içindekiler KÜRT MESELESİ BİR 90 YIL DAHA ASLA! KAVGALARINDAN BARIŞ SOHBETLERİNE Kemal Burkay:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "içindekiler KÜRT MESELESİ BİR 90 YIL DAHA ASLA! KAVGALARINDAN BARIŞ SOHBETLERİNE Kemal Burkay: - - - - - - - -"

Transkript

1

2

3

4 Genç Barış İnisiyatifi Derneği Adına İmtiyaz Sahibi Emre Akkaş 6 Kemal Burkay: BİR 90 YIL DAHA ASLA! Genel Yayın Yönetmeni Fatih Kafadar Yazı İşleri Müdürü Onur Reha Yıldırım Yayın Kurulu Ahmet Keskin Merve Aksu Nilüfer Yavuz Danışma Kurulu Prof. Dr. Cemal Bâli Akal Prof. Dr. Ferhat Kentel Prof. Dr. Huricihan İslamoğlu Yılmaz Ensaroğlu Tüzel Kişilik Sorumlusu Hamza Memişoğlu Grafik Tasarım Gökhan Kul Reklam Sorumlusu Fatih Arslanbay Yönetim Adresi: Sinanpaşa Mahallesi Çelebioğlu Sokak Daire:4 Beşiktaş / İstanbul Tel: (0212) Fax: (0212) facebook/gbiorgtr twitter/gbiorgtr youtube/gbiorgtr içindekiler KARDEŞ Kardeş Kavgalarından Barış Sohbetlerine Kürt Meselesi Kemal Burkay: Bir 90 Yıl Daha Asla! Perspektif: İspanya Tezatlarıyla Ve Eleştirileri İle Marxist İdeoloji Özgür Hürriyet Geçmişe Geleceğe Bir Hasret, Bir Umut Çin Rüyasının İncisi Pekin Gel, Ne Olursan Ol Yine Gel Kitap: Nar Çiçekleri Belgesel: Ağlama Anne, Güzel Yerdeyim KAVGALARINDAN BARIŞ SOHBETLERİNE KÜRT MESELESİ Yayının Türü: Üç Ay Süreli Yayın Dili: Türkçe/İngilizce Basımcı: Turkuvaz Matbaacılık Yayıncılık A.Ş. Barbaros Bulvarı, Cam Han, No: 153, Beşiktaş-İstanbul Basıldığı Yer: Akpınar Mah. Hasan Basri Cad. No: 4 Sancaktepe - İstanbul Tel: (0216) Dergide yer alan değerlendirmeler, GBİ nin kurumsal görüşünü yansıtmamaktadır. Yazı ve fotoğrafların her hakkı Genç Barış Dergisi ne aittir. Yayıncı izni olmadan ve kaynak gösterilmeden kısmen veya tamamı alınamaz. 2

5 26 ÖZGÜR HÜRRİYET 16 PERSPEKTİF: İSPANYA 30 GEÇMİŞE GELECEĞE BİR HASRET, BİR UMUT 34 ÇİN RÜYASININ İNCİSİ PEKİN 22 TEZATLARIYLA VE ELEŞTİRİLERİ İLE MARXİST İDEOLOJİ 3

6 Merve AKSU KARDEŞ KAVGALARINDAN BARIŞ SOHBETLERİNE KÜRT MESELESİ Merve AKSU Türkiye nin gündeminde kuruluş tarihinden itibaren yer alan kökenleri Osmanlı İmparatorluğu nun son dönemlerine dayanan Kürt Meselesi; farklı dönemlerde çeşitli süreçlerden geçerek, değişime uğramış ve siyasi otoritelerin izlediği müzakere yöntemlerinin dönüşümünde rol oynamıştır. Türkiye nin, Osmanlı Devleti nden devraldığı çok uluslu mozaik yapı; ulusdevlet yaratma sürecinde, devletin bekasına tehdit olarak algılanmış ve ortak bir millete aidiyet duygusu yaratmanın, toprak bütünlüğü adına olumlu sonuçlar getireceği düşünülmüştür. Türkiye Cumhuriyeti nin kuruluşundan itibaren; Türkiye sınırları içerisinde, iç ve dış göçler sonucu Kürt vatandaşlar, kırsal alanlarda olduğu kadar kentlerde, kamusal ve özel alanlarda varlıklarını sürdürmüş; Türklerle aile kurmalarının sonucu olarak da toplum yapısında heterojen/melez bir etnisite oluşumunda etkili olmuşlardır. Bu etkileşim sonucu ikili ilişkiler pekişmiş, ortak bir kültür ve geçmiş beraber yaratılarak halk arasında, siyasi endişeler dışarıda tutularak dayanışmacı 4 bir toplum yapısı sergilenmiştir. Aynı hanede; aynı sokakta, aynı caddede, aynı apartmanda bir arada yaşayan topluluk; eğitim-öğretim kurumlarında, hastanelerde, iş yerlerinde kısacası toplumun her yerinde birbirleriyle temas halindedir. Bu yüzden vatandaşlar arasında oluşabilecek bir ayrışma, ötekileştirme, dışlama, nefret söylemi; toplumun kutsallık atfettiği çekirdek aile kurumundan başlamak üzere; her tabakasına yayılarak kriz ortamının oluşmasına ve derin yaralar açılmasına neden olabilir. Bu açıdan, siyasi otoriteler başta olmak üzere, medya, sivil toplum kuruluşları, bilim adamları, sosyologlar, tarihçiler ve toplum bilimciler konunun siyasi yönüne vurgu yaparak, kolektif bir biçimde sorunu tüm yönleriyle objektif bir bakış açısıyla ele almalı; konunun hassasiyeti dolayısıyla tarafların taleplerine eşit bir şekilde yaklaşma sorumluluğunu yerine getirmelidirler. Demokratik açılım ile birlikte yavaş yavaş tabuların yıkılmaya başlamış, çözüm sürecinden itibaren ikili ilişkilerde gelişmeler olmuş ancak Kürt meselesi taraflar açısından hâlâ hassasiyetini korumaya devam etmektedir. Meselenin ulusal ve uluslararası arenada oldukça ses getiren boyutunu da ele aldığımızda, devlet politikalarının süreç ile ilgili başarılı taktikler geliştirmeleri halinde konu, hem ulusların hem de devletlerin kaderini değiştirebilecek kadar nihai bir merkezde yer alacaktır. Bu çalışma; Türkiye sınırları içinde yer alan Kürtlerin kimlikleri, tarihi, talepleri, isyanları, Türkiye ve Türklerle olan ilişkisinin yanında; Türklerin Kürt meselesi hakkındaki görüşleri, endişeleri, istekleri ele alınarak; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde; sürecin toplumsal barış esas alınarak, Türkiye siyasetine ve dünya siyasetine yansımalarını objektif olarak ele almayı amaçlamaktadır. Değişen Otorite ve Güç Dengeleri Milliyetçilik, ulus-devlet inşası ve etnik kimlikler üzerine yapılan tartışmalar ve talep edilen haklar yönünde konunun anlaşı-

7 lır bir boyut kazanması için bu kavramların çıkış noktaları ve anlamlarına bakmak yararlı olacaktır. Ulus-devletlerin ortaya çıkışı ile birlikte diplomasi önem kazanmış, 17. yüzyılda ortaya çıkan akımlar, yenidünya düzeninin şekillenmesinde etkili olmuştur. Reform hareketleriyle, Orta Çağ da baskın olan din kavramının yerini sekülerizm almış; üniter devlet, toprak bütünlüğü, anayasalcılık akımları, cumhuriyetçi rejimler 17. yüzyılın baskın yapılanmaları olarak yenidünya düzeninde görünür kılınmıştır. Bu dönemin ana karakteri olan devlet; bir güç erki olarak, kendi kurallarını kabul ettiren aktör sıfatıyla karşımıza çıkmaktadır. I. Dünya Savaşı ndan sonra Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Woodrow Wilson un gündeme getirdiği 14 maddeyi içeren Wilson Prensipleri ile ulus-devlet yapısı, doruk seviyesine ulaşmıştır. Bu belge ile her türlü ulusal kimlik kendi geleceğini belirleyecek, belirli bir coğrafyada, bir toprak parçası üzerinde yaşama hakkına sahip olacaktır. (Toprak, 2011, s. viii). İmparatorlukların yıkılma sürecinde, milliyetçi hareketler, etnik unsurlar ve çeşitli kimlik taleplerinde bulunan toplulukların gücü belirleyici olmuş; farklı kimliklere sahip toplulukların yer aldığı coğrafyanın karışık ve çalkantılı olması sonucu, global savaşların önüne geçilememiştir. Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı İmparatorluğu yıkılmış; Lozan ın çizdiği sınırlar etrafında Türkiye Cumhuriyeti kurulmuş, aynı süreçte kültürel Kürt milliyetçiliği; siyasi bir karaktere bürünerek devletle karşı karşıya gelmiştir. Cumhuriyet döneminde yer alan Kürt ayaklanmalar, üniter devlet yapısına tehdit unsuru olarak görülmüş; devletin parçalanmasının önüne geçmek ve toprak bütünlüğünü korumak adına bastırılmış ve bu süreçte devletin çıkarları ön planda tutularak; bireyler göz ardı edilmiştir. Peki, yerel ve küresel anlamda ses getiren bu çatışmaların ana teması olan ulusal bütünlük; ulus&devlet ilişkisi, farklı etnik kimlikler; vatandaşlık kavramı tam olarak neyi ifade etmektedir? Devletin vatandaşlarına uyguladığı politikalar ne derecede meşrudur? Farklı kimliklere sahip olan bireyler; gerekli ortamın barış ve özgürlük içinde yaratılmasına nasıl katkı sağlayabilirler? Toplumda senelerdir konuşulan ve üzerinde çalışılan Kürt sorununa bu perspektiften bakarak toplumdaki farklı kesimlerin dayanışma içinde hoşgörü, anlayış ve saygı kriterlerini ön planda tutarak; olayı içselleştirmeleri ve toplumsal barışın zarar görmemesi için, harekete geçmeleri; sürecin hızlı bir şekilde çözülmesinde yaralı olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin 1924 Anayasası nda yer alan vatandaşlık tanımına göre; din, mezhep, ırk, dil vb. herhangi bir fark gözetilmeksizin Türk ahalisinden olan herkes Türk kabul edilecektir. Kardeş Kavgalarından Barış Sohbetlerine Kürt Meselesi Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyetindeki Kürt Algısı ve Ulus Tanımlamaları Osmanlı Devleti; sınırları içinde yer alan gayrimüslim topluluklara karşı hoşgörülü bir yönetim politikası sergileyerek gayrimüslim azınlıklara; bölgesel özerklik tanıyan, dini ve etnik kimliklerini korumalarında serbestlik sunan millet sistemi uygulamasını esas almıştır. Ümmet anlayışından, millet sistemi şekline dönüşen bu anlayış içinde din, ırk, hukuk ve kültür eşitliği Osmanlı toplumunda her devirde mümkün olabilmiş ve ehl-i kitap dinler yüzyıllar boyu imparatorlukta yaşayabilme imkânı bulmuşlardır. (Demirağ, 2002, s. 17). Millet sisteminin, farklı inançlara sahip olan topluluğa karşı gösterdiği tolerans sonucu, farklı din ve mezheplere mensup kişiler arasında oluşabilecek çatışmaların önüne geçilerek, devlet içinde güçlü bir yönetim şekli ve kalıcı bir barış ortamı yaratılması hedeflenmiştir. Bu uygulamada gayrimüslim topluluklar Ermeni, Rum ve Yahudiler olarak belirlenmiş; Müslümanlar; İslam Ümmeti nde yer alarak, Arnavutlar, Araplar, Boşnaklar, Çerkezler, Lazlar, Pomaklar, Tatarlar ve Türklerle birlikte Kürtler de, tek bir İslam ümmeti içinde gruplandırılmıştır (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 2). Türkiye sınırlarının çizildiği Lozan Anlaşması nda ise gayrimüslim azınlık olarak Rum, Yahudi ve Ermeniler belirtilmiş; gayrimüslim vatandaşların azınlık haklarının korunmasına yönelik maddeler, etnik bir ayrımdan ziyade dini farklılıkların ekseriyetinde hazırlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin 1924 Anayasası nda yer alan vatandaşlık tanımına göre; din, mezhep, ırk, dil vb. herhangi bir fark gözetilmeksizin Türk ahalisinden olan herkes Türk kabul edilecektir. (Bilir, 2012). Bu tanımlamayla birlikte ulus devlet inşasında homojen bir yapı kurulmaya çalışarak, devlet sınırları içerisinde üst kimliğin, Türk kimliği olarak belirlendiği ve devlet sınırları içerisinde yaşayan tüm vatandaşların, kendilerine tanınan vatandaşlık haklarıyla paralel olarak, kendilerini Türk olarak ifade etmeleri beklenmiştir. Diğer bir ifadeyle T.C. vatandaşı olan herkes, Türk ulusunun üyesi sayılarak ortak kimlik söyleminde birleştirilmişlerdir. Bu tanımlama bir yandan aynı toprağı, dili, bayrağı ve ulusu paylaşan vatandaşlar üzerinde; aynı ulusa ait olmanın verdiği bütünleştirici yapıyı muhafaza etmenin yanında; farklı etnik kökene mensup olan bireylerin kendi kimliklerini hatırlatıcı bir etki yaratarak, çeşitli hak ve taleplerde bulunmalarına neden olmuştur. Otosansürleri Birlikte Aşalım: Bilincimizi Ne kadar Sorguluyoruz? Etnik milliyetçiliğin ön plana çıkması ve kişilerin kendi kökenlerini hatırlamalarını teşvik edici unsurların etkisinin daha iyi bir şekilde anlaşılması için, konuyla ilgili bir örnek verilmesi açıklayıcı olacaktır. Örnek olarak A ülkesinde yaşayan ve A ülkesinin vatandaşı olan birey; uluslar arası bir görüşmeye katıldığında; aynı ortamı paylaştığı ve farklı ülkelerin ve vatandaşlıkların mensubu olduğunu belirten B, C, D, E kişileriyle iletişime girdiği zaman; kendi kimliğini, ülkesini ve etnik kökenini dile getirme ihtiyacı hissedecektir. Bunun nedeni, kendisinden farklı olan kişilerin, ayrı bir topluluğa, ulusa, devlete ait olduğunu belirtmeleri ve farklı bir kültürel bilince sahip olduklarını hatırlatmalarıdır. Bu hatırlatma sonucunda kişi, kendisini etno-nasyonel bir çerçevede tanımlama ihtiyacı hisseder. Farklı ulus tanımlamalarının tartışma konusu olduğuna değinen Kirişçi, bir sava göre, bir ulusun üyeleri kendilerini dayanışma duygusu, ortak kültür ve özbilinçlilikle (self-awareness) kenetlenmiş hissetmelidirler diyerek özbilinçlilik ve özsaygı (self-perception) kavramlarının anahtar belirleyici olduğunu savunan görüşün altını çizerken Smith in yapmış olduğu ulus tanımını tarihsel bir toprağı, ortak mitleri, ve tarihsel anılar, kitlesel bir kamu kültürünü, bir ekonomiyi ve bütün üyeler için ortak yasal hak ve yükümlülükleri paylaşan adı konmuş bir insan topluluğu şeklinde ifade etmektedir (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 6) Buna ek olarak, ulus tanımlamasında, o ulusu referans verecek ve tanımlayacak olan başka bir grubun, diğer bir ifadeyle öteki tarafından yapılacak bir tanımlamanın olması gerektiğini işaret ederek Bir ulusun var olması için, ulusun toprağında yaşadığı devletin hükümeti ya da diğer devletlerin hükümetleri tarafından diğerine göre tanım- 5

8 Merve AKSU lanmış olması gerektiğini savunur (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 7). Yani bir ulusun var olması için ulusal bilincin oluşmasının yanında o ulusun, hem kendi tarafından hem de diğer topluluk tarafından kabul edilmesi gerekir. Diğer yandan, ulusun tahayyül aşamasında ve ulusun yeniden inşası süreçlerinde; egemen otoriteler tarafından merkezi devlet sistemini güçlendirmek adına toplumdaki farklı gruplara yöneltilebilecek asimilasyon politikalarının da uygulanma tehlikesi vardır. BM incelemesine göre asimilasyonun diğer gruplara kendi kültürlerini egemen kültür lehine terk ettirerek türdeş bir toplum üretmeyi amaçlayan egemen bir grubun üstünlüğü düşüncesine dayandığını belirtilmektedir (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 17). Böyle bir politikanın uygulanma aşamasında toplumdaki kesimler türdeşleştirerek, tek-tip bir ırk yaratma çabaları; farklı etnik grupların varlığına tehdit oluşturacaktır. Bu nedenle; siyasi otoriteler; farklı kültür ve kimliklerin yaşamları tehlike altına sokacak olan uygulamalardan kaçınmalıdırlar. Geçmişini sahiplenmeyen ve bilmeyen toplumlar zaman içerisinde yok olmaya mahkûmdur. Aynı şekilde kullanılmayan diller ve hatırlanmayan/yaşatılmayan kültürler de tarihin sayfalarına karışır. Bu nedenle, farklı etnik kimliklerin, vermiş olduğu hayatta kalma savaşı ve buna yönelik hak talepleri; toplumun güvenliğini ve diğer etnik kimliklere mensup kişilerin varlığını tehlike altına sokmadığı sürece dikkate alınmalıdır. Türkiye de açılım ve barış sürecinde, Kürt halkın taleplerine karşı atılan adımlar, siyasi ilişkilerde belirleyici olan yöneticilerin, Kürt meselesini ve Kürt kökenli insanların varlığını kabul ettiğini göstermektedir. Fakat bugüne kadar oluşan algı, sorunu Kürtlere yönelik mevcut sorunlardan ziyade, güvenliği doğu bölgelerinde ve kent meydanlarında tehdit eden silahlı örgütler çevresinde oluşmuştur. Kirişçi nin ifadeleriyle bu algı Resmi çevrelerde, Kürt kökenli insanların Türkiye vatandaşları olarak zaten bütün haklara sahip oldukları, bu yüzden Kürt azınlığın tanınması ve azınlık haklarının verilmesi taleplerinin gereksiz olduğu sürülüyor. Ankara daki bazı yetkililerin görüşüne göre, haddi zatında bir Kürt meselesi ya da sorunu yoktur. Sorun yalnızca PKK destekli terörizm sorunudur. (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 2) şeklindedir. Zamanla bu algının toplumsal alanda değişime uğraması ve sorunun giderilmesine yönelik adımlar atılması; sürecin çözüme ulaşmasında önemli bir başlangıç niteliğindedir. 6 Geçmişini sahiplenmeyen ve bilmeyen toplumlar zaman içerisinde yok olmaya mahkûmdur. Demokratik Kimlik: İçselleştirilen Öteki Yarı Yapılan çalışmalarda Türkiye de yaşayan Kürtlerin etnik bilinçleri ve özalgı kavramları etrafında ortak bir görüşe sahip olmadıkları; Türkiye nin farklı bölgelerinde, farklı konumlarda ve statülerde dağınık bir şekilde yaşamlarını sürdüren kişilerin değişik kimlik tanımlamaları dikkat çekmektedir. Bazı Kürtler kendilerini hem Türk hem Kürt olarak kabul ederken bazıları ise Kürt etnik kimliklerini ön planda tutarak kendilerini siyasallaşmış bir etnik grup gibi algılıyor ve davranıyorlar (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 32). Kimlik tanımlama konusundaki çeşitlilikler aynı zamanda; konuşulan dil, mezhep farklılıkları ve merkezi otoritenin desteğini kaybetmek istemeyen aşiret liderlerinin görüşleriyle de ilişkilendirilebilir. Kirişçi nin bu durumu açıklarken referans gösterdiği Van Bruinessen in ortaya attığı sava göre; Bir Kürdün hangi kimliği vurgulamayı tercih edeceği, duruma bağlı olacaktır. Bu nedenle, Zazaca konuşan bir Sünni, kendine özgü durumlara göre bir Zaza, bir Kürt, bir Sünni Müslüman, bir Türkiye vatandaşı, belli bir toplumsal sınıfın üyesi, aşirete ya da köye bağlı olabilir (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 34). Kürt kimlik tanımlamalarında bir genellemenin yapılması doğru olmadığı gibi; bu farklılıkların nedenleri kapsamında toplumsal kaygılar; psikolojik baskılar ve maddi endişeler yer alabilir. Kişi toplumdan dışlanmama, sahip olduğu ekonomik ve sosyal statünün altına inmeme ve toplumun bütünlüğünü tehdit etme ve terör örgütü PKK yı destekleyen bir imaj çizmeme saikiyle suçlanmamak için ait olduğu etnik kökeni bastırıyor olabilir. Hâlbuki Türkiye deki birçok Kürt, PKK nın politikalarına ve amaçlarına karşıdır. (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 35) Bununla beraber; kişi ailesini, doğacağı ülkeyi, ana dilini, mensup olacağı etnik grubu kendi belirleyemez. Bunlar dış faktör olarak, tamamen rastlantısal bir biçimde kişiye doğduğu anda verilir ve kişi bu etiketlenmeyi hayatının sonuna kadar üzerinde taşır. Bu nedenle, farklı gruplarda yer alan kişilerin empati kurarak diğer gruba anlayış, hoşgörü ve saygı çerçevesinde yaklaşmaları, toplumsal çatışmaların önüne geçme ve toplumsal barışın sürekliliğini sağlama da önemli karakteristik özelliklerdir. Eksik Sayfaları Doldurmak: 5N 1K Kürtlerin kökeni hakkında doğru bilgiye ulaşmak; göç ettikleri coğrafi alanın genişliği ve farklı bölgelere bölünerek dağılmalarından dolayı zor olmakla beraber; yapılan çalışmalarda Kürtlerin Türk, Ermeni ve Asuri Kabilelerin ve daha egemen olarak Hint-Avrupa gruplarının bir karışımı olduğu yönündedir. (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 33). Halkın çoğunluğu, Osmanlı topraklarında yaşamlarını sürdürürken, bir kısmı İran da yaşamış ve kırsal alanlara yerleşerek aşiret kimliklerini ön planda tutmuşlardır. Birinci Dünya Savaşı nın sonuna kadar, Kürtlerin yerleşik olarak yaşadığı bölgeler Osmanlı İmparatorluğu ndaki Bitlis, Dersim, Diyarbakır, Hakkari, Musul, Elazığ ve Van vilayetleri ile Urmiye Gölü nün batısından İran ın Kuzistan bölgesine kadar uzanan alanken siyasi haritanın değişmesi sonucu Irak, İran, Sovyetler Birliği, Suriye ve Türkiye sınırlarında yaşamışlardır (Kirişçi & Winrow, 2011, s. 78). Birinci Dünya Savaşı sonrasında Wilson tarafından geliştirilen ve literatüre Wilson Prensipleri olarak geçen 14 ilke galip devletler tarafından rasyonel bulunmamış ve İtilaf devletlerinin çıkarlarına ters düştüğü için desteklenmemiştir. Osmanlı topraklarının paylaşımı üzerine yapılan gizli antlaşmalar sonucunda; bazı devletler kendilerine vaat edilen toprakları elde edemedikleri için saf değiştirmişlerdir. Çarlık Rusya nın Bolşevik Devrimi yle yıkılması sonucu; Sovyet Rusya yapılan gizli antlaşmaları ifşa etmiş ve dengelerin değişmesine zemin hazırlamıştır. Osmanlı toprakları üzerinde; Büyük Güçler tarafından tatmin edici bir paylaşımın yapılamaması; dünyayı, ikinci yıkıma sebep olacak olan bir savaşa sürüklemiştir. İki savaş arası geçen süreçte; İngiltere, Fransa ve Rusya nın politikaları; birçok ulusun kaderini değiştirdiği kadar; günümüzde hala çözümüne ulaşılamayan Kürt Sorunu nun da çıkış noktasında belirleyici etmen olarak gösterilebilir. Musul Sorunu yla aynı tarihlerde ortaya çıkan Şeyh Sait İsyanı; Kürt sorununun oluşma sürecinde önemli bir yere sahip olmakla birlikte, İngiltere nin Ortadoğu daki çıkarları için Türk ve Kürtleri karşı karşıya getirmek için geliştirdiği politikalara örnek olarak verilebilir.

9 Birinci Dünya Savaşı sırasında yapılan gizli anlaşmalar, Osmanlı topraklarını Rusya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan arasında paylaşımına olanak sağlama amacındayken Bolşevik Devrimi yle birlikte devlet rejimi 1917 yılında değişen ve bu dönemden sonra Sovyet Rusya olarak anılan Rusya; gizli anlaşmaları ifşa ederek İngiltere nin politikalarında köklü değişiklikler yapmasına neden olmuştur. Gizli anlaşmalarla Kürtlerin yaşadığı bölgelerin İngiltere, Fransa ve Rusya arasında paylaşılması öngörülürken sınırlar yeniden çizilmek zorunda kalmış; Türkiye nin Suriye sınırının kuzey tarafında yer alan Kürt bölgelerinin yerel özerkliğine yeşil ışık yakan ve Osmanlı Devleti nin fiilen sonunu getiren Sevr Antlaşması hiçbir zaman tanınmamıştır. Kürt milliyetçiliği; Osmanlı Devletinin son zamanlarında kültürel milliyetçilik olarak gelişmiş ve Kürt kimliklerini daha çok dini planda öne çıkarmışlardır. Bağımsızlık Savaşı sırasında aşiretlere ve tarikatlara göre Kürtlüğü savunmak; Kürt Milliyetçiliğini değil, İslamı yani Türk-Kürt Müslüman Kardeşliğini savunmak anlamına geliyordu (Bozarslan, 2010, s. 100). Bu açıdan değerlendirildiğinde Osmanlı Devleti nde Müslümanları birleştirici bir makam olan halifelik makamının 1924 yılında kaldırılacak olması; Kürt milliyetçiliğinin değişiminde rol oynayacaktır. Diğer yandan, Kürt kimlik tanımlamasında Müslümanlığa yapılan vurgunun önem arz etmesinin yanında; Kürtler arasında benimsenen farklı mezhepler ile birlikte bazı Kürtlerin kendilerini Sünni Kürt olarak benimsemelerine mukabil bazılarının kendilerini Alevi Kürt olarak ifade etmeleri Kürtler arasında tam anlamıyla bir bütünlüğün oluşmasını engellemiştir. Kürt milliyetçiliğinin şekillenmesinde önemli bir yere sahip olan 1921 Koçgiri Ayaklanması bu dini kimliklerin, etnik birleşmelerin önünde bir güce sahip olduğunu göstermektedir. Hamit Bozarslan, Koçgiri ayaklanmasının önde gelen figürü Nuri Dersimi için: Sunni-Alevi bölünmüşlüğünün Kürt milliyetçiliği için esaslı bir tehdit oluşturduğunu, fakat Dersim bölgesinin Alevi özelliğinin de farkındaydı. (Bozarslan, 2010, s. 101) şeklinde açıklamada bulunarak, ayaklanmanın başarılı olamamasının nedenlerinden birini, Kürtler arasında yaşanan mezhepsel farklılığa dayandırmıştır. Milli mücadelede Kürtler, Türklere destek vermiş ve bağımsızlık hareketi Kürtlerle birlikte başarılı olmuştur. Türkler ve Kürtler arasında yaratılmaya çalışılan birlik ve dostane ilişkiler uluslararası platformda İngiltere gibi bazı ülkelerin çıkarlarıyla çatışmış ve Ortadoğu politikalarında olası bir Arap- Türk-Kürt birliğinin önüne geçmek adına; bölgede isyanlar teşvik edilmiştir. Kürt Sorunu nda önemli bir yere sahip olan Şeyh Sait İsyanı; Musul un geleceğinin belirleneceği sırada dini kaygıları olan muhafazakâr çevreler tarafından gerçekleşmiş ve bu isyan ile birlikte Türk-Kürt birliğine kuşkuyla bakılmaya başlanmıştır. Koçgiri isyanında olduğu gibi Şeyh Sait isyanında da Kürtler arasında tam bir birlik sağlanamamış; Alevi Kürtler tarafından başlatılan ve Sünni Kürtler tarafından desteklenmeyen Koçgiri isyanı, bu sefer Sünni Kürt lider olan Şeyh Sait in; merkez hükümeti İslama karşı tehdit unsuru olduğu gerekçesiyle başlatılmış ve Alevi Kürtler tarafından desteklenmemiştir. Kürtler arasındaki mezhepsel ayrılıkların isyanların başarıya ulaşamamasında önemli bir yeri vardır. Halifeliğin Türk-Kürt kardeşliği için birleştirici özelliğine vurgu yapan kesimler, hilafetin kaldırılmasıyla aradaki din kardeşliği bağının sonlandığını belirtmektedirler. Şeyh Sait in ifadeleriyle İslam, Kürt ve Türk birliğinin temeliydi. Artık Kürtlük, daha önce Türklerle bir dinsel bağ olmaktan çok, Türk karşıtı bir tepki ve Kardeş Kavgalarından Barış Sohbetlerine Kürt Meselesi milliyetçilik anlamına gelecekti. (Bozarslan, 2010, s. 110). Kürtler arasında mezhep farklılıklarının oluşturduğu bölünmeler, özellikle Musul meselesinde; dış politikanın Ortadoğu siyasetinde oluşturduğu dalgalanmalar ile coğrafi olarak keskin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Misak-ı Milli sınırları içerisinde kabul edilen Musul bölgesi, yılları arasında gelişen İngiltere-Türkiye ilişkilerinin merkezinde yer almıştır. Bölgenin sahip olduğu petrol kaynaklarından faydalanmak ve Türkiye de yaşayan Kürtlerin, Irak ın kuzey bölgesinde yaşayan Kürtler ile birleşmesinin Ortadoğu politikaları üzerinde etkisini azaltacağı düşüncesini taşıyan İngiltere, Musul un kendi himayesi altında Irak a bırakılmasını istemiştir. Lozan görüşmeleri sırasında çözülemeyen Musul sorunu hakkında Milletler Cemiyeti nin inisiyatif alarak, bölge hakkında karar vermesi istenmiştir. Lozan görüşmeleri sırasında Musul da yaşayan halkın çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden oluştuğunu belirterek Türk-Kürt kardeşliğine ve ortak tarihe vurgu yapan İsmet İnönü nün yaklaşımları, İngiltere Dışişleri 7

10 Merve AKSU Bakanı Lord Curzon tarafından gerçekçi bulunmamış; Lord Curzon: Bu topraklar Milletler Cemiyeti tarafından İngiliz mandaterliğine verilmiştir. İlin nüfus çoğunluğu da Kürt ve Araplardan oluşmaktadır. Türklerin ise Kürtlerle bir ilişkisi yoktur. İran kökenlidirler. Bu bölgede yaşayan Hıristiyanlar Türk yönetimini istemiyorlar. Kürtler ise kendi kendilerini yönetme özgürlüğünü istiyorlar. demiştir. (Kemal, 2007, s. 674). Lozan görüşmeleri sırasında çözülemeyen ve ileri vadeye atılan Musul meselesi, 1925 yılında çıkacak olan Şeyh Sait ayaklanmasıyla sonuca ulaşmıştır. 13 Şubat 1925 te Güneydoğu Anadolu da başlayan Şeyh Sait isyanının yarattığı sorunlar ve başlatılan inkılâpların yarıda kalmaması için Türkiye ile İngiltere arasında 5 Haziran 1926 da Ankara Anlaşması imzalanarak, Musul İngiltere nin mandası olarak Irak a bırakılmıştır. (Kemal, 2007, s. 680). Koçgiri den Dersim e: İsyanlar&Ayaklanmalar Uluslararası Müdahaleler ve Dayton Antlaşması Koçgiri ayaklanması 1921 yılında, aşiret lideri Alişan Bey ve Baytar Nuri tarafından kurulmak istenen bağımsız Kürt Devleti amacıyla başlatılmış; İngilizler, Musul da bulunan petrol kaynaklarını kontrol edebilmek için ayaklanmaya destek vermiş, merkez ordu ve Kürt aşiretleri arasında yaşanan büyük çatışma, merkez ordu tarafından 1921 tarihinde şiddetli bir şekilde bastırılmıştır. Koçgiri Ayaklanması nı Kürt bağımsızlık savaşında bir aşama olarak değerlendiren Baytar Nuri, yenilgilerinin nedenini Kürtlerin aşiretlere bölünmüş olması ve aşiretler arasındaki düşmanlığın birliği engellemesine bağlar. (Mumcu, 1999, s. 5). Koçgiri ayaklanmasını takip eden Şeyh Sait isyanı ise; dini talepleri ön planda olan ve dini kaygılarla başlatıldığı iddia edilerek Piran, Genç ili, Darahini, Hani, Lice, Diyarbakır ve Elazığ gibi bölgelerde etkisini göstererek Nakşibendî Şeyhi Şeyh Sait tarafından başlatılmıştır. Dinin toplumsal alana olan etkisini giderek azaltan reformların hayata geçmesini; dini kurumların ve halifeliğin kaldırılmasını dine karşı bir tehdit unsuru olarak gören topluluk, yeni kurulan devleti karşısına alarak, yeni rejime karşı ayaklanmalar düzenlemiştir. Yeni oluşan düzene karşı; muhafazakâr taleplerin gündeme gelmesinde, doğu bölgelerini kapsayacak olan Kürdistan devletinin kurulma girişimleri de yatmaktadır yılında ayaklanmanın bastırılması sırasında ele geçen belgelerde Kürdistan Harbiye Nezareti, Kürdistan Hükümeti, Kürdistan Reisi gibi tanımlamaların oluşu, ayaklanmacıların Kürt-İslam Hükümeti peşinde olduklarının açıkça ifadesidir. (Mumcu, 1999, s. 8). Ayaklanmanın bastırılmasının ardından; doğu bölgelerde sıkıyönetim ilan edilmiş ve hükümete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu yürürlüğe girmiştir. Ayaklanmayı başlatanlar ve ayaklanma sırasında destek verenler ülkenin çeşitli bölgelerinde kurulan İstiklal Mahkemeleri nde yargılanarak birçok isyancı sürgüne gönderilmiş ve birçok isyancı idam cezasına çarptırılmıştır. Hukuksal statüsü ve meşruiyeti hala sorgulanan İstiklal mahkemelerinin verdiği kararlar, hukuk çevreleri tarafından sıklıkla eleştirilmiştir. Pınar Selek, Barışamadık isimli kitabında sürgüne gönderilen bir isyancının, hükümetin af çağırısına karşılık verdiği cevabı paylaşıyor. Ülkemi sevmekten öte hiçbir suçum yokken, hükümet hiçbir araştırmaya gerek duymaksızın, benim gibi binlerce suçsuz kişiyle birlikte, yargı önüne çıkarılmadan katillere ve çapulculara yapılan işlemleri uygulayarak, evimden alıp beni Batıya sürgün etti. ( ) Acılar, aşağılanmalar, yaşadığımız yoksulluklar ve sürgün edildiğimiz yerdeki polis, jandarma ve göçmen bürolarındaki uygulamaları anlatmaya gücüm yetmiyor ve bugün bile onları andığımda bütün bedenim titriyor. (Selek, 2004, s. 111) lara gelindiğinde ise Dersim bölgesinde Alevi Kürt aşiretlerinin merkezi hükümetin sağlamaya çalıştığı otoriteye karşı ayaklanma başlattıkları ve bu isyanların 3 farklı tarihte ortaya çıktığı görülmektedir. Bu isyanların üçüncüsü, 1935 yılında bölgenin devletleştirilmesi ve Türkleştirilmesi amacıyla yürürlüğe konan Tunceli kanununa tepki olarak 1938 de baş gösteren Dersim isyanıydı. (Ersanlı, Özdoğan, & Uçarlar, 2012, s. 21). Devletin, ayaklanmaların bastırılmasında kullandığı yöntemler; kadınların ve çocukların da dâhil olduğu binlerce sivilin aileleriyle birlikte şiddete maruz kalarak ölmelerinden sorumlu olduğu ve bölgedeki binlerce sivile yönelik uyguladığı zorunlu göç politikaları gerekçeleriyle eleştirilmektedir. Devlet, toplumun huzurunu ve güvenliğini sağlarken kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak; yurt genelinde barış ve adaleti sağlayacak ortamı yaratmakla yükümlüdür. Bu kapsamda; devlet aygıtı tarafından geliştirilen yöntemler, sivillerin yaşama alanlarına müdahale edecek şekilde olmamalı ve sivillerin güvenliğini tehdit etmemelidir. Askeri Darbeler, İdeolojiler ve Siyasi Meşruiyet Dünya tarihinde sol ideolojinin gelişimi ve kitlelerin anti-emperyalist çizgide harekete geçmeleri bakımından, 1960 lı yıllar dönüm noktasıdır. Kapitalizme karşı gelişen toplumsal hareketler; merkezinde işçileri ve öğrencileri barındırırken emperyalizmi reddeden birçok grup tarafından da desteklenmiştir. Bu dönemin Türkiye yansımalarında ise, askeri darbeler ve anayasaların siyasi konjonktürü etkileyerek Türk-Kürt ilişkilerinde birleştirici unsur olduğunu söylemek mümkündür. Ersanlı ve Özdoğan ın ortaya attığı görüşe göre: Türk-Kürt gençleri ve aktivistleri arasındaki açık işbirliği 1961 Anayasası nın sağlandığı görece liberal ortama bağlı olarak, TİP in (Türkiye İşçi Partisi) kuruluş sürecinde başlayarak parlamento dışı sol hareketler ve Doğu Devrimci Kültür Ocakları gibi siyasal hareketler bünyesinde pekişip, 1970 lerde Kürt siyasi 8

11 hareketinin yeniden canlanmasına öncülük etmiştir (Ersanlı, Özdoğan, & Uçarlar, 2012, s. 22). Bu ortamda sosyalizmi savunan Kürt ve Türkler, Türkiye İşçi Partisi bünyesi altında emperyalizme karşı ortak gösteri ve eylemlerde bulunmuştur. Sol ideolojinin birleştirici bir unsur olarak karşımıza çıktığı 1970 li yıllarda; Kürtler siyasi ortamda, kendilerini ifade edebilecek görece daha serbest bir alan bulurken 1980 darbesi ve anayasasıyla birlikte toplumsal ve siyasal haklar sınırlandırılmıştır. Kürt siyasi tarihini incelediğimizde, 1990 lı yıllara kadar pasif bir yapıda olan parti ve örgütlenme yapıları; Halkın Emek Partisi ile aktif bir karaktere bürünmüş ve yasal olarak kurulan ilk parti statüsünü kazanmıştır. Bu parti kurulduğu tarihten 3 sene sonra; Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmış, siyasi örgütlenme 1992 yılında kurulan Demokrasi Partisi çatısı altında devam etmiştir. Fakat bu partinin de ömrü çok uzun olmamış ve 1994 yılında kapatılmış, yerine Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) kurulmuştur. Bu partileri Demokratik Halk Partisi ve Demokratik Toplum Partisi izlemiştir. Anayasa Mahkemesi bahsi geçen siyasi partiler hakkında resmi dil yasasını ihlal etmek veya özerklik ve de federalizmi destekler nitelikteki beyanatlarıyla ayrılıkçı faaliyetler içerisinde bulunmak suçlamasıyla dava açmış ve bu partileri kapatmıştır. (Ersanlı, Özdoğan, & Uçarlar, 2012, s. 28). Kapatılan 5 partiden sonra 2008 yılında Barış ve Demokrasi partisi kurulmuştur. Demokratik Açılımdan Çözüm Sürecine Demokratik açılım süreci; Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan ın 12 Ağustos 2005 yılında Diyarbakır konuşmasıyla gündeme gelmiş; bu konuşma sırasında, terör sorununun Türkiye de sonlanması ve bu çerçevede demokratik adımların atılması gerektiğine vurgu yapılmış ve Demokratik Açılım Projesi 2009 yılında açıklanmıştır. BİLGESAM ın yapmış olduğu araştırmaya göre, Türkiye de Kürt sorunun nedeni işsizlik, eğitim eksikliği, sosyokültürel talepler ve terördür (Akyürek, 2011). Terör sorununun; işsizlik, eğitim eksikliği ve sosyo-kültürel talepler nedeniyle geliştiğine değinen rapor; demokratik açılım projesinin; amaç ve hedefler spesifik olarak belirlenip kamuoyuna sunulduktan ve uzlaşmacı bir ortam yaratıldıktan sonra başarılı olacağını belirtmektedir. Hükümetin 21 maddelik Demokratik açılımı kapsamında; Anayasa Mahkemesi nin siyasi partileri kapatabilmesi için beşte üç çoğunluk şartı getirilmesi, DGM lerin kaldırılması, bölgesel kalkınma eylem planları, farklı diller üzerine tanınan imkânlar, TRT Şeş in yayın hayatına başlaması gibi düzenlemeler yer almaktadır. Demokratik açılım ile birlikte; toplumun Kürt sorununa karşı bakış açısı değişmiştir. Önceki dönemlerde; Kürt sorunu ile ilgili tartışmalarda, düşüncelerini açıklamaktan çekinen kişiler, süreç içinde görüş ve fikirlerini özgür iradeleriyle belirtme fırsatını yakalamışlardır. Demokratik Açılım kapsamında ortaya atılan demokratikleşme paketi için; siyaset yapmaya çağrı ve siyasal kimliklerin varlığının ve farklılığının kabulü olarak iki temel dinamiğin yön verdiği söylenebilir (Ete, 2013). Bunun yanında Türkiye nin demokratikleşme paketini gündeme getirmesi; Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerini de olumlu etkilediğini düşündürmektedir. Sürecin ilerleyen zamanlarında akademisyenler, yazarlar, sanatçılar gibi topluma mal olmuş 63 kişiden oluşturulan ve 7 bölgede çalışmalarda bulunan akil insanlar heyeti oluşturulmuş ve çözüm sürecinde toplumun tepkisini ve sürecin toplumsal olarak yarattığı etkiyi, oluşturdukları raporlarda sunmuşlardır. Türkiye gündeminde çözüm sürecine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Kardeş Kavgalarından Barış Sohbetlerine Kürt Meselesi Sonuç Yerine Türkiye de kuruluş tarihinden itibaren etkisini sürdüren Kürt sorunu algısı, demokratikleşme sürecin başlaması ile birlikte değişime uğramış, önceden sahip olunan radikal fikirler; sorunun tanınmasıyla ve sorunun konuşulmaya başlamasıyla birlikte yavaş yavaş ılımlı bir kimliğe bürünmüştür. Peki, bu tarihe kadar; neden toplumda bu sorunun tartışılması için gerekli ortam yaratılmamış ve vatandaşlar bunun için cesaretlendirilmemişlerdir? Medyanın, toplumsal hafıza ve belleğin oluşturulmasındaki etkisi de göz önünde tutulduğunda basın, neden çözüm sürecine kadar Kürt sorununa karşı negatif bir duruş sergilemiş ve neden demokratik açılım ile birlikte bu algı pozitif yöne çekilmiştir? Kürt sorununun çözülmesi için; öncelikle, Kürt sorununu kabul etmek gerekir. Bunun yanında toplumun nabzını kontrol eden medya ve basın organları, toplumsal bilinç inşasında oldukça belirleyicidir. Medya ve basın; Demokratik açılım sürecine kadar Kürt sorununa yönelik kullanılan diliyle toplumda korku ve negatif algı yaratmış; çözüm sürecinden sonra gerçekleştirdiği Kürt algısında dil reformu ile önceden yarattığı negatif algıyı kırmaya çalışmıştır. Medya ve basın organları; toplumdaki olayları ele alırken tarafsızlığını korumalı, kullanılan dilde seçici olmaya özen göstermeli ve olayları aktarırken, geleceğe yönelik öngörülerde bulunarak; toplumsal huzur ve barışı en üst seviyede tutmaya çalışmalıdır. Bu açıdan bakıldığında; medya kanalıyla zihinlerde oluşan ön yargının yıkılması, yine medya kanalıyla süreç içinde başarılı adımlar atıldıkça gerçekleşecektir. Önemli noktalardan bir diğeri ise; Kürt sorunu çözülürken, bir Türk sorunu yaratma endişeleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Çözüm sürecinde; iki tarafın çıkarları korunarak; toplumda yeni bir bölünmeye neden olacak söylemlerden uzak kalınmalı ve birlikte hareket edilmelidir. Toplumsal barış; halkın iradesiyle halkın içinden ve birlikteliğinden doğar. Bu süreçte; halkın görüşleri, önerileri, duyguları, inançları ön planda tutularak; toplumun her kesiminden vatandaşlar bu sürece dâhil edilmelidir. Bu süreçte; sivil toplum kuruluşları halk ve kamu otoriteleri arasında bir köprü vazifesi görmeli ve toplumdaki sorunları çözebilmek için aradaki dengeyi korumaya çalışmalıdır. 1. Akyürek, S. (2011). Demokratik ac ılım ve toplumsal algılar : Bilge Adamlar Kurulu raporu. Aralık 3, 2013 tarihinde Bilgesam: pdf adresinden alındı 2. Bilir, F. (2012, Mart 6). Yeni Anayasada Vatandaşlık. Kasım 5, 2013 tarihinde Ankara Strateji Enstitüsü: org/yazar/prof-dr-faruk-bilir/yeni-anayasada-vatandaslik/). adresinden alındı 3. Bozarslan, H. (2010). Türkiye de Kürt Milliyetc iliği:zımni Sözleşmeden Ayaklanmaya ( ). A. Dieckhoff, & C. Jaffrelot ic inde, Milliyetc iliği Yeniden Düşünmek Kuramlar Ve Uygulamalar (D. Çetinkasap, Çev.). İstanbul: İletişim. 4. Demirağ, Y. (2002). Osmanlı İmparatorluğunda Yaşayan Azınlıkların Sosyal ve Ekonomik Durumları. kasım 15, 2013 tarihinde Ankara Üniversitesi Dergiler Veri Tabanı: ankara.edu.tr/dergiler/19/1270/14615.pdf adresinden alındı 5. Ersanlı, B., Özdoğan, G. G., & Uc arlar, N. (2012). Tarihsel Arka Plandan Son Döneme. Türkiye Siyasetinde Kürtler Direniş, Hak Arayışı, Katılım. ic inde İstanbul: İletişim. 6. Ete, H. (2013, Ekim 7). Demokratikleşme Paketi ve Çözüm Süreci. Kasım 8, 2013 tarihinde SETA: adresinden alındı 7. Hale, W. (2003). Direniş, Kuruluş Ve Diplomasi. W. Hale ic inde, Türk Dış Politikası (P. Demir, Çev.). İstanbul: Arkeoloji ve Sanat Yayınları. 8. Kemal, C. (2007, Kasım). Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi. Kasım 2, 2013 tarihinde dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/790/10135.pdf adresinden alındı 9. Kirişc i, K., & Winrow, G. M. (2011). Kürt Sorunu Kökeni Ve Gelişimi. (A. Fethi, Çev.) İstanbul: Türk Vakfı Yurt Yayınları. 10. Mumcu, U. (1999, Aralık). Kürt İslam Ayaklanması (ÖZET). Ankara. 11. Selek, P. (2004). Barışamadık. Kasım 7, 2013 tarihinde O5kC&oi=fnd&pg=PA9&dq=dersim+isyan%C4%B1&ots =-Sqbt2DEm8&sig=Jc2q54cwmEN 5iafDQ00l-a7s4&red ir_esc=y#v=onepage&q=zilan&f=true adresinden alındı 12. Toprak, Z. (2011). Westphalia dan Dersim e Kürt Sorunu. T. Yıldırım, & T. Yıldırım (Dü.) ic inde, Kürt Sorunu Ve Devlet Tedip Ve Tenkil Politikaları( ). İstanbul: Türk Vakfı Yurt Yayınları. 9

12 Ahmet SARICALAR, Selman YALVAÇ Kemal Burkay: BİR 90 YIL DAHA ASLA! Kürt Meselesi, Türkiye gündeminde yerini daima üst sıralarda koruyan önemli bir mesele. Ciddi manada hassas ve bir o kadar da suiistimal edilen bir konu. Aslında bizce konunun iki veçhesi var: Sorun ve çözüm. Konuyu dağıtmadan, objektif bir şekilde öncelikle sorunun tam manasıyla ne olduğunu konuşmak ve daha sonra çözüme yönelik fikirlerini almak adına yıllarını siyasete adamış ve Kürt kimliğinden dolayı ülkede ciddi sıkıntılar çekmiş olan Kemal Burkay ı ziyaret ettik. Tecrübeli bir siyasetçi olan Burkay, genel olarak olumlu düşüncelere sahip olsa da süreçte birtakım eksiklikler olduğu kanaatinde. Temennisi ise 90 yılı böyle bir sorunla geçen bu ülkenin bir 90 yılının daha bu uğurda ziyan olmaması. Fotoğraflar: Enes AKDOĞAN 10

13 Ahmet SARICALAR, Selman YALVAÇ Genç Barış: Kemal Bey, öncelikle bize bu fırsatı verdiğiniz için GBİ adına çok teşekkür ediyoruz. İsterseniz önce bir geçmişe gidelim.1937 yılında Tunceli Mazgirt te doğdunuz. Çocukluk ve gençlik yıllarınız nasıl geçti? O yıllardaki Doğu ve Güneydoğu Anadolu dan kısaca bahseder misiniz? Kemal Burkay: Ben teşekkür ediyorum. Ben, Dersim Ayaklanması denen, gerçekte ise bir ayaklanma olmayıp Alevi-Kürt yerli halka yönelik planlı bir kırım ve sürgün olan Dersim olayı sırasında doğmuşum. Yani bölgede çok acı olayların yaşandığı bir dönemde. Mazgirt yöresinde herhangi bir çatışma yaşanmadığı için kitlesel kırım ve sürgün olmadı. Ama yine de yöre halkı olup bitenlerden payını aldı. Yaşam koşullarının çok zor olduğu bir dönemdi. Köylerde kapalı ekonomi geçerliydi. Yani pazarla ilişkiler çok sınırlıydı; köylü evini, kullandığı araçların çoğunu, giyim eşyasının bir bölümünü bile kendi yapardı. II. Dünya Savaşı döneminde ise tam bir kıtlık yaşadık. Eğitim düzeyi çok düşüktü, pek az köyde okul vardı. Ben o yıllarda okuma şansı bulan pek az çocuktan biriyim. İlkokuldan sonra yatılı eğitim yapan Akçadağ Köy Enstitüsü ne girdim. Okulu bitirdikten sonra Van ın ve Ankara nın köylerinde üç yıl öğretmenlik yaptım. Daha sonra Ankara Hukuk Fakültesi Hem çalıştım, hem okudum. Bir bakıma göbeğimi kendim kestim. Daha köy enstitüsü döneminde edebiyata, sanata merak sardım. 18 yaşımdan itibaren hikâye ve şiirler yazdım. Fakülte yıllarında ( ) Kürt sorunu ve sol düşünceyle tanıştım yılında Avukatlığa başladım ve çok geçmeden de siyasete atıldım. Siyasi ve edebî hayatım bugüne kadar bir arada süregeldi. Anılarımın 1. Cildinde çocukluk ve gençlik yıllarımı bir roman havasında yazdım ve bu eser İstanbul da Deng Yayınları tarafından yayınlandı. Genç Barış: ve yılları arasında olmak üzere iki kez yurt dışına çıktınız ve 33 yılınızı Türkiye dışında geçirmek zorunda kaldınız. Bu süreçte neler hissettiniz ve doğup büyüdüğünüz topraklardan uzak kalmanız ülkenize olan bakışınızı ne yönde etkiledi? Kemal Burkay: Her ikisinde de askeri darbeden kaçtım. Yurt dışına ilk çıkışım 12 Mart dönemine rast geldi de çıktım ve 1974 yılında genel af çıkınca döndüm. İkinci çıkışım 1980 darbesi öncesi idi. Bu kez gurbet yaşamı uzun sürdü ve yurt dışında 31 yıldan fazla kaldım. İster iş bulmak ve okumak için, ister sürgün olarak çıkın, yurt dışında hayat zordur. İkincisi daha da zordur, çünkü hem yurdu isteyerek terk etmiş değilsiniz, hem de istediğiniz zaman dönemezsiniz. Bazen eşinizi, çocuklarınızı bırakıp gitmek zorunda kalırsınız. Benimkisi böyle oldu. İkinci çıkışımda Türkiye de kalan iki kızımı ancak 15 yıl sonra görebildim yılında, ölen annemin ve babamın mezarlarını, ancak 2011 yılında yurda döndükten sonra ziyaret edebildim. Gurbette yakınlarınıza, doğup büyüdüğünüz topraklara ise büyük özlem duyarsınız. Ben bunu şiirlerimde yansıttım. Öte yandan bizim sürgün yıllarımız geçmişe oranla avantajlı sayılırdı. Avrupa nın tüm ülkelerinde işçi ve öğrenci olarak gelmiş, zamanla bir bölümü bu ülkelerin iş hayatına karışmış çok insanımız ve onların kurduğu dernekler vardı. Bu nedenle hiç yalnızlık çekmedik. Siyasal ve kültürel çalışmaları yurt dışında da sürdürdük. Hatta ülkede yasaklı olan Kürt kültürü Avrupa ülkelerindeki elverişli ve özgür ortamda çiçek açtı. Genç Barış: 1970 li yıllarda hakkınızda birçok nedenle dava açıldı. Hatta yazdığınız bir makaleden dolayı hapis de yattınız. O günlere kıyasla bugün Türkiye nin hukuk ve demokrasi konusunda geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz? Kemal Burkay: İlk tutuklanışım 1967 yılında idi. Bir dergide çıkan Kürt sorunuyla ilgili bir makalem yüzünden 4,5 ay tutuklu kaldım. O zaman Kürt sorunun- 11

14 dan söz etmek, hatta Kürt var demek ya da Kürtçe yazmak suç sayılıyordu. Bu nedenle Kürt aydınlarına yönelik birçok davalar açıldı, zaman zaman toplu tutuklamalar, yargılamalar oldu. 12 Eylül dönemi ise zaten tüm ülke için bir karabasan dönemi idi. Şimdi o yıllara bakınca elbette önemli bir değişim var. Kürt sorunu gazete ve televizyonlarda yaygın biçimde tartışılıyor, Kürtçe yayınlar rahatça basılıyor, TRT nin bir kanalı 24 saat Kürtçe yayın yapıyor ve bazı üniversitelerde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri açıldı. Ancak atılan bu olumlu adımlara rağmen hâlâ sorunu temelinden çözmüş değiliz. Buraya kadar gelinmesi, Cumhuriyet dönemini sayarsak 90 yıl aldı. Umarım sorunu tümden çözmek bir 90 yıl daha almaz. Genç Barış: Uzun süredir ülkenin en önemli meselesi olan Çözüm Süreci ne gelirsek, siz Kürt Meselesini nasıl okuyorsunuz, sizce bu sorunun temelinde ne yatıyor? Bu meselenin geldiği noktayı ve Çözüm Sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu sürecin geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir? 12 Kemal Burkay: Sorunun temelinde Lozan Antlaşması nın ardından Kürtlerin yok sayılması, Kürt dili ve kültürünün yok sayılması, baskı ve asimilasyonla yok edilmek istenmesi var. Oysa Kürtler I. Dünya Savaşı nın ardından Anadolu yabancı işgaline uğradığında Türklerle birlikte işgale karşı direndiler. Ama daha sonra Anadolu nun çok renkli toplumsal yapısı yok sayıldı ve tek bir etnik gruba, Türk unsuruna dayalı bir ulus inşa edilmek istendi. Bu politika tepki gördü. Daha imparatorluğun son döneminde var olan Kürt sorunu bu nedenle Cumhuriyet döneminde de sürüp geldi ve daha da büyüdü. Son 30 yıllık çatışma dönemi her iki halka da çok büyük bedellere mal oldu. Sonunda sorunun inkâr, baskı ve şiddet yöntemleriyle çözülemeyeceği her iki tarafça da anlaşılır oldu ve hem Kürt gerçeği kabul edildi, hem de barışçı çözüm yöntemleri aranır oldu. Önce Açılım süreci diye bir süreç yaşandı, şimdi de Çözüm ve Barış Süreci olarak nitelendirilen süreç ile karşı karşıyayız. Kanımca bu ikisi, yani barış ve çözüm bir birine bağlı. Adil bir çözüm olmadan barış olmaz. PKK nin silah bırakması önemli bir adım olacaktır. Ama bu tek başına çözüm olmaz. Çözüm Kürt halkının tüm temel haklarının tanınmasıdır. Adil bir çözüm eşitlik temelinde olabilir, olmalıdır. Bu bize göre federal sistemdir. Dünyanın pek çok ülkesinde benzer sorunların çözümü ve birlikte yaşamak için en uygun biçim olarak federasyon benimsenmiştir. Böylesine kalıcı, köklü bir çözüme varmak elbet kolay değil. Süreç inişli çıkışlı olacaktır. Ama sonunda kanımca varılacak yer budur. Genç Barış: Toplumda bazı kesimler tarafından ortaya atılan şöyle bir görüş var efendim: Kürt sorunu yoktur aslında, bu sorun terör sorunudur. Terör sorunu, Türkiye için bir tehdit oluştururken Kürt sorununun Kürt kimliği bakımından bir tehdit oluşturduğunu söyleyebilir miyiz? Aradaki fark kimliklerin hayatta kalma mücadelesiyle devletin ayakta kalma mücadelesi olarak gösterilebilir mi? Sorun Kürt sorunu olarak tanınmaya başladığında terör sorununun kendiliğinden çözüleceğini düşünüyor musunuz? Kemal Burkay: Kürt sorunu eşitlik temelinde ve barışçı yöntemlerle çözülmediği ve Kürt halkının hak taleplerine baskı ile cevap verildiği için bu ülkede şiddet yaşandı. Terör denen şey, yani şiddet bu yanlış politikanın ürünüdür. Sorunu bir terör sorunu gibi gösterenler, bu yanlış politikayı izleyenler oldu. Kürtlerin varlığı bu ülkenin gerçeği. Kürt kimliğini ve Kürt halkının temel haklarını tanımanın Türk halkına, ya da devlete hiçbir zararı yok. Eğer iki halk bir arada barış içinde yaşayacaklarsa Kürtlere eşit haklar tanınmalı ve devlet buna uygun şekilde biçimlenmeli, yani federal sisteme geçilmeli. Dünyada böylesine onlarca devlet var. Eğer devlet Kürtlerin de devleti olacaksa yolu budur. Eşitliğin ve Kürtlerin de özgür olmalarının Türk halkına neden zararı olsun? Zarar bunun tam tersidir. Kürtler baskı altında oldukça, eşit olmadıkça ülkede barış ortamı oluşmaz, kavga dövüş devam eder ve kaynaklar bu gereksiz boğuşmada heder olur; ülkenin gelişmesi, demokratikleşmesi sekteye uğrar.

15 Yaşadığımız 90 yıllık deneyim bize bunu gösterdi. Genç Barış: Yine benzer şekilde Sırrı Süreyya Önder geçen sene Kürt sorunu değil Türk sorunu vardır. Türkün ötekisi Kürt olmadı. Kürt her zaman yok sayılan bir durumda dedi. Bu durumu siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce de son zamanlar gündemin en önemli maddesi olan Kürt Meselesi Türk Sorununa yol açabilir mi? Kemal Burkay: Bazıları Kürtlere hakları tanınırsa bir Türk sorunu çıkar diyorlar. Bu gülünçtür. Yani Türkler Kürtlerin kendileriyle eşit haklara sahip olmasını istemezler mi, kazan mı kaldırırlar? Böyle düşünmüyorum. Ben Türk halkının bu konuda politikacılardan ve aydın geçinen pek çok kişiden daha ileri, daha anlayışlı olduğu kanısındayım. Elbet Kürt sorununa, devlete ve ulusal çıkarlara ilişkin olarak egemen güçlerin yıllar yılı yaptıkları propagandanın toplumda yarattığı olumsuz koşullanmaları, ırkçı-şoven değerleri önemsiz bulmuyorum. Ama bunu aşmak mümkündür. Dahası işin ilginci, böylesi ilkel bir anlayışa tutsak olanlar, en çok da kendilerini halkın üstünde gören siyasiler ve aydınlardır. Halk çok daha gerçekçidir, ayakları yere basar. Kürt sorunu da bir bakıma işte bu tür siyasilerin ve aydınların eseridir. Onlar bu yanlış politikada ısrar etmezlerse, diğer bir deyişle onlar gölge etmezlerse, ortaya bir Türk sorunu çıkmaz. Genç Barış: Kürt Meselesinde bir sonuca varılmasının Türkiye de yaşayan diğer unsurların (Aleviler, Ermeniler, Romanlar vs) sorunlarının çözümünde anahtar rol oynayabileceği yönünde bir argüman var. Sizin bu konuda düşünceleriniz nelerdir? Yani Kürt Meselesi çözüldüğünde pek çok açıdan çok daha demokratik bir Türkiye karşımıza çıkabilir mi? Kemal Burkay: Kürt sorununun çözümü elbette otomatik olarak Alevi sorununu ve diğer sorunları çözmez, ama ülkenin iç barışı ve demokratikleşmesi yönünde yeni ve uygun bir ortam yaratarak onların çözümü için yolu açar. Kürt sorunu bir bakıma barış ve demokrasinin önündeki yolu kapayan büyük taştır. Bu engel kalktığı zaman ülkedeki iklim çok değişir. Kürt sorununun çözümüyle Türkiye prangalarından kurtulur, ülke kaynaklarını demokratikleşme ve gelişme yolunda seferber eder. Genç Barış: Demokratik açılım ile başlayan süreçte bir takım düzenlemelerin gündeme geldiğini ve en çok konuşulan konulardan birinin Kürtçe yayın yapan TRT-Şeş in hayata geçmesi olduğunu biliyoruz. Öte yandan Başbakan Tayyip Erdoğan ın 30 Eylül 2013 te kamuoyuna açıkladığı Demokratikleşme Paketi nde yer alan özel okullarda Kürtçe eğitim serbestisi maddesi de aynı şekilde ülke gündemini çok meşgul etti. Sonuç olarak, Kürtçe anadilde eğitimin Kürt meselesi tartışmalarında her zaman ön plana çıktığını görüyoruz. Anadilde eğitim ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Anadilde eğitimin bölünmeyi tetikleyici bir etken olduğu yönündeki görüşler hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Kemal Burkay: Anadilde eğitim tüm halklar, tüm insanlar için ana sütü kadar helal ve temel bir haktır. Bunun tartışılması bile ayıptır, ilkelliktir. Türkiye bunu Bulgaristan daki Türkler için savunmadı mı? Balkanlar daki, Ortadoğu daki Türk toplulukları için savunmuyor mu? Ama iş Kürtlere gelince hemen bazı çevrelerin ezberi şaşıyor, tüm topluluklar için geçerli olan bir hak Kürtlere uygun bulunmuyor. Onlar anadilde eğitim görürlerse ülke bölünürmüş(!) Böylesi bir mantık gülünç değil mi? Kürtler anadilde eğitim görürlerse besbelli ülke bölünmez, ama bu ülke büyük bir ayıbından daha kurtulur. Anadilde eğitim serbestîsi ise özel okullarla sağlanamaz. Bu ilkokuldan üniversiteye kadar geçerli olması gereken bir haktır. Örneğin Federal Irak ta Kürtçe ikinci resmi dildir ve aynı zamanda eğitim dilidir. Kürdistan Bölgesel Yönetimi nin sınırları içinde 15 üniversite var ve bunlarda ağır basan eğitim dili Kürtçedir, onun yanı sıra İngilizce ve Arapçadır. Genç Barış: Yaşanan gelişmelerin ışığında çözüm sürecini tüm yönleriyle ele alırsak aslında ortada bir belirsizlik söz konusu. BDP ve Abdullah Öcalan ın tam olarak ne talep ettiği ve hükümetin bu isteklere ne ölçüde cevap vereceği konusunda kafalarda hâlâ soru işaretleri var. Sürecin devam edip etmeyeceği hususunda da ciddi soru işaretleri var. Devletin süreci devam ettirecek planının ve bir yol haritasının olmadığı da tartışılıyor. Varsa da kamuoyu ile paylaşılmadı bugüne dek. Sizce hangi adımlar atılmalı ve nasıl bir yol haritası çizilmeli? Kemal Burkay: Çözüm ve barış süreci MİT Müsteşarı Hakan Fidan la Öcalan arasında İmralı da yapılan görüşmelerin ardından kamuoyuna duyuruldu. Ama neler konuşuldu, izlenecek yol yöntem ne, çözüm neleri kapsıyor, bu pek belli değil. Topluma açıklanan şu oldu: PKK silah bırakacak ve ilk elde silahlı güçlerini sınır ötesine çekecek. Biz PKK nin silah bırakmasını öteden beri istiyoruz. Hatta bunun için hiçbir koşul ileri sürmesine gerek yok diyoruz. Çünkü silahın ve şiddetin sorunun çözümüne hizmet etmediği, tam tersine engel olduğu kanısındayız. Ancak tek başına 13

16 bununla Kürt sorunu çözülmüş olmaz. Kürt sorunu tüm cumhuriyet dönemi boyunca vardı, ondan önce de vardı. Bu sorun adil ve uygar biçimde çözülmediği için sorunlar yaşandı ve PKK de bunun bir ürünüdür. PKK bir neden değil, sonuçtur. Sorun ortadan kaldırılacaksa nedenleri ortadan kaldırılmalı. Diğer yandan, hem çözüm adına Öcalan ın Kürtler için ne istediği belirsiz, hem de bu sorun çözülecekse, kapalı kapılar ardında bir kişi ile görüşmekle olmaz. Sorunun muhatapları bellidir. Kürt siyasi hareketidir ve biz de HAK-PAR olarak bu taraflardan biriyiz. Görüşmeler şeffaf olmalı, tarafların talepleri ve izlenecek yol bilinmeli, uzlaşma sağlanmalı ve kamuoyuna açıklanmalı. Güven böyle oluşur. Oysa hükümetin bu konuda kamuoyuna sunduğu ciddi, kapsamlı bir proje yok. Böylesine büyük sorunların çözümü için köklü adımlar ve cesaret gerekir. Ayrıca hükümet sorunu çözmeye hazır ve istekliyse, bunun için kimseyle pazarlık yapmadan da adım atabilir, Kürt halkının temel haklarını tanıyabilir. Bence bir halkın hakları pazarlık konusu olmamalı. Genç Barış: Bu arada yakın zamanda 28 Aralık 2011 günü yaşanan 2.senesine girmiş elim bir Uludere olayı var. Burada emri verenlerin/faillerin bulunamadığı veya kasten ortaya çıkarılmadığı bir durum söz konusu. Uludere olayı hakkında düşünceleriniz nelerdir, sürece olan etkisi ve söz konusu olayın bölge halkının uzun süredir inşa edilmeye çalışılan devlete güven duygusuna olan etkisi bakımından yarattığı sonuçlar nelerdir? Kemal Burkay: Uludere-Roboski deki bombalama, kanımca açılım sürecinden rahatsız olup çatışmanın sürmesinde yarar gören odakların bir eylemiydi, bir provokasyondu. Böylece aynı zamanda hükümeti köşeye sıkıştırmaya, sizin de belirttiğiniz gibi, taraflar arasında güveni sarsmaya yönelikti. Ama ne yazık ki hükümet olayın üstüne gitmedi, sorumlular bugüne kadar ortaya çıkarılıp kendilerinden hesap sorulmadı. Genç Barış: Hukuk ve demokrasi ışığında Çözüm Süreci nden bahsettik. Aslında gündemi zaman zaman meşgul eden bir mesele daha var. Meclise girecek siyasi partilerin belirlenmesini sağlayan seçim barajının Türkiye de %10 oranında olması özellikle Kürt siyasi hareketleri tarafından eleştiriliyor ve baraj oranının düşürülmesine yönelik talepler gündeme geliyor. Bu oran düşürüldüğü takdirde, siyasi anlamda özellikle demokratik açıdan temsil gücünün artacağını ve böylelikle meselenin politika yoluyla çözülmesinin mümkün olacağına inanıyor musunuz? Kemal Burkay: %10 barajı demokrasi açısından, adil temsilin önünde bir engel olmaktan öte, büyük bir ayıptır. Bununla hem Kürtlerin hem de solun önüne bir duvar kondu. Geçmişte koca koca partiler itiraz etmedikleri bu tuzağa kendileri takıldılar. Kürtler bağımsız adaylarla bunu bir ölçüde aştılar, ama sorun hâlâ önemini koruyor. Bence barajı % 3 e indirmek de sorunu çözmez. Adil bir temsil sistemi için, 1960 ların başındaki barajsız nispi temsil sistemine dönmeli, her parti aldığı oy oranında parlamentoda temsil edilebilmeli. Örneğin eğer bir partinin oyları, geçerli oy sayısına göre bir ya da iki parlamenter çıkarmaya yetiyorsa neden parlamentoya girip sesini duyurmasın? Böylesi bir değişim, barışçı, demokratik siyaseti güçlendirir. Genç Barış: Zaman ayırdığınız için GBİ ekibi adına teşekkür ediyoruz Kemal Bey. Kemal Burkay: Ben teşekkür ediyorum. Barış adına yaptığınız güzel çalışmaların artarak devam edeceğine inanıyor, kolaylıklar diliyorum. 14

17

18 PERSPEKTİF 16

19 İspanya... Bu coğrafyaya adım attığınız ilk anda iki şey dikkatinizi çekiyor: Sokakları süsleyen mis kokulu rengarenk çiçekler ve gözünüzü alamadığınız eşsiz çeşmelerle fıskiyeler. Bunca yıkıma rağmen hala kendinizden bir şey bulabileceğiniz, kendinizi evinizde hissedeceğiniz bir coğrafya... Adını cenneti andıran bahçelerine yansıyan güneşin kızıllığından alan AlHambra Sarayı nın olduğu Granada, mahzun mescid Kurtuba nın bulunduğu ve önemli İslam alimi İbn-i Rüşt ün memleketi Cordoba, en iyi Flamenko dansının yapıldığı Sevilla ve Antalya yı andıran müthiş denizi ve sahilleriyle turistik şehir Malaga...Ve daha niceleri... Bizi gerçekten tanımak ve tarihte yolculuğa çıkmak isteyenler için gerçekten gidilmesi gereken bir coğrafya İspanya... Fotoğraflar: Ahmet KESKİN Sevilla Reales Alcazares (Alcazar Sarayı) 17

20 Cordoba- Eski Yahudi Mahallesi Cordoba- Roma Köprüsünden Kurtuba Camii 18

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI!

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNDE KÜRT VE ERMENİ MESELELERİNİ TARTIŞTI! Türkiye nin önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul Aydın Üniversitesi

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8 1/11 ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor 1. Batıya Erken Açılan Kent Selanik 1.Atatürk ün çocukluk dönemini ve bu dönemde içinde bulunduğu toplumun sosyal ve kültürel yapısını analiz eder. 2. Mustafa Kemal Okulda

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ - 8 ÇÖZÜM SÜRECİ ÖZEL ARAŞTIRMASI NİSAN 2013 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye

Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Türkiye küçük Millet Meclisleri Nisan 2011 Raporu Libya ya Uluslararası Müdahale ve Türkiye Nükleer Enerji Santralleri ve Türkiye nin Enerji Politikası Ortak Paydalar Ortadoğu ve Kuzey Afrika da ki rejimlerin

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ

EYLÜL - EKİM BÜLTENİ EYLÜL - EKİM BÜLTENİ İSTANBUL GENÇ BARIŞ İNİSİYATİFİ DERNEĞİ Mecidiyeköy Mahallesi Şehit Er Cihan Namlı Caddesi No: 39/8 Şişli/İstanbul 1 GBİ ARTIK BM KÜRESEL İŞBİRLİĞİ AĞI ÜYESİ! DÜNYA BARIŞ GÜNÜNDE FESTİVAL

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ

T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANITLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 0 DİR. ÖNERİLEN YANITLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADIR. ) I Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kurdu. ) Mondros Ateşkesi

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

Türkiye Değerler Atlası - 2012

Türkiye Değerler Atlası - 2012 Benim için İnsan Hakları Türkiye Değerler Atlası - 2012 ~ Prof. Dr. Yılmaz Esmer ~ Hasan Ferhat GÜNGÖR DEĞERLER (Values) İnsan bireyleri ya da grupları tarafından, neyin istenir, uygun, iyi ya da kötü

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele On5yirmi5.com PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele Prof. Abbas Vali, PKK yönetiminin, aktif olarak barış sürecinde yer almak isteyeceğini söyledi. Yayın Tarihi : 4 Şubat 2013 Pazartesi (oluşturma

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma

Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Şubat 2015 Demokrat Bireyden Demokratik Topluma CÜNEYT TANDOĞAN Demokrat Bireyden Demokratik Topluma Cüneyt Tandoğan Demokratikleşme ve İyi Yönetişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü toplumsal,

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR

İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ BENZER SORULAR TEOG Sınav Sorusu-3 ANABİLİM Ödev Testi 3. Atatürk ün çocukluk yıllarını geçirdiği Selanik şehrinin aşağıdaki özelliklerinden hangisi, şehirde farklı

Detaylı

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014

İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 İKV DTSO BİLGİLENDİRME TOPLANTISI İKV Başkanı Ömer Cihad Vardan Açış Konuşması Diyarbakır, 26.05.2014 Sayın Valim, Sayın Belediye Eş Başkanları, Sayın Başkanlar, Saygıdeğer Protokol, Değerli Davetliler

Detaylı

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR?

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? Ulusal Eğitim Programı, iki yıllık bir çalışma sonucunda ve çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin görüşleri alınarak ülkemiz eğitim sisteminin iyiye ve doğruya dönüşmesi

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK

EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK EKİM 2014 KAHRAMANMARAŞ SELİM IŞIK TEMEL KAVRAMLAR Kamu Kamuoyu Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme. Belirli bir konu ve olay hakkında toplumun büyük bir kesimi veya belli gruplar tarafından benimsenen

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TEOG Tutarlılık. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 2015-2016 8. Sınıf TEOG Tutarlılık T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Sorularımızın TEOG sorularıyla benzeşmesi, bizler için olduḡu kadar, bu kaynaklardan beslenen yüz binlerce öḡrenci ve yüzlerce kurum

Detaylı

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları

Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Ulusal Eylem Planları T.C. AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI Türkiye nin Yeni AB Stratejisi ve Özlen Kavalalı Müsteşar Yardımcısı V. 50 yıldan fazla bir geçmişe sahip Türkiye-AB ilişkileri günümüzde her iki tarafın da yararına olan

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ *

SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ * SURİYE SORUNU VE TÜRK DIŞ POLİTİKASINA TOPLUMSAL BAKIŞ * Salih AKYÜREK ** Cengiz YILMAZ *** Türkiye-Suriye ilişkileri Cumhuriyet döneminde ve özellikle son 30 yılda iniş çıkışları ve gerginlikleri çok

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi

SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi SGK 4. Olağan Genel Kurulu ÇSG Bakanı Süleyman Soylu nun Başkanlığında Gerçekleştirildi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) 4. Olağan Genel Kurulu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı(ÇSGB) Süleyman Soylu nun ev

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6-

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ -6- EKİM 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur Sözleşmesini

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] BİRLEŞMİŞ MİLLETLER A Genel Kurul Dağıtım GENEL A/RES/53/144 8 Mart 1999 Elli üçüncü oturum Gündem maddesi 110 (b) GENEL KURUL KARARI [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] 53/144. Evrensel Olarak

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi

Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi Taylan BARIN Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Türkiye nin Yeni Anayasa Arayışı: 2011-2013 TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu Tecrübesi AK Parti, CHP, MHP ve BDP

Detaylı