Orda Bir Köy Var Uzakta: Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem. Doç. Dr. Asım Karaömerlioğlu 21 Mart 2009

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Orda Bir Köy Var Uzakta: Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem. Doç. Dr. Asım Karaömerlioğlu 21 Mart 2009"

Transkript

1 Orda Bir Köy Var Uzakta: Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem Doç. Dr. Asım Karaömerlioğlu 21 Mart Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi'nde yapılan konuşma metni, araştırmacıların kişisel kullanımları için web sayfamıza konulmaktadır. Bu konuşma metinleri, ticari amaçlarla çoğaltılıp dağıtılamaz veya Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi'nin izni olmaksızın başka kurumlara ait web sitelerinde veya veritabanlarında yer alamaz. Orda Bir Köy Var Uzakta: Erken Cumhuriyet Döneminde Köycü Söylem Asım Karaömerlioğlu Köy ve köycülük mevzusuyla ilgili, ama ondan daha da büyük bir resim vardır: Halkçılık. Köycülük aslında bir biçimde halkçılıktır. Halkçılık üzerine de bir çok şey yazıldı, dünyada da çok çeşitli tartışmalar yapıldı; ama köy meselesi aslında halkçılık anlayışının bütün dünyada belkemiğini oluşturur. Örneğin Amerika da ilk defa 1890 larda üçüncü bir parti olarak kurulan Halk Partisi fazla başarı sağlayamadı ama çiftçilerin partisi olarak gelişti. Rusya da 19. yüzyılın ikinci yarısında köye, halka doğru gitme hareketleri vardı. Amerika da sadece çiftçilerin, özellikle doğu yakasının finans kesimine karşı bir tepki olarak doğmuş bir hareket söz konusuyken, Rusya daki çok daha devrimci bir hareketti; hatta Rusya nın orijinal devrimci hareketinin aslına bakıldığında Marksistler değil narodnikler görülür. Latin Amerika da çok büyük bir damar olarak popülist hareketler görüyoruz; fakat bunlardan bir kuram çıkarmak oldukça zordur. Bu nedenle halkçılık hareketinin bileşenlerine bakmak, belki her halkçılık hareketini spesifik olarak, kendi mecrasında ve tarihsel-mekânsal bağlamında incelemek gerekir. Hiç kuşkusuz, dünya çapında genel birtakım etkiler vardır ve Türkiye de bu etkilerin dışında değildir. Bütün dünyada gelişen back to the land hareketleri çok gelişmiş kapitalist ülkelerde de gözlemlenebilmektedir. Köy meselesi dünyanın hemen hemen her yerinde son derece önemlidir. 1

2 19. yüzyılda Sanayi Devrimi bütün bir hayatı tepeden tırnağa değiştirdi ve büyük sosyal değişimlere damgasını vurdu. 20. yüzyıla baktığımızda, dünyada en büyük sosyal dönüşümlerin aslında Hobsbawm un da dediği gibi, köylülüğün çözülmesi sürecinde olduğunu görmekteyiz. Bu yüzyılda, köylülüğün nasıl ele alınacağı, sosyal ve siyasal hayat içerisine nasıl eklemlenebileceği, bütün siyasal hareketlerin yaşamsal, varoluşsal sorunu haline gelmiştir. Örneğin I. Dünya Savaşı sırasında Balkanlar da köylü hareketleri vardır; keza 1917 de Rusya da yapılan devrim de aslında köy meselesiyle çok yakından alakalıdır. Asker isyanları ve metropol kentlerde üç beş yerde gelişen işçi sınıfı ayaklanmalarıyla birlikte, huzursuz köylüler de bu harekette etkindir. Rus Devrimi nin en önemli siyasal partisini oluşturan Bolşeviklerin lider kadrosuna değil, gençlerine bakıldığında, büyük ölçüde kırdan yeni kopmuş ama kente de tam anlamıyla adapte olamamış, iki arada bir derede kalmış, evcilleşmemiş karakterler görülür. Rusya da örneğin Menşevik hareketin kaynağı da işçi aristokrasisidir. Keza Çin Devrimi, Balkanlar da I. Dünya Savaşı sonrası kooperatifçilik akımları, köye yöneliş hareketleri ve benzer örnekler çok ciddi bir problemler olarak gündeme gelir. Son iki yüzyılda modernite denen şey aslında biraz da bu köylü meselesinin nasıl halledileceği; köylülerin nasıl şehirleşeceği, işçileşeceği ya da köyde tarımdaki üretim ilişkilerinin nasıl modernleştirileceği, bunun kentteki sanayilerle nasıl örtüştürülebileceği üzerinde durur. Dünya çapında bir köy meselesi vardır, ki bu açıdan yine Rusya örneği manidardır sonrasında Stalin döneminde aslında en büyük mesele kolektifleştirme meselesiydi ve yine orada da problem, köylülüğün sanayiye nasıl kazandırılacağı ve köylü meselesinin bir şekilde nasıl halledileceğiydi. I. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye de de köy mevzusu çeşitli biçimlerde gündeme geldi, ama radikal bir hareket biçiminde değildi. Türkiye de halkçılık dediğimiz şey, aslında bir yanı milliyetçilikle örtüşen bir hareketti, milli bir kütleyi halk üzerinden yaratmayı esas alıyordu; ama burada halkın tanımı çok değişikti. II. Meşrutiyet döneminde Ziya Gökalp, Yusuf Akçura gibi isimler kendi tanımlarını ortaya koydu. Yusuf Akçura da daha toplumsal sınıf eksenli, ekonomiyle ilişkili, az gelirli grupları kapsayan bir halk anlayışı varken, Ziya Gökalp elitlerle avam arasında bir kavramlaştırmaya doğru gidiyordu. Çeşitli nedenlerden dolayı, Türkiye Cumhuriyeti nde de köy meselesi son derece önemli oldu. Halkın %80 gibi büyük bir kesimi köylü olduğundan, cumhuriyetin ilk yıllarında bir halk 2

3 hareketi ve halk partisi yaratma girişiminde köylü meselesiyle şu ya da bu düzeyde karşılaşmak durumunda kalındı. Bir başka önemli konu, yeni rejimin kitle tabanı yaratmasıydı. Türk milleti, yine Türk milletinin büyük nüfusundan yaratılacaktı. Adına ne derseniz deyin, nüfusun büyük çoğunluğu köylerdeydi. Bir başka önemli konu, aslında cumhuriyetin Osmanlı ya göre daha köylü olmasıydı; çünkü gayrimüslimlerin gitmesiyle beraber, toplam nüfusun aşağı yukarı %25 i olan kent nüfusu, %17 gibi bir rakama düştü. Türkiye bir sanayi ülkesi değildi ve başlatılacak sanayileşme hareketleri de yine sosyal ve ekonomik anlamda köyün dönüştürülmesiyle çok sıkı bağ içerisindeydi. Dünyada şöyle bir trend vardı: Köylünün milletin efendisi olması. Özellikle 1917 Rus Devrimi nden sonra nüfusun köylü olması iki savaş arası yıllarda bir korku yarattı. Bu, işçileşme korkusuydu. Şehirlere geldikleri zaman bu insanlara ne yapılacaktı? II. Dünya Savaşı sonrasında Amerika Birleşik Devletleri nde oluşturulan modernleşme ekolleri de aslında büyük ölçüde bu korku üzerine temellendi. Dünya kırlarından yüz milyonlarca insanın kentlere gelmesiyle asayiş, barınma ve her türlü meselenin özel olarak ele alınması gerekti. Bizde de köy meselesi ciddi bir problem olarak gündeme geldi; özellikle de 1930 lu yıllarda bir köycülük hareketi ortaya çıktı yılı sonrasında halkevlerinin oluşturulmasıyla beraber, köye gitme, köycülük ideolojisi, köylü ekonomisinin ve köyde yaşayan bireyin yüceltilmesi gibi temellere dayalı bir romantik köycülük başladı. Hayatın içerisinde, gerçekten somut, köylünün yaşamını direkt olarak değiştiren şeyler değildi konuşulanlar, ama yine de bir köye gidiş söz konusuydu ve bunun başını da Nusret Köymen çekti. Amerika da tarım sosyolojisi alanında yüksek lisans yapmış olan Köymen (Soyadı Kanunu yla bu soyadını aldı), Ankara Halkevi nin yayın organı olan Ülkü dergisinde köy meselesiyle ilgili yazılar yazdı. Bunlar biraz daha romantik, soyut metinlerdi, ama besbelli bir arayış vardı 1930 lu yıllarda. Bu arayış çeşitli nedenlere dayandırılabilir. Türkiye 1930 yılında bir Serbest Fırka deneyimi yaşadı. Serbest Fırka nın hiç beklemediği ölçüde bir destek bulması Ne oluyoruz? korkusu yarattı ların başında Yakup Kadri Karaosmanoğlu nun, Falih Rıfkı Atay ın yazılarında, Artık inkılap bitti, artık her şey bitti gibi bir olumsuz tablo görülüyordu. Örneğin Yakup Kadri Ankara da bir Fransız moda gösterisine gösterilen ilginin, devrimci ilkelerin tartışıldığı halkevindeki toplantılarda var olmadığından yakınıyor, keza Falih Rıfkı güzellik yarışmalarına insanların ve basının çok daha ilgi gösterdiğinden, oysa Türkiye nin çok büyük 3

4 meselelerine ilişkin bir ilgisizlik olduğunu gündeme getiriyordu. Aslına bakarsanız halka gitme mevzusu köyden önce biraz da aydınları hedefliyordu; örneğin Yakup Kadri nin 1932 yılında yazdığı Yaban da bunu görmek mümkündür. Bir cümlede özetlemek gerekirse, roman şunu söyler: Ey Türk aydını, bu geri kalmışlık aslında senin yüzünden; lütfen o insanlara, Anadolu ya git. Anadolu teması 19. yüzyıl sonunda gündeme gelip yavaş yavaş yükselmeye başladı. Bir Anadoluculuk hareketi vardı; ama Köylü milletin efendisidir cümlesini biraz da İşçi milletin efendisi değildir bakışıyla okumak gerekir. Unutmayalım ki o yıllarda İşçi milletin efendisidir gibi bir söylem Komünist Enternasyonal ve Ruslar tarafından gündeme getirildi; dolayısıyla diğer ifade komünizme karşı da panzehir olarak düşünülüyordu. Böylesi bir yönü var bu işin, ama tabii ki sadece sosyalizm ve komünizm korkusundan gündeme gelen şeyler değildi köycülük ve halkçılık meseleleri. Halkçılık hareketinin Osmanlı rejimine karşı bir tepki olduğunu düşünüyorum; çünkü halkçılık sonuç itibariyle sınıf kavramına ya da başka kavramlara göre çok daha homojendir. Emperyal yapı içerisinde, dağınık sistem yerine çok değişik etnisitelerden, çok değişik cemaatlerden oluşmuş bir halk anlayışı vardır ve bu halk, zaman zaman millet le iç içe geçer. Halk aslında biraz da Roussesau nun sözünü ettiği genel çıkarın temsil edildiği bir yapıdır. Bizde de kavram Fransız ekolündekine biraz benzer biçimde, yani içinde tezatların olmadığı, bölünmez bir bütün olarak kuruldu. Halk kavramı bir yandan da biraz problemlidir: Bir kere halkı bölünmez bir şekilde tanımladığınız, yani içinde değişik çıkar gruplarının olmayacağına inandığınız ya da onların ihmal edilebilir olduğunu düşündüğünüz zaman halkın karşısına geçersiniz. Daha basit cümlelerle, halkı bölünmez bir yapı olarak tasavvur etmek, halka karşı olmak anlamına gelir; bunun da liberalizmle ya da çoğulcu bir sistemle örtüşmeyen bir yanı olduğu gerçektir. Türkiye de gidiş dünya trendiyle olduğu gibi büyük buhranla da ilişkilidir. Dünyada buhran başlamış, siz yeni bir sistem, genç bir rejim olan cumhuriyeti kurmuşsunuz, ama bir yandan da bir korku taşıyorsunuz. Depresyon yıllarından sonra özellikle artan bu korku aslında dünyada da yaşanıyordu. Önemli iktisat tarihçilerimizden Ömer Lütfi Barkan ın 1935 tarihli bir gözlemini alıntılamak istiyorum: Bugün belli başlı endüstri memleketleri bile ulusal hayatın en gür ve temiz kaynağı olan köyleri, köy hayatını bir sosyal dengeşiklik aracı olarak, enternasyonel ve 4

5 ihtilalci temayüller gösteren endüstri proletaryası karşısında kıskançlıkla muhafaza için köylüyü şehre çeken ve kırları boşaltmak isteyen akımlara karşı her türlü çareye başvuruyorlar. Kısacası, böyle bir köylünün gelme si korkusu vardı; kaldı ki bizde çok daha az yaşandı başka yerlere göre. Fakat bizde, Osmanlı geleneğinden dolayı Balkanlar daki köylü hareketleri, korporatist hareketler, özellikle de Bulgaristan daki İstanbuluski nin köycü hareketi yakinen izleniyordu. Köyden kente akım Türkiye de daha çok II. Dünya Savaşı yıllarında başladı; ama özellikle de toprağı olmayan köylülere ne yapılacağı, son derece düşündürücü bir mesele olarak gündeme geliyordu. Ömer Lütfi şöyle devam ediyor: Onlar bu işe biraz da cihanın son durumu yüzünden mecbur olmuşlardır. Bugün her yerde insan ve mal göndermek için açık pazar kapılarının gittikçe kapanması yüzünden, şehirde ve köyde işsiz kalanlar ve başka yere de göçemeyen fazla nüfusu memleket içinde toprağa bağlamak. Kente gelişin kontrollü ve dikkatli bir şekilde yapılmasına ilişkin kaygıları burada çok net görmekteyiz. Türkiye deki köy meselesi bir yanıyla muhafazakâr, bir yanıyla reformistti. Halkevleri, köycülük şubeleri köylere geziler düzenliyor, doktor-ilaç götürüyor, bazı halkevlerinin tiyatro şubeleri oyunlar sahneliyordu. Köy ve köylü hakkındaki yüceltici yazılarla yavaş yavaş bir literatürün, özellikle de düşünsel düzlemde bir köycülük akımının oluştuğunu söyleyebiliriz. Şehirleşmeye karşı dikkatli bir tavır vardı; şehirlerin çok kozmopolit yerler olduğu düşünülüyordu. Osmanlı döneminde şehir, gayrimüslim nüfusun daha ağırlıklı yaşamış olduğu bir mekâna denk düşüyordu; dolayısıyla milliyetçiliğe, kozmopolitliğe, şehirleşmeye karşı bir köy yüceltmesi gelişmişti. Köy ekonomisinde insanların emeklerinde yabancılaşmanın olmadığı, herkesin biraz da mutluluk için çalıştığı, moral değerlerin pazar ilişkileri yönüne geçebildiği küçük üreticilik yüceltiliyordu. Köylülerin muhafazakârlığının, işçi sınıfı gibi başa bela olmayacak bir sınıf olduğunun altını çiziliyor ve köy, bütün yıkıcı hareketlere karşı panzehir olarak geliştiriliyordu yılı sonrasında Ülkü dergisi küçük bir ton değişikliği yaşadı. Celal Bayar Köy çok konuşuluyor, ama sanayi de önemlidir diyerek şöyle devam etti: Biz aslında tam anlamıyla köy eksenli mi, yoksa şehir eksenli mi bir kalkınma modeli uygulayacağımıza karar veremedik. Bu da Türkiye nin iki arada bir derede gidişini gündeme getirdi. Romantik akım diyebileceğimiz halkevleri halkçılığı hareketi 1930 ların sonunda biraz geri çekildi, ama devlet tarafından dikkatle daha da üzerine gidilip bir şeyler yapılmaya çalışıldı. 5

6 Romantizm özellikle birtakım yasal ve kurumsal zeminlerde, bir anlamda daha ete kemiğe bürünen bir hal aldı. Yeni cumhuriyet bu meselenin üzerine gitmeye çalıştı. Bunların en önemlilerinden biri de köy enstitüleriydi. Köy eğitiminin nasıl olması gerektiği, bunun yapısal nitelikleri, eğitimin köylü tarafından mı şehirli tarafından mı verileceği, köylülere ne tür bir eğitimi neden vermek gerektiği 1930 ların sorunuydu de pratik birtakım kurumsal çalışmalara gidildi yılında ise köy enstitüleri resmi olarak kuruldu. Bu konuda belirli kesimler biraz da nostaljiyle Bütün reformlar bir yana, köy enstitüleri cumhuriyetin en büyük atılım hareketiydi denir ve bu hareket baltalanmayıp başarıya ulaşsaydı bugünkü Türkiye nin çok farklı olacağı gibi bir köy enstitüsü yüceltmesine gidilir. Türkiye nin daha muhafazakâr ve klasik sağcı kesimi ise köy enstitülerinin tek parti döneminde elitist bir hareket olduğunu, içerisinde komünizan ve aşırı laik birtakım unsurlar barındırdığını söyler. Köy enstitüleri gündeme geldiğinde, Kazım Karabekir gibi son derece muhafazakâr isimler arasında bile böyle bir hareketin olması konusunda çok büyük bir kavga gürültü yoktu; ancak başlandıktan sonra, özellikle de işin başında İsmail Hakkı Tonguç un olması nedeniyle değişik mecralara aktı konu. İsmail Hakkı Tonguç, Balkan kökenlidir ve köycü Tonguç diye bilinir. Köy enstitülerinde zaman içerisinde belki de bu işi planlayanların istekleriyle çatışan birtakım pozisyonlar oluşmaya başladı ve nitekim 1946 yılında İsmet İnönü bu orijinal dönemi kendi eliyle kapattı. Köy enstitülerinin gerçekten ne olduğu Türkiye de hâlâ çok tartışılır. Bu kurumlarda klasik okullardaki gibi hayattan kopuk şeyler konular yerine daha kültürel mevzular, örneğin alet yapmak ve yeni tarımsal modeller öğretilir. Kız erkek karışık okullardır bunlar ve yaparak öğrenme metodu son derece ilginç yönlerinden biridir. Bu deneyimin taşıyıcıları Tonguç ve öğrencileri sahiden çok asil bir şey yaptıklarını düşünmüştür. Müthiş iradeci bir yaklaşım vardır: Her şeyi yapabiliriz, değiştirebiliriz, aydınlık Türkiye buradadır. Köy enstitülerinin Türk milliyetçiliğinin özellikle belli bölgelerde yaygınlaşmasına ve en azından milliyetçiliğe sahip çıkan bir köylü nüfusunu o bölgelerde yaratabilmek gibi asil bir düşüncesi söz konusudur. Bu kurumların büyük bir ekonomik sıkıntının yaşandığı savaş yıllarında şekillendiğini de unutmamak gerekir; zaten kanunlarda da zaman zaman köylerde köylünün toprak vermesi, çalışmalara katılması gerektiği gibi hükümlere rastlanır. Köy enstitülerinin binalarının bir kısmını öğrencilerin yapması zaman zaman eleştirilere konu oldu; şehirde insanların kendi okullarını yapmayıp devletin yaptığı okullarda okuduğu, köylülerin ise çok çalıştırıldığı yönünde cümleler kuruldu. Kemal Tahir de burada bir emek sömürüsü 6

7 olduğundan, köylülerin çok fazla çalıştırıldığından söz ediyordu. Bu biraz abartılı bir yorum olmakla beraber, hakikaten de çalışma etiğinin zorlandığını söyleyebiliriz, ki bu da savaş yıllarında biraz anlaşılır bir durumdur: Paranız yoksa, teknoloji yoksa, biraz iradeden medet umarsınız. Halkçılık hareketlerinin kökeninde iradeden medet umma gibi bir yaklaşım vardır aslında; bunu, köycülük ve halkçılık hareketinin bir başka bileşeni olan köy enstitülerinde de biraz görmekteyiz. Hemen hemen bütün popülist geleneklerde entelektüel sınıfın boş işler yaptığı, yaşadıkları şehirlerde aslında gerçekleri bilmediği gibi çok güçlü bir anti-entelektüel damar vardır. Bizim köycü harekette de bu bakışın bir miktar var olduğunu söylememiz gerekir. Köy enstitülerinin kapatılma gerekçeleri konusunda da değişik spekülasyonlar yapıldı. Bir kısım sol Kemalist varyant teoriler şöyle dedi: Burada aslında büyük bir Kemalist atılım söz konusuydu, fakat ülkenin sağcı-gerici-muhafazakâr (adına ne derseniz deyin) kesimi partide yönetime el koydu ya da etkinliğini artırdı; dolayısıyla bu güzelim deneyimi bastırdı. Bu çok doğru bir yaklaşım değildir; zira hareketi İsmet İnönü nün kendisi baltaladığına göre, demek ki ya İnönü nün sağcıların adamı olduğunu düşüneceğiz ya da başka sebepleri aramak durumunda kalacağız. Muhafazakârların köy enstitülerinin kapatılmasına ilişkin analizlerini pek değerli bulmadığım için üzerinde durmayacağım. Bu konuda ben, köylüyü köyünde tutmaya, şehre gelmesini engellemeye, aynı zamanda köyün modernleştirilmesine, fakat sanayi olacaksa da köy eksenli olmasına yönelik baştaki biraz daha muhafazakâr kaygıların zaman içinde kendisiyle çelişmeye başladığını düşünmekteyim. Okullarda okuyan öğrencilerin ne yaptığına baktığımızda, örneğin radyo dinlediklerini görüyoruz. Radyo dış dünyayla ilişki kurmayı sağlaya bir araçtı; bu öğrenciler otobüslerle şehirlere geliyor, şehirleri görüyor, dünyaya açılıyordu. Dolayısıyla köyde tutma amacının ne kadar yaşama geçirilebilir bir şey olduğu çok da belli değildir. İkincisi, yatılı okul öğrencisi sendromu diyebileceğimiz bir sendrom vardır; bu öğrenciler isyankârlığa ve kolektivist davranışa daha yatkın tipler olur. Bunun sosyopsikolojik nedenleri vardır. Bu noktada Tonguç un çok önemli bir payı vardır; hakikaten çok değerli bir eğitimcidir. Onun için işini çok iyi yapmak çok önemli bir şeydi ve bu nedenle, köy enstitüleri öğrencilerinin başı beladan hiç kurtulmuyordu. Örneğin öğrenciler yazın okuldan eve gidişte istasyonda beklerken tren yarım saat geç geldiğinde hemen istasyon şefine Nerde bu tren?! diye soruyordu, çünkü öyle öğretilmişti ona: Hakkını ara ki işler iyi yapılsın. Ancak bu, Milli Şef döneminde hoş karşılanılacak bir tutum değildi. İtaat etmenin vurgulandığı bir dönemde bir çocuğun çıkıp böyle işler yapması, hesap sorması bir tehlikeydi, çünkü buradan kolektivist hareketlere de gidilebilirdi. Bir başka 7

8 tehlike şuydu: 1945 yılına gelindiği zaman Türkiye de bir korku vardı. Türkiye hangi kampta olacaktı? Almaya ile sıkı ilişkilerimiz göze batacak mıydı? Acaba cezalandırılacak mıydık? Çünkü Amerika Birleşik Devletleri tarafından tek parti modeli pek istenmeyen bir şey gibi algılanmıştı ilk başta. Belki gerçekliği yoktu bu düşüncenin, ama bir telaş vardı ortada. Aynı zamanda, sadece Türkiye de değil dünyanın birçok yerinde bir anti-komünist histeriyle cadı kazanları kaynatılmaya başlamıştı. Türkiye de hakikaten komünizm tehlikesi var mıydı? Bana sorarsanız çok fazla yoktu; bir aydın hareketi, çok marjinal bir hareket düzeyindeydi. Fakat o yıllarda eğer anti-komünist bir perspektif geliştirecekseniz, özellikle Amerika ile yakınlaşmak istiyorsanız bir komünizm tehlikesi olduğunu göstermeniz ve yoksa da bunu tahmin ediyorum biraz yaratmanız gerekiyordu. Behice Boran ve Niyazi Berkes hocaların komünizmle suçlanmasıyla, kentte komünist hareketin geliştiğine dair bir imaj yayılmaya ve bunun kırsal damarının da köy enstitülerine dayandığı gösterilmeye çalışılmış olabilir. Bunu da İnönü hükümetinin kontrolünde Milli Şef in yaptığını biliyoruz da Türkiye de McCarthy cilik kadar olmasa da çok ciddi boyutlarda bir anti-komünist hareket vardı; belki bununla da bağlantı kurulabilir; ama 1946 yılında bu orijinal deneyim kesildi, hatta enstitü fikrine son derece karşıt kişiler enstitülerin yönetimine getirildi. Bir başka çok önemli mevzu toprak reformuydu yılında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu yla tartışmalar doruk noktasına ulaştı; ama bütün 1930 lu yıllar boyunca toprak ve köy mevzusu gündemdeydi. Türkiye de gerçekten büyük oranda topraksız köylü nüfusu olduğu ve bunlara toprak dağıtılması, bu korkutucu nüfusun sosyal anlamda bir şekilde içerilmesi, sistem içerisinde rahat tutulması gerektiği söyleniyordu. Bu konuda Meclis te yaşanan tartışmalarda içişleri bakanı, memlekette yüz binlerle ifade edilen çok büyük oranda topraksız köylü olduğundan söz ediyordu. Sonunda 1945 yılında Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu çıktı. Türkiye de çokpartili hayata geçiş ve Demokrat Parti ye giden süreçte bu kanun da gündeme geldi. Orijinal kanunda çiftçi ocakları kavramı vardı. Bu kavram Menderes tarafından doğrudan Nazi Almanya sının köycü tarım bakanlığının yaptığı kanunlardan alınmıştı. Çiftçi ocakları var olacak, bunlar bölünmeyip ailenin en büyük çocuklarına kalacak, onlar diğerlerini besleyecek, dolayısıyla toprak bölünmediğinden kırsal yapı sosyal anlamda çatırdamayıp korunacaktı. Birtakım mekanizmalarla bu toprakların piyasaya girmesi engellenmeye çalışılıyordu. Toprağın meta olmaktan çıkarılması gibi ciddi boyutlarda bir kaygı vardı, fakat daha sonra çiftçi ocakları mevzusu gündemden çıkartıldı. Kanunun 17. 8

9 maddesi pratikte çok büyük toprak sahibi (belli yerlerde 5000 dönüm, yerine göre 2000 dönüme kadar düşebiliyordu) insanların topraklarına istenirse el konulabilmesini öngörüyordu; fakat bu, çok büyük tartışmalar yarattı ve kanun biraz kuşa çevrilerek çıkartıldı de kendisi de büyük bir toprak ağası olan Cavit Oral işin başına atandıktan sonra, kanunun fazla radikal gibi görünen damarları biraz törpülendi. Bizde toprak reformu solcu, halkçı bir hareket gibi görülüyordu. Tabii ki toprak meselesi çok önemlidir, ama solcu-radikal bir hareket olduğu yönündeki yaklaşıma ben şüpheyle bakıyorum sonrasında Amerika Birleşik Devletleri dünyada, özellikle Uzak Asya da toprak reformu hareketlerini kendisi yaptırmaya çalışıyordu, bizim ülkemizde bunun yine köycü bir damarı vardı. Gözden kaçan çok önemli bir konu, son yıllarda daha çok görülmeye başlanan Kürt meselesidir. Şöyle bir soru vardır: Burada bir Kürt meselesi var, bu meseleyi biz nasıl çözeriz? Türkiye de çok uzun yıllar, belki çok yakın zamana kadar klişe bir yorum vardı ortada: Aslında bir Kürt meselesi yoktur, bir Güneydoğu sorunu vardır, bu da etnisiteye değil, geri kalmışlığa ve ekonomiye ilişkindir. Birtakım toprak ağaları ve aşiret liderleri vardır; köylü kendisi küçük mülkiyetine sahip olmadığı için, buralarda aşiret yapısı kendini yeniden üretmektedir. Aşiret yapısı kendini yeniden ürettiği için de Kürt aşiretleri de bir anlamda Kürtlüğü yeniden üretmektedir. Aslında bu, Biz eğer bu sosyal yapıyı, oradaki aşiret yapısını kırarsak, küçük ve mülkiyet düşkünü bir insan yaratırız. Bu insan aşiretin, Kürt beylerinin kontrolünden çıkar, böylece de Kürt milliyetçiliğinin toplumsal altyapısı zayıflatılmış olur yaklaşımıdır. Bülent Ecevit de yıllar yılı mevzuyu böyle konumladı. Bu olay 1937 de böyle konumlanıyordu, 1997 de de Ecevit bir konuşmasında, ortada sosyoekonomik bir sorun olduğunu ve esasında Kürt meselesinin toprak meselesiyle alakalı olduğunu söylemişti. Türkiye nin teorik anlamda en sofistike aydınlarını temsil ettiğini söyleyebileceğimiz Kadro dergisinde 1933 yılında İsmail Hüsrev Tökin (Kendisi en büyük teorisyenlerindendir, özellikle de kır sosyolojisi meselesini çok iyi bilir, çok iyi gözlemleri vardır te Türkiye Köy İktisadiyatı diye bir kitap yazmıştır), şöyle söylüyordu: Şark vilayetlerinde derebeyliğin küll halinde tasfiyesi ve toprağın bilabedel köylüye tevzi edilmesi, milli bütünlüğün temini bakımından bilhassa zaruridir. Orada bilhassa Kürtçe konuşulan sahalarda için için kaynayan gayri milli hareketlerin, irticai ceryanların gıda aldığı içtimai zümreler, köylüsüyle beraber geniş topraklara tesavut etmiş beylerdir. Toprağın köylüye doğrudan doğruya tevzii demek, bey ismini taşıyan irtica kaynağı bir sınıfın [Kürtlükle irtica 9

10 da burada çakıştırılmış] ve bu sınıfla beraber Kürt meselesinin kökünden tasfiyesi demektir. Dolayısıyla bir Kürt meselesi de akıllarda vardı ve sadece Kadro cuların akıllarında değildi. Şevket Süreyya da bu konuda şöyle söyler: Şark ın bir diğer temel davası olan Kürtleşmek- Türkleşmek mücadeleleri de gene öylece sürdü gitti. Nerede küçük toprak mülkiyeti beliriyorsa, orada halk sırtını hükümete dayamak istiyor ve orada idare, mektep ve dolayısıyla Türkçe yerleşiyordu. Nerede ağa ve şeyh galip gelirse, orada köy ve toprak ağanın kontrolüne geçiyor, orada mektep ve idare çıkarılarak bey in hükmü geçiyor ve Kürtçe halkın dili oluyordu. Biz yıllarca bu tartışmalara, işin Kürt meselesi boyutuna çok fazla önem vermedik, ama son derece önemli bir konudur yılını yeni dünya düzeninin oluştuğu bir yıl diye bilmekteyiz. Aynı dönemde Türkiye de de bir muhalefetin ortaya çıkacağı kesinleşmişti. Savaş yıllarındaki sosyal şartların zorlaşması ve insanların içinde beliren tepki zaten çokpartili bir sistemi iteklemişti ve çıkışın Menderes ile arkadaşları tarafından yapılacağı da artık belliydi. Bu konuda çeşitli iddialar vardı; örneğin bu insanların büyük toprak sahibi olması nedeniyle, aslında bu muhalefetin de büyük toprak sahibi muhalefeti olduğu ya da bütün bu olup bitenlerden devlet ve devlet politikalarının değil, toprak ağalarının sorumlu olduğu gibi bir imaj yayılmak istenmiş olabilir. Unutmayalım ki 1945, altı yıllık savaşın son yılıydı. Türkiye savaşa girmedi, ama iktisaden bütün her şeyini çekti. İsmet İnönü birçok açıdan kurt bir politikacıydı. Bütün bu süreç sonunda 1950 lerde yasa işledi, belirli miktarda toprak dağıtıldı, ama bunların çoğu devlet arazileriydi. Bu mesele de Türkiye de köycülük hareketinin, köycülük düşüncesinin önemli unsurlarından biridir. 10

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ

KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ 16 Prof. Dr. Atilla ERALP KOPENHAG ZİRVESİ IŞIĞINDA TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ Prof. Dr. Atilla ERALP ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Kopenhag Zirvesiyle ilgili bir düşüncemi sizinle paylaşarak başlamak

Detaylı

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ TÜRK-İŞ Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ 25-27 Mayıs 2012 Nova, İbis Hotel - İstanbul Oturumlar Panel

Detaylı

UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I

UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I Prof. Dr. Coşkun ÇAKIR Ders saati: Salı, 09.00 10.30 Perşembe, 09.00 10.30 Ders Asistanı: Mustafa Batman Ofis saati: Salı, 11.00-12.00 Perşembe, 11.00 12.00 Ders Tanımı

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 017-018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı 1. 1. XIV. yüzyıl başlarında

Detaylı

Tuba ÖZDİNÇ. Örgün Eğitim

Tuba ÖZDİNÇ. Örgün Eğitim ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ-I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi-I Dersin Kodu 630909 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati Zorunlu Önlisans 2 AKTS 2 (Kuramsal)

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NARLIDERE YATILI BÖLGE ORTAOKULU TC İNKILAP TARİHİ DERSİ AÇIK UÇLU DENEME SINAVI 1

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NARLIDERE YATILI BÖLGE ORTAOKULU TC İNKILAP TARİHİ DERSİ AÇIK UÇLU DENEME SINAVI 1 2017-2018 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI NARLIDERE YATILI BÖLGE ORTAOKULU TC İNKILAP TARİHİ DERSİ AÇIK UÇLU DENEME SINAVI 1 1) Ali Rıza Efendi nin 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı nda Asakir-i Milliye Taburu ndaki geçici

Detaylı

Ekim Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen

Ekim Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen Ekim 2017 Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu Koleksiyonu ve Haldun Özen Boğaziçi Üniversitesi Arşiv ve Dokümantasyon Merkezi nde bulunan, Haldun Özen tarafından bir araya getirilen Ismayıl Hakkı Baltacıoğlu na

Detaylı

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ 13 1.1.Türkiye Ekonomisine Tarihsel Bakış Açısı ve Nedenleri 14 1.2.Tarım Devriminden Sanayi Devrimine

Detaylı

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu -KAPANIŞ KONUŞMASI- M. Recai KUTAN 7 Kasım 2014 I. DÜNYA SAVAŞININ 100. YILDÖNÜMÜ ULUSLARARASI

Detaylı

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ Mehmet Uçum 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri a. Tartışmanın Arka Planı Ülkemizde, hükümet biçimi olarak başkanlık sistemi tartışması yeni

Detaylı

Necla Akgökçe den bilgi aldık. - İlk olarak ülkede kadınların iş gücüne katılım ve istihdam konusuyla başlayalım isterseniz

Necla Akgökçe den bilgi aldık. - İlk olarak ülkede kadınların iş gücüne katılım ve istihdam konusuyla başlayalım isterseniz İstanbul YDK: 1 Mayıs itibariyle başlamış olan Eme(K)adın kampanyamız kapsamında güvencesiz, görünmeyen ve yok sayılan kadın emeği üzerine araştırmalar yapmaya devam ediyoruz. Bu kez bu konuda sendikal

Detaylı

ÇOCUK VE YETİŞKİN HAKLARI

ÇOCUK VE YETİŞKİN HAKLARI 1. DÜŞÜNME DERSİ Sevgili Lale, sevgili Murat ve sevgili okuyucumuz, önce malzeme kutusundan çıkardığımız şu karikatüre bir göz atmanda yarar var: Örnek: 1 ÇOCUK VE YETİŞKİN HAKLARI Tan Oral, Cumhuriyet

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

Ekonomi II. 13.Bölüm:Makroekonomiye Genel Bir Bakış Doç.Dr.Tufan BAL

Ekonomi II. 13.Bölüm:Makroekonomiye Genel Bir Bakış Doç.Dr.Tufan BAL Ekonomi II 13.Bölüm:Makroekonomiye Genel Bir Bakış Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 13.1.Makroekonomi Nedir?

Detaylı

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 8/9 Aralık 2016 Kredi, Finans ve Servetler İslam dinindeki faiz yasağının kredi ilişkilerinin gelişmesini önlediği sık sık öne sürülür. Osmanlı kredi ve finans kurumları 17. yüzyılın sonlarına

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI YAPI TOPLUM KURUMLAR TOPLUMSAL GRUPLAR BİREYLER İLİŞKİLER TOPLUMSAL YAPI VE UNSURLARI T E M E L KÖY K A METROPOL TOPLUMSAL YAPI KENTLEŞME V R A KENT M L A MİLLET

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

İ Ç İ N D E K İ L E R

İ Ç İ N D E K İ L E R İ Ç İ N D E K İ L E R ÖN SÖZ.V İÇİNDEKİLER....IX I. YURTTAŞLIK A. YURTTAŞLIĞI YENİDEN GÜNDEME GETİREN GELİŞMELER 3 B. ANTİK YUNAN-KENT DEVLETİ YURTTAŞLIK İDEALİ..12 C. MODERN YURTTAŞLIK İDEALİ..15 1. Yurttaşlık

Detaylı

KKTC SİYASİ ARAŞTIRMA RAPORU

KKTC SİYASİ ARAŞTIRMA RAPORU KKTC SİYASİ ARAŞTIRMA RAPORU Ekim, 2017 1 Araştırmanın Amacı ve Önemi Bu araştırma Gezici Araştırma Merkezi tarafından, KKTC genelinde sosyal, ekonomik, politik konular ile ilgili seçmenin düşüncesini

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.

Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı. K.MARAŞ'TA SON ANKET Anket Sonuçları MHP yi İşaret Etti Vatandaşlar koalisyonun kurulmamasından MHP yi sorumlu tutuyor. Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, Ağustos ayı gündem araştırma sonuçlarını açıkladı.

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : GK. SEÇ. I: BİLGİ TOPLUMU VE TÜRKİYE Ders No : 0310250040 Teorik : 3 Pratik : 0 Kredi : 3 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü

Detaylı

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK 2 Takdim Planı Modernleşme Süreci Açısından Devlet Devlet-Toplum İlişkileri Açısından Devlet Teşkilatlanma

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR Eğitim ve kültür alanında yapılan inkılapların amaçları; Laik ve çağdaş bir eğitim ile bilimsel eğitimi gerçekleştirebilmek Osmanlı Devleti nde yaşanan ikiliklere

Detaylı

Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO. Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir

Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO. Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir Yaprak Özer İndeks İçerik İletişim Danışmanlık CEO Öncelikleriniz iletişim stratejinizi de değiştirir Küresel finans sektörü, barındırdığı risklerden dolayı geçtiğimiz yıl birçok şirket için belirsizliklerle

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Sözlü Kompozisyon Teorisi DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Sözlü Kompozisyon Teorisi Teorinin ortaya çıkışı ve kavramsal yapının oluşumu Milman Parry ve Sözlü Kompozisyon

Detaylı

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK-MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU

DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK-MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK-MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU DEUTSCHE SECURITIES MENKUL DEĞERLER A.Ş. OCAK MART 2008 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU KAPAK...1 YÖNETİM KURULU BAŞKANI NIN MEKTUBU...3

Detaylı

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER

T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ATATÜRK Ü ETKİLEYEN OLAYLAR VE FİKİRLER 1 1789 da gerçekleşen Fransız İhtilali ile hürriyet, eşitlik, adalet, milliyetçilik gibi akımlar yayılmış ve tüm dünyayı etkilemiştir. İmparatorluklar yıkılmış, meşruti yönetimler kurulmaya başlamıştır.

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : A.SEÇ.ATATÜRK İLK.VE İNK.TAR.SEMİNERİ Ders No : 0310400249 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM ( )

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM ( ) IX İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII I. BÖLÜM TBMM IX. DÖNEM (1950 1954) A. 1950 SEÇİMLERİ... 3 Seçim Sonuçları... 3 Meclis Başkanlığı Seçimi... 4 Cumhurbaşkanlığı Seçimi...

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ATATÜRK İLKELERİ VE İNKİLAP TARİHİ I Ders No : 0020040023 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 2 Ders Bilgileri Ders Türü

Detaylı

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY

BRIC ÜLKELERİ VE TÜRKİYE FEYZULLAH ALTAY BRIC (Brasil, Russia, India, China) ve TÜRKİYE (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin) 2010-2012 döneminde, BRIC ülkeleri içinde en yüksek kişi başına gelir düzeyi Rusya'da. Türkiye'ninki Rusya dışında kalanlardan

Detaylı

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM

KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM KIRSAL YAPIDA TOPLUMSAL DEĞİŞİM LÜTFİ SUNAR Yararlanılan Kaynak: Ertan Özensel, Köylerden Kırlara: Türkiye de Kırın Dönüşümü, Türkiye de Toplumsal Değişim, Ed. Lütfi Sunar, Ankara: Nobel Yayınları, 2014,

Detaylı

Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette geçiriyor. Emekliler günde 1 4 saat bilgisayar başında. Emekliler bilgisayar ve interneti seviyor

Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette geçiriyor. Emekliler günde 1 4 saat bilgisayar başında. Emekliler bilgisayar ve interneti seviyor Basın Bülteni Banu Sürüel, Capitol Halkla İlişkiler Gaye Kökten, Intel Türkiye Tel: 212 339 83 83 Tel: 212 349 15 00 banu.suruel@ogilvy.com Gaye.Kokten@intel.com Emekliler her gün 1 4 saatlerini internette

Detaylı

Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV.

Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. 339 GENEL LİSE Haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 74 ders saati Kategoriler Alt kategoriler Ders içerikleri Kazanımlar Dersler arası ilişki IV. Yeniçağ 3. Yeniçağda Avrupa 6. Eğitim, kültür, bilim ve

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

TÜM BİLGİLER KESİNLİKLE GİZLİ TUTULACAKTIR. Anketi Nasıl Dolduracaksınız? LÜTFEN AŞAĞIDAKİ HİÇBİR İFADEYİ BOŞ BIRAKMAYINIZ. İsim:... Cinsiyet:...

TÜM BİLGİLER KESİNLİKLE GİZLİ TUTULACAKTIR. Anketi Nasıl Dolduracaksınız? LÜTFEN AŞAĞIDAKİ HİÇBİR İFADEYİ BOŞ BIRAKMAYINIZ. İsim:... Cinsiyet:... OA TÜM BİLGİLER KESİNLİKLE GİZLİ TUTULACAKTIR İsim:... Cinsiyet:... Doğum Tarihi:... Bugünün Tarihi:... Anketi Nasıl Dolduracaksınız? Aşağıda bazı ifadelerin listesi bulunmaktadır. Lütfen her ifadeyi çok

Detaylı

NECİP FAZIL KISAKÜREK

NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK NECİP FAZIL KISAKÜREK kimdir? Necip fazıl kısakürekin ailesi ve çocukluk yılları. 1934e kadar yaşamı 1934-1943 yılları hayatı Büyük doğu cemiyeti 1960tan sonra yaşamı Siyasi fikirleri

Detaylı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201307 TÜRKİYE DE YOLSUZLUK ALGISI ÜZERİNE NOTLAR DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak01 N0 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Evren AYDOĞAN 1 Araştırmacı, Yönetişim Çalışmaları Uluslararası Şeffaflık Örgütü nün- Transparency International (TI), Yolsuzluk

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız?

Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Soru şudur: 25 yıldan fazla yaşadığınız bir ülkenin insanı olmaz mısınız? Bu ülkenin de insanı olmanız, gelmiş olduğunuz ülkeyle bağınızın kesilmesi, ona yabancılaşmanız anlamına gelmez. Ama eğer 20-25

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Haziran 17, 2016-1:22:00 Başbakan Yıldırım, "Terör örgütünün telkinlerine gençlerimiz asla ve asla itibar etmesinler. Onlar bizim

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ İNTİHAR RAPORU 24. 09.2014 GİRİŞ: En basit anlamda insanın kendi

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir?

Seçmen sayısı. Böylesine uçuk rakamlar veren bir YSK na nasıl güvenilir? Değerli arkadaşlar, 7 Haziran 2015 günü yapılacak olan 25. dönem Milletvekili seçiminin nasıl sonuçlanacağı haklı olarak büyük merak konusu... Bu nedenle aylardan beri kamuoyu yoklamaları yapılıyor, anketler

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Medya Ekonomisi Kavram ve Gelişimi Ünite 1 Medya ve İletişim Önlisans Programı MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 1 MEDYA EKONOMİSİ KAVRAM VE GELİŞİMİ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Biz yeni anayasa diyoruz

Biz yeni anayasa diyoruz Biz yeni anayasa diyoruz Ocak 05, 2015-9:32:00 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, "Biz 'anayasa değişikliği' demiyoruz, 'yeni anayasa' diyoruz. Türkiye'nin anayasayla ilgili sorunu ancak

Detaylı

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar,

Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız ve Değerli Konuklar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu nun desteğiyle, Enerji

Detaylı

EĞİTİM ve KÜLTÜR ALANINDA DEVRİMLER Eğitim ve öğretimde ilk amaç; Bilgisizliğin giderilmesi olacaktır.

EĞİTİM ve KÜLTÜR ALANINDA DEVRİMLER Eğitim ve öğretimde ilk amaç; Bilgisizliğin giderilmesi olacaktır. EĞİTİM ve KÜLTÜR ALANINDA DEVRİMLER Eğitim ve öğretimde ilk amaç; Bilgisizliğin giderilmesi olacaktır. } Bütün köylülere okumak yazmak ve vatanını, ulusunu, dinini, dünyasını tanıtacak kadar coğrafya,

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL B İ L G İ AZİZ BABUŞCU. NOTU Yeni Dünya ve Türkiye 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

BÜLTEN İSTANBUL B İ L G İ AZİZ BABUŞCU. NOTU Yeni Dünya ve Türkiye 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI AZİZ BABUŞCU 4 te AK AK PARTİ İL BAŞKANI 10 da YIL: 2012 SAYI : 169 24-31 ARALIK 2012-7 OCAK 2013 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 3 te 2

Detaylı

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T 2016 Brexit, yani İngiltere nin Avrupa Birliği nden (AB) ayrılması olarak ifade edilen kavram, İngilizcede Britain (Britanya ve Exit (çıkış) kelimelerinin birleştirilmesiyle

Detaylı

Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri

Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri TAR701 1 3+0 6 Bu dersin temel amacı belli

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10. ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.2013) Derslik B301 1 BİLGİ EDİNME İHTİYACI:

Detaylı

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve

40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve 04.10.2010 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı, Muhterem Konuklar, 40 yılı aşkın bir süre, önce öğrenci, sonra değişik unvanlarla öğretim elemanı ve yönetici olarak içinde yer aldığım Ankara

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457) T.C. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457) 3. Hafta Ders Notları - 02/10/2017 Araş. Gör. Dr. Görkem

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ

ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ ABD NİN KURULMASI VE FRANSIZ İHTİLALİ 1215 yılında Magna Carta ile Kral,halkın onayını almadan vergi toplamayacağını, hiç kimseyi kanunsuz olarak hapse veya sürgüne mahkum etmeyeceğini bildirdi. 17.yüzyıla

Detaylı

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 BÖLÜM 1: SEÇİLMİŞ KAVRAMLAR BÖLÜM 2: BÜYÜK DÖNÜŞÜM VE OSMANLILAR BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN İZLERİ...11 DEVRİMLER ÇAĞI VE OSMANLILAR...14 a) Sanayi Devrimi... 14 b) Fransız Devrimi... 17 c)

Detaylı

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ Şubat 17, 2007-12:00:00 DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: ''TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK,

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

İktisat Tarihi I. 15/16 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 15/16 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 15/16 Aralık 2016 16. yüzyılda Osmanlı da para kullanımında büyük bir artış gerçekleşmiştir. Madeni sikkelere dayanan para sistemlerinde tağşiş işlemlerinin değişik amaçları olabiliyordu.

Detaylı

Şafak EVRAN TOPUZKANAMIŞ. Türk Hukukunda Anayasal Gelişmeler Işığında Vatandaşlık

Şafak EVRAN TOPUZKANAMIŞ. Türk Hukukunda Anayasal Gelişmeler Işığında Vatandaşlık Şafak EVRAN TOPUZKANAMIŞ Türk Hukukunda Anayasal Gelişmeler Işığında Vatandaşlık İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR...XXIII TABLOLAR LİSTESİ... XXV GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Vatandaşlığın

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Şubat 29, 2012-1:29:29 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin her yıl arazi bölünmesinden, parsel küçülmesinden dolayı yaklaşık 8 milyar

Detaylı

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi. Neslihan Erkan

İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi. Neslihan Erkan İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ Siyaset, Toplum, Ekonomi Neslihan Erkan Meşrutiyetin İlk Seçimi Seçimin başlıca iki partisi: İttihat veterakki & Ahrar Fırkası İki dereceli seçim İttihat ve Terakki nin seçim zaferi

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

MISIR IN SİYASAL HARİTASI

MISIR IN SİYASAL HARİTASI MISIR IN SİYASAL HARİTASI GÖKHAN BOZBAŞ Kırklareli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi MISIR IN SİYASAL HARİTASI HAZIRLAYAN GÖKHAN BOZBAŞ Kapak Fotoğrafı http://www.cbsnews.com/

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU

İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU İZMİR TİCARET ODASI GÜRCİSTAN ÜLKE RAPORU TEMMUZ 2016 ULUSLARARASI İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ 1. ÖZET BİLGİLER Resmi Adı : Gürcistan Cumhuriyeti Nüfus : 4,931,226 Dil :Resmi dil Gürcücedir. Rusca,Ermenice,Azerice

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

(1) Türkiye Sanayisinin Dünya İçindeki Yeri Üzerine Bazı Sayısal Bilgiler, Orhan Silier, Mimarlık Sayı 11, Kasım 1072

(1) Türkiye Sanayisinin Dünya İçindeki Yeri Üzerine Bazı Sayısal Bilgiler, Orhan Silier, Mimarlık Sayı 11, Kasım 1072 fark tagıt sanayimizin göründüğünden de fazla ithalata dayandığını kanıtlıyor. Yabancı sermayeli firmaların satışlarının f/o 30 ve daha fazlasını denetledikleri sanayi kollarının toplam ithalat içindeki

Detaylı