META OLARAK İLAÇTA SINAİ ve FİKRİ MÜLKİYET REJİMİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ *

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "META OLARAK İLAÇTA SINAİ ve FİKRİ MÜLKİYET REJİMİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ *"

Transkript

1 META OLARAK İLAÇTA SINAİ ve FİKRİ MÜLKİYET REJİMİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ * Nurettin ABACIOĞLU 1), Ahmet Alpay DİKMEN 2) 1. META A SAHİP OLMA BİÇİMİ OLARAK SINAİ VE FİKRİ MÜLKİYET: ORTAKLIKLAR VE AYIRIMLAR 1.1- Tanımlar: Sınai Mülkiyet Hakları: Fikri Mülkiyet Hakları: 1.2- Sınai Mülkiyet Haklarına ve Rejimine İlişkin Verili Durum: Dünya ve Türkiye Saptamaları ve Öğütlenen Düzenlemeler: Dünya durumuna ilişkin saptama: Türkiye ye ilişkin saptama: Öğütlenen düzenlemeler: 1.3- Sınai ve Fikri Mülkiyet Rejimlerinin Doğaları Üzerine Çözümlemeler Ulus devlet ölçekli-devletler arası ilişki: Ulus devlet ölçekli-devletler arası ilişki aygıtı olarak kapitalist-emperyalist devletle ilgili yapı ve süreçler: Ulus devlet ölçekli-devletler arası ilişkiler bakımından kapitalist sermaye ile ilgili yapı ve süreçler: Önermeler: 2. SINAİ-FİKRİ MÜLKİYET REJİMİNLERİNİN BİR ARACI OLARAK İLACIN EKONOMİ-POLİTİĞİ 2.1- İlacın Meta Karakteri: 2.2- Emek Ürünlerinin İçerdiği Değer Kavramına Göre İlaç Nasıl Bir Meta dır? 2.3- Malın Cinsine Göre İlaç Nasıl Bir Meta dır? 2-4) 2.4- Talep ve Talebin Nesnel Özelliklerine Göre İlaç Nasıl Bir Metadır? Talep Esnekliği ve İlaç Arasındaki İlişki: İlaç Talebi-Gelir İlişkisi: İlaç Talebindeki Gelir Esnekliği: İlaçta Talep Kayması ve Ürün Farklılaştırılması: 2.5- Patent, Faydalı Model ve İlaca Yaklaşım: Patent : Faydalı Model: 2.6- İlaç Patentleri 3. İLAÇTA PATENTİN EKONOMİ-POLİTİĞİ 3.1- Ürün Olarak İlacın Sınai Mülkiyet Ara Yüzü: Patent: Patent Çeşitleri: 3.2- Ürün Olarak İlacın Fikri Mülkiyet Ara Yüzü: Veri Koruması ve Veri İmtiyazı TRIPs in Kısa Tarihçesi: Veri Koruması ve Veri İmtiyazı: SONUÇ * Türkiye Sosyalist İktisat Kongresi, Aralık 2005/İstanbul, 1) Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 2) Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi 1/1

2 1. META A SAHİP OLMA BİÇİMİ OLARAK SINAİ VE FİKRİ MÜLKİYET: ORTAKLIKLAR VE AYIRIMLAR Sınai ve fikri mülkiyet, kapitalist sisteme özgü bir mülkiyet rejimi olup, rejimin kendisi, meta olarak kendisini var edip, bundan sahip ve paydaşlarına çıkar sağlayan bir sistemdir. Bu sistem, sağlanan çıkarı (imtiyaz) bir hak ayrıcalığı oluşturan hukuksal düzenlemeler şeklinde özgülleştirir. Bu anlamda da, kendi aralarında ortaklıklara ve ayrımlara sahiptir. Tanımsal olarak şöyle açılımlar bulunmaktadır 1): Sınai Mülkiyet Hakları: "Sınai Mülkiyet", genel tanımı ile, sanayide ve tarımdaki buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların ilk uygulayıcıları adına; ticaret alanında üretilen ve satılan malların üzerlerindeki üreticisinin veya satıcısının ayırt edilmesini sağlayacak işaretlerin, sahipleri adına kayıt edilmesini ve böylece ilk uygulayıcıların ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre sahip olmalarını sağlayan gayri maddi bir haktır Tanımlar: Fikri Mülkiyet Hakları: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eserler arasında yürürlükteki mevzuat bakımından bilim ve edebiyat, müzik, güzel sanat ve sinema eserleri koruma altındadır. Tablo : Sınai ve Fikri Mülkiyet Haklarının Kapsam ve Ayırımları Sınai Mülkiyet Hakları Fikri Mülkiyet Hakları 1. Patentler ve faydalı modeller 2. Markalar Bilim ve edebiyat eserleri, 1. Dil ve yazı ile ifade Müzik eserleri Her nevi sözlü Güzel sanat eserleri Estetik değere sahip Sinema eserleri Sinema, öğretici ve olunan eserler ve sözsüz olan; teknik filimler ve 3. Endüstriyel tasarımlar 2. Bilgisayar programları besteler 1. Yağlı ve suluboya bilimsel, teknik 4. Coğrafi işaretler ve hazırlık tasarımları tablolar, projeksiyon 5. Entegre devrelerin topoğrafyaları 3. Her nevi sözsüz sahne eserleri, 4. Teknik ve bilimsel özellikteki fotoğraf eserleri, haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafya ya ait maket ve benzerleri, 5. Her çeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, 2. Her türlü resim, yazıl, kazıma, oyma eserler, 3. Heykeller ve mimari eserler, 4. El işleri, minyatürler ve tekstil, moda tasarımları, 5. Fotoğrafik, grafik eserler ve karikatür ve tiplemeler, diyapozitifleri Koruma, eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden itibaren 70 yıl devam eder. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. Buradan da anlaşılacağı üzere, her iki rejim, insan emeği ve düşüncesine dayalı maddi veya fikri (genelde toplamı) bir ürünü hedef alıp, metalaştırmakta ve bunu bireysel mülkiyetin aidiyeti kılmaktadır. Diğer yandan, çıkar ayrıcalığı olarak kendisini var etme biçimini de metalaştırarak, bunun mülkiyet ilişkileri içerisinde değiş-tokuşunu olanaklı kılan hukuki düzenlemeleri de içermektedir. Daha sonra da tekrardan değinilebileceği gibi, patentli bir ilacın her hangi patent özelliğinin, lisans anlaşması yoluyla başka üreticiler elinde ürettirilip, bundan birinci imtiyaz sahibinin, anlaşma ile kar transferi yapma olanağının yaratılması, rejimin kendisini metalaştırmakta ve bu anlamda da var etmektedir. Bu örnek, verili bir metanın kendi değerini iki kez üretmesi olarak da açılamlandırılabilir. Şöyle ki, birinci açılımda, ürünün bir meta olarak değişim değerine konu kılınması, ikincisin de ise; bu metanın başka bir metalaşma aracı (yani sınai mülkiyet rejimince tanınan imtiyaz özelliğini intrinsik olarak içinde barındırarak) ile yeninden değişim değer aracı olarak var edilmesini sağlama olarak ifade edilebilir. 2/2

3 1.2- Sınai Mülkiyet Haklarına ve Rejimine İlişkin Verili Durum: Dünya ve Türkiye Saptamaları ve Öğütlenen Düzenlemeler: Mülkiyet rejimleri, kapitalizmin siyasal, ekonomik, askeri ve kültürel alanda oluşturduğu sosyal hegemonyanın pekiştiricisi olan hukuksal düzenlemeleri kapsamaktadır. Bu kapsam mülkiyet rejimlerine ilişkin hukuki düzenlemelerin verili durumlarından da anlaşılmaktadır. Sınai mülkiyet hakları ve rejimine ilişkin aşağıda alıntılanan verili durum, bu saptamayı olurlamaktadır 1) Dünya durumuna ilişkin saptama: Özellikle Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması ve Eki Ticaretle Bağlantılı Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Anlaşmasının yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1995 tarihinden itibaren fikri ve sınai hakların etkin biçimde korunması konusunda tüm ülkeler, bu konudaki diğer uluslararası anlaşmaların hükümlerini de içerecek mevzuatı yürürlüğe koymakta, uygulamaları eşit biçime getirmekte ve ihlallere karşı etkin yaptırımların yollarını ortaya koymaktadır. Az gelişmiş olan ülkelere tanınmış olan 10 yıllık geçiş süresinin sonunda yani 2005 yılında dünyada tüm ülkeler aynı standartlarda sınai mülkiyet sistemlerine sahip olacaklardır Türkiye ye ilişkin saptama: Bugün Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasına taraf bir ülke olmanın yanısıra, Avrupa ile Gümrük Birliği yapmış Türkiye, hem ulusal sanayii ve ticareti için hem de uluslararası ticaret ve rekabette layık olduğu yeri alması ve uluslararası işbirliğine uygun ortam yaratmak için ülke içinde sınai mülkiyet haklarının uluslararası standartlarda ve etkin biçimde korunmasına önem vermiştir. Türkiye de aynı sektörde birden fazla büyük ve güçlü firmanın varlığını, bunların birçoğunun birçok yabancı firma ile işbirliği yaptığını, bazılarının uluslararası alanda yabancı firmalarla kıyasıya rekabet ettiğini, firmalarımızın sadece yurtiçinde değil yurtdışında da birbirleri ile rekabete girdiğini görüp değerlendirdiğimizde, Türkiye nin, taklitçiliğin yaratıcılığa dönüşmesi aşamasına gelmiş, kendi özgün çalışmalarını yaparak özgün tasarımlarını ve yeni buluşlarını üretme noktasına ulaşmış bir ülke olduğunu rahatça ifade edebiliriz Öğütlenen düzenlemeler: Uluslararası alanda başkaları ile rekabet etmek istiyorsak oyunu kuralına göre oynamamız gerektiğini hiçbir zaman unutmamalıyız. Oyunun kuralı uluslararası işbirliği ve ticarette fikri ve sınai haklar da dahil olmak üzere uluslararası mevzuata uyumlu hareket etmektir. Bunun da yolu; i) Taklit ürün üretim ve pazarlanmasından kaçınmak, ii) Yeni ve özgün üretim ve pazarlama yollarını aramak, bulmak ve uygulamak, iii) Elde edilebilecek tüm sınai haklara hem yurtiçi hem de yurtdışında sahip olmaktan, geçmektedir. Aksi takdirde hem ticari zararlara uğramak hem de cezai yaptırımlara maruz kalmak söz konusudur Sınai ve Fikri Mülkiyet Rejimlerinin Doğası Üzerine Çözümlemeler ve Öneriler: Kapitalizmin olgusal bir ürünü olan sınai ve fikri mülkiyet rejimlerini ve bu rejimlerin kabul, uygulama ve yürütülmesindeki yeni siyasa düzenlemelerini doğası bakımından çözümlemek gerekmektedir. Yukarıdaki açılımın mantığına bakıldığında, ortada olan durumun, sınai ve fikri mülkiyet rejimlerinin, az gelişmiş ulus devlet ekonomilerine, gelişmiş ulus devlet kapitalist ekonomilerince, siyaseten ve hukuksal bir entegrasyonla kabul ettirildiği yönündedir. Bu yaklaşım, ulus devlet ölçeklidevletler arası bir ilişki çözümlemesi yapılması olgusunu ortaya çıkarır. Bu türden çözümleme yapan iki kuramsal yaklaşım da bulunmaktadır. Bunlardan birincisi liberal kurumsal teori ve ikincisi de oyun kuramcı yaklaşımdır 2) Ulus devlet ölçekli-devletler arası ilişki: Liberal kurumsal teori, sınai ve fikri mülkiyet rejimlerine geçişle ilgili dönüşümlerin, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Avrupa Birliği (AB) ve Japonya gibi merkez ekonomilerinin kendi ulusal devlet çıkarları adına, çevre ekonomi olan gelişmekte olan ülkelere ve devlet aygıtlarına oluşturduğu baskılar olarak açıklamaktadır. Oyun kuramcı yaklaşım ise, özellinde ilaçla ilgili sınai ve fikri mülkiyet rejimlerinin, gelişmekte olan ülkelerce bazı tavizler karşılığı kabulünü, GATT müzakerelerinin bütünü sonunda oluşturulan Dünya Ticaret Anlaşmasına ve eki olan TRIPS anlaşmasına dayandırmaktadır 2). Gerçekte, her iki kuramsal yaklaşımın birbirini tamamlayan dayanaklar içerdiğini belirlemek gerekmektedir. Ancak açılımla ilgili eleştirel bir bakış açısı geliştirilir ise, sorunun devlet içi ve devletlerarası bir ilişki olarak yansımasının iktisadi açıdan herhangi bir sınıfsal analiz temeline dayanmadığını da ayrıca saptamak gerekmektedir. Devletin toplumsal-sınıfsal ilişkilerden bağımsız bir özne, siyasi, ekonomik gündem ve çıkarlar sahibi gibi görülmesi ve bunların ulusallık kalıbında birbiriyle mas edilmesi, devlet ve toplumu birbirinden bağımsız ve zıt gerçeklikler olarak kavrayan kuramsal yaklaşımları tümüyle yanlışlaşmasa bile, eksik bırakmaktadır. Kapitalizmin, emperyalizm ile ilgili aşamasındaki devlet çözümlemesi ve bunun toplumsal ilişkiler ağı 3/3

4 içerisindeki yerinin tespitine ilişkin iki temel alanın varlığını görmek olasıdır. Bunlardan birincisi, bir siyasi proje ve aygıt olarak devleti eksen alan çözümlemeler ve ikincisi ise, kapitalist sermaye ile ilgili yapı ve süreçlerdir Ulus devlet ölçekli-devletler arası ilişki aygıtı olarak kapitalist-emperyalist devletle ilgili yapı ve süreçler 3): Kapitalist devlet kendisini siyasi bir proje olarak ele alır ve bu projedeki yapıyı, bir ülkenin yönetilmesi ile bunu üstlenen yöneticilerin, bu ülke üzerindeki beşeri ve doğal kaynakları siyasi, ekonomik ve askeri amaçlarla seferber edebilme yeteneğini gösterecek aktörler olması zorunluluğuna dayandırır. Bu anlamda kapitalist devlet kendisini, dünya üzerindeki çıkarlarını, yeni hedeflerinin belirlenmesini, geliştirilmesini ve bunlara ulaşma ve korunması için izlenmesi gereken bütün siyasi, ekonomik, diplomatik ve askeri yönetsel stratejileri içerir bir aygıt olarak sunar. Oysa, yöneticiler eliyle ortaya konulan yönetim biçiminin, sözde tüm yurttaşlar ve var olan tüm sınıf ve katmanlar için kollektif avantaj elde etme zorunluluğu taşıyormuş gibi gösterilmesine karşın, ortada gerçekte belli sınıfsal çıkarların gözetilir olduğu ulusallık bağlamındaki bir gölgelendirme bulunmaktadır. Ve bunun ardında da, kapitalist devlet aygıtı, sermaye ve piyasa çıkarları için biçimlenecek bir toplumsal ilişkiler dizgesini işlevsel olarak yaratmaktır. Bu öznellikler, devlet aygıtını yöneten siyasetçilerin, yönetim bakımından tüm erke sahipmiş gibi görünmesini sağlamakla birlikte, onların eylemliliğinin ve egemenliklerinin gücü, ülkeselleştirilmiş coğrafi bir mekanda, gerçekte devletin siyasi, ekonomik ve askeri koşullarının çapının büyüklüğüyle ve burjuva demokratik seçim süreçlerinin kısıtı ile sınırlıdırlar. Yöneticiler ve yönetim biçiminin tüm yurttaşları kavrayan sanal bir yansıma ile sunulmasının çerçevesini, yukarıda da ifade edilen retorik ulusçuluk kavramı oluşturur. Kavram gerçekte bir sis perdesidir. Sınıfsal çıkarların özgün farklılıklarını törpüleyip, herkesi ve her şeyi aynı kabın içerisinde masere etmeye yönelmiş bir anlayışı içerir. Ulus un nicelik ve niteliklerine yönelik farklı çağrışım ve beklentiler, özünde farklı sınıfsal aidiyetlerle ilgilidir. Bu farklılıkların ortak bir paydada toplanması ise, bazı örneklerde görüldüğü üzere ulusun bölünmez bütünlüğü ya da üniterizm tanımlarıyla sağlanmaya çalışılmaktadır Ulus devlet ölçekli-devletler arası ilişkiler bakımından kapitalist sermaye ile ilgili yapı ve süreçler 3): İkinci alana gelince, sermayenin kendisine tabi olan ya da temsil eden özel girişimciler eliyle ve gerekse devlet aygıtındaki siyasi yöneticiler aracılığıyla yönetilmesi ve kullanımının önemli hale gelmesi, siyaseten ve ekonomik süreç olarak zaman ve mekanda yeniden yayılmasını zorunlu kılar. Soyut olarak sermaye, kendisini yeniden üretecek avantaj alanları içinde bulunmak durumundadır. Sermayenin yönlendirim taşeronu olan kapitalist de, var olan hukuksal düzenlemeler içerisinde bireysel avantaj oluşturma peşinde hareket eder. Sorumluluğu kendisine ve işletme içerisindeki yakın çevresine yöneliktir. Bu nedenle, sermaye birikimi ve bunun coğrafi ya da mekansal dağılım süreçleri, siyasi karar alma edimlerinden görece bağımsız ve dağınıktır. Kapitalist işletme, şirket ya da banka gibi sermaye kurumları, iktisadi etkinlik göstereceği her coğrafya veya mekanda ve zamanda var olurlar; benzeri kurumsal yapılarla karşılaşırlar; etkileşme gösterirler ve ortak eğilimleri yönünde çoklu güçler biçiminde hareket ederler. Bu görüntüler kapitalist devlet örgütlenmesinden çok daha esnek ve bağımsızdır. Yani, ekonomik gücün, üretim şekilleri, ticaret, her türlü sermaye hareketleri, para transferleri, işgücü göçü, bilgi-teknoloji transferleri, döviz-borsa spekülasyonları, kültürel etkinlikler gibi ülke içi ya da ülkeler arası mekansal ve zamansal hareketleri, bu esnekliğin ya da bağımsızlığın örnekleri arasında sayılabilir. Kısacası temel güdü, sermayeyi elinde tutan kapitalistin kar sağlayacağı alan ve mekana yatırım yapma ve oradan sermaye yoğunlaşmasını sağlama isteği taşımasıdır. Devlet ise, coğrafi sınırsal kısıt ile ona ait hukuksal biçimleniş denklemi içerisindeki bir alan daralmasında varlık bulmaktadır. Temel fonksiyon olarak devlet aygıtının kurumsal düzenlemelerinin sermaye birikimini mümkün kılıcı role sahip olması kipine sahiptir. Onu bu bağlamda güçlü kılan ve ekonomik bir aktör haline getiren faktörler olarak da, mali ve diğer parasal araçlar ve vergilendirme düzenleri, gelir dağılımı politikaları, kamusal mülkiyetin tasarruf edilmesi gibi müdahale biçimlerine sahip olması sayılabilir. Sermaye birikiminin mekansal ve zamansal daralmasıyla görülen eksik tüketim veya karlılık krizlerinin aşılmasında da devletin başka coğrafi mekanlarda askeri yaptırıma sahip olması bu gücü daha da eşsiz kılar Önermeler: Yukarıdaki açılımlara dayanarak, sınai ve fikri mülkiyet rejimlerinin ve özelinde sınai mülkiyet hakkı olarak ilaçta patent ile, fikri mülkiyet hakkı olarak veri koruma-veri imtiyazının, işlevsel özelliklerinin 4/4

5 değerlendirilmesinde yöntem olarak aşağıdaki rota izlenmesi önerilebilir: i) sınai-fikri mülkiyet rejimleri, uluslararası sermayenin yaşadığı karlılık krizinin çözümündeki ulus devlet ölçekli devletlerarası ilişki temeline dayandırılan bir yaptırım aracıdır; ve ii) sınai-fikri mülkiyet rejimleri, sınıflar arası ilişkiler temelinde sermaye sınıfı çıkarlarını koruyan ve geliştiren araçlardan birisidir. Aşağıdaki iki bölümde, buradaki önermeler doğrultusunda, önce ilacın ekonomi-politik bakımından genel özellikleri ve sonra da, ilaçta patentin ekonomi-politiği incelenecektir. 2. SINAİ-FİKRİ MÜLKİYET REJİMİNLERİNİN BİR ARACI OLARAK İLACIN EKONOMİ-POLİTİĞİ İlacı, sınai mülkiyet rejiminde, kapsama alanı içerisine alan sistem, patent ve faydalı modeller dizgesidir. Bu bağlamda ilacın önce meta özellikleri bakımından incelenmesi ve sonra da patentle ikincil olarak ilişkilendirilmesi uygun sayılabilir İlacın Meta Karakteri: İlaç, fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alanın yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan veya kullanılması öngörülen bir madde ya da ürün olarak tanımlanır. Bu tanım, Dünya Sağlık Örgütü ne (WHO-DSÖ) aittir ve yaygın bir kullanıma da sahiptir. Gerçekte ilaç geniş anlamlı olarak kullanılan bir terimdir. Eski tanımlamayla şifa, deva aracıdır. Tarih boyunca, bitkisel, hayvansal kökenli madde ve karışımlar ve mineraller deva-i madde olarak kullanılmıştır. Günümüzde de, tıbbi etkinliklerde kullanılan, biyolojik etkinliğe sahip saf kimyasal bir madde veya saf madde ile eşdeğer olan bitkisel, hayvansal kaynaklı standart madde karışımı genelde ilaç olarak tanımlanmaktadır 4). Dünya Sağlık Örgütü nün tanımı ise ağırlıklı olarak, ilacı biyolojik sistemle ilişkileri bakımından tanımlamaktadır. Oysa iktisat açısından meta, en yalın biçimiyle, değişim için üretilen bir emek ürünü olarak tanımlanmaktadır ve ilaç da, kullanım değerine sahip, değişim için üretilen herhangi diğer bir meta veya maldan farklılık göstermez. Kısaca, tüm metalarda olduğu gibi ilacın kullanım ve değişim olmak üzere iki değeri bulunmaktadır. Bu bakımdan ilacı, ekonomi-politik açısından da yerli yerine oturtmak gerekir. Bu anlamda yapılan tanımlamalar da bulunmaktadır. Buna göre ilaç fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, kullananın yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan veya kullanılması öngörülen, bu nedenle değişim için üretilen, onsuz olunmaz nitelikte, toplumsal bir madde ya da ürün olarak ifade edilmektedir 4). Onsuz olunmazlık özelliği ilacın talep elastikiyeti ile ilgilidir. Bu çerçevede, ilacın farmakolojik tanımı, onun görünen, ön yüzünü oluştururken, iktisadi içsel özellikleri tıbbi değerine başka özellikler de katmaktadır. Ekonomi-politik olarak ilacın nasıl bir meta olduğu kavramı, emek ürünlerindeki değer, malın cinsi ve mala olan taleptalep elastikiyeti bakımından verilecek yanıtlarla açıklık kazanabilir. Kavramsal olarak burada, ilacın özellikle sayılan bu nitelikleri çerçevesinde irdelemesi yapılacaktır Emek Ürünlerinin İçerdiği Değer Kavramına Göre İlaç Nasıl Bir Meta dır? Mal veya hizmetleri veya genel anlamda bütün metaları birbiriye eşitleyen iki tür değer vardır. Bunlar, kullanım değeri ve değişim değeridir. Metalarda var olan kullanım değeri insani ihtiyaçların giderilmesine yöneliktir. Değişim veya mübadele değeri ise en basitiyle, o mal veya hizmete sahip olabilmek için ödenen fiyatı ifade eder. Bu bağlamda, metadaki değer miktarı üç ardışık tanımla açıklanabilmektedir. Zira, metadaki değeri oluşturan bütün kavramsal süreçler birbiri içerisine geçerek gerçekleşmektedir. Bunlar da şöyle sıralanmaktadır: i- Metadaki değer miktarının kendisi, ii- Metanın yaratılmasında, emek veya çalışma süresi olarak ifade edilen, zaman kavramı, iii- Toplumsal bakımdan normal üretim koşulları. Bu kavramlar tanımlanacak olursa; metadaki değer miktarı nın kendisi, metanın yapımı için toplumsal bakımdan gerekli emek veya çalışma süresi ni ifade eder. Kavram olarak zamanı ifade eden, toplumsal bakımdan gerekli emek veya çalışma süresi de, her dönemde, toplumsal bakımdan normal olan üretim koşulları altında, yani ortalama emek deneyim ve becerileri ve işin ortalama güçlüğü açısından gerekli olan zaman olarak tanımlanmaktadır. Yukarıdaki kavramın içerisinde yer alan toplumsal bakımdan normal üretim koşulları da, meta türünün, her dönemdeki ana kütlesinin üretildiği üretim koşulları olarak tanımlanmaktadır. 5/5

6 Bu açıklamalardan sonra ilaç nasıl bir metadır? sorusuna daha kolay yanıt verilebilir. Her şeyden önce ilaç maddi bir nesne olarak ve kullanımı sırasında gördüğümüz bir biçime sahiptir ve buna da onun farmasötik şekli denmektedir. İlaçların farmasötik şekilleri arasında tablet, kapsül, pastil, supozituvar, ampul ve viyal, şurup, merhem, süspansiyon, emülsiyon, losyon gibi ilaç biçimleri bulunmaktadır. Farmasötik şekil olarak ilacın biçimi, kullanım yolunu da belirler. Yani ilacın ağızdan (oral) alınacak şekilleri, damar ya da kas içine verilecek biçiminden farklılık göstermektedir. Bir farmasötik şekil halindeki ilaç, tıpkı diğer mallar gibi bir gereksinimi gidermek amacıyla kullanılmaktadır 5). Yani bu anlamda ilaç da, özgün yapısı, özellikleri ve işlevi bir yana konulduğunda herhangi bir meta, mal veya üründen farklı bir özellik taşımaz. Ancak ilacın kullanım değeri, ilacı, bütün diğer metalardan ayıran özellikler içerir. İlaç, insanı ya hastalıklardan korumak veya hastalığın tanısı ve/veya sağaltımında kullanılmak özelliklerini ve değerini taşır. Ancak, farklı hastalıkların teşhis ve tedavisi yine farklı ilaçlarla yapılabilir. İlacın kullanım değerindeki bu farka (endikasyon farkına) onun farmakolojik etkisi denir. Bu değere özgü diğer bir özellik de, ilacın mal veya ürün olarak birbiri yerine ikame edilemez özelliğidir. Örneğin diyabet hastalığının tedavisinde, ancak insülin ve/veya oral antidiyabetikler kullanılabilir. Bu hastalık, daha ucuz bir ilaç olan aspirinle tedavi edilememektedir. Çünkü endikasyona göre farmakolojik etkileri farklılaşan ilaçlarla ancak ilacın ilgili olduğu hastalık tedavi edilebilmektedir. Sağlık hizmetlerinin verilmesi sırasında çok çeşitli mal ve hizmet sunum şekli uygulamaya katılmaktadır. İlaç da, hizmet sunumunun bir parçası olarak ve özgün kullanım değeri taşıyarak, diğer mallar gibi bu süreçte kullanılmakta ve değeri değiştokuş edilmesine bağlı oluşmaktadır. Yani ilaç da, diğer mallar gibi bir değişim değeri içerir ve bu değişim değeri, para cinsinden üzerindeki fiyat küpürüne yansır. Ancak, ilacın değişim değerinin de, diğer malların değişim değerlerinden farklılaşan özgün bir yanı vardır. İlaca olan tüketici talebinde herhangi bir esneklik olmadığı için, bu malın değişim değeri her ne olursa olsun mutlaka edinilmek durumundadır. İktisatta, talep elastikiyeti veya istem esnekliği olarak geçen bu ifade, bütün metalara atfedilen değer ve onun kategorik özellikleriyle ilgili bir kavramdır. Bu kavram eksen olarak, asıl ve genel kavramlar olan meta ve değer ile ve bu ikisinin sarmalında talep kavramının bizatihi kendisi ile ilişkili bir örtüşme özelliği taşımaktadır. Diğer yandan, bu malın (ilacın) seçiminde, tüketicinin tercihi, beğenisi, bilgisi olmadığı gibi ilacın fiyatı yönünden de çekiciliği söz konusu değildir. Sağlık alanının, ilaçla ilgili uzmanları sayılan hekim ve eczacılar, ilaçla ilgili tercihi tüketici adına yaparlar. Bu da, tüketici açısından, malın fiyatının koşulsuz olarak kabul edilmesi zorunluluğunu doğurur 6). İlacın kullanım değeri bakımından içerdiği birincil özellik onun endikasyonu bakımından etkin olmasıdır. Etkinlik kavram olarak ilaca özgü bir kaliteliliği içinde barındırır. Burada kalite bir standartlar bileşkesidir ve ilacın üretim, dağıtım ve tüketim alanlarını ilgilendirir. Etkinlik ve kalitenin emniyet ve geçerliliği (validasyon) ise, kullanım değeri ile ilgili diğer parametrik ölçütlerdir. İlacın değişim değeri bakımından önemli olan ilk etmen, ilacın edinilebilirliğidir. Aynı zamanda ilaç, ulaşılabilir de olmak zorundadır. İlacın edinilebilirliği doğrudan onun fiyatı ile ilgilidir. Ulaşılabilirlik ise, zamansal olarak her arandığında ve her yerde bulunabilirliğini, yani dağıtım mekanizmalarını kapsamaktadır. Sonuç olarak ilacın meta özelliği aşağıdaki gibi özetlenebilir; i- İlaç, maddi bir nesne olarak değer üretme özelliklerine sahip bir maldır. ii- İlacı diğer mal veya metalarla eşitleyen değerler, kullanım ve değişim değerleridir. iii- İlacın kullanım değeri onun etkinlik, kalite, emniyet ve geçerlilik özellikleriyle ilgilidir. iv- İlacın kullanım değeri, diğer mal veya metalardan farklılık gösterir. Mal olarak ilaç yerine başka bir meta ikame edilemediği gibi, ilaçlar da kendi aralarında endikasyon farkına bağlı ikame edilemez özellik gösterirler. v- İlaçtaki değişim değeri onun fiyatında belirlenmektedir. vi- İlaç, değişim değeri bakımından her zaman ve her yerde edinilebilir ve ulaşılabilir olmak durumundadır. vii- Bir meta olarak ilacın değişim değeri, bir talep elastikiyeti içermez. viii- İlaç bir arzu, istek ve beğeni malı değildir. Seçimini başka eller yapar Malın Cinsine Göre İlaç Nasıl Bir Meta dır? 7-10) Bir mal cinsi olarak ilacın bulunduğu kategori, tüketim mallarıdır. İktisat bilimine göre iki tür mal bulunmaktadır. Bunlar hava, su, güneş ışınları gibi emek harcanmadan elde edilen ve insani gereksinmeleri karşılayan serbest mallar ile emek harcanarak elde edilen gerçek veya ekonomik mallar dır. Gerçek mallar insani gereksinimleri giderme öznelliğine bağlı olarak doğrudan ve dolaylı giderici fonksiyon görürler. Bazı mallar ise kullanılış yerlerine göre, ya tüketim, ya da üretim malı 6/6

7 olabilirler. Gereksinimleri doğrudan gideren mallara tüketim malları ; dolaylı olarak gideren mallara ise üretim, sermaye ya da yatırım malları denmektedir. İlaç için her ikisi de gerçekliktir. Yiyecek, içecek ve giyecek gibi klasik tüketim mallı örneklerinin yanısıra ilaç da, bir farmasötik şekil olarak tüketim malıdır. Buna karşın demir, çimento, makineler, yollar, elektrik enerji nakil hatları, fabrika binaları ve üretimde kullanılan hammadde ve yardımcı madde gibi mallar üretim, sermaye veya yatırım malları grubuna örnek sayılabilmektedir. Bu anlamda, ilaç üretim tesisi olarak fabrikalar, laboratuvarlar ve ayrıca ilaç ham ve yardımcı maddeleri ve bunların üretildiği her türlü tesisi üretim-yatırım malları kategorisi içindedir. Gerek üretim ve gerekse tüketim malları kendi içerisinde dayanıklı-ömürlü olup olmadıklarına bağlı olarak ikiye ayrılmaktadır. Tüketim malları bakımından malın ömürlü olup olmadığı tüketim sürecinde dayanıklı ve dayanıksız olarak ayrıştırılabilir. Örneğin ilaç, yiyecek ve yakacak maddeleri bir defada tüketilen dayanıksız tüketim malları kapsamına girerken giyecek, kırtasiye malzemesi gibi mallar kısa ömür süreli mallar a örnek oluştururlar. Buna karşın televizyon, bilgisayar, buzdolabı, çamaşır makinesi gibi beyaz eşyalar ya da araba, otobüs, kamyon gibi binek araçları uzun yıllar ve tekrar kullanılabilmeleri bakımından dayanıklı tüketim malları na örnek oluştururlar. Üretim, sermaye veya yatırım malları, hammadde düzeyinde bir defada kullanılıp yok olabiliyorsa, yani yeni üretilen mala geçiyorsa, bunlar değişen sermayenin döner kısmını oluştururlar. İlacın bir yatırım malı olarak nesnesi, belli endikasyonda kullanım özelliği içeren bir farmasötik şekildir. Bu farmasötik şekil içerisinde kullanılmış olan etken ve yardımcı maddeler ise, yeni bir mal olarak o endikasyon ve farmasötik şekle geçmiş olduklarından, değişen sermayenin döner kısmını oluştururlar. Örneğin dijital glikoziti, hammadde olarak bir defada kullanılıp bir farmasötik şekil olarak tablet biçiminde ve konjestif kalp yetmezliği gibi belli bir endikasyonda kullanılan ilaca dönüşür. Yeniden üretim sürecinde kullanılan alet, makine, bina gibi dayanıklı üretim malları ise sabit sermaye olarak tanımlanmaktadır. Sanayii ölçekli ilaç üretimine ait tesis ve teçhizat da sabit sermaye mallarıdır. Bu kısımla ilgili ulaşılan başlıca sonuçlar şunlardır: i- Mal cinsi bakımından ilaç, gerçek veya ekonomik bir maldır. ii- İlaç, gerçek mal kategorilerinden tüketim malları içerisine girer. iii- İlaç bir kez kullanıldığından dolayı, dayanıksız tüketim malı olarak sayılır. iv- İlaç yapımında kullanılan etken ve yardımcı maddeler bir üretim, sermaye ve yatırım malı özelliği de taşırlar. Bir diğer ifadeyle, ilaç etken ve yardımcı maddeleri döner sermaye mallarıdır Talep ve Talebin Nesnel Özelliklerine Göre İlaç Nasıl Bir Metadır? 6) İktisatta talep kavramıyla ilgili çeşitli tanımlar bulunmaktadır. Örneğin, talep, satın alma gücüyle desteklenmiş satın alma arzusudur veya bir malın talebi, çeşitli fiyatlarda alıcıların o maldan satın almaya razı oldukları miktarlardır şeklinde tanımlar yapılmaktadır. Tüketicinin bir mala talebinden bahsedildiğinde o mala ait talebin a) belirli bir piyasada, b) belirli bir fiyatta ve c) belirli bir zamanda ortaya çıkması gerekmektedir. Talebin bir ihtiyacı karşılaması veya üreticisi tarafından sanal olarak yaratılan bir taleple, bir malın veya hizmetin tükettirilmesi, toplumsal ölçekte belli koşullara bağlıdır. Talebi belirleyen koşullar kısaca sıralanacak olursa; a) Talebin belirlenmesinin ön şartı, tüketicilerin içinde yer aldıkları toplumun siyasi, sosyal ve ekonomik koşullarına bağlıdır, b) Talebin belirlenmesi tüketicinin gelirine bağlıdır, c) Talebin belirlenmesinde malın ve/veya hizmetin fiyatı asal unsurdur, d) Malın ve/veya hizmetin fiyatının diğer mallardan farklılaşabilmesi ya da esnekliğinin bulunması talebin belirlenmesini ve yaratılmasını sağlar, e) Tüketicinin toplumsal, kültürel koşulları talebin belirlenmesindeki öncel etmenlerdendir, f) Tüketicinin bireysel olarak zevk ve alışkanlıkları talebin belirlenmesindeki önemli etmendir, g) Sonuçta, talebin belirlenmesi yukarıda sayılan koşullara bağlı olarak tüketicinin tüketme isteğine dayanır. Günlük yaşantıda ilaca olan taleple ilgili başlıca iki faktöriyel bileşke tartışma konusudur. İlaca olan talebin birinci bileşkesi, fizyolojik-fizyopatolojik gereksinimlere dayalıdır. Kısaca bu, doğrudan ilacın kullanım değeriyle ilgilidir. İkincisi ise, talebin iktisadi özelliği olarak onun değişim değeri ya da fiyatını konu alır. Mallarının veya hizmetlerin sınıflandırılmasındaki ayırım biçimlerinden birisi, onların zorunluluk veya 7/7

8 arzu-istek, beğeni malları olup olmadıklarına dayalıdır. Zorunluluk malları yaşam ve onun sürdürülmesi bakımından vazgeçilmezdir; dolayısıyla onsuz olunmazlık içerir. İlaç da, insan sağlığı ile ilgili bir zorunluluk malıdır. Zorunluluğun asal belirleyicisi, bozulan sağlık sorunlarının giderilmesi ve sağlığın yeniden ikamesidir. Bu anlamda, ilaç bir arzu ve zevk malı olarak düşünülmez ve talep edilmez. Yani ilaçlara olan talep, sadece onların özgün kullanım özelliklerine dayalı olan kullanılmatüketilme zorunluluğuna dayanmaktadır. Tüketicinin satın alma gücü her ne olursa olsun, ilaca karşı bu satın alma gücü ile desteklenmiş bir satın alma arzusu bulunmamaktadır. Yani ilaca olan talep, onun değişim değerinden (fiyatından) ve bu değere bağlı ortaya çıkabilecek satın alma ya da almama arzusundan bağımsız bir zorunluluktur. Bu da toplam-talep bağlamında, ilacı bir mal olarak ekonominin genel dengesinden bağımsız kılar Talep Esnekliği ve İlaç Arasındaki İlişki 6): Malın fiyatındaki bir değişmeye karşılık, talep edilen miktarının nasıl bir değişme gösterdiği talebin fiyat elastikliği, ya da kısaca talep esnekliği kavramı ile açıklanabilir. Bir başka değişle talep esnekliği, malın miktarındaki yüzde değişmenin, malın fiyatındaki yüzde değişmeye oranıdır. e p (talep elastikliği) = Malın Miktarındaki % Değişme / Malın Fiyattaki % Değişme aslında talep elastikliği negatif işaret taşır; ancak bu işaret çoğu kez ihmal edilir. Şu halde, talep elastikliği mutlak değer olarak, talep eğrisinin eğiminin tersinin P/q ile çarpımına ait bir eşitlik biçiminde tanımlanabilir. Bu durumda da ilacın talep elastikliği, sıfıra yakın ya da eşit olmaktadır. Bütün mallar gibi ilaç-talep ilişkisinde, tüketici veya hastanın gelir düzeyi, talebin gelir esnekliği ve talep kayması diğer değişkenler olarak irdelenmek durumundadır İlaç Talebi-Gelir İlişkisi 6): İlaca olan talep, talep-gelir ilişkisinden bağımsızdır. Yani kişinin gelirinde artma bu mala karşı tüketim veya kullanım eğilimini değiştirmez. Tersine bireyin gelirinde azalma veya düşük gelire sahip olma yine ilaç kullanım gerekliliğini değiştirmez İlaç Talebindeki Gelir Esnekliği 6): Kişilerin gelirlerindeki herhangi bir değişiklik ilaca olan talebi değiştirmez. Yani hastanın ilacı edinme gücü, ilacın fiyatına karşı onun korunmasız bir konumda bırakır. İlaç fiyatındaki artış yönündeki değişiklikler, yani ilacın fiyatına yapılacak zam, ilacın kullanılması zorunluluğundan bir vazgeçme neden olamaz. Kullanmadan vazgeçme sağlığın geri kazanımına, dolayısıyla yaşamın devamına engel oluşturur. Burada asal sorun ve soru, fiyatlardaki herhangi bir değişikliğin, bütün malların talebini aynı şekilde etkileyip, etkilemediğidir. Gündelik yaşamda, lüks bir beğeni malı ile, ilaç gibi zorunlu bir malın fiyatındaki aynı oranlı bir artışın, bunların talep edilen miktarlarını aynı oranda azaltmadığı iyi bilinmektedir. Yani ilaç örneğinde olduğu gibi, fiyat artışları karşısında, malın cinsine bağlı olarak talebinde de farklı tepkiler görülmektedir. İlaç örneği yeniden ele alındığında, zorunlu bir mal olması nedeniyle onun talep elastikiyeti, yani talep eğrisinin eğimi düşük olduğundan, ilaç fiyatlarındaki artış bu malın talebini, arzu-beğeni mallarına oranla daha az etkileyecektir veya hiç etkilemeyecektir. q P q q ep = = * q P P P e p = talep elastikliği q = miktardaki artış (azalış) P = fiyattaki azalış (artış) Fiyatlardaki bir artış, talep edilen miktarda bir azalmaya neden olduğundan (ya da tam tersi), İlaçta Talep Kayması ve Ürün Farklılaştırılması 6): Talebin arkasında yatan en önemli dürtü kuşkusuz tüketicinin talep ettiği mala olan ihtiyacıdır. İhtiyaç, talebi yarattığı gibi, talep ihtiyaçtan bağımsız olarak meta üreticileri tarafından da yaratılabilir ve tüketici yaratılmış olan bu göreceli talebin ardındaki mal veya hizmetlere yönlendirilebilir. Üreticinin güdümünde ve onun tarafından ve aslında gerçek veya mutlak bir ihtiyaç olmamasına karşın yaratılan bu talebe iktisatta talep kayması denmektedir. İlaca olan talebin belirlenmesini güdüleyen etkenler tüketicinin gelirinden, mal olarak ilacın fiyatından, ilacın fiyatının diğer mallardan farklılaşmasından ve tüketicinin zevk, alışkanlık ve bunlara bağlı tüketim isteğinden bağımsız olmakla beraber, ilaç sektöründe hem tıbbi olarak ve hem de, meta üreticileri tarafından yaratılan bir talep kaymasından kavramsal olarak bahsedilebilir. İlaçların temel kullanımının, hastalıklardan korunma ve onların tanı ve tedavisiyle ilgili oldukları yeniden hatırlandığında, tıbbi açıdan hastalık nedenlerinin daha iyi anlaşıldığı ve endikasyon olarak kullanılacak 8/8

9 yeni kimyasal moleküllerin keşfedildiği bir süreç, ürün olarak yeni ilaçların kullanıma girmesiyle sonuçlanır. Yanı sıra, nedeni bilinen çeşitli hastalıklarda, onların tedavisinde kullanılan ilaçlardan daha etkin yeni moleküllerin keşfedilmesi ve ilaç olarak klinik kullanıma sunulması, talebin bu ilaçlara yönelmesini de sağlayabilmektedir. İnsan sağlığı açısından olumlu olarak nitelenebilecek bu örnekler, tıbbi-klinik kullanım açısından yeni bir talep kayması oluşturur. Bunun yanında doğrudan ilaç üreticilerinden kaynaklanan ve bilinen bir hastalığın tedavisinde kullanılan bir ilacın endikasyon alanlarını genişleten veya o ilacın yeni bir doz içeriği ve farmasötik şekli ile yeniden kullanıma sunulması, farmasötik sanayii bakımından ürün farklılaşması olarak nitelendirilmekte ve iktisaden de tipik bir talep kayması özelliği içermektedir Patent, Faydalı Model ve İlaca Yaklaşım: Bir ekonomik sistem olarak kapitalizmde de, ülkelerin bir görünür ya da yansıyan ulusal hedefi(leri), bir de bunun ardındaki sınıfsal çıkar bulunmaktadır. Ulusal çıkar sanayi, tarım gibi üretim alanlarında ya da ekonominin tümünde gelişmişliği ve bunun da değişen koşullar karşısında korunarak daha da geliştirilmesini öngörür. Bu öngörünün gerçekleşmesinde bazı etkenlere de gereksinim vardır. Bunların başında araştırma ve geliştirmeye (AR-GE) dayalı yeni teknolojilerin üretilmesi ve bu teknolojik gelişmelerin sanayiye uygulanması, büyüyen sanayi gelirleri ile yeni yatırım, istihdam ve katma değer yaratılması beklentileri gelmektedir 11). Kuşkusuz, çıkar ilişkileri bağlamında, zeminin böylesi bir ulusallık temeline oturtulması ya da kaydırılması, beşeri üretim faktörü olarak insan işgücü ve emeğinin gözünde de sınıfsal çıkarların nasıl biçimlendiğini çoğu kez perdeleyebilir. Oysa gerçekte, üretim araç ve teknolojilerinin bireysel mülkiyetini içselleştirmiş sermaye sınıfları, ulusalcı paydada, toplumsal yarardan ziyade çoğu kez kar maksimizasyonunu hedef almaktadır. Ancak siyasa olarak yansıtılan ulusal çıkarcılığa dayalı yatırımcılık olmaktadır. Kapitalist üretim ilişkileri içerisinde sermaye karlılığının büyümesi bakımından yeni ve farklı ürünlerin üretilmesi ve bu üretim sürecindeki teknolojik üstünlüğü ortaya çıkaran, koruyan ve geliştiren bir Ar-Ge alanına sahip olmak önemli bir ayrıcalığı oluşturmaktadır 12). Ar-Ge ye dayalı yeni teknolojik gelişmelerin yaratımı ise, sanayideki yenilikler ve buluşlar ile sağlanır. Buluş kısa ifade ile, sanayideki teknik bir problemin çözümü olarak tanımlanabilir. Sanayideki yenilikler ve buluşlar ise, bir yandan yeniden yeni teknolojilerin üretilmesi ve yeni ürünlerin geliştirilmesini sağladığı gibi, diğer yandan da var olan teknolojilerde yenilikler, geliştirmeler ve iyileştirilmeler de sağlanmasına olanak oluşturur. Kapitalizm, sanayideki yeniliklerin ve sanayiye uygulanabilen buluşların çoğalmasını, buluşlara ait doğru ve eksiksiz bilginin yaygınlaşmasını kamusal mülkiyet alanı içerisinde görmez; tersine bunu özel mülkiyetin alanı içinde değerlendirerek ve buradan da buluş yapılmasının özendirilmesi olarak tanımlanabilecek yeni bir mülkiyet ve meşruiyet alanı oluşturulmasını öngörür ve düzenler. Özetle kapitalist ilişkiler ağı, yenilikler ve buluşların sanayiye uygulanması ve sonuçta ekonomiye katkı sağlayabilmesi için buluş sahibinin ödüllendirilmesini ve böylece buluş yapılmasının özendirilmesini ilke olarak benimser. İşte buluş yapılmasının özendirilmesi için, buluş sahibine, buluşunu kullanma ve kullandırma konusunda belirli bir süre ayrıcalık veren ve böylece buluş yapılmasını özendirerek sanayinin gelişmesine yardım edeceği tasarımlandırılan patent sistemi de geliştirilmiştir. Patent ile korunabilecek buluşların uygulanabilirlik olarak, "yenilik", "tekniğin bilinen durumunun aşılması" ve "sanayiye uygulabilirlik niteliklerini taşıması gerekmektedir. Buluşların korunmasına uygulanan faydalı model korumasında ise, yalnızca yenilik ve sanayiye uygulanabilir olma kriterleri aranmaktadır. Buradaki yenilik de yine mutlak yeniliktir. Usuller ve bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ile kimyasal maddelere ilişkin buluşlar, koruma ölçütlerini içerseler bile faydalı model belgesi verilerek korunamazlar. Türk Patent Enstitüsü patent ve faydalı model için aşağıdaki tanımları vermektedir 13) Patent : Bir buluş için buluş sahibine devlet tarafından verilen bir patent, sınai mülkiyet haklarından biri olup, buluş sahibinin izni olmadan başkalarının buluşu üretmesini, kullanmasını veya satmasını belirli bir süre boyunca engelleme hakkı vermektedir. Ayrıca, buluşun ayrıntılarıyla açıkladığı belgeye, tescil edildikten sonra patent denilmektedir Faydalı Model: Faydalı Model, Türkiye de ve dünyada yeni olan, sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine verilen, patent niteliğinde koruma sağlayan bir sistemdir. Patent hakkı, buluş sahibine, buluşunu açıklaması karşılığında buluş konusu ürünü üretme, pazarlama, satma ve kullandırma konusunda tercihe göre 7 veya 20 yıl ayrıcalık vermekte iken faydalı model korumasında aynı haklar 10 yıl için geçerlidir. 9/9

10 2.6- İlaç Patentleri İlaç, iktisadi özellikleri bakımından değişim ve kullanım değeri içeren herhangi bir metadan farklılık göstermediği için, buluşa konu olabilen bir tasarım ve ürün olarak değerlendirilmektedir. İlacın ürün haline gelmesi sürecinde, fikri tasarım ile bu tasarımı maddi bir ürüne dönüştürme süreçleri olmak üzere başlıca iki genel dönem bulunmaktadır. Fikri tasarıma döneminde, önceki dönemlere ait verili bilgilerden yeni soyutlamalar yapılması süreci yaşanır. Takiben, bunun ürüne dönüştürülme süreçleri olarak öncelikle deneysel aşamaların yaşandığı laboratuvar çalışmaları ve sonrasında da ürünün beşeri uygulanmalarını kapsayan klinik çalışmaların bulunduğunu da ayırt etmek gerekmektedir. Bu tasarım ve ürüne dönüştürme süreçlerinin bütünü patente ya da buluşa konu oluşturabilen bir imtiyaz müracaatı ve edinimini olanaklı kılabilir. Bunun tarihselliği ve diğer teknik ayrıntılarını başka bir çalışmanın konusu olarak ayırt edip, ekonomikpolitik açısından ilaçta patentin önemi ve kapitalizmin hedeflediği nedir? Sorularına yanıt aramak gerekmektedir. 3. İLAÇTA PATENTİN EKONOMİ-POLİTİĞİ İlaçta patentin tarihsel olarak gelişimine bakıldığında, ilaç sanayiinde uluslararasılaşmanın bir aracı olarak dönemsel ve sürekli eklemlenme ya da çelişkileri içinde barındıran bir mülkiyet rejimi olduğu görülmektedir. Gelişmiş merkez ekonomiler, tarihsel olarak yeni coğrafyalara nüfuz etme, nüfuz alanlarından kalıcı kar transfer mekanizmalarının oluşturulması (doğrudan yatırımlar, ya da işbirliği sağlanan yerel sermaye grupları ile beraber ortak üretim ve pazarlama yatırımları gibi araçlarla) ve nüfuz alanlarını gerek ürün ve gerekse işgücü olarak doğrudan kontrol yöntemlerini etkin kılacak arayışlar içerisinde olmuşlardır. Gelişmekte olan çevre ekonomiler ise, tarihsel olarak çoğu kez ithal ikameci sanayileşme politikalarını (ulusal sermaye oluşturulması, ulusal sanayii yeterliliği, gümrük duvarları aracılığıyla korumacılık, yatırım teşvikleriyle ulusal sermayelerin önünü açma) öncelikle tercih etmişlerdir. Bu politikalar özellikle ikinci dünya savaşı sonrası dönemden başlayarak, 1980lerin başına değin süren bir tarihsellik de göstermiştir. Buradaki önemli ortak payda, ithal ikameci sanayileşme politikalarının kapitalist gelişme sürecinin bir parçası olarak işlev görmesi olup, hem uygulandığı dönemde ve hem de özellikle 1980 ler sonrası, kapitalizmin ve bu anlamda sermayenin küresel gelişme ve yayılma sürecini beslemiş ve büyütmüştür. İthal ikameci sanayileşme politikaları yerel özel sermaye gruplarını, ulusal gümrük korumacılığı ve yatırım teşvikleri ile bir yandan geliştirip, palazlarken, diğer yandan da uluslararası sermayenin çevre ekonomilere nüfuzunu kolaylaştıracak işlev de görmüştür. Etmen olarak, gümrük duvarlarıyla sağlanan ucuz hammadde, işçilik maliyetlerindeki ucuzluk ve destek alımları ile doğrudan yatırımları da özendiren teşvikler, bu nüfuz etme süreç ve sıklığını arttıran başlıca faktörler arasında olmuştur 2). Çevre ekonomilerin ulusal sermayesi, bir yandan ulusal ekonomi içerisinde sınıfsal çıkarlarını diğer sınıflara üstün tutacak politikaların sahibi olurken, bir yandan da uluslararası sermayeye karşı, sermayeler arası bir rekabet içerisinde olmuştur. Kısacası sınıfsal çıkar ortaklığı ve işbirliği, diğer sınıflar üzerindeki hegemonyanın aracı olurken, sermaye içi rekabette dayalı ortaya çıkan eksik tüketim ve karlılık krizi içsel çelişki ve mücadelelerin de yaşanmasına neden olmuştur. Sermaye içi rekabet stratejileri çok çeşitli araçlara sahiptir. İlaç sanayii açısından Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirebilme gücü ve büyüklüğü, bir yandan uluslararasılaşmanın, diğer yandan da sermaye içi rekabetin asal unsurudur. Ar-Ge çalışmalarının dönüştürücü lokomotifi, ilaç olarak adlandırılan metanın kendisi ve onun ara yüzü olarak da tanımlanabilecek imtiyaz mülkiyeti patenttir Ürün Olarak İlacın Sınai Mülkiyet Ara Yüzü: Patent 14): Patent bir sınai mülkiyet ürünü ve imtiyazı olarak, eksik tüketim ve karlılık krizini kar maksimizasyonuna taşıyabilen araçlardan birisidir. Patente ilişkin bilimsel bilgi ve teknolojilerin üretilmesi, bunların bir ürün portföyü haline getirilmesi, sermaye yatırımcısının gücü ve sermayeler arası rekabetin bir biçimi olarak şekillenmektedir. Bu türden bir yatırım ve organizasyon büyüklüğüne erişebilen firma yapılanmaları da, uluslararasılaşma ya da ulusötesileşmenin görüntülerinden birisi olan Çok Uluslu Şirket (ÇUŞ) dönüşümünü sağlayan asal etmendir Patent Çeşitleri: Teknik olarak, başlıca yöntem ve ürün patenti olmak üzere iki tür patent bulunmaktadır. Yöntem patenti bir etken maddenin üretilmesi için başvuru dosyasında belirtilen sentez yöntemine verilen patent hakkıdır. Sonuçta, aynı etken maddeyi başka bir sentez yöntemi ile üretebilen kişi ya da kuruluşlar, kendi adlarına patent 10/10

11 alarak bu maddeyi kendi yöntemleriyle üretebilirler. Ürün patenti ise, bir etken maddeye, üretim yöntemine bakılmaksızın verilen patenttir. Başlıca iki özelliği bulunmaktadır. Bunlar: a) Ürün patenti alınmış bir maddenin, farklı yöntemle dahi izinsiz üretimi söz konusu değildir, b) Ürün patenti, yöntem patentini de kapsar. Patent kapsamı içerisinde olan bir başka sınai mülkiyet biçimi de lisanstır. Lisans, patenti (beratı) başkasına ait olan bir malı yapmak, bir olanağı kullanmak veya bir teknik yöntemden faydalanmak üzere alınmış izin karşılığı anlamını taşır. Başlıca özelliği lisans sahibi işletmecinin, patent kapsamına giren sınai mülkiyet hakkını sürekli ya da geçici olarak kullanabilmesidir. Lisans, sözleşmeye dayalı lisans ve zorunlu lisans olmak üzere başlıca iki çeşitlilik göstermektedir. Sözleşmeye dayalı olan lisans çeşitleri de yedi başlık altında sınıflandırılmaktadır. Bunlar a) geliştirme ve yeniden yapma lisansları, b) üretim lisansı, c) montaj lisansı, d) kullanma lisansı, e) ithal lisansı, f) ihraç lisansı ve g) satış lisansıdır. Bir patentin tescil edildiği ülkede belirli bir süre içinde uygulamaya konmamasına bağlı olarak ve patent sahibinin isteği dışında, üretimi için lisans vermeye mecbur olması durumuna da zorunlu lisans denmektedir. Bu süre uluslararası sözleşmelerden birisi olan Paris sözleşmesinde üç yıl olarak saptanmıştır. TRIPS anlaşması da zorunlu lisansa yönelik hükümler içermektedir. Uluslararası patent sisteminin bir diğer parçası da süreç bilgisi (know-how) dır. Süreç bilgisi, belirli bir amaç için teknolojinin unsurlarından olan araştırma ve/veya tasarımın meydana getirilmesi ile tasarlanmış bir konunun uygulamaya konmasında kullanılan ve a) usul, yol ve yöntemlerini anlamlı bir sıraya sokma, b) bu konuda belirli kurallar oluşturma, c) yeni yöntemler yaratma ve d) eksik, yetersiz yöntemleri iyileştirme, gerekirse sırasını değiştirme etkinlikleri olarak sayılan bir işlemler bütünüdür Ürün Olarak İlacın Fikri Mülkiyet Ara Yüzü: Veri Koruması ve Veri İmtiyazı İlaçta patenti de kapsayan sınai mülkiyet rejiminin, kapitalist gelişme içerisindeki tarihsel serüveni ana hatlarıyla yukarıda açılımlandırılırken, gelişmekte olan ülkelerin, ulusal sermayelerini ithal ikameci sanayileşme politikaları ile yapılandırma ve tahkim etme politikaları geliştirdiklerini ve bu çabaların merkez ekonomilerin hegemonyasına karşı sermaye içi bir tepki ya da direnç olarak doğmasına karşın, sonunda entegrasyonu engelleyemediği yukarıda özetlenmişti. Bu sürecin en belirgin sonuçlarından birisi ilaçta patent korumasının gelişmekte olan ekonomiler tarafından en zayıf biçimiyle uygulanmasıdır TRIPs in Kısa Tarihçesi: Burada Eren den alıntıyla tarihçe şöyle özetlenecektir. Uluslarötesi ilaç sermayesinin, 1980 li yıllarda siyasi anlamda gösterdiği en önemli başarı, patent koruması sağlamayan ülkelere karşı, ticari yaptırımların uygulanmasına yönelik bir mekanizmanın geliştirilmesinde ve uygulanmasında oynadığı roldür 2, 15). Bu rol özellikle1984 ve 1985 yılları boyunca ve 1986 da başlayan fikri mülkiyet haklarının GATT Uruguay ticari müzakereleri kapsamına alınması sırasında ön plana çıkmıştır. Özellikle ABD ve AB kökenli uluslararası ilaç firmalarının yürüttüğü lobi çalışmalarıyla, gelişmekte olan ülkelerde patent korumasının kapsamının, ilaç üretim yöntemleri ve ürünlerini de içermesi için yapılan büyük ısrar ve baskılar (patent koruması sağlamayan ülkelere karşı tutarlı bir şekilde uygulanan ticari yaptırımlar) 1992 yılında, henüz GATT müzakereleri sonuçlanmadan, bir çok gelişmekte olan ülkede ilaç üretim yöntemleri ve ürünlerine patent korumasının kabulünü sağlamıştır. Sonuç, 1994 yılında imzalanan TRIPs (Trade Related Aspeccts of Intellectual Property Rights) anlaşmasıdır 2, 15). TRIPs, fikri ve sınai hakların korunmasına yönelik uluslararası anlaşmalar arasında en kapsamlısı olmakla birlikte, Uruguay Müzakerelerinin tartışmalı içeriğinden dolayı ulusal otoritelere gerek patent rejimlerinin ilaç ürünlerine yönelik uygulamalarında (örneğin mecburi lisans sistemi, paralel ithalata yönelik koşulların belirlenmesi ve patent korumasından önce tanınacak geçiş sürelerinin belirlenmesi) ve gerekse ilaç ürünlerine ait verilerin koruması ile ilgili önemli esneklikler tanımıştır. Böylece, TRIPs sonrasında, ulusal ve uluslararası alanda fikri mülkiyet hakları ile ilgili tartışmalar anlaşma içerisinde bulunan esnekliklerin ya da boşlukların nasıl değerlendirileceği konusuna odaklanmıştır. Söz konusu alanlar, gelişmekte olan ülkelerde temel ilaçlara ulaşım ve yerli ilaç sermayesinin geleceği için önemli sonuçlar içerdiği için, TRIPs hükümlerinin ulusal rejimlere eklendiği siyasa süreçleri içerisinde en önemli noktalar olarak ortaya çıkmış ve bu süreçlerde aktif rol alan uluslarötesi ilaç sermayesi ve gelişmekte olan ülkelerdeki toplumsal sınıflar arasındaki mücadelelerin odak noktasını oluşturmuştur. Daha da önemlisi, TRIPs anlaşmasının ulusal rejimlere eklemlenmesi sürecinde yaşanan bu mücadeleler, Dünya Ticaret Örgütünün sağladığı platform sayesinde, 2001 yılında benimsenen Doha 11/11

12 Deklarasyonu örneğinde de görüldüğü gibi, küresel düzeyde fikri mülkiyet hakları ile ilgili müzakereleri yeniden yapılandırmıştır 2, 15) Veri Koruması ve Veri İmtiyazı 2, 15, 16): Tanımsal farklarına bakmadan önce veri koruması ve(veya) veri imtiyazının TRIPs anlaşmasının 39. maddesi ile ilgili olduğunu ve tartışmaların merkez ve çevre ekonomilerce farklı çıkar ve rekabet konusu edildiğini vurgulamak gerekmektedir. Başını ABD, AB ülkeleri ve Japonya gibi gelişmiş merkez ekonomilerin çektiği İlaç sanayii yapılanması tarafında, uluslararasılaşma süreci, adına buluşçu (inovatör) denilen araştırma-geliştirmeye dayalı firmalarca belirlenmektedir. İlaç sanayiinde Ar-Ge çalışmaları, rekabete yönelik buluş süreci anılmaktadır 17-19). Bu süreç, sektör içi ve firmalar arası pazar karlılığını etkilediğinden, birbirleri varlığında karşılıklı riskler de taşımaktadır. Bu rekabete yönelik buluş sürecinde, inovatör firmaya ait ilacın hem bilgisi ve hem de ürün olarak kendisi, patent sistemi ile bir mülkiyet ve çıkar konusu kılınmakta ve korunmaktadır. İnovatör firmalar bu sistemin yetersizliklerinden şikayetçidir. Birinci neden, ilaca ilişkin araştırma-geliştirme ve ruhsatlandırılarak piyasaya sunulması süreçlerinin patent süresi içerisinde sayılmasıdır. İkinci neden ise, kalan sürenin imtiyaz haklarını kullanılması ve kar maksimizasyonu yapılması bakımından olarak değerlendirilmesidir. Üçüncü neden ise, patent süresi dolumuyla birlikte ürünün jenerik üretime geçmesiyle birlikte pazarda yeni rakiplerle karşılaşmak ve böylece ürüne ilişkin tekel olma özelliğinin yitirilmesidir. Çevre ekonomilerde bulunan ilaç sanayinin asal yapısını ise, jenerik ilaç üreticileri oluşturmaktadır. Jenerik ilaç, önceleri inovatör firmaya ait olan ve patent süresi dolduğu için (patent koruması bitmiş) inovatör firma imtiyazından çıkmış bir ilacın, ulusal resmi otoritece, hem hammaddesi bakımından (üretici ülkeye ilişkin tanıklık belgesi-menşe şahadetnamesi ile yasal koşullara uyguluğu belgelenmiş) hem de ruhsatlandırma koşullarına uygun olarak üretim ve satışı bakımından, izin verilen ilacı tanımlamaktadır. Kısacası, jenerik ilaç üreticileri, buluşçu firmaya ait ilaç bilgisinin ruhsata konu olan bölümlerini, patent süresi sonrası, jenerik ilaçların ruhsatlandırılmasında da kullanabilmektedir. Bu, jenerik ilaçların bir taraftan daha ucuz olmalarını ve diğer yandan da, inovatör firmaların pazarı yönlendirim güçlerini önemle baskılamakta ve onlara karşı Pazar paylarını azaltıcı bir tehdit ve risk oluşturmaktadır. Bütün bu olgular, uluslararası firmalarca, patent sistemine atfedilen bir yetersizlik olarak görüldüğü için, DTÖ nün kuruluş sürecinin parçalarından birisi olan TRIPs anlaşması içerisinde çözülmeye çalışılmıştır. Ancak tanım, veri koruma ve veri imtiyazı farklı yorumlarını içeren bir tartışmaya da konu olacak bir biçimde sektörün gündemine oturmuş bulunmaktadır. Şimdi Uluslar arası ilaç firmaları ile jenerik üreticilerin arasında bir rekabet anlayışı olarak tartışmaya konu olan veri korumanın ve veri imtiyazının ne anlama geldiğine bakılması gerekmektedir. Veri koruma, Dünya Ticaret Örgütü Anlaşması nın eklerinden olan TRIPs Anlaşması nın 39/3 maddesinde ve 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 83/3 maddesinde tanımlandığı gibi, Patent başvurusu yapılmış olan beşeri, veteriner ve zirai ilaçların imalat ve satış ruhsatlarının tasdiki için ilgili makamlarca talep edilen ve yaratılmaları ve birikimleri önemli bir gayret ve masraf gerektiren ve sahipleri tarafından umuma açıklanmamış olan bilgi ve test sonuçlarının talep sahibi makam tarafından gizli tutulup, bunların haksız kullanımının önlenmesi için gerekli tedbirleri almasıdır. 2/97 sayılı Ortaklık Konseyi Kararında ifade edilen data exclusivity veya veri imtiyazı ise özellikle AB ve ABD de belli bir süre için sağlık otoritelerinin jenerik ilaç ruhsat başvurularını kabul etmelerini engelleyen patent süresinin bitiminden itibaren başlayan pazar koruması olup, süresi ülkeden ülkeye değişmektedir. Örneğin, ABD de 5 yıl olan bu süre, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin bazılarında 6, bazılarında 10 yıl olmakla birlikte Avrupa Komisyonu nda bu sürenin 10 yılın üzerine çıkarılması tartışmaları devam etmektedir. Talep edilen Veri İmtiyazı ruhsatlandırılmış orijinal ürüne ait verilerin, patent süresi dolduktan sonra yerli jenerik ilaç üreticileri tarafından ruhsat başvuruları esnasında referans gösterilmesine izin verilmemesi ve sadece orijinal ürüne ruhsat hakkı tanınmasıdır. Burada söz konusu olan asal durum şudur 2, 8, 14-16): a. Uluslararası ilaç firmaları ile jenerik ilaç üreticileri, TRIPs anlaşmasındaki hükümleri farklı yorumlamaktadır, b. ABD ve Avrupa Birliği gibi gelişmiş ülkelerdeki uluslararası ilaç sermayesi, TRIPs anlaşmasındaki hükümleri şöyle yorumlamaktadır: 12/12

13 b.1- TRIPs anlaşmasındaki hükümler veri imtiyazı olarak değerlendirmelidir (IFPMA,2000). Buna göre de, b.2- Ulusal otoritelere ruhsat almak için başvuran üçüncü kişilere, koruma süresi boyunca orijinal ilaca ait bilgiler teşhir edilmemelidir, b.3- Başka ilaç başvurularını değerlendirirken, orijinal ilaca ait veriler, resmi otoriteler tarafından temel alınmamalıdır. c. Jenerik ilaç üreticileri ise, TRIPs anlaşmasındaki hükümleri şöyle yorumlamaktadır: c.1- TRIPs anlaşmasındaki hüküm sadece veri korumasına yöneliktir, c.2- Bu hüküm, patent başvurusu yapılan orijinal ilaçla ilgili bilgilerin üçüncü kişilerce kullanımını kısıtlamaktadır, c.3- Jenerik ilaç başvuruları patent süresi biten ilaçlar için söz konusudur, c.4- Jenerik ilaç başvurularında yürürlükte olan uygulama, inovatör firmanın orijinal ilacına atıf yapılarak sunulan bilgilerin ruhsatlandırılmada temel kabul edilmesidir, c.5- TRIPs de söz konusu olan kısıtlamanın, orijinal ilaca ait bilgilerin jenerik ilaç ruhsat başvurularında kullanılması ile ilgisi olmadığından, bu türden bir müracaatta, resmi otoritelerce kabulünü de engellememektedir 2). Burada, asal sorunun, uluslararası ilaç sektörünün çıkarlarının jenerik ilaç üreticilerince zedelendiği bir tablonun varlığının söz konusu olmasıdır. Bu sonuçları değerlendirmek gerekirse; a. Kavramsal olarak veri imtiyazı, uluslararası ilaç sermayesi için, temelde patent alacak kadar yenilik arz etmeyen ilaçlar ya da patent süresinin sonuna gelmiş olan ilaçlar bakımından önem göstermektedir 2, 20). b. Uluslararası ilaç sermayesinin veri imtiyazı kavramını tercih nedeni, jenerik üreticilerin rekabetine maruz kaldığı ürün portfolyosunu kısıtlamaya yönelik bir uygulama gerçekleştirmek istemesidir. c. Bu bağlamda, uluslararası ilaç sermayesince, veri imtiyazı konusuna atfedilen önem başlıca üç açıdan değerlendirilebilir. Bunlar: c.1- Uluslararası ilaç sermayesinin, veri imtiyazı haklarını kullanarak kendi ürün portfolyosunu genişletme yolu ile kar maksimizasyonu artırmaya çabalamak, c.2- Veri imtiyazını, DOHA Deklarasyonuna karşı kavramsal ve uygulama alanının bir siyasi taktiği olarak kullanmak 15), c itibariyle, bir çok ülkede patent süreleri sona erecek olan ve karlılığı çok yüksek olan bioteknoloji ürünlerini pazarda veri imtiyazı ile koruma altına alma isteğidir. Burada DOHA deklarasyonuna (2001 yılında benimsendi) bir not düşmek gerekmektedir. Bu deklarasyon, gelişmekte olan ülkelerin, yerli ya da yabancı üreticilere tahsis edecekleri patent haklarını, uygun gördükleri durumlarda, zorunlu lisans hakkına dayanarak kısıtlayabilmelerini onaylamaktadır. Uluslararası ilaç sermayesi de, veri imtiyazı kapsamında jenerik ilaç üreticilerinin piyasaya girişini engelleyecek yeni kısıtlamalar ile karşı bir dengeleme çabasını sürdürmek istemektedir. SONUÇ 1- Bu çalışma, ilacın bir ürün olarak sınai ve fikri mülkiyet rejimine nasıl konu edildiğinin bir çerçevesini çizmeyi amaçlamıştır. 2- Bu çerçevenin cereyan ettiği seçili alan, kapitalist ekonomik ilişkiler ekseni olarak değerlendirilmiştir. 3- Kapitalizmin, uluslar arası ilişkiler bağlamında bir sanayii sektörüne verili alan oluşturma koşulu ise, özel mülkiyeti, yani serbest piyasa düzenini sürekli ve değişmez kılacak sınıflar arası, sınıflar içi ve devletler arası ilişkiler bütünün kavranması ve analiz ile koşutluk olarak anlaşılmıştır. 4- Kapitalizmde, ilaçta sınai ve fikri mülkiyet rejiminin ortaya çıkışı, ilacın diğer metalardan ayrışmayan ürün özelliklerine ve değerlerine dayalı görünmektedir. 5- Uluslar arası patent sistemi, ilaçta mülkiyet rejimi tartışma ve uygulama alanı olarak sermaye çıkarlarının biçimlenmesine olanak oluşturmaktadır. 6- Patent sisteminin burada incelenmeyen kronolojisi, 19.yy dan bu yana kapitalizmin gelişim dinamikleri ile beraber işleyen ve bugün somutlanışını DTÖ nün kuruluş belge ve eki anlaşmalarında somutlayan bir tarihsel gelişim içermektedir. 7- İlaçta patent sistemi, uluslararası ilaç sermayesinin artan yapısal gücüne karşın, yaşadığı karlılık krizinin derinleşmesiyle belirgin bir gündem oluşturma alanı haline dönüşüm göstermektedir. 8- Bu karlılık krizi bir yandan merkez devlet siyasalarını etkilerken, diğer yandan da 13/13

14 çevre ekonomileri hegemonik düzlemde tutmayı tasarlayan bağlayıcı uluslararası bir hukuk düzeni ile tahkim edilmektedir. 9- Sermaye içi çatışma ve rekabet alanları karlılık krizinin birer sonucu olarak uluslararası ilaç firmaları ile yerel ilaç sanayicilerini hem karşı karşıya getirmekte ve hem de bunun bir diğer sonucu olarak sermaye birleşmelerinin önünü ve yolunu açmaktadır. 10- İlaçta sınai ve fikri mülkiyet rejimlerindeki tüm düzenlemelere karşın kapitalizmin süregen karlılık krizinin önüne geçebilecek başka bir kapitalist refah dönüşümü gelecekte öngörülememektedir. 11- Sermaye görünüm olarak ve emek süreciyle ilişkili olarak, yoğunlaşmış bir üretim araçları kitlesi ve teknolojisi biçiminde varolmaktadır. Bunun bireysel kapitalistin mülkiyeti biçimine dönüşümü de sermayenin yoğunlaşmış toplumsal servet bölümünü temsil eder. Kısaca sermayenin yoğunlaşması demek olan bu olgunun, ilaç sanayiinde son derece yaygın bir gerçeklik olduğu görülmektedir. 12- Yoğunlaşan sermayenin, çeşitli rekabet stratejileri ve krediler aracılığıyla, yoğunluğunda daha da artış olması sermayenin merkezileşmesini gündeme getirmektedir. 13- İlaç sanayinin uluslararası bölümünün hem sermaye yoğunlaşması ve hem de merkezileşmesi bağlamında eşsiz bir endüstriyel etkinlik alanı olduğu saptamak gerekmektedir. 14- Bu bağlamda ve bütüne bakıldığında ve özellikle ilaçta sermaye merkezileşmesi bakımından, sınai ve fikri mülkiyet rejimlerinin, uluslararası bir siyasa garantörlüğünü ve yaptırımsal edimlerini taşıyan hukuksal düzenlemeler biçiminde bir hegemonya aracı haline dönüştüğü saptanabilir. 15- Tek tek ülkelerin ve devletlerin özgül çıkar ve karşılıklı mücadelelerinden çok, ortak bir sermaye eksenli sınıfsal çıkarlar ve ona göre siyasa konumlanmaları da görüntünün diğer bir parçasını oluşturmaktadır. Kaynaklar 1. Erişim: Eren İ. (2004) Gelişmekte Olan Ülkeler Ve Türkiye de İlaç Ürünlerine Yönelik Fikri Mülkiyet Rejimi Değişikliklerinin Siyasal İktisadı. Toplum ve Hekim 19(5), Abacıoğlu N. Uluslararasılaşma Kavramından Uluslararası İlaç Sanayine: Yapısal Süreçler ve Sosyalist Seçenek SoLMeclis-Türkiye nin Sosyalist Seçeneği Toplantısı, 23 Ekim İstanbul 4. Abacıoğlu N. (1982) İlacın Ekonomi Politiğine Yaklaşım-I: Meta Olarak Sağlık ve İlaç Kullanım Değeri ve Değer, AEOB (Ank Ecz Od Bül) 4:5, Kayaalp O S. Farmakolojiye Giriş, Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi Farmakoloji (Ed S. O. Kayaalp) 10. Baskı Hacettepe-Taş Kitapçılık Ltd. Şti. Ankara, Abacıoğlu N. (2005) İlaç: Meta Özellikleri Bakımından İrdelenmesi Üniversite ve Toplum (2005) 5(4)-www.universite-toplum.org 7. Abacıoğlu N. (2000) İlacın ekonomi-politiği, AEOB İlaç Forumu 18, 2, Abacıoğlu N. (2001) Sorularla ilacın ekonomipolitiği, AEOB İlaç Forumu 19, 2, Zagalov NA. Meta, Ekonomi-Politiğin Temelleri Ders Kitabı, Birinci Baskı: Syf , May Yayınları, İstanbul, Eaton J. Meta Üretimi, Ekonomi politik (Türkçe Çeviri: Yalçın Ş), Üçüncü Baskı: Syf , Bilim ve Sosyalizm Yayınları, Ankara, Başgut B, Abacıoğlu N. (2005) İlaç Sanayiinde Araştırma Geliştirme ve Yeni İlaçlar, Üniversite ve Toplum 5(3)-www.universite-toplum.org 12. Soyak A. Küreselleşme,Teknoloji Politikası,Türkiye: Sınai Mülkiyet Hakları ve Ar- Ge Destekleri Açısından Bir Değerlendirme, (Der. Alkan Soyak), Küreselleşme: İktisadi Yönelimler ve Sosyopolitik Karşıtlıklar, İstanbul: Om Yayınevi, Erişim: Yalçıner G. Türkiye de İlaçta Patentin Bugünü ve Yarını, Ankara Barosu, Uluslar arası Hukuk Kurultayı, Fikri Mülkiyet ve Rekabet Hukuku, Ankara, 8-11 Ocak TRIPS and pharmaceutical patents, WTO-OMC Fact sheet, Sept Kanzık İ. (2004) Türkiye de İlaçta Patent ve Veri Koruması nın Bugünü ve Yarını Toplum ve Hekim 19(5), Abacıoğlu N. (2004) Sınai Ürün Boyutuyla İlaç Pazarı ve Uluslararasılaşma, Toplum Ve Hekim 19(6): Abacıoğlu N. (2005) Sağlığın Ekonomi- Politiğinden Küreselleşen İlaç Sanayiine, Havan, Haziran, /14

15 19. Abacıoğlu N. (2002) Küreselleşme Paradigmasından Bir Kesit: İlaç ve Siyaset, Üniversite ve Toplum 2(2)-www.universitetoplum.org 20. IFPMA (2000) Encouragement of New Clinical Drug Development: The Role of Data Exclusivity Meraklısına Diğer Okuma Önerileri: o Eaton J. Sermaye Birikimi, Ekonomi politik (Türkçe Çeviri: Yalçın Ş), Üçüncü Baskı: Syf , Bilim ve Sosyalizm Yayınları, Ankara, 1996 o Kırım A. (1985) Reconsidering Patents and Economic development: A Case Study of The Turkish Pharmaceutical Industry, World Development 13(2), o Kırım A. (1986) The Transnational Corporations and Local Capital: Comparative Conduct and Performance in the Turkish Pharmaceutical Industry, World Development 14(4), o Kırım A. (1987) Türkiye ilaç endüstrisinde sanayi yapısı ve rekabet yöntemleri üzerine rapor, TEB-Haberler 33, o Kırım A. (1987) Uluslararası ilaç endüstrisinin ekonomisi, ODTÜ Gelişme Dergisi, 14(2): o Yaşgül S. Küreselleşme, çokuluslu şirketler ve şirket birleşmeleri: dünya ilaç endüstrisi örneği, [Alkan Soyak (Ed.), Küreselleşme: İktisadi Yönelimler ve Sosyopolitik Karşıtlıklar], İstanbul, Om Yayınevi, 2002 o Juillet Y. (2003) Internationalization of Regulatory Requirements, Fundament Clin Pharmacol 17, o Abacıoğlu N. İlacın ve teknolojisinin tarihsel serüveni, yılında nasıl bir tıp/sağlık/ülke/dünya ortamı öngürülebilir? oluşturulabilir? Türk Tabibleri Birliği Yayını, Ankara, Nisan 2002 o Abacıoğlu N. (2003) Uluslararası Farmasötik Endüstri: 2000 den 2005 e Kısa Ufuk Turu, TFD-Bülteni, 76:11-16 o Abacıoğlu N. (2004) Ekonomik Sistem ve İlaç, TFD-Bülteni, 82:5-9 15/15

16 Türkiye Sosyalist İktisat Kongresi Programı TÜRKİYE SOSYALİST İKTİSAT KONGRESİ (KONGRE) SOCIALIST ECONOMICS CONGRESS IN TURKEY (SEC) Aralık 2005 tarihlerinde Petrol-İş Sendikası'nın Altunizade-İstanbul'daki genel merkez binasında gerçekleştirilecek olan Türkiye Sosyalist İktisat Kongresi'nin programı belli oldu... PROGRAM 17 ARALIK CUMARTESİ : BİRİNCİ OTURUM (Oturum Başkanı: Erkin Özalp) AÇIŞ KONUŞMALARI sol Meclis adına açış konuşması / Mesut Odman Üniversite Konseyleri Derneği adına açış konuşması / İzzettin Önder İLK KONGRE SUNUŞLARI Türkiye'de İktisadi Düşüncenin Temel Çizgisi Üzerine / Tevfik Çavdar Türkiye'de İktisat Politikası Tartışmaları: Geçmişe Dönüşü Savunarak İleriye Gitmek / Korkut Boratav : DÜNYA KAPİTALİZMİ NEREYE GİDİYOR? (Oturum Başkanı: Mesut Odman) Devlet ve Sermaye İlişkisi Olarak Dünya Kapitalizminde Krizin Dağılımı / Ahmet Haşim Köse-Ahmet Öncü Emperyalist Güçler Arasındaki İşbirliğinin ve Rekabetin Sınırları / Nail Satlıgan Üretim Sürecindeki Değişmeler ve İşçi Sınıfı / İlker Belek : ÇALIŞMA GRUPLARI PANELİ (Oturum Başkanı: Nihat Falay) Avrupa Birliği (Barış Karaağaç, Erkin Özalp, İlhami Alkan), Dış İktisadi İlişkiler (Burak Gürbüz, Erkin Özalp, Ömer Emirkadı), İktisat-Siyaset İlişkisi (Deniz Alca, Türkan Hançer, Yasemin Dildar), İşsizlik ve Sağlık (Alp Ergör, Belgin Ünal, Bülent Kılıç, Yücel Demiral) çalışma gruplarından birer temsilcinin katılımıyla : ALTERNATİF İKTİSAT POLİTİKASI ARAYIŞLARI (Oturum Başkanı: İlker Belek) "Küreselleşme" Kavramının İktisadi ve İdeolojik Anlamları / E. Ahmet Tonak Sınıfsal Temeli Zayıf Alternatif Arayışlarının Sınırları / İzzettin Önder 16/16

17 AB Bir Alternatif mi? AB İçinde Alternatif Yaratılabilir mi? / Nikos Papaconstantinou (Yunanistan - Marksist Araştırmalar Merkezi YK üyesi) İktisat Eğitimi ve Alternatif Arayışları / Nihat Falay 18 ARALIK PAZAR : TÜRKİYE KAPİTALİZMİ NEREYE GİDİYOR? (Oturum Başkanı: İzzettin Önder) 2001 Krizi Sonrasında Türkiye Ekonomisinde Değişenler, Değişmeyenler / Erinç Yeldan AB'ye Üyelik Sürecinin İktisadi ve Toplumsal Boyutları / Özgür Müftüoğlu Türkiye'de Sanayileşme ve Sanayisizleşme Dinamikleri / Ayfer Eğilmez Finans Sektöründe Yabancı Sermayenin Rolü / Öztin Akgüç : ÇALIŞMA GRUPLARI PANELİ (Oturum Başkanı: Ayfer Eğilmez) Bilim ve Teknoloji Politikaları (Beyza Üstün, Çiçek Çavdar, Helin Dutağacı, Koray Çiftçi), Devlet-Ekonomi İlişkisi (Attila Güney, H. Yasemin Özuğurlu, Metin Altıok, Yüksel Akkaya), İlaçta Sınai ve Fikri Mülkiyet (Ahmet Alpay Dikmen, Nurettin Abacıoğlu), Sosyalist Emek Süreci (Ali Murat Özdemir, Burçak Özoğlu, Gamze Yücesan-Özdemir), Türkiye'nin Sanayi Politikaları (Ali Somel, Alper Birdal, Aytek Soner Alpan) çalışma gruplarından birer temsilcinin katılımıyla : SOSYALİST KALKINMA STRATEJİLERİ (Oturum Başkanı: Burçak Özoğlu) Küba Ekonomisinin Sosyalizm Perspektifine Katkıları / Ernesto Gomez Abascal (Küba Büyükelçisi) Türkiye'de Sanayileşmenin Önündeki Engel: Kapitalizm ve Biricik Alternatif Olarak Sosyalizm / Aziz Hatman Türkiye'nin Yeraltı Kaynakları ve Sosyalizm / Tahir Öngür Teknolojik Gelişmeler Işığında Sosyalist Planlamada Yeni Olanaklar / Erkin Özalp : Forum ve Sonuç Bildirgesi'nin Açıklanması Kongre kapsamında ayrıca kısa müzik dinletilerine ve dia gösterilerine yer verilecektir. İzleyici olarak katılım serbest ve ücretsizdir. YER: Petrol-İş Sendikası Genel Merkez Binası (Altunizade Mah. Kuşbakışı Cad. No:25 ÜSKÜDAR/İSTANBUL Tel: ) Ayrıntılı Bilgi: İletişim: / (Erkin Özalp) 17/17

Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi,

Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi, Sınai Mülkiyet Hakları, Önemi, İçerik Genel Bakış Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Türk Patent Enstitüsü ve Görevleri Eskiden hammadde kaynaklarına ve sermaye birikimine sahip olan ülkeler güç ve kontrol

Detaylı

---------------------------------------------------------------------

--------------------------------------------------------------------- --------------------------------------------------------------------- PATENT NEDİR? BULUŞLARIN PATENT İLE KORUNMASININ AMAÇLARI PATENT TESCİLİ İÇİN GEREKLİ KRİTERLER İNCELEMELİ/İNCELEMESİZ PATENT PATENT

Detaylı

PATENTLER YAZILIM PATENTLERİ

PATENTLER YAZILIM PATENTLERİ PATENTLER YAZILIM PATENTLERİ Ümit Yerli Patent Vekili Program Süre: 120 DK Fikri haklar Patent, kriterler, sağladığı haklar. Telif Tarifname, örnek başvurular Başvuru süreci, yurt dışında patent tescili

Detaylı

FSH BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI 28.12.2015

FSH BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI 28.12.2015 FSH BİLGİLENDİRME TOPLANTILARI 28.12.2015 Yrd. Doç. Dr. Selin ÖZDEN MERHACI Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Fikri ve Sınai Haklar Araştırma ve Uygulama Merkezi FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI (FİKRİ VE SINAİ

Detaylı

FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI. Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr

FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI. Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr Yeni buluşlar ve özgün tasarımlar ürünleri oluşturur ve biçimlendirir. Ancak bu yeni ürünleri tüketiciye sunmak ve satabilmek

Detaylı

Endüstriyel Tasarım Tescilinde Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Değerlendirmesi. İç Mimarlık Ve Çevre Tasarımı Bölümü, Beytepe Kampusu 06800 Ankara,

Endüstriyel Tasarım Tescilinde Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Değerlendirmesi. İç Mimarlık Ve Çevre Tasarımı Bölümü, Beytepe Kampusu 06800 Ankara, Endüstriyel Tasarım Tescilinde Yenilik ve Ayırt Edici Nitelik Değerlendirmesi Öğr. Gör. Dr. Gülçin Cankız ELİBOL Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, İç Mimarlık Ve Çevre Tasarımı Bölümü, Beytepe

Detaylı

Hizmet İnovasyonu ve Sınai Haklar

Hizmet İnovasyonu ve Sınai Haklar Hizmet İnovasyonu ve Sınai Haklar Farklı, değişik, yeni fikirler ve buluşların geliştirilmesini ve uygulanmasını ifade eden İnovasyon ( Yenilikçilik ), yenilikçi buluş özelliği içermesi hallerinde, yeni

Detaylı

FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI. Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr

FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI. Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr İÇERİK Genel Olarak Fikri Mülkiyet Hukuku Fikri Mülkiyet Hukukunun Temel İlkeleri Fikri Mülkiyet Sisteminin Ana Unsurları Tarihçe

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher hlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi uluslararası emek verimliliğindeki farklılıkların nedeni üzerinde durmamaktadır. Bu açığı

Detaylı

TEKNOKENT ŞİRKETLERİ İÇİN FİKRİ SINAİ HAKLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

TEKNOKENT ŞİRKETLERİ İÇİN FİKRİ SINAİ HAKLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI TEKNOKENT ŞİRKETLERİ İÇİN FİKRİ SINAİ HAKLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI Nihan Ertüzün Gökcan Patent ve Marka Vekili Ankara Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi FİKRİ HAKLARIN TANIMI Fikir ürünlerini oluşturan

Detaylı

Arçelik A.Ş. Patent Stratejileri

Arçelik A.Ş. Patent Stratejileri Arçelik A.Ş. Patent Stratejileri Sertaç Köksaldı, Arçelik A.Ş. Rekabet Gücü ve Fikri Haklar Semineri İstanbul Sanayi Odası, Odakule 16 Ekim 2008 Akış Arçelik A.Ş. Ar-Ge ve patent geçmişi Mevcut durum Uygulanan

Detaylı

PATENT VE FAYDALI MODEL

PATENT VE FAYDALI MODEL PATENT VE FAYDALI MODEL Alper AKSU 1 Sınai Mülkiyet M Hakları nelerdir? Sınaî mülkiyet hakkı, buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların, özgün çalışmaların, yani yeni şeylerin ilk uygulayıcılarının adına

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

FİKRİ SINAİ HAKLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI. Nihan Ertüzün Gökcan Patent ve Marka Vekili Ankara Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi

FİKRİ SINAİ HAKLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI. Nihan Ertüzün Gökcan Patent ve Marka Vekili Ankara Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi FİKRİ SINAİ HAKLAR BİLGİLENDİRME TOPLANTISI Nihan Ertüzün Gökcan Patent ve Marka Vekili Ankara Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi Patent, sanayi alanında uygulanabilir bir buluşun sahibine bir kamu

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

BVKAE www.bornovavet.gov.tr

BVKAE www.bornovavet.gov.tr Türkiye Veteriner İlaçları Pazarı Sorunlar ve Çözüm Önerileri Uluslararası Süt Sığırcılığı ve Süt Ürünleri Çalıştayı ve Sergisi 28-29 Nisan, 2008 - Konya İsmail Özdemir VİSAD - Veteriner Sağlık Ürünleri

Detaylı

HUKUK. Hakan AKDAĞ 1 04.11.2008

HUKUK. Hakan AKDAĞ 1 04.11.2008 HUKUK Hakan AKDAĞ 1 Sınai mülkiyet hakları olarak adlandırılan Marka, Patent, Endüstriyel Tasarım, Coğrafi İşaretler ve Entegre Devrelerin Topografyalarının Korunmasına ilişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin

Detaylı

11/10/14. Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri

11/10/14. Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri Kullanılan Kaynaklar: - Mucuk, İ. (2012). Pazarlama İlkeleri. Türkmen Kitabevi

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

FĠKRĠ VE SINAĠ HAKLAR

FĠKRĠ VE SINAĠ HAKLAR FĠKRĠ VE SINAĠ HAKLAR Doç. Dr. Serkan BOYAR Tarım Bilimlerinde Proje Hazırlama ve Yürütme Eğitimi 07-09 Nisan 2014 - Eğirdir-Isparta Patent, Marka ve Tasarım Nedir? FĠKRÎ VE SINAĠ MÜLKĠYET HAKLARI Telif

Detaylı

MARKA HAKKI NEDİR VE MARKA BAŞVURUSU YAPILIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN UNSURLAR

MARKA HAKKI NEDİR VE MARKA BAŞVURUSU YAPILIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN UNSURLAR MARKA HAKKI NEDİR VE MARKA BAŞVURUSU YAPILIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN UNSURLAR "Sınai Mülkiyet" kavramı genel tanımı ile, sanayide ve tarımdaki buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların

Detaylı

FİKRİ HAKLAR ESD873 3. PATENT GENEL KAVRAMLAR. Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU Kocaeli Üniversitesi B.Ö.T.E. Bölümü

FİKRİ HAKLAR ESD873 3. PATENT GENEL KAVRAMLAR. Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU Kocaeli Üniversitesi B.Ö.T.E. Bölümü FİKRİ HAKLAR ESD873 3. PATENT GENEL KAVRAMLAR Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU Kocaeli Üniversitesi B.Ö.T.E. Bölümü 2012 2013 Bahar Kocaeli Üniversitesi, tüm hakları saklıdır. PATENT ESD873 FİKRİ HAKLAR 2 ÖĞRENME

Detaylı

FİKRİ HAKLAR ESD873 4. PATENT BAŞVURU SÜRECİ. Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU Kocaeli Üniversitesi B.Ö.T.E. Bölümü

FİKRİ HAKLAR ESD873 4. PATENT BAŞVURU SÜRECİ. Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU Kocaeli Üniversitesi B.Ö.T.E. Bölümü FİKRİ HAKLAR ESD873 4. PATENT BAŞVURU SÜRECİ Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU Kocaeli Üniversitesi B.Ö.T.E. Bölümü 2012 2013 Bahar Kocaeli Üniversitesi, tüm hakları saklıdır. PATENT BAŞVURU SÜRECİ ESD873 FİKRİ

Detaylı

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU

TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU TÜRKİYE DE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARININ KORUNMASI : ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLARA ETKİLER RAPORU Güldem Berkman YASED Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları Çalışma Grubu Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi YATIRIMLARIN

Detaylı

SINA-İ MÜLKİYET HAKLARINDAN PATENT VE ULUSAL TESCİL SİSTEMİ 25 HAZİRAN 2014 - ADANA

SINA-İ MÜLKİYET HAKLARINDAN PATENT VE ULUSAL TESCİL SİSTEMİ 25 HAZİRAN 2014 - ADANA SINA-İ MÜLKİYET HAKLARINDAN PATENT VE ULUSAL TESCİL SİSTEMİ 25 HAZİRAN 2014 - ADANA Patent nedir? Patent, tekniğin bilinen durumunu aşan, yeni ve sanayiye uygulanabilen buluşlara verilen belgedir. Buluş

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU Avukat Barkın Gültekin

FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU Avukat Barkın Gültekin FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU Avukat Barkın n GültekinG Fikri MülkiyetM Hakkı Nedir? Kişinin inin her türlt rlü fikri emeği i sonucu meydana gelen ve fikrin vücut v bulduğu u unsurlar üzerinde hukuken korunan

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI

FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI 26 Kasım 2015 Kerem ÇEVİK ARGEDA-TTO Fikri Mülkiyet Hakları Modül Yöneticisi Türk Patent Enstitüsü Bilgi ve Doküman Birimi Sorumlusu Üniversitelerde Sınai Mülkiyet Bilgisinin Yaygınlaştırılması

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE TIBBİ CİHAZ SEKTÖRÜ VE STRATEJİ ÖNERİSİ Çalışması Kapsam ve Süreç. Mahmut Kiper 30 Ekim 2013 Ankara

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE TIBBİ CİHAZ SEKTÖRÜ VE STRATEJİ ÖNERİSİ Çalışması Kapsam ve Süreç. Mahmut Kiper 30 Ekim 2013 Ankara DÜNYADA VE TÜRKİYE DE TIBBİ CİHAZ SEKTÖRÜ VE STRATEJİ ÖNERİSİ Çalışması Kapsam ve Süreç Mahmut Kiper 30 Ekim 2013 Ankara Çalışma Grubu Mahmut KİPER Deniz BAYHAN İlke Eren KARACA Tülay AKARSOY ALTAY Prof.

Detaylı

AKILCI İLAÇ KULLANIMI

AKILCI İLAÇ KULLANIMI AKILCI İLAÇ KULLANIMI Yrd.Doç.Dr. Soner METE Ders Hakkında Akılcı ilaç kullanımı (AİK) ile ilgili temel kavram ve tanımların verileceği bu derste, mevzuat ve yasal düzenlemelerin AİK e sağladığı faydalar

Detaylı

Gayrimaddi Haklar ve Vergilendirilmesi

Gayrimaddi Haklar ve Vergilendirilmesi Gayrimaddi Haklar ve Vergilendirilmesi Musa YILDIRIM Gelirler Başkontrolörü GAYRİMADDİ HAKLAR ve VERGİLENDİRİLMESİ Fikri Haklar (Telif Hakları) Marka, Patent, Faydalı Model, Tasarım Teknik Bilgi (Know-How)

Detaylı

TTYO Çıkmazına Karşı, Farklı Bir Öneri NİTELİKLİ SANAYİ BÖLGELERİ MEHMET ÖZÇELİK

TTYO Çıkmazına Karşı, Farklı Bir Öneri NİTELİKLİ SANAYİ BÖLGELERİ MEHMET ÖZÇELİK YÖNETİCİ ÖZETİ Günümüzde küresel ekonominin aktörleri; yeni pazarlara açılmak ve rekabet edebilirliklerini artırmak amacıyla çok taraflı ekonomik ve stratejik anlaşmalara yönelmektedir. Özellikle yakın

Detaylı

Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri

Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri Tasarımda Farklılık ve Sektörel Tasarım Takipleri Hayatın Estetiği Tasarım Rakiplerinizle Aranız Sadece Farklılığınızla Açılsın İçerik Farklılık Gereksinimi Tasarımla Farklılık Yaratmak Farklı Tasarımların

Detaylı

ETTOM e-bülten SAYI 1

ETTOM e-bülten SAYI 1 ETTOM e-bülten SAYI 1 TEKNOLOJİ TRANSFERİ NEDİR? Teknoloji Transferi; kamu, özel sektör, araştırma ve eğitim kuruluşları, sivil toplum örgütleri gibi paydaşlar arasında bilgi, deneyim ve teçhizat akışı

Detaylı

Av. Deniz KAYATEKİN. Patentin Hükümsüzlüğü

Av. Deniz KAYATEKİN. Patentin Hükümsüzlüğü Av. Deniz KAYATEKİN Patentin Hükümsüzlüğü İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX GİRİŞ...1 I. Fikri Mülkiyet Hukukuna Genel Bakış...3 A. Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku...3 B. Fikri Mülkiyet Hukukunun

Detaylı

PATENT FARKINDALIK SEMİNERLERİ-2

PATENT FARKINDALIK SEMİNERLERİ-2 PATENT FARKINDALIK SEMİNERLERİ-2 «Temel Bilimler ve Mühendislik Alanındaki Buluşların Patentlenebilirliği» Esra YARDIMOĞLU, MSc. Patent Ofisi Koordinatörü, Patent Vekili esra.yardimoglu@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü

Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Teknoloji Geliştirme Alanında Üniversite Sanayi Ortak Çalışmalarında Deneyimler Dr.- Ing. Yalçın Tanes Ak-Kim Ar-Ge Direktörü Üniversite Sanayi İşbirliğinde Yaklaşımlar 29 Mart 2013 Elazığ Önsöz Çeşitli

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER

İÇİNDEKİLER. Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER İÇİNDEKİLER Contents I. KISIM İŞLETMECİLİK İLE İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1.Bölüm: TEMEL İŞLETMECİLİK KAVRAM VE TANIMLARI... 2 Giriş... 3 1.1. Temel Kavramlar ve Tanımlar... 3 1.2. İnsan İhtiyaçları... 8 1.3.

Detaylı

İŞLETME TÜRLERİ İŞLETME TÜRLERİ 24.03.2014. Faaliyet Alanlarına Göre İşletme Türleri

İŞLETME TÜRLERİ İŞLETME TÜRLERİ 24.03.2014. Faaliyet Alanlarına Göre İşletme Türleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu 1. Faaliyet alanlarına göre 2. Tüketici türlerine göre 3. Üretilen mal veya hizmet çeşitlerine göre 4. Üretim araçlarının mülkiyet biçimine göre

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies (guldem.okem@ceps.eu) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği

Detaylı

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi RAPORUN AMACI Türk İnşaat Sektörünün rekabet gücünün arttırılması amacıyla

Detaylı

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 BİLGİ (Kurumsal ve Olgusal)

Detaylı

TR42 DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI 2014 YILI MALİ DESTEK PROGRAMLARI BİLGİ NOTU

TR42 DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI 2014 YILI MALİ DESTEK PROGRAMLARI BİLGİ NOTU Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 2014 Yılı Mali Destek Programları 2014 Yılı Mali Destek Programları kapsamında 6 farklı mali destek Programı 11 Kasım 2013 tarihinde ilan edilmesi planlanmaktadır. Toplam 25.100.000

Detaylı

Üniversite ile Sanayi Arasındaki Köprüler: Teknoloji Transfer Arayüzleri. Mahmut Kiper TTGV, Başuzman

Üniversite ile Sanayi Arasındaki Köprüler: Teknoloji Transfer Arayüzleri. Mahmut Kiper TTGV, Başuzman Üniversite ile Sanayi Arasındaki Köprüler: Teknoloji Transfer Arayüzleri Mahmut Kiper TTGV, Başuzman Misyonlar: Üniversite: bilimsel ilerlemenin temel üreticileri Sanayi : yeni teknolojilerin ve buna bağlı

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE)

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Ünite 10: TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Tam rekabetçi bir piyasada halen çalışmakta olan firmalar kısa dönemde normal kârın üzerinde kâr elde ediyorlarsa piyasaya yeni firmalar

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

Teknopark teknokent, bilim parkı, araştırma parkı, bilim şehri

Teknopark teknokent, bilim parkı, araştırma parkı, bilim şehri Uygulama-Odaklı Araştırma Üniversite Sanayi İşbirliği Ürün Odaklı AR-GE Ticari Ürün Uygulamaları Üniversite Akademisyenler Öğrenciler Mezunlar Araştırma Merkezleri Laboratuarlar Teknopark teknokent, bilim

Detaylı

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SOSYAL BİLGİLER DERSİ (4.5.6.7 SINIFLAR) ÖĞRETİM PROGRAMI 1 DERS AKIŞI 1.ÜNİTE: SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİM PROGRAMININ GENEL YAPISI, ARADİSİPLİN, TEMATİK YAKLAŞIM 2. ÜNİTE: ÖĞRENME ALANLARI 3. ÜNİTE: BECERİLER

Detaylı

Rekabet Kurumu Başkanlığından :

Rekabet Kurumu Başkanlığından : Rekabet Kurumu Başkanlığından : FRANCHisE ANLAŞMALARINA ilişkin GRUP MUAFIYETi TEBllGi (Tebliğ No: 1998/7) Amaç Madde 1- Bu Tebliğin amacı, franchise anlaşmalarının 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin

Detaylı

KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR YATIRIM DESTEK OFİSİ

KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR YATIRIM DESTEK OFİSİ 2014 NEVŞEHİR YATIRIM DESTEK OFİSİ İşbirliği - Güçbirliği Destek Programı KOBİ lerin bir araya gelerek tedarik, pazarlama, düşük kapasite kullanımı, rekabet gücü zayıflığı ve finansman gibi Ortak Sorunlara

Detaylı

FİKRİ MÜLKİYET VE TEKNOLOJİK GELİŞME

FİKRİ MÜLKİYET VE TEKNOLOJİK GELİŞME FİKRİ MÜLKİYET VE TEKNOLOJİK GELİŞME Uğur G. YALÇINER YALÇINER Danışmanlık ve Dış Ticaret Ltd. Şti. ODTÜ TEKPOL Yarı Zamanlı Öğretim Görevlisi Türk Patent Enstitüsü Kurucu Başkanı FİKRİ MÜLKİYET VE TEKNOLOJİK

Detaylı

Yazılım ve Uygulama Danışmanı Firma Seçim Desteği

Yazılım ve Uygulama Danışmanı Firma Seçim Desteği Yazılım ve Uygulama Danışmanı Firma Seçim Desteği Kapsamlı bir yazılım seçim metodolojisi, kurumsal hedeflerin belirlenmesiyle başlayan çok yönlü bir değerlendirme sürecini kapsar. İş süreçlerine, ihtiyaçlarına

Detaylı

MARKA GENEL BİLGİLER

MARKA GENEL BİLGİLER MARKA GENEL BİLGİLER 1 Sunum İçeriği Markanın tanımı ve çeşitleri Mutlak ve nispi red nedenleri Başvuru şartları ve şekli Başvurunun incelenmesi ve tescil süreci 2 MARKA NEDİR? Bir işletme tarafından üretilen

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies(CEPS) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği ne Üyelik

Detaylı

İlaç Sektöründe Ar-Ge ve İnovasyon

İlaç Sektöründe Ar-Ge ve İnovasyon İlaç Sektöründe Ar-Ge ve İnovasyon ITAM Toplantısı İstanbul, 11 Nisan 2013 Turgut Tokgöz Genel Sekreter İlaç endüstrisinde dinamik bir değişim var Yeni ürün portföyü giderek zayıflıyor. Küçük kimyasal

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI

MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI MESLEK KOMİTELERİ ORTAK TOPLANTISI 11 Eylül 2015 Mustafa TACİR İSO Meclis Üyesi KİMYASAL ÜRÜNLER İLE PLASTİK VE KAUÇUK ÜRÜNLERİN İMALATI 17. Grup Temel Kimya Sanayii 18. Grup Boya, Vernik, Reçine ve Çeşitli

Detaylı

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ CEVAP ANAHTARI 1.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ 1.(e) 2.(d) 3.(a) 4.(c) 5.(e) 6.(d) 7.(e) 8.(d) 9.(b) 10.(e) 11.(a) 12.(b) 13.(a) 14.(c) 15.(c) 16.(e) 17.(e) 18.(b) 19.(d) 20.(a) 1.BÖLÜM BOŞLUK DOLDURMA 1. gereksinme

Detaylı

KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI

KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI KOSGEB DESTEKLERİ NEVŞEHİR TİCARET VE SANAYİ ODASI KOSGEB DESTEKLERİ GENEL DESTEK PROGRAMI Programın Gerekçesi: Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki

Detaylı

Dijital Kültürel Miras Ürünlerinde Entelektüel Mülkiyet Hakları:

Dijital Kültürel Miras Ürünlerinde Entelektüel Mülkiyet Hakları: Dijital Kültürel Miras Ürünlerinde Entelektüel Mülkiyet Hakları: Europeana Çerçevesinde Türkiye deki Durumun Değerlendirilmesi Arş. Gör. Şahika Eroğlu Hacettepe Üniversitesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü

Detaylı

DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ

DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ Dağıtım Kanalı: Fikir, ürün ve hizmetler gibi, değeri olan şeylerin üretim noktalarından kullanım noktalarına kadar götürülmesiyle uğraşan, birbiriyle bağımlı bir dizi

Detaylı

Yazılımlar için Fikri Mülkiyet Hakları

Yazılımlar için Fikri Mülkiyet Hakları Yazılımlar için Fikri Mülkiyet Hakları Bilgisayar Uygulamalı Buluşların Patentlenebilirliği Konulu konferans Eva Hopper ve Edoardo Pastore Patent uzmanları, Cluster Computers Avrupa Patent Ofisi Ankara,

Detaylı

1. Eczane Dönemi (1833-1928) 2. Laboratuvar Dönemi (1928-1952) 3. Fabrika Dönemi (1952 den bugüne)

1. Eczane Dönemi (1833-1928) 2. Laboratuvar Dönemi (1928-1952) 3. Fabrika Dönemi (1952 den bugüne) 1. Eczane Dönemi (1833-1928) 2. Laboratuvar Dönemi (1928-1952) 3. Fabrika Dönemi (1952 den bugüne) Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun (1927) 1928 tarihli İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu 1936

Detaylı

DPT PROJELERİ TALEP YAPARKEN KULLANILACAK EKONOMİK SINIFLANDIRMA (HARCAMA KALEMLERİ) KODLARININ AÇIKLAMASI

DPT PROJELERİ TALEP YAPARKEN KULLANILACAK EKONOMİK SINIFLANDIRMA (HARCAMA KALEMLERİ) KODLARININ AÇIKLAMASI DPT PROJELERİ TALEP YAPARKEN KULLANILACAK EKONOMİK SINIFLANDIRMA (HARCAMA KALEMLERİ) KODLARININ AÇIKLAMASI 06. SERMAYE GİDERLERİ Daha geniş açıklaması girişte Tanımlar bölümünde yapıldığı üzere, sermaye

Detaylı

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI

İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI İÇİNDEKİLER SAYFA NO ÖNSÖZ IX GİRİŞ.. XI BİRİNCİ BÖLÜM FRANCHISING SİSTEMİNİN TANIMI, KAPSAMI VE ÇEŞİTLERİ 1. FRANCHISING KAVRAMI VE TANIMI... 1 1.1. Franchising Kavramı.. 1 1.2. Franchising Sistemi 2

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi TEMEL KAVRAMLAR Eğitim Öğrenme Öğretme Ortam Teknoloji Araç - gereç Öğretim materyali Eğitim teknolojisi Öğretim teknolojisi İletişim EĞİTİM: Davranışçı yaklaşıma göre eğitim, bireyin davranışında kendi

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

PATENT SİSTEMİ VE PATENT ÖN ARAŞTIRMASI

PATENT SİSTEMİ VE PATENT ÖN ARAŞTIRMASI PATENT SİSTEMİ VE PATENT ÖN ARAŞTIRMASI «LİTERATÜR TARAMASI SIRASINDA PATENT TARAMASI» Esra YARDIMOĞLU, MSc. Patent Ofisi Koordinatörü, Patent Vekili esra.yardimoglu@hacettepe.edu.tr İçerik 1. Bölüm: Fikri

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

PAZARLAMA DAĞITIM KANALI

PAZARLAMA DAĞITIM KANALI PAZARLAMA DAĞITIM KANALI Yrd. Doç. Dr. Hasan ALKAN Dağıtım kavramı üretilen mal ve hizmetler genellikle üretildikleri yerde zamanda uygun fiyatta ve yeterli miktarda talep edilmemektedir. Mal ve hizmetlerin

Detaylı

Fikri mülkiyet, ulusal bir düzeyde değil, aslında evrensel bir düzeyde kullanılır.

Fikri mülkiyet, ulusal bir düzeyde değil, aslında evrensel bir düzeyde kullanılır. Fikri mülkiyet, ulusal bir düzeyde değil, aslında evrensel bir düzeyde kullanılır. Telif hakları ile korunan malzemeleri içeren video kasetleri ve CD ler artan sayıdaki ülkede pazarlanmakta; Coca- Cola

Detaylı

İlişkili taraf tanımı ile bu standardın kapsamının ayrıntıları için UMS 24 standardına bakınız.

İlişkili taraf tanımı ile bu standardın kapsamının ayrıntıları için UMS 24 standardına bakınız. UMS 24 Standarda (standardın ilgili paragraflarına referans verilmiştir) İlişkili Taraflar İle İlgili Açıklamalar Kontrol listesinin bu kısmı ilişkili taraflar ve söz konusu taraflarla olan işlemlerin

Detaylı

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş BİLGİLENDİRME POLİTİKASI

EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş BİLGİLENDİRME POLİTİKASI EURO TREND YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş BİLGİLENDİRME POLİTİKASI 1 AMAÇ VE KAPSAM: Euro Trend Yatırım Ortaklığı A.Ş bilgilendirme politikasının amacı Sermaye piyasası Mevzuatı, ilke kararları ve Kurumsal Yönetim

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

MARKA DEĞERİ - PATENT DEĞERİ- FAYDALI MODEL DEĞERİ- ENDÜSTRİYEL TASARIM DEĞERİ

MARKA DEĞERİ - PATENT DEĞERİ- FAYDALI MODEL DEĞERİ- ENDÜSTRİYEL TASARIM DEĞERİ MARKA DEĞERİ - PATENT DEĞERİ- FAYDALI MODEL DEĞERİ- ENDÜSTRİYEL TASARIM DEĞERİ Değeri Tespiti: Hukuk Danışmanlığı hizmetlerimiz kapsamında değeri tespiti de bulunmaktadır. Bu tespitler yapılırken, değerinin

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Dilek GÖKCEK. İzmir 2014

Dilek GÖKCEK. İzmir 2014 1 Dilek GÖKCEK İzmir 2014 2 Piyasa Gözetimi ve Denetimi TİTCK ürün grupları Kurumumuz sorumluluğundaki PGD ye tabi ürünler Tıbbi Cihazlar -Genel Tıbbi Cihazlar Kozmetikler İlaçlar -Vücuda Yerleştirilebilir

Detaylı

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü Dilek Seymen Giriş ve Temel Kavramlar Ülkeler niçin ticaret yaparlar? İktisadın alt bölümleri ve bunlar arasında dış ticaretin yeri

Detaylı

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İçinde bulunduğumuz mayıs ayı Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından tüm dünyada Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı olarak ilan edilmiştir.

Detaylı

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. Ders Notları Dr. Murat ASLAN Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır. genişleme trend Daralma Kriz, küçülme 12,00 Reel Büyüme Hızı Oranı 1950-2008

Detaylı

Ülkemizde Patent Koruması ve Patent Teşvik Sistemleri

Ülkemizde Patent Koruması ve Patent Teşvik Sistemleri Ülkemizde Patent Koruması ve Patent Teşvik Sistemleri Pınar ELMAS Globalleşmeyle gelen rekabet ortamıyla, yaratıcılığın yükselen bir değer haline gelmesi ve teknolojide kaydedilen hızlı ilerlemelerle sınai

Detaylı

TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ

TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ MARKA KAVRAMI VE MARKA TESCİL İŞLEMLERİ Evrim AKYÜREK DEMİRİZ Türk Patent Enstitüsü Marka Uzmanı evrim.akyurek@tpe.gov.tr Sunum İçeriği Marka Kavramı Marka Türleri Marka Tescil Süreci

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Ocak2013 N201301 POLİTİKANOTU Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının İlaç Sanayii Üzerine Etkisi Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Ocak2013 N201301 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Selin ARSLANHAN MEMİŞ 1 Analist, TEPAV Yaşam Bilimleri ve Sağlık Politikaları Enstitüsü Fiyat ve Geri Ödeme Politikalarının

Detaylı

Planlama Nedir? Planlama Ne Değildir? Başarılı Bir Plan. www.eminkaya.net 1. Pazarlama Planlaması

Planlama Nedir? Planlama Ne Değildir? Başarılı Bir Plan. www.eminkaya.net 1. Pazarlama Planlaması 2 Pazarlama Planlaması Planlama Nedir? Plan, bir amaca ulaşmada izlenecek yol ve davranış biçimini gösterir. Planlama ise, bir yöneticinin ileriye bakmasına ve kendine açık olan seçenekleri bulmasına yardım

Detaylı

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU?

15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? TEKSTİL VE HAZIR GİYİM SANAYİİ 15. TÜRKİYE TEKSTİL İSİMLERİ VE ETİKETLEMEYE İLİŞKİN AB MEVZUATINA NE KADAR UYUMLU? Tekstil İsimlerine ilişkin AB Direktifi nin Türk mevzuatındaki karşılığı olan Tekstil

Detaylı

Standart Ticaret Modeli

Standart Ticaret Modeli Chapter 6 Standart Ticaret Modeli Copyright 2012 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Önizleme Relatif arz ve relatif talep Dış Ticaret Hadleri (Terms of Trade) ve refah Ekonomik büyüme, ithal

Detaylı

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ

GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ GİRİŞİMCİNİN GÜNDEMİ Girişimcinin Gündemi GİRİŞİMCİLER VE KOBİ LER AÇISINDAN MARKA VE ÖNEMİ Günal ÖNCE Günümüzde markalara, Amerikan Pazarlama Birliği nin tanımladığının yanı sıra sadece sahip oldukları

Detaylı

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU

KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU KIRŞEHİR SANAYİ RAPORU Şekil 1 Kırşehir Sanayi Rekabetçilik Eksenleri İş Yapma Düzeyi Yenilikçilik potansiyeli Girişimcilik Düzeyi Teşviklerden yararlanma

Detaylı

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ

DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ DIŞ TİCARETTE KÜRESEL EĞİLİMLER VE TÜRKİYE EKONOMİSİ (Taslak Rapor Özeti) Faruk Aydın Hülya Saygılı Mesut Saygılı Gökhan Yılmaz Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Araştırma ve Para Politikası Genel Müdürlüğü

Detaylı

BİTKİLERDEN İLACA GİDERKEN TEMEL VE KLİNİK FARMAKOLOJİ

BİTKİLERDEN İLACA GİDERKEN TEMEL VE KLİNİK FARMAKOLOJİ BİTKİLERDEN İLACA GİDERKEN TEMEL VE KLİNİK FARMAKOLOJİ ITAM Projesi II Toplantısı Tıbbi bitkilerden ilaca giden yol Bezmialem Vakıf Üniversitesi 31 Mayıs 2013 Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu NEDEN ARAŞTIRMA

Detaylı

FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI. Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr

FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI. Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr FİKRİ VE SINAÎ MÜLKİYET HAKLARI Dr. Deniz ŞENYAY ÖNCEL deniz.oncel@deu.edu.tr Tasarım Nedir? Tasarım nesnel çevreyi gereksinimlerine uyarlama sürecidir. Herkesin aynı işlediği konuyu kişisel farklarınızla

Detaylı

Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Konferansı 21 Mart 2008-İstanbul

Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Konferansı 21 Mart 2008-İstanbul Holding A.Ş. ve Özel Sermaye Şirketleri Sedat Orbay İş Geliştirme ve Stratejik Planlama Direktörü Yıldız Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası Finansal Yönetim Enstitüsü Şirket Finansmanı

Detaylı

KÜRESEL PAZARLARA GİRİŞ STRATEJİLERİ LİSANSLAMA, YATIRIM VE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ

KÜRESEL PAZARLARA GİRİŞ STRATEJİLERİ LİSANSLAMA, YATIRIM VE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ VIII. Bölüm KÜRESEL PAZARLARA GİRİŞ STRATEJİLERİ LİSANSLAMA, YATIRIM VE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü LİSANSLAMA 24.04.2016 2 1 Lisanslama (Licencing)

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı