Ktz AYLİK FİKİR ve SANAT DERGİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ktz AYLİK FİKİR ve SANAT DERGİSİ"

Transkript

1

2 I V i~k r Ktz AYLİK FİKİR ve SANAT DERGİSİ YAHYA KEMÂL BEYATLI, ARİF NİHAT ASYA, MEHMET AKİF ERSOY, MİTHAD CEMÂL Töre, T. C. Millî Eğitim Bakanlığınca Tebliğler Dergisi 1 nin 8 Kasım 1976 târih ve 1906 numaralı sayısının 408. sayfasında tavsiye edilmiştir. KUNTAY, HALİDE NUSRET ZORLUTUNA Muhtelif Şiirlerinden TÖRE'DEN 2 TÖRE İNCELEME MASASI Bir Değerlendirme 3 HÜSEYİN MÜMTAZ Kaşkaylarla Hissetmek 9 Doç. Dr. A. BİCAN ERCİLÂSUN İran'da Sekiz Gün 14 MURAT DEMİRTEPE N. Fazıl Kısakürek'le Bir Konuşma 24 MEHMET ATAY Sahil Geceleri 26 NECMEDDİN TURİNAY Tanzimat ve Bozulan «Şirâze-i Nizam» 27 Dr. BİLGE ERCİLÂSUN Yahya Kemâl ve Şiiri *Ç4 GENÇ KALEMLER MUSTAFA DOĞAN «Gidenler» 44 TÖRE HİKÂYE YARIŞMASI 45 YIL: 10 SAYI: 111 Her türlü haberleşme adresi : PK. 211, Kızılay - ANKARA Abone şartları : Yurt içi altı aylık : 150 TL. Yurt içi yıllık : 300 TL. Yurt dışı yıllık : 750 TL. Askerî personele, öğretmen ve öğrencilere yıllık: 250 Tl Taahhütlü yıllık : 400 TL. Yurt içi havaleler numaralı posta çekine; yurt dışı havaleler Türkiye İş Bankası, Ankara Gaziosmanpaşa Şubesi 72 numaralı hesaba yapılmalıdır. Kurucusu : HALİDE NUSRET ZORLUTUNA Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü : EMİNE IŞINSU ÖKSÜZ Basıldığı yer: Emel Matbaacılık Sanayii Tel: İlân Şartlan : Tam sayfa Yarım sayfa 1/4 sayfa TL TL TL. Her hakkı mahfuzdur. TÖRE'de yayımlanan yazılar, TÖRE Dergisi'nden yazılı izni alınmadıkça hiçbir surette iktibas edilemez. AĞUSTOS : 1980

3 OKUYUCULARIMIZIN, TÜRK VE İSLÂM ÂLEMİNİN, MÜBAREK RA MAZAN BAYRAMLARINI TEBRİK EDERİZ CENÂB-I HAKTAN NİYAZIMIZ, BAYRAMLARIMIZIN BAYRAM OLMA SIDIR. TÖRE «Mardin bağımsız milletvekili Nurettin Yılmaz geçtiğimiz hafta Helsinki'de toplanan «Dünya Barış Komitesi» Konferansında, «Kürt halkının ulusal kurtuluş savaşı için destek istediğini» açıkladı.» Hürriyet, 7 Haziran 1980 «Her çağda, her ülkede, her zaman ortaya çıkabildiği gibi, bizde de sinirleri zayıf, anlayışı kıt insanlarla birlikte kişisel geçimini ve mutluluğunu yurdun ve ulusun zararında arayan vatansız alçaklar vardır.» Atatürk'ün Söylevleri, Ank. 1968, sayfa 4.

4 YURDA BAŞ DEDİKLERİ BİR AĞIR ADAKLA GELDİLER VE ŞU BAYRAKSIZ DÜNYAYA BAYRAKLA GELDİLER Arif Nihat Asya 1

5 TOR E'den Ağustos; kutlu bir aydır, zaferler ayıdır. Bir kaç devletin, yüzlerce senelik hayatlarında göremedikleri zaferlerin Türk Ordusu tarafından sığdırıldığı bir tek aym) adıdır. Ağustos; Türk bayrağının şanına, Alay sancaklarının pırıltısına göz kırpmadan bismillah denilip, baş koyup can verilen aydır. Ağustos; Türk analarının aslan gibi evlâtlarım, kınalı gelinlerin kurt gibi efendilerini vatan için, ağlamadan, mağrur, kara toprağa verdikleri aydır. Ağustos; Asena i^e Ergenekon'dan başlayan tarih yazan Büyük Akınla yola çıkan, Tanrı dağlarındaki, Ay-yıldızlı gök bayrağın Anadolu'nun bağrına çakıldağı aydır. Ağustos; Lozan'dan sonra, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk defa kendi millî benliğinin şuuruna vararak, çevre ülkelerdeki soydaşlarının hakkına sahip çıkmak için dış bir ülkede TMT yi, (Türk Mukavemet Teşkilâtı - Kıbrıs 1958) kurduğu aydır. Her Ağustos'da olduğu gibi bu Ağustos'ta da Allah'a şükür, vatanımızın dört bir köşesinden fark gözetmeden aynı mukaddes gaye uğruna kışlalarımızda toplanan binlerce vatan evlâdının dudaklarından günde üç öğün yemeklerden önce «Tanrınnza hamd olsun, Milletimiz varolsun» sadâları eksik olmadı. Ve nihayet Ağustos, «tarihin şerefini omuzlarındaki apoletlerde taşıyan subaylarımız»(*)mi omuzlarındaki apoletlere gökten yıldızların yağdığı aydır. Biz TÖRE mücahitleri bu hislerle dolu olarak bu sayımızı zaferlerimize ithaf ediyor, kahraman ordumuza ve onun yiğit mensuplarına, şanlı Türk bayrağını bîr önceki Ağustos'dan daha yükseklere daha sağlam dikmek için güç, kuvvet, şuur diliyoruz. Tanrı Türk'ü Korusun (*) Töre, Ağustos ayı münâsebetiyle, silâhlı kuvveti erimiz mensuplarına indirimi uygulama kararı almıştır. Silâhlı Kuvvetlerimiz mensupları da, öğretmen ve öğrenciler için olduğu gibi, bir senelik abone bedeli olarak, 250 TL. göndermek suretiyle dergimize abone olabilecekler. 1

6 BİR DEĞERLENDİRME TÖRE İNCELEME MASASI Tarihüı garip tecellisi, Otuz Bir Mart hareketinde gericiler tarafından horlanan Mekteb-i Harbiye.! Şahane mensubu subay, 1980 Türkiyesinde bu sefer ilerici(!) ler tarafından kurşunlanıyor. Bir zamanlar imparatorluğun son se^ nelerindeki nesle, Kafkaslarda, Hindistan' da, İran'da, Arabistan'da, Libya'da, GaJiçya'da imparatorluğu yıkılmaktan kurtarmak için ter, ama çok kere kan döken nesle, ülkülerinin büyüklüğünden ötürü gıbta ederdik. Şimdi galiba biz de tarih yaşıyoruz. Mesuliyetimiz, o nesilden hiç de az değil. Güzel İzmir'de duvarlara «Türk askerini arkadan vur, Rus askerine sel j âm dur» diye yazılıyoraıuş. Bunu yazanların arasında yıllar önceki kurtuluşun 9 Eylül'ünü yaşayanların torunları olduğunu hiç zannetmiyoruz. Yazanların nesebinin gayri sahih olduğuna da eminiz. Ama bir gerçek vardır ki, artık 1980'ler Türkiyesi'nde Diyarbakır'da, Mardin'de, Kars'ta, İstanbul'da kızıl komünist anarşistler öldürmek için ordu mensubu arar hâle gelmişlerdir. Ve gözlerini kırpmadan şehit etmektedirler. Türk subayına Cumhuriyet Türkiyesi' nde sokakta mecbur kalmadıkça üniformayla gezmemesi, silâhını yanında taşıması telkin edilmektedir, (ki o silâh ona, vatan ve milletine düşman olanlara karşı kullanılmak üzere verilmiştir.) Yüksek rütbeli komutanlarımız silâhlı muhafızla gezmektedirler. O halde düşman artık sadece hudutlarda değildir. Geçen Ağustos sayımızı ordumuza ithaf etmiştik. Bir sene geçti. Bu sayımızı da yine zaferler ayı'mızm Allah'ın'izniyle yaratıcısı kahraman ordumuza ithaf ediyor ve bir senenin muhasebesine geçiyoruz. 79 Ağustos'undaki Töre'nin ön iç kapağında Bay Şerafettin Elçi ve Bay Bülent Ecevit'in bir takım sözleri vardı. Bu sefer yine aynı yerde Bay N. Yılmaz'm bir sözü vardır. Ve maalesef bu sözlerin sahipleri alelade vatandaşlar değillerdir. Bakan, başbakan ve nihayet sonuncusu da BİR DEĞERLENDİRME

7 bir milletvekilidir. (Ki Cumhurbaşkanı adayı olarak aldığı 80 kadar oyla bir şeyler isbat etmek istemiştir). Geçen sene gibi bu sene de, kendilerine Atatürk'ün verdiği cevabı aynı yere koyduk. İmparatorluk Türkiyesi'lnde Mealis-i Mebusân'da Rum, Bulgar, Arap, Ermeni ilh. gibi mebuslar vardı. Ama o zaman imparatorluk olmanın tabiî bir sonucu olan bu hâl, şimdi neyle izah edilebilir ve kanunî merciler bu beyefendi için ne gibi usûller düşünebiliri er bilmiyoruz. Ordu; «gaflet, dalâlet ve hattâ hıyanet içindeki» politikacılar elinde bu duruma getirilmiş memleketin bir bölümüdür. Durumdan rahatsızdır. Ağustos 79 da Org. N. Üruğ'un «ordunun aslî görevine dönme isteği» yolundaki bazı sözlerini iktibas etmiştik. Akıl için yol birdir, herkes bu konuda hemfikirdir; ama olağanüstü hallerde, orduyu işlere karıştırmadan da ülkeyi idareye bir takım kolaylıklar getirecek «olağan üstü hâl» kamımı bir türlü çıkarılmamaktadır. 16 Haziran 1980 de yapılan son sıkıyönetim koordinasyon toplantısında da komutanlar, anarşinin tırmandığını bazı bölgelerdeki bölücülük hareketlerinin ve vatandaşı devlete karşı gelmeye kışkırtma çalışmalarının sürdürüldüğünü bu çalışmaların Ankara'da ve bazı siyasî partilerden de destek gördüğünü sıkı yönetimin devlet bütünlüğü yönünden bütün bu zararlı unsurları kontrol altına almaya çalıştığı ve rejimin çökmemesi için elden gelen gayreti gösterdiği, ancak yetkilerin yetersizliğinden mücadelenin yavaş sürdüğünü bildirmişlerdir *. Ecevit'in demokratik sıkıyönetiminden bu yana ne değişmiştir? Komutanlar çoğu yerde aynıdır. Yalnız sıkıyönetim komutanlarının üstündeki «eşgüdüm» kaldırılmıştır. Dolayısı ile bölgenin mahallî özelliklerine göre daha serbest, insiyatifle hareket edebilmeleri sağlanmıştır. Bunun sonucu olarak keyfiyet yönünden anarşik olayların köküne inilmeye başlanmış, ters orantılı olarak da kuyruğu sıkıştıralan anarşistlerin yarattıkları olaylar kemiyet yönünden artmış, fakat bu defa da yukarıda işaret ettiğimiz gibi ar tık kahraman ordumuzun mensupları katibece şehit edilmeye başlanmıştır. Güvenlik kuvvetlerinin silâh kullanması bir takim kaidelere bağlıdır. Fakat anarşist, Mehmetçiğe gözünü kırpmadan, kayda tabi olmadan basmaktadır kurşunu. Bankanın kapısında bekleyen er; evet, silâhı elindedir, eğitimlidir; ama, önünden ge çen yüzlerce kişiden hangisinin filede veya torbadaki silâhı çekip, kendine saldıracağını bilmemektedir, bilemez. Anarşist, öncelik ve insiyatif sahibidir. Saldıracağı yeri ve zamanı o seçmektedir, kuvveti buradan gelmektedir. O halde ona anlayacağı dilden hitâbetmek gerekir. / Ne yapılabilir? Önce düşman kimdir ve nasıl mücacele edilebilir? 1. Düşman anarşisttir. Anarşist, kendi dâhil otorite tanımayan, mevcut her türlü otoriteyi yıkmayı amaçlayan kimsedir. Beynelmilel Komünizm de bilindiği gibi, gayesine ulaşma yolunda anarşiyi en iyi araç olarak görür. Zaten, bütün olayların akabinde belli yerlere telefon eden komünist anarşistler, olayların failleri olduklarını ifade ederek sahiplenmektedirler. O halde; bazı çevrelerin şuursuzca «silâhlı sağ eylemci» dedikleri milliyetçi, anarşist olamaz. Çünkü bir otoritenin, en yüksek otoritenin, devlet otoritesinin sağlanması yolunda fikrî mücadele vermektedir. 2. Düşman, komünist anarşist olduğuna göre, Bay Ecevit ve bütün yeni, eski tüfekler ne kadar bağırırsa bağırsın, devletin birliğini, bütünlüğünü korumak ve kollamakla görevli bütün güçler (bu arada sıkıyönetim gereği, karşı-karşıya kalabileceği için ordu da) komünist anarşistin çalışma usulleri ile ona karşı koyma şekilleri konusunda eğitilmelidir. 3. Yakalanan yüzlerce anarşist'inr a. İlerde şu veya bu sebeplerle affolma ümitlerinin kökünden kazınması. b. Kaçamıyacak şekilde hapsedilmesi.. c. Süratle yargılanarak, cezaların infazı (Şeyh Sait îsyanı'ndaki ve Menemen 4 TÖRE İNCELEME MASASI

8 olayındaki muhakeme sür'ati örnek verilebilir.) gerekmektedir. Bu şekilde komutanlarının da ifade ettiği gibi aslî görevinden uzaklaştığı için istemediği bir savaşta istemediği usullerle mücadele etmek durumunda kalan ordumuz ne haldedir. (Son günlerde, sağda Nazlı Ilıcak, solda da Yankı Dergisi, terör olayları karşısında çaresiz kalındığım ileri sürerek suçu orduya yüklemektedirler. Kanaatimizce haksızlık ediyorlar. Ordu da Tür. kiyenin bir parçasıdır. Türkiye şartları içinde mücadele etmektedir. Politik af oyunları, hapishanelerden adam kaçırmalar, mahkemelerin ağır işleyişi, verilen idam cezalarmm infaz edilemeyişinden ordu ne dereceye kadar sorumlu tutulabilir? Ordu en fazla komünist anarşiste karşı mücadele usullerinin iyi tatbik edilip edilmediğinden sorumlu olabilir.) «Türkiyenin disiplini ve özverisi ile dikkati çeken büyük silâhlı kuvvetler topluluğu, olanaksızlıkların en büyüğünün içinde bulunuyor. Elindeki silâhlar ikinci dünya savaşının silâhlan. Araçları, uçakları, gereçleri artık neredeyse isimleri bile unutulmuş batı envanteri içinde sayılıyor. Bu durumu NATO'hun kilit noktalarındaki her görevli biliyor. Böylece olan Türk Silâhlı Kuvvetlerine oluyor. Türk askeri, NATO'nun diğer askerlerinin içinde bulundukları koşullardan, onlarca yıl geride kalmış olaylar içinde görev yapmaya çabaliyor.» 2 «Türkiye, Ankara'daki NATO Dışişleri Bakanları Konseyi öncesinde Nato'ya Özel ve çok ivedi bir çağrıda bulunmuş, Türk ordusunun kritik durumdan kurtarılabilmesi için derhal 150 milyon dolarlık bir özel fon kurularak bundan en düşük düzeye inen savaş stoklarının, öncelikle yedek parça gereksinmelerinin karşılanmasını, ek olarak da 700 bin ton ham petrol, 20 bin ton yüksek oktanlı jet yakıtı ve yağ sağlanmasını istemiştir. Bir NATO yetkilisine göre Türk Ordusunun yakıt sorunu çok kritik bir duruma girmiş ve altı aylık stoku dahi kalmamıştır. Ordunun altı aylık yakıt harcaması 200 milyon dolar, benzin ise 20 milyon dolan bulmaktadır. Nato yetkililerine göre Türk ordusunun bu derece ciddî ve kritik durumdan kurtarılabilmesi için en kısa sürede 400 milyon dolara ihtiyaç vardır.» 3 Ve yine Brüksel'de Nato merkezindeki askeri çevreler, Rusya'nın Türk silâhlı kuvvetlerinin içinde bulunduğu durumu bildiğini, Türkiye'nin askerî bakımdan takviye edilmesi gerektiği bilinci için de de olduklarını söylemektedirler 4. Zayıflığı, güçsüzlüğü böylece Nato ilgililerince de malûm olan Türk Ordusu' nun moral gücü bu şekilde iken, personelin maddî gücü yahut güçsüzlüğü nasıldır? «Türkiye'nin bir avuç organize, sosyal haklara sahip işçisi mutlu azınlıktır. Bunların ülkeyi karışıklık içine sokmasına izin verilemez. (Demirel'e atfen)... Çünkü Demirel, silâhlı kuvvetlerin üst kademelerinin de bu haksız durumdan rahatsız olduklannı bilmektedir... İşçilerin, toplu sözleşmeler yoluyla aldıklan ücret artışlan ve haklar, bir çok devlet memuru, asker ve teknik eleman için ulaşılabilir hak ve ücretler değildir.» 5 Öte yandan aynı dergi, şu enteresan fikirleri de ileri sürmektedir: «Burjuvazinin yeni liderliği, 27 Mayıstan aldığı dersle, orduya daha bir özenle BİR DEĞERLENDİRME 5

9 Deryaları kan, taşları bitmez kemik olsa, Bir son nefesin aynı olup bitse nesîmi Ölmez bu vatan, farz-ı muhal ölse de hattâ, Çekmez kürenin sırtı o tâbût-i cesîmi. MİTHAD CEMÂL ve anlayışla yaklaşıyor. Bir cazibe politikası izliyor. Geçen yirmi yılda bu yaklaşım sonucu ordu mensupları avantajlarla sanki kuşatılmak istenmiştir. Aslında bîr memur olan subay, DP döneminde küçümsenirken, şimdi eşitler arasında birinci mevkiine getirilmektedir. Böylece ordu, çeşitli, yasal ve fiilî ayrıcalıklarla liberal ekonomi düzenine bütünleşmeye yönlendirilmiş olacaktır, işte bu süreçtir ki, başka süreçler yanısıra, Ordu'nun ilericilikten nötralizme, devrimcilikten konformizme yönelmesine neden olmuştur... Bugün Türkiyede ordu'dan beklenecek ve istenecek en önemli katkı, demokrasiye saygı olmalıdır. Zaten artık ordunun siyasal düzende topluma vereceği pek bir şey kalmamıştır. Bundan sonra topluma yenilikler getirmek yerine demokratik kazanımlarm kıskançlıkla korunması, herhalde ordunun aslî görevi dışındaki başlıca işlevi olacaktır.»( 6 ) Diğer bütün okumuşlara olduğu gibi işçiye de daha fazla sosyal hak(!) tanıyacaksın, buna demokratik kazanma diyeceksin, ve ordudan, bu durumu yani bir sosyal sınıfın diğer sosyal sınıf üzerindeki üstünlüğünü korumasını bekliyeceksin. Arkadan silâhlı kuvvetler mensubunun sosyal hakları(!) biraz iyileşince de nötralizme ve konformizme kaydığını söyleyeceksin. Allah Allah.. Yani işçiden daha az bir hakla ilerici olmasını istiyorsunuz, işçi sınıfının kazanılmış haklarının savunuculuğunu yapmasını istiyorsunuz. Ama beyler ordu, Türk ordusu, bir sınıfm ordusu değildir ki.. Milletin, Türk milletinin ordusudur. i Gerçi silâhlı kuvvetler mensupları kilitlenen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde şimdiye kadar en yüksek oy alan iki ciddî adayın da (karşı dünya görüşüne sahip olmalarına rağmen) eski asker olmalarından ve Nato toplantısında batılı ülke temsilcilerinin «neden cumhurbaşkanı se çemiyorsunuz» diye sual tevcih edilen kimsenin Genel Kurmay Başkam olmasından ve onun aynı mealde bir suali Turan Güneş'e tevcih ettiğinde verilen cevabın «Paşam galiba ilk defa bize bıraktınız, öğrenene kadar epey vakit geçecek» şeklinde olmasından açığa vurulmayan manevî memnunluk duymaktadırlar; ama, hâlâ bir takım maddî zorluklar içindedirler. OYAK sömürüsünden Atğm. den Albay'a kadar kimse memnun değildir. En ufak bir tayinde ev eşyasını yeni garnizona nakletmek liraya malolmaktadır. Verilen harcırah ise lirayı ancak bulmaktadır. Askerî hastahanelerde hocaların kliniklerde parayla sivil hastalan öncelikle muayene ve ameliyat ettikleri söylenmemektedir; ama, sağlık hizmetleri gene de kifayetli değildir. Doğu' da bazı lise öğretmenlerinin ard niyetle Harbokulu'na öğrenci sokmak için imtihana hazırlık kursları açarak kitle halindo doğulu öğrencinin Harbokulu'na giri- 6 TÖRE İNCELEME MASASI

10 sini kolaylaştırdığı dedikoduları ise can sıkmaktadır. Son günlerde de AP ve CHP parti liderleri ordunun politikaya çekilip çekilmemesi meselesini kamuoyu önünde münakaşa etmeye başladılar: Çekersin, çekemezsin.. Ordumun esas görevi nedir? Hudutları beklemek. Şimdi ne yapıyor? îç güvenlik görevi ile uğraştığı için Hudut görevinde zaafiyetle karşı karşıyadır, îç güvenlik görevini ifa ederken, diğer güvenlik kuvvetleriyle beraber iç düşmana(*) karşı olan mücadelesinde anarşist kurşunlarına hedef olmaya başlamıştır. Bu kurşunlar er, assubay, asteğmen' den Tümgeneral rütbesine kadar ulaşmıştır. Bu durumdan fayda uman kimdir? Dış düşmanlar ve onların yurt içindeki işbirlikçileri Kimdir bunlar? Devletin ordusu ve milletiyle bir ve bütün ve kuvvetli olmasını isteyen milliyetçiler mi? Yoksa Devletin, zayit düşerek parçalanıp dış tesirlere açık olmasını isteyen komünistler mi? Durum ve şartlar bu merkezde iken politikacıların ordu ile hiç ilgilenmemeleri, ordu ile ilgili îâf söylememeleri, söylemeye mecbur kalınca da bir değil bin kere düşünmeleri gerekir kanaatindeyiz. Politikacılar gelip geçicidir. Fakat Türk ordusu 2000 küsur yıldır vatan, millet ve bayrağın koruyucu sudur ve bu görevi elhâk başarıyla yapmıştır. (*) Org. Evren «Düşmanı İçimizde) Yankı Sayı 465 Mart 1980 sayfa 20. (1) Hürriyet (2) Yankı Sayı 478 Sayfa 34. (3) Milliyet (4) Yankı Sayı 482 Sayfa 17. (5) Yankı Sayı 464 Sayfa 34. (6) Yankı Sayı 478 sayfa 6. «Ben, ordumuzun mevcudiyetini ve kuvvetini paramızla mütenâsip bulundurmak nazariyesini kabul edenlerden değilim. «Para vardır, ordu yaparız; para bitti, ordu inhilâl etsin.», benim için böyle bir mesele yoktur. Efendiler! Para vardır veya yoktur; ister olsun, ister olmasın, ordu vardır ve olacaktır.» ATATÜRK BÎR DEĞERLENDİRME 7

11 (Gürbüz Azak) Fethin daha bir ülkeyi parlattığı gündü; Biz uğruna can verdiğimiz anda göründü. Gül yüzlü bir âfetti ki her busesi lâle; Girdik zaferin koynuna, kandık o visale! Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber: Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber. Lâkin kalacak doğduğumuz toprağa bizden! Şimşek gibi bir hâtıra nal seslerimizden YAHYA KEMÂL BEYATLI (Mohaç Türküsü'nden)

12 KAŞKAYLARLA HİSSETMEK HÜSEYİN MÜMTAZ Fazla detaylara inmeden, yandaki tablolara şöyle bir göz atıldığında İran'ın aslında bir Türk devleti olduğu kolayca görülecektir senesine kadar 9 asır boyunca İran'a hâkim olan Safevî, Afşar, Kaçar., hanedanlarının hepsi de Türk idic 1 ). Yılmaz öztuna'ya göre 16'ncı asır sonlarında dünyada mevcut dört büyük Türk İmparatorluğundan biri de Iran Türk İmparatorluğu idi( 2 ). (Diğerleri Osmanlı Türk İmparatorluğu, Hindistan Türk İmparatorluğu, Türkistan Türk İmparatorluğu.) Hal böyleyken 1925 senesinde Rıza Şah'm Türk Kaçar hanedanını yıkarak azınlık olan Farslarm 2000 yıllık(!) Pers hâkimiyetini tesisi kanaat ımızca 1977 senesinden bu yana İran'ın içinde bulunduğu karışıklıkların baş sebebidir. Görüldüğü gibi İran, çok farklı etnik grupların meydana getirdiği bir moyazık manzarası arzetmektedir. Tabiî hal, nüfusun % 42.8 ini teşkil eden Türklerin hakimiyetindeki bir İran'dır. Gayri tabiî olan ise, diğer herhangi bir azınlığın hâkim olmasıdır. Bu açıdan bakıldığında Fars et~ nik azınlığının zorla üstünlüğünü ve bir takım cebrî tedbirlerle devamını sağlayan, ancak bu hal eşyanın tabiatına aykırı olduğu için yıkılmaktan kurtulamıyan şah idaresinin yerine Humeyni'nin nüfusun çoğunluğunu (% 96.7) ihtiva eden din motifiyle bir senteze gitmesi daha birleştirici ve akılcıdır. Gerçekten İran Fars Devleti derseniz, nüfusun % 60 küsurunu (1) Büyük Türkiye Tarihi, Yılmaz Öztuna Cilt 7, Cilt 11 sayfa 480, Sözlük (2) Aynı eser 9

13 karşınıza alırsınız ama İran İslâm Cumhuriyeti derseniz, nüfusun % 96.7 sine hitab etmiş ve yanınıza almış olursunuz. Ancak bu sefer de başka problemler ortaya çıkmaktadır. İran 1. Türkler 2. Farslar 3. Kürtler 4. Azınlıklar 5. Araplar 6. Belûciler TOPLAM TABLO ETNİK % 42.8 % 382 % 8.5 % 4.2 % 2.8 % 2.8 TABLO. 3 İran - TÜRKLER 1. Azeriler Kaşkaylar Af şarlar ; Şahsevenler Kaçarlar Karapapaklar Hamseler Kengerlü Karadağlı Neferler Horasanî ve Boçağgı Kareyîler Türkmenler TABLO - 2 İran - DİN 1. Müslüman % 96.7 (Şü x % 90) Sünni % 10 Bahai %0 3) 2. Hristiyan % 3.3 * TABLO - 4 İran - /o % % % % % % % /o DİN, ETNİK 1. Türkler 2. Farslar 3. Kürtler 4. Azmlıklır 5. Araplar 6. Belûciler 80 Şii-Azeri ve diğerleri 20 Sünni, Kaşkay, Afşar, Türkmen 100 Şii 80 Sünni 20 Şii 100 Hristiyan 80 Sünni 20 Şii 100 Sünni Müslüman nüfusun % 90'ı şiî, % 10'u sünnîdir. Ve bu karakteriyle İran, hakikî bir şiî devletidir. Ve yine bu hususiyeti maalesef İran Türk İmparatorlukları, bilhassa İmparatorluk ve Cumhuriyet Türkiyesi ile devamlı çatışma içinde bulundurmaktadır( 3 ). İran Türklerinin % 80'i Şiî (Azeriler ve diğer Türk boylan), /o 20' si Sünni (Kaşkaylar, Af şarlar, Türklerler(dir. Enteresan olan odur ki. iki grup da ayrı sebeplerle Cumhuriyet Türkiye'sine sempati beslemektedirler. Din motifinin ağır bastığı Şiî Azeriler, Atatürk Sünni halifeliği yeryüzünden kaldırdığı için; ırk motifinin ağır bastığı Sünni Kaşkay, Afşar ve Türkmenler ise din motifinden daha kuvvetli başka bir takım hissî sebeplerle Cumhuriyet Türkiye'sine bağlıdırlar. Zaten asırlardır İran'da oynanan oyun, Türklere Türklüklerini unutturarak, ırkî (millet) değil ama dinî (cemaat) bir toplum oldukları inancını vermek üzere yürütülmektedir. (3) Aynı eser 10 HÜSEYİN MÜMTAZ

14 Hattâ en son bu maksatla (Türkiye ile Azerbaycan'ın ilgisini kesmek için) ve şuurlu bir şekilde İran kürtleri Türk-îran sınırına bir dil gibi sarkarak, bütün hudut karakollarını kontrolları altına almışlardır. Türkiyeyi İran'a bağlıyan demiryolu bunların hâkimiyeti altında olup kapalıdır. Bu kısa genel değerlendirmeden sonra asıl üzerinde durmak istediğimiz konuya geliyoruz. Kaşkailer veya Kaşkaylar. 15 milyonluk İran Türklüğünün 1 milyonluk ve sunni bölümünü teşkil eden şanlı, muhteşem bir uruktur Kaşkaylar. O kadar mücadeleci, şeref ve haysiyetlerine düşkündürler, o kadar Türk ve Türkiye'ye bağlıdırlar ki, önceleri Erdebil yöresinde sakin bulundukları halde, Türkiye ile ilgileri kesilsin, fazla alış verişleri olmasın ve etkilenmesinler diye 16 ncı yüzyılda Şah İsmail Safevî tarafından halen bulundukları Fars bölgesine (Hazer'in güneyi) nakledilmişlerdir. Aslen Oğuz boyundan kopma bir uruk olup Kaşkaylarm, Cengiz Han zamanında onunla beraber İran'a geldikleri, Hülâgû Han zamanında ise Kafkasya eteklerine kadar indikleri/bir kısmının ise Akkoyunlu olduğu nakledilmektedir( 4 ). Hâlâ yarı göçebe bir hayat yaşarlar. Göçleri bütün İran için mühim bir hadisedir. Oldukça büyük bir sahada hareket halinde olduklarından, tesirleri çok fazladır. Oldukça düzenli, örfe dayanan göç gelenekleri ile idare sistemleri vardır. Bu gün bile İl-Hanlıkla idare edilirler. Ayrıca mümtaz sınıftan sayılan İlhan ailesi dışında Kalantar, Kethüda, Ra'ye, Taheke-i Post, gibi tabakalarda mevcut olup, bütün idare bozulmamış Türk töresine göre yürütülür( 5 ). Oymak teşkilâtlarını şöyle özetleyebiliriz. El, boylara (taife), boylar obalara (tîre), obalar da ailelere (ocak) ayrılır. Elin başında İl-han boyların basında Gelânter, (boy beği), obaların başında da Kethüda unvanlı reisler bulunmaktadır. İl-Beği ise İl-Han'm vekili olup elin idaresi fiilen onun elindedir. Ancak İl-Beği, İl-Han'm mutlaka oğlu veya kardeşi gibi en yakın akrabaları arasmdandır. İl-Han ise mutlak surette Hân ailesinden ve şah lar tarafından seçilir( 6 ) En dikkati çeken boy ve obaları ise, Bayat (Oğuz), İğdü (Oğuz), Beğ dili (Oğuz), Çarıhlu (Oğuz), Kaçarlu, Şamlu, Ağaçerî, (Karakoyunlu), Haîac, Musullu (Akkoyunlu), Oryad (Moğol?) dur( 7 ). El'in en önemli özelliği, kuvvetli bir töreye sahip olmasıdır. Her ko- (4) Dilde, Fikirde, İşde Birlik Sayı 3 Sayfa 227 Prof. Dr. Muharrem Ergin. (5) Türk Dünyası El Kitabı-Sayfa (6) Türk Kültürü Sayı 120 sayfa 15, Prof. Dr. Faruk Sümer. (7) Aynı kaynak. KAŞGAYLARLA HİSSETMEK 11

15 nu ile ilgili meseleler kaideye bağlanmış olup, Han'dan en basit Kaşkaya kadar bütün El halkı bunlara titizce riayet etmekle mükelleftir. Kaşkayların İran siyasî sahnesindeki belli başlı rollerini ise şöyle özetleyebiliriz: ( 8 ) Kaşkay İl-Han'ı Savlet-üd Devle'nin İran hükümeti ile baskınlar yapmayacağı hakkında anlaşma imzalaması Savlet'üd Devle'nin hâkim İngilizler ve İran hükümetine karşı bir konfederasyon kurmak için giriştiği muvaffakiyetsiz isyan teşebbüsü Rıza Şah'm, diğer aşiretler gibi Kaşgayları da silâhtan tecrit ve zorla iskânı İl-Han Savlet'üd Devle'nin hapsedilmesi, vefatı Eski duruma dönüş kendilerine sığınan iki Alman casusunu, töreye aykırıdır diye teslim etmeyince, Ingiliz-İran ortak saldırısına uğradılar. Zamanın Türkiye elçisi Cemal Hüsnü Taray'm çabalarıyla imhadan kurtuldular ( 9 ) Ellerinden alman toprakları geri almak için isyanları, Samiran kalesini zaptedip, 3 Albay ile 200 askeri öldürmeleri, Ağustos'da hükümet ile anlaşmaları Anti-Komünist tutumları dolayısı ile İran Tudeh ve Rus Komünist partileri tarafından İran'ı parçalamak istedikleri gerekçesiyle protesto edildiler. Onlar da kabinedeki komünist bakanların alınması için Bahtiyarî aşireti ile birlikte isyan ettiler. Şiraz'a kadar geldiler. 17 Ekimde hükümet isteklerini kabul etmek zorunda kaldı Musaddık'm serbest bırakılması için ayaklandılar Toprak meselesi ile ilgili olarak İran hükümetiyle muharebeye giriştiler. Ve nihayet İ980 senesinde gazetelerden öğrendiğimize göre( 10 ) İl Han Hüsrev Han, Amerikalılar hesabına çalıştığı bahanesiyle mollalar tarafından hapse götürülünce, Kaşkaylar bir kere daha isyan ederek Firuzâbad-Şiraz yolunu kapattılar. Çıkan çatışmada 2 İranlı subay ile 8 Devrim muhafızı öldü. 20 Kaşkaylı şehit oldu. Kaşkaylar İl-Hanlan gelmeden hareketi durdurmayacaklarını bildirdiler. En son durumu bilemiyoruz.. Görüldüğü gibi İran aslında bir Türk devletidir. Bünyesindeki Türklerle iyi geçinmek, hele onlarla gönül birliği içinde olacak bir Cumhuriyet Türkiyesi ile hiç kötü olmamak mecburiyetindedir. Türkiye Cumhuriyeti de İrandaki soydaşlarına karşı olan tutumunu bir daha gözden geçirmelidir. (8) Türk Kültürü, Sayı 56, Sayfa 57. C. Orhonlu. (9) Dilde, Fikirde, İşde, Birlik Sayı 3, Sayfa 217. (10) Tercüman HÜSEYİN MÜMTAZ

16 Gürbüz Azak MEHMET ÂKÎİ< His yok, hareket yok, acı yok... Taş mı kesildin? Hayret veriyorsun bana, sen böyle değildin! Kurtulmaya azmin, ne için öyle süreksiz? Kendin mi, yoksa ümidin mi yüreksiz? Âlemde ziya kalmasa, halk etmelisin, halk, Ye's öyle bataktır ki düşersin boğulursun Ümmîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun! Ey elleri böğründe kalan şaşkm adam, kalk! Sahipsiz olan memleketin batması haktır; Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır! Feryadı bırak kendine gel, çünkü zaman dar, Uğraş ki telâfi edecek bunca zarar var. M. ÂKÎF (Hakkın Sesleri'nden)

17 İRAN'DA SEKİZ GÜN (2) Doç. Dr. Ahmet BICAN ERCİLASUN Savalan'a ikinci gün öğleden sonra Ali Tebrizî'yi görmek istediğimizi söylemiştik. Kendisinin meşgul olacağını bildiğimiz için bizi Tebrizî'ye bırakmasını rica etmiştik. Savalan, kat'iyen razı olmadı. Tebrizî çok iyi tanıyor ve onunla sık sık görüşüyordu. Daha çocuk denecek yaşta iken Ali Tebrizî'nin yanma gitmiş, onun telkinleriyle olgunlaşmıştı. Beni bu mübarek adamın sohbetinden mahrum etmeyin, dedi. So nunda Tebrizî'ye ertesi gün hep beraber gitmeğe karar verdik. Sabah, Savaları bizi otelimizden aldı. Ali Teibrizî'nin Şehir Parkı karşısında bir dükkânı vardı. İran'a hareketimden bir gün önce Kızılay'da, tarih doçenti olan arkadaşım İsmail Aka'ya rastlamıştım. Aka, birkaç yıl önce İran'da iki sene kadar kalmıştı. Tebrizî ile tanışıyordu. Ayaküstü Tebrizî'nin adresini bana yazdırdı : Kitâbfurûşî'yi Atropat, Rûberû-yı Park-ı Şehr 1. Aka'dan ayrıldıktan yir mi dakika sonra Kocabeyoğlu geçidi ndeki Turhan Kitabevi'ne girmiş, kitaplara bakıyordum. O sırada telefonla konuşan dükkân sahibi İlhan Bey'in karşısındakinin sorusuna cevaben «rûberû» kelimesini izah ettiğini duydum. Ankara'nın ortasında, Kızılay'da yirmi dakika ara ile «rûberû» kelimesiyle karşılaşmak doğrusu çok tuhafıma git imiş ti. Bunu düşündükçe hayretim artmış; Tahran'daki Şehir Parkı'nm «rûberû» yunda (karşısında) göreceğim Ali Tebrizî'yi daha çok merak eder olmuştum. Kitaplarla dolu bir dükkâna girdik. Sakalları hafif uzamış ve kırlaşmış, elinde pipo, tıknaz, orta boyîu adam bizi karşıladı. Yorulmuş ve çile çekmiş bir yüz ifadesi vardı. Kısık gözleri yorgundu; fakat parlıyordu. Uzun uzun tanışmağa lüzum yoktu. Bin yıl önce Sır Derya boylarından Horasan'a, Horasan'dan Azerbaycan'a akan Oğuz ordularında beraber bulunmuştuk. İki bin yıl önce Orhun'dan kalkıp Çin içlerine akın yapan Hun ordusunda birlikte çarpışmıştık. Binlerce yıldan beri tainışıyorduk ve dostluğumuz daha binlerce yıl devam edecekti. Gözleri kısık, yorgun adam iki bin yaşında bir tümen başı gibiydi. Asırların ötesinden ağır ağır konuştu. Orhun'dan, 14

18 Altaydan, Herat'tan, Kerkük'ten haberler verdi. Balkanlardan, Kıbrıs' tan, İstanbul'dan haberler sordu. «Haydar Biriöz'ü tanıyor musunuz?>> dedi. Çok iyi tanıdığımızı ifade ettik. Diriöz, yıllarca önce İran'da kültür ateşeîiğimizi yapmış; oradaki tâlii zebun Türklerin hemderdi olmuştu. Konuştuğumuz Türklerin bir kısmı kendisini tanıyorlar, hakkında takdirkâr sözler söylüyorlardı. Tebrizî de «o ne mükemmel Türktü» diye takdirlerini ifade etti. Sonra İsmail Aka'yı ve selâmlarını söyledim. Gözleri kısık, yorgun adam hâlini sordu, «çok iyi» dedim, «şimdi tarih doçenti., iyi bir âlim» dedim, adam güldü, neş'elendi, zindeleşti. Bir ara Ötüken dergisini ve Atsrz'ı sordu. Birkaç yıldır Ötüken eline geçmiyormuş. «Ötüken artık çıkmıyor» dedim, «çünkü artık Atsız yok». Dondu kaldı, gözleri buğulandı. «Büyük, çok büyük bir Türktü» dedi, gözyaşlarını yüreğine akıttı. Sonra Ermenilerden açıldı söz. Türk devleti niçin bunlara hadlerini bildirmiyordu. Niçin Türkiye'deki Ermenileri toplayıp misilleme yapmıyordu. Bu konuda İran'daki Türkler ne kadar hassas idiler. Devletimizin hareketsizliği onları son derece üzüyor, mahcup ediyordu. Onların sitemleri yanında biz daha da mahcup olduk. Tahran'da bulunan Ermenilerin de zaman zaman Türkiye aleyhinde nümayişler yaptıklarını öğrendik. Bir defasında Türk elçiliğinin etrafında bağırıp çağırmışlar. Yollarda gezerken, duvarlardaki irili ufaklı yazılar arasında Ermenilerinkine de Erciîasun, Savalan, Karaca rastlamıştık. Anlaşılan İran'daki azatlık onlara da yaramış, duvarlara «merg ber-türkiye (Türkiye'ye ö^ lüm)» diye yazmışlardı. Tebrizli Ali, bunlardan nefretle bahsetti. Ermeni suikastlerine mukabil Kıbrıs harekâtımız onları ne kadar çok sevindirmişti. «O gün» diyordu Savalan, «işe gitmedim». «Hanıma ve çocuk lara, kalkm bugün bayram, dedim ve hep beraber dışarı çıktık. Çocuklara yeni elbiseler, oyuncaklar aldık; neş'e içinde bir bayram günü yaşadık.» Altı sene evvel... Ordularımızın Girne'den Kıbrıs'a çıktığı gün... Tahran'da bir Türk, Tahran'da Türkler bayram yapıyorlardı. Gözlerim buğulandı... Altı yıl geriye çekildim Altı yıl geriye ve batıya çekildim. Salihli'de bir büyük Kazak Türk'ünün,. Ali Bek Hakim'in evinin balkonunda eşimle birlikte sabahın ışıklarını seyrediyordum. Radyolardan «orduları- İRAN'DA SEKİZ GÜN 15

19 mız Kıbrıs'a çıktı» sesleri yankılanıyor... Sevinç gözlerimden boşanıyor... Altı yıl önce bir yaz sabahı, Türk orduları Kıbrıs'a çıkıyor... Altı yıl önce bir yaz sabahı, Kıbrıslı bir Oğuz Türk'ü ve İstanbullu eşi, Salihli'de bir Kazak evinde gözlerinden sevinç akıtıyorlar... Altı yıl önce bir yaz sabahı, Tahran'da bir Azerî Türk' ü, bir Azeri ailesi bayramlıklarını gi yiyor... Altı yıl önce bir yaz sabahı, Taşkent'te bir Özbek Türk'ü... Ne büyüksün Türklük!.. Akdeniz'in mavi dalgalarını yararak giden bir hücumbotunun motor sesi Almaata'dan Üsküb'e kadar yankılanıyor... Ali Tebrizî bizi yemeğe götürdü. Sonra evine gittik. Üst katta bir oda kendisine ayrılmıştı. Odada büyük bir radyo, mükemmel bir ses alma makinası ve büyük bir daktilo vardı. Yerde de halılar. Başka şey yoktu. Yere bağdaş kurduk. Tebrizî bu odada radyosunun düğmesini çevirir, Türk dünyasının her tarafından haber almağa çalışırdı. Baku'yu dinlerdi. Ankara'yı, istanbul'u dinlemek isterdi. Fakat heyhat... Ankara' nın sesi Tebrizî'ye ulaşamazdı. Bizim radyolarımız ve televizyonları mız adetâ özel olarak ayarlanmış; sesimiz ve resmimiz, sınırlarımızın bir adım ötesine ulaşmasın diye âdeta özel olarak gayret gösterilmişti. Ali Tebrizî bundan uzun uzun şikâyet etti. Daktiloda şiirlerini yazıyordu. Bazan kendisini zindana götüren yazılar ve şiirler bu tuşlarda şekillenmiştiler. Teypten müzik dinledik. Tebrizî'nin sesinden şiirlerini dinledik. Kerkük'ten birkaç yıl önce Teb- 16 rizî'yi ziyarete gelmiş bulunan Türlerin seslerini, seyahat intibalarıni dinledik. «Ben Kerküklü Kerîm oğlu Suphi...» diye başlayan Kerküklü konuşmalar bazan «yaşasın dünya Türklüğü!», bazan «Tanrı Türk'ü korusun!» dualarıyla sona eriyordu. Kerkük'ten kaynaklanıp Tahran'da hergün yankılanan ve Ankara'dan duyulan bu duaları Allah'ın kabul edeceğine o gün iman ettim. Ruhu muzu bu imanla yıkayarak otelimize döndük. Otel sahibiyle Azeri Türk çesîynen danışdık. Sımsıcak yatağımızda Karaca ile karşılıklı sımsıcak Azeri Türkçesiynen danışdık ve sımsıcak Azeri rüyalar gördük. Ertesi sabah erkenden Erdebil'e gidecek olan otobüse binmiştik. Otobüste Türkçeden başka dil konuşulmuyordu. Tahran'dan Kazvin'e kadar, çift taraflı, dümdüz ve geniş bir yol uzanıvordu. Kavzin'in çini kubbeli türbelerini ve kenar mahallelerini seyrederek geçtik. Yol kıvrım kıvrım daralıyordu. Reşt'ten sonra uzaktan Hazar denizi göründü. Üzerinde gözlerimizin buğusu vardı. Yazık ki sana yaklaşamadık Hazar... Suyunda serinleyemedik... Sahilinde durup Baku'yu, Astrahan'ı, Mangışlak'ı gözlerimizle hayal edemedik... Uzaktan buğulu gözleriyle bize bakan Hazar'ı seyrederek Astara'ya vardık. Astara, Sovyet-îran sınırının Hazar denizine ulaştığı noktada kurulmuş, yarısı öte tarafta kalmış, küçük, şirin bir Türk kasabasıdır. Kuzey'e doğru devam etme imkânı bulursanız, beş altı saat içinde Lenkeran ve Salyan üzerinden Baku'ya AHMET BİCAN ERCÎLÂSUN

20 Ali Tebrîzî, Savalan ulaşırsınız. Otobüs meydanda durdu. İnerek bir bakkala girdik. Türkiye Türkçesiyle meyva suyu istedik. Çuvalların üstüne oturmuş üç Astarah Türk hemen hürmetle kalktılar, bizi buyur ettiler. «Siz hâlis Türkü (Türk çe) damşırsız» dediler. Ben «bâzaıı siz, bâzan biz hâlis Türkü danışırık. Meselâ siz beli deyirsîz, bu Farsıdır, biz evet deyirlk. Siz gonag deyirsiz, bu hâlis Türküdür, biz misafir deyirik» dedim. Bu sevimli Astaralılarm konuşması Türkiye Türkçesine daha yakındı, tstemiyerek ayrıldık ve otobüse bindik. Yolun bundan sonrası çetindi. Hava kararmağa başlamıştı. Sel erin yuvarladığı çamurlu kayalar ve iri ağaç kütükleri arasında otobüsümüz zorlukla yol alıyordu. Çamurlu, inişli çıkışlı ve ancak tek bir arabanın yol alabileceği bu çetin yolun altından gürül gürül bir ırmak akıyordu. Irmağın ötesi Sovyet top rağı imiş. Solumuzda ıslak toprak İRAN'DA SEKİZ GÜN tümsekleşiyor; eğilerek yükselmeğe çalışan ağaçlar düşmemek için toprağa sıkı sıkı tutunuyorlardı. Hava iyice kararmağa başlamıştı. Gürül gürül akan ırmağın kıyısmca binlerce arı kovanını zorlukla seçebildik. Astara deniz seviyesindeydi. Şimdi gittikçe yükseliyorduk. Döne döne yükseliyorduk. Artık çamur, yerini kara bırakmıştı. Yükseldikçe karm kesafeti artıyor, yolun dönemeçlerinde, yan taraftaki karm yüksekliği bazan otobüsümüzü aşıyordu. Farlardan fışkıran ışık birdenbire bu yüksek ve yoğun kar yığınlarını aydınlatıyor, o anda bembeyaz bir kesafetin üzerimize yıkılacağını sanıyorduk. Yol, dönemeçler ve kar bitmiyordu. Acaba ne kadar yükselecektik? Göğe yaklaştığımızı hissediyorduk. Bu hayret verici beyaz dağın adı Hayran Dağı imiş. Hazar'ın kıyısından, sınırın ötesini daha iyi görmek için yükseliveren Hayran Dağı; bizleri hayret, haşyet ve korku içinde bırakarak birdenbire bin beş yüz metreye kadar başını kaldırıyordu. İliklerimize kadar işleyen beyaz yükseklik sonunda bitti. Şimdi uçsuz bucaksız bir kar denizi sağımızda ve solumuzda uzanıyor, bembeyaz bir karanlık ufka doğru yayılıyordu. Hayran Dağı kuzeydoğudan birdenbire yükseliyor; güney-batıya doğru yavaş yavaş alçalıyordu. Bembeyaz karanlığın ortasında hafif bir meyille alçalmağa başladık. Henüz zirveden aşağıya doğru yönelmiştik ki beyaz karanlığın ortasında ışıklı gözler gördük. Tek katlı evler, pencerelerinden gülüyorlardı. Uçsuz bu- 17

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti

Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti Başbakan Yıldırım, Seyranbağları Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret etti Ekim 01, 2016-1:20:00 Başbakan Binali Yıldırım, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Seyranbağları Huzurevi

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor

Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un davetiyle Bodrum a gelen Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor. Van Mustafa Cengiz Ortaokulu Mor Menekşeler

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber Beykoz Yerel Basını: "Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ" Tüm Ülkede kutlanan Öğretmenler Günü Beykoz'da da coşkuyla kutlanırken, bu özel günde öğretmenlerimiz için çeşitli etkinlikler ve ziyaretler

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul

DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI. Açış Konuşması. Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı. 26 Mart 2016, İstanbul DTİK TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI Açış Konuşması Ömer Cihad Vardan, DEİK Başkanı 26 Mart 2016, İstanbul Sayın Başbakan Yardımcılarım; Bakanlarım; Saygıdeğer Protokol; Çok Değerli Başkanlar; Dünyanın dört

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

İSFAHAN I GÖRÜNCE ŞAŞIRDIM. Nüfusun En Az Yüzde Kırkı Türkçe Konuşuyor... Ülkeyi 1925 e Kadar Türkler Yönetmiş...

İSFAHAN I GÖRÜNCE ŞAŞIRDIM. Nüfusun En Az Yüzde Kırkı Türkçe Konuşuyor... Ülkeyi 1925 e Kadar Türkler Yönetmiş... İSFAHAN I GÖRÜNCE ŞAŞIRDIM Nüfusun En Az Yüzde Kırkı Türkçe Konuşuyor... Ülkeyi 1925 e Kadar Türkler Yönetmiş... Şaşırdım İsfahan ı görünce... Şaşırdım... Çünkü, İran a giderken, sevgili eşim de gelmek

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

23 NİSAN. Ferit Ragıp TUNCOR

23 NİSAN. Ferit Ragıp TUNCOR 23 NİSAN Vatan ufuklarında esiyordu korkunç yel, Her kalp keder içinde, bütün gönüller kıştı. Biz yeryüzünde yokken, bundan yıllarca evvel, Bu cennet Türk yurdunu, kara bir sis sarmıştı. Bir mucize ansızın

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ

İRAN GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ GEZİ PROGRAMI 10 GECE 11 GÜNLÜK BİR TARİH VE KÜLTÜR GEZİSİ 1.GÜN 24 Mayıs 2015 Pazar Ankara Tahran 2. GÜN 25 Mayıs 2015 Pazartesi Tahran Tebriz Saat 18.00 de Ankara Esenboğa Havalimanı Dış hatlar servisinde

Detaylı

Seçelim ve yerleştireli. Kutlu : Merhaba. Sophie : Kutlu :. Kutlu... e?

Seçelim ve yerleştireli. Kutlu : Merhaba. Sophie : Kutlu :. Kutlu... e? Seçelim ve yerleştireli. erelisi iz? e i adı e u oldu erha a Türk ü sizi adı ız erelisi iz? Kutlu : Merhaba. Sophie : Kutlu :. Kutlu.... e? Sophie : Be i adı Sophie. Kutlu : Memnun oldum. Sophie : Be de..

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Temmuz 15, 2015-4:50:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, salonda bulunanlara, "Bayrama ulaşmadan önce bir bayramı daha sizlerle yapabilmek için bu atama merasimi gerçekleştirme

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Haziran 17, 2016-1:22:00 Başbakan Yıldırım, "Terör örgütünün telkinlerine gençlerimiz asla ve asla itibar etmesinler. Onlar bizim

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ABDULLAH GÜL ÜN YILI TÜBİTAK BİLİM, HİZMET, TEŞVİK ÖDÜLLERİ ve TÜBİTAK ÖZEL ÖDÜLÜ TÖRENİ KONUŞMA METNİ 23 ARALIK 2008

SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ABDULLAH GÜL ÜN YILI TÜBİTAK BİLİM, HİZMET, TEŞVİK ÖDÜLLERİ ve TÜBİTAK ÖZEL ÖDÜLÜ TÖRENİ KONUŞMA METNİ 23 ARALIK 2008 SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ ABDULLAH GÜL ÜN 2008 YILI TÜBİTAK BİLİM, HİZMET, TEŞVİK ÖDÜLLERİ ve TÜBİTAK ÖZEL ÖDÜLÜ TÖRENİ KONUŞMA METNİ 23 ARALIK 2008 "Değerli Konuklar, Değerli Misafirler, Cumhurbaşkanlığı

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.

Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir. Şeyh Şamil (k.s) in Sözleri Kahrolsun Sefil Esaret! Yaşasın Şanlı Ve Güzel Ölüm! Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı,

Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, Bir akşam vakti, kasabanın birine bir atlı geldi. Kimdir bu yabancı diye merak eden kasabalılar, çoluk çocuk, alana koştular. Adam, yanında atı, elinde boş bir çuval, alanın ortasında öylece dikiliyordu.

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ BAKİ SARISAKAL SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ 1880 yılının başında Samsun da açıldı. Üçüncü Ordu nun sorumluluğu altındaydı. Okulun öğretmenleri subay ve sivillerdi. Bu okula öğrenciler

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonunda 25 kişilik bir gurupla konaklamalı

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı.

2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı. 2.8 milyon TL harcanarak 8 ayda tamamlanan Alucra Turan Bulutçu Meslek Yüksek Okulu (MYO) binasının açılışı Kültür Bakanı Ertuğrul GÜNAY yaptı. Binanın açılış törenine Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ .İLKBAHAR HAFTASI .SAĞLIK HAFTASI .POLİS TEŞKİLATI HAFTASI .23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI 6 YAŞ NİSAN AYI BÜLTENİ.İLKBAHAR HAFTASI.SAĞLIK HAFTASI.POLİS TEŞKİLATI HAFTASI.23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI YARATICI ETKİNLİK: İlkbahar konumuz ile ilgili artık malzemelerden(su şisesi,pul,boncuk

Detaylı

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ TÜRK-İŞ Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ 25-27 Mayıs 2012 Nova, İbis Hotel - İstanbul Oturumlar Panel

Detaylı

Bir küçücük aslancık varmış

Bir küçücük aslancık varmış Hopla Topla Geldik bir oyunun sonuna Bak çok dağılmış oda Oyun bitince etrafı Toparlamak lazım sonra Bebekler rafa haydi Arabalar kutuya haydi Tüm oyuncaklar dolaplara Hadi hop hop Hadi hopla topla Odanı

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 238. HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar

Yayınevi Sertifika No: Yayın No: 238. HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 238 HALİM SELİM İLE 40 ESMA Mehmet Yaşar Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen: Nurullah Bilekli Kapak Tasarımı: Cemile Kocaer

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 2 Kasım 2014 9 Kasım 2014

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 2 Kasım 2014 9 Kasım 2014 Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği İsrail Turu 2 Kasım 2014 9 Kasım 2014 1 1. Gün: 2 Kasım 2014 Pazar İstanbul Tel Aviv Beer Sheba Eilat Kızıl deniz

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

Selam size ey yüce şehitler, Yahya Çavuşlar, Koca seyitler. Uyuyan nice adsız yiğitler, Adınızı tarihe yazmaya geldim.

Selam size ey yüce şehitler, Yahya Çavuşlar, Koca seyitler. Uyuyan nice adsız yiğitler, Adınızı tarihe yazmaya geldim. Selam size ey yüce şehitler, Yahya Çavuşlar, Koca seyitler. Uyuyan nice adsız yiğitler, Adınızı tarihe yazmaya geldim. Tarihimizin altın sayfalarında yer alan en büyük zaferlerimizden biri olan Çanakkale

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 2 YAŞ MİNİK ARILAR SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Paylaşalım bunları adlı hikâyemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 10 Kasım 2014 17 Kasım 2014

Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği. İsrail Turu. 10 Kasım 2014 17 Kasım 2014 Dünya Mirası Gezginleri Derneği ile 9 UNESCO Dünya Mirası nın ve 10 Adayının görüleceği İsrail Turu 10 Kasım 2014 17 Kasım 2014 1 9 Kasım 2014 Pazar günü saat 23:00 te Atatürk Havaalanında buluşuyoruz.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır?

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır? 1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yapılmamıştır? 1. A. Şehirde yaşıyanlar bazı kurallara uymak zorunda. 2. B. Suriye, Türkiye nin güney komşusudur. 3. C. Kırlarda benbeyaz papatyalar vardı.

Detaylı

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu

Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu GÜNÜN MANŞETLERİ 23 Temmuz 2016 Cumartesi 11:52 Uluslararası Üniversiteler Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Darbeci Kurşununa Hedef Oldu FETÖ darbe girişimi olaylarında darbecilerin hedefinde UIC Yönetim

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna

Yine yapmak istediklerimizden birisi olan, spesifik sektörlerde, belki daha az, ama daha etkin iş adamları seyahatlerini önemsiyoruz ve buna MÜSİAD Cidde Temsilcisi Tanıtımı ve Türk Suud İş Forumu 23.05.2015 TC Cidde Başkonsolosu Fikret Özel, Cidde Tic Odası Başkan Yardımcısı, Mazeen Baterjee Türk-Suud İş Konseyi Başkanı, Mazan Ragap, Cidde

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Kumbahçe de otel inşaatında göçük meydana geldi

Kumbahçe de otel inşaatında göçük meydana geldi Kumbahçe de otel inşaatında göçük meydana geldi Bodrum Belediyesi önlemler alınıncaya kadar inşaatı durdurdu Bodrum un en işlek yerleşim yerlerinden biri olan Kumbahçe Plajı yakınında Cumhuriyet Caddesi

Detaylı

Şiir Anadan Örnekler. Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar

Şiir Anadan Örnekler. Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar Şiir Anadan Örnekler Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar Akıyor ırmağı yeşildir köyü Kokuyor burnuma tekke'nin çayı Sayıyorum

Detaylı

ETKİNLİKLER/KONFERSANS

ETKİNLİKLER/KONFERSANS ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.

Detaylı

İRAN ÇAY RAPORU. 8-12 Ocak 2014. Tahran-Lahican-Tebriz İRAN. Rize Ticaret Borsası 2014

İRAN ÇAY RAPORU. 8-12 Ocak 2014. Tahran-Lahican-Tebriz İRAN. Rize Ticaret Borsası 2014 1 İRAN ÇAY RAPORU 8-12 Ocak 2014 Tahran-Lahican-Tebriz İRAN İRAN ÇAY RAPORU Rize Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erdoğan ve Meclis Başkanı Resul Okumuş un da aralarında bulunduğu 7 kişilik

Detaylı

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında

Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında Türkiye nin köklü şirketlerinden PET HOLDİNG 40 yaşında 23 Nisan 2014 Çarşamba 17:23 Devremülk Turizm inden Sağlık Turizm ine, madencilik ve mermerden gayrimenkule kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren

Detaylı

Buse Akbulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Buse Akbulut. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 10.11.2010 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Ocak 05, 2017-4:11:00 Başbakan Binali Yıldırım, Keçiören Belediyesi önünde düzenlenen metro açılış töreninde yaptığı konuşmada, nüfusu

Detaylı

temlerini işlediği şiirlerinden bazıları: Yol Düşüncesi, Sessiz Gemi, Rintlerin Akşamı, Ufuklar, Mehlika Sultan.

temlerini işlediği şiirlerinden bazıları: Yol Düşüncesi, Sessiz Gemi, Rintlerin Akşamı, Ufuklar, Mehlika Sultan. TANITIM: 1912 den sonra şiir ve dil üzerinde yoğunlaşan Yahya Kemal, tarih, dünya görüşü ve aşk konuları çerçevesinde eserini oluşturdu. Mükemmel ve öz şiir anlayışını benimseyen şairin şiirlerinin sayısı

Detaylı

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c

Detaylı

YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN

YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN 4 YEŞILDIYAR YEMYEŞIL AĞAÇLARIYLA ÜNLÜ BIR YERMIŞ. BIR DAĞIN ETEĞINE KURULMUŞ YEŞILDIYAR IN EN ÖNEMLI ÖZELLIĞI BILGI EVI NE EV SAHIPLIĞI YAPMASIYMIŞ. BILGI

Detaylı

YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN

YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN YAZAN: VOLKAN ÇAĞAN RESIMLEYEN: MERT TUGEN 4 5 YEŞILDIYAR YEMYEŞIL AĞAÇLARIYLA ÜNLÜ BIR YERMIŞ. BIR DAĞIN ETEĞINE KURULMUŞ YEŞILDIYAR IN EN ÖNEMLI ÖZELLIĞI BILGI EVI NE EV SAHIPLIĞI YAPMASIYMIŞ. BILGI

Detaylı

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m Etkinliğin; Adı: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 16-07-2011 Hedefi, Türü: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Etkinliğe katılanların isimleri:

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI

FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI FORUM EGE GÜNEŞİ ANAOKULU 3 YAŞ DENİZYILDIZLARI SINIFI AYLIK EĞİTİM VE BRANŞ DERSLERİ PROGRAMI DİL BECERİLERİM VE BEN Hikâye / Öykü / Masal: Yardımlaşalım adlı hikayemizi biz hazırladık. Tekerlemeler:

Detaylı

Panayır, önce büyük bir insan kalabalığı demektir Kasabanın sakin hayatı bir anda birkaç günlüğüne hareketlenir, nüfusu 5 e 10 a katlanır

Panayır, önce büyük bir insan kalabalığı demektir Kasabanın sakin hayatı bir anda birkaç günlüğüne hareketlenir, nüfusu 5 e 10 a katlanır Değerli Dostlar, PANAYIR deyince aklınıza ne gelir? Kaybolmaya yüz tutan bu geleneğimizin son kalelerinden birine çocukluğumdan 50 yıl sonra, 2009 eylül ayında şahit oldum Hiç panayır gördünüz mü? Peki,

Detaylı

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler.

Engin arkadaşına uğrar, eve gelir duşunu alır ve salona gelir. İkizler onu salonda beklemektedirler. ENGİN VE İKİZLER ALIŞ VERİŞTE Hastane... Dr. Gamze Hanım'ın odası, biraz önce bir ameliyattan çıkmıştır. Elini lavaboda yıkayarak koltuğuna oturur... bu arada telefon çalar... Gamze Hanım telefon açar.

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Betül Tarıman. Öykü GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ. 2. basım. Resimleyen: Uğur Altun Resimleyen: Uğur Altun Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 2. basım Betül Tarıman GÖKYÜZÜ PRENSİ PO İLE KÜÇÜK KIZ Resimleyen: Uğur Altun Yayın Koordinatörü: İpek Şoran

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

SAGALASSOS TA BİR GÜN

SAGALASSOS TA BİR GÜN SAGALASSOS TA BİR GÜN Çoğu zaman hepimizin bir düşüncesi vardır tarihi kentlerle ilgili. Baktığımız zaman taş yığını der geçeriz. Fakat ben kente girdiğim andan itibaren orayı yaşamaya, o atmosferi solumaya

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Ali VAROL'un Blog Sitesi

Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali Varol, farklı alanlara ilgi duyan, becerileri ve çalışkanlığıyla kendine daima yeni uğraşılar edinen farklı bir kişilik. Onun uğraşı alanlarından biri de arıcılık. Bu yazıda

Detaylı

ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI

ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI ANTAKYA SAMANDAĞ GEZİSİ I 25 HAZİRAN 2012 MUSA DAĞI SİMON DAĞI Harbiye de kaldığımız Otelde akşam Antakya mezeleri ile özel tavuk yedik, Antakya mezelerini tattık, sabah kahvaltıdan sonra, özel minibüslerle

Detaylı