A K İ S A.FTALİK AKTÜAIITE MECMUASI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "A K İ S A.FTALİK AKTÜAIITE MECMUASI"

Transkript

1 A K İ S A.FTALİK AKTÜAIITE MECMUASI

2

3 Kendi Aramızda AKİS Haftalık Aktiialite Mecmuası Y ıl: 6, CUt: X V I, Sa.vı : 268 Y azı tşleri : Rnıroftrlt Snknk O i'fhan Kat S Daire 7 Tel : lt>992 P K Ankara 1d»m : Caddr*i M /B RilagttrU M atbaa Tel 1Ö221 Fiyatı 125 Kuruş Müessiri Metin Toker A K İS N eşriyat Ltd. Ş irkatl adına rmfıya." tab ib i ve yazt iğlerini fiilen idare edrn mes'ul m üdür Kurtul ALTI (İ K arik atür : TURHAN F otoğraf: Hüseyin EZER Ege AJA N SI Associated Press Türk Haberler Ajansı Klişe : Doğan Klişe Mü09ae99 M üdürü : Mübin TOK ER ir Abone ş a rtla n : 5 avlık (12 nilsha) : 12,50 lira 6 aylık (25 nüsha1 : lira 1 senelik (52 nüsha) : Ura tlan şartlan : S antim i : 8 Ura S renkli arka kapak: 750 lir» tlin mönd*tfcatındrın mes uli;et k.ıbııl edilmez llan işleri : Tel : k ve Batnldığt ver : R üzg ârlı M atbaa A N K A R A Tel : Basıldığı tarih : Kapak resmimiz Nikita Krutçef Fiizeli sulh meleği Se\gili AKİS okuyuculan l nıerikava ayak basışının arifesinde bir füzeyi A ya göndererek btlthn * dünya efkârının dikkatini üzerinde toplayan Sovyet Rusyanın 1 num aralı adaııu K utçef, sırf bu hareketi Ue, H ollyvood reklâm cılarıyla boy ölçüşebileceğini ispat etm iştir. Bıı h afta vuku bulacak olan K rut çef Eisenhower görüşmesi, devrimizin en m ühlıu siyasi hâdisesidir. Bu selıeple A K ts. bu sayısında kapağına K rutçefin resmini alm ış ve D Ü N Y A D A O U / P B İT E N İ.E R kısm ında geniş bir veri Sovyet Basyanın 1 num aralı adam ının Yeni Dünyayı ziyaretine ayırm ıştır. I"). P. nin yiiksek idarecilerinin fiklrle'inl en biiyiik bir sadakatla ak * settiren Radyo Gazetesi, Cum huriyet Başyazarı Ue giriştiği m üna kaşada N adir Nadlnln çarşaf aleyhindeki sözlerini do cevaplandırmış ve bunun bir hürriyet anlayışı meselesi olduğunu, vatandaş dl'edlği kıyafeti seçebileceğini idd;a etmiştir. F ak at tam bu sırada. Sayın Cum hurbaşkanı Celâl Kayarın doğum yeri olan l'm urbey köyünde Radyo Gazetesinin değil, am a N adir N adinin fikirlerine tıpatıp uygun bir karaçarşafla mücadele tatbikatı yapılın ştır. tşln hoş tarafı, hareketin Sayın Cum hurbaşkanının arzularından alınan bir İlham la yapılmış olm asıdır. 11 inci sayfam ızda Devrim ci l'm u rb e y ' b a ş lk lı röportajda. Radyo Gazetesini fiilen tekzip eden UruurbeydeM kıyafet reformu hakkın d ak i tafsilâtı bulacaksınız. O l.ln ve projrram kelimelerini lügatçelerlnde ancak İstihza ve alay vesilesi olarak bulunduran D. P. propagandacıları, son bü.viik d'ş yardım ın bir şartı olarak mecburen kabul edilen istikrar politikası tatbik mevkiine konulduktan sonra, bu iki kelimeyi dillerinden düşürmez oldu lar. Beş yıllık plânlar h a k k n d a daha dün söylediklerini çabucak u nuttular ve adına Uç yıllık y atırını plânı" denilen ve alelâcele derlenmiş bir projeler kokteyil nin methiyesinde yarışa kovuldular. Bıı arada bir değişiklik de. raporlarını yıllarca dosyalarda uyuttukları m illetlerarası mütehassısların ağızlarından c-kan lâfların, propagandalarında bir İç İstihlâk m alı hâline getirilmesidir Şüphesiz, mütehassısların her sözü. n. P. propagandasına uysun düşmemektedir. (Takat Keçen hafta Anadolu A jansının yaptığı gribi, bâzı tercüme m arifetleriyle İki söz.lerln bile dem okratlaştırılarak propaganda için kullanıldığı ıröriilinektedir. D'Ş Y ardım haslıklı yazım ızda O. K. C. E. ve Para Konu heyet'erinin memleketimizdeki tem aslarından başka. D. P. nin propaganda malzemesi bakım ından çektiği sıkıntı da anlatılm aktadır. D atılı m ütehassısların sözlerini' bu d e ri'# ehemmiyet verildiği bir sıraıla, B atılı İktisatçıların ellerinden düşürm edikleri ciddi The Eeonom ist te Türklyenln iktisadi durum uyla alâk alı bir m akale çıkm ıştır. Türklyenin E n Berbat Meselesi' başlığını taşıyan bu alâk a çekici yazının tercümesini tk T ÎS A D Î V E M A L İ S A H A D A olup bitenlere ayırdığım ız sayfalarda bulacaksınız. p 1 eçen hafta Basın âleminde bir yüzü sevinç, diğer yüzü elem verici 7 bir hâdise cereyan etti. Bu iki cepheli hâdise. Başbakan Menderesin m uvafakatini geri alm asıyla D ünya gazetesi aleyhine açılan Pulliam dâvasının düşıııesiydi. tşin sevinç veren tarafı, yetmişini asmış F allh Rıfkı A tayın hapisten kurtulm ası, elem verici tarafı İse bunun, kokusunu Ispanyol nezlesine tutulm uş burunların bile duyduğu D iny e v t bir pazarlık sayesinde m üm kün olmasıydı. Basın ballık lı yazım ızda hâdisenin her iki cephesi de aksettirilm ektedir. C oihık H arb yayını örnekleri olarak okuyucularım ız tarafından gön- derilen yazıiarın en eğlendiricilerini neşre başlam am ız. Radyo Gazetesini yürütenler tarafından her halde bir rekabet şeklinde anlaşılm ış «İmalı ki gülünçlükte, ham le üzerine ham le yapılm aktadır. Bilhassa Devlet Operası sanatkârlarına -Vatan Cephesine giren sanatkârlar- oynatılan skeçten sonra, ak la M uam m er K araca veya Aziz Basmacının da Rad vo Gazetesinde vazifelendirilmeleri İhtim alinin takılm ası, Soğuk H arb Yayını Örnekleri sütunum uza m ektup gönderen okuyucularım ızın şevkini arttırm ıştır. F ak at hu mecmuanın kanaati şudur ki, okuyucularım ız gülün* numuneler vermekte ne kadar kendilerini zorlarlarsa zorlasınlar, Radyo Gazetesini gcccmlyeceklerdlr. G ülünçlükte Radyo Gazetesini yenmek m üm kün değildir. F r 1 Saygılarım tzla AKİS \ 3

4 Millı-t Bir seçim olsa... T") ehjetengiz Radyo Gazetesi, gecen haftanın sonunda Cumartesi Keçesi. berm ûtad Muhalefete yüklenirken "1961 den ör.ce secim yok haberini de verdi. Haber kimseyi şaşırtm adı. Z ira Radyo Gazetesinin D. P. nin resmi ağzı haline geldiği ve D. P. de de değil seçimlere gitm enin, bundan söz açm anın bile ne büyük bir sinirlilik*, sebep olduğunu bilmeyen yoktur, önüm üzdeki seçim, hiç şüphe yok. r>. P. Genel Baskanına 'Allah öyle bir geceyi bir daha göstermesin dedirten 1957 seçimlerinden çok daha am ansız olacaktır. Geçen zam an ve bilhassa D. P. idarecilerinin tutumu. İktidarın aleyhine ve M uhalefetin lehine çalışm aktadır. M illetin üm idi haline gelen C. H. P. nin kuvveti günden güne çoğalm aktadır. Bir erken seçim yapılsa. İktidarın el değiştirm esi mukadderdir. M ahallî seçimlerle ara seçimlerinin geri bırakılm ası, C. H. P. yi kudretini ispat fırsatından m ahrum etmiştir. Memleketimizde G allup tarzında anketler yapan müesseselerin mevcut olm am ası da, muhtemel bir seçimde ibrenin hangi partinin kefesine doğru ağır basacağının rakam la ifadesine im kân vermemektedir. A- m a gecen hafta Dem okrat İzm ir gazetesinde çıkan bir haber, bu bahsi aydınlatıcı işaretler taşım aktadır. Demokrat İzm irin Konya mahreçli haberi aynen şudur: "D ün Konyadan Adanaya gitm ekte olan Mehmet K artal idaresindeki bir otobüste gayet enteresan bir h â dise olmuştur. 28 yolcusu bulunan otobüste, şoför m ahallindeki iki kişi arasında başlayan politik bir tartışma. bütün otobüs yolcularına sirayet etmiş ve neticede otobüste seçim yapılması kararlaştırılm ıştır. Yapılan seçimde' bir çocuk hariç bırakılm ış. 27 yolcu gizli oy kullanm ıştır. Bunda 23 C. H. P 3 D. P.. 1 de m üstenk if oy çıkmışttr. Böylece tartışm a kendiliğinden son bulm uştur. YURTTA OLUP BİTENLER Bu seçim, şehirden şehire yolcu taşıyan blitün otobüslerde yapılsa, a- lınacak netice, üç aşağı beş yukarı Konya - A dana otobüsündekinin ayni olacaktır. Anketin hududu otobüslerden kahvehanelere, sinemalara, stadyum lara. velhasıl halkın toplu bulunduğu diğer yerlere kadar genişletilse oyların pek büyük bir kısm ının C. H. P. ye doğru ak tığı görülecektir. C. H. P.'nin seçim kazanm a şansısın Adeta bir çığ gibi büyümekte olduğu, artık İnkârı güç bir hakikattir. V a tandaşlar en ufak bir vesilede bile üm itlerini C. H. P. ye bağladıklarım belirtmek fırsatm ı kaçırm am aktadır. Meselâ geçen h afta İzmirde, siyasi partilerin geçit resmine katılm ası yasak edilen 9 Evlili K urtuluş Bayramında. Ç. H. P. ye bağlanan üm itler elle tutu lur dereceds açık bir sekill Ur. Lebit Yurdoğlu Çelenk taşıyan başkan de ortaya çıkm ıştır. Protokolda siyasi partiler temsilci ve mensuplarına yer ayrılm adığını, fakat çelenklerin geçit resmine dahil edildiğini gören C. H. P. İl Başkanı Dr. Lebit xurdoğlu, büyük bir çelenk yaptırm ış ve bunu İzm irde bulunan C. H. P. milletvekilleri ile birlikte bizzat ta şıyarak geçit resmine katılm ıştır. İzmirliler, çelenk taşıyıcısı Dr. Lebit Yıırdoğlu, Bülent Ecevit, Suphi Baykam ve arkadaşlarının şahsında m ü cadele ve tutum u ile m illetin üm idi haline gelen C. H. P. yi doya doya alkışlam ışlar ve büyük tezahürat yapmışlardır. Bunlar küçük işaretlerdir ve ancak biraraya toplandıkları zam an hakikati -C. H. P. nin İktidara ne k a dar yakın olduğu hakikatini- ifade etmektedirler. D. P. Yangın söndürme T î ahçelievlerde. Dikm en Yapı Kooperatifi evlerinden birinde oturan Yozgat Milletvekili Öm er Lütfi Erzurum luoğlu. kendine gelen telgrafı alınca kısa bir tereddüt geçirdi. Telgraf D. P. Genel İdare K urulundan treliyor ve Genel Başkan Menderesin im zasını taşıyordu. Telgraf takip li idi. Y ani Öm er L ütfi Erzurıım luoğlu nerede olursa olsun kendisini bulacaktı. M ahrem kaydını taşıyan telgrafta. nazikâne bir lisanla Erzıırumluoğlundar. Mas vilâyetine hareket et *~ mesi ve orada parti içindeki ih tilâfları halletmesi isteniyordu. Bir an için tereddüt geçiren Yozgat Milletvekili, kendisinin ne diye bu vazifeye tâyin edildiğini düştlndü Öyle ya. kendisi Yozgat Milletvekl* liydi ve Muşu hiç bilmezdi. Orada ne yapacaktı? P artililerin her biri hâdiseleri diledikleri şekilde anlatacaklar, hiziplerin elebaşıları birbirlerini itham edeceklerdi. Hiç bilmediği bir bölgedeki hizipleşmeleri çözmek, bunların iç yüzlerine nüfuz etmek çok zordu. F ak at her şeye r» Tnen Yozgatm genç ve ateşli m illetvekili partinin kendisine verdiği bu vazifevi İfa etm ek m aksadıyla Esenboğa hava meydanına koştu ve M uşa gitm ek ü- zere Doğuya hareket eden bir uça a bindi. Aynı gün D. P. nin mutem et bir m üfettişi de E dim e kongresinde bulunm ak ve oradaki hizipleşmeleri önlemek m aksadıyla Istanbula hareket ediyordu Oradan Edim eye geçecekti. Bu m üfettiş talihsiz A nkara adayı Seyfi Kurtbekti. D. P. Genel Merkezinin ezelî endişesi teşkilâttaki hizipleşmeleri önlemek. partiye bir çekidüzen vermekti. B unun için de en güvenilir a- dam lar, yurdun dört bucağına gönderiliyordu. Y angın söndürücülerin tesir altında kalm alarını önlemek maksadıyla, her yangın m ahalline o- rayı hiç tanım ayan insanlar gönderiliyordu. Y angın söndürücülerin yangına körükle gitm elerini önlemek için başka care bulunam am ıştı. Tarafsız merkez temsilcileri, tanım a dıkları, bilmedikleri insanlar h akkında, herhalde kaşına gözüne, yoğurt yiyişine bakarak h üküm vereceklerdi! K öprü başıları T Jizip le ri susturma veya sindirme gayretleri işin m üdafaa tarafıydı. D. P. Genel İdare K u m lunun bir de sosyolojik araştırm alara dayanan taarruz kararı vardı. Kurul, vatan sathında ardından adam sürükleyebilecek kimseleri ne pahasına olursa olsun partiye alm ak azmindedir. Genel Kurul, baş sayısına dayanan demokraside her başın değerinin sadece bir oydan ibaret olm adığını öğrenmiştir. Bâzı başlar 100, bâzı başlar 500 oya bedeldir. Gelişi güzel baş toplam a faaliyetinden ibaret olan V atan Cephesi denemesinden sonra, D. P. şimdi seçme baş toplam a gayreti peşindedir. "Siyasî sim sarlar vatan sathında bir. 2 hin ova bedel "seçme başlar aram aktadırlar. Bu denemelerden biri, geçen h aftanın ortasında "başkentte seçimleri m utlaka kazanm a" hayaliyle Keskinde yapıldı. Keskinde ov değerinin yüksek olduğu sanılan 8-10 kişi D. P. saflarına kaydedilm işti. Novzuhur D. P. lilerin değeri, oy m iyarına vuruldu ve 5287 rakam ı bulundu. Bu 5287 rakam ının şerefine Genel 4 A.Kİ3, 15 E Y L Ü L 1959

5 YURTTA OLUP BİTENUKB B^şkaıı Menderes A nkara Palas bahçesinde. nevzuhıır dem okratlarla rakı içti. Seçme baş toplam a politikası D. P. nin son zam anlardaki birçok gemi kurlarına teşebbüsü gibi sadece eğlendiriciydi. "Benim başım bin tas öder, ilin basın da fiyatı budur d.yen k e m m.ti ve f.yatı, ya kendinden, ya gayıetke^ siyasi sim sarlardan m enkul nevzulıur dem okratlar çoğalm adıkça i^ın eğlencesi aıtacaktır. Seçme baş politikası aslında doğru b.r müşahedeye dayanm aktadır. H akikaten her başuı ev defteri ayni değildir. Yüzlerce, binlerce oyu a r dından sürükleyecek adam lar vardır. Fakat Dokudaki b'tzı aileler hariç, bu adam lar ytiksek oy değerine, kendilerine hürm et edildiği itimat, edildiği. parayla, mevkiyle. tehd.tle satın alınam ıyacağı bilindiği için sahiptirler. Bu adam ların b:r fiyatı olduğu öğrenildiği gün -19S9'da D. P. ye giriş bütün milletçe bir çıkar meselesi sayılmaktadır- peşindeki reyler herhalde D. P. den başka tarafa uçup gidecektir. M am afih D. P. "seçme baş toplam a politikasına önüm üzdeki günlerde hız verecek, seçme başlar Genel Başkan ile kadeh tokuşturm ak şerefine erişeceklbrdir. Radyoyu dinleyiniz! C eçme başlar tofclıyan D. P. Genel İdare Kurulu, M uhalefetin kazandığı 20 seçme ile gidecek 200 m illetvekilini h âlâ toplıyam am ıştır. H albuki ete et, dişe diş politikasının icabı olarak. M uhalefetin kazandığı illere doğru, D. P. ekiplerinin en geç 1 Eylülde yola çıkacağı ilân edilmişti. E ylülün yansına varılm asına rağmen. D. P. içinde h â lâ bir kıpırdam a yoktur! Muhalefet hatiplerinin yurt İçine fazlasıyla yayılm aları ve D. P. sözcülerinin bunlarla başa çıkamamala-, rj karşısında D. P. nin yüksek kademeleri başka bir çareye başvurdular: Burhan Belgeyi radyoda konuşturm ak! Aslında karar yeni değildi. D a ha evvel Menderesin her hafta radyoda konuşm ası kararlaştırılm ış. Menderes radyoda M uhaliflerinin iddialarım bizzat cevaplandırm ayı üzeli ne alm ıştı. D. P.'yi tutan gazeteler bunu ilân etmişlerdi. A m a nedense t>u karardan cayıldı. Şim di Menderes y«nne Burhan Belgenin Kadyo G a zetesinde konuşma ıi ve konuşm aların A nkara, İstanbul ve İzm ir radyolarından vatandaşlara duyurulm ası kararlaştırılm ıştır. Burhan Belge halen Başbakanlıkta Menderesin yanında bir odaya yerleşmiştir. Bu oda evvelce Devlet Bakanlarından M uzaffer Kurbanoğlunıın oturduğu ouadır. Bu odanın hatta içinde m efruşatı da değiştirilmiş, D. P. propagandacısının zevkine g ö re yenilenmiştir. Sim di num a ralı telefon çevir.ldiği zam an Devlet Bakanları yerine ü u ıh a n Belgenin tok sesi cevap vermektedir. Üstad. bilhassa çok kuvvetli olduğu iktisadi meselelerde. Menderese bizzat tavsiye ettiği Doçent Memduh Yaşat ta rafından takviye edilmektedir. Burhan Eelge her gün bu odadan H üküm etin sesini radyoda ayarlam akta, Belgenin sesi H üküm etin sesi olm aktadır. Ü nvanı Başbakanlık Basın M üşaviri olan Burhan Belgenin ilk defa Devlet Bakanı ve H ük ü met Sözcüsü olması düşünülm üş, fa kat m ukavem etin fazlalığı karşısında şim dilik bu ünvan m ünasip görülm üştür. F ak at selâhiyetleri bir Devlet B akanının selâhiyeti kadardır. Radyoya ve radyodaki propagandaya hâkim dir. N itekim V atan Cephesine geçtikleri â lâ ve v âlâ ile ilân edilen opera sanatkârlarının radyoda okunan skeçlerini de Burhan Belge kaleme alm ıştır. O kadar ki okunan metinler burcu burcu Burhan Belge kokm uştur ve üstadın Zafer gazetesindeki üslûbunu, radyodaki konuşm asını bilenler V atan Cephesine geçen artistlerin ne çabuk da Burhan Belgeyi tak lit eder olduklarına şaşm ışlardır. Üstad Belgenin, «esinin tonunu "bakanlaştırarak" yaptığı konuşasalar. Soğuk H arb y ay ınlanm a kalitesini değiştirmemişse de eğlencesini arttırm ıştır. Meselâ geçen haftanın ortasında yaptığı Muhalefet niçin sayri meşrudur ternlı konuşm a pek beğenilmiş, kahkahalarla dinlenm iştir. D. P.'ıı.n gayri resmi propaganda nâzırına göre. Muhalefet -daha doğrusu C. H. P.- Uç sebepten gayri m eşıuydu: Bir defa bu parti önümüzdeki seçürılerde m utlaka İk tidara geleceğiz diyordu. Gerçi İngiliz tşçi Partisi liderleri de, Moskovada kom ünist Pravda gazetesine beyanat vererek M utlaka İktid ara geleceğiz dem.glerdi. A m a bir cins dem okratların zihninde M uhalefetin İktidara geliyoruz demesi dünyanın en büyük k üfrü idi. Bereket kanunlar nazanııd a bir Muhalefet partisinin 'İk tidar benim demesi suç değildi. M uhalefetin gayri meşru oluşunun ikinci delili, hesap soracağız" demesiydi. Bir cins dem okrat zih n i yete' göre, bir cins dem okratların hesabım kanunen bugün sorm aları lâ zım geldiği halde sorm adıkları meselelerin, yârın ayni kanunlara dayanarak hesabının aranm ası "anti p arti bir davranıştı. K an u nlan n geç de olsa işlemesini, kanunsuzlukların cezalanmasını istemek üstad Belge dem okrasilinde bir p?rt'.nin aforoz edilmesi iç'n k lîiy C i. İşin daha tu h a fı, he6ap 8o-~nr\ p m r : ı halktan idarecilere doğnı yükselen bir istektir. Üstad Belge, şimdi aynı lıalka hesap- soracaklar, o halde gayri meşnıdurlar demektedir! Meşruiyeti, gayri m eşruluktan ayıran bu ölçüler ta biî ki halkı son derece eğlendirm ekte, biraz da düşündürmektedir... Başbakanlık Basın M üşavirinin bakanlaştm lm ış" ses tonuyla ortaya attığı üçüncü delil, ilk bakışta çok daha ciddiydi: Muhalefet gayrı meşru idi. çünkü İktidarın gayri meşru olduğunu söylüyordu. Böyle bir sey kanun nazannda hakikaten suçtu. Savcılann harekete geçmesi lâ-

6 TTRTTA O I.IT BİTENLER Cepten ne çtkonak t Bimdı. Y alnız üstad Bölgenin iddiaları hilâfına savcıların hiçbir şey yaptığı yoktu. Zira hiçbir m uhalif 1961 yılına kadar hiçbir kimseye gayri meşrusunuz demiyordu. A m a üst ad Belge söylüyordu. G ülünç olduğunun farkına varm adıktan sonra, insan daha neleri söyliyemezdi k i! Y alm z Radyo Gazetesi m illeti eğlendirir, gülünçlük ise bir partiyi öldürürdü... Radyonun Soğuk H arb y ay ınlan eğlendirici olduğu kadar, öğreticidir de... Zira Başbakanlık Basın M üşaviri Üstad Belge, Menderesin yanında bir odada oturm aktadır ve M üşavirin en büyük meziyeti, duyduklarını bir fotoğraf objektifi sadakatıyla k âğ ıt üzerine geçirmesidir. Bu bakım dan Muhalefetin Üstad Belge yayınlarını çok büyük bir dikkatle ta kip etmesi lâzım dır! C. H. P. Gazetecinin kaderi Q eyikli hâdiselerinin vuku bulduğ u günün gecesi, İstanbul gazetelerinin telefonları çınladı ve Genel Sekreter Kasım G ülekin beraberindeki arkadaşlarıyla birlikte ertesi gün saat te Yeşilköy hava alanında olacağı haber verildi. Gülek m a kösen ayakkabısının tozuyla C. 6 H. P. İstanbul tl Merkezinin Sultanahmette hiyeroglifti D ikilitaş karşısındaki ahşap binasına gidecek ve saat 12 de bir Basın toplantısı yapacaktı. Ertesi gün, güneş tam tepede iken gazeteciler C. H. P. Î1 Merkezindeydiler. F ak at Genel Sekreter ortada yoktu. Gazetecilere, C. H. P. heyetini Çanakkaleden gctirecek uçağın geç hareket ettiği söylendi. U çak ancak 13'te Yeşilköye vardı. C. H. P. nin kuruluş yıldönüm ü kutlandığı gün Gem lik vapuruyla Gelibolu istikametinde yola çıkan heyetten iki kişi noksandı. Noksanlardan biri, fazla kan zayi ettiği için uçakla seyahati doktorlarca m ahzurlu görülen Ulus m uhabiri Ayhan \etkiner, diğeri de arkadaşını yalnfz bırakm ak istemiyen bir gazeteciydi. Gülek. K arakurt, Tekeli, Coşkun ve T aııkuttan m üteşekkil Heyet, u- çaktan iner inmez doğru İl Merkezine geldi. Genel Sekreter etrafındakiler) n ellerini teker teker sıktıktan sonra, yanında Orhan ö z tr a k olduğu halde, sekreter odasına girdi. Seyahat arkadaşları da başkan odasında gazetecilerle sohbete daldılar. Gülek ve ö z tra k kapalı kapının arkasında mahiyeti bilinmeyen bir konuşma yaparlarken hemen yanıbaşındaki odada romancı Esat M ahm ut Karakurt. bir gün evvelki hâdiselerin dehşetini tekrar yaşıyormuş gibi gözlerini açıyor, elini kolunu sallıyordu. Bu arada bir kahvecinin elinde çay dolu bir tepsi olduğu halde M nayı dolduran gazeteci ve partililer arasında dolaştığı, Gülekin uza"yan gizli konuşm a sından sıkılm aya başlayan bekleyiclleri avutm aya çalıştığı dikkati çekti. Biraz sonra da C. H. P. Şişli Kongresinde "tem ayüz eden Yaşar Keçelinin önderliği ile kalabalığın, acıkm ış mideleri bastırm ak üzere, m ı sır kebaplan atıştırm aya başladığı görüldü. Ilh am i Sancar ve A tıf ö- dül ise, fasla katılm ayarak Sultanahm et parkı karşısındaki köftecide ızgara köfte ve piyaz ile öğle yemeğini geçiştirmeyi tercih etmişlerdi. Saat 13.30'a doğru Ö ztrak ile gizli konuşmasını bitiren Gülek bu defa da seyahate katılan arkadaşlannı aynı odaya çağırarak Basın toplantısında söylenecek olan sözleri derleyip toplam aya koyuldu. Bu gayretin neticesi olarak, iskam bil kartı ebadında bir tom ar k âğıt dolduran Genel Sekreter toplantının yapılacağı odaya girdikten sonra T şeklindeki bir masanın baş ucuna, sağında K arakurt. solunda ise Adana m illetvekili Tekeli olduğu halde yerleşti. Tabii bu arada odada bulunanlann elleri de teker teker sıkılmıştı. Gülek ko- <*/ /,,ı.. tr. :.Ci. t»':.»

7 YURTTA OLUP BÎTENLFR n u p n u ın» b a la m a d a n evvel ayağa kalktı ve gazeteciler arasında A n a dolu A jansı m uhabirinin bulunup bulunm adığım sordu. Y akasında T ürk Basın B irliğinin rozeti bulunan koyu renk elbiseli bir genç elini kaldırarak Gülekin sualim cevaplandırdı. B arbaros Baykara isimli gazetecinin A- nadolu Ajansı m uhabiri benim deyisine Genel Sekreterin mukabelesi pek zarif olmadı. İk tid ara yaklaşmış. A na Muhalefet partisinin Genel Sekreteri söyliyeceklerini, ne niyetle o- lursa olsun, not etmeye gelm iş gazeteciyi, toplantı odasından çıkm aya dâvet etti. Ö zürlü terk dâvetinin hemen peşinden işi pişkinliğe vuran m uhabir Şehir gazetesinin de m uhabiri olduğunu hatırlattı ise de, bu defa aynı zam anda gazeteci olan bir C H. P. li Gülekin yardım ına yetişti ve Şehirin bir akşam gazetesi olduğunu, G ülekin basın toplantısına ait m alûm atı gerekirse ertesi g ü n kü sabah gazetelerine bir makas a t m ak suretiyle tem in edebileceğini söyledi. Anadolu A jansı m uhabiri de çaresiz kalarak odayı terketti. Hâdise hiç hoş karşılanm adı. Hftfızası kuvvetli olan bâzı gazetecilere, yıllarında D. P. kurucularının hoşlanm adıkları gazeteleri avnı şekilde yanlarından uzaklaştırm alarını hatırlattı. H ikâyenin 19.r>0 den sonrası cüm lenin m alûm u idi. Muhtemel bir neşir yasağını önlemek m aksadıyla yapılan bu hareket Gülekin gazetecilere anlatacağı çok haklı dâvayı biraz gölgeledi. Geyikli hâdiseleri 1 1 âdise, C. H. P. Heyeti Cum a günü * * erken saatlerde İm rozda, Bozcaadaya geçmek için motor aradıkları sırada hazırlanm aya başladı. Bir telgraf, Geyiklide hazırlanan oyunu Genel Sekreter Kasım Güleke duyurdu. M am afih o anda bir m otor tem ini işi çok daha m ühim di. C. H. P. liler şiddetli bir poyraz fırtınasının karıştırdığı denize açılacak bir vâsıta bulm akta güçlük çektiler.nihayet saat 10 a gelirken Reşit adında bir süngerci Denizkızı İsimli m otoruyla C. H. P. heyetini ve beraberlerindeki gazetecileri Bozcaadaya götürm e yi göze aldı. Fındık kabuğu kadar küçük Denizkızı, denize açıldıktan ancak beş saat sonra m otordakiler Bozcaadayı görebildiler. K üçük tekne hele İm roz fenerini döndükten sonra adam akıllı deniz yemeye başlamış K arakurt ile Coşkunu İyiye deniz tutm uştu. iyiden Genel Sekreterin tâbiriyle azgın bir deniz ve maceralı bir y o lc u lu k tan sonra C. H. P. ekipi Boczaadada gayet sıkı emniyet tedbirleri, bir yıldırım telgrafı ve C. H. P. liler tarafından karşılandı. Y ıldırım telgrafını Çanakkale C. H. P. teşkilâtı çekm işti. Teşkilât. GUlek ve beraberindeki arkadaşlarına, kendileri aleyhinde bir tertip hazırladığının haber alındığım bildiriyor, D. P. lilerln kam yonlarla 500 kadar köyluyü top- 1adı ki arını ve Geyiklide hâdise çıkacağım belirtiyordu. C- H. P- heyetine mensup m illetvekilleri vakit geçirmeden Ç anakkale valisi Fahrettin A kkutluya bir telgraf çektiler ve müessif hâdiselerin öniine geçilmesi İçin gerekil tedbirlerin alınm asını talep ettiler. C. H. P. Çanakkale teşkilâtı da daha evvel V alinin nazan dikkatim çekmişti. Genel Sekreter ve beraberindekiler Bozcaadaya gelmeden evvel şaraplarıyla meşhur bu adanın K aym a kam ı etrafına topladığı motor sahiplerini teker teker ikaz ederek. C. H.P. Uiere vasıta verilmemesi İçin sıkı tenbihatta bulunm uştu. Buna rağmen Heyet, Denizkızı motorüyle hâdiselere sahne olm aya hazırlanm ış Geyikli nahiyesine, Bozcaadaya ayak basışından 2 saat 15 dakika sonra hareket etti. G eyikli C. H. P. lileri Genel Sekreteri ve beraberindekileri sahilde karşılıyarak yapılan hazırlık hak k ın da bilgi verdiler. Nahiyede 500 kadar insan içkili ve yakalarında D. P. rozetleri olduğu halde Genel Sekreter ile arkadaşlarını pek hoş olmayan bir şekilde karşılam ak üzere hazır bekliyordu. Otobüs geyikliye girdikten sonra, e v v e l c e verilmiş olan rakam ı teyid eder bir kalabalık, C. H. P. lileri ve gazetecileri getirm iş olan vasıtanın etrafını sardı. Hemen akabinde bir yaylım ateş başladı. YivU nam lulardan birbiri peşinden m erm i ler çıkmıyordu. F akat galiz küfürler savruluyor, nâralar atılıyor ve kendinden geçmiş halde bağıran insanlar bizim oylarım ızla tktidara geldiler. biz piç değiliz diye gırtlakları u u ı t 'H v e ı v a ı u h U i i M accranın başında yırtılırcasm a haykırıyorlardı. Verilen taktik gereğince Heyet. C. H. P. bucak binasına sokulm ayacak ve hattâ hemen Geyikliyi terke m ecbur e- dilecekti. Otobüsten henüz inm iş olan Gülek ve m illetvekilleri kendilerini karşılam ak için# sopalar, taşlar ve toprağa karıştırılm ış cam k ırık lan hazırlanm ış olduğunu an lam ak U gecikmediler. Cam tozuyla karıştırılm ış toprak avuç avuç, insafsızcasına, otobüsten inen C. H. P. lilerin gözlerine doğru savruluyordu. Aynı anda gazeteciler de otobüsteki yerlerini terk ederek aşağıya in mişler, h attâ içlerinden ikisi, Ulus m uhabiri Ayhan Yetkiner ile Dünya m uhabiri O rhan Peksayar. hâdiseyi fotoğrafla tesbit edebilmek için makinalarm ın kılıflan nı açmışlardı F a k at resim çekmek hiçbirine kısmet olmadı. A ralarında U şak hâdiseleri sırasında ismi işitilen Reşit Özçoban tle Çanakkale D. P. İl İdare heyeti âzalan, Çanakkale Belediye Başkanı, Çanakkale Şehir Meclisi üyeleri ve D. P.*m illetveklli Ahm et Sezen de bulunan "m eşrûlar gazetecilere saldırm akta gecikmediler. Geyiklinin inzibatını tem in İle vazifeli 4 jan darm a erinin ve bir çavuşun gözleri ö- niinde ilk hedef Ulus m uhabiri Yetkinerin fotoğraf m akinası, sonra da kendisi oldu. Çok geçmeden sıra Dünya m uhabirinin fotoğraf makinasına ve elbiselerine geldi. Genç gazeteci Peksayar canım kurtarm aya m uvaffak olduğu zaman, Cum hurbaşkanı Bayar ve Başbakan Menderesi karşılam ak üzere köylerinden toplanan ve aralannda Çanakkale Şehitler Abidesi inşaatının jeep i de bulunan vasıtalarla Geyikliye getirilen yakalan D. P. rozetli adam lar sıkılmış yum ruklan. gerilm iş tekmeleri ile Ulus m uhabiri Ayhan Yetkinerin yüzünü kan revan içinde bırakm ışlardı. B ütün bu hâdiseler cereyan ederken, polisin bulunm adığı yerde inzibatı temin ile m ükellef dört jandarm a da çekildiklen bir köşeden olup bitenleri seyrediyorlardı. C H. P Genel Sekreterinin tâbiri ile toprak ve cam kırığı karışım ından yapılm ış "D. P. kokteylleri»avuruiurken, etraftan Vurun, öldürün feryatları yükseliyordu. C H P. Heyeti zorlu bir mücadeleden sonra Geyikli C. H. P. bucak binasına gırmeye m uvaffak oldu. Bu esnada, sahilden heri Heyetle beraber olan t*ey kli C. H. P Hicrinden bir kısmının içkili D. P rozetliler arasında kaldığı ve bunlardan bir güzel meydan dayağı yedikleri farkedildi. E kipin en cüsseli mensubu K arakurt derhal k a labalığın içine dalarak İsm ail Sevinç isimli C. H. P. liyi meydancıların elinden kurtararak bucak binasından içeri soktu. Arbede esnasında yaralanm ış olan gazeteci Yetkiner ve kadar vatandaş da ilk tedavileri yapılm ak üzere Ezineye, hastahaneye gönderildiler. K urm ay başkanlığı, Çanakkale İl Genel Meclisi Reisi A rif Erensoya A B İ3, 15 E Y L Ü L 1959

8 YURTTA OLUP BİTEN LER- verilmiş olan tertip m uvaffakiyetle neticelenirken, olup tütenler yurdun hemen her tarafında derhal duyulmuştu. C.H.P. Heyeti hâdiseleri m ü teakip Çanakkaleye dönnıüş ve İl Merkezinde bir toplantı tertiplenerek hâdisenin m ahiyeti alâkalı bir beyanat verilmişti. E u beyanatta dalla vahim neticelerin C. H. P. tilerin soğukkanlılığı sayesinde önlendiği, fakat bu gibi hâdiselerin tevalisi karşısında meşrû m üdafaa yollarına başvurulacağı bildiriliyor, gerekirse hürriyet mücadelesi uğrunda can feda e< i ileceği hatırlatılıyordu. Genel Sekreter ve 4 m illetvekili arkadaşından m üteşekkil C. H. P. heyeti Çanakkaleye geldiği zaman, 48»aat evvel hazırlanm ış olan Geyikli hâdiselerini bir o kadar zam an evvel haber almış, fakat en basit bir tedbire dahi ihtiyaç duym am ış olan Ç a nakkale Valisinin şehri bir sıkı yönetim havasına soktuğu dikkati çekti. Geyiklide her şeyi sadece seyreden İnzibat kuvvetleri Çanakkalede sokakları doldurmuş, kol gaz.yarlardı. C. H. P. İl Merkezi ile C. H. P. m illetvekillerinin kaldıkları yerlerin etrafı polisle çevrilmişti. H alk buralara yaklaştırılm ıyordu. Geyikli hâdisesi çoktan başlayan hâdiseler zincirinin bir halkasıydı. D. P. teşkilâtı kanunların ve idare cihazının üstünde tutulduğu m üddetçe bâzı gayretkeş Dem okratlar, Geyikli hâdiselerini devam ettireceklerdi. Meselâ, Bursa seyahatmda da Genel Sekreter Gülek, belki h â lâ haberi olm adığı bir tertiple karşı karşıyaydı. Tertibi, Sayın C um hurbaşkanı Celâl B ayarm Bursaya k a zandırdığı genç milletvekillerinden Hüseyin B ayn idare ediyordu. K a rargâhını D ağcılık K lübü gazinosunda kuran genç milletvekili, köylerden bindiı İmiş k ıtalar getirm işti. E ğe r Genel Sekreter hududu aşarsa", G ü lekin "Am erikan gazetelerine T ürkiye aleyhine verdiği iddia olunan beyanatlar dolayısıyla dokunulm azlığının kaldırılm ası Icin kurulan komisyon raportörlüğünü yapan B avn. onu 'hıyareti vstaniye ve hıyaneti diniye" suçlan ile teşhir edeceğini söylüyordu Bereket Gülek "usluluk hudutlarını düşmemişti. aşm am ış ve B aynya iş Basın toplantısı İsmet JLnonü Gözler onda... ri C. H. P. İl Merkezinde gazetelere gönderilen bültenlerde yapılan bu g a fın ferkm a vanlarak, bültenin 17,18 ve 19 ncu satırlarının-ki bu satırlar Ferit Sözen hakkındaki cümleyi ih tiva ediyorlardı- silindiği görüldü. İl Merkezinin Basın Bürosu bu gaftan doğabilecek bütün neticeleri hesaba k atarak gazeteleri telefonla tekrar ikaz etti. F erit Sözenin hâdiseler esnasında Geyiklide bulunm adığının, karalam alardan sonra bir de telefon muhaberesiyle teyidi lüzum lu sayılmıştı. Dar kapr R a ^ ı n P eçen haftanın s o n lu m d a bir gün. İstanbulda Diinya a/.ctesine bir telgraf geldi. Telgrafın altındaki im za şuydu: A nkara Cezaevinden Beyhan Cenkçi Beyhan Cenkçi henüz yırmibeşlne basm am ış bir gazeteciydi. Ulus gazetesinde mesul m üdürlük vazifesini, candan arkadaşı Ü lk ü Arm&nın hapsedilmesi üzerine cesaretle ve gururla yüklenmiş, suç sayılm asına im k ân olm adığına yürekten inandığı y azılan neşretmekten çekinmemişti. F akat yazılar bâzı kimselerin -meselâ, Tevfik İlerinin- hic hoşuna gitm em iş-ve ta raflan n karşı r ar.akkale dönüşü Istanbula v a n r V varm az yaptığı Basın toplantısında, Gülek sözlerine, hâdiselerden duyduğu teessürü belirterek başladı. İdare adam lannın sayısız ikazlara rağmen, olup bitenlere seyirci kaldığım anlattı. Gülek Geyiklide, m ütecavizler arasında, T ürk Sağanı Suzan Sözenin kocası İstanbul Em niyet M üdür M uavini Ferit Sözeni de görd üğün ü söyledi. H albuki Sözen h â dise günü saat sularında g a zeteciler tarafından görülm üş, hattâ buvılardan birkaçı ile bir ayaküstü sohbeti bile yapmıştı. Hâdiselerin cerejran ettiği saatte Geyiklide bulunması mlcânsudı. N itekim akşam üze- için m anevralara girişm eyi dan bile geçirmeksizin... 8 sına çık tık tan A nkara Toplu Basın Mahkemesi Heyeti Beyhan Cenkçi gibi düşünmem işti. Beyhan Cençki tam 22 aylık cezasının Temyiz tarafından tasdiki üzerine de kılını kıpırdatm *m ış ve sadece bir ay evvel evlendiği genç kansım bırakarak Cezaevine girm işti. Cezaevine girm em ek hatınn- Telgraf D ünya gazetesi sahibi Falih Rı ıkı A taya çekilmişti. Genç gazeteci yaştı m eslektaşına söyle diyordu: Binler nâm ına fedakârlık yaparak gririşmiş olduğunuz pazarlığın tek meyvasını basarıyla aldığınızdan dolayı tarifsiz sevinçler içindeyim. Bu kabiliyetinizden dolayı sizi tebrik c- derim. Telgrafın çekildiği Perşembe g ü nü A nkara Cezaevine gelen gazetelerde F alih R ıfk ı A tay aleyhindeki meşhur "P um anı dâvası nm, ş ik â yetçi Menderes m uvafakatnam esini geri aldığından, d ü ştüğü yazılıyordu. Bir manevra T) undan dört ay kadar evvel. Ulus gazetesi aleyhindeki Pullıam d â vasının Ankarada yıldırım hızıyla neticelenip cezaların Temyizce tasdiki üzerine -ki o tarihte, meşhur yazıyı ilk neşreden V atan gazetesinin d u ruşması henüz iddia safhasına dahi gelmemişti- D ünya gazetesi sahiplerini bir telâş alm ıştı. A ynı yazıyı kendileri da neşretmişlerdi ve kendi aleyhierlne de dâva açılm ıştı. Temyizin kararm ı belli etm iş olması istikbal için üm it bırakmıyordu. Bu sıralarda İstanbul gazetelerine İnönün ün Ege seyahatiyle alâkalı neşir yasak lan yağıyor ve tehdit savurm aktan pek hoşlanan D. P. li borazanlar şiddetlendirilmiş şiddet tedbirleri nin Meclisten geçirileceğine herkesi inandırm aya çalışıyorlardı İşte F alih R ıfk ı Atay, insıyatifi.ele alarak, artık Basınımızda, Pazarlık adı altında m aruf olan hareketine o sırada girişti. (Bak. Akis - Sayı 255) Pazarlıkçılar, bu harekete girişme sebebi olarak derhal asil gayeler ortaya attı'ar. Efendim, hapishaneler gazeteciyle doluydu, onlar kurtanlacaktı. Basın K anunu sertti, o yum uşatılacaktı. Sonra da. eh sonra da, daha az asil, fak at b.lhaısa az tira j lı gazeteleri pek alâkadar eden resm i ilân fiyatları, gazete sayfalan meselesi g bi mese elcr vnrdı Tabii, başta, hakikaten hapis*'' fc-ılunan g a zeteciler, buna sadece gülündü. Ilele "Dünyevi pazarlıkcılcr'a. başında aynı d c ıt bulunan Y alm anın s'lratle katılm ası ve bu trionun abesi m üdafaada rekorlar kırm ası tebessümleri arttırdı. Hemen herkes pekâlâ an lam ıştı ki Dünyevi pazarlıkçılar gene zora gelmişlerdir ve Sarolun h ışm ından Bediî F aik in kurtarılm ası sahnesi bu sefer F alih R ıfk ı A tay i- çin tekrarlanm aktadır. Tabiî herkes dilediği «'.bi harekette serbestti, ö- zür dilemenin fazileti de pekâlâ kolaylıkla ileri sürülebilir. A m a böyle bir m anevra başkalan nam ına da tezgâha konulm uş gibi gösterilirse, o zam an mesele değişmektedir. D ün yevi pazarlıkçılar, "arkadaşlar, biz hapis yatm ak istemiyoruz, o kadar dem iş olsalardı, bin dereden su getirip herkesi beş yaşında çocuk yerine koym aya çalışmasatardı. kimse sesini dahi çıkarm azdı., N itekim hapisteki gazeteciler g«- A K İ8, 16 E Y L Ü L IVİH

9 P alih R ıfk ı Atay, Adnan Menderes tarafından affe- * dilm iş bulunuyor. Geçen haftanın ortasında İstanbul Toplu Basın Mahkemesinde okunan feragatnanıe ile resmiyet kazanan bu husus hiç kimseyi -hele A K İS okuyucularını- şaşırtm am ıştır. Dünyevi pazarlıkçıl a r ı n P u llia n ın meşhur m akalesi dolayısiyle Ulusa ve 25 yaşındaki Kene Ü lk ü A rm ana verilen cezalar, Temyizce tasdik edilir edilmez giriştikleri manevra böylece mey vasim vermiş oluyor. Meyvasını vermiş oluyor ve m anevranın üzerine iki Dünyevi pazarlıkç ı n ı n aylardan beri sürmeye çalıştıkları cilanın son k ırıntıları da hazin bir şekilde dökülüyor. Zira aynı m akaleyi neşreden genç Ü lk ü Arm an, bir manevrayı hatırına dalü getirmemenin şerefli cezasını şu anda A nkara H iltonun demir parm aklıktan arkasında ödemektedir. İhtim al ki Inınun kendisi için tek m ükâfatı, yarın Falih K ıfkı A tay ile karşılaştığında D ün yevî pazarlıkçı nın gözlerinin İçine diaıdik bakabilmesi olacaktır. ne hapistedirler. Basın K anunu aynı eertlıgi İle İslemektedir, eğilmeyi reddeden her yastan gazeteci evde bavulunu hazırlam aktadır, fakat Falih* Kırkı Atay hapis olm anın ıstırabını çekmiyecektir. Gecen haftamın orta Bir Falih Rıfkı Atay vardı YURTTA OLUP BÎTE>XER sında genç Beyhan Cenkçiye tebriklerini bildirten bilânço İşte bundan i- barettir. de pahalıya ödetllm iştlr. B ir pazarlık ki, meselâ IHİn- D. P. zannediyor ki bu topraklar üzerin ila herkesin ya gazetesinin sütunlarım bol bol dolduran resmi ilân kafasına iyilerin -suyuna gidenlerin- m ükâfat, kö tülerin -suyuna gitmeyenlerin- ceza göreceği fik ri bir kere yerleştirilirse, ortalık süt lim an olacaktır. Hesap, yanlış bir hesaptır. Böyle fikirlere kafasında asla ların santim inin 10 liraya çıkarılm asından ve aynı yazıdan dolayı, tâviz vermeyi şiddetle reddedenler har pis yatarken, F alih K ıfkı A tayın viskisini yudumlayabilme hürriyetini sağlam aktan başka netice verme yer olm ayan koca hlr neslin yetişmiş bulunduğu a- m iştir! Yetm işine yaklaşm ış bu adanı, 25 yaşındaki çık bir hakikattir. Bu nesle birkaç kişinin verecekleri Ü lk ü A rm anı hiç hatırına getirmlyecek ve hiç. yirmibeş ters misaller suyun akışını değiştirmeyecektir. Su, onları yaşındaki Ü lk ü A rm anın yetmişine yaklaşm ış bu a- bir kenarda bırakarak, varacağı yere m utlaka va dam dan bam başka şeyler beklediğini düşiinmlyeeek racaktır ve o nesle aradığı misalleri başkalan, kendi m id ir? Düşünürse İçinde huzur duyabilecek m id ir î lerine çektirilen insafsız eziyetleri dudaklarında bir tebessümle karşılıyarak vermekten geri kalm ayacaklardır. B ütün gayretler bu tebessümü o dudaklardan asla silemlyecektir ve işte bu tebessüm, son zaferin başlıca âm ili olacaktır. Dünyevî p a z a rlık ç ın ın badireden haşarıyla sıyrılahllip sıyrılam ıyacağı hususunda hiçbir endişe gönüllerde yer alm am ıştır ve meselâ A K İS bugünkü neticeyi haftalarca evvel okuyucularına budlrrojfltlr. Z i ra tarafları iyi tanıyanlar ve bundan evvel cereyan etmiş bijyle v akalan hatırlayanlar işin niçin başladığını ve nasıl biteceğini kolayca görmüşlerdir. Tecrül>euin gözü kör değildir. Gerçi Dünyevi p a za rlık çıla rın bütün İstanbul Basınını arkalarım la sürükleme gayretleri netice vermemiştir. D eğişiklik sadece kendi gazetelerine ve kendi kıym etli makalelerine inhisar etm iştir. A m a bu bile bir m ük âfata lâyık görülm üş, M araştaki gazetecinin yaptığı gibi V a tan Cephesine geçmek veya öteki Dünyevi pazarlık ç ın ın Sarol vakasında olduğu gibi özür düeıııe m ektupları yazm ak talep edilmeksizin mesele kapatılm ıştır. F alih R ıfk ı A tay gibi yetmişine y aklaşm ış şöhret sahibi olmuş bir edebi şahsiyetin hapislerde yatm asını arzulam ak hiç kim senin h atınndan geçmez. Bu bakım dan hâdisenin pratik neticesi pek sevindiricidir. F akat A taya bu, aslında, İnanılm ayacak derec«>- E ğer genç ortağına, her şeye rağmen, Sarol vakasından bu yana huzur duym akta ne derece ıııüşkilâ t çektiğini bir ara sorarsa ve genç ortağının, bu yüzden, kaç geceler uykusunun kaçtığını, bir tak ım k im seleri görmeye, isim lerini duym aya artık taham m ül edemediğini öğrenirse kendisine ödetilen bedelin, asımda, ne kadar ağır olduğunu anlayacaktır. - i-' A > Falilı Kıfkı Atay t Ülkü Arman Bag kesilir, eğilmez Ahmet Knıin Y? A K İS, 15 E Y L Ü L 195ü 9

10 YURTTA OLTT BİTENLER A t yok A tayır. bu yoldan kurtarılm ası D. * P. Genel İdare Kurulunda, Basınla alâkalı olarak son haftalarda yapılan görüşmelerin bir neticesidir. H akikaten D. P. büyükleri Basın 1- çin af çıkarılm am asını karar altına alm alardır. Buna m ukabil şahısların açacakları hakaret davalarının Türk Ceza K anunundaki maddeler gereğince görülm esini. Basın K anunuyla sadece Devletin, H üküm etin ve resm î şahsiyetlerin him ayesini sağlayan bir değişikliğin kanunlaştırılm ası düşünülmektedir. Böylece D. P.'li gazetelerin ve gazetecilerin (meselâ. Necip Fazıl K ısakürckin) ulvî vazifeleri kolaylaşacaktır. Basına karşı D. P. de bir yum uşam a olmayacak, bilâkis satır satır ve kelime kelime" her yazı cevaplandırılacaktır. B una m ukabil dâva açılm ası yoluna daha az sık gidilecek, ancak pek inatçılara kaışı o silâh kullanılacaktır. Böylece Basın affı, buna taraftar D. P. Meclis Grupu, D. P. büyüklerine kendi arzularını kabul ettirebilecek bir kudrete erişirse, bu büyüklere rağmen gerçekleşebilecektir. V alm an ıiı kaderi C imdi m erak uyandıran sual, Yal- V m anın kaderinin ne olacağı sualidir. Y alm an da, gayretlerinde Ataydan aşağı kalm am ıştır. H a ttâ Beynelmilel Basın Enstitüsünün toplantısında gülümsemelerle takip edilen bir.de konuşm a yapmıştır. F akat V a tan Başyazarı, İktidarın başı nezdinde sem patik olm ayı becerememlştir. Buna ilâveten Y alm an ın yabancı dostlan tarafından Başbakan M enderese çekilen, b âzılan hakikaten şım arık üslûp taşıyan ve bir kısm ı V atanda gururla neşredilen telgraflar vaziyeti karıştırm ıştır. Yalm anın uğradığı -herkese üzüntü veren- iki m ahkûm iyetten biri P ulliam ın yazısıyla alâkalıdır. A m a Menderes, m u vafakatini geri alırsa, bunu, gelen telgrafların zoruyla yaptığı hissinin herkeste uyanacağını bilmekte ve bundan çekinmektedir. Gerçi Vatan! pazarlıkçı şimdi büyük gayretler 1- çlndedlr, Menderese çekilen telgraflarla alâkası bulunm adığına inanılması için çırpınm aktadır. A taya gösterilen lütu f kendisine karşı da gösterilirse kalem inin ucuna Yüreğinin iyiliğini bildiğim Menderes, cesur Devlet adam ı", akıncı ruh gibi kelimeler inci gibi takılacaktır. Başka meslektaşları, sa<iece suyuna gitm e y i reddettiklerinden hapiste yatarken, kendisinin kurtarılm asını hir iyilik alâm eti gibi göstermeye de hazırdır. N:tekim yazılarında hep bir fik ir ed nmek için vakit henüz" erken. D aha Temyiz var, af ihtim ali var döverek ve Temyizce cezası tasdik e- dılip hapsedilmiş meslektaşlarını ka- ale alam ayarak kendisini ölçü diye göstermektedir. A m a bütün bunlar -Fatin B üstü Zorlu hakkm daki nıetih k âr y an ların a ilâveten- kendisine, hidayetinin m ükâfatı olan inayeti sağlayacak m ıdır? Muhtemelen sağlam ayacaktır. A- n:a sağlanm am ası, bugünkü şartlar altında, Ahm et E m in Yalm anın eski bir gazeteci olarak edindiği şöhret va itibar bakınyndan kend.si için çok daha iyi olmayacak m ıdır? Yol açacağı bütün üzüntülere, eziyetlere, ıstıraplara rağmen... Zira ancak o tak dirde Yalm an, mecburen dahi olsa, dar kapı 'dan geçmenin şeref ve g u rurunu duyacaktır. Hükümet Ziraatçılık! eride bıraktığım ız haftanın son günleri Bakanlar K uruiu üstüste saat 2 ye kadar süren sabah toplantıları yaptı. Toplantılar çok iyimser bir hava içinde geçti. Z ira Başbakan Menderes, A nkara Palas bahçesindek i Keskin Heyeti toplantısında veya Barajdaki Bailey ailesi ziyafetinde olduğu gibi, Kabine toplantısında da son dercce neşeliydi. Sahahın erken saatlerinde İmar gören m ıntık alarda yaptığı gezintiler dahi. Menderesin bir h aftalık neşesini kaçırnıanııştı. Menderes, im ar işinin gecikmekte olduğunu, hattâ A tatürk Bulvarını yapan işçilerin sabahın erken saatlerinde hiçbir iş yapm adan aylak o- tunduklannı görm üştü. İşçilerin başmdakilerine aylaklığın sebebini sorunca, Menderes, Belediyenin para ö- demedigi için işlerin yavaşladığı cevabını alm ıştı. Cevap Bâşbakanı çok kızdırdı ve İm ar işlerini Istaııbuldan çok daha hızlı yürüttüğü İçin bir hafta evvel çok takdir ettiği Vali ve Belediye Başkam D ilâver A rgunun neşesini kaçıracak bir eda ile paranın ödenmesini emretti. A m a İmar Burhan Kolge K ulağı nerdef işinin aksaması bile Menderesin neşesini bozmadı. Zira. Tuııe ın tâbiriyle ım arcı Menderes'in zihninde halen başka bir mevzu vardı. Bakanlar Kurulu toplantılarında, gündem i hemen hemen tek başına dolduran bu mevzuu ziraatçılıktı. Erhard gelmiş ziraatten konuşmuştu, yatırım program ı denmiş ecnebi mütehassıslar. ziraatten ne haber buyurmuşlardı. Ortada esasen, büyilk akisler uyandıran ve Zorlunun ifadesiyle bâzı hakikatleri ihtiva etmekle beraber fazla karam sar Baade Raporu vardı. Gerçi Baade Raporu karam sardı, fakat açlık tehlikesinden söz eden bu karam sar rapor, dış yardım temini için en kıymetli hazîneydi. B atılılann tetkikine sunulan Uç yıllık yatırım program ı" Baadc Raporunun ışığı altında hazırlandığı, yani zirai y atırım lara en yüksek prioriteyi verdiği takdirde dolar getirme bakım ından bir m âna ifade edecekti. Menderes 9 senelik bir rötardan sonra bu hakikati anlam ış göründü ve bir zam anlar Başbakan adayı diye zalim ce takıldığı Z iraat Bakanı Nedim Ökm en ile uzun görüşmeler yaptı. Kabine yaz başlannda yapılan Z iraatçılar Kongresinde bahis mevzuu e- dilen zirai kalkınm a ve Türkiyenin zirai bölgelere bölünmesi meselesi üzerinde durdu. Batılı dostlara, Türk H üküm etinin zirai meseleler üzerinde İstanbul ve A nkaram n im anndan çok daha büyük bir ciddiyetle eğılit- ğini m utlaka ispat etmek lâzımdı. Başbakan Menderes bu ziraî faaliyetlerin. hic değilse dış yardım temini bakım ından son derece m üsm ir olduğundan emindi ve hu yüzden İ- talyan Başbakanı Segni yi karşılam ak üzere Istanbula hareket ettiği s ıa tc kadar neşeliydi. Segnl nln ziyareti büyük bir iht maile uzun mandan beri biribirlerinden ay n duran Cum hurbaşkanı Bayar ile Başbakan Menderesi de karşı getirecekti... K ş hazırl.kjarı karşıya l y»bine, ziraat kadar Meclis içinde ve dışında Muhalefete karşı takınılacak tu tu m üzerinde de durdu. E n m ühim meselelerden biri M uhalefete karşı tatbik olunacak sertlik dozajının tâyiniydi. Tevfik İleri, M u zaffer Kurbanoğlu, Medenî Berk ve m üşahit Sarnet Aagaoğlu sertlik dozajının arttırılm asına taraftardılar. Esat Budakoğlu, Nedim ö k m e n ve tzzet Akçal dozajın hafifletilm esini daha münasip bulm aktaydılar. Dozajın tâyini hususunda kati bir karara varılam adı ve bu İş hâdiselerin gelişmesine bırakıldı. Falcat Başbakan Menderes her halükârda "ete et, dişe diş prensipinin icabı olarak tam kadrolu bir Kabineyle müca ieleye hasırlanm aktadır. Geçen hafta B aşbakanlıkta sık sık görülen Samet A ğaoğlu ve Ş e m l E rgin tam kadrolu kabinenin tabii adayları sayılm aktadır. Maliye, Koordinasyon ve Ticaret B akanlan koltu k lannda değiş tokuşlar olacağı da söylenmektedir. JLKtS, 15 E Y L Ü L 1969

11 « % r Devrimci Umurbey L C»Tın Cumhurbaşkanı Celâl I V ziyaretiyle başlamıştı. rime! hareketin başlamasının İlk l-.varın dııg^uın yeri olan Gemlik C m uryatı ile Gemliğe gelen Sayın Cum hurbaşkanım karşılam ak Sayın Bayarın doğduğu köyde şajctl oldu. k a m ın ın Um urbey köyii, geçen hafta, A tatürk devrimlerlnden birinin ihyasına sahne oldu. Kıyafet yük hazırlık yapılmış, m erhum Suk- runa gitmeyen diğer bir hâdise dn İçin bu şirin sahil kasabasında bü geçirdiği İki istirahat gününde, ho inkılâbının Üzerinden 11/ un yıllar rü Ka aııın evi önünde inşa edilen köylülerin h âlâ İnşası çoktan biten geçmesine rağmen, hâlâ ferace ve yeni İskele baştanbaşa halılarla döşenmişti. lla ik, kendi aralarından İıâlin sebebi kendisine sorulan U» yeni evlere taşınm am aları oldu. Bu ve. karaçarşafla gezen Umurbeyli kadınlar, geçen hafta, yüksek bir ilham la Rüyıik A tatürk ün devrlmle- karşılam ak İçin sabırsızlanıyordu. ği cevan tatn ıinkâr değildi. Sayın yetişen Devlet Reisini hararetle murbey Belediye Başkan verdi rinl hatırladılar ve ferace İle kara- F akat Sayın Bayar, bu hazırlıkları Cum hurbaşkanı, köylülerin vakit çarşaf yerine medenî bir kıyafet boşa çıkardı ve Gemlik iskelesine kaybetmeden yeni evlerine taşınm alarını ar/.u ettiğini belirtti. I a- olan mantoyu seçtiler. Doğrusu U- değil, taın karşısındaki Suni tııek murbeyli kivilini anıt eski kıyafetleri, Ziraat Bankasının Sayın Cum Cum hurbaşkanının bu hareketi. hakikati Sayın Cum hurbaşkanına Fabrikasının iskelesine çıktı. Sayın kat. Gemlikte herkesin bildiği bir hurbaşkanının köylüleri için inşa Gemlikteki D. P. İller arasındaki anlatm ak cesaretini kimse gösteremedi. Umurbeyliler, yeni evlerine ettirdiği tam konforlu villâlara hiç ihtilâflara m uttali olunca duyduğu m i hiç yakışm ıyacaktı. (Bak: kırgınlığın bir ifadesi şeklinde tefsir olundu. F ilhakika Gemlikte ayda C. H. P. İktidara gelince, bu ev taşınmıyorlardı. Çünkü halk arasın A K ts, Sayı: 255, Kalkm an Köy: Umurbey röportajı). lardan beri D. P. Başkanı, Belediye lerin parasını derhal tahsil etmeye İrticaın sırtımı okşam akta asi» Başkanı ve K aym akam arasındaki başlıyacnğı yolunda kuvvetli bir kusurlu sayılmayacak olan D. I*, organı gazetelerde geniş akisler yara çekişmelerden bahsediliyordu. Sa rivayet dolaşıyordu. Hepsi D. P. II tan Umurbeydekl devrim hareketi, geçen haftan'n ortasında Çarşamba günü vuku buldu. Seçim bölgelerini dolaşmak cesaretini kendinde bu!an nâdir D. P. milletvekillerinden Ililâ l tornan ve Hüseyin B ayn, Çarşamba günü U- murbeve geldiklerinde kadınlı erkekli köylüleri, Vapı ve Kredi Bankası şubesinin önündeki meydanda toplanmış buldular. Köylüler heyecan İçinde idiler: zira az evvel köyluderln medenî görünüşüne hiç yakışmıvan ferace ve karaçarşafı artık ortadan kaldırm aya ve bundan sonra kadınların manto giymelerim karar vermişlerdi. Bu devrimci tu tu m Bursanın ltad n milletvekili H ilâl ü lm a n ı gözyaşlarını zapt ede mlyecek derecede mütehassis etti Genç Bursa milletvekili Hüseyin Bayrı da, arkadaşından farklı hisler İçinde değildi. Bu heyecanla derhal Yaoı ve Kredi Bankası Şubesine koştular ve telefonla Sayın Cıımhıırbaskan nı arayıp m üjdeyi bildirdiler. Haber. Florya köşkünde de Ah yu C. B P t.. Umurbeydekl yeni koy evlerinden biri memnuniyet uyandırdı. Umurbeyli kadınlar, bityiik kıyafet devrimi kararını verdiklerinin ertesi günü, yın Cum hurbaşkanının Suni l iek tstanbııldan bir mesaj aldılar. >1**- sajda karardan dolayı duyulan memnuniyetten başka takdir ve tebrikler" de bildiriliyordu, tıııza. Sayın Cum hurbaşkanının refikaları Reşide Bayara aitti. Hâdiselerin V 'ra t'1 İnkişafı. ITI- ül Ülnıan ve H i sevin Bayrı tarafından (InjTim'sn heveeanlı m üjdenin, l'l^ bak sta farkedilemiven ehemmiyetini ortav^\ ckarıvordu. Milletvekilleri, U m ır V v köyü mevdaııııııl.ık* heveeıınb tni'lıınt ıla, hııll vakti derhal bir mnnto edinmeye müsait «'"'iıv an Umtırbevli kadınlara I 1 î,,f,vac'ar n> giderebilmeleri için tak*iit'e al'«veri» im kânını tem in etıııevl düşünmeleri, şüphesiz, devrimci bir davranış İdi. F akat işin şeref payı. İlk işareti veren Sayın Bavara aitti ve her şey bu yaz. Cum hurbaşkanının doğduğu köyü Fabrikasına çıktıktan sonra Gemlikte hiç kabnayıp doğruca Cmurbeve geçinesi kırgınlığının pek ciddî olduğu şeklinde anlaşıldı. Umur- beylller Savın Cum hurbaşkanım candan tezahüratla karşıladılar. Yollara dökülen kadın erkek yüzler.-e Umurbeyli, aralarından çıkan b ı.viık adam ı alk şlaıııakta yarış ettiler. Ancak kadınların hemen beı>sinin fera«-e ve çarşaflı olması, A tatilrkiiıı yanında çalışmış devrimci Ba> arın mem nuniyetini derin şekilde gölgelendirdi. N itekim Sayvn Cumhurbaşkanı, yanındakilere lu»>at seviyeni eskisine nazaran kat kat yükselen UmurbeylUerln niçin hâlâ manto yerine ferace ve karaçarşuf giydiklerini sonııaktaıı kendini alamadı, İşte bu sual, Uınurheyde geçen hafta vuku bulan devolan Umurbey İller. C. II. P. nin yakında İktidara geleceğine inanıyor olm alılar ki, bu rivayetler karşısında yeni evlere yerleşmeye c«*aret edemiyorlardı.. Çarşaf ve ev meselelerinin dışında. Sayın Cum hurbaşkanının doğduğu evde geçirdiği iki gün, taınamile sükûnet ve huzur doluydu Y a pı ve Kredi Bankasının teşebbüsüyle restore edilen baba ocağında Sayın Bayar, sâdece bir değişiklik gördü: Bu eski biçimde, kesme cam lı ve petrol yakan bir fpnerdi. Köyün ihtiyarları bu fenerin Sayın Cum hurbaşkanının annesi taraf.ndan» eceleri komşu ziyaretine giderken kullanıldığı hususunda itti fak edince, taııılr edilip parlatılm ış ve Say m Bayarın ailesine alt «ski eşyaların toplu bir halde bulunduğu tarihi eve konulmuştu. A K t S. ts E Y L Ü L 19S9

12 YURTTA O IJ T B tt EV LER Dış Yardım Madalyonun öbür yüzü Q W n haftanın sonuna doftru Cu ma «Unu firiikselde Müşterek Pazar BakanİHr Konseyi. Türklyenın t>h/uru katılm a teklifini "m ıısait" kar^ıjadı^ıuı bddırdı Bunun başka türlü olmasına da zaten im kân yoktu. Altılar. Türklyeyi aralarına alm am a ya akımlı bile olsalar, aleniyete vurulan Türk talebine politik bakım dan "evet" demek zorundaydılar. A ltıların hakiki niyetleri. Müşterek P a zar Komisyonunun, Ttlrk H üküm e tiyle yapacağı hazırlık m ahiyetindeki konuşmalarda belh olacaktır A l tılar. Türkıyeyi aileye katm ak niyetinde delillerse. bu konulm alarda ileri sürecekleri ağır şartlarla, açıkça söylıyeııu'dıkleri bir "hayır"! dolam baçlı yoldan söyliyecek)erdir. Aftır şartlarla prestiji kurtarm ak için veva "hele b;r girelim, sonra»artları hafifletiriz düşüncesiyle Müşterek Pazara gnrmek de her halde faydadan çok zarar getirecektir. Y atırım programı rhard'ın ziyareti sira.si.ida 60n milyon dolarlık bir şala sarılarak ortaya atılan esrarengiz yatırım program ını örten sis perdesi, gün seçtikçe dağılm aktadır. A K İS in üç hafta evvel yazdıtfı gibi, ortada y a tırım plânı diye bir şey yoktur. Sadece dosyalarda uyuyan, üzerlerinde "ig- finansm anı şu kadar, dış finansmanı bu kadar, şu kadar döviz tasarruf ettiril-' yazılı bîr proje kokteyli mevcuttur. Bu tarz bir kokteyl, B atılı iktisatçıların elbette başım dön- Jürm em iştir. E rh a rd a yakın b iz i ecnebi çevreler. «h irtıaz iktisatçının yatırım program ını facia kelımes.vle vasıflandırdığını ve böyle bir programı İncelemeye dahi lüzum görmediğini söylemektedirler. Parıste O E. C. E çevrelerinden naklen A. P. ajansının verdifci haber de bu görüşü teyid etmektedir. A. P. Türkiyenin çeşitli y atın m projelerinin priorite sırasını tespit etm ediğini" bildirmektedir Yani çeşitli projeler arasında bir irtibat kurulm amış, bunlar ehemmiyetlerine göre sıralandırılm am ış! ır. O E. C. E Ankaradan kati bir plân alınm adıkça kesenin afzın ı açmıyacaktır. O E.C.E. esasen. Türkiyeye 50 milyon dolar kredi açan Italyam n tek taraflı hareketini de tasvip etmemiştir. Mesele O E. C. E. çevrelerinde konuşulmuş. İtaly a şiddetle tenkid olunm uştur. B atılılann istediği manada bir yatın m program ının mevcut olm a yışı. O E. C. E Heyeti Başkanı Von Mangoldt'un Türkiyeden avrıîırkcn hava m eydanında verdi*! beyanatta yatırım program ına dair tek kelime sftylememes nln sebebini izah etmekt^ lir 12 Von Mangoldt'un kendisiyle ayak üzen konuşmaya m uvaffak olan bir muhabire, "yatırım program ı hak k ın da b lgım yok dedikten sonra. İstikrar Program ı hakkında söyledikleri son derece m ânalıdır. Heyet Başkanı: istikrar Program ının tatbikatında m utabıksınız. Yani onu biçendiniz" sualine, "Ben İstikrar Programının tatbikatında m utabıkız demedim İstikrar Program ı hakkındakl konuşm alarda m utabıkım dedim" cevabını vermiştir. Bu sözlerle A l man Baron, tatbikatla verilen»özler arasında fark olduğunu. İstikrar Program ınıh inhiraflar kaydettiğini belirtmiştir. Nalı/.a süre terclinıe! aromın geçen haftanın başında A nkaradan ayrılm adan önce verdbeyanat da. efter Anadolu A ja n sının tercümesi yerine. İngilizce aslından okunursa, oldukça aydınlatıcıdır Meselâ An.-ıdolu Ajansının tercümesindeki "T ürk ekonomisinin iktisadi.istikrar yolunda kaydettiği İlerleme ibaresi yerine, ası) metinde ' malı istikrara erişmeye doğru l^av. det: ilerleme ottmimi vardır Ilerlem.-.ıı n başına bir da goo4" sıfatı eklenn...ştir id. bu sıfat, fevkalade veya cok iyi kelimelerimle vaisıflan- rtın Im ıyacık bir, ilerlemeyi belirtmektedir. En m ühim i "m ali istikrara erişmeye doğru ibaresiyle, Heyet balkanının "m ali istikrara henüz erişilememiştir demek isteroesidtr A- nadoiu Ajansının tercümesinde bu nüans kaybolm uştur.. Anadolu Ajansı ufacık bir h a tâ da Von M angoldt un sondan bir evvelki cümlesinde yapm ıştır. İngilizce metinde "Heyet, program ının gayelerine erişmek için Türk halkının ve H ü küm etinin gösterdikleri gayreti desteklemeyi ve y anlım etmeyi arzu eder denrtifci halde," tercümede H e yet, Tiirk H üküm etinin ve Tiırk halkının bu program ın gayelerine ulaşması için gösterdikleri gayreti destekliyecejini ve onlara yardım a devam edecefcinı bildirir cümlesi yer alm aktadır. "Y ardım ı ar7«ı eder :1e "yardım yapacağını bildirir" sözleri arasında her halde Anadolu A jansının ehemmiyet vermediği ufacık bir f-ırk vardır! O. E. C, E. Heyeti Başkanı bilhassa arzu eder tâb i rini kullanıyor. Bununla arzu eder, am a istenilen şartlar yerine getirilmezse yardım edemez yordu. demek isti Her ecnebinin ziyaretini görülm emiş bir zafer şeklinde ilân eden P Propafran<las,na malzeme tem ini için, Anadolu Ajansı, metnin Türkçe tercümesinde bu ufak tefek rötuş' la ıı yapm akta bir m ahzur görmüyordu.' Herkes bizi beğeniyor diyebilmek için yapılan bu gayretkeşlik, sayretkeşlicin nerelere kadar uzanabileceğin; görmesi bakım ından ibret vericidir. P a r a F o rm («m a lla r ı 0 K J? R H *>'etl ayrıldıktan»unr*. Para Fonu Heyeti, geçen hafta boyunca Malıv# B akanlığındaki "doküm an toplam a faaliyetin» devam etti. Heyet Maliye Bakanlığı Kurm ay Heyetinin dahi bâ/.an İçinden çıkam adı*! "Kam biyo K ırşılık Konu". "İktisadi Devlet Tevekküllerinin mail durum u" 'hakkında izatn t istedi. İk i ay evvel Cahan heyetinin yırtamadı/ti bu sır perdesini. Cochran heyetinin aralam aya m uvaffak olduğu çok şüphelidir. Durum u, b r yıl once Cahan * "iktisadi durum hakkında çok iyimser bir tablo çizme tavsiyesinde bulunan Sturc - Cochran ın muavinidir-, raporunu h a zırladığı zam an belli olacaktır. Bir yıldır malî istikrar yolunda» iım la r atıldığı m uhakkaktır, am a nvr,i hesaplarda foktur. h â li bir istikrar Kıbrıs lirle bir asker gelsin! eçen haftanın sonuna doğru. Ttlrk bayrağı taşıyan bir otomobil Lefkoşenin dar sokaklarından geçerek. Başpiskoposluk binası önüne geldi' Otomobilden iki adam içıdi ve k apıda bekleyen gazetecilere hiç bir şey söylemeden süratle içeri girdi. B unlar D. P. İktidarının mutem et adam ı Prof. E rim ve Dr. Fazıl K üçük idi. K ıbns Anayasasının meşhur beşinci maddesi üzerinde Makarios la m üzakereye geliyorlardı. Erim, A nkaradan yeni dönm üştü. D. P. İktidarının mutemet adam ının her A nkara döl rof. Nibat Erim D. P /tnn mutemet odum» * Z t S, H E Y L Ü L I* î»

13 Toplantı 2 saat 15 dakika sürdü. Saat de toplantı salonunun k a pılan açıldı, müzakereciler güler yüzle fotoğrafçılara poz verdiler. Federasyonun Kıbrıs Türklerine empoze ettiği K um lardan alışveriş etme yas a ğ ın a rağmen, R um dükkân ların dan alışveriş yaparak R u m la n n sempatisini kazanan Nıhad Erim, gazetecilere gülerek Her zam an olduğu Kibı. bugün de iyim serim dedi. Ank.ırada Dışişleri Bakanı Zorlu ve A- tina Büyilk Elçisi N urettin Vergin i-!* görüşmeler yaptıfcı sırada da E- m n. Anayasa çalışm alarının m untazam devam ettiğini, beşinci madde ihtilâfının da halledildiğini Zafer gazetesi m uhabirine söylemişti. E rim in sözleri pek haksız değildi. H akikaten tâviz yolu seçildikten sonra bir m ü zakere masası başında iyimser olm a mak. her ihtilâfın halledileceğine i- nanm am ak için sebep yoktu. N itekim Rum Cum hurbaşkanı ile Türk M uavininin eşit haklara sahip olması mevzuunda çıkan ihtilâf. Erim in kendi tâbiriyle "m ûtad A nkara temaslarından sonra çabucak halledilivermişti. T ürk delegasyonu, C um hurbaşkanı He M uavini eşit haklara sahiptir tezini bırakıp eşit olm adıkları hakkında ki Makarios tezini benim seyince, kördüğüm kendiliğinden çözülüvermisti. Ar.ıa M akarios ilk merhaleyi aştıktan»onra İkinci bir talep listesiyle ortaya çıktı: R um ekserikıbrısın FVlhi! Makam*» Verdikçe uttiyorl ntlşünden sonra Anayasa Komisyonu (. alışmaları, buytlk bir ehemmiyet kazanıyordu. Bilhassa K um lar bu A nkara seyahatlerine son derece e- hemmıyet veriyorlardı. N itekim Cum a günü de öyle oldu. Cum a sabahı çıkan R um gazeteleri. M akarios - E rim m ülakatının ehemmiyetini belirtiyorlardı. I I alırlardadır: Ya tak»ini. ya ölüm " teılnl tam oıftnaslyle lıenlınseyip. ' 'm i t i n * M otaııı ynnhran O I* İktidarı /.tırlıhde Kıbrıs ( ıımhııri- >t. i r lı«ıl %.ıtmhinra. DışUttert luıkıını li M M. Kursu.Ünde»Mİ İki Uıltuı* a n d ın d aki t.ııyok mesafeyi ortm.r vazifesi düşmüş vı* Kakan I* I" pvimkasıu' şu»özlerle açıklam ıştı: l tr > ı-re varm ak kin. bâ/.an başka >old.vn gidilir. B iz Z ü ric h - d>-kl büyük a\aııtujlar tanıyan»tatttvd elde edebilmek maksadım la ta k sim fikrin» İleri sürm üştük Bu bir taktikti \e gaye tâviz koparm aktı. Aırift IV P.nlU bu "sörlllıııenliy' taktiği de m ûtadı veçhile ters te p ti. İ li/ bin Kı'<rıslı inandıkları -yahut İnandırıldıkları- taksini hax aşınıla n Zorlu Kİbi laktik üstadı olmadıklarından-»ıyrılanıadıl«r Zorlunun \ve ru fla l»r K llç ü k U» M akarios'l* el»ıkınıp hemhal olm aları bili- nn- İara te sir etmedi. \ 'K ıhnslı Hum kardeşlerinin boyunlarına sarılalı. adılar Zaten Kumların da dostluk ellerini uzatm ağa hiç m i h iç tilavetleri >nlitu. Başka türlü d>- olamazdı. Hu^ıırı Yeşil Ada. ııcftbe cumhuriyet daha durm adan İm zorlu ta k tik 'V rin ıstırabını çekmektedir: Ana karnındaki cenin, aileyi şimdiden büyük ihtilaflara sürüklemiştir. Kıbrıslı liderler İmlâdan gelen K um larla dost olacaksınız eınrl -evet, emri- \e Kıbrıs Türklerinin ar/.uları arasında binam a/ kalm ış lardır. K üçük ve l>f-nkta.ş Ud şıktan birini seçmek durum undadırlar: Ya Ankaram n arzularına u>arak K ibns Türklerinin atmosferini laban tab a m zıt bir durum a ı;lr»n'ekler. n a hu t A da Türklerinin dllel nrlni ıtöırnıünde tutarak D. 1*. Iktldarunn gözünden düşeceklerdir. Kıbrıslı lid e r leri Ankaraya çağırıp, zorla istenen yoi a sokmak belki m inıkündür. F ak at bu bizzat geçmiş pobtlkal:u-ın yarattığı dilemi or:.ı<: uı kaldırm am aktadır. Problem köklüdür ve Zorlnnun 'İyi niyet esast ı- g ib i yuvarlak lâfları ile halledilecek çapta değildir. Grfvas baş k a k b ıa ı ıktır, Makarios a komple hazırlanacaktır, K EM gl/.ll teşkilâtının sanıldığından çok kuvvetli olduğu meydana çıkacaktır. Sonra da. A tiııam n ricası üzerine, Kıbrıs Türkleri iyi nlyetler Uıln delillerini vermeye çağırılacaklardır... Bu şartlar altında İyi niyet gösterileri, her gün karşılıksız yeni tâvizler vermekten başka mâna.va gelmemektedir. I cube cumhuriyet daha doğmadan, an atık Türkiyenin yeni tâvizleriyle yaşıyabilmektedir. tik tâv iz K um Cum hurbaşkanının T ürk M uavini ile eşit haklara sahip olııııyacağ] kabul edilerek verilm iştir. H albuki Zorlu ÎH Sşulıat 1959 tarihinde B. M. M. kürsüsünden aynen şu sözleri söylüyordu: A danın Reisicum hurluğnnn bir Yunanlıya. M uavinliğin Lse bir Tilrke verilmesi sırf şekil hakııııından eheınmiyetu olm akta, ancak esaz* bakım dan Keisicumhuriuk m akam ı İle M uavinlik m akam ı arasında hiçbir fark bulunm am aktadır. l/>ndra ve Ziirlch Anlaşm alarında Cum hurbaşkanı ile Muavininin»elâhiyetleri arasında eşitlik ya vardır, ya yoktur!» Eğer eşitlik yoksa hakikatler tahrif edilerek Zürich ve I-ondra Anlaşm aları B.»İ. M. na olduğundan farklı aksettirilm iş demektir. E ğer eşitlik yoksa hakikatler tahrif edilerek Zürich ve I» n d ra bik ettireceğim T âviz yok açık ve kesin taahhüdüne giren H üküm et, tâviz yoluna sapm ıştır. M am afih " Y a taksim, ya ölürü tezinden K ıbrıs Cum huriyeti hal çaresine düşenlerin bu tâviz politikasına devanı etmelerinde de hayret uyandıran bir taraf yoktur. İlk tâviz şimdi ikinci bir tâvizle beslenmek üzeredir: M a k a r io s. R u m ekseriyetinin hâkim iyeti altında bulunan H üküm etin selâlûyetlerinl, Zürich ve l» n d r a Anlaşm alarını zorlayarak genişletmek istemektedir. Bu pürüzü halletmek İçin O. P.'niıı mutemet adam ı N ih at E rim. A ukaradan aldığı yeni emirlerle Adaya dönm üştür. Yeni bir tâviz kimseyi şaşırtnuyacaktır. H ayret uyandıran taraf. Kıbrıs fethi nin diiştüğii acınacak durumdur. Ç ünkü tarik, bir fatih *in devamlı surette gerlliycrek fetihlerde bulunduğunu İlk defa kaydetmektedir!..... A K ÎB, 1* B Y I.Ü L ta $» 13

14 y u r t t a o i.ü p b İt e n l e r yetîi kabine Özerinde CumhurbaşVan: M uavininin tesirini sıfıra indirmeye ve kabinenin selâhiyetlerinl arttırm aya m atuf yeni bir talepte bulundu. Elinde kuvvetli bir koz da vardı: Ben Zürich ve V*>ndra anlatm alarını kabul ettim diye öldürülm e tehlikesiyle karşı kargıyayım Benden sonra Grivas gelecektir" tarzındaki hatırlatm a hakikaten f kuvvetli bir kozdu. Fakat K ıb n slı liderler M akarios - un teklifini reddettiler. B u nun üzerine E rim, Ankara- ya m ûtad seyahatlerinden birini yaptı. Dönüşte de. A nkarada söz dinleyeceğini mecburen vaadeden D r. Küçükle birlikte Makarios ile görüşmeye gitti. Bu son görüşm enin neticesi henüz meçhuldür. B ilinen tek şey. Ucube A nayasanın -ki hazırlıkları Eylül başında bitecekti- tam am lanm ası İçin yeni tâvizlere İhtiyaç olduğu ve Makarl- os un tâviz dir. A dadaki (itinim veremiyeceği- ıbns Türklerl son dere- * ce* endişeli günler yaşam aktadırlar. B una sebep G rivas m A tinada ve Lefkoşede kazan kaldırm ası değildir. K E M gizli teşkilâtının K aram anlis ve Averof K ıbnsa geldikleri zam an öldürülecek ve Enosis gerçekleşecektir" tarzında beyannameler neşretmesi, M akarios a karşı suikast teşebbüslerine girişilm esi de fazla, endişe yaratm a m aktadır. Endişeye sebep. Şimdiye kadar T ürk H ü küm eti arkam ızda garantisiyle m aneviyatı yüksek tutulan T ürk cemaatinin bu garantiden şüpheye düşmeye başlamasıdır. Yeni bulunan Türk - Yunan dostluğunun. T ürk cemaatinin meselelerini ikinci plâna düşürmesinden ciddiyetle korkulm aktadır. Adada. Fazıl K üçük ve Penktaşın A n k a rada "A n ayasa Kıbrıs T ürkleri ister beğensinler. İster beğenmesinler y ürürlüğe girecektir cevabını aldıkları ısrarla söylenmektedir. 9 Eylülde îzm ire g i decek heyete vize verilmemesi, gençlik k o llan faaliyetinin frenlenmesi. E rim tarafından Y unan m allarına yapılan boykotun kırıl- ^ m ası ve T ürk kooperatiflerine vaadedilen y a n m m ilyon sterling tutarındaki yardım ın 6 aydır h â lâ gelmemesi T ürk cem aatinin m o ralini iyice bozmuştur. Morali yükseltmek İçin Adada son günlerde sık sık İşitilen Hele bir T ürk askerleri geldin" sözleri. Adada esen "terkedılme" haleti ruhiyesinl değistirmeye yetmemektedir. Cento Eski hamam, eski tas ' eçen haftanın ortasınla. Birie«mU ^ Milletler toplantısına katılm ak U- Soğuk Harb Yayını Örn«kleri T î ir zam anlar bu memlekette vıldız, burun gibi kelimeler dahi telâffuz edilemez gazeteler sansür c- dilirdi. Dehşetle h atırlad ığım ız o günlerin yanında bir diğer devre vardır- kı kulaktan kulaklıktan bahsedilemez olmuştur. İşte bu devre tek parti istibdadının taaffiln etmiş havasının koyulaştığı ıstırap ve sefalet devresidir. Gerçi şimdi de vatan sathında m illi menfaatlerimizi ve büyük kalkınm a ham lem izi baltalayacak m illi birliğim izi ve akıncı ruhum uzu ze- deliyecek tezvir ve nifak tohum larının saçılm asını önleyecek tedbirlerimiz -elhamdülillah- mevcuttur. A m a bunlar D. P. nin nurundan körleşmiş haset sahiplerinin topyekûn şahlanan m illetim izi kandırm a m aları için büyüklerim iz tarafından vâzadilmig asgari müeyyidelerdir. Esasen hürriyet hiçbir zam an kayıtsız şartsız olm am ıştır. A m a bugünkü hürriyet dünkil İle m u kayese ed.lemiyecek kadar büyük ölçüler İçindadir. A rtık dün yasak olan yıldız, burun, kulak, kulaklık kelimelerini vatandaş göğsünü gere gere, nefesini tükete tükete söyllyeblliyor, haykırabiliyor. Bu ne saadet, bu ne ham iyettir!.. Bu ham iyetin feyizli kaynaklarını D. P. nin bitmeyen, tükenm iyen gayret ve çalışması teşkil etmektedir. M ücahit O k u r - İstanbul * T 1 ezvirci ve nifakçı basın doym ak bilmez iştihası ile bu sefer de aç bir kurt gibi Devlet Tiyatrosu sanatkârları üzerine saldırm ış m em leketin bu hassas ve asil evlâtlarını politika gayyasının karanlığında yok etmeğe çalışm ıştır. Bu kalemler bilm iyorlar m ı k i bu büyük sanatkârları V atan Cephesine iten kuvvet memleketin büyük kalkınm asından aldıkları ilham ın rüzgârıdır. Elbette biliyorlar. F ak at bizatihi bu hâdisen n göz yaşartıcı tablosu ve memleketin sanatkâr ruhlarında m âkes bulan D. P. İktidarının haşmeti, kıskançlıktan gözlerini döndürm üş, güzel vatanım ızın sathında özene bezene yetiştirilen ince ve duygulu artistlerim izin, o üzerinde şefkatle durulması gereken sanatkârlarım ızın şahsiyetlerinde kör olası İhtiraslarını tatm ine koşmuşlardır. Elbette memleketin bu en m üm taz sim aları V a tan Cephesine koşacaklardır. Elbette asil rıh la rın ın kendilerine vazeylediği birlik vazifesine tehalükle atılacaklardır. D. P. İktidarından gördükleri alâk a yı, yakınlığı, muhabbeti hangi tktidardan görm üşlerdir. Her ne kadar Dahiliye Vekâletinin emriyle g a zinolarda ve tiyatrolarda rol yapan artistlerin siyasetten bahsetmeleri yasak edilmiş ve dinlemeyenler karakola bile celbedilnıiş ise de bu onların hassas ve çabuk tesir altında kalan benliklerini korum ak içindi. Şim di de bir ikinci himaye m ülâhazasıyla Vatan Cephesinin şefkat kanatlarım üzerinde titrediğim iz sanatkârlarım ızın om uzlarına germ iş bulunuyoruz. F u at Sağıroğlu - Bursa zere New Y ork a giden, Pakistan D ı şişleri Bakam M anzur Kadir. Tahran ve A nkaraya uğram ayı ihm al etmedi. Tahranda Şah ile, A nkarada Menderes ile görüştü. Türklyeden aynlrrken bir de basın toplantısı yaparak, Ankarada eski ismiyle Bağdat P aktı. yeni İsmi Ue CENT O'ya m üteallik meselelerin gözden açıkladı. geçirildiğini Pakistan Dışişleri B akanının söylediğine göre, C E N T O nun 8 E k im de VV&shmgton da yapılacak m ûtat Bakanlar Konseyi toplantısında P ak tı daha müessir bir h&le sokm ak 1- çin, m üzakereler yapılacak, bu hususta hazırlanan bir takım projeler ele alınacaktır". M anzur Kadir, projeler h akkında izahat vermedi. A m a T ahrandaki basın toplantısında hâlâ eski ism iyle anılan B ağdat P aktı h akkında yaptığı şikâyetler gözönunde tutulursa, M anzur K adirin projelerini tahm in etmek güç değildir. P aklatan Dışişleri Bakanı T ahranda C E N T O nun gerektiği gibi işlemediğini, W ashington da teşkilâtı kuv vetundirmek için bir teklifte bulunacağını, teklifini 1- ran Şahm ın pek beğendiğini söylemiştir. C E N T O nun iyi işlemediği İran ve Pakistam n yıllardır ileri sürdükleri bir iddiadır. Aslında yanlış da değildir. Y alnız İran ve P a kistan komünizme karşı kurulan P aktın iy i işlemen jesini, Am erikanın dolar kesesini ardına kadar açm a ması. m ahalli ihtilâflarda tarafsız kalm ası, Hindistana yardım etmesi gibi sebeplere bağlam aktadır. P a kistan Dışişleri Bakanının VVashington da açıklıvacağı teklif, her halde yıllardır her Bağdat P ak tı toplantısında tekrarlanan ve A m e rika tarafından bir teselli m ükâfatıy la geçiştirilen bu tarz şikâyetlerden İbaret kalacaktır. P ak tın B akanlar Konseyini W asjıington - da toplıyarak. P akta verdiği ehemmiyeti gösteren bdr jest yapm ak isteyen Am erika, ihtim al ayni şekilde bu fırtınayı da geçişürecektlr. Türkiye sonu gelmeyen bu ihtilâflard a arabulucu rolünü oynam aktadır. İran ve Pakistan -evvelce Irak da vardı- kom ünist tehlikesini, Am erikaya da Pakistan ve İranın taleplerini yerine getirmezse, bundan do- J ğacak tehlikeleri hatırlatm aktadır. A yni sahneler şimdi Washington da tekrarlanacak. İran ve Pakistan, P akt işlemiyor diyeceklerdir. A m a P aktın asıl onlar tarafından m ahalli dertlerin halli İçin bir vaeuts ve dolar makinesi olarak düşünülmesi yüzünden işlemediğini hatırlarına bile getirmiyeceklerdir. 1 1 AKts. i f z r ıf ı m»

15 Dayak Yiyen Amerikalı Döviz Kaçakçıları D q hafta/un bağında Pazart***) u günü, A K İS 'in bu sayısı baskıya girdiği sırada tzıııir t'^ in c ü Asliye Ceza Mahkemesinde»on derece alaka çekici bir dâvanın Uk duruşması yapılacaktır. Aslında mescit- basit ve olağan bir k arakulda dayak" hâdltnildlr. A nıa bu defa dayak yediklerini iddia edenlerin döviz kaçakçılığından sanık, NA TO'ya mensup Am erikalı çavuşlar olması ve gerek yerli, gerek yabancı basında bu mevzu ile ilgili derin akisler '-aralan yazıların çıkmış olmasıdır, Bilhassa, bir yabancı tahkik heyeti nin İzm ir* gelmesi Vali, Savcı ve E m niyet M üdürüyle konuşması. dayak atıldığı iddia edilen karakolda incelemeler yapm a sı, dâva dosyalarını okuması hassas halk efkârının alâkasını uyandırdı. A m erikalı general ve albaylardan m üteşekkil tahkik heyetinin İzmirdrki faaliyeti dikkatle takip edildi. B u sırada A m erikanın Türkiyedeki B üyük Elçisi F.kselâns Fletcher VVarreıı ın sırf bu 1$ için Washington a kadar uçup dönmssl Adalet Bakanı Sayın E sat Budakoğlunun beklenmedik bir Kirada tzm ire gidip tetkik ve tem aslarda bulunm ası gözden kaçm adı. Bilâhare Ankarada Barbakan Adnan Menderesin, A m erikan Büyük E lçiliğinin talebi üzerine F.kselâns H'arren ı m akam ında kabul etmesi ve bu mesele hakkım la onunla görülm esi, meselenin fiilen diplom atik safhaya girm iş olduğunu gösteriyordu. N itek im bu ziyaret, m ünferit bir hâdise olarak kalm adı. Am erikan Büyük Elçisinin T ürk resmî şahsiyetleriyle bu mevzudaki tem asları tevali etti. Dışişleri B akam F atin K üstü Zorlu yurt dışında olduğu için ona vekâlet eden Dr. N am ık Gedik, A- merikan Elçisi \Varren tarafındım Dışişleri B akanlığında ziyaret edildi. İşin dik kat çeken tarafı bu görüşmede, dâvet üzerine Dışişleri B akanlığına gelen A dalet Bakanı E sat Budakoğlunun da hazır bulunm a s ın ı. Gerçi halk efkârının»on derece hassasiyetle karşılandığa blı mesele üzerine her yerde fikirler yürütüldüğü bir sırada^ Adalet B a kanının m akam ında Am erikan E l çisini kabul etmesi elbette m il* bet akisler yaratan bir hâdise teşkl] edemezdi. A m a bir Adalet B akanının bir yabancı devlet elçisiyle görüşmek için kalkıp Dışişleri B akan A K I S, İS E Y L Ü L m» lığına gitmesi de halk efkârının kolaylıkla kabul edeceği bir jest değildi. Budako^iundan beklenen, böyle bir talebi katt şekilde reddetm eliydi. Z ira o sıralarda yağm ur gibi yağan, sandık cinayeti nden MUli Türk Talebe B irliği Sekreterinin beyanatına, M ardin şosesindtv k i gasıp hadisesinden İstanbul civarında bir ecnebi ailenin tecavüze uğram asına kadar çeşit çeşit neşir yasağı k a ra n arasında İzmirdekl Am erikalı çavuşların döviz kaç akçılığı" dâvası hakkında konulan neşir yasağı bilhassa ehemmiyet arzediyordu. N itekim nesir yasağı kararının verildiği gün, İzm ir A ğır Ceza Mahkemesi salonunun kapısı önünde iki A m erikalı gazeteci, duruş ıııada iddia m akam ını işgal eden Savcı Yardım cısı Süreyya Tarlana sâdece ııe-slr yasağı kararının sebebini sordular. Am erikalı gazeteciler meşhur Time ile, A. P. nin mu kabirleriydiler ve yasak kararının niçin aluıd.ğm ı aıılıyanlam ışlardı: Acaba neşir yasağı, basında çıkan yazıların T ürk - Am erikan dostlu ğunu zedeiiyebiieeeği nıülâzahasıyla mı konulm uştu? Savcı Y ardım cısı bu düşünceyi şiddetle reddediyordu. O na göre, Basın hâdiseyi yalan yanlış ve kanaat katarak aksettiriyordu. Bu yazılar iy i netice vermediğinden ve tahkikata tesir,** edici olduğundan ııeşlr yasağı talep; etm iş" idi! F ilhakika duruşm adan bir giinj sonra okuyucular gazetelerde İz-: m irdeki kaçakçılık hâdisesinin du-j ruşm a safahatı yerine şu yasak ka-j rarım okudular: D öviz kaçakçılığından sanıklar:'- Jdc Cuistion, Jam es K ink, Jozef Pb.\ Proetti, Jack, Resevite, Jioktymo,; M arino, D avit Knhetı, Refael Ben-] cuyn, SoU Bencuya, Salavador Kck-i nka, Süreyya Eslek, Turhan Vlkülii', ve Zeki Çırpıcı haklarında S <ıtarihinde tam ir 1. A ğ ır ceza Mahke-i «leşince yapılan duruşm ada mahke-' m enin karar ve m uam eleleri üzerinde tesir yapabilecek bu dâr-aya ait her türlü neşriyatın menine Ba tnn K anununun 30/% nci madde.s mucibince karar verildiğh aynı malı kemeden alm an gün ve 14 sayılı müzekkere ile İzm ir C. M. L liğinden bildirildiği hokkandaki Ar. kara C. M. U. liğinden S ta rih ve 6/S'j 55 sayılı yasak karart ta rafım a tebliğ edildi. İm za ederini S Hâdisenin, neşir yasağının çu nıulü İçine girmeyen tarafları şuu j kırdı: Sabah saat ft'da Bııcadaki yen cezaevinden otomobille Adliyey* getirilen Am erikalı sanıkların bi ; s leklerinde kelepçe yoktu. Kendilerini görmeye gelenlerle rahatça konuşuyorlardı. Cünkii diğer m evkufların m uhafaza edildiği merdiven altına sokuuuamışlardı. D uruşm a ya saat tam 9.30'da başlandığı zaman, mahkeme heyetinin şu şekilde teşekkül ettiği görüldü: Başkan Celâl Varol, üyeler de Reşat Soysal ve M eliha Y alazdı. İddia m akam ında Süreyya Tarlan vardı. D âvanın 13 sanığından l i ' i duruşm ada hazırdı. Duruşm a açıldığında... Kita nm bacakları Am erica t love you!. Coca -Cola içiniz ffita niyetinle!. Maneıı m jsauuıı Kuput^cn Sıhhatler olsun.... duruşm a başka bir güne talik edilerek celse kapandı. Sanıklar geldikleri gibi gene otomobille Bucadaki cezaevine gönderildiler. Savcı Yardım cısı S llru v ja Tarlan, A- ıtıerikalı gazetecilerle kısaca konuştuktan sonra telâşlı adım larla odasına gitti. Kapısı bir müddet ka-i palı kaklı ve bu sırada telefonu, hepi m eşgul" işareti verdi. 1 15

16 Kalkınma Gerileme rekoru İKTİSADÎ VE MALÎ SAHADA I J IrSeşnıış Milletlerin geçenleri!» yayınlanan 195» ıats u;*tlk yıllıfiı. 1953'ten itibaren dünya m emleketlerinin kalkınm a yolunda aldıkları mesafenin en yaşmaz ı^ulesi olan b>r tablo ihtiva etmektedir.' Tablo, m uhtelif memleketlerde 1953 yılı 100 sav.larak. adam basma düven reci m illi gelirde artışları göstermektedir. Tablodaki memleketlerde. 19S3 - İPSÎ a- r asında geçen 4 yıllık devrede, adanı baş na düşen reel m illi gelirde yüzde 15 ilâ 36 nisbetmde bir artış vuku bulmuştur. Y âni bâ memleketlerdeki halkın lıayat seviyesi yılda yüzde 4 tiâ 9 nispetinde yükselmiştir. Tabloda bir tek istisna vardır, o da Türkiyedir. H er tarafta hayat seviyesi yükselirken, memleketimizde gerileme vuku bulmuş, 1957 yılında 1953 eviyesine dahi erişilememiştir. / Bu acı gerçeği. ziraattaki hava şartlarıyla m azur göstormeye de im kân yoktur. Zira tablodaki m em leketlerden ne Güney Kore, ne Y unanistan, ne Birm anya sanayi m em leketidir. A m a buna rafrmen bu memleketlerde hayat sev-lyesi her yıl m untazam an ve hızla yükselm iştir. Aşağıdaki tablo. görülm em iş kalkınm anın hazin bılânçosunu göetermekted r artıç hızında bir yavaşlam a vardır. Bu yav aşlaıtıa eon derece m ühim dir- zira 1959 bütçesi, devlet gelirlerinin bir yıl evveline nazaran yüzde 33 nispetinde artacağı tarazıyesine dayanılarak >apılmıştı. F iilî artış ytu'jt 16 nispetinde o ld u rm a, yânı tahminlerde yll/de 50 yi aşan b:r hatâ yaoıkiıgrına göre, ilk bakışta durum nâzik görünmektedir. Durum un nezaketinin Maliye B a kanı H aşan Polatkan da farkına varj^nıış olacak ki. verpi tahsilâtı hakkında iistüste ik. beyanat yapm ak lüzu munu dııydu. F akat Polatkanın A- gustos sonundaki ilk beyanatı, du yulan endişelen arttırm aktan başka bir şeye yaram adı. Z ira P o latkan beş aylık fult tahsilat m ik tarı olan 2 m ilyar 216 m ilyon rakam ını, 2 m ilyar 781 m ilyon lira olarak Zaferin manşetine geçirebilmek için. M art - Temmuz devresi neticesine, Eyltll ayı içinde tah sil olunacak gelir vergisi taksitini do katm ıştı! Polatkan ayrıca, lkt:.sa<il De\ let Teşekkülleri ve benzeri müesseseler tarafından, m al ve hizmet satışları dolayısıyla müstehlikten ta h sil ed ld ig i halde. Temmuz ayı sonuna kadar Hâzineye ödenmiyen 435 nulyon liralık vergi borcunu da hesaba katm ıştır. Vergi borcunu ftdemlyen bu şirketlerin başında. Merkez Bankası kapılarının ardına kadar açık oldu- A D A M B A Ş I N A D Ü Ş E N R E E L M İ 1.U G K l j R Memleketler * l» « Avusturya l Belçika Birm anya » 110 ı ı s Finlandiya IU Fransa Almanya İZİ 128 Yunaniıttan lfın 102 iıo İtalya İ l i 122 Japonya Gllney Kor» 100 1/# H ollanda «112 ııs 117 Rodezya * lavee 100 3» T ürkiye 100 M»2 9t> SR V e r g i t a h s ila t ı Maliye r eçen haftanın ortasında, Maliye ^ Tetkik K urulu tarafından hazırlanan "M aliye Bültenl nde Mart- Temmıız devresine ait beş aylık vergi tahsilâtı yayınlandı. Buna göre, beş aylık tahsilât 2 m ilyar 216 m ilyon liradır. Geçen yıl aynı devrede tahsilâ t 1 m ilyar 914 m ilyon idi. Demekki geçen yıla nazaran tahsilâtta yüzde 16 nispetinde bir artış vardır. H albuk i 1957 ye nazaran 1958 yılının ilk beş aylık devresinde artış yünle 19 elmuatu. O halde devlet gelirlerinin 16 u devrede <jok açılan Şeker Şirketi gelmektedir. Şekere büyük bir zam yapıldığı halde. geçen m alt yılın ilk be? ayında m üstehlikten tahsil ettiği 115 m ilyon liralık vergisini Hazîneye intikal ettiren Şeker Şirketi, bu yıl aynı devrede ancak 58 m ilyon Ura istihsal vergisi borcu ödemeiştir. Y a ni h u kuki bakım dan alelâde bir a- nonim ortaklık olan Şeker Şirketi Devlet nam ına tahsil ettiği vergileri, kendi ihtiyaçları için sarf etmektedir! "Başbakanın' emirleriyle yapılan bu muameleler hakkında hukukçuların her halde çok löyliyeoekleri vardır. H ukukçular kadar. Maliye B a kanlığının teklifsiz m isafiri haline R a k a m la r e m rinde!. gelen Para Fonu m ütehassislan da. tahsil edilen vergilerin, başka ellerde kalm asıyla ilgilenmektedirler. Bu ilginin bir neticesi olacaktır kı Po- (atkanın bildirdiği üzere. Ağustos ayında bu borçlardan 227 m ilyon lirası Hâzineye ödenmiştir Maliye Bakanının 6 E ylül tarh- 11 ikinei beyanatı daha az tafs.lâtlıdır Polatkan bu beyanatında rhall yılın ilk altı aylık neticelerini açık lamıştır. F akat bu sefer. Hazine ta rafından fiilen tahsil olunan m iktarı bildirmekten kaçınm ıştır. "Hazine veya Hazine nâm ına amme müesseseleri tarafından tahsil olunan devlet gelirleri tâbirini kullanarak, verdiği 3 m ilyar 113 m ilyon rakam ı İçine. İktisadî Devlet Teşekkülleri ve benzeri müesseselerin ödemedikleri vergileri de katm ıştır. Polatkana göre, önüm üzdeki İkinci altı aylık devrede, vergi tahsilâtı daha da artacak ve 1959 bütçesi a- çık vermek şöyle dursun, fazla ile k a panacaktır. Y alnız P olatkanın bu tahm ininin gerçekleşmesi için, «n ü müzdeki altı aylık devre zarfında: 1) İktisadî Devlet Teşekkülleri ve benzeri müesseselerin ödenmemiş vergi borçlarım ödeyecek durum a gelmeleri ve bundan sonra vergi borçlarım m untazam an ödiyebilmeleri; 2) İthalâtın hızlanm ası lâzım dır. İth a lâtın hızlanm ası norm al sayılabilirse de, İktisadi Devlet Teşekkülleri ve benzeri müesseselerin h a len içinde bulunduktan malt krizi nasıl atlatabileceklerini kestirmek güçtür. İktisadi hayattaki durgunluğun da buhranın hallini kolay!a«tırmadıgı m uhakkaktır. A.K JS, U M Y L Ü L IB 6 İ

17 Ucuzluk fjeutriu ucuzlamıyor S anayi B a k a n lıt' V«kıli Seball Atartvanmn 11 Temmuz lt*5i> ta rihli Zafer gazeteyind* yıkan beyanatında bildirdiği elektriğin ucuzluyacağı haberi gerçekleşmedi. F ilhakika fazla m iktarda elektrik kullanan müteşebbislerin Baçbakan Men-, deres nezdınde yaptıkları teşebbüsün ve biraz da imarzede belediyelerin feryatlarının neticesi olarak Etibank yukarıdan gelen em ir üzerine ceryan verdiği belediyelere yüzde 30, müesscselere yüzde 20 nispetinde bir tenzilât yaptı. E:tibank bu yüzden 3G milyon lira tutarında bir kayba u ğ ram aktadır. M al! durum u pek parlak olm ayan E tibaııkın kaybı, yukarıdan gelen vaade göre, bütçeden, y&ni vatandaşlardan alınan vergilerden k arşılanacaktır. E lektrik fiyatlarının indirildiği haberi -ki büyük bir zam dalgasından sonra geliyordu- vatandaşa büyük bir m üjde olarak manşette verildi. Zafer, A tam ana atfen "Belediyeler Sanayi Vekâletinin yantufı bu tenzilâta muvâzi olm ak üzere tarifelerini yeniden tespit edecek ve elektrik ücretlerini aynı nispette düşüreceklerdir m üjdesini veriyordu. Aradan ik i ay geçmesine rağmen daha evvelki elektrik zam m ını sineye çeken vatandaşlar hu indirmeden tek bir kuruş faydalanm adılar ve faydalanm ıyacaklardır. Y alnız bu İndirme dolayısıyla İstanbul Belediyesi 10 m ilyon lira civarında açılctan bir gelir tem in etm iştir. Bu geliri hiç şüphe yok. im ar adı vsnlen meşhur yıkım faaliyetlerinde kullanacaklardır. Sebatı Ataman Beyanatla am pul yanm ıyor! Türkiyenin En Berbat Meselesi k i oğol Fatih» Timur, HOS tarihinde A nkara Muharebesinde Vsmanl» M Sultatıt Bayazuiı m ağlûp etmeden evvel, huerim muharebe meyda nı,1in civarındaki bir orm anın içine gizlem iştir. Bu tarihi nokt>ıdan, buj i istikamete bakılırsa baktlstn, uzayıp giden cole donmuş ağaç- «i» arucı kelimelerin yapacağından daha büyük bir belâgatla m ühim b>r hikâyeyi anlatm aktadır: Bir zam anlar m ünbit Anadolu yarım adasında asırlar boyunca orm anlar hızla tahııp id ilm iş, bunun nttıcesııtde toprak erozyonu başlam ıştır Birlermiş M illetler mütehassısları tarafmdun bu tneızuda yapılan son bir niceleme -Baade. raporu-, eğer dt.'len koklu tedbirler alınm azsa, Anadolu yaylasının büyük bir kısm ının çöle döneceğini göstermektedir. D urum Türkıyede her yıl nüfusun yüzde 3 artm asına -yeryüsimdeki en hızlı artış- sebep olan, yüksek doğum nısbetı yüzünden ilaha çok ciddiyet, kapanm aktadır den l»-n 1 urk nüfusu iki misline, çıkmıştır. N üfûs halen 2İ milyondur. 1975'te W m ilyona erişecektir. Nüfus artışının hızlanması, doğum larda «lum nispetinin anı dilşüşunun t-e Türkiyenin sıtm a mücadelecindeki yayam dikkat m ui'affaknjetınin neticesidir. Nufus artışı nisbctırun iuvruukı yıllarda dusnu.sı çok z a n ] bir ihtim aldir. Çocuk yapm asını onhyectk tedbirlerin ulutması - kı B üyük A ta türk tarafından hoş karşılanm am ıştır - fiilen bir taba dur. Türkiye bu nüfusu nasıl besliyecektır f E kim sanasım genişletmek im kansızdır. F ilh akik a ekime rnusaıt toprakların hududu çoktun aşılm ıştır. Türkiyenin 77 milyon hektarlık arazisinin, memleket dağlık olduğu için ancak 16,i milyonu ekime m ü saittir F akat halen H mdyon hektar sürülm ektedir. Bu dem ektir to, Turkler orm an toprağını ve m arjinal topraklan ekmişlerdir. A etıeede tehlikeli toptuk erozyonu artm ıştır. Türkiye kurak bir mem lekettir, bu yüzden daha da kurak bir hale yelmektetlir.... RüzgAr, su ve keçiler erozyon faciasının Amilleridir. Anadolu toprağını sürükleyip götüren Türk nehirleri kırm ızı renkte aknuıktadır. A,ıkaranm Ballısındaki Sakarya nehri üzerinde yeni kurulan S an yar barajının löo yıl kadar sonra sürüklenen topraklarla dolacağı tahm in edilm iştir F akat şim diki toprak dolma ırspetine dayanarak, müiıha-stslartn son yap tığı tahm inler, barajın İ6 yılda dolacağını göstermektedir. Yerinde çok kıym etli, yanlış yerde çok zararlı olan toprak dus Orta A nadolu yaylasında son birkaç yıl içinde, m untazam an sık sık san toz bulu tla n halinde rüzg âr tarafından götürülm ektedir. B una seb^p ksçılırrdir. Halen Türkıyede 24 milyon keçi vardır, i'n kalabalık keçi sürülen O rta Anadoluda dolaşm aktadır. Keçiler, bozkır çayırlarım a ş ın otlam akla ve çay ın otsuz bırakm akla kalm am akta, toprağı gerçek bir pudra haline getirerek M art ve N isan rüzgârları tarafından kolayca suruku-nm esine sebep olm aktadırlar. Birleşmiş M dletler raporu, m evcut keçi stokunun yüzde SO inın yok edilmesini tavsiye etmektedir.' F akat bu nasıl gerçekleştirilecektir t OUlukçu gariptir ki, terakki ryarefi sayılan traktör de Anadolu yaylasının zauıf bünyeli, tozlu toprağının istikranın azaltarak, rüzgâr erozyonuna sebi a o lm a k t a,b ir le ş m iş M illetler raporunun isabetle belirttiyi ffrbi, Türkiyenin son 10 yıl içimle ithal ettiği \5 Inn traktörle grum, toprağı sünneye mahsus çelik demirler ve diskler, Batının toz fırtınalar» kopan bölgelerindi çoktandır kullanılm am aktadır Bunun yerine toprağı ters çevirmeden çukur açan Aletlerden istifade edilmektedir. Eski Türk kara sapan"t, bu bakım dan çok daha az zarar yapm ıştır. Mühim meselelerden biri de gübre kulla nüm am asuhr. Türkiyenin gübre istihlâki son derece azdır ve döviz kıtlığı yüzünden çok cuz'i miktarda ithal edilmektedir. Son zam anlarda K ütahvada bir nitrat fabrikası faaiiynte geçm iştir, fakat bu fabrikanın yıllık istihsali ancak 100 bin ton civarındadır. Ar.adolu köylüsü tezeği, odun temin ederek orman kalm adığından. gübre yerine. ısınm a vasıtası olarak kullanm aktadır. B irleşmiş Milletler raporu. Türkiyenin her yıl asgari 1 milyon ton nitrojene, 2 milyon ton foafafa ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Yakacak ağaç kalm am ası, Ir. şlangıçta köylünün kabahatidir. Birleşmiş Milletler raporu. Tiırk köylüsünün "orm anları istediği şekilde kullanm ayı. harayı teneffüs gibi hudutsuz bir hak saydığını belirtmektedir. Henüz tahrip edilmemiş onnanlartn yanlınla yasayan köylüler, toprak ihtiyacını a ğ açlan keserek karşılam akta ve çıplak hale getirdikleri yam açlarda ziraat ua,t makta,urlar. Netiee. erozyondur. Y ağm urlar topram nehirlere, nehirler denize götürür. Orm anların kullanılm ası kanunen sıkı tahditler altındadır, fakat fiiliyatta kanton hemen hemen hiç tatbik edilmemektedir... Bu son derece vahim meselenin hallinde bir başlangıç olm ak üzere, mütehassıslar A ntalya civarında örnek teşkil cdec< k bir >(ulama projesinin tatbikini istemektedirler. Bu projeye göre, 200 bin hektar sulanacak ve dağ köylerindeki çok fakir 32 bin aile, sulanacak olan m unbit o ralara yerleştirilecektir. Türk H üküm etinin projeyi tasvip ettiği ye projenin finansm anı için Birleşmiş Milletlerin Hususi Fon una vıüra*aatta bulunduğu anlaşılm aktadır. Birleşmiş M illetler raporu, dörtıuıla gıdtn hastalığın durdurulm ası için sulama, orm anlandırm a ve erozyon kontrolü mevzuunda her yıl asgari SSO m ilyon dolar harcanması gerektiğini açıklam aktadır - The Eoonomtot -

18 Mucize! Doğu -Batı (K apaktaki Başbakan) ecen haftanın ortasında esmer, düz siyah saçlı bir adam, "Ruslar, K rutçefin uça ı kalkar kalkm az fezaya bir adam fırlatırlarsa şaşm am " dedi. Genç ve oldukça yakışıklı adam, bu şaşırtıcı cümleyi söyledikten sonra hemen ilâve etti: Rusların bu tarz d ıa m a tık jestlere m üthiş m erakı vardır. Moskovadan büyük bir sürpriz bekleyen esmer adam, Rusların Sputnik l fırlatm asından biraz sonra fezaya K â ş if i yollıyarak A m erikanın prestijini kurtaran A lm an asıllı atom âlim i Von Braun idi. Krutçefin styahati arifesinde, Rusyam n bütün dilnyayı hayrete düşürecek bir sürpriz yapacağına inam yordu. Von B raun ın falcılığı, gazetecileri şaşırttı. M illetlerarası Astronomi Kongresi dolayısivle Londrada bulu- *nan Sputnik program ının Başmübaviri Dr. Leonid Sedor u soreuva çektiler. Dr. Sedor, blriblri ardısıra y a ta n Sputnikvari suallere uzun ve gevrek bir kahkaha ile cevap verdi, sonra hemen mevzuu değiştirdi. Böylece bu alâk a çekici mevzu hakkında faz!a bir şey öğrenmek m üm k ün.o l madı. Von Braun ın falcılığının tu tu» tutnuyacagım öğrenmek için, 15 E ylül Salı günü. Rus Başbakanı ve K om ünist Partisi Genel Sekreteri Krutcefı Anıerikaya götürecek olan TU jet yolcu uçanının havalanm asını beklemek lâzım dır. Ruslar a- ya bir insan fırlatm azlarsa bile, A K İS baskıya girerken «<ya varılacağı sanılan bir füze atm ışlardır. Başka bir mucize V öpekler ve m aym unlardan sonra, ilk defa bir insanın feza yolunu tutm ası -bu şeref kime ait olursa olsun- ilm t bir mucize teşkil edecekti. A m a Rusyam n 1 num aralı adamı Krutçef n Eiscnho\ver tarafından Am erikaya çağırılm ası da, hiç şüphe yok. politik bir mucizeydi. Bu politik m ucizenin vuku bulacağı hakkında İlk falcılığı d a Fransız Dışişleri Bakanı Couve de Mourville yaptı. Y az başında Cenevrede, Fransız delegasyonunun ikam et ettifti Vcrsoix villâsında, beraber yemek yediği Am erikan ve İngiliz dışişleri bakanların.. Couve de Mourville. dam dan düşercesine Gromyko ile Zirve K onferansı için anlaşam ıyacagız. Bu hikâye K rutçefin Eisenhower'i Amerikada ziyaretiyle son bulacak... O tarihlerde böyle b-r İddia, hakikaten falcılıkft. A m a Cenevrt»de bu işi falcılık saym ıyan tek bir adam vardı: Dulles ın yerini alan Am erika Dışişleri Bakanı Herter... Herter. patronu Eisenhower ile birlikte Cenevre Konferansı hikâyesinin Krutçefin A- m erikaya dâvetiyle biteceğini cok iyi biliyordu Softuk görünüşlü, fakat zeki Couve de Mourville, hakikatan isabetli bir falcılık yapmıştı. T ürk D ışişleri Bakanı F atin R üştü Zorlu da. Krutçefin seyahati ilân edilince, bir beyanat vererek, bu, tabii bir neticeydi dedi. Eisenhower ve Herter bir m üddetten beri Krutçefi A m erikaya dâveti ciddi olarak düşünüyorlardı. A- m a Am erikan halk efkârını buna hazırlam ak lâzundı. Herter, İşe bir deneme balonu uçurtm akla başladı. Beyaz Saraya yakın birkaç gazeteciyi toplıyarak. onlara E ger Krutçef, Am erikadaki Rus Sergisini açm aya gelirce. bir şey diyemeyiz dedi. Krutçef Birleşmiş Milletlerdeki Rus delegasyonunun başı olarak ta Am e rika yplunu tutsa, yapacak bir şey yoktu. Haber, gazetecileri ve Am erika halk efkârım pek şaşırtmadı. A m a İyi bir atlet olan Krutçef, A tlan tiki aşm ak için Herter tarafından uzatılan bu sırığı yakalam adı. Am erikaya DOÖU VE BATI KABŞIKARŞIYA JAPONYA1 RllPlNLER OKINAVA FO R M O ZA KOMİNİST BLOK Nv<ui 940 W'l Sovyet Ru*y* A*y8 MemieV 20 "»! Avfupadafc» Peyfcleı B a h a m a BERMUDA İZLANDA FINLANÇMYA: AfOANÛıAN: tfl PAKIŞTA^ BATILI MÜTTEFİKLER D^er A^erılıa N.,lus 40 mj t t- 1 Pafı Avrupa.B.AIN.İRLANDA^ I H Bat* ittifaktan BS8 Komini»! Btob (& Batı üslen AZORIAR Sovyat üslen FRANSA- ISPANYA YUNAN. TUNUS lis S Ü l TARAFSIZLAR Nu<u» 960 m.! Avrupa A K İS, 16 S Y L Ü L 195»

19 kanamak gelmek niyetinde değildi. Sırlını Supıtnık'e dayayan Kusyanın 1 num aralı adamı, Aıııerikayı çapına layık bir şekilde ziyaret etmek İstiyordu. K açam ak bir ziyareti, kendine yakıştı ram lyacak kadar gururluydu. Krutçef Am erikaya ille de büyük k a pıdan girecekti. N itekim dâvet haberini ösreııir' öğrenmez, eşıthgı temin m aksadıyla Eisenhovver in de Rusyayı derhal ziyaretini şart koştu. E senhovver ve Herter in dâvet hususunda lıâlâ biraz tereddiidleri vardı. F akat Moskovada Rus Başbakanı İle görüşen 9 Am erikan vaüsin.n seyahat dönüşü "K rutçefin ancak E.seııhower'in kulağına fısıldıyacagı bir sır var" demeleri üzerine, bu «on tereddüdler zail oldu. Krutçefin mutem et adam larından Kozlov un Rus Sergisi dolayısiyle Am erikaya yaptığı seyahat sırasında, Herter, d â vet haberini onun kulacına fısıldadı. Dâvetten bir Eisenhower in, bir de Herter'in haberi vardı. H a ttâ gelecek seçimlerde Dogu - B atı arasındaki buzları çözmek suretiyle. Cum huriyetçi P artinin B aşkanlık adaylığım garantilem ek için insanüstü bir gayret gösteren Eisenhower'in m uavini Nixon un. Temmuz sonunda Moskovada K rutçefi yum uşatm aya çalışırken bu dâvetten haberi yoktu. A m erika dâveti yaptıktan ancak bir m üddet sonra, fikirlerini anlam a ya lüzum görm ediği B atılı dostlarına em rivakiyi açıkladı. Zirve Konferansını hazırlam ak için Cenevrede ik in ci defa toplandıkları zaman, dört * dışişleri bakanı durum dan haberdardılar. A m a bir falso yapm am ak için, b rinci sınıf aktörler gibi hareket ettiler ve artık ikinci plâna düşen Z irve Konferansının şartlan hakkında rol icabı çekişin durdular. Bu komedi, konferansın bitmesine yakın, A- m erlkanın dâvet haberini açıklam a sıyla son buldu. D âvet haberi dünya İçin bir sürpriz oldu. Dâveti "tabii bir netice sayan T ürk Dışişleri B akam "haberim iz vardı diverek sürprizi küçüm sedi. B atılı devlet adam ları da, başta Eisenhovver olm ak üzere, dâveti k ü çümsemeye çalıştılar. A m a A vrupa ha)k efkârı yanılmadı. Soğuk H arpta bir dönüm noktası teşkil eden dâvetin mânasını anladı: H er İki tarafın da m uazzam tahrip im kânlarına sahip olduğu tr.r devrede, iki blokun liderlerinin masa başına oturup çetrefil meselelere bir çare bulm a sından başka bir yol yoktu. Dâvet, aklı selimin inatçılığa karşı bir zaferiydi. Am erikanın reaksiyonu T? er bir yıl önce, bir kimse ortaya çıkıp ta "K rutçef Am erikaya ge- Iv o r desevdl muhtemelen kıyamet kopardı. Basın, kilise, D oğu Avrupa ve Rusvadan gelen m uhacirler şeytan görm üş gibi feryadı koparırlardı H albuki dâvet haberi Am erikada büyük ölçüde m em nuniyet uyandırdı. Am erikalıların çoğu ziyareti tahtı karşıladılar. Bunda. Ik e a olan son- A K İ 9, 15 g Y L Ü L 1969 S talinden sonra Krutçef İfşa ediyorum!" suz itim adın büytik payı vardı. Birçok Am erikalı "M adem ki Ike onun gelmesini istiyor, o halde bu iyi bir iştir kanaatına sahipti. A m a buna rağm en tek tük m uhalefet sesleri çıktı. M uhaliflerin en heybetlisi K ardinal Soellm an idi. Kürsüden Yeni bir Pearl-Harbour ihaneti ile karşı karşıya iniyiz çığlığını koparan Kar- >un ı>rauu FalctJ. DÜNYADA OLUP BİTENLER ı1i nal. New York un 1,5 milyon k a inliğini. Krutçefin Am erikaya varışının arifesinde bir saat duaya ç&gır- <lı. L>ogıı Avrupa menşeli mülteciler "Krutçefi dâvet ederek Ike. şeytanın elini sıkm aya razı oldu tem ini yaymaya çalıştılar. F akat bu gayretler tesirli olmadı. Rus çizmesini tanım ış mülteci gruplarında dahi şiddetli bir reaksiyon yoktu. Krutçefin Am erikan toprağına ayak basarsa öldürüleceğine dair, - -eçen haftanın oriasına kadar ancak 20 m ektup ve telefon alınm ası da bunun deliliydi. H albuki M ıkoyam n turist olarak O- cak ayında yaptığı ziyarette dahi 60 tan fazla tehdit m ektubu alınm ıştı! M ıkoyana çürük yum urta atan m ü l teciler, pasif mukavem et gösterisiyle yetinmeye râzı olmuş gibidirler. G ürültüsü boyundan büyük Laos hâdisesi bile bu teslimiyet havasını değiştirmedi. Meşhur gazeteci Alsop - un "Yeni bir Kore feryadı tutm adı. M am afih ne olur ne olm az endişesiyle. İngiltere la o s 'ta yangının başlam asını önlemek için Sir Robert Scott u derhal Laos a gönderdi. Seçim kampanyası sırasında Ingilterenin Laos a asker göndermek zorunda kalması her şeyi altüst edebilirdi! Rusya da Eisenhower-Krutçef millâkatı arifesinde bu meseleyi küllendirmeyi tercih etti. N itekim geçen haftanın ortasında Tass A jansı "âsilerin müzakereye hazır olduklarım bildirdi. K rutçefin Am erika seyahati önünde. artık hiçbir m ania yoktur. Gecen hafta ' azın son uzun week-end l olan İs g ü n ü tatilinden dönen A- m erikalılar artık m erakla N ikita Am ca mn gelişini beklemektedirler. Çobanlıktan Zirveye A m erikalıların İngiliz Krallçeelnden çok daha büyük bir alâkayla karşılam aya hazırlandıkları bu pehlivan yaoılı, babacan tavırlı adam bundan 63 yıl evvel K alinarka köyünde çam urdan ve taştan yapılm ış bir kulübede doğdu. Ailesi son derece fakirdi. U fak arazisi ailenin boğazını doyurm aya kâfi gelm ediği için Sergey Krutçef, kışın madenlerde çalışırdı. Ailenin değişmez gıdası o- lan lahana çorbasına yeni katılan a- fcıza Nikolas -Çarın ismi- adı verildi. Nikolas cılız ve tembel bir çocuktu te kilisede din dersleri alırken dört İncili ezberleyip su gibi o- ktıması. köy papazı dahil, herkes 1- çin bir sürpriz oldu. Papaz bunun U- zerine Krutçefi köy okuluna yazdırdıysa da N ikita okum aya karşı heves göstermedi. Çobanlığı tercih etti. Çobanlığı da çok kötü yaptığı, sürüyü başıboş bıraktığı icln köy ih tiy ar heyeti tarafından 1905 baharında vazifesinden affedildi. K üçük çoban artık delikanlı ç»- finna geliyordu. Heybetli, yakışıklı, zapturapta gelmez bir delikanlı olarak şöhret yaptı. 15 yaşm a geldiği zam an köyde flört etmediği kadın, sırtını yere eretlrmedisi pehlivan k alm am ıştı Y alnız artık bir baltaya sap olmak lâzımdı. K rutçef 1909 yılında 19

20 DÜNYADA OLUP BİTENLER Ur m akine tamircisinin yanına orak girdi. Daha sonra vinç yapan bir fabrikada çalıştı. Fabrika bolşevık isçilerin bulunduğu bir karargâh halindeydi. Krutçef bolşeviklik stajını burada yaptı. Pravda'yı okum aya ve dağıtm aya başladı. StalinI ilk defa orada gördil ve hayran kaldığı bu a- dam ın Ç ar tarafından sürgüne gönderildiğini öğrenince. Partiye girdi. Çeşitli işlerde çalıştı. Son derece gayretli bir propagandacıydı. Bu sırada harb geldi çattı. 22 yaşındaki genç bolşevik. Kızıl m uhafız kıtalarında çarpıştı. Brest-Litovsk anlaşması im zalandıktan sonra köyüne döndü. F ak at A lm anlarla harbin durması, harbin bitmesine k âfi gelmedi. İç harb başladı. K apitalist memleketlerin açık yardım ıyla her tarafta beyaz ihtilaller başladı. B u nun üzerine Krutçef köy tinde eli silâh tutan kimseleri toplayarak. St. Petersburg yolunu tuttıı. Orada K ı zıl Ordu birliklerinden birinde bölük kum andanlığına g-<tirildi. Bitmez tü kenmez enerjisi, cesareti ve insanları sürükleme kabiliyeti sâyesinde tem a yüz ederek 1920'de mensup olduğu alayın siyasî subaylar kum andanlığına getirildi. Siyasi subayın vazifesi, ordunun maneviyatını kuvvetli tu t m ak, ona ihtilal prensiplerini aşılam aktı. İç harb 1921 de bitti ve bolşevikler Rusvanın h âk im i oldu. Krutçefe artık orduda yapacak bir iş kalm a m ıştı. Ordudan ayrılarak Don vâdibî madenlerinde işletme m üdürü m u avini olarak çalışm aya başladı. E nerjileri orduda savaş için seferber eden genç bolşevik, aynı enerjileri maden ocaklarında daha fazla istihsal u ğ runda seferber etmeye m uvaffak oldu. İstihsal hayatının harb ve ihtilâl dolayısile tam bir felce uğradığı Rusyada, Moskovaya ulaşan ilk köm ür vüklü vagonların üzerinde "Don vâdisi İm ar Komitesi Sekreteri K rutç e f yazılıydı. Gclçelelim bölük kumandanı, siyasi subay, işletme m ü dür m uavini, im ar komitesi sekreteri N ik ta Krutçef 28 yaşına gelmesine rağm en h âlâ doğru dürüst okuma yazm a bilmeyen bir kara cahildi! M utlaka bilgisini arttırm ası lâzım dı. Krutçefin durum unda, parti içinde sivrilm iş daha birçok kara cahil vardı. B unları yetiştirm ek maksadıyla Lenin. R ab F ak isim li bir mektep kurm uştu. Mektente M arksizm ile Leninlzm in elifbası ve okuyup yazma öğretiliyordu. K rutçef bu mektebe gönderildi. Mektebi 1294 te birincilikle bitirtil. Kom ünist P artisin.n faal üyesi artık okum a yazm a bilen bir adamdı. Mektebi bitirdikten sonra, K rutçef, ücretli olarak m ahallî parti teşkilâtında vazife aldı. B ir zam anlar çıraklık ettiği Y uzarka da Bölge Kom itesi Başkam oldu. M ikoyanla burada tnnıştı ve onun üzerinde son derece müsbet intiba bıraktı. Mikoyan onun hakkında Bu genç m utlaka tekrar karşım a çıkacak. Tepeye u- laştı ı zam an kendisini karşılam ayı 20 t -'Mi i m M Eiseııhtmer Sulh p e jınd«3 pek isterdim" diyecek kadar ileri gitti. M ikoyan ve K rutçefin ikinci k arşılaşması 1929 yılında, K rutçef Sanayi Akademisine girdiği sırada vuku buldu. Sanayi Akademisi bir cins siyasi mühendis mektebiydi. B urada m uvaffak partililere işçileri, m ühendisleri, idarecileri istihsali arttırm ak Krutçef K alın muteli adam yolunda gayrete getirmek, onlar* liderlik etmek irin gerekli eğitim varılıyordu Mikoyan mektebin açılı* günü kalabalık talebe grubu arasında. Krutçefl kalın ensesinden tam dı v«1924 yılındaki falcılığını hatırladı. Mikoyana göre, otuzunu aşan Sanayi Akademisi talebe tepeye doğru çok avaş ilerliyordu. Sanayi Akademisinden çıktıktan sonra. Krutçef, parti içindeki kademeleri süratle tırm anm aya başladı yıllarında Moskova Kom ü nist Partisinin Başkanı oldu den 1949 a kadar U krayna Komünist Partisinin Birinci Sekreteriydi. Ayni zamanda 1934 ten itibaren Komünist Partisinin Merkez Komitesi üyesiydi de Politbüro adayı, 1939 da da Politbüro üyesi oldu yıllarında A lm anlara karşı dövüştü ve bâ/.ı cephelerde büyük m uvaffakiyetler gösterdi. M üthiş enerjisi ve insan sevketme kabiliyeti sâyesinde Stalingrat m üdafaasında ve Alm an ordularının püskürtülınesinde büyük bir rol ovnadı. Işcal altındaki Ukraynada cetecillk faaliyetlerini yürüttü. H arpten sonra TTkraynada istihsal faaliyetini tanzim de başlıca âm il oldu. Stalin devrinin ateşli kom ünisti, insafsız, merhametsiz, kanlı m etodlarla Ukraynayı birinci sınıf sanayi merkezi hâline getirdi. F ak at aynı zam and gayeye erişmek İçin hiçbir şeyden çekinmiyecek bir insan olduğunu İspat etti. Stalinin gözüne girdi ten 1953 e kadar K rutçef yine Moskova vilâyeti Kom ünist P artisi teşkilâtı birinci sekreteri ve Merkez Komitesi birinci sekreteriydi. Krutçef, Rusyada parti her şeyin üstünde olduğuna göre, bu suretle zirveye v arm am bile tepedeki adam lardan biri hâline gelmişti. Stalinin ölümünden sonra da Staline Rusyanın tek adam ı olm ak için gerekli m anivelayı veren Kom ünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreterliği mevkiine yerleşti. M am afih 1953 y ı lında Krutçef tek başına Stalinin halefi olacak durum da değildi. Malenkof'un başbakanlık yaptığı kolejiyal bir idare mevcuttu. Krutçef. Malenkof, BulganJn ve orduyla işbirliği yaparak evvela en tehlikeli rakip olarak ettzilken Beria yı ortadan k aldırdı. Krutçef, Stalin m etodlannın artık demode olduğu kanaatm daydı: A ğır sanayie ehemmiyet vermekten vazgeçmemekle beraber hayat seviyesini yükseltmek lâam ıdı. Plânlam a metodlarında aşırı m erkeziyetçilikten vazgeçip ademi merkeziyetçiliğe gidilmeliydi. T otalitarizm in demir mengeneleri Rusyada ve peyklerde bir parçacık gevsetilmeliydi. Peyk memleketleri de içine alan geniş bir bölge plânlam ası yapılm alı, yani Kom ünist blok m üşterek p aza n kurulm alıydı. Dışarıda da Sovyet R usya. Stalinin deftişmez prensip edindiği kabuğundan çıkm am a" politikasını bırakıp dünyaya açılmalıydı. Krutçefin bu politikası. Malenkof. Kagonovtc. Molotof gibi Stalîncilerln muhalefetine uğradı. Stalinciler. yeni fikirlerin m lidafuiğini yapan P arti AKİS, IS K TLÜL 191»

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U

M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U M Ü FE TT Ġġ Y A R D IM C ILIĞ I S IN A V I B A ġ V U R U FO R M U S ınava girm ek istediğiniz ili seçiniz İstanbul Ankara 4,5*6 eb ad ın dakifoto ğrafın ızı yap ıştırın ız İzm ir B ilim sınavına girm

Detaylı

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ 10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET TAKDİR VE TEŞEKKÜR BELGESİ YÖNETMELİĞİ GİRİŞ

TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET TAKDİR VE TEŞEKKÜR BELGESİ YÖNETMELİĞİ GİRİŞ LÜĞÜ HİZMET TAKDİR VE TEŞEKKÜR BELGESİ YÖNETMELİĞİ Amaç ve Kapsam GİRİŞ Madde 1-Bu Yönetmelik, Toprak Mahsulleri Ofisini ziyaret eden Devlet Başkanı ve Devlet Büyüklerine; Ofise katkıda bulunan yerli ve

Detaylı

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Eğilim Öğretim Dairesi Başkanlığı DAĞITIM YERLERİNE

T.C. YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Eğilim Öğretim Dairesi Başkanlığı DAĞITIM YERLERİNE Eğilim Öğretim Dairesi Başkanlığı Sayı :75850160-301.06.01/1355 Konu: Yatay Geçiş 12/01/2015 DAĞITIM YERLERİNE Yükseköğretim kurum lannda Ö n Lisans ve Lisans Düzeyindeki Program lar A rasın d a G eçiş.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; 1 BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ; O gece en güzel yıldızlar kaydı, Nereden geliyordu bu aydınlık? Neydi insanları bu denli mutlu

Detaylı

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN. Yazar Editör Pazartesi, 28 Ekim 2013 10:34 Pazartesi 28 Ekim 2013 10:34 Cumhuriyetimiz gün 90 yıllık dev bir çınardır Bu çınarın kökleri o kadar sağlamdır ki; varlığı mıza birliğimize dirliğimize kasteden kim ne olursa olsun karşısında dimdik durabilmektedir

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

T.C. VAN VALİLİĞİ Van Halk Sağlığı Müdürlüğü

T.C. VAN VALİLİĞİ Van Halk Sağlığı Müdürlüğü T.C. VAN VALİLİĞİ Sayı : 37.811.563-934/ 19/01/2015 Konu : Teklife Davet Sayın :... T e l: F ak s: Kurumumuzun ihtiyacı olan (4) kalem AFİŞ, BROŞÜR VE PLASTİK M ÜHÜR ALIMI işi satın alınacaktır. İlgilendiğiniz

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

Karar No : 2316 Karar Tarihi : 14/11/2015

Karar No : 2316 Karar Tarihi : 14/11/2015 Karar No : 2316 Karar Tarihi : 14/11/2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 05/11/2015 günlü, 17774 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

Siirt'te Örf ve Adetler

Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te Örf ve Adetler Siirt'te diğer folklor grupları gibi örf ve adetlerde ke NİŞAN Küçük muhitlerde görülen erken evlenme adeti Siirt'te de görülür FLÖRT YOK Siirt'te nişanlıların nişandan evvel birbirlerini

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı 4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*

Detaylı

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI ARASINDA TÜRKİYEDE BİR ÇALIŞMA ENSTİTÜSÜ KURULMASINA MÜTEALLİK 13 SAYILI EK ANLAŞMA Milletlerarası Çalışma Teşkilatı (Badema Teşkilatı diye anılacaktır.)

Detaylı

İstanbul, AK Parti ile güzel

İstanbul, AK Parti ile güzel İstanbul, AK Parti ile güzel Aralık 05, 2013-5:15:52 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul adayının yine Kadir Topbaş olduğunu söyledi. İstanbul'da iki dönem Büyükşehir Belediye

Detaylı

AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI E- BÜLTEN KASIM-ARALIK

AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI E- BÜLTEN KASIM-ARALIK AFYONKARAHİSAR TİCARET VE SANAYİ ODASI E- BÜLTEN KASIM-ARALIK 2014 0 İLİMİZ İHRACAT RAKAMI 2014 EKİM / AFYONKARAHİSAR İHRACATI İlimizin Ekim ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,6 artışla

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01. Günlük Haber Bülteni 01.02.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih: 31.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanlıurfa.com Tarih:

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na 1 Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler Suç :1- Hüseyin ÇAPKIN- Suç Tarihinde

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Genel Müdürümüz Sayın İsmail GÜNEŞ Isparta ve Burdur da Toplu Temel Atma ve Açılış Merasimine İştirak Etti

Genel Müdürümüz Sayın İsmail GÜNEŞ Isparta ve Burdur da Toplu Temel Atma ve Açılış Merasimine İştirak Etti 1 Genel Müdürümüz Sayın İsmail GÜNEŞ Isparta ve Burdur da Toplu Temel Atma ve Açılış Merasimine İştirak Etti Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Isparta ve Burdur da açılış ve temel

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Karar No : 2100 Karar Tarihi : 26/10/2015

Karar No : 2100 Karar Tarihi : 26/10/2015 Karar No : 2100 Karar Tarihi : 26/10/2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 22/10/2015 günlü, 16760 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI Öğr.Gör.Afitap BULUT 2012 3. VE 4. HAFTALAR SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ B. SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ İletişim becerisi etkili kullanmak 1.1 Türkçe

Detaylı

İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII. ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII. ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ...

İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII. ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII. ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ... r İÇİNDEKİLER YAZARLAR HAKKINDA...VII ÖNSÖZ (Av. Hakan BEZGİNLİ)... XIII ÖNSÖZ (Dr.Jur. Tuııay KOKSAL)...XV İÇİNDEKİLER...XVII GİRİŞ...1 Birinci Böliim KARAYOLU TAŞIMACILIĞI İLE İLGİLİ TEMEL KURALLAR 1.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker Çetin Öner GÜLİBİK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Çeviren: Aslı Özer Resimleyen: Orhan Peker 26. basım Çetin Öner GÜLİBİK Resimleyen: Orhan Peker cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir kon u yu, eğ itim k on u su n u, yerel

B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir kon u yu, eğ itim k on u su n u, yerel Recep Tayyip ERDOĞAN S ayg ıd eğer h ocalarım, Kıym etli m isafirler, Yazılı ve g örsel B asın ın D eğerli tem silcileri; B u gü n, T ü rk iy e de yaşayan bütün insanları ço k yakından ilgilendiren bir

Detaylı

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ

ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ ASKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ KURULUŞ GÖREV VE YETKİ YÖNETMELİĞİ T.C. ANKARA BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ BELEDİYE MECLİSİ Karar No: 81 23.02.2004 - K A R A R - ASKI Genel Müdürlüğünün 1. Hukuk Müşavirliğinin

Detaylı

1 von 5 21.11.2013 22:24

1 von 5 21.11.2013 22:24 Anasayfa Hamburg GEZİ + POLİS + ORUÇ = İFTAR Tarih : 2013.07.27 17:17:32 Hamburg Sivasspor Taraftar Derneği nin iftar yemeğinde, Gezi Parkı ve Hamburg polisinin Türk gençlerine karşı baskılı tutumuna yönelik

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN "Biz apartmanlara yabancıyız. Bir ailenin hayatında ev ocak en esaslı bir unsurdur. Bir odanın kapısını açtığım zaman, burada babam doğmuştu, bir sofaya çıktığım zaman, burada halam gelin olmuştu, bahçeye

Detaylı

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti

Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Başbakan Yıldırım Kütahya Tavşanlı da halka hitap etti Haziran 15, 2016-1:10:00 Başbakan Binali Yıldırım, "14 yılı beraber geçirdik ama bu 14 yılı boşuna geçirmedik. 14 yıl boyunca birçok sorunun üstesinden

Detaylı

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE

KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE KARİKATÜRİST VE RESSAMLAR, ARTIK AYA NİKOLA KİLİSESİNDE Bodrum Hilmi Uran Meydanı nda uzun bir süre Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılan ve geçtiğimiz yıl, 1960 lı yıllarda sonradan eklenen kısımları

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 29 EKİM TÖRENLERİ Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 1923 Cumhuriyet ilân edildi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk

Detaylı

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe DONEM : 21 ÇILT ; 1 YASAMA YILI: 1 4 üncü Birleşim 20.5.1999 Perşembe

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

KANUNEN OLMAYAN, AMA İLİMİZDE UYGULANAN HAYAT STANDARDI.? Yeni bir haftada yine beraberiz.geçen haftaki

KANUNEN OLMAYAN, AMA İLİMİZDE UYGULANAN HAYAT STANDARDI.? Yeni bir haftada yine beraberiz.geçen haftaki KANUNEN OLMAYAN, AMA İLİMİZDE UYGULANAN HAYAT STANDARDI.? Yeni bir haftada yine beraberiz.geçen haftaki yazımda Siirt Ticaret Sanayi odası Başkan Vekili Sayın Nedim KUZU Dostumun davetine icabet etmiş

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun

626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun 626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun (Resmî Gazete ile ilâm : 14. V. 1958 - Sayı: 9906) No. Kabııl tarihi 7115 7. V. 1958

Detaylı

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan. 23 nisan şiirleri, 23 nisan ile ilgili şiirler, çocuk bayramı şiirleri, ulusal egemenlik şiirleri, 23 nisan, şiirler, 23 nisan şiirleri, ulusal egemenlik ve çocuk bayramı, en güzel 23 nisan şiirleri, 23

Detaylı

www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr

www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr Bu broşürü size ulaştıran: www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr Yaşamaya yeniden başlamak İndeks Önsöz...4 İlk Uygulama...5 Gögüs Protezinin Seçimi...6 Slikon Protezler...8 Bakım...9 Lenfödem...10

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :1. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :1-3. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar da

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 13 298 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48 Pazartesi 20 Ocak 2014 07:48 Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi nin yaptığı araştırma kamu görevlilerinin meslek haya tlarını borç ödeyerek geçirdiklerini ortaya koydu Yüzde 97 si borçlu olan memurların 60

Detaylı

(Resmî Gazete ile ilânı : 28. V. 1949 - Sayı: 7218) Kabul tarihi 5394 < 24. V. 1949

(Resmî Gazete ile ilânı : 28. V. 1949 - Sayı: 7218) Kabul tarihi 5394 < 24. V. 1949 698, ^ New - York'ta Lake Success'te imzalanan (Kadın ve Çocuk Ticaretinin kaldırılması) ve (Müstehcen neşriyatın tedavül ve ticaretinin kaldırılması) hakkındaki Protokollerin onanmasına dair Kanun (Resmî

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz.

De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz. 01-10 NÜHAL: 01-10 NÜHAL 03.09.2008 12:46 Sayfa 1 De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz. Alfa 166nız, Al fa Ro meo ya öz gü; gü ven lik, kon for ve sü rüş mem nu

Detaylı

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ BELGELENDİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI YENİ DÜNYANIN YENİ YÖNETİM SİSTEMLERİ TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ 1 TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ 13.03.2014 TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 28.01.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı 2015 yılının ilk ayını geride bıraktık OCAK Suriye deki iç savaş IŞİD terör örgütünün saldırıları

Detaylı

b) Muris veya tasarrufu yapan şahsın bu ikametgâhı yabancı bir memlekette ise Türkiye'deki son ikametgâhının bulunduğu;

b) Muris veya tasarrufu yapan şahsın bu ikametgâhı yabancı bir memlekette ise Türkiye'deki son ikametgâhının bulunduğu; MADDE METNİ : MADDE 6 : TEKLİF MAHALLÎ Madde 6-Veraset ve İntikal Vergisi : a) Veraset tarikiyle vâki intikallerde ölen kimsenin, diğer suretle vukua gelen intikallerde tasarrufu yapan şahsın ikametgâhının,

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir.

Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Örnek alınacak en güzel insan Hz. Muhammed hayatı boyunca görüntüsüne ve hareketlerine dikkat etmiştir. Görünümü Elbiseleri Hz. Peygamber çeşitli renk ve desenlerde elbiseler giymiştir. Ancak daha çok

Detaylı

KAYBEDİLENLER. Birkaç sene sonra iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve davranış sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti.

KAYBEDİLENLER. Birkaç sene sonra iki nokta üst üste işaretini kaybetti ve davranış sebeplerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti. KAYBEDİLENLER Bir gün insan virgülü kaybetti; o zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince, düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise, ünlem işaretini

Detaylı

BASA BELEDİYE HİZMETLERİNDE VATANDAŞIN NABZINI ÖLÇTÜ ISPARTA HALKI BELEDİYE HİZMETLERİNDEN MEMNUN MU?

BASA BELEDİYE HİZMETLERİNDE VATANDAŞIN NABZINI ÖLÇTÜ ISPARTA HALKI BELEDİYE HİZMETLERİNDEN MEMNUN MU? BASA BELEDİYE HİZMETLERİNDE VATANDAŞIN NABZINI ÖLÇTÜ Batı Akdeniz Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (BASA), geçen hafta basına duyurduğu Antalya-Isparta-Burdur araştırmasının Isparta Belediyesi ve halkın

Detaylı

Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi

Bakan Güler, Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak dedi Türkiye'de 3 bin enerji yatırımcısı var Bakan Güler, "Türkiye rüzgar enerjisinde AB ülkeleri arasında 1'inci, olacak" dedi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye'de enerji yatırımcısı sayısının

Detaylı

Karar No : 1782 Karar Tarihi : 27/09/2015

Karar No : 1782 Karar Tarihi : 27/09/2015 Karar No : 1782 Karar Tarihi : 27/09/2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 22/09/2015 günlü, 14425 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

Üç Şiir. Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı, Masalların Masalı

Üç Şiir. Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı, Masalların Masalı Üç Şiir Yaşamaya Dair, Ceviz Ağacı, Masalların Masalı N â z ı m H i k m e t (Se la nik, 14 Ocak 1902 Mos ko va, 3 Ha zi ran 1963) Bah ri ye M e kt eb i n i b it i rd i (1919 ), H am id iy e K r uvaz ör

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Kasım 2013 tarihli tüm Türkiye VHF röle frekansları ile 145 Mhz üstü simpleks görüşme frekanslarını içerir.

Kasım 2013 tarihli tüm Türkiye VHF röle frekansları ile 145 Mhz üstü simpleks görüşme frekanslarını içerir. TA AMATOR KÜTÜK.EPR isimli kanal kütüğü; Kasım 2013 tarihli tüm Türkiye VHF röle frekansları ile 145 Mhz üstü simpleks görüşme frekanslarını içerir. 1.kanal APRS kullanıcıları için 144.800 Mhz olarak ayarlanmıştır.

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na

Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı na Suç Duyurusunda Bulunan : (Avukat) Serdar ÖZTÜRK TCKN :18689107606 5 No lu L Tipi C. İ.K. C Blok No:9 SİLİVRİ/ İSTANBUL Şüpheliler :1- Celalettin CERRAH - Suç Tarihinde

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26 ÜRESE AYNAAR BÖÜ 6 ODE SORU DE SORUARN ÇÖZÜER d d noktası çukur aynanın merkezidir ve ışınlarının izlediği yoldan, yargı doğrudur d noktası çukur aynanın odak noktasıdır d olur yargı doğrudur d + d + dir

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı