ÖZET Yüksek lisans tezi ÇEŞİTLİ DOKULARDAN ALDOZ REDÜKTAZ ENZİMİNİN İZOLASYON VE İMMOBİLİZASYONU Marya VAKIL NASLIYAN Ankara Üniversitesi Fen Bilimler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÖZET Yüksek lisans tezi ÇEŞİTLİ DOKULARDAN ALDOZ REDÜKTAZ ENZİMİNİN İZOLASYON VE İMMOBİLİZASYONU Marya VAKIL NASLIYAN Ankara Üniversitesi Fen Bilimler"

Transkript

1 ANKARA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇEŞİTLİ DOKULARDAN ALDOZ REDÜKTAZ ENZİMİNİN İZOLASYON VE IMMOBİLİZASYONU Marya VAKIL NASLIYAN BİYOLOJİ ANABİLİM DALI ANKARA 2012 Her hakkı saklıdır

2 ÖZET Yüksek lisans tezi ÇEŞİTLİ DOKULARDAN ALDOZ REDÜKTAZ ENZİMİNİN İZOLASYON VE İMMOBİLİZASYONU Marya VAKIL NASLIYAN Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoloji Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Özlem YILDIRIM Çalışmamızda aldoz redüktaz (EC ) enzimi sığır karaciğer ve böbrek dokularından izole edilmiştir. İzole edilen aldoz redüktaz daha sonra gluteraldehid kullanılarak kimyasal çapraz bağlama yöntemi ile fotoğrafik jelâtin içine immobilize edilmiştir. Hazırlanan film striplerinin enzim sızıntısı kontrolleri fosfat tamponu ( M, ph 6.2) ile yıkanarak yapılmıştır. Bağlanmamış enzim miktarı yıkama çözeltisindeki enzim aktivitesinin spektrofotometrik yöntemle tayin edilmesiyle bulunmuştur. Enzim konsantrasyonunun enzimatik aktivite üzerindeki etkileri çalışılmıştır. Serbest ve immobilize edilmiş aldoz redüktaz enzimi için ph, sıcaklık ve depolama şartları optimize edilmiştir. Tekrar kullanım ve depolama kararlılığının immobilize enzim aktivitesi üzerine etkileri saptanmıştır. Karaciğer ve böbrekten elde edilen serbest enzim ve çapraz bağlanma yöntemi ile immobilize edilen enzim için optimum ph değerleri sırasıyla karaciğer için 7,0; 7,5 ve böbrek için 7,0; 7,5 olarak bulunmuştur. Serbest enzim, çapraz bağlanma yöntemleriyle immobilize edilen enzimler için optimum sıcaklık değerleri sırasıyla karaciğer için 60 ºC ve 50 ºC böbrek için 60 ºC ve ºC olarak bulundu. Immobilize aldoz redüktaz enzimi 15 tekrar kullanım sonunda aktivitesinin karaciğer aldoz redüktazı için % 65 ini ve böbrek aldoz redüktazı için % 56 sını koruduğu tespit edilmiştir. Her iki dokudan immobilize aldoz redüktaz enzimi 4 C de 20 gün süresince aktivitesini % 95 oranında korurken serbest enzimi aynı sürede aktivitesini ortalama % 85 oranında korumuştur. Şubat 2012, 82 sayfa Anahtar Kelimeler: Aldoz redüktaz, immobilizasyon, jelâtin, çapraz bağlayıcı ajanlar i

3 ABSTRACT Master of Thesis ISOLATION AND IMMOBILIZATION OF ALDOSE REDUCTASE FROM DIFFERENT TISSUES Marya VAKIL NASLIYAN Ankara University Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Biology Supervisor: Prof. Dr. Özlem YILDIRIM In our study, aldose reductase (EC ) was isolated from bovine liver and kidney tissues. İsolated aldose reductase then was immobilized into photographic gelatin by chemical cross linking with gluteraldehyde. Leakage from immobilized film strips were controlled by washing with phosphate buffer (0.067 M, ph 6.2) and the activities of the enzyme were measured spectrophotometrically to determine the amount of unbounded enzyme. The effect of enzyme concentrations on immobilized enzyme activity was studied with washed film strips. The optimum conditions for ph, temperature and storage conditions of free and immobilized aldose reductase were determined. The effect of storage stability and continuous use on the activity of immobilized film strips were also investigated. Optimum ph was found as 7,0; 7,5 and 7,0; 7,5 and optimum temprature was determined as 60ºC, 50 ºC and 60ºC, 50 60ºC for free aldose reductase and crosslinking bonded enzymes from bovine liver and kidney respectively. The immobilized aldose reductase were determined to maintained 65% and 56% of its original activity after 15 reuses from liver and kidney aldose reductase respectively. It was found that the immobilized aldose reductase stored at 4 C retained 95% of its original activity after 20 days, whereas the mean free aldose reductase stored at 4 C retained 85% of its activity after the same period from both tissues respectively. February 2012, 82 pages Key Words: : Aldose reductase, immobilisation, gelatin, cross-linking agents ii

4 TEŞEKKÜR Yüksek lisansa kabul edildiğim ilk günden bugüne kadar her zaman yanımda olan, bilgi ve tecrübelerini benimle paylaşan ayrıca sabır ve hoşgörüsünü benden esirgemeyen değerli danışman hocam Prof. Dr. Özlem YILDIRIM a çok teşekkür ederim. Bununla birlikte hem tez çalışmamda hem de laboratuvar çalışmalarımda benden desteklerini esirgemeyen başta değerli danışman hocam Prof. Dr. Özlem YILDIRIM a (Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji A.B.D), Ankara Üniversitesi Biyoloji Fakültesi A.B.D da görevini sürdürmekte olan Prof. Dr. Nur Münevver PINAR ve çalışmalarım sırasında önemli katkılarda bulunan, yönlendiren ve istatiksel konusunda kendilerinden çok şeyler öğrendiğim Ankara Üniversitesi (ABD) Ziraat Bölümünden Dr. Farzad NOFOUZİ hocalarıma teker teker teşekkür ederim. Ayrıca, yaşamım boyunca gerek maddi ve gerekse manevi yönden desteklerini benden esirgenmeyen, beni büyük bir ilgi ve sevgiyle bugünlere getiren babam Jafar VAKIL NASLIYAN, annem Rogeyeh DANESH e ve kardeşlerime teşekkür eder, sevgi ve saygılarımı sunarım. Beni seven, bana destek olan, hayatıma anlam katan tüm sevdiklerime ve dostlarıma her zaman yanımda oldukları için teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunarım. Marya VAKIL NASLIYAN Ankara, Şubat 2012 iii

5 İÇİNDEKİLER ÖZET...i ABSTRACT... ii TEŞEKKÜR... iii KISALTMALAR DİZİNİ... vii ŞEKİLLER DİZİNİ... ix ÇİZELGELER DİZİNİ... xi 1. GİRİŞ KAYNAK ÖZETLERİ Enzim İmmobilizasyonu Enzim İmmobilizasyonunun Tarihçesi Immobilizasyonda Taşıyıcı Seçimi Enzim İmmobilizasyon Yöntemleri Geri dönüşümsüz immobilizasyon yöntemleri Kovalent bağ oluşturulması Entrapment (Hapsetme) Çapraz bağlama Geri dönüşümlü enzim immobilizasyonu Adsorpsiyon (kovalent olmayan ilişkiler) İyonik bağlanma Afinite bağlanma Şelat veya metal bağlam Disülfat bağlarının oluşumu Enzimlerin Elektrod Yüzeyine İmmobilizasyonu İmmobilizasyon Yöntemlerin Karşılaştırılması İmmobilize Enzimin Özellikleri Aldoz Redüktaz Enzimin Yapısı ve İşlevi Aldoz Redüktaz Enziminin Hastalıklardaki Rolü ALR2 ve overlerdeki anormallik ALR2 ve kanser MATERYAL VE YÖNTEM iv

6 3.1 Kullanılan Cihazlar Kullanılan kimyasal maddeler Denekler Yöntem Aldoz reüktaz enziminin izolasyonu Aldoz redüktaz protein miktar tayini İmmobilizasyon jelinin hazırlanması Aldoz redüktaz aktivite tayini Aldoz redüktaz enziminin immobilizasyonu aktivite tayini Bağlanmayan enzimin ortamdan uzaklaştırılması Serbest ve immobilize aldoz redüktaz enzimin karakterizasyonu Serbest ve immobilize enzimlerin optimum ph larının belirlenmesi Serbest ve immobilize enzimlerin optimum sıcaklıklarının belirlenmesi İmmobilize aldoz redüktazın tekrar kullanım kararlılığının belirlenmesi Serbest ve immobilize enzimlerin depolama kararlılıklarının belirlenmesi BULGULAR Bağlanmayan Enzimlerin Uzaklaştırılması Serbest ve İmmobilize Aldoz redüktazın Karakterizasyonu Karaciğer ve böbrekten elde edilen serbest ve immobilize aldoz redüktazın aktifliğine ph ın etkisi Karaciğer ve böbrekten elde edilen serbest ve immobilize aldoz redüktazın sıcaklığın etkisi Karaciğer ve böbrekten elde edilen immobilize aldoz redüktaz aktifliğine tekrar kullanım sayısının etkisi Karaciğer ve böbrekten elde edilen serbest ve immobilize enzimin aktifliğine depolama süresinin etkisi TARTIŞMA VE SONUÇ KAYNAKLAR v

7 ÖZGEÇMİŞ vi

8 KISALTMALAR DİZİNİ AKR1B AR Arg ARL 1 Asn Asp β BSA CLEA COOH COX Cys A E.C. EDTA EÜ GA GF Gln GR GSH GS-HNE H His HNE HNF 1α IE IMA kda Leu Aldo-Keto Redüktaz 1B Aldoz Redüktaz Arjinin (Arginine) Aldoz Redüktaz Benzeri protein 1 Asparajin (Asparagine) Aspartik Asit (Aspartic acid) Beta Sığır Serum Albumin (Bovine Serum Albumine) Çapraz Bağlı Enzim Agregatlatı (Cross-linked enzyme aggregate) Karboksil Grubu Siklooksigenaz (Cyclooxygenase) Sistein (Cysteine) Absorbans değişimi Enzim Kod Numarası Etilen Diamin Tetraasetik Asit Enzim Ünitesi Glutaraldehit Büyüme Faktörleri Glisin (Glycine) Glutatyon Redüktaz İndirgenmiş Glutatyon Glutatyon 4- Hidroksi-Trans 2-Nonenal Hidrojen Atomu Histidin (Histidine) 4- Hidroksi Nonenal Hepatosit Nükleer Faktör 1α Immobilize Enzim Immobilize Metal-Iyon Afinite Kilo Dalton Lösin (Leucine) vii

9 LPS Lipopolisakkarid Lys Lizin (Lysine) µl Mikrolitre M Molar NAD Okside Nikotinamit Adenin Dinükleotit NADH İndirgenmiş Nikotinamit Adenin Dinükleotit NADP Okside Nikotinamit Adenin Dinükleotit Fosfat NADPH İndirgenmiş Nikotinamit Adenin Dinükleotit Fosfat NF-кB Nükleer Faktör Kappa B NH₂ Amino Gurbu nm Nanometre OH Hidroksil Grubu PGE2 Prostaglandin E2 Phe Fenilalanin (Phenylalanine) Pro Prolin (Proline) ROT Reaktif Oksijen Türlerin (Reactive Oxygen Species) SDH Sorbitol Dehidrogenaz SE Serbest Enzim Ser Serin (Serine) SH Sülfidril Grubu TGF-β Dönüştürücü Büyüme Faktörü-Beta (Transforming Growth Factor-β) TNF-α Tümor Nekroz Faktör-Alfa Trp Triptofan (Tryptophan) Tyr Tirozin (Tyrosine) U Ünite Aktivite Birimi V Hız viii

10 ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil 2.1 Farklı şekil ve enzim taşıyıcı türleri: a. boncuk, b. lif, c. kapsül, d. film ve e. membran... 5 Şekil 2.2 Geri dönüşümsüz enzim immobilizasyonu... 8 Şekil 2.3 Şekil 2.4 Enzimin desteğe kovalent immobilizasyonu: a. Aktif amino asit artığı, b. Desteğin fonksiyonel bağ yapacak grubu, c. Destek, d. Ara kol... 9 a. Biyokatalizörler ve taşıyıcı arasında oluşan kovalent bağının ara halka b. ara halkasızı (uzantısız) Şekil 2.5 Hapsetme immobilizasyonunun gösterimi Şekil 2.6 Enzimin polimerler arasında hapsedilmesi Şekil 2.7 Enzim mikrokapsülasyonü: a. matrik, b. lif, c. kapsül Şekil 2.8 Gluteraldehit ile çapraz bağlama Şekil 2.9 Çapraz bağlanma yöntemi ile enzim immobilizasyonu a. İnert moleküllerle, b. ko-çapraz bağlama Şekil 2.10 Geri dönüşümlü enzim immobilizasyonu Şekil 2.11 Adsorpsiyon yöntemi ile enzim immobilizasyonu Şekil 2.12 Taşıyıcıya bağlı iyonik bağlanma yöntemi ile immobilizasyon Şekil 2.13 İnsandaki aldoz redüktaz enzimine ait genin kromozom üzerindeki lokalizasyonu Şekil 2.14 Aldoz redüktaz enziminin inflamatuvar sinyaller aracılığıyla rolu Şekil 2.15 Aldoz redüktaz enzimi ve poliyol yolağı Şekil 2.16 Aldoz redüktaz enziminin (α/β) 8 fıçı modeli Şekil 2.17 NADPH kofaktörünün aldoz redüktaz enziminin aktif merkezine yerleşmesi Şekil 2.18 Subsratın aktif merkeze yerleşmesi Şekil 2.19 AKR1B10 nun akciğer hücrelerindeki retinoik asit sinyali üzerine etkisi, RALDH: Retinaldehit dehidrogenaz, ADH: Alkol dehidrogenaz Şekil 3.1 Sığır karaciğer ve böbrek saflaştırılması ve çözünürleştirmesi Şekil 4.1 Karaciğer de aldoz redüktaz enzime ait absorbans (nm) ix

11 ve zamana (sn) bağlı eğim grafiği Şekil 4.2 Karaciğer de serbest ve immobilize aldoz redüktaz aktivitesinin ph ya bağlı olarak değişimi Şekil 4.3 Böbrek te serbest ve immobilize aldoz redüktaz aktivitesinin ph ya bağlı olarak değişimi Şekil 4.4 Karaciğer de serbest ve immobilize aldoz redüktaz aktivitesinin sıcaklığa bağlı olarak değişimi Şekil 4.5 Böbrek te serbest ve immobilize aldoz redüktaz aktivitesinin sıcaklığa bağlı olarak değişimi Şekil 4.6 İmmobilize karaciğer aldoz redüktaz ın ( U) tekrar kullanım kararlılığı Şekil 4.7 İmmobilize böbrek aldoz redüktaz ın ( U) tekrar kullanım kararlılığı Şekil 4.8 ( U) Enzim ile hazırlanan immobilize karaciğer aldoz redüktaz ın tekrar kullanım kararlılığı Şekil 4.9 Immobilize karaciğer aldoz redüktaz ın ( U), ( U) ve ( U) tekrar kullanım kararlılığı Şekil 4.10 Karaciğer serbest ve immobilize aldoz redüktaz ın 4ºC de depolama kararlılığı Şekil 4.11 Böbrek serbest ve immobilize aldoz redüktaz ın 4ºC de depolama kararlılığı Şekil 4.12 Karaciğer de serbest ve immobilize aldoz redüktaz ın 25ºC depolama kararlılığı x

12 ÇİZELGELER DİZİNİ Çizelge 2.1 Immobilize enzim sistemlerinin serbest enzime üstünlükleri... 3 Çizelge 2.2 Enzim immobilizasyonunda taşıyıcıların sınıflandırılması... 6 Çizelge 2.3 Enzim immobilizasyon çok kullanılan yöntemlerinin karşılaştırılması Çizelge 4.1 Aldoz redüktazın izolasyonu sırasında belirlenen protein içerikler ve enzim aktiviteleri Çizelge 4.2 Immobilize karaciğer aldoz redüktazın sızıntı üzerine enzim konsantrasyonların etkisi Çizelge 4.3 Serbest ve immobilize aldoz redüktazın optimum ph ve sıcaklık değerleri Çizelge 4.4 İmmobilize aldoz reüktaz enzimlerinin tekrar kullanımlarının maksimum aktiviteye etkisi xi

13 1. GİRİŞ Günümüzün hızla gelişen teknolojisi günlük yaşantıda olduğu kadar bilim dünyasında da kendini göstermektedir. Bu gelişime özellikle biyokimyasal alanda, enzimatik uygulamalarda rastlanmaktadır. Çünkü enzimler, çoğunlukla ılıman koşullar altında metabolizma reaksiyonlarını hızlandıran, protein yapısında biyolojik katalizörlerdir (Straathof vd. 2002, Pollard vd. 2007). Enzimlerin katalitik aktiviteleri, doğal protein konformasyonunun sağlamlığına bağlıdır. Eğer enzim denature olursa veya alt birimlerine bölünürse katalitik aktivitesi genellikle kaybolur. Eğer enzim amino asitleri olan bileşenlerine dönüştürülürse, katalitik aktivitesi yok olur. Bu nedenle protein enzimlerinin birincil, ikincil, üçüncül ve dördüncül yapısı katalitik aktivite için önemlidir. (Nelson ve Cox, 2005). Kimyasal tepkimelerde serbest enzimleri kullanılırken, katalizledikleri tepkimelerden sonra ürünü kontamine etmeleri ve tekrar elde edilme proseslerinin yüksek maliyetli olması gibi problemler de dikkate alınmalıdır (Aehle 2004). Son zamanlarda enzim immobilizasyonu hemen hemen tüm enzim özelliklerini geliştirmek için çok güçlü bir arac olarak ortaya çıkmıştır. Bu avantajlarını saymak gerekirse şunlar sıralanabilir; istikrarlık, etkinlik, özgüllük ve seçicilik ve inhibisyon azalması olarak tanımlayabiliriz (Blanco vd. 2007, Mateo vd. 2007, Iyer ve Ananthanarayan 2008). Bu çalışmada aldoz redüktaz enzimi fotoğrafik jelâtin içine çapraz bağlanma metoduyla immobilize edilmiştir. Çapraz bağlanma metodunda, çapraz bağlanmanın sağlanması için glutaraldehit kullanılmıştır. Bağlanmamış enzim miktarı yıkama çözeltisindeki enzim aktivitesinin spektrofotometrik yöntemle tayin edilmesiyle incelenmiştir. Ayrıca serbest ve immobilize enzimin aktifliğine etki eden sıcaklık, ph, depolama süresi gibi çeşitli parametrelerin etkisi ve immobilize enzimin tekrar kullanılabilirliği araştırılmıştır. 1

14 2. KAYNAK ÖZETLERİ 2.1 Enzim İmmobilizasyonu Enzimler, aktivasyon enerjisini düşürerek canlı hücrelerde kimyasal reaksiyonları hızlandıran çoğunlukla protein yapıda biyolojik katalizörlerdir (Erginer vd. 2000, Cirpan vd. 2003, Danisman vd. 2004). Enzimlerin optimum şartlar altında aktivitelerini doğal ortamlarının dışında da gösterebiliyor olmaları, bunlardan pek çok alanda yararlanabilme imkânı vermektedir. Bunlar arasında tıpta teşhis, tedavi ve ilaç tasarımı örnek verilebilir. Enzimlerin endüstriyel alanda kullanımı sırasında bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır (Wiseman 1986). Endüstriyel uygulamaların büyük bir bölümü sulu çözeltilerde gerçekleştiğinden, kullanılan enzimleri geri kazanmak mümkün değildir. Bu alanda reaksiyon kontrolü açısından serbest enzimin ortamdan uzaklaştırılması ve aktivitesini yitirmeden tekrar kullanım işlemleri olanak dışıdır. Ayıca, ürün açısından bakıldığında da serbest enzim ortamda bir kirlilik oluşturmakta ve ortamdan uzaklaştırılması sistem maliyetini daha da arttırmaktadır. Bunula birlikte diğerlerine oranla bazı enzimlerin daha spesifik olmaları bunların saflaştırılma işlemlerini zorlaştırmakta, bu da üretim maliyetlerine yansımaktadır. Yukarıda bahsedilen bu sorunların üstesinden gelmek için ve enzimleri endüstriyel uygulamalarda daha etkili bir hale getirmek için birçok yöntem gerçekleşmektedir. Bu amaçla immobilizasyon kullanılan en önemli yöntemlerden biridir (Aehle 2004). İmmobilize enzim terimi ilk 1971 yılında Enzim Mühendisliği Konferansında kabul edilmiştir (Hartmeier 1988). İmmobilizasyon kelime anlamı itibariyle, enzimlerin fiziksel olarak belirli bir bölgeye hapsedilmesi ve hareketinin sınırlandırılması anlamına gelmektedir (Kragl 1996). Enzimlerin kimyasal özelliklerini kaybetmeden gerçekleştirilmeye çalışılan immobilizasyon işleminde pek çok yöntem geliştirilmektedir. Her enzime uygun yöntem ayrı olmaktadır. Bu amaçla immobilizasyon yöntemini seçmek için bazı şartlar bulunmaktadır. 1) Immobilizasyon işlemi sırasında enzimin aktivitesinin korunarak mümkün olduğu kadar doğal enzimin aktivitesine yakın olmasının sağlanması, 2) Biyomolekülün kararlılığını sağlaması, 2

15 3) Düşük maliyetli olması, 4) Ayrıca uygun bir immobilizasyon yönteminin seçimi, enzimin doğası ve taşıyıcının türüne göre bilirlenmektedir (Andreescu vd. 2006). Enzimlerin immobilizasyonun farklı uygulama alanları bulunmaktadır. Immobilize enzimlerin endüstriyel alanda kullanımlarının birçok avantajı bulunmaktadır. Enzimin katalitik aktivitelerinin önemli ölçüde kararlı hale gelmesi, tekrar kullanılabilirliği, ürünlerin saf olarak kolaylıkla elde edilebilmesi, çevresel etkilere karşı yüksek stabilitesi, üretimin sürekliliği ve maliyetin azalması enzim immobilizasyonunun avantajları arasında yer almaktadır (Brady ve Jordan 2009). Immobilizasyon ve taşıyıcı sistem türüne bağlı olarak, immobilize enzim aktivitesi sıfırdan yüksek değerlere kadar değişebilmektedir. İmmobilize enzimlerin serbest enzime göre avantajları çizelge 2.1 de özetlenmiştir. Çizelge 2.1 İmmobilize enzim sistemlerinin serbest enzime üstünlükleri (Zaborsky 1973) Serbest enzime kıyasla daha kararlıdır Birçok kez ve uzun süre kullanılabilir Enzimin üründen ayrılması daha kolaydır Sürekli üretime olanak verir Serbest enzim oranla daha ekonomiktir Birbirini izleyen çoklu reaksiyonlar için uygundur Çevre koşullarına (ph, sıcaklık v.s.) karşı daha dayanıklıdır 3

16 2.2 Enzim İmmobilizasyonunun Tarihçesi 1916 yılında Nelsen ve Griffin, odun kömürü üzerine adsorplanmış maya invertazının sukrozu hidrolizini katalizleyebildiğini gözlemlemişlerdir (Nelson ve Griffin 1916). Bunun ardından fizyolojik olarak aktif proteinlerin kovalent bağlanma ile çeşitli taşıyıcılara immobilizasyonu üzerine pek çok çalışma yayımlanmıştır. Bu çalışmalara rağmen 1953 yılında Grubhofer ve Schleith in karboksipeptidaz, diyastaz, pepsin ve ribonükleaz gibi enzimleri kovalent bağlanma metoduyla diazolanmış poliaminstiren reçinesi üzerine immobilize etmelerine kadar immobilizasyonda pratik bir kullanım alanı olmamıştır (Grubhofer ve Schleith 1953). Daha sonra 1956 yılında Mitz, katalazın DEAE-selüloz üzerine iyonik bağlanmayla immobilizasyonunu yayımlamıştır (Mitz 1956). Bernfeld ve Wan tripsinin, papain, amilaz ve ribonükleazın, poliakrilamid jel içine tutuklanmasını 1963 yılında tanımlarken (Bernfeld 1963), Quiocho ve Richards 1964 yılında karboksipeptidaz A enziminin glutaraldehitle çapraz bağlanmasını göstermişlerdir (Quiocho ve Richards 1964). Karbonik anhidraz enziminin mikrokapsül şeklinde immobilizasyonu ise 1964 yılında Chang tarafından gerçekleştirilirken (Chang 1964), amiloglukosidaz içeren lipozomlar Gregoriadis tarafından 1971 (Gregoriadis 1971) yılında hazırlanmıştır. Her iki immobilize enzimin de klinik uygulamaları bulunmaktadır. Katchalski-Katzir ve çalışma arkadaşlarının immobilize enzimlerin teorik olarak anlaşılmasında büyük katkıları olmuştur (Katchalski vd 1971) yılında Chibata ve çalışma arkadaşları Tanabe Seiyaku Co. immobilize enzimlerin endüstriyel uygulamalarında ilk başarılı olan isimlerdir. Fungal aminoaçilazı DEAE Sephadex ile iyonik bağlanmayla immobilize ederek, N-açil-D,L-amino asitleri hidrolizle, L-amino asitlere ve N-açil-D amino asitlere dönüştürmüşlerdir (Chibata vd. 1972). Mikrobiyal hücrelerin immobilizasyonun ilk endüstriyel uygulaması ise Chibata ve çalışma arkadaşları tarafından 1973 yılında yüksek aktivitede aspartaz ihtiva eden Escherichia coli hücrelerinin poliakrilamit jel içine tutuklanmasını sağlayarak, amonyum fumarattan L-aspartat üretmek şeklinde gerçekleştirilmiştir. 4

17 2.3 Immobilizasyonda Taşıyıcı Seçimi Enzimler, boncuklar, lifler (elyaf), filmler, membranlar ve kapalı kapsüller gibi farklı matriks üzerine immobilize edilebilir (Şekil 2.1, Twyman 2005). Taşıyıcıya bağlı immobilize olmuş enzimler büyüklük ve şekline göre belirlenmiştir. Şekil 2.1 Farklı şekil ve enzim taşıyıcı türleri: a. boncuk, b. lif, c. kapsül, d. film ve e. membran (Twyman 2005) Matriksin özellikleri, immobilize enzim sistemlerinin etkisini belirlemede oldukça önemlidir. İdeal bir destekte genel olarak; basınca karşı fiziksel dayanaklılık, hidrofilik olması, enzimin seçiciliğini arttırma, biyolojik uyumluluk, mikrobiyal saldırıya karşı direnç, düşük maliyet gibi özelliklere sahip olabilmelidir (Karube vd. 1977, Trevan 1980, Buchholz ve Klein 1987, Jegannathan vd. 2008). Taşıycılar kimyasal birleşimlerine göre organik veya inorganik olarak sınıflandırılabilirler (Çizelge 2.2). Organik taşıyıcılar natüral (doğal) ve sentetik olarak iki gruplara ayrılırlar (Cabral ve Kennedy 1991). 5

18 Çizelge 2.2 Enzim immobilizasyonunda kullanılan taşıyıcıların sınıflandırılması (Brena vd. 2006) 1. Organik Doğal polimerler Polisakkaritler: selüloz, dekstranlar, agar, agaroz, kitin, alginat Proteinler: kollojen, albumin Karbon Sentetik polimerler Polistiren Diğer polimerler: poliakrilat polimetakrilatlar, poliakrilamitler, poliamitler, vinil ve allil polimerler 2. İnorganik Doğal mineraller: Bentonit, silika İşlem materyalleri: Cam (gözeneksiz ve kontrol edilmiş gözenekli), metaller, gözenekli metal oksitler Matriksin fiziksel özellikleri (ortalama molekül çapı, şişme davranışı, mekanik dayanım ve basınca karşı davranışlar) immobilize sistemlerin performansında ve teknik koşullar altında kullanılacak reaktör tipinin belirlenmesinde (karıştırmalı tank, sabit veya akışkan yataklar) son derece önem taşır. Özellikle gözenek parametreleri ve tanecik boyutu toplam yüzey alanını belirler. Bunlar önemli oranda enzimlerin bağlayıcı için kapasitesini etkilemektedir. Gözeneksiz taşıyıcılarda az miktarda difüzyonel sınırlamalar gözlenir, fakat bağlanma kapasiteleri düşüktür. Bu yüzden genellikle gözenekli taşıyıcılar tercih edilir. Bunun nedeni, geniş yüzey alanının daha fazla enzimin bağlanmasını sağlaması ve immobilize edilmiş enzimi çevresel etkilerinden korumasıdır. Gözenekli taşıyıcıların, kapasite ve akış özelliklerini optimize etmek için gözenek dağılımını kontrol altında tutmak büyük önem taşır (Afaq ve Iqbal 2001). 6

19 İnorganik taşıyıcıların birçok avantajlarına rağmen (örneğin, fiziksel, kimyasal veya mikrobiyal parçalanmaya karşı yüksek stabilite), endüstriyel uygulamaların çoğunda organik matriksler kullanılır. Bir immobilize enzimin aktivite düzeyinin belirlenmesinde hidrofilik karakterin büyük ölçüde önemli bir parametre olduğu unutulmamalıdır (Gemeiner 1992). Yaygın olarak kullanılan en önemli taşıyıcılardan birisi agarozdur. Yüksek gözenekli yapısına ek olarak, proteinler için büyük genişliğe sebep olurlar. Matriks olarak agarozu kullanmanın diğer avantajları; hidrofilik olması, türevlerine dönüştürmenin kolay olması, yüklü grupların olmaması (substrat ve ürünlerin spesifik olmayan adsorpsiyonunu engellemek için) ve ticari kullanımıdır. Diğer gözenekli taşıyıcılarda ve agarozun kullanımında dezavantaj ise yüksek maliyettir. Bu problem ancak, matriks rejenerasyonu ve tekrar kullanımına izin veren dönüşümlü metotların geliştirilmesiyle önlenebilir (Guisan, 2006). Enzimlerin taşıyıcılara bağlanması, dönüşümlü fiziksel adsorpsiyon ve iyonik bağdan istikrarlı kovalent bağa uzanan etkileşimlerle olur. 2.4 Enzim İmmobilizasyon Yöntemleri Immobilize enzimlerin sınıflandırılmasında çeşitli yaklaşımlar vardır ve bunlardan birisi de onları iki ana kategoriye ayırmaktır. Bunlar dönüşümlü ve dönüşümsüz metotlardır (Gupta vd. 1992). Aşağıdaki sınıflandırmaya göre immobilizasyon yöntemleri; geri dönüşümsüz immobilizasyon ve geri dönüşümlü immobilizasyondur Geri dönüşümsüz immobilizasyon yöntemleri Dönüşümsüz immobilizasyon kavramı biyokatalizlerin taşıyıcıya bağlanmasından sonra enzimin ya da taşıyıcının biyolojik aktivitelerinin kaybetmeden ayrılamayacağı esasına dayanır. Dönüşümsüz enzim immobilizasyonunun en yaygın işlemleri kovalent bağlanma, tutuklama (entrapment), mikrokapsülleme ve çapraz bağlama olarak ifade edilebilir. Bu yöntemlerin şematik gösterimi şekil 2.2 deki gibidir. 7

20 Şekil 2.2 Geri dönüşümsüz enzim immobilizasyonu (Guisan 2006) Kovalent bağ oluşturulması Kovalent bağlı metotlarla proteinlerin immobilizasyonu, enzim ile suda çözünmeyen aktifleştirilmiş taşıyıcı arasında kovalent bağ oluşumuna dayanır (Kennedy 1995). Bu yöntemin kullanım avantajlarından birisi, enzim ve taşıyıcı arasında oluşan bağın kararlı ve sağlam olmasıdır. Bundan dolayı enzimin çözeltiye geçmesini engellenmiş olur. Bununla birlikte bağlanma aktivite düzeyini artırmak için aktif bölgedeki amino asit kalıntılarının taşıyıcıya bağlanması önlenmelidir. Kovalent bağ genellikle enzim yüzeyinde amino asit kalıntıları ve matriksde bulunan fonksiyonel gruplar arasında meydana gelir (Şekil 2.3, Cao 2005). 8

21 Şekil 2.3 Enzimin desteğe kovalent immobilizasyonu: (Cao 2005) a. Aktif amino asit kalıntısı, b. Desteğin fonksiyonel bağ yapacak grubu, c. Destek, d. Ara kol Taşıyıcı materyale enzimin kovalent bağlanması iki basamakta gerçekleştirilir. Birinci basamak taşıyıcının özel reaktiflerle aktifleştirilmesi, ikinci basamak enzimin kovalent bağlanması formundadır. Kovalent bağlamada en çok yer alan fonksiyonel gruplar arasında amino (NH₂) grupları (lizin, histidin, arginin), karboksil (COOH) grupları (aspartik asit ve glutamik asit), hidroksil (OH) grupları (serin, treonin ve tirozin) ve sülfidril (SH) grupları (sistein) sayılabilir (Chae vd. 1998, Quirk vd. 2001, Yang vd. 2003). Taşıyıcı materyalde bulunan fonksiyonel grupların yapısına bağlı olarak siyanojen bromu, karbodiimit, aminoalkiledoksisilan, glutaraldehit, epiklorhidrin gibi özel reaktifler kullanılabilir (Costa vd. 2004). Enzimin aktif bölgesinin kovalent bağ oluşumuna katılmaması gerekir. Bu nedenle kovalent bağlama işlemi sırasında çözeltiye enzim inhibitörleri ilave edilir. Enzim ile taşıyıcı materyal arasında oluşan kovalent bağ uzunluğunun kısa olması ve sayısının fazla olması enzimin sertliğini artırmaktadır. Bu tür kovalent bağlanma modelinde enzimin konformasyonel kararlılığı arttığı için, enzimin sıcaklık, ph ve organik çözücülere karşı kararlılığı artmaktadır (Mateo vd. 2007) (Şekil 2.4, Costa vd. 2004). 9

22 Şekil 2.4.a. Biyokatalizörler ve taşıyıcı arasında oluşan kovalent bağının ara halka ara b. halkasız (uzantısız) (Costa vd. 2004) Protein üzerinde bulunan amino grupları ve fenolik kısımlar hariç diğer fonksiyonel gruplar reaksiyonlar ile bir araya gelebilmektedir (Zhang vd. 2008). Amino etil selüloz, karboimidli bir ortamda enzimdeki karboksil gruplarıyla bağ oluşturur. Proteindeki tiyol kısımları yükseltgenerek N-akriol-sistein ve çapraz bağlayıcı akrilamid kopolimerleriyle bağ oluşturmaktadır. Ticari olarak aktive edilmiş membranlar kovalent olarak enzim immobilizasyonunda kullanılmaktadır (Mulchandam vd. 1998). Bu enzim immobilizasyon metodunda kullanılan enzim sayısı yüksek olmasına rağmen hazırlama işlemleri çok karmaşıktır Entrapment (Hapsetme) Hapsetme metodu ile immobilizasyon, genellikle enzimin organik polimer veya sol-jel gibi bir polimerik ağ içerisine fiziksel yerleştirilmesine dayanır (Bickerstaff 1991, Sheldon 2007a) (Şekil 2.5, Ackerman 2006). Hapsetme yöntemi adsorpsiyon ve kovalent bağlanmadan farklıdır, çünkü çözelti içerisinde serbest bulunan enzim molekülleri, taşıyıcının mikro yapısı içinde hareketsiz olarak yer almaktadır. Taşıyıcı kafesin gözenekliliğinin, enzimin dışarıya sızmasını engelleyecek kadar sıkı olması, aynı zamanda substratın ve reaksiyon sonucu oluşan ürünün hareket etmesine olanak verecek şekilde olmasını sağlar (Bickerstaff 1997). 10

23 Şekil 2.5 Hapsetme immobilizasyonunun gösterimi (Ackerman 2006) Hapsetme metodun bazı avantajlara sahiptir: Hapsetme yöntemleri ile birçok enzim, hücresel organeller ve farklı çaptaki mikroorganizmalar esas olarak özdeş yöntemler kullanarak immobilize edilebilirler. Enzimler immobilizasyon sonucunda değişikliğe uğramazlar. Yüksek molekül ağırlıklı enzim inhibitörlerinin etkilerini yok eder. Hapsetme metodu ile immobilizasyonun bazı dezavantajları (Rao vd. 1998) : Yüksek molekül ağırlıklı substratların hapsedilmiş biyokatalizörlerle temasa gelmeleri zordur. Taşıyıcılar yenilenemezler. 11

24 Enzimlerin tutulmasıyla ilgili farklı yaklaşımlara yaklaşımlara örnek olarak jel veya fiber hapsetme ve mikro kapsülasyon olarak ikiye ayrılır (Bernfeld vd. 1963, Wadiack vd. 1975, Dinelli vd. 1976). a) Polimer matrikste atrikste hapsetme Bu yöntem, polimerizasyonun gerçekleştiği ortamda, çapraz bağlı taşıyıcılarla enzimin tutularak hapsedilmesi esasına dayanır. Böylelikle enzimin enzim kaçışı engellenmiş olur (Şekil 2.6,, Coa 2005) Bu yöntem, zayıf asitler ve alkaliler, yüksek iyonik şiddet, bazı organik çözücülerde dayanıklı olarak çeşitli avantajlar sağlamaktadır (Guisan 2006). Enzim kimyasal modifikasyona uğramaz. Bu yöntem, çeşitli fiziksel formlarda form suda çözünmeyen enzim türevlerinin türevl hazırlanmasına olanak verir. Jel hapsetme için en yaygın matriksler poliakrilamit, polivinil alkol ve silika jel kullanılır. kullanılır En etkileri poliakrilamid mid jel sistemi kullanılarak gerçekleşmektedir (Guilbault 1977). 1977) Şekil 2.6 Enzimin polimerler arasında hapsedilmesi (Cao 2005) 12

25 b) Mikrokapsül ile hapsetme Mikrokapsülleme yöntemi, enzim moleküllerin sferik (küresel) yarı geçirgen polimer membranlar içinde hapsedilme temeline dayanır (Şekil 2.7, Costa vd. 2004). Mikrokapsülleme yönteminde herhangi bir kimyasal bağlanma olmadığından enzim aktifliği serbest enzim aktifliğine yakındır (Chang 1976). Bu yöntem ile oldukça büyük yüzey-hacim oranına ulaşılır. Bu oranının büyük olması da mikrokapsül içerisinde oluşan enzim substrat reaksiyonu olasılığını arttırır. Yarı geçirgen membran, büyük protein ve enzimlerin mikrokapsül dışına çıkmasına engel olurken, küçük substrat ve ürünlerin serbestçe girip çıkmasına izin verir. Bu yöntemin en büyük dezavantajları mikroenkapsülasyon sırasında enzimin bazen inaktive olması immobilizasyon için ve yüksek enzim konsantrasyonuna ihtiyaç duyulmasıdır. Ayrıca, enzimi hapsetmek için, gözenek boyutunun çok düşük olması gerekir ve bu sistemler difüzyon sınırlı olma eğilimindedir. (Rosevear 1987, Costa vd. 2004). Şekil 2.7 Enzim mikrokapsülasyonü (Costa vd. 2004) a. matriks, b. lif, c. kapsül 13

26 Çapraz bağlama Çapraz bağlama yöntemi iki ya da çok fonksiyonlu reaktifler aracılığıyla enzim veya aktif molekülleri arasında kovalent bağlar oluşumuna dayanmaktadır (Eldin 2000, Albayrak vd. 2002). Ayrıca proteinlerin çözünmeyen taşıyıcıya çapraz bağlanmasıyla immobilizasyonu, substrat çözeltisindeki enzim kaybını önlemektedir (Subramanıan vd. 1999, Honda vd. 2006, Wang vd. 2008). Bireysel biokatalitik birimleri (enzimler, organeller, tüm hücreler ) iki ya da çok fonksiyonlu reaktifler (örneğin: glutardialdehid, glutaraldehid, diizosiyanat, hekzametilen diizosiyanat, toluen diizosiyanat, vb) yardımıyla birbirine birleştirilmiştir (Şekil 2.8, Sheldon 2010). Şekil 2.8 Gluteraldehit ile çapraz bağlama (Sheldon 2010) Çapraz bağlanma ile enzimlerin immobilizasyonu çok basit olmasına rağmen enzimlerdeki özel fonksiyonel grupların çapraz bağlayıcı olarak kullanılabilmesi için gereken şartların seçimi ve kurulması zordur (Jansen vd. 1979). Enzim aktivitesi reaksiyon süresi, ph, sıcaklık, iyonik şiddet, çapraz bağlayıcı madde ve enzim konsantrasyonu gibi faktörlere ve bunlar arasındaki dengeye bağlıdır. Enzimin çapraz bağlanması genelde lizinin amino grupları aracılığı ile gerçekleşir. Ancak bazı durumlarda sisteinin sülfidril grupları, tirozinin fenolik OH grupları veya histidinin imidazol grubu da bağlanma için kullanılabilir. Şekil 2.9 biokatalistlerin basit bir çapraz bağlanma yöntemi ile inert moleküllerle immobilizasyonunu gösterir (Şekil 2.9.a). 14

27 Ayrıca ko-çapraz bağlamada mekanik ve enzimatik immobilizasyon hazırlığını geliştirmek için yüksek polimer ağında inert moleküller birleştirilmiştir (Şekil 2.9.b). Şekil 2.9 Çapraz bağlanma yöntemi ile enzim immobilizasyonu (Costa vd. 2004) a. İnerta moleküllerle, b. ko-çapraz bağlama Çapraz bağlama reaksiyonu çok zor koşullarda gerçekleşir. Bu zor koşullar enzimin aktif bölgesinde konformasyonel değişikliğe yol açabilir. Bu da bazı durumlarda önemli ölçüde aktivite kaybına yol açabilmektedir. Bu yöntemin sahip olduğu avantajlar aşağıda verilmiştir: 1. Ortamdaki çapraz bağlayıcı ve monomer derişimini değiştirmek suretiyle farklı büyüklükte gözenek içeren polimerik kafes üretilebilir. 2. Polimerleşme genelde hem kolay hem de hızlı bir şekilde gerçekleşir. 3. Çapraz bağ oluşumunda kullanılan gama veya UV ışınları enzim yapısını ve aktifliğini kimyasal süreçlerden az derecede etkiler. 15

28 2.4.2 Geri dönüşümlü enzim immobilizasyonu Bu immobilizasyon yönteminde immobilize enzimler, enzim-taşıyıcı bağının türünden dolayı ılımlı koşullar altında taşıyıcıdan ayrılabilir (Şekil 2.10, Guisan 2006). Enzim immobilizasyonu için geri dönüşümlü metotların kullanımı ekonomik nedenlerden dolayı oldukça kullanışlıdır çünkü enzimin aktivitesi düştüğünde taşıyıcı rejenere edilip immobilizasyonda tekrar kullanılabilir. Taşıyıcı sistemler için yapılan harcamalar sanayı uygulamalarında önemli bir yer tutmaktadır. Enzimlerin tersinir reaksiyonu biyoanalitik sistemlerdeki uygulamalarda özellikle değişken enzimler için son derece önemlidir (Gupta 1992). Şekil 2.10 Geri dönüşümlü enzim immobilizasyonu (Guisan 2006) 16

29 Adsorpsiyon (kovalent olmayan ilişkiler) En basit immobilizasyon yöntemi olan nonspesifik adsorpsiyon başlıca fiziksel adsopsiyon veya iyonik bağlanma temeline dayanan bir metoddur (Messing 1976, Woodward 1985), (Şekil 2.11, Costa vd. 2004). Enzimlerin fiziksel adsorpsiyonunda hidrojen bağlanma, Van der Waals güçler ve hidrofobik etkileşmeler matrikse bağlanmada etkilidir. Ote yandan enzimlerin iyonik bağlanmasında tuz köprüleri yer almaktadır (Persson vd. 2000). Enzimin aktif bölgesi bu bağlanmadan etkilenmez ve aktivitesini korur (Mulchandam vd. 1998). Kovalent olmayan immobilizasyonda, bağın gücü, reaksiyon şartlarını değiştirerek (ph, iyonik şiddet, sıcaklık, solvent polaritesi) değiştirebilir. Adsorpsiyon ile immobilizasyon ılımlı koşullarda, kimyasal madde kullanımına gerek olmaması, uygulamanın kolay olması ve genellikle enzimin katalitik aktivitesinin korunması açısından avantaj sağlamaktadır. Bu tür metotlar bu nedenlerden dolayı ekonomik olarak ilgi çekici, ancak etkileşimler nispeten zayıf olduğundan, matriksden enzim kaçışı olabilmesi nedeniyle de sorun oluşturmaktadır (Mateo vd. 2000). Ayrıca bu yöntem enzimin tepkime sırasında sızmasına neden olur. Bu da substrat kirletilmesine yol açmaktadır (Pryakhin vd. 1977, Kumakura vd. 2003). Fiziksel adsorpsiyon da taşıyıcı materyalin yüzey kimyasına bağlı olarak enzimin denatürasyonu görülebilir. Şekil 2.11 Adsorpsiyon yöntemi ile enzim immobilizasyonu (Costa vd. 2004) 17

30 İyonik bağlanma Enzimlerin geri dönüşümlü immobilizasyonunda bilinen bir yaklaşım da protein-ligand etkileşimlerini kromatografide kullanılan prensiplere dayandırmaktır (Şekil 2.12, Costa vd. 2004). Örneğin, enzimlerin geri dönüşümlü immobilizasyonundaki kromatografik prensiplerin ilk uygulamalarından biri iyon değiştiricilerin kullanılması olmuştur (Tosa vd. 1966, Tosa vd. 1967, Sharp vd. 1969). Bu metot basit ve geri dönüşümlüdür. Ancak, genelde enzimin hem güçlü bağlandığı hem de tamamen aktif olduğu koşulları bulmak zordur. Yakın bir geçmişte, immobilize polimerik-iyonik ligandların kullanımı proteinmatriks ilişkilerinin ayarlanmasına izin vermiş ve böylelikle türevin özelliklerinin optimizasyonu mümkün olmuştur. Çok sayıda patent, çeşitli enzimleri veya tam hücreleri bağlamak için polietileniminin kullanımı üzerinde yoğunlaşmıştır (Bahulekar vd. 1991). Dolayısıyla, substrat veya ürünler yüklü olduklarında yüklü taşıyıcıların kullanılması, dağılma ve difüzyon nedeniyle kinetiğin bozulması sonucu problem oluşturabilir (Goldman vd. 1968, Goldstein 1972). Bunun sonucunda, optimum ph ve ph stabilitesi gibi enzim özellikleri değişebilir. Bu durum bir problem gibi görülse de, uygulamaya bağlı olarak, belli bir enzimin optimum koşullarının daha alkali veya daha asidik koşullara kaydırılması yararlı olabilir (Brena ve Batista 2006). Şekil 2.12 Taşıyıcıya bağlı iyonik bağlanma yöntemi ile immobilizasyon (Costa vd. 2004) 18

31 Afinite bağlanma Enzim immobilizasyonda yeni bir eğilim, aktifleştirilmiş taşıyıcı ve protein yüzeyinde bulunan spesifik grup arasındaki biyoafinite bağlar oluşumuna dayanır. Bu durum, enzim immobilizasyonu, protein dizisinin belirli pozisiyonda bir afinite kuyruğu kullanılarak elde edilir ve bu protein katlanması veya aktivitesini etkilemez (Andreescu vd. 2006). Bu yöntemin prensibi komplementer biyomoleküller arasında enzim immobilizasyonunu sağlamaktır. Etkileşimlerin önemli derecede seçiciliği metodun en büyük özelliğidir (Solomon vd. 1987). Afinite bağlama iyonik protein adsorpsiyon yöntemlerinin önemli bir alt bölümüdür. Amaç enzim ve immobilize ligand arasındaki spesifik elektrostatik ve hidrofobik etkileşimler istenen proteinin seçici ve sıkı bir durumda bağlanmasını sağlar. Ligand küçük bir molekül olabileceği gibi antikor gibi büyük bir protein de olabilir. Buna rağmen bağlama genişliği, ligandın etkili molekül ağırlığının artışı ile düşme eğilimi göstermektedir. En çok kullanılan afinite bağlama sistemlerinden birisi de biyotinin avidin ile bileşim kullanımıdır. Bu tip immobilizasyonda reaktif fonksiyonel gruba bağlı biyotin türevleri hem katı yüzeye hem de proteine kovalent bağlı bulunmaktadır. Biyotinlenmiş katı ilk önce avidin ile ardından da biyotinlenmiş enzim ile mualeme edilir (Linqiu 2005). Spisifik affinite etkileşimler ile enzim immobilizasyonun da iki temel gereksinim vardır (Andreescu vd. 2006) : 1) Biyouyumlu bir taşıyıcının seçimi gerekli fonksiyonel gruplara sahip olmalıdır (çok yüksek afinite ile) ve özellikle proteinin dış yüzeyinde bulunan hedef grubun tanınması ile ilgili kolay işlevselleştirilmesi. 2) Enzim yüzeyinde özel grupların bulunması Ayrıntılı manipülasyonların kullanılmasının gerekliliği ve maliyet yüksekliğinden dolayı bu yöntem sadece sulu sistemlerde ve pahalı enzimlerin kullanıldığı durumlarda uygun olmaktadır. 19

32 Şelat veya metal bağlama Organik taşıyıcıların yüzeyinde bulunan geçiş metal tuzları veya hidroksitler matriks üzerindeki nükleofilik gruplara koordinasyon yoluyla bağlanırlar. Başlıca titanyum ve zirkonyum tuzları kullanılmaktadır ve bu metot metal bağlı immobilizasyon olarak bilinmektedir (Kennedy vd. 1985, Cabral vd. 1986, Cabral vd. 1991). Bu metal tuzları veya hidroksit ısıtma veya nötralizasyon aracılığı ile taşıyıcı (selüloz, kitin, alginik asit ve silika bazlı taşıyıcılar) üzerine çöktürülür. Sterik etkenler nedeniyle metalin tüm koordinasyon pozisyonlarına matriksin tutulması olanaksızdır, bu sebeple bazı pozisyonlar enzimlerden gelen gruplarla koordine olmak için serbest kalır. Bu yöntem oldukça basittir ve immobilize edilmiş enzimlerle elde edilen spesifik aktiviteler nispeten yüksektir (% 30 80). Bununla birlikte elde edilen sonuçlar değişken olduğundan sonuçlar kolayca tekrar edilmez. Tekrar edilememenin nedeni muhtemelen aynı olmayan adsorpsiyon bölgeleri ve taşıyıcıdan önemli derecede metal iyonu sızması ile ilgilidir. Adsorpsiyon bölgelerinin oluşumunun kontrolünü geliştirmek için şelatlayıcı ligandlar, kararlı kovalent bağlar aracılığıyla katı taşıyıcılar üzerine immobilize edilirler. Sonra metal iyonları koordinasyon yoluyla bağlanır ve proteinlerin tutulması için oluşan kararlı kompleksler kullanılır. Bağlı proteinin elüsyonu çözünür ligandların yarışmasıyla veya ph ı düşürülerek kolayca elde edilir. Sonradan taşıyıcı istendiği zaman EDTA gibi güçlü bir şelatlayıcı ile yıkanarak rejenere edilir. Metal şelat taşıyıcı immobilize metal-iyon afinite (IMA) adsorbanları olarak adlandırılır ve protein kromatografisinde yaygın olarak kullanılmaktadır (Porath 1992, Kågedal 1998). Enzim immobilizasyonu için taşıyıcı olarak farklı IMA-jelleri kullanma yaklaşımları E.coli β- galaktozidazı model olarak kullanılarak araştırılmıştır (Brena ve Batista-Viera 2006) Disülfit bağlarının oluşumu Bu şekilde gerçekleştirilen enzim immobilizasyonu, taşıyıcı ile enzim arasında disülfit (S-S) bağlarının oluşumuna dayanır. Bu sebeple, açık tiyol (-SH) grupları taşıyan enzimler, ılımlı koşullar altında reaktif disülfür veya disülfür oksitlerle sağlanan reaktif 20

33 tiyol destekleri üzerine immobilize edilirler. Bu yaklaşımının temel potansiyel avantajı, tiyol grubu taşıyan enzim ve aktive edilmiş katı destek arasında oluşan bağların geri dönüşümlü olmasıdır. Çünkü immobilize protein, düşük molekül kütleli tiyollerin (örneğin dithiothreitol, DTT) yüksek konsantrasyonu ile serbest hale geçer. Enzim adsorbandan oldukça hızlı bir şekilde ayrılır ve destek tekrar yüklenebilir. Enzimin inaktivasyonundan sonra polimerik desteğin yeniden kullanılabilme imkânı, destek materyalinin yüksek maliyeti ile kullanımının kısıtlı olduğu endüstrilerde immobilizasyonda yeniden kullanımlarına izin verir (Carlsson vd. 1998). 2.5 Enzimlerin Elektrod Yüzeyine İmmobilizasyonu Elektrod yüzeyine enzim immobilizasyonu için kullanılan elektrokimyasal polimerizasyon yöntemi basit ve ilgi çekicidir (Bartlett vd. 1993). Bu yöntem, çok katlı tabakaların elde edilebilmesi, polimerizasyon boyunca geçen yükü izlemek suretiyle film kalınlığının ve immobilize enzim miktarının kontrol edilebilmesi ve metodun tek basamaklı bir işlem ile uygulanabilmesi gibi avantajlara sahiptir. Bu yöntemin uygulanmasında, elektrokimyasal polimerizasyon parametrelerinin seçimi önemlidir. Amperometrik ve potansiyometrik enzim elektrodları oluşturmak için elektrot yüzeylerine enzimlerin immobilizasyonu kullanılır (Wilson 1990). Bunların çoğu elektrot yüzeyine enzimin yerleştirilmesi için geleneksel immobilizasyon yöntemlerini kullanmaktadır. Örneğin, diyaliz membran yüzeyine enzimin fiziksel olarak tutuklanması (Albery vd. 1985, Olsson vd. 1986), elektrot yüzeyine veya polimerik taşıyıcıya (Cooper vd. 1989) enzimin kovalent bağlanması (Kamin vd. 1980, Laval vd. 1984), protein matriks içinde gluteraldehit kullanarak enzimin çapraz bağlanması (Sternberg vd. 1988) sayılabilir. 21

34 2.6 İmmobilizasyon Yöntemlerin Karşılaştırılması Enzimler farklı yerlerde çeşitli amaçlar için immobilize edilir. Bu yüzden birçok enzim için değişik immobilizasyon teknikleri uygulanmış ve gerçekleştirilmiştir. Fakat enzimlerin birbirlerinden farklı kimyasal karakteristikleri ve bileşenleri olması, ayrıca kullanılan substrat ve ürünün farklı kimyasal özellikleri nedeniyle tüm enzimler ve bu enzimler için uygulanabilecek yöntemleri belirlemek mümkün değildir. Ayrıca immobilizasyon yöntemlerinin uygulama şartlarına göre avantajları ve dezavantajları vardır (Kahn 1999). Bu nedenle immobilizasyon işlemi sırasında veya immobilizasyon işleminden sonra aktif bölgenin zarar görmeyeceği bir teknik tercih edilmelidir. Çizelge 2.3 de immobilizasyon tekniklerinin karşılaştırılması gösterilmiştir. 22

35 Çizelge 2.3 Enzim immobilizasyon çok kullanılan yöntemlerinin karşılaştırılması (Nunes ve Marty 2006) Özellikleri (A) Adsorbsiyon (B) Tutuklama (C) Kovalent bağlanma (D) Çapraz bağlanma Matriks materyali İnorganik maddeler: iyon Aljinat, karjenan, Agaroz, selüloz, PVC Çapraz bağlanma değiştirici reçineler aktif jelatin, silikon, (Poli vinil korür), iyon reaktifler: glutaraldehid, karbon, silika jel, kil, seramik stirilpridin grubu ile değiştirici reçineler, bis-izosiyanat, bisalüminyum dioksit, titanyum polivinil alkol, kollojen gözenekli cam diazobenzidine, Organik maddeler: Nişasta, CM poliakrilamit diyazoniyum tuzları Selüloz, modifiye sefaroz poliüretan 23 Bağlanma doğası Tersinir; ph göre değişken, Fiziksel tutuklama Kimyasal bağlanma Hapsetme sıcaklık ve iyon yüküne göre (diyazotatiyon, peptid enzim yüzeyden ayrılabilir. bağı, alkilasyon polifonksiyonel gruplarla bağlanma). Enzim tutunma seviyesi Düşük Düşük Yüksek Yüksek Enzim sızıntısı Orta Orta Çok düşük Düşük Enzim kaybı Önemsiz Önemsiz Önemli Zayif Maliyeti Ucuz Ucuz Pahalı Ucuz Kararlık Düşük Yüksek Yüksek Yüksek 23

36 2.7 İmmobilize Enzimin Özellikleri Enzim immobilizasyonunun sonucu enzim molekülünün katalitik aktivitesi veya termal stabilitesi gibi bazı özellikleri, çözünebilir eşlenikler ile ilgili olarak değişiklik gösterebilir (Trevan 1980, Hartmeier 1988, Kiener 2001). Özelliklerinin modifikasyonun nedeni, ya immobilize enzimin esas aktivitesindeki değişimle veya mikro çevrede immobilize enzimle substrat arasındaki etkileşimin çözelti hacmi ile farklı olmasından kaynaklanır. Immobilizasyonların katalitik özelliklerindeki gözlenen değişim proteinlerin üç boyutlu yapılarındaki değişimle, enzim ve matriks arasındaki bağlanmayla ilgili olduğu düşünülmektedir (Beatriz vd. 2006). Genel olarak enzimler immobilize edildiğinde, enzimin işlemsel stabilitesi gelişir. Stabilizasyon kavramı immobilize enzimler için önemli bir parametredir. Bir çok çalışmada gözlenilen çalışma kararlılığı, enzimin immobilizasyon sırasında ortama fazla yüklemesi ile ilgili olduğunu göstermektedir. Proteinlerin uygun kararlılığı bunların birçok noktada kovalent bağlanması ile gerçekleşmektedir (Blanco vd. 1989). Immobilize enzimlerin kullanımı ile ilgili esas problemlerden birisi katalitik aktivitenin kaybıdır özellikle enzimlerin makro moleküler substratlarıyla gösterdiği etkidir (Zaks 2001). Enzimin aktif bölgesine substratların ulaşımının sınırlanması nedeniyle, substratın sadece yüzeydeki gruplara ulaşması sonucu aktivite kaybı görülebilir. Bu sterik engelleme sırasıyla makro moleküler substratlardan oluşan ürünlerin karakteristik özelliklerini değiştirebilir (Boundy vd. 1976). Bu sterik problemleri önlemek için birçok strateji geliştirilmiştir. Bunlardan bazıları izole makro moleküler zincirlerin ağlarından oluşmuş taşıyıcıların seçimi, immobilize olacak enzim kalıntılarının dikkatli seçimi ve hidrofilik ve inert uzantı kollarının kullanılmasıdır (Guisán 1997). 24

37 2.8 Aldoz Redüktaz Enzimin Yapısı ve İşlevi Enzim komisyonu tarafından (EC ) kodu verilen aldoz redüktaz enzimi, aldoketo redüktaz süper ailesinin bir üyesidir (Wilson vd. 1992, Jez vd. 2001). Aldoz redüktaz, büyük bir substrat özgüllüğü ile NADPH kofaktörüne bağlı olarak monosakkarit gibi birçok karbonil bileşiğin alkole çevirilmesinden sorumlu bir oksidoredüktazdır (Bohren vd. 1989, Petrash 2004). Ayrıca alifatik ve aromatik yapıdaki aldehitleri, monosakkaritleri, streoidleri, polisiklik aromatik hidrokarbonları ve isoflavonoidleri gibii geniş çeşitlilikteki subustratları detoksifikasyon reaksiyonlar sırasında katalize etmektedir (Kumar 1998, Vander Jagt 2003, Reddy vd. 2008). İnsanda bulunan aldoz redüktaz enzimi, AKR1B1 geni tarafından, 7q35 kromozomu üzerinde yer alan, 315 amino asitten oluşan ve 36 kda molekül ağırlığında olan ve herhangi bir metal grubu içermeyen, hücre sitozolünde yer alan monomerik bir proteindir (Ramana and Srivastava. 2009), (Şekil 2.13, Barski vd. 2008). Dolayısıyla lens, retina, böbrek, böbrek üstü bezi, periferik sinirler ve çeşitli üreme organlar gibi memeli dokuların birçoğunda geniş miktarda dağılmış durumdadır (Srivastava vd. 2005, Carbone vd. 2010). Şekil 2.13 İnsandaki aldoz redüktaz enzimine ait genin kromozom üzerindeki lokalizasyonu (Barski vd. 2008) 25

38 Son çalışmalar ALR2 enziminin, detoksifikasyon sistemlerin önemli bir bileşeni olduğunu göstermektedir. Ayrıca çeşitli dokularda ekstrahepatik detoksifikasyon enzim olarak görev yapmaktadır. Bununla birlikte glutatyon konjugasyonlar (birleşikler) gibi aldehitlerin aktivitesini azaltarak savunma mekanizmasında etki sağlamaktadır (Srivastava vd. 2005). Hidrofobik aldehitlerin en bariz endojen kaynağı lipid kperoksidasyonudur. Lipidlerin serbest radikal aracılığıyla peroksidasyonu sırasında, 4- hidroksi nonenal (HNE) gibi toksik aldehidler büyük miktarda üretilmeleri bilinmektedir. Diğer çalışmalar, GS-HNE ve GS-akrolein gibi aldehitlerin konjugatları AR ın çok iyi substratları olduğunu göstermişlerdir (Ramana vd. 2000). Hiperglisemik, peroksidatif stres ve sitokin tepki sırasında ROS un yüksek düzeyleri, nükleer faktör-kappa B (NF-kB) ve aktivatör protein gibi birçok redoks-duyarlı transkripsiyon faktörlerin artışıyla dokularda inflamatuvar yanıta neden olmaktadır. Ayrıca NF-kB düzenlenmesi mitojenik süreçte ROS tarafından büyük önem taşır (Chandra vd. 2003, Ramana vd. 2003). Sitokinler, büyüme faktörleri (GF) ve lipopolisakkaridler (LPS) reaktif oksijen türlerin (ROS) oluşumu ile oksidatif strese neden olurlar. Bu da lipid peroksidasyon tarafından 4-hidroksi trans 2- nonenal (HNE) gibi toksik lipid aldehitleri oluşturmaktadır. (Şekil 2.14, Ramana ve Srivastava 2009). 26

39 Şekil 2.14 Aldoz redüktaz enziminin inflamatuvar sinyaller aracılığıyla rolu (Ramana ve Srivastava 2009) Aldoz redüktaz ve aldehit redüktaz steroidler, katekolaminler ve fosfolipidlerin katabolizmasından türetilen biyojenik aldehitlerin indirgenmesini de katalizlemektedirler (Turner ve Tipton 1972, Tabakoff vd. 1973, Wermuth vd. 1982). Ayrıca bu enzimler kortikosteroid hormonların katabolizmasında ara ürünleri olan isokortikosteroidlerin indirgenmesini katalizlemektedir (Wermuth ve Monder 1983). Son zamanlarda, böbrek üstü bezinde bulunan aldoz redüktaz enzimi, kolesterolun yan zincirinde bölünen bir ürün olarak isokaproaldehid için önemli bir enzim olduğu söylenmektedir (Matsuura vd. 1996). 27

40 İnsan aldoz redüktaz enziminde bir dizi substrat araştırılmış ve isokortikosteroidler (Wermuth ve Monder 1983) ve isokaproaldehidler (Matsuura vd. 1996) bugüne kadar bilinen en iyi fizyolojik subustratlar olarak bildirilmiştir. Doymamış yağ asitlerinden oksidatif hasarla üretilen 17α-hidroksiprogestron (Petrash vd. 1996) ve 4- hidroksinonenal (Vander Jagt vd. 1995) reaktif aldehit olarak enzim için çok iyi bilinen substratlardır. 3-deoksiglükozun çapraz bağlayıcı ajan olarak, nonenzimatik glikasyonda ara ürün olarak oluşur ve aldoz redüktaz için iyi bir substrattır (Feather vd. 1995). Ayrıca aldoz redüktaz akrolein azalmasını katalizler. ALR2 enzimi, özellikle lipid peroksidasyon esnasında yüksek miktarda oluşan orta ve uzun zincirli aldehitlerin (C6- C18) indirgenmesinde etkilidir (Srivastava vd. 2005). Yaklaşık 40 yıl önce polyol yolağı ilk kez Hers tarafından seminal veziküllerde tespit edilmiştir (Hers 1956). Polyol yolağı diyabetik komplikasyonların patogenezinde önemli rol oynamaktadır. Bu yolakta aldoz redüktaz ve sorbitol dehidrogenaz enzimleri görev yapmaktadır (Gabbay 1966). Glukoz metabolizmasında polyol yolunun en önemli enzimi olan ve bu yolun aktivitesini sınırlayan aldoz redüktaz normalde toksik yapıdaki aldehitleri, aktif olmayan alkollere indirgemektedir. Ayrıca AR, NADPH kofaktör varlığında glukozu sorbitola dönüştürürken, antioksidan savunma sistemi enzimi olan glutatyon redüktazın fonksiyonu için gerekli olan NADPH kaynakların tüketilmesine ve hücre içi oksidatif stresin oluşumundaki artışa sebep olmaktadır (Lee ve Chung 1999). Bu durum DNA bozulmasına yol açarak hücrelerin apoptozuna neden olur. Bu reaksiyonda çoğunlukla endoteliyal hücreler hasar görerek mikrovaskülerin bozulmasına neden olur (Beltramo vd. 2004). Diğer bir enzim olan sorbitol dehidrogenaz, kofaktor olarak NAD+ ile sorbitolu fruktoza çevirir (Carper vd Yabe-Nishimura 1998, Brownlee 2001), (Şekil 2.15). 28

41 Şekil 2.15 Aldoz redüktaz enzimi ve polyol yolağı (Brownlee 2001) Tüm diğer aldo-keto keto redüktaz süper ailesi enzimleri gibi aldoz redüktaz enzimin enzimi üç boyutlu yapısı de (α/β)8 katlanması ile oluşan bir mimaridedir.. Bu modelin merkezinde uç uca eklenmiş olan sekiz beta zincirinin zincirinin etrafını, sekiz alfa heliksin sarmasıyla (α/β)8 ( fıçı yapısı oluşmaktadır. Ayrıca, H1-α-heliks, H1 H2-α-heliks,, ilmek A, B ve C yapıları da modele eşlik etmektedir (Jez vd. 1997, Bohren vd. 2005), (Şekil 2.16, 2.16 Hyndman vd. 2009). Aldoz redüktaz enziminin aktif bölgesi, β fıçı ıçı yapının karboksil terminalinde yer alarak hidrofilik ve hidrofobik olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır (Oka vd. 2000, El-Kabbani Kabbani vd. 2004, 2004 Steuber 2006). Aktif bölge çok yüksek ek derecede hidrofobik olmakla beraber, aromatik kalıntılar (Trp20, Tyr48, Trp79, Trp111, Phe121, Phe122 ve Trp219), apolar kalıntılar (Val47, Pro218, Leu300 ve Leu301) ve polar kalıntılardan kalıntılar (Gln49, Cys298 ve His110) oluşmaktadır. oluşmaktadır. Ayrıca aktif bölgede 3 proton verici Tyr 48, His 110 ve Cys 298 amino asitin yan grupları da tespit edilmiştir (Alexiou vd. 2009). 29

42 Şekil 2.16 Aldoz redüktaz enziminin (α/β) 8 fıçı modeli (Hyndman vd. 2009) Bu bölgede yapılan mutajenik çalışmalar; Cys 298 amino asidinin, nikotinamid halkasının aktif bölümünden uzakta yer aldığını ve aldo-keto redüktaz süper aile enzimleri tarafından kesinlikle korunan bir parça olmadığını gösterdikleri gibi, enzim reaksiyonu için de önemli bir unsur olmadığını ileri sürmektedirler (Petrash vd. 1992). Histidin ise, pk a değerinin 6 7 arasında olduğu (Liu vd. 1993) ve ALR2 dâhil olmak üzere aldo-keto redüktaz süper ailesinin bazı enzimlerinde de proton donürü olarak görev yaptığı bilinmektedir (Fersht 1999). NADPH kofaktörü enzimin aktif bölgesine bağlanırken nikotinamid halkasındaki amid grubu Gln184, Asn163 ve Ser162 kalıntıları ile hidrojen bağı kurar. Ayrıca, kofaktör yapısındaki adenozin halkasının 2'-fosfatı ile enzimin aktif bölgesinde bulunan Lys263 ve Arg269 kalıntıları arasında kurulan tuz köprüleri, kofaktörün enzim üzerindeki kararlılığını arttırmaktadır. Fosfat gurubunun kurmuş olduğu bu tuz köprüleri, enzimin 30

43 NADH yerine NADPH ı NADPH tercih etme sebebini de açıklamaktadır (El-kabbani (El vd. 1998), (Şekil 2.17). k aldoz redüktaz enziminin aktif merkezine yerleşmesi Şekil 2.17 NADPH kofaktörünün (El-Kabbani Kabbani vd. 1998) Aldoz redüktazın aktif bölgesinde bulunan His113 aracılığıyla, subsratın karbonil grubunun karbonuna kofaktörün nikotinamit halkasında yer alan 4-pro-R 4 hidrojen transferi gerçekleşirken, nikotinamitin dördüncü karbonu ile Van der Waals etkileşimi kuran Tyr50 nin hidroksil grubundan subsratın karbonil oksijenine proton transferi gerçekleşmektedir (Şekil 2.18, 2.18 Kim vd. 2006). Katalitik reaksiyonun bu aşamasında gerçekleşen proton transfer, transfer, Asp45 ile tuz köprüsü kuran Lys80 nin amonyum yan zinciri ile Tyr50 nin hidroksil grubu arasında hidrojen bağ oluşumu tarafından kolaylaştırılmaktadır laştırılmaktadır (Lui ( vd. 1993, Bohren vd. 1994). Bu yüzden, aldehit yapıda bulunan substrat alkole indirgenirken, indirgen formdaki NADPH da okside forma NADP geçmektedir. Bu şekilde ALR2 tarafından gerçekleşen bu mekanizma son bulmaktadır. 31

44 Şekil 2.18 Subsratın aktif merkeze yerleşmesi (Kim vd. 2006) 2.9 Aldoz Redüktaz Enziminin Hastalıklardaki Rolü ALR2 ve overlerdeki anormallik Galaktoz birçok makro moleküllerin sentezi için önemli bir enerji sağlayan besin ve temel substrat olmasına rağmen, galaktoz ve metabolitlerin birikimi karaciğer, beyin, lens ve böbrek için toksik olup ve memeli overlerde hasara neden olmaktadır (Liu vd. 2000). Ayrıca tiroid fonksiyonu da etkilenebilmektedir (Segal vd. 1977, Kaufman vd. 1981). Galaktoz lens için de aldoz redüktaz enzimin etkisiyle galaktitole dönüşür. Galaktitol zayıf (düşük dozla) metabolize edilerek, overlerde ozmotik dengesizlik ve GSH depoların tükenmesine yol açarak hasar oluşturur. Yapılan çalışmalarda, aldoz redüktaz inhibitörlerinin hayvanlarda galaktitol düzeylerinde indirgenme ve galaktoz bağımlı toksiteyi de önlediği gösterilmiştir (Meyer vd. 1992, Bery 1995). 32

45 2.9.2 ALR2 ve kanser Aldoz redüktaz enzimi pek çok kanser hücresinde fazla miktarda ifadelenmektedir. (Kang vd. 2005). Kolon kanserinin temel özelliklerinden biri, icox 2 (siklooksigenaz 2) enziminin aşırı ekspresyonudur. Bu enzim, araşidonik asitten sentezlenerek kolon epitel hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasını sağlayan prostaglandinlerin sentezini gerçekleştirmektedir. Bu hücrelerde, COX-2 nin transkripsiyonel düzenlenmesi çeşitli büyüme faktörleri (TGF, IGF, VEGF, FGF) ve sitokinler (TNF-α) tarafından sağlanmaktadır. Bununla beraber, büyüme faktörleri ve sitokinler ALR2 enziminde transkripsiyonunu aktive etmektedir (Tammali vd. 2006). TNF-α gibi proinflamatuvar sitokinler ülseratif Kolit ve Crohn hastalığı gibi hastalıkların patofiziyolojisinde önemli rol oynayarak kolorektal ve kolon kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır. Benzer şekilde, çeşitli antioksidanlar ve NF-κB aktivasyonu inhibe eden bileşiklerin kolon kanserinin ilerlemesini önlemede yararlı olduğu gösterilmiştir, ancak mekanizmalar iyi anlaşılmamıştır (Tammali vd. 2007). ALR2 inhibisyonu, TNF-α uyarımlı ve NF-κB nin aktivasyonunu Caco2 hücrelerinde engellemektedir ve böylece COX 2 enzimi ve PGE2 gibi inflamasyon marker ifade edilememektedir. Bu durum ALR2 enziminin, NF-κB nin aktivasyonu için gerekli olduğunu göstermektedir (Tammali vd. 2006, Tammali vd. 2007). Ayrıca, HepG2 ve Helâ hücreleri gibi bazı kanser hücrelerinde ve insan karaciğer kanser hücrelerinde ALR2 ve aldoz redüktaz benzeri protein 1 (ARL 1) in aşırı miktarda sentezlendiği bilinmektedir. ARL 1, ALR2 ile benzer enzimatik aktivasyon göstermektedir. Bulgular aldoz redüktaz inhibisyonun kemoterapötik ilaçlara karşı Hela hücre hassasiyetinin artığını göstermektedir ve AR aktivasyonunun fazla miktarda ifadelendiği nedeniyle ilaç direnci olasılığı kanıtlamaktadır. Bununla beraber sık görülen göğüs, ovaryum, rektal ve servikal tümörlerde de aldoz redüktaz yüksek düzeyde ifadelenmektedir (Saraswat vd. 2006). 33

46 ALR2 enzimiyle yaklaşık %71 benzerlik gösteren ve aldoz redüktaz ailesinin bir üyesi olan AKR1B10, çoğu dokuda ifade olmazken, ilk defa ince barsak ve kolon hücrelerinde saptanmış ve karaciğer hücrelerinde de çok az miktarda ifadelendiği bildirilmiştir (Penning 2005). AKR1B10, sigara kullanımına bağlı olarak çoğu adenokarsinomada olduğu gibi, insan karaciğer kanser hücrelerinde ve uterus kanserinde aşırı sentezlenmektedir (Fukumoto vd. 2005, Balendiran vd. 2009). Ayrıca, bu enzim all-trans-retinal molekülünü, all-trans-retinole çevirirken, retinoik asit sinyal oluşumunu engellemektedir (Şekil 2.19, Penning 2005). Squamous (yassı hücre) metaplasisinde (doku değişimi) bu enzimin aşırı miktarda ifadelendiği bilinmektedir. Bu durum, yassı hücre karsinomanın gelişimine yol açmaktadır (Penning 2005). Şekil 2.19 AKR1B10 nun akciğer hücrelerindeki retinoik asit sinyali üzerine etkisi, RALDH: Retinaldehit dehidrogenaz, ADH: Alkol dehidrogenaz (Penning 2005) 34

47 3. MATERYAL VE YÖNTEM 3.1 Kullanılan Cihazlar Hassas Terazi (METTLER TOLEDO AL 204) Manyetik Karıştırıcı (VELP SCIENTIFICA) Otomatik Pipetler (Gilson) Yüksek Devirli Soğutmalı Santrifüj (Sigma 3K30) Homojenizatör (Pro Scientific Inc) Vorteks (IKA Works do Brasil Ltda) ph-metre (HANNA instruments Inc ph 211) Spektrofotometre (Analitik Jena SPECORD 200) Derin Dondurucu (-40 C) (Bosch) Buzdolabı (Arçelik) Kullanılan kimyasal maddeler (NH 4 ) 2 SO 4 (Merck), NaCl (Merck), NADPH (Sigma), DL-gliseralaldehit (Sigma), KH 2 PO 4 (Sigma), K 2 HPO 4 (Sigma), Bio-Rad Reagent (BIO-RAD), sığır serum albümini (BSA) (Sigma), jelâtin (Sigma) ve gluteraldehit (Sigma) firmalarından temin edilmiştir Denekler Deney için normal diyetle beslenmiş sığırlardan elde edilen karaciğer ve böbrek kullanılmıştır. Kırıkkale mezbahasında kesilen sığırlardan alınan karaciğer ve böbrekler bekletilmeden buz kutularına alındıktan sonra 40 C de saklanmıştır. Daha sonra, donmuş karaciğer ve böbrek dokusundan homojenatlar hazırlanmıştır. Elde edilen karaciğer ve böbrek homojenatlarından aldoz redüktaz enzimi izole edilmiştir. ALR2 enzimleri üzerine enzimin farklı çapraz bağlayıcılar ve taşıyıcı sistemleri aracılığı ile immobilizasyonunun etkileri incelenmiştir. Yapılan tüm deneyler üçer defa tekrarlanmıştır. 35

48 3.2 Yöntem Aldoz redüktaz enziminin izolasyonu Deneylerde sığır karaciğer ve böbrek kullanılmıştır. Karaciğer ve böbrek dokularından ALR2 enzimi izole edilmiş (Das ve Srivastava 1985) ve aktivite tayinleri yapılmıştır. İzolasyon işlemi için, -40 C de saklanmış sığır dokularından alınan karaciğer ve böbrek, tartılıp, ağırlıklarının 3 katı kadar distile su eklendikten sonra, homojenize edilmiştir. Elde edilen homojenat +4 C de, 10000g de 20 dakika santrifüj edilmiştir. Elde edilen süpernatan üzerine, % 40 doygunluk oluşturabilmek için doymuş amonyum sülfat çözeltisi eklenmiştir. Daha sonra, süspansiyon magnetik karıştırıcı ile 15 dakika karıştırılıp, +4 C, 10000g de 20 dakika santrifüj edilmiştir. Bu şekilde inert proteinler ayrıldıktan sonra elde edilen ikinci süpernatana, % 50 satürasyon için tekrar doymuş amonyum sülfat ilave edilip, 15 dakika karıştırılmış ve tekrar +4 C, 10000g de 20 dakika santrifüj edilmiştir. % 50 doygunluktaki bu üçüncü süpernatana toz amonyum sülfat eklenerek % 75 doygunluk sağlandıktan sonra hiç bekletmeden +4 C, 10000g de 20 dakika santrifüj edilmiştir. Santrifüj sonunda elde edilen pellet, 5 ml 0.05 M NaCl içersinde çözülerek aktivite tayinlerinde kullanılmıştır (Sekil 3.1). 36

49 SIĞIR KARACİĞER VE BÖBREK Kan Atılır Atılır H₂O ile yıkanır H₂O ile yıkanır Küçük parçalar halinde kesilmiş doku Doku ağırlığının 3 katı kadar distile su Santrifüj ( xg x 20 dakika) Homojenat Homojenizasyon Atılır Pellet Süpernatant Santrifüj ( xg x 20 dak), % 40 AS Atılır Pellet Süpernatant Santrifüj ( xg x 20 dak), %50 AS Atılır Pellet Süpernatant Santrifüj ( xg x 20 dak), % 75 AS Atılır Pellet Süpernatant 10 ml 0.05 m NaCl çözünür Şekil 3.1 Sığır karaciğer ve böbrek saflaştırılması ve çözünürleştirmesi 37

50 3.2.2 Aldoz redüktaz protein miktar tayini Kullanılan çözeltiler: 1. Sığır serum albümin çözeltisi (BSA): 2mg/ml 2. BIO-RAd Reagent Çalışmamızda protein miktarı tayini için Bradford metodu (Bradford 1976) kullanılmıştır. Protein miktar tayininde standart olarak sığır serum albümini (BSA) kullanılmıştır. Stok BSA çözeltisinden konsantrasyonu 0.4, 0.6, 0.8, 1.0, 1.2, 1.4 mg/ml olan standartlar hazırlanmıştır. Organik boya olarak kullandığımız BIO-RAD Reagent, 1/5 oranında seyreltildikten sonra Whatman no.1 filtre kâğıdı aracılığıyla süzülmüştür. Deney tüplerine; stok BSA çözeltisinden hazırlanan standart çözeltilerden 0.1 ml alınarak üzerlerine hazırlanmış olan organik boyadan 5 er ml eklenmiştir. 1 ml lik küvetlere hazırlanan bu çözeltilerden 1 ml çekilerek spektrofotometre de 595 nm de ölçümler yapılmıştır. Protein miktar tayininde daha hassas sonuç elde etmek için enzim, 1/40 oranında seyreltilmiştir. Standartlarda olduğu gibi 0.1 ml enzime 5 ml organik boya eklendikten sonra spektrofotometrik ölçümü yapılmış ve standart grafikten protein miktarı mg/ml cinsinden hesaplanmıştır. 38

51 3.2.3 İmmobilizasyon jelinin hazırlanması Kullanılan çözeltiler: g granül fotografik jelâtin M gluteraldehid M fosfat tamponu, ph=7.4 Jelatin potasyum fosfat ( M, ph: 7.4) tamponu içinde 30 dakika oda sıcaklığında şişmesi sağlanmış. Sonra fosfat tamponu içeren jelâtin, jelâtinin çözünmesi için sıcaklığı 50 o C olan sıcak su banyosuna daldırılmıştır. Sıcaklığı ºC e düşürülmüş ve değişik ünitelerde aldoz redüktaz enzimi ilave edilerek vorteks ile karıştırılmıştır. En son olarak, çapraz bağlayıcı gluteraldehit (5 10 ⁵ M) ortama ilave edildikten sonra, immobilizasyon jeli hazırlanmıştır. Karışım dan 100 er µl alınarak selüloz triasetat üzerine yerleştirilmiştir. Enzim-jelâtin spotları 24 saat boyunca oda sıcaklığında kurutulmuştur. Spotların çapı kuruduktan sonra yaklaşık 1.0 cm olmaktadır Aldoz redüktaz enzimin aktivite tayini Glukoz + NADPH + H+ Aldoz Redüktaz Sorbitol + NADP+ Kullanılan çözeltiler: 1. Doymuş amonyum sülfat çözeltisi M stok NADPH çözeltisi M stok gliseraldehit çözeltisi M fosfat tamponu, ph= M NaCl çözeltisi Sığır karaciğer ve böbrekten elde ettiğimiz ALR2 enziminin aktivitesi, 340 nm dalga boyunda UV 1700 spektrofotometre kullanılarak tayin edilmiştir. Enzim aktivitesi bu 39

52 dalga boyunda, NADPH konsantrasyonundaki azalmaya bağlı olarak ölçülmektedir (Cerelli vd. 1986). Reaksiyon ortamı, 2.7 ml fosfat tamponu, 0.1 ml NADPH (2x10 5 M final konsantrasyon) ve inkübasyon ortamına 0.1 mg (4.172 x 10 8 U) protein (aldoz redüktaz izolatı) eklenerek hacim 2.9 ml ye tamamlanarak hazırlanmıştır. Reaksiyon, yukarıda hazırlanan küvete 0.1 ml DL-gliseraldehit (5x10 4 M final konsantrasyon) ilavesi ile başlatılmıştır. 340 nm de ve 37 C de NADPH konsantrasyonundaki azalma 5 dakika sürecince takip edilmiştir. Daha sonra absorbans değerleri lineer olan aralıklar tespit edilip, eğim hesapları yapılmıştır. Eğim değerleri, aşağıdaki formüle uygulanarak enzimin aktivitesi U/L cinsinden hesaplanmıştır. Bu değer %100 enzim aktivitesi olarak kabul edilmiştir. U/L = A V(L) 1000 (µ mol/min 1 /L 1 ) t v(l) ɛ d A = Test tüpündeki absorbans farkı t = Zaman (Dakika) A/ t = Eğim ε = Ekstinsiyon Katsayısı (6.22 mmol 1 mm 1 ) d = Işık Yolu (10 mm) V(L) = Total Hacim v(l) = Enzim Hacmi 40

53 3.2.5 Aldoz redüktaz enziminin immobilizasyonu aktivite tayini Bölüm de aldoz redüktaz immobilizasyonu açıklanmaktadır. Düzgün film stripleri immobilize aldoz redüktaz tayini için seçilmiştir. Reaksiyon ortamı 2.7 ml potasyum fosfat, 0.1 ml NADPH, 0.1 ml DL-gliseraldehit içermektedir. Reaksiyon ortamına NADPH ın ilave edilmiş ve 340 nm de absorbansı ölçülmüştür. Sonra film stripi reaksiyon ortamına daldırılarak oda sıcaklığında tam olarak 20 dakika inkübe edilmiş ve reaksiyon ortamından film stripi alınarak reaksiyon durdurulmuştur. Tekrar absorbansı 340 nm de ölçülmüştür. U/L = A V(L) 1000 (µ mol/min 1 /L 1 ) t v(l) ɛ d A = Test tüpündeki absorbans farkı t = Zaman (Dakika) A/ t = Eğim ɛ = Ekstinsiyon Katsayısı (6.22 mmol 1 mm 1 ) d = Işık Yolu (10 mm) V(L) = Total Hacim v(l) = Enzim Hacmi Bağlanmayan enzimin ortamdan uzaklaştırılması Hazırlanan immobilize aldoz redüktaz film stripleri 25ºC, 3 kez 5 er dakika 2.7 ml potasyum fosfat tamponunda ( M, ph=6.2) yıkanarak enzim sızıntısı için test edilmiştir. Immobilize olmayan enzim aktivitesi bölüm de tanımlandığı gibi belirlenmiştir. Daha sonra, immobilize enzim film striplerinin optimizasyonu için ph, sıcaklık, depolama ve tekrar kullanabilirlik gibi çeşitli parametreler araştırılmıştır. 41

54 3.2.7 Serbest ve immobilize aldoz redüktaz enzimin karakterizasyonu Enzimler protein yapısındaki moleküller oldukları için katalitik aktiviteleri çevre koşullardan büyük ölçüde etkilenmektedir. Özellikle ortam ph sının ve ortam sıcaklığının enzim aktivitesi üzerine etkisi büyüktür Serbest ve immobilize enzimlerin optimum ph larının belirlenmesi Ortam ph sının enzim aktivitesine etkisini incelemek için inkübasyon tamponunun ph sı ph 4 ile ph 9 arasında değiştirilerek standart koşullarda serbest aldoz redüktaz enzim aktiviteleri bölüm de tanımlandığı gibi ölçüldü. Ayrıca ph ın immobilize enzim aktivitesine etkisi, bölüm de tanımlandığı gibi farklı tamponlarla ph 4 9 aralığında film striplerin yıkanması ile test edildi. İnkübasyon karışımlarının içerdiği tampon türü ve ph değerleri: asetat (ph 4 6), fosfat (ph 6 9) olarak seçildi. Enzim aktivitesi (% Maksimum Aktivite) ile ph arasında çizilen grafikten enzimin optimum ph değeri belirlendi Serbest ve immobilize enzimlerin optimum sıcaklıklarının belirlenmesi Serbest ve immobilize enzim aktivitelerinin sıcaklığa bağımlılığını incelemek ve optimum sıcaklığı belirlemek amacıyla inkübasyon sıcaklığı 5 70ºC sıcaklık aralığında değiştirilerek (5, 10, 15, 20, 30, 40, 50, 60 ve 70 ºC) enzim aktiviteleri bölüm ve e göre ölçüldü. Enzim aktivitesi (% Maksimum Aktivite) ile sıcaklık arasında çizilen grafikten enzimin optimum sıcaklık değeri belirlendi İmmobilize aldoz redüktazın tekrar kullanım kararlılığının belirlenmesi Çapraz bağlayıcı gluteraldehit, karaciğer için ( U), ( U) ve ( U) ve böbrekte ise ( U) konsantrasyonunda enzim kullanılarak sağlanmıştır. ( U) ve ( U) hazırlanan film stripleri 25ºC bir gün boyunca 15 kez, ( U) konsantrasyonda immobilize edilmiş enzimler 10 gün 42

55 boyunca ve farklı konsantrasyonlarda ( U), ( U) ve ( U) enzim film stripleri 4 kullanım sonra, tekrar kullanım sayısı için test edilmiştir. Immobilize edilmiş aldoz redüktaz enziminin tekrar kullanım etkisini belirlemek amacıyla belli aralıklarla Bölüm de verilen yöntem ile enzim aktifleri tayin edilmiştir. Bu işlemler devamlı tekrarlanarak enzimin aktivite kaybı tespit edilmiştir Serbest ve immobilize enzimlerin depolama kararlılıklarının belirlenmesi Serbest ve immobilize redüktaz aktivitesi üzerine depolama kararlılığının belirlenmesi için, enzim 4ºC e ve 25ºC sıcaklıkta farklı koşullar altında saklandı. 20 ve 10 gün boyunca saklanan serbest ve immobilize enzimlerden belirli zaman aralıklarında örnekler alınarak aktiviteleri bölüm ve bölüm de verilen yöntemlerle belirlendi. 43

56 4. BULGULAR Sığır karaciğer ve böbrekten elde edilen aldoz redüktazın protein miktarını ölçmek için Bradford yöntemi kullanılmıştır (Bradford 1976). Bu yönteme göre, stok BSA çözeltisinden hazırlanan 0.4, 0.6, 0.8, 1.0, 1.2, 1.4 mg/dl olan standartların 595 nm de spektrofotometrik ölçümleri yapılmıştır. Bu çalışmanın ardından 1/40 oranında seyreltilen 0.1 ml lik enzime 5 ml BIO-RAD çözeltisi eklenerek seyreltilen enzimin protein miktarı 595 nm de ölçülmüştür ve standart grafiğe göre karaciğerde protein miktarı ± 0.09 mg/ml ve böbrekte 7.98 ± 0.07 mg/ml olarak hesaplanmıştır. Karaciğer ve böbrekten elde edilen serbest ve immobilize aldoz redüktaz enzimi için, mg protein başına düşen enzim miktarı çizelge 4.1 de açık bir şekilde özetlenmiştir. Çizelge 4.1 Aldoz redüktazın izolasyonu sırasında belirlenen protein içerikleri ve enzim aktiviteleri Aldoz Redüktaz Aktivite (Ünite) Protein (mg) (U/mg protein) Karaciğer Böbrek Sığır karaciğer ve böbrekten elde ettiğimiz aldoz redüktaz enziminin enzim aktivitesi 340 nm de NADPH kontrasyonundaki azalmaya bağlı olarak ölçülmüştür. Standart grubunda karaciğerde sadece aldoz redüktaz enziminin oluşturduğu aktivite değeri U/L ve böbrekte U/L olarak hesaplanmıştır (Şekil 4.1). Bu değer % 100 enzim aktivitesi olarak kabul edilmiştir. 44

57 Şekil 4.1 Karaciğer de aldoz redüktaz enzime ait absorbans (nm) ve zamana (sn) bağlı eğim grafiği 4.1 Bağlanmayan Enzimin Uzaklaştırılması Immobilize olmayan enzimin uzaklaştırması için, immobilize aldoz redüktaz film stripleri potasyum fosfat tamponunda (0.067 M, ph=6.2) yıkandı. Her yıkama işlemi 25ºC de 5 dakika süre ile gerçekleştirildi. Sızıntı testleri enzimin değişik ünitelerinde gerçekleştirilmiştir. Sızıntı test sonuçları 3 yıkamadan sonra aktiviteleri, çizelge 4.2 de farklı enzim konsantrasyonları için sunulmuştur. Sonuçta orantılı olarak, aldoz redüktaz enzimin miktarı artıkça film striplerin enzim sızıntısıda artmaktadır. 45

Amino Asitler. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu ( NH 2 ) hem de karboksil grubu ( COOH) içeren bileşiklerdir.

Amino Asitler. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu ( NH 2 ) hem de karboksil grubu ( COOH) içeren bileşiklerdir. Amino Asitler Amino asitler, yapılarında hem amino grubu ( NH 2 ) hem de karboksil grubu ( COOH) içeren bileşiklerdir. 1 Fizyolojik ph da, amino asitlerin amino grubu proton taşır ve pozitif yüklüdür;

Detaylı

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R AMİNO ASİTLER AMİNO ASİTLER H 3 N + C a H R a-amino Asit (AA) Yapılarında Amino (-NH 3 + ) grubu Karboksil (- ) grubu Yan zincir ( R ) taşıyan organik bileşiklerdir (a-amino karboksilik asitler) Kısa zincirli

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Amino asitlerin sınıflandırılması

Amino asitlerin sınıflandırılması Amino asitlerin sınıflandırılması Biyolojik açıdan önemli olan amino asitler farklı R grupları taşımaktadır. R grupları kimyasal olarak çok değişken olduğu ve bu değişkenliğin fonksiyonel gruplar ile arttığı

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry Chapter 4: Biomolecules, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry/Hikmet Geckil Chapter 4: Biomolecules 2 BİYOMOLEKÜLLER Bilim adamları hücreyi

Detaylı

Aminoasitler proteinleri oluşturan temel yapı taşlarıdır. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu (-NH2) hem de karboksil grubu (-COOH) içeren

Aminoasitler proteinleri oluşturan temel yapı taşlarıdır. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu (-NH2) hem de karboksil grubu (-COOH) içeren AMİNO ASİTLER Aminoasitler proteinleri oluşturan temel yapı taşlarıdır. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu (-NH2) hem de karboksil grubu (-) içeren bileşiklerdir. Amino asitler, hem bir asidik

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AY EKİM 06-07 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI. SINIF VE MEZUN GRUP KİMYA HAFTA DERS SAATİ. Kimya nedir?. Kimya ne işe yarar?. Kimyanın sembolik dili Element-sembol Bileşik-formül. Güvenliğimiz ve Kimya KONU ADI

Detaylı

8. Hafta Amino Asitler, Peptidler ve Proteinler: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI PEPTİT BAĞI

8. Hafta Amino Asitler, Peptidler ve Proteinler: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI PEPTİT BAĞI 8. Hafta Amino Asitler, Peptidler ve Proteinler: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI PEPTİT BAĞI Bir amino asidin -amino grubu 2. bir amino asidin -karboksil grubuyla reaksiyona girince bir molekül su ayrılarak

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KİMYA ANABİLİM DALI DERS PLANI Güz Yarı yılı HAFTALIK DERSİN ADI

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KİMYA ANABİLİM DALI DERS PLANI Güz Yarı yılı HAFTALIK DERSİN ADI 2016-2017 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KİMYA ANABİLİM DALI DERS PLANI Güz Yarı yılı HAFTALIK DERSİN ADI DERS SAATİ KREDİSİ DERSİN T U L Topl. KODU FKM5101 Koordinasyon Kimyası I AKTS KREDİSİ FKM5102 İleri Anorganik

Detaylı

KİMYA-IV. Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş

KİMYA-IV. Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş KİMYA-IV Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş Organik Kimyaya Giriş Kimyasal bileşikler, eski zamanlarda, elde edildikleri kaynaklara bağlı olarak Anorganik ve Organik olmak üzere, iki sınıf altında toplanmışlardır.

Detaylı

HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin

HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI Dr. Yasemin Sezgin yasemin sezgin HÜRESEL BOYAMANIN TEMEL PRENSİPLERİ Hem fiziksel hem kimyasal faktörler hücresel boyamayı etkilemektedir BOYAMA MEKANIZMASı Temelde boyanın

Detaylı

AMİNO ASİTLER. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

AMİNO ASİTLER. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ AMİNO ASİTLER Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ Proteinler, tüm hücrelerde ve hücrelerin tüm bölümlerinde en çok bulunan biyolojik makromoleküllerdir ve canlının kuru ağırlığının % 50 veya daha fazlasını kapsarlar.

Detaylı

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ Karbonun önemi Hücrenin % 70-95ʼ i sudan ibaret olup, geri kalan kısmın çoğu karbon içeren bileşiklerdir. Canlılığı oluşturan organik bileşiklerde karbon atomuna

Detaylı

PROTEİNLERİN SAFLAŞTIRILMASI

PROTEİNLERİN SAFLAŞTIRILMASI PROTEİNLERİN SAFLAŞTIRILMASI Bir hücre ve dokudan istenilen bir proteinin saf halde izole edilmesi oldukça güç bir olaydır. Bu proteinin konsantrasyonu düşük ise binlerce farklı protein arasından ayırmak

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52.

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52. İ Ç İ NDEKİ LER Ön Söz xiii K I S I M 1 Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1 BÖLÜM 1 Giriş 3 1.1 Su 4 1.2 Atık Sular ve Su Kirliliği Kontrolü 5 1.3 Endüstriyel ve Tehlikeli Atıklar

Detaylı

Protein, karbonhidrat ve lipidler

Protein, karbonhidrat ve lipidler 3 Protein, karbonhidrat ve lipidler 3 Protein, karbonhidrat ve yağlar 3.1 Hangi moleküller canlılara özgüdür? 3.2 Proteinlerin kimyasal yapısı ve görevleri nelerdir? 3.3 Karbonhidratların kimyasal yapısı

Detaylı

1. Öğretmen Kılavuzu. 2. Öğrenci Kılavuzu

1. Öğretmen Kılavuzu. 2. Öğrenci Kılavuzu 1. Öğretmen Kılavuzu a. Konu b. Kullanıcı Kitlesi c. Deney Süresi d. Materyaller e. Güvenlik f. Genel Bilgi g. Deney Öncesi Hazırlık h. Ön Bilgi i. Deneyin Yapılışı (Prosedür) j. Deney Sonuçları k. Öğrenci

Detaylı

Enzimler ENZİMLER ENZİMLER ENZİMLER İSİMLENDİRME ENZİMLER

Enzimler ENZİMLER ENZİMLER ENZİMLER İSİMLENDİRME ENZİMLER Enzimler Yrd.Doç.Dr. Ahmet GENÇ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu q Vücuttaki tüm reaksiyonlar, tüm işlem sonunda kendileri değişmeden reaksiyonların hızını artıran protein katalizörler olan enzimler

Detaylı

PEYNİR ALTI SUYU VE YOĞURT SUYUNDA Zn Ve TOPLAM ANTİOKSİDAN KAPASİTESİ TAYİNİ DANIŞMANLAR. 29 Haziran-08 Temmuz MALATYA

PEYNİR ALTI SUYU VE YOĞURT SUYUNDA Zn Ve TOPLAM ANTİOKSİDAN KAPASİTESİ TAYİNİ DANIŞMANLAR. 29 Haziran-08 Temmuz MALATYA TÜBİTAK -BİDEB Kimya Lisans Öğrencileri Kimyagerlik, Kimya Öğretmenliği, Kimya Mühendisliği- Biyomühendislik Araştırma Projesi Eğitimi Çalıştayı KİMYA-3 (ÇALIŞTAY 2012) PEYNİR ALTI SUYU VE YOĞURT SUYUNDA

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... III İÇİNDEKİLER... V 1. LABORATUVARDA KULLANILAN MALZEME VE ALETLER... 1 1.1. Tüpler... 1 1.2. Beher... 1 1.3. Erlenmeyer... 2 1.4. Balonlar... 2 1.5. Mezur... 3 1.6. Pipetler...

Detaylı

Adsorpsiyon. Kimyasal Temel İşlemler

Adsorpsiyon. Kimyasal Temel İşlemler Adsorpsiyon Kimyasal Temel İşlemler Adsorpsiyon Adsorbsiyon, malzeme(lerin) derişiminin ara yüzeyde (katı yüzeyinde) yığın derişimine göre artışı şeklinde tanımlanabilir. Adsorpsiyon yüzeyde tutunma olarak

Detaylı

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen ix xiii xv xvii xix xxi 1. Çevre Kimyasına Giriş 3 1.1. Çevre Kimyasına Genel Bakış ve Önemi

Detaylı

Atomlar ve Moleküller

Atomlar ve Moleküller Atomlar ve Moleküller Madde, uzayda yer işgal eden ve kütlesi olan herşeydir. Element, kimyasal tepkimelerle başka bileşiklere parçalanamayan maddedir. -Doğada 92 tane element bulunmaktadır. Bileşik, belli

Detaylı

PROTEİNLERİN 3 BOYUTLU YAPISI

PROTEİNLERİN 3 BOYUTLU YAPISI PROTEİNLERİN 3 BOYUTLU YAPISI PROTEİNLERİN 3 BOYUTLU YAPISI PROTEİNLERİN 3 BOYUTLU YAPISI 1-Primer Yapı (1 o ) 2-Sekonder Yapı (2 o ) -Alfa heliks -Beta kırmalı tabaka -Beta bendler (kıvrım, dirsek) -Tesadüfi

Detaylı

2008-2009 Güz Yarı Dönemi

2008-2009 Güz Yarı Dönemi BİY315 AMİNO ASİTLER Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ 2008-2009 Güz Yarı Dönemi Amino asitlerin yapısı Amino asit yapısındaki karbonlar iki sistemle tanımlanır: Numaralandırma ve sembol. α karbon atomu bir kiral

Detaylı

Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler

Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler Toprağın Katı ve Sıvı Fazı Arasındaki Etkileşimler Toprakta bulunan katı (mineral ve organik madde), sıvı (toprak çözeltisi ve bileşenleri) ve gaz fazları sürekli olarak etkileşim içerisindedir. Bunlar

Detaylı

ENZİMATİK ANALİZ VE AKTİVİTE TAYİNLERİ

ENZİMATİK ANALİZ VE AKTİVİTE TAYİNLERİ ENZİMATİK ANALİZ VE AKTİVİTE TAYİNLERİ Enzim Tanımı Sınıflandırma Üç Boyutlu Yapı Etkime Şekli Enzimler biyolojik katalizörlerdir, yani biyokimyasal reaksiyonları hızlandıran biyolojik kökenli maddelerdir.

Detaylı

PROTEİNLER. -Proteinlerin Yapısında Bulunan Elementler. -Aminoasitler. --Kimyasal Yapılarına Göre Amino Asitlerin Sınıflandırılması

PROTEİNLER. -Proteinlerin Yapısında Bulunan Elementler. -Aminoasitler. --Kimyasal Yapılarına Göre Amino Asitlerin Sınıflandırılması PROTEİNLER -Proteinlerin Yapısında Bulunan Elementler -Aminoasitler --Kimyasal Yapılarına Göre Amino Asitlerin Sınıflandırılması - Esansiyel olan veya olmayan amino asitler -Proteinlerin Kimyasal Özellikleri

Detaylı

BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ 2008-2009 Güz Yarı Dönemi 1 Anlatım Planı 1. Makromoleküller ve Su 2. Amino asitler ve Peptidler 3. Proteinler 4. Enzimler 5. Karbohidratlar 6. Nükleik

Detaylı

KROMATOGRAFİ. Bir parça kağıt şeridin aşağı hizasından 1 cm kadar yukarısına bir damla siyah mürekkep damlatınız.

KROMATOGRAFİ. Bir parça kağıt şeridin aşağı hizasından 1 cm kadar yukarısına bir damla siyah mürekkep damlatınız. KROMATOGRAFİ Kromatografi, bir karışımda bulunan maddelerin, biri sabit diğeri hareketli faz olmak üzere birbirleriyle karışmayan iki fazlı bir sistemde ayrılması ve saflaştırılması yöntemidir. KROMATOGRAFİ

Detaylı

Proteinlerin Primer & Sekonder Yapıları. Dr. Suat Erdoğan

Proteinlerin Primer & Sekonder Yapıları. Dr. Suat Erdoğan Proteinlerin Primer & Sekonder Yapıları Dr. Suat Erdoğan Sunum planı Proteinlerin moleküler yapılarını hangi kimyasal güçler belirler? Proteinlerin moleküler yapıları Primer yapı Sekonder yapı α-heliks

Detaylı

Aktivasyon enerjisi. Enzim kullanılmayan. enerjisi. Girenlerin toplam. enerjisi. Enzim kullanılan. Serbest kalan enerji. tepkimenin aktivasyon

Aktivasyon enerjisi. Enzim kullanılmayan. enerjisi. Girenlerin toplam. enerjisi. Enzim kullanılan. Serbest kalan enerji. tepkimenin aktivasyon ENZİMLER Enzimler Canlı sistemlerde meydana gelen tüm yapım ve yıkım reaksiyonlarına metabolizma denir Metabolizma faaliyetleri birer biyokimyasal tepkimedir. Ve bu tepkimelerin başlayabilmesi belirli

Detaylı

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİ UYGULAMA DERSİ NO:5 Enzim Analizleri

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİ UYGULAMA DERSİ NO:5 Enzim Analizleri 1. Enzimler GIDA BİYOTEKNOLOJİSİ UYGULAMA DERSİ NO:5 Enzim Analizleri Enzimler, hücreler ve organizmalardaki reaksiyonları katalizleyen ve kontrol eden protein yapısındaki bileşiklerdir. Reaksiyon hızını

Detaylı

o Serin o Triyonin o Sistein o Metiyonin o Arjinin o Histidin

o Serin o Triyonin o Sistein o Metiyonin o Arjinin o Histidin III.PROTEİNLER Karbon,hidrojen,oksijen ve azot elementlerinden oluşmuş organik bileşiklerdir.yapısında bazen sülfür,fosfor veya demir de bulunabilir. Proteinler canlılarda en fazla bulunan organik madde

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi

Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi Yeni Tanı Hipertansiyon Hastalarında Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Nihal Özkayar 2,Bayram İnan 1, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2, Nisbet Yılmaz 1 1 Ankara Numune

Detaylı

Her madde atomlardan oluşur

Her madde atomlardan oluşur 2 Yaşamın kimyası Figure 2.1 Helyum Atomu Çekirdek Her madde atomlardan oluşur 2.1 Atom yapısı - madde özelliği Elektron göz ardı edilebilir kütle; eksi yük Çekirdek: Protonlar kütlesi var; artı yük Nötronlar

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

Cu (II) BAĞLI POLİ (HEMA-MAH) MİKROKÜRELER ÜZERİNE α- AMİLAZ ENZİMİNİN İMMOBİLİZASYONU, OPTİMİZASYONU VE KİNETİK PARAMETRELERİNİN İNCELENMESİ

Cu (II) BAĞLI POLİ (HEMA-MAH) MİKROKÜRELER ÜZERİNE α- AMİLAZ ENZİMİNİN İMMOBİLİZASYONU, OPTİMİZASYONU VE KİNETİK PARAMETRELERİNİN İNCELENMESİ T.C. DİCLE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Cu (II) BAĞLI POLİ (HEMA-MAH) MİKROKÜRELER ÜZERİNE α- AMİLAZ ENZİMİNİN İMMOBİLİZASYONU, OPTİMİZASYONU VE KİNETİK PARAMETRELERİNİN İNCELENMESİ Ayşegül AYLA

Detaylı

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi 1. Termometre Çimlenen bezelye tohumlar Termos Çimlenen bezelye tohumları oksijenli solunum yaptığına göre yukarıdaki düzenekle ilgili, I. Termostaki oksijen miktarı azalır. II. Termometredeki sıcaklık

Detaylı

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği

KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Başlık KOMPOZİTLER Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Tanım İki veya daha fazla malzemenin, iyi özelliklerini bir araya toplamak ya da ortaya yeni bir özellik çıkarmak için, mikro veya makro seviyede

Detaylı

Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI

Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI 13. Hafta: Vitaminler ve Koenzimler: Vitamin tanımı, vitaminlerin görevleri, vitaminlerin sınıflandırılmaları, koenzim tanımı, önemli vitaminler, suda çözünen vitaminler, yağda çözünen vitaminler, vitaminlerin

Detaylı

6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA

6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA 6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA 1 METABOLİZMA Hücrede meydana gelen tüm reaksiyonlara denir Anabolizma: Basit moleküllerden kompleks moleküllerin sentezlendiği enerji gerektiren reaksiyonlardır X+Y+ENERJİ

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek

Detaylı

ALIQUAT-336 EMDİRİLMİŞ HP-20 ve HP-2MG REÇİNELERİYLE SULU ÇÖZELTİLERDEN Cr(VI) GİDERİLMESİNDE POLİMER ADSORBAN TÜRÜNÜN ETKİSİNİN İNCELENMESİ

ALIQUAT-336 EMDİRİLMİŞ HP-20 ve HP-2MG REÇİNELERİYLE SULU ÇÖZELTİLERDEN Cr(VI) GİDERİLMESİNDE POLİMER ADSORBAN TÜRÜNÜN ETKİSİNİN İNCELENMESİ ALIQUAT-336 EMDİRİLMİŞ HP-2 ve HP-2MG REÇİNELERİYLE SULU ÇÖZELTİLERDEN Cr(VI) GİDERİLMESİNDE POLİMER ADSORBAN TÜRÜNÜN ETKİSİNİN İNCELENMESİ M. ARDA *, Ö. SOLAK **, N. KABAY **, M. YÜKSEL **, M. AKÇAY **,

Detaylı

ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI

ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI 9.Çözünmüş İnorganik ve Organik Katıların Giderimi Yrd. Doç. Dr. Kadir GEDİK İnorganiklerin Giderimi Çözünmüş maddelerin çapları

Detaylı

3.1 ATOM KÜTLELERİ... 75 3.2 MOL VE MOLEKÜL KAVRAMLARI... 77 3.2.1 Mol Hesapları... 79 SORULAR 3... 84

3.1 ATOM KÜTLELERİ... 75 3.2 MOL VE MOLEKÜL KAVRAMLARI... 77 3.2.1 Mol Hesapları... 79 SORULAR 3... 84 v İçindekiler KİMYA VE MADDE... 1 1.1 KİMYA... 1 1.2 BİRİM SİSTEMİ... 2 1.2.1 SI Uluslararası Birim Sistemi... 2 1.2.2 SI Birimleri Dışında Kalan Birimlerin Kullanılması... 3 1.2.3 Doğal Birimler... 4

Detaylı

HORMONLAR VE ETKİ MEKANİZMALARI

HORMONLAR VE ETKİ MEKANİZMALARI HORMONLAR VE ETKİ MEKANİZMALARI Receptörler İntrasellüler hidrofobik(llipofilik)ligandlara baglananlar Nükleer hormon reseptörleri Guanylate siklaz(nitrikoksid receptor) Hücre yüzey hidrofilik ligandlara

Detaylı

GÜZ DÖNEMİ KİMYA A.B.D YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA DERS PROGRAMI

GÜZ DÖNEMİ KİMYA A.B.D YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA DERS PROGRAMI 2016-2017 GÜZ DÖNEMİ KİMYA A.B.D YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA DERS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ DERS ADI PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA Prof. Dr. Salih Fizikokimyasal Denge Koşulları (Özel 08.30-15.50 YILDIZ

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

Membran Organizasyonu

Membran Organizasyonu Membran Organizasyonu Yrd. Doç. Dr. Aslı AYKAÇ Tıp Fakültesi Biyofizik AD Biyolojik Zarlar plazma zarları mitokondri, kloroplast, lizozom gibi organelleri sitoplazmadan ayıran hücre içi zarlar mitokondri

Detaylı

Fermentasyonun Teknik Prensipleri, Biyoteknolojide Temel Yöntemler

Fermentasyonun Teknik Prensipleri, Biyoteknolojide Temel Yöntemler KİM 458 Biyoteknolojinin Temelleri Fermentasyonun Teknik Prensipleri, Biyoteknolojide Temel Yöntemler Prof. Dr. Y. Murat ELÇİN Fermentasyonun Teknik Prensipleri Sterilizasyon Biyoteknolojik bir üretim

Detaylı

Suyun Radyasyon Kimyası

Suyun Radyasyon Kimyası Suyun Radyasyon Kimyası Radyobiyolojide ve reaktör teknolojisinde kimyasal işlemlerde su ve sulu çözeltilerin önemi nedeniyle suyun radyasyon kimyası deneysel ve teorik çalışmalarda esas konu olmuştur.

Detaylı

BMM307-H02. Yrd.Doç.Dr. Ziynet PAMUK

BMM307-H02. Yrd.Doç.Dr. Ziynet PAMUK BMM307-H02 Yrd.Doç.Dr. Ziynet PAMUK ziynetpamuk@gmail.com 1 BİYOELEKTRİK NEDİR? Biyoelektrik, canlıların üretmiş olduğu elektriktir. Ancak bu derste anlatılacak olan insan vücudundan elektrotlar vasıtasıyla

Detaylı

Yeni Nesil Optik ve Elektronik Malzemeler: Tasarım Sentez ve Uygulamalar

Yeni Nesil Optik ve Elektronik Malzemeler: Tasarım Sentez ve Uygulamalar Yeni esil Optik ve Elektronik Malzemeler: Tasarım Sentez ve Uygulamalar Dr FATİH ALGI falgi@comu.edu.tr Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Organik Malzeme Laboratuvarı (LOM) 25.01-02.02.2014 1 Sensör

Detaylı

Sitrik Asit Döngüsü. (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü)

Sitrik Asit Döngüsü. (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü) Sitrik Asit Döngüsü (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü) Prof. Dr. İzzet Hamdi Öğüş hamdiogus@gmail.com Yakın Doğu Ünversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, Le>oşa, KKTC Sir Hans

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ AĞIR METALLERİN SEBZELER ÜZERİNDE YARATTIĞI LİPİD PEROKSİDASYON DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ

ÖZEL EGE LİSESİ AĞIR METALLERİN SEBZELER ÜZERİNDE YARATTIĞI LİPİD PEROKSİDASYON DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ AĞIR METALLERİN SEBZELER ÜZERİNDE YARATTIĞI LİPİD PEROKSİDASYON DÜZEYİNİN BELİRLENMESİ HAZIRLAYAN ÖĞRENCİ:Umutcan YAĞAN 9-B DANIŞMAN ÖĞRETMEN:Rüçhan ÖZDAMAR 2005 İZMİR İÇİNDEKİLER Serbest Radikal-Hidroksil

Detaylı

Elektoforez ENSTRÜMENTAL ANALİZ 10/12/2015. Elektroforez

Elektoforez ENSTRÜMENTAL ANALİZ 10/12/2015. Elektroforez Elektoforez ENSTRÜMENTAL ANALİZ Elektroforez Elektroforez yüklü moleküllerin bir elektriksel alandaki hareketlerinin izlendiği bir tekniktir. Bir örnekteki maddelerin tümü veya bazıları iyonlaşabiliyorsa

Detaylı

NIRLINE. NIRLINE Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın!

NIRLINE. NIRLINE Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın! Amino Asit Analizleri İle Ekonomik Üretim Yaparak Gıda Kalitenizi Arttırın! KONU İLGİ Kanatlı beslemede amino asit, sindirilebilir amino asit parametrelerinin önemi ve analizleri amino asit analizleri

Detaylı

18.Eyl Rektörlük Programı Eğitim Köyü Pazartesi Rektörlük Programı Eğitim Köyü Rektörlük Programı Eğitim Köyü

18.Eyl Rektörlük Programı Eğitim Köyü Pazartesi Rektörlük Programı Eğitim Köyü Rektörlük Programı Eğitim Köyü 18.Eyl.17 09.00-09.50 Rektörlük Programı Eğitim Köyü Pazartesi 10.00-10.50 Rektörlük Programı Eğitim Köyü 11.00-11.50 Rektörlük Programı Eğitim Köyü 13.00-13.50 Rektörlük Programı Eğitim Köyü 14.00-14.50

Detaylı

NÜKLEİK ASİTLERİN ELEKTROFOREZİ

NÜKLEİK ASİTLERİN ELEKTROFOREZİ T.C. FIRAT ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOLOJİ BÖLÜMÜ NÜKLEİK ASİTLERİN ELEKTROFOREZİ Yüksek Lisans Semineri Hazırlayan: Venhar ÇELİK Danışman: Yrd.Doç.Dr. Dilek Turgut-BALIK NÜKLEİK ASİTLERİN

Detaylı

AMİNO ASİTLER. Yard.Doç. Dr. Melike BARAN EKİNCİ MAKÜ Gıda Kimyası Ders Notları

AMİNO ASİTLER. Yard.Doç. Dr. Melike BARAN EKİNCİ MAKÜ Gıda Kimyası Ders Notları AMİNO ASİTLER Yard.Doç. Dr. Melike BARAN EKİNCİ MAKÜ Gıda Kimyası Ders Notları Proteinler Yunanca da birinci sırada anlamına gelen proteois kelimesinden türemiştir. Proteinler canlı bir hücrenin kuru ağırlık

Detaylı

PROTEİN. Mısırdan. İzolasyon Kiti. Öğretmen Kılavuzu. Öğrenci Kılavuzu

PROTEİN. Mısırdan. İzolasyon Kiti. Öğretmen Kılavuzu. Öğrenci Kılavuzu Mısırdan PROTEİN İzolasyon Kiti Öğretmen Kılavuzu a. Konu b. Kullanıcı Kitlesi c. Deney Süresi d. Materyaller e. Güvenlik f. Genel Bilgi g. Deney Öncesi Hazırlık h. Ön Bilgi i. Deneyin Yapılışı j. Deney

Detaylı

Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları

Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları Serbest radikallerin yapısında, çoğunlukla oksijen yer almaktadır. (reaktif oksijen türleri=ros) ROS oksijen içeren, küçük ve oldukça reaktif moleküllerdir.

Detaylı

Maskeli Hipertansiyonda Anormal Tiyol Disülfid Dengesi

Maskeli Hipertansiyonda Anormal Tiyol Disülfid Dengesi Maskeli Hipertansiyonda Anormal Tiyol Disülfid Dengesi İhsan Ateş 1, Mustafa Altay 1, Nihal Özkayar 2, F. Meriç Yılmaz 3, Canan Topçuoğlu 3, Murat Alışık 4, Özcan Erel 4, Fatih Dede 2 1 Ankara Numune Eğitim

Detaylı

Karbohidratlar. Karbohidratların sınıflandırılması. Monosakkaritler

Karbohidratlar. Karbohidratların sınıflandırılması. Monosakkaritler Karbohidratlar Yeryüzünde en çok bulunan organik molekül grubudur, (CH 2 O) n genel formülüyle ifade edilebilirler. Genelde suda çözünürler, Güneş ışığının fotosentez yapan organizmalar tarafından tutulmasıyla

Detaylı

Biyokimya. Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler)

Biyokimya. Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler) Biyokimya Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler) Bölüm 1: Biyokimya ve önemi: 1. Biyokimya tanımı, önemi ve boyutsal

Detaylı

Suyun Fizikokimyasal Özellikleri

Suyun Fizikokimyasal Özellikleri Suyun Fizikokimyasal Özellikleri Su bitkinin yaşamında yaşamsal bir rol oynar. Bitki tarafından yapılan her gram başına organik madde için kökler tarafından 500 gr su alınır. Bu su, bitkinin bir ucundan

Detaylı

PROTEİNLERİN GÖREVLERİ

PROTEİNLERİN GÖREVLERİ PROTEİNLER Organizmalarda ve dolayısıyla hücrelerde en bol bulunan organik maddeler proteinlerdir. Çok önemli bileşikler olmaları nedeniyle bunlara bu ad verilmiştir ( proteios : birinci) Yapı ve görevle

Detaylı

SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU

SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU Suyun polaritesinin etkileri Su molekülünün polar olması hidrojen bağlarının oluşmasına neden olur. 2 Su molekülü Oldukça basit yapılıdır. Tekli bağla bağlı olup

Detaylı

FTALİK ASİT ESTER İÇEREN ATIKSULARDAN TEMİZ ÜRETİM TEKNOLOJİSİ İLE SU VE ALKOL GERİ KAZANIMI İÇİN HİBRİT BİR PROSES

FTALİK ASİT ESTER İÇEREN ATIKSULARDAN TEMİZ ÜRETİM TEKNOLOJİSİ İLE SU VE ALKOL GERİ KAZANIMI İÇİN HİBRİT BİR PROSES FTALİK ASİT ESTER İÇEREN ATIKSULARDAN TEMİZ ÜRETİM TEKNOLOJİSİ İLE SU VE ALKOL GERİ KAZANIMI İÇİN HİBRİT BİR PROSES Prof. Dr. Bülent KESKİNLER Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Çevre Müh. Böl. Öğretim üyesi

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI DOKTORA PROGRAMI

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI DOKTORA PROGRAMI DOKTORA PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YARIYIL KIM-6501 UZMANLIK ALAN DERSİ Z 8 0 8 0 9 KIM-6601 TEZ HAZIRLIK ÇALIŞMASI Z 0 1 1 0 1 20 1 21 12 30 İKİNCİ YARIYIL KIM-6502 UZMANLIK ALAN DERSİ Z 8 0 8 0 9 KIM-6602

Detaylı

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA ESER ELEMENTLER İnsan vücudunda en yüksek oranda bulunan element oksijendir. İkincisi ise karbondur. İnsan vücudunun kütlesinin %99 u sadece 6 elementten meydana gelir. Bunlar:

Detaylı

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur. Enerji Dönüşümleri Enerji Enerji; bir maddeyi taşıma veya değiştirme kapasitesi anlamına gelir. Enerji : Enerji bir formdan diğerine dönüştürülebilir. Kimyasal enerji ;moleküllerinin kimyasal bağlarının

Detaylı

Genetik Bilgi: DNA Yapısı, Fonksiyonu ve Replikasyonu. Dr. Mahmut Çerkez Ergören

Genetik Bilgi: DNA Yapısı, Fonksiyonu ve Replikasyonu. Dr. Mahmut Çerkez Ergören Genetik Bilgi: DNA Yapısı, Fonksiyonu ve Replikasyonu Dr. Mahmut Çerkez Ergören Genetik materyal; Kendini çoğaltır. Bilgi depolar. Bilgiyi ifade eder. Mutasyonla varyasyonlara izin verir. Genetik Tarihçe

Detaylı

3.1. Karbonhidratların Tanımı 3.2. Karbonhidratların Sınıflandırılması 3.3. Monosakkaritler ve Monosakkarit Türevleri Monosakkaritler

3.1. Karbonhidratların Tanımı 3.2. Karbonhidratların Sınıflandırılması 3.3. Monosakkaritler ve Monosakkarit Türevleri Monosakkaritler 3.1. Karbonhidratların Tanımı 3.2. Karbonhidratların Sınıflandırılması 3.3. Monosakkaritler ve Monosakkarit Türevleri 3.3.1. Monosakkaritler 3.3.1.1. Monosakkaritlerin isimlendirilmesi 3.3.2. Monosakkaritlerin

Detaylı

Enzimler Enzimler metabolizma reaksiyonlarını hızlandıran moleküllerdir. Katalitik RNA moleküllerinin küçük bir grubu hariç, bütün enzimler

Enzimler Enzimler metabolizma reaksiyonlarını hızlandıran moleküllerdir. Katalitik RNA moleküllerinin küçük bir grubu hariç, bütün enzimler Enzimler Enzimler metabolizma reaksiyonlarını hızlandıran moleküllerdir. Katalitik RNA moleküllerinin küçük bir grubu hariç, bütün enzimler proteindir. Katalitik aktiviteleri doğal protein konformasyonunun

Detaylı

Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi. Prof. Dr. Müjgan Cengiz

Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi. Prof. Dr. Müjgan Cengiz Hücre Üzerine Mikrocerrahi Uygulamaları Hücrenin altbirimlerine ayrılması Moleküllerin analizi Prof. Dr. Müjgan Cengiz Canlı Hücrelerdeki Moleküllerin İzlenmesi Mikroskopla inceleme hücrede belli düzeyde

Detaylı

Atıksulardan istenmeyen maddelerin adsorpsiyonla gideriminin incelenmesi ve sistem tasarımı için gerekli parametrelerin saptanması.

Atıksulardan istenmeyen maddelerin adsorpsiyonla gideriminin incelenmesi ve sistem tasarımı için gerekli parametrelerin saptanması. ADSORPSİYON İZOTERMLERİ DENEYİN AMACI Atıksulardan istenmeyen maddelerin adsorpsiyonla gideriminin incelenmesi ve sistem tasarımı için gerekli parametrelerin saptanması. TEORİK BİLGİLER Adsorpsiyon: Adsorpsiyon

Detaylı

POLİMER KİMYASI -2. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu

POLİMER KİMYASI -2. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu POLİMER KİMYASI -2 Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu Polimerize Olabilirlik Nedir? Bir monomerin polimerize olabilirliği termodinamik ve kinetik düşüncelere bağlıdır. Termodinamikçe uygun olan her monomer,

Detaylı

BES 231- BESİN KİMYASI VE ANALİZLERİ I HAFTA ÜNİTE DERS SORUMLUSU 1. Lab. Tanıtımı Dr. Berat Nursal Tosun 2

BES 231- BESİN KİMYASI VE ANALİZLERİ I HAFTA ÜNİTE DERS SORUMLUSU 1. Lab. Tanıtımı Dr. Berat Nursal Tosun 2 BES 231- BESİN KİMYASI VE ANALİZLERİ I HAFTA ÜNİTE DERS SORUMLUSU 1 Genel Giriş Lab. Tanıtımı Dr. Berat Nursal Tosun 2 Kolloid Sistemler 3-4 Karbonhidratlar 5-6 Proteinler 7 I. Ara Sınav 8-9 Lipitler 10-11

Detaylı

İÇİNDEKİLER TEMEL KAVRAMLAR - 2. 1. Atomlar, Moleküller, İyonlar...36. 1.2. Atomlar...36. 1.2. Moleküller...37. 1.3. İyonlar...37

İÇİNDEKİLER TEMEL KAVRAMLAR - 2. 1. Atomlar, Moleküller, İyonlar...36. 1.2. Atomlar...36. 1.2. Moleküller...37. 1.3. İyonlar...37 vi TEMEL KAVRAMLAR - 2 1. Atomlar, Moleküller, İyonlar...36 1.2. Atomlar...36 1.2. Moleküller...37 1.3. İyonlar...37 2. Kimyasal Türlerin Adlandırılması...38 2.1. İyonların Adlandırılması...38 2.2. İyonik

Detaylı

İlk kez Rus botanikçi Mikhail Tsvett(1903) tarafından geliştirilen bir yöntemdir. Tsvett bu yöntemi bitki pigmentlerinin renkli bileşenlerini

İlk kez Rus botanikçi Mikhail Tsvett(1903) tarafından geliştirilen bir yöntemdir. Tsvett bu yöntemi bitki pigmentlerinin renkli bileşenlerini KROMATOGRAFİ Kromatografi, bir karışımdaki iki ya da daha fazla bileşenin, hareketli (taşıyıcı) bir faz yardımıyla, sabit (durgun) bir faz arasından değişik hızlarda hareket etmeleri esasına dayanır. Kromatografik

Detaylı

POLİMER KİMYASI -4. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu

POLİMER KİMYASI -4. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu POLİMER KİMYASI -4 Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu Fiziksel Etkenlerle Başlama Diğer başlama tipleri Plazma polimerizasyonu: Bir gaz halindeki monomer; plazma oluşum şartlarında düşük basınçta bir elektrik

Detaylı

ORGANĠK BĠLEġĠKLER. 2. ÜNİTE 6. Bölüm

ORGANĠK BĠLEġĠKLER. 2. ÜNİTE 6. Bölüm ORGANĠK BĠLEġĠKLER 2. ÜNİTE 6. Bölüm Organik ve Anorganik BileĢiklerin Ayırt Edilmesi Kimya bilimi temelde organik ve anorganik olmak üzere ikiye ayrılır. * Karbonun oksitleri (CO, CO 2 ) * Karbonatlar

Detaylı

YÜKSEK LİSANS TEZİ Kim. Müh. Çiğdem TAŞDELEN. Anabilim Dalı : KİMYA MÜHENDİSLİĞİ. Programı : KİMYA MÜHENDİSLİĞİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ Kim. Müh. Çiğdem TAŞDELEN. Anabilim Dalı : KİMYA MÜHENDİSLİĞİ. Programı : KİMYA MÜHENDİSLİĞİ İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTEAZ ENZİMİNİN FİZİKSEL ADSORPSİYON, KOVALENT VE İYONİK BAĞLANMA METOTLARI İLE İMMOBİLİZASYONU YÜKSEK LİSANS TEZİ Kim. Müh. Çiğdem TAŞDELEN Anabilim

Detaylı

GLİKOJEN FOSFORİLAZ HAZIRLAYAN: HATİCE GÜLBENİZ ( ) Prof. Dr. Figen ERKOÇ GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GAZİ ÜNİVERSİTESİ

GLİKOJEN FOSFORİLAZ HAZIRLAYAN: HATİCE GÜLBENİZ ( ) Prof. Dr. Figen ERKOÇ GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GAZİ ÜNİVERSİTESİ GLİKOJEN FOSFORİLAZ HAZIRLAYAN: HATİCE GÜLBENİZ (050559016) Prof. Dr. Figen ERKOÇ GAZİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GAZİ ÜNİVERSİTESİ Karaciğer ve kas glikojeninin kana ve kas dokusuna glukoz sağlamak üzere kısmen

Detaylı

AMİNO ASİTLER. Amino asitlerin Genel Yapısı

AMİNO ASİTLER. Amino asitlerin Genel Yapısı Alanin AMİNO ASİTLER Prof Dr M KONUK, Dr R Liman Arjinin Amino Asitler Proteinlerin temel yapıtaşıdır İstisnalar l haricinde; tüm proteinler 20 farklı a.a. ten meydana gelir. Proteinlerin içerisinde farklı

Detaylı

PEG-FOSFAT-SU SİTEMLERİNDE PROTEİN DAĞILIMI. Gazi Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, 06570, Maltepe, Ankara

PEG-FOSFAT-SU SİTEMLERİNDE PROTEİN DAĞILIMI. Gazi Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, 06570, Maltepe, Ankara PE-FOSFAT-SU SİTEMLERİNDE PROTEİN DAĞILIMI E.DİLAN ve U.ÜNDÜZ azi Üniversitesi, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, 06570, Mepe, Ankara 1.ÖZET Model protein olarak seçilen Bovine

Detaylı

ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI

ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI ÇEV416 ENDÜSTRİYEL ATIKSULARIN ARITILMASI 8.Kolloid Giderimi Yrd. Doç. Dr. Kadir GEDİK Çapları 10-6 mm 10-3 mm ( 0.001-1μm) arasındadır. Kil, kum, Fe(OH) 3, virusler (0.03-0.3μm) Bir maddenin kendisi için

Detaylı

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf DOĞRU YANLIŞ SORULARI Nitel gözlemlerin güvenilirliği nicel gözlemlerden fazladır. Ökaryot hücrelerde kalıtım materyali çekirdek içinde bulunur. Ototrof beslenen canlılar

Detaylı

OKSİJENLİ SOLUNUM

OKSİJENLİ SOLUNUM 1 ----------------------- OKSİJENLİ SOLUNUM ----------------------- **Oksijenli solunum (aerobik): Besinlerin, oksijen yardımıyla parçalanarak, ATP sentezlenmesine oksijenli solunum denir. Enzim C 6 H

Detaylı

Gıda Kimyası II Gıdaların işlenmesi sırasında ortaya çıkan reaksiyonlar. Vural Gökmen

Gıda Kimyası II Gıdaların işlenmesi sırasında ortaya çıkan reaksiyonlar. Vural Gökmen Gıda Kimyası II Gıdaların işlenmesi sırasında ortaya çıkan reaksiyonlar Vural Gökmen Gıda İşleme Gıda işlemenin derecesi (şiddeti) Gıda işlemenin nedenleri Gıda işleme şekilleri Aşırı işlenmişgıdalar üzerinekaygılar

Detaylı

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı Hücrenin fiziksel yapısı HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücreyi oluşturan yapılar Hücre membranı yapısı ve özellikleri Hücre içi ve dışı bileşenler Hücre membranından madde iletimi Vücut sıvılar Ozmoz-ozmmotik basınç

Detaylı

ÇİSEM İLGİN ( ) LÜTFİYE ALAÇAM ( ) Prof. Dr. Figen ERKOÇ GAZİ ÜNİVERSİTESİ

ÇİSEM İLGİN ( ) LÜTFİYE ALAÇAM ( ) Prof. Dr. Figen ERKOÇ GAZİ ÜNİVERSİTESİ HAZIRLAYLANLAR ÇİSEM İLGİN (040559015) LÜTFİYE ALAÇAM (040559003) ZEYNEP HALICI (040559014) Prof. Dr. Figen ERKOÇ Gazi Eğitim Fakültesi GAZİ ÜNİVERSİTESİ 1 TRANSAMİNAZLAR Transaminazlar veya Aminotransferazlar

Detaylı

Hitit Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, 19030,ÇORUM sstilmisbasan@hitit.edu.tr

Hitit Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Kimya Mühendisliği Bölümü, 19030,ÇORUM sstilmisbasan@hitit.edu.tr ÜÇLÜ POLİ(VİNİL KLORÜR) KARIŞIMLARININ TERMOMEKANİK ÖZELLİKLERİNE MALEİK ANHİDRİT İÇEREN TERPOLİMERLERİN ETKİSİ SATILMIŞ BASAN, ÖZLEM AYDIN, FATMA ŞAHİN Hitit Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Kimya

Detaylı

MAKRO-MEZO-MİKRO. Deney Yöntemleri. MİKRO Deneyler Zeta Potansiyel Partikül Boyutu. MEZO Deneyler Reolojik Ölçümler Reometre (dinamik) Roww Hücresi

MAKRO-MEZO-MİKRO. Deney Yöntemleri. MİKRO Deneyler Zeta Potansiyel Partikül Boyutu. MEZO Deneyler Reolojik Ölçümler Reometre (dinamik) Roww Hücresi Kolloidler Bir maddenin kendisi için çözücü olmayan bir ortamda 10-5 -10-7 cm boyutlarında dağılmasıyla oluşan çözeltiye kolloidal çözelti denir. Çimento, su, agrega ve bu sistemin dispersiyonuna etki

Detaylı

Farmasötik Toksikoloji

Farmasötik Toksikoloji Farmasötik Toksikoloji 2014 2015 2.Not Doç.Dr. Gül ÖZHAN Absorbsiyon Kan hücreleri Dağılım Dokularda depolanma Eliminasyon Kimyasal Serum proteinleri Kan veya plazma Etki bölgesi Metabolizma Eliminasyon

Detaylı