haber türk basın kulübü deşifresi. Tayyar Altıkulaç :

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "05-06-05 haber türk basın kulübü deşifresi. Tayyar Altıkulaç :"

Transkript

1 haber türk basın kulübü deşifresi Tayyar Altıkulaç : Veto edilen Kur an kursu yasası hakkında sormak istiyorum, eski diyanet işleri başkanı olmanız nedeniyle meb komisyonunun başkanı olmanız çok yadırganıyor.. Bizde başlangıçta yadırgadık, ama siz akp nin diğer isimlerine baktığımızda, çok ileri noktalardasınız ve kuran kursları yasasını evet oyu vermediniz, yani burada sizi rahatsız eden bir şeyler mi vardı? Neden partinizin ısrarla ortaya getirdiği ve sayın genel başkanınızın da arkasındayız dediği bu yasaya evet oyu vermeyip çekimser kaldınız. Ben bunun gerekçelerini öğrenmek istiyorum. Kur an kursları konusunda siz diyanet işleri başkanıyken de çok önemli yaptırımlar getirmiştiniz, hepsinin denetim altına alınması konusunda çok büyük çabalar içerisindeydiniz. Bu kur an kurslarının bu kadar serbest bırakılması sizi neden rahatsız etti. Evet, en güncel soruyla başlamış oldunuz. Ben bütün gazeteci arkadaşlar ve bizi izleyenlere saygılarımı sunarak sözlerime başlıyorum, gerçekten Kur an kurslarının Türkiye deki din eğitimi konusunda önemli bir boşluğu doldurduğuna öteden beri inanmışımdır. Sizin de belirttiğiniz gibi Diyanet İşleri Başkanı olarak görevde bulunduğum süre içersinde bu kursları birer cumhuriyet kurumu haline getirmek için, her hafta sonu istiklal marşıyla kapanan, göndere bayrak çekilen, her hafta başı aynı şeyin yapıldığı kurumlar haline getirmek için arkadaşlarımızla gerçekten çok ciddi bir çaba harcadık, dokuz yüz küsur kurs vardı ben göreve geldiğim zaman, dokuz yıl sonra görevi bıraktığımda dört bin dört Kur an kursu teslim etmiştim. Yani bu mücadeleleri verirken birileri tarafından işte Kur an düşmanı, Kur an a karşı gibi tanıtıldım. Bunlar da başımıza geldi. Çok sıkı denetleme yapabilmiştik. Bu kursları destekleyen sivil toplum örgütleriyle çok iyi diyaloglar kurmuştuk. Onlar önceleri bizim yaklaşımımızı kuşkuyla karşılamışken bu konudaki samimiyetimizi anladıktan sonra iyi bir iş birliği de yapmıştık. Tabi bu denetim altına girmek istemeyenler başka isimler altında faaliyetlerini sürdürmeyi, başka bakanlıkların şemsiyesi altında faaliyetlerini sürdürmeyi denediler. Milli Eğitim Bakanlığı nın şemsiyesi altına girdiler. Bu defa adlarını değiştirdiler, biçki dikiş kursu oldular, daktilo, muhasebe kursu oldular, aynı faaliyetlerini oralarda sürdürdüler. Ama biz yapabileceğimiz kadarını yapmış ve bu şekilde toparlamıştık. Bugün doğrusu, Türkiye deki tabloyu çok iyi bildiğimi söyleyemem. Çünkü 1986 yılı sonunda ayrıldığıma göre 20 seneye yakın bir zaman geçmiş aradan. 1

2 Melih meriç: Bu bir devlet politikası mıydı? Hayır, ben açık söyleyeyim -sivil asker yönetimlerle dokuz yıl gibi bir süre başkanlık yaptım- hiç bir makamdan, hiç bir üst merciden, şunu böyle yapın, bunu böyle yapın gibi bir talimat almadım. Emin misiniz? Evet eminim. Ve benim başkanlık dönemimin göze çarpan en belirgin tarafı budur. Bağımsız çalışan, kurallara göre yasalara göre çalışan, bu teşkilatı disipline eden bir kurum haline getirmek için çok çetin mücadele verdim. Hiç bir siyasi desteğim yoktu. Aksine siyasi iktidarlarla sürekli zor anlarım oldu. Bunları düzelt diye değil de aksine niye düzenliyorsun, bırak dedikleri oldu. Ama çok şükür iyi niyetle yaptığımız bir mücadele sonuç vermişti. Bugüne gelince; tabi bu yasa iki gün önce meclisten geçti yıldır yürürlükte olan ve kurslarla ilgili olan TCK maddesi vardı. Buna göre, izinsiz eğitim öğretim veya dershane açanlara 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyordu, öğreticileri cezalandırılıyordu. Bunlar kapatılıyordu. Yasada yapılan değişiklikle bu cezalarda değişiklik yapılmış oluyordu. Tabi 300 küsur maddelik TCK nu mutabakatla çıkarmak zorunluluğu sebebiyle muhalefet partisiyle belli noktalarda uzlaşma yolu tercih edildi. Ve bu madde, biraz daha ağırlaştırılarak Meclis ten geçmişti. Yani iki yıl üç yıla çıkarılmıştı mesala. Fakat bu tabi gazetecilerin meseleyi kendileriyle ilgili konuları sonradan fark etmeleri gibi, bu iki yıl üç yıl meselesini Kur an kurslarıyla ilgilenen sivil toplum örgütleri sonradan fark ettiler. Çok geniş tepkiler oldu. Örgütlü olabilir olmayabilir. Çok samimi kişilerden -fazla değil ama- bana da bazı tepkiler geldi. Yani ne yapıyorsunuz, üç kişi bir araya gelip Kur an okusa hapse atılacakmış, gibi tepkiler oldu. Böyle bir şey yok aslında. Eğitim öğretim kurumundan bahsediliyor yasada. Bir kişi evinde çocuğuna özel bir hoca tutup Kur an dersi veriyorsa ya da matematik dersi veriyorsa, buna kimsenin karışması zaten söz konusu olamaz. Kaldı ki sadece Kur an dersi değil, eğitimin her türlüsü devletin gözetimi altında yapılması gerekiyor. Anayasanın 42. maddesi gayet açık, 24. maddesiyle din eğitimi için özel bir düzenleme yapılmış, orada haydi haydi bazı vurgulara yer verilmiş. Yasada bu defa istenen böyle bir değişikliğe -aynı zamanda bir siyasetçi olduğumdan konuya baktığımda- daha doğrusu Meclis te kim buna müspet, kim karşı oy verdi, belli değil, ama gazetecilerin gözünden kaçmıyor. Onların arasında sadece ben fark edilmişim. Ertesi gün gazeteler yazdı; Tayyar Altıkulaç ve 5 milletvekili çekimser oy verdi diye yazdı. Sizin çekimser oy vermeniz önemliydi. 2

3 Başka önemli kişiler de vardı, şimdi isimlerini söylemeyeyim. Ben böyle bir tartışmanın açılmasını, tasarıda öngörülmüş cezaların azaltılmasını doğru bulmuyordum. Karşımızda yasalara aykırı hareket eden, izinsiz eğitim-öğretim kurumu açan kişilerin 3 yıl ya da 1 yıl cezalandırılması gibi bir tartışma söz konusuydu. Meclis te bir önerge ile ceza indiriminin gündeme getirilmesini doğru bulmamıştım. Bu konuda ilgili arkadaşlarıma da uyarıda bulundum. Ancak tabi meseleye biraz da toplum kesiminden ya da bu kurslarla ilgilenenler açısından bakmakta yarar var. O açıdan bakınca özellikle yönetici arkadaşlarımız veya parti gurubu böyle bir tercihte bulundu. Ama siz neredeyse bakıyorum da, konuya Cumhurbaşkanı gibi yaklaşıyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanı nın gerekçelerini okudum. Sayın Cumhurbaşkanı bu tür konularda olayı hep laiklikle ilişkilendiriyor. Yani bence konunun laiklikle ilişkilendirilecek yanı yok. Sağa baktım laikliğe aykırı, sola baktım laikliğe aykırı, buna katılmıyorum. Ben hukukçu değilim ama idarecilik hayatım boyunca az çok bir fikrimi var, ben olaya o açıdan bakmıyorum. Ve sadece böyle bir tartışmaya gerek var mıydı, yok muydu açısından baktım. Ama arkasından arkadaşlarımız çoğunlukla böyle bir tercihte bulundular. Ona da saygı duyuyorum. Aydın Engin : Sizinle pek mutabık değilim. Sayın Cumhurbaşkanı nın geri gönderme gerekçesini ben de okudum. Somut bir laiklikle, laikliğe aykırı tartışmasının çok ötesinde bence hepimize kaygı vermesi gereken, biraz da arkasında ne plan var bu düşüncenin diye insana haklı sorular sorduracak bir düzenleme söz konusu. Örneğin eski yasada öğreticilerde suça iştirak eder derken yeni yasada her hangi bir sorumluluk yok. İki; bir yıl üç yıl basit bir ceza meselesi değil, para cezasına çevrilebilir bir sınır getirildi. Adeta parayı verirsen kardeşim istediğini yapabilirsin. Ve en önemlisi bu cezalar getirildi ama yasanın içersinden öğretmenlerin cezalarının kaldırılması cımbızlanmasının yanında böyle kurumların kapatılmasının önü engellendi. Ver parayı devam ete dönüştü. Sayın Cumhurbaşkanı konusunda uzman bir hukukçu. Aynı zamanda iyi bir hukukçunun fark edeceği gayet iyi formüle edilmiş demin dediğim üç nokta. Meclis idaresi böyle dedi deyip boyun büküp, cumhuriyete bağlı yurttaşlar olarak tepki vermemek doğru olmayacak. Sayın Cumhurbaşkanı nın ileri sürdüğü gerekçelerden özellikle laiklikle ilişkilendirilmesi konusuna katılmadım dedim. Çekimser kalmamda sadece o sayılanlar değil, böyle tartışmaya değer görmüyorum olayı, biz bu değişikle çok önemli bir şey yaptığımıza inanmıyorum. Çünkü sorun izinsiz Kur an kursu açmaktan ibaret değil, eğer konuya sadece Kur an kursu açısından bakacak olursak sorun başka tarafta. O tarafa dönmemiz lazım diyorum. Esas sorun Türkiye de din eğitim boşluğudur. Bu konuda ciddi bir boşluk vardır. Anayasa 3

4 ortada, yasalar ortada, yasaların uygulanışında benim gördüğüm büyük boşluklar var. Bu boşluklara bakmıyoruz, bu boşlukları doldurmak için ciddi bir çaba içersinde değiliz, ya da bu çabayı gösterdiğimizde bir taraflardan yine hemen ne oluyor deniyor, ama izinsiz Kur an kursu açıldı, bunu cezası 1 yıl mı olmuş, 2 yıl mı olmuş, bunu tartışıyoruz. Kur an kursu açılmasında hiç bir sorun yok. Bir yerde öğrenci varsa, 8 yılı, zorunluyu bitirmiş öğrenci varsa, işte belli formaliteler yerine getirilmişse, başvuru yapılıyor, inceleme sonucu izin veriliyor ve öğretici de tayin ediliyor. Kadro yoksa başka görevli görevlendiriliyor, atama yapılıncaya kadar idare et diye. Kur an kursu açma konusunda bir sorun yok. Sorun bu değil, herkes çocuğunu Kur an kursuna gönderemiyor ki, bu imkânı yok ki. Kur an kursları ile öğrencilerin zorunlu eğitimleri arasında paralellik var. 8 yıllık zorunlu eğitim içersinde bu kursa gidemiyor. Orta öğretim ve üniversite hayatı sonraki aşamalar. Yani bu kurslardan her çocuğun yararlanması söz konusu değil. 8 yılı bitiren, eğitimine nokta koyan veya yaşlıların bunlardan yararlanması söz konusu. Yaz aylarında da sorun var. Ancak 5 i bitirenler gidebiliyor. Bence eksik, yanlış, gayet açık anayasa madde ncı sınıfı, 7 yı 8 i bitiren küçük, 4 ü 3 ü bitiren büyük, böyle kanun olur mu? Beşinci sınıf çok geç tabi. Benim için geç, sizin için geç olmayabilir. Anayasanın getirmediği 5 nci sınıfı bitirmiş olma zorunluluğunu biz yasayla getirmişiz. Buna hakkımız yok. Meselâ bunları konuşmalıyız. Bakınız, eğri oturalım, doğru konuşalım. Bir şeyleri istiyor ya da istemiyoruz. İstemediğimiz şeyler için istemiyoruz, böyle olacak diyebiliyoruz. Bu ülkede bunları hep yaşadık. Şimdi bunun için bu kararlar beni tatmin eden, içime sinen kararlar değil. Yargıya saygımız, sığınmamız son derece güçlü. Ama kararların halkın da gönlüne sinmesi lazım. Ben çocuğuma din eğitimi vermek istiyorum. İllegal yer yasak, tamam bana göre de yasak olsun. O halde Milli Eğitim Bakanlığı yaz aylarında kendisi kurs versin, Bakanlık bu güne kadar hep kaçmıştır bu işten. Anayasa isteğe bağlı din eğitiminden bahsediyor. Din kültürü öğretiminin zorunlu olduğundan bahsediyor, ama isteğe bağlı mekanizma çalışmıyor. Bunları konuşalım, buradaki boşlukları dolduralım. Uygulamada yanlışlıklar varsa bunları eleştirip düzeltelim, ceza az olmuş çok olmuş bazılarımızı kaygılandırabilir, ona da saygı duyuyorum. Oral Çalışlar: Bir aile çocuğunun Sünni Hanefi din dersi almasını istiyorsa buna itirazınız var mı? Laik bir ülke de olmaz bu. Alevi bir aile ben bu eğitimi aldırmak istemiyorum diyor, aynı duyarlılığı burada da gösterecek misiniz.! Evet, aynı duyarlılığı ben gösteriyorum. Oral bey uygulamayı tartışıyor, ben anayasadan bahsediyorum. Uygulamada yanlışlık varsa tartışalım. Anayasa din kültürü dersinden ve bunun zorunlu olduğundan söz ediyor. Bunun İslam diniyle ilgili ibadet pratiği eğitimi olmadığını bir sonraki cümleden anlıyoruz. Ben buna itiraz ettim. Her yerde ediyorum. Ama din dersi böyle yapılamaz derken, şöylesi 4

5 yapılmalıdır diyerek yapıyorum. Nasıl yapılmalı? Bakınız zorunlu din kültürü, yani nedir, bu din kültürü; bu ülkede yaşayan her çocuğun kendini tanıması için, kendi toplumunu tanıması için, bu ders, yani din kültürü dersi Sünni Alevi, Musevi, ateist... bütün vatandaşlarımızın çocuklarına okutulmalıdır. Evet zorunlu olarak okutulmalıdır. Burada eğitim yapılıyorsa yanlış uygulama başlıyor demektir. Eğitim olmayacak, öğretim olacak. Anayasa ayırmış, bu kadar basit, isterseniz birlikte okuyalım. 12 Eylül askeri darbesinden sonra anayasaya konan bu madde, sürekli Sünni propagandası yapılarak, sure ezberleterek uygulanıyor. Öyle din kültürü dersi olur mu? Ben Milli Eğitim Bakanlığı yapmadım. Bu programları MEB hazırlar, uygulamayı da okullarda idareciler yapar. Burada şu konunun iyice açılması gerekiyor; ben diyorum ki bu ülkede yaşayan her çocuk Müslümanlık nedir, nelere inanırlar, bunların içlerinde Aleviler var, Sünniler var, her inanışta insan var, cami var, kilise var havra var, cem evi var. Bu ülkede yaşayanların % 99 u müslüman olduğuna göre bu dine biraz daha ağırlık verilmesini, peygamberine daha geniş yer ayrılmasını da normal karşılamak gerekir. Bu bir kültür, anayasanın zorunlu kıldığı budur. Anayasa taslağında eğitim öğretim ayrımı yoktu, bir gecede oldu. Yasanın içeriğinde eğitim kişilerin kendi isteğine küçüklerin de kanuni temsilcilerine bağlı olarak yapılır diyor. İşte işlemeyen bu. Siz çocuğum ülkeyi tanısın, dinleri tanısın, daha fazlasını istemiyorum. Sonra kendi ihtiyaç duyarsa eğitimini de alır, istiyorsa ibadetlerini de yapar diyebilirsiniz. Bir başkası da diyebilir ki, ben çocuğumu küçük yaştan itibaren dindar olarak yetiştirmek istiyorum. İbadetini öğretsinler, camiye de götürsünler, uygulamalı olarak abdest almayı da öğretsinler, sure de ezberletsinler. İşin eğitimi budur zaten. Biri böyle istiyorsa devlet buna cevap verecek. Cevap vermeyince zorunlu kültür dersine maksadını aşan bir çerçeve kazandırılmış olabilir. O halde ben diyorum ki, uygulamayı tartışa biliriz, ama düzenleme doğrudur. Oral çalışlar: Bu konuda itirazım şu: Her yerde çifte standart var. Bir grup şeye dikkat çekiyor, bakın anayasada bu hakkımız var, ben çocuğuma din dersi öğretmek istiyorum. Hâlbuki öbür tarafta zorunlu din dersi nedeniyle yapılan şeye hiç aldırmıyor, o tarafı da görmezlikten geliyor. Şimdi bunun iki tarafı birden görülse ve bu meseleye gerçekten daha objektif yaklaşılsa sorun çözülebilir. Ama iki taraf da birbirine güvenmiyor ve inanmıyor. Yani ben de inanmıyorum. Bir şeyi merak ediyorum, sonuçta din kültürü dersi turizm konusunda bilgi edinmek gibi, diller konusunda, edebiyat gibi, coğrafya gibi, din sosyolojik bir konu. Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin içeriğini, kitabını hazırlayanların hepsi Sünni müslüman mıdır? Mesela burada bir Alevi de var mı? Mesela merak ediyorum, bir hıristiyan yurttaş da var mı mesela? Sanmıyorum, daha doğrusu bilmiyorum, kimler hazırlıyor bu kitapları. 5

6 Aydın Engin: Efendim siz buraya gelin, biz şuraya, hakikaten doğrusu bunu savunan birisini bulalım, daha iyi gidecek konuşma o zaman. Yani olmalı, buna mı inanıyorsunuz Tayyar Bey? Bakınız, içeriğini ve uygulamayı tartışabiliriz diyorum. Şimdi burada bir eksiklik varsa, ki var. Mesela Alevilik konusu ders programında yer alsın mı almasın mı? Şimdiki Milli Eğitim Bakanımızın gündeminde bu konu var. Sanıyorum önümüzdeki eğitim öğretim yılında programda bunlar yer alacak. Yani Alevilik nedir, cem evi nedir, bunlar anlatılacak, bir kültür olarak Ama bunu kim yazacak kim anlatacak? Kimin anlatması o kadar önemli değil Alevi inancına sahip birisi mi mesela? Ben Aleviyim. Annem babam Alevi. Ben bir Alevi çocuğuyum. Dolayısıyla lise yıllarında, örneğin ortaokulda falan Alevi derslerine çok meraklı olmama rağmen -gerçekten seviyorum çünkü- Alevilik nedir, Alevilik nasıl yapılır, Alevilik İslamiyet in neresinde, hiç öğretilmedi. Bizim geçmişteki derslerle şimdiki dersleri kıyaslıyorum diyelim, şimdi liseyi yeni bitirene soruyorum, eskiden bize öğretmediler, acaba şimdi size öğretiyorlar mı diye, onlara da öğretmiyorlar. Oral abinin söylediğine aynen katılıyorum. Bir Hanefi din öğretiliyor Türkiye de. Oysa ben bir Alevi çocuğu olarak Aleviliğin bilimsel yönünü de öğrenmek isterdim. Çok isterdim ve bunu da şimdi siz dediniz ki öğretilecek. Çok güzel, öğretilsin ama bunu neden bir Hanefi kişi öğretiyor? Yani acaba Aleviliğin gizemliliğini, farklı boyutlarını Alevi bir kimsenin öğretmesi daha doğru olmaz mı? Bu dersleri bir Alevi öğretmen de öğretebilir, bir Sünni öğretmen de öğretebilir. Yani bunu öğretmende bir ayırım konusu olarak ele almamak gerekir. Çünkü ortada bir program vardır, bir müfredat vardır, konular bir şekilde belli bir merkezde hazırlanmış, Talim ve Terbiye Kurulunca onaylanmıştır. Öğretmenin eline verirsin o kitabı, öğretmen Alevi olabilir Sünni de olabilir. Hiç Alevi öğretmen duymadım hocam yalnız. Sizin söylediğiniz eğitimde başlar. Yani o ayırım orada başlar. Öğretimde böyle bir ayırıma gerek yok. 6

7 Neden? Çünkü komünizmi de anlatabilirsiniz, sosyalizmi de anlatabilirsiniz, herkes anlatabilir bunu. Bir kültür olarak verirsiniz çocuğa. Ama çocuğu dindar yapmaya sıra gelince bir Alevi eğitimi alsın demek istediğiniz zaman siz çocuğunuzun iyi bir Alevi felsefesiyle din konusunu algılamasını, kavramasını, yaşamasını isteyebilirsiniz. O ayırım orada başlar. Yani siz felsefe olarak bakıyorsunuz Aleviliğe, öğreti olarak bakmıyorsunuz Bakıyorum, bir kültür olarak bugün programda yer almalı ve zorunlu dersler arasında onu Hanefi çocuk da Sünni çocuk da, yani okula giden her çocuk bu ülkede Aleviliğin ne olduğunu bilmeli ve tanımalıdır. Tabi Alevilik nedir ve hangi Alevilik konusu da karşımıza çıkıyor, biliyorsunuz Nedir efendim, sizden öğrenelim. Çok tartışılıyor bu, Alevilik nedir, ben de merak ediyorum Konu konuyu açıyor. Alevilik konusunda şunları ortaya koyalım, şu çerçeveyi çizelim dediğiniz zaman o çerçeveyi çizmenin çok da kolay olmadığını size söylemek istiyorum. Alevi vatandaşlar var, diyorlar ki: Bizim inanç felsefemiz Kur an a dayanır, Hz. Peygamber i tanırız, Kur an a inanırız, ancak Kur an ı yorumlamamız farklıdır. Bakıyorsunuz bunlardan bir kısmının camisi de var, ibadeti de var, hepsi var. Yani bazı ayrıntılarda Sünni uygulamadan farklı yaşantıları var. Camide ibadetimi yaparım, cem evinde kültürümü yaşarım diyen Aleviler de var. Bir kısım Alevi vatandaşlarımız da bizim Aleviliğimizin Ali ile ilgisi yok, alevle ilgisi var, diyor ve kendi geçmişini Orta Asya ya dayandırıyor. Ali yi de tanımıyor, İslamiyet i de, ama biz Aleviyiz diyor. Melih meriç: Efendim, devlet çağırsın uzmanlarını, otursunlar Aleviliğin bütün yönlerini koysunlar ortaya İşte ben de onu söylüyorum senelerdir. Önce Aleviliği tanımlayın da biz ona göre size yardımcı olalım. Siz tanımlayın efendim, din adamı değil misiniz, ilahiyat doktoru değil misiniz? Oral Çalışlar: Bu yaklaşım çok geliyor karşı taraftan Alevilerin bu taleplerine karşı. Ben Alevi değilim, Sünni bir kültürle yetiştim, ama şu beni çok rahatsız ediyor: Bu aleviler kendilerini bir tespit etsinler bakalım. Birbirlerine benzemek zorunda değiller. Bir kısım Alevi kendisini böyle tanımlayabilir, bir kısım Alevi başka türlü tanımlayabilir, onların en doğal haklarıdır. Aleviler biz Diyanet te temsil edilmeliyiz, Diyanet İşleri yalnız Hanefilerin temsilcisi olmamalıdır, dediği 7

8 zaman hemen karşı taraftan bir söylem geliştiriyor: Kim bunlar, kimi temsil ediyorlar, hangi inançtalar? Tabi ki her inancın içinde çok farklı yorumlar var. Hanefilik, Sünnilik içinde de çok farklı yorumlar var. O yüzden çeşitli tarikatlar, cemaatler, mezhepler oluşmuş. Nurculuk var, Nakşilik var, Kadirilik var. Yani onlar da döner derler ki sizin ki de böyle derler. Kadirilik var, Nakşilik var, o yüzden inanç işleri herkes kendini nasıl tanımlıyorsa... Oral Bey, o kadar basit değil. Aleviler arasındaki ayırım bazı ayrıntılarda değil sadece. Şimdi birisi diyor ki benim inanç felsefem ya da kültürüm Orta Asya ya dayanıyor, İslamiyet le ilgim yok diyor, ama Aleviyim diyor. Oral Çalışlar: O bir küçük azınlık olabilir Şimdi bununla ben camiye giderim ibadetimi yaparım, cem evine giderim kültürümü yaşarım diyen arasında bir uzlaşmayı sağlamanız mümkün değil, bu bir. Oral Çalışlar: Onları kendilerine bırakın. Onların örgütleri var. Bırakıyoruz zaten, bir şey yaptığımız yok. Diğer taraftan bir başka Alevi önderi, aynı zamanda bir ilim adamı Ben namazımı aklımla kılarım diyor, tamam sen kıl, sen kendin ne yaparsan yap, kimseyi ilgilendirmez, ama bunu bir din adına ya da din felsefesi ve yorumu adına söylersen o zaman seninle uzlaşmak kolay olmaz. Hiç kimseyi namaz kılmaya zorlayamazsınız, kimseyi oruç tutmaya zorlayamazsınız, ama İslam ın getirdiği bir inanç sistemi var. Efendim galiba şu yapılabilir değil mi? Yani toplumun da itimat ettiği, bilim çevrelerinin de itimat ettiği 5-6 kişilik bir ilahiyatçı ekibi oluşturup bunların Alevilikle ilgili -o kitaba girecek topu topu sayfa- bir çalışma yapıp bunu ortaya koymaları herhalde mümkündür. Yani oturup birleştirmek gibi bir konsül toplanacak değil sonuçta. Böyle tanımlayanlar var, deyip bir özet yapılabilir herhalde. Senelerdir söylediğim bir söz. İlkini Merter de yayın yapan cem radyosunda söylemiştim. O radyoda beni bir sohbete çağırmışlardı yıl önce söylediğim bir fikri her vesileyle tekrarlıyorum. Konuyu böyle kamuoyu önünde, toplumu gerecek ve kesimleri birbirinden uzaklaştıracak üsluplarla tartışmak yerine bilimsel bir zeminde Alevi önderleri, toplum önderleri ve bilim otoriteleri, -ben mezhepler tarihi uzmanı değilim, elbette bir şeyler biliyorumama bu konunun uzmanları, otoriteleri var Türkiye de. Bunlar bir araya gelsinler, tartışsınlar, nedir ne yapılabilir ve Alevilik deyince öncelikle algılamamız gereken şeyi genel hatlarıyla ortaya koyun. Bir kısım diyor ki, biz Diyanet te temsil istemiyoruz, bir kısmı diyor ki Diyanet te biz niye temsil 8

9 edilmiyoruz, bir kısmı diyor ki bütçeden bize para ayırın, bir kısmı karşı çıkıyor buna. Peki, AB nin azınlıklar, Aleviler azınlıktır kavramlarına, tanımlarına nasıl yaklaşıyorsunuz Tabi, AB sürecinde konu zaten kendiliğinden başka bir mecra kazanacak ve o mecrada Diyanet in, Diyanet İşleri Başkanlığı nın konumu ne olacak, bunlar hep önümüzdeki süreçte tartışılacak. Ben Kur an kursları konusuna geri dönmek istiyorum. Ben şahsen Kur an kursuna devam etmedim, zat-ı aliniz etmiş olabilirsiniz ve etmişler de pek eleştirmezler, yani kamuoyunda bir söylem çıkmaz. Fakat çoğu fikrine katılmadığım, ama bu konuda yazdıklarını hayretle okuduğum Ahmet Hakan a değinmek istiyorum. Hürriyet teki köşe yazısında dedi ki: 10 yaşındaki çocukların pedagoji denilen bilimden zerre kadar nasibini almamış hocalar elinde harcanıp gitmesine neden dur denmez bu ülkede. Şimdi siz, uygulamaya bakalım, talep çok büyük diyorsunuz, bunun kontrol mekanizması da yok diyorsunuz, Diyanet bunlara ne gibi bir çalışma hazırlıyor, resmi olmayanlar nasıl kontrol ediliyor ve Sayın Cemil Çiçek dün dedi ki: Eğitim konusu denince önce din eğitimi konusu gelmekteymiş. Böyle değerlendirdiğine göre bu konu son derece önemli ve oradaki 10 yaşındaki küçücük çocuklar ve siz 5 yaşında yapalım, aileler istiyor diyorsunuz ya. Anlamadığı bir lisanda ezber yapamadığı takdirde cetvellerle dayak suretiyle ezberletme yoluna gitmek ve bunlar arasında hafızlar yarışmaları düzenlemek ve bu çocuklara madalya vermek İslamiyet in neresine sığar? Diyanet oturup bu kurslarda hem de eğitim kurumlarında bir müslüman nasıl olur, şartları nedir? Çünkü şekilcilikle Müslümanlık olmaz. Başbakanımız demiş ki, bugüne kadar hükümetler halktan kopuktu. Bana öyle geliyor ki sizler ve Diyanet de Hz. Peygamber in döneminden kopuksunuz. Çünkü çocukla bir olamıyorsunuz, neler dönüyor haberiniz yok ve bu ülke bunun altında ezilmiş, şekilcilikle, vicdan azaplarıyla kaynayan bir kitle olarak ülkenin önünde duruyor. Ne yapacağız, Kur an ı esas almak yeterli değil mi? Diyanet in kontrolündeki Kur an kursları hakkında çok ciddi eleştiriler var Hakan ın yazısında. Sağlıklı bir din eğitimi veriliyor mu? Din eğitimi deyince benim kastettiğim Kur an kursu modeli bir eğitim değil. Kur an kursları da bu ülkede bir boşluğu dolduruyorlar. Yanlışlar varsa tabi ki bunları dillendireceğiz, eleştireceğiz, düzeltilmesini isteyeceğiz. Yani Kur an kursu ve din eğitimi deyince illa belli metinlerin ezberlenmesini elbette kastetmiyorum. Şimdi Kur an kurslarına gelince; Sayın Meriç beni hafta sonu tatili gecesi yakaladı, kimseyle irtibat kurup bilgi alamadım, kendisini de reddedemedim. O bakımdan rakamsal olarak fazla bilgi yok elimde. Telefonla 9

10 öğrendim mesela benim sene önce bıraktığım Kur an kursu sayısı 4004 iken şimdi olmuş 4300 olmuş. Fazla bir gelişme yok. Bunlarda 3655 öğretici var. Ayrıca kadro yetersizliği yüzünden ücretle çalışanlar var. Benim zamanımda üniversite mezunu olan öğreticilerin sayısı son derece azdı. Bu yıllar itibariyle biraz artmış ama yine de bu 3655 öğreticinin büyük çoğunluğu İmam- Hatip Lisesi mezunu. Yani üniversite mezunu değil. Yani şunu demek istiyorum, yeterli pedagojik formasyona sahip olmayan öğreticiler tarafından yürütülüyor bu kurslar. Tablo budur. Ama siz öğreticiye diyeceksiziniz ki, Kur an-ı Kerim i yüzünden okumayı öğreteceksin, şu sureleri de ezberleteceksin. Bu artık bizim vazgeçilmez bir ihtiyacımızdır. Kur an-ı Kerim i yüzünden okumayı öğrenmek o kadar uzun çalışmayı gerektiren bir şey de değil, çok basit bir eğitimdir. Yani bir çocuk Kur an-ı Kerim okumayı 15 gün içinde öğrenebilir. Eğer aile, benim çocuğum Kur an-ı Kerim i okumayı öğrensin, bana da öldüğüm zaman arkamdan bir fâtiha okur, gibi bir anlayışla bu mukaddes metnin okumasını çocuğunun öğrenmesini istiyorsa öğretilebilir. Anne baba onu istiyor da Allah ne istiyor, ne için bu Kuran ı yolladı da... Efendim şimdi oraya geleceğiz, tabi sadece o değil ki. O işin bir cüzü, yani Kur an kurslarında verilen eğitimin bir parçası. Onun ötesinde namaz kılacağı kadar sureleri öğrenecek, onların Türkçelerini öğrenecek, belli surelerin meallerini öğrenecek, Hz. Peygamber in hayatını biraz öğrenecek, İslam ın esaslarını öğrenecek. Kur an kursu dediğiniz yerde verilebilen şey sadece bu kadar. Ve bir yıllık eğitim öğretim sürecinde verilebilecek şey ne ise hadise bundan ibarettir. Şimdi Ahmet Hakan ın yazdıkları doğruysa elbette bunun üzerinde durulmalı. Şüpheniz olmasın, doğrudur bu. Tayyar Bey in verdiği rakamlarla ilgisiz. Başı sonu lise mezunu yani. Çoğunluğu lise mezunu, pedagojik formasyonu olmayan öğreticiler. Bunları niye konuşmuyorsun, her platformda konuşuyoruz. Yani bu kişiyi beden eğitimi öğretmeni yapmıyorsunuz, ama dini öğretebiliyor. bu, bu kadar basit olabilir mi? Bu bir süreçtir. İlahiyat Fakültesi mezunu, aynı zamanda öğretmenlik için pedagojik formasyon kazanmış öğreticiniz yok. Yoksa ne yapacaksınız? Şimdi Kur an kursu öğreticileri Diyanet İşleri Başkanlığınca sık sık hizmet içi eğitime alınıyorlar. Yani bu eksiklerin giderilmesi için eldeki imkânlar ve kadrolar ölçüsünde bu yapılıyor. Mesela en son geçtiğimiz günlerde böyle programlar uygulandı. Önümüzdeki yaz sezonunda tahmin ediyorum yoğunlukla 10

11 uygulanacaktır. Yani Başkanlık öğreticilerini ve tabi ki diğer meslek mensuplarını, imamlarını, müftülerini değişik periyotlarla bu kurslara tabi tutuyor, tutmuyor değil. Bunlar hiçbir şey bilmiyor da değil. Biliyorlar ama bizim Kur an kursuna giden çocuklarımız niçin pedagojik formasyon almış, üniversite mezunu öğretmenler önünde okumasınlar. Tabi ki daha iyi olur. Efendim bu haliyle mesela siz çocuğunuzu gönderir misiniz? Yani lise mezunu birisinin dini öğretmesini siz yeterli görür müsünüz? Ben hiçbir çocuğuma kendim öğretemedim maalesef, vaktim olmadı. Kur an kursuna da göndermedim. Neden? İmam Hatip e gönderdiniz mi? Birini gönderdim. Diğeri başka bir okuldan mezun oldu. Birini de yazın camiye gönderdim. Nedir orada din görevlisinden beklediğim? Ona bazı ibadet pratiklerini öğretsin. Pratiğini yaptıracak, biraz Kur an-ı Kerim okumasını öğretecek. Efendim bir uzman olarak ben size bunu soruyorum, bu haliyle lise mezunu birisinin dini öğrettiği bir kursa siz gönderir misiniz çocuğunuzu? Bakınız, lise mezunu dini öğrettiği için değil, lise mezununun dinin en basit ve zorunlu pratiklerini öğrettiği bir yere, daha yeterli bir eleman bulamıyorsam gönderirim. Niye göndermeyeyim? Ama denetleyebiliyor musunuz? Bunlar denetleniyor. Bütün Kur an kursları denetleniyor. Oral Çalışlar: Sayın Altıkulaç, kaçak Kuran kurslarını AKP liler niye savunuyorlar, merak ediyorum. Hayır, savunmuyorlar. Yani propaganda öyle yansıdı Ankara ya. Efendim 3 kişi bir araya gelecek, Kuran öğrenmeye çalışacaklar ve bunlar hemen apar topar hapse atılacak, böyle algılandı. Oral Çalışlar: Milletvekilleri de mi böyle algıladılar? Pek çok arkadaşımız belki yasayı inceleme fırsatı bile bulmadan böyle bir emri vaki tepkiyle ve bir propaganda bombardımanı ile karşı karşıya kaldılar. Bu kadar basit bir şey olabilir mi? Bunlar yüksek tahsilli, işlerinin ehli insanlar. 11

12 Efendim tam türbanın üzerine geldi falan, AİHM de yapılan savunma var, hepsi üst üste gelince...fakat ilginç, sizin görüşünüzün bana göre çok etkili olması lazım. Yani Diyanet i yönetmiş birisiniz. Bu konuda size sorulmayacaksa partide ne sorulacak, ben onu merak ediyorum. Burada size sorulmalıydı diye düşünüyorum. Siz kürsüye çıkıp yumruğunuzu vurmalıydınız. Kürsüde söz almak çok sınırlı biliyorsunuz. Ama ben başka yerlerde gerektiğinde yumruğumu da vuruyorum. Siz kürsüde yapın, biz canlı yayında görelim onu. Neyse daha etkili bir yerde belli ki vurulmuş. Elini kırmayalım. Vurmuş ama o kadar. Hayır, tabi bu benim karşı tavrım. Böyle bir tartışmanın Türkiye de açılmasına gerek yoktu. Ve biz bir siyasi parti olarak yasalara aykırı eğitim öğretim kurumu açan ya da açmak isteyen ya da açacak olan insanları siyasi bir parti olarak korumuş gibi bir duruma düşüyoruz. Bu siyaseten doğru değil. Olaya böyle yaklaştım daha çok. Tabi ki kaybettiniz. Maalesef. Evet, AB ye aday bir ülkede 7.5 milyon insanımız hala okuma yazma bilmiyor. Eğitim hakkı yaşam hakkından sonra gelen en temel hakken biz bunları tartışmıyoruz, tamamen farklı şeyleri tartışıyoruz. Dine ve eğitimine karşı değiliz. Hatta daha da fazla verilebilir, kontrol altında olmak kaydıyla. Mesela İmam-Hatiplerdeki üç beş yüz bin öğrenciyi tartışıyoruz. Öbür tarafta 18 milyon öğrenci var, onlara daha iyi, daha verimli bir din dersi nasıl verilebilir? Onları hiç konuşmuyoruz, ama hükümet, partiniz neden bu 7.5 milyon insanın okuma yazma bilmemesini sorun haline getirip bu konuda çaba harcamıyor da ille de bu Kur an kurslarına takılıp kalıyor. Yani okuma yazma öğrenmek, okula gitmek, eğitim almak din eğitiminden daha mı az önemli? Hükümet Kuran kurslarına takılıp kalmış değil. Böyle bir şey yok. Bu konu ceza kanunu vesilesiyle gündeme gelmiş bir konu. Eski ceza kanununda olan bir madde vesilesiyle gündeme gelmiş bir konu, eski ceza kanunu bütün maddeleri gözden geçirilerek yeni bir düzenleme yapıldığına göre önünüze izinsiz eğitim kurumları açan kişiler ya da kurumlarla ilgili kanun maddesi de önünüze geliyor. 12

13 Gelince doğal olarak bunu tartışıyorsunuz, iktidar bir şey söylüyor, muhalefet bir şey söylüyor. Tabi olayın siyasi boyutları var, taban tavan hesapları var, seçmen duyarlılıkları var, vatandaşın duyarlılıkları, sivil toplum örgütlerinin duyarlılıkları var. Yani AK Parti hükümeti durup dururken Kur an kursu tartışmasını açmış diyorsak eğer, bu doğru bir değerlendirme olmaz diye düşünüyorum. Koskoca ceza kanununa bin tane eleştiri yapıldı, herkes yapıyor. Ama siz bunları değil de gidip de bir iki maddede değişiklik yapar, bunlardan birisi de Kuran kursu olunca tartışma açılıyor. Bu tartışma kendiliğinden ortaya çıkmış bir tartışma. AK Parti nin ya da hükümetin iradi olarak, planlı olarak şu konuyu gündeme getirelim de tartışalım ve bu cezaları hafifletelim diye gündeme getirdiği bir konu değil. Olaya böyle bakalım. Okula gönderilmeyenlere hapis cezası vardı daha önce, AK Parti iktidarından önce. O da kaldırdı. Herhangi bir ülkede çocuğunu okula göndermemekten daha büyük bir suç yok. Ya velayeti alınır ya da anne baba hapse atılır. Daha önceki yasada hapis cezası vardı, o da kaldırıldı. Şimdi biz sanki okula göndermeyi zorunlu olmaktan çıkarıyoruz. İkincisi burada kaçak Kur an kurslarını yasak olmaktan çıkarıyoruz. Okula göndermemenin cezası kalktı diye bir şey yok. Hiçbir cezası yok. Para cezası diyorsunuz, param yok diyor ve çocuğunu göndermiyor. Belki bu bir Türkiye gerçeği, iktidar ve muhalefetin anlaşarak kabul ettiği bir madde bu. Ama 7.5 milyon insanın okuma yazma bilmediği bir ülkede bunu konuşuyor olmamamız gerekmez miydi? Haklısınız tabi, bunları konuşmalıyız. Bakınız, bugünkü programda siz de vardınız, bilgisayar destekli eğitim kampanyası programında. Orada da açıklandı, haydi kızlar okula kampanyası vesilesiyle kız çocuğunu okula göndermeyen 120 bin aile ya da 120 bin kız çocuğu okullu olabilmiş. Bu doğrultuda tabi ki çabalar gösteriliyor, ama eğer ekonomik nedenlerle -adamın var 10 tane çocuğu, biliyorsunuz bu ülkede 40 tane çocuğu olan vatandaş varşimdi bu vatandaş 40 çocuğunu okula göndermiyorsa, bu bir ülke sorunudur. Bu konuları tartışmıyor değiliz, tartışalım. Buna kapalı değil AK Parti hükümeti. Bu 13

14 sorunların çözümlenmesi konusunda iktidarın son derece samimi olduğuna inanıyorum. Hiçbir tereddüdüm yok. Aydın Engin: Sizin din bilgini şapkanıza yönelik değil de politikacı şapkanıza yönelik bir şey sormak istiyorum. Arada gürültüye gitmesini istemediğim için ısrar etmek istiyorum, basit bir ceza indirimini aşan yasadışı eğitim kurumlarının kapatılması önlendi. Yasadığı eğitim kurumlarında öğretmenlik yapanlar cezadan muaf tutuldu. Bu vahim, bunun muhatabı siz değilsiniz elbette. Sayın Başbakan Çankaya ile bir itiş kakış için adeta, kelime hoş değil ama iyisini bulamadığım için bunu söylüyorum. Yani devletin en tepesinde pekte hoş olmayan bir taraflaşma var. Bugünkü demeçlerde de bu var. Bunu şundan dolayı sormak istiyorum. Bakınız, sanki AK Parti hükümeti biz Meclisten yasalar çıkarıyoruz, maalesef Çankaya dan geri dönüyor, o yüzden biz yasaları ağır çıkarıyoruz. Önce Çankaya ya gidiyor, geri gönderiliyor, biz aynen geri gönderiyoruz, o zaman aynen onaylıyor. Şimdi bunun benzerlerini yaşadık. Burada da aynı olayı yaşayacak mıyız? Sayın Cumhurbaşkanı nın gerekçeleri bana sorarsanız az buçuk hukuk yalamış bir arkadaşınızım, çok ciddi gerekçeler. Gerçekten çok titiz bir hukuk çalışması. Şimdi artık rakip kabul edip, taraf kabul edip gerekçesi ne olursa olsun bizim dediğimize hayır dediğine göre biz Meclis te bir daha görüşeceğiz, gene parmaklar kalkacak, oylayacağız ve bu yasa Çankaya ya bir daha gidecek, Çankaya daki de noter gibi onaylayacak ve yürürlüğe girecek. Bu mu olacak? Yoksa AK Parti grubu -Sayın Altıkulaç değil, sizi tanıyoruz efendim-, ama AK Parti grubu şapkasını önüne alıp, evet ya bunun sonucunda mahkeme kararı ile yasadışı olduğu saptanmış kurumlar kapatılmayacak, yasadışı bir iş yapmış olanlar cezasız kalacak, parayı veren suç işlemeye, -bu suçtur çünkü-, devam edecek. Ya da burada teknik olarak büyük bir hata var, biz bunu düzelteceğiz diyecek mi? Politikacı Altıkulaç a soruyorum. Doğrusu konu Meclis e geldiği zaman nasıl seyredeceği hakkında bir şey söylemem takdir edersiniz ki... Aydın Engin: Bugüne kadarki pratik, bu soruyu sorma hakkını veriyor bana. Bugüne kadarki uygulamalara baktığımız zaman iki türlüsü de var. Sayın Cumhurbaşkanı nın iade ettiği kanunlarda, zaman zaman Sayın Cumhurbaşkanı nın görüşü doğrultusunda değişiklikler yapılmıştır. Zaman zaman kısmen yapılmıştır, zaman zaman da hiç yapılmamıştır. Bu husustaki kanaatiniz ne? Ne olur sizce? Oyunuz ne olur? Benim oyum değişmez. Çok önemli de değil benim ne oy verip vermeyeceğim. Parti grubunun bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı nın bu gerekçelerini okuduktan 14

15 ve değerlendirdikten sonra nasıl bir karar vereceğini, ne yönde bir tercihte bulunacağını kestiremem. Gerekçe grubu daha çok tahrik eder mi? Yasaya sahip çıkmaya mı iter? Olabilir. O da bir ihtimaldir, ya da yaptığımız iş doğrudur, burada bir değişikliğe gerek yoktur, denebilir. Önce Adalet Komisyonu konuşacak bu konuyu. Salı günleri parti grubunda toplanıyorsunuz. Bu yasa önemli bir yasa. Orada görüşülmedi mi? Meclise gelen metinde böyle bir değişiklik önerisi yoktu ki. Komisyondan gelen metinde de yoktu böyle birşey. Bu da yanlış değil mi efendim, parti grubunun haberi olmadan? Zaman zaman böyle emrivakiler, seyrekte olsa, olabilir. Bu da nasıl olur, Meclis Genel Kurulu nda kanuna bir madde eklemek istediğiniz zaman, -ki burada madde eklenmiştir- komisyon çoğunluğunun orada hazır bulunması aranır. Önerge verildiğinde komisyon çoğunluğunu arayacağım der başkan. Tek tek sayar ve orada komisyonun salt çoğunluğu varsa o zaman gündeme alır ve o maddeyi müzakere eder, oylar, kabul edilir, reddedilir ayrı bir mesele. Burada da böyle olmuştur. Yani otuz küsur maddeydi ceza kanununda değiştirilmek üzere genel kurula gelen maddeler. Bu madde yoktu metinde. Bunun önergeyle ilave edileceğini duyduğum zaman ben ilgilendim, arkadaşlarla konuştum ve kanaatimi, görüşlerimi kendileriyle tartışma fırsatı buldum. Bu kadar hayati konuda emrivaki! Belki dediğim gibi partinin yetkili kurullarında tartışılmış da olabilir. Siz yetkili kurulda değil misiniz efendim? Merkez Yürütme Kurulu nda değilim, başkanlık divanında değilim. Şimdi şunu soracağım efendim. Hep bir tarafından baktık, ama biraz da AK Parti tarafından bakmak istiyorum... Özür dilerim ama beyefendinin önemli soruları vardı, biraz önce de mevzu oldu, ben cevaplayamadım. Öğretmenler konusuna değindiniz. Bunlar cezalandırılmaktan çıkarıldı, dediniz. Buna şöyle bir savunma getirilebilir. Nitekim olaya benden farklı bakmayan bir hukukçu arkadaşımızın yorumunu aktaracağım size. Aynı zamanda Adalet Komisyonu üyesi bir arkadaşımızın 15

16 yorumu bu. Öğretmen konusu ile ilgili olarak baktığımızda, ortada eğitim kurumu gibi görünen bir yer var, yöneticiler var, sizi orada derse çağırıyorlar, bu yerin izinli mi izinsiz mi olduğunu öğretmen bilmeyebiliyor. Faaliyet halinde olduğuna göre herhalde bu kurs izinlidir diye düşünür. Öyle ya, burası dağ başı değil. O sebeple orada ders vermeye başlayabilir. Bu adam niye sorumlu olsun gibi bir değerlendirme söz konusu. Aydın Engin: Kabul edin ki çok zayıf! Bu bir yaklaşımdır. Ben daha fazlasını bilmiyorum. İki: O yerin kapatılmaması meselesine gelince; hâkim illâ ki ceza verecek, mümkündür ki bir yıl hapis verebilir, bunu paraya da çevrilebilir vs. Ama 15 gün sonra savcı olaya tekrar baktığında orada faaliyetin sürdüğünü görürse tekrar bu ceza verilecek, yani bu bir çıkış yolu değil. Kapatılmaması hadisesi çok önemli bir sorun gibi gelmiyor bana. Yani ne olacak, 15 gün sonra savcı ne yapıyorsunuz siz burada diyecek, tekrar dava açacak ve bu iş iki defa üç defa tekerrür ettiğini düşünün, yürümez yani bu iş. Aydın Engin: Yürür efendim. Öngörülen hapis cezasını paraya döndürdüğünüz zaman. Biz şuradakiler cebimizdeki parayı çıkarsak bu cezayı öderiz. Bir kere ödersiniz, ikincide? Üçüncüde? Olaya böyle bir gerekçeyle yaklaşmak mümkün. Bu ülkede sigara içenlere para cezası var. Bugüne kadar kimseye para cezası kesildi mi ki? Bana sorarsanız bu cezanın bir yıla indirilmesi konusunda sizin kadar tepkili değilim. Esas sorun bu değil. Türkiye de esas sorun doğru düzgün, anayasanın emrettiği şekilde, Atatürk ün emrettiği şekilde bu vatandaşın din eğitimi ihtiyacının karşılanmasıdır. Ama şöyle olur böyle olur, bunu tartışalım. Aydın Engin: Din eğitimi konusunda engel olmadığı halde, deyim doğruysa daha da kolaylaştırıcı, özendirici bir önlem aldı AK Parti hükümeti. Meclis grubu bir yasa çıkardı. Aynı şekilde önünde son derece büyük engeller olan Kürtçe eğitimi var. Var olan yasa ile bedelini ödemek kaydı ile Kürtçe eğitimi de olanaklıdır. Bu hesaplanmış mıydı? Bence hiçbir mahzuru yok, madem doğru dürüst yollardan öğrenemiyor, Kürtler kendi dillerini, bari parayı versinler böyle öğrensinler. Çünkü bu onların hakkı. İzinsiz eğitim kurumu açarak mı diyorsunuz.? Aydın Engin: Evet. 16

17 Doğrusu Adalet Komisyonu ndaki tartışmalarda bulunmadığım için cevap vermeyeyim. Ben şimdi bir de AK Parti açısından bakıyorum. Şimdi ben asıl burada AK Parti nin gerçekte laik cumhuriyetten ziyade kendine haksızlık yaptığını düşünüyorum. Kendi tabanına yaptığını düşünüyorum ve aslında kendi kesimine takiye yaptığını düşünüyorum. Sanki onları koruyormuş gibi davrandığını düşünüyorum. Çünkü eğer siz insanların daha fazla din eğitimi almasını istiyorsanız, bu kursların açılmasını istiyorsanız bunların açılmasını kolaylaştırabilirsiniz. Din eğitimi konusunda herkese, tüm mezheplere ve dinlere kolaylıklar getirirsiniz, böylece kimse bunu sorgulamaz, kayıt içine alırsınız, kayıt içinde bunların rahat hareket etmesine imkân sağlarsınız. Oysa topu topu yapılan 1 yıl hapis cezası, öğretmene ceza falan filan. Burada bana şöyle geliyor: Bir istismar şeyi alıyorum ben burada. Sonuçta bu tabana yapılmış bir iyilikse, tüm tartışmalara bakıyorum aslında, son derece küçük ve aslında tartışmadan elde edilen getirinin bu kanunun vereceği getiriden daha büyük olacağını düşünüyorum. Yani AK Parti türbanı yapamadık, İmam-Hatip i yapamadık, bari bunu yapalım da bir şey yapıyormuş gibi görünelim diyor. Ben bunu alıyorum, bu sorunun çözümüne dönük bir iyi niyet görmüyorum. Daha çok burada siyasi bir suiistimal havası alıyorum açıkçası. Bu konudaki değerlendirmenize samimi olarak katılamıyorum. Çünkü gerçekten ben aşağı yukarı 50 yıldan bu yana bu ülkedeki siyasi partileri izleyen, onların ne yaptıklarını bilen ve özellikle mesleğim itibariyle bu din istismarı konusunun hemen her dönemde sıkıntılarını en çok çeken bir kişi olarak, din istismarı konusunda, -lütfen beni bağışlayım, kimse de beni yanlış anlamasın- en duyarlı parti AK Parti. Çünkü kuruluş safhasından itibaren bu tartışmaların, bu müzakerelerin içindeyim ve bunu AK Parti nin tüzüğüne, programına kadar koyduk ve teşkilatın sürekli uyarılması konusunda duyarlıyız. Mesela bir yerde çok iyi niyetli, tanıdığım da insanlar, mahalli yönetim kutlu doğum programı yapıyor. Kanaatimce yüce bir Peygamber in doğumu bir kandil gecesi okunan mevlitle geçiştirilmemeli, onun mesajları bilimsel toplantılarda, sivil toplum örgütlerinin programlarında, seminerlerde, panellerde bir hafta boyunca konuşulmalı tartışılmalı. Bu fikri Türkiye ye ben getirdim. Ama siyasi bir organ adına yapıldığı ve bununla ilgili bir davet aldığım zaman en sert tepkiyi ben gösteriyorum. Aslında bunu bir istismar olsun diye de yapmıyorlar, ama ilkesel olarak yanlış buluyorum. Sorumun cevabını almıyorum, sorumun cevabı, bu Kur an kurslarını açmak bir özgürlük konusu ise serbest bırakırsınız, hiç ceza vermeyiniz. Benim hala anlayamadığım, Diyanet e açma imkânı veriyorsunuz, başkasına vermiyorsunuz. Bu özgürlüğün yeterli olduğuna inanıyorsunuz, ama sonra bunu illegal açanın 17

18 cezasını azaltıyorsunuz. Bu bir şeyi çözmüyor, sadece siyasi olarak sizin bu konuyla ilgilendiğiniz duygusunu veriyor. Ben bunu söylüyorum, yani eğer onların Kur an kursu açmasının doğru olduğuna inanıyorsanız o halde buna imkân verin. Yani hem meseleyi inandığınız gibi çözmüyorsunuz, hem de çözüyor gibi davranıyorsunuz. Şahsen benim inandığım gibi konuyu çözmüş değiliz, Türkiye çözmüş değil. Bizden önceki iktidarlar da çözmüş değil. Biz de bu konuda ciddi bir adım atmış değiliz. Madem bu kursları açmak masum bir şey, yasayı kaldırın efendim. Kaldırmıyorsanız niye cezayı azaltıyorsunuz. Bunlar sorulabilir, tartışılabilir, anayasa ortadayken ve yasalar ortadayken devletin gözetimi ve denetimi dışında sıradan bir eğitim kurumu açamayacağınız gibi din eğitimi kurumu da açamazsınız. Bunun cezası bir yıl mı olacak, üç yıl mı olacak, beş yıl mı olacak, bu artık bir tartışma ve takdir konusu. Sorularınızdan usanmadım, ama bu konuyu yeteri kadar tartıştık gibi geliyor bana. Çocuğunuz var, ilköğretimde okuyor, akşam size bir anket formu getiriyor, baba bunu doldurur musun, okuldan verdiler. Bunu dolduracaksın, ben de bunu okula götüreceğim, diyor. Kendime göre birkaç soru seçtim. Camiye katılım durumunuz? a) 5 Vakit namazımı camide kılarım, b) Cuma, bayram ve kandillerde sürekli giderim c) Sadece bayram namazlarına giderim. d) Hiç gitmem. İkinci bir soru; din anlayışı olarak kimliğiniz aşağıdakilerden hangisini en iyi yansıtır.? a) Sünni-Hanefi b) Sünni-Şafi c) Caferi d) Alevi e) Sünni. Diğer bir soru: Allah ın varlığına inanmak gerekir? a) Tamamen katılıyorum b) Katılıyorum c) Kararsızım d) Katılmıyorum e) Kesinlikle katılmıyorum. Bir başka soru: Ahiret günü ölümden sonra hayat vardır; katılıyorum katılmıyorum diye gidiyor. Çok kadınla evlilik İslam a göre uygundur, dini nikâh olmadan resmi nikâh geçerli olmaz, resim bulunan eve melekler girmez şeklinde katılıyor musunuz katılmıyor musunuz diye sorular devam ediyor. Şimdi Sayın Başkan sizin çocuğunuz size böyle bir anket getirdim dese, benim de sekiz yaşında bir oğlum var, ilköğretime gidiyor, siz bunu doldurmak ve evladınıza bir cevap vermek zorundasınız. Kendi kendinizi sorgulamak zorundasınız, maneviyatınızı ve dini duygularınızı. Tanrıya inanabilirsiniz inanmayabilirsiniz, Alevi olabilirsiniz. Mesela ben Aleviyim, eşim Sünni. Yani ateist olabilir insan. Böyle bir anketi doldurup çocuğunuza vereceksiniz, oda okula gidecek. Siz böyle bir anket formunu nasıl değerlendirirsiniz, bir ilahiyat doktoru olarak. Önce bu işin arka palanını bir inceleyelim. Bu anketi kim vermiş? 18

19 Milli Eğitim Bakanlığı ndan imzalı, belgeli. Burada belgesi de var. Nurettin Konaklı imzalı, tanıyorsunuzdur herhalde. Emin Çölaşan yazdı, ben de okudum ve bugün de Milli Eğitim Bakanı na sordum bunun arka planını. Bana şöyle bir dosya verdi. Şimdi bir defa iki anket var. Birincisi din kültürü dersine katılan çocuklara yöneltilmiş. Seviye mi ölçüyor efendim? Evet seviye ölçüyor. Bir de velilere yönelik anket var. Ancak resmi prosedür sadece öğrencilere yönelik anketle ilgili. Bunu kim yapıyor? Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü nde sosyoloji ya da eğitim alanında doktora yapan bir genç bu anketi hazırlıyor ve üniversitesine başvuruyor. Üniversitesi Milli Eğitim Bakanlığı na yazarak izin istiyor. Bu anketin uygulamasında bu arkadaşımıza yardımcı olun diyor. Milli Eğitim Bakanlığı da üniversiteden gelen bu talebi... Soruları gözden geçiriyorlar mı? Tabi, ama Sevilay Hanım ın ilk okuduğu sorular yok. Bütün bu sorular öğrencilere de sorulmuş olabilir. Bir araştırmacı, bir üniversite mensubu bu soruları hazırlamışsa ve üniversitesi bunu uygun görmüşse... Cemal Tosun, tanıyorsunuzdur. Prof. Dr Cemal Tosun. Danışmanı İsmail Arıcı ile telefonda bizzat kendim konuştum. Milli Eğitim Bakanlığı nın izin verdiğini ifade ediyor. Bir şey demiyorum. Aynı şeyleri ifade ediyorum ve diyorum ki, doktora öğrencisi saha araştırması yapıyor ve eğitimle ilgili araştırma yapıyor ve bu konuda sorular hazırlıyor. Bu soruları üniversitesine, hocasına takdim ediyor. Onlar da uygun görüyorlar, rektör veya Sosyal Bilimler Enstitüsü müdürü yani bir akademisyen imzalıyor ve bakanlığa gönderiyor. Onlar da buyurun, uygulayın diyorlar. Yardımcı olun, elemanımız araştırma yapacak diye başvuruyorlar. Bakanlık da izin veriyor. Gidiyor bir okulda... Üç okulda efendim. Çankaya İlköğretim Okulu, Taha Yaşar İlköğretim Okulu ve Hamdı Bulgurcu İlköğretim Okulu. Olabilir efendim, 20 tane okulda da uygulayabilir. Ankara da uygulayabilir, Türkiye nin başka yerlerinde de uygulanabilir. Sayı çok önemli değil. Bakanlıktan yardım isteniyor, kararlaştırıyorlar ve bu anket çocuklara uygulanıyor. Fakat velilerle ilgili anket konusu Bakanlığa yapılan başvuruda da yok ve tamamen Bakanlığın izni dışında velilere uygulanmış bir anket. Ama 19

20 bana sorarsanız, şimdi kendi fikrimi de ilave ediyorum, velilere yönelik anketi de öğrenciler vasıtasıyla velilere ulaştırmak istiyoruz buna yardımcı olun da denmiş olabilirdi ve Bakanlık bu konuda üniversiteden gelen bu talebe yardımcı olmayı uygun görmüş de olabilirdi. Sorular içerisinde saçma sapan şeyler var, hurafeler var. Şimdi bakınız bir bilim adamı araştırma yapıyor, bu toplum nelere inanıyor, bunu belirlemek istiyor Bunun yolu 8 yaşındaki bir çocuğa bu anketi tutuşturup bu formu git ananın babanın manevi duygularını, dine inanıyor mu inanmıyor mu ölç bakalım değildir. Sayın Başkan, belki ben çocuğuma neye inandığımı söylemek istemiyorum. Çocuğum toplum içinde kendisi öğrensin ve kendi bilgileri ile gördüğü gibi yaşasın istiyorum. Bu anketle beni çocuğuma sorgulatıyor Milli Eğitim Bakanlığı. Buna hakkı yok. Milli Eğitim Bakanlığı bunu sorgulatmıyor. Siz ne yapardınız baba olarak? Uygun görürsem... Görür müsünüz efendim? Şimdi görürdüm-görmezdim, ben soruların hepsini bilmiyorum. Görmüyorsam evladım sen kendi sorularına cevap ver derdim. Ama olur mu öğretmen not kırar, takar... Şimdi siz Milli Eğitim Bakanlığı nın bu anketi yaptırmasını doğru buldunuz, siz de Milli Eğitim Bakanı olsaydınız bu anketin yapılmasına onay verirdiniz. Bakınız, bakanın zaten haberi yok. Bakan bu kadar ayrıntıya giremez. Sayın Başkan, Nurettin Konaklı bakan vekili, zaten Cumhurbaşkanı Sezer in de veto ettiği, vekâleten görev yapanlardan. Buyurun işte burada imzası var. Bakan adına imza atabiliyor. Lütfen, yani ne demek bakanın haberi yok. Kurumlar gelip geçici değildir ki, kişiler gelip geçicidir. Bakanın haberi yok derken tabi ki bakanın imza yetkisi verdiği kişidir, ona güvenmiş ki kendisini hangi konulara imza edebileceğini bilir, sorumluluğu vardır. Olaya ben sizin baktığınız gibi bakmıyorum açıkçası. Yapmayın ne olur ya! 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi CHP ile, üniversitelerde okuyan gençlerin temsilcileri bir araya geldi, 15 sorun belirledi ve bu sorunların nasıl çözüleceği konusunda görüş birliğine vardı. Tarih : 04.12.2014

Detaylı

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum.

Yaptığım şey çok acayip bir sır da değildi aslında. Çok basit ama çoğu kişinin ihmal ettiği bir şeyi yaptım: Kitap okudum. Türkiye deki en büyük emek israflarından birisi İngilizce öğreniminde gerçekleşiyor. Çevremde çok insan biliyorum, yıllarca İngilizce öğrenmek için vakit harcamış, ama hep yanlış yerlerde harcamış. Bu

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012

Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 Dershane Algısı Araştırması Mayıs 2012 KÜNYE Proje Adı Araştırma Sahibi Araştırma Evreni Adayların Dershane Algısı Araştırması İKSara A.Ş. Toplumsal Gündem Araştırmaları Nisan 2012 Türkiye de üniversiteye

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*)

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*) DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞINCA DÜZENLENEN EĞİTİM FAALİYETLERİNDE UYGULANACAK DERS VE EK DERS SAATLERİNE İLİŞKİN KARAR (*) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Karar Tarihi: 14/07/2009 Karar Sayısı:

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır.

2005, yıl:1, sayı:4, ss.62-64 de yayımlanmıştır. AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE DİN ÖĞRETİMİ VE TÜRKİYE İLE KARŞILAŞTIRILMASI 1 Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın 2 Bu yazıda, önce Avrupa Birliği ülkelerindeki din öğretimi uygulamaları hakkında bilgi verilecek

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE

T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI EĞİTİM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE T.C. GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE BAĞLI YURTLARDA KUR AN EĞİTİM VE

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

PoliGazette Türkiye nin gerçek problemine bir göz atar. O,

PoliGazette Türkiye nin gerçek problemine bir göz atar. O, NAİM UYGUN * - Türkiye nin gerçek problemi PoliGazette Türkiye nin gerçek problemine bir göz atar. O, sanabileceğiniz şey değildir. Birkaç yıldır Türkiye de tartışılan ana konu, kilise ve devletin ayırımı

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

SAYI 147-148 MART-NİSAN 2004

SAYI 147-148 MART-NİSAN 2004 SAYI 147-148 MART-NİSAN 2004 Bu sayımızda dekanımız Prof. Dr. Mustafa Tokyay ile görüştük. İnşaat Haber Bülteni: Nerede doğdunuz? Mustafa Tokyay: Kayseri de doğdum, Kayseriliyim. İlkokulu 2 yıl Kayseri

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI VE AYLIK KARŞILIĞI OKUTACAKLARI DERSLERE İLİŞKİN

Detaylı

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ

SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU ve CEVAPLARLA 12 YILLIK (4+4+4) ZORUNLU EĞİTİM SİSTEMİ SORU 1: Bu yasal değişikliğe neden gerek duyuldu? CEVAP 1 Dünya genelindeki ortalama eğitim süresi 11-12 yıl veya daha üzerindedir. Türkiye de

Detaylı

KÖŞEMDEN. Nasıl Bir Cumhurbaşkanı? ABDULLAH URAZ

KÖŞEMDEN. Nasıl Bir Cumhurbaşkanı? ABDULLAH URAZ KÖŞEMDEN Nasıl Bir Cumhurbaşkanı? ABDULLAH URAZ "Cumhurbaşkanı kim olacak" sorusu endişelerle birlikte çok yönlü bir tartışma konusu olarak 15 Mayıs'a kadar devam eder. Aslında Cumhurbaşkanlığı konusu

Detaylı

Hilmi Hoca mızın Ardından

Hilmi Hoca mızın Ardından Sayfa 1 / 5 Hilmi Hoca mızın Ardından Türkiye İş Sağlığı ve Güvenliğinin duayen ismi,hepimizin Hocası Prof.Dr.H.Hilmi Sabuncu 5 Kasım 2013 sabah 02:00 gibi bir kalp krizi sonrası aniden aramızdan ayrıldı.

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI

3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Yrd. Doç. Dr. Turgay CİN* 3647 SAYILI ve 2008 (3647/2008) TARİHLİ YUNANİSTAN VAKIFLAR YASASI VE UYGULAMALARI Ortodoks Hıristiyanlık hukukunda vakıf var mı, yok mu, bir sorgulayın. Birinci sorum bu Hıristiyan

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

BEYOĞLU ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ STRATEJİK PLANI 2012 YILI EYLEM PLANI

BEYOĞLU ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ STRATEJİK PLANI 2012 YILI EYLEM PLANI HEDEFLER 1 Tüm sınıflarda mesleki formasyon kazandırmak. 1. Kur'an-ı Kerimi tecvid kurallarına uygun bir şekilde yüzüne okuyabilmek, İmam- Hatip'lik yapacak düzeyde ayet ve sureleri ezberlemek. 2. Kur'an-ı

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773)

(Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) 22 Eylül 2013 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28773 YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 22.09.2013; Resmi Gazete Sayısı: 28773) İpek Üniversitesinden: İPEK ÜNİVERSİTESİ DİL EĞİTİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

ENGELLİLERİN DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ FAALİYETLERİNDE KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜM AMAÇLI TEKLİFLER

ENGELLİLERİN DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ FAALİYETLERİNDE KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜM AMAÇLI TEKLİFLER ENGELLİLERİN DİN EĞİTİMİ VE ÖĞRETİMİ FAALİYETLERİNDE KARŞILAŞTIKLARI PROBLEMLERE YÖNELİK ÇÖZÜM AMAÇLI TEKLİFLER TUİK verilerine göre Türkiye nüfusu Aralık 0 de, 75.67.384 kişi olarak tespit edilmiştir.

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİLLÎ EĞİTİM UZMANLIĞI SINAV KILAVUZU

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİLLÎ EĞİTİM UZMANLIĞI SINAV KILAVUZU T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİLLÎ EĞİTİM UZMANLIĞI SINAV KILAVUZU 2015 İLGİLİ MEVZUAT 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri

Detaylı

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin

YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR. Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin YENİ AKİT GAZETESİ İNTERNET SAYFASINDAKİ 16 03 2015 TARİHLİ HABERE İLİŞKİN YORUMUM AŞAĞIDADIR Erdoğan: Bedeli suç işleyen ödesin Erdoğan, Balıkesir Ekonomi Ödülleri Töreni nde konuştu: Ben diyorum ki,

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 Sayın katılımcı, bu araştırma Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Anketi cevaplamak için ayırdığınız

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10 Bir Gencin Eroin Kullandığı Nasıl Anlaşılır? Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Anatolia Klinikleri nde Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Pektaş a bu soruyu sorduğumda söze şöyle başladı: Daha kırık kırık, çatallı,

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Amaç. Dayanak. Kapsam

Amaç. Dayanak. Kapsam MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI VE AYLIK KARŞILIĞI OKUTACAKLARI DERSLERE İLİŞKİN

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü SAĞLIK MESLEK LİSELERİ REHBERLİK HİZMETLERİ YÖNERGESİ

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü SAĞLIK MESLEK LİSELERİ REHBERLİK HİZMETLERİ YÖNERGESİ T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü SAĞLIK MESLEK LİSELERİ REHBERLİK HİZMETLERİ YÖNERGESİ SAĞLIK MESLEK LİSELERİ REHBERLİK HİZMETLERİ YÖNERGESİ 1. BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

Detaylı

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu.

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu. Anket 1: Dil eğitimi ihtiyacı olan kişilere yöneliktir. Sayın ilgili, Bu anket çalışmasının çıktıları Avrupa daki inşaat sektörü çalışanlarının dil becerilerini ve çalışma kültürü bilgilerini arttırmak

Detaylı

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ Eğitim Uzmanı ŞABAN KARAKÖSE AVUSTURYA (Österreich, Nemçe) Genel Bilgiler Başkent: Viyana Resmi dil: Almanca Bağımsızlık: 1955 AB ye kabul: 1995 Nüfus: 8,3 milyon (2007) Para birimi:

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 10 Mart 2014 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28937 Siirt Üniversitesinden: YÖNETMELİK SİİRT ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE ÖĞRETİMİ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI YARIŞMA SINAVI KILAVUZU

MİLLİ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI YARIŞMA SINAVI KILAVUZU T. C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI İNSAN KAYNAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİLLİ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI YARIŞMA SINAVI KILAVUZU 2012 DİKKAT: Bu kılavuzu Bu kılavuzu dikkatle dikkatlice okuyunuz. okuduktan sonra

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ TEMMUZ 2014 T.C. SAMSUN VALİLİĞİ İl Millî Eğitim Müdürlüğü 2014-2015 Eğitim - Öğretim Yılı Örgün ve Yaygın

Detaylı

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

12. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 12. HAFTA PFS105 Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE ORTA ÖĞRETİMDE YENİLİK VE GELİŞMELER...

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

T.C BALIKESİR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C BALIKESİR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C BALIKESİR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2014 2015 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ 1 2 Sıra No FAALİYET TARİH 1 2 Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci kayıtları

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği

İstanbul İmam Hatip Liseliler Derneği BİRİ MATEMATİK Mİ DEDİ? BİZ KİMİZ? Yüce Rabbimiz dünya hayatını insanoğluna imtihan yeri kılmış, sırat-ı müstakim olarak göndermiş olduğu dinin yaşanabilmesi ve birbirlerine ulaştırılabilmesi için Müslümanları

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 - Bu yönergenin amacı; Uludağ Üniversitesinde

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

T.C. BALIKESİR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2015 2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ

T.C. BALIKESİR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2015 2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ T.C. BALIKESİR VALİLİĞİ İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖRGÜN VE YAYGIN EĞİTİM KURUMLARI 2015 2016 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI ÇALIŞMA TAKVİMİ 1 2 Ortaöğretim Kurumlarına Öğrenci kayıtları a) Tercihe Esas Kontenjan

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği

13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL. A.A Nursel Gürdilek. İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği 13 Mart 2009 Cuma, 12:20 GÜNCEL A.A Nursel Gürdilek İşitme engelli çocuklar için Türk-İsrail işbirliği Türkiye ile İsrail arasında bir yılı aşkın süredir devam eden "işitme engelli çocuklara daha iyi bir

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek amacıyla dini eğitim veren hem mesleğe, hem de yüksek öğrenime

Detaylı