SESİN DOĞASI VE OLUŞUMU The Nature of Sound

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SESİN DOĞASI VE OLUŞUMU The Nature of Sound"

Transkript

1 1 SESİN DOĞASI VE OLUŞUMU The Nature of Sound Levent GÜNER Prof.Dr. İclal ERGENÇ ÖZET : Bu bölümde, ses nasıl oluşur, nasıl duyarız, yapısı nasıldır, bilim adamlarının bu konular üzerindeki çalışmaları nelerdir? sorularına yanıt aranacaktır. Fiziksel olarak ses, gaz, sıvı veya katı ortamlarda oluşan mekanik titreşimlerdir. Bu titreşimlerin ses olarak algılanabilmesi için, yayılım ortamı (propagation medium), kulak hassasiyeti (duyu yeteneği) ve enerjiye sahip olması gerekir. Maddesel ortamın herhangi bir bölgesinde oluşan bir hareket, maddenin esnekliği nedeniyle diğer bölgelerin de harekete başlamasına neden olur, bu hareket sesin duyulmasını sağlar. Havasız (vakum) ortamda ses yayılamayacağı için duyulamaz. Bir nesnenin her titreşmesinde, bu nesnenin çevresini saran havanın yoğunluğu, nem gibi dış etkenlerin de yardımıyla sese dönüşerek bir parça enerji kaybına neden olur. Bir ayar çatalı parmaklar arasında vurulursa tınlama sesi çok az duyulur. Bunun nedeni titreşimin havadaki çiftlemesini tamamlayamamasıdır. Eğer bu bir ağaç veya metal bir aksama vurulursa titreşim bu yüzeylere daha fazla aktarılacak ve daha fazla ses duyulacaktır. Sesler her zaman aynı kalitede ve sürede duyulmazlar. Zaman ile boşluk arasında önemli bir bağ vardır. Çünkü ses bir dalgadır ve zaman ile boşluk içinde ilerler.bunu hesaba katarsak, üç çeşit akustik sinyal tanımlayabiliriz: Periyodik(continuous) sinyaller, zamanla tekrarlanır ve süreklidirler. Rastgele(noise-like sound) sinyaller, periyodik değildir. Müzisyenlerin ve bilim adamlarının beyaz veya pembe gürültü dedikleri sinyallerdir. Darbeler (impulse-like sound) sinyaller, zamana bağlı olarak tekrarlanmaz ama şekilleri bellidir. BASİT UYUMLU HAREKET (Simple harmonic motion) Kendini yenileyerek sürüp giden bir harekete yenilenen hareket denir. Ucunda ağırlık asılı bulunan bir yayın çekilip bırakılmasıyla oluşan hareket periyodik bir harekettir. Dengedeki bir sisteme dışarıdan bir kuvvet uygulanırsa, dengesi bozulacak ve sistemin her bir parçası bu kuvveti yok edecek yönde davranarak sistemi denge konumuna getirmeye çalışacaktır. Böylece sistem denge konumunun çevresinde uyumlu bir salınım yapacaktır. Yenilenen bu hareket tek boyut üzerinde oluşuyorsa buna basit uyumlu hareket denir.

2 2 Sistemin herhangi bir anda denge konumuna olan uzaklığına uzanım, uzanımın en fazla olduğu uzaklığa da genlik (amplitude) denir. P 1 P Genlik (A)=OP veya O P 1 O Küçük genlikli basit uyumlu harekete titreşim denir. Basit uyumlu hareketin bir defa tamamlanması için geçen saniye cinsinden süreye periyot (T)denir. Bir saniyelik süre içinde oluşan titreşim sayısına ise frekans (f)denir ve Hertz olarak adlandırılır.5 Hz saniyede beş devire karşılık gelir. Dönüş veya titreşim hızı arttıkça frekans büyür, periyot küçülür (f=1/t). Basit uyumlu hareket zaman içinde bir sinüs eğrisi oluşturur. Bir ses titreşimini temsil eden bu eğrinin genliği zaman içinde küçülür. Titreşim sönerken genlik küçülür, sesin gürlüğü azalır. Sistem değişmediği sürece basit uyumlu hareket sonucu oluşan frekans ve periyot değişmez. Ses duyulmaz hale gelene kadar geçen süreye sönümlenme (damping) süresi denir. Gelen iki ses arasında faz farkı olabilir, bu durumda iki dalga formu arasındaki ilişki yandaki şekilde gösterilmiştir. Bu faz farkı sinyalin ölçümünde dezavantaj olarak ortaya çıkar. Aralarında faz farkı

3 3 olan iki basit ses aynı anda kulağa gelirse, gürlüğü faz farkının büyüklüğüne bağlı olarak azalan bir ses duyulur. Aynı fazda ve frekansta iki dalganın birleşmesi durumunda genlik de buna bağlı olarak iki katına çıkacaktır. KARMAŞIK TİTREŞİMLER (Complex vibrations) Birden fazla sinyalin aynı anda bir düzlemde başlayan hareklerine birleşen hareket denir. Birleşen hareketlerin periyotları aynı olmadığı durumda sinyal bileşkesi, alınan girdi sayısına bağlı olarak gürleşip hafifleyerek dalgalanır. Aşağıdaki şekilde üç sinüzoidal sinyal bileşeni verilmiştir. Bunları aynı yere bağlı üç top olarak düşünelim ve fx, fy ve fz olarak adlandıralım. Birinci sinyal ile ikinci sinyal arasında f =fxfy=100 Hz fark olacaktır. Bu durumda ikinci sinyalin frekans çemberi üzerinde dönen noktanın birinciden daha hızlı (üçüncüden daha az) döndüğü ve bir saniye içinde birinciden yüz kez fazla, üçüncüden 100 kez yavaş döndüğü söylenebilir. Bu bileşke hareket nedeniyle beyinde uyanan ses duyusunun gürlüğünün saniyede 200 defa şiddetlendiği, 200 defa da zayıfladığı hissedilir. Bu genlik dalgalanmalarına beyaz gürültü (=vuru)(white noise)

4 4 denir. Beyaz gürültünün frekansı bileşen frekansların farkının ortalamasına eşittir. Bu bileşke sesin genliği beyaz gürültü frekansına bağlı olarak azalır yada artar. İki en yüksek ve en düşük genlik değer arasında geçen süre beyaz gürültünün periyodunun oluşturur. TINI (Resonance) Bir sarkaca anlık bir kuvvet uygulandığında oluşan titreşime öz titreşim denir. Öz titreşimin oluşabilmesi için bir birine enerji aktarabilecek iki ayrı sisteme gerek vardır. Bu sistemden daha güçlü olanına uyarıcı sistem denir. Uyarıcı sistemin etkisiyle zorlanmış bir titreşim yapan sisteme tınlatıcı (rezonatör) denir. Uyarıcı sistemin frekansı ile tınlatıcının öz frekansı (resonant frequency) aynı değerde ise özel bir zorlanmış titreşim oluşur. Bu titreşimin genliği, uyarıcı titreşimin genliğine göre çok büyük değerler alabilir. Böylece uyarıcı titreşim, tınlatıcı tarafından güçlendirilmiş olur. Bu olaya tını (rezonans) denir. Yani uyarıcıya karşı gösterilen tepkidir. Tınlatıcıların davranışları, kendi öz titreşimlerinin sönme süreleriyle ilişkilidir ve genlikleri zamanla küçülür ve bir süre sonra titreşim söner. Yumuşak sönümlü Hızlı sönümlü Yukarıdaki şekil tepe noktası öz frekansa karşılık gelen tını eğrisidir. Bant genişliği ne kadar fazla ise sönüm o kadar hızlı olur. 3 db Bant genişliği; genliğin en üst noktasının 3 db altında iki nokta arasında formant genişliği ölçülerek bulunur.

5 5 SES DALGALARININ TEMEL GENLİK ÖZELLİĞİ (Basic amplitude properties of sound waves) Ses genliği değişik yollardan hesaplanabilir. Şekil de genlik seviyelerinin çeşitli ölçümleri verilmiştir. 1 Genlik seviyesinin çeşitli ölçümleri Sembol İsim Tanım A ortalama Ortalama Genlik Pozitif sinyalin matematiksel ortalaması A RMS Root mean square Genliğin enerji içeriğine oranı A tepe Tepe Genliği Maksimum Pozitif Genlik A tepe-tepe Tepeden Tepeye Genlik Pozitiften negatife maksimum genlik Ortalama genlik sadece teorik bir ölçümdür ve teknik olarak kullanılmaz. Diğer yönden, RMS (root mean square) değeri evrensel olarak eşdeğer sinyalleri ölçmek için kabul edilmiştir (genellikle sinüs dalgaları için kullanılır). Seslemlerin her biri için karşılık gelen ortalama genlik değerini bulmak için kullanılan yöntemlerden biri de, RMS değerini bulmaktır. Bunun için şu işlemler yapılmalıdır: Bir aralık seçilir, Bu aralıktaki (pencere) her örneğin, negatif değerleri ve küsuratları atılır ve değerinin karesi alınır. Bulunan sonuçların matematiksel ortalaması alınır, Elde edilen değerin kare kökü bulunur, Bir sonraki aralığa geçilir ve işlem tekrarlanır. 1 John Perr (1994), acoustics and Signal Processing. Erişim: [http://www.linuxfocus.org/english/march2003/article271.shtml]

6 6 SES DALGALARININ ZAMAN EKSENİNDEKİ ÖZELLİKLERİ (Time domain properties of sound waves) Ses dalgalarının analizinde zaman ve frekans ilişkisinin uyumluluğu çok önemlidir. Şekil de seat kelimesinin ötümlü bölgesindeki süre ölçülmüştür. Tek kelimelik bir incelemede bölümleme yapılması zor değildir. Asıl sorun uzun bir konuşmada, konuşmanın başlama ve bitiş yerinin ölçülmesidir. şekildeki örnekte I said pen, not pan. Tümcesinin bölümlenmesi seat kelimesindeki kadar kolay değildir. SES DALGALARININ FREKANS EKSENİNDEKİ ÖZELLİKLERİ (Frequency domain properties of sound waves) Titreşimin basit şekli sinüzoidal bir eğri ile gösterilmiştir. Bu dalga şeklinin karmaşık yapısının matematiksel olarak çözümlenmesi için, Fransız Josep Fourier tarafından denklem haline sokulmuş bir kuram vardır(fourier transformu-ft). Bu kurama göre; periyodik ses dalgasının, genlik ve faz değişkenli sinüzoidal serilerin toplamı olarak analiz edilebileceği ortaya konulmuştur. Bu dalgaların her bir frekansı temel frekansın katları şeklindedir. Tekrarlayan bu dalgalara harmonik denir. Fourier analizinde, zaman ve periyodik genlik frekans dalga şekli, frekans dalga şekline iletilir ve frekans bileşenlerinin genlik grafiği olan spektrum oluşturulur. FT nin ses spektrografisi kullanımında bazı problemler vardır. Bu problemler; FT periyodik dalgalara uygulanır, oysa konuşma sesleri tamamen periyodik değildir. FT sürekli dalga şekilleri üzerinedir, oysa sayısal analizde sinyal üzerinden bazı bölgelerden örneklem alınması gerekmektedir. FT sınırlı ölçüde seriye uygulanabilmektedir.

7 7 Bu nedenle sesin sayısal ortamda (bilgisayar) sinyal analizinin yapılabilmesi için sinyal parçalara ayrılıp küçük ve belli zaman aralıkları içinde analiz edilir, bu işleme de Hızlı Fourier Dönüşümü (Fast Fourier Transform) denir. Sayısallaştırılmış bir sesin zaman ve frekans ekseni bize şu bilgileri verir: Zaman Ekseni Dalga şekli Dalga şekli girişi Girdi sinyalin geri oynatımı (play back) Temel frekans analzi Frekans Ekseni Spektrogram Seçilen Sinyal aralıkları için FTT ve Doğrusal Öngörümlü Kodlama (DOK-LPC) Formant izleri Temel frekans analizi Sinyal gürültü oranı Bazı sinyallerin frekans eksenindeki gösterimi ve spektrumları aşağıda verilmiştir. 2 Sinüs sinyali (basit ve periyodik) İki sinüs sinyalinin birleşimi 2 John Perr (1994), acoustics and Signal Processing. Erişim: [http://www.linuxfocus.org/english/march2003/article271.shtml]

8 8 Kare dalga (karmaşık ama periyodik) Rastgele sinyal (karmaşık ve peryodik değil)

9 9 SES DALGALARININ BAZI TEMEL ALGISAL ÖZELLİKLERİ (Some basic perceptual properties of sound) Algılamada beyin çok önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü beyin, sesi tanıma esnasında ses seviyesine göre ve sesin süresine göre bütün analizleri yapar. Beyin, sesin geldiği yeri, kime ait olduğunu tespit etmek için iki kulaktan gelen bilgileri birleştirir ve sesin nereden geldiğine ve kime ait olduğuna karar verir. Bir sesin işitme sisteminde algılanan gürlüğü, ses basınç seviyesi (sound pressure level-spl) ile orantılıdır. Akustikte ses şiddeti DESİBEL ile ölçülür. Bazı ses basınç seviyeleri şöyledir. 130 db çok yüksek ses. Yüksek vurgulu çalgılar, uçak motor gürültüsü 100 db ambulans yada polis sireni 70 db normal konuşma 60 db bir çalışma yerindeki arka gürültü 40 db çok düşük seviyedeki konuşma 20 db ses yalıtımı yapılmış oda, ses kayıt stüdyoları 0 db duyma sınırı Sesin duyulma seviyesi aşağıdaki sebepler nedeniyle kişiden kişiye değişebilmektedir: 3 3 John Perr (1994)

10 10 tecrübe: örneğin müzisyen olmak ya da olmamak. gürültüye maruz kalma: iş makineleri kullanıcısı, yaş.... Bir sesin işitme sisteminde uyandırdığı tizlik/peslik duygusu perde (pitch) olarak tanımlanır. Bu duygunun ölçüsü, ses kaynağının titreşim frekansıdır.bir sesin frekansı arttıkça perdesi yükselir (tizleşir), frekansı azaldıkça perdesi düşer (pesleşir). Ancak frekans ve perde arasındaki ilişki doğrusal olmadığından MEL adı verilen bir birim ortaya atılmıştır. Bu birim perdedeki eşit artışlara karşılık gelmekte ve bu artışları frekansla ilişkilendirmektedir. Yandaki şekil frekansa göre MEL değerlerini göstermektedir. 100 Hz in altında algılanan perde ile frekans arasında belirgin, doğrudan bir ilişki görülmekte, 1000 Hz üstünde bu ilişki logaritmik bir hal almaktadır KONUŞMA ÜRETİMİNİN AKUSTİK MODELİ (The acoustic model of speech production) Doğal sesli harflerin oluşumunda, ses yolunu eşit dağılımlı bir tüp olarak düşünebiliriz. Bu yapının sayısallaştırılması için sesin oluşumunun matematiksel anlatımını bilmek gerekir. Bu modelde 4, bir ses kaynağından (periyodik ve rasgele dürtüler) gelen sesler, ses 4 OWENS, F.,J. (1993). Signal Processing of Speech. London, The Macmillan Press.

11 11 boşluğundakine benzer tınlatıcı özelliklere sahip bir zaman değiştirici (time-varying) filtre tarafından süzülürler. Böylece filtrenin frekans karakteristiği tarafından kaynak spektrumun çoğaltılmasıyla, konuşma sinyalinin frekans spektrumu elde edilir. Bu durum yukarıda ötümlü ve ötümsüz sesler için gösterilmiştir. A v ve A n ötümlü ve ötümsüz dalgalanmaların şiddetini tanımlar. Ses yolu sonsuz sayıda rezonansa veya formanta sahip olmasına rağmen, incelemelerde frekans aralığı 100 Hz den yaklaşık 3,5 KHz e kadar olan bir bölümü kapsayan ilk üç veya dört formantı ele almak yeterlidir. Bunun nedeni konuşma sinyalindeki yüksek formantların genliklerinin, yaklaşık 12 db/oktav lık yüksek frekans iniş-çıkışına sahip ötümsüz seslerin kaynağı tarafından hemen hemen tamamıyla zayıflatılmasıdır. Burada kayda değer bir nokta da, bu kaynak-sistem filtre modelindeki filtrenin yalnızca ses boşluğunun iletim özelliklerini modellemediği, ayrıca ağızdan yayılmanın etkilerini de modellediğidir. Akustik yayılma empedansının etkileri 0-3 KHz aralığında 6 db lik bir hızda artış gösteren birinci sınıf yüksek geçişli bir karakteristik şeklinde yaklaşık olarak modellenebilir. Kaynak filtre modeli konuşma işleminin aşırı basitleştirilmiş bir şeklidir. Sızmalı sesler, ötümlü seslerle aynı derecede ses yolu rezonansı ile filtre edilemezler. Dolayısıyla kaynak filtre modeli sızmalı sesler için tam doğru değildir. Uzun dönemdeki değişiklikler hariç sesletim, frekans seviyelerinde küçük tutarsızlıklar gösterir ve bu da sesin kalitesini biraz etkileyebilir. Bütün konuşmacılarda bu tutarsızlık görülür. Frekanstaki bu değişik oluşumlara perde (pitch) JITTER denir. Jitterin en büyük değeri, seslemin en üst noktasındaki en büyük azalmadan sonra ötümsüz ünlüyü (voiceless consonant) takip eden seslemi başlatır. Eğer jitter çok yayılmış ise ses kalitesi bozuk algılanır. Seslemleme genliğindeki tutarsızlık da SIMMER olarak bilinir. ÜNLÜ ÜRETİMİNDE SES YOLU FİLTRESİ (The vocal tract filter in vowel production) Sözcük üretiminin en karmaşık kısmı ses tellerinin üstünde meydana gelir. Ağız, burun ve dudakların frekans spektrumu oluşturması sırasında seçimsel olarak harmonik filtreleme yapılır. Çıkardığımız sesleri normal konuşma şablonları olarak tanımış oluruz. İnsanın ses yolunun anatomik yapısına baktığımızda ağız ve boğazda ayarlanabilir bir çok kısım olduğu görülür. Bundan dolayı çok sayıda ses filtresi oluşturmak gerekmektedir. Sözcük üretimi için beyin sinyal üretir. Bu sinyaller yüz kasları ve ses yolunu etkiler. Buna bağlı olarak bilgisayarda insan sesi oluşturmak için, insan yapısındakine benzer sayıda filtre oluşturulması gerekir. İnsan yüzünde, ağız ve boğazda yaklaşık 49 tane kas olduğunu düşünürsek, önceden tanımlanan gırtlaksal darbedeki değişimlerin hareket ettirilmesi ile bilgisayarda 49 tane ses filtresi benzetimi oluşturulmalıdır (Sclater, 1983). İnsan bu 49 filtreyi otonom olarak kendi oluşturmakta ve filtreleri belli bir düzen içerisinde sıralı olarak kullanmaktadır. Bir dalga formuna benzer bir gırtlaksal darbe, bir ses filtresi içine girdiğinde akustik olarak şu olaylar oluşur.

12 12 Ses filtresi frekansının değişmesiyle şekli de değişir. Her ne kadar tek frekans tınlatıcısından (rezonatör) bahsetsek de ses yolunda etkili olan bir çok filtre vardır. Bu filtrelerin her biri tınlama frekansına sahip olup, sözcük üretimi esnasında çok hızlı değişir. Konuşulan sözcüğe bağlı olarak frekans spektrumunda sürekli yukarı veya aşağıya doğru hareket ile sözcük üretimi esnasında, formant frekanslarında bir eş zamanlılık oluşur. Konuşan bir kişiyi dinlerken tek bir frekans veya dalga formu işitmeyiz. Gırtlaksal darbeden filtreleme yapılarak çok sayıda ses tonu elde edilebilir. Yukarıda da anlatıldığı üzere insan ses yolunun çeşitli kısımları bir filtre özelliği göstermektedir. Bunun sonucu olarak çeşitli sesler elde edilmesini sağlamak için bu özellikten yararlanılır. Şekil de insanın boğaz, ağız, diş, dudak ve burun bölgesinde, ünsüzlerin oluşma yerleri gösterilmektedir. Ünlülerin çıkışında direkt olarak ses telleri etkili olmaktadır. Ağız, burun ve dişlerin ünlü çıkışına etkisi yoktur. Doğal seslerin oluşumunda ses yolunun basit bir modeli yukarıda olduğu gibidir. Cinsiyete ve yaşa göre bu uzunluk değişebilir. bir erkeğin tipik ses yolu uzunluğu 17,6 cm dir. Bir kadın ses yolu erkeğin ses yoluna nazaran % daha kısadır. 5 Ses yolu frekansı F res =sc/4l ile hesaplanır. Burada C sesin havadaki hızını, L ses yolu uzunluğu 4 ise formant sayısını gösterir. 5 ERTAŞ, F. (2001) Yazılım Tabanlı Sözcük Sentezleyici. DEÜ Müh.Fak.Fen ve Müh. Dergisi 3:1-27.

13 13 Yandaki şekilde ötümlü seslere ait ses yolunun aldığı şekil ve örüntü formantları verilmiştir. KONUŞMA SESLERİ Bir dili oluşturan en basit ve en temel birimler olup harf adı verilen simgeler ile temsil edilen sesler, ünlü (vowel) ve ünsüz (consonant) sesler olmak üzere iki grupta toplanır.

14 14 Ünlüler, özgür ve gürültüsüz seslerdir. Bir diğer tanımıyla akciğerden gelen soluğun hiçbir sürtünme ve engellemeye uğramadan dilin üstünden geçerken çıkardığı seslerdir. Bu sesler çıkarılırken konuşma organlarının herhangi bir yerinde kapanma ya da daralma olmadığı için gürültüsüzdürler. Ünlülerin çıkarılışında en önemli görevi üstlenen organlar dil, çene ve dudaklardır. Bu nedenle ünlülerin tanımsal ayrımlanması bu organların durumuna göre yapılır 6. Ünsüzler, konuşma seslerinin ikinci büyük kümesini oluşturan ünsüzler, engelli seslerdir. Çıkarılışları sırasında konuşma organlarının herhangi bir yerinde alıkonulurlar ve bunun sonucu olarak bir sürtünme ya da patlama biçiminde oluşurlar. Ünsüz sesler de kendi aralarında ötümlü (voiced) ve ötümsüz (unvoiced) olmak üzere iki gruba ayrılır. Ötümsüz ünsüzler için ses telleri açık tutulur. Ağız ve/veya burun boşluğunda havaya uygulanan kuvvetle hava türbulans yapar ve sonucunda gürültü şeklinde bir uyartı oluşur. Ötümlü ünsüzler ise ses tellerine ihtiyaç duyarlar 7. Ünlüler Geniş Dar Geniş Dar Kalın a ı o u İnce e i ö ü Ünsüzler Sürtünme Patlamalı Geniz Kaygan Ötümlü c, j, v, z b, d, g m, n ğ, l, r, y Ötümsüz ç, f, h, s, ş t, k, p - - Yukarıda verilen konuşma seslerinin analizine geçmeden bazı temel kavramları anlatmakta yarar var. Konuşma Sinyalinin Sayısal İşlemi Spektrografik analiz, bilgisayarların kullanılmasına başlandıktan sonra yaygınlaşmış ve yeni teknikler ortaya çıkmıştır. Spektrogramın oluşturulabilmesi için analog sinyal sayısallaştırılmalıdır. Sinyal sayılaştırılma işleminin temeli örnekleme ve nicemlemedir. Örnekleme (sampling): analog sinyalin örnek serilere dönüştürülmesi işlemidir. Örneklenen iki nokta arasındaki enerji göz önüne alınmaz, Nyquist un kuramına göre örnekleme oranı belli değerde seçilirse örneklenen sinyal, özgün sinyal ile aynı bilgiyi içerir. Bu oran en yüksek frekans değerinin en az iki katı olmalıdır. Yani 10 khz de alçak geçiren 6 ERGENÇ, İ. (1995). Konuşma Dili ve Türkçe nin Söyleyiş Sözlüğü. Ankara, s.: DEMİRCAN,Ö. (1996). Türkçe nin Sesdizimi.İstanbul.

15 15 filtreden geçirilmiş analog sinyale en az 20 khz de örnekleme yapılırsa, sayısallaştırılmış sinyal özgün sinyalle aynı bilgiye sahip olur. Eğer örnekleme sayısı düşük olursa yeniden isimlendirme (aliasing) ortaya çıkar ki bu da özgün sinyalin bozulması demektir. Nicemleme (quantization): sayısallaştırma içinde yapılan işlemlere Nicemleme denir. Örneklenen sinyalin önündeki ve arkasındaki sinyalin öngörülmesiyle örnekleme ve genlik düzeylerinin rakamsal karşılıklarına çevrildiğinde nicemle işlemi tamamlanmış olur. Nicemleme seviyeleri arttırılırsa nicemlenen sinyal ile özgün sinyal arasındaki benzerlik de artar. Fazla düzeyde nicemleme yapılırsa nicemleme gürültüsü denen bozulmalar meydana gelir. Eklenen her bit için nicemleme seviyesi iki kat artar. 1 bit 32 seviye (örnekleme sayısı) 8 bit 256 seviye 9 bit 512 seviye 10 bit 1024 seviye ye karşılık gelir. SPEKTRAL ANALİZ VE FİZYOLOJİSİ 1. Formant frekansları: ünlülerin tanınmasında en önemli kriterdir. Sese tınısını ve rengini F1 ve F2 ağırlıklı olmak üzere ilk üç formant verir. Modern Spektrogramlar ile bu değer otomatik olarak bulunur. 2. Formant Aralıkları : parametreler arasındaki (F1-F2) mesafenin ölçülmesidir. Bu aralık ağız boşluğunun geniş kullanılması durumunda doğru orantılı olarak artar. 3. Patlama çubuğu (burst bar) spektrogramı: patlayıcı ünsüzlerde ölçülen bu parametre spektrogramda dikine ve kısa süreli

16 16 4. (5-10ms) bir enerji yayılımı olarak görülür. Patlamalı ünsüzlerde (b,d,g) patlama çubuğu daha zayıftır. 5. Sesin tellerinin periyodik olarak titremeye başlama süresi (VOT-voice onset time): patlayıcı ünsüz harflerde aynı eklemleme bölgesinde oluşan (p/b), (t/d), (k/g) çiftlerini ayırt etme yoludur. Ünsüz patlayıcı (p,t,k) seslerinde spektrogramda önce patlama çubuğu görülür, bu esnada F 0 görünmez. Aynı anda ses sinyalinin dalga şekli incelendiğinde patlama sinyalinden kısa bir süre sonra düzenli ve periyodik dalgaların başladığı görülür. Bu süre genelde patlama sesini oluşturmak için bir pozisyon almış olan dilin bu sesi takip eden ünlünün sesletileceği noktaya kadar gitmesine yetecek bir zaman dilimi kadardır. Ünsüzler için VOT=15-50 ms arasında değişir. Ötümlü patlayıcılarda (b,d,g) VOT=130 ms dir. Lisker&Abramson). Yukarıda para kelimesinin spektrogramı verilmiştir. /p/ nin sesletiminde geçen süre 38 ms dir Formant Geçişi (TF): spektrogramda sessiz harften sesliye geçiş bölgesinde, sessiz harfin patlama çubuğu ile sesli harfin formantlarının uyum sağladığı bölgedir. Patlama sesini yaratan dil, dudaklar ve ağız boşluğu, ünlü formantlarını yaratabilmek için yeni bir şekil alırlar. Bu nokta formantların geçiş bölgesidir. Spektrogramdan geçiş açısı (başlangıcı ve sonu arasındaki fark) ve geçiş süresi ölçülür (konuşmanın değerlendirilmesinde ikinci derecede önemlidir, çünkü ölçümü çok zordur) 7. Geniş Bant Spektrogramlar: Spektrografik incelemede koyu alanlar sesin şiddetini, koyu düşey paralel çizgiler frekans alanındaki büyük genlik geçişlerini belirtir. Bu çizgilerin her biri gırtlak dürtüleri sonucu ses yolunda oluşan havanın tınısını gösterir. Perde (pitch) olarak tanımlanan çizgiler ünlülerde daha ayrıntılı oluşur. Perde değeri ölçülecek kelimenin başlangıç ve bitiş yerleri zaman ekseninde tespit edilir, bu aradaki düşey paralel çizgiler sayılır ve zamana bölünür. (örnek : vuru sayısı 15, zaman 0,117 ise perde değeri 128 Hz bulunur). Yandaki Spektrogram, 75 noktada 215,33 Hz bant genişliğinde alınmış bir geniş bant örneğidir. 8 Ölçümler KAY CSL-4300B cihazıyla yapılmıştır.

17 17 8. Dar Bant Spektrogramlar: Geniş bant spektrogramda temel frekansı görmek zordur. Çünkü bant genişliği çok büyüktür. 59 Hz bant genişliğinde dar-bant spektrogramında temel frekansı ve geniş formant aralıklarında yatay çizgilerle harmoniklerini daha ayrıntılı olarak görebiliriz. Bu nedenle dar-bant Spektrogram perdedeki değişiklikleri görmek için oldukça iyi bir yöntemdir. Yandaki Spektrogram, 512 noktada 31,54 Hz bant genişliğinde alınmış bir dar bant örneğidir. SESLEMDEKİ ÜNSÜZLERİN AKUSTİK ÖZELLİKLERİ (The acoustic properties of consonants in syllable) F3 F2 F1 Ünsüzlerin akustik özellikleri ünlülere göre daha karmaşıktır. Ünlüler, süre ve formant değerleri gibi spektral bilgilerle tanımlanabilir. Fakat aynı durum ünsüzler için söylenemez. Çünkü her biri ayrı akustik özellik gösterir. Bazı ünsüzler ses yolunda meydana gelen bazı periyodik engellerle oluştuğu halde, bazıları yalnızca ses yolunun daralmasıyla oluşur. Bazıları da tamamen ağız boşluğunda veya burun boşluğunda oluşturulurlar. Bu farklılıklarından dolayı ünsüzler patlamalı, geniz ve sürtünücü gibi gruplara ayrılırlar.

18 18 Ünsüzlerin (patlamalı, nazal ve sürtünücü) Spektrografik incelenmesi: Patlamalı sesler: Patlamalı ünsüzler, ötümlü ve ötümsüz olarak ikiye ayrılır. Ötümlülerde ses, havanın ses tellerinden gırtlağa doğru geçmesi ile oluşur, bu nedenle spektrogramda belirlenebilir. Ötümsüz patlamalı sesler ağzın ön tarafından sesin salıverilerek iletilmesi sırasında oluşacak gecikme ile ifade edilebilir. Bu gecikme ms arasındadır. Sesin salıverilmesi ile ses tellerinin titreşmesi arasında bir ilişki vardır, bu ilişkiye sesin sesletim zamanı (voice onset time=vot) denir. Ötümlü patlamalı ünsüzler için VOT=0 dır. Bu salıverilme zamanı ile sesletim zamanının aynı anını ifade etmektedir. VOT un en küçük negatif değerinde (VOT=- 10) sesletim, salıverilmeden önce olur. Bu durum ön sesletim diye tanımlanır. Eklemleyiciye (articulator) göre değişen ve enerjinin en az olduğu anda, dalga şeklinde bir yatay çubuk görünür. Formant geçişi: sesletim sırasında patlamalı ötümsüz ile ötümlü arasında yaklaşık 50 ms lik bir geçiş süresi varsa, akustik iletimde iletim süresi 50 ms dir. Yukarıdaki şekilde /ba/, /da/ ve /ga/ seslemleri için formant geçişleri görünmektedir. Her bir seslem için F1 frekansı patlamalı ötümsüzden ötümlüye doğru artmaktadır. F2 ve F3 formant frekansındaki değişiklik F1 dekinden farklıdır. Formant geçişleri doğal konuşmanın analiz edilmesinde iyi birer veri olmasına rağmen zamandaki değişiklikler, değişme alanı ve kesişme noktaları gibi sebeplerden dolayı ölçümü zordur. bölge frekansları Spektrogram ile verilmiştir. /d/ sesini takip eden farklı ünlüler için [dide-da-du] F2 geçişleri ve /d/ ile seslendirilen 3 ünlü sesbirim (phoneme) için F2 formant değeri /e/ 1824, /u/ 1422 ve /a/ için 1923 Hz bulunmuştur. Bu üç F2 değerin ortalamasından bölge (locus) frekans değeri 1723 Hz elde edilmiştir.

19 19 frekans Bölge frekansı F2 (1923 Hz)/da/ F2 (1824 Hz)/di/ zaman F2 (1422 Hz)/da/ Parçalar birbirinden uzaklaştığı halde basınç noktası aynıdır. Benzer durum F3 geçişlerinde de görülür. F1 formantı, sesletimin tarzını ve biçimini, F2 ve F3 formantları ise sesletimin yerini belirler. Formant değerleri akustik kurama göre tını (rezonans) frekanslarının hesaplanmasıyla bulunur. Ötümsüz ünsüzler için F2 ve F3 formant değerleri tümce içi kullanımında ötümlüye göre sürekli değişir ve bu değer ötümsüzler tek başınayken elde edilen değerden farklıdır. Bu duruma göre, Bölge (locus) teorisi şu şekilde açıklanabilir; bu teori belirli bir sese ait her bir formantın belli bir frekans bölgesinde toplandığını varsaymaktadır. Gerçekte bölge frekansı çoğunlukla birlikte sesletim (coarticulation) den dolayı hiçbir zaman ulaşılamayacak sabit bir noktadır. Ancak, araştırmalar patlamalı dil art damak (velar stop) seslerinde her bir formant ve bütün ünlüler için tek bir bölge frekansı tespit etmenin imkansız olduğunu göstermiştir. Bunun üstesinden gelmek için bu teorinin savunucuları iki tip bölge frekansı olduğunu öne sürmüşlerdir. Ön ünlüler (front vowels) ve arka ünlüleri barındıran ses grupları. Bu da çok açıklayıcı bir çözüm olmamıştır. Sürtünücü Ünsüzler: patlamalı ve çarpmalı ünsüzler ile karşılaştırıldığında sürtünücü ünsüzler düzenli olmayan enerjiye sahiptirler ve daha uzun sürelidir. Bu süre için kesin bir belirleme yapılamaz çünkü tümcedeki diğer harflere bağlıdır. Sürtünücü ünsüzleri incelemek için en iyi yol FFT ve LPC incelemesidir.

20 20 Şekilde, /s/ siyah FFT, kırmızı LPC, /z/ mavi FFT ve açık mavi LPC yi göstermektedir. Jongman ın 1989 da bulduğu sonuçlarda; süre 74 ms den kısa ise patlamalı, ms arasında ise çarpmalı, 130 ms den uzunsa sürtünücü ötümsüz olarak genel bir tespitte bulunmuştur. Doğrusal Öngörümlü Kodlama (Lineer Predictive Coding-LPC): bu teoreme göre bir bütünden alınan her bir örnek bir önceki örneğin doğrusal katsayısıdır. Buna göre sinyal aynı seviyede kaldığı sürece değişen tek parametre zamandır. LPC analizi, FFT gibi zaman/frekans boyutundaki grafikleri gösterir. LPC doğrudan Formant frekanslarını ve genliği gösterirken, FFT temel frekansın harmoniklerini (katsayıları) gösterir. LPC bir grup harmoniği zarf gibi kaplar ve tepe noktasını o formantın frekansı olarak belirler. Öngörüm analizleri yalnızca tınlatıcı (rezonatör) modeller içindir, karşı tınlatıcılar (antirezonatör) için değildir. Oysa ses yolunda, özellikle Nazal seslerin oluşumu sırasında karşı-tınlatıcılar oluşur. Bu nedenle LPC analizi bu tür sesleri analiz etmek için çok iyi bir seçim değildir. Nazal Sesler: Nazal sesler /m,n/ ağız boşluğu kapanarak havanın geniz boşluğundan çıkarılması sonucu oluşur. Nazal seslerin temel üç özelliği vardır.

21 21 Hemen hemen hepsinin formant değeri 300 Hz dir. Bant genişliği büyüktür ve bu sesin enerjisindeki soğurulma hızını yavaşlatır. Formantlarda ve formant olmayan yerlerde yüksek derecede koyuluk vardır. Yukarıda /m ve n/ seslerine ait Spektrogram görülmektedir. F2 ve F3 formant değerleri bir birine çok yakındır, çünkü geniz boşluğunda son sesletim doğrusaldır.

22 22 SESLEMDE ÜNLÜLERİN AKUSTİK ÖZELLİKLERİ (The acoustic properties of vowels in syllable) Genellikle düşük ünlüler yüksek F1 frekansına, yüksek ünlüler düşük F1 frekansına sahiptir. Gerideki ünlüler düşük F2 frekansındadır ve F2-F1 farkı küçüktür. Öndeki sesli harfler yüksek F2 frekansındadır ve F2-F1 farkı büyüktür. Formant değerlerindeki bu farklılık, sahip oldukları frekans ve enerjiden dolayı ünlülere ait spektrogramlarda ayırt edilebilirler. Ünlülerin temel frekansı; sesletim, vurgu, his ve ortama göre çok çabuk değişir. Bant genişliği sesin enerjisinin soğurulmasını yavaşlatır, Formant genliği ve bant genişliği orantılıdır. Genlik ne kadar büyük ise titreşim o kadar büyüktür. Bu nedenle formant frekansı formant genliklerini etkiler. Yanyana olan iki Formant bir birlerini kuvvetlendirir ve genlikleri artar. Bu iki formant birbirinden uzaklaştığında ise etkileri azalır ve genlik değerleri düşer. İKİLİ ÜNLÜ KAYMASI (diphthongs) : İkili ünlüler ses yolunun açılması ve formant şekillerinin tanımlanabilir olması bakımından ünlülere benzerler, tek olarak yeterli karakteristik özellik göstermemelerinden dolayı da ünlülerden farklıdır. İkili ünlü kaymasındaki ünlüler dinamik olduğu için formant şekilleri ses üretimi sırasında hızlı değişir.

23 23 Yukarıda üç adet ikili ünlü kaymasının spektrogramı görülmektedir. Her ikili ünlü kaymasının bir başlangıç ve bir bitiş noktası vardır. Yukarıda / ba /, / b / ve /bau/ seslemlerine ait başlangıç ve bitişler verilmiştir. F1 F2 Başlangıç Bitiş Başlangıç Bitiş ba b İkili ünlüler bir tümce içinde geçerse veya konuşma oranı hızlı ise başlangıç ve bitiş formant değerlerinde değişiklik olur. F1(Hz) ba b F2(Hz)

SES DALGALARı Dalgalar genel olarak, mekanik ve elektromanyetik dalgalar olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Elektromanyetik dalgalar, yayılmak için bi

SES DALGALARı Dalgalar genel olarak, mekanik ve elektromanyetik dalgalar olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Elektromanyetik dalgalar, yayılmak için bi SES FĠZĠĞĠ SES DALGALARı Dalgalar genel olarak, mekanik ve elektromanyetik dalgalar olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Elektromanyetik dalgalar, yayılmak için bir ortama ihtiyaç duymazlar ve boşlukta da

Detaylı

5. Elektriksel Büyüklüklerin Ölçülebilen Değerleri

5. Elektriksel Büyüklüklerin Ölçülebilen Değerleri Elektrik devrelerinde ölçülebilen büyüklükler olan; 5. Elektriksel Büyüklüklerin Ölçülebilen Değerleri Akım Gerilim Devrede bulunan kaynakların tiplerine göre değişik şekillerde olabilir. Zamana bağlı

Detaylı

MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ

MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ Dr. Serdar YILMAZ MEÜ Fizik Bölümü Ses dalgalarının özellikleri 2 MATEMATİĞİN GEREKLİLİĞİ Matematik, yaşamı anlatmakta kullanılır. Matematik yoluyla anlatma, yanlış anlama ve algılamayı engeller. Yaşamda

Detaylı

TİTREŞİM VE DALGALAR BÖLÜM PERİYODİK HAREKET

TİTREŞİM VE DALGALAR BÖLÜM PERİYODİK HAREKET TİTREŞİM VE DALGALAR Periyodik Hareketler: Belirli aralıklarla tekrarlanan harekete periyodik hareket denir. Sabit bir nokta etrafında periyodik hareket yapan cismin hareketine titreşim hareketi denir.

Detaylı

1.Bölüm Ses, Ses bileşenleri, İnsan kulağının duyarlılığı, İşitsel-Fizyolojik yeğinlik, Grafik gösterme biçimleri Prof. Dr.

1.Bölüm Ses, Ses bileşenleri, İnsan kulağının duyarlılığı, İşitsel-Fizyolojik yeğinlik, Grafik gösterme biçimleri Prof. Dr. AKUSTİK TEMEL KONULARI SUNUMU 1.Bölüm Ses, Ses bileşenleri, İnsan kulağının duyarlılığı, İşitsel-Fizyolojik yeğinlik, Grafik gösterme biçimleri Prof. Dr. Neşe Yüğrük AKDAĞ MİMARİ AKUSTİK AKUSTİK BİLİMİNİN

Detaylı

Ünite. Dalgalar. 1. Ses Dalgaları 2. Yay Dalgaları 3. Su Dalgaları

Ünite. Dalgalar. 1. Ses Dalgaları 2. Yay Dalgaları 3. Su Dalgaları 7 Ünite Dalgalar 1. Ses Dalgaları 2. Yay Dalgaları 3. Su Dalgaları SES DALGALARI 3 Test 1 Çözümleri 3. 1. Verilen üç özellik ses dalgalarına aittir. Ay'da hava, yani maddesel bir ortam olmadığından sesi

Detaylı

BÖLÜM I GİRİŞ (1.1) y(t) veya y(x) T veya λ. a t veya x. Şekil 1.1 Dalga. a genlik, T peryod (veya λ dalga boyu)

BÖLÜM I GİRİŞ (1.1) y(t) veya y(x) T veya λ. a t veya x. Şekil 1.1 Dalga. a genlik, T peryod (veya λ dalga boyu) BÖLÜM I GİRİŞ 1.1 Sinyal Bir sistemin durum ve davranış bilgilerini taşıyan, bir veya daha fazla değişken ile tanımlanan bir fonksiyon olup veri işlemde dalga olarak adlandırılır. Bir dalga, genliği, dalga

Detaylı

Şekil-1. Doğru ve Alternatif Akım dalga şekilleri

Şekil-1. Doğru ve Alternatif Akım dalga şekilleri 2. Alternatif Akım =AC (Alternating Current) Değeri ve yönü zamana göre belirli bir düzen içerisinde değişen akıma AC denir. En çok bilinen AC dalga biçimi Sinüs dalgasıdır. Bununla birlikte farklı uygulamalarda

Detaylı

Bilal ELÇİ tarafından düzenlenmiştir.

Bilal ELÇİ tarafından düzenlenmiştir. SES BU ÜNİTEDE BİLMENİZ GEREKENLER 1. Bir ses dalgasının belli bir frekans ve genliği olduğunu 2. Sesin titreşimler sonucu oluştuğunu 3. Ses yüksekliğinin sesin ince veya kalın olması anlamına geldiğini

Detaylı

MAK 4026 SES ve GÜRÜLTÜ KONTROLÜ. 1. Hafta Ses ve Gürültü ile İlgili Temel Kavramlar

MAK 4026 SES ve GÜRÜLTÜ KONTROLÜ. 1. Hafta Ses ve Gürültü ile İlgili Temel Kavramlar MAK 4026 SES ve GÜRÜLTÜ KONTROLÜ 1. Hafta Ses ve Gürültü ile İlgili Temel Kavramlar Ses Nedir? 1: Sessiz durum 2: Gürültü 3: Atmosfer Basıncı 4: Ses Basıncı Ses, dalgalar halinde yayılan bir enerjidir.

Detaylı

KABLOSUZ İLETİŞİM

KABLOSUZ İLETİŞİM KABLOSUZ İLETİŞİM 805540 MODÜLASYON TEKNİKLERİ SAYISAL MODÜLASYON İçerik 3 Sayısal modülasyon Sayısal modülasyon çeşitleri Sayısal modülasyon başarımı Sayısal Modülasyon 4 Analog yerine sayısal modülasyon

Detaylı

RF MİKROELEKTRONİK GÜRÜLTÜ

RF MİKROELEKTRONİK GÜRÜLTÜ RF MİKROELEKTRONİK GÜRÜLTÜ RASTGELE BİR SİNYAL Gürültü rastgele bir sinyal olduğu için herhangi bir zamandaki değerini tahmin etmek imkansızdır. Bu sebeple tekrarlayan sinyallerde de kullandığımız ortalama

Detaylı

DENEY 7 DALGALI GERİLİM ÖLÇÜMLERİ - OSİLOSKOP

DENEY 7 DALGALI GERİLİM ÖLÇÜMLERİ - OSİLOSKOP DENEY 7 DALGALI GERİLİM ÖLÇÜMLERİ - OSİLOSKOP Amaç: Bu deneyin amacı, öğrencilerin alternatif akım ve gerilim hakkında bilgi edinmesini sağlamaktır. Deney sonunda öğrencilerin, periyot, frekans, genlik,

Detaylı

ANALOG FİLTRELEME DENEYİ

ANALOG FİLTRELEME DENEYİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ANALOG FİLTRELEME DENEYİ Ölçme ve telekomünikasyon tekniğinde sık sık belirli frekans bağımlılıkları olan devreler gereklidir. Genellikle belirli bir frekans bandının

Detaylı

Gürültü Perdeleri (Bariyerleri) Prof.Dr.Mustafa KARAŞAHİN

Gürültü Perdeleri (Bariyerleri) Prof.Dr.Mustafa KARAŞAHİN Gürültü Perdeleri (Bariyerleri) Prof.Dr.Mustafa KARAŞAHİN Gürültü nedir? Basit olarak, istenmeyen veya zarar veren ses db Skalası Ağrı eşiği 30 mt uzaklıktaki karayolu Gece mesken alanları 300 mt yükseklikte

Detaylı

Data Communications. Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. 3. Veri ve Sinyaller

Data Communications. Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü. 3. Veri ve Sinyaller Veri İletişimi Data Communications Suat ÖZDEMİR Gazi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3. Veri ve Sinyaller Analog ve sayısal sinyal Fiziksel katmanın önemli işlevlerinden ş birisi iletim ortamında

Detaylı

ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler

ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler ADC Devrelerinde Pratik Düşünceler ADC nin belki de en önemli örneği çözünürlüğüdür. Çözünürlük dönüştürücü tarafından elde edilen ikili bitlerin sayısıdır. Çünkü ADC devreleri birçok kesikli adımdan birinin

Detaylı

EEM HABERLEŞME TEORİSİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

EEM HABERLEŞME TEORİSİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ EEM3006 - HABERLEŞME TEORİSİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ EEM3006 - HABERLEŞME TEORİSİ Dersin Öğretim Elemanı: Yrd. Doç. Dr. Yasin KABALCI Ders Görüşme

Detaylı

REZONANS DEVRELERİ. Seri rezonans devreleri bir bobinle bir kondansatörün seri bağlanmasından elde edilir. RL C Rc

REZONANS DEVRELERİ. Seri rezonans devreleri bir bobinle bir kondansatörün seri bağlanmasından elde edilir. RL C Rc KTÜ, Elektrik Elektronik Müh. Böl. Temel Elektrik aboratuarı. Giriş EZONNS DEVEEİ Bir kondansatöre bir selften oluşan devrelere rezonans devresi denir. Bu devre tipinde selfin manyetik enerisi periyodik

Detaylı

CEVAP ANAHTARI: 1.TEST: 1.B 2.E 3.C 4.D 5.E 6.C 7.C 8.E 9.D 10.B 11.A 12.C 13.C 2.TEST: 1.E 2.E 3.D 4.A 5.C 6.D 7.E 8.E 9.D 10.D 11.E 12.E 13.D 3.TEST: 1. E 2.D 3E. 4.D 5.C 6.A 7.C 8.C 9.B 10.D 11.B 12.D

Detaylı

2. Bölüm Ses, Ses bileşenleri, İnsan kulağının duyarlılığı, İşitsel-Fizyolojik yeğinlik, Grafik gösterme biçimleri Prof. Dr.

2. Bölüm Ses, Ses bileşenleri, İnsan kulağının duyarlılığı, İşitsel-Fizyolojik yeğinlik, Grafik gösterme biçimleri Prof. Dr. AKUSTİK TEMEL KONULARI SUNUMU 2. Bölüm Ses, Ses bileşenleri, İnsan kulağının duyarlılığı, İşitsel-Fizyolojik yeğinlik, Grafik gösterme biçimleri Prof. Dr. Neşe Yüğrük AKDAĞ BİRDEN FAZLA SES DÜZEYİNİN TOPLAMINI

Detaylı

DENEY FÖYÜ 7: Seri ve Paralel Rezonans Devreleri

DENEY FÖYÜ 7: Seri ve Paralel Rezonans Devreleri DENEY FÖYÜ 7: Seri ve Paralel Rezonans Devreleri Deneyin Amacı: Seri ve paralel rezonans devrelerini incelemek, devrelerin karakteristik parametrelerini hesaplamak ve ölçmek, rezonans eğrilerini çizmek.

Detaylı

İŞYERİNDE MARUZ KALINAN GÜRÜLTÜNÜN ÖLÇÜM TALİMATI

İŞYERİNDE MARUZ KALINAN GÜRÜLTÜNÜN ÖLÇÜM TALİMATI Sayfa No 1/8 1. AMAÇ -KAPSAM Bu talimatın amacı; gürültü seviyesi ölçümünün yapılması esnasında, ölçüm noktalarının belirlenmesi, cihazda yapılması gereken kontroller ve ölçümün nasıl yapılacağına dair

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ TEMEL HABERLEŞME SİSTEMLERİ TEORİK VE UYGULAMA LABORATUVARI 1.

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ TEMEL HABERLEŞME SİSTEMLERİ TEORİK VE UYGULAMA LABORATUVARI 1. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ TEMEL HABERLEŞME SİSTEMLERİ TEORİK VE UYGULAMA LABORATUVARI 1. DENEY GENLİK MODÜLASYONUNUN İNCELENMESİ-1 Arş. Gör. Osman

Detaylı

EEM 202 DENEY 9 Ad&Soyad: No: RC DEVRELERİ-II DEĞİŞKEN BİR FREKANSTA RC DEVRELERİ (FİLTRELER)

EEM 202 DENEY 9 Ad&Soyad: No: RC DEVRELERİ-II DEĞİŞKEN BİR FREKANSTA RC DEVRELERİ (FİLTRELER) EEM 0 DENEY 9 Ad&oyad: R DEVRELERİ-II DEĞİŞKEN BİR FREKANTA R DEVRELERİ (FİLTRELER) 9. Amaçlar Değişken frekansta R devreleri: Kazanç ve faz karakteristikleri Alçak-Geçiren filtre Yüksek-Geçiren filtre

Detaylı

ANALOG HABERLEŞME (GM)

ANALOG HABERLEŞME (GM) ANALOG HABERLEŞME (GM) Taşıyıcı sinyalin sinüsoidal olduğu haberleşme sistemidir. Sinüs işareti formül olarak; V. sin(2 F ) ya da i I. sin(2 F ) dır. Formülde; - Zamana bağlı değişen ani gerilim (Volt)

Detaylı

İşaret ve Sistemler. Ders 3: Periyodik İşaretlerin Frekans Spektrumu

İşaret ve Sistemler. Ders 3: Periyodik İşaretlerin Frekans Spektrumu İşaret ve Sistemler Ders 3: Periyodik İşaretlerin Frekans Spektrumu Fourier Serileri Periyodik işaretlerin spektral analizini yapabilmek için periyodik işaretler sinüzoidal işaretlerin toplamına dönüştürülür

Detaylı

İŞARET ve SİSTEMLER (SIGNALS and SYSTEMS) Dr. Akif AKGÜL oda no: 303 (T4 / EEM)

İŞARET ve SİSTEMLER (SIGNALS and SYSTEMS) Dr. Akif AKGÜL oda no: 303 (T4 / EEM) İşaret ve Sistemler İŞARET ve SİSTEMLER (SIGNALS and SYSTEMS) Dr. Akif AKGÜL aakgul@sakarya.edu.tr oda no: 303 (T4 / EEM) Kaynaklar: 1. Signals and Systems, Oppenheim. (Türkçe versiyonu: Akademi Yayıncılık)

Detaylı

DENEY 4: SERİ VE PARALEL REZONANS DEVRELERİ

DENEY 4: SERİ VE PARALEL REZONANS DEVRELERİ Deneyin Amacı DENEY 4: SERİ VE PARALEL REZONANS DEVRELERİ Seri ve paralel RLC devrelerinde rezonans durumunun gözlenmesi, rezonans eğrisinin elde edilmesi ve devrenin karakteristik parametrelerinin ölçülmesi

Detaylı

Alternatif Akım Devre Analizi

Alternatif Akım Devre Analizi Alternatif Akım Devre Analizi Öğr.Gör. Emre ÖZER Alternatif Akımın Tanımı Zamaniçerisindeyönüveşiddeti belli bir düzen içerisinde (periyodik) değişen akıma alternatif akımdenir. En bilinen alternatif akım

Detaylı

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER

TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER TANIMLAYICI İSTATİSTİKLER Tanımlayıcı İstatistikler ve Grafikle Gösterim Grafik ve bir ölçüde tablolar değişkenlerin görsel bir özetini verirler. İdeal olarak burada değişkenlerin merkezi (ortalama) değerlerinin

Detaylı

ELEKTRİK VE ELEKTRİK DEVRELERİ 2

ELEKTRİK VE ELEKTRİK DEVRELERİ 2 1 ELEKTİK VE ELEKTİK DEVELEİ ALTENATİF AKIM Enstrümantal Analiz, Doğru Akım Analitik sinyal transduserlerinden çıkan elektrik periyodik bir salınım gösterir. Bu salınımlar akım veya potansiyelin zamana

Detaylı

Makine Mühendisliği İçin Elektrik-Elektronik Bilgisi. Ders Notu-2 Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DUMLU

Makine Mühendisliği İçin Elektrik-Elektronik Bilgisi. Ders Notu-2 Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DUMLU Makine Mühendisliği İçin Elektrik-Elektronik Bilgisi Ders Notu-2 Hazırlayan: Yrd. Doç. Dr. Ahmet DUMLU DİRENÇLER Direnci elektrik akımına gösterilen zorluk olarak tanımlayabiliriz. Bir iletkenin elektrik

Detaylı

21. ÜNİTE FREKANS-GÜÇ KATSAYISI VE DEVİR SAYISININ ÖLÇÜLMESİ

21. ÜNİTE FREKANS-GÜÇ KATSAYISI VE DEVİR SAYISININ ÖLÇÜLMESİ 21. ÜNİTE FREKANS-GÜÇ KATSAYISI VE DEVİR SAYISININ ÖLÇÜLMESİ KONULAR 1. Frekansın Ölçülmesi 2. Güç Katsayısının Ölçülmesi 3. Devir Sayının Ölçülmesi 21.1.Frekansın Ölçülmesi 21.1.1. Frekansın Tanımı Frekans,

Detaylı

SES ÇALIŞMA KÂĞIDI. Sadece cetveli aşağıya doğru cetvelin boyunu uzatmalı cetvelin boyunu kısaltmalı daha fazla çekmeli

SES ÇALIŞMA KÂĞIDI. Sadece cetveli aşağıya doğru cetvelin boyunu uzatmalı cetvelin boyunu kısaltmalı daha fazla çekmeli SES ÇALIŞMA KÂĞIDI Yukarıdaki deney düzeneğini hazırlayan Yavuz, cetvelin oluşturduğu ses dalgalarını şekildeki gibi çiziyor. Buna göre Yavuz un aşağıdaki ses dalgaları oluşturması için ne yapması gerektiğini

Detaylı

Direnç(330Ω), bobin(1mh), sığa(100nf), fonksiyon generatör, multimetre, breadboard, osiloskop. Teorik Bilgi

Direnç(330Ω), bobin(1mh), sığa(100nf), fonksiyon generatör, multimetre, breadboard, osiloskop. Teorik Bilgi DENEY 8: PASİF FİLTRELER Deneyin Amaçları Pasif filtre devrelerinin çalışma mantığını anlamak. Deney Malzemeleri Direnç(330Ω), bobin(1mh), sığa(100nf), fonksiyon generatör, multimetre, breadboard, osiloskop.

Detaylı

TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLERDE GERİBESLEME

TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLERDE GERİBESLEME TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLERDE GERİBESLEME Amaç Elektronikte geniş uygulama alanı bulan geribesleme, sistemin çıkış büyüklüğünden elde edilen ve giriş büyüklüğü ile aynı nitelikte bir işaretin girişe gelmesi

Detaylı

Elektromanyetik Dalga Teorisi Ders-3

Elektromanyetik Dalga Teorisi Ders-3 Elektromanyetik Dalga Teorisi Ders-3 Faz ve Grup Hızı Güç ve Enerji Düzlem Dalgaların Düzlem Sınırlara Dik Gelişi Düzlem Dalgaların Düzlem Sınırlara Eğik Gelişi Dik Kutuplama Paralel Kutuplama Faz ve Grup

Detaylı

SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-2 DOÇ.DR.HÜSEYİN TUR

SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-2 DOÇ.DR.HÜSEYİN TUR SİSMİK PROSPEKSİYON DERS-2 DOÇ.DR.HÜSEYİN TUR SİSMİK DALGA NEDİR? Bir deprem veya patlama sonucunda meydana gelen enerjinin yerkabuğu içerisinde farklı nitelik ve hızlarda yayılmasını ifade eder. Çok yüksek

Detaylı

YAPI ZEMİN ETKİLEŞİMİ. Yrd. Doç. Dr Mehmet Alpaslan KÖROĞLU

YAPI ZEMİN ETKİLEŞİMİ. Yrd. Doç. Dr Mehmet Alpaslan KÖROĞLU YAPI ZEMİN ETKİLEŞİMİ Yrd. Doç. Dr Mehmet Alpaslan KÖROĞLU Serbest Titreşim Dinamik yüklemenin pek çok çeşidi, zeminlerde ve yapılarda titreşimli hareket oluşturabilir. Zeminlerin ve yapıların dinamik

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 0 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY İÇİNDE SABİT SICAKLIKTA SİLİNDİRİK ISITICI BULUNAN DİKDÖRTGEN PRİZMATİK SAC KUTU YÜZEYLERİNDEN ZORLANMIŞ TAŞINIM

Detaylı

YAVAŞ DEĞİŞEN ÜNİFORM OLMAYAN AKIM

YAVAŞ DEĞİŞEN ÜNİFORM OLMAYAN AKIM YAVAŞ DEĞİŞEN ÜNİFORM OLMAYAN AKIM Yavaş değişen akımların analizinde kullanılacak genel denklem bir kanal kesitindeki toplam enerji yüksekliği: H = V g + h + z x e göre türevi alınırsa: dh d V = dx dx

Detaylı

YAPI FİZİĞİ 2 HACİM AKUSTİĞİ Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı

YAPI FİZİĞİ 2 HACİM AKUSTİĞİ Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı YAPI FİZİĞİ 2 HACİM AKUSTİĞİ 1. Bölüm Prof. Dr. Neşe Yüğrük Akdağ Yıldız Teknik Üniversitesi Yapı Fiziği Bilim Dalı Yapı Fiziği II-Hacim Akustiği 1 MİMARİ AKUSTİK YAPI AKUSTİĞİ/NOISE CONTROL (-Gürültü

Detaylı

ELEKTRİK DEVRELERİ-2 LABORATUVARI VIII. DENEY FÖYÜ

ELEKTRİK DEVRELERİ-2 LABORATUVARI VIII. DENEY FÖYÜ EEKTRİK DEVREERİ-2 ABORATUVARI VIII. DENEY FÖYÜ SERİ VE PARAE REZONANS DEVRE UYGUAMASI Amaç: Seri ve paralel rezonans devrelerini incelemek, devrelerin karakteristik parametrelerini ölçmek, rezonans eğrilerini

Detaylı

2. Basınç ve Akışkanların Statiği

2. Basınç ve Akışkanların Statiği 2. Basınç ve Akışkanların Statiği 1 Basınç, bir akışkan tarafından birim alana uygulanan normal kuvvet olarak tanımlanır. Basıncın birimi pascal (Pa) adı verilen metrekare başına newton (N/m 2 ) birimine

Detaylı

4. ÜNĠTE : SES. Ses, bir noktadan baģka bir noktaya doğru dalgalar halinde yayılır. Bu dalgalar titreģimler sonucunda meydana gelir.

4. ÜNĠTE : SES. Ses, bir noktadan baģka bir noktaya doğru dalgalar halinde yayılır. Bu dalgalar titreģimler sonucunda meydana gelir. 4. ÜNĠTE : SES 1 SES; madde moleküllerinin titreģimiyle oluģan bir dalga hareketidir(titreģim hareketidir). Ses; katı, sıvı veya gaz gibi maddesel bir ortamda yayılır. BoĢlukta ses yayılmaz. *Havası boģaltılmıģ

Detaylı

BMT104 ELEKTRONİK DEVRELER DERSİ LABORATUVAR UYGULAMALARI

BMT104 ELEKTRONİK DEVRELER DERSİ LABORATUVAR UYGULAMALARI T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BMT104 ELEKTRONİK DEVRELER DERSİ LABORATUVAR UYGULAMALARI CİHAZLARIN TANITIMI ve SİNYALLER Doç. Dr. İbrahim YÜCEDAĞ Arş. Gör.

Detaylı

TIBBİ ENSTRUMANTASYON TASARIM VE UYGULAMALARI SAYISAL FİLTRELER

TIBBİ ENSTRUMANTASYON TASARIM VE UYGULAMALARI SAYISAL FİLTRELER TIBBİ ENSTRUMANTASYON TASARIM VE UYGULAMALARI SAYISAL FİLTRELER SUNU PLANI Analog sayısal çevirici FIR Filtreler IIR Filtreler Adaptif Filtreler Pan-Tompkins Algoritması Araş. Gör. Berat Doğan 08/04/2015

Detaylı

SİNYALLER ve SİSTEMLER

SİNYALLER ve SİSTEMLER SİNYALLER ve SİSTEMLER 1. Sinyallerin Sınıflandırılması 1.1 Sürekli Zamanlı ve Ayrık Zamanlı Sinyaller 1.2 Analog ve Sayısal Sinyaller Herhangi bir (a,b) reel sayı aralığında bir x(t) sinyali sonsuz değer

Detaylı

ALTERNATĐF AKIM (AC) I AC NĐN ELDE EDĐLMESĐ; KARE VE ÜÇGEN DALGALAR

ALTERNATĐF AKIM (AC) I AC NĐN ELDE EDĐLMESĐ; KARE VE ÜÇGEN DALGALAR ALTERNATĐF AKIM (AC) I AC NĐN ELDE EDĐLMESĐ; KARE VE ÜÇGEN DALGALAR 1.1 Amaçlar AC nin Elde Edilmesi: Farklı ve değişken DC gerilimlerin anahtar ve potansiyometreler kullanılarak elde edilmesi. Kare dalga

Detaylı

BÖLÜM 4: MADDESEL NOKTANIN KİNETİĞİ: İMPULS ve MOMENTUM

BÖLÜM 4: MADDESEL NOKTANIN KİNETİĞİ: İMPULS ve MOMENTUM BÖLÜM 4: MADDESEL NOKTANIN KİNETİĞİ: İMPULS ve MOMENTUM 4.1. Giriş Bir önceki bölümde, hareket denklemi F = ma nın, maddesel noktanın yer değiştirmesine göre integrasyonu ile elde edilen iş ve enerji denklemlerini

Detaylı

AERODİNAMİK KUVVETLER

AERODİNAMİK KUVVETLER AERODİNAMİK KUVVETLER Prof.Dr. Mustafa Cavcar Anadolu Üniversitesi, Sivil Havacılık Yüksekokulu, 26470 Eskişehir Bir uçak üzerinde meydana gelen aerodinamik kuvvetlerin bileşkesi ( ); uçağın etrafından

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN temellerinin atıldığı Çanakkale zaferinin 100. yılı kutlu olsun.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN temellerinin atıldığı Çanakkale zaferinin 100. yılı kutlu olsun. Doç.Dr.Mehmet MISIR-2013 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN temellerinin atıldığı Çanakkale zaferinin 100. yılı kutlu olsun. Son yıllarda teknolojinin gelişmesi ile birlikte; geniş alanlarda, kısa zaman aralıklarında

Detaylı

Kulağın anatomik yapısı ÇEVRE FAKTÖRLERĐNĐN. iş yerinde çevre faktörleri. klima aydınlatma gürültü mekanik titreşimler ve zararlı maddeler

Kulağın anatomik yapısı ÇEVRE FAKTÖRLERĐNĐN. iş yerinde çevre faktörleri. klima aydınlatma gürültü mekanik titreşimler ve zararlı maddeler ÇEVRE FAKTÖRLERĐNĐN ĐŞ YAŞAMINA ETKĐSĐ iş yerinde çevre faktörleri klima aydınlatma gürültü mekanik titreşimler ve zararlı maddeler MAK4091 Ergonomi 1 Ses; SES elastik bir ortam olan havada, mekanik titreşimlerden

Detaylı

ORTALAMA ÖLÇÜLERİ. Ünite 6. Öğr. Gör. Ali Onur CERRAH

ORTALAMA ÖLÇÜLERİ. Ünite 6. Öğr. Gör. Ali Onur CERRAH ORTALAMA ÖLÇÜLERİ Ünite 6 Öğr. Gör. Ali Onur CERRAH Araştırma sonucunda elde edilen nitelik değişkenler hakkında tablo ve grafikle bilgi sahibi olunurken, sayısal değişkenler hakkında bilgi sahibi olmanın

Detaylı

Dalgalar Sorularının Çözümleri

Dalgalar Sorularının Çözümleri Ünite 3 Dalgalar Sorularının Çözümleri 1- ay Dalgaları 2- Su Dalgaları 3- Ses Dalgaları 1 ay Dalgaları Testlerinin Çözümleri 3 Test 1 in Çözümleri 1. a) b) c) gelen atma B M dan yansıyan B den yansıyan

Detaylı

Fotovoltaik Teknoloji

Fotovoltaik Teknoloji Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali

Detaylı

Mühendislik Mekaniği Statik. Yrd.Doç.Dr. Akın Ataş

Mühendislik Mekaniği Statik. Yrd.Doç.Dr. Akın Ataş Mühendislik Mekaniği Statik Yrd.Doç.Dr. Akın Ataş Bölüm 10 Eylemsizlik Momentleri Kaynak: Mühendislik Mekaniği: Statik, R. C.Hibbeler, S. C. Fan, Çevirenler: A. Soyuçok, Ö. Soyuçok. 10. Eylemsizlik Momentleri

Detaylı

1. LİNEER PCM KODLAMA

1. LİNEER PCM KODLAMA 1. LİNEER PCM KODLAMA 1.1 Amaçlar 4/12 bitlik lineer PCM kodlayıcısı ve kod çözücüsünü incelemek. Kuantalama hatasını incelemek. Kodlama kullanarak ses iletimini gerçekleştirmek. 1.2 Ön Hazırlık 1. Kuantalama

Detaylı

Türkçe de Ünlülerin Formant Analizi

Türkçe de Ünlülerin Formant Analizi Türkçe de Ünlülerin Formant Analizi Oytun Türk*, Ömer Şayli**, A. Sumru Özsoy***, Levent M. Arslan* Boğaziçi Üniversitesi *Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü **Biyomedikal Mühendisliği Enstitüsü ***Batı

Detaylı

Işıma Şiddeti (Radiation Intensity)

Işıma Şiddeti (Radiation Intensity) Işıma Şiddeti (Radiation Intensity) Bir antenin birim katı açıdan yaydığı güçtür U=Işıma şiddeti [W/sr] P or =Işıma yoğunluğu [ W/m 2 ] Örnek-4 Bir antenin güç yoğunluğu Olarak verildiğine göre, ışıyan

Detaylı

Elektromanyetik Dalga Teorisi

Elektromanyetik Dalga Teorisi Elektromanyetik Dalga Teorisi Ders-2 Dalga Denkleminin Çözümü Düzlem Elektromanyetik Dalgalar Enine Elektromanyetik Dalgalar Kayıplı Ortamda Düzlem Dalgalar Düzlem Dalgaların Polarizasyonu Dalga Denkleminin

Detaylı

Veri İletimi. Toto, artık Kansas da olmadığımız yönünde bir hissim var. Judy Garland (The Wizard of Oz)

Veri İletimi. Toto, artık Kansas da olmadığımız yönünde bir hissim var. Judy Garland (The Wizard of Oz) Veri İletimi Veri İletimi Toto, artık Kansas da olmadığımız yönünde bir hissim var. Judy Garland (The Wizard of Oz) 2/39 İletim Terminolojisi Veri iletimi, verici ve alıcı arasında bir iletim ortamı üzerinden

Detaylı

Işığın izlediği yol : Işık bir doğru boyunca km/saniye lik bir hızla yol alır.

Işığın izlediği yol : Işık bir doğru boyunca km/saniye lik bir hızla yol alır. IŞIK VE SES Işık ve ışık kaynakları : Çevreyi görmemizi sağlayan enerji kaynağına ışık denir. Göze gelen ışık ya bir cisim tarafından oluşturuluyordur ya da bir cisim tarafından yansıtılıyordur. Göze gelen

Detaylı

NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ History in Pictures - On January 5th, 1940, Edwin H. Armstrong transmitted thefirstfmradiosignalfromyonkers, NY to Alpine, NJ to Meriden, CT to Paxton, MA to Mount Washington. 5 January is National FM

Detaylı

SES BAYRAM DERİN MEHMET AKİF İNAN İLKOKULU 4 A SINIFI ÖĞRETMENİ

SES BAYRAM DERİN MEHMET AKİF İNAN İLKOKULU 4 A SINIFI ÖĞRETMENİ SES BAYRAM DERİN MEHMET AKİF İNAN İLKOKULU 4 A SINIFI ÖĞRETMENİ SES VE ÖZELLİKLERİ Katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerin oluşturduğu maddesel (tanecikli) ortamlarda dalga şeklinde yayılabilen, titreşimlerden

Detaylı

DEÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ FEN ve MÜHENDİSLİK DERGİSİ Cilt: 3 Sayı: 1 sh.1-27 Ocak 2001 YAZILIM TABANLI SÖZCÜK SENTEZLEYİCİ

DEÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ FEN ve MÜHENDİSLİK DERGİSİ Cilt: 3 Sayı: 1 sh.1-27 Ocak 2001 YAZILIM TABANLI SÖZCÜK SENTEZLEYİCİ DEÜ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ FEN ve MÜHENDİSLİK DERGİSİ Cilt: 3 Sayı: 1 sh.1-27 Ocak 2001 YAZILIM TABANLI SÖZCÜK SENTEZLEYİCİ (SOFTWARE BASED SPEECH SYNTHESISER) Figen ERTAŞ *, Ömer ESKİDERE ** ÖZET/ABSTRACT

Detaylı

ĐŞ GÜÇ ENERJĐ. Zaman. 5. Uygulanan kuvvet cisme yol aldıramıyorsa iş yapılmaz. W = 0

ĐŞ GÜÇ ENERJĐ. Zaman. 5. Uygulanan kuvvet cisme yol aldıramıyorsa iş yapılmaz. W = 0 ĐŞ GÜÇ ENERJĐ Đş kelimesi, günlük hayatta çok kullanılan ve çok geniş kapsamlı bir kelimedir. Fiziksel anlamda işin tanımı tektir.. Yapılan iş, kuvvet ile kuvvetin etkisinde yapmış olduğu yerdeğiştirmenin

Detaylı

FİZİK PROJE ÖDEVİ İŞ GÜÇ ENERJİ NUR PINAR ŞAHİN 11 C 741

FİZİK PROJE ÖDEVİ İŞ GÜÇ ENERJİ NUR PINAR ŞAHİN 11 C 741 FİZİK PROJE ÖDEVİ İŞ GÜÇ ENERJİ NUR PINAR ŞAHİN 11 C 741 İŞ İş kelimesi, günlük hayatta çok kullanılan ve çok geniş kapsamlı bir kelimedir. Fiziksel anlamda işin tanımı tektir. Yola paralel bir F kuvveti

Detaylı

ELK273 Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin Temelleri Ders 8- AC Devreler. Yard.Doç.Dr. Ahmet Özkurt.

ELK273 Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin Temelleri Ders 8- AC Devreler. Yard.Doç.Dr. Ahmet Özkurt. ELK273 Elektrik ve Elektronik Mühendisliğinin Temelleri Ders 8- AC Devreler Yard.Doç.Dr. Ahmet Özkurt Ahmet.ozkurt@deu.edu.tr http://ahmetozkurt.net İçerik AC ve DC Empedans RMS değeri Bobin ve kondansatörün

Detaylı

İletken Düzlemler Üstüne Yerleştirilmiş Antenler

İletken Düzlemler Üstüne Yerleştirilmiş Antenler İletken Düzlemler Üstüne Yerleştirilmiş Antenler Buraya dek sınırsız ortamlarda tek başına bulunan antenlerin ışıma alanları incelendi. Anten yakınında bulunan başka bir ışınlayıcı ya da bir yansıtıcı,

Detaylı

Geometriden kaynaklanan etkileri en aza indirmek için yük ve uzama, sırasıyla mühendislik gerilmesi ve mühendislik birim şekil değişimi parametreleri elde etmek üzere normalize edilir. Mühendislik gerilmesi

Detaylı

EEM HABERLEŞME TEORİSİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

EEM HABERLEŞME TEORİSİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ EEM3006 - HABERLEŞME TEORİSİ NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ EEM3006 - HABERLEŞME TEORİSİ Dersin Öğretim Elemanı: Yrd. Doç. Dr. Yasin KABALCI Ders Görüşme

Detaylı

Bölüm 12 İşlemsel Yükselteç Uygulamaları

Bölüm 12 İşlemsel Yükselteç Uygulamaları Bölüm 12 İşlemsel Yükselteç Uygulamaları DENEY 12-1 Aktif Yüksek Geçiren Filtre DENEYİN AMACI 1. Aktif yüksek geçiren filtrenin çalışma prensibini anlamak. 2. Aktif yüksek geçiren filtrenin frekans tepkesini

Detaylı

y Konuşma sesleriyle ilgili nesnel değerler ortaya koyar. 1. seçenek: 2. seçenek: y Fonetik çözümleme, fonetik laboratuvarında ve

y Konuşma sesleriyle ilgili nesnel değerler ortaya koyar. 1. seçenek: 2. seçenek: y Fonetik çözümleme, fonetik laboratuvarında ve Fonetik Çözümleme: Niçin? Konuşma seslerile ilgili nesnel değerler ortaa koar. İnsan kulağıla aırt edilemeen pek çok özellik fonetik incelemele ortaa çıkarılabilir. Tekrarlaan ölçümlerde elde edilen değerler

Detaylı

İTKİLİ MOTORLU UÇAĞIN YATAY UÇUŞ HIZI

İTKİLİ MOTORLU UÇAĞIN YATAY UÇUŞ HIZI İTKİLİ MOTORLU UÇAĞIN YATAY UÇUŞ HIZI Mustafa Cavcar Anadolu Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi 26470 Eskişehir Yatay uçuş sabit uçuş irtifaında yeryüzüne paralel olarak yapılan uçuştur.

Detaylı

ANALOG ELEKTRONİK - II. Opampla gerçekleştirilen bir türev alıcı (differantiator) çalışmasını ve özellikleri incelenecektir.

ANALOG ELEKTRONİK - II. Opampla gerçekleştirilen bir türev alıcı (differantiator) çalışmasını ve özellikleri incelenecektir. BÖLÜM 6 TÜREV ALICI DEVRE KONU: Opampla gerçekleştirilen bir türev alıcı (differantiator) çalışmasını ve özellikleri incelenecektir. GEREKLİ DONANIM: Multimetre (Sayısal veya Analog) Güç Kaynağı: ±12V

Detaylı

G = mg bağıntısı ile bulunur.

G = mg bağıntısı ile bulunur. ATIŞLAR Havada serbest bırakılan cisimlerin aşağı doğru düşmesi etrafımızda her zaman gördüğümüz bir olaydır. Bu düşme hareketleri, cisimleri yerin merkezine doğru çeken bir kuvvetin varlığını gösterir.

Detaylı

DALGALAR. Dalgalar titreşim doğrultusuna ve Taşıdığı enerjiye göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılır.

DALGALAR. Dalgalar titreşim doğrultusuna ve Taşıdığı enerjiye göre aşağıdaki şekilde sınıflandırılır. DALGALAR Dalga hareketi Nedir? Durgun bir su birikintisine bir tas attığımızda, tasın suya düştüğü noktadan dışarıya doğru daireler seklinde bir hareketin yayıldığını görürüz. Bu hareket bir dalga hareketidir.

Detaylı

ARAÇ GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİM (NVH) MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİM İÇERİĞİ

ARAÇ GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİM (NVH) MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİM İÇERİĞİ ARAÇ GÜRÜLTÜ VE TİTREŞİM (NVH) MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİM İÇERİĞİ Nvmek Mühendislik Hizmetleri GÜRÜLTÜ VE TITREŞIM (NVH) GIRIŞ Araç Gürültü ve Titreşim Terminljisi Sesin Tanımı ve Ses Dalgalarının Temel Özellikleri

Detaylı

ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ İLETİŞİM LABORATUARI SAYISAL FİLTRELER

ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ İLETİŞİM LABORATUARI SAYISAL FİLTRELER SAYISAL FİLTRELER Deney Amacı Sayısal filtre tasarımının ve kullanılmasının öğrenilmesi. Kapsam Ayrık zamanlı bir sistem transfer fonksiyonunun elde edilmesi. Filtren frekans tepkes elde edilmesi. Direct

Detaylı

DEPREMLERİN KAYIT EDİLMESİ - SİSMOGRAFLAR -

DEPREMLERİN KAYIT EDİLMESİ - SİSMOGRAFLAR - DEPREMLERİN KAYIT EDİLMESİ - SİSMOGRAFLAR - Doç.Dr. Eşref YALÇINKAYA (. Ders) Bu derste ; Sismograf ve bileşenleri Algılayıcı Sinyal koşullandırma birimi Kayıt sistemi Sismometrenin diferansiyel denklemi

Detaylı

ALTERNATİF AKIMIN DENKLEMİ

ALTERNATİF AKIMIN DENKLEMİ 1 ALTERNATİF AKIMIN DENKLEMİ Ani ve Maksimum Değerler Alternatif akımın elde edilişi incelendiğinde iletkenin 90 ve 270 lik dönme hareketinin sonunda maksimum emk nın indüklendiği görülür. Alternatif akımın

Detaylı

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi / Makine Mühendisliği Bölümü. Basit Harmonik Hareket Deneyi Deney Föyü. Edirne

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi / Makine Mühendisliği Bölümü. Basit Harmonik Hareket Deneyi Deney Föyü. Edirne TRAKYA ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi / Makine Mühendisliği Bölümü Basit Harmonik Hareket Deneyi Deney Föyü Edirne 2016 İçindekiler: 1.Deney Hakkında Teorik Bilgi 1 1.a) Yaylar ve Mekanik Özellikleri

Detaylı

BASMA DENEYİ MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ. 1. Basma Deneyinin Amacı

BASMA DENEYİ MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ. 1. Basma Deneyinin Amacı 1. Basma Deneyinin Amacı Mühendislik malzemelerinin çoğu, uygulanan gerilmeler altında biçimlerini kalıcı olarak değiştirirler, yani plastik şekil değişimine uğrarlar. Bu malzemelerin hangi koşullar altında

Detaylı

Akustik Temizleyici Seçimi. Tipik bir yaklaşım.

Akustik Temizleyici Seçimi. Tipik bir yaklaşım. Akustik Temizleyici Seçimi 00 0 00 0 0 0 00 0 0 00 0 Tipik bir yaklaşım. Önce tamamlanmış bir anket ve DWG çizimi alırsınız. 00 000 00 0 000 000 0 Ses basınç varyasyonlarının kökeni Dalga boyu( ) ve Sesin

Detaylı

Fatih Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü EEM 316 Haberleşme I LAB SINAVI DARBE GENLİK MODÜLASYONU (PWM)

Fatih Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü EEM 316 Haberleşme I LAB SINAVI DARBE GENLİK MODÜLASYONU (PWM) Fatih Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü EEM 316 Haberleşme I LAB SINAVI DARBE GENLİK MODÜLASYONU (PWM) 9.1 Amaçlar 1. µa741 ile PWM modülatör kurulması. 2. LM555 in çalışma prensiplerinin

Detaylı

DENEY 3. Tek Yan Bant Modülasyonu

DENEY 3. Tek Yan Bant Modülasyonu DENEY 3 Tek Yan Bant Modülasyonu Tek Yan Bant (TYB) Modülasyonu En basit genlik modülasyonu, geniş taşıyıcılı çift yan bant genlik modülasyonudur. Her iki yan bant da bilgiyi içerdiğinden, tek yan bandı

Detaylı

BÖLÜM 1: MADDESEL NOKTANIN KİNEMATİĞİ

BÖLÜM 1: MADDESEL NOKTANIN KİNEMATİĞİ BÖLÜM 1: MADDESEL NOKTANIN KİNEMATİĞİ 1.1. Giriş Kinematik, daha öncede vurgulandığı üzere, harekete sebep olan veya hareketin bir sonucu olarak ortaya çıkan kuvvetleri dikkate almadan cisimlerin hareketini

Detaylı

19 ve 29 cmlik PONCEBLOC HAFİF YAPI ELEMANI SES AZALMA İNDİSİ ÖLÇÜMÜ ÖN RAPORU

19 ve 29 cmlik PONCEBLOC HAFİF YAPI ELEMANI SES AZALMA İNDİSİ ÖLÇÜMÜ ÖN RAPORU 19 ve 29 cmlik PONCEBLOC HAFİF YAPI ELEMANI SES AZALMA İNDİSİ ÖLÇÜMÜ ÖN RAPORU HAZIRLAYAN : Y.DOÇ. DR. NURGÜN TAMER BAYAZIT İTÜ MİMARLIK FAKÜLTESİ YAPI BİLGİSİ ABD TAŞKIŞLA TAKSİM-34437 İST TEMMUZ, 2014

Detaylı

OTOMATİK KONTROL SİSTEMLERİ İŞARET AKIŞ DİYAGRAMLARI SIGNAL FLOW GRAPH

OTOMATİK KONTROL SİSTEMLERİ İŞARET AKIŞ DİYAGRAMLARI SIGNAL FLOW GRAPH OTOMATİK KONTROL SİSTEMLERİ İŞARET AKIŞ DİYAGRAMLARI SIGNAL FLOW GRAPH İŞARET AKIŞ DİYAGRAMLARI İşaret akış diyagramları blok diyagramlara bir alternatiftir. Fonksiyonel bloklar, işaretler, toplama noktaları

Detaylı

Taşıyıcı İşaret (carrier) Mesajın Değerlendirilmesi. Mesaj (Bilgi) Kaynağı. Alıcı. Demodulasyon. Verici. Modulasyon. Mesaj İşareti

Taşıyıcı İşaret (carrier) Mesajın Değerlendirilmesi. Mesaj (Bilgi) Kaynağı. Alıcı. Demodulasyon. Verici. Modulasyon. Mesaj İşareti MODULASYON Bir bilgi sinyalinin, yayılım ortamında iletilebilmesi için başka bir taşıyıcı sinyal üzerine aktarılması olayına modülasyon adı verilir. Genelde orijinal sinyal taşıyıcının genlik, faz veya

Detaylı

8. Sınıf. ozan deniz ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVI SES. 4. Sesleri birbirinden ayırmaya yarayan özelliğidir. K L M

8. Sınıf. ozan deniz ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVI SES. 4. Sesleri birbirinden ayırmaya yarayan özelliğidir. K L M 1. 3... Ḳ M Şekildeki çalar saatten etrafa yayılan ses dalgalarının K,, M noktalarındaki şiddetleri ve frekansları arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? Şiddetleri Frekansları

Detaylı

Cobra3 lü Akuple Sarkaçlar

Cobra3 lü Akuple Sarkaçlar Dinamik Mekanik Öğrenebilecekleriniz... Spiral yay Yer çekimi sarkacı Yay sabiti Burulma titreşimi Tork Vuruş Açısal sürat Açısal ivme Karakteristik frekans Kural: Belirli bir karakteristik frekansa sahip

Detaylı

Toplam İkinci harmonik. Temel Üçüncü harmonik. Şekil 1. Temel, ikinci ve üçüncü harmoniğin toplamı

Toplam İkinci harmonik. Temel Üçüncü harmonik. Şekil 1. Temel, ikinci ve üçüncü harmoniğin toplamı FOURIER SERİLERİ Bu bölümde Fourier serilerinden bahsedeceğim. Önce harmoniklerle (katsıklıklarla) ilişkili sinüsoidin tanımından başlıyacağım ve serilerin trigonometrik açılımlarını kullanarak katsayıları

Detaylı

6.2. GÜRÜLTÜNÜN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

6.2. GÜRÜLTÜNÜN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ GÜRÜLTÜ 6.1 Giriş İnsan çevresini ciddi bir şekilde tehdit eden önemli bir problem de "gürültü" dür. Gürültüyü arzu edilmeyen seslerin atmosfere yayılması şeklinde ele almak uygundur. Son zamanlarda iş

Detaylı

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ DENEY FÖYÜ DENEY ADI AC AKIM, GERİLİM VE GÜÇ DENEYİ DERSİN ÖĞRETİM ÜYESİ DENEY SORUMLUSU DENEY GRUBU: DENEY TARİHİ : TESLİM

Detaylı

STATİK MÜHENDİSLİK MEKANİĞİ. Behcet DAĞHAN. Behcet DAĞHAN. Behcet DAĞHAN. Behcet DAĞHAN

STATİK MÜHENDİSLİK MEKANİĞİ. Behcet DAĞHAN. Behcet DAĞHAN. Behcet DAĞHAN.  Behcet DAĞHAN Statik Ders Notları Sınav Soru ve Çözümleri DAĞHAN MÜHENDİSLİK MEKANİĞİ STATİK MÜHENDİSLİK MEKANİĞİ STATİK İÇİNDEKİLE 1. GİİŞ - Skalerler ve ektörler - Newton Kanunları 2. KUET SİSTEMLEİ - İki Boyutlu

Detaylı

GÜÇ KALİTESİ ÖLÇÜM SİSTEMİ

GÜÇ KALİTESİ ÖLÇÜM SİSTEMİ GÜÇ KALİTESİ ÖLÇÜM SİSTEMİ Ölçüm Parametreleri ve Gerekli Ölçüm Doğruluğu Tesis edilecek ölçüm cihazları Tablo 1 de verilen güç kalitesi parametrelerinin aşağıda belirtilen standartlara uygun olarak kesintisiz

Detaylı

DOĞRULTUCULAR VE REGÜLATÖRLER

DOĞRULTUCULAR VE REGÜLATÖRLER Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Elektronik Anabilim Dalı Elektronik I Dersi Laboratuvarı DOĞRULTUCULAR VE REGÜLATÖRLER 1. Deneyin Amacı Yarım

Detaylı