Bölüm 1. Ay ile Konuşan Adam

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Bölüm 1. Ay ile Konuşan Adam"

Transkript

1 Bölüm 1 Avni kim mi?.. hım mm. bilmem?!. Bir düşüneyim.... Bizim Avni hiç bir özelliği olmayan, yani sadece sıradan birisi. Kendine göre kuralları olan bir deli bir çocuk işte, bizim Avni. Her zaman başladığı işi bitirmeyi ister, bazen bitirir. Dürüstlük ister, çünkü dürüsttür. Yalan sevmez. Saygısızlığa katlanamaz. Karşısındakileri kim olurlarsa olsunlar, insan olarak kabul eder. Çevresindeki, insanlardan sadece faydalanmak isteyen yalakacılar dan hoşlanmaz. Sözünün eridir, verdiği sözlerden dönmez. Mertlik kurallarına uyar. Fakat bu kuralları uygulamaya gelince, karşısında kilerini kırarım korkusuyla, düşündüklerini uygulamaya bile cesaret edemez. Avni ye birisi kötülük yapsa, yada Avni'ye bir zarar verse Avni, Onların da muhakkak kendi açılarından doğru olduğuna inandıkları konular vardır, kendi çaplarında her halde haklılardır diyen biri bizim Avni. Avni genelde hayatında başından geçen, yaşadığı olaylara da, iyi yönleri ile yaklaşmaya çalışan, pozitif düşüncelerle dolu. Arkadaş canlısı ve her şeyi bilinçli olarak olumlu yönleri ile görmeye çalışmış bir kişi, Neden, dünyevi konularda görüş açısının bu türde olduğunu sebebi Avni ye sorarsak alacağımız cevap <<Karamsar olursak elimize ne geçer, sonuçta kendi düşüncelerimizi onlara zorla kabullendiremeyiz ki.>> olur.. Avniyi tanımlamaya çalışırsam, senin benim gibi dediğimiz, zatı muhteremlerden biri işte. Yani benim bildiğim Avni nin yaşadığı sürece bu yaradılışta birisi olması idi şimdi nerdedir bilinmez.. Avni yi daha tanımak için dönüp kendi çocukluğumuza bir bakmalıyız. Hepimiz çocukluğumuzda yukarda anlatmaya çalıştığım özellikleri taşıyorduk. Yani bu DNA bilgileri ile doğduk. Ama hayat kimilerimizi bu yoldan yürüttü, yani para pul ve maddiatı ikinci planda tutarak insanlara yaklaşan, onları sadece insan oldukları için değerlendiren insanlar olarak saf ve sade cıkarsız güzellikleri aratır oldu. Yada bu özverileri unutturarak, tek tanıdığı şeyin, en önemli değerin "para" olduğuna inandırdı. Bu özveriye inanan, herşeyi bununla ölçen, para yoksa insanlıkta yok diyerek insanlara yönelişimizi hep "para" değerleri çerçevesinde olmasını öğretti yada sağladı. Sonuçta düşünürsek doğumdan ölüme kadar sadece para için çabalayanlar var, ve hali ile, paraları olmaz ise, yanlız kalaya mahkum olan, paraları çokkende yanlız kalmaya mecbur insanlar oluştu. Fazla uzatmama gerek yok sadece bir etrafınıza bakın yeterli. Muhakkak sizde göreceksiniz. Herkezin gösterişmerakını, en yakın insanların yoksulluğunu :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 1/359

2 arttırırcasına çoğalttıklarını. Bir örnek verirsek. Çocuğunuz! Nike ayakkabısını yinede alacak. Đster siz aç gezin, yada evinizde yiyecek içeceğiniz olmasın O alacak. Neden nankör bir çocuk olduğu içinmi? Hayır normal insani değerleri ile çevresinde kabullenmediği için alacak ve almak mecburiyetinde. Ama inanın bana Dünya böyle. Bunun yaşadığınız ülkeye, dine, dile veya çevreye bağlayamazsınız Dedik ya dünya böyle. Bir parça konu dışı olacak ama.. Yani gittikçe kafamı kurcalayan bir Konu var o da HAK "Đnsan haklarımı yoksa "Para" haklarımı? "Savaş/Barış haklarımı" yoksa yine konu dönüp dolaşıp gelip "para" haklarındamı takılacak? "Kadın hakları desek!. Neyse bu konuya girmeyelim "Kadınlar zaten her zaman haklıdır". Ama genelde "Kadın Hakkı" diye bir şey yoktur. Efendim? Ne dediniz? Yoksa siz Kadın Hakkı'yı tanıyor musunuz?, Vah, vah, vah ne zaman ameliyat olmuş? Cinsiyetimi değiştirmiş bizim Hakkı bey? Valla duymadım!. Ay ayol O olsa, olsa Hakkoş olmuştur şimdi. Tabiyki şaka yapıyorum. Ama herşeye rağmen Kadın haklarını bile korurken Erkeklerede hak vermemiz gerekecek noktaların olduğunu unutmamalıyız. Demek istediğim her madalyonun 2 yüzü var bu hiç unutulmamalı. Benim hakkım diğer kişinin hakkını çiğnememeli. Bu kadar Politika yeter sanıyorum Abi ya kapat şu radyoyu. Bak yine konudan saptın politikaya başladın.. biz burada seni değil Avniyi anlatıyoruz.. AVNĐyi.. tamammı canım anlaştıkmı. Bak bırakırım şimdi... Nerde kalmıştık?? nerde kalmıştık yahu?? hah buldum.. Đnsanların tek cânîî gönülden ve yürekten ve karşılık beklemeden uğraştığı benim tanıdığım bir tek hak varsa O da çocuk hakları. ---Burası doğrumu yazıldı yaw anlayamadım..câni gönül.. cağni miydi. Ya Can dan gelen gönül işte..ee can ile gönül aynışey değilmi yaw.. üff Birde şu araptürkçe kelimeler olmasa? Bu da Ne demek şimdi?.. Uf Abi ya öyle konulara giriyorsun ki kafam karıştı Hakkı? Makkı? olum abi... Paran varsa bütün Hak'lar senin. Paran yoksa! Kusura bakma.. Abi aslında dükkan senin yani... Kimsiniz? Tanışıyor muyduk??.... Ama burada da bu sefer Para kak ı tökez oluyor. öyle ya karşılık alınmadan yapılan bir işte gereken parayı nerden bulacağız.. Değilmi? Sizin anlayacağınız. Buyurun işte gene "Para Hakk ı galip geldi. Şimdi bu konuları Avni ile konuşursak; <<Valla bilmem birde onlara soralım neden böyleler? Acaba onların doğruları neler..neden böyle yaparlar.>> diye kesip atar... Evet Editörümüz haklı biz gelelim konumuza Nerde kalmıştım.. Bizim Avni öz temellerine yıllardır sağdık kalmış bir insan olarak, insanlık canlısı Yani işte öylesine bir Avni işte. Günlerden bir... Pardon!!! bir, saniye... Avni yi yatışmam gerekiyor. Gene bizim Editör le tartışmaya girmiş --- Neden hepimiz aslında bir Avni değil miyiz? Avni.. alt tarafı öylesine bir Avni dedi ya! Bunda ne var neden alınıyorsun hemen öyle? Bak Avni ayıp ettin şimdi şura da ne güzel seni çekiştirip duruyorduk ne olmuş yani?. Başkaları çat mat vs. ile uğraşıyor, Bazı kişilerin hiç bir şeye vakitleri yok. Bende seni çekiştiriyorum... Tamam... tamam oldu. Üzülme bir çaresine bakarız. Senden bahsederken daha dikkatli oluruz... Kusura bakmayın bizim Avni işte. bazen çok alıngan oluyor...evet nerde kalmıştım Ha tamam evet hatırladım çocukluğunda Avni Đstanbul'un güzel köylerinden birinde doğmuş ve büyümüş, yani Đstanbul'un keyfini çıkarmış biri.

3 --- Avni bırakırım bak yazmaya ne olmuş yani Ha hanım Köy ha Kadıköy Ha Bakırköy sonuçta hepsi köy. Bir de senin köyünde Akıl hastanesi var ondan da utanırsın diye açık, açık yazmadım. Kapa çeneni biraz sabret) Bu güzel köyde Avni nin keyfi yerindeymiş aslında Annesinin sıcak kucağında yaşıyor ve okula gidiyormuş. Öyleden sonraları güzellik uykusuna akşam üzeride 5 çayına kalkarmış. Avni! şimdi nasıl böyle daha mı iyi?... Bak şimdi!. Şimdide kapıyı kapatıp çekti gitti. Neyse geriye gelir gene. Gelmezse de kendi bileceği bir şey yoksa bu sayfayı sizler gibi oda herhangi bir Internet kafe' den yada ilerde kitabı alarak okur. Beyenmiyorsan oturda sen yaz.. Avni! Bizanslıların surların dışında bakırhane ve daha sonrada barut ve silah depoluğu olarak kullanılmış, dökümhaneleri varmış. Kurtuluş savaşında da Fransızların el koydukları Osmanlı silahlarının saklandığı ve buradan ilk olarak anadoluya cumhuriyet ordularına kurtuluş şavaşı için boşaltılan depolar varmış adını buradan alan yani tarihimizde epey bir rol oynamış olan bir ilçemiz Bakırköy. Eskiden. Bakırköy köylükten seneler önce çıkmış, Đstanbul un en büyük bir ilçesi idi. Eskiden diyorum çünkü şimdi Bakırköy denilince akla ilk olarak sayıları gittikçe artan, super Store denilen Mega, Alışveriş merkezleri ile dolmuş, çok şirin ve güzel olan çarşısı, yıkılarak istasyondan başlayarak deniz istikametinde kadar yapılan yer altına inşa edilen ikinci bir yol ile daha da büyümüş, (750m) Đnsanların adeta çığ düşercesine gidip geldikleri bir yer. Bakırköy, nüfusu şehir denilecek kadar artmış olan (3Milyon), Kendine öz Marinası, gökdelen oteli, ve bir çok müzik barlara, eğlence yerlerine sahip. Artık Bakırköy denildiğinde sadece tımarhanesi akla gelmeyen bir ilçe.. Tımar Hane yani aslı Farsçadan gelen <<Tımar>> sakinleştirici, <<Hane>> ev, yer, mekan. Böylelikle bir Bakırköylüden Tımarhanenin ne demek olduğunu da öğrenmiş olduk. Hâlen Türkiye nin en büyük akıl ve ruh hastalıkları, hasta haneleri orada. Bakırköy, adı geçen sağlık hizmetlerinin yanı sıra, Đstanbullun en canlı metropol unvanını almaya yaraşan tek ilçesi. Tamam kabul Đstanbul da daha bir çok yer var ama, Hava alanı Marinası, eğlence ve alışveriş merkezi bir arada bulunan yer başka yok. Avni zamanında, deniz, temiz hava, doğanın yeşili ve mavisini görerek, uçsuz bucaksız o denize bakarak, denizin temiz havasını alarak yaşamış. Ataköy Yelken kulübün de, Basketbol ye aktif olarak da yelken sporları kadrosunda görev almış. Yelken yarışlarında dereceler kazanmış Okulda başarılı arkadaşlarının arasında sevilen biri. olarak yaşarmış :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 3/359

4 Bizim Avni Bu ilçemizin eski halini hatırlar sadece, Eski dediğime bakmayın sadece bu günden 20 sene öncesi. Sizinle birlikte şimdi Đstanbul'un bu ilçesinin 20 sene önceki haline dönelim, yardımcı olması için altta iki resim görüyorsunuz. Sağ taraftaki Eski Bakırköy soldaki ise bugünkü Bakırköy. Avni'nin kızlarla da arası çok iyi imiş. Ağabey, kardeşçilik oynarmış kimseye dokunmadan incitmeden, hep saygılı olarak, aynı uzak doğuda yaşayan shaolin rahipleri gibi yaşarmış. Hatta bir keresinde orta okulda ki kızlar onu yılın en iyi giyinen erkek öğrencisi olarak seçmişler. Bunu da yaptıkları bir anket sonucunda ortaya çıkartmışlar. Bizim Avni de bunu duyunca utancından yerin dibine girmiş. -- Neden olmasın yani? Fantezinizi kullanın biraz. olabilirde yani..... Aslında, Avni sıralarda, ablasının yanında kaldığından dolayı kimseye yük olmamak için, Pantolonunu kendisi yıkar, kalorifer üzerinde sabaha kadar kurutur, sonra ütüler, arkadaşı Haluktan ödünç aldığı, hardal rengi ceketiyle birlikte giyermiş. Olurda pantolonu yada gömleği inat eder kurumaz ise, Avni sabahleyin kalktığında ütü ile kurutur sonra giyer ve okula gidermiş. Hatta eniştesinin bağladığı Kravatı hiç çözmeden tam 8 ay kullanmış. Çünkü bir türlü kravat bağlamasını beceremezmiş. Bu sıralarda, annesi Đzmit'te kaldığından o da eniştesinin ve ablasının yanında kalıyormuş. Hatta eniştesinin annesi halimoş devamlı kızarmış. Avni ütü yaparken evi yakacak diye. Avni cumartesi olmasına çok sevindirirmiş. Cumartesileri annesi gelir, Avni'de huzur içinde kendi evlerinde tasasızca yaşarmış. Ama annesi gitmek zorunda kalınca da, Avni'nin içine bir burukluk çökermiş. Ablasının yanında kalmaktan çok hoşlanırmış Avni. Eniştesininin annesi, Halimoşun yeğenine bakarken tavırlarını izlermiş, Sanki Halimoş yeğeninin öz annesi gibi. Her ne kadar Ablası işten gelince oğlu ile ilgilense de sanki bu iki kadın arasında gizli bir rekabet hissedermiş Avni. Arada bir Avni'nin içine huzursuzluk çökermiş, kendisini yalnız hissedermiş. Ne zaman Avninin içine yalnızlık çökse, dalgakıranın kayalıklarında bulurmuş Avni kendini. Đşte bu vaziyette günleri ders çalışarak Yelken kulübü ile dalga kıran arasında gidip gelerek geçermiş Avni'nin. Arkadaşlarından, yada ailesinden biri onu arasa, tüm mahallede çınlayan fiğiiiii fiiyuuiiiit ıslık sesi ona ulaşır ve duyarmış. arkasından eve gelir akşam yemeği vs. yerlermiş sonra emsalsiz, eşi benzeri olmayan, tek kanal TRT'nin programlarına bakarlarmış. gece olunca da yatarlarmış

5 Avninin gençliğinde yani, O zamanlar veya falan yokmuş! Bu sebeple insanlar ya duman işaretleri ile kızılderililergibi yada ıslıkla haberleşiyorlarmış. --- Taş devri zamanı nede olsa. Đşte insanların kemünökasyon öncesi zamanlarındaki halleri. Birbirlerini görsel olarak görmek zorunda kalıyormuş ne Kadar acı. Düşünün bir kere Birine SMS, yollamak yerine O kişi ile bire bir yani karşılıklı konuşmak zorundasınız. Bugün yani günümüzdeki insanlar artık öylemi? Birbirlerini görmek yerine cep var "Beni çepten ara emi", El yazısı mektuplar yerine makineyle yazılan hiç bir kişisel özelliği olmayan, mimik taşımayan ler var. Ne kadar modern ve kolay dünyada yaşıyoruz. Bu kadar kolaylıklar içinde utanmadan durup stresten bahsediyoruz.. Unutmadan sizlere dünyada ki insanların tekniksel açıdan birbirlerine bu kadar yaklaşmalarına rağmen, Ne kadar uzaklaştıklarına örnek olarak kaç örnek vereyim... Ne yazıkki gerçek. Birbirini çok sevdiğini iddia eden iki kişi: - "Ah hayatım sana yazacaktım ama walla 5 dakika vaktim Yoktu!"..."Yemin etme bari çarpılacaksın!!!...bir en fazla 3 dakikanı alır..." - "Senin başka hiç işin yok mu? Siz orda hiç çalışmıyorsunuz galiba "... - "Aslında ben seni hep aramak istedim."......eve geç gelen çocuk: - "Anneeeee, konturum bitmiş arayamadım." - Annesi "Ulan salak! jetondamı satmıyorlar... Hem sen burda evin önünde değilmiydin?".. Anne çağırır - " Kızım çabuk ağabeyine sms yaz yemek hazır" - "Abim odasında çatlıyo (chat yapıyor).anneee." - "Ha o zaman yolla da yemeğe gelsin".. Aslında benim burada anlatmak istediğim insanların hayatları çeşitli imkânlarla kolaylaştıkça, insanlar nankörleşiyor ve en önemli insanlık değeri olan yüz yüze, insanın yüzünde bulunan 250 den fazla adaleyi hiçe sayarak mimiklerini ve özverilerini kullanmaktan uzak kalıyorlar. Hatta günümüzün Dilencileri bile değişti. Artık öyle Allah rızası için 10 lira falan yok N olurbe Abe.. bi 5 kuntur versene bana lar türedi meydanda :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 5/359

6 ADK Ataköy deniz sporları Avniyi cevresi her ne kadar "Ne kadar güzel, Avninin sadece sporsal alışkanlıkları var." "Hep temiz hava ile bir arada." "Sigara veya bilardo gibi alışkanlıkları yok.!" Gibi görselerde Avni nin derdi bambaşkaydı, öyle ya hatta ata sözü bile var bunun için, <<Dışı seni, içi beni yakar>> Siz birde Avni ye sorun bakalım yaşadığı bu örnek hayattan ne kadar mutlu. Avni hep bu sözleri duydu hayatboyu. "Sakın ha! etrafta kötü konuşma sonra ne derler"... "Sakın ha! Sen paşa torunusun"... " Sakın! Polislik olma müsayit bir yerine cop sokarlar"... " Sakın kızlarla dalga geçme. Ablana yapılmasını istemediğini başkalarına yapma." Sakın sakın! vs. vs. daha neler, neler. --- Sakın dedinde aklıma bir şarkı geldi.. Sakın bir söz söyleme sözünü duyan olur. Sana benim gibi göz koyan olur.. lay... lay... lom... Acaba bu çocuk bir kez bile olsa rahat yaşayabildi mi?. Şöle hatayaparak.. Avni yelken ve su Yelken Sporundan gerçekten de hoşlanıyordu. Avni kendisini denizin ortasında kıyıdan uzak, dalgaların arasında gördüğünde, sanki yalnızdı ama bir çok kişi ile birlikte idi. Kendisini bu sebeple hiç yalnız hissetmiyordu. Denizin şıkırtısını dinliyor. Onlarla konuşuyordu Avni. Denizi ve suyu tanıyordu. Maviliklerdeki sağanak denilen rüzgarları kullanmasını da biliyordu. Đstediği yöne ve yere gidebiliyor. ve hatta tehlikeli manevralar bile yapabiliyordu. Kendi kendine Denizlerin hakimi idi O. Ölürsem denizin maviliklerinde öleyim diye düşünüyordu. --- Bak gene aynı şey işte. Bu Avni salağı neden ha bire ölümden bahsediyor Bu çocuk hep ölümle iç içe yaşıyor yani öleceğini benimsemiş bile. ölümü kabulleniyor. Editörcüğüyüm Sen hiç dünyada sürekli yaşayan insan gördün mü? yani saçmaladın şimdi. Birde ha bire lafa karışıp durma... Avni, tahta çok eski ve boyasız teknesine her bindiğinde değişik bir gurur içinde oluyordu. Dışardan görenlerin dilenci teknesine benzettikleri O teknedeki Gıri macun renklerin, teknelerin asıl boyası olan mavi renkle karışmasındaki Şavşatlı görünüş, aslında sadece tekne yol alırken boyadan oluşan pürüzlerin, teknenin Aquadinamikliğini, yani seyir halindeki teknenin sürat ini düşürmemesi için. Bir anlamda, su tutmasın diye özenle zımparalamalarından dolayı oluşan görüntü idi. Bu sayede tekneleri diğer teknelere nazaran daha az su tutuyor ve bu sayede daha surhatle yol alabiliyordu. Teknenin bu kadar pürüzsüz olması için verdikleri uğraşı Avniyi gururlandırıyordu.

7 Avni lerin yelken kulübünün asıl misyonu, yelkenle söyle bir zevk gezintisi yapmak değil, bilakis her sene çeşitli yarışlardan getirdikleri kupaları sıralamak ve kulublerine ünvan üzerine ünvan almaktı. Onlar adeta Ataköy yelken kulübünün neferleriydiler. Bunuda her başarıyla biten yarışmada yeterince ispatlamış oluyorlardı. Avni bu kulübe üye olduğunu günden beri, takım arkadaşları da Avni yi kısa zamanda benimsemişlerdi. Genelde Avni arkadaşlarına savaşa giden Komandoların yaşaya bildikleri arkadaşlık duyguları ile bağlanırdı. Gerçek anlamda "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" Parolasına uygun dostlukları vardı. Senelerce süren. Avni Zeytinlik mahalesinde oturuyordu Avni nin yaşadığı bu mahalle, tek bir zeytin ağacı bulunmamasına rağmen ve hatta hiç ağaç olmamasına rağmen yine de adını sanki eskilerde zeytinlikler varmışçasına Zeytinlik mahallesi olarak almıştı. Deniz kenarı olması nedeniyle onlarca yıl önce zeytinlik olduğu tahmin edilebilinir. Tüm mahalle birbirini tanır sever, sayar, ve yardımlaşılırdı. Hatta Mahallede bulunan kilisenin Papazı bile onları da, Müslüman ve Hıristiyan ayrımı yapmazsızın eğlence, tanışma kahvaltılarına çağırır. Yeni gelen Musevi ve ermeni asıllı komşularla tanışılır eğlenilirdi. Fesatlık girmeden her kez kendi doğrultusunda ama cumhuriyet çatısında yaşamayı benimsemiş bir mahalleydi burası. Avni nin de bu çok hoşuna gidiyordu. Avni nin benimsediği ve inancıda zaten böyleydi her kez insandı, Avni için, Fakir, Zengin Yaşlı Genç farkı yoktu. Her kez saygısını alırdı Ayni den. Avni kimselere kin tutamaz. sadece araya sınır koyar ama merhabasını esirgeyemez, her nedense? Dalga Kıran Ve Avni Dalga kıran olayı Avni ye, sakinlik ve huzur aradığı zamanlar, bulaşmıştı. Avni, sıkıntılardan kaçıp dalgakırana gittiğinde emsalsiz bok ve yosun kokuları arasından, Marmara'nın meltem esintisinin getirdiği deniz kokusundaki iyod oranı, Avni'ye bir güven veriyordu. Dersine daha iyi konsantre oluyordu. Ne zaman Ablası ve eniştesi evde yeni evliliğin verdiği mutluluk içinde kapışsalar, Avni buraya yani dalgakıranına kaçardı. Gelip derslerini burada yapardı. Aslında ders yapmaya da ihtiyacı yoktu Avni nin. Ama dersleri tekrardan hiç bir zarar gelmez mantığını uygulardı :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 7/359

8 Avni'ye seneler öncesi ilk okul hocası, nasıl ders çalışılacağını, nasıl öğrenileceğini öğretmişti. O da hocasından yıllar önce aldığı taktikleri kullanırdı. Örneğin okuldaki teneffüs saatlerinde oturur, o gün hangi ödevler verilmişse yapar, yada çok uzunsa yapılacak ödevlerle alakalı notlar alırdı. eve gelince hemen vakit geçirmeden yapardı. Yani dersleri taze, taze zamanında insan beyninin kalıcı uzun zaman hafızası denilen hücrelerine yerleştirirdi. Avni için dalgakıranda ödev yapmanın zevki daha değişikti. Daha çok zevk alırdı. Hem Arkadaşı da vardı Ömür. Ömür okulu terk etmişti, Yani artık ödev, mödev sorunu yoktu. ---Biz burada mödev diye anlamsız ve olmayan bir sözcüğü, boşuna, sadece ödev sözcüğünü kuvvetlendirmek için kullandık.. Hani olurda enterese eden olur diye yazı yom... Genelde Ömür Avni ile ne zaman okul bitişlerinde buluşurlar, Eve uğrayıp haber verdikten sonra, birlikte dalga kırana gelirler, Ömür balık tutar Avni de ona katılırdı ama dersler bittirdikten sonra. Lüfer Balığı Bir seferinde gene Avni derslerini çalışırken, Ömür balık tutuyordu. Ömür birden bağırdı. - "Avni koş LÜFER vurdu" Avni de oturduğu yerden. - "Hadi be sende güpe gündüz kıyıdan Lüfer balığımı tutulurmuş dalga geçme" dedi ama aynı anda gerçektende Ömür çapari ile lüfer çekiyordu. Balık tutanlar bilir lüfer zor tutulan bir balıktır. Geceleri kıyılarda herkesin görebileceği gibi, bir sürü balıkçı teknesi Lüfer lambasını alarak açılırlar. Sabahlara kadar, denizde kalırlar. Gece karanlığında ışığı gören lüfer balıkları, atılan zoka ucundaki, yemlere saldırır. Ve yakalanır. --- Hani oda şansın varsa bazen, arada bir bazı, bazı gelsen bile karnım razı..... Baştan gördüklerine inanamayan Avni alel acele, defter ve kitaplarını çantaya tıkıştırarak, Ömür'e koştu - "Avni hemen öbür oltayı ver tuttuğumuz istavritleri de yem olarak bağla" dedi. Avni hemen denileni yaptı ömür'e bu sefer zoka tipinde, bir olta hazırladı verdi. Kendine de bir olta hazırladı, hazırladı hazırlamasına ama! Ömür bir yandan çaparı ile istavrit, aynı anda diğer olta ile lüfer tutuyordu. Đşin içinden çıkılacak gibi değildi balıklar azmış, ne görseler saldırıyorlardı.

9 Baktılar olmuyor, başedemiyorlar, Ömür sadece balık tutmaya Avni de balığı olta'dan alıp kovaya koyarak zaman kazanılmasına yardımcı oluyordu. Her ikisini de bildiği bir gerçek vardı O da sebebi her ne ise bu balık akını sadece bir kaç dakika sürecek olan bir seraptı. Ne kadar çabuk davranırlarsa o kadar kârlı çıkacaklarıydı. Aradan çok geçmemişti ki balık tutmada daha deneyimli olan Ömür tam Avni yi uyaracakken olan oldu Lüfer denilen bu küçük köpekbalığı kılıklı vahşi barakuda kökenli mahluk, Avni nin parmağını kapmıştı. Bir türlü bırakmıyor birde seni yerim dermişçesine dik dik Avni nin gözünün içine bakıyordu. Arkadan Birkaç dakika geçtikten sonra ve balığa çeşitli işkenceler yaptıktan sonra. --- Suusss Abi napyon yaw işkence mişkence Avrupa dinliyo valla.. Sana nobel mobel vermezler ona göre... Avni parmağını zorlukla balığın gaddar dişlerinden kurtardı. Avni de bu arada "Acaba kuduz olur muyum?" diye düşünüyordu ----Ne gülüyorsunuz Nerden bilsin? Doktor mu?... Avni nin gerçektende ciddi, ciddi düşündüğünü gören Ömür, Avni ye sordu. Ne oldu diye - "Ömür belki sana komik gelecek ama bu hayvan çok agresif saldırıyordu acaba kuduz falan olabilir mi. Birde pisi pisine göbekten iğne yemek varya ondan soruyorum." - "Eh.. iyi be Avni. Birde kunduzlar gibi kinci olsunlar bari... O zaman işte seni tanıdıkları için bu lüferin ailesi senin peşinden dolaşır. Kan davası açarlar. Sen de bütün lüferler seni kovalayacağı için, denize, falan bir daha girmeyi unutursun".. - "Ya ne bileyim ben öylesine aklımdan geçti şimdi. birde meret ne biçim ısırmış hâla acıyor". - "Yok balıklar beyinsiz olurlarmış ve çok çabuk unuturlarmış. Sen hiç Japon balıklarının nasıl senelerce denilen yuvarlak cam akvaryumun içinde yaşayabildiklerini biliyor musun?" Avni nin şaşkın bakışları altında Ömür anlatmaya devam edti. Avni gerçekten şaşırmış ne gerçek ne hayal unutmuş saf saf dinliyordu. - "Japon balıklarının yapılan araştırmaya göre sadece 20 saniyelik hafızaları varmış sonra unutuyorlarmış. Yani şöyle düşün...balık kendine geldiğinde <Glup... glup "a a a.?!! ne kadar güzel hava kabarcıkları ne kadar güzel bir su, her yer tertemiz.. küt... kafayı cama çarpınca. Nerdeyim ben? Neden bu kadar dar burası? Đmdat! Đmdat! Burada yeterince su yok! Boğuluyorum! Daral geliyor.. Yardıma koşun saniye geçince her şey gene baştan << Glup... glup "a a a.?!! ne kadar güzel hava kabarcıkları ne kadar güzel bir su, her yer tertemiz...> Đşte böyle Avni Japon balıklarının hayatları her 20 saniyede silinen hafızayla sürer gider.." :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 9/359

10 Sonunda Ömür ün Avni ile dalga geççiğini Avni de anlamıştı. Baştan bozulsa da düşüncesinin ne kadar saçma olduğunu anlayan Avni de ardından gülmeye başladı. Avnilerin Lüfer seferi akşama kadar 18 tane lüfer ve bir sürü, Istavritle tamamlanmış oldu. Doğruyu söyleyelim, 18 Lüferin yanı sıra bir plastik kova dolusu istavrit ve çinakopta tutmuşlardı. Kovaları eve getirdiklerinde. Avni nin ablası gözlerine inanamamıştı. O akşam pişirmek için Avni nin ablası, balıkları ayıklamış, unlamış, hazırlamıştı. Tam pişirme faslına başlayacaklarken. Bir de bütün bunların üzerine "Çocuklar balık aldım" diyerek Avni nin eniştesinin eve gelince hepsi gülüşmüşler. Arkasından da oturup afiyetle balıkları yemişlerdi. Ertesi gün gazeteden öğrendiklerine göre, Nerdeyse Đstanbullun her yerinde bu olay duyulmuş profesyonel balıkçılar akın etmişti. Avni ile Ömür ün okuduklarından anladıklarına göre. Çinakop balıkları Đstavriti Avni lerin bulundukları gazlı çeşme koyuna sıkıştırmış. Çinakopun peşinde olan Lüferde Çinakopu sıkıştırmıştı suyun içi balık kaynıyordu bu olay gerçekten ender rastlanan bir olay olmaktan ötürü gazetelere haber olmuştu. Dalgakıran merakı bu. Avni bu. Bu dalga kırana ne zaman üzüntülü olsa yada kendini yalnız hissetse, Ömür olmasa bile gelir. Dalga kıranın emsalsiz kokuları ve deniz esintisinin getirdiği iyot kokularından güç alır. Derin nefes alır. Martılarla konuşur. Dalgakıranın üzerinde, yalnız kalarak, adeta yapayalnız, olarak yalnızlığını giderirdi. Yani Avninin ikinci adresidir bu balıkçı koyunu cevreleyen dalgakıran Nasıl oluyor anlamadım ama nede olsa Avni bir türlü bunu da becerir. "Yalnız kalarak, yalnızlıktan kurtulmak" Nasıl oluyor ya gene de anlamadım??!!..... Her ne kadar Avni kendini yalnız hissetse bile, aslında öyle pek olaysız yada can sıkıcı olan hiç bir günü geçmiyordu. Avni hayatından mutlu, hayatını dolu dolu yaşıyordu. Düşündüğü zaman onu kapsayan bu yalnızlık duygusuna Avni nin kendisi bile, bir anlam veremiyordu. Nesi eksikti? Neden kendini yalnız hissediyordu?. Neyi arıyordu Avni.. Bilinmez.. Belki de hiç bir zamanda anlayamayacak. Yada Bulduğu zaman kaybedecek. Şımartılmasımı yoksa babasızlıkmı onu bezdiren. Tek bildiği yanlızlık, ama mutluluk içindeki yanlızlık. Belkide konuşmaması..

11 Đmdat! Yetişin!! Ev Yanıyor! Avni ilk okulu annesi ile yaşarken Şirinevler de bitirmişti. Daha sonraları orta okul zamanlarında ise Şirinevler ile Bakırköy arasında gidip gelirdi. Bakırköy sahil kenarında olmasına rağmen, Avni'nin evli olan ablası Bakırköy de oturduğu halde, Şirinevler, deniz kenarından yaklaşık 5-10 km içerde, hava alanının pistlerini direk gören, Bakırköy e nazaran daha sakin, ferah, bahçe içinde olan bir mahalydi. Her ne kadar meşhur E5 kara yolu bakırköyle Şirinevleri ayrmıışta olsa Avni nin çocukluğunun geçtiği bir bahçeleri olan bir mahalleydi. O zamanlar ---Şimdi şehrin ortası oldu artık... Bırak denizi görmeyi Smoktan(Duman) karşı sokak yani E5'in arkası görünmüyor. Biraz deyip koyduralımalım simdi :(Dedikodu) Ay kardeş duydunmu yav! Şirinevler de sanki Amerika ile Iran'ı ayıran bir sınır var, Yani başka bir değişle E5 karayolunun ayırdığı iki mentalite bir tarafta Rollskate kullanan şortlu kızlar, A5 karayolunun diğer ucunda ise, yolun üzerindeki köprüyü geçer geçmez, yolun öbür tarafında çarşaflara ve şalvarlara bürünmüş sarıklı insanlar...yaaa! Gerçi aslında güzellik bu iki farklı görüşün, mantalitenin bir arda yaşayabilmesi. Herkes bir birine karşı. saygılı.. Yani gerçektende öyle her ne kadar dıştan öyle gözükmese de öyle... keh.. kem,,, küm.. eeeee..) Avni ilk okulu bu şirin yerde yani şirinevlerde bitirmiş. Orta okulu Bakırköy de okumaya başlamış hafta arasında Bakırköy de ablasının yanında kalıyormuş. Şirin evler ile Bakırköy arasındaki yolu gidip gelen Avni mecburen yağmurlu havalarda minibüsle, güzel havalarda uzun sazlıkların ve tarlaların arasından geçen, az kullanılan, Ataköy ile E5 Oto yolunu birbirine bağlayan küçük patika halindeki, ancak 2 arabanın yan yana geçebileceği, kırık bakımsız, kaldırımsız, asfalt yol olan bu yolu tepermiş. Avni ne zaman Annesinin evine gitse, orada daha 8 yaşındayken yediği ilk arkadaş kazığını unutmaz, aklında her şey canlanır ama gene de bozuntuya da vermezmiş. Avni küçükken okuldan eve geldiğinde, annesi evde yokken evin merdiven boşluğunda oturup, canı sıkıldığında merdiven demirleri ile oynayarak gürültü yapar, 3 katlı toplam 12 daireden oluşan bu apartmanın sakinlerini kızdırmayı her zaman başarırmış. Yedi yaşındaki erkek çocuklarının haylazlıklarından biri olan Ateşle oynama merakı, o yaşlarda Avni yi ve aynı apartmanda oturan arkadaşını da sarmış. Bir gün okuldan eve geldiklerinde öylen yemekleri yedikten sonra arka bahçede buluşmuşlar. Amaçları tıpkı Tarkan filmlerinde gördükleri gibi bir ateş yakıp, sucuk pişirmek. Bellerinde tahta kılıçlar. sırtlarında, bahçedeki söğüt ağacından kopararak yaptıkları. Ok ve yay. Kellerine bağladıkları evden aşırdıkları onlar için avlanan tavşan görevini gören sucuklarla birlikte ateş yakmaya hazırlanmışlar. Evin bahçesi apartmanın her yanını saran yarım futbol sahası genişliğinde, ön tarafı çok temiz güller içinde olmasına rağmen, Arka taraf perişan olan, hem nasıl güzel ve bakımlı olmasın ki? Orda "tapucu amca" vardı o zamanlar Rahmetli kuş uçurmaz. Avni lere ha bire bahçeyi temizletirdi :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 11/359

12 Nedense ön bahçenin tersine arka bahçeye kimse bakmadığından çalılık içinde idi. Otlar Avni ile arkadaşının boyunu aşan, kuru ottan oluşan çalılıktı. Bu bahçenin yol ile bahçe arasına tuğladan yapılmış bir katlı her daireye özel kömürlükleri de vardı. Bu sırada bizim iki kafadar, Battal Gazi ve Tarkan, avlarını pişirmek için yakmaya çalıştıkları odunları, kömürlüğün yanınna betonun üzerine koydukları ve altına kağıt falanda yerleştirdikleri halde, bir türlü yakamamışlardı. Olmuyordu. Ellerinde nerdeyse kibrit kalmamışı. Halbuki bizim kafadarlar neler kızartıp yiyeceklerdi O ateşin üzerinde, Tarkan ın yakaladığı tavşan, battalın vurduğu geyik. Bizim ikili bu hayalleri kura dursun bir yandan da tekrar Avni ve Hasan olup beraber etraflarına bakınmışlar ateşin neden yanmadığını hemen anlamışlar. Hava rüzgarlıymış. Kağıtları tutuşturduklarında ateş hemen sönüyormuş. Sağa sola bakınmışlar ve sonunda karar vermişler. Arka bahçedeki Otların içine girip rüzgardan, ateşi koruma altına alarak orada yakacaklarmış. Daha sonrada yanan odunları Piknik yerine taşıyacaklarmış. Nede olsa onlar Battal Gazi ile Tarkan.. Böyle doğru buldularsa doğrudur. Yani olur... Karar verdikleri gibide yapmışlar. Sonbahar mevsiminde olduklarından otlar kurumuş. Arka bahçe sanki kurumuş bir mısır tarlası havasındaymış. Uzun ve kuru olan otların arasında, ateş yakabilmek için, otların üzerine basa, basa çiğneyerek otları yere yatırmışlar. Sonrada bu kuru otların üzerine kağıt ve kağıdın üzerine de odunları koymuşlar. Görüntünün tıpkı Tarkan filmindeki gibi olmasına da dikkat ediyorlarmış. Dikkat etmesine dikkat ediyorlarmış ama işte o an bir den bire çalılar tutuşmuş bizim iki kafadar otların rüzgarın etkisiyle tutuşup birden büyümesine bir anlam verememişler. Onlar bir anlam verene kadar zaten otlar bir den kocaman alevlerle yanmaya başlamış. Bizimkiler hemen söndürmeye çalışmışlar, ama ateş söneceğine daha çok yanıyormuş ve etrafı sarıyormuş. hemen çabucak üzerine işemeye başlamışlar ama gene de sönmemiş pis ateş nooolcak... Hasan eve gidip bir sürahi su almasının gerektiğini söylemiş ve hemen gitmiş ortalıktan kaybolmuş. Avni ateşle boğuşuyor üzerine ne bulursa atıyormuş. Avni ateşe ne atarsa atsın, ateş daha da büyüyormuş Tabiyiki büyür adam kağıt tahta ne kadar yanan şey varsa atmıştır ateşe. Durdurun yaw şunu kendiside yanacak. Bu arada aklıma gelmişken yazayım bir keresinde Avni Kapı zilinin içindeki elektrik bobinini görmüş onu iplik makarası sandığı için. ve arkadaşı Hasanada kızdığı için, Hasanların ziline ille de o makara bitene dek basacam diye tutturmuş basmış basmış, bir türlü zilin makarasının bitmediğini görünce üzülmüş tam ümidini kesmiş hayal kırıklığına uğrayacakken Allah tan elektrik kesilmişte komşular kurtulmuş gürültüden, yoksa bu inatla ne kadar daha zile basardı belli olmazdı...önemli olan burada Avni nin zilin makarası bittiği için durduğuna inanması.. Allah tan zil pilli değilmiş... Alevler bütün bahçeye yayılmış. çevreden bir sürü insan koşmuş gelmiş ateşi söndürmeye çalışmışlar. Çevredeki insanlar panik halinde koşuşurlarken, bir ara Avni nin gözü Hasanların camına takılmış hasan camda duruyormuş. Aşağı bakıyormuş. Hasan ablasının yanında olduğu halde birde gülüyormuş. Avni aşağıda

13 kala kalmış etrafını ateş sarmış. Çevredekiler Avni yi kucaklayarak ateş çemberinden kurtarmışlar. kenara oturtmuşlar. Bir süre sonra ateş sönmüş ve bu patırdı gürültü arasında onu yalnız bırakan arkadaşı hasan aşağıya gelmiş. Avni ağabeyinden bir sürü azar işitmesinden dolayı bitmiş bir halde yerde, oturup dururken alt katta ki birileri ateşi kim çıkarttı diye Avni ye sormuş. Avni de benle Hasan diyince, Hasanın ablası ve Hasan bunun doğru olmadığını ve Ateşi tek başına Avni nin yaktığını, Hasan ın ise bütün gün evde ablasının yanında olduğunu söylemişler. Avni ortada hem de birde yalancı durumunda kalmış. Hasan sadece karşısında pis, pis gülümsüyormuş. Đşte bu Avni nin yediği ilk arkadaş kazığı olmuştu. Ama nedense kimse Hasan ve ablasını anlattığı senaryoya inanmamışlar. Avni ye de kızmamışlar. Hatta iyi oldu sivri sinekler öldü diyerek avutmuşlar. Üstüne üstelik, sadece, hıçkıra, hıçkıra içten iç ten ağlayan Avni yi avutmak için, çiklet vermişler. Hasan çikleti görünce ne kadar arkasından bende yaktım bana da verin demişse de Yaşlı dede Hasan'a Avni nin bu çiklet i ateş çıkardığı için değil doğru söyleyip hasan gibi yalancılık yapmadığı için verildiğini" anlatmış Bu olaydan çıkaracağımız ders: Boyundan büyük bir şey yapmaya kalkarsan ve sonucuna katlanman gerekecekse sakın ha gaflet e düşüp te başkalarına güvenme...birde suçunu hafifletmek için başkalarına atma Başa ne gelecekse o çekilir... Avni bu sayede doğru söylemenin güzelliğini bir kere daha öğrenmiş olmuştu. Bu olay Avni ne zaman annesinin evine gelse aklına gelir hoş bir gülümsemeyle de olsa hatırlar ama insanların nedenli kalleş olabileceğini düşünür. Haline Şükreder... Zaten Avni babası öldüğü geceden beri bir daha hiç yalan söylemeyecekti. Buna yemin etmişti. Galiba zaten babası Avni yalan söylediği için ölmüştü. Uzun seneler buna inanmıştı Avni. O geceyi çok iyi hatırlıyordu Avni. Babasının her gece eve geldiğinde okuduğu Tom Misk kitabını kurcalamış ve bir sayfasını yırtmıştı. Bunun üzerine babası sorduğunda ellemediğini söyleyerek yalan atmıştı. Babası çok kızmıştı. Avni uyumuş babası da ertesi sabah erkenden, şeker almak için evden gitmiş. Yolda kalp krizi geçirmiş, hasta hane ye kaldırılmış ama, ertesi sabahta hasta hanede ölmüştü. Ona babasının öldüğünü büyük ağabeyi söylemişti. "Bak Avni babamız öldü yani bir daha hiç gelmeyecek onu bir daha göremeyeceğiz" demişti. Aslında Avni Ağabeyini karşısında görünce şaşırmıştı, çünkü Avni nin ağabeyi Ankara da oturuyordu ve Đstanbul a aynı gece doğan kızının doğum haberini vermek için gelmiş ama kader bu ya babasının ölüm haberini almıştı. Bazen hayat ne kadar garip rastlantılardan oluşuyor :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 13/359

14 Gerçi babasının ölümüyle Avni nin yalanı arasında hiç alaka yoktu. Babası çalışırken kalp krizi geçirmiş bunun üzerine ölmüştü ama bu rastlantı Avni ye iyi şok olmuş. Bu olayın üzerinden 7 sene daha geçmiş olmasına rağmen Avni ne zaman bu eve gelse ayni şeyi hatırlardı üzülürdü ama Tapucu amcalarının onları çöpçü gibi orayı burayı toplattığı aklına gelince gene de gülümserdi Tapucu amcada Avni nin babasından 3 sene sonra ölmüştü rahmetliler Kara gözlüklü Avni. Bir keresinde arkadaşı Ömür ile birlikte bisiklet kiralayıp Şirinevler e doğru birbirleri ile yarışarak giderlerken. Yolun tam ortasında yürüyen 4 tane delikanlı Avni nin önüne çıkmıştı. Bu delikanlılar Ataköy ana yolunun genişliğinden faydalanarak yan yana yürüyorlarmış Avni tam sollamayı düşünürken, arkasına baktığında hızla bir arabanın ona doğru geldiğini fark etmiş. Firene basıp duracakmış aslında ama, kiralık bisiklette firen nerde? Arkasından Ömür geliyormuş. Kendini yere atsa ezilecek, önünde o yolun tam ortasında giden 4 delikanlı. firen yok... Araba geliyor çarpsa olmaz... son anda önündeki 4 delikanlıya çarpmamak için ikaz etmesinin gerektiğini düşünmüş Avni. Ama Zil yada korna yok.... Korna deyince bizim Avninin aklına gelen tek şey "Ebüüüüüveeeee" yani Gırgır dergisindeki Korna-Kamil'in kornası misali bağırmak olmuş. Avninin var kuvvetince Abüüüüveeee diye bağırışından sonra O dört delikanlı kenara kaçmışlar kaçmasına ama ödleri de patlamış. Avni de çarpmadan yanlarından geçip gitmiş. Arkasından gelen araba geçmiş. Arkadan Ömür ün "Avni dikkat!!" demesiyle Avni ayaklarının altından bisikletin gittiğini ve kendisinin havalandığını hissetmiş. Tam O an suratında bir sızı ve bir sıcaklık oluşmuş bir den kendisinin yerde olduğunu ve bu dört kişinin onu tekme tokat dövdüğünü görmüş. Yani aslında artık pek görememiştir bence. Sadece hissetmiştir bana kalırsa. Daha sonra yerde bir kaç dakika daha kalmış. Ömür yanına gelmiş yüzünü silmiş silmesine ama, nereye.? Ne yapsalar kan durmuyor. Tek yapılacak işin Avni yi yelken kulübüne götürüp yüzünü yıkamak olduğunu düşünmüşler ve böyle de yapmışlar --- Zavallı daha çok geçti rahmetli henüz 13 yaşında hüngürr..... Kulübe geldiklerinde kulüptekiler Avni yi bu halde görünce ayaklanıp arabalara atlayarak, bütün Ataköy'ü arayıp taramışlar, 4 delikanlıyı bulmak için epey uğraşmışlar. Ama, Avni de adam tanıyacak suratta kalmamış doğrusu. Zaten Avni şişen gözleri yüzünden göremiyormuş. Bu hâli ile kimi tanısın ki?. Eve geldiğinde annesine bisikletten düştüğünü söylemiş ama annesi pek inanmamış --- Ulan bir de şöyle adam akıllı annenden dayak yeseydin ne iyi olurdu... Nedense o günden bu yana kimse Avni ne zaman gerçekleri söylese pek inanmaz her yaşadığı bir hayal gibi gelir, insanlara. O değil de Avni, gerçekleri anlatmak için kullandığı enerjiyi yalan dolan için kullansa çooooktaaan köşeyi döner ya da politikacı olurdu...

15 ********* Bölüm 2 Orta Okul Yılları Yukarda da anlatmaya çalıştığımız gibi, Avni nin hayatı Đstanbul da Bakırköy de dolu, dolu kendi ülkesinde kendi dili ile konuştuğu insanlarla geçiyordu. Gene heyecanlı günlerden birini yaşayan Avni okula Bisiklet kazasından dolayı oluşan gözlerinin morluğunu gizlemek için, ışıkların yanmadığı okul koridorunda siyah gözlükleri ile dolaşırken, tasasız dertsiz, sosyal bilgiler dersindeki sözlüden oluşan boşluktan faydalanıp, bir ders sonrası yapılacak Đngilizce imtihanına hazırlanırken. bir gün bir şey olmuş Sınıfta Ablasının Đsviçre'den getirdiği bir yaz boz Tahtası ile yanında oturan kankası dımbıldım, a yazılı olarak, dımbıldımın, hangi karikatürü, çizmesi gerektiğini bildirirken, yani aslında bugün her yerde satılan üzerine yazılabilen sonrada herhangi bir şeyle üzerinden geçerek silinen 15x20cm ebatlarında içi sıvı dolu olan bir yazı tahtası, hoca fark edecek olursa hemen silmeye hazır olacağı için kullanıyordu üfff be abi... içimi baydın... Rekor kırdın ha... Amma uzun bir cümle oldu bu ya!... Anlaya bravo doğrusu... Pes valla.. Şuna kısaca yaz boz levhasıyla oynuyorlardı desene... Kara gözlükleri de hocalar bozulsa bile gözünden çıkart mayan Avni, oturdukları sıra baştan 3. sıra olduğu halde, ve aynı anda sevgili hocaları, ampul Şevket sözlü yapıyormuş. Avnilerin hemen önünde kızlardan biri ki, bunlar zaten ikiz kardeşler, Herhalde kıskanmış olacak ki, Avni den bu yaz boz tahtasını istemiş Avni de vermiş, ama korkudan da nerdeyse titriyormuş. Ya Şevket hoca görürse el koyar diye. Bir kaç dakika sonra Avni'ye tahta geri gelmiş. Avni nin de içi rahat etmiş öyle ya Şevket hoca fark etmemiş. Tahtayı alıp eline baktığında Bu yaz boz dalaveresinin üzerinde, 3 Kalp varmış birinde N/K ikincisinde F/H ve üçüncüsünde de sadece A/? yazılıymış Avni 3. kalp teki A nın kendisi olduğunu biliyormuş ve aslında ikizlerin küçüğü olan bu muzır kızın, Avni nin her zaman hayran'ı olduğu ilk sırada oturan kız'dan bahsettiğini çok iyi biliyormuş ama gene de bozuntuya vermeden boş olarak yaz boz dalaveresini geri vermiş kız tekrar geri yollamış. B sefer daha büyük yazılı tek bir kalp resmi ve gene (A /?) yazılı ama altında da Neden saklıyorsun ki 2 senedir bilmeyen mi kaldı? diye de bir not varmış Avni çok şaşırmıştı. Nasıl olur? Ben bu konu üzerine hiç bir kimse ile konuşmadım ki. diye kendi kendine düşünmüş ama bu fırsatta son kez geçer elime demiş ve. işte bu sayede hayatında yapacağı en büyük hatayı --- Enayi Avni, Salak Avni, N'olcak. Aman duymasın!! Salak.. sinirden kahroluyorum... Şimdi hayat boyu Avniyi dinle işin yoksa... Ve Avni aynı yazının altına "Tamam doğru ama ben ona layık değilim ki? hem bu gözlerle artık böyle bir şey nasıl söylerim ki? diye yazmış. Tahtayı geri vermiş :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 15/359

16 Yazmış ama Enayi Avni ne olacak başına geleceklerden hiç haberi yok... Teneffüste zaten sınıf başkanı olduğu için her yapıyor bu arada da sınıfın toz kokusundan ve, gri renginden kurtulmak için, sınıfın kalın cam pervazının üzerinde oturarak, bir parçada N'oolcak şimdi??? diye düşünüyordu. ---cam açık olduğu halde 3. kattan aşağıda koşturan çocuklara bakarak... Deli valla... Yani dalgın bir vaziyette teneffüsün bitmesini bekliyormuş bizim Avni. Biz buna Avni'nin hayatının en uzun 15 dakikası da diye biliriz. Birde buna kızın tepkisini bekleme sürecini saymaz isek. Öyle ya nede olsa Avni hayatında ilk kez gerçekten sevdiğini hissettiği, kendine bu kadar yakın bulduğu birisine resmen haber uçurmuş oluyordu. Aslında Avni böyle bir şey yapmak istemezdi. Hem zaten birlikte çıkma denilen olayın nasıl olacağını da henüz kestiremiyordu. Dışarıda her zamanki gibi diğer arkadaşları güle oynarken, onlar dışarılarda koşuştura dursun Avni ona verilen sınıf nöbeti görevini yerine getiriyordu. Nede olsa sonuçta O tam bir erkek olmuş olaylıda olsa bi'tanesine arkadaşlık teklifi etme zorunda bırakılmıştı. Bu arada Avni nin kafası düşüncelerden kaynıyordu. Teneffüsten sonra Đngilizce sınavı vardı, Aynur hanımın dersi idi. Hoş Avni bu hocasına da aşıktı ve onun için zamanın en yüksek notu olan 10'ları dizerdi ama gel görelim şimdi yapılacak Đngilizce sınavından, aklında bir şey yokmuşçasına Avni'nin kafası bomboş. Sadece kafasına, bir dönence olarak takılan soruların dışında. - Acaba söylemese miydim? - Ya bizim cadı gidip ona söylerse.? - Ah salak Avni ne yaptın? - Bu kız senin Bi'tanen değil miydi? Ona nasıl böyle bir teklif getirebilirsin? Sanki çıkma teklifi gibi oldu. - Yok ben ona layık değilmişim de vs. Ulan direk teklif etsen bu kadar kötü bir şey değildi... Ah ben ne salağım! - O benim Bi tanem.. Onu görmem bana yetiyor aslında. Onun burada olduğunu bilmem bana yetiyorken... - Daha kanka'ma yani dımbıldım'a bir şey söylememişken... - Yoksa söylemiş miydim? Ya ben ona her şeyi söylüyorum aslında. - Ya, şimdi Bi'tanem bana bozulurda benimle konuşmazsa, ben onsuz nasıl yaşarım? Avni kafasına takılan soruların yanı sıra en çok, bu güne kadar dalgakıranda denize karşı haykırdığı ve bir kaç martı dışında, her kez den sakladığı yavaş ama derin gelişen sevgisini kimseciklere bahsetmediği bu kızı, yani Bi'tanesini kaybetmekten çok korkuyordu. Bir yandan da << Ama nede olsa, bizim ikizlerin küçüğü nankör bir kız değil söylemez >> diyerek kendini avutuyordu. --- Bırak oğlum Avni kadın değil mi? güvenilmez!! Kadın değilmi? Söyler o söyler.,,,, Orta okulun 1. sınıfından beri Avni nerde olsa, ne yapsa yanında olan bu kızı, kendisi hiç bir zaman onun la birlikte çalışmak istediğini teklif etmese de, sınıftaki öğrenciler tarafından Avni'nin yanında göreve seçilen bu kızı nasıl oldu da. başkalarına belli ettiğimi fark edemedim demiş kendi kendine. - << Neden herkesin benim ondan hoşlandığımdan haberi oluyor da, ben kendi kendime yok olmaz böyle bir şey, diye düşünüyordum. >> - << Hem ben 1. Sınıfta 1. Dönem spor kolu başkanı seçildiğimde sınıftaki öğrenciler onu aday göstermiş ve başka kimse olmadığı için Bu kara kıvırcık saçlarının arasından

17 sanki fener gibi parlayan yeşil gözlerine bu güne kadar bakmaya korktuğum o kızı seçmişlerdi. Aslında ne kadar güzeldi sanki karanlıklar içinden bir tünel okyanusa açılan. senin o güzel gözlerin. >> --- Şimdide şahirleşti inek mööö Dönem de ise, bu sefer Avni geri çekilmiş ama, sınıf kara kızı başkan Avni'yi de ona yardımcı seçmişlerdi. Avni bu arada kendi kendine << Oğlum Avni dur... Sen bir kere sarışınlardan hoşlanırsın unuttun mu yaaaaa >> diyerek avunup duruyordu. 2. Sınıf ve 3. Sınıfta başka insan kalmamış gibi Avni Sınıf başkanı Bu kız da gene kasten hesaplanmış gibi onun yardımcısı olmuştu. Avni yazı yazmayı, rapor tutmayı pek sevmediği için aslında çok ta iyi oluyordu. Kendi kendine.. düşündü << Acaba adının Ceylan anlamına gelmesi ile benim aptal kafamın bu güne kadar fark edemediği çok güzel ve sempatik bir kız olduğundan mıydı acaba? Yoksa yeşil yumurtaların sarı bağırsaklarındaki balık yavruları, vatan ormanlarında uluyor muydu? Ne dedim ben şimdi yani!!?? Allah, Allah ne oluyor bana ya??!! >> ---Aptal zaten önünde duranı hiç göremedi ki hep Köpek kemik misali erişemediğine göz dikti. Gerçi sonunda çoğu şeyi elde etti ama çokta zorlandı...i Avni nasıl olmuştu da Bu kızın yeşil gözlerine bu güne kadar bakamamıştı. Hem ne kadar güzel gülüşü vardı hem bu gözler ne kadar benzersizdi. Sanki Yeşil bir camın üzerine, tane tane çizilmiş sarı kahverengi mor ve bir sürü renklerden oluşan çizgiler ile iris etrafında bir Taç misali duruyor ve dikkatli bakıldığında konuşmasındaki mimiklere ve gamzelerine bu güzel açık yeşil gözlerin içindeki irisin de büyüyüp küçülmesi ile katılıyor ve sonuçta ortaya Avni nin hiç bitmesin diye sayıkladığı görüntü çıkıyordu. Hele çevik ve zayıf, ama güzel zarif vücudu ile --- hop hop ayıp oluyor çoluk çocuk var?... yani okul üniforması ile olan görüntüsü dedik --- Ha iyi o zaman... Birde okulda yasak olmasına rağmen giydiği hatlarını gösteren o üniforma yok muydu anlatılamayacak kadar güzel biriydi. Aslında bu kız, Avni için camekan bir vitrine koyulmalı ve sadece seyredilmeliydi. Salak!! Ee eee?? devam et heyecanlı oluyor... Hatta Avni, geçen hafta resim dersinde olayı aklına getirdi. Bu kızın babası resim hocalarıydı ve resim dersinde Portre çizmek için sınıftan sarışın ama yuvarlak yüzlü bir kızı kürsü ye çıkartmış, Bu kızın ü zerinde Portre çizilirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattığında, Avni nin huzursuzluğunu görüp neden şikayetçi olduğunu sormuştu. Bunun üzerine Avni - "Neden kızınızı çıkartmıyorsunuz hocam? O nun yüz hatları daha zarif ve anlamlı, resim açısından çizmesi daha kolay olurdu." demişti. Hocası ise kızgınlıktan kızarmıştı. Avni 3 sene içinde geçen bütün olayları inceledikçe kendi kendine <<Ben ne kadar aptalmışım ya! >> ----Afferim!! anladı sonunda ben hep diyorum ama anlayan kim.. <<Neden anlayamadım ki? Bu güne kadar ben kimden? neyi? sakladım :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 17/359

18 ki? sanki>> kendi kendini yargılıyor bizim Avni, tam kendisini mahkemesiz infaz etmeyi düşünürken birde aklından <<Hem ben ona layık olamam ki. O çok hoş ve güzel biri benden hangi sebepten dolayı hoşlansın ki?. Daha ben ona bu güne kadar hiç onun hoşuna gidecek bir şey yapmadım ki. Hatta dün param yoktu bir turşu suyunu bile onunla paylaşmadım. Ama hayal etmesi bile güzel bir şey doğrusu, Acaba ben onu sevebilmenin güzelliğini mi seviyorum?>> Diyerek söylenip duruyordu. Đşte tam O sırada olan oldu. Avni sınıfın cam kenarında yarı dışarıda, yarı içerde otururken, kendi kendine saçmalarken, çok büyük bir gürültüyle sınıf kapısı açıldı... Aynı esnada kapı arkasında duran Vazo kırıldı. Ardından kapı hızını alamayıp duvara vurmasının etkisiyle gene kapandı. sonra daha yavaş olarak açıldı. Karşısında "O" duruyordu. Yani galiba oydu Avni nin zaten güneş ışığında fazla durmuş olması, birde kapı sesinden irkilerek kafasını sınıfın içerisine doğru çevirmiş olmasından oluşan karanlığa bakmanın verdiği kısa körlük, görebildiği tek şey sınıfın tozlu havasından içeri sızan güneş ışığının yarattığı sis'e benzer bir görüntü. Kapının önünde duran bir insan Profili. Bu gölgenin yüzünün bile seçilmesi çok zor olan biri. Kapıda duran Profil içeri girdi. Arkasından kapıyı sertçe kapattı. Avni gene yerinden sıçradı. Çok yavaş adımlarla Avni ye yaklaştı. Odada sadece bu kız, Avni ve sessizlik vardı O da kim? Sessizlik diye birini tanımıyorum! ---- Hışşşt Oğlum sessizlik hey sen çekil aradan Senaryoda, sessizlik diye biri yok Gençleri yalnız bıraksana lan! ---- Döverim bak şimdi ha!... Amma heyecanlandım ya üff olur şey değil Kız yavaş, yavaş Avni ye bir kedi gibi yaklaştı. --- Miyauuuu... Kıvrak çekici Koyu kumral altın gibi parlayan dalgalı saçları ve o gözler, o gözler yok muydu? Avni nin bu arada gözleri yine karardı Olum Avni kafama takıldı bak kızın saçları kumral mıydı siyahsı mı karar versene aa meraklandım şimdi... Aman Avni Kendini Pencereden Atma Kız Avni ye doğru yaklaştı Artık Avni titriyor kaçacak delik arıyordu kızın keskin ve o küçük çekik gözlerindeki pırıltı ve yiyecek gibi bakan kedilerin kamburlaşıp sırtlarını dışarı çıkarıp saldırı pozisyonuna geç tikleri bir görünümde, birde Avni'nin gözleri bu kızın gözleri görünce, onlara kenetlenince. Avni biliyordu sonunun geldiğini Acaba aşağıya atlasam mı diye düşündü o an. Gayri ihtiyari camdan aşağıya bakıyordu ki beyninden vurulmuşa döndü ve bir den......

19 Kız Avni nin karşısında dikilmiş ona bakıyor burnundan soluduğunu Avni hissediyor ama sadece gözleri Avni nin gözlerine kilitli bir vaziyette bekliyordu küçülüp büyüyen iris,i Avni yi yine büyülüyordu adeta. Aralarında sadece birkaç santim vardı ---- Hadi Avni... cesaret öp kızı öp... O ooooooo! Nerde! O Avni bir kere Namusu bozulur çocuğun... Ulan sen bu kafa ile gidersen çoook kaçıracaksın fırsatları... Kızlarda unutma aynen seningibi düşünüyorlar... Kız Avniye - "Avni.. Avni.. Avni Bana bak!.. kim kime layık değilmiş bakalım? Ben seni 3 senedir beklerken, o mukaddes ağzını açta bana tek bir şey söyle derken bu komik sebepten dolayı mı kendine güvenerek bir şey söylemiyordun aptal çocuk" Dedi Avni Đşte O an ölüp dirildi hatta hayalinden gök yüzüne doğru yükseldiğini düşündü vücudunu sımsıcak bir şeyler sarmış başı dönüyor midesi bulanıyordu ---- Çüşş olum bi bakışta halime mi kaldın yoksa Çocukluk n,olcak... Ve O günden itibaren bu ikili gerçekten birlikte çıkmaya başladılar ve gerçekten birbirlerini çok seviyorlardı.arkadaşlıkların bu seviyeye gelmesinden aylar geçmesine rağmen sanki hiç ayrılmayacak bir ikili idiler. Kız arada bir Avni ye - "Seni o kadar seviyorum ki çiğ, çiğ yiyebilirim" diyor Avni mutluluktan uçuyordu. Avni artık belki de hayatında ilk defa bu kadar mutlu oluyordu neşesi yerinde havasından geçinmiyor ve tüm okul 1200 Talebesiyle olayı biliyor ve ikisini de çok seviyorlardı. Avni girdiği her ortama neşe saçıyor Fıkralar müzikler şarkılar Cumartesi günleri sinemalar Yüzmeler ve hatta bir keresinde gene öğretmensiz geçen bir günde Kız Avni ye; "Seni o kadar seviyorum ki. Sanki sıkı, sıkı sarılarak içime sokmak istiyorum seni" demiş Avni de ona ---- Salak dedik ya... "Hadi be sende. Birde yeseydin bari" demiş kızda bunu üzerine onun sol elini ağzına götürerek ısırmaya başlamış bir ara <<Acıyor mu?>> diyerek sormuş. Avni de <<Yoo acımıyor>> demiş Dedik ya salak birde Erkekliğe kaka sürdürmez... Sonra birden kızın ağzı kan içinde kaldığını gören Avni elini çektiğinde, kızın o beyaz inci tane dişlerine bir şey olduğunu sandığında bakmak istediğinde kız ona şaşkınlık içinde << Sen beni bırak kendi eline bak>> deyince, Avni kendi elinin kanlar içinde olduğunu görmüştü ve o günden buyana işte bu kızın diş izlerini Sol Elinde taşımaya mahkum edilmişti. Kızın gözleri yaşlanmış binlerce kez özür dilemişti Avni den ve onu çok ama çok sevdiğini söylemişti. Aslında Avni de onu çok ama çok seviyordu. Tanıyanların hepsi onlara ilerde evlenebilecek bir çift gözü ile bakıyorlardı. Ama daha çok küçüktüler. Öpüşmek bir yana dursun elleri birbirlerine deyse utanırlardı. Belki de ilk aşk denilen bu gelişmelerin bu kadar sade ve temiz olması Avni de yaşayacağı son dakikaya kadar sürecek olan. Unutulmaz bir anı. Yada sonsuz sevgiyi tanımasına daha çok küçük yaşta olanak veren bir insan olarak kaldı. Daha doğrusu Avni için ömür boyu sürecek sonsuz sevginin şablonu oldu :30:00 Copy rigth Mertol Gürzel 19/359

20 Günlerden bir gün Avni gene kızı alıp evine götürürken Karların üzerinde ceylan yavruları gibi yuvarlanırlarken birbirlerine sımsıkı sarılırlarken Avni ne kadar çok sevdiğini söylemişti. Avni yi büyüleyen, kızın ona bakışları Avni ye bakarken tepeden tırnağa süzmesi. Avni ye bakarken çok zevk ve gurur duyduğunu resmen belirtmesi oluyordu. Sanki Avni onun yanındayken bu kız etraftakiler adeta haykırırcasına. << Hey millet bu delikanlı bana ait >> dercesine duruşu vardı. Dik ve kendinden emin. Avni kendini sonsuza kadar onun yanında emin hissediyordu. Avni ye yaşam kuvveti ve anlamı veriyordu Bizim Avni zaten Bu oyuna her zaman düşer... Orta Okul Bitiyor Sene sonu, olmuş artık orta okul çağına veda edeceklerdi, Orta okuldan sonra her kesin hayat yolları ayrılıyor her kes okul bitişine kadar çok güzel anları oldu gezdiler eğlendiler birlikte turşu suyu içtiler Mutlumu mutluydular. Bu ara Dersleri bile unuttular ama birbirlerine karşı gösterdikleri dayanışma ile sonuçta gene her seneki gibi okul ilklerine girebildiler Tabiiyi ki kız Avni den daha çok not aldı. Avni yi de bu denli Akıllı bir kişi ile arkadaşlık yapabilmesi mutlu ediyor ve onun başarısı için her şeyi yapıyordu. Ama okulun bitişine 2 gün kala karşı sınıftan uzun boylu bir çocuk çıka geldi ve Kız a çıkma teklif etti. Avni bunu duyduğu an beyninden vurulmuşa döndü ve paniğe girdi. Ne yapacağını şaşırdı... Aslında Avni bundan sonra neler oldu pek hatırlayamıyor. Ve ardından okul bitti diplomalar alındı veda partileri derken. Yaz tatili geldi çattı. Artık Minibüs duraklarında beklemeler ve içilen turşu suları yoktu. Avni okulların tatile girmesi ile birlikte, eniştesinin, idare amirliği yaptığı bir bankanın dinlenme tesislerinde telefoncu olarak çalışıyordu. Avni nin buradaki görevi resepsiyonculuk yapmaktı. Telefon santralında da görevli olduğu için, günde 21 saat çalışmak zorunda kalıyordu. Avni çalışmaya başlamadan önce girdiği Askeri okulların imtihan sonuçları da belli olmuştu. Fakat annesi Avni nin Đsviçre ye ablasının yanına gitmesini istiyordu. Avni ne yapacağını şaşırmıştı. Eniştesi ise Avni nin Türkiye de başarılı olacağını savunuyordu. Bu ara da Avni nin başka bir problemi daha vardı o çok sevdiği Kızı, Bi'tanesini arayamıyor, kızda onu arayamıyordu. Yada aramak istemiyordu. Aslında son kez buluştukları görgülü pasta hanesinde Avni ona nerede çalıştığını göstermişti. Keşke evlerinde telefonları olsa diye düşündü Avni. Nedense birden bire her şey bitmişti. Yani aslında Avni nin kafasına takılan olay daha bir iki hafta öncesi, her şey yolunda gidiyordu. --- Nasıl bulsun telefon melefonmu vardı şimdiki gibi, Cepler mesajlar yok tabi o zaman eee etrafta sıkı yönetim de var nasıl ateş yaksın da dumanla haberleşsinler yani!!!... Avni Bi'tanesini bir yandan O nu göremiyor ama ortak arkadaşlarından onun o uzun boylu hergele ile çıktıklarını duymuştu, bir kere. Avni nin içi içine sığmıyordu. Aslında bu durumda ne yapılır o da bilmiyordu. Gidip onları bulup dövemezdi ya. Hem bunu kız istediyse Avni ye ancak şey yemek düşerdi. Avni hem çalışıyor hem de gururuna yedirip kıza soramıyordu. Henüz ayrılmamışlardı bile. Ne olmuştu. Nerden çıkmıştı bu olay. Bir yandan Đsviçre hikayesi, bir yandan çalıştığı işin zor şartları, bir yandan özlem aşk. Aynı anda 4 mevsim. Đyide sonsuz aşklar biter miydi hiç??!! ----Bu soruyu daha çook sorarsın... Avni nin içi kavruluyordu. Sanki günlerce yemek yememişçesine, aklı başında değil hata üzerine hata yapıyordu bizim Avnicik çalışırken. Ankara yerine Adana'yı bağlatıyordu.

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki

Şimdi olayı şöyle düşünün. Temel ile Dursun iddiaya giriyor. Temel diyor ki Bildiğiniz üzere Deutsche bank'ın arzı ile varantlar İMKB'de işlem görmeye başladı. Bu konuda çok soru gelmiş. Basit bir şekilde ne olduğunu açıklamak da bize farz oldu. Fakat hemen şunu belirteyim ki;

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret (ZİL ÜSTÜSTE ÇALAR) Fehiman:Kimooo? Güzin:Benim abla. (KAPI AÇILIR) (Heyecanlı)Müjdemi ver müjdemi ver. Fehiman:(Heyecanlı)Mektup,mektup

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

Babamın Ardından. Yazar Leyla Hüseyin

Babamın Ardından. Yazar Leyla Hüseyin İçimde bir endişe, bir tedirginlik,bir huzursuzluk, bir korku var...hiçbir şeye odaklanamıyorum, geceleri rahat uyuyamıyorum, gündüzleri ise üzgünüm...halbuki her şey yolunda, üzülecek veya endişelenecek

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10 Bir Gencin Eroin Kullandığı Nasıl Anlaşılır? Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Anatolia Klinikleri nde Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Pektaş a bu soruyu sorduğumda söze şöyle başladı: Daha kırık kırık, çatallı,

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM

ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ GÜNLÜĞÜM ÖYKÜ NÜN GÜNLÜĞÜ Merhaba arkadaşlar, adım Öykü ilköğretim 2. sınıf öğrecisiyim. Gün içinde düşüncelerimi, duygularımı, hissettiklerimi yazdığım bir günlük defterim var. Günlük defterime bugün not aldığım,

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU

BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI GÖRÜŞME FORMU Formun Amacı: Bu form çocuğun sağlık durumu, psikomotor gelişimi, özbakım gelişimi, sosyal duygusal gelişimi ve davranışsal özelliklerine ilişkin bireysel gereksinimleri

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI ARALIK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR İnsan Hakları ve Demokrasi Haftası Yerli Malı Haftası Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Dil: Türkçe Seviye: A1/A2 1. Günaydın, benim adım Lavin, soyadım Çeşme. (a) Günaydın ben adım Lavin, soyadım Çeşme. Günaydın benim ad Lavin, soyad Çeşme. 2. Ben doktorum,

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Klinik Psikolog Cemre Soysal tarafından 7 yaş ve üstü çocuklar için uygun bulunmuştur.

Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Klinik Psikolog Cemre Soysal tarafından 7 yaş ve üstü çocuklar için uygun bulunmuştur. Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Klinik Psikolog Cemre Soysal tarafından 7 yaş ve üstü çocuklar için uygun bulunmuştur. Bu kitabın sahibi:... 4 5 İçindekiler Louis Braille, 7 Görmez Çocuk, 12

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Nasıl Daha İyi Öğrenirim?

Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Nasıl Daha İyi Öğrenirim? Farklı Öğrenme Yöntemleri Öğrenciler farklı yöntemlerle öğrenirler. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir: okuyarak ve okuduğunu hatırlayarak, önemli bölümlerin altlarını çizerek,

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 08.12.2014 PAZARTESİ-12.12.2014 CUMA

Ö.Ç BİLFEN ANAOKU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 08.12.2014 PAZARTESİ-12.12.2014 CUMA Ö.Ç BİLFEN ANAOKU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 08.12.2014 PAZARTESİ 08.12.2014 PAZARTESİ-12.12.2014 CUMA MÜZİK ETKİNLİĞİ-TÜRKÇE DİL ETKİNLİĞİ: Çocuklarla birlikte yere daire şeklinde oturulur. Öğretmen

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır.

Doğuştan Gelen Haklarımız Sadece insan olduğumuz için doğuştan kazandığımız ve tüm dünyada kabul gören yani evrensel olan haklarımız vardır. Dersin Adı Tema Adı Kazanım Konu Süre : İnsan Hakları, Yurttaşlık ve Demokrasi : İnsan Olmak : Y4.1.2. İnsanın doğuştan gelen temel ve vazgeçilmez hakları olduğunu bilir. : Doğuştan Gelen Haklarımız :

Detaylı

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR

DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ. OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR DENİZ EĞİTİM ATÖLYELERİ OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR OKUL ÖNCESİ, ATÖLYE ve OYUNLAR Amaç: Çocukların denizlerde kirliliğine neden olan atıkları gözlemlemesi ve kirliliğin deniz yaşamına etkileri konusunda

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı