I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER. A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER. A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları"

Transkript

1 BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları 1. Kavramın Ortaya Çıkışı Ülkemizde bir kısım insanlar dini inançları gereği faize yaklaşmamaktadırlar. Paraya ihtiyaç duydukları hallerde, bu ihtiyaçlarını faiz karşılığında kredi alarak gidermemekte; tasarrufları varsa bunları faiz karşılığı borç olarak vermemektedirler. Dolayısıyla, bu tür faaliyeti meslek olarak icra eden, Bankalar Kanununa (BankK.) tabi klasik bankalarla bu amaçlarla hukuki ilişkiye girmemektedirler. 1 Klasik bankaların verdiği aracılık ve benzeri modern bankacılık işlemlerinin bir çoğunun faizle ilgisi yoktur. Bununla birlikte bu kişiler, belirleyici nitelikteki temel işlemlerinde faizi kullandıkları gerekçesiyle bu tür modern bankacılık hizmetlerini almak amacıyla da klasik bankalara müşteri olmamakta veya -en azından- isteksiz ve tereddütlü davranmaktadırlar. Birinci halde özellikle atıl kalan tasarruflar nedeniyle sadece kişiler değil ekonomik sistem de etkilenmektedir. Buna karşılık ikinci halde inanışlarının getirdiği kısıtlamalar, bazı ihtiyaçlarını gideremedikleri için sadece bu inanışa sahip bireyleri olumsuz etkilemekte, toplumsal ve özellikle ekonomik düzene etki etmemektedir. 1B U LUTOĞLU, Söyleş i, s. 45.

2 Hukuk düzeni öncelikle toplumsal etkileri nedeniyle birinci problemi ve bireysel olmakla birlikte kayda değecek derecede yoğun yaşandığından ikinci problemi çözmelidir. Çözüm olarak da iki ihtimal akla gelmektedir. Birincisi faizden uzak kalmak isteyen kişileri bu inancın çağın gereklerine uymadığına ve terk edilmesi gerektiğine ikna etmektir. 2 Bu amaçla, İslam Dininin konu ile ilgili kurallarının ilk konulduğu yıllardaki şekilde algılanmasından vazgeçilmesi 3 ve çağa uygun yorumlanması konusunda çeşitli teklifler 4 ve girişimler yapılmaktadır. 5 Ancak çağdaş laik devletler, din ve vicdan özgürlüğünü tanımanın bir sonucu olarak kişilerin inanç alanıyla ilgilenmemekte, inançları değiştirmek gibi bir görev üstlenmemektedirler. Bu nedenle bilim dünyasında istenen bu değişimin devlet tarafından bir müeyyideye bağlanması mümkün değildir. 2 Gerçekten ülkemizde yaş ayan insanların büyük çoğ unluğ u dini inançlarından kaynaklanan bu yasağ a uymama konusunda çeş itli çözüm yolları bulmaya çalışmışlardır. Osmanlı Devletinin son döneminde uygulanan para vakıfları ve benzeri açı l ı mlar bu sonuca ulaş ı lmasında etkili rol oynamı ş lardır. Çİ LLER /Çİ ZAKÇA, s Para vakıfları hakkında ayrı ca bkz. Çİ ZAKÇA, Risk Sermayesi, s. 67 vd. Ayrı ca faiz yasağ ının zekat verme zorunluluğ u ile birlikte uygulandığı takdirde bir denge kurduğ u ve bir anlam ifade ettiğ i (ZARAKOLU, s. 7) zekat konusunda bir zorlama yapı lmadığı sürece tek baş ına faiz yasağ ı uygulamanın da bir anlam ifade etmeyeceğ i savunulmaktadır. 3 ZARAKOLU, s. 7, İ MREGÜN, Banka, s.200 de islam hukukunun faizi reddetmesi sonucu ülkemizde kredi kurumları ve bankacı l ığın geliş mesi çok geç baş ladığı gibi, kamu vicdanına da henüz tam yerleş memiş tir ve bu itibarla ş ekli hukuk açı s ından tam uyum sağ lanabilse dahi, zihniyet ve içerik açısından uyum ve denge sağ lanması belirli bir süreyi gerektirecektir. 5 BULUTOĞ LU, Uygulama, s

3 İkinci çözüm, faizle çalışan klasik bankalar yanında bunlara alternatif kurumlar 6 da oluşturarak bu kişilerin bankaya duydukları ihtiyacı karşılamaktır. 7 Türk Hukuk düzeni ÖFK.larına bu gerekçeyle yer vermiştir Özel Finans Kurumu Kavramının Tanımı "Özel Finans Kurumları" (ÖFK) dini sebeplerle faizden uzak kalmak isteyen kişilerin, finansman ihtiyaçlarını karşılamaları, tasarruflarını değerlendirmeleri ve modern bankacılık hizmetlerinden yararlanmaları amacıyla, faizle çalışan klasik bankalara alternatif olarak kurulan mali kuruluşlardır. 9 Faizsiz banka olarak da adlandırılmaktadırlar. 3. Kavramın Tür - İsim Niteliği ve Tür İsmin Sınırları Finansal piyasalarda faaliyet gösteren bütün aracı kurum türlerinin kendine has bir ismi vardır. Bu isimlerin temel özelliği yalnızca bu kurumlar tarafından kullanılması ve ticaret unvanlarında yer almasıdır. Örneğin BankK.nun "mevduat kabulüne yetkili olmayanlar" başlıklı 13. maddesinde "banka" kelimesi bu kurumların ticaret unvanlarının bir parçası sayılmıştır. Buna göre benzer kurumlardan ayrılmayı sağlayan özel isim yanında "banka" kelimesi de ticaret unvanında yer almalıdır. Yine SerPK.nun 34/e maddesine göre menkul 6 BULUTOĞ LU, Uygulama, s Ç İ ZAKÇA, Risk Sermayesi, s. 18. Geleneksel bankacı l ığı bünyesine almamı ş Müslüman toplumlarda özellikle finansman ihtiyacını karş ı lamak amacı yla iş ortaklıkları kurulmaktaydı. Bu ortaklık sistemi eski çağ lara dayanmakta olup 10. yüzyı ldan itibaren Avrupa tarafından da benimsenmiş ve commenda adı yla uygulanmı ş t ı r. Çİ LLER /Çİ ZAKÇA, s Ayrı ca iş ortaklıkları hakkında ayrıntı l ı bilgi için bkz. Çİ ZAKÇA, Risk Sermayesi, s. 18 vd. 8 ZARAKOLU, s AYTAÇ, s. 221, ZARAKOLU, s. 4. 3

4 kıymetler yatırım ortaklıklarının ticaret unvanında "menkul kıymetler yatırım ortaklığı" ibaresinin bulunması mecburidir ve sadece bu kurumlar bu çekirdek unvanı kullanabilirler. Unvanda bu kelimelerin kullanılmasının mecbur tutulması üçüncü şahısların ilk bakışta bilgi sahibi olmasını sağlamak amacına yöneliktir. Bu ibarelerin yalnız bu kurumlara münhasır olması ise müşteriler ve piyasa nezdinde bir karışıklığa veya tereddüde meydan verilmemesi içindir. 10 Bütün bu düzenlemeler ÖFK.ları için de kendine özgü bir isim tespit etmek gerektiğini göstermektedir. Böyle bir seçimin yapılması halinde artık hiçbir gerçek veya tüzel kişi ticaret unvanında veya her türlü belge, ilan ve reklamlarında bu kelimeleri ya da Özel Finans Kurumu olduğu izlenimine sebep olacak hiçbir kelime veya tabiri kullanamayacaktır. 4. Tür İsmin Unsurları Literatürde yer alan Özel Finans Kurumu adı; özel mevzuatta, bugüne kadarki tatbikatta ve kurulmuş olan kurumlardan birinin özel isminde kullanılmak suretiyle yerleşmiş 11 olup bundan böyle de Türk hukuk terminolojisinde bu şekilde geçecektir denilebilir FRANKO, s Bununla birlikte bazı yazarlar finans yerine finansman kelimesini de kullanmaktadırlar. Örneğ in bkz. ZARAKOLU, s. 7, 9, 10. Kanaatimizce özel mevzuattaki terime sadık kalınmalıdır. 12 ÖFK.larının Türkiye ye özgü bir kurum olduğ u düş ünülebilir. Ancak aynı ihtiyaçlardan kaynaklanan ve aynı hedeflere ulaş mak üzere benzer metotlar kullanan yabancı kurumlar da bulunabilir. Nitekim Bak. Kur. Kar. 1/1 de yabancı memleketlerde teş ekkül etmiş olup da bu Kararname çerçevesinde Türkiye de faaliyette bulunan veya bundan sonra aynı usullerle Türkiye de faaliyete geçecek olan özel finans kurumları bu Kararname hükümlerine tabidir denilmek suretiyle yabancı ÖFK.larından bahsedilmektedir. 4

5 İsimde yer alan "özel" kelimesi, kurulmuş ve kurulacak olan şirketlerin kamusal değil özel olduğunu ifade etmektedir. "Finans Kurumu" ibaresi ise bu kurumların finansal piyasaların bir aracı kurumu 13 olduğunu göstermektedir. Bu kurumların genel isimlerinde, faizsizlik özelliğini nazara verecek bir ibarenin yer alması uygulamanın sağlıklı gelişmesi 14 ve teşhis fonksiyonunun icrası açısından daha yerinde olurdu. Mesela "faizsiz finans kurumu" ismi bu ihtiyacı giderecek unsurlara sahiptir. 15 Literatürde kullanılan genel ad bu şekilde belirmekle birlikte ÖFK olarak kurulan anonim şirketlerin ticaret unvanında bulunması gereken unsurlar konusunda özel mevzuatta bir açık hüküm bulunmamaktadır. Bu konu kurumlara özel kuruluş ve faaliyet iznini verecek olan makamın takdirindedir. Bilebildiğ imiz kadarıyla bu ismi kendi dilinde bir özel isim olarak kullanan herhangi bir ülke yoktur. O halde burada sözü edilen kurumlar olsa olsa faizsiz bankacı l ı k kurumlarıdır. Hangi yabancı kurumun bir tür ÖFK olduğ una ve Türkiye de ÖFK mevzuatına göre faaliyet göstereceğ ine Bakanlar Kurulu karar verecektir. Ayrıntı l ı bilgi için bkz. TEKİ NALP, Gülören, s. 55 vd. 13 ZARAKOLU, s Nitekim ÖFK.larının bazı müş terilerinin, hesap açtırdı kları gün önceden açı lmı ş bulunan hesaplara fiilen dağ ı t ı lmakta olan kâr payını net gelir (faiz) olarak alacaklarını zannederek hesap açtırdıkları, ancak dönem sonunda bu miktarı alamayı nca hayal k ırıklığına uğ radıkları bilinmektedir. 15 Ç İ ZAKÇA, Risk Sermayesi, s. 62. ÖFK.larının ilk kuruluş y ı llarında isim konusunda yapı lan, islam bankası, islam finans kurumu gibi tekliflerin laikliğ e aykı r ı lık, (CANSEN, s. 71) dini duyguların istismarı n ın yanlışlığı (BAYINDIR, Risk Sermayesi, s ) ve yasaklı ğ ı gerekçesiyle reddedildiğ i düş ünülürse (BULUTOĞ LU, Uygulama, s. 47) bu teklifin hem nihai amacı sağ layacak hem de laiklik konusundaki tereddütleri bertaraf edebilecek mahiyette olduğ u değ erlendirilebilecektir. Böylece bankaların isimlerinde yer alan banka kelimesi faizi çağ r ı ş t ırdığı gibi, kurumlar da isimlerinde faizsizliğ i gösterecek bir unsura sahip olacaklardır. 5

6 Nitekim mevcut kurumların birinin 16 ticaret unvanında, faaliyet konusunu gösteren ibare olarak özel finans kurumu yer almakta diğerlerinde sadece finans kurumu ibaresi bulunmaktadır. Kanaatimizce literatürdeki terime uygun olarak teşhis ve bilgilendirme fonksiyonlarını icra etme yanında haksız rekabete engel olma kudretine de sahip olacağından, kurumların ticaret unvanında yer alacak türe özel isim "özel finans kurumu" şeklinde olmalıydı. Ancak yaklaşık on beş yıllık uygulama çoğunlukla finans kurumu teriminin yetkili makamlarca yeterli görüldüğünü göstermektedir. Bu aşamadan sonra mevcut kurumları da etkileyecek şekilde bir değişikliğe gitmek gerekli değildir. Yine belirtmek gerekir ki daha sonra oluşturulan başka bazı mali kuruluş türlerine isim seçerken yeterince dikkatli davranılmamış ve karışıklığa sebep olabilecek benzerlikler meydana çıkmıştır. SerPK 39 ile sermaye piyasasında faaliyet göstermesine izin verilen kurumlar arasında sayılan genel finans ortaklıkları ile Ödünç Para Verme İşleri Hakkındaki 90 Sayılı KHK.nin 12. maddesi ile düzenlenen finansman şirketleri bu karışıklığın başlıca sebepleridir. 16 Al Baraka Türk ÖFK.nun adında bu unsurlar tamamen mevcut olmakla birlikte, halen faaliyette olan diğ er kurumlar; Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu, Faisal Finans Kurumu, Anadolu Finans Kurumu, İ hlas Finans Kurumu, Asya Finans Kurumu nun ticaret unvanında "özel" kelimesi eksiktir. Öte yandan Kuveyt Türk Evkaf Finans Kurumu ve Al Baraka Türk ÖFK.nun ticaret unvanında yer alan "Türk" kelimesi TK 48 gereğ ince ancak Bakanlar Kurulu izni ile unvana konulabilmektedir. TK.na tabi ortaklıklar için düş ünülmüş bulunan bu izin, ÖFK.larına Bakanlar Kurulunca kuruluş izni verildiğ ine göre ayrı ca aranmamalı d ır. Bu izin uygulamada milli bir kimlik taş ı yan iş letmelere verilebilmektedir. (TEKİ L, Ş irketler H. Ders K. s. 243, POROY /YASAMAN, s. 225, No. 404) Bu kurumların önemli ölçüde Arap kaynaklı sermaye ile kurulmuş olması milli kimlik taş ı ması na engel görülmemiş tir. 6

7 Bu üç tür kurumun tür isminde yer alan özel finans ve genel finans arasındaki farkı bulmak veya finans ile finansman arasındaki farklılığı algılamak herkes için ve her zaman mümkün olmayabilir. Bu isimler konunun uzmanı olmayanlarca karıştırılmaya elverişlidir. Farklı türler ne kadar gerekliyse aralarındaki farklılığı ifade edecek ayrıntıları belirlemek de o derece gereklidir. Ticaret unvanı açısından TK 45/2'nin aradığı çekirdek 17 isim olan anonim şirket ibaresinin bulunması gerekir. Yukarıda açıklanan görüşler sonucu ortaya çıkan kurumlara mahsus isim de şirketin işletme konusunu (TK 45/2) göstermeye yetecektir. B. Özel Finans Kurumlarının Özellikleri 1. Aracı Kurum Niteliği Finansal aracılar mali değerlerin atıl surette tutulmasını önler ve yatırımları artırıcı etki yapar. 18 Bu nedenle ekonomik hayatın vazgeçilmez kurumlarıdır. İktisadi hayatın faaliyet sahası kısa vadeli fonların dolaştığı para piyasası ile orta ve uzun vadeli fonların oluşturduğu sermaye piyasası olmak üzere kabaca ikiye ayrılabilir. Bu ayrıma göre sermaye piyasası, finansal altyapıyı yani mali kesimi anlatan mali piyasayı ve dar anlamda ekonomik sektörü içine almaktadır. Mali kesim içerisinde ise TC Merkez Bankası bültenlerinde yer alan şekliyle bankalar ve diğer mali kuruluşlar olmak üzere iki ana tür bulunmaktadır. 19 ÖFK.ları dünya üzerindeki faizsiz bankacılık uygulamasının bir yansıması şeklinde görünen ve toplumun dini ve ahlaki yasaklığı nedeniyle faizle iş yapmayı sakıncalı bulan bir kesiminin bankacılık faaliyetlerine olan ihtiyaçlarına cevap vermek üzere faaliyette bulunan mali 17 POROY /YASAMAN, s. 223, No PARASIZ, s EYÜPGİ LLER, Banka ve Mali Kuruluş lar, s , Çİ LLER /Çİ ZAKÇA, s

8 kuruluşlardır. 20 Öyle ki bu kurumlar bütün temel bankacılık işlemlerini yapabilmek ve ayrıca modern bankacılık hizmetlerini sunabilmek amacıyla kurulmaktadırlar. 21 Temel fark olan faizsiz işlem prensibinin teoride önemli olduğu düşünülerek bu tabana indirgenir ve bir kenara bırakılırsa ÖFK.ları da diğer mali kuruluşlar gibi bir mali kuruluşturlar. 22 En geniş manada para ve sermaye piyasasının bir aracı kurumu olan bankalardan daha geniş kapsamlı bir faaliyet yelpazesine sahiptirler. Finansman kapasitesine sahip ekonomik birimlerin bu tasarruflarını toplayıp ihtiyacı olan ekonomik birimlere dağıtmak suretiyle dolaylı finansmanı 23 gerçekleştirmektedirler. Mali piyasalarda tasarruf sahibi ödünç verenlerle ödünç alan harcayıcılar arasında geçiş mekanizmasını oluşturan kurumlar 24 olduklarına göre, ÖFK.ları da banka dışı finansal aracı kabul edilmelidir Güven Kurumu Niteliği 26 Uygulamada bankalar için sıklıkla kullanılan bir terim olan güven kurumu nitelendirmesi 27 kanaatimizce ÖFK.ları için de kullanılabilir. Bankalar müşterilerinin büyük kısmı karşısında güvenilen kurumlardır. Bu güvenin sebepleri çok çeşitlidir. 20 KONURALP /SARUHAN, s BULUTOĞ LU, Uygulama, s. 50, ZARAKOLU, s TEKİ NALP, Finansal Kurumlar, s PARASIZ, s PARASIZ, s POROY /Tekinalp /Çamoğ lu, s. 237, No. 478.e, ZARAKOLU, s Ayrıntı l ı bilgi için bkz. BATTAL, Banka, s. 27 vd. 27 Bu kavram baş ka ş ekillerde de kullanı lmaktadı r. Örneğ in REİ SOĞ LU (Ş erh, s. 592) güven kurumu, EREM/ ALTINOK/ TANDOĞ AN (s. 23) ve EREN (C. 6 s. 431) itibar müessesesi, ATASAGUN (s. 43) emniyet ve itimat müessesesi, YÜKSEL (Banka, s. 181) güven müessesesi olarak zikretmektedirler. 8

9 Özel izin ve imtiyazla çalışmaları, özel denetim usüllerine tabi olmaları, Devletin müdahalesine açık bulunmaları, özel ağırlaştırılmış sorumluluk kurallarına tabi olmaları ve özellikle mevduat hesabı sahibi müşteriler karşısındaki itibarları bankaların itibar (güven) kurumu olarak anılmalarının başlıca sebepleridir. ÖFK.ları da aynı özelliklere sahiptir. Bankalar mevduata faiz garantisi vermektedirler. ÖFK.ları ise topladıkları fonlara böyle bir garanti vermemektedirler. Sadece elde edilmesi halinde kardan pay vermeyi ve zarar halinde zarara da iştirak ettirmeyi vaat etmektedirler. Kâr elde edileceğine dair bir garanti söz konusu olmamakla birlikte yine de toplanan paranın verimli ve basiretli şekilde işletileceğine dair bir güven ve bundan doğan sorumlulukları vardır. Bu güven de bankaların güven kurumu sayılmasına sebep olan özellikleri ile aynıdır. Özel izinle kurulmak, özel denetime tabi bulunmak, Devlet müdahalesine açık olmak ÖFK.ları için de söz konusu olan özelliklerdir. O halde ÖFK.ları da bir güven kurumu olarak kabul edilmeli ve bankaların bu niteliğinin getirdiği sonuçlar ÖFK.larına da uygulanmalıdır. 28 Güven kurumu olmanın anlamı bankaların müşterileri karşısında güvenilen taraf olmalarıdır. Güvenen taraf haklı ve hukuken korunmaya değer güveni nedeniyle korunmalıdır. Bu ise karşı tarafın sorumluluğunun ağırlaştırılması demektir. 29 Dolayısıyla güven kurumu olmanın sonuçları, bankaların lehine değil aleyhinedir. Özen borcunun kapsamını ve dolayısıyla sorumluluklarını artırıcı etki yapmaktadır. Aynı şekilde ÖFK.larının da özen borcu ve sorumlulukları ağır takdir edilmelidir TEKİ NALP, Finansal Kurumlar, s. 70, ÇELEBİ CAN, s. 68, İ MREGÜN, Banka, s BATTAL, Banka, s. 123 vd. 30 A ş ağıda yeri geldikçe, bu nedenle sorumluluğ un ağ ırlaş t ı r ı lması gereken halleri inceleyeceğ iz. 9

10 4. Faaliyetlerinin İmtiyaza Dayanması Bir iktisadi faaliyetin tamamen serbest piyasa şartlarına tabi olması halinde özel hukukun tarafların denkliğine ilişkin temel kuralı gereğince müşterileri ile aynı düzeyde kabul edilmesi gereklidir. Ancak Devlet bazı iktisadi faaliyetleri kamu yararı gereğince özel olarak düzenlemek yoluna gidebilir. Bu düzenleme; faaliyeti yapacak olan gerçek kişinin ya da özel hukuk tüzel kişisinin niteliklerinin sınırlanması ve dolayısıyla bu niteliklere sahip olanların bu tür faaliyetleri yapmalarını sağlamak amacıyla kamusal izin ve kontrol düzeninin kurulması şeklinde kendisini gösterebilir. Bu halde imtiyazlı faaliyet söz konusudur. İmtiyaz bir idare hukuku işlemidir. Bu nedenle konu kamu hukuku ile doğrudan ilgilidir. Kamusal alana ilişkin kanunlar ve bağlı mevzuat bu konuda çeşitli kurallar koymaktadır. İmtiyazın kamu hukukundaki ölçülerini ve kamusal sonuçlarını burada değerlendirmeyeceğiz. Ancak imtiyazın özel hukuk sahasında önemli bir sonucu vardır. 31 BK 99/2 ye göre imtiyazlı faaliyet yapan gerçek ve tüzel kişilerin, sözleşmeye koyacakları sorumsuzluk kayıtları yardımıyla, hafif kusurdan sorumlu olmayacaklarını kabul ettirmeleri halinde karşı taraf bu kaydın geçersizliğini mahkeme önünde ileri sürebilecektir. Böylece bu tür kurumların bütün gerçek ve tüzel kişiler gibi emredici hükümler gereğince zorunlu olarak sorumlu oldukları ağır kusur yanında, aksine sözleşmeye rağmen hafif kusurdan da sorumlu tutulmaları mümkün olabilecektir. Doktrinde bankaların BK 99/2 anlamında imtiyazlı kurumlar oldukları genellikle kabul edilmektedir. Tekinalp, 32 Arkan, Doğanay, 33 Yargıtay, Akman, 34 İnan, 35 Baştuğ, 36 Eren 37 ve Özel e 38 göre bu maddede 31 BATTAL, Banka, s TEKİ NALP, Banka, s

11 imtiyazdan kastedilen -geniş bir yorumla- resmi bir izin veya ruhsat alınarak yapılan işlerdir. Bu nedenle bankalar imtiyazlı kuruluşlardır. ÖFK.ları da özel faaliyet türü nedeniyle hususi resmi izinle kurulduklarına göre imtiyazlı kuruluşlar olarak kabul edilmelidir. BK 99/2 ve 100/3. maddelerdeki sorumluluğun ağırlaştırılması ile ilgili kurallar bu kurumlara da uygulanmalıdır. 5. Faizsiz Faaliyet Yapması a) Faiz Kavramı ve Kavramın Değişkenliği ÖFK.larının faizsiz çalışma özelliğini inceleyebilmek için önce faiz kavramını ve bu kurumlar yönünden tanımını belirlemek gerekmektedir. Günümüzde uygulanan şekliyle kısaca paranın kirası olarak adlandırılabilecek olan faiz, çeşitli hukuk düzenlerinde ve çeşitli zamanlarda farklı algılanmış ve uygulanmıştır. 39 Sözgelimi paranın hiç bilinmediği ya da yaygın olarak kullanılmadığı dönemlerde de bazı tüketim malları ödünç alınmış, iade edilirken fazlası ile verilmiştir. Bu durum bir eşyanın ihtiyaç nedeniyle kiralanmasından farklıdır. Bir tür finansman metodu söz konusudur. Bu nedenle fazlalık olarak alınan karşılık, kira bedeli değil faiz şeklinde 33 DOĞ ANAY, (İ smail, s. 30 da) bir Hukuk Genel Kurulu Kararını örnek göstererek bu görüş ünü açıklamakta, ARKAN da (Elektronik, s. 43 te) Y. 11. H.D.nin t.li ve 866/1033 sayı l ı Kararını nakletmektedir. 34 AKMAN, Sorumsuzluk anlaş ması, s İ NAN, s BAŞ TUĞ, s. 324, dpn EREN, s ÖZEL, s KARAHASAN, (C. I, s da) faizi, alacaklının bir miktar paradan yoksun kalması nedeniyle paranın miktarına ve borcun süresine göre ona ödenen bir karş ı l ık (ivaz) olarak tanı mlamaktadır. 11

12 nitelendirilmiştir. 40 Oysa bugün artık bu tür bir faiz neredeyse hiç uygulanmamaktadır. Öte yandan dinler ve dine dayalı hukuk sistemleri bir çok kavram gibi faizi de dini-hukuki bir kavram olarak değerlendirmişler ve haram sayarak yasaklamışlardır. Oysa laik hukuk sistemleri faize dini - hukuki bir anlam vermemekte buna karşılık iktisadi - hukuki bir anlam yüklemektedirler. Bu nedenle yasaklamaya gitmemişler, bazı hallerde bazı türlerini sosyo-ekonomik düzen kurallarına ya da ahlaka aykırılığı nedeniyle sınırlandırma ile yetinmişlerdir. Bu nedenle laik hukuk düzeninin faize yüklediği anlam ile dini hukukun faize verdiği anlam tamamen örtüşmemektedir. Örneğin İslam dini reel zararın telafi edilmesine yönelik tazminatı faizden ayırmakta ve zarar görenin tazminat talep etmesini serbest bırakmaktadır. 41 Faizi yasakladığı için de bu iki kavramı kesin hatlarla birbirinden ayırmaktadır. Buna karşılık laik Türk Hukuku para borcunun ifasında geciken borçludan bu gecikme nedeniyle doğan zararın talep (telafi) edilmesini ifade eden tazminatı (gecikme tazminatı) faiz (temerrüt faizi) olarak nitelendirmektedir. 42 Bir başka örnek; vade farkının özellikle halk tarafından faize benzer ya da faiz olarak nitelendirilmesidir. Oysa faizli işlemlerde risk sermayeyi kullanan tarafa yüklenmekte ve faiz alan riske ortak olmamakta, paranın vadeli satış yoluyla ticarette kullanılmasında ise risk ticaret yapan kişinin üzerinde bulunmaktadır. Faiz ve kâr bu yönden birbirinden ayrı kavramlardır. 43 Günümüzde faiz, paranın (nakit) ödünç olarak verilmesinde gündeme gelebilecek bir kavramdır. Malın satıma konu oluşturduğu hallerde, özellikle enflasyon 40 DÖNDÜREN, Ticaret, s. 396 vd. 41 DÖNDÜREN, Ticaret, s Bu nitelendirme farklı l ı ğ ı ve bazı sonuçları hakkında bkz. BATTAL, Para Borçları, s. 339 vd. 43 Ayrıntı l ı bilgi için bkz. DÖNDÜREN, Ticaret, s. 263 vd. 12

13 nedeniyle, vadeli satışlarda peşin satış fiyatı üzerine konulan vade farkı da satın alınan malın bedelinin bir parçasıdır. Bir yönüyle (peşin bedelin üstünde olduğundan) fazlalıktır. Ancak bu fazlalık faiz değildir. 44 Çünkü fazlalık, kullanılan ve iade edilen paraya karşılık değil, satın alınan mala karşılık ödenmektedir. Oysa bu fazlalığın genellikle (%) olarak belirlenmesi nedeniyle halk arasında ve bazen de bilimsel çevrelerde 45 vade farkı, faiz olarak isimlendirilmektedir. Aradaki farkı açıkça vurgulayan bilim adamları da bulunmaktadır. 46 Yargıtay bir kararında 47 çok isabetli olarak bu iki kavramın birbirinden ayrı olduğunu tespit etmiştir. 44 DÖNDÜREN, Ticaret, s. 301 vd. Çoğ unluk bu görüş te olmakla birlikte aksi görüş te olanlar da kurumların faaliyet tercihlerine etki etmeye çalışmaktadırlar. Ayrıntı l ı bilgi için bkz. Çİ LLER /Çİ ZAKÇA, s BULUTOĞ LU, Uygulama, s. 46, 49, ZARAKOLU, s Örneğ in TEKİ NALP, (Finansal Piyasalar, s. 165 te) müş terilerine nakit ödemesi yapmayı p, müş terinin ihtiyacını duyduğ u malı satı n alıp üzerine -faiz değ il- kâr koyarak müş teriye satmak veya kiraya vermek suretiyle çalışan özel finans kurumu demek suretiyle iki kavram arasındaki farklı l ığa dikkat çekmekte ve bu farklı l ık nedeniyle ÖFK.larının klasik anlamda birer kredi kurumu olmadığını ifade etmektedir. 47 Y. 12. H.D t.li ve 3424/4642 sayı l ı Kararda (henüz yayı nlanmamı ş t ı r) alacaklı İ hlas Holdingin icra takibine konu ettiğ i alacak için talep ettiğ i vade farkı değ erlendirilmiş tir. Kararın ilgili kı smı aynen ş öyledir. Alacaklı takip talepnamesinde ası l alacak ve protesto masrafı ile birlikte vade farkı adı altında birikmiş alacak ve takipten itibaren %140 faiz talep etmiş tir. TK 690. maddesi yollaması ile uygulanması gerekli 637. maddesinde bono bedelinin ödenmemesi halinde hamilin talep edebileceğ i haklar belirlenmiş olup, bunlar arasında vade farkı adı altında herhangi bir alacak zikredilmemiş tir. Vade farkı alacağ ı ile temerrüt faizi nitelik itibariyle ayrı olduğ undan vade farkı adı altı nda temerrüt faizi talep edilemez. Borçlunun birikmiş vade farkı alacağ ına iliş kin itirazının kabulü gerekirken yazı l ı ş ekilde vade farkına faiz niteliğ i kazandırılarak karar verilmesi 13

14 ÖFK.ları üretim desteği sağlanması ve finansal kiralama faaliyetinde vade farkı uygulamaktadırlar. 48 Her iki faaliyette de malın ilk satıcıdan doğrudan nihai alıcıya ya da kiracıya geçmesi nedeniyle maldan kaynaklanan ticari risk asgariye inmektedir. Bu durum nedeniyle ÖFK.larının bu faaliyetlere girişmeleri eleştirilmektedir. 49 Hatta vade farkı gelirinin faizle eşdeğer sayılmasının sebebi bu risksizlik durumudur. 50 Gerçekten satımın konusunu oluşturan mal ile ilgili risklerin satıcının üzerinden doğrudan doğruya nihai alıcıya geçmesi ve kurumların bir risk yüklenmemesi 51 ilk bakışta eleştirileri haklı göstermektedir. Ancak kurumların yaptığı bu tür faaliyetlerde başka bir risk daha vardır. Vade farkından kâr elde edememe riski. Gerçekten bir malın peşin alınıp vadeli satılmasında, öncelikle enflasyon oranlarının tahmin edilenden daha yüksek çıkması ihtimalinden kaynaklanan bir risk vardır. Ayrıca hem enflasyonun söz konusu olmadığı dönemlerde hem de enflasyondan etkilenmeyecek para birimleri kullanılarak yapılan vadeli satım sözleşmelerinde söz konusu olan başka iki risk daha vardır. Birincisi mal peşin alınsaydı ödenmeyecek olan vade farkının alıcı tarafından daha verimli kullanılabilecek olması ihtimali alıcı taraf yönünden bir risk oluşturur. Bu risk kuruma, peşin aldığı malı bir süre sonra vadeli alsaydı dahi aynı fiyata veya daha ucuza alma ihtimali şeklinde yansır. isabetsizdir. Karardan anlaş ı ldığı kadarı yla alacaklı temerrüt faizi teriminden kaçınmı ş ve bunun yerine (temerrüt tazminatı demesi mümkün iken) yanlış olarak vade farkı kavramı n ı kullanmı ş t ı r. 48 KARAGÜLLE, s Ç İ LLER /Çİ ZAKÇA, s ZARAKOLU, s BULUTOĞ LU, Uygulama, s

15 İkinci olarak, kurum tarafından bu türden faaliyetlerden birinin diğerine tercih edilmesine sebep olan yüksek ya da düşük kâr riski söz konusudur. Birinci risk türü dolaylı olarak, ikincisi ise doğrudan kurumlar üzerindedir. Laik Türk Hukuku, dini kavramları temel olarak almadığından, fazlalığın faiz ya da vade farkı olarak nitelendirilmesi arasında önemli bir fark görmemekte ve bu teorik tartışma ile ilgilenmemektedir. Elde edilen vade farkı gelirinin dinen faiz olup olmadığı konusu hukuk düzenini değil sadece bireysel olarak ÖFK.larının ortaklarını ve müşterilerini ilgilendirmekte, inançlarına uygunluk nedeniyle rahatlamalarına yardımcı olmaktadır. O halde ÖFK.larının faizsiz çalışma özelliğine sahip oldukları ifade edilirken buradaki faizin Türk Hukukundaki faiz değil, İslam Dininde - Hukukunda söz konusu olan faiz şeklinde algılanması gerektiği ifade edilmelidir. Hukuk düzeni dini anlamda faizsiz çalışan kurumlara izin vermiştir. Ancak bu durum hukuk düzeninin faizin hukuki tanımını yaparken dini anlamda faizi temel aldığı şeklinde değerlendirilemez. Hukuki sonuçlar doğuran bir kavram olarak faiz yine laik hukuka göre tanımlanacaktır. Hukuk düzeni sadece, bireysel ekonomik özgürlükleri kabul etmiş olması nedeniyle, faizi dini hukukun tanımladığı şekilde algılayıp uzak kalan bireylere müsamaha ettiği ve müdahaleden kaçındığı gibi, bunun devamı ve uzantısı olarak, faizsiz çalışmayı iktisadi faaliyetinin temel niteliği haline getiren bir özel hukuk tüzel kişisine de izin vermekte ve kamu yararı nedeniyle faaliyetlerini emredici hükümlerle düzenlemektedir. b) Özel Finans Kurumlarının Faaliyetleri ve Faiz ÖFK.ları İslam Dininin tarif ederek yasakladığı anlamda faiz alıp vermemelidirler. Her şeyden önce teorik kuruluş gerekçeleri 52 buna engeldir. 52 KUNTALP, Finansal Kiralama, s. 3, KÖTELİ, ÖFK, s. 14, 15

16 Ancak acaba buna rağmen bir ÖFK.nun İslam Dininin yasakladığı anlamda faiz alıp vermesi mümkün müdür? Kanaatimizce bu soruya doğrudan topluca olumlu ya da olumsuz cevap verebilmek mümkün değildir. Kurumların faaliyetleri değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Kurumların fon toplama faaliyeti iki türlüdür: Cari hesaplar ve katılma hesapları. Cari hesaplarda saklanmak ve aynen iade edilmek üzere toplanan fonlara herhangi bir karşılık ödenmesi yasaktır. Aksi halde bankalarla haksız rekabete girilmiş olacaktır. Bu nedenle Devlet bu husustaki emredici hükümlere uyulup uyulmadığını denetlemektedir. Katılma hesaplarında, işletilmek ve sonucuna ortak edilmek üzere toplanan fonlara da sabit gelir (faiz) taahhüt edilmesi yasaktır. Aynı şekilde bu kurala uyulmaması da bankalarla haksız rekabet sonucunu doğuracağından mali kuruluşlar piyasasındaki düzeni korumak amacıyla Devlet bu tür bir uygulamaya izin vermeyecektir. Hesaplarda toplanan fonların kullanılma şekilleri konusunda ÖFK.ları bankalardan daha geniş bir uygulama alanına sahiptirler. Her şeyden önce fonları bizzat ticarette kullanabilirler. Ancak faizli kredi olarak verme haklarının bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Başb. Teb. 20/c de, katılma hesaplarında toplanan ve bu maddede öngörülen asıl kullanım şekillerinden biriyle işletilemeyen fonların bankalarda tutulabileceği belirtilmiştir. Ayrıca 17/son ile de cari hesaplarda biriken dövizlerin Türk bankaları nezdinde veya uluslararası para ve ticaret piyasalarında kullanılmasına izin verilmiştir. Bu iki hüküm açıkça ÖFK.larının klasik bankalara mevduat yatırmasına izin vermektedir. Yatırılan paralar ticari kuruluşlar mevduatı sayılacağına ve bu şekilde faiz tahakkuk ettirileceğine göre, ÖFK.larının bu kurumlardan KARAGÜLLE, s

17 alacakları faiz, faizsiz çalışma ilkesine açıkça aykırılık oluşturacaktır. 53 Bu durum aynı zamanda ÖFK.larının müşterilerinin beklentilerine de açıkça aykırılık oluşturur. Zira müşteriler banka faizi almak istiyor olsaydı, kurumları aracı kılmaya gerek kalmadan doğrudan bankalara müşteri olacaklardı. Kurumların bankalara para yatırmalarına izin verilmesinin sebebi, atıl kalan fonları hiç değilse bu şekilde değerlendirmek olabilir. Bu açıklama da kanaatimizce mantıklı değildir. Zira ÖFK müşterilerinin çoğunluğu faiz almaktan kaçınmaktadır. 54 Ayrıca bu izah doğru olsa dahi kurumların bankalara fon aktarma yetkisi önemli şekilde sınırlandırılmalıdır ki kurum yöneticileri tarafından kötüye kullanılmasın. Öte yandan kurumlara döviz pozisyonu tutma yetkisi de verildiğine göre, atıl kalan TL fonlarının uygun dövize çevrilmesi suretiyle enflasyondan kaynaklanan zarar önlenebilecektir. Fonların bizzat kurum tarafından verimli kullanılamaması sonucunda fiilen kâr elde edilememiş olması ise bu kurumların temel felsefesi olan kâr ve zarara ortaklık mantığına yabancı değildir. Yapılacak kanuni düzenleme ile kurumların bankalara fon transfer etmeleri tamamen yasaklanmalı veya -şayet bu bir zorunluluk olarak görülecekse- en azından toplam fonların %5 i veya daha azı gibi bir ölçüyle sınırlandırılmalıdır. Ayrıca bu kurala uyup uymadıkları konusu da kanaatimizce mali piyasada rekabetin düzenlenmesi amacıyla denetlenmelidir. Ancak bir kısım modern bankacılık faaliyetleri nedeniyle hukuk düzeninin tanımladığı anlamda faizle faaliyet yapmaları mümkün olup bu hususta son sözü her kurum kendi dini anlayışına göre ve kendisi için söyleyecek, dolayısıyla uygulama kurumun faizi nasıl 53 BULUTOĞ LU, Uygulama, s NECCAR, Risk Sermayesi, s

18 sınırlandırdığına göre kurumdan kuruma değişebilecektir. Laik hukuk dini kavramları referans almadığından tartışmada taraf olmayacak, kurumları serbest bırakacaktır. Örneğin kredi kartı yoluyla tüketici kredisi kullandırmak isteyen bir ÖFK mal ya da hizmet alımlarını kredilendirdiği takdirde satıma aracılık yapmış olacak ve vade farkı uyguladığından faizli işlem yapmaktan kurtulabilecektir. Ancak aynı kurum küçük miktarlarda da olsa nakit olarak tüketici kredisi talep eden kredi kartı müşterilerine fon kullandırdığı takdirde karşılık alabilecek midir? Bu karşılık ödün verilen nakde mukabil alındığından faizdir. Ancak kurumların bu işlemi yapmalarına engel bir özel hüküm de yoktur. ÖFK.larının topladıkları fonlarla veya kendi özkaynakları ile peşin mal alıp vadeli satmaları ve vade farkından kâr elde etmeleri İslam Hukukçuları arasında helal olup olmadığı yönünden az da olsa tartışmalı bir durumdur. Çoğunluk bu faaliyeti faiz ya da başka bir haram kazanç olarak görmemektedir. Ancak yine de kurumların bu tür faaliyet yerine, kuruluş ilkelerine daha uygun olan, kâr ve zarara katılmak şartıyla yatırım ortaklığı kurmak faaliyetine ağırlık vermeleri gerektiği çoğunlukla kabul edilmektedir. 55 Öte yandan kurumların kendi öz sermayelerini ne tür işlerde kullanabilecekleri konusunda özel mevzuat ile bir sınırlandırma getirilmemiş olması nedeniyle aynı ihtimal bu işlemler için de söz konusudur. BK 392/2 de vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeye mecburdur denilmektedir. ÖFK.ları herhangi bir hukuki ilişki nedeniyle bir miktar parayı haksız olarak ele geçirmiş veya elde tutmuş olabilirler. Bu paranın iadesi esnasında faiz verilecek midir? Bankaların ve ÖFK.larının işlemlerinin çoğu aynı zamanda bir iş görme sözleşmesi niteliğindedir. Bu nedenle, iş görme sözleşmelerine uygulanacak temel 55 Ç İ LLER /Çİ ZAKÇA, s

19 sözleşme türü olan vekalet ile ilgili bu kural doğrudan ya da dolaylı olarak bankalar hakkında da geçerli olacaktır. Ancak ÖFK.larının faizsizlik özelliği nedeniyle bir istisna tanınması mümkün müdür? Kanaatimizce bu kuralın boşluk doldurucu bir nitelikte olması nedeniyle öncelikle ÖFK ve müşteri arasındaki ilişkiyi kuran sözleşmede, kurumun zimmetinde kalan paraya karşılık faiz ödeyip ödemeyeceği konusunda bir sözleşme hükmü olup olmadığına bakılmalıdır. Sözleşmede faiz yerine örneğin aynı dönemdeki katılma hesabı sahiplerine verilen kâr payı kadar bir bedel öngörülmüş olabilir. Bu şekilde bir açık hüküm olmadığı takdirde BK 392/2 den yararlanma konusunda tercih hakkı alacaklıdadır. Alacaklının faiz talebi halinde kurum kendi faizsiz çalışma ilkesini gerekçe göstererek faiz ödemesinden kaçınamamalıdır. Zira bu hüküm yedek hukuk kuralı niteliğinde olmakla birlikte kanaatimizce müvekkillerin hakkını ve dolayısıyla kamu düzenini korumaya yönelik bir hükümdür. Diğer deyişle aksi açıkça kararlaştırılmadıkça uygulanması zorunlu kurallardandır. O halde sonuç olarak denilebilir ki ÖFK.larının dini anlamda faizden uzak kalıp kalmamaları konusunda bazı işlemler yönünden emredici kurallar yürürlüktedir. Ancak diğer bazı alanlarda kurumun yönetim kadrosunun faizi yorumlaması ve algılaması yönünde farklı sonuç çıkabilecektir. Nihai tercih, bu kurumlara müşteri olan kişilerin kurumlar ve yöneticilerin anlayışı hakkında sahip oldukları bilgi ışığında verecekleri karara bağlıdır. Zira özellikle -dini anlamda- tereddütlü ya da tartışmalı konularda hangi işlemin faiz olduğuna ve hangi faizin haram olduğuna karar verecek olan da yine bizzat bu müşterilerdir. 6. Banka Niteliği ÖFK.ları bankaların verdiği hizmetleri vermektedirler. Müşterileri ile girdikleri ilişkilerde kullandıkları bazı sözleşme tipleri klasik bankalarınkinden farklıdır. Bununla 19

20 birlikte yine de bankaya duyulan ihtiyaç bu kurumlar yardımıyla giderilmektedir. 56 Bu nedenle ÖFK.ları da bir tür bankadır denilebilir. 57 Aşağıda ayrıntılarıyla inceleneceği üzere ortaya çıkış gerekçeleri de bu durumu doğrulamaktadır. 58 Ancak banka denilince akla gelen en önemli özellik, faiz vermeyi vaat ederek mevduat toplamak ve faiz alarak kredi vermektir. Bu nedenle banka ile faiz neredeyse özdeşleşmiştir denilebilir. Faiz alıp vermeyen bir kurumu banka olarak kabul ve takdim etmek bazı yönlerden sakıncalıdır. Müşteriler banka ile bu kurum arasındaki farkı algılayamayabilirler. Bu durum çoğu halde müşterilerde bir hayal kırıklığı ve bazen de maddi zarara sebep olabilir. Buna bağlı bir diğer sakınca bankalarla bu kurumlar arasında bir haksız rekabet oluşabilmesi ihtimalidir. Her iki türün yaptığı sözleşmeler arasında bir fark olmamasına rağmen Devlet tarafından ayrı kurallara tabi tutulması, taraflardan biri -genellikle ÖFK- lehine bir haksızlığın yapıldığı izlenimini doğurabilecektir. Bu izlenimin kamuoyunda ve bilimsel - bürokratik çevrelerde yaygınlaşması 59 ÖFK.ları üzerinde gereksiz ölçüde bir kamusal baskı oluşmasına sebep olabilir. Bütün bu nedenlerle ÖFK.larını banka olarak nitelendirmek yanlış olur. Ancak farklılığı ifade etmek üzere faizsiz kelimesi de kullanılarak bu kurumlara faizsiz banka denilmesi halinde yukarıdaki olumsuz ihtimaller önemli ölçüde bertaraf edilebilecektir. Gerçekten uygulamada da bu kurumlara faizsiz banka ve yaptıkları faaliyete faizsiz bankacılık denilmektedir BULUTOĞ LU, Uygulama, s TEKİ NALP, Finansal Kurumlar, s KONURALP /SARUHAN, s Örnek olarak bkz. ZARAKOLU, s KONURALP /SARUHAN, s

1. KONU: 2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 2.1. Vergi Mevzuatında Yer Alan Düzenlemeler:

1. KONU: 2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 2.1. Vergi Mevzuatında Yer Alan Düzenlemeler: ŞİRKETİN AKTİFİNDE KAYITLI GAYRİMENKULÜN SAT-GERİ KİRALAMA YÖNTEMİ İLE FİNANSAL KİRALAMA ŞİRKETİNE DEVRİNDEN SAĞLANAN FİNANSMANIN GRUP ŞİRKETİNE AYNEN KULLANDIRILMASININ VERGİSEL BOYUTU 1. KONU: Bilindiği

Detaylı

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları 1. Kavramın Ortaya

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2016/165 Ref: 4/165

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2016/165 Ref: 4/165 SİRKÜLER İstanbul, 01.09.2016 Sayı: 2016/165 Ref: 4/165 Konu: 6741 SAYILI TÜRKİYE VARLIK FONU YÖNETİMİ ANONİM ŞİRKETİ NİN KURULMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR

Detaylı

MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1)

MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1) MEVDUAT VE KATILIM FONLARININ VADELERİ VE TÜRLERİ HAKKINDA TEBLİĞ (SAYI:2007/1) (23.07.2015 tarih ve 29423 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmış, güncellenen hali) Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Tebliğin

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

www.tunagokdemir.com

www.tunagokdemir.com www.tunagokdemir.com MEVZUATTA YAPILAN SON DEĞİŞİKLİKLER ÇERÇEVESİNDE TÜRK HUKUKUNDA SUKUK Klasik piyasalarda yatırımcıların, ihtiyaç sahiplerine fon aktarımı, genellikle bu aktarımdan bir maddi menfaat

Detaylı

BANKALAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI

BANKALAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI BANKALAR TARAFINDAN YAPILACAK REPO VE TERS REPO İŞLEMLERİNE İLİŞKİN ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK TASLAĞI Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, bankaların repo ve ters repo işlemleri sırasında uyacakları

Detaylı

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. FİNANSAL KURUMLAR KISA ÖZET KOLAYAOF

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık No : 2010-059 Tarih : 22.10.2010 Konu : 6009 Sayılı Kanun İle Gider Vergileri Kanununda Banka Sigorta Muameleleri Vergisine İlişkin Yapılan Değişikle Alakalı Yayımlanan 87 Seri Numaralı Gider Vergileri

Detaylı

KONSOLİDE EDİLMEMİŞ MALİ TABLOLAR ESAS ALINARAK DÜZENLENE SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE)

KONSOLİDE EDİLMEMİŞ MALİ TABLOLAR ESAS ALINARAK DÜZENLENE SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) EK : 1 KONSOLİDE EDİLMEMİŞ MALİ TABLOLAR ESAS ALINARAK DÜZENLENE SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) I- Ana Sermaye A) Ödenmiş Sermaye B) Kanuni Yedek Akçeler C) İhtiyari ve

Detaylı

87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48

87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48 İstanbul, 25.10.2010 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48 22.10.2010 tarih ve 27737 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği nde;

Detaylı

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 67. madde ile 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 31.12.2015 tarihine kadar;

Detaylı

EK : 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE)

EK : 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) EK : 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) I- Ana Sermaye A) Ödenmiş Sermaye (Tebliğ'in 2B Fıkrası Doğrultusunda Onaylı) B) Kanuni Yedek Akçeler (Muhtemel Zararlar Karşılığı)

Detaylı

EK: 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE)

EK: 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) EK: 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) I- Ana Sermaye A) Ödenmiş Sermaye B) Kanuni Yedek Akçeler (Muhtemel Zararlar Karşılığı) C) İhtiyari ve Fevkalade Yedek Akçeler D) Hesap

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık No: 2010/40 Tarih: 24.10.2010 Acıbadem Cd. Çamlıca Apt. No.77 K.4 34718 Acıbadem-Kadıköy/ISTANBUL Tel :0.216.340 00 86 Fax :0.216.340 00 87 E-posta: info@erkymm.com

Detaylı

AVIVA SİGORTA A.Ş. NİN 28 HAZİRAN 2010 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ SAAT: 11.00

AVIVA SİGORTA A.Ş. NİN 28 HAZİRAN 2010 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ SAAT: 11.00 AVIVA SİGORTA A.Ş. NİN 28 HAZİRAN 2010 TARİHLİ OLAĞANÜSTÜ GENEL KURUL TOPLANTISI GÜNDEMİ SAAT: 11.00 1. Açılış ve Başkanlık Divanının seçilmesi, 2. Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının imzası hususunda

Detaylı

SUN BAĞIMSIZ DIŞ DENETİM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

SUN BAĞIMSIZ DIŞ DENETİM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Sayı: YMM.03.2010-80 Konu: 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Uygulaması İle İlgili Olarak 6009 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Hk. İZMİR. 1.11.2010 Muhasebe

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN 6736 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4)

BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN 6736 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4) BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN 6736 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 4) Resmi Gazete No: 29906 Resmi Gazete Tarihi: 02/12/2016 Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) 3/8/2016 tarihli ve 6736

Detaylı

Borsa işlemlerinin açık, düzenli ve dürüst şekilde gerçekleşmesine aykırı mahiyetteki fiiller yüzde 50'si yüzde 25 yüzde 25 1/5

Borsa işlemlerinin açık, düzenli ve dürüst şekilde gerçekleşmesine aykırı mahiyetteki fiiller yüzde 50'si yüzde 25 yüzde 25 1/5 BİST'TE BORSA İŞLEMLERİNİN AÇIK, DÜZENLİ VE DÜRÜST BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞMESİNE AYKIRI EMİR VE İŞLEMLER İLE BU NİTELİKTEKİ EMİRLERİ VEREN VEYA İŞLEMLERİ YAPAN YATIRIMCILARA UYGULANACAK TEDBİRLER HAKKINDA

Detaylı

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER Prof. Dr. Mustafa ÇEKER Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 31.10.2013 FAİZ KAVRAMI Faiz, para alacaklısına parasından

Detaylı

Anılan değişiklikler ile ilgili açıklamalarımız önceki yazılarımızda yer almaktadır.

Anılan değişiklikler ile ilgili açıklamalarımız önceki yazılarımızda yer almaktadır. Sayı: YMM.03.2011-01 Konu: Gelir Vergisi Genel Tebliği Seri No:227 İZMİR. 5.1.2011 Muhasebe Müdürlüğüne, Bilindiği üzere; Anayasa Mahkemesi nin iptal kararı dikkate alınarak Gelir Vergisi Kanunu nun Geçici

Detaylı

KATMA DEĞER VERGĠSĠ GENEL UYGULAMA TEBLĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ (SERĠ NO:8)

KATMA DEĞER VERGĠSĠ GENEL UYGULAMA TEBLĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ (SERĠ NO:8) Maliye Bakanlığı (Gelir Ġdaresi BaĢkanlığı) ndan: KATMA DEĞER VERGĠSĠ GENEL UYGULAMA TEBLĠĞĠNDE DEĞĠġĠKLĠK YAPILMASINA DAĠR TEBLĠĞ (SERĠ NO:8) MADDE 1- Aynı Tebliğin (II/F-4.7.1.) bölümünün birinci ve

Detaylı

MAL VE HİZMET BEDELLERİNİN ÖDENMESİ VE TEVSİKİ (BELGELENDİRİLMESİ)

MAL VE HİZMET BEDELLERİNİN ÖDENMESİ VE TEVSİKİ (BELGELENDİRİLMESİ) MAL VE HİZMET BEDELLERİNİN ÖDENMESİ VE TEVSİKİ (BELGELENDİRİLMESİ) GİRİŞ Rasim SEZER 1 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257. maddesi ile, mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini

Detaylı

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2016/ Sayılı Kanun Kapsamında Yurt Dışındaki Varlıkların Türkiye ye Getirilmesine İlişkin Tebliğ Yayımlandı.

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2016/ Sayılı Kanun Kapsamında Yurt Dışındaki Varlıkların Türkiye ye Getirilmesine İlişkin Tebliğ Yayımlandı. DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Deloitte Values House Maslak No1 34398 İstanbul Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: KONUT FİNANSMANI KURULUŞLARINCA VERİLECEK SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: KONUT FİNANSMANI KURULUŞLARINCA VERİLECEK SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: KONUT FİNANSMANI KURULUŞLARINCA VERİLECEK SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (Resmi Gazete nin 31 Mayıs 2007 tarih ve 26538 sayılı nüshasında

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, taksitle satış sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir.

YÖNETMELİK. MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, taksitle satış sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını düzenlemektir. 14 Ocak 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29236 Gümrük ve Ticaret Bakanlığından: YÖNETMELİK TAKSİTLE SATIŞ SÖZLEŞMELERİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1

Detaylı

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları) Bankalardan sağlanan dövizli kredilerde vergisel maliyetler Melike Kılınç I. Giriş Şirketlerin yurtdışı ithalat ihracat işlemleri, döviz cinsinden pozisyon tutmak istemeleri, nihai ürünlerini ya da hizmetlerini

Detaylı

D) Hesap Özeti nde Yer Alan Vergi Provizyonundan Sonraki Dönem Karı ve GeçmişYıllar Karı Toplamı

D) Hesap Özeti nde Yer Alan Vergi Provizyonundan Sonraki Dönem Karı ve GeçmişYıllar Karı Toplamı EK : 1 SERMAYE YETERLİLİĞİ ANALİZ FORMU (.../.../...TARİHİ İTİBARIYLE) I- Ana Sermaye A) Ödenmiş Sermaye B) Kanuni Yedek Akçeler (Muhtemel Zararlar Karşılığı) C) İhtiyari ve Fevkalade Yedek Akçeler D)

Detaylı

BANK ASYA: Halka Arz Bilgi Notu 28/04/2006 2

BANK ASYA: Halka Arz Bilgi Notu 28/04/2006 2 GENEL BİLGİ Bank Asya nın 240,000,000 YTL olan ödenmiş sermayesi 300,000,000 YTL ye nakden artırılacak, nakden artırılan 60,000,000 YTL lik sermayeyi temsil eden 60,000,000 adet hisse senedi mevcut ortakların

Detaylı

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası. 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU. Kanun Numarası : 4875

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası. 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU. Kanun Numarası : 4875 Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu, Yasası 4875 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLAR KANUNU Kanun Numarası : 4875 Kabul Tarihi : 5/6/2003 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 17/6/2003

Detaylı

TÜRKİYE DE GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARI

TÜRKİYE DE GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARI TÜRKİYE DE GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARI Girişim sermayesi yatırım fonlarına ilişkin esaslar 30/12/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Sermaye Piyasası Kanunu ( SPK ) ile Türkiye de hukuki

Detaylı

GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ İNCELENMESİ

GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ İNCELENMESİ GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ SERMAYE YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 5 GRUP ŞİRKETLERİ (*) ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ SERMAYE YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1 - GİRİŞ Bu çalışmamızda 5520

Detaylı

İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 1 OCAK 31 MART 2015 KONSOLİDE OLMAYAN ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. 2015 Yılı I. Dönem Faaliyet Raporu İÇİNDEKİLER Başlık... Sayfa

Detaylı

Dr. Hediye BAHAR SAYIN. Pay Sahibi Haklarının Korunması Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı

Dr. Hediye BAHAR SAYIN. Pay Sahibi Haklarının Korunması Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı Dr. Hediye BAHAR SAYIN Pay Sahibi Haklarının Korunması Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR LİSTESİ... XIX Giriş...1 Birinci

Detaylı

2016 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Tam Mükellef. Yatırım Fonu (**)

2016 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Tam Mükellef. Yatırım Fonu (**) Mükellef Gelir GERÇEK KİŞİ Dar Mükellef (*) 2016 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM Dar Mükellef (*) Sermaye Şirketi ve Yatırım Fonu (**) Diğer Kurum Dar

Detaylı

İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLME MECBURİYETİ KALDIRILMIŞTIR

İHRACAT BEDELLERİNİN YURDA GETİRİLME MECBURİYETİ KALDIRILMIŞTIR Denet Sirküler Denet Yayıncılık A.Ş. Tel : 0212 275 96 90/274 77 06 Avni Dilligil Sokak No:6 Faks : 0212-272 62 16/272 33 23 34394 Mecidiyeköy-İSTANBUL E-mail: bdo.denet@bdodenet.com.tr Web : www.bdodenet.com.tr

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

Dış Borç Ödeme Hesabı Oluşturulması ve İşleyişine İlişkin Esas ve Usullere Dair Yönetmelik

Dış Borç Ödeme Hesabı Oluşturulması ve İşleyişine İlişkin Esas ve Usullere Dair Yönetmelik Devlet Bakanlığından: Dış Borç Ödeme Hesabı Oluşturulması ve İşleyişine İlişkin Esas ve Usullere Dair Yönetmelik Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı

Detaylı

MENKUL KIYMETYATIRIM ORTAKLIKLARI VE VERGİLEME

MENKUL KIYMETYATIRIM ORTAKLIKLARI VE VERGİLEME MENKUL KIYMETYATIRIM ORTAKLIKLARI VE VERGİLEME Yatırım ortaklıkları,sermaye piyasası araçları ile ulusal ve uluslar arası borsalarda veya borsa dışı organize piyasalarda işlem gören altın ve diğer kıymetli

Detaylı

İŞSİZLİK SİGORTASI FONU KAYNAKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

İŞSİZLİK SİGORTASI FONU KAYNAKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK İŞSİZLİK SİGORTASI FONU KAYNAKLARININ DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 20/8/2004 No:2004/7753 Dayandığı Kanunun Tarihi : 25/8/1999 No :

Detaylı

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK Gelir Vergisi Genel Tebliği Taslağı (Seri No: 277) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa(1) 5281 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen geçici 67. maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Meslek Kuralları 1. Aşağıdakilerden hangisi finansal piyasaların fonksiyonlarından değildir? A) Reel piyasaya kaynak sağlamak B) Sermaye birikimini oluşturmak C) Firmaların karşı karşıya kaldığı riskleri dağıtmak veya

Detaylı

LİMİTED ŞİRKETLERDE İMTİYAZLI PAYLAR

LİMİTED ŞİRKETLERDE İMTİYAZLI PAYLAR LİMİTED ŞİRKETLERDE İMTİYAZLI PAYLAR İmtiyazlı paylar şirketlerin ekonomik ihtiyaçları doğrultusunda kardan daha çok pay alma, şirkete finansman yaratma ya da şirkete yeni yatırımcıların katılmasını sağlama

Detaylı

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ BANKALAR YASASI. 39/2001 sayılı yasa. Madde(5), (6), (8), (10), ve (42)altında tebliğ

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ BANKALAR YASASI. 39/2001 sayılı yasa. Madde(5), (6), (8), (10), ve (42)altında tebliğ R.G. 46 29.04.2002 KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ BANKALAR YASASI 39/2001 sayılı yasa Madde(5), (6), (8), (10), ve (42)altında tebliğ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankası, 39/2001 sayılı Bankalar

Detaylı

BANKALARIN SERMAYE YETERLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNE VE DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ

BANKALARIN SERMAYE YETERLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNE VE DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ R.G 21 21.02.2001 Amaç : BANKALARIN SERMAYE YETERLİLİĞİNİN ÖLÇÜLMESİNE VE DEĞERLENDİRİLMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ Madde 1 Tebliğin amacı, 14/2000 sayılı Bankalar Yasası nın 33 üncü

Detaylı

FAALİYET RAPORU 01.01.2011-31.03.2011

FAALİYET RAPORU 01.01.2011-31.03.2011 Sayfa No: 1 FAALİYET RAPORU 01.01.2011-31.03.2011 Sayfa No: 2 I. GİRİŞ 1. Raporun Dönemi: 01/01/2011 31/032011 2. Ortaklığın Ünvanı: Euro Portföy Yönetimi A.Ş. 3. Euro Portföy ve Tarihsel Gelişimi: Euro

Detaylı

TÜRK PARASI KIYMETİNİ YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

TÜRK PARASI KIYMETİNİ YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 11 TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 30.12.2006 tarihli Resmi Gazetede 32 sayılı

Detaylı

SİRKÜLER. SAYI : 2016 / 66 İstanbul,

SİRKÜLER. SAYI : 2016 / 66 İstanbul, SİRKÜLER SAYI : 2016 / 66 İstanbul,05.12.2016 KONU : 2 Aralık 2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 6736 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No:

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

TAŞINMAZ SATIŞLARINDA KDV İSTİSNASI KONUSUNDA KDV GUT NDE YAPILAN DÜZENLEME VE AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

TAŞINMAZ SATIŞLARINDA KDV İSTİSNASI KONUSUNDA KDV GUT NDE YAPILAN DÜZENLEME VE AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TAŞINMAZ SATIŞLARINDA KDV İSTİSNASI KONUSUNDA KDV GUT NDE YAPILAN DÜZENLEME VE AÇIKLAMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ 1. KONU: Bilindiği üzere, Katma Değer Vergisi Kanununun (KDVK) 17/4-r maddesinde; Kurumların

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

KİRACI AÇISINDAN FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİ

KİRACI AÇISINDAN FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİ Sayfa 1 / 5 KİRACI AÇISINDAN FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİ Yazar: SalimKARADENİZ (*) Yaklaşım Dergisi / Ocak 2007 / Sayı: 169 I- GİRİŞ Bilindiği üzere, 24.04.2003 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 4842

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tapu Dairesi Başkanlığı 1 / 6 DAĞITIM YERLERİNE İlgi : 26 08 2016 tarih ve 29813sayılı Resmi Gazete. İlgi Resmi Gazete'de yayımlanan 19.08.2016 tarih ve 6741 sayılı Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile

Detaylı

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir.

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir. GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (3) (4) DAR MÜKELLEF TÜZEL KİŞİ (Türkiye de işyeri/daimi temsilcisi bulunmayan) Hisse Senedi Alım Satım kazancı İMKB de işlem görmeyen hisse senetlerinin elden çıkarılmasından

Detaylı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı Y. Doç. Dr. Vural SEVEN İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı KIYMETLİ EVRAK 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda en az değişikliğe uğrayan bölüm kıymetli evrak kitabıdır. Kıymetli

Detaylı

ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. SİRKÜLER 2012/18

ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. SİRKÜLER 2012/18 31/01/2012 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. SİRKÜLER 2012/18 KONU: Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: VI, No: 32) 8 Kasım 1998

Detaylı

TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ. 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında TÜSİAD Görüşü

TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ. 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında TÜSİAD Görüşü 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında TÜSİAD Görüşü 5782 Sayılı Tapu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun MADDE 2 2644 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

FAALİYET RAPORU 01.01.2012-31.03.2012

FAALİYET RAPORU 01.01.2012-31.03.2012 Sayfa No: 1 FAALİYET RAPORU 01.01.2012-31.03.2012 Sayfa No: 2 I. GİRİŞ 1. Raporun Dönemi: 01/01/2012 31/03/2012 2. Ortaklığın Ünvanı: Euro Portföy Yönetimi A.Ş. 3. Euro Portföy ve Tarihsel Gelişimi: Euro

Detaylı

Hesap Kodu Hesap Adı YTL

Hesap Kodu Hesap Adı YTL Hesap Kodu Hesap Adı YTL 1 Cari Varlıklar 46.722.460,48 10 Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 25.925.242,17 100 Kasa 60.746,12 101 Alınan Çekler 0,00 102 Bankalar 25.861.797,80 103 Verilen Çekler Ve Ödeme

Detaylı

BİRLİK HAYAT SİGORTA A.Ş AYRINTILI BİLANÇO (YTL)

BİRLİK HAYAT SİGORTA A.Ş AYRINTILI BİLANÇO (YTL) VARLIKLAR Dipnot 30.09.2007 31.12.2006 I- Cari Varlıklar A- Nakit Ve Nakit Benzeri Varlıklar 686.426 548.065 1- Kasa 1.119 772 2- Alınan Çekler 0 0 3- Bankalar 685.307 547.293 4- Verilen Çekler Ve Ödeme

Detaylı

"30.04.2008" Hesap Kodu Hesap Adı YTL

30.04.2008 Hesap Kodu Hesap Adı YTL Tablo Adı BİLANÇO Tablo Kodu 11 Şirket Ünvanı AIG SİGORTA A.Ş. Şirket Kodu 150 Yıl (YYYY) 2008 Tablonun Müsteşarlıkça Sisteme(Portala) Yüklendiği Tarih "30.04.2008" Şirketlerce Tablonun Sisteme(Portala)

Detaylı

EK/1 Portföy Yönetim Şirketi Kurucularına/Pay Devralacaklara İlişkin Beyanname (Tüzel Kişiler İçin ) Tüzel Kişinin

EK/1 Portföy Yönetim Şirketi Kurucularına/Pay Devralacaklara İlişkin Beyanname (Tüzel Kişiler İçin ) Tüzel Kişinin EK/ Portföy Yönetim Şirketi Kurucularına/Pay Devralacaklara İlişkin Beyanname (Tüzel Kişiler İçin ) Tüzel Kişinin Unvanı : Vergi Dairesi ve Numarası: Ticaret Merkezi ve Sicil Numarası: Kuruluş Tarihi:

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. SABİT FAİZ ORANLI KONUT FİNANSMANI KREDİLERİ İÇİN SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. SABİT FAİZ ORANLI KONUT FİNANSMANI KREDİLERİ İÇİN SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. SABİT FAİZ ORANLI KONUT FİNANSMANI KREDİLERİ İÇİN SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU 1-Giriş İşbu Sözleşme Öncesi Bilgi Formunda yer alan bilgiler, işbu formun tüketiciye verildiği tarihten

Detaylı

SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ MART 2010 İTİBARI İLE YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ MART 2010 İTİBARI İLE YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ MART 2010 İTİBARI İLE YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU Değerli Ortaklarımız, Şirketimizin Mart 2010 dönemine ilişkin faaliyetleri aşağıda özetlenmiştir.

Detaylı

Şirket Kodu 1060 Yıl 2013 Tablo Kodu 100301 Frekans Versiyon 2. Açıklama. 102022 Yabancı Para (YP) 0

Şirket Kodu 1060 Yıl 2013 Tablo Kodu 100301 Frekans Versiyon 2. Açıklama. 102022 Yabancı Para (YP) 0 Şirket Unvanı HÜR SİGORTA AŞ Şirket Kodu 1060 Yıl 2013 Tablo Kodu 100301 Frekans Q4 Versiyon 2 Tablo Uyarı Açıklama TAMAM TAMAM 0 31.12.2013 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇO HESAPLARI Hesap Kodu Hesap Adı Tutar

Detaylı

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II)

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) 1. KONU: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile uygulamaya konulan

Detaylı

LÜTFEN DİPNOTLARI ve AÇIKLAMALARI OKUYUNUZ 26.08.2011 23.09.2011

LÜTFEN DİPNOTLARI ve AÇIKLAMALARI OKUYUNUZ 26.08.2011 23.09.2011 LÜTFEN DİPNOTLARI ve AÇIKLAMALARI OKUYUNUZ Tablo Adı KONSOLİDE BİLANÇO Tablo Kodu 91 Şirket Ünvanı LİBERTY SİGORTA A.Ş. Şirket Kodu 2340 Yıl (YYYY) 2011 Tablonun Müsteşarlıkça Sisteme(Portala) Yüklendiği

Detaylı

Av. Ayşegül ÖZKURT BANKACILIK HUKUKUNDA TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN KALDIRILMASI

Av. Ayşegül ÖZKURT BANKACILIK HUKUKUNDA TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN KALDIRILMASI Av. Ayşegül ÖZKURT BANKACILIK HUKUKUNDA TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN KALDIRILMASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR... xvii GİRİŞ...1 Birinci Bölüm TÜZEL KİŞİLİK VE TÜZEL KİŞİLİK PERDESİNİN

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK

SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK SİGORTAYA TABİ MEVDUAT VE KATILIM FONLARI İLE TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNCA TAHSİL OLUNACAK PRİMLERE DAİR YÖNETMELİK 07/11/ 2006 Tarih ve 26339 Sayılı Resmî Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI

Detaylı

Yönetmelik hükümleri, katılım bankaları yönünden kar payı dikkate alınarak uygulanacaktır.

Yönetmelik hükümleri, katılım bankaları yönünden kar payı dikkate alınarak uygulanacaktır. 16.01.2015 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2015/16 KONU: Taksitle Satış Sözleşmeleri Hakkında Yönetmelik Taksitle satış sözleşmelerine ilişkin uygulama usul ve esaslarını

Detaylı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan: BANKALARIN BİRLEŞME, DEVİR, BÖLÜNME VE HİSSE DEĞİŞİMİ HAKKINDA YÖNETMELİK (1 Kasım 2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır.) BİRİNCİ BÖLÜM

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU Bu form Banka dan talep edilen konut kredisine ve kredi sözleşmesine ilişkin koşullar hakkında bilgi verilmesi amacıyla düzenlenmiştir. Aşağıda detayları belirtilen

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1. Belli miktarda bir mal veya kıymetin ve bunların karşılığı olan paranın işlemin ardından el değiştirmesini sağlayan piyasalara ne ad verilir? A) Swap B) Talep piyasası C) Spot piyasa D) Vadeli piyasa

Detaylı

6098 Sayılı (Yeni) Türk Borçlar Kanunun Kira Hukuku Açısından Getirdiği Yenilik ve Değişiklikler (2 Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri)

6098 Sayılı (Yeni) Türk Borçlar Kanunun Kira Hukuku Açısından Getirdiği Yenilik ve Değişiklikler (2 Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri) 6098 Sayılı (Yeni) Türk Borçlar Kanunun Kira Hukuku Açısından Getirdiği Yenilik ve Değişiklikler (2 Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri) Av. M. Hakan ERİŞ 1, LL.M. GİRİŞ Bilindiği gibi, yürürlükteki (818

Detaylı

MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN 8275 MALÎ SEKTÖRE OLAN BORÇLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 4743 Kabul Tarihi : 30/1/2002 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 31/1/2002

Detaylı

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş

TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş BU ALT FONUN PAYLARININ HALKA ARZINA İLİŞKİN İZAHNAME 07/08/2013 TARİHİNDE İSTANBUL TİCARET SİCİLİ MEMURLUĞU NA TESCİL ETTİRİLMİŞ OLUP, 07/08/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE TİCARET SİCİLİ GAZETESİ NE İLAN İÇİN

Detaylı

Yeni Türk Ticaret Kanunu. Son Düzenlemeler Çerçevesinde Önemli Hatırlatmalar ve Şirketlere Yol Haritası

Yeni Türk Ticaret Kanunu. Son Düzenlemeler Çerçevesinde Önemli Hatırlatmalar ve Şirketlere Yol Haritası Son Düzenlemeler Çerçevesinde Önemli Hatırlatmalar ve Şirketlere Yol Haritası Av. Levent Berber KPMG Hukuk Bölümü Başkanı / Ortak 27 ŞUBAT 2013 nun Kalp Atışları (6335 sayılı Kanun daki son değişiklikler

Detaylı

FİNANSAL PİYASALAR VE KURUMLAR. N. CEREN TÜRKMEN

FİNANSAL PİYASALAR VE KURUMLAR. N. CEREN TÜRKMEN FİNANSAL PİYASALAR VE FİNANSAL KURUMLAR N. CEREN TÜRKMEN cturkmen@sakarya.edu.tr 1 FİNANSAL SİSTEM Bir ekonomide fonları talep edenler, fonları arz edenler bunlar arasındaki fon akımlarını düzenleyen kurumlar

Detaylı

6335 SAYILI KANUN ile DEĞİŞİK TTK m. 358 HAKKINDA BAZI DEĞERLENDİRMELER

6335 SAYILI KANUN ile DEĞİŞİK TTK m. 358 HAKKINDA BAZI DEĞERLENDİRMELER 6335 SAYILI KANUN ile DEĞİŞİK TTK m. 358 HAKKINDA BAZI DEĞERLENDİRMELER Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı shizir@atilim.edu.tr 6335 Sayılı Kanundan Önceki Haliyle TTK m.

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1) Sermaye piyasası araçları satış tebliğine göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? ihracında fiyat, satış ve dağıtım esasları, kural olarak ihraççı ve/veya halka arz eden tarafından belirlenir.

Detaylı

Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler *

Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * Bankacılar Dergisi, Sayı 56, 2006 Bankacılığa İlişkin Mevzuat ve Yeni Düzenlemeler * (Ocak-Mart 2006) 1. Bankacılık Kanununa İlişkin Düzenlemeler 31 Ocak 2006 tarih ve 26066 sayılı Resmi Gazete de; Maden

Detaylı

YURT DIŞINDAN TÜRKİYE YE GETİRİLEN VARLIKLARA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI.

YURT DIŞINDAN TÜRKİYE YE GETİRİLEN VARLIKLARA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI. YURT DIŞINDAN TÜRKİYE YE GETİRİLEN VARLIKLARA İLİŞKİN TEBLİĞ YAYIMLANDI. tarihli ve 29906 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 6736 Sayılı Kanuna ilişkin 4 Seri No lu Genel Tebliğ ile Yurt Dışından Türkiye

Detaylı

T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin Korunması Ve Piyasa Gözetim Genel Müdürlüğüne

T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin Korunması Ve Piyasa Gözetim Genel Müdürlüğüne 05 Kasım 2014 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin Korunması Ve Piyasa Gözetim Genel Müdürlüğüne Konu: Konut Finansman Sözleşmeleri Yönetmelik Taslağı Hakkında Görüş Taslak Maddesi Görüş ve Değerlendirme

Detaylı

KEREVİTAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 31 ARALIK 2013 TARİHLİ KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI

KEREVİTAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 31 ARALIK 2013 TARİHLİ KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI 31 ARALIK 2013 TARİHLİ KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VE DİPNOTLARI KONSOLİDE TTK 376 BİLANÇOSU VARLIKLAR Bağımsız Denetimden Geçmiş 31 Aralık 2013 Dönen Varlıklar 181.629.436 Nakit ve Nakit Benzerleri 11.921.100

Detaylı

Şirket Unvanı. HÜR SİGORTA AŞ Şirket Kodu. 1060 Yıl 2012 Tablo Kodu. 100301 Frekans. Q3 Versiyon 2

Şirket Unvanı. HÜR SİGORTA AŞ Şirket Kodu. 1060 Yıl 2012 Tablo Kodu. 100301 Frekans. Q3 Versiyon 2 Şirket Unvanı HÜR SİGORTA AŞ Şirket Kodu 1060 Yıl 2012 Tablo Kodu 100301 Frekans Q3 Versiyon 2 AÇIKLAMA Hesap Kodu Hesap Adı Tutar (TL) VARLIKLAR 69.003.163 1 Cari Varlıklar 67.337.334 10 Nakit ve Nakit

Detaylı

11 Finansal Varlıklar ile Riski Sigortalılara Ait Finansal Yatırımlar 3.586.496

11 Finansal Varlıklar ile Riski Sigortalılara Ait Finansal Yatırımlar 3.586.496 Şirket Unvanı HÜR SİGORTA AŞ Şirket Kodu 1060 Yıl 2012 Tablo Kodu 100301 Frekans Q1 Versiyon 1 31.3.2012 TARİHİ İTİBARİYLE BİLANÇO HESAPLARI Hesap Kodu Hesap Adı Tutar (TL) VARLIKLAR 64.915.153,19 1 Cari

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI LİKİDİTE DESTEĞİ KREDİSİ YÖNETMELİĞİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI LİKİDİTE DESTEĞİ KREDİSİ YÖNETMELİĞİ TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI LİKİDİTE DESTEĞİ KREDİSİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Yönetmelik, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının; bankacılık

Detaylı

1AKTİF AKADEMİ. Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar. 2) Sermaye piyasası araçları satış tebliğine

1AKTİF AKADEMİ. Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar. 2) Sermaye piyasası araçları satış tebliğine 1) Sermaye piyasası araçları satış tebliğine A) Sermaye piyasası araçlarının ihracında fiyat, satış ve dağıtım esasları, kural olarak ihraççı ve/veya halka arz eden tarafından belirlenir. B) Sermaye piyasası

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 31 ARALIK 2008 TARİHİ İTİBARİYLE MALİ TABLOLAR GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU MALİ TABLOLAR A. BİLANÇO DİPNOTLARI Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş. Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ("Fon")

Detaylı

A) 1 B) 3 C) 6 D) 12 E) 18

A) 1 B) 3 C) 6 D) 12 E) 18 Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar Deneme Sınavı I 1. Sermaye Piyasası kanununa göre ikincil düzenlemeleri yapma yetkisi aşağıdakilerden hangisine verilmiştir? A) Sermaye piyasası

Detaylı

Bizim Menkul Değerler A.Ş 11 Ocak

Bizim Menkul Değerler A.Ş 11 Ocak Bizim Menkul Değerler A.Ş. tarafından hazırlanan bu rapor Sermaye Piyasası Kurulu nun VII-128.1 no lu Pay Tebliği nin 29. Maddesi çerçevesinde Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş tarafından hazırlanan Mistral

Detaylı

2015 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Yatırım Fonu (**)

2015 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI GERÇEK KİŞİ. Yatırım Fonu (**) Mükellef Gelir GERÇEK KİŞİ Tam Mükellef Dar Mükellef (*) 2015 YILINDA ELDE EDİLEN MENKUL SERMAYE GELİRLERİNİN BEYAN VE VERGİLEME ESASLARI KURUM Tam Mükellef Sermaye Şirketi ve Yatırım Fonu (**) Tam Mükellef

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2016/202 Ref: 4/202

SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2016/202 Ref: 4/202 SİRKÜLER İstanbul, 25.11.2016 Sayı: 2016/202 Ref: 4/202 Konu: CAZİBE MERKEZLERİ PROGRAMI 22.11.2016 tarih ve 29896 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 678 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler

Detaylı