Perspektif JUNI / HAZİRAN 2009 Jg./Yıl: 15, Nr./Sa yı: 174

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Perspektif JUNI / HAZİRAN 2009 Jg./Yıl: 15, Nr./Sa yı: 174"

Transkript

1 Perspektif JUNI / HAZİRAN 2009 Jg./Yıl: 15, Nr./Sa yı: 174 İslam Toplumu Millî Görüş aylık yayın organı RADİKALİZM SENARYOLARININ NESNESİ OLMAK... VERTRAUENSBILDENDE MAßNAHMEN SPEKÜLASYON BİLİM OLUNCA SPEKULATION ALS WISSENSCHAFT?

2

3 IGMG Perspektif IGMG AYLIK YAYIN ORGANI EDİ TÖR JUNI / HAZİRAN 2009 Yıl/Jg.: 15, Sayı/Nr.: 174 AD RES ANSC HRIFT IGMG Perspektif Boschstr , D Kerpen Tel.: 02237/ Fax: 02237/ Seçim yılı YA YINCI HERAUSGEBER Islamische Gemeinschaft Millî Görüş IGMG e.v. Amtsgericht Bonn, VR 6621 Vertreten durch den Vorstand: Osman Döring, Vorsitzender Oguz Ücüncü, Generalsekretär Ali Bozkurt, stellv. Vorsitzender GENEL YAYIN YÖNETMENİ CHEFREDAKTEUR Oğuz Üçün cü (V.i.S.d.P) DİZGİ-LAYOUT İlhan BİLGÜ BAS KI DRUCK Yavuzsöhne-Duisburg Yayınlanan makale ve fikir yazılarının sorumlulukları yazarlarına aittir. Die in der Zeitschrift veröffentlichten Meinungen binden die Autoren, nicht die IGMG. İLAN SER Vİ Sİ AN ZE IGEN SER VI CE Tel.: 02237/ Fax: 02237/ ABO NE SER VİSİ ABON NE MENT Islamische Gemeinschaft Millî Görüş Lastschriftabteilung Boschstr , D Ker pen Tel.: 02237/ Fax: 02237/ Yıllık abone ücreti: 59,-EURO Jahresabonnement: 59,-EURO IGMG Genel Merkez Üyelerine Ücretsizdir Für Vereinsmitglieder der IGMG kostenlos Der Bezugspreis ist im Mitgliedsbeitrag enthalten HE SAP NO BANK VERBINDUNG DENIZ BANK AG Kon tonr.: BLZ: Sayın Horst Köhler in yeniden Federal Almanya Cumhurbaşkanı seçilmesi ile başlayan seçim süreci, 7 Haziran daki Avrupa Parlamentosu ve Eylül ayındaki Federal seçimlerle devam edecek. Sayın Köhler i yeni dönem için tebrik ediyoruz. Cumhurbaşkanı olarak sayın Köhler in, genelde göçmenlerle, özelde de Müslümanlarla ilgili meselelerde daha aktif olmasını beklerken, kriz döneminde siyasîlere sosyal refah konusundaki uyarıcı yol göstericiliğinin de devamını diliyoruz. Oy kullanma hakkı bulunan göçmenler elbette ki, oyları ile siyasilerin karnelerine notlarını yazacaklardır. Onun için, seçmenlerin oy kullanmaları önemli bir görevdir. Bu sayımızda Filistin de barış sürecini gündeme getiriyoruz. Dünya, ABD Başkanı Obama nın, İsrail Başbakanı Netanyahu ya barış yolunda baskı yapmasını beklerken, görüşmenin pek de etkili olmadığı anlaşılıyor. Şimdi, Filistin kanadında Hamas ın uzlaşma arayışlarına kapı araladığı gözlemlenirken, İsrail in yeni yönetiminin ise, işgal politikasını sürdüreceği gözlemleniyor. İsrail in bu tutumu, Şam da yapılan İslam ülkeleri dışişleri bakanları toplantısında da eleştirildi. Öte yandan aynı toplantıda, dünyada, hususen de Avrupa ve ABD de yaygınlaşan İslam düşmanlığına (Islamophobia) karşı tedbirlerin alınması istendi. Bu arada, yavaş yavaş bir izin dönemi daha yaklaşıyor. Eğitim Başkanlığımız, her yıl olduğu gibi bu yıl da, bu yaz tatili dönemini pek çok eğitim programı ile değerlendirmeyi planladı. Eğitim öğretmenleri ve programların yapılacağı yerler tesbit edilerek tüm hazırlıklar tamamlandı. Yaz tatilinde Avrupa da kalacak olan ebeveynlerin, çocuklarını bu programlara göndermelerini bir kez daha hatırlatıyoruz. Mübarek Ramazan ayının habercisi olan üç aylarınızı tebrik ederek, gelecek sayımızda buluşmak üzere, Allah a emanet olun. Oğuz ÜÇÜN CÜ JUNI / HAZİRAN 2009

4 İÇİNDEKİLER YORUM Kalkınma yardımlarında sömürgeci hesap Radikalizm senaryolarının nesnesi olmak TEŞKILAT IGMG Kadın Kolları Dünden bugüne idareciler günü IGMG Gençlik Teşkilatı 18. Bilgi Yarışması yapıldı "Kamuoyunda var olmak" - Genel Sekreterlik birimleri toplandı İSLAM VE HAYAT Aileyi korumak Evliliğin önündeki engeller Spekülasyon bilim olunca DÜNYA Filistin de değişen dengeler Hamas sız bir Ortadoğu Barışı mümkün mü? Filistin KÜLTÜR Süleymaniye Kütüphânesi Barajlar ve yel değirmenleri ISLAM UND LEBEN Spekulation als Wissenschaft? KOMMENTAR Vertrauensbildende Maßnahmen Muslime als Objekte von Terrorprävention Neokoloniale Entwicklungspolitik IGMG PERSPEKTİF

5 yorum Kalkınma yardımlarında sömürgeci hesap İlhan BİLGÜ Almanya, bazı batılı ülkelerin aksine, sömürgeciliği bir devlet politikası olarak kullanmayan ülkelerin başında geliyor. 19. yüzyılda başlayan Afrika macerasından kısa sürede vazgeçen ülke, sömürge politikası uygulamadığ halde, teknoloji ve kalitesi ile dünya ekonomisinde söz sahibi oldu. Almanya, Nazi dönemi hariç, ABD, İngiltere ve Fransa gibi, hammadde kaynaklarını askerî ya da siyasî olarak ele geçirme yerine, teknoloji ve kalitesi ile konumunu güçlendirdi. Dünyada hammadde kaynaklarının giderek azalması üzerine ise Almanya sanayii şimdi, ülkenin sömürgecilik türü politikalara yönelme girişimlerinde bulunmasını istiyor. Bir kaç yıl öncesinde, Almanya Sanayi Birliği nin (BDI) girişimleri ile Hammadde Kongresi veya Hammadde Forumu adı altında başlayan bu süreç, kendisini doğrudan siyasetin içinde görücüye çıkarmış durumda. Son olarak, Hristiyan birlik partilerinin (CDU/ CSU) Meclis Grubu ndan üyelerin katılımı ile bir toplantı yapan Alman Sanayi Birliği, Almanya nın uzun süreden beri insanî amaçlı yaptığı Kalkınma Yardımları nı, endüstriyel ürünlerin hammaddelerini güvence altına alacak bir politika üzerine oturtulmasını istiyor. Bunun için de, söz konusu kalkınma yardımlarının özellikle, hammadde kaynakları bulunan ülkelere kaydırılması düşünülüyor. Hristiyan birlik partilerinin temsilcilerinin de bu politikaya destek verecekleri anlaşılıyor. Küresel malî krizin derinlemesine devam ettiği bir zamanda, Alman sanayiinin böylesi bir politika değişikliğini istemesi, Almanya nın kalkınma yardımlarında köklü bir siyaset değişikliğine gidebileceğini gösteriyor. Halbuki, Almanyanın kalkınma yardımı politikalarının temel noktalarını, tüm dünyada yoksullukla mücadele, barışın güvence altına alınması, demokrasinin yerleşmesi, küreselleşmenin adilane bir şekilde organize edilmesi ve çevrenin korunması 1 oluşturuyordu. Almanya kalkınma yardımlarını, Her yıl 11 milyon çocuğun beşinci yaş gününde önce açlık, hastalık, şiddet ve savaş sebebiyle öldüğü, bir milyardan fazla insanın, günde 1 dolardan daha az bir gelirle yaşamak zorunda kaldığı 2 dünyada, küresel bir görev olarak görüyordu. Bu yüzdendir ki, kalkınma yardımlarındaki mahiyet değişikliği, önemli bir çelişki olacaktır. Kalkınma yardımlarını bir taraftan küresel bir görev olarak gören Almanya nın bir başka çelişkisi ise, dünya silah satışında ABD ve Rusya nın ardından üçüncü sıraya yükselmesidir. 3 Stokholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü nün (SIP- RI) yayınladığı bir rapora göre Almanya, son yıllarda silah satışlarında diğer Avrupa ülkelerinin önüne geçmiş bulunuyor. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere dünya silah ticaretinde önemli bir yer edinen Almanya, bir yandan kalkınma yardımlarını sürdürürken, bir yandan da, ölüm makinalarının satışı ile ekonomisini geliştiriyor. Silahlanmaya nerdeyse 1.5 trilyon dolar harcayan dünya, 4 bu harcamanın yüzde 10 unu yoksul ülkelere yardım yapsa, yoksulluğu kısa sürede ortadan kaldırabilecek durumdadır. Almanya nın böyle bir çelişkili politika ile dünya barışına katkı yapması beklenemez. Kalkınma yardımlarının özelliğini değiştirmesi ise, yoksul ülkelerdeki fakirliği daha da artıracaktır. Zaten, ABD ve diğer kalkınmış ülkelerin dizginlenmemiş finans sistemindeki kriz sebebiyle, yoksul ülkler daha da yoksullaşacaktır. 5 Öte yandan kriz sebebiyle yoksul ülkelerdeki temel gıda ve ihtiyaç maddelerinde önemli oranda bir artış söz konusudur. Böylece giderek yoksullaşan ülkelerin hammadde kaynaklarına, kalkınma yardımları adı altında göz konulması, bu yardımların, insanî yardım olma vasfını kaybettirmektedir. Bu haliyle, küresel malî krizin çarpıklıklarını hissettirmemeye yönelik olan yardımlar, aynı zamanda, küresel güçlerin ayıplarını örtme enstrümanı olarak kullanılamaz. Almanya nın kalkınma yardımlarında, böyle bir politika değişikliği söz konusu olacaksa, hammadde kaynakları bakımından zengin olan yoksul ülkeler, daha çok kalkınma yardımı alacak; diğerleri ise, kendi yoksullukları ile başbaşa kalalacak ve küreselleşmenin etkisiyle daha da yoksullaşacaktır. Kalkınma yardımları insanî bir yardımdır. Teknik ve malî yardımlarla, yoksullukla mücadelenin yerinde yapılmasını amaçlar. Ki böylece, yardım alan ülkelerin, kendine yetebilir seviye gelmesi hedeflenir. Kalkınma yardımlarında, hammadde kaynakları olan ülkelerin tercih edilmesi ise, bu insanî yardımın, çıkar amaçlı yapıldığını gösterir. Geliştirilmek istenen bu yeni politikanın sömürgeci bir temele dayandığını söylemek yanlış olmaz. Nitekim, bu yöndeki bir kalkınma yardımı politikası, başta Afrika olmak üzere, bu bölgelerdeki krizleri daha da artıracaktır. Almanya nın izlemeyi düşündüğü yeni kalkınma politikası ile, kanayan bu yaralara yardımcı olamayacağı da ortadır. Dünyanın, yeni paylaşımlara, böylece yeni çatışmaların artmasına değil, makul politikalarla desteklenen insanî sorumluluğa ihtiyacı vardır. Almanya, Rusya ile yaşanan gaz krizi ve petrol fiyatlardındaki astronomik artışları göz önünde bulundurarak, yeni politikalar üretmek durumundadır. Ancak bu politika, yalnızca hammaddelere erişimi hedef alan bir sömürgecilik izlenimi vermemelidir JUNI / HAZİRAN

6 yorum Radikalizm senaryolarının nesnesi olmak... Güvenlik Diyaloğu adı altında başlatılan projeyi, bu çerçevede örnek olarak gösterebiliriz. Bu çalışma ile, Polis teşkilatına bağlı yerel ve bölgesel güvenlik birimlerinin cami cemiyetleriyle ve Federal güvenlik birim ve kurullarının da Müslüman çatı kuruluşlarıyla karşılıklı işbirliği kastedilmektedir. Mustafa YENEROĞLU Bugün Almanya da İslam ve Müslümanlar ile ilgili gündemin en temel konusu güvenlik ve terörizm tedbiridir. Siyasetçiler ve güvenlik birimleri, New York, Madrid ve Londra da gerçekleştirilen, Almanya da ise engellenebilen terör saldırılarına dikkat çekerek, bu olayların toplum içinde korku ve bu endişeye sebep olduğunu sürekli tekrarlayıp, kamuoyundaki güvensizlik hissiyatına cevap vermeleri gerektiğini belirtmekteler. Varolduğu iddia edilen toplumsal güvensizlik duygusu, güvenlik birimleri tarafından ortaya atılan somut ya da soyut tehdit senaryolarından kaynaklanmamaktadır. Güvenlik konusu, giderek Müslümanların entegrasyon sorunu ve toplum içerisindeki konumları ile de ilişkilendirilmektedir. Özellikle Müslüman cemaatlerin, güvenlik projelerine dahil olmaları, bu kuruluşların ve mensuplarının entegrasyonları bakımından zorunluluk olarak ortaya konulmaktadır. Bu tutuma somut bir örnek verilecek olursa, siyasilerin ve güvenlik birimlerinin sürekli bir şekilde talep ettikleri Müslümanlar ve güvenlik birimleri arasında Güvenlik Diyaloğu gösterilebilir. Bu çalışma ile, Polis teşkilatına bağlı yerel ve bölgesel güvenlik birimlerinin cami cemiyetleriyle, Eyalet ve Federal güvenlik birimlerinin de Müslüman çatı kuruluşlarıyla karşılıklı işbirliği kastedilmektedir. Bu projede, işbirliği kapsamı ve daha da önemlisi, esas alınacak kavramların tanımları ise güvenlik birimleri tarafından tek taraflı olarak belirlenmektedir. Uygulama, toplumsal barış açısından çok ciddi sorunlara vesile olduğu gibi, Müslümanlar üzerindeki genel kuşkuyu ortadan kaldırma hedefinin tersine, kuşkuları artırdığı ortadadır. Önleyici tedbirler ne anlama gelmektedir? Bu projelerin temel mantığını, kamu kurumlarının Müslümanlarla olan münasebetinde esas aldıkları radikalizmi önleme tedbirleri oluşturmaktadır. Önleyici tedbirler, suçun oluşması veya suça teşebbüs edilmesi durumundaki uygulamaları değil, suç işlenme ihtimali ya da, bir suç oluşma risk ihtimaline karşı alınacak önlemleri içermektedir. Önlemler, suçlara ve suçlulara yönelik değil, aksine suçlu olabileceği varsayılan kişi ve bu tip suçluları içinden çıkarma ihtimali olduğu düşünülen çevrelere veya düşünce tarzlarına yönelik olmaktadır. Dolayısıyla, güvenlik birimleri, senaryolarını muh- 6 IGMG PERSPEKTİF

7 yorum Muhammed Peygamber in dinî yaşamı ifadesi ve bu ifadenin tavizsiz, yeniliklere kapalı ve mutaassıp bir İslam olarak değerlendirilmesi ise, Anayasa Mahkemesi nin içtihadı olan herkesin tüm davranışlarını inancının gerektirdiği şekilde belirlemesi ve inandığı şekilde yaşaması hakkı ile uyuşmamaktadır. temel tertipler ve radikalleşme senaryoları bağlamında hazırlamaktalar. Bu tür aksiyonların çerçevesi zaman ve mekân açısından belirlenebilir muhtemel tahribatlara göre tespit edilmiyor. Daha ziyade, en azından, gerçekleşmesini önlemek istedikleri riskler kadar, müphem ve öngörülemez kalıyorlar. Terör tehlikesinin büyüklüğüne göre, hukuki değerlerin tartılması gerektiği ifade edilmekte. Söylenmek istenen, varolabileceği farzedilen tehlike ciddi ise, temel hukuki ilkelerin, muhtemel tehlikeyi önlemek için uygulamada gözardı edilebileceğidir. Bu çerçevede temel haklara yönelik müdahalelerin meşru kabul edilebileceği öne sürülmektedir. Yani burada, soyut, tamamen ihtimaller üzerine üretilmiş senaryoya göre, önceden somut uygulamalar ile temel insan haklarını ihlale yol açabilecek bir yaklaşım tarzından bahsediyoruz. Bu mekanizma ile önceden tipolojisi çizilmiş problemli düşünce tarif edilip, hedef alınmaktadır. Ekstremist tarifi de buna göre yapılmaktadır. Ve suça ve suçluya yönelik olması gereken önleyici tedbirler, güvenlik birimleri tarafından tanımlanmış ve senaryolandırılmış aşırılara karşı önleyici müdaheleye dönüşmektedir. Senaryolarda, güvenlik birimlerinin temel aldığı tanımlar, Anayasayı Koruma Dairesinin çalışmalarıdır. Bu ise, hukuki açıdan en problemli alanı oluşturmaktadır. Çünkü Anayasayı Koruma Daireleri nin, anayasayı koruma kanunlarında yer alan çabaların özetlendiği kavramlarla çalışmaları normal karşılanabilirse de, buna karşılık güvenlik birimlerinin esas dayanak noktası hukuki kavramlar olmak zorundadır. Esasında, hukuki belirsizliği nedeniyle Anayasayı Koruma Dairesi nin terminolojisi de problemlidir. Güvenlik birimleri, kolluk kuvvetleri olarak görev yaptıkları, represif uygulama ve operasyon yetki ve sorumlulukları olduğu için, yürülükteki kanunlara göre hareket etmek zorundadırlar. Güvenlik birimlerinin, Anayasayı Koruma Dairesi nin soyut kavramlarına göre hareket etmesi, temel hakları ihlal eden ciddi müdahale riski içermektedir. Anayasayı koruma kanunları ekstremist kavramını tanımlamıyor. Yani burada söz konusu olan bir hukuk kavramı değilken, güvenlik birimleri bu kavramı, anayasal demokratik devlete yönelik bir tehdit, bir anti tez olarak tanımlıyor. Bunun içerisinde dolayısıyla Anayasayı Koruma Daireleri nin sorumlukları dâhilinde özgürlükçü demokratik temel düzeni hedef alan belirli politik amaç ve hedefleri olan eğilimler yer alıyor. Esasen kendisi müphem olan Politik ekstremizm (politik aşırılık) kavramından yola çıkan Anayasayı Koruma Dairesi, kavramsal bir ayrıma giderek İslam ve İslamcılık ya da Müslümanlar ve İslamcılar ayrımı ile İslamcılığı politik ekstremizmin bir tezahürü olarak değerlendirmekte. Güvenlik birimleri de bu terminolojiye göre hareket ederek diyalog projesi gibi görüşmelerde bu terminolojiyi, tanımlayabilme konusundaki tüm zorlukların farkında olmalarına rağmen, bu tanımlamayı değişmez bir tanım olarak sunmaktadırlar. İslamcılık kavramı da genel olarak, İslam ın aşırıcı anlayışı olarak tanımlanmaktadır. İslam/İslamcılık Anayasayı Koruma Daireleri sürekli olarak İslam dininin kendisi ve ona mensup olanların tümünün değil, aksine yalnızca İslamcı grupların gözlem altında tutulduğunu öne sürmekteler. 1 İslamcılık kavramı, Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi tarafından İslami addedilen dini esasların, kuralların, kaidelerin ve politik esasların uygulamaya konulması için aktif taraftar olma 2 şeklinde tanımlanmaktadır. Ancak böyle bir tanımdan, anayasal çerçevede hareket eden ve Müslümanları, dini yaşamlarında desteklemeyi amaçlayan İslami cemaatleri ayrı tutmak pek de mümkün değildir. Bunun yanında diğer kıstaslardan evrensel ve bölünemez geçerlilik savı, sahih olduğu kabul edilen kaynaklara dayanılması ve geçmişte var olarak telakki edilen, esas olarak Muhammed Peygramberden ve önceki müslümanlardan nakledilen dini yaşamı belirleyici kabul eden ideal bir dönemin vizyonu 3 gibi ifadelerin muğlaklığı, özgürlükçü demokratik düzenin temel kriterlerinin ne kadar keyfi bir şekilde yorumlanabileceğinin bir nevi göstergesidir. Evrensel ve bölünemez geçerlilik savı içerik itibariyle, tüm tevhid inancına sahip dinleri kapsar. Muhammed Peygamber in dinî yaşamı ifadesi ve bu ifadenin tavizsiz, yeniliklere kapalı ve mutaassıp 4 bir İslam olarak değerlendirilmesi ise, Anayasa Mahkemesi nin içtihadı olan herkesin tüm davranışlarını inancının gerektirdiği şekilde belirlemesi ve inandığı şekilde yaşaması 5 hakkı ile uyuşmamaktadır. Bu davranış şekli, ayrıca tüm Müslümanları kapsayabilecek nitelikte olmasından dolayı, ayırıcı bir özellik olarak da oldukça geçersizdir. JUNI / HAZİRAN

8 yorum Anayasa Koruma Daireleri'nin değerlendirmelerinde, çocuk eğitimi ile ilgili yaklaşımlar bile tehlikeli olarak tanımlanıyor. Gerekçe olarak ise, çoğulcu toplumun adet ve alışkanlıklarına tezat teşkil edebileceği öne sürülülüyor. Mesela yine aynı şekilde, bir kişinin sahip olduğu dini ve dünya görüşünü yayması (ki bu davranış Anayasanın 4. maddesinde yer alan din özgürlüğü ilkesi tarafından teminat altına alınmaktadır) İslamcı bir davranış ve bununla birlikte anayasa düşmanlığı olarak değerlendirilmektedir. İslamcılığın bir tezahürü olarak tebliğle (Dava), hem diğer dinlere mensup kimselerin (Hristiyan, Yahudi veya Ateist) hem de seküler düşünceli Müslümanların gerçek din olarak görülen İslam ı kabul etmeleri hedefleniyor (Misyoner İslamcılık). Burada politik gücün ele geçirilmesi ilk hedef değil. Daha çok Müslüman kimliğinin ve inancının yayılması hedefi taşınıyor 6 Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi nin (LfV BW) bu değerlendirmesi, açık bir şekilde Anayasa Mahkemesi nin içtihadı ile çelişmektedir. 7 Ayrıca Anayasayı Koruma Dairesi, inançlarının esası olarak yaygın bir biçimde misyonerlik faaliyetinde bulunun hristiyan dini cemaatleri ise gözardı eden bir çifte standard uygulamaktadır. Bunların ötesinde dini özgürlükler bağlamında yargı yoluna gidilmesi de batı toplumu içerisinde İslami hukuk yaşam alanı oluşturmaya teşebbüs 8 olarak değerlendirilmektedir. Hâlbuki, yargı yoluna gidilmesi, mevcut hukuk sistemiyle özdeşleşmiş olmanın bir göstergesi değil midir? Neticede, buradaki yargıya güvenilmiş olunmaktadır. Çocuk eğitimi ile ilgili yaklaşımlar bile, bu değerlendirmelerde, tehlikeli olarak tanımlanmaktadır. Gerekçe olarak ise, çoğulcu toplumun adet ve alışkanlıklarına tezat teşkil edebileceği 9 öne sürülmektedir. Bu bağlamda en aşırı yorum Schleswig-Holstein Eyaleti İçişleri Bakanlığı tarafından yapılmaktadır: Bakanlığın yorumuna göre İslam üç ayrı kategoride tezahür eden bir gerilim alanında görülmektedir: Aydınlanmış ve ruhani İslam, Siyasal İslam ve İslami Terörizm. Aydınlanmış ve ruhani İslam kategorisine reform yanlısı entelektüeller dâhil edilmektedir. Bunun dışındaki Müslümanlar için ise Siyasal İslam ve İslami Terörizm kategorileri kalmaktadır. Öte yandan, siyasi sorumlular ve güvenlik birimleri tarafından sürekli olarak, dini kimliğin güçlendirilmesi ihtiyacı ile terörizm arasında bir nedenler silsilesi oluşturulmaya çalışılmaktadır. 10 Böylece bütüncül bir İslami yaşam tarzının, potansiyel olarak terörizme doğru bir yönelmenin çıkış kaynağı olabileceği şüphesi gündemde tutulmaktadır. Müslümanlarla ilgili genel kuşkunun besin kaynağı Güvenlik birimlerinin Müslümanlarla diyalog kurma çabaları, bu nedenler zinciri üzerine bina ediliyor. Böylece, Müslümanlara yönelik genel kuşkunun engellenmesi niyetinin aksine, özellikle uygulamalar kuşkuyu artırmaktadır. Çünkü, tüm önleyici uygulamarın temel sorunu, önlemlerin itham üzerine kurulu olmasıdır. Güvenlik birimlerine yüklenen görevler, organizasyon çerçevesi ve kavram dünyası bu diyalog kalıbını belirliyor ve diyalog için bunun kabulünü şart koşuyor. Bu nedenle güvenlik birimlerinin, Müslümanlar ve çoğulcu toplum arasında iki de bir ifade edildiği gibi bir arabulucu vazifesi görmeleri mümkün değildir. Bundan dolayı, Federal Kriminal Dairesi ve İstihbarat Birimlerinin İslami kuruluşlarla yayınladıkları ortak açıklama, doğal olarak bir tehlikenin varlığının göstergesi olarak anlaşılmaktadır. Frankfurter Allgemeine Zeitung un konuyla ilgili haberi, güvenlik birimlerinin de, bu işbirliğini hiç de farklı değerlendirmediklerini göstermektedir: Ne var ki, güvenlik birimlerinin içerdeki değerlendirmesi, işbirliğinin başarılarından biri olarak, Almanya daki camiler ve Müslüman imamlar çevresinden şu anda doğrudan bir terör tehdidi olmadığı gerçeğini gösteriyor. FAZ gazetesinin bu açıklamasına ne Güvenlik birimlerinden, ne de işbirliğine dahil olan kuruluşlardan bir tepki geldi. Oysa, burdaki yaklaşım çok net bir biçimde cami ve imamlar çevresinden kaynaklanan bir terör tehdidinden bahsediyor. Böyle suçlamaların, niçin kamuoyunda bir tepki olmaksızın Müslümanlarla bağdaştırılarak yapılabildiği sorusu ise halen cevapsızdır. İslam veya müslümanların bu kadar açık bir biçimde terörle ilişkilendirilmeleri veya basın açıklamasında olduğu gibi İslamcı terörizm gibi kavramların kullanımı makul ve doğru değildir. Zira bu şekilde, şiddet ve terör dini bir problem olarak konumlandırılmaktadır. Böylece, yalnızca şiddet ve teröre başvuran kişilerin gerçek motivasyonları gizlenmiş olmuyor, aynı zaman- 8 IGMG PERSPEKTİF

9 yorum da bu kişilerin, dini kendi emelleri için istismar etmeleri ve sahiplenmelerine destek verilmiş oluyor. İslam ve terörizm kavramlarının birarada kullanılmasının, kamuoyunda ne gibi etkileri olduğu ortadadır yılında yapılan Allensbach-Araştırması na göre, araştırmaya katılanların yüzde 83 ü İslam ı terör ile, yüzde 82 si fanatik ve radikal kavramlarıyla bağdaştırmışlardır. Bu araştırmanın da gösterdiği gibi, kavramların ayrıştırılmadan birarda kullanılması, Müslümanların toplum içerisinde olumsuz algılanmalarına sebep olmaktadır. Polisin işe şüphe üzerine işe başlaması sebebiyle, cami cemiyetlerine karşı tarafsız olması genelde mümkün değildir. Objektif olmanın aksine, bu polisler de, Anayasayı Koruma Daireleri nin değerlendirmelerini esas alıyor. Alternatif Güvenlik birimleri ve toplum gruplarının aralarında görüşmeler yapmaları, istişarede bulunmalarına peşinen reddetmek doğru olmaz. Çünkü, açık toplum ve onun aktörlerinin iletişim halinde olması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak burada önemli olan bu görüşmelerin ne şekilde gerçekleştiği ve özellikle toplumsal huzuru bozacak nitelikte olmamasıdır. Eğer konu Müslümanların güvenlik güçlerine olan güvenini artırmak 11 ise, burada polis memurlarına karşı olan güvenden bahsedilemez herhalde. Zira Müslümanların polis memurlarına karşı güven eksikliği olduğu iddiası gerçekleri yansıtmamaktadır. Burada tartışma konusu olan şey, kriminalite veya uyuşturucuyla mücadele üzerine teşvik projeleri değil, ya da gençler arasında şiddete yönelik olarak spor aktiviteleri, kişiliğin geliştirilmesi ve güvenlik birimlerinin çok kültürlü toplumun şartları doğrultusunda duyarlılıklarının artırılması da değildir. Burada tartışma konusu olan asıl mesele, güvenlik memurunun yerel cami cemiyetleriyle diyalog içerisine girmesini öngören ve pek de dile getirilmeyen önleyici tedbir çalışmasıdır. Tabii ki, memurlara, bu konuda her hangi bir ithamda bulunmak yersiz olur. Çünkü onlar kendilerine verilen, politik kriminal önlem 12 çerçevesinde kanuna dayanarak, cami cemiyetlerini ziyaret ve cemiyet üyeleriyle görüşmeler yapma görevini yerine getiriyorlar. Bazıları karşılaştıkları samimiyet ve misafirperverlikten dolayı oldukça hassas olurken, bazıları ise daha az hassas oluyorlar. 13 Burada sorunlu olan nokta, güvenlik memurunun görüşmelerinden sonra cami cemiyeti ve üyeleriyle ilgili bir profilin oluşturulmasının aksine, genellikle önceden hazırlanmış profilin onaylanıyor olmasıdır. Polisin işe şüphe üzerine işe başlaması sebebiyle, cami cemiyetlerine karşı tarafsız olması genelde mümkün değildir. Objektif olmanın aksine, bu polisler de, Anayasayı Koruma Daireleri gibi, diğer güvenlik birimlerinin değerlendirmelerini esas alıyor. Elde edilen, sözüm ona, sonuçlar da yazımızda sorunsallaştırdığımız kavramsallaştırmalar çerçevesinde rapor ediliyor. İşte bu şekilde kişi kendisini kısır bir döngü içerisinde gözlem altında tutulan bir nesne olarak buluyor. BKA (Federal Kriminal Dairesi), BfV (Anayasayı Koruma Dairesi) ve eyalet daireleri gibi güvenlik birimleri ile Güven sağlayıcı önlemler projesine girişilecekse, öncelikle anayasal kavramsallaştırmaların aydınlatılması konu edilmelidir. Bu şekilde, hukuk devletinin temel esaslarından taviz verilmemesi ve sorunların kültüralist bir bakış açısıyla ele alınmaması sağlanmış olacaktır. Ayrıca güvenlik birimleri özellikle radikallik senaryolarına, önlem tedbirleri ve bunların sonuçlarına dayandırılan sebep araştırmalarında- bilimsel araştırma sonuçlarını dikkate almalıdır ve muhatabını ötekileştiren söylemlerden uzak durmalıdır. Bu çerçevede, kamuoyunu yönlendirme ve güvenlik bağlamında müslümanları sahneleme amacı taşımayan ve karşılıklı güveni esas alan, zoraki olarak yalnızca bir tarafın başı çekmediği, karşıdaki muhatabın bir tehlike veya bir problem olarak değil de, aksine, eşit seviyede bir muhatap olarak görüldüğü ilişkilerde, sözü edilen görüşmelerin daha verimli yürütülebileceği muhakkaktır. Dipnotlar: 1 Örnekler için bkz. Islamischer Extremismus und Terrorismus, Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi, Nisan 2006, S. 8 ve Islamismus aus der Perspektive des Verfassungsschutzes, BfV, Mart 2008, S. 5 2 Islamischer Extremismus und Terrorismus, S Islamischer Extremismus und Terrorismus, S. 6 4 Islamischer Extremismus und Terrorismus, S. 39: Kuran ve sünnetin yorumlanması çok harfi harfine yapılmış ve uzun yıllardır vahhabi cereyanının etkisinde kalınmıştır. Bu, mensupların peygamberin değer ve yaşam tarzına yönelen bir İslam ı temsil ettikleri manasına gelir. 5 Bkz. BVerfGE 32, 98 <106 f.>; 33, 23 <28>; 41, 29 <49> 6 Islamischer Extremismus und Terrorismus, S.6 7 Misyon dini yaşamın bir parçası olarak din özgürlüğü kapsamındadır, Bkz. BVerfGE 12, 1, <4>; 24, 236, <245>; 69, 1, <33>. 8 Islamismus aus der Perspektive des Verfassungsschutzes, BfV, März 2008, S. 7 9 Bakınız Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi internet sitesi start.htm 10 Integration als Extremismus- und Terrorismusprävention, Federal Anayasayı Koruma Dairesi, Ocak 2007, S.9 11 BKA (Federal Kriminal Dairesi) Basın Açıklaması Yabancı güçler için gizli veya güvenlik tehlikesi oluşturacak çalışmalar içerisinde olan veya şiddet kullanarak ya da buna benzer hazırlıklarla Federal Almanya Cumhuriyeti nin dış çıkarlarını tehlikeye sokan ve Anayasal düzeni hedef alan Hukuki suçların takibi ve önlenmesi 13 Bu, devlet güvenlik memurlarıyla görüşmeler üzerine yapılan çok sayıda tutanaktan çıkan bir sonuç. JUNI / HAZİRAN

10 teşkilat IGMG Kadın Kolları Dünden bugüne idareciler günü şölen havasında geçti IGMG Kadın Kolları Dünden bugüne idareciler günü Almanya nın Wuppertal şehrinde bulunan UNIHALLE de gerçekleştirilen IGMG Kadın Kolları İdareciler Günü ne 31 i Avrupa dan olmak üzere Avustralya ve Kanada dan katılanlarla birlikte toplam 33 bölgeden hanım idarecileri katıldı. Yaklaşık 3 bin hanım idarecinin katıldığı programda IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan, Kadın Kolları Başkanı Zehra Dizman ve yazar Seyhan Büyükcoşkun birer konuşma yaptılar. Program içinde Kadın Kolları Gençlik Teşkilatı nın yaptığı yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verilirken, kuruluşundan beri Merkez Yürütme Kurulu Üyeliği, Bölge Başkanlığı yapan ve halen yapmakta olanlara plaketleri verildi. Program da önce Ankara dan gelen tasavvuf musikisi grup Grup Sufi Yorum sahne alırken, son bölümde ise İstanbul dan iştirak eden Aslıhan Erkişi ve ekibi Tasavvuf Musikisi Konseri verdi. Konserlerin ardından son üç yılın Kur an Okuma Yarışmalarında birincilik elde eden kızlar Kur an-ı Kerim okudular. Toplantının açılış Kur an-ı Kerim ini 2009 yılı Kur an Okuma Yarışması birincisi Zülal Çelebi okudu. IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan, İslam Toplum Millî Görüş Kadın Kolları nın önemine dikkat çeken bir konuşma yaptı. Hanımların çalışmalarını tebrik ve takdir ettiğini ifade eden Karahan özetle şunları söyledi: Biz, kadın-erkek ayrımı gibi bir ilkelliği asla kabul edemeyiz. Kadın da erkek te belli sorumluluklar yüklenerek yaratılan Allah ın kullarıdır. Toplumun yetiştirilmesinde, eğitilmesinde ve geleceğe güvenle taşınmasında son derece önemli görevler üstlenmektedirler. Bu sorumluluğu hep birlikte yerine getireceğiz. Büyük emeklerle bugüne gelen bu teşkilat hepimizindir. Kim daha güzel işler yaparsa hak katında daha değerli olacaktır. Bunun ölçüsü Allah ın rızasını kazanacak işleri yapmaktır. Bu teşkilatta bu hayırlı işleri yerine getirmek için vardır. IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan, birçok hayırlı hizmetlere imza atan ve fedakârâne gayretler içinde olan hanımları tebrik etti ve Allah (c.c) güç kuvvet verdikçe bu örnek faaliyetlere devam etmeleri için teşvik ederek konuşmasını tamamladı. Programda bir konuşma yapan Kadın Kolları Başkanı Zehra Dizman da konuşmasına Allah a (c.c) hamd ederek başladı. İslam Toplumu Millî Görüş gibi bir teşkilatta görev yapan hanımların çalışmasından övgüyle söz eden Zehra Dizman Sizler her gün durmak bilmeden canla başla Allah (c.c) rızası için koşturuyorsunuz. Bugün de gelin dedik geldiniz. Biz de sizleri kucaklıyor; bağrımıza basıyoruz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Sizler gerçekten güzel ve hayırlı işler yapmaktasınız. Bu program içinde yapılan güzel işlerin bir özetini izleyeceksiniz. 10 IGMG PERSPEKTİF

11 teşkilat İdareciler hediyelerini alırken FOTOĞRAF: ENES GEDİK Bir başarı varsa; bu hepimizindir. Sizlerin bu hizmetleri hangi şartlar altında yaptığınızı bizler çok iyi biliyoruz. Bir yanda eviniz, işiniz, çocuklarınız, diğer yanda meşguliyetleriniz, diğer yandan da bu hizmetler. Sizler bu güne kadar bütün bunların üstesinden geldiniz. Allah (cc) hepinizden razı olsun. Sizler inşaallah, ebedi alemde üzülenlerden değil, sevinenlerden olacaksınız. Sanki şu ayet sizi tarif ediyor: Yüce Allah (cc) Fussilet suresinin 30. Ayetinde şöyle buyuruyor: Rabbimiz Allah tır deyip dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine muhakkak melekler iner ve (Melekler)onlara: korkmayın, üzülmeyin, size va dolunan Cennet le sevinin! Derler. Yüce Rabbim hepinizi bu ayette müjdelediği kullarından kılsın dedi. Müslümanların İslam kardeşliğine önem vermelerinin gereğine işaret eden Dizman; Biz kardeşler topluluğuyuz. Kardeşliğimizi Allah Teala Hucurat suresinde Mü minler kardeştirler ayeti ile ilan etmiştir. Birbirimizle irtibatımızı koparmamalıyız, aramızdaki sevgiyi genişletmeliyiz. Bizleri önümüzdeki yıllarda, değerler aşınması nın sonucu ahlaki yozlaşma, bunun neticesinde toplumsal çözülme gibi çeşitli sorunlar bekliyor. Bu tehditlerden bizleri koruyacak çareler inancımızın temelini oluşturan kopmaz sağlam kulp olan Kur an ve Sünnet te mevcuttur. Bundan dolayı Allah ın (cc) hidayet yolunun yolcuları olan bizlere büyük görevler düşüyor dedi. Ve İçinde yaşamakta olduğumuz toplumun değerlerine saygılı bir şekilde ve hak-hukuk çerçevesinde bu toplumda Müslüman Avrupalı olarak yaşamak istiyoruz. Bizden değerlerimizi bir tarafa atmamızı hiç kimse isteyemez. Kaldı ki böyle bir şeyi istemek, demokrasiye de, insan haklarına da aykırıdır sözleri ile konuşmasını sürdürdü. Çocuk Kulübü ve Gençlik Teşkilatı çalışmalarına da değinen Zehra Dizman, konuşmasının son bölümünde, İslamla alakalı yanlış iddialara karşı duyarlı olunulması uyarısında bulundu ve bu çerçevede, bazı çevrelerin, kızların okutulmamaları ve zorla evlendirilmeleri, namus cinayetleri başta olmak üzere, feodal gelenekleri İslam ın bir parçası olarak sunmaya çalıştıklarını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: Bizler Müslüman hanımlar olarak, İslam ile yakın uzak alakası olmayan bütün yakıştırmaları reddediyoruz. Biz kızlarımızı okutuyoruz, namus cinayetlerini yargısız infaz olarak görüyor ve karşı çıkıyoruz, İslam ile alakalı olmayan gelenekleri de asla kabul etmiyoruz. dedi. Sözlerinin sonunda Sevgili Peygamberimizin Ey Allah ın kulları! Birbirinizle kardeş olunuz. Hadis-i Şerif ini hatırlatan Zehra Dizman, konuşmasının sonunda katılanlara teşekkür etti. Türkiye den konuşmacı olarak davet edilen Yazar Seyhan Büyükcoşkun da istatistiklerle kadının dünya genelinde durumunu örneklerle anlatan bir konuşma yaptı. Programın son bölümünde Gençlik Teşkilatı nın düzenlediği yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini Gençlik Teşkilatı Başkanı Nurcan Ulupınar verirken kuruluşundan itibaren MYK üyeliği yapanlarla Bölge Başkanlıkları görevinde bulunanlara Kadın Kolları Başkanı Zehra Dizman tarafından plaketleri verildi. IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan IGMG Kadın Kolları Başkanı Zehra Dizman JUNI / HAZİRAN

12 teşkilat IGMG Gençlik Teşkilatı 18. Bilgi Yarışması yapıldı IGMG Gençlik Teşkilatı, 18. Bilgi Yarışması'nın finalini Avrupa çapındaki ön elemelerden ve yarı finalden sonra Gießen'de gerçekleştirdi. IGMG Gençlik Teşkilatı 18. Bilgi Yarışması finali, Avrupa çapındaki ön elemelerden ve yarı finalden sonra Gießen'de yapıldı. Sunuculuğunu igmg.fm radyosunun sorumlusu Murat Gencay ın yaptığı programda, IGMG Gençlik Teşkilatı Başkanı Mesut Gülbahar ve Eğitim Başkanı Hikmet Atak birer selamlama konuşması yaptılar. Mesut Gülbahar, sağlam bir ilim ve iman ilişkisinin nasıl olması gerektiğinin ve İslam kültüründen insanlığa miras kalan ilmin, nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorularına değindi. Gülbahar, İslam kültürünün zenginliğini inasanlığa sunarken tekrarcılıktan ziyade, yeniden öğretilmesini ve üzerinde düşünülmesi gerektiığini de belirtti. Yarışmacıların heyacanlı oldukları gözlenen Bilgi Yarışmasında; Din ve Ahlak Bilgisi, Fıkıh, İslam Tarihi, Genel Kültür ve güncel sorular yer aldı ve yaş gruplarında yarışılan finale misafir hatip olarak Prof. Dr. Mustafa Ağırman da katıldı. IGMG Gençlik Teşkilatı 18. Bilgi Yarışması Avrupa finalinde dereceye girenlerin isimleri şu şekilde: yaş grubu: 1. Enes Bölük Ruhr A Bölgesi 2. Hüseyin Solmaz - Kuzey Ruhr Bölgesi 3. Murat Demir - Berlin Bölgesi yaş grubu: 1. Mürsel Demir - Berlin Bölgesi 2. Habil Altın - Ruhr A Bölgesi 3. Afşin Bolu - Düsseldorf Bölgesi Dereceye giren yarışmacıların plaket ve hediyeleri, 18. Bilgi Yarışması'nda hazır bulunan İslam Toplumu Milli Görüş Gençlik Teşkilatı Merkez Yürütme Kurulu üyeleri tarafından takdim edildi. Yarışmanın sona ermesinin ardından, Prof. Dr. Mustafa Ağırman katılımcılara bir seminer verdi. Kur an-ı Kerim'i Anlamak ve Yaşamak konulu seminerinde Mustafa Ağırman, Müslümanların hakiki manada Kur an-ı Kerim'e teslim olmaları gerektiğinin altını çizdi. Hannover Bölge Gençlik Başkanı Mustafa Yavuz un okuduğu Kur an-ı Kerim ile program sona erdi. 12 IGMG PERSPEKTİF

13 teşkilat "Kamuoyunda var olmak" Genel Sekreterlik birimleri toplandı IGMG Bölge Tanıtma, Dış İlişkiler ve Basın Yayın Başkanları, iki gün boyunca Genel Sekreterlik bünyesinde yürütülen çalışmaları değerlendirdi. İslam Toplumu Millî Görüş Genel Sekreterlik birimleri toplantısına IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan ve IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü ve IGMG Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı Gülizar Keskin katıldılar. 2008/2009 sezonunun ikinci buluşmasında IGMG nın yayın organlarından Perspektif dergisi, internet sitesi ile ilgili fikir alış verişinde bulunuldu. Perspektif Dergisi Genel Yayın Yönetmeni İlhan Bilgü derginin vizyonu ile ilgili bilgi vererek, bölge birim başkanlarını dergiye katkı sağlamaya çağırdı. IGMG Hukuk bürosu tarafından yürütülen çalışmalar Bekir Altaş tarafından sunuldu. Vatandaşlık, yüzme dersleri ve dernekler hukuku gibi konular ile ilgili takip edilen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Altaş, ayrımcılık davaları bağlamında kapsamlı bir rapor çalışması içinde bulunduklarını ve raporu değişik dillere yayınlanarak uluslararası kuruluşlara aktarmayı planladıklarını bildirdi. Altaş, bu alanla ilgili bir örnek olarak olarak, ehliyet almak isteyen bayanlardan başörtüsüz resim veya islami bir kuruluş tarafından başörtüsünün vucubiyetine dair bir belgenin istenmesinin hukukdışı bir uygulama olduğunu ve ayrımcılık olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Hukuk bürosu çalışanlarından Abdulgani Karahan bu tür vakalar karşısında hassas davranılması gerektiğini ifade etti. IGMG Genel Başkanı Yavuz Çelik Karahan da toplantıya katılarak bir konuşması yaptı ve soruları cevapladı. Karahan, Almanyadaki seçimler ve Avrupa Parlamentosu seçimler ile ilgili değerendirmelerde bulundu. Karahan konuşmasında, yapılacak seçimlerin önemsenmesi ve seçimlere katılımın sağlanması gerektiğini vurguladı ve "Seçim hakkı, bir ülkenin vatandaşı olmanın doğal hakkı ve sorumluluğudur" ifadesine yer verdi. Toplantının ikinci gününde internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Ünal Koyuncu teşkilat sitesinin çalışmalarını yansıttı. Koyuncu, çoğulcu ve demokratik bir düzende kamuoyunun bir parçası olmanın ne anlama geldiğini ifade ederek basın yayın çalışmalarının nasıl şekillendirilmesi gerektiğini anlattı. IGMG Kadın Kolları çalışmaları hakkında bilgi vermek için Kadın Kolları Dış İlişkiler Başkanı Gülizar Keskin de toplantıya katıldı. IGMG Genel Sekreteri Oğuz Üçüncü de, Avrupa da Müslümanlarla ilgili gelişmeleri değerlendirdiği toplantıda, teşkilat olarak, Müslümanların her türlü meselesine sahip çıkacaklarını söyledi. JUNI / HAZİRAN

14 islam ve hayat Aileyi korumak Birbirine kenetlenmiş toplumu, birbirine kenetlenmiş aileleler oluşturur. Aile fertlerinin birbirlerine kenetlenmeleri ise en başta sevgi ile mümkündür. Osman PAKÖZ İnsanoğlunun huzur bulduğu ve yaratılışına en müsait ortam sıcak aile ortamıdır. Bu ortamın yuva sıcaklığında kalması ve huzurun devamı için, İslam ı din olarak benimseyen fertlerin oluşturduğu ailelerde, kişilerin dikkat etmesi gereken bir takım hususlar vardır. Bunlara sık sık vurgu yaparak İslam toplumunda gündemde tutmak suretiyle tatbikatını çoğaltmalıyız. Bu yazı çerçevesinde sadece bir kaçına değinebileceğimiz hususların hatırlatılmasının müslümanlara fayda vereceğini düşünmekteyiz. Zira hatırlatmak müslümanlara fayda verecektir. (Zariyat Sûresi, [51:55]) Birbirine kenetlenmiş toplumu, birbirine kenetlenmiş aileler oluşturur. Aile fertlerinin birbirlerine kenetlenmeleri ise en başta sevgi ile mümkündür. Sizin en hayırlınız hanımlarına karşı hayırlı olanlardır, ve merhamet etmeyene merhamet edilmez (Tirmizî, Rada 11) sözleriyle kişiye eşi ve çocuklarına sevgi ve şefkati öğreten Peygamber (sav), ailenin temelini, herkesin yapması gereken vazifelerinin olduğu büro disiplininden ziyade, yuva sıcaklığına oturtmak istemiştir. Sevgi mayasıyla bir arada tutulmayan aileler, hiç bir maddî imkanın bir arada tutamayacağı evlerdir. Onun içindir ki, aile binasında sevgi, sadece temelde değil, bu mukaddes yapının her unsurunda gerekli bir tutkaldır. Baştan sevgiyle başlayan aileler, sevgiyi devam ettirmekte kusur ederlerse, bina kendini taşımakta zorlanacak ve sık sık arızalar verecektir. Aile fertleri, hayatın zorluklarına karşı dirençlerini artırmalı ve sürekli olarak birbirlerine destekçi olmalıdırlar. Aslında beraber çekilen çileler, aynı kaderi paylaşmak gibi bir ortak bilinci oluşturur. İyi yönetilmiş pek çok sıkıntı, kısa zamanda aile fertleri arasında bağların daha da güçlenmesini sağlayıcı bir faktöre dönüşebilir. Sıkıntılı ve dar zamanlarda aile fertleri, birbirlerine sürekli sabrı tavsiye etmelidir. Allah ın (c.c.) Müslümanlara kuvvetle tavsiyesi bu yöndedir: Ey iman edenler! Zorluklara ve sıkıntılara sabırla katlanın ve birbirinizle bu sabırda yarışın, (...) (Âl-i İmrân Sûresi, [3: 200]) İnsanın çeşitli konularda sınanacağı bir hayat olan dünya hayatının çetin imtihanlarına beraberce mukavemet etmek tek başına mücadeleden her zaman daha avantajlı ve güçlü kalmak için daha elverişlidir. Muhakkak ki, ölüm tehlikesiyle, korku ve açlıkla, mal, can ve ürünlerin eksiltilmesiyle sizi sınayacağız. Ama zorluklara karşı sabredip sebat ve dayanıklılık gösterenlere iyi haberler müjdele. (Bakara Sûresi, [2:155]) İnsan bir musibetle karşılaştığında teselli edilmek ister. Tesellinin ise en etkin olanı en yakından gelenidir. Bir sıkıntı anında aile fertlerinin birbirlerine sarılıp kenetlenmeleri kadar teskin edici başka bir unsur neredeyse yok denebilir. Aile fertleri, insanî ilişkiler gereği, günlük hayatlarında pek çok defa birbirleriyle karşılaşırlar. Dolayısıyla aralarında haklar ve sorumluluklar zuhur eder. Onlardan bir fert, kendisine karşı yapılan bir yanlışı sürekli olarak gündemde tutarsa, bu hatırlama ve hatırlatma, birliği aşındırıcı bir hâl almaya başlar. Onun içindir ki, aile fertleri asla intikam alıcı olmamalıdır. Affedicilik ve hatayı unutma yolu tercih edilmelidir. Kim eziyetlere sabreder, yapılan kötülüklere de, intikam almayıp affetme yolunu tutarsa, şüphesiz bu hareketi yapılmaya değer işlerdendir. (Şûrâ Sûresi, [42: 43]) 14 IGMG PERSPEKTİF

15 islam ve hayat Aile fertlerinden pazu itibariyle güçlü olanlar, diğerlerine, bu kuvvetleriyle üstünlük sağlama yoluna gitmemeli ve asıl pehlivanın, herkesi yenen kimse değil, öfkelendiği zaman öfkesine hâkim olan kimse olduğunu bilmelidir. (Buhârî, Edeb 102; Müslim, Birr 106) Etrafa hakim olan korku havası beraberinde pek çok yanlışı da getirecektir. Bu yanlışların en tehlikelisi ise, ailede yalanın yaygınlaşmasıdır. Fertlerinin ahlakına yalanın hakim olduğu evler, artık, güven ve huzurdan ziyade, tedirginlik ve mutsuzluk evleri olmaya adaydırlar. Müslüman her durumda doğruyu söylemeli, yanlışlar da anlayış çerçevesinde düzeltilmelidir. Ey iman edenler! Allahtan korkun! Doğrulardan olun ve hem de, doğrularla beraber olun. (Tevbe Sûresi, [9:119]) Abdullah ibn Mes ûd (r.a.) den rivayet edildiğine göre Peygamber (sav) şöyle buyurdu: Şüphesiz sözde ve işte doğruluk iyiliğe götürür, iyilik te cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında çok doğru kişi diye yazılır. Yalancılık, insanı kötülüklere, kötülükler de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye, Allah katında çok yalancı diye yazılır. (Buhârî, Edeb 69; Müslim, Birr 103) Aileye hakim olan takva ve tevekkül, rızkın gelmesini kolaylaştırıcı hususlardandır. Bu iki asil huyun mevcut olmadığı ailelerde, sukuneti aramak nafile bir çabadır. Kim Allah tan hakkıyla korkar ve O na karşı sorumluluklarını yerine getirirse, Allah (c.c.) her işinde ona bir çıkış imkanı sağlar ve ummadığı, hesaplayamadığı bir yönden onu rızıklandırır. (Talâk Sûresi, [65:2-3]) Rızık bakımından rahat olan evlerin huzur bulmaları elbette daha kolaydır. Rasûlullah (sav) i şöyle buyurmuştur: Eğer siz Allah a gereği gibi güvenip tevekkül etseydiniz, Allah size de kuşlara verdiği gibi rızık verirdi. Çünkü kuşlar sabahları kursakları boş olarak çıktıkları halde, akşam dolu kursakla dönerler. (Tirmîzî, Zühd 33) Allah ın rızasını kazanmak için aile fertleri birbirlerini sürekli destekleyici olmalıdır. Yapılan hayırlı işlerin kolaylaşması, güzel işleri birlikte yapmakla mümkündür. Günün en önemli saatlerinde aynı çatının altında barınıyor olmak durumunda olan aile fertleri, zamanlarını bu yönde kullanmalı ve ayarlamalıdır. Ne iyilik yaparsanız, doğrusu Allah hepsini bilir. (Bakara Sûresi, [2:273]) ayet-i kerimesinin gereğince yapılan iyilikler çoğaltılmalı ve bu hususta aile fertleri arasında bir yarış söz konusu olmalıdır. Namaz kılma, kitap okuma bir muhtaca yardım etme vs. konularda, aile fertleri sürekli dayanışmalıdır. Hayırda yarışmayanlar, mutlaka mâlâyânî faydasız- konularda yarışacaklardır. İslamî aile modelinde fertler her şeyden önce dinde kardeştirler. Bütün mü minler elbette ki, kardeştirler. (Hucûrât Sûresi [49:10]) düsturu ile yoğrulmuş İslam toplumunda, aile fertleri birbirlerine bedensel bağların yanında, din kardeşliği bağı ile ilaveten bağlanmıştır. Din kardeşlerinin, birbirleri üzerinde bir takım hakları da vardır. Bunlardan bir tanesi de nasihattir. Nasihat etmek kadar, nasihati dinlemek de bir kardeşlik vazifesidir. Aile fertleri, nasihatin kimden geldiğine bakmaksızın her hayrı dinlemeli ve şartlanma olmaksızın değerlendirmelidir. Bu nasihat, bazen anne babadan, bazen eşten hatta bazen evlattan gelebilir. Nasihat, kibire kapılmadan dinlenmeli ve doğru olan şeyler derhal tatbike geçirilmelidir. Neden sürekli duyduğumuz şu hadis-i şerifi hep uzak kardeşlerimiz için düşünürüz de, dinde kardeşimiz de olan eşimiz için veya evladımız için düşünmeyiz? Enes (r.a.) den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdular: Sizden biriniz kendisi için arzu edip istediği şeyi din kardeşi için de arzu edip istemedikçe iman etmiş olamaz. (Buhârî, İman, 7, Müslim, İman 71) Bazı şartlanmışlıklar, bize, gözümüzün önündeki çiçeği göstermez ve çok uzaklardaki ormanların seyrini öğütler. Allah ın rızasını kazanmak için aile fertleri birbirlerini sürekli destekleyici olmalıdır. Yapılan hayırlı işlerin kolaylaşması, güzel işleri birlikte yapmakla mümkündür. Günün en önemli saatlerinde aynı çatının altında barınıyor olmak durumunda olan aile fertleri, zamanlarını bu yönde kullanmalıdır. Sorumluluk ve hak dengesi çerçevesinde, haklar beraberinde sorumlulukları getirir. Abdullah İbni Ömer (ra) dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Hepiniz çobansınız, hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Amir memurlarının çobanıdır. Erkek, aile ve çocuklarının çobanıdır. Kadın da evinin ve çocuklarının çobanıdır. O halde hepiniz birer çobansınız ve hepiniz idareniz altında bulunanlardan sorumlusunuz. (Buhârî, Cuma 11, Müslim, İmara 20) Son olarak söylemek istediğimiz husus ise, aile içi ilişkilerdeki sevapların büyüklüğüdür. Eşlerin, kardeşlerin, yakın akrabaların birbirlerine olan İslam a uygun davranışlarına normalin fevkinde sevap ve ecirler verilmektedir. Örneğin çarşıdan yapılan alış-veriş masrafına, sadaka sevabı verilmektedir. (Buhârî, İman 41, Müslim, Zekat 49) Evine aldığı kumanyayı yük olarak görmek yerine, sadaka sevabını kazanmanın verdiği sürûrla, mutluluğa çeviren bir kişi ile, her aldığını başa kakmayı adet edinen kişinin yaşamı elbette bir değildir. Rasulullah (sav) şöyle buyurdu: Bir kimse Allahın rızasını umarak ailesinin geçimini sağlarsa, harcadıkları onun için birer sadakadır. JUNI / HAZİRAN

16 islam ve hayat Evliliğin önündeki engeller M. Hulusi ÜNYE Evlilik, bir erkekle bir kadın arasında Allah ın koyduğu prensipler çerçevesinde akdedilen muameledir. Evlilik, İslâm Dininde bir ibadet kabul edilir. Örneğin İslâm Hukuku kitaplarında Bizim için Hz. Adem den bu güne kadar, meşrû olarak devam ede gelen ve Cennette de devam edecek olan iki ibadet vardır ki bunlar, evlenme ve imandır, (İbn Âbidin, III, 3) denilmiştir. Yine İslam alimleri duruma göre evlenmenin ne anlamda bir hükme tabi olduğu konusunda da şunları ifade etmişlerdir. Evlilik, zinaya düşme tehlikesi varsa ve meşru evlilik yapmaya da imkanı bulunuyorsa, o kimsenin evlenmesi farzdır. Meşru ölçülerde evlenmeyerek zina yoluna gitmesi haram ve günahtır. Hali vakti yerinde, zinaya düşme tehlikesi de olmadığı ve evlendiği zaman, -bu durum daha ziyade birden fazla evliliklerde söz konusu olabilir- evlilik yaptığı eşine zulmetmeyecekse, böyle bir kişinin de evlenmesi müekked (güçlü) sünnettir. Fakat evlendiği takdirde evliliğin sorumluluklarını yerine getirmekten çekiniyorsa, evlenmesi mekruh, kat i olarak evliliğin gereklerini yerine getiremiyeceğine dair kanaati varsa, bu defa evlenmesi haram olur. (İbn Âbidin, III, 6-7; Kitab-u Bedai us-sena i, 2, ) Kur an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye evliliği hem meşru kılmış hem de teşvik etmiştir. Biz bu yazımızda evlilik konusunun bir bölümünü mevzu-u bahs edineceğimiz için evlilikle ilgili ayet ve hadislerle sözü çoğaltmayacağız onlardan sadece iki tanesini bilgilerinize arzdeceğiz. İlki Nisa suresindeki şu ayet-i kerimedir: Ey insanlar! Sizi bir tek nefs (can) dan yaratan, ondan da eşi ni meydana getiren ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar türeten Rabbinize karşı gelmekten, O na saygısızlıkta bulunmaktan sakının. (Nisa Sûresi, [4:1]) Diğeri ise şu peygamber sözüdür: Dört şey Peygamberlerin sünnetindendir: Utanmak, güzel koku sürünmek, misvak kullan mak ve nikâhlanmak. (Tirmizî, Nikah) Evliliğin önüne bazan engeller çıkar. Bu engellerin bir kısmını aşmak haram olduğu için, onları aşmaya çalışmak ta haram olur. Bunlar aşağıda da ifade edileceği gibi kendileri ile evlenilmesi yasak ve haram olan muharremaat dediğimiz kimselerle evlenilmeye kalkışılması ki, bu mümkün değildir. Ancak cahiliyye çağında da olduğu gibi bazı insanlar kendilerini meşru olan evlilikten vareste kılar ve evliliğin sadece bir cinsel tatmin aracı olduğunu; cinsel tatmini de meşru olsun, gayri meşru olsun bir şekilde aşabileceğini düşünür ve evlenmeyi bir yük kabul eder. Bu suretle de evlenmekten uzak durur. Olayın birinci boyutu, evliliğe engel olmaktan öte, mutlaka korunması gereken Allah ın koyduğu kurallardır. Ama ikinci boyutu insanlık için çok büyük bir yıkım ve çöküş demektir. Haram ve helal boyutunu hesaba katmadan bugün bir yığın insan metres hayatı yaşamaktadır ve evililik kurumu yok olmakla karşı karşıyadır. Dinimizde evlenmek, meşrudur, ama şartları dahilinde olursa.. İslam da hangi kadınla hangi erkeğin, evlenebileceği veya evlenemeyeceğine dair kurallar ve şartlar vardır. Bu şartlar aynı zamanda yapılacak evliliği meşru veya memnu (yasak) hale getirir. Biz, dinen evlenilmesi yasak olanların listesini ortaya koyduğumuz zaman, meşru evlilik yapılacak kişiler kendiliğinden ortaya çıkmış olur. Di nen mah rem oluşları sebebiyle kendileriyle evlilik yapılması haram olanlar üç kısımdır: 1. Nesep hısımları: Bun lar erkeklere nisbetle şu hısımlardır: Anneler, nineler, kızlar, kızkardeşler, erkek ve kız kardeşlerin kızları, halalar ve teyzeler. Bu sıralamayı kadınlara dönük olarak da düşündüğümüzde: Babalar, dedeler, oğullar, erkek kardeşler, erkek ve kız kardeşlerin oğulları, amcalar ve dayılar. 2. Süt hısımları: Nesep sebebiyle haram olanlar, süt sebebiyle de haramdırlar. Başka bir deyimle; Süt emenin kendisi, süt emzirenin nesline haram olur. Süt anne, süt ni ne, süt ha la, ve süt kar deş le ev len me ya sa ğı gi bi. 3. Sıhriyyet yoluyla haram olanlar: Kur an-ı Ke - rim de bun lar dört sı nıf ola rak be lir le nir. Üvey an ne, gelin, kayınvalide, üvey kız. Yukarıda belirtilen kimselerle ebedi olarak evlenmek yasaklanmıştır. Ayrıca, geçici evlenme engeli teşkil eden haller de vardır. Bunlar ise, beş sınıfta toplanabilir: 1. İki kız kar deş ile ay nı an da ev len mek. 2. Bir ka dı nı ha la ve ya tey ze si ile bir nikâh al tın da toplamak. 3. Eşler arasında din ayrılığının bulunması. Yalnız müslüman erkek ehl-i kitap kadınla evlenebilir. 4. Ev li olan ka dın. 5. Üç ta lak la bo şan mış olan ka dı nın bir evlilik daha yapmadan ön ce ay nı eski eşi ile evlenmesi. Bu sayılanların dışında kalanlarla hısım olsun veya olmasın evlenmek caizdir. Nitekim Hz. Peygamber (sas) halasının kızı Hz. Zeynep ile evlenmiş, kendi kızı Hz. Fatıma yı ise amcasının oğlu Hz. Ali ile evlendirmiştir. An cak ya ban cı biri ile ev len mek 16 IGMG PERSPEKTİF

17 islam ve hayat için tavsiyede bulunmakta bir sakınca yoktur. Yukarda da ifade edildiği gibi, evliliğe mani olan bu sayılan şeylere dikkat ederek bir aile oluşturulması gerekir. Özellikle medeni hukuk normlarında süt akrabalığı nın evliliğe mani olan bir yasak olduğuna atıf yapılmasa da müslümanlar İslam Hukuku penceresinden olaya bakarak, süt akrabaları ile evlenmemek mecburiyyetindedirler. Yani süt akrabalığı müessesesinin korunması gerekir. Üzülerek ifade etmek gerekirse, zaman zaman süt kardeşler arası evliliklerin ortaya çıkması, facialara sebep olabiliyor. Şöyle ki: Yıllar öncesinden meydana gelmiş olan bir emzirme hadisesi zamanla unutulabiliyor ve farkına varmadan süt kardeşler arasında evlilikler oluyor. Bazan aile çoluk çocuğa karışıyor. Karı-kocanın kardeşler olduğu ortaya çıkıyor. Mecburen evlilik müessesesi dağılıyor. Çocuklar bir anda anasız ve babasız kalıveriyorlar. Madden ve manen yıkımlar söz konusu oluyor. Sağlam toplumun atomu olan aile müessesesini kurmaktan uzaklaşan insanlığa, bu düşünceleri veren bazı şeyler var ki, bunlar nikahın faydasını ve kudsiyyetini anlamayan insanların, nefislerinin aldatmacasından başka bir şey değildir. Bir kere bilmek gerekir ki evlilik, yukarda da işaret edeildiği gibi, peygamberlerin sünnetidir. Evlilik, rızkı artırır ve fakirlikten kurtarır. Bu husus ayet-i kerime de şöylece beyan buyurulmuştur: Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin. Eğer bunlar fakir iseler, Allah kendi lütfu ile onları zenginleştirir. Allah, (lütfu) geniş olan ve (her şeyi) bilendir. (Nur Sûresi, [24:32]) Hz. Peygamber (sav) ise, İffetini korumak üzere evlenen kişiye yardım etmesi Allah üzerine bir haktır (El- Camiu s Sağir, shf. 211, H. No: 3497) buyurmaktadır. Diğer taraftan evliliğin faydası ve tesiri, hem ferdedir, hem cemiyetedir, hem de bütün insanlığadır. İnkarı mümkün olmayan bir gerçek vardır ki, o da karşıt cinslerin birbirlerine olan his, iştiyak ve arzularıdır. Bu da insan tabiatının en önemlilerindendir. İnsanın şehevi arzuları ancak karşıt cinslerin bir araya gelmesi ile tatmine kavuşur. Bunun karşılanması ise, ancak meşru nikahla olmalıdır. Bir müslüman nefsine uyarak, nikahı terkedip gayri meşru yollarla cinsel tatmin yoluna gidemez. Evlat sahibi olmak, nesli devam ettirmek, nesebi korumak ve hayatı devam ettirmek ancak evlilikle mümkündür. Evlenmeyerek, cinsel dürtülerini evlilik dışı yollarla tatmine kalkışan ve çocuk sahibi olmayı düşünmeyen egoist insanlar aslında insanlığa en büyük kötülüğü yapmaktadırlar. Ben yaşıyorum ya gerisi beni ilgilendirmez demek kurtuluş Aile yuvası sorumluluk duygusu canlı tutularak korunabilir. Sorumluluk, yapılan nikahın ne anlama geldiğini hissederek böyle bir yükün altına girmektir. değildir. Sevgi, rahmet ve şefkat duyguları, nezih aile ortamlarında gelişir. Analık, babalık duyguları çocuklar sayesinde olgunlaşır. Evlenerek sorumluluk yüklenemeyen, çoluk çocuğa karışamayan, sevgi, merhamet ve şefkat duygularından yoksun günümüz insanlarını yaşlandıkları zaman nelerin beklediğini hayal etmek bile korkunçtur. Buraya kadar anlatılanlar, evlilik öncesi olabilecek konulardan oluşan malumat idi. Bu madalyonun diğer tarafı ise evlilik sonrası karşılaşılabilecek ve evililik müessesesinin köküne dinamit konulması anlmanına gelen bazı problemlerdir. Evlilik devamı arzulanan bir kurumdur. İslam nikahında aldım-vardım sözlerini ikrar eden karı koca bu sözleri ebediyyen sürecek bir zaman dilimini kapsayacak manada söylerler. Mutlu bir ortamda temeli atılan bu binanın devam etmesi esastır. Bundan dolayı da erkek ve kadın arasında tam bir fedakârlığın yaşatılması gerekir. Çok basit ve sudan sebeplerle aile binasının yıkılması doğru değildir. Nefsin gözü doymaz denilir. Kusursuz insan arayan kendisi yorulur, ama noksansız insan bulamaz. Başkasında noksan ve kusur arayan kişinin kendisinde kim bilir ne kadar eksikler söz konusudur. Eğitim ve karşılıklı anlayışla aşılamıyacak mesele yoktur. Karı koca nefsin ve şehvetin atına binmemlidir. Azıcık bir sabır ve tahammül bir çok problemi yok eder. Aile yuvası sorumluluk duygusu canlı tutularak korunabilir. Sorumluluk, yapılan nikahın ne anlama geldiğini hissederek böyle bir yükün altına girmektir. Evliliğin neticeleri az çok bellidir. Hem erkeğin hem de kadının koruması gerekli olan hakları söz konusudur. Bir de evililiğin meyvesi olan çocuk dünyaya getirildiği takdirde bu defa çocuk haklarının da korunması gündeme gelir. Bunların herbirinin muhafazası için sorumluluk hisleri gelişmiş insanlara ihtiyaç vardır. Adam kendisini tabiri caizse sorumluluktan azade, dağdaki sürüden birisi gibi görüyorsa, belli konularda kendisini tatmin ettikten sonra nemelazımcı ve vurdum duymaz hareket ediyorsa, böyle bir evliliğin devamına imkân yoktur. Maalesef günümüzdeki boşanmaların temel sebeplerinin başında bu iki problem; fedakârlık ve sorumluluk duygularının azlığı gelmektedir. Huzurlu ve sağlam temellere dayalı ailelerden oluşan bir toplum, ideal bir toplumdur. İslam bunu destekler ve tavsiye eder. Onun için de müslüman, nefsinin nikah önündeki aldatıcı oyunlarını bozacak ve meşru ölçüler dahilinde evlilik müessesesini kuracak, evli ise bütün gücünü kullanacak ve sabredecek; zaman zaman evliliğe zarar verebilecek şeylere göğüs gerecek, ama ailesini kurtaracaktır. Öyle basit şeylere tahammülsüzlük göstererek sıcak aile yuvasının yıkılmasına müsaade etmeyecektir. JUNI / HAZİRAN

18 islam ve hayat Spekülasyon bilim olunca Hans Jansen in Hz. Peygamber biyografisi üzerine Ali METE Toplumumuzda dahi görünüşte dine olan ilgi az olsa da Peygamber efendimiz Hz. Muhammed in (sav) hayatına olan ilginin oldukça yüksek oluşu dikkate değer bir nokta. Bilhassa son zamanlarda yayınlanan peygamberin hayatını ele alan ve yeni kaynak eleştirisi yapılmasının gerekliliği üzerinde duran kitaplar bunun bir göstergesi. Hz. Muhammed in (sav) hayatına olan ilgi Geçmişten günümüze Hz. Peygamberin (sav) batı zihnindeki tasavvurunun zamanın ruhuna uygun olarak son derece değişiklik gösterdiği görülüyor. Ortaçağın başlarında Hz. Muhammed (sav) cahil, yalancı peygamber, insanları kandıran veya dolandırıcı olarak nitelendirilirken, 16 ve 17. yy.larda Hristiyanlık içerisindeki tartışmalar dâhilinde Hristiyanlık karşıtı oldu. Daha sonra Aydınlanma döneminde Hz. Peygamber (sav), bir kahraman ve daha sonra da akla yatkın ve basit bir din kuran kişi, bir deha oluverdi. Voltaire in Der Fanatismus, oder Mohammed, der Prophet ( Fanatizm veya Peygamber Muhammed ) isimli oyunuyla İslam peygamberi batıda çoğunlukla Fanatizm ile birlikte anıldı. Ancak günümüzdeki Hz. Peygamber (sav) üzerine yapılan araştırmaların hiçbiri ilk etapta onun kişiliğine yönelmiyor, aksine daha çok onun hakkında bilgiler üretebilecek kaynaklar üzerine yoğunlaşıyor. Burada konu edilen esas soru: Biz ne bilebiliriz? sorusu oluyor ve örneğin Münster Westfälische Wilhelms Üniversitesi İslam Bilimleri Profesörü Marco Schöller, Muhammed in (sav) hayatı, amelleri ve etkisi üzerine kaleme aldığı kıtabına bu soru ile başlıyor. Schöller e göre bir biyografi yazarına elde bulunan kaynakların şüpheli olmalarına ve sahih olmama ihtimallerine karşın eserlerinde bu kaynaklara başvurmaktan başka çare kalmıyor. Emekli Arabistik ve İslam Bilimleri Profesörü ve Hz. Peygamberin (sav) kapsamlı bir biyografisini yazan Tilman Nagel a göre İslam dünya dinleri arasında, belgelere dayanan tarihin aydınlık bir safhasında oluşan bir din ve Nagel bu tespitini temellendirmeye tevessül ediyor. Hans Jansen nın Peygamber biyografisi Hz. Peygamberin (sav) bir diğer biyografisi ise bunun tam aksini iddia eden, İslam ın ilk dönemlerindeki bilgilerin sorgulanması gerektiğini savunan Hollandalı Arabist ve İslam Bilimcisi Hans Jansen tarafından kaleme alındı. Jansen çoğunlukla İslami kaynaklı tezat ve ihtimal dışılıkları ortaya koyarak, bununla Hz. Peygamberi (sav) tarihi açıdan sorgulamayı hedefliyor. Jansen burada büyük ölçüde, kâğıda dökülmeyen ve islami kaynaklı hiçbir şeyi geçerli saymak istemeyen, radikal tarihi-eleştirel (revizyonist) düşünceyi zorlayan Saarbrücken Üniversitesi Din Bilimcisi Karl-Heinz Ohlig e dayanıyor. Hans Jansen Hz. Peygamberin (sav) en eski biyografi yazarı İbn-i İshak ı peygambere hakaret zannedilen her şeyin intikamını çıkarmayı kendisine kutsal bir görev kabul eden bir kısım (S. 23) Müslümanlardan korkması sebebiyle, hoş olmayan bilgileri eserine koymamakla itham ediyor. Buna rağmen olumsuz ifadelerin de dile getirilebileceği kaydıyla, bu alana yönelmek kendisine mantıklı geliyor. Bu bağlamda Jansen, İbn-i İshak ı üzerine derince düşünmeden kabul eden modern İslam bilimini de eleştiriyor. Daha bu noktada Jansen in genel manada Müslümanlar ve dini hassasiyete sahip bütün insanlar hakkındaki düşünceleri açığa çıkıyor. Kitabında sürekli olarak, hikâye şeklinde vaaz olarak nitelendirdiği rivayetleri tarihi bir vakıa gibi algılayan dindar ve imanlı insanlar (S.13) ile modern, dindar olmayan, şüpheci, batılı ve eleştirel bilim adamları arasında sözüm ona bir ayrıma gidiyor. İhtida araştırmaları çerçevesinde din hakkında şu ifadeleri kullanıyor; Din ağlamak veya gülmek gibi bir şey. İyi insanlar gülerse veya ağlarsa, biz ağlıyor veya gülüyoruz. Ancak bunun asıl nedenini daha sonra öğreniyoruz. (S.105) Jansen in bakış açısı Jansen in kafasındaki Hz. Peygamber (sav) resmini şu ifadelerde de görebiliyoruz; Bu dünyadan olmayan bir görev nedeniyle peygamberler dünyada itibar ve güç sahibidirler. Düşmanlarının gözünde onlar, kendileri ve tanrılarının 18 IGMG PERSPEKTİF

19 islam ve hayat onlara yüklediği görev hakkında söyledikleri sorgulanamaz iddiaları dışında, makul bir sebep olmaksızın kendi isteklerini diledikleri gibi zorla kabul ettirebilirler. (S.62) Hans Jansen Hollandacadan Almancaya çevrilmiş olan kitabının daha henüz başında Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed (sav) hakkındaki bilgilerin kendisi için hikâye şeklinde vaaz dan (S.12) başka bir şey ifade etmediğini belirtiyor ve Hristiyanlık veya İslam ın peygambersiz olup olamayacağı düşüncesini yürütmeye başlıyor. Jansen İslam ve Hristiyanlık ayrımı yapmaksızın, Hristiyanlık teolojisinde geniş ölçüde kabul gören tarih (Geschichte) ve dini tarih (Heilsgeschichte) ayrımını İslam dini üzerine aktarmayı deniyor. Burada da İslam ın ilk zamanlarından bugüne, İslami olmayan hiçbir kaynağın gelmediği argümanına dayanan Jansen, bu argümanını Bilimsel açıdan bakıldığında ise İslami olmayan kaynakların bu konulardan bahsetmemesi sağlam bir delil değil (S.18) ifadesiyle şüpheye sokuyor. Bu sözde bilimsel şüphecilik ile Hans Jansen, Peygamberin hayatı üzerinde çalışarak yüzyıllardır gelişmekte olan İslam biliminin alanlarını bilimsellik açısından küçümsüyor ve kitabında mesela şu iddialarda bulunuyor: Muhammed in doğum yılı tam olarak tespit edilemez, ama 552 ve 590 yılları arasında olduğu tahmin edilebilir (S.28), babası ve annesinin isimlerinin doğruluğu az bir ihtimaldir (S.35), Hanımı Hatice nin evlendiklerinde 40 yaşında olması ve yine kendisinin Hira mağarasında ilk vahyin geldiği zaman 40 yaşında olması ihtimal dışı olarak görülüyor (S.68). Şimdi, Hans Jansen in kaynaklara yönelik büyük eleştiriler içeren, bir yandan İslami kaynakların tümünü itham eden ve tartışma çıkarma hedefi taşıyan kitabı, yalnızca bir dereceye kadar gerçek bir tartışma konusu olabilir. Yazar her ne kadar ortaya koyduğu eleştirilerin yüzyıllarca süren tartışmalar neticesinde sonuçlanmış olduğunu dikkate almamış gibi görünüyor ise de, bunların imanın esaslarına (İtikad) ait olmayan konular olmadığından prensip olarak sorgulanma ve tashih edilme konusunun tartışılması mümkündür. Ayrıca kendisinin kaynaklardan yola çıkarak keşfettiğini düşündüğü birçok nokta zaten İslam âlimleri tarafından daha önce tartışılmış ve halen tartışılmaktadır. Sadece bir örnek verecek olursak, Muhammed Hamidullah İslam a Giriş isimli eserinde; Hatice nin 28 veya 40 yaşında olduğu rivayet edilmektedir. Ancak biyolojik nedenlerle daha 7 çocuk daha doğurduğundan ilk rivayeti kabul edebiliriz ifadelerine yer vermektedir. Kitabı okurken yazarın bilimsel bir tartışma oluşturma çabasından ziyade, yukarıda bahsettiğimiz gibi yansız olmayan, spekülatif ve polemik ifadeleri dikkatleri çekiyor. Bu bağlamda filmlerde veya dergilerde tasvir edilen, İslam öncesi Arapların cahiliye döneminde utanç duydukları için kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeleri üzerine şu ifadeler yer alıyor; Bu tasvirleri yeteri kadar gören bir kız çocuğu doğru tarafta doğduğunu düşünerek mutlu olacak. Kız sünneti, başörtüsü ve bakirelik kültüne rağmen ailesinin Müslüman olması ve kendisini diri diri toprağa gömmemeleri onu rahatlatacak. (S.81) Christoph Luxenberg un Kuran ın içeriği ve dilinin Arap dışı etkilerle açıklama denemesine çalışılan Die Syro-Aramäische Leseart des Koran (Kuran ın Süryanca-İramî Okuma Biçimi) isimli eserine dayanan Hans Jansen, ilk vahyin indiği geceden bahseden Kadir Suresi nde belki de noel bayramından bahsedilmiş olabileceği iddiasını öne sürüyor. İslam ın sisteminde İsa nın teolojik manasızlığı, Müslümanların sure 97 de zamanla artık İsa nın doğumundan değil aksine Kuran ın indirilmesinden sonra muhatap kabul edilmesinden kaynaklanabilir. (S.193) Jansen in bir manada saldırdığı çağdaş İslam bilimi tarafından göreceği büyük eleştirileri bir kenara bırakırsak, daha baştan bu mümkün ama kesin değil (S.191) ifadesiyle yumuşatmaya çalıştığı bu iddia ile neyi hedeflediğini anlamak zor. Hz. Muhammed in (sav) hayat hikâyesinin önemi Peygamber in (sav) İslam daki öneminden kaynaklanmaktadır. Allah ın elçisinin hayat hikâyesinin bazı tartışmalı kısımları üzerinden, rivayetler ve hatta peygamber hakkında hayali neticeler çıkarmak öncelikle bilimsel açıdan gayri ciddidir. Kaynaklar: - Hans Jansen, Mohammed. Eine Biografie, C. H. Beck Yayınevi, Marco Schöller, Mohammed, Suhrkamp Yayınevi, Hartmut Bobzin, Mohammed, C. H. Beck Yayınevi, Tilman Nagel, Mohammed - Leben und Legende, Oldenbourg Yayınevi, 2008 JUNI / HAZİRAN

20 dünya Filistin de değişen dengeler Ocak 2009 da yaşanan ve uluslararası sistemin Ortadoğu ya yönelik politikalarının çöktüğünün bir nevi ilanı olan İsrail in Gazze saldırısı, bir kaç açıdan bölgedeki domino taşlarını yeniden düzenlemeyi zarurî kılmıştır. Mehmet ÖZKAN Genel olarak Amerikan devlet başkanları, seçildikleri ikinci ve son dönemlerinde yoğunluğu Ortadoğu ya vererek özellikle Filistin- İsrail Sorununda bir çözüm bulmak için çaba sarf etmişlerdir. Kimileri, zaman yetersizliğinden, kimileri ise bölgedeki siyasî yapının barış eğilimli olmamasından dolayı başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu durum, son kırk yıldır hemen hemen bütün Amerikan başkanlarının paylaştığı ortak bir noktadır. Diğerlerinden farklı olarak, Amerika nın yeni Başkanı Barack Obama seçilir seçilmez, İsrail-Filistin meselesine ilgi gösterecekmiş gibi gözüküyor. Obama nın özel bir Ortadoğu temsilcisini hemen ataması ve seçilmesi sonrasında temsilcinin bölgeye yaptığı ziyaretler, bölgeye yönelik yeni bir siyasetin sinyalleri olarak yorumlanıyor. Tüm bu dış gelişmelerle birlikle, Ortadoğu bölgesi de kendi içinde çeşitli değişim-dönüşüm süreçlerinden geçiyor. Özellikle, İsrail in Gazze ye yönelik saldırısı ve sonrasında İsrail de yaşanan iktidar değişikliği, barışa yönelik adımlara yeni bir engel olarak görülüyor. Bununla beraber, meşruiyetini bölge ve küresel aktörler gözünde artıran Hamas ın barış görüşmelerine katılmasının dile getirilmesi bölge barışı için önemli bir gelişme olarak görülebilir. Bu yazıda, temel olarak bölgesel ve küresel değişmeler bağlamında İsrail-Filistin sorunu ve Hamas ın geleceği değerlendirilecektir. Ocak 2009 da yaşanan ve uluslararası sistemin Ortadoğu ya yönelik politikalarının çöktüğünün bir nevi ilanı olan İsrail in Gazze saldırısı, bir kaç açıdan bölgedeki domino taşlarını yeniden düzenlemeyi zarurî kılmıştır. Bu saldırıların, Amerika daki başkanlık değişimiyle aynı ana denk gelmesi, yeni Başkan Obama nın bölgeye yönelik ilgisini erken çekmiş ve bir nevi, uluslararası toplumun acilen bölgeye yönelmesi gerektiği fikrini bir kez daha gündeme getirmiştir. Bu gelişmeler çerçevesinde, gerek, Avrupa Birliği, gerekse, Birleşmiş Milletler yeni barış girişimleri için altyapı oluşturma açısından bölgeye yeniden ilgi göstermişlerdir. Fakat, burada üzerinde durulması gereken temel nokta, Amerika nın desteğini almayan herhangi bir barış girişiminin, başarı şansının az olduğudur. Bunun farkında olan birçok uluslararası kurum ve kuruluş, bu yüzden, Amerika nın yeni Başkanı Obama nın tavrını beklemeye çekilmiştir. Bush tan geriye kalan enkazı temizlemek ve Amerika adına dünyada yeni bir meşruiyet zemini kurmak isteyen Obama için, Filistin-İsrail sorunu önemli bir gösterge olacaktır. Ancak, Irak, Afganistan, trans-atlantik ilişkileri ile Latin Amerikayla ilişkileri meşru zemine çekme girişimlerinin öncelik ve aciliyeti, Obama ve ekibinin İsrail-Filistin sorununa yönelik kalıcı bir yaklaşım getirmelerini doğal olarak geciktirmiş gözükmektedir. Gazze saldırılarının ortaya çıkardığı en büyük ironi, bölgedeki dengeler üzerinde yaptığı değişikliktir. Filistin de, Hamas ın meşruiyetini artırdığı ve barış sürecine çekilmeye çalışıldığı bir süreçte, savaş sonrasında yapılan İsrail seçimlerinde sağcı Likud partisi iktidara gelmiştir. Likud lideri Başbakan Netanyahu nun aşırı sağcı İsrail 20 IGMG PERSPEKTİF

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI Sıra No ÇANAKKALE İLİ GELİBOLU İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2016 YILI 1. DÖNEM (OCAK-ŞUBAT-MART) VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN ADI SOYADI ÜNVANI YERİ TARİHİ GÜNÜ VAKTİ KONUSU Dr. İbrahim ÖZLER İlçe Müftüsü

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI 5 İÇINDEKILER ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI ÖZET 18 1. MESELE: ZEKÂT VE FİTRENİN AYNI OLUŞU 21 Zekât 21 Fitre (Sadaka-i Fıtr) 22 Sadaka 22 Zekât ve Fitrenin Hikmeti 22 Zekât ve Fitrenin Aynı Oluşu

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ

ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ SİYER-İ NEBİ YARIŞMASI YÖNERGESİ AMAÇ Bu yarışmanın amacı: Anadolu Gençlik Derneği, Liseler Komisyonu bünyesinde Siyer-i Nebi yarışması düzenleyerek, Lise Öğrencilerinin aidiyet

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI

ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI ŞUHUT MÜFTÜLÜĞÜ 2014 YILI II. DÖNEM (NİSAN-MAYIS-HAZİRAN) VA'Z VE İRŞAD PROGRAMI AY S.N ADI VE SOYADI ÜNVANI VAAZ YAPACAĞI YER TARİHİ GÜNÜ VAKTİ Ana Konu Alt Konu Vaaz Konusu 1 H.Basri DÜZDAŞ Müezzin-Kayyım

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI

TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI S.NO TEPEBAŞI İLÇESİ 2016 YILI RAZAMAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAAZ EDENİN VAAZIN TARİH ADI SOYADI UNVANI YERİ VAKTİ KONUSU Tepebaşı Camii 1 05.06.2016 29 Şaban Nalbant Camii Rahman Camii Ramazan'a

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi

Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi Saygının Hakim Olduğu Bir Çalışma Ortamı İlkesi İlke Beyanı: 3M çalışma ortamındaki herkes, kendisine saygıyla davranılmasını hak eder. Saygı göstermek, her bir kişiye eşsiz yetenekleri, geçmişi ve bakış

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ

RAMAZAN AYI ETKİNLİK TAKVİMİ RAMA ZAN GÜNÜ TARİH / GÜN İFTAR PROGRAMI VE YERİ SOHBET PROGRAMI KONULARI SOHBET PROGRAM KONUKLARI İFTAR SAATİ PROGRAM 1 18 Perşembe AKKUŞ Cumhuriyet Meydanı Ramazan ve Oruç Mustafa KOLUKISAOĞLU Ordu Müftüsü

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Avusturya Mutlu Aile Destek ve Danışmanlık Projesi

Avusturya Mutlu Aile Destek ve Danışmanlık Projesi İSLAMDA EVLİLİK ve AİLE HUKUKU و م ن اي ات ه ا ن خ ل ق ل ك م م ن ا ن ف س ك م ا ز و اج ا ل ت س ك ن وا ا ل ي ه ا و ج ع ل ب ي ن ك م م و دة و ر ح م ة ا ن فى ذل ك لاي ات ل ق و م ي ت ف كر ون İçinizden kendileri

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı

MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ. Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı MANİSA AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Melek Arslan Serdaroğlu Sosyal Hizmet Uzmanı 80.YIL ÇOCUK VE GENÇLİK MERKEZİ 26.12.2003 tarihli Genel Müdürlük Onayı ile hizmete başlamıştır. Gündüzlü Kuruluştur.

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu

İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu İSİPAB Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nun Sunumu Sayın Başkan, Değerli Meclis Başkanları, Değerli Katılımcılar, Dördüncü Müslüman Kadın Parlamenterler Konferansı Raporu nu sunmak

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI 24.07.2012 23.07.2012 TESİ 22.07.2012 21.07.2012 RTESİ 20.07.2012 19.07.2012 RAMAZAN TARİH GÜN VAKİT VAİZİN ADI VE SOYADI VA ZIN KONUSU NİLÜFER İLÇE MÜFTÜLÜĞÜ 2012 YILI RAMAZAN AYI ÖZEL VAAZ VE İRŞAD PROGRAMI

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! (Peygamber,) sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah a ve Resûlü ne uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer (sözünüzle niyetinizin aynı olup olmadığını

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA

IUA. Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve. Uluslararası. İdareciler Birliği IUA Uluslararası IUA İdareciler Birliği Ortak yönetim kültürünü paylaşan ülkelerdeki devlet taşra temsilcileri arasında bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak amacıyla 21-23 Kasım 2012 tarihlerinde

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler

KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler Tespitler Modern dünyada ekonomi, hayatın neredeyse tamamını oluşturuyor ve bir araç değil asıl amaç olarak görülüyor. İslam da ise ekonominin, iyi bir

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar...

İÇİNDEKİLER. Sunuş... 1. Konu... 2. Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2. Tarih ve Yer... 2. Amaç ve Hedefler... 3. Katılımcılar... İÇİNDEKİLER Sunuş... 1 Konu... 2 Proje Koordinatörü ve Uygulayıcı Kurum... 2 Tarih ve Yer... 2 Amaç ve Hedefler... 3 Katılımcılar... 3 Yöntem... 3 Kapsam... 4 Projede Görevli Personel... 5 SUNUŞ 21. Yüzyıl

Detaylı

Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik.

Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik. HAYRETTİN KARAMAN HOCAMA CEVAB Muhterem Hayrettin Karaman Hocam,evvela selam eder,saygılar sunarım. 1974 yılı İmam-Hatib talebeliğimden beri sizleri duyduk ve istifade ettik. Ancak sizlerin bazı noktalarda

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA. Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN KADIN KONUKEVLERİ PROJESİ 7 MAYIS 2014-ANKARA Saygıdeğer Misafirler, Değerli Basın Mensupları Aile içi Şiddetle Mücadele İçin Kadın Konukevleri Projesi nin açılış

Detaylı

Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84

Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84 Basın Bülteni Mass İletişim Danışmanlığı / Kemal Arslan kemalarslan@massiletisim.com Tel & Faks: 212 621 41 96 GSM: 0537 388 59 84 Türkiye de kullanımda olan yaklaşık 400 bin asansör, her gün 50 milyon

Detaylı

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür:

NAMUSA SALDIRI. Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Namusa Saldırı 327 NAMUSA SALDIRI Namusa saldırı fiillerini ana hatları ile şu şekilde toplamak mümkündür: Hayayı Ortadan Kaldıran Fiiller 1- Bir kadınla zina etmeye veya bir erkekle ilişkide bulunmaya

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03

Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Erhan tarafından yazıldı. Çarşamba, 31 Ekim 2012 18:03 Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Remzi Güzel, Alevilerin 1400 yıllık gelenekleri olan Ğadir Hum Bayramı nın bir sevgi günü olduğunu

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ

T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ T.C. TRABZON BELEDĠYESĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ YÖNETMELĠĞĠ Amaç MADDE 1 (1)Trabzon Belediyesi Gençlik Meclisi Yönetmeliği nin amacı; gençlerimizin demokratik katılımını sağlayarak temsil kabiliyetini geliştirmek,

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I

Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Şiddete Karşı Kadın Buluşması I Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 10-11 Aralık 2005, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 1 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı