LANETLİ HOMEROS ya da DÜNYA EDEBİYATININ ANLATI BİLGESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "LANETLİ HOMEROS ya da DÜNYA EDEBİYATININ ANLATI BİLGESİ"

Transkript

1 1 Cemal Sakallı * LANETLİ HOMEROS ya da DÜNYA EDEBİYATININ ANLATI BİLGESİ ÖZET Homeros u çağının en önemli ozanı yapan şey, trajik bilinci dramatik biçimle kaynaştırmasını olanaklılaştıran edebiyat yeteneğidir. Ancak eleştiri yazılarından anlaşıldığı kadarıyla Homeros sonraki çağlarda da hem düşünürler hem de şairler tarafından sert biçimde eleştirilmiştir. Yaşadığı çağda ve daha sonraki çağlarda onu çağdaşlarının ve okurlarının gözünde suçlu gösteren şey onun epik anlatı biçemi değil, mitsel tanrı dünyasına ilişkin görüşleridir. Homeros yapıtlarında mitsel tanrıları dünyasallaştırmış ve böylece tanrıların büyülü gücünün örtüsünü kaldırmış, insanı mitsel tanrı gibi işlemiştir. Böylece Homeros planlamış olmasa da agnostik dünya görüşünü yapıtında ilk kez işleyen ozan olmuştur. Anahtar Sözcükler: Homeros, Alımlama, Antik Dönem Edebiyatı, Mit, Tanrılar Dünyası, İnsanlar Dünyası. ZUSAMMENFASSUNG Homeros, der verdammte oder Der Weise des Erzählens in der Weltliteratur Was Homeros zu einem wichtigen Literaten seiner Zeit machte, war vor allem seine poetische Fähigkeit, die das tragische Bewusstsein mit der dramatischen Form verband. Homeros wurde wie aus den kritischen Schriften hervorgeht in den nachfolgenden Epochen von einigen Philosophen und Dichtern scharf kritisiert. Was ihn in den Augen seiner Zeitgenossen und in den späteren Epochen schuldig machte, war nicht sein epischer Stil, sondern seine Betrachtungsweise der antiken Götterwelt. Er hatte in seinen Werken die mythologische Götterwelt säkularisiert und dadurch die Macht der Götter gebrochen. Er war so weit gegangen, den Menschen dem mythologischen Gott gleichzustellen. Somit gilt er auch als der Dichter, ohne es beabsichtigt zu haben der die Betrachtungsweise des Agnostizismus zum ersten Mal literarisch bearbeitete. Schlüsselwörter: Homeros, Rezeption, antike Literatur, Mythos, Götterwelt, Menschenwelt, M.Ö. 4. yy.da yaşayan Euripides her şeyin ölçüsü insandır 1 der. Günümüzde de sıkça yinelenen ve deyimsileşen bu söz agnostik düşüncenin bir yansımasıdır ve elbette birden ortaya çıkmamıştır. İnsanın tanrıya ilişkin ve dolayısıyla kendi bilgisinin bir yansıması olan Europides in düşüncesinin ilk izlerinin M.Ö. 8.yy.da başladığı ve Homeros un destanlarında belirginleştiği görülür. Bu yazıda Homeros un mitsel/tanrısal dünyayla kurduğu bağ ve onun anlatı bilgeliği konulaştırılacaktır. * Yrd.Doç.Dr. Mersin Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Çeviri Bölümü. 1

2 2 Homeros gerek tarihsel gerekse yazıntarihsel olarak hangi dizgi (kanon) içerisinde anılmalıdır? Bu sorun hem klasik filoloji hem de edebiyat tarihi açısından kolay aşılabilir bir sorun olarak gözükmüyor. Çünkü Homeros bir yandan ululanırken bir yandan da lanetlenmiş bir ozandır. Nietzsche de bunu iyi görmüş ve sorunu aslında Homeros un şahsiyeti ile ilgili 2 bir sorun olarak değerlendirmiştir. Nietzsche nin burada ayrımlaştırılamaz olarak gördüğü konu, nelerin Homeros a ait olduğu, nelerin olmadığı sorunudur. Bir başka deyişle, Homeros yazını olarak adlandırılan yazınsal tür ve metinler ne ölçüde Homeros a aittir? Bütün bu soruna rağmen Nietzsche şu gerçeğin altını çizer. Modern dünya Homeros la büyük bir bakış açısında sahip olmuştur. Bunun öğrenilmiş olduğunu değil, denenmiş olduğunu söylemek isterim 3. Bu görüşünü yine Nietzsche şu biçimde açımlar. Homeros yapıtlarıyla İnsanın toplum zihniyetini gelenek ve inanç durumlarını belli bir biçime dökebilme yeteneği anlaşıldı 4. Bir başka deyişle, Homeros insanın yaşadıklarını, tarihsel ve kültürel belleği aktarabilme, anlatabilme becerisinin olağanüstü bir örneği oldu. Helmut Kuhn da Homeros tartışmasına girer. Savına göre Homeros destanlarını takip eden her edebiyat onlardan bir işaret taşımaktadır, ancak onlar doğası ve etkisi gereği edebiyat öncesidir 5. Bu sava göre, Homeros yazını ve yazınsallığı başlatır; bir başka deyişle, yazın ondan sonra başlar. Çünkü, öyle der Kuhn, Hayat ve tanrıların faaliyetleri hakkındaki bilgi de Homeros kaynaklıdır ve ( ) Atina tragedya yaratıcıları, Homeros kahramanlarının savaş ahlakını halk dininin dünyevi sesiyle birleştirmiş, şairimsi müzikal bir bakış açısıyla kaynaştırmayı başarmıştır 6. Bu düşünceler bir araya getirildiğinde şöyle bir çıkarım yapmak olanaklıdır. Homeros kendi dönemine değin gelen tarihi, toplumu ve insanı yazıya geçirdi. Ve bu birikimi yazıya geçirirken insanın estetik yaratma becerisini kullandı. O beceri, yazınsal olanın, yazınsal anlatının kaynağı, yazınsallığın ilk kitabını oluşturdu. Homeros alımlamasına bakıldığında onun çağlar boyunca hem çok benimsenmiş hem de lanetlenmiş bir ozan olduğu görülür. Homeros un antik dönem boyunca sıkça ve sertçe eleştirilmesinin ardında yatan neden, onun insan ile mitsel/tanrısal dünya arasında kurduğu bağdır. Dünya yazınının ilk ozanı, ilk yazarı, ilk şairi olarak tarihte yerini alan ve anlatma bilgeliği ile ünlenen Homeros sanatından dolayı değil fakat dünya bilgisi ve bilinci ya da kutsal olana ilişkin düşüncesinden ve bu düşüncesini yapıtında sergilemesinden dolayı toplumsal ve kamusal alandan dışlanmak istenmiştir. Dünyayı bilmek bir bilgeliktir. Dünya bilgisini anlatabilmek ise ayrı bir bilgeliktir. İnsanoğlu duyumsadığını, gördüğünü, düşündüğünü anlattığında kendi dünyasını kurar ve kurulan dünya Wittgenstein in ayrıştırdığı nesnelerin değil olguların dünyası 7 içerisinde yer alır. Çünkü nesneler kendi başlarına değil, olguların içinde anlamlılaşır. Dünya bilgisi söze iyi döküldüğü ölçüde kalıcı olur ya da genel geçerlik kazanır. O nedenle dünya sadece kişinin anlayabildiği dünya değildir; dünya daha ziyade kişinin anlatabildiği dünyadır. Eksiksiz anlatılabilen dünya ancak edebi ve kalıcı bir dünyadır. Tarihsel, tanrısal, mitsel bilgiyi harmanlayarak destansı anlatı biçimini geliştiren Homeros antik dönemin anlatı bilgesi olarak kabul edilir. Günümüz bilinç ve bilgi düzeyinden değerlendirildiğinde, yazın bilimcilerin ve kültür tarihçilerin görüşleri öyledir tarihin hiçbir döneminde Homeros un destansı anlatım gücü etkisinden hiçbir şey yitirmemiştir. Onun bu anlatma bilgeliği dünyayı anlama bilgeliğinden mi, yaşadığı çevreden mi, bedensel ya da zihinsel özelliğinden mi kaynaklandığı kesin olarak bilinemez. Elimizde değerlendirebileceğimiz tek geçerli kaynak vardır. O da; Homeros un yapıtları, İlyada ve Odysseia. Ve bu yapıtların bıraktığı etki; ya da tarihsel alımlanışı. 2

3 3 İlhan Berk in aşağıdaki dizeleri Homeros un kim olduğunun bilinmezliğine vurgu yaparken, dünya bilgeliğine ilişkin de ipucu vermektedir. Ne biçim adammış şu Homeros Yaşamış mı, yaşamamış mı kimse bilmiyor Uzun boyluydu Homeros, uzun güzel sakallı, der Prokles. Ve ekler kör ozan için: Dünyada kim Homeros kadar çok şey görmüştür? 8 Şiirde verilen ve vurgulanan bilgi dikkate alındığında, Homeros un gerçek nesneler dünyasına derinlemesine giremeyeceği, nesnelerin şekillerini ve biçimlerini, renklerini ve desenlerini bilemeyeceği, nesnelere geniş ve ince anlamlar yükleyemeyeceği gibi bir kuşku doğar. Ancak yapıtlarında nesneler olgular içinde öyle anlamlılaşır ki, nesneler olguların anlamsal belirleyeni olur.. İki örnekle açıklamak gerekirse: Hektor böyle dedi, öne atıldı./benziyordu karlı bir dağa. ( ) Dizi dizi Troyalılar da işte tıpkı öyle/tunç parıltılarıyla önderlerin ardından yürüdüler./ares e benzeyen Priamosoğlu Hektor başlarındaydı,/yusyuvarlak kalkanını tutuyordu önünde,/kalın tunçla örülmüş, sık deridendi bu kalkan 9. Karlı bir dağ benzetmesi, benzetilen kişiye, kişinin ulu, vakur, soğuk ve soğukkanlı duruşuna vurgu yaparken, bu benzetme gerçek nesne üzerinden bir olguyu açıklar. Nesnel doğaya yüklenilen anlam, nesnelerin dünyasından çıkıp anlamların dünyasındaki nesneleri görselleştirir. Kalkanla ilgili verilen bilgide ise, dönemin insanının günlük kullandığı aracın niteliğine, varsıllık ve gücün simgesel boyutuna, dolayısıyla yine toplumsal olguya, anlamın toplumsal niteliğine vurgu yapılır. Yukarıdaki örneklerden bakıldığında, Homeros un gerçek nesneler dünyası üzerine değil de olgular dünyası üzerine, olgular dünyasındaki nesneler üzerine bilge olduğu, anlatısını da bu bilgelik üzerinden kurduğu savlanabilir. Diğer bir deyişle; dünya bilgeliği olayların, olguların, yaşanmışlıkların bilgisi olarak kabul edilirse anlatıdaki bilgeliğin birincil bileşeni tarihsel ve toplumsal bilgidir, denebilir. Anlatının kurucu ögesi, olgulardaki anlamdır; dolayısıyla söz konusu olan anlamın anlatısıdır. Şurası bir gerçektir. Homeros olguların iyi bir gözlemcisi, tarihi iyi bilen bir bilgedir. Tarihsel bilginin yanı sıra tarihin yaşamı belirleyen gücünü, büyüklüğünü çok iyi görebilen bir bilgedir. Homeros un destanları tarih bilgisini, coğrafya bilgisini, şehir bilgisini, yolların, yönlerin, denizin, kısacası Akdeniz in bilgisini içerir. Homeros Akdeniz in bütününü önce anlamsal sonra da sanatsal içeriğe dönüştürmüştür. İnsan tarihinin sanatsal anlatımı, destanın omurgasıdır. Homeros un anlatı bilgeliği dünya bilgeliğinden olduğu kadar antik dönemin özelliğinden de kaynaklanır. Bunun için antik dönemin yazın haritasını çıkarmak yararlı olabilir. Bilindiği gibi antik dönemin başat sanatı, anlatı sanatıdır. Anlatı sanatının ana konusu tarih, ona eşlik eden ise başta tanrılar ve mitlerdir. Mitler antik dönemde sihir gibi, büyü gibi, yaşamın her alanında vardır ve anlatı için önemli bir başvuru kaynağıdır. Dover in saptamaları yorumlanarak aktarılırsa: Bir olguyu açıklayıcı yönünün yanısıra, mitlerin anlatıyı destekleyen, anlatıyı heybetlileştiren, anlatıya büyülü hava veren önemli bir niteliği de vardır. Anlatının içindeki tarihsel temayı açımlamak, örneklendirmek, kahramanı biçimlendirmek, temaya duygusal ve düşünsel ulaşılmazlık, yüce ya da simgesel bir anlam katmak gerektiğinde mitler destansı anlatı için önemli bir ek kaynak oluşturur. O dönemde örneğin anlatılan tarihi olaylar arasında çelişki olduğunda, hikayelerin inanırlığı ve güvenirliği zayıflar. Anlatılan hikayelerden sadece bir tanesi doğru kabul edilir. O da, bilgi kaynağı olarak miti referans alan hikayedir. Mitler böylece geçmişin bilgi kaynağı olarak görülür 10. 3

4 4 Yüzeysel de olsa incelendiğinde mitlerde önemli bir özellik göze çarpar. Mitler genel ve genelleştirilmiş bilgi içerirler. Her mitsel figür, kişi veya tanrı belli özelliklere sahiptir; belli anlamları, düşünceleri simgelerler. Bu açıdan bakıldığında mitler de başlangıç bölümünde belirtilen olgular dünyası içerisinde yer alırlar. Tüm bu niteliklere karşın, anlatılan hikayelerin içeriklerinde ve başvurulan mitlerde hep farklılıklar, çelişkiler olagelmiştir. Örneğin Hesiod da Afrodit denizden doğarken, Homer in İlyada sında Afrodit Zeus ve Dione nin kızıdır. Bu farklılıklar şairin doğaüstü ruha sahip olmasıyla açıklanmıştır. Doğaüstü ruha sahip olmak, bir bakıma mitsel/tanrısal/büyüsel özelliğe sahip olmak antik dönemde şairi şair yapan niteliklerin başında gelir. Şair, şairlik yeteneği olan ve geçmişteki olaylara ilişkin bilgisiyle doğaüstü bir ruha sahip olan kişidir 11 tanımı, şairi insanüstüleştirir; onu kutsallaştırır. Farklı olmak o dönemin önemli insanüstü birikim göstergelerindendir. Mitsel temelde tarihsel bir olayı yeniden kurma ve öyle anlatma özel çaba ve araştırma da gerektirir. O çağda doğal çevre, fiziki ve siyasal koşullar tarihsel ve mitsel bilgilerin farklı versiyonlarını olanaklılaştırmıştır. Antik dönemde her şehrin, her küçük topluluğun kendi hikayeleri, kendi mitleri, mitlerin versiyonları vardır. Şairler bu versiyonları da bilmeliydiler ki, yeni olanı söyleyebilsinler. O çağda da önemli bir ölçüt vardır şairler, ozanlar için. Yeni olma, farklı olma, başka olma. Günümüz söylemiyle. Özgün olma. Versiyonların değişik olmalarında kuşkusuz yukarıda da değinildiği gibi yerleşim yeri ve bölgenin fiziki koşulları önemli olmuştur. Ege sahillerine bakıldığında, antik Grek mitlerinin çıkış noktası ve en çok yaygınlık gösterdiği bölge burasıdır dağlar ve denizler yerleşim yerlerinin bağlantısını birden kesiverir; şehirleri birbirinden bağımsızlaştırır ve küçük yerleşim yerlerinin oluşmasını sağlar. O dönemde küçük devletçiklerin oluşmuş olması coğrafik nedenlerdendir de. Küçük devletçiklerin kurulması demek, o yöreye özgü dilin, yazının kısaca kültürün kolayca oluşması demektir. Örneğin Aristoteles 4.yy.da diliyle, kültürüyle, yazınıyla birbirinden bağımsız 158 küçük devletçik sayar 12. Destanın vatanı, o çağın adıyla, Küçük Asya dır; Anadolu dur, Anadolu nun Ege sahilidir. Bundan dolayı da, İzmirli olduğuna inanılan Homeros, destan türünü ve destansı anlatımı sanatsal zirveye çıkarır. Çünkü destanın bölgesinden çıkar kendisi. Daha sonra gelişen öğretici şiir, Homeros un destanına dayanır. Destanın özel biçimlerine de öncülük eder Homeros un destanları. Bunlar alaycı destanlar, tarihi destanlar ve kuruluş destanlarıdır. Ege sahilinin güneyinde ve kuzeyinde, Truva savaşlarının olduğu bölgede epik formlar yaygındır. Şiir ise bugünkü Yunanistan yarımadasında kök salar 13. Homeros, yapıtlarıyla yüzyıllık eski sözlü epik tür olan destanı doruk noktasına ulaştırır. Homeros hem İlyada hem de Odysseia destanlarında kendi zamanına değin gelen anlatıların dilini, biçemini aşar; destanını yeni biçem, yeni biçim, yeni dil, yeni içerikle biçimlendirir 14. Bir bakıma çeşitliliğin içinden, zenginliğin içinden, gelenekselleşmiş olanın içinden farklı olanı, yeni olanı üretir; tarihi, olayları ve mitsel anlatıyı destansı anlatının içine sığdırır. Yeni bir destan dilini keşfeder. Daha doğrusu; destan dilini keşfeder. Artık yeni bir ölçü oluşur. Yeni ölçü şöyle özetlenebilir: Hangi içerikte, hangi niyette olursa olsun, edebi bir ifade ona uygun dilsel biçimle uyuşmalıdır 15. Bugün de bazen anlamsızca ayrı tutulan ve tartışılan biçim biçem karşıtlığını henüz o devirde aşar Homeros ve yazının asıl dilini keşfeder. Yazınsal ifade ve dilsel biçim uyumlulaştırıldığında ölçülülük oluşur. Anlatının bütünlüğü dilsel ölçü ile kurulmuştur. Bundan başka; Homeros un destanlarında tanrısal dünya, mitsel 4

5 5 dünya, insanal dünya dengelidir, ölçülüdür. Ölçülülük genelde anlatının özelde ise destanın estetik biçimini kurar. Homeros a değin destanının biçimsel özelliği üzerine şunlar söylenebilir. Destanda anlatının başlangıç ve bitiş noktası sabittir. Bir yolculuğa çıkılırken, yolculuğun başlangıç ve varış yeri, gidilen ya da geri dönüş ve varış yeri sabittir; aynı şekilde örneğin savaşın başlangıcının karşısında ya zafer ya da yenilgi vardır. İşte bu her iki nokta arasında destan istenildiği ölçüde sürdürülebilir. İlkesel olarak birçok macera ya da savaş sahnesi eklenebilir. Monotonluğa düşmeden destan uzatılabilir. Burada ölçüt, monoton olmamaktır ve tekrara düşmemektir 16. Olof Gigon a göre 2.yy.dan itibaren İlyada ve Odysseia nın tek okunan ve geçerli destan olmasının nedeni sıkıcı ve monoton olmamasıdır. Kronolojik gelişen ve sonlandırılan Grek destanını aşan Homeros un başarısı, monotonluğa düşmeden anlatma becerisidir. Eski Grek destanının bilindik biçimi bu şekilde aşılmıştır. Olay örgüsü bire indirilirken olay örgüsü içindeki olaylar, hikayeler çeşitlendirilmiştir, niceliksel olarak çoğaltılmıştır. Böylece salt tarihsel bir anlatı değil, yazınsal yönü ve sanatları güçlü bir tür de yaratılmış olur. Homeros un yapıtlarının başlangıç ve bitiş noktaları sabit değildir. Anlatı yapısı ve kronoloji değiştirilmiştir, anlatı olay örgüsünün ortasından başlamış, bir olayla anlatı sonlandırılmadan, anlatı bitirilmiştir 17. Destan anlatısı sonlandırılmaz, anlatının sonucu ancak tahmin edilebilir. Böylece finali açık son la biten biçim yerleşir destan anlatısına. Homeros yazınsal anlatımdaki biçimsel, dilsel ve olaya yaklaşımdaki klişeleri aşmıştır. Homeros un ve yaşadığı dönemin genel yazınsal haritasına ve Homeros un anlatı ustalığına ilişkin söylenecek olanlar özetle böyledir. Yaşadığı dönemde ve daha sonraları Homeros nasıl anlaşılmıştır; ondan nasıl yararlanılmıştır? Homeros un tarihi nasıl biçimlenmiştir? Yazın tarihi açısından asıl olan bir biçimin, türün, ya da temanın sadece kiminle ve nasıl başladığı değil, kabul görüp görmediği, süreklileşip süreklileşemediğidir de. Pro contra tartışmaları bir şeyin kabul görüp yerleşmesi tarihinin belirginleştirilmesinde üzerinde durulması gereken önemli bilgi kaynağıdır. Şair ve düşünür Xenophanes 6.yy.da Homeros için şu değerlendirmeyi yapmıştır. Aldatma, hırsızlık, sahtekarlık insanlar için kötülük ve utanç olan her şeyi Homeros tanrılara yakıştırmıştır ve insanlar bunları Homeros tan öğrenmiştir. 18 Gerçekten de Homeros destanlarında tarihin ve kahramanlıkların yanı sıra insan mitsel figür ve tanrı ilişkisi çok ayrıcalıklı bir yer tutar. Bu konuya Azra Erhat ve A. Kadir de değinmektedirler. Homeros un destan dünyası tanrı varlığıyla dolup taşar. (Tanrılar) insanların her işinde, her sözünde var oldukları gibi, yeryüzüne inmekten de hiç çekinmezler. ( ) ve her zaman olup bitenin içindedirler. ( ) İnsan dünyası ile tanrı dünyasının gerçekleri belli bir efsane havası içinde rahatça birbirine karışıyor 19. Azra Erhat ve A. Kadir zamanında filozofların Homeros un destanlarını anlamadıklarını savlarlar. Bu çok aceleci, bir o kadar da kolay açıklama biçimi genel olarak dönemin düşünürlerini değersizleştirdiği gibi Homeros un anlatma bilgeliğini ortaya çıkarmaktan uzaktır. Erhat ve Kadir in aksine o dönemin düşünürleri de tıpkı Homeros gibi söz, anlam ustalarıdır; onlar da iyi anlayan ve iyi anlatan insanlardır. Sorun dönemin düşünürlerinin Homeros u anlamamaları değil, Homeros un düşüncelerine tahammül edememeleridir. Anlaşılan o ki, o düşünürler de klişeleri aşamamışlardır. 5

6 6 Xenophanes e bakıldığında, Homeros a getirilen en büyük eleştiri hatta suçlama, tanrı ve mitos dünyasını insanın olumsuz özellikleriyle kirlettiği yönündedir. Yukarıda mitlerin tarihle, tarih bilgisiyle ve Homeros destanlarıyla ilişkisi üzerinde durulmuştu. Gelenekselleşmiş, kutsal bilinmiş tanrılar dünyası ve dolayısıyla mitsel dünyanın o dönemde ne olduğu, dinsel açıdan hangi işlevi taşıdığı ayrıntılı irdelendiğinde Homeros ve dolayısıyla Xenophanes in eleştirisi de daha iyi anlaşılabilir. Grek sözcüğü olan mytos söz, anlatı, anlayış, yapılandırma demektir 20. Hıristiyanlık öncesi antik kültürde mitler geçerli ve bir o denli de güçlüdür. Din kendini mitlerde ifade eder. Yazına ve sanata hakimdir. Felsefe bile ondan kopmamıştır. Mitin diğer bir özelliği, mantıksal olmamasıdır; gerçekleşmesi olası değildir; derindir, saygı duyulur ve kutsaldır 21. Bir bakıma dogmatiktir. Derin, saygın ve kutsal olarak görülen mitlerin asıl özelliği hem içeriğinde hem de işlevindedir. Burkert in saptamasına göre içeriksel olarak mitler birey üstü, kolektif, önemli olayların söze dökülmüş halidir. İşlevsel olarak bakıldığında ise mit kendisi için var olmaz, gerçeğe yönelir. Mit anlatı düzeyinde gerçeğe yöneldiği için, gerçeğin bir metafordur. Mitin ciddiyeti ve yüceliği gerçek hayata, gerçekliğe uyarlanabilirliğinden kaynaklanır 22. Ancak mitlerin bir özelliği de, dünyanın oluşumuna, yaşamın biçimlenişine ilişkin içerdiği bilgilerde akıldışı, yani gerçekleşmesi imkansız olana yer vermesidir. Buna rağmen gündelik hayatı biçimlendirme, yaşantıya müdahale etme konusunda mitler son derece etkindir. Homeros un suçlanması, hatta lanetlenmesinin nedeni şöyle açıklanabilir. Homeros mitsel dünyadaki tanrıların büyülü dünyasına dokunmuştur; o dünyayı insanlaştırmıştır. Tanrı ile insan dünyası arasındaki mesafeyi kaldırmış, insanı tanrısallaştırmıştır. Tanrısallaştırılan insan tüm gerçekliğiyle vardır; zalim olan, iyi ve kötü olan, doğru ve yanlış olan, iyi ve güzel olan, akıl ve etik olanla birlikte vardır insan. Homeros un söylediği, anlattığı insan mitte anlatılan tanrılar gibi etkindir, hatta yer yer insan tanrıların önüne geçer. Bu açıdan bakıldığında Homeros tarihte ilk hümanist şair olarak nitelendirilmelidir. Düşüncesinin, bilgisinin, yaşamın ortasında tanrı gibi yüceleştirilen insan vardır artık. Homeros anlatısını dünyasal perspektifle, bugünkü deyimle laik anlayışla biçimlendirmiştir. Dünyasal anlayışla biçimlendirilen destanlar mitin gerçeğe uyarlanabilmesini imkansızlaştırır. Homeros un anlatısında mitin gerçekle bağlantısı zayıflamıştır, denebilir. Bir başka deyişle: Homeros mit, tanrı ve insan dünyası arasında bir denge kurabilmiştir. Yukarıda da değinildiği gibi anlatı içeriğine ve tematik kurguya ölçülülük getirmiştir. Anlatının etik boyutuna gelince: İlyada da on binlerce insana acı yaşatan, kentlerin yıkılmasına neden olan sadece Akhil in öfkesi değildir; en güçlü kahramanların kendi aralarındaki savaşı değildir; soyluların kendi aralarındaki keyfi tutumlarıdır da. Yapıtta soylular kendi çıkarlarını toplumun üzerinde görürler. İlyada da politik olarak öne çıkan en önemli bilgi şudur: Hem politik kararları hem de orduyu komuta eden soyluların kendi aralarındaki geçimsizlikleri ve savaşları toplumu, yaşamı tehlikeye düşürür. Örneğin İlyada nın birinci bölümündeki sorun Agamemnon un tutsak olarak alıkoyduğu tanrı Apollon un rahibinin kızı Khryseis i geri vermek istemeyişidir. Tanrıların hükmü artık yetmemektedir. Belirleyici olan soylulardır ve bu tek belirleyicilik insanoğluna mutsuzluk ve yıkıntı getirmektedir. Dünyasallaşmanın gerekliliğine vurgu yapılırken dünyasallaşmanın toplumsal eşitsizliğe dayandığının gösterilmesi Homeros destanlarının etik boyutudur. 6

7 7 Yapıtın siyasal veya kültürel duruşunu, hatta kalıcılığını belirleyen, figürlerin ve anlatının kutsal olandan değil, insandan yana olmasıdır. Bu duruş bir bakıma dünyasallığın, bugünkü deyimle, laikliğin insanlar arasındaki serüvenine başlamasıdır. Çünkü insanın kaderi kutsal olanın, tanrının elinden alınmak istenir; insanın yazgısı yine insanın eline verilir. Asıl olan insandır; insanın zaaflarıdır ya da güçleridir. Aldatma, hırsızlık, sahtekarlık gibi dünyayla ilgili kötülükler tanrılara da yakıştırılır; çünkü, Homeros açısından tek belirleyici artık yeryüzünün tanrısı olan insandır. Homeros destan anlatısında insanı öne çıkarır. Bu insan etik insandır ve akıl ile donatılmıştır. Bu donanımlardan uzaklaşıldığında sorunlar ve çözümsüzlükler başlar. Homeros aslında etik çaba içerisindedir. Çünkü olmuş olandan hareket ederek olanı, daha doğrusu insanı eksiklikleriyle ve yetkinlikleriyle betimler. Akılcıdır, çünkü dünyasal düzende insanın kaderi yine insanın kendisindedir. O nedenle de anlatıda, kurguda belirleyici olan tanrı değil insandır. Homeros ta tanrı artık yüce dağların doruklarında değildir; o insanla yeryüzündedir. İnsan tanrıyı yeryüzüne indirmiştir. Homeros tanrıyı insanın düzeyine indirmiştir. Asıl eleştirilen de bu düşüncedir. Aynı eleştirel düzlemde kalan Heraklit Homeros yarışmalardan kovulmayı ve sopayı hak ediyor 23 diyerek Homeros un toplumsal ve devlet hayatından uzaklaştırılmasını ister. Xenophanes ve Heraklit in eleştirisine Platon da katılır. Örneğin Platon a göre Grek geleneği Homeros tan beri ahlakla ilgili düşüncelerinde yanlışlar içindedir. Tanrılara onursuzlukları yakıştıran Homeros tüm insan topluluklarından ve devletten uzaklaştırılmalıdır der 24. Devlet adlı yapıtında Homeros tan birçok alıntı yapmasına karşın, ondan yalanlar, yalan hikayeler, yalanların şairi 25 diye söz eder. Kutsal olana dokunan Homeros a ilişkin duygular nefret doludur. Ancak yine de Homeros un büyüklüğünü gizliden de olsa kabullenirler. Nefret dolu bir sevgidir Homeros a duyulan. Platon un öğrencisi olan Aristoteles de Homeros a ilişkin değerlendirmelerde bulunur. Poetika sında şairleri ağır başlı ve soylu karakterli ozanlar ve hafifmeşrep karakterli ozanlar diye ikiye ayıran Aristoteles, Homeros tan önce bayağı yaratılıştaki insanların eylemlerini taklit eden 26 ozanların olmadığını, Homeros un Margites ini bu türden bir yapıt olduğunu, dolayısıyla Homeros u hafifmeşrep karakterli ozanlar gurubuna dahil eder. Aristoteles Poetika sında farklı bir yaklaşımla ahlaksal iyi ile gülünç olanı konu olarak işlemede usta bir ozan olduğu düşüncesindedir. Homeros hem tragedya hem de komedya yazabilen ender ozanlardan biridir der ancak başka bir değerlendirme yapmaz. Platon un görüşlerine yanıt ve Homeros savunması yine bir şairden gelir. Şair Hesiod ilham perilerinin kendisini yalanla ve aynı zamanda hakikatle beslediğini belirtir. Hesiod un yalanla anlatmaya çalıştığı anlatının kurgusudur. Yalan bir kurgudur, kurgu ise bir yalan ve kurgunun gerçekle ilgisi yoktur. Böylece henüz antik çağda şairin söyledikleri gerçek dünyayla ilişkilendirilemez, görüşü dile getirilir. O nedenle Homeros a ilişkin görüş belirtilirken Homeros un dünyası kendine özgüdür, bağımsızdır, oyunsudur, serbesttir, ciddi değildir, ahlaki değildir 27 diye bir açıklama getirilir. Bu açımlamada sanata, anlatıya hayatın kendisi olarak değil, hayatın kurgusu gözüyle bakılması ve kurgusal olana inanılmaması gerektiği dolaylı vurgulanır. Şair Hesiod un kendi şairliğine ve dolayısıyla Homeros a ilişkin düşünceleri yazınsal amaçlıdır. Homeros un mitleri iki açıdan, hakikat ve yararlılık açısından yalandır 28. Bir bakıma Hesiod un sözü Homeros un destanının yazınsal yönünü vurgulamaya ve dolayısıyla yazının ne olduğunu tanımlamaya yöneliktir. Yazında anlatılanlar kurgudur, yalandır, o 7

8 8 nedenle de inanılmamalıdır; gerçek dünyaya uyarlanmamalıdır. Hesiod yazar ile yapıt arasında olması gereken bir mesafeyi anlatmak ister. Okur ile yapıt arasındaki mesafe ortadan kalktığında, yapıta inanma, yapıtla özdeşleşme başlar. Açıkça belirtmek gerekirse, Ortaçağ da masallara inanıldığı için insanlar karanlıkta kalmıştır. Hesiod Homeros destanlarına gerçek hayattan, yararlılık, ahlak gibi açılardan, gündelik hayatın ciddiyetinden bakan yararcı görüşlerin karşısına yazına sanatsallık penceresinden bakar ve öyle bakılması gerektiğini düşünür. Birçok düşünür bütün insanların Homeros tan bir şeyler öğrendiğini belirtirler. Ve bunda da haklıdırlar. Homeros a hakkını ilk verenler, onu yüceltenler, onu ilkin lanetleyen Xenophanes in felsefi görüşlerini sürdüren düşünürler olmuşlardır. Yazar ve şairler onu taklit etmişlerdir, onun yapıtlarından esinlenmişlerdir, yapıtlarını, hikayelerini dönüştürmüşlerdir. Yazınbilimsel çalışmalar ve filoloji Homeros destanlarıyla başlamıştır. Homeros adı zamanla şair ile eşanlamlı kullanılır olur. Ezop için masalların Homeros u, Sophokles için trajik Homeros, Sappho için ise dişi Homeros denmiştir 29. Homeros sadece okullarda dil ve yazın derslerinde değil, müzik, retorik, coğrafya, tarih, astronomi derslerinde işlenmiş ve bilgi kaynağı olarak değerlendirilmiştir. Homeros un unutulmaması, ya da sürekli popüler olması, onun yapıtlarının okul kitaplarında yer almasına bağlanabilir. Livius Andronicus tarafından Latince ye çevrildikten sonra Homeros Romalılar için de eğitim ve yazının başlıca malzemesi olur. Ege kıyılarında yazın serüvenine başlayan Homeros antik Grek kültüründe ve sonra da antik Roma kültüründe yaşamaya başlar. Böylece doğanın, coğrafyanın, tarihin, kültürün, her şeyden önemlisi doğaüstü anlatma bilgeliğinin temsilcisi olan Homeros destanları başka kültür coğrafyalarında yeni başlangıçlar yapar, yeni yazınsal hayatlar kurar. Örneğin Ennius Homeros un biçemini alır, antik Roma döneminde ikinci Homeros diye adlandırılır. Fakat Homeros yine Homeros olarak kalır. Cicero da Homeros u biçemsel taklit eder; fakat gölgesinden kurtulamaz. Yazın tarihinde sadece Homeros ünlenmez. Homeros un yapıtlarında anlatılan kişiler, olaylar, şehirler de ünlenirler. Akhillus un mezarını ziyaret eden Büyük İskender Homeros la şöhrete kavuşan şanslı Akhillus 30 diyerek Akhillus un ünlü olmadığını, Homeros un Akhillus u ünlüleştirdiğini dile getirir. Büyük İskender in Homeros u eksiktir sadece. Homeros un alımlama tarihinde en ilginç dönemeç, tarihçi Heredot la başlar. Yüzyıllarca tanrıları kötülemekle, aşağılamakla suçlanan Homeros, gün gelir tanrıları kurtarmış olmakla değerlendirilir. Ünlü tarihçi Heredot Homeros Greklere tanrılarını vermiştir görüşünü ifade ettiğinde, Homeros a öyle bir otorite vermiştir ki, artık o Greklerin İncili Homeros diye anılmıştır 31. Çünkü Homeros, antik dönemin mitlerini, tanrılarını, tanrıların hikayelerini, insanların hikayelerine eklemiştir, insanın tanrıdan kopuşunu, insanın insanlaşma sürecini anlatmıştır. Onun dilsel anlatımıyla antik dünya unutulmaz olabilmiştir, eskimemiştir. Hatta hep güncel kalabilmiştir. İlyada ve Odysseia nın önemi sadece insansal içeriğin akıl ve etikle biçimlendirmesinden değil, dünya bilgisini ve hikayeyi ölçüyle anlatma bilgeliğinden kaynaklanır. İlyada da yazınsal açıdan daha farklı bir bilgi mevcuttur. Salt anlatı yapısı değildir bu yapıtta öne çıkan, temanın yapılandırılışıdır. Tema salt tarihin ve kaderin tecellisi anlayışıyla değil, karakterlerin ruhsal çatışması üzerine de kurulur ve bu açıdan döneminin anlayışlarından 8

9 9 oldukça farklı ve ileridir. Akhillus un hırsına, kızgınlığına, bedensel kuvveti de eklenince aklı yok olur. Akhillus gerçekte aklı yok olan insanın yokoluş serüvenidir. Odysseia nın önsezileri olağanüstüdür. Her olayın neye varacağını önceden sezer, anlar ve olayı istediği yöne çevirmek için ne gibi tedbirlerin alınması gerektiğini düşüncesiyle bulur ve uygular. Bu yeteneğiyle o serüven kahramanlarının değil, çağımızın büyük keşiflerine yol açan arayıcı, bulucu ve yaratıcı kafaların prototipi, ilk örneğidir 32. Homeros un neden aşılamadığı, hem trajedi hem de dram türünün bu epik türle neden yarışamadığını Aristoteles Poetika adlı yapıtında şöyle açıklar. İlyada ve Odysseia da Homeros trajedinin önüne geçer; sadece ciddi konuları işlediğinden değil, bunları doğru dürüst ve isabetlice işlediği, aynı zamanda yapıtlarını dramatik olay örgüsü içerisinde işlediği için 33 der. Goethe de Aristoteles gibi düşünür. Goethe, 1827 yılında Eckermann ile konuşmalarında Homeros destanlarındaki kahramanlara ilişkin şöyle der: Akhillus ve Odysseia da cesaret ve zeka ile ilgili olarak Homeros her şeyi anlatmıştır 34. Anılan izleğin, kahramanların ve konuların yeniden yazılamamasının, onların aşılamamasının başlıca nedenlerinden biri de budur. Bu izlek yerine dram sanatı farklı izlekler, örneğin Ödipus u, Antigone yi, oluşturmuştur. Avrupa anılan dramları sahneye koyarken, bir Akhillus u, bir Odysseia yı sahneleyememiştir. Homeros anılan tarihsel izlekleri destan türünde işlerken, trajik bilinçten ve dramatik biçimden yararlanmıştır. Homeros un izleklere, tanrılara, insanlara, kahramanlara, olaylara bakışı tarihsel olduğu kadar düşünsel ve sanatsal duyarlılıklıdır; olayları sanatsal bir bilinçle, önsezi dolu kavrayışın ve değerlendirişin ürünüdür. Günümüzden antik çağ anıldığında akla ilkin düşünürler ve Homeros gelir. Daha ilginç olanı ise; bunca redci tutuma, bunca olumsuz eleştiriye karşın Homeros yine de tarihte en çok okunan, alımlanan şair olabilmiştir. Yazın tarihinin önemli bir saptamasına göre yazınsal bir biçemin ya da anlayışın doğmasını olanaklılaştıran toplumsal yapının öncü konumu devam ettiği taktirde o edebi anlayış sürer. Sosyolojik olarak bakıldığında Homeros destanının antik dönemin başyapıtlarından biri olarak kalması, Homeros un destan türü anlatısı aşılamadığı gerçeği, epik yazının oluştuğu, destan anlatısının zirveye çıktığı dönemin politik gücüne, yapısına, kültürüne daha sonraki dönemlerde erişilemediğini gösterir. Yaratıcılığın elinde her şey yeniden kurulur. Yaratıcı yazarlığın kaleminde klişeler çözülür, dogmalar yıkılır. Gün gelir zamanı aşan, zamanı aştıkları için yaşadıkları dönemde lanetlenen, kamudan dışlanan şairler, yazarlar, düşün adamları, romanlar, şiirler derslerde okutulur; insanlığın aydınlık birikimini geleceğe taşıyarak karanlığı aydınlatırlar. NOTLAR: 1 Döbler, Hansferdinand: Sport Spiel Kunst. Döblers Kultur und Sittengeschichte der Welt. Wilhelm Goldmann Verlag. München, 1974, S Nietzsche, Friedrich: Homeros ve Klasik Filoloji. S Agy.S Agy.S Kuhn, Helmut: Edebiyat ve Devrim. S Agy.S.54. 9

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III

İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III İÇİNDEKİLER GİRİŞ...III Bölüm I Çocuk Edebiyatı ve Gelişimle İlgili Temel Kavramlar 15 Fiziksel (Bedensel)Gelişim 20 İlk Çocukluk Döneminde(2-6)Fiziksel Gelişim 21 6-12 Yaş Arası Fiziksel Gelişim 23 12-18

Detaylı

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI

METİNLERİ SINIFLANDIRILMASI Türk ve dünya edebiyatında ortaya konan eserler, amaçları ve içerikleri açısından farklı özellikler taşırlar. Bu eserler genel olarak üç ana başlıkta toplanır. Ancak son dönemde bu sınıflandırmaların sınırları

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı. 2. yıl 4. yarıyıl Lisans Zorunlu

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı. 2. yıl 4. yarıyıl Lisans Zorunlu T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE LİSANS PROGRAMI 2013-2014 Bahar Yarıyılı Dersin Adı: Rönesansta Felsefe Dersin Kodu: FEL 202 Dersin Şubesi: 01 AKTS Kredisi 5 2. yıl 4. yarıyıl

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ İÇERİK Müzikoloji nedir? Müzik tarihinin Müzikoloji içindeki yeri Müzik tarihinin temel kavramları Etimoloji (Müzik kelimesinin kökeni) Kültürel evrim

Detaylı

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı.

Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak bulunurdu. Yönetim binası, resmî yapılar ve pazar meydanları tapınağın etrafında yer alırdı. M.Ö 2000 den itibaren Eski Yunan da ve Ege de polis adı verilen şehir devletleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlileri Atina,Sparta,Korint,Larissa ve Megara dır. Şehir devletlerinin merkezlerinde tapınak

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

DERS BİLGİLERİ TÜRK DİLİ-I TRD101 1 2 + 0 2 2

DERS BİLGİLERİ TÜRK DİLİ-I TRD101 1 2 + 0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK DİLİ-I TRD101 1 2 + 0 2 2 Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Önlisans Dersin Türü Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler Dersin Yardımcıları

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ * Koyu renkle yazılmış kazanımlar; ulusal sınavlarda (SBS...gibi) sınav sorusu olarak çıkabilen konulardır; diğer kazanımlarımız temel ana dili becerilerini geliştirmeye

Detaylı

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ Her yönüyle edip (edebiyatçý) ve öðretmen Ýbrahim Zeki Burdurlu nun ölümsüz bir yapýtý elinizi öpüyor. Burdurlu bu çalýþmasýnda, cennet Anadolu nun deðiþik yörelerinden

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER

KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER KANATLI KELİMELER UÇUŞAN HİKAYELER Burçin BAŞLILAR Sınıf Öğretmeni burcinbaslilar@terakki.org.tr SUNUM İÇERİĞİ Yaratıcılık Nedir? Neden Yaratıcı Yazma? Yaratıcılığı Engelleyen Faktörler Yaratıcı Yazmaya

Detaylı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 MİT VE DİN İLİŞKİSİ (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Mit ve Din Mitolojiler genel olarak dinsel, ruhani ve evrenin ya da halkların oluşumu gibi yaratılış veya türeyiş gibi temaları içerirler.

Detaylı

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014

Elektrik, Plastik Cerrahi ve Prometheus: İlk BK Romanı Frankenstein 18 Ocak2014. Ütopyadan Distopyaya, Totalitarizm ve Anksiyete 25 Ocak 2014 BİLİMKURGU: BAŞKA BİR VAROLUŞ MÜMKÜN Bilimkurgu bir bakışa göre Samosata lı Lukianos tan (M.S. 2. Yüzyıl) bu yana, başka bir bakışa göre ise 1926 yılında yayımcı Hugo Gernsbeack in scientifiction kelimesini

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ

PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ PARAGRAFIN BÖLÜMLERİ Paragrafın Bölümleri Hikâye, deneme gibi yazıların giriş, gelişme, sonuç bölümleri olduğu gibi paragrafın da vardır. a. Paragrafın giriş bölümü: Giriş cümlesi, paragrafın ilk cümlesidir.

Detaylı

Antik Yunan Kaynakçası

Antik Yunan Kaynakçası Antik Yunan Kaynakçası Keskin, U., & Büyük, K. (2013). "Antik Yunan Yazınsal Oyunlarında Yönetim Düşüncesi". Süleyman Demirel Üniversitesi İİBF Dergisi, 18 (1), 385-404, Bergin, M., & Malam, J. (2011).

Detaylı

LYS. Lisans Yerleştirme Sınavı. Öğretmenin defteri

LYS. Lisans Yerleştirme Sınavı. Öğretmenin defteri LYS Lisans Yerleştirme Sınavı Öğretmenin defteri LYS EDEBİYAT HIZLI ÖĞRETİM EDİTÖR Turgut MEŞE İÇİNDEKİLER Güzel Sanatlar ve Edebiyat... Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılması... 1 29 Bütün hakları Editör

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

YAZ DEMEDEN ÖNCE. Gülsemin ERGÜN KUCBA Türkçe Öğretmeni. gulseminkucba@terakki.org.tr. Terakki Vakfı Okulları 2. Yazma Becerileri Sempozyumu

YAZ DEMEDEN ÖNCE. Gülsemin ERGÜN KUCBA Türkçe Öğretmeni. gulseminkucba@terakki.org.tr. Terakki Vakfı Okulları 2. Yazma Becerileri Sempozyumu YAZ DEMEDEN ÖNCE Gülsemin ERGÜN KUCBA Türkçe Öğretmeni gulseminkucba@terakki.org.tr AMACIMIZ Okuma ve yazma eylemlerini temellendirmek, Yaratımla ilgili her aşamada yaratıcılığın bireyin gözlem ve birikimlerine

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRK DİLİ I TRD103 1 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

KAZANIMLAR OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ

KAZANIMLAR OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ EYLÜL 1-2 (16-27-EYLÜL 2013) DOĞA VE EVREN İSTİKAL MARŞI-İKİNDİLER Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği İLKÖĞRETİM SI 1. Okuma kurallarını uygulama:1.5 Okuma yöntem ve tekniklerini kullanır.2. Okuduğu metni

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

Arnavutça (DİL-2) Boşnakça (DİL-2)

Arnavutça (DİL-2) Boşnakça (DİL-2) Arnavutça () Programın amacı, Arnavut dili, kültürü, tarihi ve edebiyatını tanıyan bu alanda çalışma yapacak nitelikte bireyler yetiştirmektir Metinlerinden yola çıkarak Arnavut dilinde metin okur ve yazar,

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Kostüm Ve Aksesuarlar ÖĞR. GÖR. ÖZLEM BAĞCI

Kostüm Ve Aksesuarlar ÖĞR. GÖR. ÖZLEM BAĞCI Kostüm Ve Aksesuarlar ÖĞR. GÖR. ÖZLEM BAĞCI Tanım Kostüm, insanların rahatlamalarını sağlamak, eğlendirmek, canlandıracağı karaktere bürünmelerini sağlamak amacıyla hazırlanan ve daha çok gösterilerde

Detaylı

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları

Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Yaratıcı Metin Yazarlığı (SGT 332) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Yaratıcı Metin Yazarlığı SGT 332 Seçmeli 1 2 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ

OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ OKUL ÖNCESİNDE OYUN VE HAREKET ETKİNLİĞİ Oyun bir çocuğun en önemli işidir. Çocuklar oyun ortamında kendilerini serbestçe ifade edip, yaşantılarını yansıtırlar ve dış dünyaya farketmeden hazırlık yaparlar.

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI

İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İLERİ DÜZEY SENARYO YAZARLIĞI SERTİFİKA PROGRAMI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ ile ARDEV Vakfı nın birlikte düzen-lediği ileri düzey senaryo yazarlığı atölyesi 10 hafta sürecektir. Program hafta içi yapılacaktır.

Detaylı

Mitolojik Kuram. Dr. Süheyla SARITAŞ 4

Mitolojik Kuram. Dr. Süheyla SARITAŞ 4 Okullar ve Ekoller Dr. Süheyla SARITAŞ 1 Mitolojik Kuram Mitolojik kuram veya mitolojik okul olarak bilinen bu yaklaşım Grimm lerin Alman dili ile ilgili çalışmalarda kullandıkları karşılaştırmalı dilbilimi

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Bilim Tarihi YDA 314 6 2+0 2 2

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Bilim Tarihi YDA 314 6 2+0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Bilim Tarihi YDA 314 6 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu / Yüz Yüze Dersin Koordinatörü

Detaylı

JÜRİ GÖRÜŞÜ. Yaratıcı düşünmeyi teşvik eden nice yarışmalarda birlikte olmak dileği ile. Prof. Dr. Aysu AKALIN Gazi Üniversitesi

JÜRİ GÖRÜŞÜ. Yaratıcı düşünmeyi teşvik eden nice yarışmalarda birlikte olmak dileği ile. Prof. Dr. Aysu AKALIN Gazi Üniversitesi JÜRİ GÖRÜŞÜ ÇUHADAROĞLU sponsorluğunda gerçekleştirilen ÇUHADAROĞLU Alüminyum 2013 Öğrenci Yarışması nın ana teması Expo 2016 Antalya Kulesi Projesi dir. Yarışmacılardan sembolik bir kule tasarımı istenmiş

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Türkçe 1: Yazılı Anlatım TRD 101 1 2+0 2 2

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Türkçe 1: Yazılı Anlatım TRD 101 1 2+0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Türkçe 1: Yazılı Anlatım TRD 101 1 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu / Yüz Yüze

Detaylı

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11 Yazı İçerik Sanat Nedir Güzel Sanatlar Güzel Sanatlar Nelerdir Güzel Sanatların Sınıflandırılması Sanat Nedir? Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi

DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi DiJiTAL TÜRKÇE ANSiKLOPEDi E N Z E N G İ N D İ J İ T A L T Ü R K Ç E K A Y N A K Okulpedia, Türkiye için özel olarak hazırlanmış en zengin dijital okul ansiklopedisidir. Binlerce sayfadan oluşan Okulpedia

Detaylı

Antik Yunan Kentleri (Polis)

Antik Yunan Kentleri (Polis) Antik Yunan Kentleri (Polis) Batı dünyasında gerçek anlamıyla kentin gelişmesi ise Antik Yunan kentleri ile başlamıştır. Atina, Korent, Isparta, Siraküza ve Miletos gibi kentler, hem askeri ve ticari bir

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

NEDEN ÇiZGi OKULLARI. Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü. Çünkü Çizgi Okulları;

NEDEN ÇiZGi OKULLARI. Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü. Çünkü Çizgi Okulları; NEDEN ÇiZGi OKULLARI Yılların Tecrübesi Çizgi ye Dönüştü Çünkü Çizgi Okulları; Özgün çizgisiyle bireyselleştirilmiş eğitim programı uygulayan bir okuldur. Öğrenci kalabalıkta kaybolmaz. Başarı için bütün

Detaylı

MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ. Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ

MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ. Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ MÜZE EĞĠTĠMĠ MODÜLÜ Prof. Dr. AyĢe Çakır ĠLHAN Doç. Dr. Müge ARTAR Öğr. Gör. AyĢe OKVURAN AraĢ. Gör. Ceren KARADENĠZ Projenin Amacı: Müzelerde akran eğitimi yoluyla çocukların; Ulusal ve kültürel değerleri

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DEMOKRASİ KAVRAMI AÇISINDAN DEVLET VE DİN İLİŞKİLERİ Enes SANAL Ankara, 2014 Giriş Siyasal iktidar ile din arasındaki ilişkiler, tüm çağlar boyunca toplumsal

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Türk Dili II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans (x ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim ( X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Almanca Ders Kitabı İncelemesi 1 YDA 305 5 2+0 2 3

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Almanca Ders Kitabı İncelemesi 1 YDA 305 5 2+0 2 3 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Almanca Ders Kitabı İncelemesi 1 YDA 305 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu /

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran

Mitosta, arkaik anaerkil yapı Ay tanrıçalığı ile Selene figürüyle sürerken, söylencenin logosu bunun tersini savunur. Yunan monarşi-oligarşi ve tiran Ay tanrıçası Selene, Yunan mitolojisinde, Güneş tanrısı Helios un kız kardeşidir. Ay ı simgeler. Selene de Helios gibi bir arabayla dolaşırdı. Selene nin arabasını iki at, katır ya da boğa çekerdi. Zeus

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Sinema ve Televizyon da Etik Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Etik ve Ahlâk Ayrımı Etik gelenek anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, Bireylerin doğru davranış

Detaylı

T.C. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ Sosyal Bilimler Enstitüsü

T.C. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ Sosyal Bilimler Enstitüsü GENEL BĐLGĐLER T.C. HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ Sosyal Bilimler Enstitüsü Mütercim-Tercümanlık Anabilim Dalı Đngilizce Mütercim-Tercümanlık Bilim Dalı YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI Mütercim-Tercümanlık Bölümü, Edebiyat

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ-1 DERS PROGRAMI 2011-2012 AKADEMİK YILI Dersin adı: TÜRK DİLİ-1 Dersin kodu: TRD 151 AKTS kredisi: 2 1. yıl 1. yarıyıl Lisans Zorunlu 2s/hafta Teorik:

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ

PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ PAPATYALAR ve PARLAK YILDIZLAR SINIFLARI ŞUBAT AYI BÜLTENİ KAVRAMLAR *Büyük küçük orta *Sivri-küt *Önünde-arkasında *Alt-üst-orta *Altında-üstünde-ortasında *Arasında *Renk kavramı: Kahverengi, gri *Sayı

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri 1. Yıl Ders Planı Türkiye Türkçesi ETO703 1 2 + 1 8 Türk dilinin kaynağı, gelişimi; Türkiye Türkçesinin diğer dil ve lehçelerle

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS)

TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TED ÜNİVERSİTESİ İNGİLİZCE YETERLİLİK SINAVI (TEDÜ - İYS) TEDÜ-İYS ileri düzey bir İngilizce sınavı olup, üniversitemizde lisans eğitimi almak için başvuran öğrencilerin ilgili fakültelerdeki bölümlerinde

Detaylı

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Coğrafya Her tarihi olay belli bir coğrafi mekanda meydana gelir.tarihi olayların oluşumu esnasında iklim,yeryüzü şekiller,ekonomik faaliyetler konum vb. coğrafi faktörler

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Dilbilim1 YDA 201 3 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu / Yüz Yüze Dersin Koordinatörü

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı TARİH PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Bölümünün amacı; tarih bilimi ile ilgili meslek

Detaylı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı

Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı REMBRANDT Adı: REMBRANDT HARMENSZOON VAN RİNJN Doğum: 15 Temmuz 1606 Leiden Hollanda Milliyeti: Hollandalı Sanat Akımı: Lüministik sanat Alanı: Resim Baskı Ölümü: 4 Ekim 1669 Ünlü Yapıtları: Dr.Nicolaes

Detaylı

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal,

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, SANATıN FELSEFİ AÇıDAN SINIFLANDIRILMASI Mutlu ERRAv- Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, düşünsel, bireysel

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 CÜMLE ANLAMI...16 Öznel ve Nesnel Anlatým...16 Neden - Sonuç Ýliþkisi...16 Amaç - Sonuç Ýliþkisi...16 Koþula

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır. PLATO: Çevresine göre yüksekte kalmış, akarsular tarafından derince yarılmış geniş düzlüklerdir. ADA: Dört tarafı karayla

Detaylı

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan

Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYIN KURULU Hazırlayanlar Kübra YILMAZ, Yudum HACIOĞLU, Kadri ŞAHİN, Abdülkadir Arslan YAYINA HAZIRLAYANLAR KURULU Kurumsal Yayınlar Yönetmeni Saime YILDIRIM Kurumsal Yayınlar Birimi Dizgi & Grafik Mustafa

Detaylı

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU BİREYSELLEŞMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU ÖĞRENCİNİN ADI-SOYADI: BEP HAZIRLAMA :07.10.2011 BEP Birimi Üyeleri: - ÖĞRENCİNİN ŞU ANKİ PERFORMANS DÜZEYİ:.. öz bakım becerilerini yerine getirir... okuma yazmayı

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI. Bölüm Adı: Dersin Adı: Bilgisayar Grafiği I

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI. Bölüm Adı: Dersin Adı: Bilgisayar Grafiği I DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI Dersi Veren Birim(ler): Dersi Alan Birim(ler): Bölüm Adı: Dersin Adı: Bilgisayar Grafiği I Dersin Düzeyi: Doktora

Detaylı

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati

RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati RESİM İŞ EĞİTİMİ haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37 ders saati GİRİŞ Yapısı ve uğraşı alanı ne olursa olsun tüm dersler, insan için ve insanlık adına sevgi, saygı, dayanışma ve rahat yaşama için

Detaylı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İNSAN HAKLARı Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010 İnsan hakları düşüncesi tamamlanmamış bir düşüncedir İnsan

Detaylı

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6

Prof. Şazi SİREL 13.12.2005 2 / 6 AYDINLATMA Aydınlatma konularında bir yazı dizisine başlarken, önce, bu sözcükten ve aydınlatma tekniği kavramından, bu gün ve en azından altmış yıldır, ne anlaşıldığını ve ne anlaşılması gerektiğini açıklığa

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU

ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU BRANŞ DERSLERİMİZ ÖZEL YUMURCAK ANAOKULU eğitiminde uygulanan programda Milli Eğitim Bakanlığı okul öncesi eğitim ve öğretim müfredatında yer alan çalışmalar ve bu çalışmalara ek olarak çağın gerekleri

Detaylı

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI. Bölüm Adı: Dersin Adı: Bilgisayar Grafiği II

DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI. Bölüm Adı: Dersin Adı: Bilgisayar Grafiği II DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DERS TANITIM FORMU ÖĞRETİM YILI-YARIYILI Dersi Veren Birim(ler): Dersi Alan Birim(ler): Bölüm Adı: Dersin Adı: Bilgisayar Grafiği II Dersin Düzeyi: Doktora

Detaylı