Volga Almanları: 250 Yıllık Süreçte Yaşanan Göçler, Sürgünler ve Alman Diasporasının Kazakistan-Almanya İlişkilerine Etkileri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Volga Almanları: 250 Yıllık Süreçte Yaşanan Göçler, Sürgünler ve Alman Diasporasının Kazakistan-Almanya İlişkilerine Etkileri"

Transkript

1 Savunma Bilimleri Dergisi The Journal of Defense Sciences Mayıs/May 2015, Cilt/Volume 14, Sayı/Issue 1, ISSN (Basılı) : ISSN (Online): Volga Almanları: 250 Yıllık Süreçte Yaşanan Göçler, Sürgünler ve Alman Diasporasının Kazakistan-Almanya İlişkilerine Etkileri Doğan ÜSTÜNTAŞ 1 XVI. yüzyılda Kazan Hanlığı nın, XVIII. yüzyılda Kırım Hanlığı nın ortadan kaldırılması, Osmanlı İmparatorluğu nun Karadeniz kuzeyinde ve Balkanlarda geriletilmesi, XIX. yüzyılda ise Buhara Hanlığı nın ortadan kaldırılması şeklinde vuku bulan Rus istilası sırasında Almanlar, gönüllü kolonizatörler olarak görev almışlar ve Rus topraklarına göç etmişlerdir. XVIII. yüzyılda Çariçe II. Katerina nın vermiş olduğu imtiyazlar ve Avrupa nın içinde bulunduğu kaotik durum, bu göçlerde etkin rol oynamıştır. XIX. yüzyılda gelişen milliyetçilik fikriyle beraber Alman kolonizatörlerin imtiyazları geri alınmıştır. Bunun neticesinde Rus İmparatorluğu içerisinde iç göçler ve Amerika Kıtasına dış göçler yaşanmıştır. Bolşevik İhtilali sonrasında Volga Almanları Otonom Sosyalist Cumhuriyeti adıyla kendi yönetimlerini kuran Almanlar, II. Dünya Savaşı nda meydana gelen gelişmeler nedeniyle Kazakistan ve Sibirya ya sürgün edilmişlerdir. SSCB nin yıkılmasıyla beraber, başta Kazakistan dan olmak üzere eski SSCB ülkelerinden, Almanya ya kitlesel göçler yaşanmış, Almanya ya göçler neticesinde topluma entegrasyon problemleri ortaya çıkmıştır. XXI. yüzyıla gelindiğinde sayıları önemli ölçüde azalmakla beraber Kazakistan da kalan Alman diasporası iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesinde bir köprü rolü oynamaktadır. Almanya, Kazakistan ı Orta Asya ya açılan bir kapı olarak görmektedir. Anahtar Kelimeler: Volga Almanları, Rusya Almanları, Kazakistan, Göç, Sürgün, Diaspora. Öz 1 Yazışma Adresi: Kara Harp Okulu, Savunma Bilimleri Enstitüsü, Bakanlıklar, Ankara, Makalenin geliş tarihi: Kabul tarihi:

2 120 Üstüntaş Volga Germans: Migrations, Deportation in 250 Years Period And The Impacts of German Dıaspora on Kazakhstan-Germany Relation Abstract Russia eliminated the Kazan Khanate in the 16th century and the Crimean Khanate in the 18th century. The Ottoman Empire withdrew from north of the Black Sea and the Balkans and in the 19th century Russia s invasion took place in the Bukhara Khanate. In this period, the Germans were the volunteer colonists under the Russian Empire. In German settlement two factors are important. Firstly, Czarina Katharina proclaimed the invitation manifesto and gave some privileges to the Germans. Secondly, the chaotic situation in Europe. Due to the growing nationalism idea in the 19th century the privileges of the German colonists were withdrawn. As a result of that, internal migrations in Russian Empire and emigrations to America took place. After the Bolshevik Revolution, the Germans established their own government of Autonomous Socialist Republic of the Volga Germans and due to the developments occurring in the 2nd World War they were deported to Kazakhstan and Siberia. After the collapse of the Soviet Union along with the first of the former USSR countries, including Kazakhstan, Germany experienced a massive migration. As a result of that integration, problems have emerged in society due to the emigrated population to Germany. While significantly reduced, the number of German diaspora staying in Kazakhstan plays a bridging role in the development of bilateral relations. In this relation, Germany sees Kazakhstan as a gateway to Central Asia. Keywords: Volga Germans, Russian Germans, Kazakhstan, Migration, Deportation, Diaspora. Giriş İnsanlık tarihi boyunca göçlerin ana motivasyon kaynağı refah ve güvenlik arayışı olmuştur. Bu arayış doğrultusunda yakın tarihteki göçler genelde ekonomik olarak geri kalmış doğudan ve güneyden, gelişmiş ve istikrarlı batıya ve kuzeye doğru cereyan etmiştir. Ancak XVIII. ve XIX. yüzyılda bunun tersi bir göç yaşanmıştır. Bu göç, batıdan doğuya ve kuzeyden güneye doğru Almanların Rusya topraklarına gerçekleştirdiği göçtür. Esasında bu topraklar, Rusların, Altın Ordu Devleti, Kazan, Kırım Hanlıkları, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkistan Emirliklerinden ele geçirdiği topraklardır. Dolayısıyla Alman göçleri Türklerin geri çekildiği bu

3 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), coğrafyanın Rusya tarafından kolonizasyonunda önemli bir faktör olarak yer almıştır yılında başlayan ve yaklaşık yüz yıllık bir süreyle devam eden bu göçler, XIX. yüzyılın ikinci yarısında Türkistan ın Ruslar tarafından işgal edilmesiyle birlikte gönüllü iç göç olarak devam etmiştir. Rus milliyetçiliğinin yükselmeye başladığı yıllarda imtiyazlarını kaybeden Almanlardan bir kısmı Amerika Kıtası na göç etmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında da kısmen zorunlu göçe tâbi tutulan Almanlar, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kazakistan ve Sibirya ya sürgünle cezalandırılmıştır. Zorluklar içinde geçen Soğuk Savaş döneminde Volga Bölgesine dönme hayalleri sonuçsuz kalmış, Sovyetler Birliği nin çökmesiyle birlikte yoğun bir şekilde anavatan Almanya ya göç etmişlerdir. Almanların doğuya doğru olan bu göçleri sadece Rusya coğrafyasına değil, Avusturya nın Macaristan da Osmanlı İmparatorluğu ndan ele geçirdiği Banat gibi bölgelere de daha yoğun bir şekilde gerçekleşmiştir (Neutatz, 1994). Bu kolonizatörlere yoğun şekilde yaşadıkları ve özerk cumhuriyet kurdukları Volga Bölgesinden dolayı Volga Almanları da denmiştir. Bu makalede genel kullanım olarak Rusya Almanları tercih edilmiş, özelde ve özerk statü kazanmaları ile ilgili konularda ise Volga Almanları tabiri kullanılmıştır. Makalede 90 lı yıllarda anavatan Almanya ya geri göç edenlerin içinde bulundukları psikososyal durum ve Alman toplumuna entegrasyon sorunlarına değinilmiştir. Son olarak Kazakistan da kalan Almanların durumu ve Alman diasporasının Kazakistan-Almanya ilişkilerine bir etkisi olup olmadığı incelenmiştir. XVIII. Yüzyılda Rusya Topraklarına Göçün Başlangıcı Osmanlı İmparatorluğu nun 1683 Viyana Seferi ile Orta Avrupa da Avusturya ile uzun yıllar süren bir mücadeleye girmesi devleti kuzeyde Rusya ya karşı hareketsiz bırakmıştır. Ruslarla mücadele Kırım Hanlığı nın üzerine kalmış, Hanlık Kuvvetleri aynı zamanda Orta Avrupa mücadelesi için de kullanılmıştır Karlofça Anlaşması na kadar geçen sürede İmparatorluğun ve Hanlığın ağır güç kaybı yaşaması, Habsburgların Balkanlar a, Rusların Kırım ve Karadeniz e kadar ilerlemeleriyle neticelenmiştir (İnalcık, 2014 s. 12, 13). Bunun neticesinde XVI. yüzyılda Kazan Hanlığı nı ortadan kaldıran Ruslar, Volga (İdil) boylarına yerleşmeye başlamışlar ve XVIII. yüzyılda ise daha güneye inerek Kırım Hanlığı na

4 122 Üstüntaş 1783 yılında son vermişlerdir. Böylelikle Ruslar, Volga boylarında ve Karadeniz kuzeyinde çok geniş arazilere sahip olmuşlardır. Rus İmparatorluğu tahtına 1762 yılında Alman asıllı Çariçe II. Katerina ( ) geçmiştir. Çariçe Yabancıların Rusya ya serbestçe girebilmeleri, yerleşmeleri ve Rusların serbestçe ülkelerine geri dönebilmeleri hakkında manifesto (1762) ve Rusya ya gelen tüm yabancılara serbest giriş ve arzu ettikleri vilayete yerleşme hakkı ve ayrıcalıklı hakların tanınması hakkında manifesto (1763) olarak bilinen manifestolarla Almanları ülkesine davet etmiştir (Güler, 2002, Gredinger, 2010). Çariçe, bu manifestolarla ülkesine yerleşecek insanlara; toprak, vergiden 30 yıl boyunca muaf tutulma, daimi olarak askerlikten muafiyet, kendi cemaatleri içinde dinî özgürlük, kendi yönetimlerinde serbestiyet ve başlangıçta kullanmak üzere kredi vaat etmiştir (Pohl, 2009). Çariçeyi bu konuda kendisi gibi Alman olan ve aydınlanma fikrinin etkisiyle köylülerin serflik sistemine karşı çıkan Eisen von Schwarzenberg ikna etmiştir (Bartlett, 1979). Göçü cazip kılan yukarıdaki tekliflerle birlikte, Avrupa nın parçalı yapısı nedeniyle özellikle Almanya coğrafyasının içinde bulunduğu kaotik durumun da göçlerde önemli etkisi olmuştur. Bu dönemde Avrupa da yaşanan Avusturya Veraset Savaşı ( ) ve müteakiben meydana gelen Yedi Yıl Savaşı ( ) dağınık halde bulunan Alman Prensliklerini ve halklarını olumsuz etkilemiştir. Aynı zamanda, nüfusun tarım toplumunda bir güç olarak görülmesi ve yapılan telkinlerle teşvik edilmesi nedeniyle Avrupa da XVIII. yüzyılda yaşanan hızlı nüfus artışı (Lee, 2003) da ekonomik ve sosyal problemlere sebep olmaya başlamıştır. Hızla genişleyen Rusya da ise nüfus artışı o yıllarda bu kadar geniş araziyi işletecek düzeyde olmadığından dışarıdan insan gücüne ihtiyaç duyulmuştur (Bartlett, 1979). Rus köylüsü yarı köle halde ve mutlak fakirlik içerisinde bulunurken Avrupa dan Hıristiyan göçmenlerin yerleştirilmesi dikkate alınması gereken bir durumdur. Pohl, Çariçe nin amacının; hem fethedilmiş yeni toprakları tarıma açmak ve Rus toprak sahibi derebeylerine karşı bağımsız çiftçiler oluşturmak hem de Kırım ve Tatar Türklerine karşı tampon bölgeler oluşturmak olduğunu ileri sürmektedir. Sunderland a göre Almanların Rusya nın yeni ele geçirdiği bakir topraklara göçünü Rus emperyalizminin bir türü olarak da düşünmek gerekmektedir. Bu göçler aynı zamanda Rus imparatorluk inşası, toplum inşası ve devlet inşası süreçlerinin iç içe geçtiği bir yapıyı içinde

5 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), barındırmaktadır. Bütün bu inşa süreçleri ise Türk toplulukları aleyhine olarak gerçekleşmiştir ü müteakip beş yıl içerisinde Alman coğrafyasından, Bavyera nın kuzeyinden ve Hessen ve Pfalz bölgelerinden, Volga Nehri üzerindeki Saratov bölgesine gelen ilk kafileler, 104 bölgeye yerleşmişlerdir. Başlangıçta gelen göçmenler hayal kırıklığı yaşamışlar, ancak uzun ve meşakkatli bir yolculuktan gelindiği ve bir yeminle Rusya ya kabul edildikleri için geri dönmeleri mümkün olmamıştır. Volga ve Karadeniz kuzeyindeki Almanların sayısı yüzyılın sonuna kadar 300 bine ulaşmıştır (Gredinger, 2010). Alman göçmenlere her gruba ayrı ayrı olacak şekilde toprak dağıtılmıştır. Bu topraklar grupların ileri gelenleri tarafından belirli periyotlarda aile bireyleri sayısına göre yeniden dağıtıma tâbi tutulmuştur. Bu sistem Rus toprak yönetim sistemi olan mir uygulamasına benzemektedir. Fakat Almanlar işçi çalıştıramamaktadırlar. Aynı zamanda kendilerinin de Rus köylüsü serfler gibi soylulara karşı herhangi bir yükümlülüğü yoktur (Pohl, 2009). İkinci Alman göç dalgası ise Karadeniz kuzeyinde Kırım Hanlığı nın 1783 yılında ortadan kaldırılmasını müteakip yaşanmıştır. Buraya yerleşen Almanların çoğunluğunu Batı Prusya dan gelen ve Hıristiyanlığın farklı bir mezhebi olan Mennonitler teşkil etmiştir. Bu bölgelere göçenlere toprak, Volga Almanlarından farklı olarak şahısların kendi mülkü olacak şekilde dağıtılmıştır. Bu sistemde miras, en büyük oğula kalmaktadır (Bruhl, 1995). Şekil 1. XVIII. ve XIX. Yüzyılda Alman Göçleri (Gredinger, 2010)

6 124 Üstüntaş Tarım tekniklerini çok iyi uygulayan ve tarımda yeni aletleri kullanan bu çiftçiler, Volga boylarını Rus İmparatorluğu içerisinde göreceli olarak zengin bir Alman bölgesi haline getirmişlerdir. Kendi kiliseleri ve yönetimleri altında dillerini ve kültürlerini yaşamayı sürdürmüşlerdir. Bu göçmenler dış dünyayla çok fazla irtibatları ve ilişkileri olmadığından kapalı bir topluluk olarak kalmışlardır. XIX. Yüzyılda Yaşanan Gelişmeler Göçler, XIX. yüzyılda da devam etmiş, II. Katerina nın torunu olan Çar I. Alexander tarafından 1804 yılında yeni göç çağrısı yapılmıştır. Yedi Yıl Savaşı nda olduğu gibi Avrupa bu seferde Napolyon Savaşları ( ) altında ezilirken, Alman halkı daha önceki aynı saiklerle bu davete de icabet etmiştir. Bu göç dalgasında bugünkü Ukrayna sınırları içerisinde bulunan Baserabya ve Volhinya ya göç edilmiştir. Böylelikle Almanların Rusya topraklarına göçü 1763 yılında başlayarak 1880 tarihine kadar yaklaşık yüz yıl sürmüştür yılında Almanya nın birliğini sağlaması ve Alman İmparatorluğu nun kurulması Rusya yı endişelendirmiş ve bu endişe kendi topraklarında Almanlara vermiş olduğu imtiyazları değiştirmesine yol açmıştır. Ayrıca, Avrupa da artan milliyetçilik dalgasından etkilenen Çar II. Alexander ın yürürlüğe koyduğu Slavlaştırma politikası gereği Volga Almanları tehdit olarak görülmeye başlanmıştır yılında Rusya, kendi köylülerinde serfliği kaldırdığı gerekçesiyle daha önce Almanlara verilmiş olan bütün imtiyazları geri almıştır. Çok uluslu imparatorluğu, Rus ağırlıklı yapıya dönüştüren ve serfliği kaldırmış olan Çar II. Alexander, Ruslar tarafından reformist olarak görülürken, diğer halklar onun bu politikalarını despotluk olarak nitelendirmişlerdir (Kinville, 2013). İmtiyazların kaldırılması, 1871 yılında askerlik yükümlülüğünün getirilmesi ve kötüleşen ekonomik şartlar, Almanları yeni arayışlara yöneltmiştir. Birinci Dünya Savaşı na kadar olan süreçte yaklaşık 300 bin Alman ABD, Kanada, Brezilya başta olmak üzere Amerika kıtasına göç etmiştir. Artan nüfus nedeniyle toprakları azalan Almanlar, Volga ve Karadeniz bölgesinden, Ruslar tarafından işgal edilen Türkistan coğrafyasına ve Gürcistan a göçe başlamışlar ve bu bölgelerde alt koloniler kurmuşlardır (Krieger, 1993). Esasen burada dikkat çeken bir nokta da Türkistan coğrafyasını işgal eden generalin (General Konstantin Kaufmann) de bir Alman olmasıdır.

7 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), Alman kolonizatörler, Rus ordusuna hem cephe gerisinde, hem de cephede destek vermişlerdir. Kırım Savaşı ( ), Osmanlı-Rus Savaşı ( ) ve Rus-Japon Savaşı (1905) sırasında Rusya Almanları aktif olarak görev almışlardır. Öyle ki Osmanlı dan ele geçirilen Akkerman da dikilen bir anıtta; Rus, Ukraynalı, Bulgar isimlerinin yanında Almanların isimleri de yer almaktadır (Eisfeld, 2003). Rusya Almanları hem tarımda verimliği ve üretimi artırarak hem de miras sistemlerinin etkisiyle hızla zenginleştiler. Bu sistemde miras en büyük erkek evlada kalmaktadır. Bu yüzden aileler diğer çocuklara daha fazla varlık bırakmak istemektedirler. Bu da onları hep yeni arayışlara yöneltmektedir yılına gelindiğinde Alman çiftçiler, Rusya İmparatorluğu nda çok verimli 24 milyon dekar toprağa sahip olmuşlardır. Bu durum, fakir Slav köylüleri ve Rus yöneticiler arasında rahatsızlığa yol açmıştır (Kinville, 2013). I. Dünya Savaşı ve İki Savaş Arası Dönem Birinci Dünya Savaşı başladığında, çoğunluğu Volga bölgesinde olmak üzere Rus İmparatorluğu sınırları içerisindeki Alman nüfusu, 2.4 milyona ulaşmıştır. Almanlar da Rus ordusu içerisinde savaşa katılmış, silah altına alınan Almanların sayısı 250 bini bulmuştur. Alman ve Avusturya cephesinde Rusya Almanları na güvenilmediği için Türk cephesi Kafkasya ya gönderilmişlerdir. Almanların savaşta Rusya saflarında yer almaları iş birlikçi suçlamasını önlemeye yetmemiş, düşmanla iş birliği yaptıkları gerekçesiyle 200 bin Alman ın Sibirya ya sürülmesine karar verilmiştir. Aslında bu sürgün kararı, daha sonra yaşanacak trajik gelişmelerin habercisi olmuştur. Ancak 1917 yılında yaşanan Bolşevik İhtilâli nedeniyle sürgün kararı tam olarak hayata geçirilememiştir (Eisfeld, 2012). Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği nin kurulmasından sonra, savaş esiri olduğu sırada Bolşeviklerin safına geçmiş olan Ernst Reuter e, Volga Almanlarını Sovyet çizgisine getirme görevi verilmiştir. Volga Almanları ulus özelliklerini sağladıktan sonra 1918 yılında Volga Almanları Özerk Bölgesi ilan edilmiştir. Volga Almanları Özerk Bölgesi 6 Ocak 1924 tarihinde Volga Almanları Özerk Cumhuriyeti adını almıştır (Pohl, 2009). Volga Almanlarında kimlik bilinci, bölgesel ve dine dayalı bir bilinçtir. Esasında Fransa İhtilâli ile yayılan milliyetçilik fikrine kadar diğer milletlerde de durum aynıdır. Çoğu çiftçi olduğundan entelektüel birikimleri ve insanları yeterli değildir. Çarlık yönetimine sadıktırlar, toprak bakımından zengindirler, ayrıca dinî değerlere de bağlıdırlar. Bu durum,

8 126 Üstüntaş sınıf çatışmalarını esas alan komünist düşüncelerin Almanlar arasında yayılmasına engel teşkil etmiştir. Bolşevikler bunu aşmak Ernst Reuter gibi komünist fikir aşıladıkları harp esirlerinden yararlanmışlardır (Kinville, 2013). Rusya da yaşanan iç savaş ve 1921 yılında meydana gelen açlık nedeniyle birçok Alman, Rusya dan göçmek zorunda kalmıştır. Almanya da mevcut Weimar Cumhuriyeti kendi soydaşı Almanların kalıcı olarak yerleşmesini kabul etmemiştir. Bu nedenle Almanların çoğu, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Brezilya ya göç etmiştir (Oltmer, 2006). Weimar Cumhuriyeti nin bu tutumunda Almanya nın içinde bulunduğu ekonomik çöküntü ve savaşın yarattığı yıkımın etkisi olmuştur. Stalin tarafından uygulanan kollektivizasyon politikası, 1932/1933 te yaşanan kuraklık ve açlık sebebiyle Rusya da 11 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Bu sırada 350 bin Alman da ölmüştür. Stalin in 1937/1938 yılında uyguladığı terör politikası sırasında ise binlerce Alman, diğer Sovyet halklarında olduğu gibi halk düşmanı, ajan ilan edilmiş ve Troyka da hızla yargılanarak kurşuna dizilmiştir. Almanlar üzerindeki bu baskı 1939 yılında Hitler-Stalin anlaşmasına kadar devam etmiştir (Eisfeld, 2012). Almanları bu dönemde diğer halklardan ayıran durum daha zengin olmaları nedeniyle sınıf temelli bir baskıya daha fazla maruz kalmaları olmuştur. 30 lu yıllardaki bu sınıf temelli baskı, 40 lı yıllarda etnik temelli bir yapıya bürünmüştür (Kinville, 2013). Bolşeviklerin Rusya Almanlarına yaklaşımı; bir taraftan önce sınıfsal sonra etnik baskı uygulanması, diğer taraftan da Volga Almanlarına bir ulus inşa ettirilmesi şeklinde bir paradoks teşkil etmiştir. Martin bunu; çok uluslu yapıdaki SSCB nin modern ulus devletlerin kurulmasını önlemek ve uzun vadede komünist anlayışa ulaşmak gayesiyle yerel motiflerin kullanılmasına önem verdiğini belirtmektedir. Bu politika gereği, Volga Almanlarının dil birliğini sağlamak maksadıyla onların Yüksek Almancayı resmi dil kabul etmeleri sağlanmıştır. Hızlı bir eğitim süreci başlatılmış, 1930 larda Volga Özerk Cumhuriyeti nde 21 adet gazete yayınlanacak kültür seviyesine ulaşılmıştır. Özerk Cumhuriyet te kütüphane, sinema, tiyatro, radyo istasyonu ve bir de Alman Kültür Müzesi kurulmuştur. Burada amaç, sekülerleşmeyi sağlamak ve komünist ideolojiyi yaygınlaştırmaktır. II. Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş Dönemi 1933 yılında iktidara gelen Nazilerin Alman Halkı söylemi, SSCB yi endişeye sevk etmiş ve Volga Almanları üzerindeki sınıfsal baskının etnik temelli bir baskıya evrilmesine yol açmıştır. Volga Almanları arasında bir milliyetçi kimlik algısı oluşmamıştır. Ancak yine de Naziler

9 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), Avrupa nın diğer bölgelerindeki Almanlarla birlikte Volga Almanlarını da diaspora söylemlerine dahil etmişlerdir. Böylelikle Faşist Almanya SSCB için iki açıdan tehdit olarak algılanmıştır. Birincisi Almanların biyolojik üstün ırk temelli yaklaşımları çok uluslu yapıdaki SSCB için tehdit teşkil etmektedir. Diğer taraftan batıda Almanya, doğuda ise Japonya somut tehdit olarak görülmektedir (Kinville, 2013). Dolayısıyla SSCB deki Almanlar, Alman=Faşist=Düşman olarak algılanmaya başlanmışlardır (Gredinger, 2010) yılında Almanya nın Rusya ya savaş açmasıyla birlikte Volga Almanları için zorlu bir süreç başlamıştır. SSCB yöneticileri, Rusya Almanlarının Hitler ile iş birliği yaparak geri bölgede tehlike yaratacağını değerlendirmiştir. Bununla ilgili somut bir delil ortaya koyamamışlardır. Ancak bu durumu Almanların çok iyi çalıştıkları ve kapalı toplum oldukları için bilgiyi sakladıkları şeklinde açıklamışlardır (Güler, 2002). Stalin, Alman işgal bölgesinde kalan bütün halkları iş birlikçiler olarak görmüş ve onları cezalandırmaya karar vermiştir. 28 Ağustos 1941 tarihli Yüksek Sovyet Genelgesiyle Kırım ve Volga bölgeleriyle birlikte Rusya nın Avrupa kısmında yaşayan Almanlar, Sibirya, Kazakistan ve Altay bölgelerine sürgün edilmişlerdir. Bu sürgünler yılları arasında devam etmiştir. Yaklaşık 1.1 milyon Rusya Almanı sürgüne tâbi tutulmuştur. Bu sürgünler sırasında yaklaşık 300 bin kişi, yol şartları, açlık, hastalık ve zorunlu işçilik koşullarında hayatını kaybetmiştir (Gredinger, 2010). Kazakistan a sürülen Almanların sayısı ise 407 bin olarak tespit edilmiştir (Eisfeld, 2003). Werth e göre, İspanya İç Savaşı sırasında Franko nun cephe hattı gerisindeki insanları gayrinizami harp kapsamında kullanması, böyle bir ihtimalden çekinen Stalin i de kendi azınlıklarını savaş sırasında kontrol altına almaya yöneltmiştir. Diğer taraftan, Müttefik ülkeler de Nazi Almanyasının Alman azınlıkları savaşın bir enstrümanı olarak kullanmasını önlemek maksadıyla Orta, Doğu ve Güney Doğu Avrupa da bulunan Almanların göç ettirilmesini 1943 Tahran ve 1945 Yalta zirvelerinde gündeme almışlardır (Oltmer, 2006). Kazakistan ve Sibirya da dilleri yasaklanan Almanlar, 1955 yılına kadar işçi kamplarında kalmışlardır yaşları arasındaki bütün kadın ve erkekler bu kamplarda çalışmak zorunda bırakılmışlardır. Bu işçi kamplarında çalışmayan Almanlar ise yılları arasında özel kamplarda tutulmuşlardır yılında Almanya Şansölyesi Konrad Adenauer in SSCB yi ziyaretinden sonra ancak Almanların normal olarak yerleşmelerine izin verilmiştir. Ancak, savaş öncesi topraklarına geri

10 128 Üstüntaş dönmelerine ve sürgün sırasında el konulan mallarını talep etmelerine izin verilmemiştir (Eisfeld, 2003). Savaş sırasında sürgüne tâbi tutulan halklardan sadece Volga Almanları, Ahıska Türkleri ve Kırım Tatarları affedilmemiştir. Kırım Türkleri daha sonra vatanlarına dönme hakkını kazanmışlar ancak Almanlar ve Ahıska Türkleri savaş öncesi vatanlarına dönme hakkına hiçbir zaman ulaşamamışlardır (Pohl, 2014). Bu nedenle, Volga Almanları üzerinde yapılan çalışmalarda bir kurbanlaştırma yaklaşımı gözlemlenmektedir. Aslında Almanlara yönelik özel uygulamalar olmakla beraber bütün halklar SSCB ideolojisinin acılarını yaşamışlardır (Kinville, 2013). Mukhina ya göre Volga Almanlarının suçu yanlış zamanda yanlış yerde olmaktır. Rusya Almanlarının durumu, 1964 yılından itibaren düzelmeye başlamıştır. SSCB Yüksek Konseyi 1941 tarihli sürgün kararını iptal etmiştir. Böylece Volga Almanları üzerindeki vatan hainliği suçlaması kalkmıştır (Amzayev, 1998). Bu tarihten sonra savaş öncesi vatanlarına (Volga Bölgesi) dönme talepleri de artmaya başlamıştır yılında imzalanan Helsinki Sözleşmesi ve yaşanan yumuşama, Batılı ülkelerin baskısını artırmasına yol açmıştır. Komünist rejim, dünyaya karşı olumsuz bir imaj vermek istememiştir. Bu sırada KGB Şefi olan Yuri Andropov, 1976 yılında Almanların Kazakistan da bir özerk yönetim kurması yönünde bir çalışma başlatmıştır. Kazakistan ın şimdiki başkenti Astana civarında olması düşünülen Alman Özerk Cumhuriyeti, Kazak halkının tepkisini çekmiştir. Kazaklar 1979 yılında kitlesel gösterilerle plana karşı çıkmışlardır. Böylelikle Almanların Kazakistan da özerk bölgeye kavuşturulması planı çökmüştür (Schmaltz, 2014) yılında Kohl ve Yeltsin arasında Almanların öncelikle Volga Bölgesine yerleştirilmesi konusunda mutabakata varılmış, ancak bu plan daha sonra Ruslar tarafında asla yürürlüğe konmamıştır. Volga Almanları arasında diaspora fikrinin gelişmediği daha önce belirtilmiştir. William Safran diaspora yaklaşımında, altı özellikten bahsetmekte ve bunlardan dördünün anavatana yönelik tutumla ilgili olduğunu belirtmektedir. Bu kapsamda, ancak yaşanan sürgün sonrasında 1950 li yıllardan itibaren Almanlar arasında bu fikrin geliştiği gözlemlenmektedir. Hem Birinci Dünya Savaşı öncesi, hem de iki savaş arası dönemde göç eden Rusya Almanlarının çoğu anavatan Almanya yerine ABD, Kanada ve Brezilya gibi ülkelere göç etmişlerdir. Bu da onların anavatan özleminden daha çok ekonomik refah ve güvenlik aradıklarının somut bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.

11 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), Sovyetler Birliği nin Çökmesi ve Anavatana Göç Ayrımcı ve baskıcı Stalin politikasının devam etmesi nedeniyle, Almanya birçok Rusya Almanı için cazip bir alternatif haline gelmiştir lerdeki Weimar Yönetimi nden farklı olarak Federal Almanya Cumhuriyeti, SSCB den gelen Almanlara kapılarını hep açık tutmuştur (Oltmer, 2006). Bir şekilde SSCB den göç etmeyi başarabilenler doğrudan Alman vatandaşlığına geçme hakkına sahip olmuşlardır. Volga bölgesine dönme hususu Almanya ile Rusya arasında bir problem sahası teşkil etmiş (Türk, 2010) ancak, Rusya nın iki Almanya nın birleşmesine yeşil ışık yakması nedeniyle üzerinde durulmamıştır te dönemin Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Mihail Gorbaçov un başlattığı perestroyka ve glastnost politikaları neticesinde oluşan değişim rüzgârları Rusya Almanlarının mücadelesini de etkilemiştir. Daha önce çareyi sadece SSCB yi terk etmekte gören Almanlar, 1988 yazında Sovyet Almanlarının tüm siyasi ve hukuki haklarının geri verilmesi ve Volga Boyu Özerk Cumhuriyeti nin tekrar kurulmasını hedefleyen Vozrojdeniye (Yeniden Doğuş) hareketini kurmuşlardır. Hareket, 1960 lar ve 1970 lerden farklı olarak yöneticilerin baskılarına maruz kalmadan, Almanya dan da aldığı destekle önemli faaliyetlerde bulunmuştur (Güler, 2002). Ancak anavatan olarak gördükleri Volga bölgesine dönmeyi hiçbir zaman başaramamışlardır. Bu ümitleri de ortadan kalktıktan sonra tamamen Almanya ya yönelmişlerdir yılından itibaren SSCB vatandaşlarının yurt dışına çıkış yasağının kalkmasıyla birlikte, Almanya ya kitlesel göçler de hız kazanmıştır. Böylece 1986 yılında 753 olan göçmen sayısı, 1990 yılında 147 bin olarak gerçekleşmiştir (Krieger, 2006). Bu dönemde SSCB den ve yeni kurulan Cumhuriyetlerden 2.4 milyon Rusya Almanı Almanya ya göç etmiştir. İki Almanya nın birleşmesi, Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçler ve Rusya Almanlarının bu göçleri, Almanya yı mali olarak etkilemesinin yanında, gelen kişilerin sosyal entegrasyonu problemini de beraberinde getirmiştir. Bu nedenle Almanya 1993 te göç edecek Almanların sayısına 225 bin kotasını koymuştur (Özcan, 2004). Aslında oldukça yüksek olan bu tavana hiçbir zaman ulaşılamamıştır. İlk yıllarda gelen göçmenlerin Alman soyundan olup olmadığı, isim, aile soyağacı, Alman kültürüne ait şarkılar, yemekler ve geleneklere ilişkin sorular yöneltilerek anlaşılmaya çalışılmıştır (Dariyeva, 2005).

12 130 Üstüntaş Şekil 2. SSCB den Göç Eden Rusya Almanlarının Yıllara Göre Sayısı (Gredinger, 2010) Sovyetler Birliği nin dağılmasının hemen ardından yaşanan kaos ve ekonomik çöküntü, ayrıca yıllardır görülen baskıdan kurtulma ve anavatanda yaşama arzusu 90 lı yıllarda göç eden kişilerin sayısını zirveye ulaştırmıştır (Gredinger, 2010) yılında hızlı düşüşün en önemli sebebi ise Almanya nın getirmiş olduğu Almanca bilme şartından kaynaklanmıştır. Ayrıca, Rusya ve Kazakistan gibi Almanların yoğun yaşadığı ülkelerde de ekonominin hızla iyileşmesi de göçlerin azalmasında bir etken teşkil etmiştir. Almanya ya göç edenler birçok sosyal ve ekonomik problemle karşılaştılar. Önlerindeki en önemli engel, dil bilmemeleri olmuştur. Çünkü SSCB de Almanca konuşmaları yasaklanmış, sonra yasak kalkmış ancak öğrenme imkânı bulamamışlardır. Dolayısıyla bu Almanlar Rusça konuşmaktadır. Rusça konuşmaları ise Alman toplumu tarafından Rus olarak algılanmalarına yol açmıştır (Waffenschmidt, 1999).

13 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), Şekil 3. Göç Eden Almanların Kendini Tanımlamaları (Gredinger, 2010) Rusya Almanları kendilerini ne Alman ne de Rus olarak görmektedirler. Kendini Rus olarak görenlerin evlilik yoluyla gelenler olduğu değerlendirilmektedir. Almanya daki Türk göçmenlerde Türkiye de Almancı, Almanya da Yabancı söylemini Rusya Almanları Rusya da Alman, Almanya da Rus olarak dile getirmektedirler. Bu durum onların aidiyet duygularını olumsuz olarak etkilemiştir. Yapılan çalışmalarda Almanya ya göç motivasyonları sorulduğunda vatanda yaşama arzusu sekizinci sırada çıkmış, esas faktörün ise refah ve güvenlik arayışı olduğu belirlenmiştir. Kendi aidiyetlerini belirtirken Alman yerine Rusya Almanı (Şekil-3) demeyi tercih etmektedirler. Göçün üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen Alman toplumuna entegrasyonlarını henüz tamamlayamamışlardır. Burada Darieva nın tespiti de oldukça dikkat çekicidir. Ona göre; II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya nın toprak kaybı nedeniyle Doğu Avrupa dan göçen Almanların acıları paylaşılmış ve hatıraları müzelerde yaşatılmıştır. Ancak Spätaussiedler (geç göçmenler) olarak adlandırılan Rusya Almanları, Alman toplumunun değişen yapısı nedeniyle böyle bir empatiden yoksun bırakılmıştır. Bu göçmenlerin yaşlanan Alman nüfusu için diğer ülkelerden gelen göçmenlerden daha iyi bir alternatif olduğu tezi üzerinde durulmuştur. Ayrıca, Doğu Almanya kökenlilere ikinci sınıf Alman gözüyle bakan Batı Almanyalılar, bu geç

14 132 Üstüntaş göçmenlere üçüncü sınıf Alman muamelesi bile yapmamışlar, onları Türkler gibi göçmenlerle aynı kategoride değerlendirmişlerdir. Rusya nın ekonomik durumunun düzelmesi ve hızla yaşlanan Rus nüfusu nedeniyle Putin, göç eden Almanları tekrar Rusya ya davet etmiş ve onlara kredi verileceğini açıklamıştır (Gredinger, 2010). Geriye dönüşün sınırlı olacağı değerlendirilmekle beraber, Almanya-Rusya ilişkilerinde, her iki ülkede yaşayan bu Almanların olumlu etkisinden söz etmek mümkündür. Almanya-Kazakistan İlişkileri Yukarıda Almanların Rusya topraklarına olan göçleri genel bir yaklaşımla ele alınmıştır. Bu bölümde ise konu Kazakistan özelinde incelenecektir. Almanların Kazakistan daki Varlığı Almanların Kazakistan daki varlığı 1850 lerde başlamıştır. İlk önce bu bölgeye gelen Almanlar memur, asker ve bilim adamları olarak gelmişlerdir. XIX. yüzyılın sonu ve XX. yüzyılın başında, toprak yetersizliği ve kuraklık nedeniyle Volga Almanları ve Karadeniz in kuzeyindeki Almanlar Rusya nın Orta Asya yı istila etme politikası kapsamında, yüz binlerce Rus ve Ukraynalı çiftçilerle beraber Kazakistan a göç etmiştir. Bu göçmenler daha çok Akmola, Pavlodar ve Kustanay civarına yerleşmişlerdir. Böylelikle I. Dünya Savaşı öncesi Kazakistan daki Alman nüfusu 70 bini geçmiştir. Bu dönemde bölgede Almanlara ait dört adet kilise bulunmaktadır. Alman İmparatorluğu nun da bölgeye ilgisi vardır ve savaş öncesinde bir konsolosluğu bulunmaktadır (Krieger, 1993). Volga ve Karadeniz Almanlarının göçlerinde Rusya da 1906 yılında yürürlüğe konan ve Stolipin Reformları denen toprak reformlarının da etkisi olmuştur (Güler, 2002). Almanların Kazakistan a ilgisi nedeniyle gelen bilim adamları bu bölgenin tarih, kültür, düşünce dünyasına da etkisi olmuştur. Kazakların ünlü şair ve filozofu olan Abay Kunanbayev in eğitimcisi ve öğretmeni, Eugen Michaelis adında bir Almandır (Krieger, 1993). Aynı entelektüel ilginin günümüz Almanlarında bulunduğunu söylemek mümkün değildir. II. Dünya Savaşı sırasında Kazakistan ı sürgün yeri olarak kullanan Ruslar, Almanları da çoğunluğu Kazakistan olmak üzere bu bölgeye sürmüşlerdir. Kazakistan ın içinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve savaş koşulları nedeniyle, Kazakistan a sürülen Korelilerden Finlilere, Türklere kadar değişik halklar ilk dönemlerde büyük zorluklar yaşamışlardır (Yiğit, 2001). Bu dönemde Kazak halkı da çetin şartlarla mücadele etmiştir.

15 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), Almanlarla Kazaklar arasında olumsuz sayılabilecek vakalar görülmemiştir. Ancak 70 li yıllarda Rusların Kazakistan da bir özerk yapıya kavuşturulması çalışmaları (Schmaltz, 2014) Kazak halkında tepkiye neden olmuştur yılında Alman özerk yönetimini kurulması öngörülen Astana da kitlesel gösteriler meydana gelmiştir. Bu nedenle karar geri çekilmiştir. Kararın geri çekilmesinde SSCB nin o sırada Afganistan ı işgale başlamasının da etkisi olmuştur. Çünkü SSCB hem Soğuk Savaş retoriğine geri dönmüş hem de savaş sırasında Müslüman nüfusun bulunduğu coğrafyada problem yaşanmasından çekinmiştir (Mukhina, 2007). Bu tarihten sonra Almanlarda Volga bölgesine dönme düşüncesi ön plana çıkmıştır. Bu arzularına Rusya nın en zayıf olduğu 1992 yılında bile ulaşamamışlar ve kesin olarak reddedilmişlerdir (Güler, 2002). SSCB nin dağılmasından sonra Kazakistan da bulunan Almanların yaklaşık 800 bini Almanya ya göç etmiştir. Hâlihazırda Kazakistan da 180 bin Alman diasporası bulunmaktadır (Ausweartiges Amt). Almanya göçlere karşı başlangıçta açık kapı politikası uygulamış daha sonra çeşitli sınırlamalar getirmiştir. Kazakistan ın ekonomik durumunun düzelmesiyle paralel olarak göçler azalmıştır. Almanya da politikasını Kazakistan Almanlarını yerinde destekleme şeklinde yürütmeye başlamıştır. Alman diasporasının iki ülke ilişkilerine olumlu katkı sağladığı hem üst düzey devlet yetkililerinin temaslarında hem de akademik çalışmalarda dile getirilmektedir (Peyrouse, 2009). Ekonomik ve Ticari İlişkiler Dünyanın dördüncü ekonomisi, AB nin en büyük itici gücü olan Almanya ile Kazakistan ilişkileri dolaylı olarak tarihî olaylardan da etkilenmiş ve Alman diasporası ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinde bir katalizör görevi görmüştür (Hecker, 1998). Bununla birlikte iki ülke ilişkilerine yön veren esas faktör ekonomik çıkarlardır. İki ülke ekonomik ve ticari ilişkileri, Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev in 2012 Berlin ziyareti sırasında Hammadde, Endüstri ve Teknoloji Alanında İş Birliği Anlaşması imzalanarak yasal temele oturtulmuştur. İlişkiler bu anlaşma çerçevesinde derinleşerek devam etmektedir. Almanya, Orta Asya ülkelerine yönelik olarak AB Dönem Başkanlığını yürüttüğü 2007 yılında AB ve Orta Asya: Yeni Bir Ortaklık İçin Strateji adlı strateji belgesini yayınlamıştır. Orta Asya ülkelerinin tamamında büyükelçiliği bulunan tek AB ülkesi olan Almanya, Kazakistan ı da bu bölgeye yönelik politikalarında bir giriş kapısı olarak görmekte ve en önemli ülke olarak değerlendirmektedir.

16 134 Üstüntaş Bunun neticesinde Almanya, Kazakistan ın AB içerisindeki en önemli ticari ortağı durumundadır. Kazakistan ise Almanya nın Orta Asya daki en önemli ticari ortağı haline gelmiştir yılında iki ülke arasındaki ticaret hacmi 6.5 milyar Avro olarak gerçekleşmiştir. Bunun 4.3 milyar Avrosu Kazakistan ın ihracatıdır. Kazakistan ın ihracat kalemlerini petrol ve demir-çelik ürünleri teşkil etmektedir. Ayrıca Kazakistan, Almanya nın 5. petrol sağlayıcısı ülkedir. Almanya nın ihracatını ise makine ekipmanları, elektrikli aletler, kimyasallar, ilaçlar ve araçlar oluşturmaktadır. Kazakistan daki doğrudan Alman yatırımları da 1 milyar Avroyu geçmiştir. Bunlar daha çok inşaat sektöründe ve perakende sektörüne yapılan yatırımlardır (Auswaertiges Amt). Alman yatırımları hidrokarbon sektöründe değildir. Bu Kazakistan açısından da avantajlı bir durum teşkil etmektedir. Çünkü Kazakistan, ekonomisinin hidrokarbona bağımlılığını azaltarak çeşitlendirmek istemektedir. Bununla ilgili olarak altı stratejik sektör belirlemiştir. Bunlar, tarım, turizm, inşaat, ulaştırma, tekstil ve ticari tarımdır. Alman yatırımları da daha çok orta ölçekli firmaların yatırımları olduğundan bu alanlarda her iki tarafa da fırsatlar sunmaktadır (Peyrouse, 2009). Almanya nın Kazakistan da 100 üyesi olan bir de iş adamları derneği bulunmaktadır. Eğitim ve Kültür Alanında İş Birliği Eğitim alanında iş birliğinin temelini, Almanca dil eğitiminin verildiği Goethe Enstitüsü, Öğretim Elemanı Değişim Programı ve Öğretmen Gönderme Programı teşkil etmektedir. Ayrıca Robert Bosch Vakfı nın da Kazakistan da bir öğretim elemanı bulunmaktadır. Goethe Enstitüsü ile koordineli olarak Astana, Karaganda, Pavlodar, Kostanay und Ust-Kamenogorsk ta bulunan lisan merkezlerinde uluslararası geçerliliği olan sertifika programı uygulanmaktadır. Her yıl Kazak öğrenci Almanya da çeşitli eğitimlere burslu olarak katılmaktadır. Üniversiteler arası iş birliği faaliyetleri de ilişkilere katkı sağlamaktadır. Humboldt Vakfı Kazak araştırmacılara burs imkânı sunmaktadır. Alman-Kazak Üniversitesi 1999 yılında özel girişimciler ve akademisyenler tarafından Almatı da kurulmuştur. Almanya standartlarında bir üniversite olmamakla beraber yüksekokul seviyesinde teknik eğitim vermekte ve akademik ilişkilerin gelişmesine öncülük etmektedir. Kazakistan tarafından uygulamaya konulan Yeniden Doğuş inisiyatifi Almanya tarafından da desteklenmektedir. Bu konu için açılmış olan merkeze Goethe Enstitüsü tarafından destek verilmektedir. Ayrıca buradaki Almanlara medya desteği de sunulmaktadır.

17 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), Siyasi İlişkiler SSCB nin ortadan kalkmasıyla birlikte Almanya nın Orta Asya politikası bütün Batı ülkelerinde olduğu gibi Rusya öncelikli yaklaşımı çerçevesinde gerçekleşmiştir. Bu çerçevede Almanya Rusya ilişkilerini ileri düzeye taşımıştır. Rusya nın enerjiyi bir silah olarak kullanmaya başladığı 2000 li yılların sonunda Almanya da enerji kaynaklarını çeşitlendirmek maksadıyla bölge ülkeleri, özellikle Kazakistan ile ilişkilerini artırmıştır. Bu kapsamda Almanya, Kazakistan ın 2010 yılında AGİT dönem başkanlığını yürütmesini desteklemiştir. Afganistan Harekâtı da Almanya nın bölgeye ilgisini etkilemiş, radikal unsurlarla mücadele, uyuşturucu ile mücadele, lojistik imkânlardan yararlanma gibi konularda iş birliği fırsatlarına yönelmiştir. Almanya nın Kazakistan ile ilişkilerinde insan hakları da önemli bir yere sahiptir. Ancak son dönemde ilişkilerin artan ivmesi insan hakları konusunu geri plana itmiştir. Bu durum hem AB içerisinde hem de Alman kamuoyunda sıkça eleştirilen bir konudur. Nazarbayev yönetimi demokratik bir yönetim olarak görülmemekte, muhalif fikirlere izin vermediğinden Batı değerlerine aykırı olarak değerlendirilmektedir. Sonuç XVIII. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak yaklaşık yüz yıl süreyle Almanya dan Rusya topraklarına gerçekleşen göçün etkileri günümüzde Kazakistan dan Brezilya ya kadar çok geniş bir coğrafyada kendisini göstermektedir. Rusya Almanlarının 250 yıllık, önce Doğuya, sonra Batıya olan bu göç tarihini; açlıklar, refah arayışı, zulüm ve baskıdan kaçışlar ve dini özgürlük arayışları şekillendirmiştir. Almanlar, Volga, Karadeniz in kuzeyi, Baserabya, Volhinya, Kazakistan ve Orta Asya, Sibirya ve Kafkaslar da kurmuş oldukları kolonilerde, etrafındaki yerli halklardan izole bir şekilde varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bu koloniler disiplinli ve gayretli çalışmaları sayesinde etraflarına göre zenginleşmişlerdir. Alman göçleri, Rusların modernleşme çabalarının, imparatorluk kurma ve devlet inşası süreçlerinin ve emperyalizminin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Başlangıçta her iki tarafın da menfaatine olan ve Almanlar lehine çeşitli imtiyazlar içeren bu süreçte, XIX. yüzyılın ikinci yarısında Rus İmparatorluğu içerisinde yükselen milliyetçilik fikirleri doğrultusunda, Almanların Çariçe II. Katerina tarafından verilen imtiyazlarına son verilmiştir.

18 136 Üstüntaş İmtiyazların kaybedilmesi akabinde; Karadeniz bölgesindeki toprak azlığı, Volga bölgesindeki 1891 yılında yaşanan kuraklık, Almanları Türkistan, ABD, Kanada ve Brezilya gibi alternatif arayışlara yöneltmiştir. I. Dünya Savaşı, Rusya da yaşanan iç savaş ve 1921 yılında meydana gelen açlık nedeniyle birçok Alman, Rusya dan göçmek zorunda kalmıştır. Almanya da mevcut Weimar Cumhuriyeti kendi soydaşı Almanların kalıcı olarak yerleşmesini kabul etmemiştir. Bolşevik Devrimi sonrasında, komünist ideolojinin kitlelere ulaştırılmasını kolaylaştırmak için Almanca eğitimine önem verilmiş, yerellik politikası kapsamında bir ulus inşa edilmeye katkı sağlanmıştır. Bu kapsamda, 1924 tarihinde Volga Almanları Özerk Cumhuriyeti nin kurulması sağlanmıştır lu yıllarda Stalin in yürürlüğe koyduğu kollektivizasyon projesiyle Volga Almanları üzerindeki baskı artmıştır. Volga Almanları zengin olmaları nedeniyle, Bolşevikler tarafından başlangıçta sınıf temelli bir baskıya maruz kalmışlar, bu baskı daha sonra etnik temelli bir yapıya evrilmiştir yılında Almanya nın Rusya ya savaş açmasıyla birlikte Volga Almanları için zorlu bir süreç başlamıştır. SSCB yöneticileri, Rusya Almanlarının Hitler ile iş birliği yaparak geri bölgede tehlike yaratacağını değerlendirmiştir tarihli Yüksek Sovyet Genelgesi yle Kırım ve Volga bölgeleriyle birlikte Rusya nın Avrupa kısmında yaşayan Almanlar, Sibirya, Kazakistan ve Altay bölgelerine sürgün edilmişlerdir. Savaş sırasında sürgüne tâbi tutulan halklardan sadece Volga Almanları, Ahıska Türkleri ve Kırım Tatarları affedilmemiştir. Soğuk Savaş döneminde baskı ve şiddete maruz kalan Almanlar, 1985 yılından itibaren SSCB vatandaşlarının yurt dışına çıkış yasağının kalkmasıyla birlikte, Almanya ya kitlesel göçe başlamışlardır. Almanya ya göç eden bu Rusya Almanları aidiyet sorunu ve sosyal uyum sorunu yaşamıştır. Almanya ya göç eden Rusya Almanlarının entegrasyon problemleri hâlâ devam etmektedir. Kendilerini bir Alman olarak değil de Rusya Almanı olarak görmektedirler. Kazakistan dan Almanya ya göçmüş olan 800 bin kişi ve hâlihazırda Kazakistan da yaşayan 180 bin Alman, Almanya-Kazakistan ilişkilerinin gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Almanya burada yaşayan Almanları bir köprü olarak görmekte ve Kazakistan ile ilişkilerini siyasi, ekonomik, kültürel alanlarda geliştirmektedir. Klasik göç teorilerine göre, göçmenler gittikleri ülkede memleketlerine olan bağlarını zamanla yitirir, yaşadıkları ülkenin geleneklerini, kültürel kodlarını içselleştirir, asimile olurlar. Buna göre

19 Savunma Bilimleri Dergisi, Mayıs 2015, 14 (1), klasik teorinin aksine Volga Almanları SSCB dönemindeki zorunlu asimilasyon hariç olmak kaydıyla kültürlerini muhafaza edebilmişlerdir. Almanların 250 yıl önce Avrupa ve Rusya nın içinde bulunduğu sosyo-ekonomik şartların etkisiyle başlayan bu göç yolculuğu, etkilerini günümüzde de sürdürmekte ve Almanya-Kazakistan ilişkilerinde bir parametre olarak yer almaktadır. Kaynakça Aifeld, P. (2010). Russlandeutsche-eine autobiographische studie vor historischem Hintergrund. adresinden alınmıştır. Auswaertiges Amt. Almanya Dışişleri Bakanlığı resmi internet sitesi. 15 Aralık 2014 te www. auswaertiges-amt.de adresinden alınmıştır. Bartlett, R. (1979). Human capital: The settlement of foreigners in Russia Cambridge: Cambridge University Press. Darieva, T. (2005). Recruiting for the nation: Post-Soviet transnational migrants in Germany and Kazakhstan. adresinden alınmıştır. Eisfeld, A. (2011). Die Auswirkungen von deportationen auf späteren generationen der Deutschen in Russland. Stiftung Gedenkstätten, Sachsen Anhalt. Eisfeld, A. (2003). Die Aussiedlung der Deutschen aus der Wolgarepublik Osteuropa-Institut München. Eisfeld, A. (2012). 200 Jahre Ansiedlung der Deutschen im Schwarzmeergebiet. Landsmannschaft der Deutschen aus Russland e.v. Gredinger, G. (2010). Identity beyond the Nation State: the case of the Russian Germans. Centers for German and European Studies, Working Paper. Güler, N. (2002). Kazakistan-Kırgızistan Özel. Avrasya Dosyası, Kış , Cilt 7, Sayı 4, s Hecker, H. (1998). Die Deutschen in Russischen Reich, in der Sowjetunion und ihren Nachfolgestaaten. Historische Landeskunde, Deutsche Geschichte im Osten 2, Köln. İnalcık, H. (2014). Devlet-i Aliyye, Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar- II, s Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

20 138 Üstüntaş Kinville, P.J. (2013). Interwar Soviet Nationalities Policy: The Case of Volga Germans. Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Central European University Nationalism Studies Program, Budapest. Krieger, V. (1993). Deutsche Präzens in Kasachstan zur Zarenzeit. Osteuropa- Institut München. Lee, R. (2003). The demographic transition: Three centuries of fundamental change. Journal of Economic Perspectives, Volume 17, Number 4. Martin, T. (2002). An affirmative action empire: Nations and nationalism in the Soviet Union , London: Cornell University Press. Mukhina, I. (2007). The Germans of The Soviet Union. New York. Routledge Press. Neutatz, D. (1994). Deutsche Bauern in den Steppen Rußlands. Die Wolgaund Schwarzmeerdeutschen von der Ansiedlung bis zur Deportation. Mit einem vergleichenden Blick auf die Donauschwaben. In: Deutsche im Osten. Geschichte, Kultur, Erinnerungen. Hg. v. Deutschen Historischen Museum. Berlin, München 1994, S Oltmer, J. (2014). Heimkehr? Volksdeutsche fremder Staatsangehörigkeit aus Ost- Ostmittel- und Südosteuropa im deutschen Keiserreich und in der Weimarer Republik. Europäische Geschichte Online. 09 Aralık 2014 tarihinde adresinden alınmıştır. Özcan, V. (2004). Germany: Immigration in transition. Migration Information Source. 12 Aralık 2014 tarihinde adresinden alınmıştır. Peyrouse, S. (2009). Business and trade relationships between the EU and Central Asia. EU-Centalasia Monitoring, Working Paper 01. Pohl, O. (2009). Volk auf dem Weg: Transnational migration of the Russian- Germans from 1763 to the present day. American University of Central Asia Studies in Ethnicity and Nationalism: Vol. 9, No. 2. Pohl, O. (2014). Colonialism in one Country: The deported peoples in the USSR as an example of internal colonialism. Journal of Race, Ethnicity and Religion. Volume 5, Issue 7. Sopher Press. Safran, W. (1991). Diasporas in modern societies: Myths of Homeland and Return. University of Colorado.

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Leyla AYDEMİR 2. Adres Sancak Mah. Adnan Kahveci Cad. No: 59 B Blok Kat 6 No:21 Yomra/Trabzon 3. Doğum Tarihi 12.01.1980 4. E-Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com 5. Öğrenim Durumu 10/2008

Detaylı

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

Parça İle İlgili Kelimeler

Parça İle İlgili Kelimeler History of Venice History of Venice Venice is one of the most beautiful cities of the world.it lies on over a hundred islands in a lagoon in the northern part of the Adriatic Sea.Venice is a cultural and

Detaylı

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına Duvarlarla bölünmüş bir Avrupa değil, ancak sınırlarının ayırıcı özelliğini bertaraf etmiş bir kıta sınırlar ötesi bir uzlaşma sağlayabilir. Richard von Weizsäcker, 1985 Robert Bosch Stiftung GmbH Heidehofstraße

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

ABSTRACT IMPACT OF POLISH MEMBERSHIPS IN NATO AND THE EU ON POLISH FOREIGN POLICY TOWARDS RUSSIA. Bodur, Kadriye

ABSTRACT IMPACT OF POLISH MEMBERSHIPS IN NATO AND THE EU ON POLISH FOREIGN POLICY TOWARDS RUSSIA. Bodur, Kadriye ABSTRACT IMPACT OF POLISH MEMBERSHIPS IN NATO AND THE EU ON POLISH FOREIGN POLICY TOWARDS RUSSIA Bodur, Kadriye Master of Science, Department of European Studies Supervisor: Assoc. Prof. Dr. Oktay F. Tanrısever

Detaylı

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin Yrd. Doç. Dr. Leyla ÖZDEMİR Holtur Evleri 2. Etap A Blok Daire 24 Boztepe/Trabzon Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com Doğum Tarihi: 12.01.1980 Eğitim Bilgileri 10/2008 12/2012 Doktora Humboldt Üniversitesi

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015

CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 CEZAYİR ÜLKE RAPORU 11.11.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Cezayir e ihracat yapan 234 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER Türkmenistan da Siyasal Rejimin Geleceği: İç ve Dış Dinamikler Açısından Bir Değerlendirme Yazar: Haluk ALKAN Özet: Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Kamu Yönetimi Trakya Üniversitesi 2001

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Kamu Yönetimi Trakya Üniversitesi 2001 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Volkan TATAR 2. Doğum Tarihi : 08.04.1977 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Alan Üniversite Lisans Kamu Yönetimi Trakya Üniversitesi 2001 Y.Lisans Uluslararası

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE. 2007- sonrası. Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE

NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE. 2007- sonrası. Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE NADİR HASTALIKLAR VE ORPHANET-TÜRKİYE 2007- sonrası Prof.Dr. Uğur Özbek Orphanet-Türkiye Koordinatörü İstanbul Üniversitesi, DETAE Nadir hastalık ve yetim ilaç tanımı Ülkemizdeki durum Nadir hastalıkların

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Sosyoekonomi / 2006-2 / 060208. Deniz Aytaç. Sosyo Ekonomi

Sosyoekonomi / 2006-2 / 060208. Deniz Aytaç. Sosyo Ekonomi Sosyoekonomi / 2006-2 / 060208. Deniz Aytaç Sosyo Ekonomi Temmuz-Aralık 2006-2 Maastricht Antlaşması Yakınlaşma Kriterleri Çerçevesinde Bütçe Disiplini ve Türkiye ile İlgili Bir Karşılaştırma Deniz Aytaç

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ

AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ AVRUPA VE OSMANLI (18.YÜZYIL) GERİLEME DÖNEMİ 1. Osmanlı İmparatorluğu nun Gerileme Devrindeki olaylar ve bu olayların sonuçları göz önüne alındığında, aşağıdaki ilişkilerden hangisi bu devir için geçerli

Detaylı

Grafik 16. Türkiye de elektrik üretiminin kaynaklara dağılımı

Grafik 16. Türkiye de elektrik üretiminin kaynaklara dağılımı Grafik 16. Türkiye de elektrik üretiminin kaynaklara dağılımı 1 2 1. DÜNYADA VE TÜRKİYE DE ENERJİ DURUMU 1.1. DÜNYADA ENERJİ DURUMU 1970 lerin başında yaşanan petrol krizi ve sonrasında gelen petrol ambargoları

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

KİTAP TANITIMI. Necmi UYANIK

KİTAP TANITIMI. Necmi UYANIK TARİHİN PEŞİNDE ULUSLARARASI TARİH ve SOSYAL ARAŞTIRMALAR DERGİSİ Yıl: 2015, Sayı: 13 Sayfa: 449 453 THE PURSUIT OF HISTORY INTERNATIONAL PERIODICAL FOR HISTORY AND SOCIAL RESEARCH Year: 2015, Issue: 13

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN

GÖÇ DUVARLARI. Mustafa ŞAHİN Mustafa ŞAHİN 07 Eylül 2015 GÖÇ DUVARLARI Suriye de son yıllarda yaşanan dram hepimizi çok üzmekte. Savaştan ötürü evlerini, yurtlarını terk ederek yeni yaşam kurma ümidiyle muhacir olan ve çoğunluğu göç

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU

ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI ALMANYA KUZEY REN VESTFALYA BÖLGE RAPORU Gürhan DEMİREL Dış Ekonomik İlişkiler Müdürlüğü Uzman Yardımcısı Kasım 2008 Kuzey Ren Vestfalya (Nord Rhein Westfalen) Almanya nın kuzey batısında,

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

tepav Ekim2015 N201527 DEĞERLENDİRME NOTU Göçün Ardından Suriye ile Ticari İlişkiler

tepav Ekim2015 N201527 DEĞERLENDİRME NOTU Göçün Ardından Suriye ile Ticari İlişkiler Ekim2015 N201527 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRME NOTU Esra ÖZPINAR Seda BAŞIHOŞ Aycan KULAKSIZ Ekonomi Çalışmaları Göçün Ardından Suriye ile Ticari İlişkiler Göç sosyal,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. GAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı

ÖZGEÇMİŞ. GAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Hüda Hüdaverdi 2. Doğum Tarihi: 19 Ağustos 1964 3. Ünvanı: Yrd. Doç. Dr., GAÜ İşletme ve Ekonomi Fakültesi, Ekonomi Bölüm Başkanı 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU Şubat 2009 B.Ö. 2 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Bulgaristan Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Parlamenter Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Avrupa

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

2 0 15-2016 Eğitim-Öğretim Yılında

2 0 15-2016 Eğitim-Öğretim Yılında 2 0 15-2016 Eğitim-Öğretim Yılında TÜRKİYE'DEKİ YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI İÇİN YURT DIŞINDAN KABUL EDİLECEK ÖĞRENCİ KONTENJANLARI Yükseköğretim Genel Kurulunun 19.03.2015 tarihli toplantısında kabul edilen;

Detaylı

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP)

Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Birleşmiş Milletler Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (UNESCAP) Kurtuluş Aykan* Küresel mali krizin ortaya çıkardığı en önemli gerçek, ekonomik sorunların bundan böyle artık tek tek ülkelerin

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI

YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI YAPI FUARI TURKEYBUILD İSTANBUL FUARI ZİYARET ORGANİZASYONU SONUÇLARI Övgü PINAR-Nurel KILIÇ Yapı fuarları; mal ve hizmet üreten kuruluşlar ile yine bu sektörde çalışan yöneticiler, mimarlar, mühendisler,

Detaylı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Avrasya da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 Avrasya Ekonomik

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

Genel olarak ticaret ve işbölümü ne kadar fazla serbest olursa ve rekabet mevcut ise halk o ölçüde fazla fayda sağlar. Adam Smith

Genel olarak ticaret ve işbölümü ne kadar fazla serbest olursa ve rekabet mevcut ise halk o ölçüde fazla fayda sağlar. Adam Smith C.Can Aktan (Ed.), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak- İş Konfederasyonu Yayını, 2002. NİÇİN BAZI MİLLETLER ZENGİN, BAZILARI YOKSUL? Genel olarak ticaret ve işbölümü ne kadar fazla serbest

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

T.C. MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi

T.C. MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi T.C. EHET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ Fen-Edebiyat Fakültesi ÖĞRETİ YILI : 2015 / 2016 PROGRAI : COĞRAFYA Dersin (adı,teorik,uygulama,kredisi, toplam ve AKT değişikliklerinde; dersin kodu "15" ile başlayacak,

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör

Prof. Dr. M. Emin Arat Rektör Türkiye Cumhuriyeti nin en büyük projelerinden biri olan Avrupa Birliği ne katılım süreci yarım yüzyılı aşmış ve bugün gelinen noktada taraflar arasında üyelik müzakereleri devam etmektedir. Avrupa Birliği,

Detaylı

Bursa. Anket Sonuçları

Bursa. Anket Sonuçları Bursa Anket Sonuçları Bursa Valiliği Toplantı salonunda yapılan toplantıya Vali Yardımcısı Mustafa KARSLIOĞLU, İl Göç İdaresi Müdür Vekili Nurdan BERKEM, Yabancı Çalışma Grubu (Foreigners Working Group)

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu

2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu 2000-2006 yılları arası Tekstil Makineleri Yatırım Durumu Entegre bir dünyada tekstilin rekabet gücü 2007 ITMF Yıllık Konferansının genel temasıydı. Global tekstil endüstrisi geçen on yılda özellikle (1)

Detaylı

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları

7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları 7.ÇP Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler(SSH) Araştırmaları Seda GÖKSU AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Sunum Planı 7.ÇP SSH Araştırma Alanı 7.ÇP SSH alanı projelerine nasıl ortak olabilirim?

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

Ad Soyad. İş Telefonu. E-mail(ler) İş Adresi

Ad Soyad. İş Telefonu. E-mail(ler) İş Adresi Özgeçmiş Yrd. Doç. Dr. Hakan ÖZKAN Ad Soyad Hakan ÖZKAN İş Telefonu Tel: 0370 433 8200/2788 E-mail(ler) hakanozkan@karabuk.edu.tr İş Adresi Karabük Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

YÖNETMELİK. Adıyaman Üniversitesinden: ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Adıyaman Üniversitesinden: ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 27 Mayıs 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 29012 Adıyaman Üniversitesinden: YÖNETMELİK ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve

Detaylı

Doğudan Batıya...Batıdan Doğuya...İPEK YOLU 2 İPEK YOLU

Doğudan Batıya...Batıdan Doğuya...İPEK YOLU 2 İPEK YOLU Avrasya için Yeni Bir Fırsat: Tarihi İpek Yolu nun Yeniden Canlandırılması Hüseyin Erdem Avrasya Ticaret ve Sanayi Odaları 2. Zirve Toplantısı 28 Mayıs 2006 Doğudan Batıya...Batıdan Doğuya...İPEK YOLU

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR

Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Fevzi Karamuc;o TARIH 11 SOSYAL BiLiMLER LiSESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 ic;indekiler I ÜNiTE: BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 1. BÜYÜK COGRAFYA KESiFLERi 3 A. COGRAFYA KESiFLERi

Detaylı

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale tepav Economic Research Policy Foundation of Turkey ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI Ümit Özlale 29 April 2011 2 Sunum Planı 1. Bölüm: İhracat performansımız Pazar genişlemesi

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

Proceedings/Bildiriler Kitabı. siber silah fabrikas nda ve bir ya da birden fazla devlet. 20-21 September /Eylül 2013 Ankara / TURKEY 6.

Proceedings/Bildiriler Kitabı. siber silah fabrikas nda ve bir ya da birden fazla devlet. 20-21 September /Eylül 2013 Ankara / TURKEY 6. Hakan devlet- Anahtar Kelimeler Abstract In the last decade, it has become evident that states or state-sponsored actors are involved in large scale cyber attacks and that many States have been developing

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ İSTANBUL TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ ALMANYA ÜLKE RAPORU Mayıs 2009 İ.A 2 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Almanya Federal Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Parlamenter Demokrasi

Detaylı

DIŞ TİCARET ARAŞTIRMA SERVİSİ

DIŞ TİCARET ARAŞTIRMA SERVİSİ İSTANBUL TİCARET ODASI DIŞ TİCARET ARAŞTIRMA SERVİSİ KAZAKİSTAN ÜLKE RAPORU Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2005 Ülke No: 79- MD I- GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET ARAŞTIRMA SERVİSİ Resmi Adı : Kazakistan Cumhuriyeti

Detaylı

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers

Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Hukuk ve Hukukçular için İngilizce/ English for Law and Lawyers Size iş imkanı sağlayacak bir sertifikaya mı ihtiyacınız var? Dünyanın önde gelen İngilizce sınavı TOLES, Hukuk İngilizcesi becerilerinin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI

HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI 2015 HALI SEKTÖRÜ Şubat Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 03/2015 Page 1 HALI SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYI İHRACAT PERFORMANSI Ülkemizin halı ihracatı 2014 yılını %

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years.

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. The Byzantine Empire began with the Emperor Constantine who reigned for thirteen years a total of 88 emperors were to reign during the course

Detaylı

Basın Bülteni Release

Basın Bülteni Release Basın Bülteni Release BASF, ikinci çeyrekte satış hacmini artırdı 26 Temmuz 2014 BASF, 2014 yılı ikinci çeyreğinde satışlarını yüzde 1 artırarak 18,5 milyar avroya çıkardı. Şirketin faiz ve vergi öncesi

Detaylı

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE

Fevzi Karamw;o TARIH 10 SHTEPIA BOTUESE Fevzi Karamw;o TARIH 10 FEN LisESi DERS KiTABI SHTEPIA BOTUESE LIBRI SHKOLLOR Prishtine, 2012 i

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı