yediye yükselirken üç yıl sonra ilk yardımlaşma derneği de oluşturulmuştur. 1799'da deriden yapılan tulumba hortumları İngiltere'den ithal edilerek kullanıma sokulmuştur. 1837'de günümüzün modem itfaiye teşkilatının temelleri atılırken 1851 'de ilk telgraflı yangın alarm sistemi kurulmuştur yılında tekrar düzenlemeye tabi tutulan Boston itfaiye teşkilatına mühendis, şoför ve itfaiye erleri alınırken ilk defa olarak buharlı su pompalan kullanılmaya başlanmıştır ve 1871 yılları arasında tulumbaların teknik aksamları geliştirilirken bu kapsam içerisinde hortumların uzunluğu 30 metreye uzatılmış diğer taraftan da manevra kabiliyeti yüksek hortum enjektörleri hizmete sokulmuştur yılında tarihinin en büyük yangınını yaşayan Boston'a bu facianın faturası oldukça ağır olmuştur. 776 binayı yok eden ve 13 kişinin ölümüne sebep olan yangın 75 milyon dolarlık bir kayba yol açmıştır. Ertesi yıl deniz itfaiye bölüğünü de kuran teşkilat katlanır hortum sistemini geliştirmiştir. Teşkilat 1874 yılında yeniden yapılandırılmış ve daimi işçilerden oluşan bir kurumlaşmaya gidilmiştir yılında yayınlanan emekliiik yasası ile itfaiye personelinin sosyal hakları yeniden düzenlenirken itfaiye eri yardımlaşma sandığı kuruldu. 1882'de ihbar alarm sistemi Boston'un hemen hemen tüm kamu binalarına kurulurken elektrikli yangın alarm sistemi yine aynı yıl içerisinde uygulmaya kondu Büyük Boston yangınından (Roxbury) sonra kentteki tüm itfaiye teşkilatı genel müfettişiik çatısı altında birleştirilmiş ve 1901 yılında da departmanlar arası eş güdümü sağlayacak ek protokol hayata geçirilmiştir yılında arazöz sayısını 32'ye çıkartan Boston itfaiye Teşkilatı, araç bakım sistemini de yıllık standartlar üzerinden tekrar gözden geçirerek profesyonelleştirmiştir. Boston'da görev yapan tüm kamu görevlilerinin sivil savunma eğitimi almasım zorunlu hale getiren Boston eyaleti aynı yıl içerisinde atlı yangın araçlarını kullanım dışında bırakmıştır. Şikago Şikago yukarıda belirtilen kentler arasında gelişimini en son tamamlayanlar arasındadır 'te bir kasaba olarak ortaya çıkarken dahi nüfusu 350'yi geçmiyordu. Buna karşın "Vaşingtonlu gönüllüler" isimli bir amatör itfaiye ekibi bulunuyordu. Aynı yıl içerisinde ilan edilen yasakname, binaların yangına dayanıklı malzeme ile inşa edilmesini şart koşarken yasaya karşı gelenlere sert yaptınmlar uygulanması karar altına alınmıştı. Ertesi yıl dört bölgeye ayrılan Şikago'da her bölge için periyodik olarak imar denetimlerinin yapılması ve yangın durumunda halkın seferberlik içinde hareket etmesi yasa ile kararlaştırılmıştı.

19 Bir Be/ge yılında ise Şikago 'nun ilk itfaiye İstasyonu kurulmuştu. İstasyon o zamana kadar alışık olunmayan bir mimari tasarımla inşa edilmişti. Zemin katında son derece geniş bir sarnıç bulunan istasyonda aynı anda iki büyük fıçının su çekmesine imkan tanıyan bir tasarım uygulanmıştır Ocağında çıkan yangının yol açtığı tahribatın yüksek olması itfaiye teşkilatının tekrar gözden geçirilmesine yol açmıştır. Bu nedenle mevcut istasyon, 1858 yılında son derece kapsamlı bir modernizasyona tabi tutulmuş ve bu plan çerçevesinde buharlı tulumbalar teşkilata dahil edilirken, telgraflı ihbar sistemi kentin her tarafına yaygınlaştırılmıştır. Bu tarihten itibaren atlı sisteme geçen Şikago itfaiye teşkilatı ilk ücretli itfaiye erlerini de yine aynı tarihte göreve başlatmıştır. Düzenleme beraberinde gönüllü itfaiye alaylarının da kurulmasını teşvik etmiştir. Şikago itfaiye Teşkilatı 'nın asıl gelişimi, 1871 Ekiminde çıkan 300 kişinin ölümü ve kişinin evsiz kalması ile sonuçlanan büyük yangından sonra olmuştur. Yangının 200 milyon dolarlık bir yıkıma yol açtığı kent, 18 müdürlük bölgesine ayrılmış ve her müdürlük altında bir itfaiye taburunun kurulması kararlaştırılmıştır. Takip eden yıllarda teşkilatın hızla modernize edilmesi at kullanımını yüzyıl dönümünde kullanım dışı bırakması sonucunu doğurmuştur. 1958' de teşkilat bünyesinde bir "Yangın Soruşturma Bürosu" kurulurken yangınla mücadele çalışmaları 1961 yılında açılan itfaiye okulu ile bir adım daha öteye taşınmıştır. Harik (Yangın) Nizamnameleri Osmanlı devlet adamları, idareyi sıkıntıya sokan her durum karşısında esnek politikalar üreterek durumu sistem içerisinde olağan bir hale getirmeyi becerebilen pragmatik yöneticilerdl Şer'i hukukun dünyevi iktidara hayat hakkı tanımayan engellemelerinden 19. yüzyılda yaşanan dönüşüm sorunlarına kadar uzanan geniş problemler yumağını bu basit formülasyonlar sayesinde aşmaya çalışılmışlardır. 16. yüzyıldan itibaren Osmanlı bürokratlarını fazlasıyla meşgul eden yangınlar karşısında nasıl bir yol tutulacağı da benzer çözümlerle aşılmaya çalışılmıştır. Payitaht tarafından çıkarılan nizamnameler, asıl yapısını 19. yüzyıla kadar değişmeden muhafaza etmiştir. Bunun nedeni Osmanlı devletinin üretim sistemini dönüştürüp teknolojik anlamda kendini bir üst basamağa taşıyamamasında bulunabilir. Bu nedenlerdir ki, on dokuzuncu yüzyılda yayınlanan nizamnameler hala halka ve devlet memurlarına yaşam alanlarının bir köşesinde merdiven ve su dolu kovalar bulundurmasını tavsiye etmekteydi. Oysa aynı dönemlerde Amerika ve Batı Avrupa yangın ile mücadeleyi çok daha mekanize yöntemlerle halletmeye başlanmıştır. Bu yolda yayımlanan ilk belge, İstanbul Kadısına yazılmıştır ve içeriğinde kendisinden sonra sık sık tekrarlayacak ibareler barındırmaktaydı; "Mahmiyei İstanbul ahalisine muhkem tenbih ve nida ettiresin her kim olursa olsun asla tevakkuf etmeyüp kendu evleri yüksekliğine göre nerdiban ıhzar eyliyeler ve büyük fıçı suyu daima evlerinde mevcut tutup bihikmetil-hihi taala anın gibi harik olduğu gibi kaçmayup tevabii ile ve komşularile üşüp Yeniçeri kul1anm vesair halk irişince nerdibanlann koyup suyu ile ateşi men ve defetmeğe say ve ihtimam ed ü p e v i m yan m ağa başladı deyu havf ve ihtiraz etmekle kaçmıyalar" (Ahmet Refik, 1934: 13). İstanbul kadısı, kaymakamı veya mimarbaşısına bu ve bunun benzeri şekilde yazılan emirnameler varlıklarını, Tanzimat Dönemine kadar aynen korumuş fakat bu dönem ile

20 86 Çağdaş Yerel Yönetimler, 13 (I) Ocak 2004 beraber itfaiye konusunda kurumlaşma anlamında atılan adımlar bu emirnarnelerin içeriğini de kısmi bir başkalaşıma uğratmıştır. Örneğin 28 Nisan 1869 tarihinde çıkarılan "Harik Vukuunda Zabıtaca İttihaz Olunacak Usul ve Muamelata Dair Talimat"!J ile bir sene öncesinde tekrar gözden geçirilen itfaiye teşkilatının yangın durumunda ne şekilde organize edileceği bu talimat ile kesinleştirilmiştir. Yukarıda da belirttiğimiz üzere "1868 Der-saadet İdare-i Belediyye Nizamnamesi" ile Zaptiye Nezaretinden alınarak şehremaneti ve belediye dairelerine bırakılan itfaiye taburlarının görev sahası ertesi yıl yayınlanan bu yangın talimatı ile daha da belirginleştirilmiştir. Talimata göre yangın durumunda görevli memurların yanında zaptiye teftiş müdür ve muavini yanlarına müfettiş ve onun alt personelini alarak yangın yerine gidecekti. Söz konusu personel görevini, gece-gündüz aksatmadan yapacak bunun için de mesai saatlerini dönüşümlü bir şekilde hazır1ayacaklardı. MüfettişIerin asıl görevi alt personeli ile beraber su aloşının devamlılığının sağlamnası idi ve bu anlamda da yangın sahasında bu işlerden sorumlu olan sakalardan öncelikle bu kişiler sorumlu olacaktı. Bab-ı ali, Ser-askerlik, ticarethane ve zaptiye bölgelerinde beşi süvari olmak üzere her zaman için yirmişer saka hazır bulundurulacak ve nöbetleşe olarak görev yapacaklardı. Ayrıca bu kişiler yangın durumunda tam kadro yangın mahalline gideceklerdi. Kethüda ve yiğitbaşılarımn emrinde görev yapan sakalar, yangın sahasında amirieri ile beraber yukarıda belirtilen müdür, muavin ve müfettişierin kumandası altına gireceklerdi. Her yangın alanına ancak yirmi beş tulumbacı alınacak ve bu sayı aşılır ise cezai yaptırım uygulanacaktı. Yalnız büyük çaplı yangınlarda bu kuralı görmezden gelme hakkı tanınıyordu. Talimatta dikkat çeken bir diğer konu da yangın sahasının seksen kişilik bir güvenlik kordonuna alınmasıdır. Bunun sık sık bahsi geçen yağmalara karşı alınan bir tedbir olduğu, kuvvetli bir ihtimaldir. Söz konusu güvenlik güçleri, tulumbacıları da göz altında bulunduracak ve belli sayıda tulumbacı haricindekilerin yangın alanına girmesine İzin vermeyecekti. Aynı şekilde zaptiye ekipleri, yangına maruz kalan hane reisi ve ahalisi dışındaki kişilerin olay mahalline girmelerine de izin vermeyecek zorunlu durumlarda hane reisi ile yüzleştirme yoluna gidilecekti. Talimata göre yangından kurtarılan mallar, söz konusu güvenlik güçlerinin göstereceği yerlerde toplanacak bunun haricindeki yerlere yığılan eşyanın kaybolması durumunda bu kişiler uğranılan zarardan sorumlu tutulamayacaktı. Hamallar da aynı talimat ile teşkilatlandırılmış ve her on hamalın bir değnekçi kontrolünde yangın alanına sevk edilmesi karar altına alınmıştır. Görüleceği üzere 1869 tarihli talimat esas olarak yangın durumunda yöneticilerin pozisyonunu değerlendirmiş ve kesin hükümlere bağlamıştır yılında yayınladığı nizamname ise yangın dulumunda halkın ev ödevlerini hatırlatmak hükmünde olmuştur. ı ", "Men'i Harik Hakkında Nizamname" adını taşıyan ve 5 Şubat 1891 tarihli yönetmelik; talaş, ot ve saman gibi maddelerin korunakh yelerde bulundurulması gereğini hatırlatır 2J Söz konusu talimat için bkz. Düstur, Tertip I, C. II, ss Metnin Türkçe versiyonu için bkz. Mehmet Seyitdanlıoğlu, Men'i Harik Hakkında Nizamname ve DüşündUrdUkleri", Çağdaş Yerel Yönetimler Dergisi, C. 8, S. 3. Temmuz ss Yalnız Seyitdanlıoğlu bu makalede talimat tarihini HI276 üzerinden hesapladığından 14 Ağustos 1854 tarihini bulmuştur ki yanlıştır. 24 Mehmet Seyitdanlıoğlu, "Men'i Harik Hakkında Nizamname ve DUşündürdUkleri", Çağdaş Yerel Yönetiııı ler Dergisi, C. 8, S. 2. Temmuz 1999, ss

İTFAİYE NASIL OLMALIDIR

İTFAİYE NASIL OLMALIDIR İTFAİYE NASIL OLMALIDIR Gözsüze fısıldadım sağır sözüm işitmiş, Dilsiz çağırıp söyler dilimdeki sözümü... Yunus Emre Ülkemiz itfaiyeleri halen, sahipsiz ve yetimdir. Sosyal bir tesisi, bir hastanesi yok;

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRE BAŞKANLIĞI GÖNÜLLÜ İTFAİYECİLİK YÖNETMELİĞİ Amaç Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı İtfaiyecilik mesleğinin kamuoyuna tanıtılması ve benimsetilmesi, yangın ve

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRESİ BAŞKANLIĞININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUK ESASLARINI BELİRLEYEN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER

BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRESİ BAŞKANLIĞININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUK ESASLARINI BELİRLEYEN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İTFAİYE DAİRESİ BAŞKANLIĞININ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUK ESASLARINI BELİRLEYEN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER AMAÇ Madde 1- Bu yönetmelik Bursa Büyükşehir Belediyesi

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

T.C. ALANYA BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. ALANYA BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ T.C. ALANYA BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ T.C. ALANYA BELEDİYESİ FAALİYET RAPORU 2013 İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ İtfaiye hizmetlerimiz, günün 24 saati kesintisiz olarak etkin bir şekilde yürütülerek halkın canını-

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

SİVİL HAVACILIK DAİRESİ MÜDÜR MUAVİNİ KADROSU HİZMET ŞEMASI

SİVİL HAVACILIK DAİRESİ MÜDÜR MUAVİNİ KADROSU HİZMET ŞEMASI MÜDÜR MUAVİNİ KADROSU : Müdür Muavini : Yöneticilik Hizmetleri Sınıfı (Üst Kademe Yöneticisi Sayılmayan Diğer Yöneticiler) : II (İlk Atanma ve Yükselme Yeri) Maaşı : Barem 17 A (1) Hava liman ve meydanlar

Detaylı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Roma ve Bizans Dönemi Tarihi Eserleri Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Antik Yerleşimler......................... 4 0.2 Roma - Bizans Dönemi Kalıntıları...............

Detaylı

BÖLÜM I Genel Esaslar

BÖLÜM I Genel Esaslar 865 KARADA ÇIKABİLECEK YANGINLARLA, DENİZ, LİMAN VEYA KIYIDA ÇIKIP KARAYA ULAŞABİLECEK VE YAYILABİLECEK VEYA KARADA ÇIKIP KIYI, LİMAN VE DENİZE ULAŞABİLECEK YANGINLARA KARŞI ALINABİLECEK ÖNLEME, SÖNDÜRME

Detaylı

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254

1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 1 Şubat 2015 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 29254 BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ VE İL ÖZEL İDARELERİ TARAFINDAN AFET VE ACİL DURUMLAR İLE SİVİL SAVUNMAYA İLİŞKİN YATIRIMLARA AYRILAN BÜTÇEDEN YAPILACAK HARCAMALARA

Detaylı

T.C. TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, YASAL DAYANAK, TANIMLAR

T.C. TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, YASAL DAYANAK, TANIMLAR T.C. TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, YASAL DAYANAK, TANIMLAR Amaç MADDE 1-(1) Bu yönetmeliğin amacı; Tepebaşı Belediyesi

Detaylı

PARİS İTFAİYESİ. Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar. Mevlana

PARİS İTFAİYESİ. Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar. Mevlana PARİS İTFAİYESİ Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar. Mevlana Fransa nın başkenti olmasının yanı sıra moda ve lüksün dünya başkenti olan Paris; bilim, kültür ve sanat alanlarında

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum.

İktidarıyla, muhalefetiyle bütün Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımın da aynı bilinçle görev yaptığına inanıyorum. Belediye Meclisimizin Değerli Üyeleri Bandırmalıların güveni ve desteği ile göreve gelen bu yüce meclis, halkımıza ve bu güzel kente hizmet yolunda bir yılı geride bıraktı. Geçen bir yıllık sürede, kentimizin

Detaylı

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep

Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep Halil Kurt'tan Esnafı Sevindirecek Talep 09 Kasım 2015 Haber Linki: http://www.egehabergazetesi.com/halil-kurttan-esnafi-sevindirecek-talep/1651/ Ekonomi nin candamarını oluşturan Esnaf ve Kobi ler Karabağlar

Detaylı

YANGIN EĞİTİMİ İLE İLGİLİ KANUN VE YÖNETMELİKLER

YANGIN EĞİTİMİ İLE İLGİLİ KANUN VE YÖNETMELİKLER TÜRKKIZILAYI 1868 İhmallerin yol açtığı,en büyük felaket muhakkak ki yangınlardır.insanlığa,tüm afetlerde yardım elini uzatmayı ilke edinmiş olan TÜRKKIZILAYI, Mamak İlkyardım Eğitim Merkezi,yangın eğitimi

Detaylı

SİVİL HAVACILIK DAİRESİ MÜDÜR MUAVİNİ KADROSU HİZMET ŞEMASI

SİVİL HAVACILIK DAİRESİ MÜDÜR MUAVİNİ KADROSU HİZMET ŞEMASI MÜDÜR MUAVİNİ KADROSU : Müdür Muavini : II (İlk Atanma ve Yükselme Yeri) : Barem 17 A (1) Hava liman ve meydanlar dahil, Dairenin yönlendirme ve yönetiminde Müdüre yardımcı olur; (2) Müdürün yokluğunda

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh

Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh * Ziya Buyuk "Geride Kalanlar II" Savaş DİLEK Jeoloji Yük.Müh *1998/1-2 sayılı Jeoloji Mühendisleri Odası Haber Bülteninden alınmıştır. yıkmış, tarım ile tarım dışı faaliyetlerin birlikteliğini

Detaylı

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN

TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN TÜRKİYE DEMİRYOLU ULAŞTIRMASININ SERBESTLEŞTİRİLMESİ HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz,

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ÖZEL GÜVENLİK SEKTÖRÜ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ÖZEL GÜVENLİK SEKTÖRÜ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ÖZEL GÜVENLİK SEKTÖRÜ Ahmet YETİM 1830 lu yıllarda Amerika da atlı posta arabalarının korunması amacı ile başlayan güvenlik ve koruma hizmetleri, zaman içinde dünya genelinde pek

Detaylı

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI T.C. İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI PARK VE BAHÇELER DAİRESİ BAŞKANLIĞI YEŞİL ALANLAR PLANLAMA PROJE ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

T.C. PALANDÖKEN İLÇE BELEDİYE MECLİSİ. Dönemi : 2014 Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 20

T.C. PALANDÖKEN İLÇE BELEDİYE MECLİSİ. Dönemi : 2014 Karar Tarihi : 08.04.2014 Karar No : 20 Karar No : 20 5393 Sayılı Belediye Kanununun 19. Maddesi ile Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin 5.ve 19.maddesi uyarınca görev süreleri tamamlanan 1. Meclis Başkan Vekili ve 2. Meclis Başkan Vekilinin

Detaylı

Sonrası. Tıbbi atıklarla ilgili çalışmalar sonunda sağlık kuruluşlarının yönetmeliğe uygun depolar/konteynerler kullanması sağlanmıştır.

Sonrası. Tıbbi atıklarla ilgili çalışmalar sonunda sağlık kuruluşlarının yönetmeliğe uygun depolar/konteynerler kullanması sağlanmıştır. 1 Öncesi Tıbbi atık çalışmalarının başladığı ilk dönemlerde atıklar uygun depo/konteyner yerine sağlık kuruluşunun muhtelif yerlerine gelişigüzel bırakılıyordu (1995-1996 yılları). 2 Sonrası Tıbbi atıklarla

Detaylı

T.C YÜKSEKOVA BELEDİYE BAŞKANLIĞI. İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ Görev ve Çalışma Yönetmeliği

T.C YÜKSEKOVA BELEDİYE BAŞKANLIĞI. İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ Görev ve Çalışma Yönetmeliği T.C YÜKSEKOVA BELEDİYE BAŞKANLIĞI İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ Görev ve Çalışma Yönetmeliği Amaç MADDE 1 Bu Yönetmeliğin amacı; Yüksekova Belediyesi İtfaiye Müdürlüğünün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını,

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU TEKİRDAĞ- MALKARA G-17-b-13-b PAFTA Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ GENEL TANIMI İlçemiz Yenimahalle,

Detaylı

SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (TASLAĞI)

SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (TASLAĞI) SERBEST BÖLGELER KANUNU İLE GÜMRÜK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (TASLAĞI) MADDE 1-6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun; 1) 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde

Detaylı

Cari: 5393 Sayılı. Belediye Kanunu

Cari: 5393 Sayılı. Belediye Kanunu Cari: 5393 Sayılı Belediye Kanunu a) Belediye: Belde sakinlerinin mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve

Detaylı

BĠLGĠ ĠġLEM DAĠRE BAġKANLIĞI GÖREV YETKĠ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK

BĠLGĠ ĠġLEM DAĠRE BAġKANLIĞI GÖREV YETKĠ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠLGĠ ĠġLEM DAĠRE BAġKANLIĞI GÖREV YETKĠ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Bilgi

Detaylı

TARAFTAR REHBERİ UEFA EURO 2012 ELEMELERİ AVUSTURYA TÜRKİYE 06.09.2011

TARAFTAR REHBERİ UEFA EURO 2012 ELEMELERİ AVUSTURYA TÜRKİYE 06.09.2011 TARAFTAR REHBERİ UEFA EURO 2012 ELEMELERİ AVUSTURYA TÜRKİYE 06.09.2011 İÇİNDEKİLER Sayfa 1. Maç Bilgisi 2 2. Ernst Happel Stadyumu 3-6 3. Yasaklı Maddeler ve Davranışlar 7-8 4. Viyana 9 1. MAÇ BİLGİSİ

Detaylı

Türkiye de Özel Sağlık Sigortası

Türkiye de Özel Sağlık Sigortası Türkiye de Özel Sağlık Sigortası Dünya da ekonomi ve sağlık sektörü açısından gelişmişliğin bir göstergesi olan ve gelişmiş ülkelerde neredeyse nüfusun büyük bölümüne sirayet eden Özel Sağlık Sigortalı

Detaylı

İTFAİYE BAKIM ONARIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ I. KISIM GENEL ESASLAR

İTFAİYE BAKIM ONARIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ I. KISIM GENEL ESASLAR İTFAİYE BAKIM ONARIM ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ I. KISIM GENEL ESASLAR Amaç Madde 1 Belediye İtfaiye Yönetmeliği kapsamında İtfaiye Dairesi Başkanlığına bağlı her türlü araç, makine ve ekipmanın bakım onarımını planlamak,

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir.

Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Makedonya Cumhuriyeti ; 1991 yılında Yugoslavya Sosyalist Federatif Cumhuriyeti nin iç savaşlara girdiği dönemde bağımsızlığını ilan etmiştir. Kuzeyde Sırbistan ve Kosova batıda Arnavutluk, güneyde Yunanistan,

Detaylı

Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi

Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi Gelişmelerin Şekillendirdiği Bir Bilim Olarak Arşivcilik ve Arşivcilik Eğitimi İshak KESKİN İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü ishakkeskin@hotmail.com Sunuş Planı Tarihsel

Detaylı

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi

Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013 Dönemi Mehmet ATASEVER Mayıs, 2015 Türkiye Sağlık Hizmetlerinin Finansmanı ve Sağlık Harcamalarının Analizi 2002-2013

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FAALİYET RAPORU

MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FAALİYET RAPORU MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FAALİYET RAPORU MALİ HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ 2008 YILI FALİYET RAPORU 2004 Yılında Belediyemiz birimleri günü geçmiş birbirinden bağımsız bilgisayar teknolojisiyle hizmetini

Detaylı

MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE

MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE MODERNLEŞME DÖNEMİNDE OSMANLI DENİZ TEKNOLOJİSİ VE TERSANE-İ AMİRE Prof. Dr. Tuncay Zorlu İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü 6.1.2016 1 Çeşme Bozgunu (1770) ve Modernleşmenin

Detaylı

KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU

KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU KONURALP TEKNİK GEZİ RAPORU Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü lisans programında yer alan Arch 471 - Analysis of Historic Buildings dersi kapsamında Düzce nin Konuralp Belediyesi ne 8-14 Ekim 2012 tarihleri

Detaylı

T.C. : 84291759-951.04.14;951.04.14]/7176 01.07.2013

T.C. : 84291759-951.04.14;951.04.14]/7176 01.07.2013 T.C. VE 2013 T.C. : 84291759-951.04.14;951.04.14]/7176 01.07.2013 : 2007/12937 her kademedeki personel sorumludur. r rapor Dr.Fuat OKTAY Ek : Yönerge (71 sayfa) - - - -Planlama v - - - - - - -Bilgi Sistemleri

Detaylı

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde 1-

Detaylı

Şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği evreler ve yurtdışı ve yurtiçinde gerçekleştirilen yatırımlar

Şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği evreler ve yurtdışı ve yurtiçinde gerçekleştirilen yatırımlar Esen Bulca, Trakya Cam Pazarlama Müdürü Şirketin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği evreler ve yurtdışı ve yurtiçinde gerçekleştirilen yatırımlar Şişecam Grubu bünyesinde düzcam üretim ve pazarlama faaliyetleri,

Detaylı

2015 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVINDA İLAN EDİLECEK UNVANLARA İLİŞKİN DERS KONU BAŞLIKLARI

2015 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVINDA İLAN EDİLECEK UNVANLARA İLİŞKİN DERS KONU BAŞLIKLARI 2015 YILI GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ SINAVINDA İLAN EDİLECEK UNVANLARA İLİŞKİN A) GÖREVDE YÜKSELME SINAVINA TABİ UNVANLAR İÇİN: 1-) İL NÜFUS VE VATANDAŞLIK MÜDÜRÜ 10 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu

Detaylı

İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ 2015 FALİYET RAPORU

İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ 2015 FALİYET RAPORU İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ 2015 FALİYET RAPORU SUNUŞ Bilindiği gibi 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu 24.12.2003 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve 2006

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dün,bugün,yarın

KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dün,bugün,yarın KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Dün,bugün,yarın Mayıs, 2014 diye çıktık yola Yollar İnsanoğlunun ortak mekanı... Yollar, insanın ileriye yolculuğudur, zamanla yarışıdır toplumların. Yol, ülke kalkınmasına,

Detaylı

Bu görev çıkışlarımızın çeşitlerine göre dağılımı aşağıda belirtilmiştir.

Bu görev çıkışlarımızın çeşitlerine göre dağılımı aşağıda belirtilmiştir. Faaliyet ve Proje Bilgileri 21 Ekim 2006 tarih ve 26326 sayılı Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 6. maddesi kapsamında sunulan hizmetlerimiz; 2010 yılı içerisinde itfaiye olayları ile ilgili gelen ihbarlar

Detaylı

T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV ve ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİYÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak

T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV ve ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİYÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak T.C. FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV ve ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİYÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak Amaç MADDE 1: (1) Bu yönetmeliğin amacı Fatih Belediyesi, Emlak

Detaylı

DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI KURULUŞ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI KURULUŞ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI MALİ HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK VE TANIMLAR AMAÇ VE KAPSAM Madde 1: Bu

Detaylı

SANDIKLI BELEDİYESİ Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğü 2006 Yılı Faaliyet Raporu

SANDIKLI BELEDİYESİ Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğü 2006 Yılı Faaliyet Raporu SANDIKLI BELEDİYESİ Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğü 2006 Yılı Faaliyet Raporu 1 Mali Hizmetler ve Muhasebe Müdürlüğümüz tarafından 01/01/2006 tarihinde 1 nolu yevmiye kaydı ile 2005 yılından 2006

Detaylı

YENİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KURULMASINA İLİŞKİN YASA HAZIRLIKLARI

YENİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KURULMASINA İLİŞKİN YASA HAZIRLIKLARI YENİ BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ KURULMASINA İLİŞKİN YASA HAZIRLIKLARI Bu yasa hazırlığı ile ilgili tartışmaya açılmış bir taslak bulunmamaktadır. Ancak hükümetin bir çalışma yaptığı ve bu çalışmanın tamamlanma

Detaylı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Çarşıları. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Çarşıları Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Edirne Çarşıları ve İş Merkezleri................ 4 0.1.1 Alipaşa Çarşısı(Kapalı Çarşı).............. 4 0.1.2

Detaylı

T.C. KEMALPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BİLGİ İŞLEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. KEMALPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BİLGİ İŞLEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. KEMALPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI BİLGİ İŞLEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönetmeliğin amacı, Bilgi İşlem Müdürlüğünün

Detaylı

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI

TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI TAMAMLAYICI VE DESTEKLEYİCİ SAĞLIK SİGORTALARI 1 AB de Özel Sağlık Sigortası Uygulamaları Geçtiğimiz dönemlerde sağlık harcamalarında kaydedilen artış, kamu sağlık sistemlerinin sürdürülmesinde sorun yaşanmasına

Detaylı

VERGİ HARCAMALARI LİSTESİ

VERGİ HARCAMALARI LİSTESİ VERGİ HARCAMALARI LİSTESİ KANUN ADI VE NUMARASI MADDE NO MADDE AÇIKLAMASI 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 4/1-ç Kamu idareleri tarafından açılan sergi, fuar ve panayırlar 5520 Sayılı Kurumlar

Detaylı

T.C. LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ TEMİZLİK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÖREV YETKİ SORUMLULUK VE ÇALIŞMA ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

T.C. LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ TEMİZLİK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÖREV YETKİ SORUMLULUK VE ÇALIŞMA ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK T.C. LÜLEBURGAZ BELEDİYESİ TEMİZLİK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜNÜN GÖREV YETKİ SORUMLULUK VE ÇALIŞMA ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK I.BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar AMAÇ Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, Lüleburgaz

Detaylı

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU

SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU 6891 SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMAYI TEŞVİK KANUNU Kanun Numarası : 3294 Kabul Tarihi : 29/5/1986 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 14/6/1986 Sayı : 19134 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 25 Sayfa

Detaylı

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU

KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU KADIKÖY BELEDİYESİ KENTSEL ARAMA KURTARMA TAKIMI YILLIK FAALİYET RAPORU 2011 1. GİRİŞ Kadıköy Belediyesi Kentsel Arama Kurtarma Takımı ( BAK-Kadıköy ) 2005 yılında tamamı belediye çalışanlarından olan

Detaylı

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır.

Bu nedenle çevre ve kalkınma konuları birlikte, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınmalıdır. 1992 yılına gelindiğinde çevresel endişelerin sürmekte olduğu ve daha geniş kapsamlı bir çalışma gereği ortaya çıkmıştır. En önemli tespit; Çevreye rağmen kalkınmanın sağlanamayacağı, kalkınmanın ihmal

Detaylı

T.C. KONYA MERAM BELEDİYE BAŞKANLIĞI İMAR ve ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ

T.C. KONYA MERAM BELEDİYE BAŞKANLIĞI İMAR ve ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ T.C. KONYA MERAM BELEDİYE BAŞKANLIĞI İMAR ve ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK, TANIMLAR AMAÇ MADDE 1- Bu Yönetmeliğin amacı, Norm

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ

ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ dan, Röportaj Konumuz Olan 2014 Yılı Değerlendirmeleri ve 2015 Yılı Hedefleriyle İlgili Bilgiler Aldık. Firmanız

Detaylı

TİCARİ İŞLETME REHNİ

TİCARİ İŞLETME REHNİ TİCARİ İŞLETME REHNİ İşletmeler faaliyetlerini yürütmek ve geliştirmek için ihtiyaç duydukları finansmanı çoğu zaman sınırlı iç kaynaklarından sağlayamazlar. Bu yüzden dış kaynaklara yönelen işletmenin,

Detaylı

T.C. ANKARA İLİ AKYURT İLÇESİ BELEDİYESİ MECLİS KARARI Karar Tarihi : 02.09.2013 Karar No : 71 Karar Konusu : Komisyonlara Havale Yazısı.

T.C. ANKARA İLİ AKYURT İLÇESİ BELEDİYESİ MECLİS KARARI Karar Tarihi : 02.09.2013 Karar No : 71 Karar Konusu : Komisyonlara Havale Yazısı. T.C. Karar Tarihi : 02.09.2013 Karar No : 71 Karar Konusu : Komisyonlara Havale Yazısı. Ertekin ŞAN, Oktay BAĞCI, Yünüs GÖRGÜLÜ, Semra ULUTAŞ, Murat UĞUR(İzinli), Erdoğan Mali Hizmetler Müdürlüğü nün 26.08.2013

Detaylı

ERGENE BELEDİYE BAŞKANLIĞI RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ERGENE BELEDİYE BAŞKANLIĞI RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK ERGENE BELEDİYE BAŞKANLIĞI RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

T.C. BARTIN İL ÖZEL İDARESİ KÖY İÇMESUYU TESİSLERİ YAPIM-İŞLETME-BAKIM VE ONARIM YÖNETMELİĞİ

T.C. BARTIN İL ÖZEL İDARESİ KÖY İÇMESUYU TESİSLERİ YAPIM-İŞLETME-BAKIM VE ONARIM YÖNETMELİĞİ T.C. BARTIN İL ÖZEL İDARESİ KÖY İÇMESUYU TESİSLERİ YAPIM-İŞLETME-BAKIM VE ONARIM YÖNETMELİĞİ Amaç Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı İl Özel İdaresi ve Köylere Hizmet Götürme Birlikleri tarafından yapılmış

Detaylı

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK GENEL HÜKÜMLERİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, nün teşkilat yapısını, hukukî statüsünü, görev,

Detaylı

T.C. ÇUBUK BELEDİYESİ Bilgi İşlem Müdürlüğü Görev ve Çalışma Esasları Yönetmeliği

T.C. ÇUBUK BELEDİYESİ Bilgi İşlem Müdürlüğü Görev ve Çalışma Esasları Yönetmeliği T.C. ÇUBUK BELEDİYESİ Bilgi İşlem Müdürlüğü Görev ve Çalışma Esasları Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 : Amaç Bu Yönetmelik Çubuk Belediyesi Bilgi işlem Müdürlüğünün,

Detaylı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı

ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIġI GÖREV RAPORU. BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı BOSNA-HERSEK ZĠYARETĠ GÖREV RAPORU 1. Konunun Evveliyatı Ormancılık alanında Bosna-Hersek ile işbirliğini geliştirmek amacıyla Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı aracılığıyla iki

Detaylı

T.C. ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİS KARARI. İtfaiyecilik mesleğinin kamuoyuna tanıtmak, yangın ve kurtarma konularında eğitilmiş gönüllüler

T.C. ORDU BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ MECLİS KARARI. İtfaiyecilik mesleğinin kamuoyuna tanıtmak, yangın ve kurtarma konularında eğitilmiş gönüllüler L\ k \\ Katip Üye KARAR: KOMİSYON İNCELEMESİ: KOMİSYON GÖRÜŞÜ: KONUSU: Gönüllü İtfaiyecilik Yönetmeliği DÖNEMİ / TOPLANTI AYI: 2014/TEMMUZ KARAR TARİHİ: 10/07/2014 T.C. oluşturmak, yangın ve afetlerle

Detaylı

İTFAİYE MÜZESİ. Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyeti nin temel dileği olarak temin edeceğiz. K.

İTFAİYE MÜZESİ. Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyeti nin temel dileği olarak temin edeceğiz. K. İTFAİYE MÜZESİ Millî kültürün her çığırda açılarak yükselmesini Türk Cumhuriyeti nin temel dileği olarak temin edeceğiz. K. Atatürk Geçmişini bilmeyen geleceğini yönlendiremez. Bu sözün gizemini, Budapeşte

Detaylı

Madde 1 - Köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı, DSİ Umum Müdürlüğü tarafından temin ve tedarik olunur.

Madde 1 - Köylerin içme ve kullanma suyu ihtiyacı, DSİ Umum Müdürlüğü tarafından temin ve tedarik olunur. KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 7478 Kanun Kabul Tarihi: 09/05/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 16/05/1960 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 10506 KANUNUN ŞÜMULÜ Madde 1 - Köylerin

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ÇINARLI MAHALLESİ, 1507 ADA 102 PARSEL İLE 8668 ADA 1 PARSELE İLİŞKİN UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ --------------------

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ÇINARLI MAHALLESİ, 1507 ADA 102 PARSEL İLE 8668 ADA 1 PARSELE İLİŞKİN UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ -------------------- İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ÇINARLI MAHALLESİ, 1507 ADA 102 PARSEL İLE 8668 ADA 1 PARSELE İLİŞKİN UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ -------------------- PLAN AÇIKLAMA RAPORU Aslıhan BALDAN Doğuş BALDAN ŞEHİR

Detaylı

AKROPOLİS de ONARIM YÖNTEMLERİ Eylül-2011

AKROPOLİS de ONARIM YÖNTEMLERİ Eylül-2011 Bilgi Paylaştıkça Değerlenir AKROPOLİS de ONARIM YÖNTEMLERİ Eylül-2011 Tarihi eserlerin onarım ve güçlendirmesi ile ilgili önemli bilgi ve tecrübe birikimine sahip olan ACIBADEM Restorasyon Mimarlık İnşaat

Detaylı

T.C. EDREMĠT BELEDĠYE BAġKANLIĞI BĠLGĠ ĠġLEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIġMA YÖNETMELĠĞĠ

T.C. EDREMĠT BELEDĠYE BAġKANLIĞI BĠLGĠ ĠġLEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIġMA YÖNETMELĠĞĠ T.C. EDREMĠT BELEDĠYE BAġKANLIĞI BĠLGĠ ĠġLEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIġMA YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 Bu yönetmeliğin amacı; Bilgi İşlem Müdürlüğünün teşkilat

Detaylı

1. Kanalizasyon Altyapı Çalışmalarından Bozulan yolların Onarım ve yenileme çalışmalarının ikmali ( Yaklaşık 20.000 m2 Kilit Parke çalışması )

1. Kanalizasyon Altyapı Çalışmalarından Bozulan yolların Onarım ve yenileme çalışmalarının ikmali ( Yaklaşık 20.000 m2 Kilit Parke çalışması ) Yeni Projelerimiz 1. Kanalizasyon Altyapı Çalışmalarından Bozulan yolların Onarım ve yenileme çalışmalarının ikmali ( Yaklaşık 20.000 m2 Kilit Parke çalışması ) 2. Taş duvar ve yol genişleme işlerinin

Detaylı

ULAŞTIRMA. Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN

ULAŞTIRMA. Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN ULAŞTIRMA Yrd. Doç. Dr. Sercan SERİN 2 1-GİRİŞ Ulaştırma 3 Yol Nedir? Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre Yol: 1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık 2. Karada insanların ve

Detaylı

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK

SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK 3357 SEFERBERLİK VE SAVAŞ HALİNE İLİŞKİN HARP SANAYİİ FAALİYETLERİNİN YÜRÜTÜLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 19/12/1996, No: 96/9012 Dayandığı Kanunun Tarihi : 28/2/1995, No:

Detaylı

1. Yeniçeri İtfaiye Ocağı

1. Yeniçeri İtfaiye Ocağı İSTANBUL İTFAİYESİ Hararet nârda dır, sac da değildir, Kerâmet sendedir, tâc da değildir. Her ne arar isen, kendinde ara, Kudüs te, Mekke de, Hâc da değildir. Hacı Bektaşi Veli İstanbul İtfaiyesi, en eski

Detaylı

T.C. EFELER BELEDİYESİ Kültürve Sosyalİşler Müdürlüğü GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ KAPSAM VE DAYANAK ve TANIMLAR

T.C. EFELER BELEDİYESİ Kültürve Sosyalİşler Müdürlüğü GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ KAPSAM VE DAYANAK ve TANIMLAR T.C. EFELER BELEDİYESİ Kültürve Sosyalİşler Müdürlüğü GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ KAPSAM VE DAYANAK ve TANIMLAR AMAÇ; MADDE 1- Bu Yönetmeliğin amacı, Efeler Belediyesi

Detaylı

A1.H1: Doğal afetler sonucu oluşacak kazalar, yangınlar, trafik kazaları ve diğer tüm acil durumlara daha etkin müdahalelerin sağlanması.

A1.H1: Doğal afetler sonucu oluşacak kazalar, yangınlar, trafik kazaları ve diğer tüm acil durumlara daha etkin müdahalelerin sağlanması. 4. İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ A1: İtfaiye ve acil yardım hizmetlerini daha etkin yürütmek. Tüm insan ve diğer canlıların, yangınlar başta olmak üzere felaket bazlı olaylarla ilgili, olay anı, öncesi ve sonrası

Detaylı

Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi. Gözlükçülük, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nda kanunsuz olarak uygulanmaktaydı.

Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi. Gözlükçülük, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nda kanunsuz olarak uygulanmaktaydı. 1 MEMBER OF 2 Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi Gözlükçülük, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu nda kanunsuz olarak uygulanmaktaydı. 3 Türkiye de Gözlükçülüğün Tarihi Dünya da, gözlükçülük eğitiminin

Detaylı

T.C. ÜSKÜDAR BELEDİYESİ KÜTÜPHANE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler

T.C. ÜSKÜDAR BELEDİYESİ KÜTÜPHANE MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve İlkeler Amaç MADDE 1-(1) Bu Yönetmeliğin amacı; Üsküdar Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü nün kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ANKARA ENTEGRE VEKTÖR MÜCADELESİ Murat ŞEN Ankara Büyükşehir Belediyesi Vektör Müc.Yönetimi Şefi Belediyelerimizce yürütülmekte olan

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

Planlarda Kullanılan Renkler ve Emsal (KAKS)-TAKS Kavramları. Tarih: 12.12.12 Şehir Planlamasına Giriş Dersi

Planlarda Kullanılan Renkler ve Emsal (KAKS)-TAKS Kavramları. Tarih: 12.12.12 Şehir Planlamasına Giriş Dersi Planlarda Kullanılan Renkler ve Emsal (KAKS)-TAKS Kavramları Tarih: 12.12.12 Şehir Planlamasına Giriş Dersi Plan süreci Mevcut durumun ortaya koyulması Eldeki veriler ışığında çalışma alanının sorun ve

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

T.C. MURATPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. MURATPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ T.C. MURATPAŞA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI UYGULAMALARI HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1)Bu

Detaylı

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi

OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi DİYALOG OYDER Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Alp Gülan OYDER, Bursa'da 22. Diyalog Toplantısı'nı gerçekleştirdi Bursa daki otomobil satıcılarıyla bir araya gelen Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER)

Detaylı