H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin"

Transkript

1

2

3 BURJUVA ÝDEOLOJÝK-POLÝTÝK HEGEMONYASININ ÇÖKÜÞÜ 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin ideolojik-politik etkisi, her geçen gün biraz daha zayýflýyor. Ayný etkiyi yeniden yaratmak i- çin yapýlan tüm çabalar boþa gidiyor. Burjuvazinin ideolojik-politik hegemonyasý, bir daha geri gelmemek üzere tarihi etkinliðini yitirmiþtir. Egemen sýnýfýn - burjuva sýnýfýn- çöküþüyle birlikte, egemen düþünce de çöküþ içinde. Kapitalist toplumdaki sýnýflarýn ekonomik karþýtlýðý, sistemin iç çeliþkilerinin derinleþmesi, sýnýflararasý uçurumun büyümesi, rekabet, ekonomik krizler, e- gemenlerin burjuva toplum üzerine söyledikleri her þeyin iflas etmesini getirdi. Bir zamanlar -burjuva devrimler ve burjuva yükseliþ çaðýnda- söylediklerini bugün artýk söyleyemiyorlar. Burjuva toplumu yücelten görüþlere darbe vuran, bu toplumun kendi geliþimidir. Kapitalist toplum serpilip geliþtikçe, içinde taþýdýðý uzlaþmaz sýnýf çeliþkileri de olgunlaþtý; çeliþkilerin olgunlaþmasýyla birlikte, sistem de çözülüp daðýlmaya baþladý. Bu durumda, burjuva toplum üzerine söylenenlerin nasýl bir etkisi kalýr ki. Kapitalist ekonomik sistem, burjuvazinin politik egemenliðine karþý iþliyor. Kapitalist ekonomi geliþtikçe, burjuvazinin emekçi kitleler üzerindeki politik egemenliði zayýflýyor. Burjuva partilerin ve hükümetlerin eski etkisi yok oldu. Ýþçi sýnýfýnýn sömürüsünün arttýðý, halk kitlelerinin sefaletinin derinleþtiði; emekçi sýnýfýn durumunun bu denli güvensiz olduðu ve ezildiði bir toplumsal sistemin egemen sýnýfý, halk kitleleri ü- zerinde politik egemenliði nasýl sürdürebilir ki? Sanýldýðý gibi burjuvazi kitleleri kapitalist düzen içinde tutacak etkiye sahip deðil. Ve yine sanýldýðý gibi, emekçi halk kitleleri üzerinde kalýcý ideolojik-politik etki býrakmýyor. Bu nedenle yeni bir yol deniyor, yeni üslup kullanýyor. Yýpranmýþ hükümetlerinin yerine, yenilerinin gelmesi, kitlelerin karþýsýna yeni liderlerin çýkarýlmasý ya da burjuva politikasýnda yeni bir stil kullanýlmasý, burjuva etkiyi kalýcýlaþtýramýyor. Her ideolojik-politik giriþim ve yöntemin etkisi çok kýsa sürüyor; sonra bu etki de daðýlýp gidiyor. Bu bakýmdan burjuva perspektif tam bir bunalým içinde -çýkýþ yolu yok. Fakat burjuvalarýn da hemen pes etmeye niyetleri yok. Halký etkilemek, zihnini meþgul etmek için her yola baþvuruluyor. Bu yollardan biri sanattýr. Kapitalizm sanat düþmaný olduðu halde, insanlarý etkisi altýna almak için sanattan da yararlanýyor. Sinemadan yararlanma daha ön planda. Kendi bitmiþ-tükenmiþ yaþamýný özendirmek için sinema ve TV dizileri çok geniþ biçimde kullanýlýyor. Belli bir etki yarattýðýný kabul etmek gerekir. Ancak, yalnýzca belli bir an için. Sonra daðýlýp gidiyor tüm bu etki. Ne var ki, küçük-burjuva sosyalist hareket, bu etkinin derin ve kalýcý olduðu sanýsýna kapýlýyor ve panik yaþýyor. Oysaki, olanlarýn hiç biri kitleleri derinden etkilememiþtir. Çünkü emekçi yýðýnlarýn gerçek yaþamý, özlemleri ve istekleri burjuva yaþamýn ötesindedir; sistemle çatýþma içindedir. Ancak insani bir düzende karþýlanabilecektir. Burjuvazinin en sýk kullandýðý silahlardan biri, þovenizmdir. Þovenizm, egemenlerin, kendilerine geniþ bir kitle desteði saðlayan etkin bir araçtýr. Ya, yayýlmacý politikalarýna iç-destek saðlamak i- çin, ya da, kitlelerin dikkatlerini iç-sorunlardan uzaklaþtýrmak için kurtarýcý bir silah olarak þovenizme baþvurulmuþtur. Fakat bu paslý hançer de, kitleler ü- zerindeki etkisini eskisi kadar hissettiremiyor; öldürücü etkisi eskisi kadar deðil artýk. Bunun en baþlýca nedeni, dünya iþçi sýnýfý hareketinin ulaþtýðý bilinç düzeyi ve engin sýnýf savaþýnýn birikimidir. Artýk hiçbir þey, iþçilerin dikkatlerini kapitalistlerden -içerdeki sorunlardan- baþka yere çekemez. Ýþçi sýnýfý, ulaþtýðý düzeyden geriye götürülemez. Ýnsan bilinci, kapitalizmin onu vuramayacaðý, felç e- demeyeceði kadar geliþkindir. Ýþte 11 Eylül ün hemen sonrasýnda hem New York ta, hem tüm Amerikan kentlerinde ABD yönetimine, Amerikan emperyalizmine karþý yapýlan enternasyonal karakterli büyük kitle eylemleri. Ýþte tüm Avrupa da kendi burjuvalarýna karþý yapýlan büyük kitle gösterileri. Tüm bu eylemler, burjuvazinin ideolojik-politik a- raçlarýný derinden vurmuþtur. Onmaz bir yara aldýrmýþtýr. Söylenenlerden, insanlar üzerinde burjuva etkinin tamamen kýrýldýðý sonucu çýkarýlamaz. Kapitalizm tarihin belli bir dönemini kapsar. Ýnsanlarý, burjuva yaþam biçimi, görüþleri, sanatýyla çok yönlü etkilemiþtir. Kapitalizm yýkýlsa bile, burjuva görüþler, sosyalizm altýnda da, bir dönem daha yaþamayý sürdürür. Ýnsanlarýn kazandýklarý alýþkanlýklar ve düþünce biçimi öyle kolay kolay yok olmuyor; eski, daha bir süre yeninin içinde yaþamaya devam ediyor. Bundan çýkarýlmasý gereken en önemli sonuç, proletarya hareketinin ideolojik mücadeleyi elden býrakmamasýnýn gerektiðidir. Ýnsanlýðýn bakýþ açýsýnda burjuva perspektif tamamen aþýlana kadar, bu mücadelede kararlý olarak devam ettirilmelidir. Ýdeolojik mücadele en ufak bir zayýflama, e- 3

4 Kapitalizm tarihin belli bir dönemini kapsar. Ýnsanlarý, burjuva yaþam biçimi, görüþleri, sanatýyla çok yönlü etkilemiþtir. Kapitalizm yýkýlsa bile, burjuva görüþler, sosyalizm altýnda da, bir dönem daha yaþamayý sürdürür. Ýnsanlarýn kazandýklarý alýþkanlýklar ve düþünce biçimi öyle kolay kolay yok olmuyor; eski, daha bir süre yeninin içinde yaþamaya devam ediyor. Bundan çýkarýlmasý gereken en önemli sonuç, proletarya hareketinin ideolojik mücadeleyi elden býrakmamasýnýn gerektiðidir. Ýnsanlýðýn bakýþ açýsýnda burjuva perspektif tamamen aþýlana kadar, bu mücadelede kararlý olarak devam ettirilmelidir. Ýdeolojik mücadele en ufak bir zayýflama, emekçi kitleleri yeniden burjuva etkiye sokacaktýr. Sosyalizmin zengin tarihi bu açýdan çok öðretici derslerle doludur. Burjuva ideolojik-politik çöküþten anlaþýlmasý gereken, bir an deðil, süreçtir; bu yönde varolan eðilimdir. Ýnsanlar üzerinde, onlarýn günlük yaþamlarýnda, bakýþ açýlarýnda; kýsaca, insan bilincinde burjuva çizgilere bakanlar, temelde, bu ideolojinin çözülüp-daðýlmakta olduðunu göremiyorlar. Oysa ki insan düþüncesi, gelmekte olan toplumun daha fazla etkisine giriyor. Sosyalizmin aydýnlatýcýlýðý, toplumu daha hýzlý kendine çekiyor. Bu da, burjuva çözülmeyi hýzlandýrýyor. Bireyler sosyalizmle daha yüksek bir yaþam anlayýþýna kavuþuyor. mekçi kitleleri yeniden burjuva etkiye sokacaktýr. Sosyalizmin zengin tarihi bu açýdan çok öðretici derslerle doludur. Burjuva ideolojik-politik çöküþten anlaþýlmasý gereken, bir an deðil, süreçtir; bu yönde varolan e- ðilimdir. Ýnsanlar üzerinde, onlarýn günlük yaþamlarýnda, bakýþ açýlarýnda; kýsaca, insan bilincinde burjuva çizgilere bakanlar, temelde, bu ideolojinin çözülüp-daðýlmakta olduðunu göremiyorlar. Oysaki insan düþüncesi, gelmekte olan toplumun daha fazla etkisine giriyor. Sosyalizmin aydýnlatýcýlýðý, toplumu daha hýzlý kendine çekiyor. Bu da, burjuva çözülmeyi hýzlandýrýyor. Bireyler sosyalizmle daha yüksek bir yaþam anlayýþýna kavuþuyor. Kapitalist toplumda, emekçi sýnýflarýn ekonomik yaþamý ile üstyapý çeliþki ve çatýþma içindedir. Bu çatýþma burjuvazinin ideolojikpolitik hegemonyasýna ölümcül bir darbe indiriyor. Halk kitleleri ancak daha bir üst toplumsal biçime geçerek, ekonomik kurtuluþuna kavuþabildiði halde ve bu, bir zorunluluk olmuþken; buna karþýn burjuva üstyapý, ekonominin evrimine karþý duruyor; eski ekonomik sistemde ýsrar ediyor. Eski olanda ýsrar ise, uzlaþmaz çeliþkilerin daha bir derinleþmesine ve þiddetlenmesine yol açýyor. Ekonomik temel (temel yapý) ile politik üst-yapýnýn çatýþmasý, sýnýflý toplumun dayandýðý üretim sisteminin evriminin kaçýnýlmaz bir sonucudur. Bu öyle bir çatýþma ki, sonunda, burjuva toplumun daðýlmasýný getirir. Ýnsanlarýn toplumsal yaþamýnda, son kertede belirleyici etken, e- konomik iliþkilerdir. Bilimsel komünizmin teorik olarak ortaya koyduðu bu gerçeði, emekçi kitleler, günlük yaþamlarýnda da kavrýyorlar. Dünyaya kendi ekonomik konumlarý, yani toplumsal varlýklarý temelinde bakýyorlar. Burjuva sýnýflarýn eðitimli olmalarýnýn, kültür elde etmelerinin temelinde ekonomik konumlarýnýn (emek harcamadan; Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 baþkalarýnýn emeklerine el koyma) yattýðýný; emekçiler olarak, eðitimden yoksun kalmalarýnýn, kültür edinememelerinin temelinde ise sürekli olarak kendi e- meklerinin ürünlerine yabancýlaþmalarý; sonuçlarýnýn altýnda ezilmelerinin yattýðýný artýk biliyorlar, anlýyorlar. Burjuva ideolojisi, emekçi sýnýflarý sömüren ve ezen toplumsal sistemin e- konomik iþleyiþinin üstünü örtmeye çalýþýr daima. Az sayýdaki kapitalistin yararýna olanýn, tüm toplumun yararýna olduðunu propaganda eder. Bunu, çok çeþitli estetik, felsefi, sanatsal vb. biçimlerle yapar. Tüm burjuva propagandaya, demagojiye ve ideolojik örtülere raðmen; emekçilerin ekonomik yaþamý tüm çýplaklýðýyla ortaya çýkýyor. Halk yýðýnlarýnýn ekonomik durumlarý, yani sefaleti, yoksulluðu, yýkýmý hiçbir ideolojik örtünün saklayamayacaðý kadar açýktýr, somuttur, çýplaktýr. Emekçi sýnýflarýn ekonomik-yýkýmý her türden burjuva propagandayý, savý, düþünce biçimini havaya uçuracak kadar derindir. Burjuvazi, e- mekçilerin, kapitalist toplumdaki ekonomik statüleri üzerinde ideolojik-politik hegemonyasýný sürekli devam ettiremez. Bireylerin çok yönlü geliþimini güvenceye alacak bir ekonomik sisteme geçiþ, insanlýk için bir ölüm-kalým sorunudur. Amaç, ekonomik kurtuluþtur. Politik mücadele, bu yolda yalnýzca bir araçtýr. Emekçiler, demokrasiye, onun sayesinde bol miktarda geçim aracýna kavuþacaklarý için ihtiyaç duyarlar. Ýnsanlar, kendilerine bol miktarda geçim aracý saðlayacak bir ekonomik sistemi hedeflerler daima. Herkesten yeteneðine göre, herkese gereksinimine göre ilkesini temel alan komünist toplum, kitlelere bunu verebilecek bir toplumdur. Bu toplum, ancak e- konomik olarak örgütlenebilir. Yalnýzca böyle bir toplumda ve bu toplum sayesinde, insanlar çaðýn gerektirdiði eðitimi ve kültürü edinebilirler. Çünkü bunun i- çin yeterli miktarda geçim aracýna ve kendini geliþtirecek zamana sahip olacaktýr. Ýnsanlýk, koþullarý oluþmuþ olan daha yüksek bir hayat seviyesine ulaþmak için mücadelesini sürdürecektir. C.DAÐLI

5 EMEK-GÜCÜ SAHÝBÝ ÝÞÇÝ OLAMIYOR Emek pazarý iki alandan beslenir. Birincisi, üreticinin mülksüzleþtirilmesi yoluyla; ikincisi, ekonomik kriz sýrasýnda iþten atýlan iþçilerle. Ýþçilerde olduðu gibi iþsizler de sermaye sýnýfýna aittir. Üretimin geniþlemesi sýrasýnda, iþler iyi gittiðinde, çalýþmak, fabrikalara çaðrýlmak üzere hazýr bekleyen bir güçtür. Yedek sanayi ordusudur. Ancak bu durum zamanla deðiþmeye baþladý. Kapitalistlerin o özlemle bekledikleri refah bir daha gelmedi. Ekonomik kriz süreklilik kazandý. Emek pazarý daima dolu olarak kaldý. Bizim yedek sanayi çaðrýlmayý boþuna bekler oldu. Yedek ordu, daimi ordu haline geldi. Ýþsizler ordusunun, sanayinin yedek ordusunun, yedeklik yapýsý çökmüþtür artýk. 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 Ýþsizlik, kapitalist sistemin ekonomik krizinin en belirgin göstergesidir. Ekonomik krizin ilk sonucu, iþçilerin kitlesel olarak iþten atýlmasýdýr. Fakat iþten çýkartmalar, yalnýzca ekonomik kriz dönemleriyle sýnýrlý deðildir. Bu kapitalist üretimin, sermaye birikiminin daimi hareketidir. Günümüzde ulaþtýðý boyutlar, sermaye egemenliðini sarsacak düzeydedir. Kapitalist sisteme karþý en etkin ve en þiddetli iþçi sýnýfý eylemleri bu alandan geliþiyor. Bugün, kapitalist üretimin en önemli sonuçlarýndan biri, e- mek-gücü sahibinin (satýcýsýnýn) emek-gücünü satamamasý, iþçi olamamasýdýr. Ýþçilik potansiyel deðil, fiili bir süreçtir; potansiyel gücün, üretim araçlarýyla buluþmasý, eyleme geçmesidir. E- mek-gücü iki koþulda emek-araçlarýyla buluþur. Ya üretim aracý emekçinin kendisine aittir; ya da baþkasýna. Emek araçlarýnýn e- mekçinin kendisine ait olduðu dönemler çok gerilerde kaldý ve o dönem bir daha geri gelmeyecektir. O, artýk mülkiyetsizdir. E- mek pazarýnda, sadece emek-gücü satýcýsýdýr. Emek-gücü bünyesinde potansiyel olarak mevcuttur. Ve o da meta yasalarýna tabidir. Bir metanýn satýlabilmesi i- çin, baþkasý tarafýndan talep edilmesi, satýn alýnmasý gerekiyor. Bu da kolay deðildir; metanýn arz-talep yasasýna baðlýdýr. Emek arzý çoksa, yani emek pazarý dolup taþýyorsa, daha çok beklemesi gerekir. Sanayinin geniþleme döneminde (ki bu da çok eski zamanlardaydý) emek-gücüne talep artar ve bizim emekçi emek-gücünü kolaylýkla satar; emek-gücü kapitaliste ait üretim aracýyla buluþur; emek-gücü sahibi, iþçi o- lur. O artýk, kendi kendisinin iþçisi deðil, baþkasýnýn iþçisidir. Kapitalizmin daha önceki dönemlerinde emek gücü sahibi bu þekilde iþçi olabiliyordu, þimdi o- lamýyor. Kapitalizmin önceki evrelerinde, sanayi hareketi daralýp, geniþleyebiliyordu. Ýþçilerin ve iþsizlerin durumu da buna göre deðiþiyordu. Ekonomik kriz vb. nedenlerle sanayide bir daralma görüldüðü zaman, iþçiler iþten çýkartýlýr, e- mek pazarý aðzýna kadar dolardý. E- mek arzý artýnca, bu durum çalýþanlarýn ücretlerinin düþmesini de birlikte getirirdi. Yeni bir ekonomik refah dönemine girildiðinde, sanayi ü- retimi geniþlediðinde, emek talebi artar, emek pazarý tekrar eski düzeyine inerdi. Ancak sanayi üretimi ne denli geniþlerse geniþlesin, emek pazarý daima varoldu. Çünkü, gereken emek-gücünden fazla bir iþçi nüfusu (iþsizler) bulundurmak sermayenin kendisini geniþletmesinin bir koþuludur. Sermaye birikimi yalnýzca, varlýk koþulu olarak iþçi sýnýfýný yeniden-üretmekle kalmýyor; ayný zamanda her an el altýnda hazýr tuttuðu bir iþsizler kitlesini de üretiyor. Böylece iþçinin kapitaliste toplumsal baðýmlýlýðýný da yeniden-üreterek, kapitalist üretimi, sermaye birikimini güvence altýna alýnmýþ oluyor. Emek pazarý iki alandan beslenir. Birincisi, üreticinin mülksüzleþtirilmesi yoluyla; ikincisi, ekonomik kriz sýrasýnda iþten a- týlan iþçilerle. Ýþçilerde olduðu gibi iþsizler de sermaye sýnýfýna aittir. Üretimin geniþlemesi sýrasýnda, iþler iyi gittiðinde, çalýþmak, fabrikalara çaðrýlmak üzere hazýr bekleyen bir güçtür. Yedek sanayi ordusudur. Ancak bu durum zamanla deðiþmeye baþladý. Kapitalistlerin o özlemle bekledikleri refah bir daha gelmedi. Ekonomik kriz süreklilik kazandý. Emek pazarý daima dolu olarak kaldý. Bizim yedek sanayi çaðrýlmayý boþuna bekler oldu. Yedek ordu, daimi ordu haline geldi. Ýþsizler ordusunun, sanayinin yedek ordusunun, yedeklik yapýsý çökmüþtür artýk. Ýþsizler ordusu, yeni katýlýmlarla geniþleyerek en büyük ordulardan daha büyük bir ordu oldu. Umutlu bekleyiþ, yerini sonsuz bekleyiþe býraktý. Makinenin kapitalistçe kullanýmý buna hizmet ediyor; toplumsal üretimin kapitalist biçimi buna hizmet ediyor, sermaye birikimi buna hizmet ediyor. Bilimsel-teknolojik i- lerleme; tekelcilik ve devlet-tekel bütünleþmesi iþsizliði çok daha artýrdý. Emek yoðunluklu üretimin yerini, daha az emek-gücüyle daha çok üretim aracýný harekete geçirme yasasý aldý. Emeðin verimliliðinin artmasý, üretim a- raçlarýndaki devasa geliþmeler, sonuçta iþçiyi vurdu. Sosyalist düzende olsa, üretimdeki her iyileþme emekçi bireylere bolca za- 5

6 man -serbest zaman- saðlarken; kapitalist düzende daha çok iþçinin iþsiz kalmasýna ve yaþamdan dýþlanmasýna yol açýyor. Kapitalizmin tüm dünyaya doðru yaygýnlaþmasý ve derinleþmesiyle birlikte, kapitalist üretimin kaçýnýlmaz sonuçlarý da, tüm dünyada ortaya çýktý. Ýþsizler ordusu tek tek ülke sýnýrlarýný aþýp bir dünya ordusu oldu. Oysa ki bir zamanlar Avrupa sermayesi modern sömürgelerde madenlere sokacak emek-gücü arýyordu. Topraða ortaklaþa sahip olan özgür üreticiler, zorla; silahla, kamçýyla madenlere indiriliyordu. Þimdiyse, yine zorla oradan çýkarýlýyor. Bu insanlar artýk emek pazarýndan çekilmiþtir, ama iþevine de girememiþtir. Kendi sanayileri bu kadar artý-nüfusu (iþsizleri) tolore edemediði için emperyalist ülkelere göç yollarý a- çýldý. Bir zamanlar Amerika pamuk tarlalarýnda çalýþtýrmak için silah zoruyla Afrika dan köle getirdi. Bugün ise açlýðýn kamçýsýný yiyen bu insanlar emperyalist metropollerin sýnýr boylarýnda, açýk denizlerde ölüyor, öldürülüyor, silah zoruyla, hapis tehdidiyle oralara gelmeleri engelleniyor. Göç yollarý, ölüm yolu oldu. Ýnsanlar aç, insanlar yoksul, insanlar iþsiz; iþ ise emperyalist sermayenin bulunduðu yerdedir. Ýnsanlar iþ bulmak için ölümüne bir mücadeleyle, dünyaya hücum ediyorlar, dünyanýn fethine çýkar gibi, iþin olduðu yere sürüyorlar çýplak bedenlerini. Þimdilik aç midelerini doyurmak için iþi ele geçirmeye çalýþýyorlar; yarýn, hatta daha yakýnda, üretim araçlarýný ele geçirmek için; iþçiler, iþsizler, emeðin dünya ordusu olarak, kapitalizmin kalelerine hücum edeceklerdir. Çünkü bu yol, iþsizliðe, açlýða, ölüme son vermenin biricik yoludur, kurtuluþ yoludur. Dünya üzerinde bu kadar iþsizinin olduðu bir sýrada, çalýþan kitle de, bunun baskýsý altýnda kalýr. Yalnýzca ücretleri düþmekle kalmaz, bir kýsmý sermayenin baskýsýna boyun eðer. Sendikacýlarýn da çabasýyla, iþçilerin, sermayenin tüm baskýsýna boyun eðmesi yaygýn bir uygulamadýr. Sýrf iþten atýlmamak için, kapitalistlerin her istediðini yapmaya hazýr bir kitle var. Ýþten atýlmayanlar ortalýktaki büyük iþsiz yýðýnlarýn durumuna bakýp kendilerini þanslý sayýyor. Ama, onlarýn durumlarý da güvensiz; onsuz bir güvensizlik içindeler. Koþullarýnýn bilincine varanlar ise mücadeleye yöneliyor. Mücadeleye yönelenlerin sayýsý, her gün katlanarak artýyor. Ayaklanmalar sýnýrlarý aþýp, tüm dünyayý derinden sarsýyor. Ýþsizliðin sürekliliði, kalýcýlýðý, büyümesi ve emek pazarýnýn çöküþü ele alýndýðýnda, bunun, sistemin ekonomik-politik-toplumsal krizinin ifadesi olduðu anlaþýlacaktýr. Ýþsizlik bu haliyle, sistemin yapýsal krizinin bir göstergesidir. Kendi baþýna ele alýndýðýnda, ekonomik krizin güçlü bir iþareti ve sonucu olarak görülmekle birlikte, bütünlüklü olarak sistemin çöküþ içinde olduðunu, toplumsal üretici güçleri bir daha yakalayamamak üzere elinden kaçýrdýðýný; üretici güçlerin toplumsal karakteriyle çeliþki ve çatýþma içinde olduðunu gösteriyor. Bu anlamda, kapitalistler, ne zaman iþsizlik sorunundan sözetseler, bu sorunun, sistemin geleceðiyle ilgili bir sorun olduðunu açýkça itiraf ederler. Kapitalizmin artýk altýndan kalkamayacaðý ve çözemeyeceði bir düzeye gelmiþ olan iþsizlik sorunu sermaye egemenliðini sarsacak boyutlarda politik kriz konusudur. Üstelik iþsizlik sorunundan kaynaklanan politik kriz süreklilik gösteriyor. Her hükümet iþsizlerin sorununu çözemediði için çýkmaza sürüklenmiþ ve yýpranmýþtýr. Hükümete aday her parti, ilk hükümet icraatý olarak bu sorunu çözme sözü verir. Her muhalefet, iktidarý, bu sorunu çözemediði için eleþtirir. Kýsacasý sistem, bu kadar iþsizi ne yapacaðýný bilemediði için açmazdan açmaza sürüklenir; çünkü bunu hiçbir zaman çözümlemesi mümkün deðildir. Sistemin e- konomik iþleyiþi, burjuvazinin politik çözümlerine karþý iþler. Burjuvazi her gün büyüyen iþsizlik sorunu karþýsýnda eli-kolu baðlýdýr ve çaresizdir. Kapitalist sistemin çözemediði ve çözemeyeceði bu sorunu, sendikacýlar, sosyalistler, oportünistler çözmeye kalkýþtýlar. Kapitalist ekonominin zorunlu sonucu olan bu soruna, ayný ekonomik temel üzerinde sosyalistçe çözüm bulmaya çalýþtýlar. Sorunun sosyalistçe hallediliþini bulamadýlar; ama iþsiz kitleyi yýllarca oyaladýlar, öfkesini yumuþattýlar, umut verdiler; sonuçta kapitalizmin üstüne yürüyecek olan büyük bir kitleyi pasifize ettiler. Nedir sosyalistçe çözüm önerileri? Bir öneri, herkese iþ tir. Bu önerinin amacý burjuvaziyi, onun hükümetlerini köþeye sýkýþtýrmak, baský altýna alýp, konuya somut olarak eðilmesini saðlamaktýr. Oysaki bu öneriyle, kapitalistler emekçileri köþeye sýkýþtýrmýþ oluyor. Herkese iþ isteyene verilen yanýt: düþük ücret olmuþtur. Demiþtir ki, herkese iþ istiyorsanýz, düþük ücrete razý olacaksýnýz. Hele þimdi yalnýzca, o da zor bela, düþük ücretle çalýþmaya razý olunduðunda iþ bulunabiliyor. O halde, iþ isteniyorsa, daha az ücret istenmelidir. Görüldüðü gibi kapitalist ekonominin yasalarý derinlemesine kavranmadan ileri sürülen ö- neriler, kapitalistlerin iþine yarýyor. Diðer bir yufka yürekli öneri; daha fazla iþsizin iþe girebilmesi için; gece vardiyasýna kalmama, fazla mesaiye kalmama ve çalýþma saatlerini düþürmedir. Bu öneri lafta kalmadý, pratikte uygulandý. Sendikalar bu taleplerini toplu sözleþmelere soktular, üyelerini bu yönde eðittiler. Ü- yelere þu insani anlayýþ verilmeye çalýþýldý: fazla mesaiye kalma ki, iþsiz olan sýnýf kardeþlerin iþe girebilsin. Evet, bu, çalýþanlara fedakarlýk anlayýþý kazandýran insani bir duygudur. Fakat, sorunu çözücü deðildir. Çalýþanlarýn tüm sýnýf dayanýþmasýna raðmen sorun daha da büyüyerek orta yerde duruyor. Bir de, iþsizlik sorununa, militan bir hava verilmiþ çözüm yolu ö- neriliyor: iþsizliðe karþý mücadele. Sanki iþsizliðin bir ekonomik temeli (nedeni) yokmuþ gibi, kendi baþýna bir problem olarak ele alýnýyor. Kapitalist ekonomi temelinde, iþsizliðe bir çözüm aramak, sadece iþsiz kitleleri aldatmaktýr. Ýþsiz kitlelere, kendi geleceklerini kendi ellerine almalarý söyleneceðine ve kapitalizme karþý mücadele vermeleri için onlara bir bilinç götürüleceðine, iþsizlikle mücadele gevezeliði yapmak; eþeði býrakýp semeri dövmektir. Görüldüðü gibi, kapitalizmde iþsizliðe çözüm yollarý aramak, burjuva çözüm yollarý gibi çýkmaza düþmekten baþka bir þey deðildir. Ýþsizlik, kapitalist üretimin hem sonucu, hem koþuludur. Kapitalist ekonomi, sosyalist ekonomiye dönüþünce iþsizlik olmayacaktýr. O zaman çalýþma usa-uygun sýnýrlara çekileceðinden, atýl duran fazla emek-gücü üretime çekilebilecek; emek-gücü toplumun ihtiyacýný karþýlayacak bir üretimi gerçekleþtirecektir. Çalýþma bir sýnýfýn omuzlarýndan alýnýp, saðlýklý ve çalýþabilir herkese bölüþtürülecek; böylece her bireyin kendisini çok yönlü geliþtirecek bir ekonomik güvenceyi saðlamýþ olacaktýr. Buna u- laþmanýn yolu, kapitalizme karþý iþçilerin ve iþsizlerin mücadele birliðini gerçekleþtirmek ve Bütün Ýktidar Emeðin Olacak þiarýyla iktidar için savaþmaktan geçer. C.DAÐLI Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005

7 Davetleri Kabulümüzdür Olaylar, bir süredir Leninistlerin iþaret ettiði doðrultuda ilerliyor. Geçtiðimiz Mart ayýndan bugüne, kendisini kesin olgularla ortaya koyan gerçek þudur: Yaþadýðýmýz topraklarda iç savaþ daha yüksek bir aþamaya girmiþ bulunuyor. Bu yeni ve daha yüksek aþamanýn ayýrt edici özelliklerini, bütünü ile ancak, süreç ilerledikçe göreceðiz. Fakat þimdiden öne çýkan kimi özellikleri sýralayabiliriz: 1) Devrim ve karþý-devrim, patlamalar biçiminde ilerliyor; her patlama kavgayý yaygýnlaþtýrmakla kalmýyor, bir sonraki çok daha keskin çatýþmalarý hazýrlýyor. 2) Tüm bu dönemde, olaylarýn geliþimine damgasýný vuran, devrimin ilerleyiþidir. Çeliþkileri keskinleþtiren, karþý-devrimi savunma konumuna sokan ve kavgayý kýzýþtýran, devrimin büyük dalgasýnýn artýk her yerde, her köþede görünür hale gelmesidir. 3) Burjuvazi, büyüyen devrim dalgasýný durdurmak için hangi yola baþvursa sonuç alamýyor. Devrimin baskýsý, burjuvazi arasýndaki derin çatlaðý kapatýlamaz hale getiriyor ve sermaye dünyasý bu dönemi, adeta bir iktidar boþluðu ile karþýlamak zorunda kalýyor. 4) Bütün bunlarýn bir sonucu olarak: Devrim ve karþý-devrim arasýnda, her iki taraf için bir býçak sýrtý anlamýna gelen bir denge oluþtu. Proletaryanýn ve emekçilerin devrimci hareketi, henüz daha burjuvaziyi devirebilecek öznel güce, birliðe ve donanýma ulaþamadý; fakat öte yandan, sermaye sýnýfý da, devrimi geriletecek irade, moral güç ve politik araçlardan yoksun kaldý. Hemen her devrimin geçmek zorunda olduðu en kritik aþamadýr bu denge durumu; az ya da çok zaman sonrasýnda, kaçýnýlmaz hale gelen nihai çatýþmayý hazýrlar. Devrim þimdi, tüm emekçilere iþte hendek, iþte deve diye sesleniyor. Devrimin müjdecisi o çýlgýnca dönem, canlý-kanlý büyük çatýþmalar, ayaklanmalar dönemi, sadece ufukta görünmüyor, hemen önümüzde ve saðýmýzdasolumuzda duruyor. Bir süredir geri hatlarda iç savaþýn hasarlarýný tamir edip derslerini ö- zümsemekle meþgul olan, kapitalist yýkýmýn hasadýný toplayarak kendine yeni ve taze güçler hazýrlayan devrim, bu yeni birikimini en ciddi çatýþmalar içerisinde sýnamadan geçirecektir. Liberal barýþ çaðrýlarý kadar, haklar için mücadele kýsýrlýðýnýn da hýzla aþýldýðý, aþýlacaðý bir dönemdir bu. En temel sorunlarýn, her zaman en ciddi çatýþmalarla çözümlenebileceðini, toplumsal konumundan dolayý diðer sýnýflardan çok daha hýzlý kavrayabilme yeteneðine sahip olan proletaryanýn, devrimin öncü sýnýfý olarak öne çýktýðý/çýkacaðý dönemdir bu. Ne var ki, Leninistler dýþýnda, sol grup ve partilerin, devrimin bu en ciddi sýnavýna politik açýdan hazýrlýklý olduklarýný söylemek çok zor; dahasý, devrimin ciddiyetini bile henüz kavramýþ deðiller. Sol grup ve partiler, yaþanan son olaylarý genellikle provokasyon, þovenizm ve milliyetçiliðin azdýrýlýp yükseltilmesi gibi gelip geçici olgularla, rastlantýlarla açýklýyorlar. Ve devrimin patlamalarýný deðil, ama karþý-devrimin patlamalarýný, sadece bunlarý gördükleri için, söyledikleri her þeye karamsarlýk ve düþ kýrýklýðý hakim oluyor. Oysa devrim, hareket alaný oldukça geniþ olduðu için, bin bir yoldan, binlerce olguyla kendini gösterir. Devrim baþlangýçta her zaman örgütsüz, daðýnýk, binlerce farklý hedefe vuran hareketlerden alýr gücünü. Karþý-devrim ise her zaman, en baþýndan bu yana örgütlüdür ve hareket alaný dar olduðu için, binlerce farklý olayda deðil, çoðu zaman tek bir olay ve konuda kendini açýða vurur. Devrim, ancak karþý-devrimle savaþa savaþa bir örgütlülük kazanýr: daðýnýk emekçi gruplarý, bu zorlu savaþýmýn sonunda tek bir parti gibi hareket etmeyi öðrenir. Devrim ve karþý-devrimin kendilerini ifade etmelerindeki bu farklýlýk nedeniyle, olgularýn iç baðlantýlarýný kuramayan dar görüþlüler, her dönem karþý-devrimin gücünü abartma eðilimindedir. 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 Faþist Hareket Yükseliyor mu? Karþý-devrimin gücü hakkýndaki abartýlý yorumlar, bizzat sermaye dünyasýnýn propagandasýndan kaynaklanýyor. BBC nin yaptýrttýðý bir ankette, ABD karþýtlýðýnýn %82 gibi en yüksek rakamý bulmasý, emperyalistleri telaþlandýrdý. Emekçiler, uþaðýn arkasýnda gizlenen gerçek efendiyi tanýyorlar ve okun sivri ucunu ona yöneltiyorlar. Fakat, sisteme tehdit olan bu sivri uca dokunmak yerine, emperyalistler bu ABD karþýtlýðýný, milliyetçiliðin yükseliþi ile suçlamayý tercih ettiler. Sosyal reformistler de, bu söylemin üzerine adeta balýklama atlayýp, faþist hareketin yükseliþi, nedenleri, vs. üzerine bolca sosyolojik ahkam kesmeye giriþtiler. Oysa faþist hareketin yükseliþi nden bahsedenler, onun en yüksek politik merciden yani devlet iktidarýndan ve egemen sýnýf tekelci burjuvazinin politik karakterinden fýþkýrýp geldiðini göremiyorlar. Faþizm bir devlet biçimidir ve devlet kurumlaþmasýnýn, egemen tekelciliðin elinin uzandýðý her yerde boy verir. 35 yýlýn bu uzun hikayesi bir yana, son birkaç ayda yaþananlara bakýldýðýnda, þovenizme dayanan faþist propagandanýn, bizzat devlet kurumlarý ve tekeller, faþist basýn ve partiler aracýlýðýyla, adým a- dým ýsýtýldýðýný rahatça görürüz. Sarýkamýþ ve Çanakkale savaþlarýna iliþkin devlet organizasyonlarý, Kýbrýs ve Kerkük e yönelik mitingler ve en son resmi Newroz kutlamalarý, tüm çabalara raðmen, hiç de istedikleri kitlesellikte geçmemiþti. Eðer yükseliþ, yaygýnlaþma buysa, vay hallerine! Peþi sýra bayrak olayý yaþandý. Devlet ve tekeller adeta seferber oldular; resmi kurumlar, belediyeler tatil edildi; görevli memurlar ve öðrenciler, çoðu þirket çalýþaný ve esnaf, adeta zorla ve tehditle alanlara taþýndý; asker ve polis ailelerinin ellerine bayraklar tutuþturuldu. Tekstil üreticilerinin bildirdiðine göre, en çok bayrak sipariþi verenler; belediyeler, kamu kuruluþlarý, þirketler ve meslek odalarýydý. Bayrak olayýnýn rüzgarý henüz dinmeden, karþý-devrimin burada durmayacaðýný, þiþirilen ve azdýrýlan histerik duygularla þiddetini katliama dek vardýracaðýný söylemiþtik: Nitekim, Ankara da diplomasi çevrelerine Ýngilizce yayýn yapan New Anatolia ga- 7

8 DOKUZ EYLÜL ÜNÝVERSÝTESÝNDE SALDIRILARA KARÞI ORTAK EYLEM Faþist provokasyonlarýn ve saldýrýlarýn artýðý bir dönemi yaþýyoruz. Devrimin apaçýk ve güncel olarak karþýmýzda durduðu bu koþullarda, sistemin devrimi engellemek için her yola baþvurabileceðini biliyoruz. Son yaþanan olaylara (Mersin, Trabzon, Sakarya ) her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Bunlardan birisi de 30 mart tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Ýktisat Fakültesinde yaþandý. Ýktisat Fakültesi öðrencisi olmayan, polis okulu öðrencileri ve sivil faþistlerin, fakülteye gelerek, öðrencilere provokatif bildiriler daðýtmaya baþlamalarý üzerine okulda bulunan 4 ilerici-devrimci öðrenci bildiri daðýtýmýna müdahale etmiþlerdi ve bildiri daðýtanlarý okuldan uzaklaþtýrmýþlardý. Bir süre sonra daha kalabalýk bir faþist grup yanlarýna sivil polisleri de alarak tekrar bildiri daðýtmaya gelmiþlerdi. Yeniden müdahale edilmesi üzerine sivil polisler ve faþistler, bu öðrencilerin üzerine saldýrmýþlardý. Bu olayýn sonrasýnda devrimci yapýlar olarak bir toplantý düzenledik. Bu saldýrýlara karþý Ýktisat Fakültesinde çeþitli ortak eylemler düzenlenmesine karar verdik. Ýktisat Fakültesinde tek tek afiþ yapmak istendiðinde Dekanlýðýn ve Özel Güvenlik Birimlerin müdahale ettiklerini ve afiþ yapýlmasýný engellediklerini de biliyorduk. Bunun için oldukça kalabalýk þekilde 20 Nisan günü Ýktisat Fakültesi nde toplandýk. Afiþlemeye biz de 1 Mayýs ta 1 Mayýs Alaný na Taksim e yazan Mücadele Birliði afiþlerimizle katýldýk. Afiþleme yaptýðýmýz sýralarda ve sonrasýnda okulda bulunan diðer öðrenciler tarafýndan oldukça dikkat çektiðimizi ve bu çalýþmanýn amacýna ulaþtýðýný fark ettik. Bir tek sivil faþistin veya okul yönetiminin bize müdahale etmeye, hatta yaklaþmaya bile cesaret edemediðini gördük. Bu eylemde amacýmýz yerine ulaþtý. Hem çevremizdeki insanlara devrimcilerin bazý konularda birlikte de hareket edebileceðini, hem de faþist saldýrýlara karþý sessiz kalmayacaðýmýzý göstermiþ olduk. Eylemi bitirdikten sonra okula bakýldýðýnda Bu okul devrimcilerin kalesi dedirtecek bir görüntü vardý. Akþama kadar afiþlerin yýrtýlmamasý için fakültede bekledik, sonra fakülteden ayrýldýk. Ayrýca eylem sonrasý yapýlan toplantýda da ileriki süreçlerde Ýktisat Fakültesi nde farklý ortak eylemlerin ve etkinliklerin yapýlmasýna ve bunun diðer fakültelere yayýlmasýna karar verdik. Mücadele Birliði Okuru/ÝZMÝR FAÞÝZME KARÞI SÝLAH BAÞINA! 40 Sayý / 27 Nisan-11 Mayýs 2005 Merhaba Mücadele Birliði okurlarý, Bayrak provokasyonu yla faþist saldýrýlar, farklý alanlara da taþýyor. Trabzon daki linç giriþiminin ardýndan Sivas, Sakarya, Ünye vb. yerlerde benzer olaylara tanýk oluyoruz. Faþist saldýrýlarýn -þu sýralar- daha bir artmasý, onlarýn kýþ uykularýndan uyandýðýný hissettiriyor bizlere. Tüm saldýrýlara karþý birçok yerden devrimci tepkiler gelmeye devam ediyor/edecek de... Biz Kafkas Üniversitesi öðrencileri olarak, baþta bu olay olmak üzere, tüm faþist saldýrýlara karþý tepkimizi ortaya koyduk. Daha önceki basýn açýklamalarýnýn aksine, bu kez kitleseldik. Beþyüze yakýn kiþiyle alandaki yerimizi aldýk. Zafer iþaretlerimiz, sýkýlý yumruklarýmýz ve haykýrdýðýmýz sloganlarýmýz, Kars taki devrimci potansiyeli gözler önüne serdi. Özellikle Pazarcýk ve diðer ilçelerden büyük-küçük, kadýnerkek bizlere destek veren tüm halkýmýza devrimci selamlar... KAÜ-ÖDER pankartýyla alana doðru sloganlar, alkýþlar eþliðinde yürüdük. Eylemimize bazý sendikalardan da destek geldi. Sýk sýk Türkiye Faþizme Mezar Olacak sloganý atýldý. Daha sonra yürüyüþle derneðe geri dönüldü. Biz devrimci öðrenciler olarak faþist saldýrýlar karþýsýnda tepkimizi ortaya koyduk ve koymaya devam edeceðiz... FAÞÝZME KARÞI SÝLAH BAÞINA! YAÞASIN HALKLARIN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! Kars tan Bir Mücadele Birliði Okuru 9

9 zetesi, güvenlik birimleri ni kaynak göstererek sivil faþistlerin gizli hücreler biçiminde örgütlenip silahlandýðýný ve Haymana, Bala gibi Kürt nüfusuna sahip kasabalarý basmaya hazýrlandýðýný haber verdi. Ayný günlerde, Konya nýn Çumra ilçesinden benzer haberler geldi. Derken, karþý-devrimin katliamcý tehdidi, Trabzon da gerçeðe dönüþtü. TAYAD lýlara karþý giriþilen linçin, günler öncesinden devlet kurumlarý, sivil faþist çeteler ve yerel medya tarafýndan tezgahlandýðý açýktý. Linç giriþiminin baþarýya ulaþmamasýný, sivil faþist çetelerin devrimci yapýlar karþýsýnda henüz daha sonuna kadar gitme cesaretini bulamamýþ olmasýnda aramak gerekir. Burada, faþist hareketin yaygýnlaþýp güçlendiðinden deðil, ama tüm devlet kurumlarýnýn ve sermayenin desteðiyle azdýrýldýðýndan, silahlanýp devrimci güçler üzerine kudurmuþ köpekler gibi salýndýðýndan söz etmeliyiz. Karþý-Devrimin Kaleleri Sarsýlýyor Devrim, kapitalist sistemin yarattýðý yýkýmdan kendi hasadýný toplarken, tüm bölgelerde tabanýný geniþletiyor. Sadece büyük sanayi þehirleri deðil, Ege, Ýç Anadolu, Karadeniz gibi daha durgun bölgelerde, ilçelerde ve hatta kasabalarda mücadele geliþti. Yoksul köylülük ve tarým iþçileri, yavaþ yavaþ sýnýf hareketine dahil olmaya baþladýlar. Çorum, Uþak, Maraþ gibi yerlerde, iþçilerin önemli çýkýþlarý oldu. Tekel iþçileri Tokat, Malatya ve Samsun u ayaða kaldýrdýlar. Yaþananlar, kenarda kalan bu kentlerdeki geniþ emekçi yýðýnlarý bütün burjuva partilerden uzaklaþtýrýrken, 12 Eylül sonrasýnýn buzunu kýrarak devrimci politikanýn kökleþmesi için uygun iklim yarattý. Oysa bu bölgeler, milli gelirden en az pay alan, dýþarýya en çok göç veren, iþsizliðin ciddi boyutlarda yaþandýðý yerler olmasýna raðmen, devrimin taze bahar havasýna uzak kaldýklarý için, asker ve polis gibi faþist devletin vurucu gücüne eleman devþirilen yerler oldu. Ýç savaþta kan aktýkça, buralar da karþý-devrimin kaleleri oldular. Bu kalelerin içine önce kapitalizmin engel tanýmaz yýkým gücü sýzdý; arkasýndan devrimin taze bahar havasýný getirdi. Devrimci çalýþma, açýk alan faaliyetleriyle buralarda yeni etkiler ve mevziler yaratmaya baþladý. Savaþ karþýtlýðý, 1 Mayýs ve hatta Newroz eylemleri, karþý-devrimin bu kalelerinde açýlan gedikleri daha da büyütüyordu. SEKA iþçilerinde gözlenen siyasi tavýr deðiþikliði, karþý-devrimin güçlü olduðu yerlerdeki geliþmelerin ne yönde olduðuna i- yi bir örnektir. Hatýrlanacaktýr: SEKA iþçileri, 1998 de yaptýklarý benzer bir eyleme, deðil devrimcileri, sosyal-reformistleri bile yaklaþtýrmamýþlardý. Oysa son eylemlerinde SEKA iþçileri, devrim güçlerine karþý, eskiye kýyasla daha sýcak yaklaþtýlar. Gelir düzeyleri oldukça iyi sayýlan SEKA lýlarda böylesi politik deðiþimler yaþanýyorsa, sefaleti kol gezdiði Anadolu þehirlerindeki kaynaþmayý varýn siz düþünün. Öyleyse þunu söyleyebiliriz: Bayrak histerisi ve linç giriþimleri, karþý-devrimin yok olup gitme tehlikesine karþý direnme kavgasýdýr. Direniþte ve savunma konumunda olan karþý-devrimdir. Saldýrý konumunda olan ve inisiyatifi elinde tutan güç ise, devrimdir. Bu yüzden, açýk çalýþma alanlarý terk edilmemeli, daha verimli kullanýlmalýdýr. Savaþýmýn bütün biçimleriyle karþý-devrimi nefessiz býrakmalýyýz. Karþý-Devrimi Ezmenin Yolu Olaylar hýzla deðiþiyor; beklenmedik durumlar, patlamalar, devrimin ve karþýdevrimin dolaysýz çatýþmalarý yaygýnlaþýyor. Bunu hiçbir saðduyu çaðrýsý engelleyemez. Bu çatýþmalar, þu ya da bu devlet kurumunun ya da partinin provokasyonlarýyla ortaya çýkmadý; iç savaþýn ve devrimci krizin bugüne kadar tetiklediði binlerce olay tarafýndan hazýrlandý. Yayýlan çatýþmalardan endiþe duyarak soðukkanlýlýk telkin etmek, ya da faþist güruhun bayrak sevgisinin samimiyetini teste tabi tutmak, iç savaþ karþýsýnda pasifist tutumlardýr. En baþta, iç savaþ gerçeðini reddetmektir. Devrim bu denli i- lerlemiþken, karþý-devrimle arasýna aþýlmaz bir kan deryasý girmiþken, provokasyona gelmemek çaðrýlarý, devrimin ilerlenmesini istememek anlamýna geliyor. Ýç savaþ, toplumun bütün sýnýflarýný iki ayrý kampa toplamýþsa, atýlan her ileri adým karþý tarafý çileden çýkaran bir provokasyon a dönüþür. Burjuvazi, devrimi bastýrtabilmek için çok farklý yollar denedi: AB ye üyelik hayalleri, ývýr zývýr nitelikte deðiþimler, faþist basýn korosunca dile gelen týka basa iyimserlik yalanlarý ve þiþirilen balonlar, Kürt halkýný düzene yedekleme operasyonlarý, devrimci partileri terörist demagojisiyle yalýtma çabalarý vs... Bunlarýn hiçbiri sonuca ulaþamadý. Burjuvazi, saydýðýmýz bu yöntemleri tümüyle terk etmedi; fakat þimdi azdýrýlýp silahlanan karþý-devrimi emekçi güçler üzerine salarak, dolaysýz çatýþmalarý tüm alanlara yayarak sonuç almaya çalýþýyor. Ama, bakmayýn faþist çetelerin azgýnlýðýna... Karþý-devrim cephesi içinde kafa karýþýklýðý ve yalpalama güç kazanýyor. Önce azdýrýp sonra soðukkanlýlýk çaðrýlarý yapmalarý, kendi içlerindeki tartýþmalarý ve sonuna kadar gitme konusundaki kararsýzlýklarýný a- çýða vuruyor. Kendi iç tartýþmalarýyla zayýflayýp yalpalayan sermaye, karþý-devrimin daðýlmasý için uygun iklimi yaratýyor. Tekelci burjuvazi, iç savaþýn politik arenasýnda yenildikçe, emekçilerin ve devrim güçlerinin ayrý ayrý geliþen savaþýmlarý, ayný potaya doðru aktýkça, sýnýflar savaþýnda, tayin edici son kavgayý kaçýnýlmaz hale getiren bir durum doðuyor. Çünkü sýnýflar savaþýnda ortaya çýkan böyle býçak sýrtý dengeler, ancak tayin edici bir kavganýn gücüyle bir sonuca varýr. Burjuvazi için tayin edici kavganýn anlamý; açýk kitle katliamlarýyla devrimi sindirmektir. Devrimin tayin edici kavgasý ise ayaklanmadýr. Önümüzde her ikisi de duruyor: Karþý-devrimin katliamlarý ve devrimci ayaklanmalar. Devrimci güçlerin görevi, bu katliamlarý önlemek amacýyla ve ayaklanma için hazýrlýk yapmak, katliamlarýn geliþeni engellemek amacýyla yapýldýðýný eme, ayaklanmanýn kaçýnýlmaz olduðunu geniþ emekçi kitlelere anlatmak ve genel silahlanma çaðrýsý yapmaktýr. Genel silahlanmanýn yolu nedir? Bütün devrimci örgütler bir araya gelse bile, milyonlarca emekçiyi silahlandýrmak mümkün olamazdý. Silahlanmanýn yolu, önüne ayaklanmanýn dolaysýz askeri görevlerini koymuþ olan gruplar, milisler örgütlemektir. Tek bir silahýn bile olmamasý, bu gruplarýn örgütlenmesinin önünde engel deðildir. Bu gruplar görevlerini, bu görevlerin devrimde oynayacaðý muazzam rolü bir kez kavradýklarýnda, silahlanmanýn, barikatlar kurmanýn, düþmanýn güçlerini en zayýf anýnda bastýrýp daðýtmanýn binlerce yolunu bulacaklardýr. Tayin edici kavganýn saati yakýnlaþtýkça, bugünden kurulan milislere yeni güçlerin katýlýmý hýzlanacaktýr. Yeter ki bugünden bütün fabrikalarda, atölyelerde, iþçi havzalarýnda, okullarda, yoksul emekçi semtlerinde bu savaþçý gruplarý kurmanýn önemi ve gerekçeleri yankýlansýn Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005

10 Hükümetin, 2004 yýlý ekonomik büyüme rakamlarýný, basýn Türkiye kabýna sýðmýyor coþkusuyla yansýtsa da, rakamlarýn abartýlý büyüklüðü, endiþeleri daha da artýrdý. Yapýsal kriz içindeki ekonominin eninde sonunda bir duvara çarpacaðýný hemen herkes kabul e- diyor ve bu araba, duvara ne kadar hýzla çarparsa, o denli darmadaðýn olacak. Devlet Ýstatistik Enstitüsü (DÝE) 2004 yýlýna iliþkin ekonomik büyüme rakamlarýný açýkladýðýnda, herkesin aðzý açýk kaldý. %9,9 gibi bir rakamý kimse beklemiyordu. Þaþkýnlýk, yerini kuþkuya býraktý. AKP nin en gözü kapalý destekçileri bile, hükümeti uyarma gereði duydular. Çünkü rakamlardaki çarpýtma aleniydi. DÝE, geçen yýl açýkladýðý rakamlarý bile, son açýklamada deðiþtirip yükseltmiþti. Arsýzca yalanlarda ve foyasý meydana çýktýðýnda takýndýðý yüzsüzlükte, önceki hükümetleri fersah fersah a- þan AKP için, hiç de þaþýrtýcý bir durum deðil. Açýklanan abartýlý rakamlar bir yana, 2004 yýlýnda ekonominin küçüldüðünü iddia edecek deðiliz. Peki bu büyüme, krizden çýkýldýðýna bir iþaret midir? AKP, abartýlýp çarpýtýlan DÝE rakamlarý aracýlýðýyla, herkesin böyle düþünmesini amaçlýyor; böylece, emekçilere tam anlamýyla kan kusturan bütün politikalarýna bir sosyal destek bulmayý umuyor. Fakat hevesi adeta kursaðýnda kaldý. %9,9 luk yalanýn daha mürekkebi kurumadan, tekstil sektörünün patronlarý bir araya gelip, batýyoruz manifestosu yayýnladýlar. 2,5 milyon iþçiyi barýndýran, sanayinin bu belkemiði sektöründeki burjuvalar: üretim, istihdam, sosyal barýþ tehdit altýnda diyerek adeta feryat ettiler. Bu olay, AKP nin faciayla sonuçlanan hýzlandýrýlmýþ tren macerasýna ne kadar da benziyor!! KEMERLERÝNÝZÝ SIKI BAÐLAYIN Freni Tutmayan Cenaze Arabasý Durumu þöyle resmedebiliriz: Frenleri tutmayan bir cenaze arabasý, yokuþ aþaðý gittikçe hýzlanýyor ve þoför mahallindekiler etrafa gülücükler saçýp kibirle ilan ediyorlar, Bakýn ne kadar hýzlýyýz. Üstelik benzinden de tasarruf ediyoruz. Býrakalým burjuvaziyi, böyle aptalca böbürlenmelerin keyfini çýkarsýn. Biz, bu cenaze arabasýnýn nasýl bir duvara, hangi þiddetle çarpacaðýna; çarpýþmanýn þiddetinin proletaryaya devrim için ne gibi o- lanaklar sunduðuna bakalým. Kuþkuyla karþýlanan büyüme rakamlarýný ciddiye alan çýkmasa da, düþen enflasyona ve faiz oranlarýna bakarak, Türkiye nin 2001 yýlýnda yaþadýðý büyük bunalýmdan çýktýðýna inananlar var. Öyleyse, çok sýk tekrarlanan bir yanlýþý burada düzeltelim. Enflasyon ve yüksek faiz oranlarý, bir çok kapitalist ülkede, bir bunalýmýn deðil, büyümenin ve geniþlemenin ortaya çýkardýðý bir olgu olmuþtur. En güçlü emperyalist ülkelerde bile, hýzlý geliþme dönemlerinde, dikkat çekici o- ranlarda enflasyon ortaya çýktý. Fakat, örneðin enflasyon neredeyse eksi düzeylerde, faiz oranlarýnýn da sýfýra yakýn seyrettiði Japonya, 1990 lý yýllar boyunca, durgunluktan kaynaklanan bir büyük Sayý / 27 Nisan-11 Mayýs 2005 bunalým yaþadý. Öyleyse, tek baþýna enflasyon düzeyine bakarak, bir ülkenin yaþadýðý krizin boyutlarýný tespit etmek, her zaman geçerli bir yöntem deðil. Enflasyon ve faiz oranlarýndaki düþüþler, Türkiye nin yaþadýðý krizin yapýsal karakterini deðiþtirmiyor yýlý krizinin, %120 enflasyonunu, kanserli bir hastanýn þiddetlenen aðrýlarý gibi görebiliriz. Sonrasýnda bu þiddetli aðrýlar dinmiþ olsa da, yapýya egemen olan kanserli hücreler daha büyük bir hýzla çoðalýyorlar. Bu yapýsal bunalýmýn en önemli kaynaðý, küresel kapitalist sistemin içinde bulunduðu durumdur. Hürriyet gazetesinden Ercan Kumcu, dünya çapýnda yaþanan bu tehlikeli durumu þöyle ifade etmiþ: Bir yerlerde balonlar þiþiyor. Patlamanýn ne zaman gerçekleþeceði ise bilinmiyor. Yumuþak iniþ olasýlýðý giderek azalýyormuþ gibi görünüyor. Ýktisatçýlar dünya ekonomileri hakkýnda genelde kaygýlý. Son zamanlarda bir çok burjuva yazardan duymaya baþladýðýmýz bu deðerli itiraflarýn, Türkiye de yaþananlara ýþýk tuttuðunu söyleyebiliriz yýlýndan sonra Türkiye nin balonu nasýl þiþirildi, þimdi ona bakalým. Emperyalist-kapitalist dünyada aþýrý biriken ve nereye akacaðýný bilmeyen para, bütün dünyadaki genel faiz oranlarýnda düþüþe neden oldu. Oysa Türkiye, reel faiz oranlarýný, tüm ülkelerin üzerinde tuttu ve böylece ülkeye bolca döviz akýþý saðlandý. Yurt içinde dövizin fiyatý düþerken, TL nin fiyatý yükseldi. Böylelikle, üretim bu yeni þartlara uyum saðladý. Þirketler, borç aldýklarý ucuz dövizlerle, fiyatlarý düþen ithal mallara hücum ettiler. Þirketlerin büyük bölümü, daha öncesinde yurtiçinden temin ettikleri üretim girdilerini dýþarýdan ithal yoluna gittiler. Böylece, sanayi için hammadde üreten yerli üreticilerin büyük bir bölümü iflas etti. Ýthal ürün ticareti yapan þirketlerde de kar patlamasý

11 yaþandý. Üretmeden, ama bolca bulabildikleri borç parayla satýn aldýklarý ucuz mallarý satarak, þirketler zenginleþti. Bankalar ise, yine yurt dýþýndan bolca borçlanarak, bu paralarý adeta çýlgýnca tüketici kredilerine aktardýlar. Kýsaca özetlersek: Þu an Türkiye de, bolca alýnan borçlara ve emperyalist ülkelerden ülkeye banka mevduatý, borsa hissesi ve hazine bonolarý biçiminde akan sýcak para ya dayanan bir sera iklimi yaþanýyor. Ve böylece, 2001 yýlýnýn krizini mumla aratacak çok büyük bir patlamanýn tüm zeminleri hazýr duruma geliyor. Hangi geliþmeler bu krizi patlatabilir? Birincisi, dünya ekonomisindeki karamsar havadýr. Ercan Kumcu nun itiraf ettiði ama nerede ve ne zaman gerçekleþeceði bilinmeyen patlamanýn, bugün Türkiye ye bonkörce sunulan kredilerin tüm musluklarýný hýzla kurutacaðý, bir sýr deðil. Bu durumda Türkiye: 1) Artýk borç alamaz, dahasý, borç ödeyemez duruma gelecektir. Çünkü bugünkü ödemeler, yine bolca bulunan borçlarla döndürülüyor. 2) Yeni borçlar bulmak için, faizleri çok daha yükseklere çekerek, iç pazardaki tüketimi durma noktasýna getirecek. Bugüne dek ucuz krediyle borçlananlarý ise felaket bekliyor. 3) Bu krediyi borçlanarak daðýtan tüm bankalar, þu an en güçlü görünenleri dahil, daðýttýklarý krediyi geri alamadýklarý için, çöküþ yaþayacak. Kimi bankalar bu çöküþün kokusunu þimdiden aldýlar ve hemen kendilerini büyük emperyalist efendilere sattýlar. Dünyada beklenen kriz patlamasý yaþanmasa bile, iç etkenler Türkiye yi benzer sonuçlara sürüklemeye yeter. Ülkede emekçilerin gelirinde bir artýþ meydana gelmediði için, banka kredileriyle yapýlan ticaretin sonuna geliniyor. E- mekçiler, bu kredilerle borçlanarak en a- cil ve ertelenmiþ ihtiyaçlarýný karþýladýlar. Son birkaç ayda, iç talepte daralmalar yaþanýyor. Bankalar, daha düþük faizle kredi daðýtarak, kar elde edecek durumda deðiller. Ýç Pazar daralýnca, üretimi sürdürmenin tek yolu, ihracata aðýrlýk vermektir. Bunun için, ya ücretleri çok daha alt seviyelere düþürmeleri gerekir ya da TL nin deðerini düþürüp, dünya fiyatlarýnýn altýnda ucuz ihraç mallarý üretmek gerekir. Bunun anlamý devalüasyondur. Týpký 2001 deki gibi. Ýster iç, isterse dýþ etkenlerden kaynaklý olsun, ekonomide þiþen bu balon patlayacaktýr. Ne kadar hýzlý büyürse, patlamaya da o kadar hýzlý yakýnlaþýyor. Kriz, hemen önümüzde duruyor yýlýnýn krizinde, büyük holdingler, küçük iþletmeleri yutmuþtu. Þimdi topun aðzýndakiler, büyük holdingler, büyük bankalar, ticaret birlikleri ve elbette devlet hazinesidir. Benzer bir çöküþü yaþayan Arjantin, devrimin eþiðinden dönmüþtü. Arjantin deneyimi gösteriyor ki, emekçilere iktidarý fethetme þansýný aralayan tarih, bu kapýyý uzun süre açýk tutmaz. Öyleyse, iktidar hedefinde ciddi olan her parti, geleceði kaçýnýlmaz olan bu krizde, e- mekçilerin iktidarý fethetme þansýný yakalamasý için daha þimdiden hazýrlýklarýný tamamlamalýdýr. Yapmamýz gereken, tüm yönlerden gelen büyük patlamanýn emekçilere yaþatacaðý korkunç acýlarý anlatmak, onlarý bu konuda uyanýk tutmak ve bu krizin emekçilere iktidarý fethetmek konusunda ne denli uygun fýrsatlar yaratacaðýný açýklamaktýr. Kitleleri bu konuda ikna ettiðimiz ölçüde, komiteleþmelerini, milisler kurmalarýný, þimdiden donanýmlarýný tamamlamalarýný ve büyük bunalým patlak verdiðinde, en e- nerjik þekilde harekete geçmelerini saðlayabiliriz yýlýnda buna cesaret eden olmamýþtý. Önümüzdeki krizde böylesine cüretli ve iddialý, enerjik ve ikirciksiz eyleme giriþen bir parti, milyonlarý iktidarýn fethine sürükleyebilir. ZAMANIN KENDÝSÝNE HÝTAP ETMELÝYÝZ Bir tarafta ezen, sömürenler ve onlarý korumak, iktidarlarýný devam ettirmelerini saðlamakla görevli kolluk güçleri (asker, polis özel koruma vs ), diðer tarafta ise ezilen sömürülen, hakir görülen, dýþlanan baldýrý çýplaklar Fakir, yoksul, ikinci sýnýf insan muamelesi gören ama onurlu, nasýrlý ellerin sahipleri iþçiler, emekçiler, üretenler, yoktan var edenler Yüzyýllardýr hep katledildiler. Her zaman haklarý gasp edildi. Tarihin devrimcilerin üzerine yüklediði misyon bu nedenle çok aðýr. Dünyayý deðiþtireceðiz, sýnýfsýz bir dünya kuracaðýz, dünya emeðin olacak diyorsak bunun gereðini yerine getirmeliyiz. Sendikalar iþçilerin ekonomik ve demokratik mücadele verdikleri yer olmanýn yaný sýra, onlara sýnýf bilinci veren bir okuldur. Ama görünen köy kýlavuz istemez diyoruz ya sendikalarýn durumu içler acýsý. 12 Eylül 1980 askeri faþist darbesinden sonra mücadele etmeden Selimiye Kýþlasýnda teslim olmak için kuyruk oluþturanlardan ve o günden sonra iþçilerin sinmesinde, kavga da geri düþmesin de en büyük etken olan burjuva sendikacýlardan zaten fazla bir þey beklenemez. Onlar, bunu çekinmeden kendi aðýzlarý ile söylüyor. 1 Mayýs kavga gününü bayrama çeviren, rüzgargülü misali durmadan alan deðiþtiren Burjuva sendikacýlar. Yakýnda herhalde 1 Mayýslarý Ýstanbul da deðil, il dýþýnda gerçekleþtirecekler. Ýþte bu nedenle, biz iþçilere baðýmsýz, kendi 40. Sayý / 27 Nisan-11 Mayýs 2005 yönetecekleri komite ve konseyleri kurmasý gerektiðini söylüyoruz. Yani Devrimci Ýþçi Komiteleri nde örgütlenmeli, sadece ekonomik özgürlükleri i- çin deðil iktidar için mücadele etmeleri gerektiðini söylüyoruz. Ýþçi sýnýfýnýn kavga günü 1 Mayýs yaklaþýyor. Elbetteki bir anda týkýr týkýr iþleyen, çok iyi kadrolara sahip komiteler bekleyemeyiz. Hepimiz kendi sorunlarýmýzý, bireysel çýkarlarýmýzý bir kenara býrakýp kendimizi sýnýfa, sýnýf mücadelesine adamalýyýz. Çünkü zamanýn treni geçip gidiyor. Onu yakalamalý hatta zamanýn kendisine hitap etmeliyiz. O zaman özellikle genç DÝK liler GÖREV BAÞINA Ýstanbul dan Bir Mücadele Birliði Okuru 11

12 TAKSÝM DEVRÝMDÝR ONURDUR 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANI NA Uluslararasý proletaryanýn birlik, mücadele ve dayanýþma günü, iþçi ve e- mekçilerin kapitalizme karþý savaþ günü 1 Mayýs a sayýlý günler kaldý. Bu 1 Mayýs, üzerinde yaþadýðýmýz topraklarda ve tüm dünyada önemli politik geliþmelerle birlikte geliyor. Emperyalist-kapitalist sistemin tüm dünya üzerinde yaþadýðý kriz, sistemin aþýlmasýnýn olanaklarýný da her gün biraz daha geniþleterek derinleþiyor. Tüm dünya üzerinde iþçi sýnýfý ve emekçiler, ezilen halklar, onlarýn özgürlükler dünyasý na geçmelerinin önünde engel olan emperyalistkapitalist sistemi aþmak için tarihsel eylemlerine yöneliyorlar. Bu sisteminin sýçramalý çöküþü ve ardý sýra sosyalizmin yükseliþi, özgürlükler dünyasý na geçiþin kapýsýný aralayacaktýr. Bugün dünya üzerinde yaþanan tüm felaketlerin kaynaðý olan köhnemiþ emperyalist-kapitalist sistemin yýkýlýþý, milyarlarca insanýn açlýktan, yoksulluktan, iþsizlikten, savaþlardan kurtulmasý anlamýna gelecektir. Bu nedenle dünya üzerinde yaþayan milyonlarca insan içgüdüsel olarak sosyalizme yönelmiþ durumdadýr. Emperyalist-kapitalist sistemin yaþadýðý yeni evre, milyonlarca insaný tarihsel sýçramanýn eþiðine getirip býraktý. Ýnsanlýk ya ABD emperyalizminin kendisine karþý baþlattýðý 3.Dünya Savaþý nda yok oluþa sürüklenmeyi kabul edecek ya da tüm sýnýflar mücadelesi tarihinin bize öðrettiði gibi bunca baskýya, sömürü ve aþaðýlanmaya daha uzun süre katlanmayacak ve tarihsel eylemine giriþecektir. Bugün geliþmelerin bu devrimci yönünü görmeyenler, sadece ve sadece devrimi bir bilinç sorunu olarak algýlayanlardýr. Oysa devrimin nesnel geliþimi, tarihi alabildiðine hýzlandýrmýþtýr. Þimdi her þey, sýçrama kelimesinin kendisinde gizlidir. Türkiye ve K.Kürdistan da da o- laylar devrimci yönde geliþimini sürdürüyor. Önümüzdeki günler, iç savaþýn deðiþik boyutlarla þiddetleneceði günler olacaktýr. Devrim, otoritesini karþýsýnda duran tüm güçlere kabul ettirecektir. Bugüne kadar önsözü söylenmiþ olan devrim, artýk sýçramalarla yol alacak ve ne kadar somut olduðunu herkese gösterecektir. Yýllardýr devrimin en somut çarpýþmalarýndan biri Taksim 1 Mayýs Alaný nda yaþanýyor. 1 Mayýs Alaný nda, proletaryanýn kýzýl bayraðýný dalgalandýrmakta ýsrarlý olan Leninistlerle devlet arasýnda yaþanan savaþ, artýk herkes tarafýndan biliniyor. Türkiye ve K.Kürdistan da 1 Mayýs, onyýllardýr özüne uygun olarak o a- landa kutlanýyor. Devrim ve karþýdevrim, o alanda yürüyorlar birbirlerinin üzerine. Her sene 1 Mayýs öncesi Taksim Alaný nýn 1 Mayýs Alaný olduðuna dair onca laf edip, mangalda kül býrakmayanlar, utangaçça rotayý, kendi deyimleriyle, Alanlara çevirirken, leninistler politikada ilkeli olmanýn bir gereði olarak, devrim ve onur olarak gördükleri Taksim de ýsrar etmeyi sürdürüyorlar. 1 Mayýs ýn nerede kutlanacaðý sorusu, herhangi bir soru deðildir. Devrim sorununa somut yaklaþamayanlarýn 1 Mayýs Alaný nýn neresi olacaðýna da somut yaklaþamamalarýnda þaþýlacak bir yan yok. Bu sene, geçen yýldan farklý olarak sendika konfederasyonlarýnýn 1 Mayýs kutlamalarýný nerede yapacaklarýný önceden açýklamýþ olmalarý, ortalama solun kafa karýþýklýðýný gidermeye bir nebze olsun katkýda bulundu. Yoksa yine kýbleyi þaþýrmýþ olarak ortalarda dört dönmeleri iþten bile deðildi. Konfederasyonlarýn 6 Nisan da yaptýklarý basýn açýklamasýnda, bu sene 1 Mayýs ý Kadýköy de kutlayacaklarýný açýklamasýndan sonradýr ki, kendisine Devrimci 1 Mayýs Platformu diyen ortalama sol, kýbleyi belirleyebildi. Artýk þu, onlar açýsýndan her 1 Mayýs öncesi deðiþmeyen bir prosedür halini aldý: önce sendikalarýn nabzý yoklanýr, sonra devrimci çevrelerle bir araya gelinilir, sendikacýlara verip veriþtirilir, bu arada Taksim in 1 Mayýs A- laný olduðuna dair mangalda kül býrakýlmaz, sonra sendikacýlara basýnç uygulanmasý konusunda hemfikir o- lunulur. Bu sýrada herkes 1 Mayýs ta Alanlara diye çaðrý yapar. ( Alanlar dedikleri Taksim dýþýnda her yerdir aslýnda) Sonra Sendikalarýn tavrý beklenmeye baþlanýr. Elbete sendikalara basýnç uygulama süreci devam ediyordur. Ve nihayet sendikacýlar 1 Mayýs ý nerede kutlayacaklarýný açýklarlar. Ortalama sol bu Sayý / Nisan 2005

13 nu bir dayatma olarak kabul eder; ama sonuçta bu dayatma ya boyun eðer ve sýnýftan ayrý bir 1 Mayýs kutlamama demagojisiyle sendikalarýn peþinden devletin tahsis ettiði alana gider. Ortalama solun sýnýftan anladýðý sendikalardýr. Her ne kadar sendikal bürokrasi den dert yansalar da, onlarsýz edemezler. Hatta, bu sene þu dahi söylenebilmiþtir: Sendika bürokratlarýnýn heveslerini kursaklarýnda býrakmalýyýz. Onlarýn yanýnda olmalýyýz, Reformizmden ayrýþmak onlarýn ekmeðine yað sürecek. Bunun anlamý çok açýktýr: Ortalama sol, sendikal bürokrasiden ve reformizmden kopuþmayý göze alamamaktadýr. Bunun nedeni bellidir: ortalama sol, kendisini ancak kalabalýklarýn içinde güvende hissetmektedir. Reformistlerle yan yana olursa bir güç olabileceðine inanmakta, kendi gücüne güvenmemektedir. Kendisine Devrimci 1 Mayýs Platformu diyen ortalama solun bu seneki 1 Mayýs sloganýnýn Birleþik, Kitlesel, Devrimci 1 Mayýs Ýçin Ýleri olmasý, tesadüf deðildir. Ortalama sol, ancak reformistlerle ve sendika bürokratlarýyla birleþerek kitlesel bir 1 Mayýs kutlayabileceðini düþünmektedir. Ve bunun dýþýndaki tüm ö- nerilere daha baþýnda karþýdýr. 12 siyasi yapýnýn oluþturduðu Devrimci 1 Mayýs Platformu nun bileþenleri, hem aðlar hem giderim misali, bu yýl da sendikal bürokrasinin dayatmalarý na boyun eðmiþ, onlarsýz edememiþlerdir. Baþlangýçta platformda bulunan ama kýsa süre sonra ayrýlan ESP ise, kendini bu tartýþmalardan muaf tutmuþ ve soluðu daha baþtan reformistlerin yanýnda almýþtýr. 1 Mayýs ýn nerede kutlanacaðý sorusunun, yani alan tartýþmalarýnýn öyle alelade br tartýþma olmadýðý, herkes tavrýný açýkladýktan sonra daha iyi anlaþýlýyor. 1 Mayýs ýn 1 Mayýs Alaný nda Taksim de mi, yoksa valiliðin alaný denilen Kadýköy de mi kutlanacaðý, devrimcilik ve reformizmi ayýran bir turnusol iþlevi görüyor. Ýþçi sýnýfý ve emekçiler, ortalama sol hareketin tabanýndaki devrimci unsurlar, Taksim e çýkmak için 39. Sayý / Nisan 2005 can atarken, sýrtýný Taksim e dönüp reformistleri yalnýz býrakmayarak onlara iyi bir ders vermek için(!) baþka bir alana gidenler, bu sýnavda da sýnýfta kalmýþlardýr. Nasýl ki Taksim, sýnýf uzlaþmazlýðýnýn mihenk taþýysa, Taksim den vazgeçmek de sýnýf uzlaþmasýnýn en bariz göstergesidir. Oportünizm, söylediðini yapmamak deðilse nedir? Taksim 1 Mayýs Alaný dýr, Mayýs ý Taksim de Olmalýdýr deyip rotayý baþka bir yöne kýrmak, oportünizmin dik a- lasý deðilse nedir? Taksim in neden 1 Mayýs alaný olduðuna dair bir araba dolusu laf edip, daha sonra güç dengeleri nden dem vurmak, Taksim bir yer deðil, bilinçtir demek, Taksim e sýnýfla birlikte çýkmak gerek diye ahkam kesmek, belki kendi tabanýnýzda bulunan insanlarýn bazýlarýný inandýrabilir. Ama bizleri deðil. Kaldý ki, her dürüst insan size, sýnýfa hangi bilinci götürdüðünüzü soracaktýr. Sýnýf, Taksim e çýkmaya can atarken, sizin neden onlara deðil de sendikacýlara kulak verdiðinizi soracaktýr. Marx, iþçi sýnýfýnýn mizaç olarak siyasetçi olduðunu söyler. Siz sanýyor musunuz ki, iþçi sýnýfý ve e- mekçiler, herkese her türlü etkinlik için açýk olan Taksim Meydaný nýn kendilerine kapalý tutulduðunu bilmiyorlar. Siz sanýyor musunuz ki, onlar sizin dün söylediklerinizi bugün u- nutuyorlar Mayýs ýnda Bugün Saraçhane Yarýn Taksim diyenlere yarýn artýk bugündür demiyorlar. Siz sanýyor musunuz ki, iþçi sýnýfý ve emekçiler, sýnýf hareketinin dibe vurduðundan dem vuranlarý, kendilerine öncü olarak benimser ve onlarýn peþinden giderler. Ortalama sol hareket, konfederasyonlarýn valiliðin alaný Kadýköy de karar kýlmasýnýn ve valiliðin onlarýn önüne koyduðu krokiyi benimsemesinin tarih bilincinin dumura uðratýlmasý olarak kabul ediyor. Peki madem Kadýköy ün verilmesinde böylesine önemli bir saldýrý görüyorsunuz, o zaman sormazlar mý size sizin orada ne iþiniz var diye. Açýk ki, tarih bilinci bize, 1 Mayýs!ta 1 Mayýs Alaný nda olmayý emrediyor. Politikada tutarlýlýk, devrimde ýsrar, 1 Mayýs ta Taksim Meydaný nda olmayý zorunlu kýlýyor. Ortalama solun kitle kaygýsý, bu seneki bayrak provokasyonlarý yla daha da depreþmiþ durumda. Devrimin karþýsýnda bir karþý-devrimi örgütleyerek geliþeceði öngörüsünü gereklerini yeterince anlayamayan ortalama sol, iç savaþýn geliþimi karþýsýnda kurtuluþu kendisini kitlelerin en çok olduðu yere atmakta buluyor. Her türlü gösteriye açýk ama 1 Mayýs kutlamalarýna kapalý olan Taksim Meydaný na insanlarýn gelmeyeceði demagojisiyle, sendikalarýn peþine takýlmayý sorun etmiyor. Oysa Lenin, Ýleri iþçilerin hareketinin karakteri neyse, tüm hareketin karakteri de o- dur diyor. Bugün ileri iþçilerin tümü, Taksim Meydaný nýn 1 Mayýs A- laný olduðunu ve 1 Mayýs ý orada kutlamak gerektiðini söylüyorlar. Sýnýfa önderlik etmek iddiasýnda, olanlarýn esas olarak bunu kriter olarak almalarý gerekirken, yasaklanmýþ bir alana iþçilerin gelmeye tereddüt edeceklerini dile getirmeleri, aslýnda sýnýfýn nesnel durumunu deðil, kendi öznel durumlarýný yansýtýyor. Bugünden anlaþýlýyor ki, her sene olduðu gibi, bu sene de iki ayrý 1 Mayýs olacak. Biri valiliðin alaný nda, valiliðin krokisi ne göre kutlanacak 1 Mayýs, diðeri proletaryanýn kýzýl bayraðýnýn 1 Mayýs Alaný nda dalgalanacaðý 1 Mayýs. Biri, her zaman olduðu gibi gene bayram havasýnda kutlanacak olan 1 Mayýs, diðeri proletaryayla burjuvazinin güçlerinin çatýþacaðý 1 Mayýs. Biri reformist 1 Mayýs, diðeri kýzýl 1 Mayýs. 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANI NA TAKSÝM E! TAKSÝM DEVRÝMDÝR ONUR- DUR! FABRÝKALAR TARLALAR SÝYASÝ ÝKTÝDAR HERÞEY EMEÐÝN OLACAK! 13

14 Merhaba; Yaþadýðýmýz onca þeyden sonra size içimi dökmek, zahmet deðil, ihtiyaç benim için. Son iki ayý öyle yoðun duygularla ve dolu dolu yaþadýk ki ki, hala da ayný yoðunlukta yaþýyoruz. Baþladýðýmýz eylemin, Aralýk destanýnýn devamý olduðunu düþünüyorum. Zafere kadar hiç kesintisiz sürecek yürüyüþümüzün, zorlu fakat bir o kadar da coþkulu etaplarýndan- birindeyiz. Zorlu engelleri, zor araçlarýyla aþmak gibi, bedenini açlýða yatýrmak da var bu yürüyüþte... Bu uzun, upuzun destana, yüreðimden ve bilincimden kopan bir dize ekleyebilme þansý, beni nasýl mutlu e- diyor bilemezsiniz. Yaþamda kalmanýn, beni ben yapan, yüreðime ve bilincime, güneþin çiçeklere verdiði gibi renk ve yaþama sevinci veren deðerlerime baðlý kalmanýn büyük onurunu yaþýyorum. Güneþ, su, hava, toprak nasýl bir çiçeðin yaþamasý için yeterliyse.. yaþamasý için de koþullar ne olursa olsun, Leninizmin yaldýzlý tarihine eklenebilecek bir satýr bulmasý yeterlidir. Yaptýðým eylemin tarihsel önemini bili yorum. Yine de Aralýk günlerinde yaratýlan dizelerin yanýnda ne kadar sönük kalacak benimki diye düþünmekten kendimi alamýyorum. Hele de Denizleri, 13 Mart Savaþçýlarýný düþünürken, onlarýn yüzde yüz bir ölüm karþýsýnda tarihimize yakýþýr tavýrlarýný düþünürken... Ama hayýflanmýyorum, ölüm bu kez kaçsa bile önümüzden, bir yerde mutlaka çýkacak karþýmýza. Ve bizler, yaþamayý bunca çok seven Leninistler, destana yeni dizeler eklemeye devam edeceðiz. Bizler yaþama sevincimizi, ölüme ve tüm engellere meydan okuma kararlýlýðýmýza borçluyuz. Yaþama sevinci ve umut Aralýk tan beri yaþadýðým her gün, diðerlerinin koþullarýndan ve saðlýðýndan duyduðum endiþe ile birlikte en yoðun yaþadýðým duygulardý bu ikisi. Onca meraka, endiþeye raðmen yaþadýðým bu güçlü ve güzel duygularýn kaynaðý neydi? Bu sorunun cevabýný bulmam için fazla düþünmem gerekmedi. Ýnsaný, içine bahar havasý çekmiþ gibi ferahlatan, tüm çeliþik duygulara set olan bu duygularýn nedeni, elbetteki eylemdi. Kendi eylemimizdi. Eylem umudun anasýdýr, sözünü hatýrladým. Bu sözün anlamýný yeni keþfetmiþim gibi etkilendim. Bir cümle, nasýl bu kadar derin bir anlamla yüklü olabilir, diye düþünmekten kendimi alamadým. Eylemimiz umudun anasýdýr; bilincimiz ve kararlýlýkla baþladýðýmýz eylem, 19 Aralýk la birlikte karþý karþýya geldiðimiz faþist güruhu hayrete düþüren yaþama sevincimizi ve umudumuzu doðurdu. Umudumuz ve yaþama sevincimiz; coþkumuzu, kararlýlýðýmýzý kamçýladý. Mevsimler birbirini tetikleyerek ardý ardýna gelen, iç içe geçen, yoðunlaþan, büyüyen duygu silsilesinin yalnýz bana özgü olmadýðýný, yoldaþlarýn mimiklerinden, ses tonlarýndan, sözlerinden anladým ve izledim. Ziyaretimize gelenleri de her þeyimizden önce ve daha fazla bu duygularýmýzla etkilediðimizi gördüm. Demek ki umut ve yaþama sevinci, gözlerimizden öylesine taþýyor ki, en karamsar insana bile bir parçasýný bulaþtýrýyoruz. Hatta bazýlarýna bilincimiz ve kararlýlýðýmýzdan önce, yaþama sevincimizle, coþkumuzla ulaþýyoruz. Çünkü bu duygularýmýzýn hem nesnel, hem de öznel temelleri çok saðlam. Bu duygu ve düþüncelerim, yaptýðým eylemin bana kattýðý þeylerdir. Bunu, eylemimizin tarihimize katacaklarý yanýnda.önemsiz bulsam da, sizlere anlatmadan edemedim. Daha ne kadar da çok þey var anlatmak istediðim, paylaþmak istediðim. Ama birden olmuyor, yavaþ yavaþ Ýnsanýn içindekileri istediði gibi anlatabilmesi de kolay deðil... Hem de her günü bir yýla bedel olan bu süreçte... Neyse, daha yazýþýrýz. Hepinizi tek tek öpüyor ve kucaklýyorum. Herkese a- ma herkese selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Sizlere tekrar sarýlabilmek, en büyük dileðim... Mutlaka görüþeceðiz Sevgiyle ve umutla kalýn... Sibel SÜRÜCÜ Eylem Umudun Anasýdýr * NOT:... iþaretlerinin bulunduðu yerler, cezaevi idaresi tarafýndan karalandýðý için okunamamýþtýr. * 1.Ekip Ölüm Orucu savaþçýsý TKEP/L davasý tutsaðý Sibel SÜRÜCÜ nün yoldaþýna yazdýðý mektubu. Bu mektup, Devrimci Mücadele Birliði Dergisi Þubat 2001 tarihli 4. sayýsýndan alýnmýþtýr Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005

15 Sibel Sürücü Ölümsüzdür Sizsiz bir yaþamý asla kabul etmeyeceðim diyordu, Sibel yolda. lm Orucunun 124. gnnde (22 Nisan 2001)de lmszletiinde yreinde ve bilincinde yoldalar, iiler, emekiler, devrim vard. Kendisini gelecek gnlere lmsz kprler kuran Sovyet partizanlarna benzetiyordu. Ve bizim kuracaðýmýz köprüler üzerinden çocuklar yürüyecek geleceðe diyordu. Sibel yoldamz ufack bedeniyle insanln snfsz, smrsz, snrsz bir dnyada yaamalar iin byk bir kavga veriyordu. Bu byk kavgada deniz fenerimiz Sibelimizden aldmz kzl bayra, imdi biz gen Leninistler ta- yoruz. lmszlemesinin 4. ylnda Leninistler olarak bir anma gerekletirdik. 7 otobs evik kuvvetin karakol nnde hazr beklemesi, askeri ve polis akrepleri, resmi polisin yannda blgenin sivil polislerce ablukaya alnmas bir trkdeki u cmleyi hatrlatyordu: Ölülerimizin dehþeti düþmana korku saçýyor. Evet Sovyet kznn ruhu tm smrc asalaklara ve onun yardaklarna korku salmaya devam ediyordu. Sibel Yolda lmszdr, Mcadele Birlii Plt. yazl pankartmz, kzl bayraklarmz, Sibelimizin, Aysunumuzun ve Muratmzn resimlerinin bulunduu dvizlerle minibs caddesinin bir eridini trafie keserek Cemevi nnden parseller caddesine yrye getik. kitelli halknn destek verdii eylemde sk sk Sibel Yolda lmszdr, Devrim Savalar lmszdr, lm Orucu Sryor Srecek Zafere Kadar, Yaasn lm Orucu Eylemimiz, Zindanlar Yklsn Tutsaklara zgrlk, Ya Devrim Ya lm, 19 Aralk Savalar lmszdr, Sibel Src Yayor Leninistler Savayor sloganlar yankland. Cadde boyunca esnaflarn ve balkonlardaki emeki halkn ilgisi, cokuyu arttrmt. Parseller Caddesine gelindiinde okunan basn aklamasna ve atlan sloganlara toplanan kalabalk halk alklarla destek veriyordu. Bir kez daha sahipleniyordu Sibelimizi kitellinin sokaklar ve yoksul halk bir kere daha barna basyordu onu. Terrle Mcadele ubesine bal sivil polisler ise halkn alklamasn tedirgin gzlerle izliyorlard. Basn aklamasndan sonra 2 akrep, 3 resmi 5-6 sivil polis otosu takibinde yoldan mezarn ziyarete gittik. Mezar banda Sibel Src ahsnda lmszleen tm devrim savalarna hitaben sayg duruunda bulunuldu. Yolda anamz, Sibelin annesi Sakine Src, ksaca Sibeli anlatt. Pankart, mezar banda tekrar ald srada Sibel Yolda lmszdr sloganlar atld. Daha sonra onun yazd iirleri onun izinden yryen gen yoldalar ona hitaben okudular. Anma bittikten sonra geldiimiz gibi youn polis takibinde mezar bandan ayrlarak anmamz sonlandrdk. SÝBEL SÜRÜCÜ ÖLÜMSÜZDÜR! ÖLÜM ORUCU SÜRÜYOR SÜRECEK ZAFERE KADAR! DEVRÝM SAVAÞÇILARI ÖLÜMSÜZDÜR! 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs

16 Kardeþten Öte Yoldaþým YOLDAÞIMDIN Öylesine bir destana, öylesine kahramanlýklara tanýk oluyoruz ki, bu destansý direniþin tanýðý olduðumuz kahramanlýklarýn bizlere yaþattýðý güzelliði, onuru, coþkuyu, ( ) hangi söze sýðdýrabilirim, nasýl anlatabilirim. Anlatmasý kolay deðil, duygularýn düþüncelerin hýzýnda, kelimeleri yaþananlara yetiþtirmek zor. Ve sanýyorum hiç bir sözcük tam yansýtamaz bu destaný yaratan, insanlýðýn ileriye, akýþýna kendisinden bir damla sunan yüreklerin yalýnlýk içindeki güzelliðini, kahramanlýðýný... Çünkü bazen bir mimik hareketinde gizlenir o, bazen bir gülüþün sýcaklýðýnda, bazen o en gerekli anda ileri fýrlarkenki iç dinginliðinde ve hatta, bazen susuþta... Görmek, dokunmak, hissetmek, ayný havayý solumak lazým bunun için, ayný havayý O yüzden her mektup sonrasý çoðu bana kalýyor anlatabilmek isteyip de, dilimin dönmediðinin... Ve þimdi yine hiçbir sözcüðün yetmeyeceðini -bile bile yazmaya çalýþýyorum. Sibelimizi, kýzýl kanatlý SerCHE mizi uðurladýk mavi sonsuzluða (...) Ve en az öfkemiz kadar büyük bir onuru coþkuyu da yaþýyoruz. Sibelimiz bu onurlu yolculukta ipi ilk göðüsleyenimiz zindanlarda ölümsüzleþen ilk kadýnýmýz ve Leninist Parti nin ölümsüzleþen ilk Ölüm Orucu savaþçýsý olma onuruna eriþti. Þimdi onu anlatmak, onu kelimelere sýðdýrmaya çalýþmak ne kadar da zor, ne kadar da yetersiz kalýyor yazýlanlar. Sibelim, kardeþten öte yüreðim, yoldaþým. Ömrümün 22 yýlýnýn en güzel yarýsý. Nasýl, nasýl isterdim anlatabilmeyi bir bilsen, bir Ölüm Orucu savaþçýsý, bir Leninist kadýn savaþçý olarak bu süreçte gösterdiðin yiðitliði, kahramanlýðý. Gün gün, saat saat, hücre hücre erirken bedenin, tanýðý olduðumuz seni, sendeki biz i. Günlerdir sana dair her þey tek tek dolduruyor düþümü, düþüncemi, yüreðimi. Neler neler yok ki? Daha o- kula bile gitmezken, u- facýkken bana anlattýðýn o çikolata akan ýrmaklarý, cennet masalýndan tut da, ilk okula gidiþimize, ölen bir serçeye gözyaþlarý içinde yaptýðýmýz cenaze törenine, ilk okuduðumuz kitaplarýn bizi saran heyecanýna, gelecekle ilgili kurduðumuz düþlere, ilk politik tartýþmalarýmýza, ilk eylemimizi nasýl. birlikte yapýp da sonra bunu her hatýrlayýþýmýzda nasýl kahkahalarla güldüðümüze, baþarýsýz bir giriþim sonrasý bir pankartýn yazýlarýný sökerken öfkeden baþýnda nasýl aðladýðýna, ilk sokakta kalýþýmýza, ilk ayrýlýðýmýza, kavgaya dair her þeyin bizde yarattýðý o korkunç sevince, coþkuya... Neler neler daha... Hayatýmýn her dönemecinde, her ilkinde ilkin sen vardýn. Bugün Leninist olabilmenin onurunu taþýyorsam, bunda en büyük pay sana aittir. Çünkü ilk sen tutuþturdun kavgayý yüreðimde. Ailemizin ilk devrimcisi, ilk Leninisti oldun; Bana söylediklerini hatýrlýyorum Sen de bizdensin demiþtin de, o sevda çoktan dolaþýrken damarlarýmda nazlanmýþtým, Sen Leninist oldun diye, ablamsýn diye takým tutar gibi parti tutamam ya demiþtim de gülümsemiþtin hani o kendine ve Leninist Partiye olan güveninle Hiç kardeþ olmadýk seninle. Kardeþten öteydi bu, yoldaþým, yoldaþýmdýn. Gösterdiðin militanlýk hep örnek oldu bana. Düþmana þu boya bak þu yüreðe dedirten, onlarý çýlgýna çeviren militanlýðýnla. Sessiz, mütevazý ama asla yýlmayan, boyun eðmeyen yüreðinle 19 Aralýk günlerinde son iki gün ayný ekibe düþmüþtük. Omuz omuza, yürek yüreðe dövüþtük bombalara, silahlara, kompresörlere karþý. Her saniyesi gözümün ö- nünde o iki günün. Tam üç kez son sözlerimizi söylemiþtik birbirimize, tam üç kez tamam þimdi deyip vedalaþmýþtýk da, yine yýrtmýþtýk kefeni, ölmemiþtik. O cehennem sýcaðýnda, o alevlerin ortasýnda bir ölüyoruz haykýrýþý yükselmiþti de, sen, hayýr, yaþayacaðýz demiþtin. ( ) Ve zindanlarda yaþam için ölümüne bir yarýþ baþladýðýnda, hemen fýrladýn en öne, ipi ilk ben göðüsleyeceðim dedin. kavuþacaðým Deniz e! Leninizmin o yaldýzlý tarihinde bir dize olabilmek, insanlýða canýndan damýttýðýn özsuyunla güneþli güzel günleri sunabilmek, Deniz in, Che nin olduðu yerden bakabilmek için Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005

17 dünyaya, ben de varým dedin yaþamda olduðu kadar ölümde de Ve ipi ilk göðüsleyenimiz oldun, zindanda ö- lümsüzleþen ilk kadýn savaþçýmýz, ölümsüzleþen ilk kadýn Ölüm Orucu savaþçýmýz Ýlk ben olacaðým, ulaþacaðým oraya demiþtin, ulaþtýn Bunu ister çünkü, hücrelerindeki hayat Çaðýrýr doðduðun günden beri Çaðýrýr mavi sonsuzluða Seni sevmemek, seninle o- nur duymamak, seni kýskanmamak mümkün mü yoldaþým, kýzýl kanatlý SerCHE Seni anlatmak o kadar zor ki bu. Sen deyince en çok da gülüþün, o sýmsýcacýk gülüþünün güzelliðiyle gözlerimin önündesin. Öylesine güzelsin ki, bakmaya kýyamýyor insan, sevmeye doyamýyor, dokunamýyor elim o incecik bedeninin narinliðine. Kocaman bir bilinç taþýyor bu beden, kocaman bir yürek. Dipsiz ve sonsuz bir sevdanýn mavisine boyalý gülüþün, gözlerinin ýþýltýsý Ne acýmýzý gömüyoruz içimize, ne de gözyaþlarýmýzý. Gözyaþlarýmýzýn tuzuyla daðlýyoruz yaralarýmýzý. Dipdiri bir öfkenin kan kýrmýzýsý tonunda seslerimiz. ( ) Býrak yüzün þiirle örtüsün, Sen yýldýzlara bak. Býrak dünyanýn yükünü Ve zaferin türküsünü, Yaþayanlara, yoldaþlarýna Unutma, sen hepsinin üzerindesin, Tüm gözlerin çevrildiði yerdesin, Denizin ufkunda, Gökyüzünün sonsuzluðunda Sibelimizin bu þiirinin öyküsünü anlatmak istiyorum. Yüzlere yaklaþmýþtý canýmýz. Sabah güneþli güzel bir gündü. Birazdan yine mektup yazma maratonuna baþlayacaðýz. Sibelimiz bir balarýsýnýn sabrýyla yudumluyor þekerli suyunu. Sonra baþlýyor söze: Yoldaþlar, gece bir rüya gördüm. Çok güzeldi. Üzerime toprak atýyorlardý. Ne oluyor, niye yüzüme toprak atýyorlar diye panikliyorum bir an. Yüzüme gelen topraklarý silkelemeye çalýþýyorum. Sonra birden sakinleþiyorum. Býrak yüzün þiirle örtülsün bu dizeleri söylüyorum Bu düþün þiirini yazdý 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 sonra. Sibelimiz, kýzýl kanatlý atlýmýz, bal arýlarýna benzetmiþti kendilerini. Bütün bir kýþ, mevsimler, mevsimler boyu açlýða yatýrmak bedenleri, gün gün, hücre hücre soluksuz kalýrken inançla, sevgiyle, umutla, sevdayla beslenmek þekerli suyla doldurmak midenin boþluðunu Biz týpký bal arýlarýna benziyoruz. Bütün bir kýþ boyu þekerli suyu verirlermiþ onlara. Baharda bal versinler diye. Þimdi biz de þekerli suyla besleniyoruz. Biz de bal yapacaðýz, týpký arýlar gibi demiþti. SerCHE m, Sibelim, senin o narin bedenin Muratýmýzýn olduðu yerden insanlýða sunuyor þimdi balýný. Bu bal, bu canýndan damýttýðýn öz suyun, binlerce tohuma can veriyor, köklerinden gövdelerine yürüyüp, yemyeþil bir bahar sunuyor insanlýða. Coþuyor doðanýn binbir rengi. Özsuyun binlerce tohuma can verip, yürürken köklerinden yapraklarýna, açarken çiçek çiçek, donatýrken evreni binlerce genç yüreðe yeni kahramanlýklar için güç veriyor, ilham oluyor. Sen þimdi o 150 yýllýk bilge fenerin ýþýltýsýna sundun ýþýltýný. Þimdi o fenere bakan her gemici, ilkin senin gülen gözlerindeki ýþýltýyý görüyor, kocaman bir yüreðin, kocaman bir bilincin ufacýk bedene sýðmayan coþkusunu, i- nancýný, umudunu, sevdasýný, öfkesini görüyor. Senin, sizlerin ýþýltýsýna bakarak yol alýyoruz þimdi. Yüreðimizde öfke ve kinle, inanç ve coþkuyla Üzülmeye, sýzlanmaya vaktimiz yok. Zafer sözümüz var çünkü sana, sizlere, halklarýmýza. Devrim sözümüz var. Sözümüzü tutacaðýz! Özgürlük aðacýnýn kanla sulandýðý bu topraklarda tarih, en coþkun bayramýna tanýklýk edecek. Sana asla hoþça kal demiyorum. Hele þimdi daha bir inanç ve inatla söylüyoruz: mutlaka kavuþacaðýz, kazanacaðýz mutlaka ve þimdi artýk sözler gereksiz, silahlarýmýz konuþacak ZAFERE KADAR DAÝMA! Zuhal Sürücü * * Zuhal Sürücü nün, Ölüm Orucu eyleminin 124. gününde ölümsüzleþen kardeþi Sibel Sürücü yü anlattýðý mektubudur. Bu mektup, daha önce Devrimci Mücadele Birliði dergisinin Mayýs 2001 tarihli 10. sayýsýnda yayýnlanmýþtýr. 17

18 ANTEP TE 1 MAYIS AFÝÞ ÇALIÞMASI 1 Mayýs ta Taksim de olmak bir onurdur. Bu onuru yaþamak için Antep Mücadele Birliði Platformu olarak çalýþmalarýmýzý yoðunlaþtýrýyoruz. Çalýþmalarýmýz çerçevesinde gerçekleþtirdiðimiz Mücadele Birliði ve Devrimci Ýþçi Komiteleri afiþlerimiz, Antep halký arasýnda büyük bir ilgi uyandýrdý. Afiþ çalýþmamýzý Düztepe, Vatan Mahallesi, Ocaklar Mahallesi, Yavuzlar Mahallesi, Ünaldý, Karþýyaka, Cinderesi, Yukarýbayýr, Cumhuriyet Mahallesi ve þehir merkezinde yoðun bir þekilde gerçekleþtirdik. 18 Nisan 2005 günü, Düztepe ve Vatan Mahallesinde, 19 Nisan 2005 günü ise þehir merkezindeki afiþleme esnasýnda ise polis engelleriyle karþýlaþtýk. Ýlk olarak Düztepe de önümüz sivil polisler tarafýndan kesilerek, afiþlerin izinli olup olmadýðýný soruldu ve kimliklerimiz kontrolden geçirildi. Kimliklerimiz gbt den geçirildikten sonra, ekiplerin geleceði söylenerek bekletilmeye baþlandýk. Daha sonra iki araba terörle mücadele þubesi polisinin gelmesiyle, yol üstünde ifade vermeye zorlandýk. Fakat uzlaþmaz tavrýmýz sayesinde bundan vazgeçtiler. Olayýn ana cadde üzerinde olmasý ise, bekletilmemizin asýl nedenini ortaya koyuyordu. Yaklaþýk 1 saat bekletilerek, ayný zamanda ortam terörize e- dilerek Düztepe halkýna gözdaðý verilmek istendi. Bir saatin sonunda kimliklerimizi geri verdiler ve bizler de çalýþmamýza devam ettik. Ve yine yarým saat sonra, bu sefer Vatan Mahallesi nde ayný polisler tarafýndan DÝK afiþleri yapýlýyor gerekçesiyle yolumuz kesildi. Afiþlerin kontrolü yapýldýktan sonra yeniden serbest býrakýldýk. Polislerin durdurduklarý yerlerde çevrede toplanan insanlarýn ise, bizleri sahiplenmeleri, bizlerle sohbetler geliþtirmeleri, polisle tartýþmalar yaþamalarý, orada yalnýz olmadýðýmýzý gösterdi. Bizler de insanlarla yaptýðýmýz sohbetlerde, polisin faþist yüzünü teþhir eden konuþmalar yaptýk. 1 Mayýs ta Taksim de olmanýn onuru ve gururuyla çalýþmalarýmýza devam ediyoruz. Antep te hiç bir baský, iþçi ve emekçi- ZAFER SAVAÞAN ÝÞÇÝLERÝN OLACAK! Merhaba Y.E.Mücadele Birliði Okurlarý, Bizler Gaziosmanpaþa Esentepe Mahallesi nde Devrimci Ýþçi Komiteleri(DÝK) oluþturduk. Ben daha önce Gazi Mahallesi nde DÝK li iþçilerle tanýþtým. Sohbet ediyorduk. Bana iþçi sýnýfýnýn, emekçilerin baðýmsýz, doðrudan kendi sýnýf ve kitle örgütleri olan Devrimci Ýþçi Komiteleri ni anlattýlar. Ben de kendi arkadaþlarýma bu kapitalist sistemin iþçi sýnýfýný her gün sömürüp, patrona daha çok sermaye kazandýrmak için köle gibi çalýþtýðýmýzý, ezildiðimizi anlattým. Bizlerin de iþçi sýnýfýnýn kendi baðýmsýz sýnýf ve kitle örgütleri olan komite ve konseylerde örgütlenerek devrim ve iktidar için mücadele etmemiz gerektiðini söyledim. Bunun için biz de Esentepe Mahallesi nde Devrimci Ýþçi Komiteleri ni oluþturduk. Ýlk çalýþmalarýmýzdan biri olarak DÝK in çýkardýðý 1 Mayýs bildirilerini 8 Nisan akþamý Esentepe nin iþçi ve emekçi evlerine daðýttýk. Bazý aileler, böyle bildirilerin ilk kez geldiðini söylediler, teþekkür ettiler. 9 Nisan sabahý saat de GOP da, daha çok Esentepe Mahallesi nin emekçilerine, ezilip sömürüldükleri GAMAS, SANKO ve küçük sanayi sitesinde Mücadele Birliði ve DÝK in 1 Mayýs bildirilerini daðýttýk. Bazý iþçilerle sohbet ettik. Onlara iþçi sýnýfýnýn birlik, dayanýþma ve mücadele günü olan 1 Mayýs ýn Türkiye deki tarihini anlattýk. Kapitalizme karþý savaþ günü olan 1 Mayýs ta 1 Mayýs Alaný na Taksim e gelmelerini söyledik. BÝJÎ YEK GULAN! YAÞASIN ÝÞÇÝ SINIFININ MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! Sayý / 27 Nisan-11 Mayýs 2005

19 Banka-Belediye- Devlet: YIKIM EKÝBÝ ÝÞ BAÞINDA Armutlu Sefaletle servetin büyük meydan savaþýnda çok önemli bir cephe daha açýldý: Gecekondu Savaþlarý. Bakanlar Kurulu, bu konuda aldýðý Acil Eylem Planý kararýný resmi gazetede yayýnladý ve Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi ne yetki ve sorumluluk verdi. Plan inanýlmaz. 28 emekçi mahallesinde 60 binden fazla konutun acil olarak yýkýlmasýný öngörüyor. Aldatma gerekçeler sýralanmýþ: dere ýslahý, deprem, erozyon riski, kaçak yapýlaþma vs. Geçen yýl Pendik-Aydos ta baþlayan Sarýyer-Armutlu da devam eden, baþka mahallelere sýçrayan en son Firuzköy de ve Ýstinye de kendini gösteren gecekondu savaþlarý, anlaþýlan o ki, tüm Ýstanbul u ateþler içinde býrakarak yaygýnlaþacak. Devlet, bir depremden daha korkunç bir felakete neden olabilecek kararlý adýmlar atar da, emekçiler buna boyun eðerler mi? Öfke öylesine müthiþ ki, büyük polis desteði, gaz bombalarý, panzerlere raðmen yýkým ekipleri, istediklerini elde edemeden geri çekiliyorlar. Ama, gecekondu yýkýmlarýndan öyle kolay vazgeçilmeyeceði, son hükümet kararnamesiyle daha iyi anlaþýldý, ayrýca bu yýkýmlarýn arkasýnda, yalnýzca belediyelerin bulunmadýðýna iþaret ediyor. Yoksul emekçi mahallelerine karþý giriþilen bu kapsamlý ve sert savaþýn arkasýndaki esas güç, bankalar, sigorta þirketleri, finans þirketleridir. Belediye ve devlet güçleri, esas olarak sermayenin bu kesimlerinin tetikçiliðini yapýyor. Geçen yýl Kasým ayýnda dikkat çekici bir toplantý vardý. Konut Finansmaný ve Türkiye Konferansý adýyla yapýlan bu toplantý, Hürriyet gazetesinin sponsorluðunda, Ýþbankasý, Garanti, Denizbank, Yapý Kredi, Ýhlas Holding, Avrupa nýn büyük finans tekellerinin temsilcileri ve Ýstanbul Büyükþehir Belediyesi ni bir araya getirdi. Konu baþlýðý Türkiye olsa da, konuþulan kent Ýstanbul du. Toplantýda dile getirilen düþünceler, sermayenin bu konudaki korkunç planlarýný da açýða vuruyor. Gazeteye açýklama yapan finans yöneticileri, tüm yurt çapýndaki konutlarýn yarýsýnýn gecekondu olduðunu, bunlar ortadan kaldýrýlmadýkça bankalarýn ve sigorta þirketlerinin arazi ve konutlar üzerinde kredi sisteminin egemen kýlýnamayacaðýný dile getirdiler. Çünkü bu gecekondular, hem deðerli arazileri iþgal ediyorlar, hem de ipoteðe konu olamayacak kadar deðersizler. Öyleyse, kentlerden gecekondular temizlenmelidir. Tekellerin kararý bu oldu. Gazeteye açýklama yapan bir bankacý þu itirafý dile getiriyor: Böyle konuta dair uzun vadeli finansmanlarýn sadece Türkiye içindeki kaynaklarla yapýlmasý çok zor. Yani, bu plan büyük emperyalist banka ve tekellere hizmet edecek. Ýstanbul Büyükþehir Belediye Baþkaný Kadir Topbaþ, ilk etapta bir milyon kiþiyi hedef aldýklarýný açýklayýp: Ýstanbul u yýkacaðýz diyerek, emperyalist tekellere ve iþbirlikçi tekellere sözler veriyor. Yoksullarýn Yaþamý Sermaye Birikiminin Önünde Engel Sermaye neden böyle koca mahallelerin, kentlerin yýkýmýna ihtiyaç duyuyor? Arazi ve konut spekülasyonlarý, sermayenin geniþlemesinin hýzlanmasý için bir zorunluluktur. Faizlerin düþük oranlarda seyrettiði durumlarda, arazi ve konut ipotekleri, týpký borsada iþlem gören hisse sentleri gibi, büyük spekülasyonlara konu olur, onlarýn aracý halini alýr. Daha önceki dönemlerde faiz oranlarý yüksek olduðu için, sermaye arazi ve konut spekülasyonlarýndan uzak durdu. Ancak üç yýldýr faiz oranlarý düþüyor. Boþ araziler, deðerlenmek için büyük alt yapý projelerinin (yollar, ticaret merkezleri) hayata geçmesine ihtiyaç duyarlar; konutlar ise inþaat yapým sürelerine baðýmlýdýr. Yani bu alandaki kazançlar ancak orta vadede ortaya çýkarlar. Düþen faiz oranlarý, sermayeyi bu tür orta vadeli kazanç alanlarýna doðru sürer. Düþen faizlerle birlikte dövizlerin ucuzluðu bir baþka olguya daha iþaret ediyor. Emperyalist sermayenin elinde, bir deðer üretmeden duran fazla sermaye birikmiþ durumda. Eðer bu fazla sermayeler, üretime ya da serveti temsil eden mallara dönüþmezse, herhangi bir kriz anýnda, bu fazla sermaye buhar olup uçar. Ama bu paralar, arazi ve konut gibi, durduðu yerde deðerlenen mallara doðru kaydýrýlýrsa, fazla sermayenin krizler sýrasýnda deðerlerini kaybetmeleri önlenebilir, dahasý krizlerle birlikte canlanan arazi-konut spekülasyonlarýndan, inanýlmaz karlar elde etme fýrsatý doðar yýlýndan daha büyük bir krizin ayak seslerinin her yerden duyulduðu bu dönemde, sermayenin gecekondulara karþý neden acil eylem kararnameleri çýkardýðý daha iyi anlaþýlýyor. Sermayenin acelesi var. Kendi birikiminin geniþlemesinin önünde, yoksullarýn yaþamýný kurduklarý gecekondular duruyor. Tapu Savaþý Deðil, Yaþam Hakký Savaþý Öyleyse, baþlayan gecekondu savaþlarýna bir tapu savaþý gözüyle bakmak, doðru bir yaklaþým olmayacaktýr. Her þeyden 40. Sayý / 27 Nisan-11 Mayýs

20 Avcýlar-Yeþilkent önce, ellerinde tapusu olanlar da baþka gerekçelerle -deprem ve erozyon riski, ýslah vs.- evlerini kaybedecekler. Alibeyköy de öyle olmadý mý? Firuzköy de ve Ýstinye de bir çok evin tapusu var. Ayamama Deresi çevresinde yýkýlmasý düþünülen evlerin de öyle. 70 li yýllarda benzer gecekondu savaþlarý yaþanmýþtý. Ümraniye 1 Mayýs Mahallesi ve sonraki yýllarda Armutlu gibi yerler, bu mücadelelerde öne çýktý. Fakat o zaman sermaye ve onun devleti, sözkonusu yerleri imara açarak, tapu daðýtarak sorunu çözme yoluna gitmiþti. Þimdi, böyle bir çözüm yolu yok. Sermaye gecekondularý yýkmak ve boþ arazilere el koymak; emekçileri de tümüyle kent sýnýrlarý dýþýna sürmek ya da bankalara kölece borçlanmak biçimindeki ölüm kýskacýna almak zorundadýr. Bu savaþ, bir anda baþlayýp bitmeyecek. Sermaye, belediyeler ve polislerle, e- mekçi semtleri tek tek hedefleyecektir. Burada, semtler arasýnda dayanýþmayý kurmak ve geliþtirmek hayati önem taþýyor. Öte yandan, yýkým operasyonlarýndan sonuç alamayan sermaye, baþka yollar da deneyecektir. Örneðin, yýkýlacak mahallelerin elektrik ve suyunu kesmek gibi. Bu kavga ciddi, sert ve kapsamlý geçecektir. Gecekondu semtlerinin emekçileri bu gerçeði görüyor ve daha þimdiden ona göre hareket ediyorlar. Ellerinden, tümüyle yaþam haklarýnýn alýnmak istendiðini görüyorlar. Bir ölüm-kalým savaþý gibi hazýrlýk yapýyorlar. Toplantýlar düzenliyor, ani baskýnlara karþý nöbet tutuyorlar. Direniþ için gerekli malzemeyi hazýr tutuyorlar. Bu büyük öfke, kýsa sürede örgütlenme ve savaþma alýþkanlýklarýný yaratýyor. Bir ayaklanma için gerekli olan komitelerin ve milislerin emekçiler içinde yaygýnlaþmasý için bugüne dek görülmemiþ ölçüde muazzam fýrsatlarý, gecekondu savaþlarýyla sermayenin bizzat kendisi yaratýyor. Leninist Parti bu konuya özel önem vermeli, gecekondu semtlerindeki emekçileri, yaþam haklarýný ellerinden alan bu yýkýmlara karþý uyarmalý, harekete geçirmeli, diðer semtlerle dayanýþmayý büyütmek için halka çaðrýlar yapmalý ve emekçi halklarýn daha bugünden hayata geçirdikleri komiteleri, milislerle güçlendirip, genel bir ayaklanmanýn aracý haline getirmelidir. Boþa geçecek tek bir gün bile yok. Bu savaþý kaybetmek, Ýstanbul u sermayeye teslim etmek olacaktýr. Ama bu savaþý kazanmak, sermayeyi en güçlü olduðu yerde yenmek olacaktýr. DEMÝRCÝ KAWA NIN CESARETÝYLE ADANA DA NEWROZ! Gelen Newroz u karþýlamak ezilen Kürt ulusunun her bireyinin olduðu gibi halklarýn mücadele birliðini her koþul altýnda savunan Leninistlerin de gündemindeydi. Leninistler Newroz u özüne yakýþýr bir þekilde karþýladý.leninistler dýþýnda tüm yapýlar, Mimar Sinan da halay çekerek Newroz u kutladý. Biz, Kürdistanlý komünistler, Kürt ulusunun isyan ve baþkaldýrý gününü serhýldana çevirmenin onuru içerisindeyiz. Polis, 15 Mart tan baþlayarak mahallenin önemli bölgelerini panzer ve çevik kuvvet ekipleriyle tuttu. 20 Mart günü saat sýralarýnda Anadolu Mahallesi Cuma pazarýnda bir araya gelen leninistler, önce lastikler yakarak halay çekmeye baþladý. Ardýndan 300 kiþilik kitleyle anayola doðru yürüdü. Polis, aldýðý önlemlere raðmen bu kadar insanýn üstlerine yürümesine þaþmýþ olmalý ki, ilk anda büyük panik içerisine girdi. Polislerin gaz bombasýyla kitleye saldýrmasýna karþý, kitle hep bir aðýzdan Kürdistan Faþizme Mezar Olacak sloganlarýyla saldýrýya geçti ve yaklaþýk 4 saat süren çatýþmada kayýp verilmedi. Bu arada bir çevik kuvvet panzeri, kullanýlmayacak hale getirildi. 21 Mart günü ayný yerde tekrar bir araya gelen Leninistler, ilk günün coþku ve deneyimiyle bu sefer Asri Mezarlýðýn önüne (ana cadde) barikat kurarak Sayý / 27 Nisan-11 Mayýs 2005 slogan atmaya baþladý. Barikata panzer ve gaz bombalarýyla saldýran polisler, o- luþturulan birliklerin ara sokaklardan saldýrýsý karþýsýnda çaresiz kaldý. Eyleme yaklaþýk olarak 700 kiþi katýldý. Çevre halkýnýn kapýlarý sonuna kadar açarak bizi sahiplenmesini hazmedemeyen sermaye devletinin kolluk güçleri, evlerin camlarýný kýrýp gaz bombalarý atarak halký sindirmeye çalýþtý. Eylemde sýk sýk Kürdistan da Tek Çözüm Ya Devrim Ya Ölüm, Faþizme Karþý Silah Baþýna, Biji Serhýldana Newroz, Ji bo Azadi Aþiti Þer Þer Þer sloganlarý atýldý. Eylemin olduðu saatlerde, evlerinde uyuyan bazý çevrelerin Biz de destekledik, biz de vardýk tarzýnda söylemleri ise gerçeði yansýtmýyor. Biz de eylemde diðer kurumlarýn olmasýný isterdik, ama ne yazýk ki her sene nasýl ki 1 Mayýs ta Taksim de yalnýzsak, 21 Mart ta Anadolu Mahallesi nde de Leninistler, emekçi Kürt halký ve polislerden baþka kimse yoktu. KÜRDÝSTAN DA TEK ÇÖZÜM YA DEVRÝM YA ÖLÜM! YAÞASIN ULUSLARIN KENDÝ KADERÝNÝ TAYÝN HAKKI! YAÞASIN KÜRT VE TÜRK HALKLARININ MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! FAÞÝZME KARÞI SÝLAH BAÞINA! Adana dan Leninistler

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal PROLETER ÝÇ SAVAÞ HALK KÝTLELERÝNÝ BÝRLEÞTÝRÝR Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal olan sürekli bir geliþim ve dönüþüm içindedir. Her toplumun geliþimini etkileyen, ona egemen olan yasalar farklýdýr.

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dünyanýn her tarafýnda emperyalist-kapitalist sisteme karþý eylemlerin, direniþlerin yükseldiði bir dönemde, dergimizin 3. sayýsýyla sizlere merhaba demenin sevincini yaþýyoruz. Kapitalizm, insanlýða

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim EMEÐÝN CUMHURÝYETÝNE DOÐRU Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim ve hareket halindedir. Ýþçi sýnýfý, üretim a- raçlarýndaki geliþime baðlý olarak, deðiþikliðe uðruyor. Üretimde her

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Yeni sayýmýzda Newroz la merhaba diyoruz. Cejna Newroz Piroz Be! Newrozlarýn halklarýmýzýn özgür olduðu, zincirlerinden kurtulduðu, tüm Dehaq larýn dünya üzerinden temizlendiði günlerde kutlanmasý

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR 48. Sayý / 17-31 Aðustos 2005 Emperyalizm, kapitalizmin tüm hareket yasalarýný, çeliþkilerini ve karþýtlýklarýný öne çýkartýr, olgunlaþtýrýr ve keskinleþtirir.

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR Sýnýf mücadelesinin sert bir karakter kazandýðý devrim dönemlerinde, her sýnýf ve sýnýf partisi, devrimin dolaysýz etkisi altýnda kalýr. Her sýnýfýn

Detaylı

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU Proletarya ile burjuvazi arasýnda, tüm yeryüzünü kaplayan, toplumu boydan boya bir çatýþma alanýna çeviren küresel iç savaþ, her geçen gün biraz daha þiddetleniyor, yoðunlaþýyor. Sýnýf savaþýmý, kendi

Detaylı

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR Merhaba, Yoðun Mart ayýna girerken, 10. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Devrimci eylemlerin yoðunlaþacaðý Mart ayýna heyecanla hazýrlanýrken, bu sayýmýzda yine yoðun bir gündemle çýkýyoruz.

Detaylı

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ Kapitalizm yeni koþullara ayak uydurabilir mi? Yarattýðý sorunlarý çözümleyebilir mi? Burjuvazi kendisini yenileyebilir mi? Sýnýf mücadelesi açýsýndan önem kazanan bu sorularý

Detaylı

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir DEVRÝMCÝ ÝÞÇÝ HAREKETÝ VE BURJUVA EGEMENLÝK 67. Sayý / 10-24 Mayýs 2006 Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir yerde egemen deðildir. Egemenlik biçimini saðlamayý, devrimci hareketin ezilmesinde,

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Geride býraktýðýmýz 2012 yýlý, devrimin kendini iyiden iyiye hissettirdiði bir yýl oldu. Bahar her zaman bir isyan dönemi olmuþtu; bu yýl her gün bahar oldu. Ne iþçiler terketti

Detaylı

Merhaba, 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANINA TAKSÝM E. Taksim Meydaný. artýk yalnýzca devrimci 1 Mayýs ta ýsrar etmenin deðil, devrimde ýsrar etmenin

Merhaba, 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANINA TAKSÝM E. Taksim Meydaný. artýk yalnýzca devrimci 1 Mayýs ta ýsrar etmenin deðil, devrimde ýsrar etmenin Merhaba, 13. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Bu sayýmýzýn gündemini yine seçimler oluþturuyor; seçimlerde ortaya çýkan tablo oldukça öðretici. Her zaman olduðu gibi bardaðýn boþ olan

Detaylı

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða DR. CÜNEYT ÜLSEVER YRD. DoÇ. DR. SAÝT YILMAZ Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor? Dr. Cüneyt Ülsever (*) Bu makalem ile geleceði okumaya çalýþacaðým.

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3 ünite1 Sosyal Bilgiler Sosyal Bilgiler Öðreniyorum TEST 1 3. coðrafya tarih biyoloji fizik arkeoloji filoloji 1. Ali Bey yaþadýðý yerin sosyal yetersizlikleri nedeniyle, geliþmiþ bir kent olan Ýzmir e

Detaylı

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI Devrim varolan toplumsal sisteme, egemen olana karþý yapýlýr; iktidara gelen proletaryanýn, toplumu dönüþüme uðratmasýyla devam eder. Proletaryanýn sýnýf mücadelesi bu noktaya

Detaylı

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR ABD nin, uluslararasý hukuku ve BM yi (Birleþmiþ Milletler) yok sayarak I- rak ý iþgal etmesi, dünyada þok etkisi yarattý. Buna en çok þaþýranlar da hukuku her þeyin üstünde

Detaylı

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI Kulaklarýndan döviz fýþkýran sermaye erbabýnýn korkuyla beklediði günler gelip çattý nihayet. Enflasyon ve faizler elele, omuz omuza yukarýlara doðru týrmanýyorlar. Sadece Türkiye

Detaylı

DEVRÝMÝN GELÝÞÝMÝ ve Küçük-Burjuva Hareketin Yalpalamasý

DEVRÝMÝN GELÝÞÝMÝ ve Küçük-Burjuva Hareketin Yalpalamasý DEVRÝMÝN GELÝÞÝMÝ ve Küçük-Burjuva Hareketin Yalpalamasý 38. Sayý / 30 Mart-13 Nisan 2005 Devrimci dönemlerin kitle örgütlenme araçlarý genel olarak komitelerdir. Komiteler, komiteleþme üzerine düþünen

Detaylı

EMEÐÝN ARTAN BAÞKALDIRISI

EMEÐÝN ARTAN BAÞKALDIRISI EMEÐÝN ARTAN BAÞKALDIRISI 21. yüzyýla girilirken, dünya iþçi sýnýfý hareketi çok yönlü ve þiddetli burjuva saldýrýsý ve baþkaldýrýsýyla karþý karþýya kaldý. Sosyalistler, baskýnýn daha da arttýðýna dair

Detaylı

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM IX FÝYATLAR 145 146 FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM 2000 yýlýnda önceki yýlýn önemli ölçüde altýnda seyreden fiyat artýþlarý 2001 yýlýnýn ikinci ayýnda kurlarýn serbest býrakýlmasý sonucu üçüncü

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU Kapitalizm, bugüne deðin görülen toplumsal sistemlerin içinde, tarihte en kýsa dönemi kaplayan toplumsal bir biçimdir. Emeðe dayanan, bu yüzden dengesizlikler, uyumsuzluklar ve

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

YARINA BAKMAK. C. Daðlý

YARINA BAKMAK. C. Daðlý Merhaba, Merhaba; Dergimizin 5. sayýsýnda sizlerle buluþmanýn sevinci içerisindeyiz. Olaylar zincirinin bu denli hýzlý ve içiçe aktýðý bu dönemde devrimci, sosyalist yayýn faaliyetlerinin önemi de kat

Detaylı

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný;

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; BURJUVAZÝ ÝKTÝDARINI GÜVENCEYE ALIYOR Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; tüm toplumun çýkarý olarak gösterir. O bu görüþe, burjuva devrimleri sýrasýnda ulaþtý. Kendi amaçlarýný, tüm topluma maletmeden kitleleri

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

. -DEK in. . Sağlıkta. . Toplu İş . -ULUSAL SORUN- . DEK in. . Yapıya Karşı. . Sosyal. ÇEK-AL 657 Değerlendirmesi. Görüşmesi. Emekçilere Çağrısı

. -DEK in. . Sağlıkta. . Toplu İş . -ULUSAL SORUN- . DEK in. . Yapıya Karşı. . Sosyal. ÇEK-AL 657 Değerlendirmesi. Görüşmesi. Emekçilere Çağrısı Merhaba İlk sayımızda sizlerle buluşmanın heyecanındayız. Bizler Devrimci Emekçi Komiteleri olarak hizmet üretiminin her alanında ve her aşamasında emek veren tüm emekçilerin mücadelesini, emek mücadelesinin

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Mart ayýnýn coþkusuyla tüm okuyucularýmýzý selamlýyoruz. Mart ayý, adý ayaklanmalarla, büyük kavgalarla, tarihsel olaylarla anýlan bir aydýr. Ve daha þimdiden, ard arda gelen ölümsüzleþme haberleriyle

Detaylı

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU ÝÞÇÝLERÝN KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ama, iþçilerin bu toplumda hiçbir güvenceleri yoktur. Bu toplumda ücretli-emekçileri bekleyen

Detaylı

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Yeni Evrede Baþyazý KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Bir ülkede kapitalizm ne denli geliþkin ve bunun sonucu iþçi sýnýfý nicelik olarak ne kadar büyük ve ne kadar örgütlü olursa olsun, iþçiler

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dergimizin 4. sayýsý yine dolu bir gündemle çýkýyor. Ýstanbul da 5 gün arayla meydana gelen patlamalar gündemin birinci sýrasýna yükseldi. Patlamalarýn ardýnda kimlerin olduðu ve bununla neyin

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

ÝLKER AKMAN MEVCUT DURUM VE DEVRÝMCÝ TAKTÝÐÝMÝZ ERÝÞ YAYINLARI

ÝLKER AKMAN MEVCUT DURUM VE DEVRÝMCÝ TAKTÝÐÝMÝZ ERÝÞ YAYINLARI ÝLKER AKMAN MEVCUT DURUM VE DEVRÝMCÝ TAKTÝÐÝMÝZ ERÝÞ YAYINLARI ÝKÝNCÝ BASKI , THKP-C/Halkýn Devrimci Öncüleri nin Merkez Yöneticilerinden Ýlker Akman tarafýndan Aralýk 1975-Ocak 1976 arasýnda yazýlmýþtýr.

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 Kanguru Matematik Türkiye 07 4 puanlýk sorular. Bir dörtgenin köþegenleri, dörtgeni dört üçgene ayýrmaktadýr. Her üçgenin alaný bir asal sayý ile gösterildiðine göre, aþaðýdaki sayýlardan hangisi bu dörtgenin

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA Sunu, Yeni bir dergide okurlarýmýzla buluþmanýn sevinciyle merhaba. Yeni Evrede Mücadele Birliði, bu yeni dönemde adýna uygun olarak sýçramalý bir geliþim gösterecektir. Ýlk sayýmýzý çýkarýrken okurlarýmýzdan

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7 TEST 8 Ünite Sonu Testi 1. 40 m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 2. A noktasýndan harekete baþlayan üç atletten Sema I yolunu, Esra II yolunu, Duygu ise III yolunu kullanarak eþit sürede B noktasýna

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ

EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ Burjuvazi, kapitalizmden kaynaklý sorunlarýný ne kadar çözmeye kalksa da, ayný sorunlar daha büyük ölçekli olarak karþýsýna çýkar. Sorunlarý yalnýzca ertelemiþ olur, gerçekte

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi 17. Devlet ve devrim Tüm devrimlerde merkezi sorun devlet iktidarýdýr. Temel sorun iktidarý hangi sýnýf alacaðýdýr. Lenin'in pek çok kez tekrarladýðý gibi, devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz;

Detaylı

Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir

Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 2008-96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir Ýstanbul, 19 Kasým 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 4857 sayýlý

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Merhaba Genç Yoldaþlar

Merhaba Genç Yoldaþlar Merhaba Genç Yoldaþlar Yeni bir sayýmýzla, ayaklanmalar ve devrimlerle, hükümet krizleriyle, ekonomik kriz ve savaþ çýðlýklarýyla anýlacak olan 2011 i geride býrakýp yeniden sizlerleyiz. Bu yýl gençlik

Detaylı

Kullaným kýlavuzu. Oda kumandasý RC. Genel. Oda sýcaklýðýnýn (manuel olarak) ayarlanmasý. Otomatik düþük gece ayarýnýn baþlatýlmasý

Kullaným kýlavuzu. Oda kumandasý RC. Genel. Oda sýcaklýðýnýn (manuel olarak) ayarlanmasý. Otomatik düþük gece ayarýnýn baþlatýlmasý 7206 2000 07/00 Özenle saklayýn! Kullaným kýlavuzu Oda kumandasý RC Genel RC, bir sýcaklýk kontrol ve kumanda paneli olup, gösterge ve kontrol donanýmý aþaðýda verildiði gibidir. Sýcaklýk ayar düðmesi,

Detaylı

17 ÞUBAT kontrol

17 ÞUBAT kontrol 17 ÞUBAT 2016 5. kontrol 3 puanlýk sorular 1. Ahmet, Beril, Can, Deniz ve Ergün bir çift zar atýyorlar. Ahmet Beril Can Deniz Ergün Attýklarý zarlarýn toplamýna bakýldýðýna göre, en büyük zarý kim atmýþtýr?

Detaylı

30 SORULUK DENEME TESTÝ Gönderen : abana - 10/11/ :26

30 SORULUK DENEME TESTÝ Gönderen : abana - 10/11/ :26 30 SORULUK DENEME TESTÝ Gönderen : abana - 10/11/2008 12:26 Konu: 30 Soruluk Test Gönderim Zamaný: 21-Mart-2007 Saat 10:32 MALÝYET MUHASEBESÝ DENEME SINAVI 1- Aþaðýdakilerden hangisi maliyet muhasebesinin

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK

KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK Yeni Evrede Baþyazý KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK Koþullar deðiþmeden insanýn kurtulacaðý yanýlsamasý, sosyalizmin teori-pratiðine raðmen, varlýðýný hala koruyor. Oysaki, gözlerimizin önünde sürüp giden sýnýf

Detaylı

KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ

KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ Komünist Partisi, iþçi sýnýfý partisidir. Sýnýf mücadelesi yoluyla, kapitalist toplumu yýkmayý ve sýnýflarý ortadan kaldýrmayý hedefler. Hedefine ancak proleter sýnýf

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 6 Eylül 2008 CUMARTESÝ Resmî Gazete Sayý : 26989 YÖNETMELÝK Millî Eðitim Bakanlýðýndan: OKUL ÖNCESÝ

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 247 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Ekim 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Ümraniye, Sarýgazi, Sultanbeyli ve Taþdelen'deki sýnýf

Detaylı

Ermeni soykýrýmý nýn avukatlarý

Ermeni soykýrýmý nýn avukatlarý Ermeni soykýrýmý nýn avukatlarý Þu sýra baþta Ýsviçre olmak üzere, Almanya ve Fransa dahil Avrupa ülkelerinin hukuk ve siyasal bilgiler fakültelerinin insan haklarý derslerinde, seminerlerde ve doktora

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki seçeneklerden hangisinde bulunan parçayý, yukarýdaki iki parçanýn arasýna koyarsak, eþitlik saðlanýr? A) B) C) D) E) 2. Can pencereden dýþarý baktýðýnda, aþaðýdaki gibi parktaki

Detaylı

Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı?

Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı? Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı? Devrimci Marksizm Sayı: 8 Kış 2008/2009 Üç aylık Teorik / Politik dergi (Yerel, süreli yayın) Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri

Detaylı

Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi

Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi 2009-11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi

Detaylı

Neden sendikalý olmalýyýz?

Neden sendikalý olmalýyýz? Neden sendikalý olmalýyýz? Türkiye Porselen Çimento Cam Tuðla ve Toprak Sanayi Ýþçileri Sendikasý DÝSK/CAM KERAMÝK-ÝÞ GENEL MERKEZÝ Merkez Mah. Doðan Araslý Cad. No: 133 Örnek Ýþ Merkezi Kat 3 Daire 58

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:15 Nisan 2005 http://iscicephesi.org Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Gündem ve Politika syf.

Detaylı

K apitalistler, onun sonsuzluðunu i-

K apitalistler, onun sonsuzluðunu i- KOMÜNÝST EÐÝLÝMLER K apitalistler, onun sonsuzluðunu i- lan etseler de, burjuva toplum geçici bir toplumdur. Tarihseldir; yani belli bir tarihsel dönemde ortaya çýkmýþtýr; bu dönem sona erdiðinde, biçimlendirdiði

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

Merhaba, YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜMÜZ ÖZGEN ÝÞ TUTUKLANDI. DÜZELTME ve ÖZÜR BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ SOSYALÝST BASIN SUSTURULAMAZ!

Merhaba, YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜMÜZ ÖZGEN ÝÞ TUTUKLANDI. DÜZELTME ve ÖZÜR BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ SOSYALÝST BASIN SUSTURULAMAZ! Merhaba, Dergimiz, üzerindeki tüm baskýlara, Yazý Ýþleri Müdürümüz ve okurlarýmýza yönelik tüm saldýrýlara raðmen yayýnýný sürdürüyor. 8. sayýmýzla size merhaba demenin mutluluðunu yaþýyoruz. Ýþçi ve emekçilerin

Detaylı

Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler

Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler 2008-112 Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler Ýstanbul, 25 Aralýk 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/112 Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Hadler Maliye Bakanlýðý, 28.12.2007 tarihli Resmi

Detaylı

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar 14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar Ali E. Bilgin 2007 sonu ve 2008 baharý uzun zamandýr sessizliðe gömülmüþ iþçi sýnýfýnýn yeniden hareketlendiði bir dönemi ifade eder. Ýþçi sýnýfý, 1995 den bu yana

Detaylı

Marks-Engels KOMÜNÝST PARTÝ MAN- ÝFESTOSU

Marks-Engels KOMÜNÝST PARTÝ MAN- ÝFESTOSU Marks-Engels KOMÜNÝST PARTÝ MAN- ÝFESTOSU 1 Yeni Evre Kitaplığı Kitabın Adı: Marks Engels Komünist Parti Manifestosu Yayına Hazırlayan:Yeni Dönem Yayıncılık Birinci Basım: Mart 2015 Yeni Dönem Yayıncılık

Detaylı

BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ

BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ Yeni Evrede Baþyazý BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ Kapitalizmin temelindeki çeliþki ve karþýtlýklarýn kimi yerlerde tamamen olgunlaþmasý ve kimi yerlerde keskinleþmesine, emek-sermaye uzlaþmazlýðýnýn

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

KURTULUÞ CEPHESÝ. Milli Krizin Geliþme Dinamikleri ve Solda Özerkleþme Eðilimleri. eodal Tacirlere Politik-Ticaret Dersleri

KURTULUÞ CEPHESÝ. Milli Krizin Geliþme Dinamikleri ve Solda Özerkleþme Eðilimleri. eodal Tacirlere Politik-Ticaret Dersleri H Anti-Emperyalist ve Anti-Oligarþik Mücadelede KURTULUÞ CEPHESÝ Zafer Bizim Olacaktýr! http://www.kurtuluscephesi.com YIL: 16 SAYI: 85 Mayýs-Haziran 2005 Milli Krizin Geliþme Dinamikleri ve Solda Özerkleþme

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

DEV RÝM CÝ SO NUÇ LAR

DEV RÝM CÝ SO NUÇ LAR Yeni Evrede Burjuvazinin en çok korktuðu, görüþlerimizin devrimci sonuçlarýdýr. Küçük burjuva uzlaþmacý çevrelerin de en çok saldýrdýklarý nokta burasýdýr. Çünkü proletarya, bilimsel sosyalizmin devrimci

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:16 Mayýs 2005 http://iscicephesi.org iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný emperyalizm yenilgiye

Detaylı

THKP-C/HDÖ OLÝGARÞÝ NEDÝR? ERÝÞ YAYINLARI THKP-C/HDÖ. Oligarþi Nedir?

THKP-C/HDÖ OLÝGARÞÝ NEDÝR? ERÝÞ YAYINLARI THKP-C/HDÖ. Oligarþi Nedir? OLÝGARÞÝ NEDÝR? ERÝÞ YAYINLARI 1 BÝRÝNCÝ BASKI OLÝGARÞÝ NEDÝR? , 1976 yýlýnda kitle içi eðitim çalýþmalarýnda iþlenilmek üzere Türkiye Halk Kurtuluþ Partisi-Cephesi/Halkýn Devrimci Öncüleri tarafýndan

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

DEVRÝME SOMUT YAKLAÞIM

DEVRÝME SOMUT YAKLAÞIM DEVRÝME SOMUT YAKLAÞIM 32. Sayý /5-19 Ocak 2005 Devrim somut olarak ele alýnmalýdýr. Çünkü her devrim, belli somut koþullarýn ürünüdür. Bu koþullar, ekonomik ve politik olgulara dayanýr. Ekonomik ve politik

Detaylı

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI 1 2 SEKÝZÝNCÝ BASKI KAPÝTALÝST TOPLUM ZUBRITSKI, MITROPOLSKI, KEROV, KUZNETSOV, GRETSKI, LOZOVSKl, KOLOSSOV 3 Y. Kuznetsov [Birinci ve Üçüncü

Detaylı