Türk Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş"

Transkript

1 Türk Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş Erhan BÜYÜKAKINCI İki ülke ilişkilerini daha da geliştirmek için Türk-Rus evliliklerinin sayısını artırmak önemli Rus aile kültürü Türk aile kültürüne çok yakın... 1 Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu Giriş Beş yüzyılı aşan Türk-Rus ilişkilerinin tarihçesine baktığımızda, barış ve iş birliğine dayanan dönemlerinin istisnai aşamalar olduğunu görürüz. Rus ve Türk halkları arasındaki ilişkilerde birçok savaş, diplomatik mücadeleler ve siyasal sorunlar dikkati çekmektedir. Birçok tarihçi ve siyaset bilimi araştırmacıları yaptıkları çalışmalarda, Türk- Rus ilişkilerini daha çok siyasal sorunlar ve güvenlik kaygıları çerçevesinde ele almayı tercih etmiş ve bu ilişkilerin iktisadi, kültürel ve toplumsal boyutlarını pek irdelememiştir li yıllardan günümüze değin ikili ilişkiler, daha işlevselci-yapısalcı ve daha pragmatik bir yaklaşımla farklı bir boyuta geçmiştir. Bunun gerekçelerinden biri, Türk ve Rus dış politikasındaki karar alıcıların, dış dünyaya açılmak amacıyla ekonomik araçların önemini farklı açılardan kavramış olmalarıdır. Öte yandan, Soğuk Savaş sonrasında uluslararası sistem değişkenleri, ikili ilişkilerde olduğu kadar bölgesel politikalarda da farklı açılımlar ve alternatifler sunmuştur. 1 Dışişleri Bakanı nın 28 Ocak 2012 Moskova ziyareti sırasında verdiği demeçten.

2 780 Erhan BÜYÜKAKINCI SSCB nin dağılmasıyla uluslararası siyaset sahnesine çıkan yeni cumhuriyetler, Türk kamuoyunun dikkatini yakından çektiler; hatta dönemin Türk hükümeti, Kafkaslar ve Orta Asya daki Türk dilli cumhuriyetleri tanımak ve bu yeni devletlerle diplomatik ilişkiler kurmak yolunda hızlı girişimlerde bulundular. Bu süreç, aynı zamanda, Türkiye nin uzun yıllardan beri ihmal ettiği, ancak kültürel anlamda kendisine yakın olan toplumları yeniden keşfetme, tanıma olanağını da yaratmaktaydı. Öte yandan, 1980 li yıllardan itibaren belirli bir liberalleşme sürecinin ürünü olan Türk özel sektörünün dinamik müteşebbisleri, Batı ile olan ilişkilere belirli alternatifler yaratmak bağlamında, bu yeniden keşfedilen coğrafyalardaki girişimcilikleriyle belirli başarılar sergileme şansını edindiler ve birçoğu da ilgili ülkelerde kendi alanlarında kısmen de olsa lobicilik etkinliklerinde de bulundular Rusya cephesine baktığımızda, 2000 li yıllardan itibaren dış politika, ulusal güvenlik ve ekonomik yaklaşımları açısından seçeneklerini netleştirmiş bir ülke görmemiz söz konusu. Bu yönelimler hiç kuşkusuz Türk dış politikasının girdilerini ve karar alıcılarını dolaylı ve doğrudan etkilemektedir lı yıllarda jeopolitik ve jeoekonomik birçok konu, her iki taraf açısından farklı biçimlerde algılanmaktaydı ve bu farklılıklar, ikili ilişkiler düzeyinde, daha çok siyasal anlaşmazlıklar yaratmakta ya da var olan uzlaşmazlık konularının derinleşmesine yol açmaktaydı li yıllarda ise, uluslararası sistemin ikili ilişkiler üzerindeki etkisi yumuşamış ve yeni bir iş birliği ve stratejik ortaklık modeli başlamıştır li yılların başlarından itibaren gelişen yeni bir süreçte dış politikanın ekonomik araçlarının ikili ilişkiler düzeyinde ön plana çıkarılması, daha çok siyasal alanlarda yoğunlaşan sorunların şiddetinin azalmasına katkıda bulunmuştur. Uluslararası ilişkiler kuramlarından, D. Mitrany nin en önemli temsilcisi olduğu işlevselci (fonksiyonalist) okulun önerdiği gibi, siyasal ve tarihsel sorunların yoğunlaştığı ve kemikleştiği ilişkiler çerçevesinde işlevsel (örneğin, ekonomik, kültürel) araçlarla iş birliği potansiyelinin araştırılması ve geliştirilmesi, her an krize dönüşebilecek olası gerginliklerin aşılabilmesini ve üzerinde uzlaşılabilecek ya da ortak kazanımlar elde edilebilecek alanların ön plana çıkarılmasını olanaklı kılar (Viotti vd., 1993: 241).

3 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 781 Nitekim bu hipotezlerin Türk-Rus ilişkilerinde de belirli kazanımları ortaya çıkardığını gözlemlemekteyiz. Günümüzde, Türk-Rus ilişkileri çok farklı bir yapıya kavuşmuştur ve Rusya, Türkiye için en önemli dış ticaret partnerlerinin başında yer almaktadır. Her iki ülkedeki iç politika dengelerine egemen olan söylemlerin dönem dönem farklı sapmalarda bulunmaları, karşılıklı bazı gerilimlerin yaşanmasına neden olmuştur, ancak bunların ötesinde güçlenen ekonomik ilişkiler bu süreçte dengeleyici bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Ekonomik ilişkilerin karşılıklı olarak gelişmesi ve kemikleşmesi ve bu yeni yapının kültürel ve toplumsal araçlarla desteklenmesi, aynı zamanda her iki ülkenin karşılıklı kamuoyu algılamalarının da pozitifleşmesini sağlamıştır. Aynı zamanda, ekonomik alandaki bu fırsatlar her iki ülke için dünya pazarlarındaki rekabetleri açısından kazanımlar sağlamaktadır. Her ne kadar 1990 lı yıllarda Türk ekonomisi, müteşebbisleri ile resmî ve gayriresmî araçlarla gelişen dış ticaret yoluyla Rusya dan belirli kazançlar elde etmiş olsa da bunlar 2000 li yıllarda daha farklı bir yapıya geçmiştir ve bu yüzden bölgesel ve çok-taraflı iş birliğine dayanan yeni arayışlar, uzun vadeli bir süreç için gerekli olmuştur. Gerek ikili gerekse çok-taraflı platformlarda Rusya ile geliştirilmiş ekonomik ilişkiler, Türk ekonomisine orta ve uzun vadeli katkılarda bulunmuş ve Türk sanayiindeki üretimi çeşitlendirmiştir (Aydın vd., 1997). Yukarıda vurguladığımız gibi, işlevselci okulun önermeleri bağlamında ekonomik bağların güçlenmesi, hem jeostratejik kaygılardan kaynaklanan siyasal sorunlara dayalı bir dış politika söyleminin uzlaşmazlık eğilimini azaltacaktır hem de ikili ilişkilerin bölgesel bir açılım içerisinde de geliştirilmesine olanak sağlayacaktır. İkinci bağlamda baktığımızda, Türk-Rus ilişkileri, Türkiye nin kendi yakın çevresindeki bölgelere olan bakış açılarını da etkilemektedir; ancak bu etkileşim hâlen siyasal sorunların gölgesinde kalmaktadır. İkili ilişkilerin Soğuk Savaş ın son döneminde ve sonrasında aldığı yeni boyutlar ve ortaya çıkan yeni dinamikler, hem siyasal hem ekonomik alanlarda farklılıklar arz etmektedir. Çalışmamızda bunların birbirlerinden ayrıştırılmasındaki hedef, her ne kadar birbirlerini et-

4 782 Erhan BÜYÜKAKINCI kilediklerinden kuşku duymasak da siyaset-ekonomi ilişkisini daha yoğun bir biçimde ortaya koymaktır, çünkü söz konusu ilişkilerdeki belirli dinamikler, zamanla kabuk değiştirmekte ve farklı farklı görünümlerde yeniden etkinleşmektedirler. Bu çerçevede çalışmamızın ana sorunsalı, uzun bir tarih döneminden Soğuk Savaş ın hemen ertesine değin güvenlik eksenli karşılıklı güvensizliğe ve rekabete dayanan Türk-Rus ilişkilerinin 2000 li yıllardan itibaren nasıl bir değişim sürecine girdiğini tartışmak ekseninde kurgulanmıştır. Süregelen Rekabetler Yaklaşımı ve Ampirik Model Olarak Türk- Rus Çekişmesi Beş yüzyıla yaklaşan Türk-Rus ilişkileri sürecinin etüdü, devletler arası rekabetlerin kavramsallaştırılması çalışmaları kapsamında ele alınan en önemli ampirik modellerden birisidir. Bu çerçevede ele aldığımız süregelen rekabetler yaklaşımı, savaş temasının bilimsel etüdü bağlamında, coğrafi yakınlık (İng. territorial contiguity) çerçevesinde ve uzun bir tarih diliminde çıkarları karşılıklı olarak belirli sıklıklarda çatışan ulusların arasındaki ilişkilerin yapısını açıklamaya çalışır. Davranışsalcıların savaş etüdüne kattığı kavramlardan olan süregelen rekabetler ya da çatışma eğilimli ikili (İng. dyadic) ilişkiler, 2 devletlerarası bir sistemde meşrulaştırılan ya da örgütlü şiddet eylemlerinin büyük bir bölümüne açıklama olanağını da getirmektedir (Goertz vd., 2000). Birçok farklı değişkene dayalı süregelen rekabetler için geliştirilen çalışmalar, veri tabanlarının hazırlanması için de fırsatlar yaratmıştır. 3 2 Goertz ve Diehl in ele aldıkları iki bilimsel çalışmada, uzun süreli iki taraflı rekabetlerin neredeyse yarısının, 19. ve 20. yüzyıllarda yaşanmış savaşlara, şiddetli toprak çatışmalarına ve askerî anlaşmazlıklara dayandığı saptanmıştır (Goertz vd., 1992: ; Goertz vd., 1993: ). 3 Örneğin Wayman süregelen rekabeti, on yıllık bir dönem içinde askerî düzeyde oluşmuş ikiden çok anlaşmazlık noktalarını iki taraflı güç ilişkisi bağlamında tanımlar; öte yandan Diehl ve Kingston, bu kavramı on beş yıllık bir dönem içine yayılmış ikiden fazla askerî anlaşmazlık konuları olarak ele alırlar. Öte yandan söz konusu çalışmalarda dikkati çeken bir başka husus ise, ilk ve son çatışma/anlaşmazlık arasındaki dönemde çatışmacı davranışların birbirini izleme frekansını saptamak çabası da ön plana çıkmaktadır (Gellner vd., 1997: 152).

5 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 783 Tarihsel ve coğrafi etkenlerin hiç kuşkusuz her iki ülkenin dış politika çıktıları üzerinde çok büyük etkileri olmuştur; 4 M. Midlarsky, J. D. Singer ve M. Small un çalışmalarında tarihe ve coğrafi yakınlığa (topraksal yakınlık) dayalı açıklamalara bir analiz modeli olarak sıkça rastlamak olasıdır (Midlarsky, 1975; Singer vd.; 1966: 1-32). Bu yazarlara göre Türkiye birçok kriter göz önüne alındığında merkezî sistemde yer alan devlet (Avrupa eksenli dünyanın parçası olma) statüsünde tanımlanmalıdır. 5 Nitekim Dışişleri Bakanı Prof. Dr. A. Davutoğlu da, Stratejik Derinlik başlıklı akademik çalışmasında Türkiye nin Avrupa merkezli diplomatik kültür içerisinde yer almasına ya da böyle değerlendirilmesine eleştiri getirmektedir; Davutoğlu nun yaklaşımlarını ilerleyen aşamalarda ele alacağız. Nicel yöntemler ışığında, tarihsel rekabetler in (çatışmalar) ve ittifaklar ın sürekliliğini inceleyen Small ve Singer, bu iki olgunun uzun vadeli olma durumunu kanıtlamışlardır. Onlara göre, üç ya da üçten fazla çatışmanın olduğu vakalarda üç önemli örnek söz konusudur ve bu bağlamda yer alan ünlü ikili çatışma modelleri, Rusya- Türkiye, Çin-Japonya ve Fransa-Almanya üzerinde yoğunlaşmaktadır (Small vd., 1970: ). Benzer saptamaları Gochman ve Maoz un çalışmalarında da görmek olasıdır (Gochman vd., 1990: ); bu yazarlar da Rusya/SSCB ile Türkiye arasındaki süregelen rekabete devletler arası anlaşmazlıklar açısından yaklaşırlar ve anlaşmazlıkların frekansını ölçmeye çalışırlar. 6 4 Davranışsalcı J. Vazquez in The War Puzzle adlı yapıtında ileri sürdüğü gibi çatışmacı eğilimlerin ortaya çıkış nedenleri üç kaynaktan olabilir: Topraksal yakınlık, iç dinamikler ve uluslararası sistemdeki değişimlerden ileri gelen etkileşimler. Bu bağlamda bakıldığında Türkiye-Rusya, üç açıdan da incelenebilir: Aynı coğrafyayı paylaşmaları, karşılıklı kamuoyu etkileşimleriyle iç dinamikler ve uluslararası sistem içerisindeki güç politikalarının iç politikaları etkilemesi. Detaylı tartışma için bk. (Vasquez, 1998). 5 İlgili yazarlar, arasındaki uluslararası sistemin genel yapısı ve aktörlerinin statüsü nicel çalışmalar bağlamında ele alındığında, genel/bütünsel sistemler (İng. total systems) ve merkezî sistemler (İng. central systems) ayrımına giderler. Genel sistemler, uluslararası sistem içerisindeki bütün bağımsız birimlerin etkinliklerini göz önüne alırken, merkezî sistemler ise yalnızca Avrupa eksenli diplomatik ilişkiler sürecinin parçasıdır. Bu nicel çalışmaların amacı, devletlerin dış politika davranışlarının belirli ittifak politikaları kapsamında sınıflandırılmalarına olanak tanımak ve uzun vadede söz konusu davranış biçimlerinden yola çıkarak öngörülerde bulunmaktır. 6 Gochman ve Maoz un nicel çalışmalarına göre, arası dönem için Rusya-Türkiye ilişkisine dayalı modeldeki şiddet, 21 uyuşmazlık noktasında olarak hesaplanmıştır (Gochman vd., 1990: 218).

6 784 Erhan BÜYÜKAKINCI Bu kuramsal açılım çerçevesinde baktığımızda, barış ve iş birliği dönemleri, Rus-Türk ilişkilerinin beş yüzyıllık tarihinde istisnaları oluşturmaktadır yılları arasında, Çarlık Rusyası ile Osmanlı İmparatorluğu sekiz büyük barış antlaşmasına imza atmışlar ve aynı süre zarfında her otuz yılda bir savaşır durumda olmuşlardır (Sander, 1998: 77-88) Ekim Devrimi yle birlikte temelleri atılan SSCB ve Kurtuluş Savaşı yla birlikte kurulan Türkiye Cumhuriyeti nin ilk bağımsızlık dönemleri, ikili ilişkilerde yeni bir aşamanın başlamasına olanak tanımış, ancak her ne kadar kısa vadeli bir iş birliği zemini oluşmuş olsa da eskiden gelen tarihsel rekabet konuları, 20. yüzyıl içerisinde farklı boyutlar ve içeriklerde yeniden kendilerini göstermiştir de SSCB nin dağılmasıyla birlikte söz konusu rekabetin yerini farklı bir iş birliği yapısının aldığını gözlemliyoruz; arası bu yeni dönemde sistemin kaotik yapısı bağlamında tarihsel anlamda kemikleşmiş sorunların farklı içeriklerde yeniden ortaya çıktıklarını ve her iki aktörün siyasal çıkarlarını farklı biçimlerde ve konjonktürlerde tanımladıklarını saptıyoruz lerden itibaren ise, iç siyasal yapıların yeni dinamiklerle tanımlanması ve yeni mantık çerçevelerinin her iki ülkede de gelişip uluslararası sistemin etkisinden bağışık olgunlaşması, ikili ilişkilerde çok boyutlu stratejik bir ortaklık döneminin başladığını müjdeliyor bizlere. Türk-Rus İlişkilerinin Tarihsel Boyutu Osmanlı-Rus ilişkileri, 16. yüzyıldan 20. yüzyılın başına kadar savaşlar ve güç mücadeleleri tarihi olarak gelişmiştir. Bu çatışmacı sürecin ana nedenleri arasında, Rusya nın güneye doğru yayılma arayışının Osmanlı İmparatorluğu nun çıkarlarını sürekli tehdit etmesi yer almaktadır. Öte yandan, birçok bölgedeki nüfuz rekabeti de bu iki gücün sürekli çatışmasına neden olmaktaydı. 1. Dünya Savaşı sonrasında her iki ülkede de ortaya çıkan yönetim değişiklikleri, iki ulus arasındaki yakınlaşma ve iş birliği sürecinin de başlangıcı olmuştur (Gürün, 1991). Tarihsel açıdan baktığımızda, Osmanlı İmparatorluğu ile Çarlık Rusyası hiçbir zaman aynı ittifak içerisinde yer almamışlardır; tam aksine Osmanlı döneminde Rus tehditleri farklı açılardan dengelenmeye çalışılmış, bu bağlamlarda öteki güçlerle bağlaşıklık politikaları

7 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 785 gündeme gelmiştir. 1. Dünya Savaşı ndan hemen sonra Türk-Sovyet yakınlaşması, o dönemin konjonktürü içerisinde ele alınmalıdır. Sovyet Rus yönetimi, Osmanlı hükümeti İstanbul da görev başında iken bile, Haziran 1920 de Ankara daki TBMM hükümetinin meşruiyetini tanımakta tereddüt etmemiştir yılında imzalanmış Moskova ve Kars Antlaşmaları, Türk-Sovyet sınırının ana hatlarını belirlemekteydi. Bu antlaşmaların hemen ardından gündeme gelen Moskova nın bağımsızlık savaşımındaki TBMM ordularına yönelik maddi yardımları, bu yakınlaşma sürecinin kilometre taşlarını oluşturur. Tabii ki bu yardımlar, uluslararası arenada kendisini yalnız duyumsamak istemeyen Moskova yönetimi için bir stratejik adımdı (Büyükakıncı, 2008: ). Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşunun ardından, Aralık 1925 te Paris te imzalanan Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması bu sürecin devamı için çok önemli bir girişimdi; 7 nitekim bu girişimi Mart 1927 de imzalanacak olan Ticaret ve Seyrisefain Anlaşması izleyecektir yıllarından itibaren uluslararası sistemdeki rekabetin yayılmaya başlamasıyla Türk-Rus ilişkilerinde belirli değişim rüzgârları esmeye başlamıştı lu yıllarda Lozan Antlaşması yla belirlenmiş Türk Boğazlarının hukuki statüsü konusu ikili ilişkiler bağlamında yeniden tartışılmaya başlamıştı Temmuzunda Montreux Boğazlar Sözleşmesi nin imzalanmasıyla birlikte söz konusu sorun o dönemin hukuksal çerçevesinde çözümlenmiş oldu; yapılan çok taraflı müzakereler aşamasında Türk ve Sovyet tarafları birçok açılardan farklı görüşler ileri sürmekteydi ve Büyük Britanya nın elindeki kartları Ankara dan yana kullanması Türk tarafına belirli avantajlar sağlamaktaydı. Sonuçta, Ankara ve Moskova hükümetleri, Karadeniz e kıyısı olmayan ülkelerin savaş gemilerinin Boğazlardan serbest geçişlerinin sınırlandırılması konusunda hemfikir olmuşlardı yılından itibaren geliştirilmeye çalışılan Türk-İngiliz yakınlaşmasının ardında yatan nedenlerden birisi de, her an Moskova dan 7 Bu anlaşmaya göre, her iki taraf, her birinin bir saldırıya uğraması hâlinde tarafsız kalmayı taahhüt ediyor ve birbirlerinin çıkarlarının çakıştığı noktalarda başka devletlerle bağlaşıklık politikalarının izlenmeyeceğini kabul ediyordu. Bu hususlar, 1945 yılına kadar küçük değişikliklerle geçerliliklerini sürdürdüler (Oran, 2001a: ).

8 786 Erhan BÜYÜKAKINCI gelebilecek istemlere karşı İngiliz kartını elde tutabilme çabasıydı. Nitekim Nazi Almanyası yla Stalin yönetimi arasındaki Saldırmazlık Antlaşması nın imzalanması, hem Ankara için beklenmedik bir gelişmeydi hem de İngiliz-Türk yakınlaşmasının gerçekçiliğini vurguluyordu. İnönü dönemi Türk dış politikasının ana tartışma konularından olan Türkiye nin 2. Dünya Savaşı na girmemesi ve tarafsız kalması, hem Moskova nın ağır eleştirilerine maruz kalmıştı hem de Doğu cephelerini çeşitlendirme arayışındaki Batılı müttefikleri rahatsız etmişti. Bu bağlamda, Türk-Sovyet ilişkilerinin bu dönemde belirli bir bozulma eğilimine girdiği gözlemlenmektedir (Gürün, 1991). 2. Dünya Savaşı sonrasındaki yeni dünya düzeninin oluşumunda kendine göre belirli paydalar edinme arayışındaki Stalin yönetimi, Balkanlar ve Doğu Avrupa ya yönelik yayılmacı politikalarını ön plana çıkarırken, Mart 1945 te 1925 tarihli Türk-SSCB Dostluk Antlaşması nı artık uzatmayacağını duyurmuş ve Doğu Anadolu toprakları ile Boğazlarını Türk hükümetinden isteyecek kadar ileri gitmişti. Öte yandan, Montreux Sözleşmesi nin yeniden gözden geçirilmesi de, Moskova nın talepleri arasında yer alıyordu. Bu dönemde Büyük Britanya nın yerini alan ABD yi yanına almayı başaran Türkiye, bu bağlamda Truman Doktrini nin açılımlarından yararlanma aşamasına gelmişti den itibaren Amerika nın bölgesel ağırlığının artmaya başlamasıyla Sovyet liderlerinin saldırgan tavırları belirli bir gerileme sürecine girmiştir. Türk-Amerikan yakınlaşması, bu bağlamda Moskova ya karşı Ankara nın belirli ittifak politikalarını geliştirme çabaları açısından çok önemlidir. Stalin in ölümünden sonra Türk-Sovyet ilişkilerinde belirli bir iyileşme sürecini gözlemlemek olasıdır; Hruşçev in SBKP nin başına seçilmesiyle birlikte barış içinde bir arada yaşama ilkesinin SSCB dış politikasına yansıması, yayılmacı politikaların ve siyasal nüfuz söyleminin kısmen etkilerini yitirmesine yol açmıştı. 8 Her ne kadar Sovyet Mayısında, Sovyet hükümeti, Doğu Anadolu toprakları ile Boğazlar üzerindeki taleplerine son vermiş ve Montreux Sözleşmesi nin gözden geçirilmesi konusundaki ısrarlarını geri çekmiştir (Oran, 2001a: ).

9 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 787 yönetimi, Mayıs 1953 te verdiği nota ile güney komşusuna yönelik istemlerinden vazgeçse de, Türk hükümetleri dış politika davranışlarında belirgin bir değişiklik izleme politikasına yönelmemişti. Demokrat Parti iktidarı döneminde Moskova ya karşı genel bir güvensizlik davranışı süregelmiş ve Sovyet yönetimi ile mesafeli ilişkiler geliştirme eğilimi ABD ile ittifak politikalarının güçlendirilmesi sonucunu doğurmuştur. Her ne kadar 1960 lı yıllarda ikili ilişkilerin siyasal boyutundaki mesafelilik eğilimi sürmüşse de ekonomik alanlardaki iş birliği süreci giderek canlanıyordu lere gelindiğinde, Türk liderleri ve askerlerinin Sovyet tehdidinin öneminin azalmaya başladığı sonucuna varmalarıyla birlikte çok boyutlu bir dış politika söylemi üretme çabası başlamış ve Moskova ya yönelik ılımlı girişimler yeniden hız kazanmıştır Temmuzundaki Kıbrıs Barış Harekâtı yla Türk hükümetlerinin Batılı ülkelerin yaptırımlarına karşı koyabilmek için aradığı alternatiflerden biri de Moskova yla yakınlaşmaydı. Ancak, ikili ilişkilerdeki bu iyileşme sürecinde birtakım engeller söz konusuydu: 1979 yılı sonunda Sovyetler in Afganistan ı işgali ve Türkiye ile ABD arasında ambargo sonrasında imzalanan askerî yardıma ilişkin Savunma İşbirliği Anlaşması. 12 Eylül askerî darbesinin ardından, görev başındaki askerî hükümet ülkenin dış politika seçeneklerini çeşitlendirmeyi amaçlayarak Moskova ile Washington arasında belirli bir denge politikası izlemeyi kararlaştırmıştı. Aslında 1980 li yılların başından itibaren, özellikle de askerî hükümet döneminden beri, ikili ilişkilerde gözlenen hareketlilik, 1984 yılında imzalanan Doğal Gaz Anlaşması ile farklı bir ivme kazanmıştır. Bununla birlikte cumhuriyet tarihinde eşine ender rastlanan bu iş birliği hamlesi, ikili ilişkilerin özellikle ekonomik boyutunu ön plana çıkarmıştı; bu olumlu süreç, 1991 Aralık ayında SSCB nin dağılmasına kadar devam etmişti yılında Başbakan T. Özal ın Moskova ziyareti sırasında Türk müteahhitlerin SSCB de takas karşılığında inşaat projelerine katılımına ilişkin anlaşmanın yanı sıra Türkiye nin Sovyet pazarına yönelik tüketim malları üretimi

10 788 Erhan BÜYÜKAKINCI için sanayi girişimlerini destekleyecek Sovyet doğal gazının 1987 den itibaren ülkemize nakli konusunda ortak bildiriler imzalanmıştır. SSCB nin dağılmasından önce Türkiye den üst düzeydeki en son gezi, Cumhurbaşkanı Özal tarafından 1991 Martında gerçekleşmişti. Söz konusu ziyaret sırasında, her iki devletin cumhurbaşkanları, ikili iş birliği alanlarının geliştirilmesi ve Karadeniz çevresindeki ülkeleri bütünleştirecek bir sürecin başlatılması üzerinde mutabık kalmışlardı. Ancak ortaya çıkan yeni cumhuriyetlerin farklı yönetimlerle kendi bağımsız devlet yapılarını biçimlendirmeye çalışmaları, Sovyet dönemi sonrasında yabancı ülkelerle ilişkilerinin niteliğini ve kapsamını gözden geçirmeleri gerekliliğini de beraberinde getirmişti. Nitekim bu yeni süreçte hem sistem değişkenleri temelinde hem de toplum ve hükümet dinamikleri açısından konjonktür her iki cephede (Rusya ve Türkiye) de farklıydı. Aslında bu yeni dönemin olumsuz yanlarının ağır bastığı gibi bir saptama yapmak hatalı olur; bu aşamada önemli olan, her iki taraf için de belirli bir esnekliğin dış politika söylemlerine yansıyabilmesi için birbirlerini daha iyi tanıyabilmeleri ve eldeki olanakları ve son dönemde elde edilen olumlu gelişmeleri iyi değerlendirebilmeleriydi. 1990'lı Yıllarda Türkiye ve Rusya da İç Politikada İstikrarsızlıklar ve Yeni Arayışlar Soğuk Savaş dönemi, Türkiye deki karar alıcılar için Batılı devletler ile bağlaşıklık politikaları bakımından ayrıcalıkların geliştirilebildiği bir aşamaydı ve bu bağlamda özellikle ülkenin jeostratejik konumu bu ayrıcalıkların kaynağını oluşturmaktaydı. Soğuk Savaş döneminin sona ermesi, birçok açıdan Türkiye nin Doğu-Batı ilişkileri bağlamında öneminin azaldığına dair varsayımlarını ön plana çıkarmıştı. Aynı zamanda iki kutuplu sistemin bitişi, hem yeni aktörlerin ortaya çıkmasına yol açıyor hem de yeni belirsizlikleri birlikte getiriyordu. Türk dış politikası, yeni komşular ve yakın çevresinde yer alan bölgelerdeki etkin kökenli çatışmacı eğilimlerin tekrar tırmanışa geçmesinden etkilenmekteydi. Bu bağlamda, Türk karar alıcıları daha esnek bir dış

11 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 789 politika söylemiyle Soğuk Savaş sonrasına geçişi en az zarar ile atlatma çabasındaydılar, çünkü ülkenin azalan jeostratejik önemini yeniden tanımlama çabasında ön plana çıkan söylemler, Türkiye nin ateş çemberi ortasında bir huzur adası olduğu argümanı ile Türk modeli yaklaşımını geliştirmekteydi. Aslında Soğuk Savaş, uluslararası sistem içinde yer alan aktörlere oyunun belirli kurallarını kolaylıkla benimsettirmekteydi; dostlar ve düşmanlar baştan belliydi. Kutuplaşmış bir sistem içerisindeki devletlerin davranış seçenekleri, müttefikler ya da düşmanlar arasında sıkışmaktaydı ya da tarafsızlık politikaları da mümkündü. Soğuk Savaş sonrası dönemdeki devletlerarası ilişkilerin belirsizlikler yumağına dönüşmesiyle sistem içindeki çatışmacı eğilimler daha belirginleşmişti. Soğuk Savaş sırasında izlenilen bağlaşıklık politikaları yerlerini geçici iş birliği-ittifak modellerine bırakmıştı ve devletlerin kendi aralarındaki en ufak bir uzlaşmazlık, hemen çatışmacı eğilimleri körükleyebiliyordu. Çok taraflı kurumsal ittifak modelleri de ad hoc oluşumlara yerlerini bıraktığından, ancak belirli çıkar noktalarında ortaklıklar söz konusuydu (Sander, 1994: 23-30). Atatürk döneminden beri izlenilen dış politika ilkeleri, bu geçiş dönemindeki karar alıcılar açısından sistem değişkenleri karşısında yetersiz kalmakla eleştirilmişti (Kalaycıoğlu, 1998: ). Özal dönemi dış politikası, dış gelişmeler karşısında artık etkisiz kalmakla eleştirilen bu ilkeleri farklı yönlerde geliştirmeyi amaçlamaktaydı. İşte bu noktada lider değişkenlerinin dış politika söylemini doğrudan etkilemeye çalıştığı görülmektedir yılı, Türk dış politikasının dönüm noktalarından biridir: Körfez Savaşı, SSCB nin dağılması, eski Yugoslavya daki savaşın başlaması ve Yukarı Karabağ daki kıvılcımların yeniden ortaya çıkması karşısında, Türk karar alıcıları, ülkenin askerî doktrinini gözden geçirmek ve ulusal güvenliği ve tehdit kaynaklarını yeniden tanımlamak çabasına girişmişlerdir. Nitekim bu yeni çabalar çerçevesinde güvenlik sorunsalının en geniş anlamda algılanması gibi bir sonuç ortaya çıkmıştır. Öte yandan, Ankara, güvenlik sorunsalı ile girdileri sınırlandırılmış karar alma sürecinden kurtulma çabasıyla daha etkin bir dış politika

12 790 Erhan BÜYÜKAKINCI arayışına girişmiştir. Bu bağlamda Türkiye, model devlet olma arzusuyla Orta Asya ve Kafkaslar daki nüfusun çoğunluğu Müslüman olan ve Türkiye ile ortak kültürel geçmişe sahip yeni bağımsız devletlere yönelik özel bir dış politika söylemi izleme eğilimine girmişti. Türk modeli, hem laik hem demokratik hem de serbest piyasa anlayışını benimsemiş, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bir ülke seçeneği olarak sunulmaktaydı (Olcott, 1996: 25-26). Orta Asya ve Kafkaslar daki Türk dilli söz konusu cumhuriyetler, uluslararası arenada kendi devlet meşruluklarını uluslararası sisteme kabul ettirme çabasında olduklarından, Türk karar alıcıların dikkatlerini çekmekteydi. Nitekim Türkiye, Azerbaycan ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olmuştu ve Orta Asya cumhuriyetlerini tanıyan ve buralarda büyükelçilik açan ilk ülkelerden biriydi. 9 Bu bağlamda, kültürel bağların varlığı çok önemli bir etkendi. Dönemin başbakanı S. Demirel in Balkanlar dan Çin Seddi ne dek büyük Türk Dünyası sloganı her ne kadar geçerliliğini hemen yitirdiyse de, ondan sonra iktidara gelen Türk politikacıları da bu bölgelere yönelik daha akılcı söylemler benimsemeleri gerektiğini anlamakta gecikmediler. Aynı zamanda yükselişe geçen aşırı ulusçu akımlar, 12 Eylül rejimi sonrasındaki ideolojik zemin kaybıyla birlikte siyasal istikrarsızlıkların yaygınlaşmasından faydalanarak dış politika söylemleri üzerinde etkilerini göstermeye başladı. Ancak sürekli ekonomik krizlerle boğuşan Türkiye nin sınırlı mali olanaklarıyla bu ülkelere sonsuz fırsatlar tanıması mümkün değildi. Ayrıca, söz konusu yeni cumhuriyetler de yönlendirilmekten çok, sıcak para arayışındaydılar. Bütün bu olumsuzluklara ve mali olanaksızlıklarına rağmen, Türkiye, Türk dilli cumhuriyetlere önemli miktarda destekte bulunan ülkeler arasında yer almaktadır li yılların getirdiği ekonomideki liberalleşme eğilimleri, küreselleşmeye uyum sağlama çabaları ve ekonomik bütünleşme grupları 9 Türkiye nin Türk dilli eski Sovyet cumhuriyetlerine yönelik dış politikasındaki öncelikler, daha çok kültürel iş birliğinin geliştirilmesi, söz konusu ülkelerin ekonomik yapılanmaları ile dış dünyada girişecekleri ilişkilere destek olunması, ilgili bölgelerdeki enerji kaynaklarının işletilmesi ve dünya pazarlarına nakli aşamasında etkin bir rolün üstlenilmesi noktalarında yoğunlaşmaktaydı (Turan vd., 1998: ).

13 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 791 içinde yer alma arzusu, Türkiye nin yeni pazarlara açılmasını ve dış dünya ile bütünleşmesini zorunlu kılmaktaydı. İşte bu bağlamda, dönemin liderlerince ekonominin siyasetin önünde değerlendirilmesi daha çok siyasal bir tercih olarak ifade ediliyordu. Bu açıdan bakıldığında, ECO ( Ekonomik İşbirliği Örgütü) ve KEİB (Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü), yeni coğrafyalardaki ekonomik iş birliği potansiyellerini geliştirmeye yönelik çabalardı li yıllarda gözlemlenen öteki Müslüman ülkelerle gecikmiş olan diyaloğu sağlamak ve çok boyutlu bir dış politika söylemini yerleştirmek amacıyla İslam Konferansı Örgütü ile ilişkileri geliştirme çabası, önemli bir politikaydı. Bütün bu çabaların ortak paydasına baktığımızda, 1980 lerden 1990 lara geçerken, uzlaşmacı eğilimlerin ekonomik araçlarla eşgüdümlü olarak geliştiğini gözlemlemekteyiz lerin ortasından itibaren gelişen ve 1990 lı yıllarda Türkiye gündeminin tamamına hâkim olan Kürt sorunu, hem iç politikadaki istikrarsızlıkların ana kaynaklarından biridir hem de art arda patlak veren ekonomik krizlerin de ortaya çıkmasını sağlayan ana nedenlerdendir. Ekonomik krizlerin Türk dış politikasında yarattığı bağımlılık mekanizması ve iç politika içinde yol açtığı çok partili istikrarsız koalisyon oluşumları, aslında uluslararası sistem içindeki kaotik yapıyı belirleyen büyük güçler arasındaki mücadelelerden de etkilenmekteydi. Bu süreçte, Türk karar alıcıları dış politika seçeneklerini belirlemekte pek de rahat bir konumda değillerdi. Aslında tehdit ve istikrarsızlık kaynaklarının çoğalması ve karmaşıklaşması, eldeki askerî kapasitelerin iyileştirilmesini ve geliştirilmesini (modernizasyonunu) ivedilikle şart koşuyordu. Nitekim bu aşamada, ordunun bazen bürokratik niteliklerinden sıyrılıp hükümet değişkenlerinin yerine geçerek dış politikada aktif bir karar alıcı konumunda hareket ettiğini gözlemlemekteyiz (Özcan, 2004: ); arasında on bir hükümet değişikliği olmuş ve bu dönemde yedi farklı parti hükümet oluşumlarında yer almıştır. Nitekim bu çok partili koalisyonlar döneminde bürokratik değişkenler Türk siyasetini etkilemeyi sürdürmüşlerdir. Rusya açısından baktığımızda ise, 1990 lı yıllar aslında Sovyetler Birliği nin dağılması sonrasındaki bir travma atlatma dönemi olarak

14 792 Erhan BÜYÜKAKINCI değerlendirilebilir. Gorbaçov un perestroyka ve glasnost programlarıyla devlet-parti ilişkisini yeniden yapılandırma stratejisi, SSCB nin hem ekonomik anlamda çökmesini hem de federe birimler ile etnik yapılar arasındaki gerginliklerin doruk noktasına çıkmasını sağlamış ve sonun başlangıcını ilan etmişti. SSCB dağıldığında Türkiye, sınırlarında üç yeni komşu ülkeyle yüz yüze gelmiştir. Rusya, 1991 Aralık ayından itibaren birçok siyaset bilimci için belirsizliklerle dolu bir örnek olarak görülmekteydi ve çoğu çalışmalarda sorulan soru hep aynıydı: Rusya nereye gidiyor? Z. Brzezinski 1994 tarihli bir makalesinde şöyle yazmaktadır: Rusya ya bir imparatorluk olabilir, ya da bir demokrasi; ama ikisini birden olması olanaksız. İmparatorluğu zorlamacı araçlarla yeniden yaratmak ve sürdürmek Rusya yı yalnızca bir diktatörlüğe değil, sefalete sürükler. (1994: 62-82). SSCB nin dağılmasından sonra, Rusya dış politika alanında yeni bir kurumsal yapılanma arayışındaydı ve bu arayış özellikle dış politika söylemlerine yansıyordu, ancak devlet kadrolarına hâkim olan geleneksel değerler etkinliklerini pek kolay yitireceklermiş gibi görünmüyorlardı. Dolayısıyla yeni dönem, eski siyasal kadrolar ile yeni oluşumlar arasındaki savaşıma da sahne olmaktaydı. Bu yeniden yapılanma sürecinde, Rus devletinin dış politika davranışları, iç politikadaki gelişmelerden de doğrudan etkilenmekteydi. Öte yandan, yeni siyasal oluşumlar, kendilerini demokrasinin temsilcileri olarak görerek, Rus dış politika söylemlerini etkileme çabasındaydılar (Remington, 1997: ). Avrasyacılık ile Atlantikçi bakış açıları arasındaki rekabet (Büyükakıncı, 2004: ) farklı yapılardan ve siyasal akımlardan destek bulurken, Rus dış politikası için kısa ve orta vadede etkin olabilecek seçeneklerin belirginleşmesine de katkıda bulunuyordu. Bu bağlamda eski SSCB alanı içinde yer alan yeni bağımsız devletlerle olan ilişkiler, Moskova daki karar alıcılar için, farklı bir duyarlılık alanı oluşturmaktaydı. Söylemler arasındaki rekabetin artması üzerine, Yeltsin ve dışişleri bakanı Kozırev, 1993 yılından itibaren Komünist muhaliflerin görüşlerini de benimsemek zorunda kaldılar

15 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 793 ve Rusya nın dünya politikasında ve yakın coğrafyasında çıkarlarını gözetmek durumunda olan bir büyük güç olduğunun altını çizerek Batı ve Doğu ile iyi geçinen bir dünya devleti statüsünü geliştirmek yolunu seçtiler. Ancak dış politika önceliklerini dünya konjonktüründe tanımlayan Rusya nın ulusal çıkarları, aynı zamanda Komünizm sonrası geçişin yarattığı belirsizliklerle daha karmaşık bir görünüm aldı. Rusya nın dış politika söylemi hiç kuşkusuz jeopolitik etkenleri göz önünde bulundurmaktadır. Dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip bir ülkenin bölgesel anlamda birçok kanada açılması ve dolayısıyla da komşularıyla farklı ilişkiler içine girmesi anlayışla karşılanmalıdır. SSCB nin dağılması sonrasında, onun en başta gelen ardılı olarak, hem dünya çapında, hem de BDT alanında yeni davranış biçimleri oluşturması gerekmiştir. Rus dış politikasında Yakın Çevre olarak adlandırılan eski Sovyet cumhuriyetlerine yönelik öncelikler, aslında egemen devlet olma süreci ile geleneksel bağımlılık sendromu arasında gidip gelen açmazlarla doludur. Rusya nın bu coğrafyada ortaya çıkmış yeni bağımsız devletlerle olan bağları çok boyutludur; hem toplumsal hem ekonomik hem de siyasal sorunları birlikteliğinde getirmektedir. Dolayısıyla Rusya nın SSCB rüyasından birdenbire kopması çok kolay olmayacaktı. Rus dış politikasındaki seçeneklerin belirsizliği, hiç kuşkusuz Komünizm sonrası ekonomik ve toplumsal geçişin yarattığı derin yapısal sorunlarla da ilişkilidir. Rusya nın demokratikleşmesi sorunsalı, söz konusu seçenekler arasında çatışmalar da yaratabilmektedir ve bu aşamada karar alıcıların ve devlet dışında etkin olan aktörlerin kendi bekalarını ön plana çıkartarak saldırgan ya da katı politikalara yöneldikleri birçok dış politika analizcisinin saptadığı bir gerçekliktir. Nitekim Çeçen savaşlarının gelişme koşullarını da bu bağlamda değerlendirmek gerekir lı yılların sonlarında, Rus iç politikasına egemen olmaya başlayan ve ekonomik gücü daha çok elinde tutan yeni aktörlerin (örneğin, Gazprom, petrol firmaları, maden ihraç eden şirketler, bankerler, oligarklar), devletin dış politika çıktılarını doğrudan etkileyebilecek gruplar olarak etkin bir rol üstlendikleri görülmüştür. Bu yeni aktörle-

16 794 Erhan BÜYÜKAKINCI rin çıkarları, Rusya nın Batılı kurumlarla olan ilişkilerini ve BDT üyesi ülkelerle olan bağlarını yönlendirmeye başlamıştır (Danks, 2001: 3-26). Birçok siyaset bilimcinin geleneksel emperyalizmin yeniden ortaya çıkması olarak nitelendirdiği bu yeni süreç, Rusya nın yeni komşularına yönelik etkin ve zorlamacı davranışları çözümlemek çabasındadır. Birçoklarına göre, bu yeni emperyalizm biçimi, Batılı devletlerin dikkatini çeken bir olgu olmuştur, ancak Batı, bu bağlamda Rusya yı engellemek yerine fazla tepki vermemeyi tercih etmiştir. 1990'lı Yıllarda Türk-Rus İlişkilerinin Siyasal Yönleri: Eski ve Yeni Sorunlar Sovyetler Birliği nin dağılmasından sonra, Türkiye ve Rusya siyasal sorunlar ile güvenlik konularında iyi bir diyalog arayışına girişmişler, ekonomik ilişkilerin farklı açılardan geliştirilmesine özen göstermişlerdir. Ancak 1993 yılından itibaren Rus dış politikasında görülen söylem değişikliği ile ikili ilişkiler daha karmaşık ve gergin bir görünüm almıştır. SSCB nin dağılmasından hemen önce, 1990 ve 1991 yıllarında, Moskova ve Ankara, dostluk, iyi komşuluk ve iş birliği anlaşmaları imzalamışlardı; 1991 yılında Cumhurbaşkanı T. Özal ın SSCB ye yaptığı resmî ziyaret ve bu çerçevede Azerbaycan a da gitmesi önemli bir gelişmeydi. Öte yandan, SSCB nin dağılma sürecinde, Türk hükümeti Türk dili konuşan cumhuriyetleri ilk tanıyacak kadar cesaretli adımlar atmıştı. Ancak Türkiye ile RF arasındaki ilk resmî ilişkiler, 1992 yılı başındaki KEİB Projesi çerçevesindeki görüşmeler bağlamında oluşmuştu. RF Başkanı B. Yeltsin, İstanbul Zirvesi ne katılmak üzere 1992 Haziranında Türkiye ye gelmiş ve bu teşkilatın kuruluş bildirisine imza atmıştı yılı boyunca, her iki devlet aralarındaki ilişkilerin resmî düzeylerde gelişebilmesi için bir dizi anlaşma imzalamıştır. Nitekim iki devlet arasındaki ilişkilerin kurucu belgesi, 25 Mayıs 1992 tarihinde dönemin başbakanı Demirel in Moskova ziyareti sırasında imzalanan ve 19 Temmuz 1994 te yürürlüğe giren Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin esasları hakkında antlaşma olmuştur. Söz konusu antlaş-

17 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 795 ma, 1991 yılında Cumhurbaşkanı Özal ın Moskova ziyareti sırasında Gorbaçov la imzaladığı dostluk, iyi komşuluk ve iş birliği antlaşmasının bir devamıdır (Oran 2005-II: ) yılı, iyimser ivmenin biraz yavaşladığı bir dönüm noktası özelliğini taşımaktadır. Bu tarihten sonra Rus iç politikasındaki değerlendirmelerde Türkiye nin dış politika adımları nedeniyle rakip ülke olarak tanımlandığını, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya da kendi etki alanını yaratma çabası içerisinde olduğu için eleştirildiği görülmektedir. Nitekim 1993 yılından itibaren Yakın Çevre söylemini Avrasyacı bir içerikle besleyen Yeltsin-Çernomırdin yönetimi, yapısal ve siyasal nedenlerden ötürü BDT ye dönüşü kaçınılmaz olarak değerlendirerek, eski Sovyet alanı ile diplomatik ve ekonomik bağlarını güçlendirmek isteyen dış ülkelere karşı mesafeli yaklaşmaktaydı yılları arasında, yeni ya da eski birçok sorun, ikili ilişkiler bağlamında ortaya çıkmıştı. Bazılarının varoluş gerekçesi tarihsel nedenlere dayanmaktadır ve yenileri ise konjonktürel çıkar çatışmalarından kaynaklanmaktadır. Ancak 1990 lı yılların en önemli özelliği, bütün siyasal sorunların bir biçimde ikili ilişkilerin ekonomik boyutunu etkilememesi olarak özetlenebilir. Ekonomik boyut, tamamen siyasal sorunlardan farklı ele alınmalıdır ve gelişim mantığı çok farklıdır. Bu bağlamda aktör tanımlamalarında farklılaşmalar söz konusudur. Devlet içi ve dışı aktörler, ekonomik ilişkiler bağlamında önemli roller üstlenmişler ve hâlâ da üstlenmektedirler. Çalışmamızın bu bölümünde ele alacağımız siyasal nitelikli sorunlar daha çok güvenlik kaygısına dayanmaktadır. AKKA gibi Türkiye nin yakın çevresindeki güç dengelerinin yeni uluslararası düzenin istikrar öncelikli politikalarına göre şekillenmesinde önceliği olan bir konudan başlamak istiyoruz. Gerek jeostratejik anlamda gerekse jeoekonomik değerlendirme perspektifinde Boğazlar konusu, Türk-Rus tarihinin değişmez temalarındandır. SSCB nin dağılmasıyla birlikte BDT alanı üzerindeki etkisini yitirmek istemeyen Rus dış politikası ile kültürel bağları nedeniyle Kafkaslar ve Orta Asya ya yönelik özel politikalar arayışındaki Türk bakış açısı arasında yeni siyasal sorunlar ortaya çıkmıştır ve bunları takiben gündeme gelen Çeçen ve Kürt so-

18 796 Erhan BÜYÜKAKINCI runlarının karşılıklı olarak içişlerine yönelik eleştirilerde araç olarak kullanılması, ilişkilerde yeni bir sorunlu sayfanın açılmasına neden olmuştur. Varşova Paktı nın dağılması ve SSCB nin dünya sahnesinden silinmesi, 1990 ların başından itibaren Türk dış politikası üzerinde etkilerini doğrudan göstermişti. İki kutuplu sistemin getirdiği belirli bir istikrar ortamının ortadan kalkmasıyla birlikte, Türk karar alıcıları, devletin kendi önceliklerini ve tehdit kaynaklarını yeniden tanımlamak zorunluluğuyla karşı karşıya kaldılar. Bu bağlamda, Türkiye nin yakın çevresindeki her bir bölgedeki çatışmacı unsurların, gerek etnik gerek dinsel gerekçelerle yeniden canlanması söz konusuydu ve bu gelişmelerin Türkiye nin iç politikasına yansıması kaçınılmazdı. Nitekim söz konusu bölgelerdeki güç mücadeleleri, Soğuk Savaş sonrası gerçekliğin en uç örnekleriyle gündeme gelmekteydi (Transdniester, Abhazya ve Yukarı Karabağ sorunları, Yugoslavya nın dağılması, Çeçen Savaşları, vs.) Kasım ayında Paris Şartı ile birlikte imzalanan ve 1992 yılında yürürlüğe giren Avrupa da Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması, Avrupa nın güney kanadında konuşlandırılmış silahların ve askerlerin sayısının belirli kotalara indirilmesini öngörmekteydi. 10 Ancak, bu antlaşma yürürlüğe girdiğinde, Varşova Paktı lağvedilmiş, SSCB henüz dağılmış ve bundan on beş yeni cumhuriyet ortaya çıkmıştı. Hiç kuşkusuz bu yeni gelişmeler, söz konusu antlaşmanın yürürlüğe konulma şartlarını etkilemekteydi. Kafkaslar daki etnik çatışmaları ve İran etkenini bahane ederek Rusya, söz konusu bölgenin AKKA kapsamından çıkarılmasını talep etmişti. Öte yandan, Moskova nın Kafkas devletleriyle ikili düzeylerde askerî iş birliği ve üs bulundurma anlaşmaları imzaladığı bilinmektedir. Özellikle Ermenistan ve Gürcistan yıllarından itibaren topraklarında Rus askerî üslerinin bulunmasını kabul etmişlerdir ve hâlen Ermenistan-Türkiye sınırı Rus askerleri tarafından korunmaktadır (Ayman vd., 1998: ). 10 AKKA nın güney kanadı şu ülkeleri kapsamaktadır: Yunanistan, Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Moldova, Ukrayna, RF nin güney bölgeleri ve Transkafkasya ülkeleri.

19 Türk-Rus İlişkilerinin Değerlendirilmesi: Güvenlik Sorunsalından Çok Boyutlu Derinliğe Geçiş 797 Bu sorunun bir başka boyutu ise, Rusya nın söz konusu bölgeye yönelik askerî politikalarıydı. Moskova yönetimi, Kuzey Kafkasya da AKKA limitlerini aşarak çok sayıda silah yığmış ve 1995 Haziran ayında özellikle Birinci Çeçen Savaşı nı gerekçe olarak göstererek 58. Ordu yu Kuzey Kafkaslar a kaydırması Türk hükümetinin tepkilerini çekmişti (Oran 2011-I: ). Türkiye nin bu konudaki duyarlılığı, daha çok Transkafkasya daki dengelerin bozulması ve burada bağımsızlıklarına yeni kavuşmuş ülkelerin egemenlik süreçlerinin etkilenmesi üzerinde yoğunlaşmaktaydı. Türkiye nin bu coğrafyadaki Gürcistan ve Azerbaycan ile özel ilişkiler kurması, Rusya yı rahatsız etmekteydi. Öte yandan, Kafkaslar daki Ermeni faktörü, Türk dış politikasında birçok sorunu beraberinde getirmekteydi. Yukarı Karabağ sorunu her ne kadar Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri bağlamında değerlendirilmek istense de, konu bölge istikrarının genelini ilgilendirdiğinden Türkiye tavrını Bakü yönetiminden yana koymaktaydı yılına kadar Ermenistan a yönelik bütün ulaşım yollarını kapatarak ambargo uygulayan Ankara nın, 1998 yılı sonunda L. Ter-Petrosyan ın politik manevralarla devrilmesi ve R. Koçaryan ın başkanlık koltuğuna seçilmesiyle başlayan, ulusçu söylemin ön plana çıktığı yeni sürece yönelik kaygıları bulunmaktaydı. Nitekim doğrudan diplomatik ilişkiler olmadığından, Türkiye nin Azerbaycan-Ermenistan gerginliği bağlamında doğrudan aracı rolü üstlenmesi olanaklı değildir. Ermeni sorununun bir başka boyutu ise, 1. Dünya Savaşı sırasında sözde Ermeni soykırımının Batı devletlerinde yaşayan Ermeni diasporaları ve lobilerinin etkinlikleri sonucuyla bir siyasal hak arayışına dönüştürülmesiydi. Uzun vadede Batılı ülkelerin vatandaşları olmuş Ermeni diasporası üyelerinin oluşturdukları lobilerin, sözde soykırımın meşruluğunu ilgili ülkelerin ulusal meclislerine kabul ettirme kampanyaları sonucunda Türk hükümetinden geçmişe yönelik tazminat talebinde bulunma girişimleri vardır Ermeni diasporasının hem Türkiye ye hem de Azerbaycan a yönelik tazminat taleplerine ilişkin ayrıntıları Amerikan Godimas Enstitüsünün çıkardığı The Armenian Forum dergisindeki makalelerde bulmak mümkündür.

20 798 Erhan BÜYÜKAKINCI Öte yandan, Ankara hükümeti 1997 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) Moskova dan S-300 füzeleri satın alma kararına sert tepki göstermişti. Nitekim bu tepkinin asıl hedefi Rusya değil, Yunanistan ve GKRY idi. Türk hükümeti, söz konusu füzelerin Boğazlardan geçişini önlemek amacıyla her türlü önlemi alacağını duyurarak, aslında her iki cepheye (Rusya ve GKRY) belirli mesajlar verme çabasındaydı. Aynı zamanda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti nin söz konusu rekabet sürecinde her an Türkiye ye katılması olasılığının bulunduğunun duyurulması, bir yerde Güney Kıbrıs yönetimi için bir caydırıcılık unsuru olmuştur yılı sonunda, GKRY adaya konuşlandırılması kararını geri çekmiştir (Sönmezoğlu, 2004: 576). İkinci bir sorun olarak Türk Boğazları konusu, Çarlık rejiminden beri Rus dış politikasının Karadeniz boyutunu ilgilendiren ana başlıkların başında gelir. Avrupa ile Asya arasında sıkışmış, Batı Avrupa ile olan ilişkilerinde coğrafi engelleri aşmayı arzulayan ve her çağda bir dünya devleti olma arayışındaki Rusya nın uluslararası taşıma yollarıyla bağlantılarını geliştirmek açısından tarih içerisinde Türk Boğazlarına olan ilgisi zamanla kemikleşen bir sorunsala dönüşmüştür. Günümüzde, RF deniz yoluyla yaptığı dış ticaretin üçte ikisini Türk Boğazları kanalıyla gerçekleştirmektedir. Bu rakam hiç kuşkusuz Boğazlar ın Rusya için jeostratejik ve jeoekonomik önemini anlatmak için çok yeterli bir nedendir lı yıllarda Boğazlar konusunda Rusya nın Türkiye ye yönelik geliştirdiği tepkici politikaların temel gerekçeleri iki ana sorunda düğümlenmekteydi: Boğazlardan gemi geçişlerini düzenleyen yeni tüzüklerin kabulü ve Hazar petrollerinin tankerler yoluyla dünya pazarlarına taşınması Ağustos ayında, Türk hükümeti, hem İstanbul kentinin güvenliğini sağlamak üzere hem de İstanbul ve Çanakkale boğazlarından gemi geçişlerinin düzenlenmesi amacıyla serbest geçiş hakkının yeniden tanımlanmasına yönelik bir tüzük tasarısını benimsemişti. Söz konusu Boğazlar ve Marmara Denizi Tüzüğü 1994 Temmuz ayında yürürlüğe girdi. 12 Moskova nın tepkileri aslında Ni- 12 Bakanlar Kurulu nun 23 Kasım 1993 tarihli kararıyla kabul edilen ve 11 Ocak 1994 tarihli Resmî Gazete de yayınlanmış tüzüğün, 1 Temmuz 1994 te yürürlüğe girmesi ön

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Hollanda İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030

ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 VİZYON BELGESİ(TASLAK) ENERJİ GÜVENLİĞİ ÇALIŞTAYI Türkiye Nükleer Güç Programı 2030 (03-05 Aralık 2015, İstanbul) BÖLÜM 1 Nükleer Güç Programı (NGP) Geliştirilmesinde Önemli Ulusal Politika Adımları Temel

Detaylı

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN

TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR. Prof. Dr. Ýlter TURAN TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR Prof. Dr. Ýlter TURAN 63 TÜRK-RUS ÝLÝÞKÝLERÝ: SORUNLAR VE FIRSATLAR GÝRÝÞ Prof. Dr. Ýlter TURAN Türk-Rus iliþkileri tarih boyunca rekabetçi bir zeminde geliþmiþ,

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU ( TASLAK VİZYON BELGESİ ) 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, Titanic Business Hotel Europe,

Detaylı

Bağımsızlık Sonrası Dönemde Azerbaycan

Bağımsızlık Sonrası Dönemde Azerbaycan Azerbaycan ın bağımsızlığını kazandığı sırada yönetimde Sovyet yanlısı Muttalibov vardı ve Rusya dış politikada en önemli aktördü. Dolayısıyla da Karabağ sorunun çözümü için Rusya dan yardım beklenmekteydi

Detaylı

ENDONEZYA ÜLKE RAPORU 23.03.2016

ENDONEZYA ÜLKE RAPORU 23.03.2016 ENDONEZYA ÜLKE RAPORU 23.03.2016 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Endonezya ya ihracat yapan 45 firma bulunmaktadır. 31.12.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER Türkmenistan da Siyasal Rejimin Geleceği: İç ve Dış Dinamikler Açısından Bir Değerlendirme Yazar: Haluk ALKAN Özet: Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Türkiye ve Avrupa Birliği

Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisi Avrupa Birliği 25 Mart 1957 tarihinde imzalanan Roma Antlaşması'yla Avrupa Ekonomik Topluluğu adı altında doğdu. Türkiye 1959 yılında bu topluluğun

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu

IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu IV. Uluslararası Türk-Asya Kongresi Sonuç Raporu 1. IV. Uluslararası Türk - Asya Kongresi 27-29 Mayıs 2009 tarihleri arasında İstanbul da icra edilmiş ve son derece yapıcı ve samimi bir ortam içerisinde

Detaylı

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde

Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - srail örne inde Yak ndo u Medyas nda Türkiye ve AB Müktesebatlar - Dr. Gil Yaron Dostumun dostu, benim en iyi dostumdur - veya İsrail gözüyle Türkiye AB Geçenlerde Tel Aviv kentinin en merkezi yeri olan Rabin Meydanı

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler Doç Dr. Atilla SANDIKLI Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler YAYINLARI İSTANBUL 2014 Kütüphane Katolog Bilgileri: Yayın Adı: Atatürk ün Dış Politika Stratejisi: Hedefler ve Prensipler

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

İKV DEĞERLENDİRME NOTU

İKV DEĞERLENDİRME NOTU 99 Kasım 2014 İKV DEĞERLENDİRME NOTU JUNCKER KOMİSYONU GÖREVE BAŞLARKEN: TÜRKİYE BİR 5 YIL DAHA KAYBETMEYİ GÖZE ALABİLİR Mİ? Doç. Dr. Çiğdem Nas, İKV Genel Sekreteri İKTİSADİ KALKINMA VAKFI www.ikv.org.tr

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Sayın Büyükelçi, Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları, Bugün, ulusal savunmamızın güvencesi ve bölge barışı için en önemli denge ve istikrâr unsuru olan Türk Silahlı Kuvvetleri nin etkinliğini ve

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

Enerji Yönetimi 11 Aralık 2015. Ömer KEDİCİ

Enerji Yönetimi 11 Aralık 2015. Ömer KEDİCİ Enerji Yönetimi 11 Aralık 2015 Ömer KEDİCİ Tanım Enerji yönetimi ; Planlama, Koordinasyon ve Kontrol gibi birbirinden bağımsız olduklarında etkisiz kalabilecek işlevlerin bir araya gelerek oluşturdukları

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler

Yaşar ONAY* Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Bilge Strateji, Cilt 7, Sayı 12, Bahar 2015, ss.17-21 Rusya nın Orta Doğu Politikasını Şekillendiren Parametreler Yaşar ONAY* Adına Rusya denilen bu ülke, Moskova prensliğinden büyük bir imparatorluğa

Detaylı

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve EİT Ticaret ve Kalkınma Bankası

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve EİT Ticaret ve Kalkınma Bankası Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve EİT Ticaret ve Kalkınma Bankası Ömer Faruk Baykal* Türkiye, Pakistan, İran tarafından 1985 yılında kurulan Iktisadi İşbirliği Teşkilatı (EİT), üye ülkeler arasında

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

USAK tan Çağrı: Türkİye ve AB ye. Düşüyor

USAK tan Çağrı: Türkİye ve AB ye. Düşüyor USAK tan Çağrı: Türkİye ve AB ye Acİl Sorumluluklar Düşüyor USAK, 7 Haziran Genel Seçimlerinin ardından Türkiye-AB ilişkilerini tartışmak amacıyla alanında uzman isimlerin bir araya geldiği bir çalıştay

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir?

Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? 1)Birinci İnönü Savaşının kazanılmasından sonra halkın TBMM ye ve düzenli orduya güveni artmıştır. Bu durumun, aşağıdaki gelişmelerden hangisine ortam hazırladığı savunulabilir? A)TBMM seçimlerinin yenilenmesine

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Kitap İncelemeleri / Book Reviews SOĞUK SAVAŞ SONRASI KAFKASYA

Kitap İncelemeleri / Book Reviews SOĞUK SAVAŞ SONRASI KAFKASYA OAKA Kitap İncelemeleri / Book Reviews SOĞUK SAVAŞ SONRASI KAFKASYA Kamer KASIM, Soğuk Savaş Sonrası Kafkasya, (Ankara: USAK Yayınları, 2009), 292 Sf., 16 TL, ISBN: 978-605-4030-21-7 Dr. M. Turgut DEMİRTEPE

Detaylı

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları,

Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Sayın Büyükelçiler, Değerli Kongre üyeleri, Çok değerli dostum Sayın Zügayir ve Brosh, Kıymetli basın mensupları, Ankara Forumunun beşinci toplantısını yaptığımız için çok mutluyum. Toplantıya ev sahipliği

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, doğrudan hizmet ihracatını gerçekleştirmenin yanısıra, mal ve servis ihraç eden birçok sektörün

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU

TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU TÜRKSOY ÜYESİ ÜLKELER UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLARI İKİNCİ TOPLANTISI ÇALIŞMA RAPORU (16 17 Eylül 2011, Kazan, Tataristan Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu) Tataristan Cumhuriyeti (RF) Kültür Bakanlığı ve Uluslararası

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI EKİM 2007

TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI EKİM 2007 EKONOMİ TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI EKİM 2007 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com TÜRKİYE NİN ENERJİ SATRANCI Yirmi birinci yüzyılda ekonomik

Detaylı

5.5. BORU HATLARI 5.5-1

5.5. BORU HATLARI 5.5-1 5.5. BORU HATLARI Türkiye coğrafi ve jeopolitik açıdan çok önemli bir konumda yer almaktadır. Ülkemiz, dünyanın en büyük ham petrol ve doğal gaz rezervlerinin bulunduğu Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri ile

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ Girişimcinin Gündemi GİRİŞİMCİLER VE KOBİ LER AÇISINDAN MARKA VE ÖNEMİ Günal ÖNCE Günümüzde markalara, Amerikan Pazarlama Birliği nin tanımladığının yanı sıra sadece sahip oldukları

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Avrasya da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 Avrasya Ekonomik

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 112 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Uluslararası İlişkiler Tarihi II PSIR 2 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri PSIR Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI

İSTANBUL ATIK MUTABAKATI İSTANBUL ATIK MUTABAKATI 2013 ün Mayıs ayında İstanbul da bir araya gelen dünyanın farklı bölgelerinden belediye başkanları ve seçilmiş yerel/bölgesel temsilciler olarak, küresel değişiklikler karşısında

Detaylı

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE

KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Türkiye Đşçi Sendikaları Konfederasyonu KAYITDIŞI ĐSTĐHDAMLA MÜCADELE Ankara Amaç Türkiye de kayıt dışı istihdam önemli bir sorun olarak gündemdedir. Ülkede son verilere göre istihdam edilenlerin yüzde

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

10.390. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 46,15. Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 2,01

10.390. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 46,15. Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 2,01 KASIM 15 Güncel Ekonomik Yorum Ekim ayı, seçim sonrası döneme bakıldığında esasen geçen sürede dillendirilmeyen tek parti iktidarı ihtimalinin daha fazla olduğu ve hissedildiği bir ay olmakla birlikte

Detaylı

5. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Türkiye - AB Sivil Diplomasi İnşası: Kapasite İnşası Yönetimi ve Çok Boyutlu İşbirliği

5. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Türkiye - AB Sivil Diplomasi İnşası: Kapasite İnşası Yönetimi ve Çok Boyutlu İşbirliği STRATEJİK VİZYON BELGESİ 5. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Türkiye - AB Sivil Diplomasi İnşası: Kapasite İnşası Yönetimi ve Çok Boyutlu İşbirliği ( 20-21 Kasım 2014, İstanbul - Türkiye ) Avrupa Birliği çerçevesinde

Detaylı

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi

Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Yerel Yönetimler İçin Sera Gazı Salım Envanteri (Karbon Ayak İzi) nin Önemi Prof. Dr. Cengiz Türe Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi ve Anadolu Üniversitesi Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı