Iğdır Sevdası MUSTAFA ŞİMŞEK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Iğdır Sevdası MUSTAFA ŞİMŞEK"

Transkript

1 MUSTAFA ŞİMŞEK Iğdır Sevdası Iğdır da inşa edilen ilk apartman binası, Şimşek Apartman ın giriş katındaki dairesinde Mustafa Şimşek amcamla söyleşiye oturdum. İfade tarzı, kendine özgü düşünceleriyle Iğdır ı kucaklayan birisi. Konuşması, kararlı bir üslup ve güvenle yüklüydü. Söyleşi ilerledikçe Mustafa amcamın kendisini çok iyi yetiştirdiğini, Iğdır ve dünya sorunlarıyla yakından ilgili, düşündüklerini uygulamaya koyan kararlı bir girişimci olduğunu anlamıştım. Mustafa amcam, bir toplumu ayakta Mustafa Şimşek tutan üç gücün - ekonomik, sosyal ve siyasalher birinde çağının ötesini yakalamaya çalışmış ve kendi yaşamına kararlılıkla uygulamış. Iğdır insanına örnek olacak bu davranışları kısaca özetlemek isterim: Sosyal Yaşama Katkısı: Her ailede babadan oğula geçen ve haklı haksız tartışmalarıyla günlük yaşantımızı bize zehir eden miras sorununa çağdaş bir çözüm getiren ve bu tecrübesini övünçle paylaşan bir insan. Ekonomik Yaşama Katkısı: Iğdır insanı niçin şirketleşemiyor? Bu soruyu ta yıllarca kendi kendisine soran, başarısızlığın arkasındaki tarihsel ve sosyal gerçekleri cesurca analiz eden, bununla kalmayıp şirket kurup kendi gücünün sınırlarını zorlayan bir insan. Siyasal Yaşama Katkısı: Siyaset yapacağım ama kendim için bir şey istemiyorum Bu parolayla yola çıkmış, haksız uygulamalara karşı gelmiş ve birilerinin dümen suyunda olmayı reddetmiş, gerektiğinde suçluları mahkeme önüne çıkarmış veya tek sayfalık gazetesinde acımasızca yermiş bir insan. Yani maddi bir çıkar gözetmeden eleştiren ve alternatif sunan sorumlu bir aydın. Iğdır ın gerçek anlamda çağdaş bir il görünümüne kavuşması, orada yaşayan her vatandaşın Mustafa Şimşek kadar cesur, kararlı ve girişimci ruhlu olması şarttır. Önümüzde canlı bir örnek var. Onu anlayıp kendimizi yeniden yaratalım. Hayatım Iğdır a bağlı Kazancı köyünde 1925 (1341) yılında dünyaya gelmişim. (1925 de uygulamaya konan takvim reformundan önce doğanlar, Hicri tarih esasında nüfusa kaydedilmişlerdi. Ben ve Mecit (Hun) Bey gibi akranla- 497

2 Mustafa Şimşek rım nüfus cüzdanlarına (1341) yazılan son kuşak idik) Evliyim. On bir çocuk babasıyım. Ailem Köy kökenliyim. Babamın adı Müftüllah idi. Bildiğim kadarıyla tüm dedelerim doğma büyüme Kazancı köyünün yerlisiydiler. Dedemi adı Halil onun babasının adı da Kulu imiş. Kazancı köyü Rus yönetimi zamanında obanın en büyük köylerinden biriymiş. Hane sayısı 400 ü aşıyormuş. Toprak mülkiyeti de oldukça genişmiş. (7000 dönümün üzerinde) Birinci Dünya Savaşı yıllarında ve daha sonra yaşanan olaylar nedeniyle köyün nüfusu çok azalmış. Cumhuriyetin ilk döneminde hane sayısı 100 e kadar inmiş! 1918 ve 1919 yıllarında Kazancı köylüleri can güvenliği nedeniyle ya İran a ya da Azerbaycan a göç etmişler. Bir yandan acımasız veba salgını diğer yandan savaş koşulları nedeniyle nüfusun büyük kısmı yollarda ve muhacirlikte telef olmuştu. Canlarını kurtarabilenler de peyderpey köye geri dönmüşlerdi. Annem Kafkasya Kürtlerinden Alasor aşiretine mensuptu Savaşın sonlarına doğru Rusya da Komünizm kurulunca Kafkasya da yaşayan ailelerin önemli kısmı Aras nehrini aşarak Türkiye ye sığınmışlardı. Annemin mensup olduğu Alasor aşireti de bunlardan birisiydi. Bu aşiretin Kafkasya nın hangi bölgesinden geldiğini bilmiyorum. Kabile, büyük ve küçük baş hayvanları, atları ve develeriyle gelip Kazancı köyüne yerleşmişti. Evlerin çoğu Kaça-Kaç nedeniyle boş olduğu için yerleşmeleri sorun olmamış. Hayvanlar için de köyün etrafında geniş meralar varmış. Babam, Kazancı yerlisi bir hanımla evliymiş ama çocuğu olmuyormuş. Rivayete göre Kaça-Kaç yıllarının zorluğu nedeniyle bir çok insan gibi babam da geçici bir kısırlık durumuyla karşı karşıyaymış. Bir gün babam, Alasor aşiretine mensup annemi tanımış, ikinci evliliğini yapmış. İlk çocukları ölmüş. Nihayet babam istediği çocuğuna kavuşmuş ve ben dünyaya gelmişim. Kaderin garip bir cilvesi benim doğumumdan sonra üvey annem de doğurmaya başlamış. Alasor aşireti Muş un Bulanık ilçesine göç etti. Dayılarımı ve akrabalarımı hayal meyal hatırlıyorum. Çok geniş ve kalabalık bir aileydi. Dayılarımdan birisi aradan 50 yıl geçtikten sonra Erzurum da noterlik yaptığım yıllar gelip benimle tanıştı. Tip olarak birbirimize ne kadar da çok benziyorduk! Yalnız o benden daha uzun boyluydu. 498

3 Iğdır Sevdası İlkokul Yıllarım Büyük dedem Kulu ciddi dini eğitimi almış, molla mertebesine yükselmiş, yörede sevilen ve saygı duyulan bir zatmış. O yıllar molla olmak bugünkü üniversite hocalığına denk düşen saygın bir meslek gurubunu oluşturuyormuş. Aile genlerinde var olan eğitim tutkusu babama da devretmişti. Babam, okur yazar değildi ama çocuklarının okuması için her türlü fedakârlığı üstlenmeye hazırdı. Büyük dedem Molla Kulu dan bana kadar intikal eden bu okuma isteği ve arzusu sayesinde öğrenim hayatım ailemin maddi imkansızlıklarına rağmen başladı. İlkokul çağına geldiğim zaman babam köyün muhtarıydı. Özel çabası ve organizasyonuyla -yedi köyün imecesiyle- Kazancı merkez olmak üzere bir okul açıldı. Evlerden birisi öğretmene tahsis edildi. Hazırlıklar hızla tamamlandı. Hakmemet, Sarıçoban, Ağaver, Panik, Alut ve Kızılzakir köyü çocukları Kazancı ilkokuluna gelip gidiyorlardı. O yıllar eğitmen - öğretmen yani yedek - asıl öğretmen ayrımı yapılırdı. Biraz okur yazar bilenleri devlet, Eğitmen olarak görevlendiriyordu. Benim zamanımda bu uygulama il ve ilçelerde sona ermiş fakat köylerde halen devam ediyordu. Okulumuzda her ikisi de vardı. Değerli öğretmenlerimiz arasında Bozkurt Bey, Neriman Hanım ve Mehmet Kumbasar bugün hatırlayabildiklerim... Yıllar sonra Erzurum Lisesinde öğrenci olmuştum. Birinci sınıfa henüz başlamıştım. Okulun Palandöken isimli duvar gazetesinde üçüncü sınıflar tarafından ölüm yıl dönümü nedeniyle Mehmet Kumbasar hakkında bir yazı kaleme alınmıştı. Meğerse Mehmet Kumbasar Kazancı dan sonra Erzurum Lisesinde Matematik hocalığı da yapmıştı! (Mehmet Kumbasar, Mecit Hun un Erzurum Lisesinden Matematik hocası idi. Mücahit) Kazancı da dördüncü ve beşinci sınıflar okutulmuyordu. Yedi öğrenci bir araya gelip, Iğdır 12 Kasım İlkokuluna gitmeye karar verdik. Aylığı beş lira bir ev kiralayıp okula başladık. Babalarımız sırayla evde kalıyor, bize göz kulak oluyorlardı. Ev, temel ihtiyaçlarımıza cevap verecek izbe bir yerdi. Odanın bir köşesinde çaydanlığımız, bardaklarımız dururdu. Babalarımızın köyden getirdikleri ekmek, peynir, şeker ve çay gibi yiyecek maddelerini özenle sakladığımız tahta sandığımız ve yer yataklarımız odanın geri kalan eşyası olarak göze çarpardı. Ben beşinci sınıfı okurken, akranım Mecit Bey ortaokul üçüncü sı- 499

4 Mustafa Şimşek nıftaydı. (ilkokula geç başlamıştım) Hatırlıyorum öğrenciler arasında bazen Ortaokulun çalışkanları kimlerdir? diye konuşmalar olurdu. Mecit ve Aziz Beylerin isimlerini bu vesileyle ilk o zaman duymuştum. Ortaokul Yıllarım Ortaokula kaydımı yaptırmıştım. Nerede kalacağım konusunda bir fikrim yoktu. Babam Cabbar Yeşilyurt un evinde kalabilmem için söz alınca bu sıkıntıdan da kurtulmuştum. Cabbar Bey in evi çok kalabalıktı. Gelinler, torunlar hepsi bir arada 22 kişiyi aşkın bir nüfus vardı. Buna rağmen, kendi öz ailemin yapabileceğinden daha fazla bir fedakarlıkla beni korudular, çocukları gibi sevip saydılar. Ortaokuldaki başarım için bu aileye özellikle rahmetli Cabbar Bey e çok şey borçluyum. Ortaokul yıllarında sınıf arkadaşlarım arasında Yavuz Nazaroğlu, Cafer Eroğlu, Yemen Aras, Cahide Ertan ve Yadullah Çağlar ın gibi isimleri sayabilirim. Bunlardan Yavuz Nazaroğlu Anayasa Mahkemesi üyeliğinden emekli oldu. Cafer Eroğlu uzun yıllar kaymakamlık ve valilik görevlerini üstlendi. Yemen Hanım, Fevzi Bey le (hakim) evlenip İzmir e yerleşti. Yadullah Çağlar Amerika da yaşamaktadır de ortaokuldan mezun olduktan sonra arkadaş grubumla yollarım ayrıldı: Ben Erzurum Lisesine onlar Kars Lisesine doğru yola çıktık. Lise Yıllarım Erzurum da bir akrabamız vardı yıldan beri Erzurum da yaşıyor, şoförlükle geçimin temin ediyordu. Ev sıkıntım olduğundan babam beni bu akrabaya teslim etti. Ailemin maddi durumu iyi değildi. Üzerimde ne palto, ne ceket, ne de ayakkabı vardı. Erzurum un soğuğuna ve yaşam koşullarına fazla dirençli değildim. Üç ay sonra zatürreeye yakalandım. Eğitimime ara verip köye döndüm. İkinci yıl eğitimime kaldığım yerden devam ettim. Lise son sınıftayken akrabamız iş nedeniyle İzmir e taşınınca onunla beraber gitmek zorunda kaldım. Liseyi 1947 yılında İzmir İnönü de tamamladım. Üniversite Yıllarım Ankara Ziraat Fakültesine kaydımı yaptırdım. Amacım ileride arazilerimizi değerlendirmek, ev ekonomisine katkıda bulunmaktı. Babam, artık yaşlanmış - dünyaya geldiğimde babam 40 yaşı civarında idi, işlerin içinden tek başına çıkamaz olmuştu. 500

5 Iğdır Sevdası Nasıl olduysa kararımı değiştirip Hukuk Fakültesine kaydımı yaptırdım. Öğrenci yurdunda kalıyordum. Aylık masrafım 100 lira kadardı. Yüksek öğrenimime bu şekilde üç ay kadar devam ettim. Babamın vefatını öğrenince kaydımı dondurup işlerin başına dönmek zorunda kaldım Köye döndükten sonra işleri çekip çevirmeye başladım. Türkiye traktörle yeni yeni tanışıyordu. Traktör alıp geniş arazilerimizde ziraat yaptım. Kazancı dan evlendim. Askerliğimi Bingöl de yedeksubay olarak tamamlayıp, köyüme döndüm. Hukuk Fakültesine Geri Dönüş Hukuk Fakültesinde kaydımı dondurup, köye dönmemin üzerinden tam beş yıl geçmişti. Bir gün ilkokuldan sınıf arkadaşım Muhtar Mis Iğdır a gelmişti. Çankaya da komiserdi. Hayat hikayemin garip zikzakları onu üzmüştü: Bak!, dedi, sen burada ne ağasın ne paşa. Fakülteye kaydını yinele. Nasıl olsa devam mecburiyeti yok. Birkaç seneye bitirirsin Bu sözler beynimde şimşek gibi çakmıştı. Kararımı vermiştim. Evraklarımı tamamlayıp Ankara nın yolunu tuttum. Beş yıllık terki tahsil den sonra Hukuk Fakültesinin kapısından tekrar içeri girdim. Disiplinli bir öğrenciydim. Derslerimi ciddiye alıyor, kopukluğun neden olduğu güven bunalımını yeniden kazanmaya çalışıyordum. Yaz ayalarında köydeki arazi ve ziraat işlerini yürütüyor, okul masraflarımı karşılıyordum. Sene kaybı olmadan Hukuk Fakültesinden döneminde mezun oldum. Aynı dönem Hukuk Fakültesinde okuyan Kars tan ( Ardahan ve Iğdır illeri dahil) 23 kişi vardı. Kadir Baykal eğitimini yarım bıraktı. Ataman Yalçın benden sonraydı. Karslı arkadaşlardan Turan Taşdemir, Abbas Gökçe, Ali Rıza Bey, Ali Avşar (sınıf arkadaşım) ve Hasan Yıldırım aklıma gelenler arasından birkaç isim... Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrenci olan Cafer Eroğlu, Yavuz Nazaroğlu ve Mustafa Aşulla yla da yakından tanışıyordum. Bunlardan Mustafa Aşulla, Hukuk Fakültesi fark imtihanlarına girerek avukatlık hakkını da kazanmıştı. Meslek Hayatım Serbest avukatlık mesleğine atılmak istedim ama aile direnciyle karşılaştım: Biz şark insanıyız. Devlet memurluğuna hasretiz, dediler. Anlaşılan devlet memurluğu yıllarca bir uhde olarak aile fertlerinin 501

6 Mustafa Şimşek içlerinde kalmıştı. Onların bu arzusuna uyarak hakim olmaya karar verdim. Hakimlik stajıma Iğdır da başladım. Çekilen kurayla Siirt in Beşeri kazasına tayin edildim yılının sonbaharında yeni görevime başlamak için yola çıktım. Hakimlik Yıllarım Beşeri, Batman dan 17 km mesafede bir kasabaydı. (Batman Beşeri - ye bağlı bir nahiye idi. Petrol rafinerisinin kurulmasıyla Batman hızla şehirleşecek bu kez Beşeri Batman a bağlanacaktı) Görev yerim Beşeri idi, fakat salahiyetli hakim olarak kısa süreli Kurtalan ve Batman a gidiyordum. 1.5 yıl sonra tayinim Bayburt a çıktı. Bir yıldan sonra Iğdır a yakın olmak arzusuyla tayinimi Tuzluca ya aldırdım. İki yıl da Tuzluca da görev yaptım. Bu arada olan olmuş, aile nüfusum artmış aldığım maaş artık yetersiz kalmaya başlamıştı. Avukatlık Yıllarım Tuzluca da görevliyken, bir olay mesleğimle ilgili kararımı değiştirmeme neden oldu. Ahmet Tunçezen ve Suudi Sarıhanlı adlı iki ortak bir arazi anlaşmazlığı nedeniyle mahkemelik olmuşlardı. Olayın tam gelişimi şöyleydi: Ankaralı Ahmet Tunçezen, Tuzluca da savcılık yapmış, sonra bu görevden ayrılıp Iğdır da avukatlığa başlamıştı. Suudi Sarıhanlı da hakimlik görevinden ayrılıp Tuzluca da avukatlık yapıyormuş. Bu iki meslek arkadaşı bir gün özel idarenin (veya belediyenin) ihaleye çıkardığı Aras nehri boyundaki dönümlük araziyi müştereken almışlar. Çıkan ihtilaf yüzünden bu arazi müfettiş tahkikatına maruz kalmış, hakim olarak araziyi keşfe gitmiştim. Bu nedenle Ahmet Tunçezen le tanışıp, dost olmuştum. İyi ve samimi bir insandı. Bir gün bana, Hakimlik görevinden istifa et! Memleketin bomboş duruyor. Iğdır da birlikte çalışalım. Daha iyi para kazanırsın önerisinde bulundu. Ailem istemiyor diyerek o an bu teklifi geri çevirmiştim ama yaz olunca kararımı verdim, hakimlik görevimden ayrılıp Iğdır da avukatlığa başladım. Hakimlikten elime 950 lira geçiyordu. Avukat olunca bu para 5000 liraya yükselmişti. İlk işim bakkala, kasaba veresiye borçlarımı ödemek, derin bir nefes almak oldu. 3.5 yıl Iğdır da avukatlık yaptım. Başka bir olay mesleğimi tekrar değiştirmeme neden oldu: 502

7 Iğdır Sevdası Başkatip Ahmet Bilen vardı. Emekli olacaktı, ısrarla Gel buranın noterliğini üzerine al! dedi. Teklife soğuk baktım. Elde edilecek gelir ortadaydı: Yıllık gayri safi gelir liraydı lirayı masraf kabul ettiğinizde yılda elinize lira geçecek demekti. Bu yönde ısrarlar çoğalınca noter olmayı kabul ettim. Tayinim Iğdır a çıktı (1966). Noterlik Yıllarım 11 yıl süreyle Iğdır da noterlik yaptım. Kazandığım parayla şu anda içinde oturduğum binanın arsasını alarak Iğdır ın ilk apartmanının inşaatını başlattım. Üç katlı inşaat bittiği zaman 4 milyon lira kadar da borçlanmıştım. Erzurum da noterlik yapan bir arkadaş beni ziyarete Iğdır a gelmişti. Söz arasında bana çıkıştı: Iğdır da bu kadar uzun yıllar kalıp neredeyse koktun be! Ben yakında tayinimi Ankara ya isteteceğim. Yerime Erzurum da noter ol! Daha iyi para kazanırsın. Buradakinin hemen hemen üç katı kadar, belki! Arkadaşın tayini Ankara ya çıkınca, bu hevesle Erzurum da noterlik yapmaya başladım. Gelirim gerçekten de üç kat arttı. Beş yıl kadar Erzurum da kaldım. Çorum noterliğinin açıldığını duymuştum. Oradaki kazancı daha iyi olacağını hesaplayınca 1.5 senemi de Çorum da geçirdim yılının Haziran ayında emekli oldum. Şimşek Tavukçuluk 300 milyon lira emekli ikramiyemi alıp, Çorum da iken kafama koyduğum bir projeyi uygulamaya karar verdim:tavuk çiftliği kurmak! Girişimciliği ve yeni ufuklara yönelmeyi severim. Hele boş oturmayı hiç sevmem. Çorum da tavukçuluk endüstrisini yakından izleme fırsatım olmuştu. İl genelinde 250 ye yakın tavuk çiftliği vardı. Her birisinin kapasitesi tavuk arasında değişiyordu. Böyle bir çiftliği Iğdır da kurmak için kolları sıvadım. Yaycı ve Çarıkçı köyleri arasındaki bir arsayı satın alıp üzerine 250 milyar değerinde Şimşek Tavukçuluk adıyla bir çiftlik kurdum. Şansızlığıma çiftliği kurduktan hemen sonra tavuk yemi dolara bağlandı, yumurta fiyatları düştü. İstediğim neticeyi alamamıştım. Umutsuzluğa kapılmadan yumurta tavukçuluğundan et tavukçuluğuna dönüşüm yaptım. Nihayet cebime biraz para girmişti. 503

8 Mustafa Şimşek Kaça-Kaç ve Kırxın (Yok oluş) Kaça-Kaç ta yaşananları gerek babam gerekse köyün yaşlılarından birçok defalar duymuştum. Trajik olayın Kazancı köyü üzerindeki etkisi çok büyük olmuştu. 400 hanelik köy 100 haneye inmişti. Peki geriye kalanlara ne olmuştu? Halk arasındaki tabirle insanlar Kırxın da yok olmuştular.( Kırxın kelimesi; açlık, hastalık, soğuk ve katliamla yok olmayı anlatır. Mücahit) Yerli Ermeni ve Azeri Dostluğu Sürmeli ovası Aras nehriyle ikiye bölünür. Iğdır ın içinde olduğu kısım, tüm ovanın üçte biri kadardır. Nahçıvan ve Ermenistan ın içinde yer aldığı diğer kısım, geriye kalan kısmı oluşturur den önce Sürmeli ovasının tamamı Rus yönetimi altındaydı. Oba köylerinde Azeriler ve Ermeniler yan yana hatta iç içe yaşarlarmış. Bazen köyleri ayrı ayrı bazen de aynı köyde hem Ermeni hem Azeri birlikte, aynı kaderin insanları olarak dost olmuşlar, ahenk ve vefat bağlarıyla birbirlerine bağlanmışlar. Anlatılanlara göre Ermeniler zanaatkar insanlarmış. Kapı, pencere ve araba yapımı veya kuyumculuk gibi özel beceri gerektiren işlerle meşgul imişler. Az da olsa ziraatla da uğraşmışlar. Bunun yanı sıra Azeriler daha çok tarımla uğraşıyorlarmış. Bu sakin ve huzurlu yaşam, Birinci Dünya Savaşının sonuna kadar kesintisiz devam etmiş, ancak bir gün... YerliErmeni Azerilere yol gösterdi.. Osmanlı İmparatorluğunun Doğu vilayetlerinde, Ermeni ve Müslüman nüfus arasında şiddet ve huzursuzluk baş göstermiş, istenmeyen olaylar yaşanmıştı. Van, Adana, Bayburt, Erzurum gibi illerdeki Ermenilerin bir kısmı Erivan a doğru yola çıkmışlardı. Yüreklerinde muhacirliğin ve yaşanan olayların acısıyla, yolda önlerine çıkan silahsız Müslüman halkı silindir gibi ezip geçmişler, Iğdır ovasına geldikleri zaman da bu şiddetlerini devam ettirmişlerdi. Dize ve Oba köy halkını camilere doldurup yakmış veya kitle halinde öldürmüşlerdi. Yerli Ermeni, Osmanlı Ermenisinin bu katliam paranoyasından uzak durmuştu. Ellerine fırsat geçtikçe Azeri komşularını, Bu gece falanca köye saldıracaklar. Başınızın çaresine bakın! ikaz ederek bir nevi istihbarat bile sağlamışlardı. Bu sayede Azerilerin bir kısmı canlarını kurtarabilmişti. Babam ve ailesi köyü terk edip, güvenli bir yer bulmak umuduyla yollara düştükleri zaman, komşu Ermeni, silahı omzunda, bu kafileye rehberlik etmiş, onları tehlikeli bölgeden sağ salim geçirip, gönlü buruk uğurlamıştı. 504

9 Iğdır Sevdası Ailem, her şeyini geride bırakarak Doğubeyazıt üzerinden İran a ulaşmış, orasını kendisine geçici mesken yapmıştı. Kırxın Günleri İç savaş başlayınca yerli halk, bölgeyi terk etmiş, her iki Azerbaycan ve Nahcivan taraflarına çekilmişti. Gittikleri yerde de huzur bulamayanlar, bin bir cefa ve eziyetle geri dönmüş, savaşın tahrip ettiği köylerinde yaşama umutla yeniden başlamışlardı. Köylerde ne ağaç kalmıştı ne de hayvan! Susuzluk ve açlık her tarafta kol geziyormuş. Babayiğit insanlar duvar diplerinde iki kat olup, Ya bana bir şey verin! Açlıktan ölüyorum! diye sızlanarak can veriyorlarmış. Derken acımasız bir veba salgını geriye kalanları da kırıp geçirmiş. Her gün 8-10 kişi çaresiz ve terkedilmiş bir halde ölüyormuş. İşte, herkesin can derdine düştüğü, insanlık onurunun yok olduğu, bu acı ve zor yıllara halkımız Kırxın ismini vererek hafızasının derinliklerine gömmüştü. Hiç unutmam, bir gün babam karşımızdaki metruk bir evi göstererek iç çekti: Burada tam dokuz aile oturuyordu. Tamamı yok oldu!, demişti. İşte Kazancı köyü, sefaleti ve acıyı tanıyarak Cumhuriyete girmişti. Biz sefaletin çocuklarıyız Kaça-Kaç tan geri dönenler ve Kırxın dan sağ kurtulabilenler yavaş yavaş ziraata yöneldiler. Ortada çift çubuk türünden hiçbir şey yokmuş. Güçleri yettiğince ekip biçmişler, bellerini doğrultmuşlar. Sefalet ve onun silinmeyen izleri liseyi bitirdiğim yıllara kadar uzun bir zaman devam etti. Benim kuşağım bu sefaleti babalarımızla birlikte yaşadı ve paylaştı. Yemek içmek yönünden her şey çok kısıtlıydı. Giyim kuşamı pek hatırlamıyorum desem yeri olur. Ayaklarımız çıplaktı. Çarık bulduğumuz zaman neşelenirdik çünkü artık ayağımıza diken ve çalı çırpı batmayacaktı! Elbiselerimizin yamalı, kir ve pasaklı olması gayet tabii idi. Bu yüzden bizim kuşağa, Sefaletin çocukları dense yeridir. Geçmişimden ve yaşadıklarımdan kesinlikle utanmıyorum. Bu tecrübeyi hayatımın dinamosu olarak görüyorum. Eğer o sefaleti tatmasaydık, o sefaletten kurtuluş için mücadele vermeseydik belki de bugünkü yerimize gelemezdik, bugünkü düşünce kapasitemize ulaşamazdık. Güzel bir söz vardır: Refahla rahatlık bir arada olunca sonu kepazelik olur. Refaha kavuşan insan kendisini rahatlığa verir. Yaşam disiplinini gev- 505

10 Mustafa Şimşek şetir, tembelliğe özenir. Bu durum da onu sefalete geri götürür. Con Ahmet in devir daim makinesi diye bilinen ve hep kendisini tekrar ettiren bir olay vardır. Tıpkı bunun gibi toplumda da zenginlik ve sefalet her on yılda bir el değiştirir. Bir bakıyorsunuz hiç yıkılmayacak gibi görünen zengin aileler yerle bir olmuş, silik ve yoksul ailenin çocukları yeni zenginliklerin sahibi olmuşlar. Bu yüzden ben geçmişte yaşadığım sefaleti kendim için bir zenginlik olarak algılarım. Herhalde bundan olsa gerek, bugün bile bu yaşımda rahatlıkla bir çuvalı sırtlar hiçbir aşağılık kompleksine kapılmadan şehri bir uçtan diğerine yürüyerek geçebilirim. Bundan utanç duymam! İnsan, kendisinde zıtların toplandığı bir yaratıktır İnsan yaratılışı itibarıyla kendisinde zıtların toplandığı bir yaratıktır. Bir bakıyorsunuz en güzel söz, en güzel davranış içindeki bir adam birdenbire öyle çirkeflikler yapıyor ki kendi kendinize şaşırıyorsunuz: Nasıl olur da bu güzel sözün sahibi bu çirkin işi yapar! İnsan hem meleğe hem şeytana yakındır. Bir insandan her an her şey beklenebilir. İnsandan gelecek kötülüklerden korunabilmek için de önce zıtlar olayının idrak edilmesi şarttır. İşte sefalet insana bu idrak yeteneğini verir böylece onu kötülüklerden uzak tutar. Bu yüzden sefaletin bir denge unsuru olarak insan yaşamında olması gerektiğine inanıyorum. İnsanı gurur ve kibirden arındırır, alçak gönüllü yapar, çalışmanın nimetini ve faydasını gösterir. Rus Yönetimi Altında Iğdır İdareci zümre tamamen Ruslardan oluşurdu. Halk, yönetime itaatkar davranmış, asilik etmemiş. Ruslar da bazı sosyal dengelere özel dikkat göstermişler. Yüksek perdeden sinsice bir politika uygulamışlar. Örneğin halktan asker alıp yetiştirmemişler, adi suçları hafif cezalarla geçiştirmişler. Buna karşın, hırsızlık suçlarına karşı oldukça duyarlı olmuşlar. Bunun bir nedeni hırsızlık olaylarından devlet malının da zarar görmesi ihtimali imiş. Cinayet veya hafif yaralama olaylarında sanıklar sürgüne gönderilseler bile birkaç yıl sonra geri dönüp geliyormuşlar. Hüsnü Bingöl Hüsnü Bingöl Binbaşı rütbesiyle emekli olup MİT müfettişliğine atanmıştı. Çok geniş yetkilileri vardı ve uzun yıllar bu görevinde kaldı. Devletin istihbaratını örgütleyen bir memurun bunca yıl aynı görevde kalması faydalı mı, zararlı mı ayrı bir tartışma konusu ama Hüsnü Bey önemli bir şahsiyet ve etkileyici bir insandı. Askeri elbise giyerdi. Uzun boylu, bıyıklı, oldukça yakışıklıydı. Kahvede halkın arasına oturur, sohbet ederdi. Halkla diyaloğu çok 506

11 Iğdır Sevdası iyiydi. İnsanlar ona Beyamca diye hitap eder, itibar ve yakınlık gösterirlerdi. Gelen çayların parasını kendisi bizzat öderdi. Halktan kimse katiyen çay parası vermeye teşebbüs etmezdi. Çünkü Hüsnü Bey in masasında çay parası verilmeyeceğini herkes bilirdi. 23 kişi yakalanıp Erzurum a gönderildi İlkokul öğrencisiydim. Iğdır genelinde 23 kişi tutuklanmıştı. Bunlardan birisi de son derece yakışıklı İnhisar (tekel) memuruydu. Defterlerim elimde okula giderken bu delikanlının kolları arkadan bağlı, bir istikamette götürüldüğünü gördüm. Bakkala girince, yüzünü yakından görme şansım olmuştu: Nezarette kaldığı süre içinde sakalı uzamış, siyah gözleri ışıl ışıl, sessizce etrafına bakınıyordu. Otobüse bindirip Erzurum a götürdüler. Anlatıldığına göre içlerinde bu delikanlının da olduğu 23 kişi Erzurum da kurşuna dizilmişti. Mustafa Muğlalı 20 sene hapis cezası aldı. Üçüncü Ordu nun başında Orgeneral Mustafa Muğlalı vardı. DP tek başına iktidara gelince, geçmişte yapılan hataların hesabını sormak görevini üzerine alan siyasetçiler, emekli Mustafa Muğlalı yı karşılarına almıştı: Efendim 23 vatandaş nasıl olurda sorgusuz sualsiz mahkeme kararı olmadan kuşuna dizilir. Soruşturma açıldı ve mahkeme sanığı 20 yıl hapisle cezalandırdı. Mustafa Muğlalı müdafaasını yaparken, Ben Ankara ya geldiğim zaman arkamı sıvazlayanlar vardı. Paşam senin sayende Ankara da rahat ediyoruz, diyorlardı. Onlar da gelsinler benimle burada hesap versinler Mustafa Muğlalı nın kast ettiği isim Milli Şef İsmet İnönü ydü. Hüsnü Bingöl, İşte ben böyle gençler istiyorum dedi İzmir İnönü Lisesi son sınıf öğrencisiydim. Arkadaşlarım arasında heyecanlı, idealist gençler vardıı. Çoğu zengin çocuğuydu. Türkiye politikasını yakından izliyor, basını yakından takip ediyorlardı. Ben de kendimi onların arasında buldum. Yaz tatili, Iğdır a dönmeye hazırlanırken, arkadaşlar, Şarkın durumu hakkında bir yazı yazıp onlara göndermemi ısrarla istediler. İzmir de 9 Eylül isimli bir mecmua çıkıyordu. Lisedeki arkadaş grubumla yakından tanışan Lebit Yurtoğlu sonraki yıllar Bakan oldu- derginin yazı işlerinden sorumluydu. Iğdır dönüşü gözlemlerimi kaleme alıp, Iğdır mektubu başlığı 507

12 Mustafa Şimşek altında hazırladığım bir makaleyi dergiye gönderdim. Beklemedik bir şey olmuştu. Dergi, birkaç cümle dışında yazımı olduğu gibi orta sayfada büyük puntolarla Iğdır Mektubu başlığı altında yayımlamıştı. Lebit Bey, bana da bu sayıdan 22 adet göndermiş, Bir nüshayı kendin için alıkoy, geriye kalanları Halk Evine bağışla diye not düşmüştü. Dergiyi açtığım zaman itiraf etmeliyim, kendimle gururlanmıştım: Meğer ben neymişim! diyerek şaşkınlıkla yazıma göz gezdirmiştim. Dergi Hüsnü Bingöl ün eline geçmişti. Yazımı okumuş ve çok beğenmiş. Araştırıp soruşturmuş, köyün muhtarı Mehmet Sönmez i yanına çağırtıp benimle ilgili bilgi almış. Muhtar da benim İzmir de lise son sınıf öğrencisi olduğumu söyleyince, Hüsnü Bingöl benimle tanışmak istediğini muhtara iletmiş. Muhtar beni yanına alarak Hüsnü Bey in huzuruna çıktık. Yaz günüydü. Hüsnü Bey, belediye kahvehanesinde oturmuş, etrafını da alışageldiği üzere sekiz on kişi almıştı. Muhtar, Efendim Mustafa Şimşek işte bu delikanlıdır Hüsnü Bey ayağa kalktı. Hayranlık ve sevgi karışımı bir sesle: Hoş geldin evladım! dedi. Masadaki yerimizi aldık, önümüze çaylar kondu. Hüsnü Bey beni sorguladı: Bu yazıyı sen mi yazdın evladım? Evet Beyamca! Ben yazdım! Beyler! İşte ben böyle genç isterim. Herkes evladını böyle yetiştirmelidir. Aferin evladım! Çok gururlanmıştım. Hüsnü Bey den vedalaşıp ayrıldım. O günden sonra nerede karşılaşsak birbirimizi selamlardık. Yahu sizde ki Hüsnü bey hiç değişmez mi? Hüsnü Bey casusluk ve karşı casusluk işlerini yönetmekle yükümlüydü. Bu amaçla kullandığı elemanlar vardı. Bazılarını ben de tanıyordum. Hüsnü Bey, onlara bazı konularda özel beceri kazandırıyor, örneğin, Aras nehrini geçildikten sonra tel örgü nasıl geçilecek, iz tarlası nasıl aşılacak, bunu yaparken kurt izi yumrukları nasıl kullanılacak vs. Bu elemanlarından birisi yakalanmış, 20 yıl hapis cezası almıştı. Elemanlar yazılı emirleri öbür taraftaki bağlantılara ulaştırmak ve onlardan aldıkları raporları da Hüsnü Bey e iletmekle görevliydiler. Hüsnü Bey uzun yıllar bu görevi devam ettirdiği için Ruslar şaşkınlıkla. Yahu sizdeki Hüsnü Bey hiç değişmez mi? diyorlarmış. 508

13 Iğdır Sevdası Hüsnü Bey in görev yaptığı yıllar Iğdır bölgesinin özel bir durumu vardı. Buraya gelen muhacirlerin çoğu komünizm rejimine şöyle veya böyle bulaştıkları için devlet nazarında şüpheli karşılanıyorlardı. İtiraf etmek lazım ki aralarından gerçektende Rusya lehine casusluk yapanlar çıkıyordu. Hüsnü Bey şüpheli gördüğü bu insanları yanına çağırır, nasihat ederek onlara şans tanırdı: Bu yol senin ve ailen için iyi değil. En kısa zamanda terk edeceksin! Uyarıya rağmen casusluk işine meyil devam ederse, Hüsnü Bey onları enselerdi. (Hüsnü Bey in en önemli özelliği cezalandırmadan önce, ihtar ve ikaz edişiydi.) Halk Hüsnü Bey den hem korkar hem de onu çok severdi Hüsnü Bey in karakteri ve yetkileri hakkında halk arasında çok yönlü söylentiler dolaşırdı. Duyduklarımıza bakılırsa Hüsnü beyin insanları kurşuna dizme yetkisi varmış. Fakat bu haberin ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. Halk Hüsnü Bey den hem korkar hem severdi. Ürperti ve sevgi karışımı bu duygu yüzünden belki de halk Hüsnü Bey i olduğundan farklı algılıyordu. Belki de Hüsnü Bey in emriyle tek bir insan bile kurşuna dizilmemişti. Halk Hüsnü beyden çekinirdi. Hüsnü bey seni çağırıyor dedikleri zaman en cesur insanın bile benzi atar, sesi titrer, Vay anasına be! Hüsnü bey beni niye çağırıyor? diye söylenirdi. Muhtar, Mustafa, Hüsnü Bey seninle konuşmak istiyor dediği zaman köy kahvesinde herkes birbirine fısıldar gibi, Kim bilir, Erzurum da veya İzmir de ne halt işlemiş ki Hüsnü Bey yanına çağırtıyor. Vah zavallı delikanlı vah! Delikanlı olmanın verdiği vurdumduymazlık ve maceraperestlik hislerim ağır bastığından köylülerin korkusuna pek anlam veremiyordum. Rahat ve kendimden Hüsnü Bey in karşısına çıkmıştım. Politik Yaşantım DP kurulduğu yıl Erzurum da lise öğrencisiydim. Halk Evine gider oradaki gazeteleri ve her türden neşriyatı zevkle okurdum. Kitap ve gazete okuma zevkimi Halk Evine borçluyum. Tan, Tasviri Efkar, Vatan gibi gazeteler DP nin kuruluşunu büyük puntolarla vermişlerdi seçimlerini ve siyasi gelişmeleri yakından izliyordum. Basınında seçimlere hile karıştırıldığı yolunda epeyce yazı çıkmıştı. İzmir de DP nin meydan mitinglerine şahit oldum. Adnan Menderes, Fuat Köprülü, Ahmet Tahtakılıç, Celal Bayar gibi DP nin ağır topları kürsüye çıktığı zaman İzmir Basmahane de kıyametler kopar, halk izdiham halinde 509

14 Mustafa Şimşek miting meydanlarına akardı. Lise talebesi olarak ben de insan seline karışır, aralarında kaybolurdum. Böyle bir günde çok değer verdiğim kol saatim, çekiştirmeler itişmeler arasında kolumdan düşüp kaybolmuştu. Mitingler olaysız geçmiyordu. İktidar yanlısı valiler engeller çıkarıyor halkı tehdit ediyorlardı. Ahmet Tahtakılıç kürsüye çıkmış hararetle konuşuyordu. Saatler neredeyse gece yarısına yaklaşmıştı. Atlı polisler kalabalığın üzerine dört nala saldırıya geçtiler. Halk parçalanmış, insan öbekleri sağa sola koşturup duruyor, arada bir tabancalar patlıyordu. Ahmet Tahtakılıç ın sözleri yarım kalmıştı. İşin ciddiyetini anlayan DP kurmayları vapurla Karşıyaka ya geçtiler. Bu olayın üzerimdeki etkisi derin olmuştu. Artık kararlı bir DP liydim! Kazancının Sesi Hukuk Fakültesini terk edip Iğdır a döndüğüm yıl (1947) büyük bir istekle DP saflarında politikaya hazırlandım. Partilerin köy Ocak teşkilatları vardı. Bir kış günü, Iğdır dan kızakla gelen DP ilçe başkanı ve yönetim kurulunun huzurunda Kazancı köyü DP Ocak teşkilatını kurdum. İlk seçimde de başkanlığa getirildim. Parti çalışmalarını severek yapıyor, halkı olup biten olaylardan haberdar etmek için de duvar gazetesi çıkarıyordum. Kazancının Sesi adıyla çıkardığım bu gazeteyi el yazısıyla hazırlıyordum. Gazetede başmakale, fıkralar, bölgede gelişen önemli haberler yer alıyordu. Her on beş günde duvar gazetesini yenisiyle değiştiriyordum. Siyaset Postası Benim gözümde CHP, rejimin gözden düşmüş partisiydi. CHP de ne olup bittiği beni hiç ilgilendirmiyordu. Mecit Bey sonraki CHP ilçe başkanlığına seçildi ve uzun yıllar bu görevde kaldı. Hatta bir keresinde bir gazetede Mecit Bey in değişmez şekilde ilçe başkanı olmasına atıfta bulunmuş, CHP, bir partiden ziyade bir tarikat ocağı, Mecit Hun da onun değişmeyen dervişi, şeyhi ve post nişidir gibisinden bir eleştiride bulunmuştum. Mecit Bey le tanışıp dost olduktan sonra bir teşebbüsümüz oldu. Yıl 1965 veya hemen sonrası olmalıydı. Mecit Bey bana ispirtoyla çalışan bir teksir makinesi vermişti. Ben de heyecanla, Siyaset Postası adıyla tek sayfalık bir gazete çıkarmaya başlamıştım. Bu gazete halk arasında Mustafa nın gazetesi olarak bilinir, oldukça ciddiye alınırdı. Çıktığı günler hemen kapışılır, halk arasında, Mustafa ne dedi, ne yazdı? gibisinden bir merak uyandırırdı. Bir keresinde Mecit Bey le beraber, Kars Milletvekili Abbas Çetin in aley- 510

15 Iğdır Sevdası hine müşterek bir yazımız çıktı. Yazı Iğdır da geniş polemiklere yol açmıştı. Siyaseti yakından izleyenler o yazıyı hâlâ özenle saklar. Parti İçi Mücadelem DP ilçe teşkilatının ilk kurucuları arasında aklıma gelen isimler arasında Haşim Yeşilyurt, Hamit Dönmez, İsmail Çınar ve Nefes Usta yı sayabilirim. Mehmet Gülten ilk parti başkanlığı yapanlardan birisiydi. Başkanlık birçok kez el değiştirdi. Hacı Nağdalı Parlar uzun yıllar ilçe başkanı oldu. Etrafında Talat Tufan ve Alikamerli köyünden Enver Sever vardı. Enver Sever özellikle çok aktifti. Birkaç köyün ocak başkanlığını yapıyor, Iğdır merkezde de idare heyetinde görev yapıyordu. DP yavaş yavaş despot bir görünüm kazanmaya başlamıştı. Teşkilat mensupları olmadık hileler yapıyor, seçmenin iradesini hiçe sayıyordu. Örneğin parti tüzüğüne göre Kazancı köyünden partiye verilen oy hesabı üzerinden 10 delege seçilmesi gerekirken bir bakıyorsunuz sadece 2 delegeye yer verilmiş! Partiye çok az oy vermiş bir köyden de 15 delege ismi yazılmış! Bu haksız durumu da kimse önleyemiyordu. Bir gün Mehmet Gülten, hakkı gasp edilmiş delegelerden birisinin vekaletini bana verince Avukat cübbemi giyip partinin ağrı toplarını hakimin önüne dizdim ve bu duruma mahkeme önünde bir çözüm bulmaya karar verdim.. DP ilçe başkanı Hacı Nağdalı Parlar ı ve idare heyetinden Enver Sever ve Talat Tufan ı suiistimallerden sorumlu kimseler olarak haklarında dava açılması isteğinde bulundum. Onlar da korkuyla yapılanların hesabını vermeye koyuldular. Siyasette kendim için bir şey istemeyeceğim Siyaset yapmak bazen ihtiraslı ve dar görüşlü insanlarla boğuşmayı gerektiriyordu. Ortalıkta şöyle bir zihniyet vardı: Üniversiteyi bitirip kendi bölgene geldin mi gözün ya milletvekilliğinde ya da belediye reisliğinde olmalı. İnsanlar bu duyguyla işe başlıyor ve kendilerini bu amaç için hazırlıyorlardı. Bu ihtiras ve mücadele bazıları için iyi netice verirken çoğunluğu maddi ve psikolojik bakımdan yıkıma uğruyorlardı. Ben halkın içinden gelmiş birisiydim. Dengeleri, koşulları ve kendi gücümün sınırlarını iyi hesaplamıştım. Gerçek dostla biraz sıkıştığında beni yalnız bırakacak, sahte dost tiplerini iyi tanıyordum. Politikanın hareketlendiği günler etrafınızı yüzlerce insan alır, Milletvekili ol, belediye reisi ol! gibisinden teklifler yağdırırlardı. Oysa çok iyi biliyordum ki politikaya karar verdiğim gün bunlardan sadece birkaçı etrafımda olacak çoğunluğu ortadan kaybolacaktı. Kendi kendime bir prensip 511

16 Mustafa Şimşek kararı aldım: Politika yapacağım ama kendim için bir şey istemeyeceğim. Bu kararıma hep bağlı kaldım. Evet doğrudur politika yaparken insanların lehine veya aleyhine yazdım veya konuştum fakat bunları yaparken kendim için bir şey istemedim. Politikaya girmememin diğer nedeni de kalabalık bir nüfusa (11 çocuk) sahip oluşumdu. Eğer kazancımın çok azını bile politika yolunda heder etseydim belki de çocuklarımın geleceğini tehlikeye atacaktım. Buna hakkım olmadığını biliyordum. Üstelik politika yaşamında hangi mevkie seçilirseniz seçilin özgür değilsinizdir, oysa noterlik mesleğinde masamın başında kendi işimin hem ağasıydım hem de paşası. Iğdır da politika yapmanın diğer zorluğu da şehirde birlikte yaşayan iki zümrenin hassas dengelerle birbirine bağlı olmasıydı. Evet ilk görünüşte bu iki zümre birbirine dostturlar veya kirvedirler. Birlikte aynı masada yer içerler, fıkra anlatırlar, eğlenir ve gülerler ama seçim zamanı her iki tarafta kendi zümresini diğerinin aleyhine tahrik eder. Böyle bir çatışmanın ortasında kendimi bulmak istemiyordum. Bu yetmezmiş gibi zümreler de kendi aralarında alt çıkar gruplarına bölünüyorlardı. Gel de çık işin içinden! Bir aile politik tercih bakımından çok sesli olmalı 1950 li yıllarda Iğdır daki siyaseti yönlendirenlerden birisiydim. Mücadelemi daha çok bağlı olduğum DP saflarında yapıyordum. Siyasi tercih konusunda ta gençlik yıllarımdan bu yana hiç değişmeyen bir tavrım olmuştu: Sola hiçbir zaman meyil etmedim. Bu anlamda ben ve Mecit Bey birbirimizin siyasi zıtlarıydık. Mecit Bey ne kadar solda (CHP) kalıp mücadelesini o çerçevede yaptıysa ben de sağ siyasi düşüncenin içindeydim. Seçim günleri milletvekili adayları evime kadar gelir hem görüşlerime başvururlardı hem de beni izleyen taraftarlarımı onların lehine yönlendirmemi benden isterlerdi. Etrafımda hatırı sayılır bir kitle gücü vardı. Bu gücü uzun yıllar siyasi dengelerin oluşturulmasında kullandım. Benim tercihim şahıstan çok parti çıkarlarını ön plana alan bir anlayışa dayanıyordu. Bu yüzden hiç kimse çıkıp benim bu işlerden maddi bir menfaat edindiğimi ileri süremezdi. Bu davranışım 7-8 yıl öncesine kadar aktif olarak devam etti. Ancak şimdilerde kendimi bir adım geri aldım. Yeni nesil içinde yetenekli gençler var. Biraz da onlar mücadele etsin diye düşünüyorum. Bu arada politik tercihimin aile fertlerime nasıl yansıdığı konusunda da birkaç laf etmek isterim. Eskiden aile reisi nasıl isterse herkes oyunu o partiye verirdi. Ancak 1980 lerden itibaren yeni yetişen neslin isteklerini göz önüne alarak siyasi parti tercihi konusunda aile içinde tam bir serbestlik uygulamaya karar verdim. Bir çocuğum, baba ben falanca partiye oy veriyorum dediği zaman benden hiçbir müdahale görmez. Günün koşullarında bir aile politik tercih 512

17 Iğdır Sevdası bakımından çok sesli olmalı ve olmayı öğrenmelidir. Mecit Hun Ben ilkokul beşinci sınıfta öğrenciyken Mecit By ortaokul son sınıftaydı. İlk o zaman ismini duymuştum. Sonraki yıllar nerede ve ne zaman karşılaştığımızı tam olarak hatırlamıyorum ama kendimi bildim bileli Mecit Bey le yakınlığım oldu. Her ikimiz de düşünen bir kafaya sahiptik Bu dostluğun en büyük nedeni de her ikimizin düşünen bir kafa yapısına sahip oluşumuzdandı. Mecit Bey düşünen bir insandı. Gördüklerini, duyduklarını ve okuduklarını irdeleyen birisiydi. Her konuda kendisini iyi yetiştirmişti. Kültür seviyesi yüksekti. Benim mizacımda ona çok yatkındı. Ben de çok okuyan ve her şeyi irdeleyip mantık kurallarına vuran bir insandım. Bu yüzden her ikimiz de kompleksi ve saplantısı olmayan iki insan olarak birbirimizi çok iyi anlıyor, siyasi konularda ki zıt tercihlerimize rağmen birbirimize oldukça toleranslı davranıyorduk. Bu tolerans bazen öyle bir noktaya varıyordu ki kendimi CHP kongrelerinde taraftar olarak buluyordum. Bir keresinde Mecit Bey le beraber CHP Kars il kongresine katılmıştım. O kongrede Sırrı Atalay la Hasan Yıldırım arasında siyasi bir kutuplaşma yaşanıyordu. Hasan Yıldırım ı Hukuk Fakültesi günlerinden tanıdığım için onun kazanması yönünde kulis yaptım. Mecit Bey de kendi tercihine yönelmiş, uygun bulduğu adayı desteklemişti. Aramızdaki siyasi dostluk Iğdır belediye başkanlığı seçimlerinde de etkili olurdu. Seçime yakın günler bir araya gelir görüş teatisinde bulunurduk: Falanca aday Iğdır için daha iyi, kazanmalı veya falanca aday kazanmamalı gibisinden gayret sarf ederdik. Arada bir müşterek adaylarımız da olurdu. Bir keresinde Rıza Karasu adlı bir hemşehrimiz aday olmuştu. Rıza Karasu sınıf arkadaşımdı ve koyu CHP liydi. Bu yüzden görevinden alınmıştı. Süleyman Demirel Başbakan olarak Trabzon a geldiğinde Rıza Bey Şube reisliği yapıyormuş. Başbakan kürsüde konuşurken o da yüksek sesle yalan söylüyor diye bağırıyormuş. Bu olayı izleyen günlerde hemen emekliye sevk edilmişti. Rıza Bey, Mecit Bey le benim müşterek adayımız olarak ortaya çıktı. Ancak siyasette çok tecrübesizdi. Kaybetti. Ben onun, o da benim tek fikir arkadaşımdı Mizacımda var olan bir şey var: Eğer bir insan hile hurda yapmıyorsa insani değerlere saygılıysa, bu gibi insanlara hemen bağlanırım. Onların 513

18 Mustafa Şimşek kişiliği beni hemen cezp eder, yanlarında kendimi güvende hissederim. Her şeyden önemlisi yüksek seviyeden konuşup anlaşabilmenin mutluluğunu yaşarım. Arkadaşlık çeşit çeşit olur. Şaka arkadaşı, rakı arkadaşı, hovardalık arkadaşı, yeme içme arkadaşı. Ama bütün bunların dışında bir de sır arkadaşı, kara gün dostu ve fikir arkadaşı diye tanımlanan arkadaşlıklar vardır. En zoru da bu türden arkadaşlıklar edinmektir. Mecit Bey le ben fikir arkadaşıydık. O ne söylüyorsa ben anlıyordum ben de ne söylüyorsam o anlıyordu. Bizi birbirimize yakınlaştıran ve aramızdaki güven bağını pekiştiren de bu fikir arkadaşlığı sayesinde olmuştu.bunun dışında elbette çay-kahve, masa ve siyasi arkadaşlığımız da olmuştur. Ama fikir seviyesi esasında birleşiyorduk. İkimiz de hudutlarımızı biliyor, birbirimize saygı ve hürmette kusur etmiyorduk. Ne zaman şaka ne zaman ciddi olduğumuzu biliyorduk. Fikir arkadaşlığının bir özelliği de kalıcı olmasıdır. Mecit Bey in ve benim hayatımda çok önemli değişiklikler oldu fakat dostluğumuz ve arkadaşlığımız hiçbir zaman bozulmadı. Çok rahatlıkla şunu diyebilirim ki Mecit Be bu şehirdeki tek arkadaşımdı. Yine aynı rahatlıkla şunu iddia edebilirim: Ben de onun tek arkadaşıydım. Her ne kadar her ikimizin siyasi ve mesleki hayatımızın sorunları çok farklı idiyse de bu fikir arkadaşlığı bazında birleşiyorduk. Mecit bey her iki zümre tarafından da çok sevilirdi. Mecit beyin oturduğu mecliste sözü dikkatle dinlenirdi. Oldukça espriliydi. Şaka yapılacak anları çok iyi bilirdi. Her konuda fikri ve düşüncesi vardı. Toleransı elden bırakmazdı. Yemesini, içmesini, giyinmesini, oturup kalkmasını bilirdi. Gerek benim ve gerekse onun mensup olduğu zümre tarafından çok sevilir, sohbeti ve dostluğu aranırdı. Mecit bey! Benim kırıklarım (eksiklerim) var, dedim DP nin önemli simalarından Samet Ağaoğlu nun Babamın Arkadaşları adlı kitabında okumuştum. Bir gün Yusuf Akçora, Samet Ağaoğlu na rastlar ve onu şöyle tembihler: Babana (Ahmet Ağaoğlu) haber gönder acele gelsin, hastayım! Yıllarca hem siyasette hem de üniversite de birlikte hocalık yapmış olan bu iki dost bir araya gelirler. Konuşmanın bir yerinde Yusuf Akçora Ahmet Ağaoğlu na şöyle der: Ahmet, benim kırıklarım var. Çocuklarımı büyütüp okutacağım ki kırıklardan kurtulayım. Bu deyiş benim hoşuma gitmişti. Öylece aklımda kalmıştı. Bir gün Mecit Bey le Kars a gidiyorduk. Mecit Bey CHP ön seçimle- 514

19 Iğdır Sevdası rine girmiş fakat kaybetmişti. Mecit Bey ailesini düze çıkardığı için politika da bu türden risklere atılabiliyordu. Konuşmamızın bir yerinde, Sen niye siyasete girmiyorsun? dedi. O anda aklıma Yusuf Akçora- nın sözü geldi: Benim kırıklarım var. Çocuklarımın bir kısmının okul durumu halen devam ediyor. Evlilikleri ve iş bulmaları daha epey zaman gerektirecek. Sen bu sorunları hallettin. Kızını evlendirdin, çocukların bürokraside iyi yerlerde. Söz veriyorum ben bu kırıklardan kurtulduktan sonra siyasete atılacağım. Birlikte güldük. Şimdi ikimizin de hayatını gözden geçiriyorum ve tereddüt etmeden şunu diyebilirim ki onun tek dostu bendim benim de tek dostum oydu. Abbas Çetin Belediye başkanlığı seçimleri yüzünden aramın bozulduğu insanlardan birisi de Abbas Çetin di. Milletvekili olarak mahalli seçimlerde taraf olmasını hoş karşılamıyordum. Bu yüzden kendisine karşı siyasi cephe açtım. Siyaset Postası adlı gazetemde aleyhine yazılar yayınladım. Bu yazılar tahmin ettiğimden çok daha etkili oldu. Abbas Çetin in seçim bölgesi Iğdır olduğu için Iğdır dan yayın yapan böyle bir gazete Kars, Göle ve Ardahan gibi merkezlere ulaşıyor ve oralarda şu intibahı uyandırıyordu: Bakın Abbas Çetin Iğdır a istinat ediliyor ama orada onun aleyhine gazete şunları yazıyor Bu durum onun seçimleri kaybetmesine neden oldu. Ölünceye kadar da beni affetmedi. Halbuki daha önceleri beni çok severdi. Abbas Bey, mahalli seçimlerde aktif bir taraftar olmakla hata yaptığını ne anlıyordu ne de bunu kabullenmek istiyordu. Bir keresinde Hükümet konağı önünde yüz yüze bir tartışmamız olmuştu. Kendisini tekrar uyardım: Biz bu belediye başkanını istemiyoruz. Sen belediye seçimlerine müdahale etme. Bu mahalli bir tercihtir. Sen bölgenin milletvekilisin. Hepimizin oyuna ihtiyacın var. Eğer aramıza girip taraflardan birisini desteklersen öbür tarafı kaybedersin. Biz onun kazanmaması için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz bundan zarar göreceksin, dedim. Abbas Bey uyarılarımı kulak ardı etti. Haklısın ama ben partimin adayını destekleyeceğim. Yarın kürsüye çıkıp parti adayımız lehine konuşacağım Tartışmanın bu aşamasında Zöhrap Makinist yanımıza geldi. Derken kısa sürede kişilik bir kalabalık etrafımızı aldı. Tartışma bir zaman aynı boyutta devam etti. Kalabalığın müdahalesiyle iç çığırından çıkmıştı. Alkolü fazla kaçırmış bir hemşehrimiz Abbas Çetin in yepyeni ayakkabılarına kafayı takmıştı: Paramızın sayesinde nasıl da güzel pabuçlar giyiyorsun! diyince 515

20 Mustafa Şimşek ortalık karıştı, güç bela toplantıyı dağıttık. Bir de Çobankere devecimiz meşhurdur Abbas Çetin Rus yönetimi altında bugün Aras nehrinin öbür yanında kalan Azeri köyü Çobankere de dünyaya gelmiş. Muhacir olarak Iğdır a geldikten sonra eğitimini Türkiye de tamamladı. Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra önce hakimlik sonra da avukatlık yaptı. Kişilik yapısı güçlü birisiydi. Siyasi hayatında insan mantığına ve aklına hitap ederdi. Hissi konuşmazdı. Ağırbaşlıydı. Latif Aküzüm, Abbas Çetin le karşılaştırıldığında daha uysal ve babacan kalıyordu. Latif Aküzüm fikri yönden çok insanın hissi yönüne hitap ederdi. Abbas Çetin tam bir devlet adamı kişiliği taşırdı. Bu iyi özelliğine rağmen kendisiyle çatışmaya girdim. Bunun bir nedeni de benim ta ilk gençlik yıllarımdan beri içimde taşıdığım ve çok hassas olduğum bir özelliğimi hiçe saymasıydı. Eğer birisi şahsıma karşı küçümseme edası içine girerse o insana karşı düşman kesilirim. Ne yazık ki Abbas Çetin bana karşı böyle bir tavır sergiliyordu. Benim de buna tahammülüm hiç yoktu. Hukuk Fakültesinde öğrenci iken Abbas Çetin iş hayatında yaşını başını almış birisiydi. O bizi sever sayardı biz de ona karşı azami hürmeti gösterirdik. Ancak mezun olup geldikten sonra konuşmalarında bize dünkü çocuklar havasında muamele ederdi. Biz de artık dünkü çocuk değildik, yaşlarında evlenmiş çoluk çocuğa kavuşmuş sorumlu insanlardık. Ama o tolerans ve anlayış göstermeye razı olmuyordu. Gazete de çıkan yazımdan dolayı aramızdaki ipler tamamen koptu. Iğdır ımızın neyi meşhurdur? başlığıyla yayınladığım bu yazıda halen çok iyi hatırladığım şu metne yer vermiştim: Melekli köyünün kavunu daha daha bozbaşımız daha daha Avukat Şezad Turan Sadak ımız daha daha belediye reisimiz Hüseyin Akbulut Yazı burada bitmemişti. Makalenin en altına bir de not düşmüştüm: Bir de Çobankere devecimiz meşhurdur Yazının asıl ağırlığı bu kısa dip not üzerindeydi. Çünkü herkes Çobankere deveci lafının Abbas Çetin içinde kullandığımı biliyordu. Çobankere köyü develeriyle meşhurdu. Köyün neredeyse tek geçim kaynağı deve beslemek ve deve kervanlarını ticari amaçla işletmekti. Böyle bir sıfatı kullanmam acımasız siyasi bir eleştiriydi. Hatta bu eleştiriyi kendi üzerine alan birçok Çobankereli hemşehrim koşarak bana geldiler, Abi niçin böyle yazmışsın. Ben deveciyim, gibisinden. Cevabım çok kesin ve sert oluyordu: Beni alakadar etmez! Ben Abbas Çetin le hesaplaşıyorum Buna benzer siyasi eleştirinin dozuna göre acı tatlı hatıralarım oluyordu. 516

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN

Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Iğdır Sevdası AVUKAT SEVDA DOĞAN Cömert, cefakâr, cana yakın bir insandır Musa Doğan (1923-1992). Dostlarını seven; vefa ve yardımını kimseden esirgemeyen örnek bir insandır o. Siyasete il genel meclisi

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67) KOCAER 1 Tuğba KOCAER 20902063 KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA... Hepsi için teşekkür ederim hanımefendi. Benden korkmadığınız için de. Biz ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya...

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi,

Şöyle ki ; Etnik köken olsaydı Bir şiir yüzünden yere düşen yiğidi %85 oy ve Üç Millet Vekili ile Parlamentoya gönderilmezdi, BELEDİYEDE II.SELİM DÖNEMİ Merhabalar ;Bildiğiniz gibi genelde mali konularda yazılar yazarak sizleri bilgilendirmekteyim Ancak;Bu günkü konumu siyasi içerikli olarak yerel seçim sonuçlarına ayırdım, Öncelikle

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma

Iğdır Sevdası. İlk ve orta tahsilimi Iğdır da, liseyi Kars ta okudum. Yüksek tahsil hayatıma ALİ ASKER SAYAN Iğdır Sevdası 1905 den itibaren, siyasi nüfuzu ve örgütçü kişiliğiyle ön plana çıkan Hacı Ekber Tufan, Milli Mücadele yıllarında çaba ve enerjisini Iğdır ın kurtuluşu yolunda harcamış,

Detaylı

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMİ BİR DERS Genç adam evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı

Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Başbakan Yıldırım, Piri Reis Ortaokulu nda karne dağıtım törenine katıldı Haziran 17, 2016-1:22:00 Başbakan Yıldırım, "Terör örgütünün telkinlerine gençlerimiz asla ve asla itibar etmesinler. Onlar bizim

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi

Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi Otizmli Eymen 10 Okuldan Geri Çevrildi Yedi yaşındaki otizmli Eymen Şen, 10 okuldan geri çevrildikten sonra bir okul bulabildi. O tek örnek değil. Türkiye de 0-18 yaş arasında 350 bin otizmli çocuk var.

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ALBERT EİNSTEİN HAYATI

ALBERT EİNSTEİN HAYATI ALBERT EİNSTEİN HAYATI Albert Einstein!"#$ Albert Einstein 14 Mart 1879 da Almanya nın Ulm kasabasında dünyaya geldi. Babası Hermann Einstein ve amcası Jakob bir elektrik şirketi kurdular. Annesi Pauline

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal

KADİR BAYKAL. Kadir Baykal KADİR BAYKAL Kadir Baykal Baykallar, Iğdırmava nın köklü ve güçlü ailesi olarak 20 yy Iğdır ına damgasını vurmuş; kendi içinde değerli girişimci ve siyaset adamları çıkarmıştır. Bunlardan özellikle Fazıl

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ PDR ÖĞRENCİSİ AHMET İSA SOYLAMIŞ RECEP YAZICIOĞLU BENİM İÇİN ÖRNEK ŞAHSİYETTİR.YAPTIĞIN İŞİ ADAM GİBİ YAPMAYI VE GELİŞİMİN ÖNEMİNİ ONUN HAYATINDA ÖĞRENDİM SORU-Bize kısaca kendinizi

Detaylı

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ

DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ DALKARA'DAN PAZARCIK TA GÖVDE GÖSTERİSİ Cumhuriyet Halk Partisi 25.Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Adayı Efsane Başkan Kamil Dalkara memleketi Pazarcık ta Gövde gösteri yaptı. CHP Kahramanmaraş Milletvekili

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, bakım ve rehabilitasyon çalışmaları tamamlanarak dünya standartlarında bir tesis haline getirilen Bodrum Belediyesi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Duygu, düşüncelere bedenin içsel olarak karşılık vermesidir. Başka bir deyişle, beyne kalbin eşlik etmesidir.

Duygu, düşüncelere bedenin içsel olarak karşılık vermesidir. Başka bir deyişle, beyne kalbin eşlik etmesidir. Duygu, hareket halindeki enerjidir. Duygu, düşüncelere bedenin içsel olarak karşılık vermesidir. Başka bir deyişle, beyne kalbin eşlik etmesidir. Duygu, insanın yaşam kalitesini belirleyen en önemli kaynaktır.

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor?

AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor? AKP'li Başkan, Peygamberin oğlu Tayyip dedi mi? Sözcü yalan mı söylüyor? AKP'li başkan Hz. Muhammed in nüfus cüzdanını çıkarttı. Tayyip adını çocuklarının arasına koydu. 9 Ekim 2012 AKP li başkan, peygamberi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim SİVAS BELEDİYESİ İŞARET DİLİ EĞİTMENİ MUSTAFA EPİK. İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR. İŞBİRLİĞİ İÇİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR MUTLAKA BAŞARILI OLACAKTIR SORU- Bize kısaca kendinizi

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu -KAPANIŞ KONUŞMASI- M. Recai KUTAN 7 Kasım 2014 I. DÜNYA SAVAŞININ 100. YILDÖNÜMÜ ULUSLARARASI

Detaylı

Sevgili dostum, Can dostum,

Sevgili dostum, Can dostum, Sevgili dostum, Her insanı hayatta tek ve yegâne yapan bir öz benliği, insanın kendine has bir kişiliği vardır. Buna edebiyatımızda, günlük yaşantımızda ve dini inançlarımızda çeşitli adlar vermişlerdir.

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

Herkes Birisi Herhangi Biri Hiç Kimse

Herkes Birisi Herhangi Biri Hiç Kimse Gösterdim Gördü anlamına gelmez Söyledim Duydu anlamına gelmez Duydu Doğru anladı anlamına gelmez Anladı Hak verdi anlamına gelmez Hak verdi İnandı anlamına gelmez İnandı Uyguladı anlamına gelmez Uyguladı

Detaylı

Mustafa GÜZELGÖZ

Mustafa GÜZELGÖZ Mustafa GÜZELGÖZ 1921-17.02.2005 2010-04-15 Eşekli Kütüphane Sb-1 Yıl 1943. Genç Mustafa nın tayini kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi ne çıkar. Devlet memurluğu o dönemde süper bir şey, çünkü

Detaylı

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ

14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ TÜRK-İŞ Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 14. ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ KONGRESİ 25-27 Mayıs 2012 Nova, İbis Hotel - İstanbul Oturumlar Panel

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Cuma İzmir Gündemi

Cuma İzmir Gündemi 26.09.2014 Cuma İzmir Gündemi PARAVANLI REKTÖR ODASINDAN, DEV ÜNİVERSİTEYE Sağlık Muhabirleri Derneği (SMD) İzmir Temsilciliği üyeleri ile buluşan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof.Dr.

Detaylı

Bölge Uzmanı Nihai Form

Bölge Uzmanı Nihai Form Bölge Uzmanı Nihai Form KİŞİSEL BİLGİLER Ad: Muhammed Enes Soyad: Akgün TC Kimlik No: 30701106244 Uyruk: Türk Cinsiyet: Erkek Doğum Yeri: Esenler Doğum Tarihi: 9/1/1997 Telefon: 5387780248 Eposta Adresi:

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Bölge Uzmanı Nihai Form

Bölge Uzmanı Nihai Form Bölge Uzmanı Nihai Form KİŞİSEL BİLGİLER Ad: AHMET ENES Soyad: BAŞKAYA TC Kimlik No: 65950093052 Uyruk: TÜRK Cinsiyet: Erkek Doğum Yeri: İSTANBUL Doğum Tarihi: 10/04/1995 Telefon: 5346552122 Eposta Adresi:

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Bölge Uzmanı Nihai Form

Bölge Uzmanı Nihai Form Bölge Uzmanı Nihai Form KİŞİSEL BİLGİLER Ad: Süleyman Soyad: YUMUŞAK TC Kimlik No: 49615818068 Uyruk: TÜRK Cinsiyet: Erkek Doğum Yeri: AKSARAY Doğum Tarihi: 09.10.1994 Telefon: 05414628199 Eposta Adresi:

Detaylı

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber Beykoz Yerel Basını: "Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ" Tüm Ülkede kutlanan Öğretmenler Günü Beykoz'da da coşkuyla kutlanırken, bu özel günde öğretmenlerimiz için çeşitli etkinlikler ve ziyaretler

Detaylı

ÖMER GÜNEY CHP MENEMEN BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI

ÖMER GÜNEY CHP MENEMEN BELEDİYE BAŞKAN A.ADAYI 1 26 EYLÜL 2013, Saygıdeğer Menemen Halkımla, Belediye Başkan Aday Adaylığımı açıkladığım o güzel gündeki konuştuklarımı ölümsüzleştirmek istedim. Sevgi ve Saygılarımla 2 Kıymetli Büyüklerim, Partimizin

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor

Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon un davetiyle Bodrum a gelen Vanlı futbolcu kızlar Bodrum da kamp yapıyor. Van Mustafa Cengiz Ortaokulu Mor Menekşeler

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

BODRUM YENİ MUHTARLARINI SEÇTİ

BODRUM YENİ MUHTARLARINI SEÇTİ BODRUM YENİ MUHTARLARINI SEÇTİ ROCK SANATÇISI ÖZLEM TEKİN SEÇİLDİĞİ SANDIK TA OY KULLANMAYA GELMEDİ Bodrum Belediye Meclisinin 7 Mayıs 2015 tarihinde aldığı ve Kaymakamlık Makamınca onaylanan yeni mahallelerde

Detaylı

TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ ANNEX 6. Çocuk Tablo ve Grafikler 2006/2007 Tarlabaşı Kayıtlar

TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ ANNEX 6. Çocuk Tablo ve Grafikler 2006/2007 Tarlabaşı Kayıtlar TARLABAŞI TOPLUM MERKEZİ ANNEX 6 Çocuk Tablo ve Grafikler 2006/2007 Tarlabaşı Kayıtlar Cinsiyet Frekans % Kadın 126 51,8 Erkek 117 48,2 Toplam 243 100,0 Doğum Yeri Frekans % İstanbul 150 61,7 Doğu-Güneydoğu

Detaylı

Prof Dr Veysel Eroğlu:Aksaray Belediye Bakımevinde üretilen cins köpekler, öldüren ilaç listeton Son Güncelleme Çarşamba, 27 Mart 2013 06:54

Prof Dr Veysel Eroğlu:Aksaray Belediye Bakımevinde üretilen cins köpekler, öldüren ilaç listeton Son Güncelleme Çarşamba, 27 Mart 2013 06:54 Orman Su İsleri Bakanı Sn. Prof. Dr. Veysel Eroglu, 1. Aksaray Belediyesi Bakımevi, yasal olarak sahipsiz hayvanların kısırlaştırılıp rehabilite edildikleri bir yer olmalıyken,orada cins hayvanlar kisirlastirilmadan

Detaylı

TÜRKİYE GRAMEEN MİKROKREDİ PROJESİ BİSMİL ŞUBESİ. KONU: TGMP Bismil Şubesi Üyelerinden Hasibe TEKİN in Hayatı

TÜRKİYE GRAMEEN MİKROKREDİ PROJESİ BİSMİL ŞUBESİ. KONU: TGMP Bismil Şubesi Üyelerinden Hasibe TEKİN in Hayatı TÜRKİYE GRAMEEN MİKROKREDİ PROJESİ BİSMİL ŞUBESİ KONU: TGMP Bismil Şubesi Üyelerinden Hasibe TEKİN in Hayatı ADI: Hasibe SOYADI: TEKİN MERKEZ ADI / NO: Kooperatif Toprağı Olmayan Kadınlar Merkezi, 01 /

Detaylı

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r

LOGO. Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r LOGO Özel Dedektiflik Eğitimi Kocaeli Üniversitesi Hereke Ö.İ.U. MYO İsmail Yetimoğlu w w w. d e d e k t i f. o r g. t r EĞİTMEN İSMAİL YETİMOĞLU Özel Dedektifler Derneği Başkanı Uluslararası Özel Dedektifler

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar?

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okullarda okudunuz bugüne kadar? CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ İİBF ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ FURKAN AKYÜZ KİŞİSEL GELİŞİMİ ÖNEMSEYEREK KİŞİSEL GELİŞİM DERGİ VE KİTAPLARI OKUYARAK ÖZGÜVEN SORUNUMU AŞTIM VE ÖNYARGILARIMDAN

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar MARIA MONTESSORI Hayatın en önemli dönemi üniversite çalışmaları değil, doğumdan altı yaşa kadar olan süredir. Çünkü bu, bir çocuğun gelecekte olacağı yetişkini inşa ettiği

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA

KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA KURUCULARIMIZDAN SAYIN CEMİL PARMAN ANISINA TÜRKİYE MUHASEBE UZMANLARI DERNEĞİ EXPERT ACCOUNTANTS ASSOCIATION OF TURKEY (15.10.1909 İnegöl -06.11.1987 istanbul) Meslek çalışmalarımızda siz ve eserleriniz

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

Bölge Uzmanı Nihai Form

Bölge Uzmanı Nihai Form Bölge Uzmanı Nihai Form KİŞİSEL BİLGİLER Ad: Abdulkadir Soyad: AKSÖZ TC Kimlik No: 48079752710 Uyruk: T.C. Cinsiyet : Erkek Doğum Yeri: İstanbul/Kadıköy Doğum Tarihi: 25/09/1995 Telefon: 05549916572 Eposta

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Beterin Beteri Var Mehmet işten çıkarılır. Eve gelip durumu bildirince, hanımı içeri almaz. Gidecek yeri olmadığından Şeyhin dergahına gider. Bu sırada şeyh talebeleriyle sohbet etmektedir. Bu arada börek

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı