İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 13 MART 2014 AYLIK TOPLANTISI. : H. İbrahim AKTAN (Başkan Yardımcısı) : Prof. Dr. Sudi APAK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 13 MART 2014 AYLIK TOPLANTISI. : H. İbrahim AKTAN (Başkan Yardımcısı) : Prof. Dr. Sudi APAK"

Transkript

1 İSTANBUL YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI 13 MART 2014 AYLIK TOPLANTISI OTURUM BAŞKANI KONUŞMACILAR : H. İbrahim AKTAN (Başkan Yardımcısı) : Prof. Dr. A. Mustafa AYSAN : Prof. Dr. Sudi APAK OTURUM KONUSU : Ekonomide Son Gelişmeler TARİH : 13 Mart Değerli meslektaşlarım, sevgili hocalarım, değerli arkadaşlarım, bugün Türkiye deki ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri konu alan bir toplantı düzenledik. Bugün maalesef müşterimiz az. Yani keşke diyorum bir şey daha koysaydık gündeme, en azından mesela KDV iadeleri ve sorunlar dese idik, 44 adet Tebliğin tek tebliğde birleştirilmesi veya mesleki sorunlar desek hakikaten pek bir müşteri olurdu. Ama olsun biz bize Türkiye nin bugün geldiği noktada özellikle ekonomik verileri değerlendirmek, bunlar hakkında düşüncelerimizi birbirimizle paylaşmak ve oradan bir sonuç çıkarmak, bir ürün elde etmek öyle zannediyorum ki son derece yararlı olacak. Bugün bu konuları konuşacağımız çok değerli iki akademisyen hocamız var. Birisi Sayın Mustafa AYSAN hocamız... Mustafa AYSAN hocamız son derece konularına vakıf, her zaman, her yerde birikimlerini herkesle paylaşan, ama her zaman o birikimlerine hazır olan ve toplantı öncesi hazırlık yaparak toplantılara katılan, konuşan bir akademisyen. Benim karşılaştığım akademisyenlerin tamamı böyle. İşte demek ki akademisyenlik de böyle bir şey, yani hazırlanmadan bırakın bu tür toplantıları, ders bile anlatmıyorlar. Bir anımı paylaşarak devam edeyim sohbetime. Bir gün buradan (Oda dan) Taksim e doğru yürürken yine bir akademisyen, Remzi ÖRTEN hocamla karşılaştım. Ayaküstü konuşurken Hoca, şu kadar işim var, bu kadar işim var, bir de ders veriyorum falan dedi. Bende dedim ki, bırak hocam, koskoca profesörsün ne dersi şimdi yani. Dedi ki, yook, bak İbrahim sana bir şey söyleyeyim mi, ben her ders anlatmaya gitmeden önce en az yarım saat hazırlanırım, eğer bu hazırlığı yapmadan derse girersem, ne ben anlattığımdan memnun olurum, tatmin olurum, ne de oradaki çocuklar dinlediği dersten istenilen verimi alır ve benim hazırlanmadığımı da onlar hissederler, onun için her toplantıya mutlaka hazırlanarak giderim, her derse mutlaka hazırlanarak giderim. Çok hoşuma gitmiştir. Hakikaten de bakıyorum akademisyenler öyle. 1

2 Değerli arkadaşlar, Türkiye nin ekonomisini, daha doğrusu ekonomik konuları tartışacağız, görüşeceğiz, Ondan önce bir takım ekonomik verileri sizlerle paylaşmak istiyorum. Ondan sonra detaylarını sevgili hocalarım sizlere anlatacaklar. Türkiye nin Gayri Safi Milli Hasılası 800 milyar Dolar. Kişi başına Gayri Safi Milli Hâsıla bin Dolar civarında. Yine Türkiye nin dış ticaret hacmi aşağı yukarı 390 milyar Dolar. İthalat 240 milyar Dolar a yakın. İhracat 150 milyar Dolar civarında artı, eksi. İthalatın ihracatı karşılama oranı çok düşük, % 38 lerde, 39 larda, böyle bir ekonomik veriyle karşı karşıyayız. Aşağı yukarı dış ticaret açığımız 90 milyar Dolar, yani böyle bir dış ticaret hacmimiz var. Her ne kadar dış ticaret hacmimiz 390 milyar Dolar olsa da, bunun içerisinde ihracatın, ithalatı karşılama oranı çok düşük. Yani ihracatın daha çok katma değerli mal veya hizmetten oluşması lazım ki, artı bir değer yaratılabilsin. Yine ihracatımıza baktığımız zaman, ihracatımızın içerisinde daha çok ithalata dayalı girdi var. Yani 150 milyar Dolar lık ihracatın büyük çoğunluğu yine katma değerli bir katkı değil, ithalat ağırlıklı bir ihracat söz konusu. Merkez Bankası nın verilerine bakıyoruz, Merkez Bankası nın kasasında 114 milyar Dolar kadar döviz var. Yine milyar dolar kadar altın rezervi gözüküyor. Toplam milyar Dolar lık bir Merkez Bankası nın rezervi var. Ama tabii Merkez Bankası bu rezervini, 134, 135 milyar doları elinde hazır para olarak her zaman kullanabilir mi? Çünkü Merkez Bankası nın da yükümlülükleri var. Yani 134 milyar lık rezervin tamamı Merkez Bankası nın kendi öz malı değil. Bir takım karşılıklar var. Mevduat munzam karşılıkları var vs. Dolayısıyla yani orada da, elinde kullanacağı nakit veyahut da likit bir değer pek gözükmüyor gibi geliyor bana. Evet, 135 milyar Dolar lık bir rezerv söz konusu. Ama bunun tamamı Merkez Bankası nın istediği an kullanabileceği bir para değil. Çünkü onun kendi yükümlülüklerini de bir tarafta muhafaza etmesi lazım. Yine Türkiye nin aşağı yukarı 65 milyar Dolar lık bir cari açığı var. Yani Türkiye nin başının belası bu cari açık... Şimdi bu cari açık nasıl kapatılabilir? Veya daha doğrusu nasıl azaltılabilir? Bu cari açık nasıl sürdürülebilir-döndürülebilir? Bunun kriterleri nedir? Usulleri nedir? Yöntemleri nedir? Devlet ve onu idare eden hükümet ne gibi önlemler almalı ki, ne gibi ekonomik politikalar izlemeli ki, bu 65 milyar Dolar seviyesindeki cari açığı finanse edebilsin veya bunu döndürebilsin? Dolayısıyla bizim şu anda Türkiye nin ekonomik durumu, ekonomik bilgileri bu çerçevede. Şimdi bunların detaylarını tartışmak üzere, az önce ifade ettiğim gibi iki değerli hocamız var. Önce Sayın Sudi APAK hocamızı davet edeyim kürsüye. Sonra Sayın Mustafa AYSAN hocamızı, Bakanımızı davet ediyorum. Evet hocam sizi de buraya alabilir miyim. 2

3 Şimdi ilk sözü sevgili Sudi APAK hocaya verelim. Sudi hoca bize Türkiye deki bankaların bugünkü durumunu kendi hazırlamış olduğu bilgi ve verilerle anlatacak. Biliyorsunuz finans kesimi dünyada ekonominin önünde gidiyor, önemli bir sektör. Acaba bizim bankalarımızın durumu ne? 1990 lar, 2000 lerdeki bankacılık sistemiyle, bugünkü bankacılık sistemi ve kaynakları acaba nedir? Ne değildir? Onu Sudi APAK hocamız bize teferruatlı anlatacaklar. Yarım saatlik bir süresi var Sudi hocanın. Ama artırabilirsiniz hocam siz. Sözü şimdi size bırakıyorum. Buyurun Hocam. PROF. DR. SUDİ APAK Ben teşekkür ederim. Sayın Başkanım, değerli Yeminli Mali Müşavirler, sayın hocalarım, sayın katılımcılar, şimdi biz tabii aralıkla da olsa ekonomiyle ilgili toplantılar yapıyorduk. Benim de tabii ilgi alanım biraz bankacılık olduğu için, daha çok onlarla ilgili konuları biz burada tartışıyorduk. Hocam da zaten makro ekonomik konuları tartışacak. Şimdi genel bilgi vereceğim. Bir de bunları değerlendirelim. Türkiye nereye gidiyor? Ben biraz daha perspektifi son iki seneye alıp, yüzde şu kadar arttı, yüzde bu kadar eksildi falan olayı değil de, biraz daha geniş bir perspektiften baktım li yılların sonundan itibaren alıp, özellikle 2001 yılı krizi sonrası yeni hükümet var ve 2001 den 2013 sonuna kadar, şu anda 2013 yılının son rakamları, bazı rakamları çıktı da, tamamen hepsi değil. Biz burada 2013 yılında çıkan rakamları aldık, çıkmayanları da 2013 sonunu aldık falan. Onları karşılaştırdık. Yani nereden nereye geldi. Bu konuda Türkiye nin oranları nedir, dünyada, belli başlı ülkelerde nereye gidiyor olay. O oranların biz neresindeyiz? O tarzda bir şey hazırlamaya çalıştım. Şimdi Türk bankalarında kurum riski bulunuyor, çoğu öyle. Bir kere sektör büyümüyor. Yani sektörün bakın büyüme yüzdesi, bu önemli bir gösterge. Yani bu YMM toplantılarında falan devamlı göz önüne alınan bir şey Yani ülkelerin finansal verimliliği ne kadar? Toplam bankalar sektörel aktif büyüklüğünü gayri safi milli hâsılaya böldüğümüz zaman, işte bunlar aşağı yukarı % 94, % 95 gibi bir rakama ulaşıyor. Yani çok da fazla gelişmemiş yılında kriz zamanına baktığımız zaman % 60 lardan gelmiş. Biraz artmış, ama bunu yıla böldüğümüzde 13 seneye, işte % 2, % 2,5 falan gibi bir artış var. Biraz sonra Avrupa da ne kadar oluyor, Amerika da ne kadar oluyor? Onları da vereceğim. Veriler Türk bankacılık sektörünün büyüdüğünü, ancak gelişme göstermediğini ifade ediyor. Yani güzel bir büyüme var, ama gelişme olmuyor, finansal bir genişleme, işte entegrasyon pek de yok. Yani gelişme olmayışı, tabii Türk bankacılık sektörünün reel sektörü finanse edememesi gibi bir sorun var. Yüzde olarak son 10, 12 yılda tüketici kredilerinin, özellikle ev kredilerinin, mortgage kredilerinin payı artıyor. Şimdi tabii buna baktığımız zaman, gene Türkiye de teminat bankacılığı yapısı hala var. Değişmiyor. Yani teminatınız varsa, krediyi alabiliyorsunuz. Ama tabii bu yüzden bir proje bankacılığının olması, pek söz konusu değil hala. Yani projelere, yahut da girişimciliğe büyük oranda, pek bir katkıları var, ama bir bütünde pek bir şey olmuyor. 3

4 Şimdi Türkiye nin büyümesinin temelinde tüketim harcamaları var. Hocam bunu biraz sonra söyler herhalde. Tüketim son 10, 12 yıla bayağı damgasını vurdu, tüketim harcamaları son derece fazla. Çin de büyüyor, tabii Çin şu anda dünyanın yıldızı, burada büyüme ihracat ağırlıklı. Türkiye de ise biraz tüketim harcamaları şeklinde yapılıyor. Türkiye ekonomisinde bunun sonunda da tabii cari açık oluşuyor. Çünkü tükettiğiniz zaman, dışarıdan ithalat yapmak zorunda kalıyorsunuz. Sayın Başkan Yardımcımızın da dediği gibi ihracat Türkiye de geçen sene 151 milyar Dolar, ithalat da işte 250 milyar Dolar gibi, yani 100 milyar Dolar ticaret açığımız var. İhracatın gayri safi milli hâsılaya oranına baktığımız zaman da, işte bu oran şu anda % 25 lerde lere göre baktığınızda bu oran arttı değil mi? Yani çok da böyle büyük bir artış göremiyoruz. Baktığımız zaman, işte 80 milyonluk Almanya nın geçen seneki ihracatı 2 trilyon Dolar, yani Türkiye 150 milyar Dolar da daha. Bir yılda bizim yaptığımız ihracat, Almanya nın bir ayda yaptığı ihracat gibi. Burada da tabii Türkiye nin kriz dönemlerinde cari açığın azaldığı, büyüme hızının düştüğü görülmekte. Şimdi cari açığın arttığı dönemlerde ise, Türkiye ekonomisi bakın hızlı büyüyor. Burada şu olay var senesinde kriz var, cari açık azalmış. Sonra 2007, 2008 krizi cari açık tekrar düşüyor. Ondan sonra tekrar % 9 luk falan büyüme hızı iki sene öncesine kadar, gene büyüyor bakın cari açık. Sonra tekrar % 5 lik büyüme, yine düşüyor falan. Şimdi bakın büyümeyi üst üste koyduğumuz zaman ikisinin arasında çok büyük bir benzerlik görüyorsunuz de büyüme oranı düşük, sonra artıyor falan de tekrar ( - ) eksiye gidiyor Türkiye. Sonra biraz daha büyüyor % 9, % 5 falan şuralarda bakın. Böyle bir büyüme oranı ve cari açık birbiriyle ilgili. Hâlbuki tam tersi olması lazım. Yani büyümenin hızlı olduğu yerlerde ihracat artar cari açık çok az tutar. Maalesef burada demek ki ithalata bağımlı, demek tüketime bağımlı bir ülke halindeyiz. Bu son 12 senede birebir belli. Şimdi kredi dönemlerinden dış finansörlerin de tabii bankalara fazla kredi,yok, biz bütün bunun banka çalışmalarını yaptık, orada da gördük, rakama boğmayayım ben sizi. Şu anda şunu söyleyeyim. Bankaların bilançosunda pasifte hariçten alınan, yurt dışından alınan kredilerde çok ciddi bir düşüş oluyor. Bakın 2001 ve 2007 de öyle, yani dolayısıyla o zamanlarda dış finansörler finanse etmiyor, hatta yurt dışından alınan nakit krediler yada sendikasyon kredilere kapattırılıyor çoğu. Şimdi dışarıdan kredi alamayan bankalar kriz dönemlerinde reel sektörü pek finanse edemiyor ve böylece büyüme yavaşlıyor. Hatta ( - ) eksiye düşüyor 2007 de bakın görüyorsunuz. Bu durumda sağlıklı bir yapının oluşmadığını görmüş oluyoruz ekonomide. Şimdi dış kaynakların alım miktarını tabii Dolar bazında düşüş bulunuyor dedik. Yurt dışında bankaların aldığı kredinin, kriz dönemlerinde azaldığı, durdurulduğu görülmektedir, özet bu. Şimdi burada bir mevduat yapısını ben çıkardım, yani yine bankanın ana kalemleri itibariyle. Bakın bilanço yapısı şu; Bilançonun aktifinde yer alan nakit ve menkul kıymetlerin oranları 2001 senesi öncesi, yani 2000 bilançolarının genel toplamıdır bu. Şimdi bu neyi gösteriyor? Şunu gösteriyor; % 32 den fonladığınız zaman 1990, 2000 de öyle olmuştu. Sonra birdenbire 2001 krizi çıktı krizinde de bunlar reeskont yapıldı. Bir yıllık Hazine Bonosunu % 32 den alıp reeskont 4

5 yaptığınız zaman değeri ölüyor ve ondan sonra zarar yazmaya başlıyor. Bakın 2000 lere baktığımız zaman nakit krediler ve menkul kıymetler bu şekilde. Krediler azalmış o zaman % 25, yani bu kriz kredilerden kaynaklanmadı. Kredileri zaten durduruyorlar. Hem dışarıdan kredi alamıyorsun, hem döviz sıkıntısı var içeride. Dolayısıyla orada tabii bir yanılgı var. Bütün hadise o zamanki menkul kıymetleşmeden, yani hazine bonoları, devlet tahvillerinin reeskont edilmesinden, çünkü 2001 bilançolarına biz baktık, bütün bankalar zararlı, karlı olan bir tane banka yok. Mevduat o zaman bakın % 65, yani alınan mevduat % 65 ten ne yapıyor nakit ve menkul kıymetler. Yani mevduatı alıyorsunuz, kredi falan vermiyorsunuz. Alıyorsunuz, sadece büyük bir oranda bunu menkul kıymetlere kullanıyorsunuz. Yani mantık bu. Diğer özkaynaklar vs. falan, tabii biraz daha düşük. Şimdi 2013 bilançosu bütün bankalar var burada. Ne olmuş? Nakit ve menkul kıymetler % 22, niye bu? Çünkü faizler azaldı. İşte biraz borçların miktarı azaldı, ondan dolayı. Krediler ve alacaklarda 38, Sabit kıymetlerde 18, Mevduat miktarı ne yapmış, o % 56 gibi bir oran. Ondan sonra diğer borçlar, yurt dışından alınan krediler, özkaynaklar. Blok olarak baktığımız zaman da, o da 44 de sonu itibariyle, yalnız bütün bankalar yok, çoğu var, gene onunla karşılaştırma yaptığımız zaman nasıl oluyor? Nakit ve menkul kıymetler % 30, Kredi ve alacaklar, biraz artmıştı % 61, Sabit kıymetler %3, Mevduat % 58, Diğer borçlar % 42. Şimdi burada kredilerin artmasının sebebi, tüketici kredilerinin özellikle kredi kartlarının 2013 de çok artması. Yani yüzde olarak ticari kredilerde artış yok. Zaten bunu durdurdular biliyorsunuz. Durdurmadılar da çok kısıtladılar. İşte ne bileyim, cep telefonu aldınız, eskiden 12 taksit yapılıyordu. Şimdi tek taksit falan, bir takım sektörlerde gıda da, vs. de. Şimdi biz bir şeyi gözlemleyelim. Elimde daha tam veri yok ama bankaların Ocak ayı karlılığına baktım ben. Geçen sene Ocak ayı karlığına göre % 44 azalış var. Buna dikkat edelim. Yani ben gelecek sene burada konuşmacı olursam, farklı bir şey söyleyebilirim bankaların karlılığıyla ilgili, bakalım nasıl gidecek? % 44 azalma var kârlarda, yani çok önemli bir gelişme, ama eleştirme yapmak için erken. Türkiye maalesef dışa kapalı bir ülke tabii finans olarak bu olay, karşılıklı mütekabiliyet ilkesi esasına göre Türkiye 2001 krizinden itibaren Avrupa Birliği nde, Amerika da, Japonya da falan, yurt dışındaki bilinen ülkelerin hiçbirinde banka açma işini alamadı. Bir tane banka açamadı. Şube de açamadı. Nerede? Balkanlar da bir, iki ufak ülkede falan açıldı işte, ama bunların bir hacmi yok. Avrupa Birliği nde bir tane banka açma izni verilmedi Türkiye ye. Bunun sebebi de, işte genel müdürün evinde ayakkabı kutularının içinde paralar çıkmasını da, hepsini biliyorlar. Berlin de bir kuruluş var, Biz oraya da gittik. Oradan da bir sıralama yapıldı. Türkiye deki açıklık oranı doing business diye, yani iş yapma durumu. Ben 20 senedir IMF toplantılarına işte üç kere kaçırdım, 17 kere gittim. Orada da bir sıralama yapılıyor yani dünyanın neresinde olursa olsun. Türkiye geçen sene 86 ncı sırada, yani bu her sene 70, 80, böyle gidip geliyor. Ondan sonrada baktığınız zaman ciddi bir nakit sermaye girişi yok. Hepiniz piyasadasınız, bunun ne olduğunu biliyorsunuz. Geçende TÜSİAD Başkanı söyledi. Neticede doğruluk payı vardı orada, yani piyasanın içinde ne olduğu da belli. 5

6 Şimdi bazı bankalara tabii Türkiye de 2001 yılından sonra, kapanan bankalar dışında bazı bankaları yabancılar satın aldı. İşte mesela HSBC Bank, Demir Bank satın aldı. Demir Bank kapanmasa biz onun da çalışmasını yaptık. Faiz oranları daha sonra düştüğü için, aktifin % 90 ı Hazine Bonosu. Altı ay sonra kara geçiyordu zaten, yani acele edildi biraz yılı itibariyle bankalarda kâr düzeninde % 25 yabancı payı var yılında ise bu pay % 2,5 tu, yani on misli artış var yabancıların payında. Esasında bu 2008 krizi olmasaydı Avrupa da, bu oran daha da artardı den sonra duruyor hep, ama yani kâr olarak yani bu yapılan yada bir takım yönetim kararlarında alınan pay olarak baktığımızda bu oran % 43 e kadar çıkıyor bizim hesabımıza göre. Bir de hangi şartlarda açıyorlar bunları, bir takım ek şeyler alınıyor. Bazıları kanuni bir suç olmadıkça uygulayamıyorsunuz, kendi ülkesinde takibe tabi falan, bu şartlarda açılanlar var. Şimdi ben biraz da başka ülkelerle karşılaştırayım ve çok da uzatmayalım. Tıer 1 Rasyosu dediğimiz 2012 yılının ortalaması rakamlarına göre, bankacılık sektörü çekirdek sermaye olarak Tıer 1 yılı, basel 2 kriterlerini, % yine oldukça yüksek seviyede, yani bu kritik bir oran değil baktığımız zaman. Bu oranın da en düşük % 8 falan, fakat bizim BDDK bunu % 12 istiyor. Bu, nedir? Ödenmiş sermaye ve risk ağırlıklı krediler. Ödenmiş sermayenin bakın % 13 olması, çok fazla ticari kredi vermediğiniz manasına geliyor. Yani siz buna rasyo olarak baktığınız zaman, risk ağırlıklı krediler hiç vermediyseniz sonsuz olur. Bankalar batar zaten, çünkü aldığınız mevduata krediyi döndüremiyorsunuz demektir. Dolayısıyla oranın düşük olduğu % 8 seviyesinde olması gerektiği gözönüne alındığında, kâğıt üzerinde baktığımız zaman, bankacılık sektöründe sağlanılan sağlam bir sermaye yapısı olduğunu görüyorsunuz, Ama Türkiye bankacılık sektöründe kar dağıtımının sınırlandırılması, yani BDDK nın kararıyla karların bankanın bünyesinde bırakılmasının teşvik edilmesinde, BDDK tarafından sürdürülen uygulama sayesinde bankaların yapılarında ve toplam ödenmiş sermayelerinin yaklaşık iki katı kadar bir yedek akçe oluşumuna sebep olmuştur. Bakın bu yedek akçe oluşumu iki misli oluşuyor ve dolayısıyla tabii o bünyede kar bırakmıyor neticesi doğmuş oluyor. Şimdi dünya ekonomik formunun 2012 yılında yayınladığı bir takım ülkelerin finansal gelişim raporunda, 2011 yılı Tıer 1 Rasyosu, yani bu oranda 2011 yılı dengelerinde 59 tane ülke inceleniyor ve Türkiye burada 18 inci sırada yer alıyor. Şimdi burada birçok gelişmiş ülkeler geride bırakılıyor, bu da çok tartışıldı litalütürde, % 8 in üzerinde olması, % 12 nin üzerinde olması, hakikaten o bankacılık sektörünün çok iyi durumda olduğunu gösterir mi, göstermez mi? Bununla ilgili banka oranları da buldum.. Bakın, Japonya da % üncü sırada Singapur, 18 inci sırada Türkiye. Kötü durumda olan kimler? Mesela bu oran, yani çok kötü de değil tabii. Amerika da işte 11.98, Rusya da 11.56, Çin de 9.73, bakın Yunanistan da kriz olduğu belli, 59 ülkenin en sonuncusu Yunan bankalarında ve finansal yapıda çok ciddi oranda bir sermaye açığı var. 6

7 Şimdi buradan sona baktığımızda, Türkiye bankacılık sektörünün tabii tüketici kredilerinden ve kredi kartlarından ve yıllık aidatlardan büyük gelirler elde ettiğini ve bununda tabii kar yapısında artan bir oranda olduğunu gördük. Türk bankacılık sektörünün dışa kapalı bir yapısı olduğundan ve bu bankacılık sistemi haline getirilmesi büyük önem arz edilmekte, bankacılık sektörünün aktiflerinin toplam gayri safi milli hâsılaya oranı, demin de gördük % 90 larda falan şu anda. Biraz sonra diğer ülkeleri göstereceğim. Şimdi buradan tabii başka ülkelere baktığımız zaman, bakın şurada oranlar var. Türkiye nin de bu konuda finansal sektörde ne kadar geri olduğu, bir türlü de gelişmediği ortada. Bakın 2008 senesinden itibaren baktığımızda İsviçre de % 518, şu anda da bakın % 517, yani nedir bu? Bankacılık sektörünün aktif toplamının gayri safi milli hâsılaya oranı gelişmiş ülkelerle % 500 lerde. İngiltere de 2000 yılında % 318 de, şu anda 559 a çıkmış, yani kriz dönemini belli bir ölçüde aşmış ülke, 559 larda. Almanya ya baktığımızda, % 238 den başlıyor, buradaki işte 326 ya kadar çıkıyor. Almanya da da üç misli, şimdi bakın bu çok önemli bir şey, Alman ekonomisinin büyüklüğü aşağı yukarı 4,5 trilyon Dolar, yani % 3,5 derseniz, 15 trilyon Dolar lık bir ekonomik büyüklük demek bu Almanya nın. Şimdi Türkiye ye bakalım, Türkiye 750, 800 milyar Dolar, üstat da demin söylediler. Bu % 94 e gelmiş şu anda. Yani bankacılık sektörünün toplam aktiflerinin büyüklüğüne bakarsak bu demek ki, 750 milyar Dolar falan eder ki, Almanya daki finansal sektörünün büyüklüğü Türkiye nin yirmi misli, yani yirmi misli. Şimdi tabii nüfuslarımız birbirine yakın. İhracat bakımından bakalım, Türkiye nin bir yılda yaptığı ihracatı, Almanya bir ayda yapıyor, artı bankacılık sektörünün büyük toplam aktiflerinin gayri safi milli hasılaya oranı da yirmi misli Almanya da. Yani gidecek çok yolumuz var. Fransa yı bir örnek olarak koyduk. 239 dan, 507 ye çıkmış ki Fransa da oldukça dışa açılan bir ekonomi son 10, 12 yılda. Bu örnek önemli. Şimdi Avrupa da, Avrupa Birliği içinde filan bu rakamlara baktığımız zaman % 500 lerde, yani Türkiye nin aynı yapıya sahip olması için 800 milyar Dolar bir ekonomiyi bulursak, 4 trilyon Dolar olması lazım, 720 milyar Dolar değil. Yani daha alacak çok yolumuz var burada. Gelişmiyor bu bir türlü, işin sıkıntısı da o. İşte 58 den gele gele 94 e gelmiş. Şimdi bir diğer gösterge de bankacılık sektöründe doğrudan yabancı yatırımların sektöre etkisi. Türkiye ye giriş yapan yabancı sermayenin önemli bir bölümü doğrudan yatırımları oluşturmakla birlikte, genel bir yapı içinde portföy yatırımları çok önemli yer alıyor. Yani sıcak para ifade eden daha çok bu portföy yatırımları. Çünkü bir sene içinde girip çıkan miktardır bu. Türkiye için şu önemli, Türkiye tabii bu cari açığını belli ölçüde günlük çevirebiliyor, sıcak parayla. Dünyada şu anda sıcak para miktarı günlük sınır ötesi hesaplanan 3 trilyon Dolar. Şimdi bakın biz Cumartesi, Pazar çalışmıyor diyelim sektör, 100 günü atın, 250 gün çalışıyor diyelim yaklaşık, 750 trilyon Dolar lık bir para hareketi var yılda. Türkiye nin gayri safi milli hasılası ne kadar? 750 milyar Dolar misli fark var. İşte en ufak bir olayda Türkiye de de en kırılgan beş ülkeden biri kabul edildi. Ondan sonra en ufak bir şeyde işte 2.20 den Dolar ı alıyor. Merkez Bankası da dövizlerini satıyor bunu engellesin diye. Ne yapıyor? Şimdi en son rakam 105 milyar Dolar Merkez Bankası nın döviz rezervi, çünkü müdahale etti, yani 118 den, 105 e kadar indi. Yani 12 sene 7

8 önce döviz rezervi Türkiye de 30 milyar Dolar dı, tamam. 30 milyar Dolar hakikaten gelişme var burada. Brezilya nın da 30 milyar Dolar dı, ama Brezilya nın bugünkü döviz rezervi 600 milyar Dolar. Şimdi bu nedenle gerek faize dayalı enstürmanlarda, gerekse kar payına dayalı enstürmanlarda yabancı sermayenin yüksek işlem hacimleri tabii pek göstermiyor. Burada bir tablomuz var. Doğrudan yabancı sermayenin gayri safi milli hasılaya oranında Türkiye geçen sene 37 nci oluyor ve çok düşük bir rakam. Yani baktığımız zaman yabancı sermaye de çok fazla gelmiyor hakikaten. Şimdi bu oranlar Hong Kong da % 34, Singapur da % 24, Rusya da % 28.6, Çin de % 17.0, yani Çin şu anda 6 trilyon Dolar lık bir ekonomi dersek, aşağı yukarı bunun karşılığı 110 milyar Dolar a falan geliyor yıllık. 110 milyar Dolar, Türkiye ye giren para ise 16 milyar Dolar falan gibi bir rakam. Kaldı ki şimdi bunların girmesi de çok zor. Şimdi bir diğer uluslararası alanda çok önemli olay, kredilere başvuru ve kredilere erişim karşılaştırması. Yani siz kredilere başvuru için ne kadar kısa zamanda yapıyorsunuz? Bu Dünya Bankası yıllık toplantılarında devamlı açıklanıyor. Dünya ekonomik formunun 2012 yılında yayınladığı finansman gelişim raporunda 62 ülke inceleniyor. Bankacılık sektöründe kredilere başvuru ve kolay erişim üzerine bir anket yapılıyor. Bu rapora göre Türkiye de kredilere başvuru süreçleri kolay olmakla birlikte, bu kredilere erişimse düşük seviyelerde kalıyor. Yani gerek kredilere başvuru kolaylığı, gerekse kredilere erişim açısından en başarılı bulunan ülkeler daha çok Ortadoğu ve bazı Asya ülkeleri, rakamları burada. Şimdi burada bakın birinci tablo, birinci bölüm, ilki, sol taraftaki, kredilere başvuru kolaylığı 2011 rakamları. Sağ taraftaki ise kredilere erişim kolaylığı. Baktığımız zaman, kredilere en kolay başvuru yapılan ülkeler, işte bir takım kriterlere göre burada Hong Kong, Singapur, Malezya, yine aynı ülkeler. Türkiye 15 inci sırada, fena değil Türkiye burada. Bakın en sonuncu kredilere başvuru kolaylığında yani en zor olan ülke Yunanistan. Bunda krizin de etkisi var. Çünkü kaynaklar az olduğundan, kredilere başvuruyu zorlaştırıyorlar. Kredilere erişim kolaylığına baktığımızda ise, şimdi bakın burada Türkiye nin durumu, yani kredilere çabuk başvuruyorsunuz falan ama, onu elde etmek işte bir takım teminatları çok zor şartlarda alınıyor. İpotekler vs ler falan. Yani baktığınız zaman burada yine Bahreyn, Singapur, Birleşik Arap Emirliği, Hong Kong, Endonezya, Kanada, Amerika, bunlar daha üst düzeylerde, Türkiye bu 62 ülke arasından 39 uncu. Demek ki kredilere çok rahat erişemiyorsunuz Türkiye de, hala bu ciddi olarak bir sorun özellikle ticari hayatta. Bu değişmiyor, son 10, 12 senedir falan Türkiye nin maalesef seviyesi bu. Şimdi aynı hareketle bu sonuçlara paralel olarak da girişim sermayesine erişme kolaylığı endeksi var. Yani siz girişimcilik yaparsanız nasıl ulaşabiliyorsunuz. Paraya ulaşabiliyor musunuz Şimdi Türkiye girişim sermayesinde erişim kolaylığında en düşük değerlendirilen ülkelerden, Türkiye burada 43 üncü oluyor, buradaki tablo da bu. Yani baktığımız zaman yine girişim sermayesinde de diğer ülkelerde bunu görebiliyoruz. Örneğin; Hong Kong, Singapur demin de bunlar üst sıralarda, Hong Kong, Singapur 1 inci, 2 nci. Amerika 8 inci, Malezya 9 uncu, işte Türkiye de burada 8

9 43 üncü, yani Türkiye baktığımız zaman işte Rusya, Arjantin daha geride, girişimciliği maalesef fazla destekleyen, çok ciddi bir ülke konumunda değil. Bu zaten patentlerden de belli. Şimdi 2001 yılında alınan patent sayısı 120 ydi. Geçen sene 520 oldu bu. Artış var, ama geçen sene Güney Kore nin almış olduğu patent 24 bin. Yani Güney Kore 2 milyon nüfuslu bir yer, Türkiye 76 milyon nüfuslu bir yer. Teknolojik bir gelişme pek söz konusu değil. Şimdi birazda borsalardan bahsedip, konuşmamı bitireceğim. Borsalarda işlem gören şirket sayılarında da, burada da tabii en çok dünyada işlem gören New York, Tokyo, Londra, daha sonra işte Toronto, Hong Kong, Singapur, Şanghay falan geliyor. Bu merkezlerden Tokyo, Toronto ve Hong Kong un daha çok kendi yerli şirketlerini görüyoruz. Ama New York, Londra ve Singapur hem yerli, hem de yabancı şirketlere çok açık borsalar. Şanghay da ise, sadece Çin firmaları var. İstanbul da yabancılara biz açığız, ama ben size söyleyeyim, bir tane şirket var. Halka açık yabancı şirket gelip de burada işlemini yapmıyor. Şimdi borsalarda yabancı hisse sayılarına baktığımızda bakın, Hong Kong da 1396 tane 2010 senesinde ve 2011 e bakalım isterseniz. Yerli firma ve 17 yabancı firma derken, burada 1472 tane firma var, yani 24 tane yabancı firma var. Bakın mesela Londra Borsası nda 2011 de 2788 tane yerli ve 598 tane yabancı firma var. İşte Türkiye de ise bakın 263 e 1, yani son 2010 ve 2011 yıllarında pek öyle halka açık şirket falan yok. Şanghay da zaten dedik yabancı firmalar yok orada, ama Çin firmaları 931 tane, dolayısıyla yerli ve yabancı hisse sayıları bu şekilde. Şimdi bir laf oldu, Türkiyede İstanbul finans merkezi olsun mu? falan Şirketlerin piyasa değerinin gayri safi milli hâsılaya oranı, 2011 yılında düşüyor hep, yani % 25 e düşüyor, çünkü Dolar değerleniyor. Bu oran Hong kong Borsası için 2010 yılında % 1207, 2011 yılında ise % 914. Şimdi Hong Kong Borsası na baktığımız zaman, tabii burada büyük bir rakam gözükebiliyor. Piyasa kapitülazasyonu 2 trilyon 711 milyar Dolar ve bunun gayri safi milli hasılaya oranı 1207, yani 12 misli gayri safi milli hasılasının. Dolayısıyla 2011 de bu 914, dokuz misli. Yani böyle bu rakamları tek tek okumayacağım, ama şunu söyleyeceğim; Mesela 2011 yılının sonuna baktığımızda piyasa kapitülazasyonları Singapur da bu oran % 224, iki mislinden fazla. Londra Borsası nda % 69, Türkiye de ise % 25 en sonda. Borsada da yani sadece Şanghay yani Çin şirketleri var. Ona rağmen % 33. Ne yapılır burada? Yine gidecek bir sürü yolumuz var, dışa kapalı. Şimdi borçları uzun vadede olarak çıkartırsanız, buna piyasa kapitülazasyonu deniyor, menkul kredileştirme deniyor. Yani bu oranlarda önemli miktarda, yani 2007, 2008 krizinin tabii sebepleri bu, Avrupa da böyle bu ama tabii bunu iyi kontrol edemezsiniz. Yoksa ciddi oranda kaynak yaratmak için iyi bir imkân bu. Bununla ilgili bir çalışma da vardı. İki yıl önce gene Dünya Bankası nın Konferansı nda. Şimdi buna baktığımız zaman da menkul kıymetleşme bazında Türkiye yine çok düşük, yani baktığımız zaman burada 57 nci ülke, yani % Bu Amerika da işte beş misli, önemli bir oran, Türkiye de bu sadece bin de üç gibi bir rakam, işte biz 750 milyar Dolar lık bir ekonomi diyorsak, 20 milyar Dolar filan ufak bir ekonomi yaratıyor. Fazla bir şey yaratmıyor toplam içinde. Amerika da beş misli, beş misli dediğimiz zaman arkadaşlar 15 trilyon. Nedir bugün Amerikan 9

10 ekonomisi derseniz, bu 75 trilyon Dolar lık bir ekonomidir. Yani 75 trilyon Dolar lık bir kaynak yaratıyorsunuz, yani dolayısıyla buradaki kaynaklarımız, burada da zayıf. Uluslararası alanda şey yapamıyoruz yani. Şimdi sonuç, bazı sektörün büyümenin yanında tabii oransal olarak da 2001 krizinden yana fazla gelişmedi. Yani bankacılık sektörü sermaye piyasalarına nispeten biraz daha fazla gelişim gösterdi ama hala kısa vadeli bankacılık kaynaklarını geliştiremedi. Türk sermaye piyasasının gelişimi birçok finans merkezinin tabii gerisinde kaldı. Yani bizim finans merkezi olmamız biraz zor. Yani bu rakamlara baktığımız zaman. Gerek bankacılık sektörünün, gerekse borsanın finans merkezinin standartlarının oldukça gerisinde olduğumuzu görüyoruz. Biri bana sordu, Peki hocam bunları söylüyorsun da Türkiye nin dünyada finans merkezi olması için işbirliği avantajları yok mu dedi. Var, saat dilimi dedim. Saat dilimi çok avantajlı Türkiye nin, yani biz bunun kıymetini çok değerlendiremiyoruz. Niye? Türkiye de sabah uygun oluyor, bütün Japonya, Uzak Doğu piyasalarını yakalıyorsunuz iş bitmeden daha, mesai bitmeden. Bakın, çünkü orada akşamüzeri üç, dört falan. Ondan sonra Türkiye de saat 10 oluyor, Avrupa açılıyor. Saat 11 oluyor, İngiltere açılıyor. Akşamüstü saat 16 oluyor, aynı mesai içinde bakın dikkat edin Amerika açılıyor, New York açılıyor. Yani Japon bankaları bütün finans merkezlerini aynı mesai gününde yakalamak için Japon bankacıları üç vardiya halinde çalışıyorlar. Bankacılıkta işlem maliyetleri bence Türkiye nin lehine ama, Türkiye tabii bunun kıymetini pek bilemiyor o saat dilimi, avantajlı bir durum. O da avantaj, yani baktığımız zaman. Şimdi bankacılık sektöründeki yapıyı işte bu şekilde ele aldık, tabii bunu geliştirmek daha sonra mümkün. Ama böyle çok zamanınızı alıp rakamlara da boğmak istemedim. Bizim tabii çalışmalarımız sektörle ilgili vs. değişik yerlerde devam ediyor. Daha şey oldukça gene haberleşme imkânımız olabilir tabii. O bakımdan hepinize sabrınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Çok sağolun. Hocama çok teşekkür ediyoruz. Sevgili hocam, yani şu anda bizim bankacılık sektöründe şunu görüyoruz anlattıklarınıza göre. Riskli kredilerin özkaynak oranı iyi. Demek ki bankacılık sektöründe bir problem gözükmüyor, yani öyle mi bakmak lazım bankacılık sektörüne bu verilere göre? Çünkü rasyolar son derece iyi. İkincisi de, neden gerilerdeyiz? Hep konuşuyoruz yıllardan beri geri geri. Yani bunun ileri vitesi ne zaman olacak? Aslında bu toplantıda belki sosyolojik bir analiz, tahlil de gerekebilir konunun uzmanı bir akademisyende bu toplantıda olsun, diye düşündük ama, formata uyar mı, uymaz mı diye ona karar veremedik. Yani bir de bunun değerlendirilmesi lazım. Her sene burada toplanıyoruz, hep gerilerdeyiz, gerilerdeyiz, bir türlü ileri gidemiyoruz. Yani bu da hani size direkt sorulmuş bir soru değil ama bu da bir soru olarak aklınızda kalsın. Neden biz ilerleyemiyoruz? Bunun nedenlerini ne zaman tahlil edebileceğiz ve çözeceğiz? Cevabını sonradan verirseniz çok iyi olur. 10

11 Sevgili hocam Mustafa AYSAN a sözü vermek istiyorum. Hocam buyurun. PROF. DR. A. MUSTAFA AYSAN Soruları alsak Valla hazirun ne derse o olur. Peki, öyle mi yapalım? O zaman birinci bölümü Sudi hocayla tamamlayalım, soru cevap şeklinde, ondan sonra ikinci bölümü Mustafa hocamızla sürdürelim. Peki ben sorumu sormuş olayım. Başka soru soran? Soruları toplayacağız. Buyurun Arif Bey. ARİF AYTULUN Sayın hocam geçen seferki sunumundan hatırladığım kadarıyla 2000 den bu yana bankacılık sektörü 48, 49 bankadan şu anda 15, 16 bankaya düştü, yatırım bankaları hariç. Tabii bu arada da bu 10, 11 yıllık sürede de yabancı sermaye çok arttı Türkiye de bankacılık sektöründe. Benim bildiğim kadarıyla 54 lere geldi. Sigorta sektöründe ise, o da bir finans sektörü % 85 lerde yabancı sermaye payı. Dolayısıyla bu artış deminden beri siz bahsediyorsunuz, Bizim bankacılık sektörünün çok ilerlememesinde bir etken olabildi mi? Veya onu tetikliyor mu? Bir de tabii çeşitli gazetelerde ve televizyonlarda bir takım iktisatçıları, bankacıları dinliyoruz. Onlar ekonomi ve bankacılık sektörü iyi diyor. Bir takım hocalarımızı dinliyoruz, işte şimdi sizden de gördüğümüz kadarıyla, neredeyse durağan bir şekilde gidiyoruz yani sektör olarak diyorsunuz. Bunları sormak istedim, teşekkür ederim. Teşekkürler, başka bir soru varsa? Hocam buyurun. PROF. FİKRET ÖCAL Sayın Başkan, sevgili meslektaşlar, benim sormak istediğim, merak ettiğim husus. Gayri Safi Milli Hasılayla, bu anlattığınız bankacılık ilişkileri içerisinde kayıt dışı ekonomi nasıl etkiliyor? Çok merak ettim. Yani kayıt dışı ekonomi Türkiye de önemli bir faktör diye baktığınız zaman, bu sonuçları nasıl etkiliyor diye merak ediyorum. Onu öğrenmek istedim çok teşekkür ederim. Çok teşekkürler hocam sağolun. Buyurun üstat. ZAFER ALTINTAŞ 11

12 Çok kısa bir şey soracağım, esas hakkımı diğer hocaya sakladım. Hocam bu kur artışları banka bilançolarında ne ölçüde yansıyacak veya yansıyor? Onu öğrenmek istedim, teşekkür ederim. Teşekkürler, Evet buyurun. FATİH.. Merhabalar, Bilkent Üniversitesi Finans Yüksek Lisans öğrencisiyim. Sudi hoca, bizim hocamız. Şöyle bir durum tespit etmiştim ben hocam anlatırken. Finans sektöründe dışa kapalıyız dediniz yılında yabancı oranı % 2,5, şu an % 25 lere çıktı. Ancak bunun karşısında da yurt dışındaki şube ve banka açılışlarında bir kısıtlama var. Ukrayna da ve bazı Balkan ülkelerinde şubeler açtık. Buradaki kıstasımız, dışa kapalıyız derken, yabancıların Türkiye ye girişi mi? Yoksa bizim dışa ğaçılamayışımız mı? Teşekkür ederim. Teşekkürler. evet bir soru daha alalım varsa? Tamam, başka yokmuş, teşekkür ediyorum, buyurun hocam. PROF. DR. SUDİ APAK Evet, şimdi güzel sorular var. Öncelikle İbrahim beyin sorusundan başlarsak, burada bir kere bankacılık sektörüne baktığımız zaman, biz niye gerideyiz diyor üstadımız. Bir ülkede bu kadar kayıt dışı olursa, bu kadar şey olursa zaten, bizim yerimizin çok ilerlerde olması pek mümkün değil. Sermaye zaten sisteme girmiyor, sistemden çıkıyor. Sistemde olmamasından kaynaklanıyor bence biraz. Şimdi rasyolar iyi mi? Rasyolara baktığınız yere bağlı, yani bardağın içinde boş tarafı, dolu tarafı durumuna bağlı. Rasyolara baktığınız zaman, ticari kredilerde yüzdesel olarak bir artış yok. Ama bunun yanında sermaye yeterlilik oranının da yüksek olması sermaye yapısının çok iyi olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü orada bakın o oran neye eşit? Bir kere ödenmiş sermaye, risk ağırlıklı krediler. Ödenmiş sermayeniz sizin belli bir seviyede olsun, kredileri azaltın, o rakamı düzeltiyorum, ayda düşüyor çünkü yani Türkiye de oransal olarak bu var biraz, işte ticari krediler söylüyor. Bu sene bence bankacılık sektörü karları biraz düşük çıkacak. Özellikle kredi kartlarına sınırlama gelmesi, işte herkesin üç kartı, beş kartı varsa, bir bankadan onların limitlerinin belli şekilde sınırlandırılması gibi sebeplerle. İnşaat sektöründe çok ciddi bir fiyat artışları var. Ama ekonomi biraz ranta gidiyor, yani üretime gitmiyor maalesef. Tabii ortada dolaşan bir kayıt dışı para var. Onlar daha çok inşaat sektörünü tetikliyor. 12

13 Şimdi Arif beyin sorusu var. Yabancı sermayenin payı, işte sigorta sektöründe çok arttı doğru, yani % 75,80 lerde. Banka sektöründe de tabii şu var. Direkt bilançolara baktığınız zaman, geçen seneki % 25 çıkıyor, ama kaliteli karar merciinde % 40. Ama bazı bankalar halka açık, 12 banka, onların elinde yabancıların payları da var. Onlara baktığınız zaman bu oran % 50 leri buluyor tabii ki. Yani % 50, 55 i buluyor, o doğru. Bu çok tartışılıyor. Gelişmekte olan ülkelerde yabancı sektörlerde yabancıların payının artması iyi mi? Kötü mü? Şimdi Oktay hocanın dergisinde de beş, altı sene önce detaylı bir analiz yapmıştık, hala geçerli o rakamlar. Orada detaylı bayağı bir incelenmişti ülkeler. Bazı ülkelerde yabancı payı çok az. Örneğin İtalya da, İtalya da bir kararname var % 10 u geçmiyor, yani şu anda İtalya da % 9.8 yabancıların payı. İtalya da bir yabancı banka açmak hayalden de öte, çalıştım çünkü öyle bir teklif vardı. Beceremedik, olmadı, izin alamadık, vermiyorlar. Bu, Almanya da % 15 lerde İşte İsviçre dünyanın bankacılık merkezinde sermaye bakımından baktığınız zaman, orada biraz daha yüksek % 20 lerde falan. İngiltere de çalışan bankalara bakarsanız % 15 lerde, İngiltere biliyorsunuz bir finans merkezi. İngiltere dışında çalışan 625 banka var, onları katmıyorum, onlar farklı. Fransa da da öyle, % 15 lerde falan... Türkiye de yükseldi. Şimdi nerede daha yüksek? Üç tane Balkan ülkesinde çok yüksek Polonya da % 94. Bulgaristan ve Romanya da % 75,80, bunun sebebi şu; Şimdi bir sermaye birikimi yoktu Balkan ülkelerinin ve bunlar AB üyesi olduğu zaman, özellikle de Avrupa da Avusturya ve İsviçre bankalarının hedefi haline geldiler. Yani ya Avusturya Bankası, ya Alman Bankaları, şimdi bu iyi mi, kötü mü? Letonya, İspanya, Litvanya için bir şey yok. Paranın sıkıntısı yok. Çünkü sermaye birikimi yok. Çok ciddi uluslararası şirketleri yok. Ama bu olaylarda ne duydum ben? Olaylar bana bile geldi. Polonya nın en büyük bankası, Bank Varşova Antalyi Bank ticaret bankası, Deutsche Bank iştiraki... Deutsche Bank ın bir teminat mektubu verme olayı var Ortadoğu daki bir ülkeye, Antalyi Bank a diyor ki, benim Alman müşterim ona katılacak Deutsche Bank ın müşterisi, sen verme, yani inşaat sektörünü etkiliyor, olumsuz yönde etkiliyor hem de. Böyle olaylar var. Şimdi Türkiye bunu yaşar mı, yaşamaz mı? Bilemiyorum yani, yabancılar teknoloji falan getirmediler. Büyük sermaye de getirmediler. İşte değerlendirmekte fayda var. Bir diğer soruda hocam, Kayıt dışı nasıl etkiliyor? diyor. Tabii esasında kayıt dışı olmasa sektör biraz daha olumlu etkilenecek bence, o para sisteme girecek çünkü. Yani bilançolar biraz daha büyüyecek gayri safi milli hâsılaya göre. Rakamsal olarak daha büyüyecek. Daha zaptı rapt altında olacak. Yani kayıt dışılık son derece olumsuz etkiliyor, hele Türkiye de ciddi bir kayıt dışı oranı var. Bu Avrupa ülkelerinde, işte IMF nin, Dünya Bankası nın hesapladığı % 15 lerde, Türkiye de % 50 falan, bu bizi olduğumuz yerden daha geri bırakıyor. Gelir dağılımını bozuyor. Üretken yatırım yerine, işte ne bileyim inşaat sektörü, vs ye falan gidiyor. Bu yanlış bir olay, inşallah bunun önüne geçilir, ama nasıl olacak? Tabii bilemiyorum onu. Kur artışlarıyla ilgili yine bir soru vardı. Kur artışları genelde olumsuz etkiler banka bilançosunu. Yani onun sebebi de; Tüketici kredilerinin döviz bazında olanlarının ödenmeme riski var. Şimdi bir kurtarma yapıyorlar seçimden dolayı, işte dövizler çok arttı, falan filan diye. Yani orada batıkların oranı biraz artabilir. Eğer bu yetişmezse ve ciddi bir etki yaparsa, çünkü ev fiyatlarının artması, borcu bitmediği sürece tüketiciye yansımıyor zaten, yani çok ciddi bir getirisi olmuyor, ondan dolayı oluyor. Bir diğer arkadaşımız Fatih in sorduğu soru vardı şöyle; Yabancılar Türkiye de 50 nin üzerinde, ama bu 2.5 tan geldi buraya, şu anda, işte bilançolara baktığınız zaman 25 çıkıyor, ama fonları filan koyarsanız, etkili sermaye artık onlar % 50 leri, 55 leri buluyor. Ama Türkler maalesef bakın 13

14 2001 yılından itibaren, 2001 sonrasından itibaren Avrupa Birliği nde, Amerika da banka açma izni alamadık. Yani bu şu demek, bunun faydası; Eğer sizin yurt dışında bir bankanız, şubeniz varsa, o bilançoları kontrol ettiğiniz zaman kur hareketlerinden günü kurtarabiliyorsunuz. Öbür türlü bankanız yoksa ona ihtiyacınız varsa, dış bankadan borç olarak almanız lazım sizin. Yani maalesef etkisi oluyor. Biz 90 lı yıllarda biraz daha etkili işler yaptık. Mesela Fransa da, Almanya da, Kazakistan da banka açmak istiyordu, bankaları açtık. Ben Emlak Bankası Genel Müdür Yardımcısıydım o zaman, yirmi sene önce. Yani o zaman Almanlar orada açmaya çalışıyordu, biz açtık. O da bizim Türkiye nin bir şeyidir. Rahmetli Cumhurbaşkanı ÖZAL çok ilgileniyordu bu işle ve onların sayesinde oldu bu işler, yani biraz ilgi lazım, biraz dünyayı bilmek lazım, yani biraz da yol göstermek önemli. Efendim cevaplarımız bunlar, teşekkür ederim. Çok teşekkürler hocam. Şimdi dakika ara verelim, ikinci bölüme de Mustafa AYSAN hocamla başlayalım. Evet, 15 dakika sonra burada buluşmak üzere... Buyurun hocam. PROF. DR. A. MUSTAFA AYSAN Hepinizi sevgiyle selamlıyorum efendim, merhaba. Şimdi Sudi beyin konusuyla ilgili konuşmak istesem, yine de konuşurum size, bir bildiri de ben veririm, ama o görevim yok benim şimdi. Yani bu bildiri üzerine yorum yap deseniz, söyleyecek sözlerim var. Ama çok güzel bir prezantasyon yaptı. Onunla ilgili söz söylemek istemiyorum. Onun için ben ekonomik konjonktüre geçeyim. O, daha iyi sonuçlar verir. Belki sonra Sudi beyle biraz tartışırız sonunda. Şimdi bu konuşmayı hazırlarken Size ne söyleyeyim? diye uzun süre düşündüm. Ondan sonra dedim ki, farklı bir şey söyleyeyim, şöyle bir tabloyla söze başlayayım dedim. Çünkü geçen yıl bir kitabımın 8 inci baskısını yaptım ben, Atatürk Döneminde Ekonomik Politikaları diye yayınlandı, şimdi piyasaya çıktı. Onu yaptım, bitirdim, çok da emek verdim. Geçen yılın bütün boş zamanlarını ona harcadım. Adeta kitabı yeniden yazdım. Tabii Atatürk döneminin ekonomi politikalarıyla ilgili rakamlar değişmedi, uygulamalar aynı. Ama bizim hayatımız değişmiş. Ekonomik büyüme ve ekonomik gelişmede ne yapıyoruz acaba? dedim. Şimdi onun bir hazırlığı içindeyim. Belki kısa bir broşür yazarım. İşte 90 yılda ekonomi nereden, nereye gelmiş ve bu geldiği nokta hepimizi tatmin ediyor mu, etmiyor mu? Etmediğini biliyorum. Hepimiz şuramız 14

15 noksan, buramız noksan diye konuşup duruyoruz. Ama son zamanda bizim arkadaşlar konuşurken şey yapıyorlar. Yani biz şuradan geldik, şunları şunları yaptık, hep üst üste ekledik şuraya geldik diyorlar. Tabii o normal, oraya gelmek. Çünkü bu millet çalışıyor, üretiyor ve dağıtıyor, arasında pay ediyor. Onun için de hiçbir şey yapmamanın imkânı yoktur. Evvela düşünmeliyiz, neye nazaran iyisini ya da kötüsünü yapıyoruz. Şimdi bana dışarıda sordular arkadaşlar. Durumumuz nasıl ekonomide? İyi mi gidiyor, kötü mü gidiyor? İyi mi gelmiş, kötü mü gitmiş? Tabii bunu yapabilmek uzun vadeli rakamlar ister. Nereden gelmiş, nereye gitmiş? diye. İncelemek ister, o da çok zordur Türkiye ekonomisinde. Hemen hemen her iktidar kendine göre istatistiklerle oynar. Biliyoruz, yani nasıl oynandığını. Ama bunun tabii birçok sonuçları var. Asıl önemli sonucu, karşılaştırılabilir rakamlar bulmak çok zor. Ama ben bunu denedim. Niye? Çünkü bir mukayese yaptım kitapta, onu şimdi size sunacağım: Bizim Cumhuriyet ekonomisi başlayınca çalışmaya, önce bir ekonomik politikalar demeti yapmış. Onun üzerinde yürümüş, bazı sonuçlar almış. O sonuçlarla, bizim şimdiki sonuçlarımızı, mesela son on yılımızı karşılaştırırsanız, o zamanki sonuçlar bugünkilerden iyi, yani çeşitli ölçülerle şimdi getireceğim size. Bakacaksınız ki, o zamanlar çok daha iyiymişiz. Birkaç rakam söyleyeyim size, şimdi listelerde de göreceksiniz. Mesela biz kendi kaynağımızı yaratmışız o dönemde, işte ilk 38 e kadar, 40 a kadar diyelim, kendi kaynağımızı yaratmışız. Kendi kaynağımızla yatırım yapmışız. Kendi kaynağımızla istihdam sağlamışız. Kendi kaynağımızla büyümüşüz ve hızlı büyümüşüz, yani çok hızlı büyümüşüz. Tabii taban küçük olduğu için hız yüksek, ama kaynaklar da sınırlı. Bugünkü Türkiye nin kaynaklarıyla, o zaman ki kaynaklar aynı değil. Onu ölçtüğümüz zaman, anlaşılan bir mucize gerçekleştirmişiz o zaman. Sonra da bu politikaları terk etmişiz den itibaren bizde milli gelir yayınlanmaya başlamış. O tarihte tesadüfen dünya bankasının bir raporu var. O raporda verilen rakamlar var. Biz o listede 4 üncü sıradayız, yani öyle pek düşük de değiliz. Rakamları görüyorsunuz. Biz Danimarka, Fransa, İtalya dan sonra 4 üncüyüz. Yunanistan la beraber, o zaman ki ABD Dolar ının değeriyle kişi başına 128 Dolar lık milli gelirimiz var. Belli başlı gösterge o zaman, bizim Dünya Bankası tarafından tespit edilmiş şu mukayeseden görünüyor ki, biz İran dan, Mısır dan, Lübnan dan daha iyiyiz. Yunanistan la denkiz. Şimdiki durumumuza bakarsak milli gelirlerde çok büyük farklar var. Şimdi ben kendime güvenmedim ve bir hocam Ömer Celal ASLAN diyor ki, gayri safi milli hâsıla 1923 de 696 milyon TL ymiş. 39 da 2,6 kat artmış ve yani 1 milyar 818 milyon TL ya çıkmış ve kişi başına gelir de 2,6 katına çıkmış. Bu tahminlere göre, şimdi kişi başına gelirimiz şöyle; 1923 de 53 liraymış de 108 lira olmuş.1923 ten 30 a kadar ABD Dolar ından daha değerli olan Türk Lirası na göre böyle olmuş. Yani Türk Lirası 80 kuruş muş. Dolar 100 kuruş muş, yani bizim paramız daha değerli. Buna göre kişi başına gelirimiz 23 de 66 ABD Dolar ı, 1930 da da değeri 1,3 le tespit edilmiş. Demek ki biz tahmin edildiğine göre, 1938 de kişi başına 83 Dolar a gelmişiz. Gördüğünüz gibi 48 de de 128 Dolar. 15

16 Şimdi bu neyi gösteriyor? Bu hızlı gelişmeyi gösteriyor, çok hızlı. Şimdi yavaş yavaş yolumuza ilerleyelim. Biz 1950 ye kadar öyle gelmişiz den beri farklı politikalar demeti kurulamıyor. Hepsini okumanıza gerek yok. Yani biliyorsunuz, sizler de yaşadınız, biz de yaşadık. Bu genel olarak bir özel kesim sermayesinin yatırımlarına dayalı çok borçlanan, çok enflasyon yapan, Türk Lirası nın değerini yüksek tutan bir ekonomi politikası, yani ayrıntıları sonra da okursunuz. Şimdi de karşınızda görünüyor. Öyle ahım şahım büyük liste değil bu, 1950 den bugüne kadar uyguladığımız ekonomi politikası. Şimdi böyle yapmışız, biz ne sonuç almışız? Bakıyorum, biraz önce sonuçları gösterdim. Dönem başındaki sonuçları, bu da 2012 ye kadar o kitabın içinde verdiğim bir liste. Şimdi 50 ile 59 arasında yıllık ortalama bizim ekonomimizin büyüme hızı 7,7. Yıllık ortalama enflasyon hızı 9.8 yani yavaş yavaş kıpırdanma başlamış arası, bu 10 yıllık dilimler, 6,4 büyüme var. 5,4 enflasyon var. Orada biraz büyüme enflasyondan daha hızlı, yani biraz reel büyüme var da 5,1 büyümüşüz, ortalama yıllık enflasyon % 27, da 4,2 büyüme, yıllık ortalama 50,4 enflasyon var. 90 dan, 99 a 4,2 büyüme, 73,3 enflasyon den, 2009 a, 3,4 büyüme, 20,8 enflasyon ila 2012 arasında 6,6 büyüme, 7,9 enflasyon. Şimdi bu tablo çok açık bir şey gösteriyor. Bu dönemde o politikalar enflasyon yaratıyor gördüğünüz gibi. Yatırım hızlandıkça, enflasyon hızlanıyor. Demek ki enflasyon hızlandıkça da büyüme hızı düşüyor. Çok enteresan bir tablodur, çok severim ben bunu, yarım saat konuşursunuz, ama ben bu kadar söyleyeceğim. Burada şimdi bizim son on yıldaki, , 12 sene arası var. Niye son 12 yıl? Hani geçmiş, geçmiştir, on yıllık dönemlerde böyle oluyor ama son on yıl ne oluyor? Son on yıla da bakıyoruz. Yine aynı ilişki var. Şimdi burada bir yeni rakam var. O rakam tasarruf açığıdır. Çok zor hesaplanır. Gördüğünüz gibi, 2013 ün hesabı henüz gelmedi, onun için yok tabloda. Yani ne kadar tasarruf ettik 2013 te bilmiyoruz. Cari açıktan biliyoruz ki, biz o kadar da tasarruf etmemişiz. Ama özetle şöyle bir şey görüyoruz; Ne zaman ki bizim cari açıklar yükseliyor, Sudi bey de biraz önce söyledi. O zaman enflasyon da yükseliyor. O zaman borçlanma da yükseliyor ve o enflasyon yükselmesi reel gayri safi milli hâsıla artışını da kısıtlıyor. Çok fazla vakit vermek istemiyorum tablolar çok emek verdiğim şeyler benim. Ama şimdi bu tasarruf açığı bizim büyümeyle ne kadar ilişkili? Yani bu 7 nci tablo onu veriyor. Orada da görüyoruz ki, tasarruf açığı yükseldikçe biz perişan oluyoruz. Yani perişanlıktan kasıt, enflasyon hızı. Ondan sonrada bu ekonomik politikaların en belirgin özelliklerinden biri, bizim için kriz yaratıyor. Bakarsanız burada dokuz tane büyük kriz var. Listesi burada. Bu listelerde de iki şeyi karşılaştırıyorum, büyüme ve enflasyon oranları. Yıllık büyüme hızı ve enflasyon oranları aynı sonucu veriyor. Ama burada şöyle bir şey var enteresan nokta; Dokuz tane büyük krizin hikâyesi bu. Bu dokuz tane büyük kriz burada listelenmiş. Sonuna kadar var. Bu dokuz tane büyük kriz, arada küçük krizlerle de süsleniyor. Baktığım zaman hani bu elli yılda ne yapmışız biz? Hani dedim sorun bu. Ne yapmışız? Sanki kriz yaratmışız ve ülkeyi sürekli kriz içinde bırakmışız. Yani her birisi beş yıl sürüyor, üç yıl sürüyor, iki yıl sürüyor ya büyük krizlerin, hepsini toplarsanız bizim sürekli kriz içinde, bunun yani çok kötü bir tarafı yok. Yani kriz içinde yaşamanın kötü 16

17 tarafı, tabii bu krizlerden ortaya çıkan zararlarımız. Yani işsizlik çıkıyor. Enflasyon çıkıyor. Şu çıkıyor, bu çıkıyor. Kötülükler çıkıyor. Ama bir avantajı var, birçok ülkede yok. Biz şartlanıyoruz, kondisyon alıyoruz. Yani krize dayanıklılık kondisyonu. O da çok fayda sağlıyor. Ama bu krizler çok kötülükler yapıyor. Yani burada milli gelir artışlarına falan, enflasyon hızlarına bakarsanız, çok perişan ediyor bizi. Gelir dağılımını bozuyor. Büyümeyi yavaşlatıyor. Enflasyonu hızlandırıyor. Borçlanmayı artırıyor. İç borçlanmayı artırıyor. Dış borçlanmayı artırıyor. Onun için kapıya konacak şeyler değil, onun için bunu nasıl önleyelim? Şimdi bu kriz sonuçlarını lafla sıraladım ben, yani okursanız bakın. Yüksek büyüme hızlarına rağmen, ekonominin işsizlik oranı % 9 un altına düşmüyor. Yani son 12 senenin net sonucu. 8.9,- 8.7 falan filan diyorlar, ama o, 9 dan indirmedir. 9 civarında seyrediyor. Bazen 10 a da çıkıyor biliyorsunuz. Dış ticaret ve cari işlemler açıkları, aynı sırayla 2011 de gayri safi milli hâsılanın % 14 üne varıyor dış ticaret açığı, yani mal alışverişinden açığımız. Cari işlemler açığı da, yine 2011 i örnek vereceksek % 10. Milli gelirin % 10 u, çok yüksek bir oran. Dünyada yoktur zannederim. Şimdi bir tek şeyi yapıyor bu son 12 yılda ülkemiz. O da bütçesine çekidüzen vermek oluyor. O da 2010 yılında bir faktör olmaktan çıkıyor. Çok şiddetli bütçe açığı dönemlerimiz var bizim. Dış açıkla beraber birleştiği zaman muhakkak kriz yaratıyor. O şekilde de biz biraz kendimize çekidüzen verelim diyoruz, bütçeyi açıklıyoruz. Ama onun dışında her şeyimiz açık. Biraz önce söylediğimiz tasarruf açığımız var. Mesela zaman zaman bu dönemde milli gelirin yüzdesi olarak yatırımlar % 23 e kadar yükseliyor. Tasarruflar % 12 den yukarı çıkmıyor. Bu aradaki fark çok önemli, işte enflasyonu yaratan, bilmem bir sürü kepazeliği yaratan o dur ekonomide. Şimdi bu kriz ortamının sonuçlarını mümkün olduğu kadar kontrole alalım diye, son on yıldır uğraşıp duruyoruz. Her şeyi halletmişiz. Yatırımlar hızlanmış, işte milli gelir bazı dönemlerde % 8,9, % 9 olmuş, ama bir türlü tasarruf açığı çözülememiş. Tasarruf açığı arttıkça da enflasyon yükselmiş. Öyle ise bizim buradan bir sonuç çıkarmamız lazım. Yani mesela çılgın projeler, büyük projeler, bilmem Boğaziçi yapmak, ötekini yapmak değil. Bütün mesele kaynaklar- harcamalar dengesini tutturmak. Bozdunuz mu olmuyor. Şimdi buradan giderek ben kendi çözümüme varıyorum ki çok basit, karşı bir tarafı yok. Devlet bütçesi denkliği, zaten büyük ölçüde yapmışız, ama burada bir engelimiz var. Yani burada yanlış yaptığımız bir şey var. O da ayağımızı takıyor. Birçok Hazine harcamasını ödeneğin dışına çıkarıyoruz ki, bütçe dengi olsun diye, yanlış bu. Bu yanlış ama olsun. Öyle de olsa denklik, denkliktir yani fena değil. Ondan sonra kaynaharcama denkliğine bakıyoruz, orada perişanız. Burada denklik yok. Çünkü Hazine hiçbir hesaba gelmeden harcama yapıyor. Borçlanıyor, harcıyor. Dışarıdan borçlanıyor, harcıyor. İçeriden borçlanıyor, harcıyor ve bunun hiç hesabı yok. Hakikaten yani Hazine ye gidin, Hazine hesabından iki sene sonra sonuç alırsınız. Geçen senenin kesin hesabında ne sonuç aldınız? 17

18 Yok. Bulursanız getirin, benim yüzüme çarpın. Ben aradım, bulamadım. Hazine ancak çok geç veriyor bu harcamaları. Şimdi mesela özelleştirme harcamaları oluyor. Özelleştirme harcamaları önemli bir gelir oldu son yıllarda. Sonra da bütçeye katkıda bulunuyor gelir olarak. Bütün özelleştirme döneminde 86 dan bugüne kadar, 54 milyar Dolar lık özelleştirme yapmışız. Bunun bir kısmı bütçeye konmuş gelir olarak, bir kısmı Hazine ye doğrudan ödenmiş ve oradan faiz ödenmeye mesela harcanmış. Hâlbuki özelleştirme ana planımızın yani mali programlarımızın temelinde, bunların yeni yatırımlar için kullanılması vardır. Her yerde yazar, ama hiçbir zaman uygulanmamış. Şimdi dış ödemeler ve dış ticaret denkliği, bunu yapmamışız. Yani buna heves bile etmiyoruz. Bunu siyasetçisiyle, toplumuyla, her şeyiyle kader olarak benimsemiş bu millet. İthalat aşağı yukarı ihracatın iki katı olur, biz bunu idare ederiz. İşte turizm geliri var, öteki var, beriki var. İşte şöyle yaparız, böyle yaparız diye, hâlbuki bir türlü olmuyor. Dış ticaret dengesi kurulmazsa, cari işlemler dengesine ulaşmak imkânı olmuyor. Bir de bu devlet işletmesi- özel işletme denkliği sorunu var. Bu uzun dönem içinde bakarsanız bu denge bozulduğu zaman, yani özele fazla gittiğiniz zaman başka sıkıntılar çıkıyor, devlete gittiğiniz zaman başka sıkıntılar çıkıyor. O zaman burada da bir denklik kurmak lazım ki işi sürdürelim. Şimdi ben bundan sonraki sözlerimi sizin sorularınıza bırakacağım. Yeter bu kadar konuşma. Evet, teşekkür ediyorum. Hocam çok teşekkür ederim. Şimdi soru sormak isteyenler, evet hocam buyurun. FARUK DOĞAN Şimdi hangi hocama sormam gerekir kestiremiyorum de Türkiye de kriz oldu. Çok sıkı bir para politikası uygulandı. Öylesine oldu ki Başbakanımız çıktı tasarruf bitti, kemerleri sıkacağız dedi. Hakikaten sıktık, aşağı yukarı % 8 civarında yanlış hatırlamıyorsam bir küçülmeyle bitirdik. Fakat sonra 2003 de Amerika da New York ta gökdelenler biliyorsunuz uçaklar çarptı ve düştü. Amerika da panik oldu ve kriz belirdi. Amerika da şu yazılmaya başlandı, harcamalar duruyor, ekonomi duracak ve derhal Federal Reservebank New York bölgesine 20 milyar Dolar sürdü hızlı bir şekilde. Sonra bu sürüşler arttı. Hatta vatandaş bilinçlenmesi bakımından, hatırlıyorum bir yabancı gazetede okumuştum. 20 kişi kadar çalışanı olan bir işveren Cumartesi günü kapıda duruyor. Eline 100 er Dolar alıyor ve her personeline 100 er Dolar veriyor ve diyor ki, bir de şartım var size, bunu bu Cumartesi, Pazar harcayacaksınız krizinden sonra yanlış hatırlamıyorsam ilk İngiltere Merkez Bankası 100 milyar Pound sürmeye başladı krizden ekonominin çıkarılması için. Sonra biliyorsunuz Amerika Birleşik Devletleri ve diğer büyük ülkeler de bunu artırdılar. Şu anda da Amerika geri çekme veya azaltma şeyine girdi. Halbuki 2008 de biz kriz olduğunda, yine bu bütçe dengesi politikasını sürdürdük. 18

19 Piyasa da krizde Türkiye de etkilenmişti. Daralmıştı. Türkiye sanıyorum % 7.6 küçüldü. Hâlbuki krizin çıktığı Amerika % 3 ün altında bir rakamla küçüldü değil mi hocam yanlış hatırlamıyorsam? Şimdi birinci sorum şu; Bu genişleme politikaları bir kısım ülkeler için geçerli, bizde geçersiz mi? Biz yanlış ekonomi politikaları mı uyguluyoruz? Bir de güncel bir soru soracağım müsaadenizle. Amerika Birleşik Devletleri piyasaya sürdüğü paraları azaltma şeyine girdikten sonra, bizim gibi olan ülkelerin paraları değerlenmeye başladı. Hâlbuki bakıyorum bu olay başlamadan önce Euro 1.30 lardaydı, şimdi bugün 1.40 larda. Pound da bakıyorum 1.50 lerdeydi bugün 1.67 de. Burada da bir paradoks var mı? Bunu sormak istedim, teşekkür ederim. Teşekkürler hocam. Evet, başka var mı? Buyurun. HÜSNÜ ERDOĞMUŞ Sorum şu; Tasarruf açığı dediniz hocam, onu bir tarif eder misiniz? Birkaç dakikalık da tespit ve katkı yapmak istiyorum. Bu söyleyeceklerime değerli hocalarım ve bazı arkadaşlarım bıyık altından gülebilir ama, yani şimdi böyle doğaçlama, kafama göre bir tespit yaptım. Hep ağlıyoruz, hiçbir toplantıda ben yani ağlamadığımızı görmedim. Şöyle; yıllar önce bir şirkette çalışıyordum. Yatırım yapıyoruz, ödemeler, vs. patronla böyle konuşuyordum. Ben bir para istedim, yok efendim yatırım yapıyoruz, bu ödemeyi bugün yapamam dedi, bıktım bu yatırımdan, küçükken babamdan bisiklet istedim o da, oğlum alamam yatırım yapmaktayız dedi. Ama bu arada firma devamlı büyüyor, binalar, makineler, vs. Şimdi bu söylediklerime gerçekten güleceksiniz, ama şöyle bir gerçek var; Biz ülke olarak hep gerçek durumumuzu rakamlara dayandıramayız. Ben rakamlara inanmıyorum. Şimdi bakın şöyle bir gerçek var; Bir de biz mukayeseyi dünyanın çok büyük olan beş, altı ülkesine göre yapıyoruz. Bakın ihracatta dünyada 17.7 trilyon Dolar ihracat var. Bu ihracatın toplam altı ülke % 40 ını yapıyor. Şimdi biz bu ihracat rakamının içinde 27 nciyiz. Bize göre, biz önemli şeyler yaptık. Bakın asla siyasi mülahaza yapmıyorum, siyasi rengim yok. Fakat Türkiye gerçekten yaptığı ihracat hamlesiyle önemli şeyler yaptı, yani biz çocuklarımıza, gençlerimize, öğrencilerimize mutlaka moral vermemiz lazım. Her yerde, herkes ağlıyor. Hocalarımız ağlıyor, köşe yazarlarımız ağlıyor, muhalefetimiz ağlıyor, vs, vs. PROF. DR. A. MUSTAFA AYSAN İnsaf, biz ağlamadık ki hiç. 19

20 PROF. DR. SUDİ APAK Hiç ağlamadık. PROF. DR. A. MUSTAFA AYSAN Hiç ağlamadık, ağlamadık. HÜSEYİN GÜL Gerçekten Türkiye ihracatda önemli işler yaptı. Bunu kimse yadsıyamaz. Ama tutup Çin e göre şey yaparsanız 2.2 trilyon Dolar, ona bakarsanız Fransa nın ihracatı da Çin in ne bileyim 7 de 1 i falan, 6 da 1 i, 500 küsur milyar Dolar. Şimdi ihracatda önemli işler yapıldı. İkincisi, Türkiye de turizm var. Türkiye turizm de gerçekten önemli bir ülke. Dünyanın önemli bir ülkesi, binlerce tesis var. Bakın, görüntüler bambaşka, yani herkes ağlıyor, bakıyorum bir varlık var, bir değer var. Binalar, mallar, üretimler, otellerde yer bulamıyorsunuz. Lokantalarda yer bulamıyorsunuz. Gidin rezervasyonlara bakın, havaalanlarına gidiyorsunuz, mümkün değil yani yaptırana kadar canınız çıkıyor. Binlerce insan hareket halinde geziyor, herkesin cebi dolu. Üçüncüsü, bakın Türkiye nin önemli bir hamle yaptığı yurt dışı inşaat olayı var. Yurt dışı inşaat olayında Türkiye dünyanın on ülkesinden bir tanesi ve müthiş bir olay var. Bu arada bu kalemlerde pek çok şey var. Bakın ihracatta bugün Türkiye ye kaç para giriyor. Örnek vereyim; AB buradan Rusya ya ihracat yapıyor, 10 bin Dolar gösteriyor. Resmi olarak 10 bin Dolar geliyor, bu parayı 10 bin Dolar olarak göstermek zorundayım Ukrayna da vergi var diyor, gidiyor bavuluna 5 bin Dolar daha alıyor, getiriyor buraya. Aynı şekilde turizmde de öyle, yani maalesef büyük bir gayri resmi gelir var. Türkiye deki binlerce otelin kasasına giren para hesap edilmiyor. Giriyor, çıkıyor. Diğeri, inşaat ve müteahhitlik işlerinde gayri resmilik var. Bakın giren paralar var. Bir servet var. Adam yurt dışında iş yapıyor, 10 bin Dolar a iş yaptım diyor, açıktan işler var. Gördünüz işte Türkiye'nin işçisi var yurt dışında e yakın işçi var aileleriyle birlikte beraber, bu bir potansiyel. İşçilerin Türkiye ye ne kadar para getirdiğini kimse bilmiyor. İspat edin bana getirileni, bu bir güç. Beşincisi, mesela ufak bir rakam gibi gözüküyor ama bu işin bavul ticareti var. Siz İstanbul da nasıl bir ticaret döndüğünü bilmiyorsunuz. Bakın, İstanbul Üniversitesi nde okudum. Yıllarca Marmara Kıraathanesinin aşağısında metruk evler vardı. Binlerce dükkan çalışıyor, bir gezin Gedikpaşa yı. Arabaları bırakın, yayan bir gezin. Sonra üretim olayında, Türkiye üretmeyi öğrendi. Gerçekten öğrendi. Şu anda sanayie bir girin, binlerce kalem mal yapılıyor. Ben gençliğimde ilk defa 1979 da öğrenciyken Almanya ya gittim, birkaç ay kaldım. Kaçak işte çalıştım orada. 400 Mark para kazandım. O 400 Mark la ne alacağımı şaşırdım, ne alsam da bunu 800 Mark yapsam dedim o zaman. Ama yıllar sonra iş 20

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

AB Krizi ve TCMB Para Politikası

AB Krizi ve TCMB Para Politikası AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME

TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 1 TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER - BÜYÜME 12.0 Türkiye GSYİH Büyüme Oranları(%) 10.0 9.4 8.4 9.2 8.8 8.0 6.0 4.0 6.8 6.2 5.3 6.9 4.7 4.0 4.0 5.0 2.0 0.7 2.1 0.0-2.0-4.0-6.0-8.0-5.7-4.8 Tahmin(%) 2014

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. Ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 EYLÜL 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Eylül 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013

Türkiye de Bankacılık Sektörü 1960-2013 Türkiye de Bankacılık Sektörü 196-213 Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart Merkezi,

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008

Bankacılık sektörü. 2002-2008 Mart. Mayıs 2008 Bankacılık sektörü 2002-2008 Mart Mayıs 2008 Sunumun içeriği I- Finansal sektörün büyüklüğü ve kamu ile ilişkisi II- Bankacılık sistemine ilişkin bilgiler III- Büyüme IV- Bilanço yapısında değişme V-Risk

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3. Müdürler

Detaylı

Güncellenmiş Faiz Dersi

Güncellenmiş Faiz Dersi Güncellenmiş Faiz Dersi Faiz Nedir Nasıl Hesaplanır? Faiz Nedir? Piyasa açısından bakarsak faizi, tasarruf sahibinin, tasarrufunu, ihtiyacı olana belirli süre için kullandırmasının karşılığı olarak aldığı

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 6 Temmuz 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı

Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı Ulusal Finans Sempozyumu Dr. İbrahim M. Turhan Başkan Yardımcısı 13 Ekim 2011 Malatya KÜRESEL KRİZ ORTAMINA NASIL GELİNDİ? Net Bugünkü Değer Yöntemi Varlık fiyatlarının indirgenmiş nakit akımları (Net

Detaylı

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ

BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ BANKA DIŞI FİNANS KESİMİNİN GELİŞİMİ VE GELECEĞİ DR. GÜRMAN TEVFİK KURUMSAL YATIRIMCI YÖNETİCİLERİ DERNEĞİ SERMAYE PİYASASI KURUMU KONFERANSI 8 MAYIS 2003 1 FİNANSAL SİSTEMİN İŞLEVLERİ I Malların, hizmetlerin

Detaylı

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU

Berlin Ekonomi Müşavirliği Verilerle Türkiye-Almanya Ekonomik İlişkiler Notu VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU VERİLERLE TÜRKİYE-ALMANYA EKONOMİK İLİŞKİLERİ BİLGİ NOTU Berlin Ekonomi Müşavirliği Temmuz 2011 1 İÇİNDEKİLER Yönetici Özeti...3 1. Almanya dan Türkiye ye Doğrudan Yatırım Hareketleri...4 2. Türkiye den

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 III. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 III. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2015 III. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015

Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü. 21 Ocak 2015 Küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi ve bankacılık sektörü 21 Ocak 2015 Sunum Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın ın değerlendirmesi Küresel ekonomi Türkiye ekonomisi Bankacılık sektörü 2 Değerlendirme

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2012 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2012 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2012 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3. Müdürler

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 13.02.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Aralık ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -7,5 Milyar doların üzerinde -8,322 milyar dolar olarak geldi. 2013 yılı cari işlemler açığı bir önceki yıla göre

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası

EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası EKONOMİK GÖRÜNÜM Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Erdem Başçı Başkan 6 Ocak 212 Bursa Sunum Planı I. Küresel Gelişmeler II. Para Politikası III. Türkiye Ekonomisinde Son Gelişmeler 2 Sunum Planı I. Küresel

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2014 II. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3.

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TABLO LİSTESİ TABLO LİSTESİ Tablo I.1. Ödemeler Dengesi (Milyar ABD doları) 6 Tablo I.2. Cari İşlemler Açığını Finanse Eden Taraflar (Milyar ABD doları) 7 Tablo I.3. Seçilmiş Ekonomilerde Cari İşlemler Dengesinin GSYİH

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde)

GÖSTERGELER STOPAJ DÜZENLEMESİ: Vadeye göre pay (Yüzde) Hazırlayan: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON STOPAJ DÜZENLEMESİ: TL mev. Vadesiz Vadeye göre pay (Yüzde) Bir Aya Üç Aya Altı Aya Bir Yıla ve Daha Uzun 2005 17,8 20,6 45,8 10,5

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 09:45 EUR Fransa Hükümeti Bütçe Dengesi (Ağu) AZ -79,8B 09:45 EUR Fransa Sanayi Üretimi (Aylık) (Ağu) AZ 0,5% -0,8% 11:00 EUR İtalya Sanayi Üretimi

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2008 24 Eylül 2008 İstanbul 1 DÜNYA YATIRIM RAPORU Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü UNCTAD ın uluslararası yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2013 Aralık Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI

İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 1 İHRACATIN FİNANSMANI METİN TABALU / TİM GENEL SEKRETER YARDIMCISI 4 EKİM 2013 2004-1 2004-4 2005-3 2006-2 2007-1 2007-4 2008-3 2009-2 2010-1 2010-4 2011-3 2012-2 2013-1 TÜRKİYE DE GSYH İTHALAT İLİŞKİSİ

Detaylı

Banka, Şube ve Personel Sayıları

Banka, Şube ve Personel Sayıları İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GRAFİK LİSTESİ GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Döviz Kurları 2 Grafik I.4. ABD 10 Yıllık Devlet Tahvili Getirisi 2 Grafik I.5. Gelişmiş

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2013 YILI İLK YARI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ 15 TEMMUZ 2013

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

Esentepe Mah. Ali Kaya Sok. Polat Plaza A Blok No: 1A/52 Kat 4 Şişli / İstanbul Tel: (0212) 315 10 00

Esentepe Mah. Ali Kaya Sok. Polat Plaza A Blok No: 1A/52 Kat 4 Şişli / İstanbul Tel: (0212) 315 10 00 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 10:00 EUR İspanya Perakende Satış (Yıllık) (Kas) AZ 4,6% 5,8% 11:00 EUR İtalya İşletme Güveni (Ara) AZ 104,2 104,6 11:00 EUR İtalya Tüketici Güveni

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

Temel Ekonomik Gelişmeler

Temel Ekonomik Gelişmeler Temel Ekonomik Gelişmeler 18 Aralık 21 Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü Günlük veriler her Perşembe günü (resmi tatil olması durumunda bir önceki iş günü); diğer veriler ise verinin açıklandığı

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 10:00 EUR İspanya İşsizlik Değişimi ORTA 17,9K 21,7K 11:30 GBP İnşaat Satın Alma Müdürleri Endeksi (PMI) (Eyl) YÜKSEK 57,5 57,3 12:00 EUR Üretici

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015

HAFTALIK BÜLTEN 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015 31 AĞUSTOS 2015 4 EYLÜL 2015 HAFTANIN ÖZETİ Piyasalar yoğun bir haftayı geride bırakırken haftanın öne çıkan konuları; Avrupa Merkez Bankası nın (AMB) toplantısı, hafta sonu Ankara da toplanan G-20 Maliye

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2006 ULUSLARARASI YATIRIMCILAR DERNEĞİ 16.10.200.2006 İSTANBUL DÜNYADA DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR (milyar $) 1600 1400 1396 1200 1092 1000 800 693 826 716 710 916 600 400 331

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

Banka, Şube ve Personel Sayıları

Banka, Şube ve Personel Sayıları İÇİNDEKİLER Banka, Şube ve Personel Sayıları... 1 Seçilmiş Bilanço Kalemleri... 2 Bilanço İçi Büyüklükler... 4 Bilanço Dışı Büyüklükler 5 Temel Büyüklüklere İlişkin Gelişim 7 Kârlılık... 8 Krediler...

Detaylı

Cari açıktan fazla döviz geldi, on yılda 68 milyar Merkez Bankası rezervine eklendi (Milyon $)

Cari açıktan fazla döviz geldi, on yılda 68 milyar Merkez Bankası rezervine eklendi (Milyon $) Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com GÖSTERGELER PROJEKSİYON CARİ AÇIK: TÜİK geçen ay 2003-2012 dönemini kapsayan son on yılın turizm gelirlerini revize etti, Merkez Bankası da turizmdeki bu revizyondan

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 31 MART 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 31 Mart 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 GENEL BİLGİLER Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi Şube Tahran İran da kurulu Bank Mellat ın Türkiye de

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 10:00 GBP Para Politikası Kurulu (MPC) Üyesi Cunliffe'in Konuşması ORTA 11:00 EUR İtalya İşletme Güveni (Eyl) AZ 102,7 102,5 11:00 EUR İtalya

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI EKONOMİK ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AYLIK EKONOMİK GÖSTERGELER EKİM 2015 Hazine Müsteşarlığı Matbaası Ankara, 22 Ekim 2015 İÇİNDEKİLER TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER i I. ÜRETİM I.1.1.

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı

ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı ARAP TÜRK BANKASI A.Ş. ve Konsolidasyona Tabi Bağlı Ortaklığı 1 OCAK 30 HAZİRAN 2014 KONSOLİDE ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 30 Haziran 2014 Bankanın Ticaret Unvanı : Arap Türk Bankası

Detaylı

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ

KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ KRİZ ÖNCESİNİN TEK İYİ HABERİ Necmi Gürsakal 1 I. GİRİŞ Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa daki 250 Büyük Firma Araştırması nın 2000 yılı sonuçlarını yayınladı. 1997 yılından başlayarak 2000 yılına kadar

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2010 YILI 9 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD ekonomisindeki büyümenin ikinci çeyrekte %1.7 olarak

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü

DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail ÜNVER Mevlana Kalkınma Ajansı, Konya Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü KONYA ÖZELİNDE YABANCI SERMAYELİ FİRMALARIN ÜLKE BAZLI ANALİZİ 06.08.2014 1 DEĞERLENDİRME NOTU: İsmail

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Türkiye Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME VE MİLLİ GELİR Kişi Başına GSYH, cari fiyatlarla 2010 yılında

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003

SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 SPK Konferansõ-Abant Aralõk-2003 VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI TÜRK FİNANSAL PİYASALARINDA YENİ BİR SIÇRAMA İçindekiler 1) VOB Hakkõnda 2) Dünyada Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsalarõ 3) Neden Vadeli İşlemler?

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015

HAFTALIK BÜLTEN 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015 26 EKİM 2015 30 EKİM 2015 HAFTANIN ÖZETİ Küresel piyasalar geçtiğimiz hafta Merkez Bankalarının aldığı kararlar ile yön buldu. Hafta başında Japonya Merkez Bankası ndan gelecek verilere odaklanan piyasalar

Detaylı

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr Türkiye'nin ilk konut çöpçatanı Tüketici ile bankaların arasını bulan bir çöpçatan gibi çalışıyor. Türkiye de büyüme potansiyelinin en yüksek olduğu piyasalardan biri de şüphesiz konut. Dünyada 2008 de

Detaylı

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr

NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ. Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr NİTELİKLİ EĞİTİMİN TOPLUMUN REFAH SEVİYESİNE ETKİSİ Prof.Dr. Muammer Kaya, ESOGÜ Rektör Adayı, mkaya@ogu.edu.tr Öncelikle nüfusa ve bu nüfusun ne kadarının genç olduğunu anlatan rakamlara bakalım 2013

Detaylı

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU

tepav Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve satın alma işlemleri ne anlama geliyor? Haziran2014 N201419 POLİTİKANOTU POLİTİKANOTU Haziran2014 N201419 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Analisti Biyoteknolojide son yıllarda artan birleşme ve

Detaylı

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek

Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek Büyüme Değerlendirmesi: 2013 4. Çeyrek 31.03.2014 YATIRIMSIZ BÜYÜME Seyfettin Gürsel*, Zümrüt İmamoğlu, ve Barış Soybilgen Yönetici Özeti TÜİK'in bugün açıkladığı rakamlara göre Türkiye ekonomisi 2013

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart

Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Türkiye de Bankacılık Sektörü 2009-2014 Mart Bu çalışma, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Türkiye İstatistik Kurumu, Sermaye Piyasası Kurumu, Bankalararası Kart

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE TEMMUZ 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ:

GÖSTERGELER YABANCI HAREKETİ: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON YABANCI HAREKETİ: Piyasa oyuncuları gelişmeleri yorumlarken üç göstergeye bakıyor; döviz, faiz ve borsa. Döviz geriler, faiz düşer ve borsa çıkarsa, genellikle

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE HAZİRAN 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7.

GRAFİK LİSTESİ. Grafik I.7. GRAFİK LİSTESİ Grafik I.1. VIX Endeksi 1 Grafik I.2. itraxx Europe Crossover Endeksi 1 Grafik I.3. Gelişmiş Ülke Borsa Endeksleri 2 Grafik I.4. Seçilmiş Bazı Ülkelerde Büyüme Oranları 2 Grafik I.5. Seçilmiş

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı