Bulimia Nervozada Tedavi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bulimia Nervozada Tedavi"

Transkript

1 Bulimia Nervozada Tedavi Atila EROL*, Fadime YAZICI** ÖZET Psikiyatrik sýnýflama sistemine son dönemde giren bulimia nervoza, yinelemelerle seyreden kronik bir hastalýktýr. Etkin tedavi þeklini belirlemek için birçok tedavi yöntemi denenmektedir. Psikofarmakolojik tedaviler içinde antidepresanlar psikososyal tedaviler içinde biliþsel-davranýþçý terapi (BDT) öne çýkmýþtýr. BDT antidepresanlara üstün bulunmuþtur fakat diðer psikolojik tedavilere üstünlüðü kesin deðildir. Farklý bir psikolojik tedavi seçeneði olarak kiþiler arasý iliþkiler terapisinin (KÝT) de etkin olduðu gösterilmiþtir. Bu yazýda bulimia nervozanýn etiyolojisi ve tedavisi için farklý açýklamalar getiren yaklaþýmlar gözden geçirilmiþtir. Anahtar Sözcükler: Bulimia nervoza, terapi, kiþilerarasý, biliþseldavranýþçý, alýþtýrma-tepki önleme. SUMMARY Treatment in Bulimia Nervosa * Yrd. Doç. Dr., **Dr., Osmangazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, ESKÝÞEHÝR Bulimia nervosa, which was recently accepted as a psychiatric entity in psychiatric classification system, is a chronic course disorder. A lot of therapy methods were investigated to determine the effective treatment type. Antidepressants in psychopharmacologic treatments and cognitive-behavioral therapy (CBT) in psychosocial treatments are prominent. CBT is superior to antidepressants, but it is not clear that whether it is superior to the other psychological therapies. As a psychological therapy interpersonal therapy was shown that effective. In this paper different approaches explaining for the etiology and the therapy of bulimia nervosa were reviewed. Key Words: Bulimia nervosa, therapy, interpersonal, cognitivebehavioral, exprosure-response prevention. GÝRÝÞ Seksenli yýllarýn baþlarýnda ender görülen bulimia nervoza (BN) lý hastalarýn sayýsýnda 90 lý yýllarda ani bir artýþ olduðu belirtilmiþtir (Agras 1991). Toronto Genel Hastanesi nde yapýlan bir araþtýrmaya göre (Garner ve ark. 1985) BN vakalarýnda 1970 sonlarýnda tedrici olan artýþ, daha sonra dramatik bir artýþa dönüþmüþtür. Turnbull ve arkadaþlarýnýn (1996) yaptýðý çalýþmanýn sonuçlarý da bu bulgularý desteklemektedir ten 1993 e kadar yapýlan BN vaka kayýtlarý incelendiðinde 1993 te baþvuran bulimik vaka sayýsýnýn 1983 te baþvuranlardan üç kat fazla olduðu saptanmýþtýr. Bulimia nervozanýn ilk formal tanýmýný yapan Russel (1979) bu bozukluðun tedavisinin zor olduðunu belirtmiþtir. DSM-III te ise hastalýðýn kronik, yineleyici ve prognozunun olumsuz olduðu vurgulanmýþtýr (APA 1980). Kronik bir hastalýk olduðu, yüksek oranda relapslar ve kalýcý klinik belirtilerle seyrettiði baþka araþtýrmacýlar tarafýndan da belirtilmiþtir (Herzog ve ark. 1991). Hasta sayýsýndaki bu artýþ ve prognozunun genelde olumsuz olmasý klinisyenleri tedavi konusunda güç durumda býrakmaktadýr. Son döneme 172

2 BULÝMÝA NERVOZADA TEDAVÝ kadar kontrollü çalýþmalarla geçerliliði gösterilmiþ tedavilerin olmamasý baþka bir açmazdýr. Kiþinin iþlevselliðinde bozulmaya yol açtýðý, sýkýntý verdiði, sosyal uyumunu bozduðu, çoðunlukla kronik veya yinelemelerle seyrettiði için yeterli ve etkili tedavi þeklini belirlemek amacýyla yapýlan çalýþmalarýn sayýsý artmýþtýr (APA 1994). Sonuçlar gözönüne alýndýðýnda tedavi konusunda baþlangýçta belirtilen Tedavi edilemez durumuna göre geliþmeler kaydedilmiþtir. Bu gözden geçirme yazýsýnda BN nin tedavisi ile ilgili geliþmeler ele alýnacaktýr. BN tedavisi temelde iki baþlýk altýnda ele alýnabilir; psikofarmakolojik ve psikolojik yaklaþýmlar. PSÝKOFARMAKOLOJÝK YAKLAÞIMLAR Antikonvülzanlar (Wermuth ve ark. 1977, Kaplan ve ark. 1983), lityum (Hsu 1984) ve opiyat blokerleri de denendiði halde bulimia nervozanýn psikofarmakolojik tedavisinde antidepresanlar daha çok öne çýkmýþtýr (Yates 1990). Antidepresanlarýn BN de kullanýlma nedeni baþlangýçta BN nin bir duygudurum bozukluðu türü olduðu varsayýmýndan kaynaklanmýþtýr. Antidepresan ilaçlarýn etkili olabilmesi için hastanýn depresyonda olmasý gerekmemektedir; yani bulimia nervozalý hastalarý iyileþtirici etkisi antidepresan etkiden baðýmsýzdýr. Baþka bir deyiþle depresif belirtileri olmayan bulimik hastalar da antidepresandan yarar görmektedir. Etki mekanizmasý tam olarak bilinmemekle birlikte antidepresanlarýn serotonerjik sistem üzerinde etkisini gösterdiði düþünülmektedir. Antidepresanlar týkýnýrcasýna yeme nöbetleri (binge eating), çýkarma davranýþý (purge) ve genel psikiyatrik belirtileri azaltmaktadýr fakat aþýrý diyet uygulamasý ve kilo-beden ile ilgili tutumlar deðiþmemektedir (Fairburn 1993). Bulimia nervoza tedavisinde antidepresanlarýn plaseboya üstün olduðu kontrollü çalýþmalarda gösterilmiþtir: Ýmipramin (Pope ve ark. 1983, Agras ve ark. 1987), desipramin (Hughes ve ark. 1986, Walsh ve ark. 1991), fenelzin (Walsh 1984, Walsh 1988), bupropion (Horne ve ark. 1988), mianserin (Sabine ve ark. 1983), amitriptilin (Mitchell ve Groat 1984). Antidepresan çalýþmalarýnýn büyük çoðunluðu kýsa dönem etkinlik araþtýrmasý olduðu için uzun dönemdeki etkinlik ve yararlarý bilinmemektedir. Çalýþmalarýn çoðu 6 ila 8 haftada sonlandýrýlmýþtýr. Bu nedenle ilaca yanýt veren hastalarýn iyilik hallerinin tedavi devam ettiðinde veya kesildiðinde sürüp sürmeyeceði bilinmemektedir. Antidepresan tedavisi uzun dönem sonuçlarýnýn araþtýrýldýðý bir çalýþmada (Pyle ve ark. 1990) 12 haftalýk baþlangýç tedavisinden sonra altý aylýk çift kör imipramin veya plasebo verilen idame tedavisi uygulanmýþtýr. Baþlangýç tedavisinde imipramin alýp idame tedavisinde plasebo alan hastalarda %47; hem baþlangýç hem de idame tedavisinde imipramin alan hastalarda %30 relaps oraný saptanmýþtýr. Bu çalýþmada metodolojik zayýflýklar (deneklerin bir kýsmý destek gruplarýna katýlmýþtýr ve denek sayýsý azdýr) olduðunu da belirten yazarlar sürdürüm tedavisinde antidepresan eklemenin relapslarý önlemediðini belirtmiþlerdir. Baþka bir çalýþmada (Walsh ve ark. 1991) sekiz haftalýk baþlangýç tedavisinden sonra 16 haftalýk idame tedavisi uygulanmýþtýr. Desipramin kullanýlan çalýþmada baþlangýç tedavisi bitiminde týkýnýrcasýna yeme nöbet sýklýðýnda %47 oranýnda azalma saptanmýþtýr. Desipramine yanýt veren hastalar açýk sürdürüm tedavisine alýndýklarýnda, çalýþmanýn bu bölümüne katýlan hastalarýn %29 unda relaps gözlenmiþtir. Yazarlar BN tedavisinde yalnýzca antidepresan ilaç kullanýlmasýnýn sýklýkla yetersiz olacaðýný belirtmiþlerdir. PSÝKOLOJÝK YAKLAÞIMLAR BN nin psikolojik tedavisinde pek çok farklý yaklaþýmlar uygulanmýþ ve denenmiþtir: Yasak gýdalara alýþtýrma, kayýt tutma, gevþeme teknikleri, biliþsel yeniden yapýlandýrma, beslenme danýþmanlýðý (nutrisyonel konsültasyon), psikodrama, psikodinamik yaklaþým, alýþtýrma-tepki önleme, kýsa psikoterapi, davranýþçý terapi ve biliþsel-davranýþçý terapiler (Fairburn 1988). Seçtiðimiz tedavi yöntemi ayný zamanda BN nin etiyolojisi ve sürdüren faktörlere iliþkin kuramsal tercihimizi de yansýtmaktadýr. Biliþsel-Davranýþçý Terapi (BDT) Psikolojik tedaviler arasýnda en çok kullanýlan ve araþtýrma bulgularýyla en çok desteklenen tedavi biliþsel-davranýþçý terapidir (BDT) (cognitive behavioral therapy). Bunun baþlýca nedenleri tanýmlanan ilk özgül kuramsal yaklaþým olmasý; bulimia nervozanýn biliþsel kuram açýsýndan nasýl ele alýndýðý ve bu kuram uyarýnca tedavisinin ayrýntýlý bir þekilde açýklandýðý kitabýn (Fairburn 1985) yayýnlanmýþ olmasýdýr. Ayný nedenlerden ötürü karþýlaþtýrmalý araþtýrmalarda standart deneysel durumlardan biri olarak en çok (Fairburn 1988) bu yaklaþýmýn ele alýnmasý ve tedavi sonuçlarýnýn olumlu olmasýdýr. Bu avantajlar nedeniyle BN nin psikolojik tedavisinde ilk seçenek olarak da önerilmektedir (Agras 1991). 173

3 EROL A, YAZICI F. BDT nin bireysel ve grup uygulamalarý vardýr fakat bunlarýn etkinlik karþýlaþtýrýlmasý yapýlmamýþtýr. En yaygýn olaný bireysel BDT dir. Baþlangýçta BDT kontrolsüz çalýþmalarda denenmiþtir, olumlu sonuçlar alýnýnca kontrollü çalýþmalar baþlamýþtýr (Kirkley ve ark. 1985, Wilson ve ark. 1986). BDT nin geliþim temeli BN nin biliþsel modeli üzerinedir (Fairburn 1985, Wilson ve Fairburn 1993). Aþýrý diyet, kusma, laksatif kötüye kullanýmý, yemek ve yeme ile ilgili düþünce uðraþlarý, beden biçimi ve kilodaki deðiþikliklere duyarlýlýk, sýk kilo ölçümü veya ölçülmekten tamamen kaçma. Bunlarýn hepsi þöyle bakýldýðýnda anlaþýlabilir: Bu hastalar için beden biçimi ve aðýrlýðý aþýrý önemlidir ve her ikisi de sýký kontrol altýnda tutulmalýdýr inancýný taþýrlar. Görünürde paradoks olan týkýnýrcasýna yeme bile biliþsel temelde anlaþýlabilir, çünkü aþýrý diyet kýsýtlamasýna ikincil yanýt gibi görünmektedir. Bu nedenle basit bulimi semptomlarý olmalarýndan öte bu inançlar ve deðerler durumun sürdürülmesinde birincil önemde görünmektedirler. BN nin BDT modeli Þekil 1 de sunulmuþtur. Bu modelden hareketle, tedavinin birincil hedefleri beden biçimi ve kiloya iliþkin kiþisel anormal tutumlarýn deðiþtirilmesi, iþlevsel olmayan diyet kýsýtlamasýndan normal yeme düzenine geçilmesi olmalýdýr (Wilson ve Fairburn 1993). BDT pratiðinde tedavi, soruna yönelik, öncelikle þimdi ve geleceðe odaklanmýþtýr ve iyi bir terapist-hasta iliþkisi esastýr. Terapinin üç aþamasý vardýr: Birinci aþama BN ve BDT ile tedavisi hakkýnda eðitimdir. Biliþsel görüþ açýsýndan hastalýðýn seyri ve deðiþtirilmesi, hastanýn þimdiki problemleriyle iliþkisi açýklanmaktadýr. Tedavinin yapýsý, amacý ve olasý sonuçlarý tartýþýlýr. Gýda alýmý, kilo düzenlenmesi konusunda ve bunlarýn yeme bozukluðunun ortaya çýkýþýndaki kritik rolü anlatýlýr. Temel davranýþçý teknikler uygulanýr: Yeme alýþkanlýklarý, týkanýrcasýna yeme nöbetleri ve çýkarma davranýþlarýný tetikleyen durumlarýn tespit edilmesi için kayýt tutma. Ýkinci aþamada artan bir biliþsel odaklanma vardýr. Birinci aþamadaki tekniklere diyet kýsýtlanmasýný azaltmak için deðiþik uygulamalar ve týkanýrcasýna yemelere direnmek için biliþsel ve davranýþsal baþa çýkma yollarý geliþtirilmesi eklenir. Bu biliþsel yaklaþým, Beck in (1976) depresyon için geliþtirdiði biliþsel terapiden model alýnmýþtýr. Hastalardan yeme, kilo ve beden biçimine iliþkin iþlevsel olmayan düþünce ve tutumlarýný belirlemeleri ve deðiþtirmeleri için düþünmeleri istenilmektedir. Üçüncü aþamada tedavi sonucu geliþen iyilik halinin sürdürülmesi ve relapsýn önlenmesi hedeflenir, biliþsel ve davranýþçý bileþenleri içerir. BDT týkýnýrcasýna yeme nöbetleri, kusmalarý ve genel psikiyatrik belirtileri azaltmada en az antidepresanlar kadar etkili bulunmuþtur. Ayrýca diyet kýsýtlamasý düzelmekte ve beden biçimi ve kilo konusundaki hatalý tutumun þiddeti azalmaktadýr. Baþlangýçtaki çalýþmalar, bu tedavinin diðer psikolojik yaklaþýmlara karþý kesin üstünlüðünü göstermemiþtir. Diðer çalýþmalarda biliþsel-davranýþçý birleþiminin bu tedavi tiplerinden yalnýz birinin uygulandýðý duruma göre daha üstün olduðu bildirilmiþtir. Kýsa süreli etkinlik açýsýndan kýsa fokal psikoterapi (Fairburn ve ark. 1986) ve suportif-ekspresif terapiye (Garner ve ark. 1993) üstün bulunmuþtur. Henüz tüm kanýtlar kesinleþmemiþ olsa bile bu yaklaþýmý uygulayanlar biliþsel- ÝNCE KALMAK ÝÇÝN SOSYAL BASKI DÝYET KISITLAMASI KATI YEME KURALLARI AÇLIK DÝSÝNHÝBÝSYON / TIKINIRCASINA YEME Þekil 1. Bulimia nervozanýn biliþsel-davranýþçý modeli (Agras1991) 174

4 BULÝMÝA NERVOZADA TEDAVÝ davranýþçý yaklaþýmýn bulimia nervoza için özgül ve etkili olduðunu savunmaktadýrlar. BDT ile Antideprasan Uygulamalarý Mitchell ve arkadaþlarýnýn (1990) yaptýðý çalýþmada imipramin ve plasebo ile BDT temelli grup psikoterapisinin (GPT) birlikte uygulamalarý etkinlik açýsýndan karþýlaþtýrýlmýþtýr. GPT ye imipramin eklenmesinin yeme davranýþýný düzeltme açýsýndan katkýsý olmamýþtýr fakat depresyon ve anksiyetenin azalmasýný saðlamýþtýr. Antidepresan (desipramin) ile bireysel BDT nin birlikte kullanýldýðý çalýþmada BDT desipramine üstün bulunmuþtur ve iki tedavinin birlikte kullanýldýðý durumun en etkili yöntem olduðu belirtilmiþtir (Agras ve ark. 1992). Yazarlar bu sonuçlara dayanarak en etkili tedavi þeklinin antidepresan ve BDT nin birlikte uygulanmasý olduðunu öne sürmüþlerdir. Fakat çalýþmadaki önemli yöntem-bilimsel sorunlar nedeniyle bu sonuç ve öneriler tartýþmalýdýr (Wilson ve Fairburn 1993). Bu iki çalýþma ele alýndýðýnda ilaç ve psikososyal tedavi kombine edildiðinde bazý avantajlar söz konusudur, bu avantaj yeme ve çýkarmaya iliþkin deðil eþlik eden depresyon ve diyetle uðraþ gibi psikopatolojiyle ilgilidir. Kombinasyon tedavilerinin BN deki rolüne iliþkin kesin çýkarsamalar yapmadan önce daha fazla izlem çalýþmalarýna ihtiyaç vardýr. Bu aþamada kiþilerarasý iliþkiler terapisi (KÝT) ile birlikte antidepresan kullanýmýný sýnayan çalýþma yoktur. Kiþiler Arasý Ýliþkiler Terapisi (Interpersonal Therapy) BN nin tedavisinde BDT nin etkisi diðer psikolojik tedavilerle de karþýlaþtýrýlmýþtýr. Herhangi bir psikoterapinin uygulanmadýðý bekleme listesi gruplarýndan üstün bulunmuþtur. Bireysel ve grup þekliyle uygulanan BDT nin destekleyici psikoterapiye üstün olduðu bildirilmiþtir (Kirkley ve ark. 1985). Davranýþçý terapi, kýsa fokal psikoterapi ile de karþýlaþtýrýlmýþtýr. Fakat karþýlaþtýrma yapýlan bu yöntemlerle ortak özellikler (kayýt tutma, davranýþçý terapi) içerdiði için sonuçlarýn yorumu güçleþmektedir. Ancak diðer yöntemlerden göreli üstün veya daha avantajlý görünmektedir. Kuramsal olarak daha bütünlüklü görünen ve karþýlaþtýrma çalýþmalarýnda da etkili bulunan bu terapinin ne kadar özgül olduðu ve içerdiði teknik ve yöntemlerin tedaviye ne ölçüde katký yaptýklarýný belirlemek amacýyla baþka çalýþmalar yapýlmýþtýr. Bu çalýþmalarda BDT ye benzemeyen ve ayný teknikleri içermeyen KÝT bu özellikleri nedeniyle denenmiþtir. Ayaktan depresyon hastalarýnýn tedavisi için Klerman ve arkadaþlarý tarafýndan geliþtirilen KÝT te, depresyonu sürdüren faktör olarak kiþilerarasý iliþkilerde yaþanan sorunlar sorumlu tutulmuþtur (Kaplan ve Sadock 1994). Sözkonusu çalýþmalarda KÝT bulimiaya uyarlanmýþtýr (Fairburn ve ark. 1991). KÝT te kiþinin kiþilerarasý iliþkileri deðerlendirilip bu alandaki sorunlarý iþlenmektedir ve yeme problemleri ile ilgilenilmektedir. Fairburn ve arkadaþlarýnýn (1991, 1993, 1995) yaptýklarý çalýþmalarda BDT ile davranýþçý terapi (DT) ve kiþilerarasý iliþkiler terapisi (KÝT) karþýlaþtýrýlmýþtýr. Ýlk çalýþmada (Fairburn ve ark. 1991) her üç gruptaki hastalarda belirgin düzelme gözlenmiþtir fakat BDT tedavi bitiminde diðer iki tedavi yaklaþýmýna üstün bulunmuþtur. Aþýrý yemeden kendini alabilen hasta oraný BDT de %71; KÝT te %62 davranýþçý tedavide (DT) %61 bulunmuþtur. Bir yýllýk izlemde DT grubu yüksek oranda tedaviyi terk ederken KÝT grubu dördüncü ayda BDT ye yaklaþmýþ ve bir yýlý tamamladýklarýnda BDT grubu kadar etkili bulunmuþtur (Fairburn ve ark. 1993). Ayný gruplar ortalama altý yýllýk izlem sonucunda deðerlendirildiklerinde DT grubunda kötüleme oraný artmýþ BDT ve KÝT grubu iyileþme durumunu korumuþ ve KÝT in BDT kadar etkili olduðu gözlenmiþtir (Fairburn ve ark. 1995). Bu sonuçlar Wilfley ve arkadaþlarýnýn (1993) yaptýðý farklý bir çalýþma ile de desteklenmiþtir. Bu çalýþmaya çýkartma olmayan tip bulimik kadýnlar alýnmýþtýr. BDT ve KÝT grup þeklinde uygulanmýþtýr ve KÝT, BDT kadar etkili bulunmuþtur. Buradaki ilginç bulgu terapi süresince diyet, beden þemasý ve aðýrlýk konularýndan sözedilmeyen, tamamen farklý bir terapinin (KÝT) en az bu konularý hedef seçen terapi (BDT) kadar etkin olmasýdýr. Ayrýca bu çalýþmalarda uygulanan KÝT sýrasýnda yeme konularýna deðinilmemesine büyük özen gösterilmiþtir. Bu sonuçlarýn doðurduðu ilginç soru þudur: Yeme davranýþýna odaklanmayan terapi neden BN yi iyileþtirmektedir? Bir ihtimal diyet kýsýtlamasý etkisinden ayrý bir ikinci mekanizma aþýrý yemek yemeye neden olabilir. Birçok çalýþmada gösterilmiþtir ki bulimiklerde sosyal iliþkilerinden hoþnutsuzluk ve sosyal bozulma vardýr. Bunlarda KÝT in hedefleridir. Ayrýca bulimikler yüksek düzeyde anksiyete, depresyon ve düþük benlik saygýsý göstermektedirler ki bunlarýn KÝT ile yarar görmesi beklenmektedir. Son olarak, pekçok çalýþmada aþýrý yeme nöbetleri baþla- 175

5 EROL A, YAZICI F. KÝÞÝLERARASI STRES DÜÞÜK BENLÝK SAYGISI DÝSFORÝ OLUMSUZ DUYGULARLA BAÞA ÇIKMAK ÝÇÝN GIDA ALIMI AÞIRI YEME / DÝSÝNHÝBÝSYON Þekil 2. Bulimia nervozanýn kiþilerarasý iliþkiler modeli (Agras 1991) YASAK GIDALARA ÝLÝÞKÝN KORKU BU GIDALAR YENDÝÐÝNDE ANKSÝYETE KUSMA ANKSÝYETE (OLUMSUZ PEKÝÞTÝREÇ) TIKINIRCASINA YEME NÖBETÝ Þekil 3. Anksiyete bozukluðu modeli. Alýþtýrma tepki önleme (Leitenberg ve Rosen) madan önce olumsuz duygulaným ve kiþilerarasý sorunlarda hemen geri çekilme gösterilmiþtir. Bu bulgularla birlikte KÝT in BN nin tedavisindeki baþarýsý BN nin ikinci psikososyal modelini düþündürmüþtür (Agras 1991) (Þekil 2). KÝT, kiþilerarasý iliþkilerden kaynaklanan olumsuz duygularýn azaltýlmasýyla aþýrý yemek yeme olasýlýðýný düþündürdüðünü savlamaktadýr. Hoþnutsuz iliþkilerin çözümlenmesiyle olumsuz duygular azalmakta ve gýda alýmý üzerinde denetim saðlanabilmektedir. Terapinin baþlangýç fazý yeme bozukluðunun baþladýðý iliþkiler baðlamýnýn ayrýntýlý gözden geçirilmesinden oluþmaktadýr. Bu doðal olarak o andaki kiþilerarasý iliþkilerin ayrýntýlý tartýþýlmasýna olanak saðlamaktadýr. Duygularýn üzerinde özellikle durulmakta ve bu, duyarsýzlaþtýrma süreci olarak deðerlendirilmektedir. Hem kiþinin kiþilerarasý sorunlarla baþa çýkmasýný hem de emosyonel olarak hemen yýkýlmamasýný saðlamaktadýr. Terapinin sonlanma döneminde, iliþkinin bitmesi ve iliþki sonlandýðýnda böyle bir kayýpla nasýl baþa çýkýlacaðý konusu iþlenmektedir. BDT ile KÝT in farklý yollardan etki ettiði düþünülmektedir (Fairburn ve ark. 1993). BDT kiþinin yeme alýþkanlýklarýný, beden ve kilo tutumlarýný deðiþtirmektedir. Genel psikiyatrik tablodaki düzelme ve sosyal iþlevsellikte iyileþme ikincil olarak geliþmektedir. KÝT te ise kiþinin iliþkilerinde düzelme olumlu yaþantýlara neden olmakta ve bunu yeme davranýþýnda deðiþiklikler izlemektedir; bu deðiþiklikler tedavinin sonunda da sürmektedir. BDT nin etkisi doðrudan KÝT in etkisi ise dolaylý devreye girmektedir. Farklý yollardan mekanizmalar ayný hastalýða iyi gelmektedir. KÝT te hastalýðýn temel belirtileri ele alýnmadan iyileþme gözlenmektedir. Alýþtýrma Tepki Önleme (ATÖ) (Exposure-response prevention) Diðer tedavi yaklaþýmlarýndan BN nin yeme bozukluklarý içinde farklý ve özgün yanýnýn gözardý edildiðini öne süren Leitenberg ve arkadaþlarý (1988) kusma davranýþýnýn BN ye özgü ve tabloyu belirleyici yönünün ihmal edildiðini vurgulamýþlardýr. Farklý bir kuram ve tedavi yöntemi geliþtirmiþlerdir. Bu kurama 176

6 BULÝMÝA NERVOZADA TEDAVÝ göre, obsesif-kompülsif bozukluktaki (OKB) kompülsif davranýþ (el yýkama veya kontrol ritüelleri) gibi BN de kusma davranýþýnýn anksiyeteyi azaltýcý iþlevi vardýr. BN li hastalar için çoðu gýdayý yemek, obsesif-kompülsif hastalarýn kontamine olduklarý düþüncesine eþtir ve normal miktarda birçok gýda þiþmanlatýcý, iðrenç ve tehlikelidir. Kusma davranýþý kiþiyi ürkütücü sonuçlardan koruyan büyüsel bir ritüeldir ve sonrasýnda çýkarmayý planladýklarý týkýnýrcasýna yeme nöbetleri geliþmektedir. Hastalarýn týkýnýrcasýna yemeleri saðlanýp kusmalarý bloke edilirse, OKB nin davranýþçý tedavisinde olduðu gibi kusmadan da anksiyetelerini azaltabileceklerini keþfedeceklerdir. Tehlikeli gýdalarý yeme, alýþtýrma (exposure); terapistin varlýðýnda kusmanýn engellenmesi, tepki önleme (response prevention) sayesinde kiþi anksiyetesiyle baþa çýkmayý öðrenecektir, yeme ve gýdalara iliþkin yanlýþ biliþleri de deðiþecektir. Kontrollü çalýþmalarda bu tedavinin etkili olduðu gösterilmiþtir. Wilson ve arkadaþlarýnýn (1986) sözel biliþsel yeniden yapýlandýrma (SBYY) ve SBYY ile ATÖ yöntemlerinin bir yýllýk izlem sonucunda etkinliklerini karþýlaþtýrmýþlardýr. SBYY ile ATÖ uygulanan grupta özellikle týkanýrcasýna yeme nöbetleri ve kusma davranýþý açýsýndan sadece SBYY uygulanan gruba göre düzelme oraný daha yüksek bulunmuþtur. Baþka bir çalýþmada (Leitenberg ve ark. 1988) (1) tek ortamda (klinik) uygulanan ATÖ, (2) bir çok ortamda uygulanan (klinik, ev, lokanta...) ATÖ, (3) biliþseldavranýþçý terapi BDT-ATÖ bileþeni olmadan ve (4) bekleme listesi kontrol gruplarýnýn (waiting-list control group) altý aylýk izlem sonuçlarý karþýlaþtýrýlmýþtýr. Ýlk üç tedavi grubunda 4. gruba göre daha iyi sonuçlar alýnmýþtýr ve bu üç tedavi grubu eþit oranda iyileþmiþtir. 4. grupta hiçbir deðiþiklik olmamýþtýr. Çoklu ortamýn tek ortama göre daha etkili olacaðý varsayýmý doðrulanmamýþtýr. ATÖ olmadan da BDT, ATÖ kadar etkin bulunmuþtur. Ancak, baþka bir çalýþmanýn sonuçlarý bu bulgularý desteklememektedir. Agras ve arkadaþlarýnýn (1989) (1) bekleme listesi kontrol grubu, (2) kayýt tutma ile direktif olmayan terapi, (3) BDT, (4) BDT ve tepki önleme yöntemlerini karþýlaþtýrdýklarý çalýþmada BDT en etkili bulunmuþ ve BDT ye tepki önlemenin eklendiði grup ise ikinci etkili yöntem olmuþtur. Daha önceki bulgularla çeliþen durum, tepki önleme BDT ye eklendiðinde BDT nin etkinliðinin düþmesidir. Yazarlar bu bulguya bazý açýklamalar getirmekle birlikte tepki önlemenin BN tedavisindeki yeri ve öneminin henüz netleþmediðini de belirtmiþlerdir. SONUÇ Son zamanlara kadar BN nin psikososyal tedavisinde BDT, öne çýkan ve alternatifi olmayan tedaviydi. KÝT, klinisyenler için yeni ve farklý yaklaþým olarak BN nin tedavisinde etkili görünmektedir. BDT kýsa ve uzun dönemde DT ye göre daha etkili görünmektedir. BDT nin etkili olmadýðý vakalara ikinci psikososyal tedavi olarak KÝT in programa eklenmesi önerilmektedir. Antidepresanlar kýsa dönemde etkilidir fakat uzun dönem etkileri tartýþmalýdýr. Agras WS (1991) Nonpharmacologic treatments of bulimia nervosa. J Clin Psychiatry, 52(suppl 10): Agras WS, Dorian B, Kirkley BG ve ark. (1987) Imipramine in the treatment of bulimia: a double-blind controlled study. Int J Eating Disord, 6: Agras WS, Rossiter EM, Arnow B ve ark. (1992) Pharmacologic and cognitive-behavioral treatment for bulimia nervosa: a controlled comparison. Am J Psychiatry, 149: Agras WS, Schneider JA, Arnow B ve ark. (1989) Cognitivebehavioral and response-prevention treatments for bulimia nervosa. J Consult Clin Psychol, 57: American Psychiatric Assosiation (1980) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. 3. Baský, (DSM-III), Washington DC, American Psychiatric Assosiation. American Psychiatric Association (1994) Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. 4. Baský (DSM-IV), Washington DC, American Psychiatric Association. KAYNAKLAR Fairburn CG (1988) The current status of the psychological treatments for bulimia nervosa. J Psychosom Res, 32: Fairburn CG (1985) Cognitive-behavioral treatment for bulimia. Handbook of Psychotherapy for Anorexia Nervosa and Bulimia, DM Garner, PE Garfinkel (Ed), Guilford Press, New York, s Fairburn CG, Jones R, Peveler RC ve ark. (1991) Three psychological treatments for bulimia nervosa: a comparative trial. Arch Gen Psychiatry, 48: Fairburn CG, Jones R, Peveler RC ve ark. (1993) Psychotherapy and bulimia nervosa: the longer term effects of interpersonal psychotherapy, behavior therapy, and cognitive behavior therapy. Arch Gen Psychiatry, 50: Fairburn CG, Norman PA, Welch SL ve ark. (1995) A prospective study of outcome in bulimia nervosa and the long-term effects of three psychological treatments. Arch Gen Psychiatry, 52:

7 EROL A, YAZICI F. Fairburn CG, Kirk J, O Connor M ve ark. (1986) A comparison of two psychological treatments for bulimia nervosa. Behav Res Ther, 24: Garner DM, Olmsted MP, Garfinkel PE (1985) Similarities among bulimic groups selected by weight and weight history. J Psychiatr Res, 19: Garner DM, Rockert W, Davis R ve ark. (1993) Comparison of cognitive-behavioral and supportive-expressive therapy for bulimia nervosa. Am J Psychiatry, 150: Herzog DB, Keller MB, Lavori PW ve ark. (1991) The course and outcome of bulimia nervosa. J Clin Psychiatry, 52(suppl 10):4-8. Horne RL, Ferguson JM, Pope HG ve ark. (1988) Treatment of bulimia with bupropion: a multicenter controlled trial. J Clin Psychiatry, 49: Hsu LKG (1984) Treatment of bulimia with lithium. Am J Psychiatry, 141: Hughes PL, Wells LA, Cunningham CJ ve ark. (1986) Treating bulimia with desipramine: a double-blind, placebo-controlled study. Arch Gen Psychiatry, 43: Kaplan I, Sadock BJ (1994) Synopsis of Psychiatry. Behavioral Sciences, Clinical Psychiatry, HI Kaplan, BJ Sadock, JA Grebb (Ed), Williams & Wilkins, s Kaplan AS, Garfinkel PE, Darby PL ve ark. (1983) Carbamazepine in the treament of bulimia. Am J Psychiatry, 140: Kirkley BG, Schneider JA, Agras WS ve ark. (1985) A comparison of two group treatments for bulimia. J Consult Clin Psychol, 53: Leitenberg H, Rosen JC, Gross J ve ark. (1988) Exposure plus response-prevention treatment of bulimia nervosa. J Consult Clin Psychol, 56: Mitchell JE, Groat R (1984) A placebo-controlled, double-blind trial of amitriptilin in bulimia. J Clin Psychopharmacol, 4: Mitchell JE, Pyle RL, Eckert DE ve ark. (1990) A comparison study of antidepressants and structured intensive group psychotherapy in the treatment of bulimia nervosa. Arch Gen Psychiatry, 47: Pope HG Jr, Hudson JI, Jonas JM ve ark. (1983) Bulimia treated with imipramine: a placebo-controlled, double-blind study. Am J Psychiatry, 140: Pyle RL, Mitchell JE, Eckert ve ark. (1990) Maintenance treatment and 6-month outcome for bulimic patients who respond to initial treatment. Am J Psychiatry, 147: Russel GFM (1979) Bulimia nervosa: an ominous variant of anorexia nervosa. Psyhol Med, 9: Sabine EJ, Yonace A, Farrington AJ ve ark. (1983) Bulimia nervosa: a placebo controlled double-blind therapeutic trial of mianserin. Br J Clin Pharmacol, 15(suppl): Turnbull S, Ward A, Treasure J ve ark. (1996) The demand for eating disorder care: An epidemiological study using the general practice research database. Br J Psychiatry, 169: Walsh BT, Collen MH, Devlin MJ ve ark. (1991) Long-term outcome of antidepressant treatment for bulimia nervosa Am J Psychiatry, 148: Walsh BT, Gladis M, Roose SP ve ark. (1988) Phenelzine vs placebo in 50 patients with bulimia. Arch Gen Psychiatry, 45: Walsh BT, Stewart JW, Roose SP ve ark. (1984) Treatment of bulimia with phenelzine: a double-blind, placebo-controlled study. Arch Gen Psychiatry, 43: Wermuth BM, Davis KL, Hollister LE ve ark. (1977) Phenytoin treatment of the binge-eating syndrome. Am J Psychiatry, 134: Wilfley DE, Agras WS, Telch CF ve ark. (1993) Group cognitivebehavioral therapy and group interpersonal psychotherapy for the nonpurging bulimic individual: a controlled comparison. J Consult Clin Psychology, 61: Wilson GT, Fairburn CG (1993) Cognitive treatments for eating disorders. J Consult Clin Psychol, 61: Wilson GT, Rossiter E, Kleifield EI ve ark. (1986) Cognitivebehavioral treatment of bulimia nervosa: A controlled evaluation. Behavior Research and Therapy, 24: Yates A (1990) Current perspectives on the eating disorders: II Treatment, outcome and research directions. J Am Acad Child Adolesc Psychiatry, 29:

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý

Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Týp Araþtýrmalarý Dergisi 23: 1 (3): 15-2 ARAÞTIRMA Obsesif kompulsif bozuklukta sosyodemografik verilerin tedaviye direnç açýsýndan karþýlaþtýrýlmasý Remzi Kutaniþ, Ömer A. Özer, Buket T. Eryonucu Yüzüncü

Detaylı

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý

Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Aslýhan Sayýn 1 1 Uz.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Sosyal anksiyete bozukluðunun (SAB) tedavisi,

Detaylı

Yeme bozuklukları yüzyılı aşkın bir süredir tanınmasına. Yeme bozuklukları ve Tedavisi. Dr. Ayça GÜRDAL1

Yeme bozuklukları yüzyılı aşkın bir süredir tanınmasına. Yeme bozuklukları ve Tedavisi. Dr. Ayça GÜRDAL1 Klinik Psikofarmakoloji Bülteni / Cilt 9: Sayı 1, 1999 Yeme bozuklukları ve Tedavisi Dr. Ayça GÜRDAL1 ÖZET YEME BOZUKLUKLARI VE TEDAVİSİ Yeme bozuklukları yüzyılı aşkın bir süredir tanınmasına karşın,

Detaylı

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi

Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi Hülya Eltutan ÖNCÜLOÐLU*, Nevzat YÜKSEL** ÖZET Bu çalýþmada somatoform bozukluklarýn tedavisi gözden geçirilmiþtir. Diðer tedavi yöntemlerinden kýsmen bahsedilse

Detaylı

Psikoterapi araştırmaları, boşluklar ve klinik pratikte etkileri

Psikoterapi araştırmaları, boşluklar ve klinik pratikte etkileri 21. Yıllık Toplantı- Klinik Eğitim Sempozyumu Psikoterapi araştırmaları, boşluklar ve klinik pratikte etkileri PANEL 11 Duygudurum bozukluklarında araştırma sonuçları bizi nasıl yönlendiriyor? Prof. Dr.

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte

Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte Distimi Prof. Dr. Olcay YAZICI* 1. KAVRAMIN ORTAYA ÇIKIÞI VE TARÝHÇESÝ Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte olan distimi sözcüðü, Yunanca'da 'kötü-mizaçlý' anlamýna gelmektedir. Mizaç (humour),

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic

Detaylı

Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi

Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi Bariatrik cerrahi amacıyla başvuran hastaların depresyon, benlik saygısı ve yeme bozuklukları açısından değerlendirilmesi Selçuk Özdin 1, Aytül Karabekiroğlu 2, Arzu Alptekin Aker 2, Recep Bolat 2, Servet

Detaylı

Duloksetin: Klinik Kullanýmý

Duloksetin: Klinik Kullanýmý Duloksetin: Klinik Kullanýmý Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Major depresyonun genel toplumdaki yaþam boyu prevalansý erkekler için %12,

Detaylı

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði

Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði DERLEME Yeme Bozukluðu ve Bipolar Bozukluk Birlikteliði Comorbidity of Eating Disorders and Bipolar Disorder Asena Akdemir 1, Bahar Sarý Narðis 2 1 Prof.Dr., Selçuk Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

Üniversite Öðrencilerinde Yeme Bozukluðu Belirtilerini Yordayýcý Olarak Kontrol Odaðý ve Benlik Saygýsýnýn Karþýlaþtýrýlmasý

Üniversite Öðrencilerinde Yeme Bozukluðu Belirtilerini Yordayýcý Olarak Kontrol Odaðý ve Benlik Saygýsýnýn Karþýlaþtýrýlmasý Üniversite Öðrencilerinde Yeme Bozukluðu Belirtilerini Yordayýcý Olarak Kontrol Odaðý ve Benlik Saygýsýnýn Karþýlaþtýrýlmasý Atila EROL*, Gülser TOPRAK**, Fadime YAZICI***, Sýdýka EROL**** ÖZET Bu çalýþmada

Detaylı

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak

Detaylı

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite

Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite Bedensel Hastalýklarda Depresyon Uz. Dr. Özen ÖNEN SERTÖZ*, Prof. Dr. Hayriye ELBÝ METE* Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir klinik sendromdur (Cassem 1991,

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3

Detaylı

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Birsen CEYHUN*, Ömer OÐUZTÜRK**, Ayþe Gülsen CEYHUN*** ÖZET Alkol ve diðer maddelerin kötü kullanýmý ülkemizde yaygýn bir sosyal sorun haline

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ

Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ Sosyal Anksiyete Bozukluðunun Farmakolojik Tedavisi Dr. Ali ÖZGEN*, Prof. Dr. Sunar BÝRSÖZ* Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ ortamýnda toplumla iliþkide bulunma yeteneklerini direkt etkileyen

Detaylı

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Dr. Sema Ýlhan Akalýn* Dr. Can Cimili**, Dr. Esma Kuzhan*** Giriþ: Depresyon birinci basamakta en yaygýn görülen ruh saðlýðý sorunudur, çok azýnýn ikinci

Detaylı

Rapor edilen iðne batma yaralanmalarýnýn %56 sý güvenlikli ürünler kullanýlarak önlenebilir den fazla patojen bulaþabilir.

Rapor edilen iðne batma yaralanmalarýnýn %56 sý güvenlikli ürünler kullanýlarak önlenebilir den fazla patojen bulaþabilir. Rapor edilen iðne batma yaralanmalarýnýn %56 sý güvenlikli ürünler kullanýlarak önlenebilir. 7 20 den fazla patojen bulaþabilir. 8 En büyük tehlike Hepatit B, Hepatit C ve HIV dir. Yaralananlarýn %40 ý

Detaylı

Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex?

Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex? Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex? Dr. Didem Ateþ*, Dr. Aktan Karahan**, Dr. Tuðrul Erbaydar*** Özet Bu çalýþma gençlerin güvenli

Detaylı

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A² EK 17-A RÝA ÝÇÝN DEÐERLENDÝRME KONTROL LÝSTESÝ ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ Hizmet verenin sorularý: Hizmet alana aþaðýdaki sorularý sorun: Hizmet veren için kurallar: Eðer yanýtlar evet sütununda ise aþaðýdaki

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks

Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý

Detaylı

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri

Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Hakan Türkçapar Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Anksiyete bozukluklarýyla depresyonun belirtileri arasýnda belirgin

Detaylı

05 Ekim 2010 / 14:00 15:30 / Salon 11 ÇG 1 Yeme Bozukluklarýnda Grup Psikoterapisi Uygulamalarý Grup deneyimi : Zerrin Oðlaðu Amaç: Ýstanbul Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý Yeme Bozukluklarý Programý

Detaylı

Panik Bozukluðu ve Obsesif Kompulsif Bozukluk Hastalarýnýn Yeme Tutumlarý Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý

Panik Bozukluðu ve Obsesif Kompulsif Bozukluk Hastalarýnýn Yeme Tutumlarý Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Panik Bozukluðu ve Obsesif Kompulsif Bozukluk Hastalarýnýn Yeme Tutumlarý Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý Gül Özsoylar 1, Aslýhan Sayýn 2, Selçuk Candansayar 3 1 Uz.Dr., Tekirdað Devlet Hastanesi,

Detaylı

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn

Detaylı

2006 cilt 15 sayý 10 179

2006 cilt 15 sayý 10 179 Ankara'da Bir Lisenin 9 ve 10. Sýnýf Öðrencilerinin Kiþisel Hijyen Konusunda Davranýþlarýnýn Belirlenmesi Determination of the Behaviours of Ninth and Tenth Grade High School Students About Personal Hygiene

Detaylı

Dr. Emel Ege**, Msc. Sermin Timur***, Msc. Handan Zincir**** yeterince hizmet götürülemeyen kesimdir

Dr. Emel Ege**, Msc. Sermin Timur***, Msc. Handan Zincir**** yeterince hizmet götürülemeyen kesimdir Ebelik Son Sýnýf Öðrencilerinin Aile Planlamasý Eðitimi Etkinliðinin Deðerlendirilmesi* The Evaluation of the Educational Activitres of Pregraduate Midwifery Students on Family Planning Methods Dr. Emel

Detaylı

Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT

Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT Geriatrik depresyon tedavisinde idame EKT Dr. Sibel Çakır İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları ve Geropsikiyatri Birimi Geriatrik depresyon 65 yaş ve üzerinde yaşlı popülasyonda

Detaylı

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ

1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ 1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ Burhanettin Kaya 1, Mine Kaya 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., Ankara Halk Saðlýðý Müdürlüðü,

Detaylı

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER

YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Major Depresyon, Davraným Bozukluðu ve Madde Kullaným Bozukluðu olan Ergenlerde Fluoksetin ve Biliþsel Davranýþcý Terapinin Karþýlaþtýrýldýðý Randomize Kontrollü Çalýþma Riggs

Detaylı

Sosyal Fobi. Özet. Taný ve Sýnýflandýrma

Sosyal Fobi. Özet. Taný ve Sýnýflandýrma Sosyal Fobi Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Özet Sosyal fobi kiþinin baþkalarýnca deðerlendirilmesi mümkün olan birden çok ortamdan sürekli korkma ve bu ortamlarda olabildiðince kaçýnma davranýþlarý gösterme hali;

Detaylı

GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ

GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ GÜÇLER VE GÜÇLÜKLER ANKETÝ'NÝN (GGA) TÜRKÇE UYARLAMASININ PSÝKOMETRÝK ÖZELLÝKLERÝ Taner GÜVENÝR*, Aylin ÖZBEK*, Burak BAYKARA*, Haluk ARKAR**, Birsen ÞENTÜRK***,Seçil ÝNCEKAÞ*** ÖZET Amaç: Güçler ve Güçlükler

Detaylı

Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler. Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler. Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Mental sağlığın korunmasında etkili faktörler Prof. Dr. Zeynep Oşar Siva İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Diyabetlilerin önemli bir kısmında bulunan psikolojik bozukluklar çoğu zaman gözardı edilmekte ve

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma ARAÞTIRMA Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma Hüseyin Güleç 1, Ayhan Yavuz 2, Murat Topbaþ 3, Ýsmail

Detaylı

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 1 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç

Detaylı

Fobik Bozukluklar. Özet

Fobik Bozukluklar. Özet Fobik Bozukluklar Doç. Dr. Mehmet Z. SUNGUR* Özet Fobiler, neden olarak gösterilen uyaranla orantýlý olmayan þiddette ortaya çýkan anksiyete ve bu abartýlý anksiyete tepkisinin mantýksýz olduðunu bilmesine

Detaylı

Antidepresan Güçlendirme Tedavileri

Antidepresan Güçlendirme Tedavileri Antidepresan Güçlendirme Tedavileri M. Hakan TÜRKÇAPAR*, Süreyya Özel ERVATAN** ÖZET Uygun antidepresan tedavi almalarýna karþýn önemli bir oranda depresif hastanýn tedavisinde hala baþarýsýz kalýnmaktadýr.

Detaylı

Halkla Ýliþkiler ve Cinsiyet

Halkla Ýliþkiler ve Cinsiyet Halkla Ýliþkiler ve Cinsiyet Damla YILDIRIM, Selin METÝN Ýzmir Ekonomi Üniversitesi Ýletiþim Fakültesi Özet Literatürde öðrenciler üzerinde yapýlan çalýþmalar cinsiyete göre ileriye dönük mesleki algýlarý

Detaylı

Bir psikiyatrik bozukluðun tedavisinde en etkili

Bir psikiyatrik bozukluðun tedavisinde en etkili Biliþsel-Davranýþçý Yaklaþýmlar ve Sosyal Fobi Doç. Dr. Mehmet Z. SUNGUR* Bir psikiyatrik bozukluðun tedavisinde en etkili yaklaþým, o bozukluðun ortaya çýkmasýnda ve devam etmesindeki etkenlerin anlaþýlýr

Detaylı

Alkol çok eski zamanlardan beri (M.Ö. 2000) var. Alkol Kullaným Bozukluklarý. Özet

Alkol çok eski zamanlardan beri (M.Ö. 2000) var. Alkol Kullaným Bozukluklarý. Özet Alkol Kullaným Bozukluklarý Uz. Dr. Ayhan KALYONCU*, Uz. Dr. Hasan MIRSAL* Özet Alkol kullaným bozukluklarý hem yetiþkinleri hem de gençleri etkileyen oldukça ciddi ve önemli bir saðlýk sorunudur. Alkolle

Detaylı

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi

Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi ARAÞTIRMA Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi Yalçýn M. Yarpuz 1, Ümit Aydoðan 2, Oktay Sarý 1, Aydoðan Aydoðdu 3, Gökhan Üçkaya 4,

Detaylı

Dr. Sevim Buzlu*, Nihal Bostancý**, Derya Özbaþ***, Sevil Yýlmaz****

Dr. Sevim Buzlu*, Nihal Bostancý**, Derya Özbaþ***, Sevil Yýlmaz**** Ýstanbul'da Bir Saðlýk Ocaðýna Baþvuran Kadýnlarýn Genel Saðlýk Anketine Göre Ruhsal Durumlarýnýn Deðerlendirilmesi Assessment of the Psychological Status of Women Who Applied to a Primary Care Unit in

Detaylı

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý

Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý Oya Güçlü 1, Murat Erkýran 1 1 Uz. Dr., Bakýrköy Ruh Saðlýðý ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve

Detaylı

29 Fizik Tedavi Alan Hastalarýn Yaþam Kalitesinin Deðerlendirilmesi Assessment For Quality Of Life Of Patients Receiving Physical Therapy 1 Yrd.Doç. Dr.Birsen ALTAY 2 Yrd.Doç. Dr. H.Demet GÖNENER 1 Hemþ.

Detaylı

K 1 05 Ekim 2010 / 14:00 15:30 / Salon 2 Baðýmlýlýk Tedavisinde Týbbi Yaklaþým Baðýmlýlýk ve beyin : Berna Uluð Madde baðýmlýlýðý sosyal, davranýþsal ve nörobiyolojik süreçlerin birlikte rol oynadýðý bir

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri

Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri DERLEME Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri Esra Güney 1, Aslý Çepik Kuruoðlu 2 1 Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalý, 2 Doç.Dr., Psikiyatri Anabilim Dalý,

Detaylı

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý

Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý ARAÞTIRMA Bir Anadolu Þehrinde Psikiyatri Kliniðine Baþvuran Hastalarýn Hastalýk Açýklama ve Çare Arama Davranýþlarý Patients' Who Admitted to Psychiatry Clinic in a Anatolian City Explanation Models for

Detaylı

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi

Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi ARAÞTIRMA 1 Yatan hastalarýn anksiyete ve depresyon düzeyleri ve iliþkili faktörlerin incelenmesi Fahriye Oflaz, Huriye Varol GATA Hemþirelik Yüksek Okulu 06010 Etlik-Ankara Özet Amaç: Bu çalýþmanýn amacý

Detaylı

Meme Kanserinin Ruhsal ve Sosyal Etkileri Üzerine Bir Çalýþma

Meme Kanserinin Ruhsal ve Sosyal Etkileri Üzerine Bir Çalýþma Meme Kanserinin Ruhsal ve Sosyal Etkileri Üzerine Bir Çalýþma Þahnur ÞENER*, Nazan GÜNEL**, Zafer AKÇALI***, Selahattin ÞENOL* #, Aylin Ýlden KOÇKAR** # ÖZET Psikolojik, sosyal ve çevresel etkenlerin hastalýklarýn

Detaylı

Yetiþkinlerde Obezite: Biyolojik ve Psikolojik Tedaviler için Genel Bir Gözden Geçirme

Yetiþkinlerde Obezite: Biyolojik ve Psikolojik Tedaviler için Genel Bir Gözden Geçirme DERLEME Yetiþkinlerde Obezite: Biyolojik ve Psikolojik Tedaviler için Genel Bir Gözden Geçirme Adulthood Obesity: A General Review for Biological and Psychological Treatment Melis Sedef Kahraman 1, Seher

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri

Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri ARAÞTIRMA Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri Selçuk Aslan 1, Esra Yancar Demir 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin

Detaylı

Ýki ya da daha fazla hasta grubunun bir çalýþmanýn parçasý

Ýki ya da daha fazla hasta grubunun bir çalýþmanýn parçasý Çapraz Gruplu ve Kendi Kendine Kontrollü Çalýþmalar ÇAPRAZ GRUPLU VE KENDÝ KENDÝNE KONTROLLÜ ÇALIÞMALAR Oktay ÖZDEMÝR, Doç. Dr. Omega CRO Ýki ya da daha fazla hasta grubunun bir çalýþmanýn parçasý olarak,

Detaylı

Orta çaðlarda azizelerin diyet yaparak kendilerini. Yeme Bozukluklarý. Özet

Orta çaðlarda azizelerin diyet yaparak kendilerini. Yeme Bozukluklarý. Özet Yeme Bozukluklarý Doç. Dr. Fulya MANER* Özet Son yýllarda "yeme bozukluklarý" (YB) giderek önem kazanmýþtýr. 30 yýllýk süreç içerisinde anoreksiya nervoza (AN) hastalarýnýn %25'i hayatlarýný kaybetmekte,

Detaylı

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý

Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Depresyon Tanýsý Almýþ Hastalarda Ölüm Kaygýsýnýn Araþtýrýlmasý Investigation of Death Anxiety Among Depressive Patients Nilgün Öngider 1, Suna Özýþýk Eyüpoðlu 2 1 Psk.Dr., P.S. Yaþam Özel Aile

Detaylı

Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?

Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? REC Hakkýnda ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 21 Araç 1: Kaynaþma Tanýþma Etkinliði 23 Araç 2: Uzun Sözcükler 25 Araç

Detaylı

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi Change of Smoking Prevalence among Erciyes University Students between 1985

Detaylı

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk

Detaylı

Uçucu Baðýmlýlýðý ve Kötüye Kullanýmý: Epidemiyoloji, Risk Gruplarý ve Önleme Programlarýnýn Gerekliliði

Uçucu Baðýmlýlýðý ve Kötüye Kullanýmý: Epidemiyoloji, Risk Gruplarý ve Önleme Programlarýnýn Gerekliliði Uçucu Baðýmlýlýðý ve Kötüye Kullanýmý: Epidemiyoloji, Risk Gruplarý ve Önleme Programlarýnýn Gerekliliði Burhanettin KAYA*, M. Erkan ÖZCAN* ÖZET Uçucularýn günlük yaþamda sýk kullanýlan birçok maddenin

Detaylı

Yüzyýlýn baþlarýnda E. Bleuler ve Kraepelin

Yüzyýlýn baþlarýnda E. Bleuler ve Kraepelin Þizofrenide Gidiþ ve Sonuç Prof. Dr. A. Kemal GÖÐÜÞ* * Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, ANKARA Yüzyýlýn baþlarýnda E. Bleuler ve Kraepelin tarafýndan tanýmlanmasýndan bu yana

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Sivas Numune Hastanesi Acil Servisine Baþvuran Ýntihar Giriþimlerinin Deðerlendirilmesi

Sivas Numune Hastanesi Acil Servisine Baþvuran Ýntihar Giriþimlerinin Deðerlendirilmesi ARAÞTIRMA Sivas Numune Hastanesi Acil Servisine Baþvuran Ýntihar Giriþimlerinin Deðerlendirilmesi Evaluation of Suicide Attempts Referring to Sivas Numune Hospital Emergency Department Etem Erdal Erþan

Detaylı

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı Hoş olmayan bir uyaran Duygusal Algısal Bilişsel ve davranışsal Biyopsikososyal

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

Borderline (sýnýrda) kiþilik bozukluðu nevroz ve. Borderline Kiþilik Bozukluðu. Özet

Borderline (sýnýrda) kiþilik bozukluðu nevroz ve. Borderline Kiþilik Bozukluðu. Özet Borderline Kiþilik Bozukluðu Uz. Dr. M. Hakan TÜRKÇAPAR*, Dr. Banu IÞIK* Özet Borderline kiþilik bozukluðu, kiþiler arasý iliþkilerde, benlik algýsýnda ve duygulanýmda tutarsýzlýk ve belirgin dürtüselliðin

Detaylı

Mýsýr Þekerine Ýliþkin Baþlýca Efsaneler Birçok gýda ve içecekte tatlandýrýcý olarak kullanýlan mýsýr þekeri, birkaç yýl önce beslenme komitelerinden bazý araþtýrmacýlarýn bu bileþeni obezite salgýnýnýn

Detaylı

Somatizasyon iyi tanýmlanmýþ bir taný sýnýfý ya da

Somatizasyon iyi tanýmlanmýþ bir taný sýnýfý ya da Depresyon ve Somatizasyon Uz. Dr. Sermin KESEBÝR* SOMATÝZASYON Somatizasyon iyi tanýmlanmýþ bir taný sýnýfý ya da bozukluk deðil, geniþ kapsamlý bir klinik görüngüdür. Buna baðlý olarak somatizasyonu bulunan

Detaylı

Aile Hekimliðinde Genogram

Aile Hekimliðinde Genogram Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak

Detaylı

Depresyonda biyolojik tedaviler, farmakoterapi, Depresyonun Biyolojik Tedavileri. Özet

Depresyonda biyolojik tedaviler, farmakoterapi, Depresyonun Biyolojik Tedavileri. Özet Depresyonun Biyolojik Tedavileri Doç. Dr. M. Emin CEYLAN*, Dr. Beril YAZAN* Özet Depresyon oldukça yaygýn, bireyi günlük yaþamýndan koparan ve zaman zaman tekrarlayýcý bir gidiþ göstererek yaþam boyu devam

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi

Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi OLGU SERÝSÝ Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi Feryal Çam Çelikel 1, Birgül Elbozan Cumurcu 1, Ýlker Etikan 2 1 Yrd.Doç.Dr., Gaziosmanpaþa Üniversitesi Týp Fakültesi,

Detaylı

Nedensellik Ýliþkisi ve Pozitif Bilimin Amaçlarý Açýsýndan Deneysel ve Korelatif Yaklaþýmlar

Nedensellik Ýliþkisi ve Pozitif Bilimin Amaçlarý Açýsýndan Deneysel ve Korelatif Yaklaþýmlar Nedensellik Ýliþkisi ve Pozitif Bilimin Amaçlarý Açýsýndan Deneysel ve Korelatif Yaklaþýmlar Sirel KARAKAÞ* ÖZET Bu makalede pozitif bilim kavramýnýn çeþitli yönleri ele alýnmýþtýr. Bu baðlamda, pozitif

Detaylı

Cinsellikten Tiksinti Duyma Bozukluðu: Davranýþçý Tedaviye Olumlu ve Hýzlý Yanýt Veren Bir Olgu

Cinsellikten Tiksinti Duyma Bozukluðu: Davranýþçý Tedaviye Olumlu ve Hýzlý Yanýt Veren Bir Olgu OLGU SUNUMU Cinsellikten Tiksinti Duyma Bozukluðu: Davranýþçý Tedaviye Olumlu ve Hýzlý Yanýt Veren Bir Olgu Sultan Doðan 1 1 Uz.Dr., Özel GOP Hastanesi Psikiyatri Kliniði Ýstanbul ÖZET Cinsellikten tiksinti

Detaylı

Depresif Bozukluklarýn Tedavisinde Moklobemid Kullanýmý

Depresif Bozukluklarýn Tedavisinde Moklobemid Kullanýmý Depresif Bozukluklarýn Tedavisinde Moklobemid Kullanýmý Yrd. Doç. Dr. Ümit TURAL*, Prof. Dr. Emin ÖNDER* ÖZET Monoamin oksidaz inhibitörleri'nin (MAOÝ) genelde depresif bozukluklarýn tedavisinde etkili

Detaylı

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý

Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý ARAÞTIRMA Hemodiyaliz ve Periton Diyalizi Uygulanan Hastalarda Psikiyatrik Bozukluklar, Algýlanan Sosyal Destek ve Yaþam Kalitesi Düzeylerinin Karþýlaþtýrýlmasý The Comparison of Psychiatric Disorders,

Detaylı

Tinnituslu Hastalarda Biofeedback Terapisi ve Amitriptilin Tedavisinin Karþýlaþtýrýlmasý

Tinnituslu Hastalarda Biofeedback Terapisi ve Amitriptilin Tedavisinin Karþýlaþtýrýlmasý OTOSKOP 2003; 3:110-119 PROSPEKTÝF KLÝNÝK ÇALIÞMA Tinnituslu Hastalarda Biofeedback Terapisi ve Amitriptilin Tedavisinin Karþýlaþtýrýlmasý Dr. Aydan GENÇ Prof.Dr. Erol BELGÝN ÖZET Tinnitus otolojide sýklýkla

Detaylı

Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar

Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Sibel Örsel Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Depresyondaki patoloji bir duygulaným, yani mevcut duygusal

Detaylı

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya

Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar Doç Dr Selim Tümkaya ANKSİYETE BOZUKLUKLARI Anksiyete bozukluklarının yaşam boyu prevalansı yaklaşık %29 dur. Kessler ve ark 2005 Uzunlamasına çalışmalar

Detaylı

Huzurevinde Yaþayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygýsý ve Günlük Yaþam Ýþlevlerinin Belirlenmesi

Huzurevinde Yaþayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygýsý ve Günlük Yaþam Ýþlevlerinin Belirlenmesi ARAÞTIRMA Huzurevinde Yaþayan Bireylerde Depresyon Düzeyi, Ölüm Kaygýsý ve Günlük Yaþam Ýþlevlerinin Belirlenmesi Depression, Death Anxiety and Daily Life Functioning in the Elderly Living in Nursing Home

Detaylı

CONSORT'da yapýlan deðiþikler

CONSORT'da yapýlan deðiþikler CONSORT KILAVUZU R andomize Edilmiþ Paralel-Grup Çalýþmasý Raporlarýnýn Kalitesinin Artýrýlmasý Yönünde Revize Edilmiþ Önergeler: Randomize Kontrollü Çalýþma (RCT) sonuçlarýný anlayabilmek için okuyucularýn

Detaylı

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci Sunum Özeti Neden Ebeveynlerde Psikiyatrik Hastalıklar? Madde Bağımlılığı olan Hastaların Ebeveynlerinde

Detaylı

Ýntiharýn Nörobiyolojisi #

Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar

Detaylı

Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46: 317-327 Derleme Çocuk ruh saðlýðý açýsýndan prematürite Aylin Özbek 1, Süha Miral 2 Dokuz Eylül Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Saðlýðý ve

Detaylı