İslâm Hukukunun Diğer Hukuklarla İlişkisi Doç.Dr. Abdullah DEMİR Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İslâm Hukukunun Diğer Hukuklarla İlişkisi Doç.Dr. Abdullah DEMİR Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi abdullahdemir70@hotmail.com"

Transkript

1 Selahaddin Journal of Economics and Social Research Selahaddin Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dergisi ISSN: İslâm Hukukunun Diğer Hukuklarla İlişkisi Doç.Dr. Abdullah DEMİR Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özet İlahi dinlerin sonuncusu olan İslam dininden doğmuş ilahi bir hukuk sistemi olan İslam hukukunun diğer hukuk sistemleri ile çeşitli ilişkileri olmuştur. Bu hukuk sistemlerinin bir kısmı ilahi ve bir kısmı da beşeri hukuk sistemleridir. Bu çalışmada İslam hukukunun ilahi hukuk sistemlerinden Yahudi ve Hıristiyan hukuku ile; beşeri hukuk sistemlerinden de Cahiliye hukuku, İran Hukuku ve Roma hukuku ile ilişkileri ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Yahudi Hukuku, Hıristiyan Hukuku, İslam Hukuku, İran Hukuku, Arabistan Hukuku, Roma Hukuku. Abstract Islamic Law and Its Relation with other Legal Systems Islamic Law, a divine justice system originated from the Religion of Islam which is the last divine religion, interrelates with other legal systems multifariously. Some of those legal systems are divine laws and the others are humanitarian laws. In this article, the relation between Islam and the other divine laws such as Judaism and Christianity law systems and Islam and humanitarian laws such as the Ignorance Era Law, Iranian Law and Roman Law were studied. Key Words: Jewish Law, Christian Law, Islamic Law, Iran Law, Arabia Law, Roman Law. GİRİŞ İslam hukuku ilahi dinlerin sonuncusu olan İslam dininden doğmuş ilahi bir hukuktur. Daha önce çok sayıda nebi ve resul gönderilmiş, bunlar esas itibari ile aynı mesajı kendi topluluklarına bildirmişlerdir. Her peygamberin getirmiş olduğu din, özü itibari ile İslamiyetin aynısı olup zamana ve zemine göre bazı farklılıklar taşımaktaydı. İnsanlık tarihi boyunca binlerce peygamber gönderilmiş, bunlar içerisinde ayrı bir şeriat getirenlere resul denilmiştir. Hz. Adem, Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Hz. Muhammed aleyhisselatü vesselam bu resullerdendir. Ayrı bir şeriat getirmeyen nebiler ise kendisinden önceki resullerin şeriatlarını devam ettirmişlerdir. Ayrı bir şeriat getiren her resul, kendisinden önceki resulün şeriatını yürürlükten kaldırmış ve kendi şeriatlarını uygulamışlardır. Son ilahi din olan İslamiyet daha önceki dinleri ve onların şeriatları yürürlükten kaldırmıştır. Bunun dışında İslam hukuku kadim İran hukuku, kadim Mısır hukuku gibi beşeri hukukları da yürürlükten kaldırmıştır. Bu açıdan İslam hukukunun beşeri hukuklarla da ilişkisi bulunmaktadır. 1. YAHUDİ HUKUKU 1.1. Kısa Yahudi Tarihi İsrailoğulları M.Ö. 1600'lü yıllarda Hz. Yusuf aleyhisselam döneminde Mısır'a yerleşmişlerdi. Mısır'da iki asır kadar yaşayan İsrailoğulları, Hz. Musa döneminde buradan ayrılarak Sina çöllerine gelmişlerdir. Burada göçebe bir hayat sürdükten sonra M.Ö tarihlerinde uzun mücadelelerden sonra Filistin'e yerleşmişlerdi. Bu dönemde İsrailoğulları başlarında bulunan Talut'un komutanlığında, Calut'un güçlü ordusunu yenmişlerdir. Talut'tan sonra İsrailoğullarının başına Davud aleyhisselam geçmiş ve onun döneminde Kudüs ve çevresinde çok güçlü bir devlet kurmuşlardır. Davud aleyhisselamdan sonra Yahudilerin başına Süleyman aleyhisselam geçmiş ve onun zamanında devletlerinin gücü artmaya devam etmiştir. Süleyman aleyhisselamdan sonra devlet zayıflamış ve Yahuda ve İsrail Krallıkları olarak ikiye ayrılmıştır. Daha sonra M.Ö. 587 yılında Asur hükümarı Buhtünnasr, Yahudileri Kudüs'ten Babil'e sürmüştür. 1

2 1.2. Yahudi Hukukunun Yapısı Yahudi hukukunun asıl kaynağı Hz. Musa'ya indirilen Tevrat'tır. Tevrat, Yahudilerin Babil sürgünleri esnasında kaybolmuş, daha sonra din adamları tarafından tekrar yazılmıştır. Şimdiki Tevrat Tekvin, Çıkış, Laveliler, Sayılar ve Tesniye olmak üzere beş kitaptır. Yahudi hukukunun diğer kaynağı Mişna'dır. Mişna Hz. Musa'nın Tur Dağı'nda Allah'tan işittiklerinin nesilden nesile aktarılarak sonunda Yahuda isimli bir haham tarafından M.S. 2. asırda kitap haline getirilmesi ile oluşturulmuştur. Mişna'ya M.S. 3. yüzyılda Kudüs'te ve 6. yüzyılda Babil'de Gamara denilen şerhler yazılmıştır. Bu Gamara'lara Kudüs Talmud'u ve Babil Talmud'u adı verilmiştir (Mahmut Esat, 2006). İbranilerin pozitif hukuku ile ilgili belgelerin üçüncüsü de hukukçuların içtihadlarıyla, açıklama ve yorumlamalarıyla oluşan hukuk kurallarından ibaret bulunan Talmud'dur. Biri dördüncü asırda tamamlanan Kudüs ve diğeri beşinci asırda başlanıp altıncı asırda tamamlanan Babil olmak üzere iki Talmud bulunmaktadır (Mahmut Esat, 2006). Yahudilerde dini kurallar uygulandığı için hahamlar yargıçlık yapmakta, mabetler de mahkeme olarak kullanılmaktaydı. Din adamlarının yanında ihtilafları çözmek üzere her şehrin kapısında yer tutan ihtiyarlar heyeti de bulunmaktaydı. Basit suçlar ihtiyarlar heyeti tarafından, önemli suçlar ise hahamlar tarafından karara bağlanırdı. Suçun ispatlanmasında şahitlik delili öncelikli olarak kullanılmaktaydı. On Emir in dokuzuncusu şahitliğin tam bir dürüstlük içinde yapılması ile ilgiliydi. Suçun ispatlanması için iki veya üç şahit gerekirdi. Tek bir kişinin şahitliği ile karar verilemezdi. Yalan yere şahitlik halinde itham edilen suçun cezası ne ise yalancı şahite de aynı ceza verilirdi. Şahitlik delilinin yanında yemin delili de kullanılmaktaydı. Şahit ya da başka bir delilin bulunmadığı durumlarda kişi yemin ederek beraat edebilirdi (Mahmut Esat, 2006). Yahudi hukuku hakimlere saygı gösterilmesini, davalara adil bir şekilde bakılmasını, yabancı ve yetimlerin haklarının korunmasını, şahıslara sosyal durumlarına göre farklı muamele edilmemesini, rüşvet alınmamasını emretmektedir (Okandan, 1951). Yahudi hukuku ile İslam hukuku arasında bazı benzerlikler bulunmaktadır. Kadınların başlarını örtmeleri, kısas cezası, faiz yasağı, domuz etinin yasak olması, yakın akraba ile evlenme yasağı, faili meçhul adam öldürmelerde katili bulmak için kullanılan kasame uygulaması bu benzerliklerdendir. İki hukuk sisteminin benzerliği kaynaklarının aynı olması sebebiyledir (Yaman, 2013). 2. HRISTIYAN HUKUKU Hristiyanlığın kutsal kitabı Hz. İsa'ya indirilen İncil'dir. Asıl İncil İbranice olup o dönemde yaşanan kargaşada ortadan kaybolmuştur. Havarilerin Hz. İsa'dan işittiklerini yazdıkları İnciller ise İznik Konsulü'nde yok edilmiş ve geriye sadece dört tanesi kalmıştır. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna ismi verilen bu dört İncil de İbranice değildir. Bu dört İncil'e Yeni Ahid denilmiş ve Eski Ahid denilen Tevrat ile bir araya getirilerek Kitab-ı Mukaddes'i teşkil etmiştir. Justinianus döneminde Roma hukuku, Hritiyanlık değerleri bir araya getirilerek bir hukuk sistemi kurulmuştur. Daha sonra kilise gelenek ve emirnamelerinin bir araya getirilmesi ile kanonik hukuk oluşturulmuştur. İşte Hristiyan hukuku denildiğinde Justinianus'un Roma hukuku ile kanonik hukuk anlaşılmaktadır (Ekinci, 2006). Hristiyanlık ve İslamiyet aynı kaynaktan doğmuş ilahi din oldukları için aralarında benzerlikler vardır. Bu benzerlikleri İslamiyet'in Hristiyanlıktan etkilendiği şeklinde yorumlamak doğru değildir. İslam hukuku her yönüyle orjinal, farklı ve çok gelişmiş bir hukuktur. İslam hukuku kendisinden önceki bütün şeriatları yürürlükten kaldırdığı için Hristiyan hukuku da yürürlükten kaldırılmıştır. Sadece ayet ve hadislerde yer alan ve açıkça kaldırılmayan önceki şeriatlara ait hükümler Müslümanlar için yürürlüktedir. Bunun dışında İslam ülkesinde yaşayan Hristiyan ve Yahudiler gibi gayrimüslimlere evlenme, boşanma, miras, vasiyet gibi konularda kendi din adamlarına başvurma hakkı ile içki içme, domuz eti yeme gibi kendi dinlerinde serbest olan şeyleri yapma hakkı 2

3 tanınmıştır. Diğer konularda Hristiyan ve Yahudilere de İslam hukuku kuralları uygulanmıştır. 3. İRAN HUKUKU 3.1. Kısa İran Tarihi Dicle ve Fırat nehirleriyle İndus Irmağı arasında uzanan İran'da sırasıyla Elamlılar ve Asurlular hakimiyet kurmuştu. Bunlardan sonra M.Ö. 8. yüzyılın başlarında Med Devleti ve M.Ö. 549 yılında Farslar tarafından Akamniş veya Akamenid Devleti kurulmuştu. Son Akamenid hükümdarı III. Darius, M.Ö. 333 yılında Büyük İskender ile yaptığı savaşta yenilince Akamenid Devleti yıkılmıştı. Bu tarihten itibaren yedi asır İran topraklarında siyasi birliği sağlayan bir devlet olmadı. Nihayet M.S. 226 senesinde kurulan Sasani Devleti ile İran'da siyasi birlik tekrar sağlanmış oldu. Sasani Devleti M.S. 635 senesine kadar devam ettikten sonra Hazreti Ömer in halifeliği zamanında Müslümanlar tarafından ortadan kaldırıldı (Okandan, 1951). M.S. 820 yılına kadar halifelerin atadığı valilerce yönetilen İranda daha sonraki dönemlerde Selçuklular, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safeviler gibi devletler kuruldu. Bu dönemlerde İran da Gazali, Nizam-ı Mülk gibi çok sayıda alim ve idareciler yetişmiştir (Arsal, 1947) Eski İran Hukukunun Özellikleri Akamenid Devleti'nde hükümdarın geniş yetkilerinden yasama ve yargı ile ilgili olanlar çok dikkat çekicidir. Kanunlar doğrudan doğruya hükümdar tarafından yapılmaktaydı. Hükümdar gerekirse bizzat yargı faaliyetinde bulunabilirdi. Hükümdarın bu geniş yetkilerine karşılık halk siyasi ve sosyal haklara sahip değildi. Bundan başka hükümdarlar mahkemelerin görevlerini adil bir şekilde yapmalarına önem verirlerdi. Hükümdar önemli bazı işlerde müşavirleriyle istişarede bulunmak için onları toplantıya çağırırdı. Fakat bu müzakerelerde de son söz yine hükümdarındı (Okandan, 1951). Akemenidler döneminde Yahudiler Babil de sürgün olarak yaşamaktaydı. Babilliler Filistin i işgal ettikten sonra Yahudiler i Babil e sürgün etmişlerdi. Akemenid hükümdarı Kurus, Babil de sürgün yaşayan Yahudiler in Filistin e geri dönmelerine izin verdi. Bununla da kalmayarak Yahudiler in mabedlerini yeniden inşa etmelerine müsaade etti. Akamenidler diğer milletlere de dini konularda aynı özgürlükleri tanımışlardı (Arsal, 1947). Sasani Devletinde hakim siyasi sistem mutlak ve teokratik monarşi idi. Maddi ve manevi bütün yetkiler hükümdarın şahsında toplanmıştı. Kanun yapma yetkisi yalnız hükümdardaydı. Herkes ve her şey mutlak surette hükümdara tabi bulunmaktaydı (Arsal, 1947). Yalnız hükümdar geniş yetkilere sahip olmasına rağmen mutlak güç sahibi değildi. İktidardan uzaklaştırılan ve hatta öldürülen bir çok hükümdar vardı. Hatta başlangıçta irsi bir özellik arzeden monarşik sistemin daha sonraları seçime dayanan bir özelliğe büründüğü görülmektedir. Yalnız hükümdar sadece Sasani hanedanı mensuplarından olabilir ve seçime devletin ileri gelen şahısları iştirak edebilirdi (okandan, 1951). Sasaniler dönemide İran da gelişmiş bir vergi ve maliye teşkilatı kurulmuştu. Devletin temel vergi geliri arazi vergisi idi. Arazi vergisine kharag ismi verilmekteydi. İslam devletlerinde araziden alınan haraç vergisi, Sasaniler in khrag vergisinden gelmektedir. Sasaniler şahıslardan alınan vergiye gezit adını vermişlerdi. İslam devletlerinde gayrimüslim vatandaşlardan alınan cizye vergisi de aynı kökten gelmektedir. İslam devletlerinin vergi ve idare teşkilatında Sasanilerin etkisi olmuştur (Arsal, 1947). Sasanilerde her ayın ilk haftası halkın şikâyetlerine ayrılmıştı. Her ayın ilk haftasında halktan herhangi bir kimse hükümdarın huzuruna çıkarak şikâyetini doğrudan doğruya anlatma hakkına sahipti (İnalcık, 2007). Şikâyet edilen kimse devlet memuru veya halktan birisi olabilirdi. Bir toplumda servet dağılımında büyük uçurumlar olduğu zaman, orada komünizm fikri ortaya çıkar. Eski İran da da servet kaynağı olan araziler din adamları ve soyluların elinde toplanmıştı. Köylüler, din adamları ve soyluların topraklarında karın tokluğuna çalışmaktaydı. Köylülerin perişanlığı son haddine varmıştı. Milattan sonra altıncı asırda İran da Mazdek isminde bir yalancı peygamber ortaya çıkmıştı. Mazdek çok kısa bir sürede mazlum köylüleri ve işçileri etrafında toplamayı başardı. Hükümdar 3

4 Kobad, tahtını kaybetmemek için Mazdek i tahtına ortak yaptı ve devleti onunla birlikte yönetmeye başladı. Kobad ın tahtının yanına Mazdek için de bir taht yapıldı (Arsal, 1947). Mazdek in öğretisinde özel mülkiyet kaldırılıyor, bütün mallar ortak kabul ediliyordu. Bunun dışında evlilikler ilga ediliyordu. Ayrıcalıklı sınıflar ortadan kaldırılıyor ve hayvan eti yemek yasaklanıyordu. Mazdekizm İran da birkaç yıl devam etti. Zenginlerin serveti birkaç yılda yağmalandı ve tüketildi. Artık yağmalanacak servet kalmadığı gibi ülkede kıtlık da başlamıştı. İnsanlar servet yağmacılığı ile uğraşmış, kimse üretime, tarıma ve hayvancılığa zaman ayırmamıştı. Önceleri sadece köylüler ve işçiler fakir iken Mazdek döneminde bütün halk fakirleşmişti. İnsanlar satın alacak mal ve yiyecek bulamıyordu. Bu büyük ekonomik buhran Mazdek komünizminin sonu oldu (Arsal, 1947). İran da, vatandaşlar sosyal ve hukuki durumları itibariyle çeşitli sınıflara ayrılmaktaydı. Mesela, Med veya Akamenid Devletinde vatandaşlar rahipler, aristokratlar ve halk olmak üzere üç zümreye ayrılmıştı. Bunlardan aristokratların başında Akamenid Devletini kuran ve büyük malikhanelere sahip bulunan yedi büyük hanedan mensupları yer almaktaydı. Bunlar devlete vergi vermezler, buna karşılık savaş zamanlarında hükümdara askeri kuvvet temin ederlerdi. Sanatkarlar, çiftçiler, tüccarlar ve işçiler halk sınıfına dahildi (Günaltay, 1948). Med Devletinde olduğu gibi Sasani Devletinde de halk rahipler, askerler, memurlar, köylüler ve sanat sahipleri olmak üzere beş sınıfa ayrılmaktaydı. Bunlardan rahiplerin ve onların başında bulunan ruhani şefin devlet kadrosu içinde önemli bir yeri vardı. Rahipler dini görevlerinin yanında devlet işlerine de karışabilirler ve yargılama yapabilirlerdi. Yargılama faaliyetinde bulunma imkanı yalnız rahiplere tanınmıştı. Rahipler yargıya ilişkin işleri kendi aralarından seçtikleri hakemle yapmaktaydı (Arsal, 1947). İkinci zümreye dahil aristokrat grubuna mensup olanlar toprak sahibi olabilmek, mahkemelerde yargılanmamak gibi bazı sınırlı imtiyazlara sahipti. Bu sınıflardan sosyal ve hukuki durumları en kötü olanlar köylülerdi. Köylüler rahipler ve aristokratlara ait topraklar üzerinde çalışan köle durumundaydı. Bunlar hiç bir hak ve hürriyete sahip değildi (Okandan, 1951). 4. ARABİSTAN HUKUKU Arabistan'da yaşayan Araplar, köken olarak kahtaniler ve adnaniler olarak iki gruba ayrılıyordu. Kahtaniler Arabistan'ın güney tarafları olan Yemen bölgesinde yaşayan asıl Arap kabilelerini oluşturuyordu. Adnaniler ise Hz. İsmail soyundan gelen Araplardı ve Hicaz bölgesinde yaşıyorlardı. İslamiyet öncesi dönem Arabistan hukuku, esas itibari ile örf adetlere dayanmaktaydı. İnsanlar bu örf adet kurallarına uyarak hayatlarını sürdürüyorlardı. Bununla birlikte Arabistan'ın her bölgesinde farklı hukuk sistemleri uygulanıyordu. Söz gelimi Yemen bölgesinde hükümdarların emirleri kanun kabul edilirken, kuzey doğu Arabistan'da Zerdüşt Sasani hukuku, kuzey ve kuzey batıda ise Roma hukuku ve kilise hukuku etkisi görülüyordu. Hicaz bölgesinde yaşayan Yahudiler ise Tevrat ve Talmut hükümlerini uyguluyorlardı (Barış, 2012). İslamiyet öncesi Arabistan'ında merkezi bir yönetim sistemi olmayıp daha ziyade kabile ve aile birliğine dayalı bir yapı vardı. Merkezi bir yönetim olmadığı için genel mahkemeler de bulunmuyordu. Anlaşmazlıklar kabile reisleri, aile büyükleri ve özellikle hakemler tarafından çözülüyordu. Hakemler toplumun önde gelen, tanınmış, saygıdeğer kişilerinden oluşuyordu. Özellikle kabile reisleri, kahinler ve arraf denilen falcı ve müneccimler hakem olarak seçiliyordu. Hakemler erkeklerden ya da kadınlardan olabiliyordu (Barış, 2012). Arabistan'da İslamiyet öncesi döneme cahiliye dönemi adı verilmektedir. Bilgisizlik anlamına gelen cahiliye kelimesi, o dönemde yaşanan zulmün, ilkelliğin, insanlık dışı hayatın ifade olarak kullanılmıştır. Cahiliye dönemi genel itibarı ile bu şekilde haksızlıkların ve ilkelliğin zirvede olduğu bir dönem olmakla birlikte, Arapların örf adetlerinden kaynaklanan bazı faydalı uygulamalara da rastlanıyordu (Köse, 2013). İslamiyetin kabul edilmesi ile birlikte cahiliye dönemine ait kurum ve kuralların bir kısmı tamamen 4

5 kaldırıldı. Bir kısım uygulamalar ise aynen veya kısmen devam ettirildi: 1.Aynen Devam Ettirilen Kurumlar: Dinle doğrudan ilgisi olmayan ve İslamiyete aykırılık teşkil etmeyen bazı uygulamalar aynen devam ettirildi. Mesela ticari hayatla ilgili olan panayırlar, misafirperverlik, Kabe hizmetleri, hılfü'l-fudul gibi uygulamalar İslamiyet döneminde de devam ettirilmiştir. 2.Kısmen Devam Ettirilen Kurumlar: Hac, mehir, talak, zıhar, ila', kısas, selem, vasiyet gibi bazı faydalı uygulamalar ise ıslah edilerek devam ettirilmiştir. 3.Tamamen Kaldırılan Kurumlar: İslamiyete tam olarak aykırı olan kan davası, kız çocuklarının öldürülmesi, faiz, evlatlık müessesesi, üvey anne ile evlilik, iki kız kardeşi bir nikah altında toplama gibi uygulamalar ilga edilmiştir. 5. ROMA HUKUKU 5.1. Kısa Roma Tarihi Roma hukuku M.Ö. 754 ile M.S yılları arasında yaşamış olan Roma İmparatorluğu'nun hukukudur. Roma hukuku, Yunan felsefesi ve Hristiyanlık ile birlikte Batı medeniyeti'nin üç temel taşını oluşturmaktadır. Roma İmparatorluğu krallık, cumhuriyet, ilk imparatorluk ve son imparatorluk olmak üzere dört döneme ayrılır. Krallık döneminde (M.Ö ) çoğunluğu Roma Devleti'nin kurucusu Etrüsklerden olmak üzere yedi kral başa geçmiştir. Krallık döneminde kral yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin tamamına sahiptir. Kral aynı zamanda dini liderdir, sorumsuzdur ve ölünceye kadar başta kalır. Krallık döneminde Roma vatandaşı olanlara Ius civile denilen vatandaşlar hukuku uygulanırken, Roma vatandaşı olmayanlar bu hukukun tanıdığı haklardan mahrumdur. Bu dönemin hukuku Roma örf-adetlerinden ve din kurallarından oluşmaktadır. Hukuku uygulayan rahip hukukçulardır. Cumhuriyet döneminde (M.Ö ) kralların yerini consul adı verilen iki yönetici almıştır. Olağanüstü durumlarda consüllerden birisi altı aylığına sınırsız yetkiye sahip diktatör olarak görevlendirilir. Cumhuriyet döneminde uygulanan katı hukuk kuralları, praetor denilen hukukçu yöneticiler tarafından daha adaletli hale getirilmiştir. Roma hukukunu uygulanamaz olmaktan çıkarıp uygulanabilir hale getiren praetorlar olmuştur. Bu dönemde meşhur 12 levha kanunu hazırlanarak kanunlar yazılı hale getirilmiştir. Böylece insanlar kendilerine uygulanacak hukuku öğrenme imkanına sahip olmuşlardır. İlk imparatorluk döneminde (M.Ö M.S. 284) princeps denilen ve ömür boyu iktidarda kalan çok önemli yetkilere sahip olan yöneticiler başta bulunmuştur. Princepsler tıpkı krallar gibi yasama, yürütme ve yargı yetkilerini kendilerinde toplamışlardır. Bu dönemde senato ve halk meclislerinin gücü oldukça zayıflamıştır. İlk imparatorluk dönemi Roma tarihinde uzun barış dönemi olarak bilinir. Bu dönemde Roma hukuku da klasik dönem hukuku olarak gelişmesini sürdürmüştür. Son imparatorluk döneminde (M.S ) imparator tek güç olarak devleti yönetmiş, halk meclisleri kaybolmuş, senato sembolik hale gelmiştir. Bu dönemde imparator Caracalla tarafından Roma Devleti içinde yaşayan herkese vatandaşlık hakkı verilmiş, Helen kültürü Roma hukukunu etkisi altına almış ve hukukta bozulma hızlanmıştır. Iustinianus tarafından Roma hukukunu derleyen Corpus Iuris Civilis bu dönemde hazırlanmıştır. Bu dönemde Roma hukuku Hıristiyanlıktan da etkilenmiştir. 13. yüzyıldan itibaren Roma hukuku başta İtalya olmak üzere, Fransa, İspanya, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerinde müşterek hukuk olarak uygulanmaya başlandı. Buna göre söz konusu ülkelerde bir hukuki uyuşmazlıkta önce milli hukuka başvurulmakta, çözüm bulunamazsa Roma hukukuna müracaat edilmekteydi. Böylece Roma hukuku Avrupa'da yayılmış oldu. 19. yüzyılda yapılan kanunlaştırma faaliyetlerinde de Roma hukuku etkili oldu (Akıncı, 2011). 5

6 5.2. İslam Hukukunun Roma Hukukundan Alındığı İddiası Sheldon Amos, Ignaz Goldziher, Von Kremer gibi bazı müsteşrikler İslam hukukunun Roma hukukundan alındığını iddia etmedirler. Onlara göre geçmişinde büyük bir medeniyet olmadan İslam hukuku gibi gelişmiş bir hukuk sisteminin kurulması mümkün değildir. İslam hukuku Arap dünyasının siyasi şartlarına uyarlanmış Doğu Roma İmparatorluğu'nun hukukundan başka bir şey değildir. Buna karşılık Muhammed Hamidullah, Muhammed Ebu Zehra, Subhi Mahmesani, Abdurrezzak Senhuri, Ömer Nasuhi Bilmen, Joseph Schacth, Shelomo Dow Goitein, Fitzgerald, G.H. Bousquet, Nallino gibi hukukçular İslam hukukunun orjinal bir hukuk sistemi olduğunu, hiç bir hukuk sisteminden doğmadığını söylemektedirler (Köse, 2013). İslam hukukunun Roma hukukundan alındığını iddia edenler ile İslam hukukunun orjinal bir hukuk sistemi olduğunu kabul edenlerin görüşlerini maddeler halinde şu şekilde sıralayabiliriz: 1.Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselamın Roma İmparatorluğu topraklarına yaptığı seyahatler sırasında Roma hukukunu öğrendiği iddia edilmektedir. Halbuki Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselam Romalıların dilini bilmediği gibi o dönemde Romalıların egemenliğinde olan Suriye'ye uzun süreli bir seyahat da yapmamıştır. Suriye topraklarına yaptığı ilk seyahati sekiz yaşında bir çocukken, ikinci seyahati ise yirmi dört yaşında gerçekleşmiş ve her iki seyahatinde de Şam'a ulaşmadan Busra'dan geri dönmüştür. 2.İkinci iddiaya göre Müslümanlar Şam, Beyrut, Anadolu, İskenderiye gibi yerlerde Roma hukukunu öğrenip İslam hukukunu ona göre kurmuşlardır. Ancak söz konusu şehirlerde Müslümanların Roma hukukunu öğrendiklerine ilişkin hiç bir bilgiye sahip değiliz. Bu şehirlerde Roma hukukunun uygulanmasına Müslümanlar tarafından fethedilmeden çok önce son verilmişti. Dolayısıyla Müslümanların buralarda Roma hukukunu öğrenmeleri mümkün değildi. Diğer taraftan İslam hukukçularının eserlerinde Roma hukukundan alınan bir bölüme rastlamıyoruz. Roma hukukundan Arapça'ya tercüme edilmiş bir hukuk kitabı bulunmuyor. Buna karşılık Müslümanlar tıp, felsefe gibi bilim dallarında Yunanca'dan tercümeler yapmışlardır (Ekinci, 2006). İslam hukukunun belli başlı mezheplerinin hiç birisi tarihte Roma hukukunun egemenliğinde bulunan topraklarda ortaya çıkmamıştır. Hanefi mezhebi Kufe'de, Maliki mezhebi Medine'de, Şafii ve Hanbeli mezhepleri Bağdat'ta doğup gelişmiştir. Benzer şekilde Zeydiye ve İmamiye gibi Şii mezhepleri de Kufe'de ortaya çıkmıştır. İmam Şafii hayatının son senelerinde Mısır'a gitmişse de o tarihe kadar zaten mezhebini kurmuş bulunuyordu. 3.Diğer bir iddiaya göre Roma hukuku İslamiyetten önce cahiliye dönemi Araplarına ve Yahudilerin Talmud hukukuna etki etmiş, buralardan da İslam hukukunu etkilemiştir. Bu iddia da gerçekleri yansıtmamaktadır. İlk olarak cahiliye Araplarının okuma yazma bilenleri çok azdı ve aralarındaki anlaşmazlıkları örf adet kurallarına göre karara bağlıyorlardı. Dolayısıyla onların Roma hukukunu uygulamaları söz konusu değildi. Roma hukukunun Yahudi Talmud hukukunu etkilediği iddiası da doğruları yansıtmamaktadır. Çünkü tam tersine Talmud hukuku Roma hukukunu etkilemiştir (Ekinci, 2006). 4.Başka bir iddiaya göre iki hukuk sistemi arasındaki benzerlikler İslam hukukunun Roma hukukundan etkilendiğini göstermektedir. Bu iddia da doğru değildir. Çünkü iki hukuk sistemi arasında benzerlik yok denecek kadar azdır İslam Hukuku ve Roma Hukukunun Farklılıkları İlk olarak Roma hukuku ile İslam hukukunun kaynakları farklıdır. İslam hukukunun asıl kaynakları Kur'an ve sünnet iken Roma hukukunun kaynakları örf-adetler ile hukukçu ve yöneticilerin koymuş oldukları kurallardır. Roma hukuku ile İslam hukukunun sistematiği de farklıdır. İslam hukuku ibadat, muamelat ve ukubat bölümlerine ayrılırken, Roma hukuku kişiler, eşya ve yargılama bölümlerine ayrılmaktadır. İslam hukukunun birinci bölümünün ibadetler olması, hukuk kurallarının temelinde dinin yer aldığını, 6

7 maneviyatsız insanların bulunduğu toplumlarda hukukun uygulanamayacağını göstermektedir. Buna karşılık Roma hukukunda din ve maneviyatın etkisi son derece sınırlı olmuştur (Hamidullah, 2005). İslam ceza hukuku da Roma ceza hukukundan çok farklıdır. İslam hukukunda suçlar had, kısas ve ta'zir kısımlarından oluşur. Had ve kısas suçları esas itibariyle aynı grupta olup cezası Kur'an ve sünnetle belirlenmiş dokuz temel suçtan ibarettir. Bu dokuz temel suç zina, zina iftirası, içki içme, hırsızlık, yol kesme, isyan, irtidat, adam öldürme ve yaralamadır. Bu suçlardan zina, zina iftirası ve içki içme Roma hukukunda suç kabul edilmemektedir. Adam öldürme, yaralama ve hırsızlık ise hemen bütün toplumlarda suç sayılmaktadır (Hamidullah, 2005). İrtidat yani dinden dönme suçunun cezası Roma hukukunda da ölümdür, ancak bu suç İslam hukukunda sünnet ve icma ile sabit olmuştur. Medeni hukuk alanında da iki hukuk sistemi arasında benzerlik yoktur. Sözgelimi evlenme ve boşanma kurumları İslam ve Roma hukukunda çok farklıdır. İslam hukukunda evlilik, erkek ve kadın arasında yapılan bir sözleşmeyle kurulur. Roma hukukunda evlilik kabul edilen haller, İslam hukukunda zina sayılır. Aynı şekilde iki hukuk sisteminde boşanma kurumları da farklıdır (Hamidullah, 2005). İki hukuk arasında yöntem açısından da farklılık vardır. İslam hukukunun yöntembilimi fıkıh usulü olup tamamen İslam alimlerinin gayretleri ile geliştirdikleri bir ilimdir. Roma hukukunda yöntem, İslam hukukundaki fıkıh usulü gibi gelişmiş değildir. Yine Roma hukuku son derece şekilci, formaliteci bir yargılama usulüne sahipken, İslam hukukunda çok sade ve sözlü bir yargılama vardır. Davacı herhangi bir şekle, formaliteye, avukata ihtiyaç duymadan mahkemede hakkını arayabilir. İki hukuk arasında hukuk kurumları ve kaideler açısından da fark vardır. Roma hukukunda aşiret gibi büyük bir aile yapısı üzerinde babanın neredeyse sınırsız hakimiyeti, kocanın karısı üzerinde hakimiyeti ve evlatlık kurumu vardır. İslam hukukunda ise bunlar yoktur. Ayrıca İslam hukukunda yer alan vakıf, şuf'a, hisbe, ta'zir, süt kardeşliği, borcun nakli, alacağın temliki, hakkın kötüye kullanılması, beklenmeyen hal kurumları Roma hukukunda bulunmamaktadır. Roma hukukundan çok fazla etkilenen Batı hukuk sistemleri bu kurumları Roma hukukundan değil başka yerlerden almışlardır (Köse, 2013). Roma hukukunda kadın daimi vesayet altındadır, vasisinin izni olmadan malında tasarrufta bulunamaz. İslam hukukunda ise kadın hukuki işlem ehliyetine tam olarak sahiptir. Yine Roma hukukunda mehir kadın tarafından kocasına veya bir yakınına verilir. İslam hukukunda ise mehir koca tarafından evleneceği kadına verilir. İslam hukukunda mirasçıya vasiyet yasaklanmışken, Roma hukukunda mirasçıya vasiyet yapılabilir (Köse, 2013). İki hukuk sistemi arasında akitlerde de önemli farklılıklar vardır. Roma hukukunda akitlerde belirli şekil kuralları vardır ve bu şekilcilik hukukun uygulanmasını son derece zorlaştırmaktadır. İslam hukukunda ise akitlerde şekil değil içerik önemlidir, taraflar içerik ve nicelik açısından serbestçe akit yapabilirler. Roma hukukunda borcunu ödeyemeyen kimse, alacaklının kölesi haline gelir. İslam hukukunda borçtan dolayı kölelik yoktur. Bilakis borçluya mühlet verme, kolaylık tanıma hatta alacağını bağışlama teşvik edilmiştir (Köse, 2013). Rum asıllı gayrimüslim hukukçu Sava Paşa (ö. 1904) İslam hukukunun Roma hukukundan etkilendiği iddiaları ile ilgili olara şunları söylemektedir: "Hukukçu geçinen bazı asrilerin öteden beri ağızlarında geveledikleri gibi ben de İslam fıkhının muamelata dair kısmının Roma hukukundan alındığını zannederdim. Fakat sonra İslam fıkhının kaynakları üzerinde uzun müddet yaptığım ilmi tahkikat ve derin tetkikat neticesinde gördüm ki, bu muazzam fıkhın Roma hukukundan intikal ettiği hakkındaki mütalaa çok zayıf bir esasa dayanmakta ve hakikat olmaktan ziyade hayal bulunmaktadır. Hiç şüphesiz her hukukun muhtelif kaynakları vardır, fakat gördüm ki, İmparator Jüstinyanus'un Roma hukuku tedrisi için Beyrut'ta tesis ettiği mektep, sırf akla dayanan bir tesis olup onu Hıristiyanlık 7

8 boyasına boyamaktan ibaret kalmıştır. Halbuki İmam-ı Azam'ın fıkhı ise Allah'ın Kitabı ile Peygamber'in sünnetine dayanmaktadır. Bu sebeple İslam hukukunda şuna buna istinat etmiş gayrı muteber bir tek hüküm asla görülmez." (Sava Paşa, ). İki hukuk sistemi arasındaki farklılıklar göz önünde bulundurularak 1938 Lahey Hukuk Kongresi'nde İslam hukukun kendisinden istifade edilecek orjinal bir hukuk kaynağı olarak kabul edilmiştir (El-Beşir, 1993). Kısacası İslam hukuku ve Roma hukuku kaynakları, sistematiği, mantığı, muhtevası itibariyle birbirinden tamamen farklı iki hukuk sistemidir. Hukuk sistemlerinin birbirlerinden etkilenmesi tarih boyunca görülen durumlardandır. Ancak İslam hukukunun Roma hukukundan etkilendiğine dair hiç bir delil bulunmamaktadır. 6. İSLÂM HUKUKUNUN HUKUK İLMİNE KATKILARI İslamiyetten önce dünyada uygulanmakta olan farklı hukuk sistemleri bulunmaktaydı. İslam dini bu hukuk sistemlerinden bağımsız ve yeni bir hukuk sistemi oluşturmuştur. Bu yeni hukuk sisteminin hukuk ilmine kazandırdıkları yenilikler şu şekilde sıralanabilir: 1.İslam hukuku metodolojisi ya da yöntembilimi olan fıkıh usulü, Müslüman hukukçuların kurduğu orijinal bir ilim dalı doğmuştur. İslamdan önceki dönemlerde çeşitli hukuk sistemlerinin hukuk mevzuatları olmakla birlikte, soyut hukuk ilmine ilişkin bir girişim yoktu (Hamidullah, 2005). 2.Dünya tarihindeki ilk yazılı anayasal metin olan Medine Vesikası İslam hukukuna aittir. Hz. Peygamber aleyhisselatü vesselam miladi 622 yılında Medine'ye hicret ettiği zaman burada yaşayan Müslüman ve gayrimüslim vatandaşların dini, hukuki, siyasi haklarını düzenleyen 52 maddelik bir Anayasal metin hazırlamıştı. Medine Vesikası olarak adlandırılan bu metin bugünkü anlamda Medine Site Devleti'nin anayasasını oluşturuyordu (Hamidullah, 2005). 3.Bağımsız devletler ve uluslararası teşkilatlar arasındaki ilişkileri, siyasete ve keyfe göre değil, yaptırım gücüne sahip hukuka göre düzenleyen devletler hukuku, dünya tarihinde ilk olarak Müslümanlar tarafından kurulmuştur ve ismi siyer ilmidir. İslam hukuk tarihinde yazılan ilk fıkıh kitabı, Ebu Hanife'nin hocası Zeyd b. Ali'nin El-Mecmu' adlı eseridir ve bu kitapta siyer bölümü yer almaktadır. Daha sonra yazılan fıkıh kitaplarında da siyer bölümü bulunmaktadır (Hamidullah, 2005). 4.Diğer hukuk sistemleri vergi politikasını devlet başkanının keyfi olarak belirlemesine bırakmışken, İslam hukuku dünya tarihinde ilk defa olarak vergilerin sarf, tahakkuk ve sarfını kurala bağlamış ve bütçe ilkelerini belirlemiştir (Hamidullah, 2005). 5.Hukuk tarihinde niyet kavramına ilk defa hukuk sistemlerinde yer veren İslam hukuku olmuştur. "Ameller niyetlere göredir" hadisi ile belirlenen bu ilkeye göre bilerek yapılan haksızlık ile istemeyerek yapılan haksızlık aynı kabul edilmemiştir (Hamidullah, 2005). 6.İslam hukuku maddi yaptırımların yanında manevi ve uhrevi yaptırımları da kabul ederek, insanların kamu otoritelerinin bulunmadığı yerlerde de hukuka uygun davranmalarını sağlamıştır (Yaman ve Çalış, 2013). 7.Dünya hukuk tarihinde yürütmeden ayrı bağımsız yasama faaliyeti ilk defa İslam hukukunda gerçekleşmiştir. Bu anlamda ilk kuvvetler ayrılığı İslam hukukunda ortaya çıkmıştır. İslamiyete kadar dünya devletlerinde yasama faaliyeti hükümdarlar ya da din adamları tarafından gerçekleştiriliyordu. İslam hukukunda ise yasama faaliyeti yani kaynaklardan hukuk kurallarının çıkarılması işi İslam hukukçusu olan fakihler tarafından yapılmıştır (Hamidullah, 2005). SONUÇ İslam hukuku ilahi bir hukuk sistemi olarak diğer ilahi hukuk sistemlerinin devamı niteliğindedir. Bu açıdan İslam hukuku ile Yahudi ve Hıristiyan hukukları arasında benzerlikler bulunmaktadır. Ancak Yahudi ve Hıristiyan hukuk sistemleri orijinalliklerini koruyamadıkları için, İslam hukukundan ayrıldıkları yönler de çoktur. Cahiliye hukuku, İran hukuku ve Roma hukuku gibi beşeri hukuk 8

9 sistemlerinin de İslam hukuku ile ilişkileri olmuştur. Ancak bu ilişkiler kaynak yönüyle değil yakın coğrafyada bulunmaları ve ortak tarihi paylaşmaları yönüyledir. KAYNAKLAR Akıncı, Şahin, (2011), Roma Hukuku Dersleri, Konya. Arsal, Sadri Maksudi, (1947), Türk Tarihi ve Hukuk, İstanbul. Barış, Mustafa Necati, (2012), "Cahiliye Döneminde Yargı Sistemi", F.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, 17-1;160. Ekinci, Ekrem Buğra, (2006), İslam Hukuku, İstanbul. Günaltay, Şemsetdin, (1948), İran Tarihi, C. I, Ankara. Hamidullah, Muhammed, (2005), İslamın Hukuk İlmine Katkıları, ed. Vecdi Akyüz, İstanbul. İnalcık, Halil, (2007), Kutadgu Bilig de Türk İdare Geleneği ve Adalet, Adalet Kitabı, Ankara. Köse Saffet, (2013), İslam Hukukuna Giriş, İstanbul. Mahmud Esad, Seydişehri, (2006), Tarih-i İlm-i Hukuk, İstanbul 1331, s. 184; Ekrem Buğra Ekinci, İslam Hukuku, İstanbul. Okandan, R. Galip, (1951), Umumi Hukuk Tarihi Dersleri, İstanbul. Sava Paşa, ( ), İslam Hukuku Nazariyatı Hakkında Bir Etüd, Çev. B. Arıkan, Ankara c. I, s. VIII, IX. Şeyh Usam El-Beşir, (1993), "Fıkıh Usulü Aristo Mantığından İslam Fıkhı da Roma Hukukundan Etkilenmemiştir", Çev. Sadık Kılıç, Yeni Ümit, Sayı 20. Yaman, Ahmet ve Çalış, Halit, (2013), İslam Hukukuna Giriş, İstanbul. 9

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

KAY 361 Türk İdare Tarihi. Ders 3: 16 Ekim 2006 Konular: İslam Devleti Okuma: Ortaylı, 2000: 47-88

KAY 361 Türk İdare Tarihi. Ders 3: 16 Ekim 2006 Konular: İslam Devleti Okuma: Ortaylı, 2000: 47-88 KAY 361 Türk İdare Tarihi Ders 3: 16 Ekim 2006 Konular: İslam Devleti Okuma: Ortaylı, 2000: 47-88 İslam Devleti nin Tarihi Tarihsel gelişmeler 622 de Medine ye hicretle başlar Hz. Muhammed ve ilk halife

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998

ÖZGEÇMİŞ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994. Y. Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1998 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Abdullah Demir 2. Doğum Tarihi: 01 Ocak 1970 3. Unvanı: Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Hukuk Marmara Üniversitesi 1994 Y. Lisans Hukuk Marmara

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir?

Bu durum, aşağıdakilerden hangisin gösteren bir kanıt olabilir? DÜNYA GÜCÜ OSMANLI 1. Anadolu Selçuklu Devleti zamanında ve Osmanlı İmparatorluğu nun Yükselme döneminde Anadolu daki zanaatkarlar lonca denilen zanaat gruplarına ayrılarak yöneticilerini kendileri seçmişlerdir.

Detaylı

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. HUKUK B. TOPLUMSAL KURALLAR VE MÜEYYİDELERİ 1. Toplumsal Kuralların Gerekliliği 2. Toplumsal Kuralların Sınıflandırılması a. Görgü

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine)

MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) MANASTIR TIBBI (Monastic Medicine) Hipokratik-Galenik Tıp ekolunun devamı Cerrahi teknikler bilinmesine rağmen, yüksek enfeksiyon riski nedeniyle zorunlu haller dışında pek uygulanmıyor Tam olarak hangi

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Ders Notu

Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Ders Notu Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Dört Halife Dönemi Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ömer Devri Ders Notu 1. HZ. EBU BEKİR DÖNEMİ (632-634) a.yalancı peygamberlerle mücadele edildi.

Detaylı

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ

Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Dersin Adı İSLAM TARİHİ Sınıf 12 İSLAM TARİHİ Tarihi Öğretim Yılı Dönemi Sırası 2014-2015 2 1 B GRUBU SORULARI 12.Sınıflar Öğrencinin Ad Soyad No Sınıf Soru 1: Aşağıdaki yer alan ifadelerde boşluklara

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ

EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ EMEVİLER VE ABBASİLER DÖNEMİ DERS NOTLARI VE ŞİFRE TANER ÖZDEMİR DETAY TARİHÇİ TÜRK TELEKOM NURETTİN TOPÇU SOSYAL BİLİMLER LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ EMEVİLER Muaviye tarafından Şam da kurulan ve yaklaşık

Detaylı

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ

T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ T.C. BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ GÖNEN MESLEK YÜKSEKOKULU TURİZM VE OTELCİLİK BÖLÜMÜ İNANÇ TURİZMİ DANIŞMAN:Özer YILMAZ HAZIRLAYAN: Erşad TAN,Tacettin TOPTAŞ İÇİNDEKİLER GİRİŞ I-İNANÇ TURİZMİ A- İnanç Kavramı

Detaylı

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray

1-MERKEZ TEŞKİLATI. A- Hükümdar B- Saray 1-MERKEZ TEŞKİLATI A- Hükümdar B- Saray MERKEZ TEŞKİLATI Önceki Türk ve Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Osmanlı Devleti nde daha merkezi bir yönetim oluşturulmuştu.hükümet, ordu ve eyaletler doğrudan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur.

Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde etkili olmuştur. Yunan Grek Uygarlığı Video Ders Anlatımı YUNAN (GREK) (M.Ö. 1200 336) Akalara son veren DORLAR tarafından kurulan bir medeniyettir. Yunan Medeniyeti kendinden sonraki Hellen ve Roma Medeniyetleri üzerinde

Detaylı

KARŞILIKSIZ ÇEK VERENLERE, ÇEK BEDELİNİN % 100 ü KADAR PARA CEZASI VE AYRICA % 40 CEZA TAZMİNATI ÖNGÖREN KANUN TASARISI HATALIDIR.

KARŞILIKSIZ ÇEK VERENLERE, ÇEK BEDELİNİN % 100 ü KADAR PARA CEZASI VE AYRICA % 40 CEZA TAZMİNATI ÖNGÖREN KANUN TASARISI HATALIDIR. KARŞILIKSIZ ÇEK VERENLERE, ÇEK BEDELİNİN % 100 ü KADAR PARA CEZASI VE AYRICA % 40 CEZA TAZMİNATI ÖNGÖREN KANUN TASARISI HATALIDIR. ÇEK SENEDİNİ İLK DEFA DÜZENLEYEN 1865 tarihli FRANSIZ KANUNUNDAN BU YANA

Detaylı

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri:

KANUNLAŞTIRMA KANUNLAŞTIRMA. Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. Kanunlaş'rma hareketleri: Kanunlaş'rma: Toplumda mevcut kuralların yazılı haline ge@rilmesidir. KanunlaşDrma iki anlamda kullanılır: a) Genel anlamda kanunlaş'rma (Taknin): Kanun halinde kural koyma yani mevcut kuralın yazılı hukuk

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090

İÇİNDEKİLER. Sayfa. http://d-nb.info/860392090 İÇİNDEKİLER Sayfa Önsöz: Bu kitabı niçin yazdım? 11 1. İslam'dan önceki Arabistan 13 1.1. İlk müslümanlar 13 1.2. Dünyanın en eski kutsal yeri: Kabe.... 16 1.3. İslam'dan'önceki Arabistan 17 1.4. Muhammed'ten

Detaylı

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI

İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI İLK ÇAĞ UYGARLIKLARI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI MISIR UYGARLIĞI İRAN UYGARLIĞI HİNT UYGARLIĞI ÇİN UYGARLIĞI DOĞU AKDENİZ UYGARLIĞI MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI Kelime anlamı İki nehrin arası olan Mezopotamya,

Detaylı

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER

COĞRAFİK UYGARLIKLAR. Mezopotamya ya kurulmuş devletler: Sümerler, Akadlar, Babiller, Assurlar ve Elamlılar dır. SÜMERLER AKADLAR ASSURLAR BABİLLER COĞRAFİK Mezopotamya, günümüz sınırlarına göre çoğu Irak ta bulunan ve arabistana kadar uzanan dar ve uzun bir platodur. Dicle ve Fırat nehirlerin arasına kurulmuş bu yer varlığının en önemli kısımlarını

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ PROGRAMI SİYASAL DÜŞÜNCELER TARİHİ YARD. DOÇ. DR. MUSTAFA GÖRKEM DOĞAN 7. ERKEN MODEN DÖNEMDE SİYASAL DÜŞÜNCE 7 ERKEN MODEN DÖNEMDE

Detaylı

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî

Müslümanlar için yeni ve yabancı bir anlayış değildir. Zira yaşamalarına denir. İslam dini ilk zamanlardan itibaren farklı inançlara dinî 1. DİNİ ÇOĞULCULUK Dini çoğulculuk (plüralizm), dinlere mensup insanların Dini çoğulculuk, zengin farklı tarihi tecrübeye sahip olan Allah tan başkasına tapanlara putlarına) sövmeyin; sonra onlar da Sizin

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ TG 6 ÖABT DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ TG 6 ÖABT DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLİĞİ TG 6 ÖABT DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin

Detaylı

Almanya da İslami banka ürünlerinin talep potansiyeli

Almanya da İslami banka ürünlerinin talep potansiyeli Almanya da İslami banka ürünlerinin talep potansiyeli A) İslami Bankacılık ile ilgili bilgi 1. Daha önce İslami Bankacılık konusunda bir şey duydunuz mu? (Açıklama, Soru 4) İslami Bankacılığın temelinde

Detaylı

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com

09.01.2016 fatihtekinkaya@hotmail.com Fatih TEKİNKAYA Sosyal Bilgiler Öğretmeni ANAYASALARIMIZ Teşkilat-ı Esasi 1921 Anayasası 1924 Anayasası 1961 Anayasası 1982 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI

HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI HUKUK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ARABULUCULUK DAİRE BAŞKANLIĞI ARABULUCULUK GENEL GÖRÜNÜMÜ 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 22.06.2012 tarihli ve 28331 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 211 101 105 107 TURK 111 ENG

Detaylı

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları, 07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi Değerli Basın Mensupları, Uluslararası Adalet ve Hürriyet Derneği`nin, 2015 Yılı İsrail tarafından

Detaylı

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI İÇİNDEKİLER ESERİ TAKDİM...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR LİSTESİ...

Detaylı

d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,

d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu, Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti Tebliği ile Türkiye Bankalar Birliği Bireysel Sözleşmeler Tebliğine Aykırılık Başvurularını Değerlendirme Komisyonu Çalışma Esas ve Usulleri Amaç

Detaylı

Sevgi USTA. ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET

Sevgi USTA. ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET Sevgi USTA ÇOCUK HAKLARI ve VELAYET İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX KISALTMALAR... XVII KAYNAKÇA... XIX GİRİŞ I. KONUNUN TANITIMI... 1 II. KAVR AMLARDA BİRLİK SORUNU... 5 III. İNCELEME PLANI...

Detaylı

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya

Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya Türklerin İslamiyeti kabul etmeleriyle birlikte hukuk sisteminde değişiklikler yaşanmıştır. Töre devam etmekle birlikte Şeri Hukuk ta uygulanmaya başlamıştır. Böylelikle Türk-İslam devletlerinde Hukuk

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

İLİM HALKALARI PROJESİ

İLİM HALKALARI PROJESİ Takdim İşgal devleti İsrail in 2004 yılında, Gazze ve Batı Şeria sınırları ile 1948 topraklarını ayırmak için bir duvar inşa etmiştir. Bu duvarların inşa edilme sebebi İsrail in işgal topraklarında yapacak

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür)

Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür) Oryantalistler ve Hadis (Yaklaşımlar-Değerlendirmeler- Literatür) Prof. Dr. Ahmet YÜCEL Marmara Üniversitesi Vakfı Yayınları (İFAV), 2013, 464. sayfa Tanıtan: M. Sait UZUNDAĞ* Eser, dört bölümden meydana

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARYAĞDI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 22956/04) KARAR STRAZBURG 8 Ocak 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz

DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1 vii İÇİNDEKİLER BAŞLARKEN... 1 Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI I. Azınlık Tanımı... 5 A) Azınlık Tanımı Vermenin Zorluğu... 5 B) Uluslararası Daimi Adalet Divanı nın Azınlık Tanımı... 10 C) Capotorti Tanımı...

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan Dersi I UAD 8001 Uzmanlık Alan Dersi-II TİB 5660 Hadiste Sened ve Metin Tenkidi TİB 5190 Mukayeseli Hadis

Detaylı

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararı : 27/9/2006,11057 Dayandığı Kanunun Tarihi : 25/04/2006, No:5490 Yayımlandığı Resmî Gazete : 20 Ekim

Detaylı

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT

HUKUK. Soru Bankası İÇTİHAT HUKUK Soru Bankası ÇTHT G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU G SS - TÜK. TH VT TM T.- 1 SOU 1.. Federal devletin tüzel kişiliği yoktur.. Federe devletlerin ayrılma hakkı yoktur.. Federe devletlerin uluslararası

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103

MEF ÜNİVERSİTESİ HUKUK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL. I. Yarıyıl II. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS HUK 103 MEF ÜNİVERSİTESİ UK LİSANS DERS PROGRAMI BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 201 101 105 107 TURK 101 ENG 101 Roma Hukuku: Genel Hükümler Atatürk

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI GENEL BİLGİ Anabilim dalımızın amacı; uluslararası hukuka uygun olarak, bilimsel veriler ışığında,

Detaylı

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur.

İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA. : Şüpheli hakkında suç duyurusu dilekçemizin sunumudur. İSTANBUL ANADOLU CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI NA Müşteki Vekilleri Şüpheli Konu Müsnet Suç : (T.C.:.)./ 3 Ümraniye İstanbul : Av. Aytekin TETİK & Av. Ahmet AYDIN - Adres Antette :...T.C.:2...2 Üsküdar İstanbul

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA

Ankara da SELÇUKLU MİRASI. Arslanhane Camii. (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Ankara da SELÇUKLU MİRASI Arslanhane Camii (Ahi Şerafeddin) 58 YEDİKITA Çizim: Yük. Mim. Mehmet Emin Yılmaz 11. yüzyıldan başlayarak Anadolu ya yerleşmeye başlayan Türkler, doğuda Ermeni ve Gürcü yapıları,

Detaylı

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

T.C. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ (Çift Anadal ve Yandal Başvuruları Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı)

T.C. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ (Çift Anadal ve Yandal Başvuruları Değerlendirme Komisyonu Başkanlığı) TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ ÇİFT ANADAL (İŞLETME BÖLÜMÜ İÇİN) Lisans Ders Programı BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl II. Yarıyıl HUK 101 Medeni Hukuk-I 3 0 3 HUK 102 Medeni Hukuk-II 3 0 3 HUK 104 Anayasa

Detaylı

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime

Detaylı

Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127.

Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127. Kâşif Hamdi OKUR, Ismanlılarda Fıkıh Usûlü Çalaışmaları: Hâdimî Örneği, İstanbul: Mizah Yayınevi, 2010, 125-127. Elif Büşra DİLBAZ E-mail: ikkizzler_89@hotmail.com Nasslar ile hükümler arasındaki ilişkinin

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI

MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI Öğrenci Bilgileri Ad Soyad: İmza: MATE 417 MATEMATİK TARİHİ DÖNEM SONU SINAVI 23 Ocak 2014 Numara: Grup: Soru Bölüm 1 Bölüm 2 Bölüm 3 21 22 23 24 25 TOPLAM Numarası (1-10) (11-15) (16-20) Ağırlık 20 10

Detaylı

Peygamber ve Peygamberlere İman

Peygamber ve Peygamberlere İman Peygamber ve Peygamberlere İman İslam da inanç esaslarından biri de peygamberlere inanmaktır. Allah ın sözlerini bizlere ulaştıran peygamberlere inanmak, Allah a imanın gereğidir. Peygamber, Allah tarafından

Detaylı

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER

2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER 2014 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMİNDE ADAY OLMAK İSTEYEN KAMU GÖREVLİLERİYLE İLGİLİ REHBER A- İLGİLİ MEVZUAT Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 76 ncı maddesinin son fıkrasında; hakimler ve savcılar, yüksek

Detaylı

Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilmemesi halinde, Türk hukuku uygulanır.

Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilmemesi halinde, Türk hukuku uygulanır. MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN(MÜLGA) Kanun Numarası: 2675 Kabul Tarihi: 20/05/1982 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 22/05/1982 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 17701 **12/11/2007

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla EKONOMİK DURUM

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla EKONOMİK DURUM 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla EKONOMİK DURUM 1.5 EKONOMİK DURUM 1.5. Ekonomik Durum Arabistan ın ekonomik hayatı tabiat şartlarına, kabilelerin yaşayış tarzlarına bağlı olarak genellikle;

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT Derleyen Prof. Dr. NURAY EKŞİ Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalı Başkanı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUKA İLİŞKİN TEMEL MEVZUAT Kanunlar İhtilâfı Uluslararası Çocuk Kaçırma

Detaylı

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için

HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için HAÇLI SEFERLERi Orta Çağ'da Avrupalıların Müslümanların elinde bulunan ve Hristiyanlarca kutsal sayılan Kudüs ve çevresini geri almak için düzenledikleri seferlere "Haçlı Seferleri" denir. Haçlı Seferlerinin

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

Prof. Dr. Ahmet YAMAN

Prof. Dr. Ahmet YAMAN Prof. Dr. Ahmet YAMAN Anabilim Dalı : Đslâm Hukuku Tel (Đş) : (0)0898 Faks : (0)0889 e-posta () : ayaman@akdeniz.edu.tr e-posta () : yamanahmet@hotmail.com Yazışma Adresi : Akdeniz Üniversitesi Đlâhiyat

Detaylı

HUKUK DAVALARI REHBERİ

HUKUK DAVALARI REHBERİ İlkay AYDIN Hâkim Halil POLAT Cumhuriyet Savcısı Dilekçe-Tensip-Müzekkere ve Gerekçeli Karar Örnekleriyle HUKUK DAVALARI REHBERİ (CİLT 4) NÜFUS DAVALARI (Hâkim ve Avukatlar İçin Temel Başvuru Kaynağı)

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE GÜZELER v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 13347/07) KARAR STRAZBURG 22 Ocak 2013 Đşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı,

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı