Grup Suni Deri de bütün çıkışlar tutuldu, biz kazanacağız! CHP değişti mi? Belgelerle konuşalım!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Grup Suni Deri de bütün çıkışlar tutuldu, biz kazanacağız! CHP değişti mi? Belgelerle konuşalım!"

Transkript

1 CHP değişti mi? Belgelerle konuşalım! Son yerel seçimler öncesin de koltuğunun altın da dosyalarla tanıdık kendisini. Belgelerle konuşması, doğrunun yanında, haksızlığın, yolsuzluğun karşısında yer alması ve düelloya çağırdığı kişiyi hezimete uğratmasıyla gönlümüze taht kurdu bir anda. Yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığından sonra ekibiyle beraber ayağında çizmesiyle İstanbul un emekçi semtlerinde gördük kendisini. Dilinde, yoksulluk bitecek söylemi, koltuğunun altında dosyalar... Kimden bahsettiğimizi anlamışsınızdır. Baykal ın tahtından indirilmesiyle yerine geçen Gandi, Chavez, Devrimci Kemal, Kemal Kılıçdaroğlu... Sayfa 14 Grup Suni Deri de bütün çıkışlar tutuldu, biz kazanacağız! En demokratik haklara bile tahammül edemeyen egemenler saldırı çarkını tüm hızıyla çevirerek işçi ve emekçilerin sabır taşını çatlattı/çatlatıyor. Bizleri örgütlenmeye mecbur bırakan patrona teşekkür ediyorum. Bizlerin gözünü açtı. Bizleri sendika ile tanıştırdı ve onun sayesinde artık haklarımız için direnmeyi öğrendik diyen Grup Suni Deri işçisinin bu sözleri her şeyi özetliyor. Çorlu da bulunan Grup Suni Deri A.Ş de örgütlenme çalışması yürüten Deri-İş Sendikası 105 işçiden 65 ini örgütlemiş ve % 50+1 lik çoğunluğu yakaladığı için işyerinde örgütlenme hakkını kazanmıştır. Ancak sendikaya tahammül edemeyen patron, işçilere gözdağı vermek için toplam 15 işçiyi işten attı. Sayfa 14 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin Ç I K T I Sayı: 79 * 24 Aralık Ocak 2011 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X Devletten halka yeni yıl hediyesi: Füze Kalkanı, Cop, Torba Yasa... Çalışma hayatında orman kanunları: Yaşadıkları krizle birlikte derinleşen çıkmazlarından kurtuluşun yolunu işçi ve emekçilerin omuzlarına yüklenen ağırlığı artırmakta bulan egemenler son olarak Torba Yasa yı gündemleştirmektedir. Torba Yasa ile kendi hukukunu dahi pervasızca çiğnemekten çekinmeyenler çalışma hayatına orman kanunlarını getirmeye çalışmaktadır. Meclis komisyonunda görüşülmeye devam eden yasa tasarısı ile ilk hedef olarak genç işçiler ve belediye emekçileri hedef seçiliyor. Yasa tasarısında emekçilerin kazanılmış haklarını da ortadan kaldırmaya dönük düzenlemeler vardır. Sayfa 7 Biz bu torbaya sığmayız! Torba Yasa ya ilişkin protesto eylem haberleri Sayfa 8 de ARALIK TA ANKARA DA YDG 5. KONFERANSI NDA BULUŞALIM! Bugün dünden daha güçlü, devrim mücadelesinde kararlıyız! Zafer bizim olacak, kitlelerle kazanacağız! şiarıyla Aralık tarihinde Ankara da Yeni Demokrat Gençlik olarak Çiğdem Yılmaz ve Ferdi Karacan yoldaşlara adadığımız 5. Konferansımızı gerçekleştireceğiz. 5. Konferansımız iddia ve kararlılığımızı daha da büyütecek bir yerde durmaktadır. Her yıl alanlarımızdaki faaliyetlerin ve öncesindeki yoğun hazırlık çalışmalarının sonucu örgütlediğimiz konferansımız deneyimlerimizi merkezileştirdiğimiz, tüm alanlardaki faaliyetin toplamdaki olumlu özelliklerini büyüterek, olumsuzluklarını erittiğimiz en üst irademizdir. Bulunduğumuz tüm alanlardan yoldaşların katılımıyla örgütümüzün genel politik, örgütsel durumunu merkezi olarak değerlendirdiğimiz ve önümüzdeki bir yıllık süreci yoğun tartışmalarla örgütsel ve politik olarak şekillendirdiğimiz konferanslarımız örgütümüz açısından oldukça önemlidir. Devrimci bir örgüt olarak örgüt bilincimizi geliştirmek ve sürekliliği sağlanmış bir kitle faaliyeti yürütmek ve bu birbirini koşullayan iki meselenin tüm devrimci örgütlerin hem de örgütümüzün temel gündemi olması kaçınılmazdır. Yeni Demokrat Gençlik F R O N T E X Son günlerde üniversitelerde artan protestolar ve polis saldırılarının ardından AKP hükümeti, CHP, MHP ve burjuva-feodal medya halk gençliğine yönelik bir karalama kampanyası başlattı adeta! Hatta CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, gittiği Ankara Siyasal Bilimler Fakültesi nde protesto edilince daha da ileriye giderek, öğrencilere faşist dedi. Protesto etmenin, eylem yapmanın, yumurta atmanın faşizm olduğunu iddia eden egemenler, bu söylemleriyle halkı aşağılıyorlar! Dün komünist dövmenin sevincini yaşayanların, bugün devrimcileri, demokratları, ilericileri faşist diyerek yaftalamaları acı bir ironidir! Peki nedir FAŞİZM, kimdir faşist? Gizliden gizliye Torba Yasa yı hazırlayarak, işçinin, emekçinin iş güvencesini, haklarını gasp etmektir FAŞİZM! Füze Kalkanı anlaşmasına imza atarak; NA- TO nun savaş çöplüğü olmayı kabul eden ve halkı, olası emperyalist savaşlarda kurban edendir FAŞİST! Tüm teknolojik silahlara-öldürücü bir güce sahip olup, elinde flama sopalarıyla kendilerine vurduğunu iddia ettikleri ilerici halk gençliğine saldırmak FAŞİZM, saldıran FAŞİST tir! Yoksulluk, işkence ve direnişle dolu bir yılı daha da geride bıraktığımız şu günlerde, devletin halka armağanıdır: Füze Kalkanı, Cop, Torba Yasa... Sınır güvenliği adı altında göçmenlere ve mültecilere yönelik polisiye baskı unsuru olan Frontex, Yunanistan da mücadele veren göçmen ve yerli kurumların tepkisiyle karşılanıyor. Bu gücün en son Türkiye-Yunanistan sınırı olan Meriç nehri boyunca yerleştirilmesi, bu kurumların tepkilerini daha da somutlaştırmaları ile devam ediyor. Bu kapsamda 18 Aralık günü sınır bölgesi olan Evro ya giderek burada FRONTEX i protesto ettiler. Frontex 2005 yılından bu yana Avrupa sınır güvenlik gücü olarak, Avrupa vatandaşlarının güvenliği ve özgürlüğü için, Avrupa sınırlarının güvenliğinin artırılması ve operasyonal güçlerinin koordinasyonu faaliyetlerini sürdürüyor. Pratikte ise Avrupa sınırlarına ulaşan mültecileri, diğer devletlerin sınır güvenlik güçleri ile birlikte gözaltına alan, tutuklayan ve sınır dışı eden bir Avrupa ordusudur. Sayfa 11 Devlet kadına yönelik şiddette sınırsız! 4 Aralık günü Başbakanın rektörlerle yaptığı toplantıyı protesto etmek için toplanan Genç-Sen lilere saldıran polis, kadınların özellikle bel ve kasık bölgelerine tekmelerle vurarak, henüz 5 haftalık hamile olan Genç-Sen üyesi genç bir kadının bebeğini düşürmesine neden oldu. Bu saldırı onlarca kadın örgütü tarafından 13 Aralık Pazartesi günü protesto edildi. Sayfa 2 Başbakan demokrasi nutukları atıyor; Kürt gençleri infaz ediliyor Bir ziyaret için Mardin e giden Başbakan R. Tayyip Erdoğan, geldiği bölgenin atmosferinden olsa gerek pek demokrattı. 11 Aralık günü Mardin deki konuşmasında faili meçhulleri, Diyarbakır Cezaevini, yakılan, boşaltılan köyleri bildiklerini iddia etti. Aynı günlerde Demokratik Yurtsever Gençlik Meclis Sözcüsü Sedat Karadağ JİTEM tarafından başından vuruldu. Sayfa 4 Hapishanelerde asayış berkemal(!) Tekirdağ 1 Nolu F Tipi nde 6 Eylül 2010 tarihinden beri ağırlaştırılmış müebbetlik tutsakların havalandırma sürelerinin uzatılması, beraber havalandırmaya çıkartılmaları ve yaşam koşullarının düzeltilmesi talebiyle başlatılan demokratik hak arama eylemine karşı hapishane idaresi giderek pervasızlaşmaktadır. Sayfa 5 Korkmak sorunlarımızı çözmüyor Tuzla Organize Sanayi Yan Bölgesi nde kurulu bulunan Konveyör fabrikasında, sözleşmeleri bittiği gerekçesiyle işten atılan işçiler fabrika önünde direnişe başladı. Yaklaşık 400 işçinin çalıştığı fabrikada işçiler 16 Aralık günü fabrika önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Sayfa 9 İşçi-köylü den Yeni mücadele yılında dünyayı emperyalistlere, işbirlikçi ve uşaklarına dar edelim! Sayfa 15 Sınıfsal Yaklaşım Anlaşılan, bilinen ve geçerli dilde eylem! Sayfa 3 Göğün yarısı Kadın, istihdama katılım ve örgütlenme -1- Sayfa 2 Emekçinin gündemi Bir Genel Kurul ve düşündürdükleri Sayfa 8 Evrensel bakış Yine yeniden İran ın nükleer programı ve pazarlıklar Sayfa 11 Pusula Zorluklarla çatışarak yol almak Sayfa 12 C M Y K

2 flçi-köylü 79 2 / YEN KADIN 24 Aral k Ocak 2011 GÖ ÜN YARISI KADIN, ST HDAMA KATILIM VE ÖRGÜTLENME -1- Kad n n kurtuluflunun temel argümanlar ndan biridir ekonomik ba ms zl k. Ekonomik olarak kendi ayaklar n n üzerinde durabilen, kendi kararlar n verebilen, eme i üzerinde söz sahibi olan kad n n kurtuldu unu iddia etmek gülünç olur elbette ama kurtulufla giden yolda önemli bir ad m olarak de erlendirmemek de mümkün de ildir. Yaflad s k nt lar n, ezilmenin, afla lanman n vs. vs. fark nda olan ve bunlarla bafla ç kman n yollar n arayan kad n n önüne ilk gelen engellerden biridir ekonomik olarak bir baflkas na ba ml olmak. Ülkemizde kad nlar n ekonomik yaflama kat l m na göz att m zda ise (birçok konuda da oldu u gibi) hiç de iç aç c bir manzarayla karfl laflm yoruz. Bu manzaraya geçmeden önce ekonomik ba ms zl n ekonomik yaflama kat l mla efl anlaml kullan lmamas gerekti ine de vurgu yapmak gerekir. Çünkü ücret karfl l nda çal - flan kad nlar n ekonomik ba ms zl n elde etti ini iddia etmek mümkün de il. Ald ücreti kendi kararlar do rultusunda kullanamayan, ifle girmesi-ç kmas, hangi iflte çal flmas n n uygun oldu u-olmad baflkalar taraf ndan belirlenen, e itim-sa l k gibi hizmetlere ulafl m olmayan kad n n ekonomik ba ms zl n kazand n söyleyemeyiz. Bunu da belirttikten sonra birkaç istatistik rakamla devam edelim konumuza. Türkiye de erkeklerin istihdam oran yüzde 68 iken kad nlar n istihdam oran yüzde 21.6 d r. Kad nlar, erkeklerin 6 kat süreyi günlük ev ve bak m ifllerine harc yor. Kentli kad n iflgücünün e itim düzeyi, erkeklerden yüksek, kad nlar n yüzde 55 i, erkeklerin yüzde 40 lise ve üzeri e itim görmüfl. Lise ve dengi meslek okulu mezunu kad nlar n iflgücüne kat l m oran yüzde 31, erkeklerin yüzde 74. Bu rakamlar yap lan çeflitli araflt rmalarda farkl l klar gösterse de belli bir fikir vermektedir. Ancak bunlar pefl pefle s ralay nca kad nlar n çal flma yaflam na kat l m na dair genel tabloyu görmek biraz zorlaflsa da çarp c l n ortadan kald rm yor. Bu rakamlardan yola ç karak ve yenilerini ekleyerek kad nlar n ekonomik yaflamdaki yerini görmeye çal flal m. Öncelikle kad nlar n ekonomik yaflama kat l m n n ülkemizde sürekli düflmekte oldu- unun alt n çizelim de kad nlar n yüzde 34.3 ü ücretli bir iflte çal fl rken, bu rakam 2006 da 24 e, 2009 da ise yüzde 21.6 ya düflmüfl durumda. (Devlet Planlama Teflkilat ve Dünya Bankas fiubat 2009 verileri) Ki bu, son y llar n en düflük seviyesine ulaflt n gösteriyor. Kad nlar n istihdama kat l m oran bu kadar düflükken, kay td fl ve güvencesiz çal flanlar n çok büyük bir k sm n ise kad nlar oluflturuyor. Çal flan kad nlar n yüzde 58 in kay t d fl ifllerde çal fl yor. Sosyal- fl in Türkiye de ve dünyada kad n eme i ve istihdam raporuna göre ücret ya da yevmiye karfl l çal flan her dört kad ndan biri kay t d fl istihdam ediliyor. Kad n n eme inin aile bütçesine katk olarak görülmesinin, patronlar aç s ndan kay td fl çal flt rmay kolaylaflt ran bir faktör oldu u aç kt r. Kad nlar n istihdam edilmemesinin elbette onlarca nedeni var ve bu nedenlerin her biri ayr ayr kad n sorununun birer parças olarak yaflan yor. Ev ifllerinin, çocuk bak m n n kad n n omuzlar n n üzerinde olmas, feodalizmin kad - n n çal flmas konusundaki gerici bak fl aç s, do- um gibi kad na özgü durumlarda patronlara getirilen yükümlülükler nedeniyle kad n iflçilerin tercih edilmemesi, düflük ücretler, kriz süreçlerinde ilk gözden ç kar lanlar olmas, örgütlenme oranlar n n çok düflük olmas gibi nedenler kad nlar çal flma yaflam ndan al koyan ya da ifllerine son verilmesine neden olan faktörlerdir. Tüm bu gerçeklere karfl n, kad nlar, iflgücünün büyük bölümünü oluflturmaktad rlar. Dünya iflgücü toplam n n yüzde 45 ini kad nlar olufltururken, emeklerinin çok küçük bir k sm ekonomik anlamda çal flma olarak kabul ediliyor. Gündelik ev iflçil i, tar m iflçili i, ev eksenli çal flma, ça r ya dayal çal flma alanlar ndaki çal flanlar n hemen hepsi kad nlard r. Kay td fl çal flman n d fl nda sigortal bir iflte çal flan kad nlar n durumu da asl nda çok farkl de il. Kartl tuvalet sistemi gibi patronlar n yarat c sömürü araçlar ndan evlilik ve çocuk sahibi olman n iflçiler aras nda s raya konulmas na kadar bir dizi sorunla bafl etmek zorundad r ifl yaflam ndaki kad nlar. Tabi temel mesele olarak eflit ifle eflit ücret alamamak da ifl yaflam nda kad na yönelik cinsiyet ayr mc l n n en bariz göstergelerindendir. Ülkemizde erkek iflçinin 365 gün çal flmas karfl l nda ald ücret için kad nlar n fazladan 87 gün çal flmas gerekmekte. Kad n iflçilerin ücretlerinin belirlenmesinde verimlilikleri d fl nda, yani ifliyle ilgili olmayan nitelikleri nedeniyle ayr mc l k uygulanmas resmi olarak yasak olmas na karfl n tüm iflyerlerinde bu durumun yaflanmakta olmas yasalar n kimler için yap ld n bir kez daha göstermektedir. Toparlayacak olursak; kad nlar n iflgücüne kat l m en düflük oranlarda seyrederken (yüzde 21), çal flan kad nlar n büyük bölümü kay td fl -güvencesiz ifllerde istihdam edilirken, iflçi s n f n n sömürüsünün d fl nda cinsiyet ayr mc l - nedeniyle bir kat daha sömürülür ve haklar verilmezken kad nlar n örgütlenme durumu ise daha kötü bir durumdad r. Bu konuya önümüzdeki say devam edece- iz. Ama kad nlar n örgütlenme oranlar yla sonland ral m yaz y. Sosyal- fl in haz rlad rapora göre çal flan kad nlar n sadece yüzde 3 ü sendikal. Sendika yönetimlerindeki kad nlar n oran ise daha da kötü durumda. Çal flma Bakanl n n 2008 Sendika statistiklerine göre Türk- fl, D SK ve Hak- fl gibi üç büyük iflçi konfederasyonunun genel baflkanlan n n üçü de erkek, yine merkez yönetim, denetleme ve disiplin kurullar nda kad nlar bulunmuyor. flçi konfederasyonlar içinde toplam 28 iflkolunda örgütlü bulunan 94 sendikan n genel baflkanlar n n 87 si erkekken, sadece 7 sendikan n genel baflkan kad nd r. Bu sendikalar n 493 kiflilik merkez yürütme kurulunda ise sadece 35 kad n var. (Necla Akgökçe, Bianet) Bu tablodan da anlafl laca gibi kad nlar n sendikalaflmas ve sendikalarda yönetici konuma gelmeleri özel bir ilgiyi hak ediyor. Devlet kad na yönelik fliddette s n rs z! Do mam fl bebek bu fliddeti do amayarak tan d! Son günlerde artan ö renci eylemlerinde ortaya ç kan sonuç, sadece, bu düzenin iflçi-emekçilere oldu u kadar haklar n arayan ö rencilere de tahammülsüz oldu u ve sald rd de- ildir. Ya da bu eylemler ve kolluk kuvvetlerinin sald r larla, sadece, ö renci gençli in yakaca bir k v lc m dan ne kadar korkuldu unu görmedik. Erkek egemen düzen taraf ndan kad na biçilen rolün; her olguda/olayda kendini nas l ele verdi ini bir kez daha, eylemde bebe ini kaybeden kad n arkadafl m za yönelik devlet-medya ortak sald r s ile de görmüfl olduk! 4 Aral k günü, Dolmabahçe de, baflbakan Erdo an yine halk n/ezilenin/esas muhataplar n yok say ld o klasik toplant lar ndan birini düzenlemiflti. Bu kez rektörlerin kat ld, ancak esas muhatap olan ö rencinin kat lmad ve ö renci sorunlar n n tart fl lmad bu toplant y protesto etmek isteyen Genç- Sen liler protesto eylemi düzenlediler. Kolluk kuvvetlerinin sald rd bu eylemde özellikle kad nlar n bel ve kas k bölgelerine tekmelerle vuran kolluk kuvvetleri amac na ulaflt! Henüz 5 haftal k hamile olan Genç-Sen li bir kad n, bebe ini düflürdü. Kad n n okumas, kad n aç s ndan büyük bir lütuf olmas na ra men, bununla da yetinmeyen bir kad n daha fazla hak isterse hak etti i budur! zihniyeti ile yap lan bu sald r n n ard ndan genç kad na yönelik sald r lar hem egemen düzen temsilcilerinin aç klamalar hem de burjuva-feodal medya üzerinden sürdürüldü. Hamile bir kad n n eylemde ne ifli vard? O yaflta hamile kal n r m yd? Eyleme geliyorsa bafl na geleceklere de raz olmal yd! Çocu unu korumakla görevli olan bu kad n eyleme gelerek çocu unu kendi öldürtmüfltü konulu ak l almaz köfle yaz lar yla; söz konusu devlet fliddeti, do mam fl bir bebe in katledilmesi adeta yok say lm flt r. Emniyet Genel Müdürlü ü ise aç klamas nda, cinayeti reddetmifl, Erdo an gibi kolluk kuvvetlerine sahip ç karak, genç kad n eylemin elebafl ilan ederek suçlamaya kalkm flt r. Bu olay n ard ndan aralar nda Yeni Demokrat Kad nlar n da bulundu u onlarca kad n örgütü bir araya geldik. 13 Aral k Pazartesi akflam saatlerinde Galatasaray Lisesi önünde toplanarak Erkek devlet fliddetine son!, Gelsin baba, gelsin koca, gelsin polis, gelsin cop! nad na isyan inad na özgürlük!, Katil devlet hesap verecek!, Yaflas n kad n dayan flmas sloganlar yla Taksim Tramvay Dura na yürüdük. Oldukça coflkulu ve kitlesel gerçekleflen eyleme, cadde boyunca çevredekilerden destek vard. SDP li Kad nlar dan Aylin Mert in okudu u bas n aç klamas ile devlet fliddetine karfl öfkeli oldu umuzu dile getirdik. Mert; Öfkeliyiz; çünkü bu devletin polisi hamile bir kad n döverek bebe ini kaybetmesine sebep oluyor. Öfkeliyiz; çünkü erkek devlet fliddeti do mam fl bir bebe i katletti dedi. Biz kad nlar, bugün burada kad n dayan flmas ndan ald m z güçle sesleniyoruz; bebe ini kaybeden kad n arkadafl m z n yan nday z ve onu daha fazla y pratman za izin vermeyece iz. Siz bize her sald rd n zda, bizlerin öfkesi bileniyor; bedenimize her dokundu unuzda susturmaya çal flt n z sesimiz, dünden daha güçlü ç k yor diyen Mert, tüm kad nlar devlet fliddetine karfl mücadeleye ça rd. ( stanbul YDK) Sendikalar n kad nlaflmaya ihtiyac var! Geçti imiz sene sonundan itibaren TEKEL iflçisinin bafllatt mücadelenin etkisiyle sendikal anlay fllar, daha fazla sorgulanmaya baflland. Sendikalar n iflçilere karfl görev ve sorumluluklar, bürokrat sendikal anlay fla karfl mücadele etmenin gereklili i üzerine tart flmalar yürütüldü. Bu tart flmalarda eksik kalan en önemli yön ise son zamanlarda kad n iflçiler direnifllerde en ön saflarda ve en militan flekilde yer almalar na ra men sendikalarda kad n iflçi oran ve kad n sendikac say s n n azl konusunda yafland belki de! (Geçti imiz dönemlerde Deri- fl ve Petrol- fl önderli inde sendikal kad nlar n bir araya geldi i toplant lar düzenlendi, ancak bu hareketlilik devam etmedi. Biz de gazetemizde Sendikalar ve Kad n konulu bir dosya haz rlam fl ve bu konuyu okurlar m z n tart flmas na açm flt k.) Deri- fl Sendikas, bir süredir sendikal iflçilere yönelik e itim çal flmalar gerçeklefltiriyor ve hem sendikay hem de sendikal mücadeleyi iflçilerin tart flmas na aç - yordu. Bu e itim çal flmalar n n bir parças olarak kad n iflçiler için daha özgün çal flmalar gündemine alan Deri- fl, 25 Kas m Kad na Yönelik fiiddete Karfl Uluslararas Mücadele Günü kapsam nda Çorlu da bir etkinlik düzenledi. Bu etkinli e Çorlu da direniflte olan ve iflyerine sendikay getirme mücadelesi veren ve aralar nda Yeflil Kundura kad n iflçilerinin de oldu u kad nlar kat ld. 2 kad n avukat ve sendikalarda kad n iflçi-emekçiler üzerine yapt m z araflt rmalardan kaynakl flçiköylü gazetesi olarak biz de bu etkinli e kat ld k. Avukat arkadafllar, kad n iflçilere yasalarda tan nan haklar ile ilgili bilgi verdi ve iflçi kad nlar n kendilerine yöneltti i sorular cevaplad lar. Kad n iflçilere yönelik ayr mc l k, mobbing uygulamalar ve taciz konular na de indiler. Biz de toplumsal cinsiyet, kad n eme inin sömürüsü ve sendikalarda kad n iflçilere yönelik politikalar (daha do rusu politikas zl k) üzerine konufltuk. Kad nlar aras dayan flman n önemli oldu unu vurgulad k. Sendikan n iflçiye ait oldu unu, en çetin hak mücadelesini kad n n vermesi gerekti i için sendikalar n en çok da kad n iflçiler taraf ndan sorgulanmas ve sendikal kad nlar n oldu u kadar kad n sendikac lar n say s n n artmas n n da önemli oldu- undan bahsettik. Kad nlar n sendikay sahiplendiklerini ve sendika içerisinde kendilerine özel çal flmalara ihtiyaç duyduklar n belirtti i etkinlik, böylesi çal flmalar n daha s k yap lmas temennisiyle sona erdi. ( stanbul) fiiddete sessiz kalmayaca z! 4 Aral k ta hamile oldu unu belirtmesine ra men büyük bir kinle tekmelenerek bebe i düflürülen E.Ö. bu fliddet zincirinin son halkas olmad. Sonras nda Hacettepe ve Ankara Üniversitesi Gölbafl Kampüsü nde polisin ve özel güvenlik birimlerinin yine kad n ö rencilere uygulad fliddet ve taciz gündeme damgas n vurdu. Böylesi sald r lara karfl sessiz kalmak, sald rganlarla ifl birli i yapmakt r. Feodal sistemin etraf m za ördü ü fliddet duvar n ancak örgütlü mücadelemizle y kabiliriz. Bu bilinç ile biz de YDK olarak 17 Aral k günü Yüksel Caddesi nde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. Bas n aç klamam zda eyleme kat ld yetmemifl bir de çocuk peydahlamakla suçlanan genç kad na yönelik bu sald r y k - nad m z ifade ettik. Yüksel Caddesi nde biraraya gelen kad nlar fiiddete karfl suskun de il öfkeli yaln z de il örgütlü olduklar n bir kez daha hayk rd lar. Oldukça verimli geçen bas n aç klamam za Al nteri li ve EHP li kad nlar da destek verdi. (Ankara YDK) Hükümet cinsiyetçi politika üretiyor! Kad n Cinayetlerini Durduraca z Platformu olarak 15 günde bir yapt m z yürüyüflümüz, 17 Aral k Cuma akflam gerçekleflti. Taksim Tramvay Dura ndan sloganlarla Galatasaray Lisesi ne yürüyen kad nlar ad na aç klamay Sosyalist Kad n Meclisleri nden Semiha fiahin yapt. fiahin, Hükümetin kad nlara yönelik en az üç çocuk do urun, kad n erke in tamamlay c s d r gibi cinsiyetçi politika ve söylemleri karfl s nda her gün en az 3 kad n n öldürüldü- ünü hayk r yor ve bütün kad nlar mücadelemize ortak olmaya ça r yoruz dedi. ( stanbul YDK) Kad nlar vard r * Trabzon-Köprübafl na ba l Ya murlu Köyü nde sözleflmeli ö retmenlik yapan yaklafl k 4 y ld r k z ö rencileri taciz etti i belirtilen M.A.G, köy muhtar n n flikayeti ile tutukland. * Urfa da yak nlar taraf ndan hastaneye getirilen 13 yafl ndaki Z.B, 14 yafl ndaki A.fi ve 15 yafl ndaki M.T do- um yapt. Çocuklar n imam nikah ile evlendirildi i tespit edilirken, birlikte yaflad klar kifliler ifadeleri al nd ktan sonra serbest b rak ld. Çocuklar n evlendirilmesi, co rafyam zda yaflanan çocuk istismar vakalar n n bir çeflididir. stismar n aile r zas ile gerçeklefltirilmesi, bu gerçekli i de ifltirmez! * Henüz 15 yafl ndayken erkeklerle konufltu gerekçesiyle diri diri topra a gömülen Medine Memi nin annesi Ümmühan Memi, k z n n kay npederi Fethi Memi taraf ndan öldürüldü ünü iddia etti. Memi, kay npederinin kendisinin cinayeti üstlenmesi için 13 yafl ndaki k z n öldürmekle tehdit etti ini bunun üzerine k z n n yetifltirme yurduna yerlefltirildi ini ifade etti. * BDP Van Milletvekili Fatma Kurtulan, Dersim katliam s ras nda Türklefltirme politikalar çerçevesinde rütbeli askerlere verildi i veya Türklerin yo un olarak yaflad illere götürüldü ü iddia edilen Dersim in kay p k z çocuklar hakk nda Meclis te bir araflt rma komisyonu kurulmas n istedi. * Ankara da yaflayan Ayfle P. nin, uygulad fliddete boyun e meyerek kocas ndan boflanmas, yuvas n da- tmas elbette cezas z kalmayacakt! Devletten koruma istemesine ra men korunmayan Ayfle, 7 Aral k sabah Ankara daki D flkap semtinden ifle giderken eski efl taraf ndan öldürüldü! * S d ka Platin in yaflad klar n n benzerini Afganistan da Bibi Ayfle adl kad n yaflad. Evden kaçmaya çal flt - gerekçesiyle kocas nca kulaklar ve burnu kesilen Bibi Ayfle nin kay npederi gözalt na al nd. Afgan polisi, Ayfle nin kocas ve ailenin di er dört üyesini aramaya devam ediyor. ABD de yaflayan Ayfle, can güvenli inden kayg etti i için Afganistan a gidemiyor. Ezilen kad nlar uyan nca bir ülke uyanacak! Kad nlar aya a kalkt nda bir ülke kurtulacak!

3 24 Aral k Ocak / SINIFSAL YAKLAfiIM flçi-köylü 79 SINIFSAL YAKLAfiIM ANLAfiILAN, B L NEN VE GEÇERL D LDE EYLEM! Bazen s radan bir olay ya da konu vesilesiyle tak n lan tav r çok büyük anlamlar yüklenir, boyundan büyük sonuçlar üretebilir. Bunu barda n taflma an na da benzetebiliriz, k r lma noktas na binen gücün ulaflt s n ra da. Oyun oynamak en usta aktörlerin de ifl icab yapt bir fleydir ve nihayetinde yaflamda bulaca karfl l n hiç de küçümsenmeyecek boyutlar vard r. Politika, bir s n f n tercihi olarak gündemleflir ama egemenler için ayn zamanda gerçeklerin örtüsü olarak ifllevlidir. Bunun çeflitli argümanlar, kavram ve yaklafl mlar üzerinden baflta fliddet olmak üzere bin bir yöntemle gelifltirildi i zeminde, kendini ele vermemek mümkün de ildir. Ö renci gençli in yumurta ya buland r larak (ve de suland r larak) gündemlefltirilen son süreçteki eylemlerini, hiç de hesapta olmayan tart flmalar ça rmakla, böylesi bir örneksemeye dâhil etmek durumunday z. Sansasyonel özelli ini belli ölçüde medyan n tavr na da borçlu olan eylemlerde, polisin kulland fliddetten öte buna sahip ç kan hükümet temsilcilerinin tutumu kartopunu büyütmüfltür. Nitekim polisin yapt iflkence ve kulland fliddet yöntemleri; biber gaz, hamile bir kad n eylemcinin çocu unu düflürmesinden çok Tayyip den Gül e, Atalay dan Kuzu ya ve hatta komprador burjuvazinin di er aktörlerine kadar çeflitli flahsiyet ve kurumlar n yaklafl mlar tart fl lm flt r. Gençli in eylem nedenleri, protestonun içeri i, daha do rusu talepleri üzerine yorum yapan neredeyse yoktur. leri demokrasi ve hukukun üstünlü ü kapsam nda demokrasi ve özgürlükleri konu ederek yürütülen tart flmada, as l niyet ve kimli i deflifre eden, maskeleri düflürerek gerçek suretleri aç a vuran yönlerin bulunmas ilgi ve yo- unlu un önemli sebeplerindendir. Ama bu gündemde en az onun kadar önem kazanan, gençli in devrimci dinamizminin kitlesel çapta yeniden sahneye ç kma olas l d r. Nitekim y lan n bafl n küçükken ezmeli esprisi; bozgunculuk ve anarfli-terör ba lam nda 68 ruhu tart flmalar ile örgüt vurgulu, patolojik-psikolojik hastal k tahlilli uyar lar n tümü gençli in tehlikeli rol ve kimli ine iliflkin korkunun eseridir. Üst üste gelen birkaç eylem üzerinden, henüz ne bir e ilim ne de kitlesel boyut yakalanmam flken, bu tart flmalar n yürütülmesi ve belli keskinlikte tutumlar n tak n lmas bofluna de ildir. Avrupa da yine ö renci gençlik a rl kl, üstelik iflçi ve emekçi direniflleriyle buluflan kitlesel eylemliliklerin art fl göstermesinin pay görmezden gelinemez. Bütün bunlara neden oluflturan maddi koflullar n, tümünü saran bir sistem ve onun henüz üstesinden gelinemeyen krizi taraf ndan flekillendirildi i bilinecek olursa, endiflenin hakl nedenlere dayand daha iyi anlafl lacakt r. Ne var ki ö renci gençli in Avrupa, hatta dünyada geliflen eylemliliklerindeki politik perspektif sorunu bir yana ülkemizdeki pozisyonu da ciddi biçimde sorunludur. Bu kitlesellik kazanamayan karakterinden ötürü de 68 e göre uzaktan bir seyir izlemekte ama daha önemlisi onu güncelleyecek bir politik zeminden beslenme flans n bulamamaktad r. 68 sürecini dünya ölçe inde hareket/dalga oluflturan çeflitli sars c ve patlay c etkenlerden ba ms z ele almamak gerekir: Çin BPKD, Vietnam Halk Kurtulufl Savafl, Che de sembolleflen Latin Amerika n n silahl mücadele gelene i, Amerikan siyahlar n n isyan hareketi ve dünyan n Türkiye dâhil bir dizi ülkesindeki yayg n ve etkili iflçi ve köylü direniflleri, muazzam ölçekteki grevler, iflgaller Ö renci gençli in tam da bu konjonktüre uygun olarak yakt atefl, sürecin yang - n n beslemifl ve de daha kavurucu bir dinamizm kazand rm flt r. Nitekim çeflitli ülkelerde komünist ve devrimci hareketlerin do umuna neden olmakla, dönemin isyan ve direnifl ruhuna kurumsal nitelik kazand rmak gibi bir ifllev tafl m flt r. Bu yüzden 68 i protesto cu kimlikten iktidar hedeflemeye yönelten, yani devrimcilefltiren ad mlar yla birlikte anmak, bununla bütünlefltirerek de erlendirmek gerekiyor. Aksi durumda, 68 kufla ismiyle dikilen torban n içine tevellüt nedeniyle girmeyen kimse kalmamaktad r Faflist diktatörlü ün polisi eliyle gelifltirdi i reflekste al fl lagelmifl d fl nda bir fley yoktur. Onlar en iyi bildikleri ifli yapmakta ve bekçisi olduklar sisteme yönelik bütün tepkileri y ld rmac, sindirmeci, ibret teflkil edici biçimde bast rma, karfl lama yoluna gitmektedir. Bunun daha hassas durumlar arz etti i, daha az göz önünde gerçekleflti i durumlarda olan bitenler art k çok daha genifl kitlelerin malumu konumundad r. Hassas durumlar n bafl nda Kürt sorunu gelmekte, komünist ve devrimcilerin politik talepler u runa gelifltirdi i eylemler de öncelik s ras ndaki yerini korumaktad r. Masumane olarak kodlanan protesto ve gösteriler karfl s nda kullan lan fliddet ve düpedüz iflkence ile ilgili afl - r /orant s z güç kullan m tart flmalar n n gelifltirilmesi, di er yandan polis tavr n n Ar nç, Bahçeli (ilk demeç) ve TÜS AD gibileri taraf ndan bile elefltirilmesi, tam da bu ayr mdan ötürüdür. Ama Demirel den miras polisin elini so utmama, elini kolunu tutmama yaklafl m, egemen cephede konumlanan bütün klikler aç s ndan her türlü tart flman n ötesindedir. flsizlik oran gerçekte yüzde 25 lerin üzerindeyken bunun gençlikte buldu u karfl l k neredeyse iki kat d r. YÖK e yeniden kan veren, onu tam da özüne uygun biçimde tahkim eden AKP hükümeti; üniversitelerdeki piyasalaflt rma politikas n n kuflatmas alt nda, sömürü ve bask y (harçlar, ulafl m, bar nma ve g da giderleri, disiplin, soruflturma ve denetim -izleme, gözleme- terörü, polis ve sivil faflist sald r lar) üst düzeye ç karm flt r. Kald ki bu konuda daha köklü ve çapl ad mlar atma peflinde oldu unu gizlememektedir. Bütün bunlar lise ve yüksek ö renimdekiler baflta olmak üzere halk gençli inin geleceksizlik ba lam nda büyük bir bas nç alt nda cendereye al nd ve ç kmaza/bunal ma sokuldu unu göstermektedir. Bunu kabullendirme ve kader ine sessizce boyun e dirmenin her türlü yönteme ra men, ömrü uzun de ildir. Faflist diktatörlü ü gençlik konusunda bu süreçte hassas k lan gerçeklik budur. Gençli in gelece e damga vurma konumuna yönelik pefl pefle dizilen halkalar, bir bütün olarak kitleleri/halk muhalefetini kuflatan zincirin en kritik ama ayn zamanda en zay f halkalar n oluflturmaktad r. Bu gerçekli i gençli in karakteristik özellikleriyle beraber ele almak ve sorunun bütün toplumsal iliflkilerin özüne temas eden yan ndan soyutlamadan de erlendirmek gerekir. Demokrasi, hoflgörü, ifade özgürlü ü, sivillik, darbe/fliddet karfl tl ve hukukun üstünlü ü kavramlar ndan hareketle kendisine bir alan açma ve imaj oluflturma derdindeki AKP hükümetinin son referandum vesilesiyle ifllemeye çal flt ve sonras nda da vurgusunu güçlendirdi i bu hususlardaki ikiyüzlü ve sahtekâr politikalar n n teflhir oldu u/olaca her örnek elbette önemlidir. Baflta Kürt sorunu olmak üzere, hapishanelerden, direnifl alan ve mevzilerine bütün cephelerdeki yaklafl m ile emekçilere yönelik politika ve taktikleri ortadad r. Hukuktan anlad hiç kuflkusuz kendi iradesidir ve yarg y tarafs z ve ba ms z k lma ad - na att ad mlar n düflman kardefllerinden hiç farkl olmad, kendi yandafllar nca bile kabul edilmektedir. Bu yüzden gençli e yönelik yaklafl m çerçevesinde CHP ve di erlerinin de benzer kayg lar duydu u ve t pk Kürt sorununda oldu u gibi esas olarak resmi çizgi ve politika ekseninden ç kmamaya özen gösterdi i görülmektedir. Seçim hesab na dahi kurban edilemeyecek bu gerçeklik, sistemin gerçek manada tehdit alt nda olup olamayaca yla ilgilidir. Destek ve k naman n s n r bu bak mdan önemlidir. Nitekim eylemin masumane s n r aflmas ve kendisine de yönelmesi karfl s nda yüzlerin as ld ve faflizm suçlamas yla as l saflardaki konumlan fla geçildi ini tespit etmemiz gerekir. Her türlü olana kullanmada s n rs z bir alana sahip bulunanlar n, konuyu kendi ifade özgürlüklerinin ihlali çerçevesinde tart flt rmak istemesi, bu kavramlar n ele al n fl tarz yla ilgili yeterince ipucu vermektedir. Son dönem protestolar nda baz çevrelerce tercih edilen yumurta atma eyleminin karfl - devrimci cenahta fliddet olarak tan mlanmas da ayn amaca hizmet etmektedir. Oysa bunun, benzerlerine Bat Avrupa ülkelerinde daha çok rastlanan türden ve esasta hedefi afla lamay içeren bir protesto eylemi oldu u aç kt r. Eylemin gül atmak olmad ancak tafl atmayla da bir tutulamayaca ortadad r. Bu tarz protestonun sulu ve de bar fl k bir yan tafl makla beraber prensip sorunu haline getirilerek bütünüyle reddedilmesi de do ru de ildir. Kimi durumlar öyle biçimleri devreye sokar ki buna ancak özgün koflullar karar verecektir. Nitekim Irak l gazetecinin Bush a yönelik sembolleflenayakkab f rlatma eyleminin böyle bir özgünlü ü vard r. Faflist ve gericilere yönelik protesto eylemlerinin belli bir ciddiyet ve kararl l k içermesi, mesaj n sa a sola çekilmeyecek bir aç kl kta vermesi ve uzlaflmaz bir karakter tafl mas temel önemdedir. Devrimci eylem ve direniflin, bu ba lamda protesto eylemlerinin de e lendirici de il eyleme sevk edici, harekete geçirici bir yan tafl mas gerekir. radenin, güç ve eylem birli inin esas olarak buna ihtiyac vard r. Çeflitli araç ve yöntemler ancak buna hizmet etti i takdirde tercih sebebi olabilir. Yumurta, domates, boya, tuvalet kâ d vb. fleylerle donat lm fl bir protesto tarz n n yaln zca dostlara de il düflmana verece i mesaj da sorunludur. Ökkefl fiendiller isimli faflistin Marafl taki katliam n y ldönümü gösterileri karfl s nda, sald r emri bekleyen kuduz sürüsüne, Büyütmeyin, yumurta atma gibi bir fley. ( ) demesi anlaml d r. Gençlik mücadelesinin tam da bu tart flma üzerinden, yeniden alt n çizme gere i duydu umuz önemde bir militan çizgiye kavuflturulma ihtiyac kendisini dayatmaktad r. Zira t pk di er alanlarda oldu u gibi mücadeleyi daha ileri tafl - ma, kitlesel bir boyut kazand rman n, dahas di- er güçleri de katma ve sevke etmede etkili olma yolunun eylemli ve militan bir hatt gerektirdi i ortaya ç km flt r. Bunu koflullayan nesnel durum, sistemli bir sald r prati inin haddinden fazla örnekle açt kanaldan akmaktad r. Faflist diktatörlü ün gelifltirdi i sald r lar n, birbirini tekrarlayan pratiklerle örülü bir icazet platformu üzerinden gö üslenmesi mümkün de ildir. Kürt Ulusal Hareketi nin bu zeminde kald sürece yaflad klar ile bunun d fl na ç kt kça ürettikleri ortadad r. Hakeza iflçi-emekçi direniflleri cephesindeki geliflmeler de çok küçük örneklerle bile konuflulacak dili belgelemifltir. Komünist gençli in bu gerçekli i esas alarak yürüme kararl l - na vurgu yapan Komsomol ün 3. Kongresi, umutlu olmak için düne göre daha çok sebebimiz oldu unu müjdelemektedir Efendiler uflaklar ndan hiçbir zaman Wikileaks sitesinin 29 Kas m tarihinde yay mlad belgeler, dünya gündemenin oldu u gibi ülke gündeminin de bafll ca konular ndan biri olmay sürdürüyor. Söz konusu sitenin, dünyay sarsaca iddia edilen, oldukça hacimli belgeler yay mlayaca günler hatta aylar öncesinde biliniyordu. Site aylar önce de, Afganistan-Irak iflgalleri a rl kl belgeler yay mlam fl ve elinde daha çok say da belge oldu unu aç klam flt. Yani sitenin son icraat asl nda sürpriz de ildi. T pk yay mlanan belgelerin içeri inin de özde sürpriz olmamas gibi... Sanal deprem ad verilen bu geliflme, egemen s n flar n son dönemlerde yapt klar zirvelerde ald klar, güvenlikle ilgili kararlar aras na siber tehdit i de günümüzdeki bafll ca tehditlerden biri olarak koymalar na at fta bulunuyordu sanki. Egemen s n flar n siber tehdit konusunda ne kadar hakl, öngörülü vb. oldu u da somut pratikle kan tlan yordu adeta. Ancak yarat lan onca gürültüye, kopar lan yaygaraya ra men, sanal deprem in dünyan n önde gelen emperyalist güçlerinde özellikle de belgelerin kayna -sahibi gibi görünen ABD de herhangi bir y k ma yol açmay b rakal m, ciddi bir sars nt bile yaratmad söylenebilir. Gizli belgelerinde emperyalizme ba ml ülkelerle ilgili de çok say da çarp c bilgi yer al yordu. Bunlar aras nda ad ndan epeyce söz edilen ülkelerden biri de Türkiye idi. Söz konusu olan daha ziyade, ABD li diplomatlar n kendi aralar ndaki fikir al flverifli denebilecek yaz flmalard. Bu yaz flmalarda, ABD li diplomatlar n (buna ABD nin demek daha do ru olur) Türkiye deki uflaklar yla ilgili gerçek düflünceleri yer al yordu. Baz belgelerde ise, uflaklar birbirlerini efendilerine kötülüyordu. Yani birbirlerinin arkas ndan dolaplar çevirerek biri di erini efendisinin gözünden düflürmeye çal fl yordu. Erdo an n hesaplar... ABD ile Türkiye aras ndaki iliflkileri olumsuz etkileyece i söylenen, çarp c belgelerin yay mlanaca, günler öncesinden kesinleflmiflti. Bunlar n ne olabilece i üzerine çeflitli yorumlar, dedikodular h zla dolafl ma girmiflti. Belgeler aç kland s rada Erdo an yine bildik ç k fllar ndan birini yaparak eteklerindeki tafllar döksünler bakal m dedi. Bu özür dilemezler! ç k fl ilk anda ABD ye karfl gibi görünse de öyle de ildi. Erdo an bu kez sanal aleme ç k fl yordu. Belgelerde Türkiye ve buradaki politikac larla ilgili birçok fley yer alsa da bunlardan (CHP sayesinde) öne ç kar lan konu ilk etapta, Erdo an n sviçre bankalar nda oldu u iddia edilen hesaplar oldu. Bu sayede belgelerde yer alan di er önemli konular arka plana itme çabas nda da belli bir baflar sa lanm fl oluyordu. As l baflar ise, ülkenin di- er yak c gündemlerinin gölgelenmesinde yaflan - yordu. Bunun içindir ki bu gündem mümkün mertebe canl tutulmaya çal fl l yordu. CHP, seçim hesaplar içinde, polemiklerini Erdo an n var oldu u iddia edilen hesaplar üzerinden sürdürüp gündemin manipüle edilmesine elinden gelen katk y da sunarken, kimi bas n-yay n organlar nda belgelerle ilgili baflka ilginç konular da gündeme getirildi. Bunlardan biri yine Erdo an la ilgili bir iddiayd. Bu iddiaya göre ran ile yap lan anlaflmalardan, Erdo an n yak nlar faydalan yordu. Örne in Erdo an n arkadafl S tk Ayan a ait SOM flirketinin ran da ald gaz sahalar ndan söz ediliyordu. Böylelikle ran la son birkaç y ld r gelifltirilen s k iliflkilerin (emperyalist projeler d fl ndaki) esas nedenlerinden birine de aç kl k getiriliyordu sanki. Ancak bu iddia da üzerinde durulmadan geçip gidenler aras nda yerini ald. Yak fl ks z benzetmesi yeni de il Yine gizli belgeler arac l yla görüldü ki, ABD li diplomatlar görünürde s k -f k olduklar kimi politikac lara yak fl ks z benzetmelerde bulunuyorlard. Kimileri ise bu diplomatlara, hem de yine kendi saflar ndakiler taraf ndan oldukça tehlikeli olarak sunuluyor, bunda herhangi bir sak nca görülmüyordu. Ne de olsa diplomas dedi in buydu! ABD li diplomatlara tehlikeli olarak sunulan kifliye gelince bu kifli, son y llarda d fl politikada y ld z parlat lan Davuto lu idi. Davuto lu na iliflkin bu saptama ABD nin temsilcilerince ne kadar ciddiye al n r bilinmez ama ayn temsilciler yay mlanan belgelerden kendisinden Neo-Osmanl slamc fantezilerde kaybolmufl diye söz ediyorlard. Oysa her ABD ziyaretinde kameralar karfl s nda yan bafl nda samimi pozlar verenler de yine ayn kiflilerdi. Emperyalistlerin temsilcilerinin Davuto lu na (ve ayn zamanda benzer di er kiflilere) dönük bu yönlü de erlendirmeleri, akla Enver Pafla ya (ve di er Paflalara) gerçekte nas l bakt klar n getiriyor. Dönemin tan klar tarihe not düflerken Libya ve Makedonya savafllar nda flantaj, ya ma, katliam vb. yollarla muazzam bir servet edindi i söylenen Enver Pafla n n s n rs z bir h rsa sahip oldu- unu ve ciddi ciddi Osmanl mparatorlu u nu yeniden diriltmek üzere do du una inand n aktar yorlar ve dönemin tehcir, soyk r m vb. politikalar n n orta (hatta pratiklerin yön vereni olan) Almanlar n ise Enver Pafla y (daha iyi denetleyebilmek için) bir yandan pohpohlay p cesaretlendirirlerken, düflüncelerini alk fllar görünürlerken, gerçekte ise arkas ndan alay ettiklerini aktar yorlar. Tarih aptallar için nas l da tekerrür ediyormufl bir kez daha görüyoruz biz de! Emperyalist projeler fantezilerin gerçekleflmesine izin vermiyor! Belgelerde kendisinden neo-osmanl fantezilerde kaybolmufl diye söz edilen Davuto lu, d flifllerinde göreve bafllarken, kendi yazd Stratejik Derinlik adl kitab beraberinde getirmiflti. Davuto lu, kitapta Türkiye nin jeopolitik aç dan merkez bir ülke oldu unu öne sürmekte ve özel bir jeostratejik eksen tan m yapmakta. Kitapta, Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye ilk kez Osmanl mparatorlu u nun do al-jeopolitik mirasç s say lmakta ve bir Müslüman süper güç olarak, slam dünyas n birlefltirme potansiyeli tafl d öne sürülmekte. Bundan hareketle de Türkiye Osmanl mparatorlu u nun kadim bölgelerine aç lmal yd. Türkiye nin bo azlara hakimiyeti, Balkanlar, Ortado u hatta Orta Asya ile ba lant lar, tarihsel, co rafi vb. avantajlar nedeniyle kendi bölgesinde merkezi bir güç olmamas için hiçbir neden yoktu! Do al kaynaklar n bulundu u bir bölgeydi ve bu do al kaynaklardan yararlanmal, hatta bunlar -askeri güç de kullanarak- savunmal, böylece avantajl olan durumunu daha da pekifltirmeliydi! Osmanl mparatorlu u güney ve bat ekseninde hareket etmiflti. slam ttihad öneriyordu. Örne in ngiltere nas l ki eski sömürgeleriyle bir milletler toplulu u halindeyse, neden Türkiye de eski Osmanl topraklar nda, Balkanlarda, Ortado u ve Asya da yeniden liderlik konumuna gelmesin, bir Osmanl Milletler Toplulu u oluflmas nd! Özcesi Davuto lu bölgesel bir alt emperyalist güç hayali kuruyordu. Davuto lu nun d fliflleri bakanl görevi s ras nda birebir Stratejik Derinlik eksenli bir pratik izlemesi elbette mümkün de ildi. Emperyalist projeler ve bu projelerin sahipleri buna izin vermezdi her fleyden önce. Ancak onun stratejiye tutkunlu- u da biliniyordu. Fantezilerde kaybolmufl denmesi de bundand. Neo-Osmanl c l k de il neo-uflakl k! Davuto lu d fl nda, içinde yer ald hareketin önce gelenleri de neo-osmanl c l k hayalleri içinde olsalar da, ayn fantezileri paylaflsalar da eksen hiç kaymad. Ancak hayalin d fla vurumunu ça r flt ran pratikler gündeme geldi-gelmekte. Erdo an 2002 seçimlerinden sonra ben BOP eflbaflkan y m diyerek ortada dolaflmaya bafllay p, ABD ile birlikte Ortado u yu yeniden flekillendirmeye aday olduklar n aç kça ilan etmiflti. Bir emperyalist proje olan BOP un bölgede hayata geçirilmesini sa lamak için biçilen yeni roller gere i Ortado u ile yo un bir trafik bafllat ld. Bu trafi in gerçeklefltirilmesi s ras nda padiflahl a öykünen görüntüler ortaya ç kt. Miting vb. eylemlerde aç - lan son padiflah pankartlar Ortado u ziyaretlerinde (en son Lübnan da) görüldü. Osmanl hanedan tak m bas n-yay n organlar nda s k s k boy verir oldu. Osmanl ile Cumhuriyet aras nda köprü oluflturmak gibi bir vazifeden söz ediyorlar, bu zamana kadar haks zl a u rad klar ndan, yaflad klar ma duriyetten yak n - yorlard. Ma duriyet içinde yaflad klar Avrupa daki malikanelerinde soylu pozlar veriyorlard. Ölen flehzadelerin cenazeleri, çeflitli dini cemaatlerin önde gelenlerinin kat l m yla baflbakan vd. hükümet-devlet yetkililerinin omuzlar nda kald - r l yor, saraylar n bahçesine (özel izinle) gömülüyorlard. Neo-Osmanl c l k temelinde yükselen Stratejik Derinlik fantezisinin ancak bu kadar hayata geçirilmesine izin vard. Çünkü esas hayata geçirilmesi gereken strateji, emperyalistlerin daha derinlikli stratejileriydi ve bunun d fl na ç k lmas na izin verilmeyece ini neo-osmanl lar çok iyi biliyordu. T pk kendilerinden önceki (TC nin kuruluflundan bu yana) tüm hükümetlerin, iktidarlar n, benzer hayaller içinde olup da, emperyalizme ba ml l klar n n-uflakl klar n n bu hayalleri hayata geçirmeye izin vermeyece ini bildikleri gibi. Ayn flekilde emperyalistlerin uflaklar n afla lamaya dönük davran fllar ndan dolay hiçbir zaman özür dilemedikleri-dilemeyecekleri gibi. T pk ortaya ç kan belgeler özgülünde, b rakal m özür dilemeyi, ya da yalanlamay bunlar n efendilerin uflaklar na dönük kulland klar üslupla evet, do ru, bir itiraz n z m var? dercesine savunulmas nda da görüldü ü gibi!

4 flçi-köylü 79 4 / DENGE AZAD 24 Aral k Ocak YIL ARADAN SONRA Takvim yapraklar 16 Kas m 2000 i gösterdi- inde bir sürgün daha vatan ndan çok uzaklarda yaflam n yitirmiflti. Söyledi i türkülerle, marfllarla, düflündükleri ve yaflad klar yla milyonlarca insan n sayg s n ve sevgisini kazanm fl biriydi o: Ahmet Kaya. Evet, t pk Naz m Hikmet ve Y lmaz Güney gibi Ahmet Kaya da çok sevdi i vatan ndan binlerce kilometre uzakta yaflama veda etti. Hainlikle suçland, devlet ve burjuva kalemflorlar taraf ndan. Özellikle 90 l y llar n ikinci yar s ndan 2000 lere kadar olan süreçte hakk nda aç lm fl onlarca dava bulunurken ikinci ikamet yeri olarak da karakollar gösterilebilirdi hiç kuflkusuz. Müzikal anlamda Türkiye ye getirdi i farkl l - n yan nda durufluyla da ezilenlerin yan nda saf tutmas n bildi Kaya. Birço u sa c s ya da solcusu fark etmez dediler Ahmet Kaya n n dinleyicileri için. Kimileri bu ne biçim ba lama çalmak dedi; kimileriyse sesin güzel neden türkü söylemek yetmiyor sana. Öyle ya da böyle denediler Ahmet Kaya y ezilenlerden yana saf tutmaktan y ld rmak için. Babas Ad yamanl Kürt bir iflçi, annesiyse Malatyal bir Türk olan Ahmet Kaya 1957 de Malatya da dünyaya gelmiflti. Ülkesindeki toplumsal ve siyasal geliflmelere karfl duyarl l k göstermifl ve bizzat içinde yer alarak solumufltur devrimci havay May s nda bir ayakkab - s n b rakarak ayr lm flt r Taksim den. Tan d klar yan bafl nda düflerken bir bir ac lar n derinden hissetmifltir. Yine afifl yaparken polis taraf ndan yakalanm fl ve gözalt na al nm flt r darbesinden sonra 80 lerin sonlar na do ru yükselen toplumsal mücadeleye paralel 90 larda ç karm fl oldu u albümlerle kendisi cephesinden omuz vermifltir de Baflkald r yorum, yine 1994 te fiark lar m Da larad r albümleriyle kitleyle buluflur. Dinleyicileri aras nda bütün ezilenleri saymak mümkündür. Kürtler, iflçiler, ö renciler, köylüler... Ahmet Kaya bir dönemin bast r lmaya çal fl - lan asi sesi olmufltur. Evet, asi durufl ve asi flark - lar... Hakk nda onlarca y l bulan ceza isteminin ve 3 defa vatan hainli inden dava aç lmas n n sebebi bu duruflu olmufltur. Ülkesinde Kürtlere yönelik gerçeklefltirilen teröre kay ts z kalmam fl ve Kürtçe yi bilmemesine ra men bu konudaki hassasiyeti çok daha fazla artm fl ve Kürt kimli ini hiç olmad kadar sahiplenmeye bafllam flt r. Sar -k rm z -yeflil renklere bürünmüfl ve devletin Kürtlere yönelik imha-inkâr politikalar na bir sanatç olarak sessiz kalmayaca n her yerde hayk rmaya bafllam flt r da Magazin Gazetecileri Derne i nin düzenledi i ödül törenine kat - lan Kaya, ödülünü al rken Kürtçe bir klip yapaca- n söylemesi üzerine salondaki faflistler taraf ndan sald r ya u ram fl ve hakaretlere maruz kalm flt. Orada o hakarete maruz kalan Ahmet Kaya n n ötesinde ezilen bir ulusun dili, kimli i, kültürü, varl olmufltur. Hakk nda aç lan davalar n gittikçe fazlalaflmas sebebiyle yurdundan uzaklara, sürgüne gitmeye zorlanm flt r. Verdi i bir röportajda sözleri çarp t larak medya taraf ndan bir lince maruz kalm flt r. Ülkesindeki insanlara flerefsiz demekle itham edilen Ahmet Kaya ya baflta Hürriyet gazetesi olmak üzere hayâs zca sald r lm fl ve tamamen yalan haberler üretilerek faflizan niteliklerini bir kez daha gözler önüne sermifllerdir. Ertu rul Özkök, Fatih Altayl baflta olmak üzere bütün faflist yazarlar Ahmet Kaya y hedef listesine alm flt r. Yaflad nda apaç k yap lan bu sald r lar öldükten sonra da elefltiri k l f alt nda yap lmaya devam etmifltir bir süre. Ancak de iflen siyasi iklim nedeniyle olsa gerek özellikle birkaç y ll k süreçte cellâtlar n n Ahmet Kaya y övdü ünü görmekteyiz. Hatta bu densizlerin Kas mpaflal olan sahte gözyafllar yla samimiyetini gösterme derdine düflmüfl ve durumu Kürt sorunu konusunda sömürmeye bafllam flt r. Art k Ahmet Kaya n n ölüsü siyasi rant malzemesi yap lmaya çal fl lmaktad r. 10. ölüm y ldönümü sebebiyle efli Gülten Kaya taraf ndan düzenlenen geceye yaklafl k 2000 kifli kat lm fl. Ancak kat lanlara ve sonradan kat lamayacaklar n aç klayanlara bakt m z zaman gerçekten can yakan bir tabloyla karfl karfl ya oldu umuzu görmekteyiz. Ça r lanlar n bafl nda Baflbakan Erdo an, CHP li K - l çdaro lu, AKP li bakan ve stanbul valisi gelmektedir. Sanki kimse 10 y l öncesini hat rlam yormufl gibi herkes birbirine oynuyor ve tabi ona büyük haks zl k yap l yordu. Herkes vicdanen günah ç karmaya bafllam flt bir kere. Anlafl lan o ki; eli kanl düzen, cesetlerimiz üzerinden vicdanen günah ç karmaya devam edecek ve kendine yeni kurbanlar seçecektir. Tayyip in bu kurbanlar katledilen devrimci, demokrat, yurtsever kesimden seçmesi hiç de öyle s radan ve gelifligüzel bir fley de il; aksine, planl ve sistematik bir manipülasyon giriflimidir. Yine CHP li halkç Kemal in gerçeklefltirmifl oldu u kurultayda Deniz Gezmifl in resmi kullan larak devrimciler ve devrimci de- erler üzerinden, onlar n u ram fl oldu u iflkence ve zulüm üzerinden siyasi rant amac güden bu düzeni zaten biliyor ve tan yoruz. fiimdi demokrat olman n zaman ya da daha do rusu demokrat görünmeye çal flman n. (Amed den Bir K okuru) Militanlar 3. Kongreyi selamlad! TMLGB 3. Kongresinin ard ndan yap lan eylemler devam ediyor. Elimize yoluyla ulaflan habere göre Gebze ve stanbul da çeflitli eylemler yap lm flt r. Aç klamaya göre: Gebze Ulafltepe de fian olsun 3. Kongremize sloganlar TKP/ML TMLGB imzalar ile duvarlara nakfledilmifltir. Yine Erifller Mahallesi nde de meydana kitlenin yo un oldu u bir saatte girilmifl ve merkezi bir noktaya fian olsun 3. Kongremize yaz l pankart as lm flt r. Pankart ertesi gün ö len saatlerine kadar as l kalm flt r. stanbul Gazi Mahallesi nde ise Son Durak, Mezarl k, 8 Evler mahallelerinde yayg n bir flekilde yaz lama eylemi yap lm flt r. fian olsun 3. Kongremize, Ovac k flehitleri ölümsüzdür, Hesap sorduk, soraca z fleklinde yaz lamalar yap lm flt r. J TEM kurflununa karfl öfke sokakta! BDP Suruç lçe Örgütü, Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) Meclis Sözcüsü Sedat Karada n askerler taraf ndan vurulmas n kitlesel yürüyüfl ile k nad. 16 Aral k günü BDP ilçe binas önünde bir araya gelen kitle, Yi itlerimizle övünüyor, AKP yi lanetliyoruz yaz l pankart ve Sedat Karada, fierzan Kurt, Ceylan Önkol, Mahsum Karao lan, Mustafa Da ve Ayd n Erdem in foto raflar n n oldu u pankartlar eflli inde Cumhuriyet Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl s ras nda s k s k AKP flafl rma sabr m z tafl rma, Difle difl, kana kan, seninleyiz Öcalan, Gençlik Apo nun fedaisidir ve PKK halkt r, halk burada sloganlar at ld. Eylemde BDP Suruç lçe Baflkan Abdulkadir Ercan, sorumlular n cezaland r lmas n istedi. Amed de DYG Meclis Sözcüsü Sedat Karada n kurflunlanmas ve eylemsizlik halindeki gerillaya yönelik operasyonlar protesto eden kitleye polis sald rd. 15 Aral k günü Diyarbak r n Sur lçesi Has rl Özgür Yurttafl Derne i önünden toplanan kitle sloganlar atarak Gazi Caddesi ne yürümek istedi. Gazi Caddesi Bal kç larbafl noktas nda y nak yapan çevik kuvvet polisleri ve sivil polisler burada kitleye sald rd. Polisin gaz bombal ve tazyikli suyla sald r s na karfl kitle havai fiflek ve molotof kokteylleri ile karfl l k verdi. Yaflanan sald r ya yönelik bir tepki de Mersin den geldi.13 Aral k günü Mersin in merkez Akdeniz lçesi fievket Sümer Mahallesi nde biraraya gelen kitle Gever gençli i yaln z de ildir, Gençlik Botan a özgür vatana pankartlar ve PKK bayraklar açarak yürüyüfle geçti. Bijî serok Apo, Bi can bi xwîn em bi te re ne ey serok, fiehîd namirin sloganlar n hayk ran kitle Hal Mahallesi ne geldi inde polisin azg nca sald r nsa maruz kald. Kitlenin molotofkokteyli ve havai fifleklerle karfl l k verdi i çat flma geç saatlere kadar devam etti. Geçti imiz günlerde fi rnak n Güçlükonak ilçesinde ç kan çat flmada flehit düflen HPG gerillas Kerim Karatay (Fikri) on bini aflk n insan n kat l m ile topra a verildi. Malatya dan yola ç kan konvoyu 15 Aral k günü Mardin Nusaybin de binlerce insan yakt klar atefllerle karfl lad. Erdo an kerdo an tu b qurbana Öcalan ve Ey flehit xwina tel erdê namine sloganlar n hayk ran kitle, dini vecibeler yerine getirilirken Çerxa floreflê marfl n okudu. Cami duvar na PKK ile Öcalan posterleri as l rken ntikam slogan at ld. Karatay n cenazesini omuzlayan kitle, fiehitler Mezarl na do ru ço alarak bir sel gibi akt. lçe merkezinde polis Demirtafl; Hayat iki dilli olacak, Mehmet Ali fiahin; Savc lar göreve! BDP Efl Baflkan Selahattin Demirtafl n bölgede hayat iki dilli olacak söylemini yorumlayan Meclis Baflkan Mehmet Ali fiahin, aç l m n sürdü ünün iflaretlerini verdi. fiahin, devletin resmi dilinin Türkçe oldu unu hat rlatarak Emine Erdo an hiç evlat ac s nedir bilir mi? Kinem ve Munzur yoldafllar üzerine yaz yazma fikri di er yoldafllar gibi bize de ac veriyor. Yüreklerimiz belki daha ile karfl laflan kitle polise tepki gösterdi, yuhalad, z rhl polis arac üzerine tafl att. Alk fl, z lg t ve sloganlar n eksilmedi i yürüyüflün ard ndan fiehitler Mezarl - na getirilen Karatay n cenazesi burada on bin kifli taraf ndan Kürdistan faflizme mezar olacak ve ntikam sloganlar eflli inde topra a verildi. Sayg duruflundan sonra konuflan Karatay n annesi Emine Karatay, Baflbakan R. Tayyip Erdo an a seslenerek, Erdo an anneler a lamas n diyor, oysa anneler her gün a l yor ve isyan ediyor. Emine Erdo an hiç evlat ac s nedir bilir mi? diye sordu. Dostlar özlemle kucaklamay unutma Çocuk sevmeyi çiçek koklamay unutma En zorlu an ndayken bile kavgan n Gökyüzüne bakmay unutma (A. Behramo lu) haz r de il buna. Ama yüreklerimiz zorluklar aflmay bilmeyecek, yaflama anlam katma ad na direnmeyecek kadar acemi de de il. Çünkü katliam, sürgün ve ac üzerine yaz lm flt r bu topraklar n tarihi. Bu topraklar tarihin bunun aksi bir durumun olamayaca n ilan etti. T. Kürdistan nda köy ve ilçe isimlerinin Kürtçe yaz lmas na yönelik düflmanl n da bu vesile ile bir kez daha kan tlam fl oldu. fiahin, bununla da yetinmeyerek Kürtçe vurgusu yapan Demirtafl hedef göstererek savc lar n göreve ça rd. fiahin in bu ç k fl Kürt ulusal sorunu konusunda di erlerinden farkl oldu u izlenimi vermeye çal flan AKP nin tüm foyas n ortaya dökmüyor mu sizce de? Dikkat! Malatya A r Ceza Mahkemesi çal fl yor! her dönemi ayr bir ac n n, ayr bir vahfletin tan d r. Ve y llard r tan kl k ediyor genç bedenlerin topra a düflüflüne, çocuklar n ç l klar na, gözü yafll analar n ac dolu feryatlar na... Daha do mam fl bebekler bile analar n n kar nlar ndan süngülerle ç kar l yor, yaflama haklar daha onlar do madan ellerinden al n yordu. Faflizm en aciz ve vahfli haline de imza atm flt bu topraklarda, at yor da... flte bu yüzdendir yüreklerimizin acemi olmay fl, bu yüzdendir isyan ediflimiz. Ve hay r demekle, kabul etmemekle bafll yordu onurlu yaflam. Anlam biçti imiz yaflam en anlaml en onurlu haliyle yaflamaya insana dair kaybedilmifl, çal nm fl ne varsa hepsini en anlaml yoldan en hakl yoluyla geri alma mücadelesindeyiz. Ve mücadelemiz bolar n, Ali Haydarlar n, Merallerin, Barbaralar n, Kinemlerin, Munzurlar n ve daha nice flehit yoldafllar n kan yla flekillenmiflti. fiehit düflen her bir yoldafl bir y ld z gibi kaym flt içlerinden. Belki ac t yordu, s zlat yordu yürekleri. Ama hepsi karanl k bir geceye fl k olman n anlam n ve de erini tafl yorlard. Hepsi bu mücadeleye farkl bir güzellik, farkl bir anlam kat yordu. Biz görmemifltik, konuflmam flt k hiçbiriyle ama bildi imiz bir fley vard ki, insan görmeden de, konuflmadan da bile olsa tan yabiliyor yoldafllar - n, anlatabiliyor onlar ve devral - yor bizlere b rakt klar k z l bayra onlar n ad na devrim ad na ve daha yücelere tafl ma u runa... flte böylece flekillenmiflti tarihimiz. Ve hiç boyun e medi bu topraklar n tarihi. Tüm zorluklara, ac lara, bedellere ra men... Ve hep hayk rd bu topraklar beni unutma diye... flte bu sese kulak vermiflti halk savaflç lar. Da lar n h rç n Munzur u mavzer belde, avuç avuç hayat suyu tafl yordu halk na. Biraz utangaç, biraz çekingen haliyle ve ard s ra Karak z umut saç yordu gözleriyle halk na. S cakkanl l yla, candan Malatya 3. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan aralar nda D HA muhabiri Serkan Demirel ve Elaz Azadiya Welat Temsilcisi Ali Konar n da bulundu u 12 kifliye toplam 78 y l 6 ay hapis cezas istendi. Elaz, Malatya ve Dersim de Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi üyelerine yönelik bafllat lan ev bask nlar nda gözalt na al nan 12 kifli hakk nda örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt ad na suç ifllemek iddias yla aç lan davan n ilk duruflmas 17 Aral k günü Malatya 3. A r Ceza Mahkemesi nde görüldü. Savc l n haz rlad iddianame Malatya A r Ceza n n iflini ne kadar ciddiye ald n da bir kez daha gösterdi. Savc l k, gazetecilerin izlemek üzere takip ettikleri tüm eylem ve etkinlikleri kat lm fllar gibi de erlendirerek iddianameye koydu. Dahas gazetecilerin arkadafllar ile yapt klar telefon görüflmelerinde istedikleri peynir ve po aça örgütsel toplant olarak de erlendirildi! Savc l k üflenmeden tüm özel telefon görüflmelerini kes-kopyala-yap flt r yöntemi ile iddianameye koyarak ne kadar ak ll oldu unu bir kez daha ispatlam fl oldu. Tabi bir de ülkemizde adaletin geldi i noktaya da dikkat çekmifl oldu! Yap lan savunmalardan sonra mahkeme heyeti D HA muhabirinin de aralar nda oldu u 9 kifliye örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt ad na suç ifllemek ten 6 flar y l 3 er ay, 3 kifliye ise ayn gerekçe ile 7 fler y l 5 er ay olmak üzere toplam 78 y l 6 ay hapis cezas istedi. Malatya A r Ceza da durmak yok yola devam! olufluyla ve cesaretiyle tan yordu halk onu. Da lar dayanm yor, yürek dayanm - yor bu ayr l a kirvem, ama her vurulufl yeni bir diriliflti, bizim için vuruldukça ço alacak ço ald kça yok olmad ideallerimiz, boflalmad mevzileriniz, yafl yor ve yaflayacak kavgam z sizlerle. Her ölüm yeni direnifl mevzilerini açacak... Siz ki unutulmayacak, hesab sorulacak olan bir tarih Siz ki gelece i özgürlük olan bir dünya Ve siz ki yoldafllar Siz ki onurlu, anlaml yaflamak ad na bafl koydunuz bu yola! Binlerce, milyonlarca yürekle birlikte Ve korkusuzca ölüme meydan okurcas na K zg n namlularla da lara do ru... Bu yolda flehit düflen her yoldafl ezerine ant olsun ki faflizm son kurflunu yine kendine s kmayana kadar bu yolda dönüfl yok bize. Ta ki yeni bir dünya yaratana kadar, ta ki her bir yoldafl n hesab n sorana kadar. K z l bayrak ellerinde ve yürüyorlar partizan yürekler da lara do ru... (Pertek ten bir YDG li)

5 24 Aral k Ocak / DENGE AZAD flçi-köylü 79 Baflbakan demokrasi nutuklar at yor; Kürt gençleri infaz ediliyor! Ayd n Erdem ölümsüzdür! Bir ziyaret için Mardin e giden Baflbakan R. Tayyip Erdo an geldi i bölgenin atmosferinden olsa gerek pek demokratt. 11 Aral k günü Mardin de konuflan Erdo- an a bölgenin havas yar yor olmal. Çünkü ne zaman bu bölgeye gitse karfl m za baflka bir baflbakan ç k yor. Yüz çizgileri gevfliyor, gülüyor bundan da önemlisi a z ndan demokrasi, özgürlük ve insan haklar sözcükleri adeta bal gibi daml yor. Baflbakan T. Kürdistan nda pek bir demokrat, pek bir hassas, duyarl ve özgürlükçü oluyor. Bak n Mardin konuflmas nda ne diyor; Biz faili meçhulleri biliyoruz, biz Diyarbak r Cezaevi ni de biliyoruz, biz yak lan, boflalt lan köyleri, Ola anüstü Hal dönemlerini biliyoruz. Biz, bir annenin, bir baban n, yavrusuyla kendi ana dilinde konuflamamas n n ne oldu unu biliyoruz. Onun için bunlar süratle kald rd k. Onun için Ola anüstü Hal i kald rd k. Ne güzel de il mi? Böyle bir baflbakan kim istemez? Kürt halk n böylesine anlayan, taleplerine kulak veren ve adaletin pefline düflen! Bak n faili meçhulleri de biliyormufl. Böylesine can kurban! Ne var ki baflbakan n çizdi i bu pembe tablo bir haberle bozuluyor; Hakkari nin Yüksekova ilçesinde bir Kürt genci J TEM taraf ndan herkesin gözü önünde infaz edildi! Çok itibar etmedi imiz ama dinlemesi bile kula a hofl gelen bu sözlerin tüm cilas ve yaratt hayal dünyas bir anda da l yor. Gerçe- in so uk iklimi surat m za çarp yor. Baflbakan yalan söylüyor! Baflbakan faili meçhullerden söz ederken ayn saatlerde askerleri gencecik bir Kürt gencini kurfluna diziyor! Sahtekârl k ayn geceye kadar bile hükmünü sürdüremiyor. Adaletin savunucusu, özgürlükçü baflbakan faili meçhulleri biliyoruz derken demek ki bunu kastetmifl; Faili meçhulleri de, faillerini biliyoruz, aya n z denk al n! 10 Aral k gecesi Yüksekova ya 30 kilometre uzakl kta bulunan Büyükçiftlik (Xirvata) Beldesine tiyatro çal flmas için giden Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) Meclis Sözcüsü Sedat Karada n arac yolda yüzü kar maskeli J TEM ciler taraf ndan durduruldu. Ve Karada, herkesin gözü önünde kafas na s k lan bir kurflunla katledilmek istendi. flte Erdo an n adaleti, demokratl!!! Karada n kurflunlanmas ile Hakkâri Merkez ve Yüksekova da Kürt halk soka a döküldü, bu sald r n n hesab n sordu. Yap lan eylemlerin yaratt bas nç ile bir aç klama yapmak zorunda kalan Genelkurmay Baflkanl Baflbakan ndan hiç de geri kalmayaca n gösterdi; Karada kendi kendisini vurdu! Genelkurmay bu yarg s z infaz (Neyse ki Karada flans eseri kurtuldu) böylesine bir so- ukkanl l kla savundu. Baflbakan faili meçhulleri biliyoruz diyerek yenileri için iflaret verirken Genelkurmay na bunu çok görmemek gerek de il mi? Ne var ki Baflbakan da, Genelkurmay da baltay tafla vuruyor! Katlettikleri, infaz ettikleri, öldürmeye, imha etmeye çal flt klar her Kürt genci topra a düflen tohum misali kök sal p, boy vermekte ve onlar n tepesine binmektedir, Korkular da bundan de il midir? Sedat Karada n durumu iyiye gidiyor! Hakkâri nin Yüksekova ilçesinde 10 Aral k gecesi J TEM taraf ndan vurularak a r yaralanan Demokratik Yurtsever Gençlik Meclis Sözcüsü Sedat Karada n, sevk edildi i Van Yüzüncü Y l Üniversitesi Araflt rma Hastanesi ndeki tedavisi sürüyor. Durumu iyiye giden Karada, 16 Aral k günü ailesiyle görüfltü. Ayd n Erdem katlediliflinin 1. y ldönümünde Mersin de an ld. Günefl Mahallesi nde Halil brahim Cami önünde bir araya gelen kitle, sayg durufluyla Erdem i anarak BDP Akdeniz ilçe binas na do ru sloganlar atarak yürüdü. Yürüyüfle izin vermeyen kolluk kuvvetleri, korteje biber gazlar yla sald rd. Kitleden ayr lan bir grup ise havai fifleklerle ve molotof kokteyli ile direnifle geçti. Erdem, Mersin Üniversitesi nde ise Günefle giden yolda özgürlefltiler yaz l pankart n arkas nda yaklafl k bin kiflilik bir kitle ile an ld. Rektörlük önünde oturma eylemi yapan kitle eylemine marfllarla son verdi. (Mersin) HAP SHANELER Havaland rma nefestir, hayatt r... 6 Eylül 2010 tarihinden bu yana a rlaflt r lm fl müebbetlik tutsaklar n havaland rma sürelerinin uzat lmas, beraber havaland rmaya ç kmalar, yaflam koflullar n n düzeltilmesi talepleri do rultusunda demokratik bir hak arama eylemi gerçeklefltiriyoruz. Bu eylem idari personele herhangi bir fiili yönelme vb. içermeden slogan at p, kap dövme biçimindedir. Ayr ca a rlaflt r lm fl müebbetlik her tutsak havaland rma süresi (1-2 ya da 3 saat) dolunca gönüllü olarak içeri girmemekte ve bu nedenle görevli personel taraf ndan zorla içeri sokulmaktad r. Ancak bu s rada a rlaflt r lm fl müebbetlik tutsaklara çeflitli fiili sald r lar olmaktad r. Örne in gözleri patlat rcas na elleri gözlere bast rma, içeri al rken arkadan tekme atma, vurma gibi yönelimler olmaktad r. Bu durumu nsanl k onuru iflkenceyi yenecek slogan n atarak ve kap döverek protesto etmekteyiz. Son süreçte neredeyse her gün birkaç defa hapishanede iflkenceyi protesto eden sloganlar yükselmeye bafllam flt r. Sabah say m ndan bafllay p a r müebbetlik tutsaklar n içeri al nd (havaland rmaya ç kma sürelerinin dolmas sonras ) zaman na denk gelen çeflitli zaman dilimlerinde sald r y protesto eden sloganlar at lmaktad r. 25 Kas m tarihinde sabah say m nda kalmakta oldu umuz B1-45 nolu hücreye gelen 2. müdür Cengiz... ve beraberindeki gardiyanlar, rutin d fl bir uygulama yaparak hapishanedeki arkadafllar - m zla iletiflim kurmakta kulland m z toplar almak istemifl, itiraz etmemiz üzerine itifl-kak fl yaflanm fl, bu durum fiili müdahaleye dönüflmüfltür. Bizler Coflkun Akdeniz, F. Ergin Arpaç, Cihan Karaman kollar m z bükülerek yere yat r ld k. Gardiyanlar üzerimize çulland lar. Olay s ras nda Coflkun Akdeniz in sol kolunda 2.5 santimlik çizik ve sa elinde s yr klar meydana geldi.... Tam sosyal iliflki biçiminde tan mlanamasa da bu içerikte bir iliflki F Tiplerinde tutsaklar aras nda toplarla sa lanmaktad r. Toplar bir sonuçtur. Rahats z olan arkadafllar m za geçmifl olsun dileklerimizi bu toplar arac l ile iletiyoruz. Ac lar m z, üzüntülerimizi, sevinçlerimizi ve ihtiyaçlar m z bu toplarla sa lamaktay z. Bizler toplar kullanma sevdal s de iliz. Toplar zorunlu bir ihtiyac n olarak ortaya ç km flt r. fiayet bu zorunlu ihtiyac m z karfl layaca m z imkanlar sunulursa toplar da kullan lmaz elbette. Sorunlar elbette bununla s n rl de il. A rlaflt - r lm fl müebbetten yaflam koflullar n n insani ölçütlere kavuflturulmas talebi ile geliflen süreç, flimdi farkl bir boyuta ç km fl durumdad r. Neredeyse her gün birkaç hücrenin havaland rma kap s kap lara vuruyorsunuz denilerek zorla kapat lmaktad r. Bunlardan biz de 4-5 kez nasibimizi ald k. 11 Kas m ve 22 Kas m tarihlerinde kap lara vuruyorsunuz denilerek hücremiz bas lm fl, Coflkun Akdeniz ve F. Ergin Arpaç zorla havaland rmadan içeri al narak kap lar kapat lm flt r. 23 Kas m tarihinde ise sabah say m ndan sonra yine kap lara vuruyorsunuz denilerek kald - m z B1-45 nolu hücre bas lm flt r. Bu kez havaland rma kap m z n kapat lmas na engel olmak için kap n n arkas na geçerek pasif direniflte bulunduk. Coflkun Akdeniz o esnada pencerenin demir parmakl klar ndan tutuyordu. Hücre içinde olan gardiyanlar Akdeniz in parmaklar na içerdeki çekpas sopas n alarak vurmaya bafllad lar. 4 parma bu sopa ile patlat ld. Daha sonra havaland rma kap - s n n arkas ndan çekildik. Havaland rmaya dolan gardiyanlar sert bir flekilde bizi hücrenin içine ald - lar. Bu esnada tekmelerle vurmalar yafland. Yine 25 Kas m tarihinde sabah say m ndan sonra kap lara vuruyorsunuz denilerek hücremize bask n yap ld. Fakat biz kap ya vurmam flt k. Sonuçta havaland rmadan içeri zorla al narak kap - m z kapat ld. Bu esnada F. Ergin Arpaç n kalças - n n üst k sm na tekme at lm fl, boynuna vurulmufl, sa kolunda morluklar meydana gelmifltir. Bizler tutsa z. Tecrit koflullar alt nday z. Tüm yaflam m z üç kiflilik yaflamdan ibarettir. Canl hayat hissetti imiz, havay soluyup ci erlerimize kadar içimize çekti imiz en önemli alan havaland rmad r. Bizim için havaland rma demek nefes almak demektir, kentin sokaklar nda sal na sal na dolaflmak demektir. Hapishane idaresi rüzgar esse kap vurdunuz deyip bu hakk m z zorla elimizden almaya çal flmaktad r. Bir tutsak için havaland rma çok önemlidir. Çünkü ondan baflka bir fleyi yoktur. (Tekirda 1 Nolu dan bir Tutsak Partizan) Hapishaneler k sa k sa... Gebze M Tipi Hapishane 23 Kas m da yap lan aç k görüflün hapishane idaresi taraf ndan yar m saat önce bitirilmesine itiraz eden tutsaklar gardiyanlar n onur k r c söz ve hakaretlerine ard ndan da fiziki müdahalelerine maruz kalm fllard r. Bunun üzerine tutulan as ls z bir tutanakla tutsaklar suçlu gösterilerek dört tutsa a 1 ayl k ziyaret yasa n içeren disiplin soruflturmas aç lm flt r. Ayr ca ortak alan hakk hapishane idaresi taraf ndan gasp edilmektedir. Tutsaklar n 7 Aral k ta ortak alana ç kma talebi hapishane idaresi taraf ndan farkl örgütler art k ortak alana ç kar lmayacak denilerek reddedilmifltir. K rflehir E Tipi Hapishane Sincan Kad n Kapal Hapishanesi nden K rflehir E Tipi Hapishanesi ne sürgün edilen Deniz Tepeli, 4 ayd r ko uflta tek tutuluyor. Baflka siyasi tutsa n bulunmad hapishanede hem kendisinin hem de adli tutuklular n birlikte kalma talebi oldu- u halde Tepeli nin bu talebi hapishane idaresi taraf ndan siyasi tutsak oldu u ve di er suç gruplar yla kalamayaca gerekçesiyle reddediliyor. Oysa ayn yasalarda a rlaflt r lm fl müebbet hükümlüsü olmad ya da hücre cezas almad koflulda bir tutsa n tek tutulamayaca da yer almaktad r. Deniz Tepeli nin ziyaretçisinin verdi i bilgilere göre yine 8 Aral k günü yap lan aç k görüfl, ziyaretçiler aç s ndan tam bir eziyete dönüflmüfltür. Aç k görüfl için kilometrelerce uzaktan gelen ziyaretçiler, görevli memurlar n hantall, her kap da tekrarlanan benzeri ifllemler nedeniyle 4-5 saat kap da keyfi olarak bekletilmekte, binbir eziyet sonras girebildikleri ziyaretten 1 saat dolmadan say m yap lacak denilerek saat da ç kar lmaktad r. Yar m saatte bitirilmek istenmesine itiraz eden Deniz Tepeli ve ziyaretçisine verilen cevap ise sabah de geldi i halde bizim yapabilece imiz bir fley yok. Sizin ziyaretçiniz geç gelmifl olmufltur(!) Maltepe Hapishanesi Maltepe Hapishanesi nde bulunan Gürcistan uyruklu tutuklu, hak ihlallerine karfl a z n dikerek açl k grevine bafllad. Hastaneye kald r lan tutuklu tedaviyi kabul etmedi. stanbul Maltepe Hapishanesi nde tutuklu bulunan Gürcistan uyruklu ndiko Gelenidze nin 14 Aral k ta hapishanelerdeki hak ihlallerine dikkat çekmek ve ülkesine iadesini talep etmek için a z - n i ne iplikle dikerek, açl k grevine bafllad bildirildi. Hapishane arac ile Kartal Lütfü K rdar E itim ve Araflt rma Hastanesi ne sevk edilen Gelenidze, tedaviyi kabul etmedi ve tekrar hapishaneye götürüldü. Hapishanelerde asayifl berkemal(!) Tekirda 1 Nolu F Tipi nde 6 Eylül 2010 tarihinden beri adeta ola anüstü hal ilan edilerek terör estirilmektedir. A rlaflt r lm fl müebbetlik tutsaklar n havaland rmadan zorla içeri al nmas s ras nda çeflitli fiili sald r lar yaflanmaktad r. dare, personeli tutsaklara karfl k flk rmakta sald rgan davranmayan personel üzerinde de bask kurmaktad r. A rlaflt r lm fl müebbetlik tutsaklar n d fl ndaki di- er tutsaklar n da kald hücrelerinin havaland rma kap s kapat larak havaland rma haklar n n gaspedilmesi, tutsaklar n kald klar hücrelerden kaç r l p süngerli hücre ye götürülmesi hapishane idaresinin s k s k baflvurmaya bafllad bir yöntemdir. Bunlarla beraber tutsaklar n birbirleriyle iletiflim için kulland toplara, malzemelere tutsaklar n birbirleriyle iletiflim kurmas n n yasak oldu u gerekçesiyle el konulmakta, insani-sosyal iliflkilerinin önüne geçilmek istenmektedir. Bunun yaflamlar na, iliflkilerine bir sald r oldu- unu gören devrimci tutsaklar bunlar kabul etmedikleri için sald r ya u ramaktad r. Tekirda 1 Nolu F Tipi nden gazetemize Görülmüfltür! mektup yazarak yaflad klar hak ihlallerini özetleyen tutsaklar n afla da anlat mlar ndan çarp c örnekler yer almaktad r: K smi karalama karar Sürekli iletiflim haklar k s tlanan tutsaklar flimdi de k smi karalama kararlar ile karfl karfl ya. Gönderdikleri mektup ya da fakslar k smi bir flekilde karalanarak tehlikeli veya sak ncal bölümleri okunamaz hale getiriliyor. Örne in Tutsak Partizanlardan smail Y lmaz n Deniz Tepeli, Eylem Bafl ve Suzan Zengin e göndermek istedi i faks hakk nda k smi karalama karar al nd. Yine yay n yasaklamalar da sürüyor. flçi- Köylü gazetesinin 70. say s, Yürüyüfl dergisinin 223. say s çeflitli gerekçelerle toplat ld. A r müebbetlik tutsaklar n eylem süreci ile ilgili de sald r lar ve direnifl sürüyor. CMP nin ald karar gere i kap lar dövülerek slogan at l yor. dare de bofl durmuyor tabi. Bu eylem biçimleri karfl s nda tutsaklara hücre cezalar veriliyor. Örne in Sinan Gülüm e slogan atmak ve kap dövmekten 1 ay ziyaret; havaland rma kap s na zarar vermekten 5 gün hücre cezas verildi. Yine süngerli oda 11 Kas m 2010 tarihinde A-27 nolu hücreye bask n yap lm fl, arkadafllar m z n ifltiraki olmadan arama yap larak hücredeki eflyalar da t lm fl, baz malzemelere el konulmufltur. Daha sonra Do an Karatafltan kaç - larak süngerli hücreye götürülmüfl, zorla soyularak aranmak istenmifl, ö lene kadar orada tutulduktan sonra zorla C-84 nolu hücreye götürülmüfltür, bu s rada arkadafl m z kap lara vurmufl, tekme atm flt r. Ayn gün 25 ve 27 nolu hücrenin havaland rma kap s kapat larak bu haklar gaspedilirken B-45 nolu hücrenin havaland rma kap s n n kapat lmak istenmesi üzerine arkadafllar m z zorla havaland rmadan içeri al nd s rada Cihan Karaman n sa kol dirse inde 2 cmlik yara, Coflkun Akdeniz in sa kolunda 6-7 cmlik s yr klar, sol baca nda 2 cm yara meydan gelmifltir. Arkadafllar m za soruflturma aç lm flt r denilen mektup ayn biçimdeki çeflitli sald r lar n anlat m ile devam ediyor. Tekirda 1 No lu F Tipi Hapishane de son dönem yaflanan ilginç olaylardan biri de 2. Müdür Ali Haydar Ak tan kaynakl. Tutsaklar mektuplar nda ondan devrimcilere özel bir kini var diye bahsediyorlar ve yaflananlar flöyle anlat yorlar; Her sabah say mda mutlaka devrimcilere sald r emri veriyor. Say mlarda bu müdürün oldu u yerde mutlaka sorun ç k yor. Bu nedenle devrimci tutsaklar taraf ndan karar al nd. Bu kifliyi görünce nerede olursa olsun- flkencecilerden hesap sorduk, soraca z slogan at l yor. Geçenlerde at lan sloganlara PKK tutsaklar da efllik edince sald r ya u ram fllar. Ve C 94 te kalan fieyhmuz Avc isimli bir tutsa n kolu k r lm fl. Akflam say ma gelen gardiyanlara sorduk ne oldu diye. Bildik cevab ald k; kendini yere att. Anlayaca- n z arkadafl kendini yerden yere, duvardan duvara atm fl, o da yetmemifl kolunu da k rm fl(!) Tekirda Mersin de insan haklar haftas kapsam nda, HD ve Akdeniz Belediyesi Kent Konseyi taraf ndan farkl hapishanelerden gelen 100 resim, karikatürl ve görülmüfltür mühürlü mektuplardan oluflan Görülmüfltür Mahpus Resimleri Sergisi gerçeklefltirildi. 10 Aral k ta aç lan resim sergisinde; bir hafta boyunca politik tutsaklar n yapt klar resimler sergilendi, hapishanelerdeki hak ihlalleri ile ilgili kamuoyunda bilinç yaratmak için çal flmalar yap ld. Sergiye ilgi büyüktü, hapishaneler ve d flar aras nda köprü niteli i tafl yan serginin birçok yeri dolaflt r lmas n n amaçland aç kland. (Mersin) Tutsaklar ölüyor Bakanl k ecel diyor! Hasta tutsaklar n serbest b rak lmas n isteyen devrimci ve ilerici kurumlar AKP hükümetinin hapishanelerde yaflanan ölümlerle ilgili ecel aç klamas n protesto etti. 10 Aral k günü Taksim Tramvay Dura nda biraraya gelen kitle buradan sloganlarla Galatasaray Lisesine kadar yürüdü. Kitle hapishanelerde tedavileri yap lmayan, insanl k d fl koflullarda tutulan hasta tutsaklar n bile bile ölüme gönderildi ini dile getirdi. Hasta tutsaklara oyuncu deste i! 17 Aral k günü stiklal Caddesi bir kez daha hasta tutsaklar n serbest b rak lmas ça r s na ev sahipli i yapt. Taksim Tramvay Dura ndan Galatasaray Lisesi önüne yürüyen kitle AKP hükümetinin hapishanelerde yaflanan ölümler karfl s ndaki ikiyüzlü tutumunu teflhir etti. Eyleme bu hafta Sahne D fl Sokak Tiyatrosu da kat ld. Grup; k rm z bir örtüyle gerçeklefltirdikleri oyunda devletin k rm z hal lar n n rengini nerden ald sorusuna yan t arad. Hrant Dink ten fierzan Kurt a Kürt çocuklar ndan hasta tutsaklara kadar birçok konu etraf nda devletin yetkili makamlar n n önüne serdi i k rm z hal n n iflçi ve emekçilerin kan ile boyand dile getirildi. Oyun caddeden geçen insanlar taraf ndan da ilgiyle izlendi. Lise önüne gelindi inde bas n aç klamas art ivme dergisi taraf ndan okundu ve hasta tutsaklar n serbest b rak lmas istendi.( stanbul)

6 flçi-köylü / HALKIN GÜNDEM 24 Aral k Ocak 2011 Aral k ta bir katliam Aral k ta bir direnifl! 19 Aral k tan bugüne Aral ks z bir direnifl! Topluma dayat lan hücre sald r s n n bir parças olarak Aral k 2000 de 20 hapishaneye birden genifl çapl bir operasyon gerçeklefltirildi. Bu katliam operasyonunda 28 devrimci tutsak katledildi. O günden bugüne hem hapishanelerde hem de d flar da direnifl aral ks z sürüyor, katliam lanetleniyor. STANBUL * TUYAB (Partizan, ESP, Al nteri, DHF) bileflenleri taraf ndan operasyonun gerçeklefltirildi i Bayrampafla Hapishanesi önünde eylem yap ld. Eylemde Yaflas n Aral k direniflimiz, Katliam unutmad k unutturmayaca z yaz l pankart ile birlikte çok say da döviz aç ld. Eyleme Grup Kutupy ld z ve Grup Munzur da marfllar ile kat ld. TUYAB ad na aç klama yapan Taflk n Türkmen, faflist rejimin korku yaratmak ve yaflam n hücrelefltirilmesi için Aral k ta böylesi bir katliama baflvurdu unu ve katliam n as l amac n n toplumsal muhalefeti zay flatmak oldu unu belirtti. Taflk n n ard ndan Hukuk Dernekleri Platformu ad na aç klama yapan fiule Recepo lu 19 Aral k katliam n n bir insanl k suçu oldu unu belirtti. Ölüm orucu döneminin yak n tan HAS Parti Genel Baflkan Yard mc s Mehmet Bekaro lu da bir konuflma yapt. Katliam n ekonomik krizlerin, ç kmazlar n ve yükselen toplumsal muhalefetin sonucu oldu unu, AKP hükümetini iktidara getiren sürecin asl nda bu süreç oldu- unu belirtti. * Bayrampafla Hapishanesi önünde Halk Cephesi taraf ndan da bir bas n aç klamas yap ld. Eylemde Biz 19 Aral k ta Bayrampafla dayd k. Diri diri yak lanlar kurflunlananlar z, adalet istiyoruz ve 10 y l oldu 19 Aral k 2000 de, Bayrampafla da diri diri yakanlar yarg - lans n yaz l pankartlar aç ld ve 19 Aral k flehitlerinin resimleri tafl nd. 19 Aral k katliam yla ilgili tiyatro gösterimi de yap ld ve Grup Yorum taraf ndan k sa bir dinleti gerçeklefltirildi. * Yine hapishane önünde bir araya gelen ÇHD li avukatlar da Katliam emrini verenler cezaland r ls n yaz l pankart açarak bir aç klama yapt lar. * Ba ms z Devrimci S n f Platformu da Hapishane önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirerek katliam k nad. Yap lan aç klamada katliam n as l amac n n iflçi s n f n yükselen mücadelesini bast rmak oldu u belirtildi. * HD stanbul fiubesi, 19 Aral k Pazar saat te Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelerek buradan Taksim Tramvay Dura- na yürüdü. 19 Aral k katliam n n sorumlular yarg lans n yaz l pankart açan kitle, yol boyunca 19 Aral k ta yaflananlar anlatt. Ya fll havaya karfl n oldukça coflkulu geçen eylemde Ali Suat Ertosun, Aytaç Yalman ve Hikmet Sami Türk ün isimleri söylenerek Yarg lans n slogan at ld. Tramvay Dura nda yap lan aç klamada; 19 Aral k operasyonunun 95 Buca, 96 Diyarbak r, 99 Ulucanlar ve 2000 Burdur katliamlar n n bir devam oldu u dile getirilirken F Tipi hapishanelerde tutsaklara yönelik hak ihlallerinde sürdü üne dikkat çekildi. Eyleme Partizan da kitlesel olarak destek verdi. Aç klama, Önder Babat Müzik Grubu nun seslendirdi i ezgilerle sona erdi. SARIGAZ BDP, ESP, Kald raç ve Partizan Antafl Market in önünde toplanarak Demokrasi Caddesi ne kadar meflaleli yürüyüfl gerçeklefltirdi. Yap lan bas n aç klamas nda: 19 Aral k katliam n n esas amac onlar tecrit alt nda tutmak, iradelerini teslim almak, içerde ve d - flar da tüm devrimcileri sindirmek, iflçilere, emekçilere yani tüm topluma gözda vermek, susturmak ve bir korku toplumu oluflturmaya çal flmakt denildi. OKMEYDANI 18 Aral k günü saat da Okmeydan Dikilitafl Park nda biraraya gelen Partizan, ESP, SODAP, Devrimci Hareket ve BDP 19 Aral k katliam n n sorumlusu katil devlettir yaz l pankart açarak yürüyüfle geçti. Okmeydan n n ara sokaklar nda dolaflarak ajitasyon çeken kitle, Sa l k Oca önüne gelerek burada devrim flehitleri için sayg duruflunda bulundu ve ard ndan bas n aç klamas yap ld. Aç klamada 19 Aral k operasyonunun bir katliam oldu u ve devrimcileri hedefledi i ifade edilirken dönemin baflbakan Bülent Ecevit in katliamdaki rolüne de inildi. Aç klaman n ard ndan Bize ölüm yok marfl okundu. TEK RDA TUAD l lar da 19 Aral k n y ldönümünde Tekirda F Tipi Hapishane önünde bas n aç klamas yapt. Hasta tutsaklar n foto raflar n n bulundu u pankart tafl yan TUAD l lar Tutsaklara iflkenceye son dövizleri tafl yarak Siyasi tutsaklara özgürlük slogan n att lar. Bas n aç klamas n okuyan TUAD Baflkan Lütfiye Gürbüz, 32 y l önce Marafl ta 10 y l önce cezaevlerinde yaflanan katliam n kara günü olan 19 Aral k n katillerini lanetlemek için buraday z dedi. ANKARA ÇHD Ankara fiubesi, Sincan Kapal Hapishane önünde bas n aç klamas yapt. ÇHD üyeleri, tafl d klar pankart ve sloganlarla katliam protesto etti. Burada yap lan aç klamada, 19 Aral k 2000 de Hayata Dönüfl Operasyonu ad alt nda gerçeklefltirilen katliamda 28 siyasi tutsa n katledildi i, yüzlercesinin ise yaraland belirtildi. AMED Amed de 19 Aral k katliam n n y ldönümü nedeniyle TUHAD-FED taraf ndan düzenlenen yürüyüfle polis sald rd. Diyarbak r E Tipi Hapishane yak nlar nda gaz bombas ve tazyikli su ile yap lan sald r ya kitle de karfl l k verdi. MERS N Aral k hapishaneler katliam nda flehit düflen 28 devrimci; HD, E itim-sen, DHF, D P-G, ESP, SGP-H, TÖP ve Partizan taraf ndan 18 Aral k ta düzenlenen eylemde an ld da E itim-sen önünde bir araya gelen kitle, Tafl Bina önüne yürüdü. HD taraf ndan okunan bas n metninde demokratiklefliyoruz naralar na maske giydirmek için katliam n sorumlular olarak 39 askerin yarg lanmas n n aldatmacadan ibaret oldu u vurguland. Eylemin ard ndan yine ayn bileflenle bir salon etkinli i gerçeklefltirildi. Etkinlik sayg duruflunun ard ndan bafllad ve operasyon s ras nda Bursa Özel Tip Hapishanesi nde bulunan Hakk Can ve Sincan F Tipi Hapishane den tahliye olan Mehmet Leylek in anlat mlar ile devam etti ve Ezgi Müzik Grubu nun söyledi i türkülerle sonland r ld. ÇANAKKALE Çanakkale YDG olarak 19 Aral k öncesi Biga ve Çanakkale Merkez de 19 Aral k gündemli okur toplant lar düzenledik. Genifl bir yelpazede örgütlemek istesek de bunu pek baflaramad k, keza 3 ayr bas n aç klamas yap lmas bunun en net göstergesidir. ESP, DGH ve YDG olarak örgütledi imiz bas n aç klamas nda 19 Aral k katliam n unutmad k; hesap soraca z pankart açt k. Eyleme YDG nin kat l m oldukça olumluydu. Kitle ad - na okunan aç klamada 19 Aral k bir yönüyle katliamken bir di er yönüyle mücadeleleri u runa tereddütsüzce ölümün üstüne yürüyen devrimci tutsaklar n direnifl manifestosunu kanla yazd klar bir tarihtir. Ve biz biliyoruz ki kanla yaz lan tarih silinmez denildi. (Çanakkale YDG) KOCAEL Partizan, DHF, ESP ve BDSP nin zmit Belediye fl Han önünde saat de yapt eylemde kitle nsan Haklar Park na yürüdü. Yap - lan bas n aç klamas nda; devletin devrimcileri teslim alamad na vurgu yap ld. Eyleme BDP, TKP, SDP ve Halkevleri destek verdi. (Kocaeli K okurlar ) ULM Deköp-Ulm olarak bir anma etkinli i yap ld. Katliam n onuncu y l vesilesiyle önceden yap lan haz rl klar sonunda 19 Aral k tarihinde yap lacak olan anman n takvimi ve program belirlendi ve bu tarihte Tohum Kültür Merkezi nde anma etkinli i gerçeklefltirildi. Anma sayg duruflunun yap lmas n n ard ndan Deköp-ulm ad na bir yoldafl n sunumuyla devam etti. Konuflman n ard ndan çeflitli kurumlar söz hakk alarak bu sürece iliflkin düflüncelerini belirttiler. Ard ndan bir film gösterimi yap ld. Kulak vermeyen duyamaz! 298. Hafta nsan Haklar Evrensel Bildirgesi nin kabul ediliflinin 62. y l nda Cumartesi Anneleri bu sözleflmenin alt na imza atan devletin iflledi i suçlar gizlemeye devam etti ini dile getirdi. Eylemde konuflan gözalt nda kaybedilen Murat Y ld z n annesi Hanife Y ld z baflbakan n ö renci eylemlerine yönelik sert ç k fllar n elefltirerek; baflbakan önce insan olsun, kendine gelsin, analar n, gençlerin sorunlar n çözer sözleriyle tepki gösterdi. Konuflman n ard ndan Cumartesi Anneleri 1993 y l nda gözalt na al nd ktan sonra kendisinden bir daha haber al namayan Bekir Demir in ak betini sordular Hafta Cumartesi Anneleri için Ne yapmaya çal flt klar n bilmiyorum diyen baflbakan Erdo an a kay p yak nlar bu hafta da seslendi: Kulak vermeyen duyamaz, bakmayan göremez. 18 Aral k günü Galatasaray Lisesi önünde oturma eylemi gerçeklefltiren kay p yak nlar n n eyleminde Hüseyin Morsümbül ün annesi Fatma Morsümbül k sa bir konuflma yapt. Morsümbül kay plar n arayan ailelere terörist diyenlerin asl nda az l terörist oldu- unu ve bir genci öldürdükten sonra göle atacak kadar vahflilefltiklerini söyledi. Konuflman n ard ndan aç klamay yapan insan haklar savunucusu Handan Koç 1995 te Silopi de gözalt nda kaybedilen Süleyman Soysal katledenlerin yarg - lanmas n istedi. ( stanbul) 3 kurufla 5 köfte Ar zl Irak K z lay Konutlar deyince akl m za ilk gelen, depremzedelerin hala süren mücadeleleri oluyor. Onlar, kendilerine hibe edilen evlerden ç kart lmak için maruz kald klar bask ve fliddete karfl direniyorlar. 17 A ustos 1999 tarihindeki büyük felaketin ard ndan evleri y k lan insanlara Irak tan gelen yard mla evler yap lm fl ve depremzedeler buralara yerlefltirilmiflti. Gidecek hiçbir yerleri olmayan bu insanlar, bar nma haklar n korumak için eylemler yaparak gündem oluflturdu ve mahkemeye dava açt. 2 y ld r devam eden mahkemelerinin ikinci duruflmas 9 Aral k tarihinde gerçeklefltirildi. Depremzedelerden biri olan Recep U ur dan dava hakk nda bilgi ald k. U ur bize, kira ve aidat konusunda mahkemelerinin devam etti ini ve asl nda kirada tahliye, aidat davas nda ise haciz talebinin oldu unu söyledi ve üçüncü duruflman n 21 Ocak ta gerçekleflece i bilgisini verdi. Ard ndan söze Çisem U ur giriyor ve yaflad klar sald r y anlat yor: Gözalt na al nd m zda gece boyunca nezarethanede kald k. lk önce Kocaeli Emniyet fiube Müdürlü üne götürüldük. Sonra Kaçakç l k ve Organize Suçlar Müdürlü ü ne ve ard ndan da Terörle Mücadele fiubesi ne götürüldük ve 28 saat gözalt nda kald k. Bu yetmedi bir de 5-6 ay boyunca her gün flubeye gidip imza att m. Bu benim özgürlü üme yap - lan en büyük haks zl kt r. Bu muameleler bizleri daha çok sinirlendiriyor ve harekete geçiriyor. Benim hakk m aramam terörizm mi oluyor? Aram zda marjinallerin oldu u söyleniyor, asl nda marjinal olan kendileri. Melek Sancak psikolojik bask lardan bahsediyor. Valinin bas na söylediklerini aktar yor bize: 3 kurufla 5 köfte diyor vali. Buradaki insanlar n ölüleri 3 kurufl, Ar zl konutlar 5 köfte imifl. 5 köfte de il dünyay ba fllasalar kimse acaba giden insanlar n n saç n n telini verir miydi? Ve sürekli psikolojik bask uyguluyor, bas n arac l ile tehdit ediyor, yak fl yor mu? 2004 y l nda kazand m z dava vard. Bizim elimizde, kira al nmayaca na dair mahkeme karar m z var. Bizden kira kesinlikle al namaz, çünkü hibeden gelir elde edilemez. Bu kanun de il mi? Bizler oy verirken vatandafl z, vergi verirken vatandafl z da hakk m z savundu umuzda neden terörist muamelesi yap l yor bize. Mahkemelerinin ard ndan bir çad r kurarak açl k grevine bafllayan Ar zl l lar o süreci flöyle özetliyor: Çad r eylemimiz yaklafl k 2 hafta kadar sürdü. Çünkü so uk hava koflullar vard. Açl k grevinin nas l sürdürülmesi gerekti ini de bilmiyorduk. Ve 3 günlük açl k grevi sonucunda bir ablam z hastaneye kald rd k. Ayr ca fluan için erken bir eylem oldu unu düflünüyoruz. Bu bizim eylemimizin son kurflunu, biz son hadde geldi imizde kullanaca z. (Kartal) ARIZLI HALKI YALNIZ DE LD R Ar zl sakinlerinin yapt açl k grevi s ras nda Partizan okurlar ve DHF liler çad r ziyaret etti. Ar zl halk yaln z de ildir slogan - n atarak direnifl çad r na gelen kitle depremzede aileler taraf ndan alk fllarla karfl land. ( K okurlar ) Emperyalizme ve siyonizme kalkan olmayaca z! NATO nun Füze Kalkan Projesi yap lan bir eylemle protesto edildi. Aral k günü saat de Galatasaray Lisesi önünde biraraya gelen ve aralar nda Partizan n da bulundu u 11 devrimci ve ilerici kurum ABD emperyalizminin talepleri do rultusunda kurulan Füze Kalkan Projesi nde Türkiye nin yer almas n protesto ettiler. NATO ya ve Füze Kalkan na Hay r Emperyalizme ve Siyonizme kalkan olmayaca z yaz l pankart açan kitle; ya fll ve so uk havaya karfl n oldukça coflkuluydu. Kitle, Katil ABD Ortado u dan defol, Emperyalizm yenilecek direnen halklar kazanacak sloganlar n hayk rarak Taksim Tramvay Dura na kadar yürüdü. Yol boyunca yap lan ajitasyon konuflmalar ile Füze Kalkan Projesi nin ülkemiz halk na ölüm ve gözyafl d - fl nda bir fley getirmeyece i vurguland. Taksim Tramvay Dura nda kurumlar ad na yap - lan bas n aç klamas nda da üslerin kapat lmas ve NA- TO dan ç k lmas talebi dile getirildi. ( stanbul) nsan haklar yla insand r! stanbul Aral k nsan Haklar Haftas çerçevesinde HD stanbul fiubesi bir dizi etkinlik ve eylem gerçeklefltirdi. HD, 10 Aral k günü saat te Sultanahmet Park nda gerçeklefltirdi i bir bas n aç klamas yla etkinlik program n kamuoyuna deklare etti. fiube üyeleri,12 Aral k Pazar günü de Hapishanelerde neler yaflan yor biliyor musunuz? bafll ile Kad köy skele Meydan nda bir eylem gerçeklefltirerek hapishanelerde yaflananlara dikkat çekti. Hafta kapsam nda; Kürt sorunu ve zorunlu din derslerine karfl verilen mücadele de dahil olmak üzere birçok konuda panel, etkinlik ve eylem düzenlendi. 17 Aral k günü akflam saatlerinde Taksim Tramvay Dura nda biraraya gelen insan haklar aktivistleri, nsan Haklar na Sayg Yürüyüflü yaz l pankart açarak Galatasaray Lisesi ne yürüdü. Lise önünde kitle ad na konuflan HD stanbul fiube Baflkan Abdulbaki Bo a, insan haklar konusunda geçmifl y llara oranla hiçbir pozitif geliflme yaflanmad n, aksine durumun giderek a rlaflt - n dile getirdi. Mersin 9 Aral k günü, HD Mersin fiubesi, flube binas nda bir bas n toplant s gerçeklefltirerek, insan haklar haftas içerisinde yap lacak olan etkinliklere ça r yapt. 10 Aral k günü, Mersin E Tipi Hapishanesi önünde bir bas n aç klamas yapan HD, bir önceki gün hapishanede gardiyanlar n siyasi tutsaklar n bulundu u ko ufllara sald rarak, çok say da tutsa yaralamalar teflhir edildi. Bas n aç klamas n n ard ndan HD ve Akdeniz Belediyesi Kent Konseyi taraf ndan düzenlenen, Görülmüfltür isimli tutsaklar n resim sergisinin aç l fl yap ld. HD ayr ca insan haklar haftas nda boyunca birçok radyo ve televizyon program na kat larak, insanlar bu konuda bilinçlendirmeye çal flt, ayr ca ilk ve ortaö retim ö rencilerine insan haklar haftas boyunca nsan Haklar E itimi verdi.

7 24 Aral k Ocak / SENTEZ flçi-köylü 78 Çal flma hayat nda orman kanunlar Torba Yasa ile kendi hukukunu dahi pervas zca çi nemekten çekinmeyenler çal flma hayat na orman kanunlar n getirmeye çal flmaktad r. Meclis komisyonunda görüflülmeye devam eden yasa tasar s ile ilk hedef olarak genç iflçiler ve belediye emekçileri hedef seçilmektedir. Biz bu torbaya s may z! Yaflad klar krizle birlikte derinleflen ç kmazlar ndan kurtuluflun yolunu iflçi ve emekçilerin omuzlar na yüklenen a rl art rmakta bulan egemenler son olarak Torba Yasa y gündemlefltirmektedir. Torba Yasa ile kendi hukukunu dahi pervas zca çi nemekten çekinmeyenler çal flma hayat na orman kanunlar n getirmeye çal flmaktad r. Meclis komisyonunda görüflülmeye devam eden yasa tasar s ile ilk hedef olarak genç iflçiler ve belediye emekçileri hedef seçilmektedir. Genel olarak baz alacaklar n yeniden yap - land r lmas ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu ve di er baz kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde de ifliklik yap lmas - n öngören yasa tasar s nda emekçilerin kazan lm fl haklar n da ortadan kald rmaya dönük düzenlemeler vard r. Kamu görevlilerinin ifl güvencesinden yoksun, esnek ve güvencesiz çal flmaya do ru sürüklendi i tasar da kamu görevlilerinin hemen hemen yar s n n e itim ifl kolunda çal flt düflünüldü ünde ve ö retmenlikte sözleflmelilik uygulamas n n baflar s z oldu u, verim getirmedi i gerçe inin karfl s nda yaflanan çeliflkilere bir yenisinin eklenmesinden öteye gidilemeyece i ortadad r. Yak n dönemde zmit Belediyesi nde çal flan 71 iflçinin ve özellikle örgütlü olan iflçilerin norm kadro fazlal nedeniyle baflka kurum ve kurulufllara gönderilmesi de yaflanacaklar n adeta bafllang c niteli indedir. De ifliklik önerilerinin iflçi sa l ve ifl güvenli i aç s ndan amac ; bu hizmet yapacak olan iflyeri hekimli i ve ifl güvenli i uzmanl yetkisinin kazan lmas, bunun için e itim verecek kurulufllar n saptanmas ve tafleron hizmet sunan kurulufllar ile e itim kurulufllar n n Çal flma Bakanl taraf ndan belirlenmesidir. Bu önerilerle birlikte Türk Tabipler Birli i Yasas n n 5. Maddesi fütursuzca devre d fl b rak lmaya çal fl larak iflyeri hekimli i alan ndaki yetkileri k s tlanmak istenmektedir. flyeri hekimli i e itimi de t p e itimi sonras nda yüksekö retim kapsam nda verilen bir e itim olmas na karfl n hekimleri iflyeri hekimli i konusunda e itme ve sertifikaland rma yetkisi için örgütsel ve bilimsel donan m bulunmad yarg karar yla tespit edilen Çal flma Bakanl - n n bunu baz yasal düzenlemeler ile aflma giriflimleri hukukun yok say lmas d r. Tüm bu giriflimleri gerçeklefltirmek amac yla Çal flma Bakanl taraf ndan haz rlan p, tarihli Resmi Gazete de yay mlanarak yürürlü e giren flyeri Sa l k ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sa l k ve Güvenlik Birimleri Hakk nda Yönetmelik le; Çal flma Bakanl 50 nin alt nda iflçi çal flt ran iflyerlerinde iflçi sa l ve güvenli ine iliflkin bir organizasyon içine girmekten srarla kaç nm fl, aksine iflyeri bünyesinde bir sa l k birimi kurularak iflyeri hekimi ve ifl güvenli i mühendisi bulundurulmas zorunlulu u tamamen ortadan kald r lm flt r. Yönetmelikle, çal flanlar n mesleki sa l k ve güvenli i tümüyle piyasaya sunulmufl, iflçi sa l ve güvenli inde çal flan personelin ifl güvencesi ve mesleki ba ms zl ortadan kald r larak özel firmalar n önü aç lm flt r. Bilimselli e, uluslararas sözleflmelere, kanunlara ve yarg kararlar na ayk r olarak ç kar lan bu yönetmelikle; kamu tüzel kiflili indeki meslek örgütlerinin üniversitelerle birlikte iflçi sa l ve ifl güvenli i konusunda üyelerine e itim verme faaliyeti engellenmeye çal fl larak yeni bir rant kap s yarat lmaya çal fl lmaktad r. Ayr ca yasa tasar s ile baflta Genel Sa l k Sigortas olmak üzere, sosyal güvenli in kapsam n n geniflletildi i söylenmektedir. Bu genifllemenin öncelikli hedef kitlesinin genç iflçiler oldu u belirtilerek, yasa tasar s ile ç raklar n, stajyerlerin, k smi süreli çal flan ö rencilerin GSS kapsam na al nd belirtilmektedir. Böylece bunlar n primlerinin devlet taraf ndan ödenece- i ve sermayeye ucuz iflgücü kayna yarat lmas fl Yasas nda yap lan ek yasalarla beraber özellikle genç iflçi kitlesi üzerinde güvencesiz çal flma biçimlerinin yayg nlaflt r lmas planlamaktad r. kinci torba yasada ise alt iflveren (tafleron), kamuoyunda özel istihdam bürolar olarak bilinen geçici ifl iliflkisi, belirli süreli sözleflme, y ll k ücretli izinler, ücretsiz izinler, denklefltirme süreleri, fazla çal flma süreleri, telafi çal flmas, k - dem tazminat gibi bafll klar üzerinden sermaye lehine düzenlemeler yap lacakt r. Bu düzenlemelerle sermayenin yükünün oldukça hafifletilece i ise kuflku duymayaca m z bir durumdur. Bu süreçte kimi toplu sözleflme maddeleri. konusunda yasa hükümleri geçerlidir biçimine dönüflerek yasa ile eflitlenmeye çal fl lmaktad r ten bu yana fazlaca sorun teflkil etmeyen bu tür maddeler flu an gündemde bulunan ve kurals z ve güvencesiz çal flma düzeni getirmeyi hedefleyen yasa tasar lar nedeniyle toplu sözleflmenin esnekli e karfl koruyucu z rh n zay flatmaktad r. Gündemdeki yasa tasar lar - na konu olan maddeler aç s ndan bak ld nda, e er toplu ifl sözleflmesinde aç k biçimde yap lm fl bir düzenleme yok ise ve sadece yasa hükümleri geçerlidir denilerek toplu ifl sözleflmelerinin ifllevi ve mant yok edilmektedir. Ayr ca özellefltirmelere karfl aç lan iptal davalar nda mahkemelerin verdi i yürütmeyi durdurma ya da iptal kararlar n n yok say lmas için yasa maddesi haz rland bilinmektedir. TBMM Genel Kurulu nda görüflülmeyi bekleyen torba yasa tasar s na eklenen bir maddeyle, özellefltirmeleri durduran yarg kararlar n n uygulanmas n n kamuyu zarara u rataca (!), aksi yönde ifllem yap lmas n n uygun olaca savunularak böyle bir madde eklenmesi düflünülmektedir.yarg kararlar n n yürütme eliyle durdurulmas n n yahut geçersiz bir konuma indirgenmesinin hukukun hiçe say lmas ndan baflka bir fley olmad aç kt r. Burada özellefltirmelerin daha kolaylaflt r lmas ve çabuklaflt r lmas amaçlanmaktad r. Ortada bir Hazine zarar var ve siz bunu yasayla kald r rsan z, bu aç k biçimde anayasan n 2. ve 138. maddesine ayk r d r. Ancak hukuku ellerinde kullanabilecekleri bir koz olmaktan öte görmeyenler için sadece minareye k l f dikmekten ibaret olan bir ifllemdir bu. Bu Torba Yasa Teklifinin oluflturulmas ve TBMM ye tafl nmas nda; siyasi yap lar ve kamu kurumlar üzerinde bask kurmaya çal flan egemenlerin gücünün zorlamas n n büyük etkisi oldu u aflikard r. flçi sa l ve güvenli inde tafleronluk hizmetleriyle, iflyeri hekimli i ve ifl güvenli i uzmanl e itimlerinde faaliyet göstermek üzere kurulan özel flirketlerin, yönetmeli- in Dan fltay taraf ndan yürütmesinin durdurulmas ndan sonra ma duriyet belirterek yasal düzenleme talep etmeleri ve taleplerinin yerine getirilmesi egemenlerin siyasi ve s n fsal tercihini aç kça göstermektedir. nsan ve do al ihtiyaçlar hiçe say - larak kurulan HES lere karfl sürdürülen mücadelelerde pefl pefle kazan mlar elde edilmeye baflland. Karadeniz derelerinin bir k smand, Munzur daki barajlar n tamam nda inflaatlar durduruldu. Bulunduklar yörelerin S T alan olmas nedeniyle, halk n yo un bask s sayesinde mahkemeler bu kararlar ç - kartmak zorunda kald. Su ve enerji flirketlerine k smi de olsa geri ad m att rabilmifl olan bu mücadelelerin sonuçlar sevindiricidir. Ancak bu kazan mlar n uzun vadeli ya da kal c olmayaca da bir gerçektir. Mahkeme kararlar na ra men süren inflaatlar n varl ya da her gün yenileri yap lmaya bafllanan HES ler düflünüldü ünde bu kazan mlar n sadece baz parçalar kurtarmakla s n rl kald görülüyor. Emperyalist su ve enerji flirketlerinin uzun vadeli planlar göstermektedir ki, dünya ve Türkiye sular üzerindeki hesaplar görünenden çok daha büyüktür. Kazan mlar n pamuk ipli ine ba l halde olufllar biraz da bundand r. Su flirketleri dünya su kaynaklar n her alan için ayr ayr ama, birbirinden kopart lamayacak bir sömürü iflleyifli biçiminde yapm fllard r. Bu nedenle sular n ticarileflmesi konusuna bizlerin bütünlüklü bir sald r olarak bakmam z gerekmektedir. Tepki ve eylemlerimizi konunu teknik yönünün tamam n kapsayacak biçimde yani havza boyutunda ele almal y z. Elbette as l hedefimizin, yani düflman n da sistemin kendisi oldu unu bilerek Daha eski tarihlerde öngörülmeye bafllanm fl olan, dünyada yaflanacak su s k nt s yla ilgili as l ad mlar, 1970 lerle birlikte at lmaya bafllanm flt r. Suyu ticari bir metaya dönüfltürmenin fikri ve teknik ad mlar da bu y llarda oluflturulmaya baflland. Bu dönem ayn zamanda yak n gelecekte insanl n karfl karfl ya kalaca en büyük tehlikenin su, g - da ve enerji k tl olaca n n yak c biçimde ortaya ç kt y llard r. Emperyalistlerin bu sektörlere devasa yat r mlar yapmaya bafllamalar da bu veriler etraf nda ve ayn y llardad r. Sudan kazan lacak kâr muazzam boyutlardad r. Bugün Dünya Bankas ve IMF taraf ndan desteklenen su flirketleri sömürü a lar n tüm kaynaklar kullanacak derecede ele geçirememifllerdir. Dünyadaki içme suyunun sadece yüzde 5 i sermaye denetimine geçmifl olmas na karfl n, su ticaretinde elde edilen kâr tüm petrol kârlar n n yüzde 40 kadar olmufltur. Geçmiflin haz rl klar ve kâr pastas n n büyüklü ü bizleri çok daha fliddetli sald r lar n bekledi inin göstergesidir. Emperyalistler bu mücadelelere karfl da haz rl klar n önceden yapm fl durumdalar. Suya eriflimleri engellenen y nlar n gelifltirdikleri, gelifltirecekleri tepkilere karfl bunlar nötralize etmeyi amaçlayan yöntemler de gelifltirilmifl durumdad r. Zarars z biçimde muhalefet edecek örgütlülükler ve hatta bunlar n alternatifleri dahi emperyalist kurumlarca oluflturulmaktad r. SULARIMIZIN T CAR LEfiT R LMES SÜREC NDE BUZ DA ININ GÖRÜNMEYEN YÜZÜ Bu anlamda Birleflmifl Milletler in rolüne bir kez daha bakmak gerekecektir. Bu kurulufl emperyalistlerin oluflturduklar ve dünyadaki ülkelerin tamam na yak n n dahil ettikleri en kapsaml örgüttür. As l amac, dünyan n her yerinde emperyalist sömürüye daha uygun koflullar n oluflturulmas için çal flmaktad r. Yeri geldi inde katliamlara da imza atan ya da tarafs zl k ad alt nda taraflar n birbirini k rmas n sa layan bu örgüt UNICEF (Uluslararas Çocuklara Yard m Fonu), FAO (Uluslararas Tar m ve G da Örgütü), WHO (Dünya Sa l k Örgütü) gibi örgütlenmeleri de bulundurur bünyesinde. Böylece dünya çocuklar - na, hastalara yard m k l f yla umutlar ve maddi-manevi kaynaklar bofla ç - kart l r BM bünyesinde bulunan ve henüz yeterince teflhir edilememifl bir örgütlenme de su konusundad r. BM ye ba l Dünya Su Konseyi (DSK), yeryüzündeki su kaynaklar üzerinde söz ve tasarruf sahibi olan tüm güçleri bünyesinde toplayan en büyük kurulufltur. Görünürdeki amac insanl n eflit ve adil biçimde suya eriflimlerini sa lamakt r. Faaliyetlerine bak ld nda ise, sular ticari bir mal olarak dünya piyasalar na ç kartma iflinde, su tekellerine hizmet sunmaktad r. DSK n n bünyesinde Suez Vivendi gibi dünya devi su flirketleri, su kaynaklar na sahip ülkelerin kamu ve özel kurulufllar, bu konuda çal flan araflt rma kurulufllar ve akademik çevreler, sivil toplum kurulufllar vb. bulunmaktad r. Bu konsey 3 y lda bir Dünya Su Forumu (DSF) düzenlemektedir. On binlerce kifliye, binlerce kurum ve kurulufla çekim merkezli i yapan bu forumlarda konuyla ilgisi olan her kesime yer verilmektedir. Bilimsel sunum yapmak isteyenlerden, protestocu gruplara kadar girifl ücretini ödeyen herkes buralarda kendisini ifade edebilir. Tek bir flartla: Suyla ilgili sorunlar n kayna olarak kapitalist düzeni görüp, çözümü ise bu sistemi ortadan kald rmak olarak belirlememek! Bu ayr m yapabilenler için ise DSK n n da düzenledi i forumlar n da maskesi düflmüfltür. Emperyalist su flirketlerinin talanlar na u rayan ülkelerde ve flehirlerde su kaynaklar n ve hizmetlerini geri alabilmek u runda ayaklanmalar yap l yor, can bedeli mücadelelerde baflar lar elde ediliyor. Bu mücadelelerde su flirketlerine ve iflbirlikçi devletlere geri ad mlar att r ld - na dair örneklerin say s da giderek artmaktad r. Türkiye de son y llarda yaflanan direnifl örnekleri de benzer özellikler tafl maktad r lerde h z kazanan sular n ticarilefltirilmesi süreci son y llarda bir talan halini alm flt r. DSF nin 5. Toplant s 2005 Mart ay nda stanbul da yap ld nda Türkiye sular yla birlikte çevre ülkelerin sular da bu devasa pazarda sat fla sunulmufltur. Metalaflt rma sürecine h z kazand ran bu dev organizasyonla birlikte bu sald r lara karfl tepkiler h z kazanm flt r. Ama ne yaz k ki, kendili inden oluflan bu halk hareketlerine önderlik edenler daha çok reformist ve çevreci gruplard r. Nihai hedefi devrim olmayan, talepleri de geçici çözümlerden ibaret olan bu gruplar n su konusundaki durufllar da son derece problemlidir. Örne in çevrecilik denilince akla ilk gelen isimlerden Green Peace (Yeflil Bar fl) örgütünün Shell petrol flirketlerinde hisseleri bulunmaktad r. Çevreciler ve ekolojistler sath nda daha genel bir de erlendirme yap lacaksa durufllar ndaki parçal l ktan söz edilebilir. Hedefleri mücadele verdikleri yörelerde ekolojik bozulmay engellemek ve su kaynaklar na el konulmas nedeniyle oluflan tar msal kurakl önlemektir. HES karfl tlar aç s ndan yap lanlara bakmaya devam edecek olursak, enerji kaynaklar n n emperyalist flirketlerin eline geçmesi sald r s da dahil, bu protestolar n kapsaml bir bafll halinde, yeterince iflleyemedikleri görülmektedir. Türkiye gibi enerji üretiminde su gücü kullan m n n az msanmayacak paya sahip oldu u bir ülkede enerjideki emperyalist talan n tam anlam yla anlat lamamas karfl karfl ya bulundu umuz sald r n n bütünlüklü olarak görülemedi i anlam na gelmektedir. Sular n ticarilefltirilmesi sald r s n n barajlar ve akarsular n pazara sunulmas ndan ibaret olmad n bir kez daha belirtmek gerekiyor. Geçmiflte yerel yönetimlerin verdi i su, kanalizasyon, biriktirme ve depolama hizmetleri ve ar tma tesislerinin de pazara aç lm fl olmalar, su tekellerinin buralarda da cirit atmaya bafllamas n getirmifltir. Bu büyük talana karfl Türkiye de yükselen tepkiler ise lokal örneklerden ibarettir. Ayr ca su kapsaml di er karfl t örgütlerle ortaklaflmak noktas nda da son derece zay f bir görünüm bulunmaktad r. Su flirketlerinin talan alanlar na dair örnekleri sayarken tar m sektörünün maruz kald sömürüyü de atlamamak gerekir. Tar m en çok su tüketen sektörlerin bafl nda liste bafl d r. Tar msal üretimde kullan lan girdilerin en bafl nda su gelir. Ve elektrik enerjisiyle birlikte düflünüldü ünde bu iki girdi birbirinden kopar lamayacak ve vazgeçilmez özelliktedir. Ama yükselen su ve elektrik faturalar ve sulama alt yap lar n n büyük flirketlerin önceliklerine göre yap lmas karfl s nda atefl düfltü ü yeri yakar misali, yoksul köylü ve çiftçi kendi bafl n n çaresine bakmaktad r. Sistemin bu topyekün sald r s toplumun tüm kesimlerini etkilemektedir. Ülkenin dört bir yan ndan yükselen ayr ayr feryatlar ne yaz k ki tek ses haline gelememektedir. Emperyalist flirketlere ve onlar n tafleronlar na karfl parça parça verilen yan tlar antiemperyalist mücadelenin birer parças d r. Tüm anti-emperyalist kesimleri içine alacak bir mücadele hatt n n baflar ya ulaflma flans da olacakt r.

8 flçi-köylü / fiç -KÖYLÜ 24 Aral k Ocak 2011 Yüreklerin atefli küllenmedi, UPS de direnifl kazanacak! Son dönemlerde pek gündeme gelmeyen UPS direniflinin atefli yanmaya devam ediyor. Kara k fla inat güçlü bir irade ile Mahmutbey Aktarma Merkezi önünde UPS ye sendika girecek baflka yolu yok sloganlar at l yor. Uluslararas çapta güçlü bir destek gören UPS direnifli, gücünden bir fley kaybetmeden, atefli durmadan harl - yor. UPS nin son süreci hakk nda bilgi almak için iflçilerle bir görüflme gerçeklefltirdik. 16 Aral k günü Mahmutbey de bulunan aktarma merkezi önüne giderek sohbet ettik. Direnifl komitesinden Cenah Özbek bize k fl ortas nda UPS direniflindeki kararl l anlatt. Aç k olursak k fl bizi etkiledi ama direniflimizi etkileyemedi. Bugün çad r m z kurduk. Uluslararas çapta güçlü bir destek al yoruz. Dünyan n birçok yerinde bizim için eylemler gerçeklefltirildi. Bu destekten kaynakl direnifl ayakta. Direniflimiz 226. güne vard. Hiçbir eksilme olmad. Rahats zlanan arkadafllar m z var, biz onlar için sloganlar m z daha da gür at yoruz. Onlar n eksikli i burada hissedilmiyor. UPS içinde ciddi bir sömürü var. UPS bünyesinde çal flan iflçilerin ço unlu u tafleron flirketlere ba l. Her bölümün kendine ait bir tafleronu var. Ve tafleron iflçiler ciddi bask lara maruz kal yorlar. Bunun en somut örne i geçenlerde zmir de yafland. Buca tafleron iflçilerinin çad r na sald rd lar. Amaç onlar so ukta b rak p direnifli, iradelerini k rmakt. flçilerin oradaki direnifli bu iradenin zay f olmad n gösterdi. 226 günü bulan direniflin kararl l sürerken çeflitli görüflmeler yap ld ve davalar görüldü. Patronun sendika tan maz tavr, direniflle beraber de- iflti ve sendika ile görüflmeler gerçeklefltirildi. Direniflin son durumu hakk nda bize bilgi veren baflka bir UPS iflçisi Olgun Bal klaya flunlar söyledi: UPS bünyesinde bulunan departmanlar n tamam nda tafleron flirketler bulunuyor. Sendika da bunlar bahane ederek bizleri ifle alman n imkâns z oldu unu söylüyor. UPS nin kendi içinde sahip oldu u yasaya göre tafleron çal flt rmas yasak ve bu departmanlarda çal flacak olan iflçilerin profesyonel olmas laz m. Ama tafleronlar bu profesyonelli e sahip de il. UPS bugün yasad fl bir ifl yap yor. Bu da davalara yans yor. stanbul da görülen dava olumlu yönde ilerliyor. Duruflmalar n ard ndan patronun sendika ile görüflmeleri s klaflt. Elbette bizim tavr m z net. zmir de görülmesi gereken 3 davam zdan 2 tanesi gerçekleflti. Bunlar n ikisi de lehimize sonuçland. fle iade davas n kazand lar. Bizim ayakta durmam z n en büyük nedeni kazanaca m za olan inanc m z. zmir de kazand k, stanbul da da kazanaca z. ( stanbul) Ekonomik krizin sonuçlar n emekçilerin s rt - na yüklemeye çal flan egemenlerin sald r lar n n ard arkas kesilmiyor. Açl k s n r n n alt nda olan asgari ücrette bir de ifliklik yaflanmazken flartlar Sinter iflçileri ifle iade davas n kazand! stanbul Ümraniye de kurulu bulunan ve D SK Birleflik Metal- fl Sendikas n n örgütlü bulundu u Sinter Metal Fabrikas nda kriz bahanesiyle 35 iflçinin at lmas ve örgütsüzlü ün dayat lmas üzerine 2008 y l sonunda iflçiler fabrikay iflgal etmiflti. 22 Aral k 2008 tarihinde gerçekleflen iflgal eylemi ile Sinter iflçileri uzun bir direnifl maratonununda ilk ad mlar n atm flt. Uzun bir süre fabrika önündeki eylemlerini sürdüren iflçiler, bir süre sonra buradaki fiili direnifllerine son vermiflti. Öte yandan direniflin bafllamas yla birlikte ifle iade davas n açan iflçiler 2 y l sonra davay kazand. Sinter iflçileri bu kazan mlar n gerçeklefltirdikleri bir eylemle kutlad lar. 15 Aral k günü Ümraniye MES-A Kap s önünde biraraya gelen iflçiler 22 Aral k 2008 tarihinde gerçekleflen iflgal eylemi ile Sinter iflçileri uzun bir direnifl maratonu bafllatm flt. Onurumuzla mücadele ettik, kazand k yaz l pankart açarak sloganlarla Sinter Metal Fabrikas n n önüne kadar yürüdüler. Birleflik Metal- fl Sendikas n n öncülü- ünde gerçekleflen eylemde iflçiler s k s k Y lmad k, direndik, kazand k sloganlar - n hayk rd. Fabrika önünde konuflan sendika Genel Baflkan Adnan Serdaro lu, direniflin iflçiler iflbafl yap ncaya kadar devam edece ini aç klad. Ülkemizde iflçilerin açt ifle iade davalar genel olarak iflçinin lehine sonuçlanmaktad r. Ne var ki verilen karar n uygulanmas için mahkeme taraf ndan bir yapt r m uygulanm yor. Patron bu karara ra men iflçinin tazminat n ödeyerek ifl akdini feshedebiliyor. ( stanbul) flçiler torbaya s mayacak, torban n a z büzülecek! a rlaflt r larak emekçilere daha fazla açl k dayat l - yor. Öyle ki asgari ücretten kesilen vergi miktar daha da art r l yor ve sömürü yasal boyutlara çekilerek meflrulaflt r l yor. Ad na Torba Yasas denilen bu sömürü biçimi, özellikle kamu kurulufllar nda büyük bir y k ma neden olacak. Belediye- fl stanbul fiubeleri Torba Yasa ile meflrulaflt r lan sömürüyü protesto etmek için 15 Aral k günü bir eylem gerçeklefltirdi. Belediye- fl stanbul fiubeleri merkez binas nda biraraya gelen iflçiler Torba yasa; güvencesizlik-kazan lm fl haklar n kayb ve sendikas zlaflt rmad r. flçiler torbaya s maz, mücadele edece iz yaz l pankart açarak Unkapan nda bulunan stanbul Çal flma ve Sosyal Avrupa n n en yüksek gökdeleni oldu u söylenen Sapphire inflaat nda güvencesiz çal flt r lan ve maafllar ödenmeyen iflçilerin direnifli sürüyor. Bu y lbafl nda aç lmas hedeflenen gökdelen tüm ihtiflam ile yükselirken hemen giriflinde direnifllerini sürdüren iflçiler; Bu gökdelen bizim eme imiz üzerinden yükseliyor sözlerini hayk r yor. Yap m AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler in kardefli Nahit Kiler taraf ndan üstlenilen Sapphire Gökdeleni nde yeterli güvenlik önlemleri al nmad için 52. kattan düflerek yaflam n kaybeden bir iflçi ile ilgili gazeteye demeç verdikleri iddias ile iflten ç kar lan iflçiler, direnifllerinin üçüncü haftas n doldurdu. stanbul un so uk havas na ve ya muruna karfl n direnifllerini sürdüren iflçilerin sabah da direnifl mesaisi bafll yor, de bitiyor. Ücretlerin de il ama gökdelenin her gün biraz daha yükseldi i Güvelik Müdürlü ü ne kadar kitlesel bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Hükümet torban al bafl na çal, flçiler torbaya s mayacak vb. sloganlar n at ld eylemde Birlik mücadele zafer yaz l dövizler de aç ld. Yürüyüflün ard ndan aç klamay Belediye- fl 1 No lu fiube Baflkan Serdar Özkul okudu. Özkul asgari ücret üzerinden al nan zorunlu verginin kald r lmas beklenirken hükümetin her fleye kula n t kay p bu sömürüyü yasallaflt rd n belirtti. Torba yasas na karfl sendika ve demokratik kitle örgütlerini mücadeleye ça ran Özkul, ancak güçlü bir muhalefetle yasaya karfl ç k labilece ini söyledi. ( stanbul) Genel- fl iflçileri Torba Yasa ya karfl dilekçe verdi Genel- fl üyesi iflçiler, Torba Yasaya karfl haz rlad klar 238 dilekçeyi Paflabahçe PTT fiubesinden Baflbakanl k ile Çal flma ve çiflleri Bakanl klar na gönderdi. Belediyelerin tafleronlaflmas na karfl mücadele eden iflçiler torba yasaya karfl, belediyelerin taflerona teslim edilmemesi için, kamu istihdam ve halk yarar n yok edecek yasalara karfl seslerini sloganlar yla ve yapt klar bas n aç klamas yla duyurdu. 17 Aral k Cuma günü gerçeklefltirilen eylemde Genel- fl stanbul 2 No lu fiube Baflkan Nevzat Karatafl bir aç klama yapt. Torba yasa tasar s ile sendikalara dan fl lmadan tepeden inme yöntemlerle iflçilerin ve kamu çal flanlar n n çal flma koflullar ve özlük haklar na yönelik birçok de ifliklik yap ld n kaydeden Karatafl, 4857 say l fl Kanunu ve 657 say l Devlet Memurlar Kanunu nun böylesi bir yöntemle de ifltirilecek olmas n n ancak demokrasi d fl yöntemlerle yönetilen otoriter rejimlerde görülebilece ini söyledi. (Kartal) Gökdelende bir direnifl! iflyerinin yap m n üstlenen Nahit Kiler, befl vakit namaz ndan geri kalm yor, hacca gidiyor ve Kuran okuyor. flçilerin buna dair yorumu ise çok çarp c ; Nahit Kiler Kuran- Kerim i okuyor, tamam okusun. Güzel bir fley ama biraz insan haklar bölümüne geçse ve o bölümü okusa da ondan sonra ne derece ileri gitti ini anlasa. Müslümans n yine düflün iki rekât namaz k l ve Allaha flükret ondan sonra bizim hakk m z öde! ( stanbul) Torba yasaya karfl kamu emekçileri eylemde! KESK gerçeklefltirdi i eylemlerle Torba Yasay protesto etti. 14 Aral k günü Bak rköy Özgürlük Meydan nda biraraya gelen kamu emekçileri, caddeyi tek yönlü yola kapatarak Bak rköy AKP lçe Binas na yürüdü. Bas n aç klamas n KESK fiubeler Platformu ad na E itim-sen stanbul 1 No lu fiube Baflkan smail Demir okudu. Demir; torba yasa ile özel sektörden yöneticilerin kamuda yönetici olarak görev alabileceklerini, bunun sonucunda bu alan n tamamen siyasallaflaca n dile getirdi. ( stanbul) Akdeniz Demir Çivi iflçileri direniflte kararl! Akdeniz Çivi de Birleflik Metal- fl e üye olduklar için iflten at lan iflçiler imza kampanyas bafllatt. Sendika binas önünde imza stand açan iflçiler, flimize geri dönebilmemiz için, demokrasi için imza verin ça r s yla bir kampanya bafllatt. Mersin ve Tarsus ta halk n yo un ilgisi ile karfl laflan iflçiler ya mura karfl n mücadelede srarl. Geçti imiz günlerde fabrika patronunun CHP li olmas nedeniyle bir iflgal eylemi gerçeklefltiren iflçiler çevik kuvvet polisleri taraf ndan zorla binadan ç kar lm fllard. Yaflanan bu eylemden sonra sendika ile çok yak n olan CHP çevik kuvvet polisleri taraf ndan koruma alt na al nd. Disa da T S imzaland Birleflik Metal- fl Sendikas Trakya fiubesi nin Çorlu da kurulu bulunan D SA Otomotiv de yürüttü ü T S görüflmeleri anlaflma ile sonuçland. Sendika ile patron aras nda yap lan anlaflmaya göre; iflçilerin ücretlerinde net 164 TL lik art fl sa land. Ücret zam oran yüzde 15 e denk gelirken, ikramiyeler ve sosyal paketle sa lanan toplam art fl ise yüzde 26 oldu. Dev Sa l k- fl ten Yüksekova da eylem nsanca yaflanacak bir ücret talebi bu kez Yüksekova dan hayk r ld. Dev Sa l k- fl Yüksekova temsilcili i gerçeklefltirdi i bir eylemle asgari ücreti protesto ederek, e itim sa l k ve ulafl m n paras z hale getirilmesini istedi. 15 Aral k günü Yüksekova Devlet Hastanesi Baflhekimli i önünde yap lan aç klamaya KESK, D SK, D VES, SES, E itim-sen temsilcileri ile Yüksekova Devlet Hastanesi nde çal flan sa l k emekçileri de kat ld. Eylemde konuflan flube temsilcisi Fikret Erdo an; tafleron çal flman n yasaklanmas n ve her türlü güvencesiz çal flamaya son verilmesini istedi. BES, bütçeyi protesto etti Büro Emekçileri Sendikas (BES) stanbul fiubeleri, bütçe görüflmelerini ve torba yasay protesto etti ve ücret adaletsizli- inin giderilmesini istedi. 15 Aral k günü Ca alo lu nda bulunan stanbul Vergi Dairesi Baflkanl Defterdarl k binas önünde biraraya gelen BES üyesi emekçiler Maliye Bakanl taraf ndan seçim de il büyüme bütçesi olarak aç klanan 2011 bütçesinin söylenenin tersine faiz, rant ve silahlanma bütçesi olmaya aday bir bütçe oldu unu dile getirdiler. ( stanbul) EMEKÇ N N GÜNDEM Bir Genel Kurul ve düflündürdükleri Egemen s n f klikleri aras ndaki iç iktidar mücadelesi fliddetlenerek devam ediyor. Burjuva parlamentosundaki sözcülerinin karfl l kl olarak birbirlerini tan mlayan flerefsiz, alçak, adam m s n söylemleri sürmekte olan iç kap flman n boyutunu gösterir niteliktedir. Yaklaflan genel seçimler sürecini de dikkate ald m zda çat flman n daha da çeflitlenerek devam etmesi kaç n lmazd r. Yani, yeni h rs zl k ve yolsuzluk dosyalar na, uluslar aras iliflkilerde milliyetçili i ve dini hassasiyetleri pompalayan ç k fllara tan kl k yapaca z muhtemelen. Bu oyunu bozman n yolu, böylesi dönemlerde y nlara b kmadan usanmadan gerçekleri tafl - maktan geçer. Bu da genifl emekçi y nlar n yönünü gerçek sorunlara çevirmek ve tart flmalar buradan bafllatmakla olur. Gerçek sorunlarda odaklanmak, gerçek sorunlar ekseninde bir kavgaya tutuflmak, s n fsal temelde bir saflaflmaya, ezilenlerin emekçilerin birli ini sa lamaya hizmet eden bir güzergaha girmek demektir. Y nlar n görünürdeki tablosu kimseyi yan ltmamal d r. Yayg nlaflan gericilik dalgas na, çürümüfllü e-yozlaflmaya ra men alttan alta ümitsizli i, çaresizli i de içinde bar nd ran bir tepki, bir öfke mayalanmaktad r. Yar na dair tafl nan bu güven kayg s, hakl ve meflru olan eylemler karfl s nda hemen sempatiye dönüflebiliyor. Tekel direniflinde bu gerçe i gördük. Polisin son olarak ö rencilere karfl uygulad devlet terörüne karfl toplumun farkl kesimlerinin tepkilerinde bu iflaretleri görmek mümkündür. Bu süre içinde gerçekleflen Belediye- fl Genel Kurulu üzerinde genifl bir de erlendirmeye ihtiyaç vard r. De erlendirmeler iflçi s n - f n n sendikal mücadeleye ve genel olarak örgütlemeye, sendikal bürokrasiye karfl tutumunu ve yine s n f sendikac l veya demokratik hak ve özgürlükler mücadelesinde biraz daha ileri konumda olan sendikal güçlerin gücünü, karfl l kl sorumluluklar n ve yükümlülüklerini içermelidir. Tart flmalar n Belediye- fl Genel Kurulu gibi somut pratikler üzerinden yürütülmesi ortaya daha anlafl l r sonuçlar n ç kar lmas na vesile olacakt r. Bu anlam yla tart flmalar n merkezinde olan DDSB faaliyetçilerine büyük görevler düflmektedir. Kuflkusuz DDSB nin de bilefleni oldu u Demokratik De iflim Hareketi de nesnel bir durumun ürünüdür. Yani var olan bürokrat sendikal anlay fl n s n ftan koptu u ve sendikal mücadelenin yerlerde süründü ü bir dönemde, s n f n ekonomik demokratik talepleri için ç k fl arayan bir bileflimdir. Böylesi bileflimlerin yetersizlikleri, anlay fl farkl l klar olacakt r. Burada önemli olan s n f n ç karlar na yabanc laflm fl, kastlaflm fl sendika yönetimlerinden kurtulmak için genifl muhalefet a lar n örmek ve giderek yönetime gelecek örgütlülükler yaratmakt r. Bu tür hedeflere bir hamlede, bir muharebede ulafl lamaz. Ama e er ilk muharebelerde s n f n genifl kesimlerine de iflimi içeren mesajlar verilebilmiflse bu önemli baflar d r. Bu ayn zamanda s n fa yabanc laflm fl sendikal bürokrasisinin yuvas na çomak sokmak anlam na da gelir. Bu durumda tabii ki sendikal bürokratlar sald rganlaflacaklard r, nitekim genel kurul salonunda bu ruh halinin ürünü olan icraatlar sergilenmifltir. Bundan sonrada demokratik de iflim hareketi içinde yer alan sendika flubelerine ve destekleyen delegelere karfl da yapt - r mlar, teflhir faaliyetleri olabilir. Tüm bu sald - r lar asgari düzeye indirmenin yolu muhalefet cephesini geniflletmekten ve yine neden bu tür bir örgütlenmeye ihtiyaç duyuldu u konusunda sendika üyelerini ayd nlatacak faaliyetlere h z vermekten geçer. Ve bugün bu tür bir çal flma yürütmek zorunludur. Ortaya konulan çaban n sendika yönetimine gelmekten çok do ru bir anlay fl hâkim k lmak oldu u iddias - n n ikna edici olmas içinde bu çal flman n süreklilik kazanmas gerekir. Yine mevcut yönetim Dikensiz bir gül bahçesi yaratmak için muhalefet içinde yer alan sendika flube yönetimleri baflta olmak üzere tüm muhalif delegelerin de ifltirilmesini hedefleyecektir. Bu anlam yla flube yönetimlerinin teflhiri için her türlü kirli oyunlara baflvuracaklard r. Bu gerçek öngörülmeli ve buna karfl s n f n içinde daha birlefltirici, daha örgütlü bir çal flma içine girilmelidir. fiu aç k ki, de iflimden yana olan güçlerin birli ini pekifltirmenin yolu var olan muhalefet cephesini daha da geniflletmekten geçer. Var olanlarla yetinme anlay fl, koruma perspektifi bu süreçte kazand rmaz, kaybettirir. Genifllemenin yolu da demokratik de iflim hareketinin hedef ve amaçlar n genifl kesimlere anlatacak tarzda daha planl ve sistemli bir çal flmadan geçer. Her halükarda bu yönlü p/a ve örgütlenme araçlar na h z vermek gerekir. Tekrarl yoruz: Her fley bu ilk hamleyle s n rl kal rsa bunun olumsuz temelde belli bedelleri olacakt r. Dolay s yla at lan bu ilk ad m baflka ad mlar izlemelidir. DDSB bu ad mlar n süreklili inde srarl olmal d r. Tabii ki bu srar nda etkili olmas içinde öncelikle var olan güçlerinin örgütlülü ünü pekifltirmeli ve birlikte hareket edecek olan güçlerin çemberini sürekli geniflletmelidir. Bu anlay fl do rultusunda iflçi s n f cephesinde geliflen eylemlilikler içinde yer almak ve bu konuda daha çok inisiyatif, daha çok sorumluluk üstlenmek. Yine sendika a alar na, bürokratik sendikal anlay fllara karfl farkl ifl kollar n da kapsayacak tarzda demokratik bir de iflim hareketi için de kafa yormak laz m. En az ndan daha ileri bir mevzide konumlanan sendika flube yönetimlerini, iflyeri temsilcilerini kapsayacak temelde tart flmalar yürütmek ortaya daha yarat c ve birlefltirici düflüncelerin ç kmas na vesile olabilir.

9 24 Aral k Ocak / fiç -KÖYLÜ flçi-köylü 79 GDO, sistemin yaratt bir sorundur! GDO lu ürünlere asla izin vermeyece iz! (2009 Ekim) Bundan sonra s n rdan 1 gram GDO lu ürün sokturmam! (2010 Mart) Yukar daki sözler, Tar m Bakan Mehdi Eker taraf ndan sarf edildi. Hat rlanaca gibi GDO lu ürünler gündem olmufl, Tar m Bakan da gündemi savuflturuyordu. Aradan çok geçmedi, Tar m Bakanl 180 derece dönüfl yapt. Ve 25 GDO lu ürün girifline izin verildi ini aç klad. Tar m Bakanl n n internet sayfas nda yay mlanan Bilim Komitesi kararlar na göre, geneti i de ifltirilmifl 9 çeflit m s r, 3 çeflit soya, 3 çeflit kolza (kanola), 6 çeflit pamuk, 1 çeflit fleker pancar, 1 çeflit maya, 1 çeflit patates, 1 çeflit bakteri biyokütlesi olmak üzere toplam 25 çeflit ürünün girifline izin verildi. ( Evrensel) Dünyada birçok ülkenin yasaklad (örne in 9 AB üyesi) bilim dünyas n n emperyalistlerce susturulamayan çevrelerince karfl ç k lan, tar m ve tohumculu u tekellefltiren, insan sa l ve ekolojiyi olumsuz etkileyen GDO lu ürünlere neden izin veriliyor? Birçok aç dan bu soruya yan t bulunabilir. Fakat öncelikle GDO nun ortaya ç k fl sürecine ve emperyalist tekellerin rolüne bir kez daha de inmek yerinde olacak. GDO ve emperyalist tekeller 1970 lerde petrol krizi yaflan rken ABD flu slogan ileri sürmüfltü: Petrolü kontrol ederseniz ülkeleri kontrol edersiniz, g day kontrol ederseniz halklar kontrol edersiniz! G dalar n kontrol edilmesi fikri, hem g da sanayinin çok uluslu flirketlerce ele geçirilmesini hem de g da sanayinin maddesi olan tar m ürünleri ve tohumculu un ele geçirilmesini içeriyordu. Tar msal üretimin denetiminin ele geçirilmesi, neo-liberal politikalarla büyük oranda sa land. Ya tohum? Genetik mühendisli i kapsam nda tohumlar üzerinde genetik çal flmalar 1980 lerde bafllat ld. Bu çal flmalar sonras nda Yeflil Devrim propagandas yla GDO lu ürünler piyasaya sürüldü da da ticari olarak üretime baflland. 30 y ll k ömrü boyunca GDO lu ürünler hep tart flma konusu oldu. Egemen s n flar n temel savunusu az alanda daha çok verim al nmas, ürünlerin erken olgunlaflmas, ürünlerin raf ömrünün uzamas, ürünlerin hastal klara karfl direnç kazanmas, açl a çözüm olmas yd! Bu savunular n hepsi bilimsel araflt rmalarla çürütüldü. Mesela ABD üniversitelerinin yapt analizlerde geneti i de ifltirilmifl soyan n di erlerine göre yüzde 9 daha az verimli oldu u kan tlanm flt r. Genetik mühendisli i çal flmalar GDO lu tohumlar üretmek ve bunlar piyasaya sürmekle s - n rl de ildi. Geneti i de ifltirilen tohumun patenti al nmaya baflland. Mevcut do ada var olan bir ürüne, bir gen eklenmesiyle oluflturulan GDO lu tohumun patent hakk n n bu flirketlere ait olmas, bilim dünyas nda biyo-korsanl k olarak ilan edildi. Patent hakk n n do ada bulunmayan bir fleyin icat edilmesiyle s n rl oldu u aç kland. Fakat ÇUfi lar ürettikleri her GDO lu tohumun patentini alarak, tohum üzerindeki denetimini yavafl yavafl kurmaya bafllad. Bu, patent hakk yüz y llard r köylünün ekip biçti i tohumun tüm denetiminin ÇUfi lar n olmas anlam na geliyordu. Köylü, tekelin izni olmadan tohumu kullanam yor, al p-satam yor, sadece o tekelden tohum almaya mahkum oluyor. Böylece g dalar n kontrol edilmesinin ilk basama ad mlanm fl oluyordu. GDO ve tar m n tekellefltirilmesi Tohum pazar n n, ÇUfi lar n denetiminde olmas n n bir di er anlam, esas tar m üreticilerinin ÇUfi lara ba ml hale gelmesidir. Bu tar msal üretimin tekelleflmesinde anlam kazan r. Tohum hakk elinde olan, do al olarak hangi ürünü, ne kadar ekece ine kendisi karar verir. ÇUfi lar n elinde olan tohum hakk da, tar msal üretimin ÇUfi lar n pazar ihtiyac na göre belirlenece inin ifadesidir. Bu, ÇUfi lar n tohumu ne kadar sat p satamayaca- Kocaeli nin Kand ra ilçesindeki köylüler topraklar n n Organize Sanayi Bölgesi yap m için istimlâk edilmek istenmesini 7 Aral k günü Türkiye Büyük Millet Meclisi önüne giderek protesto etti. Daha önce Kocaeli Valili i ni basan köylüler topraklar - n n ya malanmas na izin vermeyeceklerini belirtmiflti. Ellerindeki meyve ve sebzelerle TBMM nin Dikmen kap s nda bir araya gelen Topraklar n Kardeflli i Platformu üyesi iflçiler Kand ra topraklar ; bizi 700 y ld r aç b rakmad, siz 7 y lda bizi açl a mahkûm ettiniz yaz l pankart açt lar. Sanayici insan da köylüler insan de il mi?, Toprak bizim fabrikam z vermeyece iz yaz l dövizler de dikkat çekti. Topraklar n Kardeflli i Platformu ad na aç klama yapan Ahmet Uzun, Sanayi ve Ticaret Bakan olan, ayn zamanda AKP Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün ün, topraklar kapal kap lar ard nda peflkefl çekti ini belirtti. Köylülerden Nuran Derin ise, 1 kilo domates fiyat - na topraklar n vermeyeceklerini belirtti. Konuflmalar n ard ndan Meclise girmek isteyen köylüler, içeriye birkaç kifli al naca n duyunca bu durumu protesto ettiler. Madem hiçbirimiz giremiyoruz, gerek yok diyerek eylemi sonland rd lar., hangi tohumu sataca, kime sataca ile ilgili bir durumdur. Bunun d fl nda, küçük üreticinin GDO lu tohumlar almaya ekonomik olarak gücü imkan vermekle birlikte küçük üretici ancak borçlanarak veya ipotek göstererek imkan yaratabilecektir. Çünkü GDO lu tohumlar piyasada oldukça pahal d r de hibrit çeri domates tohumunun gram 117 TL ile alt ndan daha pahal yd. Bu durumda küçük köylülük yavafl yavafl üretimden çekilmek zorunda b rak lacak ve tohum tekellerinin elinde, hakimiyetinde olacakt r. Ülke tohumculu u tekellefltiriliyor ÇUfi lar uzun y llard r GDO lu ürünleri yayg nlaflt rmak için çaba sarf ediyor. ABD GDO lu ürünleri yasaklayan AB ülkelerini Dünya Ticaret Örgütü ne, serbest ticareti engelledi i gerekçesiyle dava açt. GDO lu ürünlerin en rahat sokuldu- u ülkeler bu güne dek bizimki gibi yar -sömürge ülkeler oldu emperyalistler için. Yasal mevzuat olmayan yar -sömürgelere merdiven alt nda GDO sokmak emperyalistlerin zaman zaman bafl n a r tt. Buna ra men ÇUfi lar 1998 den beri Türkiye de GDO lu ürün denemeleri yapmaktad r. Çukurova da Adana da genifl bir alanda deneme yap lmaktad r ten beri de y lda 4 milyon ton hayvan yemi ithal ediyor Türkiye. Tar m Bakan Biz y llard r GDO lu ürün ithal ediyorduk diyerek itiraf ediyor bunu zaten! Bu durumda GDO lu ürünlere izin verilmesinin tek bir anlam kal yor. Y llard r (halktan) gizli sakl yap lan ifllemler art k devlet güvencesiyle yap lacak. Böylece ÇUfi lar n GDO lu ürünler nedeniyle bu ülkede bafl a r mayacak, yasal mevzuatla tüm sorumlulu u devlet alm fl olacak. GDO lu ürün denildi inde akla olgunlaflm flyetiflmifl sebze-meyve, tah l gibi ürünler geliyor. Tohum da, hayvan yemi de GDO lu üründür. Bu nedenle ülkeye GDO lu tohum, hayvan yemi, sebze-meyve bir bütün olarak tüm ürünlerin giriflinin yasal mevzuat haz rlanm fl durumdad r. fiimdilik say 25 le s n rl d r... Kastamonu nun Cide ilçesinde bulunan Loç Vadisi ne yap lmak istenen HES projesi 8 Aral k günü oturma eylemi ile protesto edildi. Projenin ihalesini alan ORYA Enerji Afi nin Befliktafl F nd kl da bulunan merkez binas önünde gerçekleflen eylemde Orya Enerji-Ümran Boru, Loç Vadisi nden defol yaz l pankart açan köylüler ve çevre örgütleri Loç Vadisi darda sar yazma isyanda, Cide HES gidecek huzur gelecek, ORYA Enerji Loç dan defol vb. sloganlar att lar. Eylemde bas na aç klamada bulunan Zafer Kecin, Loç Vadisi için oturma eylemi bafllatt klar n ve mesai saatleri içinde flirketin önünde oturacaklar n söyledi. Kecin ayr ca, eylemlerini HES projesinden vazgeçilene kadar sürdüreceklerini belirtti. ( stanbul) GDO lu ürünlere izin verilmesiyle insan sa l -, do al yaflam bir kenara itilmektedir. GDO lu ürünlerin GDO suz ürünlerle aras nda ayr m yapmak bilimsel analizle mümkün. Bilimsel analizi yapacak labaratuar sadece 3 tane var. Ülkenin sebze-meyve pazar nda kay t d fl l k oran yüzde 70 ken GDO lu ürünlerin denetimi soru iflaretleriyle doludur. Yasal mevzuatla ülkenin 450 milyon dolarl k tohum pazar ÇUfi lara aç lm fl oluyor. Bunun ilk ad m zaten Tohumculuk Yasas yla at lm flt. Nitekim ÇUfi lar 1996 dan beri deneme ekimleri yap - yordu ülkemizde. Bugün Bursa da May Agro, Telfen holdingleri srail flirketleri ile tohum üretiyor. Yaklafl k 30 y l önce bafllayan g day kontrol etme hedefi bugün büyük oranda baflar lm flt r. Dünya tar msal üretim ve denetimini 30, tohum pazar n 10 emperyalist tekel yönetiyor. G da, milyonlarca insan n sa l ks z, aç-susuz yaflam pahas na, ezilen halklar kontrol etme amaçl kullan lmaktad r. Bu insanl k suçunun sorumlusu emperyalist-kapitalist sistemdir. Azami kâr n sa lanmas için insan n en temel gereksinimi olan su ve g da, tekellerin elinde toplan yor. Ve bundan tek ç k fl yolu da bu sisteme karfl mücadeleden geçiyor. Kand ra köylüleri isyanda Siz gidene kadar buraday z! Bükköy Maden iflçileri an ld 10 Aral k 2009 da Bursa n n Mustafakemalpafla ilçesinde Bükköy Madencilik flletmesi ne ait kömür oca nda meydana gelen grizu patlamas sonucu 19 iflçi hayat n kaybetmiflti. Yaflanan patlaman n ard ndan madende yap lan incelemelerde grizu seviyesini belirleyecek alet ve edevat n bulunmad belirtilmiflti. Maden hakk nda haz rlanan raporda faaliyetinin durdurulmas karara ba lanm fl ancak k - sa bir süreden sonra maden oca tekrar faaliyete bafllam flt. Sonuç olarak gerekli önlemler al nmam fl, bu önlemleri almayarak, maliyet unsuru sayarak, bilerek katliam n davetiyesi haz rlanm flt. Bukköy de yaflanan katliam n 1. y ldönümünde madencilerin aileleri maden iflletmesinin önüne karanfiller b rakarak madencileri and. Aileler ad na aç klama yapan Nihat Hanay, Bükköy Maden flletmesi nde birçok ailenin can n n yand n ve al nmayan güvenlik önlemlerinin can yakmaya devam etti ini belirtti. Hayvan üreticisi darda Bakterili, zehirli et tart flmalar çerçevesinde yürütülen tart flmalar kime yarad? Bu sorunun cevab oldukça aç k. Ama öncesinde vurgulanmas gereken önemli bir nokta var. O da tart flmalar n üreticinin yarar na olmad - d r. Türkiye de oldukça önemli bir yerde duran hayvanc l k, AB ye uyum politikalar yla tarumar ediliyor. Bu tart flmalar içinde tüm üreticilerin büyük ve küçükbafl hayvanlar zehirli oldu ve ithalat art r larak Angus türü büyükbafl hayvanlar k ymete bindi. stanbul un Anadolu yakas ndan Avrupa yakas na hayvan geçiflleri kapat ld. Kurban bayram nda hayvan satamayan üretici, 2010 y l n iflas bayra n çekerek flimdiden kapatt. Bu süreçten kâr edenler ise spekülasyondan yararlan p yerli hayvanlar düflük fiyata alan ve buradan elde etti i kâr ile Angus ithalat yapan büyük flirketler oldu. Okunan bu tablo zaten yabanc s oldu umuz bir durum de il. Her zaman oldu u gibi devlet iyi çocuklar n besledi üvey evlatlar n çarm ha gerdi. K ymete binen ne, sald r ya u rayan kim? Hayvan varl n n azalmas na paralel et fiyatlar n n zirve yapmas ile hayvanc l a yönelik sigorta da k ymete bindi. Di er ad yla daha fazla kâr için daha fazla sömürü çark h zland r ld. Bugüne kadar devlet destekli tar m sigortas nda sadece süt s rlar sigortalan rken, hükümetin ald kararla, 2011 y l n n bafl ndan itibaren besi s rlar na da sigortay zorunlu hale getirdi. Ürünlerini sigortalatmayan üreticinin ürün sat fl engellenecek ve kay t d fl hayvan satt gerekçesi ile hakk nda yasal ifllem bafllat lacak. Tüm ürünlerde garanti küpesi flart olacak. Tar m Sigortalar Havuzu (TARS M) Genel Müdürlü ü Tar m Bakanl n n bu karar n olumlu karfl lamas elbette hiç de bofla de il. Bakanl n güzel methiyeler sunmas da. Sürecin arka plan nda TARS M in s z nt s z t kanmayan hortumundan geçen taze kâr yat yor. Bir ucu TAR- S M de olan bu hortumun di er ucu ise üreticinin cebinde. Üreticiler elbette hayvanlar n sigortalat lmas na karfl de il ancak kazanamayan ve her sene iflas eden üreticinin bu tabloda ürünlerini sigortalatmas olanaks z y l n iflasla kapatacak olan üretici bu yasa ile getirilen dayatman n alt nda daha da insafs zca sömürülecek. Hayvan bafl na ayl k ödenek 420 TL lik tutarla 10 milyonun üzerinde besili s r n sigortalat lmas bekleniyor. Yeflil Kundura patronunun yalanc yüzü aç a ç kt Deri- fl Sendikas na üye olduklar için iflten at lan üç kad n iflçinin 78 gün süren direnifli, patronun sendikay tan yaca ve at lan iflçileri geri alaca sözü ile sona ermiflti. Ancak Yeflil Kundura patronu gerçek yüzünü tekrardan göstermifl ve hem iflçileri geri almam fl hem de sendikan n muhatapl n hiçe sayarak görüflmelere gelmemiflti. Bunun teflhir kampanyas örgütleyen Deri- fl Çorlu fiubesi, 17 Aral k günü Yeflil Kundura önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Sendika anayasal hakt r, sendika hakk - m z engellenemez yaz l pankart açan Yeflil Kundura iflçileri, Birlik mücadele zafer, Sendika hakk - m z engellenemez vb sloganlar att lar. Eyleme direniflte olan Grup Suni Deri iflçileri de kat ld. Burada aç klamay Deri- fl Örgütlenme Sekreteri Hasan Uluflan yapt. Uluflan, Yeflil Kundura patronunun sözünü tutmad n ve bu tutumu her yerde yap lan çeflitli eylemlerle teflhir edeceklerini belirtti. (H.Merkezi) TEKEL D REN fi : 1. YIL Tarih 18 Aral k Abdi pekçi Park nday z ve iflçiler bizi tan maya çal fl yor, biz de iflçileri elimizde 1 May s bültenleri iflçilere DDSB yi anlat yoruz. Tedirgin olanlar da var, sar l p hofl geldiniz diyenler de ve anonslar bafll yor, aran zda provokatörler var Sonra sald r hepimiz an msad k o günü yeniden, önce stiklal Marfl, olmad bir daha Türk bayra iflçilerin umudu tutmam flt koruyamam flt Ama bu gün 78 gün sürecek büyük direniflin ilk k v lc m çakm flt. Yine 18 Aral k 2010 da bulufltuk Sonra bir çok iflçi mahkemelik olmufl, onlarla direnen devrimcilere de davalar aç lm fl. Sonras nda stanbul a tafl nmak istenen eylem 76 gün boyunca Tek G da- fl önünde sendikalar na ra men direnifllerine devam etmifllerdir. Korkmak, mücadele etmemek sorunlar m z çözmüyor Tuzla yan sanayinde kurulu bulunan Konveyör fabrikas çal flanlar iflten at lmalar n bas n aç klamas düzenleyerek protesto etti. Konveyör de, 13 Aral k Pazartesi günü 30 a yak n iflçi sözleflmeleri bitti i gerekçesiyle iflten at ld lar. Konveyör fabrikas Avrupa da, yan sanayi baz nda ilk üç yüz fabrikan n içinde yer al yor. Klima, kombi, beyaz eflya vb. parçalar üretiyor. Fabrikada yaklafl k 400 sözleflmeli iflçi çal fl yor. flten at lan iflçiler bu hukuksuzlu u protesto etmek için 16 Aral k günü bir bas n aç klamas yapt. Yap lan aç klamada çal flma koflullar n n zor oldu unu flu sözlerle ifade ettiler: flçiler direnifllerinin 1. y l nda yine Ankara dalard TEKEL iflçileri 18 Aral k 2010 da Abdi pekçi Park na geldiler. çlerinde DDSB nin de oldu u bir heyet sabah iflçileri karfl lad lar. Ard ndan saat da Sakarya Caddesi nde toplanarak sloganlarla Abdi ipekçi park - na yüründü. Tekel iflçileri burada bir bas n aç klamas yapt. Aç klamada sendikal bürokrasiye karfl iflçilerin örgütlenmesine ve kendilerine destek veren devrimcidemokrat kurumlara teflekkür ettiler. Sözü CHP milletvekili Çetin Soysal ald Kent A.fi yi ve Akdeniz Çivi iflçilerini unutup iflçilerin yan ndaym fl gibi görünen CHP bürokrat Soysal a Kent A.fi. yi unutmad k ve Akdeniz Çivi iflçisi yaln z de ildir sloganlar ile karfl l k verilerek konuflmas protesto edildi. Devam nda Limter- fl yöneticisi Kamber Sayg l söz ald. Esnaflar ziyaret edilerek 78 gün boyunca gösterdikleri duyarl l ktan dolay karanfiller da t ld. Eylem, TEKEL direnifliyle bütünleflen Sakarya caddesinde yap lan bir konuflmayla ve Kavga bitmedi daha yeni bafll yor sloganlar ile sonland r ld. (Ankara DDSB) Haftan n yedi günü, hemen her gün gece saat 10 lara kadar mesaiye b rak l yoruz. Cumartesi Pazar mesaisine gelmeyen, akflam mesaisine kalmayanlar iflten at l yor. Yani köleler gibi çal fl yoruz. Tüm bunlara ra men iki y ld r zam yap lm yor. Klima üretiyoruz, ama klima tak lmad için yaz n bo ucu s ca nda çal flmak zorunda kal yoruz. Kombi üretiyoruz, ama k fl n s tma sistemi olmayan bölümlerde so uktan donuyoruz. Günde iki kez tuvalete gitme iznimiz var. Üçüncü kez tuvalete gidenlere ihtar verilmektedir. dari kadroda çal flanlar temiz su içerken, üretimde çal flan yüzlerce iflçiye kuyu suyu içirilmektedir. Tozlu ve kimyasall ortamlarda çal fl yoruz. Ama eldiven, gözlük, maske ve kulakl k yaln zca ifle girilirken veriliyor. Günlük olarak de ifltirilmesi gereken eldivenleri bir y l kullanmam z istiyorlar. fl güvenli i önlemleri al nmad için ifl kazalar nda yaralan yor ve sakatlan yoruz. Birçok iflçi arkadafl m z bu kazalarda parmaklar n kaybetti. Bu fabrikada dört yüzden fazla iflçi çal fl yor. Eski iflçi say s oldukça azd r. Sürekli iflçi ç kart lmakta ve iflçilerin k dem tazminat hakk kazanmas n n da önüne geçilmektedir. Yeni ifle al nan iflçilere ise sefalet ücreti olan asgari ücret verilmektedir. Yirmi y ld r bu fabrikada çal flan iflçi arkadafl m z n maafl sadece 800 lirad r. flçiler bu koflullar ve iflten at lmalar protesto ederken eylemlerini Bizler haks zl klara sonuna kadar direnece iz. Bizler iflimize geri dönmek istiyoruz. Ama flunu da biliyoruz: Konveyör iflçileri birleflmeden, birbirine kenetlenip mücadele vermeden haks zl klar son bulmayacakt r. Korkmak, mücadele etmemek sorunlar m z çözmüyor. Korku patronlar n ifline yar yor sözleriyle sonland rd. (Kartal) Afl r kâr h rs n n Kas m ay tablosu Bir katliam n bilançosunu çiziyoruz tekrar... Afl r kâr h rs n n ayl k bilançosunu baflka bir deyimle. Yerin yedi kat alt nda madenlerde, güvenliksiz inflaat sahalar nda, kapal kasa minibüslerde yaflanan cinayetlerin egemenler taraf ndan görülmemesi ve yaflananlar n tek sorumlusunun iflçiler olarak tespit edilmesi hiç de yabanc s olmad - m z bir tablo. Yaflananlara timsah gözyafl dökenler döktükleri gözyafllar ile tüm suçlar n örtmeye çal fl yor. Yaflanan iflçi cinayetlerinin önemli duraklar ndan biri olan Türkiye de Kas m ay iflçi cinayetleri ile dolu bir ay oldu. Cinayetlerin ço unlu Kayseri, Adana, zmir, Sakarya ve Konya da gerçekleflti. Sendika Org un yapt aç klamada bir ay içinde 55 iflçinin öldü ünü ve 359 iflçinin de güvenlik tedbirlerinin yeterince al nmamas ndan kaynakl yaraland n belirtti. Bu tablonun ard ndan Aral k ay nda da cinayetler gecikmedi. 10 Aral k günü Mersin in Anamur ilçesinde yap m süren HES inflaat nda toprak kaymas sonucu 2 iflçi hayat n kaybetti, 3 iflçi de yaraland. 13 Aral k günü AKSA Akrilik Kimya San Afi nin Yalova da yapmakta oldu u termik santralin inflaat nda çal flan bir iflçi çelik borular n alt nda kalarak hayat n kaybetti.

10 flçi-köylü / ENTERNASYONAL 24 Aral k Ocak 2011 Meksika devrimi halk kitleleri taraf ndan yap ld Gloria Arenas Agis, Zongolica Veracruz da lar ndaki Tüm Yoksul Halk n Birli i isimli sosyal bir örgütün üyesi olarak politik faaliyetlerine bafllad. O dönemde 20 yafl ndayd ve yaflam n da lardaki ormanlar kesmik için köylülere inan lmaz düflük ücretler ödeyen bölgenin büyük toprak sahipleri taraf ndan sömürülen köylüleri savunmaya adad. Ekim 1999 de efli Jacobo Silva Nogales in tutuklanmas ndan 3 gün sonra yakaland. Ve 10 y l hapishanede tutuklu kald. Jacoba da Silva Nogales, Ekim 1999 da tutuklanarak ünlü La Palma yüksek güvenlik hapishanesinde 10 y l geçiren politik tutsak ve ressamd r. Meksika hapishanelerindeki siyasi tutsaklar n koflullar n düzeltilmesi talebiyle bafllatt klar Süresiz Açl k Grevine kat - lan 87 tutsaktan biriydi. SAG s ras nda dökülen saçlar yla yapt tabloya Libertat (Özgürlük) yazm flt r. -Sorular m z yan tlamak için zaman ay rd n z için teflekkürler. Belki biraz Meksika n n tarihiyle bafllayabiliriz. Bu konuda baz sorular sormak istiyoruz. Mesela, genelde insanlar Meksika ismini duyduklar nda Narko-pazar, göçmenlik ve Zapata y düflünüyorlar. Ne düflünüyorsunuz bu konuda? Jacobo da Silva: Meksika da 1910 da büyük bir hareket vard ve 20. yy n en belirgin, önemli hareketlerden bir tanesiydi. Ve 1910 dan sonra yaflanan her fley ve hatta bugün bile yaflanan her fley, o dönemin, devrimin bir yans mas - d r; olumlu ve olumsuz yanlar yla birlikte. Sözünü etti imiz Meksika devrimidir leri n ilk on y l içerisinde 1910 devriminde elde edilen kazan mlar burjuvazinin elindeydi, esas olarak milli burjuvazinin. Bu sektörler kendi iktidar - n sa lamlaflt rd. Onun için halk tabakalar n n tekrar devrimci bir mücadeleye girmesi uzun bir süre ald. Gloria Arenas Agis: Ben ça dafl hareketlere girmeden önce birkaç noktay vurgulamak istiyorum. Meksika devrimi halk kitleleri taraf ndan yap ld. Ancak kitlelerde ve hareketlerde sürekli flu his vard ; Meksika devrimi bir bütün olarak tamamlanmad, özellikle onun sosyal amaçlar. Tek de iflen fley iktidardakilerdi. Emiliano Zapata ve Pancho Villa gibi halk n liderleri egemen s n flar ve hatta kitle, hareket içerisinde burjuvaziyi temsil eden kifliler taraf ndan idam edildi. Jacobo da Silva: II. Emperyalist Paylafl m Savafl ndan sonra ortaya ç kan hareketler gerçekten ba ms zd ve büyük bir sosyal hareket kurmay hedefliyorlard. Gloria Arenas Agis: 40 l ve 50 li y llardan sonra çeflitli biçim ve ifadelere sahip olan sosyal hareketler vard, flöyle ki; çeflitli hareketler ortaya ç kt. Silahl hareketler, sosyal hareketler ve parlamentarist hareketler, onlar hepsi birbirinden farkl yd. Jacobo da Silva: Köylü y nlar içerisinde, önemli bir kifli vard. Ruben Caramillo bir köylü lideriydi. Özellikle Morelos eyaletinde iyi biliniyordu. Gloria Arenas Agis: Ruben 14 yafl ndayken Zapata ile birlikte savafl yordu. Zapata ordunun güney bölgesinde komutand. Ancak Zapata ile birlikte savaflm fl birçok köylü gibi devrim bittikten sonra, yaflanacak de iflimleri bekliyordu o da. Ruben Caramillo ve baflka köylüler bir mücadeleye girifltiler, spesifik bir mücadele. Bu mücadele köylülerin somut taleplerini içeriyordu. Jacobo da Silva: Bu mücadele, Emilliano Zapata n n mücadelesinin devam yd asl nda. ki aç dan bir devam yd ; onlar n taleplerinden ve ordunun bilefliminden kaynakl ve Zapata ile birlikte daha önce savaflm fl kiflilerden olufluyordu. Caramillo nun verdi i mücadelenin ileri sürdü ü taleplerden biri köylülere topra n geri verilmesi ve ayn zamanda bir fleker pancar fabrikas n n kurulmas yd. Bu fabrika bir kooperatif taraf ndan yönlendirilecekti. Sonra Caramillo katledildi. Asl nda bafllang çta Ruben Caramillo pasif bir mücadele veriyordu ama sonradan silahl mücadele yürüttü. Silahl mücadeleyi bafllatt ktan sonra pasif mücadeleye geri döndü, belli bir zaman sonra da katledildi. Kendisi hangi çizgiden yürüyece ine pek karar verememiflti. - Meksika daki halk hareketlerinin karakteristi i hakk nda bilgi verebilir misiniz? Gloria Arenas Agis: Diyebiliriz ki, silahlar ele alm fl hareketlerin yaklafl k % 90 silahl hareketler olarak ortaya ç kmad, daha çok sosyal, halkç, yo un kitlesel mücadeleler sonucu yo un bask - lara u rayan, talepleri hayata geçirilmeyen hareketler olarak ortaya ç kt lar. Ama flunu söylemek önemlidir, hükümet ço u zaman çiftçi ve iflçilerin taleplerini kabul etmedi, kabul edilenler de temel talepler de ildi. Hatta devletin kabul etti i talepler vard ama sonradan tekrar bunlara yasak koydu. Bu yüzden köylüler kendi talepleri için tekrar mücadele bafllatt. Seslerini duyurmak için yürüyüfller, barikatlar ve baflka tür faaliyetler yürütmek zorunda kald lar l y llar n bafllar nda bafllayan ve 1960 l y llara kadar süren bar flç l mücadele döneminde Ruben Caramillo üç defa silahl mücadele bafllatt. Asl nda ulusal silahl bir ayaklanmay savundu- undan de il ama bu mücadele biçiminin özellikle öz-savunma konusunda bir gereksinim oldu unu düflünüyordu. En son silahl mücadeleden tekrar bar flç l-pasif mücadeleye geri dönüfl yapt. Meksika Baflbakan ile konufltuktan birkaç gün sonra da öldürüldü. Baz ülkelerde gerilla mücadelesinin sosyal hareketlerden kopuk oldu u düflünülüyor, ama tarih göstermifltir ki kopuk de ildir. Bu silahl mücadelenin bir gereksinim oldu unu göstermektedir. Bu noktada farkl düflünenler, mücadelenin silahl biçimleri ve sosyal hareketlerin önemi aras ndaki iliflki konusunda yanl fl bir anlay fla sahiptir. Bunu anlamak için hareketlerin tarihini incelemek bile yeterlidir. Jacobo da Silva: Caramillo, Meksika tarihinin önemli bir dönemini çizdi, hatalar yapm fl da olsa önemli bir deneyimdi. Ancak ülkemizin sosyal hareketlerinin tarihini daha derinden etkileyen bir baflka hareket daha var. Bu karayolu iflçileri, doktorlar hareketi ve ö retmenlerin hareketinin hikâyesidir. Bu hareketler de 50 l y llarda Caramillo ile iliflki içindeydi. Sonra 60 l y llarda -o döneme Meksika Silahl Ça dafl Hareket i demekteyizortaya ç kmaya bafllad. Bunun nedenini de, Küba devriminin düflüncelerinin yay lmaya bafllam fl olmas d r. - Doktorlar hareketi, ö retmenler hareketi dedi inizde ne anlamal y z? Onlar farkl m örgütlendiler? Onlar n spesifik eylem veya konsepti neydi? Gloria Arenas Agis: Her fleyden önce bu hareketler ulusal bir önem tafl yorlard, bunu söylerken tüm sosyal hareketlerden söz ediyorum. Çok k sa zaman içerisinde direnifl ve ayaklanman n simgesi haline geldiler. Ama elbette, onlar iflçi hareketinin parças yd. En anlaml olanlar onlard ve küçük grevlerle genel grevlere do ru örgütlendiler. Onlar esas halk katmanlar na eriflmeselerdi o önemi tafl yan güç olamazlard. Onlar s n f mücadelesinin bir parças yd ancak onlar esas iten güç zaten karayolu, telefon, may n, ö retmen, doktor ve tramvay iflçileriydi. Baflka sektörler de vard ama söz ettiklerim en güçlü sendikalard. Onlar n esas mücadele biçimi sendikal mücadele idi. ki tane esas talepleri vard ; birincisi, sendikalar n demokratikleflmesi ve ikincisi, liderlerin ve kitle temsilcilerinin resmi olarak kabul edilmesi ve genel olarak daha iyi çal flma koflullar. Ama çok yo un bir bask yla karfl karfl ya kald lar. Katliamlar, kay plar, tutukluluk her yerde mevcuttu. Yasal önlemlere yönelik korku vard, bu yasal korkunun ad sosyal da l m d. Ne demek bu yasal önlem? Kitleleri örgütleyen ve toparlayan her fleye karfl ç kmak ve da tmak. Bar flç l harekete karfl olan bu merhametsiz ve fliddetli bask ve Ruben Caramillo nun infaz 60 l y llardan 65 e kadar halk hareket üzerinde büyük bir iz b rak yordu. Tüm ülke çap nda çeflitli türden hareketler ortaya ç kmaya bafllad. Onlar n baz lar silahl mücadeleyi mücadelenin esas biçimi olarak savundular ve köylüleri örgütlemeye bafllad lar. Jacobo da Silva: Küba devriminin etkisi alt nda ciddi silahl hareketler yükseldi. Burada kahramanc l k olarak adland r lan ve bilinen bir model olan Moncara sald r modelini benimsediler. Ne demek bu? Küba devriminde kullan lan ve gelifltirilen taktikler bu ülkede de uygulan lacakt. Bu model genifl bir sosyal tabakaya sahipti ve Latin Amerika da ve baflka yerlerde de kullan ld ama o kadar genifl bir sosyal tabaka yoktu. Köylüler Chiuawa Kuzey bölgesinde toprak a alar na karfl mücadele etti. Meksika ordusuna ait bir karargaha sald rd lar; bu hareket, bafllamadan imha edildi sonra. Esas liderler öldürüldü, baz lar sa kurtuldu. Sonra on y l boyunca sürecek bir hareket ç kt. Bu hareket bir ö renci hareketiydi ve esasen Fransa May s Hareketinden etkilendi. - O dönemde ortaya ç kan birçok hareket esasen Kamboçya ve Mozambik teki devrimci ayaklanmalardan, Küba devrimi ve BPKD den etkilendi, elbette Avrupa daki ö renci ayaklanmalar etki yaratt ama motor gücü ulusal ve sosyal kurtulufl mücadeleleriydi, Meksika y bu konuda farkl k lan neydi? Jacobo da Silva: Evet bu hareket bar flç l bir hareketti, daha do rusu ABD ve baflka yerlerdeki bar flç l hareketlerden etkilendiler. Ama o da, t pk önceki hareketlerde oldu u gibi bask alt nda tutuldu ve sald r ya u rad. Bu sald r larda 400 den fazla insan katledildi. Silahl polisler Tlateloclo Plaza da (*) 2 Ekim 1968 de yüzlerce insan katletti. O dönemde sosyal hareketler ortaya ç kt ve bu sefer onlar silahl mücadeleyi savundular. Gloria Arenas Agis: 1968 hareketi ülkemizin tarihi için çok belirleyici bir hareketti ve Fransa daki May s Hareketinden etkilendi. Hareket, Temmuz ay nda bafllad ve 2 Ekim e kadar sürdü. Büyük bir katliamla imha edildi. O üç ay içinde ö renciler kendi gücünü keflfetti. Çok canl, mücadeleci ve yarat c bir hareketti. Çok sanatsal eserler de b rakt. fiok edici olan da, böyle yarat c, ilham verici bir hareketin bast r l p hükümet taraf ndan fliddetli bir flekilde imha edilmesiydi. Federal polis, ordu askerler ve jandarmalar öyle bir vahfletle katliam yapt lar ki birçok ceset paramparça edildi. Bu katliam tesadüfi de ildi, çok iyi örgütlenmifl ve haz rlan lm flt ve onun tek amac hareketi yok etmekti. Katliam gerçeklefltirenler özel bir birimdi, ismi de Olympus Taburu idi. Dedi im gibi ö renci hareketini yok etmek için kurulmufltu. Resmi rakamlara göre katliam s ras nda 40 kiflinin öldü ü söylendi. Baflka ifadelere göre ise binin üzerindedir. Gerçekçi yaklafl rsak aras d r. O olaydan sonra birçok grup ç kt ve katliam, hareketi radikallefltirdi. - Bu hareketler ba içinde miydi, yani siyasi-ideolojik tart flmalar yürüttüler mi, baflka ülkelerde oldu u gibi? Jacobo da Silva: Baz lar evet, ba içindeydi ve baz lar da tecrit içindeydi. Gloria Arenas Agis: Özellikle flehir gerillas n n bir özelli iydi bu, onlar k r gerillalar ndan farkl d rlar. - Yani, flu anda k r gerillas ndan de- il flehir gerillas ndan bahsediyorsunuz? Bu onlar n durumu çok farkl oldu u anlam na m geliyor? Jacobo da Silva: Ö rencilere yönelik olan bask dan sonra, asl nda onlar n varl sayesinde bafllad. O harekete kat lan ve kuran onlard ve silahl mücadele bafllatan da onlard. O dönemde benzeri süreçlerde yafland, ama 68 hareketiyle direkt ba lant l de ildi. K rsal hareket kendi sürecini yaflad ve bu konuda esasl iki tane hareket vard ve her ikisi Guerro eyaletinde ortaya ç kt. Biri Partdido de Los Pueblos Pobres PLPP (Yoksul Halk n Partisi) ve onun lideri Lucio Cabanas idi. Di eri ise Ulusal Devrimci Halk n Birli i ve onun lideri Henarios Vasquez idi. Her iki hareketin de genifl bir kitle temeli vard ancak yerel kald lar. Onlar da direkt silahl mücadele yürütmedi. Lucio Cabanas bir ö retmendi. Onlar n ilk eylemi, okul müdürüne karfl olan bir eylemdi; eyalet hükümeti o eyleme silahlarla sald rd. Sonuç, 16 kifli ve bir bebek öldü. Di er hareket de silahl bir hareket olarak bafllamad ama Guerro de k sa bir zaman döngüsü içerisinde kitleleri örgütleyebildi. O hareket, silahl mücadelenin baflar s n güçlü bir sosyal harekette görüyordu ve silahl mücadele bafllatt lar. Onlar eyalet valisini düflürdüler ama bir katliam yap ld ve birçok insan katledildi. O deneyimden sonra Henarios Vazquez silahl hareketi örgütlemeye bafllad. Burada bile flehir ve k r gerilla mücadelesi aras nda bir fark oldu unu görebiliyoruz. Jacobo da Silva: Tüm bunlardan sonra, küçük gruplar koalisyonlar kurdular ve büyümeye çal flt lar. Bu hareketlerin ço u Meksika devleti taraf ndan imha edildi ve ona kirli savafl diyoruz. Bu devlet terörü ö rencilere, köylülere vs. karfl kullan ld. Sadece o dönemde 800 kifli Guerro eyaletinde kaybedildi. Tüm ülke çap nda kifli kaybedildi. Ayn zamanda o dönemde seçilen kiflilere yönelik yarg s z infazlar yap ld. Baz gruplar sa kurtuldu, onlar yer alt hareketleridir. Onlar y llarca hiç bir askeri eylem yapmadan yer alt nda kalarak sa salim kald. Bir örnek olarak Yoksul Halk Partisi ve Ulusal Devrimci Yurttafl Birli idir. Her iki partinin önderleri katledildikten sonra o örgütler bir yeniden infla sürecine girdiler. Cabanas 1974 ve Vazquez 1972 y l nda öldü. Ta ki 1994 y l na kadar askeri eylemler yoktur. O zaman ortaya ç kt ki Chiapas daki EZLN in d fl nda k rsal bölgelerde baflka gruplar da silahl mücadele yürütüyor. Gloria Arenas Agis: Biz asl nda 70 lerden 90 lara atlad k ama ben biraz 80 lerden bahsetmek istiyorum. 80 li y llarda birçok hareket, yürütülen kirli savafl nedeniyle imha oldu. 80 lerde de fliddet, katliamlar ve kay plar devam ediyordu. Ayn zamanda çok güçlü bir köylü hareketinin y llar yd, üniversitelerdeki demokratikleflme için mücadele ülkenin her yerinde gerçeklefliyordu. Yine kentsel bölgelerdeki merkezlerde iflgaller yap ld ve o eylemler çok önemliydi. Ayn dönemde 1985 y l nda deprem oldu. Deprem ülke aç s ndan siyasi ve sosyal sonuçlar getirdi, çünkü çok büyük bir felaketti ve her fley kaos içindeydi. lk defa yoksul bölgelerde yaflayan insanlar örgütlenmeye bafllad. Devrimciler halk örgütlemek için çeflitli giriflimlerde bulundu ama ço u zaman ordu ve federal polislerle karfl karfl ya geldi. Onlar ço u zaman eylemcilere geçit vermiyordu. O dönem insan haklar örgütlerinin ortaya ç kt dönemdi ve ilk defa Meksika daki insan haklar ihlalleri gündeme tafl nd. O y llarda büyük katliamlar yafland, Chiapas da, Guerro da, Oxaca da ve baflka bölgelerde. Bu katliamlar esasen yerli halka karfl yap ld. Bir ayd n yazar, Meksika daki 80 li y llar sessizli in y llar olarak adland rmaktad r. Sessizlik çünkü devlet tüm güçleri yok etmeye çal flt ve onlar öldürmek istedi. Bunun için birçok hareket yer alt na çekildi ve tekrardan güçlendi. Sadece 1994 y l nda Zapatista Ayaklanmas ortaya ç k nca; baflka hareketler de tan nmaya baflland. Onun için baz lar belki Zapatistalar 20. yy n son gerilla hareketi de ildi ama 21. yy n ilk gerilla hareketiydi diyorlar. - Tüm dünya çap nda EZLN in mücadelesi ulusal bir mücadele olarak bilinmektedir, bu mücadele dünyada çok kamuoyu ve sempati oluflturdu. Di er devrimci silahl hareketlerin EZLN ve onun mücadelesiyle olan iliflkisi neydi? Gloria Arenas Agis: Bence sordu- unuz soru çok önemli bir konudur. Zapatista hareketi çok önemli bir hareketti. EZLN ilk toplu ayaklanma günleri yaflad nda belli bir seyri takip ediyordu. Ancak o dönemde o seyir resmi de ildi. 12 gün sonra herkes o seyrin ulusal çapa yay laca n bekliyordu, EZLN ne yapaca n kararlaflt rmak zorundayd. Her yerde kitle y nlar ayakland özellikle Chiapas bölgesinde. Di- er örgütlerden olan Partido Revolucionario Obrero Clandestino Union del Pueblo (Halk n Yer Alt Devrimci flçi Birli i Partisi) ki onlar içerisinde Yoksul Halk n Partisi de vard, ayaklanmay görünce onlar da askeri eylemler düzenledi. Böylece ordunun sadece Chiapas üzerine yo unlaflmas n engellemifl oldular. EZLN devletin boyutunu hem siyasi ve hem de askeri olarak görebildi. Ona ra men EZLN kendi gücünü gördü ve onlar kuflatan gerici bir orduya karfl savafl bafllatt ve yenilgiye u ratt, siyasi olarak, y llar n sessizli inin ard ndan onlar isyan n umudunu temsil ettiler. Sonradan görüflme sürecine girdiler asl nda sadece konuflmalarda kald, çünkü anlaflmalardan bir tanesi bile yerine getirilmedi. Fakat flunu söylemek gerekir ki, bu görüflmeler Latin Amerika daki bar fl görüflmelerinden farkl yd. Neden? Çünkü görüflmeler olsa da silahl mücadele sürülüyordu ve bu mesaj önemliydi. Sürekli görüflmelere gidiyorlard ama ondan önce deklarasyon yay nlayarak silahl mücadeleye devam edeceklerini aç klad lar. Bu noktadan onlar n görüflleri pek ço u kez de iflti ama belli temeller korudular. Esas umut veren yan halk n kendi kaderini tayin etmesi ve bunu devlet olmadan yapabilmeleridir. Onlar hiç bir zaman herkesin mücadelesini temsil ettiklerini söylemediler. Bu flekilde Meksika solunda iki taraf görebiliyoruz. Dünyan n her yerinde yani sadece Türkiye ve Meksika da de il teorik-siyasi tart flmalar söz konusudur ve bu tart flmalar içinde iki yön görebilirsiniz; biri özerkçilik savunur ve ikincisi klasik olan bilinen iktidar perspektifidir. Bu tart flma önemlidir, bitmemifltir ve gereksiz de ildir. Ama ayn zamanda karfl m zda ortak bir düflman duruyor, tam karfl m zda, bunu asla unutmamal y z. - Dedi iniz gibi bu konu çok önemlidir. Ayn zamanda ülkenizin tarihi konusunda verdi iniz bilgi de çok e itici oldu. Görüfller konusunda farkl yorumlar m z olabilir ama bu de erlendirme çok güzeldi size teflekkür ediyoruz. Son olarak geri kalan zaman sizin tutukluluk süreciniz için kullanmal y z. Meksika hapishanelerdeki koflullar hakk nda bilgi verebilirsiniz. Jacobo da Silva: Bizler çok flansl y z. Biz 11 y l önce tutukland k. Yani mevcut hapishane koflullar nda kalmak zorunda de ildik. O anlamda flansl y z. E er bugünkü koflullarda al nm fl olsayd k herhalde flu anda yaflamazd k. Koflullar a rlaflt ve tutsaklara yönelik olan uygulamalar daha da kötü. Son 4 y lda 3000 kay ptan bahsediyorlar. Ya götürmeden önce kaybediyorlar ya da hapishane içinde. Bizi Yüksek Güvenlikli Hapishane ye götürdüler. O hapishane, siyasi tutuklular için en korkunç yerdir. Ülke çap nda birincil hapishanedir. Gloria 9 ben ise 10 y l kald m. Sonradan bizi baflka bir hapishane götürdüler. Gloria y baflka bir hapishaneye götürdüler. Onun kald hapishanede insan haklar ihlalleri had safhada. Hapiste her gün özellikle ilk al nd m zda iflkence alt nda kald k. Sonra kendini nas l yasal aç dan savunaca n düflünüyorsun, bu ülkede tutukland nda direkt bir avukat gelmiyor. Hele siyasi tutsaklarlarda bu durum daha da de ifliktir. Tamamen tecrit alt nda kald m, arada bir belli kiflilerle ayn hücrede kald m ama ona ra men tecrittir. Kitaplara el konuldu, günlük gazeteleri almak mümkün de ildi ve ziyaretler nadirdi, genel olarak engel ç - kartt lar. Ben ve Gloria n n bir çift oldu- umuzu kabul etmediler, sürekli mektuplar m za el koydular. Gecenin bir vaktinde hücreme girip sald r yorlar, beni dövüyorlar ve küfür ediyorlard. Sen buradan mutlaka ç kacaks n, ama tabut içinde ç kacaks n, senin annen seni tan - mayacak diyorlard bana. Geceleri fl k hiç bir zaman kapanmad, hep aç kt. Söz etti im fl k çok i renç bir fl kt. Bembeyaz ve gözleri rahats z ediyordu. Haftada iki bazen üç kez 40 dakika havaland rmaya ç k yorduk ama bazen onu da yapmad lar. Ama bizim için o 40 dakika dünyan n de erini tafl yordu. Her saniye sanki son an m z diye düflündük. Befl y ldan sonra en az ndan kitap alabiliyordum, araflt rmalar yapabildim. Gloria Arenas Agis: Demin Jacobo nun dedi i gibi, biz görüflemedik. Sadece avukatlar üzerinden birbirimize selamlar ilettik ama fiilen görüflmeler ya da mektuplar nadirdi. Kad n olmamdan kaynakl beni daha da afla lad lar. Dufl kabinlerine giderken erkek gardiyanlar geliyordu. Biz de kabul etmiyorduk yani o günlerde dufl yapmak veya y kanmak mümkün de ildi. - Bir kez daha zaman ay rd n z için teflekkürler. Jacobo ve Gloria Arenas Agis: Bizler size teflekkür ediyoruz ve mücadelenizde baflar lar diliyoruz. (* Tlateloclo Plaza Kültürler Meydan )

11 24 Aral k Ocak / DÜNYADAN flçi-köylü 79 Birimiz toprakta, Binler mücadelede 6 Aral k 2008 akflam, 16 yafl nda ö renci bir genç olan Alex Grigoropoulos un, polisin kurflunuyla katlediliflinin 2. y ldönümüydü. Bu sald r ülkemizde pek çok kifli taraf ndan ifade edildi i gibi münferit veya birkaç polisin kendini bilmezli inin bir sonucu hiç olmad. Aksine sistemin artan sald r lar n n bir parças yd. Yunanistan polisi, öyle d flardan bak ld gibi ne orant l d r ne de insafl. Sistem ve onun politik temsilcilerinin yönetme krizi derinlefltikçe zor ayg t ön plana ç kmaktad r. Alex, sistemin ç kmaz n n, politikalar n n silahland - r p tetik çektirdi i bir polis taraf ndan katledilmifltir. Katillerden biri müebbet, di eri de 10 y la mahkum edilmifl olmas da sistemi kendi hukukunda aklaman n ötesine geçmemekte. Halk n ve gençli in vicdan nda ve yaflam nda sistemin bu lekesi asla ç kmayacakt r. Geçen y l oldu u gibi bu y l da binlerce ö renci, iflçi, iflsiz sokaklara ç karak katliam n 2. y ldönümünde protesto gösterileri düzenledi. Ülkenin pek çok flehrinde gerçekleflen eylemlerin merkezi ise gene Atina oldu. Atina da sabah saatlerinde bafllayan eylemler, akflam gerçekleflen merkezi eylemle doru a ulaflt. Atina ya ba l birçok semtte, bir araya gelen lise ve ortaokul ö rencileri, karakol ve emniyet merkezlerine yapt klar yürüyüfllerle protestolar n da start n verdiler. Girit Adas nda bir grup lise, ortaokul ve üniversite ö rencisi Girit TV binas na girerek ana haber program n kesip bildirilerini okudu. Ö renciler, semtlerdeki eylemlerinin sonlanmas ndan sonra Atina da yap lan eylemlere kat ld. Atina da yap lan eylemler ise saat da Propilea Meydan nda bafllad. Ancak daha bütün gruplar toplanmadan, polis meydanda bulunan kitleye sald rd. Yo un bir flekilde at lan gaz bombalar sonucu kortejler yürüyüfle erken bafllamak zorunda kald. Di er parti ve gruplar da sonradan yürüyüfle kat lmak zorunda kald. Polis erken müdahale ederek, kitlenin toplanmas n n ve kat l m n n önüne geçmeye çal flsa da baflar l olamad. Binlerce kifli, farkl noktalardan eyleme kat lmaya devam etti. Yürüyüfl boyunca polisin yo unlu u da kitlenin kararl l n ve kat l m n etkilemedi. Yürüyüfl s ras nda, s k s k polis sald r s ve çat flma yafland. Polisin sald rgan tutumuna karfl kitle, Katiller Halka Hesap Verecek, Alex Yafl yor, Son Sözü Halk Söyleyecek, Birimiz Topra a Binler Mücadeleye, Ey Halk Boyun E me Tek Yol Direnifl ve Mücadele, Yollara Yollara Terörü K rmaya, Kahrolsun Devlet Terörü sloganlar n atarak kararl l n ortaya koydu. Kitlenin tepkisi sadece katliamla s n rl kalmad. IMF-AB ve hükümetin ekonomi politikalar na da at lan sloganlarla tepki gösterildi. Yol boyunca yap lan müdahale, kortejlerin meclise ulaflmalar ile daha da yo unlaflt. Kitlenin meclis önünde beklemesini engellemek isteyen polis sürekli gaz ve ses bombalar kulland. Birçok kifli yo un gazdan etkilendi. Tüm sald r lara ra men kitle da lmayarak yürüyüfle devam etti. kinci önemli sald r ise Propilea Meydan nda gerçekleflti. Burada polis kitleye gaz ve coplarla müdahale ederek birçok kifliyi de gözalt na ald. Bu sald r y da geri püskürten kitle, eylemine Omonya Meydan na kadar devam etti. Ana grup burada eyleme son verirken, Anarflist gruplar Politeknik Üniversitesine yönelerek eyleme devam ettiler. Alex in vuruldu u Eksarhia bölgesinde toplanan gruplar ise burada geç saatlere kadar eylemlerine devam ettiler. Eylem boyunca onlarca kifli gözalt na al n rken, bir kad n bafl na isabet eden tafl sonucu a r yaralan rken bir erkek de bilinmeyen bir nedenden dolay yaraland. Gözalt na al nanlardan 44 kifli tutuklanma talebi ile 7 Aral k günü savc l a sevk edildiler. Bir gün öncesinde yap lan terör operasyonu, eylemlerin gerçekleflece i genifl bir alan n araç trafi ine kapat - laca aç klamas ve eylem günü 7 binin üzerinde polisin görev al p, tüm sokaklar n tutulmas na karfl n 20 bine yak n kiflinin eylemlere kat lmas engellenemedi. YKP (M-L) ve Militan Gençlik Hareketi de kitlesel, militan ve disiplinli korteji ile eylemde dikkat çekti. Bundan dolay sald r lar süresince onlarca kifli YKP (M-L) kortejini tercih etmifltir. (Yunanistan dan bir K okuru) Frontex nedir? Filistin Halk Kurutulufl Cephesi (FHKC) kuruluflunun 43. y l n gerçeklefltirdi i eylemlerle kutlad. 11 Aral k günü Filistin de ve mülteci kamplar nda bir araya gelen Filistinliler FHKC nin binbir emek, nice bedel ve büyük bir özveri ve cüretle bugünlere tafl d direnifl bayra n selamlad. FHKC, 43 y ld r srail Siyonizminin karanl a mahkûm etmeye çal flt, duvarlarla ve hapishanelerle örülmeye çal fl lan tutsakl a, sürgünlerle topra n n unutturulmak istenmesine karfl 43 y ld r genel baflkan ve kurucusu George Habafl n deyifli ile; düflle gerçek aras nda bir Filistin için savafl yor. Filistin halk yla etle t rnak gibi kaynaflan FHKC, tüm engellemelere ve katliamlara, birçok önder kadrosunun suikastlerle imha edilmesine karfl n her defas nda yeniden küllerinden do du. Filistin halk n n direniflinden beslenerek yeniden ayaklar üzerine do ruldu. Ülkemiz de dahil olmak üzere Ortado u daki birçok devrimci ve komünist parti ve örgüte de her zaman kucak açan FHKC ve Filistin halk, Ortado u da srail in karanl k zulmüne karfl bir direnifl meflalesi olarak fl ldamay sürdürmektedir. FHKC nin kurulufl y ldönümünde en kitlesel kutlaman n yap ld Gazze fieridi nde on binlerce Filistinli genç, yafll, kad n ve erkek ellerinde k z l bayraklar ve direnifl sloganlar ile Stadyumu doldurdu. Mitingin ana konuflmas - n yapan FHKC Politbüro üyesi Cemil Mecdelevvi; iflgalciye karfl koymak ve tüm bask - lar karfl s nda direnifli infla etmek için Filistin ulusal birli ine olan ihtiyac vurgulad. Filistin halk n n silahl direnifl, halk direnifli ve ekonomik direnifl dahil tüm biçimlerde direnifl hakk n n oldu unun ve direniflin iflgale karfl tek çözüm oldu unun alt n çizdi. Mecdelevvi, Cephe nin liderli ini ve tarihini selamlad, iflgal Daha önce FRONTEX in Yunanistan da konufllanmas ile ilgili geliflmelerden bahsetmifltik. S n r güvenli i ad alt nda göçmenlere ve mültecilere yönelik polisiye bask unsuru olan bu güç, Yunanistan da mücadele veren göçmen ve yerli kurumlar n tepkisiyle karfl - laflmaktad r. Bu gücün en son Türkiye-Yunanistan s n r olan Meriç nehri boyunca yerlefltirilmesi, bu kurumlar n tepkilerini daha da somutlaflt rmalar ile devam etmektedir. Bu kapsamda kurumlar 18 Aral k günü s n r bölgesi olan Evro ya giderek burada FRON- TEX i protesto ettiler. Yunanistan Evro Yürüyüflü olarak bir araya gelen oluflum temsilcilerinin Semtlerde Direnifl-antige ton - es.blogspot.com sitesinde yay nlanan röportajlar n okurlar m za sunuyoruz. Frontex nedir? - Frontex 2005 y l ndan bu yana Avrupa s n r güvenlik gücü olarak, Avrupa vatandafllar n n güvenli i ve özgürlü ü için, Avrupa s - n rlar n n güvenli inin art r lmas ve operasyonal güçlerinin koordinasyonu faaliyetlerini sürdürüyor. Pratikte ise Avrupa s n rlar na ulaflan mültecileri, di er devletlerin s n r güvenlik güçleri ile birlikte gözalt na alan, tutuklayan ve s n r d fl eden bir Avrupa ordusudur. Bu politikan n bugüne kadar ne gibi sonuçlar oldu? - AB nin esas amac mültecilerin kendi topraklar n n d fl na ç kar lmas d r. Bu zaten önemli ölçüde gerçekleflmekte. Libya, Ukrayna, Fas gibi ülkelerde kamplar n infla edilmesi için parasal, teknik, bilgi ve donan m deste i verilmektedir. Buna paralel, AB kendi s n rlar na ulaflabilen mültecileri, s n r oluflturan çevre ülkelerde tutmaya çal fl yor. Dubl n 2 anlaflmas yla, mültecilere istedikleri ülkelerde s nma talebini yok sayarak bunlar ilk geldikleri Avrupa ülkelerine s n r d fl ediyor. talya, spanya ve Malta n n Kuzey Afrika ülkeleriyle iade anlaflmalar imzalar n n ard ndan, Avrupa ya esas girifl noktas Yunanistan oldu. Bununla, Yunanistan di er ülkelere gitmek isteyen binlerce mülteci için bir hapishaneye dönüflüyor ve bu insanlar burada mahsur kal yorlar. Frontex in Yunanistan s n rlar ndaki faaliyetleri nelerdir? - Frontex birkaç y ld r Ege ve Akdeniz de göçmenlere karfl faaliyet yürüterek bu politikay hayata geçiriyor. Mültecileri tafl yan teknelere sald r yor, kamplara bask n düzenliyor ve girifl yapanlar kaydediyor. Böylece burada baflvuru yapanlar n baflka bir Avrupa ülkesinde baflvuru yapmalar n n önüne geçilmeye çal fl l yor. Gerçeklikte ise, hiçbir s n r veya asker, geleceklerini ve dahas yaflamlar - n kurtarmaya çal flan mültecileri engelleyemez. Böylece ortaya ç kan sonuç, mültecilerin Ege ve Akdeniz den Evro-Meriç e yönelmeleri olmaktad r. Frontex Evro-Meriç te ne yapacak? - Frontex, Yunanistan hükümetinin ça r - s sonucu Kas m 2010 tarihinden itibaren, termal kameralar, özel araçlar ve helikopterle donat lm fl 200 kiflilik bir güçle faaliyetlerini ülkenin kara s n rlar na da yayg nlaflt rmaktad r. Merkezi Orestiada flehrinde bulunuyor. Yapt klar çal flmalar TV kanallar nda reklam ederek Avrupa n n mültecilere karfl zindanlar ndaki Genel Sekreter Ahmed Sa adat n ve tüm yoldafllar n ve Filistinli tutsaklar n özgürlü ünü istedi ve önceki Genel Sekreterler Ebu Ali Mustafa ve George Habafl n miras n selamlad. Gençlerin ve kad nlar n Cephe nin ve Filistin hareketinin tüm faaliyetlerine her düzeyde kat lmalar n n gücüne ve önemine dikkat çekti. On binlerce Filistinli, Gazze fieridi nde, Ramallah ta, Tulkarim ve Nablus ta ve Arraba da Beddavi ve El-Bus Sürgün Kamp nda (Lübnan), FHKC nin ölümsüz genel sekreteri George Habafl ve tutsak sekreteri Ahmad Sa adat n resimlerini tafl d. FHKC Filistin halk n n direniflinde Filistin rüyas gerçek oluncaya dek yaflmaya ve savaflmaya devam edecek.! sviçre nin Neuchatel Kantonunun La Chaux De Fonds flehrinde T F ( sviçre Türkiyeli flçiler Federasyonu ) temsilcisinin önerisi ile POP ( sviçre flçi Partisi) ile ortak olarak göçmen çocuklar n n e itim sorunlar tart fl ld. Tart flmaya Belediye Baflkan s fat ile Ann e Clere ve yine Kanton e itiminden sorumlu Viviane Houlmann ça r ld. Toplant POP Kanton Sekreteri Gazereth Pascale in kat l mc lara ve konuklara hofl geldiniz demesi ve tan tmas ile bafllad. Ard ndan söz alan T F temsilcisi de kat l mc lar selamlad ktan sonra göçmen çocuklar n sorunlar n özetleyen bir sunum yapt ve devam nda üç soru sordu: 1- Komündeki göçmen çocuklar n n bölümlere göre baflar oran ne? 2- Bu bölgelerdeki göçmen ve sviçreli çocuklar n oran ne? Yunanistan ile dayan flmas n ifade ediyor. AB nin dayan flmas pratikte ne anlama gelmekte? - Pratikte, Frontex hemen s n r d fl edilecek ve bir daha ne Yunanistan ne de baflka bir Avrupa ülkesinde iltica umudu olmayacak mültecileri ay r yor. Mülteciler, kendi ülkelerine veya geçifl ülkelerine (Türkiye gibi) s n r d fl edilene kadar kamplarda tutuklu kal yorlar. Somali, Afganistan (Irak savafl bölgesi olarak görülmemekte) gibi savafl bölgelerinden gelenler ise yine ayn flekilde ülkeyi 30 gün içinde terk etmelerini isteyen bir ka- tla serbest b rak l yorlar. Yunanistan da baflvuru yapmak isteyenler ise baflvuru yap yor ancak hemen hemen hepsi 30 gün içinde reddediliyor. Frontex taraf ndan kaydedildikleri için istedikleri ülkelere gitmeleri ve buralarda baflvuru yapmalar olanaks z ve Yunanistan da mahsur kal yor ya da di erleri gibi s n r d fl ediliyorlar. Frontex, Yunanistan a ve Evro-Meriç e ne getirecek? - Pratik sonuçlar olarak, s n rlarda daha çok fliddet, bask ve barbarl k olacakt r. AB nin göçmenlere ve mültecilere karfl açt savaflta, Meriç, Adalar, Patra ve Igoumenitsa gibi flehirlerin bu savafl n yükünü tafl mas istenmektedir. Ayr ca, insanl k d fl koflullarda daha çok tutuklu anlam na gelmektedir. Son olarak, yasa d fl l a mahkum edilmifl daha çok göçmenin, ka tlar ve haklar olmayan daha çok mültecinin flehirlerde mahsur kalmalar, mahallelerde daha çok gettolaflma ve fliddet anlam na gelmektedir. Neden Frontex in Evro-Meriç teki varl na karfl ç k yoruz? - Çünkü, s n rlar n daha askerileflmesine ve mahallelerimizin faflistleflmesine karfl ç k - yoruz. Çünkü hepimiz, iflçiler ve iflsizler, yoksullar ve göçmenler olarak ayn zorunluluklar paylaflt m za ve ortak düflmanlar m z oldu una inan yoruz. Göçmenlerin ve mültecilerin kriminalize edilmesine ve sürekli kovuflturulmas na karfl y z. nsanlar n kovuflturulmas ndan, toplama kamplar ndan, bask lardan ve may nlardan nefret ediyoruz. Çünkü ülkemizi yol geçen han na çeviren, istedikleri ülkelere gitmek isteyen mültecilerin özgürlü- ü de il, kaynaklar m z, kazan mlar m z ve haklar m z çalan bafl bozuk finans sermayesidir. Çünkü bizim silah m z dayan flmad r. Emekçilerin, sürülenlerin, ezilenlerin, yerlilerin veya göçmenlerin dayan flmas d r. (Yunanistan dan bir K okuru) Filistin de düflle gerçek aras nda 43 direnifl y l Göçmen çocuklar için 3- Y l sonunda Kanton taraf ndan belirlenen e itim program n n ne kadar bitiriliyor? Ard ndan sözü Viviane Houlman a b - rakt. Houlman Kantonumuza yeni gelen çocuklara iki sene boyunca Frans zca kursu veriyoruz. Özel sosyal e itimciler denetiminde e itimler veriliyor. Yine o s n flardaki ö renci say s n n da az olmas na dikkat ediyoruz. Aileleri ça r yoruz, onlarla ortak çal flmalar yap yoruz dedi ve anadilin önemine dikkat çekti. Sonras nda söz alan Jaclin Sommali de Kürt dilinin önemine vurgu yapt ve Kürtler mutlaka çocuklar ile Kürtce konuflsunlar diye öneride bulundu. Belediye Baflkan s fat ile gelen Ann e Clere ise daha çok entegrasyon çal flmalar na de indi. T F temsilci arkadafl tekrar söz alarak verdikleri bilgiler ve ev sahipli i için POP a teflekkür etti. ( sviçre den K Okurlar ) EVRENSEL BAKIfi Y NE YEN DEN RAN IN NÜKLEER PROGRAMI VE PAZARLIKLAR Geride b rakmak üzere oldu umuz y lda ABD- ran çat flmas nda gündeme damgas n vuran ran n nükleer çal flmalar konusu yeniden s - cak gündemde yerini ald. May s ay nda Nükleer Silahlar n Yay lmas n n Önlenmesi Anlaflmas n (NAT) gözden geçirme konferans gerçeklefltirilirken daha bir hararetlenen konu, Rusya n n deste ini çekmesi sonucu köfleye s k flan ran 17 May s ta Türkiye ve Brezilya ile Tahran da bir anlaflma imzalamak zorunda b rakm flt. Anlaflman n ABD nin taleplerini de içerdi i Obama n n Brezilya devlet baflkan Lula ya yazd mektubun iffla edilmesiyle aç a ç km flt. Ancak imzalanan metin ABD taraf ndan bir ka t parças olarak nitelendirilmifl, ran a iliflkin hayata geçirilmesini istedi i yapt r m paketini daha da a rlaflt rarak BM Güvenlik Konseyi ne sunmufl ve onaylatm flt. ABD- ran aras nda May s ay ndan sonraki süreç esas olarak yine karfl l kl söz düellolar, gövde gösterileri, diplomatik ataklar ve ABD- srali in ran a silahl müdahale tehditleri aras nda so uk savafl halinde devam etse de ran n nükleer program yla ilgili müzakere seçene i uluslararas siyasetin gündeminde yerini korudu. ran görüflmelere aç k oldu unu Obama ya masa ça r lar n s kça dillendirdi. Ancak nas l bir müzakere sorusuna taraflarca verilen yan tlar farkl farkl. ABD nin iç ve bölge siyasetinde öne ç kan baflka gündemler nedeniyle ran bu konuyla s cak gündemde daha az yer ald. Sonuç olarak süren aç kgizli diplomatik trafik sonucu taraflar 6-7 Aral k ta sviçre nin Cenevre kentinde bir araya geldi. Görüflmelere BM Güvenlik Konseyi bafl daimi üyesi ( ngiltere, Fransa, ABD, Rusya, Çin) ve Almanya y temsilen AB d fl politika yüksek temsilcisi Catherine Ashton; ran ise bafl nükleer müzakerecisi Said Celili temsil etti. Nükleer müzakerede talepler bilindikti. 5+1 in (asl nda ABD) talebi silah yap m nda kullan labilece i gerekçesiyle ran n nükleer çal flmas n durdurmas, ran n ise bar flç l amaçl nükleer çal flma yapma hakk n kullanmadaki srar görüflmelere damgas n vurdu. ran cumhurbaflkan Ahmedinejat konuya iliflkin yapt aç klamada görüflmelerden sonuç elde edilmek isteniyorsa eflit koflullar alt nda, çeflitli nükleer ve ekonomik sahalar konusunda görüflülece ini, bir anlaflmaya var larak ortak çal flma yap labilece ini (Radikal, 1 Aral k 2010) belirtti. Yine ran, müzakerenin sonuç vermesi için yapt r m ve k s tlamalar n kald r lmas gerekti ini de ifadelendiriyor. Taraflar n talepleri ve konunun iki taraf için tafl d öneme bakt m zda bu görüflmelerden iki taraf da tatmin edecek bir sonuç ç kmas mümkün görünmüyor. ABD- ran iliflkisinde var olan durumun ötesine geçilmesi ise oldukça zor görünüyor. Zira ran, ABD nin kendisini bölgesel bir güç olarak kabul etmesini ve bölgeye iliflkin buna uygun politikalar gelifltirmesini isterken ABD de bölgede ran a ra men hegemonya kurmakta srarl. ABD ve ran uzlaflmazl - n n temelini oluflturan bu çeliflki çözülmeden ya da orta bir yol bulunmadan (ki bu flimdilik hiç de mümkün görünmüyor) bölgede s k s k karfl karfl ya gelmeleri, kronik çat flma halinde olmalar kaç n lmazd r. ran n srail i sorumlu tuttu u nükleer ve sanayi tesislerini hedef alan virüslü sald r yla tesislerinin kontrol sistemlerinin çökertilmesi sonras aksayan çal flmalar n, nükleer müzakerelerin bafllamas ndan bir hafta gibi k sa bir süre önce ran n önemli iki nükleer bilimcisine yap lan suikastlerin izlemesi ve bu suikastlerin nükleer bilimcilerden birinin hayat n kaybedip di erinin yaralanmas yla sonuçlanmas gibi sald r lar bölgede çat flman n esas, müzakerelerin tali bir noktada durdu unu göstermektedir. ran n bu görüflmelerdeki en büyük kozu ise bölgenin temel sorunlar ve fiii nüfus üstündeki etkisi, ki ran, Irak ta hükümet kurma çal flmalar - n n sonucuyla ABD ye bu yönüyle iyi bir ders de verdi. ran n baflka bir kozu da ABD nin iflgal etti i ülkelerde büyük bir ç kmazda olmas ve ran a karfl s cak cephe açacak durumda olmamas. ABD ise emperyalist bir güç olarak uluslararas hegemonyadaki etkinli ini ve teknolojik üstünlü- ünü ran a karfl cayd r c güç olarak kullanmaya çal fl yor. Ayr ca ABD nin Rusya ile yapt kimi pazarl klar sonucu Rusya n n ran dan aç k deste inde geri ad m atmas, nükleer pazarl kta ran n elini zay flatan önemli etkenlerden biri. Süreç iflliyor... Bir sonraki oturum-hamle Ocak ay sonunda stanbul da gerçeklefltirilecek. Türkiye ve Brezilya ya ise oturumlarda verilen bir rol flimdilik görünmüyor.

12 flçi-köylü / KAVGA OKULU 24 Aral k Ocak 2011 yi ve güzel fleyler için yaflan yorsa hayatta, Bu day taneleri nas l duruyorsa Baflaklar n içerisinde Sevdam z da öyle. Biz Sabahlar na t rpan sallanm fl Bu day taneleri nsanca bir yaflam, insana yak fl r bir hayat mücadelesi vermektir devrimcilik! Yani yaflama, hayata tutunacak sa lam bir dal kavgas vermektir. Kendi koltuklar ve refah için insanlar yoksullu a, savafla, ölüme mahkûm eden bu zalim düzenin karfl s nda yer almak, yani halk n bir çocu u olarak ve yine halk için -dolay s yla kendimiz için- bu düzene karfl ç kmakt r devrimcilik Devrimciler yaflam, u runa ölecek kadar severler! Yaflamay en çok bir devrimci sevebilir, yaflamay en çok bir devrimci anlayabilir. Düzenin kirletti i, çamura bulad, yaralad, vicdan n köreltmeye çal flt insanl n gerçek de- erini biçme görevinin alt ndan, ancak, yeni insan yaratma mücadelesi veren bir devrimci, bir komünist kalkabilir. Ancak yoksullu u, iflsizli i, yozlaflmay, düflkünlü ü insan onuruna yak flt ramayan bir devrimci yaflam için mücadele edebilir. Emperyalist-kapitalist düzenin yaratt y k nt lardan, yeni bir dünya yaratmak için mücadele etmenin yaflamak demek oldu unu bilir çünkü! Ve bunun zorlu, a r bedellerle dolu oldu unu da Ölüm, bu bedellerden biridir yaln zca. Nas l düfltüysek topra a öyle göverdik toprakta. Bir defaya mahsus de il sevdam z Dikenli akasya gibi ars z Kesildikçe ço al yor filizlerimiz. 2 Devrimciler yaflam, u runa ölecek kadar severler! ölüm de o kadar güzeldir 1 Kavga ve Parti var oldukça ben ölmem! Kimse ölmek için yaflamaz elbet! Ölüm, yaflam n kaç n lmaz bir olgusudur yaln zca Ac d r ve geride kalanlar ac t r belki bir ölüm. Ama ölüm her zaman yenilgi demek de ildir. Hele de ölüm, devrimci bir yaflam n ard ndan geliyorsa; bu bir darbedir düzene Zulmün kalesine at lan bir direnifl çenti idir! Bu ölüm, yaflam n sonu anlam na gelmez. Kimi ölümü güzellefltirir ölen der, kimi anlaml ysa bir ölüm, yaflamak kadar güzeldir! Proletarya Partisi nin kavgan n türküleflti- i, türkülerin savafl naralar na dönüfltü ü Munzur da lar n n kartal olarak gördü ü Polat yit yoldafl ise ölümünü flöyle tarifler:...büyük olas l kla 28 Ocak taki mahkemeye de gelemeyece im. Çünkü o süre doldu unda ben çoktan patron-a a devletinin karanl k zindanlar n paramparça edip, önümü kesip engellemeye çal flt klar MLM biliminin fl kl yolunda yürüyerek Sar gazi yi k z llaflt rm fl olaca m... Polat yoldafl, yüre i mücadele ve kavga azmiyle dolu o güzel insan Ölümü güzellefltirdi inde, partisinin onunla fiziken daha fazla omuz omuza savaflamaman n, nara at p ön saflarda daha fazla vuruflamaman n üzüntüsünü derinden hissetti i kavga iflçisi flkence tezgâhlar nda düflmana bir kere bile yenilmeyen, ama bedeni, 1996 da bafllat - lan Süresiz Açl k Grevi eylemi nedeniyle akci- er, beyin ve mide kanserine yenik düflen Polat yoldafl n ölüm karfl s ndaki yi itli ini özetliyor flu sözleri: Kavga ve Parti var oldukça ben ölmem! Al kanatl bir kavga flahini Dersim in koynunda yaflam kavgas na gözlerini açar Polat yoldafl. Halk na ve devrime olan inanc ile büyümüfltür. Henüz 15 yafl ndad r, stanbul da polisle ilk çat flmas na girdi- inde. 12 Eylül AFC sini hapishanelerde karfl - layan Polat yoldafl, 20 y ll k devrimci yaflam boyunca s kça mekân eyledi i bu iflkencehanelerde, iradesini, düflmana hiçbir zaman teslim etmez. Kavga iflçisi bu yürek, 1986 da bir tutsakl - ndan daha kurtulur ve kendisini parçalanm fl bir partinin içinde bulur. fiehit düflen 3. Konferans Delegeleri nin ard ndan, parti içindeki sol sekter gruplar n partiyi parçalam fl olmas - na ra men, Polat yoldafl, omuzlar na binen yükün giderek a rlaflmas na ald rmaz! Sorumlulu un verdi i o a rbafll l kla, o olgunlukla ad m ad m örer kavgas n Adana, Mersin, stanbul, Kayseri duraklar olur parti çal flmas - n yeniden infla etmede. Al kanatl bu kavga flahini, bir Parti üyesi olarak özlem duydu u gerillaya 1990 lar n bafl nda kavuflur. 5 y l aral ks z sürdürdü ü gerilla faaliyetinin ard ndan 1996 da yeniden tutsak düfler. Ve yine iflkenceleri ile dikilir düflman Polat yoldafl n karfl s na Teslim olmay -yaflamay dayat r, o ise direnmeyi-gerekirse ölmeyi seçer! Ölümü bir tercih gibi sunar düflman, o ise yaflamay -bir devrimci olarak bir komünist olarak yaflamay göze al r! Ve bu iflkenceden sonra yine yenilir düflman, çünkü Polat dimdiktir-aln aç kt r karfl lar nda Tutuklan r ve Bayrampafla Hapishanesi ne gönderilir. Yer, zaman ve koflullar onun için mücadelenin aksesuar yd! Polat yoldafl için mücadele etti i alan n, dönemin olumlu ya da olumsuz koflullar n n çok da bir önemi yoktur. Devrim iflçisiydi adeta Hay r, orada mücadele yürütmeyi baflaramam! dedi ini duymam flt r yoldafllar bir kez bile! Ne gerillada siperde yatmak ne Mersin de mücadelenin yan s ra illegal koflullar nedeniyle çöpçülük yapmak ne de iflkencede, düflman karfl s nda olmak aras nda çok bir fark vard r onun için! Keza hapishanelere yönelik sald r lar n artt ve hapishanedeki devrimcilerin kapsaml direnifllerinin örüldü ü 1996 y l nda, ölüm orucu ve süresiz açl k grevi eylemleri bafllad - nda da dikilir en ön s raya Süresiz Açl k Grevi sonras bafllayan Ölüm Orucuna yatanlar n en büyük destekçisi olur ayn zamanda! 45 gün süren Süresiz Açl k Grevi eyleminin ard ndan ölümcül hastal klar bafl gösterir bedeninde Önce beyin ve akci erinde ortaya ç kan lanet kanser hastal, zamanla pankreas ve mideye de s çrar. Yaflam boyunca direniflinden, kavgas ndan taviz vermeyen bu da bak fll adam n bedeni, bu hastal klara 15 Ocak 1997 de yenik düfler! Bugün hala devrimci tutsaklar tecrit-tredman politikalar yla ölümcül hastal klarla bafl bafla b rak p, onlar tedavi ve tahliye etmeyerek ölüme mahkûm eden düflman; o günlerde de Polat yoldafl n tahliye olmas na izin vermez ve onu ölüme terk eder. Ya da öyle yapt n san r! 3 Oysa o Kavga ve Parti var oldukça yaflayacak bir yoldaflt r. 20 y ll k mücadele yaflam yla geride Partizan kültürüne yüklü bir miras b rakan ve ard llar n n örnek ald - /alaca bir yoldaflt r. 1 Mehmet Demirda 2 Ersin Kantar 3 D flar da yoldafllar ve ailesi Polat yit in serbest b rak lmas için kampanya bafllat rlar. Art k her yer eylem alan olmufl, her eylem alan nda Polat n resimleri vard r. Ancak faflist devlet, son günlerini sevdiklerinin yan nda geçirmesi düflüncesine dahi katlanamad ve Polat hapishanede katletti. K A V G A D A ÖLÜMSÜZLEfiENLER Atilla Özkan: Proletarya Partisi nin cesur, kararl, inisiyatifli, alçakgönüllü bir komutan olan Özkan, 1957 y l nda Kayseri de dünyaya geldi. Lise son s n ftan ayr larak Zeytinburnu ve Kazl çeflme de fabrikalarda çal flan Özkan, stanbul un önder kadrolar ndand r. Özkan, 18 Ocak 1976 y l nda Veliefendi de kald - evde bir ihbar sonucu sar ld düflman ile son mermisine kadar çat flarak flehit düfler. Mevlüt Ç nar: Savaflç Ç nar, 9 Ocak 1980 tarihinde stanbul da çat flmada flehit düfltü. Mehmet Günalp: 1960 y l nda Erzincan da dünyaya gelen Günalp, stanbul Teknik Üniversitesi nde Proletarya Partisi ile tan fl r. Günalp, stanbul-fiiflli de sivil faflistler taraf ndan katledildi inde partinin ileri sempatizan ve 20 yafl ndayd. Haydar Do an: 1958 de dünyaya geldi Dersim in yi it Nedim i(haydar Do an) Küçük yafllarda tan flt Proletarya Partisi ne baflka bir siyasetten 7 y l hapishanede kal rken yapt araflt rmalar n ard ndan kat l r. Birçok devrimcinin katili olan Muhsin Bodur un cezaland r lmas eyleminde yer alan Do an, 10 Ocak 1991 y l nda Ulafl Bardakç n n katili faflist Habip Gür ün cezaland r lmas eyleminde flehit düfler. Nilüfer Atav: 1970-Yozgat do umluydu Atav. Güleç yüzü ve s cakl ile yoldafllar ve dostlar n n sevgisini kazanm fl olan Atav n en büyük iste iydi, da lara kavuflmak. Bu iste ini gerçeklefltiren Atav, Artvin Borçka da düflman ile ç kan çat flmada düflman kurflun ya muruna tutarak birli in çat flma bölgesinden sa l kl bir flekilde ayr lmas n sa lar. Ancak Adem Asal ile birlikte birlikten ayr düflen Atav, 3 Ocak 1994 te flehit düfler. Adem Asal: Ardahan n Hanak ilçesinde dünyaya gelen Asal, Sivas Üniversitesi nde tan flt Proleterya Partisi nin ser verip s r vermeme gelene inin sürdürücülerindendi. Defalarca iflkenceden geçmesine ra men yüz ak yla bu iflkenceli sorgulardan ç kt y l nda girdi i Kayseri zindan n 10 yoldafl ile birlikte parçalayarak firar eden Asal, 3 Ocak 1994 te Artvin-Borçka da ç - kan çat flmada yaral olarak ele geçirilir ve iflkence ile 9 Ocak ta katledilir. PUSULA ZORLUKLARLA ÇATIfiARAK YOL ALMAK... S n f savafl m nda proletarya partisinin zaferini, gelece ini tayin etmede kadro ve üyelerin rolü tart fl lmazd r. Dolay s yla kadro ve üyelerin ideolojik, siyasal, örgütsel düzeyleri her süreçte partinin genel gidiflat n belirler. Sözgelimi; s n f mücadelesinde gerilemelerin yafland dönemlerde, ileriye do ru bir s çrama için say sal ve niteliksel kadro gücü kilit bir sorundur. Öncelikle üzerinde durulmas ve çözülmesi gereken ana sorundur. Bu öngörüye, bu netli e sahip olan tüm kadro ve militanlar kendi çal flma alanlar nda bu sorunun çözümü için özgün çal flma yöntemlerini gelifltirme göreviyle karfl karfl yad rlar. Elbette ki kadro ve ileri militanlar da kendili- indenci bir politikayla ortaya ç kmazlar. Dahas bu politikaya uygun olarak ortaya ç kan militanlar n ortak bir flekillenifli de olmaz. Düflünsel ve pratik flekilleniflteki bu farkl l klar her zaman irade ve eylem birli ini sakatlar. Dolay s yla ortak flekillenifl için tek merkezden müdahale, tek merkezden flekillendirme öngörülen politikalar uygulamada muazzam derecede avantaj sa lar. Çünkü uygulama kavray fltan ba ms z de ildir. Görevler kavrand kça uygulan r. Ve görevlerin asgari düzeyde kavran fl da kolektif bir tart flmayla sa lan r. Tek merkezden müdahaleler her zaman kolektif bir tart flma, karar alma sürecine aktif olarak kat lma konusunda militanlara genifl imkânlar sunar. Hiç kuflkusuz esas derinleflme, uygulama süreciyle birlikte kazan l r. Pratikten kopuk derin bir kavray fl düflünülemez. Ancak prati in birçok tekrar ndan sonra tecrübesizlikten tecrübeye; bilgisizlikten bilgiye; eksik bilgiden nispeten tam bilgiye ilerlenebilir. (Felsefe Bir S r De ildir, Umut Yay mc l k) Burada temel sorun devrimci pratiktir. E er bir KP, kadro ve militan sorununda ciddi bir problem yafl yorsa, bilin ki o KP nin devrimci militanl k, devrimci savafl konusundaki duruflunda sorunlar vard r. Bu yönlü yaflanan t kan kl klar n afl lmas için de militan savaflç bir flekillenifl olmazsa olmazd r. Özveri, fedakârl k, davaya adanm fl bir kiflilik ancak ve ancak böylesi devrimci bir pratik içinde flekillenir. Ve yeni kadro ve militanlar da ancak böylesi bir pratikle birlikte yürütülecek olan özgün çal flmalarla aç a ç - kar. Yukarda dikkat çekti imiz gibi, ortak bir flekillenifl için tek merkezde e itimin rolü oldukça büyüktür. Ama flu da bir gerçek ki, bazen mevcut koflullar buna el vermeyebilir. O zaman yap lmas gereken bu çal flmalar bölgesel düzeyde yürütmenin koflullar n yaratmakt r. Bugün her f rsatta var olan kadro ve militanlar n yetersizliklerine dikkat çekiyoruz. Dikkat çekti imiz di er bir nokta ise, sürecin zorluklar d r. fiu da bir gerçek ki, bu zorluklarla mücadele etme göreviyle karfl karfl ya olan kadro ve militanlar ideolojik, siyasal ve örgütsel düzeydeki nitelikleri bak m ndan olmas gereken yerde de ildirler. Dolay s yla daha ileri düzeyde hamleler için bu yetersizliklerin afl lmas, sürecin sorunlar na hâkim ve çözme iradesine sahip yeni tipte bir flekillenifl gerekli ve zorunludur. Yine kadro ve militanlar n geliflimi için d flar - dan müdahalenin önemi tart fl lmaz. Fakat faaliyetçilerin sahip oldu u iç dinamik, kendi gerilikleriyle, yetersizlikleriyle hesaplaflma, onlara müdahale etme iradesi geliflim için önemli bir yer teflkil etmektedir. Bu hesaplaflma bireylerin niyetiyle alakal bir durum de ildir. Bu tamamen s n f savafl m nda kendilerine biçtikleri misyonla direkt ilintilidir. Halk n davas na hizmet etmede önüne büyük hedefler koyan her faaliyetçi, kendi geri yanlar yla hesaplaflmada samimi ve cesaretli olur. Çünkü geri durufllar n, yetersiz kavray fllar n bu büyük hedeflerin önünde bir barikat rolü oynad n çok iyi bilir. Ama esasta böyle bir derdi olmayan, var olanla vaziyeti idare etmeye çal flan anlay fl sahipleri ise gerilikleriyle hesaplaflmazlar. Bilakis onlar korurlar. Onlarla yaflama, onlara olmad k misyonlar yükleme hatas na düflerler. Bu yaklafl m dogmatik düflünüfl tarz n tetikler. Devrimci pratikten yoksun olmas ndan dolay inceleme ve araflt rmaya gereken önemi vermez. flte bu üretimsizlik, pratikten beslenme yetersizli i, dura anl a ve giderek çürümeye yol açar. Bunu önlemek veya asgari düzeye indirgemek için baz ad mlar atmam zda srar etmemiz gerekir. Yani inceleme ve araflt rmada srar, pratik sürecimizden ö renmede srar, ezilenleri, emekçileri birlefltirmede, inisiyatiflerini aç a ç - karmada srard r. Kitlelerle ba kuramamam za, ba kurdu umuz kitleleri örgütleyip harekete geçirme prati ine hizmet etmeyen her türlü çal flma tarz ndan uzaklaflmada srar. Böyle bir yönelim içine girmek, her alanda böylesi bir heyecan yaratmak, bütünü oldukça olumlu yönde etkiler. Nas l ki Küçük tafllar olmadan büyük tafllarla duvar yap lmaz büyük s çramalar n yolu da küçük ad mlar atmaktan geçer. Dolay s yla de ifltirmede, egemenlerin sald r lar na karfl direnmede, karfl sald r lar örgütlemede, hep ileriye do ru ad mlar atma iradesini göstermeliyiz. Söylemlerin anlam kazanmas, görevlerin lay k yla yerine getirilmesi için bu yönlü bir durufl zorunludur. Bugün aç s ndan soruna yaklaflt m zda örgütlü güçler içinde her ifle her göreve haz r m irade beyan bafll bafl na bir olumluluktur. Ama bu tek bafl na yetmez. Bu olumlulu u daha ileri düzeye tafl yacak, daha anlaml k lacak olan, üstlenilen bu görevlerin en ileri düzeyde yerine getirilmesi için ortaya bir çaban n konulmas d r. Vasat bir duruflla hiçbir zorlu görevle bo uflulamaz. Tam tersine vasat durufllarla var olan sorunlar daha da ço alt l r. Sorunlar aflmak, çözüm gücü olmak tamamen niteliksel bir duruma tekabül eder. Çünkü nitelik düfltükçe sorunlar ço al r. Çözümsüzlükler derinleflir. Bu gerçekleri görmek niteliksel düzeyi yükseltecek pratik çözümler üzerinde yo unlaflmak anlam na gelir. Burada önemle bir noktan n alt n çizmekte yarar vard r. Niteliksel düzeyin yükseltilmesinin ideolojik, teorik çal flmayla, savafl düzeyiyle direkt ba vard r. Dolay s yla bugün koflullar n da dayatmas sonucu üstlendi imiz sorumluluklar yerine getirmede zorlanabiliriz. Yani niteli imiz ile sorumluluk düzeyimiz aras ndaki boflluklar derin olabilir. Bu durum bizi ürkütmemelidir. E er tarihi koflullar bize baz görevleri dayat - yorsa, ondan kaçamay z. Bilakis aradaki aç kapatmak için çok yönlü ve kapsaml bir çaba içine girmeliyiz. Bu kapsaml çal flma bizi gelifltirir. Ve büyük sorumluluklar alacak güce ve yetkinli- e ulaflt r r. Burada temel sorun de iflme ve geliflme istemimizdeki samimiyettir, ciddiyettir. Bu samimiyet ve ciddiyete sahip olan her birey, gerilikleri aflma mücadelesinde baflar elde eder. Bu genel yaklafl m ve de erlendirmeler fl - nda kimi alanlardaki çal flmalar ve güncel görevlerimiz üzerinde durmak istiyoruz: Halk demokrasisi, ba ms zl k ve sosyalizm mücadelesinde önder güç proletarya ise; bu gücün örgütlenmesi için somut politika ve ciddi bir yaklafl m gerekir. Ciddi bir yaklafl m n ilk ad m da iflçi s - n f n örgütlemedeki yetersizliklere kaynakl k eden ideolojik örgütsel zaaflarla hesaplaflmay gerektirir. S n f içindeki çal flmay kadrosal yetersizliklere ba layarak iflin içinden ç kmak yüzeysel ve kolayc bir yaklafl md r. Bu nedenle hatalar n kayna na inmede srarl olmal y z. Bu konuda at lan her olumlu ad m militan devrimci bir çal flmayla taçland r l rsa, bu çal flmalar da kaç n lmaz olarak kendi kadrosunu-militan n yarat r. Yine çal flmalar n belli alanlara hapsedilmesi, yaln z hedefleri darlaflt rmaz, beraberinde bir iddia kayb n, kendine güvensizli i de gelifltirir. Güven, kendini aflarak geniflleyen bir faaliyetle kazan l r. Elbette ki bir faaliyetin kal c l ve süreklili i, o faaliyetin kitleleri etkileme düzeyinden, o faaliyete yön veren anlay fl n genifl y nlar örgütleyip siyasal iktidar mücadelesine yöneltmedeki iddia ve srar ndan ba ms z de ildir. ddia sahibi bir hareket, iddia sahibi kadrolar asla var olanla yetinmezler. Var olanla yetinmek, kendi kendini tekrarlamakt r. Bu dura an pratikte devrimci heyecan, at l m iradesini öldürür. Bu demektir ki, var olan koruman n yolu da yeni güçlere ulaflmaktan, genifllemekten geçer. Bu yaln z s n f çal flmas için geçerli olan bir olgu de ildir. Tüm çal flma alanlar ve tüm örgütlü güçler için geçerlidir. Çal flmalarda hedefleri büyütmek, öncelikleri belirlemeden uzak, plans z bir tarzda dört bir yana yumruk sallamak de ildir. Tam tersine öncelikli görevler do rultusunda güçleri konumland rarak, geniflleme perspektifine uygun olarak planl ve sistemli bir tarzda çal flmakt r. Ve daha da önemlisi tüm çal flmalarda baflar elde etmenin yolu zorluklarla çat flarak yol alman n iradesini ortaya koymaktan geçer.

13 24 Aral k Ocak / TAR HTEN SAYFALAR flçi-köylü devrimi; bir yenilgi, büyük bir zafer! 1900 lerin bafl nda Çarl k Rusyas ; Japon, Alman, ngiliz ve Frans z birlikleri ile beraber Çin halk n n yabanc emperyalistlere karfl giriflti i ayaklanmay efli görülmedik bir zalimlikle bast rm fl ve ard ndan Kore ve Mançurya için Japonya ile savafla tutuflmufltu e gelindi inde Çarl k, Japonya karfl - s nda yenilgi üstüne yenilgi almaya bafllad. Cepheden her gün binlerce askerin cenazesi gelmekte, yerlerine yenileri al nmaktayd. Askerlerin e itimi, ikmali kötüydü, generallerin birço u savaflta vurgun yapman n peflindeydi. Savafl, yaflam koflullar n gitgide a rlaflt rm fl, halk açl k ve sefaletle bo uflmaya bafllam flt. Bu savafltan en kârl ç kan Rus kapitalistleriydi. On binlerce insan köylerini terk ederek açl ktan kurtulmak için büyük flehirlere göç ediyor, burada yeni kurulan fabrikalarda geceli gündüzlü çal fl yordu. Çarl k Rusya s nda yaflayan uluslar, çifte bir boyunduruk, hem kendi, hem de Rus çiftlik sahiplerinin ve kapitalistlerinin boyunduru u alt nda inliyorlard y llar ndaki iktisadi kriz, emekçi y nlar n içinde bulundu u güçlükleri a rlaflt rm flt, savafl bunu daha da fliddetlendirdi. Savafltaki yenilgiler, kitlelerin Çarl a karfl nefretini bir kat daha art rd. Halk n sabr tükeniyordu. Aral k 1904 te Bakü de iflçiler, Bolflevik Komitesinin önderli i alt nda büyük ve iyi örgütlenmifl bir grev düzenlediler. Bu grev iflçilerin zaferiyle, iflçilerle petrol sanayicileri aras nda bir toplu sözleflmenin, Rusya iflçi s n f hareketi tarihindeki ilk toplu sözleflmenin imzalanmas yla sonuçland. Bakü grevi, Trans-Kafkasya da ve Rusya n n birçok bölgesinde devrimci kabar fl n bafllang c oldu. Çar bize ne ettiyse, flimdi bizden onu bulacak! So u un insan n kan n dondurdu u bir k fl günü on binlerce iflçi sessiz bir flekilde yol almaktayd. Aralar nda kad nlar, çocuklar, gençler, yafll lar, hastalar ve sakatlar da vard. fiehrin her caddesinden ve soka ndan geliyor, birbirlerine kenetleniyor ve yürüyorlard. fiehir bir mezarl k gibi sessizdi. Ayaklar n çi nedi i kar n ç l klar d fl nda ses yoktu. Rüzgâr bile susmufl, saklanm flt. On binlerce insan tek bir yöne do ru hareket halindeydi. Açl ktan küçülen bedenleri, her gün bir yak nlar n savaflta kaybetmenin ac s yla da lanan yürekleri ile her ad mda biraz daha yaklafl yorlard. liklerine kadar hissettikleri çaresizlikleri ve yaflam n art k tafl yamad klar yükü d fl nda elleri ve avuçlar nda hiçbir fley yoktu. Ne bir tabanca, ne bir b çak ne de bir sopa. Çar n resimleri ve kilise bayraklar d fl nda hiçbir fleydi ellerindeki. Petersburg halk kutsal bir ayindeydi sanki. Petersburg, 9 Ocak 1904 günü kas rgan n hemen öncesini yafl yordu. Halk, yaflad cehennemden kurtulmak için babalar na gidiyordu. Haz rlad klar bildiriyi Çar a verecek ve onlar kurtarmalar n isteyeceklerdi. fiöyle diyorlard ; Biz, Petersburg kenti iflçileri, kar lar - m z, çocuklar m z ve çaresiz ihtiyar analar m zbabalar m zla do ruluk ve himaye bulmak için sana, Hükümdar m za geldik. Biz sefaletten k nl - yoruz, eziliyoruz, dayan lmaz bir çal flma alt nday z, hor görülüyoruz ve bizi kimse insan yerine koymuyor... Sab rla her fleye katland k, ama sefalet, haks zl k ve cehalet bata na gittikçe daha fazla itiliyoruz; despotizm ve zorbal k alt nda bo- uluyoruz... Sabr m z tükendi. Bu dayan lmaz ac - lar çekmeye devam etmektense ölmeyi ye tuttu umuz o korkunç an geldi, çatt... Asl nda yanl fl adresten medet umduklar n ve ne kadar büyük bir yan lg içinde olduklar n a r bir flekilde ö reneceklerdi birazdan. Kitle y n n n saraya yaklaflmas ile Çar, muhaf zlar - na atefl emri verdi. Ortal k bir anda can pazar - na döndü. Muhaf zlar atefl açarak kitleye sald - r yor, yakalad klar n öldürüyor, iflkence ediyor, tutukluyordu. Saatlerce devam eden bu sürek av n n sonucunda binden fazla insan n bedeni saray n önünde cans z uzanmaktayd. Petersburg sokaklar iflçilerin kan ile k z la boyand den fazla insan yaraland. Bu, büyük yang n ateflleyen k v lc md! Bu Kanl Pazar d! Art k ok yaydan ç km fl geri dönülemez bir yola girilmiflti. Katliam n duyulmas ile Rusya n n dört bir yan eylemlerle sars lmaya bafllad. Fabrikalarda grevler yap l yor, iflgaller gerçeklefliyor, sokaklar slogan sesleri ile gürlüyordu. Çar, bindi i dal kesmifl, kurflunu kendine s km flt. flçiler ve emekçiler için çileye dönüflen yaflam flimdi bilenen öfke ile yeni bir anlam kazan yordu. O gün mermilerle kalbura çevrilen yaln zca bedenleri de il, Çar a olan inançlar yd! Art k flöyle diyorlard ; Çar bize ne ettiyse, flimdi bizden onu bulacak!. flçiler flimdi Kahrolsun Otokrasi! fliar yla soka a dökülüyorlard. Ocak ta grevcilerin say s gibi muazzam bir rakama ulaflt. Bir ay içinde, son on y l n toplam ndan daha fazla iflçi greve gitti. flçi s n f hareketi, efli görülmedik bir düzeye ulaflt. Rusya da devrim bafllam flt! Yar -yolda durmayaca z! Devrimci kabar fl n giderek büyümesi ve içine daha genifl iflçi ve köylü y nlar n çekmesi ile yeni iktidar organlar da ortaya ç kmaya bafllad. flçi, Köylü ve Asker Sovyetleri ilk defa bu devrimci dalgan n içinde kendini göstermeye bafllad ve giderek embriyon halindeki bir iktidar organ - na dönüfltü. Bolflevikler devrimin iflaret fifle ini gördükleri ilk andan itibaren büyük bir seferberlikle harekete kat ld. Proletaryan n bu savaflta çok büyük eksikleri bar nd rd n, bu kalk flmada yeterince örgütlü olmad n, köylülükle ba lar n n henüz çok zay f oldu unu biliyorlard. Ne ki devrim bir kere bafllam fl proletarya yumru unu indirmiflti. Bolfleviklere düflen bu kas rgan n en önünde yürümek, ona önderlik etmek ve onu olabildi ince ileri tafl - makt. Öyle de yapt lar. Moskova da Sovyetler Bolfleviklerin elindeydi. Hemen haz rl klara baflland. Proletaryan n savafl için silaha gereksinimi vard. Lenin, devrime do rudan önderlik etmek için ülkesine geri döndü. Proletarya, iktidar için savaflmal, bunu hedeflemeliydi! Aral k 1905 te Moskova da ayaklanma bafllad! Bolflevikler barikat bafllar nda, çat flmalarda, grevlerde, iflgallerde, yürüyüfllerde proletarya ile omuz omuza yürüyor, savafl yor ona önderlik ediyordu. Bu yüzden Çarl n özel hedefleri haline gelmifllerdi. Yüzlerce Bolflevik, iflçilere seslenirken veya en önde dövüflürken Çarl k taraf ndan katledildi. Ne var ki devrim, proletaryan n gerçek önderlerini de ortaya ç karm flt. Bolflevikler devrimin devam etti i koflullarda Nisan 1905 te Londra da gerçeklefltirdikleri Kongrede (III. Kongre) proletaryan n takti inin ne olmas gerekti ini ortaya koydu. Lenin in 1905 teki bu birinci burjuva devrimi sürerken Haziran-Temmuz 1905 te yazd Demokratik Devrimde Sosyal-Demokrasinin ki Takti i kitab ve birkaç ay sonra kaleme ald Sosyal- Demokratlar n Köylü Hareketi Konusundaki Tutumu adl broflüründe bu sürecin deneyimlerini özetledi. Bolfleviklerin tavr n ilan etti ve flöyle dedi; Demokratik devrimden derhal ve kesinlikle gücümüze ba l olarak, s n f-bilinçli ve örgütlü proletaryan n gücüne ba l olarak sosyalist devrime geçmeye bafllayaca z. Biz kesintisiz devrimi savunuyoruz. Yar -yolda durmayaca z! Bolfleviklerin aksine Menflevikler devrimin otokrasinin y k lmas ile sona ermesini ve önderli in burjuvazide olmas n savunuyorlard. Menflevikler aya a kalkan Petersburg proletaryas na iflte bu gerici düflünceleri afl lad lar. Menfleviklerin elindeki Petersburg Sovyeti silaha sar lan ve savafl için meydana inen Moskova proletaryas na yeterli yard m ve deste i sa lamad. Proletarya iktidar ele geçirmeyi baflaramam fl ve devrim yenilgiye u ram flt. Buna ra men Çar geri ad m atarak parlamentoyu toplad (Birinci Duma). Bu ayaklanma Rusya da devrimin yol haritas n da çizmiflti. Devrimin yaratt muazzam birikim Ekim in köfle tafllar için harç olacakt! Bolflevikler bu devrimde baflar s zl a u rasalarda komünistlerin bir ayaklanmada nas l bir tutum almas ve neyi hedeflemesi gerekti ini büyük bir berrakl kla gösterdiler. Bu tavr n do rulu u; proletaryan n deste ini almalar ve köylülü ü kazanmalar ile de ispatland devrimi Bolflevikleri Ekim Devrimine götüren büyük ve tarihsel bir manivela oldu! Tarihten k sa k sa * 30 Aral k 1918 de; Almanya Komünist Partisi kuruldu. * 26 Aral k 1921 de stanbul Tramvay iflçileri greve ç kt. * 30 Aral k1922 de Vladimir lyiç Lenin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birli i nin kuruldu unu aç klad. * 29 Aral k 1930 ta Amele ve flçi Partisi kuruldu. * 27 Aral k 1944 te Çapakçur bölgesinin ad Bingöl olarak de ifltirildi. * 1 Ocak 1958 de Avrupa Toplulu u kuruldu. * 31 Aral k 1961 de stanbul da yaklafl k 100 bin iflçi grev hakk için miting yapt. * 31 Aral k 1962 de Kavel Fabrikas direnifli bafllad. * 2 Ocak 1962 de stanbul da liman iflçileri greve bafllad. flçiler, patronlar Denizcilik Bankas n n ifl sözleflmesini bozmas üzerine ifllerini b rakt lar. * 7 Ocak 1963 te Cibali Tütün Fabrikas nda 3500 iflçi yemek boykotu yapt. * 1 Ocak 1971 de Zonguldak ta ücretleri ödenmeyen 600 maden iflçisi ocaklara inmedi. * 24 Aral k 1978 te Marafl Katliam nda resmi rakamlara göre 105 kifli öldü, 176 kifli yaraland, 210 ev, 70 iflyeri tahrip edildi. * 24 Aral k 1979 da Tüm Ö retmenler Birleflme ve Dayan flma Derne i, TÖB-DER Marafl katliam n n y ldönümünde Türkiye çap nda direnifl ve protesto eylemleri düzenledi. Eylemler s ras nda 4 kifli öldü, 4000 kifli gözalt na al nd. Ankara S k yönetim Komutanl TÖB-DER Genel Merkezi ni kapatt. * 28 Aral k 1979 da Marafl katliam n n y ldönümünde derse girmeme eylemine kat lan ö retmen görevden al nd. * 25 Aral k 1981 de Ankara S k yönetim Mahkemesi Tüm Ö retmenler Birleflme ve Dayan flma Derne i, TÖB-DER i kapatt. * 5 Ocak 1987 de 1986 May s ve Haziran çay sürgünlerinde radyasyon bulundu; 56 bin ton çay imha edildi. * 3 Ocak 1991 de Türkiye de yüzbinlerce iflçi 1 günlük ifle gitmeme eylemi yapt. DGM eylem için soruflturma bafllatt. * 4 Ocak 1991 de 36 gündür grevde olan binlerce maden iflçisi Zonguldak tan Ankara ya yürüyüfle geçti. * 28 Aral k 1991 de ilk Kürtçe gazete Rojname yay mland. * 5 Ocak 1998 de; nönü Üniversitesi ö rencisi Ümit Cihan Tarho faflistler taraf ndan katledildi. KÜLTÜR-SANAT TECR TTE SANAT ÜRET M -2- Bu konuyu biraz daha açmam z n yararl olaca n düflünüyoruz. Haydari Kamp adl romanda bir olay anlat m - na yer verilmektedir. Hitler faflizminin sürdü ü iflgal alt ndaki Yunanistan da bir toplama kamp ndaki tutsaklar anlatan bir romand r. Bu kampta tutsaklara tafl tafl t lmaktad r. Tutsaklar tafllar bir taraftan al p di er bir tarafa tafl - maktad r. Hepsi bu. Anlams z, saçma sapan bir ifl gibi görünüyor. Yarat c emek böyle heba edilirken tutsaklar bunu yaflam enerjileri tüketilmifl ve ruhsuz bir flekilde yapmaktad r. Gestapo ise gururlu ve durumdan memnundur. Çünkü görmek istedi i insan kalabal klar na tutsaklar n durumu tam uymaktad r. Ümitsiz, yaflam coflkusu ve enerjisi gitmifl, hiçbir fleyden zevk almayan insan kalabal. Bir müddet bu böyle sürüyor. Daha sonra komünistler müdahale ediyorlar. Bundan sonra tutsaklar canlabaflla çal flmaya bafll yor. Sanki dünyan n en önemli iflini yapar gibi, bir avuç pisli i güzel çiçekmifl misali yo un bir istekle tafl yorlar tafllar, Gestapo flaflk n! Ne oldu bunlara, niye böyle istekli ve coflkulu çal fl yorlar Tafl nan tafllar da ço- al yor, bir piramit olufluyor. Son tafl da konuluyor ve orada haz rlanan bir levhan n kulenin üzerine konulmas için küçük bir tören bile yap l yor. Bir yoldafl öne ç k yor ve levhay kulenin tepesine coflkuyla yerlefltiriyor. Levhada Haydari Kamp yaz l. flte Haydari de bu piramit direnifltir. Bu noktan n da alt n çizmek istiyoruz. Kapatarak cezaland rma, karfl - devrimci bir sald r olmas boyutuyla amac çok aç k olan bir sald r d r. nfaz rejimi daha kapsaml ele al nm fl ve bu sald r n n yo unlaflt r lm fl halidir. Politik tutsa n iradesini etkisizlefltirmek anlay fl temelinde mücadele yürütülür. Amaç ortadad r. Akl n ve eme in örgütlenmesi sürecini baltalamak. Çok geriye gitmeye gerek yok yak n siyasal tarihte toplumsal s n f mücadelesinin yükseldi i dönemlere bakt m zda bunu görmek mümkün. 84 Tek Tip Elbise sald r s, Diyarbak r Zindanlar n n ç l klar, Mehmet A ar genelgesi ve Eskiflehir Tabutluklar, 96 Ölüm Orucu ve Süresiz Açl k Grevi direnifli ve elde edilen zafer, Buca, Ümraniye, Ulucanlar katliamlar ve en son Aral k ta 20 hapishaneye birden efl zamanl olarak düzenlenen katliam operasyonu ve ard ndan F tipi hapishanelere geçifl... Bunlar devrimci ve komünist tutsaklar n fiziki varl na yönelik sald r lar olmas yla birlikte toplumsal muhalefet kesimlerine de gözda verme anlam n tafl maktayd. çerisi-d flar s bütünlü üyle bakt - m zda belli yönleriyle baflar elde ettiklerini de söyleyebiliriz. Hapishaneler sorununda ilginin neredeyse dibe vurdu u bir dönemden geçiyoruz. Bu, s - n f mücadelesinin içinde bulundu u durumdan ba ms z de ildir. Bu gerçeklik görülmelidir. (Elbette geçicidir.) Yaln z hapishanelerdeki direniflin buna ra men kesintisiz sürdü ü de ak ldan ç kar lmamal d r. Hapishaneler, hapishaneler politikas na yön veren temel çeliflmeler ve bunlar n uygulan fl konusunda temel noktalara dikkat çekmeye çal flt k. Aç lmas, ayr nt land r lmas gerek çok fley var ve biz konuyu somut uygulamalara dayand rarak daha da anlafl l r k lmaya çal flaca z. Ortaya koymaya çal flt m z bu noktalar görülmeden ve kavranmadan tecrit ve sanat aras ndaki iliflkiyi do ru tan mlayamay z. Di er ifadeyle tecrit ve tredman n hedefleri anlafl lmadan sanat üretiminin durumu hakk nda do ru ç karsamalar yapamay z. Hapishaneler mücadelesinin toplumsal niteli i kavranmadan konuya iliflkin do ru bir mücadele hatt da öremeyiz. Türkiye de edebiyat hapishane kökenlidir denilir. Bu do ru bir tespittir. Daha gerilerden bakt m zda bunu görüyoruz. Osmanl da Pir Sultan dan bugüne gelen bir durufl vard r. (Kuflkusuz bunun da evveliyat var.) Sanat, üretildi i her ortam ve mekandan kendine özgü izler tafl r. Hapishaneler bu noktada önemli ve özel bir alan oluflturur dersek abartm fl olmay z. Özellikle 40 l y llarda daha genifl ve nitelikli üretimin varl görülür. lk akla gelenler Naz m Hikmet Ran, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Sabahattin Ali, Kerim Karcan olabilir. 60 l y llarda özellikle de 68 Hareketiyle sanatsal üretimde bir nevi Rönesans yaflanm flt r. 68 Hareketi bu anlamda da nitel bir s çramaya denk düfler tespitinde bulunabiliriz. 40 l y llarda zemini geniflleyen toplumsal gerçekçilik, 68 Hareketiyle sosyalist bir nitelik alm flt r. Toplumsal-sosyalist gerçekçilik sanatsal üretimin her dal nda edebiyat, sinema, tiyatro, fliir, siyaset, müzik, ahlak, resim vs. alanlarda resmi-klasik tarza ciddi darbeler indirmifltir. 68 Hareketi ve 71 silahl devrimci ç k fl Çin de ÇKP Mao Zedung yoldafl önderli inde geliflen Büyük Proleter Kültür Devrimi nden ilham alm fl, onun etkisiyle ülkemizdeki s n f mücadelesinin kültür sanat alan nda ayd nlanman n geliflmesini sa lam flt r. 70 lerde de geliflmesini sürdüren bu ayd nlanman n önü 80 Askeri Faflist Cuntas ile kesilmifl, emperyalist kültür, kitlelerin, halk n can damarlar na bizzat faflist paflalar ve devlet eliyle enjekte edilmeye bafllanm flt r. Sanat, içinde yaflan lan toplumsal iliflkilerin bir yans mas olmas boyutuyla kültür, üretici ve tafl y c bir niteli e de sahiptir. Gözden kaç r lmamas gereken nokta fluras d r. Tuvalin üzerinde f rça gezdirmek ya da bak r n ifllenmesi vs elbette önemlidir. Biraz gerilere gitmek gerekirse örne in Homeros destanlar lyada ve Odysse sanat ürünleridir. Antik Ça Aristoles in yaflam biçimi bu destanlarla gelece e tafl nm fl, Aristokrat s n f n ideolojik siyasal düflünüflün biçimlenmesinde önemli ifllevlerde bulunmufltur. Özellikle de bu ça da. Emperyalizm ve Proleter Devrimleri Ça, toplumsal, sosyalist, devrimci muhalefet kültürü, sanatç kimli ini de bir flekilde gelifltirmifl, sistemlefltirilmifltir. Özellikle de 1917 Sovyet Devrimi sonras sosyalist gerçekçilik geliflerek dünya edebiyat klasiklerinin en önemli sanatç ve ürünlerini ortaya ç karm flt r. Gorki, Mayakosvki gibi üstadlar da Sovyet Devriminde ve sonras nda eflsiz yarat - c l k gücü edinmifllerdir. flçi s n f ve emekçilerin, köylülerin devrimci ve sosyalist mücadelesi onlar n kalemine ruh katm flt r. Hitlerin faflist Nazi ordusunun Guernica daki kitle katliam (Katalanlar n katledilmesi) Picasso nun ayn ismi tafl yan tablosunun faflizmi tüm ç plakl yla sorgulayan çizgileriyle derinlemesine ortaya serilmifltir. Reform ve Rönesans sürecinde sanat, burjuvazinin tüm renklerini içinde tafl r. Bu bar nd r fl kendini salt var etmeyle s n rlamaz, ayn zamanda üreten gelifltiren bir niteliktedir. Shelde, Spore, Goethe, Voltaire burjuva ayd nlamac paradigman n kültür-sanat alan ndaki somut karfl l klard r. Elbette ki sanat-edebiyat yaz n na ciddi manada etkileri olmufltur. Proletaryan n tarih sahnesindeki yerini al fl yla ayd nlanmac pradigman n sanat üretimindeki çok renklili i yerini burjuvazinin renklerine b rakm fl bu alanda da proletaryaya karfl tl üretmifltir. (Tekirda F Tipi Hapishane den bir K okuru) (Devam edecek)

14 flçi-köylü / YAfiAMIN Ç NDEN 24 Aral k Ocak 2011 CHP DE fit M? BELGELERLE KONUfiALIM! As l olarak son yerel seçimler öncesinde koltu unun alt n da dosyalarla tan d k kendisini. Belgelerle konuflmas, do runun yan nda, haks zl n, yolsuzlu un karfl s nda yer almas ve düelloya ça rd kifliyi hezimete u ratmas yla gönlümüze taht kurdu bir anda. Yerel seçimlerde stanbul Büyükflehir Belediye Baflkanl adayl - ndan sonra ekibiyle beraber aya nda çizmesiyle varofl diye tabir edilen emekçi semtlerde gördük kendisini. Dilinde, yoksulluk bitecek söylemi, koltu unun alt nda dosyalar... Kimden bahsetti imizi anlam fls - n zd r. Baykal n taht ndan indirilmesiyle yerine geçen Gandi, Chavez, Devrimci Kemal, Kemal K l çdaro lu... Statükoyu parçalayan, CHP yi de ifltiren, devrimcileri CHP ye ça- ran Kemal K l çdaro lu yeni ekibiyle ve bolca yeni söylemiyle siyaset sahnemizde. CHP genel baflkanl na gelir gelmez de iflimden bahseden K - l çdaro lu ve onun CHP si gerçekten de iflti mi? Evet, son zamanlarda tart fl lan bir durum. Biz de konuya el atal m ve belgelerle konuflal m. K l çdaro lu nun CHP Genel Baflkanl na gelir gelmez ilk söylemlerinden biri CHP li belediyelerde tafleron kalmayacak, tafleron sistemini kald raca z oldu. Gel gelelim ki CHP nin kalesi durumunda olan zmir de tüm CHP li belediyelerde tafleron sistem artarak devam etmekte, taflerona karfl mücadele eden iflçi ve emekçiler ifllerinden at lmaktad r. CHP li belediyeler adeta tafleron cenneti durumundad r. Son olarak CHP li Buca Belediyesi nde sendikada örgütlenmek isteyen 7 iflçi iflten ç kar ld. flçiler belediye önünde direnifle geçtiler. Kemal K l çdaro lu ö rencilere yap lan sald r y günlerce dilinden düflürmedi ama kendi belediyesinin iflten ç kard ve direnifle bafllayan iflçiler hakk nda tek bir söz söylemedi. Direnifl çad r kurmak isteyen iflçilere Belediye Baflkan n n talimat yla defalarca polis ve zab talar sald rd. K l çdaro lu ö rencilere uygulanan meflru görmedi i fliddeti herhalde iflçilere meflru görmektedir ki tek bir k nama sözünü bile duyamad k. Bir de geçen haftalarda zmir e gelen K lçdaro lu nu aya- nda çizmesiyle iflçilerin yan nda da göremedik. Y llard r zmir Büyükflehir Belediyesi nin oyalad tafleron park ve bahçe iflçileri ihale sürecinde. Yine ihalede tafleron flirketler var. Hani CHP li belediyelerde tafleron bitecekti, hani Gandi Kemal halkç yd? flçi ve emekçi kitlelerini kand rmak için yap lan de iflim söyleminin iflçi ve emekçiler cephesinden hiçbir somut karfl l bulunmamaktad r. Durum ortada, elde belgeler var; Ne CHP de iflmektedir ne de Gandi Kemal halkç d r. zmir Büyükflehir Belediyesi park ve bahçe ifllerinde çal flan 1300 iflçinin gelecekleri, ihale sürecinde. CHP de de iflimden bahsetmiflken park ve bahçe iflçilerinin sürecini hat rlayal m y l n n sonunda iflten ç kar lmalarla beraber 72 gün açl k grevinde kalan tafleron park ve bahçe iflçileri, D SK Genel Baflkan Süleyman Çelebi ve zmir Büyükflehir Belediye Baflkan Aziz Kocao lu nun Tafleronu bitirece iz ve herkes sendikal olacak sözleriyle direnifli sonland rm fllard. Ard ndan gelen y l ne tafleron sistem kalkt ne de iflçiler sendikal oldu ve 2009 da yeniden iflten at lmalar bafllad. Park ve bahçe iflçileri 2009 sonunda iflten at lmalara karfl bir dizi eylem yaparak iflçilerin ifllerine geri dönmesini sa lad lar. Ard ndan taflerona karfl sendikalarda örgütlenmeye çal flt lar. Ama ne hikmetse iflçilerin öz örgütlülü ü olan sendikalar, esasta sendika a alar örgütlenmek isteyen iflçileri oyalayarak sonra yüzüstü b - rakt. Sendikalar n örgütlememesi üzerine sorunlar na örgütlü mücadelenin çözüm olaca n bilen iflçiler, daha güçlü durabilmek için Taflerona Karfl flçi Dayan flma Derne i ni kurarak örgütlendiler. Kurulduktan sonra özellikle derne e üye olan iflçiler üzerinde yo un bir bask oluflturan belediye, derne e üye olmamalar için iflçilere yönelik tehditlerini devam ettiriyor. CHP nin kiyüzlülü ünün Kan t ; Kent A.fi. Direnifli! zmir in CHP li Karfl yaka Belediyesi taraf ndan belediyeye ba l Kent A.fi. taraf ndan yap lan temizlik ifllerinin taflerona verilmesi sonucu iflten ç kar lan 300 Kent A.fi iflçisinin, 30 Nisan 2009 da bafllayan ve yaklafl k bir y l süren direniflleri de CHP nin ikiyüzlülü ünün kan t oldu. Kent A.fi. iflçileri 16 Eylül 2009 günü zmir den Ankara ya yürüyüfl yapt lar. Ankara da onlar karfl layanlar aras nda CHP li yöneticilerin hiçbiri yoktu. Yine iflçiler Ankara da çad rda kald klar süreçte birçok sald r ya maruz kalmalar na ra men CHP yönetimi taraf ndan görmezden gelindiler. Kent A.fi. iflçilerinin direnifllerinin sürdü ü dönemde TEKEL direnifli bafllad. Bir de bakt k ki CHP li milletvekilleri TEKEL iflçileriyle beraber polisten gaz yiyorlar. TEKEL iflçilerinin yan nda oldu unu iddia eden CHP, kendi belediyesinin iflçilerinin direniflini görmezden gelmekten hiç kaç nmad. Yüzsüz bir flekilde TEKEL iflçilerinin ve eme in yan nda olduklar n söylemekten utanmad lar. Kent A.fi. iflçilerinin durumu hala netlik kazanm fl de il. En son mahkemeyi kazanan iflçilere Karfl yaka Belediye Baflkan CHP li Cevat Durak birini bile geri almayaca z demiflti. ( zmir) Onlar en büyük hatay bir kad n iflten atmakla yapt lar! Kölece çal flma koflullar na ve örgütsüzlü e karfl bir k v lc m da Buca dan yakan tafleron iflçiler kararl. flçilerin k fl n so u unda yakt klar bu direnifl atefli onlar yaln zca s tmakla kalmad ayn zamanda on y llard r iflçi s n f n n bilincine çekilen birçok karanl k örtünün de ayd nlanmas - na katk sundu. flyerinde insan yerine konulmayan, hiçbir güvencesi olmayan ve gelecekleri flirketin iki duda aras nda olan tafleron temizlik iflçileri, tüm bunlara art k yeter diyerek direnifl bayra n göndere çekti. Buca da adeta bir tafleron cenneti kuranlar iflçilerin bu direnifl meflalesini görmekte gecikmedi. flçilerin belediye önünde kurduklar çad rlar adeta savafla gider gibi haz rlanan zab ta, çevik kuvvet ve özel güvenlikçilerin sald r s na u rad. Ne ki iflçiler kararl yd. Çad r yeniden kuruldu. Tekrar sald r yafland ve çad r tabi ki bir daha kuruldu. flçilere yönelen tüm bu taarruzlar n baflkomutan n n kimli i ise oldukça manidard ; CHP li Buca Belediye Baflkan Ercan Tat. Bu sosyal demokrat baflkomutan daha yerel seçim öncesi yüzüne takt maske ile flöyle diyordu iflçilere; Tafleron sistemini ortadan kald raca z, belediye kapsam nda çal flan tüm personeli sendikal yapaca z ve her türlü sosyal haklar n verece- iz. Ne var ki Ercan Tat seçimlerden sonra sola kayan CHP nin gerçek pozisyonunun tüm iflçilere göstermekte geç kalmad. Bir CHP delegesi olan Bat gül Tunç ilk iflten ç kard iflçi oldu. Kemal K l çdaro lu halk n iktidar n kuraca z sloganlar ile CHP nin bafl na geçti- i esnada yaflan yordu tüm bunlar. Buca iflçilerinin direnifli t pk Kent A.fi. iflçileri gibi Kemal K l çdaro lu nun ve CHP sinin demokrasiden ne anlad n bir kez daha gösterdi; Söylemde iflçi haklar gerçekte iflçi düflman. - Öncelikle merhaba Sürecinizi bize anlat r m s n z? Bat gül Tunç: flçi arkadafllarla topland k, 5-6 kifli sendika hakk m z arayal m diye karar verdik. Topland k ve bir komite seçtik. Her hafta sonu pazar günü toplant yapt k. lk baflta 100 oldu ondan sonra 150 ondan sonra 250 Ço ald k yani gittikçe. Bu süreçte de çal flmalar m z devam etti. Durumu iletti imizde Ercan Tat tafleronu kald rmayaca n söyledi. Biz de 4 Kas m günü bir bas n aç klamas karar ald k arkadafllarla. Bas n aç klamas n n oldu- u gün ve öncesinde tehditler ald k baflkan yard mc s ve meclis üyelerinden kesinlikle yapmayacaks n z, bas n aç klamas yaparsan z iflinizden olacaks n z gibi. Onlar ciddiye almad k ve bas n aç klamas n yapt k. 3 gün sonra ben ve nan arkadafl m z Buca Gölet e sürdüler. Beni mutfa a; 3 tane restoran n temizli ine ve bulafl klar na, nan arkadafl m z da süpürgeye verdiler. Ben gün çal flt m sonra bir telefonla iflime son verildi ini bildirdiler. Gerekçe olarak da flirketle belediyeyi karfl karfl ya getirdi imi söylediler. Ç kt m geldim buraya ve arkadafllarla konufltuk. Arkadafllar da baflkan yard mc s yla görüfltüler. Baflkan yard mc s ise kesinlikle geri al nmayaca m ve bundan sonra at lmalar n olaca n söyledi. Perflembe günü yapt m z bas n aç klamas yla birlikte oturma eylemine bafllad m. Ertesi gün de 6 arkadafl m z daha iflten ç kar ld. O süreçten beri buraday z. lk gün bir sald r yapt belediyenin güvenlikleri. Ona ra men ben buraday m ve kesinlikle gitmeyece im. Arkadafllar n da iflten ç kar l p gelmesiyle birlikte onlarla beraber direniflimize bafllad k. Hiçbir zaman y lmad k y lmayaca z da Kar da ya d ya mur da Gene y lmad k. Geçende zab talar ve özel güvenlikleri sald rtt yerimizi almak için, biz izin vermedik. Büyük bir sald r oldu, arkadafllar - m zdan yaralananlar ve gözalt na al nanlar oldu. CHP ilçe binas na gittik çay içmeye ve orada da sald r ya u rad k. Sivil polisler beni sürükleyerek ç kard lar. Ona ra men gene de biz buraday z ve hiçbir zaman ç - k p gitmeyece iz. flimize geri dönene kadar - Tafleronlaflt rma sistemli bir politika olarak yayg nlaflt r l yor sistem taraf ndan. Bu konuda neler söylemek istersiniz? - Biz insanca yaflamak istiyoruz. Tafleron flu anda resmen kölelik sistemi. Biz o kölelik sistemine girmek istemiyoruz. Kölece yaflamak istemiyoruz. Kadrolu güvenceli ifl istiyoruz. - Peki Bat gül abla; bir kad n olarak direnmenin zorluklar konusunda neler söylemek istersin? - Ben ev han m yd m. 2 çocu um var ve onlara bak yordum. Kad nlar n sorunlar n biliyordum ama bu kadar de ildi. Buraya geldi im zaman çok fley ö rendim. Mücadeleyi, bir fleylerin kavgas n vermeyi ö rendim. Kad nlar n her fleyi zor yaflad klar n ö rendim. Onlar en büyük hatay bir kad n iflten atmakla yapt lar. Sand lar ki gidip evimde oturaca m. Ama ben ekme imi kazanmak için mücadelenin arkas nday m. - Burada direniflte olan 7 iflçi var. Ve sürekli olarak da devrimci, demokrat ve muhalif kurumlar burada. Bu konuda söylemek istedi in bir fleyler var m? - Herkese çok teflekkür ederim. Onlar n sayesinde biz daha da güçleniyoruz. Devrimcileri, gençlerin deste ini gördükçe daha mutlu oluyoruz. Onlar gördükçe direniflimizin daha uzun sürece ine güveniyoruz. - Belediyenin tavr nas l? - Ercan Tat seçim sürecinde sosyal demokrat olarak geçinen bir insand. Maalesef öyle bir insan de il. CHP de bu flekilde bütün insanlar kand rd. Süreçte görüyoruz iflte. CHP genel baflkan geldi ama sahip ç kmad bize. CHP li bir belediyesinin kap s nda oturuyoruz. Ercan Tat da istifa ederim onlar almam söylemlerinde bulunuyor. stifa edene kadar buraday z. stifa et gene buraday z. - Son olarak, gazetemiz üzerinden söylemek istedi in bir fleyler var m? - Bu sorun herkes için geçerli. Yar n ö renciler de mezun olduklar nda tafleron onlar da vuracak. Ki kolay kolay herkes mesle ini alam yor. Fabrikalarda iflçilik yapan üniversite mezunlar da var. Gençler de bu mücadeleye ortak olmal d r çünkü onlar n hayat da ilerde böyle olacak. fiu anda Torba Yasas da ç kt. Daha berbat bir flekle getirdiler. Bu konuda iflçilerle ö rencilerin birlik olmas çok güzel bir fley. Gelecekleri için ö renciler de iflçilere destek versinler. ( zmir) Grup Suni Deri de bütün ç k fllar tutuldu, biz kazanaca z! UPS, Buca tafleron iflçileri, Kardemir, Akdeniz Demir-Çivi iflçilerinin meflru mücadelesi çeflitli bask ayg tlar bast r lmak istense de iliklere kadar iflleyen so uk havalarda direniflteki iflçiler y lg nl a, bask ya inat tüm iradeleri ile direnifli sürdürüyorlar. En demokratik haklara bile tahammül edemeyen egemenler sald r çark n tüm h z yla çevirerek iflçi ve emekçilerin sab r tafl n çatlatt /çatlat yor. Bizleri örgütlenmeye mecbur b rakan patrona teflekkür ediyorum. Bizlerin gözünü açt. Bizleri sendika ile tan flt rd ve onun sayesinde art k haklar m z için direnmeyi ö rendik diyen Grup Suni Deri iflçisinin bu sözleri her fleyi özetliyor. Çorlu da bulunan Grup Suni Deri A.fi de örgütlenme çal flmas yürüten Deri- fl Sendikas 105 iflçi içinden 65 iflçiyi örgütlemifl ve % 50+1 lik ço- unlu u yakalad için iflyerinde örgütlenme hakk n kazanm flt r. Ancak sendikaya tahammül edemeyen patron, iflçilere gözda vermek için 8 Aral k ta 2, 9 Aral k ta 2, 10 Aral k ta 3 ve 12 Aral k ta 7 olmak üzere toplamda 15 iflçiyi iflten att. 9 Aral k günü fabrika önünde direnifle geçen iflçilerle görüflmek ve Grup Suni Deri de yaflananlar hakk nda bilgi almak için 17 Aral k günü Çorlu ya gittik. Trakya bölgesini esir alan so uk, direnifl atefli ile k r l yor. Direnifle geçen iflçiler kurduklar çad rda patrona boyun e meyeceklerini, meflru haklar n kulland klar n ve kazanacaklar n hayk r yorlar. Cemalettin Tuna; 7 y ld r Grup Suni Deri de profesyonel olarak çal fl yordu. flçi-köylü: flten at lma sürecinizi anlat r m s n z? - Kötü ve a r koflullarda güvencesiz çal fl yorduk. Bunun üzerine, haklar m z için mücadele etmeye karar verdik ve sendikada örgütlendik. Bir gün ifle geldi imde, güvenli e verilen talimat do rultusunda beni içeri almad lar. flten ç k fl m n verildi ini söylediler. Ben iflletme bölümünde çal fl yordum. Yaflanan bask lara karfl arkadafllarla bu karar ald k. Sendikal oldu umuzda hangi haklara sahip olaca m z konufltuk. Zaten maafllar m z zaman nda alam yorduk. fiahsi olarak konufluyorum: Bizleri örgütlenmeye mecbur b rakan patrona teflekkür ediyorum. Bizlerin gözünü açt. Bizleri sendika ile tan flt rd ve onun sayesinde art k haklar m z için direnmeyi ö rendik. Bizi kendisi bu sürece itti ve flimdi sendikay kabul etmiyor. Önümüzdeki haftalarda tekrar bir görüflme talebinde bulunaca z. Bu talebi de kabul etmezse hukuki süreci bafllat p d flar daki grevimizi sürdürece iz. Musa Külünk; Grup Suni Deri de gece vardiyas nda çal fl yor. - flten atmalar hakk nda ne düflünüyorsunuz? - Biz hakk m z aramak için sendikal olduk. Bunun sonucunda arkadafllar m z iflten at ld. Ama bu çabalar nafile. Sendikal olduktan sonra bask lar n boyutu de ifltirildi. Bizi bu k fl ay nda d flar da sigara içmeye zorluyorlar, çaylar m z n makine bafl nda içilmesi flart konuldu ve akflam 6 da ç kmam z gerekirken saat ta ç kart yorlar. Zaten maafllar m z gününde alam yoruz. Bizi 12 saat çal flt r yorlar. Bizim amac m z ise çal flma süresini 8 saate indirmek. - Sendikal olduktan sonra patron sizinle görüfltü mü? - Evet. Bizlere aram zda 3. kifliyi istemedi ini söyledi ve sendikadan istifa etmemizi istedi. Çok kibar davrand. Sendikadan sonra hepimizi tan r oldu. Ama hala fabrikadaki bask lar na diyecek yok. Adnan Yüksel; Grup Suni Deri de gündüz vardiyas nda çal fl yor. - Sendikaya üye olurken ne düflündünüz? Üye olmadan önce sendikalar hakk nda ne düflünüyordunuz? - Çal flma ve yaflam flartlar m de ifltirmek ad - na sendikaya üye oldum. Zaten bu yasal bir hak. O yüzden hiç tereddüt etmedim. Asl nda çal fl yorsan sendikal olmamak suçtur, ak ls zl kt r. Ben daha önceden hiç sendikal çal flmad m. Ama o dönemlerde de sendika deyince akl ma haklar için mücadele geliyordu. Bugün bizim sendika olmazsa olmazd r. Çünkü o bizim avukat m zd r. Sendikam z hakk nda terör örgütü diyebiliyorlar. Bunlar patronlar n dedikodusu. Çünkü insanlar n örgüt deyince korktuklar n biliyorlar. Toplumun bilinçsizli ini kullan yorlar. Ama örgüt demek güç demek, organizasyon demek! Bu kötü bir fley de il. Aç k söylemek gerekirse biz örgütlendik. - Direnifle karfl patronun tutumu nedir? - Patron bu tutumdan memnun de il. Biz de üretimi yavafllatt k. Hala ayn flartlarda çal fl yoruz, hatta daha a r flartlarda çal fl yoruz çünkü eksik elemanla çal fl yoruz. Benim yan mda çal flan Aziz arkadafl m iflten at ld ben tek kald m. Tüm sorumlulu u tek bafl ma üstleniyorum. Peki, hak var m? Yok, hala eskisi gibi maafl m, mesai ücretlerimi zaman nda ve tam alam yorum. Zaten istese de eskisi gibi verimli olamam. Çünkü arkadafllar - m iflten atm fl, moralim bozuk ve tek çal fl yorum. Ferhat Kalan; direniflte olan Grup Suni Deri iflçisi: - Sendikal olmadan önce size yap lan bask lar anlat r m s n z? - Maafllar m z zaman nda alam yorduk. Yeterli g da alam yorduk. Aylard r ekmek aras kaflar peynir yiyoruz. Bir tek Cuma günleri farkl yemek getiriyorlar. Muhtemelen o da Cuma oldu u için. Bizden yüksek düzeyde verim istiyorlar. Ama bunun karfl l n vermiyorlar. kramiye verilmiyor. Sendikal olmadan önce üretimimiz oldukça fazlayd. Bu durum ise üretim müdürünün ifline yar - yor. O ikramiye al yordu. Üreten bizdik ama her koflulda kazanan onlard. Üretim müdürü bugüne bugün bir kez de olsa bize gelip teflekkür bile etmedi, ikramiyesini ald gitti. Bu koflullar bizi örgütlenmeye ve mücadele etmeye zorlad. - Direnifl süreci ve sendikal çal flmalardan bahsedebilir misiniz? - D flar daki direnifl de içerideki çal flma da asl nda ayn d r. Çünkü ikisi de bir hedefi içeriyor. Biz d flar da direniyoruz. Arkadafllar m z içeride bizlere destek olmak için ifl yavafllat yor. Biz içerideyken amac m z tüm arkadafllar m z n sosyal haklardan yararlanmas yd. D flar ç kt k bu hedeften vazgeçmedik. Bu durum bizleri birbirimize daha fazla kenetledik. Sendika burada oldu u sürece biz hiçbir yere gitmeyece iz. Çünkü biz bu ifle inand k. Zaten tüm bu koflullar gözeterek bu yola girdik, sonuçta da iflten ç kar ld k. Her fleyin bir bedelinin olmas gerekti inin fark nday z. Sendikal faaliyeti bafllatanlardan m, madem bu iflin öncüsüyüm o zaman en baflta bunun bedelini ben ödeyece im. Patron bir avc n n a na tak lm fl gibi ç rp n yor. Bunun ç k fl yolu yok. Üretim yavafllad. Para kazanam yor. Bütün ç k fllar tutuldu, biz kazanaca z! ( stanbul)

15 24 Aral k Ocak ARALIK TA ANKARA DA YDG 5. KONFERANSI NDA BULUfiALIM! 15 / OKUR-GENÇL K flçi-köylü 79 fiç KÖYLÜ DEN Bugün dünden daha güçlü, devrim mücadelesinde kararl y z! Zafer bizim olacak, kitlelerle kazanaca z! Bugün dünden daha güçlü, devrim mücadelesinde kararl y z! Zafer bizim olacak, kitlelerle kazanaca z! fliar yla Aral k tarihinde Ankara da Yeni Demokrat Gençlik olarak Çi dem Y lmaz ve Ferdi Karacan yoldafllara adad m z 5. Konferans m z gerçeklefltirece iz. 5. Konferans m z iddia ve kararl l m z daha da büyütecek bir yerde durmaktad r. Her y l alanlar m zdaki faaliyetlerin ve öncesindeki yo un haz rl k çal flmalar n n sonucu örgütledi imiz konferans m z; deneyimlerimizi merkezilefltirdi imiz, tüm alanlardaki faaliyetin toplamdaki olumlu özelliklerini büyüterek, olumsuzluklar n eritti imiz en üst irademizdir. Bulundu umuz tüm alanlardan yoldafllar n kat l m yla örgütümüzün genel politik, örgütsel durumunu merkezi olarak de erlendirdi imiz ve önümüzdeki bir y ll k süreci yo un tart flmalarla örgütsel ve politik olarak flekillendirdi imiz konferanslar - m z örgütümüz aç s ndan oldukça önemlidir. PARAN YOKSA ÖL! Devletin AKP üzerinden neo-liberal sald r lar ndan sa l k da nasibini almakta. Medyada s kça gündeme gelen TAM GÜN YASASI, KAMU HASTANELER B RL K- LER ile sa l k sistemi özerklikten özellefltirmeye uzanan bir süreçten ibarettir. Peki, nedir bu Tam Gün Yasas ve Kamu Hastane Birlikleri? Tam gün yasas burjuva medyada hekimlerin tam gün çal flmas, özel muayenelerin yasaklanmas biçiminde anlat ld. Ancak anlat lan n aksine tam kelimesi neredeyse hiç geçmemektedir. Tam gün yasas n n esas n performansa göre ücret oluflturmakta. Performans sistemi sa l k çal flanlar n n daha fazla çal flmas na, bu da niteli in düflmesine yol açmaktad r da meclisten geçen bu yasaya Dan fltay 5. Dairesinin itiraz oldu u gündeme gelmifltir. Ancak bu itiraz sadece alt limit üzerinden olmufltur. Bu da yasan n bütünü aç s ndan ele al nd nda neredeyse hiç önemli de ildir. Global bütçe ad verilen bir ekonomik sistem uygulanmak isteniyor ve k smen de uygulan yor. Global bütçe nedir? Global bütçe: Devlet hastanelerine her y l için tek bir ödenek yap lacak SGK taraf ndan. Bu bütçenin yetersiz oldu u tart fl lmaz. Ayr ca performans sisteminde daha fazla çal flan n daha fazla ücret almas söz konusu de il. Bir çal flan daha fazla çal fl rsa di- er çal flan n pay ndan alacak. Yani ekstra bir bütçe yok. Global bütçe sistemi bu flekilde. Bu da sa l k çal flanlar aras ndaki iflbirli ini ve sa l k eti ini bozacak. Yeni sa l k modeli ad verilen ve global bütçeyle gayet uyumlu model ise T G (teflhis içeren gruplar)d r. T G ile hastal klar, tedaviler s n rl bir s n fland rmaya tabi tutuluyor. Ayr ca T G le hedeflenen yüksek yatak devir h z d r. Yüksek yatak devir h z, ad ndan da anlafl laca üzere hekimlerin uzun süre hastanede yatmas gereken kanser, koah, böbrek yetmezli i vs. hastalar daha az kabul etmesi anlam d r. Daha anlafl l r bir dille Hastal n a rsa hastaneye gelme. Kamu hastane birlikleri tasar s ile üniversite hastaneleri kamuya yedekleniyor. Mevcut durumda 22 üniversite hastanesi finansal kriz içerisinde. Bu say daha da artacak. Üniversite hastaneleri devlete yedeklenecek ve daha sonra özellefltirilecekler. Finansal krizdeki üniversite hastanelerine Maliye Bakanl taraf ndan maddi yat r m yap - lacak ve bu arada Maliye Bakanl n n istedi- i biçimde kullan lacakt r. Hatta bir röportajda gazetecinin IMF yard m m yani? sorusuna bakan Evet diye cevaplam flt r. Özetle bu sald r larla; * Performans sistemi ile sa l k eti i bozulacak, * Sa l k çal flanlar daha az ücretle daha fazla çal flacak, * Birinci görevi araflt rma, ikinci görevi e itim, üçüncü görevi ise hizmet olan üniversite hastanelerinin birinci görevi, hizmet olacak. (Bologna projesine de uygun.) * Sa l n niteli i düflecek, * Ad m ad m sa l k özellefltirecek, * Sa l k çal flanlar güvencesiz çal flacak ( zmir den K okuru hemflire) Konferanslar m z tüm alanlardaki yoldafllar n kat l m yla, öncesindeki çal flmalarla ve konferanstaki yo un tart flmalar m zla örgütümüzün demokratik iflleyiflini güçlendirirken, merkezi politikalar üretmemiz ve örgütsel kararlar almam z dolay s yla kurumsallaflma aç s ndan da oldukça önemlidir. Konferans sürecine her YDG linin etkin bir flekilde kat lmas n n yan s ra konferans çal flmalar kapsam nda alanlarda yürütülen stanbul Ö renci gençli e yönelik artan sald r - lar, bu sald r lar n ma durlar ndan olan ö renci sendikas Genç-Sen i harekete geçirdi. Genç-Sen YÖK ü kald ral m, söz hakk m z alal m fliar yla bir kampanya örgütleyerek ö rencilere, ö renci haklar na yönelik sald r lar mücadeleyle bertaraf etmeye haz rlan yor. 15 Aral k Perflembe günü, Galatasaray Lisesi önünde buluflan Genç-Sen li ö renciler kampanyalar n n duyurusunu bir yürüyüflle gerçeklefltirdiler. D SK, E itim-sen, Yeni Demokrat Gençlik, Tüm GD, Ekim Gençli- i, Liseli Ö renci Birlikleri, SDP, EHP, ESP ve TEKEL iflçilerinin de destek verdi i eylemde; ö renciler Baflbakan Erdo an n kendilerini ideolojik olmakla suçlamas na tepki gösterdi. Biz ö rencilerin elbette bir düflüncesi, bir ideolojisi var. Bu suç de ildir, bu yüzden bugün örgütlülüklerimizle yürüyoruz! Taksim Tramvay Dura nda gerçeklefltirilen aç klamay Türkan Y ld z yapt. Y ld z, Nice zulüm gördü bu halk; 1915 te, 38 de, 6-7 Eylül de ve dahas... Bir gelenektir zulmün oldu u yerde isyan etmek. Bu halk n evlatlar da isyan etmiflti düzene, haks zl a. Kimisi dava flehidi olmufl kimisi esir düflmüfltü. Düflman kendi ininde direnifli yok etmeyi amaçlam flt. Ama düflman kendi ininde de bozguna u ram flt. Kaleleri bir bir düflmüfltü. Bayrampafla, Ulucanlar, Metris ve niceleri direniflin merkezi olmufltu. Devrimci tutsaklar brahim den, Süleyman Cihan dan, Mehmet Zeki den ald direnme gelene ini devam çal flmalar m z hem çevremizi hem de daha genifl bir kesimi tart flma sürecine katarak kitlelerden ö renme perspektifiyle ele al nmaktad r. Bu temelde konferanslar m z örgütümüzü güçlendirmenin yan s ra daha genifl bir kesimle iliflkilenmesinin de arac d r. Bu y l konferans m zda Örgüt bilincimizi, süreklileflmifl bir kitle çal flmas yla gelifltirelim! bafll kl ana sunumun yan s ra Genç- Sen den kültür-sanata, Kürt halk gençli ine yönelik sald r lardan çevre sorununa dair hemen hemen tüm alanlardan haz rlanan sunumlar tart fl lacak. Sendikal oldu u için iflinden olan onlarca iflçi açl k grevleri gerçeklefltirmekte, anadili bilinmeyen bir dil olarak bir kez daha yok say lan Kürt ulusu tepkisini yine sokaklara dökmekte, formasyon hakk için üniversite ö rencileri örgütlenmekte, okullar m zda YÖK ü kald ral m, söz hakk m z alal m kampanyas yla mücadeleyi büyüteceklerini vurgulad ve e itim emekçilerini, aileleri ö rencilerin mücadelesine destek vermeye ça rd. Ard ndan D SK, E itim-sen, TEKEL iflçileri, EHP, ESP ve SDP de birer konuflma yaparak, ö rencilerin mücadelesini desteklediklerini ve onlar n asla yaln z yürümeyece ini ifade ettiler. Eskiflehir 4 Aral k Cumartesi günü yaflanan sald r - larla, devlet bizlere YÖK düzeninin ne oldu- unu bir kez daha gösterdi. Bu sald r ya karfl 16 Aral k akflam Eskiflehir Genç-Sen olarak Adalar Migros önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. Eylemde Dolmabahçe de ve tüm yurt genelinde üniversitelerde yaflanan sald r lar ve YÖK düzeni teflhir edildi. (Eskiflehir YDG) ettirmifller, devrime fl k olmufllar. Onlar direndiler. Kimisi flehit düfltü, kimisi sakat kald. Ama e ilmedi bafllar cellâd n karfl s nda. Devrim atefli her zamankinden yak c yd. Düflman da fark ndayd, küçük düfltü ünün. Bozguna u ram flt kendi ininde. Nas l olur akl alm yordu. Bir fleyler yapmal yd ve bu utanc n kapatmal yd. Tuza n ad F tipi hapishanelerdi. Emperyalist patentli böl, parçala, yönet modelini hayata geçiriyordu. Devrimcileri birbirinden uzaklaflt r p, sahip oldu u haklar gasp edecekti. Ve bunu y llar önce 2000 Hapishaneler Katliam yla hayata geçirdi. Bununla birlikte sald r - lar durmad ve günümüzde bu sald r - lar katlanarak sürmekte. Tutsak yoldafllar m z farkl illere sürgüne yolluyor, yükselen kimi zaman soruflturma, kimi zaman kamera kimi zaman sat r olarak vuku bulan sald r lar fliddetlenirken, YÖK ün bafl n çekti i sivil polis uygulamas ile F tipi üniveristeler oluflturma plan daha h zl hayata geçirilmektedir. Sürecin özellikleri bunlarken devrimci bir örgüt olarak örgüt bilincimizi gelifltirmek ve süreklili i sa lanm fl bir kitle faaliyeti yürütmek ve bu birbirini koflullayan iki meselenin tüm devrimci örgütlerin hem de örgütümüzün temel gündemi olmas kaç n lmazd r. Tasfiyecilik rüzgar na karfl att m z ad mlar yine en önde ve daha ileriye atma görevi bizim omuzlar m zdad r. Bu ad mlar büyütmenin koflullar her zamankinden daha fazla mevcuttur Aral k ta gerçeklefltirece imiz 5. Konferans m za kat lmak için tüm halk gençli ine ça r yap yoruz. Konferans m zda görüflmek üzere... Yeni Demokrat Gençlik YÖK ü kald ral m, söz hakk m z alal m Daha çok çal fl, inflallah daha iyi puan al rs n Hapishanelerdeki sald r lara karfl direnifl ruhu! Ö rencilerin boykotu kantin zamlar n geri ald rd! Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ö rencilerinin, yüzde 20 lere varan kantin zamlar n n geri al nmas talebi ile yürüttükleri mücadele baflar yla sonuçland. Kantin zamlar na karfl bir kampanya bafllatan ö renciler bu kapsamda kantini boykot etti ve imza toplad. KTÜ kantinlerine küsüz ad alt nda yürütülen kampanya sonucunda 3 bin imza toplayan ö rencilerin mücadelesi sonuç verdi. 13 Aral k günü kantin zamlar geri al nd. Emperyalizmin içerisinde bulundu u uzun süreli kriz, bu sürece çözüm olarak beraberinde yeni sömürü alanlar oluflturma yoluna gitmifltir. Bu çözüm düflüncesi ekseninde çok hakim olmad yani yeterince sömürmedi i e itim alan n gündemine alarak e itimi ticarilefltirme, sermayenin hizmetine sunma amaçl Bologna süreci ad alt nda bir çok projeyi maskeleyerek hayata geçirmifltir. Bu proje e itim fakültelerinde kadrolu-kadrosuz ö retmenlik, ücretli ö retmenlik, sözleflmeli ö retmenlik, vekil ö retmenlik olarak hayata geçmifltir. E itimin özelleflti i, ücretli hale geldi i günümüz koflullar nda halk gençli inin üniversite okumas maddi ve manevi anlamda ciddi bir külfet iken bütün bu zorluklara ra men üniversiteyi bitirdikten sonra kendisini bekleyen iflsizlik, cinnet, intihar gibi yans malarla nas l bir yaflam sundu unu gösteriyor. Ve bütün bu haks z uygulamalar dile getiren ö retmen adaylar gözalt, fliddet, tutuklama gibi uygulamalara maruz b rak larak pasifize edilmeye çal fl l - yor. En son Siirt te atamas yap lmayan bir ö retmenin durumu dillendirmesi üzerine Erdo an n daha çok çal fl inflallah atan rs n sözleri sistemin e itim emekçilerine yaklafl m n gösteriyor. Zaten sistemin bizzat vaat etti i gelecek kayg s ad alt nda ö renciler, bütün e itim hayat nda en iyisi olmak için durmadan çal flmak zorunda de ilmifl gibi Erdo an daha çok çal flmaktan bahsediyor. Oysa biz biliyoruz ki çal - flan n, iyi olan n de il, torpili olan n ifli halloluyor, atamas yap l yor ve istedi i yere geliyor. Ve yine Baflbakan n atamas yap lmayan ö retmene yapabilece i baflka fley yokmufl, her fley onun d fl ndaym fl gibi inflallah atan rs n sözleri, Erdo an n hizmet etti i zihniyetin, derdinin e itim ya da halk n sorunlar olmad n n en aç k ifadesidir. E itim emekçilerinin maruz kald sömürü, e itime ayr lan bütçe ve e itimdeki kalitesizlik e itime biçilen misyonu gösteriyor. Etik olarak e itim kurumlar n n düflünen, sorgulayan ve de ifltirme kabiliyeti olan bir gençlik yaratma görevi as lken, e itim kurumlar dogmatik düflünceyi besleyen niteli i ile sistemin zihniyetinin koruyucusu olarak önümüze sürülüyor. Emek sömürüsüne dayal sistem her fleye oldu u gibi e itime de fiyat biçerek, piyasalaflt r yor. Bu da yetmiyor e itim sonras da mesle in icras için çeflitli projeler ile nas l daha fazla sömürürüm kayg s güderek emekçinin hayat n katbekat zorlaflt r - yor. Tek bafl na olan ve mücadele etmeyen her emekçi katmerleflerek sömürülmeye devam edecektir. Bu sömürü zincirini k racak olan güç örgütlü ve sistematik mücadelede gizlidir. (Bir K okuru) yoldafllar m z n tedavi hakk n ellerinden al yorlar. Yoldafllar m z tacize u ruyor, havaland rma haklar engelleniyor, iste e göre hücre cezas veriliyor. Ve görüfl saatleri k s l yor hatta engelleniyor. Bununla direnifli yok etti ini sananlar; prangalar yoldafllar m engelleyebilir mi? (Buna en güzel kan t tarihtir.) Onlar devrimin temel tafllar, çileli yolun emekçileri, devrimin hamal d rlar. Partinin k z l direnifl neferlerine yap lan sald r lara dur diyelim. Yoldafllar m za yap lan ideolojik sald r lara karfl direnifl ruhunu yükseltelim. fian olsun devrim yollunda flehit düflenlere ve flan olsun bu yolda tutsak düflenlere! (Pertek ten Bir K Okuru) Yeni mücadele y l nda dünyay emperyalistlere, iflbirlikçi ve uflaklar na dar edelim! Bir koca mücadele y l n geride b rak rken; Wikileaks tart flmalar, ö renci gençli in direnifli, K l çdaro lunun CHP kurultay atraksiyonlar ve mecliste görüflülen Torba Yasa son günlere damgas n vuran gündemler olarak öne ç kt. Söz konusu gündemler 2009 u kapat rken 2010 a devrald m z önemli politik geliflmeler olarak karfl m zda durmaktad r un sonlar nda yay nlad belgelerle ülkemiz ve dünya gündemini bir anda de ifltiren Wikileaks adl sitenin kurucusu Assance, önce tutukland ard ndan serbest b rak ld. Assance, b rak l r b rak lmaz ilk aç klamas nda gizli belgelerin bundan sonra daha h zl bir flekilde s zd r laca n duyurdu. Aç klanan belgelerin önemli bir k sm daha önce kamuoyuna yans m fl olsa da Wikileaks tart flmalar ile bu bilgilerin daha genifl kesimlerin ilgi alan na, gündemine girdi i bir gerçek. Belgelerin emperyalistlerin onay, kurgusuyla yay nlan p yay nlanmad tart flmas ndan öte ortaya saç lan bilgi y n n n dünya halklar n ABD emperyalizminin ve kendi ülkelerinde ki egemenlerin kirli çamafl rlar hakk nda bilgilendirdi i aç k. Bununla birlikte iflçi s n f ve emekçilerin bu teflhire paralel somut bir hedef do rultusunda harekete geçirilmesi ve kendi gücünün ortaya ç kar lmas da gerekmektedir. Teflhir, bu eksende yürüyen bir tepki ve mücadele ile birlikte emperyalistlere ve onlar n iflbirlikçi, uflaklar na geri ad m att rabilir. Aksi durumda emperyalist-kapitalist sistem yaralar n çok h zl bir flekilde sarmakta ve aya a do rulmaktad r in sonlar nda patlak veren, giderek derinleflen ve yay lmaya devam eden emperyalist-kapitalist kriz, sistemin bu pansumana daha çok ihtiyac olaca n göstermektedir. Birçok ülkede keskinleflen s n f çat flmalar ve artan eylemliliklerde buna iflaret etmektedir. Özelliklede ö renci gençli inin militan, kitlesel eylemleri buz da - n n flimdilik görünen yüzüdür. Ö renci gençlik, krizini sarmaya çal flan sistemin, gelece ini elinden almak istemesine karfl dünyan n dört bir yan nda eyleme geçmekte, sokaklar tutuflturmaktad r. ngiltere ve Yunanistan daki görüntüler krizin birer görüngüsü olarak okunmal d r. Ülkemizde de ö renci gençlik son dönemlerde gerçeklefltirdi i eylemlerle sesini duyurmay ve tepkisini daha görünür k lmay baflarm flt r. Ö renci gençli in demokratik eylemlerine bile azg nca sald ran devlet en küçük hak talebine yönelik tutumunu da bir kez daha göstermifltir. Baflbakan eylemlerden öylesine rahats z olmal ki gitti i her yerde ö rencilere sald rmaktad r. Ö renci gençli in gelece ine ipotek koyacak anlaflmalar imzalayan baflbakan buna gösterilen tepkiyi faflizm olarak adland rmaktad r. Baflbakan n besbelli ki büyük bir aynaya ihtiyac vard r! Paras z e itim talep eden, üniversitelerde bilimsel bir e itim isteyen yüzlerce ö renci hakk nda soruflturma açt ran birço unu okuldan ve YÖK ten atan yaln zca AKP hükümeti de ildir. Tüm bu uygulamalar ö renci gençli e flimdi sahip ç kan CHP döneminde de gerçeklefltirilmifltir. Üniversiteleri birer ticarethaneye çeviren tüm anlaflmalar n alt nda CHP nin de imzas bulunmaktad r. CHP, yüzüne takt halkç l k maskesini K l çdaro lu birlikte tazelemenin derdindedir. Ö renci eylemlerine sahip ç kmas kendini cihan n demokrasi havarisi ilan etmesi de bundand r. K l çdaro lu, CHP nin son kurultay nda bu çizginin önümüzdeki süreçte daha da belirginleflece inin sinyallerini verdi. Yapt konuflmada neredeyse dokunulmad k konu b rakmayan K l çdaro lu tüm bunlar bir ç rp da çözdü, oy istedi. Halk n ktidar n kuraca n ilan eden K l çdaro lu oldukça iddial yd. YÖK ün kald r laca n, toprak reformu yap laca n, DGM lerin tarih olaca n söyleyen K l çdaro lu uzun menzilli salvolarla seçim sand n hedef ald. Ne var ki K l çdaro lu bulutlar n üstünde gezinirken CHP li Buca Belediyesi sendikal olduklar için iflçileri yerlerde sürüklemekteydi. Yine böyle gö e yükseldi i bir konuflmas nda Tafleronu kald raca n ilan eden K l çdaro lu Buca da yaflananlardan habersiz olamaz! CHP nin en yüksek oy ald zmir de sendikaya üye olan Kent A.fi iflçileri de ayn ak bete u ram flt. Solcu, demokrat ve hatta devrimci K l çdaro lu, Kent A.fi iflçilerinin tüm görüflme taleplerini red etmiflti! CHP ye özgü solculuk, demokratl k böyle bir fley olmal!; çerde halk n iktidar d flar da CHP iktidar. flçinin, emekçinin, dul ve yetimin partisi CHP, flu an mecliste tart fl lan ve kamunun bir bütün olarak tasfiyesini hedefleyen torba yasaya neden karfl ç kmamaktad r? Kamu emekçilerinin kadro hakk n ortadan kald ran, esnek çal flmay getiren, kad n çal flma yaflam n n d fl na iten, kamunun tüm olanaklar n özel sektöre açan bu düzenleme CHP nin ilgi alan na girmiyor mu? Tasar kabul edilirse kamu emekçilerinin kazan lm fl tüm haklar gasp edilecek dahas kamusal alan tamamen özel sektör yöneticilerinin insaf na terk edilecek! CHP bunlar bilmiyor mu? Elbette biliyor! Demek ki söz konusu olan konu hakk nda bilgi sahibi olmak de il! Belirleyici olan buna yap lan müdahaledir. Bu müdahale sizin durdu unuz noktay gösterecektir! Ayn durum Wikileaks n ortaya koydu u belgeler içinde geçerlidir. Her gün emperyalistlerin yeni bir yalan ve sahtekârl ile ortal a saç lmaktad r. Bu gerçeklerin görülmesi aç s ndan iyidir fakat yeterli de ildir. flçi ve emekçiler, ezilen dünya halklar ö rendikleri gerçeklerin de iflmesi için mücadeleye kat lmal, harekete geçmelidir. Emperyalistler ve onlar n iflbirlikçi, uflaklar dünya halklar na, uluslararas iflçi s - n f na karfl iflledikleri suçlar n hesab n vermelidir! Bu er veya geç gerçekleflecektir! Bunun için halklar n, y nlar n kendi gücünün fark na varmas zorunludur. Gelece imizi de ifltirecek olan ve zebanileri, sömürücü zorbalar yeryüzünden def edecek olan yegane güç budur! 2011, bu gücün tüm yer küreyi yerinden oynataca bir y l olmal d r! Yeni mücadele y l n da dünya; emperyalistlere iflbirlikçi ve uflaklar na dar edilmelidir!

16 Umut Demokratik Halk İktidarı İçin İşçi-köylü BİZ HALKIZ, GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem İLASLAN Baskı: SM Matbaacılık Adres: Çobançeşme Mh. Sanayi Cad. Altay Sk. No: 10 A Blok Yenibosna Bahçelievler İstanbul Tel: BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Ankara: Sağlık 1 Sk. No: 17/19 Çankaya Tel: (0312) İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 95 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: Öğrencilerin haklı öfkesi bulaşıcıdır! * DİKKAT! Nasıl korktuklarını gördünüz mü? Küçük bir kıvılcımın paçalarını nasıl tutuşturduğunu? Nasıl zehir zemberek, tahammülsüzlük ve nefret kokan yaygara kopardıklarını? 4 Aralık günü, TC Başbakanı R. T. Erdoğan ın İstanbul Dolmabahçe de rektörlerle gerçekleştirdiği görüşmeyi protesto etmek isteyen Genç-Sen üyesi öğrencilerin Beşiktaş ta ve Ankara dan 2 otobüs ile İstanbul a gelen Öğrenci Kolektifi nin şehrin girişinde maruz kaldıkları devlet şiddetinin ardından yaşananlardan bahsediyoruz. Doğmamış bir çocuğun öldürecek kadar acımasız ve öfkeyle saldıran kolluk kuvvetlerinin saldırısı, kimi kesimlerce orantısız güç olarak eleştirildi (!) kimi kesimlerce ise öğrencilerin yaptıklarının kolluk kuvvetlerini tahrik ettiği iddia edildi. Bu olayın ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi nde CHP li Süheyl Batum ile AKP li Burhan Kuzu nun protesto edilmesi ve öğrencilere pencereleri bile kullanarak gaz ve coplarla saldırılması, ODTÜ de Bilim Kurulu na katılan Erdoğan ı protesto eden öğrencilere saldırılıp onlarca öğrencinin gözaltına alınması, Akdeniz Üniversitesi nde yine benzer olayların yaşanması birilerini iyice korkutmuş olacak ki, devlet erkânından ardı ardına açıklamalar, uyarılar, tehditler geldi. Yandaş ya da tarafsız olsa da burjuva/feodal özelliklerini muhafaza eden medyada köşe yazarları olaylar üzerine yaptıkları yorumlarla birbirine girdi. Olaylar oldukça hızlı gelişti, araya başka gündemler konulmaya başlandı -Balyoz davası gibivs. Biz şimdi yavaş giderek olaylara sırasıyla bir göz atalım. Egemenleri korkutan bu kıvılcımı en az onlar kadar dikkatle incelememiz gerekiyor malum! Öğrenci milleti neden protesto eder? Yaratılmaya çalışılan bir kafa karışıklığı var! Dünyaya bakış açımız tersine çevrilmeye çalışılıyor adeta... Halkın, ezilenin, haklının cephesinden dünyaya bakmamızı örümcek kafalılık olarak yaftalıyor; yeni dünya düzenine uyumu egemen görüyor ve bizi de buna ayak uydurmaya çalışıyorlar. Bazı kalemşorların iddia ettiği gibi öğrenciler ve haklı eylemleri değil, dünyaya ezenlerin penceresinden bakan ve halkı da bu pencereden bakmaya zorlayan bu zihniyettir aslında patolojik olan... Mesela HES leri protesto edenler, vatan haini ilan ediliyor. Neden? Çünkü Türkiye nin enerjiyi piyasaya sürmesine ve dünya üzerinde bu konuda söz sahibi olmasına, dolayısıyla ilerlemesine engel oluyorlar! Bunun halkçası, yani halka yansıyan anlamı da şu; Türkiye nin patronları hükümet eliyle doğayı satılığa çıkarmak, enerji üzerinden rant elde etmek istiyor. Her ne kadar bu, tarımı tasfiyesini derinleştirmek, köylüleri yoksullaştırıp göçe zorlamak ve doğayı katletmek anlamına gelse de; egemenler açısından bu kısmı göz ardı edilebilir! Çünkü işin ucunda vatanın saygınlığı yani ezen sınıfın rantı var, bunu engellemek ancak ülkenin ilerlemesine yani egemenlerin çıkarına karşı çıkanların işi olabilir. Aynı durum öğrenci gençliğin protesto eylemleri için de geçerli! Kendini demokrat ilan edeninden liberaline, ne şiş yansın ne kebap çısından kafatasçısına en küçük ortak payda olarak öğrencilerin neden başbakan ya da bakan abilerine akıllı-uslu gelip dertlerini anlatmadığı ve böylesi eskimiş, küf kokan yöntemlerin (flamalı, sloganlı, yumurtalı, ıslıklı eylemler...) kullanıldığı şaşkınlıkla karşılanıyor! Egemenler, sanki dünyaya yeni gelmiş ve bu eylemliliklerin yeni farkına varmış bir havaya bürünüyorlar daha inandırıcı olmak için! Peki, gerçekten öğrenciler neden dertlerini (bu arada sanki öğrencilerin yaşadığı sorunlar biraz da küçümsenerek, bu sorunlar sömürü sisteminin bir parçası olduğu inkâr ediliyor) anlatmak için sokağa çıkıyorlar? Çok basit; sorunu yaratan zihniyet aynı zamanda sorunu çözen zihniyet olamaz! Daha da basitleştirelim; özel yurtlardan ciddi rant sağlayanlar, öğrencilerin barınma sorununu öğrenciler çıkarına çözemezler! YÖK gibi bir kurumla öğrencilerin hak taleplerini boğmaya çalışan ve apolitik bir gençlik yaratan bir devlet zihniyetinden, yeniden yapılandıracağı bir YÖK ten halk gençliği çıkarına bir şey beklemek hayalcilik olmaz mı? Bugüne kadar öğrenci gençliğin talepleri zaten sürekli dillendiriliyor olmasına rağmen bunları duymadığını iddia ederek bunun tersini yapan, aldığı hiçbir kararda öğrencinin fikrini sormayı düşünmeyen ve zaten bugüne kadar yapılan birçok eyleme kolluk kuvvetlerini salanlara neyi anlatabiliriz ve ne gibi bir çözüm bekleyebiliriz? Biraz mantıklı olalım. Her ne kadar burjuva-feodal kalemşorlar ve sahipleri bu mantığı tersyüz etmeye uğraşsa da, onların tantanalarından bir sıyrılalım. TC zihniyeti, Maraş ta devrimcileri, demokratları, Alevi inancına sahip olanları katleden ve sonra yeniden yapılandırma sürecinde açılım hikâyesinin başrolüne bu katliamın başrolündeki kişiyi getiren zihniyet değil mi? Hadi bunların hepsini geçtik diyelim! Peki, biz öğrenciler, derdimizi çözmek için nereye başvuracağız? Devletin ya da YÖK ün böyle bir mekanizması var da biz mi bilmiyoruz? Şimdiye kadar yok sayılan öğrenciler için böyle bir mekanizma yok, ki zaten protestolar öğrencilerin ve taleplerinin var olduğunu ifade etmenin bir aracı olarak kullanılıyor! Bu bir direniş şeklidir. Ve direnmek sınıflı toplum tarihinin başından beri ezilenlerin elde ettiği en büyük değer ve HAKtır! Bu kadar küstahlık olmaz! Siz kime faşist diyorsunuz? 4 Aralık günü Dolmabahçe de başlayan olayların ardından, 8 Aralık ta Ankara Üniversitesi ne gelen CHP li Süheyl Batum, öğrenciler tarafından protesto edilerek konuşmasına izin verilmedi. Öğrencilerle tartışan Batum, küstahlığın son raddesinde olduğunu göstererek öğrencileri faşist ilan etti. Bu da öğrenci eylemleri ile ilgili tartışmalara bir yenisini ekledi. Öğrenci eylemlerini halkın gözünde alçaltma, karalama kampanyasına malzeme arayanlar bunu bir koz olarak görüp üzerine atladılar. Öğrencilerin vekilleri konuşturmaması ve yumurta ile protesto etmesi en hafifinden insan hakları ihlali ilan edildi. Bugüne kadar devletin faşistliğine, katilliğine, sömürücülüğüne, patron vekilliği yapmasına, halkı yoksulluğa itmesine en basitinden Dolmabahçe deki saldırıda doğmamış bir çocuğun öldürülerek katledilmesine ses çıkarmayan, bu saldırılara karşı yeri-göğü birbirine katmayanlar, öğrencilerin bu yönteminin faşizan olduğunu bas bas bağırıp derhal bu faşizanlığa son verilmesini istediler! Meğer ne çok anti-faşist varmış da biz fark etmemişiz! Alın size bir kavram karmaşası daha! Tersyüz edilen, iğfal edilen bir anlayış! Birincisi, faşizm, bu kadar ele-ayağa düşürülemeyecek kadar komplike bir terimdir. Faşizm bir sistemdir. Bir avuç asalağın, halkı baskı altında tutmak için kurduğu zora dayalı bir düzendir. Halkı sömürmek, farklılıklara tahammülsüz olup baskı uygulamak ya da öğrenciye özellikle beline ve kasıklarına vurarak işkence etmek, gözaltına almak gibi bir yöntemle; bu asalak sınıfın avukatlığını yapan ve halk düşmanlığında yarışanların konuşmasına, daha fazla yalan söylemesine müsaade etmemeyi aynı kefeye koyup da faşizm demek için gerçekten patolojik bir anlayışa sahip olmak gerek! Ya da öğrenci eylemlerinden korkmak ve bu yüzden bunu karalamaya çalışmak! İkincisi ise bugüne kadar devletin en azılı katilleri, ülkenin en azılı faşistleri, yani en büyük halk düşmanları bile ezilenlere faşist deme cesaretini kendinde görmedi! Bu ne küstahlık! Bu ne kendini bilmez bir aymazlıktır! Ezilenlerin sözlüğüne kanla yazılan bu terimleri çalma ve yine ezilene karşı kullanma hakkını size kim veriyor! Bugüne kadar anti-faşist mücadele veren devrimcileri-komünistleri katlettiklerinde gert gert gerinenler, bugün ne hakla işkence edilen öğrencilere faşist diyebiliyor! En acısı da politikalarıyla Türkiye halkının defterine faşizmi en çok kazıyan CHP nin bu terimi kullanmasıdır! Bu ne alçaklıktır! Kriz öğrenci eylemlerini artırdı, günah keçisi 68 kuşağı oldu! Oldukça gündeme gelen öğrenci eylemleri yalnızca ülkemizde yaşanmıyor. İtalya dan Fransa ya, Yunanistan dan Almanya ya yayılan öğrenci eylemleri 68 ruhunu hissettirdi herkese. Avrupa da 3 katına çıkarılması planlanan üniversite harçları, kemer sıkma politikaları halk gençliği sokağa döktü. Yunanistan da sokakları aleve veren gençlik, Fransa da parlamentoyu sarıp camlarını kırdı, Almanya da hükümet partisinin binalarını işgal etti. Emperyalist-kapitalist sistemin kendi yarattığı krizi halkları daha fazla sömürerek atlatmaya çalışması karşısında artan militan öğrenci eylemleri egemenler açısından oldukça korkutucu hale bürünüyor. Şimdilerde art arda yaşanan protesto gösterilerini de endişe ve korkuyla seyreden ve derhal önlem alınması gerektiğini düşünen egemenler, 68 kuşağına çirkin saldırılarda bulunmaya başladılar bile. Başta Erdoğan olmak üzere tüm AKP tayfası ve yandaş medyası 68 kuşağını tu-kaka ilan etti, bu süreçten onları sorumlu tutarak köhnemiş, küflenmiş bu düşüncelerin hala öğrencileri böyle etkilemesinin mantıklı olmadığına ve dolayısıyla bunun bir patoloji olduğuna karar verdi! En açık biçimde MHP li faşist Devlet Bahçeli tarafından dile getirilen ve diğer egemenlerin de özellikle vurguladığı, geçmişten ders alma, geçmişe geri dönmeme tehditleri, kuşkusuz ki büyük korkunun ifadesidir. Halkın en ilerici kesimi ve devrimin itici gücü, çoğu zaman da direnişlerin kıvılcımını yakan üniversite gençliğinin YÖK eliyle apolitikleştirildiği günümüzde, egemenler bu düzenlerinin bozulmasını istemiyorlar elbette! Huzuru bozmama ve geçmişteki acı günlere dönmeme uyarısı yapanların amacı halkın ve halk gençliğinin daha fazla acı çekmemesi ve bedel ödememesi değil, kendi sömürü çarklarının bozulması telaşıdır! illegal örgüt fobisi ve öğrenciler ne istiyor? bilinmezliği! Gündeme gelen ve egemenlere korku salan her eylemin klasiklerinden olan illegal örgüt fobisi bu eylemin ardından da kendini gösterdi, başbakan Erdoğan, Genç-Sen lilerin CHP nin gösteriş edasıyla Meclise alınmasına sinirlendi. Son dönemdeki birçok olaylar ve bunlara karışan tipler, özellikle siyasi partilerin liderleri tarafından gruplarına taşınması ve buralarda ellerinin kaldırılması ve bunların okşanması, illegal örgütler içerisinde yer alan bu tiplerle bir şeyler toplamaya gayret etmek, hiçbir zaman hiçbir siyasi çalışmaya prim yaptırmaz, tam aksine kaybettirir dedi. Erdoğan, halk gençliğinin en doğal hakkı olan örgütlenme hakkını illegal göstermeye ve devrimci, demokrat gençleri marjinalleştirmeye çalışmaktadır. Keza bu açıklamaların ardından bazı televizyon kanallarından örgütlü gençleri hedef alan ve polis kamerasıyla çekilen görüntülerle gençleri fişleyen haberler yer aldı. Burjuva-feodal medyanın bebeğini kaybeden genç kadını da bu anlayışla ve hatta o eril dilin gericiliğiyle daha fazla mağdur ettiğini de gördük. Bu yaşta nasıl hamile olunur dan başlayıp, hamile kadının ne işi vardı eylemde ye varan bir yelpazede ve genç kadının ismini ve görüntüsünü açıktan verdi erkek egemen medya! Yıllardır parasız eğitim, ulaşım, barınma hakları için mücadele veren gençlik örgütlerinin amaçları bu kadar açıkken, halk nezdinde gençliğini bir şey bilmeden kuru gürültü kopardığı sanısını yaratmaya çalışan egemenler ve yandaş medyaları hadi bakalım, söyleyin ne istiyorsunuz? Hadi, bakın konuşmuyorsunuz? Konuşarak çözülür bu işler gibi safsataları kullanıyor. Öğrenciyi konuşturmadan konuşan, saldıran, gözaltına alan, soruşturma açan ve sorunların çözülmesi için bir mekanizması olmayanların bu tavrı ikiyüzlülüktür! Son olarak, şunu söyleyebiliriz: Halk gençliğinin mücadelesi, kıvılcımdır, dolayısıyla egemenleri bu denli sinirlendirmesi ve burjuva-feodal medyanın tavrı ancak yolumuzun doğruluğunu gösteren kanıtlar olabilir! Topluma kanıksatılmaya çalışılan kafa karışıklığı ve çarpık dünya bakışının etkilerinden sıyrılarak, bu kıvılcımı büyütmek, halk gençliği için verdiğimiz mücadelemizi de büyütecektir! Unutmayalım; öğrencilerin haklı öfkesi bulaşıcıdır! *The Guardian gazetesinin Avrupa daki öğrenci hareketlilikleri ile ilgili yayınladığı bir makaleden alıntıdır. İşte olayların ardından gelen açıklamalardan bazıları CHP li Süheyl Batum: Bu tutumunuz faşizan! Başbakan Erdoğan: Kusura bakmayın, elinde sopayla, taşla, molotofkokteyliyle, yumurtayla gezen gençlerle biz toplantı yapmayız., Anamuhalefet partisi ve malum medya, hiçbir konuda ortak paydasının olmadığı marjinal öğrenci gruplarının reklamını yaparak, bu grupları hükümete karşı cesaretlendirerek, bilsinler ki İMKB nin içinde prim yapamazlar, orada kaybederler., Harç noktasında devlet farklı şekilde zaten devlet ödüyor. Neyin eylemini yapıyorlar bunlar. Yani ben bunları aslında fırsat olsa tavsiye ederdim, bu kadar paranız var madem omlet yapın yiyin derdim. istanbul Emniyet Genel Müdürü Hüseyin Çapkın: Öğrencilerin demokratik hakların kullanmasına polis asla engel olmaz. Demokratik haklar kullanılırken bu fiil zorlanmaya ve yasal sınırlar aşılmaya çalışılırsa o zaman polis yasal yetkisi olan zor kullanmayı kullanır. Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik: Protesto yapsalar da onlar bizim gençlerimiz, canımız ciğerimiz!, Türkiye, bu ve benzeri filmleri geçmişte çok gördü. Umarım herkes geçmişten, 70 li yıllardan ders alır ve gençler kimseye alet olmazlar, diye temenni ediyorum. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Yumurta atılmasını doğrusunu isterseniz çok şık görmedim ama öğrenciler demokratik yollarla protesto edebilirler, bunu da saygıyla karşılamak gerekir. Şiddet yok galiba değil mi? Şiddet yoksa sorun yok. TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: Yumurta atan gençlerimize o yumurtaları kahvaltıda yemelerini, derslerine iyi çalışmalarını, bir an önce hayata atılarak Türkiye ye en yararlı hizmetleri yapmalarını tavsiye ediyorum. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan: AKP li Burhan Kuzu: Beyinsizler, o yumurtaları yiyin de biraz zekanız açılsın! Siyasilerin üniversitelere davet edilmemesini ve konuşmak zorunda kalmamalarını çok arzu ederim. Bu günler bu tür faaliyetlerden biraz uzak dursak hepimiz için daha iyi olur diye düşünüyorum. Zaman gazetesi Mümtaz er Türköne: Bu bir patoloji! C M Y K

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 27/10/2015 günlü, 17399 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

MOTOSİKLET KAZASI, BODRUM U ACIYA BOĞDU

MOTOSİKLET KAZASI, BODRUM U ACIYA BOĞDU MOTOSİKLET KAZASI, BODRUM U ACIYA BOĞDU Bodrum da yaşanan motosiklet kazası nda 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Konacık mahallesi Atatürk bulvarında süratli bir şekilde ilerleyen İsmet Özbaş yönetimindeki

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI Oturum Tarihi : 21 Kasım 2013 Oturum No : 70 BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI 1- Cumhuriyet Savcılığından Bursa Tabip Odasına intikal eden belgelere dayanarak 04, 05, 06 ve 20 Mart 2010 tarihlerinde

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

1. SUNUŞ... 1 3. PROJE KOORDİNATÖRÜ... 3 5. TARİH... 3 6. AMAÇ VE HEDEFLER... 4 8. HEDEF KİTLE... 5 10. KONGRE MALZEMELERİ... 6 12. METODOLOJİ...

1. SUNUŞ... 1 3. PROJE KOORDİNATÖRÜ... 3 5. TARİH... 3 6. AMAÇ VE HEDEFLER... 4 8. HEDEF KİTLE... 5 10. KONGRE MALZEMELERİ... 6 12. METODOLOJİ... İÇİNDEKİLER 1. SUNUŞ... 1 2. KONU... 3 3. PROJE KOORDİNATÖRÜ... 3 4. YER... 3 5. TARİH... 3 6. AMAÇ VE HEDEFLER... 4 7. GEREKÇELER... 4 8. HEDEF KİTLE... 5 9. BASIN VE PR TANITIM... 5 10. KONGRE MALZEMELERİ...

Detaylı

ÖZEL MOTORLU TAŞITLAR SÜRÜCÜ KURSLARI TOPLANTISI RAPORU

ÖZEL MOTORLU TAŞITLAR SÜRÜCÜ KURSLARI TOPLANTISI RAPORU ÖZEL MOTORLU TAŞITLAR SÜRÜCÜ KURSLARI TOPLANTISI RAPORU İLERİ ARAŞTIRMALAR ŞUBAT 2016 0 Odamız 15 No.lu Eğitim Meslek Komitesi Üyeleri ve sürücü kursu olarak hizmet veren kuruluşların temsilcilerinin katılımlarıyla

Detaylı

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi Yüksel Baykara ACAR YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yrd. Doç. Dr. Yüksel Baykara Acar Hacettepe Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü nde Ö retim Üyesi olarak görev

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Tarih yazan Gazi Osman Pafla Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl s ras nda Türk askerinin yazd

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi

Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi Belgeselcinin Gözüyle Çetin mir Türk Bas n ve Gazetecilik Tarihi 3 Bas n, milletin müflterek sesidir. Bir milleti ayd nlatma ve irflatta, bir millete muhtaç oldu u fikrî g day vermekte, hulâsa bir milletin

Detaylı

Benzersiz ördekler. sanat

Benzersiz ördekler. sanat sanat Benzersiz ördekler F. Esin ÖZALP esin.ozalp@trt.net.tr Picasso'ya sormufllar: Sanat nedir? Cevaplam fl: Sanat, ne de ildir ki! fiimdi sizlere tan taca m z ressam n sanat anlay fl, iflte tam olarak

Detaylı

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN

TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 14. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2006-2007 105 TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN 105 106 14. DÖNEM ÇALIŞMA RAPORU 2006-2007 6. TEMSİLCİLİKLERİMİZDEN ELAZIĞ İL TEMSİLCİLİĞİ 12 Mart 2007 tarihinde, Elazığ İMO İl Temsilciliği

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

İklim Değişikliği ile Mücadelede Medya Üstüne Düşeni Yapıyor mu?

İklim Değişikliği ile Mücadelede Medya Üstüne Düşeni Yapıyor mu? İklim Değişikliği ile Mücadelede Medya Üstüne Düşeni Yapıyor mu? Medyanın iklim değişikliği ile mücadele için yapabileceği katkılar 23 Şubat ta İstanbul da, Gazeteciler için İklim Değişikliği Yuvarlak

Detaylı

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI

TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI TMMOB EH R PLANCILARI ODASI TRABZON UBES III. DÖNEM (2014-2016) ÇALI MA PROGRAMI I. KURUMSALLA MA VE ÖRGÜTLENMEN N GEL LMES Trabzon ubesi nin kurumsal ve örgütlenme yap güçlendirerek daha etkin ve verimli

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği

Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Kıbrıs ın Su Sorunu ve Doğu Akdeniz in Hidrojeopolitiği Dursun Yıldız SPD Başkanı 2 Nisan 2016 Giriş Gelişmenin ve karşı duruşun, doğuya karşı batının, kuzey kıyısına karşı güney kıyısının, Afrika ya karşı

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti?

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Bütün Dünya da yazmaya bafllad m ilk y llarda, Kraliçe Marie Antoinette in, Frans z Devrimi s ras nda, Ekmek

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Ahmet KARAYİĞİT Makroekonomik göstergeler açısından başarılı bir yılı geride bıraktık. Büyüme, ihracat, faizler, kurlar, faiz dışı fazla gibi pek çok ekonomik

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM

VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 1 2 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM 3 VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM Zağnos Kültür ve Eğitim Vakfı Genel Yayın No.10 ISBN 975 94473 6 3 Kapak tasarım: Şule İLGÜĞ - ilgug75@hotmail.com Baskı Yeri:

Detaylı