ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR"

Transkript

1 Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:14 Mart Gündem ve Politika syf. 3-9 Milliyetçilik bahane! Sömürü/Ýþgal gerçek! Burjuva siyasetinde yeni arayýþlar Uður-Ahmet Kaymaz ve Demokrasi masallarý üzerine Neden ve Nasýl Millileþtirme Yeni TCK ne diyor? Emek Hareketi syf Uzun bir sessizlikten sonra: SEKA direniþi SSK nýn özelleþtirlmesine karþý mücadeleye Petkim ve Telekom özelleþtirmelere karþý... Fabrikalardan syf. 2 SEKA kývýlcýmý çaktý, mücadele sürecek Ýþsizlik yoksulluk kader deðil Baskýlar devam ediyor 8 Mart syf Açýklama syf Mücadele, hafýza ve Colin s deneyimi üzerine Kültür-Sanat syf. 21 Enternasyonal syf Uluslararasý Postacý: Irak, seçimlerin ardýndan ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR 1

2 FABRÝKALARDANSEKA Kývýlcýmý Çaktý, Mücadele Sürecek Özelleþtirilmesi yaklaþan bir fabrikada çalýþýyoruz. Üretim hiç durmadý, fýrýnlar çalýþmaya devam etti. Özelleþtirmede sýranýn bize geliyor olmasý Ancak 4 vardiyasýnda çýkmasý gereken iþçiler hoþnutsuzluðumuzu hergün biraz daha arttýrýyor. çýkmadýlar. 4 vardiyasýna gelenler çalýþýrken sabah gelenler fabrika içinde yanlarýnda beklemeye Yakýnda emekliliði gelen yaklaþýk 2 bin iþçinin emekli baþladýlar. Daha sonra 12 vardiyasý geldi. Onlar edilmesi bekleniyor. Bu durum sýranýn bize geldiðini çalýþýrken diðerleri yanlarýndaydý. Ýþçiler, sendika bir kez daha hissetmemize neden oldu. Aslýnda bir bilgilendirmese de özelleþtirmeye karþý durmak süredir özelleþtirmeye karþý bir tepki fabrikada gerektiðini söylüyorlardý. Bazý iþçiler mücadeleye hissediliyor; ancak sendika sürekli iþçileri gerek olmadýðýný, öyle veya böyle fabrikanýn susturuyordu. satýlacaðýný söylüyorlardý. Bu iþçiler, SEKA dirense de fabrikadan çýkarýlacak, direnmese de Son olarak SEKA direniþini desteklemek için Türk- düþüncesindeydi. Ýþ in aldýðý fabrikayý terketmeme kararý fabrikada Özelleþtirme saldýrýsý kapýda. Sendikacýlar isteseler yanký uyandýrdý. Oysa Türk-Metal, ne SEKA direniþi çok güçlü eylemler gerçekleþebilir. Ancak onlar hakkýnda ne de özelleþtirmeler konusunda doðru uyuyan devi, iþçileri uyandýrmak istemiyorlar. Ama dürüst bir bilgi vermemiþti. Fabrikada kalma özellikle genç iþçiler mücadele etmek gerektiðinin konusunda da iþçileri örgütlemedi. Yine de iþçiler farkýndalar. Yoksa yarýnýmýz olmayacak. büyük bir katýlýmla SEKA ya destek verdiler ve özelleþtirmelere hayýr dediler. Bir Demir-Çelik Ýþçisi Ýþsizlik, Yoksulluk Kader Deðil Yaþadýðým bölgede en büyük sorun iþsizlik. olma sansým yoktu. Tüm gün yemek yememiþ, Gençlerin çoðu iþsiz. Neredeyse hepsi mafya olmak beraber yemeðe gittik. Onunla yemek yerken þunu istiyor. Özendiði insanlar gibi olmak için hýrsýzlýk düþündüm: emekçiler bir tas yemeðe muhtaç iken yapýyor. Ýþsizlerin sayýsý çok olduðu için patronlar zenginler parayý har vurup harman savuruyorlar. Oysa da bunu kullanýyorlar. o savrulan paralarla dünyadaki bütün insanlar rahatça yaþarlar Örneðin benim çalýþtýðým tekstil sektöründe sigorta neredeyse yok. Mesailer bitmiyor. Ücret ise asgari Ýþsizlik ve yoksulluk hergün daha fazla artýyor. Oysa ücret. Biraz zam istesek iþsizlik var, baþkasýný alýrýz iþsizlik bir kader deðil. Örneðin ücretler düþürülmeden diyorlar. Ýþsizlik hem ücretlerimizi düþürüyor, hem çalýþma saatleri kýsaltýlýp üç vardiya yerine dört bizi birbirimizle rekabet ettiriyor. Yosulluktan gençler vardiya yapýlsa ve o iþyerlerine iþçi alýnsa iþsizlik kötü alýþkanlýklar kazanýyor. Uyuþturucu, þiddet, diye bir sorun kalmaz. Ama patronlar bunu hiçbir gasp, hýrsýzlýk hayatýn doðal parçasý. zaman istemezler. Çünkü onlar az iþçiyle çok iþ yapmak istiyorlar. Ve iþsizler ordusu yaratarak bizleri daha kötü koþullara mahkum ediyorlar. Artýk insanlar kapý kapý gezip ekmek için iþ arýyorlar. Geçen gün mahallemizdeki kahvede oturuyordum. Orta yaþlarda bir adam geldi. Sýrtýnda aðaç kesme motoru vardý; Ne iþ olsa yaparým. Çocuklarým aç, eve yemek götürmek zorundayým dedi. Kahvedeki insanlarýn çoðu zaten iþsiz olduðu için kimse ona iþ konusunda yardýmcý olamadý. Benimde ona yardýmcý Çözüm, rekabet etmekte deðil; örgütlenerek iþsizliðe, yoksulluða ve sömürüye karþý mücadele etmekte. Bir Tekstil Ýþçisi Baskýlar Devam Ediyor! 2 Fabrikaya yeni giren iþçiler baskýlara ve þefin davranýþ þekline dayanamayýp çýkmayý tercih ediyorlar. Son olarak 4 aylýk bir iþçi þefe bu ay çýkacaðýný söyledi. Þef sevincinden neredeyse zil takýp oynayacaktý. Biz, arkadaþa baþka iþ yerlerinde de ayný sorunlar var. Çýkmak sorunlarý çözmüyor dedik. Þefler idareden aldýklarý talimatlar doðrultusunda bizleri baskýyla yýldýrmaya çalýþýyorlar. Yeni iþçiler de genellikle çýkmayý tercih ediyorlar. Bizler bu baskýlara karþý örgütlenip, birlik olmazsak þeflerin baskýlarý devam edecektir. Bir tekstil Ýþçisi

3 Milliyetçilik Bahane! Sömürü Ýþgal Gerçek! KANMA! Çözüm Sýnýf Mücadelesinde! Newroz her yýl olduðu gibi bu yýlda büyük bir coþkuyla kutlandý. Türkiye nin dört bir yanýndaki kutlamalarýn en büyüðü Diyarbakýr daydý; mitingin 750 bin kiþinin katýlýmýyla gerçekleþtiði ifade edilmekte. Benzer þekilde Ýstanbul daki Newroz kutlamalarý da kitleseldi; 75 bin kiþinin katýldýðý miting olaysýz þekilde tamamlandý. Newroz a damgasýný vuran ise Mersin oldu, çünkü olay vardý! Ýki çocuðun ellerindeki Türk bayraðýný yerde sürümelerinin kameralara takýlmasýyla bir anda Türkiye nin gündemi deðiþtirildi. Ekranlara, gazetelere taþýnan söz konusu habere eþlik eden açýklamalar, - Cumhurbaþkaný Necdet Sezer ve Genelkurmay Baþkaný Hilmi Özkök ün açýklamalarý baþta olmak üzere- olayý, devlet güvenlik sorunu haline getirdi. Duyarlýk ve milliyetçilik öncelikle devlet katýnda organize edildi. Bu aþamadan sonra milli duyarlýlýk zembereðinden boþaltýldý ve devamýnda bayraða sahip çýkma mitingleri geldi, genel bir bayrak asma kampanyasý baþladý. Bu milliyetçi tepkiyi gören ama meseleyi bilmeyen kiþi ülkenin bir düþman istilasýyla karþý karþýya olduðunu düþünür. Oysa olay, 12 ve 14 yaþlarýnda iki çocuðun Türk bayraðýný yerde sürüklemesidir Kuþkusuz dünyada olduðu gibi Türkiye de de daha ne olsun! diyerek sadece bunun için bir halký, katli vacip düþman ilan edecek faþist unsurlar vardýr. Ama yaþadýðýmýz bunun ötesindedir; sadece faþistler deðil deðiþik çevrelerden çok geniþ bir kitle, bu kanaat etrafýnda harekete geçirilmiþtir. Milliyetçi hezeyan yaratýp, toplumsal histerinin kapýsýný aralayanlarýn oluþturduðu kanaat þudur: Bayraðýn yerde sürüklenmesi Türkiye nin bölünmesinin bir provasýdýr. Olay sinsice sahneye konmuþ ama fark edilmiþtir. Bu kanaatin bir karþýlýðý yok. Kanaati imal edenlerin gösterdiði tepki de gerçek deðil. Karþýlýðý olmayan bir kanaat niçin ve nasýl imal edilir? Ulusal parasýndan altý sýfýr atacak kadar parasýný pul etmekte sakýnca görmeyen, ÝMF talimatlarýyla ulusal bütçe yapýp ekonomisinin oyuncaða dönmesini küreselleþme diye açýklayan, subayýnýn kafasýna çuval geçirildiðinde sessiz kalmayý reel politik gereði sayanlar emperyalizme baðýmlý yarý-sömürge bir ülke politikasý sürdürmektedir. Kapitalist sömürüyü devam ettirip derinleþtirmek, emperyalist saldýrý ve iþgallerin bir parçasý olmak bu politikanýn temelidir. Tam da bu nedenle iki çocuðu devlet güvenlik sorunu ilan etmek, sömürüyü ve iþgali perdelemek ve baþta iþçi sýnýfý olmak üzere emekçi halký kandýrmak için bir kandýrma politikasýdýr. Siyasal demokrasiden yoksun býrakýlmýþ, devlete alkýþ tutmak dýþýnda her açýdan örgütsüz kýlýnmýþ, mücadele ve sýnýf bilinci parçalanmýþ, devrimci bir önderlikten yoksun býrakýlmýþ/kalmýþ bir sýnýf üzerinde istediðiniz yönlendirmeyi büyük ölçüde yapabilirsiniz. Bir kitle toplumu yaratmak, onu istenilen þekilde yönlendirmek; kendi lehine olaný aleyhine, aleyhine olaný ise kendi lehine gibi göstermek için bir sistem yaratmaktýr. Bu þekilde kitlelere sahte ideolojiler pompalamak ve onlarý kendi zararlarýna olan politikalarýn yandaþý haline getirmek mümkün olmaktadýr. Türkiye de son dönem yükselen milliyetçilik böylesi bir sürecin ürünüdür ve bahanedir; amaç sömürü ve iþgali perdelemek, iþsizlik, yoksulluk sonucu biriken öfkeyi baþka noktalara yöneltmektir. Bizzat bu kapitalist sömürü sisteminin bir sonucu olan umutsuzluk sonucu milliyetçi hezeyanlara kapýlýp kendi sýnýf kardeþlerimizi, emekçi Kürt kardeþlerimizi düþman bellemek, onlara el kaldýrmak sorunlarýmýzý çözmez aksine daha da aðýrlaþtýrýr. Milliyetçilik egemenlerin ekmeðine yað sürer, iþçi ve emekçilerin birlik ve beraberliðini ise bozar. Milliyetçilik oyununa gelmeyelim. Biriken öfkemizin, yarýna umutsuz bakmamýzýn nedeni iki çocuðun yerde bayrak sürümesi deðildir ve olamaz. Öfkemizin, umutsuzluðumuzun nedeni iþsizlik, yoksulluk, örgütsüzlük anlamýna gelen özelleþtirmeler, sosyal güvenlik sisteminin tasfiyesi, esnek iþ yasalarý ve benzeri yeni-liberal saldýrýlar, Türkiye deki ulusal sorun konusunda rejimin gösterdiði gerici, baskýcý ve yasaklamacý tutumlardýr, ve çözüm de bu saldýrýlara ve baskýlara karþý birlikte mücadeledir. Çok deðil, sadece birkaç soru bu gerçeði görmek için yeterli. Örneðin bugün Türkiye de milyonlarca iþsiz insan var, yoksullarýn sayýsý on milyonlarla ifade ediliyor, bunun sorumlusu kimdir ve nedeni nedir? Mersin de bayraðý yerde sürükleyen iki küçük çocuk mu? Ýç-dýþ borç 300 milyar dolarla ifade ediliyor, bu borcu yaratan Mersin deki iki küçük çocuk mu? Sümerbank özelleþtirildi, SEKA nýn özelleþtirilmesinin önü açýldý, iþçiler iþsiz kaldý ya da kalacak, bu özelleþtirmeleri yapan devlet güvenlik sorunu yaratan o iki çocuk mu? Ya sosyal güvenlik sistemini tasfiye eden, eðitimi paralý hale getiren, asgari ücreti insanlýk ayýbý bir rakamla 350YTL ile sýnýrlayan kim? Mersin deki çocuklar mý? Afganistan ý, Irak ý iþgal eden ABD emperyalizmini; Filistin i iþgal altýnda tutan Siyonist Ýsrail devletini dost ve müttefik gören kim? Bu ülke halklarýný türlü zulme maruz býrakan, bayraklarýný ayaklar altýna alan Mersin deki iki çocuk mu? Kuþkusuz hayýr! Bunlarýn tümünün kaynaðý emperyalist-kapitalist sömürü ve iþgal düzenidir Öfkeli miyiz? Umutsuz muyuz? Haksýzlýða uðradýðýmýzý mý düþünüyoruz? Artýk tepkisiz kalmamak, haksýz ve adaletsiz olana isyan mý etmek istiyoruz? O zaman Mersin deki iki çocuða karþý deðil; iþini, aþýný, saðlýðýný, eðitimini, çocuðunun geleceðini, örgütünü, baðýmsýzlýðýný elinden alana karþý göstereceksin isyanýný, meydanlarý bunun için dolduracaksýn Kim sana ayný sokakta oturduðun, atölyede yan yana alýn teri döktüðün, ayný otobüsü, treni kullandýðýn, ayný çarþý-manavdan alýþveriþ yaptýðýn, ayný okula, hastaneye gittiðin, ayný semtin mezarlýðýna gömüldüðün Kürt kardeþin için, iþçi arkadaþýn için tehlikeli diyorsa bil ki senin için tehlikeli olan bunu sana söyleyendir Ýþçi Cephesi 3GÜNDEM

4 POLÝTÝKABurjuva Siyasetinde Yeni Arayýþlar AKP ve CHP de yaþanan istifalar burjuva siyasetinde merkez sað ve solda birlik tartýþmalarýný da beraberinde getirdi. Kültür ve Turizm Bakaný Erkan Mumcu nun 16 Þubattaki istifasýyla hareketlenen süreç, son olarak AKP Isparta milletvekili Mehmet Sait Armaðan la devam etti. AKP nin sandalye sayýsý önce 361 e düþtü. Ýstifa ve tasfiyelerin ardýndan CHP nin milletvekili sayýsý da 168 e indi. Ardýndan Mumcu tekrar AKP ye dönmeye karar verdi. Bu gelgitlerin önümüzdeki günlerde de sürmesi beklenebilir. istifalar ve gelgitler iktidar ve muhalefet partilerinin politik çizgilerinde köklü deðiþiklerin gerçekleþmeye baþladýðýna iþaret mi ediyor? Aslýnda burjuvazi, AKP nin dýþ siyasetteki performansýndan ve emekçilere dönük yoðun saldýrý programlarýndan memnundu. Ayrýca baþka bir alternatifi de yoktu. CHP saplandýðý yolsuzluk bataklýðýndan çýkamadýðý gibi, AKP ye alternatif de deðildi. ANAP, DYP ve DSP ise, halkýn gözünde yýpranmýþ yüzlerdi. AKP yýpranmýþ burjuva siyaseti için halka sunulacak yeni bir yüz oldu. Burjuvazin ihtiyaçlarýna uygun olarak dýþ siyasette emperyalistlere boyun eðerken, iç siyasette de yoðun bir iþçi-emekçi düþmaný siyaset izledi. Ayrýca devlet bürokrasisi ve ordunun kýrmýzý çizgilerini aþmamaya özen gösterdi. Ancak emperyalistleri ve burjuvaziyi memnun eden bu politikalar, emekçi halkta ve AKP nin geleneksel tabanýnýn bazý kesimlerinde hoþnutsuzluðu da beraberinde getirdi. Tam da bu noktada AKP, hem iç hem de dýþ siyasette frene bastý ve ilk bakýþta bazý burjuva kesimlerin hoþnutsuzluðunu çeken popülist bir hatta yöneldi. Özellikle AB ile olan iliþkilerde belirgin bir aðýrdan alma süreci yaþandý. AB nin zorunlu din derslerinin kaldýrýlmasý ve azýnlýklar üzerindeki baskýlarýn sona erdirilmesi talepleri duymazdan gelindi. Ýktidar partisi ayrýca, özellikle baþörtüsü nedeniyle atýlan öðrencileri geri almak için öðrenci affýný gündeme getirdi. Kýsacasý iç siyasette kendi tabanýný rahatlatacak bir yönelimi, dýþ siyasette burjuvazinin istediði politikalarý sürdürmek için bir þantaj malzemesi haline getirdi. IMF den gelecek paranýn ertelenmesiyle baþlayan AKP- TUSÝAD tartýþmasý, TUSÝAD ýn AKP yi AB konusunda aðýr davranmakla suçlamasýyla devam etti. Son olarak TUSÝAD ýn 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü kutlamalarýna vahþice saldýran polisin tutumundan hükümeti sorumlu tutmasýyla tartýþma sert bir polemiðe dönüþtü. Aslýnda eleþtiriciler için gerçek sorun polisin sert tutumu deðildi, çünkü polis yakýn dönemde çok daha sert müdahalelerde bulunmuþ ve o zaman kimse ses çýkarmamýþtý. TÜSÝAD için asýl sorun AKP nin popülizmiydi ve bu tip uygulamalarla liberal saldýrý ve emperyalizm ile bütünleþme programýnýn uygulanmasýnda ortaya çýkan gecikmelerden duyulan rahatsýzlýktý. 4 Bu tartýþmalara hükümet ile ABD yönetimi arasýnda yaþanan polemiði de eklemek gerekir. ABD, Türkiye nin Ýran ve Suriye ye karþý tavýr almasýný istedi, ancak istediði yanýtý alamadý. Üstelik Cumhurbaþkaný Sezer, tepkilere raðmen Suriye ye daha önce planlanan gezisini gerçekleþtireceðini açýkladý. Bu tartýþmanýn altýnda ABD nin Kürt meselesinde Türkiye nin tarihsel devlet politikasýný zorlamasý ve Kuzey Irak ta federatif veya otonom bir Kürt devletine yeþil yakmasý yatýyor. PKK nýn hem içerde hem dýþarýda yeniden derleniyor olduðu haberi burjuva medyasýnýn sayfalarýna düþtü. Ayrýca tüm basýn organlarýnda Amerikan karþýtlýðýnýn arttýðýna dair haberler yayýnlanmaya baþladý. ABD Dýþiþleri

5 bakaný Rice, Türkiye yi bu konuda uyardý. Ardýndan ABD aleyhtarlýðý yapan gazetecilerin adlarý deklare edildi ve susturulmalarý istendi. Ancak bu tartýþmalara raðmen ABD Türkiye ittifakýnda, ya da baþka bir deyiþle Türkiye nin ABD nin jandarmasý olmasý rolünde bir deðiþimin olmadýðý açýk. Sonuç olarak, AKP nin bazý popülist söylem ve uygulamalarý gündeme almasý ve en önemlisi AB projesinde frene basmasý hükümet ile bazý burjuva sözcüler arasýnda polemiðe yol açtý. AKP den istifa eden Isparta milletvekili Mehmet Sait Armaðan ýn açýklamasý aslýnda bu polemiðin þiddetini gösteren bir örnek oldu: AK partinin mevcut siyaset yapma biçimi, bizi uluslararasý sorunlar konusunda izah edilemez pozisyonlara sürükleme tehlikesini barýndýrmakta, reformlarýn özüne sadýk kalmadýðýný ve siyasetin daha demokratik bir iþleyiþe kavuþmasý yönünde güçlü irade sergilenmediðini kanýtlamaktadýr. Bu polemiðe raðmen burjuvazinin kýsa vadede AKP ve onun hükümetinden kopmayacaðý ortadadýr. Amaç ciddi bir biçimde kulak çekmekti ve bu yapýlmýþtýr. Merkez Sol ve Sað Siyasette Yeni Kümelenmeler AKP ve CHP deki istifalar, geri dönmeler, yeni parti kurma arayýþlarý, vs Türkiye deki politik zeminin kayganlýðýna, oportünist politikacý bolluðuna, CHP açýsýndan bakýldýðýnda da sosyal demokrasinin yaþadýðý krizin derinliðine iþaret etmekte. Celal Doðan ýn merkez sol bir parti kuracaðýz açýklamasý bu durumun bir göstergesi. Sarýgül ün çýrpýnýþlarý ise CHP ye alternatif olmasýna yetecek gibi gözükmüyor. Burjuvazinin ayný Ýngiltere de Blair in Ýþçi Partisi gibi bir lidere ve partiye ihtiyaç duyduðu ortada. Bu yüzden merkez sol parti arayýþý sürecek. Merkez sol parti tartýþmalarýný saðda birlik tatýþmalarý izliyor. ANAP ya da DYP nin birleþmeleri bir süredir gündemde. Fakat her iki parti de birleþmenin kendi partisi çatýsýnda olmasý gerektiðini savunuyor. Ayrýca yeni parti arayýþý da var. Ancak gerçek þu ki ANAP halkýn gözünde çok yýpranmýþ bir parti ve kýsa zamanda da kendini toplayamaz. DYP ise ceberrut devletin kullandýðý bir aygýt durumunda ve þu an için Aðar burjuvazinin yeni yüzü olacak bir siyasete sahip deðil. Zaten Aðar ýn söylemlerinin daha sahicisine MHP sahip. Erkan Mumcu nun istifasýnýn ardýndan her iki parti de Mumcu ya çaðrýda bulunmuþlardý. Erkan Mumcu son olarak kararýný ANAP ta verdi. Çünkü ANAP baþkansýz bir partiydi ve muhtemelen Mumcu, Genel Baþkan olacak. Mumcu ile birlikte bazý milletvekillerinin ANAP a geçmesi bekleniyor. Hatta Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakaný Murat Baþesgioðlu nun da ayrýlmasý bekleniyor. Erkan Mumcu nun geliþi ANAP ý kurtarýr mý?, bilemiyoruz; ancak burjuvazinin istediði neredeyse tüm gerici reformlarý yasalaþtýran ve dýþ siyasette önemli baþarýlar elde eden AKP yi desteklemeye devam etmemesi için hiçbir neden görünmüyor. Fuat Karan 5

6 Uður - Ahmet Kaymaz ve Demokrasi Masallarý Üzerine Yargýsýz infaz baba-oðul Kaymazlarý zamansýz alýp götürdü. Öldürülme haberleri, hem sol basýnda hem de burjuva gazetelerinde Uður Kaymaz ýn yaþýnýn küçüklüðü üzerinde yoðunlaþýyordu. Oysa yaþýnýn büyük olmasý, hatta suçlu bile olmasý kimsenin sorgusuz sualsiz sokak ortasýnda öldürülmesini haklý göstermez. Çünkü polisin kimsenin cezasýný verme hakký yok. Ýnsanlarý sorgusuz sualsiz katleden kapitalist sistemin bekçileri, hem hakim hem cellat rolünü üstlenip, 12 yaþýndaki Uður u ve babasýný 6 metrekarelik bir alanda ve yarým metre mesafeden 9 u sýrttan olmak üzere 13 kurþunla delik deþik ettiler. Polislerin cezalandýrýlnmasý þöyle dursun, can güvenlikleri gerekçe gösterilerek mahkemeye bile getirilmediler. Görevden alýnmasý gereken polisler, baþka illere atanarak adeta ödüllendirildiler. Ýþin garip yaný, polisler için 3-5 yýl ceza istenirken, okuma yazmasý bile olmayan Uður Kaymaz ýn acýlý annesi örgüt üyeliðinden 15 yýlla yargýlanýyor. Son dönemlerde yargýsýz infazlarýn bölgede artmýþ olmasý dikkat çekiyor. Benzer bir yargýsýz infaz Ýnsan Haklarý Derneði nde görevli Mehdi Perinçek in oðlu Þiyar Perinçek in baþýna gelmiþti. Ayrýca birçok çoban kýrsal alanda hayvanlarýný gezdirirken katledildi. Hükümet, demokratikleþme palavralarý atýyor; ancak insanlar sokak ortasýnda infaz ediliyor. 6 Mart günü, 8 Mart Emekçi Kadýnlar Günü nü kutlamak isteyen kadýnlara polisin uyguladýðý þiddet demokratikleþme palavralarýný gözler önüne seriyor. Baþbakan Tayyip Erdoðan, polisin þiddetine tek kelime etmezken, bu þiddetin görsel ve yazýlý basýnda yer almasýndan rahatsýz oluyor. Baþbakan þöyle diyor: Medya kuyumuzu kazýyor, bu görüntüleri yayýnlayarak bizi dünya kamuoyuna rezil ediyor. Yani kol kýrýlýr yen içinde kalýr diyor. Daha önce kendisine Kürt sorunu ile ilgili bir soru sorulduðunda düþünmezseniz böyle bir sorun olmaz demiþti. 6 Mart ta polisin þiddetine AB nin gösterdiði tepki üzerine 3 polis açýða alýndý. Uður Kaymaz ý öldüren polisler ise hala görevde. AB nin 6 Mart taki þiddete tepkisi, Türkiye ye demokrasi getirmek için deðil. Öyle olsaydý NATO eylemlerinde ki polisin þiddetine de, diðer þiddetli saldýrýlarýna da, yargýsýz infazlarýna da rest çekerdi. Bu sorunu öne çýkarmasýnýn nedeni, son dönemde AKP nin AB nin istediði bazý reformlarý yavaþlatmasýdýr. Sonuç olarak, ne AB nin sahte demokrasi tebliðleri, ne de hükümetlerin AB makyajlarý bu ülkeye demokrasi getiremez. Bu ülkeye demokrasi ancak iþçi sýnýfýnýn mücadelesiyle gelecek. Jiyan 6

7 Neden ve Nasýl Millileþtirme? Özelleþtirmelerin hükümet tarafýndan hýzla ve büyük bir cüretle yaygýnlaþtýrýldýðý bir dönemde iþçi sýnýfýnýn millileþtirme talebi daha da büyük bir önem kazanmakta. Devlete baðlý ve verimsiz olarak addedilen sanayi kuruluþlarýnýn kapatýlmasýyla birlikte düþünüldüðünde özelleþtirmeler yalnýzca kýsa vadede tensikatlarýn yaygýnlaþmasý, iþ olanaklarýnýn daralmasý, iþsizliðin ve yoksulluðun derinleþmesi, sendikasýzlaþtýrmanýn hýzlandýrýlmasý anlamýna gelmekle kalmamakta, ama ayný zamanda uzun vadede gelecekteki olasý bir iþçi-emekçi iktidarýnýn giriþeceði sosyalizmin inþasý çabalarýnýn ekonomik temellerini de bugünden tahrip etme iþlevi görmekte. Bu nedenle de millileþtirme talebini yalnýzca propagandamýzýn deðil, bugünkü ajitasyonumuzun da eksenine yerleþtirmek zorunluluðuyla karþý karþýyayýz. Özelleþtirmelerin hükümet tarafýndan hýzla ve büyük bir cüretle yaygýnlaþtýrýldýðý bir dönemde iþçi sýnýfýnýn millileþtirme talebi daha da büyük bir önem kazanmakta. Devlete baðlý ve verimsiz olarak addedilen sanayi kuruluþlarýnýn kapatýlmasýyla birlikte düþünüldüðünde özelleþtirmeler yalnýzca kýsa vadede tensikatlarýn yaygýnlaþmasý, iþ olanaklarýnýn daralmasý, iþsizliðin ve yoksulluðun derinleþmesi, sendikasýzlaþtýrmanýn hýzlandýrýlmasý anlamýna gelmekle kalmamakta, ama ayný zamanda uzun vadede gelecekteki olasý bir iþçiemekçi iktidarýnýn giriþeceði sosyalizmin inþasý çabalarýnýn ekonomik temellerini de bugünden tahrip etme iþlevi görmekte. Bu nedenle de millileþtirme talebini yalnýzca propagandamýzýn deðil, bugünkü ajitasyonumuzun da eksenine yerleþtirmek zorunluluðuyla karþý karþýyayýz. Çözüm sözcük seçiminde deðil Millileþtirme talebini tüm politik içeriðiyle birlikte yaygýnlaþtýrabilmek ve kitle mücadelesinin temel taleplerinden bir durumuna getirebilmek için önce bu talebin çevresinde yaratýlan sözcük kaosundan arýnabilmek gerekiyor. Bugüne deðin kimi zaman yabancý sermayeye yönelik olarak millileþtirme ( öz Türkçe yle ulusallaþtýrma), yerli sermaye kuruluþlarýna yönelik olarak da daha çok devletleþtirme sözcüklerini kullanmýþ olmakla birlikte, politik açýdan bu iki sözcük de bir ve ayný þeyi ifade etmektedir: o kuruluþun mülkiyetinin (yerli ya da yabancý, ya da karma) özel ellerden alýnýp devlete devredilmesi, yani iþletmenin devlet malý haline getirilmesi. Devlet kavramýndan ürken, ya da bu sözcüðü savuþturduklarý anda devletin de kendi kendine yok olabileceðini sanan bazý sivil toplumcu, sosyal hareketçi kesimlerin taným karmaþasýna ekledikleri bir baþka sözcük de kamulaþtýrma olmuþtur. Kamu yönetimi devlet örgütlenmesinin içinde yer aldýðý sürece, ki burjuva devlette durum budur, kamulaþtýrma terimi de devletleþtirme ya da millileþtirmenin ifade ettiði anlamýn dýþýnda baþka hiç bir politik anlam taþýmamakta. Kimileri kamulaþtýrmaya kooperatifleþme anlamý yükleyip bu tip bir mülkiyeti kapitalist sistemde bir sosyalizm adacýðý olarak algýlayabilir. Ne var ki, bu makalenin amacý ütopik sosyalizm eleþtirisi deðil, bunu bir kenara býrakýyoruz. Bu arada, özellikle Troçki nin Geçiþ Programý nýn ilk çevirisinde (Eleþtiri yayýnlarý, 1979; ardýndan Kardelen Yayýnlarý, 1992) yapýlan bir çeviri hatasýna düþenler de bulunmakta. Bu çeviride Troçki nin kullandýðý mülksüzleþtirme (expropriation) sözcüðü kimi yerde bu haliyle, kimi yerde ise kamulaþtýrma (istimlak) olarak Türkçe ye aktarýlmýþ, bu da kamulaþtýrmanýn tazminatsýz ve iþçi denetiminde ya da iþçi iktidarý altýnda yapýlan millileþtirme olarak algýlanmasýna neden olmuþtur. Oysa kamulaþtýrmanýn, devletleþtirme ya da millileþtirmenin dýþýnda sözcük düzeyinde politik bir ayrý içeriði bulunmamakta. Bu talebin ne biçimde hayata geçirilebileceði ise ancak sýnýf mücadelesi tarafýndan belirlenebilir. Troçki nin Geçiþ Programý nda mülksüzleþtirme sözcüðünü kullanmýþ olmasý da durumu deðiþtirmemektedir. Bir iþletmenin mülkiyetinin özel sermayenin elinden alýnýp devlete aktarýlmasý, o sermayenin en azýndan o iþletme açýsýndan mülksüzleþtirilmesi nden baþka bir anlam taþýmaz, ve bu anlamda millileþtirme, devletleþtirme ya da kamulaþtýrmadan farklý bir durum söz konusu deðildir. Troçki nin Geçiþ Programý nda bu terimi kullanmýþ olmasý, millileþtirmeleri burjuvazinin genel mülksüzleþtirilmesi mücadelesine baðlama ve devrimci programý, o yýllardaki (1938) bazý Halk Cephesi hükümetlerinin sahte millileþtirme taleplerinden ayýrma çabasýndan kaynaklanmýþtýr. Bununla birlikte Troçki nin en sýk kullandýðý sözcük millileþtirme olmuþtur (örn. bk. Fransa Ýçin Eylem Programý, 1934). 7

8 Hangi devlet altýnda devletleþtirme 1980 lerin sonlarýnda eski iþçi devletlerinin yýkýlmasý ve emperyalizmin yeni ideolojik saldýrýlarý, Türkiye deki liberal ekonomik dönüþümlerin ve tabii bu arada özelleþtirmelerin yaygýnlaþtýrýlmasýyla aþaðý yukarý ayný döneme rastlamýþ, bu ideolojik saldýrýlardan etkilenip bugün Troçkizmi çoktan terk etmiþ olan bazý kesimler ise, özelleþtirmelere karþý mücadeleyi reddetmeye yönelmiþlerdi. Temel savlarý, devlet burjuva kapitalist devlet olduðundan, ha devlet mülkiyeti, ha özel mülkiyet, deðiþen bir þey yok idi. Biz devrimci Troçkistler, Morenistler, ise özelleþtirmelerin iþçi sýnýfý ve emekçi yýðýnlarýn gerek ekonomik koþullarýnda, gerekse bilinç, örgütlenme ve mücadele olanaklarýnda büyük gerilemeler yaratacaðýný, uzun vadede ise sosyalist iktidarýn ve merkezi planlamanýn ekonomik temellerini zayýflatacaðýný söyleyerek özelleþtirmelere karþý mücadeleyi ön plana çýkarmýþtýk. Bugünkü sözcük karmaþasýnýn ardýnda da benzer sivil toplumcu, sosyal hareketçi ya da yarý anarþizan anlayýþlar sezinlenebilmekte. Dolayýsýyla programýmýzdaki özelleþtirmelere karþý mücadele ve millileþtirme talebinin politik içeriðini bir kez daha vurgulamamýzda yarar bulunmakta: biz millileþtirme talebini ileri sürmeyi hiç bir biçimde burjuva sonrasý bir rejime, yani iþçiemekçi iktidarýna ertelemiyoruz. Bu talebi, bugün ve þimdi savunuyoruz, özellikle de bunun salt propagandasýný yapmakla yetinmiyor, mevcut liberal ekonomik saldýrýlara karþý sýnýf seferberlikleri ve sendika örgütleri içindeki ajitasyonumuzun en önemli taleplerinden biri olarak görüyoruz. Bizim millileþtirme talebimizi, reformist ya da burjuva milliyetçisi kesimlerin devlet kapitalisti millileþtirme anlayýþlarýndan ayýran temel özellikleri, Troçki Geçiþ Programý nda özetle göstermiþtir: Bu taleplerle reformistlerin bulanýk millileþtirme sloganý arasýndaki fark þurada yatmaktadýr: 1-Tazminat ödenmesini reddederiz; 2-millileþtirmeye sözde taraftar gözüken ama gerçekte sermayenin aracýlarý olan Halk Cephesi demagoglarýna karþý kitleleri uyarýrýz; 3-kitleleri sadece kendi devrimci güçlerine güvenmeye çaðýrýrýz; 4-mülksüzleþtirme sorununu iþçi ve köylülerin iktidarý ele geçirme sorununa baðlarýz. Tazminat ödenmesini reddeden, kitlelerin devrimci seferberliðine dayanan ve her aþamada millileþtirmeyi iktidar sorununa baðlayan bir millileþtirme ajitasyonu, bugünkü özelleþtirmeler karþýsýndaki mücadelemizin çerçevesini belirlemektedir. Sýnýf seferberlikleri sonucunda eðer burjuva hükümet özelleþtirmelerde geri adým atarsa ya da bazý iþletmeleri millileþtirmek zorunda kalýrsa, biz tazminat ödenmesini reddedeceðiz, diðer kapitalist büyük iþletmelerin de millileþtirilmesi ve sanayide iþçi denetimi kurulmasý mücadelesine aðýrlýk vereceðiz. Sendikalarý, yozlaþmýþ bürokratik yönetimlerine raðmen bu doðrultuda mücadeleye zorlayacaðýz. Bu mücadeleler hem proletaryayý daha üst düzeyden görevlere hazýrlayacak hem de devrimci partinin inþasýna katkýda bulunacaktýr. Kuþkusuz, her sanayi dalýnýn farklý geliþme düzeylerinde bulunmasý ve sýnýf mücadelesi ile proletaryanýn bilincinin farklý aþamalardan geçmesi gerçeði karþýsýnda bütün bu mücadeleler uzun süre kýsmi bir özellik taþýyacaktýr. Ve burjuvazinin topyekün mülksüzleþtirilmesi yalnýzca proletaryanýn bir genel devrimci yükseliþi gündeme getirebilir. Geçiþ taleplerinin görevi, pro-letaryayý bu sorunu çözmeye hazýrlamaktýr (Troçki, Geçiþ Programý). Ýþçi Cephesi 8

9 1 Nisan da yürürlüðe girecek 5237 sayýlý yeni Türk Ceza Kanunu nda (TCK) deðiþiklik öngören yasa teklifi salý günü (22 Mart) Adalet Komisyonu nda ele alýnacak. Teklifin perþembe günü de (24 Mart) Genel Kurul da görüþülerek yasalaþmasý bekleniyor. Yasadaki bazý deðiþiklikler *Polis eðitim merkezlerinin kurulmasý ve üniversite mezunu 10 bin yeni polis alýnmasýný öngören yasa tasarýsý, Torba Yasa olarak bilinen bazý kanunlarda deðiþiklik yapýlmasý hakkýnda yasa tasarýsý çarþamba (23 Mart) günü görüþülecek. Adalet Bakaný ile Ýçiþleri Bakanlýðý arasýnda yeni Ceza Muhakemeleri Kanunu ile ilgili çýkan, polisin yetkilerinin kýsýtlanmasýna dair olan tartýþma, polisin istediði þekilde karara baðlandý. Savcý ya da hakim izni olmadan aramayý yasaklayan hükme karþý çýkan polise ön arama yetkisi verilecek. Yapýlacak bu deðiþiklikle polis ve jandarma önceden izin almadan þüpheli gördüðünü arayabilecek. *Yeni TCK, kapkaç suçunu nitelikli hýrsýzlýk kapsamýna aldý. Hýrsýzlýk suçuna 1 yýldan 3 yýla kadar hapis cezasý istenirken, kapkaç yapan kiþiye 7 yýla kadar hapis cezasý verilecek. *Basýn özgürlüðünü kýsýtlayan ve neredeyse gazetecilik yapmayý olanaksýz hale getiren 5237 sayýlý TCK, eski basýn yasasýndan çok daha geri maddeler içeren yeni düzenlemeler getiriyor. Yapýlan deðiþikliklerin anlamý AKP hükümeti seçimlerden sonra iþbaþýna geçince ýlýmlý bir politika izleyeceðine ve sermaye kesiminin paralarýna para ekleyecek yumuþaklýkta olduðuna dair sinyalleri vererek uzun süredir istikrarý özleyenlere yeþil ýþýk yaktý. Burjuva demokrasisinin iþlediði toplumlarda iktidarlar, çoðunluðun yoksulluðuna karþý azýnlýðýn lehine kurulduklarý için ve iþ baþýna Yeni TCK Ne Diyor? geçmesini saðlayan halka karþý deðil de patronlara ve sistemin diðer güçlerine karþý sorumlu ve onun verdiði görevleri yerine getiren piyonlar olduklarý için bu haliyle AKP problem taþýmýyordu. Hükümet olduktan sonra AKP, AB sürecine hýz vererek bir dizi deðiþikliklerin (özelleþtirmeler, iþten çýkarmalar, kölelik yasalarý vb.) meþruiyetini bu kisve altýnda sürdürdü. Kaldý ki Avrupa Birliði dediðimiz tam da kapitalistlerin iþçi sýnýfý üzerinde çok daha rahat sömürü atlarýný koþturabilecekleri bir birlikten ötesi deðildir. Ancak AKP hükümeti, AB ile iliþkilerde sermayenin istediði tarzý yavaþlatýnca yönlendirici olmaktan çýktý. Ve geçtiðimiz aylarda sadece zina tartýþmalarýnýn ön plana çýkartýlmasýyla diðer maddelerin deðerlendirilmediði TCK yý çýkarmada bir sakýnca görmeyecek boyuta ulaþtý. Yeni TCK ve polis-jandarma gücünün ayrýcalýðý 1992 nin Aralýk ayýnda, 3842 sayýlý Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu o zamanlar ilk defa ifadesi alýnan kiþiye avukat isteme hakký tanýdýðýnda bu hak polisin tepkisini çekmiþti. Ve bu yüzden polisler sokaða çýkmýþtý. O zaman da polisin yetkilerinin kýsýtlandýðý öne sürülerek en doðal insanlýk hakký gasp edilmek istenmiþti. Þimdi de benzer tepkileri polis, arama yetkisine getirilen kýsýtlamadan dolayý gösterdi ve baþarýlý da oldu. Yasalar iþkenceyi meþru görmez ama polis bunu gayet rahat uygulamakta. Demek ki aslýnda yasalar hiç de bazýlarýnýn elini kolunu baðlamýyor. Basýn özgürlüðüne getirilen kýsýtlamalardan dolayý da basýn emekçileri geçtiðimiz haftalarda bir yürüyüþ düzenledi. Ancak burjuva basýnýnýn kime ve nasýl hizmet ettiðini bu yasa dýþýnda ele almamak eksiklik olacaktýr. Popüler adýyla medya dediðimiz bu tekelleþmiþ piyasa, kapitalist medya patronlarýyla halk arasýnda çýkarlarýna uygun olarak gidip gelmekte, ses duyurma imtiyazlarýný çýkarlarý yönünde kullanarak teknoloji aracýlýðýyla halký istedikleri þekilde þartlandýrmaktadýrlar. Ancak tüm bunlardan baðýmsýz olarak çýkan yasalar, toplumsal uzlaþma saðlanmadan, baskýcý unsurlarýn nedenleri yok olmadan, sonuçlarýný yok edemeyeceðini gözardý ederek oluþturulmuþtur. Kapkaç gibi bazý toplumsal suçlarýn hapis cezalarýný arttýrmak çözüm olamaz. Asýl çözüm kapitalist sistemin doðal sonucu olan yoksulluðun bu sistemde ne kadar aðýr yasa getirilirse getirilsin ortadan kalkmayacaðýný görerek davranmaktýr. Burjuva demokrasisinin en can alýcý hali olan yeni TCK, dýþarýdan Uyum Yasalarý adý altýnda verilen emirlerle bir yere varýlamayacaðýnýn en sýcak örneði. Kaldý ki kapitalizmin en vahþi hallerinin yaþandýðý yerlerde yasalar, kapitalizmin tüm bu vahþetine karþý çýkmayý engelleyecek þekilde düzenleniyor. Biz emekçilere, iþçilere düþen yüzyýllardýr mücadeleler sonucu elde edilen haklarýmýzý korumak için mücadele etmekten baþka yolumuzun olmadýðý bilmek ve hangi yasa olursa olsun bu sistemin sadece kapitalist sömürü düzenini koruyacaðýný unutmadan üretimden gelen gücümüzü kullanarak birleþmektir. Mavi Mayýs 9

10 EMEK HAREKETÝ Uzun Bir Sessizliktan Sonra: SEKA Direniþi Türkiye iþçi sýnýfýnýn eylemliklerinin ardýndan burjuvazi, iþçi sýnýfýna topyekun saldýrýya geçti; ve kazanýlmýþ haklarýnýn gaspýna yönelik politikalarý pervazsýzca hayata geçirdi yýlýnda Sosyal Güvenlik Reformu adý altýnda, Ecevit hükümeti, emeklilik yaþýný uzatarak mezarda emekliliði iþçi ve emekçilere layýk görmüþtü. Her gelen hükümet bir diðerini aratmadan özelleþtirmeleri devam ettiriyor yýlýnda çýkarýlan Yeni Ýþ Yasasý patronlara, iþçileri istedikleri gibi çalýþtýrma hakký tanýyor. Kamu Yönetim Temel Kanunu Yasa Tasarýsý ise kamu emekçilerinin sosyal güvencelerini ortadan kaldýrýyor. Böylece kamu adýna devletin yapmasý gereken ödevleri piyasalaþtýrýyor. SSK nýn, Saðlýk Bakanlýðý na devri ve kýdem tazminat hakkýna göz dikmelerini vb. örnekleri sýralayabiliriz. Görüldüðü gibi sermaye iþçi sýnýfýnýn örgütsüzlüðünden yararlanarak iþçi sýnýfýna saldýrmaya devam ediyor ve edecek. Ýþçi hareketi belli dönemlerde tepkiler geliþtirmiþ olmasýna raðmen bu tepkiler maalesef sendika bürokrasisini aþamamýþtýr. Ýþçi sýnýfý yýllarý arasýndaki yaþadýðý mücadeleyi devrimci bir önderliðin olmayýþýndan dolayý; ya sosyal demokrasinin ya da sendika bürokrasisinin ihanetiyle pusulasýný þaþýrmýþ ve yaþanan mücadelelerde moral bozukluðundan dolayý güvensizlik yaþamýþtýr. O tarihten bu yana genel olarak iþçi sýnýfýnýn sermayenin saldýrýlarý karþýsýnda biz bir þey yapamayýz ve kendi sorunlarýný baþkalarýna havale etme fikri hakimdi. Bu fikrin oluþmasýný sadece moral bozukluðu ile açýklamak biraz haksýzlýk olur. Çünkü burjuvazi yazýlý ve görsel basýnýyla kitlelerin beyinlerini uyuþturarak siyasetten izole etti. Bunda baþarýlý olduklarýný söyleyebiliriz. Bugün abuk sabuk diziler, gelin kaynana programlarý bu iþleve hizmet etmektedir. Yani burjuvazi kitlelere her koyun kendi bacaðýndan asýlýr mesajýný veriyor. Ayrýca her geçen gün artan iþsizlik, yoksulluk, hayat pahalýlýðý ve iþten atýlma korkusu iþçi sýnýfý üzerinde bir baský yaratýyor ve bu baský sonucunda iþçi ve emekçiler mücadele etmek yerine mevcut iþlerini koruma duygusuyla hareket ediyorlar. Çünkü burjuvazi, iþçi sýnýfý içine güvensizlik tohumlarýný ekmiþtir. Bunun yaný sýra bir de yaþanan mücadelelerin yenilgiyle sonuçlanmasýnýn ister istemez etkisi oluyor yýl aradan sonra Bugün SEKA iþçilerinin baþlatmýþ olduklarý mücadele aslýnda 14 yýldýr iþçi sýnýfýnýn huzursuzluðunun habercisi diyebiliriz. SEKA direniþi baþladýðýnda diðer mücadeleler gibi sadece SEKA iþçileriyle sýnýrlý kalacaðý düþüncesi hakimdi. Hükümet dahil kimse böyle bir mücadeleyle karþýlaþabileceðini hesaplayamamýþtý. Mücadelenin ilerleyen günlerinde SEKA iþçileri kararlýlýklarýyla ülke gündemine oturdular. Sol sosyalist çevrelerden tutun da sýradan vatandaþlara kadar herkesin bir kulaðýnýn SEKA da olduðunu söylemek abartý olmasa gerek. 10

11 SEKA iþçilerinin hükümete cevabý AKP 2002 tarihinde tek baþýna hükümete geldiðinde sermaye için bulunmaz bir nimetti. Çünkü sermaye iþçi sýnýfýna kemer sýktýracak güçlü bir partiye ihtiyaç duyuyordu. Ona da kavuþtu. AKP hükümeti ilk günden itibaren sermaye için tüm fedakarlýklarý yapacaðýný açýklayarak iþe baþladý. Özelleþtirilecek fabrikalarýn listesini çýkararak iþçi sýnýfýna karþý meydan okurcasýna babalar gibi satarým diyerek KÝT leri sanki kendi malý gibi yerli-yabancý sermayeye peþkeþ çekti ve çekmeye devam ediyor. Bugüne kadarki hükümetlerin özelleþtirme anlayýþý; her zarar eden kamu iþletmesini yük, iþlerini savunmak zorunda kalan iþçileri asalak gibi göstermeye çalýþmak þeklinde oldu. Sanki bu iþletmeleri oradaki iþçiler yönetiyor ve zarar ettiriyor! Hükümet peþkeþ çekmek için devlete yük olarak gösterdiði kamu iþletmelerinin zarar ettiðini, bunun için kapanmasý veya satýlmasý gerektiðini savunuyor. Ayný hükümet bilindiði gibi 21 adet hortumlanmýþ bankanýn, - ki bu bankalarýn içi sahipleri tarafýndan boþaltýldý ve milyar dolar zarar oluþtuzararýný üslenmeyi görev bilmiþtir. AKP hükümetinin diðer özelleþtirilen fabrikalar gibi SEKA fabrikasý içinde yalaný hazýrdý: SEKA zarar ediyor, devlete yük oluyor... Bu SEKA nýn ilk gündeme geliþi deðil. Ayrýca sýk sýk Avrupa kapýlarýný aþýndýran baþbakan, Ýngiltere deki Hayt Parký beðenmiþ olacak ki SEKA fabrikasýný kapatarak büyük bir park yapacakmýþ! Ayný Ýngiltere deki gibi! Çünkü ülkedeki bu kadar iþsizin oturup çay içeceði acil bir yere ihtiyacý olmalý. Çalýþacak fabrikaya deðil! Sýrasý gelmiþken belirtelim, AKP hükümeti 2005 yýlýný iþsizlikle mücadele yýlý ilan etmiþti. Görünen köy kýlavuz istemez SEKA iþçileri, hükümetin kapatma kararýna karþý fabrikayý iþgal ederek, hem hükümete hem de sermayeye bir cevap vermiþ oldu. Hükümet, önce polisle saldýrmayý deneyerek direniþi kýrmaya çabaladý ama ülke genelinde oluþabilecek tepki ihtimali nedeniyle geri adým attý. SEKA mücadelesi sadece Ýzmit sýnýrlarýna sýkýþmýþ bir mücadele deðildir. Bugün özelleþtirmeyle karþý karþýya kalan bir iþçiden tutun da haksýzlýklara uðradýðýný düþünen bir iþçiye kadar herkes SEKA iþçileri gibi direneceðiz diyerek örnek alabiliyor. Bu mücadele bu kadar moral verebilme sinerjisini yaratabilmiþtir. Hükümetin ilk saldýrýsý karþýlýk bulamayýnca bu kez iþçilerin mücadelesini karalamak ve tehdit yolunu deneyen baþbakan, iþçileri, siyasi þov yapýyorlar, iyi niyetimizi istismar ediyorlar. Buna artýk tahammül edemeyiz diyerek göz daðý vermeye çalýþtý. Ayrýca baþbakan, iþçilerin 40 milyar lira olan kýdem tazminatlarýnýn banka hesaplarýna yattýðý yalanýný yayarak direniþi zayýflatmaya çalýþtý. Baþaramadý. SEKA da çalýþan 5 yýllýk bir iþçi net YTL, 18 yýllýk iþçi ise YTL net ücret alýyor. Bugün hükümetin zarar ediyor dediði SEKA fabrikasý için gerekli yatýrýmýn yapýlabilmesi için 5 milyon dolara ihtiyaç var. Bunu çok gören baþbakan kendisi için 50 milyon dolarlýk uçak aldý. Diðer yandan bankalarý hortumlayanlarýn zararlarýný karþýlýksýz karþýlayan, patronlara teþvik adý altýnda bizlerin vergilerinden para aktaran bir hükümet söz konusu. Ýþ SEKA ya gelince zarar ediyor! SEKA kapatýlsýn ki arazileri patronlara peþkeþ çekilsin. Hükümet sýnýfsal bir tutum alýyor. Eðer kâr ve zarar ile sorunlara yaklaþacak olursak bugün en verimsiz devlet iþletmesi milletvekillerini istidam eden meclistir. Milyarlarca liralýk maaþlar, kýyak emeklilik ve her hükümet dönemindeki yolsuzluklar. En azýndan iþçiler üretiyorlar ve topluma faydalarý var. Meclistekiler ne üretiyorlar ya da topluma ne faydalarý var? Kim topluma zarar veriyor? Ortadadýr. SEKA iþçileri ve sendika bürokrasisi Sonuç olarak, SEKA iþçilerinin baþlatmýþ olduðu bu mücadele 51. gününde hükümet, fabrikanýn iþletme hakkýný iþçilerle birlikte Ýzmit Büyük Þehir Belediyesi ne devrini öngören bir teklif iþçilerin oyuna sunuldu. Yemekhanede yapýlan oylamada kurulan sandýða evet ve hayýr yazýlý pusula atan iþçilerden 510 u kararý kabul ederken, 60 ý hayýr oyu verdi. 13 iþçi ise boþ oy kullandý. Bu oylama sonucunda yapýlan bir protokolle direniþ sona erdi. SEKA iþçilerinin mücadelesi bizlere önemli deneyimler býraktý. Bunlardan birincisi, SEKA iþçileri sendika bürokratlarýnýn koltuklarýnda rahat oturmalarýna izin vermediler. Evet sendikalar iþçilerin örgütüdür. Ama bugün sendikalarýn baþýna çöreklenmiþ bürokrasi, iþçilerin örgütsüzlüðünden yararlanarak, burjuvaziyle iþbirliði yaparak, iþçi sýnýfýna ihanet etmekten çekinmez bir duruma gelmiþtir. Sendika bürokrasisi burjuvazinin saldýrýlarýna karþý dostlar alýþveriþte görsün diye birkaç demeç vermekten öteye gitmiyor. SEKA da da böyle oldu Ayrýca, SEKA fabrikasýnda örgütlü olan Selüloz-Ýþ sendikasý baþtan beri mücadeleyi SEKA ile sýnýrlamýþtý. Çünkü sendika kendisine baðlý iþyerlerini harekete geçirmemiþtir. Böyle bir niyetlerinin de olduklarýný sanmýyoruz. Ama uzun bir zamandan sonra SEKA iþçilerinin kararlý mücadelesi sonucu Türk-Ýþ li bürokratlar rahatsýz oldular ve bunun sonucunda Ýzmit te Türk-Ýþ Baþkanlar Kurulu yapýldý. Bu toplantýda yýl aradan sonra Türk-Ýþ bürokratlarý ilk defa Türkiye genelinde bir ey- 11

12 lem kararý (eylemin içeriði ve sýnýrlarý bir yana) almak zorunda kaldýlar. Bu iþçilerin dipten gelen basýncý açýsýndan olumlu bir adýmdý. Tabii ki sendika bürokratlarý fýrsatýný bulduklarýnda iþçi sýnýfýný satmakta tereddüt etmedi, etmeyecek. Ýþçi sýnýfýnýn tarihi bu gibi örneklerle dolu. Türk-Ýþ in bu eylem kararýna DÝSK ve KESK sendikalarý da destek verdiklerini açýkladýlar ama DÝSK e baðlý özel sektördeki bazý iþyerlerinde bu karar iþçilere iletilmedi bile. SEKA direniþini nasýl deðerlendirebiliriz? Hükümet önce SEKA fabrikasýný kapatarak arazisini belediyeye devretmeyi planlýyordu. Bunun sonucunda iþçilerin 51 günlük fabrika iþgalinden sonra hükümet geri adým atarak iþçilerle yapýlan pazarlýk sonucu direniþ bir protokolle sona erdi. Direniþin yapýlan protokolle sona ermesiyle birlikte SEKA iþçilerinin mücadelesi bir kazanýmla mý, bir kayýpla mý sonuçlandý? sorusu gündeme geldi ve önümüzdeki günlerde bu soru çok tartýþýlacak gibi gözüküyor. Tabii ki mücadeleye nereden ve nasýl baktýðýmýza baðlý olarak bu soru çeþitli þekillerde cevaplanabilir. Hükümet öncelikle iþçileri farklý illerdeki iþletmelere yerleþtireceðini açýklamýþtý. Ýþçiler bu öneriyi kabul etmediler. Direniþi mahkeme yoluyla oyalamaya çalýþtýlar, beceremediler. Çünkü SEKA iþçilerinin kararlý tutumu sonucu, mücadele tüm ülkede yanký yarattý. Hükümet sýkýþmýþtý, ne yapacaðýný bilmez bir halde mücadeleyi engelleme çabasý içindeydi. Çünkü hükümet, SEKA direniþini aþmadan diðer özelleþtirmeleri yapmakta güçlük çekeceðinin farkýndaydý. Ayrýca SEKA iþçilerinin direniþi devam ettikçe hükümet yýpranýyordu. Bu anlamda hükümet geri adým atmak zorunda kaldý. Devamýnda ise hükümet SEKA yý direk kapatýp risk almak yerine belediyeye devrederek aradan sýyrýldý. Yeni duruma göre SEKA Ýþçileri, kadrolu belediye iþçisi statüsüne geçecek ve ücretleri asgari kadrolu bir belediye iþçisi kadar olacak. Bu durum bir protokolle baðlandý. Tabii ki bugün hiçbir iþçinin iþ güvencesi yoktur. Ýþ güvencesi iþçilerin örgütlülüðüne baðlýdýr. Oysa hükümet SEKA direniþinin örgütlülüðünü ve yankýlarýn kesmek için tüm sorumluluklarýyla birlikte Ýzmit Belediyesi ne devretti. Böylece hükümet kendisini çatýþmanýn dýþýnda tutarak yýpranmamayý hedefledi. Ayrýca ülkenin gündemine yayýlan bir mücadeleyi daha küçük bir alana kapatmayý baþardý. Evet bugün SEKA iþçilerinin baþlatmýþ olduklarý mücadelenin sýnýrlarýný da görerek bir deðerlendirme yapmak daha saðlýklý bir sonuca ulaþmamýzý saðlayabilir. Hükümetin genel bir saldýrýsý olan özelleþtirme politikasýna karþý bir fabrikanýn mücadelesinin yeterli olmadýðý bilinmelidir. Ancak sonucu bir yana tüm iþyerlerinin SEKA gibi mücadele etmeleri sonucu hükümeti ve sermayeyi geri adým attýrabiliriz. Bugün bu anlamda SEKA iþçilerinin yalnýz kaldýðýný söyleyebiliriz. Çünkü iþçi sýnýfýnýn bugünkü durumu budur. Bu gerçekliði deðiþtirmek hepimizin ellerinde. SEKA iþçilerinin ateþlediði bu kývýlcýmý görmeden bu mücadeleyi sadece sonucuyla deðerlendirmek yanlýþ olur. SEKA mücadelesi, süreç içerisinde özelleþtirmelere karþý genelleþmiþ bir sýnýf hareketinin sembolik öncüsü haline geldi. Ama bu SEKA direniþçilerinin öncelikle kendilerine biçtikleri bir rol deðildi. Kararlý bir direniþin belli bir aþamasýnda, atfedilen bir roldü. Dolayýsýyla direniþin varolan hedefleri ile ona atfedilen hedefler arasýndaki mesafenin bütün yükü SEKA iþçilerin omuzlarýna veya mücadelesine yüklenmemelidir. Ayrýca SEKA direniþine dayanýþma eylemleriyle dýþarýdan bilinç taþýyacaklarýný düþünenler, sýnýf gerçeðiyle karþýlaþýnca ne yapacaklarýný bilmez bir halde SEKA direniþini buna göre yorumlamaya baþladýlar. Ýþçi sýnýfý üretimden gelen gücünü kullanmadan SEKA direniþi nasýl istenen sonucu verebilir? Aslýnda bu gibi deðerlendirmeleri yapan siyasi çevreler geçmiþte de benzer mücadeleler karþýsýnda ayný tepkiyi göstermiþlerdi; Zonguldak Maden iþçilerinin 1991 yýlýndaki mücadelesinde olduðu gibi Sonuç olarak, nereden bakarsak bakalým SEKA direniþi iþçi hareketi tarihinde yerini alacak bir deneyime sahiptir. Sýnýf hareketinin bir damlasý olan SEKA direniþi, ilk rauntta hükümete geri adým attýrdý. Ama mücadele bitmedi. Bir baþka önemli neden ise iþçi sýnýfýnýn üzerindeki ölü topraðýný atabileceðini, yani silkelenip yeniden ayaða kalkabileceðinin görülmesidir. Moral bozukluðu, umutsuzluk, bir þey olmaz düþüncesi yerine, SEKA iþçileri gibi yapacaðýz düþüncesi hakim olmalýdýr. Bunun ne kadar süreceðini sürece baðlý olarak mücadeleler belirleyecek. SEKA iþçilerinin baþlatmýþ olduðu bu mücadele yarýn baþka iþyerlerinde de görülebilir. Bu bakýmdan bile SEKA mücadelesi farklý biçimlerde devam edebilir. Çünkü mücadelenin doðasý gereði böyledir. Þahin Yýldýrým 12

13 SSK nýn Özelleþtirilmesine Karþý Mücadeleye 90 lý yýllarýn baþýnda SSCB nin çöküþü, Ýkinci Dünya Savaþý nýn ardýndan ortaya çýkan emperyalizmle Sovyet bürokrasisinin birlikte yaþamasý üzerine þekillenen dünya düzeninin de yýkýlmasýna neden oldu. Emperyalizm, kitle hareketine tüm dünyada doðrudan müdahale edebileceði bir baþka düzeni inþa etmeye baþladý. ABD emperyalizmi önderliðinde oluþturulan yeni dünya düzeni devletlerarasý yeni iliþkilerin, dünya ekonomisinin durumunun, sermayenin yoðunlaþmasýnýn ve merkezileþmesinin ve düþen kârlarý arttýrmak için yeniden sömürgecilik ve sömürü politikalarý sürdürme ihtiyacýnýn üstyapýsal bir yansýmasýdýr. Bu düzenin saðlanmasýnýn kurumlarý; Dünya Ticaret Örgütü, ÝMF, Dünya Bankasý, NATO, BM gibi emperyalist kuruluþlardýr. Yeni-liberal saldýrýlar karþýsýnda bölgesel direniþler yaþanmasýna raðmen, önderlik krizi emperyalistlerin iþini kolaylaþtýrdý. Solda, sosyalizmin inþasý mücadelesinin yerini kapitalizmin insanileþtirilmesi yalaný aldý. Ýþçi hareketinin geri çekiliþine ve sömürü oranýný arttýrmasýna raðmen kapitalizm krizini aþamadý. Kapitalizm, çevre ülkelerden merkeze ulaþan krizini aþmak için iþçi sýnýfýnýn üzerindeki sömürüyü ve yeniden sömürgecilik saldýrýsýný yoðunlaþtýrdý. Bir yanda gittikçe artan hak kayýplarý, düþen ücretler, iþten atýlmalar, kölelik sözleþmeleri, diðer yanda Irak ýn, Filistin in, Afganistan ýn iþgali Yeni-liberal karþý devrim politikalarýnýn Türkiye deki uygulayýcýsý AKP dir. Tayyip Erdoðan, Özal dan devraldýðý bayraðý ÝMF, Dünya Bankasý, AB gibi emperyalist kuruluþlarýn direktifleri doðrultusunda gerçekleþtiriyor. Sonu gelmeyen ve adýna reform denen karþý devrimci saldýrýlarýn bir ayaðý da özelleþtirmeler. Gerçekleþen yoðun saldýrýlar sonucunda ülkede satýlmayan çok az sayýda kamu iþletmesi kaldý. Son olarak 51 gün direnen SEKA iþçileri sendika bürokratlarýnýn hükümetle iþbirliði sonucunda fabrikalarýndan çýkarýldýlar. Özelleþtirme saldýrýsý ciddi bir direniþle karþýlaþmadan ilerliyor. Sýrada ERDEMÝR, TÜPRAÞ, PETKÝM gibi stratejik iþletmeler, saðlýk ve eðitim kurumlarý var. SSK nýn Saðlýk Bakanlýðý na Devri Özelleþtirme programýnýn önemli bir ayaðýný saðlýk kurumlarýnýn özelleþtirilmesi oluþturuyor. Hükümet, emekçilerin maaþlarýndan kesilerek oluþturulan ve yegane güvenceleri olan Sosyal Güvenlik Kurumlarý ný, sanki devletinmiþ gibi(!), özelleþtirmek istiyor. Hükümet, özelleþtirmenin önünü açmak için SSK yý, Saðlýk Bakanlýðý na devretti de yayýnlanan 5220 sayýlý kanunla, Saðlýk Bakanlýðý na ait taþýnmazlarýn mülkiyetinin hazineye bedelsiz devrinden sonra satýlmasý da olanaklý hale gelmiþti. Böylece emekçilerden gasp edilen vergilerle kurulan Saðlýk Bakanlýðý na baðlý kuruluþlar ve iþçilerin maaþlarýndan kesilen primlerle oluþturulan SSK nýn, sermayeye peþkeþ çekilmesinin önündeki tüm engeller kaldýrýlmýþ oldu. SSK nýn devri sonrasýnda sorunlar çözülmek yerine daha da arttý. Gerekli altyapý çalýþmasý yapýlmamasýnýn faturasýný hastane önlerinde kuyruklarda bekleyen emekçi halk ödüyor. Önce yetersiz bir saðlýk ocaðýndan kamu hastanesine sevk alýnýyor. Hastanede önce hasta kaydý kuyruðu, sonra muayene fiþi için bir kuyruk, saðlýk karnesi fotokopisi kuyruðu ve son olarak da reçete onayý kuyruðuna giriliyor. Ýlaç için, ambulans için para ödemek zorunda kalýnýyor. Paran yoksa zaten yaþamaya da hakkýn yok... Bu da yetmiyor eczaneler hastalarýn istedikleri ilaçlarý vermediði için, hastalar kendi paralarýyla ilaçlarý tedarik etmek zorunda kalýyorlar. Hastane kuyruklarýnda ilaç için bekleyen emekliler, üç kuruþ paralarýný ilaç için eczanelere býrakýyorlar. Ambulans merkezi çalýþmadýðý için hastalar özel ambulans kiralýyorlar. Acil hastalarýn, yatan hastalarýn tedavileri aksýyor. Ayrýca SSK lýlarýn eþ ve çocuklarýndan 800 bin liralýk (800Ykr) kayýt parasý alýnmaya baþlandý. Devrin ardýndan kapatýlan bürolardaki iþçilerin ve polikliniklerde çalýþan eczacýlarýn durumu da belirsiz. Durumu belirsiz bir kurum da Ýstanbul Þiþli Bomonti deki SSK Ýlaç fabrikasý. Bu fabrikada piyasa ortalamasýndan yüzde 159 daha ucuz 20 çeþit ilaç üretiliyor. Üstelik düþük teknoloji ile SSK ilaç fabrikasýnýn ucuza ürettiði ilaçlarý satmak, ilaç üreticilerinin ve satýcýlarýnýn iþine gelmiyor; bu yüzden ilaç sektörü- 13

14 14 nün patronlarý ve hükümetler SSK ilaç fabrikasýný kapatmak için çaba harcýyorlar. Devrin ardýndan ilaç tekellerinin isteði gerçekleþti ve SSK ilaç fabrikasý iþlevsiz hale getirildi. Devir iþlemi uzun süredir planlanmasýna raðmen bu kadar çok aksaklýk olmasý aslýnda amacýn halka daha iyi bir saðlýk hizmeti vermek olmadýðýný; aksine özelleþtirmenin önünü açmak olduðu bir kez daha ortaya çýkarýyor. Hükümetin amacý, saðlýk hizmetlerinin iyileþtirilmesi deðil; aksine kötüleþtirilerek emekçilerin özel hastanelere mahkum edilmesidir. Ayrýca hükümetin oluþturduðu genel saðlýk sigortasý ile emekçilerin maaþýndan yapýlan yüzde 5 oranýndaki kesinti yüzde 6 ya çýkarýlýyor. Paketin dýþýndaki hizmetlerin farkýný ise cebinden ödemek zorunda kalýyor. Sözün kýsasý cebimizden çýkan para artýyor, özelleþtirmeyle daha da artacak. Amaç SSK yý Sermayeye Peþkeþ Çekmektir Hükümet, önce SSK nýn zarar ettiðini ve çalýþanlara iyi hizmet veremediðini öne sürdü. Kitlesel bir muhalefeti engellemek için, özelleþtirmeye emekçileri hazýrlamaya baþladý. Ardýndan satýþ hazýrlýklarý ile ilgili yasal düzenlemeleri yapmaya baþladý. ÝMF ile imzalanan borç anlaþmasýnýn ve AB den tarih alýnmasýnýn ardýndan da SSK yý, Saðlýk Bakanlýðý na devrederek gelecekteki satýþýna ve saðlýk kurumlarýnýn özel sektöre devrine hýz verdi. SSK nýn devri ve tüm saðlýk kuruluþlarýnýn tek çatý altýnda toplanmasý ilk etapta anlamlý gibi görünse de tek hedefin bu kurumlarýn özelleþtirilmesi olduðu unutulmamalýdýr. Sorun SSK nýn, Çalýþma Bakanlýðý ndan Saðlýk Bakanlýðý na devri deðildir. Sorun, SSK hastanelerinin ticarethaneye, SSK dan faydalanan 36 milyon kiþinin de müþteriye dönüþtürülmek istenmesidir. Bu emekçilerin en önemli güvencelerini de kaybetmeleri anlamýna gelmektedir. Hükümet, SSK zarar ediyor, halk kötü hizmet alýyor, bu yüzden özelleþtirilmeli diyor. Eðer SSK zarar ediyorsa neden büyük patronlar SSK yý almak için sýraya geçiyorlar? SSK milyonlarca emekçiden her ay yapýlan onca kesintiye raðmen zarar ediyorsa bunun sorumlusu SSK deðil, hastaneleri ticarethaneye çevirmek isteyen hükümetlerdir. Hükümet patronlardan almasý gereken ve alamadýðý primlerin peþine düþeceðine emekçilerin tek güvencesi SSK yý satmanýn peþine düþüyor. Patronlarýn SSK ya borcu 5 katrilyon lira; yani SSK nýn hükümetin açýkladýðý açýðýyla ayný. Neden bu açýðý patronlardan tahsil etmiyorlar? Ya da sigortasýz çalýþtýrýlan binlerce emekçinin primlerini patronlardan talep etmiyorlar? Çünkü burjuva hükümetleri, patronlarýn daha fazla kazanmasý ve emekçi halkýn daha fazla sömürülmesi için çalýþýyorlar, aksini yapmalarýný beklememiz hayal olur. Saldýrýnýn bir ayaðý da saðlýk emekçilerine dönüktür. Çok zor þartlarda, yetersiz ekipmanla çalýþan saðlýk emekçileri, Kamu Personeli Rejim Yasa Tasarýsý ile sözleþmeli personel statüsüne geçirilmek isteniyor. Böylece 55 bin saðlýk emekçisinin iþ güvencesi ellerinden alýnýyor. Hükümet, saldýrýlarýný gerçekleþtirebilmek için kamu emekçilerini örgütsüzleþtirmeye çalýþýyor. Devlet, saðlýk kurumlarýný satmak bir yana daha yaygýn ve daha düzgün bir hizmet vermek için çalýþmalýdýr. Bugün sigortalý olmayan milyonlarca insan vardýr. Bunlarýn büyük bir kýsmý kayýt dýþý olarak çalýþmaktadýr. Devlet, primlerle deðil, aldýðý vergilerle herkesin eþit ve kaliteli bir hizmet almasýný saðlamalýdýr. Devlet eðitim ve saðlýðý tüm halka ücretsiz olarak sunmak zorundadýr. Halkýn saðlýðý patronlarýn insafýna býrakýlamaz. Hükümete geri adým attýrabilmek için, öncelikle saldýrýnýn tüm emekçilere yapýldýðýný görmek ve tam da bu yüzden sadece saðlýk emekçilerini deðil iþçi sýnýfýnýn tamamýný kapsayan bir birlik oluþturmak gerekir. Kasým ayýnda Ankara da gerçekleþen miting bunun bir adýmýydý. Bu adýmýn sürekliliðinin saðlanmasý ve hükümete ve onun gerici yasalarýna karþý birleþik bir mücadelenin örülmesi zorunludur. Eðer üretimden gelen gücümüzü kullanabilir ve saldýrýlara karþý kitlesel bir seferberliði gerçekleþtirebilirsek bu saldýrýyý durdurabiliriz. SEKA iþçilerinin yaktýðý ateþ büyütülmek zorunda. Bu zor bir görev, ama imkansýz deðil. Saðlýk emekçilerini köleleþtiren Kamu Personel Yasa Tasarýsý, özelleþtirmenin önünü açan Kamu Kurum ve Kuruluþlarýna ait Saðlýk Birimlerinin Saðlýk Bakanlýðý na devredilmesine dair kanun tasarýsý taslaðý hemen geri çekilmeli; Emekçilerin maaþlarýndan yapýlan SSK prim kesintilerine son verilmeli. Zaten kýt kanaat geçinebilen milyonlarca emekçi yerine bu paralar patronlardan alýnmalý. Hükümet patronlardan daha fazla kesinti yaparak SSK hastanelerini çok daha iyi hizmet verir hale getirebilir; Sigortasýz iþçi çalýþtýrma engellenmeli; SSK hastanelerinin personel ve ekipman ihtiyacý acilen giderilmeli; Saðlýk kurumlarýnýn hesaplarýnýn kontrolü ve iþleyiþi saðlýk emekçilerinin denetiminde sürdürülmelidir Derya Deniz

15 EMEK GÜNCESÝ Ýzmir de Sýcak Günler... PETKÝM ve Telekom Özelleþtirmelere Karþý Birlikte Mücadele Ediyor PETKÝM in blok satýþýnýn yargýdan dönmesi üzerine, AKP hükümeti bu defa halka arz yöntemiyle PETKÝM i satmak istiyor. Yüzde sý özelleþtirme tehdidi altýnda bulunan PETKÝM in hisselerinin yüzde 30 unun halka arz yöntemiyle satýlmasý için Özelleþtirme Ýdaresi Baþkanlýðý nýn nisan ayýnda Sermaye Piyasasý Kurulu na baþvurduðu biliniyor. Hisseler, ön talep toplama ve iskonto avantajlarý içeren bir model oluþturularak halka arz edilecek. Halka arz için Karabaðlar müdürlükleri fabrikalarýna kapandý. Uzun süre iþyerlerinden ayrýlmayan iþçiler SEKA yý desteklediklerini, SEKA direniþini kendilerine örnek aldýklarýný ve mücadelelerinin ayný kararlýlýkla süreceðini bildirdiler. Tüm bunlarýn yaný sýra önümüzdeki süreçte yapýlacak olan kamu sözleþmelerinde alýnacak tutum mücadelenin devamý için çok kritik. oluþturulan kurulun liderliðini Finans Ýnvest yapýyor. Bir süredir özelleþtirilmeye çalýþýlan Telekom da ayný süreci yaþýyor. Blok satýþý gerçekleþtirilemeyen Telekom, yakýnda halka arz yöntemiyle tekrar satýþa çýkacak gibi görünüyor. Bu arada taþeronlaþmalarýn yaþandýðý ve özelleþtirme ihalesinin 31 Mart ta yapýlacaðý söyleniyor. Ýþçiler iþyeri komiteleri kurarak özelleþtirmeye karþý daha örgütlü bir mücadeleye giriþtiklerini söylüyorlar. PETKÝM ve Telekom gibi özelleþtirmelerin yaþandýðý kurumlarda mücadelelerini ortaklaþtýrma çabasý görünüyor. Mart ayý baþlarýnda Ýzmir de genel grev tehdidi yapan PETKÝM, Karayollarý Bölge Müdürlüðü iþçileri, ÝZSU, ÝZBETON ve Telekom un Karþýyaka ve TÜPRAÞ ta Taþeron Ýþçileri Direniþte! TÜPRAÞ Ýzmir Rafinerisi nde çalýþan taþeron iþçiler, mart ayýný fabrika önünde geçiriyor. Çalýþtýklarý taþeron þirket Güriþ in iþ tamamlanmadan TÜPRAÞ la iliþkisini kesmesi üzerine iþçilerin iþten çýkarýlmaya baþlamasý üzerine baþlayan direniþ devam ediyor. Güriþ, bu iþi Güney Koreli bir þirket olan LCE&C ile birlikte almýþ; iþin bir bölümünü de baþka taþeron þirketlere devretmiþti. LCE&C ile çýkan anlaþmazlýk sonunda iþçilerin ortada kaldýðý söyleniyor. Ýþçilerin büyük bölümünün baþka illerden geldiði ve þirketin kurduðu kampta kaldýðý belirtiliyor. Direniþi engellemek için þirketin yemek daðýtýmýný durdurduðu ve iþçileri çok zor durumda býraktýðý görülüyor. Ýþe alýrken kalacak yer ve yemek sözü veren, ücretlerinin düzenli ödeneceðini söyleyen TÜPRAÞ, iþçileri ortada býraktý. TÜPRAÞ ýn verdiði sözleri tutmasýný isteyen iþçiler direnmekte kararlý. Ýþçiler kendi aralarýnda taþeron sistemi sürdükçe durumun hep böyle olacaðýný, patronlar zenginleþtikçe iþçilerin fakirleþeceðini konuþuyor. Haklarýný alana kadar burayý terk etmeyi düþünmeyen iþçiler açlýkla yüzyüze kalmýþ durumda... Öykü Tanýr 15

16 8 MART 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü Bundan tam 148 yýl önce 8 Mart 1857 de New York ta tekstil iþçisi kadýn, çalýþma saatlerinin düþürülmesi ve eþit iþe eþit ücret talepleriyle grev baþlattý. Güvenlik güçlerinin grevi bastýrmak için çýkardýðý yangýnda 129 kadýn iþçi hayatýný kaybetti yýlýnda Danimarka da 17 ülkeden 100 kadýn delegenin katýldýðý II. Enternasyonal e baðlý Uluslararasý Kadýn Konferansýnda 8 Mart, ölen 129 kadýn iþçi anýsýna Dünya Emekçi Kadýnlar Günü olarak kabul edildi. Böylece 8 Mart kapitalizme karþý örgütlülüðün ve her tür ayrýmcýlýða karþý mücadelenin örüldüðü bir gün olarak ortaya kondu. Ancak iþçi sýnýfýnýn ve ezilen tüm kesimlerin ortak deðerlerini yoketmeye çalýþan burjuvazi 1977 yýlýnda 8 Mart ý Dünya Kadýnlar Günü olarak kabul ederek içini boþaltmaya çalýþmýþtýr. Bu yýl bir kaç yerde yapýlan ve ortaklaþmaya çalýþýlmayan 8 Mart gösterileri bunun en çarpýcý örneðidir. Bu yýl 8 Mart ý, tüm dünya etkisini gösteren, iþçi sýnýfýný her geçen gün biraz daha sefelete, sürükleyen bir ekonomik kriz ve baský ortaamýnda karþýladýk. Bir yanda Ortadoðu da yaþanan emperyalist iþgaler, diðer yanda yoksulluk sýnýrýnýn kat kat altýndaki düþük ücretler, iþten atýlmalar, ve artan iþsizlik... AB Uyum Yasalarýyla, sözde daha demokratik bir kimliðe bürünecek olan Türkiye Devleti, en küçük demokratik talebi bile büyük þiddet gösterileri ve cezalarla bastýrýyor. Özelleþtirmelerin yaþandýðý fabrikalarda iþlerine, ekmeklerine sahip çýkmak isteyen, direnen, iþçiler dün Sümerbank tan bugün SEKA dan polis zoruyla çýkarýlýyor. 7 Mart ta tüm Türkiye de Emekçi kadýnlar günü gösterilerine yapýlan korkunç saldýrýlar, aslýnda hiç bir deðiþimin olmadýðýný bir kez daha gösterdi. Ýþçi sýnýfý büyük sömürü ve baský ortamýnda yaþamaya çalýþýyor. Ýçinde yaþadýðýmýz bu baský ve sömürü düzenini yaratan kapitalizm, bu baskýlarý en çok yaþayansa biz emekçi kadýnlarýz. Ýþten ilk atýlanlar da, ücretleri en çok düþürülenler de biziz! Biz kadýn ve emekçi olduðumuz için çifte sömürüye maruz kalýyoruz. Bugün Türkiyede çocuk sahibi olduðumuzda, onlarýn bakýmýný üslenecek ne iþyerlerimizde ne de mahallelerimizde kreþ ve benzeri çoçuk yuvalarý var. Çoðunlukla hiçbir saðlýk güvencemiz olmadan çalýþtýrýldýðýmýzdan çokuklarýmýzý hastalýklarla ve bakýmsýzlýkla yaþatmaya çalýþýyoruz. Üstelik son çýkan yasalarda meþrulaþtýrmýþ olan sigortasýz çalýþtýrma da, bu sistem devam ettikçe bu konuda hiçbir olumlu geliþmenin yaþanmayacaðýnýn ipuçlarýný veriyor. Bizler evimizde, ev iþlerinin tüm sorumluluklarýný üstlenmek zorunda býrakýlýrken, iþyerlerimizde en zor ve kötü þartlarda çalýþtýrýlýyoruz. Tüm bunlarýn altýnda kendimizi varetmeye çalýþýrken þiddete maruz kalýyoruz. Aile içi þiddeti hala yüzyýllar önceki þekliyle yaþamaktayýz. Türkiye de her üç kadýndan birinin yaþamý boyuca dövüldüðü bir gerçek. Birçok kadýn, kocasý ya da sevgilisi tarafýndan cinsel iliþkiye zorlanýyor. Töre cinayetleri de yaþadýðýmýz topraklarda hala yaþanmakta olan en yýkýcý örnek olarak karþýmýzda duruyor. Yüzyýllardýr yaþatýlan tüm baskýlara 16

17 sömürüye karþý bizler, her zaman sessiz kalýp boyun eðmedik. Kadýnlar düzene karþý baþlatýlan toplumsal mücadelelerde her zaman sýnýflarýnýn yanýnda yer almýþ, özgürlüklerinin peþine düþmüþlerdir. Örneðin, Ýngiliz Fransýz Devrimlerinde ön saflarda onlar vardý de kurulan Paris Komünü nde çocuk yuvalarýnýn kurulmasý için örgütlü mücadele etmiþlerdi. Ekim Devrimi nin baþarýya ulaþmasýnda en çok mücadele edenler ve devrimden sonra haklarýnýn peþinde koþanlar yine kadýnlardý. Yaþadýðýmýz tüm bu problemler toplumun sýnýflara bölünmesiyle baþlar; çözümleri de sýnýflarýn ortadan kalkmasýyla mümkün olacaktýr. Kapýtalizm yýkýlmadýkça kadýnlarýn eþitlik mücadelesi için gereken koþullar asla saðlanamayacaktýr. Dil, din, ýrk, cinsiyet farký gözetmeden birleþik mücadelemizi örgütleyeceðimiz alanlar yaratarak, sýnýfsýz, sömürüsüz, eþit bir dünyayý kurmak mümkün. Yaratacaðýmýz alanlarda sisteme karþý sonuna kadar mücadele ederken, ayný zamanda kadýn olarak kendi partilerimizde de yansýmalarýný bulan cinsel ayrýmcýlýða karþý sonuna kadar mücadele etmeliyiz. Ýþçi sýnýfýnýn en büyük görevi sýnýflý toplumu yok ederken her tür ayrýmcýlýðý da yok etmektir. Bügün, iþçi sýnýfý büyük bir önderlik krizi içinde. Kötü yaþam þartlarýna ve emperyalist iþgallere karþý patlayan toplumsal mücadeler kýsa süre içinde yok oluyor. Toplumsal patlamalara yön verecek ve onlarý birer devrimci sürece dönüþtürecek olan devrimci partinin inþasý en acil ihtiyacýmýz. Tüm dünya iþçilerini birleþtirecek kadýnýn ve iþçi sýnýfýnýn kurtuluþunu saðlayacak bir önderlik ekibini oluþturmak için bugünden baþlayalým. Yarýnlarýmýza birlikte tek bir yumruk gibi hazýrlanalým. Yaþasýn Örgütlü Mücadelemiz! 8 Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü nün Ardýndan Geçen yýl 1 Mayýs iþçi bayramý ikiye bölünmüþtü. Türk-Ýþ sendikasý Þiþli de, DÝSK sendikasý Saraçhane de miting yapmýþtý. Ayný bölünmüþlük Mart Dünya Emekçi Kadýnlar Günü nde de devam ederek Ýstanbul da dört ayrý miting düzenlendi. Kadýn gruplarý ve bazý kitle partileri 5 Mart cumartesi günü Kadýköy de; Ezilenlerin Sosyalist Platformu 6 Mart pazar günü Kadýköy de; ayný gün devrimci gruplar Beyazýt ta; 8 Mart salý günü DÝSK Sendikasý Taksim de miting yaptý. Genel olarak bütün mitinglere katýlanlarýn toplamý beþ bini geçmedi. Beyazýt Meydaný nda yapýlacak mitinge izin verilmedi. Saraçhane de toplanan gruba polis saldýrdý. Daha sonra Beyazýt ta toplanýldý. Polis, mitingin bitiminde tekrar topluluða saldýrdý, 63 kiþi gözaltýna alýndý, çok sayýda kiþi de yaralandý. Mardin de polis biber gazý kullandý. Polisin bu tutumunu kýnýyoruz. Hükümetin AB ye giriyoruz, artýk kimse dayak yemeyecek vb. açýklamalarýnýn ne kadar inandýrýcý olduðu ortada. Bir gün sonra Ankara da yapýlan Troyka toplantýsýnda Türkiye eleþtirildi, basýnýnda olayýn üzerine gitmesi hükümete bir basýnç oluþturdu. Göstermelik olarak 6 polis açýða alýndý. Bu polislere emri kim verdi? Polisler kendi baþlarýna mý hareket ediyor? Bizce deðil, topluma bilinçli olarak bir baský uygulanýyor. Bu görüntüleri gören kitleler mitinglere katýlmaya çekiniyor. Sonuç olarak, hangi gerekçelerle olursa olsun bu bölünmüþlüðü doðru bulmuyoruz. Bu bölünmüþlük en çok kimin iþine yaradý? Bizce burjuvazinin iþine yaradý. Devlet zayýf bulduðu alana saldýrmaktan çekinmiyor. 1 Mayýs iþçi bayramýna da az bir zaman kaldý. Ýþçi sýnýfýnýn birlik beraberlik günlerini burjuvaziye karþý iyi kullanmak gerekiyor. Sendika bürokratlarýnýn, devrimci gruplarýn yarýþlarýna iþçi sýnýfý alet edilmemeli. Bu mücadele günlerinin geçmiþteki anlamlarýný yitirmeden, tarihine yakýþýr biçimde kutlanmasý gerektiðine inanýyoruz.( ) Nergis Çayýr Tüm Ýþyerlerinde Negatif Ayrýmcýlýða Son! Eþit Ýþe Eþit Ücret! Her Ýþyerine ve Her Mahalleye Kreþ! Cinsel Þiddet Cezalandýrýlsýn! Her Mahalleye Kadýn Sýðýnma Evi! Töre Þiddetine Uðrayan Kadýnlar Koruma Altýna Alýnsýn! Öykü Tanýr 17

18 AÇIKLAMA 18 Mücadele, Hafýza ve Colin s Deneyimi Üzerine Sýnýf Mücadelesi (SM) gazetesinin 25 Þubat 2005 tarihli 89. sayýsýnda, Ýþçilere, devrimci sosyalist kamuoyuna! baþlýklý bir yazý yayýnlandý. Yazýnýn konusu Colin s iþçilerinin 11 Aðustos 2003 tarihinde baþlayan ücret mücadelesinin mahkeme sürecinde yaþanýlanlarýna iliþkin. Yazý, Pazarlýk oyununun dýþýnda kalmayý seçen eski Colin s iþçileri adýyla imzalanmýþ. Söz konusu yazýda Ýþçi Cephesi nin de adý geçiyor: Bugün Colin s iþçilerinin sözcülüðünü yapan kiþi ve beraber olduðu siyasi çevre (Ýþçi Cephesi grubu) þeklinde. Yazý, baþlýðýna raðmen ne yazýk ki iþçileri ve devrimci sosyalist kamuoyunu doðrudan bilgilendirme amacýný taþýmýyor. Doðrudan Ýþçi Cephesi ni suçlayan (eleþtiren deðil!) saldýrgan bir üslup mevcut: Colin s iþçilerinin tamamý adýna dayanýþma konseri düzenleyip, para toplayýp, bu parayý keyfi biçimde kullanarak, teslimiyetçi politika, patronla mücadele etmek yerine pazarlýk yapmayý siyaset edinmiþ olan anlayýþ, burjuvazi ve yalakalarý bu ifadelerden bazýlarý. Maalesef bu talihsiz bir yazýdýr. Hiç yazýlmamasý gereken, amacýný fazlasýyla aþan ve bizzat kendisiyle çeliþen bu tür yazýlarýn sýnýf mücadelesine bugüne kadar bir yararý olmadý. Bundan sonra da olacaðýna inanmýyoruz. Bizim tutumumuz nedir? Baþta Colin s iþçileri olmak üzere iþçileri ve devrimci sosyalist kamuoyunu bilgilendirme adýna tutumuzu ve görüþlerimizi bir kez daha- sizlerle paylaþmak istiyoruz: Ýþçi Cephesi ve Colin s Mücadelesi Ýþçi Cephesi, 11 Aðustos 2003 tarihinde baþlayan Colin s mücadelesiyle -doðrudan- ilk temasýný Ekim 2004 tarihinde kurdu. Ýþten atýlan Colin s iþçilerinin iþe iade davalarýnýn reddedilmesini (Yargýtay a gidildi ama karar iþçilerin aleyhine çýktý) takiben patronun avukatý dava masraflarýný tahsil etmek için harekete geçti. Yukarýda da ifade ettiðimiz üzere Ýþçi Cephesi olarak Colin s iþçileriyle ilk temasýmýz bu süreçte oldu. Bu tarihe kadar tek istisna, Aðustos 2003 tarihinde mücadeleye öncülük edenlere yönelik (Kýzýl Bayrak çevresi kaynaklý) fiziki saldýrý ve tehditlere karþý dayanýþma amacýný taþýyan bir metni imzalamaktý. Bu metin Devrimci Marksist Diyalog Zemini tarafýndan yayýnlandý. Ýþçi Cephesi yle Colin s iþçilerinin ilk temasý kurulduðunda durum þuydu: Ýþe iade davasý açan ama davayý kaybeden Colin s iþçileri, patronun dava masraflarýný almak için saldýrýya geçmesi üzerine aralarýnda konuyu tartýþmýþ ve çoðunluk paranýn ödenebilmesi için bir dayanýþma konseri düzenlemek konusunda anlaþmýþtý. Devamýnda dayanýþma konseri için davetiyeler basýlýp, daðýtýmýna baþlanmýþtý. Bu daðýtým sýrasýnda Colin s iþçileri dayanýþma konserlerine destek vermemizi istedi. Biz de, Ýþçi Cephesi olarak bu dayanýþmayý sahiplendik ve sürece dahil olduk. Dayanýþma konseri düzenlenme fikri Ýþçi Cephesi ne ait deðildir. Ýþçi Cephesi ne bu dayanýþma için çaðrý yapýlmýþ ve Ýþçi Cephesi de bu çaðrýya olumlu yanýt vererek elindeki araçlarý Colin s iþçilerine yardým amacýyla seferber etmiþtir. Dayanýþma konserine davasý olan tüm Colin s iþçileri deðil, çoðunluðu katýldý. Bu da bir tartýþmaya yol açtý. Þöyle ki: konser tamamlandýktan sonra iþçiler öncelikle daðýtýlan da- vetiyeleri ve karþýlýðýnda toplanan dayanýþma miktarýný hesap ettiler. Devamýnda bu miktarýn nasýl kullanýlacaðý tartýþýldý. Dayanýþmaya katýlmayan iþçiler, ve özellikle gerçekleþmesini engellemeye çalýþan ve bu yönde giriþimlerde bulunan iþçilere yönelik olarak Colin s iþçilerinin çoðunluðunda bir tepki vardý. Ýþçiler þunu tartýþtý ve oyladý: toplanan miktar tüm iþçiler için mi kullanýlacak yoksa sadece dayanýþma konserine destek verenler için mi? Ýþçiler ikinci seçeneði tercih etti: sadece dayanýþmacýlar için! Ýþçi Cephesi bu tartýþma ve oylamalarý yakýndan izlemiþ ve gene iþçilerin çoðunlukla verdiði bu karara saygý göstermiþtir. Ýþçi Cephesi in tutumu Ýþçi Cephesi nin tutumu þu olmuþtur: mücadele eden iþçiler iþlerinden atýlmýþtýr ama iþten atýlma her iþçiyi ayný oranda etkilememiþtir. Örneðin çocuðu olan iþçiler ile olmayan iþçiler, ev sahibi olan iþçilerle kiracý olan iþçiler, evli olan iþçilerle evli olmayan iþçiler, hemen iþ bulan iþçilerle hemen iþ bulamayan iþçiler, eþi, kardeþi, anne-babasý çalýþan iþçilerle çalýþmayan iþçiler ve küçük de olsa birikmiþi olan iþçilerle elde avuçta hiçbir þeyi olmayan iþçiler ayný þartlarda deðildir. Eðer toplanan miktar eþit olarak bölünür ve geri kalan miktar için herkes baþýnýn çaresine baksýn denilirse bu adil gibi görünmekle birlikte pratikte bazý iþçiler için büyük zorluklar doðurur. Bu nedenle toplanan miktar bir havuza konulur ve her iþçi vermesi gereken kadar deðil öncelikle verebileceði kadar verirse her koyun kendi bacaðýndan asýlýr ya da paran kadar mücadele gibi bir durumun ortaya çýkmasý engellenir Ýþçi Cephesi nin kýsaca görüþü bu yönde olmuþtur. Ýþçilerin tutumu ve düþüncemiz Ýþçiler ise kendi tutumlarý doðrultusunda hareket etmiþtir: para eþit miktarda bölünmüþ ve iþ-

19 çiler adýna ilk taksit olarak yatýrýlmýþ ve kalan kýsmýn her iþçinin kendisi tarafýndan ödenmesine karar verilmiþtir. Bu arada iþçiler, dayanýþma konserine karþý çýkan, katýlmayan ve katýlýmý engelleme yönünde hareket eden 3 iþçiye pay vermemiþtir. Ýþçi Cephesi olarak bu konuda ki görüþümüz þudur: böylesi bir ayrýþma üzücüdür. Ýþçi sýnýfýnýn bölünmesi (nedeni ne olursa olsun) daima patronun ekmeðine yað sürer. Devrimci Troçkistler olarak daima iþçi sýnýfýný bölen anlayýþlara ve koþullara karþý mücadele etmenin zorunluluðuna inanýrýz. Kuþkusuz farklý görüþ ve tutumlar olacaktýr. Ancak söz konusu olan arkadaþlar faþist ya da doðrudan karþý devrimci olmadýklarý sürece, bizim görevimiz görüþ ayrýlýklarýna karþýn mücadele birliðini saðlamaya yönelik olmalýdýr. Colin s iþçileri; yani hem dayanýþma konserini engellemek için elinden geleni yapan 3 iþçi, hem de çoðunluk olarak bir arada durma basiretini göstererek çok olumlu bir örnek olan iþçiler olarak neden hiç fire vermeden, hep birlikte sonuna kadar hareket edemediklerini iyice tartýþmak durumundadýr. Colin s mücadelesi için emek verenler, devrimciler ise sorumluluklarýnýn bilincini bir an bile yitirme lüksüne sahip deðildir. Ýþçi sýnýfýna ve emekçilere yönelik emperyalist-kapitalist saldýrýlarýn saðanak þeklinde yaðdýðý bir dönemde her birimiz aðzýmýzdan çýkaný kulaðýmýz duyacak þekilde hareket edeceðiz Ýþçi Cephesi olarak çoðunluðu oluþturan Colin s iþçileriyle dayanýþma içinde olduk. Bunun bir sonucu olarak dergimizin sayfalarýný onlara açtýk. Sürdürdükleri mücadeleyi kamuoyuna duyurabilmeleri, kendilerine yönelik eleþtiri ve suçlamalarý cevaplayabilmeleri adýna bunu bir görev olarak gördük. Bu nedenle eleþtirildik, suçlandýk. Tartýþmanýn baþka noktalara taþýnmasýný önlemek adýna savunmaya giriþmedik, yeni polemikler için Ýþçi Cephesi sayfalarýný kullanmadýk. Elimizden geldiðince sözlü olarak yoldaþlarý, dostlarý bilgilendirme gayreti içinde olduk. Kuþkusuz eksikliklerimiz olmuþtur. Ama bir þeyi unutmama gayretinde olduk: söz konusu olan Colin s iþçilerinin mücadelesidir yoksa Ýþçi Cephesi nin propagandasý, cilalanmasý deðil. Tüm gayretimize raðmen gelinen noktada istemediðimiz bir tartýþmanýn içine çekiliyoruz, amacý aþan suçlamalar çoðalýyor. Bu çerçevede artýk bir tutum belirtmenin kaçýnýlmaz olduðu bir noktadayýz; ama kýsýr ve anlamsýz tartýþmalara bir yenisini de eklemek istemiyoruz. Bu nedenle iþçi sýnýfýna ve devrimci sýnýf mücadelesine yararlý olmasýný hedefleyerek bu yazýyý yazdýk. Ýþçi sýnýfýnýn bölünmesi (nedeni ne olursa olsun) daima patronun ekmeðine yað sürer. Devrimci Troçkistler olarak daima iþçi sýnýfýný bölen anlayýþlara ve koþullara karþý mücadele etmenin zorunluluðuna inanýrýz. Kuþkusuz farklý görüþ ve tutumlar olacaktýr. Ancak söz konusu olan arkadaþlar faþist ya da doðrudan karþý devrimci olmadýklarý sürece, bizim görevimiz görüþ ayrýlýklarýna karþýn Bilgilendirme mi, yanýltma mý? Ýþçilere, devrimci sosyalist kamuoyuna! baþlýklý yazýda yer alan kimi suçlama ve ifadelerin tam da yukarýda ifade ettiðimiz çerçevede açýklanmaya ihtiyaç duyduðunu düþünüyoruz: Yazýda þöyle bir ifade var: Colin s iþçilerinin tamamý adýna dayanýþma konseri düzenleyip, para toplayýp, bu parayý keyfi biçimde kullanarak, kendilerinden olmayanlarý (sadece 3 iþçiyi) toplanan paranýn dýþýnda tutarak iþçilerin bölünmesine, mücadelenin zayýflamasýna yol açmýþtýr. Öncelikle Ýþçi Cephesi olarak iþçi sýnýfýnýn bölünmesinin daima patronun ekmeðine yað süreceðini, bundan kaçýnmak gerektiðini bugüne kadar ifade ettik. Yazýmýzýn giriþinde, yukarýda da ifade ettiðimiz budur. Bu noktada Pazarlýk oyununun dýþýnda kalmayý seçen eski Colin s iþçileri imzasýný kullananlara sadece þunu sormak istiyoruz: Pazarlýk oyununun dýþýnda kaldýnýz, elinizi kirletmediniz; teslimiyetçi politika nýn dýþýnda kaldýnýz ve zaten parayý ödemek gibi bir niyetimiz yoktu diyorsunuz. Çok güzel! Öyleyse bu kadar imtina ettiðiniz bu kirli durumdan payýnýza düþeni neden ýsrarla istiyorsunuz? Neden elinizi kirletmek konusunda bu kadar didiniyorsunuz? Neden iþçilere, devrimci sosyalist kamuoyuna! bizim payýmýzý vermediler diye þikayet yazýlarý yazýyorsunuz? Yani hem dýþarýda býrakýldýk diyorsunuz hem burjuvazi ve yalakalarý dan bahsediyorsunuz; hem paramýzý vermediler diyorsunuz hem pazarlýk oyununun dýþýnda kaldýk diye böbürleniyorsunuz! Bu tür durumlar için bir deyim vardýr; istemem, yan cebime koy diye. Dediðiniz tam olarak bu! Ýþçi Cephesi olarak düþüncemiz þudur: iþçilerin çoðunlukla karar verdikleri konser düzenleme ve fon toplama faaliyetinin dýþýnda kaldýðýnýz için doðru bir þey yaptýðýnýzý düþünüyorsanýz ki öyle diyorsunuz, o zaman söz konusu toplanan paradan size pay teklif edilse bile reddetmeniz gerekir. Ve böyle düþündüðünüz için ne, ya parayý ödemeyenlerin durumu? ne olacak serzeniþlerine, ne de payýnýzýn verilmesini haklý çýkarmak için 600 bilet yerine 800 bilet mi satýlacaktý ve bu 3 iþçi bilet satýþýný engelledi? gibi yer yapma sorularý sormayacaksýnýz. Alenen biz bu kirli oyunun dýþýnda kaldýk diyerek propaganda yapýyorsunuz ama payýmýzý da isteriz diyorsunuz! Ýþçilere, devrimci sosyalist kamuoyuna! baþlýklý yazý bu iki amacý içiçe geçirmiþtir: hem para istenmekte hem de para istenen taraf teslimiyetçi, burjuva yalakasý ilan edilmektedir. Yazýlarýnýn sonunu, Zafer direnen emekçinin olacak diyerek bitirenler, belki parayý ödemek 19

20 20 zorunda kalacaðýz. Ama þerefimizle ayakta duracaðýz. Pazarlýk ilk aklýmýza gelen þey olmadý; olmayacak deme ikilemine düþme hakkýna sahip deðildir. Ne pazarlýðýn aklýnýza gelen ikinci þey olmasý sizi daha devrimci yapar, ne de belki parayý ödemek zorunda kalmak sizi daha mücadeleci kýlar Kurtlar Vadisi gibi mafya dizilerinden ödünç alýnmýþ, þerefle ayakta durmak gibi ifadelerin ise konumuzla bir ilgisi bulunmamakta. Biz iþçiler, emekçiler, devrimciler arkaik ve küçük burjuva þeref anlayýþýyla deðil emeðimizle, mücadele güçümüzle, birlik ve mücadelenin çimentosu olan sýnýf dayanýþmamýzla ayakta dururuz. Bizim moral deðerlerimiz bunu gerektirir. Devrimci Hafýza unutur mu? Ýþçilere, devrimci sosyalist kamuoyuna! baþlýklý yazýyý yayýnlayan SM gazetesi, tarihli Evrensel Gazetesine mektup ta þöyle diyor: Biz iþçiler namýna ahkam kesenlerden deðiliz Devam ediyor: Yoksa siz, iþçilerin güvenlerini kazanmadan hiçbir þeyin yapýlmayacaðýný bilmiyor musunuz? Sizler iþçileri aptal mý görüyorsunuz? Sendikacý geldi konuþtu ve hemen peþinden giden bir sürü mü olduðunu sanýyorsunuz? Bu satýrlar SM gazetesine ait. Ne anlama geliyor? Ýþçiler kendi adýna konuþabilir! Çok doðru! Onlar adýna ahkam kesilmez! Çok doðru! Çok doðruda baþkalarýna verdiðiniz bu vaazlarý kendiniz neden tutmuyorsunuz? Ýþçilerin çoðunluðu, yani 3 iþçi dýþýndaki iþçiler hep birlikte biz bir dayanýþma konseri yapacaðýz diyor, hayýr diyorsunuz. Yetmiyor, yapýlmamasý için çalýþýyorsunuz. Yetmiyor, konserde Colin s iþçisi yok diyorsunuz, 20 ye yakýn iþçi sahneye çýkýyor! Yetmiyor, paranýn tamamý iþçilere haciz gelmesin diye avukata makbuz karþýlýðýnda teslim edildiði halde para keyfi biçimde kullanýldý diyorsunuz.. Yetmiyor, mücadeleye devam eden iþçilerin çoðunluðunun aldýðý karar ortadayken paranýn bu þekilde kullanýlmasýna kim karar verdi? diyorsunuz Çoðunluk ne söylerse tersini söylemeyi marifet sanan 3 iþçi, yani pazarlýk oyununun dýþýnda kalan iþçiler ve SM gazetesi bize þunu söylüyor: baþýný ben çekmiyorsam yapýlan yanlýþtýr! Kanýt mý? tarihli Sendikalarýn ve iþçi gazetesinin dikkatine! baþlýklý yazýda Baðýmsýz Devrimci Sýnýf Platformu na (BDSP-Kýzýl Bayrak) izlediði tutumdan dolayý þöyle deniyor: Ýþçilerin aldýðý kararlara uymak (bu kararlar bize yanlýþ bile gelse), mücadelemize destek veren herkesin uymasý gereken bir kuraldýr. BAYLAR, madem öyle, siz neden iþçilerin aldýðý kararlara uymuyorsunuz? Yetmiyor, mücadele eden iþçileri karalýyor, onlara hakaret ediyorsunuz! Üstelik toplanan paranýn miktarý, nerede ve nasýl kullanýldýðý ortadayken. Bu kadar da deðil, ayný tarihli yazýda devam ediyorsunuz:...bu açýklýða raðmen para topluyorlar, para yiyorlar diyerek iþçileri karalamak, bu ifadeleri içeren bültenler çýkartmak, patronun ekmeðine yað sürmekten baþka neye yarar? Ýþte tarihin cilvesi! 1,5 yýl önce BDSP ye karþý yazdýðýnýz satýrlarda aslýnda bugün kendi yaptýklarýnýzý anlatacaðýnýzý umar mýydýnýz? Ne kadar da güzel tarif etmiþ ve sormuþsunuz!: patronun ekmeðine yað sürmekten baþka neye yarar! Tabi ne yazýk ki unutmuþsunuz, ama biz unutmadýk. Üstelik yine de hýzýnýzý alamýyor ve haklarý için mücadele eden iþçilere ve devrimcilere burjuva yalakalarý diyerek sövüyorsunuz. Ekim 2004 tarihli Colin- s-loft Deneyimi Aðustos 2003 tarihli broþürün (broþür þöyle takdim ediliyor: Bu broþür, Aðustos 2003 tarihleri arasýnda yaþanan Colin s iþyeri mücadelesine katýlan Sýnýf Mücadelesi çevresinden bir grup iþçi tarafýndan hazýrlanmýþtýr Ekim 2004 ) teþekkür sayfasýna bir kez daha bakýn. Ýlk sýrada Gürbüz Çapan a kim teþekkür ediyor? Ýþçileri ve devrimcileri utanmadan sendikacýlarýn kucaðýna oturmakla itham ediyorsunuz. Bakýn o sayfada kaç tane sendikaya teþekkür ediyorsunuz? Çoðunluk ne söylerse tersini söylemeyi marifet sanan 3 iþçi, yani pazarlýk oyununun dýþýnda kalan iþçiler ve SM gazetesi bize þunu söylüyor: baþýný ben çekmiyorsam yapýlan yanlýþtýr! Kanýt mý? tarihli Sendikalarýn ve iþçi gazetesinin dikkatine! baþlýklý yazýda Baðýmsýz Devrimci Sýnýf Platformu na (BDSP-Kýzýl Bayrak) izlediði tutumdan dolayý þöyle deniyor: Ýþçilerin aldýðý kararlara uymak (bu kararlar bize yanlýþ bile gelse), mücadelemize destek veren herkesin uymasý gereken bir kuraldýr. BAYLAR, madem öyle, siz neden iþçilerin aldýðý kararlara uymuyorsunuz? Ýþçi Cephesi, iþçiler adýna ahkam kesenlerden deðildir. Ýþçilerin güvenini kazanmadan hiçbir þeyin yapýlamayacaðýný bilmektedir. Ýþçiler ne aptaldýr, ne de sürü. Ýþçi Cephesi, emperyalist-kapitalist iþgal ve sömürünün yoðunlaþtýðý bir dönemde patronun ekmeðine yað sürmek anlamýna gelecek bölünmelerin büyük hata olduðunu benimser. Her mücadelede temel þiarýmýz olan bu anlayýþ doðrultusunda Colin s-loft iþçileriyle dayanýþma içinde olduk, olmaya da devam edeceðiz Ýþçi Cephesi

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:15 Nisan 2005 http://iscicephesi.org Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Gündem ve Politika syf.

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. asgari ücret gene açlýk sýnýrýnýn altýnda

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. asgari ücret gene açlýk sýnýrýnýn altýnda Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 23 Ocak 2006 http://iscicephesi.org asgari ücret gene açlýk sýnýrýnýn altýnda Gündem ve Politika syf. 2-6 Düþünce

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için Gündem ve Politika syf. 3-4/16-17 Emek Hareketi syf. 5-10 AB nin yalanlarýna deðil, sýnýfýnýn gücüne inan Cezaevleri burjuva düzenin aynasý Ukrayna

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 22 Aralýk 2005 http://iscicephesi.org Baský ve þiddet rejimi Þemdinli de Gündem ve Politika syf. 2-6 Kapitalist

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 27 Mayýs 2006 http://iscicephesi.org Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý 1 Mayýs

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:16 Mayýs 2005 http://iscicephesi.org iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný emperyalizm yenilgiye

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr.

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. V KAMU MALÝYESÝ 73 74 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 2000 yýlýnda uygulamaya konulan

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 17 Haziran: 2005 http://iscicephesi.org Emek hareketinden, Gündem ve Politika syf. 2-5 Avrupa Birliði ve Demokrasi

Detaylı

03 ŞUBAT 2011 PERŞEMBE AK PARTİ EKONOMİ İCRAATLARI SAYI 11

03 ŞUBAT 2011 PERŞEMBE AK PARTİ EKONOMİ İCRAATLARI SAYI 11 03 ŞUBAT 2011 PERŞEMBE AK PARTİ EKONOMİ İCRAATLARI SAYI 11 03 Þubat 2011 Perþembe Kemal AKAR Ýl Baþkan Yard. Ekonomi Ýþleri EKONOMÝDE GELÝÞMELER Kiþi Baþýna Milli Gelir 10 Bin Dolarý Aþtý Teþkilatýmýzýn

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 28 Haziran 2006 http://iscicephesi.org Laik-faþist kampýn anti-demokratik komplolarýna, Kürt halký üzerindeki katliam

Detaylı

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR

ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 26 Nisan 2006 http://iscicephesi.org Sözde Vatandaþ tan Þemdinli ye ve þimdi yeniden... Baþbakan çocuklarýn katlini

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar 14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar Ali E. Bilgin 2007 sonu ve 2008 baharý uzun zamandýr sessizliðe gömülmüþ iþçi sýnýfýnýn yeniden hareketlendiði bir dönemi ifade eder. Ýþçi sýnýfý, 1995 den bu yana

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ

SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ KOCAELI BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ ULUSLARARASI KATILIMLI SIGARA VE SAÐLIK ULUSAL KONGRESÝ 8-11 MAYIS 2011 SABANCI KÜLTÜR MERKEZÝ - KOCAELÝ SÝGARA ve SAÐLIK ULUSAL KOMÝTESÝ ÖNSÖZ Deðerli Tütün Kontrol Gönüllüleri,

Detaylı

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 GENELGE 2007/ 82 2007/46 sayýlý Fatura Bedellerinin Ödenmesi konulu Genelge gereði Kurum web sayfasýnda

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. 3 Ekim i tersine çevirelim: Kaybeden burjuvazi, kazanan emekçiler olsun

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. 3 Ekim i tersine çevirelim: Kaybeden burjuvazi, kazanan emekçiler olsun Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 21 Kasým 2005 http://iscicephesi.org AB ALDATMACASINA SON! 3 Ekim i tersine çevirelim: Kaybeden burjuvazi, kazanan

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. MGK rejimi iþbaþýnda Saldýrýlar artýyor

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. MGK rejimi iþbaþýnda Saldýrýlar artýyor Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 18 Temmuz / Aðustos 2005 http://iscicephesi.org MGK rejimi iþbaþýnda Saldýrýlar artýyor Çare, iþçi sýnýfý ve emekçi

Detaylı

Bir gasp hikayesi. Yaklaþýk 4.5 katrilyon lira (4.5 milyar YTL) ek ilaç maliyeti bekliyoruz.

Bir gasp hikayesi. Yaklaþýk 4.5 katrilyon lira (4.5 milyar YTL) ek ilaç maliyeti bekliyoruz. Nisan 2006 SSK Özel Devr(ed)ilen SSK Bir gasp hikayesi SSK saðlýk kurumlarýnýn Saðlýk Bakanlýðý na devredilmesi, AKP Hükümeti nin Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn en önemli ayaklarýndan birini oluþturuyordu.

Detaylı

Neden sendikalý olmalýyýz?

Neden sendikalý olmalýyýz? Neden sendikalý olmalýyýz? Türkiye Porselen Çimento Cam Tuðla ve Toprak Sanayi Ýþçileri Sendikasý DÝSK/CAM KERAMÝK-ÝÞ GENEL MERKEZÝ Merkez Mah. Doðan Araslý Cad. No: 133 Örnek Ýþ Merkezi Kat 3 Daire 58

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. ulusal soruna SINIFSAL ÇÖZÜM

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. ulusal soruna SINIFSAL ÇÖZÜM Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 19 Eylül 2005 http://iscicephesi.org ulusal soruna SINIFSAL ÇÖZÜM Ýlan Tahtasý, Gündem ve Politika syf. 2-7 Kentsel

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

Ümraniye Ýþçi Kurultayý 11 Aralýk ta toplanýyor!

Ümraniye Ýþçi Kurultayý 11 Aralýk ta toplanýyor! Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 269 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Kasým 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Söz, karar, inisiyatif iþçilerde! Ümraniye Ýþçi Kurultayý

Detaylı

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

MEVZUAT ASGARÝ GEÇÝM ÝNDÝRÝMÝ GELÝR VERGÝSÝ GENEL TEBLÝÐÝ (SERÝ NO: 265) (R.Gazete: 14 Aralýk 2007-26720)

MEVZUAT ASGARÝ GEÇÝM ÝNDÝRÝMÝ GELÝR VERGÝSÝ GENEL TEBLÝÐÝ (SERÝ NO: 265) (R.Gazete: 14 Aralýk 2007-26720) MEVZUAT 1. Giriþ ASGARÝ GEÇÝM ÝNDÝRÝMÝ GELÝR VERGÝSÝ GENEL TEBLÝÐÝ (SERÝ NO: 265) (R.Gazete: 14 Aralýk 2007-26720) 5615 sayýlý Kanunla 193 sayýlý Gelir Vergisi Kanununda yapýlan deðiþiklikler sonucu vergi

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1

Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1 Nokia Araç Kiti CK-100 9210124/1 2008 Nokia. Tüm haklarý saklýdýr. Nokia, Nokia Connecting People, Navi ve Nokia Original Accessories logosu Nokia Corporation ýn tescilli ticari markalarýdýr. Burada adý

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

VIII MALÝ PÝYASALAR 125

VIII MALÝ PÝYASALAR 125 VIII MALÝ PÝYASALAR 125 126 MALÝ PÝYASALAR Para ve sermaye piyasalarýndan oluþan mali piyasalara iliþkin geliþmeler aþaðýdadýr. I. PARA PÝYASALARI Kýsa vadeli fonlarýn arz ve talebinin karþýlaþtýðý piyasalarýn

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða DR. CÜNEYT ÜLSEVER YRD. DoÇ. DR. SAÝT YILMAZ Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor? Dr. Cüneyt Ülsever (*) Bu makalem ile geleceði okumaya çalýþacaðým.

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007 Taraflar arasýndaki "iþsizlik sigortasý prim iadesi" davasýndan dolayý yapýlan yargýlama sonucunda;

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dünyanýn her tarafýnda emperyalist-kapitalist sisteme karþý eylemlerin, direniþlerin yükseldiði bir dönemde, dergimizin 3. sayýsýyla sizlere merhaba demenin sevincini yaþýyoruz. Kapitalizm, insanlýða

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

ÖDEME YÖNETÝMÝ SFS FÝNANSAL SÝSTEM ÇÖZÜMLERÝ Tahsilat Sorununa Kesin Çözüm S Ý G O R T A Þ Ý R K E T Ý B A N K A A C E N T E SÝGORTA ÜRÜNLERÝ TAHSÝLATINDA EN ÝLERÝ TEKNOLOJÝ Poliçe / Tahakkuk - Ýptal Zeylname

Detaylı

Sýnýf bilinçli, öncü iþçiler bir adým öne!

Sýnýf bilinçli, öncü iþçiler bir adým öne! Ýþçi Bülteni Özel Sayýsý: 26 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Þubat 2006 Fiyatý 25 Ykr Birliðimizi saðlamak, mücadelemizi ortaklaþtýrmak için... Sýnýf bilinçli, öncü

Detaylı

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 247 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Ekim 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Ümraniye, Sarýgazi, Sultanbeyli ve Taþdelen'deki sýnýf

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Geride býraktýðýmýz 2012 yýlý, devrimin kendini iyiden iyiye hissettirdiði bir yýl oldu. Bahar her zaman bir isyan dönemi olmuþtu; bu yýl her gün bahar oldu. Ne iþçiler terketti

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI Kulaklarýndan döviz fýþkýran sermaye erbabýnýn korkuyla beklediði günler gelip çattý nihayet. Enflasyon ve faizler elele, omuz omuza yukarýlara doðru týrmanýyorlar. Sadece Türkiye

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

KPSS PUANLARI. Avrupa Birliði Genel Sekreterliði. Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Avrupa Birliði Uzman Yardýmcýsý ( Uluslararasý Ýliþkiler )

KPSS PUANLARI. Avrupa Birliði Genel Sekreterliði. Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Avrupa Birliði Uzman Yardýmcýsý ( Uluslararasý Ýliþkiler ) KPSS PUANLARI AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken testler harflerle ifade edilmiþtir. Harflerin

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

TÜRKÝYE SAÐLIK SEKTÖRÜNDE KURUMLAR: Niceliksel ve Niteliksel Yetersizlik

TÜRKÝYE SAÐLIK SEKTÖRÜNDE KURUMLAR: Niceliksel ve Niteliksel Yetersizlik TÜRKÝYE SAÐLIK SEKTÖRÜNDE KURUMLAR: Niceliksel ve Niteliksel Yetersizlik Türkiye saðlýk sektörü ne kadar tedavi yönelimli olsa da, hastaneleri yetersizdir.! Türkiye'de toplam saðlýk harcamalarýnýn hemen

Detaylı

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi 1- AMAÇ-KAPSAM 3- KONGRE, BULUÞMA ve KURSLARIN ZAMANLAMASI Türk Omurga Derneði, omurga týbbý konusunda bilgi ve teknolojinin Omurga Kongresi iki yýlda bir, bahar aylarýnda ve uluslararasý olarak mümkün

Detaylı

HUKUK BÖLÜMÜ T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ ESAS NO: 2005-19797 KARAR NO: 2005-36172 TARÝHÝ: 15.11.2005

HUKUK BÖLÜMÜ T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ ESAS NO: 2005-19797 KARAR NO: 2005-36172 TARÝHÝ: 15.11.2005 HUKUK BÖLÜMÜ Yargýtay Kararlarý T.C. YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ ESAS NO: 2005-19797 KARAR NO: 2005-36172 TARÝHÝ: 15.11.2005 KARAR ÖZETÝ: KIDEM TAZMÝNATI - YETKÝLÝ MAHKEME Taraflar arasýndaki iliþki aylýk

Detaylı