T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 T.C. SELÇUK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DEĞİŞİK SCHİFF BAZLARI VE METAL KOMPLEKSLERİNİN SENTEZİ KARAKTERİZASYONU VE SPEKTROSKOPİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ Hatice KORKMAZ YÜKSEK LİSANS Kimya Anabilim Dalı Mart-2017 KONYA Her Hakkı Saklıdır

2

3 TEZ BİLDİRİMİ Bu tezdeki bütün bilgilerin etik davranış ve akademik kurallar çerçevesinde elde edildiğini ve tez yazım kurallarına uygun olarak hazırlanan bu çalışmada bana ait olmayan her türlü ifade ve bilginin kaynağına eksiksiz atıf yapıldığını bildiririm. DECLARATION PAGE I hereby declare that all information in this document has been obtained and presented in accordance with academic rules and ethical conduct. I also declare that, as required by these rules and conduct, I have fully cited and referenced all material and results that are not original to this work. İmza Hatice KORKMAZ Tarih:

4 ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ DEĞİŞİK SCHİFF BAZLARI VE METAL KOMPLEKSLERİNİN SENTEZİ KARAKTERİZASYONU VE SPEKTROSKOPİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ Hatice KORKMAZ Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Kimya Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Mustafa ŞAHİN 2017, 66 Jüri Doç. Dr. Mustafa ŞAHİN Prof. Dr. H. İsmet UÇAN Doç. Dr. Nuriye KOÇAK Asimetrik Schiff bazlarının metal kompleksleri Zn (II), Ni (II), Cu (II) ve Pb (II) ile sentezlenmiştir. Asimetrik Schiff bazı 1,2-fenilendiamin, 4-metil-1,2-fenilendiamin, 2-hidroksi-1-napthaldehyde ve bifenil-4-karbaldehid kondensasyonu ile elde edilmiştir. Schiff Bazlı ligandlar ve bunların metal kompleksleri TG / DTG, FT-IR, 1 H NMR, UV-Vis, ESR, toz XRD, elementel analiz, manyetik momenti ve floresan çalışmaları ile karakterize edilmiştir. Schiff bazlı ligand ve bunların metal komplekslerinin termal analizi C arasında gerçekleştirilmiştir. Termal analiz birden fazla adımda termal ayrışma ve ardından metal kompleksleri için yüksek bir stabilite göstermektedir. ESR spektrum verileri M-L bağlarının kovalent karakterli olduğunu gösterir. Toz XRD çalışmaları sonucunda, Co (II) ve Cu (II) kompleksleri amorf, Ni (II) ve Zn (II) kompleksleri ise kristaldir. Anahtar Kelimeler: Asimetrik Schiff bazı, ESR, Metal kompleksleri, Termal analiz, XRD iv

5 ABSTRACT MS THESIS DIFFERENT SYNTHESIS OF SCHIFF BASE METAL COMPLEXES AND SPECTROSCOPIC CHARACTERIZATION AND INVESTIGATION OF PROPERTIES Hatice KORKMAZ THE GRADUATE SCHOOL OF NATURAL AND APPLIED SCIENCE OF SELÇUK UNIVERSITY THE DEGREE OF MASTER OF SCIENCE IN CHEMISTRY Advisor: Ass. Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN 2017, 66 Jury Assoc. Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN Prof. Dr. H. İsmet UÇAN Assoc. Prof. Dr.Nuriye KOÇAK The metal complexes of Zn(II), Ni(II), Cu(II) and Pb(II) with unsymmetrical Schiff bases were synthesized. The unsymmetrical Schiff base was obtained with the condensation of 1,2- phenylenediamine, 4-methyl-1,2-phenylenediamine, 2-hydroxy-1-napthaldehyde and biphenyl-4- carbaldehyde. The Schiff base ligands and their metal complexes were characterized by TG/DTG, FT-IR, 1 H NMR, UV Vis, ESR, powder XRD, elemental analysis, magnetic moment and fluorescence studies. The thermal analysis of the Schiff base ligands and their metal complexes was carried out from o C. The thermal analyses suggest high stability for metal complexes followed by thermal decomposition in multiple steps. The ESR spectral data shows the covalent character of M-L bonds. The powder XRD studies indicate that Co(II) and Cu(II) complexes are amorphous, while Ni(II) and Zn(II) complexes are crystalline. Keywords: Unsymmetrical Schiff base, Metal complexes, ESR, XRD, Thermal analysis v

6 ÖNSÖZ Bu çalışma, Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyelerinden Doç.Dr.Mustafa ŞAHİN danışmanlığında hazırlanarak, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsüne Yüksek Lisans tezi olarak sunulmuştur. Yüksek lisans eğitimim boyunca ilminden faydalandığım, insani ve ahlaki değerleri ile de örnek edindiğim, yanında çalışmaktan onur duyduğum ve ayrıca tecrübelerinden yararlanırken göstermiş olduğu hoşgörü ve sabırdan dolayı değerli hocam, Sayın Doç. Dr. Mustafa ŞAHİN e sonsuz minnet ve şükranlarımı sunarım. Ayrıca, Laboratuar çalışmalarım süresince büyük desteğini gördüğüm, bilgi birikiminden ve deneyimlerinden yararlandığım Sayın Doç.Dr. Özlem ŞAHİN e ve Sayın Doç. Dr. Nuriye KOÇAK a da teşekkür ederim. Her türlü imkanlarından yararlandığım Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölüm Başkanlığına, Anorganik Kimya Anabilim Dalı çalışma arkadaşlarıma, Kimya Bölümü Öğretim Üyelerine teşekkür ederim. Maddi ve manevi fedakarlıkları ile bugünlere gelmemde en büyük pay sahibi olan aileme, eğitim ve tez çalışmalarım süresince sabırla her zaman yanımda olan, her türlü desteği esirgemeyen arkadaşlarım Burcu Dilyüz KARAMAN, Sevil ÇAN GÜLEÇ, Havvanur ALTUN BİNİCİ ye sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Hatice KORKMAZ KONYA-2017 vi

7 İÇİNDEKİLER ÖZET... iv ABSTRACT... v ÖNSÖZ... vi İÇİNDEKİLER... vii SİMGELER VE KISALTMALAR... ix GİRİŞ GENEL BİLGİLER Schiff Bazları Schiff Bazlarının Tarihçesi Schiff Bazlarının Sınıflandırılması Schiff Bazlarının Fiziksel Özellikleri Schiff Bazlarının Kimyasal Özellikleri Schiff Bazlarının Sentezi Schiff Bazlarında Tautomeri Schiff Bazlarının Stereokimyası Ligand Olarak Schiff Bazları ve Kompleksleri Analiz Yöntemleri Elementel Analiz İnfrared Spektroskopisi (IR) Termal Analiz ve Uygulama Alanları KAYNAK ARAŞTIRMASI Çalışmanın Amacı MATERYAL VE YÖNTEM Materyal Kullanılan kimyasallar Kullanılan cihazlar Metot Schiff Bazlarının Sentezi Schiff Bazlarının Metal Komplekslerinin Sentezi Spektroskopik Ölçümler ARAŞTIRMA SONUÇLARI VE TARTIŞMA Elementel Analiz ve fiziksel bulguların değerlendirilmesi FT-IR Spektrum Bulgularının Değerlendirilmesi vii

8 5.3 Manyetik Özellikleri Absorpsiyon ve 1 H-NMR Spektrum Bulgularının Değerlendirilmesi Fluoresans Spektrumlarının Değerlendirilmesi Powder XRD Çalışmaları Değerlendirilmesi ESR Çalışmaları Değerlendirilmesi Termal Analiz Çalışmaları Değerlendirilmesi Anti kanserojen Özelliklerinin İncelenmesi SONUÇLAR KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ viii

9 SİMGELER VE KISALTMALAR Simgeler % : yüzde m : meta yönlendirici o : orto yönlendirici p : para yönlendirici α : alfa β : beta σ : sigma δ : delta λ : lambda γ : gama π : pi bağı Kısaltmalar µg : Mikrogram C-NMR : 13 C Nükleer Manyetik Rezonans Spektrometresi H-NMR : 1 H Nükleer Manyetik Rezonans Spektrometresi Ac : Asetat BM : Bohr Manyetizma Dia : Diamanyetik DMF : Dimetil Formamit DMSO : Dimetil Sülfoksit DNA : Deoksiribonükleik Asit e.n. : Erime Noktası en : Etilendiamin ESR : Elektron Spin Rezonans FT-IR : Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi g : Gram HL1 : [N-(2-hidroksi-1-naftaldehitden) (1,2-fenilendiamin)] HL1A : [N-(2-hidroksi-1-naftaldehitden),N -(9-antrasenaldehitden)( 1,2-fenilendiamin] HL2 : [N-(2-hidroksi-1-naftaldehitden) (4-metil-o-fenilendiamin)] HL2A : [ N-(2-hidroksi-1-naftaldehitden),N -( 9-antrasenaldehitden)( 4-metil-o-fenilendiamin)] IR : Refraktif indeks M : Molar mg : Miligram MIC : Minimum İnhibitör Konsantrasyon ml : Mililitre mmol : Milimol nm : Nanometre o C : Derece Santigrat ix

10 ph Pn ppm UV-Vis XPS XRD μeff σp : Hidrojen konsantrasyonunun kologaritması : Propilendiamin : mg/litre : Ultraviyole-Görünür Bölge Spektroskopisi : X-ışını Fotoelektron Spektroskopisi : X-Ray Difraksiyon : Etkili Manyetik Momenti : Orantılılık sınırı x

11 1 GİRİŞ Kimyanın gelişimi, uzunca bir süreç sonunda gerçekleşmiştir. Kimya kelimesi, kimyanın modern bir bilim olmadan önceki haline karşılık gelen simya ile aynı kökenli olduğu düşünülmektedir. Simya sözcüğünün de Arapça Alkimia sözcüğünden türetildiği düşünülmektedir. Al Arapçada belirli bir takı, Kimia ise Eski Mısır dilinde Chem ya da Yunanca Chyma sözcüklerinden geldiği yönündeki görüşler hakimdir. Kimya olarak nitelendirilebilecek uğraşın köklerinin, metallerin üretilmeye başlandığı, yaklaşık M.Ö yıllarına kadar götürülmesi mümkündür. Bu süreç simyanın başlangıcına kadar olan dönem olarak da düşünülebilir. Bu dönemde yapılan işlem ve üretimler tamamen deneme-yanılmaya dayalıdır. Maddeden, altın elde etmek için yapılan çalışmalara simya, simya ile uğraşan kişilere de simyacı denir (Atalay, 2012). Koordinasyon bileşikleri ile ilgili ilk bilimsel anlamdaki çalışmalar A. Werner tarafından yapılmıştır (Bekaroğlu, 1972). Werner in koordinasyon bileşiklerini açıklamaktaki başarısı, elektrolitik ayrışma ve yapı ilkeleri kuramını uygulamasından kaynaklanmaktadır. Koordinasyon bileşikleri ile ilgili yapılan çalışmalar 1950 li yıllardan sonra daha da artmıştır. Özellikle koordinasyon bileşiklerinin; endüstride, ilaç sanayisinde, tıpta, polimer teknolojisinde, boya sanayisinde, biyolojik olayların analizinde ve suların sertliğinin giderilmesi gibi pek çok alanda kullanılması bu alana dikkatleri çekmiştir (Metzler, 1952; Bekaroğlu, 1972; Black, 1973; Pesavento ve Soldi, 1983; Serindağ, 2009) yılları arasında Avrupa Bilim Kurulu tarafından Biyolojik Sistemlerde Metal Kimyası başlıklı bir programın başlatılması ve biyolojik inorganikler çalışmalarının desteklenmesiyle bu alanda yapılan çalışmalar özellikle kompleks bileşikler ve bunların biyolojik aktifliklerinin çalışılması yönünde ilerlemiştir (Serindağ, 2009). Bu çalışmada Schiff bazları ve metal komplekslerinin senteziyle ilgili birçok literatürden yararlanılmış ve onların ışığında yeni Schiff bazı ligandları ve onların metal kompleksleri sentezlenmiştir. Bu çalışmada 1,2-fenilendiamin, 4-metil-1,2-fenilendiamin, 2-hidroksi-1- napthaldehyde ve bifenil 4- karbaldehid kondansasyonu tepkimesinden 2 tane ligand ve bu ligandların Co +2, Ni +2, Cu +2 ve Zn +2 metalleri ile de 8 tane yeni Schiff bazı kompleksi sentezlenmiştir. Sentezlenen ligand ve komplekslerin yapıları TG / DTG, FT-IR, 1 H NMR, UV-Vis, ESR, toz XRD, element analizi, manyetik momenti ve floresan çalışmaları ile karakterize edilmiştir.

12 2 2.GENEL BİLGİLER 2.1. Schiff Bazları Schiff Bazlarının Tarihçesi İlk kez Hugo Schiff tarafından 1864 yılında, bir primer amin ve bir aktif karbonil grubunun kondenzasyonundan elde edilen ve azometin grubu içeren ligandlara Schiff Bazları denir. Bu bileşiklerin oluşum mekanizmaları ve kompleks oluşturma özellikleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Schiff bazları, aminotiyoller, aminofenoller, amino asitler ve aminoalkollere, asetil aseton veya salisilaldehit katılmasıyla türetilebilir (Şener, 1999) Schiff bazları iyi bir azot donör ligandı (-C=N) olarak da bilinir ve bu ligandlar koordinasyon bileşiğinin oluşumu sırasında metal iyonuna bir veya daha çok elektron çifti vermektedir. Schiff bazlarının oldukça kararlı olan 4, 5 ve 6 koordinasyonlu kompleksler oluşturabilmesi için, azometin grubuna mümkün olduğu kadar yakın ve yer değiştirebilir hidrojen atomuna sahip ikinci bir fonksiyonel grubun bulunması gereklidir. Bu grup tercihen hidroksil grubudur (Patai, 1970,). Schiff bazları RCH=NR 1 genel formülüyle de gösterilebilir, bu formülde R ve R 1 alkil veya aril sübstitüentleridir. Aldehitlerin primer aminlerle reaksiyona girmesiyle oluşan N-sübstitüe iminler kararsızdır. Ancak azometin veya Schiff bazları denilen ve aromatik aldehitlerden oluşan N-sübstitüe iminlerde ikili bağ içeren karbon atomu üzerinde bir veya iki aril grubu bulunduğundan, bu bileşikler rezonans nedeniyle kararlıdırlar. Azot atomu üzerinde alkil grubu yerine aril grubu içeren azometinler daha da kararlıdırlar (Oskay, 1990). Schiff bazlarının ve metal komplekslerinin kullanım sahası oldukça geniştir. Son zamanlarda yapılan çalışmalarda bazı bakterilere karşı antimikrobiyel aktivitelerinin olduğu Mn ve Ru şelatlarının özel koşullar altında suyun fotolizini katalizlediği, Fe(II) iyonunun Schiff bazı şelatları katalizör olarak katodik oksijen indirgenmesinde başarı ile kullanılabildiği tespit edilmiştir (Birbiçer, 1998; Kurşunlu, 2008). Koordinasyon kimyasında çok sık kullanılan ligandlardan biride Schiff bazlarıdır. Bu ligandlar genellikle aldehit ve ketonların primer aminlerle kondenzasyonu sonucu oluşur. Oluşan bu Schiff bazları kompleks hazırlamada kullanılan önemli gruplardır. Halen bilinen ligandların sayısı oldukça fazla olmasına rağmen metal ile birleşebilen donör atomların sayısı azdır. Bunların en çok bilinenleri ve geniş ölçüde incelenmiş olanları azot, oksijen ve kükürttür (Li ve Chang, 1990).

13 Schiff Bazlarının Sınıflandırılması Adını Hugo Schiff den alan Schiff bazları, karbon-azot çift bağı içeren fonksiyonel bir gruptur. Bu azot atomuna genelde bir alkil ya da aril grubu bağlıdır. Schiff bazları genellikle R 1 R 2 C=NR 3 formülüyle gösterilmektedir. R 3 grubunun aril ya da alkil grubu olması durumunda Schiff bazı kararlılık kazanmaktadır (Forman, 1964). Schiff bazı oluşumunda en fazla kullanılan karbonil bileşikleri arasında salisilaldehit ve türevleri, β-diketonlar, fenonlar, pridoksal, o-hidroksi naftaldehit, piridin-2-aldehit, diasetiln piridin, 4-propanoil pirazolen, diformil fenol ve piruvik asit bulunmaktadır. Amin bileşikleri olarak diaminler, aminopirinler, alkil aminler ve amino asitler kullanılmaktadır (Forman, 1964) Schiff Bazlarının Fiziksel Özellikleri Schiff bazları, genellikle renkli ve saydam katılardır. Azot atomunda hidrojen atomu içermedikleri için Schiff bazları kararlı yapıdadır. Salisilaldimin bileşiğinin o-pozisyonundaki hidroksil grubunun protonunun ayrılması sonucu oksijen üzerindeki negatif yük anyonik bir uç meydana getirir. Bu fenolik oksijen, bağlı bulunduğu benzen halkasıyla kısmi bir çift bağ özelliği göstererek rezonansa girmesinden dolayı halkayı elektronca zenginleştirir. Bu durum, aromatik halka üzerinde elektron veren veya çeken sübstitüentleri de rezonans nedeniyle etkiler. Bu nedenle bir elektron çifti bulunan azot üzerinde de negatif yük birikimi oluşur (Öztürk, 1998; Akkuş, 1999). Karbon-azot çift bağı etrafındaki dönmenin karbon-karbon çift bağındakine göre kolay olduğu için stereoizomerler birbirine dönüşebilir. Bunun sebebi ise; daha elektronegatif olan azotun azometin bağında polarizasyona neden olmasıdır. Fakat Schiff bazlarının stereoizomerlerinin aralarında çok az enerji farkı olması nedeniyle birkaç istisna dışında izole edebilmesi mümkün değildir. Eğer azometin grubundaki azot atomunda elektronegatif bir bağlı ise (oksimler ve hidrazonlardaki gibi) elektronegatif grup azot atomunun negatif yüklerini karbona doğru iter. Bu durum polarizasyonun azalmasına, dolayısıyla kovalent çift bağ karakterinin artmasına neden olur. Azot atomunda elektronegatif bir grubun bulunması durumunda azometin bağı etrafındaki dönme kolaylığı azalır ve bu yapıda bulunan stereoizomerler izole edilebilirler (Akkuş, 1999).

14 Schiff Bazlarının Kimyasal Özellikleri Schiff bazları, imin grubuna bağlı olan sübstitüentlere göre değişen özellikler gösterir. Azometin bileşiğinin kararlılığı, azot atomunda elektronegatif bir sübstitüent bulunduğu takdirde artmaktadır. Bu özelliği, azot atomunda hidroksil grubu bulunduran oksimler ile NH grubu taşıyan fenilhidrazon ve semikarbazonların, azot atomunda alkil ya da aril sübstitüent taşıyan Schiff bazlarına göre daha zor hidrolize olması desteklemektedir. Bununla birlikte, Schiff bazları mutlak olarak alkalilere karşı kararlı oldukları halde özellikle düşük ph aralıklarında hidroliz olurlar ve kendisini oluşturan karbonil ve amin bileşiğine dönüşürler. Eğer azot atomunda en az bir tane çiftleşmemiş elektron içeren elektronegatif atom bulunan aminler kullanılırsa reaksiyon tümüyle tamamlanır ve hidroliz gerçekleşmeyeceği için yüksek verimle izole edilebilirler. Ayrıca azometin grubunun reaktivitesine etki eden faktörlerden biri de indüktif etkidir. Orto ve para sübstitüe diaril ketiminler hidrolize karşı daha dayanıklıdırlar. Bunun nedeni fenol imin, keto imin tautomerizmidir (Öztürk, 1998). Keto-amin halindeki o- ve p- sübstitüe ketiminlerin hidroliz hızının yavaş olması, keto halinin hidrolize dayanıklı olmasından kaynaklanmaktadır. Orto ve para metoksi sübstitüentli diaril ketiminlerde oldukça yavaş hidroliz olmaktadır. Bu bileşikler tautomerleşmezler. Bunlar rezonans yapabildikleri için hidrolize karşı dayanıklıdırlar (Tuna, 2010). Azometin bileşiklerinin hidrolize karşı dayanıklı olmalarında sterik etkilerin de rolü vardır. Orto pozisyonunda ki bir sübstitüent m- ve p- pozisyonlarında bulunduğu konumlara göre yapıyı hidrolize karşı dayanıklı kılmaktadır (Öztürk, 1998). Azometin grubu içeren tüm bileşiklerin, bazik özellik göstermelerinin sebebi, azot atomu üzerinde, ortaklanmamış elektron çiftleri ve çift bağın genel elektron verici özelliği nedeniyledir. Bu yapıların bazik özelliği, konjuge katyon oluşturmak için Bronsted-Lowry asitinden bir proton almasıyla, oksijen ya da azot atomuna direk olarak bağlı bir hidrojen atomu içeren hidrojen bağlı bileşik oluşturma eğilimiyle ve koordinasyon bileşiği oluşumunda metal atomuna elektron çifti vererek Lewis bazı olarak davranmasındanda açıkça görülmektedir. Bir bazın gücü, pka değerinin büyüklüğüyle açıklanmaktadır ve asitlik sabiti, pka=-logka formülü kullanılarak hesaplanabilir. Formüldeki Ka, asit çözünme sabitidir ve baz ne kadar güçlüyse pka değeri de o kadar büyüktür. Örneğin; amin yapılarının pka değerleri, birincil ve ikincil amin gruplar için arasında değişirken, aril aminler için bu değer 4-5 arasında, amonyağın ise 9.2 civarındadır(petruccı, 2000).

15 Tuz Oluşumu Schiff bazları, mineral asitlerle birlikte tuz oluşturabilirler ancak bu tuzların hazırlanması veya su çözeltisi içinde tutulması zordur. Azot atomunda substituenti bulunmayan iminler, bazlarla da tuz oluşturabilirler. İminlerin magnezyum ve lityum tuzları, organometalik reaktiflerle nitrillerlerin reaksiyonu sonucu oluştuğu için iyi bilinmektedir. Ayrıca benzaldimin (PhCH=NH) potasyum amid (KNH 2 ) ile reaksiyona sokulduğunda potasyum tuzunu oluşturmaktadır (Duman, 2007) Hidroliz Schiff bazı sentezlemedeki yöntemlerden biri olan, karbonil bileşikleri ve aminlerin reaksiyonunda tüm basamakların tersinir olduğu bilinmektedir. Sonuçta Schiff bazlarının hidroliziyle başlangıç maddelerini elde etmek mümkündür. Hidroliz gerçekleşirken ilk basamakta ara ürün olan karbinolamin oluşur ve ikinci basamakta karbinolamin parçalanarak reaksiyon ürünleri olan aldehit veya keton ile amine dönüşürler. Hidroliz reaksiyonun hızı [H + ] ilk kuvvetine bağlıdır ve hidroliz reaksiyonlarının genellikle asit katalizörlüğünde gerçekleştiği söylenebilir (Duman, 2007) Aminlerin Katılması Primer aminlerle Schiff bazlarının reaksiyonu genellikle yer değiştirme, transalkilidenasyon, ile sonuç verir ve ortamdan bir amin distilasyon ile uzaklaştırılmadığı sürece denge reaksiyonu halinde yürür. Sekonder aminler ile Schiff bazları reaksiyon

16 6 vermezler. Reaksiyona giren primer aminin bazikliği, yer değiştirme reaksiyonun hızı ile doğru orantılı olarak artar. Primer aminlerin Schiff bazları ile reaksiyonlarında asitlerin katalizörlüğüne ihtiyaç yoktur (Duman, 2007) Hidrojen Siyanür (HCN) katılması Schiff bazlarına hidrojen siyanür (HCN) katılması hızlı bir reaksiyondur ve α-amino nitrillerin oluşmasını sağlar. Bu reaksiyon Strecker α-amino asit sentezinin de temelini oluşturmaktadır (Duman, 2007) Aktif hidrojen bileşiklerinin katılması Azot atomunu substitue olan Schiff bazlarına, aktif hidrojen bileşiklerinin katılması mekanizması ile karbonil bileşiklerine aktif hidrojen bileşiklerinin katılma mekanizması bibirine benzer ve reaksiyon sonucu ürün olarak amin elde edilir (Duman, 2007).

17 Alkilizasyon ve Açilizasyon Schiff bazları imin tuzları oluşturmak üzere genel alkilizasyon reaktifleri ile reaksiyon verebilirler, ancak bu reaksiyonun hızı iminlerin bazikliğinin zayıf olması nedeniyle düşüktür. Schiff bazlarının açilleşmesine fazla önem verilmemekle birlikte, basit açilizasyonun azot atomun substitue olmayan Schiff bazlarında gerçekleştiği bilinmektedir. Bu durumun istisnası ise N-açil imin tuzlarının N-alkil iminlerden oluşmasıdır (Duman, 2007) İndirgenme Schiff bazlarının indirgenmesi genellikle sekonder aminlerin oluşumu ile sonuçlanır ve bu reaksiyon organik kimyada önemli bir hazırlayıcı reaksiyondur. Bu reaksiyon, katalatik hidrojenasyon, sodyum ve alkol, magnezyum ve magnezyum iyodür, formik asit, merkaptanlar, elektroliz, alüminyum amalgam, sodyum borohidrid, lityum alüminyum hidrit gibi yöntemler ve reaktifler kullanarak gerçekleştirilebilir (Duman, 2007) Yükseltgenme Aldiminler hidrolize yatkın bileşikler olduklarından yükseltgenme reaksiyonlarını susuz ortamda gerçekleştirilirse kolaylıkla yükseltgenebilirler. Benzaldimin sıvı amonyak ortamında iyodür ile kolaylıkla yükseltgenebilir ve ürün olarak benzamidin ve trimerik

18 8 benzonitril oluşur. Aldiminler genel olarak oksijen ile serbest zincirleme radikal reaksiyonu ile nitrillere yükseltgenebilirler (Duman, 2007) Schiff Bazlarının Sentezi İlk olarak 1864 yılında Alman kimyacı Hugo Schiff tarafından sentezlenen Schiff bazları (Schiff, 1864) primer aminlerin aldehit veya ketonlarla kondenzasyon reaksiyonu sonucu oluşur ve karbon-azot çift bağıyla (HC=N) tanımlanırlar (Şekil 2.1). Aldehitler primer aminlerle kolaylıkla Schiff bazı oluşumu reaksiyonu verirken, ketonlardan Schiff bazı elde etmek oldukça zordur. Özellikle aromatik ketonlardan Schiff bazı elde etmek için yüksek sıcaklık, uzun reaksiyon süresi ve katalizör gerekmektedir. Şekil 2.1. Schiff bazı oluşumunun genel mekanizması

19 9 Schiff bazlarının sentezi icin farklı bir yol, aldehit ve ketonların hidrazin ya da fenilhidrazin ile reaksiyonlarıdır. Bu reaksiyon sonucunda hidrazon ve fenilhidrazonlar oluşur (Şekil 2.2). Şekil 2.2. Hidrazin ve fenilhidrazin'lerin aldehit ve ketonlar ile kondenzasyonu Aldehitlerin semikarbazitlerle reaksiyonu ile semikarbazon turu Schiff bazları sentezlenebilir (Şekil 2.3). Şekil 2.3. Semikarbazit lerin aldehit ve ketonlar ile kondenzasyonu

20 10 α-,β-doymamış ketonlar primer aminlerle ve amonyakla azometin bileşiği vermezler. Çift bağa katılma sonucu β amino ketonlar oluşur (Şekil 2.4). Şekil 2.4. α-,β-doymamış ketonlar primer aminlerle reaksiyonu Schiff Bazlarının Oluşumuna Etki Eden Faktörler Bir Schiff bazı reaksiyonunun gercekleşmesi, aminin nükleofilik özelliğinin fazlalığı ile birebir ilişkilidir. Reaksiyonun ilk basamağında (Şekil 2.1) karbokatyona amin bağlanır, ikinci kısımda ise su ayrılması ve imin grubunun oluşumu gozlenir. Bu reaksiyon ortamın ph'sı ile yakından ilişkilidir. Reaksiyonun ilk basamağında ortam cok asidik olursa aminin nükleofilliği azalır ve reaksiyon yavaşlar. Reaksiyonun ikinci basamağında ise duşuk ph hidroksil grubunun protonlanması ile su cıkışını hızlandırmakta dolayısıyla reaksiyonu hızlandırmaktadır. Yapılan calışmalar sonucunda, yaklaşık ph 4'un reaksiyon icin en iyi ortam olduğu bulunmuştur (Erdemir, 2007). Asit katalizi, reaksiyonun hızı uzerinde cok etkindir, bu amacla formik asit (Tas ve ark., 2008), asetik asit vs. kullanılmaktadır. Reaksiyon sonucunda bir mol su acığa cıkmaktadır. Reaksiyon ortamında suyun bulunması reaksiyonun tepkimeler yonune kaymasına neden olur, bu yuzden calışılacak cozuculerin susuz olması gerekmektedir. Bunun yanısıra reaksiyon ortamında MgSO 4 gibi su cıkışını sağlayacak maddelerin eklenmesi Schiff bazı oluşumunu kolaylaştırmaktadır Schiff Bazlarında Tautomeri Orto-hidroksi grubu iceren aldehitlerden sentezlenen Schiff bazları genellikle cozelti icerisinde molekul ici ve molekuller arası hidrojen bağı yaparak tautomerik dengeleri gosterirler. Literaturde girmiş pek cok tautomerik yapı bulunmaktadır (Basoglu ve ark., 2009).

21 11 Şekil 2.5. Schiff bazlarında enol-imin keto-amin tautomerisi Schiff Bazlarının Stereokimyası Schiff bazlarında C=N ikili bağı donmeyi kısıtladığı icin bağlı grupların yonlenmeleri izomerik formları oluşturur. C=N bağı etrafında donme bağın polarizlenmesinden dolayı C=C bağından daha serbest olduğu icin stereoizomerlerin birbirlerine donuşmesi mumkundur. Eğer azometin grubuna elektron salıcı bir substituent varsa bağ polarizasyonu azalacağı icin cifte bağ uzerinde donmesi zorlaşır. Schiff bazı ligandının stereokimyası incelenirken imin grubuna bağlı grupların Chan- Ingold-Prelog kuralına gore oncelikleri belirlenir. Yapıda, eğer yuksek oncelikli gruplar aynı taraftaysa Z (zusammen), karşıt taraftaysalar E (entgegen) izomer olarak adlandırılır. Sentezlenen bileşik E ve Z izomerlerinin bir karışımı olabilir. Karışımdaki izomerlerin oranları NMR spektroskopisi yardımı ile saptanabilir. Grupların farklı yonlenmelerinden oturu N=CH protonlarının kimyasal cevreleri değişir ve farklı manyetik alan şiddetinde rezonansa gelirler. Şekil 2.6'de verilen bileşik icin yarı deneysel AM1 ve DFT hesaplamaları yapılmış E,Z- izomerinin E,E- izomerine oranla daha kararlı olduğu saptanmıştır. 1H-NMR spektrumundaki integral değerleri orantılanarak E,Z- izomerini %71.26 ve E,E- izomerinin %28.74 oranında bulunduğu saptanmıştır (Serbest ve ark., 2008). Şekil ({2-[(2-Amino-1,3,4-tiyadiazol-5-il)metoksi]-fenoksi}metil)2-amino-1,3,4- tiyadiazol bileşiğinin yapısı

22 Ligand Olarak Schiff Bazları ve Kompleksleri Schiff bazları ve bunların biyolojik olarak aktif kompleksleri üzerine son yıllarda çalısmalar yapılmaktadır. Tiyosemikarbazonlar ve semikarbazonların biyolojik özellikleri, metal iyonları ile koordinasyonları ile iliskilidir. Yakın zamanda Schiff bazlarının yapısal modifikasyonlu türevlerinin metal kordinasyonlu kompleksleri ilaçlarda biyoaktif madde olarak ilaç sanayiinde kullanılabilecektir (Gaur ve ark., 2007). Örnegin birçok hastalıgın olusumundan sorumlu oldugu bildirilen proteolitik enzimlerini aminoboronik asitler inhibite ederler. Bu yüzden aminobor türü bilesiklerinin farmokimyada üretimi önemlidir (Norman ve ark., 2002). Azot ve kükürt donör atomları sayesinde metallerle bag yapma özelligi potansiyel olarak var olan tiyosemikarbazonların B(III), Pd(II), ve Pt(II) ile elde edilen heterosiklik komplekslerinin üreme sistemine etkileri, antitümör, antibakteriyel, antimikrobiyal ve antifungal özellikleri ve önemleri nedeniyle bu konular üzerine arastırmalar literatürde fazlaca yer almaktadır (Singh ve Biyala, 2006). Schiff bazları, koordinasyon kimyasında selat ligandları olarak termotropik likit kristalize polimerler elde edilmesinde, metal komplekslerinin radyofarmakolojikler olarak kanser tedavilerinde, dioksijen tasıyıcı olarak, biyolojik makromoleküller için modelleme sistemleri olarak ve katalitik reaksiyonlarda kullanılmaktadır. Ayrıca; asidik ortamda (HCl li ortamda) aldehit veya amin yapılarında fenil içeren Schiff bazları aluminyum için korozyon engelliyicidir (Unaleroglu ve ark., 2001). Schiff bazlarının geometrik yapıları da olusacak komplekslerin polimerik yapıda olup olmayacakları hususunda bize bir fikir verebilmektedir. Örnegin; N,N -bis(salisiliden)1,2- etilendiamin (salen) Schiff bazı, rijit omurgalı ve kare-piramit geometriye sahipken, N,N - bis(salisiliden)-1,3-propandiamin (salpen) ve diger bazı Schiff bazları daha esnek omurgalı ve trigonal geometrik yapıya sahiptirler. Daha rijit yapıya sahip Schiff bazları ile elde edilen komplekslerin polimerik yapı olusturmaları olasılıkları daha yüksektir. Genellikle bor kompleksleri tetrahedral çevrede bulunmalarının yanısıra çarpık tetrahederal yapıda da bulunmaktadır (Barba ve ark., 2005). Ligandlarda fenolik OH grubuna ait IR spektrumlarında görülen pikler kompleks olusumunda genellikle kaybolur. Azometin bagına ait karakteristik pikler de genelde cm -1 dalga sayısında azalmalar görülür (Saleh, 2005) ve C-O bagının gerilme titresimlerinden kaynaklanan yeni absorspsiyon bandları görülebilir (Sadigova ve ark., 2003).

23 13 Bu durum metalin azometin azotu ile koordinasyonda bulundugunu gösterir (Çelik ve ark., 2002) Schiff Bazı-Metal Komplekslerinin Sentezi MNO veya MN koordinasyon küresini içeren metal-şelat komplekslerinin sentezinde 2 4 üç yöntem kullanılmaktadır. Bunlar: a) Metal tuzu ile Schiff bazının direkt etkileşmesi b) Aldehit, amin ve metal tuzunun template kondensasyonu c) Aldehidato komplekslerinin aminlerle reaksiyonu, şeklinde açıklanabilir. Ayrıca elektrokimyasal yöntemlerlede metallerin susuz ortamda anodik yükseltgenmesiyle komplekslerin sentezi mümkündür Metal asetatlar, alkolde çözünebildiklerinden ve orta kuvvette zayıf asit tuzu olduklarından dolayı en uygun reaktantlardır. Bunların yerine metal nitrat ve klorürlerin kullanımı da mümkündür. Schiff bazlarının sentezinde çözücü olarak mutlak alkol, aseton, asetonitril, eterler, tetrahidrofuran ve bu çözücülerin karışımları kullanılabilir (Duman, 2007) Schiff Bazı Metal Komplekslerinin Stereokimyası Dörtlü koordine Schiff bazı metal şelatları karedüzlem veya tetrahedral yapı oluştururlar ve cis-trans olmak üzere iki tip geometrik izomerleri vardır. Yapının hangi geometride olduğunu büyük ölçüde azota bağlı olan R grubu belirler. Eğer R grubu geniş hacimli ise düzlemsel geometrinin kararlılığı azalır. Schiff bazı komplekslerinin tetrahedral yapı oluşturma dereceleri, aynı sterik çevreye sahip ligandlarda merkez atomuna da bağlıdır. Özellikle Ni +2 ve Co +2 gibi bazı geçiş metali komplekslerinin çözeltide düzlemsel tetrahedral dengesi mevcutken katı halde bozuk düzlemsel veya yalancı tetrahedral yapı mevcuttur (Duman, 2007). Kuantum mekanik hesaplamalarda, düzlemsel yapı ile tetrahedral yapı arasındaki enerji farkı, elektronegativitesi yüksek donör atomlardan hazırlanan komplekslerde azalmaktadır (Işıklan, 1997) Ayrıca literatürde altı koordinasyon sayılı oktahedral komplekslere de rastlanmaktadır.

24 Schiff Bazlarının Zn +2 Kompleksleri Schiff bazlarının Zn +2 kompleksleri antibakteriyel aktivite gösterdiklerinden dolayı bu kompleksler hakkındaki araştırmalar artmaktadır. Zn +2 iyonu bir çok biyolojik proseste çok önemli roller oynar. Zn +2 içeren bilinen yaklaşık yirmi enzimin büyük bir kısmı hidroliz reaksiyonlarında yer alırlar. Bu sistemlerde Zn +2 iyonları donör atomlarla (N ve O gibi) dörtlü koordine olurken koordinasyon geometrileri yalancı tetrahedral (pseudo tetrahedral) yapıdadır (Işıklan, 1997) Schiff Bazlarının Cu +2 Kompleksleri Schiff bazlarının Cu +2 kompleksleri ile ilgili çalışmalar 1930 lu yıllarda başlamış ve komplekslerinin antibakteriyel aktivite göstermeleri sebebiyle bu alanda yapılan çalışmalar artmıştır. Cu +2, kare düzlem veya tetrahedral yapıda kompleksler verebilir. Koordinasyon sayısı dört olan metal komplekslerinde, kare düzlem veya tetrahedral yapının olup olmadığı magnetik süsseptibilite ölçümlerinden büyük ölçüde anlaşılabilir. Ancak Cu +2 d 9 sisteminde olduğundan, kompleks her iki halde de paramagnetiktir. Bundan dolayı magnetik süssebtibilite ölçümleri ile geometri kesin olarak belirlenemez. Literatürde Cu +2 komplekslerinin genelde kare düzlem trans N O tipinde olduğu ve çözeltide tetrahedral 2 2 komplekslerin olduğu ifade edilmiştir (Işıklan, 1997). Literatürde Cu +2 nin yapmış olduğu oktahedral kompleksler de bulunmaktadır (Saydam, 2000). Ayrıca Cu +2 kompleksleri, elektrokimyasal yolla da sentezlenebilmektedir. Elektrokimyasal yöntemin avantajı ML tipi komplekslerin hazırlanabilmesidir. Diğer 2 yöntemlerde ML tipinin yanında MLA (A=Çözücü) tipi kompleksler de oluşabilmektedir 2 (Işıklan, 1997) Schiff Bazlarının Ni +2 Kompleksleri Schiff bazlarının Ni +2 kompleksleri de antibakteriel özellik göstermektedir. Ni +2, tetrahedral, karedüzlem veya oktahedral yapıda kompleksler verebilir. Koordinasyon sayısı dört olan metal komplekslerinde, tetrahedral, karedüzlem veya oktahedral yapının olup olmadığı magnetik süsseptibilite ölçümlerinden anlaşılır. Ni +2 d 8 sisteminde olduğundan,

25 15 karedüzlem komplekslerde diamagnetik, tetrehedral ve oktahedral komplekslerde ise 2 elektrona eşdeğer ve paramagnetiktir (Ağlamış, 2010). Ni +2 iyonları d 8 sisteminde olduğu için sp 3 hibritleşmesi yaparak tetrahedral, dsp 2 hibritleşmesi yaparak karedüzlem ve sp 3 d 2 hibritleşmesi yaparak oktahedral yapıda kompleksler verirler(işıklan, 1997) Analiz Yöntemleri Elementel Analiz Elementel analiz, bir örneğin nicel ve nitel bileşimini aydınlatmak için yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Ligand ve komplekslerin incelenmesinde, sentez ve karakterizasyonunda da bu analiz yönteminden sıklıkla yararlanılır İnfrared Spektroskopisi (IR) Çalışmada kullanılan Schiff bazlarının IR spektrumlarının -OH absorpsiyon bantlarında bir genişleme ve farklı dalga sayılarında iki tür absorbsiyon göstermesi beklenir. Normal olarak hidrojen bağlı hidroksil grubunu gösteren geniş bantlar cm -1 ve cm-1 bölgelerinde görülür. Hidrojen bağının kuvvetli olması, -OH bağının zayıflamasına ve bu bağın gerilme titreşiminin daha düşük dalga sayılarnda çıkmasına neden olmaktadır. Yüksek frekansta çıkan ilk bandın imin elektronları ile oluşan π---ho hidrojen bağlı hidroksil grubuna; düşük frekansta çıkan ikinci bantın ise imin azotu ile N---HO hidrojen bağlı hidroksil grubuna ait olduğu ortaya konulmuştur (Erk, 1975; Bilgiç, 2008). Schiff bazlarının bazı tipik bağların IR-gerilme frekansları, aldimin ve ketimin bağları için ν(c=n): cm -1, aminler için ν(n-h): cm -1, tiyoller için ν(s-hal) : cm -1 ve ν(o-h) için cm -1 arasında değişen absorbsiyon pikleri vermektedirler (Patai, 1970,) Termal Analiz ve Uygulama Alanları Bir numunenin kontrollü bir sıcaklık değişimiyle bazı fiziksel özelliklerinin tespit edilmesini inceleyen metoda Termal Analiz metodu denir. Termal analiz metotlarından birisi olan Diferansiyel Termal Analiz (DTA) metodu, organik ve anorganik maddelerin ısıtılması esnasında ekzotermik veya endotermik etki gösterirken bir diğer termal analiz metodu

26 16 Termogravimetrik Analiz (TG) ise bu maddelerin bozunması esnasında meydana gelen kütle kayıplarını göstermektedir. TG analizi daha ziyade kütle değişiminden hareketle reaksiyon stokiyometrisi hakkında bilgiler vermektedir. Kimyasal bir maddenin saflığının belirlenmesi ve karakterizasyonunda erime noktası tayininin önemi büyüktür. Bu nedenle DTA tekniği erime noktası tayini yapmak için kullanılan elverişli bir metottur. Çok yüksek erime noktasına sahip organik veya anorganik bileşiklerin erime noktası DTA metodu ile tam olarak tespit edilmektedir. Bunun sebebi ise bir madde eridiği zaman katı halde atomları bir arada tutan kuvveti yenmek için enerjiye ihtiyacı vardır. Bu enerji DTA da endotermik pik olarak gözükmektedir. Kaynama ve buharlaşma olayları endotermik etki olarak değerlendirilirken, olay sırasında dışarı enerji veren donma olayı ise ekzotermik olarak değerlendirilmekdir (Urus ve ark., 2010; Ceyhan ve ark., 2011; Urus ve ark., 2012; Urus ve ark., 2013). Termal analiz metotları günümüzde yaygın olarak, camsı geçiş sıcaklıklarının belirlenmesinde, inşaat yapımında kullanılan malzemelerin termal dayanıklılıklarının incelenmesinde, seramik ve cam endüstrisinde, polimer ve plastiklerin bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerinin tespit edilmesinde ve yine tekstil endüstrisinde lif sağlamlığının tespiti ve su ihtiva edip etmediğinin belirlenmesi gibi durumlarda kullanılmaktadır (Chen ve ark., 2000). Termal analiz metotlarının endüstrideki bu geniş uygulamalarının yanında anorganik, organik ve biyokimya alanındaki uygulamaları da her geçen gün artmaktadır. Termal Analiz tekniği koordinasyon kimyası ve ilgili alanlarda yapılan araştırmalarda çok kullanışlı bir tekniktir. Biyolojik maddelerin termal özelliklerinin incelenmesinin yanı sıra, kimyasal reaksiyonlarda kullanılan katalizörlerin yapılarının aydınlatılmasında tercih edilen bir tekniktir (Urus ve ark., 2010; Urus ve ark., 2012; Urus ve ark., 2013). Anorganik bileşiklerin yapısında bulunan suyun adsorbe veya koordinasyon suyu olup olmadığının incelenmesinde TG/DTA kesin sonuçlar vermektedir. Ayrıca bu yöntem/yöntemler anorganik bileşiklerin bozunma sıcaklığının belirlenmesi ve analiz sonunda meydana gelen yeni bileşiğin özelliklerinin incelenmesinde de kullanılmaktadır. Termal analiz yöntemiyle bileşiklerin ancak konfigürasyon değişim sıcaklıkları belirlenebilir. Bileşiğin değişen konfigürasyonun belirlenmesi ise IR spektrumu ve manyetik süsseptibilitenin (MS) ölçülmesiyle mümkün olmaktadır (Oskooie ve ark., 2002).

27 17 3. KAYNAK ARAŞTIRMASI Calvin ve Martella (1958), 5-Sübstitüe salisilaldehit, sübstitüe ve ansübstitüe o-amino fenolden elde edilen Schiff bazlarının geçiş metal iyonları ile reaksiyonundan elde edilen komplekslerin yapılarını ve magnetik özeliklerini incelemişlerdir (Karaca, 2010). Drinkard, ve ark.(1960), Bu sterik olarak mümkün değildir. Drinkard ve Chakravarty ye göre polimerizasyon derecesi yaklaşık beş olan bir polimer üretimi çok daha uygundur. Daha önceki çalışmalarda ligandın berilyum kompleksi hazırlanırken daha sonraki yıllarda ligandın aynı polimerizasyon derecesine sahip bir bakır türevi izole edildi (Deligönül, 2006). Gruber ve ark. (1968), O-hidroksi asetofenon veya salisilaldehit'ten türetilen dört dişli Schiff bazlarının metal kompleksleri içinde iki tane cis-oksijenin donör özelliklerini kullanarak iki ve üç çekirdekli kompleksleri sentezleyerek magnetik süsseptibilite ve UV-vis yardımıyla yapısını aydınlatmışlardır (Erdenay, 2013). Thaker (1986), Schiff bazı komplekslerinin sentezini, template etkiden faydalanarak karışık ligand kompleksleri içinde etilen diamin veya propilendiamin'in koordinasyonu ile gerçekleştirmişlerdir. Pn veya En ile 2-hidroksi-l-naftaldehit'e katılması ile Schiff bazı formunda (Şekil 3.1) dört dişli ligand elde edilebilir. Sentezlenen bileşiklerin yapısı X-Ray, UV-vis, IR, elementel analiz ile tayin edilmiştir(karaca, 2010). OH HO N N (CH 2 ) m Şekil 3.1 Etilendiamin (m:2) ve propilendiamin (m:3) ile sentezlenen dört dişli Ligand Syamal ve Mauraya (1986), Schiff bazlarının biyolojik aktiviteleri ve analitik kimyada metal ayıracı olarak kullanılmaları, koordinasyon kapasiteleri sebebiyle kimyasal özellikleri hakkında çalışmalar yapmışlardır. Sentezlenen Schiff bazları aşağıda (Şekil 3.2) görüldüğü gibi keto-enol tautomerisi gösterirler (Karaca, 2010).

28 18 OH OH OH C N N C H Enol Form S C H H O N N C Keto Form S Şekil 3.2 Tautomeri gösteren Schiff bazları Gaber ve Issa (1989), Fe-SB şelatlarından oksijenin katodik indirgenmesinde katalizör olarak yararlanmışlardır. Yapılan araştırmada 2-hidroksi-l-naftaldehit ve bazı aromatik diaminlerden türetilen Schiff bazları ile Ti(IV) ve Zr(IV) komplekslerini sentezleyerek karakterizasyonunu gerçekleştirmişlerdir. Sentezlenen bileşiklerin yapısı spektral ve analitik yöntemlerle aydınlatılmıştır (Erdenay, 2013). Serin ve ark. (1997), 3,5-di(tert-butyl)-4-hidroksianilinin 4- hidroksisalisilaldehit ve o-vanillin ile yeni Schiff Bazı ligandları ve metal komplekslerini sentezlemişlerdir. Bileşiklerin Termal, 13 C-NMR, 1 H-NMR ve infrared gibi çeşitli spektroskopik yöntemlerle karaterize edildiği bildirilmiştir (Şekil 3.3) (Karaca, 2010). C(CH 3 ) 3 CH N OH R OH C(CH 3 ) 3 Şekil 3.3 Fenolik Schiff bazı ligandları Dığrak ve ark., (1997), yaptıkları çalışmada antibiyotiklerin yapay sentezinde kullanılan 1,5-dien-3-ol lerin antibakeriyel etkilerinin Schiff bazlarının etkilerinden daha fazla olduğunu belirtmişlerdir. Bu etkinin, 1,5-dien-3-ol lerin yapısında alkol bulunması ve kullanılan konsantrasyonun farklı olmasından kaynaklanabileceği görüşünü savunmaktadırlar (Aydınlı Esen., 2006). Losada, J., Peso, L., Beyer, L., (2001), Pirol grupları içeren Schiff bazlı çesitli bakır(ii) komplekslerinin elektrokimyasal davranıslarını incelemislerdir. Bu komplekslerin apolar çözücülerde siklik voltammogramda elektrokimyasal spektrumlarını almıslardır. Bakır(II) komplekslerinin asetonitrildeki elektrokimyasal

29 19 oksidasyonu elekrot yüzeyinde iletken polimerik film olusturmustur. Bu modifiye edilmis elektrotların elektrokimyasal ve elektrokatalitik özellikleri incelenmiştir (Gürbüz, 2006). Chohan ve ark. (2002), 4-hidroksi salisilaldehit ve L-alaninden oluşan Schiff bazının bakır(ii), çinko(ii), nikel (II), kobalt(ii) kompleksleri E. coli, S. aureus ve Pseudomonas aeruginosa üzerinde test edilerek antibakteriyal etkileri gözlenmiş ve serbest Schiff bazlarına oranla daha etkili oldukları görülmüştür (Aydınlı Esen., 2006). Kiani ve ark., (2002), oksim ve Shiff bazı grupları içeren ligandlar ve bunların mononükleer Cu(II) komplekslerini sentezlemiş ve kristal yapısını aydınlatmışlardır. Sonuç yapının dimer şeklinde ve kare piramidal olduğunu tespit etmişlerdir (Dede, 2007). Pascu ve ark., (2004), 2,6-diformil-4-metil-fenol ve bazı diaminlerin kondensasyon reaksiyonuyla çesitli Schiff bazı ligandları ve bunların dinükleer Cu(II) ve Cu(II)-Zn(II) komplekslerini sentezlemişler ve komplekslerin kristal yapısını incelemişlerdir (Dede, 2007). Raman ve arkadaşlarının (2005) yaptığı bir başka çalışmada sentezlenen yeni nötral Schiff bazları ve bunların Cu(II), Co(II) ve Zn(II) bileşiklerinin S. aureus, Bacillus subtilis, E. coli ve P. aeruginosa ve mantar Aspergillus niger ve Rhizoctonia bataicola üzerinde çukur difüzyon metodu ile aktiviteleri test edilmiş ve metal komplekslerinin serbest ligandlara oranla daha etkili olduğu görülmüştür (Aydınlı Esen., 2006). Tong ve ark. (2006), o-fenilendiaminin salisilaldehit, 3,5-di-tert-bütil-2- hidroksibenzaldehit ve 5-nitro-2-hidroksibenzaldehitle etkileşmesi ile yeni Schiff bazı elde edilmiştir. Salophen Mn(III) kompleksleriyle desteklenen üçlü çitosan (kısaltılmış hali ile CS) basit bir yolla hazırlanmış ve FT-IR ve XPS ile tanımlanmıştır. Bunların, çözücü veya indirgenme etmenlerinin yokluğunda, alilik siloheksen oksidasyonu ile oksijeni katalize edebilme yetenekleri üzerinde çalışılmıştır. Salophen Mn(III) komplekslerinden (Şekil 3.4) daha iyi katalizör aktivitelere sahiptir (Erdenay, 2013).

30 20 CHO N N + OH H 2 N NH 2 R 2 Etanol, reflux R 1 OH HO R 2 R 2 R 1 a:r 1 =H R 2 =H b:r 1 =NO 2 R 2 =H c:r 1 =t-bu R 2 =t-bu Mn(OAc) 2.4H 2 O N N Mn R 1 O O R 1 R 2 R 2 2a:R 1 =H R 2 =H 2b:R 1 =NO 2 R 2 =H 2c:R 1 =t-bu R 2 =t-bu Şekil 3.4 o-fenilendiaminin salisilaldehit, 3,5-di-tert-bütil-2 hidroksibenzaldehit ve 5-nitro-2 hidroksibenzaldehitle etkileşmesi ile yeni Schiff bazı ve katalizör etkisi Silva ve ark., (2006), 2-Hidroksibenzaldehit, 3-metoksi-2- Hidroksibenzaldehitin ayrı ayrı etilendiamin ve propilendiaminle etkileşmesi ile oluşan Schiff bazını elde etmişlerdir. Stiren oksidasyonu, homojen ortamda katalizör olarak manganez (III) salen kompleksleri kullanılarak incelenmiş ve oksijen kaynağı olarak tert-butilhidroperoksit kullanılarak da NaX ve NaY (Şekil 3.5) zeolitleri içine kapsüllenmiştir (Karaca, 2010).

31 21 R 1 N N Mn 3- O O X R 2 R 2 R 1 =CH 2 -CH 2 ; R 2 =OCH 3 ; X=CH 3 COO - : [Mn(3-MeOsalen)] R 1 =CH 2 -CH 2 -CH 2 ; R 2 =OCH 3 ; X=CH 3 COO - : [Mn(3-MeOsalen] R 1 =CH 2 -CH 2 -CH 2 ; R 2 =H; X=CH 3 COO - : [Mn(salen)] Şekil Hidroksibenzaldehit, 3-metoksi-2- Hidroksibenzaldehitin ayrı ayrı etilendiamin ve propilendiaminle etkileşmesi ile oluşan Schiff bazı Erdemir S. (2007), bu çalışmada salisilaldehit ve parafenilendiamin, etilendiamin ve ortofenilendiamin türevlerinden sentezlenen yeni tür Schiff bazı bileşiklerini oksidatif polikondensasyon reaksiyonu ile polimerleştirmiştir. Elde edilen Schiff bazlarının ligand ve polimerlerinin Co(II) ve Mn(II) geçiş metalleriyle metal komplekslerini sentezlemiş ve tüm bileşiklerin yapılarını, enstrümental analiz ve analitik yöntemler kullanılarak aydınlatmıştır. Sentezlenen komplekslerin stirenin ve benzil alkolün oksidasyonu üzerindeki katalitik aktivitesi araştırmış ve ürün takibini GC-FID ve GC-MS spektroskopik yöntemlerle yapmıştır. Elde edilen sonuçlara göre kullanılan metal komplekslerin stirenin oksidasyonu üzerinde etkin bir katalizör özelliği göstermediği, fakat, benzil alkolde etkin özellik gösterdiğini belirlemiştir (Erdenay, 2013). Demetgül ve ark., (2009), 4-aminobenzilamin ile salisilaldehit türevlerinin kondenzasyondan elde ettikleri üç farklı Schiff bazı ligandını analitik ve spektroskopik yöntemlerle karakterize etmişlerdir. Sentezlenen ligandların Ni(II), Cu(II) ve Co(II) komplekslerini sentezledikleri ve AAS, FT-IR, UV-vis. Magnetik duyarlılık ve molar iletkenlik yöntemi ile yapıları tayin edilen komplekslerin bazı mantar ve bakterilere karşı biyolojik etkinliklerinin de incelendiği belirtilmiştir(karaca, 2010).

32 Çalışmanın Amacı Bu çalışmanın amacı, özellikle organik, anorganik, analitik ve biyokimyada büyük öneme sahip olan, gıda maddeleri, tekstil boyaları, pigmentler, ilaç sanayi gibi alanlarda yaygın olarak kullanılmakta, yapılarında bulunan gruplardan dolayı bunlardan elde edilen metal kompleksleri renkli maddeler olduğundan boya endüstrisinde özellikle tekstil boyacılığında pigment olarak kullanılmakta, antibakteriyal, antimalarial, antiviral, antifungal, vb olmak üzere çok geniş biyolojik aktiviteye sahip olmakta, Schiff baz türevlerinde bulunan imin ve azometin gruplarının varlığı bu bileşiklerin biyolojik aktivite göstermesi gibi nedenlerden dolayı her geçen gün üzerinde daha çok çalışılan asimetrik Schiff bazlarının özelliklerini araştırmak ve yeni asimetrik Schiff baz türevleri sentezlemektir. Bu amaçla, bu çalışmada, 1,2-fenilendiamin, 4-metil-1,2-fenilendiamin, 2- hidroksi-1-napthaldehyde ve bifenil 4- karbaldehid kondansasyonu reaksiyonu sonucu L 1 ve L 2 ligandlar sentezlendi. Ligandların yapıları analitik ve spektroskopik yöntemlerle aydınlatıldı. Schiff bazlarının Ni +2,Cu +2, Pb +2 ve Zn +2 ile geçiş metal kompleksleri sentezlendi. Schiff bazı ligandlar ve bunların metal kompleksleri, FT- IR, 1 H-NMR, 13 C-NMR, UV-Vis, XRD, ESR, elementel analiz ve floresans çalışmaları kullanılarak yapısı aydınlatıldı ve karakterize edildi. Elde edilen sonuçlarda deneysel ve teorik sonuçların birbirleriyle uyum içinde oldukları bulundu.

33 23 4. MATERYAL VE YÖNTEM 4.1.Materyal Kullanılan kimyasallar Çözücü Olarak Kullanılan Kimyasallar; Etanol: Sigma- Aldrich firmasından temin edilmiştir. Metanol: Sigma- Aldrich firmasından temin edilmiştir. Kloroform: Sigma- Aldrich firmasından temin edilmiştir. DMSO: Fisher Scientific firmasından temin edilmiştir. Toluen: Sigma- Aldrich firmasından temin edilmiştir. Benzen: Merck firmasından temin edilmiştir. n-hekzan: Sigma- Aldrich firmasından temin edilmiştir. Aseton: Sigma- Aldrich firmasından temin edilmiştir. Etil asetat : Merck firmasından temin edilmiştir. Dietileter: Merck firmasından temin edilmiştir. Diklorometan: Merck firmasından temin edilmiştir. Schiff Bazlarının ve Metak Komplekslerinin Sentezi için Kullanılan Kimyasallar; 1,2-fenilendiamin: Merck firmasından temin edilmiştir. 4-metil-1,2-fenilendiamin: Sigma-Aldrich firmasından temin edilmiştir. 2-hidroksi-1-napthaldehyde: Sigma-Aldrich firmasından temin edilmiştir. 4- karbaldehid: : Sigma-Aldrich firmasından temin edilmiştir. Ni(AcO) 2 H 2 O, komplekslerin sentezinde kullanılmıştır. Merck firmasından temin edilmiştir. Cu(AcO) 2 H 2 O komplekslerin sentezinde kullanılmıştır. Merck firmasından temin edilmiştir.

34 24 Zn(AcO) 2 H 2 O, komplekslerin sentezinde kullanılmıştır. Merck firmasından temin edilmiştir. Pb(AcO) 2 H 2 O komplekslerin sentezinde kullanılmıştır. Merck firmasından temin edilmiştir Kullanılan cihazlar Isıtıcılı Magnetik Karıştırıcı: Stuart marka cihaz. Vakumlu Etüv: JSR Vacuum Oven JSV0-30T marka cihaz. IR-Spektrofotometresi: PERKIN ELMER 1600 SERİES FTIR, Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü-KONYA. 1 H-NMR Spektrometresi: Varian, 400 M spektrometer at room temperature, Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü- KONYA. Elementel Analiz: İnönü Üniversitesi, MALATYA ph metre: Jenway 3010 ph meter markalı cihaz Erime Noktası Tayin Cihazı: OptiMelt Automated Melting Point System marka cihaz Manyetik Süseptibilite Sheerwood Scientific MX1 Gouy Magnetic Süssebtibility Evaporatör : Heidolph, Hei-VAP Advantage markalı cihaz Analitik terazi: Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü- KONYA. Ultrasonik Banyo : Kudos marka cihaz 4.2.Metot Schiff Bazlarının Sentezi Bu maddeler literatürlerde belirtilen metotlara dayanılarak sentezlendi (Özelcanat, 2008; Karaca, 2010; Erdenay, 2013).

35 25 O R O OH R R H 2 N NH 2 N NH 2 N N OH OH R=H (L1) R=CH 3 (L2) R=H (L1 ') R=CH 3 (L2 ') Şema 4.1. Schiff Bazı Ligandlarının Kimyasal Yapıları L 1 ' Maddesinin Sentezi g (1 mmol) L [N-(2-hidroksi-1-naftaldehit)(1,2-fenilendiamin)] alınarak 30 ml 1 kloroform/metanol (2/3, v/v) karışımında çözüldü. Üzerine g (1 mmol) bifenil 4- karbaldehidin 30 ml metanoldeki çözeltisi damla damla ilave edildi. Karışım 3 saat karıştırıldıktan sonra ürün süzüldü ve metanol ile yıkandı. Diklormetan / metanol karışımında yeniden kristallendirildi, 65 C vakumlu etüvde kurutuldu ve yapısı aydınlatıldı. Özellikleri: Elementel Analiz : Hesaplanan (%) : C(84.48), H(5.20), N(6,57) Bulunan (%) : C(84.54), H (5.12), N (6.47) IR (KBr, cm-1) : 1621(CH=N) ; (C=C) ; 1288(C-O). 1 H-NMR(400 MHz, CDCl 3 ) : 6.95 (d, 1H, J =8.8 Hz), (m, 2H), (m, 3H), 7.48 (t, 2H, J =7.27 Hz), 7.53 (d, 1H, J =8.38 Hz), 7.60 (d, 1H, J =7.93 Hz),

36 (m, 3H), 7.76 (d, 2H, J =7.93 Hz), 7.84 (t, 1H, J =8.38 Hz), 7.96 (d, 1H, J =8.38 Hz), 8.21 (d, 2H, J =7.93 Hz), 8.66 (s, 1H), 9.23 (d, 1H, J =9.43 Hz), (s, 1H) L 2 ' Maddesinin Sentezi g (1 mmol) L [N-(2-hidroksi-1-naftaldehit)(4-metil-o-fenilendiamin)] alınarak 2 30 ml kloroform/metanol (2/3, v/v) karışımında çözüldü. Üzerine g (1 mmol) bifenil 4- karbaldehidin 30 ml metanoldeki çözeltisi damla damla ilave edildi. Karışım 3 saat karıştırıldıktan sonra ürün süzüldü ve metanol ile yıkandı. Diklormetan / metanol karışımında yeniden kristallendirildi, 65 C vakumlu etüvde kurutuldu ve yapısı aydınlatıldı. Özellikleri: Elementel Analiz : Hesaplanan (%) : C(84.52), H(5.49), N(6,36) Bulunan (%) : C(84.40), H (5.52), N (6.40) IR (KBr, cm-1) : 1626(CH=N) ; (C=C) ; 1308(C-O). 1 H-NMR(400 MHz, CDCl 3 ) : 2.47 (s, 3H), 6.93 (d, 1H, J = 9.43Hz), 7.07 (d, 1H, J =7.63 Hz), (m, 2H), 7.33 (s, 1H), (m, 3H), 7.58 (d, 1H, J=7.73), 7.67 (d, 2H, J=6.78), 7.76 (d, 2H, J=7.73), 7.96 (d, 1H, J=8.53), 8.21 (d, 2H, J=7.73), 8.66 (s, 1H), 9.19 (d, 1H), (s, 1H) Schiff Bazlarının Metal Komplekslerinin Sentezi L 1 Maddesinin Cu(II), Ni(II), Zn(II) ve Pb(II) Metal Komplekslerinin Sentezi Bu madde literatürlerde belirtilen metotlara dayanılarak sentezlendi (Özelcanat, 2008; Karaca, 2010; Erdenay, 2013) g (1 mmol) L 1 ligandı 100 ml lik balonda 20 ml metil alkolde çözüldü. Üzerine 1 mmol metal tuzunun [0.199 gr Cu(AcO) 2 H 2 O; gr Ni(AcO) 2 H 2 O;

37 gr Zn(AcO) 2 H 2 O; gr Pb(AcO) 2 H 2 O] 20 ml etanoldeki çözeltileri ayrı ayrı ilave edildi ve karışım 3 saat kaynatıldı. Oluşan çökelek süzüldü, dietileter ile birkaç defa yıkandı ve 65 ºC vakumlu etüvde kurutuldu. Elde edilen metal komplekslerinin bozunma noktası 300 o C üzeridir L 2 Maddesinin Cu(II), Ni(II), Zn(II) ve Pb(II) Metal Komplekslerinin Sentezi Bu maddeler literatürlerde belirtilen metotlara dayanılarak sentezlendi (Özelcanat, 2008; Karaca, 2010; Erdenay, 2013) g (1 mmol) L 2 ligandı 100 ml lik balonda 20 ml metil alkolde çözüldü. Üzerine 1 mmol metal tuzunun [0.199 gr Cu(AcO) 2 H 2 O; gr Ni(AcO) 2 H 2 O; gr Zn(AcO) 2 H 2 O; gr Pb(AcO) 2 H 2 O] 20 ml etanoldeki çözeltileri ayrı ayrı ilave edildi ve karışım 3 saat kaynatıldı. Oluşan çökelek süzüldü, dietileter ile birkaç defa yıkandı ve 65 ºC vakumlu etüvde kurutuldu. Elde edilen metal komplekslerinin bozunma noktası 300 o C üzeridir Spektroskopik Ölçümler Katyon çözeltilerinin hazırlanması Metal ligand etkileşimini incelemek için UV-Vis spektrofotometrede absorpsiyon spektrumları ve spektroflorimetrede floresans spektrumlarımları alındı. Absorpsiyon çalışmaları için diklormetan-asetonitril (1:1) de M, floresans spektrumlarının alınmasında ise M metal perklorat çözeltileri hazırlandı Ligand çözeltilerinin hazırlanması Absorpsiyon spektrumlarının ölçülmesi için ligandların çözeltileri asetonitrildiklorometan (1:1) çözelti karısımında M, spektroflorimetride yapılan ölçümler için ise ligandların çözeltileri asetonitril-diklorometan (1:1) karısımında M olarak hazırlandı.

38 28 5. ARAŞTIRMA SONUÇLARI VE TARTIŞMA 5.1. Elementel Analiz ve fiziksel bulguların değerlendirilmesi Bu çalışmada 2 yeni asimetrik Schiff bazı ve 8 metal kompleksi olmak üzere 10 sentez gerçekleştirilmiştir. L 1 ve L 2 Schiff bazı ligandları kullanılarak L 1 ve L 2 elde edilmiş ve bu ligandların Cu(II), Ni(II), Pb(II) ve Zn(II) metalleri ile kompleksleri sentezlenmiştir. Ligandlarının yapıları; FT-IR, UV-vis, 1 H-NMR gibi spektroskopik yöntemler ve elementel analiz teknikleri ile komplekslerin yapıları ise FT-IR, UVvis, manyetik susseptibilite ölçümler ile aydınlatılmaya çalışılmıştır. Analiz bulguları ve literatür bilgileri dikkate alınarak Schiff bazları ve kompleksler için yapısal formüller önerilmiştir. Sentezlenen 10 bileşiğin erime noktaları, renkleri ve verim değerleri (Çizelge 5.1) de verilmiştir. Çizelge 5.1 de görüldüğü üzere verimlerin dağılım aralığı % dir. Schiff bazı komplekslerinin erime noktaları Schiff bazlarından çok daha yüksek çıkmıştır. Schiff bazlarının erime noktası aralığı o C arasında iken komplekslerinki > 300 C dir. Schiff bazlarının renklerine bakıldığında çeşitlilik görülmektedir. Çizelge 5.1. Sentezlenen Schiff bazlarının ve bunların metal komplekslerinin analitik ve fiziksel verileri Bileşik e.n.( o C) Renk Verim % Hesaplanan (Bulunan) μ eff. (%) C H N M (B.M.) C 17 H 14 N 2 O(L 1 ) 169 Koyu Sarı (77.78) 5.38 (5.40) (10.57) - - C 30 H 22 N 2 O (L 1 ') 236 Sarı (84.54) 5.20 (5.12) 6.57 (6.47) - - C 32 H 24 N 2 O 3 Ni(L 1 'Ni) >300 Koyu Kırmızı (70.80) 4.45 (4.54) 5.16 (5.25) (10.88) Dia C 32 H 24 N 2 O 3 Cu(L 1 'Cu) >300 Koyu Kahverengi (70.08) 4.41 (4.48) 5.11 (5.16) (11.90) 1.78 C 32 H 24 N 2 O 3 Zn(L 1 'Zn) >300 Açık Kahverengi (69.87) 4.40 (4.25) 5.09 (5.12) (11.87) Dia

39 29 C 32 H 24 N 2 O 3 Pb(L 1 'Pb) >300 Kahverengi (55.75) C 18 H 16 N 2 O(L 2 ) 175 Turuncu (78.30) 3.50 (3.40) 5.84 (5.80) 4.05 (4.20) (10.10) Dia (30.57) - - C 31 H 24 N 2 O(L 2 ') 234 Sarı (84.40) 5.49 (5.52) 6.36 (6.40) - - C 33 H 26 N 2 O 3 Ni(L 2 'Ni) >300 Koyu Kırmızı (71.19) 4.70 (4.65) 5.03 (5.08) (10.66) Dia C 33 H 26 N 2 O 3 Cu(L 2 'Cu) >300 Koyu Kahverengi (70.49) 4.66 (4.65) 4.98 (5.10) (11.36) 1.82 C 33 H 26 N 2 O 3 Zn(L 2 'Zn) >300 Açık Kahverengi (70.33) 4.65 (4.61) 4.97 (4.90) (11.63) Dia C 33 H 26 N 2 O 3 Pb(L 2 'Pb) >300 Kahverengi (56.17) 3.71 (3.73) 3.97 (4.00) (29.38) Dia 5.2. FT-IR Spektrum Bulgularının Değerlendirilmesi IR Spektrumunda L 1 ve L 2 Schiff bazlarında bulunan -NH 2 grubunun bantları yoğun olarak ve cm -1 de ν asym ve ν sym olarak görülmüştür. Bu bantlar L 1 ve L 2 ligandların spektrumlarında kaybolduğu gözlenmiştir (Kianfar ve ark., 2010; Shebl ve ark., 2010). L 1 ve L 2 ligandlarındaki azometin grubu bandı cm 1 aralığında görülmüştür. Tüm metal komplekslerinin IR spektrumları, Schiff bazı ligangları ile karşılaştırıldığında, metal iyonuna koordineli olarak azometin azot katılımını gösteren bant 6-14 cm -1 (-C=N) de görülmüştür (Boghaei ve Behzad, 2005; Ulusoy ve ark., 2008; Patil ve ark., 2011) cm - 1 aralığı içinde serbest ligand için gözlemlenen orta yoğunlukta bantları fenolik grubu titreşim atfedilebilir. Bu bantlar protonu giderilmiş fenolatı oksijen aracılığıyla koordinasyon ile uyumlu kompleksleri, cm -1 doğru kaydırır (Golcu ve ark., 2005; Alsalim ve ark., 2010). Tüm metal komplekslerindeki merkez metal iyonuna ait, 445 cm -1 (M O) ve cm -1 (M N) de bantlarının olması oksijen ve azot yapılarının bağlanmasına kanıttır (Mohamed ve Abd El-Wahab, 2003; Phaniband ve ark., 2011).

40 30 Çizelge 5.2. Ligandların ve Ni (II), Cu (II), Zn(II), Pb (II) metal komplekslerinin karakteristik IR bantları (cm -1 ) ve λ max Bileşikler ν (NH 2 ) Ν (CH=N) ν (C=C) ν (C-O) ν (M-O) Ν (M-N) λ max(nm) L , L 1 ' , 304 L 1 'Ni , 321 L 1 'Cu , 325 L 1 'Zn , 309 L 1 'Pb , 310 L , L 2 ' , 303 L 2 'Ni , 333 L 2 'Cu , 333 L 2 'Zn , 312 L 2 'Pb , 325 Şekil 5.1. L 1 ligandının FT-IR spektrumu

41 31 Şekil 5.2. L 2 ligandının FT-IR spektrumu 5.3 Manyetik Özellikleri Bakır (II) kompleksleri için, manyetik ölçümler oda sıcaklığında kayıt edilir. Çizelge 5.1 de etkin manyetik moment (μeff) değerlerini gösterir. Bakır (II) kompleksleri manyetik momenti 1.78 ve 1.82 B.M. gözlemlenmiştir, tek bir çiftlenmemiş elektron varlığını göstermektedir. Bu kompleksler doğasında monomer bulunmaktadır (Ali ve ark., 2002; Modi ve ark., 2007; Manimaran ve ark., 2008). Çinko (II), Ni (II) ve Pb (II) kompleksleri diyamanyetik ve kare düzlem geometrik özellik gösterir (Sahin ve ark., 2013). 5.4 Absorpsiyon ve 1 H-NMR Spektrum Bulgularının Değerlendirilmesi Absorpsiyon ölçümleri için 2 ml M ligand çözeltisine 2 ml M metal perklorat (Pb +2, Cu +2, Ni +2, Zn +2 ) çözeltisi eklenerek oda sıcaklıgında 3-4 dak. çalkalandı. Kör denemeleri için; ayrıca 2 ml M ligand çözeltisi 2 ml asetonitril-diklorometan (1:1) çözeltisi karıştırıldı, oluşan çözeltinin absorpsiyon spektrumu alındı. Ligandlar ve komplekslerinin elektronik spektrumları Şekil 5.3 ve Şekil 5.4'de verilmektedir. 235 (L 1 ') nm ve 237 (L 2 ') nm bölgesinde bulunan bantlar p- benzen konumdaki π π* geçişlerinden kaynaklanmaktadır.

42 32 L 1 ' ve L 2 ' ligandlarının absorpsiyon spektrumlarında, sırasıyla 303 nm ve 304 nm bölgesinde görülen bandlar azometin grubunun n-π * geçişlerinden kaynaklanır. Metal komplekslerinde ise bu bandların metal iyonu ile azometindeki azot atomunun koordinasyonundan dolayı daha uzun dalga boyuna kaydığı gözlenmektedir (Issa ve ark., 2009; Selvi ve Nartop, 2012). Şekil 5.3. L 1 ' ve metal kommplekslerinin elektronik spektrumu (CH 3 CN/CH 2 Cl 2 ) Şekil 5.4. L 2 ' ve metal komplekslerinin elektronik spektrumu (CH 3 CN/CH 2 Cl 2 ) Ligandların (L 1 ' ve L 2 ') 1 H-NMR spektrumları CDCI 3 çözeltisinde kaydedildi (Şekil 5.5). Her iki bileşiğin 1 H-NMR spektrumu incelendiğinde L 1 ' için 8.66 ve 9.23

43 33 ppm L 2 ' bileşiği için ise 8.66 ve 9.19 ppm iki farklı N = CH imin gruplarına sinyaller görüldü. Fenolik grup -OH protonlarına ait sinyaller ise sırasıyla 15,58 ppm ve ppm gözlendi. L 2 ' bileşiğinin 1 H-NMR spektrumunda 2.47 ppm'de çıkan keskin singlet pik metil protonuna aittir (Issa ve ark., 2009; Halli ve ark., 2012; Ismail ve ark., 2012) L 1 ' ve L 2 ' bileşiklerinde molekül içi hidrojen bağının varlığı (N-H...O) NMR spoktroskopisi ile doğrulandı. 1 H-NMR spektrumları L 1 ' ve L 2 ' bileşiklerinde tautomerik dengenin varlığını ve dengenin keto-amin yönünde olduğunu göstermektedir (δ = and ppm dublet, J = 7.6 Hz; δ = 9.23 and 9.19 ppm, dublet, J = 7.6 Hz). Schiff Baz ligantlarının (L 1 'and L 2 ') tautomerik formları Şekil 5.6 de verildi. a N N b OH L 1 '

44 34 CH 3 a N N b OH L 2 ' a ) Şekil 5.5. L 1 ' ve L 2 ' nin CDCl 3 de 1 H-NMR spektrumu HC N H O N CH HC N H O N CH phenol - imine form keto - amino form b) CH 3 CH 3 HC N H O N CH HC N H O N CH phenol - imine form keto - amino form

45 35 Şekil 5.6. L 1 ' ve L 2 ' nin tautomerik formları L 2 ' bileşiği ile Zn +2 arasındaki etkileşimi açıklamak için kompleksin 1 H-NMR spektrumu taratıldı. L 2 ' bileşiğinin DMSO-d 6 içerisinde 0,03 M lık çözeltisi hazırlandı ve 1 H NMR spektrumu alındı. Bu çözeltinin üzerine DMSO-d 6 içerisinde hazırlanan 0,03 M metal (Zn +2 ) perklorat çözeltisi ilave edilip tekrar 1 H NMR spektrumu taratıldı (Şekil 5.7). Spektrumlarda görüldüğü gibi Ha, Hb ve Hc protonlarına ait sinyallerde kaymalar gözlendi. Çizelge 5.3. L 2 ' (DMSO-d 6 ) ve L 2 '-Zn kompleksine ait 1 H NMR spektrumlarında bazı protonlara ait kimyasal kayma değerleri. Kimyasal kayma (ppm) L 2 ' L 2 '-Zn-kompleks Ha Hb Hc Şekil 5.7. L 2 ' bileşiğinin (DMSO-d 6 ) ve L 2 '-Zn kompleksinin (DMSO-d 6 ) 1 H-NMR spektrumuları. 5.5 Fluoresans Spektrumlarının Değerlendirilmesi Spektroflorimetrik ölçümler için 2 ml M ligand çözeltisine 2 ml M metal perklorat (Pb +2, Cu +2, Ni +2, Zn +2 ) çözeltisi eklenerek oda sıcaklıgında 3-4

46 36 dak. çalkalandı. Kör okumaları için; ayrıca 2 ml M ligand çözeltisi 2 ml asetonitril-diklorometan (1:1) çözeltisi karıştırıldı, oluşan çözeltinin floresans spektrumu alındı. Bu spektrumlar Şekil 5.8 ve Şekil 5.9 de verilmektedir. Schiff baz türevli L 1 ' bileşiğinin spektroflorimetrik ölçümleri sonucunda bu bileşiğin λ eks =250 nm de uyarıldığı zaman 304 ve 379 nm de emisyon bandı verdiği gözlendi. Bu bileşiğin çözeltisine metal iyonları ilave edilip (10 eqv.) tekrar spektrum taratıldığında ise Pb +2, Cu +2, Ni +2, Zn +2 iyonlarının emisyon şiddetini azalttığı gözlendi (Şekil 5.8). En fazla söndürme etkisi gösteren iyonlar Pb +2, Ni +2 ve Zn +2 iyonlarıdır (Şekil 5.10). L 2 ' bileşiğinin spektroflorimetrik ölçümlerinde de aynı şekilde λ eks =250 nm de uyarıldığı zaman 305 ve 388 nm de emisyon bandı verdiği gözlendi. Pb +2, Cu +2, Ni +2 ve Zn +2 iyonlarının (10 eqv.) ilavesi sonrasında alınan spektrumda ise Cu +2, Pb +2 ve Zn +2 iyonlarının emisyon şiddetini azalttığı Ni +2 iyonunun ise emisyon şiddetini arttırdığı ve maviye kaydırdığı (31 nm) gözlendi (Şekil 5.9 ve Şekil 5.11) (Ismail ve ark., 2012) L 1 ' Zn Pb Cu Ni nm Şekil 5.8. L 1 ' ve metal komplekslerinin Fluoresan spektrumu (CH 3 CN/CH 2 Cl 2, λexc = 300 nm)

47 L 2 ' Zn Pb Cu Ni nm Şekil 5.9. L 2 ' ve metal komplekslerinin Fluoresans spektrumu (CH 3 CN/CH 2 Cl 2, λexc = 300 nm) Şekil L 1 ' ( M) 300 nm de farklı metal iyonlarının fluoresans söndürmeleri (10.0 eqv.) (CH 3 CN/CH 2 Cl 2 ).

48 38 Şekil L 2 ' ( M) 300 nm de farklı metal iyonlarının fluoresans söndürmeleri (10.0 eqv. (CH 3 CN/CH 2 Cl 2 ) XRD Çalışmaları Değerlendirilmesi Ligandların ve metal komplekslerinin X-ışını kırınım şekilleri 2θ = o aralığında kaydedilmiş ve ligandlar ve metal kompleksleri Şekil 5.12 ve Şekil 5.13 de gösterilmiştir. L 1 ' ve L 2 ' ligandlarında keskin pikler görülmektedir. Bu da ligandların nitelik açısından kristalin olduğunu göstermektedir. L 1 ' ligandının Cu(II) ve Ni(II) komplekslerinde keskin pikler görülmemiş bu da amorf niteliğini gösterirken Zn(II) ve Pb(II) komplekslerinde görülen pikler bu komplekslerin nitelik açısından kristalin olduğunu göstermektedir (Nair ve Joseyphus, 2008). L 2 ' ligandının Cu (II) kompleksinde keskin pikler görülmemiştir bu da amorf yapıda olduğunu göstermektedir fakat Zn(II), Ni(II) ve Pb(II) komplekslerinde pikler görülmüştür. Bu da Zn(II), Ni(II) ve Cu(II) komplekslerinin nitelik açısından kristalin olduğunu göstermektedir. Komplekslerin yapıları tek bir kristal edinilemediği için belirlenememiştir. Her bir kompleksin spesifik d değeri vardır bu da karakterizasyon için kullanılabilir (Joseyphus ve ark., 2006; Khalaji ve ark., 2011).

49 39 L 1 ' L 1 'Cu L 1 'Ni L 1 'Zn L 1 'Pb Şekil L 1 ' ve metal komplekslerinin X-ray toz kırınım kalıpları (2θ=0-100 o )

50 40 L 2 ' L 2 'Cu L 2 'Ni L 2 'Zn L 2 'Pb Şekil L 2 ' ve metal komplekslerinin X-ray toz kırınım kalıpları (2θ=0-100 o ) 5.7. ESR Çalışmaları Değerlendirilmesi ESR çalışmaları paramanyetik geçiş metal iyonlarının manyetik özellikleri hakkında pek çok bilgi verir. Cu(II) iyonunun 3d 9 konfigürasyonu ile etkin spini S = ½ ve spin açısal momentumu m s = ±1/2 manyetik alan yokluğunda iki kat dejenere

51 41 spin duruma yol açar. Manyetik alan içindeki dejenerasyonda bulunan halden farklı enerji haline yükselmeyi E = hν = gβb tarafından verilir, burada h Planch sabiti, ν frekans, g Lande bölme faktörüdür (serbest electron için=2.0023), β Bohr magneton ve B manyetik alandır (Karabulut ve ark., 1999; Gopal ve ark., 2001; Mary ve Dhanuskodi, 2001; Kirpal R., 2003; Bozkurt ve ark., 2004; Karabulut B., 2008). Nükleer bakır spini ile elektron spin ilişkisi aşırı ince bölme bulunmaktadır ( 63,65 Cu, I = 3/2). Çizelge 5.4. Cu(II) Komplekslerinin ESR Parametreleri Kompleks g zz g xx g yy g iso A zz [mt] A xx [mt] A yy [mt] a iso [mt] L 1 'Cu L 2 'Cu Paramanyetik komplekslerin g değeri standart numune Mn +2 nin g değerini göz önünde bulundurarak hesaplanır. Paramanyetik geçiş metali iyonlarının ESR çalışmalarında paramanyetik merkezin manyetik özellikleri hakkında çok fazla bilgi edinilmiştir. 3d 9 konfigürasyonu ile bakır (II) iyonunda, etkili spin S = 1/2 dir ve bu spin açısal momentumu, m s = ±1/2, ile ilişkilendirilir ve bu da manyetik alan yokluğunda çift dejenere spin durumuna sebep olmaktadır. Manyetik alanda eşenerjililik bu haller arasında kaldırılır ve aralarındaki enerji farkı E = hv = gβb, ile verilir burada h Planck sabiti, v frekans, g Lande yarılma faktörü (serbest elektron için e eşittir), β Bohr manyeton ve B manyetik alandır (Kirpal R., 2003; Karabulut B., 2008). Aşırı ince yarılmanın nedeni bakır nükleer spin ile elektron spini etkileşimidir ( 63,65 Cu, I = 3/2). g değerleri bakır (II) iyonunun elektronik temel hali ile ilgili değerli bilgiler verir. Şekil 5.14 ve Şekil 5.15 de gösterilen 25 C de kaydedilen bakır kompleks spektrumu geometride rombik distorsiyonu belirterek g zz, g xx ve g yy ye eşit alçak, orta ve yüksek alanda üç set rezonansı açığa çıkartır. Çizelge 5.4. de gösterilen kompleksler için belirlenmiş ESR parametrelerinden g zz >g xx >g yy olduğu görülebilir. R=(g xx -g yy )/(g zz -g xx ) bütünden daha az olduğu zaman d 2 2 x - y 2 2 halinde eşleşmemiş elektron hakimdir ve birlikten daha büyük R için bu d 3z -r halinde geçerlidir (Dudley R.J., 1970) Cu +2 için gözlenen R değerleri sırasıyla L 1 'Cu,

52 42 L 2 'Cu için ve bu da birlikten daha azdır bundan dolayı elektronun temel hali d 2 2 x - y dir (Di Mauro ve Domiciano, 1999; Biyik ve ark., 2003). Ayrıca komplekslerin g zz değerleri 2.3 ten düşüktür, bu da M-L bağlarının kovalent karakteri ile uyumludur (Kivelson D., 1961). Geometrik parametre G bakır merkezler arasındaki değişim etkileşiminin bir ölçümü olarak eşitlik G= (g // _ )/(g _ ) ü kullanarak her bir tür için hesaplanır bu eşitlikte g // = g zz ve g = (g xx +g yy )/2 dir. G>4, değişim etkileşimi göz ardı edilebilir ve 4 ten az ise katı komplekste önemli derecede değişim etkileşimi gösterir (Hathaway B.J., 1970). Çizelge 5.4. teki g değerlerini kullanarak her bir kompleks için geometrik parametre G>4 olarak hesaplanmıştır bundan dolayı değişim etkileşimi göz ardı edilebilir. L 1 'Cu Şekil L 1 'Cu ESR spektrumu

53 43 L 2 'Cu Şekil L 2 'Cu ESR spektrumu 5.8. Termal Analiz Çalışmaları Değerlendirilmesi Simetrik olmayan Schiff bazlı ligandlar ve bunların kompleksleri TG / DTG eğrileri Şekil 5.16 ve Şekil 5.17 de bulunduğunu göstermektedir. Kütle kaybı (bulunan / hesaplanan), sıcaklıkları ve çalışmalarda gözlenen ve termal ayrışma Çizelge 5.5'de sunulmuştur. Çizelge 5.5. Asimetrik Schiff Bazları ve Metal Komplekslerinin TG ve DTG Analizleri Bileşikler Sıcaklık Kütle Kaybı(%) Sonuç Aralığı( o C) Hesaplanan Bulunan L 1 ' OH C 30 H 21 N 2 L 1 'Pb C 2 H 3 O 2 L 1 'Zn C 30 H 21 N 2 O PbO sona kalan madde C 2 H 3 O C 17 H 11 NO C 13 H 10 N ZnO sona kalan madde L 1 'Ni C 2 H 3 O C 13 H C 11 H 7 L 1 'Cu C 6 H 4 N 2 0 NiO sona kalan madde C 2 H 3 O C 13 H 10 N

54 C 6 H C 11 H 7 NO CuO sona kalan madde L 2 ' OH C 31 H 24 N 2 L 2 'Pb C 2 H 3 O C 31 H 23 N 2 O PbO sona kalan madde L 2 'Zn C 2 H 3 O C 20 H 16 N C 11 H 8 NO ZnO sona kalan madde L 2 'Ni C 2 H 3 O C 20 H 16 N L 2 'Cu C 11 H 7 NO NiO sona kalan madde C 2 H 3 O C 21 H 17 N C 10 H 6 O CuO sona kalan madde L 1 ' ve L 2 ' ligandlarının termogramında, ayrışmaları iki adımda o C aralıklarında meydana gelir. Birinci ve ikinci aşama ayrışma için kütle kaybı % 99,0 (bulunan % 100.0) hesaplandı. Verilen sıcaklık aralıklarındaki kütle kaybı -OH molekülü, L 1 ve L 2 molekülleri içindir. L 1 ' ligandının Pb (II) kompleksinin termogramı, iki adımda bozunma göstermektedir. İlk adım o C aralığında bozunan asetat molekülü (%8.53 hesaplandı; %8.00 bulundu), ikinci adımda o C aralığında C 30 H 21 N 2 O molekülü (%61.42 hesaplandı; %60.50 bulundu) ayrıldı, son olarak kalan artık madde de PbO dir. L 1 ' ligandının Zn(II) kompleksinin termogramı, üç adımda bozunma göstermektedir.ilk adım o C aralığında asetat molekülü ayrıştı (%10.70 hesaplandı; %11 bulundu). İkinci adım o C aralığında C 17 H 11 NO molekülü ayrıştı (%44.47 hesaplandı; %44 bulundu). Son adımda o C aralığında C 13 H 10 N molekülü ayrıştı (%32.66 hesaplandı; %33.00 bulundu), son olarak kalan artık madde de ZnO dir. L 1 ' ligandının Ni(II) ve Cu(II) kompleksleri dört adımda bozunma göstermektedir. Ni(II) kompleksinin, ilk adımı o C aralığında C 2 H 3 O 2 molekülüne aittir (%10.86 hesaplandı; %10.20 bulundu). İkinci

55 45 adım o C aralığında C 13 H 10 molekülüne aittir (% hesaplandı; %31.00 bulundu). Üçüncü adımda o C aralığında C 11 H 7 molekülüne aittir (%25.60 hesaplandı; %25.00 bulundu). Son adım olarak o C aralığında C 6 H 4 N 2 0 molekülüne aittir (%22.10 hesaplandı; %22.00 bulundu). Son olarak kalan artık madde de NiO dir. Cu(II) kompleksinin, ilk adımı o C aralığında C 2 H 3 O 2 molekülüne aittir (%11.00 hesaplandı; %11.00 bulundu). İkinci adım o C aralığında C 13 H 10 N molekülüne aittir (%32.90 hesaplandı; %33.00 bulundu). Üçüncü adımda o C aralığında C 6 H 4 molekülüne aittir (%13.90 hesaplandı; %14.50 bulundu). Son adım olarak o C aralığında C 11 H 7 N0 molekülüne aittir (%31.00 hesaplandı; %30.00 bulundu). Son olarak kalan artık madde de CuO dir. L 1 ' L 1 'Cu L 1 'Ni L 1 'Zn L 1 'Pb

56 46 Şekil L 1 ' ve metal kompleksleri için TG ve DTG eğrileri L 2 ' ligandının Pb (II) kompleksinin termogramı, iki adımda bozunma göstermektedir. İlk adım o C aralığında bozunan asetat molekülü (%8.30 hesaplandı; %8.50 bulundu), ikinci adımda o C aralığında C 30 H 21 N 2 O molekülü (%62.30 hesaplandı; %61.50 bulundu) ayrıldı, son olarak kalan artık madde de PbO dir. L 2 ' ligandının Zn(II), Ni(II) ve Cu(II) komplekslerinin termogramı, üç adımda bozunma göstermektedir. Zn(II) kompleksinin, ilk adımı o C aralığında asetat molekülü ayrıştı (%10.47 hesaplandı; %11.00 bulundu). İkinci adım o C aralığında C 20 H 16 N molekülü ayrıştı (%48.00 hesaplandı; %47 bulundu). Son adımda o C aralığında C 11 H 8 NO molekülü ayrıştı (%30.00 hesaplandı; %30.50 bulundu), son olarak kalan artık madde de ZnO dir. Ni(II) kompleksinin, ilk adımı o C aralığında asetat molekülü ayrıştı (%10.60 hesaplandı; %10.90 bulundu). İkinci adım o C aralığında C 20 H 16 N molekülü ayrıştı (%48.50 hesaplandı; %47.80 bulundu). Son adımda o C aralığında C 11 H 7 NO molekülü ayrıştı (%30.30 hesaplandı; %30.60 bulundu), son olarak kalan artık madde de NiO dir. Cu(II) kompleksinin, ilk adımı o C aralığında asetat molekülü ayrıştı (%10.50 hesaplandı; %10.70 bulundu). İkinci adım o C aralığında C 21 H 17 N 2 molekülü ayrıştı (%52.90 hesaplandı; %53.50 bulundu). Son adımda o C aralığında C 10 H 6 O molekülü ayrıştı (%25.30 hesaplandı; %25.00 bulundu), son olarak kalan artık madde de CuO dir. L 2 '

57 47 L 2 'Cu L 2 'Ni L 2 'Zn L 2 'Pb Şekil L 2 ' ve metal kompleksleri için TG ve DTG eğrileri 5.9.Anti kanserojen Özelliklerinin İncelenmesi Schiff baz türevlerinin HeLa ve SW-620 hücre hatları üzerine sitotoksik etkileri Alamar mavisi reaktifi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Şekil 5.18 de gösterildiği gibi Schiff baz türevlerinden L 1 ' HeLa ve SW-62 üzerinde düşük sitotoksik etkiye sahip olup IC 50 değeri sırasıyla 45.6 µm ve 98.9 µm olarak hesaplanmıştır. Diğer yandan L 2 ' molekülü ise her iki hücre hattı üzerinde sırasıyla 16.7 µm ve 27.5 µm şeklinde çok düşük IC 50 değerlerinde sitotoksik etki göstermiştir. In vitro hücre kültürü çalışmaları, düşük IC 50 değerlerine sahip olan L 1 've L 2 ' nin kolon ve servikal kanserlere karşı umut verici ve ilgi çekici olduğunu gösterdi. L 1 've L 2 ' nin yüksek antitümör aktivitesi, DNA ve proteinlerle etkileşebilecek hidroksil ve amin gruplarına sahip olmasına bağlanabilir. Ayrıca, L 1 ' metil grubu içerdiği için etkileşimi kısıtlanır. Daha önce çok sayıda Schiff baz türevli bileşik birçok kanser hücresinin çoğalmasına karşı kullanılmıştır (Li ve ark., 2014; Bhat ve ark., 2015; Wu ve ark., 2016).

KİMYA-IV. Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş

KİMYA-IV. Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş KİMYA-IV Yrd. Doç. Dr. Yakup Güneş Organik Kimyaya Giriş Kimyasal bileşikler, eski zamanlarda, elde edildikleri kaynaklara bağlı olarak Anorganik ve Organik olmak üzere, iki sınıf altında toplanmışlardır.

Detaylı

Bileşiğin basit formülünün bulunması (moleküldeki C, H, O, X atomlarının oranından, veya molekül ağırlığından)

Bileşiğin basit formülünün bulunması (moleküldeki C, H, O, X atomlarının oranından, veya molekül ağırlığından) 1 SPEKTROSKOPİ PROBLEMLERİ Ref. e_makaleleri, Enstrümantal Analiz, Kütle Spektrometre Uygulamaları Molekül yapısı bilinmeyen bir organik molekülün yapısal formülünün tayin edilmesi istendiğinde, başlangıç

Detaylı

AMİNLER SEKONDER AMİN

AMİNLER SEKONDER AMİN AMİNLER (ALKİLLENMİŞ AMONYAK) AMİNLER (RNH 2 )PRİMER AMİN TERSİYER AMİN(R 3 N) SEKONDER AMİN R 2 NH Aminler Alkillenmiş Amonyak olarak tanımlanır. Azot Atomuna bağlı 2 tane H atomu varsa(bir tane alkil

Detaylı

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK KİMYA ANABİLİMDALI GENEL KİMYA II DERS NOTLARI (ORGANİK KİMYAYA GİRİŞ)

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK KİMYA ANABİLİMDALI GENEL KİMYA II DERS NOTLARI (ORGANİK KİMYAYA GİRİŞ) ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK KİMYA ANABİLİMDALI GENEL KİMYA II DERS NOTLARI (ORGANİK KİMYAYA GİRİŞ) Hazırlayan: Doç. Dr. Yusuf ÖZKAY 1. Organik bileşik kavramının tarihsel gelişimi

Detaylı

Elektronun haraketi sonunda magnetik alana konan madde magnetik özellik kazanır.

Elektronun haraketi sonunda magnetik alana konan madde magnetik özellik kazanır. MAGNETİK ÖZELLİKLER Orbitallerinde çiftlenmemiş elektronu bulunan maddeler paramanyetik, bütün elektronları orbitallerde çiftlenmiş olarak bulunan maddeler ise diyamanyetik özellik gösterirler. Paramanyetik

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AY EKİM 06-07 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI. SINIF VE MEZUN GRUP KİMYA HAFTA DERS SAATİ. Kimya nedir?. Kimya ne işe yarar?. Kimyanın sembolik dili Element-sembol Bileşik-formül. Güvenliğimiz ve Kimya KONU ADI

Detaylı

ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEM 12. SINIF / KİMYA DERSİ / 3. YAZILI

ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEM 12. SINIF / KİMYA DERSİ / 3. YAZILI / / Adı Soyadı : Numara : ÖĞRETİM YL. DÖNEM 1. SNF / KİMYA DERSİ / 3. YAZL Soru Puan 1 3 4 5 6 7 8 9 10 11 1 13 14 15 16 17 18 19 0 TOPLAM 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 5 100 1. X: 3 NH Y:3 N 3

Detaylı

3.1 ATOM KÜTLELERİ... 75 3.2 MOL VE MOLEKÜL KAVRAMLARI... 77 3.2.1 Mol Hesapları... 79 SORULAR 3... 84

3.1 ATOM KÜTLELERİ... 75 3.2 MOL VE MOLEKÜL KAVRAMLARI... 77 3.2.1 Mol Hesapları... 79 SORULAR 3... 84 v İçindekiler KİMYA VE MADDE... 1 1.1 KİMYA... 1 1.2 BİRİM SİSTEMİ... 2 1.2.1 SI Uluslararası Birim Sistemi... 2 1.2.2 SI Birimleri Dışında Kalan Birimlerin Kullanılması... 3 1.2.3 Doğal Birimler... 4

Detaylı

Atomlar ve Moleküller

Atomlar ve Moleküller Atomlar ve Moleküller Madde, uzayda yer işgal eden ve kütlesi olan herşeydir. Element, kimyasal tepkimelerle başka bileşiklere parçalanamayan maddedir. -Doğada 92 tane element bulunmaktadır. Bileşik, belli

Detaylı

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ Nükleer Manyetik Rezonans (NMR) Spektroskopisi Yrd. Doç. Dr. Gökçe MEREY GİRİŞ NMR organik bilesiklerin yapılarının belirlenmesinde kullanılan en güçlü tekniktir. Çok çesitli çekirdeklerin

Detaylı

YENİ PİGMENT AZO BOYARMADDELERİNİN VE BAKIR, KOBALT VE NİKEL KOMPLEKSLERİNİN SENTEZİ

YENİ PİGMENT AZO BOYARMADDELERİNİN VE BAKIR, KOBALT VE NİKEL KOMPLEKSLERİNİN SENTEZİ YENİ PİGMENT AZO BOYARMADDELERİNİN VE BAKIR, KOBALT VE NİKEL KOMPLEKSLERİNİN SENTEZİ Synthesis Of New Pigment Azo Dyestuffs And Cobalt, Copper And Nickel Complexes Dilek ÇANAKÇI Kimya Anabilim Dalı Selahattin

Detaylı

Infrared Spektroskopisi ve Kütle Spektrometrisi

Infrared Spektroskopisi ve Kütle Spektrometrisi Infrared Spektroskopisi ve Kütle Spektrometrisi 1 Giriş Spektroskopi, yapı tayininde kullanılan analitik bir tekniktir. Nümuneyi hiç bozmaz veya çok az bozar. Nümuneden geçirilen ışımanın dalga boyu değiştirilir

Detaylı

ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEM 12. SINIF / KİMYA DERSİ / 1. YAZILI

ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEM 12. SINIF / KİMYA DERSİ / 1. YAZILI / / Adı Soyadı : Numara : ÖĞRETİM YILI 2. DÖNEM 12. SINIF / KİMYA DERSİ / 1. YAZILI Soru Puan BAŞARILAR 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 TOPLAM 100 1. Açık formülü olan bileşiğin genel

Detaylı

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır.

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır. 7. ASİTLER VE BAZLAR Arrhenius AsitBaz Tanımı (1884) (Svante Arrhenius) Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır. HCl H + + Cl NaOH

Detaylı

Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ

Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ KİMYASAL TÜR 1. İYONİK BAĞ - - Ametal.- Kök Kök Kök (+) ve (-) yüklü iyonların çekim kuvvetidir..halde

Detaylı

Mekanizma;

Mekanizma; 4. Asetilen katımı: Aldehit ve ketonlara asetilen veya terminal asetilenik grup içeren alkinler katılarak alkinil bileşiklerini yaparlar. Metil etil ketona asetilen katılması ile sedatif-hipnotik bir ilaç

Detaylı

DENEY RAPORU. Potasyumtrioksalatokromat(III) Sentezi (4 No lu Deney)

DENEY RAPORU. Potasyumtrioksalatokromat(III) Sentezi (4 No lu Deney) M.Hilmi EREN 04-98 - 3636 Anorganik Kimya II Lab. 2.Deney Grubu DENEY RAPRU DENEY ADI Potasyumtrioksalatokromat(III) Sentezi (4 No lu Deney) DENEY TAR H 03 Nisan 2003 Per embe AMAÇ ksalik asit, Potasyum

Detaylı

veya Monoalkoller OH grubunun bağlı olduğu C atomunun komşu C atomlarına bağlı olarak primer, sekonder ve tersiyer olmak üzere sınıflandırılabilirler:

veya Monoalkoller OH grubunun bağlı olduğu C atomunun komşu C atomlarına bağlı olarak primer, sekonder ve tersiyer olmak üzere sınıflandırılabilirler: ALKLLE Genel formülleri: n 2n+2 ( n 2n+1 = ) Fonksiyonel grupları: Alkollerin sistematik adlandırmasında en uzun zincirdeki atomuna göre alkan adının sonuna ol eki getirilir. Yapısında 1 tane grubu bulunduran

Detaylı

BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR

BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR 1) P. Volhardt, N. Schore; Organic Chemistry-Structure and Function, Sixth Edition. 2) H. Hart, L. E.

Detaylı

POLİMER KİMYASI -4. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu

POLİMER KİMYASI -4. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu POLİMER KİMYASI -4 Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu Fiziksel Etkenlerle Başlama Diğer başlama tipleri Plazma polimerizasyonu: Bir gaz halindeki monomer; plazma oluşum şartlarında düşük basınçta bir elektrik

Detaylı

POLİMER KİMYASI -2. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu

POLİMER KİMYASI -2. Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu POLİMER KİMYASI -2 Prof. Dr. Saadet K. Pabuccuoğlu Polimerize Olabilirlik Nedir? Bir monomerin polimerize olabilirliği termodinamik ve kinetik düşüncelere bağlıdır. Termodinamikçe uygun olan her monomer,

Detaylı

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ Karbonun önemi Hücrenin % 70-95ʼ i sudan ibaret olup, geri kalan kısmın çoğu karbon içeren bileşiklerdir. Canlılığı oluşturan organik bileşiklerde karbon atomuna

Detaylı

Spektroskopi. Elektromanyetik ışımanın madde ile etkileşimini inceleyen bilim dalına spektroskopi denir.

Spektroskopi. Elektromanyetik ışımanın madde ile etkileşimini inceleyen bilim dalına spektroskopi denir. Spektroskopi Elektromanyetik ışımanın madde ile etkileşimini inceleyen bilim dalına spektroskopi denir. Bu etkileşim absorbsiyon (soğurma) ya da emisyon (yayınma) şeklinde olabilir. Elektromanyetik ışımanın

Detaylı

ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK KİMYA

ECZACILIK FAKÜLTESİ FARMASÖTİK KİMYA PROGRAM KOORDİNATÖRÜ Prof.Dr.Hakkı Erdoğan, herdogan@neu.edu.tr ECZACILIK FAKÜLTESİ YÜKSEK LİSANS DERSLERİ EFK 600 Uzmanlık Alanı Dersi Z 4 0 4 EFK 601 İlaç Nomenklatürü I S 3 0 3 EFK 602 İlaç Nomenklatürü

Detaylı

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ Infrared (IR) ve Raman Spektroskopisi Yrd. Doç. Dr. Gökçe MEREY TİTREŞİM Molekülleri oluşturan atomlar sürekli bir hareket içindedir. Molekülde: Öteleme hareketleri, Bir eksen

Detaylı

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry Chapter 4: Biomolecules, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University Biochemistry/Hikmet Geckil Chapter 4: Biomolecules 2 BİYOMOLEKÜLLER Bilim adamları hücreyi

Detaylı

KİMYA-IV. Aromatik Hidrokarbonlar (Arenler) (5. Konu)

KİMYA-IV. Aromatik Hidrokarbonlar (Arenler) (5. Konu) KİMYA-IV Aromatik Hidrokarbonlar (Arenler) (5. Konu) Aromatiklik Kavramı Aromatik sözcüğü kokulu anlamına gelir. Kimyanın ilk gelişme evresinde, bilinen hidrokarbonların çoğu kokulu olduğu için, bu bileşikler

Detaylı

BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR

BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR 1) P. Volhardt, N. Schore; Organic Chemistry-Structure and Function, Sixth Edition. 2) H. Hart, L. E.

Detaylı

FONKSİYONLU ORGANİK BİLEŞİKLER I

FONKSİYONLU ORGANİK BİLEŞİKLER I FNKSİYNLU GANİK BİLEŞİKLE rganik bileşiklerde, bileşiğin temel kimyasal ve fiziksel özelliklerini belirleyen ve formülleri yazıldığında tanınmalarını sağlayan atom gruplarına fonksiyonel gruplar denir.

Detaylı

Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı. olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel. Üniversitesi Kimyası" Kitabı ndan okuyunuz.

Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı. olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel. Üniversitesi Kimyası Kitabı ndan okuyunuz. KİMYASAL BAĞLAR Aşağıda verilen özet bilginin ayrıntısını, ders kitabı olarak önerilen, Erdik ve Sarıkaya nın Temel Üniversitesi Kimyası" Kitabı ndan okuyunuz. KİMYASAL BAĞLAR İki atom veya atom grubu

Detaylı

Molekül formülü bilinen bir bileşiğin yapısal formülünün bulunmasında:

Molekül formülü bilinen bir bileşiğin yapısal formülünün bulunmasında: 1 1 H NMR İLE KALİTATİF ANALİZ-2 IR ve 1 H NMR ile Yapı Tayini Ref. e_makaleleri, Enstrümantal Analiz, 1 H NMR ile Yapı Tayini Molekül formülü bilinen bir bileşiğin yapısal formülünün bulunmasında: 1.

Detaylı

BENZENİN NİTROLANMASINDA GRAFİTİN KATALİZÖR OLARAK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI

BENZENİN NİTROLANMASINDA GRAFİTİN KATALİZÖR OLARAK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI TÜBİTAK-BİDEB KİMYA BİLİM DANIŞMANLIĞI ÇALIŞTAYI ORGANİK KİMYA GRUBU BENZENİN NİTROLANMASINDA GRAFİTİN KATALİZÖR OLARAK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI Proje Raporu Proje Ekibi Rebi BARIN İbrahim ŞEN Proje Danışmanı

Detaylı

İÇİNDEKİLER TEMEL KAVRAMLAR - 2. 1. Atomlar, Moleküller, İyonlar...36. 1.2. Atomlar...36. 1.2. Moleküller...37. 1.3. İyonlar...37

İÇİNDEKİLER TEMEL KAVRAMLAR - 2. 1. Atomlar, Moleküller, İyonlar...36. 1.2. Atomlar...36. 1.2. Moleküller...37. 1.3. İyonlar...37 vi TEMEL KAVRAMLAR - 2 1. Atomlar, Moleküller, İyonlar...36 1.2. Atomlar...36 1.2. Moleküller...37 1.3. İyonlar...37 2. Kimyasal Türlerin Adlandırılması...38 2.1. İyonların Adlandırılması...38 2.2. İyonik

Detaylı

LYS KİMYA DENEMESİ 1.SORU: 2.soru: I- 0,9 M Ca C sulu çözeltisi II- 0,6 M Ca ( N0 3 ) 2 sulu çözeltisi

LYS KİMYA DENEMESİ 1.SORU: 2.soru: I- 0,9 M Ca C sulu çözeltisi II- 0,6 M Ca ( N0 3 ) 2 sulu çözeltisi 1.SRU: I- 0,9 M Ca C 2 0 4 sulu çözeltisi II- 0,6 M Ca ( N0 3 ) 2 sulu çözeltisi Yukarıda aynı koşullarda bulunan çözeltilerin aşağıdaki hangi nicelikleri eşit değildir? a)donmaya başlama sıcaklığı b)

Detaylı

Ödevleri teslim ederken bu soru sayfası da verilmek zorundadır.

Ödevleri teslim ederken bu soru sayfası da verilmek zorundadır. 12. BÖLÜM: ARENLERİN REAKSİYONLARI: ELEKTROFİLİK AROMATİK YER DEĞİŞTİRME TEPKİMELERİ (ÖDEV TESLİM TARİHİ 13/03/2017) 1) Aşağıda verilen tepkimelerin ana organik ürününü yazınız. 2) aşağıda verilen bileşiği

Detaylı

KİMYA-IV. Alkoller, Eterler ve Karbonil Bileşikleri (6. Konu)

KİMYA-IV. Alkoller, Eterler ve Karbonil Bileşikleri (6. Konu) KİMYA-IV Alkoller, Eterler ve Karbonil Bileşikleri (6. Konu) Alkoller Bir alkil grubuna (R-) bir hidroksil (-OH) grubunun bağlanmasıyla oluşan yapılardır. Genel formülleri R-OH şeklindedir. Alkollerin

Detaylı

Bolum 11&12 Eterler, Epoksitler, Sülfitler

Bolum 11&12 Eterler, Epoksitler, Sülfitler Bolum 11&12 Eterler, Epoksitler, Sülfitler Giriş Eter Formülü R--R (R ve R alkil veya aril). Simetrik ve asimetrik olabilir Örnekler: C 3 C 3 C 3 2 Yapı ve Polarite Eğik moleküler geometri ksijen sp 3

Detaylı

$e"v I)w ]/o$a+ s&a; %p,{ d av aa!!!!aaa!a!!!a! BASIN KİTAPÇIĞI 00000000

$ev I)w ]/o$a+ s&a; %p,{ d av aa!!!!aaa!a!!!a! BASIN KİTAPÇIĞI 00000000 BASIN KİTAPÇIĞI 00000000 AÇIKLAMA 1. Bu kitapç kta Lisans Yerle tirme S nav - Kimya Testi bulunmaktad r.. Bu test için verilen toplam cevaplama süresi 5 dakikadır.. Bu kitapç ktaki testlerde yer alan her

Detaylı

KİMYA-IV. Alkenler (3. Konu)

KİMYA-IV. Alkenler (3. Konu) KİMYA-IV Alkenler (3. Konu) Alkenler (Olefinler) En az bir tane C=C çift bağı içeren hidrokarbonlara alkenler veya olefinler denir. Alkenler doymamış yapıda hidrokarbonlar olup, katalizörler eşliğinde

Detaylı

Nanomalzemelerin Karakterizasyonu. Yapısal Karakterizasyon Kimyasal Karakterizasyon

Nanomalzemelerin Karakterizasyonu. Yapısal Karakterizasyon Kimyasal Karakterizasyon Nanomalzemelerin Karakterizasyonu Yapısal Karakterizasyon Kimyasal Karakterizasyon 1 Nanomalzemlerin Yapısal Karakterizasyonu X ışını difraksiyonu (XRD) Çeşitli elektronik mikroskoplar(sem, TEM) Atomik

Detaylı

Bölüm 7 Alkenlerin Yapısı ve Sentezi

Bölüm 7 Alkenlerin Yapısı ve Sentezi Bölüm 7 Alkenlerin Yapısı ve Sentezi Burak Esat Fatih Üniversitesi 2006, Prentice all Giriş Karbon-karbon ikili bağı içeren hidrokarbonlardır Bazen olefinler olarak da adlandırılırlar, olefin= oil-forming

Detaylı

BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR

BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR BURADA ÖZET BİLGİ VERİLMİŞTİR. DAHA AYRINTILI BİLGİ İÇİN VERİLEN KAYNAK KİTAPLARA BAKINIZ. KAYNAKLAR 1) P. Volhardt, N. Schore; Organic Chemistry-Structure and Function, Sixth Edition. 2) H. Hart, L. E.

Detaylı

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ KİMYA

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ KİMYA YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ KİMYA SORU 1: 32 16X element atomundan oluşan 2 X iyonunun; 1.1: Proton sayısını açıklayarak yazınız. (1 PUAN) 1.2: Nötron sayısını açıklayarak yazınız. (1 PUAN) 1.3: Elektron

Detaylı

Organik Reaksiyonlara Giriş

Organik Reaksiyonlara Giriş rganik eaksiyonlara Giriş Dr. Kayhan BLELLİ Temel haldeki bazı elementlerin elektron dizilişleri Değerlik Elektronları (idrojen): 1s 1 1 (Karbon): 1s 2 2s 2 2p 2 4 N (Azot): 1s 2 2s 2 2p 3 5 (ksijen):

Detaylı

ALKENLER; ÇALIŞMA SORULARI

ALKENLER; ÇALIŞMA SORULARI ALKENLER; ÇALIŞMA SORULARI SORU 1.) 1 büten ve 2 büten için cis ve trans izomeri yazmak mümkün müdür? SORU 2.) Aşağıda verilen bileşikleri IUPAC metoduna göre adlandırınız. A) CH2 = C = CH CH3 B) CH3 CH

Detaylı

Sübstitüye Benzil Grubu İçeren Tetraaminoalkenlerin Üre, Tiyoüre ve Selenoüre Türevlerinin Sentezi. Beyhan Yiğit 1*, Bekir Çetinkaya 2

Sübstitüye Benzil Grubu İçeren Tetraaminoalkenlerin Üre, Tiyoüre ve Selenoüre Türevlerinin Sentezi. Beyhan Yiğit 1*, Bekir Çetinkaya 2 Adıyaman Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi 2 (1) (2012) 10-15 Sübstitüye Benzil Grubu İçeren Tetraaminoalkenlerin Üre, Tiyoüre ve Selenoüre Türevlerinin Sentezi Beyhan Yiğit 1*, Bekir Çetinkaya 2 1 Adıyaman

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU hasanyolcu.wordpress.com En az iki atomun belli bir düzenlemeyle kimyasal bağ oluşturmak suretiyle bir araya gelmesidir. Aynı atomda olabilir farklı atomlarda olabilir. H 2,

Detaylı

4. Asetilen katımı: Aldehit ve ketonlara

4. Asetilen katımı: Aldehit ve ketonlara 4. Asetilen katımı: Aldehit ve ketonlara asetilen veya terminal asetilenik grup içeren alkinler katılarak alkinil bileşiklerini yaparlar. Metil etil ketona asetilen katılması ile sedatif-hipnotik bir ilaç

Detaylı

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar

5.111 Ders Özeti #12. Konular: I. Oktet kuralından sapmalar 5.111 Ders Özeti #12 Bugün için okuma: Bölüm 2.9 (3. Baskıda 2.10), Bölüm 2.10 (3. Baskıda 2.11), Bölüm 2.11 (3. Baskıda 2.12), Bölüm 2.3 (3. Baskıda 2.1), Bölüm 2.12 (3. Baskıda 2.13). Ders #13 için okuma:

Detaylı

Bölüm 11 Alkoller ve Eterler. Alkollerin Yapısı. Sınıflandırma. Hidroksil (-OH) fonksiyonel grubu Oksijen sp 3 melezleşmiştir. =>

Bölüm 11 Alkoller ve Eterler. Alkollerin Yapısı. Sınıflandırma. Hidroksil (-OH) fonksiyonel grubu Oksijen sp 3 melezleşmiştir. => Bölüm 11 Alkoller ve Eterler Alkollerin Yapısı idroksil (-) fonksiyonel grubu ksijen sp 3 melezleşmiştir. 2 Sınıflandırma Primer(Birincil): ın bağlandığı karbon sadece bir adet karbona bağlı. Sekonder(Đkincil):

Detaylı

Her madde atomlardan oluşur

Her madde atomlardan oluşur 2 Yaşamın kimyası Figure 2.1 Helyum Atomu Çekirdek Her madde atomlardan oluşur 2.1 Atom yapısı - madde özelliği Elektron göz ardı edilebilir kütle; eksi yük Çekirdek: Protonlar kütlesi var; artı yük Nötronlar

Detaylı

Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları

Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları Serbest radikallerin etkileri ve oluşum mekanizmaları Serbest radikallerin yapısında, çoğunlukla oksijen yer almaktadır. (reaktif oksijen türleri=ros) ROS oksijen içeren, küçük ve oldukça reaktif moleküllerdir.

Detaylı

Soygazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasındandır.

Soygazların bileşik oluşturamamasının sebebi bütün orbitallerinin dolu olmasındandır. KİMYASAL BAĞLAR Kimyasal bağ, moleküllerde atomları birarada tutan kuvvettir. Bir bağın oluşabilmesi için atomlar tek başına bulundukları zamankinden daha kararlı (az enerjiye sahip) olmalıdırlar. Genelleme

Detaylı

Serüveni 7.ÜNİTE Endüstride -CANLILARDA ENERJİ hidrokarbonlar

Serüveni 7.ÜNİTE Endüstride -CANLILARDA ENERJİ hidrokarbonlar Serüveni 7.ÜNİTE Endüstride -CANLILARDA ENERJİ hidrokarbonlar HİDROKARBONLAR C ve H elementlerinden oluşan bileşiklere denir. Temel element karbondur. KARBON ELEMENTİNİN BAĞ YAPMA ÖZELLİKLERİ Karbon atomları

Detaylı

HAZIRLAYAN: Defne GÖKMENG FEF/Kimya 1.Ö

HAZIRLAYAN: Defne GÖKMENG FEF/Kimya 1.Ö BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ 2008-2009 2009 EĞİE ĞİTİM ÖĞRETİM M YILI BAHAR DÖNEMİ ORGANİK K SENTEZ DERSİ ÖDEVİ HAZIRLAYAN: Defne GÖKMENG FEF/Kimya 1.Ö 200610105034 FRİEDEL EDEL-CRAFTS REAKSİYONLARI Friedel-Crafts

Detaylı

FEN BİLİMLERİ SINAVI

FEN BİLİMLERİ SINAVI DİKKAT! SORU KİTAPÇIĞINIZIN TÜRÜNÜ A OLARAK CEVAP KÂĞIDINIZA İŞARETLEMEYİ UNUTMAYINIZ. FEN BİLİMLERİ SINAVI KİMYA TESTİ 1. Bu testte 30 soru vardır. 2. Cevaplarınızı, cevap kâğıdının Kimya Testi için ayrılan

Detaylı

ADI VE SOYADI GÜZ YARIYILI MBG ORGANİK KİMYA FİNAL SINAVI

ADI VE SOYADI GÜZ YARIYILI MBG ORGANİK KİMYA FİNAL SINAVI 1 ADI VE SYADI : 2013-2014 GÜZ YAIYILI MBG GAİK KİMYA İAL SIAVI 20.01.2014 SIAV AKKKIDA BİLGİ: 40 TAE TEST SUSU (50 PUA), 5 TAE KLASİK SU (50 PUA) VADI. SULA ve ÇÖZÜMLE 1.Aşağıdaki yapılardan hangisinde

Detaylı

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar GENEL KİMYA 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar Kimyasal Türler Doğada bulunan bütün maddeler tanecikli yapıdadır. Maddenin özelliğini gösteren küçük yapı

Detaylı

AROMATİK BİLEŞİKLERİN NİTROLANMASI

AROMATİK BİLEŞİKLERİN NİTROLANMASI Elektrofilik Aromatik Sübstitüsyon Elektrofil parçacığa atak sonucunda arenyum iyonu oluşumu: AMATİK BİLEŞİKLEİN NİTLANMASI Uzm. Ecz. Dilan KNYA Proton kaybı ile sübstitüsyon ürününün elde edilmesi: Nitrolama

Detaylı

Organik Reaksiyonlara Giriş

Organik Reaksiyonlara Giriş Formal Yük rganik eaksiyonlara Giriş Araş. Gör. Kayhan BLELLİ Formal Yük = 4 0 4 = 0 Değerlik Elektronları sayısı 6 4 2 = 0 Bağ Sayısı rtaklanmamış Elektronların sayısı : : Atomun Yaptığı 6 6 1 = 1 3 eaksiyon

Detaylı

ASİTLER VE BAZLAR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI M.DEMİR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI 1

ASİTLER VE BAZLAR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI M.DEMİR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI 1 ASİTLER VE BAZLAR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI M.DEMİR ASİT VE BAZ KAVRAMLARI 1 Asit ve baz, değişik zamanlarda değişik şekillerde tanımlanmıştır. Bugün bu tanımların hepsi de kullanılmaktadır. Hangi tanımın

Detaylı

1,3-bis-(p-iminobenzoik asit)indan Langmuir-Blodgett filmlerinin karakterizasyonu ve organik buhar duyarlılığı

1,3-bis-(p-iminobenzoik asit)indan Langmuir-Blodgett filmlerinin karakterizasyonu ve organik buhar duyarlılığı 1,3-bis-(p-iminobenzoik asit)indan Langmuir-Blodgett filmlerinin karakterizasyonu ve organik buhar duyarlılığı MURAT EVYAPAN *, RİFAT ÇAPAN *, HİLMİ NAMLI **, ONUR TURHAN **,GEORGE STANCİU *** * Balıkesir

Detaylı

GÜZ DÖNEMİ KİMYA A.B.D YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA DERS PROGRAMI

GÜZ DÖNEMİ KİMYA A.B.D YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA DERS PROGRAMI 2016-2017 GÜZ DÖNEMİ KİMYA A.B.D YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA DERS PROGRAMI ÖĞRETİM ÜYESİ DERS ADI PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA Prof. Dr. Salih Fizikokimyasal Denge Koşulları (Özel 08.30-15.50 YILDIZ

Detaylı

Bolum 14 Aromatik Bileşikler. Benzenin Keşfi. Kekulé Yapısı

Bolum 14 Aromatik Bileşikler. Benzenin Keşfi. Kekulé Yapısı Bolum 14 Aromatik Bileşikler Benzenin Keşfi 1825 yılında Michael Faraday tarafından izole edilmiş ve C: oranının 1:1 olduğu belirlenmiştir. 1834 de Eilhard Mitscherlich tarafından ilk kez sentezlenmiş

Detaylı

Alkinler (Asetilenler)

Alkinler (Asetilenler) Organik-İnorganik Kimya Alkinler (Asetilenler) ALKİNLER (ASETİLENLER) Genel formülleri C n H 2n-2 şeklinde olan ve yapılarında en az bir üçlü bağ içeren bileşiklerdir. Bu bileşiklere, moleküllerindeki

Detaylı

*BENZOİLASETON-ETİLENDİİMİN VE PROPİLENDİİMİN NİN Cu(II) VE Ni(II) İLE KOMPLEKSLERİNİN HAZIRLANMAS 1 I

*BENZOİLASETON-ETİLENDİİMİN VE PROPİLENDİİMİN NİN Cu(II) VE Ni(II) İLE KOMPLEKSLERİNİN HAZIRLANMAS 1 I Ç.Ü Fen ve Mühendislik Bilimleri Dergisi Yıl:2011 ilt:26-1 *BEZİLASET-ETİLEDİİMİ VE PRPİLEDİİMİ İ u(ii) VE i(ii) İLE KMPLEKSLERİİ AZIRLAMAS 1 I Benzoylacetone-Ethylenediimine And Propylenediimine, Preparetion

Detaylı

KİMYA-IV. Alkinler (4. Konu)

KİMYA-IV. Alkinler (4. Konu) KİMYA-IV Alkinler (4. Konu) Alkinler (Asetilenler) En az bir tane karbon-karbon üçlü bağı içeren hidrokarbonlara alkinler veya asetilenler denir. C C 2 Alkinler Yalnızca bir tane karbon-karbon üçlü bağı

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KİMYA ANABİLİM DALI DERS PLANI Güz Yarı yılı HAFTALIK DERSİN ADI

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KİMYA ANABİLİM DALI DERS PLANI Güz Yarı yılı HAFTALIK DERSİN ADI 2016-2017 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI KİMYA ANABİLİM DALI DERS PLANI Güz Yarı yılı HAFTALIK DERSİN ADI DERS SAATİ KREDİSİ DERSİN T U L Topl. KODU FKM5101 Koordinasyon Kimyası I AKTS KREDİSİ FKM5102 İleri Anorganik

Detaylı

Çözelti iki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde homojen. olarak dağılmasından oluşan sistemlere denir.

Çözelti iki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde homojen. olarak dağılmasından oluşan sistemlere denir. 3. ÇÖZELTİLER VE ÇÖZELTİ KONSANTRASYONLARI Çözelti: Homojen karışımlardır. Çözelti iki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde homojen olarak dağılmasından oluşan sistemlere denir. Çözelti derişimi

Detaylı

ORGANĠK BĠLEġĠKLER. 2. ÜNİTE 6. Bölüm

ORGANĠK BĠLEġĠKLER. 2. ÜNİTE 6. Bölüm ORGANĠK BĠLEġĠKLER 2. ÜNİTE 6. Bölüm Organik ve Anorganik BileĢiklerin Ayırt Edilmesi Kimya bilimi temelde organik ve anorganik olmak üzere ikiye ayrılır. * Karbonun oksitleri (CO, CO 2 ) * Karbonatlar

Detaylı

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI DOKTORA PROGRAMI

AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI BAŞKANLIĞI DOKTORA PROGRAMI DOKTORA PROGRAMI BİRİNCİ YIL BİRİNCİ YARIYIL KIM-6501 UZMANLIK ALAN DERSİ Z 8 0 8 0 9 KIM-6601 TEZ HAZIRLIK ÇALIŞMASI Z 0 1 1 0 1 20 1 21 12 30 İKİNCİ YARIYIL KIM-6502 UZMANLIK ALAN DERSİ Z 8 0 8 0 9 KIM-6602

Detaylı

Bu bilgiler ışığında yukarıdaki C atomlarının yükseltgenme basamaklarını söyleyelim:

Bu bilgiler ışığında yukarıdaki C atomlarının yükseltgenme basamaklarını söyleyelim: Organik Bileşiklerde C atomunun Yükseltgenme Basamağının Bulunması Yükseltgenme basamağı, C'a bağlı atomların elektronegatifliğine göre değişmektedir. C'un başlangıçta yükseltgenme basamağını 0 gibi düşünelim.

Detaylı

4. Oksijen bileşiklerinde 2, 1, 1/2 veya +2 değerliklerini (N Metil: CH 3. Cevap C. Adı. 6. X bileşiği C x. Cevap E. n O2. C x.

4. Oksijen bileşiklerinde 2, 1, 1/2 veya +2 değerliklerini (N Metil: CH 3. Cevap C. Adı. 6. X bileşiği C x. Cevap E. n O2. C x. ÇÖZÜMLER. E foton h υ 6.0 34. 0 7 6.0 7 Joule Elektronun enerjisi E.0 8 n. (Z).0 8 (). () 8.0 8 Joule 0,8.0 7 Joule 4. ksijen bileşiklerinde,, / veya + değerliklerini alabilir. Klorat iyonu Cl 3 dir. (N

Detaylı

Deney 1 HĐDROKSĐL GRUBU: ALKOL VE FENOLLERĐN REAKSĐYONLARI. Genel prensipler

Deney 1 HĐDROKSĐL GRUBU: ALKOL VE FENOLLERĐN REAKSĐYONLARI. Genel prensipler Deney 1 ĐDKSĐL GUBU: ALKL VE FENLLEĐN EAKSĐYNLAI Genel prensipler Alkol ve fenoller su benzeri organik yapılardır. - yapısındaki nin yerine; alkollerde alifatik grup(-),fenollerde ise aromatik grup(ar-)

Detaylı

ASİTLER- BAZLAR. Suyun kendi kendine iyonlaşmasına Suyun Otonizasyonu - Otoprotoliz adı verilir. Suda oluşan H + sadece protondur.

ASİTLER- BAZLAR. Suyun kendi kendine iyonlaşmasına Suyun Otonizasyonu - Otoprotoliz adı verilir. Suda oluşan H + sadece protondur. ASİTLER- BAZLAR SUYUN OTONİZASYONU: Suyun kendi kendine iyonlaşmasına Suyun Otonizasyonu - Otoprotoliz adı verilir. Suda oluşan H + sadece protondur. H 2 O (S) H + (suda) + OH - (Suda) H 2 O (S) + H +

Detaylı

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri :

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri : Bileşikler : Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı kimyasal özelliklere sahip milyonlarca yani

Detaylı

1. ORGANİK REAKSİYONLARA GİRİŞ

1. ORGANİK REAKSİYONLARA GİRİŞ 1. ORGANİK REAKSİYONLARA GİRİŞ Genel olarak ele alındığında farmasötik kimya bilim alanında, hastalık etkenlerine karşı veya fizyo-patalojik bozuklukları düzenleyecek kimyasal maddeler tasarlanır. Bu yapılara

Detaylı

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52.

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52. İ Ç İ NDEKİ LER Ön Söz xiii K I S I M 1 Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1 BÖLÜM 1 Giriş 3 1.1 Su 4 1.2 Atık Sular ve Su Kirliliği Kontrolü 5 1.3 Endüstriyel ve Tehlikeli Atıklar

Detaylı

Nükleer Manyetik Rezonans Spektroskopisi

Nükleer Manyetik Rezonans Spektroskopisi Nükleer Manyetik Rezonans Spektroskopisi Giriş NMR organik bileşiklerin yapılarının belirlenmesinde kullanılan en güçlü tekniktir. Çok çeşitli çekirdeklerin çalışılmasında kullanılabilir : 1 H 13 C 15

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ KİMYA ANABİLİM DALI ÇOK DİŞLİ SCHİFF BAZLARININ SENTEZİ VE BAZI GEÇİŞ METALLERİ ( M=Ni 2+, Zn 2+, Cd 2+ ve Cu 2+ ) İLE YAPTIĞI KOORDİNASYON BİLEŞİKLERİNİN

Detaylı

KANTİTATİF YAPI-ETKİ İLİŞKİLERİ ANALİZİNDE KULLANILAN FİZİKOKİMYASAL PARAMETRELER (QSAR PARAMETRELERİ)

KANTİTATİF YAPI-ETKİ İLİŞKİLERİ ANALİZİNDE KULLANILAN FİZİKOKİMYASAL PARAMETRELER (QSAR PARAMETRELERİ) KANTİTATİF YAPI-ETKİ İLİŞKİLERİ ANALİZİNDE KULLANILAN FİZİKOKİMYASAL PARAMETRELER (QSAR PARAMETRELERİ) -YALÇIN Farmasötik Kimya Anabilim Dalı 2017 QSAR nedir, ne için ve nerede kullanılır? Kemometriklerin

Detaylı

Ref. e_makaleleri, Enstrümantal Analiz, IR ve 1 H NMR ile Yapı Tayini

Ref. e_makaleleri, Enstrümantal Analiz, IR ve 1 H NMR ile Yapı Tayini 1 1 H NMR İLE KALİTATİF ANALİZ-1 1 H NMR ile Yapı Tayini Ref. e_makaleleri, Enstrümantal Analiz, IR ve 1 H NMR ile Yapı Tayini Her NMR spektrumu bir karmaşık bilgiler topluluğudur. Spektrayı kolaylıkla

Detaylı

ANALİTİK KİMYA SORU 1

ANALİTİK KİMYA SORU 1 ANALİTİK KİMYA SORU 1 a) Kçç ve H 2 S için verilecek Ka 1 ve Ka 2 denge ifadelerini kullanarak MS için çözünürlük ifadesini çıkarınız ve metal sülfürün çözünürlüğünün hidronyum iyonunun karesi ile arttığını

Detaylı

REAKSİYON KİNETİĞİ, REAKSİYONLARLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE METABOLİZMA. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2004

REAKSİYON KİNETİĞİ, REAKSİYONLARLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE METABOLİZMA. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2004 REAKSİYON KİNETİĞİ, REAKSİYONLARLA İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE METABOLİZMA Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2004 1 Reaksiyon (tepkime) türleri 1 Gerçekte tüm organik tepkimeler dört sınıftan

Detaylı

Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür. Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz.

Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür. Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz. BİLEŞİKLER Birden fazla elementin belirli oranlarda kimyasal yollarla bir araya gelerek, kendi özelligini kaybedip oluşturdukları yeni saf maddeye bileşik denir. Bileşikteki atomların cins ve sayısını

Detaylı

1.) Aşağıda isimleri verilen bileşiklerin yapı formüllerini yazınız.

1.) Aşağıda isimleri verilen bileşiklerin yapı formüllerini yazınız. 4. BÖLÜM ÖDEV SORULARI 1.) Aşağıda isimleri verilen bileşiklerin yapı formüllerini yazınız. (a) 2-metil-1-buten (b) 3-izopropil-2-heksen (c) cis-2-penten (d) cis-1,2-dikloro eten (e)trans-1,2-difenileten

Detaylı

ÇÖZELTILERDE DENGE. Asitler ve Bazlar

ÇÖZELTILERDE DENGE. Asitler ve Bazlar ÇÖZELTILERDE DENGE Asitler ve Bazlar Zayıf Asit ve Bazlar Değişik asitler için verilen ph değerlerinin farklılık gösterdiğini görürüz. Bir önceki konuda ph değerinin [H₃O + ] ile ilgili olduğunu gördük.

Detaylı

HİDROKARBONLAR ve ALKANLAR. Kimya Ders Notu

HİDROKARBONLAR ve ALKANLAR. Kimya Ders Notu HİDROKARBONLAR ve ALKANLAR Kimya Ders Notu HİDROKARBONLAR ve ALKANLAR ALKANLAR Hidrokarbon zincirinde C atomları birbirine tek bağ ile bağlanmışlardır ve tüm bağları sigma bağıdır. Moleküllerindeki C atomları

Detaylı

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0 ATOMİK YAPI Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0 Elektron Kütlesi 9,11x10-31 kg Proton Kütlesi Nötron Kütlesi 1,67x10-27 kg Bir kimyasal elementin atom numarası (Z) çekirdeğindeki

Detaylı

KİM-118 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü

KİM-118 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü KİM-118 TEMEL KİMYA Prof. Dr. Zeliha HAYVALI Ankara Üniversitesi Kimya Bölümü Bu slaytlarda anlatılanlar sadece özet olup ayrıntılı bilgiler ve örnek çözümleri derste verilecektir. BÖLÜM 13 Asitler ve

Detaylı

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKURVA ÜİVERSİTESİ FE BİLİMLERİ ESTİTÜSÜ YÜKSEK LİSAS TEZİ Çiğdem ÖZELCAAT YEİ TİP SCİFF BAZLARI VE METAL KMPLEKSLERİİ SETEZİ VE KARAKTERİZASYU KİMYA AABİLİM DALI ADAA, 2008 ÖZ YÜKSEK LİSAS TEZİ YEİ TİP

Detaylı

İYON TEPKİMELERİ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR. (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) 03-İYON TEPKİMELERİ-KİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 M.

İYON TEPKİMELERİ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR. (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) 03-İYON TEPKİMELERİ-KİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 M. İYN TEPKİMELERİ (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) Prof. Dr. Mustafa DEMİR 0İYN TEPKİMELERİKİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 Bir kimyasal madde ısı, elektrik veya çözücü gibi çeşitli fiziksel veya kimyasal

Detaylı

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Atomlar Arası Bağlar 1 İyonik Bağ 2 Kovalent

Detaylı

Zeyfiye TEZEL Mehmet KARACADAĞ

Zeyfiye TEZEL Mehmet KARACADAĞ PROJENİN ADI: POLİMER KATKILI ASFALT ÜRETİMİNİN ARAŞTIRILMASI Zeyfiye TEZEL Mehmet KARACADAĞ ( Kimya Bilim Danışmanlığı Çalıştayı Çalışması 29 Ağustos-9 Eylül 2007) Danışman: Doç.Dr. İsmet KAYA 1 PROJENİN

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ FEN FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ. Çeşitli Pirimidin Türevlerinin Sentezi. Doç.Dr. Esvet AKBAŞ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ FEN FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ. Çeşitli Pirimidin Türevlerinin Sentezi. Doç.Dr. Esvet AKBAŞ YÜZÜCÜ YIL ÜİVERSİTESİ FE FAKÜLTESİ KİMYA BÖLÜMÜ Çeşitli Pirimidin Türevlerinin Sentezi Doç.Dr. Esvet AKBAŞ SUUM İÇERİĞİ: Pirimidin ve Pirimidin Türevleri Genel Özellikleri Kullanım Alanları Reaksiyonları

Detaylı

İçindekiler. Cilt 1. 1 Kimyanın Temelleri Cilt 2 16

İçindekiler. Cilt 1. 1 Kimyanın Temelleri Cilt 2 16 Cilt 1 Çeviri Editörlerinden Yazarlar Hakkında Öğrencilere xiii xi 1 Kimyanın Temelleri 1 2 3 4 5 6 7 x Kimyasal Formüller ve Bileşenlerin Stokiyometrisi 48 Kimyasal Denklemler ve Tepkime Stokiyometrisi

Detaylı

KİMYA II DERS NOTLARI

KİMYA II DERS NOTLARI KİMYA II DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Sulu Çözeltilerin Doğası Elektrolitler Metallerde elektronların hareketiyle elektrik yükü taşınır. Saf su Suda çözünmüş Oksijen gazı Çözeltideki moleküllerin

Detaylı

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi KİMYASAL DENKLEMLER İki ya da daha fazla maddenin birbirleri ile etkileşerek kendi özelliklerini kaybedip yeni özelliklerde bir takım ürünler meydana getirmesine kimyasal olay, bunların formüllerle gösterilmesine

Detaylı

KİMYASAL DENGE. AMAÇ Bu deneyin amacı öğrencilerin reaksiyon denge sabitini,k, deneysel olarak bulmalarıdır.

KİMYASAL DENGE. AMAÇ Bu deneyin amacı öğrencilerin reaksiyon denge sabitini,k, deneysel olarak bulmalarıdır. KİMYASAL DENGE AMAÇ Bu deneyin amacı öğrencilerin reaksiyon denge sabitini,k, deneysel olarak bulmalarıdır. TEORİ Bir kimyasal tepkimenin yönü bazı reaksiyonlar için tek bazıları için ise çift yönlüdür.

Detaylı

HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin

HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI. Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin HISTOLOJIDE BOYAMA YÖNTEMLERI Dr. Yasemin Sezgin yasemin sezgin HÜRESEL BOYAMANIN TEMEL PRENSİPLERİ Hem fiziksel hem kimyasal faktörler hücresel boyamayı etkilemektedir BOYAMA MEKANIZMASı Temelde boyanın

Detaylı