Ankara. Yı1:67 Sayı:1 Kış 2009 ISSN DERGİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ankara. Yı1:67 Sayı:1 Kış 2009 ISSN 13009885 DERGİSİ"

Transkript

1 Ankara Yı1:67 Sayı:1 Kış 2009 ISSN DERGİSİ

2 ANKARA BAROSU DERGİSİ Üç Aylık Hakemli, Bilimsel ve Mesleki, Yaygın Süneli Yayın Ankara Barosu Başkanlığı, 2009 Tüm haklan saklıdır. Basım Tarihi: 25 Mayıs 2009 ISSN Ankara Barosu Dergisinde ileri sürülen görüşler yazarlarına aittir. Ankara Barosunu bağlamaz. Sahibi Ankara Barosu adına Av. Vedat Ahsen COŞAR Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Av. Serhat Sinan KOCAOĞLU Yayın Danışmanları Prof. Dr. Celal GÖLE, Prof. Dr. Nevzat TOROSLU, Prof. Dr. Ejder YILMAZ, Prof. Dr. Turgut TURHAN, Prof. Dr. Yahya ZABUNOGLU, Prof. Dr. Lale SİRMEN, Prof. Dr. Turan YILDIRIM, Prof. Dr. Zeki HAFIZOĞULLARI Yayın Kurulu Başkanı Av. Bülent Turhan GÜNDÜZ Editörler Dr. Ayhan TEKİNSOY Av. Mustafa Bayram MISIR Av, Esin ERCAN Yayın Kurulu Av. Bülent Turhan GÜNDÜZ, Av. İbrahim AKIN, Av. Serol KARADUMAN, Av. Zennure TOKGÖZ, Av. Nurten Çağlar YAKIŞ, Av. Mustafa Bayram MISIR, Av, Cemalettin GÜRLER, Av. Hakan AKARKEN, Av. Emre Baturay ALTINOK, Av. Mahmut Fevzi ÖZLÜER, Av. İlknur TEMEL, Av. Pınar ÜNLÜ, Av. Cumhur ÇAYCI, Av. Duygu DEMİREL Av. Güzin TANYERİ, Av. Faruk ÇAYIR, Alper ÇELEN, Sıtkı TELLİOĞLU, Kapak Tasarım Mehmet ULUSEL Sayfa Düzeni Mustafa HORUŞ Baskı ve Cilt Pelin Ofset Tipo Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. Mithatpaşa Cad. No: 62/4 Kızılay-Ankara Tel: [0.312] Faks: iletişim Adresi Ankara Barosu Başkanlığı, Adliye Sarayı Kat: 5 Sıhhiye/Ankara Tel: [0.312] [Pbx] Faks: [0.312] ankarabarosuoankarabarosu.org

3 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 İçindekiler Bu Sayıda 5 Başkan dan 7 Ağla Türkiye Ağla Bülent Turhan Gündüz Darbelerin Mahkûm Edilmesi, Demokrasiye Musallat Olan Darbecilerin Etkisiz Hale Getirilmesi En Büyük Dileğimizdir 17 V. Ahsen Coşar Savunma Hakkına İlişkin İki Soru: Savunma Hakkı Kutsal mıdır? Duruşma Salonunda Müdafi ve Sanık Yan Yana Oturabilir mi? 22 Metin Feyzioğlu Elektronik Haberleşme Hizmetlerinde Yetkilendirmenin Hukuki Niteliği 26 K. Burak Öztürk Gözaltıların İnsan Hakları ve Demokratik Şeffaflık Çerçevesinde Denetimi 43 Bayram Erzurumluoğlu Yargıtay Kararları Işığında Icc Hakem Kararlarının Türkiye de Tanınması ve Tenfizi 54 Nuray Ekşi Kiralanan Taşınmazın Kira Borcunun Ödenmemesi (Temerrüt) Nedeniyle İlamsız İcra Yoluyla Tahliyesi 75 Talih Uyar Türkiye de Bilgi Edinme Hakkı ve Uygulama Sorunları 107 Zeliha Aras E. Baturay Altınok Karar Notları 113 Müşterinin Uğradığı Bütünlük Menfaati İhlallerinden Mağazaların Sorumluluğu 115 Huriye Reyhan Demircioğlu DSİ nin Baraj Alanlarindan Etkilenen Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Karar Vermesi Hukuka Aykırı Bulundu 121 E. Baturay Altınok Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış

4 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 * Sayı: 1 Kış 2009 Rücu Mekanizmasinin İşletilmesinin İdarece Kendiliğinden Yapılmadığı Durumlarda, Yurttaşların Bunu Sağlamak Amacıyla İdareye Başvurmalarına Yasal Bir Engel Bulunmadığına Karar Verildi 127 E. Baturay Altmok Anayasa Mahkemesi, Petrol, Jeotermal ve Madencilik Faaliyetlerinde Çevresel Etki Değerlendirmesini Göz Ardı Eden 5177 Sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Değişiklikleri İle Bakanlığın Denetleme Yetkisini Devreden 5491 Sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Değişikliklerini İptal Etti 132 E. Baturay Altınok Anayasa Mahkemesi nin Maden Yasası nda Yapılan Değişiklikleri İptal Etmesinden Sonra; Danıştay Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği ile İlgili Yürütmeyi Durdurma Kararı Verdi 152 Mehmet Horuş Değiniler - Katkılar 157 Ankara Barosu Başkam nm Ankara Barosu nun Bazı Açılış ve Etkinlik Konuşmaları Ankara Barosu Basın Açıklamaları YARSAV Basın Açıklaması İzi Kalanlar 195 Abdullah Vehbi Yekebaş ( ) Bazı Başvuru Bilgileri 215 Baro Ombudsmanlığı Yönergesi Ankara Barosu Avukatları ,00 TL ye Kadar Kredi Garanti Fonu Kefaleti İle Flalkbankasından Kredi Kullanabilirler Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği Harçlar Kanunu Genel Tebliğ (Seri No: 58) Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 51) HUMK ve İİK Parasal Sınırları Tüketici Hakem Heyetine ve İl Hakem Heyetine Başvuru Sınırları Kanuni Faiz ve Temerrüt Faiz Oranları Yıllık Ücretli İzinler Hizmet Sözleşmesi Sona Erdirilirken Dikkate Alınacak Bildirim Süreleri ve İhbar Tazminatı Tutarları Kıdem Tazminatı Tavanı 4 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

5 Merhaba, Bu sayıda Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 Bu sayımızda Baro Başkanımız V. Ahsen Coşar başyazısında, temiz toplum ihtiyacına ve yolsuzlukla mücadele gerekliliğine vurgu yapıyor. Sayın Coşar'm, darbelerin mahkûm edilmesi, demokrasiye musallat olan darbecilerin etkisiz hale getirilmesi en büyük dileğimizdir temennisinde bulunduğu Demokrasi ve Özgürlük İçin Avrupa Yargıçlar Birliği (MEDEL), Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 16 Mart 2009 tarihinde düzenlenen Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçların Soruşturulması Yöntemi konulu panelde yaptığı konuşmayı da güncel gelişmeler karşısındaki önemi nedeniyle ilk sayfalarımızda okuyabilirsiniz. Kamuoyunda Ergenekon olarak anılan soruşturma ve davalar, iki ayrı iddianameden yansıdığı kadarı ile iki ayrı soruşturma ve dava izlenimi veriyor. Davanın ilki, para-militer bir çete davası, diğeri ise darbe teşebbüsü davası gibi görünüyor. Baro Başkammızm da vurguladığı gibi bu davaların hızla sonuçlandırılıp, suç işleyen çetelerin ve var ise darbe teşebbüsünde bulunarak her kimse demokrasiye musallat olanların adil bir yargılama ile cezalandırılması, sadece özgürlükçü ve demokrat olmanın değil hukukun üstünlüğünü savunmanın da bir koşulu sayılmalı... Ancak, bu davada uygulanan soruşturma usulleri, ciddi hak ihalleri doğuruyor. Bu hak ihlalleri ile ilgili Yargıçlar ve Savcılar Birliği nin günlü Basın Açıklamasını değiniler-katkılar bölümümüzde okuyabilirsiniz. Yayın Kurulu Başkanımız Bülent Turhan Gündüz'ün bu açıklamaya sunuş yazısında belirttiği gibi, YARSAV bu basın açıklamasında devletin içine yuvalanmış tüm çetelere karşı çıkmış, yargılanmalarını olumlamış ancak yargılamanın sanıklara adil yargılanma hakları teslim edilerek yapılmasının önemine vurgu yapmıştır. Ankara Barosu, her yurttaşın olduğu gibi bu dava sanıklarının da adil yargılanma haklarını savunuyor ve gerekli açıklamalarda bulunuyor; buna ilişkin açıklamalara gene aynı sayfalarımızda yer veriyoruz. Ergenekon adı verilen soruşturmada uygulanan usuller, diğer soruşturma ve yargılamalara da teşmil ediliyor ve bu durum, hukuken sınırları çizilmemiş, tabiri caizse soruşturma kapsamına özgü olağanüstü hal uygulamasına yol veriyor: Teşbihte hata olmaz diyerek vurgulayalım, eğer bir soruşturmada isnad edilen suçu soruşturmakla görevli savcıların yer ve zaman yönünden yetkisini neredeyse tüm ülkeye ve tüm zamana yayarsanız; telefon başta olmak üzere her türlü haberleşmeyi sınırsızca izler ve kaydederek haberleşme hürriyetini Anayasa nın çizdiği sınırlar ötesinde ortadan kaldırırsanız; henüz yargılanan şüphelileri bir Göbbels şonu gibi televizyonlardan ve gazetelerden suçlu diye teşhir ederseniz, bu bir tür olağanüstü hah işaret eder; burada da hukuk görünmez hale gelir, adil yargılanma ise siyasal kampanyaya dönüşür. Yayın Kurulu Başkanımız Bülent Turhan Gündüz, Türkan Saylan'\'â ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, bu konuda da bizleri duyarlı olmaya çağırıyor. Ergenekon adı verilen soruşturmada tüm bu sınırların aşıldığını, en çok avukat aramalarında gördük... Savcılarca soruşturmalarda, meslektaşlarımıza artık savundukları şüphelilerle ilgili delil elde edilecek kaynak olarak bakılıyor. Ergenekon olarak bilinen soruşturmada gelişen ve diğer soruşturmalara da teşmil edilen, avukatlarca asla onaylanmaması gereken en tehlikeli gelişme ve yasal hiçbir dayanağı olmayan hukuksuz uygulama budur. Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun yaptığı -daha önce yayınladığımız- açıklamalarla konuya verdiği önem, son derece haklı bir şekilde avukatlık mesleğinin onurunun savunulması kaygısından doğuyor. Aksi halde, avukatlık mesleği sıkıyönetim dönemlerinde olmadığı oranda uygulanamaz hale geleceğinden bu hassasiyeti Yayın Kurulu olarak paylaşıyoruz. Gelecek sayımızda hem eleştirel tutumuzu yansıtmak hem de artık mutat bir uygulama haline gelme istidatı taşıdığından ötürü meslektaşlarımızın da ihtiyacı olacağını düşündüğümüzden Bazı Başvuru Bilgileri sayfamızda avukat ev ve büro arama rehberi yayınlayacağız. Yaym Kurulu Başkanımız Bülent Turhan Gündüz, Ağla Türkiye Ağla... başlıklı yazısında Türkan S aylan'm Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış

6 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 ölümü ile başlayan tartışma ile birlikte, Mardin de gerçekleşen katliam ve ABD Başkanı Barak Hussein Obama'mn Türkiye ziyareti üzerine yapılan tartışmaları değerlendiriyor. Metin Feyzioğlu, Savunma Hakkına İlişkin İki Soru: Savunma Hakkı Kutsal Mıdır? Duruşma Salonunda Müdafi ve Sanık Yan Yana Oturabilir mi? başlıklı yazısında, Savunma hakkına içi boş bir kutsallık izafe ederek, işlevsiz bir saygı göstermenin yerine, savunma hakkının mahkemelerin varlık sebebi olduğunun ceza muhakemesinin bütün süjelerince benimsenmesi zamanı[nın] çoktan gef diğini ve Müdafi ve sanığın birbirlerinden ayrı oturmak zorunda kalmasıjnm], savunma hakkını doğrudan kısıtlamakta olduğunu vurguluyor. K. Burak Öztürk, hakem incelemesinden geçen Elektronik Haberleşme Hizmetlerinde Yetkilendirmenin Hukuki Niteliği başlıklı makalesinde, devletin kamu hizmetlerinin aslî sahibi ve sorumlusu olduğu anlayışı ile elektronik haberleşme hizmetleri alanının tümüyle özel kişilere özgülenmesi keyfiyeti karşısında, kamu hizmeti ruhsatına ve devlet - kamu hizmeti ilişkisine dair klasik algılama biçiminin gözden geçirilmesi[nin] zorunlu olduğunu vurguluyor. Bayram Erzurumluoğlu ise, hakem incelemesinden geçen makalesinde gözaltılarm insan hakları ve demokratik şeffaflık çerçevesinde denetimini karşılaştırmalı hukuk çerçevesinde değerlendiriyor. Nuray Ekşi, Yargıtay Kararları ışığında Icc Hakem Kararlarının Türkiye de tanınması ve tenfizini değerlendirdi. Talih Uyar da, kiralanan taşınmazın kira borcunun ödenmemesi (temerrüt) nedeniyle ilamsız icra yoluyla tahliyesini inceledi. Baromuz Kent ve Çevre Kurulu nun üyeleri E. Baturay Altınok ile Zeliha Araş birlikte Türkiye de bilgi edinme hakkı ve uygulama sorunlarını tartıştılar. Karar notları bölümümüzde, Huriye Reyhan Demircioğlu Müşterinin Uğradığı Bütünlük Menfaati İhlallerinden Mağazaların Sorumluluğu nu tartıştı. Yararlanacağınızı umuyoruz. Bu sayımızda aynı bölümde, E. Baturay Altınok, üç ayrı önemli kararı yayına hazırlayarak bilgimize sundu: Kararın ilki, DSİ nin baraj alanlarından etkilenen taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına karar vermesi hukuka aykırı olduğu üzerine. İkincisi ise, oldukça önemli bir karar: Rücu mekanizmasının işletilmesinin idarece kendiliğinden yapılmadığı durumlarda, yurttaşlar bunu sağlamak smacıyla idareye başvurabilecekler. Bilginize sunulan üçüncü karar, Anayasa Mahkemesi ne ait. Mahkeme, Petrol, Jeotermal ve Madencilik Faaliyetlerinde Çevresel Etki Değerlendirmesini Göz Ardı Eden 5177 Sayılı Maden Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Değişiklikleri İle Bakanlığın Denetleme Yetkisini Devreden 5491 Sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Değişikliklerini iptal etti. Bu karar üzerine, Danıştay, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdi. Bu kararı ise yayma Mehmet Horuş hazırladı. Değiniler - Katkılar bölümümüzde, yukarıda sözü edilen YARSAV basın açıklaması yanısıra her zamanki gibi, Baro Başkanı nm bazı açılış ve etkinlik konuşmalarına, Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun basın açıklamalarına yer verdik. İzi Kalanlar bölümümüzde Abdullah Vehbi Yekebaş ı ( ) Ali Y. Baltacıoğlu yazdı. Bazı Başvuru Bilgileri sayfalarımızda, Ankara Barosu Avukatlarının ,00 TL ye kadar Kredi Garanti Fonu Kefaleti ile Halkbankası ndan kredi kullanabileceğini şartlkarı ile duyuruyoruz. Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Yönetmeliği ne ve yılın ilk sayısı olması nedeniyle Harçlar Kanunu Genel Tebliğine de yer verdik. Her zaman olduğu gibi, bu sayfalarımızda, HUMK ve İİK Parasal Sınırları Tüketici Hakem Heyetine ve İl Hakem Heyetine Başvuru Sınırları, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faiz Oranları, Yıllık Ücretli İzinler, Hizmet Sözleşmesi Sona Erdirilirken Dikkate Alınacak Bildirim Süreleri ve İhbar Tazminatı Tutarları, Kıdem Tazminatı Tavanı çizelgelerine ulaşabilirsiniz. Gelecek sayımızda buluşmak umuduyla... g Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

7 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 Değerli Meslektaşlarım Özellikle biz avukatların çok iyi bildiği üzere, hukuk adalet istemektir. Hukuktan daha çok siyaset teorisinin konusu olmakla birlikte, hukukun, toplumun, insanlığın temel amacı ve en önde gelen erdemi olan adalet kavramı, Aristo'dan bu yana, hem hukuk ve hem de siyaset felsefesinin tanımı en tartışmalı kavramlarından birisidir. Siyaset ve hukuk felsefelerindeki bu tartışmalardan bağımsız olarak ve sadece yargılama pratiği yönünden bakıldığında adalet demek, geçmişte veya bugün sıfatına, gücüne, iktidarına, adına, sanma, mesleğine bakmadan suç işlediği ileri sürülen, bu konuda aleyhinde ciddi kanıtlar bulunan herkese dokunmak, yani herkesi yargılayabilmektir. Esasen hukuk devleti olmak da bunu gerektirir. Eğer bu yapılamıyor, dostlara adil davranılıyor, düşmanlara kanun uygulanıyor ise, yandaş olanlara göz yumuluyor, onların yargılanmalarına izin verilmiyor, muhalif olanın ya da ötekinin susturulması, yok edilmesi emrediliyor ve bütün bunların yapılmasında hukuk araç olarak kullanılıyor ise, o zaman ne hukuktan, ne de adaletten söz edilebilir. Bugün Türkiye tam da böyle bir süreçten geçiyor. Bu bağlamda bizden olanlara dokunulduğunda, haksızlık yapılıyor, adalet nerede, yargı ne yapıyor diye içimizden birileri bağırırken, ötekine, muhalif olana dokunulduğunda başkaları oh olsun diyor. Hukuktan yana, adaletten yana tavır almamız gerekirken, siyasi referanslarımıza, tercihlerimize, kişisel çıkarlarımıza göre pozisyon alıyor, böyle yapmakla hem hukuku katlediyor, hem de içersinde yaşadığımız toplumu kirletiyoruz. Türkiye son zamanlarda kamuoyunun gündeminden düşmeyen, kimi siyasilerin de içinde olduğu ifade ve iddia edilen yolsuzluk iddiaları ile karşı karşıyadır. Nitekim Avrupa Birliği Komisyonu nun 5 Kasım 2008 tarihinde açıkladığı ilerleme raporunun merkezini de yolsuzluklar oluşturuyor. Yani hem ülke içerisinden, hem de ülke dışından çekilen fotoğraflar Türkiye de yolsuzlukların yaygın olduğunu gösteriyor. Hal böyle iken hakkında yolsuzluk iddiasında bulunanlara hukuk dokunmuyor, dokunamıyor. Hepimizin bildiği üzere yolsuzluk suç olmasının yanı sıra bir utanç, ahlaki bir bozukluk ve kirlilik halidir. Onun için toplumun vicdanını kanatan yolsuzluk iddialarının takipsiz bırakılmaması, soruşturulması, suçlu oldukları kanısına varılanlar hakkında kamu davası açılması, suçu kanıtlananların cezalandırılması hukuk devleti olmanın asgari gereği olduğu kadar kamuoyunun da beklentisidir. Bu çerçevede ifade etmek gerekir ki, milletvekili dokunulmazlığı her koşulda ve durumda milletvekillerine dokunulmaması anlamında değildir. Milletvekillerine yönelik yolsuzluk iddialarının söz konusu olduğu durumlarda, dokunulmazlığın kaldırılarak yargı yolunun açılması, hem Yüce Meclis in itibarını korumak ve hem de yolsuzlukların önüne geçmek için başvurulması gereken etkili bir yöntem ve acil bir zorunluluktur. Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi nin bir Türk parlamenterin başvurusu üzerine verdiği davanın kabulüne ilişkin kararını Türk parlamenterlere tanınan dokunulmazlık, pek çok yönden Avrupa nın diğer ülkelerinde parlamenterlere tanınan dokunulmazlıktan daha geniştir. Dokunulmazlığın bu biçimde uygulanmasının objektif hiçbir ölçüsü ve makul gerekçesi yoktur. Esasen bu ölçütlerin siyasi olduğu anlaşılmaktadır. Milletvekili dokunulmazlığındaki kapsam, yolsuzluk bağlamındaki sorunların temel unsurlarından birisidir biçiminde gerekçelendirmiş olması, bu konudaki yaklaşımımızı doğrulamasının yanı sıra son derece anlamlı, öğretici ve yol göstericidir. O nedenle ve zaman geçirilmeksizin Anayasa nm dokunulmazlıkla ilgili hükümlerinin elden geçirilerek değiştirilmesi, haklarında yolsuzluk iddiası bulunan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması, hem bunlara ve hem de haklarında ciddi yolsuzluk iddiaları bulunan üst düzey bürokratlara, belediye başkan ve Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış

8 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 yöneticilerine hukukun dokunmasının sağlanması ve bu suretle halkın vicdanının tatmin edilmesi gerekir. Yine yolsuzlukların önüne geçilebilmesi için Avrupa Komisyonu İlerleme Raporu nâz da tespit ve tavsiye edildiği üzere; TBMM nin devlet harcamaları üzerindeki gözetim ve denetim görevini etkin bir biçimde yürütebilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, uygulamalar arasında eşgüdüm sağlayacak merkezi bir birimin kurulması, yolsuzlukla mücadele konusunda güçlendirilmiş yeni yasaların yürürlüğe konulması, günümüzün iktidarı tarafından üzerinde yapılan 15 değişiklikle epeyce sulandırılmış olan Kamu İhale Yasası nm AB normlarına ve standartlarına uygun hale getirilmesi, siyasi parti ve seçim kampanyalarının finansmanına ilişkin mevzuatın geliştirilmesi, kamu harcamalarında şeffaflığın sağlanması, milletvekilleri ile kamu görevlilerinin dokunulmazlık alanlarının sınırlandırılması gerekir. Bugüne kadar bu yapılmadığı, yapılamadığı gibi siyaset kurumu ile mafya arasındaki bağlantı iddiaları da yeteri kadar araştırılıp gün ışığına çıkarılamadı. Ergenekon soruşturması adıyla paldır küldür yargıya taşman, başladığı günden bugüne kadar olan biçimiyle muhalifleri susturmak amacıyla yürütülen siyasi bir dava mı, yoksa bir zamanlar sahip oldukları devlet gücünü kötüye kullanmak suretiyle suç işleyen, bu amaçla bir araya gelen, faili meçhul cinayetlerin arkasında ve demokrasiye musallat olan kişilerin ortaya çıkarılarak bunların cezalandırılmalarını sağlamayı amaçlayan bir dava mı olduğu pek anlaşılamadığı gibi, bu davanın ne getireceği de henüz belli değildir. Kuşkusuz hepimizin, herkesin beklentisi bütün bu hususlarla ilgili kirli ve derin ilişkilerin ortaya çıkarılması ve Türkiye nin bağırsaklarını temizleyerek huzura, güvene, barışa ulaşması, idari, mali ve siyasi yönden şeffaflaşmasıdır. Bütün bunların gerçekleştirilmesinde çağdaş dünyanın vazgeçilmez bir model olarak öne çıkardığı İtalya daki Temiz Eller operasyonu Türkiye için de örnek bir model olarak kullanılabilir. 90 h yıllarda siyaset/mafya sarmalıyla yolsuzluğun cenneti haline gelmiş olan İtalya, kendi derin devletini, yargıya, siyasete, orduya, emniyete, iş hayatına, kiliseye nüfuz etmiş olan çeteleri nasıl çökertti? Temiz Eller operasyonu ile... Bu operasyon ile amaçlanan pisliğin, çürümenin köküne inmek, kronikleşmiş, hatta kurumsallaşmış yolsuzluğu ortaya çıkarmak ve bu suretle toplumu ve sistemi arıtmaktı. İtalya da bu operasyona giden süreç pek çok NATO ülkesinde görülen Rüzgâr Gülü, Süper NATO, Gehlen Harekâtı gibi isimlerle ortaya çıkan Gladio nun deşifre edilmesiyle başladı ve mafya-kilise-p2 Mason Locası-parlamento-emniyet örgütleri arasındaki gizli ve kirli ilişkiler, siyasi partilerin yasa dışı yollardan finansmanı birer birer ortaya çıkarıldı. Bir başbakan sürgüne gönderildi, bakanlar, milletvekilleri, pek çok işadamı, yüksek rütbeli subaylar, din adamları, gazeteciler, televizyon ve tiyatro sanatçıları, mafya üyeleri yargılandı, bunların önemli bir kısmı mahkûm olup hapse girdi, kimi iş adamları intihar etti, İtalyan gizli servisi şefi hakkında mafya bağlantıları nedeniyle davalar açıldı. Operasyonu yürüten savcılar, Di Pietro, Scarpinato, dinamitle havaya uçurulan Falcone, Piercamillo Davigo operasyonun başında belki yalnızdılar, ama onlar olayların ve suçluların üzerine gittikçe, halk da, medya da, diğer kamu görevlileri de onlara inanmaya ve destek vermeye başladı. Bu süreçte hiç kimse kendi hırsızını korumadı, hiç kimse kendi siyasi görüşleri çerçevesinde sürece öyle ya da böyle müdahil olmadı. Savcılar tarafından başlatılan operasyon, medyanın desteğiyle toplumun her kesimine, kamunun bütün kuramlarına yayıldı ve başarıyla sonuçlandı. İtalyanların yaptığını yapamaz mıyız? Elbette yaparız. Daha da iyisini yaparız. Ama bunu yapabilmek için İtalya da Temiz Eller operasyonunu başarıyla yürütenlerden savcı Piercamillo Davigo nun dediği yerden işe başlamak gerekir. Söze sistemin, namuslu insanları politikadan dışladığını söyleyerek başlayan Davigo şöyle devam ediyor: Sorun siyasi partilerin yasa dışı yollardan finansmanı. Ne kadar paranız varsa, partide o kadar güçlü oluyorsunuz. Ne kadar güçlüyseniz, o kadar mevki sahibi oluyorsunuz. Ne kadar mevki sahibiyseniz, o kadar yolsuzluk yapıyorsunuz. Ne kadar yolsuzluk yaparsanız, o kadar güçlü oluyorsunuz. 8 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

9 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 O halde üzerinde toplumsal mutabakat olan Temiz Toplum talebini ivedilikle siyasi bir iradeye dönüştürmek, Siyasi Partiler Yasası ndan işe başlamak ve siyasi partilerin yasa dışı yollardan finansmanını önleyecek, yanı sıra parti içi demokrasiyi güçlendirecek düzenlemeler yapmak gerekiyor. Hepimizin özlemi olan Temiz Toplum un gerçekleştirilmesini sağlayacak asli unsur adalet mekanizmasıdır. Onun için yargıcıyla, savcısıyla, avukatıyla, kalem personeliyle bir bütün olan adalet örgütünün kendisini hızla yenilemesi, arınması, şeffaflaşması, verimliliğini artırması, bunun için gerekli olan yasal düzenlemelerin yapılması gerekir. 'Temiz Toplum talebini ve gereksinimini gerçekleştirecek asli unsur adalet mekanizması olmakla, yargının bağımsızlığının sağlanması yaşamsal değerdedir. Bunu sağlamak için yargı gücünü mutlak olarak bağımsızlaştırmak, bu amaçla Teftiş Kurulu nu Adalet Bakanlığı ndan ayırarak doğrudan Yüksek Hâkimler ve Savcılar Kurulu na bağlamak, doğrudan bu kurula bağlı bir sekreterlik oluşturmak, Adli Polis örgütünü kurmak ve bu örgütü doğrudan savcılık kurumuyla ilişkilendirmek, yargıç bağımsızlığı kadar önemli olan savcıların bağımsızlığını sağlamak, bu amaçla Adalet Bakanlığı nm savcılar üzerindeki vesayetini ve Cumhurbaşkam mn; bir kısım yüksek yargı organlarına üye seçme yetkisini ortadan kaldırmak gerekir. Saygılarımla. Av. V. Ahsen Coşar Ankara Barosu Başkanı Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış

10 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 Ağla Türkiye Ağla... Bülent Turhan Gündüz* En güzel, en sevgili kızlarından birini Türkan Saylan ı kaybettin ağla Türkiye ağla... Ağlayın cüzamlılar, şimdi kim dokunacak en yakınlarınızın bile içini ürperten yaralarınıza? Ağlayın kızlar, şimdi kim çırpınacak kızlar okusun diye? Ağlayın öğrenciler, şimdi kim burs verecek okurken sıkıntılarınız azalsın diye? Ağlayın bu ülkenin bütün namussuzları, hırsızları; siz bu ülkeyi soyarken hayatından vererek bu ülke insanları için kim çırpınacak? Ağlayın bu ülkenin şeriatçı, darbeci faşistleri, siz çıkarlarınız uğruna insanlarımızın ruhuna egemen olmak için her tür işkenceyi reva görürken, bu ülkenin insanları özgür ve çağdaş yaşasın diye kim kendi bedenini paralayacak? Cenaze töreninde insanlar, Türkan Saylan dan özür dilenmesi gerektiğini dile getirdiler. İyi ama kim niye özür dilemeli Türken Saylan dan? Eli kanlı katilmiş gibi sabahın köründe ilaç verildiği yatağında yatarken evini basan polisler mi? Arama ve gözaltı kararı veren mahkeme mi, bu görevi polise veren Cumhuriyet Savcıları mı? Onlar mevcut yasalara dayanarak ve talimatlara uyarak iamamen yasal bir şey yaptılar! O halde niye özür dileyeceklermiş? Çağdaş, özgür yaşama sevdasından ve bu sevdanın biçimlendirdiği mücadele azminden; kısaca ondan nefret eden şeriatçı, darbeci faşistler mi? Bu nefret duygusunda haksız değiller ki; Türkan Saylan onlar için büyük tehlike, nefret etmekte haklılar! Hem bu ilkellerin yüreklerinde ötekine duyulan nefretten başka bir duyguya yer yok ki! Gördüğünüz gibi ortada özür dileyecek kimse yok. Bir dakika yahu tabi ki var. Türkan Saylan var! Kişisel zenginliği ve zevkleri için çaba harcamak yerine inandıkları uğruna tüm savaşçı ruhlar gibi, bir saniye bile teslim olmayı düşünmeksizin savaşarak öldüğü için; onunla birlikte savaşıp ölmek yerine, inandıkları değerleri ayakları altına alıp şeriatçı, darbeci faşistlerin yandaşlığında kişisel zenginliklerini artıran, vicdanlarını rahatlatabilmek için geçmişlerine tüküren eski solculardan özür dilemeli! Aslında onunla birlikte savaşmayıp, günlük çıkarlar peşinde koşan hepimizden, vicdanlarımızı rahatsız ettiği için özür dilemeli! * Avukat, Ankara Barosu Yayın Kurulu Başkanı 10 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

11 Mardin de İnsanlar Öldü... Bülent Turhan Gündüz Ağla Türkiye Ağla... Mardin in Mazıdağı İlçesine bağlı Bilge köyünde kırk dört insan katledildi. Bir anda bütün ülke ayağa kalktı. Bu duruma üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama şaşırdım. Nasıl şaşırmam ki resmi rakamlara/makamlara göre otuz binin üzerinde insan ölmüştü o bölgede bu güne kadar ve kılımız bile kıpırdamamıştı. Şimdi ne oldu da kırk dört insan öldü diye tüm ülke ayağa kalktı. Ellerine silah verip insan öldürmeleri meşru kılınan korucuların (nedeni ne olursa olsun) sivilleri katlederken suçüstü yakalanmaları ile açığa çıkan bilinçaltımızdaki suçluluk duygusu olabilir mi bizleri ayağa kaldıran? Yoksa biz artık insanların katledilmelerine karşı duyarlı bir toplum haline mi geldik. Bundan sonra kimse katledilmeyecek mi bu ülkede? İstemesek bile eğer bu günden sonra katledilen insanlar olursa, kimliklerine bakmaksızın tepkiler mi vereceğiz? Haber duyulduğunda başladı basının çokbilmiş kalemleri ahkâm kesmeye. En ufak bilgiye sahip olmadan katliamın nedenleri üzerinde bir tartışma başlattılar. En basmakalıp tartışmayla; töre ve namus cinayeti diyerek başladılar ve sonunda çıkar çatışmasına kadar geldiler. Biri dedi ki; Evet kan davaları bu ülkenin bir toplumsal gerçeği ve ciddi sorunudur. Ancak buna ilişkin bir kültür vardır ve bu kültürde bilebildiğim kadarıyla bu şekilde icra edilen bir kan davası olayı yoktur. Bu uzman kardeşimize baromuz, kültüre uygun etik kan davası cinayeti kuralları konusunda konferans vermesi için şans tanımalı. Yine dedi ki; Bu gelişmelerin gerisinde ciddi bir toplumsal zihniyet dönüşümünün kendini ele verdiği açık. Son yıllarda toplum bilimcilerin sıkça kullandıkları şizofrenik toplum nitelemesi üzerinde daha bir özenle durmak gerekiyor. Televizyonlarda ve internet kafelerde sürekli seyredilen sanal ortamdaki savaş ve çatışma sahnelerinin bunda bir payı var mıdır? Araştırılması gereken bir nokta olmalıdır. Diğer yandan toplum giderek geleneksel kültür değerlerinden ve kotlardan uzaklaşırken televizyon ve kafelerin sanal dünyasına mı teslim olmaktadır? Biri bu uzman kardeşimize o köyde internet kafelerin bulunmadığını, katillerin ruhsatlı kalaşnikof tüfekleri olduğunu ve her gün silahlı çatışma ortamında yaşadıklarını söylesin lütfen! Bir diğeri (ki konusunda ülkemizdeki en büyük uzmandır!) Dinin baskı altında yok edildiğini, bölgenin âlimlerinin, şeyhlerinin itibardan düşürülmüş olmasını kırk dört kişinin katledilmesi nedeni olarak yazdı. Biri bu uzman kardeşimize din uğruna milyonlarca insanin hunharca katledildiklerini bir güzel anlatsa ve hiç uzağa gitmeden Kahramanmaraş ı örnek gösterse, hatta Sivas ı hiç söylemese! Bununla kalsalar iyi daha neler söylemediler ki. Kimilerinin bilinçaltındaki ırkçı yaklaşımlar ortaya çıktı töre ve namus cinayetlerinin Kürt lere özgü bir sorun olduğunu yazdılar/söylediler. Biri bu uzman kardeşimize törelere bağlı yaşama biçimi, namus telakkisi ile suç işlemeye yönelimin Kürt sorunu değil, geri kalmışlık sorunu olduğunu anlatsa! Bu ülkede törelerine bağlı, namus anlayışı yüzünden cinayetler işleyen başka etnik kökene sahip binlerce insanın yanında, yaşama töre ve namus penceresinden bakmadan binlerce uygar Kürt yaşıyor! Katliamı gerçekleştiren ilkeller kadar ilkel olanları vardı içlerinde; idam cezası niye kaldırıldı ki? diye sordular! Güzel ülkemin az gelişmiş insanı idam cezasının yürürlükte olduğu zamanlarda suçun işlenmesini engelleyemediğinin farkında değildi. Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 ±±

12 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 E be ilkel, modern hukukun suç karşısında asmayalım da besleyelim mi? gibi örümcek kafaların ürünü fikirlere itibar etmediğinin farkında değil misin? Bu arada katliamdan sonra köyde yapılanlar da ilginç. Ana sınıfı açmalar, okulu açmalar, onlarca psikolog eşliğinde yapılan eğitim. Bunların hepsi güzel, yapanlara teşekkür ederiz ama bu güne kadar neredeydiniz? Diğer köylerin sakinleri ne yapmalı böyle sınıflarda eğitim yapabilmek için? Otuz binden fazla insanın ölmesi yetmedi bazı kafaların, bu kadar insanın ölmesi için harcanan milyarlarca doların da, yöre açıkgözlerinin İstanbul un eğlence merkezlerinde harcadıkları yatırım teşvik kredilerinin de sorunları çözemediğini anlamasına. Dilerim kırk dört insanın ölmesi, bölgenin ekonomik sorunlarının çözümü ve bölgede yaşayan insanların bu çözümden hakça/eşit yararlanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmasını sağlar. Tüm bunları yaparken yöre insanının, ülkemizin taraf olduğu ulusal üstü belgelerde yerini bulan kültürel taleplerini de es geçmemek gerekir. Mil çekseniz gözlerime, görüp sızlamasa... Şiş soksanız kulağıma, duyup zonklamasa... Kesip lal etseniz dilimi, konuşmasam... Sıksanız boğazımı duyulmaz olsa çığlıklarım... Yüreğim nasır bağlasa etkilenmesem... İnandığım tüm değerlerin üstüne basarak zengin olsam... Zengin olup geçmişime tükürsem... Geçmişime tükürdükçe ensemi okşasanız... Ensemi okşayanlar çoğaldıkça daha zengin olsam... İki paragraf felsefe, bir paragraf sosyoloji, bir tutam ne olursa fark etmez öğrensem; Ruhumu rahatsız eden bu hale kahramanlık türküleri yazsam... Yüzüme yağanı yağmur, eleştiriyi çamur sansam... Barak Hussein Obama beni nüfusuna kabul eder mi? Ağlasam, zırlasam, yalvarsam... Utanmasam, utanmasam, hiç ama hiç utanmasam... Esareti reddedip akıl dolu cesaretle nefes alıp veren insanlar; olmazsa olmazıdır özgürlüğün.. Barak (pardon Hüseyin imiz) Obama bizi ziyarete geldi. Hoş geldi sefalar getirdi... Zaten Amerika Başkanlarının başımızın üstünde yerleri vardı, bunu tam tepemize oturttuk; e ne de olsa adının tam ortasında Hussein i de (bizim Hüseyin yani) var... Halkımız için (Türkiye Halkı!) yarım saat bile açık tutamadığımız tüm yollan Barak ımız (Hüseyin imiz) Obama mız için ve o kaldığı sürece açık tuttuk milletcek... Aylardır yıkanmayan meclis duvarlarını yıkadık. Sabahın köründe sinekkaydı tıraş olmuş devlet büyüklerimiz, en güzel elbiselerini giydiler; ayakkabıları ayna gibiydi, ayakkabılarının karşısında verdiler son şeklini saçlarına... Bu durum erkeklere (askerliklerini yapmışlarsa eğer) Genel Kurmay Başkanmın birliği denetleme anını anım ±2 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

13 Bülent Turhan Gündüz Ağla Türkiye Ağla. satacaktır. Üç gün öncesinden tuvalete girmemizi bile yasaklarlardı. Temizlenen hiçbir yerin Genel Kurmay Başkanı gidinceye kadar kirletilmesine izin verilmezdi. Sonrası; eski tas eski hamam. Yapılanlar bana on-on beş yıl önce (belki yirmi) o zamanki Amerika Başkanmm ülkemizi ziyaretinden önce yapılan komik bir hazırlığı da anımsattı. Sizler de anımsayacaksınız; Kent içindeki yollara kaldırımlara belli bir mesafede sarı renk çizgiler çekilmişti. Bu çizgi Amerikan yollarında mevcuttu ve Amerikan Başkanma işte efendim Küçük Amerika demek istiyorduk. Böylece Amerika Başkanma kendini evinde hissettirecektik. Yoksa bunun dışında bir anlamı yoktu. Nasıl başka bir anlamı olsun ki? Bu çizgi Amerika da sürücülere araçların kaldırımlara bundan daha fazla yaklaşamayacaklarını emreden bir kuralı anlatıyordu. (Geçenlerde iki avukat arkadaşım ile birlikte Danıştay ın hemen karşısındaki kaldırımın üzerinde sohbet ediyorduk. Bir güvenlik görevlisi yanımıza yaklaştı ve oradan çekilin kamyoneti park edeceğiz dedi.) Kaldırımları otopark zanneden bir topluluğa bunu nasıl anlatsın ki o zavallı sarı çizgiler. Nitekim şimdi yoklar artık! Hükümetimiz küresel ekonomik kriz gibi Barak (Hüseyin imiz) Obama nm da bizi teğet geçmesini engelleyecek tüm tedbirleri almıştı. Barak (Hüseyin imiz) Obama sırasıyla Başka ülkelerin devlet büyüklerine karşı en saygılı Cumhurbaşkanı, Davos Kahramanı Başbakan, Dünya nın en uzun süre görevde kalan ana muhalefet lideri, konuşmadığı sürece büyük devlet adamı görüntüsünü en iyi veren muhalefet lideri, Türkiye deki en Türk Kürt muhalefet lideri ile görüştürüldü. Barak (Hüseyin imiz) Obama ile (sırayla ve topu topu beş dakika) görüşme şansı bulanlar bayram çocukları gibi mutluydular. Görüşmeden çıkar çıkmaz ulusal ve uluslar arası basına kendileri ile görüştüğü için Barak (Hüseyin imiz) Obama ya içten teşekkürlerini sundular. Herkes bir diğerini Barak (Hüseyin imiz) Obama ya şikâyet etti. Barak (Hüseyin imiz) Obama da onlara sakin olmalarını telkin etti, öğütler ve sorunlarını çözme sözü verdi. Halkımız (Türkiye Halkı!) sabahın köründen gecenin karanlıklarına kadar gözlerini ekrandan kulaklarını hoparlörlerden ayırmadan pür dikkat, Barak ımız Hüseyin imiz Obama mızın Türkiye nin sorunlarını çözecek önerilerini dinledi. Aptal kutusu televizyon seyredip buradan öğrendiklerini itiraf etmekten korkan entelektüeller (Türkiye Entelektüeli!) televizyon üstü gazete köşe yazılarını okudu. Peki, bu görüntüler size konuk yabancı devlet başkanı ile bağımsız ev sahibi devletin yetkilileri arasındaki görüşmeler gibi geldi mi? Bana da öyle gelmedi!" Meclisten milletvekillerinin yüzüne, ekranlar aracılığı ile gıyabında tüm Türkiye ye seslendi Barak (Hüseyin imiz) Obama. Devletimizin vakarı ve gelecekteki nurlu ufuklar için çözüm önerilerini anlattı. Peki, bu konuşma size konuk yabancı devlet başkanmın bağımsız devletin ev sahipliğine teşekkür konuşması gibi geldi mi? Bana da öyle gelmedi! Buradan her birini Cumhuriyet Savcılarına ihbar ediyorum. Her biri hakkında TCK 301 maddesi gereği soruşturma yapılmalı, haklarında kamu davası açılmalıdır; TCK 301. maddesinde tarif edilen suç, suç tarifine bundan daha uygun işlenemez bence! (Yasal ve sadece bu nedenle meşru bu maddeyi eleştiriyor ve kimsenin bu madde nedeniyle soruşturulmasını istemiyorum aslında ama değimli ki maddeyi kaldırmadılar, katlanacaklar artık!) Bu oyun Amerika ile Türkiye arasında yıllardır oynanıyor. Ne oynayanlar bıktı bu gösteriden ne de biz seyredenler. Yetmez mi be kardeşim; artık şunun adını koysak da tüm dünya rahatlaşa; olmaz mı? Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 J_3

14 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 Mesela Manda desek! Ben şahsen Manda olmayı kabul etmem ama Manda olmaya hevesli bir sürü aklı evvel olduğunu biliyorum. Bunlar zaten ülkelerinden bağımsız kendileri Manda. Biz bunlara Manda Özürlü diyoruz, çalıştıkları patronlarına bile Manda lık yaparak sürdürüyorlar yaşamlarını. Barak ımız Hüseyin imiz Obama mız çekti gitti ama televizyonlarda ve gazetelerde kendilerini bir şey sananlar, ya da bir şeyi bildiğini sananlar tartışıyor; Barak ımız Hüseyin imiz Obama mız Türkiye ye niye geldi? Onlara verilecek net ve hak ettikleri bir yanıtım var ama hakkımda ceza davası açılmasından ve tazminat ödemekten korkuyorum. Ben bir korkağım! Aylar önce başladı bu Barak (Hüseyin imiz) Obama mn hepimize sevdirilmesi hikâyesi. Adamı Amerika Başkanı yapmaya karar vermişler; aday olmuş. Karşısına da en uygun adayı Dick Chaney i koymuşlar. Tam bir tiyatro dönüyor. Adam Amerika nın B planı. Bush ile (daha doğrusu Bush maskesi ile) Amerika Dünya dan almayı planladıklarını almış. Çok iyi yaptıkları gibi Bush u günah keçisi yapmışlar; Amerika bu değil, olanlar hep Bush un hatası, bakın tüm bunları düzelteceğiz senaryosunu koymuşlar sahneye... Başrolde de Barak ımız Hüseyin imiz Obama mız bir melez... Yetmezmiş gibi Müslüman olabilir mi? şüphesini de yaratmışlar... Güney Amerika nın solcu yönetimlerini bile kandırdılar bu planla. Şüpheyle bile yaklaşsalar Barak (Hüseyin) Obama ya bir şans vereceklerini açıkladı hepsi. Ama mızrak çuvala sığmadı, Barak (Hüseyin) Obama seçim sürecinde verdiği sözleri daha şimdiden tutamaz hale geldi. Savaş suçlusu diye tanımlayıp tutukladıkları insanların askeri mahkemelerde yargılanmalarına devam edilmesine karar verildi. Üstelik bu insanlara yapılan işkencelerin kanıtlarının yayınlanması yasaklandı. Bah bah bah ne kadar uygarmış meğerse şu Amerika; bir kölenin oğlu taaaaa Başkanlığa kadar ulaşıyor. Yine tazminat ödeme tehlikesi yaşıyorum tam bu anda ama kendimi tutup daha seviyeli yaklaşıyorum olaya; kardeşim siz şu anda bile hala Amerika da Afrika kökenli Amerikalıların ve melezlerin beyaz kulüplerine girmelerinin yasak olduğunu, istedikleri her yeri mesken tutamadıklarını bilmiyor musunuz? Amerika televizyonunda kapıştırıyorlar başkan adaylarını. Sanki adamlar bizim ülkemize de başkan seçilecekler; ulusal televizyon kanallarımızda naklen yayınlanıyor bu kapışma. Sahi ya adamlar bizim ülkemize de başkan olmuyorlar değil mi? Dick Chaney diyor ki; Irak taki askeri varlığımızı güçlendirelim ve buradan İran a, Suriye ye falan saldıralım... Barak (Hüseyin imiz) Obama diyor ki; hayır bunun yerine Afganistan daki askeri varlığımızı güçlendirelim ve buradan Pakistan a saldıralım... Demek istiyor ki, şu Pakistan ı Hindistan ın başına bela olmaktan bir kurtaralım. Sonra da Hindistan (ki dünyanın büyük ekonomilerinden ve ordularından birine sahip) aracılığı ile Çin ve Rusya yı kontrol altına alalım. Bu günlerde Afganistan da asker bulunduran ülkelerin Afganistan a ek birlikler göndermesine hiç şaşırmayacağım. Hatta Birleşmiş Milletler Teşkilatının Pakistan ı kendisiniyönetemez ülke ilan etmesine bile! Adamlar oturmuş Dünya ya kendi çıkarları doğrultusunda verecekleri biçimi tartışıyor; buradan elde edecekleri çıkarın en büyüğü olduğunu kanıtlayıp başkan olmaya çalışıyorlar ve televizyonlar aracılığı ile bizleri de taraf yapıyorlar. Bizleri yani bütün bu planların içinde sadece piyon olarak gördüklerini... Bizim aklı bir karış havadakiler hala tartışıyor; bu Barak (Hüseyin imiz) Obama Türkiye ye niye geldi diye? Aslında bir tazminatı hak ediyorlar ama ben yine de ödemeyeceğim! Bu aklı bir karış havadakiler kadar çok şey bilmiyorum ama bu arada Türkiye çekincesini kaldırdığı için Rasmussen NATO Genel Sekreteri oldu... Modern haçlı ordularının başına bundan iyi bir komutan Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

15 Bunu biliyorum! Bülent Turhan Gündüz Ağla Türkiye Ağla., Heybeliada Ruhban Okulunun açılmasına ramak kalmış olabilir... Hem zaten ne var bunda be kardeşim imam eğitmiyor muyuz, papaz eğitirsek Dünya nm sonu gelmez ya! Bunu biliyorum! Ermenistan ile sınır kapımızın açılması an meselesi olabilir, bunun karşılığında da soykırım tasarısının yasalaşması başka bir bahara kalabilir. Bunu biliyorum! Türkiye (halkının!) yararına başka bir gelişme olmuş mudur diye merak ediyorsanız ve bunu bana sorarsanız yanıtım; Ne bileyim kardeşim ben ne Pentagon çalışanıyım ne de ulusal basında köşe yazarıyım... olur. Tabi bu plan Barak ımız Hüseyin imiz Obama mızm da planı değil. Belki de o adam bu konuda benim kadar suçsuz. Planın tamamından haberdar olduğunu bile sanmıyorum. Plan yürürken eminim ki bir sürü şey onun için de sürpriz oluyor. Bu onlarca yıl önce yapılmış planın revize edilmiş hali o kadar. Etrafımıza biraz dikkatli baksak görürüz ki, öyle tek yönlü bir plan da değil. Çok ince detaylarına kadar düşünülmüş harika bir plan. Bunu söyleyeceğim için kendimden nefret ediyorum; ama akıl adına hayran kalmamak da olanaklı değil! Adamlar bütün Dünya yı ele geçirmenin planlarını yapıyorlar. Tüm Dünya yı Amerika ve onun peyki devletlerden oluşan tek bir ülke yapmaya çabalıyorlar. Bunun kurallarını koyuyorlar ve kurumlarını oluşturuyorlar inceden inceye... Üstelik el attıkları coğrafyadaki herkesi kullanıyorlar. Bir kısmı bilerek, bir kısmı bilmeden bu planın parçası haline gelen insanlar kaçınılmaz sona hizmet ediyorlar. Ortak bir kültür oluşturuyorlar, tabi ki Amerikan halkının alışkın olduğu yaşama biçimi temelinde, hepimiz obez oluncaya kadar sürecek bir plan bu... Dolar ı dünya parası yaptılar, Euro ile direnmeye çabalayan Avrupa yı umursamadan. Karşılıksız para (uluslar arası sözleşmelere aldırmadan) basıyorlar. Dolaşımdaki Dolar larm büyük bölümünün karşılığı yok. Dünya mn en büyük bütçe açığına sahip ülkesi oldular, bütçe açığı ile zenginleşiyorlar; televole ekonomi bilimcilerimizle alay edercesine. Akıllarına gelmiş midir bilmem, akıllarına gelmişse neden uygulamazlar hiç bilmem ama Dünya mn tüm ülkeleri toplaşsalar, sahip oldukları dolarları Amerika ya iade edip bütçe açığını kapatsalar ve bundan böyle bizden bir şey alacağınız zaman bizim paramızla alacaksınız deseler neler olur, hiç düşündünüz mü? Bütçe açığının kapatılması ve ithal edecekleri malları başka paralarla almak zorunda kalmaları Amerika nm felaketi olur ama bu en azından şimdilik gerçekleşemez. Çünkü bu durumda geri kalmış ülkelerin gözleri midelerinden büyük zenginleri için hayat çekilmez derecede pahalı bir hale gelir. Ortak bir hukuk oluşturuyorlar! Amerikan sermayesinin çıkarları temelinde kendi hukuk sistemlerini yerleştiriyorlar inceden inceye... Üniter devletler ve bağımsız yargı sistemleri istemiyorlar... Alternatif yargılama yöntemlerini dayatıyorlar... Bizler de bunları kendi iç dinamiklerimiz ve icatlarımızmış gibi savunuyor ve hayata geçirmek için birbirimiz ile yarışıyoruz. Son günlerin moda yasa tasarısı Arabuluculuk gibi. Üzerinde detayıyla düşünülmeden hazırlanan bu tasarı, (Avukatlık Kanunu 35/A maddesi üzerinde tartışmıyorum bile) dünya örneklerinden farklı olarak ileride arabulucunun ilam hükmünde karar verebilmesinin yollarını açacak koşulları düzenliyor. Bu koşulların basit yasa değişiklikleri ile genişletilebilmesi olasılığını ve üzerine bir de arabulucu olmak için hukuk eğitimi almış olmanın şart olmaması halini de koyun, sonuç; ilam yazabilen kadılar! Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 j[5

16 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 Bu düşünceme karşı çıkacaklar olacaktır. Bunun savunmasını da, tasarının şu anki halinde ilam hükmünde belge düzenleme yetkisinin arabuluculara tanınmadığını söyleyerek yapacaklar ve bu itirazlarında da haklı olacaklar. Ancak belirtmeliyim ki, bu sadece basit bir yasa değişikliği ile giderilecek küçük bir engel olarak kalacak o kadar! Ne var bunda, zaten gayri resmi olarak bunlar yapılmıyor mu bu ülkede? Üstelik bu haliyle denetlenemiyor, yasalaşırsa denetlenebilir şeklinde akıl vererek de karşı çıkacaklar olacaktır. Onlara da yanıtım ilkellikler yasalaştırılarak uygar kılınamaz! Olacaktır. Peki, madem alternatif yargüama yöntemleri geliştirecektiniz; madem alternatif yargılama uygulamalarında görev alacakların hukukçu olmasını zorunlu kılmayacaktınız; yarışır gibi açtığınız elliden fazla hukuk fakültesinden mezun olacak binlerce insana ne gerek var? Sadece biz mi, tüm Dünya Devletleri aynı yarışın içinde. Çıkarlarının olduğu her coğrafyada bildikleri ama o coğrafyada yaşayanların bilmediği kendi hukuk kurallarının hüküm sürmesini istiyorlar. Hatta Amerikan hukuk bürolarının o coğrafyada dava takip edebilmesini, hukukçularının duruşmalara girebiliyor olmasını istiyorlar. Biliyor musunuz o hukuk büroları bizim vekil edenimiz (müvekkilimiz) dediğimiz insanlara müşteri diyorlar. Bu arada bence Barak ımız Hüseyin imiz Obama mız ülkemize neden geldi sorusundan da önemli başka bir soru var sorulması gereken; Barak ımız Hüseyin imiz Obama mız gerçekten Türkiye ye geldi mi? Başından sonuna çok dikkatli izlediğinizi bildiğim için anımsıyor musunuz diye sormadan doğrudan konuya gireceğim. Barak (Hüseyin imiz) Obama havaalanında bir arabaya, güvenlik amacıyla dublörü de diğer arabaya bindirildi. Peki, arabaya binen Barak (Hüseyin imiz) Obama Amerika nın gerçek Başkam nm dublörü olamaz mı? Hani rol gereği diyorum canım, başka bir amacım yok! Beni ciddiye almayın ben bir paranoyağım! 16 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

17 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 Darbelerin Mahkûm Edilmesi, Demokrasiye Musallat Olan Darbecilerin Etkisiz Hale Getirilmesi En Büyük Dileğimizdir* Vedat Ahsen Coşar Sayın Başkan, Değerli Konuklar, Sizleri sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Önce anayasa, anayasacılık, anayasal devlet kavramları ile ceza hukuku üzerine genel bir sunuş yaptıktan sonra panelimizin konusu üzerinde yoğunlaşacağım. Değerli Konuklar, Avrupa da mutlakıyetçi yönetimlerin gerilemesi ile birlikte, devlet gücünün dizginlenmesi ve denetlenmesi için yararlanılabilecek teknikleri arama çabaları sonucunda doğan ve modernizmin ürünü olan anayasa kavramının özü, devlet iktidarının kurallarla sınırlanması ve bu yolla siyasal alanda keyfiliğin önlenmesi düşüncesine dayanır. Devlet iktidarının sınırlandırılması düşüncesi ilk kez Locke'un savunduğu ve kullandığı limited goverııment/sımrlı devlet anlayışını gerçekleştirecek bir kurumsal düzenleme arayışı içindeki liberal siyasal düşünce ve bu düşünceyi tamamlayan kuvvetler ayrılığı ilkesi, doğal hukuk ve yine Locke'un sosyal sözleşme teorisiyle birlikte gelişmiştir. Nitekim, 1776 yılında kabul edilmekle dünyanın ilk yazılı anayasaları olan Virginia, Maryland ve Pennsylvarıia Anayasaları ile tarihli Amerikan Anayasası'nın hazırlanma sürecindeki tartışma ve görüşler ile Amerikan Anayasası nın kurucu babalarının savundukları siyasi felsefeyi yansıtan * Demokrasi ve Özgürlük İçin Avrupa Yargıçlar Birliği (ME- DEL), Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV), Türkiye Barolar Birliği, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Tarafından 16 Mart 2009 Tarihinde düzenlenen Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçların Soruşturulması Yöntemi konulu panelde Ankara Barosu Başkanı nm Yaptığı Konuşma. en temel kaynak olan Federalist Papers/Federalist Belgeler deyer alan bilgiler, Amerikan Anayasası nm temel referanslarının doğal hukuk öğretisi, kuvvetler ayrılığı ilkesi, özellikle Locke'un sosyal sözleşme kuramı ile bunlardan türetilen siyasi iktidarın sınırlandırılması düşüncesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. O nedenle, Amerikan Anayasası m hazırlayanlar, birey hak ve özgürlüklerinin korunması konusunda en önemli tehlike olarak gördükleri iktidar temerküzünü, bu bağlamda iktidarın bir kişi veya kurulun elinde toplanmasını önlemek amacı ile check and balance/denetleme ve dengeleme olarak isimlendirilen, yasama, yürütme ve yargı erklerinin hem birbirinden bağımsız olmaları ve hem de birbirini denetleyip dengelemeleri üzerine kurulu olan ve Locke ile başlayıp Montesquieu ile bugünkü biçimini alan kuvvetler ayrılığı ilkesini, bu ilkeye en uygun model olan başkanlık sistemini, federalizmi, çift meclisi esas alan bir devlet örgütlenmesini yeğlemişlerdir. Amerikan Anayasası m izleyen 1791 tarihli ilk Fransız Anayasası m hazırlayanların anayasa kavramından anladıkları da, kralın iktidarını sınırlayan hukuki ve siyasi bir metindir. Nitekim iktidar temerküzünün önüne geçilebilmesinin ve bu amaçla iktidarın sımrlandınlmasmın bir aracı olarak, Fransız Anayasası ndan önce hazırlanan 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi'nin lö.maddesi Hakların güvence altına alınmasını sağlamayan, kuvvetler ayrılığı ilkesini benimsenmeyen toplumlar, asla bir anayasaya sahip değildirler' hükmünü ortaya koymuştur. Bu hükmü göz önüne alan Fransızlar, daha sonra yaptıkları tüm anayasalarında kuvvetler ayrılığı ilkesine bağlı kalmışlardır. Anayasa nm devlet iktidarını sınırlayan, birey hak ve Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 j_7

18 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 özgürlüklerini güvence altına alan bir belge olması siyasal bir tercihi yansıtır. Bu siyasal tercih ve nitelik anayasal devleti anayasası olan devletten ayırır. Anayasanın diğer bileşenini oluşturan devlet örgütlenmesi, diğer bir deyişle devletin statüsü olması ise onun hukuksal niteliğini oluşturur. Ülkedeki en üst norm olmakla, başta yasama, yürütme ve yargı organları olmak üzere her kuruluş ve kişinin anayasaya uyması gerekir. Bu, bizim anayasamızın da kabul ettiği anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesinin bir gereğidir. Bu çerçevede işaret etmek gerekir ki, anayasaya aykırılık ile anayasayı ihlal kavramları birbirinden farklı kavramlardır. Ülkemizdeki anayasal düzene göre, anayasaya aykırılık denetimini yapmak Anayasa Mahkemesi nin görevi olup, anayasaya aykırı davranmanın yaptırımı söz konusu yasanın iptalidir. Bu durumda anılan yasaya, yasama organında oy vermiş olan milletvekillerinin herhangi bir sorumlulukları yoktur. Bu mutlak dokunulmazlık ilkesi nin gereğidir. Buna karşılık anayasayı ihlal etmek, cezalandırılması gereken bir eylemdir, bir suçtur. O nedenle bu eylemin yaptırımı cezaidir. Nitekim 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nun 309.maddesi hükmüne göre cebir ve şiddet kullanmak suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmenin yaptırımı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Değerli Konuklar, Hepimizin çok iyi bildiği üzere, ceza yasaları bireyin hak ve özgürlüklerine çok etkili biçimde müdahale eden yaptırımları içeren yasalardır. Bu bağlamda işaret etmek gerekir ki, bir ülkedeki Ceza Yasası na, Ceza Muhakemeleri Yasası na ve bunların uygulanmasına egemen olan felsefe, ilke ve tercihler, o ülkedeki siyasi rejimin niteliğini gösterir. Bu anlamda, Konfüçyüs ün bir ülkenin nasıl yönetildiğini anlamak istiyorsanız şarkılarına bakın maksiminden hareketle, bir ülkenin nasıl yönetildiğini anlamak istiyorsanız, ceza yasalarına ve bunların uygulanma biçimine bakın demek her halde yanlış olmayacaktır. En büyük öğreticilerden birisi olan tarih bize göstermiştir ki, totaliter devletler, gerek kendi ideolojilerini benimsetmek, gerekse rejimlerini ayakta tutmak için ceza yasaları yoluyla ve öncelikle birey hak ve özgürlüklerini ya geniş biçimde sınırlandırmışlar, ya da bütünüyle ortadan kaldırmışlardır. Nitekim 1. Dünya Savaşı sonrasında İtalya da yönetimi ele geçiren faşistler ile Almanya da iktidara gelen naziler, Ekim Devrimi nden sonra ve özellikle Stalin döneminde komünistler, hem kendi ülkelerinde ve hem de işgal ettikleri ülkelerde, başta ceza yasaları olmak üzere tüm mevzuatlarını otoriter/totaliter anlayışa göre değiştirmişlerdir. Demokratik hukuk devletleri ise, bireyin hak ve özgürlüklerini güvence altına almak amacı ile anayasalarında siyasal iktidarın kullanılmasını birey hak ve özgürlükleri lehine sınırlandırmışlar, yanı sıra ceza yasası ile ilgili temel ve evrensel ilke ve tercihlere anayasalarında yer vermişlerdir. Daha da ötesi, geride bıraktığımız yüzyılda demokrasinin başlıca muhalifi olan totalitarizmin, insanlığa yaşattığı derin ve unutulmaz acılardan hareket eden insanlık âlemi, insanların adaletsiz ve haksız biçimde ceza ve önlemlere maruz kalmaması amacı ile başta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, birçok uluslararası sözleşme ve belgede bireyi ceza yasalarının keyfi uygulamalarına karşı güvence altına alan hükümlere yer vermiştir. Bu genel açıklamalardan sonra genelde her türlü suçun soruşturulmasında, özelde bu panelin konusunu oluşturan anayasaya karşı işlenen suçların soruşturulmasında, kamu adına hareket eden, suç ve suçluları toplumun huzuru, güveni ve yararı için takip eden, soruşturan, bu amaçla iddia eden, iddiasının ve iddiası içinde yer alan ithamın dayanağını oluşturan kanıtları toplayan ve gerektiğinde dava açan savcılara, gerek insan haklarının korunması ve insan haklarına saygılı olunması, gerekse adil yargılanma hakkı bağlamında önemli görevler düşmektedir. Bu çerçevede işaret etmek gerekir ki, iddia etmek, iddianın ve ithamın dayanağını oluşturan kanıtları toplamak, savcı için nasıl bir görev ise, lekelenmemek de şüphelinin/samğm hakkıdır. İtham edilmiş bile 18 Ankara Barosu Dergisi Yıi:67 Sayı: 1 Kış 2009

19 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009 olsa, suçlu olduğunun kanıtlanmasına kadar kişinin suçsuz sayılacağını öngören masumiyet karinesinin doğal bir unsuru ve uygulamadaki uzantısı olan lekelenmeme hakkı temel bir insan hakkıdır. Onun için ister herhangi bir suçun soruşturulmasmda olsun, isterse konferansımızın konusunu oluşturan anayasal düzene karşı işlenen suçların soruşturulmasmda olsun, başta lekelenmeme hakkı olmak üzere, ceza hukukunun temel ve evrensel ilkeleri olan hukuk devleti ilkesine, yani yapılan işlemlerde hukuk devletinin öngördüğü sınırlar içinde kalınıp kalınmadığını, aşırılığa kaçılıp kaçılmadığmı esas alan oranlılık ilkesine, insan onurunun dokunulmazlığı ilkesine, yürütülen işlemlerin yasal ve ahlaki bir temele oturmasını, yani soruşturma makamlarının sanıklara/şüphelilere karşı insaflı, anlayışlı, savunmayı kolaylaştırıcı davranıp davranmadıklarını, iddia kanıtlarının yasal ve kabul edilebilir ahlaki ölçü ve sınırlar içinde toplanıp toplanmadığını öngören dürüst işlem ilkesine uyulması gerekir. Anayasal düzene karşı suç işleyen veya işledikleri ileri sürülen kişilerle ilgili olarak yürütülen soruşturmalar ve karara bağlanan davalar yönünden bir değerlendirme yaptığımızda; bizim hukuk tarihimizin, bu davaların biraz da siyasi nitelikte davalar olmaları nedeniyle siyasi tarihimizin pek de temiz olduğunu söylememiz sanırım veya bana göre pek mümkün değil askeri darbesiyle alaşağı edilen Demokrat Parti yöneticileri ve milletvekilleri aleyhinde açılan Yassıada davası, 12 Mart müdahalesi ve 12 Eylül askeri darbesi sonrasında sıkıyönetim mahkemeleri tarafından görülen davalar, bu davalar öncesinde yürütülen soruşturmalar, başta hukukun en temel ve evrensel ilkelerinden olan doğal yargıç ilkesi olmak üzere masumiyet ilkesi, adil yargılanma ilkesi gibi diğer evrensel hukuk ilkelerine aykırıdır. Şimdilerde yürütülmekte olan Ergenekon adı verilen ve anayasal düzene karşı suç işledikleri iddia edilen kişilerle ilgili olarak yürütülen soruşturma bağlamında bir değerlendirme yaptığımızda ise şunları söyleyebiliriz; bu soruşturma sürecindeki kimi uygulamalar, örneğin gizlilik kararma rağmen basına bilgi sızdırılması ve kimi ifadelerin tefrika olarak gazetelerde yayınlanması, soruşturulan ve hatta soruşturulmayan kişilerle ilgili olan ve Anayasa ile güvence altında bulunan özel hayatın gizliliği kapsamındaki kimi bilgilerin toplanması ve bunlara soruşturma evrakı arasında yer verilmesi, soruşturulan kimi kişilerin gözaltına alınma biçimi, şüphelilerden Kuddisi Okkır m ölümüne kadar giden süreçte yapılan ihmaller, Baromuz üyesi bir avukatla ilgili olarak yürütülen soruşturmada Avukatlık Yasası nm emredici hükmüne rağmen avukatın konutunun Baro tarafından görevlendirilen bir avukat olmaksızın aranmaya başlanılmış olması, soruşturma sürecinde savcılık makamının devre dışı bırakılarak soruşturmanın polisi devletini aratmayacak biçimde bizzat polis tarafından yürütülmesi, bu bağlamda istinabe yoluyla ifade ve gözaltına almalarda, yazışma ve görevlendirmelerin savcılar tarafından değil de doğrudan polisler eliyle yapılması, gözaltına alınmalarda ve ifade almak üzere yapılan çağrılarda zaman yönünden olsun, başkaca hususlarda olsun özenli davranılmaması az yukarda işaret edilen lekelenmeme hakkına, hukuk devleti ilkesine, oranlılık ilkesine, insan onurunun dokunulmazlığı ilkesine, dürüst işlem ilkesine uygun davranılmadığmı göstermektedir. Yine sözü edilen soruşturmanın 13 ay gibi uzun sayılabilecek bir süre devam etmiş olmasını olağan bulmak ve hak ihlali olarak kabul etmemek de mümkün değildir. Soruşturma ve kovuşturma evreleri bir bütündür. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin ö.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı bağlamında davaların makul süre içinde görülüp karara bağlanmaları gerekir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin Eckle-Almanya davası kararında (15 Temmuz 1982, Seri A No.51, s33, paragraf 73) ve yine Metzger-Almanya kararında (31 Mayıs 2001 tarihli Başvuru No: 37591/97, paragraf 31) işaret ettiği üzere, ceza davalarında makul süre kişiye suç isnat edilir edilmez başlar. Bu süre, Ergenekon soruşturmasında olduğu gibi davanın mahkeme önüne çıktığı tarihten çok önceki bir tarihte başlamış olmakla ve bu davanın ne zaman sonuçlanacağı da bugünden belli olmamakla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin koyduğu makul süre Ergenekon davasında daha şimdiden aşılmıştır. Diğer taraftan Tokyo Kuralları olarak bilinen 1990 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış

20 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 «Sayı: 1 Kış 2009 tarihli BM Hapis Dışı Tedbirler Hakkında Asgari Standart Kuralları ile yine 1990 tarihli BM Zorla Kayıp Edilmeye Karşı Herkesin Korunmasına Dair Bildiri de yer verildiği üzere, yargılama öncesi tutukluluk, iddia konusu suçun soruşturulması ve toplum ile mağdurun korunması amacıyla ceza yargılamasında son çare olarak uygulanır. Aynı şekilde yargılama öncesi tutukluluğa alternatif önlemler de, mümkün olduğunca en erken aşamada uygulanır. Yine tutuklu kişinin tutuklanmasından hemen sonra görevli yargı organının önüne çıkarılması gerekir. Sözü edilen soruşturma kapsamındaki kişilerin tutuklanma tarihleri ile görevli yargı organının önüne çıkarıldıkları tarihler göz önüne alındığında, BM in az yukarıda yollamada bulunduğum kurallarına uygun davramldığını söylemek mümkün olmadığı gibi, tutuklanma konusunda da BM in Tokyo Kuralları na uyulduğunu söylemek mümkün değildir. Teknolojinin yarattığı yeni iletişim sistemleri ve bilgi teknolojilerine dayanan bilgi tabanlı gelişme ile birlikte, üretim ve tüketim süreçlerinin belli bir yere bağlı olmaktan çıktığı, şirketlerin bilgi ağlarının, dünya kapitalist sisteminin genişlemesinin ve bütünleşmesinin tabanım oluşturduğu, bilgisayarın, internetin, elektronik postanın, mobil telefonun etkili ve yaygın olarak kullanıldığı günümüzde kişisel verilere ulaşmak, bunları kullanmak ve başkalarına ulaştırmak çok daha kolay hale gelmiştir. Geliştirilen yeni teknolojilerle birlikte, bilgiye erişilmesi, çok fazla sayıda bilginin dağıtılması, iletilmesi, işlenmesi, pek çok hukuki sorunu da beraberinde getirdi. Bu hukuki sorunların en başında, bilgisayar ağlarına, bilgisayar veri ve sistemlerine, elektronik bilgilerin gizliliğine, doğruluğuna ve ulaşılabilirliğine zarar verici faaliyetler, bu bağlamda bilgisayar üç kağıtçılığı, siberpunk gibi antikültürel pratikler geliyor. Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte siber ortamdaki kişisel verilerin korunması ile bilgi güvenliğinin ve özgürlüğünün tehlikeye girmesi, bütün bu konularda hukuki düzenleme yapma gereksinimini zorunlu kıldı. O nedenle tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni Türk Ceza Yasası nda, bilişim suçlan ile ilgili düzenlemelere yer verildi. Diğer taraftan, bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinin günümüzde hemen her alanda yaygın biçimde kullanılması, bunlara gerek ceza, gerekse özel hukuk uygulamaları bağlamında önemli ve etkili bir delil niteliği kazandırdı. Bu bağlamda 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu nun 134.maddesi hükmüne göre, yargıç veya savcı kararıyla bilgisayarlara, bilgisayar programlarına, bilgisayar kütüklerine ve elektronik ortamdaki bütün kayıtlara el konulması mümkün. Kuşkusuz bu düzenleme, suçun ve suçlunun ortaya çıkartılması için gerekli ve yararlı bir düzenleme. Buraya kadar herhangi bir sorun yok. Sorun el konulan bu kayıtlar ve araçlar üzerinde sonradan oynama yapılmasının, suç niteliğindeki kimi bilgilerin ve verilerin daha sonra bu kayıtlara yerleştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığı hususu. 1. husus bu. 2. husus, teknik olarak bu mümkünse, bu oynamaların tespitinin mümkün olup olmadığı. 3. husus, oynama yapıldığının teknik olarak tespitinin mümkün olmaması durumunda, Ceza Muhakemesi Kanunu nun 134.maddesi gereğince el konulan ve fakat yedeklemesi yapılmayan, şüphelinin kendisine veya avukatına mühürlü bir yedeği verilmeyen bilgisayarların, bilgisayar programlarının, kütüklerinin ve elektronik ortamdaki kayıtların delil niteliği taşıyıp taşımayacağı hususu. Benim uzmanlık alanımın dışında kalmakla birlikte, uzmanların yazdıklarından ve söylediklerinden, el konulan bilgisayar kayıtları üzerinde sonradan oynama yapmanın teknik olarak mümkün olduğunu öğreniyoruz. Konunun uzmanları, bilgisayar kayıtları üzerinde oynama yapılması durumunda daha önceden kimi önlemlerin alınmaması durumunda bunun sonradan tespitinin de pek mümkün olmadığını ifade ediyorlar. O nedenle bilgisayar kayıtlarına el konulması durumunda, ilgili kişinin CMK un 134.maddesi gereğince yedekleme yapılmasını ve kendisine bu yedekleme örneğinin bir tutanakla verilmesini istemesi gerekir. Delil niteliğinde olan bu kayıt ve bilgilerin tartışmalı hale gelmemesi için yedekleme yapılmasının gerekli ve yargılama güvenliği yönünden yararlı olduğu kanısında olduğumu belirtmek isterim. Diğer taraftan ve her ne kadar CMK 134. maddesinde talep edildiği takdirde bir yedeği verilir denilmekte ise de, ilke ve kural olarak savcı şüphelinin/sanığm haklarını da koruyup gözetmekle, bunun için şüphe 20 Ankara Barosu Dergisi Yıl:67 Sayı: 1 Kış 2009

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi*

Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* Savcıların Mesleki Sorumluluk Standartları ile Temel Görev ve Hakları Beyannamesi* 23 Nisan 1999 tarihinde Uluslararası Savcılar Birliği tarafından onaylanmıştır. *Bu metin, HSYK Dış İlişkiler ve Proje

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI Prof. Dr. A. Can TUNCAY Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI İstanbul 2013 Yay n No : 2902 Hukuk Dizisi : 1427 1. Baskı - Nisan 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 -

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m - Bakan Yıldırım dan yıldırım gibi özlü sözler - Manisa 4. Asliye Ceza dan insan hakları ve Anayasa dersi - Telefon Ablukası ile Gazze Ablukası arasındaki on benzerlik RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI 6 1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Kavramlar Türk Bayrağı Kanunu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11. Protokol ile Düzenlenen Metin) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (11.

Detaylı

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013

AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 01.01.2013-31.12.2013 ANKARA BAROSU AVUKAT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0 -..0 0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015

Türkiye Cezasızlık Araştırması. Mart 2015 Türkiye Cezasızlık Araştırması Mart 2015 İçerik Araştırma Planı Amaç Yöntem Görüşmecilerin Dağılımı Araştırma Sonuçları Basın ve ifade özgürlüğünü koruyan yasalar Türkiye medyasında sansür / oto-sansür

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015

Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü. Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü Fikret Toksöz May 12, 2015 Demokratik Yönetişimde Vatandaş Şikayetinin Rolü İçin Taslak Yasal Temeller Merkez Düzey Yerel Düzey Müdahale Mekanizmaları Geleneksel

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası Tüm Kamu Personeli İçin GYS Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı Konu Anlatımı + Soru Bankası Memurluk, Şeflik, Uzmanlık, Şube Müdürlüğü ve Diğer Unvanlar Adalet Bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU Avrupa Konseyi Strazburg, 31 Mayıs 2005 Konferans Web Sayfası: http ://www. coe. int/prosecutors Macaristan Savcılığı İşbirliği ile Avrupa Konseyi Tarafından Düzenlenen AVRUPA SAVCILARI KONFERANSI 6.OTURUMU

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi

Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi Mehmet SAYDAM Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vii

Detaylı

KAMU DÜZENİ K AVR AMI

KAMU DÜZENİ K AVR AMI Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi İDARE HUKUKUNDA KAMU DÜZENİ K AVR AMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ... vii ÖNSÖZ...xi İÇİNDEKİLER... xiii KISALTMALAR...xxi GİRİŞ...1

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun..03 gün ve 63/ sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR BİRER BİRER YARGIDAN DÖNÜYOR!

ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR BİRER BİRER YARGIDAN DÖNÜYOR! ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR BİRER BİRER YARGIDAN DÖNÜYOR! Siyasi iktidar, uzunca bir süredir baskıcı, otoriter ve antidemokratik politika ve uygulamalarına itiraz eden, sesini yükselten kesimlere karşı

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

YENİ BİR PERDE AÇILIYOR

YENİ BİR PERDE AÇILIYOR TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, yeni Ticaret ve Borçlar kanunlarının sanayicinin, tüccar ve esnafın anayasası olduğunu söyledi. YENİ TİCARET VE BORÇLAR KANUNLARIYLA EKONOMİDE YENİ BİR PERDE AÇILIYOR

Detaylı

: İstanbul Barosu Başkanlığı

: İstanbul Barosu Başkanlığı 31.05.2013 815 İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İHBARDA BULUNAN : İstanbul Barosu Başkanlığı İHBAR EDİLENLER : Şiddet ve zor kullanan kolluk görevlileri, onlara bu yönde emir ve talimat verenler, bu

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU

Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU Doç. Dr. Nusret İlker ÇOLAK Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi KİTLE İLETİŞİM HUKUKU İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu

Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu Yeni CHP'nin yeni anayasa vizyonu Dr. Burak Çelik Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi 21. Yüzyılın Anayasası / Çağdaş bir anayasaya doğru 2010 yılının ilk günlerinde İçişleri Bakanı Beşir Atalay,

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. Duruşma Taleplidir. DAVACI : Türkiye Barolar Birliği adına Başkan Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU Oğuzlar Mahallesi Barış Manço Caddesi Avukat Özdemir

Detaylı

: ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI

: ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. D A V A C I V E K İ L İ D A V A L I L A R : ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI Adliye Sarayı B Blok 5. Kat 06251 Sıhhıye/ANKARA : Av. Mehtap CEVİZCİ Aynı

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

DERECE ALAN ÜNİVERSİTE YIL LİSANS HUKUK DİCLE ÜNİVERSİTESİ 1989 Y. LİSANS KAMU HUKUKU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DOKTORA KAMU HUKUKU MARMARA ÜNİVERSİTESİ

DERECE ALAN ÜNİVERSİTE YIL LİSANS HUKUK DİCLE ÜNİVERSİTESİ 1989 Y. LİSANS KAMU HUKUKU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ DOKTORA KAMU HUKUKU MARMARA ÜNİVERSİTESİ 1. Adı Soyadı : Recep GÜLŞEN 2. Ünvanı : Prof. Dr. 3. Öğrenim Durumu ve Akademik Unvanları: DERECE ALAN ÜNİVERSİTE YIL LİSANS HUKUK DİCLE 1989 Y. LİSANS KAMU HUKUKU İSTANBUL DOKTORA KAMU HUKUKU MARMARA

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

ve Öneriler Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Yüksel

ve Öneriler Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Yüksel Türkiye de Yasama Etiği Çalışmaları ve Öneriler Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Yüksel MARDĐN MĐLLETVEKĐLĐ AK PARTi SĐYASĐ VE HUKUKĐ ĐŞLER BAŞKAN YARDIMCISI YARGI ETĐĞĐ VE YASAMA ETĐĞĐ ULUSLARARASI KONFERANSI 18

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ

AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ Adli Yardım Taleplerinin Đletilmesine Đlişkin Avrupa Sözleşmesi (092 No lu Cets) ve Bu Sözleşmeye Ek Protokol (179 No lu Cets) Uyarınca Yapılacak Başvuruda Kullanılmak Üzere

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

YÖNETİM KURULU 02 EYLÜL 2014 GÜNDEMİ

YÖNETİM KURULU 02 EYLÜL 2014 GÜNDEMİ Sıra GÜNDEM MADDELERİ YÖNETİM KURULU 02 EYLÜL 2014 GÜNDEMİ KARAR 1 Başkan ve Yönetim Kurulu üyelerinin katıldıkları toplantı, ziyaret ve benzeri konular hakkında Yönetim Kurulu'nu bilgilendirmesi. Yönetim

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR. Başvuru Numarası: 2013/8492. Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM KARAR TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ İKİNCİ BÖLÜM KARAR Başvuru Numarası: 2013/8492 Karar Tarihi: 8/9/2014 İKİNCİ BÖLÜM Başkan : Alparslan ALTAN ler : Serdar ÖZGÜLDÜR Recep KÖMÜRCÜ Engin YILDIRIM M. Emin

Detaylı

T.C. Resmî Gazete. Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336)-7 Ekim 1920. 28 Mart 1983 PAZARTESİ KANUNLAR

T.C. Resmî Gazete. Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336)-7 Ekim 1920. 28 Mart 1983 PAZARTESİ KANUNLAR T.C. Resmî Gazete Kuruluş Tarihi: (7 Teşrinievvel 1336)-7 Ekim 1920 Yönetim ve Yazı İşleri İçin Başbakanlık Neşriyat Daire Başkanlığına başvurulur 28 Mart 1983 PAZARTESİ Sayı: 18001 Mükerrer YASAMA BÖLÜMÜ

Detaylı

KALKANDERE KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER

KALKANDERE KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER KALKANDERE KAYMAKAMLIĞI HİZMET STANDARTLARI TABLOSU (İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA BAĞLI TÜM KAYMAKAMLIK BİRİMLERİ) SIRA NO 1-2- 3- VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin

Detaylı

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ

AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ ANKAR A BAROSU AVUK AT - İŞ SAHİBİ ARASINDAKİ EN AZ ÜCRET ÇİZELGESİ 0.0.0-3..0 Ankara Barosu Yönetim Kurulu nun 03..0 gün ve / sayılı kararı ile kabul edilerek, meslektaşlarımıza tavsiye niteliğinde duyurulmasına

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013. Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013. Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 4 Aralık 2013 Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi K. Ahmet Sevimli Kimdir? 1972 yılında İstanbul da doğdu. 1990 yılında Bursa

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 21 Ekim 2013 Nr. ref.: RK484/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: 135 /12 Svetozar Nikolić Kosova Yüksek Mahkemesi nin Rev. No: 36/2010 sayı ve 12 Eylül 20 12 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ

Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ Dr. MUTLU KAĞITCIOĞLU PARA PİYASASI KURUMLARINA YÖNELİK EKONOMİK KOLLUK FAALİYETİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XVII GİRİŞ...1 A. Para Piyasası Kurumları...5 1. Genel Olarak Para

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17

ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 3 EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAZISI 5 İÇİNDEKİLER 7-12 KANUNLAR VE KAYNAKLAR 13-15 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Bilgiler 17-29 1. Dersin adı ve konusu 17 2. Dersin amacı ve planı 18 3. CMH ve Hukuk

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı