Başbakan dan. Bilim insanı yetiştirme ve geliştirme,

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Başbakan dan. Bilim insanı yetiştirme ve geliştirme,"

Transkript

1 istikbal göklerdedir ATATÜRK ve UZAY Yıl : 1 Sayı : 1 1 HABER Yaklaşık 70 yıl önce henüz pervaneli uçakların bile semalarda tek tük gezdiği bir dönemde çok ileriyi görebilme yeteneğine sahip olan Atatürk uzay yarışının ipuçlarını şu cümlelerle dile getirdi. Geleceğin en etkili silahı da, aracı da hiç kuşkunuz olmasın tayyaredir. Bir gün insanoğlu tayyaresiz de göklerde yürüyecek, gezegenlere gidecek, belki de aydan bize haber yollayacaktır. Bu mucizenin tahakkuku için iki bin yılını beklemeye hacet kalmayacak. Gelişen teknoloji bize daha şimdiden bunu müjdeliyor. Bize düşen görev ise, batıdan bu konuda fazla geri kalmamayı temindir. Eskişehir Teyyare Alanı 1936 Bu yıllarda havacılık yeni doğmuş, gelişme dönemini yaşamaktaydı atom henüz parçalanmamış, hidrojen bombası hayal bile edilmemişti. Ay ya da gezegenlere gidişin düşüncesi dahi yoktu. Hüner, bu gelişmeyi o günlerde sezinleyerek görebilmekti. Sayfa3 KURE Başbakan dan Bilime Tam Destek Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi, Cacabey Planetaryum un açılışı yapıldı Planetaryumlar Planetaryumun Türkçe karşılığı gökevi, gezegenevi, yıldızevi ya da uzay tiyatrosu olarak adlandırılabilir. İlk modern planetaryumların kuruluşu 1920 li yıllara dayanır larda Dünya nın birçok şehrinde planetaryumlar kurulmaya başlandı. Planetaryumların kuruluş amacı gökyüzü gözlemi yapamadığımız şartlarda bile gökyüzünü gözlemleyebilmek, kullanılan programla birlikte istediğiniz an ki gökyüzü görüntüsüne ulaşabilmektir. Planetaryum özel bir projeksiyon sistemi kullanılarak olağanüstü gökyüzü simülasyonlarının oluşturduğu kubbe biçiminde görüntüleme sistemidir. Planetaryum gök cisimlerinin uzay boşluğundaki hareketlerini, çıplak gözle algılayamadığımız tüm evreni algılamamızı kolaylaştırmak için özel olarak tasarlanmış bir sinema salonu olarak da düşünülebilir. Sinema salonlarında ekran karşımızdayken planetaryumlar da ekran her yerdedir. Sayfa5 Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi bünyesinde yer alan Cacabey Platenaryum un açılışı başbakan yardımcısı Bülent ARINÇ tarafından yapıldı. Dr. Uğur ÖZEN in yıllar süren çalışması Arınç ın açılışı yapmasıyla can buldu. Yıldırım Belediyesi tarafından Şirinevler Mahallesi Otosansit Kavşağı na inşa edilen Eğitim ve Bilim Merkezi nin açılışı, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Vali Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe nin yanı sıra çok sayıda bürokrat ve vatandaş katılımıyla gerçekleştirildi. Ayrıca gökevinde Yıldırım Belediyesi Başkanı Özgen KESKİN tarafından kaleme alınan Bursa Panoraması nın izlemine sunulduğu merkezi açılış töreni büyük katılım ve coşku içinde gerçekleşti. Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi; Cacabey Planetaryum bölümü Genel Müdürü Dr. Uğur ÖZEN, Başbakan Yardımcısı Bülent ARINÇ ve Bursa Valisi Şehabettin HARPUT, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep ALTEPE, Yıldırım Belediye Başkanı Özgen KESKİN'in kaleme aldığı ve hazırladığı "Bursa Panoraması" nı izlediler. Arınç ve Vali Harput eğitim ve Bilim Merkezine tam destek verdiler. 7'den 70'e tüm insanların görsel ve işitsel olarak eğlenerek Bilim insanı yetiştirme ve geliştirme, savunma araştırmaları, uzay araştırmaları ve bilim parkları alanındaki çalışmaları büyük bir dikkatle bizzat takip edeceğim. Dikkat ederseniz, işe insanla, insan yetiştirmekle başlıyoruz. Çünkü artık bu ülkeden Dünya çapında iş yapacak, Dünya çapında söz söyleyecek ve sözü dinlenecek bilim insanları yetiştirmek zorundayız. İstisnai örnekleri çoğaltmalı, alışılmış hale getirmeliyiz. Bu ülke bir an önce bütün gücüyle, bütün unsurlarıyla ve bütün alanlarda zorlu geleceğe hazırlanan bir ülke haline gelmek durumundadır. O zorlu gelecekte onurlu biçimde yerimizi almak adına Ar-Ge çalışmalarında çok önemli bir alan teşkil eden savunma araştırmalarımızı mutlaka destekleyeceğiz. Güçlü ve etkili bir Türkiye hedefi için uzay çalışmalarını da kademeli olarak ve sağlam adımlarla geliştirmeliyiz. Biliyorsunuz TÜBİTAK geçen yıl bir uyduyu uzaya fırlattı, bunun arkasını mutlaka getirmemiz gerekiyor. Bilim parkları da benim bizzat desteklediğim, destekleyeceğim bir diğer projedir. Kabiliyetli çocuklarımızın, gençlerimizin, anne-babaların bilimi anlamaları, sevmeleri için bilimi onlara yaklaştırmalıyız. Onları bu çaba gerektiren, ama karşılığı çok verimli, çok zengin, çok heyecan verici olan bu alana çekmeliyiz. Bunlar, benim çok önemli gördüğüm ve bizzat takip edip, gidişatları hakkında bilgi isteyeceğim projeler olacaktır. Ancak şunu açıkça ifade etmek istiyorum ki, Türkiye yi geleceğe taşıyacak vizyon, bu hedefe yürümemizi sağlayacak projeler ve bilimsel performansımız herkesten çok sizlere emanettir. Bu emanetin emin ellerde olduğundan hiç şüphem yok, ülkem adına çok daha aydınlık bir geleceğin heyecanını şimdiden içimde hissediyorum. Sayfa3 Bursa Panoraması ilgiyle izlendi eğitimden yararlandığı planetaryumların sayısının artırılması gerektiği kanısında olduklarını söylediler. Bülent Arınç ise, merkezin Bursa ya hayırlı olması temennisinde bulundu. Arınç, Başkan Keskin e çok teşekkür ediyorum. Yıldırım ilçemize bu merkezi kazandırmak çok önemli bir hizmet. Çocuklarımız buradan çok güzel bir şekilde faydalanacak. Daha e ğ i timli ve bilin ç l i i n s a n l a r yet i ş e c e k d i ye ko n u şt u. Yadigar CAN

2 2 HABER KURE Murat Yülek Yerli üretim genelgesi yerli sanayinin önünü açacak Geçen hafta, doğrudan Başbakan imzasıyla çıkartılan Yerli ürün kullanılması hakkında genelgenin Türkiye açısından bir milat oluşturduğunu söylemek mübalağa olmaz. Sn. Başbakan ın bu kararını ve emeği geçen herkesi kutlamak gerekiyor. Kamu: Büyük alıcı Gelişmekte olan ülkeler yüksek nüfus, büyük yüzölçümü ve düşük altyapı ve üstyapı stokuna sahipler. Yani bu ülkeler altyapı ve üstyapı yatırımına ihtiyaç duyuyorlar. Benim hesaplarıma göre Türkiye de dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkeler geçen yıl 500 milyar dolar civarında makine teçhizat ithalatı yaptı. Mevcut trendlerle rakamın 2020 yılına varmadan 1 trilyon dolara çıkması olası. Bu kadar büyük ithalata konu olan sanayi mallarının bir kısmı gerçekten Türkiye ya da diğer gelişmekte olan ülkelerde imal edilemiyor. Yani hepsini ülkemizde üretelim diyemiyoruz. Hatta, bir iktisatçının bakış açısından, her malın her ülkede üretilmesi zaten mantıksız. 13. yüzyılda, bugünkü manada iktisat bilimini/disiplinini kuran İbn Haldun ve sonrasında 17. yüzyıldaki Adam Smith gibi klasik iktisatçılardan beri, iş bölümü kavramını ve ekonomik verimlilik gereği herkesin her şeyi üretmemesi gerektiğini biliyoruz. Ancak, bu durum ürettiğiniz şeylerin para etmesi gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. Merter deki bir tekstil atölyesi kilosu 8 dolara t-shirt üretip satarken Fransız Hermes firması bir kadın çantasını Euro dan satıyorsa Türkiye nin kişi başına gelirinin Fransa seviyesine çıkması mümkün olmayacaktır. Dahası, iktisatçılar herkesin her şeyi yapmamasını salık verseler de bu tavsiyenin daha çok Ricardo nun ideal dünyası için geçerli olduğunu da biliyoruz. Türkiye ye 1960 lı yıllarda yabancı iktisatçılar tarafından verilen tavsiye, tarım ürünlerine konsantre olup sanayi ürünlerini (ve daha önemlisi o dönemlerde pek üzerinde durulmayan Ar-Ge gibi faaliyetleri) ihmal etmeleri yönündeydi. Oysa Ricardo gibi klasik iktisatçıların ve sonrasında gelen neoklasiklerin görüşünün aksine, 1980 lerden sonra gelişen yeni iktisatta Paul Romer, Allwyn Young gibi iktisatçılar işletmelerin yaptıkça öğrenmelerinden kaynaklanan artan getirilerin ortaya çıktığını fark ettiler. Hatta Paul Krugman daha ileri giderek artan getirilerin uluslararası ticaretin ana itici gücü olduğunu söyledi ve Nobel ödülü kazandı. Yaparak öğrenme, artan getiriler gibi güçler ekonomik açıdan en çok sanayi sektörünü ilgilendiriyor. Temel bilimler temel bilgi platformunu geliştiriyor; sınai Ar-Ge faaliyetleri bu platformu sanayi tarafından kullanılabilir hale getiriyor. Ancak gerçekten üretmeden öğrenemiyorsunuz. İşin birinci püf noktası burada. Genelge ne diyor? İşte Sn. Başbakan ın genelgesi bu açıdan önemli. Sanayi malı üretebilmeniz için talep olması gerekiyor. En büyük talep unsurlarından birisi ise devlet. Türkiye Cumhuriyeti aktörleri senede GSYİH sının yüzde 9 u civarında makine ekipman ithal ediyor. Bunun yüzde onu kamudan kaynaklanıyor; kamunun makine teçhizat ithalatı GSYİH nın yüzde 0,5 i ile yüzde 1 i arasında değişiyor. Yani kamu büyük alıcı. Geçen ay bu köşede ele alınmıştı; yerli sanayi üreticileri özellikle sağlık sektörü gibi alanlarda yabancı rakiplerine karşı önemli dezavantajlarla karşılaşıyordu. Bu alanlar zaten sanayi sektörünün öğrenme kapasitesi en yüksek olduğu alanlar. Yani, kamu sektörü bir tıbbî cihazı bir Türk şirketinden değil de yabancı bir şirketten aldığı zaman Türk şirketinin yaparak öğrenme şansı da ortadan kalkmış oluyor. Bir sonraki roundda Türk şirketinin yabancı rakibine karşı şansı daha da azalıyor. İşin ikinci püf noktası da burada. Başbakanlık genelgesi, kamu alımlarında yerli sanayinin şu ana kadar maruz kaldığı ve şikâyet konusu olan rekabetçi dezavantajları ortadan kaldırmayı hedefliyor: Belirli bir yabancı şirketin ürününü gizlice tarif eden şartname hazırlanmayacak. Diğer şekillerde yerli ürünlerin ihale şansını ortadan kaldıran yani haksız rekabet oluşturan şartname maddeleri koyulamayacak. İthal ürünleri yerlilere karşı avantajlı hale getiren ön ödeme gibi avantajlar yerli ürünlere de tanınacak. Sonraki adımlar Bu genelge önemli hatta tarihî bir aşama idi. Şimdi sıra genelgenin uygulanmasında. Genelgenin yukarıda özetlenen prensiplerinin uygulamaya geçtiği nasıl takip edilecek? Öncelikle, tüm bakanlıklarda satın alma birim ve elemanları bu genelge çerçevesinde aktif olarak eğitilmeli. Evet, sadece basit bir farkındalıktan değil eğitimlerden bahsediyorum. Bu eğitimleri Kamu İhale Kurumu verebilir. Ancak önce Kamu İhale Kurumu nda farkındalık gerekiyor. Dahası, KİK nun şu anda biçilen misyondan daha aktif bir konuma gelmesi/getirilmesi elzem. KİK bir manada denetim görevi yerine getirmeli. En önemlisi, KİK, Türkiye nin kalkınmasının bir aracı olduğunun farkına varmalı. Alınması gereken bir diğer önlem ise sektör bakanlıklarına yatay sorumluluklar verilmesi. Bu köşede önceden de yazıldı; Türkiye nin rekabetçi ve gelişmiş bir sanayi kesimine sahip olması sadece Sanayi Bakanlığı nın sorumluluğu değil. Ulaştırma, Sağlık ve Enerji bakanlıkları dahil olmak üzere tüm sanayi malı kullanan sektör bakanlıklarına kendi alanlarında Türk özel sektörünün geliştirilmesi sorumluluğu ölçülebilir performans kriterleri eşliğinde verilmeli. Örneğin önümüzdeki dönemde büyük demiryolu yatırımları yapmaya devam eden yani ciddi kamu alımları yapacak olan Türkiye nin önemli bir demiryolu araçları ihracatçısı haline gelmesi hedefine ne dersiniz? 11 Eylül 2011, Pazar TÜRKİYE'de BİR İLK TAMAMI YERLİ ÜRETİM PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ PLUSSTAR Metre çapında görüntüleme alanına sahip 10,000 saat lamba ömürlü taşınabilir planetaryum cihazı 5,000 ANSI Lümen parlaklığında 10,000/1 KONTRAST oranına sahip PLUSSTAR Metre çapında görüntüleme alanına sahip 20,000 saat lamba ömürlü sabit planetaryum cihazı 7,000 ANSI Lümen parlaklığında 10,000/1 KONTRAST oranına sahip 28 ŞUBAT BUGİAD ÖDÜLLERİ MERİNOS Dr. Uğur Özen Yılın Girişimcisi Alara Fidan Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Taner Yılın İşadamı, EPSA Yalıtım Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Özdemir Yılın İşkadını, BEBETTO Yılın KOBİ si, Uğur Özen Yılın Girişimcisi ödüllerini alırken, Bursaspor Bursa nın Tanıtımına Katkı Ödülü, Ömer Erdoğan Yılın Sporcusu, Rafet Kahraman Eğitime Katkı Ödülü, Faruk Saraç Tarihe ve Kültüre Hizmet Ödülü, Selman Kaleli Vefa Ödülü, 29 Ocak 2011 de hayatını kaybeden Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mete Cengiz BUGİAD Özel Ödülü ne layık görüldü. Yılın iş adamı seçilen Yavuz Taner, çalışmaları ile Bursa yı sektörün merkezi yaptığı ve her yıl ihracat oranlarını artırarak ülke ekonomisine katkı sağladığı gerekçesiyle; yılın iş kadını Nurcan Özdemir, kadın olarak sektörde gösterdiği başarısı gerekçesiyle; yılın KOBİ si BEBETTO, bebe giyiminde 15 yılda Türkiye nin aranan markaları arasına girmeyi başardığı gerekçesiyle; yılın girişimcisi Uğur Özen, yurt dışındaki gökevi cihazlarını Türkiye de AKKM'de SAHİPLERİNİ BULDU üretme başarısı gösterdiği gerekçesiyle; Tarihe ve Kültüre Hizmet Ödülü alan Faruk Saraç, Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu nu Bursa ya kazandırdığı gerekçesiyle; Bursa nın Tanıtımına Katkı Ödülü alan Bursaspor, şampiyon olduğu gerekçesiyle; yılın sporcusu Ömer Erdoğan, en çok forma giyen ve hiçbir futbolcu ile polemiğe girmeden top koşturan biri olduğu gerekçesiyle; Eğitime Katkı Ödülü alan Rafet Kahraman, eğitilmiş bir neslin önemine vurgu yaptığı gerekçesiyle; Vefa Ödülü alan Selman Kaleli, hayatı boyunca hayır hizmetlerinde bulunması gerekçesiyle; BUGİAD Özel Ödülü ne layık görülen ve 29 ocak 2011 de hayatını kaybeden Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mete Cengiz, ömrünü insanlığa adaması, sağlık sorunlarına rağmen görevini aksatmadan yaptığı gerekçesiyle ödüle yayık görüldüler Cacabey Planetaryum, Uluslararası katılımlı Türkiye Bilim Merkezleri Sempozyumunda Türkiye yararına geniş tecrübe ve birikimlerini bu sempozyumda katılımcılarla paylaşacaktır.

3 HABER KURE 3 Dr. Uğur ÖZEN Ay a bir türlü çıkamadık, hesabında oluşan göç yolları Hatırlıyorum bundan tam kırk yıl önce Armstrong, felsefeyi altüst eden bir işe imza atmıştı Bugünlerde İlk insan Ay a ayak basalı tam kırk yıl olmuş... O günden sonra mesafe ve hız konusu, tüm diğer tartışmaların üzerini örtmüştü. O günlere hazırlık günlerinden birisini yaşıyor olmalıydık ki kasabamızda kimsenin, televizyonun henüz icadından bile haberi olmadığı zamanlarda olsa gerek Erzurum da 15 Aralık 1960 tarihinde saat da Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel in konuşmasıyla yayın hayatına başlayan TRT Erzurum Radyosu, il radyoları arasında ilk yayına başlayan radyo olmuştu. Ancak geçen zamanda Ay harekatının başladığı günlerde dahi TRT Erzurum Radyosu 1124 metre 245 KHZ üzerinden yayına geçen radyosunu net olarak dinletmesi oldukça zordu. Ama Ay a çıkma vakti yakalaştıkça İngiltere den BBC Türkçe yayın muhtemelen dinlenebilecek belki ABD kendi propagandasını yapmak için Amerika nın sesi radyosunu devreye sokacaktı. Ancak bizde bu harekatta yer alıp bir şeyler yapmalıydık. Öyle olsa gerek ki bizim evde oldukça fazla bir hareketlilik vardı; kasabamızın tek demircisi Nuri usta bizim çatıya 2 geniş halkadan oluşturulan büyükçe bir silindir cisim, aygıt, araç deyin gerçekte büyükçe bir radyo anteni, parlayan kalınca bakır sargılarıyla uzayı dinleyebilecek bir kulak imajı veriyordu adeta. Babama neden dediğimde, 20 m den fazla uzun antene askeriye izin vermiyor telsiz iletişimimi bozuyor gerekçesiyle, Amerika da herkes garajında telsiz yaparken bizde 100 mt lik verici bile çok çok cezalı. Ama yasakları delen de az değil mesela yıl 1979 ilçeye televizyon gelmemiş ancak bizim bir kitapçı Süleyman amcamız (Çoruh muhasebenin sahibi) televizyon tamir klavuzu kitabını getirmiş dükkanına kitabın ilk müşterisi de bendim diyebilirim. Neyse konuyu dağıtmayayım bilgi akışı maksimum olmalı ki aynı hareketliliği kasabamızdaki diğer komşularımızda da gözetleyebiliyorduk. Artık Ben kimim, Nereden geldim, Nereye gidiyorum, Niçin varım gibi sorular, arkeolojik ve demodeydi... İnsanoğlu, kendisi için önemli bir sınırı aşmış, dünyayı ele geçirme ve yön verme tutkusunda yeni bir aşamaya geçmişti... İnsanlık için gelişmişlik ve ilerleme ölçütü, uzay araştırmaları ile yepyeni bir döneme girmişti. Çocukluğumda gittiğimiz belediye sinemalarının antraktlarında gösterilen kısa tanıtım filmleriyle tanışmıştım ilk kez Armstrong la... Benim ve kardeşim için muhteşem bir seyirdi, Ay ın yüzeyinde hoplaya zıplaya yürüyen bu uzay adamını izlemek... Ama mesela ilkokul öğretmenlerimiz ve babam gibi büyük kişiler için aynı seyir, insanlık adına sevinç anlamında olmakla birlikte, milli bir kaygı, derin bir keder anlamını da taşıyordu... O zamanın yetişkinleri, birer Cumhuriyet Çocuğu olarak, Ay a niçin bizim değil de Amerikalıların çıktığını kendilerine samimi bir dert edinirlerdi... Gazetelerde okudukları kötü giden hal ve gidişata dair haberler, onlara şöyle dedirtirdi mesela: Eller gitti Ay a, biz kaldık yaya!... Onların ilerleme, büyüme, gelişme olarak tanımladıkları her şey Batı daydı. Bu yüzden iyiye dair örnek alınması gereken tüm pozitif atılımlar, Güneş in battığı istikametten gelirdi... Evrensel iyi ve evrensel doğru, tartışmasız bir kabulle, çağdaş olmanın şartını yazan Batı istikametindeydi... Bu kabataslak yönler pusulasına her bakıldığında, derin bir keder duyarlardı büyüklerimiz... Biz yenilen, biz geri kalmış bir noktadaydık hedef batıyı getirmeliydi olmayacaksa bizde memleketin en batısına gitmeliydik. Gitmeliydik çünkü en azından gideceğimiz yer batıya daha yakındı... Ötesinde çok çalışmamız, üzerimize atılmış ölü toprağından silkinmemiz, başarısızlığımızın işaretlerini bir bir imha etmemiz gerekliydi. Florida-Cape Caneveral Uzay Üssü nde tarihî uçuşu, 20 Temmuz 1969 da Ay a ilk insan inişi. Adı Neil Armstrong. Astronot Armstrong şu tarihi sözleri naklen yayın içinde de dünyaya duyurdu: Kartal inmiştir. Apollo-11 personeli Aldrin ve Collins ile birlikte üç astronottan oluşuyordu. Başbakan dan BİLİME TAM DESTEK Değerli dostlar... Artık Bilim için bilim TÜBİTAK tarafından ilgili bütün kamu ve anlayışının yerine refah için bilim özel kuruluşların katkısı alınarak nihai hale anlayışını koymamızın zamanı gelmiştir. Sadece devlete dayalı bilim anlayışının yerine de, devlet-üniversite-iş dünyası işbirliğiyle gelişecek, yol alacak bir bilimsel güç, hareket ve önemlisi heyecan oluşturmalıyız. getirilmesi hiç şüphe yok ki son derece yararlı olacaktır. Hepimiz stratejik düşünmek, stratejik yaklaşmak ve hedeflerle, sonuçlarla hareket etmek mecburiyeti içindeyiz. Türkiye nin öncelikli ihtiyaçlarına Bir hedefe odaklanmayan hiçbir cevap verecek, yine öncelikli hedeflerini gerçekleştirmenin önünü açacak bir bilim açılımına, vizyonuna, atılımına ihtiyacımız var. Halkımız için artık teknolojiyi bir lüks değil, zorunlu bir ihtiyaç haline getirmeliyiz. EI ele gönül gönüle vererek bu ülkenin yarınları için çalışmalıyız. Şu gerçeği açıkça ortaya koymalıyız: iddiası olmayan bir bilim, güç doğuramaz. Bizim bilim ve teknoloji çalışmalarımızın ve verdiğimiz desteklerin sonucunun toplumumuza refah, kalite ve güç olarak yansıması gerektiğini bilmeliyiz. Bütün destek sistemimizi, fonlarımızı, kurumlar arası ilişkilerimizi bu hedefe yöneltmeli, seferber etmeliyiz. Bu atılım tablosu içinde özel sektörümüzün bilimsel rolünün de mutlaka artırılması gerekiyor. Özel sektörün duyarsız kaldığı bir gelişme çabasıyla hiçbir devlet, koyduğu gelecek hedeflerini yakalama gücüne sahip olamaz. Değerli katılımcılar... Biliyorsunuz Vizyon 2023 adıyla hazırlanmış bir çalışmamız var. Cumhuriyet in 100. yılına çağdaş uygarlık seviyesini yakalamış bir ülke olarak girebilmemiz için nasıl bir yol güzergahına, nasıl bir stratejiye sahip olmamız gerektiğine dair çok değerli bir vizyon ortaya kondu. Ülkemizde ilk defa bu kadar çok uzmanın katkı verdiği bir teknoloji öngörü çalışması yapılmıştır. Bu çalışmanın çaba, hiçbir çalışma, hiçbir program yarar getirmez. TÜBİTAK ın bu konuda önemli çalışmalar yaptığını görüyor ve bundan mutluluk duyuyorum. Önümüzdeki taslak kararlar, stratejik düşüncenin kazançlı çıkacağının tipik bir göstergesidir. Bu çalışmada belirtilen stratejik amaç, ilke ve hedefler; rekabet, kalite ve refah için mutlaka takip etmemiz gereken unsurlardır. Önümüzdeki yıl için aşamalar kaydetmemizi özel olarak beklediğim bazı somut projeler var. Bilim insanı yetiştirme ve geliştirme, savunma araştırmaları, uzay araştırmaları ve bilim parkları alanındaki çalışmaları büyük bir dikkatle bizzat takip edeceğim. Dikkat ederseniz, işe insanla, insan yetiştirmekle başlıyoruz. Çünkü artık bu ülkeden dünya çapında iş yapacak, dünya çapında söz söyleyecek ve sözü dinlenecek bilim insanları yetiştirmek zorundayız. İstisnai örnekleri çoğaltmalı, alışılmış hale getirmeliyiz. Bu ülke bir an önce bütün gücüyle, bütün unsurlarıyla ve bütün alanlarda zorlu geleceğe hazırlanan bir ülke haline gelmek durumundadır. O zorlu gelecekte onurlu biçimde yerimizi almak adına Ar-Ge çalışmalarında çok önemli bir alan teşkil eden savunma araştırmalarımızı mutlaka destekleyeceğiz. Güçlü ve etkili bir Türkiye hedefi için uzay çalışmalarını da kademeli olarak ve sağlam adımlarla geliştirmeliyiz. ATATÜRK ve UZAY İstikbal Göklerdedir! Göklerini koruyamayan Atatürk1936'da bu sözleri söylerken diğer liderler neler ile meşguldüler? Atatürk 1936 da bu sözleri söylerken diğer liderler ideolojilerini yayma, sömürgecilik, ekonomik krizler, soykırım gibi faaliyetler ile meşguldüler. Marifet o yıllarda geleceği görebilmekti. Atatürk ölümünden 2 sene önce söylediği bu sözlerle yaklaşık 30 yıl sonra başlayacak olan uzay yarışının ipuçlarını vermiş oldu. İleri görüşlülüğü ile Türkiye nin kaderini değiştiren ve diğer ülkelerin liderlerine de her yönüyle örnek olan Atatürk havacılığın önemini o yıllarda vurgulayarak istikbale, gök bilimine önem veren ülkelerin sahip olacağını anlatmaya çalıştı. Nitekim öyle de oldu, 1957 de Sovyet lerin uzaya ilk uydu Sputniği göndermesi ile resmiyette olmayan fakat uzun yıllar süren uzay yarışı yani istikbal yarışı başladı. Uzay yarışının başlangıcından sonra Türkiye de ki uzay çalışmaları şöyle gelişmiştir. 24 Ocak 1994 tarihinde ilk Türk uydusu olan Türksat 1A uydusu gönderildi. Türksat 1A nın ardından sırasıyla Türksat 1B, Türksat 1C, Türksat 2A, Türksat 3A gönderildi. 17 Ağustos 2011 tarihinde Türk yapımı Rasat uzaya gönderildi. En son gönderilecek olan Türk yapımı uydular ise Türksat 4A Türksat 4B, Göktürk 1 ve Göktürk 2 dir. Türk gençlerinin üzerine düşen görev ise Ata mızın da dediği gibi Batı dan geri kalmadan halen devam eden bu yarışın bir parçası olmaktır. Yadigar CAN uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar sözü bugün gelinen teknolojinin habercisidir. Atatürk İstikbal Göklerdedir diyerek devrindeki birçok liderin düşünemediği bir konuya el atmaktadır. Seti (Search for Terrestrial İntelligence) projesi dünya dışı akıllı yaşam anlamına gelen ve dünya dışı yaşamı araştırmak için başlatılan bir projedir. Uzun yıllar önce başlayan bu proje bir dizi dev teleskoptan oluşan gözlem ağını kullanarak galaksinin farklı noktalarında teknolojinin izlerini arıyorlar. Seti projesinde evrende bizim dışımızda yaşama ilişkin sinyalleri bulabilen çanak antenlerin kullanıldığı radyo gözlem çalışmaları internet sitesinde yayınlanıyor. Bilimle ilgilenen ve dünya dışı yaşamı merak eden herkes Seti projesinde aktif rol alabilirler. (evde seti) nin mantığı bu devasa ve yüzlerce sayıdaki radyo teleskop gözlem verilerinin yüzyıllarca indirgeme yapmasındansa, yüzlerce bilgisayar sayesinde en kısa sürede bitirebilmesidir. Türkiye de de bilim meraklıları yukarıda ki internet adresinden bu projenin bilgisayar programını indirerek bu uluslar arası çalışmaya ortak olabilir.

4 4 HABER KURE Yadigar CAN Astronom KİLİT OLMAK Birçok meslekten birçok liderlik, takım çalışması, kişisel gelişim, kendini tanıma, hedef odaklılık, kararlılık, disiplin, risk yönetimi gibi konularda motivasyon konuşmalarında ve seminerlerde bu tamlama kullanılır kilit olmak. Belki de aile ilişkileri, arkadaşlık ve özel ilişkiler için de günlük bir hedef olarak sayıklayanlar bile vardır kilit olmak. Kilit olmak; hedef belirlemek, ilerlemek için tüm mesafeleri bir girişimci ruhuyla kat etmektir, cesareti yitirmeden geleceğe kilitlenmek ve başarmak istemektir. Hayat yaşamaya değer ve başarıları görmek gerçekten çok keyiflidir. Herkesin arkasına yaslanıp hayatının film şeridi gibi gözünün önünden geçtiği çok kritik anlar vardır ve bu zamanlarda o saniye içinde yüz kare akıyorsa bilincimizden sekseni başarılarımızdır. Başarmak ve kilit olmak arasında çok sıkı bir bağlantı vardır. Hedeflerimize kilitlenmemiz gerekiyor ve o hedeflerin resmedilmesi. Hayal etmekten korkmayın hayal etmezsek Everest in zirvesini hedeflemezsek 8850 metre değil 85 metresine bile ulaşamayız. Rusya Dağcılık Federasyonu tarafından kendisine KAR LEOPARI unvanı verilen Mahruki, Everest Dağı na tırmanan ilk Türk ve dünyadaki ilk müslüman dağcı olmuş ve YEDİ ZİRVELER projesini tamamlayan dünyanın en genç dağcısı ünvanına layık bulunmuştur. Nasuh Mahruki nin de dediği gibi Herkes Everest e tırmanamayabilir ama herkesin tırmanabileceği bir Everest i vardır. Zaman göreceli bir kavramdır. Bir Dünya günü ile bir Satürn günü arasında ya da Mars yılı ile Ay yılı arasında uçurumlar var fakat insanlar için ortak olan bir şey var ki; geleceğimiz, bugüne yaptığımız yatırımlar kadar. Bugün hayallerimizi çizmeye başlamazsak yarın onları inşa etmek için kollarımızı sıvamazsak gelecek hiçbir zaman gelmeyecek. Kilit olup hayallerimizi yazıp, resmedip ve geleceği öne çekerek tek tek onların gerçekleşmeye başladığında tekrar kenara bıraktığımız notların yanına bir tik atıp yüzümüzün nasıl güldüğünü düşünelim birde. Hayal edip, onları çizip, gerçekleşmek üzere geleceğe hapsetmek bizim elimizde. Kilit olarak hayatınız da nelerin değişebileceğini göz ardı etmeyin. Öğrencilik yıllarımda kimsenin yanına yanaşmak istemediği bir mesleği tercih listelerinde gördüğüm andan itibaren o listeye kilitlendim. Belki para kazandırmayacaktı belki de Dünya istatistiklerini doğrulayan mesleğini yapamayan insanlar arasına bir kişi daha eklenecekti ama ben o listeye ve o isme kilitlenmiştim. Hatta bölümün okutulduğu 4 şehirden hangisine yerleşeceğimi bile sezinlemiştim. Geriye dönüp baktığımda bir daha Dünya ya geldiğimde diye düşündüğümde yine aynı şeyi yapardım dediğim yerdeyim. Çünkü hayalimdi ve gerçekleşecekti ve ne istediğimi biliyordum. Kazandım ve ilk iş olarak ders kayıtlarından sonra dağcılık kulübüne kayıt oldum. Hedeflerim hep dağlar yüksekti ve yükseklik korkusu olan dağcılara hep özendim. Yüksekten hep korkardım ama özenmek ve korkularım arasında kalsaydım Erciyes in zirvesinde alçak basınç altında atmosfere biraz daha yakın olmanın verdiği hazzı ve hayatımı değiştiren kişiyi tanıyamayacaktım. Hayatın içinde kendi yerinizi aramaktan ve ulaşmak tutkusundan bir saniye bile olsa vazgeçmeyin. Başarmak ve tatmin olmak ile ilgili birçok araştırma sonucu ortak bir şeyi işaret ediyor; hayal kurmak, hedefleri belirlemek, bunları resmetmek, hedefe kilit olmak ve beklemek. Kilit olmayı denemeye değer görmeniz dileği ile Mustafa Ceceli, CACABEY Planetaryum'u ziyaret etti Cacabey Planetaryum açılışıa hazırlanırken Mustafa CECELİ yi ağırladı. Cacabey Planetaryum ismini Kırşehir de bulunan Cacabey Gözlemevinden aldı. Cacabey Gözlemevi Anadolu topraklarının ilk gözlem BURSA ÜNİVERSİTELER ŞEHRİ OLACAK Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa nın ikinci devlet üniversitesi olarak tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına göre 6 Fakülte, 2 Enstitü ve 1 Yüksek okul ile kurulmuştur. BTÜ kuruluş aşamasını Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde yürütmekte olup kampus yeri belirleme çalışmaları devam etmektedir. İlk yılını hazırlık sınıfı ile başlayacak olan üniversitemiz Eğitim-Öğretim yılında öğrenci almak üzere gerekli çalışmaları sürdürmektedir. Üniversitemizde İngilizce hazırlık sınıfı bulunmaktadır. Hazırlık sınıfımız sıradan bir hazırlık sınıfı olmayıp, yabancı okutman desteğinde üst düzey bir İngilizce eğitim programı verecek düzeydedir. Hazırlık sınıfına müteakip, Makine Mühendisliği bölümü dersleri %30 İngilizce, Kimya Bölümü dersleri ise seçmeli İngilizce ve Türkçe olacaktır. evidir. Kırşehir il merkezinde bulunan Cacabey Gökbilim Medresesi, H M yılında, Ahadolu Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan oğlu 2. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde, Kırşehir Valisi Nureddin Cibril Bin Cacabey tarafından yaptırılmıştır. Yapı, zamanında rasathane olarak kullanılmıştır. Mustafa CECELİ de Cacabey ailesinin bir torunu olarak Cacabey Planetaryum u basında yer alan haberler ile öğrendi ve Cacabey Planetaryum un kurucusu Dr. Uğur ÖZEN e ulaştı. Hoş bir telefon görüşmesinin ardından ailesiyle Cacabey Planetaryum u ziyaret ederek Türkiye de böylesi bir ilke Cacabey isminin verilmesinden ayrıca onur duyduğunu belirtti. Planetaryuma desteklerini esirgemeyeceğini ve tekrar ziyaret edeceğini vurgulayarak ilk ziyaretini sonlandırdı. GÜNEŞ FIRTINALARI AY'IN YÜZEYİNİ AŞINDIRABİLİR Tsunami Japonca da liman dalgası anlamına gelen okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan deprem, volkan patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgasını temsil eder li yılların en büyük tsunami felaketi, ismini aldığı Japonya da gerçekleşti. Tamamen bir deprem bölgesi olan Japonya uzun yıllardır depreme karşı alt yapısını güçlendirmiş olmasına rağmen 11 Mart 2011 deprem ve tsunamisinde 9,0 Mw büyüklüğü ile çok büyük kayıplar yaşamıştır. Dünya mızın jeolojik yapısının değişimleri ile ileride beklide sıkça yaşayacağımız meşhur bir doğal afet olan tsunamiye kıyı ülkelerinin ne kadar hazır olduğu merak edilen konuların başındadır. Bilim adamları geçmişte yok olan medeniyetlerin sebebini volkanik püskürmelerin neden olduğu tsunamilere de bağlamaktadır. Atlantis efsanesi depremlerden ve yanardağlardan oluşan bir felaket sırasında dev dalgaların tamamen yuttuğu bir ada imparatorluğunu anlatıyor ve Minoa medeniyetindeki Thera nın patlamasının etkisi gibi gerçek olayların halk arasındaki bir tür anısı olabilir. Dünyada hayat yerin erimiş çekirdekteki akımlar tarafından oluşturulan güçlü bir manyetik alanın TSUNAMİ! varlığı sayesinde de mümkündür. Bu alan uzaya kadar uzanıyor ve burada bir manyetik zırh görevi üstlenerek Dünya nın yüzeyini sürekli olarak Güneş ten dışarı akıp Dünya ya gelen yüksek enerjili parçacık bombardımanından koruyor. Dünya nın sonu ile ilgili oluşturulan senaryolar içinde yer kabuğunun bir mega tsunami ile kilometrelere uzanan derinlikte kırılmalar oluşturması ve çekirdekten erimiş magmanın dışarı taşması şeklindedir. Böyle bir felakette sadece kıyı şehirlerin ve medeniyetlerin tahribatı olasılıkları yapılırken magmanın yer yüzeyine taşması Dünya mız için kaçınılmaz bir son olabilir. Güneş yüzeyi tabakalardan oluşur bu tabakalar çekirdekten yüzeye sırayla fotosfer, kromosfer ve koronadır. Fotosfer Güneş in rengini aldığı tabakadır. Tam güneş tutulması esnasında kara diski çevreleyen ince pembemsi bir şerit dikkat çeker. Böylesi bir gözlem tekniği ile fotosferi kuşatan bir dış katmanın varlığı saptanmıştır. Güneş i saran parlak yüksek sıcaklıklı ve seyreltik bir gazdan örtüdür. Güneş tacının sıcaklığı K dir. Nasa bilim adamları tarafından gerçekleştirilen bir takım yeni bilgisayar simülasyonları ile Güneş fırtınalarının ve bununla birlikte Taçküre Kütle Atımı nın (TKA) Ay ın yüzeyini önemli derecede aşındırabileceğini söyledi. Taçkürenin madde atımını Güneş rüzgarı sağnağıdır. Güneş rüzgarı sağnağı Güneş yüzeyinden kopan gazların uzaya taşınmasıdır. Araştırma, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi nin Ay Bilim Enstitüsüne bağlı Dynamic Response of the Environment At the Moon (DREAM) birimi ekibi ile yürütülüyor. NASA Goddard merkezinde çalışan DREAM ekibi lideri William Farrell, çalışma hakkında şunları söylüyor: Bu devasa plazma bulutu Ay a çarptığı zaman, kum püskürtme cihazı gibi iş görerek, yüzeydeki uçucu materyalleri kolayca kaldırabiliyor. Bilgisayar simülasyonları, TKA bulutunun 2 günlük yolculuğu sırasında Ay ın yüzeyinden kalkan materyalin 100 ila 200 ton civarında olduğunu bunun da tahminen 10 adet damperli kamyon yüke eşit olabileceğini gösteriyor.

5 HABER KURE 5 Özge ÖZEN Grafiker PLANETARYUMLARIN EĞİTİMDEKİ YERİ Emek isteyen tüm çalışmaların temelinde eğitim yatar. Eğitimden uzak bir bağımsızlık, kalkınma, gelecek, teknoloji beklemek mümkün değildir. Bu yüzdendir ki bilim, kültür, sanat, teknoloji merkezleri isimlerini bile eğitimle pekiştirmişlerdir Eğitim ve Bilim Merkezi gibi. Planetaryumlar günümüzde eğitim ve bilim merkezlerinin içerisinde ana tema olarak kurulmaya ve kullanılmaya başlamıştır. Planetaryumlar bugün eğitimin temel taşlarından birisi halindedir ve yurtdışında ki gibi Türkiye de de tüm öğrencilerin yılda en az bir Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim...! Bilime ve teknolojiye merakın artması için gençlere ve çocuklara eğlendirerek öğretmeyi amaçlamaktayız. kere planetaryum da eğitim almaları gereksinimi karşılanmalıdır. Planetaryumlar öğrencilerin bilime olan ilgisinin arttırılması, ufuklarında ki sis perdesinin açılması, eğitimde kaliteli insan yetişmesi, bilimi yaşayarak öğrenmesi ve akılda kalıcılığı yüksek seviyelere çıkarması ile eğitimde zorunlu hale gelmelidir. Planetaryum da uzay bilimlerinin dışında bilimin diğer yapı taşları fizik, kimya, biyoloji, tıp, geometri, matematik bilimleri ile ilgili gösteriler ve sosyal alanlarda tarih, coğrafya, felsefe, turizm alanlarında da eğitimler verilebilmektedir. Planetartyumların eğitimde ki yerini en iyi açıklayanlardan biri Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Helvacı dır. Helvacı planetaryumları ülkelerin bilimsel kuluçka makineleri diye nitelendirmiştir ve Harvard üniversitesinin kuruluşunun da planetaryuma dayandığının altını çizmiştir. Aynı zamanda uzay bilimlerine yapılan yatırımın geleceğe yapılan yatırım oluğunu da vurgulayan şu cümleleri de kullanmıştır, Bu da Dünya da planeteryumlar aracılığıyla yapılıyor. Planetaryumun Türkçe karşılığı gezegenevi. İçinde son derece yüksek çözünürlüklü projektörlerin yer aldığı, özel ses sistemlerinin olduğu bir sinema. Ancak perde karşıda değil, tavanda. Orada takımyıldızı anlatırken, kişiye sanki uzaydaymış hissi veriliyor. Göktaşının yapısı veya göktaşının çarpışmasının simülasyonunu burada gösterebiliyoruz. Mesela galaksinin dönmesini bir çocuğa nasıl anlatırız? Planetaryum aracılığıyla çocuklara bilim felsefesini ve çalışma heyecanını da aktarabileceğiz. İlk modern planetaryumların kuruluşu 1920 li yıllara dayanır lara gelindiğinde dünyanın birçok şehrinde planetaryumlar kullanılmaya başlandı. Planetaryumlar sadece bilim alanında değil otomobil reklamları, canlı müzik konserleri, özel şovlar, lazer gösterileri gibi değişik etkinlikler için de kullanılır hale gelmiştir. Planetaryumlarda bir girdabın içine girebilir, üç boyutlu uzayda yolculuk yapabilir, kimyasal yapılar, mimari modeller, makine parçaları tasarlayabilirsiniz. Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde galaksilerden atomlara, fotonlara, gezegenlerden yıldızlara eşsiz bir gezinti yapabilirsiniz. Bilim, Sanat ve Teknoloji Minyatür güneş oluşturuluyor ABD de, Dünya nın en güçlüsü olduğu bildirilen lazerin, 3,5 milyar dolarlık harcama ve 10 yılı aşan bir çalışma sonucunda kullanıma hazır olduğu bildirildi... Lazerin California eyaletindeki Ulusal Lawrence Livermore Laboratuvarı ndaki Ulusal Ateşleme Kompleksi nde (NIF) denenerek, güneşin merkezindeki sıcaklık ve basınca yakın ortamın minyatür ölçekte oluşturması amaçlanırken, söz konusu çalışmanın da, Enerji Bakanlığının da çalışmayla ilgili sertifikalandırma açıklaması bekleniyor. Teknoloji terimi, aslında Fransızca kökenli bir kelimedir. Kök olarak bakıldığında,bilimin sanata dönüştürülmüş şeklidir. Biz Türk lere göre dansözler sanatçı, aynı türküleri bin kez tekrarlayanlar sanatçı, hatta striptizciler sanatçı, konusu aşınmış filmlerde hep aynı tekerlemeleri yapanlar sanatçı. Kendi özgün kozmozunu oluşturma büyüsünde yaşayan ressamlar, heykelciler, kompositörler, edebiyat adamları, mimarlar, aşamalı fotoğraf yapıcıları, film yönetmenleri, kırık dişleri restore edenler, yapay göz, kulak, kalp gibi hayati organları, üreten hekimler ne peki? Ara yuvarlağı Doğa nın kozmozuyla bir bütün içinde görenlerle, aynı bir kategori olarak görenler ne peki? Elektriği keşfedenler, antibiyotiği bulanlar, elektronik iletişim mucizelerini bulanlar ne peki? İnsanı insan yapan, bilinmez e karşı merakıdır... Ya köşeyi dönme ötesinde merak edilen hiç bir şey yoksa? Aslında karışan sanatla eğlenceyi karıştırmaktır.sanat içinde eğlence olabilir, eğlence içinde sanat olabilir. Pek tabi ancak sanatla eğlence asla aynı şey değildir. Futbol sahası büyüklüğündeki NIF binasında gerçekleştirilecek deneyde, 192 ayrı noktadan eşsamanlı ve saniyenin binde biri kadar aralıklarla gönderilecek dev laser ışınlarının yaklaşık 305 metre uzakta bulunan kurşunkalem silgisi kadarlık hacimdeki bir alanda birleştirilmesi amaçlanıyor. Hidrojen atomunun çekirdeği ölçeğinde bir etkileşimin amaçlandığı deney, füzyon enerjisini açığa çıkarmaya benzer bir süreci başlatmayı hedefliyor. Bursa Yıldırım Belediyesi Eğitim Ve Bilim Merkezi bünyesinde Cacabey Planetaryum 29 Eylül 2011 tarihinde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ın da iştirakıyla resmi olarak faaliyete geçmiştir. Kurucusu Dr. Uğur Özen in öncülüğünde ülkemizde modern planetaryum cihaz ve ekipmanlarının üretimi yapılmakta ve Ar-Ge çalışmaları sürdürülmektedir. Cacabey bir planetaryum kuruluşunda gerekli olan projesiyle kubbe mimarı ve üretimi dahil cihazlarla beraber tasarlayıp yazılımları geliştirerek eğitim filmlerinin üretimini yapmaktadır. Amacımız zamanla eğitimde ihtiyaç haline gelen bu teknolojik sistemi bütün öğrencilerin kazanmasını sağlamak, belirli astronomi konularında sahip olunan bilgi birikimini derinleştirmek astronomiye olan ilgiyi arttırmak ve bilime karşı olumlu bir tutum geliştirmek, bilimin doğası konusunda daha gelişkin bir anlayış seviyesine ulaşmaktır. Bilimsel bilgi seviyesi yüksek bir toplum oluşturmak için zamanla ihtiyaç haline gelen bu teknolojik sistemi öğrencilerine aşılayacak olan öğretmenlerin bilime karşı olumlu bir tutum gelişmeleri önem verilmesini sağlamak ve toplumun araştırma merakını uyandırmak, bilimsel düşünme becerilerini geliştirmek ve bilime olan bakış açısını olumlu yönde etkilemek için planetaryumu tüm vatandaşlarımıza tanıtmak ilk amaçlarımız arasındadır.

6 6 HABER KURE 1927 yılında Hayat Mecmuası nda planetaryumlar hakkında yayınlanan Faik Sabri Bey in yazısını ilk defa Haberküre aracılığı ile tercüme ettirilerek siz değerli okurlarımıza sunmaktan mutluluk duyarız. Tarih ten bir sayfa ALMANYA NIN FEN ÂLEMİNE EN SON HEDİYESİ :PLANETARYUM (Avrupa da bir inceleme seyahati yapmış olan Faik Sabri Bey in mecmuamız için en son ilim ve fen hareketleri hakkında yazılar yazacağını vadetmiştik. Bunlardan Avrupa ilim âleminde hakiki bir heyecanla karşılanmış olan planetaryumlara ait birinci makaleyi memnuniyetle buraya alıyoruz.) Faik Sabri Bey Prof. Dr. Faik Sabri Duran ( ): Türk coğrafyacı, yazar ve eğitimci. Üsküdar doğumlu de Fransa ya gönderilmiş de Sorbon Üniversitesi ndeki öğrenimini tamamladıktan sonra İstanbul a dönerek burada İstanbul Darülfünûnu Edebiyat Fakültesi nde coğrafya öğretmenliği yapmıştır de I.Coğrafya Kongresi nin çalışmalarına katılmıştır. Türk Coğrafya Kurumu nun kurucuları arasındadır. Birçok eseri vardır. Çeşitli ölçeklerde Asya, Avrupa ve Türkiye haritaları da hazırlamıştır. Bundan birkaç ay evvel gördüğüm Avrupa ve Amerika ilmî dergilerinde Almanların yeni bir buluşlarından çokça söz ediliyordu. Gezegenlerin hareketlerini, yıldızların durumlarını ve yerin kendi ekseni ve güneş etrafındaki hareketlerine ait kanunları ve bunların neticelerini incelemek üzere yapay bir gök kubbeye kâinatı gözün görebildiği gibi yansıtan ve gök cisimlerinin hareketlerini çok sağlıklı olarak tekrarlayan bir âlet ile Münih de ve Jena da mühim tecrübeler yapıldığını bir şekilde öğrenmiştim. Geçen ay içinde Almanya ve İngiltere de bir inceleme seyahatine karar verdiğim vakit, bende büyük bir merak uyandırmış olan bu planetaryumu görmek için Jena dan geçmeyi düşündüm. Fakat Berlin e geldiğim zaman, burada da bir planetaryum açılmış olduğunu öğrenerek hemen ziyaretine koştum. Berlin planetaryumu Zoo denilen hayvanat bahçesinin bir köşesinde yeni yapılan bir binada kurulmuş. Günde sekiz konferans veriliyor. Bu konferenslara Üniversite öğretim görevlileri ve astronomlardan on bir profesör memur edilmiş. Her bir profesör haftada üçten altı saate kadar ders vermektedir. Öğleden evvelki konferanslar okul öğrencileri içindir. Her gün bir başka okul planetaryumu ziyarete geliyor. Öğleden sonraki konferanslar halka ve cemiyetlere ayrılmıştır. Planetaryuma bir mark giriş ücreti verilerek giriliyor. Berlin sokaklarında büyük duvar ilânlarıyla planetaryumun reklâmları yapılıyrdu. Oteldeki odamda masanın üzerine Berlin in bir haftalık gezinti ve ziyaret proğramını gösteren küçük bir resimli broşür bırakmışlardı. Bu broşür müzelerin açılma ve kapanma saatlerini, operalardan sinemalara kadar bütün tiyatroların o hafta içinde ne oyunlar vereceklerini ve yine o haftanın en önemli konferanslarını, hâsılı bu büyük şehrin o haftaya ait ilmî ve edebî hareketlerini bildiriyordu. Planetaryumun ders saatlerini de oradan öğrendim ve hemen telefonla planetaryum müdürü ile temasa geçerek ziyaret zamanını belirledim. Planetaryumun ziyareti bende pek derin bir iz bıraktı. Astronomi ve kozmoğrafya öğretimi için bu kuruluşlardan çok yararlanılacağına şüphem kalmadı. Gerçekten bugün en ileri gitmiş memleketlerde bile astronomi öğretiminde kullanılan araçlar pek azdır. Bunlar öğrenci üzerinde etkili olabilecek, onlara gökyüzüne ait olaylar hakkında kesin ve kökleşmiş fikirler verebilecek şekilde değildir. Okuldan ayrılınca, ezberden öğrenilen bütün bu bilgilerden bir iz kalmıyor; hepsi kolayca unutuluyor. Esasında pek meraklı, pek faydalı olan kozmoğrafya bu şekliyle bir türlü câzip hale gelemiyor. Astronomi bilimine yakınlığı olmayan bir kimseye neden Zühre yi (Venüs) gökte ancak güneşin batışından biraz sonra yahut doğuşundan biraz evvel yalnız birkaç saat görebildiğimizi ve neden gece yarısı onu gökyüzünde bulamadığımızı soracak olsanız doğru bir cevap alamazsınız. Bu da gösterir ki insanların birçoğu, mesleklerinde pek yüksek bir uzmanlık elde etmiş olanları da dahil olmak üzere, dünyanın güneş evrenindeki konumu ve güneş evreninin uzaydaki yeri hakkında açık bir fikre sahip bulunmuyorlar. Yer in yörüngesinin, Zühre nin yörüngesi dışında kalması sebebiyle bu gezegeni gece yarısı görmenin mümkün olmadığını bilmiyorlar. Bu örneği almaktan maksadımız, astronomi bilgilerinin insanlar arasında ne kadar az yaygınlaşmış olduğunu göstermektir. Diğer ilimler hakkında birçok lüzumlu, faydalı bilgi sahibi olan kimselerin astronomi bilimine bu kadar yabancı kalmalarının sebebi acaba nedir?. Bence bunun sebebi bu bilimin öğretimde çok soyut kalmış olmasıdır. Fiziksel olayları öğrenmek için hikmet evlerinde mevcut âletlerle deneyler yapıyoruz. Kimya öğretiminde laboratuvarlarımız, tabiat bilimleri için müzelerimiz var. Halbuki kozmoğrafyada siyah tahta üzerine birtakım şekiller çizmekle yetiniyoruz. Okul dışında, halk arasında bu bilgiye pek az ilgi vardır. Bugün insanların birçoğu büyük şehirlerde, pek kalabalık merkezlerde yaşıyor. Gece olunca evlerde ve sokaklarda kuvvetli lâmbalar yakılıyor. Bu insanlar pek nadiren bu kuvvetli ışıklar dışında gökyüzünüı incelemeye fırsat bulabiliyorlar. Ara sıra gazeteler güneş veya ay tutulması gibi önemli bir olaydan bahsederek bu olay olmadan önce halkın dikkat ve merakını celbediyorlar. Fakat büyük bir merakla beklenen bu olayın gerçekleşmesi anında gökyüzünü siyah bulutlar kaplamış olursa bir şey görmek mümkün olmuyor. Bundan başka gök cisimlerinin görünen hareketleri pek yavaş olduğundan gökyüzünü doğrudan doğruya incelemek için büyük bir sabır göstermek lâzım gelir ki bu da herkesin harcı değildir. Bu sabra sahip olduğumuzu düşünsek bile bir teleskopun dürbünü arkasından tek gözle bakmakla gökyüzüne ait olayları hep birden kavramak, bir yandan bu hareketlerin pek yavaş görünmesi sebebiyle, bir yandan âlet sahasına giren gök bölümünün sınırlı olması itibariyle sağlanamaz. Bu sebeple gökkubbeyi gözlerimizle gördüğümüz gibi bize gösterecek, gök cisimlerinin hareketlerini gerçeğe en yakın bir sağlamlıkla tekrarlayacak bir âlet astronomi öğretiminin okullarda kolaylaştırılması ve halk arasında bilginin yayılabilmesi için pek faydalı olacaktı. İşte konferanstan evvel kendisiyle görüştüğüm Berlin planetaryumu müdürü Dr. Wagner bu ihtiyacın Almanya da ne şekilde hissedildiğini ve nihayet ne gibi uğraşmalar neticesinde bugünkü gelişmenin elde edilebildiğini anlattı. Bir planetaryum tesisi fikrini ilk önce ileriye süren Münih müzesi müdürü Von Müller miş. Dünyadaki müzeler içinde astronomiye, kozmoğrafyaya ait âletler ve araçlar itibariyle en zengini bu müzedir. Von Müller, gök cisimlerini genel olarak gösterecek bir model yaptırmayı düşünmüş ve dünyanın en önemli optik rasat âletleri fabrikası Jena da Carl Zeiss müessesesine başvurmuş. Bu müessese 1913 te Kopernik sistemini gösteren bir model hazırlamıştır (Modelin bir resmini bu sayfalarda görüyorsunuz). Bu âlet, gözle görülebilen yıldızların en sonuncusu olan Zühal in yörüngesi dokuz metrelik bir alanı kapsayacak şekilde hazırlanmıştı. Bu modeli inceleyen bir kişi, etrafında her yöne doğru dolaşabiliyor ve çeşitli cephelerden güneş âleminin nasıl görünmesi lâzım geleceğini araştırabiliyor. Bundan başka, dünyanın altında durarak, onunla birlikte üzerine bindiği bir küçük vagon içinde yer değiştirerek küçük bir periskop arkasından dünyanın hareketi esnâsında diğer gezegenlere karşı aldığı farklı konumlara göre görülen çeşitli şekilleri tespit edebiliyordu. Ayın ve gezegenlerin aşamalarını incelemek için bu âlet oldukça yararlıydı. Burçlar kuşağı (mintaka-i bürûc=zodyak) üzerindeki yıldızlar 180 küçük lâmba ile gösterilmiş ve bu lâmbaların ışığı yıldızların parlaklıklarına göre ayarlanmıştı. Yalnız bu âletten ne kadar istifade edilirse edilsin, tabiî olmadığı çok açıktı. Güneş âlemindeki cisimlerin gerek büyüklüklerinde gerek aralarındaki mesafelerde çok aşırı hataları vardı; ve bu âleti kullanacak kişi, iyi düşünmeyecek olursa pek yanlış fikirlere sapabilirdi. İşte bu hataları gören Von Müller başka bir arzuya düşmüş ve gökyüzünü dünyadan görüldüğü gibi gösterecek bir âlet elde etmek istemiştir. Bu fikir yeni bir şey değildi. Eski çağlarda bile bazı astronomlar bunu düşünmüşlerdi. Bu fikrin temeli, seyircileri sabit bir yerde bulundurmak ve onların başları üzerinde hareketli bir kubbe yaparak üzerine yıldızlar tespit edilmiş olan bu kubbeyi bir yörünge etrafında döndürmekti. Gezegenler ayrıca bu kubbe üzerinde makinelerle yürütülecekti. Zeiss müessesesi bu plânı da incelemiş, fakat bunun düşünceden eyleme dönüşmesinde pek çok güçlükler görmüştür. Nihayet Zeiss müessesesi direktörlerinden Bauer Seefeld bu kubbeyi hareketli değil sabit bulundurmayı ve iç yüzeyini bir sinema perdesi gibi kullanarak, kubbe altına konulacak bir âlet aracılığıyla bunun üzerine gökyüzünü yansıtmayı düşünmüş ve beş sene devam eden çaba neticesinde ilk âlet yapılarak Münih te işletilmiş ve bundan sonra gittikçe daha mükemmel âletler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, en zor beğenen âlimleri bile hayrete düşürecek derecede idi. Münih ten sonra ikinci planetaryum Jena da tesis edilmiştir. Bugün Almanya da Berlin den başka daha on şehirde planetaryum açılmış veya açılmak üzeredir. Münih, Jena, Bremen, Dresden, Düsseldorf, Leipzig, Stuttgart planetaryumları birkaç aydan beri kapılarını açmışlar; Hamburg, Hannover, Mannheim, Nürnberg, Aix-la-Chappelle (Aachen) şehirlerinde planetaryum kurulmak üzere imiş. Bu şehirlerin birçoğunda planetaryumun tesis masraflarını belediyeler karşılamışlar. Bu tesisat oldukça önemli bir meblağ ile meydana gelebiliyor. Planetaryumun binası için ve âlet için ki toplam Mark, yaklaşık Türk Lirası kadar bir masraf gidiyor. Fakat bu masraf az zamanda giriş ücretleriyle kapatılabiliyor. Meselâ geçen Teşrîn-i Sânî/İkinci Teşrin (Ekim) de açılmış olan Berlin planetaryumunu Nisan ın birine kadar kişi ziyaret etmiş ve beş ay içinde sarf edilen paranın hemen üçte biri geri alınmıştır. Biz hayvanat ve nebâtat (bitkiler=botanik) bahçelerinden ve tabiat tarihi müzelerinden, akvaryumlardan mahrum olan memleketimizde henüz bir planetaryum kurmayı düşünemeyiz. Fakat Almanya da bulunan veya Almanya ya gitmek fırsatını elde eden vatandaşlarımızın bir defa planetaryumu ziyaret etmelerini tavsiye ederiz. Planetaryum, büyük bir kubbe altında yuvarlak bir konferans salonuyla bunu sonlandıran bir dehliz ve kütüphane müdürünün dairesi kısımlarından oluşmuştur. Münih planetaryumunun çapı 15 metre imiş. Berlin planetaryumunda kubbe daha

7 HABER KURE 7 büyütülmüş ve 25 metreye çıkarılmıştır. İçeriye girdiğimiz vakit iyi aydınlatılmış olan kubbeyi biraz basık gördük. Kubbenin içerisi-dışarısı tam yarım küre şeklinde değildi. Bu yapay kubbe, gündüz veya mehtaplı bir gecede gökyüzü bize nasıl basık görünüyor ise öyle basıktı. Fakat bir süre sonra, üzerine yıldızlar yansıtıldığı zaman, mehtapsız bir kış gecesi açık bir havada gökyüzünün bize görünüşü gibi, daha ziyade küremsi bir şekil aldı. Kubbenin altında salonun tam ortasında büyük planeter âleti duruyordu. Aşağıda duvarın dört tarafına, kuzey-güney, doğu-batı yönleri işaret edilmiş idi. Ufku temsil eden daire zeminde iki metre yüksekte idi. Konferansçının kürsüsü kenarda idi. Ortadaki âletin istenilen yöne çevrilmesi gerektiği için kürsüyü ortaya koymaya imkân yoktu. Bundan başka yankı (aks-i sadâ) için de kürsünün yanda olması uygundu. Bugünkü konferansı Berlin in genç astronomlarından Von Gellhorn veriyordu. Konferansın konusu Vatanımızın Semâsı idi. Konferansçı, kubbeye yansıtılacak şekilleri iyi görebilmek için bir süre karanlıkta kalmanın iyi olacağını söyleyerek lâmbaları söndürdü. Zifirî karanlık içinde kaldık. Gündüz, dışarının şiddetli ışığıyla kamaşmış olan gözlerimiz biraz dinlenerek karanlığa alışmadıkça yıldızlardan çıkan ışığa benzer biçimde kubbeye yansıtılacak ışıkları iyi görmek mümkün olmayacaktı. Halbuki karanlıkta on beş dakika kadar kaldıktan sonra gözlerimiz zayıf ışığa karşı bile duyarlı olmaya başlıyor. Hele elli dakika sonra bu duyarlılık en üst dereceye varıyor. Planetaryumda bir saat kaldıktan sonra, gözlerimizin bu yapay gökkubbeyi tıpkı mehtapsız bir kış gecesi gibi pek parlak ve mükemmel gördüğünü farkettim. Karanlıkta kaldığımız sürece konferansçı astronomi bilimi hakkında bir giriş yaptı ve dünyanın güneş sistemindeki yeri ve konumunu özetledi. Duvara yansıttığı bazı şekillerle bu meseleleri daha açık bir şekilde anlattı. Bundan sonra âleti çalıştırarak göğün şeklini kubbeye geçirdiği vakit herkesin ağzından elinde olmadan bir hayret ve takdir sesi yükseldi. Hakikaten şaşılacak şeydi. Parlak bir gece açık havada bulunuyormuşsunuz gibi işte yıldızlar gökyüzünde parıldıyordu. Bu parıldayışta hiçbir yapaylık görünmüyordu. Gökyüzüne baktığınız vakit duyduğunuz o sonsuzluk hissini burada da aynen duyuyorsunuz. Yıldızları az çok tanıyan, burçların şekillerini bilen bir kimse, sıkıntısız bu yapay kubbede aradığı yıldızı bulabilirdi. Biraz sonra dışarıya çıktığımız vakit ortalık kararmış ve gece gelmiş ise işte gökkubbeyi tam bu şekilde görecektik. Çünkü bize konferansçının gösterdiği bu şekil tam o gün Berlin arzından kubbenin nasıl göründüğü idi. Konferansçı, her şeyden önce en önemli yıldızları bize tanıtmakla işe girişti. Bize bu yıldızları bu yapay gökkubbede bir küçük parlak okla gösteriyordu. Bu oku istediği tarafa götürüyor, yıldızın etrafında dolaştırıyordu. Bu, tıpkı bir dershânede ders veren öğretmenin elindeki değnek gibi idi. Konferansçı bu oku gökkubbeye bir küçük el projektörü aracılığıyla yansıtıyordu. Konferansçı ortadaki koca âletten pek uzakta ise de, önündeki küçük bir levha üzerindeki düğmelere basarak buna istediği konumu verdiriyor; sessiz sedasız ve kimsenin yardımına ihtiyaç duymaksızın bir yandan anlatımını yaparken bir yandan da lâzım gelen düzenlemeleri yapıyordu. Konferansçı yapay gökkubbedeki en önemli yıldızları ve burçları dinleyicilerine/izleyicilerine tanıtırken, kubbe üzerinde burçların yanına bunların isimlerini ışıklı harflerle yansıtıyor ve sonra bunları yine söndürüyordu. Böylece yıldızların durumu hakkında yeterli bir fikir alındıktan sonra, dünyanın kendi ekseni etrafındaki hareketinin bir neticesi olarak görünen yıldızların zahirî hareketleri bahsine geçildi. Geceleri parlak bir havada bir süre sabreder de göğe bakarsanız, yıldızların ufukta doğudan doğduklarını ve yavaş yavaş gökyüzünde yükseldiklerini ve aynı zamanda diğer yıldızların ufukta batıdan battıklarını görürsünüz. Âdeta bütün gökkubbe dünyanın etrafında dönüyor gibi. Bu görünen hareketin sebebi dünyanın batıdan doğuya kendi ekseni etrafında dönmesidir. İşte planetaryumda, bu hareketi tabiatta olduğu gibi görmek mümkündür. Yalnız tabiatta yirmi dört saatte tam bir devir yapan bu hareket, bu yapay gökkubbede çok kısa bir zaman içinde yapılıyor. Ortadaki âlete verilecek hızın derecesine göre 24 saatlik bir devir 50 saniyede, 2 dakikada veya 4 dakikada bitiriliyor. Böylece bu âlet zamanı mağlup etmiş oluyordu. Tabiatta yirmi dört saat beklemeye mecbur olduğumuz bir olayın bütün aşamalarını burada birkaç dakika içinde incelemek mümkündü. Başımızın üzerinde kubbenin dönmeye başladığını ve yıldızların doğudan doğarak batıdan battıklarını görünce bu gelişmeye, bu sağlamlığa şaşmamak mümkün değildi. Bu âlette her şey düşünülmüş, en derin inceliklere kadar her şey temin edilmişti. İşte gece ilerleyip de sabah yaklaştıkça doğuda ufukta yalancı tan/geçici aydınlık (fecr-i kâzip) kendini gösteriyor, biraz sonra güneşin doğduğunu görüyorsunuz. Güneş doğduktan sonra yıldızlar birer birer sönüyor; artık gündüzdür. Gök cisimlerini görmek imkânı kalmadı. İşte güneş yükseldi, öğle oldu; sonra yavaş yavaş batıya doğru çekiliyor ve nihayet batıyor. Güneş ufukta alçaldıkça karanlık artmaya başlıyor, battıktan sonra yıldızlar görülüyor ve mehtap başlıyor. Bilinmektedir ki tabiatta yıldızlar ufka yaklaştıkça parlaklıklarını yavaş yavaş kaybederler ve bize daha az parlak görünürler. Çünkü ışık bizim gözümüze gelinceye kadar dünyayı çevreleyen hava tabakası içinden geçer; ufka yakın ışığın geçtiği hava tabakası daha kalın olduğu için yıldızlar bu durumda bize daha az parlak görünür. İşte yapay gökkubbede bu olay da pek iyi taklit edilmişti. Gökkubbenin bu hareketi sırasında ufka yaklaşan yıldızların parlaklıkları yavaş yavaş azalıyordu. Acaba bu nasıl bir mekanizma ile sağlanmıştı? Konferanstan sonra Dr.Wagner bana âleti gösterirken bunu da anlattı. Âletin iki büyük küresi var; biri kuzey yarım küre, diğeri güney yarım küre göğünü yansıtıyor. Bu kürelerden her birinin üzerinde 31 yuvarlak delik mevcuttur. Bunların her birinde göğün bir parçasını yansıtan birer projeksiyon âleti bulunuyor. Her projeksiyon âletinde bir fotoğraf plâkı vardır. Bu klişe büyük ölçekte yapılmış bir gök haritasından çekilmiştir. Bu harita üzerinde altıncı dereceye kadar gözle görülebilen bütün yıldızlar yerli yerine resmedilmiştir. Bu şekilde kubbeye yansıtılan yıldızların sayısı 5400 ü bulur. Bütün bu projektörler önünde, içinde bir miktar civa bulunan bir kap bulunuyor. Bu kap öyle düzenlenmiştir ki âletin konumu gereğiı yıldızlardan bir kısmı ufka yaklaştıkça projektörden çıkan ışık kısmen bu civadan geçmeye mecbur olarak şiddet ve gücünü kaybediyor; konum değişince ışık da eski gücüne kavuşuyor. Projektör aşağı inince ışık da büsbütün bu engelle karşılaşarak görünmez oluyor. Lâmbaların yanından kaçması muhtemel olan ışıkların da etkisini gidermek için tedbirler alınmış; böylece yıldızlar ufkun arkasından âdeta doğuyorlarmış gibi yükseliyor ve yine ufuktan batıyorlarmış gibi ortadan kayboluyorlar. Fakat bu âlette asıl hayret uyandıran nokta sabit yıldızların yanı sıra gezegenlerin, Güneş in ve Ay ın da hareketlerini gösterebilmesidir. Gerçekten gökteki cisimlerin hareketleri bir olsaydı yani yalnız dünyanın ekseni etrafındaki hareketinin bir sonucu olan zahirî dönüş hareketinden ibaret kalsaydı mesele pek basitleşirdi. Halbuki uzayda sabit yıldızların yanı sıra gezegen denilen ve her biri kendi yörüngesinde hareket eden cisimler de vardır. İşte planeter âleti sabit yıldızlar arasında dolaşan ve dünyanın da etrafındaki hareketi sebebiyle gökyüzünde daima yerlerini değiştiren Utarid (Merkür), Zühre (Venüs), Merih (Mars), Müşteri (Jupiter) ve Zühal (Satürn) gibi gezegenlerin, Güneş in ve Ay ın hareketlerini de pek karışık bir takım tedbirler sayesinde çok açık olarak gösterebiliyor. Âlet, yıldızların görünen hareketleriyle gezegenlerin bu hareketlerini bir arada gösterebilecek şekilde yapılmıştır. Fakat gezegenleri ayrıca incelemek arzu edildiği zaman, yapay gökkubbede sabit yıldızları söndürerek yalnız gezegenlerin hareketlerini incelemek de mümkündür. Bundan sonra konferansçı düyanın güneş etrafındaki yıllık hareketinden kaynaklanan aşamaları inceledi. 365 günde biten bu hareketi âlet ya yedi saniyede ya bir dakikada veya dört dakikada bitiriyor. Böylece güneşin burçlar kuşağındaki görünen hareketini incelemiş oluyoruz. Bu incelemeler sırasında, kubbeye yansıtılan şekillerle güneşin bir sene içinde mevsimlere göre aldığı durumlar tanımlanarak mevsimlerin nasıl meydana geldiği açıklandı. Söz konusu âletle yapay gökkubbeye yıldızlar ve gezegenlerden başka samanyolu (kehkeşân), on yedi yıldız kümesi ve bulut da yansıtılmıştı. Fakat asıl önemli olan konferanstan sonra Dr.Wagner in bize gösterdiği yeniliklerdi. Bu âlet, gökkubbeyi, dünyanın herhangi bir noktasından bakıldığına göre aynen gösterebiliyor ve böylece meselâ ta kuzey kutbundan güney kutbuna kadar tam bir seyahat yapılabiliyordu. Bir elektrik motorunun âlete verdiği hareket sayesinde başımızdaki gökkubbeyi önce kutup vaziyetinde gördük. Bu durumda kutup yıldızı tam tepemiz hizasında idi; çeşitli arz derecelerini gösteren bölmeli (taksimatlı) bir cetvel de kubbeye yansıtılmıştı. Yavaş yavaş dönüşümüzü yaparak kutuplardan uzaklaştıkça kutup yıldızları da alçalıyor ve başka yıldızlar yukarıya geliyordu. Dr. Wagner 41 derece enlemi (arz-ı coğrâfî) üzerinde âleti sabitledi. İşte bu manzara bizim İstanbul dan bu ay içinde gördüğümüz gökyüzü idi. Birkaç saniye bunu izledikten sonra yolumuza devam ettik. Ekvatora (hatt-ı istivâ) geldiğimiz vakit kutup yıldızı ufuktan silindi. Bundan sonra güney yarım küresine geçtik ve şimdiye kadar hiç görmediğimiz yıldızlarla karşılaştık. Daha garibi var: Bu âlet bize gökyüzünün bundan binlerce sene önceki durumunu gösterebildiği gibi, bundan sonra gelecek seneler içindeki şekillerini de gösterebiliyor. Hem de pek basit bir tarzda kendi kendine. Âletin motoru üzerinde bir kaydedici (sayaç=compteur) vardır. Üzerindeki rakamlar yapay gökkubbeye yansıtılan şeklin hangi senenin hangi ayının hangi gününe ait olduğunu bildirir. Şu halde, meselâ 1725 senesi Şubat ının 15. günü gökyüzü ne şekilde idi; bunu, kaydediciyi ona göre düzenleyerek görmek mümkündür. Âlet çok güvenilirmiş. Meselâ kaydedici üzerinde de okunduğu gibi 1927 senesi Nisan ının 21. günü, bugün, Berlin enleminde gökkubbenin şeklini buraya yansıtılmış görüyoruz, değil mi? Dr.Wagner diyordu ki: Âletin üzerindeki şu yapay kubbeyi kaldırmanın mümkün olduğunu düşününüz, bir an bu kubbenin kaldırıldığını ve böylece açık havada gökyüzünü gördüğümüzü farzediniz. Âletin ağızlarından çıkan ve her biri bir yıldızı gösteren ışık demetlerinden her birinin tam olarak gösterdikleri yıldızlar hizasında bulunduklarını görecektiniz. Geçmişte ve gelecekte yıldızların durumunu gösteren bu âlette arzın bir diğer hareketinden kaynaklanan sonuç da göz önünde bulundurulmuştur. Bilinmektedir ki dünya bir topaç gibi hem kendi etrafında döner hem de dönerken eksenini değiştirir. Bugün, dünyanın eksenini gökyüzünde sınırladığımız vakit bu doğrultuda kutup yıldızı dediğimiz yıldızı buluyoruz. Fakat önceleri aynı eksen üzerinde başka yıldızlar vardı. Dünya bu hareketini her senede bir tamamlar. İşte, planeterde bu hareket bile hesap edilmiştir. Bu âlet aracılığıyla, bu sene içinde kutup yıldızının yerine sırasıyla hangi yıldızların geleceğini ve hangi sene geleceğini de göstermek mümkündü. Yalnız bunun için, âlet bir senelik hareketi yedi saniyede bitirdiğine göre, makineyi hiç durdurmadan çalıştırmak üzere yaklaşık elli saat devamlı hareket ettirmek gerekiyordu. Verdikleri değerli bilgilerden dolayı profesörlere teşekkür ederek ayrıldım. Berlin, 21 Nisan 1927 Çeviriyazı ve Günümüz Diline Uyarlama: Süleyman SAYAR U.Ü.İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Görüntülerin altyazıları (her bir sayfa için soldan sağa sırasıyla): 1. Berlin planetaryumunda halka astronomi konferansları veren Profesör Von Gellhorn. 2. Münih müzesinde, Kopernik sistemine göre güneş evrenini ve dünyayı gösteren yuvarlağın altında hareketli bir vagon üzerinde bulunan gözlemci, bu dönüş sırasında gezegenlerin gökteki çeşitli durumlarını inceleyebilir. 3. Berlin planetaryumu müdürü Dr. Wagner. 4. Münih astronomi müzesinde güneş evrenini Kopernik sisteminde temsil eden âletler. 5. Konferansı veren profesörün kürsüsü önünde âlete istenilen konumu verdirecek düğmelerin bulunduğu mahfaza. 6. Yapay gök kubbe üzerindeki yıldızları ve burçları yahut gezegenleri parlak bir okla göstermek için konferansçının kullandığı projektör. 7. Jena da planetaryum binası. 8. Dresden de planetaryum binası. 9. Berlin de planetaryum binası. 10. Planeter âleti. 11. Planeter âletinin yatay ve dikey kesitleri. Âlet bu konumda iken kuzey kutbunda bulunan bir gözlemcinin gökyüzünü ne şekilde göreceğini yansıtır. 12. Planeter âleti ve yapay gök kubbeye yansıtılan yıldızlar. Hayat Mecmuası, cilt 2, sayı 27 (Ankara, 2 Haziran 1927), s

8 8 HABER KURE Cacabey Planetaryum Gösterileri; CACABEY PLANETARYUM'DA Yaşamın Şifresi (YENİ) : Türkiye de İlk Defa Cacabey Planetaryum da. Gösterimimizde insan vücudunun gizemlerini, insan vücudunun içinde gezerek öğreniyoruz. Minik bir denizaltı ile bu gizemlere ışık tutarken nano-teknolojiler ve genetik bilimi sayesinde kansere ve diğer hastalıklara nasıl çözümler bulunabileceğini göreceğiz. Evrenin Boyutları: Uzay boşluğunda bulunan gezegenlerin ve Güneş in, Dünya mıza uzaklıklarını nasıl ölçebiliriz ve hepsinin büyüklüklerinin oranları nasıldır? Gök cisimlerinin uzaklıklarını ölçmek istersek ne tür ölçüm birimleri kullanabiliriz? Bu gösterimde bütün bunların cevabını bulabilirken aynı zamanda bulutsular, yıldız takımları, yıldız kümeleri, galaksiler, uzay teleskopları kısaca tüm evrenimiz hakkında bilgiler edinebilirsiniz. Evrenin boyutlarını ölçerken hem eğlenip hem de fark edemediğimiz birçok bilgiye ulaşabilirsiniz. Uzaydaki Şekiller: Uzaydaki şekiller, Güneş in Ay ın Dünya nın ve diğer gezegenlerin şekillerini hareketlerini anlatan eğlenceli bir uzay yolculuğu gösterimidir. Dünyamızı ve diğer Dünya ların neye benzediğini öğrenmek istiyor musunuz? Bu gösterimimiz de ayrıntılılarıyla uzaydaki şekilleri görebilirsiniz. Hayali bir roketle uzay seyahatine hazır olun. Cacabey Planetaryum da gösterilerimiz 50dk60dk sürmekte, programlarımız ve etkinliklerimiz her geçen gün yenilenmekte ve güncellenmektedir. EĞİTİMLER C acabey Planetaryum 29 Eylül 2011 tarihli resmi açlışıyla Türkiye nin en büyük planetaryumu oldu. Planetaryumumuz hafta içi 09:00 ve 18:00 arası her saat başı randevu ile okul gruplarına eğitim vermektedir. Halka açık seanslarımız ise Çarşamba 19:15 Cumartesi 15:00 ve 16:30 saatlerindedir. Her katılımcı için eğitimlerimiz ilk olarak fuaye alanında başlamaktadır. Fuaye alanımızda 1 adet Meade LXD55ve 1 adet Orion StarMax 127 (5 inch) Maksutov-Cassegrain Teleskobu,Uzay Dünyası köşesi, Hubble Uzay Teleskobu maketi, Uluslar arası Uzay İstasyonu maketi, Göktürk 2 Uydu maketi, Güneş Sistemi Panosu ve gök cisimleri posterlerinden oluşan sergi alanı yer almaktadır. Gelen gruplara fuaye alanında Uzay Dünyası adı verilen 12 dev aynanın oluşturduğu paralel olmayan aynaların yerleştirildiği ve aynalardan yansıyan görüntü her öğrenciye tek tek gösterilir. Burada aynaların yansıtma özelliği ve aralarında açı olup olmamasının yansıya görüntüyü etkilediği birebir gösterilmektedir. Uzay Dünyası köşesinde yansıyan görüntüler aynı zamanda uzay boşluğunda gök cisimlerin yerçekimsiz ortamdaki duruşlarını da temsil edip gök cisimlerinin derinliklerini de göstermektedir. Aynaların tam orta kısmına yerleştirilen LCD den de güneş sistemi, yıldızlar, yıldız takımları görüntüleri de yansıtılarak planetaryum gösterisine küçük bir geçiş yapılmaktadır. Uzay dünyası köşesinin ardından 2 adet teleskobun teknik özellikleri anlatılıp kullanım alanları ve gözlem kapasitelerinin tanımları yapılmaktadır. LXD55 modeli, serisinin çok yönlü kullanılabilen yüksek çözünürlüklü teleskoplarından birisidir. Bu seri modelleri ile eşsiz mekanik ve elektronik performans sunar. Meade LXD55 teleskobu ile Saturn ün halkalarını, Güneş sisteminin ötesinde görkemli bulutsuları, yıldız kümelerini ve galaksileri gözlemleyebilmektedir. Orion StarMax 127 (5 inch) Maksutov-Cassegrain teleskobu ile gökcisimlerini gözlemlemek için bütçe olarak uygun, hafif ve kompakt bir teleskoptur. Taşınabilir teleskoplar arasında özellikleri açısından önemli bir yer tutmaktadır. Venüs Mars Jüpiter ve Satürn gezegenleri, Ay ı Günneş, galaksi ve nebulalar gözlemlenebilmektedir. Fuaye alanındaki teleskop tanımlarından sonra uzay teleskobu, uzay istasyonu ve uydu maketlerinin incelenmesi sağlanarak planetaryum sunumlarına geçmeden uzay teknolojileri ve kullanılan uzay araçları hakkında bilgiler verilir. Fuaye alanındaki bu görsellerin öncelikli olarak sunulma sebebi, planetaryum salonunda izleyecekleri derin uzay alanında ki her görüntünün yorumlanmasına daha sonrasında elde edilen bilginin ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasına katkıda bulunmasını sağlamaktır. Fuaye alanımızdaki görsellerden sonra öğrenciler planetaryum salonunda ki gösterilere katılmaktadır. Planetaryum salonu 8 adet DLP multi projeksyon sistemi 13m çaplı kubbe ekran ve 84 kişi kapasiteli koltuk ve kontrol bilgisayarından oluşmaktadır. Gösteriler Cacarium ile başlamaktadır. Cacarium modellenmiş gökyüzü programıdır. Bu programla Dünya mızın istediğimiz bölgesinden gökyüzünü gözlemlemeye başlıyoruz. Cacarium da istediğimiz tarih ve saatteki gökyüzünü ve gök olaylarını da gözlemlemek mümkündür. Bu programda öğrencilere Dünya mızın dönüş hareketleri, gece ve gündüz kavramı, mevsimler, Güneş ve Ay tutulmaları, yıldız takımları, enlem boylam kavramları, gökyüzü gözlemleme teknikleri, yön bulma gibi konular işlenmektedir. Aynı zamanda; evrendeki yerimiz neresi? Güneş sistemimizin elemanları nelerdir ve nasıl görünüyorlar? Samanyolu galaksisi ve diğer galaksilerin boyutları nasıldır? Soruların tümüne yanıt veren eşsiz bir gezinti yapılabilmektedir. Bunun için kullanılan diğer bir gökyüzü programımız Mitekarium ile tüm gökcisimlerine seyahat edilebilmektedir. Bu gerçekçi programda da gök cisimlerinin büyüklükleri, evrendeki yeri, evrenin bugüne kadar gözlemlenebilen bölümü öğrencilere tanıtarak evrenin yapısı hakkında derin bilgiler sunulmaktadir. Gökyüzü sunumlarının ardından her yaş seviyesine uygun olan hazır sunumlarımız gösterilmektedir. Dev bir kürede lerde birlikte evreni süper boyutlu derinlik keşfedelim...! evrenin I BOYUTLAR Dev bir küre de sü per boyu tlu derin likle rde birli kte uza ŞE ydaki KİL LE R Tel: Cd. Otosansit Karşısı Şirinevler Mh. Ankara evre ni ke şfed el im...! 99 Eğitim ve Bilim Merkezi Yıldırım - BURSA ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ im...! edel keşf lerde rinlik bir Dev Aenevreani oku birlikt lu ve pe de sü küre tlu de r boyu İlköğ tim drea seviy ılın 20.y BLE esi U B HU ESKOB L TE Şirin evler Mh. Tel: Anka ra Cd Otos ansit 46 0 Karş 0 11 ısı Eğ itim ve Bi lim M zi Yı ldı rım - Dev bi r kü rede BURS A süpe r bo yutlu rkiy Lise m kade ve A Lise ve A kad e mik kara Mh. An m ve Eğiti Yıldır rkezi A BURS Me Bilim sev iye Tel: Şirin evle Tablo 2b) 2012 yılının Bursa ilçelerine dağılan ziyaretçi yüzdesini göstermektedir. rşısı osan Cd. Ot ım - sit Ka vler Şirine r Mh. Anka ra Cd. Otos +90 ansit.224 Karş 346 ısı Eğ evre M Tel: +9 kte itim ve Bi lim M ni ke şfed el im...! RE viye ik se birli in P lan eta giz İnsan ryum em li b vücu unda ir ; du haz yolcu nda ır m luğ ısın a ız? ŞA ŞİF Tablo 2a) 2012 yılının aylara dağılan ziyaretçi sayısını göstermektedir. rde e n YA Tablo 1b) 2011 yılının Bursa ilçelerine dağılan ziyaretçi yüzdesini göstermektedir. derin likle Tü Tablo 1a) 2011 yılının aylara dağılan ziyaretçi sayısını göstermektedir. 99 erke erke zi 346 Yıld ırım BU RSA IN Sİ

9 HABER KURE 9 GÖRÜNMEZLİK GERÇEK OLDU! Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) cisimleri belli frekanslarda görünmez kılan nanoteknoloji tabanlı malzeme geliştirdi. Görme ya da algılama bir cisimden yayılan ya da üzerine çarpıp saçılan elektromanyetik dalgaların algılayıcılara geri dönmesiyle gerçekleşen bir süreçtir. Görünmezlik sağlanması için görünmemesi istenen cismin saçtığı elektromanyetik dalgayı gizlemek, elektromanyetik dalgaların çarpmasını önlemek ya da dalgaların gelişigüzel saçılmasını sağlamak gerekir. Bilim adamları artık görünmezliğin sırrını çözdü. Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) cisimleri belli frekanslarda görünmez kılan nanoteknoloji tabanlı malzeme geliştirdi. Türkiye nin tek Descartes bilim ödülü sahibi olan Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay ın başkanlığını yürüttüğü projede doktora öğrencisi Atilla Özgür Çakmak tarafından geliştirilen görünmezlik pelerini teknolojisi, askeri araçların üzerine kaplanacak bir metamalzeme sayesinde istenilen frekans bandında, tankların hatta havadaki uçakların görünmezliğine olanak sağlıyor. GÜNEŞ GÖZLÜĞÜNDEN ENERJİSİNE Fizikçi, Astronom Ali DÖNMEZ Dünden Bugüne Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gözlem Evi Türkiye`nin en genç gözlem ev olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Gözlemevi yeni 2002 yılında kurulum çalışmalarının başlaması ile hızlı bir şekilde emin adımlarla hız kesmeden şuan ki yayınları ve akademik çalışmaları ile Türkiye`nin en fazla bilimsel yayın yapılan gözlemevi haline gelmişti. Bir gözlemevinin bu kadar hızlı bir şekilde öne çıkmasındaki en önemli sebep ise görev yapan akademisyenlerin ve özverili çalışmalarıdır. Bir bakıma da yaşamlarındaki fedakarlıkları da diyebiliriz. Çünkü gözlemevinde çalışan akademisyenler akademik yaşamın gerektirdiği bazı zorlukları göz önüne alması gerekir geceleri uykusuzluk, ailelerine zaman ayıramama gibi astronomların gözlemleri yapabilmeleri için ve gökyüzünü inceleyebilmeleri için geceleri teleskopların başlarında olmaları gerekmektedir. kışın havanın açık olduğu gecelerden -20, -30 derecelere varan soğuklar gecelerde teleskoplarının başında olan Astronomlar yazında sıcak havalarda da görevlerinin başında oldular. Tüm bunlar göz önüne alınarak bakıldığında Türkiye`nin en genç gözlem evi olmasına rağmen yapılan akademik çalışmalar ile en aktif çalışan gözlemevidir. Bunun getirilerinden belki de en büyük hediye DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) projesi hazırlayan Astronomların Türkiye`nin özlük hakları ile sahip oldukları en büyük teleskopa sahip olundu. Bu proje bir dönüm noktası niteliğinde ve bilime aktarılan bütçelerin bir anda daha yüksek seviyelere çıktığını gözlemlemekteyiz. DPT nin bu projesi ile belki de ilk defa aktarılan mali güç bu kadar fazla olmuştur. Bunun bir diğer göstergesi de Türkiye nin öz kaynaklarının geliştiğini kendi jeopolitik ve sosyoekonomik durumu ile dünyanın yükselen gücü olduğunu da göstermektedir bize. Güneş enerjisi Güneş ışığından enerji edilmesi teknolojisidir. Güneş enerjisi sistemleri maliyetleri açısından oldukça uygun hale geldi ve çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı oldu. Güneş enerjisinin kullanım alanları; evlerde sıcak su elde etmede kullanılan Düzlemsel Güneş Kollektörü ile, merkezi bir odağa yönlendirilmiş dev aynalar kullanılarak odak noktasına çok yüksek sıcaklıkta ısı elde edilen, elektrik üretmeye yarayan Yer-Güneş enerji santralleri, iç içe geçmiş 2 adet silindirik cam tüpün ısı yolu ile birbirine bağlanması ve bu işlem sırasında HABER KURE Nisan 2012 arasındaki havanın alınması ile üretilen vakum tüplü Güneş enerjisi kolektörleri, çanak şeklinde ya da kutu şeklinde Güneş ısısını toplayan yapılar olan Güneş ocakları, sandviç şeklinde cam ve hava kanalları ile paketlenmiş bir pasif Güneş enerjisi sistemi olan Trombe Duvarı, aktif Güneş enerjili ısıtma ve havalandırma sistemi olan termal Güneş paneli gibi davranan, Güneş e bakan delikli (perfore) bir duvardan oluşan Panel, binanın havalandırma sistemine ön ısıtma uygulayan Geçişli Hava Paneli sistemleridir. SIG (Self-Energy Converting Sunglasses) adı verilen sistem ise taşınabilir olan cihazların güneş gözlüğüne bağlanarak şarj olmasıdır. Bu konsept hem çok şık bir tasarıma sahip hem de gözümüzü güneş ışınlarından koruyarak bir yandan da enerjisinden yararlanmamızı sağlıyor. Hyun-Joong Kim ve Kwang-Seok Jeong isimli Koreli tasarımcılar gözlüklerin camlarında nano teknoloji yardımıyla çok pahalı olmayan organik boya ile renklendirilmiş sensörleri kullandılar. Akümülatör ile enerji depolanıp aygıtlara elektrik sağlanabiliyor. Cacabey Ltd. Şti. Adına İmtiyaz Sahibi Dr. Uğur ÖZEN Genel Yayın Yönetmeni İç Mimar Ozan ÖZEN Editörler Diş Hekimi Uğur Özen İç Mimar Ozan Özen Grafiker Özge Özen Emekli Öğretmen Davut Yazıcı Astronom Yadigar Can Yüksek Astronom Nermin Deniz Konak Fizikçi Astronom Ali Dönmez Teknik Personel Serkan Yazıcı Asistan Özlem Kadal Görsel Yönetmen-Yayına Hazırlama Kadir BAYRIK - Fonem Ajans Müşteri İlişkileri Hattı Baskı Gülmat Ofset Mat. Amb. San. Tic. Ltd. Şti Yüksek İhtisas Kavşağı Çevre Yolu Girişi Yılmaz Sk. No Bursa Yayın Türü: Yaygın Süreli "YURİ GAGARİN" "Cesaret ve insanlık azminin en güzel örneği olan Yuri Gagarin bundan tam 51 yıl önce uzaya çıkan ilk insandı.." İLK UZAY YOLCULUĞUNUN 51.YILINI CACABEY PLANETARYUM DA KUTLADIK Sovyet kozmonotu Yuri Gagarin, 12 Nisan 1961'de Vostok 1 isimli uzay gemisiyle uzaya çıkan ilk insan oldu. Uzay Yarışının başlangıç döneminde, Sovyetler kozmonot adaylarını belirlemek için geniş bir tarama programı başlatmışlardı. 20 kozmonot ile Sovyet uzay programına seçilen Gagarin bütün testleri başarıyla geçti. Sonunda yine yetenekli ve başarılı bir kozmonot olan German Titov ile Yuri Gagarin arasında bir tercih yapılacaktı, Yuri Gagarin seçildi. Vostok uçuşu tam bir maceraydı. Gagarin in Vostok taki ilk sözleri "Tanıdığım ve tanımadığım dostlar, yurttaşlarım, tüm dünyanın insanları! Az sonra güçlü bir Sovyet füzesi beni uzayın derinliklerine taşıyacak. Size söylemek isterim ki, şu anda tüm hayatım tek bir an gibi gözlerimin önünde. "Gagarin in sağ salim geri dönebileceği konusunda endişeler o kadar yüksekti ki, Gagarin henüz uzaydayken rütbesi yükseltildi. Ancak başına bir iş gelmeden tekrar yere inmeyi başardı. 12 Nisan 2012 Yuri Gagarin in ve Dünya nın ilk uzay yolculuğunun 51. senesi oldu. 12 Nisan 2012 Perşembe günü Cacabey Planetaryum da da gökyüzü ve bilim meraklıları ile bu önemli günü kutladık.. Yadigar CAN

10 10 HABER KURE YENİLİKÇİ BAŞKAN Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin yenilikçi kişiliğiyle Yıldırım a ve Bursa ya faydalı projeler üretmeye her geçen gün devam ediyor. Keskin in çalışmaları Bursa ilçe belediyelerine ve tüm Türkiye ye örnek teşkil ediyor. Yıldırım Belediyesi Eğitim Ve Bilim Merkezi örneklerinin arasında bir ilktir. Yurtdışında birçok eğitim ve bilim merkezi bünyesinde yer alan planetaryum, deney maketleri Yıldırım Belediyesi Eğitim Ve Bilim Merkezi nde bulunmaktadır. Öğrencilerin bilimi yaşayarak öğrenmesi prensibi ile tamamlanan eğitim ve bilim merkezi ülkemizin tüm öğrenci ve vatandaşlarına hizmet verebilmektedir. YILDIZ TANELERİ İngiltere Uzay Bilim Merkezi ve Nasa nın ortaklaşa yürüttüğü bir araştırmada gökyüzündeki yıldız sayısı ve Dünya da ki kum tanelerinin kıyaslaması yapıldı. Yaşamın olduğu tek gezegen olan Dünya nın 3 te 2 si denizlerle kaplıdır. Dünya üzerindeki denizlerin yüz ölçümü Km2 Dünya üzerindeki kıtaların yüzölçümü Km2 dir. Bu kıtaların üzerindeki kum taneciklerini düşünelim 10 milyar? 100 milyar? trilyon? 100 zilyon? Daha fazla mı? Dünya daki kum tanelerinin 100 zilyondan fazla olduğu söyleniyor. Evrendeki yıldız sayısı da araştırmacılar tarafından Dünyada ki kum tanelerinden fazla olduğu saptandı. Güneş sistemimizin içerisinde bulunduğu galaksi Samanyolu galaksisinde 200 milyar kadar yıldız bulunuyor. Evren de Samanyolu gibi milyarlarca galaksiden (gökada) oluşuyor ve bu milyarlarca galaksi de milyarlarca yıldız içeriyor. Matematikteki basamak kavramı neredeyse evrendeki yıldız tanelerini açıklamakta zorluk çekiyor. Nermin Deniz Konak Yüksek Astronom HAYALLERİN GERÇEĞE DÖNÜŞMESİ yaşımdayken uzaya olan merakım başladı. Hep uzaya git- 13 mek istedim ki yaşım 30 (hala çok istiyorum) gerçekleştiremediğim tek hayalim. Dürbünüm ile yıldızları inceler, orada başka nelerin olduğunu ve yıldızların arkasını görebilme ihtimaliyle merakla gökyüzüne bakardım yılında artık hayallerim gerçeğe dönüşmüş ve Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimlerini kazanmıştım. Bu yıllarda teleskopla tanışmıştım. Derslerimin izin verdiği kadar haftada 3 belki 4 gün gözlemlere katılıyor uykuya ve dondurucu soğuğa aldırış etmeden teleskopun ve uzayın gizemine dalıyordum. Yıldızların bendeki sırrını çözmeye ve tüm sorularımın yanıtlarını bulmaya bu senelerde başlamıştım. Şimdi ise bu bölümü bitirmiş olup, Türkiye de kendi işini severek yapan şanslı ve ender insanlardan biriyim. Biliyorum birçok çocuk benim gibi büyüyünce astronot olup uzaya gitmek istiyor ya da yıldızları merak ediyor. Mega kentlerde yaşayan çocuklarımız maalesef gökyüzünün tadını bile çıkaramıyor ki Bu kadar ışık kirliliği altında takımyıldızlarını bile birleştirmelerini bırakın, gökyüzünde üç beş yıldız görmekle yetinmek zorunda kalıyorlar. Türkiye nin diğer sorunlarını konuşmaktan, bir türlü Türkiye adına bilimde ne kadar geride kaldığımızı ya göremiyoruz ya da görmek istemiyoruz. Bu yüzden; biz bir adım atmak adına; çocuklara bilimi sevdirmek, bilimin içerisinde yer almalarını sağlamak ve bilime giden yolun kapılarını açmak için çalışıyoruz. Cacabey Planetaryum olarak hayalleri gerçeğe dönüştürüyoruz ve o çocuklara mahrum kaldıkları muazzam güzellikli gökyüzünü sergiliyoruz. Akşam olmasını, havanın kararmasını beklemeden, günün istedikleri saatinde yıldızları gözleyebilirler, gezegenlerin sırlarını çözebilirler, takımyıldızlarının gizemli hikayelerini dinleyebilirler. Astronotların uzay boşluğunda gezinirken hissettikleri duyguların bir benzerini de kendileri hissedebilirler. İleride belki de bilim adamı olacak olan bu çocukların, ufuklarını genişletmek, neler yapabileceklerini göstermek ve bilime giden yolun kapılarını açmak bizlerin elinde Hayallerinizin gerçeğe dönüşmesi dileğiyle UZAYDA YAŞAYAN TEK CANLI! Genellikle doğal ortamlarda yosun ve likenlerde yaşayan tardigradlar boyu en fazla 2mm yi geçmeyen 8 ayaklı minik hayvancıklardır. Deniz Ayısı olarak da bilinen bu hayvanlar uzay da ve radyasona maruz kalarak yaşayan tek canlılardır. Curren Biology dergisinde yayımlanan araştırmada ilk kez bir hayvanın uzay boşluğunda böylesine bir deneye tabi tutulduğunu söyleyen bilim adamları Soyuz Füzesiyle fırlatılan uzay aracında aracı FOTON- M3'teki tardigradların 270 km irtifada uzay boşluğuna bırakıldıklarını belirttiler. Araştırmaya katılanlardan İsveç in Kristianstad Üniversitesi nden İngemar Jönsson bu hayvancıkların uzay boşluğunun bu kadar aşırı koşullarına maruz kalmalarına rağmen yaşamayı başarmaları bir gizem diye konuşurken bilim adamları bu yaratıkların böylesine dayanıklı olmasını hücresel adaptasyonlarına bağlıyor. Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi Ayrıntılı bilgi için : YENİ Yaşamın Şifresi Her Çarşamba Saat: 19:15 Evrenin Boyutları Her Cumartesi Saat: 16:30 Uzaydaki Şekiller Her Cumartesi Saat: 15:00 PROGRAM Planetaryum; gezegen evi, uzay tiyatrosu yıldız evi olarak adlandırılabilir. Cacabey Planetaryum da dev küre ekranıyla planetaryum keyfi ile Yaşamın Şifresini keşfetmeye hazır mısınız? Fulldome eğitim filmi Konu: Uzay boşluğunda bulunan, dünyaya ve birbirlerine kıyasla devasa büyüklükteki cisimlerin birbirleri arasındaki mesafeleri ve kendi boyutlarını nasıl ölçebiliriz? Fulldome eğitim filmi Konu: Uzaydaki cisimlerin görsel olarak biçimlerini okul öncesi çocuklara ifade edebilecek bir seviyede anlatabilmek ve plantetaryumu tanıtmak. UZAY ÇÖPLÜĞÜ Yaşamımızı sürdürebilmemiz için kullandığımız tüm ihtiyaçlarımız, kullanım süresi bittikten sonra birer çöp adayı oluyorlar. Geri dönüşüm kavramı ise baş edilemeyen doğaya üzerinde yaşadığımız Dünya ya zarar vermeye başladıktan sonra ortaya çıkmıştır ve çevrecilik kavramı gelişmiştir. Bizler günlük hayatımızda Dünya da çöpleri yok etmek için bir hayli uğraş sarf ederken bir de uzayda, atmosferin dışında biriken çöpler uzay araştırmalarının ve Dünya yı tehlike altında bırakan konuların başına geçmeyi başarmıştır. Uzaydaki çöpler gezegenimizi saran metal parçalarından oluşmaktadır. Bunlar atmosfer tabakasında 50 yılda biriken metal parçaları, görevi biten uydular, kullanılan uydular, gibi nesnelerdir. Uzay çalışmaları Dünya Savaşından sonra gelişmiştir. İlk olarak 1957 de Sputnik in uzaya gönderilmesi Amerika ve Ruslar arasında resmiyette olmayan uzay yarışını başlatmıştır den sonra Dünyamızın etrafında ki Ay yalnızlığına veda etti ve bununla birlikte uzayda çöp kavramı oluşmaya başladı de ABD tarafından fırlatılan Vanguard 1 isimli orta yörünge uydusu ilk uzay çöplüğü sayılır. En uzun süre uzay çöplüğü olma ünvanına sahiptir yılının sonuna doğru kullanılan 3000 uydu olduğu tespit edilmiştir kadar metal parça dünyanın etrafında yüzmektedir. Metal parçalarının dışında; itiş takımları, modüller, astronot eldivenleri, yiyecek ambalajları, konserve kutuları da uzaydaki çöpler arasında yer almaktadır. Uzay çöplüğünde civarında başıboş dönen parça bulunuyor. Çapı 1 cm den büyük olan cisim var de Çin de ASAT faaliyetiyle 6000 den fazla parça uzaya yayılmış durumdadır. ASAT faaliyeti füzelerle uyduları yok etme faaliyetiydi. Uzay çöpleri son zamanlarda hızla artış göstermiştir. Uzaya yayılan görevi tamamlanmış uydular, uyduların çarpışmasından, füzelerle parçalanmasından açığa çıkan parçalar yeni bir çarpışma için tehlike unsuru olmakta ve son zamanlarda revaçta olan uzay turistlerinin yolculukları için de riskli hale gelmektedir. Uzaydaki çöplüğe sebep olan ülkeler arasında Japonya, Fransa ve Hindistan yer almaktadır. Bu çöplerin ve tehlike yaratacak cisimlerin takibi Amerikan Uzay Gözlem Ağı tarafından yapılmaktadır. Atmosferden içeri girebilecek ve uydulara zarar verecek her cisim için oluşturulan sistem sinyal vermektedir. Yine aynı tehlikeli cisimlerin uzaydaki hareketleri ve bir daha olası atmosferin içine girebileceği zaman tahmin edilebilmektedir.

11 HABER KURE 11 Emekli Öğretmen Davut YAZICI 2012 DE BEKLENEN VOLKAN PATLAMALARI KORKUTUYOR! İzlanda Atlas okyanusunun kuzeyinde volkanik bir ada üzerinde kurulmuş ve çevresinde birçok küçük adadan oluşan bir Avrupa ülkesidir. İzlanda da bulunan Katla dağı volkanik patlamaların birçok kez gerçekleştiği bir dağdır. Patlamalarının tarihçesi 8. yy a kadar dayanır. 8.yy larda yılda arası patlama olduğu kaydedilmiştir. 20.yy a geldiğimizde 1918 de tekrar aktif hale gelen katla dağı yılları arasında da yine aktifti de ki patlama ise 20. Yy ın en büyük patlaması olarak tarihe geçti. İzlanda da ki volkanın sebep olduğu kül ve toz bulutu Atlantik boyunca dağılamaya devam edecek. Volkan araştırmaları yapan bilim adamları yakın bir gelecekte Katla Yanardağı nın tekrar patlayacağını söylüyor. Katla dağının eğiminde buzul bulunmakta ve volkan patlarsa buzulların erimesi İzlanda nın güneyinde eşi görülmemiş bir felaket yaşanacak. Volkanlar 9 Temmuz 2011 de işaret vermeye başladı. Kasım 2011 de bilim adamları bu dağda 500 civarında hafif sarsıntılar tespit etti ve bunlar magmanın hareketliğinin işareti olduğu söylendi. Uzaydaki İLKLER İlk Yapay Uydu Sputnik1 SSCB Uzayda İlk Canlı Sputnik2 SSCB Layka isimli köpek (uzayda öldü) Güneş Yörüngesine Oturan İlk Yapay Uydu SSCB Luna Dünya nın uzaydan çekilen ilk fotoğraf ABD Explore Ay a giden ilk uzay aracı SSCB Luna Ay ın arka yüzünün ilk fotoğrafı SSCB Luna Uzayda ilk insan Yuri Gagarin SSCB Vostok Uzay da aynı anda birden fazla uzay aracı, uzayda ilk telsizli iletişim SSCB Vostok 3ve Uzay da ilk kadın Valentina Tereşkova SSCB Vostok Birden fazla mürettebatlı uzay aracı SSBC Voskhod İlk Uzay Yürüyüşü Aleksey Leonov SSCB Voshkod Uzay da yörünge değiştirilebilen ilk insanlı araç ABD Gemini Başka bir gezegene inen ilk sonda Venüs SSCB Venera İki uzay aracının ilk kenetlenmesi ABD Gemini Ay yörüngesinde insanlı ilk uçuş ABD Apollo Ay da ilk insan Neil Armstrong ABD Apollo Başka bir gezegenin yörüngesine giren ilk sonda Mars ABD Mariner Milletlerarası ilk uçuş test projesi ABD-SSCB Apollo Soyu Yakın Tarih Ve Son Son Gelişmeler Orman Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Mehmet Akif Akan İnsanlık tarihinde çeşitli nedenlerle anavatanlarını terk eden kavimler olduğunu tarih kitaplarından biliyoruz. Bu göçlerin bir çok nedeni vardır ve göçler daha çok doğudan batıya doğru olmuştur. Göçler halen devam etmekte ve gelecekte de devam edecektir. Ülkemizde göçler öncelikli olarak kırsaldan yakın kentlere doğru başlamış ve zamanla doğu illerinden batıdaki sanayileşmiş, gelişmiş kentlere yönlenmiştir. Genelde AŞ ve İŞ için olduğu söylenen bu göçler aş iş sorunu olmayanlar tarafından da yapılmaktadır. Burada en önemli etken ise eğitim, sağlık ve sosyal olanaklara daha kolay ulaşabilmek isteği ve ihtiyacıdır. O halde göçlerin devamlılığı kaçınılmazdır bir gerçektir. Bu gerçeği göz önünde bulundurarak, çözümler üretmeliyiz. Eğer kırsalda kalkınma sağlanarak göçün engelleneceği düşünülüyorsa, bu çok kolay bir yol değildir ve istenen başarının sağlanması da mümkün değildir.. Çünkü kırsalda, kentlerdeki hizmetleri sunmanın maliyeti çok yüksektir ve akılcı bir yol değildir. Ayrıca, kırsalda arazilerin ve doğal kaynakların kullanım kapasitelerinin üzerinde kullanılmaması ve kirletilmemesi gerekir. Eğer kalkınma sağlayacağız derken su ve diğer doğal kaynakları kirletirsek, geri dönüşü olmayan zor bir durum ortaya çıkarırız. Bunun en güzel örneği ÇİN dir. Çin de akarsu kaynaklarının yarısından çoğu kirlenmiştir. Kırsalda yapılacak her türlü kalkınma teşebbüsleri kesinlikle bu kaynaklara zarar vermeyecek şekilde olmalı ve çok sıkı denetlenmelidir. Tekrar kentlerdeki göç sorununa gelirsek, burada, yerel yönetimlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Kent planlamaları mutlaka çok uzun yılları kapsayacak şekilde yapılmalı ve her kentin kendi özelliklerine uygun ANAYASASI olmalıdır. UZAYDA ORKESTRA Ses atmosferde kulağımız tarafından algılanabilen periyodik basınç değişimleridir. Fiziksel boyutta ses, hava katı sıvı veya gaz ortamlarda dalga boyu, bir ses dalgasının oluşması için sesin aldığı yoldur. İnsan kulağının teorik olarak 20 Hz ile Hz arasını duyduğu söylense de, en iyi 250 Hz ve Hz arasındaki konuşma frekansı bölgesini duyar. Sesöte ya da ultra sound, insan kulağının duyamayacağı çok yüksek frekanstaki seslere verilen addır. Frekansı Hz in üstündedir. Hayvanlar HZ den yukarısını duyabilirler Ses boşlukta yayılmaz. Uzay bir boşluk değildir, uzayda gök cisimlerinin de çıkardığı sesler vardır. Gök cisimlerinin sesleri insan kulağının algılayamayacağı boyutlardadır ve bu sesler radyo teleskopları ile dinlenebilmektedir. Radyo astronomi gök cisimlerinin radyoelektrik dalgaları alanındaki elektromanyetik ışımasını inceleyen gökbilim dalıdır de Karl G. Jansky gökcisimlerinin radyo dalgaları ile ışıma yaptığını keşfetti. Evren de hiçbir cisim mutlak sıfır denilen sıcaklıkta veya onun altında bir sıcaklık olamaz. Mutlak 0 K ya da C dir. Her cisim mutlak 0 K nin üzerinde bir Bu anayasa, ülkenin anayasasına aykırı olmamalı ve genel ilkeler olarak ülkenin anayasasında yer almalıdır. Bunu Bursa ölçeğinde ele alacak olursak; Bursa nın, gelecekte ulaşabileceği, (örneğin 5 milyon, 10 milyon, 15 milyon, belki de 20 milyon) nüfusa göre planlaması yapılmalıdır. Bana göre öncelikli olarak su kaynakları, tarım alanları ve de sit alanları korunmalıdır. Planlamalar yapılırken Bursa nın deprem riski altında olduğu da unutulmamalıdır. Bu nedenlerle kent sağlam zeminlere inşa edilmelidir. Kentin batısında ve doğusunda bulunan zemini sağlam, kısmen ormanlık alanlar da, planlı bir şekilde, yeşil alanlar fazla zarar görmeyecek şekilde yerleşime açılmalıdır. Kente göç eden insanların kesinlikle kaçak ve ruhsatsız ev yapmalarına izin verilmemelidir. Eğer yerleşim yerleri önceden belirlenirse, bu çok daha kolay takip edilir. Göç eden insanlar kent kültürü ile buluşturulabilirse, kentteki birçok sorun da ortadan kalkacaktır. Yeni anayasa çalışmalarının yapıldığı şu günlerde bu konular da gündeme alınmalı ve gelişmekte olan kentlerin civarı için Ormanların daraltılmaması ifadesi uygulama dışı bırakılmalıdır. Yoksa 50 yıl sonra halen bu konuları tartışıyor oluruz. Saygılarımla, ABD, 12 Nisan 1981 de yani Gagarin in uçuşunun 20.yılında tekrar kullanılabilir bir uzay aracı (uzay mekiği) göndererek yeni bir ilki gerçekleştirdi. 15Kasım1988 de ise SSCB ilk ve tek otomatik hemde tekrar kullanılabilir mekiği fırlattı. AUA nın uzay araştırmalarındaki çabaları Mars a en geç 2030 yılına kadar insan göndermeyi hedefleyen Aurora programıyla doruk noktasına ulaştı ve bu doğrultuda birçok görev gerçekleştirildi. ABD Başkanı George Bush 2004 yılında Mars a 2030 yılına kadar insan göndermeyi hedeflediklerini ve Mürettebat Taşıma Aracı (crew exploration vehicle CEV) adlı yeni bir uzay aracı geliştirdiklerini açıkladı. Böylece önde gelen iki uzay ajansı aynı hedefi seçmiş oluyordu yılı itibariyle Rusa ile takım kuran AUA, rakibi Nasa ya nazaran büyük bir avantaja sahip oldu. ABD nin CEV ine karşılık AUA ise CEV in benzeri bir araç olan Kliper in uçuş denemesini 2011 yılında gerçekleştireceğini açıkladı. Kliper projesi için ancak 2006 yılında fon sağlanabildi. TANRI SAYISI! Matematikçiler 30 yıllık soruya sonunda cevap buldu. Rubik Küpü nün en zor kombinasyonu bile 20 hamlede çözülebiliyor. Tarihin en kafa karıştırıcı oyuncaklarından Rubik Küpü nün en zor kombinasyonu bile en fazla 20 hamlede çözülebiliyor. Hesaplamayı yapan matematikçiler, bu optimal hamle sayısına Tanrı Sayısı ismini taktı. sıcaklığa sahip olduğundan elektromanyetik enerji üretir. Sıcaklığa bağlı olarak bu enerji artar ya da azalır. Sıcaklık arttıkça evrenin frekanslara olan dağılımı değişir ve yüksek enerjili paketlerin sayısı artar. Kuramsal olarak evrendeki tüm cisimlerden çıkan elektromanyetik enerji ölçülebilir. Evlerimizde dinlediğimiz radyolar da radyo frekansları arasında gezinirken kullanılmayan frekanslardan geçerken bize gelen sesler kozmik fon sesi olarak bilinir. Kozmik fon sesi uzayda her noktada aynı frekansta olan bir sestir. Nasa nın yapmış olduğu çalışmalarda radyo gözlemleri ile sayısız gezegenin sesi dinlendi ve insan kulağının algılayabileceği hale getirildi. Elde edilen sesler ise bir orkestrayı andıran derecede ilginç ve uyumluydu. Nasa bu sesleri dinlememizi sağlayacak bir site oluşturdu. (uzay sesleri) sitesinden Güneş in, gezegenlerin, uzay araçlarının, Dünya nın, Samanyolu nun seslerini dinleyebilirsiniz. Gerçekten çok hoşunuza gidecek ve tekrar tekrar dinlemek isteyeceksiniz.

12 HABER KURE ALIŞVERİŞ ÖMRÜ UZATIYOR Tayvan da bir araştırma sonucu alışverişin sağlığa iyi geldiği ve ömrü uzattığı söyleniyor. Araştırmada ilgi çeken bölümlerden biri düzenli alışveriş yapanların haftada bir ya da iki kez alışkanlık yapanlara göre daha uzun yaşadığının belirlenmesi. Uzmanlar alışverişin daha çok zevk için yapıldığını ve insanın ruh halini düzeltme potansiyelinin olduğunu belirtiyor. Araştırmaya başkanlık eden Dr. Yu-Hung Chang, "Egzersiz yapmak gibi diğer fiziksel aktivitler genellikle motivasyon, zaman zaman da bir eğitmen gerektiriyor. Oysa alışveriş daha kolay başlanabilen ve sürdürülebilen birşey" diyor. Londra'daki City Üniveristesi'nden Prof. David Oliver'de araştırmanın doğru noktalara işaret ettiğini belirterek, "Alışveriş fiziksel aktivite, alışveriş yapan diğer insanlarla sosyal etkileşim gerektiriyor. Ayrıca oldukça karmaşık bir iş olduğu için zihninizi de canlı tutuyor." dedi. HER KADIN BUNU HAYAL EDİYOR Kadınların dünyası genelde erkeklere çok karışık ve çoğu zaman gereksiz gelir. Kadınlar hem güzel görünmek için hem iyi hissetmek için hem en iyisi olmak için çoğu zaman mümkün olmayan çoğu şey isterler. Bu istekler kaçmayan ince çorap olsun, makyaj yüzden hiç çıkmasın, ne yersek yiyelim kilo almayalım şeklinde sıralanabilir. Kadınların güzel görünmek için vazgeçilmezi saçlarıdır. Her zaman kuaföre gitmek mümkün olmayabiliyor ve kadınların içinden geçen keşke diye başlayan hayallerini saçını her şekle kolayca, saçı yıpratmadan ve çok hızlı şekilde yapabilmek için uygun bir ortam olsaydı diye biter. Kadınların hayallerinde ki sorulara çözüm yine tasarımcılardan geldi. 360 derecelik açıyla saçınızı tararken ya da kuruturken veya partiye hazırlarken sağdan, soldan, önden, arkadan, kısacası herbir yanından görmek mümkün. Bu buluş ile tüm kadınların hayalleri gerçek oluyor. Yedi aynalı panelden oluşan bu alet her iki tarafa da birden açılıyor be kişinin kendisini her açıdan görmesini sağlıyor. Düzeneğin tam merkezinde duran asıl aynanın iki yanına açılan 15 santimlik aynalar aracılığıyla oluşturulan fonksiyonel alet, başın her açıdan yansıtarak kişiye de kolaylık sağlıyor. UZAYDA ÇEKİLEN İLK BİLİM KURGU FİLMİ Artık Dünya üzerinde yapılabilen herşeyi uzayda da yapmaya başladık diyebiliriz. Uzayda yapılan ilklerden biri ise uzayda bilim kurgu filmi çekimidir. Uzayda bilim kurgu filmi çekimini gerçekleştiren kişi de bu eylemin ilginçliği kadar ilgi çeken bir kişi bir uzay turistidir. Richard Garriot Ultima Online ın yaratıcısı, 2008 yılında ücretli yolcu olarak NASA tarafından uzaya götürülen sayılı insanlardan biri olmuştu. Garriot Uluslararası Uzay İstasyonu nda (ISS) geçirdiği zamanı sadece pencereden etrafa bakarak tüketmedi. Lord British istasyonun günlük çalışmalarında rol almanın yanı sıra, iki Amerikalı ve bir Rus astronotun da yardımıyla, sekiz dakikalık bir kısa film çekmeyi başardı. Filmin senaryosu da pek sıradan sayılmazdı, Dragonlance dahil pek çok 2012 OLİMPİYAT OYUNLARI 30.Olimpiyat oyunları 27 Temmuz-12 Ağustos 2012 arası Londra da yapılacak. Oylamalarda favori gösterilen Paris i açık ara geride bırakan Londra 1908 ve 1948 yıllarından sonra 3. kez olimpiyat oyunlarına ev sahipliği yapacak. Oyunlar Atıcılık, Atletizm, Badminton, Basketbol, Binicilik, Bisiklet, Boks, Eskrim, Futbol, Güreş, Halter, Hentbol, Hokey, Cimnastik, Judo, Kano-kayak, Kürek, Masa tenisi, Modern pentatlon, Okçuluk, Su topu, Taekwondo, Tenis, Triatlon, fantastik dünyaya katkıda bulunarak ismini Dünya'ya duyurmuş olan Tracy Hickman tarafından özellikle bu yolculukta çekilmek üzere yazılmıştı. Ancak Garriot Dünya'ya döndükten sonra, NASA bu filme el koydu ve yayınlanmasına izin vermedi. Sebebi sorulduğunda çok kesin bir yanıt vermeyen NASA yetkilileri, Garriot ın filminin uçuş için yapılan genel sözleşmeye aykırı olduğunu belirtmekle yetindiler. Tabii insanın aklına ilk gelen, istasyonun iç görüntülerinin bu şekilde Dünya'ya yayınlanmasının NASA yı rahatsız edeceği ihtimali. Ne var ki istasyon zaten uluslararası kimliğe sahip ve iç görüntüleri de defalarca yayınlandı. Haliyle NASA nın gerçekte neden izin vermediği pek da anlaşılır gibi değil. Ne var ki NASA dan yeni yapılan bir açıklamada, Apogee of Fear adlı bu sekiz dakikalık kısa filmin yayınlanmasına yakın bir zamanda izin verilebileceği bildiriliyor. Şüphesiz Richard Garriot ın yıllardır kurumun kapısını aşındırıyor olması bunda hayli etkili olmuş. Şimdilik filmin ne zaman çıkacağına dair kesin bir bilgi yok. Ayrıca NASA nın yayına izin vermeden önce filmde kesintiler yapabileceği de bildiriliyor. Fakat eğer herşeye rağmen izin çıkarsa, bilim-kurgu hayranları yakın bir zamanda gerçekten de uzayda çekilmiş ilk bilim-kurgu filmini izleme imkanına kavuşacaklar demektir. Voleybol, Yelken,Yüzme branşlarında yapılacaktır. 30.Yaz Olimpiyat Oyunları nın Türkiye deki bilet satışları başladı. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), Londra 2012 Olimpiyat Oyunları Organizasyon Komitesi ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi nin Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TURSAB) ile yaptığı sözleşme uyarınca, Londra 2012 biletlerinin Türkiye deki satışını Turizm ve Seyahat Acentaları Vakfı (TURSAV) gerçekleştirecek. Oyunları izlemek isteyenler, TURSAV ın www. tursav.org web sitesinden programı ve bilet fiyatlarını detaylı olarak inceleyip yine buradan temin edebilecekleri formu doldurarak bilet talebinde bulunabilecek. ANALİZ H. Hakan ÖZEN Planetaryum Enstitüsü Derneği PLANETARYUM ENSTİTÜSÜ DERNEĞİ Derneğimiz, Türkiye de bilime olan merakın tetiklenmesi ve özellikle gençlerimize bilimin sevdirilmeye çalışılmasına yönelik faaliyetler yürütmek, planetaryum ve planetaryum ile ilgili bilim dallarının gelişmesini ve yurt içinde yaygınlaşmasını sağlamaya çalışmak, planetaryumda kullanılan cihazların Türkiye de üretimini ve sanayileşmesini gerçekleştirmek, amacı ile kurulmuştur. Derneğimiz; Anahtar teslimi yeni planetaryumların fizibilite raporlarını hazırlayarak projelendirilmesi, ülkenin teknolojik ve iktisadi kalkınmasında yerli üretim planetaryumlarının yer alması, değerlendirilmesi ve arttırılması için çalışmalar yürütmektedir. Ana sınıfı, ilk, orta ve yüksek öğretimde planetaryum eğitiminin çekiciliğini, etkinliğini ve verimini arttırmak için çaba göstermek, kurs, seminer, konferans ve panel gibi eğitim çalışmaları düzenlemektedir. Benzer amaçlarla kurulmuş ya da kurulacak olan ulusal ve uluslararası derneklerle işbirliği içerisindedir. Planetaryum alanında üyelere ve kamuoyuna yönelik kitap, bülten, dergi, bilgisayar yazılım, bilimsel içerikli video v.b. güncel eğitim materyalleri yayınlamaktadır. Çoklu kamera sistemlerini Can boğazdan gelir... AY ÇÖREĞİ Malzemeler: 4 çay fincanı un, yarım paket yaşmaya, 1 tane yumurta, 125 gr. margarin, 1 çay fincanı süt, 1 kahve fincanı su, İç harcı için: kuru üzüm kuru kayısı kuru meyveler kek parçaları Sevgili Haber Küre okuyucuları. Bu köşede günlük hayatta aslında çok sık kullandığımız ama hikayesinin nerende geldiğini pek de düşünmediğimiz birçok ilginç tarif paylaşmayı umuyorum. İlk olarak Ay Çöreği nin eşsiz lezzetli tarifini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hamur yoğurma kabına, unu alalım üzerine, bir yumurta akını, marğarini ilave edelim. Ayrı bir kapta, ılık süt ile yaş mayayı karıştıralım unun içine ilave edelim. Tüm malzemeyi yoğuralım, kulak memesi kıvamına gelince bir kenara alalım. Biz bu arada iç malzemesini hazırlamaya koyulalım, keki parçalayıp bir kaba alalım, üzerine kuru meyveleri ve cevizi alalım, ince kıyılmış kuru kayısıyı, kuş üzümünü ve sütü ekleyip karıştıralım. Hamurdan parçalar koparalım, merdane ile açalım arasına yeteri kadar iç harçtan koyalım, ay şekli verelim yağlanmış fırın tepsisine dizelim. Üzerine yumurta sarısı sürelim 180 derecelik ısıda pişmeye bırakalım. Afiyet, şekerler olsun. kapsayan Türkiye nin ihtiyacı her türlü planetaryum animasyon filmlerinin üretimini, satışını sağlamaktadır. Kültür etkinliklere bu yolla ülkenin uluslararası düzeyde tanıtımına katkıda bulunma amacını gütmeketedir. Görevlerinden birisi de ilk kültür miraslarımızdan Anadolu topraklarının ilk gözlemevinin 1271 yılında Kırşehir de Caca Bey tarafından yapıldığı gerçeğinin, Türk ve Dünya kamuoyuna tanıtımının yapılmasıdır. Caca Bey, Ali Kuşçu, Takiyüddin el Raşid, Bursalı Kadı zade-i Rumi, Gıyaseddin Cemşid, Uluğbey gibi astronomi ilminin ve planetaryumların temellerini batılı ülkelerden çok önce kuran ve birçok gök cismine isim veren hatta bu isimlerin ilgisiz kalmamızdan dolayı batılı ilim adamları tarafından değiştirilen büyük Türk astronomlarını Türk ve Dünya kamuoyuna tanıtmak görevlerimizdendir. İlköğretim, orta öğretim ve üniversite öğrencilerinin eğitimi, yurttaşlarımızın astronomi konularına ilgisinin çekilmesi ve bilgilendirilmeleri sağlamak, bir turizm odağı oluşturmak, Türk ve Dünya kamuoyunun ilgisini bu noktaya çekmek için faaliyetler düzenlemektedir. Bilimsel amaçlı geziler, toplu halde gökyüzü gözlem gezileri, planetaryum merkezinde müzik dinletileri organize edecek ve bu faaliyetlerimize bütün halkımız davetli olacaktır. Asistan Özlem KADAL

PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ. Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim...

PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ. Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim... PLANETARYUM TEKNOLOJİLERİ Dev bir kürede süper boyutlu derinliklerde birlikte evreni keşfedelim... Cacabey Planetaryum, Bursa Yıldırım Belediyesi Eğitim ve Bilim Merkezi içerisinde yer almaktadır. Öz kaynakları

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

Minti Monti. Uzayı Keşfetmek İster misin? Uzayı Nasıl Keşfettik? Haydi Uzay Aracı Tasarla Evrenin En Sıradışı Gökcismi: KARADELİK Ay'a Yolculuk

Minti Monti. Uzayı Keşfetmek İster misin? Uzayı Nasıl Keşfettik? Haydi Uzay Aracı Tasarla Evrenin En Sıradışı Gökcismi: KARADELİK Ay'a Yolculuk Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Yaz 2012 Sayı:6 ISSN: 2146-281X Uzayı Keşfetmek İster misin? Uzayı Nasıl Keşfettik? Haydi Uzay Aracı Tasarla Evrenin En Sıradışı Gökcismi: KARADELİK

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ!

BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! EĞİTİMİN ALTIN MARKASINDA BAŞARI ÖDÜLSÜZ KALMAZ! %100 ÖĞRENİM BURSU FIRSATI ANADOLU LİSESİ TEOG PUANINLA SÜRESİZ BURS KAZAN! GELECEĞE GÜÇLÜ BAŞLA! EN İYİSİNİ SEÇ, DOĞRU KARAR VER ŞANSA İHTİYACIN YOK EĞİTİME

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

FARK FARK FARK. 10-11 Mayıs 2014. Swissotel - İzmir

FARK FARK FARK. 10-11 Mayıs 2014. Swissotel - İzmir FARK FARK FARK FARK 10-11 Mayıs 2014 Swissotel - İzmir Toplantı Programı Program (1.gün) 09.00-09.10 09.10-10.40 10.40-10.50 10.50-11.10 11.10-11.50 11.50-12.30 12.30-13.10 13.10-14.10 14.10-15.00 15.00-15.10

Detaylı

Yeniden üniversite başlıyor!

Yeniden üniversite başlıyor! Yeniden üniversite başlıyor! İKİNCİ BAHAR Programı Boğaziçi Üniversitesi kuruluşunun 150. yılını kutlarken, Harvard Üniversitesi nin katkıları ile, öğrenmenin yaşı olmadığını kanıtlayacak sıra dışı bir

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

CELESTRON Teleskop Eğitimi

CELESTRON Teleskop Eğitimi CELESTRON Teleskop Eğitimi CELESTRON MARKASI Celestron 1960 yılında ABD'nin California eyaletinde kurulmuş olan bir firmadır. 50 yılı geçen süre zarfında teleskop, dürbün ve mikroskop konusunda Amerika

Detaylı

ÜNİTE 7 : GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ UZAY BİLMECESİ

ÜNİTE 7 : GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ UZAY BİLMECESİ ÖĞRENME ALANI : DÜNYA VE EVREN ÜNİTE 7 : GÜNEŞ SİSTEMİ VE ÖTESİ UZAY BİLMECESİ A GÖK CİSİMLERİNİ TANIYALIM (5 SAAT) 1 Uzay ve Evren 2 Gök Cismi 3 Yıldızlar 4 Güneş 5 Takım Yıldızlar 6 Kuyruklu Yıldızlar

Detaylı

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER. Üçüncü sınıf ders programının hedefleri:

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER. Üçüncü sınıf ders programının hedefleri: I. GİRİŞ Eğitim, Kosova nın toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmesinin etki alanını temsil eder. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (EBTB) savaşın bitiminden sonra başlayan, en gelişmiş uluslar arası

Detaylı

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ

OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ OKULLAR HAYAT OLSUN OKULLAR YENİ YAŞAM ALANLARIMIZ Okullarımız halka açıldı Okullar eğitim-öğretim saatleri dışında; akşam saatleri, hafta sonları ve yaz aylarında halkımızın hizmetine açıldı. Derslikler,

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER

I. GİRİŞ II. UZAK HEDEFLER I. GİRİŞ Eğitim, Kosova nın toplumsal, siyasi ve ekonomik gelişmesinin etki alanını temsil eder. Eğitim, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı (EBTB) savaşın bitiminden sonra başlayan, en gelişmiş uluslararası

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ İSTANBUL TİCARET ODASI AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ ALMANYA ÜLKE RAPORU Mayıs 2009 İ.A 2 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Almanya Federal Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Parlamenter Demokrasi

Detaylı

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2

2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 3. SINIFLAR VELİ BİLGİLENDİRME MEKTUBU 2 Sayın Veli, Bu mektubumuzda, 2015-2016 Eğitim - Öğretim yılı MEV Koleji Özel Güzelbahçe İlkokulu,3. Sınıflar sınıf öğretmenleri zümresi

Detaylı

Makine Mühendisliği Bölümü

Makine Mühendisliği Bölümü Makine Mühendisliği Bölümü Neden Makine Mühendisliği Teknolojiyi kullanan, teknoloji üreten ve teknolojiye yön veren, toplum yararına bilimsel bilgi sağlayan günümüz ve yarınların problemlerine çözüm arayan

Detaylı

SANAT TARİHİ SANAT TARİHİ NEDİR? Sanat Tarihi, geçmişte varlık göstermiş uygarlıkların ortaya koyduğu her tür taşınır ve taşınmaz maddi kültür varlıklarını inceleyen bir bilim dalıdır. Güzel Sanatlar ve

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI. Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE

PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI. Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ REKTÖR ADAYI Düşünen, çalışan,üreten ÜNİVERSİTE GİBİ ÜNİVERSİTE AR-GE ODAKLI ŞEFFAF ÜNİVERSİTE ŞEFFAF YÖNETİM ULUSLARARASI ÜNİVERSİTE PROF.DR.FAHİR DEMİRKAN

Detaylı

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2013 BİLİM OLİMPİYATLARI, MADALYALAR VE ÇAN EĞRİSİ Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 8 Aralık 2013 Milliyet Gazetesi nde belki de Milliyet okuyucularından çoğunun da

Detaylı

KUTUP IŞINIMI AURORA. www.astrofotograf.com

KUTUP IŞINIMI AURORA. www.astrofotograf.com KUTUP IŞINIMI AURORA www.astrofotograf.com Kutup ışıkları, ya da aurora, genellikle kutup bölgelerinde görülen bir gece ışımasıdır. Aurora, gökyüzündeki doğal ışık görüntüleridir. Genelde gece görülen

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU

TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU TÜBİTAK-BİDEB LİSE ÖĞRETMENLERİ (FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ, MATEMATİK) PROJE DANIŞMANLIĞI EĞİTİMİ ÇALIŞTAYI SOSYAL ETKİNLİKLER RAPORU LİSE-1 (ÇALIŞTAY 2011) 9 17 Temmuz 2011 (Çanakkale) FİZİK Türkçede bilimsel

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim

Detaylı

Geleceğin Mühendislerine Petkim den Tam Destek

Geleceğin Mühendislerine Petkim den Tam Destek Geleceğin Mühendislerine Petkim den Tam Destek İzmir in en genç üniversitesi olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi olarak sektörün önde gelen sanayi kuruluşlarıyla işbirliği çalışmalarına

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

UZAY ARAŞTIRMALARINDAN BEKLENENLER ve HEDEFLER

UZAY ARAŞTIRMALARINDAN BEKLENENLER ve HEDEFLER UZAY ARAŞTIRMALARINDAN BEKLENENLER ve HEDEFLER Serdar Evren Ege Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü e-posta: serdar.evren@ege.edu.tr Sputnik-1 İlk yapay uydu 4 Ekim 1957 Sovyetler Birliği 80

Detaylı

Gökyüzünde Hareket (II)

Gökyüzünde Hareket (II) Gökyüzünde Hareket (II) M. Atakan Gürkan, Sabancı Üniversitesi Galileo Öğretmen Eğitim Programı, Eylül 2013, İTÜ Bilim Merkezi Birinci Kısmın Özeti Dünya'nın hareketi 1) Kendi çevresinde değişmeyen bir

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7 YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 1 / 7 Biliyorsunuz, 19 Haziran da yeni teşvik sistemine ilişkin gerekli yasal prosedürler tamamlandı ve konuya ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı -2012 yılının başından itibaren geçerli

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU Tarihçe Yabancı Diller Bölümü, 1976 yılında kurulan Kocaeli Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi bünyesinde İngilizce, Almanca ve Fransızca olmak üzere

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI etkinlikler SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI IV. Makina Tasarım ve İmalat Teknolojileri Kongresi Makina Mühendisleri Odası Konya Şubesi sekretaryalığında düzenlendi... IV. Makina Tasarım ve İmalat

Detaylı

SAĞLAM KOBİ SAHADA GÖKÇEADA. Gökçeada da Sağlam KOBİ çalışması:

SAĞLAM KOBİ SAHADA GÖKÇEADA. Gökçeada da Sağlam KOBİ çalışması: SAĞLAM KOBİ SAHADA GÖKÇEADA 2 Mayıs Pazartesi yi Salı ya bağlayan gece sel felaketine yüzünden Gökçeada sakinleri kötü bir güne başlamışlardı. Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü Gökçeada'da saat 00.10 başlayan

Detaylı

ULUSLARARASI KUM HEYKEL FESTİVALİ 2007 - ANTALYA SPONSORLUK BİLGİ NOTU

ULUSLARARASI KUM HEYKEL FESTİVALİ 2007 - ANTALYA SPONSORLUK BİLGİ NOTU ULUSLARARASI KUM HEYKEL FESTİVALİ 2007 - ANTALYA SPONSORLUK BİLGİ NOTU Projenin Adı: 2. ULUSLARARASI ANTALYA KUM HEYKEL FESTİVALİ, BEACHPARK 2007 Projenin Teması: 1001 gece masalları Projenin konusu: Dünyada

Detaylı

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ

KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM VE BİLGİ EVLERİ BİRİM FAALİYETLERİ 1. Bilgi Evlerinin Kuruluş amacı; 2014 ve 2015 Eğitim Öğretim yılı Çocukların kendilerini tanımalarını, bilgi ve becerilerini

Detaylı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

AVRUPA MİRAS GÜNLERİ. Umut Özdemir. Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı AVRUPA MİRAS GÜNLERİ Umut Özdemir Kültür ve Turizm Uzmanı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Avrupa Miras Günleri fikri Fransa da 1984 yılında başlatılan Kapıları Açık Anıtlar tasarısının tüm Avrupa ya yayılmasının

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak

Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak Kahramanmaraş mutlaka devler liginde olacak Sami Altınkaya nın Bloomberg TV de canlı olarak yayınlanan çıkış yolu programına katılan KMTSO Başkanı Kemal Karaküçük: 2023 te Kahramanmaraş ın 5 milyar dolar

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi,

Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi, Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi, İçerik Genel Bakış Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Türk Patent Enstitüsü ve Görevleri Eskiden hammadde kaynaklarına ve sermaye birikimine sahip olan ülkeler güç ve kontrol

Detaylı

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ

TÜRK TURİSTİN İLGİSİNİ ÇEKEN OSMANLI MİRASINA SAHİBİZ İ Bu yılki fuarda iyi bir tanıtım gerçekleştiren Kosovalılar, ülkelerine daha fazla turist gelmesiyle ekonomilerinin daha da gelişeceğine vurgu yaptılar. Sona eren Travel Turkey İzmir fuarının bu yılki

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ Sayın Velimiz, 11 Şubat-22 Mart 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Çalışmalar sırasında öğrencilerimizde hedeflediğimiz IB öğrenen

Detaylı

T.C. ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU STRATEJİK PLANI (2015 2019) İÇİNDEKİLER

T.C. ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU STRATEJİK PLANI (2015 2019) İÇİNDEKİLER T.C. ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU STRATEJİK PLANI (2015 2019) İÇİNDEKİLER 1. DURUM ANALİZİ 5 1.1. TARİHÇE 5 1.2. BUGÜNKÜ DURUM 5 1.3. YASAL YÜKÜMLÜLÜKLER VE MEVZUAT ANALİZİ 11

Detaylı

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ Geleceğe ışık tutan, Başöğretmen Atatürk ün emanetine sahip çıkıp, eserinin üzerine imza atan, bilgiyi öğretmekten

Detaylı

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse Bilginin hızla yenilenerek üretildiği çağımızda birey ve toplumun geleceği, bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme becerilerine bağlı bulunmaktadır. Bu becerilerin kazanılması ve hayat boyu sürdürülmesi

Detaylı

Sır Kapısı Aralanıyor

Sır Kapısı Aralanıyor Sır Kapısı Aralanıyor DAY 2009 Uluslararası Astronomi Birliği (International Astronomical Union-IAU) tarafından, Galileo Galilei nin teleskopla gökyüzünde ilk defa gözlem yapmasının 400. yıldönümüne rastlayan

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin!

Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Böyle buyurdu ekonomi, iş adamına. Nasıl? Fark etmez! Ne kadar? Sonsuza kadar! Niçin? Çünkü böyle mutlu olabilirsin! Çok kazanacak, çok büyüyeceksin. Başkalarından geri kalmayacaksın. Bir eksiğin olmayacak.

Detaylı

Bize En Yakın Yıldız. Defne Üçer 30 Nisan 2011

Bize En Yakın Yıldız. Defne Üçer 30 Nisan 2011 Bize En Yakın Yıldız GÜNEŞ Defne Üçer 30 Nisan 2011 Sayılar sayılar Güneş Kütlesi = 300.000 Dünya Kütlesi Güneş çapı = 110 Dünya çapı Güneş yoğunluğu = Dünya yoğunluğu/4 Güneş Uzaklık= 1 Astronomik Birim

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT

Beşiktaş Gazetesi. Bilişim denince Beşiktaş GÜNLÜK INTERNET GAZETENİZ... KENT Bilişim denince Beşiktaş BEŞİKTAŞ Belediyesi Avrasya bölgesi'nin en büyük bilişim fuarına katılıyor. Beşiktaş Belediyesi, bilişim alanında kullandığı son teknolojileri ve yenilikleri, 29 Kasım 2 Aralık

Detaylı

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü

Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Sağlık Sektörünün Olmazsa Olmazı: Tıbbi Malzeme Alt Sektörü Tıp sürekli ilerliyor sözündeki aslan payı bize göre; Tıbbi Malzeme Alt Sektörüne ait. Nitekim; tıbbi malzemeden yoksun sağlık sektörünün eli

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ

DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Mahmut KAYHAN Meteoroloji Mühendisi mkayhan@meteoroloji.gov.tr DENİZLERDE BÖLGESEL SU ÇEKİLMESİNİN METEOROLOJİK ANALİZİ Türkiye'de özellikle ilkbahar ve sonbaharda Marmara bölgesinde deniz sularının çekilmesi

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMETLER

DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMETLER DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMETLER Ali DİKİLİ Devlet Yardımları ve Ar-ge Dairesi Başkanı Serbest Bölgeler, Yurtdışı Yatırım ve Hizmetler G.M. 2. DÜNYA TİCARET MÜŞAVİRLERİ KONFERANSI Ankara 5 Haziran 2012 1 DÖVİZ

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Adımlar: A Windows to the Universe Citizen Science Event. windows2universe.org/starcount. 29 Ekim 12 Kasım, 2010

Adımlar: A Windows to the Universe Citizen Science Event. windows2universe.org/starcount. 29 Ekim 12 Kasım, 2010 Adımlar: Nelere ihtiyacım var? Kurşun veya tükenmez kalem Kırmızı-ışık veya gece görüşü olan el feneri GPS ünitesi, İnternet erişimi ya da bölgeyi tarif eden harita Rapor formu ile birlikte çıktısı alınmış

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Kongrenin açılışı Prof. Dr. Osman Küçük tarafından yapıldı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Fahrettin Keleştemur yaptığı konuşmasında

Kongrenin açılışı Prof. Dr. Osman Küçük tarafından yapıldı. Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. H. Fahrettin Keleştemur yaptığı konuşmasında Fotograflar Yurdakul Kayacan 13. Dünya At Hekimleri Birliği Kongresi (WEVA) başladı Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Türkiye Jokey Kulübü nün ev sahipliğinde düzenlenen 13. Dünya At Hekimleri

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı. 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı. 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Turizm İhtisas Komisyonu Toplantısı 10.04.2013 Anadolu Üniversitesi Küresel Turizm Sektörü Dünya daki turist sayısı 2011 yılında bir önceki yıla göre % 4,6 ve 2012

Detaylı

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ

İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ İNOVASYON HAFTASINA MUHTEŞEM İLGİ Bu yıl 2.'si düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası Etkinlikleri muhteşem bir açılışa tanıklık etti. Geçen yıl 3 gün süren etkinliklere 15 binden fazla katılımcı ilgi gösterirken,

Detaylı

PROJE ADI ÇOK FONKSİYONLU KOORDİNAT SİSTEMİ

PROJE ADI ÇOK FONKSİYONLU KOORDİNAT SİSTEMİ T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI TÜBİTAK- BİDEB YİBO-4 Öğretmenleri (Fen ve Teknoloji-Fizik, Kimya, Biyoloji- ve Matematik) Proje Danışmanlığı Eğitimi Çalıştayı 2010 PROJE ADI ÇOK FONKSİYONLU KOORDİNAT SİSTEMİ

Detaylı

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri Bu yazının birinci bölümünde sizi hayal kırıklığına uğratmış olabilirim, çünkü okurun bu tür yazılara genellikle kısa yolun kısasını bulmak için baktıklarını biliyorum. Fakat bu konuda verimli ve nispeten

Detaylı

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m

MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014. w w w.sektorgunleri. c o m MARMARA ÜNİVERSİTESİ BAHÇELİEVLER KAMPÜSÜ 23-24 Aralık 2014 M.Ü. İşletme Kulübü 2014 yılında isim değiştirerek Marmara Üniversitesi Yaratıcı İşletmeciler Kulübü adını almıştır. M.Ü. İşletme Kulübü, 2002

Detaylı

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster

Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster Sponsor Ol Rengini Seç Kendini Göster PERYÖN (Türkiye İnsan Yönetimi Derneği), Türkiye'de çağdaş insan kaynakları yönetimi anlayışlarının yaygınlaştırılmasına ve gelişimine liderlik eden, bu konuda ülkemizin

Detaylı

DAMAR MADENCİLİK A.Ş. Şirketimiz Hakkında

DAMAR MADENCİLİK A.Ş. Şirketimiz Hakkında DAMAR MADENCİLİK A.Ş Şirketimiz Hakkında Hakkımızda Kuruluşundan itibaren şirket odağına "İnsan değerlerini" koyan Damar Madencilik, günümüze kadar iş tecrübesini geliştirerek teknolojiyi yakından takip

Detaylı