DENEME SINAVI SORU DAĞILIMI TUSEM : Dahiliye : Pediatri : Genel Cerrahi : Kadın Doğum 8. DENEME SINAVI CEVAP ANAHTARI

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DENEME SINAVI SORU DAĞILIMI TUSEM : Dahiliye : Pediatri : Genel Cerrahi : Kadın Doğum 8. DENEME SINAVI CEVAP ANAHTARI"

Transkript

1 DENEME SINAVI SORU DAĞILIMI 1 E 2 B 3 C 4 E 5 D 6 A 7 C 8 C 9 B 10 E 11 A 12 E 13 A 14 C 15 E 16 E 17 A 18 E 19 D 20 E 21 E 22 A 23 B 24 A 25 E 26 D 27 E 28 B 29 A 30 A 1-14 : Anatomi TEMEL BİLİMLER : Histoloji Embriyoloji : Fizyoloji : Biyokimya : Mikrobiyoloji : Patoloji : Farmakoloji TEMEL BİLİMLER 31 A 32 E 33 C 34 A 35 E 36 C 37 A 38 B 39 B 40 E 41 D 42 D 43 A 44 B 45 E 46 D 47 A 48 E 49 A 50 C 51 D 52 A 53 B 54 C 55 C 56 B 57 C 58 E 59 D 60 B 61 A 62 E 63 B 64 C 65 A 66 D 67 A 68 C 69 D 70 C 71 B 72 C 73 B 74 D 75 E 76 B 77 E 78 B 79 E 80 C 81 D 82 D 83 B 84 D 85 B 86 E 87 E 88 D 89 C 90 A 1-42 : Dahiliye : Pediatri KLİNİK BİLİMLER (Dahiliye + Dahiliye Küçük Stajlar) : Genel Cerrahi : Kadın Doğum 8. DENEME SINAVI CEVAP ANAHTARI 91 E 92 D 93 C 94 B 95 D 96 B 97 C 98 E 99 B 100 E 101 C 102 A 103 D 104 C 105 D 106 E 107 A 108 B 109 B 110 A 111 C 112 E 113 D 114 B 115 C 116 B 117 C 118 D 119 B 120 A 1 C 2 C 3 C 4 D 5 E 6 C 7 D 8 A 9 E 10 D 11 C 12 D 13 B 14 C 15 C 16 C 17 C 18 C 19 A 20 E 21 B 22 D 23 D 24 C 25 C 26 C 27 A 28 D 29 C 30 B (Genel Cerrahi + Cerrahi Küçük Stajlar) KLİNİK BİLİMLER 31 D 32 C 33 D 34 B 35 D 36 A 37 D 38 A 39 A 40 E 41 B 42 E 43 A 44 C 45 C 46 D 47 E 48 B 49 D 50 E 51 A 52 E 53 A 54 B 55 A 56 E 57 C 58 D 59 D 60 A 61 D 62 C 63 D 64 C 65 E 66 B 67 D 68 B 69 C 70 A 71 B 72 A 73 C 74 A 75 D 76 B 77 E 78 A 79 C 80 C 81 B 82 A 83 A 84 D 85 B 86 B 87 A 88 E 89 C 90 B 91 A 92 D 93 E 94 A 95 D 96 C 97 A 98 B 99 C 100 C 101 E 102 B 103 C 104 C 105 D 106 C 107 B 108 E 109 C 110 E 111 E 112 A 113 E 114 D 115 C 116 D 117 C 118 C 119 B 120 C Bu cevap anahtarı ile ilgili tartışmalı ve değişiklikleri ( adresinden takip edebilirsiniz.

2 Temel Bilimler / T 41-8 TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1. 1 E I. Foramen rotundum II. Canalis facialis III. Canalis condylaris IV. Canalis caroticus Yukarıda verilen oluşumlardan hangisi/hangileri temporal kemiğe aittir? A) I-II B) I-III C) I-II-III D) II-III E) II-IV Canalis facialis ve canalis caroticus temporal kemikte yer alır. Canalis facialis ten nervus facialis geçer, orta kulak boşluğunun hem arka hem de içyan duvarlarında yer alır; canalis caroticus tan arteria carotis interna geçer ve ortak kulak boşluğunun ön duvarında yer alır. Foramen rotundum ise sfenoid kemiğin ala major ünde yer alır ve nervus maxillaris geçer; canalis condylaris ise oksipital kemiğe aittir ve içinden vena emisseria occipitalis geçer. 2. Aşağıdakilerden hangisi porto-sistemik anastomoz bölgelerinden birisi değildir? 2 B A) Özofagus-mide bileşkesi B) Göğüs arka duvarı C) Göbek çevresi D) Retroperitoneal bölge E) Anorektal bölge Porto kaval şantlar: Özofagus distalinde: vv. gastrica sinistra ya dökülen distal 1/3 özofagus venleri ile v. aygos ve v. hemiazygos a dökülen proksimal özofagus venleri arasında (özofagus varisleri) Göbek çevresinde: V. porta sinistra ya dökülen vv. paraumblicales ler ile v. epigastrica superior ve gene vv. paraumblicales ler ile v. epigastrica inferior arasında (Caput medusa). Retroperitoneal: V. porta ya dökülen kolon venleri ile vena cava inferior a dökülen vv. lumbales ler arasında ve vv. pancreatici ler ile v. renalis sinistra arasında. Anorektal bölge: V. mesenterica inferior yoluyla v. porta ya dökülen v. rectalis superior ile v. iliaca interna ya dökülen v. rectalis medius arasında ve, gene v. rectalis superior ile v. pudenda interna yoluyla v. iliaca interna ya dökülen v. rectalis inferior arasında. 3. Aşağıdakilerden hangisi non sinovyal eklem tiplerinden değildir? 3 C A) Symphysis B) Syndesmosis C) Plana D) Synchondrosis E) Gomphosis Plana tipi eklemler, sinovyal eklemdir ancak eksenleri yoktur, basit kayma hareketleri yaparlar. Başlıca plana tipi eklemler: - Art. acromioclavicularis - Artt. zygaphophysiales (faset eklemler - Artt.costocertebrales - Artt.costotransverseae - Artt.intercarpales - Artt.intertarsales (art.subtalaris en önemlisi) 4. Aşağıdakilerden hangisi nervus medianus felcinden etkilenmez? A) M.flexor digitorum superificialis B) M.flexor digitorum profundus 1-2 C) M.flexor pollicis longus D) M.abductor pollicis longus E) M.flexor pollicis brevis caput profundum 4 E M.flexor pollicis brevis in caput superficiale si nervus medianus tarafından innerve edilir ve tenar tümsek kaslarındandır, caput profundum u ise nervus ulnaris tarafından innerve edilir. 5. Aşağıdakilerden hangisinin dalları nazal septumun beslenmesinde Kiesselbach (Little) anastomozuna katılmaz? A) A.ophthalmica B) A.facialis C) A.palatina major D) A.palatina minor E) A.sphenopalatina 2

3 Temel Bilimler / T D Nazal kaviteyi: - a.carotis interna dan çıkan a.ophthalmica nın a.ethmoidalis anteror ve posterior dalları - a.carotis externa dan çıkan a.maxillaris in a.sphenopalatina dalı ve a.palatina major un ramus septi nasi dalı - a.carotis externa dan çıkan a.facialis in a.labialis superior unun ramus septi nasi dalı besler Kiesselbach anastomozu: - A.ophthalmica nın a.ethmodalis anterior u - A.sphenopalatina nın septal dalı - A.labialis superior un septal dalı - A.palatina major un septal dalı tarafından oluşturulur. A.palatina minor katılmaz. 6. Aşağıdaki kaslardan hangisi nervus trigeminus tarafından innerve edilmez? 6 A A) M.geniohyoideus B) M.mylohyoideus C) M.digastricus venter anterior D) M.pterygoideus lateralis E) M.tensor tympani M.geniohyoideus nervus hypoglossus la birlikte gelen C1 spinal sinirin ön dalı tarafından innerve edilir (ansa cervicalis in pars superior u) Nervus trigeminus un innerve ettiği (1.yutak kavsi kasları): - M.tensor tympani - M.tensor veli palatini - M.masseter - M.pterygoideus lateralis ve medialis - M.temporalis - M.digastricus un venter anterior u - M.mylohyodeius 7. Aşağıdakilerden hangisi uterus un en güçlü asıcı bağı olup içerisinde uterusun otonomlarını barındırır? A) Ligamentum transversum cervicis B) Ligamentum ovarii proprium C) Ligamentum sacrocervicale D) Ligamentum latum uteri E) Ligamentum pubocervicale 7 C Uterusun en güçlü tutucu bağı: lig.transversum cervicis (kardinal bağ) Uterusun en güçlü asıcı bağı: Lig.sacrocervicale (sacrouterina da denir) Uterusun en geniş örtücü bağı: Lig. latum uteri Periton kökenli olmayan ve inguinal kanaldan geçen tek uterus bağı: Lig.teres uteri Lig. ovarii proprium ise overi karın arka duvarına asar ve içersinde overin otonomları ve damarları yer alır. 8. Aşağıdakilerden hangisi veya hangileri nervus facialis e ait ganglionlardandır? I. Ganglion ciliare II. Ganglion pterygopalatinum III. Ganglion geniculi IV. Ganlion semilunare A) I-II B) I-II-III C) II-III D) II-III-IV E) I-IV 8 C Nervus facialis in parasempatik ganlionları - Gg.pterygopalatinum - Gg.submandibulare Nervus facailis in sensitif ganglionu: - Gg.geniculi Gg. ciliare, nervus oculomotorius un parasempatik ganglionudur. Gg.semilunare (Gasser) ise trigeminal sinirin duyusal ganglionudur. 9. Aşağıdakilerden hangisi medulla spinalis in funiculus anterior unda yer almaz? A) Tractus tectospinalis B) Tractus rubrospinalis C) Tractus vestibulospinalis D) Tractus olivospinalis E) Tractus reticulospinalis 9 B EFferent yollardan sadece tractus corticospinalis lateralis ve tractus rubrospinalis, funiculus lateralis te yer alırlar, diğer tüm inen yollar funiculus anterior yerleşimlidir. Ancak tractus reticulospinalis ve olivospinalis funiculus lateralis e de uzanırlar. 3

4 Temel Bilimler / T Aşağıdakilerden hangisi orta kulak arka duvarında yer alır? 10 E A) Canalis caroticus B) Canalis musculotubarius C) Promontorium D) Fenestra rotundum E) Eminentia pyramidalis 11. Aşağıdakilerden hangisinin özel visseral efferent aksonu yoktur? A) N. oculomotorius B) N.trigeminus C) N.facialis D) N.hlossopahryngeus E) N.vagus 11 A Özel visseral efferent aksonlar yutak kavsi kaslarının motor innervasyonunu yaparlar, bunlara branchiomotor lifler de denir. Nervus trigeminus: 1. Yutak kavsi Nervus facialis: 2. Yutak kavsi Nervus glossopahryngeus: 3. Yutak kavsi Nervus vagus: 4. Yutak kavsi Nervus accesorius (bulbar kısmı): 6. Yutak kavsi kaslarını innerve eder. 12. Aşağıdakilerden hangisi nervus radialis tarafından innerve edilir? A) M.coracobrachialis B) M.brachialis C) M.pronator teres D) M.biceps brachii E) M.brachioradialis 12 E M.brachioradialis, radial sinierden innerve edilir, önkola fleksiyon-supiansayon ve pronasyon yaptırır. 13. Sol gözü aşağı dışa bakamayan kişide aşağıdaki nucleuslardan hangisinde lezyon vardır? A) Sağ nucleus nervi trochlearis B) Sol nucleus nervi trochlearis C) Sağ nucleus nervi oculomotorius D) Sol nucleus nervi oculomotorius E) Sol nucleus nervi abducentis 13 A Nucleus nervi trochlearis hasarında karşı tarafın, nervus trochlearis hasarında ipsilateral superior oblik kası felç olur ve o göz aşağı dışa ve aşağı içe bakamaz, vertikal bakışta diplopi görülür. 14. Aşağıdakilerden hangisi diaphragma ürogenitale yi oluşturur? 14 C A) M. İschiocavernosus B) M. Bulbospiongiosus C) M. Transversus perinei profundus D) M. Transversus perinei superficialis E) M. Levator ani Pelvik diyaframı: m.levator ani Ürogenital diyafram: m.transversus perinei profundus Perineal membran ise m.transversus perinei superficialis tarafından oluşturulur. 15. Aşağıdakilerden hangisi eritrosit için doğru değildir? A) Bant 3 proteini klor şifti yapar. B) Glikoforin A kan gruplarını belirler. 15 E C) Eritrosit membranı proteinden zengindir. D) Ankrin molekülü stoplazmada bulunur. E) Eritrosit DNA sı sirkülerdir. Eritrosit DNA içermez. 16. Aşağıdakilerden hangisi kalp debisini artırmaz? 16 E A) Ateş B) Anksiyete C) Nöradrenalin D) Adrenalin E) Asetilkolin Asetilkolin kalp hızını yavaşlatır. Kalp debisini düşürür. 4

5 Temel Bilimler / T Aşağıdakilerden hangisi epifiz için doğrudur? 17 A A) Akşam üzeri melatonin artmaya başlar. B) Melatonin histaminden yapılır. C) Melatonin uykuda azalır. D) Melatonin salgısı alfa adrenarjik aracılıkla olur. E) Melatonin azlığında puberte gecikir. 18. Aşağıdakilerden hangisi pulmoner emboli için doğru değildir? 18 E A) D dimer artar. B) Pro BNP artar. C) Sağ kalp yetmezliği olabilir. D) Tansiyon genellikle düşüktür. E) Hipoksi ve hiperkarbi tipiktir. Pulmoner embolide hipoksi ve hipokarbi oluşur. 19. Karaciğer ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? 19 D A) Portal sahalarda mason boyanma normaldir B) Sinüzoit duvarında kupffer hücresi bulunur. C) Santral ven lobül ortasındadır. D) Disse aralığında kollegen tip 1 yoğundur. E) Hepatosit mikrovillusları sirozda kaybolur. Disse aralığında tip 1 kollegen yoktur. Az miktarda tip 3 kollegen bulunur. 20. Aşağıdakilerden hangisi aort için yanlıştır? A) Aort kompliansı yaşla azalır. B) Komplians sistolik basıncı etkiler. C) Aortta yoğun miktarda elastik lif bulunur. D) Aortta, fibrillin stabilizasyonu sağlar. E) Aort yetmezliğinde diastolik basınç yükselir. 21. Paneth hücresi için aşağıdakilerden hangisi doğru değildir? A) İnce bağırsakta bulunur. B) Lizozim salgılar. C) Antimikrobiyal peptik salgılar. D) Epitel hücresidir. E) Liberkühn kriptasının yüzeyinde bulunur. 21 E Paneth hücresi Liberkühn kriptasının tabanında bulunur. 22. Purkinje hücresi için aşağıdakilerden hangisi doğrudur? 22 A A) Glikojen içerir. B) Miyofibrilden zengindir. C) Gap juntion sayısı azdır. D) Miyokardın içinde bulunur. E) Miyofibriller hücrenin merkezine dizilmiştir. Purkinje hücresi glikojen içerir. 23. Aşağıdaki görme ile ilgili ifadelerden hangisi doğru değildir? 23 B A) Transdusin ile regüle edilir. B) Fosfodiesteraz tip 7 rol oynar. C) Fotona bağlı hiperpolarizasyon oluşur. D) CGMP aralık eder. E) Rodopsin tarafından algılanır. Fosfodiesteraz tip 6 tarafından regüle edilir. 24. Aşağıdakilerden hangisi embriyo dönemi için yanlıştır? A) İlk 3 haftalık süreçtir. B) Organlar gelişir. C) Teratojenlere en açık dönemdir. D) Karaciğer ve pankreas tomurcuğu gelişir. E) El ve ayak tomurcukları gelişir. 20 E Aort yetmezliğinde diastolik basınç düşer. 24 A Embriyo 3-8 haftalık dönemdir. 5

6 Temel Bilimler / T Aşağıdakilerden hangisi eozinofil için doğru değildir? A) Yüksek miktarda arjinin barındırır. B) Parazit hücrelerine karşı reaksiyon gösterir. C) Bazik proteinden zengindir. D) Çift çekirdeklidir. E) CD1A eksprese eder. 25 E Üzerinde FC reseptörü eksprese eder. CD1A langerhans hücresinde bulunur. 26. Aşağıdakilerden hangisi iştah için doğru değildir? A) Leptin iştah kesicidir. B) GLP iştahı azaltır. C) Östrojen iştahı azaltır. D) Endorfin iştahı azaltır. E) TNF iştahı azaltır. 26 D Endorfin iştahı artırır. 27. Aşağıdakilerden hangisi büyüme hormonu için yanlıştır? A) Etkileri için IGF gerekir. B) Stres durumunda artar. C) Egzersizle artar. D) Arjininle artar. E) Progesteron ile artar. 27 E Büyüme hormonu progestoranla azalır. 28. Aşağıdakilerden hangisi rubro spinal yolun görevidir? A) Alt ekstremitte fleksiyon üst ekstremitte ekstansiyon B) Üst ekstremitte fleksiyon alt ekstremitte ekstansiyon C) Üst ekstremitte ekstansiyon alt ekstremitte ekstansiyon D) Üst ekstremite fleksiyon alt ekstremitte fleksiyon E) Üst ekstremite abduksiyon alt ekstremite adduksiyon 28 B Üst ekstremitte fleksiyon alt ekstremitte ekstansiyon 29. Aşağıdakilerden hangisinin retrograd iletici görevi vardır? A) NO B) Histamin C) Oreksin D) Ghrelin E) Kalmodulin 29 A NO, retrograd ileticidir. 30. Aşağıdakilerden hangisi tropomodulinin görevidir? A) Aktin uzunluğunu regüle eder. B) Aktini baştan sonra örter. C) G aktini birbirine bağlar. D) Miyozini stabilize eder. E) Z çizgisini oluşturur. 30 A Aktin uzunluğunu regüle eder. 31. Aşağıdakilerden hangisi GnRH salımını artırır? A) Kispeptin B) Endorfin C) Histamin D) Melatonin E) Katenin 31 A Kispeptin GnRH salımını artırır. 32. Aşağıdakilerden hangisi kan akımı için yanlıştır? A) Polisitemide kan akışı azalır. B) Damar boyu artarsa kan akışı azalır. C) Damar çapı azalırsa kan akışı azalır. D) Nöradrenalin böbrek kan akımını azaltır. E) Dopamin sistemik direnci artırır. 32 E Dopamin sistemik direnci azaltır. 33. Aşağıdaki hormonlardan hangisinin reseptörü hücre membranında bulunur? A) Tiroid hormonu B) Östradiol C) TSH D) Kalsitriol E) Progesteron 33 C Tüm protein-peptid yapılı hormonların reseptörleri hücre membranında bulunurken, steroid hormonların ve tiroid hormonlarının reseptörleri hücre içindedir. 34. Yapısında en çok gliserol bulunan membran lipidi aşağıdakilerden hangisidir? A) Kardiyolipin B) Fosfatidil kolin C) Sfingomyelin D) Glikozil seramid E) Plazmalojen 6

7 Temel Bilimler / T A Kardiyolipin (difosfatidil gliserol) prokaryot membranlarında bulunan bir membran fosfolipitidir. Ökaryotik membranlar içinde sadece mitokondri membranlarında bulunur. Yapısındaki 3 adet gliserolle en çok gliserol içeren membran lipitidir. 35. Birden fazla protein zincirinin bir araya gelerek oluşturdukları son fonksiyonel yapı aşağıdakilerden hangisidir? 35 E A) Primer yapı B) Sekonder yapı C) Süpersekonder yapı D) Tersiyer yapı E) Quarterner yapı Birden fazla protein zincirinin bir araya gelerek oluşturdukları son fonksiyonel yapı quarterner yapıdır. 36. Kollajenin sentezi ve işlenişi sırasında aşağıdakilerden hangisi ekstrasellüler ortamda gerçekleşir? 36 C A) Sinyal peptidinin koparılması B) Prolin ve lizin amino asitlerinin posttranslasyonel modifikasyonu C) Lizil ve hidroksilizil rezidülerinin oksidatif deaminasyonu D) Lizil rezidülerinin glikozilasyonu E) Üçlü helikal yapının meydana gelişi Kollajenin sentezi ve işlenişi sırasında intrasellüler ve ekstrasellüler işlemler. İntrasellüler 1. Sinyal peptidinin koparılması, 2. Prolil ve lizil rezidülerinin hidroksilasyonu, lizil rezidülerinin glikolizasyonu, 3. N ve C terminal uçtaki polipeptid uzantıları sayesinde zincir içi ve zincirler arası S-S bağlarının oluşumu, 4. Üçlü helikal yapının meydana gelişi, Ekstrasellüler 1. Amino ve karboksi terminal uçtan polipeptid uzantıların koparılması, 2. Kollagen fiberlerinin bir araya gelişi, 3. Lizil ve hidroksilizil rezidülerinin oksidatif deaminasyonu, 4. Zincir içi ve zincirler arası çapraz bağlantıların meydana gelişi. 37. Seruloplazminin ferro oksidaz aktivitesinden aşağıdakilerden hangisi sorumludur? A) Bakır B) Sistein C) Demir D) Glukoz E) Serin 37 A Seruloplazmin yapısındaki bakır atomları sayesinde, +2 değerlikli demiri +3 değerliğe yükseltger, bu sayede transferrin ve ferritin gibi plazma proteinin bağlayıp; taşıması ve depolaması sağlanmış olur. 38. Enzimlerin Km değeri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? 38 B A) Bir reaksiyonun maksimum hızının yarısını veren substrat konsantrasyonudur. B) Non-kompetitif inhibisyonda azalır. C) Enzim miktarı ile değişmez. D) Sayısal olarak küçük Km değeri bir enzimin substratına yüksek ilgisini gösterir. E) Kompetitif inhibisyonda artar. Bir enzimin Km değeri, reaksiyonun maksimum hızının yarısını veren substrat konsantrasyonudur. Sayısal olarak küçük Km değeri bir enzimin substratına yüksek ilgisini, sayısal olarak büyük Km değeri ise bir enzimin substratına düşük ilgisini gösterir. Kompetitif inhibisyonda, Km değeri artarken; nonkompetitif inhibisyonda değişmez. 39. Aşağıdaki enzimlerden hangisinin 32 haftalık bir gebede yüksek olması hepatobiliyer sisteme ait bir patoloji düşündürmez? A) 5 nükleotidaz B) Alkalen fosfataz C) Lösin amino peptidaz D) Laktat dehidrogenazın 5 izoformu E) Gama glutamil transferaz 39 B ALP başlıca karaciğer, kemik, plasenta, bağırsak ve bazı kanserlerde ektopik olarak üretilir. Gebelerde plasental kaynaklı olması sebebiyle, 2 ve 3. trimestırda artması, kullanımını gebelerde sınırlar. 40. Glikolizde gliseraldehit 3-P dehidrogenaz reaksiyonuyla elde edilen hidrojen ve elektronlar aşağıdaki yapıların hangisi üzerinden solunum zincirine katılır? A) Sitokrom b B) Süksinat dehidrogenaz C) Sitokrom oksidaz D) Sitokrom-c redüktaz E) Gliserol-3-fosfat dehidrogenaz 7

8 Temel Bilimler / T E Glikolizde gliseraldehit 3-P dehidrogenaz reaksiyonuyla elde edilen hidrojen ve elektronlar ETZ ye mekik sistemleri aktarılır. Karaciğer malat-aspartat mekik sistemini kullanır ve elektronlar mitokondrial NAD + a aktarılarak kompleks I üzerinden girerler. Diğer dokular ise gliserol fosfat mekik sistemini kullanır ve elektronlar mitokondri iç zarına gliserol-3-fosfat dehidrojenaz ile aktarılarak KoQ üzerinden girerler. 41. Adrenalin sentezinde kullanılan amino asit çifti aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir? 41 D A) Triptofan-sistein B) Glisin-serin C) Fenilalanin-triptofan D) Metiyonin-tirozin E) Triptofan-metiyonin Katekolaminlerin öncülü tirozin amino asididir. Katekolamin sentezinde son basamak noradrenalin adrenalin dönüşümü ise bir transmetilasyon reaksiyonudur ve metil vericisi olarak metiyonin kullanılır. 42. Koenzim fonksiyonu olan elektron taşıyıcılar için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? 42 D A) Mitokondrial NADH ın oksidasyonunu, mitokondri iç zarı üzerindeki kompleks I sağlar. B) FAD grubu daima prostetik grup olarak bulunur. C) NADPH indirgen biyosentezlere elektron aktarır. D) NADH koenzim olarak çalıştığı enzimlere kovalent bağlanır. E) Mitokondrial NAD + ın redüklenmesinde sitrik asit siklusu en önemli kaynaktır. NAD ve NADP niasinden, FAD ve FMN riboflavinden sentezlenir. FAD ve FMN çalıştığı enzime kovalent bağlanır yani prostetik gruptur; NAD ve NADP ise hidrojen bağıyla bağlanır. Mitokondrideki tüm NADH lar elektronlarını kompleks I üzerinden aktarır. Bu NADH ların en büyük kısmının kaynağı krebs döngüsüdür. NADPH ın ise elektron aktardığı yerlerden birisi, yağ asit biyosentezi ve kolesterol biyosentezi gibi indirgen biyosentez reaksiyonlarıdır. 43. Aşağıdaki glukoz taşıyacılarından hangisi plazma membranında bulunmaz? A) GLUT 7 B) GLUT 2 C) GLUT 4 D) GLUT 1 E) GLUT 5 43 A Hücre içinde (endoplazmik retikulum membranında) tanımlanmış tek glukoz transporter GLUT 7 dir. 44. Piruvat dehidrojenaz enzim kompleksini aşağıdakilerden hangisi allosterik olarak inhibe eder? 44 B A) ADP B) NADH C) Koenzim A D) İnsülin E) Glukagon Piruvat dehidrojenaz enzim kompleksi, mitokondrinin düşük enerji kıstasları, ADP, NAD + ve KoA ile allosterik olarak aktive edilirken; yüksek enerji kıstasları, ATP, NADH ve asetil-koa ile allosterik olarak inhibe edilir. İnsülin enzimi kovelent modifikasyonla defosforile ve aktive, glukagon enzimi fosforile ve inhibe eder. 45. Glikojen yıkımında kullanılan enzimlerden 1,6-glikozidaz enziminin aktivitesiyle aşağıdakilerden hangisi oluşur? A) Glukoz-1-fosfat B) Glukoz-6-fosfat C) Glukoz-1,6-bisfosfat D) UDP-glukoz E) Glukoz 45 E 1,6-glikozidaz enzimi glikojenin dallarını yıkar ve serbest glukoz oluşturur. 46. Fosfoglukonat yolu için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Fagositik hücrelerin sentezlediği H 2 O 2 yi oluşturmak için NADPH sentezi B) Pentozların glikolize dahil edilmesi C) Nükleotid sentezleri için 5 karbonlu şekerlerin sağlanması D) Detoksifikasyon için glukronik asit oluşumu E) Biyosentezler için indirgen güç oluşumu 8

9 Temel Bilimler / T D Fosfoglukonat yolu pentoz fosfat yolunun diğer adıdır. Yolağın iki temel amacı NADPH oluşumu ve riboz-5-fosfat oluşumudur. Riboz-5-fosfat ya pürin ve pirimidin nükleotidlerinin yapımı için kullanılır veya kullanılmayacaksa yolağın sonunda glukoz-6-fosfat üzerinden glikolize dahil edilir. NADPH ise özellikle 4 farklı yerde önemlidir. 1) yağ asidi ve kolesterol biyosentezi gibi indirgen sentezlerde, 2) H 2 O 2 nin suya indirgenmesinde, 3) ksenobiyotiklerin uzaklaştırılması için gereken faz I hidroksilasyonunda, 4) fagositik hücrelerin süperoksit anyon (O 2- ) oluşturmak için kullandığı NADPH oksidazın çalışması için gereklidir. 47. Siklooksijenaz yolunda ilk oluşan prostanoid aşağıdakilerden hangisidir? A) PGG 2 B) PGH 2 C) PGD 2 D) PGE 2 E) Prostasiklin 47 A PGG2 ilk sentezlenen prostanoiddir. PGH2 ise aktif diğer tüm prostaglandinlerin öncülüdür. 48. Aşağıdaki moleküllerden hangisinin endojen sentezi sırasında karbon kaynağı olarak asetil-koa kullanılmaz? A) Asetoasetik asit B) Dolikol C) Palmitik asit D) Kalsitriol E) Ubikitin 48 E Asetil-KoA dan sentez sırasında karbon atomu alan başlıca üç sentez vardır. Yağ asitleri, kolesterol ve ketonlar asetil-koa karbonları ile sentezlenir. Kolesterol biyosentezinin ara maddesi farnezil den sentezlenen dolikol ve KoQ nun karbon kaynağı da bu yüzden asetil-koa olur. Kolesterolden sentezlenen steroid hormonlar, safra asit-tuzları ve D vitamini (kalsitriol) de karbonlarını asetil-koa dan almış olurlar. 49. LDL nin reseptör aracılı endositozla hücre içine alınması ve hücre içindeki metabolizması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Hücre yüzeyinde LDL reseptör sayısı artar. B) HMG-KoA redüktaz allosterik inhibe olur. C) ACAT enzimi aktive olur ve kolesterol esterleşir. D) Apo B100 ve Apo E proteinleri endositozda gereklidir. E) Klatrin proteinine ihtiyaç vardır. 49 A 50. Aşağıdakilerden hangisi sekonder safra asitidir? A) Kolik asit B) Kenodeoksikolik asit C) Deoksikolik asit D) Glikokolik asit B) Taurokenodeoksikolik asit 50 C Kolik ve kenodeoksikolik asitler karaciğerde kolesterolden sentezlenen primer safra asitleridir. Karaciğer peroksizomlarında bunların bir kısmı, glisin ve taurin ile konjuge olur safra tuzlarını oluşturur (glikokolik asit, glikokenodeoksikolik asit, taurokolik asit, taurokenodeoksikolik asit). Barsağa dökülen safra asitlerinden bakteriler sekonder safra asitleri olan, deoksikolik asit ve litokolik asit gibi sekonder safra asitlerini oluştururlar. 51. Aşağıdakilerden amino asitlerden hangisi vazodilatör bir ajanın öncülüdür? 51 D A) Glisin B) Tirozin C) Triptofan D) Arginin E) Glutamat Arginin, NO sentaz enzimi ile sitrüllin ve nitrik oksit (NO) oluşturur. NO vazodilatör ve trombosit adezyon-agregasyonunu engeller. 52. mrna nın sentezi ve posttranskripsiyonel modifikasyonu için aşağıdakilerden hangisi gerekli değildir? 52 A A) RNA primaz B) Ribonükleotidler C) Küçük nükleer RNA D) Magnezyum E) RNA polimeraz II mrna sentezini RNA polimeraz II yapar. Sentezde DNA kalıbı okunurken, ribonükleotidler kullanılır ve magnezyum gerekir. Sentez sonrası işlenirken (posttranskripsiyonel modifikasyon) intronları çıkaran, ekzonları uç-uca ekleyen ise küçük nükleer RNA dır. 53. Aşağıdakilerden hangisi ürik asit artışına neden olmaz? 53 B A) Gut hastalığı B) Orotik asidüri C) Lesch-Nyhan hastalığı D) von-gierke hastalığı E) Fazla fruktozlu diyet Gut, Lesch-Nyhan, von-gierke hiperüriseminin genetik, fazla fruktozlu diyet ise beslenme kaynaklı nedenidir. Orotik asidüri pirimidin sentezinde kalıtsal bir enzim eksikliğidir. 9

10 Temel Bilimler / T Aşağıdakilerden hangisi B12 vitaminin besinlerde yer alan koenzim formlarının öncülüdür? A) Metilkobalamin B) Aquakobalamin C) Hidroksikobalamin D) Adenozilkobalamin E) Transkobalamin 54 - C B12 vitaminin koenzim formları, metil ve adenozil kobalamindir. Aquakobalamin depo, siyanokobalamin ise ticari preperatlardaki formudur. B12 vitamini dokuya hidroksikobalamin olarak girer, koenzim formlarına dönüşür. 55. Nötropenik hastalarda Pseudomonas aeruginosa ya bağlı septik şok gelişiminden aşağıdakilerden hangisi sorumlu tutulur? A) Katalaz B) Flagella C) Lipit A D) O polisakkarit E) Elastaz 55 C LİPOPOLİSAKKARİD (ENDOTOKSİN) Gram negatif bakterilerin duvarı parçalandığında ortaya çıkan lipopolisakkarit maddeye endotoksin denir. Endotoksin kromozom tarafından kodlanır ve üç kısımdan oluşur. 1. Lipit A: Endotoksinin toksik etkilerinden sorumludur. Tüm endotoksinler ateş, hipotansiyon ve septik şoka neden olur. 2. Kor polisakkarit: Grup spesifik antijendir. Tüm gram negatiflerde aynı yapıdadır. 3. Polisakkarit: Tür spesifik antijendir adet tekrarlayan şeker ünitelerinden oluşur. O somatik antijeni diye bilinir ve IgM sınıfı antikor yanıtına neden olur. E. coli ve Salmonella (2000 tür) gibi bir çok gram negatif bakterilerin tiplendirilmesi için kullanılır. Neisseria ve H. influenzae de O antijeni bulunmaz, çünkü bu bakterilerin endotoksini lipopolisakkarit değil lipooligosakkarit yapıdadır. Shwartzman ve Jarish herxheimer reaksiyonuna neden olan hücre duvarı yapı taşı lipopolisakkarittir (endotoksin) ve bu reaksiyona neden olan temel sitokin TNF-alfa dır. Bu durumda sitokin yanıtını baskılamak için steroid kullanılabilir. Limulus lizat testi bir sıvıda endotoksin varlığını tespit etmek için kullanılır. 56. Aşağıdaki hastalıklardan hangisinde cilt veya yumuşak doku örnekleri mikrobiyolojik tanı açısından değer taşımaz? A) İmpetigo B) Kızıl C) Erizipel D) Gazlı gangren E) Meningokoksemi 56 B Kızıl: Genellikle streptokokal faranjitin bir komplikasyonu olarak lizojenik bir bakteriyofajla kodlanan eritrojenik toksine (pyrojenik ekzotoksin) bağlı gelişir. 1-2 günlük inkübasyon döneminden sonra gövdenin üst kısmı ve boyundan başlayan basmakla solan makülopapüler döküntüler tüm vücuda yayılır. Döküntüden dolayı deri zımpara kağıdı gibi pürtüklüdür ve ağız çevresinde döküntü olmaz (perioral solukluk). Derinin kıvrım yerlerinde görülen döküntü yoğunlaşmasına pastia çizgileri denir. Dilde beyaz çilek dili ve daha sonra bu beyaz örtünün kaybolmasıyla birlikte papil ödemine bağlı kırmızı çilek dili gelişir. Döküntü deskuamasyonla kaybolur. El ve ayaklarda eldiven çorap tarzında deskuamasyonlar görülür. Bağışıklık eritrojenik toksinin tipine bağlı olduğundan tekrar kızıl geçirilebilir. Kızamıkçık, 6. Hastalık ve kawasaki sendromu gibi hastalıklarla karıştırılabilir. Kızıl toksini deri içi verilerek kızıla duyarlılık araştırılabilir (Dick testi). Schultz Charlton sönme olayı ile döküntünün kızıla ait olup olmadığı anlaşılır (Döküntü bölgesinde deri içine antitoksin verildiğinde döküntünün solması). 57. Sık antijenik değişiklik nedeniyle tekrarlayan reenfeksiyonlara neden olan ve bu nedenle aşı geliştirilemeyen, bir milyonun üzerinde serotipi bulunan etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Chlamydia trachomatis B) Neisseria meningitidis C) Neisseria gonorrhoeae D) Streptococcus pneumonia E) Staphylococcus aureus 57 C Sık Antijenik Değişiklik Neisseria gonorrhoeae (pili proteinleri) Borrelia recurrentis (antijenik şift ile dış membran proteinlerinde değişiklik) Salmonella typhimurium (2 flagellar varyant) Trypanosoma (homolog rekombinasyon) İnfluenza (genetik reassortment ile antijenik şift) 10

11 Temel Bilimler / T Aşağıdaki enfeksiyon ajanlardan hangisi aşı içeriğinde adjuvan olarak kullanılabilir? A) Hepatit A B) Hepatit B C) Kızamık D) Clostridium tetani E) Mycobacterium bovis 58 E Adjuvan: Kendisi antijen olmadığı halde birlikte bulunduğu antijenin gücünü arttıran maddelerdir. Özellikle aşıların hazırlanmasında kullanılır (Alüminyum, civa vb.), en kuvvetli adjuvan Freund adjuvanıdır (Mycobacterium duvarında bulunan waks D ve parafin gibi). 59. Karbapenemler aşağıdaki etkenlerden hangisinin tedavisinde kullanılmaz? A) Yara enfeksiyonuna neden olan Pseudomonas aeruginosa B) Genişlemiş spektrumlu betalaktamaz üreten Escherichiae coli C) Metisiline duyarlı Staphylococcus aureus D) Stenotrophomonas maltophilia ya bağlı pnömoni E) Penisiline dirençli Streptococcus pneumoniae 59 D Beta-laktamaz grupları ve genel özellikleri (Ambler sınıflaması) Sınıf A: Genişlemiş spektrumlu beta laktamazlar (GSBL) bu gruba girer. Genellikle antibiyotik kullanımına bağlı olarak plazmid kontrolünde gelişen bir dirençtir. GSBL (veya ESBL) üretimi en sık Klebsiella spp. ve E. coli suşlarında görülür. GSBL üreten suşlar karbapenemler hariç tüm beta- laktamlara dirençli kabul edilir. Bu durum hastane enfeksiyonları için risk oluşturur. Sınıf B (metallo betalaktamaz): Bu direncin gelişebilmesi için çinko iyonuna ihtiyaç vardır. Stenotrophomonas maltophilia, Bacteroides fragilis, Aeromonas ve Legionella suşları bu dirençte genellikle karbapenemlere dirençlidir. Sınıf C: Genellikle gram negatif bakterilerde görülür ve kromozomal lokalizasyonludur. İndüklenebilir beta-laktamazlar bu grupta yer alır, yani bir beta laktam antibiyotiğin varlığında ortaya çıkarlar ve klavulonik asitle inhibe olmayan tek betalaktamaz grubudur. İndüklenebilir beta- laktamaz en sık P. aeruginosa da görülmekle birlikte Enterobacter cloacae, Citrobacter freundii ve Serratia marcescens de de gözlenir. Buna rağmen Pseudomonas aeruginosa suşlarına karşı en etkili betalaktam antibiyotiğin karbapenem olması bu antibiyotiğin OprD diye bilinen özel bir kanal sistemini kullanmasına ve molekül ağırlığının düşük olmasına bağlanabilir. Sınıf D: Oksasilini parçalayan oksasilinazlar bu gruptadır. 60. On aylık bir çocukta 39.8 C ateş ve letarji tespit edilmiş olup BOS örneğinde gram negatif koko-basiller görülmüştür. Bu hastada olası etkene göre uygulanması gereken aşının özelliği aşağıdakilerden hangisidir? A) Trivalan ölü aşı B) Kovalen bağlı protein- poliribitol aşı C) 23 serovarlı polisakkarit aşı D) Heptavalan polisakkarit protein konjuge aşı E) Vi antijeni içeren polisakkarit aşı 60 B Küçük gram negatif kokobasil. Polisakkarit kapsülü bulunan H. influenzae üst solunum yolu florasında bulunmamasına rağmen özellikle çocuklarda % 2-4 oranında nazofarinks taşıyıcılığı bulunabilir. Kapsülsüz türler ise nazofarinks florasında bulunur (%50-80). Kapsülü poli ribitol fosfat yapısında (PRP) olup antijeniktir. Özgül antiserumlarla yapılan kapsül şişme reaksiyonuyla tanı konabilir (S. pneumoniae de olduğu gibi). Polisakkarit kapsülüne göre altı serotipe ayrılır (a, b, c, d, e, f). En virülan olan serotip b dir ve invazif hastalıkların %90 ından sorumludur. 61. Aşağıdaki hastalıklardan hangisinde deri döküntüsünden yapılan kültürde etken üretilemez? A) Stafilokokal toksik şok sendromu B) Meningokoksemide peteşiyal döküntü C) Kandidemili hastalarda püstüler lezyonlardan D) Eritema kronikum migrans E) Tifolu hastalarda rozeollerden 61 A Toksik şok sendromu: Toksik şok sendromu toksini-1 (TSST-1, enterotoksin F veya pyrojenik ekzotoksin C) ısıya dirençli bir süper antijendir. Toksik şok sendromunda major kriterler; - Ateş (> 38.8 o C) - Hipotansiyon - Diffüz maküler eritematöz döküntülerin yaygın deskuamasyon gösterdiği bir tablodur (el ayası ve ayak tabanında da döküntü olur). Kusma, ishal ve yaygın organ tutulumu görülür. Uzun süreli vajinal tampon kullanan bayanlarda görülebilir. Menstiruasyon dışında meydana gelen toksik şok sendromundan enterotoksin B ve C sorumludur. Etken kan kültüründen izole edilemez. Serolojiyle tanı konabilir fakat TSST e karşı meydana gelen antikorlar %50 vakada hasta düzeldikten sonra ortaya çıkar. TSST i aerobik ortamda ve nötr ph da salındığından apse formasyonu (asit ph ve anaerob) oluşturan S. aureus suşları TSST salgılamaz. 11

12 Temel Bilimler / T Tipik ve atipik pnömoni ayrımının net olarak yapılamadığı durumlarda aşağıdaki antibiyotiklerden hangisinin kullanılması uygun değildir? A) Klaritromsin B) Levofloksasin C) Azitromisin D) Doksisiklin E) Sefiksim 62 E Tipik ve atipik pnömoni arasındaki farklılıklar Özellik Mycoplasma (Atipik pnömoni) Pnömokokal pnömoni (Lober pnömoni) Faranjit Yaygın Yok Başlangıç Yavaş Hızlı Ateş Subfebril (< 39 0 C) Yüksek C (titremeyle yükselir) Öksürük Paroksismal nonprodüktif, Prodüktif zamanla prodüktif hal alır Balgam görünümü Normal Kanlı/ pürülan Balgamda hücre Lenfosit veya lökosit Lökosit (bol nötrofil) Balgamın gram Yok Var boyasında etken Kanlı ve çukulatalı Yok Var agarda üreme Plörotik göğüs Yok Var ağrısı Ampiyem veya Yok Bazen pevral effüzyon Komplikasyonlar Otit, büllöz miringit, eritema multiforme major, otoimmün hemolitik anemi, Bakteriyemi, menenjit, otit ve Plevral effüzyon myokardit ve perikardit Tedavi Makrolit veya kinolon Beta laktamlar 63. Tavuk yedikten 12 saat sonra karın ağrısı, bulantı ve ishal yakınmaları başlayan bir hastanın dışkı kültüründe üreyen laktoz negatif, H2S pozitif, gram negatif bakteri aşağıdakilerden hangisidir? A) Shigella dysenteriae B) Salmonella enteritidis C) Pseudomonas aeruginosa D) Escherichia coli E) Campylobacter jejuni 63 B SALMONELLA TANI: Hastalığın 1. haftasında en iyi sonucu kan kültürü ve kemik iliği asprasyon kültürü (sırasıyla % 80 ve % 90 duyarlı) verir. Gaita ve idrar kültürü 2. ve 3. haftalarda iyi sonuç verir. İkinci haftadan itibaren serum aglutininleri artmaya başlar ve 5. haftada maksimum seviyeye ulaşır. Hastalık remisyona girdikten sonra da düşük seviyede devam eder. Salmonellalar laktoz etki etmediğinden MacConkey veya EMB agar besiyerinde renksiz koloniler oluşturur. TSI besiyerinde alt kısım sarı (asit), üst kısım kırmızı (alkali) görünüme neden olduğu gibi, gaz oluşturur ve besiyerinde ferroz sülfat bulunduğundan hidrojen sülfid (H 2 S) oluşturarak besiyerini siyaha boyar (Salmonella H 2 S +, Shigella H 2 S -). S. typhi diğer salmonellalardan farklı olarak gaz oluşturmaz ve az miktarda H 2 S oluşturur. Salmonellaların besiyerindeki görünümü proteusla karışır, fakat proteusun üreazının pozitif olması ayırt edici bir özelliktir. Besiyerinde üreyen kolonilerden özgün antiserumlarla (O, H, Vi) tiplendirme yapılabilir. 64. Sinüziti olan hastada üreyen etkenin laktozu, sükrozu ve glukozu fermente etmediği tespit ediliyor. Amoksisilin tedavisine cevap vermeyen hastada etken olarak aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? A) Streptococcus pneumoniae B) Streptococcus pyogenes C) Branhamella catarrhalis D) Neisseria meningitidis E) Haemophylus influenzae 64 C Branhamella catarrhalis Normal konakta nazofarinkste kolonize olan immünitesi düşük kişilerde otit, sinüzit, bronşit ve pnömoni oluşturabilen bir etkendir. Oksidaz ve DNAase ı pozitif gram negatif diplokoktur. DNAase S. aureus ve S. pyogenes de de pozitiftir. Yüsek oranda (% 90) beta laktamaz salgıladığı için tedavide amoksisilin klavulonik asit gibi betalaktam inhibitörlü bir kombinasyon kullanılmalıdır. Gram negatif diplokokların özellikleri Gram negatif diplokoklar Neisseria meningitidis Neisseria gonorrhae Moraxiella (Branhamella) catarrhalis Fermentasyon DNAse Beta Tedavi Glukoz Maltoz laktamaz Yok Penisilin Bazen Seftriakson Çoğunlukla Amoksisilin klavulonik a. 65. Menenjiti olan 15 günlük bir yenidoğanda beyin omurilik sıvısının incelenmesi sonucunda gram pozitif basiller görülmüş olup kültürde üretildiğinde beta hemoliz yapan ve CAMP testi pozitif etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Listeria monocytogenes B) Streptococcus agalactiae C) Staphylococcus aureus D) Corynebacterium diphtheria E) Haemophylus influenza 12

13 Temel Bilimler / T A LİSTERİA TANI: Gram pozitif L vaya V şekinde görünüm arzeden bir basildir, bu nedenle derinin normal flora üyesi olan corynebacterium (difteroidler) ile karışır. Klinik örnekler 4 o C de bekletildiğinde bakteri çoğalır ve buna soğukta zenginleştirme denir. Soğukta zenginleştirme listeria ve yersinia da görülür. 37 o C de hareketsiz, 22 o C de takla atar şekilde hareket eden listeriya hareketsiz olan corynebacteriumlardan bu sayede ayrılır. Koyun kanlı agar besiyerinde üreyen kolonilerin etrafında hemolitik streptokoklarda olduğu gibi beta hemoliz zonu oluşur fakat katalazının pozitif olmasıyla streptokoklardan ayrılır. CAMP testi pozitif olup şekerleri fermentasyonla parçalar fakat gaz oluşturmazlar. BOS incelemesinde bakterinin tespit edilememesi çok önemli bir özelliğidir, çünkü BOS ta bakterinin tespit edilebilmesi için gerekli olan sınır konsantrasyonun (10 4 /ml) altında bakteri bulunur (birçok bakteriyel menenjit etkeni BOS ta tespit edilebilir). 66. Akut Ebstein-Barr virus enfeksiyonu geçirmekte olan bir çocuğun serumunda, I. Anti-EA (erken antijen) IgG II. Anti-VCA (viral kapsid antijeni) IgM III. Anti-VCA (viral kapsid antijeni) IgG IV. Anti-EBNA (Ebstein-Barr virus çekirdek antijeni) antikorlarından hangilerinin bulunması beklenir? A) Yalnız IV B) Yanlız II C) II ve IV D) I, II ve III E) I, II, III ve IV 66 D Epstein Barr virüs serolojisi Heterofil Downey VCA VCA EA EBNA-1 Yorum antikor hücreleri IgM IgG IgG IgG +/- +/ /- - Akut enfeksiyon Geçirilmiş enfeksiyon (R) + Burkitt lenfoma (D) + Nazofarinks karsinomu 67. HTLV- 1 e bağlı gelişen T hücreli lenfositik lösemi gelişme mekanizması aşağıdakilerden hangisidir? A) IL- 2 reseptör aktivasyonu B) MHC- 2 aktivasyonu C) Gama interferon salınımı D) Alfa interferon salınımı E) c- myc proteinleri 67 A HTLV-1 (Human T-cell leukemia virüs) HTLV-1 in neden olduğu hastalıklarda T lenfositlerin çekirdekleri çiçek demeti şeklindedir. a. Erişkin T hücreli lenfositik lösemi (latent dönem yıl): HTLV-1 Tax proteini aracılığıyla devamlı IL-2 (T lenfosit büyüme faktörü- otokrin aktivatör) salınımına neden olarak T lenfositlerin kontrolsüz çoğalmasına ve erişkin T hücreli lenfositik lösemiye neden olur. Ayrıca Tax proteini tümör süpressör p53 ü inhibe eder. Derinin en sık görülen lenfoması mycosis fungoides te olduğu gibi HTLV- 1 de pautrier mikroapseleri görülür. b. Myelopati (Tropikal spastik pareparezi): Bacaklarda ilerleyici zayıflama ve multipl skleroza (MS) benzer klinikle seyreden demiyelinizan otoimmün bir hastalıktır. MS den farklı olarak remisyon göstermez. 68. AIDS hastalarında en sık rastlanan intrakranial enfeksiyon etkeni aşağıdakilerden hangisidir? A) İnsan Herpes virüs tip 8 B) Crptococcus neoformans C) Toxoplasma gondii D) Ebstain Barr virüsü E) Herpes simpleks 68 C TOKSOPLAMASMA İmmünitesi sağlam konakta - Genellikle asemptomatik - Semtomatik enfeksiyon sıklıkla polilenfadenopati şeklinde görülür. Özellikle posterior servikal lenfadenopati ile birlikte çocuklarda polilenfadenopati ve erişkinde ise tek bir lenfadenopati ile karakterizedir. Lenfadenopati (%60) 1-2 ay içinde kaybolurken, bazen aylar sürebileceği gibi %6 vakada normale dönmez. - Az bir kısmı enfeksiyoz mononükleazise benzer semptomlara neden olabilir (heterofil antikor negatif). İmmün yetmezliklilerde (AIDS vb) AIDS lilerde santral sinir sistemi enfeksiyonlarının en sık etkeni toksoplasmadır. - Ensefalit (meningoensefalit): Genellikle endojen kistin reaktivasyonu sonucunda gelişir. - Serebral apse (ring enhancing mass). Beyin MR ında mutifokal hipodens alanlar görülür. - Oftalmik toksoplazmozis: Tek taraflı koryoretinit. 13

14 Temel Bilimler / T Gansiklovir dirençli sitomegalovirüs enfeksiyonlarının tedavisinde tercih edilecek antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir? A) Valgansiklovir B) Asiklovir C) Ribavirin D) Foskarnet E) İdoksuridin 69 D Antiviral ilaçlar İLAÇ ETKİN OLDUGU VİRUS ve ÖNEMLİ NOTLAR DNA polimeraz enzim inhibitörleri (genellike herpes virüs enfeksiyonlarında kullanılır) Asiklovir HSV ve VZV. (Zovirax) Etkili olabilmeleri için viral timidin kinaz enzimiyle aktif metabolitine dönüşmesi gerekir. CMV ün timidin kinazı yoktur. Famsiklovir Nörotoksik (deliryum, tremor) ve nefrotoksik yan etkileri Pensiklovir vardır. Asiklovir, intratübüler kristal oluşumu ile obstrüksiyona neden olduğundan akut böbrek yetmezliğine yol açar. Valasiklovir Vidarabin HSV ve HBV Idoxuridine Herpes keratitinde kullanılır, Timidin kinaz inhibitörüdür ve sadece lokal uygulanır. Trifluorotimidin Herpes keratitinde kullanılır, sadece lokal uygulanır. Gansiklovir CMV. Timidin kinaza ihtiyacı yoktur, virüsün kodladığı fosfokinaz enzimiyle aktivite kazanır. Kullanımını kısıtlayan en önemli Valgansiklovir yan etkisi kemik iliği süpresyonudur. Fomivirsen CMV. Sentetik tek iplikli DNA molekülü. CMV mrna sının komplementeri olduğundan sadece sitomegalovirüs mrna sını inhibe eder. Sitomegalovirüs retinitinin tedavisinde intravitreal uygulanır. Sidafovir Herpes grubu virüsler, HPV, adenovirüs, poxvirüsüne etkili nükleotid analoğudur. Yarı ömrü uzundur, doz kısıtlayıcı yan etkisi nefrotoksik etkisidir. Oral yoldan absorbe olmaz. Fosfonoformat CMV. Aktivasyona gerek duymaz. FOScarnet Pirofosfat analoğu olduğundan pirofosfat bağlarını inhibe eder. DNA polimeraz enzim inhibitörlerine dirençli suşların tedavisinde kullanılır. Geri dönüşümlü Nefrotoksisite ve fosfatemi oluşturur. 70. Pneumocystis jiroveci nin metanamin gümüş boyası ile incelenmesi durumunda en güvenilir tanı koydurucu form aşağıdakilerden hangisidir? A) Trofozoid B) Prekist C) Kist D) Metakistik trofozoid E) Metakist 70 C PNEUMOCYSTİS JİROVECİ (Eski adı P. carini) Temel olarak solunum yoluyla bulaşmasına rağmen bulaş yolları ve rezervuarı tam aydınlığa kavuşmamıştır. AIDS lilerde en sık rastalanan fırsatçı patojen, en sık rastlanan pnömoni etkeni, en sık rastlanan mantar (eskiden kandidaydı) ve ölüme en sık neden olan etkendir. Yaptığı pnömoniye plazma hücreli pnömoni denir (diffüz bilateral interstisyel plazma hücreleri) fakat AIDS lilerde plazma hücreleri bulunmaz. Ekstrasellüler bir patojendir. Tip 1 alveolar epitel hücre yüzeyini kapatarak gaz alışverişini bozar. Ateş, nonprodüktif öksürük ve prodüktif dispne görülür. Laktat dehidrogenaz seviyesi 500 mg /dl nin üzerindedir fakat spesifik değildir. HIV enfeksiyonu olanlarda pnömotoraks geliştiğinde P. jiroveci den şüphe edilmelidir. TANI: Kültürü yapılamamıştır ve gramla boyanmaz. Giemza ve metanamin gümüş boyasıyla boyanabilir. İnce duvarlı trofozoid ve kalın duvarlı kisti vardır. Kistinin içinde sekiz adet intrakistik cisimcik bulunur. 71. Akut miyelositer lösemi nedeniyle tedavi gören ve 10 gündür nötropenik olan bir hastada, nötropenik ateş nedeniyle başlanan antipsödomonal antibiyotiklere yanıt alınamıyor. Ateş dışında yakınması olmayan hastanın akciğer grafisi normal bulunuyor. Çekilen bilgisayarlı toraks tomografisinde buzlu cam alanı ile çevrili nodül saptanıyor. Bu hastada en olası ön tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Stafilokok pnömonisi B) İnvaziv pulmoner aspergilloz C) Tüberküloz D) Sitomegalovirus pnömonisi E) Pneumocystis jirovecii pnömonisi 71 B - İnvazif aspergillozis: Nötropeni, hematolojik malignitesi ve kemik iliği transplantasyonu yapılmış olanlarda nekrotizan bir bronkopnömoni tablosuna neden olur. En sık etken Aspergillus fumigatus tur. - Akciğer tomografisinde önce halo sonra hilal belirtisi görülür. - Serumda; Galaktomannan antijeni β- glukan antijeni D- mannitol antijeni gösterilebilir. 72. Deride enfeksiyona neden olan, sabouraud dekstroz agar besiyerinde oda ısısında 1-4 haftada üreyen küf kolonilerinde bölmeli hifler, makro ve mikrokonidiumlar saptanan mantar hücresi aşağıdakilereden hangisidir? A) Candida albicans B) Aspergillus fumigatus C) Trichophyton rubrum D) Malessezia furfur E) Sporosthrix schenckii 14

15 Temel Bilimler / T C T. pedis (atlet ayağı): Erişkinde en sık ratlanan mantar enfeksiyonudur. En sık etkenler T. rubrum (antropofilik) ve T. mentagrophytes (zoofilik) tir. T. rubrum tüm dünyada en sık rastlanan dermatofitoz etkenidir. Ayrıca saçlı deri dışında meydana gelen tüm dermatofit enfeksiyonlarının en sık rastlanan etkenidir. T. rubrum kültürde pamuğumsu, beyaz renkli koloniler oluşturur. Palağa arka yüzünden bakıldığında kırmızı pigmentli koloniler oluşturur. Direk incelemede gözyaşı damlası şeklinde mikrokonidyalar görülür. T. mentagrophytes ise spiral şekilde hifler oluşturur. En sık komplikasyon bakteriyel sellülüt ve tırnak veya bacağa kadar ilerleyen mantar invazyonudur. 73. Aşağıdaki parazitlerden hangisi ara konağa ihtiyaç göstermez? 73 B A) Paragonimus westermani B) Strongyloides stercoralis C) Dyphylobatrium latum D) Fasciola hepatica E) Schistosoma mansoni STRONGYLOİDES STERCORALİS İnsan gaitasıyla bulaşmış olan topraktan filariform larvanın penetrasyonuyla bulaşır. Larvalar kan yoluyla akciğere gelir (Askaris ve kancalı kurtlarda olduğu gibi) nazofarinksten yutularak mideden geçip barsağa gelirler. Barsak mukozası içinde çiftleşen yumurtlarlar barsak boşluğuna atılınca açılır ve rabditiform larvalar gaitayla atılır (gaitada yumurta görülmez). İntestinal nematodlar içinde en küçük olandır. Yaşam döngüsünü insan vücudunda tamamlar. Otoenfeksiyon: Barsak boşluğunda bazı nonpatojen rabditiform larvalar tekrar patojen olan flariform larvaya dönüşür buna internal otoenfeksiyon denir. Bazen filariform larvalar perianal bölgeden deriyi delerek tekrar kana karışır buna eksternal otoenfeksiyon denir. İndirek evrim (heterojenik döngü): Erişkin erkek ve dişiler birkaç nesil toprakta yaşayabilir. Erişkin formu toprakta bulunan tek parazittir. 74. Gastrointestinal sistem şikayetleri bulunan hastanın dışkı incelemesinde proglottid gözleniyor. Buna göre aşağıdakilerden hangisi etken olarak düşünülmelidir? A) Enterobius vermicularis B) Trichuris trichura C) Ascaris lumbricoides D) Taenia saginata E) Necator americanus 74 D Taenia saginata: En sık görülen sestod enfeksiyonudur. Rostellumu bulunmadığından silahsız tenya diye bilinir. Ayrıca Taenia soleuma göre daha uzundur (5 m) ve proglottidi hareketlidir. Ara konak sığır, kesin konak insandır. Sığır etinin iyi pişirilmeden yenmesi sonucunda larvanın (Cysticercus bovis) oral yolla alınmasıyla bulaşır. Barsağa ulaşan larvalar yumurta üretir. Gebe halkalarda yumurtlama deliği bulunmadığından yumurtalar ancak halkanın parçalanmasıyla ile serbest kalır. Olgun halkalar güçlü kas yapısı nedeniyle zincirden koparak anüsten atılır (abdest bozan). En sık görülen belirti halka düşürmedir (hareketli proglottid). Atılan gebe halkalar toprağa düşer ve sığırlar otla beslenirken bu yumurtayı alır. KLİNİK: Devamlı acıkma, iştah bozukluğu, açlık ağrıları, parazitin toksik ürünlerine bağlı sinir sistemi bozukluğu, uyurken diş gıcırdatma, ağızdan salya gelmesi görülebilir. Barsak tıkanıklığı ve apandisite neden olabilir. TANI: Hastalar genellikle düşürdükleri yassı halkalarla gelir (hareketli proglottid). Bu tanı için yeterlidir. Hastanın dışkısı incelendiğinde çift cidarlı ve içinde üç çift çengeli olan onkosfer görülür. TEDAVİ: İlk tercih niklozamid dir. Tedaviyle baş kısmının barsaktan ayrılması gerekir. Korunmada etlerin en az 75 o C de 15 dakika pişirilmesi gerekir. 10 o C de 5 gün süreyle dondurularak larvanın ölmesi sağlanabilir. 75. İmmün sistemin T regülatör hücre yönünde değişimini uyaran sitokin aşağıdakilerden hangisidir? A) IL-17 B) IL E C) IL-10 D) IL-4 E) TGF- beta Th1, Th2 ve Th17 yönünde farklılaşma 15

16 Temel Bilimler / T Tüm periferik T lenfositlerinde bulunan temel belirteç aşağıdakilerden hangisidir? A) CD34 B) CD3 C) CD4 D) CD8 E) B7 76 B αβ T lenfosit (%90): Lenf bezlerinde peptid antijenlerin sunumu ile aktivasyon kazanır. CD4 ve CD8 T lenfositleri bu grupta yer alır. γδ T lenfosit: Kan ve dokularda erken dönemde lokal (mukozal) cevaptan sorumludur. Özellikle barsakların lamina propriasında bulunur. Genellikle bu hücrelerde CD4 ve CD8 bulunmaz (double negative cell). Bu nedenle periferik T lenfositlerde temel olarak CD3 bulunur. Diğer T lenfositleri CD4 CD25 Treg: Tolerans ve hafıza hücrelerinin gelişimini sağlar. CD4 Th17 hücresi: İmmün yetmezlikli hastalarda immün sistemi kuvvetlendirmek için IL- 17 salgılar. Th3: Oral mukozal immüntoleranstan sorumludur. T LENFOSİTLERİ: Antijen sunan hücreler protein antijenleri MHC ile T lenfositlere sunar. MHC, 6. kromozomda bulunan HLA (insan lökosit antijeni) genleri tarafından kodlanan bir proteindir. 77. Aşağıdaki otoimmün hastalıkların hangisinde B hücreli lenfoma gelişme riski artmıştır? 77 E A) Otoimmün hemolitik anemi B) Sistemik sklerozis C) Çölyak hastalığı D) Sistemik lupus eritematozis E) Sjögren sendromu Sjögren zemininden MALTOMA gelişme riski artmıştır. 78. Meningokoksemi sonrasında ilerleyici hipotansiyon, dissemine intravasküler koagulasyon ve adrenal kanamayla birlikte adrenokortikal yetmezliğin gözlendiği bir çocukta en olası tanı aşağıdakileren hangisidir? A) Addison hastalığı B) Waterhouse-Friedrichsen sendromu C) Weil Marchesani sendromu D) Loeyz-Dietz sendromu E) Conn sendromu 78 B Waterhouse-Friderichsen Sendromu: Aşağıdaki bulgularla karekterizedir. Sıklıkla N. meningitidis septisemi sonrası gelişir. (nadiren Pseudomanas, pnömokok, H. influenza sonrası ) Hızlı progresif karekterde hipotansiyon ve şok Yaygın purpuralarla karekterize DIC tablosu Masif bilateral adrenal kanamayla birlikte hızlı gelişen adrenokortikal yetmezlik 79. Aşağı eşleştirmelerden hangileri doğrudur? 79 E I. Tip 2 diyabet= amiloid birikimi II. Tip 1 diyabet = insülitis III. Tip 1 diyabet = HLA ilişkisi IV. Tip 1 diyabet= otoimmünite A) I ve II B) I ve III C) I, II ve III D) II, III ve IV E) I,II,III ve IV Diyabet hiperglisemi ile seyreden böbrek, göz, sinir ve damarları etkileyen bir kronik hastalıktır. Primer diyabetde major sorun insülin üretimi iken sekonder diyabette sıklıkla periferik insülin cevabının azalması mevcuttur. Tip 1 diyabet patogenezi: İmmün reaktif hücrelerin beta hücrelerini öldürmesiyle karekterize otoimmün bir hastalıktır. Adacık hücrelerinde yoğun immün hücre birikimi ve insulitis izlenir. Patogenezde genetik, immunolojik ve çevresel faktörler (virüsler) suçlanmaktadır. Bu hastalarda %70 oranında anti beta hücre antikorları izlenir. Tip 2 diyabet patogenezi: Multifaktöryel kompleks bir hastalıktır. Periferik dokularda insüline karşı direnç oluşumu ve düzensiz insülin salınımı izlenir. Obezite çok önemli bir risk faktörüdürür. Adacık hücrelerinde amiloid birikimi izlenebilir. 16

17 Temel Bilimler / T 41-8 Diabetes Mellitus Klinik TIP 1 DM Çocukluk ve adolesan dönem başlangıç Normal kilo İnsülin seviyelerinde progresif düşüş Dolaşımda otoantikorlar (anti-insulin, anti-gad,anti-ica512) Diabetik ketoasidoz TİP II DM Yetişkin başlangıç Obez Erken aşamada yüksek insülin ileri dönemlerde normal veya hafif azalmış insülin seviyesi Nonketotik hiperosmolar koma Patogenez Regulatuar T hücreler dysregulasyon (sonucunda adacık hücrelere self toleransın kaybı) İnsulin rezistans Obezite ve obezite ilişkili faktörlerin insülin rezistansına neden olması Genetik HLA ilişkili CTLA4, PTPN22 ve insulin geni VNTRs genlerinde polimorfizm HLA ilişkisi yok Obezite ilişkili genlerle ilişki Adacık hücre morfolojisi İnsulitis Beta hücre kaybı ve atrofi Hafif beta hücre kaybı İnsulitis yoktur 80. Aşağıdakilerden hangisi alkolik hepatit bulgusu değildir? 80 C A) Mallory-Denk cisimciği B) Kümes teli paterni fibrozis (chicken-wire fibrozis) C) Plazma hücresiden zengin inflamasyon D) Balonlaşma dejenerasyonu E) Nötrofil infiltrasyonu ALKOLİK HEPATİTİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ Hepatositlerde şişme ve nekroz Hepatositlerde balonlaşma dejenerasyonu ve nekroz izlenir. Sişmenin sebebi yağ, su ve protein akümülasyonudur. Mallory cisimciği Sitokeratin intermedier flamanının ve diğer sitoplazma proteinlerinin koagülasyonu ile oluşur. Şişmiş ya da ölü hepatositlerin nükleusları çevresinde yerleşmiş, belirgin eozinofilik, düzensiz kümeler şeklindeki cisimlerdir. Mallory cisimciği alkolik hepatit için karekteristiktir fakat spesifik değildir. Görülebildiği diğer hastalıklar: Primer bilyer siroz, nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı, kronik kolestatik sendromlar, wilson hastalığı, hepatosellüler karsinom Nötrofilik reaksiyon ve birikim Fibrozis: Sıklıkla sinuzoidal ve perivenüller fibrozis (santral ven çevresinde) olarak ba şlar. 81. Yirmi haftalık gebe hastada yaklaşık 2 haftadır sağ üst çene molar diş hizasında gingival yerleşimli hiperemik lezyon bulunmaktadır. Diş fırçalama sırasında kanayan kitleye eksizyonel biyopsi yapılmıştır. Histopatolojik incelemede yoğun granülasyon dokusunu andıran lobüler vasküler proliferasyon ve inflamatuar hücreler olduğu saptanmıştır. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Periferal dev hücreli granülom B) Hemanjiyom C) Fibrom D) Pyojenik granülom E) Gingival granülom 81 D Pyojenik Granulom: Çocuklar, gençler ve gebe kadınlarda izlenen inflamatuar bir lezyondur. Benign vasküler bir lezyondur. Gebelikte izlenen pyojenik granulom granuloma gravidarum diye bilinir. 82. Aşağıdakilerden hangisi intraduktal papiller müsinöz karsinom için yanlıştır? 82 D A) Sıklıkla pankreasın başından gelişir. B) Büyük pankreatik kanallardan gelişir. C) Erkeklerde daha sıktır. D) Ovariyan stromaya benzer stromaya sahiptir. E) Malign dönüşüm izlenebilir. Pankreasın kistik tümörleri, pankreas tümörlerinin %5ini, pankreas kistlerinin ise yaklaşık olarak %10 unu oluşturmaktadırlar. İleri yaş kadınlarda izlenirler. Seröz Kistadenom Prognoz çok iyidir ve daima benigndirler. İleri yaş kadınlarda izlenir ve sıklıkla pankreasın kuyruğundan gelişirler.en sık görülen mutasyon VHL mutasyonudur. Rezeksiyon yeterlidir. Kistik tümörlerin %25 ini oluşturur. Nonspesifik şikayetler, karın ağrısı en sık semptomudur Müsinöz Kistadenom Kadınlarda daha sık %95 (kadın predominansı en fazla olan tip) izlenir. Seröz kistadenomlardan farklı olarak invaziv karsinomlarla bir arada izlenebilir. Daha büyük kistik boşluklar içerir. Bu hastaların üçte birinde adenokarsinom izlenir. En sık görülen mutasyonlar: KRAS,TP53 ve RNF43. Ovarian stromaya benzer stroması vardır. Intraduktal Papiller Müsinöz Tümörler Müsin üreten intraduktal tümörlerdir. Diğerlerinden farklı olarak erkeklerde daha sık izlenir ve pankreasın başından kaynaklanırlar. Müsinöz kistadenomlardan iki önemli farkı vardır. Müsinöz tümörlerde izlenen ovarian stroma izlenmez ve büyük pankreatik kanallarda gözlenirler. En sık izlenen mutasyonlar GNAS ve SMAD4. Solid Pseudopapiler Tümör Genç kadınlarda daha sık gözlenen, lokal agresif bir tümördür. Beta catenin/apc mutasyonları nerdeyse yüzde yüz izlenir. Cerrahi rezeksiyon yeterlidir. 17

18 Temel Bilimler / T Otuz beş yaşında oral kontraseptif kullanımı hikayesi olan kadın hastanın karaciğerinde 4 cm çaplı kitle saptanıyor. Yapılan histolojik incelemede iki sıralı hepatosit kordonlarından oluşan düzgün sınırlı lezyon ve çevresinde normal histolojik görünüme sahip karaciğer dokusu ve HNF1 alfa mutasyonu olduğu gözleniyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Hepatoselüler karsinom B) Hepatoselüler adenom C) Fibrolamellar hepatoselüler karsinom D) Nodüler rejeneratif hiperplazi E) Fokal nodüler hiperplazi 83 B Hepatoselüler Adenom Oral kontraseptif kullanan genç kadınlarda görülür ve ilacın kesilmesiyle geriler. Lezyonun histolojisinde portal alan yoktur, bunun yerine tümör içinde dağılmış arter ve venler izlenir. HCC ile karışma ihtimalleri ve subkapsüler lezyonlardaki rüptür riski nedeniyle önemlidir (özellikle gebelerde). Bu rüptür intraabdominal kanamaya neden olur. Nadiren malignleşebilir. (özellikle beta-catenin gen mutasyonu bulunan vakalarda ve glikojen depo hastalıkları olanlarda malignleşme riski artar) Hepatosellüler adenom alt tipleri Üç tipi vardır. HNF1-alfa inaktive hepatosellüler adenom (MODY-3 ile ilişkili, histolojik olarak yağlı ve hücrelerden fakirdir, malignite riski yoktur, LFABP mutasyonu vardır), betacatenin aktive hepatosellüler adenom (malignite riski yüksek, glutamine sentetaz diffüz olarak pozitif izlenir), inflamatuar hepatosellüler adenom (en sık, serum Amiloid ve CRP yüksekliği eşlik eder, nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı ile ilişkili, JAK-STAT sinyal yolu ile ilişkilidir. 84. Aşağıdakierden hangisi immünohistopatolojik değerlendirmelerde pan T antijeni olarak kullanılır? 84 D A) CD4 B) CD5 C) CD8 D) CD3 E) CD21 CD 3 pan T antijeni olarak kabul edilir. 85. Çocuklarda en sık görülen malign paratestiküler tümör aşağıdakilerden hangisidir? A) Liposarkom B) Rabdomyosarkom C) Teratom D) Liposarkom E) Embryonel sarkom 85 B En sık malign paratestiküler tümör çocuklarda rabdomyosarkom, erişkinlerde ise liposarkomdur. Proksimal spermatik kordun en sık tümörü lipomdur. En sık benign paratestiküler tümör adenomatoid tümördür. Sıklıkla epididim üst polde küçük bir nodül olarak izlenirler. Testis etrafında izlenen nadiren izlenen birkaç benign tümörden biridir. 86. Aşağıdaki morfolojik bulgulardan hangisi progresif karaciğer hasarının habercisidir? A) Councilman cismi B) Balonlaşma dejenerasyonu C) Makroveziküler yağlanma D) Mallory-Denk cismi E) İnterface hepatit ve köprüleşme nekrozu 86 E Güve yeniği nekrozu (piece meal nekroz): Nekroz portal alana komşu hepatositlerde de görülmeye başlamışsa buna piecemeal nekroz veya inteface hepatit denir. Portal alan parankim sınırında düzensizleşme izlenir. Köprüleşen (bridging) nekroz: Kronik hepatitler gibi ağır hasarlarda, Portal-Portal, Portal-Santral, Santral-Santral alanlar arasında kalan karaciğer parankiminde birleşen parankimal nekroz alanları olmasıdır. Bu nekrotik bölgelerin yerini fibröz bantlar doldurursa; köprüleşme fibrozisi oluşur. Periportal nekroz ( Zone 1 ) : Öncelikle portal alan etrafında nekroz görülmesidir. Sıklıkla viral hepatitlerde görülür. Midzonal nekroz ( Zone 2 ): Viral enfeksiyonlar özellikle sarı humma sonrası görülür. Sentrlobüler nekroz ( Zone 3 ): Santral ven çevresindeki hepatositlerin nekrozudur. Konjesyon veya başka nedenlerle oluşan iskemik hasar, ilaçlar ve toksinlerin etkisiyle oluşur. Kalp yetmezliği, Alkolik karaciğer hastalığı, ilaç ve toksik hepatit nekrozları sentrlobüler bölgeden başlarlar. Feathery dejenerasyonu: Safra kolestazı durumlarında hepatositlerin diffuz vakuollü ve köpüksü görülmesidir. 18

19 Temel Bilimler / T 41-8 Apoptotik hücre ölümü (Councilman cisimciği): Özellikle akut viral hepatitlerde hepatosit hücre ölümüne denir. Hepatositler koyu pembe eozinofilik sitoplazmalı küçülmüş, piknotik veya fragmente çekirdeklidir ve bu hücrelere Councilman s body adı verilir. Ayrıca yoğun eozinofilik boyanmalarından dolayı asifodilik cisimler diye de adlandırılırlar. Confluent nekrozis= hepatositlerin ağır zonal nekrozudur ve genelde yaygın parenkimal hasar bulgusudur. 87. Aşağıdakilerden hangisi venöz trombüslerin özellikleri arasında yer almaz? A) En sık alt ekstremitenin derin venlerinde yerleşir. B) Hemorajik ( kırmızı ) trombüs de denir. C) Trombüsün kuyruğu akım yönüne doğrudur. D) Pulmoner tromboemboli gelişebilir. E) Zahn çizgileri belirgindir. 87 E Venöz trombüslerde zahn çizgileri görülmez. Zahn çizgileri arteryel trombüslerde görülür.trombüslerde fibrin birikimi sonucunda gri renki çizgilenmelere Zahn çizgileri denir. Venöz trombüsler, venöz sistemin akımının yavaş olmasından dolayı trombüsün eritrositrle kaplanması sonucu kırmızı görünür ve kırmızı (hemorajik) enfarkt adını alır.en sık alt ekstremitenin derin venlerinde yerleşir. Trombüsün kuyruğu, arteriel trombüslerde akım yönünün tersine doğru;venöz trombüslerde ise akım yönüne doğru uzanır. Yani her iki durumda da kalbe doğrudur. Venöz İnfarkt Hemorajik İnfarkt Testis ve over gibi bir tek venle drene olan organlarının venleri tıkanırsa veya torsiyone olursa organda kapiller dolaşım duracağından venöz infarkt oluşur. Genellikle arteriyel sistem tıkanmalarında oluşan infarkt alanları normal dokuya göre daha soluk veya beyaz olur. Ancak bazı durumlarda infarkt bölgesine kanama olur ki bu durumda kırmızı (hemorajik) infarkttan söz edilir T Soluk İnfarkt Pankreas kalp, dalak ve böbrek gibi solid organlarda arteriyel dolaşımın oklüzyonu ile oluşur. İnfarkt alanı soluk beyaz renkli ve üçgen şeklindedir. Üçgenin tepesi arterin tıkanan kısmında, taban kısmı ise dallanan kısımlarında oluşur. İskemik infarkt alanlarında oluşan nekroz; koagülasyon nekrozudur. Beyinde ise istisnai olarak iskemi sonucu likefaksiyon nekrozu görülür. Çoğu organın infarktı skar (fibrozis) ile iyileşir.beyin infarktı ise gliozis ile iyileşir, beyinde skar oluşmaz. 88. Aşağıdakilerden hangisi Paget hastalığı zemininden gelişebilecek komplikasyonlardan değildir? A) Diş köklerinde hipersementöz ve ankilöz B) Yüksek debili kalp yetmezliği C) Diş kemiklerinde periodontal ligmanet boşluğunda obliterasyon D) Kemiklerde erlenmayer tüpü deformitesi gelişimi E) Kemiklerde mozaik patern oluşumu 88 D Paget hastalığı Kemik yapımı ve yıkımı ile giden, son aşamada dayanıksız ve şekli bozuk kemik oluşumu ile karekterize bir hastalıktır. Paget hastalığının üç evresi bulunur. 1. Osteoklastik(litik) evre: Kemik trabeküllerinin osteoklastlarla yıkıldığı evredir. (Resim 6) 2. Mikst evre: Kemik yapım ve yıkımının birlikte olduğu evredir. 3. Osteosklerotik evre: Osteoklastik aktivitenin kaybolması ve düzensiz kemik sentezinin olduğu evredir. Yeni oluşan kemik rastgele mozaik patternde gelişir ve bu patern paget hastalığı için patagnomoniktir. Paget hastalığının komplikasyonları: Paget hastalığı yaşlı hastalarda osteosarkom gelişimi için predispozan bir faktördür. Ağrı en yaygın problemdir. Kafa kemiklerinde irileşme, kafanın dik tutulamaması, kraniyel sinirlerde sıkışmalar Kafasında çenede büyüme (eski şapkanın küçük gelmesi, protezlerin küçük olması) Çene kemiklerinde alveolar proseslerde genişleme, dişlerde diastema oluşumu Diş köklerinde hipersementoz ve ankiloz Zor diş çekimi (iskemi ve osteomyelit riski) Sekonder osteoartrit ve alt ekstremitenin uzun kemiklerinde chalstik tipi tebeşir kırıkları en sık kompklikasyondur. Kompresyon kırıkları ve bunun sonucu lordoz. Y üksek debili kalp yetmezliği En ciddi komplikasyon özellikle poliostatik formda izlenen sarkom gelişimidir(osteosarkom, malign fibröz histiositom ve kondrosarkom). Önemli radyolojik bulguları: lokalize radyoopak lezyonlarının oluşturduğu pamuk yada yün paterni. Hipersementöz ve ankiloz diş köklerinde rezorpsiyon, Periodontal ligmanet boşluğunda obliiterasyon,lamina durada kayıptır. Kemiklerde erlenmayer tüpü deformitesi oluşumu osteosklerozis hastalığında görülen bir bulgudur. 19

20 Temel Bilimler / T Tükrük bezlerinin en agresif tümörü aşağıdakilerden hangisidir? A) Mukoepidermoid karsinom B) Asinik hücreli karsinom C) Malign mikst tümör D) Klasik adenokarsinom E) Warthin tümörü 89 C Malign mikst tümör (karsinoma ex pleomorfik adenom) tükrük bezlerinin en agresif (malign) tümörüdür. 90. Klasik kaposi sarkomu için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) AIDS ile ilişkilidir. B) Sıklıkla yaş arası Akdeniz ve Doğu Avrupa erkeklerinde ve Yahudilerde rastlanır. C) Prognozu diğer kaposi sarkomu tiplerine göre daha iyidir. D) Klasik kaposi sarkomu genelde ciltte lokalizedir ve viseral tutulum nadirdir. E) Klasik kaposi sarkomu radyoterapiye duyarlı bir tümördür. 90 A KAPOSİ SARKOMU Damar endotelinden köken alır. Etyolojisinde HHV-8 vardır ve AİDS te en sık rastlanan tümördür. HHV-8 normal hücre proliferasyonunu artırır ve apoptozisi inhibe eder. P53 inhibisyonu, siklin D aktivasyonu yapar. Dört formu bulunur 1. Klasik KS (Kronik / Avrupa tip) : Çok büyük oranda yaşlılarda özellikle Avrupa Yahudilerinde izlenir. Sıklıkla alt ekstremite derisi tutulur, iç organ tutulumu nadirdir. Sıklıkla asemptomatiktir ve uzak yayılım yapmaz, lokalize kalır. Lokal agresif seyirlidir. Yavaş gidişlidir. İkinci bir maligniteye eşlik edebilir. AIDS ile ilişkili değildir. 2. Afrika KS (endemik / lenfadenopatik): Genç erkek ve çocuklarda Güney Afrikada endemik olarak görülür. Agresif seyirlidir. Lokalize veya generalize lenfadenopati ile agresif seyreder, iç organ tutulumu sık izlenir. 3. Transplantasyona eşlik eden KS: İmmünsupresyona bağlıdır. Agresif seyirlidir sıklıkla nodal, mukozal ve viseral tutulum ile gider. Bazen immünsupresif tedavi kesilince gerileyebilir. 4. AIDS e eşlik eden (epidemik) KS: AIDS li olgularda, deri, mukozalar, lenf nodları ve sindirim sistemini sık tutar. Histolojik görünümü atipik iğsi hücrelerle karakterizedir. Kaposi sarkomu sıklıkla ekstremite distal bölgelerinde gelişir. 91. Beyinde en sık izlenen nöronal tümör aşağıdakilerden hangisidir? A) Santral nörositoma B) Pleomorfik ksantroastrositom C) Astrositom D) Medulloblastom E) Gangliogliom 91 E BEYİNDE NÖRONAL TÜMÖRLER En sık görüleni gangliogliomdur. Sıklıkla adolesan dönemde izlenir ve temporal lobda izlenir. Epilepsiye neden olabilir. Disembryoblastik nöroepitelyal tümör: İyi prognozlu, çocuklarda izlenen düşük gradeli bir tümördür. Epilepsiye neden olur. Santral nörositoma: Düşük gradeli ventriküller içerisinde yerleşen bir tümördür. Sıklıkla lateral ve 3. Ventrikülde yerleşir. Atipikal Teratoid/Rhabdoid tümör Çocuklarda izlenen oldukça malign bir tümördür. Hem supratentoryal hem de infratentoryal yerleşimli olabilirler. Rhabdoymyosarkoma benzer hücreler temel histolojik özelliğidir. Sıklıkla 22. Kromozomda anomaliler izlenir. 92. Lökositlerde bulunan aşağıdaki reseptörlerden hangisi küçük bakteriyel peptidleri ve kemokinleri tanımaya yardımcı olur ve böylece kemotaksis gerçekleşir? A) Toll like reseptör B) Opsonin reseptörleri C) Nonopsonin tanıma molekülü (MAC-1) D) G-protein bağlı reseptörler E) Scavenger reseptörler 92 D G-protein bağlı reseptörler: Küçük bakteriyel peptidleri (N-formil metionin rezidü içerenler) tanımada yardımcı olur. Ayrıca lipid mediatörleri ve diğer kemokinlerin tanınmasında yardımcı olur. Bu reseptör aktivasyonuyla endotel adezyonu ve kemotaksis hızlanır. 20

21 Temel Bilimler / T 41-8 LÖKOSİTLERDE BULUNAN RESEPTÖRLER VE İNFLAMASYONDA ETKİLERİ G-protein bağlı reseptörler TLR (Toll like reseptörler) Sitokin reseptörler Küçük bakteriyel peptidleri (N-formil metionin rezidü içerenler) tanımada yardımcı olur özellikle nötrofiller. Ayrıca lipid mediatörleri ve diğer kemokinlerin tanınmasında yardımcı olur. Bu reseptör aktivasyonuyla endotel adezyonu ve kemotaksis hızlanır Mikrobiyal ürünleri (lipopolisakkarit) tanımada yardımcı olur ve sonuç olarak inflamatuar mediatörlerin üretimi gerçekleşir. Mikropların öldürülmesine yardımcı olur. Makrofajları uyaran major sitokin İFN-γ dır. Mikropların opsonizasyonuna yardımcı olur. Opsonin reseptörleri Çoğu mikrobun tanınması ve fagosite edilebilmesi için opsonin adı verilen serum proteinleri ile kaplanması gereklidir. Yabancı ajanların ve mikroorganizmaların serum proteinleri ile kaplanması sonrası fagositozları daha kolaylaşır. Bu işleme opsonizasyon denir. Başlıca opsoninler: Kompleman ( C3b) Immunoglobulinlerin Fc parçarsı ( özellikle IgG ) Plazma lektinleri ( mannoz bağlayıcı lektin ) Makrofajlar üzerinde fagositozu kolaylaştırıcı üç farklı reseptör bulunmaktadır. Mannoz reseptörleri (lektinlerdir ve bakteri duvarındaki mannoz ve glikoproteinlere bağlanarak fagositozu kolaylaştırırlar.) Scavenger (Çöpçü) reseptörleri (asıl fonksiyonları artık reseptörlere bağlanamayan LDL lere bağlanıp fagosite etmektir ve ayrıca ek olarak bir çok mikroorganizmaya bağlanarak fagositozu kolaylaştırabilir ) Opsoninler için reseptörler (yukarıda bahsedilen opsoninlere bağlanmayı kolaylaştırır) Makrofajlar mikroorganizmaları opsoninler olmadan integrinleri yardımıyla (özellikle MAC-1) fagosite edebilir. (non opsonin tanıma molekülü) 93. Reaktif amiloidoz gelişimine en sık neden olan kanser aşağıdakilerden hangisidir? 93 C A) Tiroid papiller karsinom B) Hepatosellüler karsinom C) Renal hücreli karsinom D) Küçük hücreli akciğer kanseri E) Tiroid medüller karsinom Kanserlerden en sık reaktif amiloidoza neden olan renal hücreli karsinomdur. Ayrıca Hodgkin lenfoma hastalarında da yine reaktif amiloidoz görülebilir. Reaktif (sekonder) amiloidozis nedenleri Romatid Artrit (en sık) FMF Tüberküloz Bronşektazi Kronik osteomiyelit Ülseratif Kolit Crohn Hastalığı Hodgkin hastalığı Konnektif doku hastalıkları (Ankilozan spondilit) Neoplaziler (renal hücreli kanser) Kronik deri infeksiyonları (intravenoz ilaç veya uyuşturucu kullanılması) Amilod yapısı: Biyokimyasal olarak %95 fibril proteinler ve %5 P komponenti vardır. H-E boyası ile şekilsiz eozinofilik boyanan anormal katlanmış proteinlerden oluşan bir maddedir. 20 ye yakın farklı amiloid proteini vardır. Bunlardan 3 tanesi görülen major tiplerdir. 1. AL (amiloid hafif zincir): İmmünglobulin hafif zincirlerinden meydana gelir. Plazma hücreli neoplazmlarda biriken proteindir. (Multiple myelom ve diğerleri ) 2. AA (amiloid assosiye protein): İmmunoglobulin yapısında olmayan bir proteindir. SAA (serum amiloid assosiye protein) denilen serumda yüksek dansiteli lipoproteinin protein komponenti (apoprotein) olarak davranan büyük prekursör proteinden gelişir. Kronik iltihabi hastalıklarda depolanır. 3. Amiloid β protein: Büyük bir transmebran protein olan amiloid prekürsör olarak gelişir. Alzheimerda beyinde birikir 94. Elli yaşında bayan hasta doktora sağ memede kitle şikayetiyle geliyor. Yapılan biyopside ada benzeri tümöral hücrelerin olduğu ve bu hücrelerin etrafındaki konnektif dokunun aşırı kollajenöz yapıda olduğu gözlenmiş ve invaziv duktal karsinom tanısı konmuştur. Bu hastada biyopsi bulguları ile tariflenen patolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir? A) Anaplazi B) Desmoplazi C) Displazi D) Metaplazi E) Plemorfizm 94 B Bu vakada desmoplazi tariflenmiştir. Neoplastik oluşumlarda parankimal dokunun yoğun kollajen üretimini stimüle etmesiyle yoğun fibrozis gelişimine desmoplazi denir. 95. Granülasyon dokusu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Yaygın ödem ve tip 3 kollajen birikimi vardır. B) Çok az miktarda akut iltihap hücresi eşlik eder. C) Neovaskülarizasyon yoğundur. D) Granülom oluşumu gözlenebilir. E) Yoğun fibroblast birikimi mevcuttur. 21

22 Temel Bilimler / T D Granülasyon dokusunda granülom oluşumu gözlenmez. Granülasyon dokusu: Fibroblast ve vasküler endotel hücre proliferasyonu yara iyileşmesinin 1. ve 3. günlerinde başlar ve granülasyon dokusunu oluştururlar. Doku tamirinin en önemli bulgusudur. Yara iyileşmesinin erken dönemde ana komponentidir. Pembe renkli, yumuşak ve granüler görünümlü bir dokudur. 1-7 gün içerisinde gelişir günlerde granülasyon dokusu ve neovaskülarizasyon maksimumdur. Sonrasında fibroz doku sentezi ile fibrozis ve geç dönemde skar oluşumu gerçekleşir. Granülasyon dokusunun komponentleri: Gevşek ekstrasellüler matriks elemanları İnflamatuar hücreler Yeni damar oluşumları (anjiogenez) Fibroblastlar 96. Aşağıdakilerden hangisi fizyolojik apoptozis örneği değildir? 96 B A) Akut inflamasyonda görevi biten immün hücrelerin ölümü B) Hatalı katlanmış proteinlerin birikimi sonucu hücre ölümü C) İntestinal kriptalarda epitel hücre delesyonları D) Gelişim sürecinde otoreaktif hücrelerin ölümü E) Menstrüasyonda endometriyal hücrelerde apoptozis APOPTOZİS Fizyolojik Apoptozis Patolojik Apoptozis Embriyogenezis esnasında programlanan hücre ölümü (gelişimsel Hatalı katlanmış proteinlerin birikimi DNA hasarı durumları involüsyon, farklılaşma) Parenkimal organlarda duktus Hormon bağımlı involüsyon obstruksiyonu (menstrüasyonda endometriyal Virüslerle enfekte hücrelerde T hücreler,menopozda over folikül lenfosit aracılığıyla hücre ölümü atrezisi, sütten kesme sonrası (Councilman cisimcikleri) memede regresyon, kastrasyon sonrası prostatda atrofi) Hızlı çoğalan hücrelerde oluşan delesyonlar (Kemik iliğinde ve timusda başarılı antijen ekspresyonu yapamayan lenfositlerin ölümü, germinal merkezlerde B lenfositler ve intestinal kriptalarda epitel hücrelerinin homeostasis amacıyla ölümü) Akut inflamasyonda görevi biten immün hücrelerin ölümü Gelişim sürecinde otoreaktif T hücrelerin yok edilmesi 97. Apopitotik hücrede izlenen morfolojik bulgular aşağıdakilerden hangileridir? A) Hücrede büzüşme, sitoplazmik büzülme ve myelin figürlerin oluşumu ve sabonifikasyon B) Hücrede şişme, kromatinin küçülmesi ve koyu boyanması ve apoptotik cisimciklerin oluşumu C) Hücrenin büzüşmesi, kromatinin perifere yerleşip kondanse oluşu, hücrenin fragmante olup apoptotik cisimleri oluşturması D) Hücresel şişme, kromatin küçülmesi ve koyu boyanması, makrofajların fagositozu E) Hücrede şişme, karyoreksiz ve karyolizis 97 C Apoptotik hücrelerde izlenen 4 major morfolojik bulgu: 1. Hücresel büzülme (küçülme): Apoptozisde hücre ve çekirdeğin, hacmi küçülerek yoğunlaşmaya başlar. 2. Kromatin kondansasyonu: Apoptozisin en karekteristik bulgusudur. Kromatin nükleer membranın hemen altında periferal kondanse yerleşim gösterir. 3. Stoplazmik bleb ve apoptotik cisimlerin oluşumu: Apoptoz sırasında sitoplazmik büyük veziküller (kabarcıklar) oluşur ve bunlar hücre yüzeyinden ayrılırlar, bunlara apoptotik cisimler denmektedir. 4. Apoptotik cisimlerin makrofajlar tarafından fagositozu: Apoptotik cisimciklerin makrofajlar tarafından fagositozunu kolaylaştıran moleküller fosfotidilserin ve trombospondindir. 98. Aşağıdakilerden tümörlerden hangisinin etyopatogenezinde sigara rol oynamaz? A) Mesane kanseri B) Hipernefroma C) Pankreas kanseri D) Larinks kanseri E) Malign mezotelyoma 98 E Mesane kanseri, hipernefroma, pankreas kanseri ve larinks kanserinde sigaranın etiopatogenezde rolü ispatlanmıştır.fakat Malign mezotelyoma etiyopatogenezinde sigaranın rolü tanımlanmamıştır. Sigara etyopatogenezinde rol oynadığı malign tümörler Oral kavite kanserleri Renal hücreli kanser Larinks kanseri Pankreatik kanser Bronkojenik kanser Mesane kanseri Özefagial kanser Lenfoma 22

23 Temel Bilimler / T 41-8 Malign Mezotelyoma Mezotel hücrelerinden köken alır. Viseral ve parietal plevrada, nadiren periton ve perikarda yerleşir. Adenokarsinom ile sık karışır. Asbeste maruz kalma etiyolojide çok önemlidir. Sigara içimi ile ilişkisi yoktur. Uzak metastaz nadirdir. Toraks duvarı ve subplevral akciğer dokusuna lokal invazyon yapar. 3 tipi vardır: Epitelyal (adenokarsinom benzeri tübuler ve papiller yapılar yapar) Sarkomatoid (iğsi fibroblast benzeri tümör hücreleri) Bifazik (epitelyal ve sarkomatoid tiplerin birlikte olması) Uzak metasta nadirdir, akciğerlere infiltrasyon yapar ve akciğer yetmezliği oluşturur ve erkenden ölüme neden olur B I. Muskarinik etki yapma II. Nikotinik etki yapma III. Santral sinir sistemine geçememe IV. Kolinesteraza dirençli olma Yukarıdakilerden hangileri kolin esterlerinin ortak özellikleridir? A) I, II ve III B) I ve III C) II ve IV D) Yalnız IV E) I, II, III ve IV Kolin esterleri: Mide-barsak kanalında hızla hidrolize uğrarlar. Santral sinir sistemine geçemezler. Bazıları asetilkolinesteraz enzimine dayanıklıdır ve sistemik olarak verilebilir. Tablo: Kolin Esterleri Kolin Esteri Kolinesteraza Muskarinik Etki Nikotinik Etki Duyarlılık Asetilkolin Duyarlı Betanekol Dirençli ++ Yok Karbakol Dirençli Metakolin Duyarlı ++++ Yok 100. GABA reseptörleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) GABA A reseptörü pentamerik yapıda olup Cl - iyon kanalı ile kenetlidir. B) GABA A reseptörünün α, β ve γ alt birimleri vardır. C) GABA A reseptörünün α1 ve γ2 altbirimleri arasında benzodiazepin ve atipik benzodiazepin bağlanma bölgeleri vardır. D) Barbitüratlar, GABA A reseptörünün α altbiriminde benzodiazepinlerden farklı bir noktaya bağlanır. E) GABA B reseptörü G-protein kenetli olup adenilat siklazı aktive eder. 100 E GABA A reseptörü Pentamerik yapıda olup Cl - iyon kanalıdır. α, β ve γ alt birimleri vardır. α1 ve γ2 altbirimleri arasında (α 1 altbirimde) benzodiazepin ve atipik benzodiazepin (zolpidem, zopiklon ve zaleplon) bağlanma bölgeleri vardır. Flumazenil, benzodiazepinlerin ve atipik benzodiazepinlerin bağlandığı yere bağlanarak bu ilaçların etkisini önler. Barbitüratlar, α altbirimde farklı bir noktaya bağlanır. GABA B reseptörü Presinaptik nöronlarda bulunur. G protein kenetli olup adenilat siklaz inhibisyonu yapar. 5-HT 1A reseptörü ile aynı potasyum kanalını paylaşır. Baklofen, presinaptik GABA B reseptörlerini uyarır. Faklofen ve saklofen GABA B reseptörlerini bloke eder Aşağıdaki ilaçlardan hangisi anksiyete tedavisinde kullanılmaz? A) Klordiazepoksit B) Venlafaksin C) Suvoreksant D) Buspiron E) Propranolol 101 C Anksiyete tedavisi Benzodiazepinler: Akut anksiyete ve panik atakların hızlı kontrolünde kullanılırlar. Sedasyon, amnezi, bağımlılık ve alkolle alındığında santral depresyon gibi olumsuz etkileri vardır. Alprazolam, panik atak ve agarofobide diğerlerinden daha etkilidir. Selektif serotonin re-uptake inhibitörleri (SSRI): Fluoksetin, paroksetin, sitalopram ve sertralin, 5-HT geri alımını selektif inhibe ederek anksiyete ve panik bozuklukta öncelikle tercih edilir. Selektif serotonin-noradrenalin re-uptake inhibitörleri (SSNRI): Venlafaksin ve duloksetin, 5-HT ve noradrenalin geri alımını selektif inhibe ederek anksiyete ve panik bozuklukta kullanılır. 23

24 Temel Bilimler / T 41-8 Buspiron: Raphe nükleusta 5-HT 1A reseptörlerinin parsiyel agonistidir. Sedasyon, bağımlılık, antikonvulsan ve spazmolitik etki yapmadan anksiyolitik etki yapar. Beta blokörler: Propranolol ve metoprolol, anksiyeteye bağlı taşikardinin kontrolünde yararlıdırlar Aşağıdaki antihelmintik ilaçlardan hangisi tedavisinde kullanıldığı helmint ile birlikte verilmemiştir? 102 A A) Niklozamid Trichuris trichiura B) Albendazol Echinococcus granulosus C) Praziuantel Schistosoma haematobium D) Bithinol Fasciola hepatica E) İvermektin Onchocerca volvulus Niklozamid Sestotlara etkili olmasına karşın nematod enfeksiyonlarında kullanılmaz. Oksidatif fosforilasyonu inhibe eder, ATP az aktivitesini artırır. T.saginata, T.solium ve D.latum gibi sestotların tedavisinde etkilidir. Sistemik dolaşıma yeterince geçmediği için T.soliuma bağlı sistiserkosiste tercih edilmez. T.solium enfestasyonunda parçalanan tenyadan açığa çıkan yumurtalara bağlı sistiserkozis riskini artıracağı için laksatif ilaçla birlikte verilmelidir Aşağıdaki ilaçlardan hangisi 17 hidroksilaz ve liyazı inhibe ederek refrakter prostat kanserinin medikal tedavisinde kullanılır? A) Finasterid B) Flutamid C) Gosarelin D) Abirateron E) Ganireliks 103 D Abirateron En yeni steroid sentez inhibitörüdür. 17 hidroksilaz ve liyazı inhibe ederek kortizol ve testosteron sentezini baskılar. Refrakter prostat kanserinin medikal tedavisinde kullanılan ön ilaçtır Aşağıdaki ilaçlardan hangisi Pnömosistis jiroveci pnömonisinin tedavisi veya profilaksisinde kullanılmaz? A) Ko-trimoksazol B) Pentamidin C) Meglumin antimonyat D) Primakin E) Atovakuon 104 C Pnömosistis jiroveci pnömonisi CD4+ 200/mL nin altındaki AIDS li hastalarda pnömosistis jiroveci pnömonisinin profilaksisinde ve tedavisinde ilk tercih ilaç ko-trimoksazol dur. Tedavide pentamidin, primakin+klindamisin veya atovakuon da kullanılır I. Kolestipol II. Fenofibrat III. Niasin Ailesel disbetalipoproteinemi tedavisinde yukarıdaki ilaçlardan hangileri kullanılabilir? A) Yalnız I B) Yalnız III C) I ve II D) II ve III E) I, II ve III 105 D Tablo: Hiperlipidemi Tedavisi Hastalık Lipit Profili Tedavi Primer şilomikronemi Şilomikron ve VLDL Diyet / Niasin / Fibrat Ailesel hipertrigliseridemi VLDL ve şilomikron Fibrat / Niasin Ailesel kombine hiperlipoproteinemi VLDL ve LDL Statin / Fibrat / Niasin Ailesel disbetalipoproteinemi VLDL ve şilomikron Fibrat / Niasin Heterozigot ailesel hiperkolesterolemi LDL Statin / Reçine / Niasin / Ezetimib Homozigot ailesel hiperkolesterolemi LDL Statin / Niasin / Ezetimib Ailesel ligand-defektif Apo B LDL Statin / Niasin / Ezetimib Hiperlipoprotein (a) Lp(a) Niasin 106. Aşağıdaki beta blokörlerden hangisi damar düz kaslarında mitozu beta blokör özelliğinden bağımsız olarak inhibe etmesinin yanında lipitleri peroksidasyona karşı korur? A) Sotalol B) Labetalol C) Nebivolol D) Seliprolol E) Karvedilol 106 E Karvedilol Adrenerjik α 1, β ve β reseptörleri bloke eder. Parsiyel agonist 1 2 etki yapmaz. Lipit peroksidasyonunu önleyerek antioksidan etki yapar. Zayıf kalsiyum kanal blokörü etkisi de vardır. Damar düz kaslarındaki mitozu beta blokör özelliğinden bağımsız olarak inhibe eder. Genetik polimorfizm gösteren CYP2D6 ile metabolize olur. Konjestif kalp yetmezliğinde mortaliteyi azaltır. Astımı veya KOAH ı olanlarda kullanılmaz. 24

25 Temel Bilimler / T Aşağıdaki ilaçlardan hangisi barsak epitelinde bulunan guanilat siklaz 2C yi aktivite ederek klorürden zengin sekresyonu artırır ve irritabl kolon sendromu ile kronik konstipasyon tedavisinde kullanılır? A) Linaklotid B) Crofelemer C) Domperidon D) Alvimopan E) Prukaloprid 107 A Linaklotid Peptit yapıdadır. Düşük oranda absorbe edilir. Barsak epitelinde bulunan guanilat siklaz 2C yi aktivite ederek cgmp yi, klorürden zengin sekresyonu (CFTR) ve barsak hareketlerini artırır. İrritabl kolon sendromunda kronik konstipasyonun tedavisinde kullanılır. En sık yan tesiri diyaredir. Crofelemer, CFTR yi inhibe ederek linaklotidin tersi etki yapar, HIV-bağımlı diyare tedavisi için onay almıştır B I. Trazodon II. Amitriptilin III. Mirtazapin IV. Venlafaksin Yukarıdaki antidepresan ilaçlardan hangilerinin sedasyon ve hipotansiyon riski yüksek, antimuskarinik yan tesir riski düşüktür? A) I, II ve III B) I ve III C) II ve IV D) Yalnız IV E) I, II, III ve IV 5-HT Reseptör Modülatörleri (Trazodon / Vilazodon / Nefazodon / Vortioksetin) Atipik antidepresanlardır. Trazodon ve nefazodon, 5-HT 2A reseptörlerini ve 5-HT geri alımını inhibe eder. Nefazodon, norepinefrin re-uptake ni de azaltır. Antidepresan, anksiyolitik ve hipnotik etki yaparlar. Alfa 1 ve H 1 reseptör blokajına bağlı hipotansiyon ve sedasyon yaparlar. Antimuskarinik yan tesir riskleri düşüktür. Trazodon en fazla priapizm yapan antidepresandır. Nefazodon, CYP3A4 enzimlerinin potent inhibitörlerinden biridir ve hepatotoksisiteye neden olur. Vilazodon, 5-HT geri alımını inhibe eder ve 5-HT 1A reseptörlerine parsiyel agonist etki yapar. Antidepresan ve anksiyolitik etki yapar. Vortioksetin, serotonin modülatör ve stimülatör atipik antidepresandır. 5-HT geri alımını inhibe eder ve 5-HT 1A reseptörlerine parsiyel agonist etki yapar. Mirtazapin: Tetrasiklik yapıda atipik antidepresandır. Belirgin re-uptake inhibisyonu yapmaz. Presinaptik α 2 reseptörleri bloke ederek norepinefrin ve 5-HT salgısını artırır. Postsinaptik 5-HT 2 reseptörleri de inhibe eder. H 1 reseptör blokajına bağlı sedasyon yapar. Hipotansiyon riski yüksektir. Antimuskarinik yan tesir riski düşüktür Aşağıdakilerden hangisi atropinin kullanım endikasyonlarıdan biri değildir? A) Fosforlu insektisid intoksikasyonu B) Adenozine bağlı bradikardi ve AV blok C) Preanestezik medikasyon D) Diyare E) Miyokart enfarktüsü 109 B Atropinin kullanım endikasyonları Kolinerjik ilaç zehirlenmesi (pilokarpin ve fizostigmin gibi) Fosforlu insektisid zehirlenmesi (pralidoksim ile birlikte) Miyokart enfarktüsünde ağrıya bağlı vagal stimülasyonun düzeltilmesi Katatere, periton uyarısına, miyokart enfarktüsüne, digoksine, fenilefrine ve süksinilkoline bağlı bradikardi ve AV blok Adenozine bağlı bradikardide kontrendikedir. Chagas hastalığına bağlı bradikardi Graves hastalığında atrial fibrilasyonun önlenmesi Diyare Preanestezik medikasyon ve hiperhidrozis 110. Aşağıdakilerden hangisi hepatik klerensi yaşlanmayla azalan ilaçlardan biri değildir? A) İzoniazid B) Diazepam C) Propranolol D) Meperidin E) Teofilin 110 A Tablo: Hepatik Klerenslerinin Yaşla Değişimi Azalanlar Değişmeyenler Diazepam / Alprazolam / Klordiazepoksit Lorazepam / Oksazepam Barbitürat Etanol Propranolol İzoniazid Meperidin Prazosin İmipramin / Nortriptilin Lidokain Fenilbutazon Salisilat Teofilin Varfarin Kinin / Kinidin 25

26 Temel Bilimler / T Epilepsi tedavisinde kullanılan Vigabatrin ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? 111 C A) GABA reseptörlerini aktive etmez. B) Metabolize edilmez. C) Kompleks parsiyel nöbette etkisizdir. D) İnfantil spazmda ACTH nın (kosintropin) alternatifidir. E) İrreversibl periferal görme alanı defekti yapabilir. Vigabatrin (γ-vinil GABA) GABA transaminazı (GABA-T) irreversibl inhibe eder. GABA reseptörlerini aktive etmez. Plazma proteinlerine bağlanmaz ve metabolize edilmez. Kompleks parsiyel nöbet ve West sendromunda (infantil spazm) kullanılır. İnfantil spazmda ACTH nın (kosintropin) alternatifidir. Vigabatrin kullanan hastaların %40 da irreversibl periferal görme alanı defekti ortaya çıkabilir. Görme keskinliği takibi yapılmalıdır Aşağıdaki ilaçlardan hangisi janus kinazı inhibe ederek romatoid artrit tedavisinde kullanılır? 112 E A) Gefitinib B) Desatinib C) Erlotinib D) Bosutinib E) Tofasitinib Tofasitinib Janus kinaz-3 inhibitörüdür. Oral yoldan aktiftir, büyük oranda CYP3A4 enzimlerince metabolize edilir. Primer endikasyonu solid organ transplantasyonu ve romatoid artrittir. İnflamatuvar barsak hastalıkları, spondiloartrit, psöriyasis ve kuru göz tedavisinde de yararlıdır Aşağıdaki ilaçlardan hangisi gonadotropin ve seks steroidlerinin sekresyonunu önce stimüle sonra inhibe eder? A) Mekasermin B) Anastrazol C) Ganireliks D) Nafarelin E) Aminoglutetimid 113 D GnRH Analogları (Löprolid / Gosarelin / Nafarelin / Busarelin / Relinler) Hipotalamusta GnRH reseptörlerine agonist etki yaparlar. İlk 7-10 gün gonadotropin ve seks steroidlerinin sekresyonunu stimüle ederler. 10.günden sonra reseptörlerde desensitizasyona bağlı gonadotropin ve seks steroidlerinin sekresyonunu baskılayarak tıbbi kastrasyona neden olurlar B I. Periferik nöropati II. Lupus bulguları III. Anemi IV. Hepatotoksisite Tüberküloz tedavisinde kullanılan izoniazidin yukarıdaki yan tesirlerinden hangileri yavaş asetilleyicilerde daha sık görülür? A) I, II ve III B) I ve III C) II ve IV D) Yalnız IV E) I, II, III ve IV İzoniazid Ön ilaçtır. Tüberküloz basilindeki katalaz-peroksidazı (katg) ile aktifleşir. KatG genindeki mutasyona bağlı etkisine direnç gelişir. Latent tüberküloz infeksiyonlarında ve tüberküloz profilaksisinde tek başına kullanılır. Diğer mikobakterilere etkisizdir. Mikolik asit sentezini inhibe ederek tüberküloz basilinin aside dirençli olmasını önler. Makrofajlara girerek hücre içi ve dışı basillere bakterisid etki yapar. İlk olarak N-asetilasyonla faz II ye sonra hidroliz ile faz I e uğrar. N-asetiltransferaz (NAT-2) genetik polimorfizm gösterir. Hızlı asetilleyicilerdeki yarılanma ömrü, yavaş asetilleyicilerin üçte biri kadardır. Böbrek yetmezliğinde doz ayarlamasına gerek yoktur. Yavaş asetilleyicilerde daha fazla olmak üzere piridoksin eksikliğine bağlı periferik nöropati, anemi ve konvülsiyon yapar. Periferik nöropati yan tesirini önlemek için piridoksin ile birlikte verilir. Ateş, döküntü ve lupus benzeri bulgular gibi immun kaynaklı yan tesirlere neden olur. En ciddi yan tesiri metabolitine bağlı hepatittir. Hızlı asetilleyicilerde, rifampin kullananlarda, yaşlılarda ve alkoliklerde hepatit riski artar. Karaciğer transaminazlarında artış ve sarılık da görülebilir. Hepatit geliştiğinde ilaç hemen kesilmelidir. Transaminaz takibi yapılmalıdır. 26

27 Temel Bilimler / T 41-8 Yavaş asetilleyicilerde daha fazla olmak üzere piridoksin eksikliğine bağlı periferik nöropatiye neden olur. Malnütrisyon, AIDS, alkolizm ve diyabet periferik nöropati riskini artırır. Konvülsiyon, psikoz, hipokrom mikrositer anemi, hafıza kaybı, optik nörit, glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliğinde hemolitik anemi yapar. Periferik nöropati, anemi, psikoz ve konvülsiyon yan tesirlerini piridoksin önler. MAO inhibitörüdür. Tiraminden zengin besinle alındığında hipertansif kriz görülebilir. Fenitoin, varfarin ve teofilinin metabolizmasını inhibe eder Aşağıdaki ilaçlardan hangisi diyastolik kalp yetmezliğinde yararlı olabilmesine karşın sistolik kalp yetmezliğinde kullanılmaz? A) Digoksin B) Levosimendan C) Verapamil D) Spironolakton E) Lizinopril 115 C Tablo: Sistolik ve Diyastolik Kalp Yetmezliği İlaç Grubu Sistolik Yetmezlik Diyastolik Yetmezlik Diüretik Ödemi olanlarda ilk basamak tedavide kullanılırlar Dikkatli kullanılmaları gerekir ACE inhibitörleri Kronik yetmezlikte mortaliteyi azaltırlar Sol ventrikül hipertrofisini düzeltemede yardımcı olabilirler Anjiotensin reseptör blokörleri Kronik yetmezlikte mortaliteyi azaltırlar Sol ventrikül hipertrofisini düzeltemede yardımcı olabilirler Aldosteron Kronik yetmezlikte Yararlı olabilirler antagonistleri mortaliteyi azaltırlar Verapamil Kullanılmaz Kalp hızını ve kan basıncını azaltarak tedavide yararlıdır Digoksin Semptomları azaltır Kullanılmaz Nitrat Akut tedavide yararlı olabilir Tercih edilmez PDE inhibitörleri Akut tedavide yararlı olabilir Çalışma yeterli değildir Pozitif inotropikler Semptomları azaltırlar Önerilmez Levosimendan Akut yetmezlikte mortaliteyi azaltır Önerilmez 116. Yedek reseptörler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? A) Maksimum etkiye katkı yapmazlar. B) Uyarıldıklarında etki oluşturmazlar. C) İrreversibl (non-kompetetif) antagonist ile gösterilirler. D) K D dğerinin EC 50 değerinden büyük olmasına neden olurlar. E) Yedek reseptörü olan dokuda non-kompetetif antagonist, agonistin maksimum etkisini değiştirmez. 116 B Yedek Reseptörler Maksimum etkiye katkı yapmayan reseptörlerdir. Uyarıldıklarında etki oluştururlar. Maksimum etkinin yarısını yapan konsantrasyonun (EC 50 ), reseptörlerin yarısını uyaran konsantrasyondan (K D ) küçük olmasına neden olurlar. Yedek reseptörü olmayan dokuda EC 50 =K D, yedek reseptör varlığında K D >EC 50 dir. İrreversibl (non-kompetetif) antagonist ile gösterilirler. Yedek reseptörü olan dokularda parsiyel agonistler maksimum etkiyi oluşturabilir, non-kompetetif antagonist, agonistin maksimum etkisi değişmez C I. Alprostadil II. Treprostinil III. Karbaprost IV. Epoprostenol Yukarıdakilerden hangileri pulmoner hipertansiyon tedavisinde kullanılan prostasiklin preparatlarıdır? A) I, II ve III B) I ve III C) II ve IV D) Yalnız IV E) I, II, III ve IV İlioprost / Epoprostenol / Treprostinil Prostasiklin preparatlarıdır. Pulmoner hipertansiyon tedavisinde parenteral yoldan kullanılırlar. Periferik damar hastalığı ve agregasyonu önlemek için de yararlıdır Aşağıdaki ilaçlardan hangisi kalsiyum duyarlı reseptörleri (CaSR) aktive ederek parathormon sekresyonunu inhibe eder ve kronik böbrek yetmezliğine bağlı sekonder hiperparatiroidide kullanılır? A) Teriparatid B) Sevalemer C) Lantanum karbonat D) Sinakalset E) Strontium ranelat 118 D Sinakalset Kalsiyum-sensör mimetik (kalsimimetik) etki yapar. Paratiroid bezinde bulunan kalsiyum duyarlı reseptörleri (CaSR) aktive ederek parathormon sekresyonunu inhibe eder. Kronik böbrek yetmezliğine bağlı sekonder hiperparatiroidi ve paratiroid kanserinde oral yoldan kullanılır. 27

28 Temel Bilimler / T Aşağıdakilerden hangisi antineoplastik ilaçların yan tesirlerini önlemek için kullanılan antidotlardan biri değildir? A) Mesna B) Pentostatin C) Lökovorin D) Amifostin E) Deksrazoksan 119 B Siklofosfamide bağlı hemorajik sistiti önlemek için mesna Sisplatine bağlı nefrotoksisiteyi önlemek için amifostin Metotreksata bağlı karaciğer yan tesirini önlemek için lokovorin (folinik asit) Daunorubisin ve doksurobisine bağlı kardiyak yan tesirleri önlemek için deksrazoksan ve alfa-tokoferol 120. Aşağıdaki antipsikotik ilaçlardan hangisinin 5-HT 2A ve M 1 reseptörlerini bloke edici etkisi yüksek, α 1 ve H 1 reseptörlerini bloke edici etkisi düşüktür? 120 A A) Olanzapin B) Klozapin C) Risperidon D) Haloperidol E) Klorpromazin Tablo: Antipsikotiklerin Reseptörleri Bloke Edici Derişimleri D 2 5-HT 2A M 1 α 1A H 1 Haloperidol > Flufenazin Tiotiksen > Tioridazin Klopromazin Ziprasidon > Risperidon > Aripiprazol Olanzapin >10000 >10000 Ketiyapin Klozapin Sulpirid 6.4 >10000 >10000 >10000 >

29 KLİNİK TIP BİLİMLERİ TESTİ AÇIKLAMALI CEVAPLAR 1. Bilinen meme karsinomu olan 63 yaşında kadın hastanın 1 C mastektomi sonrası tedavisine kemoterapi ve radyoterapi ile devam edilmektedir. Hasta tedavisi devam ederken şiddetlenen nefes darlığı şikayeti ile acil servise başvurmuştur. Fizik muayenesinde TA: 75/30 mmhg, Nb: 118/ dk ve boyunda venöz dolgunluk tespit ediliyor. Hastanın yapılan arteryel monitörizasyonunda her inspiryumda sistolik kan basıncında 12 mmhg düşüş saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Konstrüktif perikardit B) Akciğer ödemi C) Kardiyak tamponad D) Pulmoner emboli E) Kronik obstrüktif akciğer hastalığı Vaka meme karsinomu olan bir hasta diye başlamakta sadece bu cümle bile bizi ön tanı olarak kardiyak tamponadı düşündürmelidir. Sorunu devamında şiddetli nefes darlığı, hipotansiyon ve boyun venöz dolgunluğu kardiyak tamponaddaki beck triadını hatırlatmaktadır. Sorunun sonuna doğru inspiryumdaki sistolik arteryel basınçta 10 mmhg dan daha fazla düşüş yani pulsus paradoksus tespit edilmiş olması kardiyak tamponad tanısı koydurur. Ancak şıklara bakacak olursak pulsus paradoksus yapan diğer nedenlerde mevcuttur bunlar; konstrüktif perikardit, pulmoner emboli ve KOAH dır ancak vaka tam olarak incelendiğinde en olası tanı kardiyak tamponaddır. Pulsus paradoksus nedenleri; *Kardiyak tamponad *Kardiyojenik şok *Pulmoner emboli *Astım *KOAH *Tansiyon pnömotoraks *Anaflaktik şok *Süperiyor vena kava sendromu 2. Yetmiş üç yaşında kadın hasta anjina şikayeti ile acil servise başvuruyor. Hastanın hipertansiyonunun olduğu öğreniliyor. Fiziksel muayenesinde TA: 150/90 mmhg, Nb: 95/dk olarak tespit ediliyor. Kardiyak oskültasyonda A2 şiddetinde azalma, sternum sağında 2. interkostal aralıkta karotislere yayılan kreşendo-dekreşendo vasfında sistolik üfürüm tespit ediliyor. Çekilen EKG de sol ventrikül hipertrofi bulguları mevcut olan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Mitral darlık B) Mitral yetmezlik C) Aort darlığı D) Aort yetmezliği E) Hipertrofik kardiyomiyopati 2 C Kolay ve TUS da çıkması muhtemel bir vaka sorusu. Soruda aortik odakta tipik sistolik ejeksiyon üfürümü verilmiştir, ek olarak aort darlığında görülebilecek EKG bulgusu olan sol ventrikül hipertrofi bulgularıda verilmiştir. Vakanın başlangıcında ise aort darlığında sıklıkla karşılaşabileceğimiz semptomlardan olan anjina verilmiştir. 3. Kırk altı yaşında erkek hasta yaklaşık 10 dakikadır devam eden çok şiddetli göğüs ağrısı ile acile başvuruyor. Çekilen EKG de ST segment elevasyonu ve nabız dakikada 40 sinüs ritmi olarak gözleniyor. Bu hastada aşağıdaki koroner arterlerin hangisinde total oklüzyon olması en olasıdır? A) Sirkumfleks arter B) Sol ana koroner arter C) Sağ koroner arter D) Sol ön inen arter E) Birinci diagonal arter 3 C Vakada sorulmak istenen koroner anatomiyi sorgulamak. Hastada ST segment elevasyonlu akut miyokard infarktüs vakası mevcuttur, eş zamanlı sinüs bradikardisi vardır. Özellikle sağ koroner arter (RCA) oklüzyonu olan vakalarda SA nod ve AV nod beslenmeside bozulacağı için sinüs bradikardisi, AV bloklar gelişebilir. Vakada özellikle bu sorgulanmak istenmiştir. 29

30 4. Yirmi sekiz yaşında bayan hasta senkop şikayeti ile acil servise başvuruyor. Bilinen çarpıntı hikayesi olan hasta bu nedenle doktora başvurmuş. Hastaya ismini bilmedikleri bir ilaç önerilmiş ve hasta bir haftadır bu ilacı kullanıyormuş. Fizik muayenesinde bilinci kapalı olan hastanın TA: 90/70 mmhg, nabız:45/dk, ateş: 36 derece bulunuyor. Kan glukozu:76 mg/dl olan hastaya çekilen EKG de sinüs bradikardisi, PR aralığında uzama tespit ediliyor. Bu hastaya tedavide aşağıdakilerden hangisinin yapılması yanlıştır? A) İ.v dekstroz tedavisine başlanması B) Glukagon verilmesi C) İ.v kalsiyum uygulanması D) Dijital verilmesi E) Atropin verilmesi 4 D Soruda verilen vaka çarpıntısı olan genç bayan hasta olduğu için mitral valv prolapsusu ve hastaya beta blokor başlanmış. İlacın fazla kullanımına bağlı intoksikasyon gelişmiştir. Beta blokor intoksikasyonunda beklenen bulgular hipotansiyon, bradikardi, senkop, bronkokonstrüksiyon, hipoglisemi beklenir. EKG de sinüs bradikardisi, av bloklar, ekstrasistoller, QRS de genişleme görülebilir. Tedavide tansiyon düzeltilir. Fizyolojik antagonizma amaçlı hastaya glukagon ve kalsiyum verilebilir. Kalp hızını düzeltmek için AV geçişini artıran ilaçlar verilir. AV nodu bsakılayan kalsiyum kanal blokorü, adenozin, dijtal gibi ilaçlar kontraendikedir. 5. Aşağıdaki antiviral ilaçlardan hangisi HIV tedavisinde kullanılmaz? A) Doltegravir B) İndinavir C) Efavirenz D) Emtrisitabin+ tenofovir E) Entekavir 5 E Entekavir kronik hepatit B tedavisinde kullanılan yüksek direnç bariyeri olan bir antiviral ilaçtır.hiv tedavisinde kullanılmaz. Seçeneklerdeki diğer ilaçlar HIV tedavisinde kullanılabilir. 6. Yirmi altı yaşında kadın hasta gittikçe artan nefes darlığı, kuru öksürük ve göğüs ağrısı şikayeti ile kliniğe başvuruyor. Hastada intersitisyel akciğer hastalığından şüpheleniliyor. Aşağıdakilerden hangisi mevcut klinik tablo ile ilgili yanlıştır? A) En sık neden idiopatik pulmoner fibrozistir. B) İkinci sıklıkta çevresel ve mesleksel hastalıklar gelir. C) En iyi görüntüleme yöntemi direk grafidir. D) Kesin tanı biyopsi ile koyulur. E) Tedavide steroidler kullanılır. 6 C İntersitisyel akciğer hastalığında en iyi görüntüleme yöntemi yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografidir. Direk akciğer grafisi ilk tercih edilecek görüntüleme yöntemidir. 7. Kırk iki yaşında erkek hasta nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma şikayetleri ile kliniğe başvuruyor. Hastanın özellikle sabahları bol miktarda ve pürülan balgam çıkardığı öğreniliyor. Nefes darlığının da tüm gün devam ettiğini söylüyor. Bu hastanın kesin tanısı için aşağıdaki görüntüleme yöntemlerinden hangisi kullanılmalıdır? A) Direk akciğer grafisi B) Torakal magnetik rezonans görüntüleme C) Dinamik toraks bilgisayarlı tomografi D) Yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı akciğer tomografisi E) Bronkografi 7 D Vaka bir bronşektazi vakasıdır. Bronşektazi bronş ve bronşiollerin kalıcı kas ve elastik dokusunun yıkımı ile giden, kalıcı dilatasyon oluşan bir hastalıktır. Proksimal sub-segmental dallar daha sık tutulur. Sol alt lob en sık tutulan lobdur. Tanıda öncelikle tipik anamnez (yani sabahları bol pürülan balgam çıkarma) ve fiziksel muayene çok değerlidir. Sonrasında ilk istenecek tetkik direk akciğer grafisidir. Direk grafide bronşektazi için non spesifik değişiklikler izlenir, bunlar; tramvay yolu, ekmek içi manzarası gibi görüntüler görülebilir. Yüksek rezolüsyonlu bilgisayarlı tomografi (HRCT) altın standart en iyi tanı yöntemidir. HRCT de taşlı yüzük manzarası veya ekmek içi manzarası net bir biçimde görülür. Bronkografi ise artık yeni textbooklarda yerini HRCT ye bırakmıştır. 30

31 8. Otuz altı yaşında kadın hasta son dört yıldır gittikçe artan nefes darlığı ve non prodüktif öksürük ile kliniğe başvuruyor. Hastanın fizik muayenesinde TA:120/80 mmhg, Nb: 74/dk, oksijen satürasyonu %96 (oda havasında) olarak tespit ediliyor. Hastanın çekilen akciğer grafisinde bilateral retikülonodüler görünüm tespit ediliyor. Hastada restriktif akciğer hastalığı düşünülüyor ve biyopsi yapılıyor. Biyopsi sonucunda idiopatik pulmoner fibrozis tanısı koyuluyor. Bu hasta için aşağıdaki tedavilerden hangisi uygun değildir? A) Kortikosteroid B) Proton pompa inhibitörleri C) Talidomid D) Nintedanib E) Pirfenidon 8 A Vaka idiopatik pulmoner fibrozis (IPF) vakası olup tedavisi sorgulanmıştır. Özellikle yeni onay alan ve textbooklara giren tedavileri nedeni ile TUS da soru potansiyeli olan yerlerdendir. IPF de kortikosteroid tedavisinin faydası tespit edilememiştir sadece solunum fonksiyonları çok ileri derecede bozulan ve saturasyonları düşüp yoğun bakım tedavisi gereken hastalarda ampirik olarak verilebilir. Ancak diğer tedaviler rutin olarak idiopatik pulmoner fibroziste kullanılır. PPİ; reflüyü engeller kronik aspirasyonu önler, talidomid; kronik öksürük tedavisinde kullanılır, nintedanib ve pirfenidon ise anti fibrotik yeni tedavilerdir. 9. Yirmi sekiz yaşında kadın hasta doğum sonrası halsizlik, yorgunluk şikayeti ile kliniğe başvuruyor. Laboratuar tetkiklerinde Hb: 10,7 mg/dl, T3,T4 ve TSH düşük, LH, FSH ve ACTH düşük, prolaktin yüksek tespit ediliyor. Hastanın çekilen hipofiz MR ında büyümüş hipofiz bezi tespit ediliyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Hipofiz metastazı B) Sheehan sendromu C) Orak hücre anemisi D) Primer empty sella E) Lenfositik hipofisitis 9 E Vaka postpartum dönemde lenfositik hipfisitis vakasıdır. Diğerlerinden önemli ayrımı ön hipofiz hormonlarından prolaktin yüksek diğerlerinin düşük olmasıdır ayrıca MR da kitlesel görünüm olması özellikle sheehan sendromundan ayrımında önemlidir. Lenfositik hipofisitiste sedimantasyon da yükselir. 10. Hiperkortizolemi şüphesi ile tarama testi yapılan ve pozitif çıkan hastanın bazal ACTH seviyesi yüksek tespit edilmiştir. Tanıyı kesinleştirmek için yapılan yüksek doz deksametazon testi de pozitif gelen hastaya bundan sonraki aşamada aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? A) Adrenaller için BT çekilmesi B) 24 saatlik idrar kortizolü bakılması C) Transsfenoidal cerrahi D) CRH stimülasyon testi yapılması E) İnferiyor petrosal sinüs örneklemesi 10 D 11. Yirmi sekiz yaşında erkek hasta nefes darlığı, aşırı terleme, konsantrasyonda azalma ve zayıflama şikayeti ile kliniğe başvuruyor. Yapılan RAI uptake testinde artış saptanan hastanın tanısının aşağıdakilerden hangisi olması beklenmez? A) TSH salgılayan hipofiz adenomu B) Toksik adenom C) Subakut tiroidit D) Jod-Basedow E) Foliküler karsinom 11 C RAI uptake testleri soru değeri yüksek yerlerdendir. RAI uptake in arttığı ve tirotoksikoz olan vakalar; graves, toksik adenom, multinodüler toksik guatr, TSHoma, foliküler karsinoma, endemik guatr ve trofoblastik hastalıklardır. Jod basedow etkisinde ise RAI uptake genelde düşüktür ancak nadiren yükselebilir. Bu seçenek çeldirici olarak koyulmuştur. 31

32 12. Elli beş yaşında kadın hasta tetani ve çenesinde kas seyirmeleri ile kliniğe başvuruyor. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde Ca düzeyinin düşük olduğu tespit ediliyor. Hastanın ölçülen PTH düzeyi ve fosfor düşüktür. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Böbrek yetmezliği B) Psödohipoparatiroidi C) Hipoparatiroidi D) Vit D eksikliği E) Hipomagnezemi 12 D Hipokalsemi algoritmasından hazırlanmış bir soru. Bir hastada hipoklasemi mevcut ise PTH, Mg, fosfor, vit D ve GFR ölçülür. Bu 5 parametreye göre ayırıcı tanıya gidilir. Vakada verilen PTH yüksekliği ve fosfor düşüklüğü iki durumda karşımıza çıkar bunlar; vit D eksikliği ve bifosfonat kullanımıdır. 13. Aşağıdaki aşılardan hangisi aşının içeriğinde bulunan endotoksine bağlı olarak aşı yapılan bebek ve çocuklarda konvülziyon ve hipotonik hiporesponsif atağa neden olabilir? A) Difteri B) Boğmaca C) Pnömokok D) Tetanoz E) Şarbon 13 B Seçeneklerde yer alan boğmaca aşısı bakterinin ekzotoksininden elde edilen toksoid aşıdır. Bordetella pertussis boğmaca hastalığı etkeni Gram negatif kokobasil olup, endotoksine sahiptir. Boğmaca aşısının içerdiği endotoksine bağlı olarak aşı yapılan bebek ve çocuklarda konvülzyon ve hipotonik hiporesponsif atak gelişebilir. Diğer seçeneklerde yer alan aşıların elde edildiği bakteriler Gram pozitif bakteriler olup,gram pozitif bakterilerde endotoksin bulunmaz. 14. Kronik öksürüğü olan bir hastada öksürük yapacak diğer nedenler dışlanmışsa, GÖRH ye bağlı olduğunu göstermek için en değerli yöntem hangisidir? A) Baryumlu grafi B) Üst endoskopi C) ph monitorizasyonu-impedans D) Sintigrafi E) Manometri 14 C ph monitorizasyonu non-erozif reflüyü de gösterdiği için en duyarlı-değerli yöntemdir. 15. Aşağıdaki durumların hagisinde üst endoskopi öncelikli yaklaşım değildir? A) Disfajili hasta B) Hematemezli hasta C) Genç erişkinde alarm bulguları olmayan dispepsi D) 60 yaşındaki hastada dispepsi E) Yabancı cisim çıkarmak için 15 C Genç bir hasta, alarm bulgusu yoksa, analjezik vb kullanıyorsa kesilmesi; asit azaltıcı PPİ verilmesi uygundur. Bu ampirik tedaviye cevap vermezse non-invazif testle HP araştırılır ve eradikasyonu yapılır (Bu uygulama ABD gibi HP prevalnsının düşük olduğu ülkelerde önceliklidir; Ülkemiz gibi HP nin endemik olduğu toplumlarda ise HP eradikasyonu, ampirik PPİ tedavisinden önceliklidir). 16. Aşağıdakilerden hangisi antibiyotik tedavisinden fayda görmeyen bir malabsorpsiyon nedenidir? 16 C A) Whipple hastalığı B) Tropikal sprue C) Non-tropikal sprue D) Bakteriyel overgrowth sendromu E) Giyardiyazis Non-tropikal sprue, gluten hastalığı olup otoimmün etyoloji ön plandadır, tedavi glutensiz diyet, gerektiğinde immünsupresif ajanlardır. Diğer seçenekler antbiyotik tedavisi gereken malabsorpsiyon nedenleridir. 17. Otoimmün karaciğer hastalıklarının biyopsi bulgularının eşleştirmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir? 17 C 1-Otoimmün hepatit, 2-Primer biliyer siroz/kolanjit, 3-Primer sklerozan kolanjit a-florid duktus lezyonu, granülom, b-fibrozan kolanjit, c-ağır interface hepatit, plazma hücreleri, rozet A) 1a,2b,3c B) 1b,2c,3a C) 1c,2a,3b D) 1c,2b,3a E) 1a,2c,3b 32

33 18 C 18. Halsizlikle gelen 20 yaşındaki bir erkeğin yapılan tetkiklerinde anemi ve kreatinin yüksekliği tespit ediliyor. Periferik yayması aşağıda gösterildiği gibidir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Demir eksikliği anemisi B) Talasemi majör C) Hemolitik üremik sendrom D) Sideroblastik anemi E) Pirüvat kinaz eksikliği Resim soruları son yıllarda kendine çok daha fazla yer bulmaya başladı. Bu konseptte hematolojide en popüler sorular periferik yaymadan tanıya soruları olacaktır. Soruda bize verilen ipucu hastada böbrek fonksiyon bozukluğu olduğu. Sadece bu açıdan bakılsa bile HÜS tanısına ulaşılabilir çünkü diğerlerinde beklenen bir bulgu değildir. Periferik yaymayı değerlendirecek olursak yardımcı olması için görülmesi gereken hücreler ok ile gösterilmiştir. Bunlar şiştosit olarak isimlendirilen parçalanmış eritrositlerdir. Hemen akla trombotik mikroanjiopatileri (DİK, TTP, HÜS) ve metalik kapak hemolizini getirmelidir. Şıklarda buna uyan tek cevap HÜS tür. Aynı zamanda merak edenler için yaymada gördükleri çekirdekli hücre bir normoblasttır, yani eritrosit gelişimindeki son çekirdekli hücredir. 19. Herediter elipsositoz hastalarında en sık görülen mutasyon aşağıdakilerden hangisidir? 19 A A) Spectrin B) Ankyrin C) Band proteinleri D) RhAG E) Glikoprotein 2b/3a Membran anormallikleriyle giden herediter hemolitik anemilerle ilgili bir bilgi sorusu. Bu grupta en sık sorulan ve popüler olan hastalık herediter sferositozdur (HS). HS hastalarında en sık mutasyon ankyrin mutasyonudur (eskiden spectrin mutasyonuydu, lütfen karıştırmayalım). Herediter elipsositoz (HE) hastalarında ise en sık mutasyon spectrin mutasyonudur. Hastaların çoğu asemptomatiktir. Semptomatik olanlarda splenektomi yapılabilir. 20. Uzun yıllardır hemolitik anemisi olan, otuz bir yaşında kadın hasta halsizlik şikayeti ile geliyor. Anne ve babasında anemi olmayan kadın hastanın kardeşinde de anemi olduğu öğreniliyor. 16 yaşında iken splenektomi yapıldığını ama bir değişiklik olmadığını söylüyor. Laboratuar tetkiklerinde; Hb: 10 g/dl, Htc %31, MCV: 96 fl, LDH: 750 IU/L ve retikülosit %15 tespit ediliyor. Periferik yaymasında hemoliz bulguları ve bazofilik noktalanma tespit ediliyor. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Pirüvat kinaz eksikliği B) Glukoz 6 fosfat eksikliği C) Herediter sferositoz D) Herediter stomatositoz E) Primidin 5 nükleotidaz eksikliği 20 E Şıklardaki tüm hastalıklar hayat boyu olan hemoliz ile karakterizedir. Pirüvat kinaz eksikliği ve P5N eksikliği otozomal resesif geçişlidir (normal anne-baba, hasta çocuklar). Splenektomi başarısızlığı P5N eksikliği için tipik olmakla beraber bazı herediter stomatositoz vakalarında da olabilir (dikkat!! Herediter stomatositozda splenektomi kontrendikedir). Şıklarda bazofilik noktalanma görülen tek anemi zaten P5N eksikliğidir. Degrade, diffüze olamayan RNA birikimleri nedeni ile görülür. 21. Aşağıdakilerden hangisi akut graft versus host hastalığı gelişiminde risk faktörü değildir? 21 B A) HLA uyumsuzluğu B) Vericinin CMV negatif olması C) Hasta ve vericinin yaşının ileri olması D) Kadın multipar verici olması E) Akraba dışı verici olması Alıcı ve ya vericide CMV seropozitifliği olması (negatifliği değil) akut GVHD açısından risk faktörüdür. Diğer tüm şıklar akut GVHD riskini arttıracaktır. Birden fazla vericisi olanlarda bu şartlara göre seçim yapılır. 22. Aşağıdaki kanserlerin hangisinin gelişiminde infeksiyöz bir ajanın etkisi yoktur? A) Serviks kanseri B) Hepatoselüler kanser C) Baş-boyun kanseri D) Kronik lenfositer lösemi E) Gastrik kanser 33

DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI TRİGLİSERİTLERİN SENTEZİ

DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI TRİGLİSERİTLERİN SENTEZİ 9. Hafta: Lipit Metabolizması: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI Palmitoleik ve oleik asitlerin sentezi için palmitik ve stearik asitler hayvansal organizmalardaki çıkş maddeleridir.

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ Sağlık hizmeti veren, Doktor Ebe Hemşire Diş hekimi Hemşirelik öğrencileri, risk altındadır Bu personelin enfeksiyon açısından izlemi personel sağlığı ve hastane

Detaylı

Notlarımıza iyi çalışan kursiyerlerimiz soruların çoğunu rahatlıkla yapılabileceklerdir.

Notlarımıza iyi çalışan kursiyerlerimiz soruların çoğunu rahatlıkla yapılabileceklerdir. Biyokimya sınavı orta zorlukta bir sınavdı. 1-2 tane zor soru ve 5-6 tane eski soru soruldu. Soruların; 16 tanesi temel bilgi, 4 tanesi ise detay bilgi ölçmekteydi. 33. soru mikrobiyolojiye daha yakındır.

Detaylı

Staphylococcus Gram pozitif koklardır.

Staphylococcus Gram pozitif koklardır. Staphylococcus Gram pozitif koklardır. 0.8-1µm çapında küçük, yuvarlak veya oval bakterilerdir. Hareketsizdirler. Spor oluşturmazlar ve katalaz enzimi üretirler. Gram boyama Koagülaz, alfatoksin, lökosidin,

Detaylı

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 Canlıların prokaryot ve ökoaryot olma özelliğini hücre komponentlerinden hangisi belirler? MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015 B. Stoplazmik membran C. Golgi membranı D. Nükleer membran E. Endoplazmik retikulum

Detaylı

GLİKOJEN METABOLİZMASI

GLİKOJEN METABOLİZMASI METABOLİZMASI DİLDAR KONUKOĞLU TIBBİ BİYOKİMYA 8.4.2015 DİLDAR KONUKOĞLU 1 YAPISI Alfa-[1,6] glikozid Alfa- [1-4] glikozid bağı yapısal olarak D-glukozdan oluşmuş dallanmış yapı gösteren homopolisakkarittir.

Detaylı

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu) Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Yağ Asitleri Uzun karbon zincirine sahip

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER Virüsler Hücresel yapı da dahil olmak üzere canlıların ortak özelliklerini göstermeyen canlılardır. Prokaryotlardan daha küçüklerdir.

Detaylı

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLER

TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLER TOPLUM KÖKENLİ PNÖMONİLER Dr. Kaya Süer Near East University Medical Faculty Infectious Diseases and Clinical Microbiology Pnömoni : Akciğer parankiminde inflamasyon ve konsolidasyon ile seyreden yangısal

Detaylı

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır. Sayın meslektaşlarım, Kişisel çalışmalarım sonucu elde ettiğim bazı bilgileri, yararlı olacağını düşünerek sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışmalarımı iki ana başlık halinde sunacağım. MADDE BAĞIMLILIĞI

Detaylı

KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin;

KRİYOGLOBÜLİN. Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; KRİYOGLOBÜLİN Cryoglobulins; Soğuk aglutinin; Kriyoglobülin kanda bulunan anormal proteinlerdir ve 37 derecede kristalleşirler. Birçok hastalık sırasında ortaya çıkabilirler ancak vakaların %90ı Hepatit

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı Kolesterol Metabolizması Prof. Dr. Fidancı Kolesterol oldukça önemli bir biyolojik moleküldür. Membran yapısında önemli rol oynar. Steroid hormonların ve safra asitlerinin sentezinde öncül maddedir. Diyet

Detaylı

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi 1. Termometre Çimlenen bezelye tohumlar Termos Çimlenen bezelye tohumları oksijenli solunum yaptığına göre yukarıdaki düzenekle ilgili, I. Termostaki oksijen miktarı azalır. II. Termometredeki sıcaklık

Detaylı

GAİTADA PARAZİT ARAŞTIRMASI

GAİTADA PARAZİT ARAŞTIRMASI GAİTADA PARAZİT ARAŞTIRMASI Kullanım amacı: Gaitada parazit yumurtası bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla kullanılır. Genel bilgiler: Parazit enfeksiyonu, enfeksiyon yapabilecek aşamadaki bir

Detaylı

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010

GOÜ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II IV. KURUL 2009 2010 IV. Kurul Gastrointestinal Sistem ve Metabolizma IV. Kurul Süresi: 5 hafta IV. Kurul Başlangıç Tarihi: 17 Şubat 2010 IV. Kurul Bitiş ve Sınav Tarihi: 22 23 Mart 2010 Ders Kurulu Sorumlusu: Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım. Klinik-Radyolojik İpuçları

Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım. Klinik-Radyolojik İpuçları Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım Klinik-Radyolojik İpuçları Çalıştığınız bölüm? 1-İnfeksiyon Hastalıkları 2-Hematoloji 3-Onkoloji 4-Göğüs Hastalıkları 5-Radyoloji 6-Diğer Bağışıklığı

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA GÖRÜLEN İNFEKSİYON ETKENLERİ

HEMODİYALİZ HASTALARINDA GÖRÜLEN İNFEKSİYON ETKENLERİ HEMODİYALİZ HASTALARINDA GÖRÜLEN İNFEKSİYON ETKENLERİ Dr. Talât Ecemiş Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji A.D. Venöz ulaşım yolu Arteriyovenöz şantlar Kateterler

Detaylı

LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ SAFRA ASİTLERİ

LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ SAFRA ASİTLERİ 8. Hafta: Lipit Metabolizması: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ 1. Yapısal fonksiyon görevi: Lipitler fosfolipitler başta olmak üzere hücre ve organel zarlarının yapısına girer

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM

GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM 1) Aşağıdaki hormonlardan hangisi uterusun büyümesinde doğrudan etkilidir? A) LH B) Androjen C) Östrojen Progesteron D) FUH Büyüme hormonu E) Prolaktin - Testosteron 2)

Detaylı

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi

Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Eklem Protez Enfeksiyonlarında Antimikrobiyal Tedavi Dr. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı 26.12.15 KLİMİK - İZMİR 1 Eklem protezleri

Detaylı

OKSİJENLİ SOLUNUM

OKSİJENLİ SOLUNUM 1 ----------------------- OKSİJENLİ SOLUNUM ----------------------- **Oksijenli solunum (aerobik): Besinlerin, oksijen yardımıyla parçalanarak, ATP sentezlenmesine oksijenli solunum denir. Enzim C 6 H

Detaylı

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI ADIM ADIM YGS LYS 177. Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI Hastalık yapıcı organizmalara karşı vücudun gösterdiği dirence bağışıklık

Detaylı

KOMİTE II KOD DİSİPLİN TEORİK PRATİK TOPLAM MED ANATOMİ HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ 3- TIBBİ BİYOKİMYA TIBBİ MİKROBİYOLOJİ

KOMİTE II KOD DİSİPLİN TEORİK PRATİK TOPLAM MED ANATOMİ HİSTOLOJİ VE EMBRİYOLOJİ 3- TIBBİ BİYOKİMYA TIBBİ MİKROBİYOLOJİ OKAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2017 2018 AKADEMİK YILI FAZ II KOMİTE II GASTROİNTESTİNAL SİSTEM VE METABOLİZMA KOMİTESİ (TIP 203) 9 HAFTALIK PROGRAM (30.10.2017 28.12.2017) KOMİTE II KOD DİSİPLİN TEORİK

Detaylı

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ... 1 Bilinmesi Gereken Kavramlar... 1 Giriş... 2 Hücrelerin Fonksiyonel Özellikleri... 2 Hücrenin Kimyasal Yapısı... 2 Hücrenin Fiziksel Yapısı... 4 Hücrenin Bileşenleri... 4

Detaylı

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ

ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ ERİTROSİTLER ANEMİ, POLİSİTEMİ 2009-2010,Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun Dersin amacı Eritrositlerin yapısal özellikleri Fonksiyonları Eritrosit yapımı ve gerekli maddeler Demir metabolizması Hemoliz Eritrosit

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Hücre iletişimi Tüm canlılar bulundukları çevreden sinyal alırlar ve yanıt verirler Bakteriler glukoz ve amino asit gibi besinlerin

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PNÖMONİ. Mehmet Ceyhan 2016

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PNÖMONİ. Mehmet Ceyhan 2016 ÇOCUKLUK ÇAĞINDA PNÖMONİ Mehmet Ceyhan 2016 PNÖMONİ Akciğer parankiminin inflamasyonudur Anatomik olarak; Lober pnömoni Bronkopnömoni İnterstisiyel pnömoni Patolojik olarak: Alveollerde konsolidasyon ve/veya

Detaylı

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Normal Mikrop Florası Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu Vücudun Normal Florası İnsan vücudunun çeşitli bölgelerinde bulunan, insana zarar vermeksizin hatta bazı yararlar sağlayan mikroorganizma topluluklarına vücudun

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D.

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Kolesterol Metabolizması Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D. Steroidler Steroidlerin yapı taşı birbirine yapışık 4 halkalı karbon iskelehdir, bu yapı

Detaylı

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur?

25.03.2015. 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? 1. Glukoz - 6 Fosfataz enzim eksikliğinde hangi glikojen depo hastalığı oluşur? a. Tıp II - Pompe hastalığı b. Tip III - Forbes - Cori Hastalığı c. Tip I- Von Gierke Hastalığı d.tıp V- Mc Ardle Hastalığı.

Detaylı

PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI

PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI PÜRİN VE PİRİMİDİN METABOLİZMASI Nükleotidlerin vücuda alınımı Nükleotidler, nükleik asitlerin yapı taşları olarak besinlerde bulunur. Hücre içeren besinlerle alınan nükleik asitler, mide enzimlerinden

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

Nocardia Enfeksiyonları. Dr. H.Kaya SÜER Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Nocardia Enfeksiyonları. Dr. H.Kaya SÜER Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Nocardia Enfeksiyonları Dr. H.Kaya SÜER Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Nocardia Enfeksiyonları Nocardia insanlarda ve hayvanlarda lokalize veya dissemine enfeksiyonlardan sorumlu olabilen

Detaylı

ENDOKRİN SİSTEM #4 SELİN HOCA

ENDOKRİN SİSTEM #4 SELİN HOCA ENDOKRİN SİSTEM #4 SELİN HOCA ADRENAL BEZ MEDULLA BÖLGESİ HORMONLARI Böbrek üstü bezinin öz bölgesi, embriyonik dönemde sinir dokusundan gelişir bu nedenle sinir sisteminin uzantısı şeklindedir. Sempatik

Detaylı

Gıda Zehirlenmeleri. 10,Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri

Gıda Zehirlenmeleri. 10,Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri 10,Sınıf Enfeksiyondan Korunma 17. Hafta ( 05 09 / 01 / 2015 ) BAKTERİLERİN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR GIDA ZEHİRLENMELERİ Slayt No : 37 Etken ve Bulaşma Yolları Stafilokoklarla oluşan gıda zehirlenmelerinde

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ)

YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI. 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ) YAZILIYA HAZIRLIK SORULARI 9. Sınıf 2 KARBONHİDRAT LİPİT (YAĞ) DOĞRU YANLIŞ SORULARI Depo yağlar iç organları basınç ve darbelerden korur. Steroitler hücre zarının yapısına katılır ve geçirgenliğini artırır.

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI. Dönem II TIP 2030 SİNDİRİM ve METABOLİZMA DERS KURULU

YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI. Dönem II TIP 2030 SİNDİRİM ve METABOLİZMA DERS KURULU YÜKSEK İHTİSAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2016-2017 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI Dönem II TIP 2030 09.01.2017-03.03.2017 DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM 26 5x2 31 EMBRİYOLOJİ 12 4x2 16 FİZYOLOJİ 18 1X2 19 BİYOFİZİK

Detaylı

GAZİANTEP İL HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI TEST REHBERİ

GAZİANTEP İL HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI TEST REHBERİ GAZİANTEP İL HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI TEST REHBERİ 0 1 Test Adı Endikasyon Çalışma Yöntemi Numunenin alınacağı tüp Glukoz Diabetes mellitus (tarama, tedavi) Üre Böbrek yetmezliği Kreatinin Böbrek yetmezliği

Detaylı

Plevral Boşluğun Nadir Enfeksiyonları Plevral boşlukta sıklıkla gözlenen enfeksiyonlar parapnömonik

Plevral Boşluğun Nadir Enfeksiyonları Plevral boşlukta sıklıkla gözlenen enfeksiyonlar parapnömonik Plevral Boşluğun Nadir Enfeksiyonları Plevral boşlukta sıklıkla gözlenen enfeksiyonlar parapnömonik effüzyon ve sonrasında gözlenen ampiyemdir. Nadir olarak gözlenen enfeksiyonlar ise fungal, viral ve

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3

Fungal Etkenler. Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı. Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı. Ege Mikrobiyoloji Günleri-3 Toplantı sunumları Dr.AyşeKalkancı Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Tanı Fungal Etkenler Dr. Ayşe Kalkancı Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SSS enfeksiyonları Mortalite

Detaylı

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D 1 Enfeksiyonun Özgül Laboratuvar Tanısı Mikroorganizmanın üretilmesi Mikroorganizmaya

Detaylı

YENİ DİYABET CHECK UP

YENİ DİYABET CHECK UP YENİ DİYABET CHECK UP Toplumda giderek artan sıklıkta görülmeye başlanan ve başlangıç yaşı genç yaşlara doğru kayan şeker hastalığının erken teşhisi için bir Check Up programı hazırladık. Diyabet Check

Detaylı

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK

VİROLOJİYE GİRİŞ. Dr. Sibel AK VİROLOJİYE GİRİŞ Dr. Sibel AK Bugün; Virüs nedir? Virüslerin sınıflandırılması Virüsler nasıl çoğalır? Solunum yoluyla bulaşan viral enfeksiyonlar Gıda ve su kaynaklı viral enfeksiyonlar Cinsel temas yoluyla

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

DETAYLI KADIN CHECK- UP

DETAYLI KADIN CHECK- UP DETAYLI KADIN CHECK- UP Detaylı kadın check-up programında : tam kan sayımı anemi ( kansızlık ), enfeksiyon hastalıklarının taraması, tam idrar tahlili, açlık kan şekeri, 3 aylık kan şekeri bilançosu,

Detaylı

Merkezi Sinir Sistemi İlaçları

Merkezi Sinir Sistemi İlaçları Merkezi Sinir Sistemi İlaçları Prof.Dr. Ender YARSAN A.Ü.Veteriner Fakültesi Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Kemoterapötiklerden sonra en fazla kullanılan ilaçlar Ağrı kesici, ateş

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Bacillus anthracis. Hayvanlarda şarbon etkenidir. Bacillus anthracis. Gram boyama. Bacillus anthracis. Bacillus anthracis

Bacillus anthracis. Hayvanlarda şarbon etkenidir. Bacillus anthracis. Gram boyama. Bacillus anthracis. Bacillus anthracis Bacillus anthracis Gram pozitif, obligat aerop sporlu, çomak şeklinde bakterilerdir. 1µm eninde, 2-4 µm uzunluğunda, konkav sonlanan, kirpiksiz bakterilerdir. Bacillus anthracis in doğal yaşam ortamı topraktır.

Detaylı

CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD

CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD CİLT MİKROBİYOTASI PROF.DR. NİLGÜN SOLAK BÜLENT ECEVİT Ü. TIP FAK. DERMATOLOJİ AD CİLT MİKROBİYOTASI CİLT MİKROFLORASI DERİ MİKROBİYOTASI DERİ MİKROFLORASI DERİ Deri en büyük organımız 2 m² alan Vücudu

Detaylı

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın Mitokondri, ökaryotik organizmanın farklı bir organeli Şekilleri küremsi veya uzun silindirik Çapları 0.5-1 μm uzunlukları 2-6 μm Sayıları

Detaylı

NEMATODLARIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR. Prof. Dr. Y. Ali Öner

NEMATODLARIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR. Prof. Dr. Y. Ali Öner NEMATODLARIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR Prof. Dr. Y. Ali Öner ASKARİYOZ Ascaris lumbricoides 1- Larval Ascariyoz Çok sayıda yumurta alındığında akciğerde bulunan larvalar löffler pnömonisi ne neden olur.

Detaylı

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler EGZERSİZ VE KAN Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler Akciğerden dokulara O2 taşınımı, Dokudan akciğere CO2 taşınımı, Sindirim organlarından hücrelere besin maddeleri taşınımı, Hücreden atık maddelerin

Detaylı

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler MBG 111 BİYOLOJİ I 3.1.Karbon:Biyolojik Moleküllerin İskeleti *Karbon bütün biyolojik moleküllerin omurgasıdır, çünkü dört kovalent bağ yapabilir ve uzun zincirler

Detaylı

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI Prof. Dr. Abdullah Sayıner Akut bronşit Beş günden daha uzun süren öksürük (+/- balgam) Etkenlerin tamama yakını viruslar Çok küçük bir bölümünden Mycoplasma, Chlamydia,

Detaylı

SİNDİRİM VE METABOLİZMA SİSTEMLERİ DERS PROGRAMI

SİNDİRİM VE METABOLİZMA SİSTEMLERİ DERS PROGRAMI T. C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2016 2017 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI DÖNEM II SİNDİRİM VE METABOLİZMA SİSTEMLERİ III. DERS KURULU (21 ARALIK 2016 20 OCAK 2017) DERS PROGRAMI DEKAN BAŞKOORDİNATÖR

Detaylı

Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü. Prof.Dr.Mitat KOZ

Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü. Prof.Dr.Mitat KOZ Dolaşımın Sinirsel Düzenlenmesi ve Arteryel Basıncın Hızlı Kontrolü Prof.Dr.Mitat KOZ DOLAŞIMIN SİNİRSEL KONTROLÜ Doku kan akımının her dokuda ayrı ayrı ayarlanmasında lokal doku kan akımı kontrol mekanizmaları

Detaylı

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu

TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU. Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu TİP I HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONU Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu HİPERSENSİTİVİTE REAKSİYONLARI TİP I TİP II TİPII TİPIII TİPIV TİPIV TİPIV İmmün yanıt IgE IgG IgG IgG Th1 Th2 CTL Antijen Solübl antijen Hücre/

Detaylı

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (TUS) (Sonbahar Dönemi) KLİNİK TIP BİLİMLERİ TESTİ 27 AĞUSTOS 2017 Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun,

Detaylı

3. Sınıf Klinik İmmünoloji Vize Sınav Soruları (Kasım 2011)

3. Sınıf Klinik İmmünoloji Vize Sınav Soruları (Kasım 2011) 3. Sınıf Klinik İmmünoloji Vize Sınav Soruları (Kasım 2011) 1- Virgin B lenfositleri ile ilişkili aşağıda yer alan ifadelerden ikisi yanlıştır. Yanlış ifadelerin ikisini de birlikte içeren seçeneği işaretleyiniz.

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

BİY 315 Lipid Metabolizması-II. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

BİY 315 Lipid Metabolizması-II. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi BİY 315 Lipid Metabolizması-II Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ 2008-2009 Güz Yarı Dönemi Yağ Asidi Oksidasyonu Besinlerin sindirimi sonucu elde edilen yağlar, bağırsaktan geçerek lenf sistemine ulaşır ve bu

Detaylı

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 asli.memisoglu@deu.edu.tr KONULAR HAYVAN HÜCRESİ HAYVAN, BİTKİ, MANTAR, BAKTERİ HÜCRE FARKLARI HÜCRE ORGANELLERİ

Detaylı

Salmonella Enfeksiyonları

Salmonella Enfeksiyonları Salmonella Enfeksiyonları Dr. Recep ÖZTÜRK İstanbul Universitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Salmonella Enfeksiyonları Salmonella cinsi bakteriler,

Detaylı

Hücre çeperi (Hücre duvarı)

Hücre çeperi (Hücre duvarı) Hücre çeperi (Hücre duvarı) Mycoplasmalar dışındaki tüm prokaryotlarda vardır. Görevleri: Bakteriyi kendi iç basıncına karşı korur(hücre içi ozmotik basıncı % 10-20 sakkaroz çözeltisi yoğunluğuna eşittir).

Detaylı

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA

BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA BİYOİNORGANİK KİMYA 5. HAFTA ESER ELEMENTLER İnsan vücudunda en yüksek oranda bulunan element oksijendir. İkincisi ise karbondur. İnsan vücudunun kütlesinin %99 u sadece 6 elementten meydana gelir. Bunlar:

Detaylı

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır. POTASYUM K+; Potasyum yaşam için gerekli önemli bir mineraldir. Hücre içinde bol miktarda bulunur. Hücre içindeki kimyasal ortamın ana elementidrir. Hergün besinlerle alınır ve idrarla atılır. Potasyum

Detaylı

Sitrik Asit Döngüsü. (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü)

Sitrik Asit Döngüsü. (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü) Sitrik Asit Döngüsü (Trikarboksilik Asit Döngüsü, Krebs Döngüsü) Prof. Dr. İzzet Hamdi Öğüş hamdiogus@gmail.com Yakın Doğu Ünversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, Le>oşa, KKTC Sir Hans

Detaylı

Febril Nötropenide Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Kılavuzu

Febril Nötropenide Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Kılavuzu Febril Nötropenide Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Tanı ve Tedavi Kılavuzu Dr Uğur Özçelik Hacettepe Üniversitesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Ünitesi Nötropeninin düzeyi ve süresi akciğer enfeksiyonlarını

Detaylı

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ Kortizol süpresyon testi; ACTH süpresyon testi; Deksametazon süpresyon testi Hipotalamus ve hipofiz bezinin kortizole cevabını ölçen laboratuar testidir. Kortizol Hipotalamus

Detaylı

4.SINIF İÇ HASTALIKLARI STAJ PROGRAMI Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. Mehmet BAŞTEMİR, Doç. Dr. Selman ÜNVERDİ, Yrd. Doç. Dr.

4.SINIF İÇ HASTALIKLARI STAJ PROGRAMI Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. Mehmet BAŞTEMİR, Doç. Dr. Selman ÜNVERDİ, Yrd. Doç. Dr. 4.SINIF İÇ HASTALIKLARI STAJ PROGRAMI Öğretim Üyeleri: Prof. Dr. Mehmet BAŞTEMİR,, GRUP 1 Stajyer Öğrenciler için Haftalık Çalışma Programı* 1. Hafta (16-20 Ekim 2017) Saat 16 Ekim 2017 Pazartesi 17 Ekim

Detaylı

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler. 10. Sınıf Enfeksiyondan Korunma 2.Hafta ( 22-26 / 09 / 2014 ) ENFEKSİYON ETKENLERİNİN SINIFLANDIRILMASI 1.) BAKTERİLER 2.) VİRÜSLER Slayt No : 2 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ; a.) Sayısal Yöntem,

Detaylı

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler: LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop

Detaylı

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar

Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Erkeklerde Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar Cinsel ilişki yoluyla bulaşan hastalıklar genç erişkin (seksüel aktif) çiftlerin hastalığıdır. Tedavi sırasında, çiftlerin hastalığı olduğu hatırlanmalı ve tüm

Detaylı

TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (TUS) (İlkbahar Dönemi) TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ 10 NİSAN 2016 PAZAR SABAH

TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (TUS) (İlkbahar Dönemi) TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ 10 NİSAN 2016 PAZAR SABAH T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi TIPTA UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (TUS) (İlkbahar Dönemi) TEMEL TIP BİLİMLERİ TESTİ 10 NİSAN 2016 PAZAR SABAH Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa

Detaylı

Ağızda bulgu veren enfeksiyon hastalıkları. Dr. Hayati Demiraslan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Ağızda bulgu veren enfeksiyon hastalıkları. Dr. Hayati Demiraslan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ağızda bulgu veren enfeksiyon hastalıkları Dr. Hayati Demiraslan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Sunum planı Mantarlar Orofaringeal kandidiyazis Virüsler El-ayak-ağız hastalığı Herpes simpleks

Detaylı

DETAYLI KADIN CHECK- UP

DETAYLI KADIN CHECK- UP DETAYLI KADIN CHECK- UP Detaylı kadın check-up programında : tam kan sayımı anemi ( kansızlık ), enfeksiyon hastalıklarının taraması, tam idrar tahlili, açlık kan şekeri, 3 aylık kan şekeri bilançosu,

Detaylı

Sonradan Kazandırılan Bağışıklık

Sonradan Kazandırılan Bağışıklık Sonradan Kazandırılan Bağışıklık 1 Çocukların Ölüm Nedenleri Arasında Aşı İle Önlenebilir Hastalıklar İlk Sırada Bulunur Boğmaca 11% Tetanoz 8% Diğerleri 1% Pnömokok 28% Hib 15% Rotavirus 16% Kızamık 21%

Detaylı

Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi

Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi Hücre solunumu ve fermentasyon enerji veren katabolik yollardır. Organik moleküllerin atomları enerji depolamaya müsaittir. Hücreler enzimler aracılığı ile organik

Detaylı

İMMÜN YANITIN EFEKTÖR GRUPLARI VE YANITIN DÜZENLENMESİ. Güher Saruhan- Direskeneli İTF Fizyoloji AD

İMMÜN YANITIN EFEKTÖR GRUPLARI VE YANITIN DÜZENLENMESİ. Güher Saruhan- Direskeneli İTF Fizyoloji AD İMMÜN YANITIN EFEKTÖR GRUPLARI VE YANITIN DÜZENLENMESİ Güher Saruhan- Direskeneli İTF Fizyoloji AD HÜCRE İÇİ MİKROBA YANIT Veziküle alınmış mikroplu fagosit Sitoplazmasında mikroplu hücre CD4 + efektör

Detaylı

Clostridium. Clostridium spp. Clostridium endospor formu. Bacillus ve Clostridium

Clostridium. Clostridium spp. Clostridium endospor formu. Bacillus ve Clostridium Clostridium Gram pozitif, sporlu çomaklar olup anaeropturlar. Doğal yaşam ortamları toprak, ayrıca insan ve hayvanların bağırsaklarıdır. Hastalık etkeni türlerde patojenite ekzotoksin veya ekzoenzim üretimi

Detaylı

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri

DOKU. Dicle Aras. Doku ve doku türleri DOKU Dicle Aras Doku ve doku türleri Doku Bazı özel görevler üstlenmiş hücre topluluklarıdır. Bir doku aynı yönde özelleşmiş hücre ve hücreler arası maddelerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. İntrauterin

Detaylı

Otakoidler ve ergot alkaloidleri

Otakoidler ve ergot alkaloidleri Otakoidler ve ergot alkaloidleri Prof. Dr. Öner Süzer www.onersuzer.com 1 Antihistaminikler 2 2 1 Serotonin agonistleri, antagonistleri, ergot alkaloidleri 3 3 Otakaidler Latince "autos" kendi, "akos"

Detaylı

Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR

Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR 1. Streptococcus pneumoniae laboratuvar tanısı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez? a) Katalaz reaksiyonu negatiftir. b) Kanlı agarda alfa hemoliz yapar. c)

Detaylı

FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ

FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ FEBRİL NÖTROPENİ TANI VE TEDAVİ Dr. Kaya Süer Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Tanımlar / Ateş Oral / Aksiller tek seferde 38.3 C veya üstü Bir

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

KARACIGERINI KORU SIGORTAYI ATTIRMA!

KARACIGERINI KORU SIGORTAYI ATTIRMA! KARACIGERINI KORU SIGORTAYI ATTIRMA! Portal : www.takvim.com.tr İçeriği : Gündem Tarih : 09.03.2017 Adres : http://www.takvim.com.tr/yasam/2017/03/09/karacigerini-koru-sigortayi-attirma Karaciğerini koru

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD

Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Yrd. Doç. Dr. İlyas Yolbaş Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD KOMPLEMAN SİSTEMİ Kompleman sistem, (Compleman system) veya tamamlayıcı sistem, bir canlıdan patojenlerin temizlenmesine yardım eden biyokimyasal

Detaylı

Sfingozin türevi membran lipidleri

Sfingozin türevi membran lipidleri Dr. Suat Erdoğan Sfingozin türevi membran lipidleri Sfingolipidler Sfingomyelin Glikolipidler Kolesterol ve Steroidler Bu tür lipidler gliserol içermezler Yapıda bir amino alkol olan sfingozin bulunur

Detaylı

Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1

Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar

Detaylı

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI Tıp Fakülteleri Mezuniyet Öncesi İmmünoloji Eğitim Programı Önerisi in hücre ve dokuları ilgi hücrelerini isim ve işlevleri ile bilir. Kemik iliği, lenf nodu, ve dalağın anatomisi,

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III DERS YILI DOKU ZEDELENMESİ, ENFEKSİYON VE HALK SAĞLIĞI DERS KURULU

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III DERS YILI DOKU ZEDELENMESİ, ENFEKSİYON VE HALK SAĞLIĞI DERS KURULU KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI DOKU ZEDELENMESİ, ENFEKSİYON VE DERS KURULU DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM Mikrobiyoloji 30 14 44 Halk Sağlığı 30 14 44 Patoloji 23 14 37 Farmakoloji

Detaylı