Sosyal güvenliği güçlendirmeli

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sosyal güvenliği güçlendirmeli"

Transkript

1 AZB 4057 BASEL Sosyal güvenliği güçlendirmeli ÇOCUK POSTASI - 3 Düşmeler ve çocuk yürüteçleri Bu yazımızda çocukların ağır yaralanmalarına, hatta ölümülerine neden olabilecek düşmeleri ele alacağız. >> 11 İsviçre Sendikalar Birliği gelecek dört yılda sosyal edinimleri savunacak ve mevcut boşlukların doldurulması için uğraşacak. Bunu yaklaşık 400 delege Perşembe günü kongred bir sosyal güvenlik görüşmesi çerçevesinde belirttiler. Sosyal sigortalarını zayıflatmak yerine siyasetin odağında uygun bir hayat standartının sağlanması olmalı. >> 10 Ecopop İsviçre deki tüm çalışanlara zarar verir Ecopop insiyatifi İsviçre deki tüm çalışanlar için tehlikelidir. İnsiyatif göç edenleri sürekli ikamet eden halkın yüzde 0.2 si ile sınırlandırmak istiyor. Bu durum şüphesiz işverenlerin ülkeye daha çok kısa süreli personel getirmelerini sağlayacak. >> 4 Federal meclis ücret eşitliğini bir kontrol makamı ile sağlamalı >> 16 Soziale Sicherheit stärken, nicht schwächen Kobani ye acil destek çağrısı Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu nda, Avrupa Birliği (AB) temsilcilerinin de hazır bulunduğu Kobanê de son durum başlığıyla düzenlenen acil oturumda, tarihi Kobanê direnişine dikkat çekilirken, Türkiye nin DAİŞ e destek niteliğindeki politikaları sert sözlerle eleştirildi. >> 34 Cumartesi Anneleri 500. kez adalet istedi Gözaltında kaybedilen ya da faili meçhul cinayetlere kurban gidenler için yakınları ve Cumartesi Anneleri 500. kez Galatasaray Lisesi önündeydi. >> banka stres testi ni geçemedi Avrupa Merkez Bankası (ECB), Euro bölgesindeki mali krizde önemli payları bulunan banka sektörünü bir yıl stres testinden geçirdi. Kamuoyu sonucu merakla bekledi. Bankalar bir yıl titredi. Sonuçlar 25 Ekim de kamuoyuna açıklandı. >> 16 AB nin iklim hedefleri ne kadar gerçekçi? Avrupa Birliği (AB) nin küresel ısınmanın engellenmesi için yenilenebilir enerjilere geçişi, enerji tasarrufu ve karbondioksit (CO2) salınımının azaltılmasına ilişkin hedefleri, üye ülkeler arasındaki çetin müzakereler sonrasında dün kabul edilmişti. AB nin hedeflerinin üye ülkeler için hiçbir zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle gerçekleştirilmesi olasılığı zayıf kalırken, hedeflerin küresel ısınmanın durdurulmasında yetersiz kalacağı biliniyor. >> 28 Vicdanlarımız, inançlarımız başkalarının çıkar pazarı olmamalıdır BAŞYAZI >> 3

2 2 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ BAŞYAZI 3 Bugün dünyada ve özellikle İslam ülkelerinde vuku bulan insanlık dramı, insanı, insanlığından utandırır bir hal aldı. Tabi ki insani duygu, düşünce ve yaşam biçimi kalmış olanlarda. Aynı inanç sahipleri, aynı yerde ibadet edenler, aynı peygambere inananlar, aynı mezheplere sahip olanlar birbirini boğazlıyor. Tüm dünya adeta bu insanlık dramını seyretmekle yetiniyor. Her gün yüzlerce insan katledilirken, dünya ve dünyayı yönetenler sadece seyrediyor ve üzüntüler içeren demeçler vermekle yetiniyorlar. Ama bu dramdan daha acı bir gerçek var ki, o da İslam ülkelerinin önde gelen devlet ve hükümet başkanlarının, toplumu yönlendiren kurumların sorumlularının, adeta, olayları körüklemeleri, yangına körükle gitmeleri ve katliam boyutuna gelmesi için yürüttükleri olağanüstü çabalardır. Katliam boyutuna varan vahşetin önüne geçmek ve akan kanı durdurmak yerine savaş çığırtkanlığı yapılıyor. Bu durum da dünyayı ve islam ülkelerini daha da korkunç bir geleceğe sürüklüyor. Saddam diktatöründen Irak halkını kurtarma yalanıyla 1 Milyon Iraklı katledildi, on binlerce kadın ve çocuğa tecavüz edildi, bir ülke harap oldu. Suriye yi Esad diktatöründen Vicdanlarımız, inançlarımız ve doğrularımız başkalarının çıkarlarının pazarı olmamalıdır!!! kurtarma adına Suriye ye dünyanın her tarafından ne kadar ırz düşmanı, hırsız, toplum dışı ve ahlaksız varsa gönderildi. Sonuç: 300 bin Suriyeli öldü, milyonlarca Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kaldi, binlerce kadın ve çocuğun ırzına geçildi, ülke haraba döndü. Bununla da kalınmadı, tüm dünyayı saran terör bakterisi ortalığa salındı. O coğrafyada artık herkes birbirini kırıyor, mezhep, milliyet ve ulusal kimlik katliamları başladı. Esad ı iki ayda yıkacağını ileri sürenler, o bataklıkta kendi sonlarını da yakınlaştırdılar. Orayı bataklık haline getiren suç ortakları, şimdi, o bataklıktan çıkmak için çırpınmaya başladılar. Ama nafile... Sizlerin yarattığı bu canavar, er veya geç sizleri de ısıracak ve bundan kaçma şansınız olmayacak. Bu pisliğe bulaşan herkes, ondan nasibini mutlaka, misliyle alacaktır. Ama olan yine de yüz binlerce mazlum halka oldu. Ayrıca bu coğrafyada inançlar üzerinden tüccarlık tüm hızıyla devam ediyor ve sonuçları da çok vahim bir şekilde ortaya çıkarak görülmeye başlandı. Bu nedenledir ki insan kendisine artık sormalıdır, herkesin kendisine ait olması gereken inancı, neden sadece birilerinin iktidar, mazlumları yok etme, insanları kandırma sermayesi oluyor? Benim inancımı neden başkaları kötü emelleri için bana satıyor? İnsanların kanı oluk oluk akarken neden daha hiçbir inancı olmayan, vicdan sahibi olmayan, insan ve doğa sevgisi olmayan insanlar toplumların önünde kurtarıcı ve inanç sahipleri gibi dolaşıyorlar. Aslında bugün yaşanan sorunların çözümü ve soruların cevabı, yine inancı ve vicdanı olanların gönlündedir. Her insanın safça ve inanarak savunduğu düşünceler ile sosyal yaşam arasındaki gerçeklikte yatıyor. Aslında hepimiz, dönüp, pratik yaşamda kendimizi ve inançlarımızın tüccarlarını değerlendirirsek gerçeğe ulaşırız. Burada kimin insan ve vicdan sahibi, inançlı biri olup olmadığını, onların yaşam biçiminde de görürüz. Kime, inançların ve insanlığın yön verdiğini veya kime çıkarların ve vicdansızlığın, inançsızlığın ve kafirliğin yön verdiğini görürüz ve inanca, dini vecibelere ve çıkarlara uygun davranıp davranmadığını da görürüz ve herkes de görür. O nedenle insanlar artık yeter be, senin inancın sana benimki bana, sende vicdan ve inanç varsa sen neden milyarlarla oynuyorsun da ben açlık içindeyim? Sen neden ayrıcalıklı iken neden ben dıştalanmışım? Sen neden her şeye sahipken ben açlıktan ölüyorum diye sormaya başlayacaktır ve sormalıdır da. Yani gerçek o ki, biz inandığımız gibi yaşıyorsak, başkalarının inançlarımız üzerinden bizi sömürmelerine yeter artık!!! demeliyiz. Yoksa biz daha çok acı çekmeye, katliamlara uğramaya, her gün o vahşet manzaralarını izlemeye devam ederiz. O nedenle bizim vicdanımız ve inancımız başkalarının cüzdanının pazarı olmamalıdır. İnsanlık için, demokrasi ve insan hakları için, her yerde başımızı artık kaldırmalı ve bu vicdansızlara dur demeliyiz. Hepimize görev düşüyor insanlık adına... Unser Gewissen, unser Glaube und unsere Meinung sollten kein Markt für die Vorteile anderer sein!!! Dieses Menschlichkeitsdrama, dass heute weltweit aber besonders in den islamischen Ländern stattfindet, sorgt inzwischen dafür, dass man sich schämt, Mensch zu sein. Natürlich rede ich von denen, die noch menschliche Gefühle, Gedanken haben und die ein menschenwürdiges Leben befürworten. Menschen desselben Glaubens, die an denselben Orten beten, die an denselben Propheten glauben, denselben Glaubensrichtungen angehören, töten einander. Die ganze Welt scheint sich damit zu begnügen, diesem Menschlichkeitsdrama zuzuschauen. Während täglich Hunderte von Menschen ermordet werden, schauen die Welt und die, die die Welt regieren, einfach nur zu und verbreiten Schriften, in denen sie ihre Trauer über den Zustand mitteilen. Aber es gibt noch eine weitere Realität, die noch bitterer als dieses Drama ist, dass die Regierenden und wichtigen Persönlichkeiten der islamischen Länder, die Verantwortlichen der Ämter, welche die Gesellschaften steuern, die Ereignisse regelrecht schüren, sie provozieren und sich solche erhebliche Mühe machen, um dieses Massaker zu verschlimmern. Statt diese Brutalität, die sich zu einem Massaker entwickelt hat, zu verhindern und den Blutverguss zu stoppen, wird Kriegspropaganda gemacht. Und diese Situation bringt der Welt und den islamischen Ländern einer weiteren Realität näher. Mit der Lüge, das irakische Volk von dem Diktator Saddam retten zu wollen, wurden 1 Millionen Iraker ermordet, zehntausende Frauen und Kinder wurden vergewaltigt, ein Land wurde zerstört. Um Syrien von dem Diktator Esad zu befreien wurden aus aller Welt Vergewaltiger, Diebe, Vertriebene und Barbaren nach Syrien geschickt. Das Ergebnis: 250 Tausend Syrier wurden ermordet, Tausende Frauen und Kinder wurden vergewaltigt, ein Land wurde zerstört. Und das war noch nicht Alles, eine Terrorbakterie, die die ganze Welt umhüllt, wurde freigelassen. In diesen Ländern mordet jetzt jeder seinen Nächsten, es haben Massaker wegen Glaubensrichtungen, Nationalitäten und Nationalidentitäten begonnen. Diejeniegen, die behauptet hatten, Esad in zwei Monaten zu zerstören, haben in diesem Sumpft auch ihr eigenes Ende näher gebracht. Diese Schuldpartner, die das ganze Gebiet zu einem Sumpf gemacht haben, versuchen jetzt, sich aus diesem Sumpf zu befreien. Aber umsonst...diese Monster, das Ihr erschaffen habt, wird früher oder später auch Euch beissen und Ihr werdet nicht davonlaufen können. Jeder, der sich mit diesem Dreck eingelassen hat, wird ganz sicher mit Zinsen dafür bezahlen. Aber wieder musste das unschuldige Volk darunter leiden, zu Hunderttausenden. Auch geht der Handel mit dem Glauben der Menschen in diesen Ländern weiter und die Ergebnisse beginnt man zu spüren. Daher muss man sich jetzt fragen, warum wird der Glaube, der doch Privateigentum eines jeden sein sollte, als Kapital benutzt, damit diese Leute regieren können, damit die Armen vernichtet werden, damit die Menschen betrogen werden? Warum verkaufen andere meinen Glauben an mich weiter, für ihre bösen Absichten? Menschenblut fliesst und die, die weder Glaube noch Gewissen haben, die weder Menschen noch die Natur lieben, stellen sich vor der Gesellschaft als Retter und Glaubende dar. Eigentlich liegt die Lösung und die Antwort der heutigen Probleme wieder in den Herzen derer, die noch Glauben und Gewissen besitzen. Sie liegt in der Realität zwischen dem was jeder Mensch naiv und gläubig vertritt und dem Sozialleben. Wenn wir alle einmal zurückschauen und merken, wer wir sind und wer diese Glaubenshändler sind, wissen wir, was richtig ist. Wer Mensch ist, wer ein Gewissen hat und wer wirklich gläubig ist, kann man an deren Lebensweise eh erkennen. Wir sehen dann, wer durch Glauben und Menschlichkeit gesteuert wird und wer durch Vorteile und Gewissenlosigkeit, durch Ungläubigkeit und Ketzerei und wir sehen dann auch, wer seinem Glauben entsprechend handelt, jeder wird das sehen. Daher werden die Menschen beginnen zu sagen Jetzt reicht es aber mal, Dein Glaube ist Deiner und meiner ist meiner, wenn Du ein Gewissen hast, warum hast Du dann Millionen und ich muss hungern? Warum hast Du eine besondere Position während ich ausgesondert bin? Warum hast DU Alles und ich muss den Hungertod sterben? und sie sollten diese Fragen auch stellen. Die Wirklichkeit sieht so aus: Wenn wir nach unserem Glauben leben, dann müssen wir Es reicht jetzt sagen, wenn andere unseren Glauben ausbeuten wollen. Sonst werden wir noch viele Schmerzen erleiden, Massaker erleben und jeden Tag diese brutalen Szenen ansehen müssen. Daher dürfen unser Gewissen und unser Glaube nicht ein Markt für die Vorteile Anderer sein. Für die Menschlichkeit, für die Demokratie und für Menschenrechte müssen wir uns jetzt überall erheben und diesen Gewissenlosen Stopp sagen. Im Namen der Menschlichkeit haben wir alle eine Aufgabe hier.

3 4 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 5 İşçi birlikleri hep birlikte Ecopop a karşı Tüm büyük işçi organizasyonları, Ecopop a karşı ortaklaşarak finase edilmiş bir kampanya ile savaşmak amacıyla birleştiler. Bundesplatz taki bir aksiyon ile bugün SGB ve Travail.Suisse sendika konferderasyonları ve üye birlikleri - örneğin Unia ve diğer meslek birlikleri 30 Kasım da oylanacak olan Ecopop a karşı beraber savaşacaklarını gösterdiler. Medya etkinliğinde SGB ve Unia Başkan vekili Vania Alleva da bir konuşma yaptı. Ecopop insiyatifinin İsviçre deki tüm çalışanlar için neden tehlikeli olduğunu anlattı. İnsiyatif göç edenleri sürekli ikamet eden halkın yüzde 0.2 si ile sınırlandırmak istiyor. Bu sınırlandırma şüphesiz işverenlerin ülkeye daha çok kısa süreli personel getirmelerini sağlayacak. Bu çalışanların da hukuken daha az hakları var. Vicdansız işverenler onları daha az ücretle ve daha kötü koşullar altında çalıştırabilirler. Bu durum ise tüm çalışanlar için zararlı: Kendi ücretleri ve çalışma koşulları da baskı altında kalır. Arbeitnehmerverbände geschlossen gegen Ecopop Alle grossen Arbeitnehmendenorganisationen haben sich zusammengetan, um Ecopop mit einer gemeinsam finanzierten Kampagne zu bekämpfen. Mit einer Aktion auf dem Bundesplatz zeigten heute die Gewerkschaftsdachverbände SGB und Travail. Suisse und ihre Mitgliedsverbände darunter die Unia sowie weitere Berufsverbände - dass sie Seite an Seite für ein Nein zu Ecopop am 30. November kämpfen. An der Medienaktion sprach auch Vania Alleva, Vizepräsidentin des SGB und Co-Präsidentin der Unia. Sie zeigte auf, warum die Ecopop-Initiative für alle Arbeitnehmenden in der Schweiz gefährlich ist. Die Initiative will die Zuwanderung auf 0.2 Prozent der ständigen Wohnbevölkerung beschränken. Diese Beschränkung führt unweigerlich dazu, dass die Arbeitgeber viel mehr KurzaufenthalterInnen ins Land holen werden. Diese sind rechtlich schlechter gestellt. Skrupellose Arbeitgeber können ihnen einfacher tiefe Löhne und schlechte Arbeitsbedingungen diktieren. Das schadet allen Arbeitnehmenden: Auch ihre Löhne und Arbeitsbedingungen kämen unter Druck. Ecopop İsviçre deki tüm çalışanlara zarar verir Ecopop insiyatifi ücret ve çalışma koşulları üzerindeki baskıyı arttırır, işten çıkarılmalara sebep verir ve yabancı çalışanlara karşı ayrımcılığı arttırır. Ecopop insiyatifi İsviçre deki tüm çalışanlar için tehlikelidir. İnsiyatif göç edenleri sürekli ikamet eden halkın yüzde 0.2 si ile sınırlandırmak istiyor. Bu durum şüphesiz işverenlerin ülkeye daha çok kısa süreli personel getirmelerini sağlayacak. Bu çalışanların da hukuken daha az hakları var. Vicdansız işverenler onları kolayca daha az ücretle ve daha kötü koşullar altında çalıştırabilecekler. Bu durum ise tüm çalışanlar için zararlı: Kendi ücretleri ve çalışma koşulları da baskı altında kalır. İnsiyatif ayrıca iş yerlerini tehdit ettiğinden dolayı da çalışanlar için tehlikeli. Zira Ecopop iki taraflı sözleşmelerin nihai bir şekilde bitmesine sebep verir. AB ile düzenli ilişkiler olmaksızın da İsviçre şirketleri Avrupalı rekabetin karşısında avantajsız bir duruma düşer. Bu yüzden ürünleri daha pahalıya mal olur. Bunun sonucu ise yurt dışına taşınmalar, maliyeti düşürme programları olacak ve dolayısıyla iş yerlerinde bir azalma. Ecopop ayrıca insanlık dışı. İnsiyatif göçmenleri ikinci sınıf çalışan durumuna düşürür. İşlerini kaybettiklerinde aynı zamanda oturma iznini de yitirme korkusuyla yaşamaları gerekecek. Böylece de işverenlerin baskısına daha çok maruz kalacaklar. Yabancı çalışanların bu şekilde sorumlu olmadıkları bir durum için günah keçisi haline getirilmeleri de oldukça dar görüşlü bir davranış. Zira onlar olmadan sosyal tesisler de zor durumda kalacaklar ve önemli branşlar (İnşaat, sağlık, bakım) devam etmekte zorlanacaklar. Bu sebeplerden dolayı tüm büyük işçi organizasyonları Ecopop a karşı ortaklaşarak finanse edilen bir kampanya ile savaşmak için birleştiler. Bundesplatz ta gerçekleştirilen bir aksiyon ile Cuma günü SGB ve Travail.Suisse sendika konferderasyonları ve üye birlikleri - örneğin Unia ve diğer meslek birlikleri 30 Kasım da oylanacak olan Ecopop a karşı beraber savaşacaklarını gösterdiler. Unia araç sürücüleri için dinlenme sürelerine tabi kalınmasını talep ediyor Unia fordert Einhaltung der Ruhezeiten für Fahrer/innen Heute haben die Gewerkschaften Unia und syndicom mit einer Flyer-Verteilaktion auf dem Autobahnrastplatz Würenlos auf die ungenügende Einhaltung der Ruhezeitverordnung in der Transportbranche aufmerksam gemacht. Die Unia hat genug vom Schlendrian bei der Umsetzung der Verordnung über die Arbeits- und Ruhezeit der berufsmässigen Motorfahrzeugführer/innen (ARV 1). Sie fordert eine Regelung, mit der die Arbeitgeber in die Pflicht genommen werden. Die ARV soll die Einhaltung der Ruhezeiten garantieren und dient der Sicherheit aller Verkehrsteilnehmer/ innen. Trotzdem werden bei Kontrollen regelmässig Verletzungen der Verordnung festgestellt. So sagte ein Kontrollexperte, der wöchentlich über Fahrer/ innenkarten auswertet, gegenüber der AargauerZeitung, dass gerade einmal 5 Prozent davon «sauber» seien. Strafen müssen die Arbeitgeber treffen Der Gipfel dabei: Bestraft werden in der Regel nicht die Arbeitgeber, die für die Fahrtenplanung verantwortlich sind, sondern die Chauffeure und Chauffeusen, die unter grossem Zeitdruck arbeiten. Die Unia fordert eine Änderung dieser Praxis: Wie in der EU-Bestrafungsregelung sollen auch in der Schweiz die Arbeitgeber für Missachtungen der Ruhezeiten zur Verantwortung gezogen werden. Bugün Unia ve syndicom sendikaları Würenlos otoyol mola yerinde bir flyer dağıtım etkinliği ile nakliye branşında dinlenme sürelerine yeterli oranda tabi kalınmamasına dikkat çektiler. Unia meslek olarak motorlu araç kullananları için yönetmeliğine uygun olarak çalışma ve dinlenme sürelerine (ARV 1) tabi kalınmamasını kabul etmiyor. İşverenlerin buna mecbur tutulmalarını öngören bir uyarlama talep ediyorlar. ARV dinlenme sürelerine tabi kalınmasını sağlamalı ve bu tüm trafik katılımcılarının emniyeti için atılan bir adım. Buna rağmen kontrollerde yönetmeliğe karşı ihlaller tespit ediliyor. Örneğin haftada den fazla sürücü kartı değerlendiren bir kontrol uzmanının Aargauer Zeitung gazetesine verdiği ifadesine göre bunların ancak yüzde beşi Temiz miş. Cezalar işverenlere verilmeli Ve en kötüsü: Genelde yol planlamasından sorumlu olan işverenler değil de büyük zaman baskısı altında çalışan sürücülere ceza veriliyor. Unia bu uygulamanın değişmesini talep ediyor: AB ceza yönetmeliğinde olduğu gibi İsviçre de de işverenler dinleme sürelerine tabi kalmamasından sorumlu tutulmalı.

4 6 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ 7 Sonunda ücret eşitliği için bazı önlemler alındı, ama hala yetersiz SGB, Federal meclisin nihayet ücret eşitliğinin uygulanması konusundaki boşlukları fark edip sonunda önlem almaya başladığını memnuniyetle karşıladı. Şirketlerin düzenli aralıklarla ücretleri kabul edilmiş yöntemlerle kontrol edip bunu rapor etmeleri mecburiyeti doğru yöne atılmış bir adımdır. Bu şekilde bağlayıcı bir durum ve saydamlık yaratılır. Ancak önerilen önlemler Ücret eşitliği: Doğu yöne atılan bir adım Federal meclis nihayet ücret eşitliğinin uygulanması konusundaki boşlukları fark etti. Önerilen önlemler Unia ve diğer sendikaların uzun zamandır talep ettikleri yöne doğru atılan önemli bir adım: İşverenlerin düzenli aralıklarla kadın ücretlerini kontrol edip gerekirse uyarlamalamaya zorlanmaları gerekir. Ancak mevcut öneri halen yetersiz. Unia, Federal meclisin, işverenleri yasa yoluyla düzenli ücret analizleri yapmaya mecbur tutacağı ve uygulamayı da üçüncü şahıslar tarafından denetleteceği yönündeki bildirimini olumlu karşıladı Bu şekilde bağlayıcı bir durum ve saydamlık yaratılır. Ancak önerilen önlemler hala yetersiz. Tespit edilen ücret ayrımcılıklarını düzeltme zorunluluğu öngörülmemiş. Ayrıca denetleme ve uygulama yetkileri olan, sosyal ortakların da dahil edildiği ve ücret eşitliğini sağlayabilecek bir kontrol makamına ihtiyaç var. Ayrıca Federal devlet, Kantonlar be belediyeler de görevlendirilmelidir. Unia bu yüzden aşağıdaki taleplerde bulundu: * Şirketlerde bağlayıcı ve sistematik ücret kontrolleri! * Uygulanabilir cezalar! * Ücret eşitliğinde tolerans sıfır olmalı! Ücret farkı son yıllarda hafif geriledikten sonra fark ilk defa tekrar büyümeye başladı. Eşit iş için kadınlar erkek meslektaşlarından her ay yaklaşık %20, yani 677 Frank daha az kazanıyorlar. Bu da her yıl, ve sonunda emeklilik maaşında da, eksik kazanılan 8000 Frank anlamına geliyor. Bu ücret kayıplarını kadınlar onlarca yıl daha kabul etmeyecekler. Bu yüzde geniş bir kadınlar birliği 7 Mart 2015 tarihinde Bern de yapılacak olan bir protestoya davet ediyor! hala yetersiz. Tespit edilen ücret ayrımcılıklarını düzeltme zorunluluğu öngörülmemiş. Ayrıca denetleme ve uygulama yetkileri olan, sosyal ortakların da dahil edildiği ve ücret eşitliğini sağlayabilecek bir kontrol makamına ihtiyaç var. Ayrıca Federal devlet, Kantonlar be belediyeler de görevlendirilmelidir. Çok fazla önlem almaya ihtiyaç var, zira ücret farkı ilk defa tekrar hafifçe artarak yüzde 18.9 a Federal meclis ücret eşitliğini bir kontrol makamı ile sağlamalı Federal idarenin Perşembe günü sunulan İsviçre kadın ile erkek arasındaki eşitliği sağlamak adına aksiyon planı uygulama raporu açıkça gösterdi: İsviçre de işverenler Kadın ve erkek için eşit ücret ilkesini yeterince uygulamıyorlar. Bu ilkenin anayasaya getirilmesinden onlarca yıl ve eşitleme yasasının yürürlüğe girmesinden 18 yıl sonra bile yapılması gerekenler hala çoğunlukta. Kadın ile erkek arasındaki ücret farkı son zamanlarda hatta tekrar yüzde 18.9 a çıkmaya başladı. Kadınlar ücret ayrımcılığından dolayı yılda 7.7 Milya Franklık bir kayba uğruyorlar. BU yasaya aykırı ücret kayıplarını kadınlar yaşılıkta bir daha ödüyorlar, çünkü emeklilik maaşları da daha düşük. Bundesrat muss Lohngleichheit mit Kontrollbehörde durchsetzen çıktı. Bir miyondan fazla kadın ücret ayrımcılığından dolayı yılda 7.7 Milyar Franklık veya ayda 677 Franklık bir kayba uğruyorlar. Bu yasaya aykırı ücret kayıplarını kadınlar yaşılıkta bir daha ödüyorlar, çünkü emeklilik maaşları da daha düşük. Ekonominin yuttuğu bu paralar ailelerde noksan kalıyor. Bu ücret kayıplarını kadınlar onlarca yıl daha kabul etmeyecekler! Anayasanın bu konudaki yaptırımları uygulama hızı bu hızla devam ederse kadınlar haklarını alana kadar onlarca yıl daha beklemeliler. Bir milyondan fazla çalışan kadın bu durumdan mağdur. Bu bize gösteriyor ki: İsteğe bağlı önlemler ve keyfi raporlarla yasa uygulanamaz. Artık Federal Meclisin harekete geçmesi gerekir. Sosyal ortaklarla işbirliğinde kontroller yapıp ücret eşitliğini sağlayacak makamlar için yasal temelleri yaratması gerekir. Aynı zamanda şirketlerin de düzenli aralıklarla ücretleri sosyal ortaklarla birlikte kabul edilen yöntemlerle kontrol edip sonucu bildirmeye mecbur tutulmaları gerekir. Ücret ayrımcılığı tespit edildiğinde kadın ücretlerin uyarlanması gerekir. Der am Donnerstag präsentierte Bericht der Bundesverwaltung zur Umsetzung des Aktionsplans Schweiz zur Gleichstellung von Frau und Mann zeigt es deutlich: Den Grundsatz Gleicher Lohn für Mann und Frau für gleiche und gleichwertige Arbeit setzen die Arbeitgeber in der Schweiz nur ungenügend um. Auch mehrere Jahrzehnte nach der Verankerung dieses Prinzips in der Bundesverfassung und 18 Jahre nach Inkrafttreten des Gleichstellungsgesetzes besteht noch grosser Handlungsbedarf. Der Lohnunterschied zwischen Mann und Frau ist zuletzt sogar wieder leicht angestiegen auf 18.9 Prozent. Den Frauen entgehen auf Grund der Lohndiskriminierung pro Jahr 7.7 Milliarden Franken. Diese gesetzeswidrige Lohneinbusse bezahlen die Frauen im Alter noch einmal, indem ihre Renten tiefer sind. Würde es mit der Durchsetzung des Verfassungsauftrags zur Lohngleichheit in diesem Tempo weitergehen, müssten die Frauen weitere Jahrzehnte warten bis sie zu ihrem Recht kommen. Betroffen sind mehr als eine Million erwerbstätige Frauen. Das zeigt: Mit freiwilligen Massnahmen und Gefälligkeitsgutachten kann der Verfassungsauftrag nicht umgesetzt werden. In der Pflicht steht nun der Bundesrat. Er muss die gesetzlichen Grundlagen für eine Behörde schaffen, die unter Einbezug der Sozialpartner Kontrollen durchführt und die Lohngleichheit durchsetzt. Gleichzeitig sind die Unternehmen in die Pflicht zu nehmen, regelmässig sozialpartnerschaftlich die Löhne mit anerkannten Methoden zu überprüfen und das Resultat zu kommunizieren. Wird Lohnungleichheit festgestellt müssen die Frauenlöhne angepasst werden. İnşaat işçileri inşaat sahiplerinin pazarlık masasına geri dönmelerini talep ettiler i aşkın inaat işçisi son haftalarda aksiyonlarla inşaat sahiplerinin pazarlık masasına geri dönmelerini ve ücret zamlarını talep ettiler. İsviçre deki inşaat işçileri adil bir ücret zammında ısrar ediyorlar - ve bunu hak ediyorlar! i aşkın inaat işçisi son haftalarda aksiyonlarla inşaat sahiplerinin pazarlık masasına geri dönmelerini ve ücret zamlarını talep ettiler. Bugün Zürih teki Zollfreilager inşaatında toplanan 250 den fazla protestocu tekrar şüphe götürmez bir şekilde inşaat işçilerinin ücret zammı taleplerinin arkasında durduklarını ve inşaat sahiplerinin tavissiz duruşlarına anlayış göstermediklerini gösterdiler. İnşaat işçileri ücret zammını hak ettiler Çeşitli branşlarda son günlerde ücret zamları görüşüldü, sadece inşaat sahipleri birliği sudan sebeplerle bu görüşmelere katılmayı ret etti. İnşaat sahipleri başkanı Werner Messmer bu görüşmelere tek taraflı olarak ve şu sözlerle son verdi: Ücretler için düşünmek üzere ara verilmesi gerekir. İnşaat işçileri inşaat branşı ücret görüşmelerine inşaat sahipleri tarafından sebepsiz yere son verilmesini protesto ettiler. Sendikaların ücret talepleri sebepsiz değil, inşaat branşı altın çağını yaşıyor - tüm inşaat işçileri için 150 Frank, bu adil bir ücret. Şirketler bu parayı ödeyebilirler ve inşaat işçileri hak ettiler. Bauarbeiter verlangen die Rückkehr der Baumeister an den Verhandlungstisch Mehr als Bauarbeiter haben in den letzten Wochen mit Aktionen die Rückkehr der Baumeister an den Verhandlungstisch und eine faire Lohnerhöhung gefordert. Die Bauarbeiter in der Schweiz bestehen auf eine faire Lohnerhöhung sie haben es verdient! In den letzten Wochen beteiligten sich über Bauarbeiter an Aktionen in der gesamten Schweiz und forderten eine faire Lohnerhöhung sowie die Rückkehr der Baumeister an den Verhandlungstisch. Die über 250 Protestierenden heute auf der Baustelle Zollfreilager in Zürich bewiesen nochmals in eindrücklicher Manier, dass die Bauarbeiter bereit sind, für ihre Lohnforderungen einzustehen und dass sie kein Verständnis für die kompromisslose Haltung der Baumeister haben. In verschiedenen Gewerbeberufen fanden in den letzten Tagen Lohnverhandlungen statt, einzig der Baumeisterverband verweigert mit fadenscheinigen Argumenten solche. Baumeister-Präsident Werner Messmer brach die Verhandlungen einseitig mit der lapidaren Bemerkung ab: Es braucht bei den Löhnen eine Denkpause. Die Bauarbeiter protestieren vehement gegen den haltlosen Abbruch der Lohnverhandlungen im Bauhauptgewerbe durch die Baumeister. Die Lohnforderungen der Gewerkschaften sind berechtigt, denn der Bau boomt 150 Franken für alle Bauarbeiter, dies ist fair. Das ist für die Betriebe möglich und die Bauarbeiter haben es verdient.

5 8 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ 9 Asbest sorunu hala devam ediyor Asbest faciasının sonuçları İsviçre de halledilmiş değil. Sendikalar birliği ve Unia bu yüzden Federal meclisten daha acil önlemler talep ediyorlar. Kanseri tetikleyen malzeme asbestin kullanımı İsviçre de ancak 1990 yılında yasaklandı. Ama bu hastalık ancak 20 ila 50 yıl sonra ortaya çıkıyor. Ayrıca asbest kullanılarak inşa edilen birçok binanın yenilenmesi veya yıkılması gerekir. Bu yüzden araştırmalar hastaların önümüzdeki yıllarda daha da artacağını öngörüyor. Daha uzun zaman aşımı süreleri İsviçre sendikalar birliği ve Unia bu yüzden bir medya toplantısında asbest sorununun çözülmesi için daha çok çaba sarfedilmesini talep ettiler. Üç talep öne çıktı: * Zaman aşımı süresinin ciddi bir şekilde uzatılması. Şimdiye dek 10 yıllık bir süre yürürlükteydi, Federal Meclis 30 yıl önerdi, ulusal meclis ancak 20 yıla uzatmak istiyor. Ancak bu çok kısa. Doğrusu, zaman aşımı süresini ancak hastalık ortaya çıktıktan sonra başlatılmasıdır. * Hastalanmış olan asbest mağdurları için daha iyi çözümler. Sendikalar özellikle zaman aşımıan uğramış olan vakaların veya hastalıklarının mesleğe bağlı oluşmuş olarak kabul edilmeyen kişilerin faydalanacağı bir tazminat fonu talep ediyorlar. * Özellikle ikmal inşaat branşı çalışanlarının çok mağdur olduğu yenileme ve renovasyon çalışmalarında daha çok önlem alınması. Önlemleri uygulamak için sendikalar Federal meclisten bir yuvarlak masanın oluşturulmasını talep ediyorlar. Asbestproblem bleibt akut Die Folgen der Asbestkatastrophe sind auch in der Schweiz alles andere als bewältigt. Der Gewerkschaftsbund und die Unia fordern vom Bundesrat deshalb energischere Massnahmen. Die Verwendung des krebserregenden Materials Asbest ist in der Schweiz erst seit 1990 verboten. Doch die Krankheit bricht erst nach 20 bis 50 Jahren aus. Zudem müssen viele Gebäude, in denen Asbest verwendet wurde, renoviert oder abgerissen werden. Studien gehen deshalb davon aus, dass die Krankheitsfälle in den nächsten Jahren noch zunehmen werden. Längere Verjährungsfrist Der Schweizerische Gewerkschaftsbund und die Unia haben deshalb an einer Medienkonferenz vom Bundesart ein stärkeres Engagement gefordert, um das Asbestproblem zu bewältigen. Im Vordergrund stehen drei Forderungen: * Eine massive Ausdehnung der Verjährungsfrist. Bisher galt eine Frist von 10 Jahren, der Bundesrat schlug neu 30 Jahre vor, der Nationalrat will sie aber nur auf 20 Jahre verlängern. Das ist viel zu kurz. Richtig aber wäre, die Verjährung erst ab Ausbruch der Krankheit laufen zu lassen. * Bessere Lösungen für bereits erkrankte Asbestopfer. Die Gewerkschaften fordern einen Entschädigungsfonds, mit dem vor allem verjährte Falle bzw. Personen, deren Erkrankungen nicht als berufsbedingt anerkannt sind, profitieren könnten. * Mehr Präventionsmassnahmen bei Umbau- und Renovationsarbeiten, von dem insbesondere Arbeitnehmende des Ausbaugewerbes stark betroffen ist. Mağdurlara uygun bir zaman aşımı süresi ve çözüm için yuvarlak masa Asbest faciası İsviçre de de hiç bir şekilde çözülmüş değil. Artık kapsamlı bir çözüme ihtiyaç olduğundan SGB federal meclisten konu ile en çok ilgili olanları bir yuvarlak masaya davet etmesini talep ediyor. Yasa koyucunun ilk önce günümüzde artık komik kaçan 10 yıllık zaman aşımı süresini uyarlaması gerekir. Zira asbest mazuriyetine bağlı hastalıklar çoğunlukla ancak 40 yıl sonra ortaya çıkıyor. Hastalık daha ortaya çıkmadan asbeste bağlı zararların zaman aşımına uğraması kabul edilir gibi değil, diye İSVIÇRE SENDIKALAR BIRLIĞI-başkanı Paul Rechsteiner medya toplantısında bildiriyor. Avrupa insan hakları mahkemesinin açık eleştirisine rağmen buradaki siyaset mağdurlara uygun bir zaman aşımı süresine karşı çıkıyormuş. Rechsteiner ayrıca diyor ki: Federal meclisin yaptığı 30 yıl önerisi - ulusal meclisten zaten 20 yıla indirilmiş - hastalığın ortaya çıkış süresini dikkate alırsak tamamen yetersiz kalıyor. Doğrusu, zaman aşımı süresini ancak hastalık başladıktan sonra başlatmak olurdu. Bu şekildeki yeni bir uyarlama sadece asbeste bağlı hastalıklar için getirilebilir. Ancak siyasetin zaten hastalanmış asbest mağdurları için de insacıl ve adil AHV nin muhteşem fiyat/hizmet relasyonu İsviçre de halkın büyük bir çoğunluğu yaşlılık ve ölüm sigortası AHV ye ödenen her Frank için, parayı özel emeklilik sigortasında biriktirmekle kıyasla daha çok emeklilik maaşı alıyor. Bunu İsviçre sendikalar birliği ve Unia nın medyaya sunduğu hesap modelleri gösteriyor. Çok daha iyi olan fiyat/hizmet relasyonunun sebebi akıllı AHV finansman modelidir. Yüksek ve düşük gelirler arasında dayanışma gösteriyor ve ödenmeyen ev işlerini de emeklilik hesabına katıyor. AHV zayıflatılacağına güçlendirilmelidir Ayrıca AHV nin idari masrafları az, özel hizmet sunucularının kar güdüsünden uzak ve anında öde yöntemi ile finanse ediliyor yaşlılık önlemleri tarışmasını dikkate alarak AHV nın bu yüzden özel sigortalara karşı 2. sütunun güçlendirilmesi gerekir, zayıflatılması değil. çözümler bulması gerekir. İSVIÇRE SENDI- KALAR BIRLIĞI bu konuda bir tazminat fonu talep ediyor. İSVIÇRE SENDIKALAR BIRLIĞImerkez sekreteri Luca Cirigliano: Manevi tazminat veya zarar tazminatı vererek böyle bir fon zaten zaman aşımına uğramış vakalar için bile adaleti yerine getirir. Herşeyden önce bu şekilde kaza sigortası yasası (UVG) kapsamına girmeyen asbest mağdurlarıo da haklarını alabilirlermiş. Böyle bir fon özellikle asbestli ürünler üreten veya satan şirketler tarafından finanse edilmeli. İSVIÇRE SENDIKALAR BIRLIĞI ve Unia- Co-Başkan vekili Vania Alleva asbest konusunda önlemlerin çoğaltılmasını talep etti. Zira: Yasaktan önce (1989) kullanılan büyük asbest miktarlarına bakılırsa bu branşlarda çalışanlar daha uzun yıllar boyunca yenileme, değiştirme veya renovasyon çalışmalarında asbestle ilgili büyük tehlikedeler: Bu bir saat bombasıdır! Özellikle birkaç Kantonda yapılması gerekenler çok (İnşaat izni ancak asbest mevcudiyeti analizi yapıldıktan sonra verilmelidir, tasfiye uygulamaları v.b.). Alleva aynı zamanda branşlar arası riskin daha adil bir şekilde paylaşılmasını ve İsviçre nin uluslararası platformda daha çok destek vermesini talep ediyor. Özel sigortalar sistem riskidir Unia yönetiminden Aldo Ferrari 2. sütun ile ticaretle uraşan özel sigortaların nasıl bir tehlike oluşturduklarına değindi. Çalışanların %44 ü maaşlarından çekilen ödenekleri 7 hayat sigortasından birine ödüyorlar. Devam eden düşük faiz dönemini dikkate alarak bunlar 2. sütun ile ilgili verilen sözleri bir süre sonra kendilerini tehlikeye atmadan tutamayacaklar diyor Ferrari. Kendisi bu yüzden Çalışanlar, işverenler ve birliklerin elinde kalacak olan bir mesleki önlemi savunuyor. AHV-yeni emeklilik maaşları ücret gelişiminin arkasında kalıyor Federal meclisin AHV emeklilik maaşlarını fiyat ve ücret gelişimine uyarlama kararı bugünkü emekliler için olumlu. Karma endeks sayesinde emeklilik maaşı seviyesinin geçim maliyetlerine uygun olması sağlanıyor. Bu sebepten İSVIÇRE SENDIKALAR BIRLIĞI) 2020 yaşlılık tedbiri görüşmesinde ısrarla emeklilik maaşlarının düzenli aralıklarla uyarlanmasının tehdit edilmemesi için mücadele edecek. AHV nin maddi durumu kötüleştiğinde planlanan iki yılda bir yapılacak emeklilik maaşlarının fiyat artışlarına ve ücret gelişimine uyarlanmasını otomatik olarak askıya alınmasını da İSVIÇRE SENDIKALAR BIRLIĞI kesinlikle ret ediyor. Ancak karma endeksin bugünkü emeklilerin emeklilik maaşı seviyesine olan olumlu etkisi, yeni emeklilik maaşlarının ücret gelişimlerinin arkasında kaldığını saklayamaz. Bir yandan emeklilik maaşları karma endeksine göre sadece kısmen ücret gelişimine göre uyarlandıkları (yarı yarıya ücret gelişimi ve fiyat artışalrına göre) için, diğer yandan kullanına ücret endeksi efektif ücret gelişimini sadece yetersiz bir şekilde yansıttığı için. Zira ücretlere olumlu etkisi olan, iş piyasasındaki yapı değişiklikleri dikkate alınmıyor. Son 10 yılda bu yüzden yeni emekli olanlar için ücret gelişimine göre maaş seviyesi yüzde 10 civarında geriledi. Bu sorunu beklenen 2020 yaşlılık tedbiri reformunda çözmek gerekir. Artık tekrar AHV emeklilik maaşına yapılacak bir ilave ile bir denkleme yapılmalı, sendikaların AH- Vplus - güçlü bir AHV için insiyatifinde talep edildiği gibi. Ancak o şekilde yaşlılık tedbiri, anayasanın verdiği göreve cevap verebilir, yani birinci ve ikinci sütundan gelecek emeklilik maaşlarının alışılmış hayat standartını uygun şekilde sağlayabilmesi. Sadece daha iyi AHV-meklilik maaşları ile düşük ve orta gelirli çalışanlar da gelecekte yaşlılıkta onurlu bir hayat sürebilecekler. Dayanışık İsviçre komitesi Ecopop İnsiyatifine karşı oylama mücadelesini başlatıyor Dayanışık İsviçre Komitesi - Ecopop a Hayır kampanyası ile Ecopop insiyatifine karşı oylama mücadelesini başlatıyor. İnsiyatif çözüm sağlamadığı gibi insanlık dışı ve tehlikelidir. Komitee solidarische Schweiz startet Abstimmungskampf gegen Ecopop-Initiative Mit der Medienkonferenz vom 6. Oktober startet das Komitee solidarische Schweiz Nein zu Ecopop den Abstimmungskampf gegen die Ecopop-Initiative. Die Initiative bietet keine Lösungen sondern ist unmenschlich und gefährlich. Das Komitee legte an der Medienkonferenz in Bern dar, warum die Ecopop-Initiative unmenschlich und gefährlich ist. Das Komitee betonte auch, dass die Initiative keine Lösung der Umweltprobleme bietet, sondern Arbeitsbedingungen und -plätze bedroht, die Bildung und Kultur ins Abseits drängt und MigrantInnen zu Sündenböcken macht. Die Wortbeiträge von Exponentinnen und Exponenten des Komitees finden Sie unter Die Ecopop-Initiative gibt vor, die Umwelt zu schützen. Doch statt kluge Lösungen für eine nachhaltige Wirtschaft und den Umweltschutz zu fördern, setzt sie auf Ausgrenzung und bevormundende Geburtenkontrolle in Entwicklungsländern. An der Medienkonferenz wurde auch zum ersten Mal das Plakat der linken Nein Kampagne sichtbar. Das Plakat soll die Leute dazu anregen, sich mit der Ecopop- Initiative auseinanderzusetzen. Komite Bern deki medya konferansında Ecopop insiyatifinin neden insanlık dışı ve tehlikeli olduğunu anlattı. Komite ayrıca, insiyatifin çevre sorunlarına çözüm üretmediği gibi çalışma koşullarının ve işyerlerini tehdit ettiğini, eğitim ve kültürü uzağa ittiğini ve göçmenleri günah keçisi olarak gösterdiğini de vurguladı. Komite konuşmacılarının konuşmalarını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz. www. nein-zu-ecopop.ch. Ecopop insiyatifi çevreyi koruduğunu iddia ediyor. Ancak sabit bir ekonomi ve çevre koruması için akıllı çözümleri destekleyeceğine sınır dışı edilmeleri ve gelişen ülkelerde zorunlu doğum kontrol yöntemlerini savunuyor. Medya konferansında ilk defa solcu Hayır kampanyasının afişi de gösterildi. Afişin amacı insanları Ecopop insiyatifi konusunda düşünmeye teşvik etmektir.

6 10 İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ ÇOCUK 11 Sosyal güvenliği güçlendirmeli, zayıflatmamalı İSVİÇRE SENDİKALAR BİRLİĞİ-Kongresi küçültme planlarına karşı mücadele ediyor ve ulusal bir bildirim konusunda karar veriyor İsviçre Sendikalar Birliği gelecek dört yılda sosyal edinimleri savunacak ve mevcut boşlukların doldurulması için uğraşacak. Bunu yaklaşık 400 delege Perşembe günü kongred bir sosyal güvenlik görüşmesi çerçevesinde belirttiler. Sosyal sigortalarını zayıflatmak yerine siyasetin odağında uygun bir hayat standartının sağlanması olmalı. Ölüm, yaşlılık, hastalık, malulluk, kaza ve işsizlik gibi sosyal riskler ancak ortaklaşarak yüklenilebilir. Zira maddi sonuçlarına tek başına katlanmak mümkün değil. Bunun için de sosyal sigortalardan daha iyi araçlar yoktur. Onlar büyük sayı ilkesini dayanışma ilkesi ile birleştiriyorlar - örneğin gençler ve yaşlılar arasında, sağlıklılar ve hastalar arasında ve zenginler ve fakirler arasında. BU yüzden sosyal sigortalar her türlü özel sigortadan daha iyi sonuçlar sunabiliyorlar. İsviçre deki en önemli sosyal makam, AHV, bu yüzden zayıflatılmamalı, güçlendirilmelidir. Bir zayıflatmadan ancak özel sigortalar faydalanır. Bu yüzden kadın emeklilik yaşının yukarı çıkarılmasını İsviçre Sendikalar Birliği kabul etmiyor. Bu uygulama 60 yaşın üstündeki kadınların yaşam durumlarını dikkate almıyor. Ayroca iş piyasası zaten bugün de bu yaştaki kişilere yeterince iş sağlayacak durumda değil. Federal devletin, kısmen AHV finanmanından çekilme planı (AHV Federal devlet katkısını tekrar düzenleme) da yanlış. Bu ya daha yüksek katma değer vergilerine veya daha düşük emeklilik maaşlarına sebep verir. AHV nin maddi durumu kötüleştiğinde planlanan iki yılda bir yapılacak emeklilik maaşlarının fiyat artışlarına ve ücret gelişimine uyarlanmasını otomatik olarak askıya alınmasını da İsviçre Sendikalar Birliği kesinlikle ret ediyor. Düşük ve orta gelirli insanlar için - yani halkın çoğunluğu - AHV yaşlılıktaki gelirlerinin çoğunu oluşturuyor. Yaşlılıkta da onurlu bir yaşam sürebilmek için uygun bir emeklilik maaşına ihtiyaçları var. Bu yüzden 1. sütunun zayıflatılmaması gerekir. AHV nin beklenen 2020 yaşlılık tedbirleri reformunda AHVplus insiyatifinin yüzde onluk bir ilave şeklinde talep ettiği bir güçlendirmeye ihtiyacı var. Özellikle yeni AHV emeklilik maaşlarının gitgide daha çok ücret gelişiminin arkasında kaldığı dikkate alınırsa. İsviçre Sendikalar Birliği ayrıca ilave ödemelerde (EL) kısaltmaya gitme planlarını da kabul etmeyecek. İlave ödemelere erişim kısıtlanırsa orta gelirli insanlara ağır bir darbe olur. Hızlı bir şekilde sosyal yardımlara muhtaç hale gelirler. İlave ödemeler bakım sigortası fonksiyonunu yerine getirmemiş olur. İsviçre Sendikalar Birliği bu yüzden yaşlılıkta bakımın finasmanında kötüleşmelere karşı mücadele edecek. Ayrıca İsviçre Sendikalar Birliği-Kongresi zaten düşük olan zorunluluk meslek tedbirlerinde emeklilik maaşlarında kötüleşmelere de karşı çıktı. Asgari dönüştürme oranının önerildiği gibi %6 ya ciddi bir şekilde azaltılmasını İsviçre Sendikalar Birliği ret ediyor. İsviçre Sendikalar Birliği-Kongresi delegeleri bu taleplerini ısrarla takip edeceklerini belirttiler ve 7 Mart 2015 tarihinde ücret eşitliği için ve kadın emeklilik yaşının 65 yaşa çıkarılmasına karşı ulusal bir bildirime çağrı yapma kararını olumlu karşıladılar. Talepleri ve mesajları ile delegeler sosyal bakanı Alain Berset e de hitap ettiler, kendisi konuşmasında 2020 yaşlılık tedbiri projesini anlattı. O arada uzun süreli ve sağlam bir yaşlılık tedbiri için beraber çalışılması gerektiğini vurguladı. Soziale Sicherheit stärken, nicht schwächen Der SGB wird in den nächsten vier Jahren die sozialen Errungenschaften verteidigen und sich für die Schliessung bestehender Lücken engagieren. Dies haben die rund 400 Delegierten am Donnerstag am Kongress im Rahmen einer Debatte über die Soziale Sicherheit deutlich gemacht. Statt die Sozialversicherungen zu schwächen, muss die Sicherung eines angemessenen Lebensstandards im Fokus der Politik stehen. Soziale Risiken wie Tod, Alter, Krankheit, Invalidität, Unfall und Arbeitslosigkeit können nur kollektiv getragen werden. Denn deren finanzielle Folgen sind alleine nicht zu stemmen. Dazu gibt es keine leistungsfähigeren Instrumente als Sozialversicherungen. Denn sie verbinden das Prinzip der grossen Zahl mit dem Prinzip der Solidarität - etwa zwischen Jung und Alt, zwischen Gesund und Krank sowie zwischen Reich und Arm. Deshalb liefern Sozialversicherungen viel bessere Ergebnisse als jede private Vorsorge. Das wichtigste Sozialwerk der Schweiz, die AHV, darf aus diesem Grund nicht geschwächt, sondern muss gestärkt werden. Von einer Schwächung profitiert nur die private Vorsorge. Die Erhöhung des Frauenrentenalters kommt für den SGB damit nicht in Frage. Sie trägt der Lebenssituation der Frauen über 60 nicht Rechnung. Ausserdem ist der Arbeitsmarkt schon heute nicht fähig, Personen in diesem Alter genügend Stellen anzubieten. Falsch ist auch der geplante teilweise Rückzug des Bundes aus der AHV-Finanzierung (Neuordnung des AHV-Bundesbeitrags). Dies würde entweder zu höheren Mehrwertsteuern oder zu tieferen Rentenleistungen führen. Die im Falle einer finanziellen Schieflage der AHV geplante automatische Sistierung der zweijährlichen Rentenanpassung an Teuerung und Lohnentwicklung lehnt der SGB strikt ab. Für Leute mit tiefen und mittleren Einkommen - also das Gros der Bevölkerung - ist die AHV der stärkste Pfeiler ihrer Altersvorsoge. Für ein würdevolles Leben im Alter brauchen sie ein angemessenes Renteneinkommen. Deshalb darf die erste Säule nicht geschwächt werden. Die AHV braucht in der anstehenden Reform Altersvorsorge 2020 eine Stärkung wie sie die Initiative AHVplus in Form eines 10-Prozent-Zuschlags fordert. Dies umso mehr als die AHV-Neurenten immer mehr der Lohnentwicklung hinterherhinken. Nicht hinnehmen wird der SGB die Pläne für Abstriche bei den Ergänzungsleistungen (EL). Wird der Zugang zu den EL eingeschränkt, würden Leute mit mittleren Einkommen hart getroffen. Sie würden rasch von Sozialhilfe abhängig. Die EL würden ihre Funktion als Pflegeversicherung nicht mehr erfüllen. Der SGB wird deshalb Verschlechterungen bei der Finanzierung der Pflege im Alter bekämpfen. Çocuk 3 Postası Halk arasında çok kullanılan bir söz vardır: Çocuklar düşe kalka büyürler. Çocuklar hareket etmeyi, yürümeyi koşmayı öğrenirken düşereler, elleri, dizleri çizilir. Bu düşmeler kaçınılmazdır, tehlikesizdir ve çocukların sağlıklı gelişimi için gereklidir. Annebabalar, çocuğa bakan kişiler hem çocuklara bu tecrübeleri edinmeleri için imkan sunulmalılar, hemde, bu hareketli gelişme döneminde gözleri çocuklarının üzerinde olmalıdır. Bu yazımızda çocukların ağır yaralanmalarına, hatta ölümülerine neden olabilecek düşmeleri ele alacağız. Yüksekten düşmeler: Bebeklerin bez değiştirme masasından, yataktan düşmesi ağır kafa yaralanmalarına neden olabilir. Bebeklerde, kafa vücütdan daha ağır olduğu için, düşmelerin çoğunluğu kafa yaralanması ile sonuçlanıyor. Bebeğinizi hiçbirzaman, bez değiştirme masasında yalnız bırakmayınız. Bezini değiştirirken gözünüz hep bebeğinizin üstünde olsun ve herzaman bir elinizle bebeğinizi tutun. Bez değiştirme masasından uzağa gitmeniz gerekiyorsa, bebeğinizi de yanınıza alın. Çocuklar, yürüteçlere bindirilmemeli Yürüteçler, bebeğinizin yürümeyi öğrenmesine yardımcı olmazlar ve tehlikelidirler. Çocuk, yürüteçin hız temposuna uyum sağlayamayacağı için, yürüteç çabucak devrilir ve tehlikeli düşmelere sebep olabilir. Evde ençok yürüteçlerden düşmeler nedeniyle kazalar meydana geliyor. Ayrıca yürüteç, çocuğun kendi doğallığında yürümeyi öğrenmesini engelliyor. Bırakın, çocuklarınız yürüteçsiz kendi doğallında yürümeyi öğrensinler. Çocuğunuz güvenli bir ortamda kendi deneyimlerini yapmalıdır. Küçük yaştan itibaren kendisine zarar vermeyecek şekilde davranmayı öğrenmelidir. Çocuğunuz, kapı ve pencereleri açmaya başladığında, yüksek bir yerden düşme tehlikesi de artar. Pencere ve balkon kapılarına çocuklar için emniyet güvenlik mekanizmaları takın ve çocukları kesinlikle pencerenin açık olduğu odalarda yanlız bırakmayın. Özellikle merdiven parmaklığı ve parmaklıklı beşiklerde çocuğunuzun başının sıkışması ya da tırmanıp düşmesi tehlikesine karşı çok daha dikkatli olun. Halılarınızın altına kaymayı önleyici lastik altlıklar yerleştirin. Balkonunuzda çocuklarınızın tırmanacağı, Kazaları Önleme Kurumu bfu/bpa/upi tarafından Türkçe olarak başlatılan Çocuk Postası adlı kampanyanın bir parçası olan yazı dizimizinson bölümünde düşmeler konusunu ele alacağız. Bu yazı bfu tarafından hazırlandı. Düşmeler / Çocuk yürüteçleri sandalye, masa gibi hiçbirşeyi bırakmayın. Çocukları, ranzalarda yatırmaktan kaçının. Yukarı çıkarken ya da gece uykuda kazalar meydana gelebilir. Ranza kullanmak zorundaysanız, korunakları sağlam olan ranza kullanın, büyük çocuğunuzu üstte yatırın ve çocuklarınıza ranzanın üst katında oynamayı yasaklayın. Çocuğunuzun bebek arabasından düşmesini önlemek için mutlaka kemerini bağlayın. Otobüs veya tramvay ani fren yaptığında, çocuk arabasının arkasında ağır çantalar asılıysa, çocuk arabası devrilebilir. Bunun için çocuk arabasına ağır şeyler asmayın. Oyun alanı: Oyun alanlarında çocuğunuza göz kulak olun, özellikle de kaydırağa çıkarken dikkat edin. Yukarıya acele tırmanırken düşme tehlikesi vardır. Oyun alanında bisiklet kasklarının çıkarılması gerekmektedir. Kask bağları oyun aletlerine takılıp kazalara neden olabilir. > Bez değiştirme masasını köşeye yerleştirinböylece düşmeyi heriki taraftan engelleyebilirsiniz. Bez değiştirirken, bir elinizle bebeğinizi tutun, veya bezi yerde değiştirin. > Çocuk yürüteçleri kullanmayın > Çocuğunuzun hareket etme isteğini, çabalarını destekleyin ve gözünüz hep çocuğunuzun üstünde olsun. > Mümkün olduğunca, çocuğunuz 6 yaşına girmeden önce ranza kullanmayın. Sağlam monte edilmiş merdiveni ve korunakları olan ranzaları kullanın. > Pencerelerinize Pencere kilidi takın. > Pencere ve balkon korkuluklarına yakın yere sandalye koymayın, çocuklar tırmanmak için kullanabilirler. BFU Kazaları Önleme Kurumu bfu/bpa/upi güvenlik konusunda aileleri ve çocuğa bakan kişileri bilgilendirmektedir. Yeni, Türkçe olarakda çıkartılan Çocuk Postası 7 sayıdan oluşmaktadır. Bu broşürlerde olası kazaları önlemek için gerekli önerileri bulabilirsiniz. Çocuk Postası, çocuğunuzun yaşına göre, size her yıl ücretsiz olarak gönderilecektir. Ücretsiz olan Çocuk Postası na sayfasında abone olabilirsiniz. Johnson & Johnson Family of Companies aile ve çocuğun sağlığını koruma yükümlülüğüne sahip olma geleneğinin bir parçası olarak, İsviçre de çocuk kazalarını önleme projesi Çocuk Postası nı desteklemektedir

7 12 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 13 Meslek eğitiminde ikinci dil: ileriye doğu atılmış bir adım Ekonomide ve siyasette bir dönüm noktasına ihtiyaç var Meslek okulları öğretmenlerini eğiten Federal meslek yüksek okul enstitüsü (EHB), bundan sonra meslek okullarında iki dilli eğitimi destekleyecek. Enstitüye bu yeni görevi eğitim, araştırma ve yenilik devlet sekreteryası (SBFI) verdi. Çift dilli eğitim meslek eğitimindeki bir boşluğun kapatılması için 4 ana konudan biri olarak tavsiye ediliyor. Bir araştırmada meslek okullarında önemli derecede mobilite ve yabancı dil desteği noksanları tespit edildikten sonra Federal devlet cevap verdi. Bu, sevindirici ve gelecek için olumlu bir durum. Zira iş, eğitim dünaysında ve özel hayatta dil sınırlarını aşan iletişimler her gün lazım. Yabancı dil metinleri ile uygun şekilde baş edebilmek hemen tüm mesleklerde temel beceri olarak kabul ediliyor. Meslek eğitimindeki Yabancı dil boşluğu da çoğu genç için üniversiteyi meslek eğitimine tercih etmek için bir gerekçe teşkil ediyor. Mayıs 2014 tarihli SBFI-Newsletter bildiriminde bu konuda şöyle diyor: «İş dünyası ve eğitim dünyası gitgide uluslararası bir duruma giriyor. Bu gelişmeler meslek eğitiminde de yeni talepler oluşturdu. Öğrencilerin yabancı dil bilgisini ticari talepler doğrultusunda desteklemek amacıyla bundan sonra daha çok çift dilli eğitime gidilecek. SBFI Federal meslek yüksek okul enstitüsünü (EHB) gereken destek yapıların oluşturulmasında destekleyecek.» İsviçre Sendikalar Birliği de uzun zamandır meslek eğitiminde en az ikinci bir dil konusunda Zweitsprache in Berufslehre: ein Schritt nach vorn Das Eidgenössische Hochschulinstitut für Berufsbildung (EHB), das Berufsschullehrer/ innen ausbildet, fördert künftig auch den zweisprachigen Unterricht an Berufsfachschulen. Diese neue Aufgabe verlieh ihm das Staatssekretariat für Bildung, Forschung und Innovation (SBFI). Zweisprachiger Unterricht wird als eine von vier Stossrichtungen zur Schliessung einer Lücke in der Berufsbildung empfohlen. Nachdem eine Untersuchung einen deutlichen Mangel an Mobilität und Fremdsprachenförderung in der Berufslehre festgestellt hatte, hat der Bund nun reagiert. Das ist erfreulich und zukunftsweisend. Denn in Arbeitswelt, Bildung und Privatleben sind Kontakte über die Sprachgrenzen hinweg fast alltäglich geworden. Die Fähigkeit, mit fremdsprachlichen Texten und Online-Informationen angemessen umzugehen, gehört heute zu den Grundkompetenzen in fast allen Berufen. Die Fremdsprachenlücke in der Berufsbildung ist denn auch für viele Jugendliche ein wichtiger Grund, den schulischen Weg der dualen Lehre vorzuziehen. Im SBFI-Newsletter vom Mai 2014 heisst es dazu denn auch: «Arbeitswelt und Bildungswesen werden immer internationaler. Diese Entwicklung stellt auch an die Berufsbildung neue Anforderungen. Um die Fremdsprachenkenntnisse der Lernenden entsprechend der wirtschaftlichen Bedürfnisse zu fördern, soll vermehrt auf bilingualen Unterricht gesetzt werden. Das SBFI unterstützt das Eidgenössische Hochschulinstitut für Berufsbildung (EHB) beim Aufbau der nötigen Förderstrukturen.» Plattform 2. Sprache geht ans EHB Auch der SGB hat sich seit Langem für mindestens eine zweite Sprache in der Lehre eingesetzt hat er dazu die Plattform 2. Sprache ins Leben gerufen. Die vom Bund mit einer Starthilfe unterstützte Internetplattform / ch dokumentierte erstmals gesamtschweizerisch das Thema Fremdsprachen in der Berufsbildung und publizierte laufend News dazu. Dies in einfacher Aufmachung, aber kontinuierlich und möglichst umfassend. Diese Materialien werden nun sukzessive vom EHB übernommen und für die neue Anlaufstelle uzun zamandır çalışıyor yılında bu yüzden Platform 2. dil oluşturuldu. Federal devlet tarafından bir başlangıç yardımı ile desteklenen internet platformu / ilk defa tüm İsviçre yi kapsayan bir şekilde meslekte yabancı dil konusunu belgeledi ve bu konuda sürekli haberler yayınladı. Bu malzemeler şimdi EHB tarafından teslim alınıp yeni danışmanlık yeri için kullanılacak. Platform 2. dil de çift dilli öğretimin ön planda olmasının sebebi burada - yabancı dil eğitiminin aksine - yenilik ve gelişim ilk önce fark edilir oldu. Bunu çoğu orta okulda başarılı bir şekilde başlatılan daldırma eğitimi de gösteriyor. Yine de sendikaların amacı tek bir yolu tercih etmek değildi: Meslek eğitimindeki çeşitlilikten dolayı genelde okulda veya işletmede en az bir tane ikinci dilin (ülkenin dillerinde ikinci bir tane veya İngilizce) dahil edilmesi idi amaç. Meslek okulunda burada söz konusu olan zorunlu bir yabancı dil ve/veya dil öğrenmek amacıyla yurt dışında kalışlar. Yabancı dil desteği ne kadar yoğun ve çeşitli olursa o kadar iyi. Ancak bugün mevcut durum, yani beş meslek öğrencisinden dördünün eğitimlerini tek dilde tamamlamaları, gelecek için uygun bir durum değil - ve meslek eğitimimiz için de pek iltifat sayılmaz. nutzbar gemacht. Dass auf der Plattform 2. Sprache der zweisprachige Unterricht in den Vordergrund rückte, hat damit zu tun, dass hier anders als beim Fremdsprachenunterricht Innovation und Fortschritt am ehesten sichtbar wurden. Davon zeugt auch der an vielen Mittelschulen erfolgreich eingeführte Immersionsunterricht. Dennoch ging es den Gewerkschaften nicht um die Favorisierung nur eines Weges: Angesichts der Vielfalt der beruflichen Bildungswege geht es generell um den Einbezug mindestens einer zweiten Sprache (eine andere Landessprache oder Englisch) in Schule und/oder Betrieb. An der Berufsfachschule geht es dabei um ein obligatorisches Fremdsprachfach und/oder um zweisprachigen Unterricht und/oder um Sprachaufenthalte oder -austausche. Je intensiver und vielfältiger die fremdsprachliche Förderung, desto besser. Die heutige Situation jedoch, dass nämlich vier von fünf Berufslernenden ihre Lehre einsprachig durchlaufen, ist jedenfalls nicht zukunftstauglich - und kein Ruhmesblatt für unsere Berufsbildung. İsviçre hiç olmadığı kadar zengin. Ama sadece bir azınlık bundan faydalanıyor. İsviçre Sendikalar Birliği nin İsviçre deki çalışanların durumuna dair raporu gerçekleri ve çözüm olanaklarını sunuyor. İsviçre hiç olmadığı kadar zengin - çalışanlar sayesinde. Her çalışan kişi İsviçre de geçen sene yaklaşık Frank kazandırmış (tam zamanlı işler için ortalama). Bu ülke için herkesin iyi yaşamasını sağlamak pekala mümkün. Ancak İsviçre Sendikalar Birliği nin çalışanların durumu ile ilgili analizi gerçeğin pek de öyle olmadığını gösteriyor. Artan refahı geçen 20 yılda özellikle çok zenginler, hissedarlar ve işverenler paylaşmış. Çoğu çalışan bundan hiç faydalanamamış. Ve normal kazananlarda da artan hastalık sigortası primleri düşük ücret artışını götürüyor. Vergi indirimlerinde de özellikle çok yüksek gelirliler faydalanıyor. İsviçre de uluslararası bir karıştırma ile bu kadar çok çalışanın zorla geçinebilmesi şaşırtmıyor. Çoğu çalışan işlerini kaybetmekten korkuyor. Artık Almanyanın Baden-Württemberg ve Bayern gibi eyaletlerinde işsizlik oranı İsviçre den daha düşük. İstenmeyen part time işlerinde İsviçre hatta Avrupa lideri. Stres ve stresten kaynaklanan hastalıklarda da İsviçre Avrupa ile kıyasla kötü durumda. Bilanço daha da kötüleşeceğe benziyor, eğer AB ile karşılıklı sözleşmelerden önceki zamana geri dönülürse. İsviçre Sendikalar Birliği-Başkanı Paul Rechsteiner Bern de medyanın karşısında İsviçre için ekonomi politikasında bir dönüm noktası talep etti. İyi asgari ücretleri ve genel ücret zamları içeren toplu iş sözleşmeleri (GAV) daha çok adalet sağlayacak. Kısa zaman sonra toplu iş sözleşmelerinin kapsama oranı %60 a çıkacak. Kadın ile erkek arasınd aücret eşitliğini sağlamak için denetçiler şirketlerde ayrımcılığı denetlemeli. Ve araştırma ve icra yetkisi olan bir makama ihtiyaç var. Karşılıklı sözleşmeler emniyetli olmalı ve çalışma koşullarının daha iyi korunması gerekir. Oturma izni verildikten sonra ayrımcılıktan koruma ilkesi gelecekte de geçerli olmalı. Vergi ve harç politikasında harekete geçilmesi gerekir. Federal devlet ve Kantonlar prim indirimini desteklemeli. İsviçre Sendikalar Birliği 23./24 Ekim tarihli kongresinde buna uygun eko-politik taleplerde bulunacak.

8 14 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 15 Kartal Dağı nın yel değirmeni, yaylalardaki mantar lezzeti, Nurhakların karlı zirveleri, Tahtalı Ovası nda buğday karacası, kayısı tadı, sarmalık tütün kokusu, Elma Deresi mevkiinde kenger ışkını, oradan geceleri yüksek yerlerden Elbistan Ovası nın renkli kent merkezini seyre durmak, çocukluğumun unutulmaz anıları bir film şeridi gibi gözlerimin önünde gelip geçer yaban ellerde... Fırtınalı bir günde, toprak damlı bir evde dünyaya gözlerimi açmışım; açmasına ama yoksulluğun, sömürü çarkının doruğa çıktığı zamanda büyümek ve yaşamı devam ettirmek, insanın çocukluğunda inanılmaz travmalar bırakır. Nurhakların zirvesindeki mis gibi havayı soluyarak, sabah uykusunda uyandığınızda, yayıktaki ayranın üstüne çıkan taze topaç tereyağı ve kerpiç yoğurt üstündeki kaymağa, ekmeği banmanın lezzetine doyum olmazdı. Hele öğle vakti yaklaştığında, koyun sürüsünün çıngırak sesleri, berivanların sitillerle davar sağmak için yerlerini almaları, köy ortamına ayrı bir ahenk katardı. Yaylalara göçün başlamasıyla, yaylacılar kervanlarını geceden hazırlayarak yola koyulmaları, obalara kıl çadırlarını (Kon) kurmaları, cıvıl cıvıl bir yaşama yeniden başlanırdı. Yaylaların bir başka konukları da, keçiboynuzu, dut Toprak dam evden dünyaya bakmak pekmezi, kurutulmuş üzüm, kırık leblebi vs. satan çerçileriydi. Biz çocukların önceden toplayıp sakladığımız yün topaklarıyla, çerçicilerin küçük tüketicileriydik. Çobanların kaval sesleri, kenger, mantar toplayan kız ve erkeklerin obalardan grup hâlinde şarkı söylemeleri, bir başka güzellik katardı yaylalara. Bir özelliğim de; birileri bir şehir hakkında bahsettiğinde, o kentin nasıl bir coğrafik konuma sahip olduğunu kafamda çizerdim. O kente vardığımdaysa düşündüğümün aynısıyla karşılaşırdım. Geceleri dağ zirvelerinin en yüksek tepesinde, Elbistan şehir merkezini seyre dalarken, sezgilerim bana şehirlerin çok şatafatlı olduğunu hissettirirdi. Büyüdüğümde, okuyup o kentin en büyük yöneticisi İsmail Güner olacağımın hayalini kurardım. Maalesef ne ailemin beni okutacak maddi gücü vardı ne de sosyal bir alt yapı mevcuttu. Oysaki sosyal çelişkilerin en çekilmez girdabının bu kent merkezlerinde olduğunu henüz kavrayacak yaşta değildim. Genelde o zamanlarda köylerde bu çelişkinin farkında olmadan yaşıyordu insanlar. Bırakın bir çocuğun en temel gereksinimlerini temin etmeyi, en az dörtte birini karşılayacak maddi gücü bile yoktu. Yoksulduk ama çok mutluyduk yine de... Ancak insanoğlu ve kızı öğrendikçe, imkânlara kavuştukça, araştırdıkça ufkunun genişlediği kadar da mutsuz olabiliyor. İki gün susan maden şirketinden Kuzu gibi açıklama Früher oder später kämen alle dran! Daniel Lampart SGB Sekretariatsleiter und Chefökonom Unter dem Schlagwort Missbrauchsbekämpfung plant der Bundesrat die sozialen Rechte von ausländischen Arbeitnehmenden zu beschneiden. Er will ihre Aufenthaltsbewilligung stärker an die Arbeitsstelle koppeln. Dies erhöht ihre Abhängigkeit von den Arbeitgebern und führt nicht nur zu mehr Druck auf ihre Lohn- und Arbeitsbedingungen, sondern auch auf die aller anderen Arbeitnehmenden. Der SGB wehrt sich energisch gegen die Vorlage. Der Bundesrat präsentiert eine Reihe von Massnahmen, die Missbräuche bei der Zuwanderung im Rahmen der Personenfreizügigkeit bekämpfen sollen: Ausländische Arbeitnehmende, die mit einer Kurzaufenthaltsbewilligung zum Arbeiten in die Schweiz gekommen sind, sollen ihr Aufenthaltsrecht bei unfreiwilliger Arbeitslosigkeit sofort verlieren. Wer eine Aufenthaltsbewilligung B besitzt, hat in der gleichen Situation maximal 6 weitere Monate ein Aufenthaltsrecht. Die einmal gewährte Aufenthaltsbewilligung soll also wieder entzogen werden, ohne dass die Person sich etwas zu Schulden hat kommen lassen und unabhängig davon, ob Frau und Kinder in der Schweiz leben. Schliesslich sollen ausländische Personen, deren Kurzaufenthaltsbewilligung abgelaufen ist und die von ihrem Recht auf Stellensuche während sechs weiterer Monate Gebrauch machen, von der Sozialhilfe ausgeschlossen werden. Diese Vorschläge gehen in die falsche Richtung. Auch ausländische Arbeitnehmende haben Anrecht auf Rechtssicherheit und sozialen Schutz. Ausserdem würde nicht nur die Lage von Migrantinnen und Migranten, sondern die Situation aller Erwerbstätigen in der Schweiz verschlechtert. Denn wenn ein Schweizer Arbeitgeber sein ausländisches Personal unter Druck setzten kann, kommen früher oder später alle Löhne und Arbeitsbedingungen unter Druck. Mangelnde soziale Absicherung bei einem Stellenverlust erhöht das Risiko, dass ausländische Arbeitskräfte vom Arbeitgeber unter Druck gesetzt werden. KurzaufenthalterInnen, deren Aufenthaltsrecht einzig vom aktuellen Arbeitsvertrag abhängt, sind besonders abhängig von ihrem Arbeitgeber. Denn mit dem Verlust der Arbeitnehmereigenschaft im Sinne des Freizügigkeitsabkommens (FZA) gehen auch das Recht auf Gleichbehandlung mit Schweizer Arbeitnehmenden sowie der Anspruch auf Sozialhilfe verloren. Zu tiefe Löhne sind das Problem Die in der Öffentlichkeit immer wieder kolportieren Fälle von Sozialhilfemissbrauch sind völlig aufgebauscht. Personen, die über das Freizügigkeitsabkommen FZA in die Schweiz gekommen sind, beziehen deutlich seltener Sozialhilfe (Sozialhilfebezugsquote 2010: 0.9%) als Schweizerinnen und Schweizer (1.8%). Zudem sind 60 Prozent der FZA-Zugewanderten, die Sozialhilfe beziehen, gleichzeitig erwerbstätig. Diese Personen erhalten Sozialhilfe, weil sie mit ihrer Erwerbstätigkeit kein existenzsicherndes Einkommen erwirtschaften. Und dies obwohl es sich in der Regel nicht um kleine Teilzeitpensen handelt, da für den Erhalt einer Aufenthaltsbewilligung für Erwerbstätige eine Teilzeitarbeit von untergeordnetem Umfang nicht ausreicht. Das Problem sind somit die zu tiefen Löhne. Missbrauchsbekämpfung sollte nicht bei den Zuwanderern ansetzen, sondern bei den Arbeitgebern. Notwendig wären eine Verstärkung der flankierenden Massnahmen und eine Verbesserung des Lohnschutzes. Die Arbeitnehmenden brauchen mehr statt weniger Schutz unabhängig von ihrer Staatsangehörigkeit. Karaman Ermenek te 18 işçinin mahsur kaldığı maden ocağını işleten şirketten ilk açıklama geldi: Tüm iş güvenliği tedbirleri alınmıştı. Kurtulan kardeşlerimizin bize verdiği bilgeye göre doğal bir afetten bahsedilmektedir. Has Şekerler Madencilik Limited Şirketi nden, Ermenek te yaşanan maden kazasına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İşletmekte olduğumuz maden ocağında tüm iş güvenliği tedbirleri alınmış, bu zamana kadar gerekli denetimlerin hepsi yapılmış, maden ocağı hukukun emrettiği şekilde işletilmiştir denildi. Şirketten yapılan yazılı açıklamada, 28 Ekim 2014 tarihinde şirkete ait maden ocağında su baskını meydana geldiği ve 18 işçinin maden ocağında mahsur kaldığı anımsatıldı. Bugüne kadar tek amaçlarının bu işçilerin sağ salim maden ocağından çıkarılması olduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: Bu sebeple bu zaman kadar kamuoyuna bir açıklamada bulunamadık. İşletmekte olduğumuz maden ocağında tüm iş güvenliği tedbirleri alınmış, bu zamana kadar gerekli denetimlerin hepsi yapılmış, maden ocağı hukukun emrettiği şekilde işletilmiştir. Kazanın oluş nedeninin şu an itibariyle tespit edilebilmesi imkansız olmakla birlikte, içeriden kurtulan kardeşlerimizin bize verdiği bilgiye göre, doğal bir afetten bahsedilmektedir. Türkiye nin tüm maden ocaklarında yemek saatleri içeride kullanılmaktadır ki; buna devlet ocakları da dahildir. Ayrıca Torba Yasa ile getirilen uygulamaların yürürlüğü 2015 yılbaşından itibaren başlayacaktır. Bu konularda basına çıkan haberler ve diğer değerlendirmeler, bilgi kirliliğinden başka bir şey olmamakla birlikte bu sorunların 18 kardeşimiz halen kurtarılmayı beklerken irdelenmesi gereken meseleler olmadığının da altını çizmek isteriz. Şu anki tek amacımız yıllardan beri birlikte çalıştığımız ailemiz, dostumuz, arkadaşımız olarak gördüğümüz emekçi kardeşlerimizin bir an önce güvenle ocaktan çıkarılmasıdır. Bunun dışında hiçbir amaç ve çalışmamız yoktur. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarına kurtarma çalışmalarına verdikleri destekten dolayı teşekkür edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: Ayrıca tüm şirket yetkilileri ve çalışanları olarak tüm önceliğimizin bu husus olduğunu bildirir, bu çalışmaları tamamlayıp işçi kardeşlerimizin sağ salim kurtarıldıktan sonra incelemelerin ve kazanın oluşumunun titizlikle inceleneceğini, şirket yetkilileri olarak maden ocağında bulunduğumuz ve ilk andan itibaren fiilen tüm çalışmalara katıldığımızı, kurtarma çalışmalarının bir an önce sonuçlandırılması için gerekli tüm işlemleri gerçekleştirdiğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz.

9 16 AVRUPA HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ banka stres testi ni geçemedi Avrupa Merkez Bankası (ECB), Euro bölgesindeki mali krizde önemli payları bulunan banka sektörünü bir yıl stres testinden geçirdi. Kamuoyu sonucu merakla bekledi. Bankalar bir yıl titredi. Sonuçlar 25 Ekim de kamuoyuna açıklandı. Yatırımcılar, tüketiciler ve bankalar bir yıldır bu sonucu merak ediyordu. Avrupa merkez bankası, Euro bölgesinde 130 büyük bankayı mercek altına aldı. Bir yıl boyunca Avrupa Merkez Bankası bankaların ana sermayeleri riski kaldırmaya yeterli mi, kredileri bilançolarında doğru değerlendirdiler mi ve bankalar gelecek bir krizin altından kalkabilirler mi sorularını araştırdı. Bankaları derin bir stres testinden geçirerek, ana sermayelerini kontrol etti. Avrupa Merkez Bankası bir yıllık sınavın sonuçlarını 25 Ekim de kamuoyuna resmen açıkladı. Bu sınavı 25 banka geçemedi. Sınavı kazanamayan bankaların büyük çoğunluğu İtalyan bankaları. 9 İtalyan, Güney Kıbrıs üç bankayla ikinci, Yunanistan, Belçika ve Slovenya ikişer bankayla üçüncü sırada. Almanya, Avusturya, Fransa ve İspanya dan birer banka sınavı geçemedi. 25 MİLYAR EURO Avrupa Merkez Bankası nın verilerine göre bu 25 bankanın ana sermaye açığı 25 milyar Euro civarında. Test esnasında ana sermaye sorunu bulunan bankaların yarısı son aylarda açığı kapatmayı başardı ve garantili bankalar listesine girdi. 25 bankadan 12 si test boyunca sermayelerini 15 milyar civarında artırdı. 13 ü ise gelecek 6 ile 9 ay içinde 10 milyar Euro sermaye açığını kapatmak zorunda. Bu bankalar önümüzdeki iki hafta içinde açığı nasıl kapatacaklarına dair Avrupa Merkez Bankası na bir plan sunacaklar. GÜVEN ARTTI Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Vitor Constancio, sonuçları şöyle değerlendirdi: Şimdiye kadar yapılmamış büyük bankaların bu derin bilanço sınavı kamuoyunda banka sektörüne güveni artırdı. Bu aynı zamanda bankaların daha fazla kredi vermelerine ve konjonktürü canlandırmasına katkıda bulunacak. Avrupa Merkez Bankası 4 Kasım dan itibaren EZB Banken-Stresstest: 13 Eurozone-Banken fallen aktuell durch 25 Institute waren betroffen: 13 Banken des Euroraums haben die umfassende Bilanzprüfung durch die Europäische Zentralbank und European Banking Authority nicht bestanden. Zwölf weitere - darunter ein deutsches Haus - konnten ihre Kapitallücke bereits schließen und kamen davon. Die verbliebenen Institute müssen nun 10 Milliarden Euro Eigenkapital nachrüsten. Wie die EZB am Sonntag weiter mitteilte, fehlten Ende vergangenen Jahres 25 Banken 25 Milliarden Euro Eigenkapital. Zwölf dieser Banken ist es seitdem jedoch gelungen, sich 15 Milliarden Euro zusätzliches Eigenkapital zu besorgen. Folglich fehlen nun noch 13 Banken 10 Milliarden Euro. Die betroffenen Institute müssen der EZB innerhalb der nächsten zwei Wochen mitteilen, wie sie den Eigenkapitalbedarf decken wollen. Dazu haben sie bis zu neun Monate Zeit. Nach Angaben der EZB bu bankaların baş kontrolcüsü olacak. Avrupa Merkez Bankası bankaların eski açıklarını bilançolarında gizli tutmasını önlemek amacıyla da bu testi yaptı. KAZANAMAYANLAR Almanya: Münchener Hypothekenbank Avusturya: Österreichischer Volksbanken- Verbund Belçika: Axa Bank Europe, Dexia Güney Kıbrıs: Bank of Cyprus, Cooperative Central Bank, Hellenic Bank İspanya: Liberbank Fransa: C.R.H. Caisse des Refinancement de wiesen die Banken Italiens im Rahmen der Kreditprüfung (AQR - Asset Quality Review) mit 12 Milliarden Euro absolut den höchsten Bedarf an zusätzlichem Eigenkapital auf. Prozentual gesehen war in Griechenland der Bedarf mit 7,6 Prozent am höchsten. Die 25 durchgefallenen Banken kommen aus elf Ländern. Spitzenreiter ist Italien mit 9 Geldhäusern, die auf Grundlage der Zahlen von 2013 nicht die erforderlichen Kapitalanforderungen der EZB schafften. Mehrere Durchfaller gibt es auch in Zypern und Griechenland (jeweils 3) und Slowenien sowie Belgien (jeweils 2). Außerdem bestand jeweils ein Geldhaus in Deutschland, Österreich, Spanien, Frankreich, Irland sowie Portugal den Stresstest nicht. Die 25 durchgefallenen Banken Die 25 durchgefallenen Banken waren: Banca Monte dei Paschi di Siena,Dexia, National Bank of l Habitat Yunanistan: Eurobank, National Bank of Greece, Piräus Bank İrlanda: Permanent tsb İtalya: Monte dei Paschi di Siena, Banca Carige, Veneto Banca, Banco Popolare, Banca Popolare di Milano, Banca Popolare di Vicenza, Credito Valtellinese, Banca Popolare di Sondrio, Banca Popolare dell Emilia Romagna Portekiz: Banco Comercial Portugues Slovenya: Nova Kreditna Banka Maribor, Nova Ljubljanska banka Greece, Piraeus Bank, Banca Carige, Banca Populare dei Sondrio, Cooperative Central Bank, Banco Comercial Portugues, Bank of Cyprus, die österreichische ÖVAG, permanent tsb, Eurobank, Banco Populare, Banca Populare di Milano, Banca Populare di Vicenza, Veneto Banca, Credito Valtellinese, Hellenic Bank, Münchner Hypothekenbank, AXA Bank Europe, Caisse de Refinancement de l Habitat, Nova Ljubljanska banka, Liberbank, Nova Kreditna Banka Maribor und Banca Populare dell Emilia Romagna. In Österreich hatte es hierbei insbesondere die ÖVAG getroffen, die allerdings ohnehin abgewickelt wird. Weitere große Kapitallücken bestehen noch bei der italienischen Bank Monte dei Paschi, den griechischen Instituten National Bank of Greece und Eurobank sowie für das zweitgrößte portugiesische Bankhaus Banco Comercial Portugues. İsviçre Suriye panelleri İsviçre Halk Cephesi tarafından «Suriye de süren emperyalist saldırganlık ve halkların direnişi» konusunda iki ayrı panel düzenlendi. İlk panel 25 Ekim Cumartesi günü Basel Boran Kültür Merkezinde düzenlendi Metin Agbuga Panele konuşmacı olarak Bahar Kimyongür davet edildi. Konuşmasının başında öncelikle, kurulduğu günden bu yana Suriye nin tarihini, etnik ve dinsel dokusunu, siyasal ve ideolojik kimliğini özetleyerek anlattı. Özellikle, Suriye devletinin bir alevi devleti olmadığını, milliyet, din ve mezhep üstü bir yapıya sahip olduğunu, Suriye ordusu ve Suriye halklarının özünde anti emperyalist bir direniş içinde olduklarını; bu direnişi örgütleyen Cumhurbaşkanı Bessar Esad in hatalarına rağmen Suriye halklarının kardeşce bir arada yaşamasını isteyen bir anlayışa sahip olduğunu söyledi. Konuk, Türkiye genelinde çöreklenen soykırımcı cihatçı çetelerinin hareket serbestliğine değinerek Türkiyenin açık saldırgan tavrının artık aleni bir gerçek olduğunu ifade etti. Suriye savaşının en temel nedeni 2010 yılında Iran, Lübnan Hizbullah ı ve Suriye nin Şam da imzaladıkları ortak savunma sistemi olduğunu hatırlatarak, bu stratejik hamlenin ABD emperyalizminin bölgedeki jandarmaları olan Suudi Arabistan i ve Israil i, ciddi derecede rahatsız ettiğini ve harekete geçirdiğini belirtti. Türkiye nin ise parsadan pay kapmak için aceleyle emperyalist saldırganlığın baş aktörlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Kobane direnişine değinen Kimyongür, ABD nin fırlattığı her bir füzenin, ABD uçaklarının her bir sortisinin onbinlerce dolara malolduğunu, emperyalizmin hiçbir zaman bedavadan hareket etmediğini, faturasını er ya da geç Kürt halkına çıkaracağını vurguladı. Öteyandan Suriye de birçok cephede Alevi, Sunni, Arap Kürt Avusturya, İsviçre ve Kanada da Cumartesi Anneleri ile dayanışma eylemleri yapıldı. Avusturya nı Başkenti Viyana ve Linz kentinde, İsviçre nin Bern ve Zürich kentleri ile Kanada nı Toronto kentinde Cumartesi Anneleri nin eyleminin 500 üncü haftası vesilesiyle eylemler düzenlendi. AVUSTURYA Avusturya nın başkenti Viyana da Türkiye Büyükelçiliği yakınlarında yapıldı. 200 kişinin katıldığı eylemde kayıpların fotoğrafları taşındı. Değişik kurum temsilcilerinin konuşması ardından eylem sona erdi. Linz de ise, Martin Luther Platz da bir araya gelen kitle, bir miting düzenledi. İSVİÇRE İsviçre nin Bern ve Zürich kentlerinde Cumartesi Anneleri nin 500 üncü haftasında aynı saatlerde eylem düzenlendi. Kayıp fotoğraflarının yanı sıra Almanca dövizlerin taşındığı eylem İsviçre İnsan halkların direnişte olduğunu, direnişlerin genel anlamıyla emperyalizme ve onun işbirlikcilerine karşı olduğunu anlattı. Kobane direnişi kadar önemli Hama, Şam, Deir Ez Zor, Deraa ve Halep cephelerinde süren çatışma ve halk direnişlerine de değindi. Son olarak, Suriye de direnen halklar yenildiği takdirde Anadolu dahil Ortadoğuda yaşayan tüm halklara olumsuz olarak yansıyacağını ve aleviler başta olmak üzere azınlık halkların soykırıma uğrayacaklarını savundu. Başından sonraya kadar Hakları Derneği ve Dayanışma Derneği, İsvçre Güç Birliği nin de bulunduğu Cumartesi Anneleriyle Dayanışma Komitesi nin çağrısı ile gerçekleşti. Eylemde yapılan konuşmalarda, Türkiye de özellikle 1980, 1990 lı yıllarda yüzlerce insanın devlet tarafından kaybedildiği, binlerce kişinin de devlet destekli ya da kamu görevlisi failler tarafından faili meçhul kalacak şekilde öldürüldüğü belirtildi. Türk devletinin henüz çok y akın bir tarihte 9 Ocak 2013 te Paris te Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez i katlettiği de hatırlatılan konuşmalarda, Bu ölümlerin Türk devletinin istihbarat örgütü tarafından gerçekleştirildiği delilleriyle birlikte ortaya çıkmıştır. Türkiye de bu faillerin hiçbiri ceza almış değildir. O dönem sorumlu makamlarda bulunan birçok kişi bugünkü iktidarda milletvekili, bakan, parti görevlisi ya da çeşitli görevlerdeki bürokratlar olarak görev almaya devam etmekte, dikkatle dinlenen ve 4 saat süren Baseldeki panele 22 kişi katıldı. Zürihte ise Panel 26 ekim pazar günü Zürih Alevi Kültür Merkezinde düzenlendi. 55 kişinin katıldığı panelde yine Suriye nin toplumsal dokusu, tarihi ve Suriye üzerinde tezgahlanan emperyalist politikalar ve halkların direnişi hakkında detaylı bilgiler verildi. Ek olarak sorulan sorular eşliğinde zengin bir sohbet oldu. Panelden sonra hep birlikte Muharrem Orucu iftar yemeği yenildi. Avusturya, İsviçre ve Kanada da Cumartesi Anneleri eylemi korunmaktadır denildi. Türkiye nin BM Herkesin Zorla Kaybedilmesinden Korunmasına Karşı uluslararası sözleşmeyi imzalaması gerektiği de vurgulandı. Daha sonra kayıp Ali Tekdağ ın eşi Hatice Tekdağ bir konuşma yaptı. Kayıplarımız bulunana kadar mücadelemiz sürecek dedi. Ardından da Fehmi Tosun un yakını, hayatı ve mücadelesini anlatan bir konuşma yaptı. Konuşmalardan sonra eylem sona erdi. KANADA Kanada nın Toronto kentinde de Kürt Kültür Derneği bünyesinde kadın çalışanlar tarafından Cumartesi Annelerinin eylemlerinin 500 üncü haftası nedeniyle bir eylem yapıldı. Türk konsolosluğu önünde yapılan eyleme yaklaşık 50 kişi katıldı. Benim Annem Cumartesi, 500 üncü haftada buradayız yazılı pankart taşınan eylemde Kürtçe ağıtlar da yakıldı. Eylem yapılan konuşma ardından sona erdi.

10 18 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 19 İsviçre de on bin kişi haykırdı: Kobanê ye ses ver! İsviçre de on bin kişinin katılımıyla Kobanê için yapılan gösteride İsviçre Sosyalist Parti adına konuşma yapan Sara Wyss, Kobanê ye yönelik DAİŞ saldırısı karşısında dünya ülkelerinin sessiz kalmasını kınayarak, bir an önce harekete geçmeleri çağrısında bulundu. BASTA Partisi Genel Başkanı Martin Flückiger de Kobanê de asıl hedeflenenin PKK yi burada boğmak olduğunu söyledi. İsviçre de on bin kişi Kobani ye destek ve 9 Ekim Komplosunu kınamak amacıyla Basel de yürüyüş düzenledi. İsviçre Demokratik Kürt Toplum Merkezinin organize ettiği yürüyüşe İsviçre Sosyalist Parti (SP), Komünist Parti, BASTA, İsviçre Devrimci İnşaa Hareketi, İsviçre Otonom Feminist Hareketi, İsviçre Anarşist Hareketi, İsviçre Alevi Dernekleri Federasyonu, DİDİF, MLKP,SKP, TIKB, Partizan, Parti Cephe gibi siyasi parti ve sendikalarının dışında Irak ın İsviçre Büyükelçisi Adil Morad, YNK temsilcileri gibi çok sayıda siyasetçi, yazar ve aydın da katılarak destek verdi. Messeplatz ta bir araya gelen kitle mitingin yapıldığı Barfüserplazt a kadar sloganlar ve pankartlar eşliğinde yürüdü. Çevrede bulunanların alkışlarla destek verdiği yürüyüşe İsviçre Basını da yoğun ilgi gösterdi. Yaklaşık üç kilometre boyunca yağan yağmura rağmen yürüyen kitlenin Barfüserplatz a gelişi sırasında sık sık havai fişekler de patlatıldı. Türk Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan ın fotoğraflarının olduğu ve üzerinde Bu adam bir katil pankartın yanı sıra El ele Kobanêyle dayanışmaya yazılı dövizlerin taşındığı eylemde Türkiye nin Kobanê ye koridor açması istenirken ve Avrupa devletlerinin sessizliğini kınayan sloganlar ve dövizler ön plandaydı. SESSİZ KALMAYALIM İsviçre Sosyalist Parti (SP) adına konuşan Sara Wyss Avrupa devletlerinin Kobanê deki durum karşısındaki tutumunun kabul edilemez olduğuna vurgu yaparak, İsviçre nin bölgeye gönderilen silahların DAİŞ in eline geçmesine izin vermemesi gerektiğini söyledi. Wysss genel olarak silah ticaretine de karşı olduğunu vurguladı. DAİŞ in sadece Suriye, Irak veya Türkiye için değil bütün ülkeler için tehlike arz ettiğini belirtti. Wyss herkesi farklılıklar gözetilmeksizin beraberce ve özgürce yaşadığı bir dünya için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi için mücadeleye çağırdı. DAİŞ i destekleyenlerin paraları İsviçre bankalarında İsviçre Sosyalist Parti (SP) kongresine, Kobanê direnişi ve DAİŞ çetelerinin halklara yönelik yaptığı katliamlar damgasını vurdu. Parti merkez yürütme kurulu, belli güçler tarafından var edilen DAİŞ çetelerine yönelik basta İsviçre olmak üzere bütün uluslararası güçlerin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirme çağrısında bulundu. Her yıl düzenlenen İsviçre Sosyalist Parti Delegeler Kongresine bu yıl Kürtlerin DAİŞ çetelerine yönelik verdiği mücadele damgasını vurdu. İsviçre İçişleri Bakanı Alain Berset, parti milletvekillerinin tamamı ve parti delege üyelerinin katıldığı kongre Basel e bağlı Liestal kentinde gerçekleşti. İsviçre hükümetinin ve partinin genel politikalarının tartışıldığı kongrede özellikle İsviçre hükümetinin bölgede yaşanan savaşın neresinde olduğu ve DAİŞ i destekleyen ülkelerle ekonomik ve askeri işbirliklerinin neler olduğu üzerinde duruldu. İSVİÇRE ROLÜNÜ KABUL ETSİN Bölgede ve özellikle Kobanê de yaşananlara yönelik çözüm geliştirmek amaçlı Parti Merkez Yönetim Kurulu tarafından öneri amaçlı bir açıklama yapıldı. Sunulan bu öneride DAİŞ çetelerinin gerek kullandığı silahlar gerek savaştığı bölge olarak büyük bir tehdit olduğu ifade edilirken, İsviçre nin bölgede yaşanan trajedideki rolünü kabul etmesi istendi. DAİŞ kendiliğinden ortaya çıkmadığının belirtildiği açıklamada, Türkiye, Sudi Arabistan, Irak ve Suriye nin bölgedeki düşmanlarına yönelik kullanmak amacıyla DAİŞ in desteklendiğinin altı çizildi. DAİŞ in kullandığı silahların doğrudan olarak bu dört ülkenin silahları olduğu ifade edilirken dolaylı olarak ise bu silahların asil sahiplerinin basta İsviçre olmak üzere bu ülkelerle silah ticareti yapan ülkelerin olduğu ifade edildi. DAİŞ çetelerinin elindeki bu silahlarla bölgede insan hakları için mücadele eden Kürtlere yönelik savaştığı da hatırlatılan açıklamada Kürtlerin bu çeteye yönelik savunmasız bırakılmak istendiği ifade edildi. Bölgedeki sınırların içinde İsviçre nin de olduğu emperyaliste güçler tarafından çizildiğinin de aktarıldığı açıklamada, bu sınırların halklar nezdinde artık hiç bir geçerliliğinin kalmadığı söylendi. Bu sınırları kendi çıkarları doğrultusunda korumak isteyen ve bu amaçla DAİŞ i destekleyen başta Türkiye olmak üzere Körfez ülkelerinin kendi halkları nezdinde bir meşrutiyetinin kalmadığı vurgulanırken, çizilen bu sınırların ortadan kaldırılarak bölgede yaşanan adaletsizliğe karşı bölgeye demokrasinin getirmenin zamanı olduğu ifade edildi. Bölgede yaşananlara yönelik kimsenin bir projesinin olmadığı ifade edilirken, bölge devletlerine orada yasayan halkların kendilerini korumak amaçlı inşa ettikleri sistemi tanımaları için baskı yapılması gerektiği belirtildi. İsviçre nin Ortadoğu da önemli bir aktör olduğunun ve yaşanan her türlü olayda önemli bir role sahip olduğuna dikkat çekilirken, İsviçre nin basta Türkiye olmak üzere DAİŞ i destekleyen ülkelerle bire bir silah ticareti içerisinde olduğu aktarıldı. İsviçre nin Türkiye ye yılları arasında 800 milyon Franklık savaş malzemesi sattığının özellikle belirtildi. İsviçre nin Türkiye ile tüm askeri antlaşmalarını kesmesi gerektiği vurgulanırken, MİT gibi şaibeli istihbarat örgütüyle bir ilişki içerisinde olmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı. DAİŞ i destekleyen ülkelerden Türkiye ve Körfez ülkelerinin paralarının İsviçre banklarında olduğuna dikkat çekilirken, bu paralarla bölgede savunmasız halkların katledildiği söylendi. İsviçre nin savaş ortaklığına neden olan politikalardan bir an önce vazgeçmeye çağrılırken bölgede insani hakları için Mücadele veren Kürtlere yönelik destek sunulması gerekliliği vurgulandı. İsviçre nin Türkiye ile olan ilişkileri gereği Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan tarafından başlatılan barış sürecin geliştirilmesi yönünde rolünü oynaması gerektiği istenirken Kobanê yaşananlara yönelik BM nin daha aktif rol oynaması için hükümetin BM ile doğrudan temas halinde olması gerektiği belirtildi. Basel`de Alevilik dersleri başlıyor Basel`de Alevilerin kazanımlarına her geçen gün yenileri ekleniyor. Alevi inancının resmi olarak tanınmasından sonra şimdi sıra Aleviliğin Okullarda öğretilmesine geldi. Ve 22 Ekim`den itibaren Alevi öğrenciler aleviliği okullarda öğrenmek için ders başı yaptı. Selman Kaya - Basel Bilindiği gibi Basel Kantonunda bulunan iki Alevi kurumun Basel Alevi Kültür Merkezi (BAKM) ve Basel Alevi-Bektaşi kültür birliği`nin (BABKB) yıllarca birlikte yürüttükleri mücadele sonucu alevilik 17 Ekim 2012 de Basel Kanton parlamentosu tarafından resmi olarak tanınmıştı. Aleviler ve alevi kurumları bu tanınmanın ve mücadelenin meyvalarını yavaş,yavaş,adım adım toplamaya başlıyor. Tanınmanın getireceği bir çok kazanım ve avantajlardan biri de Aleviliğin ders müfredatı içnde ki yerini almasıydı. Alevilerin bu beklentisi ve mücadelesi nihayet sonuç vermeye başladı. Ve Basel Kantonunda Alevilik dersleri ilk olarak 22 Ekim`den itibaren Okullarda resmi olarak verilmeye başlayacaktır. Basel de pilot uygulama olarak Vogesenschulhaus da başlayacak olan Alevilik dersleri 3.,4.,5,.ve 6.sınıfları kapsayacak şekilde, her Çarşamba saatleri arası iki grup halinde verilecektir. Bilindiği gibi daha önce Zürich Kantonunda Alevilik ders müfredatı içinde ki yerini almış ve Alevilik dersleri Okullarda verilmeye başlanmıştı. Alevilik dersleri`nin başlayacak olması nedeniyle Basel`de bulunan her iki alevi kurumu ilgili ve yetkili kişilerin katılımıyla bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdiler. Toplantılara Basel 3. bölge eğitim sorumlusu Flavio Tiburzi, Alevilik derslerini verecek olan Öğretmen ve sosyal pedagog Suzan Fırat ve Basel parlamentosu milletvekili Mustafa Atıcı katıldılar. Toplantılara velilerin yanı-sıra öğrenciler de katılarak yoğun ilgi gösterdiler. Almanca yapılan konuşmaların Türkçe çevirisini çalışmaları yürüten komisyon üyesi Talip Kaya yaptı. Basel Alevi Kültür Merkezi`nde gerçekleşen toplantı`da Aleviliğin Basel Kanton parlamentosu tarafından tanınmasında önemli katkıları ve hizmetleri olan ve kısa süre önce aramızdan ayrılarak Hak-ka yürüyen H.Cihan Minkner anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardında Mustafa Atıcı süreçle ilgili kısa bir değerlendirme yaparak kazanımların önemini vurguladı ve derslere gerekli ilginin gösterilmesi çağrısında bulundu. Ardında sözü Flavio Tiburzi`ye verdi. Tüm katılımcıları selamlayan Tiburzi Basel`deki ders müfredatı ve din eğitimi ile ilgili kısa bilgiler verdikten sonra Farklı inanç grupları ile birlikte çalıştıklarını, Alevilerin ve alevi kurumların da kendileriyle birlikte çalışmak istemeleri kendilerini sevindirdiğini, bu çalışmaları birlikte ve karşılıklı güven ortamı içerisinde yürüteceklerini, bu konuda üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getireceklerini söyledi. Sosyal pedagog Suzan Fırat 2007 tarihinden beri Almanya da Lise öğretmenliği yaptığını, 2011 yılından beri de ilk,orta ve lise düzeyinde okullarda Alevilik derslerini verdiğini,çocukların gelişiminde Anadil eğitiminin ve inanç kimliğinin öğretilmesinin önemli olduğunu belirten Fırat, Okullarda verilecek Alevilk derslerini şu başlıklar altında sıraladı. Alevi önderleri ve uluları`nın öğretilmesi, Alevi dilini (hitap şeklini) öğretilmesi, Alevilik inancı içinde ki hukuk anlayışının anlatılması, Aleviliğin dışında diğer inançlar ve inanç önderlerinin öğretilmesi. Bunların dışında Alevilikte Pir, Dede, Ana, Mürşid,Rehber,talıp,müsayıp, Cem, Semah,Lokma,Hızır inancı, dört kapı kırk makam, 12 hizmet gibi aleviliğin temel bilgilerini öğreteceklerini söyledi. BAKM Başkanı Seyit Erdoğan da yaptığı konuşmada velilere ve öğrencilere çağrıda bulunarak derslere gereken önem ve hassasiyetin gösterilmesini söyledi. Her iki kurum yöneticileri Aleviliğin Isviçre`nin tüm Kantonlarında resmi olarak tanınması ve Alevilik derslerinin verilmesi için birlikte çalışmalarına devam edeceklerini söylediler. Basel de oturan tüm canların bu kazanımların değerini ve önemini kavrayarak derslere gereken ilgi ve önemi gösterecekleri inancındayım. Vatandaşlık bağıyla bağlı olduğumuz ve uğruna hiç bir fedakärlıktan kaçınmadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti, henüz resmi olarak bizi ve inancımızı tanınmazken, Anadolu Aleviliğinin doğup büyüdüğü şekil aldığı öz yurdundan halen var olma mücadelesi verirken,yasaklarla mücadele ederken, asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıyayken başta Avrupa`nın çeşitli ülkeleri ve eyaletlerinde olmak üzere, Isviçrenin bu iki kantonu`nda kabul görmemiz ve tanınmamız çok önemli ve değerlidir. Bunlar önemli kazanımlardır. Bu kazanımları hem yaşadığımız ülkelerde hemde Aleviliğin Anayurdu Anadolu topraklarında elde edene kadar mücadele etmemiz boynumuzun borcu olarak önümüzde durmaktadır. Bizim yaşadığımız sıkıntıları çocuklarımız yaşamasın diye.. Cocuklarımıza ve gelecek kuşaklara onurlu bir yaşam bırakmak için.. Bu kazanımların tüm toplumumuza ve canlarımıza hayırlı olması dileklerimle.

11 20 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 21 José Pérez José Pérez (Sendika Sekreteri) Gewerkschaft Unia Nordwestschweiz, Basel İsviçre de sosyal sigortalar Sozialversicherungen in der Schweiz José Pérez Bereich Migration/ sütunun birlikte çalışması AHV/IV Yaşam ihtiyacının sağlama alınması Anayasada bu şekilde yazar ancak bu şekilde AHV tarafından uygulanmıyor! * Ünivsersal sigorta (tüm halk) * Tüm gelir sigortalıdır Mesleki önlemler Alışılmış yaşamın devamı AHV ile birlikte eski gelirin yaklaşık % 60 ı * Çalışan sigortası (Serbest çalışanlar için opsiyonel) * Koordine maaş sigortalıdır Şahsi önlemler İlave ihtiyaçlar AHV/IV/EO konusundaki en önemli hususlar AHV/IV = Yaşlı ve ölüm sigortası / Malulluk sigortası AHV-Pasosu Sigortalıysanız size bir sigorta pasosu verilir. Bu paso sizin özel AHV sigorta numaranızı içerir. Her iş değiştirdiğinizde bu durum ilgili denkleme kasasına bildirilmelidir. Mesleki önlem (2.Sütun) Sigorta aidatı ne kadar? Her sigorta kurumu yasal imkanlar dahilinde aidatı kendisi belirler. Bu yüzden aidat tutarı sigorta kurumuna göre değişebilir; ve yaşa da bağlıdır. Aile üyeleri de sigortalı mıdır? 2.Sütun kişisel bir sigortadır. Aile üyeleri ancak kendileri de çalışıp en az Frank kazandıkları takdirde zorunlu sigortadan faydalanırlar. 1. Sütun AHV/IV (+EL) İşsizlik sigortası ALV Üç sütun prensibi Soziale Sicherung 2. Sütun Mesleki önlem BVG Kaza sigortası UV Hastalık sigortası KV Çalışma geliri ve kendi özsermayesi Sosyal sigortalar = Sosyal güvenliğin ilk şebekesi 1. ve 2. sütunun karşılaştırılması 1. und 2. Säule im Vergleich AHV/IV (1.Sütun) = Temel sigorta İsviçre de yaşayan veya çalışan herkes için geçerlidir (gönderilen işçiler hariç). Mesleki önlem (2.Sütun) = İşletme sigortası Sadece İsviçre de çalışan ve yıllık geliri en az Frank olan kişiler için zorunludur. AHV/IV ve mesleki önlem değişik şekillerde düzenlenmişlerdir ve çeşitli kurumlar tarafından uygulanıyor: Ne zamandan itibaren AHV/IV/EO yu ödemem gerekiyor? * 17. yaşın bitiminden itibaren (Çalışanlar) * Çalışmayanlar 20. yaşlarını bitirdikten sonra olağan emeklilik yaşına kadar (Kadınlarda 64 yaş, erkeklerde 65 yaş). İşveren yarısını üstleniyor. Çalışanın payı doğrudan maaştan kesilir (brüt maaşın % 5.15 i) ve işveren payı ile birlikte denkleme kasasına ödenir. (Çalışmayanlar veya serbest çalışanlar da tam Mesleki önlem (2.Sütun) Kim, ne zamandan itibaren sigortalıdır? AHV/IV de sigortalı olan (Çalışma süresi en erken 17. yaşı bitirdikten sonraki 1 Ocak tarihinde başlayabilir) ve şu anda en azında yılda tek bir işverende kazanan herkes. Birden fazla işyerinde çalışan ama hiç birinde bu meblağı kazanmayanlar, ücret toplamı bu rakamı geçse bile zorunlu olarak sigortalı değildir => kendi isteği ile ve işverenin aidat zorunluluğu ile sigortalı olabilir (PK veya destel kasası). 3. Sütun Kendi önlemler 3a Gelir yedek yasası EO Ordu sigortası MV 3 sütun ilkesi yaş, malulluk ve ölüm risklerini kapsıyor. 1. sütunun finansmanı tahakkuk yöntemi ile yapılıyor. 2. ve 3. sütunun finansmanı fonlama yöntemi ile yapılıyor. Risk: Çalışamama durumu Riskler: Hastalık ve kaza Riskler: - Annelik - Askerlik Sosyal yardım (destek) = Şebeke altında şebeke Denkleme kasaları (AHV/IV) Önlem kurumları/emeklilik kasaları (mesleki önlem) çok farklı şekillerde organize edilirler. Her çalışan kayıtlı bir önlem kurumuna üye olmalıdır. AHV/IV ve mesleki önlem zorunludur ve korurlar: Yaşlılık için (emeklilik maaşları), çalışılamayacak durumlarda (malulluk maaşları), eşin veya bir ebeveynin ölümü halinde (eş ve yetim maaşları). aidat öderler, en azından 480 Frank olarak belirlenmiş olan yıllık zorunlu aidatı). Aile üyeleri de sigortalı mıdır? AHV/IV kişisel bir sigortadır. Aile üyeleri ancak kendileri de koşulları yerine getirdiklerinde sigortalı olurlar (İsviçre de oturmak veya yaşamak. Çalışmayan eşler, çalışan eş en azından asgari AHV-aidatının çift katını ödediği takdirde sigortadan faydalanabilirler). Aidat doğrudan maaştan düşülür. Bu aidat işveren payı ile birlikte (= en azından yarısı) sigortaya ödenir. İşveren değişikliğinde ne olur? Sigorta da değişir. Şimdiki sigorta tüm tasarruf edilen sermayeyi (çıkış ödeneği) yeni sigortaya transfer eder. Sermaye her zaman güncel işverenin sigortasında olmalı. Parayı serbest olarak kullanmak mümkün değildir. Sadece belirli durumlarda alınabilir. Das Drei-Säulen-Prinzip deckt die Risiken Alter, Invalidität und Tod ab. Finanzierung der 1. Säule durch UMLAGE- VER-FAHREN. Finanzierung der 2. und 3. Säule durch KAPITAL-DECKUNGS- VERFAHREN Risiko: Erwerbsausfall Risiken: Krankheit und Unfall Risiken: - Mutterschaft - Militär 1. Säule AHV/IV (+EL) Arbeitslosenversicherung ALV AHV/IV (1.Säule) = Grundversicherung Sie gilt für alle Personen, die in der Schweiz wohnen oder arbeiten (ausser Entsandte). Berufliche Vorsorge (2.Säule) = betriebliche Versicherung Sie ist obligatorisch nur für die in der Schweiz arbeitenden Personen mit einem jährlichen Einkommen von mindestens Franken. AHV/IV und berufliche Vorsorge sind unterschiedlich geregelt und werden von unterschiedlichen Institutionen durchgeführt: Das Drei-Säulen-Prinzip Soziale Sicherung 2. Säule Berufliche Vorsorge BVG Unfallver-sicherung UV Krankenver-sicherung KV Erwerbseinkommen und Vermögen Ab wann und wie bezahle ich die AHV/IV/EO? * Nach Vollendung des 17. Altersjahrs (Erwerbstätige) * Nicht-Erwerbstätigkeit nach Vollendung des 20. Altersjahr bis zum ordentlichen Rentenalter (Frauen 64 Jahre, Männer 65 Jahre). Der Arbeitgeber übernimmt die Hälfte. Der Anteil des Arbeitnehmers, der Arbeitnehmerin (5.15% vom Bruttolohn) wird direkt vom Lohn abgezogen und zusammen mit dem Teil des Arbeitgebers bei der Ausgleichskasse einbezahlt. (Auch Nicht-Erwerbstätige oder Selbständig-Erwerbende Berufliche Vorsorge (2.Säule) - Wer ist ab wann versichert? 3. Säule Selbst - vorsorge Säule 3a Erwerbsersatz-ordnung EO Militärver-sicherung MV Sozialversicherungen = primäres Netz der sozialen Sicherung Sozialhilfe (Fürsorge) = Netz unter dem Netz Ausgleichskassen (AHV/IV) Vorsorgeeinrichtungen/Pensionskassen (berufliche Vorsorge) sind sehr unterschiedlich organisiert. Jeder Arbeitgeber muss sich einer registrierten Vorsorgeeinrichtung anschliessen. AHV/IV und berufliche Vorsorge sind obligatorisch und sichern ab: Für das Alter (Altersrenten), bei Invalidität (Invalidenrenten), bei Tod des Ehepartners oder eines Elternteils (Hinterlassenenrenten / Waisenrenten). zahlen die vollen Beiträge, mindestens den festgelegten Mindestbeitrag 480 Franken pro Jahr). Sind Familienangehörige mitversichert? Die AHV/IV ist eine persönliche Versicherung. Familienangehörige sind nur versichert, wenn sie selber die Voraussetzungen erfüllen (in der Schweiz wohnen oder hier arbeiten. Nicht berufstätige EhepartnerInnen sind mitversichert, wenn der berufstätige Partner/Partnerin mindestens das doppelte des Minimalbetrags an AHV-Beiträgen bezahlt). Alle, die in der AHV/IV versichert sind (bei Erwerbstätigkeit frühestens ab 1. Januar nach Vollendung des 17. Altersjahr) und zur Zeit mind / Jahr bei einem einzelnen Arbeitgeber verdienen. Wer mehrere Arbeitsstellen hat, bei keiner aber soviel verdient, ist nicht obligatorisch versichert, auch wenn die Löhne zusammengezählt mehr betragen => freiwillige Versicherung möglich (PK oder Auffangeinrichtung) mit Prämienpflicht des Arbeitgebers. Abzug direkt vom Lohn. Dieser wird zusammen mit Arbeitgeber-Teil (= mind. die Hälfte) bei der Vorsorgeeinrichtung einbezahlt. Was passiert bei Arbeitgeberwechsel? Auch die Vorsorgeeinrichtung wechselt. Bisherige Vorsorgeeinrichtung überweist das gesamte gesparte Kapital (Austrittsleistung) an neue Vorsorgeeinrichtung. Das Kapital muss immer in der Vorsorgeeinrichtung des aktuellen Arbeitgebers liegen. Über das Geld kann man nicht frei verfügen. Es kann nur unter bestimmten Voraussetzungen bezogen werden. Zusammenspiel der 3 Säulen AHV/IV Sicherung des Existenzbedarfs Steht so in der Verfassung, wird aber durch AHV nicht erreicht! * Universalversicherung (ganze Bevölkerung) * Versichert ist ganzes Einkommen Berufliche Vorsoge Fortsetzung der gewohnten Lebenshaltung Zusammen mit der AHV ca. 60% des früheren Einkommens * Arbeitnehmerver-sicherung (Selbstständige freiwillig) * Versichert ist koordinierter Lohn Şahsi önlemler Weitergehende Bedürfnisse Das Wichtigste zur AHV/IV/EO AHV/IV = Alters- und Hinterlassenenvorsorge / Invalidenvorsorge AHV-Ausweis Wenn Sie versichert sind, erhalten Sie einen AHV-Versicherungsausweis. Dieser enthält Ihre persönliche AHV-Versichertennummer. Bei jedem Stellenwechsel ist dieser der zuständigen Ausgleichskasse zu melden. Berufliche Vorsorge (2.Säule) - Wie hoch ist der Versicherungsbeitrag? Jede Vorsorgeeinrichtung bestimmt den Beitrag selber im Rahmen der gesetzlichen Möglichkeiten. Die Höhe des Beitrags kann deshalb je nach Vorsorgeeinrichtung verschieden sein; ist auch vom Alter abhängig. Sind auch Familienangehörige mitversichert? Die 2.Säule ist eine persönliche Versicherung. Familienangehörige sind nur obligatorisch versichert, wenn sie selber angestellt sind und zur Zeit jährlich mindestens Franken verdienen.

12 22 İSVİÇRE HABERLERİ İSVİÇRE HABERLERİ 23 Ücret aidatları ve ödemeler 1. Sütun: AHV/IV/EO Ücret aidatları yüksekliği: AHV: 8,4% (= Çalışanlar 4,2%) IV: 1,4% (= Çalışanlar 0,7%) EO: 0,5% (= Çalışanlar 0,25%) Sürekli malulluk durumunda ödemeler: %70 malulluk durumunda 1/1 emeklilik maaşı %60 malulluk durumunda 3/4 emeklilik maaşı %50 malulluk durumundan itibaren 1/2 emeklilik maaşı %40 malulluk durumundan itibaren 1/4 emeklilik maaşı 2. Sütun: Mesleki önlem Yaşlılık bonusları: Koordineli ücretin yüzdesi olarak yaşlılık bonusları (%7, %10, %15, %15, yaşa bağlı olarak) Ücret aidatları yüksekliği: => Çalışanlar ortalama %6-8 Sürekli malulluk durumunda ödemeler: %70 malulluk durumunda 1/1 emeklilik maaşı %60 malulluk durumunda 3/4 emeklilik maaşı %50 malulluk durumundan itibaren 1/2 emeklilik maaşı %40 malulluk durumundan itibaren 1/4 emeklilik maaşı BVG hakkında gerçekler ve terim açıklamaları 2. Sütun/BVG ödemeleri: Emeklilik maaşı, ölüm maaşı (dul eş ve çocuklar); çocuk maaşı, malulluk maaşı, malulluk çocuk maaşı Koordinasyon ücreti: Koordinasyon ücreti 2014 yılında CHF Hesaba katılacak ücret en fazla CHF (bunun üzerindekiler zorunlu olarak sigortalı olmak zorunda değiller). Zorunlu olarak sigortalı olmak zorunda olan sadece CHF , koordineli ücret, yani CHF ile CHF Arasındaki fark. Yaşlılık parası: Tüm yaşlılık bonuslarının toplamı ve biriktirilen sermayenin faize emeklilik yaşına gelindiğinde yaşlılık parasını oluştururlar. Çevirme oranı: Yaşlılık parasını yıllık emeklilik maaşına çevirmek için bir formül (Formül= yaşlılık parası x çevirme oranı %6,8 = Yıllık emeklilik maaşı) Emeklilik kasalarının idari şekilleri: Otonom emeklilik kasası: Büyük işletmelerin önlem şekli. Toplama kurumu: Küçük işletmelerin önlem şekli, bunlar toplama vakıflarında birleşirler. İdare özel hayat sigortaları veya branş toplama vakıfları şeklinde. Tahakkuk sistemi (AHV) Fonlama yöntemi(bvg) Tahakkuk sistemi: * Emeklilik maaşları * Aidatlar Devam eden gelirler devam eden ödemelerin finansmanı için doğrudan kullanılır (Nesiller sözleşmesi). Emeklilik kasası paraları: Karşılıklı sözleşmelerle ilgili yapılan değişikliklerle ilgili en önemli sorular Ne zamana kadar sermaye alabilirim? Emeklilikten önce kesin olarak İsviçre den terk durumunda, çıkış AB üyesi olmayan bir ülkeye yapılırsa emeklilik kasasının mevcut çıkış ödemesi nakit olarak alınabilir. Bir AB ülkesine veya Norveç e, İzlanda ya ve Liechtenstein e taşınanlar çıkış ödemesini ancak gittiği ülkede artık zorunlu bir emeklilik sigortasına üye olmayacakları takdirde nakit alabilirler. Dikkat: Emekliliği ayrıldığında veya erken ayrıldığında nakit ödeme, emeklilik kasası yönetmeliği bunu öngördüğü takdirde yapılabilir. Genellikle bunu emeklilik tarihinden belirli bir süre önce bildirmek gerekiyor. Emekliye ayrılırken nakit ödeme mümkün müdür? Evet, emekliliği ayrıldığında veya erken ayrıldığında nakit ödeme, emeklilik kasası yönetmeliği bunu öngördüğü takdirde, mümkündür. Sermayenin ¼ ü her halükarda nakit olarak alınabilir. Emlak almak için bu parayı erken alabilir miyim? Kendilerinin oturacağı emlakı (ev veya daire) almak için sigortalılar 50. yaşa kadar kıdem tazminatı kadar bir meblağ alabilirler. 50. yaşını geçmiş olanlar ancak 50. yaşında hak ettikleri kıdem tazminatı kadar bir meblağ veya aldıkları tarihte hak ettikleri kıdem tazminatının yarısını alabilirler. Bu durum, yurt dışında oturmak üzere alınan emlaklar için de geçerlidir.. Serbest çalışmaya başlayınca bir sermaye tazminatı ödeniyor mu? İsviçre de serbest çalışmaya başlayan kişi (bir şirket kurup artık çalışan olarak çalışmadığı zaman) emeklilik kasasından çıkış ödemesini alabilir. Bu durum, İsviçre de serbest çalışmaya başlayan yabancı vatandaşlar için de geçerlidir. Ancak bu durum, bir AB ülkesinde serbest Fonlama yöntemi: * Yaşlılık parası/emeklilik maaşı * Aidatlar/Sermaye gelirleri Aidatlardan ve faizlerden bir fonlama sermayesi oluşturulur, bundan şahsi ödemeler finanse edilir. Dikkat: Etraflıca bilgilen ve yurt dışı çıkışı ile ilgili acele kararlar verme! çalışmaya başlayan kişiler iç,n her halükarda geçerli değildir. Çoğu AB ülkesinde serbest çalışanlar için sigorta zorunluluğu mevcuttur. Yani serbest çalışan kişinin hedef ülkesinde zorunlu yaşlılık önlem sigortası yapıp yapmayacağına bağlıdır. Eğer yapılacaksa zorunlu kısmın çıkış ödemesi nakit olarak yapılamaz. Nakit veya WEF ödemelerinde eşin imzası da gereklidir. Eğer kesin olarak İsviçre den taşınıyorsam ve emeklilik yaşına henüz gelmediysem, yine de nakit ödeme mümkün müdür? İsviçre yi emeklilik yaşına gelemden 5 veya daha fazla yıl önce terk edip bir AB ülkesine taşınan kişiler için 1 Haziran 2007 den beri emeklilik kasasının çıkış ödemesinin nakit ödemesi ancak, bu kişiler yeni ikamet yerlerinde zorunlu emeklilik sigortasına tabi tutulmazlarsa mümkündür. Aksi takdirde zorunlu çıkış ödemesi bir bankada bir blokeli hesaba yatırılıyor veya bir sigorta poliçesi oluşturuluyor, bu paraya bu durumda ancak olağan emeklilik yaşına gelmeden beş sene evvel erişilebilir. Bu blokeli hesabın veya sigorta poliçesinin oluşturulacağı yere kendin karar verebilirsin. Dikkat: İsviçre, Portekiz, İtalya, İspanya ve Avusturya makamları Veri transferi ile ilgili bir anlaşmaya vardılar, bu şekilde İsviçre, Portekiz, İtalya, İspanya ve Avusturya makamları kolay bir şekilde ilgili kişinin ilgili sürede ikamet edlen ülkede zorunlu sigortaya tabi tutulmadığını onaylayabilirler (90 gün sonra) ve böylece istek üzerine sermaye ödenebilir. Lohnbeiträge und Leistungen Fakten und Begrifferklärung zum BVG Leistungen der 2. Säule/BVG: Altersrente, Hinterlassenenrente (Witwe, Witwer und Waisen); Kinderrente; Invalidenrente; Invalidenkinderrente Koordinationsabzug: Der Koordinationsabzug beträgt im 2014 CHF Der anrechenbarer Lohn beträgt max. CHF (alles was darüber ist muss nicht obligatorisch versichert werden). Obligatorisch versichert ist der koordinierte Lohn CHF , also die Differenz zwischen CHF und CHF Altersguthaben: Die Summe aller Altersgutschriften sowie Zinsen für das angehäufte Kapital bilden das Alterskapital bei Erreichen des Pensionsalters. Umwandlungssatz: Formel zur Umwandlung des Altersguthaben in die jährliche Altersrente (Formel = Altersguthaben x Umwandlungssatz 6,8% = Altersrente/Jahr) Verwaltungsformen der Pensionskassen: Autonome Pensionskasse: Vorsorgeform für grössere Betriebe. Sammeleinrichtung: Vorsorgeform für kleinere Betriebe, die sich in Sammel-stiftungen zusammenschliessen. Verwaltung durch private Lebensversicherer oder Branchensammelstiftungen. Umlageverfahren (AHV) - Kapitaldeckungsverfahren (BVG) Renten Beiträge Altersguthaben/Rente Beiträge/Kapitalerträge Pensionskassengelder: Die wichtigsten Fragen rund um die Änderungen im Zusammenhang mit den Bilateralen Verträgen Bis wann kann ich das Kapital beziehen? Beim definitiven Verlassen der Schweiz vor der Pensionierung kann die vorhandene Austrittsleistung der Pensionskasse in bar bezogen werden, wenn die Ausreise in ein nicht-eu-land erfolgt. Wer in ein EU- Land sowie nach Norwegen, Island und Liechtenstein ausreist kann die Austrittsleistung nur dann in bar beziehen, wenn er/sie im Ausreiseland nicht mehr obligatorisch einer Altersversicherung angehört. Achtung: Bei Pensionierung oder Frühpensionierung kann die Barauszahlung erfolgen, wenn das Pensionskassenreglement deiner Pensionskasse dies vorsieht. In der Regel muss dies mit einer bestimmten Frist vor dem Pensionierungsdatum angekündigt werden. Ist bei Pensionierung eine Barauszahlung möglich? Ja, bei Pensionierung oder Frühpensionierung ist eine Barauszahlung möglich, sofern dies im Reglement deiner Pensionskasse vorgesehen ist. ¼ des Kapitals kann in jedem Fall bar bezogen werden. Kann ich das Geld für den Erwerb von Wohneigentum vorbeziehen? Für den Erwerb von selbstbewohntem Wohneigentum (Haus oder Wohnung) dürfen Versicherte bis zum 50. Altersjahr einen Betrag bis zur Höhe der Freizügigkeitsleistung beziehen. Wer das 50. Altersjahr überschritten hat, darf höchstens die Freizügigkeitsleistung, auf die er im 50. Altersjahr Anspruch gehabt hätte, beziehen oder die Hälfte der Freizügigkeitsleistung im Zeitpunkt des Bezuges. Dies gilt auch für den Erwerb von selbstbewohntem Wohneigentum im Ausland. Gibt es eine Kapitalabfindung bei Aufnahme einer selbständigen Erwerbstätigkeit? Wer in der Schweiz eine selbständige Berufstätigkeit aufnimmt (ein Geschäft gründet und nicht mehr in einem Anstellungsverhältnis arbeitet), kann sich die Austrittsleistung der Pensionskasse auszahlen lassen. Dies gilt auch für Ausländerinnen und Ausländer, die sich in der Schweiz selbstständig machen. Dies gilt aber nicht in jedem Fall für Personen, die sich in einem Mitgliedstaat der EU selbständig machen. In den meisten Ländern der EU sind 1. Säule: AHV/IV/EO Höhe Lohnbeiträge: AHV: 8,4% (= Arbeitnehmende 4,2%) IV: 1,4% (= Arbeitnehmende 0,7%) EO: 0,5% (= Arbeitnehmende 0,25%) Leistungen bei dauernder Erwerbsunfähigkeit: 1/1 Rente bei Invalidität von 70% 3/4 Rente bei Invalidität von 60% 1/2 Rente bei Invalidität ab 50% 1/4 Rente bei Invalidität ab 40% 2. Säule: Berufliche Vorsorge Altersgutschriften: Altersgutschriften in Prozenten des koordinierten Lohnes (7%, 10%, 15%, 18%, je nach Alter) Höhe Lohnbeiträge: => Arbeitnehmende im Schnitt 6-8% Leistungen bei dauernder Erwerbsunfähigkeit: 1/1 Rente bei Invalidität von 70% 3/4 Rente bei Invalidität von 60% 1/2 Rente bei Invalidität ab 50% 1/4 Rente bei Invalidität ab 40% Achtung: Informiere dich sorgfältig und triff keine voreiligen Entscheide zur Ausreise! die Selbständigerwerbenden der obligatorischen Versicherung unterstellt. Es kommt also darauf an, ob Selbständigerwerbende im Zielland der obligatorischen Altersvorsorge unterstellt sind oder nicht. Wenn sie unterstellt sind, kann die Austrittsleistung des obligatorischen Teils nicht bar bezogen werden. Bei Barauszahlungen oder WEF Bezug ist die Unterschrift des Ehegatten erforderlich. Wenn ich definitiv aus der Schweiz ausreise und das Pensionskassenalter noch nicht erreicht habe, ist dann eine Barauszahlung möglich? Für Personen, welche die Schweiz mehr als 5 Jahre vor dem Pensionsalter definitiv verlassen und in ein EU-Land ziehen, wird ab 1. Juni 2007 der Barbezug der Austrittsleitung des obligatorischen Teils der Pensionskassengelder nur noch dann möglich sein, wenn diese Personen am neuen Wohnort nicht der obligatorischen Altersversicherung unterstellt sind. Andernfalls kommt die obl. Austrittsleistung auf ein Sperrkonto bei einer Bank oder es wird eine Versicherungspolice erstellt, die erst 5 Jahre vor Erreichen des ordentlichen Pensionsalters bezogen werden kann. Wo ein Sperrkonto oder eine Freizügigkeitspolice erstellt wird, bestimmst du. Achtung: Die Behörden der Schweiz, Portugals, Italiens, Spaniens und Österreich haben ein Abkommen über den Datentransfer abgeschlossen, sodass auf unkomplizierte Art die portugiesischen, italienischen, spanischen und österreichischen Behörden bestätigen können, dass die Person im Heimatland zur gegebenen Zeit (nach 90 Tagen) nicht sozialversicherungs-pflichtig ist und so auf Wunsch das Kapital bezogen werden kann.

13 24 İSVİÇRE HABERLERİ AVRUPA HABERLERİ 25 Gökkuşağından sıradışı projeler Gökkuşuğı Derneği herşeyden önce İsviçre de farklı uluslardan insanların bir arada yaşamasını amaçlayan ve bu çerçeve de karşılıklı uyum politikasını temel alan, bunu sosyal siyasal ve kültürel hedeflerle ve araçlarla birleştiren, bugüne kadar bunun mücadelesini veren bir dernektir. Derneğimiz tabiki bir ihtiyacın ürünü olarak kurulmuştur ve aynı ihtiyacın ürünü olarak da onbeş yıllık süreci geride bırakmıştır. Eğer derneğimiz bir ihtiyaca kendi dar ve yetersiz sınırları içinde de olsa cevap verememiş olsaydı elbetteki onbeş yıl boyunca yaşama gücü ve imkanı da bulamazdı. Derneğimiz öncelikli olarak İsviçre deki siyasal ve sosyal gelişmeler ekseninde bir çalışma yürütmeyi varlık nedenlerinden biri olarak görmektedir. Bunu yaparken de İsviçre de ki kurum ve kuruluşlarla ilişki kurmaya ve bu kurumlarla birlikte çalışmaya özel bir önem vermektedir. Çeşitli uluslardan derneklerin çatısı durumunda olan ve kültürlerin buluşması olarak da tanımlanan Union un bünyesinde bulunması bu ihtiyacın ve tercihin bir ürünüdür. Yürüttüğümüz çalışmaların, yaptığımız işlerin, attığımız adımların doğrudan bir sonucu olarak Basel deki resmi ve yarı resmi kurumlar nezdinde büyük bir meşruluk kazandığımızı belirtmek istiyoruz. Fakat bunlara rağmen yazık ki amaçlarımız ve hedeflerimiz doğrultusunda bugüne kadar yeterli bir mesafe katetmiş değiliz. Bu Türkiye liler arasında anlamlı bir ilgi merkezi olmayı başaramamak anlamınada geliyor. Bu durumun bizden kaynaklanan nedenleri olmakla birlikte bizi aşan nedenleri de vardır. Toplumsal ve sosyal sorunlara ilgisizlik, bencillik ve bireycilik bunların önemli nedenleri arasında bulunmaktadır. Fakat biz herşeye rağmen Türkiyeli ve İsvicre lilerle birlikte çalışma olanaklarını genişletmek ve sorunlar ekseninde çalışma yürüterek amaçlarımız doğrultusunda mesafe almak iddamızı güçlendireceğiz. Projeler geliştirmek ve bunları gerçekleştirmek çalışmalarımızın ve uyum politikasındaki çabalarımızın önemli bir aracıdır. Uzun yıllardır Basel ve çevresinde yerlilerle yabancı emekçiler arasında ortak sorunlar ekseninde birleşmek için çalışıyoruz. Projelerimizi de bu amaçlar doğrultusunda değerlendiriyoruz. Bunun için de zaman zaman Kanton BS, Kanton BL, Bund, GGG ve CMS gibi vakıflar tarafından da destekleniyoruz. Derneğimizin şimdiye kadar yaptıklarını özetleyecek olursak: Derneğimiz bu güne kadar bir çok kez almanca kurslar gerçekleştirdi. Okuma yazma bilmeyen kadınlara okuma yazma kursları örgütledi, okulda zorlanan öğrencilere Primar ve OS öğrencilerine Nachhilfe kurs imkanları sundu. Tüm bunları amatörce değil, uzmanlar tarafında gerçekleştirdi. Saz kursu, resim kursu, tiyatro ve folklor gibi çalişmalar düzenled i. Bunların yanı sıra İsviçre de ki sosyal, toplumsal ve siyasal gündemlere ilişkin sayısız seminerler ve bilgilendirme toplantıları gerçekleştirdi vb. Union un kuruluşundan bu yana çalışmalarını Union bünyesinde sürdüren derneğimiz, yeni tarzda Projelerle çalaşmalarını sürdürmektedir. Proje: Bilindiği gibi Basel de bir çok Kahve bulunmaktadır. Türkiyelilerin önemli bir bölümü bu kahvelere gitmekte ve yine önemli bir bölümü derneklere ilgi duymamaktadır. Bu proje ile amacımız, kendilerini derneklerde değil, kahvelerde ifade eden bu kitleye ulaşmaktır. Yani kitlelerin gittiği alanlara gitmek, onlara oralarda ulaşmak ve çalışmalarımızı oradaki kitleye taşımaktır amacımız. Nitekim proje kapsamındaki bilgilendirme toplantıları daha önceden belirlenen bu mekanlarda verilmektedir. Proje kapsamında saptadığımız bilgilendirme toplantılarının konuları şunlardır; * Siddetin tomlumsal boyutu ve aile ici şiddet ve aile içi şiddettin bir yansıması olan gönülsüz-zoraki evlilikler (Zwangsheirat) * Bağımlılık (ilaç, kumar, oyun, bilgisayar ve madde bağımlılığı) Integration Basel, Integration Baselland, GGG ve Christopf Merian Stiftung un desteği ile yapılan proje en geç Subat 2015 da sonlandırılacaktır. Gerek proje çalışmalarımıza gerekse de farklı konuları kapsayan etkinliklerimize katılmanızı, düşünce ve önerilerinizle bizi desteklemenizi talep ediyor ve bekliyoruz. Dernek Yönetim Kurulu adına Memet Şahin Almanya da 3 yıl evlilik süresiz oturum için yeterli kararı Almanya da Augsburg İdare Mahkemesi nden Türk vatandaşlarını sevindirecek bir karar çıktı. Türk vatandaşı ve işçi konumundaki eş ve çocuklarına üç yıllık birlikteliğin ardından dil ve geçim şartı da aranmadan süresiz oturum verilecek. Almanya da yaşayan vatandaşların en büyük sorunlarından biri şüphesiz oturum hakkı almak. Bazı yabancılar daireleri, Türk vatandaşlarına oturum verme konusunda katı davranırken, bazı vatandaşlar ise haklarını almak için mahkemenin yolunu tutuyor. Son olarak Augsburg İdare Mahkemesi, Almanya da yaşayan işçi konumundaki bir Türk vatandaşı ile evli kalan eşin 3 yıl sonra süresiz oturum alma hakkına sahip olduğu kararını verdi. Konu hakkında bir açıklama yapan avukat Dr. Temel Nal, bu vatandaşlardan dil ve geçimini sağlama gibi şartların da istenemeyeceğini duyurdu. Augsburg İdare Mahkemesinin gerekçelerini kabul ettiğini söyleyen Nal, bu hakkın Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki Ortaklık Hukuku ndan doğduğunu söyledi. Federal İdare Mahkemesi nin 2012 yılındaki kararına göre Almanya da bir Türk işçisiyle beş yıl beraber yaşayan yabancı uyruklu aile ferdinin süresiz oturum hakkı olduğunun söyleyen Dr. Nal, yabancılar daireleri tarafından bu hakkın vatandaşlara belirtilmesi gerektiğini hatırlattı. Dr. Nal, ancak şimdiye kadar bu hakkın 3 yıl birlikte yaşayan eş ve çocuklar için geçerli olup olmadığının bilinmediğini anlattı. Dr. Nal, müvekkili Sevgi Ünal için açtığı davayla bu hakkı da kazandıklarını dile getirdi. Şubat 2010 tarihinde aile birleşimi yoluyla Almanya da yaşayan Türk vatandaşı ve işçi sıfatı bulunan eşinin yanına gelen Ünal, Augsburg Yabancılar Dairesi nden birer yıllık oturum aldı. Almanya da eşinin yanında üç yılı tamamlayınca Augsburg Yabancılar Dairesine başvurup, Ortaklık Konseyi Kararı nın 7. maddesi gereği ve Federal İdare Mahkemesi nin içtihadı doğrultusunda süresiz oturma izni verilmesini talep etti. Yabancılar dairesi ise bu talebi reddedince olay mahkemeye taşındı ve mahkeme Ünal ı haklı buldu. Nal bu hakkın sadece işçi konumundaki Türk vatandaşının, Türk vatandaşı eşi için değil, diğer yabancı milletten eşler için de geçerli olduğunu savundu. BM nin insan hakları bütçesi isyan ettiriyor yılları için 5,5 milyar dolar civarındaki toplam genel bütçeye sahip olan BM nin özellikle insan hakları ve sağlık gibi konularda yüzüstü bırakılması dikkat çekiliyor. Dünyanın değişik bölgelerindeki barış gücü faaliyetleri için de 7 milyar dolar ek fon harcanan BM nin kalkınma, barış ve güvenlik ile insan hakları gibi temel misyonları bulunuyor. Ancak her ne kadar yetersiz olsa da, BM nin dev bütçesinden sağlık ve insan haklarına ayrılan pay eleştirilerin odağında. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) in başına getirilen Zeyid Raad el Hüseyin, geçtiğimiz haftalarda BM üyesi ülkelerin sorumsuz tavrına dikkat çekmişti. OHCHR nin 2014 ve 2015 dönemi için yıllık 87 milyon dolarlık bütçeyle yetinmek zorunda kaldığını söyleyen El Hüseyin, benden bir sel felaketiyle bir kova ve bir botla başa çıkmamı istiyorlar diyerek, tepkisini dile getirmişti. BM Güvenlik Konseyi ile İnsan Hakları Konseyi nin kendilerine sürekli yeni misyonlar yüklediğini belirten El Hüseyin, bunların başında araştırma misyonları ile araştırma komisyonlarının eğitiminin geldiğini kaydetti. El Hüseyin, OHCHR e yüklenen tüm görevlere rağmen, kurumun ihtiyacı olan fonların kendilerine verilmediği eleştirisinde bulundu. Konuyla ilgili konuşan Global Policy Forum (GPF) adlı kuruluşun yöneticisi Jens Martens, Hükümetler, Birleşmiş Milletler i itfaiye eri gibi öne sürerken, daha sonra onları yarı yolda bırakıyorlar. BM yi yangın yerine çağırıyorlar, ama ateşi söndürmesi için su vermiyorlar ve sonra da yetersiz kalmakla suçluyorlar demişti. Martens, üye devletlere çağrı yaparak, BM nin ve özellikle de OHCHR in ihtiyacı olan fonları sağlamalarını istemişti. OHCHR nin insan hakları alanındaki faaliyetlerini yürütebilmesi için yeterli bütçeye sahip olmaması nedeniyle genellikle üye ülkelerin gönüllülük temelindeki yardımlarına muhtaç olduğu da biliniyor. Batı Afrika daki ebola virüsüne karşı yetersiz kaldığı eleştirileri alan BM ye bağlı Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nun da aynı sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir gerçek yılları için 3 milyar 977 milyon euroluk bir bütçe çalışması hazırlayan WHO, bu bütçenin sadece yüzde 23 lük bir kısmını BM den alabiliyor. Geri kalan yüzde 77 lik kısmı için ise üye ülkelerin gönüllülük temelinde yapacağı yardımlara bel bağlamak durumunda kalınıyor. WHO nun dünya üzerinde artan salgın ve hastalıklara rağmen, son yıllarda bütçesini sınırlı tutması ve hatta önceki yıllara oranla düşürmesi de dikkat çekiyor. BM nin genel bütçesine ABD yüzde 22, Japonya yüzde 10,8, Almanya yüzde 7,1, Fransa yüzde 5,6, Büyük Britanya yüzde 5,2 ve Çin yüzde 5,1 oranında katkı sunuyor. İtalya ise yüzde 4,4 civarındaki katkı ile BM bütçesine en çok katkı yapan yedinci ülke. Fransa Senatosu nda sağ yine çoğunluk Fransa da iktidardaki Sosyalist Parti (PS) bir darbe daha yedi. 3 yılda bir yarısı yenilenen Senato seçimlerinde sağ partiler tekrar çoğunluğu elde ederken, aşırı sağ Ulusal Cephe (FN)ilk kez senatörlük kazandı. 348 üyeli Fransa Senatosu nun 179 üyesinin yeniden belirlendiği seçimler sonucunda, Halk Hareketi Birliği (UMP) ve diğer sağ partilerin aralarında bulunduğu sağ blok birinci geldi. Sağ partiler toplamda 192 sandalyeye kavuşurken, 2011 yılında kaybettikleri Senato çoğunluğunu geri aldılar. Sol partilerin sandalye sayısı ise 156 ya geriledi. Son olarak 2011 yılında yenilenen Fransız Senatosu nda PS ve diğer sol partiler toplamda 177 sandalyeye ulaşarak, 5 inci Cumhuriyet in ilan edildiği 1958 yılından bu yana ilk kez çoğunluğu elde etmişlerdi. Aşırı milliyetçi ve yabancı karşıtı politikaları ile bilinen Ulusal Cephe (FN) ise dünkü seçimlerde Senato da 2 sandalye kazanmayı başardı. FN, ilk kez Senato da yer alacak. Ulusal Meclis (Assemblée Nationale) ile birlikte Fransa daki iki yasama organından biri olan Senato ya seçilecek senatörler, bölge meclisleri, il genel meclisleri ve belediye meclis üyeleri tarafından iki turlu olarak seçiliyor. 36 bini aşkın komün adı verilen yerel yönetim biriminin bulunduğu Fransa da komünlerin çoğunluğunu kırsal bölgelerdeki irili ufaklı köy ve ilçeler oluşturuyor. Küçük yerleşim birimlerinde daha çok sağ partilerin önde olması nedeniyle, 2011 yılı haricindeki tüm Senato seçimlerinde sürekli sağ partiler çoğunluğu sağlıyordu. İspanyol siyasetçinin oğlu gözaltına alındı İspanya nın Katalonya Özerk Bölgesi nde 23 sene başkanlık yapan efsane lider Jordi Pujol un küçük oğlu Oleguer Pujol Ferrusola yolsuzluktan gözaltına alındı. Ulusal Mahkeme (Audiencia Nacional) hakimi Santiago Pedraz ın kararıyla İspanyol polisi, bu sabah erken saatlerde Pujol Ferrrusola nın Madrid, Barcelona ve Valencia daki ev ve iş yerlerinde arama yaptı. Kara para aklama ve vergi sahteciliğiyle suçlanan Oleguer Pujol Ferrusola nın evi aranırken özel eğitimli banknot detektörü köpeklerinin de operasyonda yer alması dikkat çekti. Katalonya da başkanlık yaptığı dönemde İspanya nın ikinci başbakanı sayılan Pujol un kendisi de yolsuzluk suçlamasıyla bir başka sorgu hakimi tarafından soruşturuluyor. Jordi Pujol geçtiğimiz aylarda yurt dışındaki hesaplarında para sakladığını kabul ederken, oğul Pujol un vergi cennetlerine 550 milyon Euro para transfer ettiği öne sürülüyor. El Mundo gazetesi, 42 yaşındaki Oleguer Pujol Ferrusola nın şahsen 2 milyar 177 milyon Euro ya Santander Bankası na ait bin 152 şubeyi 2007 de satın aldığını iddia etti.

14 26 AVRUPA HABERLERİ AVRUPA HABERLERİ 27 Hüseyin Avni Mutlu ya hiçbir yerde huzur yok İsviçre Winterthur da İsviçre Türk Toplumu nun düzenlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı na davetsiz misafir olarak katılan Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, kürsüye çıkıp konuşmak istediği sırada, Vatandaşlar tarafından protesto edildi. Salonda bulunan vatandaşlar Katil, Elli kanlı Vali, istemiyoruz, sesleriyle tepkilerini gösterdiler. Vali yi yuhlayan Vatandaşlar salonu terk ettiler. Yoğun tepki üzerine Vali Mutlu da salonu terk etmek zorunda kaldı. Salon çıkışında Vatandaşlar, tekrar Vali Mutlu yu yüksek sesle yuhlayarak, alandan uzaklaşmasını sağladılar. İsviçre Türk Toplumu (ITT) nun Zürih yakınlarındaki Winterthur kasabasında düzenlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı toplantısının tam ortasında Vali Hüseyin Avni Mutlu nun programda olmadığı halde 10 a yakın korumasıyla salona girip kürsüde konuşma yapmak istemesi infiale neden oldu... Bu cumhuriyet düşmanının Cumhuriyet Bayramı etkinliğinde ne işi var, gezi olayları sırasında onlarca gencin kanını hala üzerinde taşıyan birinin bizim aramızda bulunması bir skandaldır diyerek tepki gösteren salondaki katılımcılar hep birden salonu terketti ve neye uğradığını şaşıran Vali Mutlu kısa sürede korumalarıyla birlikte salondan uzaklaştılar... Salondan çıkarken dışarıda toplanmış bulunan katılımcıların arasından Yuuhhhh sesleri ve Katil Vali sloganları eşliğinde geçen Mutlu aracına binerken hiç te mutlu görünmüyordu... Herkes kim cagirdi bunu tartismasina girdi. Bir an kimse üstlenmedi. Mümkün oldugunca az kimse biliyormus. Program da bu protestolardan sonra dagildi. Yuhalamalar üzerine İsvicre polisi geldi, sonra onlar hemen ciktilar, tabii protestolarla. Sonrasindada yukardaki tartismalar oldu. Ancak sonra ortaza çıktı ki, Vali Mutluyu AKP nin Avrupa örgütü olan UETD çağırmış. Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İsviçre de, Avrupa Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) düzenlediği Kişisel Gelişim ve Tecrübe Aktarımı konulu programlarda Gezi olaylarının Tayyip Erdoğan a yönelik suçlamalarını resmettiği bir karikatür nedeniyle basın yoluyla hakaret davasında yargılanıp beraat eden Cumhuriyet Gazetesi çizeri Musa Kart a dünyaca ünlü karikatüristlerden destek geldi. Tayyip Erdoğan a yönelik suçlamalarını resmettiği bir karikatür nedeniyle basın yoluyla hakaret davasında yargılanıp beraat eden Cumhuriyet Gazetesi çizeri Musa Kart a dünyaca ünlü karikatüristlerden destek geldi. gelişimi ve süreci ile ilgili sunumlar yaptı Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İsviçre de, Avrupa Türk Demokratlar Birliğinin (UETD) düzenlediği Kişisel Gelişim ve Tecrübe Aktarımı konulu programlarda Gezi olaylarının gelişimi ve süreci ile ilgili sunumlar yaptı. Schaffhausen, Olten ve Basel de üç gün süren etkinlik çerçevesinde katıldığı programlarda konuşan Mutlu, yöneticilik tecrübelerini anlattı. Mutlu, yönetici-halk ilişkisi, Gezi olaylarının gelişimi ve süreci ile ilgili sunumlar yaptı. Basel deki etkinliğe, Türkiye nin Zürih Başkonsolosu Aslı Oral, Bern Büyükelçiliği Basın Müşaviri Hacı Mehmet Gani ve UETD İsviçre Şubesi Başkanı Murat Şahin de katıldı. Erdoğan ı kızdıracak karikatür kampanyası The Guardian çizeri Martin Rowson Erdoğan karşıtı karikatür kampanyası başlattı. Rowson Musa Kart la dayanışmak için Twitter dan yaptığı çağrıda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye den bir karikatüriste 10 yıl hapis cezası istemiyle dava açtı tüm karikatüristleri Erdoğan ı çizmeye ve Twitter da #ErdoganCaricature etiketi altında paylaşmaya davet ediyorum ifadlerini kullandı. Rowson ın bu çağrısı üzerine Twitter da #ErdoganCaricature etiketi altında Erdoğan ın resmedildiği karikatürler yağıyor AKP-IŞİD kebapçıda Alman gizli polisinin takip ettiği IŞİD destekçisi selefilerle AKP li eski Spor Bakanı Suat Kılıç, Köln deki Kilim restoranda buluşması basına yansıdı. Buluşmada, AKP nin Almanya ayağı UETD ile bazı başkonsolosluk görevlileri de bulundu. Bakanın buluştuğu bu ekip, Alman İstihbaratı tarafından Suriye ve Irak a intihar bombacısı göndermekle suçlanıyor. Bakanlığı döneminde Almanya nın Köln Kenti ni ziyaret eden ve Keupstr. deki Kilim Restoranta giden AKP milletvekili ve eski Spor Bakanı Suat Kılıç, IŞİD destekçisi Selefi lerle fotoğraf çektirdiği ortaya çıktı. Kilim Restoran da çekilen fotoğrafta, Türk Selefi lerle birlikte, Almanya da polis takibindeki OKU- Lies kampanyasını sürdüren Filistin asıllı İbrahim Ebu Naci de bulunuyor. Fotoğrafın arka planında ise Köln Başkonsolosluğu görevlileri ve AKP nin Almanya örgütü UETD Başkanı Süleyman Çelik yer alıyor. Facebook ta dolaşan bu fotoğraf, Alman Polisi nin de eline geçti. Almanya da ücretsiz kuran dağıtan ve aralarında Türkler in de bulunduğu grubun başkanı ise, hakkında Euro luk sosyal yardım yolsuzluğundan dava açılan İbrahim Ebu Naci. Bu grubun yaklaşık 25 milyon kuran dağıttığı, ayrıca, IŞİD e Almanya dan katılan her beş kişiden birinin bu kampanyayla gönderildiği ortaya çıktı. Grubun Türk üyelerinden 31 yaşındaki İbrahim Oruç un ise, Biz kuran dağıtıyoruz. Kimseyi bir şeyi angaje etmiyoruz dediği belirtilirken, Alman İç İstihbarat birimleri raporuna göre, Suriye ve Irak da intihar eylemine katılan 8 IŞİD ci ya da cihadcıdan 3 ünün kuran dağıtan bu ekipten olduğu belirtildi. Konuyla ilgili görüştüğümüz Kilim Restoran Yetkilileri, bakanla selefilerin buluşmasını doğruladı. İsmini açıklamayan bir çalışan, Bakan Bey, yaklaşık sene önce, Köln Başkonsolosluğu ve UETD yetkilileri ile geldi. Burada halkla selamlaştı. Sonra kapının önünde yemek yiyen o sakallılar geldi. Bazıları Türkçe konuştular ve birlikte fotoğraf çektirdiler dedi. Fotoğrafta, Selefiler in başı olan İbrahim Ebu Naci nin doğrudan bakan ve şu anki milletvekilinin yanında bulunduğu görülüyor. Almanya da her dört kadından biri eşinden şiddete görüyor Almanya da 2003 ile 2013 yılları arasında kadınlara fiziksel, cinsel ve psikolojik olarak yapılan şiddet yüzde 68 oranında artarak 27 bin 284 olaya ulaştı. Almanya Federal Kadın, Aile ve Gençlik Bakanlığı tarafından yapılan araştırmada, her dört kadından birinin mutlaka en az bir veya birden daha fazla defa hayat arkadaşı tarafından şiddete maruz kaldığını ortaya koydu. Almanya da kadına uygulanan aile içi şiddette büyük artış olduğu ifade edildi. Kadına yönelik şiddetin önemli bir sağlık problemi haline geldiğini açıklayan Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Doktorlar Odası, kadınların bu yüzden sağlıklarını kaybetme risklerinin trafik ve kanser yüzünden sağlıklarını kaybetme riskinden daha büyük olduğunu dile getirdi. Oda, kadına uygulanan fiziksel ve cinsel şiddetten daha tehlikelisinin psikolojik şiddetin olduğunun altını çizdi. KRV Doktorlar Odası Başkanı Theodor Windhorst, Tahminlerimiz her beş kadından birinin hayatında mutlaka bir kez şiddete maruz kaldığı yönünde. diyerek konunun ciddiyetine işaret etti. Windhorst, aynı zamanda bir Avrupa Birliği (AB) araştırmasına da dikkat çekerek kadınların yüzde 22 sinin kendi kocasından fiziksel ve cinsel şiddet gördüğünü nakletti. KRV Eyalet Kriminal Polisi nin (LKA) verdiği bilgilere göre ise 2003 ile 2013 yılı arasında kadınlara yönelik şiddet olaylarında yüzde 68 oranında patlama derecesinde bir artış var. Daha önce16 binlerde olan kadına şiddet davaları 2013 yılında 27 bin 800 civarındaki rakamlara ulaşmış durumda. Federal Kadın, Aile ve Gençlik Bakanlığı tarafından yapılan araştırmada her dört kadından birinin mutlaka en az bir veya birden daha fazla defa hayat arkadaşı tarafından şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Polisin raporlarına göre bu rakamlar sadece bilinen ve cesaret edilerek bir şekilde ortaya çıkan rakamlar, bilinmeyenler ve ortaya çıkmayanlar ise çok daha fazla. Şiddete maruz kalan kadınların psikolojik travma içinde olduklarını hatırlatan Dr. Windhorst, Doktorlar şiddeti açığa çıkarmak için en önemli partnerlerdir. açıklaması ile doktorların bu konuda üzerlerine düşen sorumluluklara vurgu yaptı. Doktorun kişiye özel sırrı saklama zorunluluğunun da hatırlatıldığı açıklamada, doktorların kadınlara yardım kuruluşları ve psikolojik yardım kuruluşları ile yakın temas halinde çalışması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye krizi AB ye taşınmaz ama... Danimarka Başbakanı Helle Thörning Schmidt, Türkiye konusunu bugünlerde AB ye taşımanın abes olacağını söyledi. İslam karşıtı yazar Lars Hedegard a saldırıda bulunan şahsın Türkiye de serbest bırakılmasıyla başlayan tartışmaların içine çekilmek istenen Başbakan Schmidt e gazeteciler tarafından, Türkiye ye karşı yaptırımda bulunulması için konuyu AB ye taşıyıp taşımayacağı soruldu. Schmidt, Bugünlerde yapılan AB toplantılarının konusu Türkiye değil. Türkiye nin zanlıyı serbest bırakmasının bir yaptırımı olmalı ama bu konuyu şimdi AB ye taşımak abes olur dedi. Dışişleri Bakanı Martin Lidegaard ın, Türkiye konusunun AB de tartışılması gerektiği görüşüne katıldığını ancak konuyu şu aşamada AB ye taşımayı düşünmediğini belirten Başbakan Schmidt Konuyu sadece AB komisyonunda Türkiye nin üyeliği ele alındığı zaman gündeme getirebiliriz. O zaman Türkiye nin yanlış yolda ilerlediğine dikkat çekeriz. Biz her zaman Türkiye nin AB ye tam üye olması gerektiğini söyledik. Ama bunu söylerken tabi ki bir başka Türkiye den bahsediyoruz, bugünkü Türkiye den değil. Türkiye, hukuk politikasını kendi yönetiyor. Bir ülke, suçlu bir kişinin iadesini istiyorsa o kişinin talepte bulunan ülkeye iadesi gerekir, Türkiye bunu yapmamıştır dedi. Başbakan Schmidt bu açıklamaları ile, muhalefetteki Birlik Listesi ve aşırı sağ Danimarka Halk Partisi nin, Türkiye nin AB ile ilişkileri tam olarak kesilsin, Türkiye deki büyükelçimiz ve 7 NATO askeri geri çekilsin, Türkiye NATO dan atılsın gibi taleplerine de cevap vermiş oldu. Uçaklarda cep telefonu artık problem değil Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA), yolcuların artık uçak seferleri sırasında cep telefonlarını ve tablet bilgisayarlarını kullanabileceklerini açıkladı. EASA, elektronik cihazların herhangi bir güvenlik riski oluşturmadıklarını bildirdi. Hava yolu şirketleri güvenlik değerlendirmeleri sonrası kararı isterlerse uygulayabilecek. Kararın uygulanması halinde yolcular uçak üç bin metre yüksekte iken internete girebilecek, elektronik posta gönderebilecek. Ancak bu yükseklikte telefon görüşmesi yapılabilmesi için uçaklara özel teçhizat takılması gerekecek. Halen Avrupa daki uçuşlarda cep telefonları sadece uçuş modunda açık tutulabiliyor. Daha önce, radyo sinyallerinin uçağın iletişim sistemine zarar verebileceğine dair endişeler yüzünden, uçak seferleri sırasında cep telefonlarının kullanımına izin verilmiyordu. Hava yolu şirketlerinin ise uçaklarda cep telefonu kullanımıyla ilgili olarak farklı politikalar izleyebilecekleri belirtiliyor. EASA geçen yıl Avrupa daki uçuşlar sırasında elektronik cihaz kullanma kurallarını gevşetmişti. Ajans aldığı kararla, elektronik cihazların uçağın kalkışı ve inişi sırasında kullanılabilmesinin önünü açmıştı.

15 28 DÜNYA HABERLERİ DÜNYA HABERLERİ 29 Dünya nüfusu 12 milyara yükselecek Büyük çoğunluğu yoksul ve dar gelirli olan dünya nüfusunun artışı hızla devam ediyor. Nüfusu önümüzdeki 90 yılda en az yüzde 50 oranında artacak olan dünyamızda, artışa bağlı olarak ciddi çevre, ekonomi ve güvenlik sorunları ortaya çıkacak. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan son araştırmaya göre, halen 7,2 milyar civarında olan dünya nüfusu önümüzdeki on yıllarda hızlı bir şekilde artmaya devam edecek. Artış nedeniyle yüzyılın sonuna kadar dünya nüfusu 9,6 ila 12,3 milyar arasında bir rakama ulaşacak. Science adlı bilimsel dergide yayınlanan ve BM ye bağlı bilim insanlarınca yapılan araştırmaya göre, nüfus artışının en çok olacağı kıta Afrika olacak. Halen 1 milyar kişinin yaşadığı kıtanın nüfusu 2100 yılına geldiğinde 4 milyara kadar çıkabilecek. Afrika da kadın başına ortalama 4,6 çocuk ile oldukça yüksek bir doğum oranına sahip. Bilim insanı Patrick Gerland öncülüğünde yapılan araştırmada, Asya kıtasının nüfusunun 2050 ye kadar en yüksek seviyesine ulaşacağı ve sonrasında ise gerileyeceği tahmin ediliyor. Nüfus artışının en önemli sebebi olarak ise, eğitimsizlik ve doğum kontrol yöntemlerinin bilinmemesi olarak gösteriliyor. Araştırmada, nüfus artışının engellenmesi için kadınların eğitim düzeyinin yükseltilmesi ve doğum kontrol yöntemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekiliyor. YAŞLI NÜFUS ARTTIKÇA GENÇLER DAHA ZORLANACAK BM ye bağlı bilim insanlarının araştırmasına göre, nüfus artışı ile birlikte dünya genelindeki yaşlıların gençlere oranı da giderek yükselecek. Bu da, emeklilerin çalışan genç nüfusa oranının artması ve ekonomik olarak daha fazla yük oluşturmasını beraberinde getirecek. Halen dünya üzerinde bir emekliye karşılık 2,9 çalışan bulunurken, bu oran 2100 yılında 1 emekliye karşılık 1,4 çalışana denk gelecek. Nüfusu hızla artan ülkelerden Hindistan ve Nijerya da ise çalışan-emekli dengesi daha radikal bir biçimde değişecek. Hindistan da her bir emekliye karşılık 109 kişi çalışma yaşında iken, bu oran 2100 de 1 e 2,3 e kadar düşecek. Nijerya da ise bu oran 15,8 çalışandan 5,4 e gerileyecek. Siyaset dünyasının artan nüfus sorununa çözüm bulması gerektiğinin kaydedildiği araştırmada, bunun dünya için birçok ekonomik, çevresel ve güvenlikle alakalı sorunu beraberinde getireceğinin altı çiziliyor. Araştırmada, sınırlı tarım arazileri, çevresel kirlenme gibi sorunların yanı sıra, anne ve çocuk ölümlerinin artmasına karşı da uyarılara yer verildi. BM araştırmasında, nüfus artışına ilişkin tahminlerin gerçekleşme şansının yüzde 80 olduğuna da dikkat çekiliyor. AB nin iklim hedefleri ne kadar gerçekçi? Avrupa Birliği (AB) nin küresel ısınmanın engellenmesi için yenilenebilir enerjilere geçişi, enerji tasarrufu ve karbondioksit (CO2) salınımının azaltılmasına ilişkin hedefleri, üye ülkeler arasındaki çetin müzakereler sonrasında dün kabul edilmişti. AB nin hedeflerinin üye ülkeler için hiçbir zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle gerçekleştirilmesi olasılığı zayıf kalırken, hedeflerin küresel ısınmanın durdurulmasında yetersiz kalacağı biliniyor. AB Komisyonu tarafından hazırlanan plan çerçevesinde varılan uzlaşmaya göre, 2030 yılına kadar sera etkili gaz salınımının 1990 yılına oranla yüzde 40 düşürülmesi, yenilenebilir enerjilerin toplam tüketimdeki payının yüzde 27 ye çıkarılması ile enerji tüketiminin yüzde 30 düşürülmesi hedefleniyor. Ancak AB Zirvesi nde kabul edilen hedeflerin herhangi bir bağlayıcılığı bulunmuyor ve hangi ülkenin ne kadar çaba sarfedeceği belli değil. Zira, ortaya konulan hedefler birlik genelini kapsıyor ve üye ülkeler arasında enerji kaynaklarının kullanımına ilişkin oldukça farklı bir tablo hakim. Fransa, İngiltere, Finlandiya ve Polonya gibi ülkeler nükleer enerjiden kolay kolay vazgeçmeyecekken, Almanya ve İsveç gibi ülkeler yenilenebilir (güneş, rüzgar, biyo) enerji kaynaklarına daha fazla önem veriyor. Polonya ve diğer Doğu Avrupa ülkelerinin kömüre olan bağımlılıkları da dikkat çekici boyutlarda. AB nin vardığı uzlaşmanın yeterince ciddi bulunmamasının bir diğer nedeni ise, kabul edilen hedeflerin bazılarının abartılı, bazılarının ise çıtayı oldukça düşük tutulduğunu göstermesi yılına kadar sera gazı salınımını (1990 yılına oranla) yüzde 40 oranında düşürmek isteyen AB ülkelerinin hali hazırda yüzde 20 hedefine yaklaştıkları biliniyor. İklim uzmanları, AB nin 2030 yılına yüzde 30 oranında düşürmesinin mümkün göründüğünü söylerken, yüzde 40 hedefinin tutturulması için ne yapılması gerektiğine ilişkin AB Zirvesi nin herhangi bir açıklayıcı metni bulunmuyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının toplamdaki payının 2030 a kadar yüzde 27 ye çıkarılması hedefi Türkiye de 10 milyon kişi bu hastalığın pençesinde Geçtiğimiz günlerde CHP nin doktor vekili Aytun Çıray ın gündeme getirdiği LYME hastalığı Türkiye de yeteri kadar bilinmese de dünyada en çok konuşulan hastalıkların başında geliyor. Hastalık kene ısırmasıyla bulaşıyor ve vücutta bakteriyel enfeksiyona neden oluyor. CHP İzmir Milletvekili-PM Üyesi Dr. Aytun Çıray geçen Pazartesi günü yaptığı yazılı basın açıklamasında, Dünya da en çok konuşulan hastalık konumuna gelen LYME hastalığı maalesef ülkemizde pek bilinmiyor. Bu nedenle ülkemizde gerek teşhis, gerekse tedavi aşamasında çok büyük sorunlar yaşanıyor diyerek LYME hastalığına dikkat çekmek istedi. Dünya da Büyük Taklitçi ismiyle anılan ve şu ana kadar yapılan araştırmalarda LYME hastalığının 350 den fazla hastalığı taklit edebileceğini vurgulayan Çıray, taklit ettiği bu hastalıkların başında de aslında çok zor değil. Veriler, AB nin 2020 yılında yenilenebilir enerji kaynaklarının payını yüzde 25 e çıkaracağını gösteriyor. Ancak, 2020 den sonraki 10 yılda sadece yüzde 2 lik bir hedef için AB ülkelerinin çaba sarfetmeyeceği ve bir rehavet oluşması tehlikesi bulunuyor. AB nin enerji tasarrufuna ilişkin hedefi de ciddi kuşkular uyandırıyor yılına kadar yüzde 30 enerji tasarrufunun gerçekleştirilmesi için, AB nin mevcut ekonomik rekabet koşullarını terk etmesi gerekecek. Ancak, sürekli ekonomik büyüme ve işsizliği bitirme gibi temel hedefleri gündemine alan AB nin endüstrisini sınırlamadan nasıl enerji tasarrufuna gideceği sorusuna cevap verilebilmiş değil. AB nin ekonomideki en ciddi rakiplerinden ABD, Çin, Rusya ve Hindistan gibi güçlerin küresel ısınma ve iklimsel felaketlerle pekte ilgilenmemeleri nedeniyle aslında tüm hedeflerin boşa çıkma ihtimali bulunuyor. Gerçekte ise AB nin en önemli hedefi, önümüzdeki yıl Paris te yapılacak olan ve Kyoto Protokolü nün yerini alacak olan İklim Zirvesi ne daha güçlü bir biçimde gitmek yılındaki Kopenhag Zirvesi nden sonra yaşanan hayal kırıklığı, küresel ısınmayı durdurma yönündeki giderek azalan umutların Paris e bağlanmasına yol açmış durumda. Ancak, AB nin ilan ettiği hedeflerin tutturulması durumunda bile küresel ısınmanın durdurulması anlamına gelmiyor. Uzmanlar, yeryüzü sıcaklığının bu yüzyılın sonuna kadar 2 derece ile sınırlandırılması hedefinin tutturulması için, sera gazı etkili gazların en az yüzde 50 oranında düşürülmesi gerektiği görüşündeler. günümüzde hızla yaygınlaşan kronik yorgunluk, Huzursuz Bacak Sendromu, epilepsi, MS, ALS, Lupus, Alzheimer, Parkinson, Romatoid Artrid, otizm, hiperaktivite ve dikkat eksikliği, kalp hastalıkları, Behçet hastalığı, alerji, beyin tümörü, migren, tiroit hastalıkları, kronik baş ağrısı, Fetus ölümü ve düşük, bir çok cilt ve kas hastalığının geldiğini belirtti. Çıray, LYME nin son 10 yılda dünyanın birçok ülkesinde yüzlerce bilim insanının bu hastalığı anlayabilmek için büyük çabalar harcadığını, bu konuda binlerce bilimsel yayının olduğunu ifade etti. ABD Salgın Hastalıkları Önleme Merkezi nin (CDC) LYME nin üzerine gitmeye başlamasıyla ABD de her yıl 300 bin kişinin hastalığa yakalandığı ortaya çıktığını, tanı konmamış kişilerle birlikte bu rakamın her yıl 4 milyona yakın olduğu tahmin edildiğini belirtti. Küresel ısınma en çok yoksulları vuruyor IPCC Adaptasyon Grubu başyazarlarından Doç. Dr. Barış Karapınar, karbon salımına en az katkı yapan sosyal grup ve ülkelerin, küresel ısınmadan en çok etkilenenler olduğunu söylüyor Dünya liderleri 23 Eylül de New York ta küresel ısınma ve iklim değişikliklerini konuşmak üzere bir araya geldiler. Zirve öncesinde ise dünyanın her yerinde liderlerin somut kararlar almaları için kamuoyu oluşturma amacıyla eylemler yapılıyor. Hükümetlerararası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) Adaptasyon Grubu başyazarlarından Doç. Dr. Barış Karapınar ile zirveyi ve iklim değişikliklerinin etkilerini konuştuk. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü nde de görev yapan Doç. Dr. Karapınar, Aralık ayında Paris te yapılacak ikinci zirvede alınacak kararın önemli olduğunu belirtirken, iklim değişikliklerinin en çok yoksulları vurduğunu söylüyor. IPCC raporlarına göre, küresel ısınmadan en çok kimler ve neler etkilenecek? Ortalama iklim değerlerinin ya da aşırı iklim olaylarının etkilediği farklı öğeler ve değerler var. O yüzden de biraz daha spesifik alanlarda yoğunlaşarak bu etkileri ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bir de bölgeler, ülkeler içinde daha fazla etkiye maruz kalan sosyal gruplar var. Bunların içinde en fazla etkilenen gruplar yoksullar. Kırsal alanlardaki yoksullar tarım ve hayvancılıkla ilgileniyorlar ve bu bölgeler iklime en fazla bağımlı bölgeler. Kentlerde ise yoksullar altyapısı daha zayıf bölgelerde yaşıyor. Sel felaketlerinden daha fazla etkileniyorlar. İklim değişikliği nedeniyle gıda fiyatları daha da artacak yılına kadar ortalama yüzde 85 seviyesinde bir artış bekleniyor. Etkilenen grupların temel özelliği, iklim değişikliğine sebep olan sera gazlarına en az katkı sağlayan gruplar olmaları. Bu yüzden de bir sosyal adaletsizlik durumu söz konusu. Gezegenin bir bütün olduğunu düşünürsek Batı ülkeleri de etkilenmiyor mu? Elbette Batı ülkeleri de etkileniyor. Batı dünyasının farkı adaptasyon kapasitesinin olması. New York ta da sel oluyor Tayland da a sel oluyor. New York ta kayıp sayısı daha düşük oluyor la 2012 arasında olan sellerde ölen insanların yüzde 95 i gelişmekte olan ülkelerde ölmüş. Bunun nedeni haliyle altyapının zayıf ve bu ülkelerin adaptasyon kapasitesinin zayıf olması. Gelişmiş ülkelerde mali kayıplar daha fazla oluyor. Örneğin New York taki sel orada ekonomiyi ciddi şekilde vuruyor ama tüm ekonomiye, orana bakarsak yine yoksul ülkeler verdiği zarar daha fazla. Peki o zaman bu değişikliği durdurmak için neler yapılmalı? Daha az sera gazı üretimi için yapılması gereken şeyler var. İşin zor kısmı da orası. Orada da yenilenebilir enerjiye geçmek, enerji verimliliğini yükseltmek, kömür santrallerinden, rüzgar ve güneş santrallerine geçmek gerekiyor. Ulaşım, enerji tüketimi konusunda yapılması gerken çok şey var. Türkiye hem en fazla etkilenen ülkelerden biri ama aynı zamanda en yüksek hızla bu değişime katkı sağlayan ülkelerden biri. Sera gazı konusunda Türkiye de son yirmi senede yüzde yüzden fazla artış oldu.bir an önce bunu azaltmamız gerekiyor. Enerji, ulaşım, tarım sektöründe uzun vadeli yatırımların yapılması gerekiyor. Türkiye küresel düzeyde iklim politikaları konusunda nasıl bir tutum sergiliyor ve nerede duruyor? İklimle bağlantılı en önemli anlaşma Kyoto. Paris te yapılacak toplantı, Kyoto sonrası bir anlaşmayı ortaya çıkarma hedefiyle yapılıyor. Türkiye nin son senedeki iklim müzakerelerindeki pozisyonu için kaçar oyuncu diyebiliriz. Kendi özel konumu nedeniyle Türkiye gelişmekte olan bir ülke ama aynı zamanda OECD üyesi. Bir taraftan sera gazları konusunda bağlayıcı yükümlülükler almak istemiyor ama öbür taraftan bundan en çok etkilenecek ülkeler arasında. İklim değişikliği müzakerelerinde yapıcı, yönlendirici rol oynamıyor Türkiye. Ama Türkiye bu alanda yalnız değil. Çin, Amerika, Avustraya, Japonya gibi örnekler var. Müzakereler her ülkenin en az sorumluluk en az maliyet alarak işin içinden çıkmaya çalıştığı şartlarda yapılıyor. O yüzden tüm ülkeler yan yana geldiğinde bir sonuç çıkarmak çok zor oluyor. Küresel sınma geri dönüşsüz bir olay mı yoksa hâlâ bir dönüş mümkün mü? Dönüşü zor ama en azından belli bir seviyenin altında tutmak hâlâ mümkün. BM de toplanan liderlerin hedefi, küresel ısınmayı 2 derecenin altında tutmak. Şu anki süreçte bunun çok zor olduğunu düşünüyoruz derece artabilir. Birçok senaryo var. O yüzden tek bir değil, çeşitli senaryolar üzerinden bakıyoruz. Son 10 yılın eğilimine baktığımızda çok kötü senaryo üzerinde gidiyoruz. Biz bunu bir önce döndürüp, durumu daha olumlu senaryolara çevirebiliriz. İklim değişikliğini şu anki senaryodan döndürmek, atmosferdeki sera gazlarını toprağın altına atmakla mümkün olabilir. Bunun teknolojisi var ama ekonomik olarak uygulanabilir değil. Haliyle şu anki hedefimiz bu çok kötü gidişatı yavaşlatmak. Bunun için de yenilenebilir enerjiler yönelmek, enerji verimliliğini arttırmak gerekiyor. Bunu bütün ülkelerin yapması gerekiyor.

16 30 TÜRKİYE HABERLERİ TÜRKİYE HABERLERİ 31 Cumartesi Anneleri 500. kez adalet istedi Gözaltında kaybedilen ya da faili meçhul cinayetlere kurban gidenler için yakınları ve Cumartesi Anneleri 500. kez Galatasaray Lisesi önündeydi. 12 Eylül kayıplarından Cemil Kırbayır ın ağabeyi Mikail Kırbayır 12 Eylül kurbanları; evlerinden, iş yerlerinden alınıp, yaşamına son verilenlerdir. Bizler 500 haftadır bu meydanda adalet ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. Bu ülkeyi yönetenler sağır ve dilsiz ise bizim sesimiz inadına susmayacaktır dedi. Kayıp yakınlarından Murat Yıldız ın annesi Emine Yıldız ise Başbakan a Gezi olaylarında oğlu öldürülen ananın sanık sandalyesinde ne işi var, asıl sanıklar neden dışarıda diye seslendi. Sanat ve siyaset dünyasından birçok ismin katıldığı eyleme binlerce kişi destek verdi. Şevval Sam, Suavi, Onur Akın gibi isimlerin aralarında bulunduğu çok sayıda isim Cumartesi Annelerine ses verdi. Eyleme; CHP ve HDP nin de aralarında bulunduğu birçok siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu da destek verdi. 20 yıllık mücadele Cumartesi Anneleri nin, Kayıplar bulunsun, failler cezalandırılsın sloganı ile 20 yıldır önce Galatasaray Meydanı nda 10 kişi olarak başlattıkları adalet nöbeti bugün 500. haftayı binlerle karşıladı. Siyasetçisinden, sanatçısına, binlerce insanın yalnız bırakmadığı Cumartesi Anneleri devlete 500 değil bin yıl geçse de iki elimiz yakanızda diye haykırdı. Hepsinin bir hayali, bir geleceği bir yaşam umudu vardı. Hepsi güzel yarınlar için mücadele vermişlerdi. Kimisi henüz çocuk, kimisi genç, kimisi yaşlıydı. Kimisinin adı Hasan, kimisinin adı Fehmi, kimisinin adı Cemil di. Ama hepsinin failli aynıydı. Ansızın sokakta, evden gece sessizliğini yırtan telsizlerin anonsları eşliğinde götürüldüler ölüm kuyularına. Ansızın kopartıldılar özgürlük tutkularından. Geride tek bir fotoğraf, kırmızı karanfil ile gözü yaşlı bir anne, bir baba, bir çocuk, bir kardeş bırakarak Yağmur, çamur, soğuk, sıcak demeden Cumartesi Annelerin 20 yıldır sürdürdüğü adalet çığlığına binler ortak oldu. Saat de annelerin yakınlarının fotoğrafları ve kırmızı karanfillerle oturduğu Galatasaray Meydanı na akın eden binlerce insan, devletten gözaltında kaybedilenlerin hesabını sordu. Levent Tüzel, Leyla Zana, Ercan Karakaş, Arzu Çerkezoğlu, Akın Birdal, Eşber Yağmurdereli, Nur Sürer, Ferhat Tunç, Yusuf Çetin, Şevval Sam, Pınar Aydınlar, Suavi nin aralarında bulunduğu siyasetçi, sanatçı, sendikacı, hukukçu ve demokratik kitle örgütlerinin katıldığı adalet nöbetinde, siyah bir örtü üzerine gözaltına kaybedilenlerin fotoğrafının ve serpilmiş karanfillerin yer aldığı 500 haftadır seni soruyoruz pankartı açıldı. Arjantin deki Plaza Mayo annelerinin mesajının okunduğu meydanda teker teker söz alan Cumartesi Anneleri, devlete 500 hafta değil bin yıl da geçse iki ellimiz yakanızda mesajını verdi. İşte Annelerin mesajları: 19 Ekim 1995 te Avcılar daki evinin önünden silahlı, telsizli sivil polislerce 1995 yılında gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun un eşi Hanım Tosun: 500 haftadır gözaltında kaybedilen kayınlarımızı arıyoruz. 500 hafta nasıl geçti anlamadım. 20 yıl önce çocuk olanlar bugün büyüdü, bizimle adalet nöbeti tutan kimi anne ve baba hayatını kaybetti ama devlet hiçbir adım atmadı. Taleplerimize karşı gözleri hep kör, kulakları hep sağır kaldı. Ama ister kör, ister sağır, ister dilsiz kalsınlar şunu hiç unutmasınlar ki 500 hafta değil bin yıl geçse de iki elimiz yakalarında. 12 Eylül 1994 yılında Ankara daki evinden Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan Kenan Bilgin in kardeşi olan İrfan Bilgin İrfan Bilgin: Biz bu meydanda tam 20 yıl önce Mayıs ayında ilk bir araya gelmiştik. O zaman talebimiz kayıpların son bulup, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanmasıydı. Yıl 2014 yine aynı taleple buradayız. Bize kayıplarımızı geri vermeyeceklerini biliyoruz ama en azından onların kemiklerine kavuşabilmek istiyoruz. Ben abimi kaybeden memurlara bile kızmıyorum çünkü faillin devlet olduğunu biliyorum. O memurlardan tek istediğim biraz vicdanları varsa, eşlerinin, çocuklarının gözlerine bakabiliyorlarsa eğer, sadece bize ulaşıp gizlenenleri açıklasınlar. Bunu yaptıkları takdir de onları affetmeye hazırım. 21 Mart 1995 yılında gözaltına alınıp işkenceyle katledilen Hasan Ocak ın annesi Emine Ocak: Oğlumu gözaltına alıp kaybettiler. Karakol, savcı çarpmadığım kapı kalmadı ama hep yalan söyleyip inkar ettiler. 15 Mayıs 1995 yılında onu Beykoz da kimsesizler mezarında buldum. Onu vurmuşlar. 12 Eylül faşist darbesinin ilan edildikten bir gün sonra gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır ın abisi Mikail Kırbayır: 500 haftadır burada oturuyoruz. Kimisi çocuğunu, kimisi abisini, kimisi babası, kimisi torununu akıbetinin açıklanmasını istiyoruz. Bu kaybedilenlerin hepsi bu coğrafyayı özgürlük, demokrasinin gelmesi için mücadele ettiler. O nedenle hedef seçildiler. Kardeşim gibi 12 Eylül faşizminde ansızın sokaktan, evlerinden alınıp kaybedildiler. Ve biz 500 haftadır onların belli olan faillerinin cezalandırması için mücadele ediyoruz. Çünkü bu ülkeyi yönetenler sağır, dilsiz. Çünkü bu ülkeyi yönetenlerin zihniyeti hala 12 Eylül zihniyeti. Ben kardeşimi 30 yıl aradım. Bana hep yalan söylediler. 3 yıl önce kardeşimin gözaltında kaybedildiği açığa çıkmasına rağmen halen ortada bir iddianame yok. Belli olan failler hala korunup aklanıyor. Ama bunu hiç kimse unutmasın ki Cemiller kendi düşünceleri hayata geçirmek için ölümü kucakladılar. Murat Yıldız ın annesi Hanife Yıldız ise: Benim yaptığımız hiçbir ana yapmadı. Yıllardır bu vicdanla yaşıyorum. Oğlumla suçumuzu kabul ettik, karakola gittik. Adalet var sandık. Ama olmadığını gördük. Soruyorum şimdi, adalete güvenmenin sonu bu mu olmalıydı? Ben bunun hesabını hangi devletten soracağım? Gözaltında kaybedilen Nurettin Yedigöl ün kardeşi Muzaffer Yedigöl: Ben abimin kemiklerini istiyorum. Onun için buradayız. Annem için ölmeden kemiklerine kavuşsun ki mezarında rahat uyusun diye. Çünkü babam kemiklerini bulamadan gitti, mezarında rahat değil. Gözaltında kaybedilen Kasım Alpsoy un meydanda büyüyen kızı Gülbahar Alpsoy: 500 haftadır yakınlarımızı ararken, Kobanê deki anneler de çocukları, işgal eden toprakları için ağlıyor. Ama bizim sesimizi duymayan devlet onların da sesini duymuyor. Adalet olmayan bir ülkede adaleti ancak Kobanê de acı çeken, bu meydanda haykıran biz kadınlar getireceğiz. Galatasaray da büyüyen çocuklardan Hasan Gülünay ın kızı Deniz Gülünay: Burası sadece ağladığımız, öfkelendiğimiz bir alan değil. Burası devletin kirli yüzünden hesap sorulduğu politik bir alan. Devlet hesap verene kadar da bu politik alanı terk etmeyeceğiz. Gözaltında kaybedilen maden işçisi Mehmet Ertak ın oğlu Serhat Ertak ise fotoğrafını kaldıran ve kayıp yakınlarından da kaldırmasını isteyerek: Burada tek resim var, adı da kayıp. Bu adaletin kanlı yüzüdür. Devlet, önce bu kanlı yüzünü temizlesin dedi haftanın Açıklamayı Gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren in kardeşi İkbal Eren okudu. Fehmi Tosun un tanıtıldığı açıklamada, Eren gözaltında kaybedilen kayıplar ailelerine teslim edilinceye ve onları kaybedenler hesap verinceye kadar, onları arayacaklarını, faillerin peşini bırakmayacaklarını vurguladı. Annelerin karşısında hiçbir kuvvet duramaz Zübeyde Tepe, bir Cumartesi Annesi yaşında katledilen oğlu Ferhat Tepe nin katillerinin yargılanması için 21 yıldır mücadele veriyor. 28 Temmuz 1993 te kaçırılan ve 8 Ağustos 1993 te bir mezarlıkta bulduğu oğlunun ardından adalet arayışını sürdürüyor. Katillerin peşindeki acılı anne, Unutmasınlar, annelerin karşısında hiçbir kuvvet duramaz diyor 1977 yılında Arjantin de 14 kadın bir araya geldi ve gözaltında kaybedilen kızlarının oğullarının hesabını sormak için toplandı. Annelerin eylemleri, her perşembe toplandıkları Mayıs Meydanı anlamına gelen Plaza de Mayo da gerçekleşti ve onlara Plaza de Mayo Anneleri dendi. 30 yıl boyunca, kaybedilen çocuklarının ismi yazılı beyaz başörtüleriyle, cuntanın bütün baskılarına rağmen gittikçe kitleselleşerek mücadele verdiler. Acılı Arjantinli annelerin tüm dünyanın gözü önünde büyüyen mücadelesi, Arjantinli diktatörlerin devrilmesini ve yargılanmasını sağladı. Benim annem cumartesi Özellikle Olağanüstü Hal Bölgesi nde, 1991 itibariyla peş peşe cinayetler işlenmeye başladı. Faili meçhul olarak adlandırılan bu cinayetlerin faillerini tanıklar biliyordu ama, gösterilen hiçbir tanık dinlenmedi, katillerin kendilerine güveni artırıldı e gelindiğinde faili meçhul lerin yerini gözaltında kayıplar almaya başladı ve sayı hızla arttı. OHAL dışındaki kentlerde de kaybedilmeler başladı. O kayıpların anneleri, kaybedenlerin peşini hiç bırakmadı. Zübeyde Tepe, bir Cumartesi Annesi yaşında katledilen oğlu Ferhat Tepe nin katillerinin yargılanması için 21 yıldır adalet arıyor. Eşiniz siyasetçiydi, kaç çocuğunuz vardı? İki kızım, iki oğlum vardı. Ferhat, 1974 doğumludur, 28 Temmuz 1993 te katledildi, öldürüldüğünde 19 yaşındaydı. Eşim İshak Tepe, o zaman DEP Bitlis İl Başkanı ydı. Ferhat Tepe daha 19 yaşındaydı, ne idealleri vardı... Liseyi bitirmişti, üniversite okuyacaktı de kızım hukuk fakültesini kazanmış, İstanbul a gelmişti. Ben de bir süreliğine İstanbul a geldim, kızımın yanında kalıyordum. Ferhat da bir süre sonra yanımıza geldi, burada dersaneye başladı. Bu arada da Özgür Gündem gazetesine gelip gidiyordu. Gazeteciliğe heves etmişti, Ben muhabir olacağım diyordu. Bir zaman sonra Bitlis e döndük. Ferhat da burada Özgün Gündem gazetesi için muhabirliğe başladı. İyi bir gazeteci olmak istiyordu. 90 lı yıllarda Bitlis te gazetecilik yapmak orada yaşanan her şeye tanıklık demek, neleri haberleştirdi? Doğru. Vedat Aydın ın cenazesine gitti, yakılan yıkılan köyleri dolaştı, faili meçhul cinayetleri yazdı. Mesleğini çok seviyordu. Gazeteden Van daki arkadaşlarıyla temas halinde çalışırdı. Ferhat, çok sakin birisiydi, işini yapıyordu. Tanıklık ettiği olaylar zaten orada yaşayan herkesin hayatının parçasıydı. Yaptığı haberler nedeniyle tehdit alıyor muydu? Direk tehdit olmadı ama Tatvan 6. Zırhlı Tugay Komutanı Korkmaz Tağma idi, parti il ve ilçe başkanlarını toplantı için Tatvan a çağırmıştı. Eşim İshak Bey de DEP Bitlis İl Başkanı olarak o toplantıya katıldı. Komutan Tağma, eşime kaç çocuğun var, ne iş yaparlar, nerede yaşarlar diye sormuş. Tatvan dan dönünce babası Ferhat ı dikkat et, Korkmaz Tağma seni sordu diye uyarmıştı. Ferhat da bana ne olacak ki baba demişti. 28 Temmuz 1993 günü, oğlunuzu son gördüğünüz gün oldu. O günü anlatabilir misiniz? O gün Ferhat öğle yemeği için eve geldi. Yemeğini yedi, biraz dinlendi, sonra çıktı. Babasının yazıhanesi vardı, oraya uğramış, ardından da DEP il binasına gitmiş. O sıra, eşimin yazıhanesine sivil kişiler gelip Ferhat ı sormuşlar, nerede olduğunu kurcalamışlar. Onların ardından bu kez Ferhat tekrar yazıhaneye gelmiş, çalışanlar da bunu söylemiş, ama Ferhat önemsememiş. Yazıhanedekiler dikkat et diye uyarıyorlar ama Ferhat onlara korkacak bir şey yok diyor. O akşam eve gelmedi. 14 yaşındaki kardeşi gelince Ferhat ı gördün mü diye ona sordum. Ortalık tedirgin, merak ettim. Komşulardan sordum, amcasına telefon ettim. O zaman cep telefonları yok, amcasının oğlu birlikte çarşıdaydık, ben eve gidiyorum dedi, ayrıldı deyince, iyice tedirgin oldum. O gece sabaha kadar aradık. Daha sonra haber alabildiniz mi? Ertesi sabah 6 da telefon geldi. Eşime, biz TİT iz, Türk İntikam Tugayı. Oğlun elimizde, DEP amblemini parti binasından indireceksin, PKK nın kaçırdığı dört turist serbest bırakılacak ve bir milyar lira getireceksin dediler. Karşılığında Ferhat ı serbest bırakacaklarını, emniyete şikayet etmememizi söylediler. Babası, Levhayı ben kaldıramam, onu ben asmadım, halk astı. Turistleri bilemem ben PKK lı değilim dedi. Ancak bir milyar lirayı üstlendik.

17 32 TÜRKİYE HABERLERİ TÜRKİYE HABERLERİ 33 Türkiye de yaşanan intiharlarla ilgili bilinmesi gerekenler İntihar vakaları arasında %16 arttı de intihar oranları 100 binde 3,62 yken, 2013 itibariyle 4,19 oldu. Türkiye, dünyada en çok intihar edilen ülkeler arasında 79 uncu sırada. Erkekler kadınlardan 2.5 kat daha fazla intiharı seçiyor de 100 bin erkekten 6.08 i intihar ederken, kadınlarda bu oran verilerine göre, intihar edenlerin %48,8 i evli, %38,4 ü hiç evlenmemiş, %5,6 sı ise boşanmış kişilerden oluşuyor. Bu kişilerin medeni durumu ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde en fazla evli olanların intihar ettiği görülürken, kadınlarda evli olanların yanında hiç evlenmemiş kadın intiharlarının da yüksek olduğu görülüyor Aynı verilere göre, İntihar edenlerin %50,9 u kendini asarak, %25,5 i ateşli silahla, %9,4 ü yüksekten atlayarak, %6 sı ise kimyevi maddelerle hayatına son veriyor. İntihar eden kişilerin 2013 yılında %53,8 inin intihar nedeni tespit edilemedi. Belirlenen sebepler ise sırasıyla şöyle: %16,1 i hastalık %9,3 ü aile geçimsizliği %6,9 u geçim zorluğu %3,3 ü hissi ilişki ve istediği ile evlenememe %1,9 u ticari başarısızlık %0,5 i ise öğrenim başarısızlığı Fazıl Say dan hükümete mektup Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserleri, bakanlık tarafından sansürlenen Fazıl Say, hükümete mektup yazdı. Fazıl Say, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konserlerinin bakanlık tarafından programdan çıkarılmasıyla ilgili hükümete mektup yazdı. Fazıl Say ın hükümete mektubu şöyle: Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer, Size bu mektubu Pekin den yazıyorum, bu akşam Çin de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya da turnedeyken, 3 eserim Ankara da programdan çıkarılmış, olay Türkiye de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız... Ne zaman gerçekten güçlü olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara da çalınması yasaklanan İstanbul Senfonisi eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50 den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak. Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan yasakçı tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu yasakçı tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor... Farklı yaşam tarzları korku ve tehtid altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, Türkiye de iyi sanat yapılıyor dedirt tüm dünyaya. Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki askeri güç filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım diyebil. Gelin beraber büyüyelim diyebil. Korkma bundan. Fazıl Say ın dünya üzeri her yıl konseri var. İstersen incele. Kimdir bu? diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30 dan fazla ülkede konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim. Türkiye nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak. Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın. Saygılar, Fazıl Say Öldü Sinan doğdu Taylan 23 Eylül 2014 Bugün Taylan Özgür ün 45. Ölüm yıl dönümü 1948 doğumlu Mustafa Taylan Özgür, ODTÜ de öğrencilik hayatını sürdürdüğü sırada Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu na kurucu olarak katılmıştı öğrenci hareketi liderleri arasında olan Taylan Özgür, İstanbul Üniversitesi nde katıldığı Öğrenci Birliği Kongresi sırasında polisin gerçekleştirdiği baskında hayatını kaybetmişti. Beyazıt Meydanı nda gerçekleşen bu faili meçhul cinayetle hayatını kaybeden Taylan Özgür ün öldürülmesinden kimin sorumlu olduğu hala tespit edilemedi. 68 kuşağının devrimci önderlerinden Taylan Özgür ün katledilişinin üzerinden tam 44 yıl geçti. Geçen 44 yılın ardından katilin ismi devlet tarafından bilinmesine rağmen hala açıklanmadı. Taylan Özgür, ODTÜ öğrencisiydi. 68 kuşağının devrimci gençlik önderlerinden biri olan Taylan, henüz 21 yaşında, 23 Eylül 1969 da İstanbul Üniversitesi Talebe Birliği Genel Kurulu na katılmak için geldiği İstanbul da Beyazıt Meydanı nda arkadan vurularak katledildi. 44 yıl geçti hala saklıyorlar Olayın ardından önce bir polis gözaltına alındı, daha sonra serbest bırakıldı. 68 de ilk faili meçhul olarak kayıtlarda yerini alan bu cinayetin tetikçisi devlet tarafından bilinmesine rağmen yıllardır açıklanmadı. Konuya ilişkin görüştüğümüz Taylan Özgür ün ablası Hale Kıyıcı, 44 yıldır söylendi söylenenler. Vicdanı olmayan üst düzey general çıkıp tek bir açıklama yapmadı. İnkâr ediyorlar. 44 yıl geçti hala saklıyorlar. Üniformasını çıkarttıklarında susuyorlar, ellerinde silah varken konuşuyorlar. Taylan ı vuran şimdi ya Silivri de ya da itirafçı oldu dışarıda geziyor dedi. Öldü Sinan doğdu Taylan Taylan ın ablası Hale Özgür Kıyıcı her yıl Cumhuriyet gazetesine oğlunun ölüm yıl dönümünde ilan veren ve şu anda hayatta olmayan anne Necla Özgür ün yerine ilan vermeye devam ediyor, Taylan Özgür ün 45. ölüm yıl dönümü için de ilan verildi. İlanda şu ifadelere yer verildi: İnsanı, ülkeni, güzeli sevdiğin için; doğrudan, haktan, haklıdan yana başkaldıran bir yüreğe sahip olduğun için; kokuşmuş düzeni sarsacak bir başkaldırının gençlik içinde filizlenip örgütlenen ülkeye yayılmasından korktukları için Taylan Özgür, bundan tam 45 yıl önce ilk tetiği Beyazıt Meydanı nda sana çektiler, seni sırtından kurşunladır. 45 yıl içinde aynı nedenle kaç güzel, kaç yiğit insan daha faili meçhul ya da katili bilinen cinayetlerin kurbanı oldu, tam bilemiyoruz. Ancak haklı ile haksızın, doğru ile yanlışın savaşı hiç bitmeyecek. Haklıların, doğrudan yana savaşan yiğitlerin öldürülmesi, hakkı, doğruyu ortadan kaldırmayacak. Bedeli çok ağır da olsa sonunda hep hak ve doğru, insanlık geçerli olacak. Seni sevgi, özlem ve onurla kucaklıyoruz. Annen Necla Özgür Türkiye ye gidenler savaşa mı gidiyor bilmiyoruz Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, ABD Dişışleri Bakanı John Kerry ile düzenledikleri basın toplantısında gençlerin hareketlerini izlemenin ve savaşa katılmalarını önlemenin kolay olmadığını belirterek, Her yıl on binlerce genç Türkiye ye gidiyor. Ama biz bunların tatile mi gittiklerini, bunlar arasında başka amaçlarla bu bölgeye seyahat edenler olup olmadığını bilmiyoruz dedi. Berlin de, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile görüştükten sonra mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenleyen ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, koalisyon ülkelerinin IŞİD e yabancı savaşçı katılmasını engellemek için istihbarat paylaşımı konusunda daha çok işbirliği yapmaları gerektiğini söyledi. Almanya ile bu anlamda kendi işbirliklerinin son derece iyi olduğunu anlatan ve Almanya ya müteşekkir olduklarını anlatan Kerry, ABD nin yabancı savaşçıların IŞİD e katılmalarının neden ve sonuçlarını da araştırdığını söyledi. John Kerry nin bu sözlerinden sonra aynı konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, ilginç bir örnek verdi. Yabancı savaşçılara yönelik önlem almanın sanıldığı kadar kolay olmadığını belirten Almanya Dışişleri Bakanı, Güvenlik ve istihbarat konularında daha yakın işbirliği yapılsa bile, gençlerin hareketlerini izlemek, savaşa katılmalarını önlemek kolay değil. Her yıl on binlerce genç Türkiye ye gidiyor. Ama biz bunların tatile mi gittiklerini, bunlar arasında başka amaçlarla bu bölgeye seyahat edenler olup olmadığını bilmiyoruz. Sayın Kerry nin belirttiği gibi, ABD ve Almanya güvenlik birimleri, polis güçleri arasında, kuvvetli bir işbirliği var. Ama Almanya ve Türkiye arasında da bu işbirliğine ihtiyacımız var. IŞİD e katılacaklarını düşündüğümüzden, yüzlerce gencin çıkışını önledik. Ama Almanya seyahat özgürlüğü olan bir ülke ve gençlerimiz de gezmeyi seviyor. Ülkeler, yetkililer arasında bu istihbaratlar paylaşılırsa, savaş cephesine gideceklerin seçilmesi kolaylaşır diye konuştu.

18 34 DÜNYA HABERLERİ DÜNYA HABERLERİ 35 3 bin Avrupalı IŞİD e katıldı Avrupa Birliği Terörle Mücadele Komisyonu, Avrupa ülkelerinden 3 bin kişinin Irak ve Suriye de savaşmak üzere IŞİD e katıldığı açıklandı. Avrupa Birliği Terörle Mücadele Koordinatörü Gilles de Kerchove, Avrupa ülkelerinden Suriye ve Irak a savaşmaya giden veya ölenlerin sayısının artığını ve 3 bini aştığını açıkladı. Kerchove nin İngiliz Yayın Kuruluşu BBC ye yaptığı açıklama, Avrupa da geniş yankı uyandırdı. Avrupa Birliği Terörle Mücadele Koordinatörü Gilles de Kerchove nin açıklamasına göre,suriye ve Irak a savaşmaya giden, hava saldırılarında hayatını kaybeden ya da yeniden Avrupa ya dönen cihatçı sayısının 3 bini geçtiğini açıkladı. Bu sayının 2014 yılının ilk aylarında 2 bin olduğu hatırlatıldı. Tunus ta laikler kazandı Tunus ta dün yapılan seçimlerde AKP nin desteklediği ılımlı İslamcı Ennahda Partisi seçimi kaybetti. Seçimlerde Tunus un laik partisi Nida Tunus önde gidiyor. Reuters Ajansı nın geçtiği haberde, son rakamlara göre 217 sandalyeli yeni mecliste Nida Tunus un 80 den fazla sandalye kazanırken, Ennahda nın 66 milletvekilliği elde ettiğini bildirdi. Arap Baharı sırasında Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali in devrilmesinden sonra, 2011 yılında düzenlenen seçimde sandalyelerin çoğunu kazanan Ennahda, yönetimin başına geçmişti. Henüz seçimle ilgili resmi sonuçlar açıklanmadı; ancak seçim yetkilileri katılım oranının yüzde 60 dan fazla olduğunu kaydediyor. Seçimde hiçbir partinin çoğunluğu elde etmesi beklenmiyor. Yeni hükümetin kurulabilmesi için koalisyon oluşturulması gerekecek. Gelecek ay yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi de, kısa sürede bir hükümet kurulması olasılığını geciktirebilir seçiminde, siyasette İslamın rolü ağırlık kazandıysa da, büyük ölçüde dış turizme bel bağlamış olan Tunus ta şimdi, işsizlik, ekonomik fırsatlar ve ülkedeki İslamcı militanlarla fazla yoğun olmayan sürtüşmeler öne çıkıyor. IŞİD genç kadını recm etti SURİYE den gelen IŞİD vahşeti bu kez akıllara durgunluk verecek türden oldu. Bir kadın zinayla suçlanarak recm edildi. İlk taşı da kadının babasına attırdılar. Elleri bağlanan ve beline de bir ip takılan kadın bir IŞİD li tarafından çekilerek ortaya getirildi. Kadına tövbe ettirildikten sonra recm cezası başladı. Genç kadın evlilik dışı cinsel ilişkiye girmekle suçladı. Suriye nin Hama bölgesinde IŞİD in zinayla suçladığı Suriyeli genç bir kadın, babasının da katılımıyla taşlanarak öldürüldü. Suriye ve Irak ta kontrolü altında bulunan bölgelerde şeriat ilan eden IŞİD, evlilik dışı cinsel ilişkiye girmekle suçladığı genç kadını recm etti. Görüntülerde, genç kadının taşlanarak öldürülmesi olayına babası da katılıyor. Baba, zinayla suçlanan kızını affetmediğini belirterek, ilk taşı atan kişi oluyor. Genç kadın ise, affetmesi için babasına yalvarıyor. Bir taşın altında 21 gün Şengal de 3 Ağustos ta başlayan IŞİD saldırıları ardından yaşanan insanlık trajedisine ait her gün yeni bir iz çıkıyor ortaya. Yaşlı çift, Xelil ve Henif in yaşadıkları da bu trajedi ama aynı zamanda yaşam savaşına bir örnek. Şengal de 3 Ağustos ta başlayan IŞİD saldırıları ardından yaşanan insanlık trajedisine ait her gün yeni bir iz çıkıyor ortaya. Yaşlı çift, Xelil ve Henif in yaşadıkları da bu trajedi ama aynı zamanda yaşam savaşına bir örnek. IŞİD saldırısı sırasında Solak köyünde yaşayan Xelil Qulu Elo (63) ve eşi Henif (55) AP ve AB den Kobanê ye acil destek çağrısı AP deki oturumda ilk olarak AB Konseyi adına söz alan Benedetto Della Vedova, Kobanê direnişine her türlü desteğin yapılması gerektiğine inandık ve bu yönlü girişmlerde bulunduk. DAİŞ e karşı uluslararası koalisyona derhal müdahalede bulunması için ve Türkiye yetkililerine Kobanê direnişinin güçlendirilmesi dahil insani bir koridor açılması için çağrı yaptık dedi. İki saat süren, en sağdan en sola kadar partilerden 50 kadar parlamenterin söz aldığı genel kurul tartışmalarında, Kobanê direnişi ile dayanışma ve Kürtlere mücadelelerinde somut destek sunulması gerektiğine yönelik ortak görüş dikkat çekti. Tartışmalarda Ankara nın Kobanê direnişine ve DAİŞ teröristlerine karşı takındığı tavır kabul edilemez olarak nitelendirilirken, bu tavrın AB ye üyelik yolunda müzakere eden ve NATO üyesi bir ülkeye uygun olmadığı vurgusu yapıldı. Genel Kurul da söz alan tüm parlamanterler, Kobanê için insanlığa karşı suç işleyen barbar bir örgüte karşı verilen direnişin sembol şehri, YPG-YPJ savaşanları ise kotülüğün temsilcilerine karşı direnen kahramanlar olarak addedildi. Parlamenterler konuşmalarında Erdoğan liderliğindeki Ankara iktidarı için DAİŞ ile dolaylı ve direkt ilişkide olan bir güç nitelemesi de dikkat çekerken, Türkiye nin Kürt direnişinin kırılması amacıyla manevra yapan bir ülke olduğunun altı çizildi. Türkiye nin mevcut tavrıyla AB çatısı altında bir arada olunmasının kabul edilemeyeceğinin vurgulandığı konuşmalarda, Kobanê de yaşanan büyük direniş selamlanırken, Srebrenika ve Stalingrad ın yeninden yaşandığı kaydedildi. Konuşmalarda, Türkiye nin Kobanê ye dönük soykırım amaçlı DAİŞ saldırılarında sorumluluğu olduğu vurgulanırken, bir İngiliz parlamenter, Siz bakmayın şu an Türk liderlerin ağız değistirdiğine. Bir katil ben öldürmeyeceğim dediğinde, onun artık öldürmeyeceği gafletine kapılmayalım! Zira yarın fırsat bulursa yine öldürür. Türkler de işte son günlerde yine böyle yapıyor dedi. Bir diğer İngiliz parlamenter ise, DAİŞ canilerine karşı Kürt oğul ve kızları kahramanca direnirken, ve hatta DAİŞ masum sivilleri vururken AKP hükümeti bunu keyifle izliyor. Bizim hükümetlerimiz ise bu hükümet ile halen işbirliği yapıyor ve Başbakan David Cameron da işte bunlardan biridir diyerek tepkisini dile getirdi. AP deki Genel Kurul oturumunda söz alan parlamenterlerin bazılarının Kobanê direnişini sahiplenen, Türkiye yi sert sözlerle eleştiren ve Avrupa Birliği ni harekete geçmeye çağıran konuşmaları şöyle gerçekleşti: Benedetto Della Vedova (İtalyan Liberal Parti-LPL Milletvekilili: Kobanê direnişine her türlü desteğin yapılması gerektiğine inandık ve bu yönlü girişimlerde bulunduk. DAİŞ e karşı uluslararası koalisyona derhal müdahalede bulunması ve Türk yetkililere Kobanê direnişinin güçlendirilmesi dahil insani bir koridor açılması için çağrı yaptık. Kobanê deki çok dramatik durumdan dolayı mağdur olan insanlar için şimdiye kadar 9 milyon euro insani yardım kararı aldık ve daha fazla insani yardımın yapılması için de tartışma yürütüyoruz. Kobanê direnişinin yenilmemesi ve DAİŞ in bertaraf edilmesi için elimizde geleni yapmalıyız. Zira Kobanê direnişin sombolüdür, dileriz bu Suriye ve Irak taki diğer toplumlara da örnek olur. Michelle Aliot Marie (Fransa eski Savunma Bakanı): Kobanê hem şehit mertebesine yükselmiş bir şehir hem de AB ve batı olarak bizlerin güçsüzlüğumüzün dışa vuruşunu sağlayan şehirdir. Dalayısıyla Kobanê nin düşmesi DAİŞ ve benzeri grupların moral almalarına neden olur. Bunun içindir ki, biz güzel konuşmalar dışında ne yapacağız? Bizim (AB nin) savunma ve dış ilişkiler politikası bu konuda görüldü ki bir çıkmazı yaşıyor. Soruyorum sizlere: Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu nda, Avrupa Birliği (AB) temsilcilerinin de hazır bulunduğu Kobanê de son durum başlığıyla düzenlenen acil oturumda, tarihi Kobanê direnişine dikkat çekilirken, Türkiye nin DAİŞ e destek niteliğindeki politikaları sert sözlerle eleştirildi. Konuşmalarda, insanlık düşmanı çetelere karşı acilen Kobanê direnişine destek verilmesi çağrıları yapıldı. AB şu an ve önümüzdeki günlerde bu konuda ne yapacağını net olarak ortaya koyabilecek mi? Marie Christine Vergiat (Fransa Komünist Partisi Milletvekili): Biz AB olarak, Türkiye nin gönlünü hoş tutmak için ve yine işimize geldiğinde Kürtleri kahraman, işimize gelmediğinde ise terörist olarak itham edemeyiz. Türkiye nin Kobanê ye karşi takındığı kabul edilemez tavrı ortada. Buna karşı tavrımızı koymamızın zamandır artık. Kürtler kadın avaşçıları da dahil olmak üzere, DAİŞ gibi bir canavara karşı büyük bir direniş sergiliyor. Buna sahip çıkmanın artık zamanı geldi. Türkiye de Kürt meselesini çözüme kavuşturmak için PKK ile müzakere yapmalı ve AB olarak bizlerin de bu süreci destekleme zamanıdır. PKK yi terör listesinden geri çekmenin de zamanı gelmiştir. PKK savaşçılarının Kobanê deki kardeşlerine yardım etmesini sağlayacak adımların daha fazla geç kalmadan atılması lazım. Charles Tannock (İngiliz Muhafazakar Parti Milletvekili): Kobanê direnişinin can çekişini maalesef naklen izliyoruz. Kobanê nin silaha ve insani yardıma ihtiyacı var ki, bunu mutlaka ve derhal sağlamalıyız. Kürtlerin mücedelesi medeniyetin temsilcilerinin mücadelesidir ve buna sahip çıkalım. Kürtlerin yanında yerimizi alalım. Marielle De Sarnez (Fransız liberal demokrat MoDem Milletvekili): Kahramanca direnen Kobanêlilere gerekli her türlü yardımı yapmalıyız. Türkiye bu konuda ikili oynadı ve bizlerin bunu asla kabul etmemesi, bunu da açıkça Ankara ya bildirmemiz lazım. Arnaud Danjean (Fransız Halk Hareketi Birliği-UMP Milletvekili): AB ye üyelik için müzakere edilen, NATO üyesi bir ülkenin Kobanê de gözlemlediğimiz gibi, DAİŞ teröristlerine karşı direnenlere bu şekilde tavır alması asla kabul edilir bir pozisyon değildir ve bunun artık Türkiye ye bildirilmesi lazım. Sabine Lösing (Alman Sol Parti-Die Linke Milletvekili): Kürtlere silah yardımını hemen yapmalıyız. PKK yi ise derhal terör örgütleri listesinden artık çıkarmalıyız. Bodil Ceballos (İsveç Çevre Partisi-Yeşiller Milletvekili: AB olarak bizler, artık iyi Kürtlerkötü Kürtler oyununu oynamaktan vazgeçmeliyiz. Biz Kürtlerden söz edip, Kürtler ile konuşmamaya alışmışız. Artık bunu terk etme zamanı. Kürtler ile artık muhatap olarak konuşmanın zamanı geldi. halen yaşadıklarının etkisinde. Üzerlerinde yorgunluğun, zorlu günlerin etkileri var. Konuşamıyorlar. Kelimeler zorla dökülüyor Xelil in dudaklarından. Xelil ve Henif çifti tam 21 gün boyunca bir taşın altında aç bir şekilde beklemişler. Ta ki HPG gerillaları tarafından fark edilinceye kadar Solak köyüne 6 Ağustos ta gerçekleşen IŞİD saldırısı ardından diğer köylülerle birlikte arabaya binerek Şengal Dağı na ulaşmaya çalışan Xelil ve Henif çifti, yaşlı olduklarından dağa ulaşacak takati kendilerinde bulamazlar. Dağın eteklerinde Qendila Mehmereşa denilen bölgede bir taşın altında saklanırlar. Tam 21 gün burada hayatta kalmayı başaran çift, daha sonra alana gelen HPG gerillaları tarafından bulunarak, açılan güvenlik koridorundan Rojava ya ulaştırılırlar. Şimdi Derik teki Newroz kampında bulunan yaşlı çiftin yüzlerine o 21 gün yeni derin çizgiler eklemiş. Bir yandan konuşuyor Xelil, diğer yandan neredeyse her cümlesinin ardından ellerini havaya doğru açıp dua ediyor HPG lilere: DAİŞ köyümüze girdiğinde kaçan köylülerden birinin arabasına binip Şengal Dağına gitmek istedik. Arabaların durduğu yerden sonra herkes dağa doğru koştu. Ama ben ve eşim yaşlı olduğumuz için yürüyecek durumda değildik. Eşimle birlikte bir taşın altına gizlendik. 21 gün boyunca neler yaşadığımızı bir tek Allah biliyor. Xelil DAİŞ in köylerine ilk geldiği anı ise şöyle anlatıyor: On araba dolusu DAİŞ köye girdi. Doçkalarıyla silahlarıyla etrafı taramaya başladılar. Beni ve eşimi görmemişlerdi. Arkadaşlar onlara biksilerle saldırdı iki koldan hücum ettiler. DAİŞ silahlarını bile bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Benim gördüğüm kadarıyla 14 tane DAİŞ i öldürdüler. Arkadaşlar gibi insan dünyada yoktur. Memo (Orada kendisine yardım eden HPG gerillası) tam bir kahramandır. Baran ve Koçer isimli yeğenlerinin eşleri olan iki kadının da susuzluktan öldüğünü, kendilerine yakın bir yerde olduklarını fakat bir türlü kendilerine ulaşamadığını belirten Xelil ayrıca orada çeşitli sebeplerle yaşamını yitiren birçok insanın HPG ve YPG gerillaları tarafından dağın çeşitli yerlerine gömüldüğünü belirtiyor.

19 36 SAĞLIK SAĞLIK 37 Grip misiniz yoksa nezle mi? Biraz ateşim var sanki, hiç halim yok. Burnum da akmaya başladı. Grip miyim yoksa nezle mi? ikilemini yaşıyorsanız, birbirine karıştırılan bu iki hastalık hakkında biraz daha bilgi sahip olmalısınız. Aksi halde uygulanan yanlış tedaviler hastalıkların seyrini uzatabiliyor. Hava sıcaklığının düşmesiyle soğuk algınlığı, diğer adıyla nezle ve grip şikayetleri artmaya başladı. Kalabalık ortamlarda bulunanlar, çocuklar, yoğun seyahat edenler, hamileler ve 60 yaş üzeri bireylerin bu hastalıklara yakalanma riski oldukça yüksek. Soğuk havalarda kapalı ortamlarda bulunmak, hasta olan kişilerle tokalaşmak, öpüşmek, yakın mesafen konuşmak, bu tip hastalıkların kolaylıkla bulaşmasını sağlıyor. Soğuk algınlığının genel olarak antibiyotiğe gerek kalmaksızın tedavi edilebildiğini gribinse daha ciddi bir rahatsızlık olarak iyi tedavi edilmediğinde zatürreeye çevirebileceğini belirten Yakacık Aile Sağlığı Merkezi ve Cambridge Koleji Doktoru Sedat Yılmaz halk arasında üşütme olarak da anılan soğuk algınlığının, kış hastalıkları arasında en yaygını olduğunu ve yaklaşık 200 çeşit virüsün bu grup hastalığa neden olduğunu ifade ediyor. Nezle diye adlandırılan hastalığın da bu grupta olduğuna dikkat çeken Dr. Yılmaz; hastalığın belirtileri şu şekilde sıralıyor: Mikrop vücuda girdikten birkaç gün sonra hastalık belirtileri başlar. Ani burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı, boğazda gıcık oluşması, öksürük, koku ve tat duyumunun azalması, gözlerde kızarma, sulanma ve yanma belirtileri arasındadır. Ateş genellikle normaldir, ama bazı kişilerde hafif yükselebilir. Birçok hastada yorgunluk, keyifsizlik, bitkinlik hali görülür. Baş ağrısı olabilir. Birkaç gün süren belirtiler bir hafta içinde kaybolur. Çocuklarda daha sık görülüyor Virüslerin hasta kişinin hapşırması, öksürmesi sırasında havaya karıştığını, sağlıklı kişilerin de bu virüsleri burun veya gözler aracılığıyla aldığını ifade eden Dr. Yılmaz; tokalaşma sırasında ve hatta virüsle kirlenmiş kalem, gözlük, mendil gibi eşyalarla da virüslerin bulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Virüslerin üremeleri için en ideal yer ısısının santigrat derece olan burun boşluğu olduğuna dikkat çeken Dr. Yılmaz hastalıkla ilgili şu bilgileri veriyor: Soğuk algınlığı küçük çocuklarda daha çok görülür. Ayrıca, erkek çocuklar kızlara göre daha hassastır. Sigara içilen evlerde soğuk algınlığı riski daha yüksektir. Astım, egzama gibi alerjik hastalığı olanlarda solunum yolu enfeksiyonları daha fazla görülmektedir. Nezle, hafif seyreden ve kendiliğinden geçen bir rahatsızlık olsa da tüm dünyada en çok görülen ve en çok işgücü kaybına neden olan bir hastalıktır. Vücut direnci düşük olan kişilerde ve çocuklarda ortakulak iltihabı, sinüzit, bronşit ve zatürree gibi hastalıklara yol açabilir. Antibiyotiğe HAYIR Soğuk algınlığının kesin bir tedavisi olmadığına dikkat çeken Dr. Yılmaz, tedavi sürecinde A ve C vitamininden zengin sebze ve meyvelerin tüketilmesi gerektiğini belirtiyor ve tedavi sürecini şu şekilde aktarıyor: Burun tıkanıklığının en iyi tedavisi hiçbir yan etkisi olmayan serum fizyolojik ismi verilen tuzlu suyun buruna damlatılması ve bulunulan ortamın nemli olmasının sağlanmasıdır. Tedavide antibiyotiğin yeri yoktur, çünkü antibiyotikler virüsleri öldürmez. Bu tür ilaçlar, sinüzit ve orta kulak iltihabı varsa doktor denetiminde kullanılmalıdır. Hastalar istirahat, ağrı kesiciler, vitamin desteği, bazı soğuk algınlığı ilaçları ile ortalama bir hafta içinde iyileşirler. Tedavi sürecinde kafein içeren kahve, çay veya kolalı içecekler ile alkol kullanımından kaçınılmalıdır. Bu tür içecekler susuzluk yaratır. Korunmanın yolu: Temizlik Hastalıktan korunmanın en kolay yolu el temizliğine dikkat etmek, hastalıklı kişilerin olduğu kapalı ortamlardan uzak durmak, hasta kişilerle tokalaşmak ve öpüşmek gibi yakın temastan kaçınmaktır. Temas varsa eller yıkanmalıdır. Parmaklar burun ve gözlerden uzak tutulmalıdır. Hasta olan çocuk ise, oyun sonrası oyuncaklar yıkanmalıdır. Öksürme ya da hapşırma sırasında ağız ve burun bir mendiller kapatılmalı, mendil de çöpe atılmalıdır. Nezle griple karıştırılmamalı! Nezleye benzer belirtiler gösterdiği için bu iki hastalığın çok sık birbirine karıştırıldığına dikkat çeken Dr. Yılmaz soğuk algınlığından daha ağır ve ciddi bir tablo ortaya çıkaran griple ilgili şu detayları aktarıyor: Grip, çok kolay yollarla bulaşır. Bunların en masumu tokalaşmadır. Yakın mesafede konuşma, öpüşme ve kalabalık ortamlarda bulunma, hastalığın bulaşma potansiyelini artırır. Ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı, öksürük, kas ağrısı, titreme, halsizlik, yaygın vücut ağrıları olur. Çocuklarda ve yaşlı kişilerde daha ağır seyreder. Grip tedavisinde özel virüs ilaçları ve belirtilere yönelik destekleyici tedaviler uygulanır. İyileşme süreci 1-2 hafta sürer. Özellikle yaşlılarda halsizlik, kuvvetsizlik gibi yakınmalar, iyileşmenin ardından da uzun süre devam edebilir. Etkili bir tedavi ile hastalık süresi kısaltılır ve yaşam kalitesi artırılabilir. Rahatlatıcı tedavi olarak ağrı kesiciler, bol sıvı tüketimi ve yatak istirahatı önerilir. Zatürreeye çevirebilir Grip iyi tedavi edilmediğinde zatürree gelişimine neden olabilir. Nefes darlığı ve öksürükle birlikte göğüs ağrısı görülmesi durumunda; ayrıca sarı-yeşil renkte veya kanlı bir şekilde balgam geliştiğinde mutlaka doktora danışılmalıdır. En iyi korunma yöntemi grip aşısıdır. Uygulama zamanı Ekim başı ilâ Kasım ortasındadır. Grip aşısı, her yıl tekrarlanmalıdır. Kimler grip aşısı olmalı? > 50 yaş ve üzerindekiler > Huzurevinde yaşayan veya kronik bakım altındaki kişiler > Kalp ve akciğer hastaları ile astım gibi kronik hastalığı olanlar > 6 ay 18 yaş arasında uzun süreli aspirin tedavisi gören çocuklar > Kronik hastalık nedeniyle son 1 yıldır hastanede yatan veya tedavi görenler > HIV pozitif virüsü taşıyanlar > Kalabalık ortamlarda yaşayan öğrenci ve askerler ile diğer meslek gruplarındakiler Çay tiryakileri bu faydalarını biliyor muydunuz? Her gün içtiğimiz çayın aslında bilmediğimiz bir çok faydası var. İşte çay tiryakilerinin dikkatini çekecek sıralama. Çay, doğal olarak florür içerdiği için, diş minesini kuvvetlendirir ve ağızdaki bakterileri kontrol altında tutarak plak oluşumunun azalmasına yardımcı olmaktadır. Böylece diş eti hastalıklarına karşı koruma sağlar. Çaydaki kafeinin kalp ve dolaşım sistemi için hafif bir uyarıcı olabileceği ve böylece damar sertliği olasılığını azaltmaktadır. Ayrıca, çayın kolesterolü bastırdığına ve kan pıhtılarının oluşmasını engellemektedir. Çay içmenin damar oluşumunu gerektiren, kanser ve şekere bağlı körlük gibi hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için yararlı olabilmektedir. Belirli ölçülerde düzenli çay tüketiminin tansiyonu düşürüyor. Şeker hastalığına iyi gelen gıdalar Dünyadaki en yaygın hastalıklardan biri olan diyabet, insan sağlığını tehdit ediyor. Dünya çapında ölüm nedenleri arasında ilk 5 hastalık arasında yer alan diyabet, tedavi edilmediğinde böbrek yetmezliği, körlük, kalp-damar hastalıklarına yol açıyor. Ancak uzmanlar, diyabet hastalarının doğru besin seçimi ile ilaç kullanımına gerek kalmadan hastalığın kontrol altına alınabileceğini söylüyor. Üzüm çekirdeği, yeşil çay, tarçın, kuru baklagiller gibi besinler diyabete bağlı ortaya çıkan hastalıkları önlüyor ya da hastalığın kontrol altında tutulmasını sağlıyor. Diyabet, pankreastan salgılanan insülin hormonunun yetersizliği veya insülinin etkisine dokularda direnç olması sonucu kandaki şeker miktarının yükselmesi ile ortaya çıkan bir hastalık. Sağlıklı bireylerde kana geçen şeker, pankreastan salgılanan insülin Hormonu yardımıyla hücrelere taşınır. Diyabetli kişilerde ise insülin eksik veya etkisiz olduğu için şeker hücre içine giremez ve kandaki miktarı yükselir. Krom, diyabette kullanılması gereken en önemli doğal bileşen. Vücutta insülin etkinliğini artıran krom, kan şekerinin düzelmesine yardımcı oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Canan Aksoy, diyabet hastalarının tam tane Ekmek veya Buğday özü ilave edilmiş ekmek tüketerek krom bileşeninden faydalanabileceğini belirtti. Yulaf kepeğinin içindeki beta glukan posasının da diyabete iyi geldiğini aktaran Aksoy şunları söyledi: Beta glukan şekere yapışarak, şekerin daha geç emilmesini, böylece kan şekerinin yavaş bir şekilde yükselmesini sağlar. Diyabetliler süt veya yoğurdun içine yulaf ezmesi koymalı. Ayrıca Günde bir çay kaşığı tarçın tüketerek kan şekerini yüzde arasında düşürebilirler. Tarçını meyvelerin üzerine serpip tüketebilecekleri gibi çubuk tarçınların çayını da içebilirler. Üzüm çekirdeği ve yeşil çay da diyabette kullanılabilecek ilaç dışı doğal Maddelerden. Bu gıdalar vücutta insülinin etkinliğini artırdığı gibi diyabet sonucu ortaya çıkan hastalıklara karşı da koruma sağlıyor. Üzüm çekirdeğinin iyi bir antioksidan kaynağı olduğunu ifade eden beslenme uzmanı Seyran Tombul ise bu gıdaların aç karnına tüketilmesi gerektiğini söyledi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. İlhan Yetkin, beslenmeye dikkat edilerek diyabetten kurtulacağını belirtti. Yetkin, Şeker hastaları beslenme kurallarına uyarsa ek bir vitamin ya da katkı maddesine ihtiyaç duymaz. 46 yaşında bir diyabet hastam vardı. Beslenmesine dikkat edip 20 kilo verdikten sonra kullandığı ilaca ihtiyaç kalmadı. Şu anda yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürüyor. dedi. Öğünler hemen her Gün aynı saatlerde olmalı: Kan şekeri kontrolü için öğün Saatleri Günler içinde tutarlılık göstermeli. Örneğin kahvaltı bir sabah 7 de ertesi gün 11 de yapılmamalı. Şeker içeren yiyecek ve içeceklerden sakının: Şeker ve şeker içeren besinler çok hızlı emilip kan şekerini çok hızlı yükseltir. Bu nedenle bu besinlerden kaçınılmalıdır. Bunların yerine sebze, meyve, süt, yoğurt, kuru baklagiller, yulaf ve kepekli ekmek tüketilmeli. Yağ alımını azaltın ve Sıvı yağları tercih edin: Yağları azaltmak, enerji alımını dengeleyerek kilo alma riskini azaltır. Diyabet hastaları sofralarında sıvı yağa daha çok yer vermeli. yemek pişirirken sıvı yağ kullanmalı. Posalı yiyecekleri tercih edin: Posası yüksek bir beslenme programı sürdürmek hem bağırsak faaliyetlerinin düzgün olmasını hem de kan yağlarının düşmesini sağlar. Rafine edilmemiş gıdalar (kuru baklagiller, bulgur, buğday, yulaf, tam tane ekmekleri), sebze ve meyveler yüksek posa içeriğine sahiptir. Tuzu azaltın: Sodyum, vücudumuzda Suyun tutulmasını sağlayarak tansiyonun yükselmesine neden olur. Sodyum, Tuzun dışında salamura, konserve, hazır çorba, et Suyu tabletleri, şarküteri ürünleri (salam, sosis, sucuk vb.), maden suyu ve sodalarda bulunur. Hafızaya iyi gelen besinler Güçlü bir hafızaya sahip olmak için Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, şu besinlerin tüketilmesi önerisinde bulundu. Yoğun çalışma temposu ve stres nedeniyle sıklıkla karşılaşılan unutkanlık sorunu, bazı besinlerin düzenli tüketilmesiyle giderilebiliyor.güçlü bir hafızaya sahip olmak için Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı, şu besinlerin tüketilmesi önerisinde bulundu: Ispanak : B grubu vitaminler ve folat içerir, E vitamininden zengindir. Beyin hücrelerini zararlı serbest radikallere karşı korur. E vitamini zengini diğer besinler : badem, brokoli, kivi, mango, ayçiçek tohumu, domates. Balık ( Omega 3 ) : Omega 3 beyin fonksiyonlarında önemli bir rola sahiptir. Davranış ve bilişsel olaylarda etkilidir. En iyi kaynakları : somon, uskumru, hamsi, sardalye, ringa balığı. Ceviz ve keten tohumuda iyi kaynaklarındandır. Eksikliğinde depresyon, disleksi ( öğrenme bozukluğu ), dikkat eksikliği vb. görülür. Bitter çikolata : Beyin reseptörlerini aktive etmek için endorfin salınımını arttır.yüksek kakao içeriğine sahip birkaç bitter karesi güçlü antioksidanlar içerir, doğal uyarıcıları sayesinde odaklanma ve konsantrasyonu artırır Yaban mersini, çilek, böğürtlen : Beyini serbest radikal hasarından korumada etkilidirler. Bellek arttırıcı fitokimyasal olan antosiyaninden zengindirler. Kırmızı üzüm, kivi, portakal ve elma da beyin gücünün artışı için diğer mükemmel besinlerdir. Süt, yoğurt, peynir : Mükemmel birer protein kaynağıdırlar. Vücuda yavaş ve sabit bir enerji kaynağı sağlayıp, gün içinde hafızamızın ayakta kalmasına destek olurlar. Protein içeren besinler aynı zamanda vücudu uyaran kimyasallar olan epinefrin ve dopamin seviyelerini de arttırırlar. Yumurta : Beyindeki hafıza bölümü için gerekli olan vitaminleri ( A, D, B12, B grubu ) barındırır. Beyinden sinyal alıp, gönderme için gerekli önemli bir aminoasit olan tirozini içerir, vücudun uyanık kalmasını sağlar. Tam tahıllar : Esmer pirinç, esmer ekmek, yulaf, darı vb. B6, B12 ve folik asit içerirler. Hafızayı korumak, konsantrasyon ve beyine kan akışını sağlamak için gereklidirler. Kuruyemiş ve tohumlar : Ruh halini pozitif yonde etkilerler. Kabak ve ayçekirdeği kognitif fonksiyonları arttırırlar. Uykusuzluk ve hafif depresyon durumlarında rahatlamaya yardımcı olur. Kırmızı lahana : Beyin hücre hasarını azaltmak ve uzun süreli hafızayı canlandırmak için gerekli polifenolleri ( fisetin ) içerir, bu Alzheimer hastalığının önlenmesi ve tedavisinde yararlıdır. Kırmızı soğanda iyi bir seçimdir. Brokoli ve kuşkonmaz : K vitamininin zengin kaynaklarıdır. Bilişsel fonksiyonları ve beyin gücünü arttırmada etkilidirler.

20 38 SAĞLIK HABERLERİ İŞÇİ VE SENDİKA HABERLERİ 39 Brüksel lahanasının faydaları Kansere karşı koruyucu kalkan kabak Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, kabağın birçok soruna iyi geldiğini belirterek, Özellikle akciğer kanseri, yemek borusu, gırtlak, mide, mesane ve prostat kanserlerine karşı koruyucudur dedi. Her yerde yetişebilen ve her mevsim bulunabilen kabağın, B1 ve C vitaminleri, potasyum ve fosfor mineralleri açısından zengin bir besin olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, İçeriğinde bitkisel protein, nişasta ve çinko mevcuttur. Ayrıca lif yönünden de baş tacı bir besindir. Besin değerinin kaybolmaması için kabağı buharda pişirmek daha doğrudur. Kabak, çiğ olarak rendelenip salatalara da katılabilir diye konuştu. Kabağın sofralardan eksik edilmeyecek kadar değerli bir besin olduğunu kaydeden Enç, Sindirimi oldukça kolay ve hafif bir sebze olması nedeniyle diyet yapanların mutlaka listelerinde olması gerekir. 1 fincan kabakta 20 kalori vardır. Bir çok kanser türüne yakalanma riskini de azaltır. Özellikle akciğer kanseri, yemek borusu, gırtlak, mide, mesane ve prostat kanserlerine karşı koruyucudur. İçeriğindeki bol lif sayesinde kabızlık problemini giderir. İdrar söktürür ve böbrek/mesane iltihaplarına iyi gelir. Basur ve prostat şikayetlerini en aza indirir. Kan şekeri ve yüksek tansiyonu düşürmeye yardımcıdır. Sinirleri yatıştırır ve kan yapar. Kabakta bulunan C,E ve A vitaminleri de cildi temizler. Kabak ayrıca kırışıklara karşı da mücadele etmenize yardımcı bir besindir şeklinde konuştu. Düşük glisemik indekse sahip olan Brüksel lahanası, diyet programları için ideal bir besin kaynağıdır. 100 gr Brüksel lahanası, 45 kalori, 3,38 gr protein ve 0 kolesterol sağlar. Brüksel lahanası, çok çeşitli antioksidanlar ihtiva eder. Bu antioksidanlar sayesinde prostat, kolon ve rahim kanserlerine karşı koruma sağlar. Brüksel lahanası, bağışıklık sistemini kuvvetlendiren bazı maddeleri içerdiği için, kuvvetli bir anti bakteriyel ve anti varal özelliğe de sahiptir. Brüksel lahanası, sinigrin isimli bir madde içerir ve bu maddenin bazı laboratuar çalışmalarında kanser öncesi hücreleri öldürerek kolon kanserine karşı koruyu olduğu gösterilmiştir. Brüksel lahanası, C vitamini için mükemmel bir kaynaktır. 100 gr Brüksel lahanası, 85 mg C vitamini içerir. C vitaminin yanı sıra, A ve E vitamini gibi diğer antioksidan vitaminler açısından da zengindir. Bu sayede vücutta zararlı serbest oksijen radikallerini yok ederek vücudun zararlı serbest radikallere karşı korur. Brüksel lahanasında bulunan bazı maddeler, özellikle yaşlı hastalarda retina hasarına karşı koruyucu olduğu düşünülmektedir. Brüksel lahanası, A vitamini içinde zengin bir kaynaktır. 100 gr Brüksel lahanası, yaklaşık 754 IU A vitamini içerir. A vitamini görme keskinliği, cilt bakımı için önemli bir vitamindir. Ağız boşluğu ve içi boş olan organların iç kısmını döşeyen mukozanın sağlığı için de A vitamini önemli yere sahiptir. Bu nedenle, akciğer ve ağız boşluğu kanserlerine karşı korunma sağlamaktadır. Brüksel lahanası K vitamini içinde önemli bir kaynaktır. 100 gr Brüksel lahanası, yaklaşık olarak 177 mikro gram K vitamini içerir. K vitamini, kemik oluşumu ve güçlendirilmesinde önemli rol oynar. Ayrıca, K vitamini, sinir hasarını azaltarak Alzheimer Hastalığını önlemede ya da geciktirmede yararlıdır. Brüksel lahanası,niasin, B6 vitamini, tiamin, pantoteik asit vb. vitaminler açısından da önemli bir kaynaktır. Ayrıca, bakır, kalsiyum, demir, potasyum, manganez, fosfor gibi minerallerin de zengin bir kaynağı olan Brüksel lahanası, kan basıncı kontrolünde, kansızlıkta yararlı bir besin kaynağıdır. Sonuç olarak Brüksel lahanası, tam anlamıyla bir sağlık kaynağıdır. A vitamini eksikliği, kalp damar sağlığı, kemik kaybı, demir eksikliği, prostat, kolon kanserlerine karşı koruyucu özellikler taşıyan inanılmaz besleyici ve sağlıklı bir sebzedir. Merhaba Impressum: Herausgeber: Verein Hallo Schweiz Geschäftsleiter-Verantwortlicher Koordinator: Mazlum KILINÇ ** Chefredaktor/Yazıişleri Md.: Gökhan Pahlı Redaktion: Metin Ağbuga, Jürg Meyer, M.Kılınç, Gökhan Pahlı (Yazıların içeriğinden yazarları sorumludur.) BÖLGE TEMSİLCİLERİ: Basel Baselland : Gülşen Kılınç ( ), Zürih ve Çevresi: Metin Ağbuga ( ) Schafhausen-Winterthur: İmam Bozacı ( ) Solothurn ve Çevresi: Engin Vurucu ( ) Bern ve Çevresi: Veysel Geçgel ( ), La Chaux de- Fonds ve Çevresi: Hasan Vurucu ( ) Erscheinungsweise: 11 x Jährläch Geht an alle Verein Schweiz Merhaba Mitglieder Hompage: Adil Bülbül Inseraten / Reklam (Türkçe): Merhaba Reklam Ajansı Baskı/Druck: AZ PRINT Mittelland Zeitungsdruck AG Layout/Grafik: Gökhan Pahlı Übersetzung/Çeviriler: Anja Neptun Dağıtım: Post - Preis: Fr. 3.- Abo-Preis: Fr (Jährlich) İletişim Adresi: Hallo Schweiz-Merhaba Postfach 597, CH-4005 Basel Postkonto:: Hompage: e-posta:

Der kleine Hase möchte lesen lernen

Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase kann nicht lesen. Er will es aber lernen. Doch wie lernt man lesen? Er geht zum dicken Bären, der in einem Baum lebt. Der kleine Hase fragt den dicken

Detaylı

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor.

Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. Der Computer-Kurs Bu dersimizde Bayan Graf bir eğitim kursuna gitmek istiyor. Bu konuyu bir arkadaşıyla görüşüyor. 2/5 Frau Graf: Ist das Ihre Zeitung? Könnte ich die kurz haben? Herr Müller: Ja, gern.

Detaylı

HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri

HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri Amt für Volksschule HSK Unterricht in Heimatlicher Sprache und Kultur Ana dili ve Kültür Dersleri Informationsflyer mit Anmeldeformular Deutsch Türkisch Başvuru Formları ile Birlikte Bilgi broşürü Almanca

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var. Bölüm 14 Gelecek Đçin Geçmişe Anna zaman makinesini bulur ve teröristlerin tarihi bir olayı silmek istediklerini öğrenir. Ama hangi olayı? Oyuncu onu 1961 yılına gönderir. Sadece 60 dakikası vardı. Rahibe

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin? Bölum 03 Kant Sokağı na giderken Anna Kant Sokağı na doğru yola çıkar, ancak yolu bilmediği için adresi sormak zorunda kalır. Siyah kasklı motosikletliler yeniden ortaya çıktığında ve ona ateş ettiklerinde

Detaylı

Junis putzt zweimal am Tag seine Zähne. Aber warum?, fragt er seine Mutter. Mama erklärt ihm: Alle Menschen müssen Zähne putzen, ansonsten werden die Zähne krank. Sie können kleine Löcher kriegen und das

Detaylı

Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma

Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma Almanca aile birleşimi sınavı dört bölümdür: 1-Dinleme, 2-Okuma, 3-Yazma, 4-Konuşma ALMANYA VİZESİ İÇİN GEREKLİ, AİLE BİRLEŞİMİ YAPACAKLARIN ALMANCA SINAVI SORU ÖRNEKLERİ KONUŞMA BÖLÜMÜ (SPRECHEN): Almanca

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Almanca-Türkçe

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Almanca-Türkçe Dilekler : Evlilik Herzlichen Glückwunsch! Für Euren gemeinsamen Lebensweg wünschen wir Euch alle Liebe und alles Glück dieser Welt. Tebrikler. Dünyadaki tüm mutluluklar üzerinizde olsun. Yeni evli bir

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 22 Harekete Geç

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 22 Harekete Geç Bölüm 22 Harekete Geç Anna 1989 yılınin Berlin ine gönderilir. Orada duvar yıkıldığı için büyük sevinç yaşanıyordur. Anna insan kalabalıklarının arasından geçerek kutuyu almak zorundadır. Bunu başarabilecek

Detaylı

İçindekiler. Çözüm Anahtarı... 102 Sözcük Listesi... 103. Copyright 2002 Max Hueber Verlag. ISBN 3 19 007470 4, 1. Auflage 1.

İçindekiler. Çözüm Anahtarı... 102 Sözcük Listesi... 103. Copyright 2002 Max Hueber Verlag. ISBN 3 19 007470 4, 1. Auflage 1. 1 Guten Tag oder Hallo!... 6 Merhaba! 2 Wer ist der Herr da rechts?... 10 Sağdaki bey kim? 3 Kennen Sie unsere Familie?... 14 Ailemizi tanıyor musunuz? 4 Haben Sie kein Auto?... 21 Arabanız yok mu? 5 Wie

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda Bölüm 02 Firarda Anna komiserin sorularını yanıtlar, ama sorgulama motosiklet gürültüsü ve silah sesleriyle bölünür. Anna kaçar ve müzik kutusunun üzerinde bir adres keşfeder. Bu ipucu ona yardımcı olacak

Detaylı

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Türkçe-Almanca

bab.la Cümle Kalıpları: Kişisel Dilekler Türkçe-Almanca Dilekler : Evlilik Tebrikler. Dünyadaki tüm mutluluklar üzerinizde olsun. Herzlichen Glückwunsch! Für Euren gemeinsamen Lebensweg wünschen wir Euch alle Liebe und alles Glück dieser Welt. Yeni evli bir

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar Ders 19 Sahtekarlık ortaya çıkar Tarladakı esrarengiz şekilleri çiftçiler yapmış olsalar da, UFOların varlığına inanır. ve köylülerle konuşmak için köy birahanesine giderler. ve buğday tarlalarındaki şekillerle

Detaylı

Tavsiyeniz için 60, EUR ya varan primler. Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın

Tavsiyeniz için 60, EUR ya varan primler. Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın Tavsiyeniz için 60, ya varan primler Arkadaşınıza tavsiye edin ve primlerden faydalanın 2 3 Dost tavsiyesi Dosta tavsiye size prim Size tavsiyemiz: Bizi tavsiye edin. Eş, dost, akraba, arkadaş ve iş arkadaşlarınıza

Detaylı

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu

3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft. Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 3. Neujahrsball der Deutsch-Türkischen Wirtschaft Alman- Türk Ekonomisinin 3. Yeni Yıl Balosu 14.01.2012 3. Neujahrsball der Deutsch-Türksichen Wirtschaft am 14.01.2012 / Türk-Alman Ekonomisi nin 3. Yeni

Detaylı

Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1

Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1 Forum Demenz / Alzheimer Wie gehe ich damit um? Sylvia Kern, Geschäftsführerin 1 Sylvia Kern, Geschäftsführerin 2 Bakım uygun olmalı herkes için Kültüre uygun yaşlılar bakımı ile ilgili bilgilendirme günü

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 1. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 26 KASIM 2015 Saat: 11.20

Detaylı

Marie hat Heimweh. Sevgi evini özler

Marie hat Heimweh. Sevgi evini özler Marie und Charly Da kommt ein anderer kleiner Marienkäfer vorbei. Er hat auch einen Malkasten und einen Pinsel und trägt eine viel zu große Mütze. Er sagt zu Marie: Hallo Marie. Ich bin Charly und ein

Detaylı

Bald komm ich in die Schule. Yakında Okula Başlıyorum

Bald komm ich in die Schule. Yakında Okula Başlıyorum Bald komm ich in die Schule ist der Text: Yakında Okula Başlıyorum ald komme ich in die Schule ϝ ΧΩ ϑϭ γ Ύ Α ϳέ ϗ Δ γέω ϣ ϟ ϝ ΧΩ Δ γέω ϣ ϟ ϑϭ γ Ύ Α ϳέ ϗ nregungenanregungen zur Vorbereitung auf die Schule

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 20 geçiyor. iki canın ve 95 dakikan var. Mesaj ne anlama geliyor?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 20 geçiyor. iki canın ve 95 dakikan var. Mesaj ne anlama geliyor? Bölüm 05 Tanışıyor muyuz? Anna müzik kutusunu tamir etmesi için saatçiye götürür. Ama bu Paul Winkler için işin ötesinde bir anlam taşıyordur. Anna yi eskiden tanıdığını iddia eder. Ama nasıl olur? Anna

Detaylı

telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net

telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net telc Türkisch-Zertifikate: Für alle, die mehr können www.telc.net B1 Okul sınavı hiç de zor değildi. Yakında B2 Okul sınavına da girmek istiyorum. Alina Çelebcigil, hat mit Erfolg die Prüfung telc Türkçe

Detaylı

Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu

Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu Der Antrag ist auf Deutsch und leserlich auszufüllen: Başvuru Almanca ve okunaklı olarak doldurulmalıdır: Antrag auf Erteilung/Verlängerung einer/eines İlk izin / Uzatma başvurusu Aufenthaltserlaubnis

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 2. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 30 NİSAN 2015 Saat: 11.20

Detaylı

Schuljahr. Herkunftssprache Türkisch

Schuljahr. Herkunftssprache Türkisch / Schule / Name Schuljahr Allgemeine Arbeitshinweise Trage bitte auf diesem Blatt und auf deinen Arbeitspapieren deine Schule und deinen Namen ein. Kennzeichne bitte deine Entwurfsblätter (Kladde) und

Detaylı

HERE COMES THE SUN. 6. September bis 31. Oktober 2010 Uferhallen, Berlin-Wedding

HERE COMES THE SUN. 6. September bis 31. Oktober 2010 Uferhallen, Berlin-Wedding HERE COMES THE SUN Eine Ausstellung für Energieforscher, Sonnenanbeter und Lichtscheue ab 7 Jahren, Familien und Schulklassen im Wissenschaftsjahr 2010 Die Zukunft der Energie 6. September bis 31. Oktober

Detaylı

çıkmaz sokağına hayır deyin!

çıkmaz sokağına hayır deyin! AZB 4057 BASEL Berner Polizeidirektor nennt Flüchtlinge Negerbubli Der Berner FDP-Regierungsrat Hans-Jürg Käser hat Asylsuchende bei einem Anlass als «Negerbubli» bezeichnet. Er verteidigt seine Wortwahl.

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan Bölüm 21 Yeni Bir Plan Anna 2006 yılına geri döner. Rahip Kavalier kırmızılı kadın tarafından kaçırılır. Anna, rahibin nerede olduğunu ortaya çıkaramadığı için 9 Kasım 1989 a, Berlin duvarının yıkıldığı

Detaylı

Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches Kindergeld vom

Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches Kindergeld vom Başvuran kişinin soyadı ve adı Name und Vorname der antragstellenden Person Çocuk parası No. F K Kindergeld-Nr. Yurt dışı eki tarihli Alman çocuk parası başvurusu için Anlage Ausland zum Antrag auf deutsches

Detaylı

DÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

DÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! D KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8. SINIF ALMANCA 2015 8. SINIF 1. DÖNEM ALMANCA DERSİ MERKEZİ ORTAK SINAVI 26 KASIM 2015 Saat: 11.20

Detaylı

İsviçreliler en çok işsizlikten korkuyor

İsviçreliler en çok işsizlikten korkuyor SEIT 2003 Monatliche İnformationszeitschrift für Integration, Kultur und Kommunikation AZB 4057 BASEL Şubat / Februar-2015 Sayı: 02 www.e-merhaba.com merhaba@bluewin.ch Postkonto: 60-498611-8 Postfach

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 10 Çıkmaz Sokakta Oyuncu 13 Ağustos 1961 in Berlin Duvarı nın inşaat tarihi olduğunu, 9 Kasım 1989 un da duvarın yıkıldığı gün olduğunu ortaya çıkarır. Özel görev bu iki tarihle yakından alakalıdır.

Detaylı

Smartphone-Funktionen

Smartphone-Funktionen Smartphone-Funktionen 1 2 3 4 15 1 1 14 13 12 5 8 9 10 11 22 21 20 18 19 1. Ohrhörer 2. Kopfhöreranschluss 3. Display 12. Senden/Antworten 13. Menü/Linksauswahl 14. USB-Anschluss 4. Messaging/Menü Bildlauf

Detaylı

TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EYLÜL V.HAFTA EYLÜL IV. HAFTA TED KDZ EREĞLİ KOLEJİ VAKFI ÖZEL ORTAOKULU 5.SINIFLAR ALMANCA ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI Araç -Guten Tag! Situationsangemessene Sich Begrüßen Situationsangemessene,

Detaylı

------------ Islam (isteğe bagli) Sezer (esinizin soy adi) 01.01.1983 (doğum tarihi) Deutsch (milliyeti)

------------ Islam (isteğe bagli) Sezer (esinizin soy adi) 01.01.1983 (doğum tarihi) Deutsch (milliyeti) Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Deutsch Türkisch Almanca - Türkçe 1. Familienname Soyadı 2. 3. 4. 5. bei Frauen: Geburtsname Kadınlarda: Kızlık soyadı Vornamen

Detaylı

Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde.

Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde. HERZLICH WILLKOMMEN HOÞGELDÝNÝZ Almanyalý Türklerin bankasýna hoþgeldiniz. HypoVereinsbank ve YapýKredi iþbirliðinin tüm avantajlarý hizmetinizde. Die Bank für Deutschtürken. Nutzen Sie die Vorteile der

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e 10 var. 60 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e 10 var. 60 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 11 Fast Food Anna Paul e yemek sırasında esrarengiz Çözüm bölünmede, müziği takip et! mesajından söz ettiğinde, Paul tehlikeyi sezer ve Anna yı Rahip Kavalier e gönderir. Ama bu iz doğru mudur? Paul

Detaylı

Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE

Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Antrag auf Erteilung einer Aufenthalterlaubnis İKAMET MÜSAADESİ İÇİN DİLEKÇE Deutsch Türkisch Almanca - Türkçe 1. Familienname Soyadı bei Frauen: Geburtsname Kadınlarda: Kızlık soyadı 2. Vornamen Adı 3.

Detaylı

DEIN LINZ KANN MEHR! LINZ DAHA IYI OLABILIR! EVA SCHOBESBERGER 27 EYLÜL 2015 DT/TÜRK

DEIN LINZ KANN MEHR! LINZ DAHA IYI OLABILIR! EVA SCHOBESBERGER 27 EYLÜL 2015 DT/TÜRK DEIN LINZ KANN MEHR! LINZ DAHA IYI OLABILIR! EVA SCHOBESBERGER 27 EYLÜL 2015 DT/TÜRK DEIN LINZ KANN MEHR! Linz ist eine vielfältige Stadt mit hoher Lebensqualität. Ein Ort zum Wohnen, Lernen und Arbeiten.

Detaylı

Ecopop a hayır. İsviçre de evlenmek ve yasal durum. Erdoğan ın izinde. Ecopop: diskriminierend und arbeitnehmerfeindlich

Ecopop a hayır. İsviçre de evlenmek ve yasal durum. Erdoğan ın izinde. Ecopop: diskriminierend und arbeitnehmerfeindlich AZB 4057 BASEL Ecopop a hayır Federal parlamento yaz sezonunda Ecopop insiyatifini reddetti. Büyük bir ihtimalle, insiyatif kasım 2014 te halkın oyuna sunulacak. İnsiyatif Federal parlamento tarafından

Detaylı

Runder Tisch deutscher und türkischer Redakteure in Rhein-Main

Runder Tisch deutscher und türkischer Redakteure in Rhein-Main Runder Tisch deutscher und türkischer Redakteure in Rhein-Main Nicht übereinander reden, sondern miteinander arbeiten Projektkoordinator: Erhard Brunn Lessingstr. 7 60323 Frankfurt Tel: 069-26 49 67 12

Detaylı

Research Game - The European scientific research game Spielregeln

Research Game - The European scientific research game Spielregeln Research Game The European scientific research game Spielregeln 1.. Das Spiel 1. 1 Research Game das Forschungsspiel Das Projekt kombiniert praktische und theoretische Aktivitäten mit der Arbeit am Computer,

Detaylı

Zukunft durch Ausbildung

Zukunft durch Ausbildung Zukunft durch Ausbildung Aktionsplan der Arbeitsminister der Republik Türkei und des Landes Nordrhein-Westfalen Gelecek için Meslek Eğitimi T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ve Kuzey Ren Vestfalya

Detaylı

12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi

12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi 12. Sommerfest der Deutschen Wirtschaft Alman Ekonomisinin 12. Yaz Partisi LAGEPLAN / ALAN KROKİSİ AUTOSHOW SPONSORENTISCH / SPONSOR MASASI STAND BANNER / ROLL-UP SONSTIGE / DİĞER *TERAS LOUNGE / TERASSENLOUNGE

Detaylı

Verordnung zur Umsetzung des Maßregelvollzugsgesetzes VO MRVG Disiplin Cezaları İnfaz Kanunu Uygulama Yönetmeliği (VO MRVG)

Verordnung zur Umsetzung des Maßregelvollzugsgesetzes VO MRVG Disiplin Cezaları İnfaz Kanunu Uygulama Yönetmeliği (VO MRVG) Verordnung zur Umsetzung des Maßregelvollzugsgesetzes VO MRVG Disiplin Cezaları İnfaz Kanunu Uygulama Yönetmeliği (VO MRVG) Die nachstehende Übersetzung ist nichtamtlich. Es kann keine Haftung für deren

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 21 Hamburg da köpekbalığı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 21 Hamburg da köpekbalığı Ders 21 Hamburg da köpekbalığı Dayanılmaz sıcaklıktaki havada, deniz kenarında bir görev Radio D çalısanlarının işine gelir. ve Hamburg a giderler. Hamburg limanında bir köpek balığı gözlenmiştir., ve

Detaylı

Science Bridging Nations. www.deutsch-tuerkisches-wissenschaftsjahr.de www.turk-alman-bilimyili.com.tr

Science Bridging Nations. www.deutsch-tuerkisches-wissenschaftsjahr.de www.turk-alman-bilimyili.com.tr Science Bridging Nations Science Bridging Nations: Das Deutsch-Türkische Jahr der Forschung, Bildung und Innovation 2014 2014 ist das Deutsch-Türkische Jahr der Forschung, Bildung und Innovation eine gemeinsame

Detaylı

Almanca yapısal kalıp kavram sözlüğü Deutsches Konjunktionen Wörterbuch [Mevlüt Baki Tapan]

Almanca yapısal kalıp kavram sözlüğü Deutsches Konjunktionen Wörterbuch [Mevlüt Baki Tapan] 0 2015 Mevlüt Baki Tapan. Tüm hakları saklıdır. Bu ekitap, Mevlüt Baki Tapan (yazar) tarafından publitory.com da yaratılmış ve yazarın kendisi tarafından Creative Commons Attribution- NonCommercial-NoDerivs

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 17 Tarladaki şekiller

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 17 Tarladaki şekiller Ders 17 Tarladaki şekiller ve Philipp buğday tarlalarında ortaya çıkan esrarengiz şekilleri araştırır. Bu şekiller bir UFO nun tarlaya inmesi sonucunda mı oluşmuştur, yoksa birileri bu şekilleri görmeye

Detaylı

Aufklärung Nr. 27: Pneumokokken (Konjugat) Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 27: Pneumokokken (Konjugat) Türkisch / Türkçe Süt emen bebekler/küçük çocuklardaki pnömokok hastalıklarına karşı koruyucu aşı - Konjuge aşı maddesine sahip Pnömokok enfeksiyonlarına Streptococcus pneumoniae bakterileri neden olmaktadır. 90'dan fazla

Detaylı

Dinleyiniz Hören&Sie

Dinleyiniz Hören&Sie Dinleyiniz Hören&Sie Datum&/&Tarih Freitag&/&Cuma)25.05.2012 Samstag&/&Cumartesi)26.05.2012 09:30&8&18:00 Ort&/&Yer Müzik Terapi Türkiye de iki farkl Müzik Terapi yöntemi bir arada yürütülmektedir. Birincisi

Detaylı

İsvİÇre de oturmak. İsviçre Yatırımcılar ve İşverenler Birliği kuruldu. BM den resmi kıyamet senaryosu

İsvİÇre de oturmak. İsviçre Yatırımcılar ve İşverenler Birliği kuruldu. BM den resmi kıyamet senaryosu AZB 4057 BASEL İsvİÇre de oturmak RÖPORTAJ Basel Eyalet uzlaşma merkezine yılda ortalama olarak 1.150 yeni vaka geliyor Sibylle Hellstern, Hukuk mezunu, avukat Basel eyalet uzlaştırma merkezleri bölüm

Detaylı

Aufklärung Nr. 11: Influenza Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 11: Influenza Türkisch / Türkçe İnfluenza (grip) aşısı hakkında Solunum yollarının aniden başlayıp şiddetli belirtiler gösteren hastalıkları insanlarda en sıklıkla görülen hastalıklardır. Bu hastalıklar çok sayıda farklı nedenden, özellikle

Detaylı

Merkezî Anadolu Ovalarının Jeolojik ve Hidrolojik Müşahedeleri Hakkindaki Almanca Makalenin Hulâsası.(*)

Merkezî Anadolu Ovalarının Jeolojik ve Hidrolojik Müşahedeleri Hakkindaki Almanca Makalenin Hulâsası.(*) die Eruptionsbeben verstand. İch erinnere daran, dass die südwestdeutschen Beben von Würtemberg und Hohenzollern wahrscheinlich dieselbe Entstehung haben, obwohl dort die Eruptionen miocaen waren und also

Detaylı

Die alttürkische Xuanzang-Biographie V

Die alttürkische Xuanzang-Biographie V VERÖFFENTLICHUNGEN DER SOCIETAS URALO-ALTAICA Herausgegeben von Cornelius Hasselblatt und Klaus Röhrborn Band 34 Xuanzangs Leben und Werk Herausgegeben von Alexander Leonhard Mayer und Klaus Röhrborn Teil

Detaylı

Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium. Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim

Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium. Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim Perspektiven in der Altenhilfe Yaşlı Yardımında Perspektifler Arbeiten Ausbildung Fort-/Weiterbildung Studium Çalışmak Meslek Eğitimi Mesleği İlerletme/Geliştirme Eğitimi Yüksek Öğrenim Warum in der Pflege

Detaylı

Ünite 1: Wie heißt du? Wo wohnst du? Woher...? Pekiştirme, kendini ve başkalarını tanıtma 3.

Ünite 1: Wie heißt du? Wo wohnst du? Woher...? Pekiştirme, kendini ve başkalarını tanıtma 3. YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ İN İN KODU: HAFTALIK SAATİ: AKADEMİK DÖNEM: KİTABI: ALMANCA 1 AFGE101/AFG(A-C) 101 AFGE 4 Saat/AFG(A-C) 3 Saat BAHAR 2013 Studio d A1 okuma ve yazma becerilerinin geliştirilmesini

Detaylı

Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen

Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen Elke Schlösser Wir verstehen uns gut Spielerisch Deutsch lernen Methoden und Bausteine zur Sprachförderung für deutsche und zugewanderte Kinder als Kindergarten und Grundschule Ökotopia Verlag, Münster,

Detaylı

Asgarİ Ücret İnsİyatİfİ İle Adİl Kadın Ücretlerİ

Asgarİ Ücret İnsİyatİfİ İle Adİl Kadın Ücretlerİ AZB 4057 BASEL Asgarİ Ücret İnsİyatİfİ İle Adİl Kadın Ücretlerİ Düşük ücretlerin ortalamanın üzerinde mağduru kadınlar oluyorlar. İsviçre de saatte 22 Franktan daha az para kazanan yaklaşık 330 000 çalışandan

Detaylı

6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN

6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN 6 EKİM 1964 MANYAS DEPREMİ ESNASİNDA ZEMİNDE MEYDANA GELEN TANSİYON ÇATLAKLARI ERDBEBENSPALTEN IM DER GEGEND VON MANIAS IN NORDWEST-ANATOLIEN İhsan KETÎN Istanbul Teknik Üniversitesi, Maden Fakültesi 6

Detaylı

COPĐE DE & DĐPTEKĐ BEN. 2.ĐÇ/ AKŞAM/ MERVENĐN MAKYAJ SAHNESĐ Merve

COPĐE DE & DĐPTEKĐ BEN. 2.ĐÇ/ AKŞAM/ MERVENĐN MAKYAJ SAHNESĐ Merve COPĐE DE & DĐPTEKĐ BEN. 1.ĐÇ/AKŞAM/EV SALON Mehmet Mehmet tuvaletle kusmaktadır Tuvaletten çıkıp odasına doğru ağır adımlarla kusmanın vermiş olduğu rahatlık ve bıkkınlıkla yürümeye başlar Odaya girer

Detaylı

ALMAN-TÜRK-1. Burada yaşadıklarım. Was ich hier erlebt habe. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung

ALMAN-TÜRK-1. Burada yaşadıklarım. Was ich hier erlebt habe. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung ALMAN-TÜRK-1 Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Alman-Türk gençlik buluşmasının proje gazetesi Burada yaşadıklarım Ahmet (2. v. rechts) spielt mit seinen neuen Freunden. / Ahmet (Sağdan

Detaylı

DIŞLAMAYA KARŞI SOSYAL ADALET!

DIŞLAMAYA KARŞI SOSYAL ADALET! SEIT 2003 Monatliche İnformationszeitschrift für Integration, Kultur und Kommunikation AZB 4057 BASEL Mayıs / Mai-2015 Sayı: 05 www.e-merhaba.com merhaba@bluewin.ch Postkonto: 60-498611-8 Postfach 597,

Detaylı

Derdini söylemeyen derman bulamaz.

Derdini söylemeyen derman bulamaz. Derdini söylemeyen derman bulamaz. Uyuşturucu sorunu ile karşılaşan veliler için bilgilendirme broşürü Eine Drogeninformationsbroschüre für Eltern Es ist schwer, jemandem zu helfen, der nicht sagt, was

Detaylı

Homophobie oder Rassismus? Eşcinsel Düşmanlığı mı Irkçılık mı?

Homophobie oder Rassismus? Eşcinsel Düşmanlığı mı Irkçılık mı? 2 Eşcinsel Düşmanlığı mı Irkçılık mı? Sevgili «lubunya» okurları, Türkiyeli eşcinseller olarak tuhaf bir durumda yaşıyoruz. Hem Türkiyeli göçmenler arasında eşcinsel olarak, hem de Alman eşcinseller arasında

Detaylı

Kapitel. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir.

Kapitel. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir. Das ist kein Geldautomat. Bu bir bankamatik değildir. Kapitel 7 Bu bölümde öğrenecekleriniz: Bankamatik kullanımında sorun yaşadığınızda nasıl yardım istenir? Bir yanlış anlaşılma nasıl açıklığa kavuşturulur?

Detaylı

Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti. Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir.

Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti. Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir. Nordrhein-Westfalen Eyaleti Çalışma, Entegrasyon ve Sosyal İşler Bakanlığı Eğitim ve İştirak Paketi. Nordrhein-Westfalen Eyaleti Çalışma, Uyum ve Sosyal İşler Bakanlığı nın bir bilgilendirmesidir. www.mais.nrw.de

Detaylı

VOLLMACHT Vekalet. erteile hiermit Vollmacht an İşbu yazıyla aşağıdaki şahsa vekalet veriyorum. Ich, Ben Name, Vorname Soyadı, Adı

VOLLMACHT Vekalet. erteile hiermit Vollmacht an İşbu yazıyla aşağıdaki şahsa vekalet veriyorum. Ich, Ben Name, Vorname Soyadı, Adı Vollmacht Seite 1 VOLLMACHT Vekalet Ich, Ben Name, Vorname Soyadı, Adı (Vollmachtgeberin) (Vekaleti veren) Geburtsdatum Doğum tarihi Geburtsort Doğum yeri Adresse Adresi Telefon, Telefax Telefon, Telefaks

Detaylı

HAMDİ ŞAHİN EINE NEUE GRABINSCHRIFT AUS SELEUKEIA AD CALYCADNUM. aus: Epigraphica Anatolica 39 (2006) 117 120. Dr. Rudolf Habelt GmbH, Bonn

HAMDİ ŞAHİN EINE NEUE GRABINSCHRIFT AUS SELEUKEIA AD CALYCADNUM. aus: Epigraphica Anatolica 39 (2006) 117 120. Dr. Rudolf Habelt GmbH, Bonn HAMDİ ŞAHİN EINE NEUE GRABINSCHRIFT AUS SELEUKEIA AD CALYCADNUM aus: Epigraphica Anatolica 39 (2006) 117 120 Dr. Rudolf Habelt GmbH, Bonn EINE NEUE GRABINSCHRIFT AUS SELEUKEIA AD CALYCADNUM * Im Rahmen

Detaylı

Öğrenci Kitabı BEN DE BAŞARIRIM! telc TÜRKÇE B1 OKUL. www.telc.net

Öğrenci Kitabı BEN DE BAŞARIRIM! telc TÜRKÇE B1 OKUL. www.telc.net Öğrenci Kitabı BEN DE BAŞARIRIM! telc TÜRKÇE B1 OKUL B1 www.telc.net İÇİNDEKİLER 1. Ünite Gelecekten Beklentilerimiz 1 Hayal ve Hedefler... Gençlerin Düşleri...5 Değişik Meslek Türleri...6 İş ve Kariyer...6

Detaylı

Offenbarung in Christentum und Islam

Offenbarung in Christentum und Islam Interkulturelle und interreligiöse Symposien der Eugen-Biser-Stiftung 5 Offenbarung in Christentum und Islam Bearbeitet von Prof. Dr. Richard Heinzmann, Prof. Dr. Mualla Selçuk 1. Auflage 2011. Taschenbuch.

Detaylı

Kontakt / Temas. Interkulturelles Netzwerk für Krebstherapie: - Türkisch / Deutsch Kültürler arası kanser tedavi ağı. - Türkçe / Almanca -

Kontakt / Temas. Interkulturelles Netzwerk für Krebstherapie: - Türkisch / Deutsch Kültürler arası kanser tedavi ağı. - Türkçe / Almanca - Parkplätze im Parkhaus O10 vorhanden. Sie erreichen uns mit den Buslinien 281, 20, 25 und 5 (Verbindung zu den Bahnhöfen Dammtor und Hauptbahnhof). Park yerleri park binası O10 da mevcuttur. 281, 20, 25

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

Orientierende Überprüfung der muttersprachlichen Kompetenz Türkisch sprechender Kleinkindern

Orientierende Überprüfung der muttersprachlichen Kompetenz Türkisch sprechender Kleinkindern Orientierende Überprüfung der muttersprachlichen Kompetenz Türkisch sprechender Kleinkindern Herausgeber: Arbeitskreis Mehrsprachigkeit bei Kindern, Region Hannover (Sozialpädiatrie und Jugendmedizin)

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin, 9 Kasım, sabah saat 10. Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun?

COMPUTER: Mission Berlin, 9 Kasım, sabah saat 10. Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Berlin e hoşgeldin. Kahramanın kim olsun? Bölüm 01 Kötü Uyanış Anna nın görevi Almanya yı bir felaketten korumak. Bilmeceyi çözmek ve kim olduğu bilinmeyen motosikletli adamlara dikkat etmek zorunda. 130 dakika zamanı var. Ama ilk ipucu nerede?

Detaylı

Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal

Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal Offener Brief von Kadir Ugur, CEO BENTOUR REISEN, an den türkischen Minister für Kultur und Tourismus Mahir Ünal Zürich 07.03.2016 Sehr geehrter Herr Kultur und Tourismus Minister Mahir Ünal, vor ca. 4

Detaylı

Vergleich der Schülerantworten zwischen den Partnerregionen

Vergleich der Schülerantworten zwischen den Partnerregionen Vergleich der Schülerantworten zwischen den Partnerregionen OKUMA MOTİVASYONU VE ALIŞKANLIĞI ANKETİ ÖNTEST SONUÇLARI Önbildiri: Karsilastirma sadece iki bölgede ayni sekilde sorulan sorulari icermekdedir.

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 13 Rosenmontag

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 13 Rosenmontag Ders 13 Rosenmontag Radio D bürosunda karnaval coşkusunu herkes aynı ölçüde paylaşmaz. Compu nun verdiği araştırma görevi muhabirleri karnavalın coşkuyla kutlandığı Karaormanlar a götürür. buna sevinmez.

Detaylı

Aufklärung Nr. 10: Hepatitis B Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 10: Hepatitis B Türkisch / Türkçe Hepatit B'ye karşı koruyucu aşı Hepatit B, Hepatit B virüsünün (HBV) enfeksiyon sonucunda yol açtığı akut bir karaciğer iltihabıdır. Bu virüs enfeksiyona yakalanmış bir insanın kanı veya vücut sıvıları

Detaylı

ALMAN-TÜRK-2 ANKARA -2009. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Türk- Alman gençlik buluşmasının proje gazetesi

ALMAN-TÜRK-2 ANKARA -2009. Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Türk- Alman gençlik buluşmasının proje gazetesi ANKARA -2009 ALMAN-TÜRK-2 Projektzeitung der deutsch-türkischen Jugendbegegnung Türk- Alman gençlik buluşmasının proje gazetesi Proje Ortakları Ein Projekt von Katholisches Jugendhaus BERLİN (Ludwig Wolker

Detaylı

(Vollmachtgeber/in) (Vekaleti veren) Ich, Ben, Name, Vorname Soyadı, Adı. Geburtsdatum Doğum tarihi. Geburtsort Doğum yeri.

(Vollmachtgeber/in) (Vekaleti veren) Ich, Ben, Name, Vorname Soyadı, Adı. Geburtsdatum Doğum tarihi. Geburtsort Doğum yeri. V o l l m a c h t V e k a l e t Ich, Ben, Name, Vorname Soyadı, Adı Vekalet sayfa 1/6 (Vollmachtgeber/in) (Vekaleti veren) Geburtsdatum Doğum tarihi Geburtsort Doğum yeri Adresse Adresi Telefon, Telefax,

Detaylı

Welche Termine sind in diesem Jahr für uns wichtig? Bu ders döneminde hangi tarihler bizim için önemli?

Welche Termine sind in diesem Jahr für uns wichtig? Bu ders döneminde hangi tarihler bizim için önemli? Welche Termine sind in diesem Jahr für uns wichtig? Bu ders döneminde hangi tarihler bizim için önemli? Ferientermine / Tatil Dönemindeki Buluşma Tarihleri Wie köen wir unser Kind bei Hausaufgaben unterstützen?

Detaylı

ALMANYA BASIN DEĞERLENDİRMESİ TS-BER/2014/10

ALMANYA BASIN DEĞERLENDİRMESİ TS-BER/2014/10 ALMANYA BASIN DEĞERLENDİRMESİ TS-BER/2014/10 Flüchtlinge aus Syrien: Angespannte Solidarität von Jürgen Gottschlich Die Tageszeitung, 23.04.2014 Die Türkei wird mit den Flüchtlingen aus Syrien alleingelassen.

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 08 Meçhul adamın kimliği

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 08 Meçhul adamın kimliği Ders 08 Meçhul adamın kimliği ve sarayda Kral Ludwig olduğunu iddia eden adamla konuşurlar. Ama ardından ilginç bir şey tespit eder. Esrarengiz yabancının gerçekte kim olduğunu bulur. Đki muhabir, yeniden

Detaylı

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu

Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan Weil Başkanlığındaki Türkiye Ekonomi Heyeti (Ankara, Konya, Istanbul) 4. 9. Mayıs 2014 Kayıt Formu Anmeldung zur Teilnahme an der Wirtschaftsdelegationsreise unter Leitung von Ministerpräsident Stephan Weil in die Türkei (Ankara, Konya, Istanbul), 4. 9. Mai 2014 Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Stephan

Detaylı

Aufklärung Nr. 7: MMR / KKK Türkisch / Türkçe

Aufklärung Nr. 7: MMR / KKK Türkisch / Türkçe Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık, virüs enfeksiyonlarının (Kızamık virüsü, kabakulak virüsü, kızamıkçık virüsü) neden olduğu ve özellikle

Detaylı

Medienberichte zur Eröffnung der NRW.INVEST-Repräsentanz in der Türkei

Medienberichte zur Eröffnung der NRW.INVEST-Repräsentanz in der Türkei Medienberichte zur Eröffnung der NRW.INVEST-Repräsentanz in der Türkei 1 Pressemitteilung Nordrhein-Westfalen eröffnet als erstes deutsches Bundesland eine Repräsentanz in Istanbul Istanbul/Düsseldorf,

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 23 Yüzgeçli bir dalgıç

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 23 Yüzgeçli bir dalgıç Ders 23 Yüzgeçli bir dalgıç ve limandaki sözde köpek balığı bilmecesini çözer ve bir sahtekarlığı daha ortaya çıkarırlar. Baykuş dan ise beklemedikleri bir yardım alırlar. ve kaybolan sörfçüyü ararken

Detaylı

Yaşamın Sonunda İnterkültürel Bağlamda Etik Kararlar

Yaşamın Sonunda İnterkültürel Bağlamda Etik Kararlar Deutscher Ethikrat Yaşamın Sonunda İnterkültürel Bağlamda Etik Kararlar Almanya ve Türkiye deki Yaklaşımlar Ethische Entscheidungen am Lebensende im interkulturellen Kontext Deutsche und türkische Perspektiven

Detaylı

Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com

Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com Webseiten-Bericht für kredikartihesapsorgulama.com Generiert am 09 Oktober 2015 18:53 PM Der Wert ist 76/100 SEO Inhalte Seitentitel Kredi Kartı Borç Sorgulama Ve Öğrenme Länge : 37 Perfekt, denn Ihr Seitentitel

Detaylı

Aufklärung Nr. 23: 6-fach Türkisch/Türkçe. Tetanos, difteri, hib hastalığı, çocuk felci ve hepatit B aşısı hakkında

Aufklärung Nr. 23: 6-fach Türkisch/Türkçe. Tetanos, difteri, hib hastalığı, çocuk felci ve hepatit B aşısı hakkında Tetanos, difteri, hib hastalığı, çocuk felci ve hepatit B aşısı hakkında Genelde, süt çocuğu ve küçük çocuk dönemlerinde tetanos, difteri, boğmaca, hib hastalıkları (menenjit), çocuk felci ve hepatit B

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 18 Gece takibi

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 18 Gece takibi Ders 18 Gece takibi ve esrarengiz şekillerin gerçek nedenini araştırmaya karar verir ve tarlayı gözetlerler. Buldukları şey, bunun uzaylıların işi olmadığını ortaya çıkarır. Kurnaz tarla sahibi gündüz

Detaylı

FrauenHäuser in Deutschland Almanya da Kadın Sığınma Evleri

FrauenHäuser in Deutschland Almanya da Kadın Sığınma Evleri FrauenHäuser in Deutschland Almanya da Kadın Sığınma Evleri Kadınlara karşı şiddet, toplumun kıyısında kalan bir problem değil, bilakis toplumun tüm kesimlerinde bizlerin arasında gerçekleşmektedir. Birçok

Detaylı

Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011

Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011 Sonderwerbeformen Gültig ab Januar 2011 Titelseite unten rechts 1. Sayfa sağ alt köşe 1 x 50, 2 x 50, 3 x 50, 4 x 50, 5 x 50 10,- 3 x 50 1x50 3x55 Titelkopf-Anzeige 1. Sayfa sağ üst köşe 3 x 55 12,- TV-Seiten

Detaylı

Hanede şiddet büyük toplumsal bir sorundur

Hanede şiddet büyük toplumsal bir sorundur AZB 4057 BASEL Das Bevölkerungswachstum in der Schweiz beschleunigt sich Die Schweizer Bevölkerungszahl wächst schneller als gedacht. Nach neusten Schätzungen wird die Bevölkerung schon 2019 die Grenze

Detaylı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ. Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ. Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı RİSK DEĞERLENDİRMESİ Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı YASAL DAYANAK İşyerinde Çalışanların Sağlık ve Güvenliklerini İyileştirmeye Yönelik Tedbirler Alınmasına İlişkin 12.06.1989

Detaylı

Gerekiyorsa kızlık soyadı ve önceki evlilikten soyadı Adı Vorname ggf. Geburtsname und Name aus früherer Ehe

Gerekiyorsa kızlık soyadı ve önceki evlilikten soyadı Adı Vorname ggf. Geburtsname und Name aus früherer Ehe Çocuk parası No. Kindergeld-Nr. Familienkasse Başvuran kişinin Almanya'daki vergi kimlik numarası (doldurulması zorunludur) Steuer-ID der antragstellenden Person in Deutschland (zwingend ausfüllen) Çocuk

Detaylı

Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı

Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı Aydınlatıcı bilgi Kızamık, Kabakulak ve Kızamıkçığa karşı koruyucu aşı Kızamık, kabakulak ve kızamıkçık, virüs enfeksiyonlarının (Kızamık virüsü, kabakulak virüsü, OKkızamıkçık virüsü) neden olduğu ve

Detaylı

http://www.an-online.de/news/wirtschaft-detail-an/1884995?_link=&skip=&_g=deutsch-tuerkischer- Wirtschaftstag-lotet-Chancen-aus.

http://www.an-online.de/news/wirtschaft-detail-an/1884995?_link=&skip=&_g=deutsch-tuerkischer- Wirtschaftstag-lotet-Chancen-aus. Pressemeldungen vom 28.-29.11.2011 http://www.an-online.de/news/wirtschaft-detail-an/1884995?_link=&skip=&_g=deutsch-tuerkischer- Wirtschaftstag-lotet-Chancen-aus.html Deutsch-türkischer Wirtschaftstag

Detaylı